Radyoaktivitenin Canlılar Üzerindeki Etkisi

Benzer belgeler
Kaynak: Forum Media Yayıncılık; İş Sağlığı ve Güvenliği için Eğitim Seti

Radyasyon, Radyoaktivite, Doz, Birimler ve Tanımlar. Dr. Halil DEMİREL

Hayat Kurtaran Radyasyon

1. Hafta. İzotop : Proton sayısı aynı nötron sayısı farklı olan çekirdeklere izotop denir. ÖRNEK = oksijenin izotoplarıdır.

3- KİMYASAL ELEMENTLER VE FONKSİYONLARI

KİM-117 TEMEL KİMYA Prof. Dr. Zeliha HAYVALI Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü

Nötronlar kinetik enerjilerine göre aşağıdaki gibi sınıflandırılırlar

Atomlar ve Moleküller

Büyük Patlama ve Evrenin Oluşumu. Test 1 in Çözümleri

Radyoaktif elementin tek başına bulunması, bileşik içinde bulunması, katı, sıvı, gaz, iyon halinde bulunması radyoaktif özelliğini etkilemez.

BİYOLOJİK MOLEKÜLLERDEKİ

Bölüm 7 Radyasyon Güvenliği. Prof. Dr. Bahadır BOYACIOĞLU

Doz Birimleri. SI birim sisteminde doz birimi Gray dir.

Malzeme Bilgisi Prof. Dr. Akgün ALSARAN. Temel kavramlar Atomsal yapı

RADYOAKTİVİTE Radyoaktivite (Radyoaktiflik / Işınetkinlik)

Morötesi ışınlar (ultraviole ışınlar); güneş ışını içerisinde bulunduğu gibi yapay olarak da meydana getirilir ve x-ışınlarına göre dalga boyları

ATOMUN YAPISI. Özhan ÇALIŞ. Bilgi İletişim ve Teknolojileri

Fisyon,Füzyon, Nükleer Güç Santralleri ve Radyasyon. Prof. Dr. Niyazi MERİÇ A.Ü. Nükleer Bilimler Enstitüsü

RADYASYON FİZİĞİ 1. Prof. Dr. Kıvanç Kamburoğlu

6- RADYASYON KAYNAKLARI VE DOZU

T. C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ GAZİ EĞİTİM FAKÜLTESİ FİZİK EĞİTİMİ A. B. D. PROJE ÖDEVİ

Prof. Dr. Niyazi MERİÇ Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü

Prof. Dr. Niyazi MERİÇ

ALARA RGD RKS SINAVI ÇALIŞMA SORULARI

ATOM ve İZOTOPlar RADYOAKTİVİTE ve RADYASYON. Prof. Dr. Arif Altıntaş

ATOM ve İZOTOPLAR. Prof. Dr. Arif Altıntaş.

RADYOAKTİFLİK. Bu çalışmalar sonucunda radyoaktif olarak adlandırılan atomların yüksek enerjili tanecikler ve ışınlar yaydıkları belirlenmiştir.

Element atomlarının atom ve kütle numaraları element sembolleri üzerinde gösterilebilir. Element atom numarası sembolün sol alt köşesine yazılır.

Atomun Yapısı Boşlukta yer kaplayan, hacmi, kütlesi ve eylemsizliği olan her şeye madde denir. Maddeyi (elementi) oluşturan ve maddenin (elementin)

ELEMETLER VE BİLEŞİKLER ELEMENTLER VE SEMBOLLERİ

ATOM ATOMUN YAPISI 7. S I N I F S U N U M U. Elementlerin tüm özelliğini gösteren en küçük parçasına atom denir.

ATOMUN YAPISI ATOMUN ÖZELLİKLERİ

9- RADYASYONUN ETKİ MEKANİZMALARI 9.1- RADYASYONUN İNDİREKT (DOLAYLI) ETKİSİ

MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

Sağlık Fiziği. 1. Bölüm

RADYASYON VE RADYASYONDAN KORUNMA

CANLILARIN KİMYASAL İÇERİĞİ

ATOM ve YAPISI Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla

Prof. Dr. Niyazi MERİÇ Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü

ELEMENTLER VE BİLEŞİKLER

ATOM BİLGİSİ Atom Modelleri

RADYASYON ve RADYASYONDAN KORUNMA. Cansu Akbay Biyomedikal Yük. Mühendisi Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi

ATOM BİLGİSİ I ÖRNEK 1

ESM 309-Nükleer Mühendislik

Radyoaktivite - Büyük Patlama ve Evrenin Oluşumu

Geçen Süre/Yarı ömür. İlk madde miktarı. Kalan madde miktarı

DEMOCRİTUS. Atom hakkında ilk görüş M.Ö. 400 lü yıllarda Yunanlı filozof Democritus tarafından ortaya konmuştur.

ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0

ÇEKİRDEK KİMYASI. Kimya Ders Notu

7. Sınıf Fen ve Teknoloji

ÜNİTE 13. Radyoaktivite. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler

ELEMENTLERİN SEMBOLLERİ VE ATOM

Elektronların Dağılımı ve Kimyasal Özellikleri

4- RADYOAKTİF ELEMENTLER VE ÖZELLİKLERİ

ELEMENT VE BİLEŞİKLER

İÇİNDEKİLER ANA BÖLÜM I: RADYASYON, RADYOAKTİVİTE,VÜCUDA ETKİLER VE RİSK KAVRAMI...1. Bölüm 1: Radyasyonla İlgili Kısa Açıklamalar...

1. ATOMLA İLGİLİ DÜŞÜNCELER

KİMYA -ATOM MODELLERİ-

İçerik. Temel Atom ve Çekirdek Yapısı RADYASYON TEMEL KAVRAMLAR. Çekirdek. Nötronlar (yüksüz) Elektronlar (-1)

12. SINIF KONU ANLATIMLI

ATOM NEDİR? -Atom elementin özelliğini taşıyan en küçük parçasına denir. Her canlı-cansız madde atomdan oluşmuştur.

Yıldızların: Farklı renkleri vardır. Bu, onların farklı sıcaklıklarda olduklarını gösterir. Daha sıcak yıldızlar, ömürlerini daha hızlı tüketirler.

ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0

ESM 309-Nükleer Mühendislik

NÜKLEER ENERJİ. Doç.Dr.M.Azmi AKTACİR. Harran Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü 2018-ŞANLIURFA. Bu sunu ders notu olarak hazırlanmıştır.

Elementlerin tüm özelliğini gösteren en küçük parçasına atom denir. Atomu oluşturan parçacıklar farklı yüklere sahiptir. Atomda bulunan yükler;

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ "RADYASYON GÜVENLİĞİ ÜST KURULU KURULUŞ VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Yasal Dayanak ve Tanımlar

X IŞINLARININ ELDE EDİLİŞİ

Ölçme Kontrol ve Otomasyon Sistemleri 1

Bölüm 4 Nükleer Fiziğin Uygulamaları. Prof. Dr. Bahadır BOYACIOĞLU

Giriş. Radyoaktivite bir atomun, ve ışınları yayarak başka bir elementin atomuna dönüşmesi olayıdır.

Nükleer Tekniklerin Endüstriyel Uygulamalarında Radyasyondan Korunma. Prof.Dr.Ali Nezihi BİLGE İstanbul Bilgi Üniversitesi

BÖLÜM 2 ATOMİK YAPI İÇERİK. Atom yapısı. Bağ tipleri. Chapter 2-1

Radyasyona Bağlı Hücre Zedelenmesi. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

BÖLÜM 2 ATOMİK YAPI İÇERİK. Atom yapısı. Bağ tipleri. Chapter 2-1

Elektronların Dizilişi ve Kimyasal Özellikleri

Yıldızlara gidemeyiz; sadece onlardan gelen ışınımı teleskopların yardımıyla gözleyebilir ve çözümleyebiliriz.

Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU. hasanyolcu.wordpress.com

Temel Radyoterapi ye Giriş. F.Ü. SHMYO Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Selami SERHATLIOĞLU

Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı

SUNUM KONUSU : GAMA IŞINLARI SUNUMU HAZIRLAYAN : KEMAL AKKUŞ NUMARASI : KONU BAŞLIKLARI

Yrd.Doç.Dr. Emre YALAMAÇ. Yrd.Doç.Dr. Emre YALAMAÇ İÇERİK

NÜKLEER FİSYON Doç. Dr. Turan OLĞAR

BMM 205 Malzeme Biliminin Temelleri

radyasyonlar olmak üzere iki sınıfta toplayabiliriz. İyonlaştırıcı radyasyonlar; kozmik radyasyonlar yada kozmik ışınları (uzaydan gelen X ve gama

Yeni bir radyoterapi yöntemi: Hadron terapi

VIA GRUBU ELEMENTLERİ

MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ATOM

Proton, Nötron, Elektron

Maddenin Yapısına Giriş Ders-2 DOÇ. DR. ZEYNEP GÜVEN ÖZDEMİR EKİM 2017

GÜNEŞİN ELEKTROMANYETİK SPEKTRUMU

RADYOAKT FL K. ALIfiTIRMALARIN ÇÖZÜMÜ. 5. a) Denklemi yazd m zda; 1. Yar lanma süresi T 1/2. 6. a) Madde miktar n 8 m gram al rsak 7 m gram

RADYASYON GÜVENLİĞİ. Öğr.Gör. Şükrü OĞUZ KTÜ Tıp Fakültesi Radyoloji AB

İşyeri ortamlarında, çalışanların sağlığını. ve güvenliğini korumak amacıyla yapılan bilimsel çalışmaların tümü diye tanımlanabilir.

Nötr (yüksüz) bir için, çekirdekte kaç proton varsa çekirdeğin etrafındaki yörüngelerde de o kadar elektron dolaşır.

MADDE NEDİR? Çevremize baktığımızda gördüğümüz her şey örneğin, dağlar, denizler, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar ve hava birer maddedir.

BAKIR ATOMUNDA K,L,M ZARFLARI

UBT Foton Algılayıcıları Ara Sınav Cevap Anahtarı Tarih: 22 Nisan 2015 Süre: 90 dk. İsim:

RÖNTGEN FİZİĞİ X-Işını oluşumu. Doç. Dr. Zafer KOÇ Başkent Üniversitesi Tıp Fak

Transkript:

Radyoaktivitenin Canlılar Üzerindeki Etkisi

Atom: Elementin tüm özelliklerini gösteren en küçük yapı taşıdır. Yunanlı filozofların, tüm maddelerin bölünmeyen yapıtaşları ndan oluştuğunu ilk olarak öne sürdükleri zamandan bu yana atomların fiziksel yapısı hakkında pek çok şey öğrenildi. Şimdiyse, atomların bölünemez olmadığı, fakat çok sayıda farklı küçük parçacıklardan (atom altı parçacıklar) ve epeyce de boş yerlerden oluşan karmaşık bir iç yapıya sahip olduğunu biliyoruz.

Protonlar: Çekirdekte bulunan pozitif yüklü parçacıklardır. Protonların sayısı (atom numarası) elementi belirler. Proton ve elektronların sayısı eşit olduğu için atomlar elektriksel olarak yüksüzdür. Protonların kütlesi yaklaşık olarak elektronunkinin 1836 katıdır. Nötronlar: Çekirdekte bulunan yükü olmayan parçacıklardır. Aynı elementin atomlarındaki nötron sayıları farklı olabilir. Nötronların kütlesi yaklaşık olarak elektronunkinin 1840 katıdır. Elektron: Negatif yüklü ve çok küçük kütleli parçacıklar. Çekirdek etrafındaki elektron kabuklarında hareket ederler. Elektron kabukları, çekirdek etrafında yer alan, elektronların bulunduğu bölgedir.

Kütle Numarası (A): Çekirdekteki protonların ve nötronların toplam sayısı. Atom numarası (Z): Çekirdekteki protonların sayısıdır. Nötron sayısı (N): Çekirdekteki nötronların sayısıdır. <kütle numarasından atom numarasını çıkararak bulunur. ( N=A-Z) Örnek: 12 C 6 Kütle Numarası Atom Numarası Nötron sayısı: N=A-Z =12-6= 6 23 11 Na Nötron sayısı: N=A-Z =23-11= 12

İzotop Atom: Çekirdekteki proton sayıları aynı nötron sayıları farklı, kimyasal özellikleri aynı, fiziksel özellikleri farklı olan atomlardır. İzotop atomların atom numaraları aynı, kütle numaraları faklıdır. 35 37 Örneğin:, 17Cl 17Cl :İzotop Doğada çok az miktarda radyoaktif izotop, kısaca radyoizotop bulunur. Örnek olarak Uranyum-235, Radyum-226, Potasyum-40, Rubidyum-87 ve Karbon-14 verilebilir. Tıp, endüstri, tarım ve bilimsel araştırmalarda kullanılan radyoizotopların çoğu doğal değildir. Bu radyoizotoplara yapay izotoplardır. Yapay radyoizotoplar: 1. Nükleer reaktörlerde nötron bombardımanıyla, 2. Hızlandırıcılardaki çarpışmalarla, 3. Fizyon reaksiyonları sonucunda bölünme ile elde edilir.

Atom çekirdeğindeki proton ve nötron sayıları eşit olmayan atomlar kararsız elementleri oluşturur. Kararsızlık derecesi, nötron ve proton sayısı arasındaki farkla artar. Örnek: İyot(I) Nötron Sayısı = 76 Proton Sayısı = 54 Bakır (Cu) Nötron Sayısı = 35 İyot bakırdan daha kararsızdır. Proton Sayısı = 30

Kararsız elementlerin çekirdekleri daha kararlı bir hale gelebilmek için her hangi bir dış etki olmadan bir parçacık yayarak bozunabilirler. Bu tür elementlere radyoaktif element denir. Radyoaktivite ise bu kararsız elementlerin atom çekirdeğinden çıkan parçacık ya da enerji ışımasına verilen isimdir. Işıma atom çekirdeğinden çıkan parçacığa bağlı olarak üç şekilde olabilir: Alfa (α), Beta (β) ve Gamma (γ) ışımasıdır. Bu parçacıkların tümü içinden geçtikleri maddenin atomlarını iyonlaştırma yani atomları etkileşerek onların elektronlarını koparma ve atomları elektrikle yükleme özelliğine sahiptir. Bu parçacıkların canlılar üzerindeki etkilerinin şiddeti ve etki süresi ise iyonlaştırma derecelerine bağlı olarak değişir.

Alfa parçacıkları iki proton ve iki nötrondan oluşan 4 bir ( ) atomunun çekirdeğinden başka bir şey 2 He olmayıp, atom numarası 80 den daha yüksek olan atomların çekirdeklerinin bozulması sırasında saçılırlar. Bir çekirdek bir alfa parçası yaydığında, iki proton ve iki nötronunu kaybederek ve dolayısıyla kütle numarası 4 azalır. Örnek: 238 234 U Th 92 90 4 2 He U dan 4 MeV civarındadır. 238 234 Th ye alfa bozulmasının enerjisi

Alfa parçacığı madde içerisinde çok yüksek derecede iyonizasyona neden olur. Bu nedenle alfa parçacıkları ciddi zarara neden olabilir. Fakat madde içerisinde çok fazla derinlere ilerleyemezler. Bir alfa parçacığı bir kağıt parçası ile kolayca durdurulur ve havada bile hemen soğrulur ve 6 cm den daha fazla yol almaz.

Beta bozulması, bir elektron veya bir pozitron yayınlaması ya da bir elektron yakalanması olmak üzere üç şekilde olur. Beta bozunma türlerine şu reaksiyonlar örnek olarak verilebilir: Elektron yayılımı Pozitron yayılımı n H Elektron yakalanması 64 64 29Cu e 28Ni e :Elektron, :Pozitron, :Antinötrino, :Nötrino 1 0 11 6 1 1 C 11 5Be e e e

Beta parçacığı bir elektron ya da bir pozitrondur ve bu nedenle alfa parçacıkları ile kıyaslandığında çok daha küçük bir kütleye sahiptirler ve elektron ya da pozitron olmalarına bağlı olarak ±e yüke saniptir. Bir alfa parçacığından çok daha az iyonizasyon yaratır. Beta parçacıkları hava içinde soğrulmadan uzun bir süre ilerleyebilir, fakat ince bir alüminyum levha ile durdurulabilir.

Gamma ışınları gözle görülmeyen elektromanyetik dalgalardır. Girme gücü çok yüksek olan bu parçacıklar, her zaman olmasa da çoğu zaman, radyoaktif bir çekirdekten bir alfa veya beta parçacığından sonra yayılır. Gamma ışıması sonucunda çekirdeğin atom ve kütle numarasında bir değişme olmaz.

Gamma ışınları elektriksel olarak yüksüz olduklarından doğrudan iyonlaştırıcı değildir, fakat oluştukları elektronlar iyonlaştırmayı yaparlar. Gamma ışınlarının etki gücü çok yüksektir. Beta ışınları göre kat daha fazla nüfuz etme özelliğine sahiptirler. Gamma ışınları birkaç santimetre kalınlığındaki kurşundan geçebilir.

Radyasyonun ne kadar etki olduğunu görmek için canlı dokular üzerindeki etkilerini incelemek gerekmektedir. Canlı dokuların fonksiyonları moleküller tarafından kontrol edilir. Moleküller farklı tiplerde atomların birbirlerine kimyasal bağlanması ile oluşur. Bu moleküllerin gerektiği gibi fonksiyonlarını yerine getirmesi bileşimlerine ve yapılarına bağlıdır. Kimyasal değişiklik molekül yapısının bileşimini değiştirir. İyonlaştırıcı radyasyon bunu yapmak için yeterince güçlüdür. İnsan vücudu çoğunlukla karbon, hidrojen, oksijen ve azotun oluşturduğu atom yığınından oluşmuştur. Vücudumuzdaki en yaygın molekül ise su molekülüdür ve içerisindeki şeker, yağ, protein ve genetik kod molekülünün (DNA) taşır.

Bu moleküllerden bazıları oldukça karmaşıktır ve yüzlerce hatta milyonlarca atomdan oluşmuştur. Radyasyon, atomların sahip olduğu elektronların bazılarının atomdan uzaklaştırılması ile vücudumuzdaki hücrelere etki eder. Yüksek hızlı nükleer parçacıklar ve gamma ışınları kolayca elektronların bağlı oldukları atomlardan uzaklaştırılmasına neden olabilir. Bu olaya iyonlaştırma adı verilir ve iyonlaştırma sonucunda elektronik olarak yüksüz atomlar yüklü iyonlara dönüşürler. İyonizasyonun verdiği zarar organik maddelerde ve yaşayan dokularda kalıcıdır. Bu durumda kaybedilen elektronların yer almış olduğu bağlardaki zayıflama nedeniyle moleküllerde bozulmalar gözlenebilir. Kimyasal olarak bozulmuş olan moleküller, yeni bir kimyasal molekül oluşturmak üzere başka moleküllerle birleşebilir.

Moleküllerin bu bozulma ve yeniden düzenlenme işlemi, iyonlaştırıcı ışınların biyolojik etkiler doğurması ile sonuçlanır. Çoğu durumda, canlı doku bu tip değişmelerle zarar görmeden kalır, çünkü hücre içerisindeki çok sayıda yer alan moleküller için birkaç molekülün yapısının bozulması ya da yeni bir molekül dönüşmesi çok küçük bir etkidir. Yaşayan bir hücre aynı zamanda yapısındaki bozuklukları onarmak için yeterince kaynağa sahiptir. Asıl tehlike, hücrenin yapması gereken fonksiyonlarında kilit rol oynayan ender moleküller zarar gördüğünde ortaya çıkar. Örneğin DNA molekülünde oluşacak olan bir hasar, hücrenin ölümüne ya da genetik bir bozukluğun gelecek kuşaklara geçmesine neden olur.

DNA yapısındaki bir bozukluk hücre bölünmesinin kontrolünün kaybolmasına ve hücrenin kontrolsüz olarak çoğalmasına neden olur. Bunun sonucunda oluşan genetik etkilerin ortaya çıkması ise sonraki nesillerde olabilir.

Ne kadar radyasyon bu etkileri yaratmak için yeterlidir? İyonlaştırıcı radyasyonun insanlar üzerindeki biyolojik etkisi Rem ya da Sievert(Sv) birimiyle ölçülmektedir. 1Sv = 100 rem Rem, x ışınlarının 1 rad ına eşit olan, insanoğlunda biyolojik etkiler yaratan radyasyondan kaynaklanan dozdur. Rad, 1 gram dokuda 100 erg enerjinin depo edildiği dozdur. 1 Gray =100 rad 1 Becquerel: saniyede bir bozunum gösteren radyoaktif maddenin aktivitesidir. Gamma ya da x-ışını, madde içerisinde derinlere ilerleyebilme özelliklerine sahip olduklarından, ilerledikleri yol boyunca iyonlaşmış alanlar bırakırlar. Yüksek enerjili bir elektron ise (1 MeV) çok hafif bir parçacık olduğu için madde içinde benzer şekilde davranırlar.

Alfa parçacıkları ise çok daha ağırdır ve bu nedenle nispeten çok daha yavaş hareket eder. Yüklü bir parçacık olduğundan daha büyük elektrik kuvvetleri yaratır. Sonuç olarak küçük bir bölgede fazla sayıda iyonlaşmış atom oluşturur ve bu nedenle gamma ya da beta ışımasının 1 rad ı 1 rem lik etki yaratırken, alfa ışımasının 1 rad ı 10 rem radyasyona neden olur. Radyasyonun etkileri iki grupta incelenebilir: Çok ağır dozların kısa süre sonra ortaya çıkardığı kısa zamanlı etkiler ve daha az dozların neden olduğu uzun zamanlı etkiler. Uzun zamanlı etkiler çeşitli kanser tipleri, özellikle kan kanseri ve çok uzun yıllar sonra ortaya çıkan genetik etkilere neden olur.

Kısa zamanlı etkiler birkaç saat içinde belirtilerini göstermeye başlar ve bu ağır dozların sonucu görülen etkiler radyasyon hastalığı olarak adlandırılır. Radyasyon hastalığı hakkındaki bilgilerimiz, nükleer silah ve nükleer kaza kurbanlarından kaynaklanmaktadır. Radyasyon hastalığı, hücre zarlarına büyük ölçüde zarar verir ve iç kanamaya, ağır anemiye ve ciddi olarak enfeksiyona karşı vücudun çok küçük dirençte olmasına neden olur. 1000 rem den daha fazla gamma ışını alanlar Hiroşima da bir hafta içinde öldüler. 700 rem gamma ışını almış olanlar 2 ay içinde öldüler. 300 rem civarında radyasyon almış kişiler ise ciddi radyasyon hastalığına sahip olsalardı yaşam kalma şansları vardır.

200 rem in altındaki dozlar ise uzun süreli hastalığa özellikle anemiye neden olacaktır. 100 rem aşağısında ise radyasyon hastalığının, uzun vadede sağlık tehlikeleri ile karşı karşıya kaşınması dışında belirgin semptomları yoktur. 1989 yılındaki Çernobil felaketi 203 çalışanı radyasyon hastalığına sahip olmasına neden oldu. 48 kişinin derilerinin % 90 dan daha fazlası yandı. Kazanın oluştuğu alanın 30 km çapı içerisinde yer alan 135 000 kişi bu alandan acilen uzaklaştırıldı. Bu kişilerde akut radyasyon sendromu görülmemiş olsa da 700 kanserden öldü. Kanser nedeni ölümlerin sayısının her geçen yıl artacağı beklenmektedir.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar ise nükleer santrallerin yakınında yaşayanlarda görülen % 400 lük kanser vakası artışları, normal olmayan doğumlar, yaygın lösemi hastalıklarının alçak dozdaki radyasyondan kaynaklandığı sonucuna varmıştır. Bu da alçak dozdaki radyasyonun zararsız olduğu düşüncesinin doğru olmadığı kanıtlamaktadır.

Radyoaktivitenin Kullanım Alanları Radyoizotoplardan yayılan ışınımın, başta tıp, endüstri ve arkeolojik araştırmalar olmak üzere geniş kullanım alanları vardır. Radyoloji: Radyoaktivitenin ve x-ışınlarının özellikle tıpta kullanımı yönünden incelendiği çalışma alanı. Radyoterapi: Hastalıkları tedavi etmek için radyoizotoplardan yayılan ışınıma duyarlıdır. Bu nedenle, dikkatlice kontrol edilen ışınım dozlarını kullanarak kötü huylu (kanser) hücreleri yok etmek mümkündür.

Radyoaktif izleme: Bir cismin içinden geçen bir maddenin yolunu izleme ve yoğunluğunu saptama yöntemidir. Bu, söz konusu maddeye bir radyoizotop ekleyerek ve bu izotopun yaydığı ışınım izleyerek yapılır. Kullanılan radyoizotopa izleyici denir; içine konduğu maddenin de işaretlenmiş olduğu söylenir. Tıbbi tanı konarken, radyoizotopun bir organda yüksek düzeyde oluşu, kötü huylu (kanser) hücrelerinin varlığını gösterebilir. Kullanılan radyoizotoplar genellikle çok kısa bir yarı ömre sahiptir ve zararsız maddelere bozulur.

Işınlama: meyve ve et gibi besinlerin gamma ışınlarına maruz bırakılması. Bu işlem, meyve ve sebzelerin olgunlaşmasını geciktirir ve etteki bakterileri yok eder. Böylece besinler, uzun süre taze kalır.

Gamma radyografisi: Gamma ışınları kullanarak bir radyografın (bir tür fotoğraf) üretilmesi. Bunun endüstride kalite kontrolünü de içeren bir çok kullanım alanı vardır.

Radyokarbonla yaş tayini: Uzun yıllar önce yaşamış bir canlının ölümünden itibaren geçen zamanı hesaplamak için kullanılan bir yöntemdir. Tüm canlı varlıklar, çok küçük miktarda karbon-14 (radyoizotop) içerirler ve öldükten sonra da ışınım yayınlamaya devam ederler. Bu ışınım zamanla azalır (karbon -14 yarı ömrü 5700 yıldır), böylece kalıntıların yaşı, ışınımın şiddetinden hesaplanabilir.

Endüstride tehlikeli radyoaktif maddeler kullanırken robotlardan yararlanılır.

Bazı durumlarda insanların maruz kaldığı radyasyonlar:

Radyasyon kaynakları: Dünya Nükleer Birliği verilerine göre oluşturulmuştur.

Radon: Yerkabuğunda bulunan radon, alfa parçacıkları salan elementlere bozunuyor ve soluduğumuz havaya karışıyor. Bir çok volkanik kaya türü ve uranyum madenlerinden çıkan radon gazı, soluduğumuz havadaki radon miktarını artırıyor. Radon gazı yoluyla maruz kalınan radyasyon yılda 0,2 msv ile 3 msv arasında değişiyor. Bodrum katlarında ve havalandırılmayan kapalı mekanlarda radon gazı miktarı daha yüksektir. Türkiye de hava yoluyla aldığımız radyasyon miktarı şehirden şehire ufak değişiklikler gösterse de ortalama yılda 1 msv civarındadır.

Nükleer tıp ve ilaçlar: Bilgisayar tomografisi, kanser tedavisinde kullanılan radyoterapi, plütonyum içeren kalp pili, diş hekimliğinde kullanılan bazı tıbbi malzemeler. Dünya da insan başına tıbbi radyolojik cihazlar yoluyla alınan radyasyon miktarı 0,5 msv olsa da bu değer radyoterapi görmüş bir kişi için 100 katına çıkabilir.

Binalar ve topraklar: Toprak ve kayalarda Dünya nın oluşumundan beri var olan radyoaktif izotoplardan ortalama yılda 0,3 msv radyasyon alıyoruz. Türkiye de topraktan alınan radyasyon dozu ise saatte 15 ile 80 nanogray arasında değişiyor. Tuğladan ve taştan yapılan evlerde tahta evlere göre daha fazla radyasyon içeriyor. Birleşmiş Milletler in atomik radyasyonun etkileri üzerine çalışan bilimsel komitesinin 2008 yılı raporunda da yer alan bilgiye göre Türkiye de bina dışında yapılan ölçümler topraktan alınan radyasyonun 15 ile 80 nanogray arasında değiştiğini gösteriyor.

Kozmik: Kozmik radyasyon ile atmosfer dışından gelen ışınlar kast ediliyor. Bazı bilim adamları kozmik ışınların tamamını uzaydan gelen atom çekirdekleriyle sınırlıyor. Bu tanıma göre kozmik ışınların %90 protonlar (hidrojen çekirdeği), %9 alfa parçacıkları (helyum çekirdeği) ve %1 diğer elementler oluşturuyor. Atmosfer dışından gelen, enerjisi en az x-ışınları kadar olan tüm elektromanyetik dalgaları kozmik ışın tanımına katanlar da vardır. Deniz seviyesinde yaşayan bir insan için yılda 0,3 msv olan radyasyon dozu rakım yükseldikçe değiştiğinden, en yüksek toz artışı uçak yolculuklarında yaşanıyor. UNSCEAR ın 2008 raporuna da girmiş bilgiye göre, ülkemizdeki kozmik ışın radyasyonunun dozu saatte 8,4 ile 35,6 nanogray arasında değişiyor.

Besin ve su: Besinlerde bulunan radyoaktif çekirdeklerin başında potasyum-40 ve radyum-226 geliyor. Muzda 130, havuçta ve patateste 126, kırmızı ette 111 Becquerellik radyasyon vardır. Bir yıl içinde her gün bir muz yiyerek aldığımız radyoaktivite dozu 0,036 msv dir.

Dünyanın doğal radyasyon haritası (2011): Doğal kaynaklı radyasyonun Dünya da en yüksek olduğu yer İran ın kuzeyinde bulunan Ramsar şehridir. Bunun temel sebebi olarak bu bölgede bulunan radyum-226 izotopunun sıcak su kaynaklarıyla yeryüzüne taşınması ve radyumun - içinde çözülmüş oksijen oranı çok küçük olan anoksit sularda çözülmesi gösteriliyor.