ÖĞRENME Temel Kavramlar
Öğrenme nedir? Davranışlarda göreli olarak kalıcı değişimlere yolaçan deneyimlerdir. Olgunlaşma sonucu davranışların değişmesi öğrenme sayılmaz. Davranışta kısa süreli ufak değişiklikler öğrenme ile ilişkilendirilmez.
Öğrenme-performans Farklı ama ayırdetmek zor. Bazı psikologlar: öğrenmeyi performanstaki değişiklikten çıkarsarız. Diğerleri: öğrenme=performans.
Öğrenmenin gerçekleşmesi için gerekli koşullar Genel uyarılmışlık hali (arousal) Güdülenme Türe özgü hazır olma
Öğrenmeye yaklaşımlar 1. Koşullama yaklaşımları (Pavlov, Watson, Skinner) Öğrenme, iyi tanımlanmış uyarıcıların bulunduğu bir ortamda belirli davranış kalıplarının öğrenilmesidir. 2. Bilişsel yaklaşım (Köhler, Tolman) Öğrenme, kavrama yolu ile, gözleyerek ya da dolaylı yoldan olur.
Öğrenmeye koşullama yaklaşımı Klasik koşullama Bir uyarıcı tarafından doğal olarak uyandırılan bir tepkinin, farklı ve nötr olan bir diğer uyarıcı tarafından da uyandırılabilir hale geldiği öğrenme türü. Edimsel/araçsal koşullama Belirli uyarıcıların bulunduğu bir ortamda davranışların ödül kazanmak ya da cezadan kaçınmak için ortaya konduğu öğrenme türü
KLASİK KOŞULLAMA
Klasik Koşullama Ivan Pavlov, 1927 Rus Fizyolog. Köpeklerin, yiyeceği görmeden sadece yiyecek kabını gördüklerinde ya da bakıcının ayak seslerini duyduklarında, mide ve tükrük bezlerinde salgılamanın başladığını farkeder.
Klasik koşullamada, organizma, normal olarak tepki oluşturmayan nötr bir uyarana tepkide bulunmayı öğrenir. Önemli terimler Koşulsuz uyaran-koşulsuz tepki Koşullu uyaran-koşullu tepki
Koşullamadan ÖNCE Nötr uyaran Et ile ilişkisiz tepki zil sesi Kulaklarını dikme Koşulsuz uyaran Koşulsuz tepki Yiyecek Salyalama
Koşullama SIRASINDA Nötr uyaran Zil sesi Koşulsuz tepki Salyalama Koşulsuz uyaran Yiyecek
Koşullamadan SONRA Nötr uyaran Koşullu tepki Zil sesi Salyalama
Koşulsuz uyarıcı (US) Varlığı bir organizmanın değişmez olarak belirli bir şekilde tepki vermesine yolaçan uyarıcıdır. Koşulsuz tepki (UR) Bir koşulsuz uyarıcının her ortaya çıkışında organizmanın verdiği tepkidir. Koşullu uyarıcı (CS) Başlangıçta nötr olduğu halde, bir koşulsuz uyarıcıyla eşleştirilen ve bunun sonucunda tek başına sunulduğu zaman organizmada istenilen tepkiyi ortaya çıkarma gücünü kazanan uyarıcıdır. Koşullu tepki (CR) Koşullama sonrasında organizmanın sadece koşullu bir uyarıcı bulunduğu zaman ortaya koyduğu tepkidir.
Klasik koşullama süreci Koşullama öncesi Zil sesi Tepki yok Ancak US (yiyecek) UR (salya salgılama) Koşullama sırasında CS (Zil sesi) Hemen sonra US (yiyecek) UR (Salya salgılama) Koşullama sonrasında CS (Zil sesi) UR (Salya salgılama)
Klasik koşullamada kurallar: Koşulsuz uyaranlar koşulsuz tepkilere yolaçar. Koşulsuz uyaran-koşulsuz tepki eşleşmesi öğrenilmemiştir ve yetiştirme yoktur. Koşullama sırasında önceden nötr olan uyaranlar koşullu uyaranlara dönüştürülür. Koşullu uyaranlar koşullu tepkilere yolaçar ve koşullu uyaran-koşullu tepki eşleşmesi öğrenme ve yetiştirmenin sonucudur. Koşulsuz tepkiler ve koşullu tepkiler benzerdir ama koşullu tepki öğrenilmiştir, oysa koşulsuz tepki doğal olarak ortaya çıkar.
Klasik koşullamada genel öğrenme süreçleri Edinme Yeni (yani koşullu bir tepkiyi koşullu bir uyarana) tepkiyi edinme sürecidir. Koşullu tepkinin gücü edinme sırasında artar. Diğer süreçler Sönme Kendiliğinden geri gelme Uyarıcıyı ayırdetme Uyarıcı genellemesi
Koşullamada diğer süreçler Sönme Koşullu uyaran koşulsuz uyaranın gelmekte olduğunu işaret etmelidir. Böylece koşullu tepkinin gücü artar. Yoksa, SÖNME olur koşullu uyaranı koşulsuz uyaran izlemedikçe koşullu tepki giderek ortadan kalkar. Sönme sırasında koşullu tepkinin gücü azalır.
Kendiliğinden geri gelme Sönme süreci sırasında koşullu tepkinin anlaşılmaz biçimde gücünde tekrar bir artış olur. Buna kendiliğinden geri gelme denir.
Tepkinin gücü Kendiliğinden geri gelme Güçlü Kendiliğinden geri gelme Zayıf Edinme İlk sönme evresi İkinci sönme evresi Zaman
Koşullamada genelleme ve ayırdetme Uyarıcı genellemesi Öğrenilmiş bir davranışın başlangıçtaki uyarıcıdan farklı, ama ona benzer olan diğer uyarıcılara da gösterilmesidir. Uyaran koşullu uyarana ne kadar benzerse tepki o kadar güçlüdür. Örn. bir köpek kapı ziline havlamayı öğrenmişse en azından yeni bir evde telefon sesi o kapı ziline benzerse ona da havlar. Bu uyum sağlayıcı bir süreçtir; çünkü klasik koşullama sadece özgül uyaranlar arasındaki ilişkileri öğrenmemizi sağlasaydı çok yararlı olmazdı.
Gerçek yaşamda uyarıcı genellemesi Korku koşullaması Küçük Albert
Küçük Albert ve Beyaz rat (Watson, 1920)
Küçük Albert ve Beyaz rat (Watson, 1920)
Küçük Albert ve Beyaz rat (Watson, 1920)
Uyaranı ayırdetme (ayırdetmeyi öğrenme) Herhangi bir uyarana bir tepkiyi, başka bir uyarana başka bir tepkiyi öğrenmeye denir. Yani koşullu tepkiyi sadece koşullu uyarana ve ona çok benzer uyaranlara verme farklı uyaranlara göstermemedir. Aşırı genelleme uyum sağlayıcı değildir. Örn., köpek yeni bir evde bir süre geçirdikten sonra kapı zili ile telefon sesinin ayırdetmeyi öğrenir.
Edimsel Koşullama ÖĞRENMEDE ÖDÜL VE CEZANIN ROLÜ
Edimsel Koşullama Davranış ile sonuç arasında bağlantı kurmayı öğrenmedir. Pekiştirilen (memnun edici sonuçlara yol açan) davranışlar güçlenir, cezalandırılan (memnun etmeyen sonuçlara yol açan) davranışlar zayıflar. «Edimsel» (operant) koşullama olarak adlandırılması, organizmanın sonuç ortaya çıkması için bir eylemde bulunmasına gerek olması nedeniyledir.
Edimsel davranış İstenilen bir şeyi elde etmek ya da hoşlanılmayan bir şeyden kaçınmak amacıyla yapılan ve çevrede bir şekilde değişikliğe yolaçan davranıştır.
Zaman (sn) Edimsel Koşullama Etki yasası Thorndike, 1898 150 100 50 0 1 5 9 13 17 21 Denem e sayısı
Etki yasası (Thorndike, 1898) Memnuniyet verici sonuçlarla biten tepkiler tekrarlanır, memnuniyet verici olmayan sonuçlarla biten tepkiler tekrarlanmaz.
Edimsel koşullama Skinner, 1953 Hoparlör ışıklar Tepki pedalı Yiyecek gözü Elektirikli ızgara
Pekiştirici Yapılmış bir davranışın tekrarlanma olasılığını arttıran bir uyarandır. Pekiştirme Bir tepkinin olasılığını, tepkinin hemen ardından bir pekiştiricinin sunumu sayesinde arttırma sürecidir. Örn. bir köpeğe havladığı her zaman bir yiyeceği pekiştirici olarak verirseniz onu havlamaya koşullayabilirsiniz. Bu, pekiştirici kullanarak köpeğin havlamasını arttırma süreci pekiştirme olarak isimlendirilir.
Ceza Yapılan bir davranışın tekrarlanma olasılığını azaltan nahoş ya da acı verici uyaranlardır. Cezalandırma Bir tepkinin ortaya konma olasılığını tepkiden sonra bir ceza vererek azaltma sürecidir. Örn., köpeğiniz koltuğun üzerine her çıktığında üzerine su püskürtürseniz, su püskürtme ceza, koltuğa çıkma hareketini azaltma süreci cezalandırma olarak isimlendirilir.
Olumlu ve Olumsuz pekiştirme Olumlu bir uyaranın verilmesi anlamına gelir. Hem olumlu pekiştirmede hem de pozitif cezada bir uyaran verilir. Olumsuz bir uyaranın ortadan kaldırılması anlamına gelir. Hem negatif pekiştirme hem de negatif cezada uyaran ortadan kaldırılır.
İştah kabartan ve tiksindirici uyaranlar İştah kabartan uyaran organizmanın haz verici bulduğu bir uyarandır (örn. yiyecek, para). Tiksindirici uyaran, organizmanın nahoş bulduğu bir uyarandır (örn. hastalık, sosyal soyutlanma)
İştah kabartan ve tiksindirici Sonuç olarak, Pozitif pekiştirmede iştah kabartan bir uyaran verilir (örn. iyi bir iş için övgü). Pozitif cezada, tiksindirici bir uyaran verilir (örn. başarısız bir iş için azarlama). Negatif pekiştirmede tiksindirici bir uyaran ortadan kaldırılır (örn. sırt ağrısı için bir termofor kullanma). Negatif cezada iştah kabartan bir uyaran ortadan kaldırılır (örn. bir anne-babanın çocuğa şeker vermemesi).
Edimsel öğrenmede genel öğrenme süreçleri Biçimlendirme Bir hayvan arzu edilen tepkiye giderek başarılı bir şekilde belirli bir tepkide bulunmak üzere yetiştirildiğinde bu biçimlendirmedir. İnsanlar için bu örn. çocuğun her sabah yatağını doğru düzgün toplamasını sağlamak için pekiştirme şeklinde olabilir.
Pozitif ve negatif pekiştirme ve cezalandırma Pekiştirme Cezalandırma Pozitif Haz verici uyaran verilir. Tiksindirici uyaran verilir. Negatif Tiksindirici uyaran ortadan kaldırılır. Haz verici uyaran ortadan kaldırılır.
Nasıl bileceğiz? Olumlu ve olumsuz pekiştirme ve cezalandırmanın her tür örneğinde, bir uyaran bir pekiştirici ya da cezalandırıcı olarak işlev görüyorsa /pekiştirme ya da cezalandırmaya yolaçıyorsa şu sorunun cevabı önemlidir: Davranış tekrar mı ediyor yoksa duruyor mu?
Birincil ve ikincil pekiştiriciler Doğduğumuzdan beri doğal olarak pekiştiriyorsa birincil pekiştiricidir (örn., yiyecek, sosyal ilişki). Doğuştan pekiştirici olmayıp öğrenme yoluyla pekiştirici niteliği kazanmışsa ikincil pekiştiricidir (örn., para, iyi notlar).
Pekiştirme Olumsuz pekiştirme başlıca iki öğrenme türünde vardır: Kaçma koşullaması: Bir organizmanın rahatsız edici bir uyaranı sona erdiren bir tepkide bulunmayı öğrenmesi. Kaçınma koşullaması Organizmanın yaklaşan nahoş bir olayın işaretine, sakınmayı sağlayacak tarzda tepkide bulunması.
Edinme, sönme ve kendiliğinden geri gelme Edinme pekiştirilmiş edimsel tepkinin güçlenmesi demektir. Sönme edimsel tepkinin artık pekiştirilmediği için ortadan kalkmasıdır. Kendiliğinden geri gelme edimsel tepkinin sönme evresinden bir süre geçtikten sonra geçici olarak görülmesidir.
Otomatik satış makinası Para atıp istediğimizi alırız (edinme). Bir keresinde para atarız ama istediğimizi vermez; parayı «yutar». Birkaç kez aynı şey olur. Kullanmamaya (para atmamaya) başlarız (sönme). Ancak, belirli bir süre sonra tekrar deneriz (kendiliğinden geri gelme). Eğer makine tamir edilmişse tepki düzeyimiz ilk başa döner, değilse sönme devam eder.
Ayırdetme ve genelleme Ayırdedici uyaran edimsel tepkinin pekiştirilmesi için sunulmak zorunda olan bir uyarandır. Örn. bir rat sadece ışık açık olduğu zaman pedala bastığında yiyecek geldiğini öğrenirse ışık kapalıyken pedala basmaz. Uyarıcı genellemesi, edimsel tepkinin ayırdedici uyarana benzer uyaranların varolduğu durumda da verilmesidir. Örn. bir rat, sadece ışık belirli bir kırmızı tonundayken yiyecek için pedala basmayı öğrenir. Edinmeden sonra farklı renklerin verilmesi, genelleme için bir test oluşturur.
Edimsel koşullamada kısmi pekiştirme tarifeleri Her tepkinin pekiştirilmesi sürekli pekiştirme tarifesi olarak isimlendirilir. Kısmi pekiştirme tarifelerinde davranış sadece zaman zaman pekiştirilir. Kısmi pekiştirme etkisi, sürekli bir tarifeden çok, aralıklı bir tarifeye göre pekiştirilen tepkilerin, sönmeye daha dirençli olmasını ifade eder.
Pekiştirme tarifeleri Pekiştirme tarifesi Pekiştirmenin sıklığı ve düzeni demektir. 4 temel pekiştirme tarifesi Sabit oranlı tarife Sabit aralıklı tarife Değişken oranlı tarife Değişken aralıklı tarife
Kısmi pekiştirme tarifeleri Kısmi pekiştirme tarifesinde sönme, sürekli pekiştirme tarifesinden daha fazla zaman alır. Daha etkili pekiştirme tarifeleri Değişken aralıklı tarifeler Değişken oranlı tarifeler Olumlu pekiştirmeye iyi tepki veririm
Davranış değişikliğinde pekiştirme mi ceza mı etkili? Özel durumlardaki (örn. otistiklerde) kendine zarar verici davranışları azaltmak için ceza etkili olabilir. Ancak genel olarak ceza daha dezavantajlı. Bu dezavantajlar: Daha istenmeyen bir davranışla sonuçlanabilir. Öğrenilebilir. Kendi davranışını değerlendirmeyi öğretmez; benlik saygısını düşürebilir. Alternatif davranışlar hakkında bilgi vermez.
Edimsel öğrenmeyi hızlandırma Güdülenme davranışlarımızı harekete geçiren ve hedeflerimize göre yönlendiren içsel ve dışsal faktörlerdir. Belirli güdülerin varlığı (örn. açlık, hareketlilik) edimsel davranışları hızlandırır. Örn. bir fare aç ise pedala daha sık basar. Ortamı düzenleme İlgisiz davranışlar yapma fırsatı vermeme Biçimlendirme Davranışları basamaklandırarak pekiştirme Karmaşık bir davranışı, istenen davranışa giderek yaklaşacak şekilde adım adım pekiştirerek öğretme süreci
Klasik ve edimsel koşullamanın karşılaştırılması Benzer Her ikisinde de genelleme, ayırdetme, sönme ve kendiliğinden geri gelme var. Farklı KK da öğrenici edilgin, davranış istemsizdir. EK da öğrenici etkin, davranış istemlidir.