MEME KARSİNOMLARINDA DENDRİTİK HÜCRELERDE CD1a BOYANMASI İLE DİĞER PROGNOSTİK PARAMETRELERİN KARŞILAŞTIRILMASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MEME KARSİNOMLARINDA DENDRİTİK HÜCRELERDE CD1a BOYANMASI İLE DİĞER PROGNOSTİK PARAMETRELERİN KARŞILAŞTIRILMASI"

Transkript

1 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI GÖZTEPE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ŞEF: DOÇ.DR. EROL RÜŞTÜ BOZKURT MEME KARSİNOMLARINDA DENDRİTİK HÜCRELERDE CD1a BOYANMASI İLE DİĞER PROGNOSTİK PARAMETRELERİN KARŞILAŞTIRILMASI (UZMANLIK TEZİ) DR.NERMİN GÜNDÜZ İSTANBUL- 2008

2 Patoloji uzmanlık eğitimim boyunca bilgi ve tecrübelerinden faydalandığım, bana farklı bir bakış açısı kazandıran değerli şefim Doç. Dr. Erol Rüştü Bozkurt a, şef yardımcısı Uz. Dr. S. Güler Utku ya,, gerek tez çalışmalarımda, gerekse ihtisasım boyunca bana her konuda destek olan tez danışmanım Uz.Dr. Tülay Zenginkinet e, yardımlarını ve arkadaşlığını hiçbir zaman esirgemeyen Uz. Dr. Şeyma Özkanlı ya ve diğer uzmanlarımıza Rotasyon yaptığım süre ve sonrasında bilgilerinden ve tecrübelerinden faydalandığım, tez çalışmalarımda bana yol gösteren Prof. Dr. Ekrem Yavuz a ve İstanbul Tıp Fakültesi, Patoloji ABD nın diğer hocalarına Birlikte çalışmaktan ve arkadaşlıklarından büyük zevk aldığım asistan arkadaşlarım Dr. Gonca Örnek, Dr. Elvan Turfanda, Dr. Duygu Temiz, Dr. Ayçim Şen e Tez çalışmamda bana destek olan laburatuar teknisyenimiz Fatma Turmuş a ve laburatuar çalışanlarına Ayrıca her konuda özveriyle çalışan bölüm sekreterlerimize ve diğer bölüm çalışanlarına Canım yeğenim Fatih Alp Gündüz e, bütün hayatım boyunca her konuda yanımda olan biricik aileme teşekkür ederim. Dr. Nermin Gündüz.

3 K I S A L T M A L A R İDK :İnvaziv duktal karsinom İLK : İnvaziv lobüler karsinom DH : Dendritik hücreler HDF : Host defence faktör(lenfoplazmositer iltihabi hücre infiltrasyonu) LVİ : Lenfovasküler invazyon NK : Nöroendokrin karsinom ÖR : Östrojen reseptörü PR : Progesteron reseptörü K : Karsinom İntrakistik PK: İntrakistik papiller karsinom

4 TABLOLAR: Tablo I: İn situ komponentte CD1a boyanması ile Histolojik grade, lenf nodu tutulumu, LVİ, HDF, c-erb B2 nin karşılaştırılması 43 Tablo II. İn situ komponentte CD1a boyanma ile yaş, tümör çapı, ÖR%, PR% nin karşılaştırılması..45 Tablo III. İn situ komponentte CD1a boyanma oranının tümör histolojik alt gruplarına göre dağılımı...46 Tablo IV. İnvaziv komponentte(kanser) CD1a boyanma oranının in situ komponentte CD1a boyanma oranı ile karşılaştırılması 46 Tablo V. Kanserde(invaziv meme karsinomunda) CD1a boyanma oranının histolojik alt gruplara göre dağılımı. 47 Tablo VI. Kanserde(invaziv meme karsinomunda) CD1a boyanma oranının Histolojik grade, lenf nodu tutulumu, LVİ, HDF, c-erb B2 nin karşılaştırılması. 48 TabloVII. Kanserde(invaziv alanlarda) CD1a boyanma oranları ile yaş, tümör çapı, ÖR%, PR% in karşılaştırılması

5 ŞEKİLLER Şekil 1 : TDLU görünümü.. 4 Şekil 2 : Major duktus(md), terminal duktuslar (TD) ve duktuli (D)/asinüsler. E: Luminal epitel hücreleri, ME: Myoepitel DF: Sınırlayıcı fibroblastlar..5 Şekil 3: Histolojik alt tiplere göre tümörlerin dağılımı..39 Şekil 4: İn situ komponentin varlığına göre vakaların dağılımı..40 Şekil 5: Histolojik grade lere göre vakaların dağılımı..40 Şekil 6: Lenf nodu metastazına göre vakaların dağılımı..41 Şekil 7: LVİ varlığı açısından vakaların dağılımı. 41 Şekil 8: HDF şiddetine göre vakaların dağılımı. 42 Şekil 9: c-erb B2 boyanma oranına göre vakaların dağılımı. 42 Şekil 10: İn situ alanlarda CD1a boyanma yoğunluğunun histolojik grade göre dağılımı. 51 Şekil 11: Lenf nodu tutulumu, LVİ, HDF, c-erb B2 ile in situ komponentte CD1a boyanma yoğunlukları. 51 Şekil 12: Tümör çapı ile in situ komponentte CD1a boyanma yoğunluklarının karşılaştırılması..52 Şekil 13: Hormon yüzdelerine göre in situ alanlarda CD1a boyanma yoğunluğu..52 Şekil 14: Histolojik grade göre kanserde(invaziv alanlarda) CD1a boyanma yoğunluğunun dağılımı Şekil 15: Lenf nodu tutulumu, LVİ, HDF, c-erb 2 pozitifliğine göre kanserde(invaziv alanlarda) CD1a boyanma yoğunluğunun dağılımı.. 53 Şekil 16:Tümör çapına göre kanserde CD1a boyanma yoğunluğunun dağılımı..54 Şekil 17: Hormon reseptör yüzdelerine göre kanserde(invaziv alanlarda) CD1a boyanma yoğunluklarının dağılımı..54

6 1. GİRİŞ ve AMAÇ Meme karsinomu kadınlarda en sık görülen karsinom olup, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında ikinci sıradadır. Meme karsinomunda etkili prognostik faktörlerin belirlenmesi, adjuvan tedavi uygulanabilecek, rekürrens olasılığı yüksek, riskli grupların seçilebilmesi için şarttır. Günümüzde kanser tedavisinde çok önemli gelişmeler olmasına rağmen metastatik ve tekrarlayan malignensilerin ortalama yaşam süresinde herhangi bir değişikliğin olmadığı görülmektedir. Birçok hastada tedaviye dirençli minimal rezidüel hastalığın bulunması, klinik olarak hastalığın ilerlemesine ve nükslere neden olmaktadır. Bu durum minimal rezidüel hastalığın immün sistem tarafından yok edilmesini amaçlayan immünoterapi çalışmalarını gündeme getirmiştir. Kanserle biyolojik savaşta immünoterapinin gündeme gelmesi ile birlikte dendritik hücrelerin yapısı ve fonksiyonları hakkındaki çalışmalar hız kazanmıştır. Mide, tiroid, akciğer, kolorektal karsinomlardan sonra meme karsinomlarında dendritik hücre sayısı ve fonksiyonu araştırılmıştır. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki ; çok sayıdaki CD1a pozitif dendritik hücre içeren meme karsinomları daha iyi prognoza sahip, daha az metastaz yapmakta ve düşük rekürrens oranı göstermektedir.(24) Bu çalışmada invaziv karsinom tanısı almış radikal mastektomi olgularında, histolojik alt tipine, yaş, histolojik grade, tümör çapı, metastatik lenf nodu, lenfovasküler invazyon, lenfoplazmositer iltihabi hücre infiltrasyonu, östrojen reseptörü, progesteron resptörü, c-erb B2 pozitifliği gibi meme karsinomlarında prognostik öneme sahip parametrelerle ile in-situ ve invaziv tümör alanlarında, dendritik hücrelerde CD1a pozitifliği arasında ki ilişki araştırılmıştır. 1

7 2. GENEL BİLGİLER EMBRİYOLOJİ: Meme bezleri fokal epidermal kalınlaşma alanından gelişir ve bir çeşit modifiye ter bezleridir. İnsan embriyosunda ilk olarak 5. haftada görülmeye başlanan ve 7. haftada aksilladan kasığa kadar uzanan meme çizgisi denilen bir çift epidermal kalınlaşma vardır. Hemen sonra çizginin büyük bölümü kaybolur, sadece torasik bölgede küçük bir bölümü kalarak meme kabarıklığı nı oluşturur. 7 ve 8. haftalar arasında meme parankimi alttaki stromayı invaze etmeye başlar ve meme diski ortaya çıkar haftalar arasında parankimden epitelyal tomurcuklanmalar oluşur haftada bu tomurcukların epitelyal-stromal sınırlarında çentiklenmeler olur haftalar arasındaki dallanmalar sonucunda adet solid kordon oluşur(4). Myoepitel hücreleri ilk olarak 45 mm lik embryoda orta hatta ektodermal çıkıntının tabanında belirirler. 15. haftada meme dokusu geçici bir süre testesterona duyarlı hale gelir. Testesteronun hedef dokusu mezenkimdir. Meme mezenkimi testesteron etkisiyle epitelial kalınlaşma çevresinde yoğunlaşarak duktal alveolar sistemin oluşumunu önler haftalarda çevre mezenkimal hücrelerden meme başı ve areolanın düz kasları gelişir. Testesteron yokluğunda ya da yetersizliğinde 16. haftada epitel adet küçük filiz ve solid tomurcuklanmalar yapar. İlk başta her iki cinste de aynı olan meme gelişimi ilk trimesterin sonuna doğru östrojen ve progesteron etkisiyle farklılaşır. Antiandrojenik etkiler veya testesteron reseptör yokluğu dişi tip meme gelişimine yol açar. Üçüncü trimesterde plasental hormonlar santraldeki hücrelerin apoptozu yoluyla filizlerin kanalizasyonunu başlatır, bu işlem haftalarda sürer haftalarda mezenkimal parakrin etkilerle meme lobüllerinin gelişmesi meme dokusunun hacmini büyük ölçüde arttırır. Bu arada pigmente meme başı-areola kompleksi gelişir(1). Doğumdan önce maternal ve plasental seks steroidleri her iki cinste de fetal meme dokusunu etkileyerek tek tabakalı asinuslarda sekresyon yaparlar. Doğumda 2

8 bu hormonlar azaldığı ve prolaktin etkisi arttığından 3-4 hafta süren kolostrum sekresyonu olur. Doğumda yenidoğanlar sadece uçları yumru benzeri görünümde kalıntı duktuslar vardır. Doğumdan kısa bir süre sonra bu yumrular da regrese olurlar. Maternal hormonların düzeyi düştükçe puberteye kadar sürecek basit duktuler görünüm ortaya çıkar. Doğumda duktuslar meme çukuru denen sığ ve basık bir bölgeye açılır. Hemen sonra çukurluk tersyüz olarak çıkıntılı meme başını oluşturur. Çocuklarda, puberteye kadar meme bezleri vücudun büyümesine paralel olarak büyürler (izometrik büyüme). İnsanlarda kadın-erkek farklılığı puberte başına kadar olmaz. Memede epitelyal proliferasyon puberteyle birlikte başlar. Duktal dallar tomurcukların yönlendirmesiyle uzamaya ve dallanmaya başlarlar (allometrik büyüme). Dallanma ikiye bölünerek (dikotom) veya tek bir eksende üstüste birçok dallanmalarla (simpodial) olur(12). Meme boyutları da yağ dokusundaki belirgin artış nedeniyle büyür(12). Bir terminal tomurcuk 11 alveoler tomurcuk yapabilir. Sonuçta TDLU oluşur. Doğum öncesi ve sonrası meme duktal yapılarının gelişiminde epitelyal stromal (yağ hücreleri, fibroblastlar gibi) etkileşimin önemli bir rol oynadığı kanıtlanmıştır. Pubertal büyümenin sonunda meme parankimi TDLU larda sonlanan duktal bir sistemden oluşmaktadır. Lobüler yapının karmaşıklığının derecesi memenin değişik alanlarında, iki meme arasında ve kadından kadına farklılık gösterir. Doğum yapmamış kadında tam bir diferensiyasyon olmaz(12, 39). 35 yaşına kadar her menstruasyon ile yeni dallanmalar olur. 35 yaşında büyüme eğrisi bir plato yapar(4). Meme çizgisinin bazı alanları gerilemezse buralarda aksesuar meme başları gelişir. Buna politelia denir. En sık aksillada görülür. Eğer tam bir meme bezi gelişirse bu duruma polimastia denir(1, 2, 3). HİSTOLOJİ ve FİZYOLOJİ: İnsanda meme adet lobdan oluşur. Her lob ayrı bir toplayıcı kanal ile meme başına açılır. Ancak lob sınırları kesin sınırlarla ayrılmamıştır ve makroskopik ya da mikroskopik olarak ayrım yapılamaz. Her lob ana kanalın dallanması ile oluşan birçok lobüle bölünmüştür. Lobül memedeki temel yapıdır (Şekil 1). Lobül içi stroma 3

9 interlobüler stromadan daha gevşek ve hücreseldir. Aynı stroma ince bir tabaka halinde tüm kanal sistemini çevreler. Bu stromanın ayrıca hormonlara hassas olduğu düşünülmektedir. Lobüller alveol (asinüs, duktuli) içerirler (Şekil 2). Her asinüsün çevresinde toplayıcı kanallara uzanan bazal membran vardır. Kanallar asinüs grubundan ilk çıkışlarında terminal duktus, birkaç terminal duktus birleşerek subsegmental duktus, bunlar birleşerek segmental (laktifer) duktus adını alır. Laktifer duktuslar meme başının hemen altında genişleyerek laktifer sinüsü oluştururlar. Laktifer sinüsler laktasyon sırasında süt depolarlar. Kanal en son toplayıcı duktus adını alarak meme başına açılır. Her lobül asinüsler ile terminal duktusun bu asinüs grubu içindeki kısmını içerir, buna Terminal Duktus Lobüler Ünite (TDLU) denir. Şekil 1: TDLU görünümü (1, şekil 1-4 den alınmıştır) 4

10 Şekil 2: Major duktus (MD), terminal duktuslar (TD) ve duktuli (D) /asinüsler. E: luminal epitel hücreleri, ME: myoepitel, DF: sınırlayıcı fibroblastlar (1, şekil 1-5 ten alınmıştır. Bu kanal sistemi memenin işlevsel bölümüdür. Ancak kanal sistemini çevreleyen fibroadipöz doku meme hacminin büyük bölümünü oluşturur. Toplayıcı kanalın meme başına açıldığı küçük bir parçanın çok katlı yassı epitelle döşeli olması dışında kanal sisteminin tamamı içte epitel, dışta myoepitel tabakası ile kaplıdır. Epitelial tabakanın uzun ekseni myoepitelial tabakanın uzun eksenine diktir. Myoepitel hücreleri duktuslarda uzunsu görünümdedir ve az çok devamlı bir tabaka oluşturur, alveollerde daha çok yıldızsı görünümdedir ve asinüsler çevresinde sepet benzeri bir yapı yaparlar, burada luminal epitel hücreleri bazal membran ile daha fazla temas eder(25). Lobül içinde hep aynı biçimde görünürler, bu görünüm şeffaf halo ile çevrili çıplak nüveler biçiminde olduğu gibi myoid görünüm ya da ince iğsi hücreler biçiminde de olabilir. Aynı memede komşu lobüller arasında myoepitel değişik görünümlerde olabilir. Bu ikili tabakayı bazal membran çevreler. Bunun da çevresinde bir ya da iki tabaka sınırlayıcı fibroblastlar vardır. Bazı yazarlarca şeffaf (bazal, intermediate) hücreler epitel tabakasında üçüncü bir hücre tipi olarak öne sürülmüştür. Ancak bunların daha çok luminal epitel tabakasında, bazen de myoepitel tabakasında izlenen şeffaf hücre değişikliği olduğu düşünülmektedir(1, 2, 16). 5

11 Bir kök hücre topluluğunun lobüllerde daha fazla sayıda olmak üzere tüm duktal sistem boyunca var olduğu düşünülmektedir. Bu hücreler gebelik sırasında izlenen duktal proliferasyonu sağlarlar ve büyük olasılıkla neoplastik lezyonlara neden olurlar. Memede myoepitelin daha çok laktasyonda oksitosin nedenli süt ejeksiyonu işlevi incelenmiştir. Son zamanlarda ise tümör engelleyici işlevi üzerinde durulmaktadır(25, 31, 36, 37, 38). MYOEPİTEL Hem epitelyal hem de düz kas özellikleri gösteren hücrelerdir. Düz kas hücreleri gibi yoğun cisimler yapan lifler, yer yer glikojen, kaveoller, pinositik veziküller, az kaba endoplazmik retikulum ve Golgi yapıları, myozin ve çok sayıda aktin mikrofilamanları, ayrıca α-aktinin ve tropomyozin içerirler. Epitelyal hücreler gibi komşu epitel hücrelerine ve birbirlerine desmozomlarla bağlıdırlar, sitokeratin tipi ara filamanlar içerirler. Vücutta egzokrin glandlar çevresinde (ekrin ve apokrin ter bezleri, gözyaşı bezleri, majör ve minör tükürük bezleri (sinonazal, orofaringeal, laringeal, trakeobronşial, özofageal) müköz anal bezler) ve meme bezleri, iris anterior dilatör kası gibi yerlerde bulunurlar. Myoepitel hücreleri çok sayıda uzantılar yapar ancak bir duktusa paralel myoepitel hücrelerinin uzun eksene paralel uzantıları çok daha uzundur(8). Normalde daha çok yıldız ya da iğ şeklinde veya şeffaf sitoplazmalı görülseler de özellikle tümörlerinde küboidal, düzleşmiş veya plazmasitoid (hyalin) şekillerde de görülebilirler(11). Birbirlerine ve epitel hücrelerine gap junctions ve desmozomlar ile tutunurlar. Tübüler glandlar çevresinde sepet gibi bir ağ oluşturarak kontrakte olduklarında lümeni sıkıştırıp sekretin atılmasını sağlarlar(16). Buna ek olarak parankime destek sağlarlar ve bazal lamina yapımına katkıda bulunurlar(2). Ter bezlerinde myoepitel hücrelerin kontraksiyondan çok epitele destek işlevi gördüğü söylenmiştir. Farelerde sublingual bez asinüslerinin % 48 i, submandibuler bez asinüslerinin % 25 i ve parotis bezi asinüslerinin % 0 ı myoepitel hücreleri ile örtülüdür(8). 6

12 ULTRASTRÜKTÜR Memede epitel hücreleri arada boşluk bırakmadan luminal tabaka oluştururlar. Aradaki myoepitel hücrelerinin ise arasında yer yer boşluklar vardır. Bu boşluk alanlarında epitel hücreleri bazal lamina ile direkt temas halindedirler. Hem epitel hem de myoepitel hücreleri çok değişik görünümlerde olabilirler. Epitel hücreleri ribozomdan zengindir. Myoepitel hücreleri genellikle elektron yoğun sitoplazmalıdır. Sitoplazma içinde myofibriller, az sayıda tonofilaman demetleri ve pinositik veziküller içerirler. Asinuslardaki myoepitelyal myofibriller terminal duktus ve interlubüler duktuslardakinden daha iyi gelişmiştir(31). Her iki tip hücrede de komşu hücrelere desmozomlar ve zonula okludens ile bağlanmıştır. Myoepitel hücreleri bazal membrana hemidesmozomlarla bağlanır. Sekretuar değişiklikler primer olarak epitelyal hücrelerde olsa da myoepitel hücrelerinde de görülür. Epitel tabakası içinde lenfositler ve makrofajlar da bulunabilir(1, 2). HORMONAL DEĞİŞİKLİKLERE BAĞLI MORFOLOJİK GÖRÜNÜMLER: Menstrüel döngü, gebelik ve menopoza bağlı değişiklikler görülür(1, 2). Menstrüel döngüye bağlı değişklikler endometriumdaki gibi belirgin ve uniform değildir. Vogel ve arkadaşları bu değişiklikleri 5 menstrüel safhaya ayırmışlardır(6): 1) Erken folliküler dönem (3-7. gün) : Yoğun ve hücresel stroma içinde zor seçilen dar lümenli tek tip 2-3 kat epitelle döşeli asinüsler vardır. Epitel hücreleri küçük,poligonal,soluk eozinofilik sitoplazmalı, koyu boyanan santral nüvelidir. Mitoz görülebilir. 2) Geç folliküler dönem (8-14.gün) : Yoğun ama daha az hücresel stromada lümeni seçilen asinüsler 3 tip hücre ile döşelidir. Lümeni bazofilik sitoplazmalı koyu bazal nüveli hücreler döşer. Bazofili artan RNA ve ribozomlarla ilgilidir. Myoepitel hücreleri şeffaf sitoplazmalı ve koyu küçük nüvelidir. Arada önceki dönemden kalan soluk eozinofilik sitoplazmalı olanlar bulunur. 3) Erken luteal dönem (15-20.gün) : Gevşek stromada açık lümenli asinüsler vardır. Lümende az miktarda sekresyon görülebilir. Bu dönemin belirgin özelliği myoepitel tabakasında artan glikojen içeriği nedeniyle vakuolizasyon ve balonlaşma 7

13 görülmesidir. Epitel tabakası ve aradaki soluk eozinofilik hücreler aynıdır. Lobül boyutları ve asinüs sayılarında artış vardır. 4) Geç luteal (sekretuar) dönem (21-27.gün) : Gevşek ve ödemli stromada büyük dolgun venüller izlenir. Asinüslerin açık lümenlerinin içi sekresyon ile doludur. Mitozun ve lobül boyutları ile asinüs sayılarının en fazla olduğu dönemdir. Luminal epitelyal hücrelerde aktif protein sentezi için polizomlar, kaba endoplazmik retikulum, büyük Golgiler, sekretuar vakuoller vardır. Apikal yüzlerinde apokrin sekresyon izlenir. Myoepitel hücreleri yine belirgin vakuollüdür. Arada soluk eozinofilik hücreler de vardır. 5) Menstruel dönem (28-32gün) : Yoğun hücresel stromada genişlemiş ve sekresyon ile dolu lümenli asinüslerde lüminal epitelyal hücrelerde apokrin sekresyon bitmiştir, sitoplazma az miktarda ve hafif bazofiliktir. Myoepitelyal hücreler glikojen ile çok dolu olduğundan vakuolizasyon ve balonlaşma çok fazladır. Epitelyal dejenerasyon ve nekroz nedeniyle lobül boyutu ve asinüs sayıları azalmaya başlar. Stroma yoğun ve hücreseldir. Bu bilgilerle en azından ovulasyon öncesi ve sonrası ayırdedilebilir. Ancak epitel ve myoepitel hücrelerinin görünümleri komşu lobüller arasında çok fazla değişkenlik gösterir. Yine de genellikle bir hücre tipi daha belirgin olarak görülür. Menstrüel siklusta östrojen ve progesteron reseptör düzeyleri de değişkenlik gösterir. Östrojen reseptör düzeyi en çok erken folliküler dönemde, progesteron reseptör düzeyi en çok geç folliküler dönemde yüksek bulunmuştur. Ayrıca östrojen ve progesteron reseptör düzeyleri lobüller arasında değişkenlik göstermekle birlikte bir lobül içinde aynıdır(2). Gebelik ve laktasyon : Gebelikte başta, epitel hücre proliferasyonu ve alveol diferansiyasyonu sonucu bağ ve fibröz doku yerini asinüs sayısı çok fazla artan lobüller alır. Stromal vaskülarizayon artar. İkinci trimester ile birlikte alveoller tek tabakalı düzleşmiş epitel ile döşeli hale gelir,myoepitel tabakası çok incelir. Proliferasyon azalır. Gebelik ortasından itibaren asinüslerdeki epitel hücreleri aktif olarak yağ ve protein sentezlerler ancak sekresyon doğum sonrası yapılır. Bu dönemde hücreler küboidal ya da prizmatik şekillidir. Oksitosin myoepitel kontraksiyonu ile 8

14 sekretin atılmasını sağlar. Laktasyonda asinüsler bol sekret içeren genişlemiş yapılardır. Myoepitel hücreleri incedir. Menopoz : Menopoz sonrası meme parankimi azalır ve sonunda atrofiye gider. İlk başlarda asinüslerde orta derecede azalma ve mononükleer hücre infiltrasyonu vardır. Lobül içinde epitel ve myoepitel tabakası incelir, lumen çok daralır, bazal membran kalınlaşır. Çevredeki özelleşmiş stroma yoğunlaşır, hyalinize olur. Menopoz sonrası glandüler doku iyice azalır, aynı zamanda damarlar ve mononükleer infiltrat ta azalır. Yağ ve bağ dokusu bunların yerini alır. Hyalinize çevre özelleşmiş stroma kalınlaşmış bazal tabaka ile birleşir. Asinüslerin çoğunda epitel de atrofiye uğrar, önce hyalinize bir nodül şeklinde görülür, sonra bu da silinir. En sonunda yoğun hyalinize bağ doku içinde sadece küçük asinüs adacıkları kalır. Bazı atrofik memelerde asinüslerde hafif-orta derecede dilatasyon olabilir, bazen de myoepitel hücrelerinde belirginleşme, hipertrofi veya hiperplazi görülür. Özelleşmemiş meme stromasında da involusyonel olarak yağ dokusu artar, elastik ve kollajende değişim görülür. Lobüler ve stromal değişiklikler her alanda aynı safhada olmaz. ANATOMİ: Meme yüzeyel pektoral fasya tarafından çevrilir.altta derin pektoral fasya vardır. Fasyal tabakaları fibröz bantlar (Cooper ligamanı) tarafından birbirlerine bağlanmıştır. Memenin majör arterleri torakoakromial arterin internal torasik, posterior interkostal ve ayrıca yüksek torasik, lateral torasik ve pektoral dallarıdır. Aksiller arterin posterior interkostal ve bazı diğer dalları da kanlanmayı sağlar. İnternal torasik arterin anterior perforan dalları medial ve orta bölümler olarak memenin %60 ını besler. Üst dış kadranı ise lateral torasik arter besler. Memenin venöz drenajı yüzeyel ve derin sistemler tarafından sağlanır. Yüzeyel olarak transvers venler (%91) medialde subkütan ilerleyip derinde internal torasik venlere dökülürler. Longitudinal venler (%9) suprasternal çentiğe doğru çıkarak alt boyunun yüzeyel venlerine dökülürler. Derin venler 3 gruptur. En büyükleri internal torasik venin perforan dallarıdır. Aksiller venin pektoral kasları ve derin meme dokularını drene eden dalları vardır. Üçüncü grupta derindeki dokuları drene eden,vertebral ve azigos venleri ile ilişkili olup böylece süperior vena kavaya dökülen 9

15 interkostal venler vardır. Bu üç grupta pulmoner kapiller ağ ile ilişkili olup buraya metastazın nedenidirler. İnterkostal venler vertebral venöz ağlar yoluyla vertebralar,pelvis,femur,omuz eklemi,humerus ve kafatası kemiklerine metastaza yol açarlar. Meme karsinomunun en önemli yayılım yolu lenfatiklerledir. Memeyi 4 ana lenfatik yol drene eder : Yüzeyel, aksiller, internal torasik ve posterior interkostal lenfatikler. Üst, medial ve alttaki yüzeyel lenfatiklerin çoğu, subareolar pleksus dahil, aksillaya dökülür. Alt memenin yüzeyel lenfatikleri epigastrik pleksus yoluyla subdiyafragmatik ve subperitoneal pleksuslara dökülebilir. Buradan karaciğere ve karın içi lenf nodlarına gidebilir. Aksilla lenfatik memenin lenfatiklerinin %75-97 sinin aktığı bölgedir. Kostokorakoid fasyanın altıda yer alan ve aksiller damarlar ve sinirlerle birlikte bu fasya tarafından sarılan aksiller lenf nodları 6 gruptur. Eksternal meme nodları pektoral kasın dış kenarının altında lateral torasik arterin yanında 6-7. kosta düzeyindedir. Skapular nodlar subskapular damarların hemen yanındadır. Santral nodlar aksillanın ortasında, en kolay palpe edilen nodlardır. Aksiller lenfatik akımın çoğu buraya gelir, en sık metastaz burada bulunur. İnterpektoral (Rotter) nodları pektoralis major ve minör arasındadır, pektoralis major alınmadan çıkarılamazlar. Aksiller ven nodları aksiller ven çevresindedir. Subklaviküler nodlar en medialdeki dolayısıyla en yukarıdaki gruptur. Bütün diğer aksiller nodlar bu nodlara drene olur. Bu nodlar bölgesel lenf nodlarını ötesindedir ve tümör bulunması kötü prognoz göstergesidir. Metastatik ilerlemeyi belirlemek için aksiller lenf nodları üç düzeye ayırılmıştır. I: pektoralis minörün dış kenarına lateral yerleşmiş nodlar. II: pektoralis minörün medial ve lateral kenarlarının arkasında ve arasındaki nodlar. III: pektoralis minörün medial kenarının medialinde ve bu kasın superiorunda kalan nodlar.bu nodlar subklaviküler,intraklaviküler veya apikal nodları da içerir. İnternal torasik lenfatiklere memenin lenfatiklerinin %3-25 akar. Bu nodlar para sternal bölgede interkostal aralıklarda yer alılar. Lenfatik akım buradan torasik duktus yoluyla, alt servikal nodlar yoluyla ya da jugular-subklavian bileşkeye gidebilir. Posterior interkostal lenfatikler toraks içinde vertebraların kostalarla birleştiği bölgenin önündeki posterior interkostal nodlara dökülürler. 10

16 Meme dokusu içinde de lenf nodları bulunmuştur. Ancak bu nodların memenin normal lenfatik drenajı ile ilişkisi yoktur(1, 2, 7). EPİDEMİYOLOJİ: İnvaziv meme kanseri kadınlarda en sık görülen karsinom türüdür(5). Tüm kadın kanserlerinin %22 sini oluşturur. Gelişmiş ülkelerde risk daha fazladır. Gelişmiş ülkelerde (Japonya hariç) bir kadının 75 yaşından önce meme kanseri olma riski %6 iken az gelişmemiş ülkelerde bunun 1/3 ü kadardır(5). ABD de meme kanseri kadınlardaki kanser olgularının yaklaşık % 30 unu oluşturur. Kadınlarda kanser ölümlerinin akciğer kanserinden sonra ikinci sıradaki nedenidir(2). Türkiye de kanser insidansları ile ilgili bilgiler oldukça yetersizdir(13). Sağlık bakanlığının 1999 yılı tarihli yayınına göre meme kanseri kadınlarda en çok görülen kanser türleri arasında 2390 olgu ile %24.1 ini oluşturarak birinci sırada yer almaktadır ve buna göre Türkiye de meme kanseri insidansı de 7.32 dir (14). Duktal karsinoma in situ (DCIS) 1983 te başlatılan mamografi taramalarından sonra, 1973 te de 2.4 iken 1992 de de 15.8 e çıkmıştır. ABD de 1995 yılında saptanan meme kanserlerinin %14.4 ünü DCIS oluşturmaktadır(5). Meme kanseri riski 1980 lerin başlarına kadar hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde artmaya devam etmiş, daha sonra tanı ve tedavideki ilerlemeler sonucunda gelişmiş ülkelerdeki insidans ve mortalitesi azalmaya başlamıştır(5). PROGNOZU ETKİLEYEN FAKTÖRLER a) Klinik faktörler : Yaş: Tartışmalıdır. 35 yaş altındakilerde daha fazla pozitif lenf bezi bulunmuştur. Gebelik: Genelde kötü prognoz olur. Geç tanı konmasına ya da genç yaşa bağlı olabilir. 11

17 b) Morfolojik faktörler : Lenf bezleri: En önemli tek prognostik faktördür. Aksiller lenf nodları negatif hastalarda 10 yıllık yaşam %75 iken, nod-pozitif hastalarda bu oran %25-30 a düşmektedir. Metastatik lenf nodlarının seviyesi, sayısı ve büyüklüğü, perinodal yağ dokusuna invazyon durumu da prognoz açısından önemlidir. Lenf nodundaki metastaz alanının boyutu 0,2-2 mm ise mikrometastaz, daha küçük boyutta ise izole tümör hücreleri-submikrometastaz olarak değerlendirilmektedir. Lenf nodundaki mikrometastazların klinik önemi tartışmalı olmakla birlikte, hastalıksız ve toplam sağkalımda az da olsa anlamlı bir azalmaya neden olduklarını gösteren çalışmalar mevcuttur.(26, 43) Tümör çapı: Bağımsız bir prognostik parametredir.tümör boyutu arttıkça aksiller lenf nodu metastazı artmakta ve sağkalım oranı düşmektedir. Evrelemede patolog tarafından ölçülen tümör çapı göz önüne alınmalıdır. Patologların da tümör boyutunu değerlendirirken dikkatli olmaları ve doku taze iken yaptıkları ölçümü fiksasyon sonrası tekrarlamaları gereklidir. Yaygın in situ komponent içeren tümörlerde, ayrı olarak seçilebiliyor ise, mikroskopik olarak lam üzerinde yapılacak ölçüm ile invaziv tümör alanının çapının ayrı olarak verilmesi ve evrelemenin invaziv alanın çapına göre yapılması gereklidir.(26) Tümörün histolojik tipi: Tübüler karsinom, invaziv kribriform karsinom, sekretuar karsinom ve invaziv lobuler karsinomun tubulolobuler varyantının prognozu iyidir. Buna karşın metaplastik karsinom, invaziv lobuler karsinomun pleomorfik ve solid tiplerinin, invaziv mikropapiller karsinomun ve inflamatuar karsinomun prognozu kötüdür. Medüller karsinomun prognozu tartışmalı olmakla birlikte, invaziv duktal karsinoma göre daha iyi prognoz gösterdiği birçok araştırıcı tarafından kabul edilmektedir.(26) Histolojik grade: Günümüzde morfolojik tipine bakılmaksızın invaziv karsinomların tümünün grade lenmesi önerilmektedir ve en çok kullanılan grade leme sistemi modifiye Bloom-Richardson sistemidir. Bu grade leme sisteminde tümör hücrelerinin nükleer özellikleri, oluşturdukları tubulus yapılarının oranı ve mitoz sayısı ayrı ayrı skorlanarak elde edilen toplam skora göre grade belirlenmektedir. 10 yıllık 12

18 sağkalım oranı grade I tümörler için %85, grade II için %60, grade III için %15 dir.(26, 43) Tümör hücre proliferasyonu: Mitoz sayımında sorunlar çıkabileceğinden S-faz fraksiyonunu saptamak için Timidin işaretlame indeksi (TLI), akım sitometrisi, Ki-67/MIB-1 oranı veya RT-PCR ile m RNA ölçümü gibi yöntemler kullanılmaktadır. Timidin işaretleme indeksi yüksek çıkan tümörler hızlı büyüme ve erken rekürrans eğilimlidir. S-faz fraksiyonu genellikle TLI ye eşdeğer kabul edilir. Ki-67 değerleri tümör grade i ve östrojen progesteron negatifliği ile artar. Lenfatik ve kan damarı invazyonu: Lenfatik damar invazyonu önemli ve bağımsız bir prognostik faktördür. Özellikle nod negatif hastalarda önemlidir. Kan damarı invazyonu klinik gidişi olumsuz etkiler. Perinöral invazyon: Bağımsız bir prognostik faktör değildir. Tümör nekrozu: Çoğu çalışmada olumsuz prognoz ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. İnflamatuar hücre infiltrasyonu: Belirgin mononükleer iltihabi infiltrasyon konusundaki çalışmalar çelişkili sonuçlar vermiştir. Duktal karsinoma in situ yaygınlığı: Bağımsız bir prognostik faktör değildir. Tümör stroması: Çalışmalar çelişen sonuçlar vermiştir. İnvaziv kanserin ortasında fibrotik odak bulunmasının prognoz açısından olumsuz olduğu bulunmuştur. Nottingham Prognostik İndeks= Tümör boyutu, lenf nodu durumu ve histolojik grade gibi önemli prognostik parametreler bir arada değerlendirilerek prognostik bir indeks oluşturulmuştur. İndeks aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır: Nottingham prognostik indeks=(tümör çapı cm x0,2) +(lenf nodu stage 1-3 ) + (grade 1-3 ) Hesaplama sonucunda elde edilen skora göre 3 prognostik grup oluşturulmuştur. (skor;<3,4: iyi prognostik grup, 3,4-5,4: orta prognostik grup, >5,4: kötü prognostik grup). Bu gruplardaki 10 yıllık sağkalım oranı sırası ile %80, %42, %13 olarak bulunmuştur.(26) 13

19 Moleküler ve genetik faktörler : Östrojen ve progesteron reseptörleri: Östrojen pozitif tümörlerin büyüme hızları yavaş olsa da metastaz potansiyellerinin daha düşük olmadığı bulunmuştur. Östrojen reseptör düzeyi Tamoksifen tedavisine yanıt açısından önemlidir. Progesteron östrojenin bir göstergesidir. Östrojen ve progesteron reseptörü pozitif olan tümörler tedaviye % yanıt verirken negatif olan tümörler % 10 yanıt verirler. Tedavi seçiminde hormon reseptör düzeyi önerilen tek moleküler işarettir. ERBB2/HER2 onkojeni: ERBB2 ekspresyonu fazlalığı, en azından lenf nodu pozitif olan hastalarda, sağkalımı hafif orta derecede ve bağımsız olarak öngörebilir, ancak çalışmalar tutarlı değildir. Ayrıca ERBB2 (+) olan hastalarda kemoterapi kullanılması düşünülüyor ise antrasiklinler yeğlenmelidir. Trastuzumab (Herceptin), fazla eksprese olan ERBB2 yi hedef alan yeni geliştirilmiş bir monoklonal antikordur. TP53 mutasyonları: Meme kanserlerinin %25 kadarında TP53 te mutasyon vardır. Ancak bu mutasyonların % 20 si stabil bir protein oluşturmayarak immünhistokimya ile tanınamaz. TP53 ün belli yerlerindeki mutasyonlar sağkalım süresinin azalması ve tedaviye yanıt azlığı ile ilişkilidir. Bu nedenle prognoz açısından değerlendirebilmek için TP53 ün tüm bölgesini DNA sekans analizi yapılması gereklidir.(26,43) DNA amplifikasyonları: Karşılaştırmalı genomik hibridizasyon yöntemiyle FGFR1, MYC, Cyclin D1 gibi genlerin bazı alanlarında amplifikasyon görülmüştür, buralarda prognostik potansiyelleri olan onkogenler olduğu düşünülmektedir.(43) Ekspresyon profilleri: Tümörlerin binlerce genlik ekspresyon analizleri çıkarılarak yapılır. Tümörler çok değişik gen ekspresyonları gösterse de bazı benzerlikler de bulunmuştur. Buna göre bazal hücre benzeri, aşırı ERBB2 gösteren, luminal hücre benzeri, normal meme dokusu benzeri gibi gruplara ayırılmıştır. Luminal benzeri hücreler CK 8,18(+) ve östrojen reseptör geni (+) tir. Diğerleri ÖR(-) 14

20 tir. Bazal benzeri grup CK 5/6, CK 17 ve laminin (+) tir. Çalışmalar gen ekspresyon paternlerinin lenf bezi ve uzak metastaz ile ilişkili olduğunu göstermiştir. (43) MEME TÜMÖRLERİ HİSTOLOJİK KLASİFİKASYONU : Meme tümörlerinin histolojik klasifikasyonu 1982 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılmıştır ve uzun süre kullanılmıştır te Dünya Sağlık Örgütü yeni bir histolojik sınıflandırma yayınlamıştır(5): Epitelyal tümörler İnvaziv duktal karsinom, NOS Mikst karsinom Pleomorfik karsinom Osteoklastik dev hücreli karsinom Koryokarsinomatöz özellikleri olan karsinom Melanotik özellikleri olan karsinom İnvaziv lobüler karsinom Tübüler karsinom İnvaziv kribriform karsinom Medüller karsinom Müsinöz karsinom ve bol müsin içeren diğer tümörler Müsinöz karsinom Kistadenokarsinom ve prizmatik hücreli müsinöz karsinom Taşlı yüzük hücreli karsinom Nöroendokrin tümörler Solid nöroendokrin hücreli karsinom Apikal karsinoid tümör Küçük hücreli / yulaf hücreli karsinom Büyük hücreli nöroendokrin karsinom İnvaziv papiller karsinom İnvaziv mikropapiller karsinom Apokrin karsinom 15

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM. Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD

MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM. Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD Rehber ve Protokoller NHSBPS http://www.cancerscreening.nhs.uk/breastscreen /publications/nhsbsp58-low-resolution.pdf

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

Tiroid bezinde ender bir mezenkimal tümör. Dr. Ersin TUNCER Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı

Tiroid bezinde ender bir mezenkimal tümör. Dr. Ersin TUNCER Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Tiroid bezinde ender bir mezenkimal tümör Dr. Ersin TUNCER Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 10-10 - 2015 ANKARA Ülkemizin başı sağ olsun Değerli Hocamızı saygıyla anıyoruz Prof.

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

Endometrial stromal tümörler

Endometrial stromal tümörler Endometrial stromal tümörler WHO-2014 sınıflamasında neler değişti? Dr. Şennur İlvan İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji AD Endometrial stromal tümör (1966) Endometrial stromal nodül Low grade endometrial

Detaylı

MEMENİN SINIR DUKTAL NEOPLASTİK LEZYONLARINDA AYIRICI TANI

MEMENİN SINIR DUKTAL NEOPLASTİK LEZYONLARINDA AYIRICI TANI T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ PATOLOJİ ANABİLİM DALI Tez Yöneticisi Doç. Dr. Ömer YALÇIN MEMENİN SINIR DUKTAL NEOPLASTİK LEZYONLARINDA AYIRICI TANI (Uzmanlık Tezi) Dr. Zeynep PEHLİVANOĞLU

Detaylı

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ Dr. Nimet Karadayı Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniği Lenf nodları metastatik malignitelerde en

Detaylı

MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ

MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ Aslı ÇAKIR 1, Özgür EKİNCİ 2, İpek IŞIK GÖNÜL 2, Bülent ÇETİN 3, Mustafa BENEKLİ 3, Ömer ULUOĞLU 2 1 Çorlu Devlet Hastanesi

Detaylı

Pleomorfik mezankimal tümörler ve taklitçileri. Dr. Bahar Müezzinoğlu

Pleomorfik mezankimal tümörler ve taklitçileri. Dr. Bahar Müezzinoğlu Pleomorfik mezankimal tümörler ve taklitçileri Dr. Bahar Müezzinoğlu Pleomorfik lezyon yaş yerleşim hikaye Pleomorfik lezyon neoplastik Neoplastik değil benign malign sarkom Karsinom Lenfoma melanom Pleomorfizm

Detaylı

MEME KANSERİ. Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI

MEME KANSERİ. Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI MEME KANSERİ Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI KANSER Cancer İngilizce yengeç YENGEÇ düşmanını kıstırdıktan sonra sıkıca tutuyor, yavaş

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

TANISAL SİTOLOJİDE ALGORİTMİK YAKLAŞIM. Doç. Dr. Özlem AYDIN, F.I.A.C. Acıbadem Üniv. Tıp Fakültesi Patoloji AD - İstanbul

TANISAL SİTOLOJİDE ALGORİTMİK YAKLAŞIM. Doç. Dr. Özlem AYDIN, F.I.A.C. Acıbadem Üniv. Tıp Fakültesi Patoloji AD - İstanbul TANISAL SİTOLOJİDE ALGORİTMİK YAKLAŞIM Doç. Dr. Özlem AYDIN, F.I.A.C. Acıbadem Üniv. Tıp Fakültesi Patoloji AD - İstanbul Sağ meme Hipersellüler, tek dağınık dissosiye hücre patterni Sol meme ??? Hipersellüler,

Detaylı

NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N. yasemin sezgin

NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N. yasemin sezgin NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N yasemin sezgin Neoplazi Yeni bir doku oluşmasını ifade eder. Oluşan bu kitleye neoplazm denir. Aslen şişlik anlamına gelen tümör deyimi de neoplazm anlamında kullanılmaktadır.

Detaylı

MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ

MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ Dr. N. Zafer Utkan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Meme Kanseri Sempozyumu Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 10 Mart 2010 Lenfatik Sistemin Genel

Detaylı

TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile)

TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile) TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile) 1. Gün 1. Oturum: Meme kanserine giriş, Patoloji ve Alt

Detaylı

Özofagus Tümörleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2016

Özofagus Tümörleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2016 Özofagus Tümörleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2016 Özofagus tümörleri Benign / iyi huylu tümörler Malign / kötü huylu tümörler daha fazla! Skuamöz /yassı hücreli karsinom (SCC) Dünyada en çok görülen özofagus

Detaylı

ERKEK GENİTAL SİSTEMİ. Webmaster tarafından yazıldı. Pazartesi, 12 Ocak 2009 11:39 - Son Güncelleme Perşembe, 15 Ocak 2009 09:19

ERKEK GENİTAL SİSTEMİ. Webmaster tarafından yazıldı. Pazartesi, 12 Ocak 2009 11:39 - Son Güncelleme Perşembe, 15 Ocak 2009 09:19 1) Çocuklarda en sık görülen testis tümörü aşağıdakilerden hangisidir? (1998 NİSAN) a) Klasik seminom b) Teratom c) Yolk sak tümörü d) Kariokarsinom e) Spermatositik seminom Testisde en sık görülen tümör

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

OVERİN YÜZEY EPİTELİNDEN KAYNAKLANAN TÜMÖRLERİ. Prof.Dr. Nafi Oruç İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

OVERİN YÜZEY EPİTELİNDEN KAYNAKLANAN TÜMÖRLERİ. Prof.Dr. Nafi Oruç İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi OVERİN YÜZEY EPİTELİNDEN KAYNAKLANAN TÜMÖRLERİ Prof.Dr. Nafi Oruç İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Seröz Tümörler Seröz Tümörler Sıklık Tüm over tümörlerinin %30 u Benign over tümörlerinin %22 si Malign over

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

TÜKRÜK BEZLERİ (CAP PROTOKOLÜ )

TÜKRÜK BEZLERİ (CAP PROTOKOLÜ ) TÜKRÜK BEZLERİ (CAP PROTOKOLÜ ) Prof.Dr.Fulya Çakalağaoğlu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Patoloji Kliniği 10.11.2012 TÜKRÜK BEZLERİ (CAP- 2012 HAZİRAN A GÖRE

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

Benign Meme Bulguları ve Hastalıkları

Benign Meme Bulguları ve Hastalıkları Benign Meme Bulguları ve Hastalıkları Dr.Cem YILMAZ Meme Cerrahisi Uzmanı Avrupa Meme Merkezleri Direktörü-Istanbul Avrupa Meme Bilimleri Akademisi Öğretim Üyesi SENATURK Türk Meme Bilimleri Akademisi

Detaylı

21.Ulusal Patoloji Kongresi Yumuşak Doku Kursu Lipomatöz Tümörler. Dr. Burçin Tuna DEÜTF Patoloji AD 16-20 Kasım 2011-İZMİR

21.Ulusal Patoloji Kongresi Yumuşak Doku Kursu Lipomatöz Tümörler. Dr. Burçin Tuna DEÜTF Patoloji AD 16-20 Kasım 2011-İZMİR 21.Ulusal Patoloji Kongresi Yumuşak Doku Kursu Lipomatöz Tümörler Dr. Burçin Tuna DEÜTF Patoloji AD 16-20 Kasım 2011-İZMİR Sunum planı Lipomatöz tümör nedir? ve sınıflama Sorun yaratan lipomlar Liposarkomlarda

Detaylı

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR?

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hast. Ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Ünitesi Serviks Epiteli Skuamoz epitel: Ektoserviks Kolumnar epitel: Endoserviks

Detaylı

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam

Detaylı

56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek

56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek 56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek Sedimantasyon (77mm/saat) CRP 7.67(N:0-0.8mg/dl) Servikal lenf nodu

Detaylı

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ Sait Murat Doğan, A. Pınar Erçetin, Zekiye Altun, Duygu Dursun, Safiye Aktaş Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, İzmir Slayt 1 / 14 Meme Kanseri

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi MEMENİN PAGET HASTALIĞI Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi Meme başındaki eritamatöz ve ekzamatöz değişiklikler ilk kez 1856 da Velpeau tarafından tariflenmiştir. 1874 de ilk kez Sir James

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

MEME KANSERİ. Doç.Dr. Ali Çerçel

MEME KANSERİ. Doç.Dr. Ali Çerçel MEME KANSERİ Doç.Dr. Ali Çerçel Epidemiyoloji Kadınlarda en sık görülenkanser Kanser ölümlerinin % 19 u Ortalama 25-50/100.000 popülasyon Batı toplumlarında (gelişmiş) sık Japonyada düşük artış 1:13 (1970

Detaylı

SPECIAL TYPES OF BREAST TUMORS ENCOUNTERED IN 1987-88 INPATHOLOGY DEPARTMENT MEDİCAL FACULTY OF CUMHURİYET

SPECIAL TYPES OF BREAST TUMORS ENCOUNTERED IN 1987-88 INPATHOLOGY DEPARTMENT MEDİCAL FACULTY OF CUMHURİYET CUMHURİYET UNİVERSİTESİ TIP FAKULTESİ PATOLOJİ ANABİLİM DALINDA1987~88 YILLARINDA SAPTANAN ÖZEL TİP MEME TÜMÖRLERİ SPECIAL TYPES OF BREAST TUMORS ENCOUNTERED IN 1987-88 INPATHOLOGY DEPARTMENT MEDİCAL FACULTY

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya

10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya 10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya Meme Kanserlerinde Lokal Kontrole Etki Eden Prognostik Faktörler Patolojik Faktörler Prof Dr Tülay CANDA Dokuz Eylül Üniv.Tıp Fak. Meme

Detaylı

Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli

Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli Şikayeti: Sağ memede kitle Hikayesi: Sağ memede olan kitlenin son bir ayda daha da büyümesi üzerine doktora başvurmuş. Menarş: 14 İlk doğum yaşı:

Detaylı

Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri

Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri Mine Önenerk 1, Fügen Vardar Aker 1, Gülistan Gümrükçü 1, Nilüfer Gürsan 1, Meryem Doğan 1, Günay Gürleyik

Detaylı

MEME HASTALIKLARI Yrd. Doç. Dr. Ömer USLUKAYA TANIM Klinik ve radyolojik olarak tesbit edilen memenin normal dışı çeşitli hastlalıklarıdır.

MEME HASTALIKLARI Yrd. Doç. Dr. Ömer USLUKAYA TANIM Klinik ve radyolojik olarak tesbit edilen memenin normal dışı çeşitli hastlalıklarıdır. MEME HASTALIKLARI Yrd. Doç. Dr. Ömer USLUKAYA TANIM Klinik ve radyolojik olarak tesbit edilen memenin normal dışı çeşitli hastlalıklarıdır. Meme Hastalıkları Benign Meme Hastalıkları Konjenital Meme Hastalıkları

Detaylı

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik İmmünohistokimyanın Karşılaştırılması

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik İmmünohistokimyanın Karşılaştırılması Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik nın Karşılaştırılması Dr.M.Çisel Aydın, Doç.Dr.Sevgen Önder, Prof.Dr.Gaye Güler Tezel Hacettepe

Detaylı

Tiroidde folliküler paterndeki lezyonların ayırımında bireysel yaklaşım. Dr. Cenk Sökmensüer HÜTF Patoloji AD

Tiroidde folliküler paterndeki lezyonların ayırımında bireysel yaklaşım. Dr. Cenk Sökmensüer HÜTF Patoloji AD Tiroidde folliküler paterndeki lezyonların ayırımında bireysel yaklaşım Dr. Cenk Sökmensüer HÜTF Patoloji AD İyi farklılaşmış folliküler paternde tiroid neoplazmları Adenomlar Minimal invazif folliküler

Detaylı

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr.

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr. Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım Dr. Alper CEYLAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Tiroid

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

ENDOMETRİAL KÜRETAJ MATERYALLERİNDE GÖRÜLEBİLEN BENİGN PATOLOJİLER

ENDOMETRİAL KÜRETAJ MATERYALLERİNDE GÖRÜLEBİLEN BENİGN PATOLOJİLER ENDOMETRİAL KÜRETAJ MATERYALLERİNDE GÖRÜLEBİLEN BENİGN PATOLOJİLER Dr. H. Dilek BÜLBÜL T.C. Sağlık Bakanlığı Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ANKARA APD Kış Okulu 18.03.2012

Detaylı

1. Oturum: Meme Kanserine Giriş, Patoloji ve Alt Tiplendirme Oturum Başkanları : Dr. Orhan ŞENCAN, Dr. İrfan ÇİÇİN

1. Oturum: Meme Kanserine Giriş, Patoloji ve Alt Tiplendirme Oturum Başkanları : Dr. Orhan ŞENCAN, Dr. İrfan ÇİÇİN TTOD Meme Kanseri Güncelleme Kursu 13-14 Haziran 2015 İstanbul 08:25-08:30 Açılış Dr. Cem BÖRÜBAN Oturum Başkanları : Dr. Fikri İÇLİ, Dr. Gül Başaran, Dr. Erhan GÖKMEN 08:00-08:30 Pratiği Değiştiren Çalışmalar.

Detaylı

I- GİRİŞ VE AMAÇ Meme hastalıklarının tanı ve tedavisinde de sürekli araştırma ve geliştirme peşinde koşan tıp dünyası üçüncü bin yıla girerken büyük

I- GİRİŞ VE AMAÇ Meme hastalıklarının tanı ve tedavisinde de sürekli araştırma ve geliştirme peşinde koşan tıp dünyası üçüncü bin yıla girerken büyük I- GİRİŞ VE AMAÇ Meme hastalıklarının tanı ve tedavisinde de sürekli araştırma ve geliştirme peşinde koşan tıp dünyası üçüncü bin yıla girerken büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Böylece meme hastalıklarında

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

MEME HASTALIKLARI. Yrd. Doç. Dr. Ömer USLUKAYA

MEME HASTALIKLARI. Yrd. Doç. Dr. Ömer USLUKAYA MEME HASTALIKLARI Yrd. Doç. Dr. Ömer USLUKAYA TANIM Klinik ve radyolojik olarak tesbit edilen memenin normal dışı çeşitli hastlalıklarıdır. Meme Hastalıkları Benign Meme Hastalıkları Konjenital Meme Hastalıkları

Detaylı

ÖZET 10-20 YAŞLAR ARASINDA GÖZLENEN MEMENİN SELİM LEZYONLARI

ÖZET 10-20 YAŞLAR ARASINDA GÖZLENEN MEMENİN SELİM LEZYONLARI 0-20 YAŞLAR ARASINDA GÖZLENEN MEMENİN SELİM LEZYONLARI Dr. F. Kabukçuoğlu ("), Dr. R. İlhan ("'), Dr. A. İplikçi ("'), Dr. O. Çubukçu ("') ÖZET İstanbul Tıp Fakültesi, Patoloji Anabi~ lim Dalı biopsi materyeli

Detaylı

TÜLAY AKSARAY TECİMER 4 MAYIS 2013

TÜLAY AKSARAY TECİMER 4 MAYIS 2013 TÜLAY AKSARAY TECİMER 4 MAYIS 2013 Langerhans hücreli histiyositoz(lhh) Castleman Hastalığı (CH) Kimura Hastalığı Kikuchi Fujimoto -Histiyositik nekrotizan lenfadenit Rosai-Dorfman hastalığı Tanım Langerhans

Detaylı

SERVİKAL SİTOLOJİ VE 2001 BETHESDA SİSTEMİ. Dr. İrem PAKER İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü Ankara Kış Okulu, 18 Mart 2012

SERVİKAL SİTOLOJİ VE 2001 BETHESDA SİSTEMİ. Dr. İrem PAKER İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü Ankara Kış Okulu, 18 Mart 2012 SERVİKAL SİTOLOJİ VE 2001 BETHESDA SİSTEMİ Dr. İrem PAKER İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü Ankara Kış Okulu, 18 Mart 2012 Materyalin Tipi Konvansiyonel, sıvı bazlı, diğer Materyalin

Detaylı

SELİM M MEME HASTALIKLARI. Doç.. Dr. Mehmet Ferahman

SELİM M MEME HASTALIKLARI. Doç.. Dr. Mehmet Ferahman SELİM M MEME HASTALIKLARI Doç.. Dr. Mehmet Ferahman MEMENİN N ANATOMİSİ MEMENİN N ANATOMİSİ MEME ANATOMİSİ MEME GELİŞİ İŞİMİ KONJENİTAL ANOMALİLER LER Amastia Polimastia Symmastia Athelia Polithelia Aksesuar

Detaylı

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Banu Bilezikçi Güven Hastanesi Patoloji Bölümü, Ankara 25. Ulusal Patoloji Kongresi 6. Sitopatoloji Kongresi 14-17 Ekim 2015, Bursa 2014

Detaylı

HER2 POZİTİF MEME KANSERLİ HASTALARIN DEMOGRAFİK, PATOLOJİK VE KLİNİK ÖZELLİKLERİNİN Kİ-67 İLE İLİŞKİSİ

HER2 POZİTİF MEME KANSERLİ HASTALARIN DEMOGRAFİK, PATOLOJİK VE KLİNİK ÖZELLİKLERİNİN Kİ-67 İLE İLİŞKİSİ T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI TIBBİ ONKOLOJİ BİLİM DALI Tez Yöneticisi Doç. Dr. İrfan ÇİÇİN HER2 POZİTİF MEME KANSERLİ HASTALARIN DEMOGRAFİK, PATOLOJİK VE KLİNİK

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI DR. LÜTFİ KIRDAR KARTAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ Koordinatör: Doç. Dr. Orhan ÜNAL

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI DR. LÜTFİ KIRDAR KARTAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ Koordinatör: Doç. Dr. Orhan ÜNAL T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI DR. LÜTFİ KIRDAR KARTAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ Koordinatör: Doç. Dr. Orhan ÜNAL HASTANEMİZ MEME POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN KADINLARIN KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ

Detaylı

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI BAŞ-BOYUN LENF NODLARI Dr. Yusuf Öner GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RADYOLOJİ A.D. ANKARA LENFATİK SİSTEM Lenfatik sistem farklı bölgelerdeki lenf nodlarından geçerek, lenf sıvısını venöz sisteme taşıyan

Detaylı

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN DERİ VE EKLERİ Doç. Dr. Belgin CAN DERİ İki tabakadan oluşur Epidermis Gövdenin dış yüzünü örten boynuzlaşan çok katlı yassı epitel dokusudur. Dermis Gevşek ve sıkı bağ dokusundan oluşan kalın bağ dokusudur.

Detaylı

MEME KANSERİNDE TIBBİ TEDAVİ PRENSİPLERİ. Prof.Dr.Evin Büyükünal İç Hastalıkları Medikal Onkoloji Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

MEME KANSERİNDE TIBBİ TEDAVİ PRENSİPLERİ. Prof.Dr.Evin Büyükünal İç Hastalıkları Medikal Onkoloji Cerrahpaşa Tıp Fakültesi MEME KANSERİNDE TIBBİ TEDAVİ PRENSİPLERİ Prof.Dr.Evin Büyükünal İç Hastalıkları Medikal Onkoloji Cerrahpaşa Tıp Fakültesi A.B.D İstatistiklerine Göre 180.000 MEME KANSERİ VAKASI MEVCUT İLK TEDAVİDEN SONRA

Detaylı

Dr. Özlem Erdem Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 22. ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ

Dr. Özlem Erdem Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 22. ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ Dr. Özlem Erdem Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 22. ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ OLGU 45 yaşında erkek hasta Yaklaşık 1,5 yıldan beri devam eden alt ekstremite ve gövde alt kısımlarında daha

Detaylı

MEME HAMA}lTOMU ÖZET SUMMARY. histopathologicala features of this lesion are evaluated and compared with the literature.

MEME HAMA}lTOMU ÖZET SUMMARY. histopathologicala features of this lesion are evaluated and compared with the literature. MEME HAMA}lTOMU (LENFANGİOMİYOM) R., İlhan('"), F., Kabukçuoğlu (*), A. İplikçi("'), O., İplikçi(") ÖZET 984-988 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Datı biyopsi materyeli içerisinde

Detaylı

SORULAR VE OLGULARLA JİNEKOPATOLOJİ GÜNCELLEMESİ

SORULAR VE OLGULARLA JİNEKOPATOLOJİ GÜNCELLEMESİ SORULAR VE OLGULARLA JİNEKOPATOLOJİ GÜNCELLEMESİ 10-MAYIS 2014 CUMARTESİ 8:50-9:00 Açılış 9.00-10.15 SERVİKS ve VULVA OTURUMU Oturum Başkanı: DR. MERAL KOYUNCUOĞLU 1-En sık gördüğümüz inflamatuar vulva

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ

TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ Dr. Zümre ARICAN ALICIKUŞ Dokuz Eylül Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi AD Mart 2014 Sunum Planı: Meme Kanserinde Radyoterapinin Yeri Triple Negatif Meme

Detaylı

Dr Ahmet Midi Maltepe Üniversitesi Patoloji

Dr Ahmet Midi Maltepe Üniversitesi Patoloji Dr Ahmet Midi Maltepe Üniversitesi Patoloji Genel bilgiler Tümör hücreleri, Subkapsüler sinüzoid İntraparankimal sinüzoid Histiositlerde burada bulunur Genel bilgiler Kanser hücreleri genellikle grup oluşturur

Detaylı

MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS. Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu

MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS. Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu MEME KANSERİ NEDİR? Meme süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşan

Detaylı

BE ĐG VE MALĐG MEME KĐTLELERĐ DE ULTRASO OGRAFĐ, MAMOGRAFĐ VE MA YETĐK REZO A S GÖRÜ TÜLEME BULGULARI I HĐSTOPATOLOJĐK BULGULARLA KARŞILAŞTIRILMASI

BE ĐG VE MALĐG MEME KĐTLELERĐ DE ULTRASO OGRAFĐ, MAMOGRAFĐ VE MA YETĐK REZO A S GÖRÜ TÜLEME BULGULARI I HĐSTOPATOLOJĐK BULGULARLA KARŞILAŞTIRILMASI T.C. S.B. ĐSTA BUL EĞĐTĐM VE ARAŞTIRMA HASTA ESĐ RADYOLOJĐ KLĐ ĐĞĐ KLĐNĐK ŞEFĐ: DR. A. YÜKSEL BARUT BE ĐG VE MALĐG MEME KĐTLELERĐ DE ULTRASO OGRAFĐ, MAMOGRAFĐ VE MA YETĐK REZO A S GÖRÜ TÜLEME BULGULARI

Detaylı

DFSP, Klinik 14.10.2015. DERMATOFİBROSARKOMA PROTUBERANS (Morfolojik spektrum ve ayırıcı tanı) DFSP, Histopatoloji

DFSP, Klinik 14.10.2015. DERMATOFİBROSARKOMA PROTUBERANS (Morfolojik spektrum ve ayırıcı tanı) DFSP, Histopatoloji Dermatofibrosarkoma protuberans (DFSP) DERMATOFİBROSARKOMA PROTUBERANS (Morfolojik spektrum ve ayırıcı tanı) Prof Dr Taner Akalın Ege ÜTF Patoloji AD 25. Ulusal Patoloji Kongresi, 14-17 Ekim 2015, Bursa

Detaylı

MALİGNİTE ŞÜPHESİ TAŞIYAN MEME LEZYONLARINDA MAMOSONOGRAFİ, SİNTİMAMOGRAFİ VE PATOLOJİK UYUM

MALİGNİTE ŞÜPHESİ TAŞIYAN MEME LEZYONLARINDA MAMOSONOGRAFİ, SİNTİMAMOGRAFİ VE PATOLOJİK UYUM T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RADYOLOJİ ANABİLİM DALI Tez Yöneticisi Doç. Dr. Nermin TUNÇBİLEK MALİGNİTE ŞÜPHESİ TAŞIYAN MEME LEZYONLARINDA MAMOSONOGRAFİ, SİNTİMAMOGRAFİ VE PATOLOJİK UYUM (Uzmanlık

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NE YAKLAŞIM Prof. Dr. Sibel Güldiken TÜTF, İç Hastalıkları AD, Endokrinoloji BD PREVALANSI Palpasyon ile %3-8 Otopsi serilerinde %50 US ile incelemelerde %30-70 Yaş ilerledikçe sıklık artmakta Kadınlarda

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

NONPALPABL ŞÜPHELİ MEME LEZYONLARINDA TEL İŞARETLEMEYLE EKSİZYON SONRASI DONUK KESİT İNCELEME YAKLAŞIMININ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

NONPALPABL ŞÜPHELİ MEME LEZYONLARINDA TEL İŞARETLEMEYLE EKSİZYON SONRASI DONUK KESİT İNCELEME YAKLAŞIMININ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İSTANBUL GÖZTEPE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 3. GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ NONPALPABL ŞÜPHELİ MEME LEZYONLARINDA TEL İŞARETLEMEYLE EKSİZYON SONRASI DONUK KESİT İNCELEME YAKLAŞIMININ

Detaylı

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ RİSK GRUPLARINA GÖRE TEDAVİ-TAKİP Dr.Nuri ÇAKIR Gazi Ü Tıp Fak Endokrinoloji ve Metabolizma B.D 35.Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKongresi 15-19 Mayıs 2013-Antalya

Detaylı

T.C. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI

T.C. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI T.C. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI MEME KANSERİ TANISIYLA MASTEKTOMİ AMELİYATI OLMUŞ KADIN HASTALARDA, CERRAHİ TEDAVİ SEÇİMİNE ETKİLİ OLAN PROGNOSTİK FAKTÖRLER UZMANLIK

Detaylı

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle III.Tıbbi Onkoloji Kongresi Onkolojik Görüntüleme Kursu 24 Mart 2010,Antalya Böbrek Mesane Prostat Böbrek Mesane Testis Radyolojiye Sorular Tümör

Detaylı

Cebinizdeki Görüntü Analizi. Ki67 Proliferasyon İndeksini Belirlemek İçin Pratik Ve Basit Uygulama. Dr. Haldun Umudum Ufuk Üniversitesi, Ankara

Cebinizdeki Görüntü Analizi. Ki67 Proliferasyon İndeksini Belirlemek İçin Pratik Ve Basit Uygulama. Dr. Haldun Umudum Ufuk Üniversitesi, Ankara Cebinizdeki Görüntü Analizi. Ki67 Proliferasyon İndeksini Belirlemek İçin Pratik Ve Basit Uygulama. Dr. Haldun Umudum Ufuk Üniversitesi, Ankara Giriş: Günlük patoloji pratiğinde Ki67 pozitif hücrelerinin

Detaylı

BENİGN MEME KİTLELERİNE YAKLAŞIM

BENİGN MEME KİTLELERİNE YAKLAŞIM BENİGN MEME KİTLELERİNE YAKLAŞIM Dr. Emin S. GÜRLEYİK Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi A. D. MAYMET 25.12.2009 1 Meme Histolojik Yapısı Benign Meme Kitleleri 1. Glanduler Doku: Lob-Lobül;

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test

En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test Yeni Nesil DNA Dizileme (NGS), İmmünHistoKimya (IHC) ile Hastanızın Kanser Tipinin ve Kemoterapi İlacının Belirlenmesi Kanser Tanı

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

HER2 POZİTİF HASTALIĞA YAKLAŞIM

HER2 POZİTİF HASTALIĞA YAKLAŞIM HER2 POZİTİF HASTALIĞA YAKLAŞIM Dr.Merih Güray Durak DEÜTF Patoloji ABD 9.Ekim.2014 İzmir Meme Hastalıkları Derneği Bilimsel Toplantısı Meme Kanserinde HER2 HER2 (human epidermal growth factor receptor

Detaylı

MEME KANSERİ. Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

MEME KANSERİ. Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi MEME KANSERİ Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Anatomisi Göğüs ön duvarı üzerinde, medialde sternum ön kenarı,lateralde ön aksiller çizgi ile yukarda 2. aşağıda 6. kotlar arasında bulunur. Meme,birbirinden

Detaylı

MAYMET Triple Negatif Meme Kanseri Moleküler Sınıflama. Dr.Fügen Aker HNEAH Patoloji Bölümü

MAYMET Triple Negatif Meme Kanseri Moleküler Sınıflama. Dr.Fügen Aker HNEAH Patoloji Bölümü MAYMET Triple Negatif Meme Kanseri Moleküler Sınıflama Dr.Fügen Aker HNEAH Patoloji Bölümü Rutin patoloji pratiğinde; -Tümör derecelemesini giderek daha standart bir şekilde (tubul formasyonu+mitoz+nukleer

Detaylı

IYE'D -' """ A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T.

IYE'D -'  A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rlfik Rl 'Rt;l'T. TU lt@ IYE'D -' """ A 1 IGI Editörler Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R ANKARA NUMUNE HASTANESİ'NDE 1985-1990 YILLARI ARASINDAKİ

Detaylı

Betül Ünal, Gülgün Erdoğan, H.Elif Peştereli, F.Şeyda Karaveli Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı, Antalya

Betül Ünal, Gülgün Erdoğan, H.Elif Peştereli, F.Şeyda Karaveli Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı, Antalya Betül Ünal, Gülgün Erdoğan, H.Elif Peştereli, F.Şeyda Karaveli Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı, Antalya Memenin iğsi hücreli lezyonları oldukça nadir görülmekle beraber çeşitli

Detaylı

MEME HASTALIKLARI (Memenin benign ve malign tüm hastalıkları)

MEME HASTALIKLARI (Memenin benign ve malign tüm hastalıkları) MEME HASTALIKLARI (Memenin benign ve malign tüm hastalıkları) Memede görülen hastalıklar yerleşim ve tutulum lokalizasyonlarına göre gruplandırılırdığında ; Meme derisinde; Epidermal ve Sebase kistler,

Detaylı

Meme Karsinomu Patolojisi Prof. Dr. fiennur lvan

Meme Karsinomu Patolojisi Prof. Dr. fiennur lvan . Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Meme Kanseri Sempozyum Dizisi No: 54 Aral k 2006; s. 65-71 Meme Karsinomu Patolojisi Prof. Dr. fiennur lvan Meme malign tümörlerinin önemli

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNİN SIVI BAZLI (SurePath) SİTOLOJİSİ: 3 Yıllık Histopatolojik Korelasyon

TİROİD NODÜLLERİNİN SIVI BAZLI (SurePath) SİTOLOJİSİ: 3 Yıllık Histopatolojik Korelasyon TİROİD NODÜLLERİNİN SIVI BAZLI (SurePath) SİTOLOJİSİ: 3 Yıllık Histopatolojik Korelasyon Dr. M. Salih Deveci GATA Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Patoloji AD, Ankara Patoloji & Sitopatoloji Kongresi Bursa

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

Displastik nevüs?malign melanom? Prof. Dr. Cuyan Demirkesen İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Displastik nevüs?malign melanom? Prof. Dr. Cuyan Demirkesen İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Displastik nevüs?malign melanom? Prof. Dr. Cuyan Demirkesen İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 31 y, erkek Göğüs ön duvarında sternum üzerinde lokalize Yaklaşık 1 yıldır varolan Son 3-4 aydır büyüme ve renk

Detaylı

DERMATOFİBROSARKOM PROTUBERANS. Doç. Dr. Filiz Canpolat Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği

DERMATOFİBROSARKOM PROTUBERANS. Doç. Dr. Filiz Canpolat Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği DERMATOFİBROSARKOM PROTUBERANS Doç. Dr. Filiz Canpolat Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği Dermatofibrosarkom Protuberans Dermatofibrosarkom Protuberans (DFSP), dermal

Detaylı

ULUSAL KONGRESİ. Türk Veteriner Jinekoloji Derneği. 15-18 Ekim 2015. Liberty Hotels Lykia - Ölüdeniz / Fethiye - Muğla AMAÇ

ULUSAL KONGRESİ. Türk Veteriner Jinekoloji Derneği. 15-18 Ekim 2015. Liberty Hotels Lykia - Ölüdeniz / Fethiye - Muğla AMAÇ KÖPEK MEME TÜMÖRLERİNDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ AMAÇ Yaşam kalitesini ve süresini uzatmak Nüks veya yeni tümör oluşumlarını engellemek Yrd.Doç.Dr. Nilgün GÜLTİKEN Metastaz oluşumunu engellemek Tümör dokusunda

Detaylı

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi hangi amaçlar için kullanılmaktadır Tanı Takip Tarama TANI AMACI: Palpasyonda malign kitle düşünülen

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri KAS DOKUSU Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri Kasın Fonksiyonu Hareket Solunum Vücut ısısının üretimi İletişim Organların kontraksiyonu

Detaylı