DENEY HAYVANLARININ BESLENMESİ Deney hayvanlarının büyüme, üreme ve uzun ömürlülük gibi genetik özelliklere ulaşabilmesi patojenlere ve diğer çevresel şartlara karşı koyma yetenekleri doğrudan beslenmenin etkisi altındadır. Deney hayvanlarının beslenmesinde yapılacak yanlışlıklar deney sonuçlarını olumsuz yönde etkiler. Kemirgenlerin Sindirim Sistemi Büyük bir sekumları vardır. (Sekum: Mikrobiyal fermantasyonun gerçekleştiği organ) Sekumda selüloz sindirimi, K ve B grubu vitaminler ve mikrobiyal protein sentezi gerçekleşir. Sıçan ve farelerin günlük diyetlerinin %50 sini sekal dışkı oluşturur. Bu sayede K ve B grubu vitaminlere ihtiyaç duymazlar. Kemirgenler tükettikleri yemin yaklaşık 2,5-3 katı kadar su tüketirler.
Deney hayvanlarının besin madde ihtiyaçlarını etkileyen faktörler; - Hayvanların genetik yapısı - Fizyolojik dönemi - Çevresel faktörler - Araştırma koşulları - Besin-madde etkileşimleri Düşük sıcaklık değerleri enerji ihtiyacını arttırırken, yüksek sıcaklık değerleri yem tüketimini azaltır. Deney hayvanlarının tükettiği yem miktarı hayvanların enerji gereksinimleri ile belirlenir. Karbonhidratlar normal koşullarda en önemli enerji kaynağıdır. En yaygın kullanılan karbonhidratlar şeker ve nişastadır. Yağlar, karbonhidratlar ve proteinlerden daha fazla enerji sağlar. Yağlar, esansiyel yağ aitlerinin kaynağı olup, eksikliğinde metabolik hastalıklar görülür.
Deney hayvanlarının enerji gereksinimleri metabolik canlı ağırlık ve metabolize olabilir enerjiye bağlı olarak hesaplanır. Yaşama payı, büyüme, gebelik ve laktasyon dönemlerindeki enerji ihtiyacı değişir. Prptein, büyüme, yaşlanan dokuların tamiri, üreme ve laktasyon için gerekli bir besin maddesidir. Yavrular yetersiz proteinle beslenirse büyümeleri yavaşlar. Ergin hayvanların gençlere göre daha az proteine ihtiyaç duyarlar. Soya küspesi, balık unu ve kurutulmuş süt ürünleri protein için kullanılabilir. Vitaminler büyüme, sağlık, her türlü verim performansı gibi yaşamsal fonksiyonların devamlılığı için çok az miktarlarda ihtiyaç duyulan organik bileşiklerdir. Yağda eriyen vitaminler (A,D,E ve K) karaciğer ve diğer organlarda depo edilebilir. Suda eriyen vitaminler ise depo edilemediklerinden günlük diyetlere düzenli olarak ilave edilmelidir.
Optimum vücut fonksiyonu için 20 farklı mineral bulunur. Deney hayvanları için en fazla gerekli mineral element kalsiyumdur. Farelerin Beslenmesi Fareler omnivor hayvanlardır. Yem tüketimlerinin büyük bir kısmını gece gerçekleştirirler. Fareler yaşadığı sürece kesici dişleri uzar, fakat kemirme işlevi sayesinde kısalır. Genelde fareler hububat taneleri özellikle yulaf, et, şeker ve yağlı yiyecekleri sever. Yavru fareler 21-28. günlerde sütten kesilir. Yavru fareler doğduktan 10 gün sonra katı yemlere alıştırılmalıdır. Fareler sütten kesildikten sonra büyüme diyetleri kullanılır. Fareler yaşamsal evrelerine bakılmaksızın genellikle aynı tipte beslenirler. Açlık ve susuzluk önce strese sonra kannibalizme sebep olur.
Farelere yem ve su ad-libitum (yiyebildiği kadar) verilmelidir. Yemlerin enerji içeriğine bağlı olarak her fare güde ortalama 3-4 g yem tüketir. Fareler mikrobiyal sindirim ve kaprofaji yoluyla besin maddelerinden indirekt olarak faydalanır. Yağda eriyen vitaminleri vücutlarında uzun süre depo edebilirler. C vitaminlerini sentezleyebilirler. Kaprofaji ile B ve K vitamini ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Farelerin önünde her zaman temiz su bulundurulmalıdır. Farelerin su ihtiyaçları diyetin içeriği ve çevresel koşullara bağlı olarak değişir. Ergin bir fare ortalama her gün 6-7 ml su içebilir.
Kobayların Beslenmesi Kobaylar tam bir herbivordur. Basit bir mide ve uzun bir sindirim sistemi yüzeyine sahiptir. Kaprofaji gösterirler. Sadece bitkisel besinle beslendiklerinden diyetlerinin %10-18 ini selüloz oluşturmalıdır. Laboratuvar şartlarında pelet yemlerle beslenirler. Ancak pelet yeme ek olarak kuru ot da verilmelidir. Pelet yem: İnce olarak hazırlanmış yemin, buhar yardımı ile preslerde belirli çaplarda şekillendirilmesi ile elde edilmiş yem. Konsantre yem verilecekse önceden ısıtılmalıdır.(4 birim yem, 1 birim su) Isıtılmış yem 12 saat içerisinde tüketilmelidir. Bütün gün hatta gece bile düzenli olarak yem tüketirler. Yavru kobaylar doğduktan 4-5 gün sonra katı yemlere alıştırılmalıdır. Yem ve su kısıtlaması yapılmamalıdır.
C vitaminini sentezleyemediklerinden dışarıdan almaları gerekir. Kuru madde tüketimi yetişkinlerde günlük 40-60 g/kg, büyümekte olanlarda ise 50-75 g/kg canlı ağırlıktır. Su tüketimleri 2-3 ml/g kuru maddedir. Ratların Beslenmesi Ratlar omnivordur. Ratların yem ve su ihtiyaçlarının karşılanması tamamen farelerde olduğu gibidir. Ratlarda su tüketimini yemin özelliği, çevre koşulları ve hayvanın fizyolojik durumu etkiler. Günlük su tüketimi canlı ağırlığın 1/3-1/4 kadardır. Altı haftalık bir rat için günlük yem tüketimim 21 C de 20 g dır. Yavru ratlar ilk 21 gün annelerini emerler. 12 günlük olunca yem yemeye başlarlar.
Hamsterlerin Beslenmesi Hamstreler omnivor hayvanlardır. Vahşi yaşamda bitki tohumu, meyve ve et yerler. Mideleri glandular ve glandular olmayan olarak 2 kısma ayrılır. Glandular olmayan mide ön fermantasyon odasıdır. Kaprofaji görülür. Sindirim sistemleri sıçan ve farelerden farklıdır. Yavru hamsterler 2-3 mg ağırlığında doğarlar, katı gıdalara 7-9 günlükte alıştırılırlar. 21. günden itibaren sütten kesilirler. Yavru katı yem tüketmeye başlayınca su da verilmelidir. Fare ve rat pelet yemleri hamster yavrularında da kullanılabilir. Hamsterlerin doğal bir davranışı olan yem stoklama işlemine olanak sağlamak için de kafesin tabanına birkaç pelet yem konulmalıdır.
Laboratuvardaki hamsterlar için mısır ve ayçiçek tohumu karışımı bir diyet kullanılabilir. Ekstrude yem: Yüksek basınç ve buhar sıcaklığıyla oluşturulmuş, suya dayanıklı, yoğunluğu ayarlanabilen, sindirilme düzeyi yüksek suda yüzebilen yemler. Hamsterlerin günlük yem tüketimleri yaklaşık 15-20 g dır. Yemler tek öğün halinde akşamları yapılmalıdır. Sürekli olarak temiz su bulundurulmalıdır. Hamsterler, her 100 g canlı ağırlık için günde yaklaşık 10 ml suya ihtiyaçları vardır. Tavşanların Beslenmesi Tek mideli otçul memelilerdir. Sekumları nispeten büyüktür. Az az fakat sık sık yem tüketirler. Yemler mide ve incebağırsakta enzimatik, sekumda ise mikrobiyal sindirime uğrar. Kaprofaji görülür.
Kaprofaji tavşanların besin madde ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir yet tutar. Dolayısıyla kaprofajinin devam etmesi için tavşan diyetlerinde yeterli miktarda selüloz bulunmalıdır. Selüloz azlığında tüy yemeye bağlı olarak bağırsak tıkanmaları görülebilir. Kaprofaji yem yedikten 8-12 saat sonra başlar. Tavşanlar için başlıca enerji kaynakları karbonhidratlar ve yağlardır. Nişasta tahıl taneleri, kök ve yumru yemlerde bulunur. Tavşanlar günlük her 100 g vücut ağırlığı için yüksek enerjili yemlerden 5g a ihtiyaç duyar. Tavşan yemlerine %2-5 oranında yağ ilave edilir. Tavşanlara sürekli temiz ve yeterli su sağlanmalıdır. Genellikle laktasyon dışındaki hayvanlar kuru maddenin yaklaşık 2-2,5 katı su tüketirler. Tavşanların beslenmesinde daha çok pelet yem tercih edilir. Tavşanlar verin düzeylerine göre beslenmelidir.
Tavşanlar ilk 3 hafta anne sütü ile beslenirler. Tavşan yavruları 3-4 haftalık olunca ya da 350-400 g canlı ağırlığa ulaştıklarında sütten kesilirler. Orta ağırlıktaki ırklarda günlük olarak ad-libitum iyi kaliteli kuru ot ve 60-110 g konsantre yem yeterlidir. Tavşanlar değişen hayat dönemlerine göre farklı beslenmelidirler. Deney Hayvanlarında Kullanılan Diyetler 1) Doğal yem maddelerinden hazırlanan diyetler: Tamamen doğal (çavdar, mısır, soya küspesi ve balık unu) yem ham maddeleri kullanılarak hazırlanan diyetlerdir. Diyetlerin yapımında kullanılan yem maddeleri değiştirildiğinde besin madde bileşimi de değişir. Ekonomik ve yaygın olarak kullanılır. Araştırmanın amacına bağlı olarak yemin formülasyonu değiştirilir. 2) Kimyasal yöntemlerle hazırlanan diyetler: Bu yemler saf kimyasal maddelerden hazırlanır. Proteinler belirli aminoasitlerden, karbonhidrat ise belirli şekerlerden sağlanır. Bu tür yemler pahalıdır. Hayvanlar tarafından pek sevilmez. 3) Putrifiye (Saflaştırılmış) diyetler: Doğal yem hammaddeleri, saf kimyasallar ve değişik derecelerde rafine edilmiş yem maddelerinin bir kombinasyonudur. Bu tür yemler daha ucuzdur ve kimyasal diyetlere göre içeriği daha stabildir.
Laboratuvar hayvanları değişik yemleme yöntemleri ile beslenebilirler. Yemleme yöntemlerinin seçimi, uygulama ve bilimsel ölçütler dikkate alınarak yapılır. Bu yemleme yöntemleri; 1. Ad-libitum yemleme: Bu yöntemde hayvanların önünde devamlı yem bulundurulur ve hayvan istediği zaman yiyebilir. 2. 2. Öğün yemleme: Günün belli periyodunda her gün bir ya da daha fazla istedikleri kadar yem tüketmelerine izin verilir. 3. Kısıtlı yemleme: Bu yöntemde tüketilen yem miktarı sınırlandırılır. Normalden daha düşük miktarda yem verilir. 4. Eşli yemleme: Kısıtlı yemlemenin özel bir şeklidir. Yem tüketimi baskılanan hayvanlar tarafından tüketilen yem miktarının ölçülmesinde kullanılır.
Deney hayvanlarına yem verilmeden önce dikkat edilmesi gereken noktalar Yemlerin alımlarında ve depolanmalarında çevresel faktörler dikkate alınarak kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik kontaminasyonun olmamasına dikkat edilmeli. Yemlerle bulaşabilecek hastalık etmenlerine karşı dikkatli olunmalı. Yemlerin son kullanma tarihlerine dikkat edilmeli. Yemlerin depolanmasında gerekli tedbirler alınmalı. (serin, karanlık, nemsiz vb. ortamda) Deney hayvanlarına yemler dağıtılırken tüm hayvanlara eşit dağıtılmalı. Deney hayvanının türüne göre gerekli miktarlarda ve olması gereken zaman dilimlerinde ve gerekli periyotlarla verilmeli. Yemlikler düzenli olarak temizlenmeli. Mikrobiyolojik olarak standardize edilmiş hayvanların yemleri steril edilmeli. (otoklavlama, radyasyon vb.) Yemlikler ve su şişeleri idrar ve dışkı ile kontamine olmayacak şekilde konumlandırılmalı Beraber barındırılan deney hayvanlarında yem açısından rekabetsiz bir ortam oluşturulmalı.