SIVI ELEKTROLİT DENGESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli ÜLGER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SIVI ELEKTROLİT DENGESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli ÜLGER"

Transkript

1 SIVI ELEKTROLİT DENGESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli ÜLGER 1

2 Sağlıklı bir vücutta, vücut sıvılarının hacimleri ve bileşimleri bir çok metabolik aktiviteye rağmen, dengede tutulur. Bu denge mekanizmasına sıvı-elektrolit dengesi denir. 2

3 Yetişkin bir insanda toplam vücut ağırlığının yaklaşık %60 ı sudur. %40 ı hücre içi bölmede(intrasellüler) %20 si hücre dışı bölmede (ekstrasellüler) % 15 i hücrelerarası bölmede % 5 i plazmada 3

4 70 Kg lık erişkin bir insanda yaklaşık 42 lt dir Vücutta yağ miktarı arttıkça su oranı azalmaktadır: Özellikle yaşlılarda, kadınlarda ve obez kişilerde vücuttaki su oranı normalden azdır. (%40) Yeni doğanlarda ödemli hastalarda ise vücuttaki su oranı normal erişkindekinden fazladır. (%80) 4

5 Hücre içi: Temel Katyonlar: Potasyum (K+) ve Magnezyum (Mg++), Temel Anyonlar Fosfatlar ve Proteinlerdir. 5

6 Hücre dışı: Temel Katyon Sodyum (Na+) Temel Anyonlar Klor (CI-) Bikarbonat (HCO3) 6

7 Hücre içinde potasyum konsantrasyonu yüksek, sodyum konsantrasyonu düşüktür. Hücre dışında ise tam tersi söz konusudur. Bu denge hücre zarında bulunan adenozin trifosfataz etkisiyle sağlanmaktadır. Bu enzim sodyumun hücre dışına çıkmasını sağlarken, potasyumu hücre içine pompalamaktadır. 7

8 8

9 Hücre içi ve hücre dışı sıvılar arasındaki iyon konsantrasyonu farklılığı yarı geçirgen olan hücre zarı aracılığıyla sağlanmaktadır. Her iki bölmede de osmotik olarak aktif partiküllerin sayısı miliosmol dür. Bir sıvının osmotik basıncı bu sıvı içindeki maddelerin parsiyel basınçlarının toplamına eşit olsa da; etkin osmotik basınç yarı geçirgen zardan geçemeyen partiküllere bağlıdır. 9

10 Bu nedenle plazmada çözünmeyen proteinler plazma ve hücrelerarası sıvı bölümleri arasında etkin osmotik basınçtan sorumludur. Bu genellikle kolloid osmotik basınç olarak adlandırılmaktadır. 10

11 Hücre dışı bölme ile hücre içi bölme arasındaki etkin osmotik basıncı ise primer olarak sodyum iyonu belirler. Glukoz gibi hücre zarından serbest olarak geçemeyen diğer maddeler de osmotik basınca katkıda bulunurlar. 11

12 Normal koşullarda serum osmolaritesi meq olarak Na konsantrasyonunun iki katından 10 fazladır (2 x Na ). Kanda üre, glikozun arttığı durumlarda plazma osmolaritesi : 2 x Na + + (Glikoz / 18) + (Üre / 2.8). Plazma osmolaritesinden esas olarak Na +, kan proteinleri ve glikoz sorumludur. 12

13 Hücre zarı su için geçirgen olduğundan her iki bölmedeki etkin osmotik basınç eşit olarak kabul edilir. Bir bölmedeki etkin osmotik basıncı değiştiren bir durum, suyun iki bölme arasında yeniden dağılımına neden olur. Böylece, genellikle sodyum artışına bağlı gelişen hücre dışı sıvıdaki basınç artışı, hücre içi bölmeden hücre dışı bölmeye su geçmesine neden olur. 13

14 Bu su geçişi her iki bölmedeki etkin osmotik basınçlar eşitleninceye kadar devam eder. Bu durumun tersi olarak hücredışı sıvıdaki sodyum azalması, suyun hücredışı sıvıdan hücreiçi sıvıya geçmesine neden olur. İyon konsantrasyonu değişikliğine neden olmayan hücre dışı sıvı değişikliği, su geçişine neden olmaz. 14

15 VÜCUT SIVILARINDA NORMAL METABOLİZMA Normal bir erişkin, günde ortalama ml su tüketir ml si (%75) ağız yoluyla; geriye kalan kısmı da katı gıdalardan alınan, ya da oksidasyon sonucu oluşan sudur. 15

16 Günlük su kayıpları normal şartlarda İdrar ile ml, Gayta ile 250 ml ve hissedilmeden kayıp olan 600 ml ( ml) dir Su alımı tamamen durdurulmuş bir kişi bile katabolizma artıklarını atabilmek için günlük en az ml idrar çıkarır; ayrıca hissedilmeyen kayıplar da devam eder. 16

17 Hissedilmeyen kayıpların % 75 i deri, % 25 i akciğerler yoluyla olur ve hipermetabolizma, hiperventilasyon ve yüksek ateş bu kaybı arttırır. Deriden olan hissedilmeyen sıvı kaybı terlemeyle olan kayıp değil, vücut içinde oluşan su buharının ciltten kaybolmasıdır. 17

18 Bu kayıpları karşılayacak ve atıkları vücuttan uzaklaştırmak için gerekli olan 0.5 ml/kg/saat lik en az idrar miktarını sağlayacak kadar sıvı verilmelidir. Günlük su ihtiyacı normal bir yetişkinde vücut alanına göre 1500 ml/m2 veya birim ağırlık başına 35 ml/kg/gün olmak üzere ortalama ml dir. 18

19 Tahmini Günlük/Saatlik Sıvı Gereksinimi Karşılanması Vücut Ağırlığı ml/kg saat ml/kg Gün 1 10 Kg Kg n Kg Kg Erişkinde =110 ml/kg saat Veya =2500 ml/kg Gün 19

20 VÜCUT SIVILARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER Volüm : Vücut sıvılarının konsantrasyon ve kompozisyonunda bir değişme olmadan salt volüm azalması veya çoğalmasıdır. Konsantrasyon : Vucut sıvılarındaki Na değişikliğini, hiponatremi ve hipernatremiyi ifade eder. Kompozisyon : Vucut sıvılarında Na dışındaki tüm iyonların(h, K, Ca, Mg) dengesizliğini 20

21 1- VOLÜM BOZUKLUKLARI Yoğunluk ve kapsam değişikliği olmaksızın gelişen sıvı dengesi bozukluklarına volüm bozuklukları denir. 2 ye ayrılır : 1. Volüm eksiklikleri 2. Volüm fazlalıkları 21

22 Hipovolemi Dolaşımdaki etkin sıvı hacminin azalmasıyla oluşan bozukluktur. Hipovolemide hücre dışı sıvı hacmi azalmış olmasına rağmen, plazma sodyum konsantrasyonu azalmış, normal ya da artmış olabilir. Hipovolemi cerrahi hastalarda en sık rastlanılan sıvı bozukluğudur. 22

23 Sıvı kaybı, sadece su kaybı şeklinde değildir; elektrolitler de kaybedilmektedir Hücre dışı sıvı kayıpları en sıklıkla kusma, nazogastrik drenaj, diare, fistüller gibi nedenlerle gastrointestinal sıvıların kaybı sonucu olur. Ayrıca kanamaya bağlı; yumuşak doku travmalarında, enfeksiyonlar, intraabdominal ve retroperitoneal inflamatuar olaylarda, peritonitte,intestinal obstrüksiyonlarda ve yanıklarda da sıvı sekestrasyonlarına bağlı görülebilir. 23

24 Hücre Dışı Bölmede Volüm Açığına Sebep Olan Olaylar 1. Kusma 2. Nazogastrik aspirasyon 3. İshal 4. Gastrointestinal fistüller 5.Yaralanma ve enfeksiyonlarda sıvı sekestrasyonları 6. İntraabdominal enflamatuar olaylar 7. Peritonitler 8. Barsak tıkanmaları 9. Yanıklar 10.Retroperitoneal infeksiyonlar 24

25 Sıvı değişiklikleri hem ozmoreseptörler hem de baroreseptörler tarafından hissedilir. 25

26 Na başlıca hücre dışı katyonu olduğu için hücre dışı sıvının düzenlenmesi Na dengesinin düzenlenmesi ile paraleldir. Na dengesi, hipovolemiyi ya da etkin böbrek kan akımında azalmayı algılayan ve renin salgısı ile yanıt veren jukstaglomerüler aparattaki reseptörlerle düzenlenir. Renin etkisiyle anjiotensinojenden anjiotensin I üretilir. Anjiotensin I ACE etkisiyle anjiotensin II ye dönüşür. Anjiotensin II de aldosteron salgısını arttırır. Aldosteron distal tübülde Na geri emilimini arttırır. 26

27 Osmoreseptörler Plazma ozmolalitesi arttığında susama hissi uyarılır ve su alımı arttırılır. Ayrıca, hipotalamus uyarılarak, böbrekten serbest su geri emilimini arttıracak, vazopressin sekresyonu arttırılır. 27

28 Baroreseptörler aortik ark ve karotid sinüste lokalize, basınç ve dolaşan hacimdeki değişikliklere hassas basınç reseptörleridir. 28

29 Su ve tuz dengesinin hormonal kontrolü 29

30 Baroreseptör cevabı hem nöral (sempatik ve parasempatikler yoluyla) hem de hormonal (reninanjiotensin, aldosteron, atrialnatriüretik peptid ve renalprostoglandinler) yolla olur. 30

31 Hipovolemi sıvı kaybının hafif yada şiddetli olmasına bağlı olarak farklı klinik bulgular verir. Bulgular tamamen doku perfüzyonunun azalmasıyla ilgilidir. 31

32 Kardiyovasküler belirtiler santral venöz basıncın azalmasıyla ilgilidir ve hipovoleminin derecesine bağlı olarak ortostatik taşikardi ve hipotansiyondan, istirahat halindeki taşikardi ve hipotansiyona kadar değişir. 32

33 Hipovolemiye bağlı olarak genellikle periferik vazokonstriksiyon olduğundan deri soğuk ve nemlidir Deri turgoru ve terlemede azalma ile birlikte, tüm müköz membranların salgıları ve tükrük de azalmaktadır. 33

34 Hipovoleminin nöromüsküler sistem üzerine olan etkileri de belirgindir Hafif hacim eksikliklerinde, bitkinlik, iştahsızlık ve bulantı Hipovolemi arttıkça baş dönmesi ve senkop Ciddi hipovolemi ve beynin hipoperfüzyonu sonucu stupor yada koma 34

35 HÜCRE DIŞI BÖLÜMDE VOLÜM AÇIĞININ SİSTEMLERE GÖRE BULGULARI HAFİİF ŞİDDETLİİ SSS Uyku hali Azalmış tendon refleksleri Apati Geç cevap verme Durgunluk Diistall ekstremitellerde anestezii Stupor Koma GİS İştahsızlık Bulantı, kusma Paraliitik illeus Diistansiyon KVS Ortostatik hipotansiyon Morarmış deri DOKU Taşikadi Kollabe venler Kolllabe nabıız VÜCUT ISIISII Hafiif düşük Küçük, yumuşak, longitidunal yarıkları olan diil Hipotansiyon Belirsiz kalp sesleri Soğuk ekstremiite Periiferik nabıız yokluğu Atonik kaslar Çökmüş gözler Belliirgin düşük 35

36 Derece DEHİDRATASYON DERECESİ Klinik Bulgular <%5 - Bulunmayabilir - Sıklıkla anamnezde ishal, kusma, yetersiz alım - İdrar miktarında azalma %5-10 <%5 Dehidratasyon bulguları yanında - Deri turgor ve tonusunda bozulma - Fontanel ve göz kürelerinde çökme - Mukoz membranlarda (dil, dudak) kuruluk - İdrar miktarında azalma - Uyuklama hali - Asidoz varsa sık solunum >%10 %5-10 Dehidratasyon bulgularına ek olarak - Şok bulguları - Deri soğuk, soluk - Periferik siyanoz - Stupor-konvülziyon - Koma 36

37 Fizik muayenede yaşamsal bulguların değerlendirilmesi önemlidir. Hastanın nabız sayısının dik pozisyonda normalin 10 vuruş/dakika üzerine çıkmış olduğu durumlar hafif hipovolemi olarak kabul edilebilir. Ortostatik taşikardi olarak değerlendirilen bu bulgu, dolaşımdaki sıvı hacminin normal kardiyak outputu sağlamakta yetersiz kaldığının göstergesidir. Santral venöz basınç düşüktür; bu durum kliniğe, yatar pozisyonda boyun venlerinin sönük olmasıyla yansır. 37

38 Dolaşımdaki etkin sıvı hacminin daha da azalmasıyla oluşan orta derecedeki hipovolemi, taşikardinin istirahat halinde de devam etmesine, ortostatik hipotansiyona ve periferik vazokonstriksiyona neden olur. 38

39 Tedavi Acil olmayan hafif ve orta dereceli hipovolemilerde, tedavi ekstrasellüler sıvı boşluğunun en önemli elementleri olan sodyum ve klorür içeren sıvılarla yapılmalıdır. Tedavi oral, enteral ya da intravenöz yolla yavaş biçimde yapılabilir. 39

40 İntravenöz yol tercih edildiğinde, ekstrasellüler sıvı hacminin genişletilmesi amacıyla izotonik sodyum klorür, diğer adıyla serum fizyolojik en uygun seçimdir. Aynı amaçla Ringer laktat da kullanılabilir. Ringer laktat alkaloz, serum fizyolojik ise asidoz yapma eğilimindedir. Hastanın asit-baz dengesi ve potasyum durumuna göre verilecek sıvılara bikarbonat ve potasyum da eklenebilir. 40

41 Hem Ringer Laktat, hem de Serum Fizyolojik izotonik sıvılar olup, hücre dışı sıvı kayıplarının ve gastrointestinal kayıpların karşılanmasında faydalıdır. Ringer Laktat 130 meq/l lik sodyum içeriği ile Serum Fizyolojiğe (154 meq/l) göre biraz daha hipotoniktir. 41

42 Hipovolemi tedavisinde kullanılan sıvıların miktarı ve veriliş hızı, hastanın klinik yanıtına göre ayarlanır. Tedavinin amacı, hemodinamik dengenin ve doku perfüzyonunun normale döndürülmesidir. Bu nedenle, kan basıncı 90 mmhg üzerine çıktığında, kalp hızı, arteriyal dolma basıncı normale döndüğünde (santral venöz basıncın 5 cmh2o veya pulmoner kama basıncın 10 mmhg üzerine çıkması) ve bilinç, deri rengi, vücut ısısı, idrar sodyum ve su atılımı düzelir düzelmez sıvı tedavisi yavaşlatılmalıdır. 42

43 Hipervolemi Hücre dışı sıvı hacminin genişlemesiyle oluşan patolojidir. Hipervolemi genellikle iyatrojenik olarak ya da böbrek yetmezliği, siroz ve konjestif kalp yetmezliğine sekonder gelişir. 43

44 HÜCRE DIŞI BÖLÜMDE VOLÜM FAZLALIĞININ SİSTEMLERE GÖRE BULGULARI GİS Hafif Şiiddetllii Amelliiyat bullgulları: Miide küçük ve büyük kurvaturda kollon ve iince barsak mesenteriinde ödem KVS Artmış venöz basınç Pullmoner ödem Venllerde belliirgiinlleşme Artmış kallp debiisii Yüksek kallp sesllerii Fonksiiyonell üfürümller Yüksek nabız basıncı Artmış pullmoner 2. Ses Gallllop riitmii DOKU Gode bırakan ödem Anazarka Basall rallller Krepiitan rallller Kusma Diiare 44

45 Tedavi Hipervolemi çoğu zaman altta yatan bir hastalığa bağlıdır; bu nedenle tedavinin temel prensibini altta yatan hastalığın tedavisi oluşturur. 45

46 İleri derecede kalp yetmezliği, belirgin akciğer ödemi, kardiyovasküler fonksiyon bozuklukları, asit ve periferik ödem varlığında hücre dışı sodyum içeriğinin azaltılması gerekmektedir. Bu amaçla öncelikle oral ya da intravenöz yollarla alım azaltılıp daha sonra diüretikler eklenebilir. Şiddetli hipervolemi varlığında ya da acil durumlarda ultrafiltrasyon gerekebilir. 46

47 Hücre dışı sıvı hacmindeki genişleme mutlak bir tedavi endikasyonu doğuracak boyutlardaysa veya sadece sodyum kısıtlanması negatif sodyum dengesi sağlamakta yetersiz kalıyorsa, tedaviye diüretikler eklenmelidir. Diüretiklerin veriliş yolu hastanın klinik tablosunun ciddiyetine göre belirlenir. Akut semptomatik beyin ve akciğer ödeminde intravenöz yol, daha hafif durumlarda oral yol tercih edilmelidir. 47

48 2- KONSANTRASYON DEĞİŞİKLİKLERİ Sodyum Bozuklukları Ekstrasellüler sıvının osmolaritesinden primer olarak Na+ sorumludur. Bunun azalması ya da artması vücut sıvılarının konsantrasyonunu değiştirir. 48

49 Na ekstraselüler sıvıların esas katyonudur Plazma Na + konsantrasyonu meq/lt iken intraselüler alanda 5mEq/lt Na bulunur. 49

50 Günlük tuz alımı normal bir insanda NaCl olarak meq (3-5 gr) arasındadır. Sağlıklı bireylerde idrarla meq/l sodyum atılmaktadır. Normal çalışan böbrekler aşırı miktardaki sodyumun tamamını atabilirler. Sodyum alımı kısıtlandığında böbrek tarafından atılan sodyum miktarı sıfıra kadar düşürülebilir. 50

51 Alınan sodyumun meq nı ter, epitel döküntüsü ve gayta ile kaybedilir Ter hipotonik sıvı kaybına neden olur. İklime uyum sağlayanlarda bu yolla ortalama 15 meq/l sodyum kaybedilirken, sağlayamayanlarda 60 meq/l den daha fazla sodyum kaybedilebilmektedir 51

52 Hiponatremi Plazma sodyum konsantrasyonunun 130 meq/l nin altında olmasıdır. Cerrahi hastada en sık rastlanan elektrolit dengesizliğidir. 52

53 Plazma ozmolalitesi = 2[Na+] + Glukoz/18 + BUN/2.8 53

54 Hiponatremide hücre dışı sıvı hacmi artmış, normal veya azalmış olabilir. 1. Toplam vücut sodyumunun, toplam vücut suyundan daha fazla kaybedilmesi 2. Toplam vücut sodyumunun normal olmasına rağmen, toplam vücut suyunun artması (dilüsyonel) 3. Toplam vücut sodyumunun artmasına rağmen, toplam vücut suyundaki artışın daha fazla olması 54

55 Klinik Kronik hiponatremi olgularının çoğunda sodyum 120 meq/l nin altına düşene kadar semptomlar gelişmez. Belirtilerin şiddeti, sodyumun düzeyinden çok, o düzeye inmesi için geçen zamana bağlıdır. 55

56 Yavaş gelişen hiponatremilerde, sodyum 110 meq/l nin altında olsa bile semptoma yol açmayabilir. Hızlı gelişen hiponatremilerde, artmış intrakranial basınca bağlı SSS bulguları ile karakterize klinik tablo gelişir. 56

57 Cerrahi sonrası dönemde hastalarda sodyum içeren sıvı kayıplarının düz su ile karşılanması ya da sodyum içermeyen sıvıların (%5 dekstroz gibi) fazla miktarlarda verilmesi sonucu dilüsyonel hiponatremi gelişebilir. 57

58 Hiperglisemi durumlarında da, glukoz hücre dışı bölmede osmotik basıncı arttırarak hücre içindeki suyun hücre dışına çıkışına neden olur. Bunun sonucunda da dilüsyonel hiponatremi gelişebilir. Hiperglisemik durumlarda her 100 mg/dl lik glukoz artışı serum sodyum konsantrasyonunda meq düşmeye neden olur 58

59 Dilüsyonel hiponatreminin bir nedeni de uygunsuz antidiüretik hormon salınımı sendromudur (UADHSS). Ağrı, korku, enfeksiyon, hipoksi, hipoglisemi, endokrin bozukluklar, (hipotiroidizm, glukokortikoid eksikliği) santral sinir sistemi (kafa travması, beyin ameliyatları) ve akciğer patolojilerinin (pnömoni, apse, tüberküloz) yanısıra postoperatif dönemde pek çok hastada gözlenebilir 59

60 HİPONATREMİNİN KLİNİK BULGULARI HAFİF ŞİDDETLİ SSS Kas seyirmeleri Konvulsiyon Hiperaktif tendon refleksleri Refleks kaybı Artmış kafa içi basınç Artmış kafa içi basınç KVS DOKU KİBAS a bağlı TA ve NB değişiklikleri Tükrük, gözyaşı artışı Deride gode bırakan ödem Sulu ishal BÖBREK Oligüri, anüri 60

61 Tedavi Öncelikle hiponatreminin gelişmemesi için önlemler alınmalıdır. Günlük kayıplar bilinmeli ve yerine konmalıdır. Sıvı fazlalığına bağlı hiponatremi varsa, asıl tedavi sıvı alımının kısıtlanmasıdır. Eğer sodyum azalması varsa bu açık hesaplanarak yerine konmalıdır. Hafif ve orta dereceli hiponatremilerin tedavisinde %0.9 NaCl yeterlidir. Şiddetli hiponatremilerin tedavisinde % 3-5 NaCl kullanılmalıdır. Sodyum replasmanı yapılacak hastalarda amaç sodyumu kritik değer olan 120 meq/lnin üzerine çıkarmak olmalıdır. 61

62 Aşırı ve hızlı replasmandan kaçınılmalıdır. Hızlı replasman uygulandığında (sodyum konsantrasyonunu saatte 3 meq/l den daha fazla yükseltecek şekilde) santral pontin miyelinozis geliştiği bildirilmiştir. Bu tabloda flask paralizi, yüz kaslarında zayıflık, konuşma ve yutma bozukluğu, ağrılı uyaranlara yanıt azlığı görülür. Bu nedenle plazma sodyumunun hızla 130 meq/l üzerine çıkarılması istenmez. 62

63 Na açığını hesaplama yöntemleri Plazma Na düzeyine göre : Verilmesi gerekli Na = Na açığı x Ekstraselüler sıvı volümü Kilo kaybına göre : Verilmesi gerekli Na = Kilo kaybı x Normal Na (140) Hematokrite göre : Hematokritteki yükselme miktarı : Normal hematokrit x Ekstraselüler sıvı hacmi = Verilmesi gerekli olan SF miktarı 63

64 Na + açığının hesaplanması [ Hedeflenen Na + - Hastanın Na + ] x (kg x % 60) Örnek: Sodyum açığı: ( ) x (70 0.6) = 10 x42 = 420 meq Verilecek sıvı: % 3 NaCl (513 meq/l) Verilecek miktar: ~ 820 ml 64

65 Hipernatremi: Serum Na düzeyinin >150 meq/l olmasıdır. Genellikle eşit ve orantılı miktarlarda Na kaybı olmadan gelişen yoğun sıvı kaybı sonucu oluşmaktadır. Temelde total vücut Na+ u ile sıvı arasında oluşan bir dengesizliği gösterir 65

66 Hipernatreminin nedenleri: 1) Aşırı su kaybı (böbrek veya böbrek dışı nedenlerle gelişen su kayıplarında bunu karşılayacak su alınmadığında) 2) Aşırı tuz yüklenmesi (intravenöz, gastrostomi, jejunostomi yoluyla) 3) ADH yetmezliği (diabet insipid) 4) Akut tübüler yetmezlik. 66

67 Suyun böbrek ve böbrek dışı yollarla kaybedildiği tüm bozukluklarda, fizyolojik ozmoregülatuar cevap normal ise; plazma ADH seviyesi yükselir, idrar konsantrasyonu maksimuma ulaşır ve güçlü bir susuzluk hissi oluşur. Bu nedenle, terleme, yanık, ishal veya ozmotik diürez (oligüri) gibi olaylar sonucunda ortaya çıkan su kaybı, başka bir nedenle suyun temini ya da içilmesinde bir kısıtlama olmadığı takdirde hipernatremiye neden olmaz. 67

68 Hipernatremi ADH salgılanmasındaki yetersizlik veya ADH nın medüller toplayıcı tübül üzerindeki fonksiyonel etkisini gösterememesi sonucunda ortaya çıkan ve diabet insipid olarak bilinen primer poliürik bozuklukta, susuzluk ve su alımının yetersiz kalmasıyla oluşabilir. Bu durumda, hiperozmolaliteye rağmen, idrar uygunsuz biçimde konsantre edilemez ve sonuçta hipernatremi ile birlikte hipovolemi gelişir. Ancak ağır diabet insipidde bile su alımı yeterli ise hipernatremi belirgin değildir. 68

69 HİPERNATREMİ BELİRTİ VE BULGULARI HAFİF ŞİDDETLİ SSS Huzursuzluk Delirium Yorgunluk Manik reak. KVS Taşikardi, hipertansiyon Su kaybı şiddetli ise hipotansiyon hatta şok. DOKU Tükrük ve gözyaşında azalma yapışkan ve kuru müköz membranlar Kırmızı, şiş dil BÖBREK Oligüri ISI Yüksek 69

70 Serum sodyum konsantrasyonu 160 meq/l yi aşana kadar semptom gelişmesi nadirdir. Hipernatreminin klinik belirtileri genellikle santral sinir sistemi ile ilgilidir. Başlangıçta artmış plazma ozmolalitesi, suyun beyin hücrelerinden dışarı çıkmasına ve beynin su kaybına neden olur. Bu serebral damarlarda traksiyona ve subaraknoid kanamalara neden olur. 70

71 Tedavi Hipernatremi, belirgin ve bazen de geri dönüşü olmayan nörolojik bozukluklara neden olabilmesi nedeniyle düzeltilmesi gereken bir durumdur. Hipernatremi tedavisi, genellikle eşlik eden sıvı kaybının tedavisinden oluşur. Böbrek fonksiyonları normal olduğu sürece, fazla sodyum idrarla hızla atılabileceğinden, sadece su verilmesi yeterli olabilmektedir. Eğer GFR düşük ise, idrar konsantrasyon kabiliyetindeki düşüklüğe ve atılım için daha fazla su gerekmesine rağmen, diüretikler sodyum atılımını hızlandırabilir. Glomerüler filtrasyon hızı çok düşükse ya da hipervolemi varlığında dializ gerekebilir. 71

72 6-12 saatten daha uzun süren hipernatremi sırasında beyin ozmolalitesindeki adaptif artış, su replasmanının dikkatli yapılmasını gerektirir. Bu nedenle, ekstrasellüler osmolalitenin hızla düzeltilmesi, suyun beyin hücresi içine hızla girişine neden olacağı için tehlikelidir. Ağır nörolojik semptomlarla beyin ödemi ortaya çıkabilir. Bu nedenle, hipernatreminin şiddetine bağlı olarak, hesaplanan su eksikliğinin tamamlanması genellikle 48 saatlik bir zaman içinde olmalıdır. 72

73 HİPERNATREMİ DURUMUNDA SIVI AÇIĞININ HESAPLANMASI 1.Na + fazlalığı= [ Hastadaki Na + -Normal Na + ] x Total vücut suyu (kg x %60) Örnek: Hastadaki Na + =160 meq/l, Ağırlık: 70 kg ( ) x (70 x 60%)=840 meq total Na + fazlalığı 840/140= 6 L sıvı açığı var demektir. 2.Normal Na + x TVS=Hastadaki Na + x Hastadaki TVS Örnek: 140 x 42= 160 x X X= 36,75 L 42-36,75= 5,25 L sıvı açığı var demektir. 73

74 Hipernatremi Tedavisi Hipernatremide tedavi nedene yönelik olmalıdır. Su kaybı olmadan ortaya çıkan hipernatremilerde tuzdan fakir diyet ve cıvalı yada klorotiazid grubu diüretikler verilmelidir. Neden su kaybı ise hastanın su kaybı hesaplanmalı ve açık Na içermeyen çözeltilerle karşılanmalıdır. Bu hastalarda su açığı ve Na fazlalığı hiponatremide olduğu gibi hesaplanır. 74

75 3. BİLEŞİMİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER Potasyum Bozuklukları Potasyum temel olarak hücre içi bölmenin iyonudur. Hücre içi konsantrasyonu 150 meq/l, serumda ortalama 4.2 meq/l dir ( meq/l). Vücutta bulunan potasyumun % 95 i hücre içinde yer almaktadır. 75

76 Diyetle günde meq, ya da meq/kg potasyum alınır. Diyetle alınan potasyumun % 95 i idrarla, kalan % 5 i gayta ile atılmaktadır. Hastada ishal ya da intestinal fistüller varsa, bu oran değişir ve gastrointestinal sistemden atılan potasyum miktarı artar. Katabolizmanın arttığı durumlarda idrarla atılan potasyum miktarı da artar. 76

77 İnsulin glukoz ile birlikte potasyumun da hücre içine girmesini sağlar ve serum potasyum konsantrasyonunu düşürür. Mineralokortikoidler böbrek hücrelerine etki ederek sodyumun tutulmasını sağlarken, hidrojen ve potasyumun atılmasına neden olurlar. 77

78 POTASYUM METABOLİZMASI Plazma marjının çok dar olması, Myokard fonksiyonları ile ilişkili olması İdrar ile atılımının kaçınılmaz olması K + u kritik bir element haline getirmiştir. 78

79 Kan K + düzeyini etkileyen faktörler Günlük alım 100 meq Günlük gereksinim 75 meq (0.5-1 meq/kg/gün) Glukoz hücre içine girerken K + da hücre içine girer K + Asidosisde H + hücre içine girer, K + hücre dışına çıkar K + Alkalozisde H + hücre dışına çıkar, K + hücre içine girer K + Glukokortikoidler; H + hücre içine, K + hücre dışına çıkar K + Mineralokortikoidler; Na + tutulması H +, K + atılmasına sebep olur. 79

80 Hipopotasemi (hipokalemi) Plazma K+ düzeyinin 3.5 meq/l nin altına düşmesidir. 80

81 Hipopotasemi Nedenleri (Serum K düzeyi< 3.5 meq/lt) GİS den kayıplar : kusma, NG aspirasyon, diyare ve kolon fistülleri Yetersiz K verilmesi veya K dan fakir serumların transfüze edilmesi Diüretik kullanımı, osmotik diüreze zorlama, böbreklerden aşırı K kaybı Hiperalimentasyon sırasında artan K gereksiniminin IV yoldan karşılanmaması, fazla miktarda IV glikoz infüzyonu Kronik kortikosteroid kullanımı, Alkalozis 81

82 GİS HİPOPOTASEMİ BELİRTİ VE BULGULARI HAFİF İleus İştahsızlık Kusma Kabızlık ŞİDDETLİ NM Letarji Konfüzyon Yorgunluk Kramplar Azalmış refleksler Paralizi KVS Düşük voltaj Yüksek P Artıran Faktörler Mortalite nedeni : Düz T dalgası Deprese ST Solunum ve yutma kasları felci sonrası hasta asistoli ile kaybedilir Uzamış PR Geniş QRS Hiperkalsemi Dijital Alkolozis 82

83 Hipopotasemili hastalarda önce iştahsızlık, bulantı, kusma, kabızlık, paralitik ileus gibi gastrointestinal sistem belirtileri ortaya çıkar. Nöromusküler sistemde kas güçsüzlüğü, halsizlik, kas krampları, refleks azalması gibi belirtiler gözlenir. Daha sonra simetrik gevşek felçler gelişir. Derin tendon refleksleri azalır yada kaybolur. Potasyumun 2.5 meq/l altına düştüğü durumlarda solunum depresyonuna neden olan ciddi paraliziler gelişebilir. 83

84 Total K + eksikliğinin hesaplanması Na açığının hesaplanmasında olduğu gibi : (Hedef K Hastadaki K) x Vücut ağırlığıx 0,6 K eksikliği hakkında global bir fikir elde etmek için kullanılır. Kanda 5 meq değerden her 1 meq eksiklik vücutta total 100 meq eksilmesi olarak kabul edilir. Serum potasyum konsantrasyonu <2mEq/L e düştüğünde total vücut potasyumunda 1000mEq lık bir azalma olur. 84

85 K verilirken dikkat edilmesi gereken kurallar K eksikliği bulguları gelişen hastalarda K açığı iv yoldan replase edilmelidir. Ağır hipopotasemi durumlarında saatte maksimum meq, bir günde en fazla 160 meq K verilebilir. K asla iv puşe olarak verilmemeli, seruma katılmalıdır ml sıvı içine en fazla 40 meq K konulabilir. Oligüri ve anürisi olan hastalara K verilmemelidir (saatte en az 25 ml idrar çıkartmalı). K verilen hastalar sürekli EKG ile izlenmelidir. Postop ilk 24 saatte K verilmez 85

86 Hiperpotasemi (Hiperkalemi): Plazma K+ düzeyinin 5.5 meq/l nin üzerinde olmasına denir Hiperpotasemi aşırı potasyum alımı, vücut kompartmanlarında dağılım değişiklikleri ve böbrekten atımın azalması sonucu gelişebilir. 86

87 Hiperkalemi nedenleri: Dağılım değişiklikleri 1. Asidoz (en sık neden) 2. Hücre dışı ozmolalitede hızlı artış - Hiperglisemi - Mannitol verilmesi Atılımın azalması -Akut ve kronik böbrek yetmezlikleri -Potasyum koruyucu diüretikler -Addison hastalığı Alımın artması -Oral veya intravenöz potasyum alımı -Masif kan transfüzyonları 87

88 Endojen kaynaklı potasyum artışı -Hücre yıkımı -Travma -Hemoliz -Hiperkatabolizma -Hematom resorbsiyonu -Rabdomiyoliz -GI kanama 88

89 Hiperpotaseminin klinik bulguları HAFİF ŞİDDETLİ GİS İleus İştahsızlık Kusma İshal NM Letarji Paralizi Yorgunluk KVS Sivri T QRS genişlemesi Kısa QT P dalgasının voltajının azalaması Kalp bloğu Diastolik asistoli Artıran Faktörler Hiperkalsemi Asidosis Hiponatremi Hızlı verilmesi 89

90 90

91 Klinik K+, 6 meq/l nin üzerine çıkınca ortaya çıkar. Kardiyovasküler sistem, gastrointestinal sistem ve nöromüsküler sisteme ait belirtiler ortaya çıkar. Kardiyovasküler sistem belirtileri başlangıçta sadece EKG de görülmektedir. EKG de sivri T dalgaları, düzleşmiş P dalgaları, uzamış PR aralığı, QRS genişlemesi, ST depresyonu görülür; giderek P dalgaları kaybolur. Şiddetli hiperpotasemide kalp bloğu ve diastolik asistoli gelişir. 91

92 Gastrointestinal sistem belirtileri bulantı, kusma, iştahsızlık, diaredir. Nöromüsküler sistem belirtileri laterji, yorgunluk ve şiddetli hiperpotasemide paralizidir. 92

93 Tedavi Öncelikle hiperpotaseminin önlenmesi için tedbirler alınmalıdır. Aritmi, A-V blok varsa hiperkaleminin kalp iletim sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini hızla antagonize etmek için % 10 luk kalsiyum glukonattan ml 1 saat süreyle infüzyon şeklinde verilir. NaHCO3 ve glukoz-insülin infüzyonu yapılabilir. Acil tedavi girişimleri, kardiyak toksisiteyi önlemek için potasyumun hücre içine girmesine yöneliktir. Asıl tedavi potasyumun vücuttan atılmasına yöneliktir. Bu amaçla diüretikler (furosemid) ve iyon değiştirici reçineler (kayeksalat) kullanılabilir. En son çare hemodializdir. 93

94 Kalsiyum Bozuklukları Bir yetişkinde yaklaşık gr kalsiyum bulunur. Bunun % 99 u kemiklerde fosfat ve karbonat tuzları şeklindedir. Geri kalanın büyük bir kısmı (% 0.6) hücre içinde, % 0.1 i (1.3 gr) de hücre dışı sıvıdadır. 94

95 Normal serum düzeyi mg/dl ya da meq/l dir. Yaklaşık olarak %50 si non-iyonize durumda ve plazma proteinlerine bağlı olarak bulunur. Noniyonize Ca un % 5 i de başka maddelere bağlıdır. Kalan % 45 lik kısım iyonize kalsiyum olarak nöromusküler stabiliteden sorumludur. Toplam kalsiyum düzeyleri ölçülürken albumin düzeyi dikkate alınmalıdır, albumindeki her 1 gr/dl azalış kalsiyumun 0.8 mg azalmasına neden olur. Ayrıca ph değişiklikleri de iyonize kalsiyum konsantrasyonunu etkiler. Asidoz proteinlere bağlı kalsiyumu azaltarak, iyonize kalsiyumu arttırır. 95

96 Hipokalsemi Total plazma kalsiyumunun 8 mg/dl nin altına veya iyonize kalsiyumun mg/dl aralığının altına düşmesidir. 96

97 Nedenleri: Akut pankreatit Massif yumuşak doku enfeksiyonları Hiperfosfatemi (Akut ve kronik böbrek yetmezliği, Tümör lizis sendromu) Hipoparatiroidizm Şelasyon (Sitrat, EDTA) Ciddi hipomagnezemi Hipoproteinemi ( total kalsiyum düşer, iyonize kalsiyum normaldir) Ciddi alkalozis ( iyonize kalsiyum düşer) Pankreatik ve ince barsak fistülleri Toksik şok sendromu 97

98 Klinik Hipokalsemiye ait belirtiler özellikle nöromüsküler ve kardiyovasküler sistemle ilgilidir. Santral sinir sistemiyle ilgili belirtiler letarji, depresyon, psikoz ve demansa kadar değişik biçimlerde ortaya çıkabilir. Hareket bozuklukları ve konvülsiyonlar da gelişebilir. 98

99 Artmış nöromüsküler aktivite periferik sinir sistemine ait belirtilerden sorumludur. Hafif hipokalsemide ağız çevresinde ve parmak uçlarında parestezi mevcuttur. Bu aşamada Chvostek ve Trousseau belirtileri pozitiftir. Hipokalsemi daha şiddetli ise, kas krampları, laringeal stridor ve tetani gelişebilmektedir. 99

100 Hipokalsemide, kalp bloğu ve ventriküler fibrilasyon gibi ritm bozukluklarına yatkınlık olabilir. Hipokalseminin tipik EKG bulgusu QT aralığının uzamasıdır. Kronik hipokalsemide kemik ağrısı, frajilitesi, deformitesi veya kırığı görülebilir. 100

101 Hipokalseminin tedavisi 1 Altta yatan nedenin düzeltilmesi Açığın kapatılması 101

102 Hipokalseminin tedavisi 2 Akut semptomlarda; Kalsiyum açığını kapatmak için ml %10 kalsiyum glukonat 10 dakikada İV yoldan bolus tarzında verilir. İdame dozu 1-2 mg/kg/saat elementel kalsiyum ile sağlanır. Bu tedavi ile 6-12 saat sonra serum kalsiyum düzeyi normale döner. Bundan sonra mg/kg/saat dozunda uygulanır. 102

103 Hipokalseminin tedavisi 3 Kronik hipokalsemide Ca laktat ve Vit D. Her 5-10 dk da 500 ml yada daha fazla kan transfüzyonu yapılanlarda 2 ml %10 CaCl IV. 103

104 Hiperkalsemi Total plazma kalsiyumunun 10.5 mg/dl nin veya iyonize kalsiyumun mg/dl nin üzerine çıkmasıdır. 104

105 Nedenleri: En sık görülen nedeni Primer Hiperparatiroidizm dir. Sadece hastanede yatan hasta grubu dikkate alındığında malign hastalıklar (kemik metastazları, PTH benzeri protein sekresyonu) daha sıktır. Hiperkalsemi temel olarak; kemiklerden kalsiyum mobilizasyonunun artması, vitamin D yüksekliğine bağlı barsaklardan kalsiyum emiliminin artması ve parathormon (PTH) dışı nedenler olmak üzere üç faktöre bağlı gelişmektedir. 105

Slayt 1. Slayt 2. Slayt 3 SIVI ELEKTROLİT DENGESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli ÜLGER

Slayt 1. Slayt 2. Slayt 3 SIVI ELEKTROLİT DENGESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli ÜLGER Slayt 1 SIVI ELEKTROLİT DENGESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli ÜLGER 1 Slayt 2 Sağlıklı bir vücutta, vücut sıvılarının hacimleri ve bileşimleri bir çok metabolik aktiviteye rağmen, dengede tutulur. Bu denge mekanizmasına

Detaylı

İntrasellüler Sıvı (Hücre İçi Sıvı) Extrasellüler Sıvı (Hücre Dışı Sıvı) Total Vücut Suyu 60 = 42 lt Vücut Sıvı Bölmelerini Etkileyen Faktörler

İntrasellüler Sıvı (Hücre İçi Sıvı) Extrasellüler Sıvı (Hücre Dışı Sıvı) Total Vücut Suyu 60 = 42 lt Vücut Sıvı Bölmelerini Etkileyen Faktörler Vücut ağırlığının yaklaşık %60 ını su oluşturur. Ölçümünde Deuterium Oksid kullanılır. Yağ dokusu ve yaş ile ters, kas dokusu ile doğru orantılıdır. Total vücut suyu, genel anlamda iki büyük kompartmanda

Detaylı

Sıvı - Elektrolit. Tintinalli 2011 Haldun Akoglu

Sıvı - Elektrolit. Tintinalli 2011 Haldun Akoglu Sıvı - Elektrolit Tintinalli 2011 Haldun Akoglu 40 yaşında, kronik böbrek yetersizliği olan erkek hasta İştahsızlık, bulantı ve kusma şikayetleri var. Glukoz: 108 mg/dl BUN: 140 mg/dl Na: 115 meq/l K:

Detaylı

İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları

İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları Doç. Dr. Eyüp KÜLAH Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Kronik Böbrek yetmezliği (KBY) sıvı, asit-baz

Detaylı

Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi. Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD

Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi. Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD Dehidratasyonda sıvı tedavisi Tedavinin amaçları Şoku önlemek için dolaşan sıvı hacmini düzelt (%10-%15

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

SIVI ELEKTROLİT TEDAVİSİ. Dr.Esra TUNÇ YRD.DOÇ.Dr.Latif DURAN

SIVI ELEKTROLİT TEDAVİSİ. Dr.Esra TUNÇ YRD.DOÇ.Dr.Latif DURAN SIVI ELEKTROLİT TEDAVİSİ Dr.Esra TUNÇ YRD.DOÇ.Dr.Latif DURAN KOMPARTMANLAR ELEKTROLİTLER ELEKTROLİTLER Vücuttaki herhangi bir elektrolitin artışı: i. Vücutta fazla miktarda olmasına ii. Kompartmanlar arası

Detaylı

BULGULAR BİLGİLENDİRME

BULGULAR BİLGİLENDİRME BİLGİLENDİRME Kas- iskelet, boşaltım, endokrin sistemlerinin fonksiyonlarının gözlenmesi, hasta teşhis ve hasta tedavisin de daha hızlı sonuca gidilebilmesi için Elektrolitlerin takibi çok önemlidir. Öncelikle,

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı SIVI ELEKTROLİT T TEDAVİSİ,, TPN Doç.Dr. Gonca Tekant Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı GELİŞİ İŞİM M ESNASINDA TOTAL VUCUT SIVI DEĞİŞİ ĞİŞİKLİKLERİ Yaş TVS ESS ISS (% VA) (%

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

Hipokalsemi. Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı

Hipokalsemi. Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Hipokalsemi Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Kalsiyum 03.01.2014 57.Milli Pediatri Kongresi 2 Kalsiyum Fetal dönem Çocukluk çağı Erişkin

Detaylı

SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ. Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli tedaviyi uygulayabilmek için

SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ. Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli tedaviyi uygulayabilmek için SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ 1- SIVI ELEKTROLİT FİZYOLOJİSİ 2- DEHİDRATASYON -TANIM -DEĞERLENDİRME - PARENTERAL TEDAVİ 3- PROTOKOL - ÖRNEK Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli

Detaylı

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR:

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR: NÜTRİSYONEL VE METABOLİK DESTEK: Malnütrisyon: Gıda tüketiminin metabolik hızı karşılamayamaması durumunda endojen enerji kaynaklarının yıkımı ile ortaya çıkan bir klinik durumdur ve iki şekilde olabilir.

Detaylı

AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ

AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ GĐRĐŞ Aşağıdaki hastalarda adrenal kriz olabileceği düşünülmelidir. Bilinen primer adrenal yetmezliği olanlar Hipopituitarizm (herhangi bir hipofizer hormon eksikliği)

Detaylı

Eser Elementler ve Vitaminler

Eser Elementler ve Vitaminler Doç. Dr. Onur POLAT Eser Elementler ve Vitaminler Esansiyel eser elementin temel özellikleri diyetten kesilmesi veya yetersiz alımıyla yapısal ve biyokimyasal değişikliklerin olması ve bu değişikliklerin

Detaylı

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN İSKEMİK YANITI DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII Dr. Nevzat KAHVECİ Kan basıncı 60 mmhg nın altına düştüğünde uyarılırlar. En fazla kan basıncı 1520 mmhg ya düştüğünde uyarılır.

Detaylı

UYGUNSUZ ADH SENDROMU

UYGUNSUZ ADH SENDROMU UYGUNSUZ ADH SENDROMU Dr Sevin Başer Pamukkale Üniversitesi Göğüs G Hastalıklar kları Anabilim Dalı PAMUKKALE TARİHÇE 1957 yılında y Schwartz ve arkadaşlar ları Schwartz WB. Am J Med 1957; 23: 529-42 Bartter

Detaylı

HEMODİYALİZDE ELEKTROLİT BOZUKLUKLARI VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI. Dr. Fatma Ayerden Ebinç

HEMODİYALİZDE ELEKTROLİT BOZUKLUKLARI VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI. Dr. Fatma Ayerden Ebinç VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI Dr. Fatma Ayerden Ebinç Elektrolit bozuklukları diyaliz hastalarında önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Bu hastalarda sıklıkla diyet uyumsuzluğunun yanı sıra diyaliz solüsyonları

Detaylı

GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI. ph ve [H + ] İlişkisi 01.02.2012 ASİT DENGESİ PLAZMA ASİDİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ

GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI. ph ve [H + ] İlişkisi 01.02.2012 ASİT DENGESİ PLAZMA ASİDİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI Dr. Şükrü GÜRBÜZ FIRAT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ACİL TIP A.D. Yaşamsal denge spesifik asit baz aralığında iş gören protein fonksiyonlarına bağlıdır. Hayatı tehdit eden bir çok

Detaylı

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Hikaye: aşağıdaki özellikler sorulmalıdır. Diyet ve sıvı alımı ( et, süt, sodyum, potasyum, askorbik asit ) İlaç alımı :

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad

β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Sunu planı Sunu hedefleri Olgu örneği Genel yaklaşım Spesifik tedavi yöntemleri Yatış taburculuk

Detaylı

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ AMAÇ: Katılımcıların bu sunumun sonunda kan gazı ve asit baz dengesi ile ilgili bilgilerini artırmaları amaçlanmıştır. HEDEFLER:

Detaylı

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT Prof.Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Sempatik Sistem Adrenal Medulla Kas kan dolaşımı Kan basıncı Solunum sıklık ve derinliği Kalp kasılma gücü Kalp atım

Detaylı

SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI. Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD.

SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI. Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD. SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD. SICAK BİTKİNLİĞİ-Etyoloji Sıcak ve nemli havaya uzun süre maruz kalma Yaşlı, çocuk Bilinçsiz diyet

Detaylı

SIVI-ELEKTROİT VE ASİD- BAZ DENGESİZLİKLERİ

SIVI-ELEKTROİT VE ASİD- BAZ DENGESİZLİKLERİ SIVI-ELEKTROİT VE ASİD- BAZ DENGESİZLİKLERİ Sıvı-elektrolit Dengesi Sağlıklı ve normal vücut işlevleri, sıvı ve elektrolit dengesine dayanır. Vücut hücrelerinin %80 i sudur ve bu su miktarı yaşa, cinse,

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi Homeostasi - Değişen dış koşullara rağmen nispeten sabit bir iç fizyolojik ortamı sürdürme sürecidir. -Böylece vücut organlarının, normal sınırlarda verimli bir şekilde çalışması sağlanır. İki ana kontrol

Detaylı

Salisilat ile Zehirlenmeler. Dr. Kasım Öztürk

Salisilat ile Zehirlenmeler. Dr. Kasım Öztürk Salisilat ile Zehirlenmeler Dr. Kasım Öztürk Analjezik Antipiretik Antienflamatuar tablet/ kapsül/ likit formlar Ticari formlar Aspirin tablet (100 mg, 500 mg) Aspirin forte tablet (500 mg salisilat +

Detaylı

Çocukta Sıvı-Elektrolit Dengesi. Prof. Dr. Aydın ECE Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD

Çocukta Sıvı-Elektrolit Dengesi. Prof. Dr. Aydın ECE Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Çocukta Sıvı-Elektrolit Dengesi Prof. Dr. Aydın ECE Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD 06.11.2013 A Ece 2 SU En önemli çözücü Denge başlıca böbreklerden sağlanır Glomerüler filtrasyon Tübüler sekresyon Tübüler

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Son güncelleme: 10.03.2009

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

İshallerin En Yaygın 6 Nedeni

İshallerin En Yaygın 6 Nedeni 21 Günden Küçük ük Buzağılarda ğ Meydana Gelen İshallerin En Yaygın 6 Nedeni Enterotoksijenik E. coli (< 4 gün), Rotavirus (4-21 gün), Coronavirus (4-21 gün), Cryptosporidium parvum (5-28 gün) Salmonella

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati : Terminoloji Tip A Akut karaciğer yetmezliği ile birlikte Tip B Porto-sistemik Bypass ile birlikte (intrensek hepatosellüler yetmezlik

Detaylı

8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi

8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi ÜNİTE 8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Nefronların yapısını ve idrar oluşumunu, Glomerul filtrasyon hızı ve klirens kavramını, Jukstaglomeruler aparatus ve renin-anjiotensin

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ 2007 Yoğun Bakım Üniteleri Hasta bakımının en karmaşık Masraflı Teknoloji ile içiçe Birden fazla organı ilgilendiren

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

MULTİVİTAMİN PREPARATI KULLANIMINA İKİNCİL GELİŞEN D VİTAMİNİ İNTOKSİKASYONU: 3 OLGU SUNUMU

MULTİVİTAMİN PREPARATI KULLANIMINA İKİNCİL GELİŞEN D VİTAMİNİ İNTOKSİKASYONU: 3 OLGU SUNUMU MULTİVİTAMİN PREPARATI KULLANIMINA İKİNCİL GELİŞEN D VİTAMİNİ İNTOKSİKASYONU: 3 OLGU SUNUMU Ahmet Anık, Gönül Çatlı, Ayhan Abacı, Ceyhun Dizdarer, Ece Böber 1 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. İlyas Yolbaş

Yrd.Doç.Dr. İlyas Yolbaş Yrd.Doç.Dr. İlyas Yolbaş 1 İdame İdrar 40-70 cc/kg İnsensibile (görünmeyen) -Akciğer (1/3) 15 cc/kg -Deri (2/3) 30 cc/kg Feçes 5 cc/kg Endojen su üretimi 10-15 cc/kg İdame sıvısının 1/3 ü insensibl kayıplardır

Detaylı

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İlk kez 1855 te Thomas Addison tarafından tanımlanmıştır Sıklığı milyonda 60-120

Detaylı

Çözeltiler. Sıvılar. Dr. Mehmet AKÇİMEN AÜTF Acil Tıp A.D.

Çözeltiler. Sıvılar. Dr. Mehmet AKÇİMEN AÜTF Acil Tıp A.D. Dr. Mehmet AKÇİMEN AÜTF Acil Tıp A.D. 1. ADH ve Aldosteron böbrekte nerelerde etkilidir? 2. Mol, ozmol, ozmolarite ve osmolalite nedir? 3. Kan glukoz düzeyi 600 mg/dl olan bir hastanın ölçülen Na değeri

Detaylı

KAN GAZI VE ELEKTROLİTLER

KAN GAZI VE ELEKTROLİTLER KAN GAZI VE ELEKTROLİTLER KAN GAZI DEĞERLENDİRMEDE PRATİK YAKLAŞIMLAR Durumlar Ph PaCO 2 HCO 3 PaO 2 Nedenler Normal 7.35-7,45 35-45 24-28 80-100 Solunumsal patalojik durumların olmadığı normal ventilasyon

Detaylı

ph = 6,1 + log [CO 2 ]

ph = 6,1 + log [CO 2 ] ASİT-BAZ DENGESİ Asit-baz dengesi tanımı Biyolojik reaksiyonların hepsi optimum bir ph ortamında normal olarak cereyan ederler; ortamın ph değerinin değişmesi, önemli bozukluklara neden olur. Organizmada

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı KLİNİK BELİRTİ ve BULGULAR KOLERA Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 1 Koleranın temel kliniği yoğun ishal ve kusma ile seyreden ve sonucunda gelişen

Detaylı

FORMÜLÜ : Her 10 ml ampulde ; Magnezyum sülfat 7H 2 O...1.5 g (12 meq Magnezyum) Enjeksiyonluk su k.m...10 ml

FORMÜLÜ : Her 10 ml ampulde ; Magnezyum sülfat 7H 2 O...1.5 g (12 meq Magnezyum) Enjeksiyonluk su k.m...10 ml MAGNEZYUM Steril, apirojen SÜLFAT BİOFARMA % 15 FORMÜLÜ : Her 10 ml ampulde ; Magnezyum sülfat 7H 2 O...1.5 g (12 meq Magnezyum) Enjeksiyonluk su k.m...10 ml ihtiva eder. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ : Magnezyum

Detaylı

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için Kreatinin yüksekliği genellikle böbrek yetmezliği göstergesi olarak bilinir ama birçok testte olduğu gibi farklı hastalıkların da tanısında kullanılır ve testi etkileyen faktörler yine her testte olduğu

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

Sıvı-Elektrolit ve Asit-Baz Dengesi

Sıvı-Elektrolit ve Asit-Baz Dengesi SıvıElektrolit ve AsitBaz Dengesi 1 Dr. Tevfik ECDER, 2 Dr. Sezai VATANSEVER, Dr. Kerim GÜLER İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, 1 Nefroloji Bilim Dalı, 2 İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Acil

Detaylı

Doç Dr Ülkü Yılmaz Turay Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç Dr Ülkü Yılmaz Turay Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tümör Lizis Sendrom Doç Dr Ülkü Yılmaz Turay Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Akut Tümör Lizis Sendrom Genellikle büyük, hızlı prolifere olan, tedaviye

Detaylı

PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI

PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI Dr. Cevher Akarsu 13.02.2015 Primer Hiperpara*roidi (PHPT) Görülme sıklığı:%0,1-0,3 65 yaş üzerindeki postmenapozal kadınlarda daha yaygın PHPT ayaktan hastalarda

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

POT K EFERVESAN TABLET

POT K EFERVESAN TABLET PROSPEKTÜS POT K EFERVESAN TABLET FORMÜLÜ Her bir efervesan tablet 1,56 g Potasyum a eşdeğer, 2,17 g Potasyum sitrat monohidrat ve 2,00 g Potasyum hidrojen karbonat içerir. Tatlandırıcı olarak şeker, sodyum

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Ödem, hiperemi, konjesyon Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 1 Hemodinamik bozukluklar Ödem Hiperemi / konjesyon Kanama (hemoraji) Trombüs / emboli İnfarktüs Şok 2 Hemodinamik bozukluklar Ödem 3 Ödem Tanım: İnterstisyel

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

KULLANMA TALİMATI NEOFLEKS RİNGER ÇÖZELTİSİ

KULLANMA TALİMATI NEOFLEKS RİNGER ÇÖZELTİSİ KULLANMA TALİMATI NEOFLEKS RİNGER ÇÖZELTİSİ Damar içine (intravenöz) yolla uygulanır. Etkin maddeler : Her 100 ml çözeltide ; 0.860 g Sodyum klorür, 0.033 g Kalsiyum klorür dihidrat, 0.030 g Potasyum klorür

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HEMODİYALİZ VE PERİTON DİYALİZİ İĞİ

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HEMODİYALİZ VE PERİTON DİYALİZİ İĞİ KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HEMODİYALİZ VE PERİTON DİYALİZİ Dr. Mürvet M YILMAZ ŞİŞLİ ETFAL HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ İĞİ Kronik Böbrek Yetmezliği KBY, glomerüler ler filtrasyon değerinde erinde azalmanın

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. ENJEKSİYONLUK POTASYUM FOSFAT size doktor ya da sağlık uzmanı tarafından uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. ENJEKSİYONLUK POTASYUM FOSFAT size doktor ya da sağlık uzmanı tarafından uygulanır. KULLANMA TALİMATI ENJEKSİYONLUK POTASYUM FOSFAT, 20 ml İnfüzyon için çözelti konsantresi Damar içine uygulanır. Etkin madde: Bir ampul (20 ml): 1.394 g Dipotasyum fosfat, 0.544 g Potasyum dihidrojen fosfat

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

Kristalloid solüsyonlar Dekstrozlu solüsyonlar 1. %5 Dekstroz 2. %10 Dekstroz 3. %20 Dekstroz 4. %30 Dekstroz

Kristalloid solüsyonlar Dekstrozlu solüsyonlar 1. %5 Dekstroz 2. %10 Dekstroz 3. %20 Dekstroz 4. %30 Dekstroz 434 / KONU 55 Sıvı ve elektrolit 55 bozukluklarının tedavisi Kristalloid solüsyonlar Dekstrozlu solüsyonlar 1. %5 Dekstroz 2. %10 Dekstroz 3. %20 Dekstroz 4. %30 Dekstroz NaCl li solüsyonlar 1. %0.9 NaCl

Detaylı

Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri. Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad

Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri. Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Sunu planı Sunu hedefleri Olgu örnekleri Genel yaklaşım Spesifik tedavi yöntemleri Yatış taburculuk kriterleri

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1

RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1 RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1 Kalsiyum, fosfor ve magnezyum, kas yapısı, fizyolojik olaylar ve birçok dokunun normal fonksiyonları için gereklidir. Kemik formasyonu, kas kontraksiyonu,

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. ANTI-POTASIUM, 880 mg granül Ağız yoluyla alınır veya makattan uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. ANTI-POTASIUM, 880 mg granül Ağız yoluyla alınır veya makattan uygulanır. KULLANMA TALİMATI ANTI-POTASIUM, 880 mg granül Ağız yoluyla alınır veya makattan uygulanır. Etkin madde: 1 gram granül 880 mg Polistiren sülfonat kalsiyum tuzu içerir. Yardımcı Maddeler: Metil sellüloz,

Detaylı

17.02.2015. ENTERAL BESLENME (Gavaj) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Enteral Beslenme. 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 )

17.02.2015. ENTERAL BESLENME (Gavaj) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Enteral Beslenme. 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 ) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 ) ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Slayt No : 48 4 ENTERAL BESLENME (Gavaj) Besin ve sıvıları ağız yoluyla yeterli alamayan veya hiç alamayan

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

OSMOLARİTE (275-295 mosm/lt)

OSMOLARİTE (275-295 mosm/lt) Sıvı-Elektrolit Problemlerine Giriş Osmolarite Homeostazis Hipo/Hipervolemi Na Metabolizması Dr. Bengü MUTLU Dr. İlhami ADSIZ Fırat Üniversitesi F.T.M. Acil Tıp A.D. Dr. Bengü MUTLU 1/4 interstisyel OSMOLARİTE

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Metabolizma ATP ATP 19/11/2015. BESLENME, METABOLİZMA ve TERMOREGULASYON. Enerji için Protein Kullanımı. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

Metabolizma ATP ATP 19/11/2015. BESLENME, METABOLİZMA ve TERMOREGULASYON. Enerji için Protein Kullanımı. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Metabolizma BESLENME, METABOLİZMA ve TERMOREGULASYON Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Metabolizma : Hücrelerin yaşamını sürdürebilmeleri için gerekli kimyasal süreçlerin tümüne metabolizma denir. Metabolik

Detaylı

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin kan akımı Kalp debisinin %15 i 750-900 ml/dk Akımı regüle eden ve etkileyen üç temel faktör; Hipoksi Hiperkapni

Detaylı

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği M E T I N S A R I K A Y A, F U N D A S A R I, J I N I G Ü N E Ş, M U S T A F A E R E N, A H M E T E D I P K O R K M A

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür 500 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR İNSUFOR, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde, özellikle fazla kilolu

Detaylı

KALSİYOTROPİK İLAÇLAR

KALSİYOTROPİK İLAÇLAR KALSİYOTROPİK İLAÇLAR Kalsiyumun vücut için önemi: Hücrede; membran, mitokondri, Endoplazmik retikulumda bağlı halde ve; stoplazmada serbest halde bulunur. Hücrenin canlılığı ve fonksiyonları için önemlidir.

Detaylı

Kurşun ile Zehirlenmeler

Kurşun ile Zehirlenmeler Kurşun ile Zehirlenmeler Dr. Müge Tecder-Ünal Başkent Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Farmakoloji Anabilim Dalı Klinik Toksikoloji Kursu, Nisan 2010, İzmir 15 aylık kız çocuk Şikayet: saçma yutma Öykü: 14.03.2010

Detaylı

HİPOGLİSEMİNİN KOMPLİKASYONLARI

HİPOGLİSEMİNİN KOMPLİKASYONLARI HİPOGLİSEMİNİN KOMPLİKASYONLARI Prof. Dr. Reyhan ERSOY Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı HİPOGLİSEMİ VE DİYABETES MELLİTUS Hipoglisemi Diyabetes

Detaylı

SIVI ELEKTROLİT DENGESİ/DENGESİZLİĞİ VE SIVI TAKİBİ

SIVI ELEKTROLİT DENGESİ/DENGESİZLİĞİ VE SIVI TAKİBİ SIVI ELEKTROLİT DENGESİ/DENGESİZLİĞİ VE SIVI TAKİBİ TC BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HEMŞİRELİK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HAZIRLAYAN: HİE. HEM. GÜLŞAH YAPICI 2 SIVI ELEKTROLİT

Detaylı

FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI

FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI Dr. Dilek TORUN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı 13-17 Kasım 2013 30. Ulusal Nefroloji Hipertansiyon Diyaliz ve Transplantasyon

Detaylı

1. Hemadiyaliz sırasında en sık görülen komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir? a. Ateş b. Hipotansiyon c. Hemoliz d. Tamponad e.

1. Hemadiyaliz sırasında en sık görülen komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir? a. Ateş b. Hipotansiyon c. Hemoliz d. Tamponad e. SORUMLU HEKİM SORULARI 1. Hemadiyaliz sırasında en sık görülen komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir? a. Ateş b. Hipotansiyon c. Hemoliz d. Tamponad e. Baş ağrısı 2. Aşağıdakilerden hangisi hemodiyaliz

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı