Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi kardeşçesine

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi kardeşçesine"

Transkript

1 EĞİTİM ve KÜLTÜRDE KİRLİLİK Prof. Dr. İsmail Halûk Gökçora Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi kardeşçesine Bu hasret bizim N. Hikmet Ran Durum değerlendirmesi Türkiye, bunca yıldır fedakârlıkla ve kıt bütçe ile yatırım yaptığı beyinlerini kaybetmektedir! Dünya Ekonomik Formu nun 23 Mayıs 2006 tarihli raporunda; ülkemiz, her ne kadar, dünyanın ekonomik sıralamasında 18.likte yer alsa da, genel eğitimde 70. sırada, üniversite eğitiminde ise 68.dir. Gelişmişlik indeksinde ise 175 ülke arasında ancak 92. sırada kalmıştır. Devletin, anayasamızda belirtilen; sağlık, eğitim ve kültür hizmetleri, her geçen gün özelleştirme adı altında toplumun değil, kişisel ve başka ülkelerin çıkarlarına yönelen değişime uğramaktadır. Diğer bir deyişle; hakkımız olan hizmetlerin yerine getirilmesinde devletin kaçındığı ve bu hakların paraya yenik düştüğü bir döneme girmiş durumdayız. Eğitim sistemimiz ezberci, edilgen olmakla kalmayıp; özgün araştırmadan ve neden-sonuç ilişkisini kurabilen sorgulayıcı niteliklerden uzak, yaratıcılığı ve fikirleri bastırılmış,akılcılıktan uzak bir edilgenlikle kabullenen ve yalnızca söylenilenleri onaylaması beklenilen gençleri yetiştirmektedir. Bebek ve çocukta beyin gelişmesini ilk üç yılda yüzde 80 oranında tamamlamaktadır. Yaratıcılık özelliklerinin yok olmaması için baskı ve yasaklayıcı ortamda yetiştirilmemesi ve sürekli olumlu etkileyecek uyarılar verilmelidir. Bu nedenle eğitimin daha küçük yaşlara indirilmesi, dinsel ve dogmatik eğilim yerine bireyin aklını kullanmasını sağlayan çağdaş niteliğin özenle üzerinde durulması çok yararlıdır. Eğitim ve kültür yapılanmamızda Cumhuriyet imizin kuruluş yıllarında olduğu gibi belirlenen ve ivmelenen bir politika, artık bulunmamaktadır. Kırsal kesimde 35 yaş altındakiler şehirlere iş için göç edip, azalmaktadır. Nüfus bakımından Türkiye ile kıyaslanabilir Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden, Almanya da 70 bin sağlık kurumu ve ancak 8 bin kilise bulunurken, Fransa da bu rakamlar 60 bin ve 9 bin düzeyindedir. Türkiye de ise tam tersine ve çok dikkat çeken bir durum söz konusudur: Yalnız 7 bin sağlık kuruluşuna karşılık 77 bin ibadet mekânı vardır. Bu durum; dinin vicdana, düşünceye, bilime, siyasete etkilemek yönünden daha da egemen olması amacıyla Türkiye de giderek yoğunlaşmaktadır. Devlet kurumları siyasal yapının kadrolaşmasıyla ve onaylanmayan yönetimlerin vekâleten yürütülmesiyle ancak işlerliktedir. Özellikle AB ye girme hevesinde olan Türkiye nin yanlış, şaşırtıcı ve ne aradığını bilmeyen politikaları dikkate alınmalıdır. AB ülkelerindeki milyonlarca islâma zorlamalı, abartılı ve göstermelik biçimde tanıtılan çok az sayıda (Ör: Atina, Paris vb..) ibadet yeri açılmıştır. Buna karşılık, Türkiye gibi halkın yüzde 99 unun islâm inancını seçmiş olduğu bir ülkede, AB nin hıristiyan misyonerleri yoğun çalışmakta, güncel hükümetin desteğini de yanlarına alarak maddesel çıkarlar ve yerli işbirlikçiler kullanarak bu dinin ibadet yerlerini (yüzlerce) ve sempatizanlarını (binlerce) sayıca artırmaktadırlar. Diğer yandan, UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim, Kültür ve İletişim Kurumu) ve OECD (Ekonomik ve Kültürel Kalkınma Kurumu) 2006 yılı raporlarına göre her yıl on binlerce hekim, mühendis, eğitimci, yönetici ve her alanda meslek sahibi, daha iyi bir yaşama ulaşmak için kuzey yarıkürenin zengin ülkelerine gitmektedir. Küreselleşme adına sadece Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 1990 dan bu yana, gelişmekte olan ülkelerden (özellikle Hindistan, Çin ve Rusya dan) 900 bin in üzerinde yüksek eğitimli insan göçünü kabul etmiştir. Bu beyin göçü sonucunda; özellikle bilim insanları egemen ülke tarafından 1

2 kendi çıkarlarına yönelik kullanılmaktadır! Böylece, bilim-insanının yetiştirildiği (geride bırakılmış ya da kalkınmakta olan!) ülkeler beyinler ini elinden kaçırmakla, onlardan yararlanamamaktadır. Ülkesinde sağlık, kültürlü yetişmesi için yatırım yapılmış insan, nitelik ve yeteneklerini; çoğu kez anavatanının aleyhine kullanmak zorunda kalmaktadır. Özellikle ABD, ithâl ettiği eğitimli insanı kendi amaçları için kendi yönetimiyle uyumlu, sanki çağdaş köle ordusu gibi çalıştırmaktadır. Bu olay, eski Mısır da köle olarak kullanılan Yahudilerin durumuna benzer. Beklenilen Musa peygamber, onun ardı sıra gitmek, denizin yarılması ve karşıya geçmek midir? Günümüzde uygulanmasına yasayla karar alınan, yabancı hekimlerin ( -ki çoğu Türk hekimliğine çok katkısı olamayacak ve gelişmemiş islâm ülkelerinden seçilmiş olan hekimleri- ) Türkiye de çalışmaya başlayacak olması ilginçtir. Ülkeye artı katkı sunamayacak bu hekimlerin dil ve kültür sorunları bir yana, çoğu milletvekinin ortak olduğu özel hastanelerin ard arda açılması da gözden kaçmamalıdır. Kullanım dışı bırakılmaya çalışılan ve çoğu ihtisas veren; sanatoryum, devlet ve SSK hastanelerinde işsiz ya da işlevsiz bırakılan kaliteli Türk hekimlerinin, yeni açılan ve açılacak olan özel hastanelerde ucuza istihdam edilme tehlikesi de nasıl sonuçlanacaktır? Bu sorunun yanıtı, okuyucunun mantığına ve değerlendirmesine bırakılmıştır! yılları arasında dünyada ülkeleri dışında yüksek öğretim gören nüfus; 1,75 milyondan 2,5 milyona çıkmıştır. Beş yıl içinde bile, %41 oranında artmış bulunan bu sayısal gerçeğin ardında özellikle (%67) Afrika kökenli, Arap ve Çinli öğrenciler vardır. Amerika Birleşik Devletleri (%23), İngiltere (%12), Almanya (%11), Fransa (%10), Avustralya ( %7) ve Japonya (%6) gibi oranlarda bu gezgin öğrencilerle karşılaşmaktadır. Öte yandan, OECD hükümetleri, son zamanlarda yüksek öğretim sistemlerini gözden geçirmeye ve yeniden yapılandırmaya gereksinim duymuşlardır. Ülkelerinin bilgi üretme, öğretme ve öğrenmenin merkezî olarak plânlanmasının genellikle verimsiz olduğu görüş-birliğine varmışlardır. Bu kavramları ışığında; toplumun ve ekonominin gelişmesinin belirli ölçüde özerk çalışan kurumlar gerektirdiği ve arz ile talebin düzenlenmesinde piyasa mekanizmalarının yöneticilerden daha etkin olduğu anlaşılmaktadır. Batı toplumları, sömürüye dayanan haksız gelirlerini paylaşmak istememektedir. Teknolojinin kültüre üstünlüğünü ispatlamaya çalışmaktadırlar. Sömürdüğü toplumların elinden kaçmaması için; renkli ve renksiz medyayı kullanmaktadırlar. Ne yazık ki Türkiye de burada edilgen ülkeler arasında bulunup, olumsuz etkilenmektedir. OECD, bilgi toplumuna ilerlerken kazançların âdil dağılımının sağlanması için; yaşam boyu öğrenim i temel bir strateji olarak ele almaktadır. Yetişkin eğitimi, yaşam boyu öğrenim çerçevesi içindeki en zayıf halkadır. Genelde yetişkinlerin ve özelde dezavantajlı yetişkinlerin öğrenime katılmalarının sınırlı derecede olmasına yol açan engeller bulunmaktadır. OECD ülkeleri, ilk çocukluk ve okul öncesi eğitimden (Ör: Avusturya, Kore ve Yeni Zelanda) yetişkin eğitimi ve işyeri eğitimine kadar (Ör: Danimarka, Finlandiya ve İspanya) uzanan, yaşam boyu öğrenim çerçevesindeki politik gelişmeleri ön-plândadır. Tüm ülkeler tarafından zorunlu okul yıllarındaki öğrenimin kalitesini arttırmak amacıyla geliştirilen politikalar, öğrencilerin kazanmaları gereken temel bilgi ve becerilerin daha net olarak belirlenmesi [ör. Belçika (Fransızca konuşan kesim), Almanya ve Japonya], öğrencilerin öğrenimi ve okulun etkinliğinin dışarıdan değerlendirilmesine başlanması (Ör: Hollanda, Norveç ve Portekiz), ve öğretmenlerin uzmanlığının arttırılmasını (Ör: ABD de okumayı öğretme alanında) içermektedir. Öğrenim hedeflerini ve hesap verebilirlik koşullarını belirleyen çerçevelerin benimsenmesi, genel olarak, okullara daha fazla etkinlik özerkliği de sağlayan (ör. Finlandiya ve İtalya) daha geniş kapsamlı bir reform paketi içinde yer almaktadır. Eğitim programları; vasıfsız gençlerin sayısını azaltmayı (Ör: Fransa ve Almanya), öğrencinin istencini (motivasyonunu) arttırmayı (Ör: İngiltere), ya da eğitim fırsatları açısından bölgeler arasındaki farklılıkların azaltılmasını (Ör: Kore) amaçlamaktadır. Ancak, toplumsal dezavantaj ve öğrenci yabancılaşması konularına çözüm bulunamamıştır. Çoğu 2

3 OECD ülkesinde, özellikle yüksek öğretim sektörü, reformların odağını oluşturmuştur. Bu değişimler genellikle performans konusunda dışarıya karşı daha fazla hesap verebilirlik çerçevesi içinde, kurumlara daha fazla özerklik verilmesi yönünde olmuştur. Bolonya Bildirgesi ile yüksek öğretim diplomaları için ortak bir çerçeve hedefi konmuştur. Bu bildirgede Avrupa da yüksek öğretim reformuna yönelik önemli bir ivme oluşturmuş, birkaç ülke tarafından (Danimarka, Almanya, Hollanda ve Norveç) yüksek öğretim diplomalarının yapısındaki değişikliklere dikkat çekilmiştir dan sonra, tek kutuplu dünya dengelerinde; ABDi nin önderliğini sürdürmesindeki önemli sırlardan biri de; insanlara çekici bir merkez olması ve eğittiği, çalıştırdığı ithâl insanlardan yararlanmasıdır. Diğer yandan, Orta ve Güney Amerika ülkelerinde, Asya da ve Afrika toplumlarında önemli ölçüde hekim ve profesyonel eksikliği bulunmasına karşın, yetişen elemanlar doğrudan A B D, Kanada ve Avrupa ülkelerine göç etmektedir. Beyin göçü veren ülkelerin yüksek öğretim kurumları ise; böylesine bilim-insanı ve profesyonel göçünden etkilenerek, eğitim, kültür, sağlık ve sosyal hizmetlerde büyük sıkıntıya girmektedir. Bu karmaşık ve sömürülen ülkeler düzenindeki yerimizi daha ayrıntılı görmek için ülkemizdeki eğitimin yakın tarihi gelişmesini irdelemek gerekir. Türkiye de Eğitimin Tarihçesi 1. Cumhuriyet Öncesi Eğitim Sistemi: Selçuklularda ve diğer İslâm ülkelerinde olduğu gibi, Osmanlı Devleti nde de genelde dine dayanan bir eğitim sistemi vardı. Bu dönemdeki eğitim kurumları; çoğunluğu vakıf kuruluşu halk çocuklarına yönelik parasız sübyan okulları ve medreseler ile devletin üst kademelerine yönetici yetiştiren Enderun Mektebi (Saray Okulu) idi. Bu kurumlar başlangıçta gereksinimi karşılayan ve devrin bilimsel gelişmelerini izleyen kurumlarken, zamanla bu özelliklerini kaybettiler. 17.yüzyılın sonlarından itibaren batı karşısında ilk kez toprak kaybeden Osmanlı Devletinde bazı yenilik hareketlerine girişildi. İlk yenilikler orduda başlamış ve batılı anlamda askeri okullar açılmıştı. Gerilemenin sürmesiyle, batının üstünlüğünün kabûl edilmeye başlandığı 19. yüzyıldan itibaren, eski eğitim kurumlarının yanı sıra, diğer alanlarda da çeşitli düzeylerde çağdaş okullar açıldı. Bunlar Rüştiye, İdadî ve Sultanî adında orta dereceli okullarla, Tıbbîye (1827), Harbîye (1834), Mülkiye (1859) ve Darülfünûn (1863) gibi yüksek okullardı. Ancak, bu durum ülkede mektep/medrese ikiliğini oluşturdu. Ayrıca, azınlık (Rum, Ermeni, Yahudi) ve yabancı devletler tarafından açılan misyoner okulları da eğitimdeydi. Farklı din, dil ve kültüre dayalı programlarla değişik düşüncede kuşakların yetiştiren bu kozmopolit eğitim sistemi, Cumhuriyet dönemine kadar sürdü. 2. Atatürk Dönemi Milli Eğitim Politikası: Millî Mücadele Hareketi nin başarısından sonra, Türkiye yi çağdaş uygarlığa ulaştırmayı ve diğer ülkeleri de geçmeyi hedefleyen Atatürk, köklü devrimlere girişti. Siyasal erkin kontrolünde, devrim karşıtı etmen yok edildi. Hedef alınan ana düşünce; ulusal bir eğitim programıyla millî, çağdaş ve lâik bir toplum oluşturmaktı. Ulusal savaşımın kazanılmasında etken; birlik ve ulusal bilinç anlayışı eğitimin temelini oluşturdu. Osmanlı dan farklı olarak, ulus birliği ni temelinde devlet kuran Türkiye, eğitim politikasını da ulusal yapıda gerçekleştirdi. Millî eğitimin amacı; ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık ilkelerini benimsemiş, ulusal birlik ve bütünlüğe önem veren nesillerin yetiştirilmesi olarak belirlendi. Bu dönemde millî eğitimin, çağdaş ve lâik özellikler taşıması için özenle çalışıldı. Türk toplumunun çağdaşlaşabilmesi için eğitimin dinin tesirinden kurtarılarak lâik temellere göre yeniden düzenlenmesi gerekti. Böylece, millî ve lâik bir eğitim politikası ile dinsel temele bağımlı ümmet toplumundan vatandaşlık ilkesine bağlı ulus topluma geçiş sağlandı. Millî eğitim politikası halkçı nitelik kazandı. Daha çok ilk ve orta öğretimde belirgin ortaya çıkan bu özellik, fırsat eşitliğinin yaratılması, okulların bütün ülke çocuklarına açık ve parasız hale getirilmesi anlayışı ile kendini gösterdi. 3

4 2.1. Öğretimin Birleştirilmesi Yasası ve Uygulamaları: 3 Mart 1924 de kabul edilen, 430 sayılı öğretimin birleştirilmesi yasası (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) ile kadın ve erkek eşit haklardan yararlanmak koşuluyla, tüm okullar Millî Eğitim Bakanlığına bağlandı. Medreseler kapatıldı. İstanbul Darülfünûnuna bağlı İlâhiyat Fakültesi ile ülkenin değişik bölgelerinde İmam-Hatip Okulları açıldı ve azınlık-yabancı okullarıyla birlikte devlet denetimine girdi. Farklı programlarla eğitim yaparak ikiliğe yol açan mektep-medrese ayrılığına son verildi. Eğitim programları ulusal ve lâik esaslar çerçevesinde yeniden düzenlendi. Ders kitapları dönemin politikasına uygun hazırlandı. Ders kitaplarında eskiye ait bilgiler azaltıldı. Ulusal eğitim politikası çerçevesinde Cumhuriyet ideolojisini yerleştirecek ulusal şuuru uyandırıcı konulara ağırlık verildi. Eğitimde sağlanan bu birlik ve lâik uygulamaları izleyen 1930 lardan itibaren kültürün ve dilin ulusallaştırılması ve yabancı sözcüklerden kurtulma ile yeni Türkçe sözcükler türetme yolunda çalışmalara önem verildi de Lâtin harflerinin kabulünden sonra hem yeni harfleri öğretmek hem de okur-yazar oranını arttırmak ereğiyle Halkevleri, Halk Okulları açıldı. Atatürk ün başöğretmenliğinde yürütülen çalışmalarla harf devrimini yaygınlaştırmak için yaş arasındakilere kurslar düzenlendi. Bu kurslarda daha çok okuma yazma, aritmetik, sağlık ve yurt bilgisi derslerine ağırlık verildi. Ayrıca açılan Halk Okuma Odaları ile okuma alışkanlığı kazandırılmaya çalışıldı dan itibaren ortaöğretimde karma eğitim başlatılarak, kız ve erkeklerin aynı okulda aynı programla bir arada okumaları sağlandı İlk ve Ortaöğretimdeki Gelişmeler: 1920 lerde Türkiye de okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 10 civarında varsayılmaktadır. Cumhuriyet Türkiye sinde yöneticiler, önceliğe ilköğretimi almışlardır. İlköğretim yaygınlaştırılarak parasız ve zorunlu hale getirilmiştir. İlkokuldaki eğitimle çocukların ulusal yaşama ve vatandaşlık kültürüne hazırlaması amaçlanmıştır. Ortaöğretim ise ortaokul ve lise olarak iki devreye ayrıldı. Ortaokullar liseye, liseler de yüksek okullara öğrenci hazırlayan kurumlar oldu. Ortaöğretim, mesleksel bilgi ve becerilerin de verilmesi gereken yerler olarak görüldü. Türkçe ve edebiyat gibi derslere ağırlık verildi. Liselere ilk kez sosyoloji dersi konuldu. (Ne yazık ki, günümüzde; akılcı düşünme ve muhakeme etmeyi geliştiren mantık ve felsefe dersleri ile sosyal iletişimi ve sosyal sorumluluk bilincini geliştiren sosyoloji dersleri lise eğitim müfredatından tamamıyla çıkartılmıştır!) Çağrılı yabancı uzmanların bilgi ve deneyimlerinden yararlanıldı. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren eğitim alanında gösterilen çabalarla yüzde 10 civarındaki okur-yazar oranı; 1935 de yüzde 19 a, 1940 da ise yüzde 22 ye çıkarıldı. Kadınların okur-yazar oranı düşüktü. Bu veriler; 1935 de erkeklerdeki yüzde 23 lük oran kadınlarda yüzde 8 civarındayken, 1950 lere gelindiğinde erkeklerde yüzde 55 e çıkarken kadınlarda yüzde 25 e ulaşmıştır. Bu veriler kırsal kesimdeki kadında daha da düşüktür. Dünyadaki aydınlanma süreciyle; bilimin, düşünmenin temeli olduğu açık şekilde anlaşılır. Batı ülkeleri okullarını, iş okulu ilkesine göre düzenlemeye başlarlar. Akıl yoluyla (soyut) düşünmenin önemini birçok ulus anlamaya başlar. Teknolojiye ulaşamayan ulusların geçim kaynakları hızla bozulur. İlaç, aşı, gübre, çeşitli araç ve gereçlerinin sayısı gelişmiş ülkelerde sürekli artarak vazgeçilemez hâle dönüşür. Tüm Avrupa ulusları bu yenilikleri yakalamak için var güçleriyle çalışmaya başlarlar. Önemli nokta; bilim ve teknolojinin yaratıcısı insanoğlunun, bu gelişmelere ulaşmayan toplumları sömürmesi ve köle olarak kullanmasıdır. Atatürk ve arkadaşları çağdaş eğitimin kurulması için bütün olanakları kullanırlar. Bu anlayışa göre 17 Nisan 1940 ta çıkarılan 3083 sayılı yasayla Köy Enstitüleri kurulur lı yıllarda İsmail Hakkı Tonguç, kurucusu olduğu Köy Enstitülerinde öğrenciye katılımcılık sağlar; onlara sorumluluk ve yönetimde yer verir. (Bu okullar, köy kökenli olan akıllı ve gelişmeye açık çocukların kendi yetenekleri doğrultusunda ve köylerin gereksinim duydukları çok geniş bir alanı kapsayacak doğrultuda eğitim vermeye başlamışlardır. Köy Enstitülerinden uygulama ve üretimle birlikte bilgilenerek yetişen 4

5 gençlerin, kendi köylerinde bu bilgi ve deneyimlerini kullanması; köylerinin gelişimlerine, üretimlerine katkıda bulunacak kişilere ön ayak olmaları, hem kırsal üretimi artırmış hem de köylünün kendi köyünde, kendine yetecek ve mutlu bir şekilde yaşamalarına olanak tanımıştır. Köylerinde mutlu olan ve karınları doyan bu insanlar, günümüzde olduğu gibi şehre göçmeyi akıllarına bile getirmemişlerdir.) 2.3. Yükseköğretimdeki Gelişmeler: İnsan haklarının başında bireyin, yetenekleri ölçüsünde eğitimden en üst düzeyde yararlanarak kendisi olabilmesi gelmektedir. Her ülkenin en son bilgi ve teknolojileri kullanarak çağdaş uygarlığın güçlü, huzurlu ve onurlu bir üyesi olabilmeyi hedeflemesi ise hakkı ve görevidir. Bu yüzden hem kişisel hem toplumsal bakımdan günümüzde bilgi, teknoloji ve eğitim en büyük güç olmuştur. Kaynağı olan üniversite de toplumun ayrılmaz bir bütünleyicisi ve yönlendiricisi haline gelmiştir. Üniversiteler, birey ve toplum için yaşam ve varlık nedenine dönmüştür. Yükseköğretim bütün ülkelerde ve uluslar arası ortamlarda önceliklerin başında gelmektedir.klâsik ve yaygın anlatımıyla çağı yaratan ve üstünlükle varlıklarını sürdüren ülkeler yükseköğretimde kitlesel eğitim, seçkin eğitim, sürekli eğitim, akreditasyon, standardizasyon ve temel bilimsel araştırmalara ağırlık verme gibi çağdaş ilkeleri benimseyip uygulayanlardır. Daha Cumhuriyet in kuruluşunda bu bilince sahip yeni Türk Devleti, Darülfünunu bu işlevleri yerine getirecek bir yapı ve işleyişe kavuşturmak için yoğun çaba harcamış ve bu arada toplumsal gereksinimleri karşılayacak yeni yükseköğretim kurumları kurmuştur. Çağdaş toplum için kadrolar yetiştirmek ve bilimsel usu yerleştirmek için yüksek öğretimde düzenlemelere gidildi. İstanbul Darülfünûnunda reform yapıldı. Cenevre Üniversitesi pedagoji profesörlerinden Albert Malche Türkiye ye çağrılarak eğitimdeki reforma yönelik önerisi istendi. Malche, 1 Haziran 1932 de raporunu Türk Hükümetine sundu.malche Darülfünunla ilgili raporda, kurumun bilimsel yetersizliğinin düzeltilmesi için araştırmaya ve yabancı dil derslerine ağırlık verilmesi önerilmekteydi. Millî Eğitim Bakanlığı, üniversite reformu konusunda yalnız Malche dan değil, Darülfünun Divanı, fakülte meclisleri ve fakülte reislerinden de reform tasarıları istemiştir. Atatürk, Malche ın raporuna sadece bir üniversite sorunu olarak bakmamıştır. Bu rapordan çıkartılacak derslerle, düşündüğü geniş çaplı kültür değişimiyle üniversitelerin toplumu çağdaş uygarlık seviyesine çıkarmak için öncü olacağının bilincindedir. Sonuçta; Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan bir rapor Bakanlar Kuruluna sunulmuş, Bakanlar Kurulu da 15 Mayıs 1933 tarihli toplantısında konuyu Meclise götürmüştür. Darülfünunun ortadan kaldırılarak yerine İstanbul Üniversitesi nin kuruluşu 31 Mayıs 1933 tarih ve 2252 sayılı kanun ile gerçekleştirilmiştir. Üniversite teşkilatı ile ilgili 2467 sayılı kanun ise 29 Mayıs 1934 te kabul edilerek TBMM den çıkmıştır. 20 Mayıs 1933 te Malche in başkanlığında Talim ve Terbiye Dairesi üyeleri Avni (Başman) ve Rüştü (Uzel) Beyler, Mühendis Mektebi Müdürü Kerim (Erim) ve Ankara Lisesi Müdürü Osman (Horasanlı) Bey den oluşan bir Islahât Komitesi oluşturuldu. Çalışmalar sonucunda yeni üniversitenin kadrosu kuruldu. Ayrıca, 1933 te iktidara gelen Adolf Hitler in zulmünden canını kurtarmak için yurt dışına kaçan yüzlerce Alman bilim-insanından bir bölümü detürkiye ye çağrıldı. Gelen profesörlerin büyük bir kısmı İstanbul Üniversitesi nin Tıp, Fen, Edebiyat ve İktisat fakültelerinde çalıştırıldı. Ankara da Hukuk, Dil ve Tarih-Coğrafya, Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Ankara Devlet Konservatuarı, Hıfzısıhha ve Yüksek Ziraat Enstitüleri, Numune Hastanesi gibi kurumlarda da az sayıda yabancı bilim-insanına da görev verildi. Bilim yuvası olarak düşünülen üniversite, Edebiyat, Fen, Tıp ve Hukuk Fakülteleri olarak yeniden düzenlendi. Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereği açılan İlahiyat Fakültesi İslam Tetkikleri Enstitüsü ne dönüştürüldü. Ayrıca, Türk İnkılabı Enstitüsü, Kimya Enstitüsü ve Morfoloji Enstitüsü gibi araştırma kurumları açıldı. Cumhuriyetin onuncu yılında gerçekleştirilen bu düzenlemelerin yanı sıra, Ankara da 1925 de açılan Hukuk Mektebi 1934 de Hukuk Fakültesi haline getirildi. Gazi Eğitim Enstitüsü 1926 yılında oluşturuldu. Daha önce açılan Ankara Yüksek Ziraat Mektebi 20 Haziran1933 te çıkartılan 2291 sayılı 5

6 yasayla Yüksek Ziraat Enstitüsü olarak düzenlendi lardan sonra takip edilen milli kültür politikası gereğince Türk dilinin ve tarihinin bilimsel metotlarla araştırılması için Ankara da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi kuruldu (1936). Aynı yıl eski Mülkiye Mektebi, Siyasal Bilgiler Okulu adıyla Ankara da yeniden düzenlendi. Ankara Üniversitesi ni (1946) oluşturan bu okullarla Türkiye de yüksek öğrenimin gelişmesi ve yaygınlaşması sağlandı Azınlık ve Yabancı Okulları: Bu kurumlar değişik etnik köken ve dini inanca sahip unsurların bir arada yaşadığı Osmanlı topraklarında açılan ve serbestçe çalışmalarını sürdüren eğitim kurumlarıydılar. Ayrıca, yabancılara verilen kapitülasyonlar ve bu ülkelerin Türk toprakları üzerindeki misyonerlik çalışmaları, 19. yüzyıla gelindiğinde, sayılarını gittikçe arttırmalarına yol açtı. Başlangıçta hıristiyan çocukları ile yabancıların eğitimi için misyonerler tarafından açılan katolik ve protestan okulları, zamanla ait oldukları ülkelerin bölgedeki emperyalist emellerini gerçekleştirmede araç olarak kullanıldılar. Bütün bu gelişmelerin farkında olan Gazi Mustafa Kemâl onları engellemek için 24 Temmuz 1923 te imzalanan Lozan Antlaşmasını uyguladı. Dinsel propaganda yapmamaları ve yasalara uymaları koşuluyla Rum, Ermeni ve Yahudilere ait azınlık okulları antlaşmanın 40. ve 41.maddeleri gereğince, yabancı okulları ise Lozan a ekli mektuplarla Türkiye deki işlevlerini sürdürebileceklerdi. Büyük bir kararlılıkla yürütülen ulusal ve lâik eğitim politikası sonucunda sayıları binlerle ve yüzlerle açıklanabilen bu okullar, sadece İstanbul, İzmir ve Mersin gibi kıyı şehirlerinde olmak üzere onlar düzeyine düşürülebildi. Sonuç Artan iletişim olanaklarıyla küçülen dünya ve birbirlerinden, yaptıklarından haberdar olan insanoğlu, bugüne kadar karşılaşmadığı önemde kendisini, yaşamını ve geleceğini olumsuz yönde etkileyecek küresel ısınmanın tehdidi altına girmiştir. Bundan sonraki davranış ve eylemlerimizin uygulayıcısı durumunda olan çocuklarımızın, yetişmeleri, bilgi ve kültürlü olmaları, doğru girişimlerde bulunmaları yönünden son derece iyi eğitilmeleri gerekir. Çocuklar, aile, okul ve geniş topluluktan oluşan iç içe geçmiş üç çevre içinde büyürler. Gelecek kuşakların iyi veya kötü yetişmesinde, bu çevrede herkes eşit oranda sorumludur. Çocuklar ve gençler; adâlet, vatana hizmet, topluma güven, insanlığa faydalı olma gibi değerleri aileden ve okuldan alır. Eğitimde örnek olmanın büyük önemi vardır; anne-babalar, öğretmenler ve toplumun bütün fertleri, yaptıkları hareketlerin çocuklara ve gençlere örnek olacağını düşünmeli ve bu sosyal sorumluluk bilinciyle davranmalıdırlar. Diğer yandan günümüzde çocuklarımız arasında da yaygın kullanımı ve etkileşimi bulunan; INTERNET Amerika Birleşik Devletleri Genel Kurmayı nın, çok zekice ve sinsi bir davranışıdır. Tüm dünya ülkelerinin kullanımına sunduğu karmaşık makine ve ağ şebekesinden oluşan INTERNET; günlük yaşamımızda kullanan hemen herkesin banka, haberleşme, ticaret ve araştırma gibi işlemlerini kolaylaştıran bir girişimdir. Yaratılan sloganlar, tanıtılar; 21. yüzyılda bilgisayar kullanıcısı olmayan bireyin, 20. yüzyılda eli kağıtkalem tutmayan bir kişi kadar cahil düzeyinde kabul edileceğini ileri sürmektedir. Çocuklar ve gençlere ulaşmak için son derece alımlı renkler ve canlandırmalarla sunular oyunlar, bilmeceler, haberleşme, müzik, resim ortamları kullanılmaktadır. Ancak insan aklının yönlendirmesiyle çalışan bir sistemde her türlü yanlış bilgi ve yönlendirmenin var olabileceği de unutulmamalıdır. Bunun yanı sıra sahtekârlık, tuzaklar ve istenmeyen görüntüler de karşılaşılmaktadır. Çocuk ve genç eğitiminde son derece sakıncalı olan durum, erişkin yaşamda da zararlı sonuçlara neden olmaktadırlar. Diğer yandan, ABDi, çeşitli masum görünüşlü ve kullanıcı yardımcısı niteliğindeki mektup iletişim sistemleri ya da ağ sayfaları ve mektuplarla iletilen virüsler ve solucanlar la dünyada olup biteni, her iletişim kapsamını toplayan ve büyük bilgi merkezi haline dönüştüren komplosunu 1980 li yıllardan bu yana ve hızla tüm dünyaya yaymaktadır. Bilgi kuvvettir kavramından ilerleyen egemen 6

7 güç; bilim-kurgu eserlerinde olduğu gibi, dünyanın tek hakimi olma yolunda ve ihtirasla ilerlemektedir. Kullanıcıların bunun bilincinde olması gerekir. Bilgisayarlar, bilgi-işlem sistemleri, iletişim ağları insanlar tarafında icat edilmiş ve insan akıl ve davranışlarının tüm fazlalık ve eksiklikleriyle hizmet veren pasif (akılsız) makineler, kablolar ya da elektromanyetik dalgalardan oluştuğunun unutulmaması gerekir. Kısaca; bilgisayar dizgelerinin ancak kullanıcısının aklı kadar insana hizmet verdiği asla göz ardı edilmemelidir. Türkiye Millî Eğitim sisteminde okullarda bilgisayarlaşma ve maddi gücü yeterli olan ailelerin temin edebildikleri kişisel bilgisayarlar, internet kahvehaneleri bu alanda yaygın kullan görmektedir. Son derece olumlu ve hızlı iletişim olanakları (elektrik pili, uydu anteni bulunan) en ulaşılmaz yörelere kadar girerken, aynı sistemin bireyin aleyhine de işleyebileceği hep akılda tutulmalıdır. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesi, demokratik toplumların temel koşullarından birisidir. Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içinde yaşayan tüm özel eğitime gereksinimi olan bireylerin ; engelliler, üstün yetenekliler, kültürel farklılığı olanlar, sınıfta öğrenme riski oluşturanlar ve hâttâ üzülerek de olsa, çağdaş düşünceden yoksun babaları tarafından okula gönderilmeyen kadınlarımızın gereksinimleri doğrultusunda eğitim almaları sağlanmalı ve bu eğitimin en az kısıtlayıcı ortamda sürdürülmesi hedeflenmelidir. Türkiye Cumhuriyeti nin eğitim politikası, Mustafa Kemâl Atatürk ün döneminde, her şeyden önce ulusal nitelikteydi. Ancak, burada eğitim politikalarının, kültür devrimiyle birlikte değerlendirilmesi; konuya değin daha açık bir fikir edinmemize yardımcı olacaktır. Atamızın manevi mirasçıları olarak gördüğü; bilimle birlikte yaşayan insanların olması gerektiği gibi; akla, ilime dayalı lâik ve çağdaş özellikler taşımaktaydı. Öncelikli sorun Osmanlı dan kalan halk cehaletinin ortadan kaldırılmasıydı. Bu amaçla parasız eğitim esas alındı ve ilköğretim bütün ülke çocuklarına zorunlu kılındı. Eğitim merkezileştirilerek bu alandaki çalışmalar Millî Eğitim Bakanlığı nın sorumluluğuna verildi ve bir devlet politikası haline getirildi. Yeni devletin kısa sürede gelişip kalkınmasını sağlayacak kadrolar yetişmesi için mesleki ve teknik eğitime ağırlık verilerek öğretimin her kademesinde pratik yaşamda işe yarar bilgilerin verilmesi esas alındı. Bu yıllardaki okullaşma oranının yüksekliği büyük bir ileri görüşlülükle bu konuya eğilimliğini göstermektedir. Tüm ekonomik zorluklara karşın, Türkiye de, yalnız yılları arasında bile; büyüklü küçüklü 2650 yeni okul binası yaptırılmış olması, çok ilgi çekicidir. Türkiye nin ve özellikle kırsal kesimin kalkınmasını sağlayacak; Köy Enstitüleri projesi ve uygulaması yaşatılabilseydi, Kemâlist devrim ve Anadolu insanının aydınlanması kesintisiz sürecek, toprak reformu yapılacak, sosyal adâlet gerçekleştirilecek, köylülerimiz yabancı ülkelerde daha iyi yaşam koşulları aramak zorunda kalmayacak, köylerimiz boşalmayacak, kentlerimizin gelişmesi böylesine çarpık olmayacaktı! Halkın denetleme mekanizması ve bunun siyasal erk üzerine etkinliği; Batı eğitim sisteminde oto-kontrol görevi görmektedir. Ancak, Türkiye deki güncel koşullarda demokrasi ile yönetilen ülkemizde halk, yalnızca kültürü ve eğitimiyle maddesel çıkarlara yenik düşmekle kalmamış, yöneticilerini denetlemesi son derece kısır ve hâttâ tıkalı duruma gelmiştir. Egemen Batı toplumları, ellerinde bulundurdukları ve sürekli satın aldıkları basın yayın organlarıyla yönlendirerek, bazı bilgileri saklayarak, diğerleriyle heveslendirerek ülkemizi ve halkımızı kendi amaçları doğrultusunda kullanmayı sürdürmektedir. Türkiye deki siyasal islâm ve siyasal sermaye ülkemiz ve dünya üzerinde egemenliğe soyunanlar tarafından kullanılarak devletimizin ulusal ve sosyal yapısı yok edilmeye çalışılmaktadır. Eğitim ve kültür yapılanmasının, plân ve programlarla yürüyebildiği yadsınamaz bir gerçektir. Yapılacaklar, zaman içindeki eylemi ve kapsamı geniş tabanlı olarak hazırladıktan sonra, iktidarlara düşen akıllı yaklaşım, bunları kökten değiştirmek, yok saymak değil; küçük düzeltmelerle gerçekleştirmeye çalışmaktır. 7

8 Kültür ve Eğitim alanındaki kirlilikten kurtulmak ve sağlıklı bir gelecek yetiştirmek için aşağıdaki kuralları öneririm: 1. Geleceğimizi çocukların oluşturacağı asla unutulmamalı ve Atatürk ün Gençliğe Hitabesi kesin bir kılavuz olmalıdır. 2. Bağımsızlığımız, ulus devletimiz, kültürel mirasımız büyük bir titizlikle korunmalıdır. 3. Bilim ve teknolojinin önemi, elde edilen ürünlerin pazarlanarak paylaşılması gereği vurgulanmalıdır. 4. Çağdaş teknoloji ve kültürle gelen çoklu ortam ve iletişim olanaklarının içeriği, yarar ve yeterliliği ve eksiklikleri, zararları halka öğretilmelidir. 5. Türkiye de kızı erkeği, engelsizi engellisi herkes eğitim hakkını kullanabilmelidir. 6. Anaokulu zorunlu kılınmalı ve çocuğun yaratıcılığı üzerinde işlenmelidir. 7. İlk ve orta öğretim birleştirilmeli ve zorunlu hale getirilmelidir. 8. Topluma eğitimin önemi, kültüre saygılı olmanın niteliği ve kitap okuma alışkanlığı kazandırılmalıdır. 9. Lise dönemi mezununu yüksek öğretime girmesini engellemeye çalışan bir sistemden uzaklaştırılarak, gençlerin meslek yüksek okullarında üstün başarıma ulaşacakları inancı yaygınlaştırılmalıdır. 10. Bilim gerçek anlamında ve etik kuralların aileden itibaren öğretildiği ortamda, başkalarını kopyalayan özelliklerde değil, yaratıcı ve özgün niteliğiyle Türk toplumunun gereksinimlerine yönelik yapılmalı, sahte bilim ya da bilim karşıtlarına fırsat verilmemelidir. Başlangıçta Türkiye'de yetiştikten sonra yabancı ülkelere ileri eğitim ya da daha iyi iş olanakları bulmak ereğiyle giderek oralarda kalan, yabancıların kalkınmasına hizmet eden bilim adamlarımıza sahip çıkmalıyız. Böylesine davranışlar dünya üzerinde ilk canlının oluşumu, ilk protein molekülünün meydana gelişi gibi çok dikkat ve özel doz gerektiren olaylara benzer. Çağdaş açıklamaya göre proteinlerin oluşumu su içinde seyreltik kimyasal maddelerin uzaydan gelen ışınımların (radyasyon) etkisiyle cana kavuşmasıyla başlar. İşte; her ne kadar efsane niteliği taşısa da pek inandırıcı olmasa da, yaşam denen gerçek, bu şekilde ortaya çıkmıştır. Işınımın şu anda sayrılıkların tanısında ve sağaltımında çok yararlı olması gerçeği, aynı olayın dozu arttığında tüm yaşama son verebilecek bir nükleer bombadan da çıkabileceği gerçeğini bizlere unutturmamalıdır. Benzer gerçek, çok tehlikeli ve etkin bir zehir olan siyanür ün yaşamı sona erdirdiği kadar bedenimizin gereksinimi olan oksijenin taşınmasında temel molekül rolünü gören kırmızı-küreler içindeki hemoglobin yapılanmasında yer alan siyanokobalamin in de çekirdeğini oluşturduğudur. Burada da denge ve doz, ölüm ile yaşam arasında gelip giden özelliktedir. Evrenin oluşumunda böylesine çelişkiler yaşamı daha da ilginç kılmaktadır. Mustafa Kemâl Atatürk ve arkadaşları kurdukları, Türkiye Cumhuriyeti öğretmenlerinden gençlerin Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller olarak yetiştirilmesi istemiştir. Bir taraftan çok düşük olan okur-yazar oranı arttırılmaya çalışılırken, diğer yandan Türk toplumunu muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak, cumhuriyet ilkelerine bağlı, diline, tarihine ve kültürüne saygılı, bilimsel zihniyeti benimsemiş ulusal bilince sahip gençlerin yetiştirilmesi için büyük gayret sarf edilmiştir. Eğitimciler ve öğretmenlerimiz tüm olanaksızlıklara ve karşı akımlara rağmen, büyük bir özveriyle gerekeni yapmaya çalışmıştır. Sorun siyasal erktedir. Hükümetle (Yüksek Öğretim Kurulu) YÖK ün anlaşmazlık içinde olduğu günümüzde; 2 milyon gencin üniversitelerarası giriş sınavlarında başarım şansı 8

9 (üniversitede eğitim görebilme olanağı) sadece yüzde 10 olduğu gerçeği dikkate alınır ve gençlerimize sahip çıkılmasında böylesine ilgisiz kalınırsa, gençlerimiz olumlu bir biçimde yönlendirilmezse ülkenin geleceği hiç de parlak görünmez. Bu nedenle, bizleri yetiştirdikleri ve hâlâ büyük gayretle görevlerini sürdürdükleri için burada onlara teşekkürü bir borç bilirim.türk insanının çağdaş eğitimine emek veren her eğitmene, kültür ve sanat insanına saygılarımla, Kaynakça 1. Ataünal A: Cumhuriyetin 75.yılında yükseköğretim. Önsöz. Ankara Ataünal A: Türkiye de yükseköğretim ( ), yasal düzenlemeler ve değerlendirmeler. Ankara, 1998, s Gökçora İH: Şiddetli akıntıya karşı Türkiye nin bilime kavuşması: Bilinçli, nitelikli ve yaygın eğitim! Universite-Toplum Dergisi 2006 (4) Eşme İ: Türkiye nin eğitim kalkınmasında Köy Enstitüleri. Cumhuriyet Gazetesi Gazalcı M: İki Türkiye nin iki eğitimi.yeniden İmece 2006:(12) ISSN Okçabol R: Türkiye nin yükseköğretim stratejisi (Taslak Raporu)! Yeniden İmece 2006: (12) ISSN Ortaş İ: Sorun internet te değil, ne aradığını bilmeyen eğitim sistemimizde. 8. OECD: Education policy analysis: Şahin O: Devrimini yitiren Türkiye. Yeniden İmece 2006:(13) ISSN UNESCO: From brain drain to brain gain. Focus 2007; (18) UNESCO Türkiye Milli Komisyonu: Cumhuriyet Dönemi Eğitimcileri Uzbay İT: Türkiye nin çağdaş uygarlığı yakalama hedefinde bilimin yeri. Silahlı Kuvvetler Dergisi 2007; 126 (391) ISSN

BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK

BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK Meslekleşme ölçütleri Öğretmenlik Mesleğinin Yasal Dayanakları Öğretmenlik Mesleğinin Temel Özellikleri Türkiye de Öğretmenliğin Meslekleşmesi Öğretmenlerin hizmet öncesinde

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul Okulöncesi Eğitimde Fırsat Eşitliği Uzm. Dilek EROL SAHĐLLĐOĞLU MEB Öğretmenim Anaokulu Müdür Yardımcısı 1 Sunu Planı Okulöncesi Eğitimin Tanımı Okulöncesi Eğitimin Önemi Eğitim Hakkı Sayılarla Okulöncesi

Detaylı

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir?

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? tepav Economic Policy Research Foundation of Turkey Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? Güven Sak 28 Şubat 2012 Çerçeve Ne yapmak istiyoruz? İnsan gücümüz dünyanın en büyük 10 uncu ekonomisi olma

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ Fakültemiz 2809 sayılı Kanunun Ek 30. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 02.06.2000 tarih ve 2000-854 sayılı kararnamesiyle kurulmuş, 2001-2002 Eğitim

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

EĞİTİM ALANINDAKİ İNKILÂPLAR

EĞİTİM ALANINDAKİ İNKILÂPLAR IV. EĞİTİM ALANINDAKİ İNKILÂPLAR Eğitim, pek çok tanımı yapılabilen bir kavramdır. Hedefi ve konusu insan olan eğitim, kısaca insan yetiştirme sanatı olarak ifade edilebilir. Bu ise ancak sistemli bir

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir]

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Danimarka Halk Okulları İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Folkeskole Danimarka daki devlete bağlı olan ilköğretim ve ortaokul sistemidir. Bir yıl hazırlık sınıfı ile

Detaylı

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu? CEVAP 1 Dünya genelindeki ortalama eğitim süresi 11-12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye de

Detaylı

ÇİN (ŞANGHAY) EĞİTİM SİSTEMİ

ÇİN (ŞANGHAY) EĞİTİM SİSTEMİ İÇİNDEKİLER ÇİN (ŞANGHAY) EĞİTİM SİSTEMİ Ayşen Bakioğlu & Mehmet Özcan...1 Genel Durum...1 Çin Eğitim Sistemine Giriş...4 Eğitim Yönetimi...5 Eğitim Sistemine Yön Veren Temel İlkeler...6 Öğretim Programı...9

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ Kemal Gürüz Atılım Üniversitesi 12 Mart 2012 Yirmi beş yaş üstü nüfus içinde ortaöğrenim görmüş olanların oranı, %. 2007.

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bursa Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 28.05.2013 Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bursa Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 28.05.2013 Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 28.05.2013 Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

Stratejik Plan 2015-2019

Stratejik Plan 2015-2019 Stratejik Plan 2015-2019 Bu Stratejik Plan önümüzdeki beş yıl Bezmiâlem in gelmesini umut ettiğimiz yeri ve buraya nasıl geleceğimizi anlatan bir Vizyon Belgesidir. 01.01.2015 Rektör Sunuşu Sevgili Bezmiâlem

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Eskişehir Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 14.05.2013 Anadolu Üniversitesi

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Eskişehir Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 14.05.2013 Anadolu Üniversitesi 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 14.05.2013 Anadolu Üniversitesi Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik krizler Kaynak

Detaylı

İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN

İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN Yakın Geçmiş... 1990 Eğitimi Geliştirme Projesi Dünya Bankası nın desteği - ÖME 1997 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim 2000 Temel Eğitime

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bilecik Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 09.05.2013 Bilecik İl Genel Meclis Toplantı Salonu

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bilecik Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 09.05.2013 Bilecik İl Genel Meclis Toplantı Salonu 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bilecik Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 09.05.2013 Bilecik İl Genel Meclis Toplantı Salonu Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik

Detaylı

Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve

Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve ÜNİvERSİTELERİMİzDE SANAT VE TASARıM EGİTİMİ Güner SÜMER* I-GİRİş Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve Öğretiminin genel amacı öğrencilerin yaratıcı sanat yeteneklerini geliştirerek,

Detaylı

SANAT TARİHİ ÖĞRETMENİ

SANAT TARİHİ ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere sanat tarihi ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Sanat tarihi ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların,

Detaylı

KİMYA ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilere kimya ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER

KİMYA ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilere kimya ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilere kimya ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Kimya konusu ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların, hangi

Detaylı

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında

Detaylı

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Okuma-Yazma Öğretimi Teori ve Uygulamaları ESN721 1 3 + 0 7 Okuma yazmaya hazıroluşluk, okuma yazma öğretiminde temel yaklaşımlar, diğer ülke

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

Avrupa'da Okullarda Sanat. ve Kültür Eğitimi

Avrupa'da Okullarda Sanat. ve Kültür Eğitimi Avrupa'da Okullarda Sanat ve Kültür Eğitimi Bu çalışma Eurydice ağı tarafından hazırlanılmış ve 30 Avrupa ülkesinde uygulanan sanat eğitimi politikaları ve çalışmaları hakkında güncel, detaylı ve karşılaştırmalı

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

Eğitim, doğayı, insanı olumlu biçimde dönüştürmenin bilgisi ve bilinci.

Eğitim, doğayı, insanı olumlu biçimde dönüştürmenin bilgisi ve bilinci. 3 MART 1924: ÖĞRETİM BİRLİĞİ YASASI ÜZERİNE Rıfat Oymak Eğitim, dünyayı, doğayı, insanı anlama sürecinin adı. Eğitim, bu sürece katkıda bulunma, bu süreçten katkı almanın adı. Eğitim, doğayı, insanı olumlu

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı

Kadınlar ikinci bir şansı hak ediyor!

Kadınlar ikinci bir şansı hak ediyor! Kadınlar ikinci bir şansı hak ediyor! Hem kadınlar kazansın, hem ülkemiz. Çünkü Biz Büyük Bir Aileyiz. www.aile.gov.tr www.gonulelcileri.gov.tr Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin yapılan pek çok hukuksal

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

YABANCI DİL ÖĞRETMENİ

YABANCI DİL ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda; öğrencilere ya da yetişkinlere, İngilizce, Fransızca, Almanca, Japonca ve Arapça dillerinden birinde eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER Yabancı dil ile ilgili

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... V GİRİŞ...1 1. Eğitime Neden İhtiyaç Vardır?...1 2. Niçin Eğitim Tarihi Okuyoruz?...2 I. BÖLÜM İSLAMİYET TEN ÖNCEKİ TÜRK EĞİTİMİ 1. Eski Türklerde Eğitim Var mıdır?...5 2. Hunlarda

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

Geleceğin İşgünü Yetiştirmek İçin Geniş Tabanlı Sektörel Eğitim. Prof. Dr. Ali Şimşek Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

Geleceğin İşgünü Yetiştirmek İçin Geniş Tabanlı Sektörel Eğitim. Prof. Dr. Ali Şimşek Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Geleceğin İşgünü Yetiştirmek İçin Geniş Tabanlı Sektörel Eğitim Prof. Dr. Ali Şimşek Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi MTE Açısından İtici Güçler İşsizlik Teknolojik devrim Küreselleşme

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARI VE AYLIK KARŞILIĞI OKUTACAKLARI DERSLERE İLİŞKİN

Detaylı

tepav OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Aralık2011 N201161 POLİTİKANOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Aralık2011 N201161 POLİTİKANOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Aralık2011 N201161 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Dinççağ 1 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Başta ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz.

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz. Sayın Milletvekili, Otizm spektrum bozukluğu (OSB) yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nörogelişimsel bozukluk olup belirli davranış ve öğrenme özellikleri ile kendini göstermektedir. Şu an

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM)

MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM) MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM) MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon Oluşturulamamıştır Grup 1 İnsanımızın refahını arttırmak için, adaletli, etkin, verimli, şeffaf

Detaylı

MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİKÇİ (MOLEKÜLER BİYOLOG)

MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİKÇİ (MOLEKÜLER BİYOLOG) TANIM Canlı hücre içindeki malzemeleri (DNA, Protein, Enzim vb.), hücre yapısının işlevini ve hücreler arasındaki etkileşimi laboratuvar ortamında inceleyerek ortaya çıkaran kişidir. A- GÖREVLER - Canlıları

Detaylı

Yaşam Temelli Öğrenme. Yazar Figen Çam ve Esra Özay Köse

Yaşam Temelli Öğrenme. Yazar Figen Çam ve Esra Özay Köse Bilginin hızla yenilenerek üretildiği çağımızda birey ve toplumun geleceği, bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretme becerilerine bağlı bulunmaktadır. Bu becerilerin kazanılması ve hayat boyu sürdürülmesi

Detaylı

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları Y. Doç. Dr. Tamer Atabarut Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Müdürü atabarut@boun.edu.tr Avrupa 2020 Stratejisi: Akıllı, Sürdürülebilir

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ 2009 Yılı Kurumsal Değerlendirme Raporu Sürüm no. 2.0 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Tekirdağ, Ocak 2010 1. SunuĢ Bu

Detaylı

12. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

12. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 12. HAFTA PFS105 Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE ORTA ÖĞRETİMDE YENİLİK VE GELİŞMELER...

Detaylı

Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition

Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition Summary in Turkish Bir Bakışta Eğitim: OECD Göstergeleri - 2006 Türkçe Özet Bir Bakışta Eğitim, eğitimciler, politika yapıcılar, öğrenciler ve velilere

Detaylı

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti Politika Notu 09/2 20.03.2009 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI Mehmet Alper Dinçer 1 ve Gökçe Uysal Kolaşin 2 Yönetici Özeti OECD, 2000 den beri üç senede bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı

Detaylı

PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI

PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI Güssün GÜNEŞ Marmara Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanı 09-10 Haziran 2014, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, BİLKENT - ANKARA 19.6.2014 SUNUM PLANI ÜNİVERSİTE

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

Sayı: 2003/04 FAALİYET TEKNİK RAPORU

Sayı: 2003/04 FAALİYET TEKNİK RAPORU Sayı: 2003/04 FAALİYET TEKNİK RAPORU 2003 Sayfa No: İÇERİK Kapak 2 İçerik 3 1. AKEV Hakkında 4-5 2. Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu 6 3. Özet 7-8 4. Faaliyetler ve Çıktılar 9 5. Genel Başarı Göstergeleri

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

İLKÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMENİ

İLKÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilerine matematik ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN, ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Öğrencilerine matematik ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve

Detaylı

Amaç. Dayanak. Kapsam

Amaç. Dayanak. Kapsam MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARI VE AYLIK KARŞILIĞI OKUTACAKLARI DERSLERE İLİŞKİN

Detaylı

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI OSMANGAZİ ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2012-2013 BRİFİNG DOSYASI

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI OSMANGAZİ ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2012-2013 BRİFİNG DOSYASI TC TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI OSMANGAZİ ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2012-2013 BRİFİNG DOSYASI 2012-2013 Okul /Kurum Haritası I BÖLÜM KURUMUN ADI : Osmangazi Ortaokulu Müdürlüğü İLİ : Mersin İLÇESİ : Toroslar ADRES

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

TÜRK TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN ARA KADEME İNSANGÜCÜ İHTİYACI VE ORTAÖĞRETİM DÜZEYİNDE TEKSTİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMASI

TÜRK TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN ARA KADEME İNSANGÜCÜ İHTİYACI VE ORTAÖĞRETİM DÜZEYİNDE TEKSTİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMASI T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Mesleki ve Teknik Eğitim Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığı (METARGEM) TÜRK TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN ARA KADEME İNSANGÜCÜ İHTİYACI VE ORTAÖĞRETİM DÜZEYİNDE

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Ülkelere göre öğretmen yetiştirme modelleri

Ülkelere göre öğretmen yetiştirme modelleri On5yirmi5.com Ülkelere göre öğretmen yetiştirme modelleri Öğretmenlerin yetiştirilmesi kapsamında üniversitelerin kabul koşulları, alınan eğitimin niteliği, değerlendirilme sistemleri her ülkede farklılıklar

Detaylı

MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİKÇİ (MOLEKÜLER BİYOLOG)

MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİKÇİ (MOLEKÜLER BİYOLOG) MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİKÇİ (MOLEKÜLER BİYOLOG) TANIM Canlı hücre içindeki malzemeleri (DNA, Protein, Enzim vb.), hücre yapısının işlevini ve hücreler arasındaki etkileşimi laboratuar ortamında inceleyerek

Detaylı

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! 1 KAMUNUN DÖNÜŞÜMÜ Kamunun ve kamu hizmetlerinin önceden belirlenmiş ekonomik, toplumsal, siyasal hedefler doğrultusunda; amaç ve işlevleri bakımından yeniden

Detaylı

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ Öğrenci Odaklı Üniversite Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi ve FATÜBAT tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Öğrenci Kongresi ni onurlandırmanızı diler, saygılar sunarım. Prof. Dr. M. Ramazan YİĞİTOĞLU

Detaylı

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek amacıyla dini eğitim veren hem mesleğe, hem de yüksek öğrenime

Detaylı

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ 359 BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ Osman ÇİMEN, Gazi Üniversitesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara, osman.cimen@gmail.com Gonca ÇİMEN, Milli

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı. Okullarda garip şeyler oluyor İstanbul, 8 Nisan 2014

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı. Okullarda garip şeyler oluyor İstanbul, 8 Nisan 2014 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Okullarda garip şeyler oluyor İstanbul, 8 Nisan 2014 2 Çerçeve Beceriler değişiyor, Türkiye nin eğitim sistemi kaskatı duruyor Talim ve Terbiye Kurulu

Detaylı

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış 2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış Prof. Dr. Yüksel KAVAK Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi TÜSİAD / UNFPA İstanbul, 5 Kasım 2010 1 Ana tema: Nüfusbilim ve Yönetim Çalışmanın

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK 18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK Göçmen İşçi Çocuklarının Eğitimine İlişkin Yönetmelik, 14 Kasım 2002 tarih ve 24936 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında yapılan

Detaylı

Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi

Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Okuryazarlık ve Cinsiyet Eşitliği Konusunda Türkiye'nin Gerçekleri Okuryazarlık ve eğitimin ülkelerin ekonomik

Detaylı

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR?

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? YABANCI DİL ULUSLAR ARASI HAREKETLİLİKTE OLMAZSA OLMAZ MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? DOÇ.DR.DİLEK KARAASLAN Süleyman Demirel Üniversitesi it i Erasmus Kurum Koordinatörü 05 Kasım

Detaylı

Fakültemiz; Fakültemiz yeni kurulmasına rağmen hızla büyümekte ve kadrolarını genişletmektedir.

Fakültemiz; Fakültemiz yeni kurulmasına rağmen hızla büyümekte ve kadrolarını genişletmektedir. HOŞGELDİNİZ Fakültemiz; Bilimsel tutum ve becerileri kazanmış, mesleki donanım sahibi, içinde bulunduğu eğitimsel süreçlerle ilgili, toplumsal meselelere duyarlı, hür düşünen, demokratik ilkelere bağlı,

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

Siz, almakla olduğunuz terbiye ve kültür ile insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız.

Siz, almakla olduğunuz terbiye ve kültür ile insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız. Gençler, Cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakla olduğunuz terbiye ve kültür ile insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız. Mustafa Kemal ATATÜRK VİZYONUMUZ

Detaylı

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI AKŞEMSETTİN ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ AKŞEMSETTİN İMAM HATİP ORTAOKULU 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI AKŞEMSETTİN ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ AKŞEMSETTİN İMAM HATİP ORTAOKULU 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI TC TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI AKŞEMSETTİN ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ AKŞEMSETTİN İMAM HATİP ORTAOKULU 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI 2014-2015 Okul /Kurum Haritası I BÖLÜM KURUMUN ADI : AKŞEMSETTİN ANADOLU İMAM HATİP

Detaylı

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 TÜRKİYE HAYAT BOYU ÖĞRENME STRATEJİ BELGESİ YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 Dr. Mustafa AKSOY Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi Operasyon Koordinatörü mustafaaksoy@meb.gov.tr

Detaylı

BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere biyoloji ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER

BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere biyoloji ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere biyoloji ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Biyoloji konusu ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların,

Detaylı

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ 1 Haydarpaşa Yerleşkesinin Tarihçesi Fakültemizin de içinde bulunduğu Haydarpaşa yerleşkesinin temeli 11 Şubat 1895 tarihinde atılmıştır. Açılış tarihi ise 6 Kasım

Detaylı

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR!

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! Ülke yönetiminde söz sahibi olup, sorumluluk makamlarını temsil edenler iyi yönetim sergilediklerini her fırsatta kamuoyuna yüksek vurgularla belirtmektedirler. Yöneticilerin

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

FİZİK MÜHENDİSİ TANIM

FİZİK MÜHENDİSİ TANIM TANIM Fizik mühendisi doğadaki maddelerin yapısını ve aralarındaki etkileşimi inceleyerek, fizik bilimi bulgularını teknolojiye uygulayan kişidir. A- GÖREVLER - Konuyla ilgili daha önce yapılan çalışmaları

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

2005-2009 Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü Avrupa Birliği projelerinden

2005-2009 Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü Avrupa Birliği projelerinden Özcan BÜYÜKGENÇ Karabük Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Karabük Kent Konseyi Başkanı KİŞİSEL BİLGİLER Medeni durum: Evli ve 2 çocuk babası Doğum Tarihi ve Yeri: 18.04.1975 Karabük Nüfusa

Detaylı

DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI

DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI Geleceğin deniz subaylarının yetiştirildiği ilk eğitim yuvası olan ve kökleri Barbaros a, Turgut Reis e, Piri Reis e uzanan şerefli bir geçmişe sahip Deniz Lisesi, İstanbul Heybeliada

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ

İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ 15.Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi (9-12 Şubat 2014, Ankara) İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.A.Gürhan Fişek Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler

Detaylı