Lesson 72: Present Perfect Simple Ders 72: Yakın Geçmiş Zaman Reading (Okuma) I have been to that cinema before. (Daha önce o sinemaya gittim.) He has studied English. (İngilizce eğ itimi aldı.) They have worked a lot this month. She has lived in the US for 5 years. (5 yıldır ABD'de yaşıyor.) (Bu ay çok çalıştılar.) She has just watered the plants. (Bitkileri şimdi suladı.) I have chosen this dress for the party. What do you think? (Bu elbiseyi parti için seçtim. Ne düşünüyorsun?) 1
Grammar focus (Dil bilgisi detayı) "Yakın Geçmiş Zaman" formu şu şekildedir: (Have/has) + (fiilin üçüncü hali) I have been there before. (Daha önce orada bulundum.) Basit Geçmiş Zaman, yalnızca geçmişte olmuş bir şeyi ifade ederken, Yakın Geçmiş Zaman geçmişte olmuş bir olayın şimdiki zamanı etkileyen bir etkisi olduğunu varsayabiliriz. Yakın Geçmiş Zaman kullanım örnekleri aşağıdaki gibidir. Yakın Geçmiş Zaman geçmişte belirsiz bir zamanda olan bir eylemi (zaman önemli olmadığı durumlarda) tanımlamak için kullanılır. He has studied English. (İngilizce eğitimi aldı.) Geçmişte tamamlanan bir eylemi / olayı belirtir. She has just finished her homework. (O sadece ödevini tamamladı.) Geçmişte başlayan ve şimdiye kadar devam eden bir eylemi gösterir. I have been working for this company for 20 years. (Bu şirket için 20 yıldır çalışıyorum.) Deneyiminizi belirtir. I have been to the US before. (Daha önce ABD'de de bulundum.) Not: Basit Geçmiş zaman ve Yakın Geçmiş Zaman arasındaki fark, Yakın Geçmiş Zaman'ın geçmiş eylemin sonucunu vurgulamasıdır. Present Perfect Simple: I have been to the US before, so I know a lot about it. (Daha önce ABD'de de bulundum, bu yüzden bunun hakkında çok şey biliyorum.) (Eylem şimdiki durumunuzu etkiledi) Simple Past tense: I went to the US before, but I don t know anything about it. (Daha önce ABD'ye gittim, ama bundan hiçbir şey bilmiyorum.) (Eylem şimdiki durumunuzu etkilemedi) 2
Speaking (Konuşma) 1) I have played that game before. (Bu oyunu daha önce oynadım.) 2) I have been waiting for her to come back ever since she left. (Gittiğinden beri geri gelmesini bekliyordum.) 3) We have never traveled outside our galaxy. (Galaksimizin dışına hiç gitmedik.) 4) I have already written a book. (Zaten bir kitap yazmıştım.) 5) He has never passed this exam. (Bu sınavdan hiç geçemedi.) 6) Have you been to the office lately? (Son günlerde ofise gelmiş miydin?) 7) She has not renovated her apartment yet. (Evini henüz yenilemedi.) 8) I have not been to that exhibition before. (Daha önce bu sergide bulunmadım.) 3
Gap Filling (Boşluk doldurma) Boşlukları doğru cevaplarla doldurun. 1) She always loved puppies. (O hep yavru köpekleri severdi.) 2) We seen any changes. (Herhangi bir değişiklik görmedik.) 3) you ever to Paris? (Hiç Paris'te bulundun mu?) 4) He never a car. (Hiç bir zaman araba kullanmadı.) 5) they anything to you? (Sana bir şey söylediler mi?) 6) I never such a beautiful sculpture before. (Daha önce hiç böyle güzel bir heykel görmedim.) 7) I think they never this food. (Bence bu yiyecekleri hiç denemediler.) 8) He this kind of experience in the past. (Geçmişte bu tür bir deneyime sahip.) 4
Translating (Çeviri Çalışması) Aşağıdaki cümleleri İngilizce'ye çevirin. 1) Uzun bir yürüyüş oldu. 2) Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin başkanlığını uzun zamandır sürdürmektedir. 3) Birkaç yıldır İngilizce öğretmeni olarak çalışmaktadır. 4) Orada bulundum, onu yaptım. 5) Bu yıl birçok turist Barcelona'yı ziyaret etti. 6) Zaten kahvaltı yaptın mı? 7) Daha önce Almanya'ya seyahat ettiler mi? 8) Son zamanlarda çok mutlu hissetmedim. 9) Zaten bu gömleği daha önce almadın mı? 10) Sanırım görülecek her şeyi gördüm. 5