ERZURUM DA KOBĠLER VE KAPĠTALĠST GĠRĠġĠMCĠLĠK RUHUNUN GELĠġĠMĠ. Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ERZURUM DA KOBĠLER VE KAPĠTALĠST GĠRĠġĠMCĠLĠK RUHUNUN GELĠġĠMĠ. Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT"

Transkript

1 ERZURUM DA KOBĠLER VE KAPĠTALĠST GĠRĠġĠMCĠLĠK RUHUNUN GELĠġĠMĠ Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT ERZURUM 2014

2 Atatürk Üniversitesi Yayınları No : Toplumsal Araştırmalar Ve Uygulama Araştırma Merkezi No: Araştırma Serisi No: Eser Adı / Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde Toplumsal Yapı, Değer Ve Tutumların Sürdürülebilir Kalkınma Ve Gelişme Stratejilerinin Planlanması Üzerine Etkilerinin Sosyo- Demografik, Ekonomik, Kültürel Eksende Analizi Kapak Tasarım / 1. Baskı / 2014 ISBN / Dizgi / Salih ÖZYURT/Fenomen Baskı ve Cilt / Eser Matbaası / Erzurum Bu kitabın tüm hakları Atatürk Üniversitesi Toplumsal Araştırmalar Ve Uygulama Araştırma Merkezi ne aittir. Bu yayının hiçbir bölümü izin alınmadan kopya edilemez. Dipnot vermeden alıntı yapılamaz. Elektronik, mekanik, fotokopi vb. yollarla kopye edilemez ve yayınlanamaz.

3 ĠÇĠNDEKĠLER TABLOLAR DĠZĠNĠ... III ÖNSÖZ... VIII ÖNSÖZ... IX GĠRĠġ... 1 I. KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE METODOLOJĠ... 3 I.I. Kavramsal Çerçeve... 3 KOBĠ... 3 GiriĢimcilik ve GiriĢimci... 7 Literatür Taraması... 9 Kuramsal YaklaĢım I.II. Metodoloji II. UYGULAMA II.I. Veri Analizi BULGULAR GENEL DEĞERLENDĠRME VE SONUÇ KAYNAKÇA

4

5 TABLOLAR DĠZĠNĠ Tablo 1: Örneklem Grubunun Cinsiyet Dağılımı Tablo 2: Örneklem Grubunun Yaş Dağılımı Tablo 3: Örneklem Grubunun Doğum Yeri ne Göre Dağılımı Tablo 4: Örneklem Grubunun Medeni Duruma Göre Dağılımı Tablo 5: Örneklem Grubunun Eğitim Durumuna Göre Dağılımı Tablo 6: Örneklem Grubunun Ortalama Aylık Gelirine Göre Dağılımı Tablo 7: Örneklem İşletmelerin Gösterdiği Faaliyet Süresine Göre Dağılımı Tablo 8: Örneklem Grubunun Faaliyet Alanına Göre Dağılımı Tablo 9: Örneklem İşletmelerin Çalışan Sayılarına Göre Dağılımı Tablo 10: Örneklem İşletmelerin Aile İşletmesi Olup Olmadığına Göre Dağılımı Tablo 11: Örneklem İşletmelerin Ortak Sayısına Göre Dağılımı Tablo 12: Örneklem İşletmelerin Yönetici Durumuna Göre Dağılımı Tablo 13: Örneklem İşletme Sahiplerinin Yöneticilik Yapma Süresine Göre Dağılımı Tablo 14: Örneklem İşletmelerin Kısa ve Uzun Dönemde Finansal Planlama Yapmalarına Göre Dağılımı Tablo 15: Örneklem İşletmelerin Nakit Fazlasını Nasıl Değerlendirdiğine Göre Dağılımı Tablo 16: Örneklem İşletmelerin İlk Kurulmasında En Önemli Finansal Kaynaklarına Göre Dağılımı Tablo 17: Örneklem İşletmelerinin Faaliyet Sektörlerini Seçme Nedenlerine Göre Dağılımı Tablo 18: Örneklem İşletmelerin Personel Çalıştırıp Çalıştırmamalarına Göre Dağılımı... 43

6 IV Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 19: Örneklem İşletmelerin Personelde Aradıkları Vasıflara Göre Dağılımı Tablo 20: Örneklem İşletmelerde Yazılı İş Ahlakı Kurallarının Olup/Olmadığına Göre Dağılımı Tablo 21: Örneklem İşletmelerde Ödüllendirme Sisteminin Olup/Olmadığına Göre Dağılımı...44 Tablo 22: Örneklem İşletmelerin Hizmet İçi Eğitim Programları Verip/Vermediğine Göre Dağılımı Tablo 23: Örneklem İşletmelerin Meslek Ahlâkı Edinme Kaynaklarına Göre Dağılımı Tablo 24: Örneklemin İş Tecrübesini Yeterli Görüp/Görmediğine Göre Dağılımı Tablo 25: Örneklemin Kontrol Edebildiğim Riske Girerim İfadesine Katılımına Göre Dağılımı Tablo 26: Örneklemin, Çevremdeki İnsanlarla İlişkilerimi Fayda Sağlayacak Şekilde Düzenlerim İfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Tablo 27: Örneklemin Yapacağım İşleri Önceden Planlarım İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 28: Örneklemin, Yeni İş Fikirleri Geliştirmeye Gerek Duymuyorum İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 29: Örneklemin Girişimcilik Hesap Kitap İşidir İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 30: Örneklemin, En Büyük Zenginlik Tasarruf Etmeyi Bimektir İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 31: Örneklemin Onurlu Bir Yoksulluk Servet Tutkusundan Şereflidir İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 32: Örneklemin Para, Ölüme Hazırlanmaya Ayıracağımız Zamanı Bizden Çalar İfadesine Katılımına Göre Dağılımı... 50

7 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi V Tablo 33: Örneklemin Gelecek Yıl İşlerimizin Daha İyi Olacağını Umuyorum İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 34: Örneklemin Para İnsanları Günah İşlemeye Teşvik Eder İfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Tablo 35: Örneklemin; Her Zaman Sert Ol, Hoşgörülü Biri Büyük Bir Şirketi Yönetemez İfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı 52 Tablo 36: Örneklemin, Para, Harcamak İçindir İfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Tablo 37: Örneklemin Para Yastık Altında Saklamak İçindir İfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Tablo 38: Örneklemin, Sermayesi Olan İnsan Güçlüdür İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 39: Örneklemin, Girişimcilik Anlayışı Uzun Vadeli Bir İştir İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 40: Örneklemin, Yönetici, Girişiminin Başarısı İçin Cesur Biri Olmalıdır İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 41: Örneklemin Savurganlık İnsanı Yoksullaştırır İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 42: Örneklemin, Yüz Kuruş Harcamak Yerine Kenara Bir Kuruş Koymak Bir Onurdur İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 43: Örneklemin, Önemli Olan Çok Kazanmak Değil Şerefinle Kazanmaktır İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 44: Örneklemin, Bir Şey Satarken Vicdanımın Sesini Dinler ve Az Kârla Yetinmeyi Bilirim İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 45: Örneklemin Yapabildiğim Kadar Çok Para Kazanmak ve İşlerimi Büyütmek İsterim İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı... 58

8 VI Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 46: Örneklemin, Karnımı Doyuracak Kadar İşimi Öğrenirim İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 47: Örneklemin, Geleceği Hesaplayarak Adım Atarım İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 48: Örneklemin İş İlişkileri İle Aile İlişkileri Birbirinden Ayrılmalıdır İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 49: Örneklemin, İyi Bir İşletmede Ussal Kurallar ve Disipline Bir Yapı Olmalıdır. İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 50: Örneklemin, Para Parayı Çeker ifadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 51: Örneklemin, İyi Bir Ödeyici Herkesin Cüzdanının Efendisidir. İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 52: Örneklemin, Dakiklikten Daha Önemli Bir Şey Yoktur. İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 53: Örneklemin, Küçük Giderleri Dikkate Alırım İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 54: Örneklemin, Kazanmak İnsan Yaşamının Amacıdır. İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 55: Örneklemin, Düşük Ücret Yüksek Kâr İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 56: Örneklemin, Çocuklarımın ve Torunlarımın Geleceğini Düşünüyorum. İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 57: Örneklemin Gösteriş ve Lüksten Kaçınırım İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 58: Örneklemin, Allah Zorlukla Yapılanı Sever İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı... 65

9 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi VII Tablo 59: Örneklemin, Sosyal Yardımlaşma Projelerine Katılma Toplumsal Bir Sorumluluktur. İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 60: Örneklemin, İnsan Her Durumda Mutlu Olabilir İfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Tablo 61: Örneklemin, İhtiyacımdan Fazlasını Kazanmak ve Üretmek Günahtır İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 62: Örneklemin, Zenginlik Çalışarak Elde Edilebilecek Bir Şeydir İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 63: Örneklemin, Fakirlik Takdir-i İlahidir İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 64: Örneklemin, İyi Bir Hayat İnsanların Kendilerini Geliştirebildikleri Bir Hayattır İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 65: Örneklemin, İş Hayatının Ahlâkı İştir İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 66: Örneklemin, Yakalanmadığın Sürece Ne Yaparsan Yap İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 67: Örneklemin, Dürüstlük Kimi Zengin Etmiş Şimdiye Kadar İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 68: Örneklemin, Hem Çalışanlar Hem De Yöneticiler Ahlaki Değerlerle Donatılmadıkça İşletmelerin Başarılı Olması Mümkün Görünmemektedir İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı 71 Tablo 69: Örneklemin, İşleyen Demir Pas Tutmaz İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 70: Örneklem Grubunun, Azıcık Aşım Ağrısız Başım. İfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Tablo 71: Örneklemin Kapitalist Değer Dağılımı Tablo 72: Örneklemin Geleneksel Değer Dağılımı... 77

10 VIII Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 73: Kapitalsit Değer Boyutuna İlişkin Regresyon Modelinin Tek Yönlü ANOVA Testi Sonuçları Tablo 74: Geleneksel Değer Boyutuna İlişkin Regresyon Modelinin Tek Yönlü ANOVA Testi Sonuçları Tablo 75: Kapitalsit Değer Boyutuna İlişkin Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi Sonuçları Tablo 76: Geleneksel Değer Boyutuna İlişkin Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi Sonuçları... 84

11 ÖNSÖZ Kapitalizm geliştirir derken Marx, neyi kastediyordu: Modernliğin dinamosu olarak kapitalizmi ve onun kar güdüsünün gerekli gördüğü üretim araçlarının hızla değişmesini ve toplumun her boyutta bu süreçten etkilendiğini ve modernlik nedir? diye sorduğumuzda tek cümle ile katı olan her şey buharlaşıyor cevabını veriyordu. İnsan-doğa ayrımı ile insanı daha çok insanileştiren Aydınlanmacı Kant ı Marx takip ediyordu: İnsanın ilk çelişkisi doğadır ve insan kendi ile doğa arasına koyduğu üretim araçları geliştikçe daha bir insan oluyordu. Materyalist dialektik ez cümle; insanın ihtiyaçlarını gidermek üzere yarattığı üretim araçlarının dönüp kendisini belirleme süreciydi. Modern felsefeler ve ondan türeyen modern sosyal düşünürler koro halinde insana sesleniyordu aslında farklı kelimelerle aynı nakaratı söylüyorlardı (Hegel den Rousseau ya Kant an Marx a Spinoza dan Nietzsche ye Freud a oradan Giddens a): Ey insan yarattığının mağdurusun. Ve tek kelime ile modern insanın trajedisi: Yabancılaşma. Kendi yarattığı kendinden uzaklaşır ve insana dönerek tekrar kavrar; uygarlık ya da fenomenal dünya. Ve akıl bir farkındalık süreci olarak işler, kendi kendinin farkına varır nihayet: Tinin Fenomenolojisi. Bu kuramsal kavrayışla aydınlandıktan sonra kendi aklımızla kendimize tekrar dönerek bu kuramsal analiz çerçevesi ile biz bize ne söyleyebiliriz. Batı dan öğrendiğimiz onca kuramın bize söylediği tek cümle: Kendi aklın ile kendi gerçeğini kavra ve analiz et. Batı dan öğrendiğimiz bu metodoloji aslında sadece. Kendi modern inkişafımızı analiz edeceğimiz bir kavramsal analiz şeması bu şemanın içi boş biz bunu kendi tekilimiz ile içeriklendireceğiz. Aslında Aristo nun Metafizik adlı eserinin giriş cümlesini takip ediyoruz binlerce yıldır: İnsan doğal olarak bilmek ister. İnsan önce kendini sonra doğayı sonra yarattığı kültürel dünyayı bilmek ister. Biz de kendi gerçeğimizi bilmek istiyoruz, sadece.

12 X Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Kuramdan, teoriden, idealden yere düşüyor akıl pratiğe gark oluyor. Akıl inşa ettiğini bilir ancak, diyerek takip ediyoruz Kant ı ve Dilthey i. Batı-dışı modernleşme, modernlik kargosunun içinden kendi hediyelerini seçerek alıyor bazen, bazen de mecbur kalıyor. Bazen de aldığı kargodan sürprizler çıkıyor. İnsan aklının evrensel gelişimi tüm dünyayı yarattığı teknoloji ile belirliyor. Kaçış yok. Osmanlı-Türk modernleşmesi, Cumhuriyete kadar köşe kapmaca oynuyor modernlikle. Batı dan şunu alırım yok bunu almam, gibi. Ancak Cumhuriyet kaçınılmazı belirliyor; Batılılaşmak artık bir ölüm kalım meselesidir. Merkezde başlayan modernleşme süreci 1950 sonrası hızla çevreye yayılıyor bir yandan da çevre merkeze yığılıyor. Bu çalışmada bir çevre örneği olarak kapitalistleşme sürecinin Erzurum da nasıl bir ruh olarak geliştiğini, tespit etmeye çalışıldı. Marx la başladık Weber le devam ediyoruz. Kapitalizm bir zihniyet, ruh ya da ahlak meselesidir aynı zamanda. Kapitalizm bir rasyonelleşme sürecidir. Kana ve toprağa dayalı sosyal dayanışma biçimlerinin çözülmesidir. Soyut insanın soyut aklı ile evrensele açılma sürecidir. Ve aklında tek bir ideal vardır: Daha fazla üretim, daha fazla tüketim, daha fazla verim, daha fazla kar. Para ekonomisin belirlediği, modern nesnel kültürün yayılmasıdır, kapitalizm, diyerek Simmel e bir selam vermeden olmaz. Zanaatkârlıkla başlar insanın yaşadığı doğayı ve dolayısı ile kendini dönüştürmesi ve işte bu çalışmada bu süreçten yola çıktık. Küçük işletme sahiplerindeki zihniyet dönüşümü tespit edilmeye çalışılmıştır. Çevredeki ve küçük işletmelerdeki kapitalist ruhun, girişimcilik değerleri ile değişiminin ülke modernleşmesi/ kapitalistleşmesi sürecinde önemli olduğu düşünülmektedir. Küçük işletmelerin, ki bunlara manifaktür der, Marx, Alman İdeolojisi nde, tarihsel materyalist bir perspektifle Avrupa da tarihsel gelişimi ele aldığı eserinde ve emeğin lonca düzeninden koparak özgürleşiminde manifaktürün önemini belirtir, kapitalist sistemin temel yapı

13 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi XI taşıdır. Feodal sistemin hüküm sürdüğü dönemlerde ortaya çıkan ve dönemin küçük işletmeleri olarak değerlendirilebilecek olan zamane esnafı; veya daha doğru bir ifadeyle zanaatkârının, günümüz kapitalist sisteminin selefleri olduğu söylenebilir. Bu durum, aynı zamanda dönemin en önemli toplumsal değişim dinamiklerinden birinin de temelidir. Nitekim sözü geçen dönemde sermayenin/kapitalin birikmesine neden olan ve dolayısıyla teknoloji gibi diğer değişme dinamiklerinin de doğrudan etkileyicilerinden biri olan, yine bu zamane zanaatkârları/esnafları olmuştur. Toprak üstünden ayrıcalık ve sermayeye dayanan ki bu dönemde doğrudan, bugün bildiğimiz anlamda sermayeden de söz edilemez- Feodal dönemde, sözü geçen zanaatkârların ellerinde kısmi de olsa ticaret ve üretim yoluyla sermaye birikmeye başlamış ve toprak sahiplerine karşı görece ekonomik üstünlüğe sahip olmaya başlamışlardır. Bunlar, aynı zamanda ileriki yıllarda ortaya çıkacak olan ve o zamandan günümüze kadar toplumsal ve ekonomik hayatın en belirleyici toplumsal sınıfı olacak olan Burjuva sınıfının da selefleridir. Burjuva, çoğunlukla bilinenin aksine sonradan icat edilmiş bir kavram değil aksine kökü doğrudan toplumsallığa atıfta bulunan ve o zamandan beri var olan bir kavramdır. Feodalizm kırsalda çözüldüğünde ortaçağ kentlerinin kıyısına akın eden serflerin kurduğu dış mahallelerdir, Burglar. Burg (veya Burq/burk) ; yerleşim merkezi, anlamına gelen ve dolayısıyla da kalabalık a, canlılık a, yani insanların sürekli bulunduğu veya toplandığı bir yere atıfta bulunan bir kavramdır. Bu anlamda Burg kökünden türetilmiş olan burjuva veya burjuvazi de ilk önce bir mekâna ve daha sonraları da toplumsal bir kategoriye atıfta bulunan bir kavram olarak gelişim göstermiştir. Bu anlamda, yani hem bir mekâna, hareketliliğe, ekonomik faaliyetlere hem de toplumsallığa ve toplumsal bir tabakalaşma dizgesine göndermede bulunması açısından burjuva, önemli bir kavramdır. Kentli olmak, vatandaş olmak aynı zamanda kapital piyasa ekonomisinde eşitler olarak sözleşme yapabilmek, alış-veriş yapabilmek ve emeğini

14 XII Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT özgürce sata bilmek anlamına geliyordu. Bu itibarla zanaatkâr doğayı değiştiren, burjuva özgür vatandaş ve gezgin-tüccar ilk girişimciler olarak karşımıza çıkan para ekonomisinin modern özneleridir. Burjuva sınıfı ve orta sınıf ve beyaz yakalılar (uzmanlarteknokrat sınıf) olarak adlandırılan sınıflar bir ülkenin ekonomik gelişiminde belki de en önemli rolü üstlenmektedirler. Batı da kendi tarihsel sürecinde ortaya çıkan bu sınıflar, Türkiye de ise uzak, yapay dediğimiz bir şekilde meydana getirtilmiş lerdir (milli burjuvazi).tanzimat tan itibaren özellikle II.Meşrutiyet sürecinde sermaye birikiminin nasıl yapılacağı, sermaye sınıfının nasıl yaratılacağı önemli tartışma konusu olmuştur. Zira Türkiye burjuvazisinin devlet eliyle oluşturulan yapay bir sınıf olduğu üzerinde genel bir fikir birliği vardır. Döneme uygun bir şekilde bir burjuva sınıfının gerekliliğinin ülke ekonomisi için elzem olduğu fikri, devleti böyle bir sınıfın oluşturulması için müdahalede/destekte bulunmaya zorunlu kılmıştır. Böylelikle, ilerleyen yıllarda büyük bir ekonomik işlevi üstlenecek olan Türkiye burjuvazisinin de temelleri atılmış olmaktaydı. Ancak, Türkiye modernleştirilmesi nin neredeyse her alanında olduğu gibi bu alandaki gelişmeler de sancılı olmuştur. Kendiliğinden meydan gelmemiş olan bu sınıfla ilgili sıkıntılar, kendisini ekonomik alandaki diğer formasyonlarda da göstermiştir. Türkiye deki Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) de bu durumdan nasiplerini almışlardır. Daha başından itibaren yapay bir şekilde meydana getirilmiş olan ekonomik faaliyet aktörleri kapitalist ruhun kendilerinde yerleşmesi konusunda sıkıntılar çekmişlerdir. Küreselleşen dünya ve dolayısıyla ekonomi içinde dönemin ekonomik faaliyet tarzına ayak uydurmak, yani kapitalist ruhu yakalamak, söz konusu sistem içerisinde varlığını sürdürmenin en önemli şartıdır. KOBİ ler de bu süreçten veya gerekliliklerden muaf değillerdir. Ekonomik alanda önemli işlevleri yerine getiren/getirmesi gereken bu üniteler, sistemin gerekliliklerini içselleştirilmiş

15 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi XIII bir şekilde yerine getiremedikleri takdirde varlıklarını koruyamama tehlikesiyle karşı karşıya kalmakta ve dolayısıyla da üstlendikleri işlevleri yerine getirememelerinden dolayı, kendileriyle dolaylı veya direk olarak ilişkili olan diğer alanların da sıkıntıya düşmelerine neden olacaklardır. Dolayısıyla geçimlik ekonomiden piyasa ekonomisine oradan küresel ekonomiye geçiş sıkıntılı olmuştur ve olmaktadır. Bir zamanlar kapitalizmin itici gücü ve günümüzde de ekonomik işlevin büyük bir bölümünü üstlenmiş olan küçük işletmelerin, günümüzde, ilk üstlendikleri işlevler düşünüldüğünde, kötü durumda oldukları söylenebilir. Nitekim, giderek küreselleşen dünyada, rekabet edebilme kapasiteleri iyiden iyiye düşen küçük ve ayrıca günümüzde olduğu şekliyle orta büyüklükteki işletmeler, diğer büyük işletmeler karşısında giderek zayıflamaktadır. Burada asıl mesele kapitalizmin gereklerine uygun olarak hareket edebilmek, sistemin dinamik yapısına uygun olarak evrilebilmektir. Bu anlamda KOBİ ler, hem avantajlı hem de dezavantajlı durumları içeren bir yerde durmaktadırlar. Örneğin, kapasite ve kütle olarak daha küçük durumda olmaları, daha hızlı bir şekilde manevra yapabilmelerini olanaklı kılarken, işletme için gereken hammaddelerin, diğer daha büyük işletmelerden, daha yüksek maliyetlerle sağlamaları, rekabet kapasitelerini düşürmektedir. Ancak, sistemin gerektirdiği bilgi ve stratejilere sahip olmak, söz konusu olumsuzlukların önüne geçilmesini sağlayabilir. Daha önce de değinildiği gibi, burada asıl mesele, kapitalist sistemin gerekleri çerçevesinde hareket edebilmek, kendini sisteme her şekilde uyarlayabilmek, kapitalist ruhu yakalayabilmektir. Bu çalışma da, yukarıda genel çerçevesi çizilmiş bakış açısıyla, Erzurum ilindeki KOBİ lerde kapitalist girişimci ruhu nun ne ölçüde geliştiğini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada emeği geçen başta Yrd. Doç. Dr. Ahmet Özpolat, Arş.Gör. Melek Eryentü, Pınar Laloğlu, Abdullah Cengiz Kayış, Ebru

16 XIV Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Kurdal, Neslihan Ardahanlı olmak üzere sosyoloji bölüm öğrencilerine sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Erzurum-Nisan 2014

17 GĠRĠġ Tüm Dünya ülkelerinde bulunan KOBİ ler, küreselleşen dünya içerisinde ve rekabete dayalı sistemin devam ettiği kapitalist toplumlarda, değişen pazar koşullarına hızlı uyum sağlayabilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Küreselleşmenin etkisini iyiden iyiye arttırdığı günümüzde, ekonomik faaliyetlerde bulunan tüm işletmelerin döneme uygun şekilde manevra larda bulunabilmesi, varlıklarını koruyabilmeleri açısından önemlidir. Nitekim, kapitalist sistem içerisinde küçük olan, giderek varlığını korumakta zorlanmaktadır. Kapitalist sistem, büyük balığın küçük balık tarafından yutulduğu bir gölet haline gelmiştir. Böyle bir ortamda sisteme ayak uydurmak, kendini sisteme göre uyarlamak ve gerekli refleksleri gösterebilmek, kısaca kapitalist ruhu özümsemek, sözü geçen işletmeler açısından hayati öneme sahiptir. Sözü geçen, refleksler manevralar veya stratejiler, işletmenin olduğu kadar diğer aktörlerin de katkıda bulunması gereken faaliyetlerdir. Bunlar içerisinde devlet destekleri, uluslararası uygulamalar ve diğer aynı nitelikte olan işletmelerle yapılacak işbirlikleri sayılabilir. Kısaca, sistem içerisinde var olmak isteyen bu işletmeler, kapitalizmin ruhu denilen şey i yakalamalı, kendilerini uyarlamalıdırlar. Aksi halde piyasa içerisinde çok daha iyi imkânlara sahip olan diğer büyük işletmelerle veya kapitalist sisteme entegre olmuş diğer benzeri işletmelerle rekabet etme olanakları olmayacak ve sistem içerisinde eriyip gideceklerdir. Bu çalışmanın da amacı, Erzurum il merkezinde bulunan KOBİ lerin kapitalistleşme eğilimlerini/gelişimlerini tespit edip konuyla ilgili öneriler sunmaktır. Çalışma, Erzurum il merkezinde aktif olarak faaliyet gösteren 541 işletme sahibine anket uygulanarak yapılmış olup, KOBİ lerin kapitalist gelişimi tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca daha önce yapılan benzer çalışmalar ve konuyla ilgili kuramsal yaklaşımlardan da faydalanılmıştır.

18 2 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Birinci bölümde çalışmanın temel kavramlarının tanımlarına ve özelliklerine değinilmiş ve daha önceden konuyla ilgili yapılan çalışmalara, uygulanan yöntemlerin açıklanmasına yer verilmiştir. İkinci bölümde, elde edilen verilerin frekans tabloları, tabloların yorumu, değer tutumları ve karşılaştırmaları yer almaktadır. Son bölümde ise elde edilen bulgular tartışılarak değerlendirilmiş ve öneriler sunulmuştur. Bu çalışmayı diğer benzer çalışmalardan ayıran özellik ise çalışmanın kapitalist zihniyet bağlamında ele alınmasıdır.

19 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 3 I. KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE METODOLOJĠ I.I. Kavramsal Çerçeve Bu bölümde, konuyla ilgili temel kavramlar, daha önce yapılan çalışmalar ve kuramsal yaklaşım ele alınacaktır. KOBĠ KOBİ, Küçük ve Orta Büyüklükteki işletmelerin genel adıdır. Ekonomik dünya yaşamının varlığının hissedilmesi küçük isletmeler sayesinde gerçekleşmiştir. Sanayi Devrimi nden sonra hızla gelişen ve gittikçe sayılarında önemli artışlar olan KOBİ'ler bir ekonomik yapının alt yapısını oluşturmaktadırlar (Çağlak, 2005: 7). Tüm dünyada yer almak ve bazı ortak özelliklere sahip olmakla birlikte KOBİ ler, her ülkede ekonomik yapıya göre farklı şekillerde tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalar aynı ülke içerisinde bile farklılıklar gösterebilmektedir (Çağlak, 2005: 7; Arı, 2010: 5; Kalkan, 2010: 2-3). Bir başka deyişle, Ekonomiler ve ülkelerin gelişmişlik düzeyleri arasındaki farklılıklar KOBİ tanımlamalarının birbirinden farklı olmasına, işletmelerin farklı kriterlere göre sınıflandırılmalarına neden olmaktadır. (Kalkan, 2010: 2). Bu nedenle KOBİ lerle ilgili genel geçer bir tanımlama yapmak oldukça güçtür. Söz konusu tanımlamalar, genellikle ülkelerin ekonomik büyüklükleri bakımından farklılık göstermektedir. Bundan dolayı, KOBİ deyimi, genellikle hukukî olmaktan ziyade ekonomik anlamlar taşımaktadır. Tanımlamalarda genel olarak kullanılan ölçüt, istihdam edilen kişi sayısına bağlı olarak belirlenmektedir (Akgemci, 1998 akt. Çağlak, 2005: 8). ABD de yapılan KOBİ tanımı, faaliyet alanı bazında, işletmelerin yıllık satış hasılatı ve çalıştırılan işçi sayısna göre yapılmaktadır. Bu da Small Business Administration (SMA) tarafından belirlenen temel iki kritere göre yapılmaktadır. Buna göre: İmalat sanayi alanında en çok 500

20 4 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT çalışanı bulunan; hizmet sektöründe ise, en fazla 7 milyon Amerikan Doları ciro yapan işletmeler KOBİ tanımı içerisine alınmaktadır (Kalkan, 2010: 3). Avrupa Birliği, KOBİ leri, en fazla 250 çalışanı olan, bir yıldaki satışları 27 milyon Euro yu aşmayan, mevcut ekonomik büyüklüğü 27 milyon Euro nun altında olan ve ortaklık yapısında büyük ölçekli bir işletmenin ortaklaşa hareket eden, birkaç büyük işletmenin toplam payının en fazla % 25 olma şartını sağlayan işletmeler olarak tanımlamıştır (Çağlak, 2005: 10). Türk hukukunda Küçük ve Orta Ölçekli İşletme deyimi farklı mevzuatlarda geçmekle birlikte, kavramın tanımı sadece, tarihinde kabul edilen 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme Başkanlığı kurulması hakkındaki kanunda yer almaktadır. Bu kanunun 2. maddesinde geçen işletmeler deyiminden ne anlaşılması gerektiği şöyle ifade edilmektedir: işletmeler; imalat sanayi sektöründe 1-50 kişi arası işçi çalıştıran sanayi işletmeleri, küçük sanayi isletmelerini; arası isçi çalıştıran sanayi işletmeleri orta ölçekli sanayi işletmelerini ifade eder. (Akgemci, 1998: 64 akt. Çağlak, 2005: 9). Türkiye de çeşitli kurumlar tarafından kullanılan KOBİ tanımları, genel olarak faaliyet alanları bazında; personel sayısı, ciro, yatırım tutarı vb. sayısal ölçütler ile sınırlamalar getirilerek yapılmıştır. Kurumların farklı KOBİ tanımlamalarına gitmesi, farklı değerlendirmelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Burada ortak olarak yapılan tanım, AB tanımının ülkemize uyarlanmış hali olarak nitelendirilmektedir. Bu tanımda çalışan sayısı, ciro ve bilanço olmak üzere üç sayısal ölçüt göz önünde bulundurulmaktadır (Kalkan, 2010: 4-5). Buna göre; KOBİ tanımı, iki yüz elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon Türk Lirasını aşmayan ve bu yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta

21 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 5 büyüklükteki isletme olarak sınıflandırılan ve kısaca KOBİ olarak adlandırılan ekonomik birimler şeklinde yapılmıştır (Kalkan, 2010:5). KOBİ ler, üretim yaptıkları alanda etkisi çok büyük olmasa da, büyüme eğiliminde olan ve genelde şahıslar tarafından kolayca kurulup işletilebilen, çalışan sayısı da çoğunlukla az olan iktisadi birimler olarak tanımlanabilir (Cura, 2006: 4 ). Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 28/7/2005 tarihli ve 5674 sayılı yazısı üzerine, 3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un ek 1. Maddesine göre, Bakanlar Kurulu nca 19/10/2005 tarihinde kararlaştırılan yönetmeliğe göre, KOBİ lerin tanımlanmasında daha önce sadece çalışan sayısı esas alınırken, artık mali bilanço değeri, yıllık net satış hasılatı, aidiyet gibi kriterler de tanımlamada göz önünde tutulmaya başlanmıştır (DPT, 2007: 5 akt. Doğan, 2010: 87). Durman ve Önder (2007: 5), Sözü geçen KOBİ tanımlamasında KOBİ lerin üçe ayrılabileceğinin altını çizmektedirler: Mikro işletme, Küçük işletme, Orta büyüklükteki işletme. Bu tanımlamalar işletmenin bilanço değeri ve çalışan sayısına göre yapılmıştır. Tanımlamada geçen bu üç tür KOBİ, kısaca aşağıdaki gibi açıklanabilir/tanımlanabilir. Mikro İşletme: On kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı ya da mali bilançosu bir milyon TL yi geçmeyen çok küçük ölçekli işletmelerdir. Küçük İşletme: Elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu beş milyon TL yi geçmeyen işletmelerdir.orta Büyüklükteki İşletme: İki yüz elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon TL yi geçmeyen işletmelerdir (Durman ve Önder, 2007:5).

22 6 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT KOBİ ler, başka işletmelerle olan maddi/ekonomik ve politik ilişkilerine göre de Bağımsız işletmeler, Ortak işletmeler ve Bağlı işletmeler şeklinde sınıflandırılabilir. Bunlardan ilki, gerçek veya tüzel kişilerin sahipliğini yaptığı ve ortak-bağlı işletme olarak kabul edilmeyen işletmelerdir. Ortak işletmeler ise, tek başına veya ortağı olduğu işletmenin % 25 ile %50 si arasında haklara sahip olduğu işletmelerdir. Sonuncusu olan Bağlı işletmeler ise, sözü geçen hakların çoğunluğuna sahip olan işletmelerdir (Durman ve Önder, 2007: 5-7). Gelişmiş batı toplumlarında endüstrinin yeniden yapılanmasında küçük ve orta büyüklükteki işletmeler önemli rol oynamaktadır (Yolal, 2003: 21 akt. Yıldız, ). Günümüzde küçük işletmeler denilince; eskiden olduğu gibi başarısız olduğu için büyüyememiş, küçük ölçeklerde kalmış işletmeler kastedilmemektedir (Akgemci, 2001:5 akt. Yıldız, 2007: 5). İşlek (2003: 6) e göre ise KOBİ ler az sermaye kullanımı yanında daha çok el emeğiyle çalışan, çabuk karar verme yeteneğine sahip, düşük düzeyde yönetim giderleri ile çalışan ve ucuz bir üretim gerçekleştiren iktisadi teşebbüsler olarak ifade edilebilir. (Akt. Yıldız, 2007: 6). KOBİ lerin tanımlanmasında genellikle ekonomik ölçütler dikkate alınmakta ve bu ölçütlerin başında da istihdam edilen iş gören sayısı, sermaye miktarı ve bilanço değeri gelmektedir (Akpınar, 2009: 173). Sosyolojik boyut ise genellikle ihmal edilmektedir. Yapılan çalışmaların büyük çoğunluğu, salt ekonomik düzeyde yapılmakta ve birbirlerinden bağımsız olmayana iktisat ve sosyolojik boyutlar birbirlerinden kopartılmaktadır. Halbuki büyük sosyologların çoğu aynı zamanda iktisatla yakından ilgilenmişler veya en azından ekonomiyi bir şekilde görüşlerinin önemli bir yerine oturtmuşlardır. Bu çalışma da ekonomik bir etkinliği, toplumdan ya da daha doğru bir ifadeyle, toplumsal diğer bileşenlerden soyutlamadan ele almayı hedeflemiştir.

23 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 7 GiriĢimcilik ve GiriĢimci Türk sosyolojisinde biz ilk defa Prens Sabahattin den duyduk özel müteşebbis lafzını, liberal-demokratik ve devletin değil sivil toplumun dinamosu olduğu bir modernleşme prosedürü önerirken Türkiye Nasıl Kurtarılabilir adlı eserinde, Prens Sabahattin, müteşebbisleri risk alabilen özel becerilere ve vizyona sahip toplumu modernleştirecek bir sınıf olarak görür. Ama Dünya da ilk kez biz bu sınıfı Weber in anlatılarında rastlarız. Gezgin tüccarlar. Bunlar, köyde üretilen ürün ile kentte ki müşterinin arzını uyumlu hale getiren bir sınıftır. Daha sonraları ABD yeni kurulurken kasaba kasaba gezerek çeşitli ürünleri pazara sunanlardır. Ki, bu cesur adamlar ABD yi kapitalizmin zirvesine taşıyacak ailelerin ilk atalarıdır. Ancak bu kısa tarihsel girişten sonra ansiklopedik bilgiye de uzanmak gerekir. Girişimcilik, gerekli zaman ve çaba harcayarak ekonomik, fiziksel ve sosyal riskler alınması sonucunda, bireysel tatmin ve ekonomik ödüller elde etmeyi içeren farklı bir değer yaratma süreci olarak tanımlanabilir (Akpınar, 2009: 14 ). Schumpeter, yenilikleri gerçekleştiren eylemler için girişim ve bu eylemleri gerçekleştiren kişilere de girişimci demiştir (Doğan, 2010: 24). Frank H. Knight ( akt. Doğan, 2010: 25) ise, girişimciyi, her türlü belirsizliği üstlenerek topluma katkı yapan kişi olarak görmüştür. Girişimcilik, kişilerle ve onların bir işletmeyi kurma, devralma veya işletme ya da bir firmanın stratejik karar mekanizmalarına katılma tercihleriyle ve bu yöndeki aktiviteleriyle ilgilidir (CEC, 2003:5-6 akt. Doğan, 2010: 26). Döm (2008: 4-5), Kao (1989) nun girişimcilik i, fırsatları fark etmek, beşeri ve diğer kaynakları yönetebilmek ve fırsatları gerçek sonuçlara dönüştürebilmek şeklinde tanımladığının altını çizmektedir. Girişimcinin iş tanımları; yaratıcılık,

24 8 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT operasyonel/ yönetsel, kişilerarası ilişkiler ve liderlik görevlerinden oluşmaktadır. Robert Hisrich (1985) ise girişimciyi, finansal, sosyal, psikolojik risklerle beraber, parasal ödüller ile kişisel tatmin eden ; bu amaçla, zaman ve enerji harcayarak, farklı değere sahip bir şey yaratma süreci olarak ifade etmektedir (akt.doğan, 2010: 26). Sivil toplumun ilk bilimi (Aristo nun oikos undan türeyen, gene onun geçim i ifade ettiği tekhe kavramıyla yoğrulan, Arent in insan aktiviteleri içinde doğal ihtiyacı karşılayan emek olarak nitelendirdiği animal-laborans ın faaliyet alanı, Epikuros un çaba kavramı ile dikkatimizi çektiği insanın doğayı kendi ihtiyaçları için değiştirebilme kapasitesinin alanı, Marx ın koca kuramını dayandırdığı, Ortaçağlardan itibaren tüm küreye yayılan kapitalizmle biçimlenen) ekonomik-politikanın banilerinden, Ricardo, girişimcilikle ilgili olarak yeni bir makineyi piyasaya getiren ilk kapitalistin ekstra bir getiri sağlayacağını ve bunun da yeni bir iktisadi gelişme süreci yaratacağını vurgulamıştır (Kinay, 2006: 4). Girişimcinin piyasa ekonomisinin vazgeçilmez unsuru olduğunu, ancak etkinliğini, kendi tercihleri kadar, genel politikaların belirleyeceğini belirtmek gerekir. Bu etkinlik düzeyi, aynı zamanda girişimcinin ekonomik değerini belirleyecektir (Kinay, 2006: 6). Kinay (2006: 7) a göre, girişimci kişiliğin niteliği, kurulan işletmelerin başarısı ile yakından ilgilidir. Kendine güveni az, risk almaktan korkan, yeniliklere uyum sağlaması zor, yaratıcı gücü az olan birinin, başarı olasılığının çok yüksek olması beklenemez. Girişimci, mal ve hizmet üretimi gerçekleştirebilmek için risk üstlenerek, doğal kaynak, sermaye, emek gibi üretim faktörlerini bir araya getirip faaliyete geçiren kişi olarak tanımlamak mümkündür (Akpınar, 2009: 13 )

25 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 9 Literatür Taraması Bu kısımda KOBİ lerle ilgili ülkemizde yapılmış çalışmalar özetlenecektir. KOBİ ler ülke ekonomisinin en önemli bileşenlerindendir. Onların ekonomik olduğu kadar sosyo-psikolojik ve kültürel etkileri/yönleri de söz konusudur. Bu kadar önemli bir konuda elbette Türkiye de de çalışmalar yapılması kaçınılmazdır. Bu bölümde, Türkiye de KOBİ lerle ilgili daha önce yapılmış çalışmalar ele alınacaktır. KOBİ lerin sanayileşmede ve ekonomik kalkınmada oynadığı çok yönlü rolün, girişimcilik teşvik ve destekleriyle ne ölçüde etkinleştiği sorunsalı üzerinde duran Doğan, Avrupa Birliği nin Girişimcilik Politikası KOBİ Yaklaşımı ve Türkiye (2010) adlı çalışmasında toplamda 348 işletmeyi örneklem olarak almıştır. Doğan ın çalışmasının sonuçlarına göre, girişimciliğin istenilen düzeyde gelişmediği anlaşılmış ve bir takım öneriler sunulmuştur. Doğan a göre, girişimcinin kendi istediği işi kurmayı ve teşvik etmeyi, girişimcinin istediği ortamla birlikte hazırlanması gerekmektedir. Ayrıca girişimcilik ruhunun geliştirilmesi için eğitim sistemi içine girişimcilikle ilgili unsurların katılması ve mevcut girişimcilere eğitim verilmesi gerekmektedir. Doğan, girişimcilik teşvik ve desteklerinin yeterli seviyeye ulaştırılarak girişimciliğin gelişiminin hızlandırılması gerektiğinin altını çizmektedir. Kinay (2006) ise, Girişimcilik, Kalkınma ve Rekabet İlişkisi: Kütahya da KOBİ lerin Girişimcilik Profili adlı çalışmasında şirket ve gerçek kişilerden oluşan örnekleminde şu sonuçlara ulaşmıştır: İş yerlerinin % 93,8 inde personel istihdam edilmektedir. Ankete katılanlara bu işi neden seçtikleri sorulmuş ve %34,6 sının iş kolu seçimlerini araştırmaya dayandırdığını, %26,9 unun aldığı eğitimle ilişkilendirdiğini ve yine %26,9 unun büyüklerinin

26 10 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT yaptığı iş olduğu için iş kolunu seçtikleri belirlenmiştir. Çevre tavsiyesi ve iyi kazanç sağladığı düşüncesi sırasıyla %7,7 ve %3,8 oranında kalmıştır. İş kolu seçiminde aile büyüklerinin etkisi şirketlerde daha etkilidir. Hedef kitlenin %81 inin girişimcilik eğitimi almadığının, %19 unun ise girişimcilik eğitimi aldığı belirlenmiştir. Girişimciliğin eğitim yoluyla gerçekleşeceğine inananlar %91,1 iken girişimciliğin eğitim yoluyla öğrenilmeyeceğini düşünenlerin oranı %8,6 dır. Çalışmada hedef kitlenin liderlik yeteneğini sergilemede çekingen bir tutum izlediği görülmüştür. Oysa Kütahya nın gelişimine girişimcilerin önderlik etmesi gerekmektedir. Zira şehirleşme girişimcisiz gerçekleşemez. Karşılaşılan bu sorun, psikolojik bir direnç anlamında yorumlanmalıdır. Bunun aşılması için girişimci yeteneğe öz güven aşılanmalıdır. Öz güven, bireylerin kendine değer verme ve başarı güdüsünü tatmin etmeleri sağlandığında artacaktır. Bunun için, girişimcilerin sınırlı da olsa yaptıkları ekonomik faaliyetler, il ve ülke çapında takdir gören kişilerin katılımıyla ödüllendirilmelidir. Anket yapılan girişimcilerin % 73,1 i işlerini kendilerinin kurduklarını, %20,5 inin aile büyüklerinden devraldıklarını, çok az bir kısmı da (%6,4) iş yerini devraldıklarını beyan etmiştir. Girişimciler, karşılaştıkları sorunları aşabilmek için üretimde yenilik yapmayı hedeflemektedir. (33,3) Bunun yanı sıra iş kolu değişikliğine irmeyi düşünenlerin oranı ise (%19,8) önemli bir paya sahiptir (Kinay, 2006: ).

27 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 11 KOBİ lerin iş ahlâkı profillerinin çıkarılarak, iş ahlâkı yaklaşımları açısından değerlendirildiği Yıldız (2007) ın çalışması, bazı demografik özelliklerin yaklaşımlara eğilimlere etkisini anlamayı amaçlamıştır. Yıldız, genelde sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren KOBİ lerde çalışan kadın sayısının erkeklere oranla az olmakla birlikte mevcut kadın çalışan sayısının, kadın işgücü açısından iyi bir sayıda olduğunun altını çizmektedir. Erkek ve kadınların ahlâkî egoizm anlayışları arasında önemli bir fark olmadığının altını çizen Yıldız, iş ahlâkının kurumsallaşmasıyla ilgili sorunların analizinden çıkan sonucun, örneklem olarak alınan KOBİ lerin iş ahlâkının kurumsallaşması konusunda zayıf olarak çıktığını belirtmektedir. Ayrıca Yıldız, KOBİ işletmecilerinin eğitim düzeyinin görece düşük olduğu sonucuna ulaşmıştır (Yıldız, 2007: 107). Cura (2006) ise, yaptığı çalışmada, Türkiye genelinde teorik bir değerlendirme yaptıktan sonra Zonguldak İli Çaycuma İlçesinde faaliyette bulunan KOBİ lerin mevcut ekonomik ve finansal yapılarını tespit etmek, finansal kaynakları ve bu kaynakların kullanıldığı yerleri saptamak, ihtiyaç duydukları finansal olanaklara erişim imkânlarını koymak ve mevcut sorunlarını tespit etmeyi amaçlamıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre: İşletmelerin % 21,6 sı gıda-içki ve tütün sanayi, %21,6 sı diğer (inşaat malzemeleri üretimi ve inşaat firmaları), %15,7 sini taş ve toprağa dayalı sanayi, %9,8 ini kimyapetrol-kauçuk ve plastik sanayi, %7,8 ini metal eşyamakine-teçhizat-ulaşım aracı, % 5,9 unu kağıt-kağıt ürünleri ve basım sanayi, % 2 sini metal ana sanayi oluşturmaktadır. İşletmelerin ortak sayıları incelendiğinde % 90,0 lik en büyük oranın 1-5 kişilik ortaklıkların oluşturduğu, bunu sırasıyla % 5,9 ile 101 ve üzeri, % 2 lik eşit oranlar ile 6-10 ve kişilik ortakların izlediği tespit edilmiştir. İşletmelerin ortak

28 12 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT sayılarının yönetim kolaylığı açısından az sayıda tercih edildiği gözlenmiştir. İşletmelerin %84,3 ü şirket sahibi tarafından, % 15,7 lik kısmı ise profesyonel yönetici tarafından yönetilmektedir. Şirketin sahipleri tarafından yönetilmeleri dikkat çeken ölçüde yüksektir. Ankete katılan işletmelerin % 58,8 i finansal planlama yapmakta, % 41,2 si ise finansal planlama yapmamaktadır. İşletmeler için finansal planlama: kaynakların gelecekte etkin kullanımı, uzun ve kısa vadede finansal faaliyetlerin organizasyonu nakit açıklarının önceden tespit edilmesi ve olası sorunlara çözüm bulunması için taşıdığı önem sebebiyle zaruret teşkil etmektedir (Cura, 2006). Arı (2010), KOBİ lerin Basel II farkındalığının araştırdığı çalışmasında, genel olarak KOBİ lerin finansman sorunları üzerinde durmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, KOBİ lerin Basel II nin öngördüğü sorumluluklar anlamında yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Kalkan (2010) ise, Türkiye deki KOBİ lerin finansman imkânlarını konu edindiği çalışmasında, KOBİ lerin ülkemiz ekonomisi bakımından çok önemli olduğunun ve istihdam açısından da önemli görevler üstlendiğinin altını çizmektedir. Kalkan, devletin KOBİ lere sağladığı desteğin yalnız ekonomik değil sosyal açıdan da ele alınması gerektiği görüşünü savunmaktadır. Bilici (2007), KOBİ lerin mevcut durumlarını ve genel sorunlarını tespit etmek ve uygun çözüm yolları önermek amacıyla Erzurum ve çevre illerde yaptığı çalışmada, bölge işletmelerinin geleneksel bir yapıya sahip ve aile işletmesi özelliği gösteren işletmeler olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bilici, işletmelerin genel olarak teşviklerden yararlan(a)madığı, ihracata yönelik

29 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 13 üretimin az olduğu ve finansman sorununun çok önemli olduğu gibi sonuçlara ulaşmıştır. Çağlak (2005), Konya da yaptığı çalışmasında KOBİ lerin yatırım eğilimlerini araştırmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre işletmelerin tamamının 1 ile 50 kişi arasında istihdam etme potansiyeline sahip olduğu ve bunun nedeninin yarım kapasiteyle çalışmaları olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte işletmelerin tam kapasiteyle çalışmaları, istihdam sayısının artmasına neden olacağı belirtilmektedir. Ayrıca işletmelerin önemli bir kısmının ihracat yaptığı ve e-ticaret uygulamalarını kullandıkları anlaşılmıştır. Araştırma örnekleminin neredeyse tamamının son üç yıl içerisinde araba ve büyük çoğunluğunun da bilgisayar almış olmaları, KOBİ lerin bilgi ve iletişim araçlarına yatırımda bulundukları şeklinde yorumlanmıştır. Kuramsal YaklaĢım İçinde Kapitalizm kavramını barındıran her çalışma bir şekilde Marx ve Weber in görüşlerine değinir veya daha doğru bir ifadeyle, kapitalizm ile ilgili çalışmaların arka planında bu iki düşünüre bir şekilde değinmek gerekmektedir. Zira kapitalizmin en kapsamlı ve ilk kuramları onlar tarafından geliştirilmiştir. Bu konuda Marx ı Webersiz, Weber i Marxsız düşünmek ya da ele almak neredeyse olanaksız gibi görünmektedir. Bu nedenle bu çalışmada da, büyük oranda Weber in görüşleri temel alınacak olsa da, onun görüşlerinin genel olarak Marx ın ve özelde de diğer bazı düşünürlerin görüşleri ile birlikte ele alınması yerinde olacaktır. 19. ve 20. yüzyıllarda azımsanmayacak sayıda insan, kısmen Sanayi Devrimi nin sonucunda, kırsal yaşantılarından koparak kentlere göç ettiler. Bu kitlesel göçe, büyük oranda sanayinin gelişmesiyle birlikte, kentlerde ortaya çıkan yeni iş alanları sebep olmuştur. Ancak, bu durum, kentsel yaşama uyum sağlamak zorunda olan insanlar için çok fazla sorunu da beraberinde getirmiştir. Üstelik bu durum, şehirlerin büyümesi, aşırı nüfus, kirlilik, gürültü, trafik vb. kent sorunlarını da sorunlar listesine eklemiştir.

30 14 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Kent yaşamının doğası ve kentlerde yaşanan sorunlar ilk sosyologlardan birçoğunun dikkatini çekmiştir. Bunların başında Weber ve Simmel (Simmel in görüşlerine ilerleyen bölümlerde değinilecektir) gelmektedir (Ritzer, 2001: 7). Bu durum, aynı zamanda manifaktür de direk bağlantılıdır. Zira söz konusu süreç içerisinde manifaktürler de varlıklarını ve gelişimlerini sürdürmüşlerdir. Ancak şu konunun altını çizmekte fayda vardır ki; yukarıda bahsedilen sorunların nedenleri arasında manifaktürden çok büyük işletmelerden kaynaklanan sorunlar vardır. Bu sürecin gerçekleştiği ilk yer ise aşağıda değinileceği üzere Sanayi Devrimi nin de ilk gerçekleştiği yer olan İngiltere dir. Kapitalizmin doğum yerinin İngiltere olduğu üzerine bazı istisnalar hariç- genel bir mutabakat söz konusudur. Konuyla ilgili en kapsamlı ve sağlam analizleri yapanların başında Marx ve Weber gelmektedir. Marx, İngiltere nin, Ortaçağ mülkiyet sisteminin ilk çözüldüğü yer olarak, diğer öteki Avrupa ülkelerine ön ayak olduğunun altını çizmektedir. Bu bakımdan İngiltere, Kapitalizmin anavatanıdır. Aynı tutumu Weber de de görmek mümkündür; Püriten anlayışın ilk olarak ortaya çıktığı yer yine İngiltere dir. İngiltere nin, Kapitalizmin vatanı olması, pek çok yazarın da İngiltere üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur. Temel düşünce şudur: Kapitalizmin neden başka yerde değil de İngiltere de ortaya çıkıp geliştiği açıklanabildiği taktirde, Avrupa mucizesi nin anlaşılması yolunda ilerleme kaydedilebilir (Macfarlane, 1993: ; Sombart, 2008: 197). Bu, aynı zamanda Weber in Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu adlı eserinin de ana temalarından biridir. Ayrıca Marx ve Weber in özellikle de Alt yapı- Üst yapı konusunda- görüş ayrılığına düştüğü temel noktalardan biri de yine bu noktadır. Weber, smz konusu eserinde kapitalizmin ortaya çıkış şartlarının diğer uygarlıkta görülmemiş olduğunu ve Batı nın özgünlüğünü ortaya koyar (Zorlu, 2006: 71). Sözü geçen eserde Weber, kapitalizmin ortaya çıkışının dinle ilişkilendirilebileceği ve Protestanlık ın kapitalizmin

31 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 15 ortaya çıkması üzerinde önemli bir rol oynadığı üzerinde durmuştur. Eserinde, kapitalizmin neden Protestanlığın yoğun olarak yaşandığı yerlerde ortaya çıktığını sormuş ve neden olarak da Protestanlığın kapitalizmin ortaya çıkması üzerinde etkisi olduğunun altını çizmiştir (Weber, orijinal ilk basım 1905). Weber e göre Batı tipi kapitalizm, Batı uygarlığı dışında hiçbir yerde gelişmemiştir. Batı, yeni çağda dünyanın hiçbir yerinde gelişmemiş olan tamamen farklı bir tür kapitalizmi tanıdı (Zorlu, 2006: 71). Bununla birlikte Sombart (2008: 199), 19. yüzyıl Almanya sındaki kapitalist zihniyetin Protestanlık la, daha da genelde dinî düşüncelerle hiçbir şekilde açıklanamayacağını dile getirmektedir. Daha çok kapitalist zihniyetin nasıl oluştuğu ile ilgilenen Sombart, bu zihniyeti oluşturan farklı unsurların doğaları gereği farklı kaynaklara sahip olmalara gerektiğini söylemektedir. Ayrıca ona göre, kapitalist zihniyetin kaynakları araştırılırken, zihniyetin oluşum koşullarının kapitalizmin gelişim evreleriyle birlikte değiştiğinin de gözden kaçırmamak gerektiğinin altını çizmektedir: Kapitalizmin doğuş evresinde, kapitalizm girişimcinin eseriyken, gelişmiş evrede ise, girişim kapitalizmin eseridir. Sombart, Weber e eleştirel bir tavırla yaklaşmakla birlikte, aslında büyük oranda, onun söylediklerini farklı bir şekilde söylemektedir. Sombart, kapitalist zihniyet oluşmadan önceki koşullar ile günümüzde kapitalist zihniyetin içinde yoğrulan kapitalizmin koşullarının birbirinden farklı olduğunun altını çizmektedir. Bizi ilgilendiren soruya geçerli bir cevap verilmek isteniyorsa bütün bu farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Bu konuda elimizde bulunan inanılmaz sayıdaki malzemeye bir çekidüzen verebilmemizin iki yolu var. Önce kapitalist zihniyeti oluşturan: Altın merakı, değişik tipteki girişimcilik ruhu, burjuva erdemleri, vs. gibi çeşitli unsurların ortaya çıkmasının nedenlerini teker

32 16 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT teker ele alıp inceleyebiliriz. Sonra da yol açtıkları değişik sonuçlara bakarak farklı nedenlerin tamamını inceleyebiliriz. Bu araçların ilki sayısız tekrarlara dayandığından oldukça can sıkıcıdır. Bu yüzden ben, çok daha değişik olan ve dolaylı bir şekilde de olsa bizi kesin bir sonuca ulaştıran ikincisini seçiyorum. (Sombart, 2008: 203). Burada Weber e kısaca değinilmiş, ilerleyen bölümlerde onun Kapitalizm ile ilgili görüşleri rasyonelleşme kavramı bağlamında daha ayrıntılı bir şekilde ele alınacaktır. Bu çalışma da kavramsal olarak, büyük oranda, Weber in bu konu hakkındaki görüşleri üzerine oturtulacaktır. Marx, kapitalizmin modern hayatın veçhesine yaydığı gözü kara sürat ve delice ritmi betimlemekle kalmayıp gözler önünde canlandırmakta, sahnelemektedir (Berman, 2000: 130). Aşağı da bu konuya kısaca değinilecektir. Bununla birlikte, Marx ın Kapitalizm in ortaya çıkış nedenlerini ele alış bakış açısı başarılı olmakla birlikte yetersizdir. Geçişin nasıl olduğu ile ilgili birkaç nedeni ustalıkla ele alan Marx, Kapitalizmin neden o zaman ve orada ortaya çıktığı sorularına cevap vermekten kaçınan bir tavır takınır. Ticaret ve meta dolaşımı çok uzun zamandan beri olagelen şeylerdi. Ancak, ticaretin birden bire böyle sarsıcı ve etkili bir gelişmeyi neden Kuzeybatı Avrupa da gerçekleştiği sorusu Marx ta açıklanmayan ve açıklanması gereken bir konudur (Macfarlane1993: 202). Aslında Marx ın konuya eğilimi her şeyi tek nedene (ekonomiye) bağlayan indirgemeci bir yaklaşımdır. Onun kuramının temelinde bulunan alt-yapı/üst-yapı meselesi burada da kendisini gösterir ve son kertede, onun kuramı materyalist bir açıklamaya dayanır.

33 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 17 Marx ın çok iyi bilinen kitabı olan Manifesto ya asıl ününü veren temel olay, burjuvazi ve proleteryanıın gelişmesi ve aralarındaki mücadeledir. Burada da temel konu kapitalizmin ortaya çıkışı ve gelişmesi üzerinedir aslında. Manifesto nun ilk bölümü Burjuvalar ve Proleterler, bugünkü adıyla modernleşme sürecinin genel bir görünümünü sunmayı ve Marx ın devrimci doruk noktası olacağına inandığı olayın yer alacağı sahneyi kurmayı amaçlamaktadır. Burada Marx, modernliğin katı kurumsal çekirdeğini tasvir eder. Birinci olarak, bir dünya pazarının doğuşu vardır. Bu dünya pazarı yayıldıkça değdiği her yerel ve bölgesel pazarı yok eder. Üretim tüketim ve insan ihtiyaçları giderek uluslararası, kozmopolit ir nitelik kazanır İletişim dünya ölçeğine genişler ve teknolojik bakımdan karmaşık kitle iletişim araçları ortaya çıkar. Sermaye giderek daha az elde yoğunlaşır. Bağımsız köylü ve zanaatkârlar kapitalist kitlesel üretimle rekabet edemez; topraklarını terk etmek, atölyelerini kapatmak zorunda kalırlar. Üretim giderek merkezileşir ve ileri düzeyde otomatlaşmış fabrikalarda yoğunlaşır. Köylüler tarım proleteryasına dönüştürülür. Bu büyük değişimlerin görece düzenli bir şekilde sürmesi için yasal, mali ve idari merkezileşme gereklidir. Üstelik kapitalizmin ulaştığı her yerde gerçekleşir bu. Ulus devletler ortaya çıkar ve ellerinde büyük güç toplarlar. Gene de sermayenin uluslararası kapsamı bu gücü yıpratmaktadır (Berman, 2000: 130).

34 18 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Aslında Marx, aynı zamanda küçük işletmelerin düşüşünü de ele almaktadır ve bu ele alış biçimi, her ne kadar bu çalışma Weberyan bakış açısıyla ele alınsa da, bu çalışmanın yaklaşımına da bir ölçüde denk düşmektedir. Arendt (1994), Marx ı, eserinin bazı bölümlerinde ağır bir şekilde eleştirmekle birlikte, onun söz konusu düşüncelerini homo faber kavramı çerçevesinde ve emek sermaye bağlamında ele almaktadır. Bu noktada Sennet, Zanaatkâr da (2013), aşağı yukarı aynı yönde bir bakış açısıyla, zanaatkârlığın geçmişten günümüze gösterdiği gelişmeyi ve nasıl zayıf düştüğünü ele almaktadır. Yeni Kapitalizmin Kültürü nde ise Sennet (2011), günümüzde emek sermaye ilişkilerinin aldığı yeni şekiller üzerinde de yoğunlaşarak, hem zihinsel emekteki hem de kol emeğindeki zanaatçılık ruhunun dönüşümünü ele almaktadır. Sennet, kendisinin yeni kapitalizm kültürü olarak adlandırdığı günümüzdeki kapitalist sürece eleştirel bir bakışla yaklaşmakta ve bu süreçte kurumların geçirdiği değişim ile beceri toplumu olarak adlandırdığı günümüz toplumunun yeteneğe bakış açısı sonucu ortaya çıkan durumun, insanların kendilerini işe yaramaz hissetmesine neden olduğunu söylemektedir. Ona göre değişim geçiren yeni kurumlar, her şeyden önce beceri ve kabiliyet gerektirmekte ve bu gerekliliğin sonucunda da tüketim kültürü yeniden şekillenmektedir. Bu yeni tüketim tavrı ise siyaseti etkilemektedir. Sennet, söz konusu sürecin, iddia edildiği gibi insanları özgürleştirmediğinin altını çizmektedir. Weber ise, kapitalizmin ortaya çıkışı ile ilgili bazı muhtemel nedenleri ele alırken, koloni ticareti, nüfus artışı ve değerli madenlerin ülkeye getirilmesi gibi salt teknolojik ve materyalist açıklamaları reddeder. Bununla birlikte tüketim ile ilgili gerekli ama yeterli olmayan dış koşulları da dışarıda tutar. Son kertede, önemli olan sözü geçen dış koşullar değil, daha gizemli bir şeydir. Bu gizem, kâr elde etme etiği ve bunun meşrulaştırılmasıdır. Bu durum, Weber de, kendisini bir paradoksta meydana getirir (Macfarlane1993: 203).

35 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 19 Yeni tutumlar kaçıp kurtulmak için beklemektedir. Bu paradoksu Weber in kendisi şöyle özetler: Son sonuç ise, modern kapitalizmin tohumlarının, Doğu nun ve klasik antik çağınkinden farklı ve ilke olarak kapitalizme şiddetle düşman olan bir teorinin resmi düzeyde egemen olduğu bir bölgede aranması gerektiği yolundaki ilginç olgudur. Bu bölge, ortaçağ Hıristiyan dünyasıdır. ( ) Yahudilik, Hristiyanlığa esas olarak büyüden bağımsız bir din karakteri kazandıran önemli bir arka plan özelliğiydi. Fakat en önemlisi, Protestanlığın varlığıydı. Protestanlık kapitalizmin nedeni değildi ama daha eski ve daha derindeki eğilimler için zorunlu bir koruma sağladı. Muktedir olan güçtü o. ( ) Bendix in, Weber in konumunu özetlediği gibi, o halde, dünya çağındaki bu tarihsel dönüşüm Püritenliğin bir ürünü değildi; tersine, Püritenlik, çok uzun zamandır Avrupa toplumunu farklı kılan eğilimleri pekiştiren, daha geç bir gelişmeydi (Macfarlane1993: 204). Anlaşılacağı üzere Weber, Kapitalizmin ortaya çıkışı ve devamlılığı bağlamında hem ekonomik hem de ekonomik olmayan etkenlere vurgu yapmaktadır. Bu anlamda Marx ın tıkandığı yerlerin de büyük bir ustalıkla açıldığını söylemek mümkündür. Weber, kapitalizmin ortaya çıkmasında maddi veya ekonomik etkenlerin etkili olduğunu kabul etmekle birlikte; bunların kapitalizmin ortaya çıkışında tek başına yeterli olmadığının da altını çizmektedir. Her şeyden önemlisi, yukarıdaki alıntıdan da anlaşılacağı gibi, Püritenlik, kapitalizmin devamını ve gelişmesini sağlamış olan önemli bileşenlerdendir. Zorlu (2006: 77), bu durumu şu şekilde açıklamaktadır: Weber, her ne kadar tezinin başlangıcında ticari modele ve sınıf olarak

36 20 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT proleteryaya yer verse de bu analizleri ileri götürmez. Ticari modelden Protestan etiğine geçer. Ona göre, yaşam alanlarının, ev ile işin birbirinden ayrılması ve ussal defter tutma olmadan kapitalist işletme olanaklı olamaz (Weber, 1985: dan). Dinsel, ekonomik ve toplumsal etkenlerin bazılarını ustalıkla iç içe geçiren Weber, siyasal ve hukuksal boyutları da göz ardı etmeden onlara da değinir. Ona göre devlet; ama rasyonel anlamda devlet, yalnızca Batı da var olmuştur. O, burada Batı yı Doğu yla karşılaştırma yoluna giderek, devletin, yani onun bahsettiği rasyonel anlamda devletin, kapitalizmin gelişmesindeki etkisine değinerek, kapitalizmin Doğu da değil de Batı da gelişmesinin bir başka nedenini ortaya koyar. Zira devlet, kapitalizm için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca rasyonel devletin temeli de rasyonel hukuktur (Macfarlane, 1993: 205). Çoğunlukla bilinenin aksine, Weber, Marx ın daimi katı bir muhalifi değildir. Aksine, yukarıda da görüldüğü gibi, Marx ın tıkandığı yerlerde bir vakum görevi üstlenerek, tıkanan yolları açmak gibi başarılı ve meşakkatli bir görev üstlenmiştir. 1 Nitekim, her ne kadar açıklayıcı bir ilke olarak olsa da, Weber in çoğu çalışmalarında Marx ın tarihsel yönteminin ustaca kullanıldığı görülür. Weber, tarihsel maddeciliğin tümüyle yanlış olduğunu iddia etmez, yalnızca nedensel-indirgemeciliğini kabul etmez (Weber, 2004: 88-90). Bir başka deyişle, o, Marx ın kuramının kabul edilebilir yanlarını alıp, birçok farklı unsurla birleştirmektedir. Yine de Marx ın kuramının başarısız veya geçersiz olduğunu söylemek ona büyük haksızlık etmiş olmak anlamına gelir. Zira Marx, kapitalizmin çözümlenmesindeki en büyük iki isimden biridir. Onun sermaye ve meta çözümlemeleri, kapitalizmin kalbinde yer alan unsurların eleştirel bir bakışla göz önüne serilmesidir. Ona göre, ilk bakışta metaların 1 Bu görüş, Güz Döneminde, Yüksek Lisans, Klasik Sosyoloji Metinleri Dersinde tartışılmıştır.

37 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 21 sınırsız bir birikimi olarak ve meta da, tek başına ele alındığında, bu servetin basit bir biçimi olarak görünen burjuva serveti, tam olarak bu şekilde değildir. Her meta iki yönüyle görünür: kullanım-değeri ve değişimdeğeri. Kullanım değeri, yalnızca kullanım bakımından değere sahip olma anlamına gelir. Örneğin, buğdayın kullanım-değeri, camın, pamuğun kağıdın vb. kullanım değerlerinden farklıdır. Kullanım-değeri, her şekilde servetin içeriğini oluşturur. Ancak, kendisi kesin bir ekonomik belirleme oluşturmadığı sürece ekonomik politik alanına giremez. Bu vasfı kazanmasından sonradır ki, belirli bir iktisadi ilişkinin, değişim değerinin doğrudan ortaya çıktığı bir maddi temel oluşturur (Marx,2005: 43-45). Değişim-değeri, ilkin bir nicel ilişki olarak görünür ve kullanım değerleri, bu ilişkiye göre birbiriyle değişilir. (Marx,2005: 44-45). Kullanım-değerleri, doğrudan geçim araçlarıdırlar. Bununla birlikte, onlar belirli formlarda, aynı zamanda maddileşmiş emektirler. Bu durum, kendisini toplumsal emeğin maddeleşmesi şeklinde bulur. Bu şekilde ise bütün metalar, aynı birimin billurlaşmasıdır (Marx,1993: 45). Buradan biraz sert bir geçişle, konunun ana noktalarından birisi olan ve her iki düşünürde de sıkça değinilen bir başka konuya geçilebilir: İşbölümü. Marx ve Engels, Alman İdeolojisi [Feuerbach] (2004: 57-61) adlı eserlerinde, gelişen toplumsal işbölümünün sonuçları olarak özel mülkiyet, devlet ve toplumsal faaliyetlerin yabancılaşması üzerinde durmaktadırlar. Bu eserde, işbölümü ve özel mülkiyet özdeş deyimler olarak görülmektedir. Ayrıca işbölümü bireylerin birbirlerine karşılıklı bağımlılıklarını ortaya çıkaran sebeptir de. Bireysel çıkar ve kollektif çıkar açısından bir çelişkiyi de beraberinde getiren iş bölümü, kollektif çıkarı devlet sıfatıyla, bireyin ve topluluğun gerçek çıkarlarından ayrılmış bağımsız bir biçime dönüştürür. Böylelikle insan, tek başına normal insani faaliyetlerine ve özellikle de kendi ürününe karşı yabancılaşmış olur. Ancak, Marx bu konuda kötümser değildir. Zorunlu bir belirlenimle insan bu olumsuzluklardan kurtulacaktır.

38 22 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Kapitalizm, Modernite olgusuyla yakından ilişkilidir. Hatta kapitalizm ve modernite iç içe geçmiş ve birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılamayacak iki süreçtir de denilebilir. Kapitalizmin ana bileşenlerinden; ve belki de en önemli itici gücü olan burjuvazi bu noktada önemli bir bağlantı noktasıdır. Aydınlanma düşüncesi, toplumsal tarih açısından Batı burjuva düşüncesinin gelişiminde önemli bir aşamayı simgeler: Bununla birlikte bir bütün olarak burjuva düşüncesi insanlığın düşünsel tarihinin eşsiz ve yapısal bir parçasını oluşturmuştur. Aydınlanmanın temel düşüncelerini anlamak isteyen birisi, işe burjuvazi açısından en önemli olan ve onun toplumsal ve düşünsel evrimini en çok etkileyen faaliyetini çözümlemekle başlamalıdır. Bu etkinlik ise ekonominin ve her şeyin ötesinde, onun zorunlu öğesi olan mübadelenin gelişmesidir. Toplumbilimsel anlamda burjuvazinin tarihi öncelikle ekonomik tarihtir ( ) Ekonomi, burada kullandığımız anlamıyla ürünleri piyasada satma ve mübadele değerini elde etme olanağıyla yönlendirildiği yerde var olur. Mübadele değerine dayalı üretim ve dağılım örgütlenmeleri bir önceki kurulu üretim çerçevesi içinde geliştikçe ve onun yerini aldıkça insanların yaşam tarzlarında ve düşüncelerinde ilerici bir değişim ortaya çıkar (Goldmann, 1999: 33-34). Alıntılanan bu pasajda, yukarıda kısaca değinilen, Marx ın, kullanım-değeri ve değişim-değeri kavramlarına atıfta bulunulmakta ve kapitalizmin ticaretle birlikte nasıl geliştiği ortaya konmaya çalışılmaktadır.

39 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 23 Bu gelişmeler de direk modernite denilen sürecin içerisinde gerçekleşmektedir. Modernliğin yaratıcısı ve toplumsal bağlamı burjuvadır. Temel ve merkezi bileşeni ise kapitalizmdir (Akpolat, 2008: 16). Özgürlük ve akıl modernliğin olduğu kadar, kapitalizmin de vazgeçilmez iki unsurudur. Tıpkı doğa gibi kurgulanan piyasanın da kendi yasaları olmalıdır. Bu yasalar çerçevesinde işleyen piyasaya dışardan bir müdahale olmamalıdır. Kâr odaklı işleyen piyasanın akılcı olduğu kabul ediliyorsa, insanların geleneksel ilişkilerden bağımsız olması gerekmektedir. Modern denilen toplum, aslında aynı zamanda kapitalist toplumdur da; bu nedenle geleneksellikten kopmuş bireylerin başarısına ihtiyaç duymaktadır. Önemli olan, bireyin kim olduğu değil, piyasadaki performansıdır. İşte akılcılaşma da bu bağlamda ele alınmaktadır (Akpolat, 2008: 16). Nitekim, kâr ekseninde temellenen kapitalist piyasa bu karı maksimize etme uğraşındadır ve burada kişinin kim olduğunun değil, maksimum kâra ulaştırabilecek niteliklere sahip olmasının tercih edilmesi, kapitalizmin doğası gereği gayet rasyonel bir durumdur. Simmel (2011: 22-23) ise, yine modernite bağlamında konuya biraz daha farklı bir şekilde yaklaşmaktadır. Sürecin içine toplumsal deneyimleri de katan Simmel, özellikle de Marx tan farklılaşarak, sözü geçen deneyimlerin hiçbir şekilde üretim sürecinin ve endüstriyel üretimin ürünü olmadığının altını çizmektedir. Simmel e göre, söz konusu deneyimlerin tümü, üretim sürecinin içinde dolaylı olarak oluşmuştur. Bunların en önemlileri ise, nevrasteniğin, büyük kent sakininin ve tüketicinin deneyimleridir. Simmel, üretim süreciyle, özellikle de endüstriyel üretim süreciyle neredeyse hiç ilgilenmemiştir. Onun asıl ilgi odağı, böyle bir süreci dolaylı olarak tecrübe etme biçimleridir. Simmel, para problemi ile yakından ilgilenmiş ve kapitalizmle ilgili çıkarımlarını da büyük oranda bu problem üzerine oturtmuştur. Onun için,

40 24 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Özellikle para problemi, para ekonomisi ve paranın modern yaşam ve modern kültür üzerindeki etkileridir ( ) Büyük kentler, her yanına para ekonomisinin sinmiş olduğu yerlerdir. Fakat büyük kentlerin patlarcasına büyümesi, nihai olarak rasyonalitenin artması aklın egemenliği nin genişlemesiyle bağıntılı değildir; tersine bu genişleme para ekonomisinin zihinsel dayanağını oluşturmaktadır. Max Weber bu konuda amaca yönelik rasyonalite ve amaçsal akılcılık gibi terimler kullanmıştı. Simmel e göre para ekonomisi ile rasyonalitenin ( ) egemenliği arasında derin bir bağıntı vardır (Jung, 1990: 55). Simmel (2009: ), mikro düzeydeki kuramını toplumsal tiplerle temellendirmektedir. Örneğin, cimri ve savurgan onun söz konusu toplumsal tiplerindendir. Simmel e göre cimri, mutluluğu salt paraya sahip olmakta bulan, parayla belli nesneler elde edip onların keyfini çıkarmakla ilgilenmeyen kişidir. Simmel in söz konusu çıkarımları yine para üzerinden yapılmıştır. Böylelikle onun düşünceleri, Weber in kapitalist birikim konusundaki görüşleriyle ilişkilendirilebilir. Görüldüğü gibi Simmel, Weberyan perspektife yakın bir duruş sergilese de son durumda ondan farklılaşmaktadır. En genel anlamda Simmel, değerlerin kapitalizm içinde nasıl nesneleştiğini, onlara nasıl değer atfedildiğini ve onların insanlar üzerinde nasıl tahakküm kurduğunu, yani yabancılaşma yı anlamaya/anlatmaya çalışmaktadır. Durkheim ve Marx, birbirine karşıt iki modernlik imgesi ortaya koyarlar. Birincisi toplumsal istikrarı bozduğunu inandığı şeyle; ya da farklı bir deyişle toplumsal çatışma yla ilgilenmezken; diğeri kurtuluş olarak düşündüğü sonla ilgili haklılığını ortaya koyacak bir açıklama getirmez (Callinicos, 2007: 223).

41 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 25 Weber in ilginç yanı, bir düşünce yapısının parçası olarak kapitalizmin tarihsel önemine ilişkin ayırt edici bir değerlendirme yapmasında yatar; bu değerlendirme toplumsal gerçekliğin içsel olarak çatışmalı karakterini Hegel ve Marx ta olduğu kadar güçlü bir biçimde gösterir ama bunu, insan davranışını yöneten küçümsenemeyecek kadar farklı ve gerçekten uzlaşmazlık içinde olan değerlerin oynadığı rolü anlama girişimi ile birleştirir (Callinicos, 2007: 223). Weber, kapitalizm açıklamasında yukarıda da sık sık değinildiği gibi, tıkanan yolları açma girişimi içindedir. O, olayın içine değerleri de katarak, bir bakıma katı pozitivizmin değerlerden bağımsız olma iddiasına karşı çıkmıştır. Weber de değerler araştırmaya içkindir. Durkheim ın aksine, Weber in Yorumlayıcı Sosyoloji si, Therborn un belirttiği gibi, marjinalist ekonominin bir genellemesidir. (akt. Callinicos, 2007: 242). Ancak, bu yaklaşım yalnızca marjinalist ekonomiyi model olarak almanın ötesine gidip, varsayımların geçerliliği ile ilgili tarihsel bir değerlendirme de sunar. Weber, burada yine aynı soruya yakın bir soru sorar: sözü geçen gelişim çizgisinde yatan kültürel olguların yalnızca Batı uygarlığında görünmesine hangi koşullar neden olmuştur? Bu gelişim çizgisi çeşitli alanlarda hukuk, sanat, müzik, mimari, eğitim, politika ve ekonomik yaşamkendini gösteren Batı kültürünün özel ve sıra dışı akılcılığı nı içerir. Batı nın tarihsel yörüngesinin böyle belirtilmesi, doğal olarak, Weberr in burada akılcılık ile neyi kastettiği sorusunu ortaya çıkarıyor. Weber, eylemin iki şekilde akılcı olabileceğini savunur. Araçsal akılcı olabilir, yani çevredeki nesnelerin ve öteki insanların davranışlarına yönelik beklentiler tarafından

42 26 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT belirlenebilir Ya da eylem değer akılcı olabilir; yani değere kimi etik, estetik, dinî ya da öteki davranış biçimi adına, başarı beklentisinden bağımsız olarak bilinçli biçimde inanılması ile belirlenir. Değer akılcılığı eylemin amaçlarıyla, araçsal akılcılık ise araçlarıyla ilgilenir (Callinicos, 2007: 243). Weber e göre, araçsal akılcılık, Batı da farklı kültür alanlarında giderek daha da çok geçerli olmaya başlamıştır. Bu yüzden modern kapitalizmi karakterize eden şey (biçimsel olarak) özgür olan emeğin akılcı örgütlenmesidir. Benzer biçimde teknik bir bakış açısına göre, en yüksek verimlilik düzeyine ulaşma yetisine sahip ve bu anlamda insanlar üzerinde otorite kullanılması için bilinen biçimsel olarak en akılcı yoldur. (Callinicos, 2007: 243). Weber, Marx ın sermaye birikimi kuramına paralellik teşkil edecek şekilde, kapitalizmin ruhunun daha çok biriktirme ve hayattan doğal bir zevk almaktan kaçınma şeklinde olduğunu dile getirmektedir. Weberyan bakış açısından bakıldığında, kapitalist tinin bir çilecilik biçimi olduğu söylenebilir. Zira bu tin, daha fazla sermaye/servet edebilmek için insancıl arzuların arka plana atılmasını gerektirmektedir. Ancak bu çilecilik, Ortaçağ Katolik manastırlarının çileciliğinden temelde farklıdır. Öyle ki, Weberci içsel dünyevi çilecilik kişinin kendisini inkâr etmesinin, ona bu dünyayı şekillendirebileceği ve denetleyebileceği imkânını vereceği varsayımına dayanır. Weber, bu ruhun, yani kapitalist ruhun köklerinin 16. ve 17. yüzyıllardaki Kalvenizm de bulunabileceğini vurgulamaktadır. Kalvenizm in gereği olarak, Tanrı katında kurtuluşun yolu; çileci tasarruf etme zorunluluğu yoluyla sermaye birikimi dir. Burada şu konunun altını çizmekte fayda vardır: Weber, kuramının tek yönlü bir tarih kuramı olmadığının, bir başka deyişle tek yönlü materyalist bir kuram yerine tek yönlü idealist bir kuramın ikame edilmesi olmadığının altını çizer. O,

43 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 27 ekonomik güçlerin de etkili olduğu gerçeğini kabul etmektedir (Callinicos, 2007: ). Özetlenen bu sürecin KOBİ ler üzerine yorumlanması da mümkündür. Weber ci bir perspektifle bakıldığında; günümüz KOBİ lerinin de rasyonel bir yapıya sahip olduğu söylenebilir. Burada Weber in, işletme, kuruluş, ekonomik etkinlik vb. konuyla ilgili kavramlarına da kısaca değinmekte fayda vardır. Weber, işletme terimiyle sürekli bir amaçlı etkinliği, işletme biçiminde örgütlenmiş kuruluş terimiyle ise, sürekli bir yönetsel birimi olup belli amaçlar doğrultusunda etkinlik gösteren bir birleşmeyi (Weber, 1995: 90) anlatmaktadır. Bu tanımlamanın içerisine KOBİ leri de yerleştirmek mümkündür. Bu bağlamda KOBİ ler, ekonomik bir etkinliği yerine getiren kuruluşlardır. Böylelikle ekonomik etkinlik kavramının da açıklanması gerekmektedir. Bir etkinlik, öznel anlamı bakımından, yarar sağlama isteğini karşılamayı amaçlıyorsa, ekonomik yönelimli olduğunu söyleriz. Ekonomik etkinlik le anlatmak istediğimiz şey, edimcinin kaynaklar üzerinde asıl olarak ekonomik amaçlı denetim olanağını barışçıl biçimde kullanmasıdır; ussal ekonomik etkinlik le de, amaç bakımından ussal, dolayısıyla da planlı bir ekonomik etkinliği anlatıyoruz. ekonomik düzen terimiyle kendinden-yöntemli bir ekonomik etkinlik dizgesini, ekonomik işletme yle de bir işletme gibi sürekli ve örgütlü biçimde yürütülen bir ekonomik etkinliği anlatıyoruz (Weber, 1995: 98). Yukarıdaki alıntıdan da anlaşılacağı üzere, ekonomik etkinliğin temelinde bulunan kavramlardan bir tanesi yarar kavramıdır. Weber yarar kavramını, ekonomik biçimde davranan bir ya da birçok bireyin tasarlayıp

44 28 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT şimdi ya da gelecek için özel olarak elde etmek istediği belirli ve somut, gerçek ya da tasarımsal olanaklar (Weber, 1995: 106) anlamında kullanmaktadır. Böylelikle ussal bir ekonomik etkinliğin belirgin ölçülerini şu şekilde özetleyebiliriz: Girişimcinin, bugün ve daha sonra ellerinde bulundurabileceğine inandığı yararları/kaynakların artırımına yönelik eğilimleri; sahip olunan kaynakların, marjinal fayda ilkesi ekseninde, önem sırasına göre kullanılabilmesi; girişimcinin elinde bulundurduğu kaynakları, tüm kullanım ve denetim olanaklarıyla sağlayabilmesi; girişimcinin kaynaklar üzerinde yalnız başına veya ortaklaşa, güvenli denetim ve kullanım yetkisini elde edebilmesi ve koruması. Bu ölçüler, aynı zamanda ussal bir ekonominin önlemleri arasında da yer almaktadır (Weber, 1995: ). Anlaşılacağı üzere, Weber de ekonomik bir etkinlik, her şeyden önce ussal olmalıdır. Dolayısıyla ekonomik örgütlenmelerin de bu doğrultuda ussal temellere dayanması gerekmektedir. Weber (1995: 115), ekonomik yönelimli bir kuruluşun, ekonomik düzenle ilişkisi bakımından; ekonomik sürece katılan bir kuruluş, bir ekonomik kuruluş, ekonomik alanda düzenleyici bir kuruluş ve resmi kuralları yürütücü bir kuruluş olabileceğinin altını çizmektedir. Bunlardan birincisi, normal şartlarda ekonomik olmayan, ancak yine de ekonomik etkenler içeren bir faaliyet alanı içerisinde olan kuruluşlara/işletmelere; ikincisi, belirli bir tüzükle belirlenmiş ve direk olarak ekonomik bir alanda faaliyet gösterilen bir etkinliği kapsayan kuruluşlara/işletmelere; üçüncüsü, kuruluşun dış yönetimli olması durumunda ve sonuncusu ise, düzenlemelerin kuruluşun kendi üyeleri tarafından yapıldığı işletmelere göndermede bulunmaktadır. Ayrıca, bu süreç içerisinde ekonomik işbölümü büyük rol oynamaktadır. Weber (1995: 173) göre, bir insan topluluğu içinde ekonomik yönelimli her toplumsal etkinlik ve ekonomik anlam taşıyan her

45 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 29 toplu girişim, üretime yönelik insan etkinliklerinin belli bir biçimde bölünmesini ve örgütlenmesini anlatır. Ekonomik yaşamın karmaşıklığı içerisinde insanlar tek başlarına ekonomik faaliyetle ilgili bütün işleri yapmaya muktedir değillerdir. Böyle bir ortamda değişik insanlar, farklı işlerin farklı yönlerini üstlenmek zorundadırlar. Böylece bir ekonomik faaliyet, belirli kişilerin, faaliyetin belli bölümleriyle ilgili işleri üstlenmesiyle mümkün hale gelmektedir. Ayrıca, işbölümü, nitelik le doğrudan bağlantılıdır. Zira işbölümünün sağlanabilmesi, farklı görevleri üstlenen kişilerin, işleri yapabilme kapasite ve yeteneklerine bağlıdır. Böyle bir süreç içerisinde, işletmelerin kalifiye/nitelikli işgücü talebinde bulunması rasyonel ve istenilen bir durumdur. Bu süreç sonunda uzmanlaşma nın da gerçekleşmesi kaçınılmaz gibi görünmektedir. İşbölümüyle birlikte neredeyse tek bir iş e yönelen kişiler, giderek ilgilendikleri işte uzmanlaşmaya başlarlar. Bu durum yerine getirilen işlevlerin de uzmanlaşmasına neden olur. Weber (1995: ), işlevlerin dağılımının iki şekilde olabileceğinin altını çizmektedir. İlkin işlevler, dıştan-yöneticili ve dıştan yönetimli bir şekilde; ikincileyin, işlevlerin dağılımı, içtenyöneticili, anlaşma ya da zorlama yoluyla da olabilmektedir. Weber, aynı zamanda bu durumun ev ve iş ekonomilerinin ayrılmasında da etkili olduğunu söylemektedir. Buradan meslek konusuna eğilen Weber (1995: 215), meslek terimini, bir bireyin sürekli gelir ve geçim kaynağını oluşturan işlevlerinin uzmanlaşma, özgülenme ve bileşme biçimini anlatmak için kullanır. Weber, bundan sonra emek konusuna değinir. Kapitalist ruh, emeğin verimliliğini hesaplayabilmenin koşulları nı arama çabası içerisine girer. Herhangi bir işin hesaplanabilir en uygun yapılabilirliği, üç temel koşula dayanır: işe uygunluk yeteneğine sahiplik, uygulama sonucunda önceden var olan yetenekle birlikte elde edilen en uygun beceri; ve işi yapmaya yönelik isteklilik (Weber, 1995: 230). Anlaşılacağı üzere, kapitalist sistem içerisinde, kimin kim olduğu değil,

46 30 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT kimin ne yapabildiği önem taşımaktadır. Liyakat ölçülerinde de değerlendirilebilecek bu durum, esas itibariyle yarar/kâr temelinde şekillenmiştir. Görüldüğü üzere rasyonelleşme ilkesi, Weber in kuramının en temel öğesidir (Weber, 2004: 94). Nerdeyse tüm fikirlerinde yer alan rasyonelleşme, kapitalizm ile ilgili çözümlemesinde de başat rol oynamaktadır. Ona göre, insan aklının ürünü olan hiçbir şey irrasyonel olamaz. Yukarıda yazılanların tamamı ve tabii ki yazılmayanlar birlikte düşünüldüğünde, Weber in kapitalizmi rasyonelleşme temelinde açıkladığı/tanımladığı görülmektedir. Rasyonelleşme, beraberinde kişiliksizleştirme yi 2 de (kültürden soyutlanmayı) getirmiştir. Kişiliksizleşme ise, verimi artırır. Rasyonelleşme, aynı zamanda, modernitenin ana ilkelerinden biri olan hesaplama/hesaplanabilirlik i de getirmektedir. Hesaplama, aslında geleceğin planlanmasıyla da yakından ilgilidir. Bir zamanlar iç içe olan ev- iş ekonomileri de bu süreçle birlikte birbirinden ayrılmıştır. Kapitalizm içerisinde bu amaçlara ulaşmak için risk alma, ancak rasyonel bir şekilde risk alma eğilimleri de ön plana çıkmıştır. Weber in kapitalizm çözümlemesi onun ideal tipleştirme lerinden biridir. Bir başka deyişle Weber ci perspektiften bakıldığında, tek bir kapitalizmden bahsedilemez; daha ziyade kapitalizmlerden söz edilebilir. Dolayısıyla, bu anlamda bakıldığında Weber in kapitalizm çözümlemesinin aslında Batı; ve daha özelde de Protestan Batı dünyasındaki kapitalizm üzerine bir çözümlemedir denilebilir. Weber (1997: 46), Çin de, Babil de ve Orta Çağda da kapitalizm olduğunu, ancak onların çağdaş kapitalizm in 2 Bu kavram, yetenek, yapabilme, liyakat, gayr-ı şahsi ilişki vb. durumlara atıfta bulunmaktadır. Zira, yukarıda da değinildiği gibi, kapitalist sistem içerisinde kişinin kim olduğu değil ne yapabildiği önemlidir. Bu konu aynı zamanda Tönnies in Gemeinschaft-Gesellchaft ve Durkheim ın Mekanik-Organik Dayanışma dikotomilerinde gelenekselliğin karşı kutbunda bulunan toplum tipinin bir özelliği olarak, ana noktalardan bir tanesidir. Ritzer (2013), Coser (2010) ve Suğur (2011) un eserleri, konuyu ele alan çalışmalardandır.

47 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 31 özel ethos undan yoksun olduğunu söylemektedir. Weber, Franklin in bütün ahlâkî yaklaşımlarının bir pragmatizme/yararcılığa dönüştüğünün altını çizmektedir; şerefli olmak, dakiklik, çalışkan olmak, ölçülülük yararlıdır. Çünkü bunlar kredi sağlar ve bunlar bu yüzden erdemdir. I.II. Metodoloji Bu çalışma, pozitivist metodoloji çerçevesinde yapılmıştır. Pozitivizm, bir rasyonalizm ve empirizm formudur. (Akpolat, 2011: 13). Sosyolojinin ilk paradigması, Comte un formülasyonunu yaptığı pozitivist paradigmadır. Pozitivist sosyoloji, sosyolojik düşüncenin bilim anlayışının ilk çıkış yeridir (Akpolat, 2007: ). Bir başka deyişle, sosyolojinin bilim niteliği kazanması pozitivizmle olmuştur. Pozitivist metodoloji ya da Neuman (2009) ın deyişiyle Pozitif Sosyal Bilim (PSB) anlayışı için toplumsal gerçeklik, dışarıda var olan ve keşfedilmeyi bekleyen bir şey olarak görülür. Bir başka deyişle, PSB e göre tıpkı doğa bilimlerinde olduğu gibi toplumda da daha önceden var olan belli kalıplar ve yasalar bulunmaktadır ve sosyal bilimcinin görevi de bu yasaları bulmaktır. Durkheim (2010) da sosyolojinin konusunun toplumsal olgular olduğunu söylerken, aynı şeyleri söylemekteydi aslında. Pozitivizm, aşağı yuları aynı mantıkla Türkiye ye de geçmiştir (Akpolat, 2008) ve ilk sosyolojik çalışmalar, hatta günümüzde de yapılan çalışmaların çoğu pozitivist metodoloji ile yapılmaktadır. Bu çalışma da olaylar arasında ilişki kurarak, var olan bir olduğu düşünülen bir olgunun ortaya çıkarılmasına yönelik yapılmıştır. Bu noktada, nicel bir çalışma olan araştırmanın birçok kişi hakkında bilgi vermesi (Böke, 2011: 399) bakımından önemli olduğu söylenebilir Araştırmanın evrenini, Erzurum ilindeki KOBİ ler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Erzurum ilinde bulunan ve Tesadüfî Örnekleme yöntemlerinden biri olan Basit Rastgele Örnekleme yolu ile seçilen 541 işletme oluşturmaktadır.

48 32 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tesadüfî veya olasılık örneklemesi, çalışılan birey veya öğenin çalışma evreninden seçilebilme ihtimalinin bilindiği, yani bu olasılık ihtimalinin sıfır olmadığı örnekleme yöntemlerine karşılık gelmektedir. Basit Rasgele Örnekleme Yöntemi ise, yalnızca şans unsuruna göre araştırılacak olanın seçilmesine imkân verecek şekilde örnek grubunu belirlenmesi esasına dayanan bir örnekleme yöntemidir. Bu yöntem, çalışılacak olan evrenin tüm öğelerinin örneklem olarak seçilebilme şansının eşit olmasını sağlamaktadır (Böke, 2009: ). Bu nedenle araştırmanın kapsam ve amacına uygundur. Araştırmada kullanılan soru formunda kullanılan araştırma konusuna dair sorular, temel olarak Weber in Kapitalist Zihniyet ve Protestan Ahlakı adlı eseri referans alınarak oluşturulmuştur. Belirli bir zihniyet ya da manevi bir durum operasyonelleştirilerek dış dünyada ölçülebilir hale getirilmiştir. Aslında bu husus Durkheim ın pozitivist sosyoloji metodolojisine uygundur. Nitekim ona göre, toplumsal olguların içi manevi dışı maddidir. Bu araştırma da bu metodik ilke takip edilmiştir. Araştırmanın ruhu Weberyan metodu ise pozitivisttir.

49 II. UYGULAMA Araştırmanın kapsamında, Erzurum il merkezinde Mart-Nisan 2013 tarihleri arasında; Cumhuriyet Caddesi, Çaykara Caddesi, Gez Mahallesi, Terminal Mahallesi, Yenişehir, Yıldızkent, Yunusemre, Karayolları, Organize Sanayi ve Oto Sanayi deki işletmelere gidilerek, araştırma için özel olarak tasarlanan anket formuyla işletme sahipleriyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiş ve anket uygulanmıştır. Görüşme formu; anket formu (katılımcı özelliklerini içiren 24 soru) ve geleneksel-kapitalist tutumları ölçmeyi içeren sorulardan (46 soru) oluşmaktadır. Anketler Erzurum daki 5597 KOBİ işletme sahibinden tesadüfü örnekleme ile belirlenen 541 ine uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular SPSS 16.0 istatistik programı ile frekans tabloları haline getirilmiştir. Daha sonra bazı değişkenler arası ilişkilerin korelasyon/ regresyon kat sayısı hesaplanmış ve çapraz tablolar halinde yorumlanmıştır. II.I. Veri Analizi Bu bölümde, uygulanan anketin verileri tablolaştırılarak analiz edilip yorumlanacaktır. Tablo 1: Örneklem Grubunun Cinsiyet Dağılımı Cinsiyet Sayı % Kadın 53 9,8 Erkek ,2 Tablo 1 e göre, ankete katılan 541 kişiden 53 ü (%9,8) kadın, 488 i (%90,2) erkektir.

50 34 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 2: Örneklem Grubunun YaĢ Dağılımı YaĢ Sayı % , , , ,1 56 yaş ve üzeri 50 9,2 Tablo 2 ye göre ankete katılan 541 kişiden yaş arası olan 45 kişi (%8,3), yaş arası 161 kişi (%29,8), yaş arası 171 kişi (%31,6), yaş arası 114 kişi (%21,1), 56 ve üzeri olan işletme sahibi sayısı 50 (%9,2) kişidir. Tablodan anlaşılacağı üzere Erzurum daki KOBİ işletmecilerinin yaş olarak yaş arası bir yaş aralığında yoğunlaştığı söylenebilir. Tablo 3: Örneklem Grubunun Doğum Yeri ne Göre Dağılımı Doğum Yeri Sayı % Köy 56 10,4 Belde 11 2,0 İlçe ,5 Şehir ,0 Yurtdışı 1 0,2 Tablo 3 e göre ankete katılan 541 işletmeciden 56 sı (%10,4) köy, 11 i (%2) belde, 154 ü (%28,5) ilçe, 319 u (%59) şehir ve 1 (%0,2) kişisi de yurtdışında doğmuştur.

51 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 35 Tablo 4: Örneklem Grubunun Medeni Duruma Göre Dağılımı Medeni Durum Sayı % Bekâr ,3 Evli ,7 Dul 9 1,7 Boşanmış 7 1,3 Tablo 4 te görüldüğü üzere ankete katılan 541 kişiden 110 u (%20,3) bekâr, 415 i (%76,7) evli, 9 u (%1,7) dul, 7 (%1,3) kişisi de boşanmıştır. Tablo 5: Örneklem Grubunun Eğitim Durumuna Göre Dağılımı Eğitim Durumu Sayı % Okur -yazar değil 3 0,6 Okur-yazar 11 2,0 İlkokul 50 9,2 Ortaokul 68 12,6 Lise ,2 Üniversite ,4 Tablo 5 e göre, ankete katılan 541 kişiden 3 ünün (%0,6) okuması yazması bulunmamakta, 11 i (%2) okur-yazar, 50 kişi (%9,2) ilkokul mezunu, 68 kişi (%12,6) ortaokul mezunu, 239 kişi (%44,2) lise mezunu, 170 kişi (%31,4) ise üniversite mezunudur.

52 36 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 6: Örneklem Grubunun Ortalama Aylık Gelirine Göre Dağılımı Aylık Gelir Sayı % , , , , , TL den fazla ,5 Tablo 6 da görüldüğü üzere ankete katılan 541 kişiden 35 i (%6,5), 501 ile 1000 TL arası; 87 si (%16.1), 1001 ile 1500 TL arası; 81 i (%15), 1501 ile 2000 TL arası; 66 sı (%12.2), 2501 ile 2500 TL arası; 80 i (%14.8), 2501 ile 3000 TL arası; 192 si (%35.5), 3000 TL den fazla aylık gelire sahiptir. Tablo 7: Örneklem ĠĢletmelerin Gösterdiği Faaliyet Süresine Göre Dağılımı Faaliyet Süresi Sayı % 1 yıldan az 23 4,3 1-2 yıl arası 45 8,3 3-4 yıl arası 76 14, yıl arası ,8 10 yıl ve üzeri ,6 Tablo 7 ye göre, örneklem olarak alınan 541 işletmeden 23 ü (%4,3) 1 yıldan az; 45 i (%8,3) 1-2 yıl arası; 76 sı (%14) 3-4 yıl arası; 118 i (%21,8) 5-10 yıl arası; 279 u (%51,6) ise 10 yıl ve üzeri bir süredir faaliyet göstermektedir. Tablo incelendiğinde, yeni işletmelerin örneklem içerisinde dağılımının çok az, eskilerin ise daha fazla olduğu görülmektedir.

53 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 37 Tablo 8: Örneklem Grubunun Faaliyet Alanına Göre Dağılımı Faaliyet Alanı Sayı % Gıda, içki ve tütün sanayi ,0 Dokuma, giyim eşyası ve deri sanayi ,7 Orman ürünleri ve mobilya sanayi 33 6,1 Kağıt -kağıt ürünleri ve basım sanayi 16 3,0 Taş ve toprağa dayalı sanayi 18 3,3 Metal ana sanayi 14 2,6 Metal eşya-makine, teçhizat, ulaşım aracı, ilmi ve mesleki ölçme aletleri sanayi 73 13,5 Diğer ,9 Tablo 8 e göre, örneklem olarak alınan 541 işletmeden 119 u (%22) gıda, içki ve tütün sanayi sektöründe; 101 işletme (%18,7), dokuma, giyim eşyası ve deri sanayi sektöründe; 33 işletme (%6,1), orman ürünleri ve mobilya sanayi sektöründe; 16 işletme (%3), kâğıt -kâğıt ürünleri ve basım sanayi sektöründe; 18 işletme (%3,3), taş ve toprağa dayalı sanayi sektöründe; 14 işletme (%2,6), metal ana sanayi sektöründe; 73 işletme (%13,5), metal eşya-makine, teçhizat, ulaşım aracı, ilmi ve mesleki ölçme aletleri sanayi sektöründe ve 167 işletme (%30,9) ise diğer sektörlerde faaliyet göstermektedir. Tablo incelendiğinde şehrin coğrafi yapısının iş sektörlerini etkilediği söylenebilir.

54 38 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 9: Örneklem ĠĢletmelerin ÇalıĢan Sayılarına Göre Dağılımı ÇalıĢan Sayısı Sayı % , , , , ,2 251 ve üzeri 4 0,7 Tablo 9 a göre, 541 örneklem işletmeden 415 i (%76,7) 1 ile 9 arası çalışana; 92 si (%17) 10 ile 49 arası çalışana; 26 sı (%4,8) 50 ile 99 arası çalışana, 3 ü (%0,6) 100 ile 150 arası çalışana, 1 i (%0,2) 151 ile 250 arası çalışana; 4 ü (%0,7) ise 251 ve üzeri çalışana sahiptir. Tablo incelendiğinde işletmelerin çok büyük çoğunluğunun istihdam kapasitesinin düşük olduğu görünmektedir. Tablo 10: Örneklem ĠĢletmelerin Aile ĠĢletmesi Olup Olmadığına Göre Dağılımı ĠĢletmenin Aile ĠĢletmesi Olup Olmadığı Sayı % Evet ,4 Hayır ,6 Tablo 10 a göre, örneklem olarak alınan 541 işletmeden 359 u (%66,4) aile işletmesi, 182 işletme (%33,6) ise aile işletmesi değildir.

55 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 39 Tablo 11: Örneklem ĠĢletmelerin Ortak Sayısına Göre Dağılımı Ortak Sayısı Sayı % , , ,4 101 ve üzeri 6 1,1 Ortaklı değil ,7 Tablo 11 e göre örneklem olarak alınan 541 işletmeden 223 ü (%41,2) 1 ile 5 arası ortaklı, 14 ü (%2,6) 6 ile10 arası ortaklı, 2 si (%0,4) 51 ile 100 arası ortaklı, 6 sı (%1,1) 101 ve üzeri ortaklı ve 296 (%54,7) işletme ise, ortaklı değildir. Tablo incelendiğinde işletmelerin büyük çoğunluğunun ortaksız veya az ortaklı işletmeler olduğu görülmektedir. Bu durum, işletmenin aile işletmesi olup olmadığıyla ilgili tabloyla birlikte düşünüldüğünde, aile işletmelerinin oranının yüksek olması ve ortaksız işletmelerin sayılarının yüksek olması arasında bir ilişki olduğu şeklinde yorumlanabilir. Tablo 12: Örneklem ĠĢletmelerin Yönetici Durumuna Göre Dağılımı ĠĢletme Kim Tarafından Yönetiliyor Sayı % İşletme sahibi tarafından yönetiliyor ,2 İşletme profesyonel yönetici tarafından yönetiliyor 64 11,8 Tablo 12 ye göre örneklem olarak alınan 541 işletmeden 477 si (%88.2) işletme sahibi tarafından, 64 ü (%11,8) ise, profesyonel bir yönetici tarafından yönetilmektedir. Tablo incelendiğinde işletme sahiplerinin, işletme yönetimini karşılamayı büyük oranda kendilerinin üstlendiği görülmektedir.

56 40 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 13: Örneklem ĠĢletme Sahiplerinin Yöneticilik Yapma Süresine Göre Dağılımı Yöneticilik Yapma Süresi Sayı % 4 yıl kadar ,6 4-9 yıl , yıl 90 16, yıl 82 15, yıl 47 8, yıl 29 5,4 30 yıl ve üzeri 38 7,0 Tablo 13 e göre, örneklem olarak alınan 541 işletme sahibinin 122 si (%22,6) 4 yıl kadar; 133 ü (%24,6) 4 ile 9 yıl arası; 90 ı (%16,6) 10 ile 14 yıl arası; 82 si (%15,2) 15 ile 19 yıl arası; 47 si (%8,7) 20 il 24 yıl arası; 29 u (%5,4) 25 ile 29 yıl arası; 38 i (%7) ise, 30 yıl ve üzeri, kendi işletmelerinde yöneticilik yapmıştır.

57 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 41 Tablo 14: Örneklem ĠĢletmelerin Kısa ve Uzun Dönemde Finansal Planlama Yapmalarına Göre Dağılımı Finansal Planlama Yapma Sayı % Evet ,1 Hayır ,9 Tablo 14 e göre, ankete katılan 541 işletmeden 401 i (%74,1) işletmelerinde kısa ve uzun dönemli finansal planlama yaptığı; 140 ının (%25,9) ise, işletmelerinde kısa ve uzun dönemli finansal planlama yaptığı görülmektedir. Tablo 15: Örneklem ĠĢletmelerin Nakit Fazlasını Nasıl Değerlendirdiğine Göre Dağılımı Nakit Fazlasının Değerlendirilmesi Sayı % Repo 13 2,4 Yabancı para 7 1,3 Yatırım fonları 31 5,7 Hammadde almak ,4 Borsa 15 2,8 Borç ödemek ,1 Devlet tahvili 2 0,4 Banka mevduat hesabı 36 6,7 Altın almak 36 6,7 Diğer ,6 Tablo 15 e göre, örneklem olarak alınan 541 işletmeden 13 ü (%2,4) ellerinde bulunan nakit fazlasını repoya; 7 si (%1,3) dövize, 31 i (%5,7) yatırım fonlarına; 105 i (%19,4) hammaddeye; 15 i (%2,8) borsaya; 179 u

58 42 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT (%33,1) kendi borçlarına; 2 si (%0,4) devlet tahvillerine; 36 sı (%6,7) altına ve bankaya; 117 si (%21,6) ise, diğer yerlere yatırarak değerlendirmektedir. Tablo 16: Örneklem ĠĢletmelerin Ġlk Kurulmasında En Önemli Finansal Kaynaklarına Göre Dağılımı Finansal Kaynak Sayı % Öz kaynaklar ,8 Bankalardan alınan kredi ve teminatlar 74 13,7 Diğer 30 5,5 Tablo 1 e göre, örneklem olarak alınan 541 işletmenin 437 sinde (%80,8) kuruluş aşamasında gereken sermaye öz kaynaklardan; 74 ünde (%13,7) bankalardan alınan kredi ve teminatlardan; 30 unda (%5,5) ise diğer kaynaklardan karşılanmıştır. Tablo incelendiğinde, işletmelerin büyük çoğunluğunun aile şirketi olması ile bu durum arasında bir ilişki olduğu söylenebilir. Tablo 17: Örneklem ĠĢletmelerinin Faaliyet Sektörlerini Seçme Nedenlerine Göre Dağılımı Sektör Seçme Nedeni Sayı % Büyüklerimin yaptığı iş olduğu için ,9 Araştırma sonucu 49 9,1 Aldığım eğitimle alakalı ,1 İyi kazanç 95 17,6 Çevre tavsiyesi 67 12,4

59 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 43 Tablo 17 ye göre örneklem olarak seçilen 541 işletme sahibinden 216 sı (%39,9) faaliyet gösterdikleri sektörü, büyüklerinin yaptığı iş olduğu için; 49 u (%9,1) yaptıkları araştırmalar sonucu; 114 ü (%21,1) aldığı eğitime uygun olduğu için; 95 i (%17,6) iyi kazanç getirdiği için; 67 si (12,4) çevre tavsiyesinden dolayı seçmişlerdir. Tablo incelendiğinde, aile işletmesi ile büyüklerin yaptığı işin devam ettirilmesi yönündeki oranların yüksek olması, her iki değişkenin de ilişkili olduğu yönünde yorumlanabilir. Tablo 18: Örneklem ĠĢletmelerin Personel ÇalıĢtırıp ÇalıĢtırmamalarına Göre Dağılımı Personel ÇalıĢtırma Sayı % Evet ,9 Hayır ,1 Tablo 18 e göre ankete katılan 541 işletme sahibinden 405 i (%74,9) işletmede personel çalıştırmaktayken; 136 sı (%25,1) personel çalıştırmamaktadır. Tablo 19: Örneklem ĠĢletmelerin Personelde Aradıkları Vasıflara Göre Dağılımı Personelde aranılan Vasıflar Sayı % Aile-akraba olmasına 67 12,4 İşinin uzmanı olmasına ,6 Tablo 19 a göre, ankete katılan 541 işletmeden 67 si (%12,4) personel alımlarında, kişinin aileden/akraba olmasına dikkat ederken; 474 ü (% 87,6) alınacak personelin işinin uzmanı olmasına dikkat etmektedir.

60 44 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 20: Örneklem ĠĢletmelerde Yazılı ĠĢ Ahlakı Kurallarının Olup/Olmadığına Göre Dağılımı Yazılı ĠĢ Ahlakı Kuralı Sayı % Hayır ,4 Düzenlemek İsteniyoruz 25 4,6 Düzenleniyor 11 2,0 Evet ,0 Tablo 20 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeden 240 ında (%44,4) yazılı iş ahlâkı kuralları yokken; 25 inde (%4,6) hazırlanması düşünülmekte;11 inde (%2) hazırlanmakta ve 265 inde (%49) ise, yazılı iş ahlâkı kurallarının olduğu anlaşılmaktadır. Tablo 21: Örneklem ĠĢletmelerde Ödüllendirme Sisteminin Olup/Olmadığına Göre Dağılımı. Ödüllendirme Sistemi Sayı % Evet ,8 Hayır ,2 Tablo 21 e göre ankete katılan 541 işletmeden 253 ünde (%46,8) ödül/ceza sistemi varken, 288 (%53,2) işletmede ise, ödül ceza sisteminin olmadığı görülmektedir.

61 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 45 Tablo 22: Örneklem ĠĢletmelerin Hizmet Ġçi Eğitim Programları Verip/Vermediğine Göre Dağılımı Eğitim Programı Sayı % Evet ,5 Hayır ,5 Tablo 22 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeden 230 unda (%42,5), eğitim programı verilirken, 311 (%57,5) işletmede eğitim programı verilmemektedir. Tablo 23: Örneklem ĠĢletmelerin Meslek Ahlâkı Edinme Kaynaklarına Göre Dağılımı ĠĢ Ahlâkının Kaynağı Sayı % Eş-dosttan edindiğim bilgilerden 51 9,4 Meslek ahlakı ile ilgili literatürü okuyarak 53 9,8 Hizmet içi eğitim programlarına katılarak 72 13,3 Pratikte edindiğim tecrübelerden 52 9,6 Meslek erbablarından ,0 Bu konuda yeterli bilgim yok 26 4,8 Tablo 23 e göre, örneklem olarak alınan 541 işletmeciden 51 i (%9,4), ahlâk kurallarını kulaktan dolma bilgilerle; 53 ü (%9,8) iş ahlâkıyla ilgili kitap ve makaleleri okuyarak; 72 si (%13,3) şirketin verdiği eğitim programları ve seminerlerden; 52 si (%9,6) öğrencilik sonrasında aldığı derslerden; 287 si (%53) beraber çalıştığı üstlerinden edinirken; 26 sı (%4,8) ise, bu konuda yeterli bilgiye sahip değildir.

62 46 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 24: Örneklemin ĠĢ Tecrübesini Yeterli Görüp/Görmediğine Göre Dağılımı ĠĢ Tecrübesi Yeterliliği Sayı % Evet ,8 Hayır ,2 Tablo 24 te görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 437 si (%80,8) iş tecrübelerinin yeterli olduğunu düşünürken, 104 ü (%19,2) iş tecrübelerinin yeterli görmemektedir. Tablo 25: Örneklemin Kontrol Edebildiğim Riske Girerim Ġfadesine Katılımına Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum ,1 Katılıyorum ,9 Fikrim yok 7 1,3 Katılmıyorum 43 7,9 Kesinlikle katılmıyorum 4 0,7 Tablo 25 te görüldüğü üzere ankete katılan 541 kişiden 487 si (%90) Kontrol edebildiğim oranda riske girerim. fikrini desteklerken, 47 si (%8,6) sı bu fikre olumsuz yaklaşmakta ve 7 (%1.3) kişi ise fikrinin olmadığını beyan etmiştir.

63 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 47 Tablo 26: Örneklemin, Çevremdeki Ġnsanlarla ĠliĢkilerimi Fayda Sağlayacak ġekilde Düzenlerim Ġfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum ,9 Katılıyorum ,0 Fikrim yok 10 1,8 Katılmıyorum 61 11,3 Kesinlikle katılmıyorum 27 5,0 Tablo 26 ya göre ankete katılan 541 işletmeciden 443 ü (%81.9) Çevremdeki insanlarla ilişkimi fayda sağlayacak şekilde götürürüm. ifadesine olumlu yaklaşırken, 88 kişi (%16.3) olumsuz yaklaşmakta ve 10 kişi ise (%1,8) konuyla ilgili fikirlerinin olmadığını söylemişlerdir. Tablo 27: Örneklemin Yapacağım ĠĢleri Önceden Planlarım Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum ,4 Katılıyorum ,0 Fikrim yok 5 0,9 Katılmıyorum 28 5,2 Kesinlikle katılmıyorum 3 0,6 İşletmelerin iş planının ölçüldüğü Tablo 27 de görüldüğü üzere, ankete katılan 541 işletmeciden 505 i (%93.4) Yapacağım işleri önceden planlarım. cümlesine olumlu yaklaşıyorken, 31 kişi (%5.8) olumsuz ve 5 kişi (%0.9) de fikrinin olmadığını söylemiştir.

64 48 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 28: Örneklemin, Yeni ĠĢ Fikirleri GeliĢtirmeye Gerek Duymuyorum Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum 44 8,1 Katılıyorum 65 12,0 Fikrim yok 15 2,8 Katılmıyorum ,1 Kesinlikle katılmıyorum ,0 Tablo 28 e göre ankete katılan 541 işletmeciden 109 u (%20.1) Yeni iş fikirleri geliştirmeye gerek duymuyorum. fikrine olumlu bakarken yani, yeni fikirler geliştirilmesine gerek duymazken, 417 si (%75.1) yeni iş fikirleri geliştirilmesine gerek olduğunu söylemiştir. 15 (%2.8) işletmeci ise, konuyla ilgili fikrinin olmadığını beyan etmiştir. Tablo 29: Örneklemin GiriĢimcilik Hesap Kitap ĠĢidir Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum ,8 Katılıyorum ,6 Fikrim yok 15 2,8 Katılmıyorum 53 9,8 Kesinlikle katılmıyorum 11 2,0 Tablo 29 da görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 462 si (%85.4) girişimciliğin hesap kitap işi olduğu fikrine olumlu yaklaşırken, 68 i (%11.8) bu fikre katılmamaktadır. 15 işletmeci (%2.8) ise konuyla ilgili fikir sahibi olmadıklarını söylemişleridir.

65 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 49 Tablo 30: Örneklemin, En Büyük Zenginlik Tasarruf Etmeyi Bimektir Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı. Sayı % Kesinlikle katılıyorum ,0 Katılıyorum ,5 Fikrim yok 16 3,0 Katılmıyorum 35 6,5 Kesinlikle katılmıyorum 11 2,0 Tablo 30 a göre ankete katılan 541 işletmeciden 479 u (%88.5) tasarruf etmenin zenginlik için bir gereklilik olduğunu kabul ederken, 46 sı (%9.5) bu fikre katılmamakta ve 16 (%3)işletmeci ise, konuyla ilgili bilgi sahibi olmadıklarını belirtmişlerdir. Tablo 31: Örneklemin Onurlu Bir Yoksulluk Servet Tutkusundan ġereflidir Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum ,1 Katılıyorum ,1 Fikrim yok 21 3,9 Katılmıyorum 29 5,4 Kesinlikle katılmıyorum 8 1,5 Tablo 31 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 483 ü (%89.2) Onurlu bir yoksulluk abartılı bir servet tutkusundan çok daha şerefli bir iştir. yargısına olumlu yaklaşırken 37 si (%6.9) bu fikre olumsuz yaklaşmaktadır. 21 (%3.9) işletmeci ise konuyla ilgili fikir belirtmemiştir.

66 50 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 32: Örneklemin Para, Ölüme Hazırlanmaya Ayıracağımız Zamanı Bizden Çalar Ġfadesine Katılımına Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum ,3 Katılıyorum ,0 Fikrim yok 47 8,7 Katılmıyorum ,0 Kesinlikle katılmıyorum 43 7,9 Tablo 32 ye göre ankete katılan 541 kişiden 110 u (%20,3), Para ölüme hazırlanmaya ayıracağımız zamanı bizden çalar. cümlesine/yargısına kesinlikle katılıyorken 222 (%41) kişi kabul etmekte, 47 (%8,7) kişi fikrinin olmadığını beyan etmekte, 119 (%22) kişi bu yargıya katılmamakta ve 43 (%7,9) kişi ise kesinlikle katılmamaktadır. Dağılıma bakıldığında, yargıya olumlu bakanların bakmayanlardan daha fazla olduğu görülmektedir. Nötr cevap verenlerin ise daha az sayıda olduğu görülmektedir.

67 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 51 Tablo 33: Örneklemin Gelecek Yıl ĠĢlerimizin Daha Ġyi Olacağını Umuyorum Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum 85 15,7 Katılıyorum ,6 Fikrim yok ,9 Katılmıyorum 94 17,4 Kesinlikle katılmıyorum 35 6,5 Tablo 33 e göre, ankete katılan 541 kişiden 85 i (%15,7), Gelecek yıl işlerimizin daha iyi olacağını düşünüyorum. cümlesine kesinlikle katılıyorum; 225 (%41,6) kişi katılıyorum, 102 (%18,9) kişi fikrim yok, 94 (%17,4) kişi katılmıyorum, 35 (%6,5) kişi ise kesinlikle katılıyorum cevabını vermiştir. Tabloya incelendiğinde, işletmelerin büyük oranda gelecekten ümitli olduğu şeklinde yorum yapılabilir. Tablo 34: Örneklemin Para Ġnsanları Günah ĠĢlemeye TeĢvik Eder Ġfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum 89 16,5 Katılıyorum ,2 Fikrim yok 43 7,9 Katılmıyorum ,3 Kesinlikle katılmıyorum 71 13,1 Tablo 34 e göre, ankete katılan 541 kişiden 89 u (%16,5) Para insanları günah işlemeye iter. cümlesine kesinlikle katılıyorum, 158 (%29,2) kişi katılıyorum, 43 (%7,9) kişi fikrim yok, 180 (%33,3) kişi

68 52 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT katılmıyorum, 71 (%13,1) kişi kesinlikle katılmıyorum şeklinde fikir beyan etmiştir. Tablo 35: Örneklemin; Her Zaman Sert Ol, HoĢgörülü Biri Büyük Bir ġirketi Yönetemez Ġfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle katılıyorum 62 11,5 Katılıyorum ,2 Fikrim yok 25 4,6 Katılmıyorum ,3 Kesinlikle katılmıyorum ,4 Tablo 35 e göre ankete katılan 541 kişiden 62 si (%11,5), Her zaman katı ve fütursuz ol iyi ve ahlaklı biri büyük bir şirketi yönetemez. cümlesine kesinlikle katılıyorum; 142 (%26,2) kişi katılıyorum; 25 (%4,6) kişi fikrim yok; 207 (%38,3) kişi katılmıyorum; 105 kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 36: Örneklemin, Para, Harcamak Ġçindir Ġfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 89 16,5 Katılıyorum ,2 Fikrim yok 43 7,9 Katılmıyorum ,3 Kesinlikle Katılmıyorum 71 13,1 Tablo 36 ya göre, ankete katılan 541 işletmeciden 89 u (%16.5), Para harcanmak içindir. cümlesine kesinlikle katılıyorum 158 (%29.2) kişi

69 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 53 katılıyorum, 43 (%7.9) kişi fikrim yok, 180 (%33.3) kişi katılmıyorum, 71 (%13.1) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo incelendiğinde, olumlu ve olumsuz cevap verenlerin sayılarının dengede olduğu görülmektedir. Tablo 37: Örneklemin Para Yastık Altında Saklamak Ġçindir Ġfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 43 7,9 Katılıyorum 56 10,4 Fikrim yok 17 3,1 Katılmıyorum ,5 Kesinlikle Katılmıyorum ,0 Tablo 37 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmecilerden 43 (%7.9) kişi, Para yastık altı içindir. yargısına kesinlikle katılıyorum, 56 (%10.4) kişi katılıyorum, 17 (%3.1) kişi fikrim yok, 295 (%54.5) kişi katılmıyorum, 130 (%24) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo incelendiğinde, ankete katılanların çoğunluğunun paranın değerlendirilmesi taraftarı olduğu görülmektedir. Bu durum işletmelerin kendi sermayelerini çoğaltma yöndeki eğilimleri ile birlikte düşünüldüğünde, kapitalist zihniyet açısından olumlu bir durum olarak değerlendirilebilir.

70 54 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 38: Örneklemin, Sermayesi Olan Ġnsan Güçlüdür Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum Katılıyorum ,9 Fikrim yok 7 1,3 Katılmıyorum 32 5,9 Kesinlikle Katılmıyorum 9 1,7 Tablo 38 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 250 si (%46), Sermayesi olan bilek güçlüdür. yargısına kesinlikle katılıyorum, 243 (%44.9) kişi katılıyorum, 7 (%1.3) kişi fikrim yok, 32 (%5.9) kişi katılmıyorum ve 9 (%1.7) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 39: Örneklemin, GiriĢimcilik AnlayıĢı Uzun Vadeli Bir ĠĢtir Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,5 Katılıyorum ,1 Fikrim yok 21 3,9 Katılmıyorum 23 4,3 Kesinlikle Katılmıyorum 7 1,3 Tablo 39 da görüldüğü üzere, ankete katılan 541 işletmeciden 165 (%30.5) kişi, Girişimcilik anlayışı uzun vadeli bir plandır. yargısına kesinlikle katılıyorum, 325 (%60.1) kişi katılıyorum, 21 (%3.9) kişi fikrim yok, 23 (%4.3) kişi katılmıyorum, 7 (%1.3) kişi kesinlikle katılmıyorum

71 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 55 cevabını vermiştir. Yargıya katılanların sayısının çok yüksek olması, işletmecilerin, işletmenin istikrarının sağlanmasının uzun dönemli planlara bağlı olduğunun farkında olduğu şeklinde yorumlanabilir. Tablo 40: Örneklemin, Yönetici, GiriĢiminin BaĢarısı Ġçin Cesur Biri Olmalıdır Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,3 Katılıyorum ,1 Fikrim yok 7 1,3 Katılmıyorum 37 6,8 Kesinlikle Katılmıyorum 8 1,5 Tablo 40 a göre ankete katılan 541 işletmeciden 164 (%30.3) kişi, Yönetici girişiminin başarısı için her şeyi göze alabilecek biri olmalıdır. ifadesine kesinlikle katılıyorum, 325 (%60.1) kişi katılıyorum, 7 (%1.3) kişi fikrim yok, 37 (%6.8) kişi katılmıyorum, 8 (%1.5) kişi kesinlikle katılıyorum cevabını vermiştir. Tablo 41: Örneklemin Savurganlık Ġnsanı YoksullaĢtırır Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,8 Katılıyorum ,6 Fikrim yok 9 1,7 Katılmıyorum 30 5,5 Kesinlikle Katılmıyorum 13 2,4

72 56 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 41 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 210 (%38.8) kişi, Savurganlık insanı yoksullaştırır. cümlesine kesinlikle katılıyorken 279 (%51.6) kişi katılıyorum, 9 (%1.7) kişi fikrim yok, 30 (%5.5) kişi katılmıyorum, 13 (%2.4) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo incelendiğinde, örneklemin çok büyük kısmının biriktirmeye eğilimli olduğu yorumu yapılabilir. Tablo 42: Örneklemin, Yüz KuruĢ Harcamak Yerine Kenara Bir KuruĢ Koymak Bir Onurdur Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,8 Katılıyorum ,9 Fikrim yok 19 3,5 Katılmıyorum 63 11,6 Kesinlikle Katılmıyorum 16 3,0 Toplam ,8 Tablo 42 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 183 (%33.8) kişi, Yüz kuruş harcamak yerine kenara bir kuruş koymak daha büyük bir onur veriyor. yargısına kesinlikle katılıyorum, 259 (%47.9) kişi katılıyorum, 19 (%3.5) kişi fikrim yok, 63 (%11.6) kişi katılmıyorum, 16 (%3) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir.1 kişi ise soruya cevap vermemiştir.

73 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 57 Tablo 43: Örneklemin, Önemli Olan Çok Kazanmak Değil ġerefinle Kazanmaktır Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,0 Katılıyorum ,4 Fikrim yok 6 1,1 Katılmıyorum 11 2,0 Kesinlikle Katılmıyorum 2 0,4 Tablo 43 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 314 (%58) kişi, Önemli olan çok kazanmak değil şerefinle kazanmaktır. yargısına kesinlikle katılıyorum, 208 (%38.4) kişi katılıyorum, 6 (%1.1) kişi fikrim yok, 11 (%2) kişi katılmıyorum, 2 (%0.4) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 44: Örneklemin, Bir ġey Satarken Vicdanımın Sesini Dinler ve Az Kârla Yetinmeyi Bilirim Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,5 Katılıyorum ,7 Fikrim yok 12 2,2 Katılmıyorum 20 3,7 Kesinlikle Katılmıyorum 5 2,2 Tablo 44 te görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 192 (%35.5) kişi, Bir şey satarken vicdanımın sesini dinler ve az karla

74 58 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT yetinmeyi bilirim. yargısına kesinlikle katılıyorum, 312 (%57.7) kişi katılıyorum, 12 (%2.2) kişi fikrim yok, 20 (%3.7) kişi katılmıyorum, 5 (%2.2) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 45: Örneklemin Yapabildiğim Kadar Çok Para Kazanmak ve ĠĢlerimi Büyütmek Ġsterim Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,6 Katılıyorum ,5 Fikrim yok 13 2,4 Katılmıyorum 46 8,5 Kesinlikle Katılmıyorum 11 2,0 Tablo 45 te görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 187 (%34.6) kişi, Yapabildiğim kadar çok para kazanmak ve işlerimi olabildiğince büyütmek isterim. yargısına kesinlikle katılıyorum, 284 (%52.5) kişi katılıyorum, 13 (%2.4) kişi fikrim yok, 46 (%8.5) kişi katılmıyorum, 11 (%2) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 46: Örneklemin, Karnımı Doyuracak Kadar ĠĢimi Öğrenirim Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 37 6,8 Katılıyorum ,6 Fikrim yok 13 2,4 Katılmıyorum ,4 Kesinlikle Katılmıyorum ,9

75 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 59 Tablo 46 ya göre, ankete katılan 541 işletmeciden 37 (%6.8) kişi, Karnımı doyuracak kadar işimi öğrenirim. yargısına kesinlikle katılıyorum, 144 (%26,6) kişi katılıyorum, 13 (%2.4) kişi fikrim yok, 234 (%43.4) kişi katılmıyorum, 113 (20.9) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir Tablo 47: Örneklemin, Geleceği Hesaplayarak Adım Atarım Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,7 Katılıyorum ,3 Fikrim yok 10 1,8 Katılmıyorum 25 4,6 Kesinlikle Katılmıyorum 3 0,6 Tablo 47 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 177 (%32.7) kişi, Geleceği hesaplayarak adım atarım. yargısına kesinlikle katılıyorum, 326 (%60.3) kişi katılıyorum, 10 (%1.8) kişi fikrim yok, 25 (%4.6) kişi katılmıyorum ve 3 (%0.6) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir.

76 60 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 48: Örneklemin ĠĢ ĠliĢkileri Ġle Aile ĠliĢkileri Birbirinden Ayrılmalıdır Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,5 Katılıyorum ,4 Fikrim yok 10 1,8 Katılmıyorum 17 3,1 Kesinlikle Katılmıyorum 6 1,1 Tablo 48 de görüldüğü üzere ankete katılan 541 kişiden 284 (%52.5) kişi, Ev ilişkileri ile aile ilişkileri birbirinden ayrılmalıdır. yargısına kesinlikle katılıyorum, 214 (%41.4) kişi katılıyorum, 10 (%1.8) kişi fikrim yok, 17 (%3.1) kişi katılmıyorum ve 6 (%1.1) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 49: Örneklemin, Ġyi Bir ĠĢletmede Ussal Kurallar ve Disipline Bir Yapı Olmalıdır. Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,5 Katılıyorum ,9 Fikrim yok 12 2,2 Katılmıyorum 15 2,8 Kesinlikle Katılmıyorum 3 0,6 Tablo 49 a göre, ankete katılan 541 işletmeciden 230 (%42.5) kişi İyi bir işletmede ussal kurallar ve disipline bir yapı olmalıdır. yargısına kesinlikle katılıyorum, 281 (%51.9) kişi katılıyorum, 12 (%2.2) kişi fikrim

77 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 61 yok, 15 (%2.8) kişi katılmıyorum ve 3 (%0.6) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo incelendiğinde, Weber in rasyonelleşme kavramının örneklemde pratikte görüldüğü yorumu yapılabilir. Tablo 50: Örneklemin, Para Parayı Çeker ifadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,6 Katılıyorum ,8 Fikrim yok 25 4,6 Katılmıyorum 49 9,1 Kesinlikle Katılmıyorum 10 1,8 Tablo 50 ye göre, ankete katılan 541 işletmeciden 209 (%38,6) kişi, Para parayı çeker. yargısına kesinlikle katılıyorum, 248 (%45.8) kişi katılıyorum, 25 (%4.6) kişi fikrim yok, 49 (%9.1) kişi katılmıyorum ve 10 (%1.8) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo incelendiğinde ve diğer benzer ifadelerle birlikte ele alındığında, biriktirme yönündeki eğilimin örneklem grubunda çoğunlukla olduğu söylenebilir. Tablo 51: Örneklemin, Ġyi Bir Ödeyici Herkesin Cüzdanının Efendisidir. Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,3 Katılıyorum ,0 Fikrim yok 30 5,5 Katılmıyorum 61 11,3 Kesinlikle Katılmıyorum 20 3,7 Toplam ,8

78 62 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 51 e göre, ankete katılan 540 işletmeciden 175 (%32.3) kişi, İyi bir ödeyici herkesin cüzdanının efendisidir. yargısına kesinlikle katılıyorum, 254 (%47) kişi katılıyorum, 30 (%5.5) kişi fikrim yok, 61 (%11.3) kişi katılmıyorum, 20 (%3.7) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiş ve 1 kişi de soruyu cevaplamamıştır. Tablo 52: Örneklemin, Dakiklikten Daha Önemli Bir ġey Yoktur. Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,6 Katılıyorum ,9 Fikrim yok 9 1,7 Katılmıyorum 13 2,4 Kesinlikle Katılmıyorum 2 0,4 Tablo 52 ye göre, ankete katılan 541 işletmeciden 236 (%43,6) kişi, Dakiklikten ve adaletten daha önemli bir şey yoktur. ifadesine kesinlikle katılıyorum, 281 (%51.9) kişi katılıyorum, 9 (%1.7) kişi fikrim yok, 13 (%2.4) kişi katılmıyorum ve 2 (%0.4) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Buna göre, örneklemin büyük çoğunluğunun disipline ve işletme içi adalete önem verdiği söylenebilir. Tablo 53: Örneklemin, Küçük Giderleri Dikkate Alırım Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,4 Katılıyorum ,6 Fikrim yok 10 1,8 Katılmıyorum 95 17,6 Kesinlikle Katılmıyorum 25 4,6

79 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 63 Tablo 53 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 148 (%27.4) kişi, Küçük giderleri dikkate alırım. yargısına kesinlikle katılıyorum, 263 (%48.6) kişi katılıyorum, 10 (%1.8) kişi fikrim yok, 95 (%17.6) kişi katılmıyorum ve 25 (%4.6) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 54: Örneklemin, Kazanmak Ġnsan YaĢamının Amacıdır. Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,4 Katılıyorum ,9 Fikrim yok 21 3,9 Katılmıyorum 84 15,5 Kesinlikle Katılmıyorum 34 6,3 Tablo 54 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 121 (%22.4) kişi, Kazanmak insan yaşamının amacıdır. ifadesine kesinlikle katılıyorum, 281 (%51.9) kişi katılıyorum, 21 (%3.9) kişi fikrim yok, 84 (%15.5) kişi katılmıyorum ve 34 (%6.3) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir.

80 64 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 55: Örneklemin, DüĢük Ücret Yüksek Kâr Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 41 7,6 Katılıyorum ,6 Fikrim yok 37 6,8 Katılmıyorum ,1 Kesinlikle Katılmıyorum ,9 Tablo 55 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 41 (%7.6) kişi, Düşük ücret yüksek kar. cümlesine kesinlikle katılıyorum, 117 (%21.6) kişi katılıyorum, 37 (%6.8) kişi fikrim yok, 244 (%45.1) kişi katılmıyorum ve 102 (%18.9) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 56: Örneklemin, Çocuklarımın ve Torunlarımın Geleceğini DüĢünüyorum. Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,5 Katılıyorum ,3 Fikrim yok 25 4,6 Katılmıyorum 33 6,1 Kesinlikle Katılmıyorum 8 1,5 Tablo 56 ya göre, ankete katılan 541 işletmeciden 257 (%40.3) kişi, Çocuklarımın ve torunlarımın geleceğini düşünüyorum. cümlesine kesinlikle katılıyorum, 218 (%40.3) kişi katılıyorum, 25 (%4.6) kişi fikrim

81 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 65 yok, 33 (%6.1) kişi katılmıyorum ve 8 (%1.5) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 57: Örneklemin GösteriĢ ve Lüksten Kaçınırım Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,3 Katılıyorum ,6 Fikrim yok 13 2,4 Katılmıyorum 40 7,4 Kesinlikle Katılmıyorum 7 1,3 Tablo 57 ye göre, ankete katılan 541 işletmeciden 202 (%37.3) kişi, Gösteriş ve gereksiz lüksten kaçınırım. yargısına kesinlikle katılıyorum, 279 (%51.6) kişi katılıyorum, 13 (%2.4) kişi fikrim yok, 40 (%7.4) kişi katılmıyorum ve 7 (%1.3) kişi kesinlikle katılıyorum cevabını vermiştir. Tablo 58: Örneklemin, Allah Zorlukla Yapılanı Sever Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,5 Katılıyorum ,4 Fikrim yok 51 9,4 Katılmıyorum 56 10,4 Kesinlikle Katılmıyorum 18 3,3 Tablo 58 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 165 (%30.5) kişi, Allah zorlukla yapılanı sever. cümlesine kesinlikle katılıyorum, 251

82 66 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT (%46.4) kişi katılıyorum, 51 (%9.4) kişi fikrim yok, 56 (%10.4) kişi katılmıyorum ve 18 (%3.3) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 59: Örneklemin, Sosyal YardımlaĢma Projelerine Katılma Toplumsal Bir Sorumluluktur. Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,8 Katılıyorum ,5 Fikrim yok 18 3,3 Katılmıyorum 12 2,2 Kesinlikle Katılmıyorum 1 0,2 Tablo 59 a göre, ankete katılan 541 işletmeciden 188 (%34.8) kişi Sosyal yardımlaşma projelerine katılma, toplumsal bir sorumluluktur. yargısına kesinlikle katılıyorum, 322 (%59.5) kişi katılıyorum, 18 (%3.3) kişi fikrim yok, 12 (%2.2) kişi katılmıyorum, 1 (%0.2) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 60: Örneklemin, Ġnsan Her Durumda Mutlu Olabilir Ġfadesine Katılım Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,9 Katılıyorum ,7 Fikrim yok 33 6,1 Katılmıyorum ,8 Kesinlikle Katılmıyorum 30 5,5

83 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 67 Tablo 60 a göre ankete katılan 541 işletmeciden 113 (%20.9) kişi, İnsan her durumda mutlu olabilir. yargısına kesinlikle katılıyorum, 231 (%42.7) kişi katılıyorum, 33 (%6.1) kişi fikrim yok, 134 (%24.8) kişi katılmıyorum ve 30 (%5.5) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 61: Örneklemin, Ġhtiyacımdan Fazlasını Kazanmak ve Üretmek Günahtır Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 29 5,4 Katılıyorum 72 13,3 Fikrim yok 33 6,1 Katılmıyorum ,7 Kesinlikle Katılmıyorum ,6 Tablo 61 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 29 (%5.4) kişi İhtiyacımdan fazlasını kazanmak ve üretmek günahtır. yargısına kesinlikle katılıyorum, 72 (%13,3) kişi katılıyorum, 33 (%6.1) kişi fikrim yok, 220 (%40.7) kişi katılmıyorum, 187 (34.6) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. İfadeye olumsuz yaklaşanların sayısına bakıldığında sermaye birikimine genel olarak olumlu yaklaşıldığı söylenebilir.

84 68 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 62: Örneklemin, Zenginlik ÇalıĢarak Elde Edilebilecek Bir ġeydir Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,6 Katılıyorum ,9 Fikrim yok 31 5,7 Katılmıyorum ,3 Kesinlikle Katılmıyorum 41 7,6 Toplam Tablo 62 ye göre, ankete katılan 541 işletmeciden 133 (%24,6) kişi Zenginlik çalışarak elde edilebilecek bir şeydir. yargısına kesinlikle katılıyorum, 221 (%40.9) kişi katılıyorum, 31 (%5.7) kişi fikrim yok, 115 (%21.3) kişi katılmıyorum, 41 (%7.6) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermişlerdir. Tablo incelendiğinde, örneklem grubunun çoğunun çalışmanın, varlıklı olmanın ön şartı olduğu fikrine sahip olduğu söylenebilir. Tablo 63: Örneklemin, Fakirlik Takdir-i Ġlahidir Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 70 12,9 Katılıyorum ,5 Fikrim yok 39 7,2 Katılmıyorum ,7 Kesinlikle Katılmıyorum ,7 Tablo 63 e göre ankete katılan 541 işletmeciden 70 (%12.9) i Fakirlik Taktir-i İlahidir. cümlesine kesinlikle katılıyorum, 176 (%32,5) kişi katılıyorum, 39 (%7.2) kişi fikrim yok, 155 (%28,7) kişi katılmıyorum,

85 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi (%18.7) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo incelendiğinde yargıya katılan ve katılmayanların sayısının dengede olduğu görülmektedir. Tablo 64: Örneklemin, Ġyi Bir Hayat Ġnsanların Kendilerini GeliĢtirebildikleri Bir Hayattır Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,3 Katılıyorum ,3 Fikrim yok 19 3,5 Katılmıyorum 20 3,7 Kesinlikle Katılmıyorum 6 1,1 Tablo 64 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 175 (%32.3) i, İyi bir hayat insanların kendilerini geliştirebildikleri bir hayattır. yargısına kesinlikle katılıyorum, 321 (%59.3) kişi katılıyorum, 19 ((%3.5) kişi fikrim yok, 20 (%3.7) kişi katılmıyorum, 6 (%1.1) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir.

86 70 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 65: Örneklemin, ĠĢ Hayatının Ahlâkı ĠĢtir Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,9 Katılıyorum ,3 Fikrim yok 27 5,0 Katılmıyorum 69 12,8 Kesinlikle Katılmıyorum 22 4,1 Tablo 65 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 113 (%20.9) ü, İş hayatının ahlâkı iştir. yargısına kesinlikle katılıyorum, 310 (%57.3) kişi katılıyorum, 27 (%5) kişi fikrim yok, 69 (%12.8) kişi katılmıyorum ve 22 (%4.1) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 66: Örneklemin, Yakalanmadığın Sürece Ne Yaparsan Yap Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 12 2,2 Katılıyorum 26 4,8 Fikrim yok 10 1,8 Katılmıyorum ,4 Kesinlikle Katılmıyorum ,7 Tablo 66 da görüldüğü üzere ankete katılan 541 işletmeciden 12 (%2.2) si, Yakalanmadığın sürece ne yaparsan yap. yargısına kesinlikle katılıyorum, 26 (%4.8) kişi katılıyorum, 10 (%1.8) kişi fikrim yok, 186

87 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 71 (%34,4) kişi katılmıyorum ve 307 (%56,7) kişi ise, kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 67: Örneklemin, Dürüstlük Kimi Zengin EtmiĢ ġimdiye Kadar Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 29 5,4 Katılıyorum 79 14,6 Fikrim yok 14 2,6 Katılmıyorum ,2 Kesinlikle Katılmıyorum ,3 Tablo 67 ye göre, ankete katılan 541 işletmeciden 29 (%5.4) u, Dürüstlük kimi zengin etmiş şimdiye kadar. yargısına kesinlikle katılıyorum, 79 (%14.6) kişi katılıyorum, 14 (%2.6) kişi fikrim yok, 239 (%44.2) kişi katılmıyorum ve 180 (%33.3) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 68: Örneklemin, Hem ÇalıĢanlar Hem De Yöneticiler Ahlaki Değerlerle Donatılmadıkça ĠĢletmelerin BaĢarılı Olması Mümkün Görünmemektedir Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,4 Katılıyorum ,0 Fikrim yok 11 2,0 Katılmıyorum 38 7,0 Kesinlikle Katılmıyorum 8 1,5

88 72 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 68 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 197 (%36.4) sı, Hem çalışanlar hem de yöneticiler bir takım ahlaki değerlerle donatılmadıkça işletmelerin başarılı olması mümkün görünmemektedir. Yargısına kesinlikle katılıyorum, 287 (%53) kişi katılıyorum, 11 (%2) kişi fikrim yok, 38 (%7,0) kişi katılmıyorum ve 8 (%1.5) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo 69: Örneklemin, ĠĢleyen Demir Pas Tutmaz Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum ,3 Katılıyorum ,0 Fikrim yok 2 0,4 Katılmıyorum 5 0,9 Kesinlikle Katılmıyorum 2 0,4 Tablo 69 a göre, ankete katılan 541 işletmeciden 256 (%47.3) sı, İşleyen demir pas tutmaz. yargısına kesinlikle katılıyorum, 276 (%51.0) kişi katılıyorum, 2 (%0.4) kişi fikrim yok, 5 (%0.9) kişi katılmıyorum ve 2 (%0.4) kişi ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Tablo, iş hayatında istikrar için çalışılması yönünde bir eğilim olduğu şeklinde yorumlanabilir.

89 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi 73 Tablo 70: Örneklem Grubunun, Azıcık AĢım Ağrısız BaĢım. Ġfadesine Katılma Durumuna Göre Dağılımı Sayı % Kesinlikle Katılıyorum 44 8,1 Katılıyorum ,2 Fikrim yok 28 5,2 Katılmıyorum ,7 Kesinlikle Katılmıyorum ,8 Tablo 70 e göre, ankete katılan 541 işletmeciden 44 ü (%8.1), Azıcık aşım ağrısız başım. ifadesine kesinlikle katılıyorum, 158 (%29.2) kişi katılıyorum, 28 (%5.2) kişi fikrim yok, 193 (%35.7) kişi katılmıyorum ve 118 (%21.8) kişi kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir.

90 74 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Tablo 71: Örneklemin Kapitalist Değer Dağılımı Frequency Percent Valid Percent Cumulative Percent Valid ,2 0,2 0, ,2 0,2 0, ,2 0,2 0, ,2 0,2 0, ,2 0,2 0, ,4 0,4 1, ,2 0,2 1, ,2 0,2 1, ,2 0,2 1, ,2 0,2 2, ,2 0,2 2, ,9 0,9 3, ,6 0,6 3, ,9 0,9 4, ,9 0,9 5, ,1 1,1 6, ,6 2,6 9, ,3 1,3 10, ,2 5,2 15, ,6 2,6 18, ,1 6,1 24, ,0 3,0 27, ,9 8,9 36, ,3 3,3 39, ,2 10,2 49, ,9 3,9 53, ,6 7,6 61, ,8 1,8 63, ,1 8,1 71, ,2 2,2 73, ,0 5,0 78,4

91 Erzurum da Kobiler ve Kapitalist Girişimcilik Ruhunun Gelişimi ,4 2,4 80, ,8 2,8 83, ,9 0,9 84, ,1 3,1 87, ,9 0,9 88, ,3 3,3 91, ,1 1,1 93, ,5 1,5 94, ,6 0,6 95, ,5 1,5 96, ,9 0,9 97, ,1 1,1 98, ,4,4 98, ,2,2 99, ,4,4 99, ,2,2 99, ,2 0,2 99, ,2 0,2 100,0 100,0

92 76 Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT Örneklemin kapitalist değer puan dağılımına bakıldığında, puanların genel olarak arası yoğunlaştığı görülmektedir. Dolayısıyla da kapitalist eğilimlerin yüksek olduğu da söylenebilir.

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

GİRİŞİMCİLİK. Dr. İbrahim Bozacı. Örnekler ve İş Planı Rehberli. Kırıkkale Üniversitesi, Keskin Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi.

GİRİŞİMCİLİK. Dr. İbrahim Bozacı. Örnekler ve İş Planı Rehberli. Kırıkkale Üniversitesi, Keskin Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi. Dr. İbrahim Bozacı Kırıkkale Üniversitesi, Keskin Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi GİRİŞİMCİLİK Örnekler ve İş Planı Rehberli İş Fikri Küçük İşletme Pazarlama Aile İşletmeleri İnsan Kaynakları Hedef Kitle

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER...

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... 1 1.1. Ekonomi, İhtiyaç, Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Mal, Hizmet ve Fayda... 3 1.3. Üretim Faktörleri... 3 1.3.1. Emek... 4 1.3.2. Doğa... 4 1.3.3.

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders)

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Dersin Kodu Dersin Adı T U/L Kredi ECTS EYD-504 Eğitim

Detaylı

GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE: İŞLETME KULUÇKASI KAVRAMI 1.1. İŞLETME KULUÇKALARININ TANIMI... 24

GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE: İŞLETME KULUÇKASI KAVRAMI 1.1. İŞLETME KULUÇKALARININ TANIMI... 24 iv İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ VE TEŞEKKÜR... İ ÖZET... İİ ABSTRACT... İİİ İÇİNDEKİLER... İV KISALTMALAR DİZİNİ... X ŞEKİLLER DİZİNİ... Xİ ÇİZELGELER DİZİNİ... Xİİİ GİRİŞ GİRİŞ... 1 ÇALIŞMANIN AMACI... 12 ÇALIŞMANIN

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER İÇİNDEKİLER Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1.Bölüm: TEMEL İŞLETMECİLİK KAVRAM VE TANIMLARI... 2 Giriş... 3 1.1. Temel Kavramlar ve Tanımlar... 3 1.2. İnsan İhtiyaçları... 8 1.3.

Detaylı

H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik

H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik 1. Girişimcilik nedir? a) Yaşanan çevrenin yarattığı fırsatları sezmek b) Sezgilerden düşler üretmek c) Düşleri projelere dönüştürmek d) Projeleri yaşama

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Panelinde Yaptığı Konuşma 21.03.2008 Oditoryum,

Detaylı

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS İŞLETME İ ANABİLİM DALI, BİLİM DALI DERS HAVUZU DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS 345000000000506 Çokuluslu Şirket Stratejileri Dersin amacı, katılımcılarla çokuluslu şirketlerin küresel

Detaylı

Sentez Araştırma Verileri

Sentez Araştırma Verileri Eğitim, Görsel-İşitsel & Kültür Yürütme Ajansı Eğitim ve Kültür Genel Müdürlüğü Yaşam Boyu Öğrenim Programı İnternet Üzerinden Kişisel İşgücünü Geliştirin Leonardo da Vinci LLP (Yaşamboyu Öğrenim Programı)

Detaylı

KOBĐ lerin Türkiye Ekonomisindeki Yeri

KOBĐ lerin Türkiye Ekonomisindeki Yeri KOBĐ LERDE ĐŞ PLANI HAIRLANMASI ve KOBĐ DESTEK KREDĐLERĐ 30 Nisan Đktisadi ve Đdari Bilimler Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölüm Başkanı Okan Universitesi KOBĐ LER NEDEN ÖNEMLĐDĐR? KOBĐ lerin ekonomiye

Detaylı

Çalışma alanları. 19 kasım 2012

Çalışma alanları. 19 kasım 2012 Çalışma alanları 19 kasım 2012 Çalışma alanları Hizmet alanları Sanayi alanları Tarım tarımsal üretim tarım+ticaret kenti Sanayi imalat sanayi atölyeden hafif sanayi fabrikaya ağır sanayi seri üretim (fordizm)

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

ÖNSÖZ ---------------------------------------------------------------------------------------- XI

ÖNSÖZ ---------------------------------------------------------------------------------------- XI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ ---------------------------------------------------------------------------------------- XI GİRİŞ --------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR DERS : GENEL İŞLETME BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR İŞLETMENİN TANIMI İşletme; farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Bunlar; Bir aracı, makineyi, dükkanı veya iş yerini vb. çalıştırma.

Detaylı

2012 YILI BALIKESİR İŞLETMELERİNİN SOSYO-EKONOMİK DURUM VE 2013 YILI BEKLENTİ ARAŞTIRMASI BALIKESİR TİCARET ODASI

2012 YILI BALIKESİR İŞLETMELERİNİN SOSYO-EKONOMİK DURUM VE 2013 YILI BEKLENTİ ARAŞTIRMASI BALIKESİR TİCARET ODASI 1 12 YILI BALIKESİR İŞLETMELERİNİN SOSYO-EKONOMİK DURUM VE 13 YILI BEKLENTİ ARAŞTIRMASI Şubat 13 2 ÖNSÖZ Değişen yerel ve ulusal ekonomik gündem paralelinde hazırlanan ve tamamen bilimsel esaslara göre

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

Doç.Dr. Mehmet MARANGOZ İNTERNETTE PAZARLAMA. Beta

Doç.Dr. Mehmet MARANGOZ İNTERNETTE PAZARLAMA. Beta Doç.Dr. Mehmet MARANGOZ İNTERNETTE PAZARLAMA İstanbul - 2014 Beta I Yayın No : 3055 İşletme-Ekonomi Dizisi : 639 1. Baskı - Ocak 2014 - İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-082 - 0 Copyright Bu kitab n bu bas s

Detaylı

Finansman BaĢlama bitiģ Yüklenici Ülke Toplam proje bütçesi. n adı 01 Ocak 2008- Türkiye 243.025 $ 100% 15 ĠSKUR-KOSGEB-BTC BTC

Finansman BaĢlama bitiģ Yüklenici Ülke Toplam proje bütçesi. n adı 01 Ocak 2008- Türkiye 243.025 $ 100% 15 ĠSKUR-KOSGEB-BTC BTC Bölgesel Kalkınma Girişimi Bakü- Tiflis- Ceyhan (BTC) Boru Hattı Projesi: Sektörler Arası ĠĢbirliğine Dayalı Ġstihdamı GeliĢtirme ve GiriĢimciliği Ref 3 Proje baģlığı Destekleme Projesi- Çukurova Bölgesi

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/126. KONU KOBİ lerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılmasında Değişiklik Yapıldı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/126. KONU KOBİ lerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılmasında Değişiklik Yapıldı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

İŞLETMELERİN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY

İŞLETMELERİN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY İşletmelerin bir ülke ekonomisi içindeki yeri ve önemini, "ekonomik" ve "sosyal" olmak üzere iki açıdan incelemek gerekir. İşletmelerin Ekonomik Açıdan Yeri ve

Detaylı

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır.

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. DR.HASAN ERİŞ İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle yönetimin temel görevlerinden birisi, örgütü oluşturan

Detaylı

MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI

MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI ÇALIŞMA PSİKOLOJİSİ VERİ BANKASI ÖRNEĞİ www.calismapsikolojisi.net Yrd. Doç. Dr. Burcu KÜMBÜL GÜLER Kocaeli Üniversitesi Gündem İnsan Kaynakları ve Çalışma

Detaylı

A.Kemal SARUHAN Selda ÖZCAN Ediz DELİHASANLAR

A.Kemal SARUHAN Selda ÖZCAN Ediz DELİHASANLAR A.Kemal SARUHAN Selda ÖZCAN Ediz DELİHASANLAR girişimci kimdir? girişimcilik örnekleri iş fikri ve özellikleri sermaye kaynakları Girişimci, bir ihtiyacı teşhis ederek, iş fikrine dönüştüren ve gerekli

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

İşletmelerin Özel Hedefleri Müşteri/Çalışan memnuniyeti - eğitimi ve kariyer gelişimi

İşletmelerin Özel Hedefleri Müşteri/Çalışan memnuniyeti - eğitimi ve kariyer gelişimi İşletmelerin Genel Hedefleri Finansal Hedefler: Kârlılık ve yeni kârlı yatırımlar Pazarlama hedefleri Var olma hedefi: Ticari hayatı sürdürmek Sosyal sorumluluk ve topluma hizmet İşletmelerin Özel Hedefleri

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ Alana Özgü Yetkinlik YETKİNLİKLER İletişim ve Sosyal Yetkinlik Öğrenme Bağımsız Çalışabilme ve Sorumluluk Alabilme BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ

Detaylı

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI OCAK 2011

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI OCAK 2011 MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI OCAK 2011 TAŞIT ARAÇ VE PARÇALARI TİCARETİ SEKTÖRÜ MEVCUT DURUMU VE MÜŞTERİ EĞİLİMLERİ TESPİT ÇALIŞMASI TAŞIT ARAÇ VE PARÇALARI TİCARETİ SEKTÖRÜ MEVCUT DURUM ANALİZ SONUÇLARI

Detaylı

4. BASKIYA ÖN SÖZ III

4. BASKIYA ÖN SÖZ III 4. BASKIYA ÖN SÖZ 1980 li yılların ortalarından itibaren Türkiye nin ekonomik yapısındaki değişim ve dönüşümlere bağlı olarak perakende sektöründe de benzer değişim ve dönüşümlerin yaşandığı açıktır. Bu

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

İŞLETME YÖNETİMİ I-II

İŞLETME YÖNETİMİ I-II Editörler Doç.Dr.Ali Erbaşı & Yrd. Doç. Dr. Sezar Karaca İŞLETME YÖNETİMİ I-II Yazarlar Doç.Dr.Ali Erbaşı Yrd.Doç.Dr.Yağmur Özyer Yrd.Doç.Dr.Tolga Gök Dr.Müge Aksu Canan Şeker Eylem Bayrakçı Hakan Kırbaş

Detaylı

Gürc r an n B ange g r

Gürc r an n B ange g r Gürcan Banger Hareket Noktası Kendi işini kurmaya karar vermede başlıca etkenler şunlardır: 1. İşini kaybetmek, 2. İşsizlik döneminin uzun sürmesine tepki, 3. Bir iş fırsatının belirlenmesi, 4. Daha çok

Detaylı

ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü

ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü 2011 Şubat 2012 Şubat Sayı % Sayı % Toplam 22.802 100,0 23.338 100,0 Ücretli veya yevmiyeli 14.001 61,4 14.668 62,9 İşveren 1.192 5,2 1.228 5,3 Kendi hesabına 4.685

Detaylı

İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI

İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI BİRİNCİ BÖLÜM FRANCHISING SİSTEMİNİN TANIMI, KAPSAMI VE ÇEŞİTLERİ 1. FRANCHISING KAVRAMI VE TANIMI... 1 1.1. Franchising Kavramı.. 1 1.2. Franchising Sistemi 2

Detaylı

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Satıcılar Hizmetlerini Nasıl Farklılaştırırlar? Wilson Learning in beş farklı kuruluşla yaptığı araştırmanın amacı, satıcıların farklılık ve rekabet avantajı yaratmadaki

Detaylı

İŞLETME TÜRLERİ İŞLETME TÜRLERİ 24.03.2014. Faaliyet Alanlarına Göre İşletme Türleri

İŞLETME TÜRLERİ İŞLETME TÜRLERİ 24.03.2014. Faaliyet Alanlarına Göre İşletme Türleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu 1. Faaliyet alanlarına göre 2. Tüketici türlerine göre 3. Üretilen mal veya hizmet çeşitlerine göre 4. Üretim araçlarının mülkiyet biçimine göre

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

08 Kasım 2012. Ankara

08 Kasım 2012. Ankara 08 Kasım 2012 Ankara KOBİ ler ve KOSGEB Türkiye de KOBİ tanımı KOBİ tanımı 250 den az çalışan istihdam eden, Yıllık bilanço veya net satış hasılatı 25 milyon TL yi geçmeyen işletmeler Ölçek Çalışan Sayısı

Detaylı

BİLGİ EKONOMİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR: BİLGİ YÖNETİŞİMİ ve ÜNİVERSİTE EKONOMİSİ 1

BİLGİ EKONOMİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR: BİLGİ YÖNETİŞİMİ ve ÜNİVERSİTE EKONOMİSİ 1 BİLGİ EKONOMİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR: BİLGİ YÖNETİŞİMİ ve ÜNİVERSİTE EKONOMİSİ 1 Yard. Doç. Dr. İsmail SEKİ ÇANAKKALE 2013 1 Çalışma yazarın Bilgi Yönetişimi Bağlamında Üniversitelerin Ekonomideki Rolü

Detaylı

21. YÜZYILDA DEĞİŞİM, YÖNETİM VE LİDERLİK. Dr. Mesud ÜNAL

21. YÜZYILDA DEĞİŞİM, YÖNETİM VE LİDERLİK. Dr. Mesud ÜNAL 21. YÜZYILDA DEĞİŞİM, YÖNETİM VE LİDERLİK Dr. Mesud ÜNAL I Yayın No : 2617 Araştırma Dizisi : 4 1. Baskı - Ocak 2012 - İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-639 - 0 Copyright Bu kitabın bu basısının Türkiye deki

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

KOBİ EĞİTİMLERİ HALİM ALTINIŞIK GÜVENLİK-KİŞİSEL GELİŞİM-YÜZ OKUMA UZMANI

KOBİ EĞİTİMLERİ HALİM ALTINIŞIK GÜVENLİK-KİŞİSEL GELİŞİM-YÜZ OKUMA UZMANI KOBİ EĞİTİMLERİ HALİM ALTINIŞIK GÜVENLİK-KİŞİSEL GELİŞİM-YÜZ OKUMA UZMANI KOBİ EĞİTİMLERİ Yaşanan ekonomik gelişmeler sonrasında büyük işletmeler uyum sorunu yaşarken, küçük ve orta ölçekli işletmeler

Detaylı

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ADAY ÖĞRENCİLER TANITIM KATALOĞU

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ADAY ÖĞRENCİLER TANITIM KATALOĞU İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ADAY ÖĞRENCİLER TANITIM KATALOĞU Sevgili Öğrenciler Prof. Dr. İbrahim Attila ACAR İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ilk öğrencilerine

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

İŞLETMENİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI. Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT

İŞLETMENİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI. Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT İŞLETMENİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT İŞLETMENİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI Bu Dersimizde; Kuruluşla İlgili Bazı Temel Kavramlar Genel Olarak İşletmenin Kuruluş Aşamaları Fizibilite Çalışmalarının

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Sosyolojiye Giriş-2 SSG110 2 3+0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Sosyolojiye Giriş-2 SSG110 2 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Sosyolojiye Giriş-2 SSG110 2 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

Türkiye Sosyoekonomik Statü Endeksi Geliştirme Projesi. Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sunar İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü

Türkiye Sosyoekonomik Statü Endeksi Geliştirme Projesi. Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sunar İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Türkiye Sosyoekonomik Statü Endeksi Geliştirme Projesi Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sunar İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Projenin Konusu, Amacı ve Anahtar Kelimeler Projemizin Konusu: Türkiye

Detaylı

KOBİ'lerin Tanım, Nitelik ve Sınıflandırılmasında Değişiklik

KOBİ'lerin Tanım, Nitelik ve Sınıflandırılmasında Değişiklik KOBİ'lerin Tanım, Nitelik ve Sınıflandırılmasında Değişiklik 4 Kasım 2012 tarihli ve 28457 sayılı Resmi Gazete de Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

ORMAN KAYNAKLARININ TURİZM AMAÇLI TAHSİSİNE İLİŞKİN SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ ODC: 906

ORMAN KAYNAKLARININ TURİZM AMAÇLI TAHSİSİNE İLİŞKİN SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ ODC: 906 ISBN: 978-605-4610-19-8 ORMAN KAYNAKLARININ TURİZM AMAÇLI TAHSİSİNE İLİŞKİN SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ ODC: 906 The Determinition of The Problems and Solution ways, Interested in Allocated Forest Resources

Detaylı

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine

Detaylı

KOBİ LERİN EKONOMİK VE SOSYAL SİSTEME KATKILARI, GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KOBİ LERİN EKONOMİK VE SOSYAL SİSTEME KATKILARI, GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KOBİ LERİN EKONOMİK VE SOSYAL SİSTEME KATKILARI, GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KOBİ LERİN EKONOMİK VE SOSYAL SİSTEME KATKILARI Ekonomik sistem; faktör piyasaları, işletmeler, mal

Detaylı

Sağlık Kurumları İşletmeciliği Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (İ.Ö) Programı Ders İçerikleri

Sağlık Kurumları İşletmeciliği Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (İ.Ö) Programı Ders İçerikleri Sağlık Kurumları İşletmeciliği Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (İ.Ö) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Sağlık Kurumları İşletmeciliği SKI701 1 3 + 0 8 İşletme ile ilgili temel

Detaylı

Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi!

Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi! Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi! Mustafa Erkan Ekim 2013 Mustafa Erkan Almanya-Aşağı Saksonya Eyalet Milletvekili Ofis-Adres Schloßstraße 3 31535 Neustadt

Detaylı

Küresel Eğilimler ve Türkiye

Küresel Eğilimler ve Türkiye economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraş tırmaenstitüsü Küresel Eğilimler ve Türkiye Güven Sak Ankara, 22 Kasım 2006 Küresel Eğilimler ve Türkiye Slide 2 Gündem Dünyaya ne oluyor? Dünyada

Detaylı

ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA

ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA MART EĞİTİMLERİ ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA EĞİTİM PROGRAMLARI Geçmişten geleceğe köprü... MART/ 2010 10 MARTT

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

Kümelenme ile İlgili Kavramlar

Kümelenme ile İlgili Kavramlar Program 25 Ağustos 2014 Kümelenme Kümelenme İle İlgili kavramlar Türkiye de kümelenme politikaları Başarılı küme örnekleri Ostim Savunma ve Havacılık Kümelenmesi İnegöl Mobilya Kümelenmesi Yalova Saksılı

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

REKABET KURUMU REKABET RAPORU ÖZETİ Ahmet ÇELİK

REKABET KURUMU REKABET RAPORU ÖZETİ Ahmet ÇELİK GİRİŞ Rekabet Kurumu tarafından 2011 yılından itibaren yayımlanan Rekabet Raporu'nun bu yılki teması "Rekabet Hukuku ve KOBİ'ler" olarak belirlenmiştir. 2014 Rekabet Raporu'nda yalnızca rekabet hukuku

Detaylı

25.03.2010. Açık Sistem Öğeleri

25.03.2010. Açık Sistem Öğeleri Eğitim insanların mükemmelleştirilmesidir (Kant). İyi yaşama imkanı sunan etkinliklerin tümüdür (Spencer). Fizik ik ve sosyal faktörlarin insan üzerinde meydana getirdiği tesirlerdir (Durkheim). Bireyin

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

KOBİ'LERİN TANIMI, NİTELİKLERİ, SINIFLANDIRILMASINDA DEĞİŞİKLİK YAPAN YÖNETMELİK

KOBİ'LERİN TANIMI, NİTELİKLERİ, SINIFLANDIRILMASINDA DEĞİŞİKLİK YAPAN YÖNETMELİK KOBİ'LERİN TANIMI, NİTELİKLERİ, SINIFLANDIRILMASINDA DEĞİŞİKLİK YAPAN YÖNETMELİK 04 Kasım 2012 tarihli ve 28457 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ LİSANS DERS PROGRAMI (II.Öğretim) 101 İktisada Giriş I 2 0 2 4 102 İktisada Giriş II 2 0 2 4 103 Genel Muhasebe I 2 0 2 4 104 Genel Muhasebe II 2 0 2 4 105

Detaylı

STANDART VE STANDARDİZASYON

STANDART VE STANDARDİZASYON STANDART VE STANDARDİZASYON İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana karışıklıktan kurtulma ve belirli bir düzen tesis etme gayreti içerisinde olmuştur. Bu düzenleme sürecinin tabiî bir neticesi olarak ortaya

Detaylı

ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT

ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT veya GZFT SWOT ANALİZİ SWOT Analizi; kuvvetli olduğumuz ve büyük fırsatların yattığı alanlara odaklanmamızı sağlar. SWOT Analizi Nedir? İncelenen Kişinin,

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

28.10.2009. 1. Rakamlarla İş Bankası. 2. İş Bankası Müşteri Odaklı Dönüşüm Programı. 4. Misyon, Vizyon ve Çalışma İlkelerimiz

28.10.2009. 1. Rakamlarla İş Bankası. 2. İş Bankası Müşteri Odaklı Dönüşüm Programı. 4. Misyon, Vizyon ve Çalışma İlkelerimiz Yetenek Yönetimi Bölümü 27 Ekim 2009 1. Rakamlarla İş Bankası 2. İş Bankası Müşteri Odaklı Dönüşüm Programı 3. Yeni İK İş Modeli 4. Misyon, Vizyon ve Çalışma İlkelerimiz 5. Yetenek Yönetimi Yaklaşımımız

Detaylı

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Misyon ve Vizyonumuz Müşterilerine en yüksek standartlarda kişisel hizmetler sağlamaya adanmış profesyonel kadro ile küresel bir iş ağı oluşturmaktır. Türkiye nin, yakın gelecekte AB ile üyeliğe varabilecek

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ

BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) ile Bandırma Ticaret Odası (BTO) tarafından Bandırma da faaliyet gösteren işletmelerin AB uyum sürecinde müktesebata

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri Makro İktisat Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

KOBİ ÇALIŞAN VE İŞVERENLERİNİN KÜRESEL EKONOMİDEKİ DEĞİŞİMLERE UYUM YETENEĞİNİN ARTTIRILMASI PROJESİ

KOBİ ÇALIŞAN VE İŞVERENLERİNİN KÜRESEL EKONOMİDEKİ DEĞİŞİMLERE UYUM YETENEĞİNİN ARTTIRILMASI PROJESİ Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. KOBİ ÇALIŞAN VE İŞVERENLERİNİN KÜRESEL EKONOMİDEKİ DEĞİŞİMLERE UYUM YETENEĞİNİN ARTTIRILMASI PROJESİ www.kuyap.org Faruk

Detaylı

Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı

Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı TÜBİTAK-BTP Mayıs 1999 Sunuş Ulusal bilim ve teknoloji (B&T) politikası tasarımcılarının ana hareket noktalarından birini, ülkenin

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı