İŞLETMELER (TEŞEBBÜSLER) 1
TESEBBÜSLERİN EKONOMİK YAPI BAKIMINDAN SINIFLANDIRILMASI. 1. Üretici işletmeler, tarım, inşaat ve sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren ve mal (somut mal veya fiikî fizikî mal) l)üreten büükküükbütü büyük,küçük bütün il işletmelerdir. l 2. Satıcı işletmeler, genellikle ticaret sektöründe çalışan,toptancılık, yarı toptancılık ve perakendecilik yapan işletmelerdir. Bunlar, üretici işletmelerin ürettikleri mallarla ilgili olacak fayda yaratmakta, tüketicilere "ticari hizmetler" sunmaktadırlar. 3. Hizmet işletmeleri, ise doğrudan doğruya hizmet üretimi ve satışı ile uğraşan işletmelerdir. Ulaştırma, malî (finansal) kurumlar (banka, sigorta şirketi v.b.) turizm ve çeşitli diğer serbest meslekler (doktorluk, avukatlık, mali müşavirlik büroları) bu gruba girerler. Bu ayırım, ülke ekonomisinin yapısını, ekonomik kalkınma seviyesini ve gelişme ş trendlerini gösterdiği ğ gibi uluslararası karşılaştırmalar için de yararlı olur. 2
TEŞEBBÜSLERİN FAALİYET KONULARI BAKIMINDAN SINIFLANDIRILMASI 1. Tarımla uğraşan işletmeler (Çiftçilik ve hayvancılık, ormancılık ve balıkçılıkla uğraşanlar) ğ ş 2. Sanayi ile uğraşan işletmeler 3. Ticaretle uğraşan işletmeler (Mal ve hizmet ticareti yapan işletmeler) ş 4. Ulaştırma ve haberleşme ile uğraşan işletmeler (Kara, Deniz ve Hava taşımacılığı, Posta, Radyo ve TV ve basın alanlarında çalışan ş işletmeler) ş 5. Finansal Kurumlar (Banka, sigorta, bankerlik v.b. alanlarında çalışanlar) 6. Serbest meslek ve hizmetler (Çeşitli serbest meslekle uğraşan işletmeler) 7. Konut geliri sağlayan işletmeler (Gayrimenkulleri kiraya veren, gelişmiş ş ş ülkelerde görülen ve genellikle anonim şirket şeklindeki işletmeler) 3
İŞLETMELERİN SERMAYE MÜLKİYETİ BAKIMINDAN SINIFLANDIRILMASI Özel sektör işletmelerinde sermayenin tamamı veya büyük kısmı özel kişilere aittir. Ülkemizde karma ekonomi düzeni bulunduğundan irili ufaklı çok sayıda özel işletme vardır. Kamu sektörü işletmeleri l i daha az sayıda ve genellikle daha büyük işletmelerdir. Bunlarda sermaye tamamen veya çoğunlukla kamunun olup bir kısmının sermayesi merkezî devlete, bir kısmınınki ki ise yerel yönetimlere (belediyelere) aittir. Diğer bir grup da Kamu iktisadi Teşebbüsleridir. Yabancı sermayeli işletmelere gelince, bunlar dış ülkelerin müteşebbislerinin girdikleri ülkede özel veya kamu işletmeleri ile işbirliği ğ yaparak kurdukları işletmelerdir. 4
İŞLETMELERİN ULUSLARARASI OLUP OLMAMA BAKIMINDAN SINIFLANDIRILMASI İşletmeler, uluslararası olup olmama bakımından üç gruba ayrılabilir: 1. Ulusal işletmeler 2. Uluslararası işletmeler 3. Çok uluslu işletmeler Ulusal işletmeler, ülke içinde kurulmuş, sermaye ve yönetim bakımından dışa bağımsız özel veya kamu işletmeleridir. Uluslararası işletmeler, yalnız ülke içinde değil, yabancı ülkelerde de çeşitli faaliyet dallarından biri veya birkaçında üretim veya satış yapan özel veya kamu işletmeleridir. Bunlar dış ülkelerde faaliyet göstermekle beraber, dışarıda ş sınırlı yatırımları olan,,çoğunlukla ğ ana firma ülkesi vatandaşının yönetiminde bulunan işletmelerdir. 5
Çok uluslu işletme, İkinci Dünya Savaşından sonra gelişen ve özellikle 1960'larda çok yaygınlaşan bir işletme türüdür; uluslararası işletmelerin, büyümüş, gelişmiş bazı kendine özgü niteliklere sahip bir çeşididir. Uluslararası Ticaret Odası'nın İstanbul'da toplanan 22. Kongresinin bir raporuna göre, bir uluslararası işletmenin yabancı ülkelerdeki üretimi, toplam üretimin en az % 25-30'unu geçtiği zaman; veya üretim bilinmiyorsa, i yabancı ülkelerdeki kârlar, toplam kârların önemli bir oranına veya bunlarda bilinmiyorsa, yabancı ülkelerdeki personeli, toplam personelin önemli bir oranına ulaştığı zaman bu işletmeye "çok k' 'uluslu l işletme" denilebilir. 6
İŞLETMELERİN İŞLETMELERARASI ANLAŞMALAR BAKIMINDAN SINIFLANDIRILMASI İşletmelerin, en gevşek ilişkiden başlayarak, tam birleşmeye kadar giden çeşitli seviyelerdeki anlaşma veya birleşmeleri altı grupta toplanabilir: Centilmen Anlaşmaları Konsorsiyumlar Karteller Tröstler Holdingler Tam Birleşme (Merger,- Füzyon) ler 7
Centilmen Anlaşmaları Anlam olarak, "centilmen anlaşması, buna taraf olanların karşılıklı söz vermelerine dayanan ve tarafların veya bunlardan birinin vazgeçmesi halinde hiçbir, müeyyidenin söz konusu olmadığı" anlaşmadır. Centilmen anlaşması politikada ve hukuk da da söz konusu olur; yazılı veya sözlü olabilir. İki ve daha fazla işletme, ş hammadde kaynaklarını veya pazarları paylaşmak; yahut fiyat rekabetini kaldırarak fiilî tekeller kurmak için geçici veya sürekli olarak centilmen anlaşması yapabilirler. Böylece anlaşma ile satıcılar, alıcı veya rakipler karşısında daha güçlü duruma gelirler. l Zira amaç, içinde bulunulan şartları, anlaşmaya katılan işletmelerin lehine değiştirerek ekonomik açıdan yarar sağlamaktır. 8
Konsorsiyumlar Konsorsiyum, kelime olarak "belirli bir iş için kurulan birlik veya ortaklık" anlamına gelir (TDK,Türkçe Sözlük). Türkçe'de daha çok "Türkiye'ye Yardım Konsorsiyumu" şeklinde geçerse de işletmeler ş de devletler veya uluslararası finans kuruluşları gibi belirli bir amaç için bir araya gelirler. Genellikle büyük çaplı taahhüt işlerinde ihaleyi kazanabilmek için aynı veya farklı ülkelerden, aynı dalda veya farklı ihtisas dallarındaki işletmeler finansal imkânlarını veya teknolojik ya da diğer üstünlüklerini birleştirip, işbirliği yaparlar. 9
Karteller Kartel, aynı dalda çalışan iki veya daha fazla işletmenin rekabeti azaltmak veya ortadan kaldırmak için hukuki bağımsızlıklarını ğ yitirmeden yaptıkları anlaşma ile oluşturdukları tekelci birliktir. Kartelin en önemli özelliği tüketicilere veya rakiplere karşı teşkilâtlı bir grup olarak ortaya çıkarak, kollektif bir satıcı grubu veya kollektif tekel olmasıdır. Kartelin pazarda güçlü ve etkili olabilmesi için, katılan işletmelerin o malın en "büyük bölümünü ellerinde bulundurmaları gerekir. Bu takdirde rakiplerin rekabet gücü olmaz; ya kartelin aldığı kararlara kendileri de uyar, ya da pazardan çekilmek mecburiyetinde kalırlar. Karteller ulusal veya uluslararası kartel olabilirler. 10
Kartel şeklinde birleşmede sermayelerin birleştirilmesi değil de sadece belirli bir amaç için sermaye güçlerinin, birlikte kullanılması söz konusudur. İşletmeler hukuki bakımdan, hatta iktisadi bakımdan da bağımsızdılar. Amaç, kartele giren işletmelerin fiyatlar, üretim miktarları, satış ş bölgeleri gibi konularda pazarda hakim olmaları, rekabet gücünü kuvvetli tutmaları ve neticede kârlarını ve satışlarını yüksek seviyelere çıkarabilmeleridir. 11
Karteller, "fiyat karteli", "satış karteli", "kota veya kontenjan karteli" biçimlerinde olurlar. Fiyat kartelinde fiyatları birlikte belirleyerek; satış ş kartelinde satış ş bölgelerini paylaşarak; ş kota kartelinde, arz miktarını kotalar halinde paylaşıp, bu kontenjanlar dahilinde faaliyet gösterip, üretime ve arza hakim olarak ana amaçlarına ulaşmağa çalışırlar. Karteller, diğer bir bakımdan, "ulusal kartel" ve "uluslararası kartel" şeklinde iki gruba ayrılırlar. 12
Kartele benzeyen diğer bir birleşme şekli de "konsern" olup, genellikle daha az firmanın, daha yakın ilişkilerle bir araya gelerek kârlarını artırmaya çalışmasıdır. Bu türde, hukuki bağımsızlık vardır ama iktisadi bağımsızlık ortadan kalkar. Zira, konserne giden işletmeler amaçlarına ulaşmak için, pazar şartlarını doğrudan etkilemeye çalışma yerine, teknik ve finansal yapıların veya teşkilât yapılarını daha elverişli hale getirirler. Üyeler arasında işbölümü yapılır ve iktisadi bağımsızlık ortadan kalkar. Kartelde tam olmasa da iktisadi bağımsızlık mevcuttur. 13
Tröstler Bu birleşme türünde işletmeler hem hukukî, hem de iktisadi bağımsızlıklarını yitirirler. Tö Tröst, "iki veya daha fazla işletmenin i tekelci güç oluşturmak maksadıyla hukuki bağımsızlıklarını yitirerek, sermaye ve yönetimlerini birleştirmeleridir". Kartelden farkla, olarak, bunlarda hukuki ve iktisadi bağımsızlık söz konusu olmaz. Ayrıca, kartel belirli bir dal veya konu ile sınırlı iken, 'tröstler her konuya el atarlar. Açık ya da gizli olurlar. Daha çok imalat sanayii ile petrol ve madencilik sektörlerindeki işletmelerde görülür. 14
A.B.D'de kartel biçiminde birleşmelerden zarar görenlerin müracaatları üzerine mahkemelerin aleyhte kararlar ve ağır cezalar vermelerinden sonra, daha geçen asrın sonlarında bu ülkede tröst biçiminde birleşmeye yönelme olmuştur. Ancak, tröst biçiminde birleşmeler de kamuoyunda tepki gördüğü için (ilki I89O, diğerleri, 1913) 1914, 1918 tarihli, sırasıyla, Sherman Anti tröst Kanunu, Wilson Kanunu, Clayton Kanunu ve Webb Export Trade Kanunu) ünlü antitröst kanunlar daha bu asrın başlarında çıkarılmıştır. Daha sonra yenileri de eklenen bu tür kanunlar Avrupa ülkelerinde de kartel ve tröstlere karşı örnek alınmıştır. Dev işletmeler karşısında zayıf kalan tüketiciyi korumayı amaçlayan kanunların çoğu temelde antitröst kanunlardır. Ülkemizde de 1980 yılından beri rekabeti sınırlandıran anlaşmalara ve tüketicinin korunmasına yönelik çeşitli tasarılar tartışma konusu olarak gündemdedir. 15
Holdingler Holdingler açık kurulur, Esas amacı rekabeti sınırlandırmaktan çok bir şahsa veya şirkete ait çeşitli işletmelerin yönetimini,kontrol altına almak ve daha iyi denetlemektir. Holding, bir şirketin ik başka şirketlerin ik i hisse senetlerinin büyük bölümüne sahip olmak suretiyle yönetim ve denetimini ele geçirmesiyle oluşan şirketler grubudur. Böylece, başka şirketlerin ele geçirilmesiyle kurulan holding, ana şirket ile ona bağlı şirketlerden oluşur. 16
Ana şirketler çoğunlukla mal üretimi ve pazarlamasıyla l uğraşmazlar. ğ Holdinge bağlı şirketlerin işletme politika ve stratejilerini t i i belirler l ve denetimlerini i i elde tutarlar. Bir grup oluşturan bağlı şirketler, ana şirketin yönetim ve denetimi altında olmakla beraber, hukuken bağımsız görünümdedirler. 17
Tam Birleşme ş (Merger-, Füzyon)ler Tam birleşme, (İngilizce Merger veya Fransızca Füzyon) adından da anlaşılacağı üzere, iki veya daha fazla işletmenin tek işletme haline gelmesi halidir. Bir işletme diğerini satın alıp, ona katılabileceği gibi, bunların yeni bir işletme olarak ortaya çıkmaları da mümkündür. İki küçük işletmenin birleşip, tek büyük işletme olması; veya iki büyük işletmenin ş birleşerek ş dev bir işletme haline gelmesine iş hayatında sık rastlanır. 18
İŞLETMELERİN HUKUKİ YAPILARI BAKIMINDAN SINIFLANDIRILMASI Teşebbüsleri hukuki bakımdan ikiye ayırmak mümkün olmaktadır. (1). Özel Teşebbüsler (2). Kamu Teşebbüsleriş Özel teşebbüslerin sahibi kişi yada birden çok sayıdaki kişilerdir. Bu kişiler gerçek kişiler olabildiği gibi tüzel kişiler (şirketler) de olabilmektedir. Kişilerin sayısına göre tek kişi işletmeleri ve ortaklık İşletmeleri diye iki gruba ayrılmaktadır. 19
TEK KİŞİ İŞLETMESİ En basit, en eski ve en çok görülen işletme biçimidir. İşletmenin tek bir sahibi vardır. İşletmenin sahibi her türlü işletme faaliyetlerine ilişkin kararları alır, uygular ve denetler. İşletmenin bütün kârları işletmenin sahibine aittir. Risklere de işletme sahibi tek başına katlanır. işletme, işletmenin sahibinden hukuki bakımdan ayrı tutulamaz. t Tek kişi işletmesinin, az sermayeyi gerektirdiği, küçük işletmeler için en iyi hukuki yapı olduğu söylenir. Bununla birlikte işletmenin hukuki biçimi kesinlikle büyüklüğün bir fonksiyonu değildir. 20
Üstünlükleri Kurmak kolaydır Yetkiler bir kişide toplanır Faaliyetler gizli kalır. Kâr bölüşülmez.. İşletme örgütü esnektir. Kredi almak kolaydır. Saygınlık sağlar. Sakıncalar Büyüklük sınırlıdır. Öğüt ve yardımdan yoksun kalınır. İşletmenin yaşama süresi belirsizdir. Borçlara karşı sorumluluk sınırsızdır. 21
ŞİRKET (ORTAKLIK) Bir işletmenin ortalık olabilmesi için şu genel özelliklerin bulunması gerekir: 1. Ortaklığı kuran fertlerin sayısı birden çok olmalıdır. (Gerçek veya tüzel kişiler ortaklık kurabilirler.) 2. Ulaşılmak istenen ortak bir amaç bulunmalıdır. 3. Ortak amaca ulaşmak için ortaklar aralarında bir anlaşma yapmalıdırlar 4. Belirlenen hedefe ulaşmak üzere, para, mal veya emek sermaye olarak konmalıdır. Bu özellikleri kendilerinde toplayan şirketler Borçlar Kanunu'muzda Adi Şirketler adı altında genel olarak incelenmiştir. Ayrıca, Ticaret Kanunu'muzda Ticaret Şirketleri adı verilen ortaklıklara ilişkin hükümler toplanmıştır. 22
Adi Şirket İki veya daha çok kişinin bir arada iş yaptığı pek çok durumlarda adi şirket söz konusu olur. Adi şirketin, şirketi vücuda getiren fertlerden ayrı bir kişiliği (tüzel kişiliği) yoktur. Adi şirketin kuruluşu kanunca özel bir biçime bağlanmamıştır, ister gerçek kişi, ister tüzel kişi (sözgelişi, bir kollektif şirket) olsun, ortakların şirket kurmak k için i sözlü olarak veya kapalıca (zımni) anlaşmalarıyla adi şirket kurulmuş olur. Anlaşmanın varlığını kanıtlama kolaylaşacağından, anlaşmanın yazılı olarak yapılması daha doğrudur. 23
Şirket kazançları bütün ortaklar arasında ve belirtilen oranlarda veya eşit ş olarak dağıtılır. ğ Zarar ortaklar arasında bölüşülür. Ortakların sorumlulukları sınırsızdır. Her ortak şirketin tüm borçlarından kişisel varlığıyla sorumludur. Her ortağın şirketin yönetiminde yetkisi vardır. Yönetim yetkisi ortaklardan birine, birkaçına veya dışarıdan birine bırakılabilir. Bütün ortakların onayıyla ortaklar arasında değişiklikler yapılabilir. Şirketten ayrılan ortağın sorumluluğu bir süre devam eder. Bu açıklamaların ışığında, adi şirketin üstünlükleri ye sakıncaları söyle sayılabilir : 24
ÜSTÜNLÜKLERİ Daha çok sermayeye sahip olunur Daha iyi i yönetilir. Kredi alma kolaylığı vardır. Örgütlenmek kolaydır. Sakıncaları Yetkiler bölünür Alacaklılara karşı sorumluluk sınırsızdır Yaşama süresi sınırlıdır. 25
Ticaret Şirketleri Ticaret şirketleri,, şahıs şirketleri ye sermaye şirketleri diye iki gruba ayrılır. Şahıs şirketleri, çok kere, birbirlerini iyi tanıyan ve birbirlerine güvenen kişiler tarafından kurulur. Bu bakımdan ortakların sayısı azdır. Ortaklığın devri güçtür. En tipik şahıs şirketi, kollektif şirkettir. 26
Kollektif şirket Ticarethane, fabrika veya benzeri kurumları işletmek amacıyla gerçek kişiler tarafından kurulur. Kuruluş ş için ortakların yazılı bir sözleşme yapmaları gerekir. Ortakların sorumlulukları sınırsızdır ve şirket borçlarından dolayı zincirleme i (müteselsilen) sorumludurlar. Adi şirketten değişik olarak, kollektif şirketin ayrı bir varlığı vardır. Kazançlar şirket sözleşmesinde belirtilen biçimde dağıtılır. 27
Şirket bütün ortaklar tarafından yönetilir. Ancak, şirket sözleşmesiyle, şirketin yönetimi tek bir ortağa veya birden çok ortağa bırakılabilir. Şirketin sermaye gücü ortakların varlığına bağlıdır. Ortaklar arasındaki ilişkiler karşılıklı güvene dayandığından ve ortaklar bütün varlıklarıyla sorumlu kılındıklarından, ortaklar arasında değişiklik yapılması zorlaştırılmıştır 28
Ticaret unvanı taşıması şarttır. Ortak sayısı için belirlenen azami rakam yoktur. Asgari bir sermaye öngörülmemiştir. KoIIektif şirketin kuruluşu : yazılı bir şirket sözleşmesi, ticaret t siciline ili tescil (kayıt) ve ticaret sicil gazetesinden ilan ile teşekkül ederek tüzel kişilik ilik kazanır. 29
Komandit şirket, Kollektif şirketin bir çeşidi sayılabilir. Bu şirkette ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlı değildir. Öteki ortak veya ortakların sorumlulukları şirkete getirdikleri sermaye ile sınırlıdır. Sorumlulukları sınırsız olan ortaklara komandite ortak, sınırlı olanlara komanditer ortak, denir. Şirket komandite ortaklar tarafından yönetilir. Bu bakımdan komandit şirket kollektif şirkete çok benzer ve kollektif şirkete ilişkin hükümler komandite ortaklara da uygulanır. Komanditerlerin yıl sonunda şirket hesaplarını denetleme yetkileri vardır. Bu ortaklar, kârdan sermayeleri oranında pay alırlar. 30
Anonim Şirket Anonim şirket, beş veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulur. Sermaye belirli miktardadır (en az 50 000. YTL.) ve paylara bölünmüştür. Anonim şirkette sermaye hisselere bölünmüştür. Bu hisselerin sahiplerine hissedar, pay sahibi, ortak denir. Hisse karşılığı olarak düzenlenen senetlere hisse (pay) senetleri denir. Sözgelişi, 50 000 YTL. sermayeli bir anonim şirkette, sermaye, her biri 50 YTL. olan 1000 paya (hisseye) bölünebilir. Ortaklar bu payların sahipleridir. 31
Alacaklılara karşı şirket kendi varlığıyla sorumludur. Ortakların sorumluluğu da şirkete taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Alacaklılar şirket varlığından alacaklarını elde edemezlerse, ortakların kişisel varlıklarına baş vuramazlar. Anonim şirketlerin yönetimi güçtür. Devletin anonim şirketleri yakından denetleme yetkisi vardır. Ani ve tedrici olmak üzere iki şekilde kurulur. Kurucu ortakların ortaklık sermayesinin tamamını ödemeyi taahhüt etmelerine "ani kuruluş", kurucu ortakların ortaklık sermayesinin bir kısmını ödemeyi taahhüt etmesine, geri kafan kısım için halka başvurulmasına "tedrici kuruluş" denir. 32
Hissedarlar şirketin sahibidirler; şirketin kâr ve zararına İştirak ederler. Şirket kâr etmiş ş ise, temettü (=dividend=kâr payı) alırlar. Anonim şirkette üç organ vardır. Genel Kurul, Yönetim Kurulu (idare meclîsi) ve murakıplar (denetçiler) dır. Genel Kurul, hissedarların oluşturduğu topluluktur. Şirketin idaresi esas itibariyle genel kurula aittir. Fakat bütün ortakların her zaman şirketi idare ve temsil etmeleri mümkün değildir. 33
Çünkü hissedar adedi fazla olduğundan şirketin faaliyetlerinin hepsinin iştirakiyle yerine getirilmesi güçtür ve ortakların hepsi iş idaresinde ehil kişiler ş de olamazlar. Bu sebeple şirketin idare ve temsil yetkisi şirketin pay sahiplerinden en az üç kişiden ş oluşan yönetim kuruluna aittir. Şirketin faaliyetlerini kontrol ile görevlendirilmiş en fazla 5 kişiden oluşan denetleme organı seçilir. 34
Üstünlükleri : Sorumluluk l sınırlıdır. Yönetim bir düzene bağlıdır Ortaklık kkolaylıkla lkla devredilebilir. Büyüme yeteneği sonsuzdur. Daha iktisadidir Sakıncaları Kuruluş işlemleri karmaşıktır. Hareket serbestisinden yoksundur Özel durumlarda kredi almak güç olabilir Yönetimi güçtür 35
Limited şirket, İki veya daha çok gerçek veya tüzel kişi itarafından kurulur. Ortak sayısı en az iki, en çok elli olabilir. Ana asermayenin dee en az 5.000 YTL. olması ve her bir pay 25 YTL ve katları olmak zorundadır. Hisse senedi çıkarılamaz. Ortakların sorumlulukları taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Bu bakımdan, limited it şirket ik tortak sayısı pek kfazla olmayan bir anonim şirkete benzer. Kanundaki anonim şirkete ilişkin bazı hükümler bu şirkete de uygulanır. 36
Limited şirkette özellikleri bakımından hem anonim şirket hem de kollektif şirkete benzer. Ortakların sorumluluğu esas itibariyle taahhüt ettikleri sermaye miktarı ile sınırlandırılmıştır. Şirket de sahip olduğu mal varlığı ile alacaklılara karşı sorumludur. Kuruluşu; yazılı sözleşme düzenlenmesi, Ticaret Bakanlığından izin, tescil ve ilan ile olur. Aksi kararlaştırılmamışsa, ortaklardan her birinin müdür sıfatıyla şirketi yönetme, temsil etme yetki ve sorumluluğu vardır. Anonim şirketlerde olduğu gibi ayrı bir yönetim kurulu yoktur. Şirketin yönetimi müdürler kurulu tarafından yürütülür. 37
Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket Sermayesi paylara bölünen ve ortaklarından bir veya bir kaçının şirket alacaklılarına karşı bir kollektif şirket, ötekilerin de bir anonim şirket ortağı gibi sorumlu oldukları şirkettir. Kolektif şirket ik tortakları gibi sorumlu olan ortaklara komandite, anonim şirket ortakları gibi sorumlu olanlara komanditer ortak denir. Bu şirketin komandit şirketten farkı şudur: Komandit şirkette sermaye paylara bölünmemiştir. Birden çok komanditer ortağın sermayeye katılma oranlarını göstermek için sermaye kısımlara ayrılmıştır. Aradaki benzeyiş ş nedeniyle, sermayesi paylara bölünmüş ş komandit şirketlere, komandit şirketlere ait hükümler uygulanır; ayrıca, anonim şirketlere ilişkin bazı hükümler de uygulanır. 38
KAMU İŞLETMELERİNİN HUKUKİ YAPILARI Yukarıda özel işletmelerin ş hukuki yapıları üzerinde durulmuştur. Şimdi de, ülkemizdeki kamu işletmelerinin hukuki yapılan üzerinde durulacaktır. Türkiye'de kamu işletmeleri şöyle sınıflandırılabilir : 1. Genel bütçeye dahil dairelere bağlı işletmeler 2. Katma bütçeli dairelere bağlı işletmeler 3. Özel bütçeli devlet işletmeleri 4. Mahalli idarelere ait işletmeler 5. İktisadi devlet teşekkülleri 6. Devlet şirketleri 39
Kamu İşletmelerinin Özellikleri Hukuki yapıları bakımından özel işletmelerden ayrılan kamu işletmeleri, yalnızca pür kamu malı, ya da yarı kamusal mal (veya hizmet) üretmek için kurulup işletilmezler. Aynı zamanda, toplumsal fayda yaratmak amacı da güderler. Kamu işletmelerini belirleyen temel ölçek üretim elemanlarının mülkiyetine ilişkindir. Kamu işletmeleri ülkenin kamu ekonomik kesimini oluştururlar. Bu kesim, kamu mülkiyetinde i olan üretim ve hizmet birimlerini içerir. Devlet, iktisat politikasının gereği ğ olarak belirli iktisadi görevleri bu tür işletmelere devreder. 40
Kısacası, kamu işletmelerinin başlıca üç özelliği vardır : 1. Sermayesinde kamusal mülkiyet vardır. 2. Özel hukuk kurallarına bağlıdır. 3. Belirli kamu idarelerine kesinlikle veya dolaylı olarak bağlıdır ve denetlemeleri söz konusudur. 41
Kamu işletmelerinin başlıca amaçları şöyle sıralanabilir : 1. Sınırsız veya belirli bir toplumsal fayda nedeniyle veya politik amaçla, ya da fiyat politikasıyla sınırlandırılmış kâr elde etmek, 2. Fiyatları alabildiği ölçüde düşük tutmak, 3. Ülkenin refahını arttırmak, 4. Özel tekelleri önlemek, 5. Özel kesimin yetersiz olduğu endüstrileri kurmak, 6. Ulusal endüstriyi dış rekabetten korumak, 7. Yeterli ve etkin alt yapılar vücuda getirmek, 8. Var olan ekonomik kaynakların etkin kullanımını sağlamak, 9. Hızlı sermaye birikimi sağlamak, 10. Belirli malların tüketimini arttırmak veya sınırlamak. 42