SOSYOLOJİ VE ÇEVRE * ÖZET

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SOSYOLOJİ VE ÇEVRE * ÖZET"

Transkript

1 - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, p , ANKARA-TURKEY SOSYOLOJİ VE ÇEVRE * Füsun KÖKALAN ÇIMRIN ** ÖZET Sosyoloji ve çevre arasında kurulabilecek bir ilişki için 1970 li yılların başlarına dönmek gerekir. Sosyoloji, bir disiplin olarak 19. yüzyılın başında gündeme gelmiştir. Ancak sosyoloji ve çevre arasındaki ilişkinin kurulması için neredeyse iki yüzyılın beklenmesi gerekmiştir. Klasik sosyolojik perspektifte toplumsal nitelikteki olay ve olgular ağırlıklı olarak yine toplumsal formasyonlarla açıklanmıştır. Biyofiziksel dünyanın toplumsal olgular üzerindeki ektileri uzunca bir süre göz ardı edilmiştir. Her şeyin ölçüsünün insan olarak kabul edildiği bu dönemden 1970 li yıllara gelindiğinde insanın doğanın bir parçası olduğu ve toplumsal olayların da biyofiziksel dünyadan önemli ölçüde etkilenebileceği gerçeği kabul görmeye başlamıştır. Böylece sosyoloji ve çevre arasındaki sınırlı ilişki ortadan kalkmaya başlamıştır. Sosyal bilimler literatüründe günümüzde bile çok sıklıkla rastlamadığımız çevre sosyolojisi çalışmalarındaki temel amaç ise toplumsal yapı ve süreçlerle biyofiziksel dünya arasındaki karşılıklı etkileşimi ortaya koymaktır. Toplumların çevre üzerindeki etkileri ya da çevrenin toplumsal örgütlenme ve insan davranışı üzerindeki etkilerine dikkat çekilir. Çevre sosyolojisinin sosyal bilimler alanına yaptığı bu katkı, gerçekte bir paradigma değişimi anlamına gelir. İnsanın merkeze alındığı bir anlayıştan doğa merkezli anlayışa doğru bir eksen kayması yaşanmıştır. Elinizdeki bu çalışmada sosyolojinin çevre yaklaşımları bağlamında geçirmiş olduğu dönüşümü görünür kılmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Çevre, çevre sosyolojisi, çevre kuramları, sosyoloji. * Bu çalışma 9 Eylül Üniversitesi BAP Koordinasyon Birimi tarafından desteklenmiş olan 2012 KB SOS 6 Nolu Siyanürlü Altın Madenciliği ve Toplumal Değişme/Bergama Örneği isimli çalışmadan türetilmiştir. Bu makale Crosscheck sistemi tarafından taranmış ve bu sistem sonuçlarına göre orijinal bir makale olduğu tespit edilmiştir. ** Öğr. Gör. Dr. Dokuz Eylül Üniv. İzmir Meslek Yüksek Okulu. İktisadi ve İdari Programlar Bölümü, El-mek:

2 1008 Füsun KÖKALAN ÇIMRIN SOCIOLOGY AND ENVIRONMENT ABSTRACT It is needed to return to early 1970's to understand for a relationship established between sociology and the environment. Sociology has been raised at the beginning of the 19 th century as a discipline. However, the establishment of the relationship between sociology and the environment needed to wait almost two centuries. In classic sociological perspective, events and facts which have the social nature (characteristic) again mainly explained by social formations. The effects of biophysical world on social facts have been ignored for a long time. From the era when the measure of all things is considered as "human" to 1970's, people are accepted as a part of nature and social events are significantly affected by biophysical world. Thus, the limited relationship between sociology and the environment has begun to disappear. The main aim of environmental sociology studies which are not frequently seen in social sciences' literature is to put forth the mutual interaction between social structure and processes with biophysical world. The impacts of societies on the environment or the impacts of the environment on social organization and human behavior is remarkable. In reality, this contribution offered by environmental sociology to social sciencies, refers to a paradigm shift. There was a shift in the axis from human -centred mentality to nature centered mentality. This study aims to expose the transformations of sociology in the context of the environmental approaches Key Words:Environment, Enviromental sociology, Environmental teories, Sociology SOSYOLOJİ VE ÇEVRE Türkiye de çevreye ilişkin olarak üretilmiş olan literatüre bakıldığında konun daha çok mühendislik, coğrafya, hukuk gibi disiplinler tarafından ele alındığına tanıklık ederiz. Çevre ile sosyoloji arasındaki ilişki üzerine kurgulanmış olan araştırmaların son yıllarda artış göstermesine rağmen, oldukça yetersiz olduğu görülür. Çevresel sorunların toplumsal boyutlarını inceleyen çevre sosyolojinin dünyadaki eğilimi de Türkiye deki görünüme benzerken, 1970 li yılların bu anlamda bir dönüm noktası olduğu söylenebilir. Toplumsal çevre ile doğal çevrenin birbirinden bağımsız olarak düşünülemeyeceği ve hatta toplumsal çevrenin doğal çevre içinde yapılandırılmış olduğu gerçeği üzerine temellenmiş olan çevre sosyolojisinin gelişim serüvenini incelemek üzere sanayileşmiş modern toplumun temellerine dönmek gerekir. Çünkü modern endüstri çağındaki tüm çevresel olayların öncelikli nedenlerinin toplumsal dinamikler (nüfus artışı, göç, kentleşme, fabrika sistemi vb.) olduğunu bilmekteyiz. Diğer yandan meydana gelen tüm çevre olayları da toplumsal yaşamı etkileme ve dönüştürme gücüne sahip olmuştur. Modern endüstri toplumlarında ortaya çıkan tüm çevresel olayların hem nedenlerinin hem de sonuçlarının bütünüyle toplumsal dinamiklere dayandığı gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda, çevre ve sosyoloji arasındaki kurulabilecek bir ilişkinin temelleri için 19. yüzyıl modern sanayi toplumlarına dönmek esastır.

3 Sosyoloji ve Çevre Modern Zamanlar ve İnsan İstisnai Paradigma 18. yüzyıl başlarında daha önce yeryüzünde eşi görülmedik bir biçimde patlak veren nüfus artışı ve bunun sonucunda harekete geçen göç, kentleşme ve fabrika sisteminin kurulması ile hayat bulan modern sanayi toplumlarını açıklamak üzere gelişen sosyoloji disiplininin 19. yüzyıl boyunca egemen batı görüşü çerçevesinde geliştiği söylenebilir. Modern zamanlar, bir yandan insanın kendisini ve çevresini denetleyen tek güç olarak gördüğü diğer yandan da bir örgütlenme modeli olarak endüstrileşmenin hammaddeleri sınırsızcasına tüketerek çevreye de zarar verdiği bir dönem olma özelliği gösterir. 19. yüzyılın insan merkezli görüşü ile beslenen politikaları, insan türünün diğer canlılar üzerindeki egemenliğini ilan ederken, çevrenin tahrip edilmesini de endüstriyel üretim için kabul edilebilir görmüştür (Özerkmen, 2002:172). Dolayısıyla bu dönemde gelişmeye başlayan sosyolojinin de egemen batı dünya Görüşü ve insan merkezci görüş çerçevesinde şekillenmesi hiçte şaşırtıcı değildir. Modern Batı kültürü temel olarak insanların doğa üzerinde belirleyici ve egemen bir role sahip olduğunu ve bu rolün Batı kültürünün egemen toplumsal paradigması tarafından desteklenip, meşrulaştırıldığını savunur ( Tuna, 2006: 18). Sanayileşme süreci ile hayat bulan böylesi bir oluşumun çevreye ilişkin olarak geliştirebileceği bir perspektifte doğal olarak insan merkezlidir. İnsan merkezci bir görüşe dayanan bu dönemde çevrenin korunmasının gerekçesi de bizatihi insanın kendisidir. Endüstri toplumlarında her ne kadar çevrenin korunmasının gerekliliği vurgulanıyor olsa da bu durum insanın amaçları dışında, kendi için korumayı hak eden bir doğa kavrayışına dayanmaz (Keleş, Hamamcı, Çoban, 2012:75). İnsan merkezli bir yaklaşıma dayanan bir çevre politikası, yalnızca insanın amaçlarının giderilmesine karşılık olarak gelen araçsal değerleri bakımından korunması gereken bir varlıktır. Ekolojik bir sorun salt kendi başına bir tehdit olduğu için değil, insan için oluşturduğu tehlikeler ölçüsünde önemlidir. Çevre üzerindeki fayda ilişkisine dayalı olan insan istisnai görüşünün sosyolojideki karşılıkları da dikkat çekicidir. 19. yüzyılda ortaya konan sosyal teori içerisinde egemen olan birçok perspektifin Egemen Batı Düşüncesi bağlamında şekillendiği söylenebilir. Bilimsel olarak kurgulanmış olan pozitivizmin, bu paradigmanın yöntemsel temelini oluşturduğu ifade edilebilir. Bu dönemde hâkim olan sosyolojik perspektif içinde toplumsal olgu ve değişmelerin yine ağırlıklı olarak toplumsal fenomenlerle açıklanması eğilimi ağır basmaktadır. Sosyologlar açısından çevre kavramı, henüz egemen bir biçimde toplumsal ve kültürel doku içinde ele alınmıştır. Endüstri toplumunda çevre-toplum ilişkilerinin düşünsel ve felsefi temelleri incelendiğinde, endüstrileşmenin doğal kaynakları sınırsızca kullanımı düşüncesi ve doğal kaynakların insan refahı için sınırsızca kullanılabileceği varsayımının temelleri Aydınlanma düşünesi ve Pozitivizme kadar gider. Aydınlanma düşüncesi ile birlikte insanın doğal çevresini egemenliği altına alabileceği ve bilim ve teknolojinin sağladığı olanaklarla doğal çevresini denetleyip, yeniden üretebileceği düşüncesi giderek artan ölçüde modern endüstriyel toplumun temel ölçütü haline gelmişti. Endüstri toplumunda doğal çevrenin kontrolü ve doğal kaynakların sömürülmesi, endüstriye üretim için temel gereklilik ve zorunluluk olarak görülmüştür (Tuna, 2012: ). İlerleme ve büyüme ilkelerine dayalı olan endüstri toplumu, sosyal teorileri de etkileyerek toplumların ekolojik unsurlardan bağımsız ve hatta üstün olduğunu düşündürtmüştür. Klasik sosyolojik gelenek toplumsalın önemini vurgulayarak, temel bağımsız değişken olarak yalnızca toplumsal olguları esas almıştır. Ortaya çıkan böylesi bir durumda sosyolojinin çevresel olaylar ve toplumsal değişme arasındaki karşılıklı etkileşimi göz ardı etmesine yol açmıştır. Özellikle sosyolojinin kurucuları olarak kabul ettiğimiz Comte ve Durkheim sosyal olguların yalnızca diğer sosyal olgular aracılığıyla açıklanabileceği üzerinde ısrarla vurgu yapmışlardır (Konak, 2010: 273). Böylece klasik dönem sosyologlarının biyofiziksel dünyanın varlığının önemini ve fiziksel çevre

4 1010 Füsun KÖKALAN ÇIMRIN ile toplum arasındaki ayrılmaz ilişkiyi kavramsallaştırmada yetersiz kaldıkları söylenebilir. Sosyolojinin Batı kültürü içinde geliştiği ve bundan büyük ölçüde etkilendiği gerçeği göz önünde bulundurulduğunda ortaya çıkan durum daha anlaşılırdır. Çünkü modern batılı kültür insanı doğadan üstün gören bir varlık olarak ele aldığı için insan merkezci bir özelliğe sahiptir. Tüm yeryüzünde yalnızca insana ait olan istisnai özelliklerin (dil, kültür, toplum, bilim vb.) insanı doğal ve toplumsal yaşam çerçevesinde üstün kıldığı ve çevreden bağımsız bir ilerleme/büyüme ideolojisi ile tüm toplumsal yapıyı dönüştürme gücüne sahip olduğu söz konusudur. Modern sanayi toplumlarının inşasından 1970 li yıllara gelinceye kadar birçok sosyolojik kuramsal perspektif bu insan istisnai bakış açısına göre temellenmiştir li yıllarda gerek çevre tahribatlarının artan boyutları gerekse sosyolojinin bir disiplin olarak yüzyıl boyunca göz ardı ettiği çeşitli dinamikleri sosyal teorinin merkezine koymaya başlaması ile birlikte insan merkezli paradigmanın yerini yeni ekolojik paradigma almaya başlamıştır Çevre Sosyolojisi Modern zamanların bilimi olarak kabul gören sosyolojinin inşası 18. Yüzyılın sonlarına denk gelmesine karşın, sosyolojinin çevre ile olan iletişimi 20. Yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşmiştir li yılların başları hem dünya üzerinde yaşanan önemli dönüşüler hem de bizatihi sosyoloji disiplinin yaşadığı dönüşümler dolayısıyla yeni bir başlangıç dönemi olma özelliği gösterir. Dünyada yaşanan çevre felaketleri, iki büyük dünya savaşının yarattığı ekolojik yıkımlar ve giderek güç kazanan çevre hareketleri sosyal bilimler alanında da bir etki yaratmıştır. 20. Yüzyılın son çeyreğinde artık sosyal bilimciler biyofiziksel dünya ile sosyal bilimler arasındaki buzları kırmayı başarmışlardır. Bu dönemden sonra ortaya çıkan çeşitli çevre kuramlarını da belli alt başlıklar altında toplamak mümkün olmuştur. Çevre kuramlarını altı ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar, yeni ekolojik paradigma, eko-marksist yaklaşım (koşu bandı üretim teorisi ve kapitalizmin ikinci çelişki teorisi), sanayileşmiş rasyonalitenin rasyonelsizliği teorisi, risk toplumu, ekolojik modernleşme teorisi ve ekofelsefeler olarak adlandırabileceğimiz (derin ekoloji, ekofeminizm ve toplumsal ekoloji) çevreci yaklaşımlardır Yeni Ekolojik Paradigma (YEP) Yeni Ekolojik Paradigma, Dunlap ve Cotton tarafından insanın istisnalığı paradigmasına karşı geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, toplumların ekosisteme bağımlı olduğuna işaret ederek, yeni bir bakış açısı getirmiştir. Kısacası, Yeni Ekolojik Paradigma, insanın istisna ya da ayrıcalıklı bir canlı olduğu görüşünün tersine, insanın doğanın bir parçası olduğunu vurgular. Yeni Ekolojik Paradigma bağlamında bu çalışma açısından en fazla dikkat çeken unsur, toplumsal yaşamın biyofizik çevre tarafından da biçimlendirildiğidir (Özerkmen, 2002:179) li yıllarda dillendirilmeye başlanan bu yaklaşım, savunduğu bu görüşle biyofiziksel dünya ile toplumsal değişme arasındaki ilişkiyi açıklamak bağlamında bir ilk olma özelliği göstermektedir. Catton ve Dunlop 1982 yılında kaleme almış oldukları Yanlış Hedef (Overshoot) isimli çalışmalarında biyofizik koşulların insan ilişkileri ve gündelik yaşam pratikleri üzerinde de etkili olduğunu savunmaktadırlar. İnsanoğlu her ne kadar kalkınma ve büyümeyi de hedeflemiş olsa ve diğer yandan da sonsuz bir biçimde teknolojiyi geliştirmeye de çabalasa, toplumların büyümelerinin de bir sınırı vardır. Yazarlar kitaplarında batı toplumlarında ortaya çıkmış olan endüstrileşmenin temel olarak insan refahını hedeflemiş olmasına rağmen bunun yerine doğal çevreyi vurduğunu belirterek, bu olguyu yanlış hedef olarak adlandırmışlardır (Tuna, 2006:18) li yıllardan sonra sosyal bilimler alanında büyük ses getiren bu sosyologlar, geliştirdikleri yaklaşım ile fiziksel çevrenin toplum üzerinde hangi biçimde etkili olduğunu göstermeye çalışarak daha çevre merkezli sosyolojik bir dünya görüşü önermişlerdir. Yazarlar aslında kamuoyu ile çevre sorunları ve çevre ile ilgili endişelerini dile getirerek ile büyümenin

5 Sosyoloji ve Çevre 1011 sınırları na dikkat çekmek istemişlerdir (Catton, Dunlop, 1978:42).Catton ve Dunlop 1978 yılında yayınlamış oldukları Çevre Sosyolojisi: Yeni Bir Paradigma isimli çalışmalarında hem sıradan insanların hem de bir disiplin olarak sosyolojinin çevre sorunları ve çevre ile olan ilişkilerini sorunsallaştırmışlardır. Sosyolojinin klasik paradigma ve çalışma alanları içinde hapsolmuş durumunu eleştirerek, kamuoyunun da çevre konusunda sosyal bilimler aracılığıyla bir öğrenme, bilgilenme ve duyarlılık sürecine girebileceğini savunmuşlardır. Yazarların çok iyi biçimde analiz ettiği çevre ve toplumsal dönüşüm arasındaki ilişki üzerine kurulu olan ekolojik paradigmanın(catton ve Dunlop 1978: 42-43) dört temel değişken üzerine kurulu olduğu söylenebilir; - Yeni ekolojik paradigma insanların ayrıcalıklı olduklarını kabul etmekle birlikte insanların tüm canlılar içinde belirleyici olmaktan ziyade, doğanın parçası herhangi bir canlı türü olduklarını savunur. Canlılar arasında bir üstünlük ilişkisinden öte, bir karşılıklı bağımlılık ilişkisi söz konusudur. -İnsan hayata geçirmiş olduğu toplumsal ve kültürel yaşam açısından diğer canlı türlerinden elbette ki farklıdır. Ancak bu kültürel ve sosyal yaşam yalnızca kültürel ve sosyal dinamikler tarafından belirlenmez. İnsanların toplumsal yaşantıları üzerinde biyolojik ve fiziksel çevrenin de etkileri çoktur yüzyıl boyunca egemen olan ve modern batılı görüşün temelini oluşturan insan istisnalığı görüşü insan davranış ve örgütlenme biçimlerindeki biyofiziksel dünyanın etkisini göz ardı ederken, yeni ekolojik paradigmanın kurgusu bu esas üzerinde yükselmektedir. -İnsanı üstün gören batılı dünya görüşü, büyüme ve kalkınma odaklı ve hatta bunun sınırsızlığı üzerine kurulmuşken, yeni ekolojik paradigma teknolojik ve ekonomik bir büyümenin sınırlarından söz etmektedir (Tuna,2006: 23). Yukarıda da görüldüğü üzere yeni ekolojik paradigmanın temel eleştirisi, çevre üzerindeki insan egemenliği fikrine dayanmaktadır. Catton ve Dunlop, böylesi eleştirel bir perspektif geliştirirken kendilerine hedef olarak koydukları temel amaç, var olan tüm sosyal bilimsel yaklaşımların alaşağı edilmesi değildir. Aksine amaçları ekolojik olarak duyarlı yeni sosyolojik perspektiflerin geliştirilmesini sağlamaktır (Catton, Dunlop, 1979:245). Sosyolojik kuramlar içerisine bir tür yeşil uyarlama ya da yeşil duyarlılık katmayı amaç edinmişlerdir. Çünkü onlara göre insan tüm yaşantı içinde tek ve egemen belirleyici değildir. Bitkiler, hayvanlar ve insanların hayata geçirdiği biyofiziksel unsurlar arasında karşılıklı bir ilişki vardır. İnsanoğlu doğanın kendisinden ilham alıp, bir baraj inşa ettiğinde ortaya çıkan bu biyofiziksel varlığın içinde konumlanmış olduğu toplumsal yapıyı dönüştürme ve değiştirme gücünü de göz ardı etmemek gerekir. Yeni Ekolojik Paradigmaya göre toplumsal dinamikler ve doğal çevre arasındaki ilişkileri bir egemenlik ya da iktidar kurgusu içinde değil, karşılıklı bağımlılık ilişkisi temelinde ele almak gerekir (Tuna,2006:25). Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında Yeni Ekolojik Paradigmanın, Egemen Batılı Dünya görüşüne bir alternatif ve eleştiri odağı olarak yükseldiği söylenebilir. Doğal çevrenin kontrol altına alınması, doğal kaynakların sömürülmesi ve tüketim kültürü kavramları üzerine kurulu olan endüstriyel toplumların dönüşümünde esas olan bu yaklaşıma göre biyofiziksel dünyanın toplumsal yaşam üzerinde zaman zaman tahrip edici zaman zaman da dönüştürücü katkı gücünü göz ardı etmemek gerekir Eko-Marksist Yaklaşım Marksist yaklaşımla ekolojik perspektif arasında kurulabilecek bir ilişki, daha başlangıçta sermaye ve doğa arasında kurulabilecek bir ilişki anlamına gelmektedir. Buna göre sermayenin

6 1012 Füsun KÖKALAN ÇIMRIN ekolojiye yönelik yıkıcı etkileri olduğunu söylemek, hareket halindeki sermayenin egemenliği altında olan doğal dünyanın büyük oran ve hızda tahrip edildiğini kabul etmek anlamına gelir. Doğanın en büyük düşmanının para, ancak tek başına para değil, hareket halindeki para yani sermaye olduğunu iddia eden Kovel a göre (2005:48,25) bugün doğanın bozulmasını engellemek için alınan yüzlerce tedbirin gerçek amacı sürdürülebilirliği sağlamaktır (2005:47). Kovel un bu haklı önermesinin argümanlarını çalışmanın ilerleyen bölümlerine devrederek, Marksist yaklaşım açısından kapitalizm ve doğa arasındaki ilişkiyi detaylandırmak gerekir. 19. yüzyıl sanayi toplumunda ortaya çıkan çevre sorunlarının bugünkü kadar görünür olmaması ve emek insan sömürüsünün doğanın sömürüsünden çok daha yıkıcı olması gibi gerekçelerle Marksist yaklaşımın ekolojik bir perspektiften yoksun olduğu iddia edilmektedir (Çalgüner, 2000:13). Ancak bilindiği üzere Marx ın özellikle de doğa-toplum ilişkisi üzerine oldukça önemli çözümlemeleri bulunmaktadır. Diğer yandan bir sorunsal olarak ekoloji bir kavram olarak da Marx a yabancıydı elbette ki. Ancak bununla birlikte bugün ekoloji ile birlikte anlamaya ve çözümlemeye çabaladığımız yetersiz beslenme, yoksulluk, hava ve su kirliliği, gürültü, çevre kirliliği, çevrenin bozulması ve nüfus artışı gibi meseleler Marx ın teorisinin ana ilgi odakları olmakla birlikte, Marx tarafından oldukça iyi bir biçimde analiz edilmiştir. Marx a göre aslında kapitalist baskı ve sömürü gerçekte kendisini doğa ile olan ilişkilerinde ortaya koymuştur. Bu anlamda Marx ın doğaya ilişkin olarak kurgulamış olduğu perspektifin inorganik beden, toplumsal metabolizma, yabancılaşma, doğaya hakimiyet, doğanın insanlaşması ve insanın doğalaşması gibi terimler üzerinden tartışmaya açtığı söylenebilir (Çoban, 2012:94). Tüm bu kavramsallaştırmalar içerisinde öne çıkan ana tanımlama toplumsal metabolizma kavramıdır. Marx, bu kavramı esas olarak doğa-toplum ilişkilerini açıklamak üzere kullanmıştır. Toplumsal metabolizma, doğayla toplum arasındaki ilişkilerin bir metabolizmanın işleyişini vurgulamak üzere kullanır. O nun yaklaşımında toplum, doğaya bağlı olarak yaşar. İnsan fiziksel ve bedensel olarak doğaya bağlı olarak yaşamak zorundadır. Doğa, insanın vücudu ve insan da doğanın bir parçası olarak ele alınmak durumundadır. İnsan doğanın dışında ondan ayrı ya da onun üstünde değildir (Marx, 2000:145). Aslında Marx ın yaptığı bu açıklamalarla birlikte Marx ve ekolojik yaklaşım arasındaki önemli bir ayrıntı da su yüzüne çıkmaktadır. Marx insanı doğa karşısında üstün göre klasik sosyolojik perspektifin aksine doğa ile toplum ve insan arasında karşılıklı bir etkileşim ilişkisi kurduğu görülür. Doğayla-toplum arasındaki ilişkilerin bir metabolizmanın işleyişini andırmasını vurgulamak üzere kullanılan toplumsal metabolizma kavramsallaştırması, esas olarak emek sürecine göndermede bulunur. Çünkü Marx a göre emek süreci, her şeyden önce toplumla-doğa arasındaki bir süreçtir (Marx,2011). İnsan, emek süreci sayesinde kendisiyle ve doğa arasındaki metabolizmayı dolayımlayarak, düzenler. İnsan, toplum ve doğa arasında kurulabilecek olan ve karşılıklı etkileşime dayanan metabolik ilişkinin katalizörü ise emek süreçleridir. Emeğin var olabilmesi için doğa kaçınılmaz bir süreçtir. Doğayla toplumun metabolik ilişkisinin bozulmasıyla, emeğin sömürülmesinin birbirlerine benzer süreçler olarak kapitalist yapılanmanın iki ayrı dinamiği olarak konumlanır. Marx ın ekolojik bir perspektif bağlamında sorunsallaştırdığı ikinci bir kavram da teknolojidir. Gerçekte Marx çevresel sorunlar bağlamında teknolojiyi tek başına sorumlu görmez. O na göre teknolojinin kendisi ile kapitalist kullanımı aynı şey değildir (Marx, 2011). Burada zaten çevre açısından sorun olan, teknolojinin kapitalist kullanımıdır. Marx, yine teknoloji kavramını da doğa-toplum ilişkilerinin merkezine oturtarak, teknolojinin doğa-toplum ilişkilerini belirleyen bir unsur değil, yalnızca doğa-toplum ilişkisini görünür kılan bir faktör olduğunu savunmaktadır. Teknoloji, toplumsal yapı içerisinde bir yandan insanın dönüşümüne katkı sağlarken, diğer yandan

7 Sosyoloji ve Çevre 1013 da kapitalist sistemi dönüştürmektedir. Teknolojik-endüstriyel gelişme, üretici güçle ile doğal güçler arasında büyük bir çatışma yaratmıştır (Skirberkk, 2000:52). Teknolojinin kapitalist sistemle kurduğu ilişki ise tüketim kavramı ile anlam bulur. Marx, üretim ve tüketim arasındaki ilişkileri tartışarak açıkladığı Ekonomi Politiğin Eleştirisine Giriş adlı çalışmasında tüketilmek üzere üretilen tüm ürünlerin pek çok ekolojik soruna yol açtığını göstermeye çalışmaktadır. Kapitalizm bir yandan gereksinme dışı ya da fazlası mal üreterek çevreye zarar verirken, diğer yandan da bu tüketim nesnelerini üretmek için teknolojiyi fazlasıyla kullanarak çevreye çok çeşitli biçimlerde zarar vermektedir. Dolayısıyla Marx ın düşüncesine göre ürün yalnızca bir tüketim nesnesi değil, aynı zamanda bir tüketim tarzıdır(marx, 1993:28). Bu tarz, teknoloji ile yoğrulmuş, gereğinden fazla ürüne dayalı ve çevreye zarar veren kapitalist bir tarzdır. Marksist bir bakış açısıyla çevre sorunları ancak kapitalist üretim ilişkilerini değiştirmeye dönük adımların atılmasıyla başarılı bir biçimde çözümlenebilir. Marksist bir yaklaşım bağlamında ele alındığında sermaye, kapitalist dönüşüm ve çevre arasındaki zarar ilişkisini açıklayan düşünürler dikkate alındığında Marx ın yalnız olmadığı görülür. Özellikle Marx sonrası dönemde kronolojik olarak da uygunluk gerekçesiyle Marksist yaklaşım içerisinde ekolojik sorunlara ilginin giderek daha fazla oranda arttığı söylenebilir. Elbette ki, bizim bu çalışmada tüm Marksist ekolojik perspektifi özetleme şansımız bulunmamaktadır. Ancak özellikle de 20. yüzyılda gelişen iki önemli Marksist yaklaşım olarak öne çıkan Koşu Bandı Üretim Teorisi ve Kapitalizmin İkinci Çelişki Teorisi yaklaşımlarından söz etmek gerekir Koşu Bandı Üretim Teorisi Eko-marksist perspektifin en güçlü akımlarından birisi olan Koşu Bandı Üretim Teorisi, Allan Schaibers, Adam Weinberg, David Pellow ve Kenneth Gould gibi düşünürler tarafından geliştirilmiştir. Bu düşünürler çevre sorunlarını eko-marksist bir bağlamda kapitalist bir üretim tarzı ve kapitalist birikim üzerinden açıklamaya çalışmışlardır. Modern kapitalist sanayileşmiş toplumlardaki güçlü çevresel yıkımın neden ve sonuçları dikkatlice incelemişlerdir. Bu bağlamda koşu bandı üretim teorisinin kapitalist ekonomist sistem ve kapitalist toplumda devletin sermaye ile birleşerek nasıl ve neden çevresel bir yıkıma doğru bir eğilim ürettiği (Konak, 2010:277) sorusu üzerinde durduğu söylenebilir. Gerçekten de içinde yaşadığımız küresel kapital dünyaya bakıldığında çevre tahribatlarının büyük oranda devlet yapılarından destek alan çok uluslu şirketler tarafından gerçekleştirilmekte olduğunu görürüz. Ancak burada ortaya çıkan durum, Marksist teori açısından bir çelişkidir. Çünkü devlet özel teşebbüse destek olmak yerine çevresel yıkımın önlenmesini sağlamak için çevresel koruma ve reformun ana temsilcisi olmak durumundadır. Koşu badı üretim teorisini geliştiren sosyologlar toplum içinde yaşayan kişilerin birer tüketici olmaktan ziyade bir vatandaş-işçi olarak konumlanmaları gerektiğine vurgu yaparlar. İnsanlar salt tüketici kimlik ve dürtüleri olmadan da eğlence, estetik, psikolojik ve biyolojik sağlıkları için hayata geçirdikleri faaliyetler açısından çevreye zarar vermeden de yaşayabilirler (Gould, Schnaiberg, Weinberg, 1996:16). Kişinin kendini çeşitli şekillerde mutlu etmesi ve yaşamdan doyum sağlaması için mutlak suretle çevreye zarar vermesi gerekmez. Burada da koşu bandı üretim teorisyenleri tarafından savunulan bu düşüncenin de aslında Marx ın tüketim ve tüketici ile ilgili olarak yaptığı çözümlemelerden çok da farklı olmadığını görürüz. Daha çok tüketim, tüketici ve devletle özel teşebbüs arasındaki ilişkilerin çözümlenmesi üzerine kurulu olan bu teori, nihayetinde doğal kaynak konusuna dikkat çeker. Doğal kaynak çözümlemesinde de kullanılan kavramlar yine tüketim ve devlettir. Üretim ve tüketimim artması nihayetinde çevreye zarar verecektir. Çünkü daha fazla üretim ve tüketim için daha fazla oranda doğal kaynak ve

8 1014 Füsun KÖKALAN ÇIMRIN işlenmemiş hammadde kullanılacaktır. Tüketim için ekosistemden sürekli olarak doğal kaynak çekmek, ekosistemin tahrip olması anlamına gelir. Tüketim için doğal kaynakların çıkarılıp, işlenmesi ise sermaye sahibi özel şirketler tarafından geliştirilir. Zaten yaklaşıma adını veren koşu bandı benzetmesi de buradan kaynaklanmaktadır. Tüketim, teknoloji, çevre ve şirketler arasındaki ilişki sürekli akan bir koşu bandına benzetilmektedir. Şirketler tüketimi sağlamak ve daha da artırmak için daha verimli teknolojileri hayata geçirirken, bu teknolojiler yine şirketlerin daha fazla oranda büyüme ve sermaye biriktirmelerine kaynaklık eder (Schainberg, Pellow, Weinberg, 2002:19). Tüketimin sağlanması için üretimin teknoloji aracılığıyla hızlandırılması ve nihayetinde de yine üretimi gerçekleştiren şirket yada firmanın sermayeyi biriktirmesi söz konusudur. Üretimin gereksinme ve ihtiyaç kavramları gözetlemeksizin başı ve sonu olmayan ve sürekli akan bir süreç olarak tasarlanması söz konusudur. Tüm bu süreçler bir koşu bandı gibi sürekli bir döngü içerisindeyken, ortaya çıkardığı dinamiklerde doğaya büyük oranda zarar verir. Yukarıda kısaca açıklanmaya çalışılan tüketim, doğal kaynak ve özel teşebbüs ilişkisine dikkat çeken koşu bandı üretim teorisi, yazarlar tarafından hem yerel (ulusal) hem de uluslar arası boyutta ele alınmıştır (Gould, Schnaiberg, Weinberg, 1996:8,22,33). Yaklaşıma ulusal ve uluslararası boyutta hayat veren dinamik ise çevre hareketi içerisinde yer alan aktivistlerdir. Vatandaş-işçi olarak konumlandırdıkları aktivistlerin üretim ve tüketim süreçlerini dönüştürme gücü için mücadele etmeleri gerekmektedir. Schainberg, Pellow, Weinberg in birlikte kaleme almış oldukları Koşu Bandı Üretim Teorisi ve Çevresel Durum (2002) başlıklı çalışmada çevresel yıkımın önlenmesi konusunda sivil toplum örgütlerine ve çeşitli ulusal ve uluslararası toplumsal örgütlere büyük görev düşmektedir Kapitalizmin İkinci Çelişki Teorisi Eko-marksist yaklaşım içerisinde büyük bir ses getiren kapitalizmin çelişki teorisinin kuramcısı James O Connor dur. O Connor, kapitalizmin hayata geçirmiş olduğu sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir kapitalizm kavramlarında hareketle, gerçekte kapitalizmin ekolojik olarak sürdürülmesi mümkün olmayan bir sistem olduğunu açıklama girişiminde bulunur (O Connor, 2000:19). Kapitalizm içerisinde her ne kadar yaygın ve popülist bir biçimde yeşil ürünler, yeşil tüketim, seçici ormanlık, düşük girdili tarım ve benzeri söylencelerin bolluğuna rağmen, kapitalizm doğası gereği sürdürülebilir bir çevre anlayışına dayanmaz. Dolayısıyla da ortaya çıkan bu durum oldukça çelişkilidir. O Connor kapitalizm ve çevre açısından ortaya çıkan bu çelişkiyi iki ana başlık altında toplar; İlk çelişki, sermaye ve emek arasındaki çelişkidir. Kapitalist üretim yalnızca meta üretimi değil, aynı zamanda artı değerin de üretimidir. Kazanç elde etme, kapitalistleri teşvik ettiği için kapitalistler işçilere tüm üretim mallarının değerinden daha az ücret öder. O Connor a göre ikinci çelişki, kapitalist ve biyofiziksel çevre arasında yaşanan çelişkidir. Bu perspektif yukarıda da belirtildiği üzere kapitalizmin doğası gereği ekolojik karşıtı olduğunu vurgular. Üretim maliyetlerini azaltmak ve daha fazla kazanç elde etmek için kapitalistler bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde doğal kaynakları tüketir, atıkları çevreye boşaltır ve diğer ekoloji karşıtı uygulamaları teşvik eder. Dolayısıyla kapitalist sistem yalnızca emeği sömürmekle kalmaz, aynı zamanda doğayı da sömürür (Konak, 2010: ). Aslında burada O Connor kapitalizmin iç çelişkilerinden söz ederken Marksist teori açısından pek de yeni olmayan unsurları dillendirir. O Connor ın çözümlemesinde ilk çelişki, emek, ikincisi de doğadır. Kabaca bakıldığında buradaki çözümlemenin Marx ın kuramına ve hatta yabancılaşma yaklaşımına gönderme yaptığı görülür. İşçinin fabrikada ürettiği ürüne gerçekte asla sahip olmayacağı meta yabancılaşmasını, insanın yalnızca doğanın bir parçası olmasına rağmen onun karşısında üstünlük/iktidar kurma çabası ise doğa yabancılaşmasını doğurur. Bu yaklaşımda O Connor ın Marksist kurama katkısı ise kapitalist sistemin bu çevre duyarsızlığı karşısında günün birinde kendi sonunu da tayin edecek olmasıdır.

9 Sosyoloji ve Çevre 1015 Çeşitli çevresel yıkımlar yalnızca insana ve doğaya zarar vermekle kalmaz. Bir süre sonra kapitalist ve sermayenin de büyümesi için gerekli olan ekolojik ve doğal kaynakların temelini çürütür. Kapitalizm, bu anlamda kendi koşullarını üretebilen bir sistem değil, kendi var olma koşullarını yok eden bir sistemdir. Bu nedenle de bindiği dalı kesen kapitalizm, doğası gereği sürdürülebilir değildir. Ekolojik sermaye olarak adlandırabileceğimiz tüm unsurlar kıt ve günün birinde tükenebilir olduğu için aslında insanlık sürekli bir tehdit içindedir (Burkett, 2008:268). Kapital sermayenin biriktirilmesi ve harekete sokulması için ekolojik sermayenin yok edilmesi, aynı zamanda sisteminde sonunu getirme potansiyelini kendisinde barındırmaktadır. Kapitalizmin sürdürülebilir olmayı mümkün kılmaya çalıştığı en önemli dayanaklardan bir tanesi geri kazanım retorik ve uygulamalarıdır (O Connor, 2000:23). Çevre dostu görüntüsü altında eskiyeni yeniden kullanma furyası, bu amaca hizmet etmekten öte tüketimin fetişizmini meşrulaştırıp, karlılığın devamına hizmet etmektedir. Ve O Connor a göre günümüzdeki bürokrasinin ve sermayenin mantığı gerçek bir demokrasiye dayanmadığı için çevresel taleplere karşı da duyarsızdır. Kendi kendisini genişleten sermayenin mantığı da anti-çevreci ve antitoplumsaldır. Ancak bu durumun ortadan kaldırılması için ortak değerlere, dayanışmaya, demokratik ilkelere ve örgütlenme şekillerine sahip olan bir sivil toplum örgütlerine ihtiyaç vardır. Sivil toplum örgütlerinin hayata geçirdiği ilke de sürdürülebilir toplum anlayışıdır. O Connor ın sonunda geldiği nokta sürdürülebilir kalkınma/kapitalizm kavramına karşılık sürdürülebilir toplum anlayışıdır. Sürdürülebilir toplum anlayışının merkezinde insanın doğanın karşıtı olmaktan öte doğanın bir parçası olduğu görüşü mevcuttur. İnsan toplumsal dinamikleri hayata geçirmek için öncelikle doğa içinde var olmak durumundadır. Doğaya karşı yıkıcı bir süreç için de yer almak aynı zamanda insanoğlunun da toplumsal ve tarihsel serüveninin sonuna işaret etmektedir Risk Toplumu Beck in risk toplumu kavramsallaştırması, modernliğin rastgele ve bilinçsiz bir biçimde yaşandığı varsayımına dayanaktadır. 19. yüzyıl sanayileşme süreci ile hayat bulan endüstri toplumunun günümüzde artık risk toplumuna dönüştüğünü iddia etmektedir. Beck, modernleşme sürecinin bireyler ve sistemi harekete geçiren dinamikler tarafından sorgulanmadan yaşanması sonucunda bir takım sorun ve riskleri de beraberinde getirdiğini savunmaktadır. Ortaya çıkan tehlike ve riskler karşısında da çözüm yolu olarak kendi üstünde düşünen modernleşme (reflexive modernitazion) kuramını geliştirmiştir. Beck e göre risk toplumu kavramsallaştırması her şeyden önce sosyal bilimler alanında yeni bir paradigmadır. Bu yeni paradigma, modernleşmenin bir parçası olarak üretilen çeşitli risk ve tehlikelerin nasıl engellenebileceği ya da nasıl ortadan kaldırılabileceğine dair bir çözüme dayanır. Çünkü bugün, modernleşmenin görünen yüzünün arkasında pek çok gizli yan etkisi olarak ortaya çıkmış olan tıbbi, psikolojik, sosyolojik ve ekolojik olarak ifade edebileceğimiz riskler tolere edilebilir olmanın sınırlarını aşmıştır (Beck, 2004:19). Ulrick Beck in otaya attığı risk toplumu ve kendi üstünde düşünen modernleşme kuramı, risk kavramını öncelerken riskin günümüzde aniden ve kendiliğinden ortaya çıkan bir süreç olduğunu anlatmaz. Bugünün risklerini geçmişten ayıran unsur, riskler sonucunda ortaya çıkan zararların tolere edilebilir olmayı çoktan aşması ve tüm risklerin tamamen alınan kararlar sonucunda ortaya çıkmasıdır. Dolayısıyla belki geçmiş yüzyıllarda çevreye verilen zararlar konusunda çeşitli ihmaller ya da öngörülemeyen durumlar mevcut olsa da, günümüzde bilim ve teknolojinin geldiği son durum ile tüm çevresel yıkımlar önceden hesaplanabilir durumdadır. Bugün daha çok gelişmekte olan ülkeler de ortaya çıkan çevresel yıkım süreçleri gerçekte sanayileşmiş ve o teknolojiyi üreten ülkeler tarafından bilindiği ve hesaplandığı için gözden çıkarılmış alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer yandan bugün ortaya çıkan riskler karşısında 19. yüzyıl sanayi toplumunun kavramları ve yöntemleri ile çözüm yolları üretmek mümkün değildir. Bugün kendi üstünde

10 1016 Füsun KÖKALAN ÇIMRIN düşünen modernleşme kuramı aracılığıyla 21. yüzyılda ortaya çıkan yeni çevresel risklere karşı yeni teorik ve politik felsefelere gereksinim vardır (Çuhacı, 2007:142). Eski yöntemlerin geçersiz olduğu ve tamamlanmamış bir süreç olarak karşımıza çıkan bu döngüdeki en büyük risklerden biri de elbette ki çevresel yıkımlardır. Yaşadığımız yüzyılda doğa ve toplum ilişkisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Beck, doğa ve toplumun birbirlerinden ayrı düşünülemeyeceğini savunmaktadır. Doğa ve toplum ilişkisi bağlamında insan, doğanın bir parçası olmaktan ziyade doğanın üzerinde hakimiyet kuran ve bu sebeple de doğal dengenin bozulmasını mümkün kılan bir faktör olarak görmektedir. Doğanın toplumsallaştırılması ( Beck, 2004:59) olarak ifade ettiği bu sürecin ise etkileri oldukça tahrip edicidir. Modern toplumların çevresel anlamda ortaya çıkarmış oldukları riskler daha çok gelişmiş batılı ülkeler tarafından gündeme getirilmiş olsa da ortaya çıkan çevresel yıkım riskinin dağılımı küresel ve sınır tanımaz bir haldedir. Daha çok sanayileşmiş ülkelerin sanayileşme süreçlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan hava, su ve çevre kirliliği ve bunların etkileri, tüm dünya üzerinde sınır tanımadan ilerlemektedir (Beck, 2005:218). Dolayısıyla çevresel risklerden kimse muaf değildir. Şayet kendi üstünde düşünen modernleşme teorisi de harekete geçirilmezse gelecek kuşaklarda bu çevresel yıkımın sonuçlarından kendilerini kurtaramayacaklardır Ekofelsefeler: Derin Ekoloji, Toplumsal Eekoloji, Ekofeminizm Sosyal bilimler literatürü içerisinde çevre yaklaşımları ya da çevre kuramlarına dair bir sorgulama yapıldığında karşımıza sayısız isim çıkmaktadır. Birbirlerinden oldukça büyük oranda farklıklar gösteren bu yaklaşımları bir sınıflandırmaya tabii kılmak ve gerçekte onlar arasında bir kategorilendirme yapmak oldukça güçtür. Çünkü temelde çevre yaklaşımlarının tek belirleyeninin çevre olmadığını söyleyebiliriz. Tüm çevre kuramlarında ekonomik, toplumsal, siyasal ve kültürel yaşamın çeşitli boyutlarına dair sorunlar çevre problemleri ile birlikte ele alınmakta ve bunlarla ilgili bütünlüklü bir sayasal/sosyal proje sunulmaktadır. Şayet çevre kuramlarının temel belirleyeni çevre için duyulan kaygı olsaydı, çevre yaklaşımları da kendi aralarında bu denli ayrışma göstermezdi. Oysa tüm yaklaşımlar çevre sorunu ile birlikte hayata geçirilen çeşitli toplumsal ve tarihsel dinamikleri de açıklama girişiminde bulundukları için yaklaşımlar da çeşitlilik gösterir. Çevreci yaklaşımların kendi arasında bu denli ayrışmasının diğer bir nedeni ise kuramların beslendiği felsefi ve siyasal düşüncelerin çeşitliliğidir. Çalışmanın önceki bölümlerinde açıklanmaya çalışılan makro kuramların yanında ekofeminizm, derin ekoloji, ve toplumsal ekoloji gibi yaklaşımlar da bulunmaktadır. Gerçekte adı geçen çevreci yaklaşımların hangi başlık altında toplanabileceği konusunda mevcut tartışmalar devam etmektedir. Ancak çalışmamızda ismini andığımız üç yaklaşım Kovel in (2005) tanımlaması çerçevesinde ekofelsefeler başlığı altında ele alınacaktır. Ekofelsefe kavramını doğayla olan ilişkilerimizle ilgili idrakımızı, ekolojik krizin dinamiklerini ve toplumu ekoloji doğrultusunda yeniden inşa etmenin temel ilkelerini içeren kapsamlı bir yön tayini beyanını temsil eden bir gerçeklik olarak açıklayabiliriz (Kovel, 2005:221). Ekofelsefeler tarafından belirlenen bu konumlar yalnızca metinlerle ya da sistematik kurgularla sınırlı kalmaz. Aynı zamanda toplumsal hareketlere de ilham verirler. Kovel ın ekofelsefe kavramı için yaptığı bu tanımlama bizim çalışmamız bağlamında da geçerlidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, ekofelsefelerden söz ederken, salt ekofeminizm, derin ekoloji ve toplumsal ekolojinin kast edilmediğidir. Adı geçen yaklaşımların dışında da birçok ekofelsefe (ekoanarşizm, ekososyalizm, ekofaşizm, bilimsel ekoloji vb.) mevcuttur. Ancak bu çalışmada tüm yaklaşımları detaylandırmak olanağına sahip değiliz. Dolayısıyla adı en çok geçen ve en belirleyici olan bu üç ekolojik perspektiften söz etmek gerekir. Ekofelsefik yaklaşımlar içerisinde en dikkat çeken teorilerden bir tanesi, derin ekolojidir. Doğayı ve insanı birbirinden ayıran ve aralarında bir iktidar ilşkisi kuran insan merkezci dualizme

11 Sosyoloji ve Çevre 1017 karşı geliştirilen derin ekoloji, doğayı bir bütün olarak ele alır. Derin ekoloji kavramı ilk kez İsveçli bilim adamı Arne Naess tarafından kullanılmıştır (Yaylı, Çelik, 2011:371). Bu yaklaşım temelde derin ve sığ ekoloji ayrımından yola çıkarak hem düşünsel hem de politik olarak mevut çevre yıkım ve politikalarına karşı çıkmaktadır. Naess, 1973 yılında yayımlanan The Shallow and the Deep, Long-Ronge Ecology Movements: A Summary isimli çalışmasında derin ekoloji ile sığ ekolojiler arasındaki farklılıkları ortaya koyarak, derin ekolojinin temel ilkelerini vurgulamıştır. Buna göre eşitlikçi, bütünsellik, çeşitlilik ve ortak yaşam ilkeleri, kirliliğe ve kaynakların tükenmesine karşı savaşım, yerel özerklik ve yerinden yönetim gibi temel ilkeler derin ekolojinin felsefik ve politik alt yapısını oluşturduğunu söyleyebiliriz (Naess,1973). Naess sığ ve derin ekoloji ayrımını yaparken, merkeze insan ve doğa kavramlarını yerleştirmektedir. Buna göre sığ ekoloji, teknolojinin havayı ve suyu temizleyeceğini ve kirliliği daha eşit biçimde dağıtacağını, yasaların kirliliğin sınırlarını belirleyeceğini ve kirlilik oluşturma endüstrinin az gelişmiş ülkelere taşınacağını ileri sürer. Derin ekoloji ise kirliliği sadece insan sağlığı üzerindeki etkileri açısından değil, tüm türlerin yaşama koşulları bağlamında değerlendirir. Toplumsal açıdan holistik bir kurguya sahip olan derin ekolojiye siyasal açıdan bakılacak olursa, yeryüzünün tüm alanlarında egemenlik kuran, bu alanları denetleyen ve yok eden, devlet ve özel bürokrasileri ortaya çıkaran ilerleme ve kalkınma yönelimlerinin aşırılıklarına karşı çıktığını görürüz. Özellikle de sürdürülebilir kalkınma kavramı ile yürütülmekte olan çevre politikalarını sığ ekoloji olarak adlandıran Naess e göre kalkınma ideali altında hayata geçirilen birçok uygulama gerçekte çevreyi ve kalkınmayı sürdürülebilir kılmak yerine büyük çevre yıkımlarına yol açmaktadır. Naess doğa konusunda geliştirmiş olduğu bütünlüklü yaklaşımı bir bilim dalı olarak ekolojiden ayırmak amacıyla ekosofi kavramını kullanmıştır (Naess,1994:13). Ekosofi, doğa hakkındaki holistik düşüncedir. Doğada var olan tüm yaşam biçimlerinin habitatlarını ve kaynakları insan bakımından değil, kendileri için var olmaları bağlamında ele alır. Bu anlamda derin ekolojiye göre yeryüzü insanlara ait değildir. İnsanın doğa içerisinde kendisini üstün görmesini de iki temel ilkeye dayandırmak mümkündür. Bunlar özdeşleşme ve kendini gerçekleştirmedir. Özdeşleşme, insanın kendisini doğadaki diğer canlılardan birisi olarak görmesidir. İnsanın doğanın ve tüm yaşamın bir parçası olarak algılanması söz konusudur. Kendini gerçekleştirme ise kendimiz için en iyi olanı bulmaya çabalarken, diğerleri için de iyi olanı hayata geçirme sürecidir (Keleş, Hamamcı,Çoban, 2012:269).Böylece insan kendisini hem doğa için hem de kendi varoluşsal süreci için doğaya adamak durumundadır. Bu şekilde kuramlaştırılan derin ekoloji kavramı, insan ve değerlerine insan merkezli düşüncenin ötesinde yeni bir bakış açısı getirmiştir. İnsan ve doğa arasındaki özne-nesne, amaç-araç, efendi-köle ilişkisini ortadan kaldırarak ahlaki bir ilişkinin önünü açmıştır (Ökmen, 2004:352). Daha çok felsefi temelli olarak algılanan derin ekolojinin politik alt yapısı da oldukça gelişmiştir. Hatta derin ekolojiyi benimseyen düşünürlere göre doğa ve insanın varoluşsal ve kendini gerçekleştirme süreçleri üzerine geliştirilen bu düşünceler, pratikgündelik yaşama aktarılmadığı sürece yok olmaya mahkumdur. Çünkü sığ ekoloji günümüzde bizzat devlet ve özel girişimler tarafından hayatın merkezine konumlandırılmış durumdadır. Derin ekolojiden sonra ekofelsefeler başlığı altında ele alacağımız ikinci bir yaklaşım, toplumsal ekoloji kavramıdır. Toplumsal ekoloji, ekolojik sorunların temelinde toplumsal sorunların olduğu ilkesine dayanmaktadır. Ancak günümüzde bile toplumsal ekoloji düşüncesinin sınırları ve niteliği konusunda tartışmalar devam etmektedir. Temelde anarşist ekolojik bir dayanağa sahip olan toplumsal ekoloji, M. Bookchin tarafından geliştirilmiştir. Bookchin, 1960 lardan beri toplumsal ekoloji üzerinde yazdığı yazılarda, ekolojik krizin toplumsal kaynaklarına ilişkin tutarlı bir görüş geliştirmek ve ekolojik anarşist bir çerçeve sunmayı amaçlamıştır. Ekolojik sorunlar toplumsal yapı içerisinde var olan diğer ekonomik, kültürel, etnik, sosyal ve cinsiyet temelli sorunlar gibi ele alınmak durumundadır (Bookchin, 1993). Bookchin, doğa-toplum ikilemini reddederek, derin ekoloji gibi bütünlüklü bir bakış açısı geliştirmiştir.

12 1018 Füsun KÖKALAN ÇIMRIN Bugün yaşadığımız ekolojik sorunların da kaynağı, kendisine ilke olarak kalkınmayı ve büyümeyi amaç edinmiş olan toplumsal kurgudur. Hiyerarşik, rekabetçi ve sınıfsal bir temele dayalı olan toplum yapısı beraberinde bir çok çevresel yıkımı da getirir. Dolayısıyla da çevresel sorunların da ortadan kaldırılması için toplumun yeniden kurgulanması gerekir. İnsanın doğa üzerindeki tehakkümüne dayalı olan toplumsal ve ideolojik yapının tavsiyesi gereklidir. Bookchin, bu şekilde tehakkümün olmadığı sosyal bir düzen oluşturmanın zeminini hazırlamaktadır. Ekolojik ve toplumsal temelli yeni bir dünya için yalnızca fikirler yeterli değildir. Bu bağlamda ekoloji hareketi de büyük önem taşımaktadır. Ekoloji hareketi, bütün yönleriyle egemenlik sorunu üzerinde odaklanmadıkça ekolojik sorunların nedenlerini de ortadan kaldırmak mümkün olmayacaktır (Ertürk, 2011:387). Ekoloji hareketi bugün dünyamızda ortaya çıkan ekolojik sorunları çeşitli tedbirler yada reformlar aracılığıyla çözmeye kalktığında sonuç başarısızlıktır. Toplumsal ekoloji yaklaşımına göre reformist bir çaba yalnızca zaman kaybıdır. Ekolojik krizin çözülmesi ancak bütünsel bir değişim, yani tüm egemenlik biçimlerinin ortadan kaldırılması ile olanaklıdır. Anarşist yaklaşımın toplulukçu tavrını benimseyerek mutlak suretle toplumsal yapı içerisinde var olan hiyerarşik iktidar yapılarına karşı bir mücadele odağı belirleyen toplumsal ekolojinin doğa sömürüsüne yönelik eleştirileri ise hem gündelik yaşamda hem de sosyal bilimler alanında büyük etki yaratmıştır. Ekolojik sorunları egemenlik/tehakküm kavramları bağlamında açıklayan bu yaklaşım, kabul gördüğü kadar oldukça yoğun bir biçimde eleştiri de almıştır. Ekofelsefeler başlığı altında ele alacağımız son kavram ekofeminizdir. Ekofeminizm kavramının kabaca kadın ve çevre hareketi ararsında bir bağ kurmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Kapitalist egemenlik biçimlerinin mutlak suretle hem ekolojik hem de cinsiyet temelli sorunların kaynağı olduğu fikrinden yola çıkarak geliştirilmiştir. Kavram, 1974 yılında Françoise d Eaubonne tarafından kadınların dünyayı kurtarmak için önderlik edeceği ekolojik devrimin adı olarak ortaya çıkmıştır (Ertürk, 2011:374). Bu devrim doğa-toplum ve kadın-erkek arasındaki dualist ilişkiye yönelik olarak kurgulanmıştır. Kendi arasında liberal, kültürel, sosyalist vb. ayrımlar olsa da ekofeminizm temelde insan ve doğa arasındaki hiyerarşik ilişkinin ortadan kaldırılması gerektiği fikri üzerinde yükselmektedir. Kadın sorununu çözmek için ekolojik bunalımı ortadan kaldırmanın yolu her türlü baskıya son vermekten geçer. Bu yüzden de çevre sorunu ve onun çözümü de teknik bir sorun değil, aksine toplumsal bir sorundur. Pek çok ekofeminist kadın, doğanın baskılanmasının üstesinden gelecek bir çevresel etik önermektedirler (Ertürk,2011:375). Ekofeminist etik, erkeğin kadın ve doğa üzerindeki egemenliğinin eleştirisi ve aynı zamanda doğa ve kadın üzerindeki erkek önyargısından uzak bir çerçevedir. Ekolojik bir alt yapıya sahip olan bu feminist görüş, erkek egemen düzenin kadınları baskı altına aldığı kadar, doğayı da tehakküm altına aldığını savunur. Dolayısıyla da ekolojik sorunlarla mücadele etmenin yolu reform değil, erkek egemen iktidar anlayışının ortadan kaldırılmasıdır. Ekofeminist perspektif, yapısal olarak çoğulcu, kapsayıcı, cinsiyetçiliği ve doğacılığı anlama ve egemenlik fikrine odaklı bir yaklaşımdır. Kuramsal olarak bakıldığında liberal ekofeminizm, kültürel ekofeminizm, sosyal ekofeminizm ve sosyalist ekofeminizm gibi ayrımlar olduğu dikkat çeker. Doğa-toplum ve kadınerkek arasında kurulabilecek bir ilişki üzerinde bu denli çeşitli yaklaşımların var olması, bizlere iki şeyi göstermektedir. Ekofeminizmin parçalılığı karşısında söylenebilecek ilk şey, her bir toplumsal kurgunun kendine ait bir ekolojik feminist bir çözümleme geliştirdiğidir. Tüm siyasal ve toplumsal projeler çevreye bir de kadın gözüyle bakmayı denemişlerdir. Diğer yandan söylenebilecek ikinci şey, ilkinden daha negatiftir. Ekofeminist yaklaşımlar arasında bir bölünme olduğuna gönderme yapan bu yaklaşımlar, bütünlüklü bir kurgunun oluşturulmasını da güçleştirmektedir. Yaklaşımlar açısından ortaya çıkan bu durum, daha çok kadın ve doğa arasında kurulan yakınlığın kökleri ve hangi süreçlerin etkili olduğu sorununa dayanmaktadır. Ekofeminist yaklaşımlar birbirlerinden farklılık göstermiş olsa da çözümleme yöntemleri benzerlik taşımaktadır. Buna göre sorun bireyler

13 Sosyoloji ve Çevre 1019 olarak erkekler değil, ataerkil sistemin kendisidir. Ataerkil sistem bir egemenlik ilişkisine dayanmış olduğu için kadınlar üzerinde olduğu kadar doğa üzerinde de bir iktidar kurmuştur. O halde kadınlar ve çevrenin özgürleşmesi için ataerkil toplumsal düzenin yerine toplumsal cinsiyete dayanmayan eşitlikçi ve ekolojik bir düzenleme gereklidir. Ekofeministler felsefik ve politik olduğu kadar gündelik yaşam pratikleri açısından da çevre yıkımlarının en çok kadınları etkilediğini savunmaktadırlar. Gıda güvenliği, hava ve su kirliliği, çevresel yıkımlar, atıklar, kimyasal ilaçlar vb. tüm olumsuz faktörler karşısında en dezavantajlı gruplar kadınlar ve çocuklar olduğu gerçeğinden yola çıkarak pratik çözüm önerileri de geliştirmeyi amaç edinmişlerdir. Kadınlar hem kendileri için hem de yaşamsal sorumlulukları kadınlara ait olan çocuklar için daha temiz bir çevrede yaşamayı istemekteler. Dolayısıyla da ekofeminizmin her ne kadar devrimci bir değişmeyi amaç edindiğini belirtmiş olsak da devrimci dönüşüm gerçekleşinceye kadar var olan sorunları çözmeye yönelik adımlar attığını da göz önünde bulundurmak gerekir. Ekofelsefeler başlığı altında ele almış olduğumuz her üç yaklaşımda birbirlerinden farklılık göstermektedir. Ancak her üç kuramı da aynı başlık altında toplayabilme olanağı sunan çeşitli ortaklıkların da var olduğu belirtmek gerekir. Derin ekoloji, toplumsal ekoloji ve ekofeminist yaklaşımları temelde üç ana unsur üzerinden birbirine bağlamak mümkündür. Bunlardan ilk toplumsalcı kurgudur. Siyasal ve ideolojik arka planları birbirlerinden farklı olan bu yaklaşımlarda ortak olan çözüm toplumsal kurgusudur. Her üç yaklaşım da ekolojinin toplumsal bir sorun oldu konusunda hem fikirdir. Ekolojik yıkımlar toplumun kendi yapısından kaynaklandığı için bu sorunların çözümlenmesi de teknik değil, ancak toplumsal nitelikteki projelerle mümkündür. Elimizdeki yaklaşımların ikinci ortaklığı, egemenlik kavramına yapılan vurgudur. Kapitalizm, sistem ya da ataerkil düzen olarak ifade edilen tüm egemenlik biçimlerine karşı bir tavır söz konusudur. Her üç yaklaşım da toplumsal doku içerisinde var olan egemenlik biçimlerinin ortadan kaldırılması ile ekolojik sorunlarında son bulacağı gerçeği arasında doğrusal bir ilişki kurmuşlardır. Dolayısıyla üç yaklaşım açısında da egemenliğin kaynağı olarak kapitalist sistemin bir hedef olarak konumlanmış olduğunu söyleyebiliriz. Yaklaşımların ortaklaştığı son alan ise devrimci anlayıştır. Ekolojik sorunların çözümü konusunda reformist ve iyileştirici bir perspektifin yerine devrimci bir süreç amaç edinilmiştir. Zaten ekolojik sorunların kaynağı herhangi bir toplumsal olgu değil, egemenliğin kendisi olarak görüldüğü için çözümün de radikal olması şaşırtıcı değildir. Yaklaşımlar açısında ekolojik sorunların kaynağı herhangi bir zamanda ortaya çıkan herhangi bir toplumsal olgu olsaydı, çözümde sadece o olguyu ortadan kaldırmak ya da dönüştürmek üzere gerçekleşebilecek reformist bir anlayışa dayanabilecekti. Oysa her üç kuramsal yaklaşım açısından ekolojik sorunun kaynağı sistemin kendisi, kapitalizm ve kapitalizmin hayata geçirmiş olduğu egemenlik ilişkilerdir. Dolayısıyla da ekolojik bir mücadele aslında devrimci bir nitelik taşır. KAYNAKÇA BOOKCHİN Murray, (1993).What is Social Ecology? BURKETT, Paul,(2008). Marksizm ve Ekolojik İktisat, Çeviren: Ertan Günçiner, İstanbul,Yordam Kitap. CATTON, William, Dunlop, Riley,(1978). Environmental Sociology:A New Paradigm, The American Sociologist Vo.13 (Februaray), CATTON, William, Dunlop, Riley,(1979). Environmental Sociology, Annual Review of Sociology, Vol. 5, pp

14 1020 Füsun KÖKALAN ÇIMRIN Erişim: ÇALGÜNER, Tahir, (2003). Çevre mi, Ekoloji mi?, Ankara, Nobel Yayın Dağıtım. ÇOBAN, Aykut, (2012) Ekolojik Tartışmalar Bakımından Marx ın Düşüncesinin Değeri, Kurtuluş, Sayı:2 Temmuz 2012, syf: ÇUHACI, Aysu,(2007).Ulrich Beck in Risk Toplumu Kuramı, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Dergisi, 3. Dizi 14. Sayı, syf ERTÜRK, Hasan,(2011).Çevre Politikası, Bursa, Ekin Yayınları. GOULD, A.Kenneth, SCHNAİBERG, Allan, WEİNBERG, Adam, S., (1996). Local Environmental Struggles- Citizen Activism in the Treadmill of Production, Cambridge University Press. KELEŞ, Ruşen, HAMAMCI Can, ÇOBAN Aykut,(2012). Çevre Politikası, İstanbul, İmge Kitabevi. KONAK, Nahide, (2010). Çevre Sosyolojisi: Kavramsal ve Teorik Gelişmeler, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 24. Syf: KOVEL, Joel,(2005). Doğanın Düşmanı-Kapitalizmin Sonu mu, Dünyanın sonu mu?, Çeviren: Gürol Koca İstanbul. Metis Yayınları. MARX, Karl,(2000) El Yazmaları, Çeviren. Murat Belge, İstanbul, Birikim Yayınları. MARX, Karl, (1993). Ekonomi Politiğin Eleştirisine Bir Katkı, Çeviren: S. Belli, Ankara., Sol Yayınları. NAESS Arne, (1994). Derin Ekolojinin Temelleri, Derin Ekoloj, Derleyen: Günseli Tamkoç, İzmir, Ege Yayınları. NAESS Arne, (1973).The Shallow and The Deep, Long Range Ecology Movements, O CONNOR,(2000). James, Sürdürülebilir Kapitalizm Mümkün mü?, Marksizm ve Ekoloji, Derleyen: G.N. Demirer, M. Duran, G. Özgür, Ankara, Öteki Yayınevi, Syf: ÖZERKMEN, Necmettin(2002) İnsan Merkezli Çevre Anlayışında Doğa Merkezli Çevre Anlayışına, Anakara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 42, 1-2 syf: SCHNAİBERG, Allan, PELLOW, David, WEİNBERG, Adam, S.,(2002). The Treadmill of Production and the environmental State, The Environmental State Under Pressure, Volume 10, pages 15-32, SKİRBERKK, Gunnar, (2000)., Marksizm ve Ekoloji, Marksizm ve Ekoloji, Derleyen: G.N. Demirer, M. Duran, G. Özgür, Ankara syf: 49-61,, Öteki Yayınevi. TUNA, Muammer, (2012). Çevre Sosyolojisi, Sosyolojiye Giriş- Temel Tartışmalar, Editör: Muammer Tuna, Ankara, Detay Yayıncılık. TUNA, Muammer, (2006).Türkiye de Çevrecilik- Türkiye de Çevreye İlişkin Toplumsal Eğilimler, Ankara, Nobel Yayın Dağıtım. YAYLI, Hasan, ÇELİK, Vasfiye,(2011). Çevre Sorunlarının Çözümü için Radikal Bir Öneri: Derin Ekoloji, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 26, syf

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Haz: Emrah GÖKER, 4 Mayıs 2007 Ekonomi insanların nasıl tercih yaptıklarıyla ilgili ise, sosyoloji insanlara nasıl yapacak hiçbir tercih bırakılmadığıyla ilgilidir.

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

TÜRKİYE DE BİRİNCİ BASAMAK SAĞLıK HİZMETLERİNDE NELER OLUYOR? SORUSUNU YANıTLAYABİLMEK İÇİN

TÜRKİYE DE BİRİNCİ BASAMAK SAĞLıK HİZMETLERİNDE NELER OLUYOR? SORUSUNU YANıTLAYABİLMEK İÇİN TÜRKİYE DE BİRİNCİ BASAMAK SAĞLıK HİZMETLERİNDE NELER OLUYOR? SORUSUNU YANıTLAYABİLMEK İÇİN 19. Pratisyen Hekimlik Kongresi 17 Mayıs 2015 - İSTANBUL Dr. Onur HAMZAOĞLU Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM Bilgi, Ekonomi ve Kültür Prof. Dr. Veysel BOZKURT İstanbul Üniversitesi EKİN 2012 ÖNSÖZ ii Endüstriyel dönüşümün toplumsal sonuçlarını en iyi anlatan yazarlardan

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

Misafir Editörden. Ben olmayan her şey, çevredir. Albert Einstein

Misafir Editörden. Ben olmayan her şey, çevredir. Albert Einstein AP Misafir Editörden Ben olmayan her şey, çevredir. Albert Einstein Bütün canlı ve cansız varlıkları, yenilenebilen ve yenilenemeyen kaynakları, iklimleri, atmosferi ve biyolojik yaşamı içeren Çevre, ekonomik,

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

KÜRESELLEŞEN DÜNYADA EĞİTİMİN KÜRESELLEŞMESİ

KÜRESELLEŞEN DÜNYADA EĞİTİMİN KÜRESELLEŞMESİ 2015 TEMMUZ- AĞUSTOS SEKTÖREL KÜRESELLEŞEN DÜNYADA EĞİTİMİN KÜRESELLEŞMESİ Melisa KORKMAZ Küreselleşme Kavramı Günümüz dünyasında artık ülkeler ekonomik, sosyal ve teknolojik ağlar ile birbirlerine sıkı

Detaylı

DERS PROFİLİ. Makroekonomi ECO202 Bahar 4 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Özlem İnanç

DERS PROFİLİ. Makroekonomi ECO202 Bahar 4 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Özlem İnanç DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Makroekonomi ECO202 Bahar 4 3+0+0 3 6 Ön Koşul Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları Dersin

Detaylı

KURAM VE ARAŞTIRMA. NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research

KURAM VE ARAŞTIRMA. NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research KURAM VE ARAŞTIRMA NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research NEDEN? KURAM (TEORİ) NASIL? Hemen her araştırma bir kuram ile ilişkilidir. Kuramı nasıl kullanmalı? SOSYAL KURAM İDEOLOJİ İKİSİ DE olguları açıklar;

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ Nihan Demirkasımoğlu 1 İçerik Sistem Kuramları Eğitime Sistem Yaklaşımı Eğitim sisteminin Alt Sistemleri Bu konu, Başaran ve Çınkır ın (2012) Türk Eğitim Sistemi ve

Detaylı

1. İLİŞKİLERİN İNCELENMESİNE YÖNELİK ANALİZLER. 1.1. Sosyal Bilimlerde Nedensel Açıklamalar

1. İLİŞKİLERİN İNCELENMESİNE YÖNELİK ANALİZLER. 1.1. Sosyal Bilimlerde Nedensel Açıklamalar 1. İLİŞKİLERİN İNCELENMESİNE YÖNELİK ANALİZLER Daha önceki derslerimizde anlatıldığı bilimsel araştırmalar soruyla başlamaktadır. Ancak sosyal bilimlerde bu soruların cevaplarını genel geçerli sonuçlar

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SEYHAN MESLEKİ VE TEKNİK LİSESİ HEMŞİRELİK 9. SINIFLAR MESLEKİ GELİŞİM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2014 2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SEYHAN MESLEKİ VE TEKNİK LİSESİ HEMŞİRELİK 9. SINIFLAR MESLEKİ GELİŞİM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI 0 05 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SEYHAN MESLEKİ VE TEKNİK LİSESİ HEMŞİRELİK 9. SINIFLAR MESLEKİ GELİŞİM MODÜLÜN AMACI : Öğrenciye kendini, çevreyi tanıyıp iş hayatı, sosyal ve kültürel hayatta iletişim süreci

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS İŞLETME İ ANABİLİM DALI, BİLİM DALI DERS HAVUZU DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS 345000000000506 Çokuluslu Şirket Stratejileri Dersin amacı, katılımcılarla çokuluslu şirketlerin küresel

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır?

Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır? Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır? Alvin Toffler in endüstrinin gelişmesi yaklaşımı Pazarlama nedir? Kullanımı neden önemlidir? Pazarlama olanaklarının kullanımı, eğitim ve geliştirme

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR Osman İYİMAYA Genel Müdür Enerji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak başta sanayi, teknoloji,

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (2012). 2013-2017 Stratejik Plan. Ankara: ASPB

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (2012). 2013-2017 Stratejik Plan. Ankara: ASPB DERS BİLGİLERİ Dersin Adı Kodu Yarıyılı (a) Sosyal Hizmet Yönetimi Önkoşul(lar)- var ise Dersin dili Dersin Türü Dersin verilme şekli Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri Makro İktisat Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

Tasarım Nedir! Tasarlamak neden önemlidir! Yılmaz ÖZMEN, Dr.

Tasarım Nedir! Tasarlamak neden önemlidir! Yılmaz ÖZMEN, Dr. Tasarım Nedir! Tasarlamak neden önemlidir! Yılmaz ÖZMEN, Dr. Tasarlamak İnsan zekasının bilinen ilk eylemlerinden birisidir. Tasarım, en basit tanımı ile ; estetik ve rasyonel bir problem çözme sanatıdır.

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği

Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Ulusal Ar-Ge Merkezleri Sempozyumu 10-11 Nisan 2012 Adana İçerik Türkiye de Satış dan Ar-Ge

Detaylı

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi S.B.E. İktisat anabilim Dalı İktisat Programı 7. Düzey (Yüksek Lisans Eğitimi) Yeterlilikleri

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi S.B.E. İktisat anabilim Dalı İktisat Programı 7. Düzey (Yüksek Lisans Eğitimi) Yeterlilikleri AÇIKLAMALAR: İktisat Ana Bilim Dalı İktisat yüksek lisans programı için belirlenen program yeterlilikleri 20 tane olup tablo 1 de verilmiştir. İktisat Ana Bilim Dalı İktisat yüksek lisans programı için

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

A Framework for an Emancipatory Social Science

A Framework for an Emancipatory Social Science Lecture 1 A Framework for an Emancipatory Social Science Erik Olin Wright University of Wisconsin - Madison November, 2007 Çerçeveeve I. Ö Özgürleştirici Sosyal Bilim nedir? II. Üç Vazife III. Sosyalizm'in

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyasal Partiler ve Çıkar Grupları POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ Dersin Öğrenme Çıktıları ve Yeterlilikleri Dersin Hedefi Dersin Amacı ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ. ANABİLİM DALI DERS TANITIM FORMU Dersin Adı TR ENG Cumhuriyet Dönemi Kültür ve Eğitim

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI Ders ismi Ders kodu Dönem Teori+Pratik Kredi AKTS EĞİTİM FELSEFESİ SNF114 1 2+0 2 3 Ön Şartlı Ders(ler)

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ Bölüm 1 KRİZ YÖNETİMİ 11

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ Bölüm 1 KRİZ YÖNETİMİ 11 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 KRİZ YÖNETİMİ 11 1.1.Krizin Tanımı ve Özellikleri 13 1.2.Kriz Dönemleri 15 1.2.1.Krizin Gelişme Dönemi 15 1.2.1.1. İç ve Dış Değişiklikleri Fark Etmeme ( Körlük) 15 1.2.1.2.

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Dış Politikası POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı

1,5 YIL 2007 DE KULLANILAN YENİLENEBİLİR KAYNAKLARIN OLUŞMASI İÇİN GEREKEN SÜRE

1,5 YIL 2007 DE KULLANILAN YENİLENEBİLİR KAYNAKLARIN OLUŞMASI İÇİN GEREKEN SÜRE YÖNETİCİ ÖZETİ 2010 - Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Yılı Yeni türlerin keşfinin sürdüğü, ancak kafesteki kaplan sayısının doğada yaşayan kaplan sayısını geçtiği yıl (Shu-Jin Luo, 2008) Biyolojik çeşitlilik

Detaylı

Proje Hazırlama. Prof. Dr. Hasan Efeoğlu. Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü

Proje Hazırlama. Prof. Dr. Hasan Efeoğlu. Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü Proje Hazırlama Prof. Dr. Hasan Efeoğlu Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü Hayat Sürecinde Kısa Orta ve Uzun Vadede planlanan bir yatırım-araştırma-geliştirme organizasyonları veya endüstriyel veya

Detaylı

UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU. TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu

UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU. TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu 31 Ekim 2009 TTB-UDEK Etik Çalışma Grubu UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLARI GENEL OLARAK ETİK KURULLAR Etik Kurullar: Tanım Etik

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL GİRİŞ Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından Faydalanılmıştır. 2 Ekonominin

Detaylı

BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR DERS : GENEL İŞLETME BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR İŞLETMENİN TANIMI İşletme; farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Bunlar; Bir aracı, makineyi, dükkanı veya iş yerini vb. çalıştırma.

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

http://www.cizgidisigirisim.com.tr/danismanlik.aspx?main=ekolojiktasarimv erestorasyondanismanligi

http://www.cizgidisigirisim.com.tr/danismanlik.aspx?main=ekolojiktasarimv erestorasyondanismanligi http://www.cizgidisigirisim.com.tr/danismanlik.aspx?main=ekolojiktasarimv erestorasyondanismanligi KENTSEL VE KURUMSAL KARBON YÖNETİMİ DANIŞMANLIĞI Kentsel ve Kurumsal Karbon Yönetimi Danışmanlığı kapsamında,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.

Detaylı

Dersin Kodu 1200.9133

Dersin Kodu 1200.9133 Çevre Bilimi Dersin Adı Çevre Bilimi Dersin Kodu 1200.9133 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi 3,00 Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 3 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER...

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... 1 1.1. Ekonomi, İhtiyaç, Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Mal, Hizmet ve Fayda... 3 1.3. Üretim Faktörleri... 3 1.3.1. Emek... 4 1.3.2. Doğa... 4 1.3.3.

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBĐLĐR YENĐLĐKÇĐ FĐNANS VE TÜRKĐYE

SÜRDÜRÜLEBĐLĐR YENĐLĐKÇĐ FĐNANS VE TÜRKĐYE Yıl: 28 Sayı: 101 Nisan 2014 9 Güncel SÜRDÜRÜLEBĐLĐR YENĐLĐKÇĐ FĐNANS VE TÜRKĐYE M. Ferhan KAPTAN Kadir DÖNMEZ Finans Kulüp Finans Kulüp, kurulduğu yıldan beri amacına dönük olarak gerçekleştirdiği etkinlikler,

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin

Detaylı

Karar Verme ve Pazarlama Bilgisi: Yönetim Kurulu Odasına Giden Yol

Karar Verme ve Pazarlama Bilgisi: Yönetim Kurulu Odasına Giden Yol Karar Verme ve Pazarlama Bilgisi: Yönetim Kurulu Odasına Giden Yol Bilgi pazarındaki sert rekabet ortamı pazarlama araştırması endüstrisinin müşterilerin bilgi ihtiyaçlarına daha fazla yoğunlaşmasını gerektiriyor.

Detaylı

Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi

Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi Doç. Dr. Barbaros GÖNENÇGİL Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Yönetim Kurulu Başkan Yrd. barbaros@istanbul.edu.tr Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Siyasette Orta Doğu POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ. 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler

CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ. 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler UYARI Bu bir dinleyici notudur ve lütfen ders notu olarak değerlendirmeyiniz. Bu slaytlar ilgili ders kitabındaki, 43

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı

Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı Hüseyin Ekrem Cünedioğlu Araştırmacı TEPAV Değerlendirme Notu Temmuz 2010 Özet Türkiye maden sektörünün

Detaylı