KUKLA VE GÖLGE TÝYATROSU MEVLÜT ÖZHAN
NOT KÜNYE SÝZÝN TARAFINIZDAN HAZIRLANACAK ISBN 975- Kapak Tasarýmý Dizgi - Mizampaj Kültür Ajans Tanýtým ve Organizasyon Ltd. Þti. Konur Sok. 66/9 Bakanlýklar-ANKARA Tel: 0.312.425 93 53 Fax: 0.312.419 44 43 Baský Baský Tarihi Ýsteme Adresi Bursa Büyükþehir Belediye
ÝÇÝNDEKÝLER SUNUÞ/Recep ALTEPE...5 ÖN SÖZ/Mevlüt ÖZHAN...7 GÝRÝÞ...9 GÖLGE OYUNU...13 Gölge Oyunu Nedir?...13 Gölge Oyununun Doðuþu ve Geliþimi...13 KARAGÖZ...16 Karagöz ün Tarihi...16 Karagöz ün Tekniði...22 Karagöz ün Bölümleri...24 Karagöz Oyunundaki Tipler ve Özellikleri...24 Karagöz ün Güldürücülüðü...28 Karagöz Oyununun Özelliði...29 KUKLA...33 Kuklanýn Tarihi...33 Türk Kuklasýnýn Tarihi...39 Kukla Oyunundaki Tipler ve Özellikleri...41 Kukla türleri...42 A. Yapýmýnda Kullanýlan Malzemelere Göre Kuklalar...42 B. Oynatým Tekniðine Göre Kuklalar...43 Kukla Oyunlarýnda Ýþlenen Konular...46 Kukla Oyunlarýnýn Özellikleri...47 GÖLGE OYUNU TEKNÝÐÝ...49 Kreþ ve Ana Okullarýnda Gölge Tekniði Çalýþmasý...49 A- Bedenle Çalýþma...50 B- Cisimlerle çalýþma...52 C- Figürler Yaparak Çalýþma...52 KARAGÖZ TASVÝRÝ YAPIMI VE OYNATIMI...55 Karagöz Tasviri Yapýmý...55 Karagöz Oynatým Araçlarý...61 Karagöz Sanatçýsýnýn Eðitimi Çalýþmalarý...65 KUKLA YAPIMI VE OYNATIMI...68 Kukla Yapýmý...68 1 Aðaçtan Kukla Yapýmý...69 2- Kaðýt Hamuruyla Kukla Yapýmý...70 3. Kaðýttan Kukla Yapýmý...73 4- Deðiþik Metallerle Kukla Yapýmý...75 5-Sünger, Kauçuk, Stroform ve Ýzelasyon Köpüðü ile Kukla Yapýmý...75 Baþ Yapýmý...77 Baþ Yapýmýnda Modelleme...78 3
Basit Kukla Yapým Teknikleri...79 Kuklalarý Giydirme...80 KUKLA VE SAHNELER...81 ANA OKULLARINDA KUKLA YAPIM VE OYNATIM ÇALIÞMALARI...89 KUKLA SANATÇISININ EÐÝTÝMÝ ÇALIÞMALARI...90 A- Kol, Bilek ve Parmaklarý Güçlendirme Çalýþmalarý...90 B- Bireysel Çalýþmalar...91 C- Gurup Çalýþmalarý...92 D- El Ýþaretleriyle Ýletiþim Çalýþmalarý...92 E- Oranlama Çalýþmalarý...93 F- Beden ve Ses Uyumu Çalýþmalarý...94 G- Maskeyle Çalýþma...94 H- Karakterlendirme Çalýþmalarý...95 I- Kuklalarý Hareket Ettirme Çalýþmalarý...96 Ý- Duygusal Alýþtýrmalar...97 J- Oyunlarla Çalýþma...98 K- Nesneleri Tutma Çalýþmalarý...99 L- Diksiyon ve Seslendirme Çalýþmalarý...99 KUKLA VE GÖLGE SANATÇISININ ÖZELLÝKLERÝ...100 KUKLA VE EÐÝTÝM...102 SAHNEYE KOYMA ÇALIÞMALARI...103 KAYNAKÇA...104 4
NOT SUNUÞ SÝZÝN TARAFINIZDAN YERLEÞTÝRÝLECEK SUNUÞ Recep ALTEPE Büyükþehir Belediye Baþkaný 5
6
ÖN SÖZ Son yýllarda can çekiþiyor, ölmek üzere diye baktýðýmýz kukla ve gölge sanatlarýnýn bizdekinin aksine diðer ülkelerde git gide geliþtiðini görüyoruz. Ölmek üzere diyoruz ama, yaþatmak için yeterli çabayý göstermiyoruz. Baþkalarý bizden sonra tanýþtýklarý bu sanatlarý nasýl geliþtirdiler diye merak edip araþtýrmýyoruz. Onlarýn neleri nasýl yaptýðýný araþtýrýp örnek alarak daha iyisini yapmaya çalýþmýyoruz. Bu konuda resmi ve özel kuruluþlara, kukla, Karagöz, tiyatro, sinema, müzik, resim sanatçýlarýna; araþtýrmacýlara, oyun yazarlarýna, tiyatro yönetmenlerine, üniversitelere görev düþmektedir. Özellikle üniversitelerimizin birinde kukla ve gölge tiyatrosu eðitimi veren bir bölümün açýlmasý bu sanatlarýn yaþatýlmasý ve geliþtirilmesine büyük katký saðlayacaktýr. Uzun yýllar Karagöz ve kukla sanatýmýzýn araþtýrýlmasý, yaþatýlmasý ve yurtiçi ve yurtdýþýnda tanýtýlmasý için çalýþtým. Bu kitabý da yine bu alanda katkým olmasý için hazýrladým. Deðiþik yazýlý kaynaklarýn yaný sýra bazý sanatçýlarýmýzdan aldýðým bilgileri deðerlendirerek ilgililere sunmayý amaçladým. Çalýþmamýn mutlaka eksikleri var ama, bu alandaki çalýþanlara pek çok yeni bilgiyi sunarak geliþmelerine katký saðlayacaðýna inanýyorum. Yararlandýðým yabancý kaynaklarýn çevirisini yapan Ercüment Çelik, Deniz Yatar, Gökçe Arslan, Hasan Özhan a, atölyelerindeki çalýþmalarýný incelememi saðlayan ve kukla yapým çalýþmalarý hakkýnda bilgi veren kukla sanatçýlarý Alpay Ekler, Hakan Arýsoy, Mehmet Tahir Ýkiler ile kitabýn tasarýmýný ve dizaynýný yapan Erhan Ývgin e, bazý þekillerin çizimlerini yapan Burcu Bilgin e ve katkýsý olan herkese teþekkür ederim. Mevlüt ÖZHAN 7
8
GÝRÝÞ Kukla ve gölge sanatý eski bir geçmiþe sahip. Dram tiyatrolarýndaki engellemeler ve yasaklamalar bu sanatlarda da olmuþ ama, buna karþýn geliþerek günümüze kadar gelmiþtir. Modern dram tiyatrolarýna kaynaklýk eden ve tiyatronun bir dalý olan kukla ve gölge sanatý dünyanýn pek çok ülkesinde geliþirken ülkemizde gün geçtikçe geriye gitmiþtir. 19. yüzyýldan baþlayan yasak ve sansür anlayýþý, Osmanlý imparatorluðunun siyasi ve ekonomik yönden gerileyiþi, sürekli savaþlar, yenilgiler bu sanatlarýn gerilemesini ve bu günkü duruma gelmesini hazýrlayan nedenlerden bazýlarýdýr. Bilindiði gibi dünyanýn her tarafýnda güzel sanatlarýn geliþmesini tetikleyen ve saðlayan aydýn kesimlerdir. Tiyatro, opera, bale, resim, müzik gibi sanatlar aydýnlarýn buluþlarý, destekleri, ilgileriyle ortaya çýkmýþ ve geliþmiþtir. Avrupa da aydýnlar ve sanatçýlar gölge ve kukla sanatýna karþý ilgi göstermektedirler. Hatta kendini yenilemeyen, devlet destekli dram tiyatrolarýna karþýn kukla tiyatrolarýný kurmuþlardýr. Örneðin 18. yüzyýl baþýnda Fransa da kraliyet tiyatrosunun ülke çapýndaki tekelini kýrmak için panayýr tiyatrosu geliþtirildi. Kuklalar bu savaþta kraliyet tiyatrolarýnýn tekeline karþý yer aldýlar. Pek çok sanatçý tekelciliðin üstesinden gelmek ve resmi tiyatroyla rekabet edebilmek için kuklalarý seçtiler. Benzer durum Ýngiltere ve diðer ülkelerde de oldu. Dram tiyatrolarýndan hoþnut olmayan yazarlar, tiyatro yönetmenleri çalýþmalarýnda kukla tiyatrolarýna öncelik vermeye baþladýlar. O zamana kadar gezici olan kukla tiyatrolarý için yerleþik büyük tiyatrolar kuruldu. Opera bestecileri kuklalar için eserler yaptýlar. Ünlü alman yazarý Goethe 1781 tarihinde bir gölge oyunlarý tiyatrosu kurdu. Alman gölge tiyatrolarý pek çok edebi metinleri gölge tekniði ile oyunlaþtýrarak sahnelediler. Yapýlan çalýþmalar tiyatro severlerin ve aydýnlarýn beðenisini de kazandý. Bu yeniliklere karþý çýkanlar oldu, tartýþmalar yapýldý. Leipzig de þiir profesörü olan S. G. Gottsched bir yazýsýnda oyun yazarlarýnýn Aristoteles in öngördüðü tiyatroda mekan, zaman ve olay birliðine uymalarýný þart koþuyor. Goethe bu kurallara isyan ederek Mekanda birlik acýmasýzca bir hapishaneye týkýlmak gibidir, zaman ve olayda birlik ise düþ gücümüze vurulmuþ aðýr ve sýkýcý bir prangadýr. (Burke, 1996:24) yorumunu yapýyor. Kukla ve gölge gösterileri yapýsý gereði adý geçen birlik þartlarýndan uzak olduklarý için her türlü yaratýcýlýða ve yeniliðe açýktýrlar. Bu özelliklerinden dolayý da halkýn büyük ilgisini görüyorlardý. Avrupa da böylesine geliþmeler yaþanýrken ne yazýk ki ülkemizdeki aydýnlar kukla ve Karagöz e soðuk bakýyorlar, kukla ve karagöz ü dram tiyatrosunun oluþmasýnda bir engel olarak görüyorlardý. Bu durum Cumhuriyet kuruluncaya kadar sürdü. Halkevlerinin kuruluþuyla ilgi ve destek gören kukla ve gölge sanatý ile sanatçýlarý, halkevlerinin kapatýlmasýndan sonra yine ilgisizliðe ve kendi haline terk edildi. Halkevleri döneminde yapýlan yayýn çalýþmalarý Karagöz ve kukla oyunlarýnýn bir çoðunun yazýlý olarak geleceðe aktarýlmasýný saðladý. Ayný zamanda Karagöz ve kukla konusunda yapýlan araþtýrma ve deðerlendirme yazýlarýnýn yayýnlanmasý ileriki dönemlerde yapýlacak çalýþmalara baþlangýç oldu. Halkevlerinin kapatýlmasýndan sonra oyun salonu bulma ve destek konusunda zorluklar yaþayan sanatçýlar yýlmadan Anadolu yu gezerek gösterilerini sürdürdüler. Hayali Küçük Ali nin Radyoda yayýnlanan Karagöz seslendirmeleri özellikle Karagöz ün bütün halk kitlelerince tanýnmasýný saðladý. Yerli ve yabancý bilim adamlarý geleneksel Türk tiyatrosu, özellikle de Karagöz konusunda araþtýrmalar yaptýlar. Adolple Thalassa, Nikolas Martinovitch, Ignaez Kunos, Otto Spies, George Jacop, Fr. Giese gibi isimler yabancý bilim adamlarýnýn baþýnda gelmektedirler. Yerli bilim adamlarý arasýnda da Nureddin Sevin, Selim Nuzhet Gerçek, Sabri Esat Siyavuþgil, Ýsmail Hakký Baltacýoðlu, Enver Behnan Þapolyo ve Metin And ý sayabiliriz. Özellikle Metin And yaptýðý araþtýrmalar ve yayýnlarla Karagöz ü bütün dünyaya tanýtmýþtýr. Hellmut Rihter ve Cevdet Kudret in Karagöz oyun metinlerini derleyerek yayýnlamalarý klasik Karagöz oyunlarýnýn gelecek kuþaklara aktarýlmasýný saðladý. 1970 li yýllardan itibaren Kültür Bakanlýðý geleneksel Türk tiyatrosu konusunda araþtýrma, tanýtým ve belgeleme çalýþmalarýna baþladý. Bu çalýþmalar Türk gölge sanatý Karagöz ve kuklanýn yurtiçi ve yurtdýþý tanýtýmýna katký saðladý. 9
Unýon International de la Marionette -UNIMA (Uluslararasý Kukla Birliði) nin 1990 yýlýnda Türkiye Merkezi kurulduktan sonra konuyla ilgili çalýþmalar daha da yoðunluk kazandý. UNIMA Türkiye Milli Merkezi, Kültür Bakanlýðý baþta olmak üzere bir çok kurum ve kuruluþla iþbirliði yaparak Karagöz ve kukla tiyatrolarýnýn yurtiçi ve yurtdýþý tanýtýmý, araþtýrýlmasý, arþivlenmesi, sanatçýlarýn desteklenmesi konularýnda birçok çalýþmayý gerçekleþtirdi. Ulusal ve uluslararasý festivaller, eðitim seminerleri, tanýtým çalýþmalarý, yayýnlar bu çalýþmalardan bazýlarýdýr. Kültür ve Turizm Bakanlýðý, Dýþ Ýþleri Bakanlýðý ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ile yapýlan bir diðer önemli çalýþma 2009 yýlýnda Karagöz ün UNESCO tarafýndan Türkiye nin Somut Olmayan Kültürel Miras listesine alýnmasýnýn saðlanmasýdýr. Bu kararla Karagöz, UNESCO üyesi ülkeler tarafýndan Türkiye nin kültürel deðeri olarak kabul edilmiþ, bir anlamda tescillenmiþtir. Son yýllarda yerel yönetimler de bu sanatlarýn yaþatýlmasýna ve tanýtýlmasýna katký saðlayama baþlamýþlardýr. Ankara, Adana, Konya, Kocaeli, Mersin, Bursa Büyükþehir Belediyeleri kukla ve gölge tiyatrolarý kurdular veya kurduklarý þehir tiyatrolarýnýn bünyesine Karagöz sanatçýlarý alarak gösteriler yapmasýný saðladýlar. Bir diðer önemli geliþme Bursa Büyükþehir Belediye Baþkanlýðý nýn Karagöz Müzesi açmasýdýr. Ülkemizde Karagöz ve kukla tiyatrosu Müzesi büyük bir eksiklikti. Sergilik dokümanlar genellikle tasvirlerden oluþuyor ve ayrý ayrý yerlerde korunuyor. En zengin koleksiyonlar Kültür ve Turizm Bakanlýðý Halk Kültürü Arþivi ile Topkapý Sarayý nda bulunuyor. Bunlarýn dýþýnda Milli Kütüphane, Yýldýz Sarayý Müzesi, UNIMA Türkiye Milli Merkezi arþivlerinde, bazý özel koleksiyoncularda tasvirler bulunuyor. Bursa Büyükþehir Belediyesi nin Kültür ve Turizm Bakanlýðý ndan onaylý Karagöz Müzesi açmasý bu alanda atýlmýþ önemli bir adým. Müzenin Karagöz tasvirlerinin yaný sýra Karagöz le ilgili bütün dokümanlarý ( perde, oynatým araçlarý ve takýmlarý, tasvir yapým araçlarý, yayýnlar, gazete kupürlerý, oyun CD ve DVD leri, fotoðraf, slayt vb.) ile zenginleþtirilmesi bu alandaki boþluðu dolduracaktýr. Bu çalýþmalara karþýn Karagöz ve kukla sanatý istenilen düzeye getirilemedi. Toplumun, kurum ve kuruluþlarýn, üniversitelerin, basýnýn bu sanatlara ilgisizliði sürüyor. Aydýnlarýmýzýn kukla ve Karagöz sanatýna bakýþý yine olumlu deðil. Çoðunluðu bu sanatlarý ilkel, kaba bir sanat olarak görüyor. Öncelikle bu düþüncenin ortadan kalkmasý gerekir. Kukla ve gölge tiyatrosuyla birlikte diðer halk tiyatrosu türlerinin çaðdaþ tiyatronun kaynaðý olduðu ve ulusal tiyatronun oluþumunda bu kaynaklardan yararlanýlmasý ve ayný zamanda bu sanatlarýmýzýn günün koþullarýna paralel olarak geliþtirilmesi, yaþatýlmasý gerektiðine inanmalýyýz. Bu anlamda tiyatro yönetmenlerine, oyun yazarlarýna, araþtýrmacýlara büyük görevler düþüyor. Avrupa ülkeleri, Amerika, Sovyetler Birliðinin daðýtýlmasýyla oluþan ülkelerde olduðu gibi oyun yazarlarýmýz kukla ve Karagöz oyun metinleri yazmalýlar. Hikaye, masal ve çaðdaþ yazarlarýn öykülerini kukla ve gölge tekniðine uyarlayarak oyunlaþtýrmalýlar. Tiyatro yönetmenleri dram tiyatrolarýnda kukla ve gölge oyunu tekniklerinden yararlanabilir, hatta zaman zaman modern metinlerle kukla ve gölge oyunu gösterileri sahneleyebilirler. Yapýlacak bu deðiþik denemeler tiyatrodan gittikçe uzaklaþan seyirciyi yeniden tiyatroya çekebilir. Ülkemizde kukla ve gölge tiyatrosu gruplarýnýn önemli sorunlarýndan biri çaðdaþ oyun metinlerinin yazýlmayýþýdýr. Yeni metinler olmadýðý için eski kukla ve Karagöz metinleri oynatýlýyor. Bu metinler eleþtirel ve hicivsel yapýlarý tamamen yok edildiði için sadece söz oyunlarý, þive taktikleri ve biraz da kaba þakalarý olan metinler þekline dönüþmüþtür. Bu yapýlarýyla da yetiþkin seyirci için bir anlam taþýmamakta, küçük yaþtaki seyirciler için eðitici yönü olmayan oyunlar olarak görülmektedir. Son yýllarda ne yazýk ki Karagöz ve kukla gösterileri bu içeriksiz yapýlarýyla sadece anaokulu öðrencileri tarafýndan izlenen gösteriler þekline dönüþmüþtür. Oysa diðer ülkelerde çocuklarýn düzeyine uygun, eðitici oyun metinleri yazýlmaktadýr. Çaðdaþ yazarlarýn hikaye ve romanlarý kukla ve gölge tekniðine uygun uyarlanarak hem çocuklarýn ilgileri saðlanmakta hemde çaðdaþ edebiyat örnekleri bu sanatlar yoluyla çocuklara tanýtýlmaktadýr. Eski masal ve hikayeler kukla ve gölge tekniðine uygun oyunlaþtýrýlarak, hem çocuklarýn oyun dünyasýnýn geliþmesine hem de halk edebiyatý ürünlerinin tanýtýlmasýna ve yaþatýlmasýna katký saðlanmaktadýr. Yetiþkin seyirciler için çaðdaþ oyun metinleri yazýlýp sergilenmekte, yeni denemelere öncülük edecek çalýþmalar yapýlmaktadýr. Kukla ve gölge sanatýnýn yaratýcýlýðý, tekniði ve yapýsý gereði yeni denemelere ve geliþmelere açýk olmasý bu çalýþmalarý özendirmek- 10
tedir. Bu ülkelerde kukla sanatçýlarýnýn akademik olarak mesleki eðitim almalarýnýn da bu sanatýn geliþimine etkisi çok büyük. Kukla akademilerinde eðitim görerek, kukla sanatýyla ilgili her türlü bilgilerle donatýlan sanatçýlar, yeniliðe dönük çalýþmalar yaparak kendilerini ve sanatý geliþtirmektedirler. Ne yazýk ki ülkemizde akademik düzeyde teorik ve uygulamalý kukla ve gölge sanatý eðitimi verilmemektedir. Sanatçýlar eskiden olduðu gibi usta-çýrak eðitimiyle yetiþtirilmektedir. Bu yöntemle yetiþen sanatçýlar kendi sýnýrlarýný aþýp kukla ve gölge sanatýndaki yaratýcýlýðýn olanaklarýný deðerlendirememektedirler. Sanatlarýný ustalarýndan öðrendikleri gibi sürdürmekte, yenilik anlamýnda pek bir þey yapamamaktadýrlar. Böyle olunca da geleneksel kültürümüzün en eski, en zengin ve en önemli dallarýndan olan kukla ve Karagöz sanatýmýz hak ettiði yere gelememektedir. Bu çalýþmadaki amacýmýz kukla ve gölge sanatý eðitimi ile ilgili boþluðun giderilmesine katkýda bulunmak, diðer ülkelerdeki kukla ve gölge tekniklerini genel çizgileriyle tanýtýp ilgililerin yararlanmalarýna sunmaktýr. Çalýþmamda Gölge Oyunu ve Kukla nýn tarihi geliþimi, çeþitleri, kukla ve tasvir yapým teknikleriyle, oynatým çalýþmalarýndaki hazýrlýk aþamalarýný açýklamaya çalýþtým. Gölge Oyunu bölümünde özellikle Karagöz e aðýrlýk vermem ülkemizde ve dünyada Karagöz ün önemli bir yer tutmasýndandýr. Karagöz dýþýndaki gölge teknikleri ülkemizde pek bilinmemektedir. Gölge oyunu da aslýnda bir kukla tekniðidir. Çünkü gölge oyunu için yapýlan figürler birer kukla çeþididir. Kukla oyunlarýndan ayrýlan tek özelliði kuklalarýn asýllarýnýn deðil gölgelerinin perdede seyircilere gösterilmesidir. Çalýþmamda gölge kuklalarýnýn yapým ve oynatým çalýþmalarý ile kukla yapým ve oynatým çalýþmalarýný kolay anlaþýlmasý için ayrý bölümler olarak iþledim. Ama Anaokullarý ve ilköðretim okullarýnda gölge ve kukla yapým ve oynatým çalýþmalarý birbiriyle bütünleþmekte, amatör ve profesyonel kukla ve gölge sanatçýlarýnýn yapacaðý eðitim çalýþmalarý her iki grup için geçerli olmaktadýr. Yani kukla sanatçýsýnýn eðitim çalýþmalarýyla ilgili bölümdeki alýþtýrmalarýn önemli bir bölümü gölge sanatçýsýnýn eðitimi için de geçerlidir. 11
12
GÖLGE OYUNU Gölge Oyunu Nedir? Ýnsanoðlu baþta kendinin olmak üzere doðadaki diðer varlýklarýn gölgelerinin hareketini uzun süre incelemiþtir. Gündüz güneþ ýþýnlarýnýn, cisimlerin üzerine düþtüðünde ters tarafta oluþan gölgeler ve gölgelerin cisimlerin hareketlerine göre biçimleniþi bu doða olayýný tanýmayan insana çok ilginç gelmiþtir. Gölgenin; bir ýþýk kaynaðýnýn, cismin üzerine düþmesiyle oluþtuðunu, cismin hareket etmesi durumunda gölgenin de hareket ettiðini anlayan insanlar, ýþýk ve gölge hareketinden gölgelerle anlatým tekniðini bulmuþtur. Baþlangýçta yaþamýn bir parçasý olan gölgelerle anlatým, zamanla geliþtirilerek sanat þekline dönüþtürülmüþtür. Ýnsanlar sözlü olarak anlattýklarý destan, öykü gibi anlatý türlerini kendi bedenlerini veya tasvirlerini yaptýklarý cisimlerin gölgelerini kullanarak oyunlaþtýrýp görsel olarak anlatmaya baþlamýþlardýr. Gölge Oyununun Doðuþu ve Geliþimi Gölge oyununun doðuþu hakkýnda deðiþik görüþler ileri sürülmektedir. Bu görüþlerden biri ve en önemlisi gölge oyununun Bali Adalarý, Malezya, Endenozya, Hindistan gibi Uzak Doðu ülkelerinden doðduðu þeklinde olanýdýr. Bu ülkelerde gölge oyunu sanatýnýn inanç öðelerinden, zengin destan geleneðinin anlatýmýndan kaynaklandýðý ifade edilmektedir. Yine; inançlardan ve destanlardan kaynaklanan dramatik anlatýlar ve danslar gibi, gölge oyununun da dinsel törenlerde, doðum, ölüm eriþkinlik törenlerinde oynatýlmasý nedeniyle doðuþunun inanç kaynaklý olduðu sonucuna varýlabilir. Gölge sanatçýsý dini öðretileri halka anlatmakta ve onlarý bilgilendirmektedir. Bu nedenle Uzak Doðu ülkelerinde gölge oyunu sanatçýsý tanrýlarla seyirci arasýnda bir aracý olarak görülmüþtür. Tanrýlarýn, onlarýn aracýlýðý ile izleyicilere seslendiði düþünülmüþtür. Ýlk önceleri dinsel öðretilerin ve ritüellerin gösterildiði gölge oyunu, zamanla geliþtirilip sözlü edebi ürünlerin sergilendiði sanatsal bir boyut kazanmýþ, doðudan batýya doðru yayýlma göstermiþtir. Gölge oyununun Batýdan doðup Doðuya doðru yayýldýðýný savunun görüþler de bulunmaktadýr. Ancak Avrupa da insan ve hayvan figürlerinin yapýlarak oynatýldýðý gölge tiyatrosunun olduðu konusunda önemli bir kanýt bulunmamaktadýr. Ancak insan gölgeleriyle yapýlan gölge tekniðinin olduðu bilinmektedir. Bir görüþe göre kaynaðý Uzak Doðu ülkeleri olarak bilinen gölge oyunu, buralara ge- Endenozya Gölge Tiyatrosu-Göstermelik (Kwok on Müzesi, Foto J.C. Mazure) 13
Çin gölge tiyatrosu figürü (Kwok on Müzesi, Foto J.C. Mazure len batýlý gezginler tarafýndan 18. yüzyýlýn ortalarýnda Avrupa ya getirilmiþtir. Fransýzlar ve Ýngilizler tarafýndan kýsa sürede benimsenen gölge oyunu özellikle Fransa da Çin gölgeleri adýyla sevilen bir gösteri türü olmuþtur. Ýlk kez Dominique Seraphin in 1776 da baþlattýðý gölge oyunu gösterileri 1860 lara gelindiðinde ortadan kalkmýþ, Ýngiltere de ise 19.yy. sonuna kadar sürmüþtür. Gölge oyununun Avrupa ya geçiþiyle ilgili diðer bir görüþte gölge oyununun Anadolu dan Balkanlara ve Kuzey Afrika ya geçerek Avrupa ya ulaþtýðý þeklindedir. Osmanlý Ýmparatorluðu içerisinde bulunan Fas, Tunus, Cezayir e yayýlan Karagöz, gölge oyunu olarak Ýtalya ya oradan da 18. yüzyýl baþlarýnda Almanya, Fransa ve Ýngiltere ye yayýlmýþtýr. Ayný zamanda þimdiki Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Romanya gibi Balkan ülkelerine yayýlan, Karagöz gösterilerini izleyen Avrupalý sanatçýlarca gölge oyunu Avrupa nýn diðer ülkelerine taþýnmýþ, oynatýlmaya baþlanmýþtýr. Yine Ýstanbul a gelen Avrupalý misyonerler, seyyahlar, tüccarlar ve resmi görevliler yazdýklarý gezi notlarýnda Karagöz den uzun uzun söz etmiþler ve Avrupalýlara tanýtmýþlardýr. 1899 yýlýnda Türkiye de uzun zaman kalan, Batý etkisinde Türk tiyatrosu ve Türkiye de resim üzerine inceleme ve yayýnlar yapan Adolphe Talasso ile Fredéric Gariulo Türk Karagöz oyununu ilk kez Parislilere Le Chat Noir da tanýttýlar. (AND, 1977: 386) Sonraki yýllarda Avrupa da gölge tiyatrosu sergileyen tiyatrolar çoðaldý. Gölge oyunu bu geniþ yayýlma süreci içinde bir çok kültür etkileþimini kendinde barýndýrmýþ; temel özelliði ayný kalmakla birlikte, tasvir yapýmý ve oynatým tekniðinde ayrýlýklar gösterdiði gibi, belli toplumlardaki iþlevselliði bakýmýndan da içerikçe önemli ayrý özellikler göstermiþtir. (ÇALIÞLAR, 1995: 268). Gölge oyunu günümüzde Avrupa daki bazý kukla 14
gruplarý tarafýndan oynatýlsa da yaygýn deðildir. Uzakdoðu gölge oyunu ve Türk gölge oyunu Karagöz ün tekniðinden farklý olarak aktörlerin yaptýðý hareketlerin ýþýk yoluyla perdeye yansýtýlmasý þeklinde oynatýlan gölge oyunu daha çok Polonya, Çekoslovakya ve Bulgaristan da görülmektedir. Bu gösteriler günümüzde geliþtirilerek grup halinde oyuncularýn yaptýklarý, sanatsal yönü aðýr basan gösterilere dönüþmüþtür. 1999 yýlýnda Bulgaristan da bir kukla grubunun yapmýþ olduðu gölge oyunu gösterisini beðeniyle izlemiþtim. Oyun, hayvanlar dünyasýný ve bir galeride sergilenen resimleri gölgelerle müzik eþliðinde sözsüz olarak anlatýyordu. Gölge tekniði. Polonya Okno tiyatrosu. Boguslow Michalek 15
KARAGÖZ Karagöz ün Tarihi Gölge oyununun Anadolu ya geliþiyle ilgili deðiþik görüþler ileri sürülmektedir. Bu görüþlerden birisi gölge oyununun Orta Asya dan ve Ýran üzerinden Anadolu ya getirilmiþ olduðu þeklindedir. Bu görüþü savunanlar Orta Asya da oynatýlan Çadýr Hayal ve Kolkorçak adý verilen kukla oyunlarý ile gölge oyunu arasýnda bað kurmuþlardýr. Özellikle Çadýr Hayal i gölge oyunu olarak deðerlendirmiþ, Türklerin Orta Asya da gölge oyunu oynattýklarýný, göçlerle de Anadolu ya getirdiklerini ifade etmiþlerdir. Bu görüþe bazý araþtýrmacýlar da katýlmýþtýr. Oysa Çadýr hayal ipli kukla, Kolkorçak el kuklasý olup bugün de ayný isimle Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden Özbekistan da oynatýlmaktadýr. Kukla ile gölge oyunu konusundaki araþtýrmalarda ikisinin birbiriyle karýþtýrýlmasýnýn ve yanlýþ yorumlanmasýnýn nedenlerinden biri hayal sözcüðünün hem kukla hem de Karagöz oyunu için kullanýlmasýdýr. XVII. yüzyýlda, ikisini birbirinden ayýrmak için Karagöz ve kukla terimleri kullanýlmaya baþlanmýþtýr.(and, 1977: 262). Ýkinci görüþ; gölge oyununun Mýsýr dan geldiði þeklindedir. Gölge oyununun Anadolu ya, Mýsýr dan geldiðine kanýt olarak Arap Tarihçi Mehmet bin Ahmet bin Ýlyas-ül Hanefi nin Bedayi-üz-zuhur fi vekaayi-üd-dühur adlý Mýsýr Tarihi gösterilmektedir. Bu kaynaða göre 1517 yýlýnda Mýsýr ý ele geçiren Yavuz Sultan Selim bir gölge oyunu sanatçýsýnýn Memluk Sultaný Tumanbay ýn asýlýþýný canlandýrdýðý gölge oyununu izlemiþ, gösteriyi beðenmiþ ve bu sanatçýlarý Ýstanbul a getirmiþtir. (AND, 1983: 274) Mýsýr gölge oyunundaki tasvirlerin Karagöz tasvirlerine benzerliði, oynatýþ tekniði bu görüþü doðrulayan kanýtlar olarak gösterilmektedir. Mýsýr gölge tiyatrosu Aragoz 16