ULUSLAR ARASI SÖZLEŞMELER

Benzer belgeler
ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Kyoto Protokolü. Nurel KILIÇ

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ POLİTİKALARI ve ENERJİ

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü. ENOFİS 05 Şubat 2009

ÇEVRE SORUNLARININ TOPLUMLARIN GÜNDEMİNE YERLEŞMESİ

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanmıştır. Bu protokolü

Doç. Dr. Mehmet Azmi AKTACİR HARRAN ÜNİVERSİTESİ GAP-YENEV MERKEZİ OSMANBEY KAMPÜSÜ ŞANLIURFA. Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Karbon Emisyonu Nedir?

BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER

ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI

Birey ve toplum olarak küresel ısınmaya ve onun istenmeyen sonuçlarını önleyebilmek için ilk adımları bizlerin atması gerekmektedir.

SERA GAZI EMİSYONU HAKAN KARAGÖZ

ĞİŞİKLİĞİ. Prof.Dr.Hasan Z. SARIKAYA Müsteşar. 08 Mart 2010, İSTANBUL LİTİ

İklim Değişikliği ve Enerji İlişkisi

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, AB SÜRECİ VE ÇEVRE

Enerji ve İklim Haritası

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Yönetimine Giriş Eğitimi

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANINDA SU

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI MÜCADELE ADIMLARI

ÇEVRE VE DOĞA KORUMAYLA İLGİLİ ULUSAL VE

Karbon Emisyonu Nedir?

ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE TÜRKİYE

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 27 Şubat 2018

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

Yenilenebilir olmayan enerji kaynakları (Birincil yahut Fosil) :

KYOTO PROTOKOLÜ ve BU ÇERÇEVEDE KÖMÜR SEKTÖRÜMÜZÜN GELECEĞİ

A.ERDAL SARGUTAN EK TABLOLAR. Ek 1. Ek 1: Ek Tablolar 3123

2001 yılında Marakeş te gerçekleştirilen 7.Taraflar Konferansında (COP.7),

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi

ULUSAL BİYOGB. Protokolü. Cartagena Biyogüvenlik. ü ne dayanır

YÜRÜRLÜKTE BULUNAN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI. ( tarihi İtibariyle) Yayımlandığı Resmi Gazete

Sona Erecek Kyoto Protokolü Öncesi Durban Küresel Isınma ve Küresel İklim Değişikliği Müzakereleri

İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü Tarihçe, Yükümlülükler, Kurumlar ve İşleyiş

KÜRESEL ISINMA HAKKINDA ULUSLARARASI DÜZENLEMELER

İÇİNDEKİLER SUNUŞ... XIII 1. GENEL ENERJİ...1

2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK İŞLENMİŞ MERMER VE TRAVERTEN DIŞ TİCARET VERİLERİ

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

KYOTO PROTOKOLÜ NÜN TÜRKİYE ENERJİ SEKTÖRÜNE MUHTEMEL ETKİLERİ

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

ĐKLĐM DEĞĐŞĐKLĐĞĐ, KYOTO PROTOKOLÜ VE TÜRKĐYE

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 14 Temmuz 2017

1 MEKÂN-EKOSİSTEM-ÇEVRE-EKOLOJİ- ÇEVREBİLİM: KAVRAMSAL TARTIŞMA

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ?

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 21 Mayıs 2018

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ PERFORMANS ENDEKSİ 2017

2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK BLOK MERMER TRAVERTEN DIŞ TİCARET VERİLERİ

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ, BĠRLEġMĠġ MĠLLETLER ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ÇERÇEVE SÖZLEġMESĠ, KYOTO PROTOKOLÜ VE TÜRKĠYE

Rüzgar Gücü işe yarıyor - Her gün CO 2 kısıtlaması

KÜRESEL TİCARETİN ÜÇ ELEMANI: HAMMADDE, ÜRETİM, PAZAR

DÜNYA ENERJİ SEKTÖRÜNDE 2040 A BAKIŞ

World Energy Outlook Dr. Fatih BİROL UEA Baş Ekonomisti İstanbul, 1 Aralık 2011

Güney Afrika 2011 Durban Küresel İklim Değişikliği Zirvesi

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye

Enervis H o ş g e l d i n i z Ekim 2015

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12)

ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI

Düşük Karbonlu Kalkınma İçin Çözümsel Tabanlı Strateji ve Eylem Geliştirilmesi Teknik Yardım Projesi

TÜRKİYE DE BİYOGÜVENLİK KONUSUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE UYGULAMALAR

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

ENERJİ-ÇEVRE ETKİLEŞİMİ VE ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLER SELVA TÜZÜNER ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. (EÜAŞ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

Kopenhag Birleşmiş Milletler Đklim Değişikliği Konferansı (COP15) Genel Değerlendirmesi ve Türkiye ye Yansımaları

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

TÜRKİYE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MÜZAKERELERİ

Türkiye nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler

AVRUPA DA ORMANLARIN KORUNMASI BAKANLAR KONFERANSI (MCPFE)

Dünya Enerji Görünümü Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

III. ÇALIŞMA GRUBU İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİNE UYUM AÇILIŞ ÇALIŞTAYI

ABD Tarım Bakanlığının 12/07/2018 Tarihli Ürün Raporları

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE

İşletmelerde Karbon Yönetimi ve Gönüllü Karbon Piyasaları. Yunus ARIKAN REC Türkiye İklim Değişikliği Proje Yöneticisi

TÜRKIYE NİN MEVCUT ENERJİ DURUMU

Türk İş Dünyası Liderlerinin İklim Değişikliğine Yanıtı Rifat Ünal Sayman, Direktör - REC Türkiye 5 Aralık 2016, Sabancı Center, İstanbul

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU

ÇAKÜ Orman Fakültesi Havza Yönetimi ABD 1

SERA GAZI SALIMLARININ DEĞERLEND

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti.

Dr. Fatih BİROL IEA Baş Ekonomisti İstanbul, 22 Aralık 2014

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 22 Aralık 2015

Dünya da ve Türkiye de İş Sağlığı ve Güvenliği

YATAY (1) NO. MEVZUAT NO MEVZUAT ADI Aarhus Sözleşmesi Espoo Sözleşmesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

Karbon döngüsü (units = gigatons, 10 9 tons)

2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK BLOK GRANİT DIŞ TİCARET VERİLERİ

İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ...IX İÇİNDEKİLER...XI KISALTMALAR...XXI

2014 dünyanın en sıcak yılı olabilir

ERE Hidroelektrik Türkiye ve Kyoto Protokolu Yönetici Özeti

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Transkript:

ULUSLAR ARASI SÖZLEŞMELER

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ (İDÇS) NEDİR? 2 İklim değişikliğine neden olan sera gazı salımlarını (SGSler) azaltmaya yönelik eylem stratejilerini ve yükümlülüklerini, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) düzenlemektedir.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ (İDÇS) NEDİR? 3 Haziran 1992 de Rio da gerçekleştirilen Yerküre Zirvesi nde (UNCED) imzaya açıldı ve Mart 1994 te yürürlüğe girdi. 190 ülke ve Avrupa Birliği taraf olmuştur. Uluslar arası Anlaşmalar içinde en geniş sayıda ülkenin taraf olduğu anlaşmadır.

KYOTO PROTOKOLU Kyoto Protokolü, sera etkisi yaratan gazların salımlarını (emisyon) kısmak üzere sanayileşmiş ülkelere çeşitli hedefler belirleyen uluslararası bir anlaşmadır. Sera etkisi yaratan gazlar, kısmi de olsa, küresel ısınmanın, yani küresel ısının yeryüzündeki hayatı tehdit edecek derecede artmasının nedenleri arasında gösterilmektedir. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi (BMİDS) 1992 Rio Konferansında imzaya açılmış ve 21 Mart 1994 de yürürlüğe girmiştir. Küresel ısınmanın önlenmesi için sera gazlarının sınırlandırılmasını öngören bu çerçeve anlaşma herhangi bir bağlayıcı indirimi hedeflemiyordu

KYOTO PROTOKOLU BMİDS 3.taraflar Konferansında(Japonya-Kyoto) çerçeve anlaşmanın eki olma niteliği taşıyan Kyoto Protokolü (KP) kabul edilmiştir. KP taraf olan sanayileşmiş ülkelere, 2008-2012 yılları arasında 1990 seviyesine göre belirli bir sera gazı indirim hedefine ulaşmayı şart koşmuştur. Ortalama %5.2 olan bu indirim hedefi ülkelere göre değişmektedir. En yüksek hedefe sahip olan AB nin indirim hedefi %8 dir. Düşük salım oranına sahip bazı ülkelerinse, bu oranları yükseltmesine izin verilmiş durumdadır.

2 Koşula bağlı olarak, a)protokolün 55 ülke tarafından onaylanması b) 1990 yılında hesaplanan toplam CO 2 emisyon miktarının en az %55 inden sorumlu EK-I ülkelerinin 55 ülke içerisinde yer alması 6

KYOTO PROTOKOLU Protokol, 16 Şubat 2005 tarihinden itibaren yasal olarak bağlayıcı nitelik kazanmıştır. Ancak, yürürlük kazanması, iki koşulun sağlanmasıyla mümkün olabilmiştir: * Anlaşmanın en az 55 ülke tarafından imzalanması * Anlaşmanın "EK 1" ülkeleri olarak adlandırdığı, salım oranlarını düşürmek üzere belirli hedefler verilen ülkelerin, yani dünya çapındaki salımların en az yüzde 55'inden sorumlu olan ülkeler tarafından imzalanmasıdır. Bunlar, OECD üyelerinden ve Sovyetler Birliği içinde yer alan ülkelerin oluşturduğu, dünyanın zengin ülkeleridir.

KYOTO PROTOKOLU İlk hedefe, 2002 yılında ulaşılmıştır. Fakat ABD'nin ve Avustralya'nın protokole katılmama kararının ardından, ikinci koşulun sağlanması, Rusya'nın tutumuna bağlı olmuştur. Rusya 18 Kasım 2004'te nihayet protokolü imzalamış; böylece, Kyoto Protokolü, bundan 90 gün sonra, 16 Şubat 2005'te yürürlüğe girmiştir. Rusya nın protokolü destekleme kararını belirleyen etken, görünüşe göre, ekonomik maliyetten çok politik fayda olarak gözükmektedir. Protokole imza attığında, Dünya Ticaret Örgütü'ne katılması için Rusya'nın arkasındaki AB desteğinin artacağı beklenmektedir. Öte yandan, Kyoto'nun Rusya'nın ekonomik büyümesini kötü etkileyeceği yönünde kaygılar da mevcuttur.

Taraf Ülke (OECD) Yükümlülük (%) Taraf Ülke (EGSO Ülkeler) Yükümlülük (%) ABD* - 7 Bulgaristan - 8 Avustralya* + 8 Çek Cumhuriyeti - 8 Avrupa Birliği - 8 Estonya - 8 İzlanda + 10 Letonya - 8 Japonya - 6 Litvanya - 8 Kanada - 6 Slovakya - 8 Lihtanştayn - 8 Slovenya - 8 Monako - 8 Macaristan - 6 Norveç + 1 Polonya - 6 İsviçre - 8 Hırvatistan - 5 Yeni Zelanda 0 Rusya Federasyonu 0 Ukrayna 0 9

KYOTO PROTOKOLU Sanayileşmiş ülkeler, 1990'dan 2000'e kadar, toplam salımlarını yüzde 3 oranında azaltmış durumdalar. Fakat bu düşüş, aslen eski Sovyet ülkelerinin ekonomilerindeki çöküşten kaynaklanmakta dahası, bu düşüş zengin ülkelerdeki yüzde 8'lik artışı da maskelemektedir. Birleşmiş Milletler (BM), sanayileşmiş ülkelerin 2010 yılı için belirlenen hedeften fazlasıyla saptığını söylerken, 2010'daki salım oranının, 1990'dakinin yüzde 10 üzerinde olacağını tahmin edilmektedir.

KYOTO PROTOKOLU İklimle uğraşan birçok bilim adamı, Kyoto Protokolü'nde belirlenen hedeflerin, sorunun yalnızca yüzeyine temas edebildiğini belirtmektedirler. Anlaşma sanayileşmiş ülkelerin salımlarını % 5 oranında düşürmeyi hedeflerken, iklimle uğraşan birçok bilim adamı, küresel ısınmanın dehşetli sonuçlarının önünü alabilmek için, katılımcıların salımlarını % 60 oranında azaltması gerektiğinde hemfikirlerdir. Bu durum, anlaşmanın bir işe yaramadığı ve ABD'nin desteğinden yoksun kaldığında, geri kalmış bir anlaşma olacağı yönünde eleştirilere neden olmuştu tur.

KYOTO PROTOKOLU Gedikleri olmasına karşın, Kyoto'nun yokluğu felaket olur, zira Kyoto'nun ilerideki görüşmeler için bir çerçeve oluşturduğu da bir gerçektir. Bu tür bir çerçevenin yeni baştan oluşturulması, bir on yıl daha alabilir. Yoksul ülkelerin çoğu anlaşmaya imza atmışlar ve gelişmekte olan ülkelerin özel hedefleri tutturma yükümlülüğü yok, ancak salım düzeylerini bildirmek ve ulusal çapta iklim değişikliğini hafifletme programları geliştirmek zorundadırlar. Devasa nüfusları ve büyüyen ekonomileriyle geleceğin büyük çevre kirleticilerinden olmaya aday Çin ve Hindistan'sa, protokole imza atmışlardır.

KYOTO PROTOKOLU Salım değiş tokuşu, ülkelerin üzerinde karara varılmış sera gazı salım düzeylerinin alım satımına izin verilmesi demektir. Çevreyi yüksek düzeyde kirleten ülkeler, gerçekleşenden daha fazla salım düzeyi hakkı olan ülkelerden kullanılmamış "kredileri" alabiliyorlar. Pek çok zorlu görüşmenin ardından varılan bir kararla, ülkeler artık çevrenin karbon emme özelliğini artıran etkinlikleri karşılığında da kredi kazanabiliyorlar. Ağaç dikme ve toprağın korunması gibi bu etkinlikler, ülkenin kendi topraklarında ya da aynı ülke tarafından bir gelişmekte olan ülkenin toprakları üzerinde uygulanabilmektedir.

KYOTO PROTOKOLU ve TÜRKİYE 14 1992-1995 döneminde yapılan toplantılarda TÜRKİYE NİN TALEBİ Gelişmiş Ülkeler kategorisinden ayrılmak Özel koşulları dikkate alınarak kendisine bazı kolaylıklar sağlanması koşuluyla Eklerde kalarak Sözleşmeye taraf olacağını bildirmiştir

KYOTO PROTOKOLU ve TÜRKİYE 15 Türkiye nin Ek II den çıkarak İDÇS ye bir Ek I ülkesi olarak taraf olma isteği, 29 Ekim-6 Kasım 2001 tarihlerinde Fas ın Marakeş kentinde yapılan 7. Taraflar Konferansı nda kabul edildi.

KYOTO PROTOKOLU ve TÜRKİYE Rio Zirvesinde sözleşmeye imza atmamıştır. Bir OECD ülkesi olduğu için Ek 1 Listesinde yer alan Türkiye, EK 1 listesinden çıkmak için lobi yapmıştır EK 2 listesinden çıkmış(yükümlülük için EK1 yeterli) Sözleşmeye imza atmadığı için aktif olarak Kyoto görüşmelerine katılmayan Türkiye Protokole taraf olmamış ve yükümlülük altına da girmemiştir. 2004 yılında sözleşmeyi doğrudan Meclisten geçirmiştir Küresel ısınma konusunda her zaman yavaş davranan ve zaman kazanmaya çalışan bir ülke olmuş

KYOTO PROTOKOLU ve TÜRKİYE Sözleşmenin getirdiği en önemli yükümlülük olan sera gazı envanterini ancak 2006 yılında, yani sözleşmenin imzalanmasından 14 yıl sonra Birleşmiş Milletlere sunabilen Türkiye nin bu envanterle 1990-2004 yılları arasında sera gazlarını 170 milyon tondan 357 milyon tona çıkardığı ve %110 artışla rekor kırdığı ortaya çıkmıştır. Bu rakamlarla %1.3 lük paya sahip olduğu ve dünyanın en fazla sera gazı üreten 13. ülkesi olduğu ortaya çıkmıştır.

TBMM tarafından tarihinde kabul edildi 243 kabul 3 Red 6 Çekimser 17.02.2009 tarihinde 27144 Sayılı Resmi Gazete de yayımlandı. Türkiye, 26 Ağustos 2009 tarihi itibari ile Kyoto Protokolü ne resmen taraf olmuştur.

Toplam Emisyonlar (Milyon CO2-eş Ton) TÜRKİYE NİN SERA GAZI EMİSYONLARI 400 350 300 250 200 380 367 350 330 297 286 303 312 238 259 272 274 275 278 187 199 210 222 217 150 100 50 0 Yıllar

2007 yılı, Sektörlere Göre Toplam Sera Gazı Emisyonları (Milyon ton CO2 eşdeğeri)

Kişi başı sera gazı emisyon değerleri (ton CO2 eşd.): Amerika : 19,1 (2007 yılı) Kanada : 17,4 (2007 yılı) Rusya : 11,2 (2007 yılı) OECD : 15,0 (2007 yılı) AB-27 : 10,2 (2007 yılı) Çin : 4,6 (2005 Yılı) Hindistan : 1,2 (2005 Yılı) Türkiye : 5,3 (2007 Yılı)

Son sözler Kyoto Dünya petrolünün tüketimi %25 ABD, %8 Çin, %3 Hindistan, %2 Brezilya gerçekleştiren ülkeler Sadece gözlemci, sera gazı salınımlarını izleyip rapor edecekler Hiç yükümlülük altına girmeyeceklerini açıkladılar Bu dört ülkenin nüfusu 2.7 milyar ve petrolün %38 tüket Sera gazı salın. Sadece petrol değil CO2, doğagaz, kömür gibi fosil yakıt tüketimi Çin petrolün %8 tüketmekte ancak her yıl 50 kömür kaynaklı güç santrali yapmakta, 2012 de Çin ABD den fazla sera gazı salacağı hesaplanmakta Hindistan da da benzer durum Bu iki ülke kişi başı salınımın hesaplanmasını istemekte ve anlaşmadan kaçınmakta Hindistan karbon kredi sertifikası ticaretinden karlı çıkacağını düşünerek imzalayabilir(kota satımı) Kyotoya sadık kalınsa bile 2012 de dünya ısısı 0.02 ile 0.2 derece iyileşeceği hesaplanmakta

Biyolojik Çeşitlilik Çerçeve Sözleşmesi Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Çerçeve Sözleşmesi, 1992 yılında Rio Konferansı nda imzaya açılmıştır. Ülkemiz 1992 yılında bu sözleşmeyi imzalamış, 1996 yılı Aralık ayı itibarı ile de onaylama işlemlerini tamamlayıp resmen taraf olmuştur. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi hızlı ve geniş tabanlı bir katılım kazanmıştır. Rio Konferansında 150'den fazla ülke anlaşmaya imza koymuş ve o zamandan beri 175'ten fazla ülke ise bu anlaşmayı onaylamıştır.

Biyolojik Çeşitlilik Çerçeve Sözleşmesi Bu Sözleşme'nin üç temel amacı bulunmaktadır: 1. Biyoçeşitliliğin korunması, 2. Biyoçeşitlilik bileşenlerinin sürdürülebilir olarak kullanılması, 3. Genetik kaynakların ticari ve diğer kullanımlarından doğan kazançların adaletli ve eşit bir yolla paylaşılmasıdır.

Biyolojik Çeşitlilik Çerçeve Sözleşmesi uluslararası yasalar önünde bir nirengi taşı (küresel uzlaşıya sahip bir anlaşma) olup, biyolojik çeşitliliği korumanın insanlığın ortak meselesi ve kalkınma süreçlerindeki bütünleştirici bir parça olduğunu öngörmektedir tüm ekosistemleri, türleri ve genetik kaynaklar ile geleneksel koruma çabalarının, biyolojik kaynakların ekonomik kullanımı arasındaki bağlantıları kapsamaktadır. genetik kaynakların özellikle ticari ve diğer kullanımlarından doğan kazançların adaletli ve eşit bir yolla paylaşılması hakkında ilkeler getirmektedir. ayrıca hızla gelişen bir alan olan biyoteknoloji, teknolojinin geliştirilmesi, kazançların paylaşımı ve biyogüvenlik konularını da kapsamaktadır.

Biyolojik Çeşitlilik Çerçeve Sözleşmesi Sözleşmede her ülkenin gelişmişlik düzeyi ile orantılı olarak Birleşmiş Milletler skalasına göre belirlenmiş bir miktarda aidat ödeme ve gönüllü olarak oluşturulmuş olan iki fona katkıda bulunması söz konusudur. Bu durumda Türkiye gelişmişlik düzeyine göre Birleşmiş Milletler skalasında karşılık gelen bir miktarı ödemekle yükümlüdür. Aynı zamanda isterse oluşturulan iki fona da katkıda bulunabilecektir. Anlaşma bu anlamda Türkiye yi zorlamamaktadır.

Birleşmiş Milletler Cartegena Biyogüvenlik Protokolü Genetik yapısı değiştirilmiş canlıların ve metabolilk ürünlerinin kısa ve uzun vadede ekosistem üzerinde yapabileceği etkiler konusunda duyulan tereddütler, 1992 yılında yapılan Rio Konferansında dikkate alınmış ve bu konferansın bir çıktısı olan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesinde, hem ulusal önlemler almak ve hem de uluslararası bağlayıcılığı olan bir protokolün hazırlanması kararlaştırılmıştır

Birleşmiş Milletler Cartegena Biyogüvenlik Protokolü Cartagena Biyogüvenlik Protokolü 1996 yılında başlayan bir sürecin sonunda 29 Ocak 2000 tarihinde BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesine ek protokol olarak kabul edilmiş ve 24 Mayıs 2000 tarihinde imzaya açılmıştır. Protokol, Temmuz 2002 tarihi itibarıyla aralarında ülkemizin ve Avrupa Birliği üyelerinin de bulunduğu 100 ülke tarafından imzalanmış ve Dünyada 11 Eylül 2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Cartagena Biyogüvenlik Protokolü, 17.06.2003 tarihinde T.B.M.M. de görüşülerek 24.01.2004 tarihinde ülkemizde yürürlüğe girmiştir.

Birleşmiş Milletler Cartegena Biyogüvenlik Protokolü Protokolün amacı; Çevre ve Kalkınma Hakkındaki Rio Deklarasyonu nda yer alan ön tedbirci yaklaşıma uygun olarak, insan sağlığı üzerindeki riskler göz önünde bulundurularak özellikle sınır ötesi hareketler üzerinde odaklanarak, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilecek ve modern biyoteknoloji kullanılarak elde edilmiş olan değiştirilmiş canlı organizmaların güvenli nakli, muamelesi ve kullanımı alanında yeterli bir koruma düzeyinin sağlanmasına katkıda bulunmaktadır

Birleşmiş Milletler Cartegena Biyogüvenlik Protokolü Rio dan sonra, GDO ların üretimi ve tüketimine ilişkin bir hukukî düzenlemenin gerekliliği ortaya çıkarmış, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, bu ihtiyacı hükme bağlamıştır. Bu amaçla, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Biyogüvenlik Çalışma Grubu tarafından biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması için biyoteknoloji uygulamalarından kaynaklanabilecek olumsuzlukların önlenmesine yönelik düzenlemelerin yer alacağı bir protokol hazırlığına gidilmiştir. Bu kapsamda hazırlık sürecinde, GDO ların araştırılması aşamasından, çevreye salım ve transit geçiş aşamasına kadar çevre ve insan sağlığına gelebilecek risklerin önlenebilmesi için kapsamlı ve etkili bir hukukî belgenin oluşması amaçlanmıştır.

Birleşmiş Milletler Cartegena Biyogüvenlik Protokolü Ön tedbir alma prensibi ile serbest ticaret yaklaşımını esas alan DTÖ kuralları arasında ortaya çıkan çelişkiler nedeniyle, söz konusu biyogüvenlik protokolü hazırlık aşamasında çeşitli uyuşmazlıklar ortaya çıkmıştır. Protokol hazırlık müzakerelerinde Miami Grubu (ABD, Kanada, Arjantin, Uruguay ve Şili) GDO ların serbest ticaretini kısıtlayacak düzenlemeleri hiç bir şekilde kabul etmek istememişler, AB ülkeleri ise protokolün DTÖ anlaşmaları ile çatışmayacak ve ticarette gereksiz engellemeler getirmeyecek şekilde düzenlenmesini savunmuşlardır. Aralarında Türkiye nin de bulunduğu biyolojik kaynaklar açısından zengin Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin oluşturduğu Like-Minded (Benzer düşünenler) grubu ise, biyolojik çeşitliliğe gelebilecek zararların önlenebilmesi amacıyla, GDO ların ticaretinde ve kullanımında sıkı güvenlik tedbirlerinin alınması için çaba göstermişlerdir.

Birleşmiş Milletler Cartegena Biyogüvenlik Protokolü Protokol, uluslararası düzeyde uzun süren görüşmeler ve çabalar sonunda, yoğun diplomasi trafiği sonucu bütün uyuşmazlıklara rağmen tarafların büyük bir bölümünü tatmin edecek biçimiyle Temmuz 2000 de, Türkiye nin de olduğu 199 ülke tarafından kabul edilmiştir. Cartagena Biyogüvenlik Protokolü, GDO ların kullanımında biyolojik güvenlik konusunda en etkin ve kapsamlı düzenleme olarak değerlendirilmektedir

Birleşmiş Milletler Cartegena Biyogüvenlik Protokolü Protokolün kapsadığı hususlar GDO ların sınıraşan hareketi öncesinde ön bildirim yapılması ve ithalâtı kabul edilen GDO ların etiketlenmesi, Gıda ve hayvan yemi olarak kullanılacak GDO ürünlerinin ithalâtından 270 gün önce risk değerlendirmesinin yapılması, GDO ların ekolojik riskleri ile ticareti arasındaki dengelemenin öngörülmesi, Protokol ile ticaret antlaşmaları arasında karşılıklı destekleyicilik, bağımsızlık ve aynı uygulama gücünün öngörülmesi.

GDO ların üretimi ve kullanımının düzenlenmesinde temel kriterler şunlardır; i) doğayla etkileşim, ii) Birleşmiş Milletler Cartegena Biyogüvenlik Protokolü sosyo-ekonomik yapı, iii) halkın bilgilenme hakkı. Bu çerçevede, GDO ların doğayla etkileşimi sonucu ortaya çıkabilecek etkilerin belirlenmesi için, kullanımdan önce kapsamlı bir risk değerlendirilmesi öngörülmektedir. Öte yandan, bir çok canlı türünün gen menşei durumundaki gelişmekte olan ülkelerin, tarımsal biyoteknolojinin yaygınlaşmasından görebilecekleri sosyoekonomik zararlara karşı korunabilme hakları benimsenmektedir.