ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Şemsigül AYBABA GEMLİK ZEYTİN ÇEŞİDİNDE DAL EĞME İLE BİRLİKTE YAPRAKTAN BOR VE ÇİNKO UYGULAMALARININ MEYVE VERİMİ VE KALİTE ÜZERİNE ETKİSİ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI ADANA, 2010
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ GEMLİK ZEYTİN ÇEŞİDİNDE DAL EĞME İLE BİRLİKTE YAPRAKTAN BOR VE ÇİNKO UYGULAMALARININ MEYVE VERİMİ VE KALİTE ÜZERİNE ETKİSİ Şemsigül AYBABA YÜKSEK LİSANS TEZİ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Bu Tez 03.12.2010 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir......... Prof. Dr. Ömer GEZEREL Prof. Dr. Ali KÜDEN Prof. Dr. Zülküf KAYA DANIŞMAN ÜYE ÜYE Bu Tez Enstitümüz Bahçe Bitkileri Anabilim Dalında Hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Enstitü Müdürü Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.
ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ GEMLİK ZEYTİN ÇEŞİDİNDE DAL EĞME İLE BİRLİKTE YAPRAKTAN BOR VE ÇİNKO UYGULAMALARININ MEYVE VERİMİ VE KALİTE ÜZERİNE ETKİSİ Şemsigül AYBABA ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Ömer GEZEREL Yıl : 2010, Sayfa: 63 Jüri : Prof. Dr. Ömer GEZEREL Prof. Dr. Ali KÜDEN Prof. Dr. Zülküf KAYA Araştırmada Aralık, Şubat, Nisan aylarında yapraktan yapılan bor ve çinko püskürtmeleri sonucunda Gemlik zeytin çeşidin de %0.1 (B) bor ve çinko uygulaması ile meyve tutumu, verim, kalite ile yağ miktarı üzerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca dal eğme uygulaması ile verim ve kalite arasındaki ilişkiler saptanmaya çalışılmıştır. Diğer yandan, genç ağaçlarda yapılacak budama yaralarının hem Verticillium solgunluğu (Verticillium dahliae ) ve dal kanseri (Pseudomanas syringae pv. Savastanoi) giriş yerleri olacağı kuşkusuyla dal eğme bu araştırmada tercih edilmiştir. Mayıs ayında alınan yaprak örnekleriyle borik asit ile Zn yaprak gübrelemesi yapılan bitki yapraklarında analiz yaparak bitkideki mikro element (Fe, Zn, Mn, Cu) ve makro element (K, Mg, Ca) tayini, 100 dane meyve ağırlığı, meyvede çekirdek ağırlığı, dane ağırlığı/ çekirdek ağırlığına oranı, zeytinde % yağ içeriği, pomolojik özellikleri; meyve eni (mm), meyve boyu (mm), meyve ağırlığı (g), çekirdek ağırlığı (g), çekirdek eni (mm), çekirdek boyu (mm), meyve indeksi (boy / en), meyve eti ağırlığı (g), meyve eti oranı (%), meyve et / çekirdek oranı (%) saptanmıştır. Bor uygulaması içeriği %0.1 B ve yine çinko içeriği ise %0.5 Zn tek doz püskürtme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Borik asit, Çinko, Dal Eğme, Verim, Yaprak Gübresi I
ABSTRACT MSc THESIS THE EFFECT OF BORON AND ZINC APPLICATIONS ON YIELD AND QUALITY OF FRUIT ALONG WITH BRANCH BENDING ON GEMLIK OLIVE TREES Şemsigül AYBABA ÇUKUROVA UNIVERSITY INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF HORTICULTURE Supervisor : Prof. Dr. Ömer GEZEREL Year : 2010, Pages: 63 Jury : Prof. Dr. Ömer GEZEREL Prof. Dr. Ali KÜDEN Prof. Dr. Zülküf KAYA The aim of This study was to determine the effect of boron and zinc spray on the branch-bending of olive trees.the foliar aplication was made in december, february and april. After treatments we obtained the yield and fruit quality, the contents of macro and micro elements in the leaves as well. Concerning the protect of verticillium and pseudomonas syrıngae.it has been prefered the branch-bending treatments on the young olive trees to avoid the pruning wounds. The Boron and zinc application increased the B and Zn level in the leaves. Of treated olive trees. The effects of treatments on the yield and fruit quality were sometimes not significant because of alternate bearing. In May i the leaf samples with boric acid, zinc (Zn) fertilization of the plant leaf by leaf analysis nutrient content (%-ppm), plants in the micro-elements (Fe, Zn, Mn, Cu) and macro elements (K, Mg, Ca) determination, 100 olive grain weight, fruit weight in the core, grain weight / core weight ratio, % olive oil content, pomological properties; fruit width (mm), fruit length (mm), fruit weight (g), kernel weight (g), fruit ratio (height / width), fruit meat weight (g), fruit meat ratio (%), fruit meat / core ratio (%) is to research issues.the Content of boron aplication of zinc content is stil 0.5 % Zinc and 0.1 % B were spraying a single dose. Key Words: Olive, Boron sprays, Zinc sprays, fruit set, Branch Bending Effect II
TEŞEKKÜR Doğu Akdeniz Zeytinciliği için hayati önem arz eden, bölge içerisinde yaşanan güncel bir sorunu tez konusu olarak bana veren, ayrıca bu tez çalışmamın ortaya çıkmasında, araştırma materyallerini sağlayan, denemenin planlanmasında, yürütülmesin de ve sonuçların değerlendirilmesinde, arazi ve laboratuar çalışmalarımda bizzat emeği geçen danışmanım Prof. Dr. Ömer GEZEREL e; Bölüm imkanlarından yararlanmama olanak sağlayan Bahçe Bitkileri Başkanımız Prof. Dr. Turgut YEŞİLOĞLU na, laboratuar çalışmalarımda, yardımlarını esirgemeyen Doç. Dr. H. Yıldız DAŞGAN a ve Dr. Burhanettin İmrak, Yüksek lisans öğrencisi Hakan KALENDEROĞLU, Cem TAKTAKOĞLU ve diğer arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım. Öğrenim hayatım boyunca bana her türlü maddi ve manevi desteği veren aileme şükranlarımı sunarım. III
İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZET... I ABSTRACT. II TEŞEKKÜR... ÇİZELGELER LİSTESİ. ŞEKİLLER LİSTESİ.. SİMGELER VE KISALTMALAR LİSTESİ.. III VII VIII XI 1.GİRİŞ... 1 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR.... 13 3.MATERYAL VE METOT... 21 3.1 MATERYAL..... 21 3.2. METOT..... 25 3.2.1. Yapraklarda Bitki Besin Maddesi Analiz Çalışması... 27 3.2.1.1. Yaprak Kuru Ağırlığı ( gr )....... 27 3.2.1.2.Yaprak Kuru Madde Oranı ( % ).... 27 3.2.1.3.Yapraklarda Mikro element (Fe, Zn, Mn, Cu ) ve Makro element (K,Mg, Ca)Analizi.. 27 3.2.1.4. Bor Analizi...... 29 3.2.2.Meyve Verim ve Kalitesi..... 29 3.2.2.1.Meyve 100 Dane Ağırlığı (g)... 29 3.2.2.2.Meyve Eni (mm)......... 29 3.2 2. 3.Meyve Boyu (mm)..... 30 3. 2.2.4.Meyve İndeksi (boy/en). 30 3. 2.2.5.Meyve Eti Ağırlığı (g)....... 30 3. 2.2.6.Meyve Eti Oranı (%)..... 30 3. 2. 2.7.Çekirdek Ağırlığı (g)..... 30 IV
3. 2. 2.8.Çekirdek Eni (mm)....... 30 3.2.2.9.Çekirdek Boyu (mm)........... 30 3. 2.2.10.Meyve Et/Çekirdek Oranı (%)..... 31 3. 2.2.11.Zeytin yağ yüzdesi (%).... 31 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLARI.... 33 4.1.Yapraklardaki Analiz Çalışmaları... 33 4.1.1.Yaprak Kuru Ağırlığı ( gr ) 33 4.1.2. Yaprak Kuru Madde Oranı ( % ) 34 4.1.3.Yapraklardaki Mikro element (B,Fe, Zn ) 35 4.1.3.1. Yapraklardaki Çinko (Zn) Element Miktarı 36 4.1.3.2. Yapraklardaki Bor (H3BO3 ) Miktarı. 37 4.1.3.3. Yapraklardaki Demir (Fe) Element Miktarı 38 4.1.4. Yapraklardaki Makro element (N,P,K,Mg, Ca) Miktarları.. 39 4.1.4.1.Yapraklardaki Azot( %N) Analiz Sonuçları.. 39 4.1.4.2.Yapraklardaki Potasyum (%K ) Analiz Sonuçları.. 40 4.1.4. 3. Yapraklardaki Kalsiyum (Ca) Analiz Sonuçları. 41 4.1.4. 4. Yapraklardaki Magnezyum (Mg) Analiz Sonuçları. 42 4.1.4. 5. Yapraklardaki Fosfor (P) Analiz Sonuçları... 43 4.1.5.Meyve Verim ve Kalitesi. 44 4.1.5.1.100 Dane Meyve Ağırlığı (g )... 44 4.1.5.2.Meyve Eni (mm).... 44 4.1.5.3.Meyve Boyu (mm)... 46 4.1.5.4.Meyve İndeksi ( % ).. 48 4.1.5.5.Meyve Eti Ağırlığı (g).. 49 4.1.5.6.Meyve Eti Oranı (%). 49 4.1.5.7.Meyve Et/Çekirdek Oranı (%)... 50 V
4.1.5.8.Çekirdek Eni (mm).... 52 4.1.5.9.Çekirdek Boyu (mm). 53 4.1.5.10.Çekirdek Ağırlığı (g)... 54 4.1.5.11.Zeytin Yağ Oranı.. 55 5.KAYNAKLAR 57 6.ÖZGEÇMİŞ.. 63 VI
ÇİZELGE LİSTESİ SAYFA Çizelge 1. Zeytin Meyvesinin Yapısı ve Zeytinin Fiziksel 3 Özellikleri Çizelge 1.2. Dünyada Zeytin Üretimi (2009). 4 Çizelge 1.3.Türkiye de Bölgelere Göre Zeytin Ağaç Sayısı ve Bölgesel Oranı. 5 (2009) Çizelge 1.4. Doğu Akdeniz Bölgesinde Zeytin Ağaç Sayısı Ve Üretim Miktarı.. 7 (2009) Çizelge 3.1. Karaisalı İlçesi Salbaş Beldesindeki Zeytin Bahçesinin Toprak... 21 Analiz Sonuçları Çizelge 3.2. Gemlik Zeytin Çeşidinin Çeşit Özellikleri.. 22 VII
ŞEKİL LİSTESİ SAYFA Şekil 1.1. Adana haritası (Anonim, 2010 ). 2 Şekil 1.2. Dünyada zeytin tarımı yapılan ülkeler... 4 Şekil 1.3. Adana İlçe Zeytin Üretimi.. 8 Şekil 2.1. Türkiye de Çinko Noksanlığı Görülen İller. 14 Şekil 2.2. Bor eksikliğinde yapraklarda rozetleşme durumu 17 Şekil 2.3. Bor eksikliğinin yapraklardaki belirtileri.. 17 Şekil 2.4. Bor eksikliği durumunda maymun yüzlü meyve oluşumu 18 Şekil 3.1. Araştırmadaki Dal eğme yöntemi 24 Şekil 3.2. Deneme alanında uygulanan eğme yöntemi 24 Şekil 3.3. Deneme alanında uygulanan dal açma yöntemi... 25 Şekil 3.4.Dal Eğme İle Bor, Çinko Ve Bor+Çinko Yaprak Gübreleme Kontrol 26 Uygulaması Deneme Planı Şekil 3.5. Yaprakların kül fırınında yakılması 28 Şekil 3.6 Adana, Salbaş Köyü ndeki Zeytin Deneme Alanı... 31 Şekil 3.7. Hasadı yapılacak Gemlik Zeytin Ağaçlarından görüntü. 31 Şekil 4.1.Bor ve Çinko Uygulaması İle Yaprak Gübresi Dozlarının ve. Dal Eğme Uygulamalarının Yaprak Kuru Ağırlığı Üzerindeki Etkisi Şekil 4.2.Bor Ve Çinko Uygulaması İle Yaprak Gübresi Dozlarının ve Dal Eğme Uygulamalarının Yaprak Kuru Madde Oranı Üzerindeki Etkisi (%) Şekil 4.3. Gemlik Zeytin Yapraklarında Zn İçeriğinin %0.1 Borik Asit ve... 33 34 35 %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Etkisi (ppm) Şekil 4.4. Bor ve Çinko Uygulaması İle Yaprak Gübresi Dozlarının ve Dal. 37 Eğme Uygulamalarının Yaprakların B İçeriği Üzerine Etkisi (ppm) Şekil 4.5. Bor Ve Çinko Uygulaması İle Yaprak Gübresi Dozlarının Ve Dal... 38 VIII
Eğme Uygulamalarının Demir (Fe) İçeriği Üzerindeki Etkisi (ppm) Şekil 4.6. Uygulamaların Yaprakların % N İçeriği Üzerine Etkileri.. 39 Şekil 4.7. Gemlik Zeytin Çeşidinde Uygulamaların Potasyum Düzeylerine 40 Etkisi (%) Şekil 4.8. Uygulamaların Yaprakların Ca İçeriğine Etkisi (%).. 41 Şekil 4.9. Uygulamaların Yaprakların Mg İçeriklerine Etkisi (%). 42 Şekil 4.10. Uygulamaların Yaprakların Fosfor İçeriklerine Etkisi (%). 43 Şekil 4.11. Uygulamaların 100 Dane Meyve Ağırlığına Etkisi (gr) 44 Şekil 4.12. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre.. 45 Dozlarının Meyve Enine Etkisi (mm) Şekil 4.13. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre... Dozlarının Meyve Boyuna Etkisi (mm) Şekil 4.14. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre 46 48 Dozlarının Meyve İndeksi Üzerine Etkisi Şekil 4.15. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre 49 Dozlarının Meyve Eti Ağırlığı Üzerine Etkisi (g) Şekil 4.16. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre.. Dozlarının Meyve Et Oranı Üzerine Etkisi (%) Şekil 4.17. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Meyve Et/Çekirdek Oranı (%) Üzerine Etkisi Şekil 4.18. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre. Dozlarının Çekirdek Eni Üzerine Etkisi(mm) Şekil 4.19.Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre.... Dozlarının Çekirdek Boyu Üzerine Etkisi (mm) Şekil 4.20. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Çekirdek Ağırlığı Üzerine Etkisi (g) 50 51 52 53 54 Şekil 4.21. Uygulamaların Zeytinde Yağ Oranı Üzerine Etkisi (%) 55 IX
X
SİMGELER VE KISALTMALAR LİSTESİ g : Gram mm : Milimetre m 2 : Metrekare ha : Hektar o C : Santigrad derece ppm : part per million K : Potasyum N : Azot Mg : Magnezyum Zn : Çinko Fe : Demir P : Fosfor B : Bor Cu : Bakır KNO 3 : Potasyum nitrat MgSO 4 : Magnezyum sülfat ZnSO 4 : Çinko sülfat H SO 2 4 : Sülfirik asit MPK : H 3 BO 3 : Monopotasyum fosfat Borik Asit XI
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA 1. GİRİŞ Adana İli 35-38 enlemleri ile 34-46 doğu boylamları arasında yurdumuzun güneyinde, Akdeniz kıyısında, Çukurova'nın merkezinde yer alır (Anonim, 2009). Kuzeyinde Kayseri, doğusunda Kahramanmaraş ve Gaziantep, batısında Niğde ve İçel güneydoğusunda Hatay illeri bulunur. Güneyi 160 km yi bulan Akdeniz kıyılarıyla sınırlanan ilin yüzölçümü, 17.253 km 2' dir. Adana' da coğrafi yapıya uygun olarak dağlık ve ovalık kesimde iklim değişiklik göstermektedir. Ovalık alanın iklim yapısı Akdeniz iklimidir. Çukurova bölgesinde yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz iklim tipi hakimdir. Bölgede kış yağışları batı Akdeniz e göre kısmen azalmış, buna karşın ilkbahar ve sonbahar yağışları ise artmıştır. Yine de Akdeniz ikliminin gözlendiği yöreler içinde en az yağış alan yer Çukurova bölgesidir. Adana nın ortalama yıllık yağış miktarı 660.2 mm dir. En yağışlı aylar Aralık, Ocak ve Şubat; en kurak aylar ise Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylüldür. Yağışların büyük bir kısmı yağmur şeklinde olup yıllık ve aylık toplam miktarında yıldan yıla önemli farklılıklar olabilmektedir. Mevsimsel olarak % 47.86 sı (316 mm) kışın, % 24.50 si (161.8 mm) ilkbahar, % 22.43 ü (148.10 mm) sonbahar, % 5.21 i (34.3 mm) de yazın yağmaktadır. Karla örtülü gün ise hiç yoktur. Adana da yıllık ortalama sıcaklık 19.1 C dir. Aylık ortalama sıcaklık 9.5 C ile ocak ayında en düşük, 28.5 C ile de ağustos ayında en yüksek değerdedir. Bölgedeki hakim rüzgar nisan-ağustos ayları arasında güneybatı yönünden, diğer aylarda ise kuzeydoğu yönünden esmektedir. Rüzgârların bu şekilde farklı iki yönde esmesinin nedeni kuzeyde Toros dağlarının, güneyde ise Akdeniz in bulunmasıdır. Akdeniz Bölgesinde yer alan Çukurova önemli bir tarım bölgesidir. Çukurova tarımın yoğun olarak yağıldığı ve işlendiği, meyvecilik, tarla bitkileri, sebzecilik ve seracılık gelişmiş bir yerdir (Anonim, 2010). (Şekil 1.1) 1
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Şekil 1.1. Adana haritası (Anonim, 2010 ) Zeytin bitkisi (Olea europaea L.), Oleaceae familyasından olup 30º ve 40º enlem ve boylamlar arasında dağılmış, dünyanın tropik ve ılık bölgelerinde yetişen bir bitki türüdür (Civantos, 2004). Heywood a (1978) göre, bu familya 29 adet ekonomik değeri olan cinse sahiptir. Olea europaea L. bunlar içerisinde meyveleri tüketilebilen tek türdür ve iki alt türe ayrılmaktadır. Bunlar Olea europaea subs. sativa (kültür zeytini) ve Olea europaea subs. slyvestris (yabani zeytin-delice) dir (Zohary ve Spiegel-Roy, 1975). Yabani zeytin oleaster in aşıyla kültür bitkisi olan sativa ya dönüştürülmesi yeryüzünde ilk kez M.Ö. 4,000 lerde Anadolu, Doğu Akdeniz ve Güney Önasya da; diğer bir ifade ile Mersin, Adana ve Gaziantep ten başlayıp Suriye, Lübnan ve İsrail e inen Akdeniz kıyı şeridinde gerçekleştirildiği ve bu mucizeyi Samiler in başardığı sanılmaktadır. Anadolu da, özellikle Kilikya Ovası nda (Adana civarı), zeytin yetiştiriciliği yapıldığı konusundaki veriler Hitit metinlerinde bahsedilmektedir. Zeytinin beslenme değeri ve önemi zeytin meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki şekilde değerlendirilir. Sofralık zeytin, yeşil veya siyah olum safhalarında hasat edilip, salamura edilirse yeşil veya siyah sofralık zeytin olarak tüketime hazır olmuş olur. 2
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Zeytin meyvesini incelemek istersek aşağıdaki şekil ve çizelge (1) da görülmektedir: Çizelge 1. Zeytin Meyvesinin Yapısı ve Zeytinin Fiziksel Özellikleri a)sap b)kabuk(epikarp): %1-2 c) Meyve eti (mezokarp):% 63-86 d) Çekirdek (Endokarp): % 10-30 e) Çekirdek içi: % 2-6 Zeytinin Fiziksel Özellikleri Tane Ağırlığı 2-12 gr Çekirdek Oranı % 13-30 Et (pulp) Oranı % 66-85 Meyve Kabuğu % 1.5-3.5 Zeytin meyvesi; %1-2 meyve kabuğu (epikarp), %63-86 meyve eti (mesokarp), %10-30 meyve çekirdeği (endocarp) ve %2-6 çekirdek içermektedir. Zeytin meyvesinde %40 oranındaki su ve %20-35 oranındaki yağ, mesokarp kısmında yer almaktadır. Zeytin meyvesindeki toplam yağın sadece %1 lik kısmı meyvenin mesokarp dışındaki kısımlarında bulunmaktadır. Dünyada Zeytin üretimi yaklaşık 10 milyon hektar alanda 900 milyon zeytin ağacından yaklaşık 17 milyon ton dane zeytin üretimi yapılmaktadır. Söz konusu zeytin ağacı varlığının % 98 i Akdeniz ülkelerinde yoğunlaşmış durumdadır. Dünya da en önemli zeytin üreticisi ülkeler arasında İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, Tunus, Türkiye, Suriye, Fas ve Cezayir sayılmaktadır (Şekil 1.2). 3
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Şekil 1.2. Dünyada zeytin tarımı yapılan ülkeler Dünya zeytin yağının üretim miktarı Türkiye de 2009 yılı verilerine göre 2.925.000 ton üretimi ile toplamda 151.630 bin adet ağaç zeytin üretimi yapılmıştır. (Anonim, 2009) Çizelge 1.2. Dünyada Zeytin Üretimi (2009) Ülke Üretim (Ton) İspanya 6.222.100 İtalya 3.512.660 Yunanistan 2.444.230 Türkiye 1.464.248 Tunus 1.183.000 Fas 765.380 Suriye 495.310 Portekiz 375.000 Diğer 1.621.872 Dünya 18.083.800 4
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Dünya zeytinciliğinin merkezi olan Akdeniz havzasının doğusunda yer alan ülkemizde zeytin Ege, Marmara sahillerimiz başta olmak üzere tüm sahil şeritlerimizde ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde yetiştirilmektedir. Çanakkale den Muğla ya kadar uzanan Ege Bölgesi, Ülkemiz zeytinciliğinin en önemli bölümünü oluşturmaktadır. Ülkemizde zeytin üretiminde % 76 ile Ege-Marmara Bölgeleri birinci sıradadır. Ardından, % 23 ile Güneydoğu-Akdeniz bölgeleri, %1 ile de diğer bölgeler izlemektedir (Çizelge 1.3). Dünyada zeytin ve zeytinyağına artan talep nedeniyle, zeytin üretimi yapan ülkeler, üretimlerini büyük ölçüde artırmışlardır. Bu süreçte, dünyanın önde gelen zeytin üreticisi ülkelerinden biri olan Türkiye, kısa sayılabilecek bir sürede, üretim alan ve miktarını önemli ölçüde arttırmıştır (Güner ve ark., 2010). Çizelge 1.3.Türkiye de Bölgelere Göre Zeytin Ağaç Sayısı ve Bölgesel Oranı (2009) Dikim Ağaç Bölgeler Alanı(ha) Ağaç Sayısı (Adet) sayısına Göre Bölgesel Meyve Veren Meyve Vermeyen Toplam Oran (%) Ege 416.195.63 64.409.220.00 18.829.906.00 83.239.126.00 55.21 Doğu Akdeniz 197.702.81 20.204.490.00 19.336.073.00 39.540.563.00 26.33 Marmara 110.461.22 20.418.948.00 1.673.297.00 22.092.245.00 14.65 Diğer 29.397.80 2.587.439.00 3.292.122.00 5.879.561.00 3.9 TOPLAM 753.757.46 107.620.097.00 43.131.398.00 150.751.495.00 99.99 Kaynak: UZZK, TEAE, TUİK, İTB, İl Tarım Müdürlükleri 5
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Türkiye nin ağaç varlığının yaklaşık %10 nuna sahip bulunan ve zeytin üretiminin %12 oranında bir kısmının temin edildiği Akdeniz Bölgesi nde zeytincilik genellikle turfanda sebzecilik, turunçgil, muz yetiştiriciliğine ayrılan tarımsal alanların dışında yapılmakta olup; zeytin üretiminin %68 oranında bir kısmı yağlıktır. Geri kalan kısmı ise sofralık olarak işlenmektedir (Çizelge 1.4). Akdeniz bölgesinde Adana, Osmaniye, Hatay, Mersin, Tarsus, Gaziantep, Kilis ili tarafından yetiştirilen zeytinin büyük bir kısmı yağ çıkartmada kullanılmaktadır. Son yıllarda Gemlik çeşidi ile üretimde belirgin bir artış görülmekte, dolayısıyla 2009 yılı Doğu Akdeniz Bölgesi aşağıdaki tabloda bilgileri yer almaktadır. 6
7 1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Çizelge 1.4. Doğu Akdeniz Bölgesinde Zeytin Ağaç Sayısı Ve Üretim Miktarı (2009) Ağaç Sayısı (Adet) Ağaç Başına İller Meyve Meyve Veren Toplam Verim Vermeyen (Kg) Kaynak: UZZK, TEAE, TUİK, İTB, İl Tarım Müdürlükleri Sofralık ve Yağlığa Ayrılacak Zeytin Miktarı (Ton) Sofralığa Yağlığa Ayrılan Ayrılan Miktar Miktar Toplam Zeytin Verimi Z.Yağı/ Toplam Dane Z.Yağı Oranı Verimi (Ton) (%) Adana 948.612.00 2.039.923.00 2.985.535.00 15 5.691.00 8.538.00 14.229.00 20 1.707.00 G. Antep 3.048.000.00 1.250.000.00 4.298.000.00 10 6.096.00 24.384.00 30.480.00 25 6.096.00 Hatay 8.679.016.00 5.549.875.00 14.228.891.00 15 36.037.00 94.148.00 130.185.00 20 18.829.00 K.Maraş 735.080.00 659.950.00 1.395.030.00 11.40 2.161.00 6.213.00 8.374.00 20 1.228.00 Kilis 1646.000.00 981.310.00 2.627.310.00 10 3.292.00 13.168.00 16.460.00 25 3.292.00 Mersin 4.272.022.00 7.530.775.00 11.802.797.00 10 12.816.00 29.904.00 42.720.00 20 5.980.00 Osmaniye 875.760.00 1.324.240.00 2.200.00.00 15 5.254.00 7.882.00 13.136.00 20 1.576.00 Toplam 20.204.490.00 19.336.073.00 39.540.563.00 12.34 71.347.00 184.237.00 255.584.00 21.42 38.708.00 1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA 7
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Adana İlinde 1997 yılından bu yana zeytinciliği geliştirme projelerinin artması ile zeytin dikim alanlarında ve dağıtılan fidan sayısında önemli artışlar gözlenmektedir.2009 yılı itibariyle Adana nın 15 İlçesinden 12 sinde zeytin üretimi yapılmakta olup, zeytincilik meyve üretiminde 2 nci sıradaki yerini korumuştur ( Şekil 1.3 ). Şekil 1.3. Adana İlçe Zeytin Üretimi Gübre, içerisinde bir veya birkaç bitki besin maddesini birada bulunduran bileşiklere gübre denir. Gübrelerin toprağa veya doğrudan doğruya bitkiye verilmesi işlemine de gübreleme denir. Gübreler yapılarına göre organik gübreler ve kimyasal gübre olmak üzere iki gruba ayrılır organik gübreler; ahır gübresi, yeşil gübre, kemik unu, kan unu vb. gübreler ve kimyasal gübreler ise azotlu, fosforlu, potasyumlu, kalsiyumlu, mikro element gübreleri (bakır, bor, çinko) vb. gübreler olarak sınıflandırılmıştır. 8
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Gübrelemenin temel amacı; toprakta eksik olan organik madde ve bitki besin elementlerinin organik gübre olarak verilmesidir. Buda gübrenin uygun şekil, zaman ve miktarda kullanılması ile mümkündür. Bitkilerin gelişmesi çok karışık biyokimyasal bir olaydır. Bitkiler diğer tüketici canlılardan farklı olarak cansız maddelerle beslenir. Zeytin ağaçları genellikle kireçli, kumlu tınlı ve taşlı, iyi havalanan topraklarda yetişir. Ağır killi topraklarda gelişmesi çok zayıf olur. Zeytin ürünlerinin kaliteli olması için besin elementlerinin uygun oran ve miktarlarda gübre olarak toprağa ve yapraklara uygulanması gerekir. Türkiye de zeytin gübrelemesinde kullanılan besin elementlerinin (N: P 2 O 5 : K 2 O ), en fazla kullanılır. Ağaç durumuna göre ağacın yaşına ve gelişme durumuna bağlı olarak ahır gübresi Ocak yada Şubat aylarında kullanılır. Zeytin ağaçlarının normal gelişmelerini sağlamak ve ağaçlardan iyi ürün elde etmek için yeterli miktarda mikro element gübrelemesi yapılması gerekir. Bor toprakta borik asit ya da borat şeklinde bulunur. Bitkilerce bor iyonize olmamış borik asit formunda alınmaktadır. Bitkide hareketi oldukça sınırlıdır ve bitkilerde xylem dokusunda transprasyon etkisi ile taşınır. Bor eksikliğinde meyve ağaçlarında görülen ilk belirtiler sürgün uçlarında ve yaprak büyümesinde aktif bir şekilde görülür. Çinko, bitki fizyolojisi açısından son derece önemli bir elementtir. Yerkabuğunun ortalama çinko oranı 80 ppm civarında iken toprakta 10-300ppm arasında değişmektedir. Bitkide Çinko karbonhidrat metabolizmasında, fotosentezde nişastanın şekerlere dönüşmesinde rol oynar. Protein metabolizmasında benzer görevleri vardır. Auxin (büyüme regülatörü) metabolizmasında görevlidir. Polen metabolizmasında, Biyolojik membranların yapısında, Patojenlere karşı enfeksiyon metabolizmasında rol oynar. Bor ve çinko nun bitkilerle beslenme sonucunda insan sağlı üzerinde ciddi etkileri vardır. Borun son yıllara kadar bitkiler için gerekli temel element olduğu bilinmekteydi. Son yıllarda insanlar için de gerekli olduğu yapılan birçok çalışma ile kanıtlanmıştır. 9
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Bor, daha çok bitkisel yiyeceklerden eser olarak sağlanan bir elementtir. Özellikle kemikler ve dişlerin yapısında bulunmaktadır (McCoy ve ark., 1994). Son yıllarda daha çok Bor un eklem ve kemik sağlığı açısından önemi üzerinde durulmaktadır. Ayrıca beyin fonksiyonları ile ilgili çalışmalar da yapılmaktadır (Murray, 1998). Bor vücuttaki kalsiyum, magnezyum ve fosfor absorpsiyonunu dengeleyici rolü ile kemik sağlığı açısından önemli bir elementtir. En yaygın olarak osteoartirit, osteoporoz ve romatoit artirit in tedavilerinde kullanılmaktadır. Bor, bu hastalıkları önlediği gibi tedavilerinde de önemli yer teşkil etmektedir. Çinko, organizma için esansiyel bir mineraldir. Optimal sağlık için her gün belirli bir miktar alınması gereken biyolojik bir eser elementtir Tüm organlar, dokular ve vücut sıvılarında yer alır. Besinlerle alınan çinkonun %15-30 u duodenumdan emilir, %70 i dışkı ile atılır. İdrar ve ter yoluyla da bir miktar kayıp vardır. Metabolizmasında başlıca rol oynayan organ karaciğerdir. Bazı besinler, vitaminler ve mineraller çinko emilimini etkileyerek çinko eksikliği veya fazlalığına neden olabilirler. Fosfatlar, lifli besinler, kalsiyum, oksalat, bakır, kadmiyum, inorganik demir, kalay ve toprak çinko emilimini azaltırken; proteinler, şarap, metiyonin, D vitamini, B6 vitamini ve D- penisilamin emilimini artırır. Çinko eksikliğinde, büyüme-gelişme geriliği, hipogonadizm, yara iyileşmesinde gecikme, intrauterin büyüme geriliği, enfeksiyonlara duyarlılıkta artma, bozulmuş nörofizyolojik performans ve koku-tat duyusu bozukluğu gibi klinik bulgular ortaya çıkarılmıştır. 10
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA Bu araştırmanın amacı da, genç zeytinliklerde budama yerine eğme ve bükme işlemleri vasıtasıyla karbonhidrat oluşumunu artırarak, çiçeklenmeyi teşvik etmektir. Ayrıca makro ve mikro elementlerin yapraktan verilmesi suretiyle de daha fazla çiçeklenme ve verim artırmak bu çalışmada düşünülmüştür. Nitekim genç zeytin ağaçlarında budama işlemleri derin yaralar oluşturarak mantar ve bakteri girişimlerine açık kapı bırakmaktadır. Nitekim Bölgemizde Verticillium solgunluğu (Verticillium dahliae) ve Dal kanseri (Pseudomanas syringae pv. Savastanoi) gibi hastalıklar budama yoluyla yaygınlık kazanmıştır. O kadar fazla zeytinliklerin bu hastalıktan dolayı söküldüğü bir gerçektir. Bunun yerine eğme ve bükme daha ılımlı ve ağaçlara zarar vermeyen uygulamalar olarak bilinir ve böylelikle zeytinlikler bu hastalıklardan daha iyi korunmuş olur. (Gezerel, 2009) Bu araştırmada mart, haziran, ağustos aylarında yapraktan yapılan bor ve çinko püskürtmeleri sonucunda Gemlik zeytin çeşidin de bor ve çinko uygulaması ile meyve tutumu, verim-kalite ile yağ miktarı üzerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ağustos ayında alınan yaprak örnekleriyle borik asit ile çinko yaprak gübrelemesi yapılan bitki yapraklarında analiz yaparak bitki besin elementi içeriği olan bitkide mikro element (Fe, Zn, Mn, Cu) ve makro element (K, Mg, Ca) analizi, zeytinde 100 meyvede dane ağırlığı, meyvede çekirdek ağırlığı, dane ağırlığı/ çekirdek ağırlığına oranı, zeytinde % yağ içeriği, pomolojik özellikleri; meyve eni (mm), meyve boyu (mm), meyve ağırlığı (g), çekirdek ağırlığı (g), çekirdek eni (mm), çekirdek boyu (mm), meyve indeksi (boy / en), meyve eti ağırlığı (g), meyve eti oranı (%), meyve et / çekirdek oranı (%) konularında araştırma çalışmaları yapılmıştır. 11
1. GİRİŞ Şemsigül AYBABA 12
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şemsigül AYBABA 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Fotosentez yapma yeteneğinde olan yüksek bitkilerde bor (B) mutlak gerekli besin elementi arasında yer almasına (Warnington, 1923) rağmen, bitki bünyesindeki işlevleri tam olarak tespit edilememiştir. Toprakta ve bitki bünyesinde, iyonlar arasındaki olası bir dengesizlik, bitkilerde yetersiz B beslenmesine neden olmaktadır (Eaton, 1944; Gupta, 1985; Paul, 1988). Bor bitki bünyesinde immobil olduğu için hareketi sınırlıdır. Borun bitkide yukarı doğru taşınmasında transpirasyonun etkili olduğu saptanmıştır (Michael, 1969). Mevcut bilgilere göre, bitkiler tarafından bor alınımı ve farklı organlara taşınmasının bitkinin su alımı ve ksilemdeki hareketi ile yakından ilişkili olduğu ve ayrıca bor taşınmanın bitki türleri arasında farklılıklar olduğu belirlenmiştir (Marscher, 1976). Borun bitkiler üzerindeki bu etkileri, elementin ortamdan çekildiği çalışmalarla ortaya konmuştur (Lewis,1980; Lovalt, 1984; Shelp, 1993). Yine bu çalışmaların sonuçlarından hareketle, bor etkilerinin bitki türüne ve bor seviyelerine göre değiştiği belirtilmektedir. Zeytin meyve ağaçlarında meyve tutumu; generatif organların düzenli ve sağlıklı bir şekilde gelişmesine bağlıdır. Meyve ağaçlarında generatif organlar vegatatif organlara göre büyüme ve gelişmeleri daha karmaşık bir yapıya sahip oldukları için, genaratif organların gelişmeleri için daha fazla besin elementlerine ve daha çok fotosentez ürünlerine ihtiyaç duymaktadır (Faust, 1989). Bu besin maddelerin düzeyinin bitkilerin ihtiyaç duyduğu oranlardan düşük olması durumunda ağaçların verimliliği azalmaktadır. Bu nedenle bu mikro besin elementi ile ilgili olarak pek çok çalışma özellikle yaprak, toprak ve katkılı kompoze gübre şeklinde yapılmıştır (Turambekar ve Daftardar, 1992; Hakerlerler ve ark., 1999). 13
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şemsigül AYBABA Çinko eksikliği hem bitkisel verimi kısıtlaması hem de ürün kalitesini azaltması nedeniyle ayrı bir öneme sahiptir. FAO tarafından yapılan Türkiye nin de içinde bulunduğu bir çalışmada dünya tarım topraklarının % 30 unda (Silanpaa, 1982), Çakmak ve ark (1996) ise Türkiye topraklarının % 83 ünde çinko noksanlığı (<0.5 ppm) saptamışlardır. Çinko noksanlığı özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerin kireçli topraklarında sıkça görülmektedir (Takar ve Walker, 1993) (Şekil 2.1). Şekil 2.1. Türkiye de Çinko Noksanlığı Görülen İller Dikmelik (1994), yaptığı araştırmada Ege bölgesindeki topraklarda P, Mg, N ve K nın; Marmara bölgesinde Mg elementinin; Akdeniz bölgesinde Fe nin ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise N, K ve Mg elementlerinin eksik olduğunu belirlemiştir. Kacar (1998), toprak ph sının artmasıyla Zn un yarayışlılığının azaldığını, topraklarda Zn nun yarayışlılığı yönünden ph 5.5-6.5 un genelde kritik düzey olarak kabul edildiğini, toprak ph sının artarken çözünürlükleri çok az olan Zn(OH) 2, ZnCO 3 bileşiklerinin oluştuğunu ve Zn +2 nun yarayışlılığının azaldığını bildirmiştir. Çinko noksanlığı bitkilerde karakteristik olarak, genç yapraklarda klorosis şeklinde görülür ve yaprak boyutları küçülür ve bitki bodur kalır. Yaşlı yapraklarda ise genel bir klorosis, bodurluk, solma ve bükülme şeklinde görülür (Marschner, 1995). 14
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şemsigül AYBABA Birçok araştırmaya göre bor, bitki bünyesinde karbonhidrat ve protein metabolizmasında, hücre zarı, doku farklılaşmasında, oksin ve fenol metabolizmasında, membran permeabilitesinde, kök uzaması, nükleik asit, protein ve indol Asetik Asit (IAA) metabolizması üzerinde polen çimlenmesinde ve polen tüpü büyümesinde, bor sekerlerin taşınmasında, hücre duvarı yapısında, yaprağın uzama ve genişlemesinde, karbonhidrat, RNA ve IAA metabolizmalarında, solunum ve transpirasyonu düzenlenmesinde, virüs ve fungal hastalıklara karsı olduğu kadar böcek zararlarına karsı da dayanıklılık kazanmalarında önemli rol oynamaktadır (Marscher, 1995). Çinkonun protein ve karbonhidrat metabolizmasında önemli fonksiyonları yanında, fizyolojik membran stabilizesinde etkinliği, enzim aktive etme yeteneği ve oksin sentezi gibi fonksiyonları nedeni ile doğrudan verimi ve kaliteyi etkileyen önemli bir mikro element olduğu belirtilmektedir (Welch, 1995, Marschner, 1997). Bor topraktan köklerle pasif absorbsiyonla alınır ve bu alınımda toprak ph ı, nemi ve sıcaklığı da etkilidir (Goldbach,1997). Yaprak içerisinde bulunan bor eriyebilir proteinleri ve klorofili azaltarak fotosentez ve tepe reaksiyonlarının aktivitelerini azaltarak stomalarda düşüşler ve stoma açıklıklarındaki küçülmeler gösterir, bunun sonucunda CO 2 hareketini stoma içinde azaltmaktadır (Bernie Dell ve Longhin Huang, 1997). Borun bitkilerce kullanılabilen formu toprakta çözünebilen, bağımsız, iyonize olmamış H 3 BO 3, B(OH) 3 veya iyon halindeki B(OH) 4 dır (Brown ve ark.,1998). Aşağıda belirtilen araştırmacılar 15 tane zeytin çeşidinin yaprak-mineral durumuna bakmışlardır. Yaprakların N, P, Ca, Mg ve Zn içerikleri bulunmuştur. Zeytin yapraklarındaki esas etki N, P, K, Ca, Mg, S, Mn, Zn ve B da açık olmuştur. Standart yaprak dizilerinin değerlerini oluşturmak için yapılan birçok çalışmalarda ihtiyaç duyulan deneysel sonuçlar, gübreleme denemeleri ve zeytin-büyüme ölçümlerinin ikisinde de çeşitler için kısaca tanımlanmışlardır. Çalışılan elementler arasında B ve Fe nin çeşitlere göre etkilendiğini ve bu iki element için yapraklardaki benzer standart oranlarının tespitinin geniş çeşit gruplarında mümkün olabildiğini belirtmişlerdir (Jordao ve ark. 1999). 15
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şemsigül AYBABA Bu çalışmada bitkilerin topraktan boru alabilirliğine etki eden faktörler incelenmiştir. Bunlar; ana materyal, ph, toprak yapısı ve mineralleri, toprağın nemi, sıcaklığı, organik madde içeriği, besin ilişkileri ve bitki türleridir. Ayrıca, borca yetersiz olan Tayvan topraklarında yetişen bazı bitkilerdeki, bor miktarları, eksikliğin nedenleri ve eksikliğin giderilmesi üzerine çalışmalar yapılmıştır. Ölçülecek olan bor, çok düşük konsantrasyonlarda olduğundan, azometin-h spektrofotometrik yöntem ile tayin yapılmıştır (S.B. Ho, 2000). Verim çağındaki Manzanillo zeytin çeşidinin ağaçlarında çeşitli organlarındaki bor taşımını, mannitol ve glukoz konsantrasyonlarım ve bor uygulamalarının eriyebilir karbonhidratların düzeyi üzerine etkisini incelemişlerdir. Bu nedenle yapraktan bor uygulayarak floem yoluyla bazı meyve türlerinde kolayca ağacın farklı organlarına taşınabilmektedir. Bazı zeytin çeşitlerinde yapılan dışsal Bu uygulamalarının generatif organların B içeriğinin yükselterek dolaylı bir şekilde verim artısına yol açtığı bildirilmiştir. Aynı zamanda B noksanlığı belirtisi görülmeyen meyve ağaçlarında dahi yapraktan B uygulamasının badem, zeytin, elma, vişne gibi çeşitli meyve türlerinde meyve verimi arttırdığını göstermektedir (Perica ve ark. 2001). Zeytinlerde çiçeklenmeden önce yapraktan bor uygulamasının meyve tutumu üzerine etkisini araştırmışlardır. Araştırıcılar, iki yıl süre ile yaptıkları denemede bor noksanlığı göstermeyen zeytin ağaçlarına dört aynı dozda (0-246-491-737 mg/l) bor çözeltisi püskürtmüşlerdir. Araştırmada yapraktan bor uygulamasının zeytinde çiçek ve meyve tutma yüzdesini önemli ölçüde arttırdığı saptanmıştır (Penca ve ark. 2001). Meyve ağaçlarına yapraktan çinko uygulanmasının etkisini incelemiştir. Topraktan Zn uygulamasının meyve ağaçlarında çok iyi sonuçlar vermediğini çünkü meyve ağaçlarının köklerinin derinlere yayıldığını ve çinkonun da toprakta zor ilerleyen bir element olduğunu belirtmiştir. Yaprak gübreleri daha etkili olmalarına rağmen yapraklardan absorbe edilen Zn nun bitkilerde zor taşınan bir element olduğunu, bu yüzden yaprak uygulamalarında tekrarlamayı gerektirdiğini ve bu durumun yaprak gübrelerinin etkinliğini azalttığını, bütün bitki kısımlarında Zn noksanlığına sebep olduğunu bildirmiştir. Bitkilerde Zn nun büyümeye, verime ve meyve kalitesine düzeltici etkisinin henüz tam anlaşılmadığını, Zn uygulamasının 16
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şemsigül AYBABA birçok çalışmada optimal meyve büyüklüğü, meyvenin gelişmesi ve iç-dış meyve kalitesi üzerinde kritik periyotlarını tanımlamaya daha fazla ihtiyaç duyulduğunu savunmuştur (Swietlik, 2002). Meyvelerde sekil bozuklukları, yaprak uçlarında sararmalar, sürgünlerde geriye doğru kuruma, meyve dökümü, kabuk dokusunda anormallikler, sürgünlerin uç tomurcuğun ölmesi sonucu çalılaşma gibi birçok bor noksanlığı belirtileri gözlenmiştir (Freeman ve ark.,1994; Hartman ve ark., 1980). Noksanlığın ileri aşamalarında büyüme noktaları ölür, genelde büyüme olumsuz şekilde etkilenir. Tomurcuk, çiçek ve meyve oluşumu azalır ya da tamamen durur. Olgun yapraklarda damarlar arası kloroz oluşur ve yaprak ayasında sekil bozukluğu görülür. Yaprak sapları ve gövde kalınlaşır (Kacar ve ark. 2002) Şekil 2.2, Şekil 2.3, Şekil 2.4). Şekil 2.2. Bor eksikliğinde yapraklarda rozetleşme durumu Şekil 2.3. Bor eksikliğinin yapraklardaki belirtileri 17
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şemsigül AYBABA Şekil 2.4. Bor eksikliği durumunda maymun yüzlü meyve oluşumu Gemlik zeytin çeşidinde farklı dönemlerde uygulanan bazı yaprak gübrelerinin meyve verim ve kalitesi üzerine etkileri üzerine çalışmasında zeytin ağaçlarının yapraklarında azot, potasyum, fosfor ve bor eksikliğini gidermek amacıyla çalışma yapılmıştır. Çalışmanın amacı genç yapraklara yapılan uygulamalar, dokuya zarar verme riski ve çiçeklenme öncesi besin maddelerinin verilmesindeki gecikmeyi önemli derecede arttırılmasını araştırmaktır. Bünyesinde tamamen organik olan Fertivant adlı yapıştırıcı içeren, N, P, K ve/veya B [(10-33- 21+1.8B) ve (8-16-40)] içeren zeytine özgü konsantrasyonlarda hazırlanmış olan multi-mineral yaprak gübreleri kullanarak özellikle sofralık zeytinde meyve kalitesini ve verimini artırıcı yönde olumlu etki göstermiştir (Özkaya, 2004). Ege ve Marmara bölgelerinde yetişen zeytinlerin yaprak analizleriyle besin maddesi gereksinimlerini incelemişlerdir. Bu çalışma ile ağaçlarda bitki besin maddelerinin topraktan meyvelere, dallara ve yapraklara taşınma durumunu ve oranını belirlemeyi amaçlamışlardır. Araştırıcılar, bu amaçla Ege ve Marmara bölgelerinde 1979 2003 yılları arasında zeytin yapraklarında makro ve mikro besin maddesi içerikleri ve meyve, dallar ve özde taşınan N, P, K miktarlarının ilişkilerini karşılaştırmalı olarak belirlemişlerdir. Sonuç olarak N, P, K elementleri için örneklerin durgun dönemde alınmasını; gübrelemenin, budama artıklarıyla taşınan N, P, K miktarlarının göz önüne alınarak yapılmasını; özellikle mikro element gübrelemesi için B ve Zn uygulanmasını önermişlerdir (Pekcan ve ark. 2004). 18
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şemsigül AYBABA Gemlik zeytin çeşidinde somak oranı, çiçek oranı, meyve tutumu oranları ve ağaç bası verim ile yaprak B kapsamları belirlenmiştir. İlkbaharda çiçeklenmeden 3 hafta önce püskürtülen 250 ppm ve 500 ppm B somak sayısını ve çiçek verimliliğini arttırmıştır. 250 ppm B ya da 500 ppm B püskürtülen zeytin ağaçlarında meyve tutumu tanık ağaçlarına göre % 50 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Aynı şekilde yapılan B uygulamalarında, 250 ppm ve 500 ppm B uygulamaları tanık ağaçlarına göre ağaç bası verimlerinde yüksek oranlarda artış göstermiştir. Uygulama yapılan ağaçların yaprak B konsantrasyonları tanık ağaçlarınkinden daha yüksek bulunmuştur (Gündesli, 2005). Gemlik Zeytin çeşidinde sitrik asitle şelatize edilmiş KNO 3, ZnSO 4 ve MgSO 4 ün yapraktan uygulanmasının ve siyah plastik malç uygulamasının ağaçların vegetatif gelişmelerine, meyve verim ve kalitesine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Yaprak gübresi uygulaması, 3000 ppm ve 6000 ppm dozlarında, sonbaharda (Ekim) olmak üzere uygulanmıştır. Sonuç olarak vegetatif gelişmeye malç ve 6000 ppm lik yaprak gübresi uygulanmış ağaçların olumlu etkileri görülürken; meyve kalitesine de meyve iriliğini arttırdığı tespit edilen sadece malç uygulanmış ve bunu takiben sadece 6000 ppm lik yaprak gübresi uygulanmış ağaçların olumlu etkisi olduğu belirtilmiştir (Haspolat, 2006). 19
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şemsigül AYBABA 20
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA 3. MATERYAL ve METOD 3.1. Materyal Bu araştırma Adana nın Karaisalı ilçesine bağlı Salbaş beldesi zeytin bahçesinde 2009-2010 yılının Sonbahar döneminde yürütülmüştür. Kullandığımız bahçenin toprak analizi sonuçları çizelge 3.1 de özellikleri verilmiştir. Çizelge 3.1. Karaisalı İlçesi Salbaş Beldesindeki Zeytin Bahçesinin Toprak Analiz Sonuçları Kimyasal Analiz Bahçe % Zn Mn Fe Tekstür ph % Mg % K CaCO 3 ppm ppm ppm 40 da Kumlu Tınlı 7.5 34.5 0.025 0.164 0.32 1.6 1.10 26 da Kumlu Tınlı 7.9 32.0 0.030 0.142 0.41 1.8 1.02 Gemlik çeşidinin genel özellikleri: Orta kuvvette ağaçlar oluşturur. Siyah sofralık olarak değerlendirilir. Meyveleri siyah parlaktır. Kısmen kendine verimli bir çeşittir. Meyveleri orta iriliktedir ve % 29.9 oranında yağ içerir. Meyve sekli yuvarlağa yakın silindirik sekili çekirdekleri orta büyüklüktedir. %85 86 Et oranı, danede çekirdek / et oranı 1/5 dir. Bol etlidir ve ağaçlar seyrek dallıdır. Meyveleri yağ bakımından zengin olduğundan sofralık kalite dışındaki daneler de yağlık olarak islenir. Kg da 200-215 dane bulunur. Verimlidir. İyi bakım şartlarında düzenli ürün verir. Soğuğa karşı kısmen dayanıklıdır. 21
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA Gemlik zeytin çeşidinin çeşit özellikleri ise Çizelge 3.2 de verilmiştir (Canözer, 1991). Çizelge 3.2. Gemlik Zeytin Çeşidinin Çeşit Özellikleri Çiçek Somaktaki Çiçek Sayısı 10 23 Ortalama Çiçek Sayısı 14 Meyve Meyve Büyüklüğü Orta Meyve Şekli Yuvarlağa yakın silindirik Yeşil Meyve Rengi Puslu, tipik zeytin yeşili renginde Olgun Meyve Rengi Parlak, koyu siyah Meyve Ağırlığı (100 meyve) 372.80 g Meyve Hacmi (100 meyve) 370.00 cm3 1 kg daki Meyve Sayısı 268 adet Meyve Boyu 22.33 mm Meyve Eni 17.91 mm % Et Oranı 85.86 % Yağ Oranı 29.98 % Nem Oranı 45.05 Çekirdek Çekirdek Büyüklüğü Orta Çekirdek Şekli Oval Çekirdek Ağırlığı (100 52.70 g Çekirdek) Çekirdek Hacmi (100 50.00 cm3 Çekirdek) Meyvedeki % Çekirdek 14.14 22
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA 3.2. Metot Deneme parsellerinde her bir uygulamada 10 tekerrür olmak üzere her tekerrürde 3 örnek ağaç kullanılmıştır. Deneme de toplam 240 ağaç üzerinden yürütülmüştür. Uygulama da 8 tesadüf parselleri olan; Dal eğme yöntemi uygulanan örnek ağaçlarda dal eğme, dal eğme +bor uygulaması, dal eğme+ Zn uygulaması, dal eğme + B ve Zn uygulaması, kontrol ağaçlarda ise B uygulaması, Zn uygulaması, bor ve çinko uygulaması ve tanık ağaçlarımızla karşılaştırılmıştır. Bor uygulaması içeriği %0.1 B ve yine çinko içeriği ise %0.5 Zn tek doz püskürtme yapılmıştır. Burada B Borik asit (H 3 BO 3 ) ve Zn ise ZnSO 4 formundadır (Şekil 3.1). Araştırmada kullanılan zeytin bahçesi 3 yasında ve 5 x 5 m aralıklarla dikilmiş olup taban gübresi olarak ağaç başına 500 gr 20:20 NP gübresi verilmiştir, aynı zamanda damla sulama sistemi ile sulanmaktadır. Bahçe toprağı taşlı ve kumludur. Deneme toplam 240 ağaç üzerinden yürütülmüştür. Araştırmada Türkiye de büyük bir öneme sahip olan ve ülkemizde hemen hemen bütün bölgelerinde yetiştiriciliği yapılan Gemlik zeytin çeşidi kullanılmıştır. Kullanılan arazinin toprak analiz numune örnekleri 0-40 cm derinlikten alınmıştır.analiz sonuçlarını Ca, Mg, K içerikleri Amonyum Asetat ekstraksiyon yöntemi ve Zn, Mn, Fe içerikleri DTPA ekstraksiyon yöntemi ile çalışılmış, sonuçları ICP aygıtı ile okunmuştur.sonucu ise yukarıdaki çizelge 3.1 deki gibidir, alınan toprak örnekleri, zeytin için ideal olduğu söylenebilir. Sert ve yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarında generatif gelişimi artırmak amacıyla genel olarak boğma, eğme, bükme ve bilezik alma işlemleri yapılmaktadır. Buradaki temel amaç karbonhidrat metabolizmasını artırarak generatif gelişime olanak sağlamaktır. Nitekim Gezerel (1980) Boğma ve bilezik alma işlemleriyle karbonhidrat ve indirgen şeker düzeylerinin yaprakta artarak, buna koşut olarak verim ve kalitenin zeytinlerde artmış olduğunu saptamıştır (Şekil 3.1, 3.2, 3.3). 23
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA Şekil 3.1. Araştırmadaki Dal eğme yöntemi Şekil 3.2. Deneme alanında uygulanan eğme yöntemi 24
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA Şekil 3.3. Deneme alanında uygulanan dal açma yöntemi 25
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA Dal Bor Çinko Bor TANIK Bor Çinko Bor + AL EĞME İLE BOR, ÇİNKO VE BOR+ÇİNKO YAPRAK GÜBRELEME KONTROL UYGULAMASI eğme 1.TEK 2.TEK. 3.TEK 4.TEK 5.TEK 6.TEK 7.TEK 8.TEK 9.TEK 10.TEK Uyg. Uyg. + Çinko BOR, ÇİNKO VE BOR+ÇİNKO YAPRAK GÜBRELEME UYGULAMASI Uyg. Uyg. Çinko 1.TEK 2.TEK 3.TEK 4.TEK 5.TEK 6.TEK 7.TEK 8.TEK 9.TEK 10.TEK Şekil 3.4.Dal Eğme İle Bor, Çinko Ve Bor+Çinko Yaprak Gübreleme Kontrol Uygulaması Deneme Planı 26
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA 3.2.1. Yapraklarda Bitki Besin Maddesi Analiz Çalışması 3.2.1.1. Yaprak Kuru Ağırlığı (g) Deneme alanındaki ağaçların her birinden dört yönden ve sürgünlerin orta kısmından karşılıklı olarak alınmış ve yaş ağırlıkları belirlenmiş olan 30 adet yaprak, saf suyla yıkanmış kâğıt havlu ile kurulanmıştır. Kese kâğıtları içine koyulmuş olan yapraklar etüvde 60 o C de 48 saat kurutulmuştur ve kuru ağırlıkları hassas terazi yardımıyla belirlenmiştir. 3.2.1.2. Yaprak Kuru Madde Oranı (%) Yaş ve kuru ağırlıkları belirlenmiş yapraklardaki su miktarı yaş ağırlıktan kuru ağırlığın çıkarılmasıyla bulunmuştur. Belirli bir yaş ağırlıkta olan yaprakların içerdikleri su miktarı değeri belirlenince bu değerin orantı yoluyla hesaplanmasıyla yapraklarda % nem değeri elde edilmiştir. 3.2.1.3. Yapraklarda Mikro element (Fe, Zn, Mn, Cu) ve Makro element (K, Mg, Ca) Analizi Gemlik zeytin çeşidinden her tekerrür uygulaması için zeytin ağaçlarından 10 yaprak örneği alındı. Bu örneklerin yaş ağırlığı alındıktan sonra yıkanıp 65ºC de kurutulmuştur. Kurutulan örnekler değirmende öğütülüp kilitli poşetlerde saklanmıştır. Bu örneklerin her birinden 200 mg tartılıp N analizi ve diğer analiz yöntemleri uygulanmıştır. Yapraklarda besin maddesi analizleri, Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü laboratuarlarında yapılmıştır. Analizler, etüvde kurutulmuş ve yaprak değirmeninde öğütülmüş olan yaprak örneklerinden 200 mg tartılarak 550 derecelik kül fırında yakılmasıyla elde edilmiş ve kül rengini almış yaprak örnekleriyle yapılmıştır (Şekil 3.5). 27
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA Bu örneklerin üzerine 2 ml 1/3 lük HCl eklenmiş ve saf su ile 20 ml ye tamamlanmıştır. Örnekler daha sonra mavi bant filtre kâğıdından süzülmüştür ve okuma yapmaya hazır hale getirilmiştir. Çözelti hailindeki örneklerin atomik absorbsiyon spektrofotometre ile okumaları yapılmıştır. Şekil 3.5 Yaprakların kül fırınında yakılması Azot ( N) Kjeldahl yöntemi ile Kjeltec cihazında (Chapman ve ark., 1961), P: Vanadomolibdo fosforik asit sarı renk yöntemine göre spektrofotometre de (Chapman ve ark., 1961), K, Ca, Mg, Fe, Zn elementleri için de, Yaprak örneklerinin kuru yakma yöntemi ile hazırlanan ekstraktında, Atomik Absorpsiyon (A.A.S.) cihazında (Chapman ve ark., 1961), B: Kolorimetrik metod ile spektrofotometre de (Wolf, 1939) belirlenmiştir. 28
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA 3.2.1.4. Bor Analizi Öğütülmüş ve kurutulmuş yaprak örneğinden 0.125 gr tartılarak yakma setine koyulmuştur. Üzerine 2 ml saf su, 2 ml hidrojen peroksit (H 2 O 2 ) ve 4 ml nitrik asit (HNO 3 )ilave edilerek yakma rotoruna yerleştirildikten sonra rotor mikrodalgada yaklaşık 30 35 dakika yüksek sıcaklık ve basınç altında yanmaya maruz bırakılır. Örnekler soğuduktan sonra saf su yardımı ile 25 ml lik balonlara aktarılır. Daha sonra balonlar seviyesine kadar (25 ml ye) saf su ile tamamlanır. Balonların kapakları kapatılarak iyice çalkalanır ve daha sonra balon içindeki yanmış bitki örnekleri süzük kutularına mavi bant filtre kâğıdı yardımıyla süzülür. Süzülen örneklerin kapakları kapatılarak numaraları yazılır ve analize hazır hale gelir. ICP de 249.773 nm dalga boyunda Bor okuması yapıldı (Bingham, 1982). 3.2.2. Meyve Verim ve Kalitesi Her ağaçtan tesadüfe bağlı olarak alınan sağlıklı, yarasız, çeşit özelliğini gösteren 50 adet meyvenin hassas terazide tartılarak ortalamalarının alınması sonucu elde edilmiştir. 3.2.2.1. Meyve 100 Dane Ağırlığı (g) Her ağaçtan tesadüfe bağlı olarak alınan sağlıklı, yarasız, çeşit özelliğini gösteren 50 adet meyvenin hassas terazide tartılarak ortalamalarının alınması sonucu elde edilmiştir. Hesaplama ile 100 dane meyve ağırlığı saptanmıştır. 3.2.2.2. Meyve Eni (mm) Meyvelerin orta eksene dik olan en geniş mesafesinin dijital kumpas ile ölçülmesiyle belirlenmiştir. 29
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA 3.2.2.3. Meyve Boyu (mm) Meyvelerin stil ucu ile meyve sapı arasındaki mesafenin dijital kumpas ile ölçülmesiyle saptanmıştır. 3.2.2.4. Meyve İndeksi (boy/en) Meyve boyunun meyve enine oranlanması ile elde edilmiştir. 3.2.2.5. Meyve Eti Ağırlığı (g) Meyve ağırlığından çekirdek ağırlığının çıkarılmasıyla elde edilmiştir. 3.2.2.6. Meyve Eti Oranı (%) Meyve eti ağırlığının toplam meyve ağırlığına bölünmesiyle elde edilmiştir. 3.2.2.7. Çekirdek Ağırlığı (g) 50 adet meyvenin çekirdekleri çıkartılmış ve bu çekirdeklerin hassas terazide tartılarak ortalamalarının alınmasıyla elde edilmiştir. 3.2.2.8. Çekirdek Eni (mm) 50 adet meyvenin çekirdekleri çıkartılmış ve bu çekirdeklerin eni dijital kumpas ile ölçülmesiyle saptanmıştır. 3.2.2.9. Çekirdek Boyu (mm) 50 adet meyvenin çekirdekleri çıkartılmış ve bu çekirdeklerin boyu dijital kumpas ile ölçülmesiyle saptanmıştır 30
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA 3.2.2.10 Meyve Et/Çekirdek Oranı (%) Meyve eti ağırlığının çekirdek ağırlığına oranlanması ile bulunmuştur. 3.2.2.11. Zeytin Yağ Yüzdesi (%) Zeytindeki yağ miktarı Perklor etilen ekstraksiyonu ile titrimetrik olarak 0.1 N HCl asit ile titrasyon sonucunda belirlenecektir (Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Labaratuar el kitabı,2008). Şekil 3.6 Adana, Salbaş Köyü ndeki Zeytin Deneme Alanı Şekil 3.7 Hasadı yapılacak Gemlik Zeytin Ağaçlarından görüntü 31
3. MATERYAL ve METOD Şemsigül AYBABA 32
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR 4.1. Yapraklardaki Analiz Çalışmaları 4.1.1. Yaprak Kuru Ağırlığı (g) Denemeye konu olan bor ve çinko uygulaması ile yaprak gübresi dozlarının ve dal eğme uygulamalarının yaprak kuru ağırlığı üzerindeki etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Burada % 0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) uygulamasının yaprak kuru ağırlığı üzerindeki etkisi şekil 4.2. de incelenmiştir. % 0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) uygulanan zeytin yapraklarının kuru ağırlığında 0.93 gr ile en yüksek değer vermiştir. Bunu 0.87 gr ile kontrol uygulaması olan % 0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) uygulanan ağaçlar takip etmiştir. Bu değerler arasında ki istatistiksel farklılıklar aşağıda gösterilmiştir. 1,00 Yaprak Kuru Ağırlığı (g) 0,90 0,80 0,70 0,60 0,50 0,40 0,30 0,93 0,87 0,65 0,74 0,75 0,75 0,20 0,10 0,00 % 0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 %0,1 H3BO3 ve %0,5 Dal eğme Kontrol ZnSO4 Şekil 4.1.Bor ve Çinko Uygulaması İle Yaprak Gübresi Dozlarının ve Dal Eğme Uygulamalarının Yaprak Kuru Ağırlığı Üzerindeki Etkisi 33
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.2. Yaprak Kuru Madde Oranı (%) Şekil 4.2 te yapılan yaprak gübrelemesi ve bunların dozlarıyla, dal eğme uygulamaları istatistiksel anlamda önemli bulunmuştur. Nitekim Yaprak kuru madde oranları açısından ZnSO 4 uygulaması % 0.55 ile en yüksek kuru madde oranını vermiştir. Diğer uygulamalar buna göre daha düşük bulunmamıştır. Diğer bir ifadeyle Zn uygulaması yaprak kuru madde miktarını arttırmıştır. Yaprak Kuru Madde oranı(%) 0,6 0,5 0,4 0,3 0,2 0,1 0 0,424 0,374 0,553 0,508 0,537 0,488 % 0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 % 0,1 H3 BO3 ve '%0,5 ZnSO4 D %5: 0,09 ö. D %1: 0,12 ö. Şekil 4.2.Bor Ve Çinko Uygulaması İle Yaprak Gübresi Dozlarının ve Dal Eğme Uygulamalarının Yaprak Kuru Madde Oranı Üzerindeki Etkisi (%) 34
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.3. Yapraklardaki Mikro element (B, Fe, Zn) Analizleri 4.1.3.1. Yapraklardaki Çinko (Zn) İçeriği Yapraklardaki Zn miktarı yaprak gübresi dozları dal eğme uygulamaları ve %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO4 gübre dozlarının interaksiyonu istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) uygulaması 49.7 ppm lik bir değerle diğer uygulamalar arasında en yüksek değeri vermiş ve bunu %0.5 ZnSO 4 uygulaması olan 49.1 ppm lik yaprak gübresi takip etmiştir. Zn değerleri açısından son döneme bakıldığında %0.5 ZnSO 4 lik yaprak gübresi dozunun dal eğme ve kontrol grubu uygulamalarının ortalama değeri incelediğimizde 45.80 ppm lik değerle düşük çıkmıştır. 51 50 Zn İçeriği ( ppm ) 49 48 47 46 45 44 49,7 45,6 49,1 45,8 46 48,5 43 % 0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 % 0,1 H3BO3 ve %0,5 ZnSO4 Dal eğme D %5 : 2.03, D %1 : 2.71 Kontrol Şekil 4.3. Gemlik Zeytin Yapraklarında Zn İçeriğinin %0.1 Borik Asit ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Etkisi (ppm) 35
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Özilbey (1997), bazı bitki büyüme düzenleyicileri ve yaprak gübrelerinin Memecik zeytin çeşidinde ürün miktarı ve kalitesine etkileri üzerine yaptığı araştırmada bazı preparat uygulamalarında en düşük Zn içeriğini çiçeklenme öncesinde, bazılarında ise meyve tutumunda olduğunu belirlemiştir. Bizim deneme dönemlerimiz olan mart, haziran, ağustos aylarında yapraktan yapılan bor ve çinko püskürtmeleri sonucunda Gemlik zeytin çeşidin de B ve Zn uygulaması ile yaprak gübresi dozlarının ve dal eğme uygulamalarının yapıldığı sene peryodisite göstermiştir. Çinko alımı iklim koşullarına bağlı 2010 yılı içerisinde artan sıcaklıklardan dolayı yaprak gübrelemesi yapılan bitkilerde çinko alımının artmış olduğunu göstermektedir (Şekil 4.3). Çalışmamızda zeytin ağaçlarının bu yıl az ürün vermesi nedeniyle kontrol grubunun Zn içeriği uygulamalara göre daha yüksek çıkmıştır. Zira zeytin ağaçlarında çinko verimi etkileyen en etkili elementlerden biri olarak görülmektedir.nitekim, Gezerel (2010) göre, Zn triptofan sentezine giren önemli bir elementtir.triptofan, bitki bünyesinde çiçeklenme, döllenme ve meyve tutumunu sağlayan amino asit türevleri arasında yer alan önemli bir içsel hormondur.çinko noksanlığı meyve tutumunun azalmasına ve hatta peryodisitenin şiddetlenmesine neden olur. Bu nedenle her yıl zeytinlerde Zn uygulaması peryodisiteyi azaltabilecek bir element olarak kabul edilebilir. Araştırıcı Zn içeriğinin en yüksek seviyeye ulaştığı dönemleri, yeşil olum ve siyah olum dönemlerinde olduğunu belirtmiştir. Az ürün yılında ise genelde çiçek oluşumunda belirli bir düzeyde olan Zn içeriği meyve tutumundan sonra en düşük seviyeye ulaşıp yeşil ve siyah olum dönemlerinde tekrar artmıştır. Denememizde Özilbey (1997) in araştırmasının sonuçları doğrultusunda dal eğme uygulamaları ve %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozları paralellik göstermektedir. 36
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.3.2. Yapraklardaki Bor (H 3 BO 3 ) İçeriği Deneme yapılan gemlik çeşidi zeytin ağaçlarında yaprak gübresi dozları dal eğme uygulamaları ve %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO4 gübre dozlarının interaksiyonu açısından istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Kontrol grubu ağaçlarında bor miktarı %0.5 ZnSO4 uygulanan ağaçlarda 17.7 ppm ile ortalama değer alırken bunu kontrol grubu %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) 15.5 ppm değer ile ikinci derecede yer almıştır( Şekil 4.4). Bor İçeriği (ppm) 20 18 16 14 12 10 8 6 4 2 0 15,5 13,5 17,7 13,25 12,2 13 % 0.1 H3BO3 %0.5 ZnSO4 % 0.1 H3BO3 ve %0.5 ZnSO4 Dal eğme D %5 :1,76 ö.d %1:2,35 ö. Kontrol Şekil 4.4. Bor ve Çinko Uygulaması İle Yaprak Gübresi Dozlarının ve Dal Eğme Uygulamalarının Yaprakların B İçeriği Üzerine Etkisi (ppm) Özkaya (2004) yaptığı araştırma sonucunda gemlik zeytin çeşidinde farklı dönemlerde uygulanan bazı yaprak gübrelerinin meyve verim ve kalitesi üzerindeki çalışmasında zeytin ağaçlarının meyve gelişme periyodundaki beslenme durumunu arttırmak amacıyla yaprak gübrelemesi tavsiye edilmektedir. 37
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Yapraklardaki Bor un eksik olması toprak ph sı ile ilişkilidir. Nitekim deneme uygulaması yaptığımız tesadüf parselinin toprak özelliğini incelediğimizde zeytin ağaçlarımız kumlu ve kireçli topraklarda yetiştirilmektedir. Deneme alanında Toprağın kimyasal analiz sonucu incelediğimizde toprak ph sı 7.5-7.9 arasındadır. 4.1.3.3.Yapraklardaki Demir (Fe) İçeriği Fe nin Dal eğme uygulanmış %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozlarını incelediğimizde 61.1 ppm ortalama değerle artış gösteren mikro element miktarı olduğu gözlenmiştir. Kontrol grubu uygulamasında Demir miktarı 60.8 ppm takip etmiştir (Şekil 4.5). Şekil 4.5. Bor Ve Çinko Uygulaması İle Yaprak Gübresi Dozlarının Ve Dal Eğme Uygulamalarının Demir (Fe) İçeriği Üzerindeki Etkisi (ppm) Dikmelik (1994), araştırma sonuçlarına göre, Gemlik zeytin genç ağaçlarında Dal eğme uygulanmış %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozlarının orta düzeyde bulunmasına rağmen yaprak analiz sonuçlarında noksan olması benzerlik göstermiştir. Ayrıca deneme yapılan bahçenin ph düzeyi yüksek olduğu için yaprakların Fe içeriğinin düşük çıkması normaldir. Böylece deneme yaptığımız yaprak gübreleri içerisinde sadece Zn ve B mevcut olup, Fe li herhangi bir preparat bulunmamaktadır. Öte yandan bilindiği gibi ağır metaller arasındaki antagonistik etki nedeniyle Zn ve B uygulamaları Fe içeriğini azaltmış olabilir (Gezerel, 2010). 38
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.4. Yapraklardaki Makro element (N,P,K,Mg, Ca) Miktarları 4.1.4. 1. Yapraklardaki Azot (%N) Analiz Sonuçları Deneme yapılan gemlik çeşidi zeytin ağaçlarında yaprak gübresi dozları dal eğme uygulamaları ile %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO4 gübre dozlarının interaksiyonu açısından istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Gemlik zeytin yaprak gübrelemesinin bitki besin maddeleri içeriğine bakıldığında Azot miktarı %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve de %0.5 ZnSO4 dal eğme uygulama yapılmış örnek ağaçlarda % 1.61 ile % 1.60 düzeylerinde saptanmıştır. Sadece burada %0.5 ZnSO 4 uygulanan ve dalı eğilen ağaçlardaki yaprakların içeriği %1.60 ile önemli bulunmuştur (Şekil 4.6). 1,62 1,61 1,60 1,61 1,60 1,59 1,58 1,59 1,57 1,6 1,56 1,55 1,57 1,54 1,56 1,53 % 0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 % 0,1 H3BO3 ve %0,5 Dal eğme Kontrol ZnSO4 D %5 :0.02 ö.,d % 1: 0,03 ö. N İçeriği (%) Şekil 4.6. Uygulamaların Yaprakların % N İçeriği Üzerine Etkileri Jasrotia ve ark. (1999), zeytin ağaçlarında farklı N ve K gübrelenmesinin etkisini incelemişlerdir. Araştırmada Frantoio çeşidi kullanılmıştır. Ağaç başına 250, 500, 750 ve 1000 g olmak üzere 4 N uygulaması yapılmıştır. Ağaç başına 750 g N uygulanan ağaçların yapraklarındaki N seviyesinde artış meydana gelmiştir. Araştırıcılar artan N düzeylerinin hem büyüme hemde verimde önemli artışlar saptanmıştır. Böylece zeytin ağaçlarında daha yüksek meyve tutumu, verim ve yağ içeriğini sağlamada ağaç başına 750g dozun optimum olduğu sonucuna varmışlardır. 39
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.4.2. Yapraklardaki Potasyum (%K) Analiz Sonuçları Weisman ve ark. (2001), yapraklardan alımı en yüksek seviyeye çıkaran bir yapıştırıcı içeren ve zeytine özgü konsantrasyonlarda besin maddesi içeren nutrivant gübresinin ağaçlardaki B ve K eksikliğini karşılama da oldukça etkili olduğunu bildirmektedirler. Toplu 2000, yılında yaptığı araştırmada zeytin çeşitlerinde verimlilik ile yaprakların K ve N içerikleri arasında olumlu bir gelişme saptamıştır. Ford, (1965). Potasyumlu yaprak gübrelemesini killi topraklarda sert çekirdeklilerden erik için önermiştir. Araştırıcının tavsiye ettiği doz; 0.84 kg KNO3/100 litredir. Aynı zamanda çiçeklenmeden 4 6 hafta sonraki uygulamalar tavsiye etmiştir. Bizim yaptığımız çalışmamızda ise yaprak gübrelemenin etkisi üzerine sonuçları incelediğimizde potasyum miktarında artış görülmüştür. Ancak bu artış istatistiksel olarak önemsizdir. Fernandez ve Escobar arkadaşlarının (2000), zeytin yapraklarının bitki besin maddelerinin periyodisiteye göre mevsimsel değişimlerini dikkate alarak yaptıkları çalışmada 1 yıllık yapraklarda K içeriğini var ve yok yılında yüksek bulmuşlardır. K içeriği açısından yaprak yaşları arasında küçük farklılıklar tespit etmişlerdir. Araştırıcılar, K nın yok yılında tüm yapraklarda biriktiğini ve var yılının yaz ayından sonra sabit kaldığını belirtmişlerdir. K İçeriği (%) 1,20 1,00 0,80 0,90 0,98 0,60 0,74 0,89 0,90 0,96 0,40 0,20 0,00 % 0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 % 0,1 H3BO3 ve Dal eğme Kontrol %0,5 ZnSO4 D %5 :0,14 ö.d,d %1 :0,12 ö.d Şekil 4.7. Gemlik Zeytin Çeşidinde Uygulamaların Potasyum Düzeylerine Etkisi (%) 40
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Yukarıdaki çizelgeden, uygulamalar yaprakların K içeriklerine istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Zeytin yapraklarında K düzeyleri üzerine çalışan araştırmacıların çalışmalarıyla karşılaştırdığımızda Dal eğme uygulama yapılan ağaçların yapraklarında %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozları K, % 0.981 ile yüksek değer almıştır. Zeytin çeşitlerinde bitki gereksinim duyduğu potasyumu (K) vejetatif gelişme döneminde aldığı için ilkbahar döneminde uygulama yapılmış olması belki de potasyum element miktarını arttırmış olabilir (Şekil 4.7.). 4.1.4. 3. Yapraklardaki Kalsiyum (Ca) Analiz Sonuçları Şekil 4.8 da zeytin yapraklarındaki kalsiyum (Ca) miktarı istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Kontrol grubu ve % 0.5 ZnSO 4 gübre dozlarını incelediğimizde uygulamada % 1.66 ortalama değerle farklılık göstermiştir. % 0.1 H 3 BO 3 uygulanan kontrol ağaçlarının % Ca düzeyleri önemli çıkmıştır. Diğer bir deyişle % 0.1 Borik asit uygulaması kontrol ağaçlarının %Ca içeriğini arttırmıştır. Buda belki K ile Ca arasındaki antagonistik etkiden kaynaklanarak Ca içeriğinin artmasına neden olabilir (Gezerel, 2010). Ca İçeriği (%) 1,80 1,60 1,40 1,20 1,00 0,80 0,60 0,40 0,20 0,00 1,33 1,51 1,51 1,62 1,66 1,49 % 0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 % 0,1 H3BO3 ve Dal eğme Kontrol '%0,5 ZnSO4 D %5 :0,15 ö., D %1 :0,15 ö. Şekil 4.8. Uygulamaların Yaprakların Ca İçeriğine Etkisi 41
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Ayrıca, Fernandez ve Escobar. (1999), periyodisiteyi göz önünde tutarak zeytin yapraklarında mineral Besinlerin N, P, K ve Mg içeriklerinin ürün yükünden etkilendiğini tespit etmişlerdir. Besin maddesi içeriğinin genç ve yaslı yapraklarda değişiklik gösterdiğini ortaya koymuşlardır. N, P, K, Zn ve B, konsantrasyonlarının genç yapraklarda yüksek, Ca, Mg, Mn, Cu ve Fe içeriğinin ise yaslı yapraklarda daha yüksek olduğunu tespit etmişlerdir. 4.1.4.4. Yapraklardaki Magnezyum (Mg) Analiz Sonuçları Aşağıdaki şekil 4.9 incelendiğinde uygulamaların istatistiksel olarak önemsiz olduğu ortaya çıkmıştır. Zn ve B uygulamaları Mg içeriklerinin % 0.19 ile % 0.21 arasında değiştiğini görmekteyiz. Oysa Haspolat (2006), zeytinlerde yaptığı yaprak gübresi uygulamalarıyla Mg içeriğinin % 0.50 ye kadar yükseldiğini belirlemiştir. Bu değer bizim analiz sonuçlarımızdan daha fazla çıkmıştır. 0,22 0,21 0,21 0,21 0,20 0,21 0,20 0,20 0,19 0,20 0,19 0,19 0,19 0,18 0,18 0,17 %0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 %0,1 H3BO3 ve %0,5 D %5 : 0.01 ö.d, D %1= 0,02 ö.d ZnSO4 Dal Eğme Kontrol Mg İçeriği (%) Şekil 4.9. Uygulamaların Yaprakların Mg İçeriklerine Etkisi (%) Soyergin (1993) ise Gemlik zeytin çeşidinde yaptığı çalışmada kuru maddedeki Mg miktarı, bol ürün yılında nisan; az ürün yılında mayıs ayında en düşük ve her iki yılda da eylül ayında en yüksek seviyeye ulaştığını belirlemiştir. 42
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Toplu (2000), Hatay ilinde yetiştirilmiş Gemlik çeşidinin Mg içeriklerini 1996 yılında %0.26, 1997 yılında %0.22 ve 1998 yılında %0.30 olarak belirlemiştir. 4.1.4.5. Yapraklardaki Fosfor (P) Analiz Sonuçları Aşağıdaki çizelgede uygulamalar istatistiksel anlamda önemsiz çıkmıştır. Ercan (2005), Zeytin ağacında %3 dozunda monopotasyum fosfat gübrelemelerini kasım ve nisan aylarında, Picual ve Arbequina zeytin ağaçlarında yapmıştır. Bitkinin dört farklı organı; genç yaprak, yaşlı yaprak, yıllık dal ve meyvede; azot, fosfor ve potasyum konsantrasyonu analizleri yapılan çalışmada elde edilen sonuçlara göre; her iki dönemde (kasım ve nisan), her iki zeytin çeşidinde de %3 luk MKP gübresi, fosfor ve potasyum konsantrasyonunda artış olduğu belirtilmiştir. P İçeriği (%) 0,60 0,50 0,40 0,30 0,20 0,10 0,00 0,47 0,45 %0,1 Borik asit (H3BO3) Dal Eğme D % 5:0.01 ö.d, D% 1:0.02 ö.d 0,39 0,51 0,50 0,39 %0,5 ZnSO4 %0,1 Borik asit (H3BO3) ve %0,5 ZnSO4 Kontrol Şekil 4.10. Uygulamaların Yaprakların Fosfor İçeriklerine Etkisi (%) Bitki besin element içeriğini incelediğimizde P kontrol grubu % 0.5 ZnSO 4 ile %0.1 Borik asit ve %0.5 ZnSO4 gübre dozları uygulanmış yaprak örneklerinde fosfor miktarın da % 0.51 ile % 0.50 yüksek değeri ile kalsiyum elementi ile 43
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA benzerlik göstermektedir. Nitekim aşırı Ca, bitkilerde P alımını doğal olarak azaltmış olabilir. 4.1.5. Meyve Verim ve Kalitesi 4.1.5.1. 100 Dane Meyve Ağırlığı (g) Şekil 4.11 de görüldüğü gibi, kontrol ağaçlarının meyvelerindeki dane ağırlığı dal eğmeye göre yüksek çıkmıştır. Buna göre yapılan uygulamalar istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. 100 Dane Ağırlığı ( g ) 7,00 6,00 5,00 4,00 3,00 2,00 1,00 6,32 6,31 5,95 6,15 5,54 5,13 0,00 %0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 %0,1 H3BO3 ve %0,5 ZnSO4 D %5, D %1 ö:d Dal Eğme Kontrol Şekil 4.11. Uygulamaların 100 Dane Meyve Ağırlığına Etkisi (gr) 4.1.5.2. Meyve Eni (mm) Meyve eni istatistikî olarak önemsiz bulunmuştur. Kontrol grubu uygulama dozları 20.93 mm ile artış bulunan uygulama grubudur. Dal Eğme %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozları uygulaması diğer uygulamalara göre 19.39 mm ile ikinci sıraya düşmüştür (Şekil 4.12). 44
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Tipik Gemlik özellikleri (17.91 mm ) incelediğimizde yapraktan bor ve çinko gübrelemesinin meyve eni üzerine etkisini arttırmıştır. Şekil 4.12. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) Ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Meyve Enine Etkisi (mm) Burada yapılan uygulamalar, meyve eni üzerinde istatistiksel bir etki yapmamıştır. Haspolat (2006), çalışmasına göre malç uygulanan ağaçların meyve eni 19.6 mm lik bir değer almıştır. Bu değer bizim uygulamalarımızda daha fazla çıkmıştır. Özilbey (1997), bazı bitki büyüme düzenleyicileri ve yaprak gübrelerinin Memecik zeytin çeşidinde ürün miktarı ve kalitesine etkileri üzerine yaptığı araştırmada 1994 yılında bütün uygulamalardaki meyve eni değerlerini 1994 yılında 14 16.2 mm; 1995 yılında 14.3 18.5 mm arasında değiştiğini belirtmiştir. Araştırıcı 2 yılı birlikte gözlemlediğinde az ürün yılında meyve enini bol ürün yılına göre daha fazla bulmuştur. Toplu (2000), Hatay ilinde yaptığı araştırmada Hatay ili civarında yetişen Gemlik zeytin çeşitlerinde meyve eni değerlerini belirlemiştir. Gemlik çeşidinde meyve eni değerlerini 1996 yılında 17.74 mm, 1997 yılında 17.80 mm ve 1998 yılında 17.06 mm olarak belirlemiştir. 45
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Tuzlacı (1999), Ayvalık zeytin çeşidinde yaptığı araştırmada yapraktan uygulanmış %3 lük KNO içeren gübrenin hem mart hem de temmuz ayında 3 yapılmış olan uygulamalarında en iyi meyve eni değerlerini belirlemiş ve meyve eninde en az değeri, Mart ayında yaprak gübresi uygulanmış ağaçlarda tespit etmiştir. Bu çalışmada sadece malç uygulanmış ve malç ile gübre dozu uygulanmış ağaçların meyvelerinde en fazla meyve eni değerinin bulunması bizim bulgularımızla uyum sağlamıştır. 4.1.5.3. Meyve Boyu (mm) Dal Eğme %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozları uygulaması diğer uygulamalara göre meyve boyuna daha fazla etki etmiştir. Meyve boyu dal eğme uygulaması ile %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre doz grubunun boyu 25.41 mm olarak ölçülmüştür. Ancak ölçüm bu değerler istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur (Şekil 4.13.). Şekil 4.13. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Meyve Boyuna Etkisi (mm) 46
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Standart Zeytin Çeşitleri, Gemlik özellikleri (22.33 mm) incelediğimizde Dal Eğme %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) gübre dozu uygulamasının meyve boyu üzerine etkisi standart değerlerin üzerinde bulunmuştur. Ancak uygulamalar, istatistiksel olarak önemli bir farklılık oluşturmamıştır. Haspolat (2006 ), malç uygulaması yapılan zeytin ağaçlarında yaprak gübresi dozları ile malç uygulamasının birbirlerine etkilerine bakıldığında yaprak gübresi uygulanmayan malçlı ağaçlarda 20,5 mm lik meyve boyu belirlenerek en yüksek değer elde edilmiştir. Gübre uygulamaları açısından bakıldığında, 3000 ppm lik yaprak gübresi dozunda 6000 ppm den daha yüksek meyve boyu değeri almıştır. Toplu (2000), Hatay ilinde değişik üretim merkezlerindeki zeytinliklerin verimlilik durumları, fenolojik, morfolojik ve pomolojik özellikleri ile beslenme durumları üzerine yaptığı araştırmada Hatay ili civarında yetişen Gemlik zeytin çeşitlerinde meyve boyu değerlerini belirlemiştir. Gemlik çeşidinde meyve boyu 1996 yılında 22.46 mm, 1997 yılında 22.81 mm ve 1998 yılında 22.00 mm olarak belirlemiştir. Tuzlacı (1999), yaptığı araştırmada Ayvalık zeytin çeşidi ağaçlarına yapraktan uygulanmış %3 lük KNO içeren gübrenin hem mart hem de temmuz 3 ayında yapılmış olan uygulamalarında en iyi meyve boyu değerlerini belirlemiştir. Meyve boyu değerini meyve eninde olduğu gibi en az mart ayında yaprak gübresi uygulanmış ağaçlarda ölçülmüştür. Özilbey (1997), bazı bitki büyüme düzenleyicileri ve yaprak gübrelerinin Memecik zeytin çeşidinde ürün miktarı ve kalitesine etkileri üzerine yaptığı araştırmada 1994 yılında bütün uygulamalardaki meyve boyu değerlerinin birbirine çok yakın olduğunu belirtmiştir. 47
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.5.4. Meyve İndeksi ( % ) Deneme ağaçlarında yapılan uygulamaların meyve endeksi (boy/en) üzerine istatistikî olarak önemli olarak etkili olmamıştır. En fazla etki ise Dal eğme ile %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) uygulamasında bulunmuştur. Kontrol grubunun meyve indeksi ortalaması 1.24 dür. Gemlik çeşidinde tipik özellikleri incelediğimizde meyve indeksi (boy/en) (1.24) normal değerdedir. Dal eğme uygulamasıyla meyve endeksi oranında artış görülmekte, ancak bu artış önemsiz çıkmaktadır(şekil 4.14). Şekil 4.14. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Meyve İndeksi Üzerine Etkisi 48
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.5.5. Meyve Eti Ağırlığı (g) Meyve eti ağırlığı istatistikî olarak önemli bulunmuştur. Dal Eğme %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozları uygulaması diğer uygulamalara göre meyve etine daha fazla etki etmiştir. Bor ve çinko karbonhidrat oluşumunda rol oynar. Meyve et ağırlığı için yapılan uygulamalardan kontrol grubunun ağırlığı ortalaması 5.46g olarak ölçülmüştür. Dal Eğme %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) uygulaması için ise 4.78g olarak ölçülmüştür. Şekil 4.15. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Meyve Eti Ağırlığı Üzerine Etkisi (g) 4.1.5.6. Meyve Eti Oranı (%) Meyve Et Oranı istatistikî olarak önemli bulunmuştur. En fazla etkiyi Dal Eğme %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozları uygulamasında % 0.86 bulunmuştur. Kontrol grubunun Meyve Et Oranı %0.84 dür. Tipik Gemlik özelliklerini incelediğimizde meyve et oranı (%0.85) dır. Dal Eğme %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO4 gübre dozları bu oranı yükseltmiştir (Şekil 4.16). 49
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Şekil 4.16. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Meyve Eti Oranı Üzerine Etkisi (%) Toplu (2000), Gemlik zeytin çeşitlerinde meyve eti oranı değerlerini belirlemiştir. Gemlik çeşidinde meyve eti oranı 1996 yılında %0.83, 1997 yılında %0.83 ve 1998 yılında %0.82 olarak belirlemiştir. Bu bulgular bizim çalışmamızdaki yaprak gübresi kullanılmış uygulamalarımızla uyum sağlamaktadır. 4.1.5.7. Meyve Et/Çekirdek Oranı (%) Meyve eti/çekirdek oranı istatistikî olarak önemli bulunmuştur. Dal eğme %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozlarının uygulandığı gemlik zeytin meyvelerinde meyve eti çekirdek oranı % 6.50 iken Dal eğme ve %0.5 ZnSO 4 gübre uygulamasında Meyve eti / Çekirdek oranı % 5.98 olarak tespit edilmiştir. 50
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA Şekil 4.17. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Meyve Et/Çekirdek Oranı (%) Üzerine Etkisi Haspolat ( 2006 ), Malç uygulanmış ağaçlarda meyve etinin çekirdeğe oranı 3.4 lük bir değer alırken, malç uygulanmamış ağaçlar 2.8 lik bir değer almıştır. Toplu (2000), Gemlik zeytin çeşitlerinde meyve etinin meyve çekirdeğine oranı değerlerini belirlemiştir. Gemlik çeşidinde meyve et/ çekirdek oranı: 1996 yılında 5.09, 1997 yılında 4.89 ve 1998 yılında 4.67 olarak belirtmiştir. Bizim sonuçlarımız bu araştırıcıların ölçüm değerlerinden daha yüksektir(şekil 4.17). Çalışmamızda Dal eğme uygulaması yapılan ağaçların et/ çekirdek oranının diğer uygulamalardan daha yüksek bulunmasını Dal eğmenin bitkilerin beslenmesi yönündeki olumlu etkisi düşünülerek Haspolat (2006) ın bulgularıyla uyumlu olduğu söylenebilir. Ayrıca et/çekirdek oranı açısından %0,1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozlarının uygulamalarının da içinde dal eğme uygulamalarının bulunduğu kontrol grubuyla aynı istatistikî grupta yer alması yapılan uygulamaların olumlu etkisini ortaya koymaktadır. 51
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.5.8. Çekirdek Eni (mm) Çekirdek eni, istatistikî olarak önemli bulunmamıştır. Çekirdek eni en yüksek Dal eğme %0.5 ZnSO4 gübre dozlarının uygulamasında bulunmuştur. Bu değer 9.17 mm olarak ölçülmüştür. En düşük değer %0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 uygulamaları sonucunda ölçülmüştür. Diğer bir deyimle, uygulamalar çekirdek eni üzerinde herhangi bir etki yapmamıştır. Şekil 4.18. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Çekirdek Eni Üzerine Etkisi(mm) Tipik zeytin çeşitleri Gemlik özellikleri incelediğimizde 7.98 mm ile dal eğme uygulaması ve %0.5 ZnSO 4 gübre dozu çekirdek eninde artış göstermiştir. 52
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.5.9. Çekirdek Boyu (mm) Çekirdek boyu istatistikî olarak önemli bulunmamıştır. Kontrol grubu % 0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) 16.87 mm olarak ölçülürken dal eğme ile %0.5 ZnSO 4 uygulamasında ise 16.40 mm olarak bulunmuştur (Şekil 19). Tipik Gemlik özellikleri incelediğinde 13.81 mm dal eğme çekirdek boyunu uzatmıştır. Şekil 4.19.Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Çekirdek Boyu Üzerine Etkisi (mm) 53
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.5.10. Çekirdek Ağırlığı (g) Çekirdek ağırlığı istatistikî olarak önemli bulunmamıştır. Kontrol grubu % 0.1 Borik asit (H 3 BO 3 ) uygulamalarında ortalama çekirdek ağırlığı 0.88 g olarak ölçülmüştür. Dal Eğme ile %0.5 ZnSO 4 gübre doz uygulamasında ise 0.86 g olarak bulunmuştur (Şekil 4.20.). Elde edilen bu değerler tipik gemlik değerlerinin biraz üstünde çıkmıştır. Şekil 4.20. Dal Eğme %0.1 Borik Asit (H 3 BO 3 ) ve %0.5 ZnSO 4 Gübre Dozlarının Çekirdek Ağırlığı Üzerine Etkisi (g) 54
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 4.1.5.11. Zeytin Yağ Oranı (%) Bir çeşidin sofralık, yağlık ya da çift amaçlı olarak değerlendirilmesinde, irilik, yeşil veya siyah salamuraya uygunluk, et oranı gibi bazı özelliklerinin yanında % yağ içeriği de oldukça önem arz etmektedir. 21,30 Yağ Oranı (%) 21,25 21,20 21,15 21,10 21,05 D %5, %1 :ö.d. %0,1 H3BO3 %0,5 ZnSO4 %0,1 H3 BO3 ve %0,5 ZnSO4 Dal Eğme Kontrol Şekil 4.21. Uygulamaların Zeytinde Yağ Oranı Üzerine Etkisi (%) Uygulamalar zeytin yağı üzerine istatistiksel olarak etki yapmamıştır. Ancak yağ yüzdeleri 21.15 ile 21.29 oranında değişmektedir. Zeytinlerde sonuç olarak Dal eğme uygulamalarıyla birlikte Zn ve B püskürtmeleri incelendiğinde peryodisite nedeniyle uygulamalar yer yer etkisiz kalmıştır.bunun nedeni, deneme yılında özellikle kışın çok yağışlı ve soğuk, yazın ise aşırı sıcaklıklar olabilir. Bu ekolojik koşulların peryodisiteyi şiddetlendirmiş olmasıdır. Bunun için aynı veya benzeri çalışmanın diğer yıllarda tekrarlanmasında yarar görüyoruz. Böylece daha sağlıklı sonuçlar alınabilir. 55
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE SONUÇLAR Şemsigül AYBABA 56
KAYNAKLAR ANONİM 2009,www.tüik.gov.tr ANONİM2009.http://www.agri.ankara.edu.tr/bahce/pratikbilgiler/meyve/zeytin/ekon omi.htm ANONİM 2009. http://www.dazb.org.tr ANONİM 2009. www.faostat.gov.tr ANONİM 2009. www.tagem.gov.tr ANONİM 2009. http://tr.wikipedia.org ANONYMOUS. Agriculture structure and production. State Institute of Statistics Prime Ministry Republic of Turkey, Ankara 2008.( 8.12.2009) 2008 T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Adana Tarım İl Müdürlüğü İstatistik Şubesi Verileri ARTUN ÜNSAL, 2000. Ölmez Ağacın Peşinde: Türkiye'de Zeytin ve Zeytinyağı. YKY, İstanbul BINGHAM, F.T. 1982. Boron, p. 431-448. In A.L. Page (ed), methods of soil analysis, Part 2:Chemical and mineralogical properties. Amer. Soc. Agron., Madison, WI, USA. BORNOVA Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Laboratuar El Kitabı,2008 BROWN PH., FERGUSON, L., PİCCHİONİ, 1993 Boron nutrition of pıctachıo ifaird year report Annual report of California Pictacbio Industry, Crop year 1992-1993, 60-63 BROWN,PH.,HU,H.,1998,. Phloem boron moblity in diverse plant species. Bot.Acta.111:331-335. BROWN, P.H., WEİNBAUM S.A, ROSECRANCE R.C. 1995 Assessment of nitrogen, phosphorus, and potassium uptake capacity and root growth in mature alternate-bearing pistachio (Pistacia vera) trees November 1, 1995. CANÖZER, Ö. 1991. T.C. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı Standard Zeytin Çeşitleri Kataloğu. Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Teklif eden Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Editör M. Hadi Gökçe, 57
Yayın Dairesi Başkanlığı, Mesleki Yayınlar Serisi NO Genel:334, Seri: 16, Ankara, 44 46. CHAPMAN, H.D., Pratt, P. F. and Parker, F., 1961, Methods of Analysis for Soils, Plant and Waters. Üniv. of California. Div. of Agric. Sci. ÇAKMAK, İ., B. TORUN, B. ERENOĞLU, M. KALAYCI, A. YILMAZ, H. EKİZ, H. BARUN, 1996, Türkiye de Toprak Ve Bitkilerde Çinko Eksikliği Ve Bitkilerin Çinko Eksikliğine Dayanıklılık Mekanizmaları.Tr. Journal of Agriculture and Forestry (20):13-23.Özel sayı REGİON (TURKEY) TURK J Bot 29 (2005) 255-262 T.BÜTAK DEMİR B. 2005, Borun İnsan Ve Bitki İçin Önemi Ve Bazı Üzüm Çeşitlerinde Bor Tayini Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Adana 50-53 DİKMELİK, Ü. 1994. Status of Macro and Micro Nutritive Elements in Turkish Olive Groves. Science and Tecniques Turk J Bot 29 (2005) 255-262 T.BÜTAK EGE GIDA ve Tekstil Ürünleri Endüstriyel Analiz Laboratuarı Çiftehavuzlar İZMİR ERCAN H., Barranco D., Muñoz-Díez C., Belaj A., Arquero C. 2010, Factors influencing the efficiency of foliar sprays of monopotassium phosphate in the oliveinternational Journal of Plant Production 4 (3), July 2010 ISSN: 1735-6814, 1735-8043 (Online) www.ijpp.info FAUST, M,1989, Physiology of temperate zone fruit trees AWiley-Interscience Publication John Wiley and Sons 338p. FREEMAN, M., Urıu, K., Hartman, H.T,1994, Diagnosing and correcting nutrient problems, p. 77-86. In; L. Ferguson, G.S Sibbert and G.C Martin (eds.) Olive produbtion manual. Univ. Calif. Div.Agr and Natural Resources Publ.3353. GEZEREL. Ö. 1980, Zeytinlerde Boğma ve bilezik Almanın karbonhidrat, Verim Ve Kalite Düzeyleri Üzerine Etkisi (Anonymous). GEZEREL, Ö. 1998. Meyve Ağaçlarının Gübrelenmesi ve Sorunları. T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Çukurova 58
Üniversitesi Pozantı Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi, Ülke Ölçeğinde Meyvecilik Geliştirme Entegre Projesi Eğitim Programı II, Adana. GEZEREL Ö. 2009. Zeytinlerde Boğma ve Bilezik Almanın Karbonhidrat, Verim ve Kalite üzerine Etkisi (Anonymous). GOLDBACH, H.E. 1997. Acricial review on current hypothes concerning the role of boron in higher plants. Suggestions for further research and methodological requirement. J. Treceand Microprobe Technol. 15: 51-91. GÜNEŞ A.,ALPASLAN M. 2004, Bitki Besleme ve Gübreleme, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Ankara, Ankara Üniversitesi Basım Evi,2004, 3.Baskı, Yayın No: 1539, Sayfa Sayısı: 492 GÜL M., 2006 Gap Bölgesine Ait Bir Toprakta Sera Koşullarında Yetiştirilen Mısır Genotiplerinin Fosfor Ve Çinko Gübrelemelerine Tepkileri Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi Adana, Sayfa Sayısı: 50 GÜZEL N. VE GÜLÜT K.Y., BÜYÜK G. 2004 Toprak verimliliği ve gübreler Ç. Ü Ziraat fakültesi Ofset atölyesi, genel yayın No: 246 Adana, Ders kitabı yayın no: A-80 HAKERLER H., Ş. AYDIN, M.E. İRGET, U. AKSOY, M. TUTAM, 1999., The effect of soil and foliage applied zinc on yield and quality of fig / Ficus carica L. cv sarılop) for drying. 5th International Meeting on Soils with Mediterrraean Type of Climate (IM SMTC) Barcelona (Catalania). Spain. HASPOLAT G.2006. Gemlik Zeytin Çeşidinde Biyolojik Olarak Şelatize Edilmiş Kno (Potasyum Nitrat), ZnSO 4 (Çinko Sülfat) Ve MgSO 4 ün 3 (Magnezyum Sülfat) Yapraktan Uygulanmasının Ve Plastik Malç Uygulamasının Vegetatif Gelişmeye Ve Meyve Verimine Etkisi Yüksek Lisans Tezi temmuz 2006, Kahramanmaraş Sayfa sayısı :67 59
HANSON E. J. 1991, Sour Cherry Trees Respond To Foliar Boron Applications Hortscience ISSN 0018-5345 CODEN HJHSAR 1991, Vol. 26, N 9, Pp. 1127-1140 (1/2 P.), Pp. 1142-1145 JORDAO, P.V., MARCELO, M.E., CENTENO, M.S.L. 1999, Effect of Cultivar on Leaf Mineral Composition of Olive Tree. Acta Horticulturae, Volume 474, page 349 352. KACAR B., KATKAT A.V., 1998. Bitki Besleme, Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı, Vipaş Yayınları, 441s KACAR, B., KATKAT, V., ÖZTÜRK, S., 2002. Bitki Fizyolojisi. Uludag ÜniversitesiGüçlendirme Vakfı Yayın No: 74. 563 s. KAÇAR B.VE KATKAT V. 2006 Bitki Besleme Ankara Üniversitesi, Uludağ üniversitesi, Nobel Yayın no: 849, Eylül 2007, 3. Baskı LEWİS, D.H.,1980. Are there interrelations between metabolic role of boron, sythesis pf phelonic phytoalexin and the germination of polen? New Phytol.V. 84, P: 206-270 MARSCHNER, H.,1976. Mineral matabolism, short and long distance transport. Fortschr.Botany,V 38: P. 71-80. MARSCHNER, H. 1995.Mineral nutrition of higher plants 2 nd Ed.p.1-889. Acad. Press. New York, USA http://aob.oxfordjournals.org/content/78/4/527.full.pdf+html MARSCHNER, H., 1997. Mineral Nutrition of Higher Plants.2 nd Ed.Academic Press,London, New York NYOMURA, A M S, Brown. P H, Freeman, M, 1997,Fall foliar-applied boron increase tissue boron concentration and nut set of almond Journal of the American Society for Horticultural Science ISSN0003-1062 Vol. No v. 122(3) p. 405-410 NYOMURA. A.MS, Brown, P H, Krueger, B 1999,Rate and time of boron application increase almond productivity and tissue boron concentration HortScience and application of the American Society for Horticultural Science ISSN 0018-5345 Vol No. v. 34(2) p.242-245 60
ÖZKAYA, M.T., ÇeliK, N., 1988. Ülkemiz zeytin yetiştiriciliğinin bugünkü durumu ve sorunları. Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek lisans semineri. http://www.aeri.org.tr/pdf/112-spzeytinyagi03.pdf ÖZKAYA, M. 2006. Pekcan, T., Colakoglu, H., Turan, H. S., Ozısık, S. 2004. The Determination of Nutritional Status of the Olive Groves in Aegean and Marmara Regions by Means of Leaf Analyses. 5th International Symposium on Olive Growing Abstract Book, Izmir, 8. PENCA, S, BELLALOUI, N, GREVE C, HU, H, BROWN, H,2001a.Boron transport and soluble carbonhydrate concentrations in olive J Amer Soc Sei volume 26(3):p. 291-296. PENCA, S, BROWN, P H, CONNELL, J Ü, NYOMORA, A M S, DARDAS, C, HU H, 2001b Foliar boron application improves flower fertility and fruit set of olive HortScience Volume 36 (4), p. 714-716 SİLANPAA, M., 1982. Micronutrients and the nutrients status of soil a global study.fao soils bulletin No:48. FAO. Roma. STOVER, E, FARGIONE, M, RISIO. R-. 1999 Prebloom foliar boron, zinc and urea applications enhance cropping of some 'Empire and 'Mcintosh' apple orchards in NewYork HortScience volume 34(2) p.210-214 ISSN:192-6 TÜRKİYE I. Zeytinyağı Ve Sofralık Zeytin Sempozyumu Bildirileri TUZLACI Ö., 1999. Ayvalık Yağlık Zeytin Çeşidinde Yapraktan Gübre Uygulamasının Verim ve Bazı Kalite Özelliklerine Etkisi Üzerinde Bir Arastırma.Yüksek Lisans Tezi, İzmir. TURAMBEKAR, A. V., S.Y. DAFTARDAR, 1992. Relative performance of zinc sulphate and zinclignosulphanate on crop grown in a vertisol.journal of the indian society of soil science.40(3):597-599. WARİNGTON, K. 1923. The effect of boric acid and borax on the broad bean and certain other plants. Annals Botany, 37: 629-672. WELCH, R, M., 1995. Micronutrient nutrition of Plants.Crit.Rev.Plant. Sci. 14:49-82. 61
WOLF, B., 1939. The Determination of Boron in Soil Extractes, Plant Materials, Composts, Manures,Waters and Nutrient Solutions. Soil Science and Plant Analyses. 2(5):363-374. WÓJCİK P.P.,CİESLİNSKİ G.1996, Effect Of Boron Fertılızatıon On Yıeld And Fruıt Qualıty Of 'Elstar' And 'Sampıon' Apple Cultıvars, www.actahort.org/books/512/512_19.html (Erişim Tarihi:03.12.10) www.agri.ankara.edu.tr www.aralzeytin.com/zeytinhakkinda/zeytin_cesitleri_ve_ozellikleri.pdf www.upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/1/19/adana_districts.png(erişim Tarihi:24.10.10) www.dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/36/199/1618.pdf ( Erişim Tarihi:03.12.10) www.dmi.gov.tr/veridegerlendirme/il-ve-ilceler-istatistik.aspx?m=adana Erişim Tarihi: 31.10.10) www.keyifdunyasi.com/downloads/zeytin%20ekitap.pdf www.olives.com/olivesweb/olives/world.aspx(24.10.10) www.masterolivicultura.org/pdf/hicran.pdf (30.10.10) www.sid.ir/en/vewssid/j_pdf/124220100308.pdf www.zmmae.gov.tr/rehber/zeytin_agaclarinda_bor_noksanligi.pdf ZOHARY, D. 1975. Beginning of Fruit Growing in the Old World. Hort Science 187: 319 327 62
ÖZGEÇMİŞ 08.02.1985 yılında Osmaniye, Merkez ilçesinde doğdu. İlköğretimi Emine Nabi Menemencioğlu nda okudu, Ortaöğretimi Sıtkı Kulak İlköğretim ve Çağrıbey Lisesi Fen Bilimleri Bölümünü Adana da bitirdi. Üniversite eğitimini 2003 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ziraat Mühendisliği programını kazandı ve 2007 yılında tamamladı. 2009 yılında Çukurova Üniversitesinde Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim dalında Yüksek lisansa başladı ve halen sürdürmektedir. 63