TÜRKİYE DE MADDE BAĞIMLILIĞI

Benzer belgeler
Türkiye de Bağımlılık Epidemiyolojisi. Dr. Zehra Arıkan

Madde Kullanımı ve Suç 1

Uçucu madde kullanımının yaygınlığı: Çok merkezli bir araştırmanın verilerinin değerlendirilmesi 1

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMIŞ İKİ ARAŞTIRMANIN VERİLERİNİN YENİDEN ANALİZİ

Soruları sormadan önce eğer varsa açıklamaları yapın. İtalik olan yazılar uygulayıcı için gerekli bilgileri içerir.

DANIŞMANLIK TEDBİRİ UYGULAMALARI ÇOCUK TANIMA FORMU

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Sizlere Soralim. Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı?

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı

DANIŞMANLIK TEDBİRİ UYGULAMALARI ÇOCUK TANIMA FORMU. Korunmaya muhtaç Cinsiyeti

SRA Versiyon Şubat 2001

ÖZGEÇMİŞ. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl

6. BÖLÜM: BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Üniversite Hastanesi mi; Bölge Ruh Sağlığı Hastanesi mi? Ayaktan Başvuran Psikiyatri Hastalarını Hangisi Daha Fazla Memnun Ediyor?

TRSM de Rehabilitasyonun

sigara kullanma yaşının 7 ye, alkol kullanımının 12 li yaşlara

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU

TÜRKİYE DEKİ BİREYLERİN OTİZM ALGISI VE BİLGİ DÜZEYİ ARAŞTIRMASI

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi

ORGANLARI 5 KİŞİYE HAYAT VERDİ

MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARININ YAYGINLIĞI (EPİDEMİYOLOJİ)

HIV/AIDS E İLİŞKİN BİLGİ 13

function get_style109 () { return "none"; } function end109_ () { document.getelementbyid('all-sufficient109').style.display = get_style109(); }

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU!

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

Yaşam Sonu Kararlarında Hastane Etik Kurulları / Etik Konsültasyon. Öğr. Gör. Dr. Müge Demir Tıp Tarihi ve Etik AD mdemir@hacettepe.edu.

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları

Nedensellik. BBY606 Araştırma Yöntemleri Güleda Doğan

PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON. Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD

Ebeveynlerin Çocuklarının Bilgisayar Oyunu Oynamalarına Karşı Tutumunun İncelenmesi

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

MADDE BAĞIMLILIĞINDAN KORUNMA

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

Prof. Dr. H. Zafer Güney Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

MADDE KULLANICILARININ ÖZELLİKLERİ:

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI SEKTÖRÜ

DÜŞÜKLER VE ÖLÜ DOĞUMLAR 6

1.1. Uygulama Süreci 81 ilde 01 Temmuz 2017 tarihinde başlayacak proje, 01 Temmuz 2018 tarihine kadar uygulanacaktır.

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kadınlar kimsenin namusu değildir

İLAÇ UYGULAMA PROSEDÜRÜ

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ TIBBİ SOSYAL HİZMET UYGULAMA YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak, Tanımlar

KKTC Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu

Süleyman TAŞGETİREN 1, Neşe ÖZKAN 2, Nurgül ÖZMEN 2

Yrd. Doç. Dr. Şebnem Akan Klinik Psikolog

Yaşınız kaç diye sorduk;

Avrupa da uyuşturucu sorununun durumu hakkında 2007 Yıllık raporu. İsim, yer, tarih ve saat

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

MANİSA RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİNNDE SUNULAN BAĞIMLILIK HİZMETLERİ. Uzm. Dr.Aslıhan Eslek

Medya ve Toplumsal Cinsiyet

EKİM AYININ İKİNCİ HAFTASI İKİNCİ HAFTASI EKİM. Yıl Boyunca Okul Çalışma Ekibi İl Milli Eğitim Müdürlüğü. Yıl Boyunca Okul Yönetimi Kolluk Kuvvetleri

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI MUSTAFA KAYA YBO EĞİTİM ORTAMLARINDA UYUŞTURUCU KULLANIMI VE BAĞIMLILIK İLE MÜCADELE OKUL EYLEM PLANI

HEMODİYALİZ HASTALARINDA HASTALIK ALGISI ÖLÇEĞİNİN KLİNİK SONUÇLAR İLE İLİŞKİSİ

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

Acil servislerde sağlık çalışanlarına şiddet. Dr. Mustafa ilker EDEBALİ Antalya eğitim ve araştırma hastanesi psikiyatri kliniği

BÖLÜM I ARAŞTIRMANIN DOĞASI

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

İLÇE DEVLET HASTANESİNDE TEK HEKİM OLMAK DR. CEM GÜNDÜZ

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

Alp Üçok Haldun Soygür

ISBN: Editörler: Alp Üçok Haldun Soygür. Seri Editörü: Doğan Yeşilbursa Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 07 Ekim :27 - Son Güncelleme Çarşamba, 07 Ekim :31

Bağımlılık Yapan Maddeler Nelerdir? Pazartesi, 28 Kasım :13

KKTC Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Üniversite Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri

5A 5R KAVRAMLARI. Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

İÇİNDEKİLER TOPLANTIYA BAŞLARKEN.2 DEĞERLENDİRME HAKKINDA BİLGİLENDİRME..3 DEĞERLENDİRME SÜRECİNİN ADIMLARI..5 ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER 6

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KİŞİ VE KURULUŞLAR FAALİYETİ YÜRÜTECEK GÖREVLİLER

Katılımcının Yaşı n % TOPLAM

Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Denetimli Serbestlik Psikologlar

14. ULUSAL HALK SAĞLIĞI KONGRESİ, 4-7 EKİM 2011 P220 CEZAEVİNDE BULUNAN MAHKÛMLARIN İLKYARDIM BİLGİ DÜZEYLERİ

Dinamik Formülasyon Üzerine Bir Olgu Sunumu. Dr. Abdullah AKGÜN Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Sivil Toplum Afet Platformu: Soma İçin Bilgi Paylaşımı Toplantısı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

BÖLÜM 2 VERİ SETİNİN HAZIRLANMASI VE DÜZENLENMESİ

EYLÜL AYI SONUNA KADAR EKİM AYININ ÜÇÜNCÜ HAFTASI EKİM AYININ İKİNCİ HAFTASI

Adana İl Merkezi Acil Servis Hekimlerinin Sağlık Profillerinin Belirlenmesi

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

OKUL SOSYAL HİZMETİ NİN OKUL ERKEN TERKİ ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİSİ

Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)

Özel Amerikan Robert Lisesi Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi

TÜTÜN ÜRÜNLERİNİN ZARARLARI PASİF ETKİLENİM

Bilgisayar Oyunlarının Zararları

Pazartesi İzmir Basın Gündem

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : Tarih:

ECZANELER DURUM ANKETİ

THED-İZMİR İkinci Etkinliğimiz İzmir de Yapıldı. Sağlık Bilimlerinde Bilimsel Proje Hazırlama Eğitim Etkinliği

Eğitim Tarihleri: 5-6/ 11 /2016 ve / 11 /2016 (2 hafta Cumartesi ve Pazar toplam: 32 saat) Eğitim Ücreti: 400 TL + KDV (Öğrencilere %25 indirim

Transkript:

TÜRKİYE DE MADDE BAĞIMLILIĞI Yayına hazırlayan Doç. Dr. Kültegin Ögel Türkiye de Madde kullanımının genel görünümü Madde kullanımının yaygınlığı Madde kullanıcılarının özellikleri Bu kitap 1996-1998 yıllarında Türkiye de yapılan çok merkezli üç araştırmanın sonuçlarını içermektedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 1

TÜRKİYE DE MADDE BAĞIMLILIĞI Yayına hazırlayan Doç. Dr. Kültegin Ögel Kitapta yer alan tüm araştırmalar bir ekip çalışmasının ürünüdür. Araştırmaların planlanması, yürütülmesi ve koordinasyonu kitabın editörü ve Defne Tamar tarafından yapılmıştır. Araştırmaların yayına hazırlanması ve değerlendirilmesi başta Defne Tamar olmak üzere, Duran Çakmak ve Cüneyt Evren in önemli katkılarıyla gerçekleşmiştir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 2

Bu kitapta adı geçen araştırmalarda yer alan ya da katkıda bulunan uzmanların listesi: Psk. Jülide Aral, psikolog, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM Kliniği Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, psikiyatri uzmanı, KTÜ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Tuncay Besim, psikiyatri uzmanı, Denizli Devlet Hastanesi Doç. Dr. Hakan Coşkunol, psikiyatri uzmanı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Doç. Dr. Duran Çakmak, psikiyatri uzmanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM Kliniği Dr. Recep Çalık, psikiyatri uzmanı, milli eğitim Bakanlığı, Ankara dispanseri Prof. Dr. Orhan Doğan, psikiyatri uzmanı, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Yunus Emre Evlice, psikiyatri uzmanı, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Cüneyt Evren, psikiyatri uzmanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM Kliniği Prof. Dr. Ahmet Göğüş, psikiyatri uzmanı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Cem Hızlan, psikiyatri uzmanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM Kliniği Yrd. Doç. Dr. M. Kadri Gücer, psikiyatri uzmanı, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Doç. Dr. Hayrettin Kara, psikiyatri uzmanı, 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Aziz Karalı, aile hekimi, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM Kliniği Prof. Dr. İsmet Kırpınar, psikiyatri uzmanı, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Doç. Dr. Kültegin Ögel, psikiyatri uzmanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM Kliniği Doç. Dr. Emin Önder, psikiyatri uzmanı, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Doç. Dr. Aytül Özkürkçügil, psikiyatri uzmanı, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Doç. Dr. Aytekin Sır, psikiyatri uzmanı, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Defne Tamar, psikiyatri uzmanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM Kliniği Dr. Hakan Toksöz, pratisyen doktor, 1 nolu sağlık ocağı, Muğla Doç. Dr. Berna Uluğ, psikiyatri uzmanı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Süheyla Ünal, psikiyatri uzmanı, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Doç. Dr. Arif Verimli, psikiyatri uzmanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi başhekimi Yrd. Doç. Dr. Çınar Yenilmez, psikiyatri uzmanı, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 3

ÖNSÖZ Madde kullanımı ve bağımlılığı sadece sağlık değil, adalet, güvenlik gibi birçok alanı da ilgilendiren bir sorundur. Bireysel ve toplumsal karakteristiklerinin yanında, ideolojik, yapısal ve tarihsel boyut taşır. Bir ülkede madde kullanımı toplum tarafından bir sorun olarak algılanmaya başladıktan sonra, ortaya çıkan sosyal dinamikler, madde kullanımının getirdiği boyutlar hakkında bize fikir verebilir. Madde kullanımı ve bağımlılığı, insan ve oluşturduğu toplumdan kaynak alır ve çözümü de ancak bu kapsam içinde konuşulabilir. Kişisel fikir ve önyargı ötesinde, ülkemizde konu hakkında bilimsel araştırma ve gözlemlere dayanan geniş görüş açısına gereksinim vardır. Madde bağımlılığı hakkında herkesin söyleyeceği bir şeyler var. Herkes doğal olarak kafasında geliştirdiği düşünceler ya da inançlarından oluşan ya da yaşadıkları ve gördüklerinden derlediği kavramlar a sahip. Medya organlarında ise yıllardır bu konuda söylenenler gazete kağıtları ya da televizyon arşivlerinden toplansalar özel bir kütüphane oluşturabilirler. Bu konuda yayınlanmış kitap sayısı da küçümsenmeyecek düzeyde. Madde kullananlarımız da az değil. Arz derseniz o da yeterli düzeyde. Ancak sayıca eksik olan tek bir şey var. Bilimsel araştırmalar. Madde kullanımının yaygınlığı ve doğasına ilişkin araştırmalarda birçok zorlukla karşılaşılmaktadır. Bunlar aşağıda belirtilmiştir. 1. Uyuşturucu kullanımı yasal olmadığı için kullanan kişiler gizli kalma eğilimindedir. 2. Anketler sırasında madde kullanan kişiler sorulan sorulara doğru yanıtlar vermemektedir. 3. Madde bağımlıları sayısı genel toplum içinde düşük oranda olduğu için, genel örneklem içinde küçük bir gruba ulaşmak zor olmaktadır. 4. Kullanıcılar genellikle belli bazı bölgelerde toplandıkları için, o bölge içinde madde kullanım sıklığı yüksek iken, diğer başka bir bölgede sıklık çok yüksek çıkmakta bu ise genel dağılımı bozmaktadır. 5. Anketler ile yapılan çalışmalarda ancak kullanıcılar tespit edilebilmekte, bağımlılık tanımlanamamaktadır. Yukarıda sayılan nedenler dolayısıyla madde kullanımının yaygınlığı ve kullanıcıların özelliklerini saptamak için birçok farklı yöntemden yararlanmak gereklidir. Yaygınlık araştırmalarında kullanılan yöntemler arasında hastane, polis, mahkeme, cezaevi vb kayıtların incelenmesi, okullarda gençler ile yapılan anketler, yakalanan uyuşturucu madde miktarı ve sanık sayısı ile madde kullanımına bağlı ölümler sayılabilir. Niceliksel bilginin yanında kullanıcıların özelliklerini ya da yaygınlığı belirlemek için niteliksel bilgi de edinilebilir. Yukarıda sayılan tüm bu yöntemlerle elde edilen bilgiler derlendikten ve yorumlandıktan sonra bir ülkede madde kullanımı hakkında bilgi edinilebilir. Farklı yöntemlerle yapılan araştırmalar, birbirinin devamı hatta tamamlayıcısı durumundadır. Bugüne kadar ülkemizde madde kullanımı alanında yapılan çalışmaları gözden geçirdiğimizde, araştırmaların daha çok dar alanlarda yapıldığı dikkati çekmektedir. Okullarda yapılan yaygınlık araştırmaları ön plandadır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 4

Kullanıcıların sayısını saptamak yanında, esas olarak kullanıcıyı anlamak ve değerlendirmek önem taşır. Bunun başarılabilmesi için farklı ve tamamlayıcı yöntemler bir arada kullanılmalıdır. Bu kitapta size üç ayrı araştırmanın sonuçlarını sunmaya çalışacağız. Söz konusu araştırmalar şunlardır: Madde kullanıcılarının özellikleri: Türkiye de çok merkezli bir araştırma (Birinci aşama) Madde kullanıcılarının özellikleri: Türkiye de çok merkezli bir araştırma (İkinci aşama) Gençler arasında sigara, alkol ve madde kullanım yaygınlığı ve özellikleri (SAMAY- 98) Bu çalışmalar aslında birbirini tamamlayan araştırmalardan oluşmaktadır. Hepsini birlikte değerlendirmek amacıyla bu kitabı oluşturmaya karar verdik. Araştırmalar Türkiye nin çeşitli bölgelerinde çalışan konunun uzmanlarının katılımıyla gerçekleşti. Kitap içinde bugüne kadar madde kullanımı ve kullanıcılarıyla ilişkili olarak daha önce yapılan çalışmaların özetlerini de bulacaksınız. Diğer çalışmalar derlenirken, bilimsel araştırma yöntemlerine sadık kalan çalışmalara yer verilmeye dikkat edilmiştir. Tüm bu araştırmaların planlanması, koordinasyonu ve yürütülmesindeki katkılarından dolayı Defne Tamar a, araştırmaların bir bölümünü yayına hazırlayan Cüneyt Evren e, projelerin oluşturulması ve sürdürülmesi sırasında tam destek veren Duran Çakmak a, çalışmalar sırasında önümüzü açan Arif Verimli ye teşekkür ederiz. Araştırmaları özveriyle ve hiçbir karşılık beklemeden yapan psikiyatri uzmanı arkadaş ve hocalarımız olmasaydı bu kitap gerçekleşemezdi. Projeler için sponsor bulan, organizasyona ve kitabın basımına yardım eden halkla ilişkiler uzmanı Özler Aykan ve şirketi Plaza ya da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Emniyet Görevlilerinin, sağlık çalışanlarının, madde kullanıcılarının ve onların ailelerinin önemli desteğini gördük ve onlar sayesinde bu araştırmalar tamamlandı. 3P dergisi editörü Emin Önder ek ya da özel sayı olarak yayınlayarak araştırmaları psikiyatri dünyasına kazandırdı. Bilimsel düşünce ve yayını öğrendiğim Şahap Erkoç ve Bedirhan Üstün e, çalışmalarım sırasında bana katlanmaya çalıştığı içinde eşime kişisel olarak teşekkür ediyorum. Bu kitap bir son değil. Tam aksine yeni bir başlangıç. Tamamladığımız projeler ülkemizde bu konudaki temel eksiklikleri kapatacak düzeyde. Şimdi hedef tüm taşları yerlerine oturtacak araştırmalar... Doç. Dr. Kültegin Ögel Ocak 2000, İmralı Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 5

İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Türkiye de madde kullanımının genel görünümü Madde kullanıcılarının özellikleri araştırması hakkında genel bilgi Türkiye de madde kullanımı ve madde kullananların özelliklerinin genel değerlendirmesi Bölge raporları Sonuç ve tartışma Kaynaklar Bölüm 2: Türkiye de madde kullanımının yaygınlığı Daha önce yapılan çalışmaların gözden geçirilmesi SAMAY 98 hakkında genel bilgi Sigara, alkol ve madde kullanım yaygınlığı: SAMAY-98 bulguları Çeşitli maddelerin elde edilebilirliği Araştırmada kullanılan yöntemin geçerliliği ve güvenirliliği üstüne bir tartışma Genel bir değerlendirme Kaynaklar: Bölüm 3: Madde kullanıcılarının özellikleri Daha önce yapılan çalışmaların gözden geçirilmesi Madde kullanıcılarının özellikleri araştırması hakkında genel bilgi Madde kullanıcılarının özellikleri Madde kullanıcılarının özellikleri araştırmasının genel değerlendirmesi Kaynaklar Ekler İkinci bölüme ait tablolar ve grafikler Üçüncü bölüme ait tablolar Gençlik anketi soru kitapçığı Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 6

BÖLÜM 1 TÜRKİYE DE MADDE KULLANIMININ GENEL GÖRÜNÜMÜ Bugüne kadar ülkemizde madde kullanımı alanında yapılan araştırmalarda en sigara ve alkolden sonra sık kullanılan maddenin esrar olduğu gözlenmiştir. (Özer, 1991; Yazman, 1995; Ögel ve ark., 1996, Sağlık Bakanlığı, 1995). Esrarın geleneksel kullanımın olması da bunda bir etken olabilir. Öte yandan yasal maddeleri göz önüne aldığımızda sedatif hipnotik ilaçların ve tiner bali gibi uçucu madde kullanımının da yüksek olduğu saptanmıştır (Ekşi, 1990; Yüksel ve Dereboy, 1994; Ögel ve ark., 1996). Eroin kullanımı çok sık olmamakla beraber, bu maddenin kullanımı yarattığı sosyal, fiziksel ve ekonomik sorunlardan dolayı gündemdeki yerini her zaman korumuştur. Uyuşturucu olarak toplumun diline yerleşen bağımlılık yapıcı maddeler içinde üstünde en sık konuşulanı eroin olmuştur. Aslında uyuşturucu terimini bilimsel olarak kullanmayı doğru bulmuyoruz. Çünkü, uyuşturucu kavramı kokain gibi uyarıcı maddeleri tanım dışında bırakmaktadır. Kokainin ülkemize yakın zamanda girmesinin ve pahalılığı nedeniyle belli bir kesimde kullanıyor olmasının da bunda etkisi olabilir. Özellikle eroinin damar yoluyla kullanıyor olması, tüm maddelerin damar yoluyla kullanılması gibi bir yanlış düşünceyi toplumun kafasında doğurmuştur. Halbuki bağımlılık yapıcı maddelerin önemli bir kısmı damar yoluyla kullanılmamaktadır. Damar yolu ile madde kullanım oranları da diğer bazı ülkeler ile karşılaştırıldığında ülkemizde daha düşük bulunmuştur (Karamustafalıoğlu ve ark, 1991; Ergil, 1993; Ögel ve ark., 1996). Sosyoekonomik durum ile madde kullanımı arasında belirgin bir ilişki gözlenmemekle birlikte, kullanılan madde cinsiyle sosyoekonomik düzey arasında bir ilişkinin varlığından söz edilebilir. Yukarıda da belirtildiği gibi kokain, ecstasy gibi maddeler daha yüksek gelri düzeyine sahip kişiler tarafından kullanılmaktadır. (Yazman, 1995, Sağlık bakanlığı, 1995). Ailenin ve aile özelliklerinin uyuşturucu kullanımdaki rolü çok önemlidir. Ülkemizde aile madde kullanıcısına çoğunlukla sahip çıkmakta olduğu söylenebilir. Öte yandan ailenin erken tanı ya da tedavide ciddi rol üstlendiğini söylemek doğru değildir (Tuncer ve ark, 1988; Tamar ve ark, 1996). Suç ile madde kullanımı arasında önemli bir bağıntı gösterilmekle birlikte, neden sonuç ilişkisi ve kullanılan madde cinslerine göre farklılıkların olup olmadığı ortaya konmuş değildir (Alpay ve ark, 1995; Akvardar ve ark, 1996). Bu bölümde ülkemizde madde kullanımının özelliklerine genel bir açıdan bakmayı amaçlayan Madde kullanıcılarının özellikleri: Türkiye de çok merkezli bir araştırma isimli, 1997 yılında yapılan çalışmanın sonuçları yer alacaktır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 7

1. MADDE KULLANICILARININ ÖZELLİKLERİ ARAŞTIRMASI HAKKINDA GENEL BİLGİ Madde kullanıcılarının özellikleri: Türkiye de çok merkezli bir araştırma isimli çalışma TÜBİTAK SBAG 1605 nolu fon tarafından desteklenmiştir. Araştırma Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi AMATEM kliniğinin maddi ve organizasyonel yardımlarıyla tamamlanmıştır. Elde edilen bulgular 3P dergisinde yayınlanmıştır. Araştırma, alkol dışı psikoaktif madde kullanıcılarının doğasını saptamak amacıyla planlanmış iki aşamalı bir çalışmanın ilk aşamasıdır. Araştırmanın amacı bölgeler arası uygun ve uygulanabilir ortak bir yöntem ile çalışmanın yürütülerek, madde kullanıcıları ile karşılaşan kişilerden, kullanıcılar ve bölgede madde kullanımı hakkında bilgi edinmektir. Birinci aşamadan lede edilen bilgilerden yararlanılarak ikinci aşamada kullanılacak yöntem geliştirilmiştir. Araştırma niteliksel araştırma tekniklerinden biri olan Anahtar Kişi (key informant) görüşmelerine dayanmaktadır. Yöntem, çalışmaya Türkiye nin çeşitli illerinden gelen uzmanlar tarafından ortak olarak hazırlanmış, böylece uygulamada bölgesel farklılıklar nedeniyle karşılaşılacak zorluklar en düşük düzeye indirilmeye çalışılmıştır. Araştırmayı yapan uzmanlar, çalıştıkları bölgeler, proje yürütme kurulu ve araştırmaya katkıda bulunanların listesi aşağıda verilmiştir. Araştırmayı yapan uzmanlar, çalıştıkları bölgeler, proje yürütme kurulu ve araştırmaya katkıda bulunanların listesi Bölge sorumluları Proje koordinatörü Adana Yunus Emre Evlice Kültegin Ögel Ankara Berna Uluğ, Emin Önder Proje yürütme kurulu Denizli Tuncay Besim Duran Çakmak Diyarbakır Aytekin Sır Defne Tamar Eskişehir Cem Hızlan Aziz Karalı Kocaeli Aytül Özkürkçügil, Süheyla Ünal Jülide Aral İstanbul Defne Tamar Cüneyt Evren İzmir Hakan Coşkunol Katkıda bulunanlar Trabzon Mehmet Bekaroğlu Arif Verimli Van Hayrettin Kara Ahmet Göğüş Kıbrıs Mehmet Çakıcı Emin Önder Araştırma, Türkiye nin 10 ayrı ilinde ve Kıbrıs ta yürütülmüştür. Bu iller Adana, Ankara, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Trabzon ve Van dır. Söz konusu iller Türkiye nin farklı coğrafi bölgelerini temsil etmektedir. Daha önce yapılan çalışmalarda ve ampirik gözlemlerde madde kullanımının daha yoğun olduğu iller çalışma kapsamına alınmıştır. İller seçilirken Türkiye nin farklı coğrafi bölgelerinden olmasına özen gösterilmiştir. Madde kullanımının yoğun olmadığı düşünülen illerin çalışma dışı bırakılmasının nedeni, kullanıcıların temsil yeteneğinin düşük olmasıdır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 8

Kıbrıs, Türkiye ile çok yakın ilişkileri ve kültürel benzerliği olan farklı bir bölgenin karşılaştırma için yararlı olacağı inancı nedeniyle çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmaya alınacak anahtar kişiler, sıklıkla madde kullanıcıları ile karşılaşan 15-55 yaş grubunda, yanıt vermesini güçleştirecek bir organik rahatsızlığı olmayan, zekası normal düzeyde kişilerden seçilmiştir. Anahtar kişilerin seçimi dört ayrı kategoriden yapılmıştır. Her kategoriden belirli sayıda kişi seçilerek, farklı sosyal ve meslek gruplarından bilgi sağlanması amaçlanmıştır. Kategoriler ve seçilen kişi sayısı aşağıda belirtilmiştir. 1. Güvenlik ve hukuk görevlileri (Narkotik polis, savcı, cezaevi yetkilisi, jandarma, avukat): Bu gruptan en az 3-4 kişi 2. Madde kullanıcısının arkadaşı, sağlık çalışanı, barmen, medya çalışanı gibi madde kullanıcıları ile sık karşılaşan gruptan en az 3-4 kişi; 3. Madde kullanıcılarının aile üyelerinden (anne, baba, kardeş ya da eş) en az 1-2 kişi; 4. Tercih maddesi olarak esrar, eroin, hap ve uçucu kullanıcılarından en az bir kişi olmak üzere, toplam 6-8 madde kullanıcısı çalışmaya alınmıştır. Görüşmeler, Anahtar Kişi Görüşme Formu kullanılarak yapılmıştır. Form, çalışmaya katılan uzmanlarla yapılan bir toplantıda birlikte oluşturulmuş ve bölgesel özellikleri içermesi hedeflenmiştir. Görüşme formu ekler bölümünde sunulmuştur. Kullanıcılar hakkında anahtar kişi olarak seçilenlerin görüşünü, değerlendirmek amacıyla da bir anket formu oluşturulmuş ve görüşme yapılan kişilerin bu formu doldurması istenmiştir. Araştırmaya katılan uzmanlar, anahtar kişi görüşmeleri hakkında deneyimli uzmanlar tarafından bilgilendirilmiştir. Uygulama örnekleri yapılmıştır. Bölgelerde uygulama bölge sorumluları ve onların seçtikleri yardımcı kişiler tarafından tamamlanmıştır. Uygulamanın toplam süresi altı ayı bulmuştur. Elde edilen veriler, ortak bir toplantıda tartışılmış ve bir rapor formatı oluşturulmuştur. Raporlar, bölge sorumluları tarafından hazırlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına geçmeden önce bu araştırmada da kullanılan niteliksel araştırma yöntemlerinden kısaca söz etmek gerektiğine inanıyorum. Niteliksel araştırma yöntemleri, madde kullanımı ve ilgili konularda sıklıkla kullanılan yöntemlerden birisidir. Bu yöntem özellikle ulaşılması güç olan gruplarda yürütülen çalışmalarda etkin ve hızlıdır. Bunlar arasında HIV (+) hastalar, madde kullanımı sayılabilir. Halk sağlığı çalışmalarında tercih edilen antropolojik bir araştırma yöntemidir. Etnografik çalışma, niteliksel araştırma ile çoğunlukla eş anlamda kullanılır (15). Niteliksel araştırma, miktarı, sıklığı ya da şiddeti ölçmek yerine algı, davranış ve yorumları derinlemesine anlamaya çalışan yöntemleri içerir. Niteliksel çalışmada araştırıcı belirli gruptaki insanların inançlarını, görüşlerini, değer yargılarını, davranışlarını anlamaya çalışır. Araştırıcı, görüşme yaptığı kişiden birşeyler öğrenmeye ve onu anlamaya çalışan kişidir. Bu nedenle görüşmeci ile ilişkisi onu tamamlayıcı tarzda olmalıdır. Görüşme yaptığı kişiyi dinler, gözler ve kayıt eder. Parça parça edinilen bilgiler araştırıcılar tarafından birleştirilerek yorumlanır. Bu yönteme yabancı olanlar, görüşmeyi bilimsel bir çalışmadan daha çok bir sohbet ya da röportaj olarak değerlendirebilir. Ancak serbest görüşme anlamayı kolaylaştırmakta ve bununla beraber birçok avantajı da beraberinde getirmektedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 9

Niteliksel çalışma değişime ve kültürel özelliklere duyarlı yöntemdir. Zaman içinde bir davranış biçiminde oluşan değişiklikler niteliksel araştırma ile saptanabilir. Kültüre özgü farklılıklar diğer yöntemlere göre daha kolaylıkla ortaya çıkarılabilir. Çeşitli niteliksel araştırma yöntemleri vardır. Bunlar arasında anahtar kişi görüşmeleri ve derinlemesine görüşmeler, yaşam öyküsü, gözlem, odak gruplar ve sıralama sayılabilir. Anahtar kişi görüşmelerinde, bilgi edinilmeye çalışan grup hakkında toplum içinde bilgi sahibi olan ya da bilgi sahibi olduğu düşünülen kişilerin tespiti ve onlarla yapılan görüşmeler esastır. Bu görüşmeler çoğunlukla yarı yapılandırılmış soru formları ile yürütülür. Görüşmelerde araştırılan konular için hazırlanmış soruların dışında görüşülen kişinin eklediği bilgilerde kaydedilir. Anahtar kişi görüşmeleri ile bilgiye hızla ulaşılabilir (16). Anahtar kişi görüşmeleri tek başına çok fazla bilgi vermesine rağmen yeterli olarak kabul edilemez. Diğer araştırma yöntemleri ile elde edilen bilgiler doğrulanmalıdır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 10

2. TÜRKİYE DE MADDE KULLANIMI VE MADDE KULLANANLARIN ÖZELLİKLERİNİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ Anahtar kişi görüşmeleri Türkiye nin 10 ayrı bölgesinde ve Kıbrıs ta yürütülmüştür. Toplam 186 kişi ile görüşülmüş, bunların 149 u erkek, 37 si kadındır. Görüşme yapılan kişilerden 72 si madde kullanıcısı, 14 ü ise madde kullanan bir kişinin aile üyesidir. Madde kullanıcılarının genel olarak tanımlanması Madde kullanıcılarını genel olarak tanımlanması bölümünde bölgelerden gelen yanıtlar birbirleriyle benzerlik göstermekteydi. Tüm yanıtlar bir araya getirildiğinde, madde kullanıcılarının toplum dışı ya da toplumla sorunları olan kişiler olarak tanımlanması dikkat çekiciydi. İkinci ortak payda ise, gerek madde kullananlar, gerekse madde kullananları tanıyan kişilerin, kullanıcıları aile ile sorunları olan ve ailesiyle anlaşamayan kişiler olarak yorumlamasıydı. Bunun dışında kullanıcılar, madde kullanan insanları sorunlarla başa çıkamayan, mücadele gücü olmayan, zora gelemeyen, saldırgan olabilen, kriz döneminde ne yapacağı belli olmayan, güvensiz ve güvenilmeyen, anlaşılması güç kişiler olarak tanımlamıştır. Tanımlamalar genel olarak değerlendirildiğinde, hasta ve suçlu olmak üzere iki ayrı eksenin varlığı dikkati çekmektedir. Bir uçta, suçlu, ani ve öfkeli tepkiler veren, yalancı, serseri, psikopat; diğer uçta ise sevgiye ve yardıma muhtaç, dışlanmış, sorunlu, bunalımlı gibi tanımlamalar yer almaktadır. Kullanıcılar fizik olarak tanımlanırken özbakımları düşük, zayıf, bitkin, hastalıklı, dağınık gibi benzer özellikler sıralanmaktadır. Madde kullanıcıları, madde kullanan insanları tanımlarken olumlu özellikleri de vurgulamaktadır. Bunlar arasında, yardımsever, zararı olmayan, duygusal, hayattan yüksek beklentileri olan, kendi halinde gibi özellikler sayılabilir. Sağlık çalışanları sorunu bir hastalık olarak görmekte, ruhsal, ailesel ve çevresel boyutta değerlendirmektedir. Polislerin değerlendirmeleri de genelde iki ayrı eksende yer almakla birlikte, sorunun hastalık boyutunda ele alınmaya başlanması ilgi çekicidir. Hap kullanıcıları diğer maddeleri kullananlara göre daha psikopat, saldırgan, kendini jiletleyen, suça eğilimli kişiler olarak tanımlanmaktadır. Sıklıkla kullanılan maddeler En yaygın olarak kullanılan madde tüm bölgelerde esrar olarak belirtiliyor. Sadece Van bölgesinde en sık kullanılan madde olarak eroin belirtilmiş. İkinci sırada en yaygın kullanılan madde bölgelere göre değişkenlik gösteriyor. Doğu bölgelerinde ve İstanbul'da eroin kullanımının yaygın olduğu vurgulanıyor. Ancak tüm bölgeler gözönüne alındığında, esrardan sonra en sık kullanılan maddeler içinde hap ve uçucu kullanımı olduğu bildirilmektedir. Öte yandan Van bölgesinde uçucu madde kullanımından söz edilmemektedir. Denizli de ise uçucu kullanımının yoğun olduğu dikkati çekicidir. Kokain, ecstasy, LSD kullanımı seyrek olarak bildirilmektedir. Sadece gelir düzeyi yüksek olanların bu maddeleri kullandığı belirtilmiştir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 11

Esrar çoğunlukla sigaraya sarılmış tarzda içiliyor. Sıvı (likit) esrar kullanımı ya da su içinde kaynatılarak içilmesi de esrar kullanımının diğer yolları. Uçucu maddeler daha çok küçük yaştaki, ailesi olmayan sokak çocukları tarafından kullanılan bir madde. Tiner, Bali, Uhu ve Derby gibi maddeler yaygın olarak kullanılan uçucu maddeler. Bunlar daha çok bir torba içine konularak buruna çekiliyor, ya da bir beze emdirilerek kullanılıyor. Eroin çoğunlukla buruna çekilerek ya da aluminyum folyo üstünde ısıtılarak buharını içe çekme yoluyla kullanılıyor. Damar yolu ile kullanım seyrek. Sigara içine konarak kullanım da yaygın. En sık kullanılan haplar benzodiazaepinler. Bunlar arasında Rohypnol, Rivotril, Diazem, Xanax sayılabilir. Özellikle Xanax için iyatrojenik kullanım olduğu belirtiliyor. Kötüye kullanılan diğer ilaçlar arasında Aferin, Ketalar (hayvan anestetiği olarak kullanılan ketamin), Akineton Aparkan, Imovane, Korex, Perekon sayılmaktadır. Bu hapların bir kısmı eczanelerde depolarında saklandığı belirtiliyor. Sağlık çalışanları arasında sıklıkla kullanıldığı belirtilen maddeler arasında morfin, dolantin, fentanil geliyor. Hint cevizi, gündüz sefası tohumu, boruotu kullanılan diğer maddeler arasında sayılıyor. Maddelere verilen farklı isimler Eroin: Mal, beyaz, toz, beyaz kelebek, kağıt üstü, H (eyç), junk, haşhaş, staff, ilaç, something, beyaz, beyaz peynir, kız, cevher, kar, kireç, Charlie. Eroin sigara olarak içilirse koreks, joint, damardan kullanılırsa jank, burundan çekilen tipine eyç ya da snıf, buharı içe çekilirse jerik, kaydırma adı veriliyor. Miktarına göre ise paket, bit (5gr), beste (iki sigaralık) (daha çok Hakkari ve Van yöresinde) kibrit 10gr, çay bardağı gibi ölçülerle anılmaktadır Madde etkisinde olmaya takla, yoksunlukta olmaya ise anti ve harman adı veriliyor. Esrar: Derman, ot, plaka, mühür, sarıkız, anten, sarma, paspal, gıya, gogo, gonca, kuru, sarıkız, sigara, sigaralık, cigaralık, marijuana, deli gonca, kuris, gubar, kubar, papatya, nane, kına, ilaç, siyah, esvet, sır, cam macunu, afgan, lübnan, kalo, çiçeksündüz, mal, sarı, jelatin, kenevir, kafa hapı, saddam, kuru, siyah, elek altı, plaka, kendir, yeşil, keçi, patates, Henry, ahna. Kokain: Kok, pırlanta, beyaz ten, pudra Hap: Leblebi, roş, papik, Roş 2 lik, Roş 10 luk=sarı bomba, aspirin, bomba Uçucu: Tiner için timsiner, bali için balko veya bamsari Akineton: Atom, aki Ecstasy: Ex, E, beyaz kumrular Ketamin: Köpek eroini Bölge içinde kullanıcıların bulundukları yöreler Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 12

Her bölgede madde kullanımı ve satışı için belirli semtlerin bulunması dikkat çekiciydi. Kullanıcılar bu semtlerin ismini vermekte çekinmişler ancak belirli semtlerin adı vurgulanmıştır. Belirli semtlerin varlığı, hem bu semtlerde daha çok kullanıcının yaşaması, hem de bu semtlerde maddenin daha kolay bulunabilir olduğunu göstermektedir. Bu semtler genelde şehrin eski semtleridir. Bir diğer ortak nokta, bu semtlerin sosyoekonomik düzeyin düşük olduğu semtler olmasıdır. Bu bölgelerin polisin girmesinin zor olan bölgeler olduğu da görüşülenler tarafından sıklıkla vurgulanmıştır. Kullanılan madde cinsine göre de madde kullanım ve satışının yoğun olduğu bölgeler değişkenlik gösteriyor. Kokain gibi pahalı maddeler daha çok sosyoekonomik düzeyin yüksek olduğu semtlerde satılmakta ve kullanılmaktadır. Uçucu madde kullanımı boş arsa, köprü altlarında, istasyon çevresinde, inşaatlarda yaygındır. Madde kullanımının bir yörede yaygın olmasını etkileyen bir başka unsur olarak, madde üretim ve ticaretinin rolü gösterilmiştir. Örnek olarak eroin ticaretinin yoğun olduğu bildirilen Yüksekova ve Başkale ilçeleri verilebilir. Kullanıcılar bölgenin yerlisi mi? Bölgenin yerlisi olma kavramı, birçok görüşmede sorun yaratmıştır. Bu sorun özellikle, İstanbul, Ankara gibi büyük ve birçok kentten göçün olduğu bölgelerde yaşanmıştır. Adana, Ankara ve İstanbul'da madde kullanıcıları arasında güneydoğudan göç yoluyla gelenlere sıklıkla rastlandığı belirtiliyor. İstanbul da ise genel anlamda göçün vurgulandığı dikkati çekmiştir. İzmir ve Kıbrıs bölgelerinin raporunda, özellikle İstanbul'dan gelenlerin eroin ve kokain gibi maddeleri kullandığının belirtilmesi ilgi çekiciydi. Üniversite öğrencileri arasında bölgeye dışarıdan gelenler arasında madde kullanımı daha yaygın olduğu da vurgulanan etkenler arasında. Kent dışından birçok insanın geldiği üniversiteler, risk grubunu oluşturur gözükmektedir. Trabzon'da Bağımsız Devletler topluluğundan gelenler arasında madde kullanımı daha yaygın olarak değerlendirilmiştir. Avrupa da yaşayan ve Türkiye'ye kesin dönüş yapan ya da tatil için gelen Türkler arasında eroin ve diğer maddelerin kullanımı yaygın olduğu bölge raporlarının büyük çoğunluğunda belirtiliyor. Eroin kullanımının yaygın olduğu bölgelerin dışında, eroin kullanıcılarının daha yüksek sosyokültürel düzeyden (üniversite öğrencisi, öğretmen gibi) oluştuğunun bildirilmesi de ilginçti. Yaş Kullanılan madde cinsine göre kullanıcıların yaşları ve madde kullanmaya başlama yaşı değişkenlik gösterdiği gözlenmiştir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 13

Esrar için geniş bir yaş aralığından söz edilmektedir. Kullanıcıların önemli bir kısmının daha çok orta yaş grubunda olduğu ileri sürülmüştür. Ancak eroin ile karşılaştırıldığında esrar kullananların yaşlarının daha düşük olduğu dikkat çekicidir. Hap kullanıcılarının daha çok 25 yaş altındaki gruptan oluştuğu bildirilmektedir. Hap ve esrar kullanma başlama yaşı tüm bölgelerde 16-17 olarak değerlendirilmiştir. Uçucu madde kullanımının 10 yaşına kadar gittiği belirtilmiştir. Genel olarak yaş aralığı ise 12-18 olarak gözükmektedir. Eroin kullanımı her yaş grubunda olabildiği gibi, genellikle 20 yaş üstünde ve özellikle 25-35 yaş grubunda daha yaygın olduğu belirtilmiştir. Cinsiyet Kullanıcıların büyük çoğunluğunu erkekler oluşturuyor. Ancak az sayıda da olsa kadınlara rastlandığı bildirilmiştir. Özellikle hayat kadınlarında madde kullanımının olduğu, kullanıcıların yaygın olarak hap, bir kısmının ise esrar kullandığı belirtilmektedir. Sosyoekonomik düzeyi yüksek olanlar ve öğrenciler arasında da kadın madde kullanıcılarının bulunduğu gözlenmektedir. Uçucu madde kullananlar içinde kadınlardan söz edilmiyordu. Eğitim düzeyi Eğitim düzeyi çok farklılık göstermektedir. Ancak genel kanı madde kullanıcılarının eğitim düzeylerinin düşük olduğu yönündedir. Bölgelerin eğitim düzeylerine göre de yanıtlarda değişkenlik vardır. Bir genelleme yapacak olursak hap ve esrar kullananların eğitim düzeylerinin daha düşük, eroin ve kokain kullananlarının eğitim düzeyinin ise daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Ancak Eskişehir ve Ankara raporlarında hap kullanıcılarının daha yüksek eğitim düzeyinde olduğu bildirilmiştir. Çalışma durumu Madde kullanıcılarının genel olarak çalışmadıkları yönünde bir kanı hakim gözüküyor. Çalışanların ise çoğunlukla serbest mesleklerde çalıştığı, memurların düşük oranda olduğu belirtiliyor. Çalışan kullanıcıların iş başarısının düşük olduğu ve arkadaşları tarafından idare edildikleri vurgulanıyor. Esrar kullanıcılarının işlerinde genelde bir bozulma olmadığı, uzun yıllar esrar kullanmalarına rağmen çalışmaya devam edebildikleri birçok bölge raporunda belirtilmiştir. Çalışmayanlar, arkadaş ve ailelerinden sağladıkları yardımla geçiniyorlar. Ayrıca, çalışmayan erkek kullanıcıların hırsızlık, madde satışı gibi işlere bulaştıkları, kadınların ise fahişelik yaparak geçimlerini sağladıkları saptanmış. Özellikle eroin kullananların satıcılık işine bulaştıkları belirtiliyor. Zenginler arasında da kullanımın olduğu, ancak bu kişilerin sokağa düşmedikleri için kayıtlı olmadıkları ve haklarında yeterli bilgiye sahip olunmadığı bildiriliyor. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 14

Aile ilişkileri Genel kanı aile ilişkilerinin bozuk olduğu yönünde. Kullanıcıların aile ilişkileri kopuk. Genelde eve gitmiyor ve sorumluluklarını yerine getirmiyorlar. Ailelerini genelde anlayışsızlıkla suçluyorlar. Öte yandan kullanıcıların büyük bölümü yaşantılarını ailelerinin yanında sürdürmektedir. Aileler özellikle madde kullanımını öğrendikleri dönemlerin başında oldukça ilgili davranıyorlar. Her türlü destek ve yardımı sağlamaya çalışıyorlar. Kimi zaman polisten dahi yardım istiyorlar. Ancak bir süre sonra umutsuzluğa kapılıp, kullanıcıyı tamamen yalnız bırakıyorlar. Aileler genellikle iletişime girmiyor. İlgileri daha çok baskı kurma yönünde oluyor. Madde kullanıcısına yaklaşımı bilmiyor. Genelde madde kullanımına yol açan nedenleri görmüyor ve sadece kişinin madde kullanmasına odaklanıyor. Bir kısım kullanıcı ailenin bilgisi altında kullanıyor. Aile üyeleri kişinin madde kullandığını bilmesine rağmen bunu başkalarına söylemiyor ve saklıyor. Çoğunlukla aile bağımlıdan utanıyor. Esrar kullananlarının aile ilişkilerinin diğer madde kullananlara göre daha iyi düzeyde olduğu da bildirilmektedir. Tedavi arayışı Gerek kullanıcılar gerekse onları yakından tanıyanlar, tedavi konusunda umutlu değiller. Özellikle kullanıcılar, tedaviyi imkansız görüyorlar. Tedavi için en önemli koşul kişinin kendisinin istemesi olarak vurgulanıyor. Bağımlılara baskı yaparak yardımcı olunacağına inanmıyorlar. Dibe vurmadan tedavi arayışının olamayacağı belirtiliyor. Tedavi arayışı genelde düşük. Özellikle esrar kullananlar tedaviye başvurmuyor. Polis tarafından yakalananların büyük bölümü daha önce tedavi görmemiş. Kullanıcıların büyük çoğunluğu maddeyi bırakmak istemiyor. Tedavi isteyenlerin bir kısmı polisten hoşgörülü davranış görmek için istiyor. Maddi durumunun kötü olması ya da madde bulamamak tedavi arayışında olmak için bir etken. Bırakanların önemli bir kısmı tek başına evde bırakıyor. Yardım arayışında önceliği özel kurumlar, muayenehaneler alıyor. AMATEM kullanıcılar ve yakınları tarafından tanınıyor. Birçok bölgede tedavi için İstanbul tercih ediliyor. Tedavi olmak için bir başka şehri tercih etmenin nedenlerinden birisi ise, çevre baskısından kurtulmak ve tanınmamak. Tedaviden beklenti, öncelikle yoksunluk belirtilerinin giderilmesi. Tedavide çevre ve aile ilişkilerinin belirleyici rol oynadığına, bu alanlarda düzelme olmadan tedavinin mümkün olmadığına inanılıyor. Madde kullanımı ve suç Madde kullanıcıları genel olarak suça eğilimli ve yasalara uymayan kişiler olarak tanımlanmakla birlikte, karşıt görüşlerde vardı. İşlenen suçların önemli bir kısmı madde temin etmek amacıyla yapılıyor. Hap kullananların madde etkisi altında aşırı kavgacı ve sinirli olduğu ve bu nedenle suç işledikleri, eroin kullananların ise madde yoksunluğu döneminde daha çok suç işledikleri belirtildi. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 15

Kullanıcılar, toplumun madde kullananı dışlaması ile birlikte suça eğilimin de arttığını vurguluyordu. Toplumun madde kullananlara bakış açısı Toplum madde kullananlardan korkuyor, onlara güvenmiyor, saygı duymuyor, yok sayıyor. Madde kullanımını tasvip etmiyor ve kullananları suçlu olarak görüyor. Öte yandan toplumun madde kullananlara acıdığı ve yardım isteği içinde olduğu da dikkati çekmektedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 16

3. BÖLGE RAPORLARI Her bölgeye ilişkin raporlar aşağıda yer almaktadır. Raporlar araştırmayı o bölgede götüren uzmanlar tarafından hazırlanmıştır. Bölgeler daha çok araştırmanın yapıldığı illeri belirlemektedir. Raporlarda madde kullanıcılarının özelliklerinin genel olarak tanımlanması, bölgede sıklıkla kullanılan maddeler, kullanıcıların bölgede yaşadıkları yerler, yaş, eğitim ve çalışma durumları, aile ilişkileri, tedavi arayışları gibi bölümler bulunmaktadır. Her araştırmacı bölümün sonuna kendine ait genel değerlendirmesini de eklemiştir. A. ADANA Hazırlayan: Prof. Dr. Yunus Emre Evlice *, Dr. Şükrü Uğuz ** Bu çalışma için toplam 15 görüşme yapılmıştır. Görüşmelerden; ikisi aile üyesi, ikisi cezaevi sorumlusu, ikisi medya çalışanı, biri yargıç, biri narkotik şube müdürü, biri sağlık çalışanı, biri arkadaş, biri barmen ve dördü kullanıcılar ile yapılmıştır. Görüşülen kişilerle ilgili işbirliği konusunda bir güçlük yaşanmamıştır. Görüşülen kişilerin 12 si erkek 3 ü kadındır. Yaş aralığı 16-49 olup yaş ortalaması 35 dir. Madde Kullanıcılarının Genel Olarak Tanımlanmaları Çoğunluğu Güneydoğu kökenli, işsiz, yoksul, genellikle çocukluğunda baskı görmüş, kimseye güveni olmayan, toplumsal ilişkilerinde sorunlu, gerçeklerden uzak yaşayan kişiler olarak tanımlandı. Ancak bu tanım madde kullanıcılar arasında farklılıklar göstermekteydi. Özellikle eroin ve kokain kullanıcılarının, bağımlı olmadan önceki dönemlerde daha iyi toplumsal ilişkilere ve daha yüksek sosyoekonomik düzeylere sahip oldukları, ama kullanım süresi uzadıkça bu görünümün bozulduğu belirlendi. Uçucu bağımlılarında ise aile bağlarında kopukluk, eğitim ve sosyoekonomik düzeylerinde belirgin düşüklük saptandı. Bölgede Sıklıkla Kullanılan Maddeler Uçucu: Uhu, bali (ıhlamur), tiner. Daha çok küçük yaştaki sokak çocukları tarafından kullanılıyor. Bu çocuklar kendilerinden büyük yaştaki madde kullanıcıları tarafından daha farklı madde kullanımına da teşvik ediliyor ve küçük çaplı çeteler olarak kullanılıyor. Esrar: Yonca, joint, ot, mal, patates, sarı kız, derman, gonca, taş. Satıcılar tarafından keçi olarak adlandırılıyor. Eskiye göre gençler arasında oldukça yaygın. Özellikle liselerde kullanımı arttı. Okul önlerinde pazarlayan insanlar var. Bulmakta güçlük çeken bazı kullanıcılar kendilerine yetecek miktarda yetiştiricilik yapıyor. Zararlı olmadığı sigaradan bile daha az zararlı olduğu, bağımlılık yapmadığı düşüncesi oldukça yaygın. Eroin: Toz, beyaz. Bölgede kullanımı sınırlı, bulunması güç. Daha çok yurt dışında yaşayıp Türkiye ye dönenler kullanıyor. * Prof. Dr., Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ** Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Araş. Gör., Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 17

Hap: Rohypnol, Akineton, Rivotril. Roç, sarı bomba, sarı şeker, leblebi, mavi dünya, pembe rüya. Daha çok sosyokültürel düzeyi düşük olan gruplar tarafından ve hapishanelerde yaygın olarak kullanılıyor. Temini kolay. Diğer: Hint cevizi, gündüz sefası tohumu, madde bulamayanlar tarafından çerçilerden (aktarlardan) temin ediliyor. Kullanıcıların bölgede yaşadıkları yerler Adana nın yoksul ve geri kalmış Güney bölgesinde esrar başta olmak üzere diğer maddeler de kolayca bulunuyor ve yaygın olarak kullanılıyor. Bazı okul kapıları önünde ve gençlerin yaygın bulunduğu Metro Sineması sokağında satıldığı bildiriliyor. Akineton başta olmak üzere haplar bazı eczanelerde reçetesiz olarak satılıyor. Özellikle televizyonlarda caydırıcı olması amaçlanan programlardan sonra Akineton kullanımında belirgin artış olduğu gözlendi. Kullanıcıların çoğunluğu bölgeye göç yoluyla Güneydoğu dan gelen insanlar. Uçucu kullanıcılarının hemen tamamı bölge dışından gelen insanlar. Üniversite öğrencileri arasında dışardan gelenlerde madde kullanımının daha yaygın olduğu söyleniyor. Yaş Uçucu kullananların daha çok 12-20 yaşları arasında, hap ya da esrar kullananların ise 20-30 yaşları arasında oldukları bildirilmiştir. Başlama yaşı, uçucu kullananlarda 11-12, hap ya da esrar kullananlarda ise 17 yaş dolayındadır. Eğitim ve Çalışma durumu Kullanıcıların eğitim düzeyi düşük. Çoğu çalışmıyor. Aileleriyle ilişkileri bozuk. Çok az bir bölümünün aile desteği var. Çoğu yasa dışı işlerle geçimini temin ediyor. Az bir bölümde aile ilişkileri sağlam olup uzun yıllar madde (esrar) kullananlar var. Özellikle öğrenciler arasında yaygınlaşmaya başlaması eğitim düzeylerinin giderek yükseleceği izlenimini veriyor. Daha önce okulda yöneticiler tarafından bilinen öğrenciler madde kullanırken, artık kendisinden beklenmeyen öğrenciler arasından da madde kullanıcısı çıkabiliyor. Aile İlişkileri Kullanıcılara göre : Çoğunluk ailesinden kopuk. Uçucu kullananların büyük bir bölümü evden kaçıp sokaklarda yaşıyor. Aileler bir kaç denemeden sonra genelde arayıp sormaz oluyorlar. Bazı kullanıcılar çok sıkı aile denetiminden bunaldıkları için evde kendilerini yabancı hissettiklerini ve esrarın yalancı dünyasında yaşadıklarını söylüyor. Tedavi arayışları Sağlık çalışanlarına göre: Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 18

Tedavi arayışı içinde olanlara pek yardımcı olunamıyor. AMATEM gibi özelleşmiş kurumlara gereksinim var. Kullanıcılar, deşifre olmamak için, kurumlardan çok muayenehane hekimlerine başvuruda bulunuyorlar. Kullanıcılara Göre: Tedavinin çok büyük yararı olduğuna inanmıyorlar. Çoğu aile baskısıyla, kendi isteği dışında, motive olmadan başvuruyor. Polis tarafından daha çok Adana Ruh Sağlığı Hastanesine gönderiliyorlar. Hasta Yakınlarına Göre: Tedavi merkezleri hastalara umut vermiyor ve hastaların iyileşme beklentisini azaltıyor. Aileler hastalarını daha başka illerde tedaviye götürüyorlar. Aynı il içinde tanınmalarını istemiyorlar. Görüşmecinin genel değerlendirmesi Bu çalışmanın verilerine göre: Madde kullanıcılarının homojen (benzeşik) bir grup oluşturmaması, uçucu madde kullanımının erken yaşlarda başlaması ve yaygınlığı, hap kullanıcılarındaki suça eğilim, madde kullanıcılarının aile toplumsal ilişkilerde sorunlar yaşaması, madde kullanıcılarının %65 inin hiç tedavi görmemiş olmadığı saptanmıştır. Madde kullanımının toplum tarafından bir tür hastalık olarak algılanması yönünde adımlar atılmasının, tedavi kurumlarının tanıtılmasının gerekliliği öne çıkmaktadır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 19

B. ANKARA Hazırlayan: Berna Uluğ *, İsmail Aydın ** Bu çalışma için toplam 11 görüşme yapılmıştır. Görüşülen kişilerden üçü sağlık çalışanları, ikisi narkotik büroda çalışan emniyet görevlileri, biri madde kullanıcısının yakını, beşi madde kullanıcısıdır. Görüşmelerde görüşülen kişilerle ilgili bir işbirliği güçlüğü olmamıştır. Sorular genel olarak anlaşılmış ve görüşülen kişinin kimliğine (kullanıcı, polis vb.) bağlı olarak belirli soruların cevapları içinde ek bilgiler toplanması mümkün olmuştur. Örneğin sağlık çalışanı, birinci soruyu yanıtlarken, kendi gözlemlerine göre madde kullanımının nedenlerinin kadın ve erkeklerde farklı olduğuna değinmiş ve bu nedenlerin neler olduğunu anlatmıştır. Madde kullanıcısı ise bu kişilere nasıl yardımcı olunabilir sorusuna tedavi merkezlerinin ve yöntemlerinin bir eleştirisini yaparak cevap vermiştir. Görüşülen kişilerden altısı erkek beşi kadındır. Yaş aralığı 21-52 olup yaş ortalaması 41.45 dir. Madde Kullanıcılarının Genel Olarak Tanımlanmaları Kullanıcıların tanımlarında ortak özellikler dikkat çekmektedir. Bu özellikler, güvensizlik, bir gruba ait olma isteği, sorunlarla mücadele gücünün yetersiz olması, her şeyi kolay elde etme isteği, zora gelememe, duygusallık gibi özelliklerdir. Kullanıcıların, bağımlı kişi tanımında iki uçlu bir değerlendirme söz konusudur: Bir uçta zayıf kişilikli olmak ve buna bağlı özellikler, diğer uçta ise akıllılık, hayatta pek çok şeyi tatmış olup yeni şeyler tatmak isteme, hayattan yüksek beklentiler, duygusallık ve sanatsallık gibi olumlu yük taşıyan özellikler yer almaktadır. Toplum kurallarına uymama ise bir başka belirgin ortak özellik olarak belirtilmektedir. Sağlık çalışanlarının bu soruya yanıtının mesleki bilgileri ve gözlemleri doğrultusunda olduğu görülmektedir. Tanımlarda hastalık kavramı ön planda geliyor. Kişilik özelliklerinin değişken olabildiği, içlerinde yaşadıkları toplum kesimine göre de farklı özellikler gösterdikleri vurgulanıyor. Madde kullanımının, kadınlarda bir sığınma, medet umma motivasyonu ile, erkeklerde ise riski küçümseme, adeta riski algılama özrü ile bağlantılı olduğu belirtiliyor. Özel muayenehanede çalışan sağlık çalışanı kendisine başvuranların, üst sosyoekonomik düzeyden, okul veya iş hayatını sürdüremeyen insanlar olduğunu belirtiyor. Bu insanların kendi sorunlarına bakış açıları ve düşünce biçimlerindeki farklılıklara dikkat çekiliyor. Çocukluk öykülerinde ya içe kapanıklık, sessizlik, konuşmama ya da kavgacılık, çetecilik, dayak atma gibi davranışlar bulunuyor. Polise göre, madde kullanıcıları, kendine güveni olmayan, kolay yalan söyleyen, çekingen ve korkak insanlar. Maddenin esiri olmuşlar. Polis, eskisine göre şimdi madde kullanıcısını daha çok hasta gibi görüyor. Polisler arasında, yapılan eğitimler ve sağlık çalışanları ile ortak çalışmalar sonucunda, madde kullanıcısının hasta olduğu fikri daha yaygınlaşmış. Aile üyesine göre kullanan insanlar çekingen, arkadaşlardan uzak, aileden kopuk kişiler. Bunalımda olan insanlar. * Doç. Dr., Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Bl. ** Araştırma görevlisi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Bl. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 20

Bölgede Sıklıkla Kullanılan Maddeler En sık olarak belirtilen uhu, tiner, bali gibi uçucu maddeler. Artık bu maddeleri kullanan çocuk ve gençler sokaklarda görülüyor. Bazı yerlerde (parklar, işhanları vb.) bir önceki günden kalmış poşetler, tüpler çöp olarak görülüyor. Esrar (deli gonca, ot, kuris) yaygın. Bazı kişilere göre esrar çok ucuzladı. Ankara da belli semtlerde ticareti ve dağıtımı yapılıyor. Periferdeki bazı semtlerdeki satıcıların, maddeyi hemen her semte, hatta eve kadar giden kuryelerle dağıttıkları biliniyor. Diğer bir görüşe (kullanıcı) göre ise esrar şimdi 15-20 yıl öncesine göre daha pahalı satılıyor. Eroin ve kokain ise satış ve alıştırma amacı ile şimdilik ucuz. Eroin (H, staff, mal, ilaç, something) çok yaygın değil, ama kullananlar var ve bunlar daha çok öğretmen, mühendis, üniversite öğrencisi gibi kişiler. Polisin bildiği barda çalışan bir eroin satıcısı şehirden ayrılmış. Doktor ve anestezi teknisyenleri arasında morfin, dolantin, fentanil kullanımı var. En çok tercih edilen ise fentanil. Hap kullanımı sık. Bunlar benzodiazepinler (Diazem, Xanax, Rivotril, Rohypnol)), Akineton (Atom), Ecstasy (Ex, E), Aferin gibi haplar. Hap kullanımı kültürü artıyor; hap sözcüğü ağızlarda. İyatrojenik bağımlılar var, doktorların sürekli yazdıkları reçetelerle bağımlılık gelişiyor. Ayrıca para karşılığı yeşil reçete yazan doktorlar, psikiyatrlar var. Haplar afrodizyak olarak da kullanılıyor. Eskiden beri kullanılagelen ilaçlardan biri de Gastrogut imiş. Bunu kullanan o çevreden bazı kişilerin ölümünden söz ediliyor. LSD (Asit, CİD) kullanımı var. Hint cevizi baharatçılarda satılıyor. Alkolle beraber alındığında kafa yapıyor diye biliniyor. Kabuğu kırılıp çiğnenerek yeniliyor. Hallusinojen etkileri var (birkaç tane birarada alındığında). Psikotik bozukluğa yol açıyor. Kullanıcıların bölgede yaşadıkları yerler Kullanıcılar gençlerin toplandığı bazı yerlerin isimlerini, bazı semt isimleri veriyorlar. Rock barlarda, incik boncuk satanların arasında kullanıcılar sık. Kullanıcılar, kullanıcıları tanıyor: Hemen belli oluyor!. Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde zengin insanların gittiği gece klubü, bar gibi yerlerde kullanılıyor. Bazı semtlerde (Gima civarı, Sıhhiye civarı gibi) madde kolay bulunuyor ve kullanıcılar daha rahat davranıyorlar. Ankara da kale çevresindeki gecekondular, Yenidoğan esrarın en çok satıldığı yerler. Yasak olduğu halde piyasada amfetamin, Rohypnol, kodein bulunuyor. Eczacılar depolarında tutmuş oluyorlar. Sağlık çalışanlarının belirttikleri: 1. Ailesinden ayrı yaşayan yetiştirme yurdu çocukları arasında uçucu kullanımı sık, bu nedenle yurttan da atıldıkları için sokaklarda yaşamaya başlıyorlar. 2. Bazı okulların çevresinde satılıyor, satıcıların okul çevresinde bulunduğu öğrenciler tarafından biliniyor. 3. Bazı üniversitelerde, öğrenciler arasında çok yaygın olduğu biliniyor. Polisin belirttiği belli mahalleler ve belli okullar var. Hap ve esrar için daha çok İstanbul a gidiliyor. Esrar getirenler çok miktarda getirmeye cesaret edemiyorlar. Kullanıcıların bölgenin yerlisi olup olmadığı sorusu karışıklık yaratıyor. Bazı kişiler, kullananlar arasında Ankara nın yerlisini hiç görmedim, hepsi Türkiye nin dört bir Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 21

yanından gelmiş insanlar derken (polis), bazıları ise kullanıcıların yerli olduğunu, Ankara da oturanlar olduğunu belirtiyor. Yerlilik kavramı ile ilgili bir karışıklık olduğu görülüyor. Ancak madde kullanımı ile göç olgusunun ilişkili görüldüğü cevaplardan anlaşılıyor. Köyden şehre ve gecekonduya ve yurt dışından yurda göç edenlerin arasında ikinci kuşağın (gençlerin) riskli bir grup olduğu belirtiliyor. Esrar satıcıları Güneydoğu ve Doğu Anadolu dan gelirler; bunlardan bir ikisi yakalansa bile, aşiret işidir, kalanlar devam eder. Yurt dışına öğrenci olarak giden bazı gençlerin, oraya esrar götürüp, LSD, Ecstasy gibi maddelerle takas ettikleri, bu maddeleri yurda getirdikleri biliniyor. Halen yurt dışında yaşamakta olup tatil için yurda gelen kişiler, madde kullanımına bağlı şikayetler, yoksunluk durumu gibi sebeplerle sağlık kurumlarına sıkça başvuruyorlar. Bir de Ankara da yaşayan bazı yabancı uyruklu kişilerin madde kullandığı sağlık çalışanları ve polisler tarafından biliniyor. Yaş Hap kullananlar daha çok 18-25 yaş arasında, esrarcılar ise 25-30 yaş üzeri. Başlama yaşı 15-18 olabilir. Bu yaşlarda aile ile ilişkisizlik, çözülme, kaçış, ailede adam yerine konmamak, fiziksel hırpalanma ailenin destek işlevini ileri derecede bozmakta. Cinsiyet Madde kullanımı çoğunlukla erkekler arasında görülmekle beraber kadınlarda ve genç kızlarda da rastlanıyor. Eğitim ve Çalışma durumu Kullanıcıların eğitim düzeyleri iyi. Zeki kişiler, fakat çalışmıyorlar ya da iş yapacak halde değiller. Bazı kullanıcılar ise bunu tam tersine hem madde kullanıp, hem de çalışma hayatlarını sürdürebiliyorlar. Bir kullanıcının sözleri: 30 yıldır tuvalette esrar içip işinin başına dönen, yüksek memur olarak çalışan insanlar tanıyorum Biz buna esrar psikopatı deriz. Hayatı pek bozulmamıştır, ama sabahtan akşama kadar esrar versen içer adam. Eroinman olan, rehber olarak çalışan, molalarda eroin dozunu alıp işine devam eden kişiler var. Polise göre de hem bağımlı olup hem çalışan öğretim üyeleri, hekim, mühendis gibi meslek mensupları var. Hap alanların eğitim düzeyleri, esrar ve eroine göre daha yüksek. Okulda başarısızlığı olan çocuklar (ortaokulda, lisede) maddeye başlayabiliyor. Bunun tam tersi olan bir gözlem de var: Okullarda önleme çalışmaları yapan sağlık çalışanı, rehber öğretmenler tarafından en son aklımıza gelecek öğrenci idi diye tanımlanan, okul sisteminin içinde olan, okul uyumu açısından sorunsuz görünen, uzun süre hiç sinyal vermeyen, iyi performans gösteren öğrencilerin hap kullandığının ortaya çıktığını belirtiyor. Bazı kullanıcıların ve polisin belirttiği, madde satarak, fahişelik yaparak, kız arkadaşını satarak geçimlerini sağlayan ve madde almak için para temin eden kişiler var. Aile İlişkileri Kullanıcılara göre: Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 22

Büyük bir kısmı ailesinden kopuk, kavgalı, düşman. Bir kısmı adeta ailesini ehlileştirmiş; onların bilgisi, kontrolü altında kullanıyor. Anne baba, genç evden kopmasın diye gayret ediyorlar, bazen babadan saklanabiliyor, çocuğu için madde almaya giden ebeveynler olabiliyor. Aileler ilgileniyor, destek sağlamaya çalışıyorlar ama bağımlıya nasıl yaklaşacaklarını bilmedikleri için başaramıyorlar. Kullanıcı için ise aile, para sağlamak için bir kaynak gibi görülür. Uyuşturucu, artık aileden daha önemlidir. Yine de ilişkiyi ayakta tutmak ister; hem çıkar hem de duygusal ihtiyaç nedeniyle. Aile ilgilenmez, dışlar cevabı az. Bir kullanıcıya göre, çoğunlukla aileler suçlanıyor oysa aile iyi de olsa kişinin karşılaştığı, birarada bulunduğu insanlar kullanıyorsa maddelerden uzak kalması neredeyse imkansız. Bu bir çete işi. Polise göre: Tersi sanılsa da çoğu ailesi ile beraber oturuyor. Aile dışarıya karşı bunu gizlemeye çalışıyor. Çalmasın diye kendisi para vermeye başlıyor. Polisle irtibata geçenler, hastaneye yatırılması için polisten yardım isteyen aileler var. Sağlık çalışanına göre: Aileler disfonksiyonel. Kullanıcı gençlerin aileden şikayetleri çok ön planda. Aile içinde birbirini dinleme, kulak verme yok. Ailede öfke, kavga, agresyon yüksek düzeyde oluyor. Aile, tedavici ile ilk ilişkiyi kuruyor, tedaviye gönderiyor ama sonradan beklenen işbirliği kurulamıyor. Örneğin görüşmelere gelmek istemiyorlar. Terapiste gönderme, para verme, adeta sorumluluğu üzerinden atmanın, suçlanmadan kurtulmanın yolları gibi. Sarhoş süreceğini bildiği halde araba vermeleri şaşırtıcı geliyor. Bir diğer ortak özellik ailede başka bir kardeş varsa onun genellikle favori çocuk olması. Madde kullanıcısı, küçüklükten beri tercih edilmeyen çocuk gibi. Belki sonradan ailenin çaresizlik duygusuyla bağımlıyı itelemesi de buna katkıda bulunuyor. Tedavi arayışı Sağlık çalışanlarına göre: Kurum tedavisi şart görünüyor. Ama bağımlılar kurumlara pek gitmek istemiyorlar. Özeli tercih edebiliyorlar. Bilişsel-davranışcı yöntemler ve aile görüşmeleri ile tedavinin desteklenmesi önemli. Arkadaş gruplarından koparıp başka işlere, gruplara yönlendirilmeleri gerekiyor. Tedavi uzun süreli izlem bakımından güç olsa da ilk detoks ve tedaviye başlangıç döneminde kriz durumunun da etkisi ile hasta motivasyon ve kooperasyon açısından iyi bir düzeyde oluyor ve iyi bir terapötik ilişki hiç değilse bir süre için kurulabiliyor. Kullanıcılara göre: Tedavi yöntemleri ve kurumları var ama pek de işe yaramıyor. Kullanıcı isterse bırakabilir ama dibe vurmadan bırakamaz. Diğer bir görüş ise, aile, hekim, sosyal çevre desteği ile bu insanlar yüreklendirilirse tedavi olabilirler. Ağır maddelere geçildikten sonra tedaviyi kabul etme şansı azalıyor. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 23

AMATEM biliniyor. Ankara da bir ergen danışma merkezi var, gençler ve aileler oraya da gönderilebiliyor. Bu merkez, 300 okulda rehber öğretmenlere bu konuda kurs veriyor. Bunların tedavi merkezleri ile ilişkisi bilinmiyor. Tedaviye başvurma isteği az. Tedaviden beklentileri yoksunluk döneminin ağrısız, sıkıntısız geçmesi. Çevre tarafından bilinmesin diye evde tedavi görenler, varlıklı kesimden. Avrupa daki özel kliniklere gidenler var. Polise göre: Onların bildiği kendi kendine bırakanlar var. Onlar tedavinin etkisinden çok kişinin isteğine, iradesine, kararına güveniyorlar. Ama bu tür bir iradenin kullanıcılar arasında çok nadiren görüldüğünü de belirtiyorlar. Kişi tedaviden çıkıp aynı ortama dönünce yeniden kullanmaya başlıyor. Polisin tedavi kurumları ile olumlu ilişkileri var, bazı kişilerin hastaneye yatması için yardımcı olmaya çalışıyorlar. Kullanıcı yakınına göre: En kısa zamanda psikiyatristlere gitmeliler. Hastaneler bu hastaları dışlamamalı, onlara kucak açmalı. Ailenin büyük yardımı olabilir. Ancak hastanın kendisinde başka bir çevreye giremem korkusu ve bir çaresizlik duygusu var. Çevre etkisinden hırpalanmasın diye aile de hasta da özel hastaneleri tercih ediyor. Çevreden duyulması istenmediği için de tedaviye gelmiyorlar. Ailede de sıkılma, utanma oluyor. Toplumun madde kullananlara bakış açısı Polise göre: Toplum ve aile, madde kullanan bireyi hoş karşılamıyor. Madde bağımlısını aşağılayıcı bir tutum içine giriyor. Örf adet, kültürel ve manevi değerler yüzünden bu kişiler dışlanıyor. Ancak polisler arasında da bağımlılığın bir hastalık olduğu anlayışı yaygınlık kazanıyor. Madde kullanımının kendisi suçla bağlantılı olduğu gibi bundan daha önemli bir konu Türkiye'de uyuşturucu madde ticaretinin organize suçla (terörle) ilişkisi. Sağlık çalışanına göre: Gençler arasında kullanımın yaygınlaşması nedeniyle anne babalarda ilk tepkiler şüphelenme ve tedirginlik şeklinde oluyor. Aile, farkında olsa da duruma müdahale etmesi zaman alıyor, sorunu açıkça konuşamıyor, etraftan gizlemeye çalışıyor. Toplumun tepkisi dışlama ve suçlama şeklinde oluyor. Genel olarak toplum, ve kullanıcıların yakınları bu konuda gerekli bilgilere sahip değiller. Madde bağımlılığının, kişilik bozukluğu ve suç işlemeye yatkınlıkla ilişkisi var; tedavi ortamında da kurallara uymak konusunda güçlükleri olan, dürtü kontrolü zayıf, engellenmeye karşı tahammülleri az olan kişiler. Madde kullanıcılarına göre: Toplumun tutuculuğu ve farklılıklara tahammülü olmayışı nedeniyle uyuşturucu madde kullananlar dışlanıyor. Toplum bu konuda katı; hastayı elinden tutacağı yerde uçuruma atıyor. Hastanın yakını olmak tutumları çok değiştirebiliyor. Madde kullanımı suça yöneltiyor. Madde arayışı kişiye her şeyi yaptırabilecek güçte oluyor. Madde arayışı içindeki kişi için başka hiç bir değerin anlamı kalmıyor. Hasta yakınına göre: Toplum, madde kullanıcısını bilinçsiz olarak dışlıyor. Hastanın, hareket ve davranışlarını iradesi ile yönlendiremediğini, bazı şeylerin hastanın isteği Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 24

dışında olduğunu bilmiyorlar. Madde kullanımının suçla ilişkisi var çünkü madde etkisi altında oldukları zaman şuursuzlar ve ne yaptıklarından haberleri yok. Görüşmecinin genel değerlendirmesi Madde kullanımına bağlı ölümler artıyor. Ailelerin çocuklarını kurtarmak için ve devletin hastaların tedavisini sağlamak için bir an önce harekete geçmesi gerekiyor. Hekimlerin bağımlılık yapıcı ilaçları hastalara vermesi de sorunlara yol açıyor. Konunun medyada ele alınışı ve işleniş biçimi yanlışlarla dolu. Madde kullanımını önlemeyi amaçlayan programların etkisi bilinmiyor, ölçülmüyor ve bu konuda zaten çok kısıtlı olan kaynaklar kontrolsüzce tüketiliyor. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 25

C. DENİZLİ Hazırlayan: Dr. Tuncay Besim * Bu çalışma için toplam 13 görüşme yapılmıştır.görüşmecilerden biri sağlık çalışanı, ikisi emniyet görevlisi, biri cezaevi görevlisi, biri madde kullanıcısının yakını, biri madde kullanıcısının arkadaşı, biri medya çalışanı ve altı madde kullanıcısıdır. Madde kullanıcılarının dördü uçucu madde, ikisi esrar, biri eroin, biri hap kullanmaktadır. Görüşmelerde, görüşülen kişilerle ilgili bir işbirliği güçlüğü olmamıştır. Bölgede uçucu maddelerin dışında diğer maddelerin kullanımı sık değildir. Bilhassa sanayide çalışan ergenlerde uçucu madde kullanımı giderek artmaktadır. Kullanıcıların bölgede yaşadıkları yerler Genellikle kenar mahallerde, gecekondu bölgelerinde yaşamaktadırlar. Bu kişiler maddeyi yalnızken veya sanayide arkadaşları ile akşamları iş çıkışında kullanıyorlar. Genellikle çevre ilçelerden gelenlerde ve doğudan gelenlerde daha yaygın olarak görülmektedir. Yaş ve cinsiyet Görüşmelerden elde edilen yaygın kanı madde kullanıcılarının 15-35 yaşları arasında olduğu biçimindedir. Uçucu maddeleri kullananlar genellikle 15 yaş civarındadır. Hatta 7 yaşında kullanmaya başlayanlar bile bulunmaktadır. Hemen hepsi oldukça ucuz ve serbest satılan bali isimli yapıştırıcıyı kullanmaktadır. Uçucu maddeye ulaşım kolaylığı yaygınlaşmasında önemli rol oynamaktadır. Anadolu lisesine okuyan ve derslerinde oldukça başarılı 2 genç, aileleri ile birlikte bu sebepten müracaat ettikleri görüldü. Sadece esrar kullananların sosyal ilişkileri ve iş hayatları diğerlerine göre biraz daha düzenli. Akineton gibi haplarla birlikte alanlarda antisosyal kişilik bozukluğu oldukça belirgindi. Eroin kullanımının genellikle yurtdışında başlayanlarda yaygın olduğu dikkat çekiciydi. Erkeklerde kullanım daha yaygın ancak son zamanlarda liselerdeki genç kızlarda ender olarak diazem ve akineton kullananlar görülmektedir. Eğitim durumu Kullanıcıların eğitim düzeyi genelde ortaokuldan ayrılmadır. Sanayide çalışırken çıraklık okuluna gitmektedirler. Çalışma durumu Uçucu madde kullananların büyük kısmı sanayide çalıştıkları gözlendi. * Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Denizli Devlet Hastanesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 26

Aile İlişkileri Genellikle aileleri ile birlikte oturuyorlar. Ancak ilişkiler kopuk ve beraber paylaştıkları çok az şey olduğunu belirtiyorlar. Aileleri durumdan ya adli bir problem çıkınca, şaşkınlıkları, saldırganlıkları ya da hayal görmeleri olunca haberdar oluyorlar. Tedavi arayışı Halk genellikle bilgili değil. Yakınları bıkkın vaziyette ve tedavi edilebileceklerine pek inanmıyorlar. Çünkü birçok kez çeşitli kurumlar tarafından yeterli derecede bilgilendirilmemişler ve tedavi görmemişler. Uçucu madde kullananlar genellikle tedaviye istekli değiller. Ailelerinin veya polisin zorlamasıyla tedaviye geliyorlar. Genellikle, tedavi edilecek durumda olmadıklarına inanıyorlar. Madde kullanımından dolayı önemli bir zarar görmediklerini söylüyorlar. Diğer abileri gibi belli bir zaman sonra bırakabileceklerine inanıyorlar. Toplum tarafından dışlanmaktan korktukları için madde kullandıklarını gizliyorlar. Sağlık personeli, polis ve cezaevi personeli bu kişilerin tedavi olabileceklerine pek inanmıyorlar. Medya çalışanları daha bilgili olmalarına rağmen, kullanım sebepleri ve tedavi konusunda populist ve romantik yaklaşımlarıyla bu kişilere kurban ve mazlum rollerini yüklüyor. Görüşmecinin genel değerlendirmesi Uçucu madde kullanımının giderek bölgede artması bu çalışmada elde ettiğimiz en önemli bulgu olarak ortaya çıkmaktadır. Denizli deki hızlı sanayileşme ile bu sorun da büyümektedir. Eskiden sadece sanayi kesiminde bulunan uçucu madde kullanımının, gittikçe okullara da yayılma eğilimi göstermesi bu sorunun tehlikesini de fazlalaştırmaktadır. Bu yayılmadaki artışın en önemli nedenlerinden birisi uçucu maddelerin ucuz ve çok kolay bulunabilir olmasıdır. Uçucu maddeler diğer bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasında öncü olabilir. Bu nedenle uçucu maddelere karşı alınacak önlemler diğer maddelerin kullanımının yaygınlaşmasını da önleyecektir. Esrar ve hap kullanımı yasallığı şüpheli olan iş alanlarında ve kişilerde daha sık bulunmaktadır. Akineton ve Rivotril en sık kullanılan haplardır. Madde kullanımı konusunda, narkotik polisler haricinde sağlık personeli de dahil olmak üzere gerçekçi ve doğru bilgilenme oldukça zayıftır. Hemen her kesim tedavi konusunda bilgisiz ya da ümitsiz olması, korunmayı ve tedaviyi zorlaştırmaktadır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 27

D. DİYARBAKIR Hazırlayan: Aytekin Sır * Bu çalışma için toplam 12 görüşme yapılmıştır. Görüşme yapılanlardan ikisi narkotik büroda çalışan emniyet görevlisi, birisi cezaevi yetkilisi, dokuzu da madde kullanıcısıdır. Görüşülen kişilerin hepsi erkekti. En küçüğü 17, en büyüğü 52 yaşında olup, yaş ortalamaları 35'dir. Madde Kullanıcılarının Genel Olarak Tanımlanması Kullanılan maddeye bağlı olmak üzere ortak tanımlamalar yapılmıştır. Gerek eroin kullananlar, gerekse emniyet görevlileri ortak olarak kullanıcıları kriz sırasında her tür kötülüğü yapabilecek, toplumdan ayrı yaşayan, bütün işini madde kullanımına ayırmış, işsiz kimselerdir diye tanımlamaktadırlar. Esrar kullananlar bu soruya buldukları zaman içen zararsız kimselerdir şeklinde yanıt verirken, hap bağımlıları kendilerini devamlı bunalım içerisinde olan, vurup kırmak isteyen kimseler olarak tanımlamaktadırlar. Hapçılar psikopat olarak görülmektedir. Vücutlarını jiletleyen, bunalımlı kimselerdir. Toplumun kendilerini dışlamasından yakınıyorlar. Toplum bu insanları içlerine almıyor, çocuklarına da bulaştırır diye korkuyor. Bir kısmı da toplumdan kaçıyor. Bölgede Sıklıkla Kullanılan Maddeler Kullanım sıklığına göre birinci sırada esrar, ikinci sırada eroin, üçüncü sırada da hap bulunmaktadır. Esrar (derman, ot, plaka, mühür, sarıkız, anten) en sık olarak kullanılan madde. Eroine mal, beyaz, toz, beyaz kelebek, kağıt üstü gibi isimler verilirken, miktarına göre de paket (5gr),beste (iki sigaralık) (daha çok Hakkari ve Van yöresinde) kibrit (10gr), çay bardağı gibi ölçülerle anılmaktadır. 1973 e kadar eroini bilmediklerini, o zamana kadar sadece esrar kullandıklarını ifade etmişlerdir. Lice de üretimi 1983 de 24 üretim yerinin kapatılmasıyla azalmış. Üretimini yapan kimseleri doktor diye anıyorlar. Hap olarak Rohypnol (Roş), Rivotril, Diazem, Nervium, Akineton, Optalidon gibi ilaçlar daha çok kötüye kullanılmaktadır. Bunlara leblebi, roş, papik gibi isimler verilmektedir. Hap genellikle diğer bağımlı olunan maddeler bulunamadığında kullanılmaktadır. Esrar kullananlar sıklıkla hap da kullanmaktadır. Kullanıcıların Bölgede Yaşadıkları Yerler Kullanıcıların daha çok bulundukları semtler Alipaşa, Fatihpaşa, İskenderpaşa, Suriçi, Hançepek, Bağlar, Şehitlik semtleri. Bu bölgeler daha çok işsiz, fakir kimselerin yoğun olarak yaşadıkları yerlerdir. Bu semtlerde kullanımın daha fazla olması ile ilgili yorumlardan birisi de kimin malı iyiyse keyifçiler oradan alır, bu bölgelerin malı iyi olduğu için kullanım daha fazla, almak için bu semtlere geliyorlar şeklindedir. Bu bölgeler dar sokakları, üst üste binmiş evleriyle polisin rahat girip çıkamadığı, denetimin * Yrd. Doç. Dr., Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 28

az olduğu, yerlilerin yaşadığı bölgelerdir. İşsizliğin bu insanları bunalıma ittiği için kullanımın fazla olduğunu söylüyorlar. Buluşmak ve kullanmak için tercih edilen yerlerse kimsenin olmadığı, tenha bölgeler. Surlar, Bahçe(Değirmenaltı), Urfakapı bu bölgeler arasında. Yaş Başlangıç genellikle hap veya esrarla olduğu için, bunları kullananların yaşları genellikle daha küçük. Esrar ve hap için başlangıç yaşı olarak 15-20 yaş bildirilirken, eroin için bu rakam 20 nin üzeri olarak bildiriliyor. Eroin maddi kazanç gerektiriyor, küçük yaştakilere verilmiyor. Pişkin yaşlıların gençleri düşürdüğünü, daha çok zengin insanları alıştırmaya çalıştıklarını ifade ediyorlar. Zenginleri düşürebilmek için ilk defa parasız verilir, daha sonra para ver alayım denir. 3-4 defa içtikten sonra kriz başlıyor. Bu yaşlarda bilinçsizlik, merak ve arkadaşların düşürmesiyle daha çok başlandığı söyleniyor. Eroin kullananların en çok 40-45 yaşlarında olduğunu, eroinin Diyarbakır a 1973 yılında Lice den geldiğini söylüyorlar. Cinsiyet Madde kullanımı sadece erkekler arasında görülüyor. Nadiren madde kullanan genç yaştaki kızların varlığından bahsedenler var. Eğitim ve çalışma durumu Kullanıcıların eğitim durumları çok düşük. Çok azı liseyi bitirmiştir. Çoğunluğu eğitim görmemiştir. İlk okul veya ortaokul mezunu olanlar da çoktur. Okul sırasında bunu kullanmaya başlayanlar okullarını bitiremezler. Eroin kullananlar arasında çalışan çok azdır. Bunu kullanan bir işte çalışamaz. Kullanıcılar geçimlerini araba teybi gibi şeyler çalarak, hırsızlık, dolandırıcılık yaparak sağlıyorlar. Aş evlerinde yemek yiyip, fak fuk fondan geçiniyorlar. Evlerindeki eşyaları veya karısının bileziklerini satarak maddeyi alıyorlar. Meslek sahibi olup da maddeyi kullanan kimselerin de bulunduğu bildirilmektedir. Bunlar arasında işçiler bulunmaktadır, fakat işlerini yerine getirememekte, arkadaşları tarafından idare edilmektedirler. Diğer taraftan kuyumculuk yapan, zengin kimseler arasında da kullananlar bulunmakta fakat bu kimseler sokağa düşmedikleri için poliste kayıtları yok ve sokaktaki insanlar tarafından da tanınmıyorlar. Esrar alanlarsa daha çok çiftçiler. Eğitim seviyeleri düşük. Aile ilişkileri Madde bağımlılarının büyük kısmı evli. Ancak evlerine uğramıyorlar. Geçimsizlik çok. Eve gelip eşinin bileziklerini ev eşyalarını götürüyorlar. Ailesinin içine giremiyor, onları görmek istemiyor. Bekar olanların aileleri genellikle başlangıçta farkına varır varmaz vazgeçirmeye çalışıyorlar. Yararı olmadığını anladıktan sonra vazgeçiyor, ilgilenmez oluyorlar. Kurtulmaları için uğraşan aileler de var. Bir kısmı ise ailece kullanıyor, çocuk babasından görerek başlıyor, onun malından çalıyor. Kullanıcılar ailelerinin kendilerine karşı anlayışsız davrandığından yakınıyorlar. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 29

Tedavi arayışı Tedavi konusunda çok fazla bilgileri yok. Kulaktan dolma bilgilerle kanları yıkanmadan düzelmeyeceklerine, eroinin bırakılamayacağına inanıyorlar. 4 ay içen bırakamaz, beyinden çıkmaz diye inananlar olmakla birlikte çoğunluğu tedavi konusunda istekli. Tedavi olmama nedenlerini parasızlık, devletin sahip çıkmaması gibi sebeplere bağlıyorlar. Esrar kullananlar tedaviye ihtiyaçları olmadığını söylüyorlar. Tedavi için Elazığ, İstanbul u tercih ediyorlar. Tedavi sonrası kendilerine sahip çıkılsa, evlerine ekmek götürebilseler yeniden eroincilerin arasına dönmeyeceklerini, ancak paraları olmadığı için mecburen onların arasına girdiklerini belirtiyorlar. Toplumun kendilerini dışlamamasını, kendilerine iş verilmesini istiyorlar. Görüşmecinin genel değerlendirmesi Kullanıcılarla diğer anahtar kişilerin görüşleri arasında büyük benzerlik vardı. Esrar kullananlar günlük işlerine devam eden, bu işten çok etkilenmemiş kimseler olarak değerlendirildi. Eroin kullanıcıları ise, belirli semtlerde yaşayan herhangi bir işi olmayan kişilerdi. Hap kullananlar kendi bedenlerine zarar veren kullanıcılardan oluşuyordu. Her üç grupta da arkadaş ilişkileri oldukça sıkı olduğu ve ailesel ilişkilerden daha ön planda yer aldığı gözlenmiştir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 30

E. ESKİŞEHİR Hazırlayan: Cem Hızlan *, Mete Kuteş ** Eskişehir bölgesinde, söz konusu araştırmanın birinci aşamasında 13 kişi ile görüşüldü. Görüşme yapılanların, dördü kadın, dokuzu erkekti. Beşi madde kullanıcısıydı, ikisi hap (akineton), biri esrar, biri esrar ve hap (akineton, benzodiazepin), biri uçucu kullanıyordu. Bölgede eroin kullanıcısına ulaşılamadı. Kullanıcılar dışında iki yasa çalışanı (polis ve savcı), bir sağlık çalışanı, bir aile üyesi, iki barmen, bir arkadaş ve bir de gönüllü mücadele grubu üyesiyle görüşüldü. Görüşme yapılan kişilerin yaş ortalaması: 26.5, bölgede bulundukları sürenin ortalaması: 14 yıl, son bir hafta içinde gördükleri ortalama uyuşturucu kullanıcısı: 2.3; son bir ay içinde: 5.5; son bir yıl içinde: 16.0 idi. Madde Kullanıcılarının Genel Olarak Tanımlanması Bu soruya yanıtlar genel olarak madde kullanıcılarının nasıl insanlar oldukları ve neden madde kullandıkları biçiminde geldi. Görüşülen farklı gruplar olaya farklı biçimlerde yaklaşıyorlardı. Kullanıcılar bu soruya genellikle daha yüksüz yanıtlar verdiler. Özeti boşluk, merak çok sık geçen kelimelerdi. Yine kullanıcılar arasında farklı bir grup oluşturma çabası, bir gruba dahil olma çabası rastlanan yanıtlardı. Uçucu kullanıcısı bu soruya, sokakta yaşayan çocuklar kullanır şeklinde yanıt verdi. Kullanıcı olmayanların ise yanıtları mesleklerine göre değişiklik gösteriyordu. Yasa çalışanlarının yanıtlarında ortak yaklaşım bu insanların zaten suça meyilli oldukları ve sürdürdükleri yaşam biçiminin bir parçası olarak uyuşturucu kullandıkları şeklindeydi. Geri kalan tüm gruplarda alınan yanıtlardan, madde kullanımı sorumluluğunun kullanıcı kadar çevresi tarafından da paylaşılması gerektiğini hissettiren bir yaklaşım seziliyordu. aileleri çok ilgisiz, aileleri tarafından itilmişler, dışlanmış insanlar, sevgiye muhtaç insanlar sık geçen yanıtlardı. Bu grup tarafından madde kullanıcılarının mücadele etme güçleri olmayan insanlar oldukları, arkadaş çevresine kabul edilebilmek için madde kullandıkları, arkadaş çevresine kabul edilebilmek için madde kullandıkları, sorunlardan kaçmak için madde kullandıkları da belirtildi. Bölgede Sıklıkla Kullanılan Maddeler Bölgede en sık kullanılan madde hap (akineton, nadiren sormodren ve benzodiazepinler) ve esrar olarak öne çıkmakta. Sokak çocuklarından oluşan sınırlı bir grup içinde uçucu kullanımı mevcut. Bu çocuklar, Habitat a bağlı gönüllü bir çalışma grubu tarafından sıkı biçimde takip edilmekte, 18 kişi oldukları bilinmekte. Sınırlı sayıda eroin kullanıcısı (bir kaç kişi?) olduğu söylenmekte. Kokain kullanımı olduğuna dair hiç bir veri elde edilemedi. Kullanılan bu maddelerle ilgili yöreye özgü isimler geçmiyor. Akineton sıklıkla aki diye anılmakta. * Ruh Saðlýðý ve Hastalýklarý Uzmaný, Hava Hastanesi ** Psikolog Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 31

Esrar ve hap için klasik kullanım yolları bölgeye hakim. IV akineton kullanımı yaygın olmamakla birlikte var. Enjektör paylaşımı olduğu yolunda bir bilgi alınamadı ancak enjektörleri paylaşmamak için özel bir çabanın olduğu da söylenemez. Belki de bölgeye özel bir kullanım biçimi olarak akinetonun ezilerek diazemle karıştırılıp içildiği de söylendi. Kullanıcıların Bölgede Yaşadıkları Yerler Kullanılan maddenin cinsine göre kullanıcıların yoğunlaştıkları bölgeler de değişmekte. Hap kullanan grup esrar kullanan gruptan sosyodemografik özellikleriyle ayrıldığı gibi bölgesel olarak da ayrı bulunmakta. Hap kullanıcıları genellikle zengin semtlerde, gençlere yönelik eğlence merkezlerinde ve üniversite çevresinde yoğunlaşırken (bu grup içinde hapla birlikte nadiren esrar ve eroin kullanımı da var) Esrar kullanıcıları daha çok kenar semtlerde üslenmiş gibi görünüyor. Kenar semtlerdeki kahvelerin adı sıkça geçerken bazı meslek grupları arasında da esrar kullanımının sık olduğu dile geliyor. Uçucu kullanan grup, Porsuk nehri üzerindeki köprülerin altında yaşıyor. Belli liselerde, lise öğrencileri arasında da hap kullanımı olduğu söylenmekte. Kenar semtlerde bulunan belli meslek gruplarına mensup esrar kullanıcılarının hemen hemen tamamı bölgede yerleşik olarak yaşıyor ya da bölgenin yerlisi. Hap kullanıcılarından oluşan grup ise daha heterojen. İçlerinde bölgenin yerlisi olanlar olduğu gibi, başka şehirlerden gelen üniversite öğrencileri ve bölgenin yerlisi olup da yılın belli zamanlarında büyük şehirlerde yaşayanlar da var. Halen Eskişehir de bulunan uçucu kullanıcıları bölgenin yerlisi. İki yıl önce bir dönem İstanbul dan uçucu kullanan büyükçe bir grup Eskişehir e gelerek bir süre burada yaşamışlar ancak daha sonra bölgeyi terk etmişler. Yaş, Cinsiyet, Eğitim Düzeyleri ve Çalışma Durumları Tüm sosyodemografik özellikler kullanılan maddenin cinsine göre farklılık göstermekte. Esrar kullanımıyla belirginleşen grup daha çok orta yaş ve üzeri insanlardan oluşmakta. Bu insanlar daha çok düşük gelirli işlerde ama belli bir mesleği sürdürerek yaşamakta. Yasa çalışanlarıyla yapılan görüşmelerde bu grup arasında ufak tefek hırsızlıklarla yaşamını sürdürenler olduğu dile geldi. Genellikle bu grup arasında kadın olmadığı söylenmekle birlikte yine yasa çalışanları tarafından pavyon ve genelev kadınları arasında esrar kullanımı olduğu dile getirildi. Bu grubun eğitim düzeyi genellikle düşük. Hap kullanımıyla belirginleşen grup, daha çok 25 yaş altı gençlerden oluşmakta. Yaş alt sınırı 15-16 ya kadar inebilmekte. Aralarında kadın kullanıcılar olmakla birlikte erkeklere oranla çok daha az oldukları söyleniyor. Eğitim düzeyleri genellikle lise ve üzeri. Aralarında üniversite öğrencileri de var. Çalışma durumları ailelerinin ekonomik durumuna göre değişmekte. Bölgenin yerlileri genellikle ailelerine ait işlerde çalışırken, üniversite öğrencileri arasında madde parasını temin edebilmek için basit işlerde çalışanların olduğu söyleniyor. Uçucu kullananların hepsi erkek, 12-18 yaş arasındalar. Çoğu en fazla ilkokul mezunu, genellikle dilenerek ya da ufak tefek hırsızlıklarla geçiniyorlar. Bir kısmının aileleri Eskişehir in köylerinde yaşıyor. Aileleri genellikle bu çocukları yanlarına almama Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 32

eğiliminde. Diğer bir kısım çocuk ise yetiştirme yurtlarından atılmış ya da kaçmış durumdalar. Aile İlişkileri Tüm görüşmecilerden alınan ortak yanıt, bu insanların aileleriyle ilişkilerinin kopuk olduğu biçiminde. Aileleri tarafından dışlanmış oldukları, ailelerinin bu insanları ittikleri, bu insanların ipsiz sapsız insanlar oldukları kullanılan ifadeler arasında. Bir kullanıcının söylediği, aileler genellikle bunun farkında değil tanımlaması ise diğer yanıtlardan ayrılıyor. Daha çok ailesi başka şehirlerde yaşayıp da Eskişehir de okuyan öğrenciler kast edilerek, aile çocuk ilişkisi, başka bir şehirde okuyan öğrenci paterninde tanımlamasını yaptı. Tedavi arayışları Yine tüm görüşmecilerden alınan ortak izlenim tedaviye pek de umutla bakılmadığı yolunda. Bu insanların tedavi talebi olduğuna dair de hiç yanıt gelmedi. Madde Kullanımı ve Suç Suç ve madde kullanımı arasındaki ilişki yanıtlarda daha çok madde bulundurmakla ilgili suçlar biçiminde gündeme geldi. Madde kullanıcılarının öfkelerini denetlemekte zorlukları olduğu, bu nedenle çevrelerine ve kendilerine zarar verebilecekleri belirtildi. Madde alacak parayı temin edebilmek için küçük hırsızlıkların da yapıldığı söylenmekle birlikte kullanıcılar tarafından bu doğrulanmadı. Onlara göre çalışmak her zaman hırsızlığa tercih edilen bir yol. Yasa çalışanlarının yanıtları ise bu tür insanların zaten suça yatkın insanlar oldukları biçiminde. Toplumun madde kullananlara bakış açısı Kullanıcılar dışındaki kişiler, toplumun bu insanlardan uzak durduğunu, onları dışladıklarını, toplum dışına ittiklerini söylerken kullanıcılar toplumun bunun farkına varmadığını söylediler. Yine kullanıcılardan gelen yanıtlar arasında madde kullanıyor olmanın kendi arkadaş çevrelerinde (kullanmayanlar arasında da) popülaritelerini arttırdığı biçiminde yanıtlar da vardı. Görüşmecinin genel değerlendirmesi Görüşmelerden alınan izlenime göre Eskişehir de madde kullanımı birbiriyle çok ilişkili olmayan iki grup arasında sürdüğü söylenebilir. Genellikle sosyoekonomik düzeyi düşük ve Eskişehir in yerlileri arasında esrar kullanımı yaygın olup, bunun geleneksel nitelikler taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu grup arasında esrar dışındaki maddelerin kullanımı seyrek olduğu, ve bu tarz kullanımın yayılma eğiliminin fazla olmadığı izlenimi alınmaktadır. Daha çok üniversite öğrencileri ve ekonomik düzeyi yüksek gençler arasında yaygın olan madde kullanım tarzının yayılma potansiyeli yüksek gibi görünmektedir. Bu grup arasında esrar ile birlikte antikolinerjik etkili hap, benzodiazepin ve nadiren eroin kullanımı vardır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 33

Eskişehir de gençlerin başı çektiği madde kullanımını önlemeye yönelik çaba gösteren sivil toplum örgütleri bulunmakla beraber bunlar genellikle küçük gruplardan oluşmakta ve birbirlerinden habersiz çalışmaktadır. Aynı konuyla ilgili profesyonellerin madde kullanımının boyutları ve detayları hakkında bilgilerinin son derece sınırlı olduğu ve sivil toplum örgütleriyle ilişki halinde olmadıklarım görülmüştür. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 34

F. İSTANBUL Hazırlayan: Defne Tamar * Bu çalışma için toplam 12 görüşme yapılmıştır. Görüşme yapılanlar, üç narkotik şubede çalışan emniyet görevlileri, iki sağlık çalışanı, bir madde kullanıcısının arkadaşı, bir barmen, bir madde kullanıcısının aile üyesi, dört madde kullanıcısıdır. Görüşmelerde görüşülen kişilerle ilgili bir işbirliği güçlüğü olmamıştır. Sorulara verilen yanıtlar görüşülen kişinin özelliğine bağlı olarak farklı boyutların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Örneğin barmen ile yapılan görüşmede kokain kullanımının yaygınlığı dikkati çekerken, diğer görüşülenlerde kokain kullanıcılarına rastlama oranı düşüktür. Görüşülen kişilerden 10 u erkek 2 si kadındır. Yaş aralığı 17-40 olup yaş ortalaması 20.54 tür. Madde Kullanıcılarının Genel Olarak Tanımlanmaları Kullanıcılar genel olarak toplum dışı, hırsızlık yapan, saldırgan, temizliğine (hijyen) ve giyimine özen göstermeyen, dağınık, aile ile sorunları olan, özgüveni olmayan, zayıf ve hasta kişiler olarak tanımlanmaktadır. Kullanıcılar sinirli, saldırgan, bazen durgun, toplum dışı, hırsızlık yapan, ailesi ile anlaşamayan, evden kaçan, tutarsız, güvensiz, korkan, ne zaman ne yapacağı belli olmayan kişiler olarak tanımlamışlardır. Aynı zamanda dünyaya karşı bakış açılarının değişik olduğu, insanlarla farklı diyaloglar kuran, kullandığı zaman da kullanmadığı zaman da başka bir dünyanın insanı gibi olan, hayal gücü geniş, rüyalara dalabilen kişiler şeklinde bir tanım da kullanıcılar tarafından belirtilmiştir. Narkotik şubede görev yapan polisler kullanıcıları hasta, bunalımda olan kişiler olarak tanımlamışlardır. Genel olarak öz bakımları düşük insanlar olarak tanımlanmışlardır. Bir polis medyada tanıtıldıkları gibi kötü insanlar olmadıklarını, kendi hallerinde olduklarını vurgulamıştır. Polisin bu yaklaşımının genel olarak toplumun olumsuz bakışından farklı olması dikkat çekicidir. Sağlık çalışanının yaklaşımı ise aile ile iletişimdeki bozukluğu vurgulamaktadır. Aile üyesi zayıf iradeli, kendinden başka kimseyi düşünmeyen, hasta kişiler olarak tanımlamıştır. Bağımlının arkadaşı kullanıcıların tanımını şu şekilde yapmıştır: özgüveni olmayan, özenti, aile tarafından sevilmeyen, bazen içinde bulunduğu açmazdan kurtulamayan, çabuk etki altında kalıp bir grup tarafından kolaylıkla yönlendirilebilen kişilerdir. Çalıştığı yerde kullanıcılarla sık sık karşılaşan barmen ise sanatçı, duygularını ön plana çıkarmak isteyen, özgüveni olmayan, aile problemleri olan, kendileriyle barışık olmayan, isyan eden kişiler olarak tanımlamaktadır. Bölgede Sıklıkla Kullanılan Maddeler * Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 35

En sık kullanılan maddeler esrar, hap, eroin, uçucu maddeler, ecstasydir. Ayrıca belli bir grup tarafından kokain de kullanılmaktadır. Esrar yaygın olarak kullanılmakta; ot, gubar, papatya, nane, kına, derman, ilaç, siyah,esvet, sır, cam macunu, afgan, lübnan, sarıkız, kalo, cigaralık, sarma, çiçeksündüz, mal gibi isimlerle anılmaktadır. Ayrıca likit esrar da kullanılmaktadır. Esrar kullananlar kendi halinde, kavgadan uzak duran, ağırbaşlı ve korkak olarak tanımlanmaktadır. Sıklıkla kullanılan bir başka madde eroindir. Eroin sigaranın içinde (koreks), nazal yolla (line), Alüminyum folyo üzerinde ısıtılarak buharının inhalasyonu şeklinde (kaydırma) ve IV yolla kullanılmaktadır. Eroin için kullanılan özel isimlerin Eyç, beyaz, beyaz peynir, mal, kız, cevher, kar şeklinde olduğu belirtilmektedir. Madde etkisinde olmaya takla adı verilmektedir. Hap kullanımı da yaygın bir şekilde görülmektedir. Sıklıkla benzodiazepinler kullanılmaktadır. Genellikle rohypnol ve rivotril kullanılmakta ve bunlar roş 1 ve roş 2 şeklinde adlandırılmaktadır. Haplar genel olarak papik, aspirin,bomba şeklinde isimlendirilmektedir. Nembutal, akineton, diazem kullanılan diğer haplar arasında yer almaktadır. Uçucu maddeler arasında bali ve tiner yaygın olarak kullanılmaktadır. Kullanıcılar arasında tiner timsiner, bali balko veya bamsari olarak adlandırılmaktadır. Bunlar genellikle ailesinden ayrı yaşayan, inşaatlarda, tarlalarda, boş yerlerde kalan kişiler olarak tanımlanmaktadır. Uçucu madde kullanan kişiler, narkotik polisler tarafından uyuşturucu kullananların çok az bir kısmını oluşturdukları belirtilmiştir. Ancak madde kullanan grupta uçucu madde kullanımının çok yaygın olduğu ifade edilmiştir. Kokaine verilen özel isimler pırlanta, beyaz ten, pudra şeklinde belirtilmiştir. Ayrıca elle burnun gösterilmesinin de kokain anlamına geldiği ifade edilmiştir. Eroin ve karışık madde kullanan ( hap, esrar, uçucu) deneklere bu güne kadar karşılaştıkları madde kullanıcıları içinde kokain kullananların oranı sorulduğunda bunların çoğunluğunun kullandığı belirtilmiştir. Benzer bir şekilde narkotik şubede çalışan polislerin de karşılaştıkları madde kullanıcılarının bir kısmını oluşturdukları ifade edilmiştir. İstanbul da ayrıca ecstasy, LSD ve boruotu da kullanılmaktadır. Kullanıcıların Bölgede Yaşadıkları Yerler Kullanıcılar tarafından Kocamustafapaşa, Kumkapı, Hacıhüsrev, Şenmahalle, Gaziosmanpaşa, Fatih, Dolapdere, Kasımpaşa, Kurtuluş, Taksim, Merter, Avcılar, Bağcılar, Aksaray, Tahtakale de eroin bulunduğu belirtilmektedir. Hacıhüsrev, Edirnekapı (Sultan mahallesi), Kasımpaşa Kulaksız, Bağcılar, Fatih, Tahtakale de ise esrar satıldığı ifade edilmektedir. Polisin ifadesine göre Dolapdere, Hacıhüsrev, Kasımpaşa, Cihangir, Çayırbaşı, Tarlabaşı, Tophane, Perşembe Pazarı, Karaköy, Taksim, Beyoğlu, Aksaray, Fatih, Eminönü, Üsküdar ve Kadıköy de bulunmaktadırlar. Dolapdere de ağırlıklı olarak hap, az miktarda da eroin satılmaktadır. Kasımpaşa da ağırlıklı olarak esrar, az miktarda da eroin satılmaktadır. Eroin çoğunlukla Hacıhüsrev de satılmakta, aynı zamanda esrar da bulunmaktadır. Cihangir de satıcılar çoğunlukla zencidir. Kullanıcılar daha çok bu semtlerde bulunmaktadır. Çünkü bu semtlerin bir mazisi vardır. Ayrıca eroin ve esrar için buraların seçilmesinin nedeni bu semtlerin daha çok fakir kişilerin yaşadığı yerler olmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Burada yaşayan kişilerin bir kısmının Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 36

kazançlarını bundan temin ettikleri ifade edilmiştir. Bağımlıların ifadesine göre ise kullanıcıların bu semtlere gitmesinin nedeni tanıdıkları kişilerden uzak olması, dolayısı ile tanınma ihtimalinin az olması olarak belirtilmiştir. Ayrıca torbacılar yakalanmamak için sürekli yer değiştirmekte ve kullanıcılar da onları takip etmektedirler. Kokain kullananlar daha çok sosyetenin bulunduğu semtler olan Etiler ve Levent te bulunmaktadırlar. Madde kullananlar maddenin daha çok Van ve Bingöl den geldiğini belirtmektedirler. Kullanan kişilerin bölgenin yerlisi olup olmadığı sorulduğunda kullanıcılar her bölgeden gelen kişilerin olduğunu belirtiyorlar. Türkiye nin her yerinden göç edenlerin bulunduğuna işaret ediyorlar. Ayrıca Almanya, İsviçre ve Hollanda dan kesin dönüş yapmış kişiler arasında da madde kullanımı olduğu belirtiliyor. Bazıları ise göç edenler arasında kullanımın daha yaygın olduğunu ifade ediyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu dan göç edenlerin önce kendilerinin kullanmaya başladıkları daha sonra ise diğerlerini aşıladıklarını belirtiyorlar. Polise göre kullanıcılar arasında bölgenin yerlisi olduğu gibi her bölgeden göç edenler de bulunmaktadır. Yaş Kullanmaya daha çok genç yaşlarda başlandığı belirtilmiştir. Ancak her yaş grubunda görülebilmektedir (14-50). Uçucu madde kullanmaya başlama yaşı 11-12 yaşa kadar düşmüş durumdadır. Hap kullananlar daha çok 16-17 yaşlarındadır. Esrar kullanımı da genellikle 16 yaşında başlamaktadır. Eroin kullanımı daha çok 18-19 yaş grubunda görülmektedir. Gençler arasında kullanım çok yaygındır. Torbacılar para kazanmak için gençlere bedava vermekte, alışkanlık haline geldikten sonra para ile vermeye başladıkları belirtilmektedir. Akranlar arasında da madde kullanımı yaygınlaşmaktadır. Gençler arasında kullanımın yaygınlaşmasına neden olarak gençlerin daha kolay etki altında kalmaları, aileleri ile sorunları olması, madde kullanmaya özenmeleri, kötü arkadaş çevresi ve sorunları ile baş edememeleri gösterilmektedir. Yaşlılar arasında da madde kullanımı olduğu, ancak onların kapalı yerlerde kullandıkları belirtilmiştir. Bölgede orta yaşın üzerinde de kullanım olduğuna dikkat çekilmektedir. Cinsiyet Madde kullanımı erkekler arasında daha yaygındır. Ancak kadınlar arasında da madde kullanımı görülmektedir. Kadınlar genellikle esrar, hap, eroin, kokain ve ecstasy kullanıyorlar. Özellikle sosyoekonomik düzeyi yüksek olan kadınlar arasında kokain kullanımı görülmektedir. Eğitim Düzeyleri Uçucu madde kullananların çoğu ilkokulu dahi bitirmedikleri ifade edilmiştir. Ancak madde kullanıcıları arasında her düzeyde eğitim görülebilmektedir. İstiklal caddesinde bulunanlar genellikle lise veya yüksekokul düzeyinde eğitim görmüş kişiler, Dolapdere dekiler ise ilkokul mezunu veya okur-yazar kişiler olduğu belirtilmiştir. Çalışma Durumu Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 37

Madde kullanan kişiler genellikle çalışmamaktadırlar. Çalışanlar serbest meslek, pazarcılık, işportacılık yaptıklar belirtilmiştir. Nadiren fabrikada, devlet dairelerinde çalışmaktadırlar. Madde kullanmaya ilk başladıklarında çalışsalar dahi bir süre sonra işlerini yürütemedikleri için işten ayrıldıkları belirtilmiştir. Kadınlar genellikle fahişelik yapmaktadırlar. Erkekler ise hırsızlık, yankesicilik yapmaktadırlar. Aynı zamanda torbacılık veya satıcılık yapanların da olduğu bildirilmiştir. Bazen kendi aldığı mala katkı maddesi karıştırıp satanlara rastlanmaktadır. Para aileden veya kız arkadaşından da temin edilebilmektedir. Aile İlişkileri Kullanıcılara göre: Aile ilişkileri mesafeli, kötü, bozuk olarak tanımlanmaktadır. Madde kullananların yeteri kadar aileleri ile ilgilenmedikleri, maddeyi ön plana koydukları, evlerini ihmal ettikleri, verdikleri sözleri tutmadıkları belirtilmiştir. Ayrıca aile üyelerine fizik saldırıda bulundukları, kendilerini kesmekle tehdit ettikleri bildirilmiştir. Çocuğu olanların çocuklarını yurda bırakabildikleri ifade edilmiştir. Aileleri özellikle başlangıçta onlara destek olmaktadırlar. Düzelme görmedikleri zaman ölse de kurtulsak dedikleri belirtilmiştir. Polise göre: Madde kullanan kişiler aileleri ile ilgilenmemektedirler. Aile ilişkileri kopuktur. Bazı aileler sosyal destek sağlamamakta ve öyle bir çocukları yokmuş gibi davranmaktadırlar. Ancak genellikle ailelerin ellerinden geleni yaptıkları, fakat madde kullananların ailelerini dinlemedikleri belirtilmiştir. Bazen aileler polisten yardım istemektedirler. Diğerleri (sağlık çalışanı, aile üyesi, arkadaş, barmen): Aile ilişkileri bozuktur. Aileler baskı yapmakta, fakat iletişim kurmamaktadırlar. Özellikle kızlar eve kapatılmaktadırlar. Fakat bir süre sonra kaçıp tekrar kullanmaktadırlar. Madde kullananlar genellikle boşanmış ailelerden gelmektedirler. Anne-baba ilgilenmemekte ve sosyal destek sağlamamaktadırlar. Sağlık çalışanına göre ailelerin madde kullanan kişiye tedavi olsun kurtulalım diye baktıklarını belirtmiştir. Ancak çocukları ile ilgilenmediklerini düşünmektedir. Tedavi Arayışı Kullanıcılara göre: AMATEM, Balıklı Rum Hastanesi ve NA kullanıcılar tarafından bilinmektedir. Bazılarının bırakabildiği, bazılarının ise bırakamadığı düşünülmektedir. Bırakma olasılığının düşük olduğundan söz edilmektedir. Bırakabilmek için kişinin gerçekten zarar görmüş olması, ailesini kaybetme korkusunun olması gerektiği vurgulanmaktadır. Başarabilmek için kişinin kendini sevmesi ve sayması gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca bırakabilmiş bir başka kişiyi görürse onu örnek alabileceği, o başarmış, ben neden başarmayayım diyeceği belirtilmektedir. İstek duymayı engelleyecek bir ilaç olması gerektiği görüşü ileri sürülmektedir. Baskı yaparak yardım edilemeyeceği, sorunlarına çare bularak yardım edilebileceği, özel bakım ve ihtimamın işe yarayabileceği belirtilmektedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 38

Tedavi olmak için başvurmayan önemli bir kesim vardır. Bunların bir kısmı kendi kendine bırakmaya çalışmaktadırlar. Bir kısmı AMATEM e Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi içinde olduğu için ben deli miyim? diyerek başvurmamaktadırlar. Bir kısmı sağlık sigortası gibi olanaklardan yoksun olduğu için tedaviye başvurmamaktadır. Bir kısmı ise bırakmak istememektedir. Kullanıcılar dışındaki grupta tedavinin ancak kişinin isteği ile olabileceği belirtilmektedir. İstanbul daki tedavi kurumları bu grup tarafından bilinmektedir. Çevre desteğinin tedavideki önemi vurgulanmaktadır. Ancak en küçük bir başarısızlıkta tekrar madde kullanmaya başladıkları ifade edilmektedir. Tedavinin çok zor olduğu düşünülmektedir. Relaps doğal karşılanmakta, kullanmama sürelerinin uzatılmasının önemi vurgulanmaktadır. Polise göre yardım için zaman zaman polisten yardım istenmektedir. Polisler bu kişilerin bırakabileceklerine inanmamaktadırlar. Madde kullanan kişiler bazen polisin hoşgörülü davranmasını sağlayabilmek amacıyla tedavi olmak istediklerini belirtmektedirler. IV yolla madde kullanımı yaygındır. Eroin kullanımı önce sigara ile başlamakta, sonra nazal yolla, daha sonra inhalasyon yoluyla ve en sonunda da IV yolla kullanılmaktadır. IV kullanıcıların enjektör temizliği konusunda bilgileri yoktur. Enjektör paylaşımı olmaktadır. Çoğu kullanıcının AIDS konusunda da bilgileri olmadığı belirtilmektedir. Madde Kullanımı ve Suç Kullanıcılara göre suça eğilim kullanmayanlara göre daha fazladır. Bir kullanıcıya göre her içici bir satıcıdır. Madde temin edebilmek için suç işlenmektedir. Hırsızlık, gasp, kendi evinden bir şeyler çalma gibi suçlar sıklıkla işlenmektedir. Hap kullananlar hapı kullandıktan sonra suç işlemekte, eroin kullananlar ise krize girdiklerinde madde alabilmek için suç işlemektedirler. Polise göre madde kullananlar genellikle madde temin edebilmek için suç işlemektedirler. Hırsızlık, yan kesicilik gibi suçlar işlenmektedir. Yasaların madde kullanıcıları üzerinde bir caydırıcılığı olmadığını düşünmekteler. Toplumun madde kullananlara bakış açısı Madde kullananlar toplumdan dışlandığı düşünülmektedir. Toplumun kullanıcılardan korktukları, nefret ettikleri ifade edilmiştir. Madde kullananları suçlu olarak görmektedirler. Kendi çocuklarına da alıştırmasından korktukları için uzak durmaktalar. Görüşmecinin genel değerlendirmesi İstanbul da en sık kullanılan maddeler esrar, hap, eroin, uçucu ve ecstasy dir. Kokain kullanımı ise sosyoekonomik düzeyi yüksek olan kişiler arasında yaygındır. Ancak direkt teması olmayan kişiler arasında bu grup tanınmamaktadır. Bölgede en sık kullanılan madde esrardır. Uçucu madde kullanımı ise çocuk denebilecek bir yaş grubunda ve daha çok sokak çocukları arasında görülmektedir. Eroin kullanımı özellikle gençler arasında artma eğilimi göstermektedir. Hap kullanan kişilerin madde kullanıcıları arasında daha saldırgan, toplumsal kuralları daha fazla ihlal eden kişiler olarak tanımlanması dikkat çekicidir. Madde kullanımı, maddenin cinsi ne olursa olsun erkekler arasında kadınlara göre daha yaygınlık göstermektedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 39

Madde kullanan kişiler her eğitim, sosyokültürel ve ekonomik düzeyden olabilmekte ve şehrin her yerinde yaşıyor olabilmektedir. Bu kişiler şehrin yerlisi olabildikleri gibi iç veya dış göç nedeniyle İstanbul a yerleşmiş kişiler olabilmektedir. Ancak madde satışları özellikle belli bazı semtlerde olmaktadır. Bu semtler görüşme yapılan denekler tarafından bilinmekte ve madde temin edilen semtler olarak etiketlenmektedir. Oysa burada sorumluluk sadece bu semtlere yüklenemez ve madde kullanımının toplumun her kesiminde görülebildiği akıldan çıkarılmamalıdır. Sosyoekonomik düzeyi yüksek kişiler tarafından ise madde temini telefonla eve getirtme şeklinde olmaktadır. Sonuç olarak yaş, cinsiyet, yaşanılan bölge, aile yapısı gibi bazı risk faktörleri olsa dahi madde kullanımı her yaş, cinsiyet, sosyoekonomik ve kültür düzeyindeki kişilerde görülmektedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 40

G. İZMİR Hazırlayan: Hakan Coşkunol * 8 tane madde bağımlısı ve 10 tane madde bağımlılığı ile ilişkili olabilecek toplam 18 kişi ile anahtar kişi görüşme formu için görüşme yapıldı. 8 madde bağımlısının 6 sı temel madde dışında bir çok başka madde kullanımı olan ve çoğul madde bağımlılığı tanısı alan kişilerdi. Bir uçucu ve bir esrar bağımlısı ise başka madde kullanımı bildirmedi. Madde bağımlılığı ile ilişkili olabilecek grupta ise biri narkotik şubede çalışan ve biri ise asayiş şubesinde çalışan iki polis, bir avukat ve bir hakim olmak üzere iki hukukçu, bir tane madde bağımlısının arkadaşı, biri muhabir ve biri program yapımcısı olmak üzere iki medya mensubu, biri hemşire ve biri uzman doktor olmak üzere iki sağlık çalışanı ve bir madde bağımlısı aile üyesinden oluşmaktaydı. Madde bağımlısı grup (MB) 6 erkek 2 kadın, madde bağımlılığı olmayan grup (MBO) 5 erkek, 5 kadından oluşmaktaydı. MB yaş ortalaması ~ 20, MBO yaş ortalaması ~ 35, MB ortalama eğitim süresi ~10 yıl, MBO da ~12 yıldı, MB o bölgede yaşama ortalaması ~6-7 yıl, MBO ~ 20 yıldı. MB nin son yıl içinde gördükleri madde bağımlısı sayısı 10-99 arasında değişirken, MBO da bu 1-99 arasında değişmekteydi. Görüşmelerde bağımlılar ilk başta tedirgin olmuş, sonradan uyum gösterilmiş ve bazı soruların yanıtları spontan olarak alınmıştır. Madde kullanımı konusunda en çok bağımlıların ve narkotiğin bilgili olduğu görüldü. Madde Kullanıcılarının Genel Tanımlanması MB ile MBO nun bağımlıları tanımlaması arasında farklılık dikkat çekiciydi. Kullanıcılar bağımlıları genelde aile desteğinden yoksun, sorumluluktan kaçan, yerine getirmeyen ve desteğe muhtaç kişiler olarak tanımlıyorlardı. Maddeyi bırakmak istiyor ama bırakamıyorlardı. Durgun, yalnız kişiler, devamlı düşünür, herşeyi kendilerine sıkıntı yaparlar. Sağlık çalışanları ve medya olaya sosyal bir hastalık boyutu ile bakıyor. Ruhsal sorunları olan, belli bazı kişilik özellikleri ve olumsuz, madde kullanımına yatkınlık oluşturan bir çevresi olan kişiler olarak değerlendiriyordu. Eğitim seviyesi ve madde kullanımı ile ilişki biçimi bağımlılığa bir hastalık olarak bakışta etkili oluyordu. Düşük eğitim seviyesinde olanlar ve daha sık sorunlu madde kullanımı ile uğraşanlar bağımlılığı bir kişilik bozukluğu görme eğilimindeler. Kendini bilme ve serseri gibi tanımlamalar kullanılıyor. Bölgede Sık Olarak Kullanılan Maddeler En sık kullanılan maddeler esrar, hap ve uçucu maddeler. Esrar: (Ot, sarma, paspal, gıya, gogo, gonca, kuru, sarıkız, cigaralık, marijuana) Yaygın olarak kullanılıyor. Genellikle tabaka biçimi kullanılsa da (ot, sarma, gonca) olarak adlandırılan tabakalanmamış biçimi de kullanılıyor. Kullanım çoğunlukla sigaraya sarma biçiminde. 1-2 kere suyun içinde kaynatıp, içme şeklinde kullanan da var. Fiyatı çok * Doç. Dr., Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 41

değişkenlik gösteriyor. Kaynağından alındığında çok ucuzken, bar ve diskolarda oldukça pahalı. Kullanan için bulmak çok kolay. Esrar kullanımı İzmir ve çevresindeki bazı bölgelerde bir yaşam biçimi gibi. Kullanım çok ufak yaşlarda başlıyor ve yadırganmıyor (Tepecik, Kuruçay, bazı balıkçı barınakları, Örnekköydeki bazı mahalleler). Hap kullanımı çok yaygın. En sık kullanılanlar benzodiazepinler (Xanax, Diazem, Rohypnol, Rivotril)(Roş 2 lik, Roş 10 luk=sarı bomba), hipnotikler (Imovane) Akineton, Aparkan, Korex, Perekon Şurup, Ekstasy (Ex). Haplar genel olarak leblebi ve papik adlandırılıyor. Hap bağımlıları daha çok Tepecik ve Kuruçay gibi bazı bölgelerde hapları bulabiliyor (Tanesi 50 bin-500 bin arasında değişiyor), ancak doktorlara kontrole tabi reçeteleri para karşılığı yazdıranlar da oluyor. İyatrojenik bağımlılık oldukça fazla. Bu özellikle Xanax ve Imovane da görülüyor. Uçucu maddeler (derby, tiner, bali, uhu) en sık kullanılan madde grubundan. Kullanım, çocuklarda, sokakta yaşayanlarda ve arkadaş grubunda madde kullanımı olan kişilerde (çalışan çocuklarda) yaygın. Genellikle naylon torbanın içine koyup, buharı ağız ve burundan çekme biçiminde ya da üstüpü gibi bir bez üzerine emdirip buharını çekme biçiminde kullanılıyor. Eroin (Beyaz, H, junk, haşhaş) Kullanımı yaygın değil. Kullanıcılar genellikle tek tük kullanımı olan veya başka bölgelerden (Yurtdışı, İstanbul, Güneydoğu) gelip burada kullanan kişiler. Birkaç olgu dışında IV kullanım görülmemiş. Ancak son zamanlarda İzmir de eroin yapım yerlerinin yakalanması, Konak merkezdeki okullardan birinden içinde eroin artıkları bulunan bir enjektörün okul idaresince bulunması narkotik polisinde tedirginlik oluşturuyor. Sağlık personelinin kolayca ulaşabilmesi nedeniyle narkotik analjeziklerin sık kullanımının olduğu gerek sağlıkçılar, gerekse narkotik polisi tarafından belirtildi. En sık kullanıldığı düşünülenler Morfin ve Dolantin. Kokain ve amfetamin (Ekstasy) kullanımı yaygın değil. Ancak yazın özellikle İstanbullu kullanıcılarla piyasada kokain bulunmaya başlıyor. Genellikle zengin kesim kullanıyor. Bir çok olgu kokain kullanımı süresinde eroin de (bilerek ya da bilmeyerek) kullanıyor. Polisin bildiği 3-4 tane kokain ve amfetamin kullanıcısı var. Taşlaştırarak kullanım daha yaygın. Fiyatları çok pahalı ( gramı 20-25 milyon) LSD (Asid) kullanımı bir iki kişide ara ara kullanım biçiminde. Son zamanlarda hayvan anestetiği olan ketaminin burundan çekilerek kullanılması gençler arasında sıkça görülmeye başlanmış. IV yolla madde kullanan sayısı çok az. Çoğunluğu ağızdan alma ya da burundan çekme gibi yöntemleri kullanıyor. IV olarak kullanan kişiler ilk başlarda enjektör kullanımına dikkat ediyor. Sonradan hem enjektörü tekrar tekrar kullanabiliyor, hem başkaları ile birlikte ortak kullanabiliyor. Hatta damardan kullanılmaması gereken bazı maddeleri (IV Imovane, tiner) kullananlar oluyor. Kullanıcıların bölgede yaşadıkları yerler Madde kullanıcıları bu soru karşısında başlangıçta tedirgin oldular. Genel kabul gören görüş kullanıcıların belli bölgelerde daha çok bulunduğu. Bunlar gençlerin takıldığı bar, kafe, gece kulüpleri (Alsancak ve Güzelyalı çevresinde ), Bostanlı ve Güzelbahçe de balıkçılıkla uğraşanların bulunduğu yerlerde, Tepecik, İkiçeşmelik, Kuruçay, Örnekköy gibi kullanımın gençler arasında yaygın olduğu ve satıcıların bulunduğu kesimler (Bir çok kullanıcı burayı polislerin bildiğini ama hiç bir şey yapmadıklarını söylüyor). Kullanıcılar dışardan kolayca tanınabiliyor, kullanıcılar satıcıları tanıyorlar veya ilk başlarda madde Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 42

satın almak için başka kullanıcı arkadaşlarını devreye sokuyorlar. Eroin ve kokain kullanıcıları İstanbul veya yurtdışından haftalık kullanım ihtiyaçlarını sağlıyorlar. Narkotiğe göre son zamanlarda İzmirde yeni kurulan yerleşim birimlerinde eroin kullanımı yaygınlaşıyor. (Ege-kent, Evka gibi). Bazı okulların (daha çok meslek okulları ve daha önce sayılan bölgelerdeki okullar) çevresinde satıcıların olduğu bildirilmekte bu nedenle önlem almaktalar. Yaş Uçucu ve hap kullanımı olan kişiler 10-20 yaş grubunda, esrar kullanıcıları ise 15-20 yaş grubu (başka maddeleri de kullanıyorlar) ve 25-30 yaşın üstündeki kullanıcılar (alkol dışı başka madde kullanımı olmayan ve sorun yaratmayacak şekilde kullanan??) kişiler olarak belirginleşiyor. Eroin kullanımı her yaşta görülebiliyor. Aile sorunları, asilik, kendini havada bulutlarda hissetme isteği, bana bir şey olmaz diye düşünme, kompleksli kişilik özellikleri, arkadaş gruplarında kullanım olması, madde kullanımının sorun olarak görülmediği bir alt grupta olma bunun nedenleri sayılabilir. Cinsiyet Kullanıcıların büyük bir kısmı erkek. Ancak esrar ve hap kullanımı son zamanlarda genç kızlar arasında yaygınlaşmakta, hayat kadınları arasında hap ve kokain kullanımı görülüyor. Eğitim düzeyleri Farklılık göstermekte, hap ve uçucu kullanıcıları daha çok düşük eğitim seviyesinde olan kişiler, esrar, eroin, kokain kullanımı olanlarda ise eğitim düzeyleri iyi. Çalışma durumu Genel kanı büyük bir kısmının bir işte çalıştığı şeklinde. Madde kullanıcıları çevrelerindeki bir çok bağımlının çalıştığını, çalışmayanların ise arkadaşları ve ailelerinden para alarak yaşantılarını sürdürdüklerini belirtiyor. Çalışanların büyük bir kısmının iş başarısı düşük, sık sık iş değiştirmek zorunda kalıyorlar. En çok çalıştıkları işler. balıkçılık, lunapark gibi yerlerde geçici işler, ayakkabıcı, dericide çalışma. Sağlıkçılar ise benzodiazepin ve opioid kullanma riski altında olan grup. Narkotik şubede çalışanlara göre her türlü meslek grubundan kişi madde kullanımı içinde olabiliyor. Zengin bir çok kimsenin, yakınlarının dahi haberi olmaksızın eroin ve kokain kullandığı ve bunları İstanbul dan getirttikleri söyleniyor. Okulda başarısız olan, devamsız öğrencilerde de madde kullanımı (hap, esrar, uçucu) başlayabiliyor. Kullanıcıların bazıları geçimlerini ve madde parasını mal satarak, fahişelik ve hırsızlık (başkalarından ya da kendi işyerlerinden ) yaparak sağlıyorlar. Aile İlişkileri Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 43

Madde kullanıcılarına göre: Çoğu evine gitmiyor, arkadaş ortamına takılıyor. Burada içki, hap, muhabbet devam ediyor, aileleri onlarla ilgilenmiyor diyen olduğu gibi genellikle aile ilişkileri iyidir. Onlarla ilgilenir, onlara bakarlar diyenler de oldu. Ancak ilişkilerde kopukluk ve sorunların olduğu genel kabul gören görüş. Büyük bir kısmının ailesi madde kullanımını ve boyutlarını biliyor. Bazen ailede 1-2 kişi olayı tüm açıklığı ile bilmekte ve çözüm bulmaya çalışırken bunu diğer aile üyelerinden gizlemeye çalışmaktadırlar. Ailenin bağımlıya yaklaşımı bilmemesi sorunların büyümesine sebep oluyor. Beni anlamıyorlar, çok karışıyorlar aile bireylerine sıkça getirilen eleştiriler. Bir kullanıcı ise ailesinin başının derde girmemesi için olaylardan onların haberinin olmasını istemiyor. Polise göre: Büyük bir kısmının ilişkileri kopuk. Dışarıya karşı gizleme ya da olayı önemsememe olabileceği gibi abartılı davranıp çok doğal olabilecek bir kaç belirti ile çocuğum uyuşturucu kullanıyor mu? diye paniğe düşenlerde var. Sağlık çalışanlarına göre: İlişkiler bozuk. Bu bozukluk madde kullanım nedeniyle olduğu gibi, madde kullanımının artmasına sebep olan dinamikler (iletişimsizlik, güvensizlik, diğer aile bireylerinde alkol ve madde kullanımı, model alınacak sağlıklı aile bireylerinin olmaması, uzun süren ayrılıklar) nedeniyle de olabiliyor. Aileler madde kullanımına yol açan diğer sorunları görmüyor, inkar ediyor. Sadece madde kullanımına odaklanıyorlar. Destek sağlasalar da bu sağlıklı bir destek olmuyor. Bazen yardım edeyim derken madde kullanımı ile ilgili sorunların artmasına sebep oluyorlar. Tedavi arayışı Madde bağımlıları bazı maddeler için tedavinin gerekmediği ve rahatça bırakılabileceğini (esrar, kokain) ancak hap veya eroin kullanımının daha sorunlu olduğu ve mutlaka hastanede tedavi edilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Genel kanı, ancak tedavi olmak isteyene yardımcı olunabileceği şeklinde. Büyük bir kısmı tedavi olmak için bir yere gitmiyor; ya madde kullanımını sürdürüyor, ya da hiç profesyonel yardım almaksızın madde kullanımını bırakıyor. İlk tercih edilen profesyoneller genellikle özel çalışan hekimler. Çocuk psikiyatrisi poliklinikleri, genel psikiyatri poliklinikleri ve özelleşmiş birimlere başvururular oluyor. Eroin ve kokain kullanıcılarının bir kısmı çevre bilmesin diye bölgelerindeki kurumlara gitmek istemiyor. Tercih edilen Avrupa ve İstanbul daki özel klinikler. Madde kullanımı ve suç Yasalara uymuyorlar. Maddeler cesaret veriyor ve suça teşvik ediyor. Özellikle haplar her şeyden anlam çıkartmaya, alınganlığa sebep oluyor. Para yoksa hırsızlık, gasp gibi olaylar yapabiliyorlar. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 44

H. KOCAELİ - ADAPAZARI Hazırlayan: Aytül (Çorapçıoğlu) ÖZKÜRKÇÜGİL *, Süheyla ÜNAL ** Araştırma Nisan- Eylül 1997 tarihleri arasında İzmit ve Adapazarı illerinde yapılmış ve 49 kişi ile görüşülmüştür. Görüşme yapılanlardan yedisi sağlık çalışanı, beşi narkotik büroda çalışan emniyet görevlisi, ikisi jandarma, üçü savcı, ikisi cezaevi müdürü, biri barmen, ikisi medya çalışanı, dördü madde kullanıcısı yakını, üçü madde kullanıcısı arkadaşı, yirmisi madde kullanıcısıdır. Görüşmeler sırasında sorular genel olarak anlaşılmış ve görüşülen kişilerle ilgili işbirliği sorunu olmamıştır. Görüşülen kişinin kimliği ve uyuşturucu kullanan kişilere bakış açısı alınan yanıtlarda anket sorularına bazı ek bilgilerin toplanmasını sağlamıştır. Örneğin sağlık çalışanları ve iki emniyet görevlisi soruları yanıtlarken madde kullanıcılarını esrar, hap ve eroin içenler olarak sınıflamış ve genel yanıtlar vermek yerine her gruba ait özellikleri ayrı ayrı belirtmiştir. Yine cezaevinde çalışan bir yetkili suç ve madde kullanımına ilişkin soruda çoğu kişinin başka suçlar nedeniyle cezaevine düştükten sonra maddeye alıştığını ve bundan sonra da madde ile ilgili suçlar nedeniyle sık sık cezaevine girdiğini belirtmiştir. Görüşülen kişilerden dokuzu kadın, kırkı erkektir. Yaş aralığı 15-59 olup, yaş ortalaması 35.2 dir. Görüşülen kişiler en az üç (bazı sağlık çalışanları ve iki jandarma için en az üç yıl bölgede yaşama süresi dikkate alınamamıştır), en fazla elli yıldır bölgede yaşamaktadır. Madde kullanıcıların genel olarak tanımlanması Tanımlamanın istendiği soruya madde kullanıcıları ve kullanıcıları tanıyanlar çok farklı yanıt vermişlerdir. Kullanıcıların tanımlarına göre bu kişiler bıkkın, hayattan beklentisi olmayan, denetimsiz, arayış içinde, belirsiz ve düzensiz bir yaşamı olan, bağımlı, pasif, zayıf, aile bağları güçlü olmayan, aşırı hassas, alıngan, iyi kalpli, kendini ispatlamak, arkadaş gruplarına girmek isteyen ancak buna cesaret edemeyen, yardımsever ve zeki kişilerdir. Bu özellikleri nedeniyle genelde çevre tarafından kötüye kullanılırlar. Çevre ya da aile tarafından horlanma, güvenilmeme ya da dışlanma nedeniyle yaşanan yalnızlık duygusu ve bir gruba katılma isteği, başkalarına özenme, sorunlarla başa çıkmada yaşanan güçlükler, yaşamla yeteri kadar mücadele edememe gibi nedenlerle madde kullanmaya başlamışlardır. Kullanıcı olmalarından toplumu ve aileyi sorumlu tutmakta ve kendilerini adeta çevrenin kurbanı gibi görmektedirler. Kullanıcıların bir kısmı ise (ki bu grupta daha iyi kültürel ve ekonomik koşulları olan insanlar var) madde kullanımının kimsenin suçu olmadığını, bunun kendilerinin seçimi olduğunu ve saklamaya gerek görmediklerini belirtmişlerdir. Bu kişiler kendilerini toplumdaki diğer insanlara göre daha özgür, entellektüel, duyarlı ve yeni zevkler yaşamaya daha hevesli insanlar olarak görüyorlar. Onlara göre madde kullanmak yaşamda tadılması gereken zevklerden biri ve onlar da bunu deneyecek kadar güçlü insanlardı. Kullanıcı olmayanlar ise bu kişileri yardıma muhtaç, topluma uyum sağlayamayan, sorunlu, yaşamda başarılı olamamış, zayıf karakterli, sorunlarını çözemeyen, anlaşılması * Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mediko Sosyal ** Prof. Dr., Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 45

güç, güvenilmez, kavgacı, huzursuz, suça eğilimli, toplum kurallarını hiçe sayan, iradesi zayıf insanlar olarak tanımlamışlardır. Cezaevi yetkilileri, savcı ve polislerle yapılan görüşmelerde madde kullanıcılarını tanımlama sorusuna verdikleri yanıtlarda iki uçlu değerlendirme söz konusuydu. Bazılarına göre madde kullanıcıları kültür düzeyi düşük, işsiz, psikopat ruhlu, toplumun başına dert, zeka problemi olan, kolaylıkla yalan söyleyen, sadece madde bulmak için yaşayan suça eğilimli insanlardı. Diğer bir grupta ise madde kullanıcılarını hasta olarak görme eğilimi belirgindi. Bunları genelde sorunlu ailelerin çocukları olarak görüyor, içine kapanık, güvensiz ve eğitimsiz olduklarını belirtiyorlardı. Ayrıca kullanılan madde dikkate alınarak yapılan bir başka değerlendirmeye göre hapçılar saldırgan, suça eğilimli, psikopatik özelliklere sahip iken, esrar ve eroin kullananlar sakin, kimseye karışmayan, toplum içine giremeyen bireyler olarak tanımlanıyordu. Solunum yolu ile madde kullananlarda burunda kızarıklık, gözlerde donukluk, dalıp gitmeler, yoksunluk dönemlerinde kendine zarar verme, uyarıcı kullanımı sırasında ise cinsel denetimsizlik gözlendiği belirtiliyordu. Sağlık çalışanları madde kullanıcısını tanımlarken bunun bir hastalık olduğu kavramı ön plana geçiyordu. Çeşitli hekimlerin tanımlarına göre madde kullanıcıları toplumsal kargaşa içinde, olumsuz davranış örüntüleri geliştiren, yabancılaşmış, antisosyal davranışlar sergileyen, uluslararası uyuşturucu endüstrisinin kurbanı olmuş bireylerdir. Hap kullananların bir kısmının iyatrojenik olarak buna alıştıklarını ve yanlış ilaç uygulamalarının kurbanı olduklarını belirtiyorlardı. Hap kullananların çoğunun küçük yaşta aileleri tarafından terk edilmiş, maddi zorlukları olan, toplumda kendine yer edinememiş insanlar olduklarını ifade etmişlerdi. Madde kullanıcısının arkadaşı ise bu kişileri toplumdaki sıradan insanlardan farklı, hassas, uç noktada kişiler olarak tanımlamıştır. Madde kullanıcılarının aile bireylerinden biri madde kullanıcılarını şuursuz, iradesiz, ailesinden uzak ve soğuk kişiler olarak tanımlamış, insan madde kullandıktan sonra insan olmaz, herhangi bir canlı haline gelir diye eklemiştir. Bölgede sıklıkla kullanılan maddeler Görüşülen kişilerin ortak fikri bölgede en çok kullanılan maddenin esrar olduğu yönündeydi. Genelde ot, kenevir, kafa hapı, saddam, kuru, siyah, kubar, elek altı, plaka, sigaralık, kendir denilmektedir. Fiyatı ucuz olduğu ve çevredeki küçük yerleşim birimlerinde gizlice yetiştirildiği için yaygın olduğu söylenmektedir. Esrar yerine bazı yerlerde kenevir yaprağı içilmektedir. Bali, tiner, uhu gibi uçucu maddeler daha çok çıraklık yapan ya da kimsesiz yaşayan çocuklar arasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Sağlık merkezlerinde çalışanlar en fazla hap içen kullanıcılarla karşılaşmaktadır. Eskiden rohypnol sık kullanılırken yasaklandıktan sonra rivotril en sık kullanılan hap olmuştur, kullanıcılar ikisine de roş demektedir. Ayrıca papik ya da sarı bomba isimleri de kullanmaktadır. Sık kullanılan maddelerden biri olan Akineton, tedavi amaçlı başlanıp daha sonra bağımlılığa dönüşebilmektedir. Diazem ve Xanax bağımlılığı kadınlar arasında daha yaygındır. Ayrıca kodein içeren öksürük şurupları, aferin, ketalar (köpek eroini diyorlar) gibi ilaçlar diğer maddeler bulunamazsa kullanılmaktadır. Hapçılar genelde sahte doktor raporları ya da bazı aile bireylerini kullanarak hapı yazdırmaya çalışmaktadır. Bazı doktorların yeşil reçete kullanımını suistimal ettiği ve para karşılığı Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 46

hap yazdığı da söylenmektedir. Görüşme yapılan bir sağlık çalışanı bu konuda polis tarafından uyarıldığını ifade etmiştir. Eroin beyaz, mal, peynir, toz isimleri ile anılmaktadır. Kullanıcılar genelde üniversite öğrencileri ya da maddi durumu daha iyi olan kişilerden oluşmaktadır. Eroin genelde torbacılar tarafından satılmaktadır. Kullanıcılar satıcıları kolaylıkla tanıyabildiklerini söylemektedir. Eroinin sigara şeklinde olanına joint, damardan yapılanına jank, burundan çekilen tipine age ya da snıf denilmektedir. Kullanımı yaygın olmayan kokain çok pahalı olduğu için daha üst sosyoekonomik düzeydeki bireyler tarafından kullanıldığı, bu yüzden de onlara ulaşılamadığı söylenilmektedir. Maddenin sigara şeklinde içimi yaygın görülmektedir. Eroin snıf denilen şekilde burundan çekilerek de kullanılmaktadır. Enjektör daha az tercih edilmektedir. Enjektör kullananlar temizliğine önem vermiyor görünmektedir. Aynı enjektörü defalarca kullanmakta ve birbirlerine vermektedirler. Kullanıcıların bölgede bulundukları yerler Kullanıcılar kullandıkları madde tipine göre sıklıkla bazı yerlerde bulunmaktadır. Eroin kullananlar daha çok evlerde ya da işyerlerinde toplanmaktadır. Madde İzmit de Tütünçiftlik, Tavşancıl, Körfez, Kozluk, Kuruçeşme gibi yerlerde satılmaktadır. Satıcılar arasında doğudan gelmiş olanlar ve çingene olarak tanımlanan kişilerin çoğunlukta olduğu bildirilmektedir. Kokain içenlerin Suadiye, Maşukiye gibi yerlerde, sayfiye evlerinde toplandığı söylenmektedir. Adapazarı nda daha çok ilçelerde yoğun olan esrar alım-satımı İzmit de polislerin ifadesine göre kenar semtlerde, kullanımı ise ormanlık arazi, köy, mahalle dışı, arabalar, bar, disko ve eğlence yerlerinde daha yaygın gözlenmektedir. Hapçılar ise parklar, tren garları, inşaatlar, boş arsalarda toplanmaktadır. Adapazarı nda bunların sık bulunduğu bazı parklar ve okul bahçeleri isimleri verilmektedir. Kullanıcıların bulunulan bölgenin yerlisi olup olmadığı sorusu farklı açıklamalara neden olmuştur. Sağlık çalışanları ile yapılan görüşmelerde eroin bağımlılarının genelde yurtdışında yaşamış ailelerden çıktığı, hap kullanan kişilerin ise daha çok yurtiçinden göç ile gelmiş insanlar olduğu belirtilmiştir. Esrar ise bölgenin yerli halkı tarafından en yaygın kullanılan madde olarak ifade edilmiştir. Madde kullanıcılarının belirttiğine göre satıcılar genelde iç göç sonucu doğudan ya da Karadeniz bölgesinden gelen insanlardır, kullanıcıların çoğu ise bölgenin yerlisidir. Bunun dışında öğrenim için üniversiteye gelen gençler arasında da kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Yaş Esrar kullananlar genellikle geniş bir yaş aralığında bulunmaktadır. Hemen her yaştan kullanıcıya rastlandığı halde en sık 15-45 yaş aralığında kullanılmaktadır. Polisin yaptığı bir sınıflamaya göre hem içip hem satanlar orta yaş grubunda daha yaygındır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 47

Eroin kullanımı genç yaşta olanlar arasında daha sık görülmektedir. Bir narkotik polisi esrarın gençlere hafif geldiğini ve daha şiddetli kafa yapıcı maddelerden hoşlandıklarını söylemiştir. Uçucu madde kullananlar ise çok daha genç yaşta, kullanıcılar 10 yaşında bile bağımlı olanların olduğunu bildirmiştir. Bu yaşlarda aile içi çatışmaların fazla olması, ergenliğin arayış içinde olma özelliği, özenti, gruba katılma isteği, arkadaş etkisi ve gençlerin daha kolay etki altına alınabilmesi; daha ileri yaşlarda ise stres atma, cahillik, özel nedenler, zevk, merak madde kullanımının nedeni olarak görülmektedir. Cinsiyet Madde kullanımı erkekler arasında yaygındır. Kadın kullanıcılar genelde hapı tercih etmektedir. Kadın madde kullanıcılarının bir kısmı fuhuş sektöründe çalışmaktadır. Emniyet yetkilileri kadınların uyuşturucu işinde kullanıcı olmaktan çok kurye olarak kullanıldıklarını belirtmektedir. Eğitim Görüşülen kişilerin çoğu madde kullanan kişilerin eğitim düzeyinin düşük olduğunu belirtmiştir. Görüşme yapılanlardan biri bir öğretim görevlisiydi ve üst kültür düzeyinde olan kişiler arasında hap kullanımının sık olduğunu belirtmiştir. Kullanıcıların aynı fikirde olduğu konulardan biri, okumuş insanlar arasında madde kullanımının giderek arttığı yolundadır. Bir diğer tanımlamaya göre, esrar kullanımı ilk, orta, lise eğitim düzeyinde, kokain, eroin ve uyarıcılar ise üniversite eğitimliler arasında daha yaygındır. Çalışma durumu Madde farklılıklarına bağlı olarak iş yaşamı da farklı etkilenmektedir. Esrar kullananlar arasında esnaf ve çiftçi olanlar çoğunluktadır. Bunların iş düzeni pek bozulmamakta ve normal yaşamları devam edebiliyor. Hapçılar ise işsiz güçsüz, serseri insanlar olarak tanımlanmaktadır. Bu kişiler hamallık, koruma görevliliği, garsonluk... gibi geçici işlerde çalışıyorlar. Ayrıca dilencilik, hırsızlık yaparak madde parasını sağlamaya çalışmaktadırlar. Eroin bağımlıları genel olarak daha iyi işlere sahip olsalar da işler zaman içinde bozulmaktadır. Polis eroin içen kişilerin sonunda satış işine de bulaştığını belirtmektedir. Kadın kullanıcıların birçoğu ise hırsızlık ya da fuhuş gibi yollar kullanarak madde parasını temin etmektedir. Öğrenciler arasında madde kullananlar ise ailelerinden gelen para ile maddeyi almaktadır. Aile İlişkileri Sağlık çalışanları kullanılan maddeye bağlı olarak aile ilişkilerinin değiştiğini belirtmişlerdir. Esrar kullananların aile ilişkileri pek bozulmamaktadır. Çoğunu aile fark etmemekte ve sosyal iletişim devam etmektedir. Eroin içenlerin ilişkileri başlangıçta iyi iken maddeye tutku arttıkça ilişkiler olumsuz etkilenmektedir. Boşanmalar en sık bu grupta görülmektedir. Kullanıcıların belirttiğine göre aileler en çok enjektör kullanımından etkilenmekte ve tepki göstermektedir. Hap kullananların aile ilişkileri ise çok bozuk olarak bildirilmektedir. Bunlar genellikle antisosyal özellikleri olan, kavgacı, işsiz, aileye asalak yaşayan insanlar oldukları için aile tarafından hırpalanmakta ve Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 48

istenmemektedir. Aileyi madde alabilmek için para kaynağı olarak gören kullanıcılara bazı aileler çocukları evden uzaklaşmasın diye göz yummaktadır. Aileler tedavi için sağlık çalışanlarından yardım istemekte ama kullanıcıyı buna ikna edememektedir. Bir sağlık çalışanı aileleri "disfonksiyonel aileler" olarak tanımlarken, aile ilişkilerindeki bozukluğun sadece bağımlıdan kaynaklanmadığını belirterek, bu soru tipinin yanlı hazırlanmış olduğunu ve madde kullananlara yönelik olumsuz bir önyargı taşıdığı izlenimi uyandırdığını belirtmiştir. Polise ve savcıya göre tüm kullanıcılarda aile ilişkileri oldukça bozuktur. Çoğu aile çocuklarının bağımlı olduğunu bildiği halde çevre korkusu ile bu olayı gizlemekte ve yardım istememektedir. Ailelerin çoğu bağımlıdan utanmaktadır. Kullanıcılar aile ilişkilerini olumsuz olarak değerlendirmekte ve iyi iletişim kuramadıklarını belirtmektedir. Çoğuna göre ailenin ilgisi baskı kurmak tarzındadır. Tedavi Arayışı Sağlık çalışanları İzmit ve Adapazarı bölgesinde normal hastane şartlarında tedavinin çok zor hatta imkansız olduğunu düşünmektedir. Detoksifikasyon dışında kişiye yardım edilememektedir. Yeterli rehabilitasyon yapılmadığı, ayrıca aile ve çevre de değişmediği için kullanıcı bir süre sonra yeniden madde kullanmaya başlamaktadır. Aileler çevre baskısı nedeniyle aynı şehirde olmayan özel tedavi kurumlarını tercih etmektedir. Esrar içenler tedavi olmak amacı ile başvurmamaktadır çünkü esrar içmeyi anormal görmemektedir. Eroin bağımlıları ise sadece maddeyi temin etmekte zorlandıklarında tedavi arama girişiminde bulunmaktadır. Polis madde kullananlardan ancak %10-15 kadarının tedavi arayışı içinde olduğunu belirtmiştir. Aile desteği ve çevre değiştirme olmazsa tedavinin başarısız olduğunu söylemişlerdir. Polise göre madde kullanıcılarını tedavi etmenin en iyi yolu maddeyi bulmalarına engel olmaktır. Tutuklu olanlara beton tedavisi adını verdikleri bir yöntem uyguladıklarını belirtmişlerdir. Kriz döneminde yalnız bırakmak, dolaştırmak gibi yöntemlerle o dönemin atlatılmasını sağlamaya çalışmaktadırlar. Polisler ayrıca tedavi için AMATEM e kullanıcı gönderdiklerini belirtmektedir. Kullanıcılar bağımlıların çok az bir kısmının tedavi arayışı içinde olduğunu söylemektedir. Bir kullanıcıya göre; birey istese maddeyi bırakabilir ama "dibe vurmadan" bu isteğin uyanmadığını ifade etmiştir. Kullanıcılar AMATEM ya da Balıklı Rum Hastanesinden çoklukla söz etmektedir. Madde bulmak zorlaştığında tedavinin akıllarına geldiğini belirtmektedir. Hastanede tedavi sırasında bile madde kullananlar bulunmaktadır. Aşırı miktarda vişne suyu içerek yapılan tahliller sonucu kanda madde bulunmasını engellediklerini belirtmektedirler. Tedaviden umutlu olanlar ve kişilerin bağımlılıktan kurtulabileceğine inananlar maddeyi kullanmayan kişilerdi. Kullanıcıların çoğu tedaviden yarar görülemeyeceğini, kullanan bir insanın bir süre bıraksa bile ilk fırsatta yeniden başlayacağını söylediler. Onlara göre tedavinin başarısı için hastanede uzun süreli tedavi ve gözetim, sosyal aktivite ve spora yönlendirme, aile ilişkilerinin düzeltilmesi, satıcıların belirlenip, satışların engellenmesi gerekmektedir. Madde Kullanımı ve Suç Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 49

Kullanıcı olmayanların çoğu suç ve madde kullanımı arasında ilişki olduğunu düşünmektedir. Sağlık çalışanlarına göre hapçılar bu grupta en suçlu kişilerdir, hap aldıkları dönemde aşırı kavgacı ve sinirli olmaktadırlar. Esrar bağımlıları uzun dönemde paranoid düşünceye yol açtığı için cinayete eğilimli kişiler olarak tanımlanmaktadır. Eroin bağımlıları arasında antisosyal davranışlar, çeteleşme, mafya faaliyetleri belirgindir. Maddeye ihtiyaç duyuyorlarsa maddeyi bulma motivasyonu ile her suçu işleyebildikleri ifade edilmektedir. Bir narkotik polis madde bağımlısının yoksunluk anında maddenin annesinin kalbinde saklı olduğunu bilse maddeyi oradan almak için annesini düşünmeden öldürebileceğini belirtmiştir. Suçluların %70-80'i madde kullanmakta olduğu söylenmektedir. Kullanıcılar madde ihtiyacı ortaya çıktığında (bu döneme kafa düşmesi ya da antiye girme diyorlar) çok öfkeli ve sinirli olduklarını, bu dönemde onlara "sataşmamak" gerektiğini belirtmişlerdir. İşlenen suçlar arasında madde temin etmek için başka birinden alınan parayı kendisi için kullanmanın en yaygın olduğu ileri sürülmüştür. Toplumun Madde Kullanıcılarına Bakış Açısı Bölge insanı esrar içmeyi eğer aşırıya kaçmaz ve sosyal iletişimi etkilemezse normal karşılamaktadır. Oldukça fazla sayıda kişi esrar içmektedir. Kullanıcılar diğer kullanıcıları ele vermekten kaçınmaktadır. Hapçılar en çok aşağılanan ve çekinilen gruptur. Genelde insanlar madde bağımlılarını yok saymaktadır. Onlara doğru yaklaşım ve tedavileri ile ilgili fazla bilgi sahibi değillerdir. Kullanıcılara göre toplum onları hasta insanlar olarak görüp korkmakta, ilgilenmemekte, dışlamakta, "keş" olarak değerlendirip muhatap almamakta, güvenmemekte ve saygı duymamaktadır. Güvenlik görevlilerine göre ise toplum onlara yaklaşmamakta, korkmakta, potansiyel suçlu olarak görmekte ve kendini onlardan korumaya, yakınlarını kollamaya çalışmaktadır. Bazı kişiler ise acıyıp, nasihat etme yolunu seçmektedir. Sağlık çalışanlarına göre toplum bağımlıya karşı olumsuz ve reddedici bir tutum takınmakta, sorunu "bireye ait" görerek, toplumsal nedenleri göz ardı etmektedir. Görüşmecinin genel değerlendirmesi Kocaeli Adapazarı bölgesinde yapılan görüşmeler sonucu madde kullanıcılarının genel özellikleri iki farklı şekilde açıklanmıştır. Kültür düzeyi düşük kullanıcılar, madde kullanıcılarına daha olumsuz sıfatlar yüklerken, daha yüksek kültür düzeyine sahip olanlar toplumu suçlamış ve ilgilenilmediğini savunmuştur. Kullanıcı olmayanlar bu kişileri genellikle suça eğilimli zayıf karakterli, kayıp kişiler olarak görmekteydi. Bölgede kırsal kullanıcılar arasında esrar kullanımı yaygın olmakla birlikte kent merkezinde yaşayanlarda hap ve eroin kullanımı da görülüyordu. Bölge insanı esrarı sigara gibi bir alışkanlık olarak görüyor, zararlı olduğunu pek düşünmüyor, bağımlılık yapmadığına inanıyordu. Esrar kullananlar her zamanki işlerine devam etmekle birlikte, hap kullanıcılarının suça yönelik işlerde daha fazla bulunduğu gözlendi. Davranım bozukluğu olan suça yatkın, aile ve toplum ilişkileri sorunlu olan bireylerde hapçılık daha yaygın görülmektedir. Diğer madde kullanıcıları bile hap kullananları tehlikeli olarak nitelendirmekteydi. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 50

Kullanıcılar genelde kırsal kesimde ve kenar semtlerde toplanmıştı. Satıcılar ise, doğudan göç edenler arasındandı. Madde kullanıcıları her yaştan olmakla birlikte uçucu daha genç yaşlarda kullanılıyor, orta yaş düzeyinde esrar, hap ve eroin ağırlık kazanıyordu. Güvenlik görevlileri önleme çalışmalarının yetersiz olmasından yakınmakta, özellikle eroin kullanımının bölgede büyük bir artış gösterdiğini ve buna duyarsız kalındığını vurgulamaktaydı. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 51

I. TRABZON Hazırlayan: Mehmet BEKAROĞLU * Bu çalışma için Mayıs (1997) ayı içinde toplam 17 görüşme yapılmıştır. Görüşmelerden altısı madde kullanıcısı (esrar üç, Akineton, uçucu ve eroin birer), ikisi polis, ikisi aile üyesi (biri eş, biri anne), biri cezaevi görevlisi, biri hukukçu (savcı), biri medya çalışanı, biri sağlık çalışanı (doktor), biri garson, biri otel resepsiyon görevlisi, biri de arkadaş ile yapılmıştır. Yaş aralığı 17-52 (ortalama: 33,82 ± 9,75) olan görüşme yapılan kişilerin on üçü erkek, dördü kadındı. Öğretim gördükleri yıl 5-15 (ortalama:11,11 ± 3,25) arasında değişen görüşme yapılan kişiler ortalama 16,11 ± 13,9 yıl (1-48 ) dan beri bölgede oturuyorlardı. Görüşme yapılan kişiler görüşmenin yapıldığı tarih (Mayıs 1997) itibarıyla geçen hafta ortalama 3,47 ± 2,85 (1-10), geçen ay 9,88 ± 6,93 (30-3), geçen yıl 28,11 ± 18,24 (70-8) uyuşturucu madde kullanıcısı görmüşlerdi. Madde Kullanıcılarının Genel Olarak Tanımlanmaları Görüşme yapılan kişilerin madde kullanıcılarını tanımlamalarında şu ortak özellikler vardı: Güvenilmez, kendini haklı çıkaran, egoist, bencil, tedirgin, endişeli, dağınık, dalgın, hasta, problemli, tatmin olmamış, isteklerine ulaşamamış, kişilikleri gelişmemiş, bağımlı, zayıf, kendine güveni olmayan, aile yapıları bozuk, anne-baba geçimsiz, parçalanmış aileleri olan, toplum dışı, serseri, ahlâken düşük. Görüşme yapılan altı madde kullanıcısının madde kullanıcılarını tanımlamaları diğerlerine göre faklıydı; daha çok olumlu özelliklerle tanımlıyorlardı: Hoş sohbet, arkadaş canlısı, gariban, muhabbet sever, başkalarına zararsız, zararı kendine, fakir, kader kurbanı, toplumun dışladığı, feleğin darbelerini yemiş insanlar. Bölgede Sıklıkla Kullanılan Maddeler En sık kullanılan madde, esrar (duman, sarı, sigara, jelatin) olarak bildirilmektedir. Daha sonra sırasıyla hap (Diazem, Xanax, Rivotril, Akineton, Aferin, kodeinli haplar. Kullanıcılar arasında haplara değişik isimler veriliyor: Kafa hapı, atom, mercimek, çare vb.. Özellikle Bağımsız Devletler Topluluğu ülkesinden gelenler ve liseli gençler arasında yaygın olduğu ifade ediliyor.), uçucu (uhu, tiner, bali) kullanıcıları var. Bölgede eroin ( beyaz, kireç, mal, toz, peynir ) kullananlar da var, ancak esrar gibi yaygın değil. Eroin daha çok başta Almanya olmak üzere Avrupa dan gelen gurbetçiler arasında yaygın. Görüşme yaptığımız kişilerin ifadelerine göre bölgede esrar sigara şeklinde alınıyor. Eroin daha çok damar yoluyla alınıyor. Görüşme yapılan kişilerin hemen hepsi damar yolu ile kullanımda enjektör temizliğine dikkat edilmediğini ifade ediyor. * Prof. Dr., Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 52

Kullanıcıların Bölgede Yaşadıkları Yerler Değirmendere, Çömlekçi (özellikle yabancıların uğrak yeri, Rus Pazarı burada), Taşbaşı (pavyonların bulunduğu yer), Faroz (esrar kullanımının bu yörede toplanan balıkçılar arasında yaygın olduğu söyleniyor. Ayrıca bu yöredeki kahvehanelerde esrar satıcılarının bulunduğu bildiriliyor), Yanbolu ( daha çok Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelen hayat kadınlarının uğrak yeri olan oteller ve lokantaların bulunduğu yöre). Esrar, hap ve uçucu kullanıcılarının büyük çoğunluğunun bölgenin yerlisi olduğu, esrar kullanıcılarının bir kısmının ve satıcıların büyük kısmının Doğu Anadolu dan (Ağrı, Van vd.) gelenler olduğu bildirilmektedir. Hap ve eroin kullanıcılarının bir kısmının Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden geldiği, eroin Kullananların büyük çoğunluğunun Almancı diye tabir edilen Avrupa dan kesin dönüş yapmış yada izin için gelmiş işçi çocuklarının olması dikkat çekicidir. Yaş Uçucu ve hap kullanıcıları, daha çok 15-25 yaş grubunu oluşturmaktadır. Esrar kullanıcılarının daha ileri yaşlarda ( 30-40 ) olduğu bildiriliyor. Eroin kullanıcılarını daha çok 25-35 yaş arasında genç insanlar oluşturmaktadır. Başlangıç yaşının düşük olduğu (15-25) bildiriliyordu. Neden olarak değişik konulardan söz ediliyor. Gençlik bunalımı, ailelerin sahip çıkmaması, medyanın olumsuz etkisi vb. Cinsiyet Kadınlar arasında Madde Kullanımının genellikle düşük olduğu bildirilmektedir, ancak özellikle yüksek sosyo-ekonomik düzeyli ailelerin kadınlarında esrar ve hap kullanımının olduğu ve bunun saklandığı vurgulanmaktadır. Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelen hayat kadınları arasında madde kullanımının yaygın olduğu ifade edilmektedir. Eğitim Düzeyi Her eğitim düzeyinde kullanıcı bulunmaktadır. Ancak genellikle orta-lise düzeyinde eğitimleri olduğu söylenmektedir ki bu toplumun genel eğitim düzeyiyle uyuşmaktadır. Kullanılan madde tipine göre de eğitim düzeyinde farklılık var. Esrar ve uçucu kullanıcılarının daha düşük eğitim düzeyli olduğu, eroin kullanıcıları arasında yüksek tahsillilerin daha çok olduğu bildirilmiştir. Yine yerlilerin eğitim düzeyi daha düşükken özellikle Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelen madde kullanıcılarının çoğunun yüksek tahsilli olması dikkat çekmektedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 53

Çalışma Durumları Esrar Kullanıcılarının sürekli olmasa bile çoğunun işi var; daha çok balıkçılık, işportacılık vb. gibi işlerde çalışıyorlar. Hap ve uçucu daha çok öğrenci ve çırak gençler arasında yaygın. Çok genel olarak söylenirse, özellikle eroin kullanıcıları olmak üzere geçimlerini ve madde parasını ailenin parasal desteği ile sağlıyorlar. Doğu Anadolu dan gelip aynı zamanda satıcılık yapan madde kullanıcıları da var. Aile İlişkileri Görüşme yapılan kişilerin çoğunluğuna göre madde kullanıcılarının çocukları, eşleri ve anne-babalarıyla ilişkileri iyi değil, onlarla ilgilenmiyorlar, görevlerini yapmıyorlar. Buna rağmen özellikle başlangıçta aileler madde kullanıcılarıyla ilgileniyorlar, onlara yardımcı olmaya çalışıyor ve destek sağlıyorlar. Görüşme yapılan kişilerin bir kısmı esrar kullanıcılarıyla ilgili farklı bir saptama yapıyorlar. O da şu: Esrar kullanıcılarının çoğunun aksak da olsa aile ilişkileri devam etmektedir. Aile tarafından esrar kullanmaları bir şekilde kabul edilmiş. Tedavi Arayışı Görüşme yapılan kişilerin çoğu madde kullanıcılarına yardım konusunda umutsuz, bu konuda yapılabilecekler hakkında kesin şeyler söylenemiyor. Hastanelere özellikle AMATEM e yollandıklarını ama neticelerinin iyi olmadığını bildiriyorlar. Görüşme yaptığımız kişilerden bir kısmı önleme tedbirlerinden bahsediyor, ancak bu konuda da net şeyleri kimse söyleyemiyor; eğitim, ailelere destek gibi konular konuşuluyor. Kullanıcılar toplumun bir şeyler yapması gerektiğini bildiriyorlar. İş bulunmasını isteyenler var. Hastane tedavisinin sadece eroin kullananlar için faydalı olabileceğini düşünüyorlar. Madde kullanıcıları arasında kendiliğinden tedavi olmak isteyen ve bunun için hastaneye başvuranın olmadığı ifade ediliyor. Öncelikle böyle bir ihtiyaç duymuyorlar, hasta olduklarını kabul etmiyorlar. Eroin kullananların tedavi olma isteğinin daha fazla olduğunu söyleyenler oldu; bunu madde bulma güçlüğüne bağladılar. Madde Kullanımı ve Suç Görüşme yapılan kişilerin hemen hepsi Madde Kullanıcılarının suç işleme eğiliminin diğer insanlara göre yüksek olduğunu ifade etti. En çok işlenen suçlar olarak hırsızlık, gasp, kavga ve fuhuş bildiriliyor. Kullanıcılar, aslında suç eğiliminin olmadığını ama toplum dışladığından bu insanların daha çok suça itildiğini ifade ediyorlar. Toplumun Madde Kullanıcılarına Bakışı Toplum genellikle madde kullanıcılarını iyi karşılamıyor. Buna rağmen acıma ve yardım etme isteği var; onların hasta olduğu, tedavi edilmeleri gerektiğine inanılıyor. Özellikle aileler çocuklarının madde kullanıcıları ile arkadaş olmalarını istemiyorlar. Bu nedenle madde kullanıcıları toplumdan tecrit ediliyorlar. Tecrit edilme ve madde bulma-kullanma Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 54

kolaylığından dolayı madde kullanıcıları alt grup kurmaya yöneliyorlar. Bu durum da madde kullanıcılarının tedavi olma ihtiyacı duymalarını ve tedavi yolu aramalarını olumsuz etkiliyor. Görüşme yapılan kişilere başka söyleyecek bir şeyiniz var mı diye sorulduğunda, hemen hepsi bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğini ifade ediyor. Ama kimse ne yapılması gerektiği konusunda net bir öneri getirmiyor. Toplum destek olsun, devlet çare bulsun gibi yuvarlak öneriler var. Bu söylenenlerden, ülkemizde madde kullanımı ile mücadele konusunda devletin fazla bir şey yapmadığı, toplumun da destek olmadığı sonucu çıkarılabilir. Görüşme yapılan kişilere göre, madde kullanımı bir hastalık olsa bile tedavisi hemen hemen imkansızdır. Bu nedenle kullanıcıların durumlarından çok kullanıcı adaylarının korunması daha önemli görülmektedir. Görüşmecinin değerlendirmesi Altısı madde kullanıcısı, on biri madde kullanıcıları ile yakın teması olanlar olmak üzere toplam on yedi anahtar kişi ile yapılan görüşme sonucunda, madde kullanımının, başta Trabzon ili olmak üzere, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde de önemli bir sorun olduğu ve bölgeye ait bazı özelliklerin bulunduğu anlaşılmıştır. Bölgede en sık kullanılan madde esrardır. Esrarı çeşitli haplar ve eroin izlemektedir. Güvenlik görevlileri tarafından kabul edilmese de, görüşme yaptığımız kişiler, Sarp Sınır Kapısının açılmasının uyuşturucu trafiğini ve kullanımını arttırdığına inanmaktadırlar. Çalışma raporu yazımı sırasında Sarp Sınır Kapısında yüklüce eroin yakalanmış olması bu görüşü desteklemiştir. Anahtar kişiler madde kullanıcılarının genellikle genç insanlar olduklarını ve hemen hepsinin aile ilişkilerinin bozuk olduğunu ifade etmektedirler. Bu durum, madde kullanma sorununun aile ile birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Görüşme yapılan anahtar kişilerin çoğu madde kullanımının bir hastalık olduğunu, ama tedavisinin çok güç, hatta imkânsız olduğunu bildirmektedirler. Ancak koruma konusunda neler yapılması gerektiği ile ilgili de fazla bir şey söylememektedirler. "Toplum destek olsun, devlet çare bulsun" tarzındaki yuvarlak ve pek anlamı olmayan öneriler de göstermektedir ki, madde kullanımı sorunu ile ilgili çözüm üretilememektedir. Görüşmelerden elde edilen bilgiler ışığında şunu söylemek mümkündür: Madde kullanımı sorununda aile ilişkilerinin önemli bir yeri vardır. Aile, madde kullanımı ile mücadelede de bir imkân olarak gözükmektedir. Aile, hem önleyici hem de tedavi ve bakımı kolaylaştırıcı bir ortamdır. Bu nedenle madde kullanımı sorunu ile baş ederken ailenin desteklenmesi, yapılacaklar arasında en rasyoneli ve başta geleni olmalıdır. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 55

J. VAN Hazırlayan: Mustafa Seyidoğlu *, Hayrettin Kara ** Bu çalışma için toplam 10 görüşme yapılmıştır. Görüşme yapılan kişilerden üçü sağlık personeli, ikisi narkotik şubede çalışan emniyet görevlisi, biri savcı biri hakim biri cezaevi görevlisi ikisi de madde kullanıcısıdır. Görüşülenlerin tümü erkek ve yaş ortalaması 32.8 dir. Görüşmecilerle önce telefonla bir ön görüşme yapılarak çalışmanın amacı ve içeriği hakkında bilgi verilmiş ve çalışmaya katkıda bulunma konusunda istekli olanlarla da bizzat görev yerlerinde görüşülmüştür. Görüşmeler esnasında soruların anlaşılmasında ve bilgi aktarımında herhangi bir sorun çıkmamıştır. Soruların büyük bölümüne görüşmeciler tarafından benzer cevaplar verilmiş farklı noktalarda raporda vurgulanmaya çalışılmıştır. Madde kullanıcılarının genel olarak tanımlanması: Tanımlamaların iki ortak paydası dikkat çekicidir. Hemen tüm görüşmeciler madde kullanıcılarını fiziksel olarak "zayıf,cılız,bakımsız", "bitkin görünüşlü", "hastalıklı", "soluk,yıkık görünüşlü" gibi ifadelerle tanımlamışlardır. Psikososyal açıdan ise madde kullanıcıları "sakin, saygılı", "gariban yapılı,çekingen,efendi görünüşlü", "sosyal destekleri zayıf,pasif,durgun" olarak tanımlanmışlardır. Bu ortak tanımlamaların yanında madde kullanıcılarının krize girdikleri dönemde kırıcı oldukları ayrıca yalancı ve serseri bir tabiata sahip oldukları da belirtilmiştir. Bölgede sıklıkla kullanılan maddeler Bir görüşmeci dışında tüm görüşmeciler ittifak halinde bölgede en sık kullanılan uyuşturucu maddenin eroin olduğunu belirtmişlerdir. Eroinin bölgedeki yerel isminin "toz" olduğu bazen de "mal" ya da "beyaz" da dendiği belirtiliyor. "Bir çekimlik" eroine de beste deniyormuş. Yöresel olarak"yeşil" ya da "ot" denen esrarın eroine nazaran çok az kullanıldığı belirtiliyor. Bununla beraber bazı eroin bağımlılarının önce esrar içirilerek uyuşturucuya alıştırıldığı tarzında bilgiler veriliyor. Uyuşturucu hap kullanımının az olduğu kokain kullanımının ise nadir olduğu belirtiliyor. Eroinin yaygın olarak burun yoluyla kullanıldığı damar yoluyla kullanımının nadir olduğu, bu insanların genel olarak temizliğe dikkat etmemelerinden dolayı damar yolunu kullandıkları zaman da temizliğe dikkat etmelerinin beklenemeyeceği belirtiliyor. Bu bölgede eroin kullanımın daha yaygın olması beklenen birşeydi. Çünkü genel olarak bu bölgenin eroinin doğudan batıya aktarımında önemli bir kavşak olduğu kabul edilmektedir ve bu durum da kişilerin eroine ulaşımını kolaylaştırmaktadır. Diğer taraftan ikinci soruyu cevaplarken hiçbir görüşmecinin tiner, uhu gibi uçucu maddelerden bahsetmemesi ilginçtir. * Sosyal Hizmet Uzmanı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi ** Doç. Dr., Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 56

Madde kullanıcılarının bölgede bulundukları yerler Madde kullanıcılarının daha çok bulundukları bölgelere ilişkin soruya Hacıbekir mahallesi, Haşot mahallesi, Yüksekova garajı, Tekel civarı, Cine-5 in bulunduğu kahveler gibi çok farklı cevaplar verilmiştir. Bununla beraber uyuşturucu kullanıcıların genellikle Van'ın sosyoekonomik düzeyi düşük olan ve çoğunlukla son yıllardaki göçlerle oluşan mahallelerinde yaşadıkları anlaşılmakta ve cevaplarda bu bölgelerin güvenlik güçlerinin denetiminden uzak olduğu belirtilmektedir. Bir diğer ilginç nokta da Hakkari'nin Yüksekova ve Başkale ilçelerinde çok fazla sayıda uyuşturucu kullananın bulunduğunun vurgulanmasıdır. Gerekçe olarak da bu ilçelerin eroinin ticaret yolu üzerinde bulunduğu ve eroine kolaylıkla ulaşılabildiği gösterilmektedir. Madde kullanıcılarının hemen hepsinin bölgenin yerlisi olduğu, hemen hiçbirinin yurt dışında bulunmadığı belirtilmiştir. Yaş Görüşmeciler her yaş grubundan eroin kullanıcısıyla karşılaştıklarını ama sıklıkla 20-30 yaş grubunda olduklarını belirtmişlerdir. Cinsiyet Görüşmecilerin büyük bölümü madde kullanıcıları arasında kadına rastlamadıklarını ama üniversite öğrencileri arasında uyuşturucu kullanan bayanların olabileceğini düşündüklerini belirtmişlerdir. Eğitim düzeyleri ve çalışma durumları Madde kullanıcılarının eğitim düzeyleri hakkında ise "eğitimsiz" oldukları yönünde ortak bir kanaat vardır. Görüşmecilerin hemen hepsi bu kişilerin çoğunlukla okuma yazma bilmediklerini ya da ilkokul mezunu olduklarını daha üst düzeyde eğitimi olanların ise çok az olduğunu belirtmişlerdir. İş konusunda da görüşmeciler bir görüş birliği içinde değiller. Görüşmecilerin bir kısmı bu bölgedeki uyuşturucu kullananların büyük bölümünün işsiz, güçsüz, serseri olduğunu ve geçimlerini satıcılıktan kazandıklarını söylerken diğer bir kısmı ise madde kullanıcılarının çoğunun bir işi olduğunu ve her meslekten kullanıcı olduğunu belirtmekteler. Aile ilişkileri ve çalışma durumları Aile ilişkileri konusundaki cevapların çelişkili olduğu söylenebilir. Mesela bir uyuşturucu kullanıcısı ilişkilerin kopuk olduğunu zaten uyuşturucuya başlama nedeninin de aile sorunları olduğunu belirtirken bir diğer kullanıcı aile ilişkilerinde bir sorun olmakla beraber ailelerin uyuşturucu kullanan yakınlarına sosyal ve tedavi açısından destek olmaya çalıştıklarını belirtiyor. Kullanıcı dışındaki diğer görüşmecilerin de bir kısmı aile Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 57

ilişkilerinin çok kötü olduğunu söylerken bir kısmı da ailelerin bu yakınlarına karşı destekleyici olmaya çalıştıklarını belirtiyorlar. Tedavi arayışı Tedavi ile ilişkili cevaplar uyuşturucu kullananların tedaviye genel olarak isteksiz oldukları yönündedir. Tedavi arayışında bulunanlar da genellikle maddi durumu daha kötü olan bağımlılar. Tedavi amacıyla genellikle İstanbul'a gidildiği ama bu kişilerin döndükten sonra aynı çevre içinde yaşamaya devam ettiğinden dolayı tekrar uyuşturucu kullanmaya başladıkları belirtiliyor. Hem madde bağımlıları hem de diğer görüşmeciler bağımlılara yardım edilebileceğini, uyuşturucu bağımlılığının güç olmakla beraber tedavi edilebilir olduğunu düşündüklerini belirtmişlerdir. Tedavi ve yardım konusunda en çok vurgulanan nokta çevre ilişkileridir. Görüşmeciler eğer çevre değiştirilmezse bağımlılara yardım etmenin mümkün olmadığı düşüncesindeler. Madde kullanımı ve suç Madde bağımlılarının genel olarak suç işleme konusunda diğer insanlardan pek farklı olmadığı ama uyuşturucu bulamadıkları zaman başta hırsızlık olmak üzere her türlü suçu işlemeye eğilimli oldukları belirtiliyor. Hem bağımlıların hem de diğer görüşmecilerin belirttiği bir nokta da bu kişilerin uyuşturucu ticareti yapanlarca kolaylıkla suça yönlendirilebildikleridir. Toplumun madde kullananlara bakış açısı Toplumun uyuşturucu bağımlılarına bakışının olumsuzluğu"ilgisiz kalma,dışlama, nefret etme, tasvip etmeme" gibi kavramlarla ifade ediliyor. Bu olumsuz bakışın da kökeninde yöre insanının törelerine, geleneklerine, dinine bağlı olması gösteriliyor. Notlar Madde kullananlarla meslekleri gereği sık karşılaşan kişilerle ve bizzat madde kullanıcılarıyla madde kullanan kişiler hakkında yapılan görüşmelerin sonuçları hemen hiç yorumlanmadan yukarda özetlenmiştir. Cevaplarda da belirtilmekle beraber bölgenin özellikleri açısından birkaç noktayı biraz açmakta yarar görüyoruz. Görüşmecilerin de belirttiği gibi Van ve yöresi eroin aktarımında önemli. Özellikle Hakkari' nin Yüksekova ilçesi eroinin işlendiği bir bölge olarak biliniyor. Bütün bunlar eroine ulaşma yollarını çok kolaylaştırıyor. Büyük merkezlerde eroinle çoğunlukla bir altkültür yoluyla ve bir arayış sonucu tanışılmasına karşın bu bölgede insanların eroinle karşılaşma biçimi farklılık gösteriyor. Dolayısıyla bu bölgede daha "rastlantısal" eroin bağımlılıkları gelişebileceğini öngörmek mümkün. Bir görüşülenin verdiği "Bu işin satıcılığını yapan kişiler, aşiretin dini liderlerinden fetva almak suretiyle -kafirleri zehirliyoruz- deyip yaptıkları işi vicdanlarında meşrulaştırıyorlar" şeklindeki cevap da bölgenin farklı bir özelliğini yansıttığını düşünüyoruz. Bölgenin sosyokültürel özellikleri gözönüne alındığında, eğer Van ve çevresi eroinin aktarım yollarında olmasaydı uyuşturucu kullanımının bu bölgede kayda değer bir sorun olarak ortaya çıkmayacağını söylemek mümkündü. Eroin dışında diğer uyuşturucuların kullanımının nadir ya da çok az olması, bölgedeki sosyoekonomik Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 58

sefalete rağmen uçucu madde kullanan çocuklara rastlanmaması, kadın kullanıcıların olmaması bu düşünceyi destekler niteliktedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 59

K. KIBRIS Hazırlayan: Dr. Mehmet Çakıcı * Bu rapor madde bağımlılığı ile yakından ilişkili olarak belirlenen bir Narkotik Şube yetkilisi, bir polis, bir gazeteci, bir televizyon habercisi, iki madde bağımlısı aile üyesi, üç doktor, bir Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Yetkilisi, üç bağımlı, iki öğrenci ve bir avukat olmak üzere toplam 16 kişi ile bire bir görüşülerek hazırlanmıştır. Madde kullanıcılarının genel olarak tanımlanması: KKTC'de madde kullanıcıları çevresi ve ailesi ile sorunları olan, kendi kişiliklerini kazanmamış, toplumdan farklı olmaya çalışan, ani ve öfkeli tepkiler göstererek devamlı sorun çıkaran kişiler olarak tanımlanmaktadır. Bölgede sıklıkla kullanılan maddeler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde en fazla kullanılan maddenin esrar olduğu belirtiliyor. Eroin de sık kullanılan maddeler arasında bulunması yanında son yıllarda kullanımının giderek arttığı dikkati çektiği halde bu artışın belirgin bir artış olmadığı ifade ediliyordu. Polis kayıtları da yakalanan esrar ve eroin miktarı yanında olay sayısında da bir artış olduğunu göstermektedir. Kokain kullanımının ise çok küçük boyutlarda olduğunu bazı zenginler arasında eğlence partileri şeklinde kullanıldığı ifade edilmekteydi. Amfetamin, Ecstasy, Diazem gibi haplar da çok yaygın olmamakla birlikte KKTC'de kullanılan maddeler arasında yer almaktadırlar. Uçucu madde kullanımı ise son yıllarda bir sorun olarak ortaya çıkmakta ve özellikle ucuz ve çok kolay bulunabilir olması nedeniyle lise gençliği arasında kullanımı bulunmaktadır. Ancak son zamanlarda bazı eczanelerde kodeinli şurupların kolayca bulunabildiği ve kodeinli şurup kullanımının yaygın olarak kullanıldığı belirtilmektedir. KKTC'nin küçük bir ülke olması nedeniyle madde bağımlıları gerek kişisel ilişkilerini kullanarak gerekse bazı hekimlerin reçete etmesi ile kodeinli şurupları elde edebilmektedirler. Diazem gibi yatıştırıcı ilaçlar da kişisel ilişkiler kullanılarak kolayca sağlanabilmektedir. Psikiyatriste gitme alışkanlığının az olması ve psikiyatrik problemleri diğer uzmanlık alanlarındaki doktorlar ile çözmeye çalışmaları nedeniyle yatıştırıcı ilaçların sık yazılması halk arasında kötüye kullanıma sebep olmaktadır. Son yıllarda KKTC'nin en önemli gelir kaynaklarından biri haline gelen üniversiteler içerisinde de madde kullanımının yaygın olduğu ifade edilmektedir. Çoğunluğu KKTC dışından özellikle de Türkiye'den gelen öğrencilerin bulunduğu üniversitelerde öğrencilerin çeşitli maddeleri kullandıkları belirtilmektedir. Narkotik Şube çalışanlarına göre KKTC'nin küçük bir bölge olması nedeniyle genellikle bağımlıları bildikleri ve bunların sürekli takip altında oldukları belirtiliyor. Ancak son yıllarda üniversitelerin yaygınlaşması ve Türkiye'den gelen öğrencilerin çoğalması nedeniyle üniversite içindeki kullanım zorlukla takip edilmektedir. * Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Asistanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 60

Genel olarak tüm uyuşturuculara "Gannav" veya "Gannavuri" denilmektedir. Halk madde kullanıcısını ne kullanırsa kullansın "esrarcı" veya "gannavcı" olarak tanımlamaktadır. Bölgede esrara gannavuri veya "keyif" denmesi yanında, işlenmiş haline "plaka" ve işlenmemiş haline de "ot" deniyor. Esrarın iyisine ise "paskal" veya "ahna" deniliyor. Eroin ise "beyaz" veya "mal" olarak isimlendirilmektedir. Ayrıca kişi 1-2 kilo eroin isteyecekse bunu "1-2 araba istiyorum" şeklinde ifade etmektedir. İngiltere'den gelen Kıbrıslı Türkler arasında ise esrar "Henry", eroin ise "Charley" şeklinde isimlendirilmektedir. En fazla kullanımın olduğu bilinen esrar tütün ile karışık inhalasyon yolu ile alınıyor. Eroin'in de en fazla kullanım şekli inhalasyon yolu ile olmaktadır. Damardan kullanım ise çok az bulunmaktadır. Özellikle damardan kullananlar enjektör temizliği ile ilgili yeterli bilgiye sahip değillerdir. Dolayısıyle bağımlıların enjektör temizliği ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmamaları çeşitli enfeksiyon hastalıklarını ve özelliklede AİDS'i birbirlerine bulaştırmakta önemli bir risk faktörü olarak görülmektedir. Madde kullanıcılarının bölgede bulundukları yerler KKTC'de madde kullanımı en sık Girne, Lefkoşa ve G.Magosa gibi büyük şehirlerde kullanılmaktadır. Özellikle Girne Karaoğlanoğlu bölgesinde (Aya Yorgi) bazı bilinen satıcı ve kullanıcılarının yaşamaları nedeniyle en sık kullanımın bulunduğu bölge olarak bilinmektedir. Lefkoşa'da ise özellikle Türkiye'den bavul ticareti yapmak maksadı ile gelen Türkiyeli turistlerin ve göçmenlerin yoğun olarak bulunduğu pansiyon bölgelerinde son yıllarda kullanımın arttığından ve uyuşturucu madde ticaretinin geliştiğinden bahsedilmektedir. Lefke ve özelliklede G.Magosa'da son yıllarda kurulan üniversiteler çevresinde de gençlerin yoğun olarak bulunması nedeniyle birtakım eğlence yerleri vasıtasıyla öğrencilerin madde sağladıkları belirtilmektedir. Madde kullanıcıları genel olarak Kıbrıs'ın yerlileri olduğu halde yurt dışından özellikle de Kıbrıs Türklerinin yoğun yaşadığı İngiltere'den gelen Kıbrıs'lı Türkler arasında kullanımın azımsanamayacak düzeyde olduğu görülmektedir. Yine Türkiye'den gelen Türkiyeli öğrenciler arasında da yaygın kullanım olduğu anlaşılmaktadır. Yaş Genellikle madde kullanımının 15-30 yaşları arasında başlandığı ifade edilmektedir. Gençlerin madde kullanımına başlamakta özentinin önemli rol oynadığı düşüncesi yaygındır. 1996 yılında Lise gençliği arasında yapılan araştırmada ise başlangıç yaşının 15 yaş altında da bulunduğu ve ailesel faktörlerin de madde kullanımına başlamakta önemli nedenler olduğu bulunmuştur. Öğrenciler özellikle uçucu maddeleri 15 yaş altında denemeye başlarlarken esrar kullanımına da 16 yaş sonrası başlama eğiliminde olduğu görülmüştür. Ancak Narkotik Şube 1974-1981 yılları arasında polis denetimi olmadığını Narkotik Şubenin 1981'den sonra kurulması nedeniyle bu dönemde meydanı boş bulan satıcıların gençleri alıştırması sonucunda özellikle eroin bağımlılarının 30-40 yaş grubu arasında sık bulunduğu bildirilmektedir. Esrar kullanımı ise çok daha fazla geniş bir yaş grubuna yayılmış durumdadır. Cinsiyet Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 61

Esrar, kullanıcıları tarafından keyif veren zararsız bir madde olarak kabul edilmesi nedeniyle toplumda en fazla kullanılan madde olması yanında kadınlar tarafından da en çok tercih edilebilen bir maddedir. Ancak kullananlar arasında kadınlar azınlıkta bulunmaktadır. Eroin bağımlıları arasında da erkekler kadınlara göre daha fazladır. Eğitim düzeyleri Eğitim düzeyleri yönünden bakıldığı zaman eroin bağımlıları daha fazla eğitim düzeyleri düşük kişiler olduğu halde, esrar bağımlıları farklı eğitim düzeylerinde ve hatta yüksek öğrenimli kişiler arasında bulunabilmektedir. Çalışma durumları Halk arasında uyuşturucu maddeler arasında en fazla tercih edilen esrar kullanımını çeşitli iş çevrelerinden insanlar tercih edebiliyorlar. Eroin bağımlıları ise genelde işsiz kişiler olmakla birlikte bu kişiler geçimlerini yasadışı yollardan veya destekle sürdürebiliyorlar. Eroin bağımlılarının işsiz kalmalarında bağımlılığın meydana getirdiği sonuçlar yanında halkın eroin bağımlısını dışlaması ve iş vermemesinden kaynaklanmaktadır. Aile ilişkileri KKTC'nin küçük bir ülke olması sebebiyle aileler bir ikilem yaşıyorlar. Aileler bağımlıları dışladıkları ve kabul etmek istemedikleri halde kendi aile itibarlarının zedelenmemesini düşünerek yardımcı olmak zorunda kalıyorlar. Bu ümitsiz ve isteksiz aile desteği sorunların devamında önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Ailenin sosyal destek sağladığı durumlarda ise aile kullanıcıya madde bulması için para vermemekte, yaşam ihtiyaçlarını karşılaması için yardımda bulunmamaktadırlar. Ailelerin ekonomik gücünün ekonomik durumunun yeterli olmadığı durumlarda ise madde bağımlıları kendi alt kültürlerini, kendi çevrelerini oluşturarak yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Ailelerinin yanında toplum tarafından da dışlanan bağımlılar yasadışı davranışlar ve illegal yollardan geçimlerini sağlayabiliyorlar. Böyle durumlarda bağımlılar mafyanın eline düşmekte ve mafya tarafından her şekilde kullanılabilmektedir. Bazı aileler ise çocukları ile ilişkilerini bozmamak adına çocuklarında bulunan madde kullanımını görmemezlikten gelebilmektedirler. Madde kullanımı ve suç KKTC halkının yaygın inanışı uyuşturucu madde kullanıcılarının madde bulmaya yönelik suç işledikleri şeklindedir. Ancak madde kullanıcılarının çoğunluğu ekonomik durumları yeterli olduğu taktirde suç işlemeye yönelmiyorlar. Ekonomik durumu yeterli olmayan madde bağımlıları ise ihtiyaç duydukları maddeleri temin etmek için hırsızlık, dolandırıcılık, soygun gibi para bulmaya yönelik suçlar işlemektedirler. Esrar kullanıcıları genel olarak suç işlemeye eğilimli olmadığı halde eroin kullanıcıları suç işlemeye daha fazla eğilimli kişilerdir. KKTC'nin küçük bir yer olması kişinin soygun gibi daha büyük ve organize suçların işlenmesini engellemesi nedeniyle eroin kullanıcıları hırsızlık ve madde satışı ile para kazanmaya çalışmaktadırlar. Kadın madde bağımlıları ise fahişelik yaparak kullandıkları madde için gerekli parayı sağlayabiliyorlar. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 62

Genellikle madde kullanımından ve hırsızlık suçundan hüküm giymiş madde bağımlılarının şiddete yönelik suçlar ile ilgili kayıtları pek bulunmamaktadır. Şiddet suçları madde bağımlıları arasında görüldüğü halde çok fazla değildir. KKTC halkının yaygın inanışından çok daha az suç işliyorlar. Tedavi arayışı KKTC'de madde bağımlılarının tedavisine yönelik özelleşmiş bir yataklı tedavi kurumu bulunmamaktadır. Madde bağımlıları Lefkoşa'da genel psikiyatri tedavi kurumu olan Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi olabilmektedirler. Ancak madde bağımlıları akıl hastası olmadıklarını ve akıl hastalarıyla birlikte kalmak istemediklerini söyleyerek Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi olmak istememektedirler. Bağımlılar psikiyatristlerin özel muayenehanelerine giderek tedavi olmaya çalışmaktadır. Polis tarafından yakalandıkları zaman dahi hastanede akıl hastalarıyla birlikte kalmak yerine hapishanede kalmayı tercih edebiliyorlar. Halkın yaygın inancı da madde bağımlılarının madde bağımlılığına özel bir tedavi merkezi olduğu taktirde tedavi olabilecekleri yönündedir. Madde kullanıcıları arasında esrar kullananlar genel olarak tedavi olmayı gerek görmüyorlar. Eroin bağımlıları ise bağımlıların KKTC'de tedavi olabileceği konusunda pek de ümitleri bulunmamaktadırlar. Ekonomik durumu yeterli olanlar yurt dışında tedavi olmayı tercih ediyorlar. Görüşmecinin genel değerlendirmesi: Madde kullanımı son yıllarda KKTC'yi tehdit eden en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir. KKTC toplumu madde kullanımı ile ilgili hassasiyete sahip olduğu halde sorunu yadsıma eğilimindedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, madde kullanımının batı ülkelerinin bir sorunu olduğu inancının aksine, sorunun KKTC'de de önemli boyutlarda olduğunu göstermiştir. KKTC'de en fazla tercih edilen madde esrar olduğu düşünülmekle beraber eroin, hap, uçucu maddeler, kodeinli ilaçların kullanımının da sık olduğu görülmektedir. Özellikle esrar kullanıcıları esrarın sigaradan daha az zararlı olduğunu iddia etmekte ve çeşitli sosyoekonomik düzeydeki kişiler arasında bulunabilmektedir. Son yıllardaki artışa, İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı Türkler, turistler, hızlı bir şekilde açılan özel üniversitelere Türkiye'den gelen sosyoekonomik düzeyi yüksek gençlik ve KKTC'nin madde trafiğinde transit noktada bulunmasının etkisi olduğu anlaşılmaktadır. KKTC'de madde bağımlılarının tedavisine yönelik yeterli sağlık hizmeti bulunmamaktadır. Bağımlıların, pek de az olmayan bir kısmı, psikiyatri dışında diğer uzmanlık alanlarındaki hekimlere giderek tedavi olmaya çalışmaktadırlar. Son yıllarda özellikle gençliğe yönelik önerilen önleme programları da KKTC'de sorunun yadsınması nedeniyle hayata geçirilememiştir. Geleceğe yönelik olarak madde bağımlılığı tedavi merkezi kurulması ve önleme programlarının geliştirilmesi KKTC'de madde kullanımı ile mücadelede alınması gerekli hedefler olarak görülmektedir. Türkiye de Madde Bağımlılığı, Kültegin Ögel 63

4. SONUÇ VE TARTIŞMA Bu bölüm Dr. Aziz Karalı nın katkılarıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın sonuçları niteliksel çalışma ölçütleri içinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle sonuçlar genellenmemeli ve tek doğru olarak ele alınmamalıdır. Ancak bulgular, konuyla ilgili genel bir bilgi sağlayacak ve başka çalışmalara yön verecek nitelik taşımaktadır. Madde kullanıcıları çok farklı biçimlerde algılanmakta ve tanımlanmaktadır. Bu durum bize kullanıcıların homojen bir grup oluşturmadığını göstermektedir. Ancak ortak özellik olarak toplum dışı olmaları ve aileleri ile sorunlar yaşamaları gösterilmektedir. Madde kullanımının kişi üstüne etkisi burada tartışılabilir. Madde kullanmaya başladıktan sonra toplum dışında kaldıkları ve aileleri ile sorunlar yaşadıkları söylenebilir. Madde bağımlılığının sağlık çalışanları ve narkotik polislerince hastalık olarak değerlendirilmesi olumlu bir yaklaşımdır. Ancak unutulmamalıdır ki, görüşülenler madde kullanımı ile yakından ilgili kişilerdir. Aynı meslekten olup farklı görüşe sahip kişilerin varlığı göz ardı edilemez. Söz konusu mesleklerin soruna daha uzak üyelerinin görüşleri de önem taşımaktadır. Bulgularda dikkati çeken nokta esrarın en yaygın kullanılan madde olmasıdır. Bu sonuç genel olarak dünya verileri ve ülkemizde yapılan anket çalışmaları ile de uyumludur (2,3,17). Esrardan sonraki sıraları alan maddeler, bölgelere göre değişkenlik göstermekle birlikte, genel kanı hap ve uçucu madde kullanımının yaygın olduğu yönündedir. Eroinin ise, özellikle doğu bölgelerinde ve İstanbul da önemli bir sorun olarak yaşandığı gözlenmektedir. Bölgede yasal olmayan madde üretim ve ticareti ile bölgede kullanılan maddeler arasında bir ilişkiden söz edilebilir. Kokain, LSD, ecstasy ise seyrek olarak kullanılan maddelerdir. Kokainin pahalı olması ve ülkemizde üretilmemesi, kullanımı sınırlayan bir faktör olarak değerlendirilebilir. Öte yandan uçucu kullanımının özellikle küçük yaştaki gençlerde yaygın olması gelecekte ülkemizin bir madde sorunu ile karşılaşabileceğinin sinyalleri olarak yorumlanabilir. Yeşil, kırmızı reçete uygulamalarına rağmen hap kullanımının yaygın olması, uygulamada daha dikkatli olunmasının önemini göstermektedir. Maddelerin kullanım yolu bölgeler arası farklılıklar göstermemektedir. Damar yolu ile kullanım oldukça düşük olarak değerlendirilmiştir. Bu bulgu, daha önce yapılan çalışmalar ile uyumludur (14). Kullanıcılar maddelere çok farklı isimler vermektedir. Konuyla ilgili jargonun çok zengin olduğu söylenebilir. Bu bulgu bize madde kültürünün ülkemizde de oluştuğunu göstermektedir. Bazı bölgelerde geleneksel kullanımın olması da, bu dilin gelişiminde etken olabilir. Bölgeler arası farklılıklar gözlenmekle birlikte, genelde isimlendirmeler benzerdir. Madde kullanımı bazı semtlerde ve yörelerde toplanmış gözükmektedir. Bu yerlerin yoğun göç alan semtlerle kent merkezine yakın ancak yoksul ve belli bir madde kullanımı/yasadışılık geleneği olan kesimler olması dikkat çekicidir. 64

Avrupa da yaşayan Türkler arasında eroin kullanımının yaygın olduğuna ve yerleştikleri bölgelere de bu sorunu taşıdıklarına dikkat çekilmektedir. Gerçekten de Avrupa da yaşayan Türkler arasında madde kullanımının yaygın olduğuna ilişkin bulgular vardır. (10, 18, 19, 20, 21). Yaş dağılımına dikkat edildiğinde özellikle eroin kullanımının daha geç yaşlarda olduğuna, esrar kullanımının ise her yaş grubunda görüldüğüne dikkat çekilmiştir. Esrar kullanımının her yaş grubunda olması geleneksel kullanım, morbidite ve mortalitesinin düşük olması ve günlük yaşam işlevlerini fazla bozmaması ile açıklanabilir. Esrar kullananlar genelde işlerini sürdüren, aile ilişkileri daha olumlu olan ve tedavi arayışında olmayan kişilerdir. Uçucu madde kullananlar, daha genç yaşta, kimsesiz, aile desteği olmayan kişilerden oluşmaktadır. Hap kullanıcıları daha agresif, suça eğilimli, aile ilişkileri bozuk, işleri olmayan kişiler olarak sınıflandırılmaktadır. Eroin kullanıcıları ise, madde temin ettiği sürece kendi halinde, ancak maddenin ağır etkileri nedeniyle sosyal yaşamda ciddi zorluklar yaşayan, çalışamayan ve madde bulabilmek için suç işlemeye eğilimli kişiler olarak belirtilmiştir. Madde kullananların önemli bir kısmının tedavi görmemiş olması ciddi bir bulgu ve sorundur. Polis kayıtlarına giren madde kullanıcılarının %65 i hiç tedavi görmemiştir (22). Bu durum tedaviye başvurunun az olması, kullanıcılar arasında tedavi arayışının yeterli olmaması ve tedavi kurumlarının beklentileri karşılayamaması ile açıklanabilir. Tedavi kurumlarının sayı ve çeşitlilik olarak yetersiz oldukları da açıktır. Aile madde kullanan kişiye başlangıçta yardım etmeye çalışmakta, ancak bir süre sonra desteğini çeker gözükmektedir. Ailenin kullanıcıyı tamamen yalnız bıraktığı da söylenemez. Bu bulgu da diğer çalışmalar ile uyumludur (4). Onbir değişik bölgedeki madde kullanıcılarının doğasına bakıldığında, üç ayrı grubun varlığı göze çarpmaktadır. Söz konusu grupların ilki, kırsal alan kullanıcılarıdır. Bunların özellikle üretim bölgelerinde bulunduğu söylenebilir. Geleneksel kalıplar içindeki bu kullanımın genellikle bir alt kültür olarak tanımlanmasına yetecek ayırıcı özelliği bulunmamaktadır. Kullanıcıların yakın ve geniş çevreleriyle ilişkileri öbür gruplara göre çok daha sıkı ve normaldir. Ancak kırsal yapıların çözülmesi ve göç sürecinde bu grup kullanıcı büyük kesimiyle ikinci temel gruba doğru kaymaktadır. İkinci grup ticaretin yoğun olduğu büyük kentlerde genellikle eski ve yoksul semtlerde yaşayan insanlardan oluşmaktadır. Geçimini yasadışı ya da yasadışılığın sınırında işlerle sağlayan bu grubun, uyuşturucu ticaretinin içinde de yer aldığı söylenebilir. Bunlar, yeraltı kültürüyle kaynaşmış, geleneksel kentli/bitirim tipi diye adlandırabileceğimiz bir kültüre sahiptir. Üçüncü grup marjinallerden ve gençlerden oluşmaktadır. Beat-rocker geleneğini ya da ergen başkaldırısını sahiplenen, büyük oranda gençlerden oluşan bu grubun özgül bir madde alt kültürü vardır. Bu tip kullanım, dünyada yaygın olan madde alt kültürlerinin ülkeye yansıması olarak tanımlanabilir. Kuşkusuz bu üç gruba da girmeyen kullanıcılar da bulunmaktadır. Bunların çoğunluğu söz konusu gruplardan biriyle ilişkisi nedeniyle madde kullanmaya başlayanlardan, bu gruplardan birine eklemlenenlerden ya da yalnız başına yaşayanlardan oluşmaktadır. Bunlar, sayıca büyük olsa bile ayrı bir grup olarak nitelenemezler. 65

Çalışma aynı yöntemle Türkiye nin 10 ilinde ve Kıbrıs ta yürütülmüş ilk çalışmadır. Buradan elde edilecek veriler, daha ayrıntılı bölgesel çalışmalara yön verebilir, bölgeler arası karşılaştırmalı çalışmalara ışık tutabilir. Ancak Türkiye nin tüm bölgeleri örneklenmediği için bulguların Türkiye ye genelleştirilmesi mümkün değildir. Öte yandan araştırmanın böyle bir hedefi de yoktur. Araştırmanın niteliksel bir çalışma olmasına karşın, niteliksel çalışmalarda kullanılan diğer yöntemlerden yararlanılmamış olması ve anahtar kişi görüşmelerine dayanması eleştirilebilir. Araştırma, gerçek kullanıcı profilini yansıtmamaktadır. Daha çok kullanıcılarla karşılaşan kişilerin görüşlerine dayanmaktadır. 66

KAYNAKLAR 1. Özer, Ö.A (1991) Ortaöğrenim öğrencilerinin psikoaktif madde kullanımına yaklaşımı ve demografik özellikler. Uzmanlık tezi, İstanbul 2. Yazman Ü (1995) Lise gençliğinin psikoaktif maddelere bakışı ve kullanım oranlarının Türkiye- İstanbul örneği ile incelenmesi. Uzmanlık tezi, İstanbul, 3. Ögel K., Tamar D, Aral J, Gülan C, Uçar E. Uyuşturucu maddeler ve bağımlılık eğitim paketi gençlik anketi sonuçları. Özel Okullar Derneği, AMATEM, İstanbul, 1997 4. Sağlık Bakanlığı (1995) Lise öğrencilerinin sigara, alkol ve uyuşturucu maddeler konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarının belirlenmesi projesi. 5. Ekşi A (1990) Çocuk, genç, anne ve babalar. bilgi yayınevi, Meşrutiyet cad 46/A, Yenişehir - Ankara 6. Yüksel N, Dereboy Ç (1994) İ Çifter. Üniversite öğrencileri arasında madde kullanımı. Türk Psikiyatri Dergisi, 5: (4) 7. Karamustafalıoğlu O, Ağargün YM, Bozkan N. (1991) İntravenöz madde kullananlarda AIDS korkusu ve risk davranışı. Düşünen Adam. 4, 2: 40-42 8. Ergil Doğu (1993) Profile of drug addiction and resistance in Turkey, UN report, Ankara 9. Eren S (1992) "Opioid bağımlılarında DSM III R ikinci eksen komorbiditesi". Uzmanlık tezi, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 10. Tuncer C, Ersül Ç, Beyazyürek M, Karamustafalıoğlu K O (1988) Uyuşturucu madde bağımlılığında demografik özellikler. XXIV. Ulusal Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Kongresi. Ankara 11. Tamar D, Ögel K, Çakmak D. Uyuşturucu kullanımının aile üstüne etkisi. Aile Araştırma Kurumu, 1996 12. Çakmak D, Karalı A, Akvardar Y, Aral J, Aytaçlar S, Türkcan A (1996) Son beş yıl içinde AMATEM e yatan madde bağımlılarının özellikleri (yayınlanmamış rapor). 13. Alpay N, Karamustafalıoğlu N, Kükürt R (1995)Madde bağımlılarında suç. Düşünen Adam. 8: 16-17, 14. Ögel K., Tamar D. Türkiye de madde bağımlılığı. TÜGİAD raporu, İstanbul 1995. 15. National Institute on Drug Abuse (1990) The collection and interpretation of data from hidden populations. Research Monograph series, no: 98. 16. National Institute on Drug Abuse (1995) Qualitative methods in drug abuse and HIV research. Research Monograph series, no: 157. 17. Çakıcı M, Çakıcı E. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti lise gençliğinde madde kullanımının yaygınlığı. 32. Ulusal Psikiyatri Kongresi, Antalya, 1997 18. Dündar E (1995) Türken der Landbevölkerung in der migration und illegal drogen. Diplomarbeit, Zürich, s. 32-36 67

19. Karamustafalıoğlu KO, Tuncer C, Beyazyürek M (1993) Madde bağımlılığında psikososyal etmenler. Yeni Sempozyum, sayı 3-4 20. Ögel K. Hollanda ve Belçika da yaşayan Türkler arasında madde kullanımının doğası. Pompidou grubu için hazırlanan rapor. İstanbul, 1997 21. Tamar D. Fransa da yaşayan Türkler arasında madde kullanımının doğası. Pompidou grubu için hazırlanan rapor. İstanbul, 1996 22. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, 1997 yılı uyuşturucu olaylarının değerlendirilmesi raporu, İstanbul, 1997 68