GENÇAY. mustafagencayilkog.meb.k12.tr ŞUBAT 2011. Yıl : 1 Sayı : 1. DR Mustafa Gençay İlköğretim Okulu Adına SAHİBİ Cemal GÜNGÖR ( Okul Müdürü )



Benzer belgeler
Mustafa Kemal ATATÜRK

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

İSTİKLÂL MARŞI. Mehmet Akif ERSOY

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

MateMito AKILLI MATEMATİK ATÖLYEM

İSTİKLÂL MARŞI. Mehmet Akif Ersoy

KKTC MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINIDIR

T.C. BURDUR VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü...İİÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE...MÜDÜRLÜĞÜNE...BÖLÜMÜNE

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

T.C KÖRFEZ KAYMAKAMLIĞI Körfez Anadolu Öğretmen Lisesi BRİFİNG DOSYASI

Bu kitapta neler var?

Eğitim Öğretim Yılı OKUL ÖNCESİ ŞEKERLİK EĞİTİM SETİ YARIM GÜNLÜK PLAN ÇİZELGESİ

HÜRRİYET İLKOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI

BAHARA MERHABA. H. İlker DURU NİSAN 2017 İLKOKUL BÜLTENİ

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Mart 2014 Faaliyet Raporu

EKİM AYINDA NELER ÖĞRENECEĞİZ?

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

2. Sınıf Kazanım Değerlendirme Testi -1

Bu kitapta neler var?

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

Kazanım: : Vatanımız için mücadele eden insanların fedakarlıklarını öğrenerek vatanseverlik duygusunu artırır.

Bu kitapta neler var?

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

AAA AYŞE HASAN TÜRKMEN ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ YILLIK FAALİYET PLANI

TÜRKÇE PAMUK DEDE soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. 1) Aşağıdakilerden hangisi Pamuk dede nin yaptığı işlerden birisi değildir?

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

Özel Gebze Eğitim Kurumları Öz-Ge Gündüz Bakımevi YILDIZLAR GRUBU ARALIK

ÇALIŞKAN ARILAR EKİM AYI EĞİTİM PROGRAMI 1.HAFTA NELER ÖĞRENECEĞİZ HAFTANIN KONUSU:OKULUMUZ

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

Başbakan Yıldırım, 39. TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği ne gelen çocukları kabul etti

Buse Akbulut. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir.

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR R5)

Sevgili dostum, Can dostum,

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

timasokul.com / bilgi@timasokul.com

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

ilkokulu E-DERGi si 23 Nisan ın Önemi Sorumluluk Okulumuzda 23 Nisan Hedef Siir: Egemenlik Ulusundur 2017 Nisan Sayısı Bu Sayımızda:

Dr. Kemal Akkan BATMAN

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten

Nükhet YILMAZ HAYAT BİLGİSİ Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası nı kutladık. Halk ekmek fabrikası gezisine katıldık. TÜRKÇE * Dilbilgisi:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

STRATEJÝK PLANI

Bu kitapta neler var?

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır?

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI MERSİN TOROSLAR ANAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ BRİFİNG DOSYASI

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Dizeleriyle başladı.

ETKİNLİKLERİN İLK HAFTASINDA AŞAĞIDA BELİRTİLEN ÇALIŞMALAR GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR.

Eğitim Öğretim Yılı OKUL ÖNCESİ DÜŞÜNEN ÇOCUKLAR EĞİTİM SETİ YARIM GÜNLÜK PLAN ÇİZELGESİ

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI MERSİN TOROSLAR ANAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ


Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Adres: Akçay Mahallesi Yarbaşı Sokak No:13 Kızılcahamam/ANKARA Tel: Fax:

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

MALTEPE SİHİRLİ GEMİLER ANAOKULU MAYIS AYI BÜLTENİ 3 YAŞ

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

ÖZEL ASÇAY ANAOKULU SİHİRLİ ELLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA


ADIN YERİNE KULLANILAN SÖZCÜKLER. Bakkaldan. aldın?

GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU

YAHŞİHAN HALK EĞİTİM MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ (Brifing Dosyası) T.C. YAHŞİHAN KAYMAKAMLIĞI HALK EĞİTİMİ MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ BRİFİNG DOSYASI

ÖZEL ANAKENT İLKOKULU EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ

Nükhet YILMAZ HAYAT BİLGİSİ Evimiz Yuvamızdır Tutum, Yatırım ve Türk Malları haftası TÜRKÇE Tutum, Yatırım ve Türk Malları haftası 5N 1K KÜTÜPHANE

NİŞANTAŞI AKADEMİ MART AYI AYLIK BÜLTENİ YILDIZLAR SINIFI

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI OCAK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR. Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak)

OKULUMUZUN SESİ ***DEĞERLERİMİZ*** Zübeyde Hanım Huzurevi nden Misafirlerimiz Geldi

Bu kitapta neler var?

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

KASIM AYI VELİ BÜLTENİ

ALPER DURU ANAOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ ARALIK AYI DEĞER KONUSU SEVGİ

Yahya Kemal Beyatlı 100. Yıl İlkokulu Gazetesi. Okulumuzdan Haberler

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması BEZELYE TANESİ

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

TED İN AYDINLIK MEŞALESİNİ 50 YILDIR BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYAN OKULLARIMIZDA EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLADI

Transkript:

mustafagencayilkog.meb.k12.tr GENÇAY ŞUBAT 2011 Yıl 1, Sayı 1 İÇİNDEKİLER Atatürk... İstiklâl Marşı.. Merhaba Cemal Güngör ( Okul Müdürü ) 2010 2011 Eğitim-Öğretim Yılı Yapılan Çalışmalar... Öğretmenlerimiz... DR Mustafa GENÇAY Özgeçmişi... Hayırseverimiz ( Beyhan GENÇAY ).. Bilişim Çağı.. Buluşlar Mucitler Benim Güzel Okulum Ben Bir Ağacım Ormandaki Hayat Öğrencilerimizden İnciler.. Hoşgörülü Birey Ve Hoşgörülü Toplum... Nasrettin Hoca.. Öğretmenler Günü. Öğretmenler Günü. İlginç Olaylar. İlginç Bilgiler Yerçekimi- Maddenin Halleri... Okul Basketbol Takımımızdan Kareler Yunus Emre.. Gülümse İçimdeki Ses Öğrencilerimizden Çeşitli Şiirler.. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.. Satranç Takımımızdan Kareler. Aileme Sesleniyorum Annem Kazdan Korkuyor.. Küçük Bir İstek Annemin Okul Anısı... Tiyatro ve Folklor Ekiplerimizden Kareler Nevruz... Doğayı İçten Yaşamak.. Bayrağım İçin Her Şey.. Rehberlik Nedir. Çocuklarımız İçin.. Eğer Altın Kurallar Okul Kermesinden Kareler... Fen Bilgisi Şiirleri. Fen Bilgisi Haberleri.. Bulmaca Periyodik Bulmaca Öğrencilere Verilen Seminerlerden Kareler. Bilmeceler. Bilmeceler.... Fıkralar.. Okulumuzdan Kareler... Adamın Biri.. 2 3 4 5 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 ŞUBAT 2011 Yıl : 1 Sayı : 1 DR Mustafa Gençay İlköğretim Okulu Adına SAHİBİ Cemal GÜNGÖR ( Okul Müdürü ) YAZI İNCELEME KURULU: Gülhan ARIK ÖVER Esma ÇELİK Süheyla EDİBOĞLU Aslı Şükran FAKI Esma BARDAKÇI BAYAR Riyad AHUBAZ DÜZENLEYEN: Nurettin DALKIRAN DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 1

Öğretmenler! Cumhuriyet fikren ilmen fennen bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.. Mustafa Kemal ATATÜRK DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 2

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır parlayacak! O benimdir, o benim milletimindir ancak! İSTİKLÂL MARŞI Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal. Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım; Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar, 'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın, Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ. Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli: Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım. Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım; Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım! Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet, Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl! Mehmet Âkif ERSOY DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 3

MERHABA Değerli Öğretmen Arkadaşlarım, Sayın Veliler, Sevgili Öğrenciler, Dergimiz GENÇAY ın 1. sayısı ile buluşmanın sıcaklığıyla tüm okurlarımıza merhaba! Gelişen teknoloji ile yaşantımızın ayrılmaz bir parçası, bir gereksinimi olan internet; bilgiye ulaşmanın, paylaşmanın en geniş ve kapsamlı aracı olmuştur. Bu nedenledir ki dergimiz GENÇAY ın 1. sayfasını okul sitemizde yayınlıyor ve olabildiğince geniş bir okur kitlesine ulaşmayı amaçlıyoruz. Dergimiz GENÇAY ile okulumuzun eğitim-öğretiminde teknik olarak yakaladığımız düzeyi paylaşmak istiyoruz. Böylece öğrencilerimizi sosyal etkinliklere katılımlarıyla öz güvenlerinin pekiştirilmesi ve türlü konularda yazma yeteneklerini açığa çıkarıp bu konudaki bireysel farklılıklarını algılamalarına yardımcı olduğumuza inanıyorum. Dergimizin hazırlanmasında emeği geçen değerli öğretmenlerimize ve öğrencilerimizin başarıların sürekliliğini dilerim. OKUL MÜDÜRÜ CEMAL GÜNGÖR DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 4

2010 2011 Eğitim-Öğretim Yılı Yapılan Çalışmalar 2010 2011 Eğitim-Öğretim Yılı güz döneminde Dr. Mustafa Gençay İlköğretim Okulu nda eğitim gönüllüsü, güler yüzlü, fedakâr öğretmenlerimizle tanıştım. Öğretmenlerimiz programlı bilgi vermeden önce, öğrencilerimizin olanaklarını ve yeteneklerini tanıyan, öğrenciyi tamamlayan bir öğe olarak görevlerini bilinçle yapmaktadırlar. Okulumuzun 16 dersliği Fen ve Teknoloji Laboratuarı, Bilişim ve teknoloji sınıfı ve her türlü kaynak kitaba ulaşabileceğimiz bir kütüphanemiz bulunmaktadır. Öğrencilerin güvenliğini arttırmak ve kontrolü sağlamak amacıyla arabaların ve öğrencilerin farklı kapıdan girişleri sağlanmaktadır. Ayrıca ihata duvarları yükseltilerek dışarıdan gelmesi muhtemel tehlikelere karşı önlem alınmıştır. Ayrıca öğrencilerimize çevre bilinci kazandırmak, attıklarımızın geri dönüşümünü sağlamak amacıyla geri dönüşüm kutuları temin edilmiştir. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 5

2010 2011 Eğitim-Öğretim Yılı Yapılan Çalışmalar Öğretmenlerimizin dinlenebileceği, çalışma heveslerini artırabileceği yeni bir ortam sağlamak amacıyla fikir alışverişinde bulunarak öğretmen odamız yenilendi. Dolaplarımız, çalışma masalarımız, modern bir çizgide bütünlük oluşturacak şekilde satın alındı. İklim şartlarının olumsuz yönlerini azaltmak, çalışma verimini arttırmak amacıyla klima taktırıldı. Bunun yanı sıra okul araç gereçlerinin ve kişisel eşyaların konabileceği bir dolap yaptırıldı. Koridorlarımıza renkli fayanslar döşenerek, ünlü Türk kahramanlarının resimlerini gösteren tablolar asıldı. Eski olan panolar yenilendi. Okulun bütün sınıfları boyanarak okulumuza daha temiz ve estetik bir görünüm kazandırıldı. Geleceğin güvencesi olan çocuklarımızın okulla ilk tanışma yeri olan anasınıfımıza klima taktırılarak sınıfın tabanı tahta döşeme yaptırıldı. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 6

2010 2011 Eğitim-Öğretim Yılı Yapılan Çalışmalar Yeni oyuncaklar alındı, sınıf boyandı. Projeksiyon cihazı ve televizyon alınarak çocuklarımızın okulla ön hazırlılarına katkı sağlamak belleklerini güçlendirmek, görsel ve işitsel öğrenme yöntemlerini sürece katmak amaçlandı. Okul müdür yardımcılarımızın odaları yeniden düzenlenerek masa, sandalye ve dolapları yaptırıldı. Fiziki şartları iyileştirilerek daha ferah ve düzenli çalışma ortamı sağlandı. Okul rehberlik servisimizin fiziksel şartları yenilenerek öğrencilerimizin kendine daha rahat ifade edebilecekleri albenisi olan bir ortam sağladı. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 7

2010 2011 Eğitim-Öğretim Yılı Yapılan Çalışmalar Okulumuz öğretmenlerinin ortak çalışması ile tespit edilen okuma, yazma bilmeyen velilerimiz için Ana Kız Okuldayız kampanyası dâhilinde yüz elli kişi okuma yazma öğrendi. Bu kampanyayla amacımız okuryazar oranı yükseltmektir. Öğrenci merkezli eğitim öğretim için velilerimizin ve Okul Aile Birliği katkılarıyla Anasınıfı, 1-A (Sebahat YALÇIN), 2-A (Nebahat YILMAZ), 3-A (Meryem ALABAK), 4-A (Münevver GÜÇLÜ), 4-B (Zeynep KÜLLÜK), 5-B (Nilgün SÖZER), 6-A (Yağmur R. ÖZENİR) sınıflarına bilgisayar ve projeksiyon makinesi ve ders CD leri kazandırılarak tam donanımlı sınıfların oluşturulması ve faaliyete geçmesi sağlandı. Amacımız 1. ve 2. kademedeki bütün sınıflarımızın donanımlı hale getirilmelidir. Okulumuz Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri; gizlilik, koşulsuz kabul, bireysel farklılıklara duyarlılık ve karar verme gücünü kullanma ilke ve becerileri önem verilir. Bu bağlamda okulumuzda yürütülen çalışmalar 4 temel işlev üzerine kuruludur. Bunlar koruyucu, önleyici geliştirici ve yönlendirici işlevlerdir. Okul Temel Rehberlik Servisi ne gereksinim oldukça fazladır. Çünkü bu hizmetler öğrencilerin ruh sağlıklarını korunması, potansiyelleri keşfedebilmesi, öfkelerini yönetebilmeleri, çevrelerindeki olanakların farkına varmalarını için verilen profesyonel bir hizmettir. Çalışmalar okulun tüm birimleriyle eşgüdüm içerisinde olabilecek içerisinde olabilecek biçimde planlanmakta ve yürütülmektedir. Bu planlamada kısaca öğrenci-veli ve velileri yönelik seminerler (SBS tanımını, Çocuğum Okula Başlıyor seminerleri, meslek tanıtım seminerleri )okulun ihtiyacına göre belirlenen test ve anketler bireysel ve grup danışmaları, toplantılar yer almaktadır. Hiç şüphesiz ki okulum daha verimli bir eğitim-öğretim ortamı haline getirilmesinde, öğrencilerin bilinçli ve duyarlı hareket etmelerinde, veli, öğrenci, öğretmen işbirliği çok önemlidir. Ancak bizler elimizi taşın altına koyarsak okulumuzun daha başarılı, üretken, ülkemize faydalı gençlerin yetiştiği bir eğitim yuvası haline gelir. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 8

2010 2011 Eğitim-Öğretim Yılı Yapılan Çalışmalar Maddi ve manevi desteğini bizden esirgemeyen, varlığıyla bizleri onurlandıran ve güç veren hayırseverimiz, okulumuzun kurucusu merhum Dr. Mustafa Gençay ve eşi saygıdeğer hanımefendi Beyhan Gençay a teşekkürü bir borç biliriz. Ayrıca yürekten sundukları katkılarıyla okulumuzu güzelleştiren tüm Okul Aile Birliği üyelerimiz ve velilerimize de teşekkür ederiz. Cemal GÜNGÖR Okul Müdürü DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 9

DR MUSTAFA GENÇAY BRANŞ ÖĞRETMENLERİ İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETMENLERİMİZ Türkçe Gülhan ARIK ÖVER Esma ÇELİK Matematik Ş. Murat SANTÜRK Yağmur R. ÖZENİR Fen Teknoloji Riyad AHUBAZ Sosyal Bilgiler Makbule BAKIRHAN İngilizce Ayşe Nur TOK Cennet TOKER SINIF ÖĞRETMENLERİ Din Kültürü Musa ÖZDEMİR Görsel Sanat Aslı FAKI Beden Eğitimi Bedia CENGİZ Bilişim Teknolojileri Nuretttin DALKIRAN Teknoloji Tasarım Nurhayat KİRAZ Rehber Öğretmen Esma BARDAKÇI BAYAR ANASINIFI-A : Seher YUMUŞAK ANASINIFI-B : Gülhan ALVUROĞLU 1-A : Sebahat YALÇIN 1-B : Hülya DURMUŞ 2-A : Nebahat YILMAZ 2-B : Cevahir BÜYÜKKAYA 3-A : Meryem ALABAK 3-B : Selver YALÇIN 4-A : Münevver GÜÇLÜ 4-B : Zeynep KÜLLÜK 5-A : Süheyla EDİBOĞLU 5-B : Nilgün SÖZER DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 10

HAYIRSEVERLERİMİZ Dr. MUSTAFA GENÇAY UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL Dediler özlemişsin, okulda zil sesini, İzlemeye gelmişsin, tutarak nefesini, Hayata geçirdiğin, eğitim hevesini, Unutmak mümkün değil, rahat ol güzel insan, Her çocuğun sesinde, hayat bul güzel insan. 1930 yılında Antakya da dünyaya geldi. Babası Hasan Bey, Annesi Hayriye Hanımdır. Antakya Erkek lisesinden sonra, 1958 yılında İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. 1963 yılında İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Dâhiliye Mütehassıslığını tamamladı. 20 Ekim 1966 tarihinde Beyhan hanımla evlendi. İstanbul Aksaray da açmış olduğu özel Aksaray Kliniği inde 1985 yılı sonuna kadar Dâhiliye Mütehassısı olarak hizmet verdi. Memleketi olan Hatay'a en iyi hizmetin okul yaptırmak olduğu düşünerek; Hatay Valiliğinin onayı ile 1991 yılında yapımını başlattığı bu okul Dr. Mustafa Gençay İlköğretim Okulu olarak 1993 1994 Eğitim-Öğretim yılında hizmete açıldı. Eşi Beyhan Hanım adına yaptırdığı ilköğretim okulu; 1995 1996 Eğitim-Öğretim yılında Beyhan Gençay ilköğretim okulu olarak hizmete açıldı. Aksaray Mahallesinde yaptırdığı Dr. Mustafa Gençay Lisesi 1999 2000 Eğitim Öğretim yılında hizmete açıldı. Eğitim ve Öğretime yapmış olduğu katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel tarafından şükran plaketiyle ödüllendirilmiştir Bir Eğitim gönüllüsü olan Merhum Dr. Mustafa Gençay 10 Mayıs 2002 tarihinde İstanbul da vefat etmiş olup, Antakya Asri mezarlığına defnedildi Sunduğun bu yuvada, yetişen bir bir uçar, İlimden güç alarak, etrafa ışık saçar, Böyle eserler sunan, cennet kapısı açar, Unutmak mümkün değil, rahat ol güzel insan, Her çalan zil sesinde, hayat bul güzel insan. Eğitime ibadet gözüyle baktın ki sen, Bunca güzel şeylere, imzanı attın ki sen, Ahı evran misali, cömertlik yaptın ki sen, Unutmak mümkün değil, rahat ol güzel insan, Öğretmen nefesinde, hayat bul güzel insan. Hem fikrin, hem bedenin, hekimisin biliriz, Silinmez müsterih ol, bıraktığın her bir iz, Vefaya sırt dönmeyiz, vefalı söz veririz, Unutmak mümkün değil, rahat ol güzel insan, A.B.C. Bahçesinde, hayat bul güzel insan. 10.05.2002 Ali DAL İl Milli Eğitim Şube Müdürü DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 11

HAYIRSEVERLERİMİZ BEYHAN GENÇAY 1946 yılında İstanbul da doğan Beyhan GENÇAY hanımefendi Leman Ahmet TÜRKÖZ ün kızıdır. İstanbul Ulubatlı Hasan İlkokulunu bitiren Beyhan GENÇAY ortaöğretimini Fatih Kız Lisesinde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümüne devam ederken Dr. Mustafa Gençay ile hayatını birleştirmiştir ve öğrenimini yarıda bırakmıştır. Okulumuza, öğrencilere yardımlarını esirgemeyen Beyhan GENÇAY' ın onlardan tek bir dileği var : ÇALIŞINIZ DOĞRULUKTAN ASLA AYRILMAYINIZ, YURDUNUZU VE MİLLETİNİZİ SEVİNİZ. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 12

BİLİŞİM ÇAĞI Nurettin DALKIRAN Merhaba; Dergimizin ilk sayısında ilk makalem tabiî ki bilişim üzerine. Peki, nedir bilişim çağı? Sosyalbilgisi dersinden hatırlıyorum tarih çağlara bölünmüştü; ilkçağ, ortaçağ, yeniçağ, yakınçağ. Ve artık yeni bir çağa girdik; bilişim çağı. Peki biraz açalım, açıklayalım BilişimÇağı nedir? Neler oluyor bu çağ da? Önce yakın çevremizden başlayalım mesela bir zamanlar sadece iş adamlarının kullanması gerektiği söylenen cep telefonları yediden yetmişe herkesin cebinde. Elimiz ayağımız gibi bir uzvumuz olmuş artık. Ulaşılamayınca birine ortalık karışıyor. Hâlbuki on sene öncesine kadar ne cep vardı ne telefon. İnsanlar birbirlerine nasıl ulaşıyorlardı hayret. Çevremizden devam edelim. İş hayatı da değişti artık. En güzel işler bilgisayarla ilgili mimarlar, mühendisler, muhasebeciler, bankacılar, sigortacılar vs. vs. daha eklemek mümkün. Hepsi bilgisayarda yapıyorlar tasarımlarını, projelerini, hesaplarını. Yeni arabaların hepsi elektronik, bilgisayara bağlıyorlar makine söylüyor neresinde arıza olduğunu. Ağır işte kalmadı artık. Eskiden onlarca kişinin yaptığı ağır işleri artık iki üç kişi rahatlıkla yapabiliyor. Örneğin hamallık kalktı. Sebze hallerinde hamalların yerini forklift ler aldı, inşaatlarda harç yapma işini beton makineleri. Eskiden yol yapım çalışmalarında yüzlerce kişi çalışırken, artık üç beş tane koca koca iş makinesi insanlara iş bırakmıyor. Elbet bu örnekleri arttırmak mümkün ancak yazımızı çok uzatmanın lüzumu yok, sizler zaten biliyorsunuz. Sonuç olarak teknoloji artık hayatımızı sardı, hayır ben istemiyorum demek yobazlık olur. Yapmamız gereken teknolojiyi iyi kullanmak, bilinçli kullanmak, kölesi değil efendisi olmak, sadece tüketici değil üretici olmak. Sevgili öğrencilerim; sizler geleceğimizsiniz. Ulusumuzu çağın gerisine değil ilerisine taşıyacak olan sizlersiniz. Önünüzde daha çok uzun bir yok var. Hepinize başarılar dilerim. Bir sonraki sayımızda farklı bir konuda buluşmak üzere GENÇAY HATAY DOKTOR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU Telefon: 0 (326) 213 11 46 Faks: 0 (326) 213 11 46 E-posta: 304826@meb.k12.tr DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 13

Buluşlar ve Mucitler BULUŞLAR Fatma Buse ÇALIŞIR 6/A Bir gece çocuk kalktı. Etraf aydınlık yerine karanlıktı. Edison masa başında meraklıydı. Ampulü ortaya çıkardı. Hastalıklara neyin sebep olduğunu Pastör merak ediyordu. Bu konuda araştırma yapıp Aşıyı bulmak istiyordu. İnsanlar havada uçmak istiyordu. Bununla ilgilenen kimse yoktu. Wilbur Wright kardeşler düşündü. İlk uçağı onlar bulmuştu. Uzaktan uzağa konuşulamıyordu. Graham Bel bir şeyler yapmaya çalışıyordu. İlk telefonu ortaya çıkardı. Herkes doya doya birbirleriyle konuştu. Mucitler ve Buluşları Ceyda ÇETİN 6/A Bilim adamları çok küçük şeyleri, Büyütüp buluş yapmışlar, donatmışlar evleri, Evimizde bulunur çamaşır, bulaşık makineleri, Eksik olmaz annelerimizin ellerinde ütüleri. Newton un kafasına düşmüş elma, Newton demiş neden acaba, Düşünmüş, taşınmış bulmuş yerçekimini, Öğrenmiş dünyanın asıl gerçeğini. Edison bakmış ip-kömür çok yanar, Düşünmüş, taşınmış bu ne işe yarar, Havasız cama koymuş ip ile kömürü, Yakmış onları, bulmuş ampulü. Bizler çok düşünüp taşınırsak, Ufak şeyleri beynimizde çok yorarsak, Bizlerde güzel bir bakış yapabiliriz, Bizlerde ünlü bir bilim adamı olabiliriz. BENİM GÜZEL OKULUM Sen olmasan ne yapardım ben? Nasıl öğrenirdim okumayı, yazmayı. Kim aydınlatırdı yolumu? Benim güzel okulum. Gaye DELİAĞA 5/B Kim ışık tutardı önüme? Nasıl okurdum kitaplarımı? Nasıl yazardım yazılarımı? Benim güzel okulum DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 14

Ben Bir Ağacım Vatfa BOLATBOL 6/B Ben Ormanda Yaşayan Küçük Bir Çam Ağacığım Ben ormanda yaşıyorum. Filizlenmeye çalışan küçük bir çam ağacığım. Her gün sulanıyorum. Tabi ki yalnız değilim, ormanda yaşayan bir sürü ağaç var. Size geçirdiğim bir günü anlatacağım: Arkadaşım olan diğer çam ağacı ile sohbet ediyorduk. O benden biraz daha büyük. Neyse birden bire ses duyduk. Çok merak ettik ve yanımızda yaşayan büyük bilgin çınar ağacına sorduk. O da çok büyümüş olan ağaçların kesildiğini söyledi. Ben ve arkadaşım çok üzüldük. Birden aklıma bir şey geldi ve çok telaşlandım. Aklıma gelen şey olunca neredeyse çıldıracaktım. Büyük bilgin çın çın ağacının dediklerini hatırladım, onu kestikten sonra onun tahtasıyla sıra, masa, koltuk yapılacağını hatırlayınca yine de sevindik. İşte benim geçirdiğim bir gün. Bu bana kötü bir anı olarak kaldı. Şimdi ben ve arkadaşlarım büyüdük ve bizi de kestiler. Beyza Nur BEYDİLİ 7-B Ben Bir Ağacım Ben bir ağacım bir dere kenarında unutulmuş yapayalnız bir ağacım. Bir yanımda fabrika diğer yanımda koca koca birler her geçen gün yavaş yavaş bitiyorum. Mücadele edip şimdiye kadar durmamda son devrime geldiğini hissediyorum. Siz evet siz insanlar neden bu kadar bencil olduğunuzu anlamıyorum. Fabrikanın dumanı her geçen gün içime işliyor. Bu duman bu koku bitiriyor. Sizlere oksijen verebilmem için güçlü olmam gerekiyor. Ama ben bitiyorum, tükeniyorum. On sekiz yıllık bir ağacım ben. On sekiz yıldır havaya hasretim. Yapraklarım solmuş, gövdeme duman işliyor. Suya hasretim ben. Suya hasretim. Susuz ne meyve verebilirim, ne de güçlü olabilirim. Yapayalnız, unutulmuş bir ağacım ben. Kimsesiz öksüz bir ağacım Emine ÇALIŞIR 6/B ORMANDAKİ HAYAT İçinizde ağaçları sevmeyen var mı? Koskoca dallarıyla oksijen deposunu diyorum. Mis gibi kokan bir ağacım. Adım Meşe. Ormanda birçok arkadaşım var. Serçecik, tavşancık ve ufacık karınca Bir de ağaçlarıma zarar veren insanlar Gelip de palamut ağacını kesen oduncular. İşte yine onların sesi, bakalım bu sefer kimin canı yanacak? Yanında duran tavşancığa hemen seslendim. Galiba bir tüfek sesi duydum, koş dedim. İşte sabahın 08.00 da bu insanlar kahvaltı yapmazlar mı? Aslında cinayet işlediklerinin farkında bile değiller. Bu mektup sevgili çam ağacındaydı. Acaba önünde böyle sıkıntıları var mıydı? Biz ağaçlara rahat yoktu. Sevgili çam ağacı, koskoca dallarıyla gölge yaparsın. Küçük insanlar altınınızda kitap okusun diye gölgelik oluruz, yaz aylarında Hiç düşünen yok mu? Bizim faydamızı, hayatımızı Bizim onlar gibi ayağımız yok ki kaçalım. Çam ağacı biz kışın kara, yazın yeşile, güzde sarıya, ilkbaharda gökkuşağı oluruz. İnsanlar bizi övsün diye. Çam ağacı. Bizim tek isteğimiz dost olmak ufacık kalbimize neşe katmak DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 15

Peki ya insanlar ne diyor? Yıkmak, kesmek, yakmak, sömürmek kısa ormanı, biz ağaçları yok etmek! Bana hak verdiğinizden eminim sevgili çam ağacı Öğrencilerimizden İnciler DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 16

DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 17

Musa ÖZDEMİR Din Kültürü ve Ahlak Bil. Öğrt. HOŞGÖRÜLÜ BİREY VE HOŞGÖRÜLÜ TOPLUM OLABİLMEK Hoşgörü, insanın kendisine yapılan hataları bir müddet görmezden gelmesidir, zayıf olduğunuz bir insana hoşgörü değil de korktuğunuzdan dolayı tepki göstermeyebilirsiniz... Hoşgörü önemlidir, gereklidir, Hoşgörülü insan toplumda sevilen insandır. Sevilen insan olmak kendinden fazla taviz vermek değildir, HOŞGÖRÜNÜN BİREY VE TOPLUM AÇISINDAN ÖNEMİ. Çoğumuz günlük yaşantımızda hoşgörü kavramını duyarız. Hoşgörülü aile, hoşgörülü çocuk, hoşgörülü arkadaş, hoşgörülü yönetici, hoşgörülü öğretmen Vs. gibi. Öyleyse Hoşgörü nedir? Hoşgörülü insan nasıl olmalıdır? Bizler çevremizdeki insanlara ve canlılara karşı nasıl hoşgörülü olabiliriz? Bu sorular üzerinde duralım Hoşgörü, insanlara sevgi ve anlayışla yaklaşmak, kalp ve gönüllerini incitmeden, onları severek ve saygı duyarak yakınlık göstermek gibi anlamları içerir. Bugün her zamankinden daha fazla hoşgörüye ihtiyacımız olduğu aşikârdır. Olumsuz birçok davranışın sebebi, yeterince hoşgörülü olamamaktır. Evde, trafikte, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa orada bencillik, anlaşmazlık, güvensizlik, tartışma, kavga ve olumsuzluk adına her şeyi görebilmek mümkündür. Peki, bunun sebebi nedir? Neden tarih boyunca Yüce Milletimizin özelliklerinden olmuş bir davranışı, bugün yeterince gösteremiyoruz. Bence bunun en önemli sebebi: İnsanın kendisi ile barışık olamamasıdır. Düşünün en son ne zaman aynaya bakıp, kendinize gülümsediniz. Bu sabah kaç kişiye merhaba, günaydın ya da hayırlı sabahlar dediniz. Ayıbını mı aradınız? Bu sabah trafikte içinizden kaç kişiye bir şeyler mırıldandınız. Kaç defa yardıma ihtiyacı olan insanları gördüğünüzde başınızı çevirdiniz? Okulda, sınıfta, sırada kaç kişiye kötü davrandınız? Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir. Hoşgörü kendini bilmektir. Hoşgörü haddini bilmektir. Hoşgörü haddini bilerek sürdürülen hayat biçimidir. sevginin yoludur. Anlayışın kendisidir. İnsanın özüdür. Görülen odur ki bugün insanımız kendisi ile barışık değil. Mevlana: Ben, insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak. Diyor ve ekliyor.., kavga ve dövüş ortamının tek ve en güçlü doğuş sebebi sevgi eksikliğidir. Bunun en doğru tedavi yolu ise sevgiyi aramak, yaşamak, uygulamaktır. Hoşgörülü olursanız seversiniz. Sevilirsiniz. Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız! Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi Allah dostları, insanları hoşgörüye davet etmişler ve yaşadıkları dönemde Anadolu yu bir hoşgörü cennetine çevirmişlerdi. Ama bugün aynı Anadolu da hoşgörü yerine daha çok hoşgörüsüzlük almış başını gidiyor. Bazen güzel bir söz, gülen bir yüz, bazen anlamlı bir bakış, bazen bir olumsuzluğa karşı yerinde bir anlayış, insanları rahatlatıcı, stres ve sıkıntılarını giderici anlamlar taşır.. Anne Baba çocuğuna, çocuk anne babasına, öğretmen öğrencisine, öğrenci öğretmenine, dede ve nineler küçüklerine, küçükler dede ve ninelerine ve hatta yakınlarımızda bulunan canlılara kadar bunu indirgeyebiliriz. Kısaca hoşgörülü olma, hepimizin yaşamında yer alan bir davranış biçimi olmalıdır. Millet olarak "Neden değişmiyor, iyileşmiyoruz?" değil "Neden değiştik, kötüleştik?" diye sormamız gerekiyor. Hoşgörü yalnızca bir bilgi meselesi değildir, aynı zamanda bir eğitim konusudur, eğitimle kazanılacak bir yaklaşım biçimidir. Bizim eğitim sistemimizde hoşgörüyü de içeren kendi değerlerimizden yola çıkarak evrensel değerlere ulaşan bir ahlak terbiyesinden söz etmek ne yazık ki mümkün değildir. Bu Milletin Birliğini, Beraberliğini, Güçlenmesini, Kalkınmasını çekemeyenler, kendi menfaatlerine aykırı görenler, hoşgörü ile karşılanması gereken farklılık ve ihtilafları tahrik ediyor, büyütüyor, çarpıtıyor, bilgi ve eğitim eksikliğinden de yararlanarak bölücülüğe vesile oluyorlar. Ülkesini ve Milletini seven insanlara düşen vazife, hoşgörüsüzlüğün sebeplerini ortadan kaldırmak için harekete geçmek, genel bir ahlak eğitimi için seferberlik ilan etmektir..sürekli olarak hoşgörülü olmayı nasihat etmek yerine niçin hoşgörülü olamadığımızı sorgulayan bir anlayışa ihtiyacımız vardır. Artık, kendi anlayışlarımıza göre vatandaş yetiştirmeye çalışmaktan vazgeçip, doğru soruları sormaya çalışan insanlar yetiştirmeye çabalamalıyız. 2l. Yüz yılın Türkiye'sini ancak doğru sorular sormasını bilenler yaşatabileceklerdir. Tarihe baktığımızda da hoşgörüye örnekler görebiliyoruz. Osmanlı Devleti, idaresi altındaki toplulukları yönetmede büyük bir başarı göstermişti. Bu başarıda Osmanlıların diğer Türk Devletlerinin tecrübelerinden yararlanmaları, halka karşı adaletli ve hoşgörülü davranmaları etkili olmuştur Hz Ayşe, Peygamberimizin hoşgörüsünü şöyle anlatıyor Kişisel meselelerde uğradığı zararlardan dolayı kimseden intikam almaya kalkmazdı. Allah a ait haklar ayaklar altında çiğnenirse onu hiç affetmez Allah adına intikam alırdı Dolayısıyla dünya barışı ve insanlığın mutluluğunu sağlamak için hepimizin sağlıklı iletişim, diyalog, hoşgörü ve birbirimizi anlamaya gerekli önemi vermemiz gerekmektedir. Hoşgörü, özünde kendini bilmektir, hoşgörü, insanın özüdür Hoşgörü, inanan insanın Rabbini tanıması ve Peygamberini sevmesidir. Çünkü O Peygamber Kolaylaştırınız, zorlaştırıp ürkütmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz buyurmuştur DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 18

NASRETTİN HOCA EJDER GÜLDÜR Hoca nın köyünde hep, Meraklı İnsanlar çokmuş. Her yerde her şeyi sorup, Onlara cevap bulurmuş. Günün birinde Hoca ya rastlamışlar, Onu soru yağmuruna tutmuşlar. Hoca muhabbeti sevmemiş, Son sorunuzu sorun, demiş. Adamlar düşünüp taşınmışlar, Şöyle bir soru sormuşlar. Bu soru da farklıymış yine Tabutun neresinde bulunalım, diye. Hoca pek fazla beklememiş, Soruya hemen cevap vermiş, Sözü de çok iyi etmiş, İçinde bulunmayın da neresinde bulunursanız bulunun, demiş. HATİCE GÜL KARABOĞA Hortu Köyü nün imamı, Abdullah Efendi nin Oğlu, 1208 de doğdu, Adı Nasreddin-i Hace kondu, Halkın bilgini oldu, Duygu ve inceliğiyle, Gülmenin öncüsü oldu, İnsanları kahkahalara boğdu. Hoca denince gelir akla eşeği, Hafızalardaki ters binişi, Eşek gerçekte bir yergi, Bir alay öğesi, İşte yerli bir öğe, Güldürücü öğeyle birleşince. Aslında verir halka, Bir öğüt mutlaka. 1284 de kapamış gözlerini dünyaya, Koca bir kilit var, Türbesinin kapısında, Akşehir de yatan mizah ustası, Dünya tanır Nasrettin Hoca yı KÜBRA KILIÇ Nasrettin Hoca dır, Fıkralarıyla akılda kalıcıdır. Hafif bir tebessümle, Gönülleri rahatlatır. Bilgindir, Fıkralarıyla öğüt vericidir. Kalp kırmadan, Karşı taraftakine, Hatasını bildirir. Kalbi temizdir, Çok titizdir. Başında kavuğuyla, İpe un serebilir. Çok bilgindir, Herkese doğruyu gösterir. Eşeğine ters binip, İnsanları güldürebilir. Esra HALEFOĞLU 5-B Niçin Helva Yapmıyorsun? Hocanın cani helva istemiş fakat cebinde beş kuruşu yok. Doğruca bakkala gidip dükkâna sahibinin karşısına dikilmiş: Un var mı Efendim? Var. Şeker Var mı? Var Yağ Var mı Peki? Var hocam hepsi var Hoca birden sesini yükseltmiş Be Mübarek Adam! Öyleyse niye helva yapıp yemiyorsun? HUYSUZ EŞEK Hoca huysuz eşeğin pazara götürür onu satmak derdinden kurtulmak ister alıcılar gelsin diye var gücüyle bağırmaya başladı. Ancak Huysuz Eşek yanına kimseyi yaklaştırmaz gelenlerin ya elini ya da kolunu ısırır bazen de tepip düşürür adamın biri olanları görüp gelir hocam der: Boşuna uğraşma bu eşeği kimse almaz Hoca: Biliyorum Biliyorum Der Zaten pazara çıkarmamın gayesi onu satmak değil istedim ki herkes bunun elinden neler çektiğimi gözleriyle görsünler diye pazara getirdim YENİ EVE GÖÇ Bir gece yarısı iki hırsız dalmış hocanın evine ne var ne yok çuvallarına doldurmuşlar hoca yatağında gözleri yarı açık olanları seyrediyormuş sonunda hırsızlar çıkmışlar hocada yatağı, Yorganı sırtlayıp peşlerine düşmüş gide gide bir eve varmışlar hırsızlar dönüp bakmışlar ki yatağı yorganı ile Nasrettin hoca Sen Diye kekelemiş birisi sen nasıl geldin demiş hoca istifini bozmadan: ya hu bu eve biz göç etmedik mi demiş DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 19

ÖĞRETMENLER GÜNÜ 24 Kasım Öğretmenler Günü Bugün Bir denizdesiniz farz edin Boğulmak üzeresiniz Öğretmen hemen elini uzatır fark edin Bir daha boğulmamak için dikkat edin Karanlık bir odadasınız Bu yüzden çok korkmaktasınız Kapı açılır birden Elinde meşaleyle öğretmen Beyza ÖZTOPRAK 6/A Bugün onların günü Hemen uzat onlara gülünü İyice bak gözünün içine Ne kadar sevindiğini anlayıp göreceksin gülüşünü Kalem kılıçtan keskindir Sana kalem tutmayı öğreten Tabi ki de öğretmendir Cahilliğini gideren öğretmendir öğretmen Karanlık dünyana ışık veren Bir güzel sözle sevinen Cahilliğini gideren Öğretmendir öğretmen Öğretmenim Bir gün bile uzanmadan Hep bize öğrettin Başladın a,b,c ile Bitirdin v,y,z ile Öğretmeni olmayan bir okul Cahil kalmış demektir Cahil kalan bir insan Dünya yı terk etmiştir Aleyna ŞAHİNDOKUYUCU 6/A Sen eğitim yolunu Hepimize açtın Mesleğimizi sayende Elimize aldık Senin olmadığını bir düşünsem Dünyayı yıkarım ben Sensiz bir hayat Düşünemem ki ben, Bu gün öğretmenler günü Senim mutlu günün Öğretmenler günün Kutlu olsun öğretmenim DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 20

ÖĞRETMENLER GÜNÜ ÖĞRETMENİM Öpmek istiyorum hep, O şefkatli ellerinden. Bana sen öğrettin, O güzel bilgilerden. Benim bilgi kaynağım, O sevgili öğretmen, Beyza TAÇYILDIZ 7/B Severek okuduğumu, Öğreten kitap sensin. Solmasın güzel yüzün, Ömür boyunca gülsün. Bana bilgiler öğreten, Başkalarına değer verdiren. Kendini güzelleştiren, Sensin benim canım öğretmenim. Menekşe Gül YEŞİL 5\A ÖĞRETMENİMİZ Sevgili Süheyla öğretmenim bu sizinle son senemiz. Bu seneyi iyi değerlendirmeliyiz. Çünkü bize verdiklerinizi bu yıl göstermesek, bu şansı bir daha kazanamayız. Bize büyük düşünmeyi büyük işler yapmayı öğrettin. Tek bununla kalmadın. Sevmeyi, sevilmeyi, dost olmayı, paylaşmayı, öğrettin. Yalnız bize değil bütün öğrencilerinize bilgiler saçmışınız. Eminim diğer öğrencilerinin de böyle düşünüyorlardır Siz geçen gün masanızda oturmuş eski öğrencilerinizden birkaç kişinin yazdığı şiirleri ve kompozisyonları okumuştunuz. Düşündüm de acaba öğretmenimiz eski öğrencileri gibi, bizim şiirleri kompozisyonları da saklar mıydı? Bence saklardınız Ben sizin gibi bilgi saçan bir öğretmen olmak isterdim. SİZİ ÇOK SEVİYORUM DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 21

Tuğba ŞENGÜL 8/a GÖKYÜZÜ NEDEN MAVİDİR? Gökyüzünün mavi görünmesinin tek sebebi kırılma hadisesidir. Güneş ışınları atmosfere girdiğinde atmosferdeki gaz moleküllerine ve toz parçacıklarına çarparak saçılır. Gün ışığı değişik dalga boylu birçok ışından oluşur. En kısa dalga boylu mavi ışınlar atmosferin üst tabakalarındaki küçük parçacılar tarafından hemen saçılırlar. Fakat kırmızı ışık (ki en büyük dalga boylu ışıktır!) saçılmak için daha büyük parçacıklara çarpmak zorundadır. Gökyüzü açık olduğunda, mavi ışık diğer ışıklara oranla en fazla saçılan ışıktır. Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür. Mesela gökyüzü yoğun bulutlarla veya dumanla dolu olduğunda, tüm ışınlar nerede ise aynı oranda saçılır. Bu da gökyüzünün gri renkte görünmesine sebep olur. SUYUN ALTINDA NİÇİN BULANIK GÖRÜRÜZ? Denize dalıp gözlerimizi açtığımızda etrafı bulanık görürüz ama deniz gözlüğünü takınca her şey netleşir. Anlaşılıyor ki, gözümüzün önünde deniz gözlüğünün içindeki hava olmadıkça, suyun içinde görme işlevinde bir aksama olmaktadır. Gözümüzün dışbükey şeklindeki dış yüzeyi sadece bir mercek görevi görür. Bu mercek olmadan gözümüz ışığı alıp, arka taraftaki retina tabakasına odaklayamaz. Yani gözümüzün dışı bir görme elemanından ziyade, görüntünün ince ayarını yapan basit bir mercektir. İLGİNÇ OLAYLAR Işık, havadan suya veya bir prizmanın içinden geçerken olduğu gibi, farklı yoğunluktaki cisimlerden geçerken kırılır. Bunu biliyoruz. Gözümüzün yoğunluğu ve dışbükeyliği öyle ayarlanmıştır ki, gelen ışık kırılma sonucunda gözümüzün arkasındaki retinada odaklaşır. Işığın sudaki hızı, gözümüzü geçerken ki hızı ile yaklaşık aynıdır. Ancak suyun yoğunluğu farklı olduğundan buradan gelen ışık, havadan gelecek ışığa göre yoğunluğu ayarlanmış gözümüzde tam kınlanamaz. Görüntü retinada tam odaklaşamaz ve suyun altında cisimleri FLU görürüz. Eğer su ile gözümüz arasına bir cam koyar ve arkasında havanın bulunduğu bir boşluk bırakırsak, sudan havaya geçen ışık oradan gözümüze gelerek normal olarak kırılır ve görüntü de retina da net olarak odaklaşır. SU ALTINDA NEFES ALMAK Nefes alıp vermemizin amacı vücudumuzun oksijen ihtiyacını karşılamaktır. Oksijen vücudumuzun yakıtının yani gıdaların ve yiyeceklerin yakılmasında kullanılır. Nefes alırken ciğerlere alınan havada oksijen miktarı yüzde 21, dışarı verilende ise yüzde 16 dır. Bilindiği gibi suyun formülü H20 dur. Suda bulunan iki elementten biri hidrojen diğeri oksijendir. O halde havadaki oksijeni alabiliyoruz da sudakini niçin alamıyoruz? Balıklar bunu nasıl beceriyor? Elementlerin ilginç bir kimyasal özellikleri vardır. İki veya daha fazla element bir araya gelip kimyasal bir reaksiyona girdiklerinde, ortaya, onu meydana getiren elementlere benzemeyen yeni bileşimler çıkar. Aynı elementlerin değişik Kombinasyonlarla meydana getirdikleri değişik bileşenlerin birbiri ile alakaları yoktur, her yönden çok farklıdırlar. Örneğin, karbon, hidrojen ve oksijenin birleşmelerini ele alalım. 6karbon,12hidrojen ve 6 oksijen birleşince ortaya çıkan glikozun, 2karbon,4 hidrojen ve 2 oksijenin birleşmesinden oluşan sirke ile yakından uzaktan bir benzerliği yoktur. Aynı şekilde hidrojen ve oksijenden oluşmuş suda farklı özellikler taşır ve içindeki oksijen artık bizim ciğerlerimizde kullanabileceğimiz şekilde değildir. Zaten balıklarda suyun yapısındaki oksijeni kullanmazlar. Onların suyun altında soludukları oksijen, suda çözülmüş, gaz halindeki oksijendir. Bu oksijenin sudaki çözülmüş şekli, bira, soda ve kola gibi içeceklerin içindeki, kapağı açınca kabarcıklar halinde dışarı çıkan karbondioksit benzer. Balıklar sudaki çözülmüş oksijeni solungaçları vasıtasıyla alırlar. Aslında bu iş balıklar için kolay değildir ama soğukkanlı hayvanlar olduklarından oksijen ihtiyaçları da pek fazla değildir. Balina gibi sıcakkanlı hayvanlar ise oksijeni insanlar gibi havadan alırlar. Çünkü onlar için solungaçlar yoluyla sudan oksijeni yeterli miktarda temin edebilmek imkânsızdır. Suyun içindeki oksijen miktarı az olduğundan ciğerlerimizin yüzey alanları yeterli oksijeni alacak kadar geniş değillerdir. Yoksa ciğerler sıvıların içindeki oksijeni alabilecek özelliktedir. Örneğin, içinde zengin miktarda çözülmüş oksijen bulunan flora karbon adlı sıvının içindeki oksijeni rahatlıkla alabilirler. Sonuç olarak su, oksijenden meydana gelmiş olsa bile 2 adet hidrojenle yaptığı bağlantıdan dolayı içinden oksijeni çıkartıp almak ve solumak mümkün değildir. Balıklar gibi yapıp içinde çözülmüş halde bulunan miktarı yani oksijeni almaya kalkınca da bunun miktarı vücudumuzun ihtiyacını karşılamıyor. Yani asıl sorun ciğerlerimizde değil suyun kendisinde. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 22

İLGİNÇ BİLGİLER 1- Uzay mekiği, ayrı kaplarda tutulan sıvı hidrojen ve sıvı oksijen içeren büyük bir yakıt tankı üzerine yerleştirin. Bu iki gaz belirli oranlarda tepkimeye girdiğinde enerji açığa çıkar ve bu enerji mekiği harekete geçirir. Hidrojen, oksijen ile yarar ve su oluşur. Fakat yanma tepkimesi sırasında açığa çıkan ısı nedeniyle su anında buharlaştığı için görülür. Ece GÖKÇE 8/A 2- Arabaların ve diğer metal yüzeylerin aşınması da asit yağmuruna sebep olur. 3- Asitlerin çevreye verdiği zarar bununla da sınırlı değildir. Tarihi değeri olan antik yapıtlarımız da asit yağmuru ile aşınmış, böylece insanlığın ortak mirası da zarar görmüştür. 4- Pamukkale deki travertenler kaynak sularında bol miktarda bulunan kalsiyum ve karbon iyonlarının tuz olarak çökmesi sonucu oluşur. 5- İçme ve kullanma suyunun klorlanması 1932 yılında İstanbul da 1936 yılında Ankara da başlamış 1940 tan sonra ülke çapında yaygınlaştırılmıştır. 6- Ses düzeyi desibel metre aracı ile ölçülür. Ses düzeyini belirlemek için kullanılan ilk birim beldir. Bu ad, telefonu icat eden Alexandre Graham Bell in onuruna verilmiştir. Ancak ses düzeylerine verilen değerler pratik uygulamalar için çok büyüktür. Dolayısıyla Bel in onda bir oranında azaltmasıyla elde edilen DESİBEL birimini kullanılmasına geçilmiştir. 7- Suyun damlalar oluşturmasının sebebi su moleküllerinin birbirini çekmesidir. 8- Günümüzden 250 milyon yıl kadar önce, kıtaların tek ve kocaman bir parça halinde olduğunu söyleyen bilim insanları bu kıtaya PARGEO adını vermiştir 9- Suya eklenen katkı maddeler suyun donma sıcaklığını düşürdüğü gibi kaynama sıcaklığını da yükseltir. Eklenen madde miktarı arttıkça donma sıcaklığı düşer kaynama sıcaklığı yükselir. Sevgi PARLAR 6/B Hülya AKSÜT 6/B YER ÇEKİMİ MADDENİN HALLERİ Yerçekimidir, dünya ile yeryüzü arasında, Ellerimle bıraktım topu yere biranda. Resimlerle anlatırız bu kütleyi, Çekim kuvvetidir, hayatın dengesi. Elma örneğini veririz, bu derste, Kitaplarda birer ağırlıktır deste deste. İnci tanesi kadar küçük olsa da madde, Mıknatıs gibi çeker deneyde, İnsan her işi üstünden gelir azimle. Öğretmenim söyledi Atomlar çok küçükmüş Çok büyük zorluklarla Geçerek bölünürmüş Birde maddeler varmış Üç halde bağlanırmış Bak birisi katıymış En düzenlisi oymuş Birde sıvılar varmış Atomu biraz ayrıymış Kabın şeklini alırmış Soğuk olunca donarmış Gazlara çok örnek var Ayrıdır onda atomlar Özgürce dolaşırmış Gazlardaki atomlar Biraz farklıymış ama Birbirine dönermiş Onlar hep arkadaşmış Birbirlerini severmiş DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 23

Okul Basketbol Takımımızdan Kareler DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 24

YUNUS EMRE Nida İÇYER 7/A Günümüzde Yunus Emre nin hayatımızda büyük bir önemi vardır. Edebiyatımızda katkılarından dolayı. Yunus Ermenin ne zaman doğduğu yer hakkında kesin bilgiler yoktur. Yunus Ermenin yaşadığı yıllar Anadolu Türklüğünün siyasi bir çekimse içinde olduğu o kurallarla perişan olduğu bir dönemde yaşamıştır. Yunus Emrede büyük bir tasavvuf yani İslam dini inancı vardır. Bu yüzden Hacı Bektaş Veli nin dergâhından çile doldurmuş ve dergâha hizmet etmiştir. Anadolu kentlerinde dolaştığı. Azerbaycan ve Şam a gitti Mevlana yla görüştüğüce bu bilgiler arasındadır. O dönemde yoğun batıl inançlara rahman Allah sevgisiyle aşk ve güzel ahlakla düşüncelerini bu batıl inançlara rağmen gerçek İslam tasavvufunu işlemiştir. Tasavvuf edebiyatına büyük katkıları olmuştur.13 yüzyılda tasavvuf şairlerindendir hailleri mesnevileri vardır. Her ölçüsünü ve aruz ölçüsünü kullanmıştır. Allah sevgisini aşk ve doğa konularını işlemiştir. En önemli eseri Risale tün Nüshiye mesnevisidir Risale tün Nüshiyye 1307 yılında yazıldığı sanılmaktadır. Eser mesnevi tarzında yazılmıştır. Ve 573 beyitten oluşmaktadır. Eser dini tasavvufu ahlaki bir kitaptır öğütler kitabı anlamına gelir. Ayrıca Yunus Emre nin içinde geçtiği paragrafında unutmamak gerekir. Yunus Emre bir gün odun kesmeye dağa çıkmış. Kestiği odunlar arsında düz olmayan varmış. Ama dergâhın kapısına gelince odunlar dümdüz bir şekilde oluyorlarmış. Hocası bir gün Yunus Ermeye sormuş Yunus getirdiğin odunların içinde hiç eğri olan yok. Hepsi dümdüz Yunus kovasına bizim kapıdan eğri olan geçmez demiş. İLİM KENDİN BİLMEKTİR İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin Ya nice okumaktır Okumaktan murat ne Kişi Hak'kı bilmektir Çün okudun bilmezsin Ha bir kuru ekmektir Okudum bildim deme Çok taat kıldım deme Eğer Hak bilmez isen Abes yere gelmektir Dört kitabın mânâsı Bellidir bir elifte Sen elifi bilmezsin Bu nice okumaktır Yiğirmi dokuz hece Okursun uçtan uca Sen elif dersin hoca Mânâsı ne demektir Yunus Emre der hoca Gerekse bin var hacca Hepisinden iyice Bir gönüle girmektir YUNUS EMRE DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 25

GÜLÜMSE GÜLÜMSEME İKİ KİŞİ ARASINDAKİ EN KISA MESAFEDİR Emine ÇALIŞIR 6/B Şöyle bir düşününüz, hiç gülmemeyi. Dudağımızdaki acı tebessümü aslında farkında olmasak bile gülümsemek su gibi hayat veriyor. İnsanın güzelliğine güzellik katıyor. Sözümüzdeki gibi kişi arasındaki sevinci paylaşmanın en kısa yoludur gülümseme. Bazı zamanlarda üzgün oluruz. ÖRNEK: Suç işlediğimizde bize kızması. Aslında acaba içimizde şöyle düşünen var mıdır? Olsun! Bir daha ki sefere yapmam.4 kelime ondan sonra gülümse. Dostuna, anne, babana bir kelebeğe bile. Kokmayın hayat bazen göründüğü gibi değildir. Ölürken yanımıza neyi götüreceğiz? Sana köşk, villa Yanlış cevap. Hiç biri beyaz kefenle Birçok anı ama biz bunu kötülememeliyiz. Hı! Birde şu konu var genellikle fotoğraf çekinirken beğenmeyiz kendimizi. Aslında biraz gülümseme biraz çekidüzen ve bitti. Şimdi bana gülümsemenin hayatımızdakilerin yerinin birçok aktivitede olduğuna Hala hak veriyor musunuz? İÇİMDEKİ SES Feyza KARADAĞ 5/A İÇİMDEKİ SES Sorumluluğunu bilen insan kendisine verilen görevi yerine getirmek için istekleri doğrultusunda hareket eder. Bu yüzden istek sorumluluktan doğar. Sorumluluğumuz kişiliğimizi oluşturur. Örneğin okuldan bize verilen ödevi yapabilmemiz için içimizden istek olmalıdır. Eğer ödevimi yapmam bana verilen sorumluluksa benim bunu bilin gerçekleştirmem gerekir. Bunun olabilmesi içinde içimden bir sesin bana bunun görevim olduğunu hissettiriyor. Sonuca gelince isteğim mi önemli sorumluluğum mu derseniz kişinin de birbirine bağlantılı olduğunu söylerim DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 26

ŞİİRLER HATAY Tarihin anasıdır Hatay En parlak oradan doğar ay Çok sevimlidir Hatay da tay. En zeki şehirdir Hatay. Hatay da nazlanır gider bulutlar. Tarihi şehirdir gider gelir insanlar. Turistlerle barışçıldır nereden olursa olsunlar. Hatay da dolaşmaz kapkara bulutlar. Hatay a laf atanlar şehirlerine baksın. Tarihi en güzel olan bir eser arasın. Yemyeşil dağları aramaya başlasın. Tarih ne demek anlamaya çalışsın. Hacer ALKAN 4/B Yemyeşildir tarlaları, ovaları; dağları Tertemizdir sokakları, denizleri; havası. Dostlarını sever sayar buyur eder insanları. En görkemli şehirlerden olmak Hatayın da hakkı BİLİM Fen bilgisi dersinde Ben çok eğleniyorum Deneyler yaparak Her şeyi keşfediyorum Bizde çabalayalım Yaptığımız deneyleri Not alarak Bilgimizi tartalım Edison çalıştı çabaladı Ampulü çıkardı Ampulü keşfedince İsmi dünyaya yayıldı Beherglas ispirto Her zaman yardımcıdır Fen dersinde deneyde İşimizi kolaylaştırır Hayriye KONÇ 6/A KIZILAY HAYVANLAR Yoksullar aşını yedi, Elbet sana minnet etti, Kara günde çıktı yetişti. Evsizlere çadır verdi. Hacer ALKAN 4/B Ne güzeldir hayvanlar Hepsi de masumdurlar Çok severiz onları Her zaman korunmalı AYTEN DİNLER 5/A Uzun yoldan gelmişsin, Minnetle dönmüşsün geri. Kara günde yetişmişsin, Övgüyle dönmüşsün geri. Yardım ettin yorulmadan, Kara günün dostusun. Yoksulları doyurdun, Fakirlerin dostusun. Kuşlar cik cik öterler Köpekler hav hav derler Kediler miyav ile bizi sevin hep. Derler Çitalar koşuşuyla Kuşlar ötüşüyle Köpek bekçiliğiyle Ne şekerdir hayvanlar. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 27

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI CUMHURİYET Nazlı Ece AYDOĞDU 5/B Cumhuriyetin kuruluşu her şey için yeni bir başlangıç oldu. Herkesin hayatını değiştirerek yeni bir yaşam şekli yarattı. Kadınlar; kara çarşaflardan ve erkeklerle olan hak eşitsizliğinden kurtuldu. Kadın ve erkeklere giyinme özgürlüğü getirildi. Arapça yerine resmi dil olarak Türkçe konuşulmaya başlandı.29 harften oluşan Latin Alfabesi okullarda okumaya ve yazmaya öğretmek için kullanıldı. Hemen hemen her konuda ve her alanda yenilikler getiren Atatürk e ve bu devleti, refahlık ve çağdaşlık seviyesini çıkaran herkese çok şey borçlu bulunmaktayız. Bu vatan, bu millet şehitlerimizin asil kanıyla ve analarımızın gözyaşlarıyla sulanmıştır. Bu sebeple cumhuriyetimize sahip çıkmalıyız. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 28

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI CUMHURİYET BAYRAMI Osmanlının vardı büyük derdi Düşmanlar bak her yere geldi Çaresini ise Atatürk bildi Düşmanı yendi cumhuriyet geldi 87 yıl önce bugün Cumhuriyet kurdu millet Bize büyük Atatürk ün Armağanı cumhuriyet Ceyda ÇETİN 6/A 29 Ekim i Karşılarız neşeyle Çünkü bugün erdik Büyük cumhuriyete Dökülen kanımızla, Sönmez inancımızla Kavuştuk, bizler sana Can veririz uğruna Sen bizim yüzümüzsün Gönlümüz, gözümüzsün Damarımızda akarsın Dizimizde dermansın Kimin saçı ak, kimi kara Başın düşerse eğer Bir gün dara Sakın düşünme hiç kara İlacını hemen cumhuriyette ara Gel tatlı şenliğimiz Gel kutlu benliğimiz Varol ey! Cumhuriyet Adı güzel hürriyet Yürüyün arkadaşlar Hep ileri koşalım Bugün bayramımız var Gelin bayramlaşalım En birinci vazifemiz Onun yolunda yürümek Canımız gibi koruruz Cumhuriyet Türk tür demek DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 29

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI 29 EKİM Bu gün geldi hürriyet. Kutluyor bütün herkes. Güle oynaya gelsin, Yurduma Cumhuriyet. Melda Ceren ÇAKMAZ 5/A Gösteriler var bugün, Anmalar ve törenler. Köylerde, şehirlerde, Şenlikler kutlamalar. Koruyalım vatanı, Satmayalım ellere. Gitmesin vatanımız Yalan, yaban ellere. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 30

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI Ceyda ÇETİN 6/A 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER Demokrasi ilkesinin en yeni ve akılcı uygulamasını sağlayan hükümet biçimi cumhuriyettir. Türk ulusunu yaratılışına en uygun olan yönetim cumhuriyettir. Cumhuriyet erdeme dayanan bir yönetimdir. Cumhuriyet düşünce, beden ve bilim bakımından güçlü koruyucular ister, Cumhuriyet fazilettir. Cumhuriyet idaresi, faziletli namuslu insanlar yetiştirir Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Cumhuriyette söz millet tarafından seçilmiş meclistedir. Batı dillerinde cumhuriyetin karşılığı ulusun kendisini yönetmesi anlamına gelir. Cumhuriyet rejiminde iki unsur çok önemlidir. 1 idare edilenler 2 idare edenler Bu iki unsurun sahip olması gereken özelliklerin başında dürüstlük gelir. Cumhuriyet rejiminde her iki tarafında dürüst ve namuslu olması gerekir. Rejimin demokrasi platformuna oturulması şarttır. Cumhuriyet, ulusun vatan ve hukuka sevgisi ve içten bağlılığı ile yaşatılmalıdır. Bu nedenle cumhuriyete hayat veren damarların başında demokrasi gelir. Gerçek cumhuriyet rejimlerinde sistemin demokrasi ile olan ilişkisi çöğ ok önemlidir. Çünkü iç ve dış tehlikelere karşı cumhuriyet kendisini sert ve katı bir şekilde ama Demokrasinin gerekleri içinde koruyacaktır. Bunların dışına çıkılmaması gereklidir, aksi Takdirde demokrasi ile cumhuriyet arasında kopukluk başlar. Bundansa en büyük zararı Cumhuriyet rejimi görür. Onun için cumhuriyet yöneticileri daima uyanık ve gözleyici durumda olacaklardır. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 31

SATRANÇ Şah, Mat Satranç tahtası Üstünde İnsan Altında, dünya İnsanlar Beyaz Hayat, siyah Hamleni doğru yap Geri dönüşü yok Zevkine var, Tek oyunluk hayat Sonuç daima Şah Mat Kubilay ENGİNOL Satranç Yaşam bir satranç Piyonu ver Ez rakibi Al fili Kazan hamleyi Fili ver Kaleyle koru Veziri çık Atla şah çek Mat olmadı Sömürücü Hile yapıyor O güçlü Oysa Altmış dört kare Otuz iki taş Kocaman dünya Yetmez mi sana Bana Şah olan dünya Mat olan insan Yaşam bir satranç Barış ERDOĞAN DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 32

AİLEME SESLENİYORUM ELİF KİMYECİ 6-A Aileme sesleniyorum. Beni birazcık anlayın. Doğum günüm geldiğinde bana hediye alın. Bu aldığınız hediyeyi bir yıl boyunca başıma kakmayın. Birlikte bir ortama gittiğimizde benim yerime yok biz yemeyiz demeyin, belki ben yemek istiyorumdur. Beni hiç düşünmeyip hep kendinizi düşünüyorsunuz. Yine bir yere gittiğimizde bütün işi bana yaptırıyorsunuz. Hadi kızım şunu yap diye. Küçükken siz çok çalıştınız diye bizde çalışmak zorunda mıyız? Size bu soruyu sorsam bir ton söz edersiniz. Bir yanlış yapsam ooo elinizden kurtulabilene aşk olsun. Aslında böyle yaptığınızda size nefretli gözlerle bakıyorum. Ama o yanlışımın üstünde dursanız olmazdı tabi ki değil mi? Başkalarının önünde onurumu kırmayın. Bu beni sizden uzaklaştırmaya çok çok yeter ve fazla bile. Beni ders çalıştırmaya zorlamayın, çünkü ben ders programıma uymak zorundayım. Arada bir oyun oynuyorum, ders çalışıyorum, yatmadan önce kitap okuyorum. Beni birilerinin yanında küçük düşüreceğinize beni mutlu edecek şeyler söyleyin. Başkasını dinleyip bana ceza vermeden önce beni dinleyin. Siz her Pazar günü izlediğiniz kovboy filmini bir saat önceden açıyorsunuz ben size bir şey diyemiyorum. Ama siz benimkini bazen hiç açtırmıyorsunuz haftada bir kez televizyon izliyorum onu da burnumdan getiriyorsunuz. Ödevlerimde bana yardım edin daha mutlu olurum. Bir oylama yapıldığında oylara katılmam güzel bir şey ama bazen ablalarım söylediklerime gülüyorlar. Çok sinirleniyorum. Sanki onların düşünceleri çok güzelmiş gibi. Bir yanlış yaptığımda bağırmayın çok onurumu kırıyorsunuz. Güzel bir şey yaptığımda ha hı demeyin. Gerekirse ödüllendirin. Bazen sizi üzüyorum ama sizde beni çok kırıyorsunuz. Yazılıdan düşük not aldığımda tamam lafını duymaktan bıktım. Eve beş dakika geciksem nerede kaldın? Ne yaptın? diye olan soruları beş günde bir duyuyorum maalesef. Arkadaşıma gitmek istediğimde niye? Ödevin mi var? ve daha neler neler Evde hayatım sorularla geçiyor. Bu söylediklerimden sonra sakın bana darılmayın. Aslında sizi çok seviyorum. Ama bazen böyle şeyler olabiliyor. ANNEM KAZDAN KORKUYOR Bora Uğur KAHRİMAN 5-B Annem küçük iken, okula gittiği zamanlar üstünü giyinir, sabah kahvaltısını yapar ve okulunun yolunu tutarmış. Bir gün arkadaşıyla okula giderken annemlerin önlerine kazlar çıkmış. Annem de kazlardan çok korkarmış. Annem korktuğundan dolayı yoldan geçemiyormuş. Evleri okula yakınmış. Anneannem Annemi görmüş ve ona kızmış. kızım neyden korkuyorsun demiş anneannem anneme. Annem de kazlardan demiş. Anneannem yoldan geçirmiş ve annem okula ama okula gittiğinde okula çok geç kalmamış ama hala kazlardan çok korkuyor. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 33

KÜÇÜK BİR İSTEK SEVGİLİ AİLEM Mehmet GİRİŞKEN 6-A Uzun zamandır size duygularımı açmak istiyordum ama demek ki bu güneymiş. Sizden fazla bir şey istemiyorum. Sizden bana güvenmenizi, başkasıyla kıyaslamamanızı ve beni küçük düşürmemenizi istiyorum. Biliyorum belki gerçekten affedilmeyecek hatalar yapıyoruz ama siz haklı olup biraz dinledikten sonra değil hemen karar veriyorsunuz. Biraz dinleseniz belki de haklı çıkarız belli olmaz. İşte siz sadece bu hataya düşüyoruz. Bizi dinlemiyorsunuz. Belki bu biraz fazla olabilir ama tabiî ki bu söylediğim şeylerden haksız çıkıp ceza almakta var. Size ceza vermeyin demiyorum. Ama bizi bu kadar daraltmayın verdiğiniz cezalar fazla ağır olmasın çünkü o zaman bunalır sıkılır usanırız. Bunların olmaması için bizi birazcık olsun serbest bırakın ve hatalarımı görelim. Belki büyüdüğümü anlamıyorum işte bunu anlamam için bana biraz süre tanıyın. Bu sürenin bittiğini belki anlamazsınız ama davranışlarımız o sürenin bitip bitmediğini gösterir. Bize şartlar koşup bizim oyunlarımızı kısıtlamayın. Ama derslerimize çalışalım. Belki muzipliğimiz tutar bir misafirin önünde kötü bir şey yaparsak bizi o kişinin önünde rezil etmeyin. Tatlı söz ise aklımda kalır hep ona uyarım. Bazen önümde bağırıyorsunuz benim önümde bağırmayın tatlı dille anlaşın. Uzun zaman içinde gelişme gösterdiğimi fark ettim artık büyüdüm. Güzel bir gençlik içinde cerrah olmayı bekliyorum. Ben de sizin gibi büyüyeceğim o zaman belki sizin ne düşündüğünüzü anlayacağım ama çok geç olacak. ANNEMİN OKUL ANISI Derya HASDAL 5-B Annemin eskiden, çok başarılı bir öğrenciymiş. Annem arkadaşlarını çok sever onlarla oyunlar oynarmış. Öğretmeni onu çok severmiş. Hep ona güvenirmiş. Oda çok saygılı çok saygılı davranırmış arkadaşlarıyla gezi ve piknik düzenlermiş. Bir gün annem pikniğe ve orada arkadaşlarıyla ip atlarken onlara bir şaka yapmış. Yere düşmüş. Ayağını incitmiş. Herkes toplanmış. Annemi kaldırmışlar, annem gülen bir yüzle şaka yaptım hey diyerek arkadaşlarıyla birlikte çok gülmüşler. O günden beri bu anılarını bizimle hep paylaşır. Annem, bize verdiği nasihatte arkadaşlarıyla iyi geçinin, birbirinizin kıymetini bilin dostluklar ve arkadaşlıklar hayat boyunca devam etmektedir diye her zaman öğüt verir. DR MUSTAFA GENÇAY İLKÖĞRETİM OKULU 34