ORMAN KORUMA ORMANDA OTLATMA



Benzer belgeler
BÖLÜM 3. Artvin de Orman Varlığı

Tanımlar. Bölüm Çayırlar

2. Karışımın Ağaç Türleri Meşcere karışımında çok değişik ağaç türleri bulunur. Önemli olan, ağaçların o yetişme ortamı özelliklerine uyum gösterip

Dünya kendi içinde benzerlik gösteren 6 büyük flora alemine ayrılır: 1.Holarktikflora alemi 2.Paleotropis, 3.Neotropis, 4.Australis 5.

ÇAYIR VE MERA YÖNETİMİ. Prof.Dr.Hayrettin EKİZ 2017

Ekim Yöntemleri. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER 1

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

Bölüm 8 Çayır-Mer alarda Sulama ve Gübreleme

ORMAN KORUMA ABİYOTİK (CANSIZ) ZARARLILAR

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

SİLVİKÜLTÜREL PLANLAMA-7. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

En ideali ağaçların tamamının tohum tuttuğu dönemdir.

8. Meşceredeki yapısal değişim Meşcere geliştikçe onu oluşturan ağaçların büyümesi, gelişmesi, türlerin varlığı, bulunma oranı vb özellikler de

SİLVİKÜLTÜRÜN TEMEL İLKELERİ. Doç. Dr. Zafer YÜCESAN

Bu işletme şekli karışık meşcerelerin gençleştirilmesinde kullanılan silvikültürel teknikleri içermektedir.

Bölüm 9 ÇAYIR-MER A ISLAHI

EKİM YOLUYLA AĞAÇLANDIRMA. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER 1

YABAN HAYATINDA BİTKİLENDİRME. Yrd. Doç. Dr. DENİZ GÜNEY

IĞDIR ARALIK RÜZGÂR EROZYONU ÖNLEME PROJESİ İZLEME RAPORU

ARTVİN-MERKEZ-SALKIMLI RESMİ KURUM ALANI

BAŞLICA TOPRAK TİPLERİ


ORMAN KORUMA AÇMACILIK


ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler)

PERKOLASYON İNFİLTRASYON YÜZEYSEL VE YÜZETALTI AKIŞ GEÇİRGENLİK

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi

ORMANCILIĞIMIZ (TOHUM-FİDAN-AĞAÇLANDIRMA)

10. SINIF KONU ANLATIMI. 46 EKOLOJİ 8 BİYOMLAR Karasal Biyomlar

Meyva Bahçesi Tesisi

Çayır-Mer a Ekolojisi

ORMAN KORUMA ORMAN KORUMA YA GİRİŞ

Bilim adamları canlıları hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroskobik canlılar olarak dört bölümde sınıflandırmışlar.

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU

Dünya kendi içinde benzerlik gösteren 6 büyük flora alemine ayrılır: 1.Holarktikflora alemi 2.Paleotropis, 3.Neotropis, 4.Australis 5.

BİYOMLAR KARASAL BİYOMLAR SELİN HOCA

II. AĞAÇ TÜRÜ SEÇİMİ YETİŞME ORTAMI VE AMAÇ İLİŞKİSİ. Prof. Dr. İbrahim TURNA

Ceviz Fidanı-Ağacı İklim ve Toprak İstekleri

FİDANCILIK TEKNİĞİ DERS 2: FİDANLIK İŞLETMELERİ İÇİN YER SEÇİMİ

ORMAN AMENAJMANI ( BAHAR YARIYILI)

Fonksiyonlar. Fonksiyon tanımı. Fonksiyon belirlemede kullanılan ÖLÇÜTLER. Fonksiyon belirlemede kullanılan GÖSTERGELER

DİKİM YOLUYLA AĞAÇLANDIRMA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı

Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM

Yayla Turizmi, doğayla iç içe yaşamayı sevenler veya macera tutkunlarının genellikle günübirlik kullanım veya kısa süreli konaklama amacıyla yüksek

TOHUM. Pof. Dr. İbrahim TURNA

İKLİM TİPLERİ. Yıllık ortalama sıcaklık 25 C dolayındadır. Yıllık ve günlük sıcaklık farkı 2-3 C yi geçmez. Yıllık yağış miktarı 2000 mm den

Tarım Alanları,Otlak Alanları, Koruma Alanları Öğrt. Gör.Dr. Rüya Bayar

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

DİKİM YOLUYLA AĞAÇLANDIRMA. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER 1

AĞAÇLANDIRMA, ÖZEL AĞAÇLANDIRMA, EROZYON KONTROLÜ, MERA ISLAHI VE FİDANLIK

Silvikült Temel Esasları

Bahçıvanlık kursu 2015

Tohum Bahçeleri. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 26 ŞUBAT 2014

Akdeniz iklimi / Roma. Okyanusal iklim / Arjantin

İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

Taşların fiziksel etkiler sonucunda küçük parçalara ayrılmasına denir. Fiziksel çözülme, taşları oluşturan minerallerin kimyasal yapısında herhangi

YGS Yönetimine Ormancılık Perspektifinden Bakmak. (Ormancılıkta Yaban Hayatına Yer Vermek) II. Bölüm TÜBİTAK 107 G 029

Sinirotugiller. Plantaginaceae

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L.

Çevre Sorunlarının Nedenleri. Nüfus Sanayileşme Kentleşme Tarımsal faaliyet

SİLVİKÜLTÜREL PLANLAMA-4. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

ORMAN AMENAJMANI ( BAHAR YARIYILI)

Aksi durumda yabacı bir bölgeden getirilen ırk/ırklar o yöreye uyum sağlamış yerel ırklarla polen alışverişine giriştiklerinde genetik tabanda

SİLVİKÜLTÜREL PLANLAMA-1. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

Faydalanmanın düzenlenmesi

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK

Büyük baş hayvancılık

Fidanlıkta Repikaj. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

ÇAYIR VE MERA YÖNETİMİ. Prof.Dr.Hayrettin EKİZ 2017

BOTANİK _II. Prof. Dr. Bedri SERDAR

Arazi örtüsü değişiminin etkileri

KAPLAN86 CEVİZİ. Kaplan 86 Cevizi

Kıl Keçisi ve Orman. Doç. Dr. Ahmet Tolunay Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Isparta

Bölgesel iklim: Makroklima alanı içerisinde daha küçük alanlarda etkili olan iklimlere bölgesel iklim denir.(marmara iklimi)

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

YÖNETMELİK ORMANLARDA VE ORMAN İÇİNDE BULUNAN OTLAK, YAYLAK VE KIŞLAKLARDA HAYVAN OTLATILMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

SÜT SIĞIRCILIĞI ve YONCA

Kullanım Yerleri. İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

Harita okuma: önemli kurallar

BUDAMA. Prof. Dr. İbrahim TURNA. KTÜ Orman Fakültesi Silvikültür Anabilim Dalı, Trabzon

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi

Fonksiyonlara göre dağılım

Ağaç Nedir? Bir ağacın yaşayıp gelişebilmesi için; ışık, sıcaklık, CO 2, O 2, su ve mineral madde gereklidir.

YGS Yönetimine Ormancılık Perspektifinden Bakmak. (Ormancılıkta Yaban Hayatına Yer Vermek) I. Bölüm

Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde, su tutan ağır (killi) topraklarda dikimden evvel drenaj problemi halledilmelidir.

Tarım Sayımı Sonuçları

TARIMSAL YAPILAR. Prof. Dr. Metin OLGUN. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

TÜRKİYE DE TARIM ve HAYVANCILIK: SORUNLAR VE ÖNERİLER DOÇ.DR.BERRİN FİLİZÖZ

Toprak İşleme. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER 1

Korunga Tarımı. Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi.

KUMUL ALANLARININ AĞAÇLANDIRILMASI. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER 1

MESLEKİ DENEYİM KAZANMA ÇALIŞMASI YAPACAK OLAN ORMAN MÜHENDİSLERİ İÇİN UYGULAMA TEZ KONULARI

ZEHİRSİZ DOĞA MANTARLARI. Yrd.Doç.Dr. Halil DEMİR

ORMANCILIKTA UZAKTAN ALGILAMA. ( Bahar Yarıyılı) Prof.Dr. Mehmet MISIR. 2.Hafta ( )

Transkript:

ORMAN KORUMA ORMANDA OTLATMA Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Aralık 2014

Gerek evcil hayvanların insan eliyle, gerekse yaban hayvanlarının kendi başlarına ormanda veya orman içi açıklıklarda otlamasına otlatma denilmektedir.

1) TERMİNOLOJİ Mera Arapça bir kelime olup Türkçe karşılığı otlaktır. Evcil ve yaban hayvanları için otlak olan, yem ürünü veren, doğal vejetasyon kaplı, oldukça geniş yerlerdir. Otlak Genel olarak üstünde hayvan otlatılabilen ve bazı uygun yerlerinde biçilmeye elverişli otsu bitkilerin doğal olarak yetiştiği sahipli veya sahipsiz geniş alandır. Yayla ve yaylak Genel olarak orman içindeki açlıklar veya ağaç sınırının üstünde bulunan ve belirli bir dönem için hayvanların otlamak üzere sürdürdükleri kışın çıkılamayan doğal dağ otlak alanlarıdır.

1) TERMİNOLOJİ Hayvan birimi Belli olgunluğa erişmiş ağırlıktaki canlı hayvan, özellikle sığır, bir birim kabul edilir. Bu Avrupa da 500 kg iken Türkiye de 250 kilo, koyun, Keçi: 1/5 hayvan birimi, at ise 1,25 hayvan birimidir.

1) TERMİNOLOJİ Hayvan birimi ayı Bir birim hayvanın 30 günde ihtiyacı olan yem miktarıdır. Meranın otlatma kapasitesinin bir ölçüsüdür. Örneğin meranın ot kapasitesi 100 hb ise o merada 100 birim hayvan 1 ay otlayabilir demektir.

1) OTLATMANIN DOĞRUDAN ZARARLARI a) Orman toprağına ve toprak vejetasyonuna yaptığı zararlar (1) Otlatma, toprak humusunu meydana getiren diri örtünün ortadan kaldırılmasına ve sonuç olarak toprağın humusça fakirleşmesine neden olur. Humusun azalması veya kaybolmasıyla toprağın gevşekliği azalır, boşluk hacmi (Porozite) düşer ve sıklaşır. Sıkı oturmuş topraklarda havalanma ve su geçirgenlik yeteneği bozulur.

1) OTLATMANIN DOĞRUDAN ZARARLARI a) Orman toprağına ve toprak vejetasyonuna yaptığı zararlar (2) Sıkı istiflenmiş topraklarda yağış sularının toprağa geçmesi güç ve geç olduğundan suyun bir kısmı toprak yüzeyinden eğime bağlı olarak yüzeysel akışa geçer.

1) OTLATMANIN DOĞRUDAN ZARARLARI a) Orman toprağına ve toprak vejetasyonuna yaptığı zararlar (3) Keskin tırnaklı hayvanlar, toprak yapısında kesici ve gevşetici etki yaparlar. Bu konuda, özellikle koyunlarla keçiler kısa adımları ve keskin tırnaklarıyla fazlaca zararlı olurlar. Buna karşın sığır, deve ve at gibi hayvanlar ağır olduklarından daha çok toprağı sıkıştırmak suretiyle zarar yaparlar.

1) OTLATMANIN DOĞRUDAN ZARARLARI b) Otlatmanın Orman vejetasyonuna yaptığı zararlar Otlatmanın fidelik ve gençliğe yaptığı zararlar Bir meşcerenin geleceği, fide ve gençlikteki zindeliğine bağlıdır. Ormanda hayvan otlatmasından özellikle fidelik ve gençlik fazlaca zarar görmektedir. Bunun ana nedeni, bu dönemlerin hayvanların kolayca ulaşabilecekleri bir yükseklikte olmalarıdır.

1) OTLATMANIN DOĞRUDAN ZARARLARI b) Otlatmanın Orman vejetasyonuna yaptığı zararlar Otlatmanın fidelik ve gençliğe yaptığı zararlar Geleceğin meşcerelerini oluşturacak olan gençliğin bir kısmının otlatmadan zarar görmesi sonucu istenen sıklık oluşamaz. Yeter bir sıklığın olmayışı da, az artıma veya kötü kaliteye neden olmaktadır.

2) OTLATMANIN DOLAYLI ZARARLARI a) Orman toprağına yaptığı zararlar (1) Hayvan otlatmasıyla daha gevşek bir durum alan orman topraklarının zamanla rüzgar ve özellikle yağışlarla yıkandığı bilinmektedir. Böylelikle otlatılan alan, toprak yüzeyindeki ince kısımlarını yitirerek, yani erozyona uğrayarak, kaba tekstürlü toprakların meydana gelmesine neden olur.

1) OTLATMANIN DOLAYLI ZARARLARI a) Orman toprağına yaptığı zararlar (2) Otlak alanlarında yapılan aşırı otlatmalar, bir taraftan toprak yüzeyindeki buharlaşmanın artmasına ve ölü örtünün ayrışmasıyla toprağın besin maddelerinin yitirilmesine, diğer yönden bunların doğal bir sonucu olarak topraktaki biyolojik faaliyetin önemli ölçüde zarar görmesine neden olmaktadır.

1) OTLATMANIN DOLAYLI ZARARLARI (b) Orman vejetasyonuna yaptığı zararlar (1) Barınmadan doğan zararlar: Bugün Türkiye'de hayvanların çoğu ormanlarda barınmaktadır. Ağıl ve sayalara ise yalnız Ege Bölgesinde rastlanmaktadır. Fakat bunlar da hayvan sağlığı bakımından elverişli değildir. Yapılan denemeler en fazla toprak sıkışmalarının hayvan yatak yerlerinde olduğunu göstermiştir

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Ağaç türü Hayvanlar genellikle yapraklı ağaçları iğne yapraklılara üstün tuttuklarından, yapraklı türler otlatmadan daha fazla zarar görürler. Fakat yapraklı ağaçların yenilenme ve yaraları kısa bir sürede iyileştirme yetenekleri fazladır. Ayrıca otlak hayvanları sert yapraklı ağaçları, yumuşak yapraklılardan daha fazla severler. Bu ağaçlar ise yavaş büyürler ve yaralarını kısa zamanda kapatamazlar. En çok zarar görenler Çok zarar görenler Az zarar görenler En az zarar görenler : Dişbudak, akçaağaç, gürgen, kayın. : Meşe, ıhlamur, kavak, söğüt. : Karaağaç, üvez türleri. : Huş, kızılağaç, atkestanesi, akasya.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Ağaç türü İğne yapraklı ağaçların zarar görme derecesi, gittikçe azalmak suretiyle; Göknar, ladin, sedir, kızılçam, sarıçam, karaçam olarak sıralanabilir. Ağaç türlerinin otlatmadan zarar görmesi üzerine hayvan cinsinin de büyük rolü vardır. Örneğin, koyunlar ışık ağaçlarından (huş, akasya) hoşlanırlar. Keçiler ise bu konuda titizlik göstermezler. Hatta yaprakları zehirli olan porsuğu bile bir zarar görmeksizin yiyebilirler. Hayvan çiğnemesinden en fazla yüzeysel köklü ağaç türleri, örneğin ladin zarar görür. Bu zarar gevşek topraklarda daha fazladır. Kökleri derine giden yaşlı bitkilerde gövde ayakları çiğnenerek zedelenir. Oluşan yaralar çeşitli böcek ve mantarlar için uygun giriş yerleri oluşturur.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Ağaç yaşı Otlatmanın ormanda en zararlı olduğu yerler gençleştirme alanlarıdır. Genç bitkiler özellikle yenmek, çıkarılmak ve çiğnenmek suretiyle fazla zarar görürler. Yaşlı meşcerelerde zarar daha çok hayvanlar tarafından toprağın sıkıştırılması, kabukların soyulması ve kemirilmesi veya gövde ayaklarının çiğnenerek yaralanması şeklinde olur. Böyle meşcerelerde tomurcuk ve yapraklar hayvanların yetişemeyeceği yükseklikte bulunmaktadır.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER İşletme Türü ve Şekli Gençliğin tüm alana dağılmış olduğu korulu baltalık, hayvan otlatmasından en fazla zarar gören işletme türüdür. Koru işletme türünün, seçme işletme şeklinde de durum aynıdır. Bu işletme şekillerini baltalıklar ve doğal surette gençleştirilen koru ormanları izler. Çünkü baltalıklarda tehlikeli çağ olan gençlik dönemi sık olarak tekrarlanır. Yukarıdaki sıralarda tam bir kesinlik yoktur. Çünkü, bu konuda ağaç türü ve arazi ilişkilerinin etkisi büyüktür. Örneğin, baltalıkların gençleştirme alanlarına hayvan ve özellikle keçi sokulursa zarar en yüksek düzeye ulaşır.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Yetişme yöresi Otlatma zararları gevşek ve bağsız topraklarda daha fazladır. Humusça zengin, nemli ve kuvvetli topraklar üstünde bulunan ormanlarda zarar daha azdır. Böyle alanlarda yetişen bitkilerde yenilenme ve hızla büyüme yeteneği vardır. Eğimli gevşek kum topraklarında otlatma zararları düzlük alanlara kıyasla çok daha fazla ve tehlikelidir. Özellikle ıslak eğimli yerlerin toprağı en fazla tehlikeye uğrar. Çünkü böyle alanlarda hayvan her adımda kayar, ayakları toprağa fazla gömülür ve böylece toprak gevşeyerek sular tarafından kolaylıkla taşınır.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Hayvan cinsi Türkiye'de ormanlarda otlatılan hayvan cinslerinin ormanla olan ilişkileri ayrı ayrı incelenirse, bu hayvanların ormanlara yaptıkları zararlı etkiler daha iyi anlaşılmış olur. Keçi Orman için en zararlı hayvan cinsidir. Yiyecek yönünden titiz olmayışı, tek ayaküstünde ulaşacağı yere uzanacak kadar dengeli ve çevik oluşu, ormanda ender olan türleri arayışı bu hayvanın yaptığı zararın büyüklüğünü belirtir.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Hayvan cinsi Koyun Keskin tırnaklarıyla toprağın yapısını keçiden daha fazla bozar. Besinsiz kaldığı zaman ormanda fazlaca zararlı olur. Normal olarak ot ve çayırları sever. Ormana olan zararları, bulacağı ot ve çayırın miktarına bağlıdır.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Hayvan cinsi At Yüksek boylu olması nedeniyle ağaçların yukarı kısımlarında zarar yapar. Ağır oluşu nedeniyle de toprağı sıkıştırır ve yapısını bozar, ağaç köklerini yaralar ve fideleri ezer.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Hayvan cinsi Sığır Besin bakımından fakir olan alanlarda ormana zararlı olurlar. Ağırlıkları nedeniyle çiğnemek suretiyle toprak yapısını bozar ve fide, fidan ve tohumlar için zararlı olur. Genç sığırlar, diş değiştirme zamanlarında ağaçların kabuklarında zarar yaparlar. Bu hayvanlar ayrıca ağaçlara sürtünmek suretiyle zararlı olurlar. Öküzler, ineklere oranla genellikle daha zararlıdır.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Hayvan sayısı Otlağa veya ormana sürülen hayvan miktarı ne kadar çok olursa yapılacak zarar da o kadar fazla olur. Bu nedenle, otlatılacak hayvanların adedi, alanın genişliği, yem miktarı ve yemin niteliğine göre ayarlanmalıdır.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Mevsim İlkbahar başlangıcında yem bitkileri yeteri kadar gelişmemiş bulunduğundan ve bu dönemde henüz açılmağa başlayan yaprak ve tomurcuklar çok lezzetli olduğundan hayvanlar tarafından iştahla yenirler. Ayrıca sonbahar sonlarında otlar az ve sert yapıda olduğundan ormandaki odunumsu bitkiler fazla zarar görürler. Kışın Akdeniz kıyı şeridi dışında, genellikle otlatma olmadığından, zarar oldukça azdır.

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Hava halleri Otlak hayvanları, örneğin çok kurak, fazla yağışlı ve çiğli havalarda yaprakları otlara üstün tutarlar. Özellikle toprağın ıslak olduğu zamanlarda çiğnenmek suretiyle yapılan zararlar büyük olur ve gevşek topraklardaki kökler zarar görür. Antalya/Toroslar

3) OTLATMA ZARARININ ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Otlatma süresi Bu süre yüksekliğe, iklime ve dolayısıyla ot durumuna göre değişir. Otlatma döneminin kısa olması orman için yararlı, uzun olması ise zararlıdır.

4) OTLATMA ZARARLARINA KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER 1. Ormanların otlak ve yaylalarla olan sınırları kesin bir şekilde belirlenmeli ve ormancılık - yaylacılık - hayvancılık alanları birbirinden ayrılmalıdır. Bu amaçla orman kadastro çalışmaları bir an önce tamamlanmalıdır. 2. Devlet ormanları içindeki otlaklarda bugüne kadar hayvanlarını bir hakka dayanarak otlatmakta olan halka, orman dışı otlakların verimleri yeter bir düzeye ulaşıncaya kadar yine otlatma izni verilmelidir. 3. Topraktan yararlanma, yem tarımına da önem verecek şekilde, planlı olarak düzenlenmelidir. 4. Tarımda hayvan yemi olabilecek yem değeri üstün bitkilerin nöbetleşmeye (Rotasyon) sokulması gerekir. 5. Ek yemlerden yararlanılmalıdır. 6. Türkiye'de otlak işlerinin önemli olduğu yerlerde Otlak Araştırma istasyonları kurulmalıdır. 7. Otlatmanın bir düzen içinde uygulanması için her otlak alanına ait bir plan yapılmalı ve bunun uygulanması kontrol edilmelidir. 8. Halka çok yönlü çalışma yolları sağlamak suretiyle kazançlarının arttırılmasına çalışılmalıdır. 9. Otlak işlerini düzenleyen bir Otlak Yasası çıkarılmalıdır. 10. Halkı aydınlatıcı yöntemler uygulanmalıdır. 11. Köylünün malını iyi değerlendirmesi ve gereksinim duyduğu yemle gübreyi ucuza sağlayabilmesi için kooperatifler kurulmasına gerek vardır.

Mersin-2010

Antalya/Serik 2010