Bu hedefler: Anlaşmaların Reformu Avrupa Ekonomilerinin ve toplumlarının modernleştirilmesi Avrupa nın dünyadaki rolünün güçlendirilmesidir.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bu hedefler: Anlaşmaların Reformu Avrupa Ekonomilerinin ve toplumlarının modernleştirilmesi Avrupa nın dünyadaki rolünün güçlendirilmesidir."

Transkript

1 T.C. MALİYE BAKANLIĞI AB VE DIŞ İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI AĞUSTOS 2007 SAYI 7 BU SAYIDA: AVRUPA TOPLULUKLARININ MALİ ÇIKARLARININ KORUNMASI VE OLAF AVRUPA BİRLİĞİ NİN ORTADOĞU POLİTİKASI-ıı AVRUPA KOMŞULUK POLİTİKASI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİN YIL KALKINMA HEDEFLERİ İRLANDA BAŞARI HİKAYESİ SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ? Daha İyi Bir Dünya İçin Daha Güçlü Bir Birlik : Portekiz AB Dönem Başkanlığı Portekiz, 1 Temmuz 2007 tarihi itibariyle AB Dönem Başkanlığı nı Almanya dan devraldı. Daha İyi Bir Dünya İçin Daha Güçlü Bir Birlik sloganını benimseyen Portekiz, bu amaçla 3 ana hedef belirledi. Bu hedefler: Anlaşmaların Reformu Avrupa Ekonomilerinin ve toplumlarının modernleştirilmesi Avrupa nın dünyadaki rolünün güçlendirilmesidir. Portekiz in, bu hedefleri gerçekleştirmek amacıyla belirlediği 4 temel konu başlığı şunlardır: 1. Birliğin Geleceği 2. Lizbon Stratejisi 3. Özgürlük, Güvenlik ve Adalet alanını güçlendirmek 4. Avrupa ve Dünya Aynı zamanda genişlemeye de sıcak bakan Avrupa Birliği nin yeni dönem başkanı, Portekiz başbakanı, Jose Socrates Fransa nın itirazlarına rağmen Türkiye ile müzakereleri sürdürmeyi amaçladıklarını söyledi. AB başkanlığını Almanya dan alacağı günün arifesinde Socrates, her şeyden önce taahhüt ettiklerine sadık kalmaları gerektiği şeklinde konuştu: En önemlisi müzakerelerde sadık olmamız gerektiğidir. Dengeli ve ılımlı olmalıyız. Socrates iki yıl önce Türkiye ile katılım müzakerelerini başlattıklarında grubun Ankara ile yaptıkları anlaşmaya dayanarak bütün AB liderlerinin sorumlu bir şekilde davranmaları ve Avrupa nın güvenilirliğine saygı duymaları gerektiğini söylemişti. Socrates, AB nin Sarkozy nin Türkiye ile müzakerelere engel teşkil edecek taleplerini yerine getirmesi durumunda, 27 üyeli birliğin dünya çapında, özellikle İslam dünyasında, imajına büyük zarar getireceğini söyledi. Portekiz in altı aylık başkanlık dönemini müzakereleri daha da genişletecek şekilde kullanacağını ekledi. Portekiz AB Dönem Başkanlığı, 1 Ocak 2008 tarihinde AB Dönem Başkanlığı nın Slovenya ya devri ile son bulacaktır.

2 AVRUPA TOPLULUKLARININ MALİ ÇIKARLARININ KORUNMASI VE OLAF NİHAL SAMSUN KARABACAK AB Uzmanı AB ile müzakerelere açılan fasıllardan biri olan ve koordinatörlük görevini Maliye Bakanlığının yürüttüğü Mali Kontrol faslı, kamu iç mali kontrol ve dış denetimin yanı sıra, AB nin mali çıkarlarının korunması hususunu da kapsamına almaktadır. Avrupa Topluluklarının mali çıkarlarının korunması; AB tarafından yapılan mali yardımların kötüye kullanılması, gümrük alanında dolandırıcılığın tespiti ve izlenmesi, Topluluk bütçesini etkilediği ölçüde vergi kaçırma ve ayrıca Topluluğun mali çıkarları için zararlı diğer yasadışı ve dolandırıcılıkla mücadeleye ilişkin faaliyetleri kapsamaktadır. OLAF, Avrupa Topluluklarının mali çıkarlarının korunması yolunda dolandırıcılıkla mücadelede idari soruşturmaları yürütmek üzere, Avrupa Komisyonu bünyesinde 1999 yılında kurulmuş olan bağımsız bir soruşturma birimidir. OLAF yasal dayanağını AT Antlaşması nın 280. maddesinden almaktadır. Söz konusu maddede Topluluk ve üye devletlerin Topluluğun mali çıkarlarını etkileyen dolandırıcılık ve her türlü yasa dışı faaliyetle mücadele etmek için gerekli önlemleri alacağı karara bağlanmıştır. Aynı maddeye göre üye ülkeler kendi mali çıkarlarını korudukları gibi Topluluk mali çıkarlarını da koruyacaklardır. Antlaşma nın diğer hükümleri saklı kalmak kaydıyla, üye devletler Topluluğun mali çıkarlarını dolandırıcılığa karşı korumak üzere Komisyon ile birlikte yetkili merciler arasında yakın ve düzenli bir işbirliği sağlayacaklardır. Bakanlar Konseyi Avrupa Sayıştayı na danışarak dolandırıcılıkla mücadelede gerekli önlemleri karara bağlayacaktır. Bu önlemler ulusal ceza kanunlarına veya yargı idaresine ilişkin değildir. OLAF ın misyonu, Avrupa Birliği nin çıkarlarının korunması, dolandırıcılık (fraud), yolsuzluk (corruption) ve AB kurumları içerisinde görevi kötüye kullanma (misconduct) vakaları da dahil diğer her türlü usulsüzlükle (irregularity) mücadele etmektir. OLAF, bu misyonunu, Topluluk mevzuatının verdiği yetkiyle tam olarak bağımsız bir şekilde içeride ve dışarıda yürüttüğü soruşturmalarla yerine getirmektedir. Bunu yaparken, üye devletlerin faaliyetlerini koordine etmek üzere, bu ülkelerin yetkili makamları arasında yakın ve düzenli bir işbirliği sağlamaktadır. OLAF, üye devletlere gerekli destek ve teknik bilgi sağlayarak, dolandırıcılıkla mücadele faaliyetlerinde yardımcı olmaktadır. OLAF ayrıca, Avrupa Birliği nin dolandırıcılıkla mücadele stratejisini oluşturmaya katkı sağlamakta ve ilgili mevzuatın güçlendirilmesi için gerekli girişimlerde bulunmaktadır. OLAF, suçlular ve dolandırıcılara karşı en iyi şekilde mücadele edebilmek amacıyla, üye ülkelerdeki partnerleriyle (soruşturma birimleri, polis, yasal ve idari yetkililer, vb.) işbirliği içerisinde çalışmaktadır. OLAF, dolandırıcılıkla mücadelesini güçlendirmeye yönelik olarak, AB mevzuatının kendisine verdiği yetkiye istinaden, üye ülkelerde dış soruşturmalar yürütmektedir. Uygulamada, dolandırıcılık ve diğer usulsüzlükler hemen hemen her zaman OLAF ve ulusal soruşturma birimlerinin yakın işbirliği sonucu tespit edilmektedir. OLAF ayrıca, Topluluk bütçesi ile ilgili bir dolandırıcılık durumunda, AB kurumlarında çalışanlara yönelik olarak görevi kötüye kullanma konusunda soruşturma yürütme yetkisine de sahiptir. OLAF, Topluluğun mali çıkarlarını etkileyen ve Topluluk bütçesine etkisi olan her türlü usulsüzlükle mücadele etmektedir. Bunlar, Topluluk mevzuatının veya bir yasanın ihlali veya kamu ya da özel sektördeki bir ekonomik operatörün ihmali sonucu ortaya çıkabilmektedir. Dolandırıcılık ise, maksatlı 2

3 olarak yapılan usulsüzlüktür. Yanlış veya eksik bilgiyi içeren kasıtlı bir hareket ya da ihmalden doğabilmektedir. OLAF, yürüttüğü soruşturmalarla, olayda bir dolandırıcılık unsuru olup olmadığını tespit etmeye çalışmaktadır. OLAF şüpheli vakaları savcıya sunmakta ve olayın gerçekten dolandırıcılık olup olmadığı mahkeme tarafından belirlenmektedir. OLAF raporları yüksek kalitede hazırlanmakta ve mahkeme karşısında ulusal raporlarla aynı muameleye tabi olmaktadır. OLAF, soruşturmalarını bağımsız bir şekilde yürütmektedir. OLAF ın bağlı olduğu Genel Müdür, bir soruşturmanın açılmasına, kapanmasına ya da yürütülmesine bağımsız olarak karar verebilmektedir. Bu bağımsızlık mevzuatta da yer almaktadır. Ayrıca, OLAF a özgü olarak, bu bağımsızlığı güvence altına almak üzere bir Denetleyici Komite oluşturulmuştur. Üye devletler OLAF a tabi iken, OLAF üye devletlere tabi değildir. OLAF üye ülkelerde yürüteceği tüm soruşturmalardan önce bu ülkenin yetkililerine işbirliği çağrısı yapmaktadır. Üye ülkenin işbirliği yapma mecburiyeti bulunmaktadır, ancak işbirliği yapılmasa bile OLAF soruşturmaya devam edebilmektedir. Üye ülkelerin işbirliğinde bulunma ve istendiğinde delilleri gönderme zorunluluğu bulunmasına rağmen, bunun yapılmaması durumunda herhangi bir ciddi yaptırım bulunmamaktadır. Bugüne kadar OLAF ülkelerle oldukça iyi bir işbirliği içerisinde çalışmıştır. OLAF iki tür soruşturma yürütmektedir: Birincisi, yeterince bilgiye sahip olduğu ve kendi başına yürütmesi için önünde yeterince büyük bir davanın olduğu soruşturmalardır. İkincisi ise, üye ülkelerin yetkilileri ile işbirliği içerisinde yürütülen soruşturmalardır. OLAF soruşturmalarının sonucunu sıkı bir şekilde takip etmekte ve operasyonel olarak tüm ülkelerde yürüttüğü soruşturmalara ilişkin istihbarat bilgisini bir araya getirmektedir. OLAF ın yetkilerine ilişkin başlıca AB mevzuatı, 1996 yılında kabul edilen 2185 sayılı Tüzüktür yılında ilk defa üye devletler bir Komisyon birimine kendi alanı içerisinde önceden izin almadan soruşturma yapma yetkisi vermiştir. Bunun sebebi AB bütçesine karşı yapılan dolandırıcılıkla mücadele etmeyi gerçekten istemeleridir. OLAF bu Tüzük sayesinde bir üye ülkede kendi soruşturmasını yürütebilmektedir. Bu soruşturmalar harcama ve gelirleri ilgilendiren tüm alanlardaki ciddi boyutlardaki usulsüzlüklerle ilgilidir. Dolandırıcılık konusu üye ülkelerin de sorumluluğu altında olmakla birlikte, OLAF yalnızca büyük bir olay olduğunda soruşturma yetkilerini kullanmaktadır. Olayın adli boyutu OLAF ın değil üye ülkenin yetki alanına girmekte olup, OLAF ın yetkisi yalnızca idari soruşturmaları kapsamaktadır. OLAF bir takım dosyaları ve belgeleri açtırma konusunda ulusal idarelerle eşit yetkiye sahiptir. Avrupa Komisyonu nun farklı genel müdürlüklerinde veya diğer AB kurumlarında çalışanlar, üye devletler, özel sektör temsilcileri veya anonim kişiler herhangi bir usulsüzlük şüphesi ile karşılaştıklarında OLAF ı bu konuda bilgilendirmektedir. Üye ülkelere Topluluk bütçesinden aktarılan bir kaynağın ne şekilde kullanılacağına ilişkin kapsamlı bir mevzuat bulunmaktadır. Üye ülkeler bu mevzuatta yer alan kuralları doğru bir şekilde uygulamadıkları takdirde, bunun bir yaptırımı bulunmaktadır. Komisyon Genel Müdürlüklerinin kontrolör ve denetmenleri bunu tespit ederse AB fonlarının geri verilmesini istemektedir. Burada kontrol edilen, üye devletlerdir. OLAF ise, usulsüzlükle ilgili soruşturmalarını AB bütçesinin nihai faydalanıcıları olan kişilere yönelik olarak yürütmekte, diğer bir deyişle üye devletleri değil bireyleri kontrol etmektedir. OLAF ın amacı AB fonlarını geri almak değil, usulsüzlük yapan kişilerin mahkeme karşısına 3

4 çıkarılmasıdır. Bu anlamda da OLAF üye devletlerin işbirliğine ihtiyaç duymaktadır. Eğer OLAF bulguları sonucu bir dolandırıcılık vakasının sistematik bir şekilde gerçekleştiği ve bunun, üye devletin bu alandaki kontrolünün iyi bir şekilde yapılamamasından kaynaklandığını tespit ederse, bu dosyayı Avrupa Komisyonu nun ilgili Genel Müdürlüğü ne havale etmektedir. OLAF denetim ve soruşturmayı iki ayrı alan olarak kabul etmektedir. OLAF çalışanları denetmen değildir. OLAF ın amacı denetim yapmak değil, dolandırıcılıkla mücadeledir. Sistemin mevzuata uygunluğu, Komisyon Genel Müdürlüklerinde çalışan denetçiler tarafından kontrol edilmektedir. OLAF ın faaliyetleri sisteme değil bireylere yöneliktir. OLAF ın çalışma usulü de farklıdır. Denetim uzun vadeli bir plan sonucu yapılmakta iken, OLAF muhtemel dolandırıcılık vakalarına ilişkin bir bilgi edindiğinde faaliyete geçmekte ve bu konuda delil toplamaya çalışmaktadır. İdareye değil, usulsüzlük yapan kişiye yönelik soruşturma açmaktadır. OLAF raporlarını üye ülkelerle paylaşmaktadır. OLAF, AB mali çıkarlarının korunması alanındaki mevzuatın izlenebilmesi için yeni üye ve aday ülkelerle yakın ilişki kurmaktadır. Bu amaçla söz konusu ülkelerde AFCOS (Dolandırıcılıkla Mücadele Koordinasyon Birimi) kurmakta ve yeni üye ülkelere dolandırıcılıkla mücadele kapasitelerini artırmak için yardım etmektedir. Toplulukların mali çıkarlarının korunması, ortak bir sorumluluk alanıdır. Üye devletlerin AB bütçesini uygulamakta olduğu alanlarda (tarım politikası, yapısal fonlar ve katılım öncesi fonlar) ve Topluluk bütçesi için gerekli öz kaynakların tahsilatı kapsamında, Topluluk mevzuatı üye devletlerin Topluluğun mali çıkarlarını etkileyen şüpheli dolandırıcılık ve diğer usulsüzlük vakalarını derhal rapor etmesini gerektirmektedir. Topluluk bütçesinin yaklaşık %80 i üye devletler tarafından uygulanmaktadır. OLAF ın Temmuz 2007 de yayımladığı Toplulukların mali çıkarlarının korunması ve dolandırıcılıkla mücadele hakkındaki yıllık raporuna göre, 2006 yılında öz kaynaklar alanında 5243, tarım alanında 3249, yapısal fonlar alanında 3216 ve katılım öncesi mali yardımlar alanında 384 usulsüzlük rapor edilmiştir. Tüm bu şüpheli vakaların mali etkisi yaklaşık 323 milyon Avro dur. En fazla usulsüzlük tespit edilen alanlar, öz kaynaklarda tütün ürünleri ve TV; tarımda kırsal kalkınma, büyükbaş hayvanlar, meyve ve sebze; yapısal fonlarda bölgesel kalkınma ve sosyal fonlar; katılım öncesi yardımlarda ise Topluluk kurallarına uygun olmayan harcamalar konusunda olmuştur yılında, OLAF tarafından gerçekleştirilen soruşturmalar neticesinde, 114 milyon Avro kurtarılmıştır. Dolandırıcılığın önlenmesi ve AB içerisindeki vergi mükelleflerinin parasının doğru bir şekilde harcanmasını teminen, risk değerlendirme ve yönetim sistemleri kontrol sisteminin bir parçası olarak kullanılmaktadır. Hem Komisyon hem de üye devletler tarafından bu alan geliştirilerek önleyici ve hedefe yönelik olarak harekete geçilebilmesi amaçlanmaktadır. Komisyon ayrıca, Avro nun sahteciliğe karşı korunması için, Europol ve Avrupa Merkez Bankası ile işbirliği halinde üye devletlerin çabalarını koordine etmeye devam etmektedir. Avrupa Birliği, katılım sürecinde yer alan ve katılım öncesi mali yardımlardan yararlanan ülkemizde de AT'nin mali çıkarlarını etkili ve ülke çıkarları ile eşit bir şekilde savunacak idari kapasiteye sahip olunmasının gerekli olduğunu vurgulamaktadır. KAYNAKÇA - OLAF, The European Anti-Fraud Office, < > - European Commission, Protection of the Financial Interests of the Communities-Fight Against Fraud-Annual Report 2006, COM(2007)390, Brussels,

5 AVRUPA BİRLİĞİ NİN ORTADOĞU POLİTİKASI-II ÖZGÜR ÜTÜK AB Uzman Yardımcısı 1990 yılında Irak ın Kuveyt i işgali ile başlayan Körfez Savaşı sonrası Ortadoğu barış sürecini canlandırmaya yönelik girişimler tekrar ivme kazanmıştır yılının Ekim ayında ABD ve SSCB nin sponsorluğunda Madrid de Ortadoğu Barış Konferansı toplanmıştır. Ancak Avrupa Topluluğu nun bu sürece tam olarak dahil edildiği söylenemez. İkili görüşmelere katılamayan Topluluk, silahlanmanın kontrolü, bölgesel güvenlik, su kaynakları, çevre, mültecilerin durumu ve bölgesel ekonomik kalkınma gibi konuların ele alındığı ve çalışma gruplarının oluşturulduğu çok taraflı görüşmelerde yer almış ve oluşturulan bu çalışma gruplarının içinde en büyük ve en aktif olan Bölgesel Ekonomik Kalkınma Çalışma Grubu nun sorumluluğunu üstlenmiştir yılının başında Filistin Kurtuluş Örgütü(FKÖ) ve İsrail arasında Norveç in girişimleri ile gizli görüşmeler başlamış ve 13 Eylül 1993 tarihinde Prensipler Deklarasyonu imzalanmıştır. Deklarasyonun ardından Avrupa Birliği ne üye ülkeler Filistin in imarı ve ekonomik kalkınması için yarısı uzun dönemli kredi yarısı bağış olmak üzere 500 milyon ECU luk bir kaynak tahsis etmiştir. Avrupa Birliği nin Ortadoğu da etkili bir aktör olma amacını da yansıtan Barselona Süreci nin oluşturulmasının ardından 3 Kasım 1995 tarihinde Madrid de AB-ABD Ortak Eylem Planı kabul edilmiştir. Bu plan ile Filistin Özerk Yönetimi ne desteğin devam ettirilmesi, Filistin halkının refahı için ekonomik yardımların sürdürülmesi ve Ürdün, Filistin, Mısır ve İsrail arasında ticaretin geliştirilmesinin teşvik edilmesi kararlaştırılmıştır. Bu girişimin yanı sıra İsrail ve FKÖ arasında imzalanan geçici anlaşma barış sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanmasına yönelik umutları arttırsa da İsrail başbakanı İshak Rabin in suikast sonucu yaşamını yitirmesi ve ardından Benyamin Netanyahu nun iktidara gelmesi barış sürecini büyük ölçüde sekteye uğratmıştır. Jacques Chirac döneminde Fransa ABD ve AB den bağımsız bir Ortadoğu politikasının sinyallerini vermiştir. Chirac ın 1996 yılının Nisan ve Ekim aylarında bölgeye gerçekleştirdiği ziyaretler ve Fransa Dışişleri Bakanı Herve de Charette ın Nisan 1996 da İsrail in Lübnan operasyonuna yanıt olarak mekik diplomasisi Fransa nın bölgeye yönelik aktif politikalarını yansıtmaktadır. Chirac ın bu çabaları Avrupa Birliği ni tetiklemiş ve bu bağlamda Ekim 1996 da toplanan Genel İşler Konseyi nde barış sürecindeki gelişmeleri yakından takip etmek ve taraflar arasındaki görüş ayrılıklarında arabuluculuk yapmak üzere İspanya nın İsrail büyükelçisi Miguel Angel Moratinos özel temsilci olarak atanmıştır Mart 1999 tarihlerinde Berlin de gerçekleştirilen Bakanlar Konseyi toplantısında Avrupa Birliği Filistin Devleti nin kurulmasına yönelik desteğini tekrar etmiş ve barışçıl çözümün barış için toprak prensibine dayanması gerektiğinin altını çizmiştir. Ayrıca Filistinlilerin kendi kaderlerini tayin hakkını(selfdetermination) destekleneceğinin ve Birliğin kurulacak bağımsız Filistin Devleti ni tanıyacağının sinyalleri verilmiştir. Her ne kadar bu açıklamalar Arap yanlısı politikalar olarak değerlendirilebilirse de Avrupa Birliği İsrail in güvenliği ve bütünlüğünün korunması gerektiğine de atıfta bulunarak dengeleri bozmaktan kaçınmaya çalışmıştır yılında Ehud Barak ın İsrail başbakanı olmasıyla barış için umutlar daha da artmıştır. Oluşan bu olumlu havaya bağlı olarak taraflar Mısır da bir araya gelmiş ve 4 Eylül 1999 tarihinde Sharm el Sheikh Anlaşması imzalanmıştır Temmuz 2000 tarihlerinde Barak ve Arafat mültecilerin durumu, Kudüs ün statüsü, sınır 5

6 problemleri, yerleşim birimleri gibi konuları Camp David zirvesinde ele almışlardır. Ancak nihai çözüme ulaşılamaması ve muhalefet lideri Ariel Şaron un Müslümanların kutsal mekânı Harem-ül Şerifi ziyareti sonrası başlayan El Aksa İntifadası ilişkileri yeniden gerginleştirmiş ve 6 Şubat 2001 de Şaron un başbakanlık koltuğuna oturmasıyla barış süreci çıkmaza girmiştir. Bu dönemde AB nin geçmişte olduğu gibi bölgeye yönelik çalışmaları devam etmiştir. Filistin Devleti nin inşa sürecine destek devam ettirilmiş ve El Aksa İntifadası sırasında ve sonrası süreçte AB kanlı çatışmaların durdurulması ve kriz yönetimi konularında daha aktif bir rol oynamaya başlamıştır. Ancak tarafların tutumundan ötürü bu çabalar daha öncekiler gibi istenilen sonucu verememiştir. Elbette tarafların uzlaşmaz tutumu önemli bir engel olmakla birlikte AB yayınladığı deklarasyonları somut politikalarla, adımlarla destekleyememiştir. Örneğin, İsrail in El Aksa İntifadası sırasında aşırı güç kullanımı kınanmış ama İsrail e silah satışının durdurulması gündeme bile gelmemiştir. 10 Nisan 2002 tarihinde Ortadoğu Dörtlüsü nün oluşturulması ile birlikte Arap-İsrail çatışması yeniden uluslar arası toplumun en öncelikli konuları arasındaki yerini almıştır. Dörtlü adı verilen bu grup ABD, AB, Birleşmiş Milletler ve Rusya dan oluşmaktadır ve Arap-İsrail çatışmasının barışçıl çözümüne ilişkin Yol Haritası nı hazırlamakla görevlendirilmiştir. Çeşitli değişiklikler yapıldıktan sonra Yol Haritası 30 Nisan 2003 tarihinde yayınlanmış ve Akabe Zirvesi nde (4 Haziran 2003) Filistin Özerk Yönetimi Başbakanı Mahmut Abbas ve İsrail Başbakanı Ariel Şaron Yol Haritası nın uygulanması için gerekli koşulları sağlayacaklarını taahhüt etmişlerdir. Yüksek Temsilci Javier Solana nın çok önemli katkılarına rağmen bu önemli toplantıya davet edilmemesine karşın Avrupa Komisyonu Yol Haritası nın hayata geçirilmesi için Filistin Yönetimi ne 100 milyon Euro luk bir kaynak aktarılacağını ilan etmiştir. Yol Haritası nın oluşturulması AB açısından başarı olarak kabul edilebilir çünkü bu plan ile birlikte çözümün AB nin başından beri çok önem verdiği iki ilkeye; bölge ülkelerinin, İsrail dahil, güvenli bir şekilde var olma hakkı ve Filistin halkının meşru haklarının tanınması, dayandırılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca Yol Haritası ile birlikte barış sürecinde tek taraflı dayatmaların önlenmesi hedeflenmiş ve uluslararası işbirliğinin gerekliliğinin altı çizilmiştir yılı sonlarına doğru İsrail Gazze Şeridi nden tek taraflı olarak çekileceğini ve ayrım duvarı inşa edeceğini açıklamıştır. AB çekilme planını Yol Haritası nın uygulanmasına yönelik olumlu bir adım olarak değerlendirirken ayrım duvarı konusundaki çekincelerini İsrail yönetimine iletmiştir. Ayrıca Filistin lideri Yaser Arafat ın ölümü sonrası gerçekleştirilecek seçimlerin demokratik ve adil bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için Filistin ve İsrail yönetimlerine çağrıda bulunmuş ve seçimleri izlemek üzere 260 kişiden oluşan bir heyeti Batı Şeria ve Gazze Şeridi ne göndermiştir. Seçim sonucu Mahmud Abbas ın iş başına gelmesiyle birlikte barış sürecinde önemli adımlar atılmaya başlanmış ve AB bu dönemde Filistin yönetimine finansal anlamda oldukça destek vermiştir. Ancak Ocak ve Mart 2006 da sırasıyla Filistin ve İsrail de yapılan seçimlerde iki karşıt görüş iktidara gelmiştir; Filistin tarafında İsrail i tanımayan Hamas, İsrail de ise Hamas ı terörist örgüt olarak gören Ehud Olmert in liderliğindeki Kadima Partisi. Ancak Hamas ın iktidara gelişi ile birlikte ABD ve AB ekonomik yardımları durdurmuş ve Hamas hükümeti iç ve dış sorunlarla boğuşmaya başlamıştır. Bir süre sonra El-Fetih ve Hamas arasında gerginlik başlamış ve bu iki grup Suudi Arabistan ın arabuluculuğunda bir araya gelerek 17 Mart 2007 de Birlik Hükümeti ni kurmuştur. Ama iki grup arasında tam olarak uzlaşı sağlanamadığı için bir süre 6

7 sonra yeniden çatışmalar başlamış ve Filistin de iki başlı bir yönetim ortaya çıkmıştır. Yaşanan bu gelişmeler karşısında ABD gibi AB de tavrını Mahmud Abbas tan yana koymuş ve ekonomik yardımları İsrail in tanınması ve şiddetten vazgeçilmesi gibi şartlara bağlamış bulunmaktadır lerin başından itibaren AB nin Ortadoğu sorununa olan ilgisi ve çözüme yönelik çalışmaları artarak devam etmiştir. Geçen bu sürede AB Ortadoğu Barış sürecinde ortak bir tutum belirlemiş; çözümün için toprak karşılığı barış, Filistin halkının meşru haklarının tanınması ve bölge devletlerinin birbirlerinin mevcudiyetine ve güvenliklerine saygı göstermesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak konu ile ilgili yayınlanan deklarasyonların somut politikalarla desteklenememesi ve zaman zaman üye devletler arasında yaşanan görüş farklılıkları AB yi Ortadoğu Barış sürecinde ABD nin gölgesinde bırakmıştır. AB nin bölgedeki etkinliğini arttırmak için başarılı bir şekilde izlediği ve ekonomik ve sosyal politikalara dayanan Avrupa Komşuluk Politikası ve Avrupa-Akdeniz Ortaklığı (Euro- Med Partnership) sürdürülmeli ve Ortak Dış ve Güvenlik Politikasının geliştirilmesine ağırlık verilerek deklarasyonlara dayalı politikalar yerine daha aktif bir strateji izlenmesi gerekmektedir. EN AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KONFERANSI İSTANBUL DA En az Gelişmiş Ülkeler Konferansı 9 10 Temmuz 2007 tarihlerinde Türkiye nin daveti üzerine İstanbul da gerçekleşti. Küreselleşmenin En az Gelişmiş Ülkeler Yararına İşletilmesi başlıklı konferansın ana gündem maddeleri, ticaret, yatırım, enerji, teknoloji ve tarım ile ilgili konu ve sorunlara ilişkindi. Aynı zamanda Türkiye nin yılları için BM Güvenlik Konseyi ne geçici üyelik adaylığı ve Türkiye nin adaylığına destek talepleri de tartışılan konular arasındaydı. Her yıl gerçekleştirilen bu konferans, BM En Az Gelişmiş Ülkeler, Denize Çıkışı Olmayan Ülkeler ve Küçük Ada Devletleri (OHRRL) Yüksek Temsilciliği Ofisi ve BM Kalkınma Programı (UNDP) ile ortaklaşa düzenlenmektedir. Çoğunluğu Afrika ve Asya ülkesi olmak üzere toplam 50 ülkeden oluşmakta olan En az Gelişmiş Ülkeler, kişi başına gayrı safi milli hasılası 750 dolardan az olma, beslenme, sağlık ve eğitim koşullarında ise yetersiz kalma ve ekonomik kırılganlıklara açık olma gibi özelliklere sahiptir. Konferansa, bu 50 ülkenin yanında, BM Genel Kurulu Başkanı, BM Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı, BM En Az Gelişmiş Ülkeler, Denize Çıkışı Olmayan Ülkeler ve Küçük Ada Devletleri (OHRRL) Yüksek Temsilcisi, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörü, BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri, BM Asya-Pasifik Ekonomik ve Sosyal Konsey (UNESCAP) İcra Sekreteri, BM Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA) İcra Sekreteri, BM Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA) İcra Sekreteri ve Uluslararası Odalar Birliği Genel Sekreteri katılmaktadır. 7

8 AVRUPA KOMŞULUK POLİTİKASI AYŞENUR ONUR AB Uzman Yardımcısı Avrupa Komşuluk Politikası (European Neighbourhood Policy-ENP), AB nin beşinci genişlemenin ortaya çıkardığı etkilerle baş edebilmek üzere oluşturmuş olduğu en yeni dış politika aracıdır. Genişleme sonrası AB nin yeni sınır komşularıyla olan ilişkilerinin düzenlenmesi fikri, çerçeve şeklinde ilk kez İngiliz Dışişleri Bakanı Jack Straw un, İspanya AB dönem başkanlığı sırasında Nisan 2002 de gerçekleşen Genel İşler Konseyi toplantısına gönderdiği mektup ile ortaya atılmıştır. Straw bu mektubunda, AB nin doğu komşuları olan Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Moldova yı kapsayan bir yakınlık politikası oluşturulması gerekliliğini gündeme getirmiştir. Bu fikri temel alarak Avrupa Komşuluk Politikası nın (ENP) resmi temelini, doğu komşularıyla ilişkilerin düzenlenmesine yönelik Chris Patent ve Javier Solana nın hazırladıkları ve aynı yıl Ağustos ayında Avrupa Konseyi ne sundukları Daha Geniş Avrupa (Wider Europe) i planı oluşturur. Aynı yıl Aralık ayında Avrupa Konseyi tarafından onaylanarak güney Akdeniz ülkelerinin de bu girişime dâhil edilmelerine karar verilmiştir. Aslında alınan bu karar, Karen Smith in de belirttiği gibi Birliğin, güney ve doğu ülkeleri arasında bir denge oluşturma gayesinin bir sonucudur. ii ENP nin taslağının çizilmesine yönelik kapsamlı ilk girişim ise Mart 2003 te Komisyon un AB Bakanlar Konseyi ne ve Avrupa Parlamentosu na sunduğu Daha Geniş Avrupa-Komşuluk: Doğu ve Güneydeki Komşularımızla İlişkilerimizde Yeni Bir Çerçeve dökümanı (Wider Europe- Neighbourhood: A Framework for Relations with our Eastern and Southern Neighbours iii ) olmuştur. ENP nin aynı zamanda Avrupa Güvenlik Stratejisi ni de desteklemesi öngörüldüğünden bu dokümana ek olarak Daha Geniş Avrupa Görev Gücü oluşturulmuştur. iv Bunu ise Mayıs 2004 te kabul edilen ve yine Komisyon tarafından hazırlanan ve Avrupa Komşuluk Politikası na nihai şeklini veren Avrupa Komşuluk Politikası Strateji Belgesi (Strategy Paper on the European Neighbourhood Policy v ) takip etmiştir. AB nin Komşuluk Politikası, AB nin aday statüsünde olmayan yakın komşuları olan: İsrail, Ürdün, Moldova, Fas, Tunus, Filistin, Ukrayna, Ermenistan, Azerbaycan, Mısır, Gürcistan, Lübnan, Cezayir, Suriye, Libya ve Beyaz Rusya olmak üzere toplam on altı ülkeyi kapsamaktadır. vi Avrupa Komşuluk Politikasının Amaçları Avrupa Komşuluk Politikasının temel amacı, beşinci genişleme dalgasının ardından AB nin yeni komşularıyla ilişkilerinin derinleştirilmesi ve böylelikle Avrupa kıtasını derin çizgilerle bölen sınır çizgilerinin oluşmasını engellemektir. Bu arada altı çizilmesi gereken önemli bir husus da ENP nin yeni bir genişleme stratejisi olmadığıdır; amaç yeni komşular arasındaki bağların güçlendirilmesidir. ENP, var olan işbirliklerinin ötesinde, daha derin bir politik ilişki ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesine yönelik ayrıcalıklı bir ilişki olanağı sunmaktadır. Politikanın temel amacı; reformların, hukukun üstünlüğünün, istikrarlı demokrasilerin ve refahın arttırılması yolunda AB nin ve komşularının ortak çıkarlarının desteklenmesidir. Bu anlamda ENP kapsamında ortak amaçlar üç ana başlık altında toplanabilir: Önemli boyutta ekonomik bütünleşme sağlamak ve ekonomik reform süreçlerini desteklemek yoluyla komşu ülkelerde refah düzeyini arttırmak, Ortak değerler ve çıkarlar çerçevesinde siyasi işbirliğini derinleştirerek komşu ülkelerde özgürlük ve demokrasiyi yaymak, Avrupa Güvenlik Stratejisi yle de paralel olarak komşu ülkelerle kalkınma, çevre, silahsızlanma ve terörizm konularında ortak çalışmalar yürüterek, istikrar ve güvenliği arttırmak. vii 8

9 Bu bağlamda AB, komşularına, ortak sorunların üstesinden gelinmesi hususunda refah, istikrar, güvenlik, demokratik reformlar (özellikle temel haklar ve hukukun üstünlüğü üzerine), pazar ekonomisi, sürdürülebilir kalkınma (ticaret, rekabet, enerji ve ulaşım, çevre sektörlerindeki reformlar dâhil) gibi ortak değerlere ve çıkarlara dayanan yoğunlaştırılmış politik diyalog ve derin ekonomik işbirliği fırsatı sunmaktadır. Avrupa Komşuluk Politikasının Ayırt Edici Özellikleri ENP nin, AB nin komşularıyla olan ilişkilerinde yeni bir yöntem oluşturması açısından AB nin diğer girişimlerinden farklı olduğunun belirtilmesi gereklidir. Nitekim ENP, AB nin doğu komşularıyla imzaladığı Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmaları ndan (Partnership and Cooperation Agreements) ve güney komşularıyla imzaladığı Ortaklık Anlaşmaları ndan (Association Agreements) ayrılır. ENP nin ayırt edici özellikleri şu şekilde sıralanabilir: ENP, AB nin temel politika araçlarını daha yoğunlaşmış bir şekilde bir araya getirmektedir; bu yolla ortaklığın geliştirilmesi için klasik dış politika yöntemlerinin ötesine geçilerek komşu ülkelerdeki reformlara ve modernleşme süreçlerine daha fazla destek sağlanması imkânını sunmaktadır, ENP, mevcut ikili ilişkiler ile karşılaştırıldığında, daha fazla konuyu, daha derin ve bütün yönetişim alanlarını kapsayacak bir şekilde kapsamakta, bu çerçevede Birlik, politika kapsamındaki komşu ülkeler tarafından atılan somut adımlara paralel olarak ekonomik bütünleşme ve daha yakın siyasi işbirliğini önerebilmektedir, Eşleştirme ve TAIEX gibi programlar komşu ülkelerin kullanımı için hazırlanmakta, politika geliştirilen mali ve teknik yardımlarla desteklenmektedir, ENP, AB nin Orta ve Güneydoğu Avrupa daki geçiş süreçlerini destekleme konusunda başarısı kanıtlanmış metotları üzerine kurulmuş bir politika niteliğindedir; bu bağlamda da daha açık ve somut öncelikler belirlenmesi ve uygulamaların daha yakından takip edilmesi suretiyle komşu ülkelerdeki reformlara destek arttırılmaktadır, ENP nin uygulanması komşu ülkelerin Avrupa pazarında daha çok yer almalarını sağlayacak şekilde, işbirliğinin ötesinde bir ekonomik bütünleşmeyi getirmektedir. viii Fakat bu noktada belirtilmesi gereken bir diğer husus da AB nin ENP yoluyla komşu ülkelere önerdiği bu yeni işbirliği usulünün tam üyeliği öngörmeyen fakat ortaklık prosedürünün de önüne geçen bir uygulamayı öngördüğüdür. Kısacası, Karen Smith in de ifade ettiği gibi; ENP, genişleme yorgunluğu nu yaşayan AB nin, genişleme tartışmalarının önüne geçmek ix ve Michelle Pace in de eklediği gibi ileride tam üyeliği umut eden çevre ülkelere nazik bir biçimde hayır demek x, ve aynı zamanda da Birliğin sınırlarının kesin bir şekilde içeridekiler ve dışarıdaki diğerleri şeklinde ayrılmasını engellemek amacıyla oluşturulmuş bir politikadır. Avrupa Komşuluk Politikasının Uygulanması ENP nin temel politika enstrümanı, AB ve komşu ülke arasında imzalanan iki taraflı ENP Eylem Planları dır. Bu planlar, AB ile komşu ülke arasındaki geleceğe yönelik ilişkileri belirleyen gündemi, amaçları ve öncelikleri düzenleyen siyasi bir belgedir. Ancak esas itibariyle bu planlar yeni yasal düzenlemeler değildir. Eylem Planlarına dayanak olan ikili ilişkiler, komşu ülke ile AB arasında mevcut bulunan ve yoğunlaştırılmış işbirliği için gerekli olan yasal ve kurumsal çerçeveyi sağlayan Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmaları nın ya da Ortaklık Anlaşmaları nın sağladığı akdi ilişki 9

10 temeline dayanır. Her ne kadar ENP, genişleme mantığında kullanılan araçların ve enstrümanların bir devamı şeklinde görülse de varılmak istenen politik hedef daha önce de belirtildiği gibi farklıdır; çünkü ENP, ortak üyelere tam üyelik perspektifi sunmaz. Eylem Planları, ülke bazlı olarak hazırlanan ve söz konusu ülkeye özgü olarak yapılması gereken siyasi, ekonomik ve sektörel reformların neler olduğunu belirleyen dokümanlardır. Eylem Planlarının içeriğini AB ve komşu ülke temsilcilerinden oluşan İşbirliği Konseyi belirler. Komşu ülkenin benimsemesi gereken ve AB tarafından ikili görüşmeler sonrası belirlenen değerler ve standartlar, 3 ila 5 yıl arasında değişen kısa ve orta vadeli öncelikler şeklinde ortaya konulur. Her ne kadar komşu ülkeye özel olarak hazırlansalar da ENP Eylem Planlarının ihtiva ettiği bazı temel başlıklar vardır. Bunlar: Daha etkili siyasi diyalog ve reform, Ekonomik ve sosyal işbirliği ve kalkınma, Ticaretle ilgili konular, pazar ve düzenleyici reformlar, Adalet, Özgürlük ve Güvenlik konularında işbirliği, Ulaşım, enerji, bilgi toplumu, çevre, araştırma ve geliştirme gibi sektörel konular, ve Bireyler arası ilişkiler, sivil toplum, eğitim ve kamu sağlığı gibi insani boyutu olan konular, olmak üzere sıralanabilir. Ancak, Eylem Planları ülkeye özel olarak tasarlandığından bu başlıklar içerik olarak ülkenin durumuna, çıkarlarına, ihtiyaçlarına ve kapasitesine uygun olarak düzenlenmektedir. Bu arada belirtilmesi gereken bir diğer önemli nokta, Eylem Planlarında belirtilen taahhütlerin yerine getirilmemesi durumda ortaya yasal bir yaptırımın çıkmadığıdır. Söz konusu durumda sonuçlar daha çok politik anlamda ikili ilişkilerin tümden etkilenmesi ya da finansal anlamda komşu ülkeye sağlanan finansal desteğin kesilmesi şeklinde olabilecektir. Bu noktada kısaca Eylem Planlarının hazırlanılması sürecinden de bahsetmek gerekir. Öncelikle, Komisyon komşu ülkedeki politik ve ekonomik süreci değerlendiren ülke raporunu hazırlar ve söz konusu ülke ile ilişkilerin ne zaman ve ne şekilde derinleştirileceğine karar verir. Bunu, ilgili ülke ile AB arasında kısa ve orta vadeli önceliklerin belirlenmesi ve bu sayede de Eylem Planının müzakere edilmesi aşamaları takip eder. Uygulama aşamasında ise, oluşturulan ortak alt komiteler ve Komisyon un yıllık raporları yoluyla ilgili ülkenin Eylem Planlarını uygulayıp uygulamadığı gözetlenir. Bu izleme sonucunda ülkenin, belirlenen öncelikleri yerine getirdiği ve ilerleme sağladığı kaydedilirse Eylem Planlarının yerini Komşuluk Anlaşmaları (Neighbourhood Agreements) alır. Komisyon, 2004 Aralık ta, AB ile önceden imzalanmış ikili anlaşmaları yürürlükte olan İsrail, Ürdün, Moldova, Fas, Filistin Otoritesi, Tunus ve Ukrayna yı kapsayan yedi ülke için taslak Eylem Planlarını yayınlamıştır te kabul edilen bu planlar uygulamaya konulmuştur. Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan da yine aynı yıl ENP ye dâhil edilmiş olup bu üç ülke ile Eylem Planları 14 Kasım 2006 da kabul edilmiştir. Buna ek olarak, Avrupa-Akdeniz Anlaşmaları 2004 te yürürlüğe giren Mısır ve Lübnan ile de Eylem Planları üzerinde anlaşma sağlanmış durumdadır. Son olarak Beyaz Rusya demokratik bir hükümet kuramadığından, Libya henüz Barselona Sürecine katılmadığından ve Suriye ile de bir Eylem Planının oluşturulmasına imkân verecek Ortaklık Anlaşması imzalanmadığından bu üç ülke ENP sürecine tam olarak dâhil edilmemiştir. xi Avrupa Komşuluk Politikasının Finansmanı Politikanın etkili uygulanabilmesi hiç şüphesiz AB tarafından sağlanan fonlara bağlıdır bütçe döneminde AB tarafından politika kapsamındaki doğu komşu ülkelere ve 10

11 Rusya ya yönelik TACIS (Technical Assistance for the Commonwealth of Independent States- Bağımsız Devletler Topluluğu için Teknik Destek), güney Akdeniz komşularına MEDA (Euro-Mediterranean Partnership-Avrupa- Akdeniz Ortaklığı) ve batı Balkan ülkelerine CARDS (Community Assistance for Reconstruction, Development and Stabilisation- Batı Balkanlarda Yeniden Yapılanma, Kalkınma ve İstikrara Yönelik Topluluk Yardımı) gibi çeşitli bölgesel programlar ile EIDHR (Demokrasi ve İnsan Hakları Konusunda Avrupa Girişimi xii ) gibi tematik programlar uygulanırken xiii, 1 Ocak 2007 den itibaren AB nin bu yardım araçları, ENPI (European Neighbourhood and Partnership Instrument- Avrupa Komşuluk ve Ortaklık Aracı) ile tek bir çatı altında birleştirilmiştir. xiv Daha esnek ve politika güdümlü olan bu araç özellikle sürdürülebilir kalkınmanın ve AB politikalarına ve standartlarına uyumun sağlanabilmesi için ENP Eylem Planlarında kabul edilen önceliklerin desteklenmesine yönelik olarak tasarlanmıştır. Bu bağlamda bütçe döneminde AB tarafından komşu ülkelere sağlanacak yardım yaklaşık olarak 12 milyar avro olup hedeflenen temel amaç, komşu ülkelere tek bir düzenleme çerçevesinde yardımların sağlanması ve sınır ötesi işbirliğinin geliştirilerek AB nin sınırlarında yeni ayrımcı sınır çizgilerinin oluşmasını engellemektir. xv Nitekim enstrümanın en önemli özelliği de bölgede yer alan AB üye ülkeleri ile komşu ülkeleri bir araya getirerek ortak programların uygulanması sayesinde ortak bir sınırın paylaşılmasının sağlamasıdır. Avrupa Komşuluk Politikasının Geleceği Bu başlık altında ENP nin ne derece başarılı olabileceği sorusuna bir cevap aranacaktır. Her ne kadar ENP, ortak değer ve çıkarların sınır ötesi işbirliği çerçevesinde geliştirilerek beşinci genişleme sonrası AB nin sınırlarında yeni ve ayrımcı sınırların oluşmasına engel olmak amacına hizmet etse de politikanın komşu ülkelerdeki etkisi ve bu ülkelerin AB den beklentileri de politikanın geleceğini belirleyen en önemli faktördür. Hatta, genişleme sürecindeki gibi aday ülkelere nihai olarak tam üyeliği öngörmeyen ve Avrupa bütünleşmesi sürecinin derinleştirilmesi hedefini katılım dışındaki diğer yollarla gerçekleştirmek isteyen AB nin bu yeni dış politika aracı, belki de içeridekiler/dışarıdakiler ayrımını daha da belirginleştirerek dâhil olma ve dışarıda kalma tartışmalarını daha da körükleyebilecektir. Çünkü katılım olmaksızın Avrupalılaşmayı hedefleyen ve sonuçta da Birliğe üye olunmaksızın sadece geliştirilmiş işbirliğini sunan bu politika, AB nin genişleme metoduna ve kullandığı katılım araçlarına tabii olan ve yukarıda da bahsi geçen 16 komşu ülkede hoşnutsuzluğa neden olmaktadır. Nitekim politikanın gerçekleştirmeye çalıştığı reformların genişlemede yaşandığı gibi komşu ülkelerde aynı etkiye yol açması ya da bu ülkelerde aynı hevesi yaratması da pek mümkün gözükmemektedir ki bu durum en somut şekilde Ukrayna örneğinde yaşanmaktadır. AB ile ilişkilerinde ENP nin sağladığı faydaları yetersiz bulan Ukrayna nın temel gayesi AB ye tam üye olabilmektir. Bu çerçevede, komşu ülkelerin, Ukrayna örneğinden yola çıkarak AB ile ilişkilerinde ENP nin rolünü sorgulayarak politikanın geleceğine ilişkin çok büyük etkiler yaratabilme kapasitesini gözden kaçırmamak gereklidir. 11

12 KAYNAKÇA Balfour, Rosa and Alessandro Rotta, Beyond Enlargement. The European Neighbourhood Policy and Its Tools, The International Spectator, Vol. 1, No. 2, 2005, pp COM (2003) 104, COMMUNICATION FROM THE COMMISSION TO THE COUNCIL AND THE EUROPEAN PARLIAMENT Wider Europe-Neighbourhood: A New Framework for Relations with our Eastern and Southern Neighbours, Brussels, , COM(2003) 104 final. COM (2004)373, COMMUNICATION FROM THE COMMISSION, European Neighbourhood Policy, STRATEGY PAPER, Brussels, , COM (2004) 373 final. European Neighbourhood Policy Website, Kahraman, Sevilay, The European Neighbourhood Policy: The European Union s New Engagement Towards Wider Europe, Perceptions, Winter 2005, pp Pace, Michelle, The European Neighbourhood Policy: A Statement about the EU s identity?, International Dialogue 12, 2005, pp Smith, Karen, The Outsiders: The European Neighbourhood Policy, International Affairs 81, (4), 2005, pp i Bu girişimin adı, listeye eklenen ülkelerin sayısı arttıkça değişikliğe uğramıştır. Şöyle ki, ilk zamanlarda daha geniş Avrupa diye nitelendirilirken zamanla yakınlık politikası, yeni komşuluk politikası ve son olarak da Avrupa komşuluk politikası şeklinde nitelendirilmiştir. ii Karen Smith, The Outsiders: The European Neighbourhood Policy, International Affairs 81, (4), 2005, pp , p iii COM (2003) 104, COMMUNICATION FROM THE COMMISSION TO THE COUNCIL AND THE EUROPEAN PARLIAMENT Wider Europe-Neighbourhood: A New Framework for Relations with our Eastern and Southern Neighbours, Brussels, , COM(2003) 104 final. iv AB nin ve komşularının istikrarlı ve güvenli bir bölge yaratılması ortak çıkarına yönelik olduğundan ve bu bağlamda da bölgesel ve küresel istikrar ve güvenliğin sağlanmasına katkıda bulunmasından dolayı Avrupa Komşuluk Politikası nın Avrupa Güvenlik Stratejisi nde özellikle bahsi geçmektedir. v COM (2004)373, COMMUNICATION FROM THE COMMISSION, European Neighbourhood Policy, STRATEGY PAPER, Brussels, , COM (2004) 373 final. vi Avrupa Birliği nin en büyük komşusu olmasına rağmen Rusya, kendini diğer komşulardan farklılaştırabilmek ve böylece daha eşit bir zeminde AB ile ilişkilerini sürdürebilmek amacıyla Avrupa Komşuluk Politikasının dışında kalmayı ve stratejik ortaklık çerçevesi altında belirlenen ekonomi (çevre ve enerji dâhil); özgürlük, güvenlik ve adalet; dış güvenlik; araştırma ve eğitim (kültürel programlar dâhil) olmak üzere dört temel ortak alan üzerinden ikili ilişkileri yürütmeyi tercih etmiştir. vii European Neighbourhood Policy Website, viii ix Karen Smith, The Outsiders: The European Neighbourhood Policy, International Affairs 81, (4), 2005, pp , p x Michelle Pace, The European Neighbourhood Policy: A Statement about the EU s identity?, International Dialogue 12, 2005, pp.1-11, p.7. xi Avrupa Komşuluk Politikasının kapsadığı 16 ülkenin Eylem Planları takvimi konusunda daha detaylı bilgi almak için bakınız Avrupa Komşuluk Politikası Web sitesi (European Neighbourhood Policy Website), xii Her ne kadar önceleri MEDA ve TACIS gibi EIDHR nin de ENPI altında birleşmesi öngörülmüş iken daha sonra EIDHR nin ayrı bir enstrüman olarak kalmasına karar verilmiştir. xiii bütçe döneminde AB, MEDA ya 5.3 milyar avro, TACIS e 3.1 milyar avro fon ayrılmış olup buna ek olarak Avrupa Yatırım Bankası da MEDA dan faydalanacak ülkelere 2 milyar avro ve TACIS ten yararlanacak ülkelere 500 milyon avro borç verilmek üzere mali yardım olanakları sağlamıştır. xv Rosa Balfour and Alessandro Rotta, Beyond Enlargement. The European Neighbourhood Policy and Its Tools, The International Spectator, Vol. 1, No. 2, 2005, p. 19; in Sevilay Kahraman, The European Neighbourhood Policy: The European Union s New Engagement Towards Wider Europe, Perceptions, Winter 2005, p

13 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİN YIL KALKINMA HEDEFLERİ İBRAHİM BARIŞ ŞAYLAN AB Uzman Yardımcısı 20. yüzyıl ile birlikte uluslararası ilişkiler alanında tartışılan konuların başında, küreselleşme ve beraberinde getirdiği olumlu ve olumsuz etkiler gelmektedir. Gerçekten de günümüz dünyası, tartışılamayacak düzeyde siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik anlamda küreselleşmeye şahit olmuş ve bu süreçten herkes bir şekilde etkilenmiştir. Bu açıdan bakıldığında, 1990 lı yıllar uluslararası düzeyde önemli gelişmelere yol açmıştır lı yıllarda küresel boyutta düzenlenen toplantı ve konferanslarda küreselleşmenin hem gelişmekte olan ülkelere hem de gelişmiş ülkelere getirdiği ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlar sık olarak tartışılmış ve bununla ilgili olarak gerekli önlemlerin alınması hakkındaki talepler daha yüksek sesle duyurulmaya başlanmıştır. Bu bağlamda, 6-8 Eylül 2000 tarihlerinde New York ta 189 BM üye ülkesinin toplanması ile Binyıl Zirvesi düzenlenmiştir. Bu zirvede barış, güvenlik, çevre, yardıma muhtaç grupların korunması, insan hakları ve yönetişim konuları ile ilgili kararlar alınmış ve bu kararlar Binyıl Bildirisi olarak kabul edilerek dünyaya duyurulmuştur. Aynı zamanda bu bildiri ile başlıca 8 hedef ve çeşitli göstergeler belirlenmiştir. İşte bu hedefler, BM Binyıl Kalkınma Hedefleri olarak bilinmektedir. BM Binyıl Kalkınma Hedefleri şunlardır: 1. Mutlak yoksulluk ve açlığı ortadan kaldırmak; Günde bir dolardan az bir parayla geçinmek zorunda bulunan nüfusun yarı yarıya azaltılması Açlık çeken nüfusun yarı yarıya azaltılması 2. Tüm bireylerin temel eğitim almasını sağlamak; Tüm kız ve erkek çocukların ilköğretimlerini eksiksiz tamamlamaları 3. Kadınların durumunu güçlendirmek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak; İlköğretim ve orta öğretimde kız-erkek öğrenci dengesizliğinin her düzeyde giderilmesi 4. Çocuk ölümlerini azaltmak; Beş yaşından küçük çocuklar arasındaki ölüm oranının üçte iki azaltılması 5. Anne sağlığını iyileştirmek; Anne ölüm oranının dörtte üç azaltılması 6. HIV/AIDS, sıtma ve diğer salgın hastalıklarla ile mücadele etmek; HIV/AIDS in yayılmasının durdurulması ve geri döndürülmeye başlanması Sıtma ve öteki önemli hastalıkların görülme sıklığının durdurulması ve geri döndürülmeye başlanması 7. Çevresel sürdürülebilirliği sağlamak; Sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin ulusal politika ve programlarla bütünleştirilmesi; çevresel kaynakların kaybının kazanıma dönüştürülmesi Sağlıklı içme suyuna sürdürülebilir biçimde ulaşamayan nüfusun yarı yarıya azaltılması 2020 yılına kadar en az 100 milyon gecekondu sakininin yaşamının önemli ölçüde iyileştirilmesi 8. Kalkınma için küresel ortaklıklar geliştirmek; Kurallara bağlı, öngörülebilir ve ayrımcılıktan arınmış açık bir ticari ve mali sistem geliştirilmesi. Ulusal ve uluslararası düzeyde iyi yönetişim, kalkınma ve yoksullukla mücadele taahhüdü de buna dahildir. En az gelişmiş ülkelerin özel ihtiyaçlarının ele alınması. Bu ülkelerin ihracatına gümrük vergisi ve kota bağışıklığı sağlanması; ağır borçlu yoksul ülkelere ödeme kolaylığı sağlanması; resmi iki taraflı borçların iptal edilmesi ve yoksullukla mücadele eden ülkelere daha eli açık resmi kalkınma yardımı yapılması 13

14 Denize çıkışı olmayan gelişmekte olan ülkelerle gelişmekte olan ada devletçiklerinin özel ihtiyaçlarının ele alınması Borcun uzun vadede sürdürülebilir kılınmasına yönelik ulusal ve uluslararası önlemler aracılığıyla gelişmekte olan ülkelerin borç sorununun kapsamlı biçimde ele alınması Gelişmekte olan ülkelerle işbirliği içinde, gençler için düzgün ve üretken iş olanakları sağlanması İlaç şirketleri ile işbirliği içinde, gelişmekte olan ülkelerde zorunlu ilaçlara makul fiyatlarla ulaşılabilmesinin sağlanması Özel sektör ile işbirliği içinde, yeni teknolojilerin, özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin yararlarının yaygınlaştırılması. Bu hedeflerin, 1990 yılındaki göstergeler temel alınarak, 2015 yılına kadar belirli aşamalar ile gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Bu doğrultuda BM Kalkınma Programı (UNDP); Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve BM çatısı altındaki diğer uluslararası kuruluşlar ile işbirliği içinde çalışmaktadır. Ayrıca, BM Genel Sekreteri konuyla ilgili gelişmeleri yakından takip edebilmek için yıllık raporlar hazırlamaktadır. Aynı zamanda hedefleri kabul eden ülkelerin de hedeflerin gerçekleştirilme düzeyi ile ilgili ulusal raporlar hazırlamaları gerekmektedir. Türkiye de bu konu ile ilgili üzerine düşen görevi yerine getirmiş ve 2003 yılında hazırlıklara başlamış, 2005 yılında ilk Binyıl Kalkınma Hedefleri Raporu nu yayımlamıştır. Bu rapor, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve BM Mukim Koordinatörlüğü öncülüğünde çeşitli kamu kurum ve kuruluşların katılımı ile hazırlanmıştır. Raporda, hedeflerin tanımı, bunları ölçme yöntemleri ve veri kaynakları belirtilmiş, şimdiki durum ortaya konularak hedefler kapsamında Türkiye ile ilgili göstergeler ve gelişmelere değinilmiş ve bunlarla ilgili gelecekteki plan, beklentiler ve olası eksiklikler tespit edilmiştir. Raporda belirtildiği üzere, bu hedeflerin çoğunda çeşitli ilerlemeler sağlanmıştır; ancak toplum, cinsiyet ve coğrafyaya bağlı olarak beliren yapısal eşitsizlikler ve yoksullukla ilgili sorunlara özel önem verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Özellikle, eğitim ve sağlık konuları en büyük zorlukların yaşanacağı alanlar olarak görülmektedir. Örneğin, Türkiye nin, Binyıl Kalkınma Hedeflerini başarılı bir şekilde yerine getirebilmesi için, kız çocuklarının eğitimi ve sağlık gibi belli alanlardaki kalkınma çalışmalarını dört kat daha arttırması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, yukarıda belirtilen çeşitli olumsuzluklara rağmen, Türkiye nin bu hedefleri 2015 yılına kadar başarabileceği ve hatta aşabileceği tahmin edilmektedir. BM Genel Sekreterliği nin her sene düzenli olarak yayımladığı Binyıl Kalkınma Raporlarının sonuncusu 2007 yılı içinde yayımlamıştır. Bu raporda çeşitli gelişmelerin yaşandığı belirtilse de, daha katedilecek çok yolun olduğu belirtilmiştir. Rapor, ilk olarak Binyıl Kalkınma Hedefleri doğrultusunda elde edilen bazı başarılardan bahsetmektedir. Örneğin, yılları arasında mutlak yoksulluk içinde yaşayan insan nüfusunun dünya nüfusuna oranının 1/3 ten 1/5 e düştüğü belirtilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde 1991 de % 80 olan ilköğretime kayıt oranının, 2005 te %88 olarak gerçekleştiği vurgulanmıştır. Kadınların parlamentoda temsil oranının yavaş bir düzeyde de olsa yükseldiği belirtilmiştir. Aynı zamanda, çocuk ölümlerinin bir miktar azaldığı ve sıtma gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadelede yararlanılan yöntemlerin yaygınlaştırıldığı açıklanmıştır. Bununla birlikte rapor, mevcut sorunların ve başlıca engellerin üzerinde durup, özel önem verilmesi gereken konuları gündeme taşımıştır. Raporda, hedeflerin gerçekleştirilmesi açısından en sorunlu bölgenin Sahra-altı Afrika 14

15 ülkeleri olduğu belirtilmiştir. Genç nüfusa yönelik yaratılan iş fırsatlarının azlığı, cinsiyet eşitsizlikleri, gelir dağılımındaki dengesizlik, hızlı ve plansız şehirleşme, ormansızlaşma, artan su kıtlığı, uygun sağlık koşullarına erişimdeki yetersizlik (Binyıl Kalkınma Hedeflerine çerçevesinde, arasında 1 milyar 600 milyon kişinin yeterli düzeyde sağlık koşullarına ulaştırılması gerekmektedir), HIV gibi bulaşıcı hastalıkların yaygınlığı (örneğin 2006 yılında sadece AIDS ten dolayı 2 milyon 900 bin kişi hayatını kaybetmiştir) başlıca sorunlar olarak vurgulanmıştır. Sonuç olarak, uluslararası toplum 2000 li yıllar ile birlikte küresel düzeyde var olan sorunları tespit etmiş ve bu sorunları çözmek için gerekli çabaları 8 hedef altına toplamıştır yılı itibariyle bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için belirlenen yılları arasındaki süreci kapsayan 15 yıllık dilimin tam ortasında bulunmaktayız. Bu doğrultuda, ülkelerin kalkınma stratejilerini bu 8 hedefi göz önünde bulundurarak hazırlamaları; özellikle G-8 ve AB ülkeleri dahil olmak üzere, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere destekte bulunmaları ve aynı zamanda uluslararası örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarının devletler ile işbirliği içinde çalışmaları bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde yeni ufuklar açacaktır. MALTA VE GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ 2008 DE AVRO ALANINDA 21 Haziran 2007 tarihinde Brüksel de toplanan AB liderleri, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Malta nın 1 Ocak 2008 tarihi itibariyle 13 üyeli Avro alanına dahil olmalarına yeşil ışık yaktı. AB liderleri, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Malta nın Avro yu kendi para birimleri olarak kabul edebilmeleri için gerekli tüm uyum kriterlerini ve yasal yükümlülükleri yerine getirdiklerini belirterek, bu ülkelerin 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren Avro alanının bir parçası olabileceklerini belirtmiştir. Bu doğrultuda, 10 Temmuz 2007 de toplanan AB Maliye Bakanları da bu yönde karar almış ve iki ülkenin para birimlerinin Avro ya sürekli dönüşüm oranını belirlemiştir (Malta lirası için 0,4293; Rum Yönetimi için 0,585274). Bu karar aynı zamanda Avro alanına iki ülkenin aynı anda dahil olmaları açısından tarihte bir ilki temsil etmektedir. Avro alanına en son olarak Ocak 2007 de Slovenya dahil olmuştu. 15

16 İRLANDA BAŞARI HİKAYESİ : SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ? HÜLYA SOYLU AB Uzmanı İrlanda 1980 lerde ekonomik gerileme yaşadıktan sonra birtakım atılımlar yapma yoluna gitmiş ve AB nin en zengin ülkeleri grubuna dahil olmayı başarmıştır (Lüksemburg tan sonra ikinci sırada yer almaktadır). Yaşanan değişim yabancı yatırımcıları etkilemiş ve doğrudan yatırımlar, servet arttırımı ve ihracat en üst seviyelere tırmanmıştır. Ancak, bu değişimin getirdiği birtakım sosyal sonuçlar, olumsuz sinyal vermeye başlayan bazı makroekonomik göstergeler, uluslararası piyasada rekabet edebilirlik düzeyinde gerilemeler başarının sürdürülebilirliği konusunda endişelere sevk etmektedir. İlk olarak yaşanan değişimlere baktığımızda Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) içerisinde kamu sektörünün ağırlığının, 1980 yılında %50 düzeyinden 2007 yılında %34 düzeyine düştüğünü görmekteyiz. Aynı şekilde, ülkenin büyüme performansı %5 in üzerinde gerçekleşmektedir. Büyümede ihracatın önemli bir payı bulunmaktadır. İhracatın %80 i ve işgücünün %29 u hizmetler sektöründe yer almaktadır. Ekonomi, ihracatın yanısıra hanehalkı tüketim harcamaları ve inşaat sektörüne yatırımdaki artışlarla da canlılığını sürdürmektedir. i İrlanda nın gösterdiği ekonomik performans, hem iç hem dış faktörlerin yardımıyla gerçekleşmiştir. Küresel faiz oranlarının ve enflasyonun düşmesi ve düşük reel faiz oranlarına Avro bölgesine katılım da eklenince, ülkede son derece olumlu bir yatırım ortamı doğmuştur. Söz konusu ortam, mali politikalar ve yabancı yatırımı teşvik edecek bir sanayi politikası ile yoğun bir şekilde desteklenmiştir. İrlanda modeli, diğer ülkelerde gördüğümüz modellerden farklılıklar göstermektedir. Şöyle ki, gelişmiş ülkeler eğitim ve teknolojiyi geliştirmeye odaklı araştırmaya yatırım yaparken, diğer taraftan da ağır vergi yükü ve karmaşık bir kamu hukuk sistemini getirmektedir. İrlanda ise, vergi oranlarında önemli ölçüde indirime gitmiştir. Gelir vergisi oranı 1985 te %65 iken; 2007 itibariyle bu oran %42 düzeyindedir yılında sermaye kazançları üzerindeki vergi oranı, %40 düzeyinden %20 düzeyine indirilmiştir. İrlanda nın başarısında en kilit nokta, iş kesimi için yaratılan vergi kolaylıklarıdır yılında, İrlanda imalat sektörü için şirketler vergisi oranını sadece %10 olarak belirlemiştir. Söz konusu oran, ileri teknoloji, finansal hizmetler ve diğer sanayileri de kapsam dahiline almıştır. Son zamanlarda da, İrlanda tüm şirketler için tek oranlı vergi uygulaması getirerek, şirketler vergisi oranını %12,5 olarak belirlemiştir. İmalat sektörü için %10 oranı, 2010 yılına kadar uygulanmaya devam edecektir. ii Diğer makroekonomik göstergelere bakıldığında ise faiz oranları, 2006 yılı başında %2 düzeyinde iken; bu yıl %3,25 düzeyine yükselmiştir. Artışın devam etmesi beklenmektedir. Aynı şekilde, enflasyon yukarıya doğru gitme eğilimi göstermektedir. Ortalama Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), %5 ler düzeyinde bulunmaktadır. Bu oran, konut, su, elektrik ve gaz giderlerinin artması ile desteklenmektedir. Ancak, AB de dikkate alınan Harmonize Tüketici Fiyatları Endeksi hesaplandığında söz konusu oranın daha düşük olduğu ve endişe konusu olmaktan çıktığı görüşleri de dile getirilmektedir. iii Burada sorulan temel 2 soru bulunmaktadır: İrlanda hızlı ekonomik büyümesini sürdürebilecek midir?, toplum bu gelişmeden kazanç sağlayabilecek midir? İrlanda nın ekonomik büyümesinin sürdürülebilirliği konusunda şüpheler bulunmaktadır. Şöyle ki; genel olarak yurtiçi sanayi durgunluğa girmiş durumda iken; 16

17 inşaat sektörünün fazla ısınması ve bunun da enflasyonu tetiklemesi söz konusudur. Enflasyon düzeyi, özellikle emlak piyasasındaki farklılık gösteren artışlar nedeniyle AB ortalamasının üstünde seyrederek kaygı verici bulunmaktadır. İrlanda, Avro alanına dahil olmasından dolayı fiyat artışlarını engellemek amacıyla, faiz oranı artırma gibi bir para politikası enstrümanına sahip bulunmamaktadır. Bu nedenle İrlanda, yeni vergi politikaları ve kamu harcamaları projelerinin zamanlamasında değişiklikler yaparak enflasyonla mücadele etmeye çalışmaktadır. Öte yandan, İrlanda sanayisi pek çok zorlukla karşı karşıyadır. Ülkede faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerle karşılaştırıldığında, yerli şirketlerin çalışanlarına daha az ödeme yaptıkları, daha yavaş büyüdükleri ve Ar-Ge ye çok daha az yatırım yaptıkları ifade edilmektedir. Ancak, çoğu şirket hali hazırdaki portföyünü ve hizmetler sektörü kazançlarını devam ettirmekte ve farklı bir yol izlemek için herhangi bir neden görmemektedir. Hükümetin ekonomik büyüme ve sermaye yaratımının devam edeceğine dair beklentileri bir şekilde sınırlaması gerekmektedir. Buna ilaveten, 2007 Dünya Rekabet Edebilirlik Yıllık Raporu na göre, İrlanda rekabet edebilirlik açısından 2006 yılında aldığı 11. sıradan bu yıl 14. sıraya düşmüştür. Söz konusu raporda rekabet edebilirlik derecesinde dikkate alınan 4 temel kriter bulunmaktadır: Ekonomik performans, hükümetin etkili olma durumu, iş etkililiği ve altyapı. Verimlilik artış düzeyi, yüksek maliyetleri karşılayamamaktadır. Ortalama ücret artışı %5 ler düzeyinde iken, verimlilik artışının %1 lerin altında olması sürdürülebilirlik problemini ortaya çıkarmaktadır. iv Toplumsal sonuçları açısından bakıldığında, sağlanan başarının bazı yönlerden zayıf olduğu görülmektedir. Birleşmiş Milletler in raporuna göre ülke, İnsani Gelişim Endeksi (yaşam beklentisi, eğitim ve yaşam standartlarını içeren yaşam kalitesine ilişkin ölçüm yöntemi) açısından 177 ülke arasında 4. sırada yer almaktadır. Ancak, bu genel durum ekonomik başarının getirdiği bir durumdur ve ekonomik başarı sosyal eşitsizlikleri gidermede yetersiz kalmıştır. Fakirliğin azaltılması, cinsiyet eşitliği açısından ülke, çok daha aşağı sıralarda yer almaktadır. Sağlık harcamaları, diğer Avrupa ülkelerine göre düşük seviyededir. Hollanda ve Danimarka gibi Avrupa ülkelerinde kamu harcamalarının ve vergi gelirlerinin GSMH ye oranı yüksek düzeydedir; çünkü kamu harcamaları küreselleşmenin olumsuz etkisini gidermek için kullanılmaktadır. İrlanda da uygulanan salt piyasa ekonomisi yaklaşımı, küreselleşmenin olumsuz etkileri arttıkça eleştiri almaktadır. Bu nedenle, İrlanda ekonomisinin değişimi çarpıcı olmuştur; ancak, aynı durum sosyo-ekonomik gelişim açısından söylenememektedir. v Sonuç olarak; küçük, dışa açık bir ülke olarak İrlanda nın birtakım atılımlar yaparak gösterdiği yüksek ekonomik performans yadsınamaz bir gerçektir. Ancak, ülkenin sağladığı ekonomik başarının birtakım olumsuz toplumsal sonuçlarını bertaraf etmede yetersiz kaldığı gözlenmektedir. Buna ilaveten, rekabet edebilirlik seviyesinde gerilemeler ve yüksek enflasyon, başarı hikayesinde bazı soru işaretleri bırakmaktadır. Söz konusu durumun, İrlanda hükümeti programlarında da ele alındığı görülmektedir. Önümüzdeki dönemlerde, sorunların aşılıp aşılamayacağına hep birlikte tanık olacağız. 17

18 i CIA, The World FactBook- Ireland, July 2007 (https://www.cia.gov/library/publications/the-worldfactbook/geos/ei.html, 23 Temmuz 2007) ii Edwards, Chris, Emerald Miracle, National Review Online, 16 March 2007 (http://article.nationalreview.com/?q=nzuzmza0n2uxm2e0mtg4mzk5ymi1zjk3yzu4zgvlzme=, 23 Temmuz 2007) iii Verhulst, Eric, Warning to Brussels Don t be seduced by the Nordic model and other stories on Ireland's Miracle, European Policy, 9 June, 2007 (http://www.workforall.org/drupal/?q=en/node/103, 23 Temmuz 2007) iv O Sullivan, Michael J, Why Ireland s economic miracle isn t a global model yet, Europe s World, Spring 2007, s2. (http://www.europesworld.org/) v O Sullivan, 2007, s. 3 AB PARLAMENTOSU ÜYELERİ MALİ HİZMETLER POLİTİKASI İÇİN ÖNCELİKLER OLUŞTURDU Komisyonun çıkardığı Beyaz Kitap a karşılık AB Parlamentosu 11 Haziran 2007 de pazar konsolidasyonu, perakende hizmetleri ve hedge fonları (Yüksek Riskli Yatırım Fonları) gibi birliğin gelecekteki mali hizmetler politikasıyla ilgili bir rapor hazırladı. Bankacılık, takas ve hesaplaşma, hedge fonları ve ödeme sistemleri politik önceliklere sahip konular olarak yer aldı. Beyaz Kitap, uygulama, yürürlüğe koyma ve denetim yakınlaşması konularına odaklanarak sanayinin dinamik konsolidasyonu üzerine vurgu yapmaktadır. Pazar konsantrasyonu Parlamento özellikle kredi derecelendirme kuruluşları ve denetim firmaları tarafından birçok firmaya verilen üst segment mali hizmetlerde oluşan yüksek pazar konsolidasyonuna yönelik endişelerini dile getirmektedir. Perakende Mali Hizmetler Rapor, daha bütünleşik olan toptan piyasalarla karşılaştırıldığında perakende hizmetlerde daha fazla sınır ötesi engellerin olduğunu kabul etmektedir. Buna karşın uyumlaştırmanın her ölçüye aynı beden yaklaşımına karşı çıkmaktadır. Hedge Fonları Rapor hedge fonları ve girişim sermayesi gibi alternatif yatırım araçlarının pazarda likidite ve çeşitlilik sağlaması açısından olumlu etkiye sahip olduğunu kabul etmektedir. 18

19 T.C. MALİYE BAKANLIĞI AB VE DIŞ İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI İlkadım Caddesi No:2 Kat: Dikmen/ANKARA Telefon: (312) Faks: (312) e-posta: T.C. Maliye Bakanlığı Tüm hakları saklıdır.

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ MALİ İŞBİRLİĞİ TARİHSEL GELİŞİM Avrupa Komisyonu tarafından sunulan öneri üzerine, Avrupa Konseyi 17 Temmuz 2006 tarihinde yeni bir Katılım

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti.

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti. ARAŞTIRMA RAPORU ÖZEL ARAŞTIRMA--AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE KRONOLOJİSİ 20/06/2005 1959 1963 1964 1966 1968 1970 1971 1972 1973 31 Temmuz: Türkiye, AET ye ortaklık için başvurdu. 11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi,

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ

AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ NİSAN 2016 ANKARA İçindekiler GİRİŞ... 2 AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ... 2 I. AB BÜTÇESİNİN GELİRLERİ... 2 II. AB BÜTÇESİNİN HARCAMALARI... 4 1. Akıllı ve Kapsayıcı Büyüme... 4 2. Sürdürülebilir

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU. Mali Yardımlar ve IPA N. Alp EKİN/Uzman

TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU. Mali Yardımlar ve IPA N. Alp EKİN/Uzman TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU Mali Yardımlar ve IPA N. Alp EKİN/Uzman 2 AB MALİ YARDIMLARI Ekonomik ve sosyal gelişmişlik farklılıklarını gidermek 3 AB MALİ YARDIMLARI AB Üyeliğine hazırlanmaları

Detaylı

AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP)

AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP) AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP) Türkçe Adı Akdeniz Eylem Planı Sekretaryası (AEP) İngilizce Adı Secretariat on Mediterrenaen Action Plan (MAP) Logo Resmi İnternet Sitesi http://www.unepmap.org Kuruluş

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl. Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi

T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl. Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi Özet Bilgi Notu Haz rlayan AB leri Uzman Yrd. Gök en

Detaylı

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Eylül 2013 Sunum Planı STA ların Yasal Çerçevesi Türkiye nin

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI FASIL 32: MALİ KONTROL Ekim 2011 1 SUNUM PLANI Mali Kontrol Faslı Alt Başlıklar AB Mevzuatı Ulusal Mevzuat Müzakere Sürecinde Gelinen Aşama Fasıl Kapsamında Başlıca Projeler 2

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1

İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1 Birinci Ayrım: MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ... 3 I. Milletlerarası Örgütlerin Doğuş Nedenleri... 3 II. Uluslararası İlişkiler ve Milletlerarası Örgütler... 5 III. Milletlerarası

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

1- Neden İç Kontrol? 2- İç Kontrol Nedir?

1- Neden İç Kontrol? 2- İç Kontrol Nedir? T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KİHBİ Dairesi Başkanlığı 10 SORUDA İÇ KONTROL MAYIS 2014 ANKARA 1- Neden İç Kontrol? Dünyadaki yeni gelişmeler ışığında yönetim anlayışı da değişmekte ve kamu yönetimi kendini sürekli

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları Y. Doç. Dr. Tamer Atabarut Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Müdürü atabarut@boun.edu.tr Avrupa 2020 Stratejisi: Akıllı, Sürdürülebilir

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü AVRUPA BİRLİĞİNEDİR? Hukuki olarak: Uluslar arası örgüt Fiili olarak: Bir uluslararası örgütten daha fazlası Devlet gibi hareket

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır.

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır. IMF ye Genel Bakış Biz kimiz? Uluslararası Para Fonu (IMF) parasal konularda küresel işbirliğini arttırmak, mali istikrarı sağlamak, uluslararası ticareti kolaylaştırmak, yüksek istihdamı ve sürdürülebilir

Detaylı

Bir Bakışta Proje Döngüsü

Bir Bakışta Proje Döngüsü 1 Bir Bakışta Proje Döngüsü Carla Pittalis, Operasyonlar Sorumlusu Dünya Bankası UYGULAMA DESTEK ÇALIġTAYI Ankara, 6-10 Şubat 2012 2 Amaçlar Proje hazırlık ve yönetim çalışmalarının önemini vurgulamak

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1 Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ I. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLERİN DOĞUŞ NEDENLERİ...3 II. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLERİN AMAÇLARI...5 III. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLER VE ULUSLARARASI

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

10 SORUDA İÇ KONTROL

10 SORUDA İÇ KONTROL T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı 10 SORUDA İÇ KONTROL 1 Neden İç Kontrol? Dünyadaki yeni gelişmeler ışığında yönetim anlayışı da değişmekte ve kamu yönetimi kendini

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU Yükseköğretim Kalite Kurulunun Kurulma Nedeni Yükseköğretimde yapısal değişikliği gerçekleştirecek ilk husus Kalite Kuruludur. Yükseköğretim Kurulu girdi ile ilgili

Detaylı

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler ECA Bölge Perspektifi Marius Koen TÜRKİYE: Uygulama Destek Çalıştayı 6-10 Şubat 2012 Ankara, Türkiye 2 Kapsam ve Amaçlar

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Özlen Kavalalı Müsteşar Yardımcısı V. 50 yıldan fazla bir geçmişe sahip Türkiye-AB ilişkileri günümüzde her iki tarafın da yararına olan

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar

Detaylı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI KATILIM MÜZAKERELERİ ÇERÇEVESİNDE 33 NO LU MALİ VE BÜTÇESEL HÜKÜMLER FASLININ MÜZAKERELERE AÇILMASI

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI KATILIM MÜZAKERELERİ ÇERÇEVESİNDE 33 NO LU MALİ VE BÜTÇESEL HÜKÜMLER FASLININ MÜZAKERELERE AÇILMASI KATILIM MÜZAKERELERİ ÇERÇEVESİNDE 33 NO LU MALİ VE BÜTÇESEL HÜKÜMLER FASLININ MÜZAKERELERE AÇILMASI 18 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi nde 33 No lu Mali ve Bütçesel Hükümler Faslının

Detaylı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı SİYASİ GELİŞMELER HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER AB Liderleri 27 Haziran da Jean- Claude Juncker i AB Komisyon Başkan adayı olarak belirledi. Schulz yeniden AP Başkanı oldu. AB Liderleri Jean-Claude

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER Technical Assistance for Implementation Capacity for the Environmental Noise Directive () Çevresel Gürültü Direktifi nin Uygulama Kapasitesi için Teknik Yardım Projesi Technical Assistance for Implementation

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU 21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 21.1 Topluluk standartlarına uygun hukuki ve idari çerçeve ile bölgesel politikaların programlanması, yürütülmesi,

Detaylı

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI Berna ERKAN Sunuş ASOSAI (Asya Sayıştayları Birliği) ve

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun

Detaylı

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları 1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları Virpi Einola-Pekkinen 10.1.2011 1 Finlandiya Hükümetinin Yapısı Finlandiya da 12 Bakanlık vardır. Her Bakanlık kendi yetkisi çerçevesinde yönetim kapsamına

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 İÇERİK Amaç, Vizyon Hazırlık Süreci İnovasyona Dayalı Mevcut Durum Stratejiler Kümelenme ile ilgili faaliyetler Sorular (Varsa) İNOVASYON & KÜMELENME

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Temel Bilgiler G20 Nedir? G-20 (Group of 20) platformunun kuruluş amacı küresel ekonomik istikrarın sağlanması ve teşvik edilmesi için gayri resmi bir görüş alışverişi

Detaylı

Ekonomik ve Sosyal Komite - Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü AB Politikaları AB Konseyi AB Bakanlar Kurulu Schengen Alanı

Ekonomik ve Sosyal Komite - Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü AB Politikaları AB Konseyi AB Bakanlar Kurulu Schengen Alanı Avrupa Komisyonu SCHUMANN Roma Antlaşması Brüksel Almanya - Avrupa Parlamentosu Đktisadi Kalkınma Vakfı Adalet ve Özgürlükler AB - AVRO Politikaları AB Konseyi Bakanlar Kurulu Schengen Alanı Üye Devlet

Detaylı

Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP)

Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP) Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP) Kurtuluş Aykan* Küresel mali krizin ortaya çıkardığı en önemli gerçek, ekonomik sorunların bundan böyle artık tek tek ülkelerin

Detaylı

Avrupa Birliği 7.Çerçeve Programı Nedir?

Avrupa Birliği 7.Çerçeve Programı Nedir? Avrupa Birliği 7.Çerçeve Programı Nedir? AB Çerçeve Programları, Avrupa Birliği nde çok uluslu araştırma ve teknoloji geliştirme projelerinin desteklendiği başlıca Topluluk Programı dır. İlki 1984 yılında

Detaylı

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI İSTANBUL ATIK MUTABAKATI 2013 ün Mayıs ayında İstanbul da bir araya gelen dünyanın farklı bölgelerinden belediye başkanları ve seçilmiş yerel/bölgesel temsilciler olarak, küresel değişiklikler karşısında

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Basın Duyurusu. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Basın Duyurusu. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Basın Duyurusu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması 16-17 Kasım 2012 Concorde De Luxe Resort Hotel Antalya UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması, Genel

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ Bilindiği üzere; Belçika, Federal Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg tarafından, 1951 yılında Paris te imzalanan bir Antlaşma ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT)

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı.

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı. KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı. AB ile üyelik müzakerelerinde üç yıllık aradan sonra, 22. Fasıl müzakereye

Detaylı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI SOSYAL, BÖLGESEL VE YENİLİKÇİ POLİTİKALAR BAŞKANLIĞI

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI SOSYAL, BÖLGESEL VE YENİLİKÇİ POLİTİKALAR BAŞKANLIĞI T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI SOSYAL, BÖLGESEL VE YENİLİKÇİ POLİTİKALAR BAŞKANLIĞI UMUT AZAK AB İŞLERİ UZMANI 0312 218 16 60 uazak@ab.gov.tr adım adım üyelik 1996 Ticaret Gümrük Birliği 1999 Adaylık 2002

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA)

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) Değerli Katılımcılar, Değerli Konuklar, Türkiye, yapısal reformlar ile

Detaylı

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı SORU VE CEVAPLARLA İÇ KONTROL Ankara-2012 İÇİNDEKİLER 1 Neden İç Kontrol? 2 İç Kontrol Nedir? 3 İç Kontrolün Amacı Nedir? 4 İç Kontrolün Yasal

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

G-20 Gündeminde Yer Alan Kalkınma Konuları. Bilgi Notu

G-20 Gündeminde Yer Alan Kalkınma Konuları. Bilgi Notu G-20 Gündeminde Yer Alan Kalkınma Konuları Bilgi Notu Sencer TURUNÇ Maliye Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı 18.02.2015 G-20 Resmi Adı: G-20 ya da Yirmiler Grubu (Group of 20)

Detaylı

T.C. GÜNEY MARMARA KALKINMA AJANSI İÇ KONTROL İZLEME VE YÖNLENDİRME KOMİTESİNİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI HK YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. GÜNEY MARMARA KALKINMA AJANSI İÇ KONTROL İZLEME VE YÖNLENDİRME KOMİTESİNİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI HK YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Sıra No İÇ KONTROL İZLEME VE YÖNLENDİRME KOMİTESİNİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI HK YÖNERGE : GMKA/Yönerge/10 Revizyon No : 2 Tarih : 29/08/2013 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER 4 Haziran 2012 SUNUŞ GÜNDEMİ Pazara Giriş Koordinasyon Yapısı Yeni Yaklaşım Pazara Giriş Komitesi Ülke Masaları

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK 18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK Göçmen İşçi Çocuklarının Eğitimine İlişkin Yönetmelik, 14 Kasım 2002 tarih ve 24936 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında yapılan

Detaylı

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT), üye ülkeler arasında yoğun ekonomik işbirliğinin tesis edilmesini amaçlayan bölgesel düzeyde bir uluslararası teşkilattır. Teşkilat, 1964 yılında kurulan Kalkınma İçin

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma 13 Mart 2014, İstanbul Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulumuzun ve Türkiye Bankalar Birliği nin

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ

ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ Sayı: TİM.OAİB.GSK.ORG.2014/1583-23954 Ankara, 20/11/2014 Konu: Paraguay Yatırım Ortamı Hk. Sayın Üyemiz, SİRKÜLER (G/2014) Türkiye İhracatçılar Meclisi

Detaylı

FASIL 7 FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU

FASIL 7 FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU FASIL 7 FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU Öncelik 7.1 Fikri mülkiyet haklarının uygulanması amacıyla polis, gümrük ve yargı arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve bu kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi

Detaylı

FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU

FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU 6.A. Avrupa Birliği ndeki Genel Sektörel Durum Analizi Şirketler hukuku mevzuatı, şirketler ile muhasebe ve denetim konularını kapsamaktadır. Şirketler konusuna ilişkin kurallar,

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA PROJELERİ KOORDİNASYON OFİSİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA PROJELERİ KOORDİNASYON OFİSİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA PROJELERİ KOORDİNASYON OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç Madde 1- (1) Bu yönergenin amacı, ulusal ve uluslararası bilimsel araştırma ve geliştirme

Detaylı

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları 7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları Seda GÖKSU AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi Sunum Planı 7.ÇP SSH Araştırma Alanı 7.ÇP SSH alanı projelerine nasıl ortak olabilirim?

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan ın Konuşma Metni. 2010 I. YOİKK Toplantısı

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan ın Konuşma Metni. 2010 I. YOİKK Toplantısı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan ın Konuşma Metni 2010 I. YOİKK Toplantısı 11 Mart 2010 Saygıdeğer Üyeler, Çok Değerli Katılımcılar, Değerli Basın Mensupları, Sizleri saygıyla selamlıyorum.

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı

G-20 AVUSTRALYA DÖNEM BAŞKANLIĞI 4.KALKINMA ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTISI 3-5 Eylül 2014

G-20 AVUSTRALYA DÖNEM BAŞKANLIĞI 4.KALKINMA ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTISI 3-5 Eylül 2014 G-20 AVUSTRALYA DÖNEM BAŞKANLIĞI 4.KALKINMA ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTISI 3-5 Eylül 2014 Deniz BERBER AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanı 26 Kasım 2014 G-20 Nedir? Kuruluşu

Detaylı

FASIL 5 KAMU ALIMLARI

FASIL 5 KAMU ALIMLARI FASIL 5 KAMU ALIMLARI Öncelik 5.1 Kamu alımları konusunda tutarlı bir politika oluşturulması ve bu politikanın uygulanmasının izlenmesi görevinin bir kuruma verilmesi 1 Mevzuat uyum takvimi Tablo 5.1.1

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ MALİ KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ MALİ KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ MALİ KAYNAKLARI 1. KATILIM ÖNCESİ YARDIM PROGRAMI 2001 yılı sonuna kadar Türkiye ye Avrupa Birliği nin çeşitli bütçe kalemlerinden mali ve teknik işbirliğine yönelik yardımlar gelmekteydi.

Detaylı

GİRİŞ. A. İç Kontrolün Tanımı, Özellikleri ve Genel Esasları:

GİRİŞ. A. İç Kontrolün Tanımı, Özellikleri ve Genel Esasları: GİRİŞ 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kamu da mali yönetim ve kontrol sisteminin bütünüyle değiştirilerek, uluslararası standartlara ve Avrupa Birliği Normlarına uygun hale getirilmesi

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

RAPOR TPS-OIC TİCARET MÜZAKERELERİ KOMİTESİ (TMK) GÖZDEN GEÇİRME TOPLANTISI. (Ankara, 17-19 Haziran 2008)

RAPOR TPS-OIC TİCARET MÜZAKERELERİ KOMİTESİ (TMK) GÖZDEN GEÇİRME TOPLANTISI. (Ankara, 17-19 Haziran 2008) Aslı: İngilizce RAPOR TPS-OIC TİCARET MÜZAKERELERİ KOMİTESİ (TMK) GÖZDEN GEÇİRME TOPLANTISI (Ankara, 17-19 Haziran 2008) 1. TMK Gözden Geçirme Toplantısı 17-19 Haziran 2008 tarihleri arasında Ankara da

Detaylı