Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı
TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları İl Başkanımız ve Belediye Başkanımız; AK Parti Genel Merkez Halkla İlişkiler Başkanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren AKOFİS Asistan Programı, iktidarımızın devrim niteliğindeki çalışmalarını bilgi notu formatına dönüştürerek sizlere gönderen bir programdır. Halkla ilişkiler çalışmalarınızda sizlere yardımcı olacağı düşüncesiyle bugüne kadar sizlere çeşitli konularda dokümanlar gönderen AKOFİS, Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun konusunda hazırladığımız bilgi notunu da bilgi ve dikkatinize sunmaktadır. AKOFİS in bilgi ve hatırlatma şeklindeki hizmetleri bundan sonra da devam edecektir. Sizlere daha iyi hizmet vermek amacıyla kendisini süreklilik ilkesi içinde geliştirmeyi ilke edinen AKOFİS le ilgili soru, görüş ve değerlendirmeleriniz bizlere yol gösterecektir. Bu düşüncelerle son çalışmamızı bilgi ve dikkatlerinize sunar, başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim. Salih KAPUSUZ Ankara Milletvekili Genel Başkan Yardımcısı Halkla İlişkiler Başkanı
AMAÇ Son yıllarda çok hızlı bir şekilde sürdürülen yargı reformu çalışmalarına rağmen çeşitli sebeplerle yargılama süreleri uzayabilmekte ve uluslararası normlara göre makul sayılan süreleri aşmaktadır. Davanın makul süreden daha uzun sürdüğünü düşünen vatandaşlarımız Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin adil yargılamaya ilişkin 6 ncı maddesinin ihlal edildiğini iddia ederek İnsan Hakları Mahkemesine başvurmaktadırlar. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ülkemiz aleyhine verilmiş çok sayıda ihlal kararı bulunmaktadır. Bu ihlal kararları, ülkemizi bir yandan her yıl önemli miktarda tazminat ödemek zorunda bırakırken, diğer yandan da ülkemizin insan hakları alanında uluslararası toplumdaki görünümünü olumsuz yönde etkilemektedir. 2011 yılı sonu itibarıyla ülkemiz aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan toplam derdest başvuru sayısı 15.940 olup bunun yaklaşık 2.500 adeti uzun yargılama süresi iddialarını içermektedir. Bu sayının 2012 yılı sonu itibarıyla 3.500 adet olabileceği tahmin edilmektedir.
AMAÇ Esas olan insan haklarının ilgili devletin iç hukuk kurallarınca korunmasıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru, iç hukuk yollarının tamamı tüketildikten sonra müracaat edilecek bir yoldur. 12 Eylül 2010 tarihinde halk oylamasıyla yapılan Anayasa değişikliği ve bu paralelde düzenlenen 30 Mart 2011 tarih 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunla, iç hukuk yolu olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanınmıştır. Bu Kanun un bireysel başvuruyu düzenleyen iligli maddesi 23 Eylül 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkânı doğmuştur. Bu kanunun amacı 23 Eylül 2012 tarihinden önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvuruların tazminat ödemek suretiyle çözüme kavuşturulmasıdır. Böylelikle, ülkemizde insan haklarına saygı ilkesi uluslararası kriterlere uygun olarak tesis edilmiş olacak ve aynı zamanda ülkemizin uluslararası alanda insan haklarına saygı konusunda özensiz olduğu şeklindeki algının önüne geçilmesi sağlanacaktır.
NASIL İŞLEYECEK? Kanun oluşturulacak komisyona, 23 Eylül 2012 tarihine kadar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvurularla ilgili olarak, yetki vermektedir. Bundan sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı düzenlendiği için Komisyonun bu tarihten sonraki olaylarla ilgili görevi bulunmamaktadır. Kanunda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin pilot kararında benimsenen usuller dikkate alınarak ihtilafların tazminat ödenmek suretiyle çözüme kavuşturulması öngörülmektedir. Kanun ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan yaklaşık 3.500 davanın dostane çözüm yöntemi ile çözüldüğü, devletin milletiyle uzlaştığı, barıştığı bir yol seçilmiştir. Kanun, ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı, mahkeme kararlarının geç veya kısmen icra edildiği ya da icra edilmediği iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvuruları kapsamaktadır.
KOMİSYON KİMLERDEN OLUŞACAK ÇALIŞMA ŞEKLİ NASIL OLACAK Komisyon Adalet Bakanlığının merkeze bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan hâkim ve savcılardan atanacak 4 kişi ve Maliye Bakanı tarafından atanacak 1 kişi ile birlikte toplam 5 kişiden oluşmaktadır. Komisyonun görevi, kendisine yapılan başvuruları sonuçlandırdığında sona ermektedir. Komisyona müracaat yazılı olarak yapılacak ve Komisyon dokuz ay içerisinde karar verecektir. Komisyon kararına karar tebliğinden itibaren on beş gün içersinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine başvurarak itiraz edilebilir. Ödenmesine karar verilen tazminatın kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenmesi öngörülmektedir. Komisyonun yaptığı iş, idari bir faaliyettir; yargılama işi yapmamaktadır. Söz konusu kanunda işkence ve uzun tutukluluk sürelerine ilişkin ihlaller kapsam dışıbırakmıştır. Bunlarla ilgili olarak 23 Eylül 2012 tarihinden önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, bu tarihten sonrası için de Anayasa Mahkemesine müracaat hakkı bulunmaktadır.
SONUÇ AK Partinin girişimleriyle 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan anayasa değişikliği, yargı reformu paketleri ve yapılan düzenlemeler ve son olarak söz konusu kanunla getirilen düzenleme partimizin insan haklarına saygı ve insan haklarının korunmasına ilişkin bakış açısını göstermektedir. Ülkemizin daha adil ve hızlı bir yargı sistemine kavuşması yolunda atacağımız adımlarla çabalarımız devam edecektir.
Görüş ve Önerileriniz için: akofis@akparti.org.tr (0312)204 50 00/2115 Halkla İlişkiler Başkanlığı