ĐKĐNCĐ DAĐRE. ĐZGĐ - TÜRKĐYE DAVASI (Başvuru no: 44861/04) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ STRAZBURG. 15 Kasım 2011

Benzer belgeler
A V R U P A K O N S E Y Đ

CON S EI L D E KONSEYĐ

CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE BEK -TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:23522/05) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE ADNAN ÖZDEMĐR -TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:4574/06)

CON S EI L D E KONSEYĐ

ĐKĐNCĐ DAĐRE FETHULLAH AKPULAT - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 22077/03) KARAR STRAZBURG. 15 Şubat 2011

ĐKĐNCĐ DAĐRE EYÜP KAYA TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 17582/04) STRAZBURG. 23 Eylül 2008

CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE ERSOY -TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:43279/04) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ AYAZ VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:11804/02) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

A V R U P A K O N S E Y Đ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ KONUK - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 49523/99) KARAR STRAZBURG.

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ. ÇELĐK ve YILDIZ - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: / 99) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

A V R U P A K O N S E Y Đ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ KANĐOĞLU VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:44766/98, 44771/98 VE 44772/98)

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ. MEHMET MÜBAREK KÜÇÜK - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:7035/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRASBOURG.

(Başvuru no: 42422/04, 2102/05, 18194/05, 18772/05, 33222/05, 36990/05 ve 37050/05) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ STRAZBURG.

COU N CI L OF KONSEYĐ

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE ÇATAK TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 26718/05) KARAR STRAZBURG.

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE KARAKAYA - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 11424/03) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

CON S EI L D E KONSEYĐ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

CON S EI L D E KONSEYĐ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE BĐNGÖL - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 36141/04) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE MEHMET ZÜLFĐ TAN - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 31385/02)

CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE EDĐP USLU -TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:43/02) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

KAYA VE SEYHAN/TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 30946/04) Strazburg 15 Eylül 2009

CON S EI L D E KONSEYĐ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

(Başvuru no: 3197/05) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ STRAZBURG. 20 Ekim 2009

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAMAN VE BEYAZIT - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 73739/01) KARAR STRAZBURG

CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE KÜRÜM -TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:56493/07) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ MEHMET ÖZEL ve diğerleri - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 50913/99) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRASBOURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:75834/01)

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ KEKĐL DEMĐREL - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:48581/99) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ BAKIR- TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:54916/00) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ STRAZBURG

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ KADRĐYE YILDIZ VE DĐĞERLERĐ- TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 73016/01)

CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ. İKİNCİ DAİRE KANAT ve BOZAN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:13799/04)

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ABDURRAHİM DEMİR - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 41213/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZEYTİNLİ/TÜRKİYE (Başvuru no /04) KARAR STRAZBURG. 26 Ocak 2010

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

A V R U P A K O N S E Y Đ

A V R U P A K O N S E Y Đ

CON S EI L D E KONSEYĐ

CON S EI L D E AVRUPA KONSEYĐ

CON S EI L D E KONSEYĐ

CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE DAYANAN -TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no:7377/03) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

A V R U P A K O N S E Y Đ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÇETKİN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 30068/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KOP -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 12728/05) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

CON S EI L D E KONSEYĐ

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru no: 3869/04) STRAZBURG. 27 Ekim 2009

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ERHUN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru numaraları: 4818/03 ve 53842/07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

CON S EI L D E KONSEYĐ

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No /07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE SONKAYA - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 11261/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MEHMET SELÇUK - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 13090/04 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ SÜLEYMAN ERDEM - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 49574/99 ) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. MEHMET YILDIZ vd.-türkiye DAVASI (Basvuru no:14155/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru no: 28485/03) STRAZBURG. 23 Eylül 2008

COUNCIL AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ÜÇÜNCÜ DAĐRE MUSLUOĞLU 1 VE DĐĞERLERĐ TÜRKĐYE. (Başvuru no /99) STRAZBURG.

YOLDAŞ VD./Türkiye. Başvuru numaraları: 23706/07, 37912/07, 43801/07, 54514/07, 56503/07, 1033/08, 1522/08 ve 2635/08 Strazburg 15 Mart 2011

A V R U P A K O N S E Y Đ

CON S EI L D E KONSEYĐ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜNGİL TÜRKİYE. (Başvuru no /03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. 10 Mart 2009

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE SERİN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:18404/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE. KEMAL KAHRAMAN/TÜRKĐYE (Başvuru no /03) KARAR STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE TOK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:37054/03, 37082/03, 37231/03 ve 37238/03 )

CON S EI L D E KONSEYĐ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

A V R U P A K O N S E Y Đ

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ÜÇÜNCÜ DAĐRE. ERDEM TÜRKĐYE (Başvuru no /02) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MENEMEN MİNİBÜSÇÜLER ODASI -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 44088/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YER VE GÜNGÖR/TÜRKİYE (Başvuru no /06 ve 48581/07) KARAR STRAZBURG.

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE SAVGIN - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 13304/03) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YAVUZ ve diğerleri -TÜRKİYE DAVASI

A V R U P A K O N S Đ E Y

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GÜMÜŞSOY/TÜRKİYE (Başvuru no /07) KARAR STRAZBURG. 11 Ekim 2011

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE YUMUŞAK VE YILDIRIM - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 15725/07)

A V R U P A K O N S E Y Đ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE AHMET AKMAN - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 33245/05) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ APOSTOLİDİ VE DİĞERLERİ- TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:45628/99) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ (ADİL TATMİN) STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE S.S. BALIKLIÇEŞME BELDESİ TARIM KALKINMA KOOPERATİFİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ. ĐRFAN BAYRAK- TÜRKĐYE DAVASI (Başvuru no:39429/98) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ STRAZBURG

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KILIÇ VE EREN/TÜRKİYE (Başvuru no /07) KARAR STRAZBURG

COUNCIL AV R U P A KONSEYİ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ DÖRDÜNCÜ DAĐRE. NECDET BULUT TÜRKĐYE DAVASI (Başvuru no:77092/01) STRAZBURG.

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru no. 7971/07) KARAR STRAZBURG. 28 Mayıs 2013

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE KÖKTEPE - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 35785/03 )

6. 29 Şubat 2000 tarihli bir kararla Mahkeme, başvuru ile ilgili olarak kısmi kabuledilebilirlik kararı vermiştir.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE BAHÇECİ VE TURAN - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 33340/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

CON S EI L D E KONSEYĐ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

ĐKĐNCĐ DAĐRE. MEHMET MANSUR DEMĐR v. TÜRKĐYE. (Başvuru No /07) KARAR STRASBOURG. 24 Temmuz 2012

Transkript:

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE ĐZGĐ - TÜRKĐYE DAVASI (Başvuru no: 44861/04) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ STRAZBURG 15 Kasım 2011 Đşbu karar Sözleşme nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir. 1 T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2011. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (44861/04) numaralı başvurunun nedenit.c. vatandaşı Abdullah Đzgi nin(başvuran) 18 Ekim 2004tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi ne Avrupa Đnsan Hakları Sözleşmesi nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan başvurudur. Başvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde AdanaBarosu avukatlarından M. Çinkılıç ve Kemal Derintarafından temsil edilmektedir. OLAYLAR I. DAVANIN KOŞULLARI Başvuran, 1960 doğumlu olup, Adana da ikamet etmektedir. DEHAP ( Demokratik Halk Partisi) Adana il yönetimi üyesi olan başvuran, 14 Eylül 2003 günü saat 12.30 sıralarında DEHAP tarafından Đnönü parkında düzenlenen bir basın açıklamasına katılmıştır. Başvuranın anlatımına göre, Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi polisleri, katılımcılar direnç göstermediği halde ve hiçbir uyarı yapmaksızın, kalabalığı dağıtmak için cop ve benzeri cisimler kullanarak müdahale etmişlerdir. Yine başvuranın söylediğine göre, polisten aldığı darbeler sonucu bir kaburga kemiği kırılmıştır. Hükümete göre, gösteriye yaklaşık beş yüz kişi katılmıştır. Katılımcılar toplanırken Abdullah Öcalan ı öven sloganlar atmışlardır. Katılımcılar basın açıklaması sırasında da slogan atmaya devam etmişler ve dolayısıyla böyle bağırmamaları için onları uyarmak zorunlu hale gelmiştir. Gösterinin video kayıtlarına atıfta bulunan Hükümet, basın açıklamasının bitimine kadar güvenlik güçlerinin müdahale etmediğini belirtmiştir. Basın açıklaması bittikten sonra, gösterici gruplar terör örgütü ve örgütün elebaşına övgüler yağdırmaya devam etmişlerdir. Hükümete göre, bazı göstericiler güvenlik güçlerinin üzerine taş atmışlardır. Bu nedenle polis düzeni sağlamak üzere müdahale etmiştir. Polisin aynı gün video görüntülerini yazılı hale getirerek düzenlediği tutanaktan anlaşıldığına göre, bu basın açıklaması okunurken, kalabalık : «Öcalan sız dünyayı başınıza yıkarız» ; «Đmralı kapansın Öcalan a özgürlük ; «Biji Serok Apo [Öcalan]» ; «Dişe diş kana kan seninleyiz Öcalan» ; «Gençlik Apo nun fedaisidir» ; «Gençlik barışın teminatıdır»; «Ölmek öldürmek istemiyoruz» ; «Savaşa hayır» ; «Birleşik bir yaşam istemiyoruz» ; «Kimliksiz yaşamak istemiyoruz» şeklinde sloganlar atmıştır. Adana Hastanesi tarafından 14 Eylül 2003 günü saat 13.20 de düzenlenen tıbbi raporda, başvuranın sağ şakağında yüzeysel bir ekimoz ve ödemler (şişlik), ayrıca 8 ve 10. kaburgalar üzerinde hiperemi (kanlanma) gözlemlendiği belirtilmiştir. A. Başvuran tarafından yapılan suç duyurusu 15 Eylül 2003 tarihinde, başvuran, kötü muamele, darp ve hakaret gerekçeleriyle Terörle Mücadele Şubesi polisleri ile çevik kuvvet polisleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Başvuran suç duyurusunda, güvenlik güçlerinin basın açıklaması için toplanan kalabalığı dağıtmak için yaptığı müdahaleden sonra, polisin, etraflarını sararak yumruk ve coplarla vurduklarını ileri sürmüştür. Başvuran ayrıca vücudunun birçok yerinde ve özellikle kaburgaları ile kafasının sağ tarafında çürük ve bereler olduğunu belirtmiştir. 2

Adli Tıp Kurumu Adana Şube Müdürlüğü tarafından Adana Cumhuriyet Savcısı na gönderilen 16 Eylül 2003 tarihli tıbbi raporda, başvuranın sağ göğsünde şiddetli ağrı ve bir hassasiyet olduğu belirtilmiştir. Doktor, başvuranın bir uzman tarafından muayene edilmesini istemiştir. Adli Tıp Kurumu Adana Şube Müdürlüğü tarafından 17 Eylül 2003 tarihinde düzenlenen raporda, başvuranın sağ şakak bölgesinde sıyrık, ekimoz ve şişlikler, sağ eksen ve 8 ve 10. kaburgalar üzerinde kanlanma alanı ve göğsün sağ tarafında şiddetli ağrı tespit edildiği belirtilmiştir. Tıbbi raporda ayrıca istenen ek muayenenin normal olduğu belirtilmiştir. Doktor, başvurana beş gün iş göremezlik raporu vermiştir. 19 Eylül 2003 tarihli burun muayenesi sonucunda, başvuranın burnunda hipertrofi (büyüme) ve eğrilik olduğu tespit edilmiştir. Valilik 17 Aralık 2003 tarihli kararında, sözkonusu polisler hakkında ceza kovuşturması açılmasına izin vermemiştir. 26 Aralık 2003 tarihinde, başvuran gibi Cumhuriyet Savcısı da bu karara Adana Bölge Đdare Mahkemesi önünde itiraz etmiştir. 18 Şubat 2004 tarihinde, Adana Bölge Đdare Mahkemesi, haklılığını incelemeden, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun un 6. maddesinin 2. fıkrasına dayanarak, kötü muamele ile suçlanan kamu görevlilerinin kovuşturulmasına izin vermeyen valilik kararına karşı hukuki bir yol bulunmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. 22 Mart 2004 tarihinde, Adana Cumhuriyet Savcısı, kovuşturma için valinin 17 Aralık 2003 tarihli kararı ile Adana Bölge Đdare Mahkemesi nin kararını benimseyerek takipsizlik kararı vermiştir. 13 Nisan 2004 tarihinde, başvuran bu karara itiraz etmiştir. 7 Mayıs 2004 tarihinde, Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi, savcılığın gerekçesini yeterli, ayrıntılı ve dosyaya uygun bulmuş ve itiraz edilen takipsizlik kararını onamıştır. Bu karar başvurana 25 Mayıs 2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. B. Başvuran hakkında Adana Ceza Mahkemesi önünde açılan ceza davası Cumhuriyet savcısı, 15 Aralık 2003 tarihli iddianame çerçevesinde, 2911 sayılı Kanun a aykırı bir şekilde gösteriye katıldıkları gerekçesiyle başvuranın da aralarında bulunduğu on bir kişi hakkında ceza davası açmıştır. Savcı, gösterinin izinsiz yapıldığını belirtmiştir. Öte yandan, gösteri sırasında Abdullah Öcalan ı öven sloganlar atılmış ve göstericiler tarafından pankartlar açılmıştır. Göstericiler sopalarla ve taş atarak polislere saldırmış ve çevik kuvvet polislerinden birini bacağından yaralamıştır. Adana Ceza Mahkemesi, 23 Kasım 2005 tarihli kararında başvuranın savunma dilekçesini, video görüntülerinin yazılı kayıtlarını, tutanakları ve dosya içeriğini dikkate almış ve davranışlarının suç teşkil etmediği gerekçesiyle başvuran ve diğer şüpheliler hakkında beraat kararı vermiştir. Kararın gerekçesinde Mahkeme, gösteri sonunda polisin uyarısı üzerine DEHAP Adana Đl Başkanı nın megafon ile katılımcılara seslenerek sakince dağılmalarını istediğini kaydetmiştir. Ancak, dosyada isimleri bulunmayan ve kimlikleri tespit edilemeyen 3

bazı kişiler, slogan atmaya devam etmiş, dağılmamış ve güvenlik güçlerinin üzerine taş atarak bir polisin yaralanmasına sebep olmuşlardır. DEHAP yöneticilerinin, göstericilere dağılmaları için telkinde bulunmasına rağmen, yukarıda bahsi geçen kişiler hemen dağılmamıştır; buna karşın, göstericilere dağılmaları için zaman tanınması gerektiği göz önüne alındığında, DEHAP yöneticileri Yargıtay ın yerleşik içtihadına uygun davranmışlar, hata yapmamışlar ve herhangi bir suç işleme eğiliminde bulunmamışlardır. Dosyadaki unsurlara göre, bu karar Yargıtay önünde temyiz edilmemiştir. HUKUK I. AĐHS NĐN 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA Başvuran, 14 Eylül 2003 tarihinde düzenlenen basın açıklamasına katılanları dağıtmak amacıyla güvenlik güçleri tarafından yapılan müdahale sırasında kötü muameleye maruz kaldığından şikâyetçi olmakta ve AĐHS nin 3. maddesine atıfta bulunmaktadır. Hükümet, bu sava itiraz etmektedir. A. Kabuledilebilirliğe ilişkin AĐHM, başvurunun AĐHS nin 35. maddesinin 3 a) paragrafı anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve ayrıca başka bir kabuledilemezlik gerekçesi bulunmadığını tespit etmektedir. Dolayısıyla bu başvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi uygun olacaktır. B. Esasa ilişkin 1. Tarafların argümanları Hükümet, başvuranın polis tarafından bir kaburgasının kırıldığını iddia ettiğini, ancak bu iddiasını kanıtlamadığını ve Sistem Tıp Merkezi tarafından 19 Eylül 2003 tarihinde düzenlenen raporun da başvuranın bu iddiasını doğrulamadığını belirtmektedir. Hükümet, gösterinin AĐHM ne de sunulan video kayıtlarına dayanarak, güvenlik güçlerinin basın açıklaması sırasında müdahale etmediğini yinelemektedir. Güvenlik güçleri basın açıklamasının bitmesini beklemiş ve sonra herhangi bir olayın çıkmasını engellemek amacıyla gösterici grubu dağılmaları için uyarmıştır. Hükümet, Türkiye aleyhine Çiloğlu ve diğerleri davası (n o 73333/01, prg. 28, 6 Mart 2007) kararına atıfla, mevcut davadaki olayların AĐHS nin 3. maddesi alanına girmediğini savunmaktadır. Başvuran, iddialarını yinelemektedir. 2. AĐHM nin değerlendirmesi AĐHM, bir bireyin özgürlüğünden yoksun kaldığı ya da daha genel olarak güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldiği durumlarda, kendi tutumunun zorunlu kıldığı haller dışında, kendisine karşı fiziksel güç kullanılmasının insanlık onuruna bir saldırı olduğunu ve bunun ilke olarak AĐHS nin 3. maddesi ile güvence altına alınan hakları ihlal ettiğini hatırlatmaktadır (bakınız, diğerleri arasından, Fransa aleyhine R.L. ve M.-J.D. davası, n o 44568/98, prg. 61, 19 Mayıs 2004, Türkiye aleyhine Gülizar Tuncer davası, n o 23708/05, prg. 29, 21 Eylül 4

2010,Türkiye aleyhine Umar Karatepe davası, n o 20502/05, prg. 57, 12 Ekim 2010, ve Türkiye aleyhinetimtik davası, n o 12503/06, prg. 47, 9 Kasım 2010). AĐHM, ihtilaflı gösteri sona erdikten sonra, başvuranın, polis tarafından yakalanmasını takip eden süreçte farklı doktorlar tarafından muayene edildiğini tespit etmektedir. Farklı tıbbi raporlardan anlaşıldığına göre, başvuranda ekimozlar, kanlanma, ağrılar ve ayrıca burnunda hipertrofi (büyüme) tespit edilmiştir. Öte yandan, Adli Tıp Kurumu tarafından 17 Eylül 2003 tarihinde düzenlenen rapora göre, başvurana ayrıca beş gün iş göremezlik raporu verilmiştir. Đhtilaflı olaydan hemen sonra düzenlenen bu farklı tıbbi raporlarda yapılan tespitleri dikkate alan AĐHM, başvuranın maruz kaldığı muamelelerin AĐHS nin 3. maddesi alanına girdiği kanaatine varmaktadır. Bu nedenle AĐHM, mevcut davada kullanılan gücün orantılı olup olmadığını araştırmak durumundadır. Bu bağlamda AĐHM, oluşan lezyonlara (doku bozukluğu), bıraktığı izlere ve bu lezyonların hangi koşullarda oluştuğuna özel bir önem addetmektedir (R.L. ve M.-J.D., ilgili bölüm, prg. 68, ve Gülizar Tuncer, ilgili bölüm, prg. 31). AĐHM, başvuranın polislere taş mı attığı yoksa onlara karşı fiziki güç mü kullandığı konusunda ne Valilik ten ne de Cumhuriyet Savcısı ndan bir açıklama yapılmadığını tespit etmektedir. Nitekim Adana Ceza Mahkemesi nin 23 Kasım 2005 tarihli kararından anlaşıldığına göre, bir polis memuru gösteri bittikten sonra dağılmayan grup arasından bir kişinin attığı taşlar nedeniyle yaralanmıştır. Oysa taş atan bu kişilerin kimlikleri tespit edilememiş olup, isimleri ceza soruşturması dosyasında da yer almamıştır. Dahası, başvuranın polislere fiziksel olarak ya da şiddetli bir şekilde saldırdığı kanıtlanamamıştır. Her halükarda, mevcut dava koşullarında ilgili şahısın güç kullanılarak etkisiz hale getirilmesini gerektirecek saldırgan bir tavrı olmamıştır (Kop, ilgili bölüm, prg. 33). Bu bağlamda, başvuranın tutumunun bir güç kullanımını gerektirdiği varsayılsa bile, AĐHM, toplanan bir kalabalığın dağıtıldığı gerekçesinin, tek başına, o gösteriye katılan bir kişinin vücudunda, yüzünde ya da kafasında oluşan ciddi yaralanmaları açıklamak için yeterli sayılamayacağını bir kez daha hatırlatmaktadır (Türkiye aleyhine Güler davası, n o 49391/99, prg. 46, 10 Ocak 2006, ve Türkiye aleyhinezülcihan Şahin ve diğerleri davası, n o 53147/99, prg. 54, 3 Şubat 2005). Bunun sonucunda AĐHM, polisin başvuranı etkisiz hale getirmek için kullandığı gücün ilgili şahısın kullandığı iddia edilen karşı güçle orantılı olduğunun Cumhuriyet Savcısı tarafından da belirlenemediği kanaatine varmaktadır. AĐHM, ulusal makamların, başvuranın hangi koşullarda darp edildiğini kesin olarak ortaya koymadıklarını ve polisin ilgili şahsa karşı kullandığı gücün orantılılığını belirleyecek gerçek ve belirgin herhangi bir kanıt belgesi sunmadıklarını tespit etmektedir (Timtik, ilgili bölüm, prg. 51). Bu bağlamda AĐHM, 2 Ocak 2003 tarihinde 4778 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Đlişkin Kanun yürürlüğe girdikten sonra Devlet görevlilerinin kötü muamele ve aşırı güç kullanmaları ile ilgili kovuşturmalar umumi hukuka girmesine rağmen, suçlanan polis memurları hakkında ceza kovuşturması başlatılması için validen izin istenmesinin şaşırtıcı olduğunu kaydetmektedir. Gerçekten de, mevcut dava koşullarında, ihtilaflı olay ve eylemler 14 Eylül 2003 tarihinde meydana gelmiş ve dolayısıyla eski 4778 sayılı Kanun hükümlerinde belirtilen soruşturma yetkisi, yapılan yasa değişikliği ile Cumhuriyet savcılarına geçmiştir. 4778 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Đlişkin Kanun a aykırı olan bu durum, başvuranın tam olarak hangi koşullarda kötü muameleye maruz kaldığı konusunun aydınlığa kavuşmasını engellemiştir. Yukarıdaki tespitler ile başvuran tarafından sunulan tıbbi raporlar bağlamında AĐHM, Hükümet tarafından yapılan açıklamaların inandırıcı argümanlara ve ulusal mahkemeler 5

tarafından yürütülen bir soruşturmaya dayanmadığı kanaatine varmaktadır (bakınız, gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra, Hırvatistan aleyhine Đurđević davası, n o 52442/09, prg. 95, 19 Temmuz 2011). Bu nedenle, mevcut davada kullanılan güç, oluştuğu şartlar itibarıyla, aşırı ve haksızdır. Devlet in sorumluluğu altında kullanılan bu güç nedeniyle oluşan lezyonlar tartışmasız bir şekilde başvurana insanlık dışı olarak nitelenebilecek bir acı vermiştir. Bunun sonucu olarak, AĐHS nin 3. maddesi esas bakımından ihlal edilmiştir. II. AĐHS NĐN 11. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA Başvuran, barışçıl toplantı yapma ve ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğini ileri sürmekte ve AĐHS nin 9, 10, 11 ve 17. maddelerine atıfta bulunmaktadır. Başvuranın şikâyetleri dile getiriş şeklini göz önünde bulunduran AĐHM, sözkonusu şikâyetlerin sadece AĐHS nin 11. maddesi açısından incelenmesine karar vermektedir. Hükümet, bu sava itiraz etmekte ve başvuranın basın açıklaması yapmak üzere gösteriye katılabildiğini, dolayısıyla barışçıl toplanma özgürlüğüne müdahale edilmediğini savunmaktadır. Hükümet, bu gösterinin polis müdahalesi olmadan kesintisiz tamamlandığını kaydetmektedir. Buna ek olarak Hükümet, daha sonra gerçekleşen polis müdahalesinin AĐHS nin 11. maddesinin 2. paragrafı anlamında haklı olduğunu, müdahalenin sadece taş atma eylemlerine son vermeyi ve gösterinin yapıldığı meydanın boşaltılmasını amaçladığını belirtmektedir. Başvuran, iddialarını yinelemektedir. AĐHM, bu şikâyetin yukarıda incelenen şikâyetle bağlantılı olduğunu ve dolayısıyla kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini kaydetmektedir. Bununla birlikte AĐHM, öncelikle Hükümetin dile getirdiği gibi, başvuranın bu ihtilaflı gösteriye katılabildiğini ve basın açıklaması yapabildiğini tespit etmektedir. Bu itibarla, başvurana uygulanan muamelenin gösteri sırasında meydana gelmiş olduğu kabul edilse ve hatta bu orantısız muamelenin AĐHS nin 11. maddesi anlamında gösteri yapma özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etki yarattığı varsayılsa bile, AĐHM, mevcut başvurunun ortaya koyduğu en temel hukuki sorunun, başvuranın ihtilaflı gösteri sonrasında güvenlik güçlerinin müdahalesi nedeniyle kötü muameleye maruz kalıp kalmadığı hususu olduğu kanısını taşımaktadır. AĐHS nin 3. maddesi açısından vardığı sonucu dikkate alan AĐHM, mevcut davada başvuranın dile getirdiği şikâyetin ayrıca AĐHS nin 11. maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığı kanaatine varmaktadır (bakınız, diğerleri arasından, Türkiye aleyhine Sadak ve diğerleri davası, n o 29900/96, 29901/96, 29902/96 ve 29903/96, prg. 73, CEDH 2001-VIII, Macaristan aleyhine Bukta ve diğerleri davası, n o 25691/04, prg. 41, CEDH 2007-III, ve Türkiye aleyhineulusoy ve diğerleri davası, n o 34797/03, prg. 59, 3 Mayıs 2007). 6

III. AĐHS NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA A. Tazminat Başvuran, kanaatince maruz kaldığı kötü muamele sonucu uğradığı maddi zarar karşılığında 30.000 Euro ve manevi zarar karşılığında yine 30.000 Euro talep etmektedir. Hükümet, bu taleplere itiraz etmektedir. AĐHM, başvuranın, iddia ettiği maddi zararı destekleyen hiçbir kanıt belgesi sunmadığını tespit etmekte ve bu talebi reddetmektedir. Buna karşın AĐHM, manevi tazminat başlığı altında başvurana 9.000 Euro ödenmesine hükmetmektedir. B. Yargılama masraf ve giderleri Başvuran, ayrıca tebligat masrafları karşılığında 80 Euro (harcama kanıtlanmamış), 23 Temmuz 2010 ve 2 Mart 2011 tarihlerinde ödenen tercüme masrafları için sırasıyla 150 1 TL ve 60 2 TL (faturalarla desteklenmiş) talep etmektedir. Başvuran bunlara ilaveten AĐHM önünde görülen yargılama masraf ve giderleri için, saat ücreti 500 Euro dan hesaplanan sekiz saatlik çalışma karşılığında, 4 000 Euro talep etmektedir. Başvuran, bu talebini destekleyen hiçbir belge sunmamaktadır. Hükümet, bu talepler itiraz etmektedir. AĐHM nin yerleşik içtihadına göre, bir başvuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM, mevcut davada, elindeki belgeleri ve içtihadını dikkate alarak, başvurana AĐHM önünde görülen yargılama masraf ve giderleri için 106 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatine varmaktadır. C. Gecikme faizi AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası nın marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir. BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE, 1. Başvurununkabuledilebilirolduğuna; 2. AĐHS nin 3. maddesinin esas bakımından ihlal edildiğine; 3. AĐHS nin 11. maddesi hakkındaki şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına; 4.a) AĐHS nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana: 1. Yaklaşık 76 Euro 2. Yaklaşık 30 Euro 7

i. her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 9.000 (dokuz bin) Euro manevi tazminat ödenmesine; ii. her türlü vergiden muaf olmak üzere yargılama gider ve masrafları için 106 (yüz altı) Euro ödenmesine; b) yukarıda belirtilen sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankası nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına; 5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine; KARAR VERMĐŞTĐR. Đşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AĐHM nin Đç Tüzüğü nün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 15 Kasım 2011 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. 8