ISTANBUL TICARET ODASı. YAYıNLARı. PROF. ılhan E. POSTACIOGLU. 538 Sayılı Kanunun. İCRA VE İFLAs KANUNUNA. GETİRDİöİ YENİLİKLER İSTANBUL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ISTANBUL TICARET ODASı. YAYıNLARı. PROF. ılhan E. POSTACIOGLU. 538 Sayılı Kanunun. İCRA VE İFLAs KANUNUNA. GETİRDİöİ YENİLİKLER İSTANBUL"

Transkript

1 r ISTANBUL TICARET ODASı YAYıNLARı PROF. ılhan E. POSTACIOGLU 538 Sayılı Kanunun İCRA VE İFLAs KANUNUNA GETİRDİöİ YENİLİKLER İSTANBUL 1 965

2 ISTANBUL TIcARET ODAsı YAYıNLARı PROF. ılhan E. POSTACıO~LU 538 SAYILI KANUNUN. ıcra VE IFLAs KANUNA GETIRDIC71 YENILIKLER İSTANBUL 196 5

3

4 538 SAYILI KANUNUN tcra VE İFLAS KANUNUNA GETtRDtGt YENİLİKLER GİRış 1-6 Mart 1965 tarihinde Resmi Gazete ile yayınlanan kanunumuz 6 Haziran 1965 de merpyete giriyor. Alacaklıların alacaklarını tahsil hu susunda karşılaştıkları zorlukların mühim bir kısmıhı bertaraf etmek üze re, uzun tereddüd devrelerinden sonra çıkarılması başarılan bu kanun, alacaklılara ne gibi avantajlar sağlayor, borçluiara yeni ne gibi mükellefiyetler tahrnil ve bunların yanında ne gibi kolaylıklar temin ediyor? Diğer cihetten üçüncü şahısların durumunda ne istikamette değişiklikler getirmiş oluyor? İşte bir vatandaş ve bir tüccar olarak herkesin kısaca cevabını öğrenmek istediği sualler bunlardır. Biz bu b-roşürde bu suallerin cevaplarını okuyucularımızın hukukçu olmadıklarını farz ederek verrneğe ve kanunun getirdiği yenilikleri mümkün mertebe açık bir dille kendilerine anlatmağa çalışacağız. Bu maksatla her şeyden önce cebri icra sistemimize kuşbakışı bir nazar atfetmekliğibını öğrenmek istediği sualler bunlardır. BİRİNCİ KısıM İCRA VE İFLAS KANUNUNA UMUMI BİR BAKıŞ BİRİNCİ FASIL ANA MEFHUl\'ILAR : Haciz, rehiııin paraya çevrilmesi, iflas ve konkordato Muayyen bir hukuk nizamı içinde borçlu, borcunu, vadesi ge4 lince, norm~n olarak kendi rızasile ahccı klısına öder. Eğer o sırada buna muktedir değilse, alacaklısından yeni bir vade almağ"a gayret eder. Fakat alacaklı bu vadeyi kendisine vermek zorunda değildir. Borçlusunun hüs4 nüniyetine inanmıyor, uzatacağı vadenin borçluya zaman kazandırmaktan gayrı bir netice vermiyeceğine kail bulunuyorsa, alacaklı borçlunun bu temdid taleplerini nazara almıyarak cebri icra yolile alacağını almak çarelerine baş vurur. Vadesinde ödenmemiş para alacağını borçlusundan zorla tahsil için alacaklınm yapacağı şey borçluya ait mallara İcra koydurmak yani malları haciz ettirmek ve bunları yine İcra makamlan va~!lltasile paraya çevirtmektir. Haciz neticesinde borçlu haciz konusu malda tasarruf selahiyetini kaybeder. Binaenaleyh artık başkasına bu malı muteber olarak devredemez. Haciz malı adeta borçlunun mameleki içinde hukukan kilitlediğinden artık icra makamları vasıtasile bunun paraya eevrilmesine yani satılarak üçüncü şahsa devir edilmesine ve ısatı -3- makamları vasıtasile el

5 bedelinden de borcun ödenmesine bir mani kalmaz. 3 - Alacağını tahsil edememiş olan alacaklının başvuracağı müeyyide sadece hacizden ibaret değildir. Eğer alacaklı daha evvel, borçlusundan rehin almışsa, bu takdirde haciz yoluna gitmeden evvel rehini İcra makamları vasıtasile paraya çevirtmesi icabeder. Hatta, alacaklı elinde menkul rehini bulunduğu veya alacağı için gayrımenkul rehini (ipotek) aldığı takdirde evv:ela rehinin paraya çevrilmesi yoluna başvurmak zorundadır. Rehini paraya çevirdikten sonra elde edilen para, alacağını karşılamazsa, o zaman, tahsil edemediği bakiye alacak için alacaklı haciz yoluna veya bir az sonra göreceğimiz iflas yoluna gidebilir. Yoksa, ta işin başından rehini bir tarafa bırakıp haciz veya iflas yollarını deneyemez, kaide budur. Fakat kaidenin istisnaları mevcuttur. Evvela alacak emre muharrer senet (bono) gibi bir kambiyo senedine bağlanmış ve bunun için rehin alınmış ise, bu takdirde rehinin paraya çevrilmesi yoluna gitmeden doğrudan doğruya haciz yolile borçluyu takip edebilmek yetkisi alacaklıya tanınmıştır. Keza, alacaklı rehin almakla beraber borçlusunu evvela rehin yolile takibe mecbur olmaksızın, dilediği takdirde haciz veya iflas yolile takip etmek yetkisini borçlusundan yazı ile istihsal etmiş ise, bu yetkiye müsteniden de, mesele bir az müllakaşalı olmakla beraber, doğrudan doğruya haciz veya iflas yollarından birine gidebilir. Bu suretle alacaklı için rehin almışsa, borçlusunu rehinin paraya çevrilmesi yolile, rehin almamış veya rehin paraya çevrildikten sonra alacağının karşılanmamış bir kısmı kalmış ise, haciz yolile takip etmek sel ahiyetlerinin mevcut olduğunu görüyoruz. 4 - Fakat bir de bu takip yollarının yanında iflas yolile takip de yer almaktadır. İflas yalnız tüccar olan borçluiara kabili tatbik bir müeyyede dir, ve mefhum olarak umumi hacze tekabül eder. Bu umumi haciz fikrini layıkile anlayabilmek için bir misal üzerinde duralım liralık bir alacağı olan alacaklı borçlusunu haciz yoiile takip ederse bu takibi neticesinde borçlusunun lira değerindeki mallarına haciz koydurur. Bu suretle haciz, ferdi neticeler husule getirir. Yani bu hacizden istifade edecek yalnız kendisidir. Diğer alacaklıların bu hacizden istifade etmeleri için ayrıca takip yapıp, eğer kanunun aradığı şartlar varsa, bu hacze iştirak etmeleri lazımgelir. Fakat iştirak prosedürü tahrik edilmeden ve gerçekleştirilmeden bir hacizden yalnız haczi koydurmuş alacaklı istifade eder; diğer alacaklılar istifade edemez. Bundan başka haciz yalnız taalluk ettiği ve misalimizde 10 bin lira değerindeki mala müllhasır kalır. Haczin dışında kalan mallara borçlu serbestçe tasarruf etmeğe devam eder. Halbuki aynı liralık alacak için borçlu iflas ettirilmiş olursa, artık bu iflas neticesinde kabili haciz -4-

6 ne kadar malları varsa, onun tasarruf sahasından çıkmış olur. Sanki bütün malları ayn ayrı haciz edilmiş gibi. Diğer cihetten, bu iflâs durumundan yalnız borçluyu iflâs yolile takip etmiş ve onu iflâs ettirmiş alacaklı değil, bu alacaklı da dahil olmak üzere borçlunun bütün alacaklıları faydalanır. Şöyle ki; iflâs ile borçlunun bütün malları bir bütün bir masa teşkil eder; ve bu malların bedeli şu veya bu alacaklıya verilmeyip iflâs masasına alacağını kayıt ve kabul ettirmiş alacaklılar arasında alacakları nisbetinde (garameten) taksim olunur. 5. İflâsın yanında borçluya ait borçların böyle kollektif yani umumî bir şekilde tasfiyesini tazammun eden ve iflâsa nazaran çok daha hafif bir mahiyet arzeden bir yol da konkordatodur. Fakat konkordatoda inisyatif alacaklıların değil borçlunun elindedir. Yâni prosedürü tahrik edecek olan alacakhlar olmayıp bizzat borçludur. Konkordato iflâstan evvel ve iflâstan sonra olmak üzere iki nevidir. İflastan önce yapılmış konkordato borçlunun iflasına mahal bırakmaz. Binaenaleyh, iflâsı önleyici bir vasfı haizdir. Buna mukabil, iflâs eden borçlu alacaklıları ile konkordato akdine muvaffak olursa tekrar mallarının başına avdet eder ve mallarını bizzat paraya çevirip konkordato şartları dahihnde alacaklılarına müsavi esaslar dahilinde ve alacakları ile mütenasip olarak dağıtır. İflâsla konkordatoyu birbirine yaklaştıran, her ikisindeki umumihk vasfıdır. Ayıran da, iflâsta borçlunun mallarının başından uzaklaşması, onun yerini alacaklıların seçtikleri iflâs idare memurlarının (sendiklerin) almasıdır. Öyle ki iflasta borçlu kendi mallarının yabancısı hükmüne gelmektedir. Konkordatoda ise borçlu mallarının başında kalmakta, konkordato akdinde alacaklılarına kabul ettirdiği tediye şartları dahilinde tediyelerini yapmaktadır, (meselâ borçların % 60 nm, konkordatonun kesinleşmesinden 6 ay sonra başlamak üzere üçer aylık müsavi taksitlerle 30 ay zarfında 10 taksitle ödenmesi gibi) Bunun için de mallarını uygun gördüğü fiatlarla satmakta, ticaretine devam edegelmektedir. İKİNCİ FASIL İcra Teşkilâtı ve Cebri İcra Mekanizması 6. Yukarıda, para alacaklarının tahsili mevzuunda icra ve iflâs kanununun koyduğu muayyen müeyyideleri görmüş oluyoruz. Şimdi bunların kısaca nasıl ve ne gibi bir mekanizma içinde harekete geçtiğini görmekliğimiz lâzımdır. Bunun için de evvelâ memleketimizin icra teşkilâtını şöyle alelumıım gözden geçirmek icabeder. Her Asliye Mahkemesinin bulunduğu kaza dairesinde asgarî olarak bir icra dairesi ve bu dairede de asgarî olarak icra memuru sıfatile vazife gören bir memur vardır. İstanbul, Ankara gibi büyük merkezlerde icra dairesi muhtelif dairelere bölünmüştür. Yani buralarda birden fazla icra da-

7 iresi mevcuttur. îcraya ait muamelelerin büyük kısmı icra memurları veya bunların maiyetindeki muavin ve -muayyen muameleler de- kâtipler tarafından yapılır. Bu muamelelerde kanuna aykırı veya işin icabına uygun düşmeyen bir cihet varsa muamelenin iptali veya düzeltilmesi için alâkalılar tarafından icra dairesinin bağlı bulunduğu icra tetkik merciinde şikâyet mevzuu yapılabilir. İcra tetkik mercii makamını bir hâkim işgal eder. Bu hakim alâkalıların şikâyeti üzerine icra muamelelerinin kanuna ve maslahata uygun olup olmadığını kontrol eder ve şikâyeti kabul veya red suretinde bir karara bağlar. İcra tetkik mercii hakimine biraz sonra temas edeceğimiz başka vazifeler de verilmiştir. İcra Tetkik mercii hâkiminin kararları kanunda yazılı olan hallerde kabili temyizdir. Kararın temyizi için aleyhine karar verilmiş olan alâkalı (alacaklı veya borçlu veya üçüncü şahıs) Yargıtay İcra ve İflâs dairesine başvurur. Kanun iflâs ve konkordato mevzularında ayrıca Asliye Ticaret Mahkemesine muayyen vazifeler vermiştir. 7. Teşkilâtın ana hatlarını böylece belirttikten sonra şimdi haciz yolüe takibin nasıl yapıldığını ve borçlunun mallarına nasıl haciz konulabileceğini görelim. Alacaklı para alacağı hakkında daha önce borçlusu aleyhine ait olduğu mahkemede dava açıp alacağını ilâma bağlatmış ise Türkiyenin her hangi bir icra dairesine bu ilâmı tevdi edip haciz yolile borçlusunu takip edebilir. O zaman icra dairesi borçluya bir icra emri tebliğ eder. Ve beş gün zarfında borcun ödenmesini ister. Beş gün geçtikten sonra icra memuru borçlunun mallarının bulunduğu yere (ticarethane, dükkân veya deposuna, ikametgâhına) giderek alacak miktarına yetecek mallarına haciz koyar. Borçlu böyle ilâma müstenid bir icra emrine karşı icra dairesi (icra memuru) nezdinde borçlu olmadığına dair herhangi bir itirazda bulunamaz. Çünkü alacaklının alacağı kaziyei muhkeme teşkil eden ilâmla sabittir. 8. Eğer, borçlu borcunun ilâma bağlanmasından sonra, borcunu ödediği iddiasında ise, o zaman, takibe icra tetkik mercü nezdinde itirazda bulunarak takibin iptalini ister. Fakat borçlunun bu itirazının mercice nazara ahnabilmesi için iddia ettiği tediyeyi imzası NoterUkçe musaddak veya alacaklısı tarafından merci önünde ikrar edilecek bir makbuzla isbat etmesi lâzımdır. Borçlu ilâma bağlanmış alacağı, icra dairesi haricinde alacaklısına ödemiş ve alelade hususi bir makbuz almış ise, alaca' makbuz altındaki imzanın kendisine aidiyetini kabul ve ikrar etmezse, o zaman merci makbuz altındaki imzanın alacaklıya ait olupl olmadığının tahkikine girişemez; hakkındaki takibi durduramaz ve iptal edemez. Borç-

8 lu böyle bir halde ikinci defa ödemede bulunmak zorunda kalır. (Borçlunun ikinci ödemenin kendisine iadesi hakkında mahkemede aynca istirdat davası açmak hakkı mahfuzdur.) Binaenaleyh, bir borçlu ilâma bağlanmış borcu ödemek yoluna giderse alacaklısımn dürüstlük derecesini gözönünde tutarak hareket etmeli, eğer icra veznesine tediyede bulunmuyorsa, bilfarz defter kayıtlarile veya hususi makbuzlarla iktifa etmeyip alacakhsmdan, imzasmı Notere tasdik ettireceği bir makbuz almayı ihmal etmemelidir. 9. Ancak alacakh borçlusu aleyhine bir ilâm almış değilse, para alacağını vâdesinde borçlusundan tahsil edemediği takdirde yine de haciz yolile takip edebilmek imkânını haizdir. İsviçre kanunundan Türk kanunun iktibas ettiği bu şekil kanunumuzun başlıca hususiyetlerinden birini teşkil etmekte ve ilamsız icra diye anılmaktadır. îşte şimdi ilamsız icranın tâbi olduğu prensipleri görmekliğimiz icabediyor. İlamsız icra yolile haciz yaptıracak olan alacaklı Türkiyenin her hangi bir icra dairesine müracaat imkânını haiz değildir. Zira, ilamsız icra bakımından icra dairelerinin selâhiyeti tahdide uğramıştır. Kaidemiz şudur ki, alacaklı borçlusu aleyhine dava ikame etmek istediği takdirde hangi yer mahkemesine müracaat edecek ise ilamsız takip için aynı yer içra dairesine başvurmalıdır. Malûm olduğu üzere selâhiyet evvelemirde borçlunun ikametgâhına göre taayyün eder. Binaenaleyh, alacaklının haciz yolile borçlusunu takip mevzuunda evvelemirde borçlunun ikametgâhı icra dairesi yetkilidir. Borcun tediye mahalli neresi ise, alacakh o yer icra dairesine de başvurmak selâhiyetini haizdir. Nihayet, alacaklı ve borçlu borç senedinde selâhiyetli icra dairesini de muteber olarak kararlaştırabilirler. Bu takdirde alacaklı borç senedinde yazılı icra dairesine de müracaat etmek imkânına sahiptir. Alacaklı icra dairesine müracaatla haciz yolile borçlusunu şu kadar lira alacak için takip etmek isteğinde olduğunu bildirir ve gerekli harçlan ve tebliğ masraflarını öder. Buna takip talebi diyoruz. Takip talebile müruru zaman kesilmiş olur. İcra dairesi takip talebine muhatap olunca bu talebin hakiki bir alacağa tekabül edip etmediğini araştırmaz. Yani alacaklının iddia ettiği gibi bir alacağı olup olmadığım tahkik etmez. Talebe uygun olarak ödeme emrini tanzim ile borçluya tebliğ eder. Borçlu ödeme emrini tebellüğ edince, eğer ödeme emrinde bildirilen borcu kabul etmiyorsa icra dairesine 7 gün idinde başvurarak borcu olmadığı hakkında itiraz etmesi lâzımdır. Eğer itiraz etmezse takip kesinleşir. Alacakh da kesinleşen takip üzerine borçulunun mallarına haciz konmasını icra memurundan ister. Artık ondan sonra borçlu borcunu ödemedikçe ve tediyesini kanunun aradığı e-

9 killerde isbat etmedikçe haczi kaldıramaz veya mahcuz mallarm paraya çevrilmesine mani olamaz. Takip kesinleştikten sonra borçlu takibi durdurmak için borcunu öderken de şunlara dikkat etmelidir. Ya borcunu icra veznesine ödemeli; veya alacakhsma Noterden imzasını tasdik ettireceği bir makbuz mukabilinde tediyede bulunmahdır. Eğer adî bir makbuz mukabihnde alacaklısına tediyede bulunacak ise bilmelidir ki, bu makbuz altındaki imzayı alacaklı -ihtilâf vukuunda- icra tetkik merciinde inkâr edecek olursa, borçlu bu imzanın alacaklıya aidiyetini icra makamlarında isbat iktidarını haiz olamıyacak ve binnetice ilamlı icrada olduğu gibi ikinci bir tediye yapmak zorunda kalacaktır. Fakat burada bahis konusu ettiğimiz durum ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmiyerek takibin kesinleşmiş olması hali için bahis mevzuu olmaktadır. Zira, borçlu ödeme emrine itiraz etmişse, mücerret itiraz takibinin kesinleşmesine mani olur ve takibi durdurur. Demek ki, ödeme emrine müddetinde itiraz borçlu için son derecede önemlidir. Bundan dolayıdır ki, ödeme emrinin tebliği de borçlu için önem ifade eden bir hâdisedir. Şunu şuracıkta kayıt edelim ki ödeme emrinin borçlunun şahsına tebliği de zaruri değildir. Borçlu nâmına adlî tebligatı tebellüğ etmek zorunda olan bir şahsa meselâ borçlunun ikametgâhında onunla birukte oturan yetişkin bir hizmetçiye veya ailesi efradından birine veya dükkân ve mağazasmdaki bir müstahdeme yapılan tebliğ muteberdir. Borçlu, kendinden gayri bir kimseye yapılan tebligatdan kusuru olmaksızın geç haberdar olmuşsa, bu bapda kusursuzluğu ve ıttılamm geç vaki olduğunu isbat ederek ayrı prosedürle bu defa tetkik merciinde gecikmiş itirazda bulunabilir ki gecikmiş itiraz kendiliğinden takibi durdurmayıp merci tarafından ayrıca şayanı kabul görülmek iktiza eder ve borçlu için garanti arzetmez. 10. Şimdi ödeme emrine borçlu tarafından müddetinde yapılan itiraz takibi durdurur dedik. Bu da tabüdir. Zira, zaten alacaklı olarak icra dairesine müracaat eden şahıs alacakh olduğunu icra memuruna isbat etmeden sırf onun beyan ve takip talebi üzerine borçlusuna ödeme emri tebliğ ettirdiğine göre, buna mütenazır olarak da, sırf borçlunun itirazı ile ve bu itirazın dayanabildiği sebeplerin icra memuruna ispat edilmesine hacet kalmaksızın takibin durması lâzımdır. Takip itiraz üzerine durunca bu itirazı hükümden düşürmek ve takibi kesinleştirip kesinleşen takibe müsteniden haciz istiyebilmek için alacaklının başvurabileceği iki ayrı yol vardır. Ya Mahkemeye müracaatla itirazın iptali davasını açar; bu davasında alacaklı olduğunu ve alacağının para alacağı olarak takip tarihinde muayyen ve belli bir miktarda olduğunu ispat ederse hem alacağına hüküm

10 alır hem de borçlusunu haksız yere itirazda bulunduğu için inkâr tazminatına mahkum ettirir. 11. Yahut alacakh icra tetkik merciine baş vurarak itirazın kaldırılmasını ister. Merciin itirazın kaldırılmasına karar verebilmesi için alacağını muayyen vasıftaki bir senetle ispat etmesi gerekir. Senetde aranılan vasıflar şunlardır: a) Senet altındaki borçluya ait olduğu bildirilen imza noterlikçe musaddak olmah; değilse, borçlu bu imzanın kendisine aidiyetini merci önünde kabul etmelidir. b) Senedin metninden borçlunun borç altına girmiş olduğu anlaşılmalıdır. Alelade bir tediyeyi natık bir makbuz, o makbuzu verenin borç altına girdiğine tam bir delil teşkil etmediği için, bu vasfı haiz değildir. Binaenaleyh, senedin metninde sadece şu kadar lira aldım ibaresi kâfi olmayıp şu kadar lira borçlandım veya şu kadar lirayı ödemeği teahhüt ediyoyorum tarzında borcun borçlunun zimmetine terettüp ettiğini ortaya koyması lâzımdır. Borçlu da alacaklı tarafından ibraz edilen böyle bir senede karşı tediye, ibra takas veya diğer itirazlarını aynı mahiyette bir senetle, (yâni imzası Noterhkten musaddak veya alacakh tarafından merci önünde kabul edilecek bir senetle) ispat edemediği takdirde, o zaman tetkik mercii itirazın kaldırılmasına karar verecek ve bu suretle takip kesinleşerek alacaklı borçlunun mallarına haciz koydurmak imkânım elde edecektir. 12. Borçlu kendisine izafe edilen senet altındaki imzayı inkâr ederse icra tetkik mercii icabında bilirkişi marifetile imza tatbik ve mukayesesinde bulunur. Bunun için borçluya aidiyeti sabit tatbike medar bir imza bulunması gerekmektedir. Çok defa itiraz dilekçesindeki veya vekil itirazda bulunmuşsa vekâletnamenin aslındaki imzaya itibar olunmaktadır. İmzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse, itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. İtirazın bu suretle muvakkaten kaldırılmasına karar verilmesi üzerine alacaklı borçlunun mallarına muvakkaten haciz koydurur. Muvakkat haczin biraz evvel bahsi geçen hacizden farkı şudur ki, alacaklı muvakkaten haczedilen malların satışını isteyemez. Bunun için muvakkat haczin kat'i hacze münkalip olması lâzımdır. Esasen borçlu, itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilmişse kararın kendisine tefhiminden ve tefhim edilmemiş ise tebliğinden itibaren 7 gün zarfında mahkemede borçdan kurtulma davası açması icap eder. Bu davayı açmadığı veya açıp da kaybettiği takdirde itirazın muvakkaten kaldırılması kat'i mahiyet alacak ve eğer alacaklı daha önce borçlunun mallarına muvakkaten haciz koydurmuş ise bu da kat'i hacze münkalip olacaktır.

11 13. Görülüyor ki, borçlunun senet altındaki imzayı inkâr etmesi halinde alacaklının hakkına kavuşması bir hayli gecikmektedir. Zira icra tetkik mercii itirazın kaldırılması prosedürü içinde imzayı tahkik edip imzanın borçluya aidiyetini tesbit etse bile, bu ancak itirazın muvakkaten kaldırılması neticesini doğurmakta, itirazın kat'i olarak hükümden düşmesi ise borçlunun borçdan kurtulma davasını müddetinde açmamasına ve açtığı taktirde kaybetmesine bağlı kalmaktadır. Tatbikatda borçluların imzalarını inkâra yeltenmelerinin sebebini işte bu durumda yani borçlunun bu usûl hükümleri sayesinde vakit kazanmak endişesinde aramak doğru olur. 14. Rehinin paraya çevrilmesi için kanunun koyduğu usuller haciz yolu ile takipteki usullere benzemektedir. Yalnız ödeme emrine itiraz müddetleri farklıdır. Menkûl veya gayrı menkûl rehinin paraya çevrilmesini alacakh isteyince haciz yolunda olduğu gibi borçluya ödeme emrinin tebliği gerekmekte, ödeme emrine itiraz serdedilmediği takdirde rehinin paraya çevrilmesi imkân dahihne girmektedir. Borçlu itirazda bulunmuşsa yine itirazın icra tetkik merciinden -yani bazı istisnalar bir yana bırakılacak olursa- hacizde mer'i olan esaslara benzer şekilde kaldırılması lâzım gelmektedir. 15. İflâs yolu ile takibin seyri ise hacze nazaran bazı mühim farklar arzeder. Evvelâ, haciz yolu ile takip için birden fazla icra dairesinin selâhiyeti bahis mevzuu olduğu halde, iflas yolu ile takipte selahiyetli icra makamı münhasıran borçlunun işlerini temerküz ettirdiği icra dairesidir. Binaaneleyh, selâhiyet üzerinde anlaşmalar iflas mevzuunda hüküm ifade etmemektedir. Alacaklı bu yer icra dairesine müracaatla borçlusuna iflas yolu ile takip edildiğini beyan eden bir ödeme emri tebliğ ettirir. Borçlu itiraz edecek ise itirazını behemahal arzuhal ile icra memurluğuna bildirmesi lâzımdır. (Halbuki haciz yolu ile takipte itiraz icra zaptına derç ettirilmek suretile de yapılabilmektedir.) Borçlu itiraz etmiş olsun olmasın, iflâsa karar verecek olan mahkeme, borçlunun işlerini temerküz ettirdiği yer mahkemesidir. Şu halde, alacakh ödeme emrinin tebüği formahtesi ikmal edildikten sonra selâhiyetdar mahkemeye müracaatla borçlusu aleyhinde iflâs davası açar. Mahkeme muhafaza tedbirleri alabilir. Bu meyanda borçlunun mallarına iflâs memurluğu (iflâs dairesi) marifetile el koyabilir ve bunların ahara devredilmesini önleyebilir. Daha hafif bir tedbir olarak da borçlunun mallarının defterinin yapılmasına karar verebilir. Bu takdirde iflâs memurluğu tarafından borçlunun ve ailesinin idaresi için bırakılan mallar müstesna olmak üzere deftere geçirilen mallarda borçlu tasarruf selâhiyetini muhafaza etmekle beraber, bu tasarrufları neticesinde elde

12 ettiği kıymetleri -meselâ satış yapmışsa satış bedelini- aleyhine iflâs kararı verilince iflâs masasına teslim ve tediyeye mecburdur. Bu mecburiyeti yerine getirmeyen borçlu iflâs masasının vereceği müzekkere üzerine bir aya kadar hafif hapis cezasile cezalandırılır. İflâs davasına el koyan mahkeme borçlu tarafından ödeme emrine yapılan itirazın varid olup olmadığını anlamak için- alacağın varhğım tahkik eder. Bu hususta bu kabil bir davada tetkiki mümkün delilleri ve bu meyanda defter kayıtlarını da tetkik konusu yapar. Takibe mesned yapılan alacağın varlığına kanaat getirirse, borçluya borcu 7 gün zarfında mahkeme veznesine depo etmesini emreder. Borçlu bu emri yerine getirmezse, borçlunun iflâsına karar verir. 16. Borçlunun iflâsı üzerine bütün malları bir masa teşkil eder ve bu mallar üzerinde borçlunun tasarruf selâhiyeti sona erer. Alacaklılar yapacakları ilk toplantıda iflas idare memurlarını seçerler. İflâs idare memurları da ilân yapıp müflisten alacaklı olanları kayda davet eder. Müracaat edenlerin alacaklarını iflâs idare memurları tahkik edip iflas masasına kayıt ve kabullerini icra eder. Masaya dahil mallar iflas idare memurlarınca paraya çevrilerek masaya kayıt ve kabulleri icra edilmiş alacaklılar arasında alacaklarıyla mütenasip olarak tevzi edilir. 17. Konkordato ise farklı bir tasfiye şeklini tazammun eder. Konkordato teklifini borçlu Ueri sürer. Teklif, borçların bir plân ve müsavi esaslar dahilinde yeni vadelere bağlanmak veya borçlarda muayyen nisbet üzerinde tenzilât icra edilmek suretile ödenmesini istihdaf eder. Borçlu iflâstan önce konkordato akdedebilmek için icra tetkik merciine bir proje verir ve blânçosunu ibraz eder. Merci projeyi makul ve alacaklıları izrar kasdinden âri görürse borçluya iki aylık bir mühlet verir ve kendisine bîr komiser tayin eder. Komiser alacaklıları alacaklarını kayda davet eder. Fakat alacağın varlığını kabul edip etmemek borçluya ait bir selâhiyettir. Borçlunun kabul etmediği alacaklıların ne nisbette rey sahibi olacağını tetkik mercii tayin eder. Konkordato mühleti borçlu ile alacakhlar arasında bir nevi mütareke, silâhların karşılıklı olarak muvakkat bir zaman için terki demektir. Şu bakımdan ki rehinin paraya çevrilmesi müstesna borçlu aleyhine konkodato mühleti zarfında haciz ve iflâs yollarından birile icra takibi yapılamaz. Borçlu bu mühlet zarfında rahat bırakılmak istenilmiştir. Zira bu mühlet zarfında konkordatonun kabulü hazırlıkları tamamlanacaktır. Alacaklılar kayıtlarını icra ettirdikten sonra Komiser tarafından bildirilen yer ve saatte toplanarak borçlunun teklifine müsbet veya menfî rey beyan ederler. İflâstan önceki konkordatonun kabulü için borçlunun eski kanunda ödeme teklifinde bulunacağı borç nisbetinin asgarî olarak % 30 olması

13 icabederdi. Konkodatonun kabulü için aranılan diğer şart da rey sahibi olduğu kabul edilen alacaklıların 2/3 nün konkordatoya muvafakat etmesi ve bunların sahip oldukları alacakların bütün alacakların 2/3 sine tekabül eylemesi lüzumudur (şahıs ve meblağ ekseriyeti). Konkordato bu suretle kabule mazhar olmuşsa, hüküm ifade etmesi için ayrıca mahkemenin tasdikine iktiran etmesi lâzımdır. Konkordatonun tasdiki için aktedilecek celsede mahkeme konkordatoya itirazları olan alacaklıları dinleyecek, konkordatonun hüsnü niyetle ve borçlunun mevcudile mütenasip tediye şartlarını ihtiva ettiğine kanaat getirirse, konkordatoyu tasdik eyliyecektir. Görülüyor ki, konkordato mühleti sırasında borçlu bir yandan alacaklıların takibinden masun kalmakta ve komiserin nezareti altında olsa dahi daima mameleki başında bulunduğu için alacaklılardan bazıları veya hepsi aleyhine zararlı muameler yapabilmek, mallarını kaçırabilmek imkânını bilfiil elinde tutmaktadır. Esasen kanunumuzda bu bakımdan kâfi müeyyideler bulunmadığından bu yüzden vâki şikâyetler yeni metinde geniş mikyasta nazara alınmıştır. îşte şimdi cebrî icra mekanizmasına atfettiğimiz bu kuşbakışı nazardan sonra 538 sayılı kanunun getirdiği yeniliklerin nelerden ibaret olduğunu görmek zamanı gelmiştir. ÎKÎNCÎ KISIM 538 SAYILI KANUNUN GETİRDİĞİ YENİLİKLER 18. Kanunun getirdiği yenilikleri bu yazımızın başında da belirttiğimiz gibi borçlulara ne gibi yeni mükellefiyetler ve binnetice alacaklılara ne gibi kolaylıklar sağladığı zaviyesinden ele alacağız. Keza sırası geldikçe alacaklılara tahmil edilen yeni mükellefiyetler varsa onlara da işaret edeceğiz. Böylelikle okuyucularımızı mümkün mertebe ikaz etmek ve kendilerini kötü süprizlerden alıkoymak istiyoruz. Aynı zamanda hasımlarının şu veya bu şekilde tutumlarından ne yolda faydalanabilecekleri hakkında da kendilerine toplu fikir vermiş olacağımız kanısındayız. BİRİNCİ FASIL Tebligat Mevzuunda Yenilikler 19. Evvelâ henüz icra takibine muhatap olmadan adresini değiştiren borçlunun yeni adresini alacaklısına bildirmek zorunda olup olmadığını belirtelim. Eski kanunda böyle bir mevzu yoktu. Yeni kanun ise yalnız Uâm ve ilâma muadil tutulan senetler (1) borçlularile ipotek senedi (1) u kadarını söyliyelim ki borçlunun Noterde resen tanzim ettirdiği senette muayyen bir borcu ikrar etmesi ilâm hükmündedir.

14 borçlularına böyle bir mükellefiyet yüklemiştir. Maksat bunlara yapılacak tebligatın akim kalmasını önlemek ve alacakir tarafından girişilen takibin sürüncemede kalmasına mahal bırakmamaktadır. Borçlu kendisine yüklenen bu mükellefiyeti yerine getirmediği yani adresini alacakhsına bildirmediği takdirde, ilâmda veya ipotek senedinde gösterilen adresin kapısına tebliğ varakası tâhk edilmek suretile tebuğat borçluya muteber olarak yapılmış olur. 20. Yeni kanuna göre ilâm veya ipotek senedi borçlusu ilâm veya ipotek senedinde yazıh adresini değiştirdiği takdirde bir az evvel bahis edilen müeyyideye maruz kalmak istemiyorsa, yeni adresini Noter vasıtasile alacaklısına bildirmeudir. Bu bildiriyi yaptığı halde alacaklısı onu izrar için eski adresinin kapısına tebliğ varakasını talik ettirmek suretile icra işlerini yürütürse bundan dolayı borçlusuna iras ettiği zararı, ve ayrıca adeta bir şartı cezai olarak % 15 fazlasile, ödemeğe mecbur olur. Tabu bunun için borçlunun alacakhsına karşı dava ikame etmesi ve o yolda hüküm alması lâzımdır. 21. Şunu tasrih edelim ki, ilâm ve ilâma muadil vesikalarla ipotek senedinin borçluları için bahis mevzuu ettiğimiz bu mükellefiyet yani adreslerini değiştirdikleri takdirde bunu karşı tarafa bildirmek mükellefiyeti alacakhlar için de varittir. Alacakh da ilâmda, veya ipotek senedinde yazılı adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini borçlusuna bildirmek zorundadır. Zira bunu yapmazsa borçlusu adresini değiştirir ve yeni adresini alacaklısına tebuğ ettirmek istediği halde tebuğatı akim kalır ve o zaman da alacaklı eski adrese tebligat icrasile icrayı tekemmül ettirecek olursa bu suretle iras edebileceği zarardan dolayı yine de sorumlu sayılmak lâzımgelir. ÎKÎNCÎ FASIL llâmlarm tcrasmda Yenilikler 22. Eskiden ilâma müsteniden icra emri borçluya tebuğ edilince borçlu ilâmda yazılı borcu ödediğini muayyen bir zamanda bildirmek ve itirazını o yolda icra tetkik merciine muayyen bir müddet içinde aksettirmek zorunda değildi. Şimdi ise durum değişmiştir. Yeni kanuna göre borçlu ilâma karşı tediye veya müruru zaman itirazlarını icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün zarfında icra tetkik merciine başvurarak serdetmesi lâzımdır. 7 günü geçirirse artık bu itirazları nazara ahnmaz. Yalnız icra emrinin tebuğinden sonra borçlu ödemede bulunmuş ise böyle bir ödemeyi 7 günü geçirdikten sonra dahi serdedebilir. 23. Bilindiği gibi muayyen bir para meblağına mahkûmiyeti tazammun eden bir ilâm borçlu tarafından temyiz edilince mücerret temyiz keyfiyeti bu ilâmın icrasını durdurmaz. Yani mevzubahis ilama müsteniden icra emrinin borçluya tebliğini müteakip eski kanunda beg gün,

15 yeni kanunumuza gore yedi giin beklendikten sonra borçlunun mallarma haciz konulabilecek, hatta bunlarm satışma gidilebilecektir. Ve bu arada veya daha önce ilamm temyiz edilmiş olması bu muamelelerin geciktiril,- mesmi başlı başına icab eden bir sebep teşkil etmeyecektir. Fakat eski kanunumuz rejiminde olduğu gibi yeni kanunumuz sisteminde ilamın temyizi üzerine ayrıca icra tetkik merciince uygun görülecek miktar ve kıymette malların rehin edilmesi veya haczolunması halinde ilâmı temyiz yoluyla inceuyecek olan Yargıtay dairesi ilâmın tasdikine kadar icranın geri bırakılmasına karar verebilir. Karar verdiği takdirde de icra olduğu yerde durur, daha ileri gidemez. Temyiz neticesinde ilam Yargıtay tarafından onandığı (tasdik edildiği) takdirde alacaklının hakkına kavuşması için yeni kanunumuz radikal hükümler sevketmiştir. (m. 36 son fıkra). Buna göre ilamın tasdikini müteakip alacakh talep edince başkaca muameleye hacet kalmaksızın eğer gösterilmiş teminat para ise bu para icra memuru tarafından derhal alacaklıya ödenir. Teminat bir menkul veya gayrimenkul rehini ise bu rehin icra memuru tarafından paraya çevrilir. Bunun için borçluya rehinlerin paraya çevrilmesinde olduğu gibi ayrıca ödeme emri tebliğine hacet kalmamıştır. Eğer teminat borçluya ait malın haczinden ibaret bulunmuş ise bu mahcuz mallar da paraya çevrilerek ilam alacaklısına ödenir. Yeni kanunumuz burada, haciz dolayisiyle ilâmın icrası geri bırakılmış olan alacaklının bu mahcuz malların bedeli üzerinde rüçhan hakkını haiz olduğunu kabul etmiştr. Yani bu bedel üzerinden ilam alacaklısı ilam mucibince alacağını tamamen alır, bir bakiye kalırsa diğer alacaklılar ancak bu bakiye üzerinden haklarını istifa edebilecekler yoksa icranın geri bırakılmasına imkan vermiş olan ilam alacaklısı lehine vaki hacze iştirak edemeyeceklerdir. ÜÇÜNCÜ FASIL İlamsız icra mevzuunda haciz yolu ile takip bakımmdan getirilen yenilikler 24. Biliyoruz ki ilamsız icra (haciz yolile takip) alacaklının takip talebiyle başlamakta, borçluya icra dairesi tarafından ödeme emrinin tebliği suretiyle devam etmekte, ödeme emri itirazsız kalınca veya itiraz kaldırılınca da alacaklı için haczi istemek imkanı hasıl olmaktadır. Yeni kanun bu mevzuda bir hayli yenilikler getirmiştir. 25. Takip belgeye yani senede dayandığı takdirde belgenin aslı ibraz olunmak lâzımdır. Sade alacaklı ashnı ibraz etmeyip kendisi tarafından tasdik edilecek suretleri de ibraz edebilir. Bu şekli ihtiyar ettiği takdirde borçlu adedinden bir fazla suret vermesi lâzımdır. Zira tasdik edilen suretlerden biri icra dairesinde kalacak diğer nüsha borçluya ödeme emrile birlikte tebliğ olunacaktır. Eski metinde de alacaklı için suret ver-

16 mek mükellefiyeti vardı. Fakat yeni metin bu mecburiyete daha.fazla önem vermiştir. Belki artık yeni kanun rejiminde alacaklının takip talebi sırasında suretini takip dosyasına koymadığı ve borçlusuna tebliğ ettirmediği bir vesikaya ileride itirazın kaldırılması safhasında istinat etmesine imkân kalmamıştır. Onun için alacaklıların istinat ettikleri vesikaların suretlerini ihtimamla takip talebine eklemeleri ve borçlularına tebliğ etmeleri gerekmektedir ) Evvelâ haciz yolile takipte ödeme emrini tebellüğ eden borçlu 7 gün zarfında, sadece itiraz dilekçesini icra memuruna vermek veveya itiraz hakkındaki beyanını zapta geçirmek suretile itrazmı muteber olarak yapmış olmaz. Kanun, borçlunun bu ntirazm alacakhya bildirilmesini teminen tebliğ olunacak muhtıranın tebliğ masraflarını ödemesini de ayrıca şart koşmuştur. Eğer borçlu bunu ihmal edecek olursa yani ödeme emrine itirazda bulunurken tebhğ masraflarını ödememiş olursa onu bekleyen müeyyide çok ağırdır. Zira bu takdirde itiraz etmemiş sayılır. (Mad. 62/2 ci fıkra) Kanun borçluya itiraz ettiğine dair bedava ve pulsuz bir makbuz verileceğini beurttiğine göre borçlu itiraz edip tebliğ masraflarını ödeyince icra dairesinden bu makbuzu o esnada almayı ihmal etmemelidir ) Yeni kanun borçluya itiraz sebeplerini itirazı sırasında bildirmek mecburiyetini tahmil etmiştir. Eski kanunda borçlu böyle bir takyide konulmamıştı. Eskiden borçlu itiraz sebebini bildirmeğe mecbur olmadığından başka, bildirdiği sebeple de bağh değildi. Zira itirazın kaldırılması safhasında yeni itiraz sebepleri ileri sürmek veya evvelce bildirdiği itiraz sebeplerini değiştirmek hakkını haizdi. Halbuki şimdi borçlu artık bu mevzuıja serbest bırakılmamıştır. O, itiraz sebeplerini bildirmek mecburiyetindedir ve itiraz sebeplerile bağlıdır. Yâni itirazında hangi sebebi ileri sürmüşse itirazın kaldırılması safhasında kaideten o sebebin var olup olmadığı araştırılacak, bunun dışında yeni veya değişik itiraz sebepleri dermeyan edemiyecektir. Borçlunun artık itirazue bağh olmasının mânası budur ve bu mühim bir yeniuktir. 28. Bu kaidenin yeni kanunumuzda tek bir istisnası vardır ki o da şudur: borçlu, alacaklının istinad ettiği senet münderecatına nazaran bir itiraz sebebi ileri sürüyorsa, bunu daha önce itiraz sırasında serdetmemiş olsa bile itirazın kaldırılması safhasında yapabiur. Meselâ alacakh bir alım senedi ibraz ile bundaki bedelin tahsiuni takip konusu yapmış ise, borçlu, mahn kendisine teslim edilmediğini itiraz sebebi olarak daha önce dermeyan etmemiş olsa bile bunu, mercide ilk defa sürebilir ve bu itibarla alacaklının istinad ettiği senede dayanılarak itirazın kaldırılmasına karşı koyabiur. Keza, borç senedindeki vâde hulul etmeden yapılan bir takibe borçlu sebep beyan etmeden veya borcun henüz muaccel olmadığına dokunmadan itiraz etmiş ise, ilk defa olarak mercide vâdenin hulul etmemiş

17 olduğunu dermeyan edebilir. Bundan başka senetteki tarihe nazaran müruru zaman defini itiraz sebebi olarak ta dermeyan etmesine, kanaatımızca, engel yoktur. Fakat bunlar dışmda yani alacakimm ibraz ettiği borç senedinde mesned bulmayan itiraz sebeplerini itiraz sırasmda bildirmeyip ilk defa mercide itirazm kaldırılması safhasında ileri süremez. Meselâ, itirazında borcu tediye ettiğini bildirmediği halde itirazın kaldırılması duruşmasında borcu ödediğini bildiremez ve tediyesini tevsik eden makbuz ibraz edemez. Keza verdiği borç senedini muvazaa olarak verdiğini, bunun bir hatır sene^ di olduğunu -Eğer daha önce itirazile birlikte bildirmemiş ise- artık itirazıu kaldırılması sırasında müdafaa yollu ileri süremez ve bu meyanda yazıh vesika ibraz edemez. Tediyeyi veya muvazaayı isbata yarayan vesikayı itirazın kaldırılması prosedüründe ibraz edebilmesi için daha evvel yani itirazı sırasında bu sebepleri (tediye veya muvazaayı) tasrih etmiş olması lâzımdır ) Diğer büyük bir değişikuk alacaklı tarafından ibraz edilen senet altındaki imzanın borçlu tarafından inkârı bakımından meydana çıkmıştır. Eski kanun rejimi zamanında borçlu itirazı sırasında kendisine izafe edilen senedi inkâr mecburiyetinde değildi. İtirazın kaldırılmasını alacakh talep edip senedi ibraz edince icra tetkik mercii bu senet altındaki imzanın borçluya ait olup olmadığını resen yani kendiliğinden araştırıyor ve borçluya aidiyetine kanaat getirmedikçe, itirazın kaldırılmasına karar vermiyordu. Bu hususta, ise 538 sayıh kanun tam bir inkilâp yapmıştır. Borçlu alacakhnm istinad ettiği senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında ise, bunu (yâni senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını) itiraz sırasında açıkça bildirmelidir. Böyle açıkça imzayı inkâr etmediği takdirde artık o imza derdest takip bakımından borçludan sâdır sayılır ve imzanın borçlunun imzası mı diye ayrıca tahkikine artık mahal kalmaz. Fakat yeni kanunumuzun kabul ettiği bu neticenin husule gelmesi için borçluya tebliğ edilen ödeme emrinde bu cihet kendisine hatırlatılmahdır. (M. 60/3). Binaenaleyh, ödeme emrinde bu husus kendisine hatırlatıldığı halde itiraz sırasında kendisine alacaklı tarafından izafe edilmiş senedi red etmemiş olan borçlu, artık, o takip içinde, imzanın kendisine ait olmadığını münakaşa etmek imkânını kaybeder. (Tabiatile ileride görüleceği üzere borçlu için menfi tesbit veya istirdat davaları açmak yetkisi mahfuzdur.) 30. 4) icra memuruna müddeti içinde yaptığı itiraz sırasında imzasını inkâr eden borçluya tahmil edilen mühim bir mükellefiyet de itirazın kaldırılması için merci önünde akdedilecek celsede bizzat isbatı vücut etmesi lüzumudur (m. 68 a, fıkra 2); meğer ki daha evvel mazeretini tevsik ederek bildirmiş olsun. Bunu yapmadığı takdirde, inkâr ettiği imzanm

18 kendisine aidiyeti farz ve kabul olunur ve tahkikata girişilmeden itirazm muvakkaten kaldırılmasma karar verilir. Bu suretle imza tahkikleri için elverişu medarı tatbik imza bulunmaması yüzünden eski rejimde borçluyu çağırıp istiktab yapılamamasmdaki mahzurlar tamamen giderilmiştir. DÖRDÜNCÜ FASIL A) Alacakhya tahmil edilen mükellefiyetler : Bir az evvel borçlunun senetteki imzasını inkâr ettiği takdirde itirazın kaldırılması için merci önünde aktedilen duruşmada bulunmak mecburiyetinde olduğunu görmüştük. Buna muvazi bir mecburiyet alacakh için de bahis mevzuu edilmiştir. Eğer borçlu borcu ödemiş olduğunu itiraz sebebi olarak der mey an etmiş ise, alacaklı itirazın kaldırılması duruşmasında alacağını 68 nci maddenin istediği şekilde yani borçludan sâdır ve borcun varlığını ifade eden bir senetle isbat edince, o zaman borçlu da, tediyesini aynı şekilde yani alacaklının imzasını taşıyan bir makbuzla isbat mecburiyetindedir. İşte duruşmada, alacaklının vekili, alacaklı tarafından verildiği bildirilen makbuz altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı müdafaasında bulunursa, müteakip celsede imza tatbikatı için alacaklıyı bulundurmağa mecdurdur. Müvekkiline karşı mes'ûl olmaması için bizzat vekil kendi müvekkiline davetiye tebliğ ettirir. Kabule değer mazereti olmadığı halde alacaklı gelmeyecek olursa itirazının kaldırılması talebinden vaz geçmiş sayılır. (M. 68 son fıkra) Alacaklı borçlu tarafından ibraz edilen makbuz altındaki imzayı inkâr ettikten sonra merci yaptığı imza tahkikatı sonunda imzanın alacaklıya aidiyetine kail olursa onun talebini red etmekle beraber kendisini ayrıca 50 liradan liraya kadar para cezasına mahkûm eder. (Mad. 68/5) B) Borçluya tahmil edilen mükellefiyetler : 32. Alacaklı itirazın kaldırılması için kanunun aradığı şekilde borçludan sâdır ve borcun varhğını bildiren bir senet ibraz ettiği takdirde borçlu itiraz sebebini aynı şekilde bir senetle (tediye definde bulunmuş ise makbuz, muvazaa definde bulunmuş ise muvazaa senedi ile) isbata mecburdur. Borçlunun müdafaaları senede bağlanabilecek neviden değilse (meselâ borçlanma senedini hataen verdiği, veya borç senedinin kendisinden hile ile alındığı yolunda müdafaalarda bulunmuşsa) veya borçlunun müdafaası (meselâ tediye) senetle kabili isbat müdafaa nevilerinden olduğu halde, borçlu bunu vaktile ihmal eyleyerek tediyesini makbuzla tevsik etmemiş ise itirazın kaldırılmasına mani olamaz. Müdafaasını isbat için umumî mahkemelerde açacağı dava (menfî tesbit davası) itirazın kaldırılması bakımından bekletici mesele (meselei müstehire) teşkil edemez.

19 Yalnız kanun buna tek bir istisna tanımıştır. O da şudur: borçlu kendisine miras bırakanın borcu için ve onun mirasçısı sıfatile takip ediliyorsa o zaman terekenin borca batık olduğu hakkında ait olduğu mahkemeden karar getirmek üzere kendisine mercice mühlet verilebilir, ve mahkemenin bu babta ittihaz edeceği karar beklenebilir. Bunun dışında bekletici mesele yapılmadan takip hukukunun koyduğu şekilde müdafaasını ispat edemeyen borçlunun aleyhine itiraz kaldırıhr. 33. Borçlunun imzasını haksız yere inkâr ettiği merci tarafından yapılan tahkikat sonunda belli olursa, 50 liradan liraya kadar para cezasına mahkûm edihr. Alacaklı tarafından takip talebi sırasında senedin ash icra dairesine tevdi edilmemişse, borçlu bu yüzden evvelce vermiş olduğu senedi hatırlayamadığı için itiraz sırasında imzayı inkâr etmiş sayıldığı cihetle onun bu inkârından rücu etmesine kanun fırsat vermiştir. Borçlu bu kaydedilen şartlar dahilinde inkâr ettiği imzayı itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendine yargılama giderleri yükletilemez. 34. Daha önce izah edildiği üzere borçlu imzayı itiraz sırasında inkâr ettiği halde mazeretini tevsik etmeden merci önündeki duruşma sırasında bulunmazsa tetkike mahal kalmaksızın itirazın muvakkaten refine karar veriur Keza borçlu duruşmada bulunmuş ve yapılan tetkikat neticesinde de merci borçlunun inkâr ettiği imzanın kendisine aidiyetine karar vermişse yine itirazın muvakkaten refine karar verilir. Bu takdirde alacaklı muvakkat haciz yapabilir. Muvakkat haciz ise kat'i hacze çevrilmeden taallûk ettiği malın cebren satışına imkân vermez. 35. İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verildikten ve bu karar borçlunun veya vekilinin yüzüne karşı tefhim edildikten veya tefhim edilmemiş ise tebuğ olunduktan sonra borçlunun 7 gün zarfında ait olduğu mahkemede borçtan kurtulma davası açması lâzımdır. Bunu yapmazsa muvakkat ref' kat'i ref e münkaup olur. Eski kanun zarfında borçlu borçtan kurtulma davasını her hangi bir dava gibi açabiurdi. Yeni kanun ise bu hususta borçluya çok ciddî bir mükellefiyet yüklemiştir. Borçlunun bu davayı açabilmesi için takip konusu olan alacak tutarmı ve aynca bunun % 15 ni ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilât veya Banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. (M. 69/2). Görülüyor ki artık borçlunun sırf vakit kazanmak için borçtan kurtulma davasını açması katî olarak önlenmiştir. Zira borçlu bu davayı açmak için alacak miktarını % 15 fazlasile depo etmek mec-

20 buriyetinde kaldığına göre bunu yaptıktan sonra parasızlığını bile bile böyle bir davayı açması artık fiilen imkânsızdır. Yeni kanun burada cidden büyük ve hayırlı bir inkilâp yapmıştır. Bunu borçlu yapmadığı takdirde davası red olunur ve itirazı artık katı olarak kaldırılmış sayılır, (ve binaenaleyh artık borçlu için yegâne çare takip konusu alacağı tamamen alacaklısına ödedikten sonra istirdad davası açmaktan ibarettir.) BEŞÎNCÎ FASIL Kanunun Borçlu Lehine Nizamladığı Yeni Bir Müessese: Menfi Tesbit Davası Borçlu alacaklısına borcunu bildiren bir senet verdikten sonra bu borcunu düşüren veya borcunun miktarını indiren ful ve muameleleri senetle isbat imkânını haiz bulunmadığı bilcümle hallerde, ödeme emrine karşı yaptığı itirazının kaldırılması yukarıda açıklanan esaslara göre kendisi için mukadder bir âkibet haline gelmiştir. (Bk. No. 32) O zaman borçlu senette bildirilen borçla mülzem olmadığı halde icra takibinin aleyhine neticelenmesi yüzünden haddi zatında borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalması gibi vahim bir ihtimal ile karşı karşıya kalmaktadır. îşte yeni kanunumuz borçlu hakkında girişilen takibi şeklî esaslara bağlayıp icra önünde gecikme sebeplerini mümkün mertebe bertaraf ederken, bazı hallerde, borçluyu tehdit edecek böyle bir tehlike ve ihtimale karşı onu menfî tesbit davasile korumak cihetine gitmiştir. Borçlu kendisi aleyhine haciz youle takip başlamış olsun veya olmasın, alacaklısına her nasılsa verdiği veya her nasılsa alacaklısı elinde bıraktığı senet mucibince borçlu gözüktüğü halde haddi zatında borçlu olmadığını isbat sadedinde alacaklı aleyhine menfî tesbit davası açmak selâhiyetini haizdir. Böyle bir dava icra takibinden önce borçlu aleyhine neticelenir ve borçlunun borçlu olmadığını ortaya koyan bir ilâma bağlanırsa borçlu bu ilâma müsteniden aleyhindeki icra takibini durdurur. Fakat menfî tesbit davası henüz bir neticeye bağlanmamış ise bu dava açılmış olmakla icra takibine bir tesir icra etmez. Yani menfi tesbit davasmm açılmış olmasına rağmen icra takibi normal seyrine devam eder. 37. Borçlu açtığı menfî tesbit davasile icra takibinin seyrine tesir icra edebilmesi için takip konusu alacağın % 15 inden aşağı olmamak şartile irae edeceği teminat mukabiunde mahkemeden ihtiyatî tedbir kararı almalıdır. O zaman menfî tesbit davasının icra takibinden önce veya takipten sonra açılmış olup olmamasına göre tedbir kararının tesirleri de değişmektedir.

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 MADDE 1.- 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 10/a maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

Detaylı

TAKİP HUKUKU EL KİTABI

TAKİP HUKUKU EL KİTABI İsmail ERCAN Avukatlar ve Hâkimler için TAKİP HUKUKU EL KİTABI İcra Hukuku İflas Hukuku İyi leştiṙme (Konkordato ve Yeniden Yapılandırma) Hukuku Alacaklıları Koruyucu Diğer Önlemler İÇİNDEKİLER Takip Hukukuna

Detaylı

BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ Genel Kurul tarafından kabulü; Karar Tarihi : 24.02.1992 Karar No. : 15-5 Kuruluş Madde 1 Bursa

Detaylı

II 6183 SAYILI KANUNUN 79 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK

II 6183 SAYILI KANUNUN 79 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK I GENEL AÇIKLAMALAR Bilindiği gibi, 5479 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Detaylı

İsmail ERCAN THEMIS İCRA VE İFLAS HUKUKU TAKİP HUKUKU

İsmail ERCAN THEMIS İCRA VE İFLAS HUKUKU TAKİP HUKUKU İsmail ERCAN THEMIS İCRA VE İFLAS HUKUKU TAKİP HUKUKU İÇİNDEKİLER Takip Hukukuna Giriş I. KAVRAM...3 II. TAKİP HUKUKUNDA TARAFLAR...4 A. Taraf Ehliyeti...4 B. Takip Ehliyeti...5 C. Sıfat (Husumet)...6

Detaylı

Herkes İçin Hukuk: 15 İHTİYATİ HACİZ

Herkes İçin Hukuk: 15 İHTİYATİ HACİZ Herkes İçin Hukuk: 15 İHTİYATİ HACİZ Av. Osman OY Av. Teoman ULUSOY Yay n No : 2358 Hukuk Dizisi : 1113 1. Bas Haziran 2010 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-279 - 8 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye

Detaylı

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ T.C. ANKARA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 81 23.02.2004 - K A R A R - ASKI Genel Müdürlüğünün 1. Hukuk Müşavirliğinin

Detaylı

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No : 2012/28063 Karar No : 2012/28555 Özet: İşveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Diğer tazminat ve alacaklar

Detaylı

SATIŞ SÖZLEŞMESİ MADDE 1- TARAFLAR: 1.2. Ltd. Şti. Ümraniye İstanbul

SATIŞ SÖZLEŞMESİ MADDE 1- TARAFLAR: 1.2. Ltd. Şti. Ümraniye İstanbul SATIŞ SÖZLEŞMESİ MADDE 1- TARAFLAR: 1.1.. Ltd. Şti. Ümraniye İstanbul 1.2. Ltd. Şti... MADDE 2- TANIMLAMALAR: 2.1. ALICI madde 1.2. adı geçen. yı 2.2. SATICI madde 1.1. de adı geçen. Ltd. Şti. yi 2.3.

Detaylı

İFLAS HUKUKU (HUK206U)

İFLAS HUKUKU (HUK206U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İCRA İFLAS HUKUKU (HUK206U) KISA ÖZET-2013

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

ĐHTĐYATĐ HACĐZDEN SONRA DAVA AÇILDIĞINA ĐLĐŞKĐN BELGENĐN ĐCRA MÜDÜRLÜĞÜNE ĐBRAZININ ĐHTĐYATĐ HACZĐ TAMAMLAYAN MERASĐME ETKĐSĐ. Dr.

ĐHTĐYATĐ HACĐZDEN SONRA DAVA AÇILDIĞINA ĐLĐŞKĐN BELGENĐN ĐCRA MÜDÜRLÜĞÜNE ĐBRAZININ ĐHTĐYATĐ HACZĐ TAMAMLAYAN MERASĐME ETKĐSĐ. Dr. ĐHTĐYATĐ HACĐZDEN SONRA DAVA AÇILDIĞINA ĐLĐŞKĐN BELGENĐN ĐCRA MÜDÜRLÜĞÜNE ĐBRAZININ ĐHTĐYATĐ HACZĐ TAMAMLAYAN MERASĐME ETKĐSĐ Dr. Adnan DEYNEKLĐ * I- ĐHTĐYATĐ HACZĐ TAMAMLAYAN MERASĐM HAKKINDA GENEL BĐLGĐ

Detaylı

Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP

Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKI (TIPKI BASIM) İÇİN ÖNSÖZ...

Detaylı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı Y. Doç. Dr. Vural SEVEN İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı KIYMETLİ EVRAK 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda en az değişikliğe uğrayan bölüm kıymetli evrak kitabıdır. Kıymetli

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI Tasarrufun iptali davası, borçlunun üçüncü kişilerle yapmış olduğu tasarrufi işlemlerin dava açan alacaklı bakımından geçersizliğinin sağlanmasına yönelik bir hukuk davasıdır.

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33. Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR

SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33. Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33 Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR 03.02.2012 tarih ve Mükerrer 28193 sayılı Resmi Gazete de 5941 Sayılı Çek Kanunu

Detaylı

Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları

Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları Talih UYAR* * Avukat. Bilindiği gibi, yapılan icra takiplerinde, alacaklı,

Detaylı

I- 5479 SAYILI KANUNLA 6183 SAYILI KANUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER:

I- 5479 SAYILI KANUNLA 6183 SAYILI KANUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER: 30 Ocak 2007 SALI Resmî Gazete Sayı : 26419 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından: TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ SERİ NO: 440 Bilindiği gibi, 08.04.2006 tarihli ve 26133 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

Detaylı

KREDÝLÝ MENKUL KIYMET ÝÞLEMLERÝ ÇERÇEVE SÖZLEÞMESÝ

KREDÝLÝ MENKUL KIYMET ÝÞLEMLERÝ ÇERÇEVE SÖZLEÞMESÝ SANKO KREDÝLÝ MENKUL KIYMET ÝÞLEMLERÝ ÇERÇEVE SÖZLEÞMESÝ TARAFLAR Bir tarafta, SANKO MENKUL DEÐERLER A.Þ. (Bundan sonra ARACI KURUM olarak anýlacaktýr.) ile diðer tarafta.... bundan sonra kýsaca MÜÞTERÝ/LER

Detaylı

BOTAŞ BORU HATLARI İLE PETROL TAŞIMA ANONİM ŞİRKETİNİN DOĞALGAZ İLE İLGİLİ ALACAKLARININ TAKİP VE TAHSİLİNE İLİŞKİN ESAS VE USULLER HAKKINDA YÖNERGE

BOTAŞ BORU HATLARI İLE PETROL TAŞIMA ANONİM ŞİRKETİNİN DOĞALGAZ İLE İLGİLİ ALACAKLARININ TAKİP VE TAHSİLİNE İLİŞKİN ESAS VE USULLER HAKKINDA YÖNERGE BOTAŞ BORU HATLARI İLE PETROL TAŞIMA ANONİM ŞİRKETİNİN DOĞALGAZ İLE İLGİLİ ALACAKLARININ TAKİP VE TAHSİLİNE İLİŞKİN ESAS VE USULLER HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

Detaylı

AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1941

AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1941 AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1941 AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİNİN İZAHI TATBİK TARZINA DAİR UMUMİ HÜKÜMLER 1 Türkiye Cumhuriyeti dahilindeki Barolar vilâyet itibarile üç sınıfa ayrılmıştır. A. Birinci sınıfa dahil

Detaylı

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ Dr. MÜJGAN TUNÇ YÜCEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii YAZARIN

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ İstanbul, 05 Şubat 2007 SİRKÜLER NO : 2007/11 KONU : 5479 Sayılı Kanunla Amme

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21222 Karar No. 2014/6804 Tarihi: 25.03.2014 İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 SİGORTA PRİMLERİNDEN ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU İFLASIN AÇILMASINDAN

Detaylı

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME 1- Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğünce lisansüstü öğrenim görmek üzere.üniversitesi Rektörlüğüne gönderileceğimden, aşağıdaki şartların aynen kabulüne ve iş bu

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

Ek-1 T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI

Ek-1 T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Ek-1 T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI.. Sayı : Konu :Ek Tahakkuk Kararı EK TAHAKKUK KARARI KARAR NO : KARAR TARİHİ : GÜMRÜĞÜN ADI : YÜKÜMLÜNÜN ADI SOYADI/UNVANI/ADRESİ : T.C. KİMLİK NO/ VERGİ NUMARASI

Detaylı

Motorlu Taşıtlar Vergisi Ve Trafik Para Cezalarının Gelir İdaresi Başkanlığı İnternet Sitesinden Kredi Kartı İle Ödenebileceği Anlaşmalı Bankalar

Motorlu Taşıtlar Vergisi Ve Trafik Para Cezalarının Gelir İdaresi Başkanlığı İnternet Sitesinden Kredi Kartı İle Ödenebileceği Anlaşmalı Bankalar İÇİNDEKİLER 1. Kamu Alacaklarının Takip ve Tahsili Nasıl Yapılır? 6 2. Ödeme Emri Nedir ve Kimler Adına Düzenlenir? 6 3. Ödeme Emrinde Hangi Hususlar Yer Alır? 6 4. Hangi Nedenlerle Ödeme Emrine Karşı

Detaylı

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK 02/09/2006 tarih ve 26277 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ

Detaylı

GİDER VERGİLERİ KANUNU 1, 2

GİDER VERGİLERİ KANUNU 1, 2 GİDER VERGİLERİ KANUNU 1, 2 Kanun Numarası : 6802 Kabul Tarihi : 13/7/1956 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 23/7/1956 Sayı: 9362 Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 37 Sayfa: 1982 BİRİNCİ KISIM Madde

Detaylı

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8:

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: ESKİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: Şirketin işleri ve idaresi Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca Genel Kurul tarafından Hissedarlar arasından seçilecek 7 üyeden oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından

Detaylı

İÇİNDEKİLER KAMBİYO HUKUKUNDA UYGULAMALAR l.bölüm

İÇİNDEKİLER KAMBİYO HUKUKUNDA UYGULAMALAR l.bölüm İÇİNDEKİLER KAMBİYO HUKUKUNDA UYGULAMALAR l.bölüm Kambiyo Senetlerine ilişkin Genel Hükümler BONO'NUN ZORUNLU ŞEKİL ŞARTLARINDAKİ EKSİKLİK Sayfa No BONO VE ÇEKTE TARAFLAR Keşideci 16 Lehtar 16 Ciranta

Detaylı

DENİZ İCRA HUKUKUNDA KANUNİ REHİN HAKKINA SAHİP ALACAKLILARIN KANUNİ REHİN HAKKINDAN FERAGATI (TTK. m. 1379)

DENİZ İCRA HUKUKUNDA KANUNİ REHİN HAKKINA SAHİP ALACAKLILARIN KANUNİ REHİN HAKKINDAN FERAGATI (TTK. m. 1379) Deniz İcra Hukukunda Kanuni Rehin Hakkına Sahip Alacaklıların 2907 DENİZ İCRA HUKUKUNDA KANUNİ REHİN HAKKINA SAHİP ALACAKLILARIN KANUNİ REHİN HAKKINDAN FERAGATI (TTK. m. 1379) The Renunciation from the

Detaylı

Staja Baþlama Ticaret Hukuku Çýkmýþ Soru ve Cevap Gönderen : guliz - 12/05/2009 12:31

Staja Baþlama Ticaret Hukuku Çýkmýþ Soru ve Cevap Gönderen : guliz - 12/05/2009 12:31 Staja Baþlama Ticaret Hukuku Çýkmýþ Soru ve Cevap Gönderen : guliz - 12/05/2009 12:31 TÝCARET HUKUKU - 1-Aþaðýdakilerden hangisi Ticaret Sicili Tüzüðüne göre, ticari iþletmenin genel unsurlarýndan biri

Detaylı

ÖDEME EMRİNE KARŞI YAPILACAK İŞLEMLER

ÖDEME EMRİNE KARŞI YAPILACAK İŞLEMLER ÖDEME EMRİNE KARŞI YAPILACAK İŞLEMLER 2007 ÖDEME EMRİNE KARŞI YAPILACAK İŞLEMLER ÜCRETSİZDİR Bu broşüre elektronik ortamda www.gib.gov.tr internet sayfasından ulaşabilirsiniz. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Detaylı

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No: 1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No: 7) Sonrasında Zamanaşımı Uygulaması

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No: 1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No: 7) Sonrasında Zamanaşımı Uygulaması 16/04/2016 tarihli ve 29686 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Seri:A Sıra No:7 Tahsilat Genel Tebliği ile; mevzuatta ve uygulamada ortaya çıkan değişiklikler dikkate alınarak 30/06/2007 tarihli ve 26568

Detaylı

TÜM YÖNLERİYLE ÖDEME EMRİ

TÜM YÖNLERİYLE ÖDEME EMRİ 1 / 270 VERGİ HUKUKUNDA ÖDEME EMRİ 2 / 270 1. Ödeme emrinin hukuki niteliği 3 / 270 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 4 / 270 54 üncü maddesinde, ödeme müddet 5 / 270 Ödeme emri

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/17,57 1475 S.İşK/14. Esas No. 2008/13160 Karar No. 2009/10566 Tarihi: 14.04.2009

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/17,57 1475 S.İşK/14. Esas No. 2008/13160 Karar No. 2009/10566 Tarihi: 14.04.2009 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/13160 Karar No. 2009/10566 Tarihi: 14.04.2009 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/17,57 1475 S.İşK/14 KISMİ ÖDEMENİN FAİZ VE MASRAFLARA SAYILMASI MUACCELLİYET TEMERRÜT

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI

Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI ÖZET : Tebliğde, Artvin İline bağlı Arhavi, Borçka ve Hopa İlçelerinde 24/8/2015 tarihinde meydana gelen doğal

Detaylı

Çek Kanunu neleri getiriyor? Gönderen : abana - 21/03/2010 15:39

Çek Kanunu neleri getiriyor? Gönderen : abana - 21/03/2010 15:39 Çek Kanunu neleri getiriyor? Gönderen : abana - 21/03/2010 15:39 Çek Kanunu'nun hangi yenilikleri getirdiðini biliyormuyuz 1- KANUNUN AMAÇ VE KAPSAM Çek kanununun amaç ve kapsamý 1. maddesinde Bu Kanunun

Detaylı

2-Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı,... soyadı ve yerleşim yerindeki adresi, alacaklı... tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası :...

2-Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı,... soyadı ve yerleşim yerindeki adresi, alacaklı... tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası :... Örnek No:1* 1-Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve... vekilinin adı, soyadı, vergi kimlik numarası... ve yerleşim yerindeki adresi, alacaklı yabancı... ülkede oturuyorsa Türkiye de göstereceği...

Detaylı

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME Bu sözleşme, ILO'nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO Kabul Tarihi: 18 Haziran 1949 Kanun Tarih

Detaylı

REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP

REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ Genel olarak Taşınmaz rehni TMK m.850 vd.nda, taşınır rehni ise TMK m.939 vd.nda düzenlenmiş olup; ayni bir teminat olan rehnin özelliği dolayısıyla İİK'da rehinli alacaklar için

Detaylı

MAYIS 2010 HAZİRAN 2010 ÖDENEN TUTAR

MAYIS 2010 HAZİRAN 2010 ÖDENEN TUTAR EMEK ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ a) İlgili ayda (21 yılı Haziran ayında) alınan ve ödenen krediler ile ilgili ay sonu kısa ve uzun vadeli kredi bakiyeleri MAYIS 21 HAZİRAN 21 ÖDENEN TUTAR AY İÇİNDE ALINAN T.İş

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 ÖZET: Maliye; vadeli çeklerde reeskontu kabul etmiyor. MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR Vergi Usul Kanunu na göre yapılacak dönem sonu değerlemelerinde;

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 * YEMİN TEKLİFİ HAKKININ HATIRLATILMASI (Ancak İspat Yükü Kendisine Düşen Tarafın Yemin Deliline Başvuru Hakkının Varlığı İle Mümkün

Detaylı

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var Çek Kanunu; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun 19.03.1985 tarihlide kabul edilmiş, 03.04.1985 tarihli, 18714 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

Detaylı

6183 SAYILI YASA VE SGK KANUNU KAPSAMINDA HACİZ İŞLEMLERİ VE BU İŞLEMLERE KARŞI YARGISAL VE İDARİ ÇÖZÜMLER

6183 SAYILI YASA VE SGK KANUNU KAPSAMINDA HACİZ İŞLEMLERİ VE BU İŞLEMLERE KARŞI YARGISAL VE İDARİ ÇÖZÜMLER 6183 SAYILI YASA VE SGK KANUNU KAPSAMINDA HACİZ İŞLEMLERİ VE BU İŞLEMLERE KARŞI YARGISAL VE İDARİ ÇÖZÜMLER YMM A.Şeref ACAR YMM Mustafa DÜNDAR 6183 SAYILI KANUNUN KAPSAMI 6183 SAYILI KANUN KAPSAMINA GİREN

Detaylı

ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI KONULAR

ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI KONULAR ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ KONULAR Kabahatler Kanunu Kabahatler Kanununda; toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla; Kabahatlere ilişkin genel

Detaylı

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun[1] 25 inci maddesi

Detaylı

BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime. 1 inci Fasıl BİRİNCİ BAB

BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime. 1 inci Fasıl BİRİNCİ BAB İ Ç İ N D E K İ L E R Lügatler 5 Ön söz, 7 BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime Feraiz lstıhları.... - 9 Velânın mânası, kısımları, hukukî mahiyyeti 11-13 Hesap Istıhlaları 15 BİRİNCİ BAB İrsin Rüknü 17 Terike

Detaylı

Herkes İçin Hukuk: 9 KONKORDATO. Avukat Osman OY

Herkes İçin Hukuk: 9 KONKORDATO. Avukat Osman OY I Herkes İçin Hukuk: 9 KONKORDATO Avukat Osman OY II Yay n No : 2114 Hukuk Dizisi : 992 1. Bas Nisan 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-032 - 9 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay n haklar

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

Maliye Bakanlığından 5736 SAYILI BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUN GENEL TEBLİĞİ SIRA NO: 3

Maliye Bakanlığından 5736 SAYILI BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUN GENEL TEBLİĞİ SIRA NO: 3 7 Mart 2008 CUMA Resmî Gazete Sayı : 26809 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından 5736 SAYILI BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUN GENEL TEBLİĞİ SIRA NO: 3 27/2/2008 tarihli ve 26800 sayılı

Detaylı

ÇEK KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Resmi Gazete: 03.02.2012 Mükerrer Yürürlüğe Giriş Tarihi: 03.02.2012 ESKİ ŞEKLİ Bankanın araştırma yükümlülüğü, çek hesapları ve çek defterleri MADDE 2... (2) Bankalar,

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu nun Yürürlükte Olan Hükümleri

1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu nun Yürürlükte Olan Hükümleri 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu nun Yürürlükte Olan Hükümleri (Yasa No.1412 - Kabul tarihi: 04.04.1929 - Yayın tarihi: RG 20 Nisan 1929, No.1172) 7. 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu

Detaylı

EMEK ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ A.Ş. a) İlgili ayda (2010 yılı Ekim ayında) alınan ve ödenen krediler ile ilgili ay sonu kısa ve uzun vadeli kredi bakiyeleri

EMEK ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ A.Ş. a) İlgili ayda (2010 yılı Ekim ayında) alınan ve ödenen krediler ile ilgili ay sonu kısa ve uzun vadeli kredi bakiyeleri EMEK ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ a) İlgili ayda (21 yılı Ekim ayında) alınan ve ödenen krediler ile ilgili ay sonu kısa ve uzun vadeli kredi bakiyeleri EYLÜL 21 ÖDENEN TUTAR AY İÇİNDE ALINAN T.İş Bankası Şirket

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI ESKİ METİN YÖNETİM KURULU VE SÜRESİ: Madde 7: Şirket işlerinin idaresi, genel kurul tarafından, hissedarlar arasından en çok üç yıl

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ ESKİ METİN YÖNETİM KURULU MADDE 8- Şirket Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Şirket Yönetim Kurulu altı üyeden oluşur ve bu üyelerin tamamı

Detaylı

Ekler: Nakit Kredi Taahhütnamesi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu (4 sayfa) Nakit Kredi Uygulama Esasları Hakkında Prosedür

Ekler: Nakit Kredi Taahhütnamesi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu (4 sayfa) Nakit Kredi Uygulama Esasları Hakkında Prosedür .. A.Ş. Sn..( Müteselsil Kefil) Sn...( Müteselsil Kefil) Bankamız ile.. A.Ş arasındaki kredi ilişkisi çerçevesinde, ekte sizinle yapmayı arzu ettiğimiz Nakit Kredi Taahhütnamesinin bir örneği ve bu Taahhütnamenin

Detaylı

T.C. Resmî Gazete Kuruluş tarihi : 7 Ekim 1336-1920

T.C. Resmî Gazete Kuruluş tarihi : 7 Ekim 1336-1920 T.C. Resmî Gazete Kuruluş tarihi : 7 Ekim 1336-1920 Yönetim ve yazı işleri için Başbakanlık Neşriyat ve Müdevvenat Genel Müdürlüğüne başvurulur. 6 MART 1965 CUMARTESİ Sayı: 11946 KANUN 2004 sayılı icra

Detaylı

1. BÖLÜM İFLAS HUKUKU GİRİŞ. İki çeşit cebri icra vardır: 1) Cüzi (ferdi) icra, 2) Külli icra yani iflas.

1. BÖLÜM İFLAS HUKUKU GİRİŞ. İki çeşit cebri icra vardır: 1) Cüzi (ferdi) icra, 2) Külli icra yani iflas. 1. BÖLÜM İFLAS HUKUKU GİRİŞ İki çeşit cebri icra vardır: 1) Cüzi (ferdi) icra, 2) Külli icra yani iflas. Cüz'i icra ile külli icra arasındaki farklar: 1) Cüz'i icrada, bir veya birkaç alacaklısı, alacaklarını

Detaylı

TİCARİ İŞLETME REHNİ KANUNU (1)

TİCARİ İŞLETME REHNİ KANUNU (1) 4753 TİCARİ İŞLETME REHNİ KANUNU (1) Kanun Numarası : 1447 Kabul Tarihi : 21/7/1971 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 28/7/1971 Sayı : 13909 Yayımlandığı DÜstur : Tertip : 5 Cilt : 10 Sayfa : 2972 * * *

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

Türk Hukukunda Faturanın hukuki mahiyeti, ispat gücü ve faturaya itiraz.

Türk Hukukunda Faturanın hukuki mahiyeti, ispat gücü ve faturaya itiraz. Türk Hukukunda Faturanın hukuki mahiyeti, ispat gücü ve faturaya itiraz. 1 Giriş Fatura, Türk Hukuk mevzuatında 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu nun (TTK) md. 23 ve 66 hükümleri ile Vergi Usul Kanunu nun

Detaylı

EMEK ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ A.Ş.

EMEK ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ A.Ş. EMEK ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ a) İlgili ayda (21 yılı Aralık ayında) alınan ve ödenen krediler ile ilgili ay sonu kısa ve uzun vadeli kredi bakiyeleri KASIM 21 ARALIK 21 ÖDENEN TUTAR AY İÇİNDE ALINAN T.İş Bankası

Detaylı

TİCARİ İŞLETME REHNİ SİCİLİ TÜZÜĞÜ

TİCARİ İŞLETME REHNİ SİCİLİ TÜZÜĞÜ 2105 TİCARİ İŞLETME REHNİ SİCİLİ TÜZÜĞÜ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 25/7/1972, No : 7/4776 Dayandığı Kanunun Tarihi : 21/7/1971, No : 1447 Yayımlandığı R. Gazetenin Tarihi : 21/8/1972, No : 14283

Detaylı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009 ÖZÜ : Tebliğ memurunun; belediye tüzel kişiliğini "Belediye Başkanı"nın temsil edeceğini gözeterek, adli işlem niteliği taşıyan takip

Detaylı

FOCUS DENETİM VE Y.M.M. LTD. ŞTİ Maltepe MAH. Edirne çırpıcı yolu 5-4 Vatan rezidans a BLOK kat:5 DAİRE:10 TECİL FAİZİNDE DEĞİŞİKLİK

FOCUS DENETİM VE Y.M.M. LTD. ŞTİ Maltepe MAH. Edirne çırpıcı yolu 5-4 Vatan rezidans a BLOK kat:5 DAİRE:10 TECİL FAİZİNDE DEĞİŞİKLİK TECİL FAİZİNDE DEĞİŞİKLİK Yaklaşım Dergisi nin 221. sayısında yayınlanmıştır Zihni KARTAL Maliye Bakanlığı Baş Hesap Uzmanı I. GİRİŞ Tecil etmek, ertelemek anlamına gelmektedir. Tecili, vergi uygulamasında,

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 22/9/2008 No : 2008/14174

Detaylı

Yönetim Kurulu kararında bu Yönetmeliğin 8 ve 22 nci maddeleri hükümleri ile 5590 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükümleri dikkate alınır.

Yönetim Kurulu kararında bu Yönetmeliğin 8 ve 22 nci maddeleri hükümleri ile 5590 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükümleri dikkate alınır. TİCARET VE SANAYİ ODALARI, TİCARET ODALARI, SANAYİ ODALARI, DENİZ TİCARET ODALARI VE TİCARET BORSALARI KAYIT ÜCRETİ VE YILLIK AİDAT TESBİT USULLERİ YÖNETMELİĞİ Amaç Madde 1-5590 sayılı Kanunun 26/12/1981

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ALACAKLARINDA TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN TAŞINIR-TAŞINMAZLAR VE DEĞER TESPİTİ

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ALACAKLARINDA TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN TAŞINIR-TAŞINMAZLAR VE DEĞER TESPİTİ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ALACAKLARINDA TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN TAŞINIR-TAŞINMAZLAR VE DEĞER TESPİTİ Mikail KILINÇ* 1.GİRİŞ Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı, etkin, adil, kolay

Detaylı

Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin

Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin veya Tescili Yönetmelik 8.1.2005 25694 SAYILI GAZETE BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Amaç Madde 1 Bu hangi maddelerin ticaret ve zorunlu en az tespitine ve borsaya

Detaylı

SOSYAL GÜVENLIK KURUMU ALACAKLARININ MAHSUP SURETIYLE TAHSILI

SOSYAL GÜVENLIK KURUMU ALACAKLARININ MAHSUP SURETIYLE TAHSILI SOSYAL GÜVENLIK KURUMU ALACAKLARININ MAHSUP SURETIYLE TAHSILI Mikail KILINÇ * 1.GİRİŞ 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 88 inci maddesinin 1 inci fıkrasında: 4 üncü maddenin

Detaylı

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Tahir ERDEM Gelirler Başkontrolörü Giriş 04.06.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5766 sayılı Kanun'la

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ DERSİ

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ DERSİ KTÜ Harita Mühendisliği Bölümü İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ DERSİ DERS NO#5 KONU: - İşveren sorumlulukları ve Adli süreç - Cezai Sorumluluklar ve Hükümler - Hukuki sorumluluklar ve Sonuçları Yrd. Doç.Dr.

Detaylı

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire Esas No : 2009/1602 Karar No :2013/6426 Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği Özeti : Müteselsil sorumlulardan

Detaylı

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir.

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Sayın MeslektaĢımız; 03.05.2013 Sirküler, 2013/15 KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı nın 30 Nisan 2013 tarih ve 64 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri nde, ileri

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

1- GENEL OLARAK 2- MUHAKEMAT BİRİMLERİ

1- GENEL OLARAK 2- MUHAKEMAT BİRİMLERİ 1 GENEL OLARAK Bakanlığımız ana hizmet birimlerinin birinci sırasında yer alan Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü, 4353 sayılı Kanun ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Devlet

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi 4/ a ( SSK ) İşverenler,4/a bendi kapsamında sigortalı sayılanları,

Detaylı

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPILANDIRILMASINA DAİR İÇ GENELGE SERİ NO: 2014/2 Tarih: 26/11/2014 Sayı: 87893753-010.06.01.[36-05]-115059 Kapsam T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı

Detaylı

96 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARI HAKKINDA SÖZLEŞME (1949 TADİLİ) ILO Kabul Tarihi: 8 Haziran 1949

96 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARI HAKKINDA SÖZLEŞME (1949 TADİLİ) ILO Kabul Tarihi: 8 Haziran 1949 96 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARI HAKKINDA SÖZLEŞME (1949 TADİLİ) ILO Kabul Tarihi: 8 Haziran 1949 Kanun Tarih ve Sayısı (*) : 8.8.1951 / 5835 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 14.8.1951 /

Detaylı

AKÇANSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ESAS SÖZLEŞME TADİL METİNLERİ

AKÇANSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ESAS SÖZLEŞME TADİL METİNLERİ AKÇANSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ESAS SÖZLEŞME TADİL METİNLERİ ESKİ ŞEKLİ Madde 6 Sermaye ve Hisse Senetleri 1- Şirket 3794 sayılı Kanun ile değişik 2499 sayılı Kanun hükümlerine göre kayıtlı sermaye

Detaylı

www.vergidegundem.com

www.vergidegundem.com Fax: 0 212 230 82 91 Damga vergisi uygulamasında Resmi Daire Av. Gökçe Sarısu I. Giriş Damga vergisi, hukuki işlemlerde düzenlenen belge ya da kağıtlar üzerinden alınan bir vergidir. Niteliğinin belirlenmesinde

Detaylı

İZOCAM TİCARET VE SANAYİ A.Ş. / IZOCM [] 19.04.2012 10:55:33 Özel Durum Açıklaması (Güncelleme) Telefon ve Faks No. : 0216 3641010-02163644531

İZOCAM TİCARET VE SANAYİ A.Ş. / IZOCM [] 19.04.2012 10:55:33 Özel Durum Açıklaması (Güncelleme) Telefon ve Faks No. : 0216 3641010-02163644531 . / IZOCM [] 19.04.2012 10:55:33 Özel Durum Açıklaması (Güncelleme) Ortaklığın Adresi : Organize San. Bölg. 3. Cad. No:4 Y.Dudullu- Ümraniye/İstanbul Telefon ve Faks No. : 0216 3641010-02163644531 Ortaklığın

Detaylı