Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1



Benzer belgeler
HAYVANSAL ÜRETİM FİZYOLOJİSİ

Dolaşım Sistemi. Dolaşım sistemi, kan, kan plazması, şekilli elemanları. Dicle Aras

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

KAN DOKUSU. Prof. Dr. Levent ERGÜN

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI

Kan ve sıvı-elektrolitler. Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

Kanın Bileşenleri. Total kan Miktarı: Vücut Ağırlığı x0.08. Plazma :%55 Hücreler : %45. Plazmanın %90 su

Kanın bileşimi iki kısımdan oluşur:


Kan ve kan bozuklukları ile ilgili araştırmaların yapıldığı ve tedavinin geliştirildiği bilim dalına hematoloji (kan bilim) denilir.

HİSTOLOJİ. DrYasemin Sezgin

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:

Bağışıklık sistemi nasıl çalışır?

KAN KAN. Kanın yapısı. Kanın Görevleri 19/11/2015. Kanın Yapısı. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOKU. Dicle Aras. Doku ve doku türleri

FİZYOLOJİ LABORATUVAR BİLGİSİ VEYSEL TAHİROĞLU

Laboratvuar Teknisyenleri için Lökosit (WBC) Sayımı Nasıl yapılır?

CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞENLER

ORGANİZMALARDA BAĞIŞIKLIK MEKANİZMALARI

Kan dokusu. Hematokriti hesaplamak için eritrositlerle dolu olan tüpün uzunluğu kanla dolu tüpün uzunluğuna bölünüp, çıkan sonuç 100 ile çarpılır.

KAN VE KAN HASTALIKLARI. YRD. DOÇ. DR. Kadri KULUALP

Kan ve sıvı-elektrolitler. Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

1- Kulakçıklar Gevşer, Karıncıklar Kasılır :

YGS ANAHTAR SORULAR #3

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

FEN BİLİMLERİ TESTİ 6. SINIF

Fizyoloji PSİ 123 Hafta Haft 13 a

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI SAĞLIK HİZMETLERİ VÜCUT SIVILARI- ELEKTROLİTLERİ VE KAN

Tam Kan Analizi. Yrd.Doç.Dr.Filiz BAKAR ATEŞ

I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık

HAYVANSAL DOKULAR Doku Histogenez

11. SINIF KONU ANLATIMI 32 DUYU ORGANLARI 1 DOKUNMA DUYUSU

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU

Canlıların yapısına en fazla oranda katılan organik molekül çeşididir. Deri, saç, tırnak, boynuz gibi oluşumların temel maddesi proteinlerdir.

Kan Fizyolojisi Dr. Mehmet İNAN

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

SINIFLAR/1.DÖNEM YAZILIYA HAZIRLIK ÇALIŞMASI-2

LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ. ve İNFLAMASYON Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun

DOLAŞIM VE VÜCUT SAVUNMASI

Bağ doku. Mezodermden köken alır. En Yaygın bulunan dokudur ( Epitel, Kas, Kemik sinir)

KAN FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count

Hücre. 1 µm = 0,001 mm (1000 µm = 1 mm)!

solunum >solunum gazlarının vücut sıvısı ile hücreler arasındaki değişimidir.

HÜCRE ZARINDA TAŞIMA PROF. DR. SERKAN YILMAZ

İnsanda Dolaşım Sistemi ve Vücudun Savunulması

İMMÜN SİSTEMİ OLUŞTURAN ORGANLAR

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ FARMAKOLOJİSİ

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM. (1 Mayıs Haziran 2017 )

Sistemin Diğer Özellikleri Atar ve toplar damarlar birbirleriyle bağlantılı olduğu için devamlıdır. Bu bağlantıyı kılcal damarlar sağlar. Kan devamlı

Sıkı bağ dokusu yapısında parankimi yada dalak pulpasını. birbiriyle devamlılık gösteren bölümlere ayıran trabekulaların

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

LENFOİD SİSTEM DR GÖKSAL KESKİN ARALIK-2014

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

DESTEK ve HAREKET SİSTEMİ. Kemiklerin Görevleri: - Destek ve hareket sistemimiz: iskelet sistemi, eklemler ve kas sisteminden meydana gelir.

ayxmaz/biyoloji Olumsuz yanıtları: Alerjiler - normalde zararsız maddelere tepki Otoimmün hastalıklar (Diyabet)(Kendi dokularını yok eder)

11. SINIF KONU ANLATIMI 48 DOLAŞIM SİSTEMİ 1 KALP KALBİN ÇALIŞMASI

BELKİDE BİYOLOJİNİN EN TEMEL KONUSU EN ZEVKLİ KONUSUNA BAŞLAYALIM ARKADAŞLAR!!!

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM

VİROLOJİ -I Antiviral İmmunite

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı

Anatomik Sistemler. Hastalıklar Bilgisi Ders-2 İskelet-Kas-Sinir Sistemleri

b. Amaç: Bakterilerin patojenitesine karşı konakçının nasıl cevap verdiği ve savunma mekanizmaları ile ilgili genel bilgi öğretilmesi amaçlanmıştır.

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111

Şekil : Açık Dolaşım Şeması

MONONÜKLEER FAGOSİT SİSTEM

Gaz Alışverişi, İnsanda Solunum Sistemi

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

Prof. Dr. Neyhan ERGENE

Solunum Sistemi Fizyolojisi

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

KLİNİK TIBBİ LABORATUVARLAR

BAĞ DOKUSU. Gevşek Bağ Dokusu Sıkı Bağ Dokusu (Düzenli, Düzensiz) Özelleşmiş Bağ Dokusu


İNFLAMASYON DR. YASEMIN SEZGIN. yasemin sezgin

HÜCRE MEMBRANINDAN MADDELERİN TAŞINMASI. Dr. Vedat Evren

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18

GELECEĞĠN KAN BAĞIġÇILARININ KAZANIMI ĠÇĠN TEKNĠK DESTEK PROJESĠ

2006 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I I

Kanın Yapısı ve Fizyolojisi. Hazırlayan: Uz.Dr. Neşe ATEŞ

ADIM ADIM YGS-LYS 27. ADIM HÜCRE 4- HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞLERİ

GENEL ÖZELLİKLER. Vücudun kendini çeşitli hastalık meydana getirici etkenlere karşı savunması immün sistem (Bağışıklık) tarafından gerçekleştirilir.

Fizyoloji. Vücut Sıvı Bölmeleri ve Özellikleri. Dr. Deniz Balcı.

YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf 2 KARBONHİDRAT LİPİT (YAĞ)

Kemik İliği Ne İşe Yarar? Turkish Edition

KAN DOKU HİSTOLOJİSİ. Dr. SEVDA SÖKER

HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi

Doku kan akışının düzenlenmesi Mikrodolaşım ve lenfatik sistem. Prof.Dr.Mitat KOZ

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM -ÖĞRETİM YILI DÖNEM I / DERS KURULU VI KAN ve LENF SİSTEMİ (29 Nisan Haziran 2019)

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ...

ELEMETLER VE BİLEŞİKLER ELEMENTLER VE SEMBOLLERİ

FİZYOTERAPİDE KLİNİK KAVRAMLAR. Uzm. Fzt. Nazmi ŞEKERCİ

Şekil ve fonksiyonları benzer olan belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmiş hücre gruplarına doku denir. Hücreler dokuları,dokular da bir araya

YAĞLAR (LİPİTLER) Yağların görevleri:

Transkript:

GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI 4. Laboratuvar: KAN DOKU Kan dokusunun görevleri 1 Kan dokusunun yapı elemanları 2 Kan grupları 12 İnce yayma kan preparatı tekniği 15 1. GİRİŞ Kan doku, atardamar, toplardamar ve kılcal damarlardan oluşan damar ağının içinde dolaşan; akıcı plazma ve hücrelerden (alyuvar, akyuvar ve kan pulcukları) meydana gelmiş kırmızı renkli, hücreler arası maddesi sıvı olan, özelleşmiş bir bağ doku tipidir. 2. KAN DOKUSUNUN GÖREVLERİ Kanın görevleri, kan hücrelerinin çok çeşitli fonksiyonlar görüyor olmasıyla ilgili olarak çok çeşitlidir: a) Farklı vücut bölgeleri arasında metabolik ve fonksiyonel bağlantı sağlar. b) Emilen besin maddeleri kanda erimiş halde olduğundan organizmayı besler. c) Hücre ve dokuların metabolik artıkları kan aracılığıyla canlının boşaltımla ilgili yapılarına ulaşır. d) Organların çalışmasında sinirler kadar önemli olan hormonlar da kanda erimiş olarak bulunduğundan yapım yerlerinden gerekli organlara kan yardımıyla taşınırlar. e) Canlı yapı için besin kadar hayati olan oksijen akciğerlerden tüm organizmaya dağılması ve metabolik ürün olan karbondioksitin atılmak üzere akciğerlere taşınması kan aracılığı ile sağlanır. f) Kan hücrelerinden fagositik olanlar aracılığıyla hücresel, bağışıklık maddeleri sentezleyenleri aracılığıyla humoral bağışıklıkta iş görür. 1

g) Canlı organizmanın belirli bir ph ve sıcaklıkta kalmasını da düzenler. Buna homeostazis adı verilir. 3. KAN DOKUSUNUN YAPI ELEMANLARI Kan dokusu bağ dokusunun özelleşmiş bir türü olduğuna göre, bağ dokusunun yapı elemanlarına ait birimleri içermelidir. Nitekim bağ doku hücrelerarası maddesinin yerine plazma adı verilen sıvı hücreler arası madde, bağ doku hücreleri yerine kan hücreleri ve bağ fibrilleri yerine de fibrinojen bulunur. Fibrinojen plazma içinde erimiş halde bulunmakla beraber, kan damar dışına çıktığında ince iplikçiler şeklinde çöker ve fibrin adını alır. Fibrin, kan hücreleriyle birlikte kan pıhtısını oluşturur. Plazmada kan hücreleri ve fibrinin (fibrinojenin)ayrılmasıyla geride kalan sarı renkli sıvıya ise serum adı verilir. Serum bir bakıma bağ dokusunun şekilsiz (amorf) temel maddesidir. KAN DOKUSU Plazma Hücreler Serum Fibrinojen Eritrositler Lökositler Granülositler Nötrofil Eozinofil Bazofil Agranülositler Monosit Lenfosit Plateletler (Trombositler) T Lenfosit 2 B Lenfosit

a) Plazma Toplam kan hacminin %55'ini plazma oluşturur. Kanın, kan hücreleri dışında kalan sıvı kısmına plazma denir. Plazmanın %90-92'si su, geri kalan bölümü ise organik ve inorganik maddeler olan plazma proteinleri, aminoasitler, karbonhidratlar, yağlar, hormonlar, üre, ürik asit, laktik asit, enzimler, antikorlar, sodyum, potasyum, iyot, demir, bikarbonat vb. elementlerden oluşur. Bu maddeler plazma ile dokuların ilgili yerlerine taşınmaktadır. Plazmanın, organik maddelerinin büyük bir bölümünü plazma proteinleri oluşturur. Bu proteinler; albumin, globulin ve fibrinojen'dir. Plazma proteinleri 100 gr. kanda 7-8 gr. kadardır ve çoğu albumindir. Plazma proteinleri karaciğer tarafından sentezlenir. Albumin : Oluşturdukları ozmotik basınç ile plazmada suyu tutarlar ve plazmadaki suyun damar dışına kaçmasına engel olur. Globulinler : Alfa, beta, gama globülinler (immunoglobulinler) olmak üzere 3 gruba ayrılırlar. Vücudun enfeksiyonlarına karşı korunmasında ve bağışıklığı sağlamada rol alırlar. Fibrinojen : Kanama durumunda kanın pıhtılaşmasında rol alır. b) Kan Hücreleri Kan hücreleri, kanın plazma dışında kalan kısmıdır. Kan hacminin yaklaşık %45'ini oluşturur. Kan hücreleri eritrosit, lökosit ve trombosit olarak adlandırılır. Şekil 1: Kan Hücreleri 3

1) Eritrositler (Alyuvarlar) : Eritrositler memelilerde nükleusu olmayan fakat diğer canlı gruplarında nükleusa sahip Olup, oksijen taşıyıcı protein olan hemoglobin ile dolu kan hücreleridir. Normal şartlarda kesinlikle dolaşım sistemi dışına çıkmazlar. Normal bir eritrosit hücresi bikonkav (her iki tarafından basık) disk şeklindedir. Bu şekilde olması eritrositlerin yüzey hacim oranının fazla olmasını sağlayarak gaz alışverişini kolaylaştırır. Eritrositler oldukça esnektir. Bu özelliklerinden dolayı düzensiz şekillere uyum sağlayarak çok küçük çaplı kılcal damarlardan geçebilirler. Eritrositlere kırmızı rengini veren taşıdıkları hemoglobindir ve hücre ağırlığının 1/3'ünü oluştururlar. Hemoglobin 4 demir ve bir globin molekülünden oluşur. Normal değeri 100 ml kanda 12-13 gramdır. Oksijen ve karbondioksit hemoglobindeki demire bağlanarak taşınır. Eritrositlerin 1mm3 kandaki sayısı erişkin bir erkekte 4,5-6 milyon, erişkin bir kadında ise 4-5 milyon arasındadır. Eritrosit sayısının veya hemoglobin miktarının normalden düşük olması durumu ise anemi olarak adlandırılır. Eritrositlerin görevleri 1) En önemli görevi yapılarındaki hemoglobin sayesinde oksijen ve karbondioksiti taşımaktır. 2)Eritrositler hemoglobin aracılığıyla asit baz dengesinin düzenlenmesini sağlar. 3) Eritrositlerin hücre zarında bulunan antijenler, kan grubunu belirler. Şekil 2 : Kurbağa Eritrositleri Şekil 3 : Memeli Eritrositleri 4

2) Lökositler ( Akyuvarlar) : Lökositler vücudun savunma sisteminde rol alan hareketli kan hücreleridir. pigment kapsamadıklarından bunlara beyaz kan hücreleri de denir. Lökositler alyuvarlara göre daha büyük ve çekirdeklidir. Normal koşullarda lökosit sayısı 1mm 3 kanda 4000-10.000'dir. Ortalama 6000-7000 olarak kabul edilir. Klinikte sayıları 4000'den az bulunursa lökopeni, 10.000'den fazla bulunursa lökositoz olarak adlandırılan durum meydana gelir. Lökositlerin görevleri Lökositler, çeşitli yollarla vücuda giren mikroorganizmaları, ölü doku atıklarını, yabancı partikülleri ya fagosite ederek ya da ürettikleri antikorlarla ve duyarlı lenfositlerle harap ederek ortadan kaldırmaya çalışırlar. Doku aralıklarına diapedez (diapedesis) ile girer.inflamasyonlu doku bölgelerine kemotaksi (kemotaksis) ile hareket eder.fagositoz işlemi ile mikroorganizmaları ve yabancı maddeleri sindirir ve yok eder. Diapedesis; lökositlerin kılcal damarların endotel hücrelerinden dokuya geçmesi ve sızmasıdır. Kemotaksis; lökositlerin dokulardaki bazı kimyasal maddelere doğru hareket etmesidir. Fagositoz ise lökositlerin yabancı maddeleri yutarak etkisiz hâle getirmesidir. Lökositlerin Sınıflandırılması Lökositler sitoplazmalarında granül olup olmamasına göre; granülositler ve agranülositler olarak 2 gruba ayrılırlar. a) Granülositler : Yapılarında granül bulundururlar. Bu lökositlerin sitoplazmalarında boyanabilen tanecikleri vardır. Kırmızı kemik iliğinde yapılır. Bunlar nötrofiller, eozinofiller ve bazofiller olmak üzere 3 çeşittir. 5

1) Nötrofil: İnsan kanında en fazla bulunan lökositlerdir. Nukleusları 3-5 lobdan oluşur. Mikroorganizmalara karşı koruyucu görev üstlenirler (Fagositoz yetenekleri vardır.) 2) Eozinofiller : Tüm lökositlerin %2-3'ünü oluştururlar. Çekirdekleri genellikle iki parçalıdır. Fagositoz yetenekleri nötrofiller ve monositlere göre daha azdır. Eozinofil granülleri histamin ve plazminojen içerir. Alerjik reaksiyonlarda, deri ve paraziter hastalıklarda eozinofillerin sayıları artar. 3) Bazofiller : Tüm lökositlerin %0,4'ünü oluşturur. Bazofiller vücutta küçük kan damarları boyunca çok sayıda bulunan mast hücrelerine benzer. Yapılarında bol miktarda antikoagülan bir madde olan heparin taşırlar. Bazofiller yapılarında heparinden başka histamin ve serotonin kan damarları aktivitesi üzerine etkili (vazoaktif) maddelerdir. Şekil 4 : Nötrofiller Şekil 5 : Eozinofil Şekil 6 : Bazofil 6

b) Agranülositler : Yapılarında granül bulundurmazlar. Monositler ve lenfositler olmak üzere 2 çeşittir. 1) Monositler : Tüm lökositlerin %5,3'ünü oluştururlar. Kırmızı kemik iliğinde üretilir. Diapedes ile dokular arasına geçer, burada gelişip büyüyerek doku makrofajları adı verilen hücreleri oluşturur. Yerleştikleri dokuya göre değişik isimler alır. Monositler ve makrofajlar da çok güçlü fagositoz yeteneğine sahip hücrelerdir. 2) Lenfositler : Tüm lökositlerin %30'unu oluştururlar. Kemik iliği, lenf bezleri, dalak, timüs ve bademcikler gibi lenfoid organlarda üretilir. Lenfositler, organizmayı bakterilere, virüslere, mantarlara, yabancı dokulara ve tümörlere karşı dirençli kılmak için çalışırlar. Fagositoz yetenekleri yoktur. B ve T olmak üzere 2 alt gruba ayrılırlar. B lenfositler : Antijenlere karşı antikor veya immunoglobulinler adı verilen özel protein moleküllerini sentezler. T lenfositler : Hem B lenfositlerin antikor üretimini düzenleyen hem de antijenlerle doğrudan savaşan hücrelerdir. Bu nedenle T lenfositlerin oluşturduğu bağışıklığa hücresel bağışıklık, B lenfositlerin oluşturduğu bağışıklığa ise humoral bağışıklık adı verilir. Şekil 7: Lenfosit Şekil 8: Monosit 7

3) Trombositler (Kan Pulcukları) : Membrana sahip, çok az sitoplazma içeren ve nukleussuz yapılardır. Belirgin bir şekilleri yoktur. Megakaryositlerin(dev hücreler) sitoplazma parçalarından oluşurlar. Görevi, pıhtılaşma sırasında dolgu maddesi olmaktır. Damar duvarı ağır bir hasar görmüşse 15-20 saniye içinde pıhtı gelişmeye başlar; hasar hafifse 1-2 dakika içinde pıhtı ortaya çıkar. Yırtılmadan 3-6 dakika sonra delik büyük değilse açığın tümü pıhtı ile dolar. 20 dakika ya da 1 saat sonra pıhtı büzüşür ve damarı daha fazla kapatarak kan kaybını önler. Yara bölgesindeki plateletler uyarı aldıklarında, tromboplastin salgılarlar. Tromboplastin, protrombini trombine değiştirir. Trombin, fibrinojeni fibrine dönüştürür. Plateletler ve diğer kan hücreleri bu fibrillere tutunarak kanın pıhtılaşması sağlanır. Şekil 9 : Trombositlerin damar içi hasarı sonucu tamir mekanizması 8

Şekil 10 : Trombosit 4) KAN GRUPLARI Eritrositlerin hücre zarlarında bulunan glukoprotein molekülleri, eritrositlere antijenik özellik kazandırır. Kan gruplarının sınıflandırılması eritrositlerin zarlarında bulunan tip A ve tip B olmak üzere iki antijen bulundurmalarına göre yapılır. Yapılan bu sınıflandırmaya göre A, B, AB ve 0 olmak üzere 4 esas kan grubu vardır. A Grubu : Eritrositlerinde A antijeni mevcut olan kan grubudur. B Grubu : Eritrositlerinde B antijeni mevcut olan kan grubudur. AB Grubu : Eritrositlerinde A ve B her iki tip antijen mevcut olan kan grubudur. 0 Grubu : Eritrositlerinde A ve B antijenlerinden ikisini de içermeyen kan grubudur. Plazmada, eritrositlerde bulunan A ve B antijenlerine (aglütinojen) reaksiyon verebilecek maddeler bulunur. Plazmada bulunan bu protein yapısındaki maddelere antikor (aglütinin) denir. Bu antikorlar yabancı antijenlere karşı bağışıklık yanıtının bir parçasıdır. A antijeninin antikoru anti- A veya alfa, B antijeninin antikoru ise anti- B veya betadır. A kan grubunda anti- B antikoru, B kan grubunda anti- A antikoru, 0 kan grubunda her iki anti- A ve anti- B antikoru bulunurken; AB kan grubunda ise hiç antikor bulunmaz. Rh faktörü : Kan transfüzyonunda diğer önemli bir faktör, Rh faktörüdür. Rh faktörü eritrositlerde 9

bulunan bir antijendir. Bu antijenik yapı ilk defa Rhesus cinsi bir maymunda saptanmıştır. Rh antijenlerinin Rh faktörü olarak adlandırılan ve sık görülen 6 tipi vardır. Bunlar C, D, E, c, d ve e olarak adlandırılır. Bunlardan Tip D antijeni toplumda çok yaygındır ve diğer gruplara göre daha antijeniktir. Bu antijeni taşıyanlar Rh pozitif (+), taşımayanlar Rh negatif (-) olarak değerlendirilir. Beyaz ırkın yaklaşık %85'i Rh (+), %15'i ise Rh (-)'dir. Şekil 11: Kan Grubu Tayini 10

Şekil 12: Kan Grubu Tayini 5) İNCE YAYMA KAN PREPARATI ( FROTİ ) TEKNİĞİ : Şekil 13: Parmaktan lanset ile kan alınması 11

1) Bu lamın kenarından 1 cm kadar mesafede orta bir noktaya ufak bir damla kan alınır. Şekil 14: Kanın lamel konulma yeri 2.Sağ elin baş ve işaret parmakları arasına alınan bir lamel, kan damlasının ön kısmına (baş parmağa doğru olan kısmına) işaret parmağına bakan 30 derecelik bir açı yapacak şekilde temas ettirilir. 3.Kanın lamelin iki köşesine yayılması için kısa bir süre beklenir ve açı korunarak lamel kaldırılmadan kan lamın sol tarafına doğru sürülür. Şekil 15: Lamel yardımı ile lam üzerinde kan yayımı 4.Lamelin peşinden sürüklenen kan içindeki elementler bozulmadan ince bir tabaka halinde yayılır. 5.Preparat havada kurutulur. Şekil 16: Yayma (Froti) yöntemi ile hazırlanmış kan preparatı 12