DISTRIBUTION OF PATIENTS URTICARIA INTESTINAL PARASITES



Benzer belgeler
YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK

Topluma Hizmet Uygulamaları ve Altındağ Belediyesi İş Birliği Örneği

Sivas Belediyesi Çevre-Gıda ve Tıbbi Tahlil Laboratuvarına Yıllarında Başvuran Hastalarda Bağırsak Parazit Dağılımlarının İncelenmesi

KATEGORİSEL VERİ ANALİZİ (χ 2 testi)

SANAYİNİN KÂRLILIK ORANLARI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALDI

Dr. Mustafa Melih Çulha

-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onuncu kez gerçekleştirilmiştir.

Soma Belediye Başkanlığı. Birleşme Raporu

Amaç Günümüzde birçok alanda kullanılmakta olan belirtisiz (Fuzzy) kümelerin ve belirtisiz istatistiğin matematik kaygısı ve tutumun belirlenmesinde k

Çocuk Yuvası ve Yetiştirme Kurumundaki Çocuklarda Bağırsak Parazitleri Yaygınlığının İncelenmesi

MESS ALTIN ELDİVEN İSG YARIŞMASI BAŞVURU VE DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ

Faaliyet Alanları. 22 Aralık Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü

AFET YÖNETİMİ. Harita 13 - Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası. Kaynak: AFAD, Deprem Dairesi Başkanlığı. AFYONKARAHİSAR 2015

Görsel Tasarım İlkelerinin BÖTE Bölümü Öğrencileri Tarafından Değerlendirilmesi

Kursların Genel Görünümü

GEREÇ VE YÖNTEM BULGULAR

Uzaktan Algılama Teknolojileri

ĐHRACAT AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Metin Taş

Hepatit C virüs enfeksiyonunun laboratuar testleri:

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir çiğneme tableti 725 mg (250 mg baza eşdeğer) Pirantel pamoat içerir.

Bir üniversite hastanesi parazitoloji laboratuvarında belirlenen intestinal ve hepatik parazitler

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Mart 2008

Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Parazitoloji Polikliniği nde Yılları Arasında Saptanan Bağırsak Parazitlerinin İnsidansı

İYON DEĞİŞİMİ AMAÇ : TEORİK BİLGİLER :

Adiposit

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Yazma Becerileri 2 YDA

Bülent Gündağ Mert ile Söyleşi

Türk Musikisinde Makamların 53 Ton Eşit Tamperamana Göre Tanımlanması Yönünde Bir Adım

Serkan BAŞTEMİR*, Koray ÖNCEL**, Kor YERELİ**, Ali Ahmet KİLİMCİOĞLU**, Cüneyt BALCIOĞLU**, Nogay GİRGİNKARDEŞLER**

Depresyon 1. Depresyon nedir? 2. Depresyon (çökkünlük) sanıldığı kadar sık mı? 3. Depresif belirtiler ile depresyon farklı mıdır?

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM; AKILCI İLAÇ KULLANIMI

RUH SAĞLIĞI VE PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİ EĞİTİM VE UYGULAMASI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU ERZURUM

ÖDEMELER DENGESİ TABLOSUNDAKİ DİĞER MAL VE HİZMET GELİRLERİ KALEMİNİN İÇERİĞİ VE HESAPLAMA YÖNTEMİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Çok Katlı Yapılarda Perdeye Saplanan Kirişler

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD)

Şehir, İlçe ve Köy İlköğretim Okulu Öğrencilerinde Bağırsak Parazitleri Görülme Sıklığı


TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU

Araştırma Notu 15/188

GEBELİKTE AKILCI İLAÇ KULLANIMI

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde Farklı Yıllarda Bağırsak Parazit Dağılımlarının Değerlendirilmesi

II- İŞÇİLERİN HAFTALIK KANUNİ ÇALIŞMA SÜRESİ VE FAZLA MESAİ ÜCRET ALACAKLARI

uzman yaklaşımı Branş Analizi öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı Dr. Levent VEZNEDAROĞLU

Barış ÇORUH. Tablo 1 Devlet Üniversitelerinde Mühendislik Fakülteler Kapsamında Öğrenci Alan Biyomedikal ve Tıp Mühendislikleri Programları

Şenay Yanık Zuhur 1, Leman Kutlu 2, Tülay Tokgöz 1

yıllarında Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Laboratuvarı na başvuran hastalarda bağırsak parazitlerinin dağılımı

İNTESTİNAL SİSTEME YERLEŞEN FIRSATÇI PROTOZOONLAR

İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ AKADEMİK KADROLARINA BAŞVURAN ADAYLAR HAKKINDA HAZIRLANACAK KİŞİSEL DEĞERLENDİRME RAPORU FORMU

Bir Eğitim Araştırma Hastanesi nde üç yıllık bağırsak parazitlerinin dağılımı: Retrospektif bir Çalışma

GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM. 1. Açıklama

TOKSOPLAZMA EPİDEMİYOLOJİ. Dr. Hüsnü PULLUKÇU Ege ÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BİR ÜLKE BİR BAYRAK TESTİ

MARDİN KADIN DOĞUM VE ÇOCUK HASTALIKLARI HASTANESİ NDE 0-5 YAŞ ARASI AKUT GASTROENTERİTLİ ÇOCUKLARDA ROTAVİRÜS VE ADENOVİRÜS SIKLIĞININ BELİRLENMESİ

Prof. Dr. Bülent KESKİNLER Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

Doç. Dr. Bülent Şam. Adli Tıp Uzmanı ATK, KİD

DENEY NO: 9 ÜÇ EKSENLİ BASMA DAYANIMI DENEYİ (TRIAXIAL COMPRESSIVE STRENGTH TEST)

TNSA-2003 BÖLGE TOPLANTISI-V ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞI

TEBLİĞ. Çin Halk Cumhuriyeti Menşeli Malların İthalatında Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2006/1)

Gebelik ve Postpartum dönemde Demir Eksikliği Anemisi Yeni Tedaviler. Prof. Dr. Cansun Demir

Şeker Pancarı Hasadı. Hakan Yılmaz AYAN Mehmet BAKAY Emrah ASAR. Prof. Dr. Can ERTEKİN

2014 EYLÜL AYI ENFLASYON RAPORU

6- ODA MERKEZ BÜRO İŞLEYİŞİ

1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI

Almanca da Sıfatlar (Adjektive) ve Sıfat Tamlamaları - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

SINAV ŞARTNAMESİ ( TURİZM SEKTÖRÜ )

Cengiz ŞENGÜL. Arş. Gör., Gazi Üniv., Gazi Eğitim Fak., Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

Akdeniz Anemisi; Cooley s Anemisi; Talasemi Majör; Talasemi Minör;

HİDROLİK SIZDIRMAZLIK ELEMANLARININ TEST YÖNTEM VE SONUÇLARI

ARAŞTIRMA. 3 Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon A.B

Davranışçı Yaklaşımda Öğrenme Kuramları

Cebir Notları. Bağıntı. 1. (9 x-3, 2) = (27, 3 y ) olduğuna göre x + y toplamı kaçtır? 2. (x 2 y 2, 2) = (8, x y) olduğuna göre x y çarpımı kaçtır?

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

Kanıta Dayalı Tıp (KDT)

UYGUNLUK ve YERİNDELİK TESTİ

MÜZİK ÖĞRETMENİ ADAYLARININ BAZI SOSYODEMOGRAFİK DEĞİŞKENLERE GÖRE BENLİK SAYGISI DÜZEYLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Biçimli ve güzel bacaklara sahip olmak isteyen kadınlar, estetik cerrahların

Rusya'da Erken Çocukluk Bakımı ve Eğitimi (EÇBE)

Tokat Halk Sağlığı Laboratuvarında Ocak 2007 Aralık 2009 Yılları Arasında Saptanan Bağırsak Parazitlerinin Dağılımı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

KULLANMA TALİMATI. SOLERAT jel Cilde uygulanır.

Vadeli İşlemler Piyasası Bülteni

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi nde Yılları Arasında Saptanan Bağırsak Parazitlerinin Dağılımı

HAYALi ihracatln BOYUTLARI

ÜRTİKERLİ HASTALARDA BAĞIRSAK PARAZİTLERİNİN DAĞILIMI

Bir Devlet hastanesi çalışanlarında bağırsak parazitlerinin görülme sıklığı Frequency of intestinal parasites in employees of a state hospital

Teoman Zafer APAN 1 Ayşegül TAYLAN ÖZKAN 2 Ümran DAĞAŞAN ÖZLÜK 3 ÖZET

KUYAP İŞ GELİŞTİRME PROGRAMI

TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI

Altın sandığım bileziğim neden karardı?

İlköğretim Çağındaki Çocuklarda Bağırsak Parazitlerinin Ağırlık ve Boy Persentil Değerlerine Etkisi (*)

AYNI ÇALIŞMA ŞARTLARINDA ÜÇ FARKLI SOĞUTMA SİSTEMİNİN KARŞILAŞTIRMALI PERFORMANS ANALİZİ

Ordu Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü, ORDU

Tablo 5 Hukuk Temel Alanı

Transkript:

Özgün makale / Original article ÜRTİKERLİ HASTALARDA BAĞIRSAK PARAZİTLERİNİN DAĞILIMI *Mutlu YAR AYCAN, *Nilgün DALDAL, **Özlem AYCAN KAYA *İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Parazitoloji AD, MALATYA **Mustafa Kemal Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Parazitoloji AD, HATAY Geliş Tarihi / Received: 14.08.2011, Kabul Tarihi / Accepted: 23.09.2011 ÖZET Malatya ili merkezinde İnönü Üniversitesi Tıp Merkezi Dermatoloji polikliniğine allerjik ürtiker yakınması ile başvuran ve Parazitoloji Anabilim dalına gönderilen ürtikerli hastalarda bağırsak parazitlerinin dağılımının çeşitli tanı yöntemleriyle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Dermatoloji polikliniğine ürtiker yakınması ile başvuran ve parazit etiyolojisi araştırılan 100 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar yaş ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin randomize olarak seçilmiş ve dışkı örnekleri nativ-lugol, formol-etil-asetat çöktürme yöntemi, selofanlı lam yöntemiyle incelenmiştir. Ek olarak olguların tümünün eozinofil değerlerine bakılmıştır. Allerjik ürtiker yakınması olan 100 olgunun 21 inde parazit saptanmış olup, 1 olguda Giardia intestinalis, 4 olguda Enterobius vermicularis, 8 olguda Entamoeba coli, 2 olguda Iodomoeba butschlii, 5 olguda Blastocystis hominis, 1 olguda Trichomonas hominis saptanmıştır. İstatistiki değerlendirmede alerjik ürtikerli olgularda parazitozların ürtikere neden olduğu konusunda anlamlı bir sonuca varılamamıştır (p=0,81). Ürtikerli olgularda bağırsak parazitozlarının araştırılmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar sözcükler: Ürtiker, bağırsak parazitleri, allerji, eozinofili DISTRIBUTION OF PATIENTS URTICARIA INTESTINAL PARASITES SUMMARY In this study, Distrubution of intestinal parasites in patiens with allergic urticaria either admitted to Dermatology clinic or directed to Parasitology Department at Tugut Ozal Medical center/inonu University in Malatya province were evaluated by various diagnostic methods. Patients were chosen regardless of their sex or age. A total of 100 stool specimens were examined for intestinal parasites using native- lugol and formol ethyl ether methods. A total of 100 cellophane tape preparations were examined directly. In addition to, eosinophils in all cases were evaluated. In 21 out of 100 patiens with urticaria complaint, various parasites were determined including 1 G.intestinalis, 4 E.vermicularis, 8 E.coli, 2 I. butschlii, 5 B.hominis, 1 T. hominis, eosinophil counts were determined in all the causes. In statiscal analysis, no

correlation was found between allergic urticaria and parasitosis (p=0,81). It was concluded that intestinal parasitosis should be searched in urticaria cases. Key words: Urticaria, Intestinal parasites, allergic, eosinofilia Giriş Bağırsak parazitozları, 20. yüzyılın sonlarında geri kalmış, gelişmekte olan ve hatta yüksek sağlık standartlarına sahip ülkelerde bile önemli bir sağlık sorunu olarak güncelliğini korumaktadır. Türkiye; coğrafi konumu, iklim şartları, kötü hijyenik durum, diğer sosyoekonomik ve kültürel şartlar nedeniyle bağırsak parazitlerinin sık görüldüğü bir ülke durumundadır. Son 21 yılda yapılmış çalışmalar gözden geçirildiğinde bağırsak parazitlerinin, toplumumuzun her yaş ve grubunda, yurdumuzun tüm yörelerinde yaygın olarak bulunduğu anlaşılmaktadır (1). Parazitozların epidemiyolojisi, immünolojisi, patolojisi, tanımı, tedavisi ve korunması üzerinde ülkemizde ve diğer ülkelerde pek çok çalışmalar yapılmıştır. Parazitlerin toplumumuzun her yaş grubunda ve yurdumuzun bütün yörelerinde ve özellikle birden fazla parazitle enfekte olma durumunun (poliparazitizm) yaygın olduğu bildirilmektedir. Parazitozların tanısı etken parazitin kendisi veya evrim şekilleri bulunarak veya gelişen özgül immün cevap reaksiyonları incelenerek konmaktadır. Parazitozlu kişilerin kan ve dokularında eozinofil sayısının ve kan serumunda IgE düzeylerinin arttığı bildirilmiştir (1) Ürtiker, yuvarlak veya gayri muntazam deriden kabarık, pembe renkte, ortası soluk, sert, elastik kıvamda, şiddetli kaşıntılı, ödemli bir papül ile karakterizedir. Genellikle birden bire ortaya çıkar. Bir kaç dakika veya bir kaç günde yerinde iz bırakmadan kaybolur. Akut Ürtiker ise semptomların 6 haftadan daha az sürmesi, kronik ürtiker; semptomların 6 haftadan daha uzun sürmesi ile ayırt edilir. Belirli bir bölgede yaşayan toplumda herhangi bir parazit enfeksiyonunun sıklık derecesi bireylerin doğal ve edinsel bağışıklığına, parazit sayısına, parazitin virülansına, çoğalma yeteneğine, parazitle insanın temas süresine bağlıdır(2). Bağırsak paraziti olan kişilerde genel olarak bulantı, karın ağrısı, kusma, ishal, kabızlık, iştah artması ve iştahsızlık gibi çeşitli gastrointestinal sistem belirtileri, nörolojik bozukluklar, huzursuzluk, diş gıcırdatması, korkulu rüyalar görme, zekada gerileme gibi psişik bozukluklar görülmektedir. Parazitlerin toksi-alerjik etkileri ile ürtikerimsi döküntülerden, angio-nörotik ödeme kadar giden tablolar belirtilmiştir (3).

Çalışmada, ürtikerli hastalarda bağırsak parazitlerinin dağılımının konvansiyonel yöntemlerle belirlenmesi ve ürtiker ile demografik veriler açısında ilişkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir Gereç ve Yöntem Temmuz 2006-Mart 2007 tarihleri arasında, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Dermatoloji polikliniğine gelen 100 ürtikerli hasta çalışma kapsamına alınmıştır. Hastaların dışkılarında ve selofanlı lam örneğinde parazit araştırılmış, parazit saptanmayan olgularda, gün aşırı 3 kez tekrar edilmiştir. 100 hastanın eozinofil düzeyleri yapılan tedavi öncesi ölçülmüştür. Bu olguların tümünün eozinofil değerlerine bakılmıştır. Hastaların dışkılarda önce makroskobik parazit, sonra da nativ-lugol, sedimantasyon (çoklaştırma) yöntemi, selofanlı lam örneğinde parazit araştırılmıştır. Verilerin istatistiksel olarak Ki-kare ve Yates düzeltilmiş Ki-kare yöntemleri ile değerlendirilmiştir. p<0.05 değerleri istatistiksel olarak önemli kabul edilmiştir. İstatistiksel analizde SPSS 13.0 paket programı kullanılmıştır. Bulgular Ürtiker yakınması olan 100 kişinin 21 (%21) inde bağırsak parazitine rastlanmıştır. Parazit saptanan 21 olgunun 1 inde G. intestinalis, 4 ünde E. vermicularis, 8 inde E. coli, 2 sinde, I. butschlii, 5 inde B. hominis, 1 inde T. hominis saptanmıştır. Bu olguların tümünün eozinofil değerlerine bakılmıştır. Eozinofil ortalamaları yönünden parazit görülen ve görülmeyen hastalar arasında istatistiksel olarak bir farklılık bulunamamıştır (iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi, p>0.05). (Tablo 1). Belirli sayıda çıkan parazitlerin, ortalama eozinofil sayıları arasındaki fark araştırılmak istenmiş fakat sayı yeterli olmadığından istatistiksel bir sonuca varılamamıştır.

Tablo 1 Ürtikerli hastalarda saptanan parazitler Parazit Ortalama Sayı (n) Yüzde % eozinofili G. intestinalis 1 4,76 0,6 E. vermicularis 4 19,04 1,2 E. coli 8 38,09 5,1 I. butschlii 2 9,52 4,9 B. hominis 5 23,80 2 T. hominis 1 4,76 0 Parazit görülme durumu ile ürtiker arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Tablo 2 de gösterilmiştir (p=0,81). Tablo 2 Parazit görülme durumu ile ürtiker arasındaki ilişki Ürtiker tipi Parazit görülme durumu Toplam Pozitif Negatif Sayı (n) Yüzde (%) Sayı (n) Yüzde (%) Kronik 11 52,4 46 58,2 57 ürtiker Akut ürtiker 10 47,6 33 41,8 43 Toplam 21 100 79 100 100

Yaş gruplarına ve cinsiyete bağlı olarak saptanan parazitler tablo 3 de gösterilmiştir. Tablo 3 Yaş gruplarında cinsiyete bağlı olarak bağırsak parazitlerinin dağılımı Yaş grupları Toplam Saptanan 0-18 19-25 26-40 parazitler E* K* E K E K E K G. intestinalis 1 1 E. 1 1 1 1 3 1 vermicularis E. coli 2 1 3 1 6 2 I. butschlii 1 1 2 B. hominis 1 1 1 1 3 2 T. hominis 1 1 Toplam 3 1 4 1 6 4 14 7 E*: Erkek, K*: Kadın Allerjik ürtikerli olup, parazit saptanan gruplardaki bulgular ki-kare ve Yates düzeltilmiş ki-kare yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar tüm gruplar için anlamsız bulunmuştur. Tartışma İntestinal parazitler birçok deri hastalığının etiyolojik faktörleri arasında sayılmaktadır. Parazit hastalıklarında bütün vücudu ilgilendiren çok çeşitli klinik bulgulara rastlanmaktadır. Parazitin mekanik ve irritan etkisine bağlı olarak lokal deri belirtileri, parazit antijenlerine veya toksik ürünlerine bağlı olarak sistemik deri bulguları oluşabilir. Bazı parazitlerin konak organizma üzerinde toksik ve allerjik etkisi ile kanın şekilli elemanlarında değişmeler özellikle eozinofil sayısında artma olmaktadır. Epidemiyolojik çalışmalar allerjik hastalıklar ile paraziter enfeksiyonlar arasında ters ilişki olduğunu göstermekte ve bu bulgu paraziter infeksiyonların allerjik hastalıkların gelişimini önlediğine işaret etmektedir. Helmintik parazitler alerjik inflamasyonu modüle edebilir ve bu mekanizmalar aeroallerjenlere yanıtı etkileyebilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar helmintlerin regülatuar T hücreler aracılığı ile konağın immün yanıtını suprese ettiğini göstermektedir. Paraziter hastalıkların immün modülasyon üzerine olan etkileri

konusundaki yeni bilgilerin atopik hastalıkların tedavisinde yeni ufuklar açacağı düşünülmektedir (4). Hamric ve Moore (5) G. intestinalis in bazı kişilerde ürtikere yol açabilecek antijenik özelliklere sahip olduğunu ileri sürmüşlerdir. Mevlitoğlu ve ark (6) Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Polikliniğine başvuran çeşitli dermatozları olan 72 hastada parazitolojik araştırma yapmışlar, 30 ürtikerli olgunun 23 ünde (% 76,6) bağırsak parazitleri saptayıp, 12 olguda (% 52,1) G. intestinalis, bulduklarını açıklamışlardır. Orhan ve ark (6) ürtiker li olguda, 1 (%0,1) E. histolytica saptadıklarını bildirmişlerdir. Çalışmamızda 100 ürtikerli olgudan parazit saptadığımız 21 olgunun 7 sinde E. coli ile infekte olduğu bulunmuştur. Köse ve ark (4) parazit infeksiyonları ve serum IgE düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla, 118 kişinin serum, dışkı ve anal bant örneklerini inceleyerek yaptıkları çalışmada, 4 olguda E. coli ye tek, bir olguda ise G. intestinalis ile birlikte saptamışlardır. Tek olarak saptanan 4 olguda IgE düzeyi 81-235 KU/L arası saptanmış olup G. intestinalis ile birlikte saptanan olguda ise 17 KU/L olarak düşük seviyede bulunmuştur. Çalışmamızda 7 olguda E. coli kistleri ve trofozoitleri görülmüş olup bunların eozinofil değerleri; 0.4,0.3,17.1,0.9,1.3,3.6 seviyelerde bulunmuştur. Armentia ve ark (8), 1993 yılında, kronik ürtikerli ve B. hominis ile infekte 10 olgu bildirmişlerdir. Daha önce bu parazit ile ürtiker arasında bağlantı kurulmadığını ve paromomycin tedavisiyle hem parazitozun hemde ürtikerin iyileştiğini belirtmişlerdir. Çalışmamızda 5 olguda B. hominis görülmüştür. Bu olguların eozinofil değerleri; 5.5, 1.6, 0.0, 0.7, 2.2 seviyelerde bulunmuştur. Budak (9) parazitoloji polikliniğine 2 yılda başvuran 1428 alerjik ürtikerli hastanın kopro-parazitolojik muayenesi sonucu, 498 (%34.88) olgunun bir veya birkaç parazitle infekte olduğunu saptamış ve 228 inde (%45.78) E. vermicularis bulmuştur. Çalışmamızda E. vermicularis saptanan 4 olgunun eozinofil değerleri; 0,7 0,50 3,3 0,6 olarak saptanmıştır. Öztürkcan ve ark (10) 1994 yılında, 6-14 yaş arası çocuklarda, bağırsak parazitleri ve deri lezyonları arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarında, E. vermicularis i %75.9 olarak bulmuşlardır. Çalışmamızda E. vermicularis pozitifliği %19,04 oranında bulunmuştur. Allerjik ürtikerli olgularda eozinofili ve IgE düzeyleri istatistiki olarak anlamlı bulunamamakla beraber eozinofil ve IgE düzeylerinde değişikliklerin parazitozlara bağlı olduğu kanıtlanamamıştır. Bağırsak parazitlerinin kesin olarak ürtikere neden olabildiği kanıtlanamamış, fakat ürtikerli olgularda mutlaka bağırsak parazitozlarının da araştırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kaynaklar 1. Küçük. M.Ö. Helmintiyozlarda eozinofil ve IgE Düzeyleri. Doktora Tezi 1998. 2. Ulukanlıgil M. Paraziter ve alerjik hastalıklarda immünoglobulin e ve eosinofili bulgularının değerlendirilmesi. İhtisas tezi 1992. 3. Üstün Ş, Allerjik Olaylara neden olan barsak parazitleri. Doktora Tezi. İzmir 1988 4. Köse Ş, Özbel Y, Kokuludağ A, Atambay M, Sin A. Barsak parazitleriyle serum IgE seviyeleri ve deri testi arasındaki ilişkinin incelenmesi. T. Parazitol Derg 1995; 19(3): 397-40. 5. Hamrick HJ, Moore GW. Giardiosis causing urticaria in a child AM j ois child 1983; 137: 761-3. 6. Mevlitoğlu İ, Harman M, Derici M, Çerçioğlu E. Güneydoğu Anadolu bölgesinde bazı dermatozlarda intestinal parazitlerin önemi. T. Parazitol Derg. 1990; 14(3-4): 93-8. 7. Orhan V, Güneş AT, Özşahin F, Açıkgöz M. Çeşitli dermatozlarda Giardia intestinalis insidansı ve ornidazol ile tedavisinden alınan sonuçlar. T. Parazitol Derg. 1991; 15(3-4): 12-9. 8. Armentia A, Mendez J, Gamez A ve ark. Urticaria by Blastocyctis hominis succesful treatment with paromomycin Allergol. Immunopathol.1993; 21(4): 149-51 9. Budak S. Allerjik ürtikerlilerde bağırsak parazitoz insidansı. T. Parazitol Derg. 1982; 5(2): 97-101 10. Öztürkcan S, İçağasıoğlu D, Yalçın AN, Saygı G. The relationship between intestinal parasites and skin lesions in Sivas orphanage T. Parazitol Derg. 1994; 18(3): 308-12