(*) SPD Kurultaylar, kurultay n yap ld! kentin ad yla an lmaktad r.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "(*) SPD Kurultaylar, kurultay n yap ld! kentin ad yla an lmaktad r."

Transkript

1 Hamburg Program (*) Almanya Sosyal Demokrat Partisi'nin Temel!lkeler Program 28 Ekim 2007 tarihinde SPD nin Hamburg Federal Kurultay nda kabul edilmi!tir. Yay mlayan: Almanya Sosyal Demokrat Partisi Merkez Yönetim Kurulu Willy-Brandt-Haus, Berlin 1. bas m Ürün no.: !çindekiler Önsöz Giri" 1.!çinde ya"ad # m z zaman 2. Temel de#erlerimiz ve temel görü"lerimiz 3. Hedeflerimiz ve siyasetimiz 3.1. Bar!ç ve adil bir dünya 3.2. Sosyal ve demokratik bir Avrupa 3.3. Dayan!mac yurtta!lar toplumu ve demokratik devlet 3.4. Kad n-erkek e!itli"i 3.5. Sürdürülebilir ilerleme ve niteliksel büyüme 3.6. Herkese iyi bir i! 3.7. Koruyucu sosyal devlet 3.8. Daha iyi bir e"itim, çocuk dostu bir toplum, güçlü aileler 4. Yolumuz Dizin Önsöz 21. yüzy lda sosyal demokrasi Aral k 1999 tarihinde Berlin'de yap lan kurultay, Berlin Program kabul edildikten on y l sonra, bir komisyonu SPD'nin temel ilkelerini içeren bir program haz rlamakla görevlendirmi!tir. SPD uzun süre muhalefette kald ktan sonra yeniden Almanya'n n yönetiminde sorumluluk üstlenmi!ti. Program ilkelerinin ça"da!la!t r lmas bu yüzden baz lar n n istedi"i, baz lar n n ise korktu"u bir konu haline gelmi!ti. Gelgelelim aç k s n rlar ve sosyal riskler kar! s nda ça"da! çözümlerin bulunmas n n gerekli oldu"u konusunda herkes hemfikirdi. Yeni temel ilkeler program m zda yer alacak olan ilkelerin tart! lmas SPD için yararl olmu!tur y l nda program çal!mam z n tamamlama evresini ba!latt " m zdan beri SPD nin diyalo"a aç k ve diyalo"un platformu oldu"unu, Sosyal Demokrat Parti'nin gelece"ini tepeden inme bir biçimde de"il, toplumun içinden yola ç karak, tart!arak belirleyebildi"imizi kan tlad k. Daha önce hiç bir Alman partisinin program bu kadar kapsaml, demokratik bir kat l m ile olu!mam!t. Böylece yeni standartlar koyduk, çünkü 21. yüzy l n ba! ndaki yol ay r mlar nda verilecek olan kararlar n SPD için de, toplumumuz için de özel bir öneme sahip oldu"unu biliyoruz. Geçti"imiz y llarda s k s k iklim de"i!ikli"i, bar! siyasetimizle, sermaye piyasalar n n düzenlenmesi, sosyal devletin yenilenmesi ya da iyi bir i!e olanak sa"lanmas nda dönemin sorunlar n yakalad k. 3Devletin etkin olmas gerekti"i, demokrasinin çaresizli"e tahammülü olmad ", etkilemenin ve düzenlemenin tahammül etmekten ye" oldu"u yönündeki temel varsay mlar m z giderek daha çok kabul görüyor. Sosyal demokrasinin de"erleri ve hedefleri toplumumuzda bugün geni! destek buluyor. Hamburg Program m z, program n zorunlu olarak pratikle çeli!ece"ini dü!ünenleri haks z ç kard " gibi, hükümet sorumlulu"unun sadece pragmatizme izin verece"ini dü!ünenleri de haks z ç karm!t r. Yeni sosyal demokrat temel ilkeler program özlü görü!ler, net rotalar ve denetlenebilir görevler içermektedir. Bununla birlikte s k s k daha geni! bir perspektifle zaman m z n büyük temel sorunlar na bakarak, özellikle de yeni ba!layan yüzy l n tüm insanlara bar! ve refah m getirece"i, yoksa ac mas z pay alma sava!lar na ve zincirden bo!anm!!iddete mi yol açaca" yollu en esasl sorunu dikkate alm!t r. Sürdürülebilir ilerlemenin ve sosyal adaletin küresel ça"da nas l sa"lanabilece"i sorular na yan t getirmekteyiz. Almanya'da ve Avrupa'da birlikte siyaset arenas nda bu yolda mücadelemizi verece"iz. Kurt Beck, SPD Ba"kan (*) SPD Kurultaylar, kurultay n yap ld! kentin ad yla an lmaktad r.

2 Giri" 21. yüzy lda ilerleme ve adalet Gelece"imiz yeni olanaklara da, yeni tehlikelere de aç kt r. Bu nedenle ilerlemeye ve sosyal adalete ancak demokratik mücadele ile ula! l r. #nsanlara kar! yükümlülü"ü olan, demokratik sosyalizmin onurlu gelene"ini devam ettiren, gerçekçi ve kararl SPD, 21. yüzy l n dünyas nda kal c bir bar! için, ya!am n ekolojik temellerinin korunmas için, özgür, adil ve dayan!mac bir toplum için, kökenleri ve cinsiyetleri ne olursa olsun tüm insanlar n e!it olmalar, yoksulluk, sömürü ve korkudan uzak kendi geleceklerini belirleyebilmeleri için üstüne dü!en görevleri yerine getirmeye haz rd r. Bar!ç ve adil bir dünya düzeni için u"ra! yoruz. Güçlünün gücünün üstesinden gelebilmek için hukukun gücüne güveniyoruz. Küreselle!meye verece"imiz yan t sosyal bir Avrupa olmal d r. Halklar, devletler ve kültürler ancak birlikte, ortak güvenlik ve sorumluluk ile, dayan!ma içerisinde insano"lunun ve yerkürenin devam n sa"layabileceklerdir. Ekonomik dinamizmi, sosyal adaleti ve ekolojik bilinci birle!tiren sürdürülebilir bir ilerleme için çal! yoruz. Niteliksel büyüme ile yoksullu"un ve sömürünün üstesinden gelmek, herkese refah ve iyi bir i! sa"lamak, ürkütücü iklim de"i!imine kar! koymak istiyoruz. Ya!am n ekolojik temelleri gelecek ku!aklar için korunmal ve ya!am kalitesi art r lmal d r. Bu amaçla bilimsel ve teknik ilerlemenin olanaklar n insanlara hizmet edecek bir biçimde kullanmak istiyoruz. Yoksullukla mücadele eden, insanlara kendi geleceklerini belirleyebilmeleri için e!it f rsatlar sunan, ya!am n büyük risklerini sa"lam bir biçimde güvence alt na alan ve adil bir kat l m sa"layan koruyucu sosyal devleti geli!tiriyoruz. Ku!aklar n birlikteli"ini ve kad nlarla erkeklerin toplumsal e!itli"ini temel al yoruz. Aileleri destekliyor, özellikle toplumumuzun en zay f üyelerine kar! sorumluluk duyuyoruz. Herkes için sa"l kl bir ya!am ve iyi bir e"itim istiyoruz. Hiç bir çocu"u geride b rakmak istemiyoruz. Dayan!mac yurtta!lar toplumunun gücüne güveniyoruz. Demokratik siyasetin etkisiyle ülkemizde insanlar n beraberli"ini güçlendirmek, insanlar n kendilerini buraya ait, kendi evinde hissetmelerini olas k lmak istiyoruz. Almanya'da insanlar n birbirlerinin onuruna, kültürüne ve ba!ar s na sayg göstererek birlikte ya!amalar n, kar! m zdakini tan maya dayal bir kültürün olu!mas n destekliyoruz. Güvenli"i özgürlükten ödün vermeden sa"layan sosyal ve demokratik hukuk devleti için çal! yoruz. De"i!imin h z kazand " zaman m zda pek çok insan bir yön, bir perspektif aramaktad r. Tüm toplum kesimlerinden milyonlarca insan n de"erlerimizi ve hedeflerimizi benimsedi"ini biliyoruz. Bu dayan!mac ço"unlu"u sosyal demokrat siyaset için kazanmak istiyoruz. 1.!çinde ya"ad # m z zaman 21. yüzy l tam anlam yla küresel olan ilk yüzy ld r. #nsanlar dünya çap nda birbirine daha önce hiç olmad klar kadar muhtaçt r. Komünizmin çökü!üyle ülkemizin bölünmü!lü"ü ve dünyan n siyasal kampla!mas a! lm!t r. O zamandan beri sanayi devriminden sonraki en köklü tarihsel dönü!ümü ya! yoruz. Bilim ve teknoloji bu dönü!üme ivme kazand r yor. Yüzy l m z ya tüm insanlara daha çok refah, adalet ve demokrasi getiren sosyal, ekolojik ve ekonomik ilerlemenin yüzy l olacak ya da ac mas z pay alma sava!lar n n ve zincirden bo!anm!!iddetin yüzy l. En geç, bugünkü gibi alt milyar de"il de yak nlarda dokuz milyar insan dünyan n zengin k sm nda al! k oldu"umuz gibi üretip tüketecekse art k dünya ekolojisi sanayi toplumlar m z n bugünkü ya!am tarz n kald ramayacakt r. #nsanca ya!am, dünya bar!, hatta gezegenimizde ya!ama olana" tehlikededir. Dünya nüfusunun artan bir k sm daha!imdiden dünya atmosferinin s nmas n n, çölle!menin ve su k tl " n n olumsuz etkilerini hissetmektedir. #nsanlar giderek çevre ko!ullar n n açl "a neden oldu"u yörelerden dünyan n daha tehlikesiz yerlerine göç etmeye çal! yorlar. #klim de"i!imini s n rlamak ve durdurmak bu yüzden 21. yüzy l n en önemli görevlerinden biridir. Küreselle!menin çeli!kileri Dünya bütünle!iyor. Dijital ileti!im araçlar ve di"er teknik yenilikler mekan n ve zaman n anlam n kökten de"i!tirmi!tir. Tarihte ilk kez dünya çap nda, insano"lunun büyük bir k sm n n dahil oldu"u bir i! bölümü ya! yoruz. Küreselle!me, s n rlar n ve pazarlar n aç lmas yaln zca teknik yeniliklerin de"il, siyasal kararlar n da sonucudur. Küreselle!me açl " n, yoksullu"un ve salg nlar n üstesinden gelme olana" n getirir. Dünya ticareti çok say da insana yeni i! ve refah getirir. Fakat küresel kapitalizmin belirleyici özelliklerinden biri de demokrasi ve adalet eksikli"idir ayn zamanda. Böylelikle özgür ve dayan!mac bir dünyaya giden yolda bir engel olu!turur. Eski adaletsizlikleri körükler, yenilerini yarat r. Bu yüzden ülkemizde, Avrupa'da ve dünyada küresel kapitalizme sosyal bir yan t verecek olan bir siyaset için mücadele etmekteyiz. Küresel kapitalizm büyük ölçüde sermaye biriktirmesine kar! n bu sermaye yoluyla mutlak bir refah art! na neden olmaz. Zincirden bo!anm! finans piyasalar, uzun vadeli sürdürülebilir bir ekonomiye ters beklentiler ve spekülasyonlar yarat r. H zl ve yüksek bir rant tek hedef haline geldi"inde s kça istihdam olanaklar yok edilir ve yenilikler engellenir. Sermaye esasen katma de"ere ve refaha hizmet etmelidir.

3 Küreselle!me ile dünya giderek tek bir pazar haline geliyor. Ekonomik iktidar dünya çap nda hareket eden!irketlerde, bankalarda ve fonlardad r. Çok uluslu!irketler s n r a! r kâr stratejileri planlamakta, demokratik me!rulu"u olan kararlara uymaman n yolunu bulmaktad rlar. En büyük ulus devletler dahi küresel sermayenin yat r mlar için yar!an basit birer!irket yerle!im yeri haline dönü!me tehlikesiyle kar! kar! yad rlar. Ulus devletler bu yüzden birle!meli ve etkilerini birlikte art rmal d r. Avrupa bu yolu seçmi!tir. Sosyal bir Avrupa dünyan n di"er k talar na da örnek olabilir. Dünyada hiç bir zaman bu kadar bilgi bulunmam!t r. Teknik ilerleme inan lmaz bir h z kazand. Art k a" r bedensel i!lerin yerini alacak çözümler var. Tedavisi uzun zamand r mümkün gözükmeyen hastal klar n üstesinden gelebiliyoruz. Ortalama ya!am beklentisi art yor. Ne var ki bilgiden ve di"er kamusal mallardan her insan yararlanam yor, çünkü bunlar sat l k birer meta haline getiriliyorlar. Birçok ülkede zengin ile yoksul aras ndaki mesafe art yor. Dünya çap nda do"a giderek daha fazla tahrip ediliyor. S n rlar kalkt " nda halklar n ve kültürlerin bar!ç bir biçimde kayna!malar için yeni f rsatlar do"ar. Fakat dünya bütünle!ti"i ölçüde yara alma olas l " da artar. Baz devletlerin çöktü"ünü, anar!inin ve terörizmin yuvaland " n, dinsel ve siyasal köktencilerin dünyay geli!igüzel iyi ve kötü olarak ikiye ay rd " na tan k oluyoruz. Devlet d!, özelle!tirilmi!!iddet ve kitle imha silahlar n n yay lmas yeni tehlikeler do"uruyor. Tüm bunlar bar! tehdit ediyor. #ki korkunç dünya sava! ndan ve Yahudilere yönelik soyk r mdan sonra Avrupa halklar 20. yüzy lda k talar n, bar! n ve aç k s n rlar n k tas haline dönü!türdüler y l n n bar!ç devrimleri Avrupa'n n Do"u ile Bat aras ndaki bölünmü!lü"ünü a!t. Almanya'n n birle!mesi tüm ülkemize bar! ve demokrasi getirdi. Yaln zca Almanya'da de"il, neredeyse tüm Avrupa'da ço"u insan daha önce hiç görülmemi! bir refahtan ve ya!am kalitesinden faydalan yor. Fakat ayn zamanda yurtta!lar n Avrupa'ya olan güveni sars l yor. Avrupa devletlerinde ve bu arada Almanya'da insanlar daha çok demokrasi, sosyal konulara daha çok duyarl l k, ulusal kimliklere ve kültürel geleneklere daha çok sayg talep ediyor. Avrupa bu yüzden devletleraras bir anla!ma olmaktan ç k p, yurtta!lar n n sosyal ve demokratik bir ittifak na dönü!melidir. Çal!ma dünyas nda ve toplumda dönü!üm Sermaye ve meta piyasas ndan sonra, hizmet ve emek konular nda da dünya çap nda rekabet ba!lam!t r. Daha önce hiç olmad " kadar çok insan küreselle!meden ve uluslararas rekabetten do"rudan etkilenmektedir. Rusya, Çin ve Hindistan bizim için gelece"in pazarlar d r. Ne var ki bu ülkelerin dünya piyasas na kat lmalar yla küresel i! bölümü çerçevesinde istihdam edilebilen insan say s da devasa boyutlara ula!m!t r. Rekabet!iddetlenmektedir. Güçlü sanayisinden ötürü Almanya küreselle!meden kazançl ç kanlar aras ndad r. Ne var ki ülkemizde ya!ayan herkesin kazanm! olmas söz konusu de"ildir. Çal!anlar m z, i!leri iyi olan!irketlerin dahi yurt d! na kayd r ld " na tan k olmaktad r. Anonim fon yöneticileri!irketleri pazar yerinde tüccar n mal al p satmas gibi al p satmaktad rlar. Çal!ma toplumumuz derin bir dönü!üm içerisindedir. Yenilikler daha h zl gerçekle!mekte, istihdam çe!itleri ço"almaktad r. Nitelik ve bilgi giderek önem kazanmakta, yeni yarat c meslekler olu!maktad r. Geleneksel olarak normal say lan süresiz, çal!ma saatleri belirli çal!ma tipi geçerlili"ini yitirmektedir. Çok say da insan n çal!ma hayat için, ba" ml çal!ma, çal!mama, aile eme"i ve ba" ms z çal!ma aras nda geçi! yapmalar söz konusudur. Pek çok insan taraf ndan zorlama olarak alg lanan bu de"i!imler korkutucu olabilir, fazla gelebilir. Yolda b rak lmaktan, ihmal edilmekten, unutulmaktan siyasetçiler taraf ndan da unutulmaktan - korkanlar çoktur. Nitelikleri az olanlar ya da art k genç olmayanlar s k s k çal!ma piyasas ndan d!lan rlar. Kad nlar çok iyi bir e"itim alm!larsa bile meslekte yükselmek ve geçimini sa"layan bir i! bulmak konular nda e!it olanaklardan henüz epey uzakt rlar. #!i olan insanlarsa artan bask dan,!iddetlenen rekabetten ve her zaman i!e müsait olma beklentisinden dolay ya!am kalitelerini tehlikede görürler. #kinci Dünya Sava! ndan sonra sosyal demokratlar, sendikalar ve sosyal hareketler mücadeleleriyle Federal Almanya'da büyük ilerlemeler sa"lam!lard r. Daha önce olmad " kadar çok insan kültürel, sosyal ve siyasal hayata kat labilmi!, sosyal güvenlik yüksek bir düzeye ula!m!t r. S n rs z küresel kapitalizm bu ba!ar lar tehdit etmektedir. Yoksulluk yeniden art yor ve yoksul ile zengin aras ndaki uçurum Almanya'da da - derinle!iyor. Özellikle yeni eyaletlerde herkes kendi eme"iyle geçimini sa"layamamaktad r. Pek çok göçmen ailesi ve çocu"unu tek ba! na büyüten insanlar çocuklar n n gelece"i için zorlu bir mücadele vermek zorundad rlar. Baz aileler üç ku!akt r sosyal yard m almaktad rlar. Yoksullu"un ku!aktan ku!a"a devam etmesinin ba!l ca nedenlerinden biri ise Almanya'da e"itimin ba!ka ülkelere göre daha büyük ölçüde köken taraf ndan belirlenmesidir. Hâlâ herkes ayn ölçüde toplumsal yükselme olanaklar na sahip de"ildir. Erkeklerle kad nlar n toplumsal e!itli"ine giden yolda toplumumuz epey mesafe alm!t r. Ne var ki eski rol da" l m tamamen a! lm! da de"ildir. Hukuksal e!itlik toplumsal e!itlik anlam na gelmez. Özellikle meslek ve çal!ma hayat nda eski haks zl klar devam etmektedir. Aile ile meslek aras nda uyum sa"lama hâlâ daha ezici bir ço"unlukla annelerin görevidir. Kad nlar hâlâ erkeklerden daha az kazanmakta, i!ini daha çabuk kaybetmekte, daha büyük s kl kla yoksulluk tehdidiyle kar! kar! ya kalmaktad r.

4 Almanya'da ya!am beklentisi artmaktad r. Bu büyük bir lütuftur: Daha uzun ya!amak, uzun süreler için ikinci planda kalm! olan zevkler, faaliyetler ve e"itim için zaman ay rabilmek demektir. Di"er taraftan toplumun yard m na ileri ya!ta muhtaç olan insanlar n say s da hele tek ba!lar na ya! yorlarsa - artacakt r. Ayn zamanda giderek daha az genç kad n ve erkek, istedikleri gibi çocuk sahibi olabilmektedir. Giderek daha az insan n çocuk sahibi olmas ise çal!ma hayat ndan sosyal güvenlik kurumlar na kadar güncel hayat n pek çok alan nda de"i!ikliklere yol açmakta; toplumumuzun bütün havas n de"i!tirmektedir. Az say da olan gencin göç etti"i, yaln zca ya!l lar n kald " yöreler vard r. Hiç bir yöreyi gözden ç karmak istemezsek o zaman orada ya!ayan insanlara yerlerinin yurtlar n n gelece"i için perspektifler geli!tirmeye yard m etmeliyiz. Küreselle!menin kültürel bir boyutu da var. Dinler ve kültürler eskisinden daha s k bir araya geliyor. #nsanlar bugün dünyan n neredeyse her yerinde kendi kültürlerinden olan insanlar, memleketlerinden gelen ürünler ve ileti!im araçlar bulabiliyor, onlar sayesinde geldikleri ülkelerle olan ba"lant lar n canl tutabiliyorlar. Kendi ülkelerinde de ba!ka kültürlerle tan!abiliyorlar. Yabanc bize yakla!t kça onu anlama olana" da artar. Di"er taraftan yabanc ya kar! olan korku bask n gelirse o zaman ön yarg lar n çat!malara dönü!me tehlikesi artar. Kültürel çat!malar sosyal çeli!kiler ile peki!ti"inde ise!iddet do"ar. Kültürel çe!itlilik bugün ba!ar l toplumlar n bir özelli"idir. Demokrasi ve siyaset Küreselle!me demokratik ulus devletin etkilerini k s tlamaktad r. Ayn zamanda siyasete yeni görevler dü!mektedir. #klim korumas, demografik de"i!im ve milyonlarca insan n sosyal entegrasyonu bunlardan baz lar d r. Pek çok insan devletin küresel ça"da güç kaybetti"ini hissediyor, siyasetin durumu de"i!tiremedi"ine inan yor. Toplumun!ekillenebilece"ine ve düzenlenebilece"ine olan güvenin yenilenmesi, insanlar n geleceklerini dayan!ma içerisinde kendi ellerine almalar na cesaretlendirilmesi sosyal demokrasinin en önemli görevlerinden biridir. Demokrasimiz bir güven bunal m geçirmektedir. Geleneksel parti ba"lar zay flamaktad r. Toplumsal kat l m yine de yüksek bir düzeydedir, çünkü apolitik bir ça"da ya!am yoruz. Partiler demokratik bir toplumun vazgeçilmez ögesidirler: Partiler, bu ülkede ya!ayan insanlar n görü!lerini ve ç karlar n bir araya getiriyor, siyasal karar sürecinde yurtta!lar n gereksinimlerini ve beklentilerini çok katmanl cumhuriyetimizin uygun eylem, karar ve uygulama düzeyine iletiyor. Partilerin bu i!levleri yerine getirmeleri için parti içi demokratik yap lara, hareketlili"e, yarat c l "a, net bir profile, güvenilirli"e ve özgüvene gereksinimleri var. Biz sosyal demokratlar insanlar n geleceklerini bar!ç, adil ve dayan!mac bir biçimde düzenleyebileceklerine inan yoruz. #çinde ya!ad " m z zaman n net ve gerçekçi bir analizinden yola ç karak ya!amaya de"er bir gelece"e ili!kin tasar mlar m za var yoruz. 20. yüzy l n ulus devletlerine ve eski sanayi toplumuna dönmenin bir yolu yoktur. 21. yüzy l n büyük görevi küreselle!menin demokratik siyaset yoluyla!ekillendirilmesi ve düzenlenmesidir. Biz ileriye bakmaktay z. 2. Temel de#erlerimiz ve temel görü"lerimiz Almanya'n n en eski demokrat partisi olan Sosyal Demokrat Parti her zaman uluslararas bir özgürlük hareketinin parças olmu!tur. Parti, kurulu! döneminde hem i!çilerin özgürle!me hareketiydi hem de otoriter rejimin üstesinden gelmeyi hedefleyen bir demokrasi hareketiydi. Almanya'da Frans z Devriminin ve 1848 Devriminin fikirlerini devam ettiren oydu. Almanya'n n demokrasi tarihini sosyal demokrasinin tarihinden ay rmak mümkün de"ildir. Parti, mücadelesiyle özgürlük haklar n ve demokrasiyi elde etmi!, kad nlara oy haklar n sa"lam!, her diktatörlü"e kar! durmu!tur. Erken bir tarihte Nazizmin tehlikesini görmü! ve parlamentoda Hitler'i tam yetkili k lan yasan n aleyhinde oy kullanm!t r. Çok say da sosyal demokrat direni!e kat lm! ve Nazi terörünün kurban olmu!tur. Özgürlük lehinde ortaya koydu"u irade komünistlerle yollar n ayr lmas n kaç n lmaz k lm!t r. Sosyal Demokrat Parti'nin Do"u Almanya'da yeniden kurulmas bir özgürlük sinyali olmu!tur. Sosyal Demokrat Parti, #!çi Hareketinin bir parças olarak do"mu!tur. Verdi"i mücadele sonucu olarak i!çi haklar elde edilmi! ve sosyal devlet geni!letilmi!tir. Sendikalarla birlikte, hor görülen proleterlerin kendilerine güvenen ve e!it haklara sahip yurtta!lar olmalar sa"lanm!t r. Sosyal Demokrat Parti ba!ka partilerden farkl olarak yönünü her zaman Enternasyonalizm ve Avrupa do"rultusunda belirlemi!tir. Bu yüzden 1925'te SPD'nin Heidelberg Program 'nda vizyon olarak yer alan ve art k tamamlanabilecek olan Birle!ik Avrupa projesi üzerinde çal!maya devam ediyoruz. Pasifizmden yana tav r koyan pek çok insan Sosyal Demokrat Parti'yi benimsedikleri halde parti hiç bir zaman pasifist bir parti olmam!t r. Bununla beraber!ovenizme ve militarizme bula!mam!t r. Hükümetteyken bar!a hizmet etmi!tir. Halk m za hiç bir zaman sava!, bask ya da despotizm getirmemi! olmaktan gurur duyuyoruz. Sosyal Demokrat Parti ba!tan beri demokrasinin partisi olmu!, ülkemizin siyasal kültürünü önemli ölçüde etkilemi!tir. Kökenleri, dinleri ve dünya görü!leri farkl erkekler ve kad nlar bu partide birlikte çal! rlar tarihli Godesberg Program 'ndan beri parti kendini, kökenlerini Yahudilikte ve H ristiyanl kta, Hümanizmde ve Ayd nlanmada, Marksist

5 toplum analizinde ve #!çi Hareketinin deneyimlerinde gören sol bir halk partisi olarak tan mlar. Kad nlar Hareketi ve yeni sosyal hareketler sayesinde bu sol halk partisi yeni bir ivme kazanm!t r. Sosyal ve siyasal sorunlara her dönemde kendine özgü çözümler bulunulmas gerekti"inin bilincindeyiz. Toplumsal geli!meler kar! s nda ça"a uygun çözüm programlar olu!turmaya çabalarken fikirlerin özgürce tart! lmas ndan yanay z. Ki!ilerin temel inan!lar na ve tutumlar na arka ç kar, sayg gösteririz. Parti kararlar hiçbir zaman bu inan! ve tutumlar n üzerinde tutulamaz. Bizi birle!tiren, toplumun!ekillenebilirli"ine ve düzenlenebilirli"ine, kapitalist küreselle!menin kör etkisine teslim olmak zorunda olmad " na kanaat getirmi! olmam zd r. Bizi birle!tiren bir ba!ka öge ise, sosyal demokrat siyasetin ancak sendikalarda, bar!, kad nlar, çevre, küresel bilinç ve yurtta!l k haklar hareketlerinde, küreselle!meyi ele!tiren a"larda gösterilen demokratik angajmanla ba"lant l oldu"unda, ba!ar l olabildi"i yönündeki tarihsel deneyimidir. SPD kendini bu hareketlere ileride de yak n görecektir. #nsan görü!ümüz Tüm insanlar n ayr ms z, e!it onura sahip olmalar, siyasetimizin ba!lang ç noktas ve hedefidir. #nsanlar farkl olanaklar n tohumlar n ta! r. Ne iyiye ne de kötüye yönelik bir belirlenim söz konusudur. #nsan n ak l yetisi ve ö"renme becerisi vard r. Demokrasi bundan ötürü mümkündür. #nsanlar hata yapabilir, yan labilir ve insanl k d! davran!lara ba!vurabilir. Demokrasi bundan ötürü gereklidir. Her insan kendi hayat n n sorumlulu"unu ta! r. Kimse bu sorumlulu"u üstünden alamaz, almamal d r da. Ne devlet ne de ekonomi insanlar salt belli bir amaca yarayan bir araç haline getirmemelidir. Kendini insanlar n üstünde gören bir siyaset anlay! na itiraz m z var. Siyaset do"rudan do"ruya mutluluk ve doyum vaat ederse o zaman totaliter tahakküme dönü!me tehlikesi içerir. #nsan n kendinden sorumlu olmas ilkesinin hakk n veren ve siyasetin s n rlar n buna göre belirleyen tek siyasal düzen demokrasidir. #nsan ve yurtta!l k haklar siyasete ve devlet kurumlar na s n rlar koyar. Bu haklar olmadan demokrasi mümkün de"ildir. Ne var ki insan yaln zca haklar ve yükümlülükleri olan bir birey de"ildir, ayn zamanda sosyal, ba!kalarla birlikte çal!maya yönelen ve haz r olan bir varl kt r. Demokrasi, kurumlar arac l " yla insanlar n birlikte çal!ma iste"ini destekler, farkl sosyal konumlar, ku!aklar ve kökenleri a!arak dayan!maya zemin haz rlar. #nsan Haklar Evrensel Beyannamesi'nde belirtildi"i gibi her insan, ba!kalar yla birlikte ya!ad " ya!am n hür, haysiyet ve haklar bak m ndan e!it bir biçimde kendi belirleyebilmelidir. Herkesin ki!ili"ini ba!kalar n n onurunu ve özgürlü"ünü ihlal etmeden özgürce geli!tirebildi"i özgür ve e!it insan toplumunu hedefliyoruz. Her türlü ayr mc l "a kar! duruyoruz. #nsan n onuru, ba!ar s ndan ve ekonomik verimlili"inden ba" ms zd r. Toplum bu yüzden özellikle sakatl kta, ya!l l kta, hayat ba!larken ve sona ererken insan n onurunu korumak durumundad r. Temel de"erlerimiz Frans z Devriminin temel talepleri özgürlük, e!itlik, karde!lik, Avrupa demokrasisinin temelleridir. E!it özgürlük hedefi modern ça"da adalet ile özde! tutuldu"undan beri, özgürlük, adalet ve dayan!ma, özgürlükçü demokratik sosyalizmin temel de"erleridir. Siyasal gerçekli"i de"erlendirirken, daha iyi bir toplum düzeni tasarlarken, sosyal demokrat eylemlere yön verirken bu de"erleri ölçüt olarak almaya devam ediyoruz. Sosyal Demokrat Parti, tarihi boyunca özgürlü"ün hukuksal temelleri için, hukuk önündeki e!itlik için mücadele vermekle kalmay p özgürlü"ün maddi temelleri için de, ya!am olanaklar n n e!itli"i için de, k sacas sosyal adalet için mücadele etmi!tir. Muhafazakârlarla liberaller, temel de"erleri s kça bir çeli!ki içinde görmektedirler: Özgürlük çok ise adalet az olurmu! ya da tersi. Sosyal demokrat anlay!a göre bu temel de"erler bir bütün olu!turmaktad r. Aralar nda bir önem ya da s ralama fark yoktur. Bunun da ötesinde birbirini aç klar, tamamlar, destekler ve s n rlarlar. Temel de"erler anlay! m z bizi özgürlü"ü piyasa özgürlü"üne, adaleti hukuk devletine, dayan!may yoksulluk yard m na indirgemekten korur. Özgürlük, insan n kendi ya!am n kendi belirleme olana" anlam na gelmektedir. Her insan özgürlü"e yetkin ve davetlidir. Bu ça"r do"rultusunda ya!ay p ya!ayamayaca" ise toplumda belli olmaktad r. #nsan a!a" lay c ba" ml l klardan, k tl ktan ve korkudan kurtulmu! olmal, yeteneklerini geli!tirebilme, topluma ve siyasete sorumlu bir biçimde kat labilme olana" na sahip olmal d r. Yaln zca sosyal aç dan yeterince korunmu! oldu"unu dü!ünen insan özgürlü"ünü kullanabilir. Bireyin özgürlü"ü, bir di"erinin özgürlü"ünü ihlal etti"i yerde biter. Ba!kalar n n özgürlüklerini ellerinden alan bir insan kal c bir biçimde özgür olamaz. Adalet, temelini her insan n e!it onurunda bulmaktad r. #nsanlar n kökenlerinden ya da cinsiyetlerinden ba" ms z olarak ayn özgürlü"e ve ayn ya!am olanaklar na sahip olmalar anlam na gelmektedir. Buna göre adalet, e"itim, i!, sosyal güvenlik ve demokrasi alanlar nda e!it kat l m ve tüm kamusal mallara e!it eri!im demektir. Gelirin ve servetin e!itsiz da" l m, toplumu ba!kalar n kullananlar ve ba!kalar taraf ndan kullan lanlar olarak ikiye ay r rsa o zaman bu da" l m e!it özgürlü"e ayk r ve dolay s yla adaletsizdir. Adalet bu yüzden gelirlerin, servetin ve gücün da" l m nda daha çok e!itlik gerektirir, çünkü da" l mda büyük e!itsizlikler varsa ya!am olanaklar n n e!itli"i tehlikeye girmi! olur. Sosyal demokrasi bu yüzden gereklidir. E!it ya!am olanaklar demek herkesi tek örnek haline getirmek demek de"ildir. Tam tersine: E!it ya!am olanaklar, bireysel ilgilerin ve yeteneklerin geli!tirilmesine yer b rak r. #nsanlar birbirlerinden farkl lard r, farkl kalacaklard r. Ne var ki do"al

6 e!itsizlikler ve toplumsal kökenler sosyal bir kader belirlememeli, ya!am n ak! önceden belli olmamal d r. Kökene, zümreye, tene, cinsiyete, cinsel yönelime ya da dine dayanan her türlü ayr cal "a ya da haks zl "a kar! y z. Ba!ar l bir performans kabul ve sayg görmelidir. Adil olan, gelirin ve servetin ba!ar ya ve performansa göre da" t lmas d r. Mülkiyet beraberinde yükümlülük getirir: Ba!kalar ndan daha çok kazanan, daha çok mal varl " olan, toplum yarar na daha büyük bir katk da bulunmal d r. Dayan "ma, birbirine ba"lanmay, beraber olmay, yard m etmeyi ifade eder. Birbirinin sorumlulu"unu üstlenmeye, yard mla!maya haz r olmak demektir. Dayan!ma, zay flarla güçlüler aras nda, ku!aklar aras nda, halklar aras nda geçerlidir. #!çi Hareketinin deneyimi, de"i!imi getiren gücün dayan!ma oldu"unu göstermektedir. #nsanlar n kendili"inden ve bireysel olarak yard m etmelerinden ortak kurallara ve örgütlenmelere, siyasetin kefaletiyle düzenlenmi! bir dayan!ma biçimi olan sosyal devlete kadar dayan!ma toplumumuzu bir arada tutan güçlü bir ba"d r. Demokratik sosyalizm Demokratik sosyalizm, özgür ve e!it insanlar n ya!ad ", temel de"erlerimizin gerçekle!tirildi"i toplum ilkesi, tarihimize damgas n vurmu!tur. Bu ilke, ki!isel, siyasal, sosyal ve ekonomik temel haklar n n tüm insanlar için güvence alt na al nd ", tüm insanlar n sömürü, bask ve!iddetten uzak, sosyal ve ki!isel güven içerisinde ya!ayabilecekleri bir ekonomi, devlet ve toplum düzenini gerektirir. Sovyet usulü devlet sosyalizminin sonu, demokratik sosyalizm ilkesini çürütmemi!, tam tersine Sosyal Demokrat Parti'nin, temel haklar rehber alm! olmas n etkileyici bir biçimde desteklemi!tir. Demokratik sosyalizm bizim için gerçekle!tirilmesi devaml bir görev olan özgür, adil ve dayan!mac toplumun vizyonu olmaya devam etmektedir. Eylemlerimizin temel ilkesi sosyal demokrasidir. Siyasetin önceli"i ve sürdürülebilirlik ilkesi Bu hedefi korudu"umuzdan dolay demokratik siyasetin önceli"i konusunda srarl y z, siyasal olan n ekonomik olana tabi k l nmas na itiraz m z var. Siyaset kavram m z geni!tir: Devlete indirgenmemelidir, sivil toplumun ittifaklar n ve a"lar n da, insanlar n özgürce, kendi istedikleri do"rultusunda hareket etmelerini de kapsamal d r. Siyaset hukuk, güvenlik, e"itim, sa"l k, kültür, çevre gibi meta olmamas gerekenin meta haline gelmemesini sa"lamal d r. Demokrasi, bu kamusal mallara herkesin eri!ebilmesini güvence alt na alarak, ya!am olanaklar n n adil da" l m n n ön ko!ulu olan kamu hizmetlerinin siyasal sorumlulu"unu savunarak kendini kan tlamak zorunda olacakt r. Kaynaklar n k tla!t " bir dünyada bu sorumluluk eskisinden de önemlidir ve piyasalara terk edilmemelidir. Piyasa bizim için gerekli, ba!ka ekonomik düzenleme biçimlerine üstün bir araçt r. Ne var ki kendi haline b rak lm! piyasa sosyal ve ekolojik aç dan kördür. Kamusal mallar uygun miktarda temin etmeyi kendi ba! na ba!aramaz. Piyasan n olumlu etkilerini gösterebilmesi için kurallara, yapt r mda bulunabilen bir devlete, etkin yasalara ve adil bir fiyat mekanizmas na gereksinimi vard r. 21. yüzy l n gerekleri, küreselle!me ve ekolojik kriz kar! s nda sürdürülebilirli"i siyasal ve ekonomik kararlar n savunulabilir tek temel ilkesi olarak görüyoruz. Sürdürülebilirlik ilkesi, kararlar gelece"i temel alarak vermeyi, k sa vadeli dü!üncenin önceli"ine ve ekonomik olan n, su kat lmam! i!letme mant " n n bask n gelmesine direnmeyi, siyaseti toplumdan yola ç karak tasarlamay, demokratik çe!itlili"i, ekolojik kal c l ", sosyal entegrasyonu ve kültürel kat l m sosyal demokrat siyasetin ana fikirleri olarak görmeyi içerir. 21. yüzy l n ilerleme anlay! bizce sosyal, ekonomik ve ekolojik sorumlulu"un ili!kilendirilmesini gerektirmektedir: Tekni"i etkileyerek ve kullanarak, bilimsel ilerleme sa"layarak, insan yarat c l " n n s n rs z olanaklar n ve s n rl do"a kaynaklar n sorumlu bir biçimde kullanarak niteliksel büyümeyi, ya!am kalitesinin art r lmas n, ya!am olanaklar n n ve bireysel özgürlü"ün geni!letilmesini hedef almaktad r. Sosyal demokrasinin siyaseti Sosyal demokrasi, e!it onur ve e!it sayg gibi hümanist de"erlere dayanan insan görü!ü sayesinde ekonomiye indirgenmi! toplum anlay! na kar! durur. #nsanlar her zaman birbiriyle rekabet içerisinde de"iller, birbirine muhtaçt rlar ayn zamanda. Hayatlar n n anlam, piyasada bulunan metalar n tasarrufundan ibaret de"ildir. #nsan n varl " üretici ve tüketici olmas yla s n rl olmad " ndan dolay tüm ya!am alanlar n n ekonominin boyunduru"u alt na al nmas na kar! y z. Ya!am kalitesi, maddi refah n pe!inde ko!maktan çok daha fazlas d r. #nsanlar n talep etti"i, e!it haklar n geçerli oldu"u, özellikle kad nlar ve erkekler için e!it f rsatlar n bulundu"u, bar!ç ve dayan!mac ili!kilere dayanan sa"lam topluluklard r. #nsanlar tan nmak ve kabul edilmek isterler, kendilerine gereksinim duyulsun isterler ve bu istekleri meslek hayatlar yla s n rl de"ildir. Aileleri, e!leri, çocuklar ve arkada!lar yla ili!ki içerisinde ve bu ili!kiler sayesinde ya!arlar. Bunun için zaman gereklidir. #nsanlar ancak kendilerine daha fazla bo! zaman, kendi istekleri do"rultusunda özgürce kullanabilecekleri zaman verildi"inde gerçekten zengin olurlar. Hep saat ile yar!arak, her zaman i!e müsait olman n ritmiyle geçen bir ya!am bunun tersidir. Dinamizmin ve yenili"in ilerleme sa"lad " bir toplum istiyoruz, fakat ayn zamanda insanlar n beraberli"inin temelini korumak ve güçlendirmek de istiyoruz. Çe!itli ya!am tasar mlar n n gerçekle!tirilebilmesi ve bireysellik yüce de"erlerdir, fakat ba"lant lar n kopmas na ve yeni çat!malara da yol açabilirler. Anla! lmazl k ve kar! kl k, çe!itlili"in ve toplumsal

7 de"i!imin di"er yüzüdür. Bu durum kar! s nda insanlar bir!eylere dayanmaya, yönlerini!a! rmamaya daha çok gereksinim duymaktad rlar. Bu yüzden insanlar n kendilerini kabullenmi!, bir yere ait ve dolay s yla güvende hissetmelerine katk da bulunmak istiyoruz. Sosyal demokrasi tüm insanlar n yaln zca ki!isel, siyasal ve kültürel temel haklar n de"il, sosyal ve ekonomik haklar n da güvence alt na al r. Toplumsal demokratikle!me ile özellikle de ekonomik ve toplumsal kararlara kat lma haklar ile, yurtta!l k haklar na dayanan koruyucu sosyal devlet ile ve demokrasinin piyasalara üstün olmas n n güvence alt na al nd " e! güdümlü bir piyasa ekonomisi ile herkesin e!it haklarla topluma kat lmas n sa"lar. 3. Hedeflerimiz ve siyasetimiz 3.1 Bar "ç ve adil bir dünya SPD'nin uluslararas siyasetinin hedefi, çat!malar n önlenmesi ve bar! n yarat lmas d r. Bu alandaki temel ilkelerimiz uzla!ma, uluslararas dayan!ma ve i! birli"i yoluyla ortak güvenliktir. Hukukun güce üstün gelmesi gerekti"ine inan yoruz. #nsano"lu tarihinde ilk kez ya!amsal sorunlar n ancak birlikte çözebilecek duruma gelmi!tir. Kapsaml bir güvenlik ancak birlikte elde edilebilir. Bu amaçla BM'nin güçlü oldu"u bir dünya iç siyaseti ve adil bir dünya ekonomik düzeni yarat lmal d r. Bu iki hedefin gerçekle!tirilmesinde Avrupa kilit bir rol üstlenmelidir. Küreselle!meye verece"imiz siyasal yan t, Avrupa Birli"i olmal d r. Sosyal demokratlar tüm uluslar n, halklar n ve insanlar n bar! ve refahtan faydalanmas n istiyorlar. SPD, yeni yüzy l n anahtar kelimesinin i! birli"i olaca" n n güvencesidir. Sosyal Demokrat Parti, Almanya'n n dünya bar! için art k daha büyük bir sorumluluk ta! d " n n bilincindedir. Bu uluslararas rolü aktif bir biçimde kabul ediyoruz. SPD Almanya'n n ve Avrupa'n n bar! gücüdür. Koruyucu sald r lar ve sald r sava!lar n hiç bir biçimde kabul etmiyoruz. #nsan haklar n n bölünmezli"i ve evrensel geçerlili"i bizim için pazarl k konusu olamaz. Anayasam z, Avrupa Temel Haklar $art, Birle!mi! Milletler $art, #nsan Haklar Evrensel Beyannamesi, insani de"erler temelinde uyulmas gereken devletleraras hukuk ve Biny l Geli!me Hedefleri uluslararas siyasetimizi belirliyor. #dam cezas dünya çap nda yasaklanmal d r. Uluslararas güvenli"i sa"layan, güçlünün gücü de"il, hukukun gücüdür. Ç karlar n tek tarafl olarak empoze etmeye çal!an bir devlet, küresel ça"da uzun vadede ba!ar l olamaz. Çok tarafl ili!kileri, ba!ka bir deyi!le devletlerin örgütlü bir biçimde i! birli"i yapmalar n destekliyoruz. Willy Brandt' n Avrupa'da ba!ar yla yürüttü"ü yumu!ama siyasetinden, ortak güvenlik kavram, güven art r c ad mlar, ekonomik ve sivil i! birli"i gibi önemli ögelerinden yola ç karak uzla!maya zemin haz rlayan, silahlanmay önleyen, çat!malar n bar!ç yollarla çözülmesinin kap lar n aralayan yeni bir yumu!ama siyasetini talep ediyoruz. Uluslararas siyasetimizde geni! kapsaml bir güvenlik kavram temel al yoruz: Tüm insanlar n güvende olmalar n n ön ko!ulu bar!, adalet, özgürlük ve demokrasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve sürdürülebilir geli!medir. Ba!ka halklar dostlukla, aç kl kla ve sayg yla kar! l yoruz. #nsano"lunun kültürel miras na farkl uygarl klar katk da bulunmu!tur. Kültürler sava! n ilan edenlere itiraz m z var. Yurt d! kültür siyaseti, ülkemize ilgi uyand rd " ndan, anlay! gösterilmesine katk da bulundu"undan ve ba!ka kültürlerle diyalo"u peki!tirdi"inden dolay iyi bir d! siyasetinin önemli bir ögesidir. Do"u-Bat çat!mas n n bitiminden sonra küresel ça" için henüz yeni bir güvenlik mimarisi olu!mu! de"ildir. Yeni güçler dünya sahnesinde yer almaya çal! yor. D!, güvenlik ve kalk nma siyasetlerimiz Asya, Latin Amerika ve Afrika ülkeleriyle ili!kilerimizi geli!tirmeli, yak n ili!kiler kurmal d r. Bu ülkeler adil bir dünya düzeninin kurulmas nda ortaklar m zd rlar. Almanya #srail'in var olma hakk için özel bir sorumluluk ta! maktad r. Bu nedenle de Yak n Do"u'da uluslararas antla!malar temelinde kapsaml bir bar! için çaba gösteriyoruz. Filistin halk n n kendi gelece"ini belirleme hakk n ve ya!ayabilir bir Filistin devletinin yarat lmas n destekliyoruz. Sosyal Demokrat Parti olarak Atlantik ötesi ortakl " yenilemek istiyoruz. Almanya, Avrupa ve Amerika Birle!ik Devletleri ortak de"erlere sahiptir. Bu temel üzerinde NATO'da yak n bir i! birli"i içerisindeler. Ne var ki transatlantik ittifak n hedefleri, komünizmin çökü!ünden sonra küresel ça" n gerekleri do"rultusunda yeniden belirlenmelidir. Bar!ç bir dünya düzenine ancak Birle!ik Devletler'le birlikte ula! labilir. ABD ile ili!kiler bu yüzden bizim için özel bir öneme sahiptir. Frans z Alman dostlu"u ve i! birli"i yaln zca Avrupa'n n birle!mesinin itici gücü olmam!, kendi ba! na bir de"eri de olmu!tur ve Avrupa'n n birle!mesindeki rolü devam etti"i gibi, kendi de"erini de korumaktad r. Polonya ile ili!kileri ayn biçimde geli!tirmek istiyoruz. Rusya ile stratejik ortakl k Almanya için ve Avrupa Birli"i için vazgeçilmezdir. Rusya'n n d!ar ya aç lmas k tam z n bar! n ve istikrar n güvence alt na almaktad r. Küresel ve yerel i! birli"in güçlendirilmesi Dünyada bar!a ula!mak için ortak ç karlar, ittifaklar ve kurumlar güçlendirmek gerekir. Bu yüzden Birle!mi! Milletler'i küresel bir hukuk düzeninin üst kurumu haline getirmekten yanay z. Küresel bir hukuk yarat p uygulamak istiyoruz. Bunun için uluslararas yarg güçlendirilmelidir. Uluslararas hukuk ancak yapt r mlar uygulanabildi"inde ba"lay c l k kazanacak ve çat!malar çözebilecektir.

8 Birle!mi! Milletler'in me!rulu"unu art rmak için kurumlar nda reforma ve demokratikle!meye gidilmelidir. BM Genel Kurulunun haklar n geni!letmek ve BM Genel Sekreterinin konumunu güçlendirmek istiyoruz. BM Güvenlik Konseyinin reformunda tüm k talar n yeterince temsil edilmesi sa"lanmal d r. Baz üye devletlerin veto hakk na sahip olmalar na kar! y z. Almanya Birle!mi! Milletler'de somut bir biçimde, örne"in BM Güvenlik Konseyinin daimi üyesi olarak, daha çok sorumluluk üstlenmelidir. Uzun vadede Avrupa Birli"i de Güvenlik Konseyinde temsil edilmelidir. Birle!mi! Milletler Ekonomik, Sosyal ve Ekolojik Siyasetler Küresel Konseyinin kurulmas n talep ediyoruz. Ekonomik ç karlar, sosyal gereksinimleri ve ekolojik gereklilikleri birbiriyle uyumlu hale getirmekle, denetim d! sermaye hareketlerinin tehlikelerini, sosyal ve ekolojik istismar s n rlamakla görevlendirilmelidir. Bu konseyde tüm yöreler ile uluslararas ticaret ve finans kurumlar üst düzeyde temsil edilmelidir. Bar! ve güvenlik, küresel kamusal mallard r. Finansal ve ekonomik istikrar, iklim felaketinin önlenmesi, çevre sistemlerinin güvence alt na al nmas ve salg n hastal klar ndan korunmas bu yüzden küresel siyasetin görevleridir. Birle!mi! Milletler'in görevini yerine getirebilmesi için gereken kaynaklar n uluslararas devletler toplulu"u taraf ndan sa"lanmas bu aç dan kendi öz ç kar nad r. Finans piyasalar ndaki denetim d! sermaye hareketleri bir çok ülkenin ekonomisini tehlikeye atabilir. Finans piyasalar n n uluslararas çapta düzenlenebilmesi için etkin yasal bir çerçevenin olu!turulmas n hedefliyoruz. Uluslararas Para Fonu (IMF), Dünya Bankas ve Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararas kurum ve kurulu!lar n n faaliyetleri, ekonomik, sosyal ve ekolojik sürdürebilirlik, insan ve i!çi haklar ölçütleriyle de"erlendirilmelidir. Kararlar saydam olmal d r. Oy haklar n n da" l m geli!mekte olan ülkelerin, özellikle aralar nda en yoksul olanlar n n ç karlar n daha çok yans tmal d r. Uluslararas Çal!ma Örgütü'nü (ILO'yu) güçlendirmek istiyoruz. IMF'nin, Dünya Bankas 'n n, Dünya Ticaret Örgütü'nün ve Birle!mi! Milletler'in kararlar nda Temel ILO Sözle!meleri daha çok referans gösterilmeli ve daha çok dikkate al nmal d r. Özgür sendikalar i!çi haklar n n güçlendirilmesi için dünya çap nda olmazsa olmaz bir ko!uldur. Avrupa Konseyi ile Avrupa Güvenlik ve #! Birli"i Te!kilat (AG#T) yerel uluslararas örgütler olarak halklar aras ndaki çeli!kilerin üstesinden gelebilmenin örne"idir. Almanya, benzer kurumlar n dünyan n di"er yörelerinde de kurulmas n destekleyecektir. Sivil toplum kurulu!lar (STK'lar), halklar aras uzla!mada büyük bir öneme sahip. Dikkati uluslararas çat!malara çeken ve çözümler geli!tirmeye çal!an hükümet d! örgütler, kiliseler ve Uluslararas Sendikalar Konfederasyonu ile birlikte çal!maya s cak bak yoruz. Dünyan n sosyal demokrat partilerinin uluslar üstü etkin ittifak olan Sosyalist Enternasyonalin daha büyük bir rol üstlenmesini destekliyoruz. Uluslararas siyasetin demokratikle!mesinde, özellikle küresel bir kamuoyunun olu!mas nda, önemli bir rol oynamal d r. Kapsaml bir güvenlik siyaseti Sava! olmamas bizim için henüz bar! anlam na gelmez. Bar!, küresel toplumumuzun uygar geli!mesinin temelidir. Krizleri önlemek en etkin güvenlik siyasetidir. Ancak açl k, yoksulluk ve kaynak k tl " gibi yap sal çat!ma nedenleri a! ld " nda kal c bir bar! n sa"lanabildi"i görü!ündeyiz. Sava! siyasetin bir arac olmamal d r. Adil bir dünya ticaret düzeni ve ortakla!a yürütülen kalk nma programlar bizim için yaln zca insanl " n gere"i de"il, kapsaml bir güvenlik siyasetinin ögesidir de ayn zamanda. Bu yüzden yoksullukla ve az geli!mi!likle mücadeleye ayr lan kaynaklar 2015 y l na kadar ad m ad m gayri safi yurt içi has lan n yüzde 0,7'sine art rmak istiyoruz. Yolsuzlukla mücadele, iyi yöneti!imin desteklenmesi, geli!mekte olan ülkelerin borç yükünün sistemli bir biçimde ortadan kald r lmas, A#DS ile, salg n ve bula! c hastal klarla sava! m, yoksullu"un a! lmas nda önemli hedefler olmaya devam ediyor. Pek çok toplumda kad nlar sosyal ve ekonomik geli!menin ana sorumlulu"unu üstlenmi!lerdir. Kad nlar dünya çap nda e!it kat l m olanaklar na sahip olmad " sürece demokrasi, küresel adalet ve sürdürülebilir geli!me mümkün de"ildir. Dünya ticaretinde daha çok adalete gereksinimimiz vard r. Geli!mekte olan ülkeler sadaka istemez pazarlarda adil f rsatlar isterler. Sanayile!mi! ülkeler bunun için Dünya Ticaret Örgütü çerçevesinde pazarlar n açmal, tar msal ihracat sübvansiyonlar n ad m ad m azaltarak ortadan kald rmal d r. Kitle imha silahlar n n yay lmas n n durdurulmas ve silahs zlanma Kitle imha silahlar n n giderek yay lmas, silahlar n etkin bir biçimde denetlenmesini, silahlanman n s n rlanmas n ve silahs zlanmay içeren yeni bir siyaset gerektiriyor. Alman topraklar nda konu!land r lm! bulunan tüm nükleer sava! ba!l klar n n çekilmesini talep ediyoruz. Nükleer silahlardan ar nm! bir dünyay hedeflemeye devam ediyoruz. Uranyumun zenginle!tirilmesinin uluslararas denetime tabi tutulmas n öneriyoruz. Nükleer silahlar n kullan m n n ba"lay c uluslararas hukuk normlar yla yasaklanmas n istiyoruz. Uzayda silah bulundurulmamal d r. Konvansiyonel silahlar n s n rland r lmas ve denetlenmesi için çabalar m z yo"unla!t raca" z. Özellikle silahs zlanma konusunda mevcut çok tarafl antla!malar n güçlendirilmesini ve geni!letilmesini hedefliyoruz. Kara may nlar n n ve misket bombalar n n üretimi ve ihracat yasaklanmal d r. Gelecekte de Almanya'n n, kitle imha silahlar üretimini, sahipli"ini ve kullan m n hedeflemeyece"ini sa"layaca" z. Silah ve mühimmat ihracat siyasetini s k tutmay kendimize görev biliyoruz. Silah ve mühimmat normal metalar de"ildir.

9 #hracat izinlerinin verilmesinde esas ölçütleri, insan haklar na sayg, iyi yöneti!im ve silahlar n çat!ma bölgelerine sat lmamas olmal d r. Geli!mekte olan ülkelere silah ve mühimmat ihracat, bu ülkelerin sürdürülebilir geli!mesini tehlikeye att " ndan dolay kabul edilemez. Güvenlik ve bar! için sorumluluk K tla!an kaynaklar ve iklim felaketleri, inan lmaz bir çat!ma potansiyeli bar nd rmaktad r. Ham maddelere, enerjiye ve suya eri!im ile iklimin korunmas küresel ça"da uluslararas güvenli"in belirgin sorunlar ndand r. Enerji verimlili"inin art r lmas ve yenilenebilir enerjiler, bar!ç bir geli!menin anahtarlar d r. Devletlerin çökü!ü, anar!inin ve hukuksuzlu"un yayg nla!mas na yol açmaktad r. Almanya, devlet ve sivil toplum yap lar n n yeniden tesis edilmesinde sorumluluk üstlenmeye haz r olmal d r. Devlet d!!iddetin en tehlikeli türü terörizmdir. Terörle mücadele, sava! kapsam na de"il, suçla mücadele kapsam na, polisin, yarg n n ve istihbarat servislerinin görev alan na girmektedir. Ancak uluslararas terörle mücadelenin gerekleri bu kurumlar a!t " nda son çare olarak askere görev dü!mektedir. Terörizm kar! s nda dahi devletleraras hukukun baypas edilmesine kar! y z. Çat!malar askeri yollardan sonuçland r labilir fakat hiç bir zaman salt askeri yollardan çözülemez. Bu yüzden önceli"i çat!malar n önlenmesine veren bir bar! siyaseti sürdürüyoruz. Silahl kuvvetlerimizin operasyonlar her zaman siyasal, diplomatik, ekonomik, kalk nd r c ve kültürel önlemlerle birlikte tutarl bir bütün olarak ele al nmal d r. Bu yüzden kriz koruyucu ve tepkici sivil önlemler için kullan lan kaynaklar art rmak ve siyasetin bu araçlar n geli!tirmek istiyoruz. Askeri yollara ba!vurmak bizim için ancak son çare olabilir. Bar! n sa"lamla!t r lmas için dahi ancak ba!ka araçlar yeterli olmad " nda asker göndermek istiyoruz. Almanya'n n bunun gibi operasyonlarda yer almas ancak Birle!mi! Milletler devletleraras hukuka göre ba"lay c bir karar verdi"i, operasyon dünya bar! ve ulusun refah yönündeki Alman ç karlar na ayk r olmad " ve Alman Federal Parlamentosu onay verdi"i durumlarda mümkündür. Avrupa'n n bölünmesinin a! lmas yla ve Almanya'n n birle!mesiyle silahl kuvvetlerimiz i! birli"ine dayanan bar! ve güvenlik siyasetimiz çerçevesinde daha çok sorumluluk üstlenmi!tir. Askerlerimize tüm dünyada tutumlar ndan dolay hakl olarak güven duyulur, sayg gösterilir. Silahl kuvvetlerin toplumda kökle!mi! olmas ve kabul görmesi devam etmelidir. Askerlik hizmetinin ileriye dönük olarak geli!tirilmesi bunun güvencesidir. Bu yüzden gönüllü askerli"in güçlendirilmesinden yanay z. Her insan askerli"i vicdani nedenlerle reddetme hakk na sahiptir. Bu hakk n uluslararas çapta uygulamaya konulmas na çal! lmal d r. 3.2 Sosyal ve demokratik bir Avrupa Sosyal Demokrat Parti daha 1925 y l nda Avrupa Birle!ik Devletleri'nin kurulmas n talep ederek Avrupa'n n birli"i için çaba göstermi!tir. O zamanlar ula! lmaz görünen hedef bugün gerçek olmu!tur: Avrupa'n n iki dünya sava! ndan sonra birle!mesi, k tam z n en bar!ç ça" n ya!amas na olanak sa"lam!t r. Sava!, zoraki göç ve açl k a! lm!t r. Avrupa Birli"i her!eyden önce bir bar! projesidir ve onu etkin bir bar! gücü haline getirmek istiyoruz. Avrupa ayn zamanda demokratik ve sosyal bir de"erler birli"idir. Avrupal toplum modeli, ekonomik ilerlemeyi, sosyal dengeyi ve bireysel özgürlü"ü bir araya getirmi!, kad nlarla erkeklerin toplumsal e!itli"i için yeni standartlar geli!tirmi!, az nl klar n haklar n güvence alt na alm!t r. Sosyal Demokrat Parti, farkl uluslar, yöreleri, kültürleri ve dinleri bir zenginlik kayna" olarak gören ve koruyan ho!görülü bir Avrupa'y savunmaktad r. Ulus devlet, piyasalar sosyal ve ekolojik bir çerçeve içine alamad " durumlarda Avrupa Birli"i bu görevi üstlenmelidir. Avrupa Birli"i küreselle!meye verece"imiz yan t olmal d r. 26 Demokratik bir Avrupa Avrupa Birli"i bugüne dek devletlere özgü baz özellikler kazanm!t r. Avrupa kararlar, hayat n giderek daha çok alan n etkilemektedir. Biz yurtta!lar n Avrupa's n kurmak, Avrupa'da demokrasinin s çrama yapmas için giri!imlerde bulunmak istiyoruz. Hedefimiz, tüm Avrupa yurtta!lar na demokratik kat l m haklar tan yan siyasal bir birliktir. Demokratik Avrupa'ya, bir Avrupa Anayasas temelinde parlamentoya sorumlu olan bir hükümet gereklidir. Avrupa Parlamentosunun yan nda, ulus devletlerin de yasamaya kat ld " federal bir Avrupa istiyoruz. Yaln zca belli bir yerin, yörenin ya da ülkenin insanlar n ilgilendiren konular bu yerin, yörenin ya da ülkenin siyasal sorumlulu"unda bulunmal, yurtta!a olabildi"ince yak n bir merci taraf ndan karara ba"lanmal d r. Avrupa kurallar, bu ilkeyi devre d! b rakmamal d r. Avrupa Parlamentosunun yetkileri art r lmal d r. Avrupa Parlamentosu ancak bu durumda Bakanlar Konseyinde temsil edilen ulusal hükümetlerle e!it bir konumdan Avrupa yasamas na kat labilirler.

10 Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu üzerinde kapsaml parlamenter denetim haklar na ve yasa önerme hakk na sahip olmal d r. Avrupa Komisyonunun ba!kan, Avrupa Parlamentosu taraf ndan seçilmelidir. Avrupa çap nda demokrasi için Avrupa çap nda bir kamuoyu gereklidir. Bu amaç için Avrupal medya, Avrupal sivil toplum kurulu!lar, Avrupal i!çi ve i!veren sendikalar, bir de güçlü Avrupal partiler vazgeçilmezdir. Hedefimiz, Avrupa Sosyal Demokrat Partisi'ni etkin bir üye ve program partisi haline getirmektir. Avrupa için sosyal demokrat temel ilkeleri içeren bir program n haz rlanmas n destekliyoruz ve tüm Avrupa için tek bir liste ba! aday ile Avrupa Parlamentosu seçimlerine kat lmak istiyoruz. Avrupa Birli"i'nin gerçek bir demokrasiye do"ru yol almas, tek tük devletlerin ya da hükümetlerin isteksizliklerinden ötürü ba!ar s zl "a u"ramamas için baz üye devletlerin i! birliklerini peki!tirmesi biçiminde gerçekle!ebilir. Tüm üye devletler, bu i! birli"ine kat lma hakk na sahip olmal d r. Sosyal bir Avrupa Avrupa dünyan n en büyük ortak pazar n kurmu!, ba!ar yla ortak paraya geçmi!tir. Bu ad mlar Avrupa yurtta!lar n n lehine olmu!tur. Bununla birlikte ne Almanya'da ne de Avrupa'da piyasa ekonomisinden bir piyasa toplumunun do"mas n kabul etmeyece"iz. Para siyaseti birli"e devredilmi!tir. Ekonomi, finans ve para siyasetlerinin bundan sonra büyümeyi ve istihdam art racak biçimde koordine edilmesini talep ediyoruz. Bu amaç için ba"lay c iktisadi hedeflere gereksinim duyulacakt r. Ekonomik ve parasal birli"in yan nda yine ayn de"erde bir Avrupa sosyal birli"i kurulmal d r. Avrupa sosyal modelinin farkl ulusal çe!itleri ve gelenekleri vard r. Avrupa'daki tüm sosyal devletlerin temeli ise verimli çal!an bir devlet, temel ya!am risklerini güvence alt na alan sosyal sistemler, yüksek bir e"itim düzeyi, kamu hizmetleri, çal!ma ko!ullar n n düzenlenmesi ve i!çilerin kârlara ve yönetime kat lma hakk d r. Avrupa sosyal birli"i, ulus devletlerin geleneklerine sayg göstermekle birlikte asgari seviyeyi belirleyen ba"lay c Avrupa kurallar ve standartlar getirecektir. Sosyal sistemleri tek tiple!tirmeye niyetimiz olmamakla beraber ba!ka üye devletlerle sosyal bir istikrar pakt konusunda uzla!maya varmak istiyoruz. Üye devletler aras nda sosyal bir istikrar pakt n n olu!mas için ilgili devletin ekonomik gücünü dikkate alarak sosyal ve e"itim harcamalar için ulusal hedef ve standartlar getirmeyi öneriyoruz. Ekonomik faaliyetler s n rlar a!t " nda i!çi haklar n n s n rlara tak lmamas laz m. Bu yüzden Avrupal!irketlerde i!çilerin kat l m haklar n güvenceye almak ve geni!letmek istiyoruz. Avrupa düzeyinde toplu sözle!me hakk n güçlendirmek ve tesis etmek için s n rlar a!an toplu görü!meleri ve sözle!meleri Avrupa hukukunda temellendirmeyi destekliyoruz. Ulus devletlerin, giri!imcilere en dü!ük vergileri teklif edebilmek için y k c bir rekabete girmesini önlemek için Avrupa çap nda asgari vergi oranlar ve ortak bir vergi matrah getirmek istiyoruz. Avrupa toplum modelinin bir ögesi, herkesin nitelikli kamu hizmetlerine eri!ebilmesidir. Her üye devlet bu hizmetleri kendi tarz nda sunmaktaysa da hizmetlerin ard ndaki ilke Avrupa Birli"i için ba"lay c hale getirilmelidir. Avrupa Birli"i ülkeleri, kendi gelecekleri için e"itime, ara!t rmaya ve yenili"e daha çok yat r m yapmal d r. Bu hedef, Avrupa bütçesinde de yans mas n bulmal d r. Avrupa Birli"i'ne ulusal bütçelerden yap lan tahsisatlar n azalt lmas n ve uzun sürede Avrupa Birli"i'ne kendi gelir kaynaklar n n temin edilmesini talep ediyoruz. Bunun ön ko!ulu ise Avrupa Birli"i'nin demokratik denetime aç k, saydam ve verimli bir bütçe siyasetidir. Genç insanlar n Avrupa deneyimi kazanmalar için ve ortak Avrupa kimli"imizin güçlendirilmesi için tüm gençlere de"i!im programlar çerçevesinde ba!ka bir Avrupa ülkesinin güncel hayat n tan ma olana" n n verilmesini destekliyoruz. Bar! gücü Avrupa Hedefimiz, Avrupa Birli"i'nin etkin bir bar! gücü haline gelmesidir. Kendi ayaklar üzerinde durmak isteyen Avrupal bir bar! siyaseti, güçlü oldu"u yönlere, diplomasiye, diyalo"a, demokrasiye ve insan haklar na deste"e, bir de çat!ma bölgelerinde ekonomik geli!meye yönelik yard mlara odaklanmal d r. Avrupa'n n güvenlik ç karlar birdir. Ortak d!, güvenlik ve savunma siyasetleri hedefliyoruz. Bu amaçla üye devletlerin ordular da daha çok kayna!mal d r. Uzun vadede operasyonlar parlamentonun iznine ba"l bir Avrupa ordusu istiyoruz. Birli"in geni!lemesi bar!, istikrar ve refah sa"lam!t r. Üyelik perspektifi verilmi! olan ve kriterlere uyan ülkelere verilmi! olan sözlere sahip ç k yoruz. Bu, Türkiye için de geçerlidir. Kendini Avrupa de"erlerine ba"l hisseden bir Türkiye, ba!ka Müslüman ülkeler ile önemli bir köprü haline gelebilir. Bu ise Almanya n n da, Avrupa'n n da yarar nad r. Orta vadede birli"e üye olamayacak olan yöre ülkelerine yönelik Avrupa Kom!uluk Siyasetini geli!tirmeye devam edece"iz. 3.3 Dayan "mac yurtta"lar toplumu ve demokratik devlet Demokrasi yurtta!lar n kat l m yla ya!ar. Bu yüzden insanlar n ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlüklerini kulland klar güçlü, canl bir yurtta! toplumu istiyoruz. Demokratik devlet, yurtta!lar n siyasal öz örgütlenmesidir. Canl bir yurtta! toplumu, devletin faaliyetini denetleyebilir, düzeltebilir, özendirebilir, ikame edebilir, tamamlayabilir, hatta tüm bunlar yapmal d r da. Ne var ki devletin yerini tutamaz. Ancak devlet görevlerini yerine getirdi"inde canl bir sivil

11 toplum olu!abilir. Dikkatli bir sivil toplum olmadan demokratik devlet her zaman tehlikededir. Sivil toplum ile devletin birbirine gereksinimi vard r. De"i!im f rt nalar n n esti"i bir zamanda, kendimizi ancak güçlü bir yurtta! toplumunda evimizde hissedebiliyoruz. #nsanlar ba!kalar için sorumluluk gösterdiklerinde sorumluluk bilinci, adalet duygusu, kar! l kl kabul görme ve sayg, dayan!ma ve bireysel özgürlü"ün ölçülü kullan m ya!ama geçirilir. Demokrasi, demokratik erdemlerin bu biçimde ö"renilmesine ve ya!anmas na gereksinme duyar. Yurtta! toplumunda insanlar kendi inisiyatifleriyle ba!kalar için sorumluluk üstlenirler, kamu yarar do"rultusunda faaliyette bulunurlar. Genellikle resmî makamlardan önce çözülmesi gereken sorunlar n fark na var rlar. Gönüllü olarak derneklerde, vak flarda, inisiyatiflerde ve hükümet d! örgütlerde çal! rlar. Gönüllü çal!man n daha çok kabul görmesini, daha çok sayg nl k kazanmas n, daha çok destek görmesini istiyoruz. Kamu yarar na vak flar kurmak kültürümüzün bir ögesi haline getirilmelidir. Böyle bir kültür toplumumuzu daha çe!itli ve daha insanc l k labilir. Sosyal kurulu!lar ve çevre dernekleri, din topluluklar, kiliseler, sendikalar ve partiler de sivil toplum kurulu!lar aras nda yer almaktad r. #nsanc l, gelece"i olan bir topluma giden yolda onlarla birlikteyiz. Spor, kültürümüzün önemli bir ögesidir. Sa"l "a yararl d r, ho!görü ve dürüstlük ö"retir, insanlar kayna!t r r ve sosyal çeli!kilerin üstesinden gelmeye yard mc olur. Bu yüzden kitle, yar!ma ve engelliler sporunu ve derneklerini destekliyoruz. Doping ile mücadele de bu kapsama girer. Otoriter ve totaliter rejimler 20. yüzy lda devleti gözden dü!ürmü!tür. Devleti mülkiyetin korunmas yla ve piyasalar n organizasyonuyla s n rl tutmak isteyen radikal piyasac lar bundan faydalanmaya, devletin görevlerini olabildi"ince piyasalara devretmeye çal!maktad rlar. Ne var ki piyasaya devredilen her!ey zorunlu olarak baz lar n alabildi"i, ba!kalar n ise alamad " bir meta haline dönü!mektedir. Sivil toplum taraf ndan desteklenen ve s n rlanan demokratik ve sosyal hukuk devleti, meta olmamas gerekenlerden sorumludur. E"itim meta de"il, devletin hizmet etmek zorunda oldu"u insan haklar ndand r. Suçlardan korunma, hiç bir zaman meta olmamal d r - devletin yerine getirmek zorunda oldu"u bir borç,!iddet tekelinin di"er yüzüdür. Kültür meta olman n ötesinde insanc l bir toplumun d!a vurumudur. Devlet neyin kültür oldu"unu belirlememelidir fakat kültürün mümkün olmas n sa"lamal d r ve buna piyasada tutunmas mümkün olmayan kültür faaliyetleri de dahildir. Devletin felsefi, dinsel ya da tarihsel do"rulara ili!kin bir yetkisi yoktur, fakat do"rular n bulunabilmesinin ko!ullar ndan sorumludur. Sosyal güvenlik meta de"il, insan onurundan sorumlu olan devletin görevidir. Devletin görevi, yasama, ba"lay c kurallar n konmas ve uygulanmas d r. Ne var ki ya!am n tüm alanlar için eksiksiz bir biçimde yasal düzenlemeler haz rlamak daha çok adalet sa"lamaz. Eskimi! kurallar ayak ba" haline geldi"inde ilgili düzenlemelerin kald r lmas gereklidir. Bununla birlikte düzenlemelerin kald r lmas n n ilke haline gelmesi her bir devletin amac na ayk r d r. Demokratik hukuk devleti, her türlü!iddeti ve bu kapsamda kendi uygulad "!iddeti, hukuka tabi k lmal d r. $iddet tekeli bundan ötürü me!ru say lmaktad r. Devletin!iddet tekelini savunmam z n nedeni, baz lar n n güvenliklerini sat n alabilecekleri, ço"unlu"un ise alamad " bir toplumun son derece adaletsiz bir toplum olmas d r. SPD, kamu sorumlulu"unda verilecek yurtta! odakl ve etkin kamu hizmetleri savunuyor. Devlet, her hizmeti bizzat vermek zorunda olmamakla birlikte herkesin kamu mallar na eri!ebilmesini güvence alt na almak durumundad r. Özelle!tirme, amaca uygun savunulur bir çözüm olabilir. Ne var ki özelle!tirmeler kamu mallar na eri!imi engelledi"inde ve devletin!iddet tekeline gölge dü!ürdü"ünde itiraz m z koyuyoruz. Kamu görevlerinin özelle!tirilmesi söz konusu oldu"unda yaln zca maliyeye olan k sa vadeli fayday de"il, gelece"in siyasal düzenleme olanaklar n ve demokratik sorumlulu"u da de"erlendiriyoruz. Kamu hizmetlerinin çekirdek alanlar n küresel sermaye piyasalar n n rant hesaplar na terk etmek istemiyoruz. Yurtta!lar n do"rudan halk inisiyatifi ya da halk oylamas yoluyla siyasete kat lmalar da aktifle!tiren devlet ile aktif sivil toplum ba"lant s na hizmet eder. Halk inisiyatifi ya da halk oylamas yaln zca yerel yönetimler ve eyaletler düzeyinde de"il, federal düzeyde de yasa ile belirlenecek s n rlar içerisinde parlamenter demokrasiyi tamamlamal d r. Parlamento ço"unlu"unun yetkileri Anayasa taraf ndan s n rland ysa ayn s n rlama halk oylamalar için de geçerlidir. Ço"u yurtta!, devleti idaresiyle alg lamaktad r. Bu yüzden yurtta!a hizmet eden, yurtta! odakl bir idareye gereksinimimiz var. Faydas z bürokratik yap lar kald r yoruz. Vesayetçi bir devlet istemiyoruz. Demokratik partiler siyasal iradenin!ekillenmesinde kilit bir rol oynamakta, yurtta! toplumu ile devlet aras nda olmazsa olmaz bir arac l k görevi yerine getirmektedir. Partiler, yurtta!lar ilgilendiren konular siyasetin gündemine almal d r. Partiler, siyasal tart!man n okullar d r ve seçmenlerin oylar n yerel ya da federal meclis seçimlerinde i!inin ehli olan insanlara verebilmelerinden sorumludur. Demokrasilerde karar verebilen güçlü ve canl partilere ve de güçlü parlamentolara gereksinim duyulmaktad r. Parlamentolar demokratik iradenin!ekillenmesinin kalbidirler. Güçlü yerel yönetimler Dayan!mac yurtta!lar toplumunun yeri özellikle yerel siyasettir. Kamu hizmetlerinden sorumlu olan ve insanlar n güncel hayatlar n!ekillendiren yerel yönetimlerdir. Tüm çocuklara erken ya!tan itibaren sahip ç k l p ç k lmad ", farkl kültürlerden insanlar n birlikte mi, yan yana m ya!ad klar, gençlerin bo! zamanlar n anlaml bir biçimde kullan p

12 kullanmad klar, ya!l insanlar n topluma dahil olmaya devam edip etmedikleri, insanlar n kendilerini kamu alanlar nda güven içinde hissedip hissetmedikleri, k rsal bölgelerde olsun, büyük kentlerde olsun yerel yönetimlerin yetki alan nda belli olur. Kendine özgü bir tarihi ve kültürü olan yerel ve yöresel ya!am dünyas de"i!imde güven verir. #nsanlar kendilerini burada evlerinde, bir toplulu"a ait hissedebilirler. Bu yüzden yerel öz yönetimi güçlendiriyoruz, kalitesini art r yoruz, örgütlenme özgürlü"ünü geni!letiyoruz. Yerel yönetimlerin mali hareket alan n geni!letiyoruz. Gerekli kaynaklar ay rmadan yerel yönetimlere yeni görevler vermiyoruz. 33 Sosyal kent siyaseti Nüfusun yar s ndan fazlas kentlerde ve nüfusu yo"un kentsel yerle!imlerde ya!amaktad r. Kentlerin gelece"i toplumun gelece"ini belirlemektedir. Kökenleri, sosyal konumlar ve ya!am perspektifleri farkl insanlar n bir aradal " n!ekillendirmek ve düzenlemek sosyal kent siyasetinin görevidir. Siyasetimizin hedefi, tüm sakinleri toplumsal, ekonomik ve kültürel ya!ama katk da bulunmaya davet eden dayan!mac bir kenttir. Meskûn!ehir merkezlerinin korunmas ve güçlendirilmesi ancak insanlar n bütçesine uygun konut say s yeterli oldu"unda ba!ar labilinir. Konut, spekülasyonun nesnesi haline gelmemelidir. Kentin canl olmas için hem ya!l lar n hem de çocuklu ailelerin kent merkezlerinde kalmalar gereklidir. Sosyal demokrat siyasetin hedefi, kentlerde ve mahallelerde toplumsal beraberli"i geli!tirmektir. Ku!aklar bir araya getiren, engelsiz oturma biçimleri te!vik etmek istiyoruz. Kentin ya!land " nda da ya!anabilmesi için aktif ya!l l " n potansiyelini geli!tirip özellikle ya!l yurtta!lar n topluluklar için sorumluluk göstermesini özendirmek istiyoruz. Dezavantajl semtlerin gözden dü!mesi ve d!lanma süreçlerinin ba!lamas engellenmelidir. Daha çok istihdam için, entegrasyonun ve kat l m n peki!mesi için, e"itime ve bilgiye eri!imin iyile!tirilmesi için kapsaml programlar ve ortak eylemler gereklidir. Sosyal kent tüm siyaset alanlar n n katk s n gerektiren bir görevdir. Sosyal ve federal devlet Almanya Federal Cumhuriyeti sosyal ve federal bir devlettir, olmaya da devam edecektir. Federal devlette yetki ikamesi ilkesi geçerlidir: Büyük birim yaln zca küçük birimin ba!aramad " görevleri üstlenir. Alman gelene"ine uygun olan, erkin tek bir yerde toplanmas n önleyen, erkin kötüye kullan lmas n zorla!t ran ve demokratik iradenin!ekillendirilip ortaya konmas na tüm düzeylerde izin veren federal devleti destekliyoruz. Etkin bir federal devlette yer alan etkin eyaletler istiyoruz. Hangi görevin sorumlulu"unun kimde oldu"u her zaman ortada olmal d r. Yetkilerin ayr!t r lmas nda mevcut görev alanlar n n korunmas de"il, görevlerin nas l en iyi biçimde yerine getirilebilece"i temel al nmal d r. Yörelerle eyaletlerin iktisadi ve mali güçleri aras ndaki farklar artm!t r. Hedefimiz, ya!am ko!ullar n n her yerde e! de"erde olmas d r. Bu yüzden bat s yla, do"usuyla, güneyiyle, kuzeyiyle Almanya'n n tüm k s mlar n n dayan!mac yard mla!mas na güveniyoruz. Tüm Almanya'n n dayan!mas Do"u Almanya'n n hakk d r. Karar yetkilerinin Avrupa Birli"i'ne devredilmesi, federal ulus devletin tamamen zay flayaca" anlam na gelmez. Vergi siyaseti buna bir örnektir: AB taraf ndan kararla!t r lacak asgari giri!im vergi oranlar federal ulus devleti zay flatmamakla kalmay p, aksine güçlendirecektir. Özgürlük içinde güvenlik Sosyal demokrat iç ve adalet siyasetlerinin ölçütü, özgürlük ve hukuk devleti ilkeleridir. Hukuk devleti bizim için tüm devlet kuvvetlerinin insan ve yurtta! haklar na mutlak sayg göstermesi, ba" ms z yarg n n güvence alt nda ve tüm insanlara aç k olmas anlam na gelmektedir. Güvenlik, insanlar n bir gereksinimidir, özgürlüklerini de ancak kendilerini güvende hissettiklerinde gerçekten kullanabilirler. Hukuk devleti, güvenli"i sa"lamal d r. Almanya'da güvenli"i tehdit eden, adi suçlar, bu arada organize suçlar ve uluslararas!ebekeler taraf ndan i!lenen suçlar, fanatikler ve teröristlerdir. Onlarla hukuk devleti çerçevesinde mücadele ediyoruz. Mücadeleden do"rudan sorumlu olan kurumlar, polis ve yarg d r. Silahl kuvvetlerin iç güvenli"in sa"lanmas nda rol almas n kabul etmiyoruz. Hukuk devletinin dü!manlar yla ba! etmek istiyorsak hukuk devletinin ilkelerini hiç bir zaman terk etmemeliyiz. Özgürlük ve yurtta!l k haklar n n savunulmas de"il, s n rland r lmas aç klanmaya muhtaçt r. Keyfili"in ve i!kencenin yasaklanm! olmas mutlak bir geçerlili"e sahiptir. $iddet, nefret ve suç ile mücadeleyi kazanabilmemiz için ayn kararl l kla nedenleri üzerine gitmemiz gerekir. #nsanlar n kendilerini ilgilendiren bilgilerin nas l kullan laca" n kendi iradeleriyle tayin etme hakk n garantiliyoruz ve verilerin etkin bir biçimde korunmas n destekliyoruz. Biz sosyal demokratlar Almanya'y en büyük felaketine sürüklemi! olan a! r sa"c l ", rkç l " ve antisemitizmi k n yoruz. Ülkemizin hiç bir zaman tekrar barbarl "a sürüklenmemesi için her zaman mücadele edece"iz. Her türlü!iddet, aç klamas ne olursa olsun, erkekler aras nda olsun, evde kad nlara ve çocuklara yönelik olsun, dayan!mac yurtta!lar toplumuna bir sald r d r. Zorla evlendirme, zorla fuhu! ve kad nlara yönelik töre cinayetleri önlenmeli, cezaland r lmal d r.

13 Din temelli a! r l "a ülkemizde yer yoktur. #nsan haklar n n geçerlili"i, dinsel kurallara ya da geleneklere dayanarak ortadan kald r lamaz. #nsan haklar n n geçerlili"i söz konusu oldu"unda ba!ka kültürlere göstermeye haz r oldu"umuz ho!görünün s n r na ula! lm! olur. Entegrasyon ve göç Almanya göç alan bir ülkedir. Göç, ülkemizi ekonomik ve kültürel aç dan zenginle!tirmi!tir. Göç devam edecektir ve biz toplumumuzu buna haz rlamak istiyoruz. Daha büyük say da nitelikli göçmene gereksinimimiz var. Göç entegrasyonu gerektirir. Entegrasyon ise ortak bir çaba gerektirir. #ki taraf da buna haz r olmal d r. Göçmenler entegre olmal lar, biz ise toplumumuzun ya!am na kat labilmeleri için tüm olanaklar sunmal y z. Entegrasyon için bu yüzden gerçek f rsatlar da gereklidir, net kurallar da. Anayasam z kültürel çe!itlili"e imkan vermektedir. Öyleyse hiç kimse kökenini inkar etmek zorunda de"ildir. Anayasam z di"er taraftan kimsenin - gelene"e ya da dine dayanarak olsa bile - a!amad " s n rlar koymaktad r. Öyleyse hiç kimse kad nlar n ve k zlar n özgürce geli!ebilmelerini ve kendilerini geli!tirmelerini engelleyemez. Almanya'da e!it f rsatlara sahip olmak ve bu f rsatlar de"erlendirmek isteyenler Almanca ö"renmeli ve sonunda Almanca'ya hakim olmal d r. E"itim olanaklar n iyile!tirmek istiyoruz. Bu olanaklardan faydalan lmas n umuyoruz ve bekliyoruz. Dil aç s ndan da en ba!ar l çözüm, çocuk ya!larda ba!layan entegrasyondur. Göçmenlerin çok dillili"inde yatan f rsatlar de"erlendirmek istiyoruz. Bize gelen insanlar n yurtta! olmalar n hedefliyoruz. Yurtta!l k entegrasyonun sonu de"ildir fakat tüm haklarla siyasete kat l m olanakl k l yor. Birden çok yurtta!l "a tamamen kar! de"iliz. Uzun süredir burada ya!ay p henüz Alman yurtta! olmam! olanlara, aralar nda AB üye devletlerinden gelmemi! olanlara da, yerel seçimlerde oy hakk vermek istiyoruz. Siyasal bask görenlerin s " nma hakk n savunuyoruz. Devlet ya da devlet d! güçler taraf ndan ya da cinsiyetlerinden ötürü bask ve ayr mc l k gördüklerinden dolay göç etmek zorunda olanlar Almanya'ya s " nabilmeli, burada kendilerini güvende hissedebilmeli ve sonunda kesin oturma izni alabilmelidirler. Göçe zorlanma, s " nmaya mecbur edilme nedenleri üzerine de gidecek olan ortak bir Avrupa iltica siyasetinden yanay z. Engelli insanlar Dayan!mac yurtta!lar toplumunun özelliklerinden biri de engelli insanlar n f rsat ve kat l m e!itli"inin sa"lanmas d r. Bu hedef do"rultusunda daha yap lacak çok!ey var: Engelli insanlar n olabildi"ince iyi bir e"itime ve kendilerini geçindiren bir i!e eri!ebilmelerinin, siyasal, kültürel ve toplumsal hayata kat labilmelerinin önündeki engeller kald r lmal d r. Engelli insanlar n yarar na çözümler geli!tirip kapsaml bir biçimde topluma kat labilmelerini sa"lamak istiyoruz. Kamuoyu ve ileti!im araçlar Demokrasinin kamuoyuna gereksinimi var. Özgür ileti!im araçlar, insanlar n bilgilenmelerini ve fikir edinmelerini, siyasal kat l mlar n ve erkin denetimini sa"lar. Gazetenin, kitab n, radyonun ve televizyonun yan nda art k internet ve cep telefonu gibi yeni ileti!im araçlar yer almaktad r. Farkl ileti!im araçlar bütünle!mekte, günlük hayat m z giderek etkilemektedir. #leti!im araçlar n n kullan m bu yüzden ö"renilmelidir. #leti!im araçlar n kullanma ve de"erlendirme becerilerinin ö"renimde önemli bir yer tutmas n istiyoruz. #leti!im araçlar n n siyasal müdahalelerden ve güçlü ekonomik ç karlardan ba" ms z olmas n savunuyoruz. #leti!im araçlar n n etkin öz denetimi ve gazetecili"in etik standartlar bizim için vazgeçilmezdir. Özerk kamusal radyo ve televizyon, ileti!im araçlar n n giderek ticarile!mesine kar! bir denge unsuru olarak bizce demokratik kamuoyunun vazgeçilmez bir ögesidir. Manipülasyona, siyasal tarafl l "a ve gençlere zarar veren içeriklere itiraz m z var. Cinsiyetçi, rkç ve!iddeti yücelten içeriklere kar! y z. Demokratik toplumun kültürü Sosyal demokrasi ba!tan beri bir kültür hareketi de olmu!tur. Her zaman geni! bir kültür kavram m z olmu!tur. Kültür bizim için sanatlar n ötesinde e"itimi, tarihsel miras ve ortak ya!am n biçimlerini de kapsamaktad r. Örne"in demokrasimizi destekleyen siyasal bir kültüre gereksinimimiz var. Kültür, toplumun de"erlerini ve hedeflerini s nad " ve do"rulad " kendine özgü bir aland r. #nsanlar güçlendirir, aidiyet ba"lar geli!tirir, kökle!mi!lik ve toplumsal beraberlik bilinci yarat r. Kültürler aras diyalogdan yanay z. #çeride ve d!ar da bar! n sa"lanmas na katk da bulundu"u gibi entegrasyona da hizmet etmektedir. Bar!ç bir küreselle!menin ba!ar s için az nl klar n d!lanmas na da, paralel toplumlar n olu!mas na da kar! duran, sayg ve kabule dayanan bir tan nma kültürüne gereksinimimiz var. Hem dinsel ve kültürel farklar n siyasalla!t r lmas yla köktenci daralmalar yerine, hem de küresel monokültürün yerine kültürel çe!itlilik istiyoruz. Ancak canl bir tan nma kültürü insan olarak korkusuzca farkl olabilece"imiz bir topluma zemin olu!turabilmektedir.

14 Bar!ç çe!itlilik, ancak manevi köklerimize, Yunan felsefesi, Roma hukuku ve Arap kültürü taraf ndan da etkilenmi! olan Yahudi H ristiyan gelene"ine, hümanizmaya ve ayd nlanmaya sahip ç kt " m zda mümkün olacakt r. Ancak ho!görülü oldu"u kadar de"erlere de dayanan bir kültür, kültürü ve dini d!lama arac olarak kullanma giri!imlerine kar! koyabilir. Almanya'da bar!ç bir biçimde bir arada ya!ayabilmemiz için ve dinlerin diyalo"u için burada ya!ayan Müslümanlar n katk s vazgeçilmezdir. Kültür kamusal bir mald r, özendirilmesi de yurtta! toplumunun ve devletin görevidir. Yurtta! bilinciyle yap lm! olan özel angajman te!vik ediyoruz. Bununla beraber devletin devredemedi"i bir sorumlulu"u vard r. Almanya'n n kültür devleti olmas ndan yanay z. Kültür devleti, kültür ortam n n çe!itlili"ini, kültür alan nda e"itimi, miras m z n ve kültürel belle"imizin korunmas n güvence alt na al r. Sanatlar özendirir ve serbest meslekli sanatç lar n sosyal güvenli"inin sorumlulu"unu üstlenir. Yurt d! nda kültürümüzün tan t m n yapar. Kültüre verilen te!vik, sübvansiyon de"il, demokratik cumhuriyetimizin gelece"ine yat r md r. Kiliseler, din ve dünya görü!üne dayanan topluluklar Avrupa'n n Yahudi H ristiyan ve hümanist miras na sahip ç k yoruz, dinsel konularda ho!görüyü destekliyoruz. Dü!ünce, vicdan, inanç, tebli" ve vaaz özgürlüklerini savunuyoruz. Bunun temeli ve ölçüsü anayasam zd r. Kiliselerin, din ve dünya görü!üne dayanan topluluklar n faaliyetleri özellikle insanlar ba!ka insanlar için sorumluluk üstlenmeye yönlendirdiklerinde, kamu yarar do"rultusunda özendirici olduklar nda ve demokratik ya!am için gerekli de"erlerle erdemleri ö"rettiklerinde bizim için vazgeçilmezdir. Onlarla diyalog içinde olmay ve ortak görevlerimiz olarak gördü"ümüz alanlarda organik bir ba" olmadan birlikte çal!mak istiyoruz. Herkes için geçerli olan yasalar çerçevesinde iç i!lerini özerk bir biçimde düzenleme haklar na sayg l y z. 3.4 Kad nlara ve erkeklere toplumsal e"itlik Biz sosyal demokratlar kad nlarla erkeklerin yaln zca kâ" t üstünde de"il, güncel hayatta da e!it haklara ve e!it f rsatlara sahip olmalar n istiyoruz. Kad nlarla erkeklerin e!it, özgür ve dayan!mac bir biçimde birlikte ya!ayabildikleri bir toplum için mücadele veriyoruz. Kad nlarla erkeklerin bir aile içerisinde ya da tek ba!lar na, ortak ya da ayr yollar n kendi kendine belirleyebilmelerini istiyoruz. #kisinin de kökleri 19. yüzy l n özgürlük hareketine dayanan SPD ve Kad n Hareketi kad n n ve erke"in toplumsal e!itlik ilkesini payla!maktad r. Kad n haklar n n birço"u, kad nlar n seçme ve seçilme hakk, evlilikte ve ailede e!it haklar ve e"itime e!it eri!im, sosyal demokratlar n mücadelesi sonucu olarak elde edilmi!tir. Kad nlar bugün kendilerine güvenmekte ve hayatlar n kendi planlar do"rultusunda düzenlemek istemektedirler. Erkeklerle kad nlar aras ndaki ili!ki de"i!mekte, giderek daha çok kad n ve erkek meslek hayatlar n ve aile görevlerini e!it bir biçimde payla!mak istemektedirler. Hukuksal e!itlik gerçek e!itlik de"ildir. Bu yüzden kad nlar n aktif bir biçimde te!viki de, her siyasal karar kad nlarla erkeklerin, k zlarla erkek çocuklar n n hayatlar na olan etkisi aç s ndan inceleyen ve gerekti"inde düzelten Gender Mainstreaming (*) de gereklidir. Özellikle meslek ve çal!ma hayat nda eski e!itsizlikler devam etmektedir. Ekonominin ve toplumun kilit konumlar nda büyük ço"unlukla erkekler bulunmaktad r. Birçok durumda kad nlar ayn nitelikleri olan erkeklere göre daha az ücret almaktad r. Çal!ma hayat nda esnek ve her zaman müsait olabilmeye yönelik talepler çal!anlar taraf ndan kolay kolay aile hayatlar yla ve çocuk sahibi olman n getirdi"i sorumluluklarla ba"da!t r lamaz. Özellikle kad nlar n güncel hayat nda aile ve meslek birbirine eklenen yükler getirmektedir. Görevlerin kad nlarla erkekler aras nda e!it bir biçimde payla! lmas henüz normal bir!ey de"ildir. Aile eme"inin ço"u hâlâ kad nlar taraf ndan üstlenilmekte ve genelde bu emek, gelir sa"layan i!e ek olarak verilmektedir. Bu ise meslek hayat nda gerçek bir e!itli"i zorla!t rmaktad r. Kad nlar genellikle ya çocuktan ya da meslekten vazgeçmek zorunda b rak lmaktad rlar. Meslek ile ailenin bir arada yürütülebilmesi, çocuk bak m sürelerinin güvence alt na al nmas yla, kre!lerin, anaokullar n n ve çocuk yuvalar n n her yeri kapsayacak biçimde yayg nla!t r lmas yla ve hizmetlerinin gereksinimlere uygun biçimde geni!letilmesiyle kolayla!t r lmal d r. Farkl ya!am evrelerinde kad nlarla erkekler çe!itli gereksinimlerle ve beklentilerle kar! kar! yad rlar: E"itim, i! hayat nda kariyer, çocuklar n büyütülmesi, yak nlar n bak lmas, siyasette ya da yurtta! olarak bir angajman her birine zaman ay rabilmeleri!artt r. Çal!ma hayat n esnek i! saatleri ile i!in ve özel hayat n dengelenebilece"i bir biçimde yeniden düzenlemek istiyoruz. Kad nlar n ve erkeklerin seçme özgürlüklerinin ön ko!ulu olan zaman egemenliklerini geni!letmek istiyoruz. Kad nlar n ve erkeklerin geçim sa"layan i!lere e!it ve adil kat l m n istiyoruz. Ço"unlukla kad nlar taraf ndan yap lan i!lerin ücreti genellikle daha dü!üktür. Ne var ki e! de"erde olan i!ler için ayn ücret ödenmelidir. Mesleklerin tipik kad n ve tipik erkek i!leri olarak ikiye ayr lmas n a!mak istiyoruz. Kad nlar n e!it bir biçimde!irketlerin, idarenin, bilim ve ara!t rma kurumlar n n ve denetleme kurullar n n yönetim kadrolar na kat lmalar yasal önlemlerle sa"lanmal d r. (*) Toplumsal cinsiyet e"itli#inin tüm politika ve programlara yerle"tirilmesi.

15 Vergi hukukunu, kad nlar n gelir getiren i!lerde çal!malar n n önünü kapatmayacak ve kendilerini meslek hayatlar nda gerçekle!tirmelerine engel olu!turmayacak biçimde de"i!tirmek istiyoruz. Kad nlarla erkeklerin toplumsal e!itliklerini gerçekle!tirmek istiyorsak, hayat n tüm alanlar n yeniden düzenlememiz gerekmektedir: #nsanc l bir toplum istiyorsak erkek toplumunu a!mak zorunday z Sürdürülebilir ilerleme ve niteliksel büyüme Geçmi!te oldu"u gibi gelecekte de sosyal demokrat ekonomi siyasetinin hedefleri refah ve yüksek ya!am kalitesi olacakt r. #lerleme geçmi!te daha çok niceliksel büyüme olarak anla! lm!t r. Bugün ise h zl iklim de"i!imi, dünya nüfusunun art! ve çevre sistemlerinin üzerindeki a! r yük, geli!meye yeni, gelece"i olan bir yön vermemizi gerektiriyor. Geli!menin ilerleme sa"lay p sa"layamayaca" buna ba"l d r. Ekonomik dinamizmi, sosyal adaleti ve ekolojik sorumlu"u birle!tiren sürdürülebilir bir ilerleme istiyoruz. Bu amaç için daha az kaynak kullan m ile niteliksel büyüme sa"lamam z gereklidir. #nsanlar geçimlerini sömürü ve korku olmadan iyi bir i! ile sa"layabilmelidirler. Her insan elde edilen zenginlikten adil bir pay almal d r. Ya!am n do"al temellerini gelecek ku!aklar için güvence alt na almak istiyoruz. Sürdürülebilir bir geli!menin sa"lanmas için bilimsel ve teknolojik ilerlemeye ve e"itime güveniyoruz. Niteliksel büyümenin ön ko!ulu, rekabette kendini kan tlayabilen, katma de"eri ve verimlili"i yüksek, dolay s yla yoksullu"un, sömürünün ve do"a kaynaklar n n bo!a harcanmas na son verebilen bir ekonomidir. Daha fazla istihdam yaratmak için ve refah dünya çap nda art rmak için küreselle!meyi bir f rsat olarak de"erlendiriyoruz. Piyasalar n dinami"ini insanlar n hizmetinde kullanmak istiyoruz. Bunun için rekabeti uzun vadeli büyümeyi destekleyecek ve k sa vadeli kârlara odaklanmay a!acak bir rekabet düzeni gereklidir. 21. yüzy lda sosyal piyasa ekonomisi 20. yüzy lda sosyal piyasa ekonomisi modeli üstün ba!ar lar göstermi!tir. Ayn zamanda hem güçlü bir ekonomi yaratm! hem de geni! kesimlere refah getirmi!tir. Önemli ölçüde Sosyal Demokrat Parti ile sendikalar taraf ndan!ekillendirilmi! olan sosyal piyasa ekonomisi, i!çilerin kâra ve yönetime kat l mlar n üretken bir güç haline getirmi!, sosyal bar! desteklemi!tir. Ne var ki s n r tan maz küresel finans ve sermaye piyasalar, de"eri tecrübeyle sabit olan bu düzeni tart!mal hale getirmi!tir. Salt k sa süreli, abart l rantlar n dikkate al nmas, toplumsal ba"lar tehlikeye atmakta, ekolojik gereklilikleri görmezden gelmekte, ayn zamanda!irketlerimizin ve ekonomimizin uzun vadeli ekonomik ba!ar s n n temellerini sarsmaktad r. Piyasalar siyasal düzenlemelere muhtaçt r ve bu düzenlemeler küreselle!me ça" nda ulusal s n rlar a!mal d r. Rekabetin mümkün oldu"u kadar çok olmakla birlikte devletin gerekli oldu"u kadar düzenlemeler yapmas n savunuyoruz. Sosyal piyasa ekonomisinin gelece"i için Avrupa Birli"i çerçevesinde ortak hareket edilmesi büyük bir öneme sahiptir. Mülkiyet beraberinde yükümlülükler getirir. Mülkiyetin kullan m ayn zamanda kamu yarar na hizmet etmelidir. Anayasa'm z n bu talebinin yerine getirilmesi için ekonomik demokrasi vazgeçilmezdir. #!çilerin!irketlerde ve i!letmelerde yönetime kat lmalar, toplu sözle!me ve grev haklar sosyal piyasa ekonomisinin temelini olu!turmaktad r. #!letme içi demokrasi, mal varl " na ve söz sahipli"ine kat l m demektir ve i!letmenin ba!ar s n desteklemektedir. Büyük!irketlerin denetim kurullar nda pariteli kat l m savunuyoruz. Giderek Avrupal la!an bir ekonomide hedefimiz i!çi haklar n ve yönetime kat lmalar n Avrupa düzeyinde geni!letmektir. Güçlü sendikalar bizim için vazgeçilmezdir. #! ko!ullar n n düzenlenmesinde yasama organlar n n, toplu sözle!me taraflar n n, i!çi ve memur temsilciliklerinin yer ald " mevcut görev bölü!ümü ba!ar s n kan tlad " ndan dolay aynen devam etmesini savunuyoruz. Toplu görü!me ve sözle!me özgürlü"ü kay ts z!arts z geçerlidir. Bran! temelinde bölge esas na göre yap lan toplu sözle!meleri güçlendirmek istiyoruz. #!çi haklar n güvence alt na al yoruz. #! güvencesi de i!çi haklar ndan biridir. Gelir ve servet da" l m Almanya'da adil de"ildir. Sosyal demokrat vergi siyaseti adaletsizli"i s n rland rmal ve e!it f rsatlar desteklemelidir. Üretkenlik art! n ve enflasyonu dikkate alan ücret art!lar n destekliyoruz. #!çi elindeki mal varl " n n artmas n istiyoruz. Çal!anlar n!irket sermayesine kat lmalar ve dolay s yla ek bir gelir kayna" na sahip olmalar!irket ba!ar s ndan daha adil bir pay almalar n sa"lar, yenili"i ve üretkenli"i te!vik eder. $irketler aras fonlar giri!imci riskinin i!çiye geçmesini önleyebilir. Yeni istihdam, özellikle yarat c insanlar fikirlerini uygulay p pazara getirdiklerinde yarat lmaktad r. $irket kurman n ko!ullar n iyile!tirece"imiz gibi küçük ve orta boylu i!letmelerin (KOB#'lerin), esnaf n ve serbest mesleklilerin ko!ullar nda da iyile!tirmeler sa"layaca" z. Güçlü bir orta s n f, katma de"eri art r r. Kamu yarar na çal!an!irketler ve kooperatifler de sosyal piyasa ekonomisinin önemli ögelerindendir. Serbest giri!im özgürlü"ü ve sosyal sorumluluk bizim için bir madalyonun iki yüzüdür. Sosyal demokrat siyasetimiz, haks z rekabeti önleyerek sorumlu giri!imcilere destek vermektedir. Ba" ms z çal!man n kültürü Almanya için önemlidir. Geliri az olan serbest mesleklilere ve esnafa daha çok sosyal güvenlik sa"lamak istiyoruz.

16 Ça"da! hizmet siyaseti Almanya'da her i! ayn ölçüde uluslararas rekabet ile kar! kar! ya de"ildir. Esnaf taraf ndan, e"itimde ve sa"l kta, evde veya sosyal hizmetlerde verilen basit ve nitelikli hizmetler en büyük istihdam potansiyelini ta! maktad r. Bu potansiyeli açmak için hizmetlere yönelik daha fazla kamusal ve özel talep gereklidir. Kad nlarla erkeklerin istihdam oran artarsa bu talep de artacakt r. Stratejik ve ekolojik sanayi siyaseti #nsano"lunu sosyal ve ekolojik alanda büyük görevler beklemektedir. Bu görevlerin üstesinden gelebilmek için yenilikçi ve nitelikli ürünlere ve hizmetlere gereksinimimiz vard r. Daha iyi fikirleri, yeni teknolojileri ve teknik yöntemleri, ihtisasla!may ve kaliteyi destekliyoruz. Bu sayede kaynaklar dikkatlice kullanabiliyoruz, enerji tasarrufunda bulunabiliyoruz, iklim de"i!imiyle mücadele edebiliyoruz, hastal klara çare bulabiliyoruz, hareketlili"i art rabiliyoruz ve ileti!imi kolayla!t rabiliyoruz. Devlet piyasalar n yerini alamaz, almamal d r da, fakat öncü pazarlar harekete geçirebilir. Sanayi siyasetinde öncelikleri belirlemeli, ekonomi ve bilim ile i! birli"i içerisinde stratejik alanlara odaklanmal d r. Ara!t rmadan hedefe odakl düzenlemelere ve belli ba!l ürünlerin al m na kadar devlet, kaynaklar n ve araçlar n bütünle!tirmelidir. Sanayi Alman ekonomisi için esasl bir öneme sahip olmaya devam etmektedir. Basit ve nitelikli hizmetlerin pek ço"u do"rudan sanayiye ba"l d r. Sanayi ürünleri giderek daha çok bilgiye ve hizmetlere dayanacakt r. Stratejik bir sanayi siyaseti, ekonomi alan nda sahip oldu"umuz niteliksel avantajlar n daha da geli!tirilmesini hedef almakta, sanayinin çekirdek bölgelerini ve yörelerin ekonomik birikimini güçlendirmektedir. Yeni eyaletlerdeki büyüme çekirdekleri de bilginin nas l güçlü bir ekonomiye dönü!türülebildi"ini göstermektedir. Do"u'daki geli!meyi AB ile i! birli"i içerisinde te!vik edece"imiz gibi tüm Almanya'da yöresel te!viki ve yöre düzeyini dikkate alan bir kalk nd rma siyaseti güçlendirece"iz. Stratejik sanayi siyaseti, ayn zamanda ekolojik sanayi siyaseti olmak durumundad r. Ekolojik piyasa te!vikleri niteliksel büyümenin itici gücüdür. Dünya çap nda uygulanabilecek olan çözümlerin geli!tirilmesini önemli bir f rsat olarak de"erlendiriyoruz. Yeni fikirlerin h zla yeni ürünlere ve yeni istihdamlara dönü!mesi için ara!t rmay, ürün geli!tirmeyi ve giri!imci yat r mlar n ba"lant l hale getiren bir siyaset istiyoruz. Etkin devlet ve aktif büyüme siyaseti Sosyal demokrasi etkin bir devlet gerektirir. Yoksul bir devletin yükünü ancak zenginler kald rabilir. Devletin siyasal düzenlemeleri yapabilmesi için yeterli miktarda güvenilir gelirlere gereksinimi vard r. Sa"lam bir maliye siyaseti bizim için daha bugünden gelecek ku!aklar n hesab na ya!amamak anlam na gelmektedir. Di"er taraftan kamu bütçelerinin konsolidasyonu gelecek ku!aklara çürük bir altyap b rakmam za yol açmamal d r. Gelecek ku!aklara kar! sorumlulu"umuz, kamu bütçelerinin borçlar n dü!ürüp ayn zamanda e"itime, ara!t rmaya ve altyap ya daha çok yat r m yapmam z gerektirir. Devlet görevlerinin finansman na!irketler ve haneler ekonomik güçleri do"rultusunda katk da bulunmal d r. Bu yüzden de"erini kan tlam! olan artan oranl gelir vergisinin devam ndan yanay z. Büyük servetlerin ve miraslar n adil bir biçimde vergilendirilmesini istiyoruz. Sosyal güvenlik sistemlerinin finansman nda primlere daha küçük ve her türlü gelirden al nan vergilere daha büyük bir pay dü!mesini istiyoruz. Yüksek bir iç talep, istihdam yarat r. Ücret art!lar nda en az ndan üretkenli"in ve enflasyonun dikkate al nmas bu yüzden yaln zca adaletin de"il, ekonominin de gere"idir. Sömürüyü ve haks z rekabeti önlemek için asgari ücretlerin belirlenmesi gerekir. Maliye ve para siyasetimiz Almanya'da da, Avrupa'da da konjonktürü sa"lamla!t rmaya, devaml ve yüksek bir büyümeyi desteklemeye yöneliktir. Devlet ulusal ve uluslararas istikrar siyasetiyle konjonktürel krizlerin a! lmas na katk da bulunmal d r. Konjonktürün tetiklenmesi ve bütün toplumun faydalanabilmesi için kamu kesiminin harcamalarda bulunmas gerekmektedir. Sürdürülebilir bir büyüme için e"itime, ara!t rmaya ve alt yap ya yap lan kamu yat r mlar n n sürekli artmas gerekmektedir. Sermaye ve finans piyasalar nda olanaklar kullan lmal, riskler denetlenmeli Küresel a"lar içinde yer alan ça"da! bir ekonomide i!lerli"i olan sermaye ve finans piyasalar na gereksinim duyulmaktad r. Sermaye piyasalar n n potansiyellerini niteliksel büyüme için kullanmak istiyoruz. Siyasetimiz özellikle yeni ve yenilikçi!irketlerin risk sermayesine daha rahat ula!abilmelerini sa"lamal d r. Finans piyasalar nda s rf k sa vadeli rantlar hedeflendi"inde!irketlerin uzun vadeli büyüme stratejileri tehlikeye at lmakta ve dolay s yla istihdama zarar verilmektedir. H zl bir rant yerine uzun vadeli bir angajman hedefleyen yat r mc lar, anonim!irket yasas ve vergi yasalar yard m yla güçlendirmek istiyoruz. Yat r mc lar n ve fonlar n yaln zca ranta yönelip!irketlerin varl klar n n devam n tehlikeye atmalar n engelleyen kurallara gereksinim vard r. Mal ve finans piyasalar n n uluslararas çapta giderek ba"lant l hale gelmesi sonucu olarak bu piyasalar n uluslararas denetimi önem kazanmaktad r.

17 Finans piyasalar n n verimli olmalar için saydam olmalar gereklidir. #stikrarl ulusal ve uluslararas finans piyasalar önemli kamusal mallard r. Hukuksal güvenceleri ve güveni art rmak için ba!ka devletlerle ve uluslararas kurulu!larla birlikte hareket etmek istiyoruz. #stikrar tehdit eden risklerle ekonomik aç dan zararl geli!meler net kurallarla ve etkin bir denetim ile önlenmelidir. Bu konuda ulusal anonim!irket yasas ve vergi yasalar yoluyla elimizden geldi"ince destek vermeye çal! yoruz. KOB#'ler için küçük bankalar ve tasarruf sand klar özel bir öneme sahip oldu"undan dolay bu finans kurulu!lar n n özel konumunu korumak istiyoruz. $irketlere uzun süreli finansman sa"lamalar Almanya'da birçok bankan n, özellikle de tasarruf sand klar n n ve kooperatif bankalar n n, belirgin özelli"idir. Tasarruf sand klar kamu yarar n gözeterek önemli toplumsal bir görevi yerine getirdiklerinden dolay kamusal özerk statüleri korunmal d r. Rekabet gücümüzün bu önemli desteklerini güçlendirmek istiyoruz. Üretken güçler olarak bilgiler ve fikirler Ülkemizin en önemli üretken güçleri, hayal gücü, güzel fikirler ve bundan ç kan bulu!larla yeniliklerdir. Bu yönlerin geli!tirilmesi ve nitelikli elemanlar n yeti!tirilmesi bizce!irketlerin, sendikalar n ve siyasetin önemli ve ortak bir görevidir. Ürün ve marka korsanl " yaln zca ekonomiye ve yenilikler geli!tirme potansiyeline zarar vermekle kalmaz, kalitesiz ürünler ayn zamanda tüketiciyi de tehlikeye atmaktad r. Bu yüzden fikri mülkiyeti korumak ve telif haklar güvence alt na almak istiyoruz. Kendi fikri mülkiyetini kamunun kullan m na sunma özgürlü"ü de buna dahildir. Yarat c l k ekonomisi giderek önem kazanmaktad r. Daha çok yenili"in, yarat c l " n ve katma de"erin s rr bizce teknolojinin, yetene"in ve ho!görünün uygun bir biçimde bir araya getirilmesinde yatmaktad r. Almanya'da yeni fikirlere ve orijinel dü!ünürlerin etkisine aç k bir iklim yaratmal y z. Yarat c l " n desteklenmesi bizim için olabildi"ince herkesin yeni teknolojilere eri!ebilmesini sa"lamak demektir. Her bulu! ilerlemeye hizmet etmez. Bu yüzden bulu!lar n insanlar n onuruna, güvenli"ine, kendilerini özgürce geli!tirebilmelerine ve beraberliklerine yarar sa"lay p sa"lamad " na bak yoruz. Böyle bir de"erlendirme, baz yönleriyle etik aç dan tart!mal olan biyoteknoloji, gen teknolojisi ve t bb n yeni olanaklar için de gereklidir. Bu alanlarda yap lan ara!t rmalar ve uygulamalar bu yüzden etik boyutlar yla irdelenmeli, geni! çapta ve geni! bir kat l m ile tart! lmal d r. Bu konular bilim dünyas yla, kiliselerle ve dinsel topluluklarla konu!may önemsiyoruz. #nsan hayat n n haysiyetine hiç bir evresinde dokunulamaz. #nsan n germ hücrelerinin geli!imine planl bir biçimde yap lan genetik müdahalelerin yasak olmas n savunmaya devam ediyoruz. Enerjide dönüm ve do"an n korunmas Hava ve su gibi enerji de uygarl " m z n temel ya!am ko!ullar ndan biridir. Enerjinin ve kaynaklar n!u anda oldu"u gibi savurgan bir biçimde harcanmas n n gelece"i yoktur. Enerji konusunda ba!latt " m z dönüm süreci bu yüzden 21. yüzy l n kilit görevlerinden biridir. Tükenebilen kaynaklardan tükenmez kaynaklara, emisyonu yüksek kaynaklardan emisyonu olmayan kaynaklara geçi! siyasetimizi bu yüzden tutarl bir biçimde sürdürüyoruz. Hedefimiz güne! enerjisi ça" d r. Yer küresinin s nmas na kar! koyabilmek için sera gaz emisyonlar 2050 y l na kadar yar ya indirilmelidir. Sera gazlar n n azalt lmas için yeni ve daha iddial anla!malar n yap lmas konusunda srarl y z. Sürekli enerji sa"layabilen bir kaynak olmas ndan ötürü pek çok insan nükleer fisyondan umutluydu. Ne var ki nükleer çekirdek bölünmesi bu umutlar do"rulamam!t r: Nükleer bir kaza milyonlarca insan tehlikeye atmaktad r. Nükleer çöp on binlerce y l boyunca bir tehlike oda" olmaya devam edecektir. Yeni terörist tehditler, nükleer sanayinin bir tehlike kayna" oldu"unu dü!ündürmektedir. Bu yüzden nükleer enerjiden ç k! gerçekle!tirece"iz. Yenilenebilir enerjiler, her yerde en büyük yerel enerji potansiyelleri olu!turmakta ve sürekli olarak kullan labilmektedir. Yenilenebilen enerjiye geçi!, verimlilik art!lar ve kaynak tasarrufu, çe!itli yeni teknolojileri ve depolama üniteleri gerektirmekte, bu ise sanayide, zanaatte, hizmet sektöründe, tar m ve ormanc l kta büyük ölçüde yeni istihdam yaratmaktad r. #thalata ba" ml oldu"umuz petrol ve benzeri tükenebilen enerjilerden uzakla!mak istiyoruz. Güne! enerjisi ça" na geçi! a!amas nda verimlili"i yüksek birle!ik s -güç sistemleri ile çal!an ça"da! gaz ve kömür santrallerinin devreye girmesini destekliyoruz. Sanayide de tükenebilen kaynaklar n yerine yenilenebilen kaynaklar n kullan lmas n istiyoruz. Özellikle kimyasal ham maddelerde bu mümkündür. Geri dönü!üm ve yeniden kullan m yöntemleri malzeme tasarrufu sa"lamakta, çöpü ve çevrenin zarar görmesini önlemektedir. Böylelikle KOB#'lere kal c yeni i! olanaklar sunabilen ça"da! bir geri kazan m ekonomisi olu!abilecektir. Gerekli olan ve istenilen hareketlili"i destekliyoruz. Gereksiz trafi"i daha iyi bir lojistik ve daha ak ll yerle!im yap lar yla önlemek istiyoruz. Ula! m alt yap m za büyük yat r mlar yap lmal d r. Tercihimiz çevre aç s ndan en uygun olan ta! ma yöntemlerinden ve kombine ta! mac l " ndan yanad r. Ça"da! ve verimli rayl ula! m destekliyoruz. Avrupa'n n kayna!mas için önemi büyük olan rayl ula! m, kentlerin ve k rsal yörelerin ya!am kalitesini güvence alt na almaktad r. Toplu ta! mac l k bizim için bir kamu görevi olmaya devam ediyor. Otobüs ve tren hatlar daha ekonomik hale getirilmelidir.

18 Bireysel motorlu ta! mac l k ile çevre aras ndaki çeli!kiyi teknik yenilikler azalt yor. Yeniliklere ivme kazand rarak hidrojen, hibrid (melez) ve yak t hücreleri teknolojilerinin avantajlar n kararl bir biçimde uygulamak istiyoruz. Do"ay zenginli"iyle ve türlerin çe!itlili"iyle korumak, dinlenebilecek mekanlar korumak amac yla alan tüketimini önemli ölçüde azaltmak istiyoruz. Denizlerin ve sahil bölgelerinin etkin bir biçimde korunmas gereklidir. Do"a bizim için ba!l ba! na bir de"erdir, do"an n güçlerini yine do"adan ö"renerek daha iyi bir ya!am için kullanmak istiyoruz. Ulusal do"a miras n koruyoruz. #nsan n do"rudan bir ç kar olmad " nda dahi hayvanlar n iyi bak lmas bizim için ahlaki bir görevdir. Hayvan deneyleri olabildi"ince önlenmelidir. Hayvanlar n türlerine uygun ya!ayabilmeleri ve bar nmalar sa"lanmal d r. Hayvanlara eziyet çektirilmesine kar! y z. Sürdürülebilir tar m ve k rsal alan Tar msal piyasalar n küreselle!mesi devam etmektedir. Gelecek için de Almanya'da güçlü bir tar m istiyoruz. Tar m, kültürel peyzajlar korumal, do"al ya!am temellerini güvenceye almal ve k rsal alan n sürdürülebilir geli!mesine katk da bulunmal d r. Artarak geli!en sa"l kl ve nitelikli yiyecek talebini, özellikle de ekolojik üretim yoluyla, kar! layabilen, do"a kaynaklar n dikkatlice kullanan bir tar m destekliyoruz. Yiyeceklerin gen teknolojisi kullan lmadan üretilebilmesi çiftçilerin de, tüketicilerin de hakk d r. Çevreye ve hayvanlara sayg l tar msal üretimin u"ra!maya de"er olmas n istiyoruz. Çiftçilerin, büyük ölçüde yo"unla!m! yiyecek perakendecili"inin kar! s nda güçlenebilmeleri için klasik çiftçi birliklerinin yan nda yeni i! birli"i türlerine gereksinim duyulmaktad r. K rsal alanlar n sürdürülebilir tar m ile ba"da!t r labilen kendine mahsus geli!me olanaklar vard r. Turizm ve yenilenebilen ham maddeler bunlardan baz lar d r. K rsal alanlarda alt yap n n de"i!en demografi taraf ndan h zland r lan yap sal de"i!ime uyarlanmas gereklidir. Her k rsal bölgenin güçlü özgün yanlar n geli!tirmek istiyoruz. Tüketicilerin sorumlulu"u ve gücü Sorumluluk bilincine sahip tüketiciler, sürdürülebilir ilerlemenin öncüleridir. Her insan n her bir al!veri!inin etkisi vard r. Tek bir ki!inin etkisi c l z olabilir fakat tüketicilerin gücü artmaktad r: Tüketicilerin örgütlenmi! gücü, ekonomik geli!meye daha iyi ve sürdürülebilir bir yön vermek için etkin bir arac d r. Kaliteli mal almaya haz r olan bilinçli tüketiciler yenilikçi ürünler için yeni pazarlar yaratmaktad rlar. Bu yüzden, özellikle de küresel piyasalarda, ürünlerin hangi ko!ullarda üretildi"ine ve hizmetlerin hangi!artlarda verildi"ine saydaml k getirmek istiyoruz. Geni!letilmi! bilgilenme haklar ve aktif bir tüketici siyaseti, al c lar niteliksiz mal satan ya da i!çi haklar n çi"neyen!irketler kar! s nda güçlendirmektedir. Giderek büyüyen finans hizmetleri piyasas nda daha çok saydaml "a gereksinim vard r. Ba" ms z bir tüketici dan!manl ", güvenilir kalite kriterleri ve kapsaml bir tüketici e"itimi gereklidir. Kamu sektörü, al m ve yat r m kararlar yla örnek olmal d r. 3.6 Herkese iyi bir i" Her kad n ve her erkek çal!ma hakk na sahiptir. Çal!ma, toplumsal ya!ama kat l m n anahtar d r. Hayat anlamland r r, kabul ve sayg görmeyi sa"lar. Çal!ma, toplumsal d!lanm!l " önler ve insanlara ya!amlar n kendileri belirleme olana" n verir. #nsanlar n ço"u zaman kendi kusurlar olmadan maruz kald klar i!sizlik ise insan onuruna ayk r d r, insanlar d!lar ve hasta edebilir. #yi yap lm! olan her i! sayg hak eder fakat her i! iyi bir i! de"ildir. #!, insan onuruna uygun bir ya!am n parças d r fakat i! de insan onuruna uygun olmal d r. Adil bir ücret kazand ran, sosyal güvenlik sistemlerine eksiksiz kat l m sa"layan, kabul ve sayg gören, çal!anlar hasta etmeyen, demokratik kat l m sa"layan, çal!anlar n edindikleri nitelikleri uygulamaya koyabildikleri ve geli!tirebildikleri, aile ile meslek hayatlar n bir arada ya!ayabildikleri i!ler istiyoruz. Ba" ms z çal!ma biçimleri de iyi i!ler kapsam na girmektedir. Gelir getiren i!lerin ötesinde gönüllü çal!ma ve toplumsal yarar olan çal!ma da desteklenmelidir. Herkese i! Herkesin iyi bir i!i olabilmesini istiyoruz. Almanya'da ony llard r yüksek oranda i!sizlik varsa da tam istihdam hedefinden vazgeçmiyoruz. Bu hedefe ula!mam z n kolay olmayaca" n biliyoruz. Küreselle!me, emek piyasas n de"i!tirmektedir: Bir taraftan yurtlar n n s n rlar n n ötesinde i! arayanlardan dolay emek arz artmaktad r. Di"er taraftan i!letme yerle!imleri ve özellikle de ayn!irkette yer alan i!letme yerle!imleri birbiriyle rekabet eder hale gelmektedir. Ücretler ve çal!ma ko!ullar üzerindeki bask artmaktad r. Ço"u zaman k sa vadeli!irket stratejileri bask n gelmektedir. Her zaman i!e müsait olma bask s na paralel olarak çal!ma ko!ullar giderek daha güç bir hal almaktad r. Süreli istihdam, ta!eronla!t rma, ödünç i!çilik ve dü!ük ücretli i!lerin korkunç art! sonucu olarak emek pek çok insana art k güvenli bir geçim sa"lamamaktad r.

19 Artan ekonomik dinamizm, insanlar n i!lerini, hatta mesleklerini de"i!tirmelerini, her hâlükârda sürekli ö"renmelerini gerektirmektedir. Tam istihdam bu yüzden bizim için bugün herkese hayat boyunca ayn!irkette ayn i!te çal!abilece"ine dair üstü kapal bir güvence vermek demek de"ildir. Tam istihdam bugün bizim için her insan n hep yeniden iyi bir i! olana" na ve bunun için gerekli olan e"itime kavu!abilmesi demektir. Kurslar ve meslek geli!tirme e"itimleri, çocuk e"itimi ve aile eme"i, gönüllü ve siyasal çal!ma gibi gerekli ve istenilen faaliyetler lay k yla kabul ve destek görmeli, toplumsal dayan!ma içerisinde sosyal güvenlik kapsam na al nmal d r. Almanya'da i! bitmez. Mevcut ve yeni potansiyeller aç lmal d r. Sosyal demokrat tam istihdam siyasetinin dört temel dayana" vard r: Birinci dayanak, istihdam arz n belirgin bir biçimde art racak olan olabildi"ince yüksek, niteliksel bir büyüme, yenilikçi ürünlerde öncülük ve hizmet sektöründe özel bir dinamizmdir. #kinci dayanak, koruyucu sosyal devletin insanlara çal!ma biyografilerindeki geçi!lerle ve aral klarla ba! edebilmelerine ve yeniden istihdam edilebilme potansiyellerini korumalar na e! güdümlü e"itim, cinsiyet, aile ve çal!ma piyasas siyasetleriyle yard mc olmas d r. Üçüncü dayanak, birinci çal!ma piyasas nda perspektifi olmayan insanlara kamu yarar na yönelik ve kamu destekli özel çal!ma olanaklar d r. Dördüncü dayanak ise insanlar n kendi kararlar n verebilmelerini ve esnekli"i destekleyen, i! saatleri k saltarak daha çok insana istihdam sa"layan ça"da! bir i! süreleri siyasetidir. Mal varl " na ve söz sahipli"ine kat l m Sendikalarla birlikte i!çilerin, toplumsal eme"in getirisinden adil bir pay almalar n ve ekonomik ve sosyal hayatta kat l m hakk na sahip olmalar n savunuyoruz. Toplu görü!me ve sözle!me haklar çok de"erlidir. Almanya'da i!çilerle i!verenler ücretleri ve çal!ma ko!ullar kendileri kararla!t rmaktad r. Bu yetkilerine dokunulmamal d r. Personelin büyük bir k sm n temsil eden ve grev yapma olanaklar na sahip güçlü ve etkili sendikalar istiyoruz. Finans piyasalar n n giderek artan nüfuzu kar! s nda i!çilerin!irket kararlar na demokratik bir biçimde kat labilme haklar güçlendirilmelidir. Çal!ma dünyas n n geçirdi"i de"i!im kar! s nda i!çilerin i!letme kararlar na kat lma haklar da geli!tirilmelidir. Kat l m haklar Avrupa düzeyinde temellendirilmelidir. Elde edilen gelirden adil bir pay almak sosyal adaletin ve ekonomik mant " n gere"idir. Üretkenli"i ve enflasyonu dikkate alan ücret art!lar istiyoruz. Çal!arak elde edilen gelir ile sermaye rantlar aras ndaki makas aç ld " ndan dolay i!çilerin mal varl " edinebilmelerine de daha büyük bir a" rl k verece"iz. Tam zamanl çal!man n getirdi"i ücret, geçimin sa"lanmas için yeterli olmal d r. Toplu görü!meler ve yasama yoluyla geçimi güvence alt na alan asgari ücretlerin belirlenmesi için Almanya'da ve Avrupa'da mücadele edece"iz. Hedefimiz kad nlar için de, erkekler için de e!it i!e e!it ücret olmaya devam etmektedir. De"i!imde güvenlik Ancak hayat nda güvenebildi"i bir perspektifi olan insan, yeteneklerini ve becerilerini tam olarak geli!tirebilir, tam performans gösterebilir. #yi bir i!, esneklikle güvenli"i birbiriyle ba"da!t r r. Bilimsel ve teknolojik geli!menin h z, çal!ma hayat n n giderek h zlanan de"i!imi ve artan rekabet daha çok esneklik gerektirir. Esneklik ayn zamanda ya!am n bireysel bir biçimde düzenlenmesi için bir f rsatt r. Hep yeni bir!eyler ö"renmek kârd r. Meslek hayat nda yeni deneyimler edinmek insan zenginle!tirir. #nsanlar yeteneklerini geli!tirmek isterler. Kendi zamanlar üzerindeki egemenli"i geni!letmek ço"u insan n istedi"i bir hedeftir. Özgürce geçirebilece"i bo! zaman insanlar n hakk d r. Esneklikle güvenli"i birbirine ba"lamak ve de"i!imde güvenli"i sa"lamak için ça"da! bir çal!ma süreleri siyaseti geli!tirmek ve i!sizlik sigortas n bir emek sigortas haline getirmek istiyoruz. Ça"da! bir çal!ma süreleri siyasetinin ba!vurabilece"i çe!itli yollar vard r, örne"in fazla mesainin izne dönü!türülmesi, çal!ma sürelerinin güvenceli bir biçimde biriktirilmesi, i! saatlerinin esnek bir biçimde k salt lmas gibi. Buna ek olarak insanlar n çocuk büyüttükleri, e"itim gördükleri, yak nlar n bakt klar ya da mola verdikleri, ba!ka bir deyi!le bireyin seçti"i ve toplumsal aç dan istenilen süreler vard r. Toplumsal aç dan gerekli olan, dayan!ma içerisinde desteklenmelidir. Sosyal sistemlerimiz bu yüzden de"i!en çal!ma biyografilerine daha iyi uyarlanmal d r. Emek sigortas, meslek hayat ndaki geçi!leri ve gelir getiren i!lere ara verilen süreleri güvenceye almal, hayat n her evresinde meslek geli!tirme e"itimi görülebilmesini sa"lamal d r. Bu amaçla seçme olanaklar n n art r lmas ve istihdam potansiyelinin korunmas gibi i!levleri olan meslek geli!tirme e"itimini bir hak haline getirece"iz. Çal!ma hayat n n daha insanc l bir hale getirilmesi sürekli bir görevdir. Kötü çal!ma ko!ullar ve a! r ba!ar bask s i!in niteli"ini de, i!çinin sa"l " n da tehlikeye atmaktad r. #! güvenli"i ve sa"l " geli!tirilmelidir. Çal!ma ko!ullar ya!lanan personelin gereksinimlerine uyarlanmal d r. #!çilerin artan hareket serbestisi ve gerekli olan göç, sosyal haklarda ve ücretlerde dampinge yol açmamal d r. Çal!ma piyasas na çekidüzen verilmesi ve hukukun korunmas iyi bir i!in güvencesidir. Yasa d! istihdam ile mücadele etmekteyiz. Esneklik her ne kadar gerekli ve istenir ise de kötüye kullan lmamal d r. Sosyal güvencesi olan süresiz çal!ma ili!kilerini güçlendirmek istiyoruz. #!çilerin korumas z kalmamalar için çal!ma ko!ullar güç olan i!lerin üstesinden gelmek istiyoruz.

20 #yi bir i! kavram, i!çi haklar n n güvenceye al nmas n da kapsar: #!çilerin kat l m haklar, i!çi temsilcilikleri ve #!letme Esas Te!kilat Yasas, toplu görü!me ve sözle!me hakk, bran! bölgeleri esas na dayanan toplu sözle!meler, i! güvenli"i ve güvencesi vazgeçilmez ögelerdir. 3.7 Koruyucu sosyal devlet Sosyal devlet 20. yüzy lda uygarl "a yap lan büyük bir katk d r. Ki!isel özgürlük haklar n sosyal yurtta!l k haklar yla tamamlamaktad r. Sosyal devlet, milyonlarca insan kökenlerinden kaynaklanan zorluklardan kurtarm!, piyasan n yaratt " s k nt lardan korumu! ve kendi istedikleri gibi bir hayat ya!amalar n mümkün k lm!t r. Sosyal devlet, refah m z yaratan ekonomik dinamizmin önemli bir temelidir. Sosyal devlet, güçlülerle zay flar, gençlerle ya!l lar, sa"l kl olanlarla hastalar, çal!anlarla i!sizler, engelli olmayanlarla olanlar aras nda örgütlü bir dayan!ma ba" d r. Sosyal devletin temelini gelecekte de devlet güvencesinde bulunan sosyal güvenlik ve kat l m, sosyal hizmetlerin dava edilebilecek haklar olmas ve i!çi haklar olu!turacakt r. Küresel kapitalizm zengin ile yoksul aras ndaki uçurumu derinle!tirmektedir. Toplumumuzda da sosyal çeli!kiler artmaktad r. Baz ülkeler bu geli!meyi kader olarak kabul etmektedir. Ba!ar l sosyal devletler ise insanlar yoksulluktan korumakta, toplumsal yükselmeyi olanakl k lmaktad r. Çal!ma biçimleri esnek ve pek çok durumda güç bir hal ald " nda sosyal devletin esas i!levi, de"i!imde güvenli"i sa"lamas, daha da büyük bir önem kazanmaktad r. Uçuruma yuvarlanma korkusu felç eder. Yaln zca güvende oldu"unu bilen insanlar risklere girecektir. Yaln zca f rsatlar olan insanlar çaba gösterecektir. Sosyal devlette ifadesini bulan güvenlik ve yükselme sözünün günümüzde yenilenmesi için sosyal devleti geli!tirip koruyucu sosyal devlete dönü!türece"iz. Koruyucu sosyal devlet yoksullukla mücadele eder, insanlara hayatlar nda kendi istedikleri do"rultusunda ba!ar l olma olana" n sa"lar. Koruyucu sosyal siyaset, gelir getiren ve geçimi sa"layan çal!may te!vik eder, sa"l kta koruyucu önlemlere güvenir, e"itime destek olur. Demografik de"i!im ile ilgili düzenlemelerde bulunur ve kad nlarla ya!l lar n istihdam oran n n artmas n sa"lar. D!lanmay engeller ve meslekte entegrasyonu kolayla!t r r. Hiç kimsenin kendi hayat ndan olan sorumlulu"unu üstünden almaz. Koruyucu sosyal devlet, e"itimi sosyal siyasetin odak noktas na yerle!tirir. Tüm insanlar n topluma entegrasyonu, koruyucu sosyal devletin ana görevidir. Koruyucu sosyal siyaset bu yüzden ekonomi, maliye ve i! piyasas siyasetleri, e"itim ve sa"l k siyasetleri, aile ve cinsiyet siyasetleri ile göçmenlerin entegrasyonu gibi farkl görevleri iç içe geçmi! olarak alg lamaktad r. Koruyucu sosyal devletin ana hedefleri güvenlik, kat l m ve insanlar n kendilerini geli!tirebilmeleridir. Güvenlik insanlar n yoksullu"a, sömürüye, ayr mc l "a ve i!sizlik, hastal k ve kötürümlük gibi temel ya!am risklerine kar! korunmas demektir. Güvenlik ayn zamanda insanlar n hayatlar n istedikleri gibi ya!ayabilmelerinin ön ko!uludur. Sosyal demokrat siyasetin hedefi, tüm insanlar n ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasal geli!ime kat labilmeleridir. Bunun için iyi bir e"itim, geçimi sa"layan bir i!, sa"l k, ayr ca refah n adil bir biçimde da" t lmas esasl bir öneme sahiptir. Sosyal devletin kalitesinin ölçütü yaln zca transfer ödemelerinin tutar de"ildir, herkesin ba!tan beri ve her durumda yeniden faydalanabilmesi gereken gerçek ya!am olanaklar d r. #nsanlar n kendilerini geli!tirebilmelerinin ön ko!ulu güvenlik ve kat l md r. #nsanlar kendi hayatlar n özgürce ve kendi istedikleri do"rultusunda düzenlemek isterler. Hiç kimse kökeninden ötürü ma"dur duruma dü!memelidir. Koruyucu sosyal siyaset toplumsal kökenden, cinsiyetten, ya!tan ya da bir engelden ba" ms z olarak herkese güvenlik, kat l m ve kendini geli!tirme olana" n sa"lamak istiyor. Önleme ilkesi ne kadar erkenden, ne kadar bireysel bir düzeyde ve ne kadar etkin bir biçimde uygulan rsa sosyal devlet büyük ya!am riskleri dayan!mac bir biçimde güvence alt na almay da bir o kadar iyi ba!ar r. Daha önce SPD'nin Berlin Program nda belirtildi"i gibi sosyal siyasetin amac yaln zca tamir etmek ve imdada yeti!mek de"il, öngörüyle önlem almakt r. Çocuklara, gençlere, ailelere, ya!l lara ve engellilere verilen daha çok ve daha iyi sosyal hizmetler hiç kimseyi d!lamayan toplumun anahtarlar d r. Anaokullar m zda, okullar m zda ve üniversitelerimizde, hastanelerimizde ve bak m merkezlerimizde bunun için gerekli haz rl klar yapmak istiyoruz. Sosyal kurulu!larda çal!anlar n mükemmel bir e"itim ve destek beklemeleri haklar d r. Sosyal mesleklerde ba!ka insanlara hizmet verenler kabul, sayg ve adil bir ücret hak etmektedirler. Sosyal hizmetlerin devlet taraf ndan sunulmas!art de"ildir. Ba" ms z sosyal yard m kurulu!lar bizim için önemli ortaklard r. Kendimizi özellikle #!çi Sosyal Yard m Dernekleri Federasyonuna (AWO'ya) ve #!çi Gönüllüleri Birli"ine (Arbeiter Samariter Bund'a) yak n hissediyoruz. Bununla beraber devlet nitelikli hizmetlerin verilmesinden ve herkesin bu hizmetlere e!it bir biçimde eri!ebilmesinden sorumludur. Adalet ve dayan!ma ilkeleri sosyal devletimizin finansman için de geçerli olmal d r. E!it bir biçimde i!çilerle i!verenler taraf ndan üstlenen primler gelecekte de güvenlik sistemimizin temelini olu!turacakt r. Primlere ek olarak, herkesin ekonomik gücüne göre katk sa"lamas için vergilerden kaynaklanan pay art rmak ve sa"lamla!t rmak istiyoruz. Ekonomik nedenlerle de, gelir getiren i!in üstüne binen yükü azaltmak için, sosyal devletin finansman daha geni! bir temele oturtulmal d r.

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çevre İş Sağlığı Güvenliği ŞİRKETLER

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

AB Mevzuatının Uygulanmasına Yönelik Teknik Desteğin Müzakere Edilmesi

AB Mevzuatının Uygulanmasına Yönelik Teknik Desteğin Müzakere Edilmesi Genel DEA Eğitimi 6 8 Temmuz 2009 EuropeAid/125317/D/SER/TR Oturum 10-B AB ye Uyum Sürecinde DEA nin Önemi AB ye Uyum Sürecinde DEA nın Avantajları Mevcut mevzuatın revize edilmesine yönelik opsiyonlar

Detaylı

KURUMSAL T BAR YÖNET M PROF. DR. HALUK GÜRGEN

KURUMSAL T BAR YÖNET M PROF. DR. HALUK GÜRGEN KURUMSAL T BAR YÖNET M PROF. DR. HALUK GÜRGEN KURUMSAL T BAR tibar alglamalardan oluur. Kurumsal itibar, bir kuruma yönelik her türlü alglamann bütünüdür. Kurumsal itibar; sosyal ortaklarn kurulula ilgili

Detaylı

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli konuklar, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları kapsamında düzenlediğimiz Kurumsal Yönetim konulu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar

Detaylı

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Konular Geçmi ten önemli trendler Esneklik ve esnek güvence Bireyselcilik ve azalan dayan ma Silikle en toplum 2 Toplumsal: Daha az evlilik Daha fazla

Detaylı

Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I

Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I KOMİSYON BAŞKANI: OSMAN FEYZİ BOYNER Amaç: Küresel ekonomik trendler çerçevesinde gelişen dış ticaret ve yatırım olanaklarını takip ve analiz etmek, Doğrudan yabancı

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

1.6.1. Performans Yönetimi Hakkında Ulusal Mevzuatın Avrupa Standartlarıyla Uyumlaştırılmasına Yönelik Tavsiyeler

1.6.1. Performans Yönetimi Hakkında Ulusal Mevzuatın Avrupa Standartlarıyla Uyumlaştırılmasına Yönelik Tavsiyeler 1.6.1. Performans Yönetimi Hakkında Ulusal Mevzuatın Avrupa Standartlarıyla Uyumlaştırılmasına Yönelik Tavsiyeler 5. Sonuçlar ve reform teklifleri 5.1 (Kamu Mali yönetimi ve Kontrol Kanunu) 5.1.1 Performans

Detaylı

ÇEVRE KORUMA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK

ÇEVRE KORUMA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK ÇEVRE KORUMA VE KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK Çevre neden bu kadar önemli? Sera etkisi artıyor Doğal kaynaklar bitiyor Maliyetler yükseliyor Gelir eşitsizliği uçurumu büyüyor 2002 yılında Johannesburg da

Detaylı

Avrupa Adelet Divanı

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim

Detaylı

HAYALi ihracatln BOYUTLARI

HAYALi ihracatln BOYUTLARI HAYALi ihracatln BOYUTLARI 103 Müslüme Bal U lkelerin ekonomi politikaları ile dış politikaları,. son yıllarda birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiştir. Tüm dünya ülkelerinin ekonomi politikalarında

Detaylı

AB ve sosyal politika: giri

AB ve sosyal politika: giri AB ve sosyal politika: giri Oturum 2 : AB nin Lizbon Atnla mas Çerçevesinde leyi i: Kurumlar, yeterlilikler ve düzenleyici araçlar AB Kurumlar Roma Antla mas Bakanlar Konseyi Avrupa Konseyi Avrupa Parlamentosu

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

Yönetici Çal tay. Oturum x: Ayr mc kla mücadele ve e itlik

Yönetici Çal tay. Oturum x: Ayr mc kla mücadele ve e itlik Yönetici Çal tay Oturum x: Ayr mc kla mücadele ve e itlik 6 ayr mc k zemini Cinsiyet Toplumsal cinsiyet Irk Ya Özürlülük Din Cinsel yönelim AB mevzuat n geçmi i 1957 (Roma Antla mas ) Uyruk / milliyet

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

AVRUPA BĐRLĐĞĐ HELSĐNKĐ ZĐRVESĐ ve TÜRKĐYE. Helsinki Zirvesi

AVRUPA BĐRLĐĞĐ HELSĐNKĐ ZĐRVESĐ ve TÜRKĐYE. Helsinki Zirvesi AVRUPA BĐRLĐĞĐ HELSĐNKĐ ZĐRVESĐ ve TÜRKĐYE Helsinki Zirvesi 10 ve 11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki de toplanan Avrupa Birliği (AB) Konseyi Binyıl Bildirgesi ni kabul ederken genişleme sürecinde yeni

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100 endeksi, Ekim ayı içerisinde %4,2 artarak ayı 77.620 seviyesinden kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %4,1

Detaylı

DOĞAN GRUBU TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ POLİTİKASI

DOĞAN GRUBU TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ POLİTİKASI DOĞAN GRUBU TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ POLİTİKASI Sayfa : 1/7 1. AMAÇ Bu politikanın amacı Doğan Grubu nun tedarikçileri ile ilişkilerinde gözettiği standartları ve temel ilkeleri açıklamaktır. Doğan Grubu,

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU EMO İZMİR ŞUBESİ 30. DÖNEM İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KOMİSYON RAPORU 6 Şubat 2016 Türkiye her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri Mikroekonomik Analiz I IKT701 1 3 + 0 6 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih, Talep, Maliyet, Üretim, Kar, Arz.

Detaylı

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR Çocuğun çalışması, hemen bütün ülkelerde yaşanmakta olan evrensel bir olgudur ve önemli bir sosyal

Detaylı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı 5651 Sayılı Kanun 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı Kanun maddesi internet erişiminin kontrol altına alınmasını amaçlamaktadır. Bu sayede internet üzerinden işlenen bilişim suçlarının önemli ölçüde önüne

Detaylı

VAKIF PORTFÖY İKİNCİ DEĞİŞKEN FON (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken Fonu )

VAKIF PORTFÖY İKİNCİ DEĞİŞKEN FON (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken Fonu ) (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken Fonu ) VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka arz tarihi : 18/10/1989

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 Sunum Planı Giriş I)Literatür Uluslararası Literatür Ulusal Literatür II)Karşılaştırmalı Analiz III)

Detaylı

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Dursun Yıldız SPD Başkanı 2 Nisan 2016 Giriş Gelişmenin ve karşı duruşun, doğuya karşı batının, kuzey kıyısına karşı güney kıyısının, Afrika ya karşı

Detaylı

VAKIF PORTFÖY İLKADIM DEĞİŞKEN ÖZEL FON (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken İlkadım Özel Fonu )

VAKIF PORTFÖY İLKADIM DEĞİŞKEN ÖZEL FON (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken İlkadım Özel Fonu ) (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken İlkadım Özel Fonu ) VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka arz

Detaylı

PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI. Sefer BÜTÜN. EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET:

PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI. Sefer BÜTÜN. EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET: PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI Sefer BÜTÜN EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET: Mülkiyeti kamuya ait işletme hakları özel sektöre devredilmemiş

Detaylı

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR Sosyal Güvenlik Nedir? Sosyal güvenlik, bireylerin ve ailelerin ekonomik ve sosyal risklerle karşılaşmaları

Detaylı

KANADA DAK STAT S Z KADINLAR: GERÇEKLER TABLOSU

KANADA DAK STAT S Z KADINLAR: GERÇEKLER TABLOSU RIGHTS OF NON-STATUS WOMEN NETWORK KANADA DAK STAT S Z KADINLAR: GERÇEKLER TABLOSU Kanada da insanlar n stat s z olma nedenleri Bir çok insan geçici oturum izni ile Kanada ya geliyor. Oturum s relerini

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM Enerjinin Önemi Enerji, Dünyamızın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Türkiye nin son otuz yılda enerji talebi yıllık ortalama %8 artış göstermiştir.ülkemiz elektrik enerjisinin

Detaylı

AvivaSA Emeklilik ve Hayat. Fiyat Tespit Raporu Görüşü. Şirket Hakkında Özet Bilgi: Halka Arz Hakkında Özet Bilgi:

AvivaSA Emeklilik ve Hayat. Fiyat Tespit Raporu Görüşü. Şirket Hakkında Özet Bilgi: Halka Arz Hakkında Özet Bilgi: arastirma@burganyatirim.com.tr +90 212 317 27 27 3 Kasım 2014 Fiyat Tespit Raporu Görüşü Burgan Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından hazırlanmış olan bu rapor, A.Ş. için hazırlanmış olup 31 Ekim 2014

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI ĞİŞİKLİĞİ

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI ĞİŞİKLİĞİ ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI İKLİM M DEĞİŞİ ĞİŞİKLİĞİ ve ENERJİ Sedat KADIOĞLU Müsteşar Yardımcısı 22 Ekim 2009,İzmir BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ İklim Değişikli ikliği Çerçeve

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 Reform Eylem Grubu nun (REG) ilk toplantısı, Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Volkan

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim 2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim (TÜSİAD ve UNFPA Ortak Raporunun Değerlendirilmesi) Prof. Dr. Zafer Öztek 27 Kasım 2012 Fütürist Prof. David Passig 2050 adlı eserinde Türkiye nin 2050 yılında Dünyadaki

Detaylı

Kurumsal Sosyal Sorumluluk CSR

Kurumsal Sosyal Sorumluluk CSR Kurumsal Sosyal Sorumluluk CSR Yönetici adayı: Fotokopiciye para kaptırmayan kişi Anadolu Üniversitesi Plan 1) Kurumsal Sosyal Sorumluluk 2) Neden Kurumsal Sosyal Sorumluluk? 3) AB KSS Standartları, SA8000

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

MUHASEBE VE DENETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI (TEZSİZ)

MUHASEBE VE DENETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI (TEZSİZ) MUHASEBE VE DENETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI (TEZSİZ) 8.2. Ders İçerikleri 8.2.1. Zorunlu Dersler MLY 101 Denetim Ticari faaliyetler ile ilgili olayların önceden saptanmış ölçütlere uygunluk derecesini araştırmak

Detaylı

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI 1. Firma karını maksimize eden üretim düzeyini seçmiştir. Bu üretim düzeyinde ürünün fiyatı 20YTL ve ortalama toplam maliyet 25YTL dir. Firma: A)

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Girişimcileri destekleyen

Girişimcileri destekleyen Girişimcileri destekleyen kurum ve kuruluşlar KONUYA BAŞLARKEN 1. 2. Girişimci adayları kuracakları işlerle ilgili ne gibi desteklere ihtiyaç duyarlar? Kredi, hibe, teşvik kavramları size ne ifade etmektedir?

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

VAKIF PORTFÖY ALTIN KATILIM FONU (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Altın Fonu )

VAKIF PORTFÖY ALTIN KATILIM FONU (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Altın Fonu ) (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Altın Fonu ) VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka arz tarihi : 25/05/2005

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Şam da Emevi Caminde namaz kılmayı hayal eden Başbakan, hava sahamızı koruyabilmek için NATO dan Patriot füzeleri istemekte, gençlerimize adam gibi ölmekten bahsetmektedir.

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

GRUP ŞİRKETLERİNE KULLANDIRILAN KREDİLERİN VERGİSEL DURUMU

GRUP ŞİRKETLERİNE KULLANDIRILAN KREDİLERİN VERGİSEL DURUMU GRUP ŞİRKETLERİNE KULLANDIRILAN KREDİLERİN VERGİSEL DURUMU I-GİRİŞ Grup şirketleri arasında gerçekleşen fiyatlandırma sistemi ekonominin kuralları doğrultusunda gerçekleşmektedir. Özellikle gelişmekte

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI Güneş Sigorta ve CNBC-e işbirliği ile Kasım ayında Kayseri den başlayan Güneş Ekonomi Buluşmaları 6 ay boyunca 6 farklı ilde ekonominin nabzını tutacak. Geneş Sigorta Genel Müdürü

Detaylı

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular

Detaylı

Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar

Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar Mak.Y.Müh. Nuri ERTOKAT Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Çalışmamızın isminden de anlaşılacağı gibi Avrupa

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

Bankacılık Sektörü: Aylık Gelimeler

Bankacılık Sektörü: Aylık Gelimeler Hisse Senedi / Sektör Görünümü 08/02/2011 Bankacılık Sektörü: Aylık Gelimeler Bilançolar zorlu bir yıla hazırlanıyor Bankacılık sektörü Aralık ayında 1.564 milyon TL net kar elde etti. BDDK nın yayımladıı

Detaylı

GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının değerli yöneticileri, Sermaye piyasalarımızın ve basınımızın

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Güncel Ekonomik Yorum

Güncel Ekonomik Yorum MAYIS 16 Güncel Ekonomik Yorum Nisan ayı finansal piyasalar açısından özellikle borsa kanadında Mart ayının da üstüne koyarak 2016 yılındaki olumlu seyrine devam etti. Şubat ayından itibaren başlayan yükseliş

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN BÜYÜMENİN YAYILMA ETKİLERİ

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN BÜYÜMENİN YAYILMA ETKİLERİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "KÜRESEL EKONOMİK BEKLENTİLER 2016: ZAYIF BÜYÜMENİN YAYILMA ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 25 Şubat 2016 İstanbul, Conrad Otel Değerli Konuklar,

Detaylı

SORU: Bölgeye katkı sağlayacak özel bir proje sahibi iktisadi kalkınma programında %50 hibeden fazlasını karşılayamıyorsa bir destek var mı?

SORU: Bölgeye katkı sağlayacak özel bir proje sahibi iktisadi kalkınma programında %50 hibeden fazlasını karşılayamıyorsa bir destek var mı? SORU: Bölgeye katkı sağlayacak özel bir proje sahibi iktisadi kalkınma programında %50 hibeden fazlasını karşılayamıyorsa bir destek var mı? 1. CEVAP: İktisadi kalkınma destek programında hiçbir destek

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

ĠliĢkin Usul Ve Esaslarda Yapılan DeğiĢiklikler Hakkında.

ĠliĢkin Usul Ve Esaslarda Yapılan DeğiĢiklikler Hakkında. 04.06.2014 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2014/79 KONU: Yurt DıĢında GerçekleĢtirilen Fuar Katılımlarının Desteklenmesine ĠliĢkin Usul Ve Esaslarda Yapılan DeğiĢiklikler

Detaylı

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I İLİŞKİSEL PAZARLAMA 31 MAYIS 2014 K O R A Y K A R A M A N

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN

Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN Finansal Sistem; fonun arz ve talebini dengeleyen ve fonları zaman, miktar, vade ve kişiler bazında kullanılabilir hale getiren bir sistemdir. Finansal Sistemin görevleri: Malların,

Detaylı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Overview Understanding Economic Growth: A Macro-level, Industrylevel, and Firm-level Perspective

Detaylı

KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş ALTERNATİF İKİNCİ ESNEK (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU

KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş ALTERNATİF İKİNCİ ESNEK (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş ALTERNATİF İKİNCİ ESNEK (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU ÖNEMLİ BİLGİ BU TANITIM FORMUNDA YER ALAN BİLGİLER, SERMAYE PİYASASI KURULU TARAFINDAN 23.12.2015 TARİH

Detaylı