1. ÜNİTE BEYLİKTEN DEVLETE (1300-1453) Yukarıdaki görsellere bakarak Osmanlıların takip ettikleri imar politikası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
NELER ÖĞRENECEĞİZ? Bu ünitenin sonunda: 1. XIV. yüzyıl başlarında Yakın Doğu ve Avrupa nın genel durumunu, 2. Osmanlı Devleti ni kuracak olan Kayıların Anadolu ya gelişini, 3. İlk Osmanlı fetihlerini, 4. Osmanlıların Balkanlara geçmesi ve Balkanlarda takip ettiği iskân siyasetini, 5. Osmanlıların Anadolu Türk siyasi birliğini sağlama faaliyetlerini, 6. Ankara Savaşı ve sonuçlarını, Fetret Devri olaylarını, 7. Kuruluş döneminde Osmanlı kültür ve medeniyetini ( devlet teşkilatı, ordu, ekonomi), 8. Ünitede geçen kavramların tanımını öğreneceksiniz. ANAHTAR KAVRAMLAR Gaziyanırum Derebeylik Kışlak Tekfur Ahilik Yaylak Devşirme Kanunu Dirlik Tahrir defteri Fetret Devri Lala 10
1.KONU: OSMANLI DEVLETİ NİN KURULUŞU (1300-1453) TARİH 3 Harita. 01.01: Osmanlı Devleti nin En Geniş Sınırları? 1. Osmanlı Devleti nin yüzyıllarca egemen olduğu bu bölgelerde farklı ırk, dil, din ve kültürlere mensup insanların yüzyıllarca barış ve huzur içinde yaşaması nasıl sağlanmış olabilir? 1.XIV. YÜZYIL BAŞLARINDA YAKIN DOĞU VE AVRUPA Yakın Doğu ( Ön Asya ); Anadolu, Suriye, Filistin, İran, Irak, Mısır ve Arap Yarımadası nı içine alan bölgedir. XIV. yüzyıl başlarında Yakın Doğu da İlhanlılar, Altın Orda Devleti, Memluk Devleti, Türkiye Selçuklu Devleti, Anadolu Beylikleri ve Bizans İmparatorluğu bulunuyordu. İlhanlı Devleti( 1256-1335): Cengiz Han ın kurduğu Moğol İmparatorluğu nun parçalanması üzerine İran ve çevresinde Hülâgû Han tarafından kuruldu. İlhanlılar zamanla Irak, Anadolu ve Kafkasya ya hâkim oldular. İlhanlılar 1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı nda Türkiye Selçuklu Devleti ni yenerek Anadolu nun büyük bir bölümünü kontrolleri altına aldılar. İlhanlı Devleti 1335 yılında yıkıldı. 11
Harita. 01.02: Haritayı İnceleyerek XIII. Yüzyılın Başlarında Yakın Doğu ve Avrupa nın Siyasi Durumu Hakkında Neler Söyleyebilirsiniz? Altın Orda Devleti (1227-1502): Moğol İmparatorluğu nun parçalanmasından sonra kurulan devletlerden birisi de Altın Orda Devleti dir. Cengiz Han ın torunu Batu Han tarafından Karadeniz ve Hazar Denizi nin kuzeyinde kuruldu. Altın Orda Devleti, Moskova ve Kiev Knezliklerinin Karadeniz e inmelerine engel oldu. XIV. yüzyıl sonlarına doğru Timur un yaptığı seferlerle zayıflayan Altın Orda Devleti, 1502 de yıkıldı. Daha önce Altın Orda Devleti ne bağlı olan Moskova Knezliği bu durumdan yararlanarak zamanla Rus çarlığı hâline geldi. Memluk Devleti (1250-1517): Mısır daki Eyyubî komutanlarından Aybek tarafından kuruldu (1250). Hicaz, Filistin, Suriye topraklarında hâkimiyet süren Memlukler, sınırlarını Güney Anadolu ya kadar genişletmişlerdir. XIV. yüzyılın en güçlü devletlerinden biri olan Memlukler, Moğol ilerleyişini durdurdukları gibi, Haçlıların Filistin ve Suriye deki son kalıntılarını da ortadan kaldırmışlardır. Türkiye Selçuklu Devleti (1077-1308):Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından kurulan Türkiye Selçuklu Devleti, Bizans İmparatorluğu ve Haçlı ordularıyla mücadele ederek Anadolu nun Türk yurdu olmasında önemli rol oynamıştır. Türkiye Selçuklu sultanları aldıkları tedbirlerle Anadolu yu dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden biri hâline getirdiler. Türkiye Selçuklu Devleti, 1243 yılında Kösedağ Savaşı nda Moğollara yenildi ve siyasi üstünlüğünü kaybetti. Özellikle Orta ve Batı Anadolu daki Türkmen beyleri, Türkiye Selçuklu Devleti ile bağlarını kopararak bağımsız hareket etmeye başladılar. Böylece Anadolu da II. Türk Beylikleri ya da Türkiye Selçuklu Bey- 12
likleri denen dönem başladı. Türkiye Selçuklu Devleti 1308 yılında yıkıldı. TARİH 3 Balkanlar ve Avrupa: XIV. yüzyıl başlarında Avrupa da güçlü devletler yoktu. Birçok Avrupa ülkesinde feodalite (derebeylik) rejimi vardı. Papalık, kralların üzerinde bir siyasi güce sahipti. Bizans İmparatorluğu ise Türkiye Selçuklu Devleti ve beylikler karşısında tutunamamış; Anadolu daki egemenliği Kocaeli Yarımadası, Güney Marmara ve Batı Anadolu nun bazı şehir ve kasabaları ile sınırlı hâle gelmişti. Balkanlar da ise Trakya, Makedonya, Yunanistan ve Ege adalarının bir kısmına sahipti. Ancak buralardaki şehir ve kasabaları yöneten tekfurlar, merkezî dinlemiyorlardı. Halk bunların idaresinden, baskısından ve vergilerin ağırlığından şikâyetçiydiler. Bütün iç ve dış ticareti Venedik ve Cenevizlilerin eline geçmişti. Osmanlı Beyliği nin kurulduğu tarihlerde, Balkanlarda Sırp ve Bulgar Krallıkları ile Bosna, Hersek ve Arnavutluk gibi küçük devletler vardı. Tuna nın kuzeyinde ise Eflak, Boğdan ve Erdel Beylikleri ile Macaristan Krallığı bulunmaktaydı. Bizans İmparatorluğu, Sırp ve Bulgarlarla siyasi üstünlük mücadelesindeydi. Balkanlarda siyasi birlik olmadığı gibi dinî birlik de yoktu. Ortodoks ve Katolik kiliseleri arasında mücadele ve çatışmalar yaşanıyordu.? Balkanların içinde bulunduğu siyasi, sosyal, ekonomik ve dinî durum, Osmanlıların bu bölgedeki ilerlemesine nasıl etki yapmış olabilir? 1. KAYILARIN ANADOLU YA GELİŞİ VE YERLEŞMESİ a. Kayılar Anadolu da Osmanlılar, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundandır. Kayı; sağlam, kuvvetli anlamına gelmektedir. Moğolların Orta Asya dan batıya doğru gelişen istilaları üzerine, buradan Anadolu ya doğru büyük bir göç hareketi başladı. Anadolu ya gelen boylardan biri de Kayılardı. Türkiye Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat, Kayıları Ankara yakınlarında Karacadağ yöresine yerleştirdi. Daha sonra Ertuğrul Bey idaresindeki Kayılara, Söğüt ve Domaniç yöreleri yaylak ve kışlak olarak verildi. b. Beylikten Devlete Türkiye Selçuklu Devleti nin 1243 yılında Kösedağ Savaşı nda Moğol İlhanlılara yenilmesinden sonra Anadolu Türk siyasi birliği bozuldu. Türkiye Selçuklu Devleti nin zayıflaması ve merkezî otoritesini kaybetmesi üzerine özellikle Moğol baskısının daha az hissedildiği Orta ve Batı Anadolu da Türk beylikleri kuruldu. Beylikler bir süre sonra siyasi boşluğu doldurmak için birbirleriyle mücadeleye başladılar. Osmanlı Beyliği bu mücadeleden uzak durarak Bizans yönünde genişleme politikası takip etti. Osmanlı Beyliği nin Bizans ile mücadele ederek sınırlarını genişletme çabası, 13
esnaf teşkilatı olan Ahilerin ve Anadolu ya gaza ve cihat yapmak için gelen gaziyanırum adı verilen Türkmen topluluklarının desteğini sağladı. Bu sırada Bizans siyasi, askerî ve ekonomik açıdan son derece zayıf bir durumdaydı. Merkezî otorite kaybolmuştu. Tekfur adı verilen valiler halka baskı uyguluyordu. Bizans ın içinde bulunduğu bu durum Osmanlı Beyliği nin genişlemesini kolaylaştırmıştır. Osman Bey, 1281 yılında babası Ertuğrul Gazi nin ölümü üzerine beyliğin başına geçti. Osman Bey, Ahilerle iyi ilişkiler kurdu ve onların desteğini aldı. İlk seferini Eskişehir yakınlarındaki Karacahisar a yaparak burasını Bizans tan fethetti. Resim. 01.01: Osman Bey i Gösteren Bir Minyatür c. İlk Osmanlı Fetihleri Osmanlı Beyliği nin diğer Türk beylikleriyle iyi geçinerek batı yönünde genişleme politikası takip etmesi ve giderek güçlenmesi Bizans tekfurlarını rahatsız ediyordu. Osman Bey tekfurların kendisini ortadan kaldırma planları yaptığını öğrenince harekete geçti. Yarhisar ve Bilecik i aldı(1298). Beyliğin merkezîni Bilecik e taşıdı. Bu sırada Türkiye Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat ın tahttan indirilerek İlhanlı hükümdarının yanına İran a götürülmesi Anadolu da bir otorite boşluğu meydana getirdi. Bu durumdan yaralanan Osman Bey çevredeki oymak beylerinin ve İlhanlı baskısından kaçan Türkiye Selçuklu yöneticilerinin bazılarının da kendine katılması üzerine üzerine 1299 yılında bağımsızlığını ilan etti. Koyunhisar Savaşı (1302): Osman Bey in bu başarıları komşu Rum tekfurlarını ve Bizans ı harekete geçirdi. Bizans destekli tekfurlar ordusu Osman Bey tarafından Koyunhisar Savaşı nda yenilgiye uğratıldı. Bu savaşta Osmanlılar ilk kez Bizans kuvvetleriyle karşı karşıya geldiler. Koyunhisar Savaşı sonunda İzmit yolu Türklere açıldığı gibi Bursa üç taraftan kuşatılmış oldu. 14
Harita. 01.03: Osman Bey Döneminde Osmanlı Sınırları Bursa nın Fethi (1326): 1321 yılında Mudanya Limanı nın Osmanlıların eline geçmesi ile Bursa tamamen kuşatıldı.ancak bu sırada Osman Bey in hasta olmasından dolayı kuşatmayı oğlu Orhan Bey devam ettirdi. Uzunca bir süre kuşatma altında bulunan Bursa teslim oldu. İpek üretimi ve ticaret merkezî olan Bursa, bölgedeki en önemli Bizans kentiydi. Bursa nın alınmasıyla başkent buraya taşındı. Pelekanon ( Maltepe ) Savaşı (1329): Orhan Bey, Bursa nın fethinden sonra İznik e yöneldi. Osmanlıların İznik i kuşatmaları, Kocaeli Yarımadası ndaki kaleleri fethedip İstanbul Boğazı na yaklaşmaları üzerine Bizans imparatoru III. Andronikos kaybettiği toprakları geri almak ve kuşatma altında bulunan İznik i kurtarmak için harekete geçti. Bizans imparatoru Maltepe de Orhan Bey tarafından ağır bir yenilgiye uğratıldı. İznik ve İzmit in Fethi: Maltepe Savaşı dan sonra Orhan Bey tekrar İznik üzerine yürüyerek şehri kuşattı. Artık yardım ümidi kalmayan şehir teslim oldu (1331). Böylece İznik, Bizans a yapılacak seferlerde ileri üs özelliği kazandı. İznik ten sonra İzmit te kuşatıldı. Kuşatmaya daha fazla dayanamayan İzmit 1337 yılında Osmanlılara teslim oldu. Bu fetihlerle Kocaeli Yarımadası nın fethi tamamlanmış oldu. Orhan Bey, İzmit ve çevresinin idaresini oğlu Süleyman Paşa ya verdi. Karesioğulları Beyliği nin Osmanlı Topraklarına Katılması (1345): Bu sırada Balıkesir ve Çanakkale civarında hüküm süren Karesioğulları Beyliği iç çekişmelerle uğraşıyordu. Bu durumu iyi değerlendiren Orhan Bey, Karesi topraklarını Osmanlı Devleti ne kattı (1345). Böylece Osmanlı Devleti ne katılan ilk beylik Karesioğulları oldu. 15
Karesioğulları Beyliği nin alınmasıyla:. Rumeli ye geçiş için önemli bir adım atılmış oldu.. Karesioğullarının deniz gücü ve donanmasından yararlanıldı.. Karesioğullarının önemli devlet adamı ve yöneticileri Osmanlı hizmetine girdiler. 3. BALKANLARDAKİ FETİHLER Harita. 01.04: 1345 te Osmanlı Devleti nin Sınırları? Haritayı inceleyerek Osmanlıların niçin batıya doğru genişleme politikası izlediği hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bugün Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Bosna, Sırbistan ve Karadağ gibi Balkan ülkelerinde Türkler yaşamaktadır.? 1. Sizce bu Türkler oralara nasıl gitmiş olabilirler? 2. Millî benliklerini bugüne kadar koruyabilmelerinin sebepleri neler olabilir? XIV. yüzyılın ortalarına doğru Bizans ın Anadolu daki toprakları Osmanlıların hâkimiyeti altına girmişti. Bu sırada doğudan Türkmen göçleri kesintisiz olarak de- 16
vam ediyordu. Eldeki otlak ve topraklar yeterli gelmiyordu. Bu durum yeni yerleşim bölgelerine olan ihtiyacı artırmıştı. Bu gelişmeler, Osmanlıların yönünü batıya çevirmelerini ve Balkanlarda fetihler yapmalarını zorunlu hâle getiriyordu. Resim 01.02: Osmanlıların Rumeli ye Geçişte Üs Olarak Kullandıkları Çimpe Kalesi nin Bugünkü Hâli a. Çimpe Kalesi nin Alınması (1353): Bizans İmparatoru III. Andronikos 1341 yılında ölünce Bizans ta taht kavgaları çıktı. Saray bakanı Kantakuzenos, imparator olabilmek için Orhan Bey den yardım istedi. Bu durumu değerlendiren Orhan Bey, Kantakuzenos a yardım ederek onun imparator olmasını sağladı. Daha sonraları Bizans İmparatoru Kantakuzenos hem tahtını korumak hem de Sırp ve Bulgar saldırılarına karşı koymak için sık sık Osmanlıların yardımına başvurdu. Orhan Bey, oğlu Süleyman Paşa yı yardıma gönderdi. Kantakuzenos bu yardımlara karşılık olmak üzere Gelibolu daki Çimpe Kalesi ni Osmanlılara verdi (1353). Böylece hem Rumeli ye geçilmiş hem de Balkanlarda yapılacak fetihler için önemli bir üs elde edilmiş oldu. b. Edirne nin Fethi (1363): Orhan Gazi nin ölümü üzerine yerine oğlu I. Murat geçti. Bu taht değişikliğinden yararlanan Bizans, Orhan Bey döneminde fethedilen Çorlu, Burgaz ve Malkara gibi yerleri geri almıştı. Osmanlı kuvvetleri buraları tekrar geri aldıktan sonra Bizans ve Bulgarlardan oluşan bir orduyu Sazlıdere Savaşı nda yenilgiye uğratarak Edirne yi fethetti (1363). Bir süre sonra Edirne başkent yapıldı. I. Murat, Orhan Bey döneminde olduğu gibi fethedilen yerlere Anadolu dan Türkler getirerek yerleştirdi. Böylece buraların Türk-İslam kimliği kazanması sağlandı. Resim 01.03:I. Murat ın Temsilî Resmi 17
c. Sırpsındığı Savaşı (1364): Edirne nin ardından Filibe nin fethi ve Osmanlıların Meriç i geçmeleri Balkan devletlerini telaşlandırdı ve Osmanlılara karşı Papa V. Urban ın teşvikiyle bir Haçlı ordusu oluşturuldu. Macar kralı I. Layoş un komuta ettiği Haçlı ordusunun amacı Türkleri Balkanlardan at- Resim 01.04: Sırpsındığı Savaşı nı Gösteren Temsilî Tablo maktı. Edirne ye kadar yaklaşan Haçlı ordusunu Hacı İlbeyi ani bir baskınla yenilgiye uğrattı. Sırpsındığı Savaşı sonucunda:. Balkanlardaki Türk fetihleri hızlandı.. Edirne ve Batı Trakya daha emniyetli hâle geldi.. Macarların Balkanlardaki etkisi azaldı. d. Çirmen savaşı (1371): Sırpsındığı yenilgisinin öcünü almak isteyen Sırplar yeniden Osmanlılara karşı harekete geçtiler. Meriç vadisinde yapılan Çirmen Savaşı nı Osmanlılar kazandı (1371). Çirmen Savaşı sonucunda: Osmanlı birliklerine Makedonya yolları açıldı. Sırplarla vergi ve asker vermek şartıyla barış yapıldı. e. I. Kosova Savaşı(1389): Osmanlıların Manastır, Niş ve Sofya yı almaları Balkan milletlerini bir kez daha bir araya getirdi. Bu sırada Lala Şahin Paşa kumandasındaki bir Osmanlı birliği Sırp ve Bosna kuvvetlerince Ploşnik te yenilgiye uğratıldı (1388). Bu başarıdan cesaret alan Haçlılar, Türklere karşı harekete geçti. I. Murat ın komuta ettiği Osmanlı ordusuyla Haçlılar, Kosova da karşılaştı. I. Murat Haçlı ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı(1389). I. Murat savaş alanını gezerken bir Sırplı tarafından şehit edildi. Yerine oğlu Yıldırım Bayezit geçti. Osmanlıların ilk defa top kullandıkları I.Kosova Savaşı sonucunda, Tuna nın güneyindeki Balkan topraklarında Osmanlılara karşı koyacak önemli bir güç kalmadı. 18
TARİH 3 Resim 01.05: I.Murat ın Kosova daki Türbesi Harita. 01.5: 1389 da Osmanlı Devleti 19
Resim 01.06: Anadolu Hisarı antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre: İstanbul da bir Türk mahallesi kurulacak ve bir cami yaptırılacak, f. İstanbul Kuşatması: Osmanlılara karşı Karamanoğulları Beyliği ile ittifak yapan Bizans, bir yandan da Avrupa devletlerini Osmanlılara karşı kışkırtıyordu. Bu sebeplerle Yıldırım Bayezit, İstanbul u kuşattı. Haçlı ordusunun Bizans a yardım etmek amacıyla Niğbolu Kalesi ni kuşatmasından dolayı İstanbul kuşatması kaldırıldı. Niğbolu Savaşı ndan sonra İstanbul tekrar kuşatıldı. Yıldırım Bayezit, Bizans a gelebilecek yardımları engellemek için Anadolu Hisarı nı yaptırdı. Bu kuşatma ise doğuda Timur tehlikesinin belirmesi üzerine kaldırıldı. Buna rağmen Bizans la Türklerin lehine bir İstanbul daki Türklerin davalarına bakmak için bir kadı tayin edilecek, Bizans, Osmanlı Devleti ne her yıl vergi verecekti. g. Niğbolu Savaşı (1396): Yıldırım Bayezit in Bulgar Krallığı na son vererek Bulgaristan a doğrudan doğruya hâkim olması, Osmanlı sınırlarının Macaristan a kadar uzanması üzerine Macar kralı Türkleri Rumeli den çıkarmak ve Bizans ı kurtarmak için tüm Avrupa dan yardım istedi. Papanın girişimiyle büyük bir Haçlı ordusu hazırlandı. Haçlılar Niğbolu Kalesi ni kuşattılar. Bu sırada İstanbul u kuşatma altında tutan Yıldırım Bayezit, kuşatmayı kaldırarak Niğbolu ya hareket etti. Yapılan savaşı Osmanlılar kazandı(1396). Niğbolu Savaşı sonunda:. Osmanlı Devleti nin Avrupa üzerindeki baskısı arttı.. Macarlar etkisiz hâle getirildi.. Eflak ve Boğdan, Osmanlı üstünlüğünü tanıdı.. Halife, Yıldırım Bayezit e sultanıiklimirum ( Anadolu nun Sultanı) unvanını verdi. 20
E ETKİNLİK BALKANLARA ANADOLU DAN GÖÇMEN NAKLİ Osmanlı tarihlerinde Rumeli denilen Balkan Yarımadası na yerleştirilmek üzere aileleriyle beraber Türk göçmenlerin nakli Osmanlıların bu bölgeyi benimsediğini açıkça gösteren bir gelişmedir. Osmanlılar Rumeli ye geçişlerinden itibaren bölgeye yakın olan Balıkesir ve Manisa civarından yeni fethedilen yerlere göçmenler nakletti. Osmanlılar böylece yeni yapacakları fetihler için, geride bırakacağı yerlere Türk göçmenler iskan etmek suretiyle gerisini güvenlik altına alıyordu. Fetihlerin Trakya dan başka Makedonya ve Bulgaristan taraflarına doğru ilerlemesi üzerine buralarda İslam ve Türk nüfusunu artırmak amacıyla zaman zaman Anadolu nun değişik bölgelerinden Rumeli ye göçmenler gönderildi. Bu suretle bir buçuk asır içinde Rumeli şehir ve kasabaları buralardaki ilmî ve sosyal kurumlarıyla tam bir Türk ve Müslüman ülkesi oldu. (Uzunçarşılı, İ. Hakkı, Osmanlı Tarihi, c.1, s.179-181 den özetlenmiştir). Okuma parçasındaki bilgilere göre: 1. İskan politikasına niçin ihtiyaç duyulmuştur? 2. İskan politikasının amaçları nelerdir? 4. ANADOLU DA SİYASİ BİRLİĞİ SAĞLAMA FAALİYETLERİ Anadolu daki Türk siyasi birliğini sağlama çalışmaları ilk kez Orhan Bey döneminde Karesioğulları Beyliği nin alınmasıyla başladı. Bu çalışmalar I. Murat döneminde de devam etti. I. Murat, bunu gerçekleştirmeye çalışırken barışçı bir politika izledi. Germiyanoğulları ile akrabalık kurarak oğlu Yıldırım Bayezit i bir Germiyanlı gelinle evlendirdi. Bu evlilikle Kütahya, Emet, Simav, Tavşanlı çeyiz olarak Osmanlılara geçti. Hamitoğulları ndan da para karşılığı Akşehir, Beyşehir, Seydişehir ve Isparta yı aldı. Anadolu da siyasi birliği sağlama konusunda Yıldırım Bayezit döneminin önemli bir yeri vardır. Osmanlı Devleti ndeki taht değişikliğinden yararlanmak isteyen bazı Anadolu Beylikleri, Karamanoğullarının teşviki ile Osmanlılara karşı ittifak meydana getirmeye başladılar. Hemen harekete geçen Yıldırım Bayezit, Germiyan, Saruhan, Menteşe, Aydın ve Hamitoğulları Beyliklerine son verdi. Daha sonra Karamanoğulları üzerine yürüyen Yıldırım Bayezit, Konya yı alarak bu beyliğe de son verdi. Kadı Burhanettin Ahmet in Akkoyunlulara yenilmesi ve ölümü üzerine beyliğin ileri gelenleri Osmanlılardan yardım istedi. Böylece bu beyliğin Sivas, Tokat, Kayseri, Aksaray ve Kırşehir gibi şehirleri Osmanlı idaresine girdi. Böylece Anadolu Türk siyasi birliği büyük ölçüde sağlanmış oldu. 21
5. ANKARA SAVAŞI VE FETRET DEVRİ (1402-1413) E ETKİNLİK Aşağıdaki metni okuyunuz. Yıldırım Bayezit Anadolu da Türk siyasi birliğini büyük ölçüde sağlarken Orta Asya da büyük bir devlet kuran Timur, Azerbaycan, Kafkasya, İran ve Irak ı ele geçirerek Osmanlı sınırlarına yaklaşmıştı. Bu arada Timur a karşı savaşan Bağdat hükümdarı Ahmet Celayir ile Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf, Timur un önünden kaçarak Yıldırım Bayezit e sığınmışlardı. Timur, Yıldırım Bayezit e bir mektup göndererek ondan kendisine tabi olmasını, Kara Yusuf ile Ahmet Celayir in teslim edilmesini istedi. Yıldırım Bayezit gönderdiği cevapta kendisine sığınan birisini teslim edemeyeceğini bildirdi. Timur, Osmanlılara karşı elindeki mevcut birliklerle başarılı olamayacağını düşünerek Orta Asya dan en seçkin birliklerini getirterek Anadolu ya yürüdü. Timur hareketinden önce Yıldırım Bayezit e bir mektup daha yazarak şu isteklerde bulundu:.oğullarından birinin kendisine rehin olarak gönderilmesi,. Kendisine tabi olması,. Anadolu beylerinden aldığı yerleri eski sahiplerine geri vermesi,. Kara Yusuf ve Ahmet Celayir in kendisine teslim edilmesi. (Sen olsaydın ne yapardın? Timur un istekleri karşısında kendinî Yıldırım Bayezit in yerine koy. Timur un isteklerine karşı cevabın ve kararın ne olurdu?) Yıldırım Bayezit in cevabı: Devletimiz diğer devletlere benzemez. Bu nedenle kendisine sığınanları asla geri vermez. Şerefimiz, istiklalimiz ve karşı koyacak gücümüz vardır. Sizin bu isteklerinize tabi olamayız ve istiklalsiz yaşayamayız. ( Uzunçarşılı, İ. Hakkı, Osmanlı Tarihi, c.1, s.302 vd.) a. Ankara Savaşı(1402): Yıldırım Bayezit Anadolu daki beyliklerin birçoğuna son vererek sınırlarını Fırat Nehri ne kadar genişletmişti. Timur ise Doğu Anadolu ya kadar ilerlemişti. Bu arada Yıldırım Bayezit in beyliklerine son verdiği Anadolu Türk beyleri Timur a sığınarak onu kışkırtıyorlardı. Çin üzerine sefer düzenlemek isteyen Timur, arkasında Osmanlı gibi güçlü bir devletin olmasını istemiyordu. İki Türk hükümdarı arasında savaş kaçınılmaz hâle geldi. 1402 tarihinde Ankara nın Çubuk Ovası nda yapılan savaşı Osmanlı ordusu kay- 22
betti.bu yenilgide, Osmanlı ordusunda bulunan Karatatarların ve beylerini Timur un yanında gören beylik askerlerinin Timur tarafına geçmesi, Timur un ordusunun sayıca daha kalabalık olması etkili oldu. Yıldırım Bayezit, Timur a esir düştü. Sekiz ay kadar Timur un yanında esir kalan Yıldırım Bayezit hastalanmış ve Akşehir de ölmüştür(1403). Timur ise ülkesine döndükten sonra çıktığı Çin seferinde hastalandı ve Otrar kentinde öldü(1405). Ankara Savaşı nın Sonuçları:.Timur, Anadolu beyliklerine topraklarını geri verdi. Böylece uzun emeklerle gerçekleşen Anadolu Türk birliği bozuldu.. Anadolu da sosyal ve ekonomik düzen bozuldu.. Avrupa yönünde ilerleme ve yeni fetihler durdu.. Uzun süredir kuşatma altında tutulan İstanbul un fethi gecikti.. Timur, Osmanlı ülkesini Yıldırım ın oğulları arasında paylaştırdı. Bu ise şehzadeler arasında mücadeleye ve 11 yıl süren Fetret Devri ne yol açtı. Harita. 01.06: Ankara Savaşı Öncesinde Osmanlı Devleti nin Sınırları b. Fetret Devri(1402-1413) Ankara Savaşı ndan sonra Yıldırım Bayezit in oğulları arasında iktidar mücadelesine sahne olan ve 1413 yılına kadar süren döneme Fetret Devri denir. Timur un 23
TARİH 3 Anadolu dan ayrılırken Osmanlı ülkesini dört şehzade arasında paylaştırması, Osmanlı Devleti nin karışıklık içinde kalmasına ve dağılma tehlikesi geçirmesine yol açtı. Şehzadelerden Süleyman Çelebi Rumeli de, İsa Çelebi Balıkesir de, Musa Çelebi Bursa da ve Mehmet Çelebi de Amasya da hükümdarlıklarını ilan ettiler. Kardeşler arasındaki bu mücadeleden Mehmet Çelebi galip olarak çıkmış ve Fetret Devrine son vermiştir. Fetret Devrinde Balkanlarda fazla bir toprak kaybı yaşanmadı. Fakat Anadolu da toplumsal ve ekonomik sıkıntılara sebep oldu. Resim 01.07: Mehmet Çelebi yi Divan Toplantısında Gösteren Minyatür ( Fetret Devrinde Osmanlı Devleti taht kavgalarıyla dağılmanın eşiğine gelmesine rağmen, Balkanlarda Osmanlı yönetimine karşı bir ayaklanma olmamasının nedenleri neler olabilir? Osmanlı Devleti nin kurulduğu yıllarda Balkanların içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve dinî durumu göz önüne getiriniz.) 6. ANADOLU DA SİYASİ BİRLİĞİN YENİDEN SAĞLANMASI Mehmet Çelebi Anadolu da Türk siyasi birliğini yeniden sağlamak düşüncesindeydi. Bu amaçla önce Aydınoğulları üzerine yürüyerek İzmir i aldı. Bu başarı üzerine Foça, Midilli ve Sakız daki Ceneviz kolonileri Osmanlıların nüfuzu altına girdi(1413). Ertesi yıl Karamanoğulları üzerine sefer yaparak Akşehir, Beyşehir ve Seydişehir i 24
aldı.saruhanoğulları Beyliği ne son verdi.candaroğulları ndan Samsun u aldı. TARİH 3 Mehmet Çelebi döneminde Anadolu da meydana gelen önemli olaylardan biri de Şeyh Bedrettin İsyanı dır. Şeyh Bedrettin Fetret Devrinin getirdiği karışıklıklardan yararlanarak düşüncelerini yaymaya çalıştı. Taraftarları İzmir ve Manisa da isyanlar çıkardı. Bu isyanlar kısa sürede bastırıldı. Anadolu da tutunamayan Şeyh Bedrettin Rumeli ye geçti. Burada yakalanarak idam edildi(1420). Ankara Savaşı nda Timur a esir düşen Mustafa Çelebi, Timur un ölümünden sonra serbest kalmış ve Bizans ın desteği alarak Osmanlı tahtını ele geçirmek için Rumeli de isyan etmiştir. Mehmet Çelebi Rumeli ye geçerek Mustafa Çelebi kuvvetlerini yenilgiye uğrattı. Mustafa Çelebi tekrar Bizans a sığındı. Mustafa Çelebi, Mehmet Çelebi nin ölümünden sonra II. Murat döneminde yeniden ayaklandı. Anadolu ya geçen Mustafa Çelebi Bursa yakınlarında yapılan savaşta yenildi. Edirne ye çekildi. Mustafa Çelebi burada yakalanarak idam edildi. Mustafa Çelebi isyanındaki rolünden dolayı Bizans ı cezalandırmak isteyen II. Murat, İstanbul u kuşattı. Bizans Isparta da bulunan Şehzade Mustafa yı, ağabeyine karşı kışkırtarak isyan etmesine neden oldu. II. Murat, İstanbul kuşatmasını kaldırarak kardeşi Şehzade Mustafa nın üzerine yürüdü ve isyanı bastırdı.? Bizans ın Osmanlı şehzadelerini ayaklanmaya teşvik etmesi ve isyancı şehzadeleri desteklemesinin nedenleri neler olabilir? 7. BALKANLARDA OSMANLI HÂKİMİYETİNİN GÜÇLENMESİ Mehmet Çelebi Anadolu da Türk siyasi birliğini önemli ölçüde sağladıktan sonra Balkanlarda Ankara Savaşı sonrası sarsılan Osmanlı otoritesini yeniden sağlamak için harekete geçti. Erdel, Eflak ve Macaristan a akınlar düzenledi. Eflak ve Bosna da Osmanlı egemenliğini kurdu. Osmanlıların Batı Anadolu ve Ege Denizi kıyılarında tekrar üstünlük sağlamaları bölgede ekonomik çıkarları olan Venedik i rahatsız etti. Venediklilerin Gelibolu ya saldırmaları üzerine Osmanlılar ile Venedikliler arasında ilk deniz savaşı meydana geldi. Çalı Bey in komuta ettiği Osmanlı donanması yenildi(1416). Venediklilerle mücadele II. Murat döneminde de devam etti. Osmanlı Devleti nin Balkanlarda kalıcı olabilmesi için Venediklilerin elinde bulunan Selanik ve Makedonya nın tamamını alması gerekiyordu. Bu nedenle başlayan Osmanlı- Venedik savaşları 1430 yılına kadar sürdü. Osmanlılar Selanik, Yanya ve Serez i ele geçirdiler. Orta ve Güney Arnavutluk ta hâkimiyet kurdular. 25
a. Edirne- Segedin Antlaşması(1444) Osmanlıların Balkanlarda hâkimiyetini güçlendirmesi Balkan devletlerini rahatsız etti. Bosna, Sırp, Macar ve Eflak kuvvetleri Osmanlılara karşı birlik oluşturdu. II. Murat, Sırbistan topraklarına girerek Belgrad dışında bütün Sırbistan ı ele geçirdi. Ancak Erdel e giren Osmanlı akıncıları Erdel voyvodası Hünyadi Yanoş tarafından yenilgiye uğratıldı.hünyadi Yanoş un elde ettiği başarılar üzerine papanın teşvikiyle bir Haçlı ordusu oluşturuldu. Osmanlılar Haçlılar karşısında başarılı olamadı. Bu durumdan yararlanan Karamanoğulları da Anadolu dan saldırıya geçince II. Murat barış istedi.1444 yılında Macarlar ile Osmanlı Devleti arasında Edirne- Segedin Antlaşması imzalandı. Edirne Segedin Antlaşması na göre:. Sırbistan bağımsız olacak, ancak Osmanlı Devleti ne vergi ödeyecek,. Eflak, Osmanlılara vergi vermek şartıyla Macaristan ın himayesinde kalacak,. Tuna Nehri iki taraf arasında sınır olacak,. Antlaşma 10 yıl geçerli olacaktı. Bundan sonra II. Murat, tahtı 12 yaşındaki oğlu II. Mehmet e bırakarak Manisa ya çekildi. b. Varna Savaşı(1444) Osmanlı tahtına çocuk yaşta bir hükümdarın çıkmasını fırsat bilen Avrupalılar, papanın teşvikiyle tekrar bir araya gelerek güçlü bir Haçlı ordusu meydana getirdiler. Böylece Edirne Segedin Antlaşması bozulmuş oldu. Osmanlı devlet adamları bu kritik durumda II. Murat ın tekrar tahta çıkmasını sağladılar. II. Murat ın komuta ettiği Osmanlı ordusu ile Haçlı ordusu Varna da karşılaştı(1444). Macar kralı Ladislas ın öldüğü savaşı Osmanlılar kazandı. Varna Savaşı ile:. Balkanlardaki Osmanlı egemenliği daha da güçlendi.. Osmanlı Devleti nin Balkanlarda daha önce aldığı yenilgilerin etkisi ortadan kalktı. 26
Resim 01.08: Varna Savaşı nı Gösteren Temsilî Tablo II. Kosova Savaşı(1448) II. Murat Varna Savaşı ndan sonra Rumeli deki ilerleyişine devam etti. Mora üzerine yürüyerek burasını hâkimiyeti altına aldı. Bu sırada Osmanlı Devleti ne bağlı olan Arnavutluk ta İskender Bey isyan etti. Bunun üzerine II. Murat Arnavutluk üzerine sefere çıktı. Osmanlı Devleti nin İskender Bey isyanıyla uğraşmasından yararlanmak isteyen Avrupalılar, Erdel voyvodası Hünyadi Yanoş komutasında bir Haçlı ordusu oluşturdular. II. Murat, Haçlıları Kosova da karşıladı. Üç gün süren savaşı Osmanlı ordusu kazandı(1448). II. Kosova Savaşı sonunda:. Bizans ın Avrupa dan yardım alma ümitleri sona erdi.. Avrupalılar savunmaya çekilirken Osmanlılar taarruza geçti.. Balkanlarda Osmanlı Devleti nin ilerleyişini engelleyebilecek bir güç kalmadı.. Türkler Balkanlara kesin olarak yerleştiler. 27
Resim 01.09: Arnavutların Millî Kahramanı Sayılan İskender Bey in Heykeli (Tiran) Resim 01.10: Hünyadi Yanoş Heykeli( Budapeşte) 28
E Düşünelim /Yorumlayalım OSMANLILARIN BALKANLARDAKİ BAŞARILARININ SEBEPLERİ Osmanlı Beyliği daha kurulurken askerî, adli teşkilatla işe başlamış ve özellikle askerî işlere büyük önem vererek gelecekteki başarılarına ortam hazırlamıştı. Ancak bu durum tamamen ayrı dinde olan yabancı bir bölgede yani Balkanlarda göz kamaştıran hızda, şuurlu bir yayılma ve yerleşme için yeterli değildi. Bunun birtakım manevi ve psikolojik sebepleri vardı. Osmanlı Beyliği Anadolu da ele geçirdiği yerlerdeki halkla kaynaşarak, onların dinî ve sosyal işlerine karışmayarak, vicdan özgürlüğüne saygı göstermiş ve ağır vergiler altında ezilmiş olan yeni tebaasından ( halkından) belirli bir vergi almakla yetinmiş, kanunlara aykırı olarak hiçbir keyfi uygulamaya izin vermemiştir. Osmanlılar Anadolu da nasıl Hıristiyanların varlıklarını ve idare tarzlarını bozmayarak onları hâkimiyetleri altına aldılarsa, bunu Rumeli de daha geniş bir biçimde uyguladılar. Baştan başa Hıristiyanların yaşadığı Balkan Yarımadası nda kısa zamanda hâkimiyet kurulmasının sebebi bu adil ve idari siyasetteki inceliktir. Osmanlıların ele geçirdikleri yerlerin halkına karşı adaletli, şefkatli davranması, vergileri halkın ödeme gücüne göre belirlemesi ve özellikle Ortodoks Balkan milletlerini Katolik baskısına karşı koruması, onların Osmanlı idaresini bir kurtarıcı olarak karşılamalarına yol açtı. ( Uzunçarşılı, İ. Hakkı, Osmanlı Tarihi c.1, s.181-188 den sadeleştirilmiştir). Yukarıdaki okuma parçasına göre Osmanlıların Balkanlarda kısa sürede hâkimiyet kurmasının, ekonomik, sosyal ve dinî nedenlerini yazınız. a. Ekonomik nedenleri: b. Sosyal nedenleri: c. Dinî nedenleri: 29
2. KONU: OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ (1300-1453) 1. OSMANLI DA DEVLET ANLAYIŞI Bir uç beyliği olarak tarih sahnesine çıkan Osmanlıların kısa zamanda köklü bir devlete dönüşmesi tutarlı bir idarenin sonucudur. Osmanlı devlet teşkilatı ve idari yapısında Müslüman Türk devletlerinin kurumları ile Orta Asya Türk devlet geleneğinin derin bir etkisi bulunmaktadır. Söğüt ve Domaniç çevresinde Türkiye Selçuklularına bağlı bir uç beyliği olarak kurulan Osmanlı Beyliği kısa süre içinde Anadolu ve Balkanlarda genişlemiş, farklı ırk, din, dil ve kültürlere mensup insanları bir arada barış ve huzur içinde yaşamasını sağlayan bir düzen kurmuştur. Eski Türk devlet geleneğinde hükümdarlara halkı yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılırdı. Bu yetkiye kut adı verilirdi. Kut, kan yoluyla ailenin diğer bireylerine geçerdi. Bu inanışın bir sonucu olarak devlet Ülke hanedanın ortak malıdır. anlayışı ile yönetilirdi. Bu durum eski Türk devletlerinin kısa sürede yıkılmasına sebep oluyordu. Osmanlıların ilk zamanlarında da bu uygulama görüldü. I. Murat, Ülke hanedanın ortak malıdır. anlayışının yerine Ülke, padişah ve oğullarınındır. anlayışını getirdi. Bu uygulamayla taht kavgalarının önlenmesi ve merkezî otoritenin korunması amaçlanmıştır. Osmanlı hükümdarları I. Murat dönemine kadar bey ve gazi unvanlarını kullanmışlardır. I. Murat ile beraber hüdavendigâr, sultan, padişah, han gibi unvanlar kullanmaya başlamışlardır. Osmanlı Devleti nde şehzade denilen hükümdar çocukları, sancaklara vali olarak tayin edilirlerdi. Buna sancağa çıkma adı verilirdi. Şehzadeler on ile on beş yaşları arasında sancaklara gönderilirdi. Sancağa çıkan şehzadeye lala denilen tecrübeli ve bilgili kişiler yardımcı olurdu. Sancağı yöneten şehzadeler askerî ve idari işleri öğrenerek devlet yönetimi konusunda tecrübe sahibi olurlardı. İlk zamanlarda İzmit, Bursa, Kütahya, Isparta, Manisa ve Amasya önemli şehzade sancaklarıydı. 2. OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI Osmanlı Devleti nde yasama, yürütme ve yargı yetkileri padişahta toplanmıştı. Padişahlar yönetimi kolaylaştırmak için bu yetkilerini çeşitli devlet görevlilerine devretmişlerdi. Orhan Bey döneminden itibaren ülke sınırlarının genişlemesi, nüfusun artması ve devlet işlerinin çoğalması devlet teşkilatının kurulmasını zorunlu hâle getirdi. 30
Bu nedenle Kuruluş Dönemi padişahları idari, askerî, ekonomik ve hukuki düzenlemeler yaparak devlet teşkilatının kurulup gelişmesini sağladılar. Kuruluş Devri ndeki Teşkilatlanma Faaliyetleri Orhan Bey zamanında devlet işlerinin görüşülüp karara bağlanması amacıyla daha önceki Türk- İslam devletleri örnek alınarak Divanıhümayun kuruldu. Divan bizzat hükümdarın başkanlığında toplanır ve bugünkü Bakanlar Kurulu gibi iş görürdü. Divanda gerek devlete gerekse halka ait idari, askerî, mali, hukuki işler görüşülür ve karar verilirdi. Divanda alınan kararlar mühimme defterlerine kaydedilirdi. Divanda halkın din, cinsiyet, zengin ya da fakir durumuna bakılmaksızın herkesin başvurusu görüşülürdü. Burada alınan kararlar kesindi ve değiştirilmesi söz konusu olamazdı. Divanıhümayun toplantılarına padişahtan başka veziriazam, vezirler, kazasker, defterdar ve nişancı katılırdı. I. Murat zamanında devletin sınırlarının genişlemesiyle beylerbeyilik kurularak ülke yönetim bölümlerine ayrıldı. İlk olarak Rumeli Beylerbeyliği, Yıldırım Bayezit zamanında da Anadolu Beylerbeyliği kuruldu.rumeli Beylerbeyliği nin merkezî Makedonya daki Manastır, Anadolu Beylerbeyliği nin merkezî ise Kütahya ydı. Eyaletler sancaklara, sancaklar kazalara, kazalar ise köylere ayrılmıştı. Osmanlı Devleti nin ilk daimî ve düzenli ordusu Orhan Bey zamanında kurulan yaya ve müsellem birliklerinden oluşmaktaydı. Yaya ve müsellem birlikleri Kapıkulu Ocağı nın kurulmasına kadar savaşlarda görev yaptılar. Daha sonra ordunun geri hizmetlerinde görevlendirildiler. Osmanlılarda denizcilik faaliyetleri Karesioğulları Beyliği nin alınmasıyla başladı. Bundan sonra Edincik ve Karamürsel de ilk Osmanlı tersaneleri kuruldu. Yıldırım Bayezit zamanında ise Gelibolu da bir tersane kuruldu. Osmanlılarda ilk para Osman Bey tarafından bastırıldı. Akçe adı verilen bu para Osmanlı Devleti nin para birimi olmuştur. Resim 01.11: Osmanlı Akçesi 31
I. Murat zamanında tımar sistemi kuruldu. Dirlik adı verilen devlet toprakları gelirine göre has, zeamet ve tımar şeklinde bölümlere ayrılmaya başlandı. Osmanlı Devleti nin Kuruluş Döneminde eyalet, sancak ve kazalarda davalara bakmak üzere kadılar görevlendirildi. İznik i fetheden Orhan Bey burada ilk Osmanlı medresesini açtı. Daha sonra Bursa ve Edirne de de medreseler açılarak eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesine çalışıldı. Resim 01.12: İznik Medresesi 3. OSMANLI ORDUSU Osmanlı Beyliği nin kuruluşunda ilk fetihleri yapanlar, beyliğe bağlı aşiret kuvvetleri, gönüllüler, alperenler ve akıncılardı. Sefer ve savaşlardan sonra herkes işinin başına dönerdi. Sınırların genişlemesiyle birlikte bu kuvvetlerin yetersiz olduğu ortaya çıktı.bunun üzerine her an savaşa hazır bir ordunun kurulmasına karar verildi. 32
a. Kara Ordusu Yaya ve Müsellemler Orhan Bey zamanında Türkiye Selçuklu Devleti örnek alınarak devamlı savaşa hazır bir ordu meydana getirildi. Bu ordunun ayrı ayrı biner kişilik piyade askerlerine yaya, atlı askerlerine de müsellem deniyordu. Yaya ve müsellemlere savaş zamanında ikişer akçe gündelik verilmekteydi. Bu askerler savaşa gitmedikleri zamanlarda kendilerine verilen toprakları ekip biçerek bunun gelirlerini alırlardı. Kapıkulu Ocakları Rumeli fetihleriyle Osmanlı Devleti Avrupa da sınırlarını genişletmeye başlayınca daha fazla askere ihtiyaç duyuldu. I. Murat zamanında Çandarlı Halil Hayrettin Paşa nın teşvikiyle devşirme usulüne dayalı olarak kapıkulu ocakları kuruldu. Kapıkulu ocakları piyadeler ve süvariler olmak üzere iki kısımdan oluşmaktaydı. Kapıkulu Piyadeleri Acemi Ocağı: Acemi ocağı ilk olarak I. Murat zamanında Gelibolu da kuruldu (1363). Çıkarılan Pençik Kanunu ile savaşlarda esir alınan Hıristiyanların beşte biri vergi karşılığı devletin olacaktı. Bu esirler kısa bir eğitimden sonra yeniçeri ocağına alınıyordu.ancak bir süre sonra bu durumun askerler arasında dil, inanç ve kültür farklılıklarından dolayı bazı sakıncaları görülünce bu gençlerin acemi ocağına alınmadan önce Anadolu da Türk ailelerin yanına gönderilmesi kararlaştırıldı. Böylece bunların İslamiyet i, Türkçeyi ve Türk örf ve âdetlerini tanımaları sağlandı. Ankara Savaşı ndan sonra fetihlerin durması ve Fetret Devri ndeki mücadeleler sebebiyle yeterince esir alınamıyordu. Bu durum kapıkulu ocaklarının asker sayısının eksik kalmasına yol açıyordu. Bu olumsuzluğu gidermek için Devşirme Kanunu çıkarıldı. Devşirme Kanunu na göre Osmanlı ülkesinde yaşayan ve birden fazla erkek çocuğu olan Hıristiyan ailelerin, sağlıklı ve kuvvetli olan çocuklarından biri alınırdı. 33
Bu sistemde bir aileden birden fazla çocuk alınmazdı. Bu sistem ihtiyaca göre üç beş yılda bir yapılır ve sekiz ile on sekiz yaş arasındaki çocuklar devşirilirdi. Devşirilen çocuklar pençik sisteminde olduğu gibi önce Anadolu da Türk ailelerin yanına verilerek Türk-İslam kimliği kazanmaları sağlanırdı. Bu ailelerin yanında gerekli eğitimi alan çocuklar acemi oğlanlar ocağına gönderilir, burada askerî eğitime başlamadan önce seçime tabi tutulurlardı. Yetenekli ve zeki olanlar Enderun Mektebine, diğerleri ise kapıkulu ocaklarına asker yetiştirilmek üzere acemi ocağına alınırlardı. Yeniçeri Ocağı Resim 01.13: Yeniçeri Askerleri Yeniçeriler savaş olmadığı zamanlar ok ve kılıç talimi ve spor yaparlardı. Yaya olarak savaşan yeniçeriler ilk devirlerde ok, yay, kılıç, kalkan, kargı, gürz gibi savaş araçlarını kullanırlardı. Osmanlı hükümdarları sefere çıktığı zaman yeniçerilerin hepsi sefere katılırlar ve savaş sırasında padişahın yer aldığı merkezde bulunurlardı. Baş- Kapıkulu Ocakları nın ana unsurunu yeniçeri ocağı oluşturuyordu. I. Murat zamanında kurulan ocak, kapıkulu askerlerinin en itibarlı sınıfını meydana getiriyordu. Yeniçeri ocağının en büyük komutanı yeniçeri ağasıydı. Yeniçeri Ağası doğrudan padişaha bağlı olup, padişahın korunması, İstanbul un güvenliği ve yeniçeri ocağının düzen ve intizamından sorumluydu. Osmanlı padişahları tahta çıktıklarında askerlere cülus bahşişi ve ilk sefere çıktıklarında sefer bahşişi verirlerdi. Yeniçerilerin ocak defterlerini tutup maaş işlerine bakan kâtipler vardı. Yeniçeriler maaşlarını üç ayda bir alırlardı ve buna ulufe adı verilirdi. Resim 01.14: Yeniçeri Silahlarından Bazıları 34
kentte ya da yakınlarındaki kışlalarda yaşarlar, askerliğin dışında başka bir işle uğraşmazlardı. Emekli olana kadar evlenemeyen yeniçerilerin sayısı Kuruluş Döneminde bin ile on bin arasında değişiyordu. Cebeci Ocağı Yeniçerilerin silahlarını yapan, bakım ve onarımını sağlayan sınıftı. Savaş araç ve gereçlerini develer ve katırlarla cepheye taşırlar, orada yeniçerilere dağıtırlardı. En büyük komutanları cebecibaşıydı. Topçu Ocağı I.Murat zamanında top dökmek, top mermisi yapmak ve top kullanmak amacıyla kuruldu. Osmanlılarda ilk top I. Kosova Savaşı nda kullanıldı. Topçu ocağının en büyük subayı topçubaşı idi. Kapıkulu Süvarileri Osmanlı Devleti nin Kuruluş Dönemindeki askerî başarılarında ve sınırlarını hızla genişletmesinde yeniçeriler kadar kapıkulu süvarilerinin de önemli payı vardır. I. Murat zamanında sipahi ve silahtar adıyla iki bölük olarak kurulmuştur. Kapıkulu süvarileri sefer sırasında padişahın sağ ve solunda yürürler, onun tuğ ve silahlarını taşırlar, padişahın ve hazinenin güvenliğini sağlarlardı. Kapıkulu süvarileri atlı oldukları için başkente yakın ve merası bol yerlerde otururlardı. Derece olarak yeniçerilerden daha yüksektiler ve maaşları daha fazlaydı. Eyalet Askerleri Resim 01.15: Tımarlı Sipahi Tımarlı Sipahiler Osmanlı Devleti nin büyümesinde ve genişlemesinde en büyük rolü oynayan tımarlı sipahiler Osmanlı ordusunun en büyük bölümünü ve temelini oluştururlardı. Ordunun savaş düzenindeki ağırlık merkezî tımarlı ordusu, yani eyalet askerleriydi. Bu ordunun en büyük özelliği hafif silahlarla donatılmış atlı ordusu olmasıdır. Bu özelliğinden dolayı çok hızlı yer değiştirebilir ve savaşırlardı. Osmanlılar, Türkiye Selçuklu Devleti nde uygulanan ikta sistemini daha da geliştirmişler ve tımar sistemi adıyla uygulamışlardır. Orhan Gazi zamanında uygulanmaya başlayan bu sistem I. Murat döneminde sınırların genişlemesiyle yaygınlaşmış devlete ait olan 35
toprakların bir kısmının geliri hizmet karşılığı olarak asker ve memurlara verilmiştir. E Bilgi Notu Osmanlılar fethettikleri toprakları ve üstünde yaşayan insanları tahrir defterlerine kaydederlerdi. Bu toprakların vergi gelirlerinin bir kısmı padişah hasları olarak merkezî bütçeye alınır geri kalanları ise dirlik denen çeşitli birimlere ayrılarak bazı asker ve memurların giderlerine tahsis edilirdi. Dirlikler gelirlerine göre üçe ayrılıyordu. Has:Yıllık geliri yüz bin akçeden fazla olan dirliklerdi. Padişah, hanedan üyeleri, divan üyeleri, beylerbeyi, sancak beyi gibi üst düzey devlet görevlilerine verilirdi. Veziriazam, vezirler, beylerbeyi ve sancakbeyleri bu gelirleri görevde bulundukları süre içinde alırlardı. Zeamet: Yıllık geliri yirmi bin akçe ile yüz bin akçe arasında olan dirliklerdi. Bu dirlik eyalet merkezînde olan defterdarlara, alay beylerine, kale kumandanlarına, Divanıhümayun kâtiplerine verilirdi. Tımar: Yıllık geliri üç bin ile yirmi bin akçe arasında değişen dirliklerdi. Bunlar geçimlerini sağlamak ve hizmetlerine ait masrafları karşılamak üzere birkısım asker ve memurlara tahsis edilmiş topraklardı. Kendilerine dirlik verilenler gelirleri oranında atlı asker (cebelü) beslemek zorundaydı. Tımar sahipleri her üç bin akçe için, has ve zeamet sahipleri ise her beş bin akçe için bir cebelü beslerlerdi. Bu askerler aynı zamanda üretici durumunda olup, barış zamanlarında köylüye yardım ederlerdi. Savaş zamanında ise cebelü askerleri bağlı bulundukları tımar beyiyle, sancak beyinin emrine girerlerdi. Sancak beyleri de diğer tımarlardan katılan kuvvetlerle beylerbeyinin emrine girerlerdi. Tımarlı sipahiler kanunlara uyduğu sürece tımarları ellerinden alınmazdı. Ancak mazeretsiz olarak sefere gitmeyen sipahinin dirliği elinden alınır, bir başkasına verilirdi. Mirî araziyi ekip biçen halk, vergilerini, devlet o yeri hizmet karşılığı kime vermişse ona öderlerdi. Üç yıl mazeretsiz olarak toprağı ekip biçmeyen, üretim yapmayanların toprağı işletme hakkı elinden alınır; bir başkasına verilirdi. Bu topraklar devletin olduğu için köylü onu istediği gibi kullanamaz, satamaz, başkasına devredemezdi. Dirlik sahibi, halka haksız bir davranışta bulunamazdı. Haksızlığı uğrayan köylünün tımar sahibini şikâyet hakkı vardı. Taraflar arasındaki anlaşmazlıklara mahallî kadılıklar bakıyordu. 36
E Bilgi Notu Tımarlı sipahilerin genel özellikleri: Tamamı Türk kökenlilerden meydana gelirdi. Devletten maaş almazlar, tımar topraklarının vergilerini alırlardı. Atlı birliklerden oluşurlardı. Sipahi mutlaka kendi tımar bölgesinde ve sancağında oturmak zorundaydı. Dirlik sisteminin uygulanmasıyla: Devlet, üretimi denetim altına almış ve sürekliliğini sağlamıştır. Hazineden para harcanmadan her an savaşa hazır bir ordu beslenmiştir. Araziden daha iyi faydalanılmış, üretimin artması sağlanmıştır. Vergi, kaynağında toplanmıştır. Bu sistemle ülkenin her tarafına yayılan askerler sayesinde merkezî otorite en uç noktalara kadar ulaştırılmıştır. Azaplar Kelime anlamı bekâr erkek demektir. Azap askerleri Anadolu dan toplanan dinç ve kuvvetli bekâr Türk gençlerinden meydana geliyordu. Hafif silahlar kullanan ve yaya olan azaplar, savaşlarda ordunun merkez kısmının önünde bulunurlar ve düşmanın ilk saldırılarını karşılarlardı. Resim 01.16: Bir Osmanlı Akıncısı Akıncılar Sınır boylarında görev yapan akıncılar atlı birliklerden oluşurdu. Akıncıların başlıca görevleri düşman ülkelerine akınlar düzenleyerek bilgi toplamak, ordunun keşif hizmetini yapmak, düşmanın pusu kurmasını önlemekti. Bu görevleri gereği ordunun dört beş gün ilerisinde hareket ederlerdi. Başlarında akıncı beyleri bulunurdu. 37
Akıncı beyleri doğrudan padişaha bağlıydılar. Akıncı kumandalarının en meşhurlarından Evrenosoğulları, Arnavutluk ve Dalmaçya;Mihalloğulları Bosna, Sırbistan ve Macaristan;Malkoçoğulları Silistre; Turahanoğulları ise Mora taraflarında görev yapmaktaydılar. b. Deniz Kuvvetleri Başlangıçta bir kara devleti olan Osmanlı Devleti, Marmara ve Ege kıyılarına ulaşınca bir deniz gücüne ihtiyaç duydu. Osmanlı Devleti nin ilk deniz gücünü Karesioğulları Beyliği nin alınmasından sonra bu beylikten Osmanlılara geçen donanma oluşturdu. Daha sonra Karamürsel, Edincik ve İzmit te tersaneler kurularak gemi yapımına başlandı. Saruhan, Aydın, Menteşe ve Candaroğulları beyliklerinin alınmasından sonra da bunların tersanelerinden yararlanılmıştır. Bu beyliklerin sahip olduğu gemi ve mürettebatın Osmanlılara geçmesi, Osmanlı denizciliğinin gelişmesine önemli katkı yapmıştır. Yıldırım Bayezit zamanında Çanakkale Boğazı nın stratejik önemi göz önüne alınarak Gelibolu da bir tersane ve deniz üssü kuruldu (1390). Bununla birlikte Kuruluş Dönemi Osmanlı denizciliği, Venedikliler ve Cenevizliler gibi denizci devletlerle boy ölçüşecek seviyede değildi. Nitekim Osmanlı Devleti ilk ciddi çatışmasında Venediklilere mağlup oldu. 1416 yılında Gelibolu açıklarında yapılan savaşta donanma kumandanı Çalı Bey şehit düşmüştür. Bu durum donanmaya daha çok önem verilmesine neden olmuş, yeni yapılan gemilerle donanma güçlendirilmiştir. II. Murat zamanında donanma Trabzon İmparatorluğu nu tehdit edecek bir duruma gelmiş ve vergiye bağlamıştı. Resim 01.17: Osmanlı Gemisi 4.OSMANLI EKONOMİSİ a. İnsan Osmanlı Devleti nde halka reaya denirdi. İnsanlar yaptıkları işlerin özelliğine göre şehirlerde, köy ve kasabalarda yaşarlardı. Osmanlı Devleti nde 1831 yılına gelinceye kadar düzenli bir nüfus sayımı yapılmamıştı. Ancak toprakların ve üzerinde yaşayan insanların kaydedildiği tahrir defterleri Osmanlı ekonomisinde insan gücü 38
ile ilgili bilgiler vermektedir. Osmanlı Devleti bir bölgeyi ilk fethettiğinde ya da belli aralıklarla kaza ve sancakların ekonomik kaynaklarını belirlemek için tahrir adı verilen bir sayım yapardı. Bu sayım vergi yükümlüsü erkek sayısını ortaya çıkarırdı. Osmanlı Devleti nin ilk yıllarında savaşlar, kıtlık, salgın hastalıklar gibi nedenlerden dolayı genel nüfus azalmıştı. Ancak yeni yerlerin fethedilmesine, güvenliğin sağlanmasına ve ekonomik durumun iyileşmesine bağlı olarak zamanla nüfus arttı. b.toprak Osmanlı Devleti nde ekonominin temeli tarıma dayanıyordu. Osmanlılarda ekilebilen toprakların çoğu devletin malıydı. Mülkiyeti devlete ait olan topraklara mirî arazi adı verilirdi. Bu sistemde toprağı kullanma hakkı reayaya bırakılıyordu. Devlet her köylü ailesinin geçimini sağlayabilecek büyüklükte toprağa sahip olmasına özen gösterirdi. Tımar sistemi içerisinde her aileye onu besleyecek büyüklükte tahsis edilen topraklara çift denilirdi. Sahib-i arz veya tımar sahibi adıyla da anılan sipahi ise devlete ait araziyi işleten, devletin reayadan alacağı vergiyi toplayan kimsedir. Sipahinin reaya üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi yoktu. Toprağı ekip biçen kimse öldüğü zaman toprağı kullanma hakkı miras olarak çocuklarına geçerdi. Toprağın sahibinin devlet olması büyük toprak sahiplerinin ve büyük hanedanların ortaya çıkmasını önlemiş, Avrupa da olduğu gibi köle çiftçi sınıfının oluşmasını engellemiştir. Osmanlı toprak sistemi içinde farklı statü ve özelliklere sahip toprak çeşitleri vardı. Mirî Arazi: Devlete ait topraklardır. Osmanlı ülkesindeki toprakların büyük bölümü mirî arazi statüsündeydi. Bu topraklar devletin olmakla beraber ekip biçmek ve boş bırakmamak şartıyla reayaya bırakılıyordu. Mirî arazinin bazıları şunlardır: Dirlik: Mirî arazinin en önemli bölümüdür. Belli bir hizmet karşılığı olarak şahıslara dirlik olarak verilirdi. Has, zeamet ve tımar olarak üçe ayrılırdı. Paşmaklık: Padişah kızlarına, annelerine ve eşlerine ayrılan topraklardır. Ocaklık: Gelirleri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan topraklardı. Malikâne: Devlet hizmetinde üstün başarı gösteren bazı devlet adamlarına verilen topraklardır. Yurtluk: Gelirleri sınır boylarındaki askerlere verilen topraklardır. Mukataa: Gelirleri doğrudan doğruya devlet hazinesine ayrılan topraklardı. Bu toprakları işleyen reayanın tüm vergileri hazineye giderdi. Vakıf: Devlet hazinesine ait ya da kişilerin kendi mülkleri olan arazi gelirlerini ilmî ve toplumsal kurumların masrafları için ayırdığı topraklardır. 39
Mülk Arazi: Tasarruf hakkının tamamen kişilere ait olduğu topraklardır. Fetihler öncesinde halka ait bu topraklar fetihler sonrasında yine o yöre halkına bırakılırdı. Bu arazi sahipleri kimsenin iznine gerek duymadan satar, bağışlar veya vakfedebilirdi. Mal sahibi öldüğünde toprak çocuklarına kalırdı. Mülk topraklarından Müslümanlara ait olanına öşrî toprak, gayrimüslimlere ait olanına ise haracî toprak adı veriliyordu. c. Üretim. Tarım Osmanlı ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanıyordu. Bu nedenle nüfusun önemli bir bölümü köylerde yaşıyordu. Osmanlı tarımı, tımar sistemine dayanıyordu. Bu sistemin başlıca üç unsuru devlet, sipahi ve çiftçidir. Yukarıda açıklandığı gibi mirî toprağın mülkiyeti devlete, tasarrufu köylüye, üreticinin vermesi gereken vergiler ise sipahiye aitti. Köylünün toprağı kullanma hakkı süreklidir. Bu hak öldüğü zaman çocuklarına geçerdi. Buna karşılık köylünün de yerine getirmesi gereken bazı yükümlülükleri vardı. Bunların başlıcaları; sebepsiz olarak toprağı terk etmemek, üç yıl üst üste boş bırakmamak, ürettiği ürünün vergisini sipahiye ödemekti. Buna karşılık devlet reayanın güvenliğini ve huzurunu sağlamak, haklarını korumak zorundaydı. Sipahi ise köylünün üretim araçlarını temin etmek, tohum ve gübre gibi ihtiyaçları için ona yardımcı olmakla yükümlüydü.. Hayvancılık Osmanlı Devleti nde ekonominin önemli unsurlarından biri de hayvancılıktı. Tarımla uğraşanlar topraklarını ekmek için hayvan gücünden yararlanıyorlardı. Koyun, keçi, sığır gibi hayvanların et ve sütleri, insanların temel ihtiyaçlarını karşıladığı gibi, yün, yapağı, kıl, ve derileri de sanayinin ham maddesini teşkil ediyordu. Ulaşım ve taşımacılık büyük ölçüde hayvanlarla yapılıyordu. Önemli sanayi ve ticaret merkezlerinin çevresine yerleşen aşiretler deve, katır ve at kervanlarıyla ulaşım sektörünün işletmecileri durumuna gelmişlerdi. İpek böceğinden elde edilen ipek, dokuma sanayisinin en önemli ham maddesiydi. Balıkçılık ve bal üretimi de yapılmaktaydı. Hayvancılıkla uğraşan kesimlerin başında konargöçerler gelmekteydi. Konargöçerler (Yörükler) özellikle küçükbaş hayvancılıkla uğraşırlardı. Şehirlerin et, yağ, yoğurt, tereyağ ve peynir ihtiyaçlarının büyük bölümünü konargöçerler karşılardı. Hayvancılık faaliyetlerinden alınan vergiler (ağnam gelirleri) devletin önemli gelir kaynaklarının başında geliyordu. Erzurum, Diyarbakır, Urfa, Balıkesir, Manisa, Aydın ve Bursa en çok hayvan beslenen yerlerdi. Bunun yanında Bursa da ipek, Ankara da tiftik, Selanik te çuha, Bulgaristan da aba üretiminin öne çıkması bu sanayilere ham madde sağlayan hayvancılığın daha da önem kazanmasına ortam sağladı. 40
. Ticaret İç Ticaret Osmanlı Devleti nin kurulduğu topraklar doğudan ve batıdan gelen ticaret yollarının kesiştiği yerdi. Bu nedenle Osmanlılar kuruluş yıllarından itibaren ticaretin gelişmesine önem verdiler. Çünkü halkın ihtiyaç duyduğu malları bulmasında sıkıntıya düşmemesi devlet siyasetiydi. Osmanlı Devleti güvenli bir piyasa ortamının sağlanmasını, üretici ve tüketicinin korunmasını devletin en önemli görevlerinden biri sayıyordu. Bu nedenle Osmanlılar ticareti teşvik ettikleri gibi bu işle uğraşan tüccarlara çeşitli kolaylıklar sağladılar. Ticari faaliyetlerin ve taşımacılığın hızlı ve güvenli bir şekilde yapılması için derbentçi denilen kişileri görevlendirdikleri gibi, yol güzergâhlarına han ve kervansaraylar yaparak tüccarların dinlenmesine ortam sağlamışlardır. Osmanlı topraklarında gerek ülke içinde üretilen, gerekse ülke dışından gelen malların diğer yerleşim yerlerine dağıtılması işi tüccarlar tarafından yapılırdı. Cinsi ne olursa olsun bütün mallar, o malın dağıtımının yapıldığı kapan veya hana getirilir ve burada perakendecilere satış yapılırdı. Bu kapan ve hanlar özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde her mal için ayrı olup genellikle un kapanı, yağ kapanı, bal kapanı, koza hanı gibi o malın adı ile anılırdı. Bugün olduğu gibi malın tüketiciye ulaştırılması perakendeci tüccar aracılığıyla yapılırdı. Ham maddeler, esnaf tarafından işlenerek tüketiciye satılırdı. Her semtte bulunması gereken fırınlarla bakkal, kasap gibi esnaf dışındakiler belli çarşılarda toplanmışlardı. Bu çarşılar kapalı çarşı veya uzun çarşı olarak bilinirdi. Kapalı çarşıların içinde kıymetli kumaşlar ve mücevherlerin depolanıp satışa sunulduğu yerlere ise bedesten denirdi. Osmanlı Devleti nde ilk bedesten Orhan Bey zamanında Bursa da yapıldı. Resim 01.18: Merzifon Bedesteni Malların tüketiciye ulaştırılmasında pazarlar da önemli bir yere sahipti. Pazarcılar her gün ayrı bir yerde kurulan pazarları dolaşırlardı. Hem toptancı hem perakendeci tüccarın iş yaptıkları yerlerden biri de panayırlardı. Panayırların pazarlardan farkı, yılda bir defa kurulmaları idi. Çarşı ve pazar yerleri muhtesip ve emin denen görevlilerin denetimi altındaydı. Bunlar satılan malların kalitesini ve fiyatını kontrol ederlerdi. 41
Resim 01.19: Fırıncı Ve Tatlıcı Esnafını Gösteren Bir Minyatür Osmanlı Devleti nde esnaflar Ahiliğin bir kolu olan lonca teşkilatına bağlıydılar. Hirfet adı verilen duvarcı, marangoz, kunduracı, demirci gibi meslek gruplarına ayrılan esnafların ayrı ayrı loncaları vardı. Osmanlı şehir ve kasabalarında mevcut esnaf gruplarının her birinin dükkân ve usta sayısı ihtiyaca göre belirlenmişti. Bu sayının artması ancak talebin artmasıyla olurdu. Esnafın dükkân açma hakkına gedik denirdi. Gedik sahibi olmayan kimse dükkân açmak ve esnaflık yapmak hakkına sahip değildi. Gedik hakkına sahip olmak için öncelikle çıraklık, kalfalık yapıp ustalık belgesi almak gerekirdi. Dış Ticaret Osmanlı Devleti nin sınırlarını genişletmesi, önemli ticaret merkezleri ve liman kentlerini ele geçirmesi dış ticaretin de gelişmesini sağladı. Yıldırım Bayezit, devletin sınırlarını Erzincan a kadar genişletince İran ipek kervan yolunun da kontrolünü ele geçirdi. Bundan sonra İran ipek kervanları Trabzon yolunu izlemeyerek karadan Bursa ya giymeyi tercih ettiler. XV. yüzyılda bu yol üzerinde bulunan Tokat ve Amasya, Bursa dan sonra ekonomik bakımdan en önemli şehirler hâline geldiler. Hint ve Arap mallarının Güney Anadolu ya girdiği Antalya ve Alanya nın alınmasıyla Müslüman tüccarların Arabistan ve İran dan Bursa ya güven içinde yolculuk etmeleri sağlandı. Mehmet Çelebi zamanında Bursa ya İpek Hanı adı verilen ikinci büyük bedesten yapıldı. Bu dönemde İtalya ve Fransa gelişme gösteren ipek sanayilerinin ihtiyaç duyduğu ham maddenin önemli bir bölümünü Bursa dan sağlıyorlardı. Böylece Bursa milletlerarası bir ticaret şehri hâline geldi. Tiftik keçisinin yününden dokunan ve sof adı verilen kumaş Ankara ve Kastamonu yu milletlerarası ticaretin önemli merkezleri hâline getirmişti. Resim 01.20: Bursa Çukur Han 42
NELER ÖĞRENDİK? Osmanlı Devleti nin kurulduğu yıllarda Anadolu ve Balkanların siyasi, sosyal ve dinî durumu ve bunun Osmanlıların büyümesine etkisini, Kayıların Anadolu ya gelişini ve yerleşmesini, Osman Bey ve Orhan Bey dönemlerinde yapılan ilk Osmanlı fetihlerini, Osmanlıların Rumeli ye geçmesi ve Balkanlardaki fetihleri ( Edirne nin fethi, Sırpsındığı Savaşı, Çirmen Savaşı,I. Kosova Savaşı, İstanbul kuşatması, Niğbolu Savaşı), Anadolu da siyasi birliği sağlama faaliyetlerini, Ankara Savaşı nın neden ve sonuçlarını, Fetret Devri, Mehmet Çelebi ve II. Murat devirlerini, Kuruluş Dönemi Osmanlı kültür ve medeniyetini ( devlet anlayışı, devlet teşkilatı, Osmanlı ordusunun bölümleri ve özellikleri, tımar sistemi ve önemini, Osmanlı ekonomisini) öğrendik. 43
1. ETKİNLİK A. Aşağıdaki ifadelerin doğru olanların başına (D), yanlış olanların başına (Y) yazınız. 1. ( ) Osmanlı Devleti nin kurulduğu yıllarda Anadolu da siyasi birlik yoktu. 2. ( ) Bursa, Orhan Bey döneminde fethedilmiş ve başkent yapılmıştır. 3. ( ) Osmanlıların sınırlarına kattığı ilk beylik Karamanoğullarıdır. 4. ( ) Sırpsındığı Savaşı Osmanlıların Balkan Haçlılarıyla yaptığı ilk savaştır. 5. ( ) Ankara Savaşı ndan sonra Anadolu Türk siyasi birliği bozulmuştur. 6. ( ) Osmanlılar Rumeli ye Osman Bey zamanında geçmiştir. 7. ( ) Mehmet Çelebi, devleti dağılmaktan kurtardığı için Osmanlı Devleti nin ikinci kurucusu sayılır. 8. ( ) Osmanlılar ilk deniz savaşını Bizanslılarla yapmışlardır. 9. ( ) Varna Savaşı nda Osmanlı ordusuna II. Mehmet komuta etmiştir. 10. ( ) II. Kosova Savaşı ile Osmanlıların Balkan hâkimiyeti kesinleşti. B. Aşağıdaki padişahları uygun karşılıklarla eşleştiriniz. A) B) C) D) E) 1. Osman Bey 2. Orhan Gazi 3. I. Murat 4. Yıldırım Bayezit 5. II. Murat a. Koyunhisar Savaşı b. Niğbolu Savaşı c. Bursa nın fethi d. Sırpsındığı Savaşı e. II. Kosova Savaşı 44
ÜNİTE DEĞERLENDİRME SORULARI 1. Osmanlı Devleti nin kurulduğu XIII. yüzyıl sonlarında Anadolu da aşağıdaki devletlerden hangisi yoktur? A. İlhanlı Devleti B. Safevi Devleti C. Türkiye Selçuklu Devleti D. Bizans İmparatorluğu 2. Osmanlı Devleti nin Kuruluş Döneminde meydana gelen aşağıdaki gelişmelerden hangisi, Osmanlıların Balkanlara geçişini kolaylaştırmıştır? A. Gayrimüslim halka iyi davranılması B. Karesi toprakları ve donanmasının ele geçirilmesi C. Tımar sisteminin uygulanması D. Bursa nın fethedilmesi 3. Osmanlı Beyliği nin kısa bir süre içinde Bizans topraklarını ele geçirmesinde, I. Bizans ın zayıf durumda olması, II. gaza ve cihat politikasına önem verilmesi, III. Osmanlıların merkezîyetçi bir devlet anlayışını benimsemeleri durumlarından hangilerinin etkili olduğu söylenebilir? A. Yalnız I B. Yalnız II C. I ve II D. I, II ve III 4. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye Selçuklu Devleti nin zayıflaması üzerine ortaya çıkan beyliklerden biri değildir? A. Karamanoğulları B. Aydınoğulları C. Saruhanoğulları D. Artukoğulları 5. I. Koyunhisar II. Pelekanon III. Sırpsındığı IV. Niğbolu Osmanlı Devleti yukarıdaki savaşlardan hangilerini sadece Bizans ordusuyla yapmıştır? A. Yalnız I B. I ve II C. II ve III D. II ve IV 45
6. Osmanlılar Rumeli ye geçtikten hemen sonra fethedilen yerlere Anadolu dan çok sayıda Türk aileyi yerleştirmiştir. İskân politikası adı verilen bu uygulama ilk olarak aşağıdaki Osmanlı padişahlarından hangisi zamanında başlatılmıştır? A. Osman Bey B. Orhan Bey C. I. Murat D. Yıldırım Bayezit 7. I. Yaya ve Müsellem adı verilen ilk düzenli ordunun kurulması II. Rumeli Beylerbeyliği nin kurulması III. İlk Osmanlı medresesinin kurulması IV. Osmanlıların Rumeli ye geçmesi Yukarıdakilerin hangisi Orhan Bey zamanında meydana gelen gelişmelerden biri değildir? A. I B.II C.III D.IV 8. İslamiyet öncesi Türk devletlerinde ülke hanedanın ortak malı sayılır ve hükümdarın oğulları arasında paylaştırılırdı. Osmanlı Devleti nin kurulduğu yıllarda da benimsenen Ülke hanedanın ortak malıdır anlayışı, hangi Osmanlı padişahı zamanında Ülke padişah ve oğullarınındır şekline getirilmiştir? A. I. Murat B. Orhan Bey C. Mehmet Çelebi D. II. Murat 9. Yıldırım Bayezit ile Timur arasında 1402 tarihinde yapılan Ankara Savaşı nın sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz? A. Anadolu Türk siyasi birliğinin bozulması B. Fetret Devri nin sona ermesi C. Anadolu Türk beyliklerinin yeniden kurulması D. İstanbul un fethinin gecikmesi 10. Aşağıdakilerin hangisi Osmanlı Devleti nin Kuruluş Döneminde gerçekleşmemiştir? A. Venediklilerle ilk deniz savaşının yapılması B. Yeniçeri ocağının kurulması C. Rumeli ve Anadolu eyaletlerinin kurulması D. Padişahların halife ünvanını alması 46
11. Anadolu da Türk siyasi birliğini kurma çalışmaları döneminde başladı. Bu amaçla ilk olarak. Beyliği, Osmanlı topraklarına katıldı. Yukarıdaki boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir? A. Orhan Bey - Karesioğulları B. Orhan Bey Karamanoğulları C. I. Murat Germiyanoğulları D. II. Murat Saruhanoğulları 12. Osmanlı Devleti nde geliri 100000 akçeden fazla olan dirliklere, gelirleri 20000 ile 100000 akçe arasında olan dirliklere, gelirleri 3000 ile 20000 akçe arasında olan dirliklere ise adı verilirdi. Yukarıdaki boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir? A. Has Zeamet Tımar B. Has Yurtluk Paşmaklık C. Zeamet Tımar Has D. Tımar Ocaklık Has 13. Aşağıdakilerden hangisi Haçlı seferi özelliği taşımaz? A. Maltepe ( Pelekanon) B. Niğbolu C. I. Kosova D. Varna 14. Orhan Bey döneminde, I. İznik te İlk Osmanlı medresesinin açılması, II. İlk düzenli ordunun kurulması, III. Divanıhümayun un kurulması gelişmelerinden hangileri beylikten devlet aşamasına geçildiğine kanıt olarak gösterilebilir? A. Yalnız I B. I ve II C. II ve III D.I, II ve III 15. I. Koyunhisar Savaşı II. Maltepe Savaşı III. Sırpsındığı Savaşı Yukarıdakilerden hangileri Orhan Bey döneminde meydana gelmiştir? A. Yalnız I B. Yalnız II C. I ve II D. II ve III 47
16. Osmanlı Devleti yle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğru değildir? A. Orhan Bey Yaya ve müsellem ordusu B. I. Murat Kapıkulu ocağı C. II. Murat İlk Osmanlı medresesi D. Yıldırım Bayezit Anadolu Beylerbeyliği 17. Aşağıdaki beyliklerden hangisine son verilmesinin Osmanlı deniz kuvvetlerine katkı sağladığı söylenemez? A. Karesioğulları B. Aydınoğulları C. Menteşeoğulları D. Karamanoğulları 18. Bulgaristan... Savaşı ndan sonra kesin olarak Osmanlı egemenliğine girmiştir. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A. Koyunhisar B. Niğbolu C. Pelekanon D. I. Kosova 19. Osmanlı Devleti Kuruluş Döneminde Ege Denizi nin Anadolu ve Yunanistan kıyılarında etkinlik kurmuştur. Bu durumun, I. Venedik II. Ceneviz III. İngiltere devletlerinden hangilerinin çıkarlarını olumsuz etkilediği savunulabilir? A. Yalnız I B. Yalnız II C. I ve II D. I, II ve III 20. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti nin Kuruluş Dönemi padişahlarından biri değildir? A. Orhan Bey B. I. Murat C. II. Murat D. II. Selim