DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. TÜRK VERGİ SİSTEMİ KISA ÖZET KOLAYAOF
2 Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 2
İÇİNDEKİLER 1. ÜNİTE- Gelir Vergisi: Konu, Gelir Kavramı, Mükellefiyet, Ticari Kazançlar (Bilanço Esası)....4 2. ÜNİTE-Ticari Kazançlar (İşletme Hesabı Esası, Basit Usul, Esnaf Muaflığı), Zirai Kazançlar...7 3. ÜNİTE- Ücretler, Serbest Meslek Kazançları, Gayrimenkul- Menkul Sermaye İratları, Diğer Kazanç ve İratlar......11 4. ÜNİTE- Gelir Vergisinin Tarhı...17 5.ÜNİTE- Kurumlar Vergisi.........21 6. ÜNİTE- Harcamalar Üzerinden Alınan Vergiler: Katma Değer Vergisi....26 7. ÜNİTE- Diğer Harcama Vergileri...29Hata! Yer işareti tanımlanmamış. 3 8. ÜNİTE- Servet Üzerinden Alınan Vergiler....34 Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 3
1. Ünite Gelir Vergisi: Konu, Gelir Kavramı, Mükellefiyet, Ticari Kazançlar (Bilanço Esası) TÜRK VERGİ SİSTEMİNİN TARİHÇESİ Cumhuriyet öncesinde uygulanan Osmanlı dönemi vergileri, genel olarak şeri vergilerden oluşuyordu. Bunların arasında Müslüman tebaadan alınan zekât, öşür; Müslüman olmayan tebaadan alınan haraç, cizye vergileri vardı. Cumhuriyet in kabul edildiği 1923 yılında öşür, temettü (gelir), müsakkafat (bina), ağnam (hayvanlar) gibi vergilerden oluşan basit, adaletsiz bir vergi sistemi yürürlükte idi. Cumhuriyet in kabulünden sonra, Osmanlı vergi sisteminin yerine çağdaş Batılı devletlerin uyguladıkları sisteme geçiş süreci başlatılmıştır. İlk olarak, zirai ürünlerden alınan vergi olan aşar, 1925 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Bu olay, Cumhuriyet döneminin ilk vergi reformu olarak kabul edilebilir. Savaş yılları olan 1942 ve 1943 de varlık vergisi ve toprak mahsulleri vergisi gibi olağanüstü vergiler uygulamaya konulmuştur. Diğer taraftan 21.06.2006 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile 1949 yılından bu yana uygulanan eski kanun yenilenmiştir. Harcama vergileri alanındaki reform ise: 1984 yılında Katma Değer Vergisi Kanunu nun (KDVK) 2002 yılında da Özel Tüketim Vergisi Kanunu nun (ÖTVK) kabul edilmesiyle gerçekleştirilmiştir. VERGİ GELİRLERİNİN KOMPOZİSYONU Gelir ve servet vergileri dolaysız, harcama vergileri ise dolaylı vergileri oluşturur. Dolaylı vergiler tüketim üzerinden ve devletin verdiği bazı hizmetler karşılığında alınmaktadır. Ülkemizde toplam vergi gelirleri içinde dolaylı vergilerin payı %70 e yaklaşmıştır, servet vergilerinin payı ise %2 lerde kalmaktadır. 4 GELİRİN ÖZELLİKLERİ VE KAPSAMI Gelirin Özellikleri Gelir Vergisi Kanunu nun 1. maddesine göre, Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır. Gelirin Özellikleri; Gelir gerçek kişi tarafından elde edilmelidir. Kural olarak, tüzel kişilerin elde ettikleri gelirler, başka bir verginin (kurumlar vergisinin) konusunu oluşturur. Gelir bir takvim yılı içinde elde edilmiş olmalıdır. Her takvim yılı bir vergileme dönemi oluşturmaktadır. Gelir elde edilmiş olmalıdır. Elde edilmiş olma, bazı durumlarda paranın elde edene ödenmesi anlamına gelmektedir (tahsil ilkesi). Gelir kazanç ve iratlar dan oluşur. Kazanç; bedensel, zihinsel çalışma ile veya (ve) sermaye konularak elde edilen gelirdir. GVK nin vergilendirilmesini öngördüğü gelir, kazanç ve iratların safi tutarı dır. Gelirin safi tutarının dikkate alınması, bu gelirin elde edilmesiyle ilgili masrafların, gayri safi gelirden düşülebilmesi anlamına gelmektedir. Son olarak, GVK nin 2.maddesinin son fıkrasında yer alan bir hükme göre; vergi, gelirin gerçek tutar ı üzerinden alınacaktır. Gerçek tutar üzerinden vergi alınması mükellefin (varsa) işiyle ilgili zararlarını gelirinden düşebileceği anlamına gelmektedir. Gelir Vergisine Konu Olan Kazanç ve İratlar 1. Ticari kazançlar, 2. Zirai kazançlar, 3. Ücretler, 4. Serbest meslek kazançları, Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 4
5. Gayrimenkul sermaye iratları, 6. Menkul sermaye iratları, 7. Diğer kazanç ve iratlar. GELİR VERGİSİNDE TAM MÜKELLEFLER Tam / Dar Mükellef Ayırımının Nedeni; Gelir vergisinde, tam mükellefiyet ve dar mükellefiyet olmak üzere iki çeşit yükümlülük vardır. Bu iki grubun vergilendirme rejiminde farklılıklar bulunmaktadır. Tam mükellef / dar mükellef ayırımı, esas olarak ülkelerin egemenlik haklarından kaynaklanmaktadır. Tam mükelleflerin hem Türkiye de hem de Türkiye dışında elde ettikleri gelirler dar mükelleflerin ise sadece Türkiye de elde ettikleri gelirler vergileme kapsamına alınmıştır. Dar mükelleflerin yurt dışı kazançları ile ilgilenilmemektedir. Zaten bu kazançlar, esas olarak dar mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu ülke tarafından vergilendirilmektedir İkametgâh İlkesi Gereği Tam Mükellefiyet; İkametgâh ölçüsüne göre, Türkiye de yerleşmiş olanlar tam mükellef olarak kabul edilirler. Kimlerin Türkiye de yerleşmiş sayılacağı ise Yasa nın 4. maddesinde açıklanmıştır. Bunlar: İkametgâhı Türkiye de bulunanlar (İkametgâh, Medeni Kanun un 19. ve izleyen maddelerinde yazılı olan yerlerdir) ve Bir takvim yılı içinde Türkiye de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlardır. Bu altı aylık sürenin hesabında, geçici ayrılmalar oturma süresini kesmemektedir. Örneğin, Türkiye ye çalışmaya gelen yabancı uyruklu bir kişinin, gerek iş ve gerekse tatil nedeniyle zaman zaman ülkesine gidip gelmesi süreyi kesmemektedir. Tabiiyet İlkesi Gereği Tam Mükellefiyet; Tabiiyeti dikkate alınarak tam mükellef kabul edilenler GVK nin 3. maddesinin 2. bendinde sayılmışlardır. Bu bende göre, resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup, bunların işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları tam mükellef olarak vergilendirileceklerdir. Örneğin, bir Türk bankasının Londra şubesinde veya bir inşaat şirketinin Moskova bürosunda çalışan elemanlar, bu bende göre tam mükellef olarak vergiye tabi olacaklardır. 5 Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları; Türkiye de ve yurt dışında elde edilen kazançların tamamı üzerinden vergi alınması, yurt dışı kazançların elde edildiği ülkede de vergilendirilmesi durumunda, çifte vergilendirmeye sebep olmaktadır. Çifte vergilendirmenin olumsuz etkisi ise ya ülkeler arasında imzalanan çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmaları ile ya da tek taraşı olarak ülkelerin kendi vergi mevzuatlarındaki düzenlemelerle giderilmeye çalışılmaktadır. Türkiye, halen 70 in üzerinde ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması imzalamıştır. GELİR VERGİSİNDE DAR MÜKELLEFLER Tanım Türkiye de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler dar mükellef olarak gelir vergisine tabi tutulmaktadır (GVK m. 6). Bu kişiler, Türkiye de yerleşmiş olmamalarına rağmen gelir elde etmektedirler. Dar mükellefler, genellikle yabancı uyruklu olan kişilerdir. Ancak yabancı uyruklu kişilerin, tam mükellef olmaları olasılığının da bulunduğu unutulmamalıdır. Örneğin, Alman vatandaşlığında olmasına rağmen Türkiye de yerleşmiş ve ticaretle uğraşan bir yabancı, tam mükelleflerle ilgili kurallara tabi olacak ve tam mükellef olarak vergi ödeyecektir. Gelir Vergisinde Mükellefiyet şekilleri Tam Mükellefiyet Dar Mükellefiyet Türkiye ye yerleşmiş olanlar Gerek Türkiye de gerekse yabancı ülkelerde elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir Türkiye de yerleşmiş olmayanlar Sadece Türkiye de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 5
TİCARİ KAZANÇ KAVRAMI Ticari Kazanç: Her türlü ticari ve sınaî faaliyetten doğan kazançlardır. Sınaî faaliyet kavramını ham maddeleri, işlenmiş yâda yarı işlenmiş ürünlere dönüştürme eylemi şeklinde tanımlayabiliriz. Büyük Larousse, ticari faaliyet kavramını da çeşitli hizmet, değer, mal, yiyecek vb. değiş tokuşu, alım satım etkinliği; çeşitli nesneler alıp satılması şeklinde tanımlamaktadır. Ticari faaliyete ilişkin bazı somut örnekleri şöyle sıralayabiliriz: Otomobil, tekstil, gıda ticareti, Turizm, bankacılık, taşımacılık gibi hizmetlerle ilgili faaliyetler, Taksicilik, dolmuşçuluk işleri, Bunların yanında daha küçük çaplı; seyyar satıcılık, pazarcılık, simitçilik işleri; kalaycı, berber, terzi, tamirci, hamal, fotoğrafçı, ayakkabıcılık gibi küçük sanat erbabının (küçük esnafın) faaliyetleri BİLANÇO ESASINDA VERGİYE TABİ OLAN TİCARİ KAZANÇ SAHİPLERİ VE ŞEKLİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ Kimler Bilanço Esasına Tabidir? Bu usulde tespit edilen ticari kazanç, 1. sınıf tüccarların kazancıdır. Kimlerin 1. sınıf tüccar sayılacağı, VUK un 177. maddesinde 6 bent halinde açıklanmıştır. Aşağıda bunlardan üç tanesi örnek olarak alınmıştır: 1. Her türlü ticaret şirketleri (Yasa adi şirketleri hariç tutmaktadır. Adi şirketlerin değerlendirilmesi aşağıda açıklanacak olan alış tutarı veya satış tutarı ölçüsüne göre yapılmaktadır), 2. Ticaret şirketlerinden; anonim şirketler, limitet şirketler, paylı komandit şirketler daha sonra incelenecek olan kurumlar vergisi mükellefi olarak vergiye tabi tutulmaktadırlar. O halde bilanço esasında gelir vergisine tabi olabilecek olan ticaret şirketleri; kollektif şirketler ile adi komandit şirketlerden oluşmaktadır. 3. Kendi istekleri ile bilanço usulünde vergilendirilmeyi talep edenler. 6 Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespitinde Esas Alınan Defterler Kazancı bu usulde tespit edilenler, yevmiye defteri (günlük defter), defteri kebir (büyük defter), envanter defteri tutmak ve bilanço düzenlemekle yükümlüdürler (Bkz. VUK m. 182-192). Yevmiye defteri, günlük (alış, satış vs.) işlemlerin tarih sırasıyla ve madde madde yazıldığı defterdir. Defteri kebir, yevmiye defterine kayıt edilen işlemleri buradan alarak, usulüne göre hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir. Envanter defteri, bir hesap döneminin başlama tarihinde ve sonunda işletmenin sahip olduğu; Mal ve eşyanın, Alacakların ve Borçların Ayrıntılı olarak yazıldığı defterdir (VUK, m. 185, 186). Envanter defterine, düzenlenen bilançolar da kaydedilir. Bilanço: Envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak özetlenmiş halidir. Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin öz sermayesini oluşturur. Vergi hukukunda kazancın hesabı ile ilgili olarak öz sermaye kavramı büyük önem taşımaktadır. BİLANÇO ESASINDA TİCARİ KAZANCIN TESPİTİ Bilanço esasında ticari kazancın tespiti, aşağıda (dört ayrı aşamada) izah edilmektedir. Dönem Öz Sermayesinin Hesaplanması GVK nın 38. maddesine göre, bilanço esasında ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu farkın olumsuz olması durumunda, kazanç değil zarar söz konusu olmaktadır. Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 6
İşletmeye İlave Edilen ve İşletmeden Çekilen Değerlerin Dikkate Alınması Dönem içinde işletme sahip(ler)inin işletmeye ilave ettikleri değerler varsa (Örneğin, işletme sahibi özel varlığından işletme kasasına 5.000 para koymuşsa veya işletmeye yeni bir makine almışsa), bunlar bulunan miktardan düşülür. Çünkü bu artış, ticari faaliyetten dolayı ortaya çıkan bir artış değildir. Bu işlem vergi matrahını azaltacaktır. Giderlerin Düşülmesi GVK nın 40. maddesi, vergi matrahından indirilebilecek giderleri düzenlemektedir. Bu giderler, aşağıda özet halinde açıklanmaktadır: 1. Ticari kazancın elde edilmesi için yapılan genel giderler: Bunlara örnek olarak; işle ilgili aydınlatma, ısıtma, haberleşme, reklâm, kira, kırtasiye, sigorta giderlerini verebiliriz 2. Personel ücretleri, işçiler için sosyal güvenlik kurumlarına ödenen pirimler, işverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, işçilerin iş yerindeki tedavi, ilaç ve giyim giderleri. 3. İş yerinde veya iş yerinin eklentilerinde işçilerin barınması ve beslenmesi için yapılan giderler: Yemek giderleri ile ilgili olarak, yemeğin iş yerinde veya iş yerinin eklentilerinde yenmesi durumunda yapılan giderlerin tamamı düşülmektedir. Bu durumda, yemeğin iş yerinde hazırlanmasının veya dışarıdan getirtilmesinin önemi yoktur. Yemeğin iş yerinde yenmeyip dışarıda (örneğin, civar lokantalarda) yenmesi durumunda ise gider yazılmasına izin verilmemiştir (GVK m. 40/2). 4. İşle ilgili yapılan işin önemi ve genişliğine uygun seyahat ve konaklama giderleri. Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler; Gider kabul edilmeyen ödemelere aşağıdaki örnekleri verebiliriz: 1. İşletme sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları diğer değerler. Örneğin, işletme sahibinin evinin ihtiyaçlarına harcamak üzere işletme kasasından aldığı paralar, giderler arasına yazılamayacaktır. Aynı şekilde, dayanıklı tüketim maddesi ticareti yapan bir işletme sahibinin, kullanmak üzere evine götürdüğü buzdolabının bedeli de gider olarak kabul edilmeyecektir. 2. Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar vb. Örneğin, işletme sahibinin eşi işletmede çalışmaktadır ve kendisine her ay ücret ödenmektedir. Ödenen bu ücretler, işletmenin hesaplarında gider olarak düşülemeyecektir. 7 Amortismanların Ayrılması Amortisman: Üretim faaliyetleri sonucunda mal ve hizmetler yaratılırken, geçmiş yıllardan devralınan sermaye mallarında meydana gelen aşınma ve eskimenin parasal değeri. Amortisman konusuyla ilgili düzenlemeler VUK un Üçüncü Kitabı nda, 258-330 arasında kalan maddelerde yer almıştır. Bu hükümlere göre işletmeye kayıtlı olan gayrimenkullerin amortismanları gider yazılabilir. Bu şekilde vergi matrahı düşmüş olacaktır. Amortisman yöntemi olarak; normal amortisman, azalan bakiyeler usulü ile amortisman ve fevkalade amortisman usulleri öngörülmüştür. Değerleme ve Diğer Benzeri Hükümlerin Uygulanması Değerleme konusundaki hükümlerin uygulanması da, vergi matrahını artırıcı veya azaltıcı etki yapabilir. Değerleme kavramı, VUK un 258. maddesinde, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir şeklinde tanımlanmıştır. Değerleme müessesesi yanında, vergi matrahını etkileyebilecek başka bazı düzenlemeler daha bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak; yenileme fonu (VUK m. 328), karşılıklar (m. 288, 323), reeskont (m. 281), vazgeçilen alacaklar (VUK m. 324), değersiz alacaklar (VUK m. 322) gibi uygulamaları verebiliriz. Reeskont uygulaması; alacakların henüz tahsil edilmeden vergiye tabi tutulması gerçeği karşısında bu etkiyi hafişetmeyi amaçlayan bir uygulamadır. Gerçekten, henüz işletmenin tahsil etmediği alacaklar üzerinden hem KDV hem de gelir vergisi ödenmektedir. Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 7