Millî Edebiyatın Doğuşu, Temel Nitelikleri

Benzer belgeler
MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ Gönderen admin - 31/01/ :14

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ PLANI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ÖABT Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Konu Anlatımlı Soru Bankası ESKİ TÜRK DİLİ VE LEHÇELERİ...

Genç Kalemler", şiir anlayışı konusunda Fecr-i Âti şairlerinden pek ayrılmadılar. Şiirde, konu seçimini şaire bırakmaları, onları, sanat anlayışları

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ TEMSİLCİLERİ - I

İnci Hoca TANZİMAT EDEBİYATI I. DÖNEM

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

ÜNİTE TÜRK DİLİ - I İÇİNDEKİLER HEDEFLER TÜRKÇENİN KİMLİK BİLGİLERİ

Takvim-i Vekayi Gazetesi (1831)

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 11. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DERS NOTU I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU. Ekonomik Durum:

TANZİMAT EDEBİYATI ( ) HAZIRLAYAN: Döndü DERELİ D GRUBU-105

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876)

BEP Plan Hazırla T.C Ceyhan Kaymakamlığı ALTI OCAK MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ Müdürlüğü Edebiyat Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

TANZİMAT DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER. Ufuk KÜSDÜL Arhavi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI


03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir.

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...

Devleti yönetme hakkı Tanrı(gök tanrı) tarafından kağana verildiğine inanılırdı. Bu hak, kan yolu ile hükümdarların erkek çocuklarına geçerdi.

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 12. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

CUMHURIYET DÖNEMINDE COŞKU VE HEYECANI DILE GETIREN METINLER (ŞIIR) Cumhuriyet Edebiyatında Şiir ve Soru Çözümü

En İyisi İçin. Cevap 1: "II. Meşrutiyet Dönemi"

11. Sınıf TÜRK EDEBİYATI. Mustafa CEYDİLEK Nuri CEYDİLEK. Redaksiyon. Burcu Yılmaz. Başak Kutucu. Esra Acar. Pınar Seyfittinoğlu

Zeus tarafından yazıldı. Çarşamba, 11 Mart :05 - Son Güncelleme Perşembe, 27 Mayıs :12

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM 11. SINIF MF-DİL GRUBU GRUBU TÜRK EDEBİYATI DERSİ III

Dilin Tanımı DİLİN TANIMI, ÖZELLİKLERİ / DİL-MİLLET İLİŞKİSİ

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

İSLÂMİYET ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI İSLÂMİ İLK ESERLER SORU PROĞRAMI AHMET ARSLAN

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NARLIDERE YATILI BÖLGE ORTAOKULU TC İNKILAP TARİHİ DERSİ AÇIK UÇLU DENEME SINAVI 1

FOLKLOR (ÖRNEK: 2000: 15)

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

Tanzimat Edebiyatı. (Şiir-Roman) YAZARLAR Dr. Özcan BAYRAK Dr. Muhammed Hüküm Dr. Taner NAMLI Dr. Celal ASLAN

Türk Dilindeki Gelişmelerin Öğretim-Eğitim Etkinliklerine Yansıması

TANZİMAT I. DÖNEM: ŞAİR VE YAZARLAR. * Şinasi *Ziya Paşa *Namık Kemal. * Ahmet Mithat Efendi *Şemsettin Sami

Tuba ÖZDİNÇ. Örgün Eğitim

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Türk edebiyatında "Milli edebiyat" dönemi

TANZİMAT EDEBİYATI II. DÖNEM SANATÇILARI

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Bilim,Sevgi,Hoşgörü.

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ

11. HAFTA 2.ARAŞTIRMA İNCELEME YAZILARI

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRASYA ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015 BAHAR DÖNEMİ DERS İÇERİKLERİ

(Dış Kapak Örneği) T.C. ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ ve EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ TEZ ADI BİTİRME TEZİ

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I (HIST 101) Ders Detayları

YENİ TÜRK EDEBİYATI - I

TLL Uygulama. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde Hüseyin Rahmi Gürpınar a ilişkin bilgi doğru değildir?

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

İBRAHİM ŞİNASİ

OSMANLI DEVLETİ NDE İLK DEMOKRASİ HAREKETLERİ

Milli Edebiyat Dönemi [ ]

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÇORUM ADA ÖZEL ÖĞRETİM KURSU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI III BİLİM GRUBU ÇERÇEVE PROGRAMI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1

ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu.

2018-LGS-İnkılap Tarihi Deneme Sınavı 9

İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ FAKÜLTESİ

NECİP FAZIL KISAKÜREK

EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI MUSTAFAKEMALPAŞA MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ I. DÖNEM 11

YAHYA KEMAL BEYATLI ( )

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I (HIST 101) Ders Detayları

Lineer Bağımlılık ve Lineer Bağımsızlık

Öğretim Üyesinin Adı: Yrd. Doç. Dr. Milena Yordanova

Yusuf Ziya Ortaç ve Tiyatro Eserleri

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

DERSLER VE AKTS KREDİLERİ

Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 55 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ TARİH

LYS 3 DENEME-5 KONU ANALİZİ SORU NO LYS 3 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ KAZANIM NO KAZANIMLAR. 26/05/2014 tarihli LYS-3 deneme sınavı konu analizleri

1.KİTAP ATATÜRK ANLATIYOR, ÇOCUKLUĞUM

SERVETİFÜNUN SANATÇILARI - I

MehMet Kaan Çalen, tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı yılında Trakya

TANZİMAT DÖNEMİNDE KULLANILAN GRAMER TERİMLERİ

4.DÖNEM DERS ÖĞRETİM PLANI

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ TEMSİLCİLERİ - III

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ Siyaset, Toplum, Ekonomi. Neslihan Erkan

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Türk-Alman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Ders Bilgi Formu

ENVER NACİ GÖKÇEN BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR TÜRK DİL KURUMU YAYINLARI

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I (HIST 101) Ders Detayları

MİLLİ EDEBİYAT( ) Milli edebiyatı 1911 de Selanik te çıkarılamaya başlanan Genç Kalemler dergisi etrafında

İÇİNDEKİLER. Sorular... 9 Ödev... 10

TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ

T.C. NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ. Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı İLGİLİ MAKAMA

ENSTİTÜ/FAKÜLTE/YÜKSEKOKUL ve PROGRAM: MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ-ELEKTRIK-ELEKTRONIK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ DERS BİLGİLERİ. Adı Kodu Dili Türü Yarıyıl

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2

SORULARLA YENİ TÜRK EDEBİYATI

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

Transkript:

Millî Edebiyatın Doğuşu, Temel Nitelikleri Yazar Yard. Doç. Dr. Zeliha GÜNEŞ ÜNİTE 3 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Türkçülük düşüncesinin nasıl doğduğunu öğrenecek, Genç Kalemler ve Yeni Lisan hareketlerini bilecek, Milli Edebiyatı tanıyacak, Düşünce hareketleri ile dönem edebiyatları arasındaki ilişkiyi kavrayacaksınız. İçindekiler Giriş Türkçülük (Milliyetçilik) Düşüncesi Genç Kalemler ve Yeni Lisan Hareketi Ziya Gökalp'in Dil Anlayışı Milli Edebiyatın Nitelikleri Özet Değerlendirme Soruları Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar

Çalışma Önerileri Üniteyi dikkatle okuyarak Türkçülük akımının doğuş nedenlerini çıkarınız. Milli Edebiyat akımını hazırlayan grupların özelliklerini sıralayınız. Milli Edebiyatın özelliklerini tartışınız. Ünite sonundaki kaynaklara ulaşarak bilgilerinizi destekleyiniz. Ünite sonundaki soruları yanıtlayınız. Yanıtlayamadıklarınızı üniteden bir kez daha çalışınız. Üniteden siz de benzer sorular çıkartınız. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

M İ LLİ EDEBİ YATIN DOĞ U Ş U, TEMEL Nİ TELİ KLERİ 37 1. Giriş Bildiğiniz gibi, Tanzimat döneminde, Türk toplumu hızlı bir batılılaşma hareketi içine girmiştir. İmparatorluk dağılma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu tehlike "Osmancılık" düşüncesinin gelişmesine yol açmıştır. Bu düşünce devlet yönetimince, özellikle II. Abdülhamit tarafından da desteklenmiştir. Öte yandan 1856'da Islahat Fermanının Hiristiyanlara yeni haklar tanıması, müslümanlar arasında tepkiye yol açmıştır. Böylece İmparatorluk içindeki müslümanları gözeten "İslamcılık" düşüncesi ortaya çıkmıştır. İslamcılık, II. Meşrutiyet döneminde daha da gelişmiş ve Mehmet Akif'in temsilciliğiyle edebiyata yansımıştır. Ali Suari, Ahmet Vefik Paşa, Süleyman Paşa gibi kimi aydınlar ise başka bir düşünceyi işlemeye başlamışlardır. "Türkçülük, başka bir deyişle "Milliyetçilik". 2. Türkçülük (Milliyetçilik) Düşüncesi Tanzimat'tan önce, Türk deyince Osmanlı İmparatorluğundaki Türkler anlışılmıştır. Tanzimat döneminde ise sözcüğün anlamı genişlemiş; dünyada yaşayan bütün Türkler için kullanılmaya başlanmıştır. Pek çok aydın, edebiyatçı, dildeki Arapça ve Farsça etkisinden yakınmıştır. Türk dili üzerine sesini ilk yükselten aydınlardan biri Ali Suavi'dir. Ali Suavi, Türkçenin dünyanın en eski ve en zengin dillerinden biri olduğunu öne sürmüştür. Arapça, Farsça kuralların dilden çıkarılmasını, yazılarda kısa cümleler kullanılmasını; ezanın, hutbelerin, namaz surelerinin Türkçeleştirilmesini istemiştir. 1876'da Abdülhamit'in tahta çıkması, ardından Meclis-i Mebusan'ı kapatması ile başlayan istibdat yönetimi, Türkçülük akımının uzun bir durgunluk dönemine girmesine yol açar. 1896'dan sonra Türkçülük düşüncesi gelişmesini sürdüren Ahmet Cevdet'in çıkardığı İkdam gazetesinde başlığın altına "Türk gazetesidir" sözü eklenir. İkdam'da bu düşünceyi destekleyen yazıların yanı sıra Osmanlıca-Türkçe tartışmalarına yer verilir. Selânikte çıkan Çocuk Bahçesi adlı dergide de Mehmet Emin, Rıza Tevfik gibi şairler yalın bir Türkçeyi ve hece ölçüsünü savunurlar. Onların karşısında ise Osmanlıcayı ve aruzu savunan Hüseyin Cahit, Ömer Naci gibi edebiyatçılar vardır. Bunlar üzerine hükümet dil tartışmalarını yasaklar. Fakat bilginler, aydınlar Türk tarihi ve dili üzerine çalışmalarını sürdürürler.! Özellikle Abdülhamit istibdatı yüzünden yurt dışına giden aydınlar, oralarda yayınlar yaparak bu düşünceyi işlemekten geri durmazlar. Akçuralı Yusuf (1879-1935), Kahire'de Üç Tarz-ı siyaset (Osmancılık-İslamcılık-Türkçülük) adıyla önemli bir kitap yayımları (1907) AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

38 M İ LLİ EDEBİ YATIN DOĞ U Ş U, TEMEL Nİ TELİ KLERİ!? Türkçülük düşüncesi, Balkan Savaşına dek, daha çok kültürel alanda etkili olmuş; edebiyatçılar ve fikir adamlarınca işlenmişti. Ancak 1912'de Balkan Savaşının yenilgiyle sonuçlanması üzerine siyasal alanda da kendini göstermiştir. Balkan yenilgisiyle İmparatorluktaki hristiyanların milliyetlerinin farkına vararak teker teker kopmaya başlamaları Osmancılık düşüncesinin yanlışlığını ortaya koydu. Öte yandan Arnavutlar ve Araplar arasındaki ayaklanmalar İslamcılığın da kurtuluş için çözüm olmadığını gösterdi. 19. yüzyılda Avrupa'ya egemen olan milliyetçilik düşüncesine koşut olarak, Osmanlı İmparatorluğunda Türkçülük akımı ivme kazanmaya başladı. Türkçüler, ilk olarak 1908'de "Türk Derneği" adında bir dernek kurdular. Kurucuları arasında Akçuraoğlu Yusuf, Ahmet Mithat, Necip Asım, Rıza Tevfik gibi adların bulunduğu dernek, 1911'de aynı adla bir dergi çıkardı. Bu derginin ilk sayısında "Türk Derneği Beyannamesi" başlığı altında, dilin yalınlaştırılması için yapılması gerekenleri madde madde açıkladılar. Bunlardan kısa şu noktalar vurgulanıyordu: Osmanlı Türkçesinin bütün Osmanlılar arasında kullanılan ulusal bir dil olabilmesi için, Türk dilinin nitelikleri ortaya konacak, geçirdiği değişme evreleri araştırılacaktır. Dildeki Arapça ve Farsça sözcükler atılmayacak; ancak Türkçe karşılıkları bulunanlar kullanılmayacaktır. Derneğin yayınlarında en yalın Osmanlı Türkçesi kullanılacaktır. Resmi yazışmalarda, ilân ve levhalarda halkın kolaylıkla anlayabileceği bir Türkçenin kullanılması hükümetten istenecektir. Bu düşünceler uygulanabildi mi? Bu düşünceler istenen biçimde uygulamaya geçirilememiştir. Ancak daha sonraki dilde yalınlaşma için bir adım olduğu açıktır. 1911'de Mehmet Emin'in başkanlığında "Türk Yurdu" derneği kuruldu. Bu dernek de kendi adıyla bir dergi çıkardı. Daha sonra da en uzun süre yaşayan, Türkiye'de milliyetçiliğin gelişmesinde en etkili dernek olan "Türk Ocağı" kurulur. Ayrıca halkın düzeyine inmeyi amaçlayan bir dergi çıkarılır: Halka Doğru (1913). İktidardaki İttihat ve Terakki Partisi de bu hareketi desteklemektedir. Böylece milliyetçilik hareketi hızla gelişir. 3. Genç Kalemler ve Yeni Lisan Hareketi Milliyetçiliğin dil ve edebiyatla ilişkisi, 1911'de Selânik'te çıkmaya başlayan Genç Kalemler adlı dergi ile kurulmuştur. Derneginin başında Ömer Seyfettin ve Ali Canip bulunmaktadır. "Milli edebiyat" adı ilk kez Genç Kalemler'de kullanılır. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

M İ LLİ EDEBİ YATIN DOĞ U Ş U, TEMEL Nİ TELİ KLERİ 39 Ömer Seyfettin'in Mektubu "Sevgili Cânib Bey, 15 Kânunisâni 1326. Yakorit Cevâbınızı almadan işte ben size yazıyorum. Size bir teklifim var. Kanaatlerineze pek yakın olduğu için hemen kâbul edeceksiniz sanıyorum. Bakınız ne! Biraz izâh edeyim: Edebiyattan nefret ettiğimi ve bu nefretimin iğrenç, tiksindirici bir nefret olduğunu yazmıştım. Bu nefretim edebiyata olmaktan ziyâde, lisânadır. Bizim lisânımız-her zaman düşündüğümüz gibi-berbâd, perişan; fenne, mantığa muhâlif bir lisândır. Garp edebiyâtını biraz tanıyan, mümkün değil bu nefretten kurtulamaz. Bu lisânı zaman ve vâkıfâne bir sa'y tasfiye eder. Ben işte edebiyattan vazgeçtikten sonra tetebbu edeceğim fenlere, ilimlere çalışırken bu tasfiyeye yardım edeceğim. "..." ve..." gibi nura, hakikate muhtaç Türkleri Asya'nın karanlıklarına götürmeye çalışacağım. Sa'yimin esasını teşkil edecek noktalar pek basit: Arapça ve Farsça terkiplerin hiç lüzûmu yoktur. Bunlar ancak süs içindir. Kimin gösterecek, teşhir edecek fikri yoksa onları çok kullanılır. Eğer terkipler terk olunursa tasfiyede büyük bir adım atılmış olmaz mı? Bunu yalnızca başaramam. Geliniz Cânim Bey, edebiyatta, lisânda bir ihtilâl vücuda getirelim. Ah büyük fikir, sa'y sebhat ister... Ömer Seyfeddin Ulusal (milli) bir edebiyat yaratma görevini üzerine alan dergi, böyle bir edebiyat için önce dilin ulusallaştırılması (millileştirilmesi) gerektiği gerçeğini ortaya çıkarır. Genç Kalemler'in üyeleri derginin "Yeni Lisan" başlıklı ünlü başyazısında, dilin yalınlaştırılarak Osmanlıcadan kurtarılması gerektiğini öne sürerler. Bunun koşullarını madde madde açıklarlar. Türkçede kullanılan Arapça ve Farsça dilbilgisi kuralları kaldırılmalı; Türkçeye girmiş Arapça sözcükler Arapça dilbilgisi değerlerine göre değil, Türkçedeki kullanışlarına göre dikkate alınmalı; Arapça ve Farsça sözcükler asıllarındaki söylenişlerine değil, Türkçedeki söylenişlerine göre yazılmalı; Konuşma diline girmiş Arapça ve Farsça sözcükler atılmamalı, bilimsel terimlerde Arapça kullanılmasında sakınca görmemeli; Başka Türk lehçelerinden sözcük alınmamalı; Konuşmada İstanbul ağzına uyulmalıdır.! Genç Kalemler'in genç üyeleri dilin böylece yalınlaşacağını düşünmektedirler. Bu hareketin başında Ömer Seyfettin, edebiyat ile dili birbirinden ayırmaz. Zamanın edebiyatının ulusal olmayışına neden olarak eski ve yapay dili gösterir. Gereksiz yabancı kuralların dili hasta ettiğini öne sürer. Bu yüzden genç edebiyatçılardan, bu hasta, yapay dilden uzaklaşmalarını ister. Ömer Seyfettin'e göre ulusal bir edebiya- AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

40 M İ LLİ EDEBİ YATIN DOĞ U Ş U, TEMEL Nİ TELİ KLERİ! tı, ancak bu dilden uzaklaşan edebiyatçılar oluşturabilir. Ayrıca edebiyatın konusununda halkın yaşayışından alınması gerektiğini öne sürerler. Çünkü Tanzimat'a dek İran'ın taklitçisi olan Türk edebiyatı, Tanzimat'tan sonra da Batının taklitçisi olmuştur. Artık bunlardan kurtularak, yaratma aşamasına geçmek ve Türk halkının yaşayışına yönelmek gerekmektedir. Şiirde Genç Kalemler ile Fecr-i Ati arasında önemli bir ayrım yoktur. Çünkü Genç Kalemler'in şairleri "estetik bir haz" aracı saydıkları şiirde Fecr-i Aticiler gibi bireyci anlayışı sürdürürler. Sonraları aruz yerine hece ölçüsünü getirirlerse de hecenin benimsenmesi uzun bir süre almıştır. Bu harekete Servet-i Fünuncular, Fecr-i Aticiler büyük bir tepki gösterirler. Başta Köprülüzade Mehmet Fuat Süleyman Nazif, Cenap Şehabettin ve Yakup Kadri olmak üzere birçok yazar, sert bir eleştiriye girişirler. Çünkü bu kişiler, sanat eserlerinin uluslararası olması nedeniyle edebiyatın ulusal olamayacağını düşünmektedirler. Yeni Lisan'ın de edebiyat dili değil, bilim dili olabileceğini öne sürerler. Yakup Kadri, sanatın kişisel ve saygıdeğer olduğu görüşündedir. Bu yüzden dildeki yalınlaşmaya kesinlikle karşı çıkar. Fakat bir yıl süren tartışmaların sonunda Hamdullah Suphi, Celâl Sahir, Yakup Kadri, Köprülüzade Mehmet Fuat, Refik Halit, Yeni Lisan hareketini kabul ettiklerini bildirirler. Genç Kalemler 1912'de kapanmış, yazarları da İstanbul'a gitmişlerdir. Balkan yenilgisinin kendilerini doğruladığını görerek, Millî edebiyat hareketini Türk Yurdu gibi öteki milliyetçi dergilerdeki yazılarıyla sürdürmüşlerdir. Yeni yetişen gençlerin de katılmasıyla Millî edebiyat akımı genişleyerek, edebiyatımızın yeni bir döneme girdiğini gösterir. Genç Kalemler Dergisinin İç Kapağı ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

M İ LLİ EDEBİ YATIN DOĞ U Ş U, TEMEL Nİ TELİ KLERİ 41 4. Ziya Gökalp'in Dil Anlayışı Ünlü düşünür Ziya Gökalp (1876-1924), önceleri Bütün Türkçülük görüşünü benimsemiş; yazılarıyla, şiirleriyle, üniversitede verdiği derslerle geniş bir kitleye düşüncelerini aktarmıştır. Genç Kalemler'de yayımladığı Turan adlı şiiri, Gökalp'in düşüncelerini yansıtmasıyla dikkati çekmiştir. Fakat Gökalp, Türkiye'nin varlığını tehlikeye düşürebileceğini anlayarak Turancı anlayıştan vazgeçer. Aşırılıktan uzak, ırkçılığa karşı bir milliyetçilik anlayışında karar kılar. Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları adlı kitabının bir bölümünü Türk dili ve edebiyatına ayırmıştır.! Eskiden beri tartışılan dil konusunda öne sürülen düşüncelerden uygun bulduklarını ilkeleştirmiştir. Bunlardan öne çıkanları şöyle belirtebiliriz: Ulusal bir dilin oluşturulabilmesi için halk edebiyatında kullanılan dil alınacak; Yazıda İstanbul hanımlarının konuştuğu dil kullanılacak; Halk dilinde Türkçe karşılığı olan Arapça, Farsça sözcükler, tanımlamalar atılacak; Halkın diline girmiş Arapça, Farsça sözcükler korunacak; bunların yerine eski Türkçeden dönmüş sözcükler alınmayacaktır. Yeni terimler gerektiğinde, halkın dilinde bulunmadığı zaman -tamlama olmamak koşuluyla- Arapça ve Farsça sözcükler alınabilecektir. Gördüğünüz gibi, Ziya Gökalp dil konusunda ılımlı bir yol izlemiştir. Osmanlıcaya karşı çıkmakla birlikte, dilin parçası olmuş yabancı kökenli sözcüklerin korunması gerektiğini savunmuştur. Örnek: YAZI DİLİ VE KONUŞMA DİLİ Türkiye'nin millî dili "İstanbul Türkçei"dir; buna şüphe yok! Fakat, İstanbul'da iki Türkçe var: Biri konuşulup da yazılamayan "İstanbul lehçesi", diğeri yazılıp da konuşulmayan "Osmanlı lisanı"dır. Acaba, millî dilimiz bunlardan hangisi olacaktır? Bu suale cevap vermeden, dilimizi, başka dillerle mukayese edelim: Başka diller de, milletlerinin başkentlerine âit dillerdir. Fakat, başka başkentlerin hepsinde, konuşulan dille yazılan dil aynı şeydir. Demek ki, konuşma diliyle yazı dilinin birbirinden başka olması, sırf İstanbul'a mahsus bir haldir. Bütün milletlerde bulunmayıp da yalnız bir millette tesadüf edilen bir hal normal olabilir mi? O halde, İstanbul'da gördüğümüz bu ikilik bir dil hastalığıdır. Her hastalık tedavi edilir; o halde, bu hastalığın da tedavisi lâzımdır. Fakat bu tedaviyi yapabilmek, yani dildeki ikiliği ortadan kaldırmak için, şu iki şeyden birini yapmak lâzımdır: Ya, yazı dilini aynı zamanda konuşma dili haline getirmek, yahut konuşma dilini aynı zamanda yazı dili haline koymak. AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

42 M İ LLİ EDEBİ YATIN DOĞ U Ş U, TEMEL Nİ TELİ KLERİ Bu iki şıktan birincisi mümkün değildir; çünkü, İstanbul'da yazılan dil, tabiî bir dil değil, Esperanto gibi sun î bir dildir. Arapça, Acemce ve Türkçenin sözlüklerini, gramerlerini, sentakslarını birleştirmekle husule gelen bu Osmanlı Esperantosu nasıl konuşma dili olabilsin? Her mânâ için en az üç anlamlı kelime, her terkip için en az üç şekil, her edat için en az üç lâfız bulunan bu sun'î lüzumsuzluklar halitası nasıl canlı bir dil haline girebilsin? Demek ki, İstanbul'da yazı dilinin konuşma dili haline geçmesi mümkün değil. Bunun mümkün olmadığı, yüzyıllarca uğraşıldığı halde, başarıya ulaşılamamış olmasından bellidir. Farzımuhal olarak birtakım müstebitçe kanunlarla İstanbul ahalisi, bu acayip yazı diliyle konuşmağa başlamış olsaydı bile, yine bu yazı dili, gerçekten millî dil olamazdı. Çünkü onu, konuşma dili olarak, yalnız İstanbul'un değil, bütün Türkiye'nin kabul etmesi lâzım gelirdi. Bu kadar büyük bir cemiyete ise, zorla, hiç bir şey kabul ettirilemezdi. O halde, yalnız bir şık kalıyor: Konuşma dilini yazarak yazı dili haline getirmek! Zaten halk muharrirleri, bu işi eskiden beri yapıyorlardı. Osmanlı edebiyatının yanında, halk diliyle yazılmış bir Türk edebiyatı altı, yedi yüzyıldan beri mevcuttu. Demek ki, dil ikiliğini kaldırmak için, yeniden hiç bir şey yapmağa lüzum yoktu. Osmanlı dilini hiç yokmuş gibi bir tarafa atarak, halk edebiyatına temel vazifesini gören Türk dilini aynıyle millî dil saymak kâfi idi: işte Türkçüler, dilimizdeki ikiliği kaldırmak için, şu prensibi kabul etmekle yetindiler: İstanbul halkının ve bilhassa İstanbul hanımlarının konuştukları dili yazmak. bu suretle yazılacak olan İstanbul'un konuşma diline «Yeni Lisan», sonra «Güzel Türkçe», daha sonra «Yeni Türkçe» adları verildi. 5. Millî Edebiyatın Temel Nitelikleri? 1911'de Genç Kalemler dergisinin genç yazarlarınca başlatılan Yeni Lisan hareketi gelişerek Millî Edebiyat akımı başlatılmıştır. Ulusal bir dil ve edebiyatın geliştirilmesinin amaçlandığı bu dönem, yeni Türk edebiyatının önemli bir aşamasını oluşturmuştur "Millî Edebiyat" adını almış olan bu dönemin belli başlı nitelikleri nelerdir? Konuşma dilini yazı diline döndürme düşüncesi zamanın yazarlarının büyük çoğunluğunca benimsenmiş; böylece Osmanlıcadan Türkçeye dönülmüştür. Şiirde Halk edebiyatı nazım biçimlerinden yararlanılmış; aruz ölçüsünden heceye geçilmiştir. Ancak bir geçiş dönemi özelliği olarak, zaman zaman her ikisi de kullanılmıştır. Halkın yaşamı edebî eserlere konu edilmiştir. O zamana dek olayların geçtiği yer hep İstanbul iken, yazarlar artık İstanbul dışına da eğilmeye başlamışlardır. Ayrıca Türk tarihi ve gelenekler de yeniden canlandırılmaya çalışılmıştır. Süleyman Nazif, Cenap Şehabettin, Ali Kemal gibi birkaç muhalif dışında zamanın bütün şair ve yazarları Millî Edebiyat hareketine katılmışlardır. Edebiyatın ulu- ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

M İ LLİ EDEBİ YATIN DOĞ U Ş U, TEMEL Nİ TELİ KLERİ 43 sallaştırılması çabası büyük ölçüde amacına ulaşmıştır. 1923'te Türkiye Cumhuriyeti kurulurken, ağır bir edebî dil yerine konuşma dili kullanılmaya ve halkın yaşayışı, sorunları konu edilmeye başlanmıştır. Özet Tanzimat dönemine kadar "Türk" terimi, Osmanlı İmparatorluğundaki Türkleri, Tanzimat döneminde "Türk" terimi bütün Türkleri karşılar olmuştur. Dildeki Arapça Farsça sözcüklerin atılmasını; ezanın hutbelerin, namazdaki surelerin Türkçe olmasını, yazıda kısa cümleler kullanılmasını ilk öneren Ali Suavi'dir. Osmanlıca'yı savunanlar da olunca hükümet dil tartışmalarını yasaklar. Akçuralı Yusuf ve onun gibi düşünenler yayınlarını yurt dışında yaparlar. 1908'de Türk Derneği kurulur. 1911'de derneğin dil üzerindeki ilkeleri bir beyanname ile açıklanır. Aynı yıl Türk Yurdu derneği kurulur. Onu Türk Ocağı izler. 1912'deki Balkan yenilgisi, siyasileri Osmanlıcılıktan Milliyetçiliğe çeker. İttihat ve Terakki Partisi bu hareketi destekler. 1911'de Selânik'te çıkarılan Genç Kalemler dergisi yazarları edebiyatın ulusallaşması için önce dilin ulusallaşması tezinden hareketle konularını da halka dayandırırlar. Onlar ne doğunun ne de batının taklitçisi olmak istemezler. Bu görüşe sanatın evrenselliğini savunan Servet-i Fünuncular ile Fecr-i Atici'ler karşı çıkar. Bir yıl sonra onlar da ulusal görüşü desteklemeye başlarlar. Milli görüşü destekleyenlerden birisi de Ziya Gökalp'tir. Önce Turancılık görüşünü savunur, sonra bu aşırılığın zararlı olabileceğini düşünerek Türkiye Türkçülüğünü benimser. İlkelerini Türkçülüğün Esasları adlı bir kitapta toplar. Bu kitabın bir bölümünü de Türk Dili ve Edebiyatına ayırır. Birçok dilci ve edebiyatçıyı bu amaçta birleştirmeyi başarır. Cumhuriyet kurulurken konuşma dilini ilke edinmiş, halkın sorunlarını konu edinen bir edebiyat hazırdır. Değerlendirme Soruları Aşağıdaki soruların yanıtlarını seçenekler arasından bulunuz. 1. Siyasilerin önce Türkçülük akımına karşı çıktıkları halde, sonradan desteklemelerinin nedeni nedir? A. Edebiyatçı siyaset adamları vardı. B. Balkan Savaşı'ndaki yenilgi hem Osmanlıcılık, hem İslâmcılık düşüncesinin yanlışlığını ortaya koydu. C. II. Abdülhamit Osmanlıcılık düşüncesini desteklediği için. D. II. Meşrutiyet ilân edilmişti. E. 1876'da Meclis-i Mebusan kapatılmıştı. AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

44 M İ LLİ EDEBİ YATIN DOĞ U Ş U, TEMEL Nİ TELİ KLERİ 2. İkdam gazetesini kim çıkarmıştır? A. Ahmet Vefik Paşa B. Ali Suavi C. Ahmet Cevdet Paşa D. Akçuralı Yusuf E. Mehmet Emin. 3. Milli Edebiyat adı, ilk kez nerede kullanıldı? A. Tasvir-i Efkâr Gazetesinde B. Çocuk Bahçesi Dergisi'nde C. Halka Doğru Dergisi'nde D. İkdam Gazetesinde E. Genç Kalemler Dergisi'nde 4. Aşağıdaki ilkelerden hangisi Genç Kalemler Dergisi'nde yayınlanan Yeni Lisan'da yer almaz? A. Türkçede kullanılan Arapça, Farsça dilbilgisi kuralları kaldırılmalı, B. Derneğin yayınlarında en yalın Osmanlı Türkçesi kullanılmalı, C. Başka Türk Lehçelerinden sözcük alınmamalı, D. Konuşmada İstanbul ağzına uyulmalı, E. Konuşma dilindeki Arapça, Farsça sözcükler atılmamalı. Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar Akyüz, Kenan. Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri 1, Ankara, 1979. Bilim, Kültür ve Öğrenim Dili Olarak Türkçe, Atatürk'ün Yüzüncü Doğum Yılı Yayınları, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 1978. Enginün, İnci. Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları, İstanbul, 1991. Öksüz, Yusuf Ziya. Türkçenin Sadeleşme Tarihi Genç Kalemler ve Yeni Lisan Hareketi, Ankara, 1995, s.79. Ziya, Gökalp. Türkçülüğün Esasları, İstanbul, 1972. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ