Edebi Sanatlar ve leri *Edebi Sanatlar ve leri Mecaz Kelime veya kelime gruplarını bilinen ilk manalarından başka bir manada kullanmaya mecaz denir. Mecaz edebî eserlerde kullanıldığı gibi zaman zaman günlük konuşmalarda da kullanılır. Mesela "yüreksiz" kelimesi "korkak" manasında kullanıldığı zaman mecaz sanatı yapılmış olur. Eğer kelimeye kazandırılan mana ile asli mana arasında bir benzerlik var ise bu mecaz; hiç bir ilgi yok ise mecaz-ı mürsel adını alır. Akif'in "Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal" mısraındaki "hilâl" kelimesi ile Türk bayrağı kastedildiği için mecaz-ı mürsel sanatı yapılmıştır. Ankara bu konuda kararlı. cümlesinde kararlı olan Ankara değil, Ankara daki hükûmettir. Bir ilgi dolayısıyla Ankara kelimesi hükûmet anlamında kullanılmıştır. Teşbih Aralarında ilgi kurulabilen iki şeyden, ilgili oldukları konuda zayıf olanın kuvvetliye benzetilmesine teşbih denir. Tam bir teşbihte dört unsur vardır: 1. Kendisine benzetilen: Aslan 2. Benzetme edatı: Gibi 3. Benzetme yönü: Kuvvetli 4. Benzetilen: Çocuk Bunlardan benzeyen ve benzetilen aslî unsurlardır. 1 / 9
Edebi Sanatlar ve leri Kömür gibikara gözlerin... İstiare (Eğretileme) İki temel unsurundan (benzetilen ve benzeyen) sadece biri söylenerek yapılan teşbihe istiare denir. İstiarelerde ya benzeyen veya benzetilen vardır. Yalnız benzetilen söylenmiş ise açık istiare, yalnız kendisine benzetilen söylenmiş ise kapalı istiare denir. Bu tilki her sınavda kopya çeker. Şeytan bu sezon gol kralı olur. İlk örnekte benzetilen tilki kullanılmış, benze yen öğrenci kullanılmamıştır. İkinci örnekte ise benzetilen şeytan kullanılmış, benzeyen futbolcu kullanılmamıştır. Her iki örnekte de yalnız, benzeti len kullanıldığından açık eğretileme vardır. Teşhis (Kişileştirme) 2 / 9
Edebi Sanatlar ve leri Canlı veya cansız varlıklara insan benliği vermek, yani onları şahıs gibi kabul etme sanatıdır. Seslen liman sislerine boğulur Gemiler yorgun ve uykuludur. Bu parçada, gemiler kişileştirilmiştir. İntak (Konuşturma) Kelime olarak söyletmek konuşturmak manasına gelir. Canlı ve cansız varlıkları insan gibi konuşturmak sanatıdır. La Fontaine'in küçük hikâyeleri bu sanatın en güzel örneklerini verir. Mor menekşe: Bana dokunma; diye bağırdı. Tariz Söylenen bir sözün; alay etmek veya sitemde bulunmak maksadıyla tam tersinin kastedilmesi sanatıdır. 3 / 9
Edebi Sanatlar ve leri Araba o kadar hızlıydı ki, yürüyerek geçebilir Bu yürekli insan, tavşandan çok korkar Bu örneklerde hızlı sözüyle vurgulamak istenen yavaş, yürekli sözüyle de vurgulamak istenen korkaktır. Kinaye Bir sözün aynı anda hem gerçek hem de mecazi manada kullanılması sanatıdır. : Bulmadım dünyada gönüle mekan Nerde bir gül bitse etrafı diken dizelerinde son dizede kinaye yapılmıştır. Çünkü; gerçekten gülün olduğu yerde, mutlaka dikenler de vardır. Ancak burada asıl söylenmek istenen nerde iyilik olsa çevresinde mutlaka kötülük de olur anlamıdır. Yani dizede söylenen gerçek anlamın ardında bir mecaz anlam vardır. Buna kinaye denir. Mübalağa (Abartma) 4 / 9
Edebi Sanatlar ve leri Bir şeyin vasıflarını veya bir olayı olduğundan fazla büyüterek veya küçülterek ifade etme sanatıdır. : Dövüşüyorduk Üç Şehitler imizde Zorluyordu derya gibi düşman Attığım boşa gitmiyordu Lüzumsuzdu nişan. (F. Hüsnü Dağlarca) Tezat (Karşıtlık) Aynı varlığın iki zıt yönünü bir arada ifade etme veya birbirine zıt iki kavram arasında ilgi kurma sanatıdır. Yükseğinde büyük namlı karın var, Alçağında mor sümbüllü bağın var. Tecahül-i Arif (Bilmezlikten Gelme) Şairin çok iyi bildiği bir şeyi bilmezlikten gelmesi sanatıdır. 5 / 9
Edebi Sanatlar ve leri Sen güneş misin ha? Kaya mısın yoksa su mu? Giderken Bunca can Susmuşsun da Sanki var mısın? Yukarıdaki örnekte ozan onun güneş, kaya, su ya da var olup olmadığını bilmemesi olanaksız olduğu halde bilmez görünüyor İstifham (Soru Sorma) Anlatımı etkili kılmak için soru sorarak anlatmaya denir. Ben mi çıldırmışım, sen mi delirdin Yalvaran sesimden bu kaçışın niye? Yukarıdaki dizelerde de istifham vardır. Şair, sevgilinin kendisine iltifat etmemesini, kendisine karşı acımasız davranmasını soru sorarak anlatmak istemiştir. Hüsn-i Ta'lil (Güzel Nedene Bağlama) 6 / 9
Edebi Sanatlar ve leri Sebebi bilinen bir olayı, bir durumu, gerçek sebebi dışında daha güzel bir sebebe bağlama sanatıdır. Sen yoksun hiçbir şey yok Güneşin rengi Ağustos yıldızlarının sıcaklığı Karanfil kokusu (Suat Taşer) Şair, karanfil kokusunun, ağustos yıldızlarının sıcaklığının, güneşin renginin olmayışını gerçekçi bir nedene değil de sevdiğinin yok oluşuna bağlıyor. Tevriye Bir kelimenin aynı yerde birden fazla manada kullanılması sanatıdır. Kelimenin asıl anlamı yanında uzak anlamının da kastedilmesidir. Gül gülse daim ağlasa bülbül acep değil Zira kimine ağla demişler kimine gül Bu şiirde gül sözcüğü hem çiçek anlamını, hem de gülmek eylemi olan anlamını içerecek biçimde kullanarak tevriye sanatı yapılmıştır. 7 / 9
Edebi Sanatlar ve leri Tenasüp (Uygunluk) Manaca birbirine uygun kelimeleri bir arada kullanma sanatına tenasüp denir. Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Telmih (Anımsatma) Herkes tarafından bilinen geçmişteki bir olayı, bir veya birkaç kelime ile hatırlatma sanatıdır. İnsanız, en şerefli mahlûkuz! Deyip de pek fazla Övünmemiz haksız Atamız elma çaldı cennetten Biz o hırsızların çocuklarıyız! (Orhan Seyfi Orhon) Şair, Atamız elma çaldı cennetten dizesiyle okuyucuya Adem le Havva nın cennetten kovulmasına neden olan olayı anı msatmakta ve telmih sanatına başvurmaktadır. 8 / 9
Edebi Sanatlar ve leri Cinas (Sesteşlik) Ses bakımından (okunuş ve yazılışları) aynı veya birbirine çok yakın fakat manaları ayrı kelimelerin bir arada kullanılması sanatıdır. Bu sanat daha çok mani ve hoyrat türünde kullanılır. Kısmetindir gezdiren yer yer seni Göğe çıksan âkıbet yer yer seni. 9 / 9