Adem AYDOĞAN (Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş İç Tesisat Müdürü)- Sayın Başkanım, sayın değerli arkadaşlar, sayın dinleyenler; hoş geldiniz. İsmim Adem Aydoğan Başkent Doğalgaz İç Tesisat Müdürüyüm. 2007 Eylül ü itibariyle Başkent Doğalgazda göreve başladım. Doğalgazla tanıştığım günden beri sektördeki sıkıntılar, mevzuat, kullanıcılar, işi yapanlar, taşıyıcılar, değişik sektörlerdeki bütün çalışanlarımızla yaklaşık 8 yıldır bu işi icra ediyoruz. Tabii biz bu işi 2003 yılı itibariyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun yayınlamış olduğu mevzuatlar çerçevesinde yapıyoruz. Sunumlarda da gördünüz, 1987 yılı itibariyle doğalgaz Türkiye de yaygınlaşmaya başladığında, ilk gaz Ankara da kullanıldı. Daha öncesinde havagazı olarak kullanılan tesisatlarda, daha sonrasında da doğalgaz kullanılmaya başlandı. Neticede karşımızda olan şey gaz, göremiyoruz duyamıyoruz hissedemiyoruz, ama bilinçli olmamızda kesinlikle fayda var diye düşünüyorum. Bunlar hissedilsin diye yine bahsedildiği gibi, belli başlı kokulandırıcı maddelerle; doğalgazda da aynı şekilde LPG de de aynı şekilde kokulandırıcılarla hissedilebilsin, anlaşılabilsin diye bunlar değişik şekilde kokulandırılıyor. Ancak bu gazların açığa çıkarmış olduğu karbon monoksite maalesef kokulandırma anlamında herhangi bir işlem yapılamıyor. En büyük tehlikemiz zaten bu. Karbon monoksit renksiz kokusuz anlaşılamayan, insanı yavaş yavaş etkileyen bir gaz; bu yanma sonucu ortaya çıkıyor. Ancak tam yanma sonucunda değil. Tam yanma sonucunda zaten ortama çıkan atık gazlar, eğer tehlike sınırının altındaysa herhangi bir etki yapmıyor, üzerinde ise bundan etkilenmeye başlıyoruz. Bunlarla ilgili sistemler az önce yine profesör hocam açıkladı, bacalar konusuna değindi. Adi baca ortak baca müstakil baca gibi bacalarla bu atık gazları attığımızı belirttiler. Tabii yönetmeliklere, standartlara ve şartnamemize göre bu bacaların kullanılması ve işletmeye alınması bizim kontrollerimizle yapılıyor. Ancak baca konusu bir yapı malzemesi midir? Yoksa bir iç tesisat malzemesi midir? Bunun kesinlik kazandığı bir nokta yok. Bahsetmiş olduğum Enerji Piyasası Kurumunun yayınlamış olduğu mevzuatlar kapsamında, aslında toplantının başından itibaren sorumluluk anlamında başlayan bir süreç. Bir toplantı, bir panel şeklinde başladı. Tabii ki teknik olarak bunların altı desteklendi, sizleri birtakım bilgiler verildi. Ben bu konuda daha fazla teknik bir konuya girmek istemiyorum; çünkü genel anlamda hepsi açıklandı. Ben mevzuat anlamında size biraz bilgi vermek istiyorum. 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu diye bir kanunumuz var. Bu kanunda doğalgazın ne şekilde tedarik edileceği, ne şekilde dağıtılacağı, ne şekilde kullanılacağı, kimlerin neden sorumlu olacağı konusunda belli başlı hükümler ve
maddeler var. Burada bahsedilen konu aslında sorumluluk kapsamı işin içine girdiği için, sigorta mevzuu ortaya çıkıyor. Daha önceki şifahi ve birebir görüşmelerimizde, tabii bizi bu noktada burada konuşmacı olarak davet ederken, ön görüşmelerimizde yaptığımız işlemler şunlardı konuşmalar. Gaz dağıtım şirketlerinin bu konudaki sigorta yükümlülükleri işlemleri nelerdir şeklindeydi. Gaz dağıtım şirketinin bahsetmiş olduğum kanunun 34. maddesine göre, bir sigorta zorunluluğu var. Buradaki madde çok kısa, kısaca okuyayım: Lisans sahibi tüzel kişiler, gerçekleştirdikleri faaliyetle ilgili varlıklarını faaliyet türlerine göre muhtemel risklere karşı korumak amacıyla sigorta ettirmekle yükümlüdür. Kanunda u şekilde geçiyor. Burada lisans sahibi tüzel kişilerden kasıt gaz dağıtım şirketleri, tedarikçiler. Bu kapsamda iletim dağıtım CNG ve depolama lisansı sahibi tüzel kişiler, tesislerini doğal afetler yangın ve kaza gibi riskleri kapsayan bir varlık tüm risk, yani all risk dediğimiz sigortasıyla teminat altına alır. Burada bahsi geçen konu, bu dağıtım şirketlerinin varlıkları. Yani sorumlu olduğu ve kendine ait olduğu yapılardan bahsediyor. Yine Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 37. maddesinde, sigorta konusuyla ilgili bir hüküm var. Burada iç tesisatın işletmeye alınması ve onayı konusuyla ilgili 37. Maddesinde; iç tesisatların projelendirilmesi, yapımı, bağımsız bölüm maliki, binanın veya tesisin sahibi ya da bunların yetkili temsilcileri tarafından sertifika sahiplerine yaptırılır. Yani Metin Kutlu Beyin ilk başta bahsetmiş olduğu doğalgazla ilgili herhangi bir yapım hizmet faaliyetinin bir müşteri tarafından; bir dönüşüm olabilir veya yeni bir tesisat olabilir, doğalgaz kullanma arzı ortaya çıktığında yaptıkları işlem, sertifika sahibinin o kişilere para karşılığında sözleşmeleri gereği yaptırdığı işlemden bahsediyor. Yani bir tesisatın bir binaya inşasından bahsediyor. Sertifika sahibi firmayla başvuru sahibi arasında yapılacak işin kapsam ve koşullarını belirleyen bir sözleşme imzalanır. Bu süreç bir sözleşmeyle başlar. Bu sözleşmenin bir sureti sertifika sahibinin proje onayı için dağıtım şirketine vereceği müracaat dosyasında yer alır. Biz buradaki müracaat dosyasından kastı, iç tesisat projesi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü doğalgaz tesisatlarının işlemleri bir mühendislik işlemidir ve bu konuyla ilgili makine mühendisleri onayıyla bu işlemler yapılır. İç tesisat veya dönüşüm projesinin dağıtım şirketince onaylanmasından sonra, iç tesisatı yapacak olan firma. Yani bu sözleşmeyi yapmış olduğu sertifikalı firma, sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini sigortalatır. Burada bahsi geçen sigorta, belirlenen inşası yapılacak tesisatın bulunduğu yere ait olan bir sigorta. O mülk sahibi
tarafından sertifikalı firma aracılığıyla yaptırmış olduğu tesisatın bir yıl geçerli olmak üzere yaptırdığı bir sigortadan bahseder. Bu yükümlülükler sigortalanır ve bununla ilgili belgeler dağıtım şirketine teslim edilmeden, iç tesisatın yapımına başlanmaz. Devam eden kısımda da proje onayı itibariyle, yani bir sertifikalı firmanın bir yere yapacağı tesisatın projesini bize sunup, bunun gaz dağıtım şirketi tarafından onaylandıktan sonra inşasına başlayabilmesi için bir sigortadan bahsediyor. Bu sigorta yapılır. Sigorta belgesi ve dosya gaz dağıtım şirketine teslim edilmeden bu işlemlere başlanmaz. Teslim edildikten sonra sertifika sahibi firma bu tesisatı inşa ederken, oradaki bütün her şeyi, yine o risk sigortasıyla sigortalamış olur. Gaz dağıtım şirketinin teknik personeli de oraya gaz açmaya gittiğinde, tesisatın projeye göre uygunluğunu ve sızdırmaz olduğunu uygunluk belgesiyle beyan ettikten sonra gaz açım işlemini yapar. Gaz açım tarihi itibariyle yine ilgili yönetmelikte bir yıl geçerli olmak üzere bir sigorta buraya yapılır. Bir yıl boyunca orada oluşabilecek hasarlar, oluşabilecek kazalara karşı burası sigortalanmış olur. Bununla ilgili görüşleri tüm gaz dağıtım şirketleri verdiğinde, biz de görüş olarak bu sigortanın iki yıla çıkmasıyla ilgili bir görüş belirttik. Yine İç Tesisat Yönetmeliği madde 6 da hak ve yükümlülükler bölümünde, tesisatla ilgili yapılması gereken şeylerden bahsediyor yine. Sondan üçüncü paragrafında: İç tesisatta yapılacak izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman kullanılması, projesiz tesisat yapımı, iç tesisatın bakımsızlığı nedeniyle doğabilecek zarar ve ziyandan dağıtım ve iletim şirketleri sorumlu değildir der. Yani şunu ifade ediyor. İlk önce bir binada hiç gaz kullanılmazken, sıfır bir tesisat yapımında bir sertifikalı firmayla sözleşme yapılarak ilk kullanıma başlanılan bir tesisatta, günler aylar yıllar sonra bir tadilat bir tamirat veya bir cihaz ekleme çıkarma tesisat yer değişikliği gibi, bu tür şeyler yapılacağı zaman eğer gaz dağıtım şirketinden habersizce oraya müdahale edilirse, sertifikasız bir firma orada bir cihaz ekler ya da çıkarırsa. Şöyle düşünelim; bir tane ocak kullanmak için abonelik yapılıyor, vatandaş daha sonradan herhangi bir yerden temin ettiği bir cihazı getirip o doğalgaz tesisatına, sokak arasındaki bir sıhhi tesisatçıya veyahut daha aşağı inelim bir tenekeciye veya tanıdığı benim elim bu işlere yatkın dediği bir kişiye bizim bilgimiz dışında herhangi bir bildirim yapmadan bu işlemi yaptığı zaman, bu hükme göre diyor ki; izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman kullanılması. Bunlar bizim kontrolümüzden geçmediği için, bilgimiz olmadığı için Proje dışı tesisat yapımı, bizdeki mevcut projesine göre kullandığı herhangi bir problemi olmayan bir tesisatın, daha sonradan kendince müdahale ederek farklı şekilde kullanılması durumunda oluşabilecek zarar ve ziyandan dağıtım ve iletim şirketi sorumlu değildir.
İç tesisatta meydana gelebilecek gaz kaçağı, kazalara karşı alınacak önlemler hususunda müşterilerin bilgilendirilmesi, ilgisine göre dağıtım veya iletim şirketinin sorumluluğundadır. Burada dağıtım şirketi dediği Başkent Doğalgaz, İGDAŞ, İZDAŞ bunlar gibi şirketler. İletim şirketi dediği BOTAŞ gibi doğalgaz temin eden tedarik eden şirketler. Söz konusu önlemlerin alınması ise, müşterilerinin yükümlülüğündedir. Doğalgazın özelliklerini nasıl kullanılması gerektiğini her gaz açımında, her abonelik işleminde, bir abonemizin bir vatandaşımızın her gaz dağıtım şirketine başvurusunda temel bilgi olarak, hak ve yükümlülükler kısmında da imzaladığı sözleşmede de şifahi olarak ve yazılı olarak bildirilmesiyle bu süreç başlıyor. Aynı zamanda gaz açımı esnasında, oradaki gaz açmaya giden personellerimiz, doğalgazın genel özelliğini, havalandırmaya ihtiyacı olduğunu, işte cihazın arıza yapması durumunda nereye gitmesi gerektiğini, vananın ne işe yaradığını, cihazı nasıl kullanması gerektiği konusunda temel bilgileri sunuyor. Ancak bir önceki yerde bahsettiği gibi, izinsiz tadilat ve uygunsuz ekipman kullanılması, yaptığımız kontroller neticesinde maalesef gaz arzının durdurulmasına neden oluyor. Rutin olarak yaptığımız kontrollerimiz var. Örneğin, Türkiye de daha önce hiç uygulanmayan periyodik kontrol diye bir kontrol başlattık. 2008 yılı itibariyle bu görüşmeleri, yani Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından karşılıklı olarak gaz alım şirketlerinin görüşmesi neticesinde, bunun yasal bir zorunluluk olması konusunda görüşmeler yaptık, yazışmalar yaptık. Neticede Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu bununla ilgili bize bazı imkânlar tanıdı. Bu konu hakkında sahada çalışmamız gerektiğini yazılı olarak bize de bildirdiler. Örnek kurul kararlarımız var. Neticede onların yapmış oldukları çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir kurul kararıyla yönetmelikle kanun değişikliğiyle biz işlemlerimizi yapabiliyoruz. Bunun haricinde bizim herhangi bir işlem yapmamız söz konusu değil. Çünkü biz de denetim geçiriyoruz, biz de bu konularla ilgili yaptığımız ve yapacağımız şeyleri yıllık raporlar halinde sunuyoruz. Neticede yaptığımız kontrollerde sahada gerçekten bilgimiz dışında birçok tesisata müdahale edildiğini görüyoruz. Bir kişi doğalgazı abonelik işlemini yaptırdıktan sonra, doğalgazın ve o sayacın kendine ait olduğunu ve çok rahat bir şekilde evinde herhangi bir su tesisatını, musluğu çeşmeyi, bir elektrik prizini nasıl kullanıyorsa, doğalgaz tesisatını da böyle kullanabileceğini düşünüyor. Bilgilendirmemize rağmen maalesef böyle düşünüyor. Yani bir elektrik prizine bir soba takabilirsiniz, bir şarj cihazı takabilirsiniz, bir elektrik süpürgesi takabilirsiniz, ama doğalgaz tesisatınıza istediğiniz şekilde istediğiniz gibi bir şey takamazsınız. O tesisat nasıl projelendirildiyse o şekilde kullanılmak zorunda ve herhangi bir değişim yapılması durumunda mutlaka sertifikalı bir firma tarafından bunun gaz dağıtım şirketine sözleşmeyle başlayan bir süreçte mutlaka bildirilmesi gerekiyor.
Yaşadığımız sıkıntıların temeline baktığımız zaman, genelde bu tür şeylerle karşı karşıya kalıyoruz. Bizde bütün tesisatlarımızın projeleri mevcut; geriye dönük olarak da mevcut, şu an yaptığımız işlemlerde de mevcut. Dolayısıyla bir doğalgaz tesisatı, hani konu LPG yle başladı, ama LPG de tabii ki araçlarda, işte istasyonlarda bu tür yerlerde projelendirme esasları var. Ama bir piknik tüpünün bir ocakta kullanılan mutfak tüpünün projelendirilmesi, bunların sorumluluğuyla ilgili; hani LPG sektöründe çok çalışmadığım için çok yorum yapmak istemiyorum, ama bildiğim kadarıyla böyle bir projelendirme böyle bir tesisat kontrol işlemi de yok. O gelen personelin teknik bilgilendirmesiyle yapılan bir işlem. Dolayısıyla bizdeki durum biraz farklı, biz tamamen mevzuata bağlı çalışıyoruz. Mevzuatın haricinde bizim herhangi bir işlem yapmamız söz konusu değil. Bütün gaz dağıtım şirketleri bunu çok iyi bilir. Birazdan avukat bey de konu hakkında kısaca bilgi verecek. Maalesef burada bilinçsiz kullanımdan dolayı ortaya bazı şeyler çıkıyor. Zaten slogan olarak da biliyorsunuz, doğalgaz bilinçli kullanıldığı zaman en güvenilir yakıttır ve en faydalı yakıttır, en verimli yakıttır. Metin Beyin de sunumunda bahsetti, doğalgazın hafif olması, yani havadan hafif olması molekül ağırlığı olarak, ortamda yukarıya doğru yükselmesi ortaya çıkıyor. Yani bu ortamda bir doğalgaz molekülü olsa, ilk önce yukarıya çıkacak. Biz o yüzden binaların aspirasyonlarını, dairelerin ventilasyonlarının mutlaka açık kalmasını istiyoruz. Olabilir, yani bir eşya taşırken bir tesisata zarar verilebilir, ne bileyim sayaçta bir arıza olabilir, vanada bir bozukluk olabilir, tesisatta sızdırmaz olan bir tesisat dışarıdan bir müdahaleyle bir depremle gaz kaçırabilir. Doğal olarak da bunun ortamdan ayrılması için, mutlaka binaların ortak mahallerinde örneğin en üst tarafta bir havalandırma olmasını istiyoruz. Bu havalandırma aspirasyon diyoruz buna- bu olmadan gaz açma işlemini yapmıyoruz; bu bir örnek. Bunları tespit eden gaz alarm cihazları, otomatik olarak gaz alarm cihazlarına bağlanıp gaz kesme tertibatı olarak bahsettiğimiz serenoid vanalar. Bunlar bizim şartnamemizde ve standardımızda olan şeyler ve hiçbir standardı olmayan bir malzemeyi doğalgaz tesisatlarında biz kabul edemiyoruz. Bunlar genel ve temel bilgilerdi, konu çok derin. Teknik anlamda çok derin, ana başlıklar halinde çok derin, ama mevzuat olarak benim verebileceğim bilgiler bu şekilde. Teşekkür ediyorum.