USTALARDAN GENÇLERE Prof Dr.Mustafa KUTLU
Devlet olma durumundaki kuruluşların en birinci görevi, halkın sağlığını korumaktır. M. Kemal Atatürk
-14 Mart 1827 Tıphane -1832 Cerrahhane -1839 Mektebi Tibbiyeyi Mülkiyey i Şahane -1870 Mektebi Tibbiyeyi Askeriyey i Şahane -1898 Gülhane Hastahanesi
Türkiye Cumhuriyeti nin ilk yıllarında ülkemiz sağlık politikalarını iki başlık altında inceleyebiliriz: Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilanına kadar olan 1919-1923 yılları Cumhuriyetin ilk yılları olan 1923-1938 dönemi
Dr. Refik Saydam: "19 Mayıs'ta Samsun a çıktığımız vakit, karşımıza boynu bükük, müdafaa vasıtalarından mahrum, cesaretini kaybetmiş, bakımsız cılız ve her türlü hastalıkların tehdidi altında kalmış bir Millet çıkıyordu. Mustafa Kemal ileriye cesaretle bakıyor ve bu Milleti içerden dışarıdan gelecek düşmanlara ve bunun kadar tehlikeli olan çeşitli hastalıklara karşı koruyacak ve onlardan kurtaracak tedbirlerin alınması lüzumunu belirtiyordu.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı; 2 Mayıs 1920 de 3 nolu kanun içinde yer alarak Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekaleti adı ile kurulmuştur. Bakanlığın, Ankara Vilayet Konağında bir odası ve toplam 3 personeli mevcuttu. Avrupa ülkelerinin sadece üçünde Sağlık Bakanlığı bulunmaktaydı.
İlk Sağlık Bakanlarımız: Dr. Adnan Adıvar (3.5.1920-10.3.1921) Dr. Refik Saydam (10.3.1921-20.12.1921) Dr. Rıza Nur (24.12.1921-27.10.1923) Dr. Refik Saydam (30.10.1923-21.11.1924) Dr. Mazhar Germen (22.11.1924-3.3.1925) Dr. Refik Saydam (4.3.1925-25.10.1937) Dr. Hulusi Alataş (25.10.1937-18.1.1945)
Öncelikle; göçmenler, savaşlarda kimsesiz kalmış öksüzler, düşmandan geri alınan bölgelerin halkına eşya ve para yardımları yapılmış, Sıtma, verem, tifo, tifüs çiçek, trahom, sifiliz, ve ana-çocuk ölümleri ile mücadele planlanmış, Kuduz tedavisi müessesesi ve bakteriyolojihane kurulmuştur.
Kurtuluş Savaşı sırasında askerlerin % 40 ının sıtmalı olduğu, Samsun bölgesinde bu oranın % 70, Ordu bölgesinde % 50, Toros tüneli işçilerinde % 50 ve Söke çevresinde % 44 olduğu belirlenmiştir. Antalya da çıkan bir gazeteye göre bu vilayette 1920 yılında ölüm sayısı, doğum sayısının iki katıydı.
Mustafa Kemal, 1 Mart 1922 tarihinde Meclis in 3. toplanma yılını açarken yaptığı konuşmada hedefi: Milletimizin sıhhatinin korunması ve güçlendirilmesi, ölümlerin azaltılması, nüfusun arttırılması, toplumsal ve bulaşıcı hastalıkların tesirsiz hale getirilmesi ve bu suretle millet fertlerinin dinç ve çalışmaya kabiliyetli sağlam bir bedene sahip olarak yetiştirilmesi olarak açıklamıştır.
1923 de Sağlık çalışanlarının durumu Sağlık Personeli Nüfus oranı Hekim - 545 1 Hekime : 21.660 kişi Eczacı 69 1 Eczacıya : 173.913 kişi Sağ.Mem. 560 1 Sağ. Mem.na : 21.428 kişi Ebe 136 1 Ebeye : 88.235 kişi Hemşire 4 1 Hemşireye : 3.000.000 kişi İdare Memuru 332 1 İda. Mem.a : 36.144 kişi
Tabip, hastalıkların bertaraf edilmesinde oynadığı rolden ziyade sıhhatte olanların bu hallerini muhafaza etmesi için gayret sarf edecektir. Dr. Refik Saydam Koruyucu hekimlik hizmetleri; devletin öncelikli sağlık görevidir.
Hasta tedavi hizmetleri için Ankara, İstanbul, Sivas, Erzurum ve Diyarbakır' da Sağlık Bakanlığı' na bağlı Numune Hastaneleri açılmış, Belediye ve özel idareler hastane açmaya özendirilmiştir.
Atatürk ün himayelerinde 25 Eylül 1925 günü, Meclis Binasında, 1. Milli Türk Tıp Kongresi toplandı. Genç Türkiye Cumhuriyeti nin sağlık sorunları tartışılmış, Sorunlara yönelik mücadelenin yöntemleri belirlenmiş, Sağlıklı insanın memleketin savunması kadar ekonomik ve sosyal hayat için de gerekli olduğu vurgulanmıştır
1. Millî Türk Tıp Kongresinde: 25 Eylül 1925-Ankara Bireyci ve tedavi edici sağlık hizmeti anlayışının yanısıra, topluma yönelik koruyucu tıp anlayışı temel yaklaşım olarak belirlenmiştir. Hekimlerden, şehirlerden köylere kadar çalışmalarını yayarak, bizzat köylü ile ilişki kurmaları, onlara sağlık, uygarlık ve toplumsal hayatla ilgili her türlü gelişmede yol gösterici olmalarının beklendiği belirtilmiştir.
1925 yılı çalışma programının ana hedefleri: 1. Sıtma, verem, trahom, frengi ve kuduz ile mücadele etmek, 2. Sağlık ve Sosyal Yardım örgütlerini köye kadar götürmek, 3. Merkez Hıfzıssıhha Enstitüsü ve Hıfzıssıhha Okulu kurmak, 4. Sağlık örgütlerini genişletmek, 5. Hekim, sağlık memuru ve ebe yetiştirmek, 6. Numune hastaneleri ile doğum ve çocuk bakım evleri açmak, 7. Sağlıkla ilgili kanunları yapmak.
Merkez Hıfzısıhha Enstitüsünün Kuruluşu Halk sağlığı ile ilgili bütün biyolojik maddeleri üretmek, Hükümet tabibi, sağlık müdürleri ve diğer sağlık personelini eğitmek amacıyla, 17 Mayıs 1928 de Merkez Hıfzısıhha Enstitüsü kurulmuştur. Enstitü; Bakteriyoloji, Kimyevi Analiz, Farmakodinami ve İmmünbiyoloji bölümlerini içeriyordu.
1931 yılında, ağız yoluyla uygulanan BCG aşısı üretimi, 1932 yılında ülke ihtiyacını karşılayacak düzeyde serum üretimi,
Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 1930 yılında 1539 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu yürürlüğe girmiş, Koruyucu sağlık hizmetleri ile bulaşıcı hastalıklarda tedavi edici hizmetler parasız olarak devletin asli görevi olarak kabul edilmiş, Danışma Kurulu oluşturulmuştur.
Seyyar Tabiplikler Köylerde halk sağlığı, çevre sağlığı ve ayaktan tedavi hizmetleri yürütülmüş, Muayene ve ilaçlar için ücret alınmamış, Yapılan çalışmaları bir rapor halinde her ayın sonunda bakanlığa bildirilmiş, Seyyar sağlık memurları her ayın 20 günü köylerde geçirmişlerdir.
Muayene ve Tedavi Evleri 1924 yılında hastane olmayan 150 ilçe merkezinde kurulma kararı alınmış, Hasta muayenesi ve ilaçlar parasız verilmiş, Poliklinik hizmetlerinin verildiği yataklı sağlık üniteleri olarak hizmet vermiş, Muayene olduktan sonra aynı gün köyüne dönmeyecek olanlar, kalacak yeri olmayan fakir hastalar ve hastaneye sevk edilecek olanlar, sevk gününe kadar yatırılabilmiştir.
Etimesgut Toplumsal Sağlığı Koruma Dispanseri Bu dispanser % 80 oranında koruyucu hekimlik % 20 oranında tedavi edici hekimlik verecek şekilde planlanmıştır. Uzun yıllar başarılamayan bu hedef, 1961 yılındaki sağlıkta sosyalizasyon çalışmalarına esin kaynağı olmuştur.
Hıfzıssıhha Mektebi Eczacı, dişçi, ebe ve sağlık memurları dahil tüm sağlık çalışanlarına yönelik 2-4 ay süreli kurslar verilmiş, Çevre sanitasyonu, sıtma ile mücadele, epidemiyoloji, parazitoloji ve ensektisitlerin etkileri konusunda bilimsel çalışmalar da yapılmıştır.
Köy Ebesi Mektepleri 1937 yılında Balıkesir ve Konya da ilk Köy Ebesi Okulları açılmıştır. Köy ebesi, halk sağlığı ve özellikle ana-çocuk sağlığı çalışmalarındaki büyük açığın kapatılmasında faydalı olmuştur. Köy ebesi okuluna alınacak kızların, köylü olması ve okulun bulunduğu il veya çevre illerden olmasına dikkat edilmiştir. 1 yıllık okulu bitirenlere kendi köylerinde veya civar köylerde dört yıl mecburi hizmet zorunluluğu getirilmiştir.
Köy Kanunu Köyü ve köylüyü kalkındırmak için çıkarılan 442 Sayılı Köy Kanunu 1924'te kabul edildi. Bu kanunda köylünün yapması mecburi olan 37 işin, 23 ü sağlık ile ilgilidir. Köy muhtarı ve ihtiyar heyetine de sağlık ile ilgili yapması zorunlu görevler verilmiştir. Su birikintilerinin kurutulmasından, evlerin yapımına, çeşme, gübrelik, yol, meydan, köy odası ve mezarlık yapımından, öksüzlerin veya askerde olanların tarlalarının sürülmesi gibi konulara kadar bir çok konu ince ayrıntısına kadar düşünülmüştür.
Atatürk ün 1935 yılı TBMM açış konuşmasından: Türk vatandaşının sağlığı ve sağlamlığı, her zaman üzerinde durulacak ulusal sorunumuzdur. Bir ulusun hasta olması, yıkıma uğraması demektir. O halde kurtuluş, toplumdaki hastalığı tanıyıp sağaltmakla olacaktır... Devlet olma durumundaki kuruluşların en birinci görevi, halkın sağlığını korumaktır.
Sonuç olarak; Atatürk ün bu yaklaşımı sayesinde, 1923-1937 yılları arasında, tüm yokluklar ve güçlüklere rağmen: - Zamanın gelişmiş ülkeleri düzeyinde bir sağlık teşkilatı kurulmuş, - Hekim sayısının artırılması yönünde çalışmalar yapılmış, - Sağlık hizmetinin temel unsurları olan ebe ve sağlık memurları yetiştirilmiş, - Koruyucu hekimliğe önem verilmiş, - Tedavi hizmetlerinin geliştirilmesi için Numune hastaneleri açılmış, - Doğum ve çocuk bakımevleri açılmış,
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları BD nın Bilimsel Etkinlikleri 29
Yurt İçi Bilimsel Katılım 2010 Yılı Ulusal Diyabet Kongresi Mardin Osteoporoz Sempozyumu İzmir Diyabet Toplantısı Antalya Diyabet Toplantısı TEMD ndokrinoloji Kursu Hipofiz Sempozyumu Diyabet Günü AnkaraToplantısı Zonguldak Karaelmas Ünv.Tıp Fak.Diyabet Günleri Kongresi 30
Yurt Dışı Bilimsel Katılım 2009 Yılı Amerika Diyabet Kongresi ADA Akdeniz Diyabet Çalışma Kongresi MDS Endokrinoloji Kongresi, EASD ENEA ECE IDF ENDO 31
2009 Yılı Yurt İçi Yayınlar Makale+Bildiri 31 2010 Yılı Makale+Bildiri 26 32
Yurt Dışı Yayınlar 2009 Yılı Makale+Bildiri 28 2010 Yılı Makale+Bildiri 22 33
Poliklinik sayıları 2009 Yılı 2010 Yılı Çalışan (+ ailesi): 12424 14525 Emekli (+ ailesi): 6375 5356 Sivil : 3850 4574 Toplam= 22649 24455 34
Yatan Hasta 2009 Yılı 2010 Yılı Klinik yatak kapasitesi: 35 35 Yatan hasta sayısı: 520 652 Yatak doluluk oranı: 54.16 67.91 35
Tetkik Sayıları 2009 yılı 2010 Yılı Tiroid US: 233 370 Tiroid Biyopsisi: 217 320 Şeker Ölçümü: 16724 21200 Diyabet Eğitimi: 433 612 36