GM TÜRKİYE CEO SU İLE ELEKTRİKLİ ARABALAR ÜZERİNE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GM TÜRKİYE CEO SU İLE ELEKTRİKLİ ARABALAR ÜZERİNE"

Transkript

1 O c a k Yı l : 2 4 S a y ı : 6 9 d i n a m i b u i k. n e D i n a m i k G a z e te Arabesk sayfa14 te gazete Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü süreli yayınıdır. Ücretsizdir. Bir Öğrenci Kooperatifi Doğuyor Boğaziçi DEMİRCAN ÇELEBİ ve YAĞMUR VATANGÜL ün haberi sayfa 6 da Üniversitesi nde öğrencilerin inisiyatifiyle işletilen, sürdürülebilir ve sosyal bir kooperatif kurulması için hazırlıklar başladı. Cinsel Taciz Kampüsün Gündeminde Boğaziçi Üniversitesi nde Cinsel Taciz Komisyonu kuruluyor. Murat Yüce nin haberi sayfa 7 de GM TÜRKİYE CEO SU İLE ELEKTRİKLİ ARABALAR ÜZERİNE 04 Mavi Önlük Mazi Oluyor de Neler Oldu? 10 ÖTK: Öğrencilerin Sesi Yapılan önemli değişiklikler ve üniversite yönetiminin teşvikleri ile ÖTK daha etkin hale getirilmeye çalışılıyor. Oğuz Kağan Çağatay Kılınç ın haberi sayfa 8 de BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ İŞLETME VE EKONOMİ KULÜBÜ

2 02 siyaset Bir Din Olarak Sosyal Medya Genel Yayın Yönetmeni AKIN TOKSAN Dinlerin ortaya çıkışı açıklanmaya çalışılıyorsa üzerinde durulan ilk olgu korkudur. Doğa olaylarını anlamlandıramayan ilkel insan, gök gürlediğinde bunu kendinden üstün bir varlığın kızgınlığına yorar ve o varlığın huyuna gitmek ister. Gece olunca karanlıkta kendini güvende hissetmeyince güneşin değerini anlar ve onu yüceltir. Yani, ilkel insan doğada karşılaştığı her olaya, kendi algısına göre bir açıklama getirmiştir zamanında. Bu açıklamalar, çağlar ilerleyip insanoğlu dünyanın farklı bölgelerine yayıldıkça, çağ insanının birikimi doğrultusunda farklı coğrafyalarda farklı şekillerde evrilmiş tir. Böylece, temelde birbirine benzeyen, ortak bir kültürden ve kaynaktan beslenen fakat ayrıntılarda farklılaşan dinlerin temeli atılmıştır. Peki bir din nasıl yayılır? Bir insanı zorla inanmak istemediği bir şeye inandırabilir miyiz? Sorumuzun cevabı kulaktan kulağa pazarlama ve sosyal kabul olgularında gizli. Biri bana bir adam var, su üzerinde yürüyebiliyor hatta suyu bir de şaraba dönüştürüyor dese testimi kapar, izlemek için en ön sıradan yer tutardım. Orta Çağ da yaşasam ve biri elime bir meşale tutuşturup gel hadi, cadı avlıyoruz dese koşa koşa giderdim. Ya da biri oğlum var ya böyle açtı kollarını, Kızıldeniz i yardı biz de içinden geçtik dese, ne yalan söyleyeyim, Hz.Musa ya bir sempati duyardım, olayı da kendi gözlerimle görmüş gibi anlatırdım eşe dosta. Ortada bir ağız birliği varsa söylenene inanmanız kolaylaşıyor çünkü. Şimdi en yakın arkadaşlarınızdan oluşan bir grup içeriye girse ve biz sana tanıştığımızdan beri avokado diye sesleniyoruz. dese durup bir düşünür, kendinizden şüphe edersiniz. Hatta bu oyunu birkaç gün devam ettirseler ismi sahiplenir, her avokado dendiğinde döner bakarsınız. Bir süre sonra herkes aynı şeyi yapıyorsa ya da söylüyorsa sorgulamak, karşı çıkmak abesle iştigal hale geliyor çünkü. İşte hepimiz bu mantıkla er ya da geç bir Facebook ya da Twitter hesabı açtık kendimize. Bu insanlar neyden bahsediyor, aman ben de bileyim dedik, merak ettik. Belki en başta kullanması zor geldi ama yılmadık. Böylece birkaç yıl içerisinde, Facebook tek bir noktadan tüm dünyaya yayıldı, İslamiyet gibi. 1.5 milyar mümine sahip 14 yüzyıllık İslamiyet le, sadece 8 yılda 1 milyar kullanıcıya ulaşan Facebook u karşılaştırmak bazılarınıza komik gelebilir. Facebook un da her şeyden önce bir bağlılık amacı var. Başkalarının hayatına dahil olma. Takip ve hakim olma duygusunu tatma. Sıradan olmadığını diğer insanlara gösterme çabası. Şarkı sözü paylaşıp eski sevgiliye laf sokabilmenin hazzı. Farmville, Sims Social, Bubble Town ve daha nicesi. Facebook ayrıca bireylerin eylemleri sonucunda yargılandığı bir kurallar bütününe sahip, her din gibi. Profil fotoğrafınızı eleştirenler, paylaştığınız gönderilere yorum yapanlar, ilişki durumunuzu beğenenler, Müjdat Gezen/ Levent Kırca/ Uğur Dündar grubunun aboneleri her zaman etrafınızda. Yaptığımız her hareketi kaydeden bir Timeline mevcut, bir dansöze para yapıştırırken çekilmiş bir pozumuzun hesabı sorulabiliyor birkaç gün sonra. Hesabımızın şifresi kutsal, mahremimiz artık. Facebook Kullanım Şartları nı okuyup kabul ediyoruz, İslam ın şartları kadar kısa da değil üstelik. Her gün birileri bizi eventler aracılığıyla güzel ahlâka davet edebiliyor: Kadına şiddete, tacize son, Etik sohbetlerine hepinizi bekliyoruz, Sokak hayvanlarını sahipsiz bırakmamak için yürüyoruz. İlkokulda boy sırası yüzünden kavga edip küstüğümüz arkadaşımızı arama çubuğundan bulup ekliyoruz. Geçmişi arkada bırakarak... Facebook bağışlayıcılığa da teşvik ediyor. Fotoğrafımızın altına yapılan bir yoruma O senin güzelliğin canımmm yazarak alçakgönüllülüğü de öğretiyor bize. Tevekkül artık bizim için yeni bir fotoğraf yükleyip gelecek olan like ları beklemekten ibaret. Zor durumda kalanlara yardım etmekten anladığımız, Afrika daki çocuklar için duvarımızda bir şeyler paylaşmaktan öteye gitmiyor. *** Büyük bir kesim tarafından 5 yıla kalmaz popülerliğini yitirir denen Facebook un MSN Messenger ve MySpace ile aynı kaderi paylaşacağı konuşulsa da atladığımız bir nokta var. Facebook hayatımızın önemli bir parçası. MySpace zaten çok kısıtlı bir kitleye hitap ediyordu. Messenger ise asla annelerimizin, dedelerimizin, teyzelerimizin tarla sürdüğü, elmas istiflediği bir mecra haline gelmemişti. Trendlere ayak uydurabildiği sürece Facebook -nasıl bir din birden tüm inananlarını kaybetmiyorsa- kullanıcılarını elinde tutmaya devam edecekmiş gibi duruyor. w w w. b u i k. b o u n. e d u. t r Benim Annem Cumartesi Galatasaray Meydanı kayıp anneleri için her cumartesi anıt mezar olmaya devam ediyor. Cumartesi anneleri sayısı 400 ü aşan eylemlerini; faillerin yargılanması, evlatlarının akıbetinin açıklanması, en azından bir mezarlarının olması için sürdürüyor. NAZ VARDAR ALPER TARIK GÜRSOY Sahibi Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü Adına Tolgacan Ceylan Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Tolgacan Ceylan Genel Yayın Yönetmeni Akın Toksan Editör Cemre Akdemir Yazı ve Reklam İşleri Sorumluları Alper Sezer, Duygu Söyler, Kıvılcım Değirmencioğlu, Serap Çelik Yazı Kurulu Ahmet Kemal Sürmeli, Alper Tarık Gürsoy, Alperen Eken, Demircan Çelebi, Ece Gülşan, Elif Turhan, Furkan Ali Can Çelenlioğlu, Gamze Nur Büyükgüzel, Hasan Aydın, Melike Duygu, Miray Palaz, Murat Yüce, Mustafa İrfan İçli, Naz Vardar, Nazlı Azergün, Oğuz Kağan Çağatay Kılınç, Özge Kaya, Rezan İbişhükçü, Tuğçe Şatır, Yağmur Vatangül, Zehra Soysal Görsel Danışman Sertaç Bala Matbaa Müka Matbaacılık Reklamcılık Yayıncılık San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tel : Yayın Kurulu Ekin Akın, Kadir Aydın, Bilge Eralp, Akın Toksan, Berkant Aşar, İlkgül Özçamur, Mehmet Sarıgül Bu gazete süreli yerel yayındır yılında Arjantin de yönetimi ele geçiren cunta; 1983 e kadar insanı Hristiyanlık değerlerini korumak, komünizmi engellemek gibi bahanelerle kaybetti. Ülkede iki kişinin sokakta bir araya gelmesi bile yasaklanmışken, bir grup kadın 1977 yılında Plaza del Mayo da (Mayıs Meydanı) beyaz başörtüleriyle sessiz oturma eylemine başlayınca cuntanın tepkisi de acımasız oldu. Sevdiklerini bekleyen anneler, eşler, evlatlar da eli kanlı despotlardan kurtulamadılar. Çoğu işkenceye, şiddete maruz kalmasına rağmen vazgeçmeyen bu insanlar; askeri yönetim sona erdikten sonra da generallerin yargılanması için eylemlerini sürdürdüler. Özellikle ABD müttefiki ülkelerde, devletin zulmüne uğrayan, gözaltında kaybolan insanların sessiz gücü olan Plaza del Mayo insanları; 1995 yılı 27 Mayıs ında Türkiye de doğan benzer bir harekete, Cumartesi Anneleri ne destek vermek için de Galatasaray Lisesi önünde ufak bir grupla bulundular. Türkiye de bu eylemin benzeri, 90 lı yılların başlarında Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edilen güneydoğu illerinde gözaltına alınan yakınlarına o günden beri ulaşamayan insanlar tarafından başlatıldı oturma eylemini geride bırakan grup, cumartesi günleri buluşmalarının da etkisiyle Cumartesi Anneleri olarak tanındı. Aynı Arjantin dekiler gibi onlar da beyaz başörtüleriyle ellerinde çocuklarının resimleri, ülkenin en ünlü caddesinde sessiz bir oturma eylemi ve akabinde bir kaybın hikayesiyle sitemlerini, taleplerini fark ettirmeye çalışıyorlar. 12 Eylül darbesinden bu yana, ağırlıkla 90 lı yıllarda en son bir polis veya jandarma karakoluna götürülüp bir daha haber alınamayan ve/veya JİTEM (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele) faaliyetleri sonucunda öldürülenlerin sayısı kimilerine göre birkaç bin, kimilerine göre ise on binleri buluyor. Kayıp tutukluların yakınları; çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin akıbetini bilmek, varsa mezarlarının yerini öğrenmek ve faillerin belirlenip yargılanmasını istiyor. Adalet, vicdan ve ahlak taleplerini her hafta yineleyen anneler,

3 siyaset 03 insan haklarındaki ihlalleri de olabildiğince uluslararası platformlarda gündeme getirmeye çalışıyor. Cumartesi Anneleri nin yaklaşık 30 kişiyle başlayan ve bir basın açıklamasından ibaret olan oturma eylemi, katılım sayısı arttıkça polisin sert direnişiyle karşılaştı. OHAL yıllarında bölgede aktif olan, 1993 e kadar emniyet genel müdürlüğü yapan ve kayıp yakınları tarafından en önde gelen faillerden biri olarak gösterilen Mehmet Ağar ın 1995 te Elazığ milletvekili seçilmesi, Cumartesi Annelerinin eylem sürecini etkileyecek olayların başlangıcı oldu. Ağar ın İçişleri Bakanlığına yükselmesiyle birlikte polisin karşı koyuşları ve engelleme çabaları daha organize ve onur kırıcı hale geldi. Derin devlet ilişkileri ve çeteleşme, o dönem Bucak aşireti lideri olan ve birçok gözaltına alınma olayında emniyet mensuplarının yanında adı geçen Sedat Bucak ın da yine Ağar la aynı seçimlerde DYP milletvekili seçilmesiyle iyice gün yüzüne çıktı. Hakkındaki iddialar yüzünden Bucak ın dokunulmazlığı 1997 de kaldırılırken Ağar ise bir dahaki seçimlerde meclise giremedi. Ağar ve Bucak gibi isimlerin siyaset sahnesinden çekilmesiyle annelerin üstündeki baskı sona ermedi. Yoğun polis müdahalesine karşı koyamayarak 1999 da 200. eylemden sonra ara verme kararı aldılar. Geri dönüşleri ise 2009 yılında oldu dan Sonra Cumartesi Anneleri nin eylemsiz geçen 10 yılı boyunca bazı hukuki gelişmeler oldu. AİHM, davalarda Türkiye nin suçlu bulunduğunu bildirdi. Devlet bağlantılı isimler ve eski JİTEM mensupları yaptıkları işkencelere, toplu mezarlara ve Ergenekon davası sanıklarından bazılarına itiraflarında yer verdi. Dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel in Devlet, devlet politikası olarak adam öldürür., dönemin başbakanı Tansu Çiller in Jitem in ölüm timlerinin madden ve manen arkasındayım. ve dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ın Devlet adına bin operasyon yaptım. açıklamaları kamuoyunda tepkilere yol açtı. Bu gelişmeler üzerine tekrar umutlanan Cumartesi Anneleri, 31 Ocak 2009 itibariyle eylemlerine kaldıkları yerden devam etme karar verdiler. Eylemlerin, devletin ihmalkârlığına olan tepkiyi artırmasıyla karşıt gruplar ve bazı siyasetçiler Cumartesi Anneleri nin hak arayışını karalamaya yönelik girişimlerde bulundu. Başbakan Erdoğan, 2010 Haziran ayında Ne iş yaptıklarını bilmiyorum, Cumartesi Anneleri birilerince kullanılıyor. açıklamasında anneleri bölücülükle suçladı. Açıklamasını takip eden süreçte ailelerden temsili bir grubu Dolmabahçe ye görüşmeye çağırsa da aileler taleplerine karşılık somut cevaplar elde edemedi. Ayrıca, ailelerin, 27 Mayıs 2012 de Ağar ın Aydın da yattığı cezaevi önünde, sorumlusu olduğu bin operasyon karşılığında yatacağı iki yıl hapsi protesto amaçlı toplanmasıyla karşıt gruplar ailelere yönelik saldırılarda bulundu. Engellemeler ve karalamalara rağmen başta İnsan Hakları Derneği en büyük savunucuları olarak yanlarındaydı öncesinde Sezen Aksu nun Aktüel Dergisiyle ücretsiz dağıttığı Cumartesi Türküsü albümü, Ahmet Kaya nın Beni Bul Anne ve Bandista nın Benim Annem Cumartesi şarkılarına yenileri eklenmeye devam etti. U2, 2010 İstanbul konserinde, Mothers of the Disappeared şarkısını Fehmi Tosun için söyleyerek, Türkiye deki kayıplara dikkat çekti. Arjantin ve Fas tan da benzer kuruluşlar Cumartesi Anneleri nin eylemlerine katılarak onlara desteğini ortaya koydu. 24 Kasım 2012 tarihinde gerçekleştirdikleri 400. eylemlerini, ellerinde kırmızı karanfillerle gelen destekçiler, öğrenciler, gençler, aydınlar, gazeteciler ve milletvekilleriyle gerçekleştirdiler. Her cumartesi saat 12:00 da Galatasaray Lisesi önünde bir kaybın hikayesi, anneler ve 17 yıl öncesinden farklı olarak çocuklar ve torunlar tarafından anlatılmaya devam ediliyor. Evlatlarını kaybeden ve çocuklarının mezarlarına bile ulaşamayan anneler, kuşaklar geçmesine rağmen dünya çapında yankı uyandırmış bu devlet ihmalkârlık karşısındaki sessiz adalet arayışlarını tüm inançları ile sürdürüyor.

4 04 ekonomi Editör CEMRE AKDEMİR Umutsuz Yaşanmıyor Aralık ayına girer girmez ortalığı yeni yıl heyecanı sarmaya başlıyor. Yılbaşı ağaçları kuruluyor, milli piyango bileti alınıyor, 31 Aralık gecesi için planlar yapılıyor. İnsanoğlu bu, tabii yeni olan her şeyle heyecana kapılıyor. Ama sadece hediyeler, kutlamalar, iyi dileklerden ibaret değil yeni bir yıla girmek. Heyecandan mıdır telaştan mıdır bilinmez, gözden kaçırdığımız şeyler yaşıyoruz bu zamanlarda. Tabii ki yeni bir yıla girmek herkes için farklı şeyler ifade ediyor. Bambaşka anlamlar yüklüyor herkes kendince. Kimisi sadece eğlenecek kutlanacak bir şey olarak görüyor, kimisi de sıradan bir gün diyip geçiyor. Aslında çok da üzerinde durmadığımız bir durumda oluyoruz yılın bu zamanları. Birçok psikolog ve psikiyatrın da bahsettiği bu durumun adı yeni yıl psikolojisi. Yani sandığımızdan daha fazla kafa yoruyoruz bu konuya ve psikolojik olarak etkileniyoruz yeni bir yılın gelişinden. Hem her şeyi geride bırakıp yeni başlangıçlar için bir fırsat, hem de bugüne kadar yaşadıklarımızı gözden geçirmek için uygun bir zaman. Bir anlamda kendimize Dur, düşün ve yeniden başla. mesajı veriyoruz. Büyük ihtimalle senede sadece bir defa bu kadar geniş kapsamlı bir geçmiş muhasebesi yapma imkanı buluyoruz. Bir önceki senenin artılarıyla ve eksileriyle yüzleşiyoruz. Her seferinde dersler çıkartıp yolumuza devam etmek mümkün olmasa da 1 ocakla birlikte yaşadıklarımızın geride kalacağına inanıyoruz. Eğer geçmişle hesabımızdan sağ çıkabildiysek sıra yeniden başla kısmına geliyor. Kendimizi yeniliyoruz ve önümüze bakmaya başlıyoruz. Yeni hedefler belirleyip bir yıllık planlar yapıyoruz. Sanırım en çok yenilenme kısmını seviyoruz. Nedense önündeki bilinmezlik insana korkudan çok umut aşılıyor. Belki de insan sadece yılın bu zamanı geleceğe bu kadar umutla bakabiliyor. Kötü bir sene geçirmişse Bu sene daha güzel olacak. diyerek kendini motive ediyor. Yeni yıla odaklanıp umut dolu bir dilek listesi hazırlıyor. Kim bilir aralıkta sıkça dile getirilen bu dileklerin kaçı ocak ayının sonunda yok olup gidiyor. Ama olsun. İnsan yine de vazgeçmiyor her sene istediği ama elde edemediği şeyleri bile umut etmekten. Çünkü Nazım Hikmet in Büyük İnsanlık şiirinde de dediği gibi ama umudu var büyük insanlığın, umutsuz yaşanmıyor. Hepinize umut dolu yepyeni bir yıl diliyorum. General Motors un Türkiye CEO su Özcan Keklik le Elektrikli Arabalar Üzerine General Motors Türkiye nin enerji dolu ve centilmen lideri Özcan Keklik ile kariyer tecrübeleri ve elektrikli arabalar üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği 89 mezunu olan Keklik, bizlere başarılı hayatını nasıl planladığından ve elektrikli arabaların geçmiş ve geleceğinden bahsetti. ZEHRA SOYSAL Bir Boğaziçi mezunu olarak bugünlere gelmek nasıl bir süreçti, kariyerinizi nasıl planladınız ve hangi sektöre yöneleceğiniz nasıl gelişti? Mezun olunca Ford da çalışmaya başladım. Lise çağlarımdan beri otomotiv sektöründe mühendis olarak çalışmak hedefimdi. Doğru zamanda doğru yerde olarak 1997 de Opel e geçtim ve en alttan başlayarak bölge müdürlüğü, pazarlama müdürlüğü olarak ilerledim ve yurt dışı görevlerinde çalışma imkânım oldu. Hayatta ve kariyerde başarılı olmak için ayaklarının üzerinde durmayı öğrenmek önemlidir ve en kötü durumlarda bile toparlanmayı bilip kendini motive etmek gerekir. Belli pozisyonları elde edebilmek için kendine güvenerek ve çalışma konusunda cimri davranmayarak ilerlemek altın koşuldur. General Motors un İlk Elektrikli Arabası: EV da Amerika da Sıfır Emisyonlu Araç (Zero Emission Vehicle- ZEV ) yasası yürürlüğe girdi ve bu gelişme General Motors u (GM) EV1 üretme konusunda cesaretlendirdi. GM, EV1 isimli dünyadaki ilk elektrikli arabalarını 1996 yılında piyasaya sürdü ve EV1 GM in kurumsal tarihinde General Motors açık amblemini taşıyan ilk otomobil oldu. GM, EV1 ı geliştirmek için geniş çaplı bir AR-GE masrafı yapmıştı. EV1 ı çalıştırmak için gerekli olan elektrik gücü buna karşılık petrolün sadece 1/3 ü ya da yarısı kadardı ve yükselişte olan petrol fiyatları elektrik masrafını çok daha avantajlı kılıyordu. Bunlara rağmen EV1 üretimi 2001 de sekteye uğradı ve 2003 te piyasadaki tüm EV1 lar toplatılarak araba mezarlıklarında imha edildi. Peki elektrikli arabaların ömrü neden bu kadar kısa sürdü ve siz GM paralelinde bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? İlk elektrikli arabalar 1920 yıllarında Porsche tarafından yapılmış, bugüne kadar dönem dönem geliştirilmiş ve geliştirilmeye de devam ediliyor. Elektrikli araba, ucuz ve çevre dostu bir enerji gerektiriyor ancak elektriğin depolanıp taşınma sorunu var. Bu gelişme tamamen batarya teknolojisine bağlı ve şu an bu teknoloji çok pahalı, ayrıca çok çabuk tükeniyor ve bir araba parası kadar maliyeti var. Bu yüzden çok cazip değil müşteri açısından. Amerika daki güçlü akaryakıt ekonomisinin, Bush hükümeti ve büyük petrol şirketlerinin, elektrikli arabaların gelişmesini sınırlayacak bir takım adımlarda bulunduğu iddia ediliyor, sizin yorumunuz nedir? Bana göre bunun aslı şehir efsanesi. Otomotiv sektöründe çok basit bir ürün var. Ürünün çevresinde de müşteri ve üretici firma var. Hangi durumda ürün karlı ise veya müşteriden hangi yönde talep gelirse firma o ürünü üretmek ister. Aynı şekilde müşteri de hangi ürün onun için hem maddi hem manevi anlamda karlı ise onu talep eder. Şu anda elektrikli arabaların maliyeti hem firmayı hem müşteriyi maalesef kardan uzaklaştırıyor. Elektrikli arabaların geleceğini küresel anlamda nasıl görüyorsunuz? Elektrikli arabalarda batarya kullanımı gideceğiniz menzili kısıtladığı için ve maliyeti yüksek olduğu için çok büyük bir dezavantaj. Ancak batarya teknolojisinin gelişimine bağlı olarak tüketicinin de alacağı risk azalır ve elektrikli araç kullanımı artar. Şuan Amerika da bu teknolojiye çok önem veriliyor ve 3-5 yılda gelişebileceğini düşünüyorum.

5 eğitim 05 ALPEREN EKEN ÖZGE KAYA MEB e bağlı okul öğrencilerinin kılık ve kıyafetlerine dair yönetmelik 27 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazete de yayımlandı. Buna göre öğretim yılı itibariyle ilköğretim okulları ve liselerde tek tip okul forması giyme zorunluluğu ortadan kalkacak ve serbest kıyafet uygulaması başlayacak. Okul formasını sevmeyen öğrencileri sevindiren bu haber eğitimci, uzman, veli ve üretici cephelerinde farklı yankılar buluyor. Kimi, yeni uygulamayı militarist mantıkla öğrencileri tek tipleştirme nin sona ermesi olarak değerlendiriyor, kimi de öğrencilerin psikolojik olarak daha rahat olacağını söyleyerek destek veriyor. Düzenlemeye karşı çıkanlar ise öğrencilerde dikkatin okul ve derslerden dış görünüşe kaymasından, marka bağımlılığından ve öğrencilerin üniforması olmaması sebebiyle okullara girişçıkışın kontrol edilememesinden doğabilecek güvenlik problemlerinden endişe ediyor. Sendikalar sürecin hızından memnun olmadıklarını, haftada bir gün serbest kıyafet giyilmesi benzeri bir uygulamayla nabız yoklamanın uygun olacağını belirtiyorlar. Mavi Önlük Mazi Oluyor! Yeni düzenlenen kılık-kıyafet yönetmeliğine göre öğrenciler artık tek tip okul forması giymeye zorlanamayacak. Düzenleme önümüzdeki yıl uygulamaya koyulacak ancak şimdiden farklı çevrelerden çeşitli tepkiler almaya başladı. ANKET SONUÇLARI Eğitim kurumlarında serbest kıyafet uygulamasını destekliyor musunuz? %64 % 78 Hayır % 20 Evet % 2 Fikrim Yok Önlük Üreticileri Şikayetçi Değişikliğin ekonomik etkilerinin görüleceği birçok grup mevcut; başta kumaş üreticileri, konfeksiyoncular ve satıcılar, bunun yanı sıra aileler -özellikle orta ve düşük gelirli olanlar- bütçelerini bu değişikliğe göre ayarlamak durumunda kalacak. Ailelerin bir kısmı bütçelerinin sarsılmasından, çocuklarının taleplerini karşılayamamaktan endişeleniyor. Hükümet kanadında; Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün ailelerin zor duruma düşebileceği, bu sebeple kıyafet yardımı yapılabileceğini söyledi. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ise, Forma fakir aileler için ciddi bir maliyet oluşturmakta. şeklinde bir açıklamada bulundu. Diğer taraftan okul forması için üretilmiş kumaşlar, dikilmiş önlük, gömlek ve pantolonlar bulunmakta. Serbest kıyafet uygulamasının eğitim - öğretim yılında yürürlüğe girmesi, stoktaki büyük miktarda okul formasının çöpe atılması ve sektörün istihdam ettiği birçok çalışanın uygulama sonrası işten çıkarmalarla karşı karşıya kalması anlamına geliyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu- Başkanı Bendevi Palandöken bu değişikliği olumlu bulanlar arasında. Fakat stokların tüketilmesi ve konfeksiyonda arz - talep dengesinin oturması için değişikliğin en az 2 yıl sonra ya da kademeli olarak yürürlüğe girmesinin daha faydalı olacağı görüşünde. Düzenlemeye göre öğrenciler ve daha önceki öğretim yılları için okul yönetimlerince belirlenen önlük veya okul üniformalarını öğretim yılında da giyebilecekler, böylece öğrenciler ne serbest kıyafet ne de okul üniforması giymeye zorlanacak. Mecliste de Tartışıldı Yönetmelik sadece iş dünyası ve veliler arasında değil, Ankara cephesinde de tartışılıyor. Değişikliğin karşısında olan ana muhalefet partisi CHP nin çıkış noktası, eşitlik ve sosyal adaletsizliğin öğrenci psikolojisine olumsuz etkisi ve başörtüsünün ilk ve orta öğrenime inmesi. Bu konuyu temel alan bir araştırma önergesi veren bir diğer muhalefet partisi BDP, okullarda kıyafet serbestîsi ni desteklediğini fakat iktidarın bu hamlesinin politik, dayatmacı ve yönetmeliğin içeriğinden ötürü cinsiyetçi olduğunu savunuyor. Diğer taraftan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, meclis grubunun toplantısında Değişim, anlaşılabilir ve kabul edilebilir. diyerek partisinin konuyla alakalı tutumunu ortaya koymuş durumda. İktidarın yönetmeliği savunurken en önemli dayanak noktaları arasında seçmeli Kuran dersinde başın örtülmesi ihtiyacı, militarist anlayıştan uzaklaşılmasının gerekliliği ve Avrupa devletlerinin bu konudaki uygulamaları yer alıyor. Ya Çocuklar? Öğrenciler de bu konuda ikiye ayrılıyor; bir kısmı serbest kıyafet uygulamasında istekliyken bir kısmı da böyle bir değişikliğin gerekli olduğunu düşünmüyor yılı başında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere yönelik uygulanan bir ankette, kıyafetin serbest olması öğrenciler tarafından desteklenmişti. Konuyla alakalı farklı görüşler sunan uzmanların ise bir bölümü marka takıntısının baş gösterebileceğini, ekonomik eşitsizliği idrak edemeyecek yaşta olan çocukların psikolojik yönden etkilenebileceğini, okulların ergen podyumuna dönüşebileceğini düşünürken; karşı taraf, öğrencilerin kıyafetlerini seçebilmesinin onların özgüvenini artıracağını, idareci - öğrenci çatışmasını azaltacağını ve öğrencilerin okula daha istekli bir şekilde gitmelerini sağlayacağını düşünüyor. Bu görüşü destekleyen Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de kılık kıyafet değişikliğinin öğrencileri psikolojik olarak rahatlatacağını ifade etti.

6 06 kampüsten Boğaziçi nde Bir Öğrenci Kooperatifi Doğuyor Boğaziçi Üniversitesi nde öğrencilerin inisiyatifiyle işletilen, sürdürülebilir ve sosyal bir kooperatif kurulması için hazırlıklar başladı. DEMİRCAN ÇELEBİ YAĞMUR VATANGÜL Geçen sene Güney Kampüs te Starbucks açılmasına öğrencilerin tepkisi sonucu mekân yaklaşık 80 gün boyunca fiilî olarak işgal edilmiş; bu süre boyunca burada işgalciler tarafından film gösterimleri, söyleşiler, dersler, atölyeler düzenlenmişti. Bazı öğretim görevlilerinden de destek gören bu işgal, kendine medyada da geniş yer bulmuş, pek çok ülkeden destek mesajı almıştı. Bu işgalden edinilen fikrî kazanımlardan biri de okulda bir öğrenci kooperatifi kurulmasıydı. O dönemde işgale kayıtsız kalamayan rektör, işgalcilerle 5 saat süren bir toplantı yapmış ve yasal prosedürlere uygun bir kooperatif fikrini destekleyeceğini söylemişti. Şimdilerde ise bu gelişmelerin doğrultusunda okulda yeni bir oluşumun tohumları atılmaya başlanıyor. Okul içinde ucuz ve kaliteli yemek yiyebildiğimiz alanlarımız olmalı. Okulun yönetimiyle ilgili kararlarda öğrencilerin görüşlerine başvurulmalı. Öğrencilerin okul içinde sosyalleşebileceği ortak alanlara ihtiyacı var. 6 Aralık ta yaklaşık 40 kişinin katılımıyla Çarşı Kantin de gerçekleştirilen Boğaziçi Öğrenci Kooperatifi Çalışma Grubu nun ilk toplantısında konuşulan bu fikirler, Starbucks işgalini ortaya çıkartan sebeplerle aynı. Bu doğrultuda planlanan oluşum fikri bir tepki politikasından değil, insani ihtiyaçlardan doğuyor. Herkesin katılımına açık gerçekleştirilen toplantıda alternatif kantin-kooperatif oluşturma fikri, böyle bir oluşumun işlevinin ne olması gerektiği ve nerede var olabileceği tartışıldı. Sorunlardan bazılarının çözümü adına olumlu gelişmeler yaşanması (yemekhane fiyatlarındaki düşüş gibi) ile yeni oluşumun odağının ucuzluktan, sürdürülebilir ve sosyal olmaya kaydığından bahsedildi. Açılması planlanan mekân için belirlenecek fiyatların, kendine yatırım yapabilmesine imkân verecek şekilde en düşük seviyede tutulması konusunda görüş birliğine varıldı. Uyulması gereken tüzüğe göre, öğrencilerin işbirliği içerisinde kendi ürettiklerini satabilmeleri için en az bir sigortalı işçi çalıştırma gerekliliği gibi birtakım engeller bulunduğu dile getirildi. Mekânın işlevi hakkında henüz net bir karara varılamamış olsa da, tartışılan fikirler arasında En basitinden çay, simit verilse yeter, muhabbet ve sosyal ortam oluşturmak esas diyenler de var, Beraber bir üretim sağlanmalı, organik ve sağlıklı ürünlerle nitelikli yemek yapabileceğimiz bir öğrenci mutfağı oluşturulmalı diyenler de. Ayrıca Her ikisi de olsun; hem forum kültürü canlansın, okulla ilgili fikirlerimizi paylaşalım hem de ortak bir ürün ortaya çıkaralım diyenlerle de karşılaşmak mümkün. Mekânın ismi hakkında da çeşitli fikirler sunuldu toplantıda. Öğrenci Merkezi, Öğrenci Mutfağı, Öğrenci Kantini bunlardan birkaçı. Fakat Öğrenci Mutfağı fikrinin gerçekleşmesi için herkesin kullanabileceği bir mutfağa ve yemek yapabileceği ürünlere ihtiyaç var. Nitelikli ve organik ürün sağlama aşamasında BUKOOP (Boğaziçi Mensupları Tüketim Kooperatifi) ve sağlıklı üretim/tüketim için oluşturulmuş Tarlataban Projesi de Öğrenci Kooperatifi ne destek vereceğini belirtti. Mekânın nereye açılabileceği konusunda Tarlataban da yer alan bir barakadan, kampüsün uygun bir noktasına park etmiş bir karavana kadar birçok öneri sunuldu. Ekonomi bölümü hocalarından Yahya Madra, önümüzdeki 5-6 yıl içerisinde üniversitede çok sayıda binanın yıkılıp tekrar yapılacağı söylentisinden ve söylentiler doğru ise okul yönetiminin talepten haberdar edilerek bu binalar tasarlanırken bir alan yaratılabileceğinden bahsetti. Oluşumda kesin kararlara varılabilmesi için alt gruplar oluşturularak daha hızlı sonuç elde edilmesi planlanıyor. Alt grupların odaklanacakları arasında; yapılanma için yasal gerekliliklerin araştırılması, oluşumun okul yönetimine sunulacağı ismin belirlenmesi, uygun bir mekân araştırılması, mekânda neler üretilebileceğinin araştırılması, ürünlerin nasıl paylaşılacağının ve çalışma şekillerinin belirlenmesi, dünyanın çeşitli üniversitelerindeki öğrenci kooperatiflerinin incelenmesi ve mekânın yemek üretmek dışında hangi amaçlar için kullanılacağının belirlenmesi gibi konular bulunuyor. Oluşumun çalışmaları ve toplantıları önümüzdeki günlerde devam ediyor olacak. Kooperatifle iletişime geçmek için adresine mail atabilirsiniz. G RÜŞLER 1 Planlanan öğrenci kooperatifi hakkında ne düşünüyorsunuz? Eda Sena Şenceylan, İşletme, 1. Sınıf Öğrencilerin temiz ve sağlıklı yiyecekler yiyip sakin kafayla oturup tartışabilecekleri, müziği ve fiyatları öğrenciye zarar vermeyen bir alan yaratma fikri harika. Bana kalırsa burada üzerine en çok düşülmesi gereken nokta, her bir öğrencinin bu alandan faydalanabilmesini sağlamaktır. Aksi takdirde fikrin fark yarattığı faktör ortadan kalkar. Soğukta üşüyen ANKET SONUÇLARI Okulda yemekhane dışındaki mekanların fiyat ortalamasını uygun buluyor musunuz? % 30 Evet % 70 Hayır Okuldaki, öğrencilerin sosyalleşebileceği alanları yeterli buluyor musunuz? % 48 Evet % 48 Hayır % 4 Fikrim Yok Okulda öğrencilerin işlettiği bir kantin - kooperatif olmasını ister miydiniz? % 10 Fikrim Yok % 25 Hayır % 65 Evet veya cebindeki 1 yemekhane öğünü değerindeki parayı 1 kahveye vermek istemeyen, arkadaş grubuyla ders arasında takılacak yer arayan her bir öğrenciye buraya gelme olanağı yaratılmalı. Böyle bir arz oluşturulabilecek plan yapılırsa bu fikir, bence, bu okulda öğrenci yaşantısında büyük rahatlama yaratabilir, çok da sevilir ve sürdürülebilir olur. Seçil Doğan, Yönetim Bilişim Sistemleri, 1. Sınıf Okulda boş zamanlarımızı değerlendirebileceğimiz ortak alanlarımız hakikaten yetersiz kalıyor. Güney Kampüs teki Teras ve Orta Kantin in ve Kuzey kampüsteki kantinin kapasitesi öğrenci sayısına göre oldukça düşük. Soğuk havalarda çimlere de oturamadığımız için kantine gitmek zorunda kalıyoruz fakat maalesef çoğu zaman bırakın boş masayı bir tane boş sandalye bile bulamıyoruz. Bu yüzden öğrencilerin kendilerinin kuracağı kooperatifi ve kâr amacı gütmeyen sadece bizlerin ihtiyacını karşılayacak ortak alanları geliştirme fikrini destekliyorum. Fiyatların makul olduğu, öğrenci bütçesini sarsmayacak, sağlıklı ve güvenilir gıdaların yer aldığı daha fazla ortak alana ihtiyacımız var.

7 kampüsten 07 KIVILCIM DEĞİRMENCİOĞLU Boğaziçi nde Cinsel Tacizi Tartışıyoruz Forumu Cinsel Taciz Kampüsün Gündeminde Cinsel taciz kavramı gündelik hayatın birçok alanında olduğu gibi kampüste de karşımıza çıkmakta. Boğaziçi nde bu soruna karşı alınan önlemlerin başında işlerliği olan bir Cinsel Taciz Komisyonu kurulması geliyor. MURAT YÜCE Geçtiğimiz kasım ayında BÜKAK, dikkatleri bu konuya çekmek için Cinsel Taciz konulu bir forum düzenledi. Katılımın beklenenden daha düşük olduğu forumda, vurgulanan en önemli fikirlerden birisi acilen bir Cinsel Taciz Komisyonu kurulmasının gerekliliğiydi. Bugüne kadarki süreçte, şikâyetleri dinleyip değerlendiren kurumlar olan Üniversite Yaşamı Etik Kurulu (ÜYEK) ve Öğrenci Etik Kurulu (ÖEK) bu konuda çok başarılı olamamıştı. Bu kurullardaki çalışanların olası bir cinsel taciz şikâyeti durumunda nasıl bir yol izleyecekleri hakkında çok fazla bilgi sahibi olmamaları ve bu kurulların belirli bir yaptırım gücünden yoksun olmaları, daha merkezi ve kurumsallaşmış bir yapılanmayı zorunlu kılıyordu. Kurulması için rektörlükten izin çıkmış olan Cinsel Taciz Komisyonu nun temel görevleri arasında ise şikayetleri değerlendirip gerekli yaptırımların uygulanmasına önayak olmak, olası bir taciz durumunda BÜREM, MEDİKO ve avukatlar arasındaki koordinasyonu sağlamak, komisyona gelen vakaların kaydını tutup istatistikler oluşturmak sayılabilir. Komisyonun en önemli misyonlarından biri ise mağdurların bu süreçten olabildiğince az etkilenmesini sağlamak olacak. Oluşturulacak komisyonun yapısı hakkında henüz net bir bilgi olmamakla birlikte, komisyonda akademisyenlerin, öğrencilerin ve psikiyatrların yer alacağı biliniyor. BÜKAK ın düzenlediği forumda konuşan Doç. Dr. Serra Müderrisoğlu nun değindiği bir diğer nokta akademisyen ya da öğrencilerin bireysel çabalarıyla, kısıtlı zamanda ve yeterince merkezcil olmayan bir yapıyla başarıya ulaşmanın zorluğu. Öte yandan yeterince caydırıcı olunabilmesi adına, komisyona üniversite yönetiminden gelecek açık ve kesin bir desteğin kaçınılmaz olduğu söyleniyor. Başta rektörümüz Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu olmak üzere okul yönetiminin bu konuya verdiği ve vereceği desteğin süreci hızlandırması bekleniyor. Çok yakın zamanda kurulacak bu komisyondan beklentiler, öğrencilerde farkındalık yaratmak, cinsel tacizin üniversite de olabileceği algısını oluşturmak ve muhtemel taciz vakalarında mağdurların herhangi bir kaygı taşımadan komisyona başvurmalarını ve sonuç almalarını sağlamak olarak özetlenebilir. ANKET SONUÇLARI Okulda başınıza herhangi bir taciz olayı gelse ya da böyle bir olaya tanık olsanız yeni kurulan komisyona ya da okulun diğer resmi birimlerine başvurur muydunuz? % 71 Evet % 11 Hayır % 18 Fikrim Yok Küstüm Oynamıyorum En büyük olayları bile iki üç gün sonra unuturken, aylar öncesinden konuşmaya başladığımız, ülkece etkisinden uzun süre kurtulamadığımız nadir şeylerden biriydi Eurovision Şarkı Yarışması. Yeri geldiğinde çok fazla önemsiyoruz deyip eleştirsek, müzik değil politika kazanıyor desek bile üzerinde konuşmayı da, televizyon ekranına kilitlenip heyecanla izlemeyi de içten içe severdik. Tartışmalar her yıl kimin katılacağı sorusuyla başlar, katılacak şarkıcının tanınmamış mı yoksa ünlü biri mi olması gerektiği uzun süre konuşulurdu. Ünlü birini göndermeyiyarışmayı çok fazla önemsediğimizi düşündürtebileceğinden-gururumuza yediremesek de, kim bu çocuk diye nice genç yetenekleri küçümsediğimiz de olmamış şey değildi. Kimin katılacağı belli olduktan bir süre sonra durulan tartışmalar, şarkının belirlenmesiyle tekrar hararetlenirdi. İlk günlerde şarkıyı beğenmemek olmazsa olmazlardandı, sonra ya kulağımız alışır ya aidiyet duygumuz ağır basar sever, sahiplenirdik te Sertab Erener Every Way That I Can adlı İngilizce şarkısıyla birinci olunca, şarkının dili de yeni Eurovision gündemlerimizden biri haline geldi. Gün geldi, milli duygularımız ağır bastı Rimi Rimi Ley gibi Türk ezgileriyle süslü Türkçe bir şarkıda aradık başarıyı, olmadı. Bundan sonraki birkaç yıl ne Türkçeden vazgeçebildik, ne İngilizceye sırtımızı dönebildik. Kararsızlığı adından belli olan Shake It Up Şekerim in ardından Düm Tek Tek diye atan bir kalbin mümkün olabileceğini göstererek, bir nevi Türkçeye olan vefa borcumuzu ödedik. Dünya siyasetini Bülend Özveren in yorumlarından öğrendik, dostumuzu düşmanımızı ayırt ettik. Yunanistan ın Güney Kıbrıs a 12 puan vereceğini, Ermenistan dan puan alamayacağımızı tahmin edince çok mutlu olduk. Kuzey ülkelerinin birbirine verdiği oylar ne kadar politikse, bizim Azerbaycan dan aldığımız oylar o kadar dostluk ve kardeşlik dolu oldu her yıl. Almanya daki gurbetçilerimizi bir kez daha sevdik, sahiplendik teki yarışma için de her şey aynı sırada ilerliyor gibiydi, hatta internette kimin katılacağına ilişkin anketler yapmaya başlamış, her yıl olduğu gibi Tarkan ın katılma olasılığı üzerine konuşmuştuk. TRT nin kararını merakla beklerken, geçtiğimiz günlerde gelen açıklama beklentilerimizi boşa çıkardı. TRT; Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya tarafından alınan bir kararla izleyici oylarının etkisinin %50 ye düşürülmesinin adaletsiz olduğunu gerekçe göstererek yarışmaya katılmama kararı aldı. Kimileri bu kararı ekonomik sebeplerle ilişkilendirdi, kimisi Avrupa kültüründen uzaklaşma çabalarına bağladı, kimi de sadece komşuya gitme esprisi yapamayacağımıza üzüldü. Türkiye nin tanıtımı açısından kötü olacağını düşünenler de vardı, siyasi bir müzik yarışmasının anlamsız olduğunu savunup kararı isabetli bulanlar da. Aslında, sorun Eurovision a bu kadar çok siyasi, ekonomik, kültürel anlam yüklemek, bu yarışmayı ülkelerin güç gösterisi olarak görmekti. Eurovision u sadece şov olarak görseydik, yine katılmama kararı alır mıydık? Oyunda kazanmayı ve kaybetmeyi çok önemsemeyen biri, kurallara kızıp çıkar mı, yoksa kalıp keyif almaya mı bakar, yorum sizin.

8 08 kampüsten Boğaziçi Olası Bir Afete Ne MİRAY PALAZ Radikal gazetesi, 8 Kasım 2012 tarihli haberinde Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs ün yıkılacağı iddiasına yer vererek, akıllarda soru işaretleri uyandırdı. İddialar Kuzey Kampüs te bina incelemesi yapıldığı ve çoğu binanın depreme dayanıksız çıktığı, Aptullah Kuran Kütüphanesi de dâhil, çok sayıda yapının baştan inşa edileceği yönündeydi. Habere yanıt 12 Kasım da toplu bir e-posta ile Öğrenci İşleri Dekanlığı nca verildi. İddialar yalanlandı ve 2005 yılından beri güçlendirme çalışmalarının yapıldığı, tüm binaların depreme gerekli direnci gösterebileceği belirtildi. Çalışmalar kapsamında ETA/A, ETA/B ve Eğitim Fakültesi binaları yenilendi. Yapı İşleri Daire Başkanlığı nca da, incelemelerde Kare Blok ve Kütüphane binasının mevcut haliyle depreme dayanıklı olarak belirlendiği ve bu yüzden öncelik verilmediği, fakat gerekli imar izinleri alınırsa uzun vadede yenilenebileceği vurgulandı. Kampüsteki tüm binaların deprem yönetmeliklerine uygun olduğu ve herhangi bir tehlike arz etmediği ise tekrar tekrar hatırlatıldı. Afete hazırlık sürecinde fiziki şartların yeterliliği kadar öğrencilerin ve üniversite çalışanlarının bilinçlendirilmesi de mühim. Üniversite içinde yer alan Afet Koordinasyon Merkezi (CENDIM) bu konuda çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda binaların yangın ihbar sistemi, tehlikeli madde denetimi gibi eksikleri tamamlandı. Her bina için bina amirlikleri kuruldu. Afet durumunda yapılacaklara yönelik seminer ve tatbikatlar devam ediyor. Gönüllü öğrencilerin bina amirlik- ÖTK: Öğrencilerin Sesi Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu (ÖTK); yenilenen yönetmeliği, son dönemde ön ayak olduğu önemli değişiklikler, üniversite yönetiminin teşvikleri ve geleceğe dönük planları ile öğrencilerden beklediği ilgiyi fazlasıyla hak ediyor. OĞUZ KAĞAN ÇAĞATAY KILINÇ ÖTK Nedir? Ne Değildir? Üyeleri demokratik yollarla seçilen ve doğrudan Rektörlük e bağlı olan ÖTK, öğrencilerden gelen şikâyet ve önerileri değerlendirerek üniversite yönetiminin dikkatine sunuyor. Böylece öğrenciler, üniversiteyle ilgili konularda söz sahibi oluyorlar. Ayrıca bölüm ve fakülteler bazında da önemli işlevleri olan ÖTK, gerekli durumlarda öğrencilerin yararına özel şartlar oluşturabiliyor. ÖTK ya Olan İlgisizlik Üniversite yönetimiyle doğrudan etkileşime geçebilen, kulüpler üstü bir güce sahip olan ve öğrenciyi temsil eden ÖTK ya bugüne kadar yeterince ilgi gösterilmemesinin sebeplerini halen Matematik Bölümü Asistanı olarak eğitimine devam eden ve geçtiğimiz yılın ÖTK Başkanı Adem Cihan Arslan dan aldık. Arslan, Her öğrencisinin yöneticilik pozisyonlarına aday olduğu Boğaziçi Üniversitesi nde bu ilgisizliği anlamak güç. diyor ve ÖTK ya olan ilgi eksikliğini; öğrencilerin sosyal sorumluluk bilincinin yeterince gelişmemesine ve bu kurula ayıracakları yeterince zamanlarının olmamasına bağlıyor. Arslan a göre; kulüpleri bir eğlence olarak gören öğrenciler, ÖTK gibi ciddi bir işin sorumluluğunu almaktan çekiniyorlar. Bazılarının aklında ise Neden üniversitenin sorunlarıyla ben uğraşıyorum ki? sorusu var. Yeni Yönetmelik Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu nun görevi devralmasının ardından kabul edilen bir yönetmelikle birlikte ÖTK yeni yapısına kavuştu. Seçim barajı %50 den %30 a çekildi ve seçim süresi uzatıldı. Barajın düşürülmesi, daha fazla fakülte ve bölümün ÖTK da temsilini mümkün kılması açısından oldukça önemli bir gelişme. Ayrıca değişikle lisansüstü öğrencileri de ÖTK da temsil edilmeye başlandı ve ÖTK ya özel bir bütçe tahsis edildi. ÖTK ya Talepler Nasıl İletiliyor, Nasıl Değerlendiriliyor? Öğrenciler üniversiteden taleplerini; doğrudan ÖTK nın odasına girerek ya da öğrenci temsilcileri aracılığıyla da iletebiliyor. Yeni dönemde bunlara ek olarak, Beyaz Masa tarzında bir birimin kurulması da planlanıyor. Öğrencilerden gelen şikayet ve öneriler, ÖTK üyelerinin süzgecinden geçiriliyor ve üyeler, üniversite yönetimine iletilecek istekler konusunda genellikle ortak bir noktada buluşuyorlar. Ancak bazı uyuşmazlık durumlarında temsilciler, oy haklarını kullanma yolunu da seçebiliyorlar. ÖTK Neler Yaptı? ÖTK nın çalışmalarıyla son dönemde yapılan pek çok değişiklikten en önemlileri; Shuttle ların ücretsiz hale getirilmesi, ÖTK yönetmeliğinin değiştirilmesi, kütüphane ve study nin daha uzun süre açık kalmasının sağlanması, yemekhanede kahvaltı verilmeye başlanması ve yemek fiyatlarının düşürülmesi, Hisar Kampüs e kantin açtırılması, final saatlerinin bir saat ileri alınması, Petekler ve Manzara nın yenilenmesi oldu. ÖTK Neler Yapacak? ÖTK halihazırda, kütüphanenin 7/24 açık olması için çalışıyor. Bununla birlikte ÖTK nın gündeminde; Güney Kampüs te ucuz ve kaliteli yemek satılan yerlerin açılması, tüm kulüpleri bir araya getirerek bahar şenliklerinin aktif bir biçimde üniversite tarafından organize edilmesi, ÖTK seçimlerinin her yıl yerine iki yılda bir yapılması gibi geleceğe dönük planlar da mevcut. Hocaların Gözünden ÖTK Rektör Yardımcı Prof. Dr. Ayşe Mumcu Üniversitenin en büyük paydaş grubunu oluşturan öğrencilerin yönetim süreçlerine katılımı, çoğunlukla ÖTK aracılığı ile gerçekleşmektedir. Bu katılımın iki önemli faydası var diye düşünüyorum. Birincisi, öğrencileri ilgilendiren konularda sorunları ve çözümleri en iyi tespit edebilme potansiyeline sahip kişiler yine öğrencilerin kendileridir. İkincisi ise, öğrencilerimizin üniversite yaşamları sırasında demokratik süreçlerle seslerini duyurma, haklarını arama, sistemi iyileştirme yönünde katkıda bulunma fırsatı yakalamaları, üniversitemizin vatandaşlık sorumlulukları gelişmiş bireyler yetiştirme hedefini perçinlemektedir. G RÜŞLER Elif Saba MERÇ- Endüstri Mühendisliği-1.Sınıf ÖTK nın öğrenci sorunlarını çözmede etkili olduğunu düşünmüyorum. Zaten sorunlarımızı doğrudan ilgili birimlere iletebildiğimizden, çoğu öğrencide böyle bir konseyin gereksiz olduğu algısı var. Bu algı da ÖTK nın güçlü bir öğrenci örgütlenmesi olmasını engelliyor. Ben, bir sorunum veya önerim olduğunda bunu ÖTK aracılığıyla iletmek yerine doğrudan, aracısız iletişim kurmanın yollarını arardım. Sena GÜME- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik-2.Sınıf Şimdiye kadar herhangi bir konuda ÖTK ya başvurmadım, ama bir çatı altında toplanıldığında sorunların daha kolay ve hızlı çözülebileceğini düşünüyorum. Bunun için ÖTK nın öğrenciler tarafından sahiplenilmesi ve aktif hale getirilmesi gerekiyor. Bu konuda okul yönetimine de büyük görevler düşüyor, ÖTK ile etkili bir iletişim kurmalı ve bu yolla iletilen sorun ve istekleri ciddiye almalılar.

9 kampüsten 09 Kadar Hazır? lerine başvurarak afet ekiplerinde yer alması ve CENDIM e başvurarak eğitimlere katılması mümkün. Ayrıca bir öğrenci oluşumu olan Afetler ve Acil Geleneksel Çaylaklar Turnuvası Münazara Kulübü (BUDS) Aralık tarihlerinde Geleneksel Çaylaklar Şampiyonası nı düzenledi. Bu yıl 5. si düzenlenen turnuva Türkiye nin en büyük öğrenci etkinliklerinden biri olmanın yanı sıra ülkenin en büyük münazara turnuvası olma özelliğini de taşıyor. 30 farklı okuldan 300 kişinin katıldığı turnuva kapılarını liselere de açtı. Turnuvanın özelliği Türkiye de münazaraya yeni başlamış öğrencilere bir fırsat vermesi ve aynı zamanda eğitici bir yönü olması. İlk iki gününde sıralama maçlarının yapıldığı turnuvada F tipi cezaevlerinden LGBTT haklarına, çalışma koşullarından nükleer silahlara Kampüste acil durum için 1100 Ambulans çağırmak için Durum Yönetimi Topluluğu (BUDEM) okulda farkındalık sağlamak amacıyla seminerler düzenliyor. Bu seneki ilk çalışmasını 22 Kasım da Deprem Bilinçlendirme Semineri ile yapan topluluğun faaliyetlerinin yıl boyunca sürmesi planlanıyor. Tüm bu girişimlerin üniversite camiasında ne kadar ilgi çekebildiği ise ne yazık ki merak konusu. Ancak yoğun katılım ile anlamlanacak bu çalışmalar sayesinde Boğaziçi Üniversitesi bilinçlenmeyi ve her duruma hazır olmayı umut ediyor. kadar pek çok konu tartışıldı. Final günü ise Türkiye münazara tarihinin unutulmazları arasına girdi. Final maçından sonra Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü Caz korosu sahne alarak Türkiye nin her yanından gelen münazaracılara bir konser verdi. Albert Long Hall de yapılan final maçının konusu Hükümet savunur ki Türkiye Cumhuriyeti federal yapıya geçmelidir idi. Turnuvanın şampiyonu ve sıralama turlarının birincisi Fatma Selcen Palut ve Mert Can Pestilci den oluşan bir Boğaziçi Üniversitesi takımı oldu. Fatma Selcen Palut ayrıca turnuvanın en iyi konuşmacısı seçildi. Çok Hayalperestsin Canım 2012 de neler oldu bu topraklarda bir sayayım dedim. Listeyi tamamlamaya bile dayanamadım. Onlarca kez başladım, seçemedim. Sonunda hemen herkesin bir dönem boğuştuğunu bildiğim bir histe karar kıldım; umutsuzluğumuz üzerine söyleyeceklerim var. Benim keyfim yerinde diyorsan bir şey bekleme bu yazıdan. Eğlenceli sayfalar da var bu gazetede, başka birinden devam edebilirsin. Herkesin sıkıntısı en büyük. Yapılmamış işler, başarılamayanlar, başımıza kakılanlar, unutmak istediklerimiz, kaybolma istediğimiz, kaybettiklerimiz, güçsüzlüğümüz, yalnızlığımız, yalnız kalamayışımız, dostumuzun acısı, dostumuzun olmayışı, alınamayan kilolar, verilemeyen kilolar, o çocuk bana bakmadı lar, hava niye bu kadar soğuk lar, ay sonuna yetmeyen burslarımız, olmayan burslarımız, hırslarımız, kavgalarımız, küstürdüklerimiz, küstürülüşlerimiz, yapılmak istenenle yapılması gereken arasındaki o koca uçurum ve daha nice yalnız bize has sanıp da yörüngesinden çıkamadığımız dertler bir yana; kendimizden biraz uzaklaşıp da şöyle bir baktığımızda canımızı yakan çok daha büyük acılar var dünyada. Doğruları yüzünden hiçbir köye sığdırılamayanlar, özgürlüğü haksızca elinden alınanlar, hiç uğruna öldürülenler, yanı başımızda birbirini katledenler, yaşamdan bile değerli tutulagelmiş bir namus davasından canına kıyılanlar, sokak ortasında sahipleri tarafından öldürülen ve kim bilir kaç bin yıldır erkeğin kölesi olmuş kadınlar, küçücük bir çocukken ırzına geçilenler, mağdurken suçlu ilan edilmişler, suçları bile söylenmeden hapsedilmişler, gözlerini hapishanede açanlar, hayatta Snowbreak 2013 DUYGU SÖYLER kalabilmek için hayatını satmak zorunda bırakılanlar, emekleri çalınanlar, itiraz etme hakları dahi ellerinden alınanlar, köleliğe mahkum edilenler, köle doğanlar, var olduklarını kendileri bile unutacak kadar hayatın kenarına itilenler... Bir şey yapacaksak bunlar için yapmalı dediğinde üzerinde toplanan alaycı bakışlar var bir de. Hiçbir şeyi değiştiremeyeceğine seni ikna etmek için el birliği etmiş umarsızlığı var insanların. İşine bak!, Kız kısmı beceremez öyle işleri., Çok hayalperestsin canım., İyi de dünyanın düzeni bu., Ne yapalım yani?, Ay sen mi kurtaracaksın dünyayı?, Boş işler bunlar., Ben de bir zamanlar böyle düşünüyordum, geçim kaygısına düşünce unutursun. sesleri var. Sıra arkadaşının hakkını savunmak için bile soğukta yarım saat yürümeyi çok görenler var. Sen yürürken gözlerine yerleşen küçümseyiş var. Haykırmanı dahi engellemek için elinenden alınan meydanlar var. Gelecek tehtidleri, kötü kötü hikayeler var. Mümkün mü saymak? Yine de en iyi seçeneğimiz sanırım yapmayı denemek. Bir yıl daha geride kaldı. Bari gençliğimizi utançla anmayalım, değil mi? Boğaziçi Üniversitesi nin Geleneksel Kış Festivali SNOWBREAK bu sene 18.siyle katılımcılarının karşısına çıkıyor. Spor Kurulu nun düzenlediği, kalite, doyasıya spor ve sınırsız eğlenceyi bir araya getiren SNOWBREAK bu sene Türkiye nin en önemli kayak merkezi olan Uludağ da gerçekleşecek Şubat tarihleri arasında Alkoçlar Zone 2 Hotel de gerçekleştirilecek olan Snowbreak, Boğaziçi ne özel fiyatlar ve promosyonlarla sınırsız spora ve eğlenceye davet ediyor. Gün boyu katılımcıların otelde çeşitli oyunlar ve animasyonlarla eğlendiği, turnuvalarda doyasıya rekabet ettiği, kayak tutkunlarının spora doyduğu, gündüzleri kadar gecelerinin de partileri ve konserleriyle katılımcılarına sınırsız bir eğlence sunan Snowbreak her sene olduğu gibi bu sene de katılımcılarına unutamayacakları bir kış festivali yaşatmayı vaat ediyor.

10 10 dünya 2012 de Neler Oldu? EKONOMİ 9 Avrupa ülkesinin kredi notu düşürüldü.(fransa, Avustralya, İtalya, İspanya, Portekiz, Kıbrıs Rum Kesimi, Malta, Slovakya, Slovenya) Erdoğan ın Fitch yine Fitchliğini yaptı. açıklamasından sonra Fitch kredi notumuzu arttırdı. TL simgesi tasarlandı. İşsizlik 2012 boyunca da birçok ülkenin ekonomi gündemindeki baş maddeydi. ABD de son 4 yılın en düşük işsizlik oranıyla karşılaşılırken Fransa da son 13 yılın en yüksek işsizlik oranına rastlandı. CNN Money tarafından yayınlanan listeye göre 2012 de dünyanın en büyük şirketi Royal Dutch Shell oldu. Militar ve maskülen hava tüm yıl modaya hakim oldu. Street fashion, moda blogger larının katkısıyla daha da önem kazandı. Oscar Ödül Töreni nde en çok Angelina Jolie ve bacak dekoltesi konuşuldu nin öne çıkan trendi: Hipster olmak! SİYASET BM Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye deki şiddetin derhal sona ermesi çağrısında bulunan ve Suriye rejimi tarafından yapılan insan hakları ihlallerini kınayan karar tasarısını, Rusya ve Çin in vetosu nedeniyle kabul etmedi. Türkiye-Suriye arasında gerilimlerin artmasıyla Şam daki Türk büyükelçiliği işlevini durdurdu.22 Haziranda Suriye, Türk jetini düşürdü. Ekim ayında sınırda çıkan çatışmalarda Şanlıurfa ya düşen top mermisiyle 1 anne ve 4 çocuğu öldü. Türkiye-Suriye arasında gerilimlerin artmasıyla Şam daki Türk büyükelçiliği işlevini durdurdu.22 Haziranda Suriye, Türk jetini düşürdü. Ekim ayında sınırda çıkan çatışmalarda Şanlıurfa ya düşen top mermisiyle 1 anne ve 4 çocuğu öldü. Ocak ayında İran da iki nükleer bilimci öldürüldü. İran, Amerika ve İsrail i sorumlu tuttu. Temmuz ayında Avrupa Birliği ülkeleri İran petrolüne ambargo koydu. Nobel Barış Komitesi, 2012 yılında Nobel Barış Ödülü nün Avrupa Birliği ne verildiğini açıkladı. gerekçe olarak ise, İkinci Dünya Savaşı sonrası en başarılı Barış Projesi olması gösterildi. İsrail, Gazze ye olan saldırılarını sürdürdü nin en çok konuşulan seçimi ABD başkanlık seçimleri oldu. Barack Obama ikinci kez başkan olurken yılın en popüler tweetine de ( 4 more years ) imza attı. Mayıs ayında Putin seçimleri üçüncü kez kazandı, aynı gün Sarkozy koltuğunu François Hollande a bıraktı. Temmuz ayında Libya, Kaddafi den sonraki ilk seçimlerini gerçekleştirdi. Mısır da yapılan seçimlerle Muhammed Mursi yeni cumhurbaşkanı oldu. ÖLÜM HABERLERİ Arap Baharı Tahrir Meydanı Hazırlayanlar: ECE / REZAN / TUĞÇE MODA Mısır da Port Said Stadyumunda Al Masry nin Al Ahly yi 3-1 yendiği maçtan sonra çıkan olaylarda 74 kişi öldü. Yüzlerce kişi yaralandı. The Dark Knight Rises filminin ABD nin Colorado eyaletindeki galasında, kendini Joker karakteri ile özdeşleştiren 24 yaşındaki saldırgan 12 kişiyi öldürdü, 58 kişiyi yaraladı. Müslümanların Masumiyeti isimli filmin yayınlanmasından sonra gösteriler sırasında ABD nin Libya Büyükelçisi öldürüldü. İslam dünyasını ayağa kaldıran filmin YouTube dan erişimi bazı ülkelerde yasaklandı yılında toplam 119 gazeteci görev başındayken öldü. ABD nin Connecticut eyaletinde, 20 yaşındaki Adam Lanza, Sandy Hook ilkokulundaki 20 si çocuk 28 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti. BİLİM TEKNOLOJİ Sinema ve Müzik 57. kez düzenlenen Eurovision da bu yıl İsveç birinci olurken, Türkiye yedinci oldu nin sağda solda en çok çalan şarkıları: Call Me Maybe, Somebody That I Used to Know, We Are Young, Payphone, Where Have You Been, Titanium. Universal Pictures 100. yılını kutladı. IMDB Puan sıralamasında 2012 nin en başarılı 3 filmi şu şekilde listeleniyor: 1- The Dark Knight Rises 2- The Intouchables 3- The Perks of Being a Wallflower En yüksek bütçeli film $1,511,757,910 Marvel yapımı The Avengers oldu. Uğruna milyar dolarlar harcanan gezegenler arası gezginci robot Curiosity, 6 Ağustos ta Mars a indi. Apple ın Samsung a açtığı patent davası 26 Ağustos ta Apple ın lehine sonuçlandı. Sosyal medyada Samsung un ödemesi gereken 1 milyar dolarlık tazminatı 30 kamyonla 5 sentlik madeni paralar halinde gönderdiği iddia edildi. Felix Baumgartner 14 Ekim de 39 bin metre yükseklikten serbest dalış yaparak rekorlar kitabına girdi. 31 Ağustos ta ABD de ışık enerjisiyle çalışan biyonik göz geliştirildi. Batarya kullanımını ortadan kaldıracak olan bu teknoloji, daha iyi bir görüş imkanı da sağlayacak. 4 Ekim de Facebook üye sayısı 1 milyarı geçti. Ocak ayında ABD de gündeme gelen SOPA (Stop Online Piracy Act), telif hakkı yasalarının yeniden tartışılmasına zemin hazırladı. Obama nın desteğini çekmesiyle yasa gündemden düştü.

11 dünya 11 ÖDÜLLER The Artist filmi, En İyi Film de dahil olmak üzere 4 dalda Oscar aldı. Venedik Film Festivali nde Golden Lion ödülü Güney Kore yapımı Piéta filmine gitti. Paolo & Vittorio Taviani nin yönetmenliğini yaptığı Ceasar Must Die, Golden Bear ödülüne layık görüldü. PSY ın Gangnam Style klibi Youtube da 900 milyondan çok tıklanarak Justin Bieber ın Baby adlı klibini geride bıraktı. Aynı zamanda klip, MTV Avrupa Müzik Ödülleri nde en iyi video ödülü aldı. MTV Video Müzik Ödülleri: Rihanna ve Drake 5 dalda aday olurken, One Direction geceden 3 ödülle ayrıldı. Grammy Müzik Ödülleri: Adele yılın şarkısı ve yılın albümü dahil 6 ödül birden aldı. SPOR NBA de sezonunun şampiyonu Miami Heat oldu. EURO 2012 yi İspanya final maçında İtalya yı 4-0 yenerek kazandı Londra Olimpiyatlarında erkekler 100 metre finalinde Usain Bolt, 400 metre serbest yüzmede 16 yaşındaki Ye Shiwen ve okçulukta sol gözü yüzde 10, sağ gözü ise yüzde 20 gören Güney Koreli okçu Im Dong-Hyu unutulmazlar arasına girdi. ABD 106 madalyayı evine götürürken Türkiye 5 madalyayla yetindi. Lionel Messi, bu yıl resmi maçlarda attığı toplam gol sayısıyla Gerd Müller in 86 gollük rekorunu kırdı. AFETLER 30 Ekim de ABD nin doğu yakasını ve kıyı kesimlerini vuran Sandy Kasırgası Büyük Afet ilan edildi. 67 kişinin ölümüne ve 23 büyük yangına yol açan felaket Obama nın seçim kampanyalarına da ara vermesine sebep olmuştu. 4 Aralık ta 8.6 şiddetindeki Hint Okyanusu Depremi patlak verdi ve 28 ülkeye Tsunami uyarısı yapıldı. 15 Şubat ta Honduras taki Comayagua Hapishanesi nde valiyle konuşma isteği geri çevrilen mahkumun çıkardığı yangın 360 a yakın can aldı ve 100 den fazla kaçak olduğu kayıtlara geçti. Hapishane aynı zamanda dünyada en fazla cinayet suçlusu barındıran hapishane olma özelliği taşıyordu. VE DAHA FAZLASI Bu yıl One Direction ve Justin Bieber sosyal medyada adeta patlama yarattı. Kendilerini Directionerlar olarak tanıtan One Direction hayran kitlesinin Guinness Rekorlar Kitabi na girmek icin grubu 2 gun 11 saat TT listesinde tutma çabaları hala devam ediyor. Türkiye de hayrana ulaşan grup üyeleri, kendi Facebook sayfalarından Türk Directionerlar a özel Türkçe paylaşımlarda bulunuyor. Justin Bieber fanları olan Belieber tayfasının da bu gelişmelerden geri kalmaya hiç niyeti yok. Dünya çapındaki organizatörleri mail yağmuruna tutan Belieberlar, genç şarkıcıyı Kars ta ya da Zonguldak ta konser vermeye ikna etmekte son derece kararlı gibi görünüyor. Gangnam Style şarkısına yaptığı uyarlama nedeniyle Atilla Taş ın sosyal medyada Yunanistan a itelenmesi, Yunanistan da da tepkiyle karşılandı. Türkiye de okul sütü projesi kapsamında ilkokullara dağıtılan sütlerden çok sayıda çocuk zehirlendi. Fransa da dünyada bir ilk olarak eşcinsel Müslümanlara yönelik bir cami kuruldu.

12 12 kitap kültür - sanat KİTAP MÜZİK SİNEMA ETKİNLİKLER Kitap İncelemesi Hikâyem Paramparça MELİKE DUYGU Hayat kerpiçten bir gökdelen sevgili kardeşim, yanlış bir parantezde yaşıyoruz. Bırak konuşalım, iki çift laf edelim yüz yüze bakıyoruz. Diziye uyarlanan Behzat Ç. romanının yazarı Emrah Serbes ten bu sefer farklı, yepyeni bir kitap: Hikâyem Paramparça. Polisiye türüyle tanınan yazar bu kitapta parça parça anları, parça parça anıları, paramparça hikâyeleri paylaşıyor okurla. Yazarın da girişte belirttiği gibi, bu metinlerin çoğu Afili Filintalar blogundaki Afili Parçalar bölümünden bir seçki. Bunların dışında kitapta, Birikim dergisinde önceden yayımlanmış birkaç yazı ve ilk defa görücüye çıkan Galip İşhanı hikâyesi yer alıyor. Metinler yazarın kendi ağzından anlatılıyor. Bazıları kendi yüzleşmelerinden, anılarındanmış gibi gözükürken belki de yazar kendisini o kurgunun içine hayali bir kahraman olarak bırakıveriyor. Olayları kendi yaşamamış olsa bile, usta bir dille okuru buna inandırıyor ve bunları yaşayan gerçek insanların bir yerlerde var olduğunu hissettiriyor. Babasının ölümünden, eski sevgililerinden, yalnızlıklarından, saplantılarından bahsediyor. Kitabın geneline ise bir melankoli ve mutsuzluk hali hakim. Zaten yazar bir metninde mutluluğun sadece gasp edilebilir bir şey olduğundan, kimsenin kimseyi mutlu edemeyeceğinden bahsediyor. Yazara göre mutluluk bir vazgeçiş ve çok ender rastlanan bir ruh dinginliğidir. Ölüm ve zaman temaları da bu melankoliyi besliyor ve yazar tarafından detaylıca işleniyor. Bazen bir çöp toplayıcısından, bazen sokaktaki bir insandan, bazen de çocuklardan yararlanıyor bu duyguları aktarabilmek için. Yazılarda yalın, gündelik bir dil kullanması; farklı, kenarda kalmış insanlara yer verilmesi; anlatılan olayların hayatın içinden geldiğini gösteriyor ve okura içinde yaşadığı ama görmekten kaçındığı dünyayı betimliyor. Hikâyelerin yanı başında bulunan, birçok duyguyu birden anlatan ve insanı başka dünyalara götüren Ümit Bektaş imzalı siyah beyaz fotoğraflar da kitabın bir diğer güzel tarafı. Bazen bir taş, bir gölge, bir tabut; bazense bir çocuk, bir yaşlı fotoğrafı derin anlamlar yüklüyor metine. Kitabın son sayfasındaysa Emrah Serbes in kendi fotoğrafı yer alıyor; elinde sigara, yüzünde bir yandan düşünceli, bir yandan da hikâyelerin temelinde var olan memnuniyetsizlik halini yansıtan dingin bir ifadeyle. Yazarın hikâyeleri kuvvetlendirmek adına uyguladığı bir başka yöntem de bazı eserleri, yazarları, kahramanları olayın içine katması. Yazar metinlerinde Madame Bovary, Raskolnikov, Robin Hood gibi bilinen karakterlerin dışında; az tanınan bazı yazarların sözlerine de yer veriyor ve o sözün yer aldığı kitapla ilgili görüşünü de araya sıkıştırıveriyor. Kitabın sonundaysa, kitapla ilgili fikirleri tamamen değiştiren Galip İşhanı, yazarın deyimiyle Galip in kanlı bıçaklı aşk hikâyesi çıkıyor karşımıza. Burda da yazar Galip in çocukluktan arkadaşı olarak yer alıyor hikâyede. Galip in hemşireye duyduğu aşk ve hastaneye gidebilmek uğruna kendini tekrar tekrar kesmesi aşkının saflığını; babasına nefreti ise hayatta aslında çok da görmediğimiz, belki de sakladıgımız duyguları temsil ediyor. Hikâyenin sonunda yer alan yangın hatıra ilişkilendirmesiyse, kitaptaki Emrah Serbes üslubunu vurgulayan çarpıcı bölümlerden biri olarak akılda kalıyo. Hikâyem Paramparça hayatın sürüncemesine daldığınızda, belki de sıkıldığınızda hayattan bir adım uzaklaşabilmek, hayata dışarıdan bakabilmek, hatta hayatı sorgulayabilmek adına sizi yazarla konuşuyormuşçasına rahatlatabilecek, içten, farklı bir kitap. Yeni çıkanlar RAKIM SIFIR Enis Batur Kırmızı Kedi Yayınları GÖKYÜZÜ SİNEMASI Onur Caymaz İletişim Yayınları BULUTLARIN ARASINDA André Neves Nesin Yayınevi YAŞAM KOÇUM ARİSTO Jules Evans Kuraldışı Yayıncılık ALEVİ KÜRTLER Erdal Gezik İletişim Yayınları İSYAN PAZARLANIYOR Joseph Heath, Amdrew Potter Ayrıntı Yayınları

13 sinema 13 İzlemeniz Gereken 7 Kıyamet Filmi Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (1964) Terminator 3: Rise of the Machines (2003) 12 Monkeys (1995) Book of Eli (2010) Melancholia (2011) The Day After Tomorrow (2004) 2012 (2009) Filmde Görülen 5 Ünlü Resim Malevich - Süprematizm Pieter Brueghel - Hunters in Snow Pieter Brueghel - The Land of Cockaigne Caravaggio - David With Head of Goliath John Everett Millais - Ophelia Yine Ucuz Atlattık FURKAN ALİ CAN ÇELENLİOĞLU Mayaların rivayeti üzere 21 Aralık 2012 de kıyamet kopmadı ve hayatımıza normal seyrinde devam ettik. Bu, kıyametin ilk vurdumduymazlığı da değil üstelik. Kıyametin kopacağı tarih olarak MÖ leri işaret eden Sümerleri, 1284 senesini gösteren Papa III. Innoent i ya da 1999 senesini söyleyen ünlü kâhin Nostradamus u da yalancı çıkarmıştı aynı şekilde. Fakat kulislerde kıyametin dünya ile buluşmasını Newton un rivayet ettiği 2060 tarihine ertelediği konuşulmaya başlandı bile. Kıyamet bu tarihe ne denli riayet eder, o da meçhul. Aslında sorulması gereken soru, bu asılsız kehanetler neden oluşturulmaya devam ediliyor ve biz neden bu konuları bu kadar ilgiyle konuşuyoruz? Bunun sebebi ölüm korkusu mu yoksa ölümlü olduğumuzu hatırlamanın hazzı mı acaba? Bizi asıl telaşlandıran da zaten Dünya nın sonunun gelmesi değil. Bizim o yok olacak Dünya da yaşıyor olmamız. Kıyamet Filmleri Kıyamet filmleri de insanların ölümlülüklerini hatırlama ihtiyacını karşılamak üzere sinema dünyasında yerini alıyor. Bu filmler dünyanın sonunu bir virüs salgınına, şiddetli doğa olaylarına, uzaylı istilasına vs. bağlayıp insanları ölüm olgusuyla yüz yüze getiriyor ve çoğunlukla büyük şehirlerde geçen, dünyanın kurtuluşuyla son bulan kahramanlık öykülerine dönüşüyorlar. Fakat sıradanın dışına çıkan yapıtlar da var. Örneğin, Lars Von Trier in eseri Melancholia bu klişelerin tam aksine şehirden uzak bir yerleşim yerinde kişinin kendi kıyameti ya da ölüm karşısında tepkilerini ortaya koymaya çalışıyor ve kıyamet filmlerinde çok ihmal edilmiş bir sorunun ardından gidiyor: Yarının dünyanın son günü olduğunu düşünseydiniz son anlarınızı nasıl geçirirdiniz? Meloncholia Trier, bu filmde insanların yoğun baskı altındaki tutumlarını anlatmak istediğini belirtiyor. Böyle bir film çekme isteğinin de depresyon tedavisi görürken terapistinin, normal ve mutlu insanlar şiddet içeren zor durumlarda paniklerken depresiflerin ve melankoliklerin sakin davrandıklarını söylemesinden sonra oluştuğunu açıklıyor. Wagner in mutlak mutluluğun mümkün olmadığını vurgulayan Tristan and Isolde adlı hikayeyi konu alan bestesi eşliğinde sürreal sahnelerden oluşan Prelude bölümüyle başlayıp, Justine ve Claire bölümleriyle devam eden film, Dogma akımının etkilerini sembolik bir anlatımla birleştirerek izleyiciye sarsıcı bir deneyim yaşatıyor. Antichrist te olduğu gibi Andrei Tarkovsky den ilham alan yönetmen, doğayı klasik müzikle harmanlayıp sunduğu sahnelerde yavaş çekim tekniğinden faydalanıyor. Justine ve Claire adında iki kız kardeş merkezinde ilerliyor hikâye. Melankolik Justine ve mutlu ve sakin Claire in dünyanın sonu karşısındaki farklı tutumlarını izliyoruz. Başarıyla oluşturulmuş bu iki ana karakterin çevresindeki yan karakterler ise hikâyeyi kuvvetlendirse de genellikle klişe tipler olmaktan öteye geçemiyorlar. Filmin Justine adlı bölümünde Claire in küçük kız kardeşi Justine in düğününü izliyoruz. Melankolik Justine, fazlasıyla klişe yan karakterler olan boşanmış anne ve babasının ve para düşkünü patronunun tavırları nedeniyle gittikçe umutsuzluğa sürükleniyor. Belki de Trier evliliğin kadın için kıyamet olduğunu düşünüyor. Tabii ki düğün fiyaskoyla sonuçlanıyor. Claire bölümünde Melancholia adlı bir gezegenin Dünya ya yaklaşmakta olduğunu fakat Dünya ya teğet geçeceğini öğreniyor, karakterlerin bu tehlike karşısında tutumlarını izliyoruz. Justine için olası bir çarpışma dünyadaki tüm kötülüklerin son bulmasını sağlayacak tarifsiz bir hazken, Claire için çocuğunun bir geleceğe sahip olamaması anlamına geliyor. Gezegenlerin çarpışacağı anlaşıldığında ise Claire in kocası intihar ederken, Claire ise bu çarpışmanın Justine ve çocuğu ile birlikte birer kadeh şarap ve Bethoven ın 9. Senfoni si eşliğinde güzel bir şekilde olmasını arzuluyor. Fakat Justine acı gülümsemesiyle dünyanın sonunda dahi bir şeyleri güzel ve anlamlı kılmaya çabalayan Claire in bu önerisini sertçe reddediyor. Justine, çocuğun korkmaması için ona ağaç dallarından yapılma ve onları çarpışmadan koruyacak sihirli bir çadır yapıyor. Çadırın içinde Justine metanetle, Claire endişeyle sonlarını bekliyorlar. Dokuz yaşından beri melankolik olduğunu söyleyen Trier, bu filmle bozulmuş dünyadan ve kötülüklerden intikamını alıyor ve kötülükleri görmeyi başaran melankolik insanları kutsuyor. Filmde dünyanın sonu yerine insanların kişisel sonlarına yönelen Trier, kıyamet tellallığı ile kendi sonuna da davetiye çıkarmış gözüküyor. Trier, Hitler i anladığına dair verdiği demeç sonrasında Cannes Film Festivali nde Persona Non Grata (istenmeyen adam) ilan edildi. Yönetmenin Nymphomaniac ismindeki yeni filminin çekimleri hızla devam ediyor, fakat bundan sonra ödül törenlerinde nasıl bir tutumla karşılaşacağı tam bir muamma. Dikkatli İzleyiciye Birkaç İpucu 19 numaralı golf deliği cehennemin kapısını simgeliyor. Film süresince arazide 18 golf deliği olduğu defalarca vurgulanıyor. John Everett Millais in melankoli nedeniyle pek şiirsel bir şekilde hayatına son veren bir kadını anlattığı Ophelia adlı eserinden ilham alınarak çekilmiş bir sahne bulunuyor. Justine in damadın armağanı olan arsanın fotoğrafını daima bir yerlerde bırakması/ unutması evlenmek istemediğini ima ediyor. Prelude bölümünde Justine in parmak uçlarından elektrik çıkması, Marquis de Sade ın Justine adlı romanında başına yıldırım düşmesi sonucu ölen Justine karakterine atıfta bulunuyor. Justine in damat adayı Hz. Adem i sembolize ediyor. Gelini Justine e (Hz. Havva) bir elma bahçesi sunuyor. Justine in her şeyi bilmesi de İncil de bilginin ağacının elması olarak geçen bu elma sembolizmini güçlendiriyor.

14 14 müzik Eskilerden Bir Fotoğraf: Arabesk GAMZE NUR BÜYÜKGÜZEL Arabesk müzik, kimilerinin asla dinlemem dediği, kimilerininse dinlemekten vazgeçemediği; bir zamanlar ülkeyi Müslümcüler Ferdiciler - Orhancılar olarak bölmesiyle, son zamanlardaysa Fazıl Say ı kışkırtmasıyla meşhur, Türkiye de oluşmuş arabesk kültürün bir ürünü, Türkiye modernleşme sürecinin sancısıdır. Arabesk kültür, 1960 larda insanların yeni ümitlerle köyden kente göç etmesiyle ortaya çıktı. Gurbet özlemi, kente duyulan yabancılık, insanlara güven problemleri isyan etme duygusunu tetikledi. Yarının ne olacağının belirsizliği, bunun getirdiği sıkıntı, her şeyi kadere bağlama zorunluluğu insanları arabeske itti. Önce plaklar, sonra kasetler yok satıyor; üzerlerindeki tezgâhlarda kasetleriyle ve kocaman radyolarıyla el arabaları gecekondu mahallelerini dolaşıyordu. Bangır bangır çalan arabesk, insanların dertlerine, ayrılık acılarına ortak oluyordu. Şehirlerde Türk Sanat Müziği, köylerde Türk Halk Müziği dinlenen dönemde ortaya çıkan Arabesk, tam da bu ikilemin arasında, varoşlarda doğdu. Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay ve Müslüm Gürses arabeskin babaları olarak biliniyor, arabesk onların sırtında yükseliyordu. Ferdi Tayfur un felsefesi kabulleniş ve çaresizlikken; kaybeden, ezilmiş gençlerin babası olarak kabul edilir. Arabesk sinema için de önemli bir isim olan Tayfur, pek çok filmde rol almış ve sayısız filme müzik üretmiştir. Müslüm Baba da ise kabulleniş yoktur. Her zaman haykırış, karşı çıkış, yakarım bu dünyayı mesajı vardır. Müslüm Gürses hayranları, nam-ı diğer Müslümcüler, jiletle kendilerine zarar vermeyi bile göze almalarıyla meşhurdur. Diğer yandan Orhan Gencebay, enstrümanlara hâkimiyetiyle ve besteleriyle tanınır. Batsın bu dünya adlı parçası da Türk arabeskinin en güzel örnekleri arasında sayılır. Neşe Karaböcek, Bergen, İbrahim Tatlıses, Kibariye gibi pek çok isim arabesk müziğin gelişmesine, arabesk kültürün tanıtılmasına, ifadesine katkı sağladı. Bugün, modernleşmenin neredeyse tüm topluma yerleşmesiyle birlikte arabesk kültür de yok olmaya başladı. Fakat arabesk müzik; arabesk-pop, arabesk-rap gibi yeni türlere dönüşerek pek çok insan tarafından takip edilmeye devam ediyor. Orhan Gencebay AHMET KEMAL SÜRMELİ Aranjör, aktör, söz yazarı, bestekâr ve daha nice sıfat Arabesk müzik denilince akla ilk gelen isim oldu Orhan Gencebay. Onun şarkıları arabesk diye tabir edildi ama kendisi ben Türk müziğinin devamıyım, Türk müziğinin devamı için varım dedi ve Gencebay Müziği olarak niteledi müziğini, eserlerini de Türk müziğinde serbest çalışmalar olarak adlandırdı. Müzisyen kişiliği ile bilinen Gencebay, 6 yaşında mandolin ve keman dersleri almış, 7 yaşında ise bağlamayla tanışmıştı. Daha 8-9 yaşlarında Aşık Veysel in etkisini ruhuna işlemişti. Türk Sanat Müziği ve Halk Müziği ile ilgilenen Gencebay, 14 yaşında tambur çalmaya başladıktan sonra ilk profesyonel bestesine imza attı. Jazz ve rock müziği repertuarına katmasıyla, büyük bir ustalıkla çaldığı telli çalgıların yanına henüz 16 yaşında saksafonu ekledi. Bir süre TRT radyolarında çalışan Gencebay, TRT nin gelişimi için yetersiz olduğunu görerek çareyi ayrılmakta buldu. Radyodan sonra müzik çalışmalarına yönelerek kendi bestelerine ağırlık verdi. Çaldığı birçok enstrümanın yanına 1970 li yıllarda arkadaşı Erkin Koray ile beraber icat ettiği elektro bağlamayı dahil etti. Orhan Gencebay, bu sayede ortaya çıkan arabesk - rock türünün de öncülerinden biri oldu. Diğer arabesk sanatçıları ile kıyaslandığında Gencebay ın her parçasında müzikalitesindeki farklılık, şarkılarının altyapısındaki zenginlik hissediliyordu. Eserlerinde hüzne yer verdiği gibi, bir parça umut esintisi de işlemişti sözlerine. Sevemedim Karagözlüm, Sabır Taşı gibi yüzlerce bestesi seslendirilen Gencebay, bestekâr kişiliği ve müzik direktörlüğünün yanına 1969 da yorumculuğu da ekleyerek şöhrete kavuştu. 15 e yakın enstrümanı ustalıkla çalan, hayatına 1000 e yakın beste sığdıran, bunlardan yaklaşık 300 tanesini seslendiren ve plak, kaset, cd bazında resmi olarak 70 milyon civarı yasal albüm satışı gerçekleştiren Gencebay ın, korsan ile birlikte gerçek tirajının ise 200 milyona yakın olduğu tahmin edilmekte yılı başlarında müzikteki 60. sanat yılını kutlamak için Orhan Gencebay ile Bir Ömür albümünü çıkartan Gencebay ın hit olmuş 33 eseri 32 sanatçı tarafından seslendirildi. Albümde Sezen Aksu, Emel Sayın, Tarkan, Duman, Volkan Konak, Athena, Manga gibi birçok müzik türünden sanatçılar bulunuyor. Bir klasik haline gelen Batsın bu dünya parçası ise albümdeki tüm sanatçılar tarafından koro halinde seslendiriliyor. Albüm adeta, Orhan Gencebay ın arabesk kültürü ile sınırlandırılamayacak kadar önemli bir değer ve Türk Müziği nin en büyük çınarlarından biri olduğunun somut kanıtı.

15 etkinlikler 15 SERAP ÇELİK Curve kaçmış? Merhaba. Yazıma, sınav döneminin bittiği, finaller için beklediğimiz şu günlerde diye başlayacaktım ki Boğaziçi nde böyle bir olayın olmadığı aklıma geldi. Yani hiç bitmeyen sınav dönemi yapmış adamlar resmen. Düşününce çok garip geliyor. Koskoca Boğaziçi olmuşsun, çoğu insan Türkiye nin en iyi okulu diyor hala -listeler öyle göstermese de- ama öğrenciyi memnun etme sıfır. Hangi okulda okuyorsun diye sorduklarında verdiğimiz Boğaziçi cevabıyla ister istemez estirdiğimiz hava sınav döneminde kendini ezikliğe bırakıyor ya hiç hüzünlenmiyor musunuz? Bence hüzünleniyorsunuz. Sınav dönemlerinin şüphesiz en ilginç yanı ise çevremizdeki insanların tavırlarındaki akıl almaz değişiklikler. Her lisenin standart bir tipi olan sınava çalışmayıp yüksek alan öğrenci bir bakıyorsunuz üniversitede de yakınınızda bir yerlerde. Hatta şöyle bir şey iddia ediyorum: Herkesin sınava çalışmayıp yüksek alan bir arkadaşı mutlaka vardır, eğer senin yoksa muhtemelen o sensin. Bu klasik tipe ek olarak Boğaziçi nde, her sınavın objection ına gitmezse ölecek hastalığına yakalanmış arkadaşlarımız da var. Hiç abartmıyorum, 83 olan notunu itirazla 87 yaptıran insan bile gördüm. A benim güzel evladım sana hiç azla yetinmeyi öğretmediler mi diyeceğim ama notun da az değil ki. Yine de seni seviyorum canım arkadaşım sırf o içindeki sonsuz umut için. Peki ya sınav notlarının açıklandığı gün yaşanan mesaj trafiği? Ben kimsenin notunu merak etmiyorum da siz neden benim hep curve altında kalan notlarımı merak ediyorsunuz sevgili arkadaşlarım? Lütfen bununla tatmin olmadığınızı söyleyin bana, lütfen. Mesaj konusunda çok utanç verici bir anımı paylaşmak istiyorum. Matematik sınavı yeni açıklanmış, sonucuma bakıp ölümüne hüzünlenmişim bu da mı curve değil diye. Tam o an uzun süredir konuşmadığım bir arkadaşım naber diye mesaj atıyor. Sonucumun getirdiği hüzün ve notumun neyini merak ettin ha nın gıcıklığıyla kalktım arkadaşıma yaa resmen notumu sormak için yazıyorsun başka zaman olsa halimi hatrımı sormazsın dedim. Hızımı alamayıp bununla ilgili tivit de attım. Hani geri dönüşü yok artık. Arkadaşımsa tamamen tesadüfen sabah kahvaltıya neden gelmedin diye soracakmış ve işin en acı yanı ise sınavın açıklandığından bile haberi yokmuş. Yaa işte Serap öyle gaza gelirsen böyle de utandırırlar seni. Bu vesileyle canım arkadaşçımdan da tekrar özür diliyorum. Son anımdan bağımsız olarak uzun lafın kısası, not falan geçici şeyler çocuklar. Bu kadar hırslı olup da kendinizi yiyip bitirmeyin. Bakın herkes rahat olsa kimse kasmasa o curve ler kol gibi gelmez. Sonra sen mutlu, ben mutlu, hayat huzurlu olur, de mi canlarım? Hadi öptüm. Sergi Modernlik, Fransa ve Türkiye den Manzaralar 16 Ocak-16 Mayıs, İstanbul Modern, Karaköy Magdelana Abakanowicz İnsanlık Serüveni son gün 30 Ocak, Akbank Sanat, Beyoğlu Zahit Büyükişleyen Retrospektif Sergisi son gün 2 Şubat, İş Sanat Kibele Galerisi, Levent Çin Hazineleri - Terracotta Ordusu Sergisi son gün 28 Şubat, Topkapı Sarayı Müzesi, Fatih Konser Yeni Yıl Konseri: 9. Senfoni - Beethoven 28 Aralık 20.00, Kadıköy Süreyya Operası Levent Yüksel: Erken Yılbaşı 29 Aralık 22.00, Jolly Joker İstanbul, Beyoğlu Yeni Türkü 5 Ocak 22.00, Jolly Joker İstanbul, Beyoğlu Parlayan Yıldızlar Veriko Tchumburidze (Keman), Marina Cincaradze (Piyano) 10 Ocak 20.00, Milli Reasürans Maçka Caddesi, Şişli Özel Proje : Bir Yazarla Piyanistin Buluşması Kürşat Başar(Saksafon) - Burçin Büke (Piyano), 15 Ocak 20.00, Akbank Sanat, Beyoğlu Oyun Eleştirisi Metot: Alışılmadık, Hırs: Tanıdık Biz o... çocuğuna benzeyen iyi bir insan aramıyoruz. İyi bir insana benzeyen bir o... çocuğu arıyoruz. ELİF TURHAN Gücü parada bulup kariyer için şekilden şekle giren insanlar günümüz iş dünyasından oldukça tanıdık ve normal. İspanyol yazar Jordi Galceran ın çöpte bir şirketin işe alım tekniklerinin yazılı olduğu evrakları bulması üzerine 2003 te kaleme aldığı Metot (El Método) adlı oyunuyla bu psikolojik savaşı içselleştirmemize karşı duruyor. 120 dakikalık, tek perde, psikolojik gerilim türündeki oyunda Semaver Kumpanya dan Sarp Aydınoğlu, Sezin Bozacı, Serkan Keskin ve Mustafa Kırantepe rol alıyor. Her şey dört üst düzey yönetici adayının bir şirketin toplantı odasında karşılaşıp dördünün de aynı anda iş görüşmesine alındığını fark etmesiyle başlıyor. İşe alınacak kişi ise insan kaynakları tarafından hazırlanmış yeni model bir mülakata tabi tutularak belirlenecek. Birbirine geçmiş çeşitli testlerle hazırlanan metot işverenler tarafından odadaki posta kutusuna gönderilen zarflar aracılığıyla uygulanıyor. Odadakiler kimin insan kaynakları görevlisi, kimin aday olduğunu bilmediklerinden birbirlerini zamanla artan bir acımasızlıkla sınıyorlar. Ne yazık ki metot, adayların istenen tüm özelliklere sahip olmasıyla yetinmiyor, adayların etrafındakileri ezip geçmesini istiyor. Serkan Keskin bir röportajında oyun üzerine şunları söylüyor: Sistem sana kazanmanı söylerken aynı zamanda yok etmeni fısıldıyor. İşin kötüsü, insanlar lükslerini yitirmemek için ne yapıp ettiklerinin farkına bile varmıyorlar... İşi kapabilmek için zavallı durumlara Tiyatro Zengin Mutfağı 26 Aralık 20.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk 29 Aralık 15.00, Küçük Sahne, Beyoğlu Toplu Hikâyeler 4 Ocak 20.30, Kenter Tiyatrosu, Harbiye Şişli Antonius ile Kleopatra 12 Ocak 20.30, Oyun Atölyesi, Moda Kadıköy İstanbul da Bir Sokak Kedisi 18 Ocak 20.30, Kenter Tiyatrosu, Harbiye Şişli Diğer İstanbul Divan ı: Ege den Hazar a Sevgiyle (Konferans ve konser), 14 Ocak 18.00, İtalyan Kültür Merkezi, Beyoğlu Çağdaş Sanat Söyleşileri - Aydın-Sanat-Siyaset, 18 Ocak 18.30, Akbank Sanat, Beyoğlu Genç Werther in Acıları(Bale) 27 Aralık 20.00, Kadıköy Süreyya Operası Wolfgang ve Lorenzo(Müzikal) 5 Ocak 16.00, Fulya Sanat Ariadne Narkos ta(opera) 16 Ocak 20.00, Kadıköy Süreyya Operası Hazırlayan: TUĞRUL ACAR düşüyorlar. İnce zekânın bir ürünü olan Metot ta fevkalade bir oyunculuk sergileyen oyuncular, iki saat boyunca tempoyu düşürmeden seyirciyi birçok zaman güldürmeyi başarıyor. Sahneyi kırmızı bir çerçevenin arkasından izleyen gözetleyici konumundaki seyircinin kafasındaki Kim yalan söylüyor, kim duygu sömürüsü yapıyor, söylenenlerin ne kadarı doğru? gibi sorularsa oyunun sonunda cevap buluyor. Bir insan rekabetten kazanan olarak çıkmak için nelerden vazgeçer ve neleri göze alabilir? İşte bu sorunun cevabı bu dört kişinin kendilerini en mahrem yönleriyle sınayan psikolojik testlere verdikleri tepkilerde gizli.

16 16 mekan Şehrin Sakin Köşeleri NAZLI AZERGÜN MUSTAFA İRFAN İÇLİ Piraye Kafe Kadıköy ün en güzel köşelerinden biri sayılan Sanatçılar Sokağı nın sonlarında bahçesi yaşlı ağaçlarla dolu ufak bir bina gözümüze çarpar: Nazım Hikmet Kültür Merkezi yılında eski bir Ermeni okulunun restore edilmesiyle hizmete açılan; çeşitli tartışma, film gösterimi ve panellere ev sahipliği yapan NHKM aynı zamanda zengin bir kütüphaneye ve sevimli bir kafeteryaya sahip. İsmini Nazım Hikmet in çok sevdiği eşinden alan bu kafe sunduğu ücretsiz internetle ve geniş masalarıyla ders çalışmak ve kitap okumak isteyenler için oldukça uygun bir mekan. Ucuz ve kaliteli ürünleriyle öğrenci dostu olduğunu kanıtlayan kafede bazı eski komünist adetler sıkı sıkıya takip edilmekte. Örneğin, mekânda kola yerine özbeöz Niğde Gazozu satılır. Ali Suavi Sokak, No:7, Bahariye (0216) Karabatak Karaköy ün keşmekeşinin ortasında sizi bambaşka âlemlere götürecek bir mekan, Karabatak. Mekânın üzerinizde bıraktığı sıcak etki, dekorasyona emek harcandığını ve içindeki her detayın düşünülerek oluşturulduğunu ele veriyor. Bahçe kısmı ve alt katı görece daha kalabalık ve gürültülü olan Karabatak ın üst katında sessiz alan uygulaması var. Duvarlara asılmış uyarılar eşliğinde parmak uçlarınızda yukarı kata ulaştığınızda buranın, geniş masası, oldukça fazla sayıdaki prizleri, rahat koltukları ve Stormtrooper heykeliyle kafa dinlemek için bir cennet olduğunu fark ediyorsunuz. Menüsünde tatlı, pasta, sandviç ve salata çeşitleri bulunan mekânın kahveleri ünlü Avusturyalı kahveci Julius Meinl dan. Fiyatları el yakmayan mekânda ayrıca öğrencilere yellow-box (belli bir fiyat yerine gücü yettiği kadar para ödenmesi) imkânı sunuluyor. Sonuçta, Karabatak sadece ders çalışmak ve kafa dinlemek için değil, arkadaşlarınızla kahve içip sohbet etmek için de tercih edebileceğiniz bir mekân. Kara Ali Kaptan Sokak, No:7, Karaköy (0212) İstanbul Modern Kütüphanesi İstanbul Modern in içinde yer alan ve girişi ücretsiz olan kütüphaneye müzenin ziyarete açık olduğu her an girebilirsiniz. Kütüphanenin koleksiyonu 8500 ü aşkın kitap, yerli ve yabancı müze, galeri ve sergi katalogları ile çok sayıda dergiden oluşuyor. Kütüphanede maalesef ödünç alma sistemi bulunmuyor; fakat isteyen ziyaretçiler cüzi bir ücret karşılığında fotokopi makinelerini kullanabiliyor. İstanbul Modern Kütüphanesi, ziyaretçilerin kullanımına açık bilgisayarları ve çalışma masalarıyla, okulumuzun özellikle sınav dönemi dolup taşan kütüphanesi ve çalışma salonlarına iyi bir alternatif oluşturuyor. Değişik dekorasyonuyla da dikkat çeken bu mekân, yolu Karaköy e düşenler tarafından mutlaka görülmeli. Meclis-i Mebusan Caddesi, Liman İşletmeleri Sahası, Antrepo 4, Karaköy (0212) Akbank Sanat Kafe İstiklal Caddesi üzerinde, Fransız Konsolosluğunun hemen bitiminde yer alan sanatseverlerin buluşma noktası Akbank Sanat Kafe, şehrin kalabalığından uzakta rahat bir nefes almanızı sağlarken, sanat kütüphanesi ve müzik dinleme odası ile ziyaretçilerine hoşça vakit geçirme imkânı sunuyor. Mekan, sıcak sandviçlerden taze salatalara ve wraplere, çeşitli keklerden kahve ve çay türevleri ile taze sıkılmış meyve sularından oluşan sıcak ve soğuk içeceklere kadar geniş bir menü ile müşterilerine keyifli anlar vaat ediyor. Sıcak içeceklerin fiyatları TL arasında. Akbank Sanat Cafe; dinginliği, sade ve fonksiyonel tasarımı, standart fiyat tarifesi ve yüksek hızlı internet bağlantısı ile civarda ders çalışılabilecek en uygun mekanların başında geliyor. Akbank Sanat Beyoğlu İstiklal Cad. No:8 Kat:4 Tel: (0212) / 116 Orhan Veli Şiir Evi Şiir Evi gibi sıra dışı bir konseptle misafirlerini ağırlayan mekan, öngörülebileceği üzere tematik bir çalışmanın ürünü. Öyle ki; duvardaki figürlerden elinizdeki menüye kadar mekanın her bir köşesinde Orhan Veli ye ait izler bulmak mümkün. Masa ve sandalyeleri ile ilk bakışta standart bir kafe görünümünde olmasına rağmen, Şiir Evi konseptini özümsemiş müşterileri sayesinde koruduğu sessizlik, burayı ders çalışmak için uygun bir hale getiriyor. Ayrıca büyükçe bir masa ve etrafında sandalyeleri ile arka taraftaki eski kitaplarla dolu oda, küçük toplantılar, buluşmalar ya da toplu dersler için ideal. Öğrenci dostu menülerinde içecek fiyatları TL arasında değişiyor. Barış içerisinde yaşayan kedisi ve köpeği, ev yapımı kekleri, ücretsiz Wi-Fi hizmeti ve sıcacık ortamıyla Orhan Veli Şiir Evi, çalışmak için uygun bir alternatif. Süslü Saksı Sokak No: 12 Kat:1 Beyoğlu Tel: (0212)

17 gurbet* 17 * Hint Exchange yazı dizisi Okyanusu ndan İstanbul Boğazı na Binlerce kilometre uzaktaki küçük bir ada ülkesi olan Mauritius tan İstanbul a okumaya gelen Irfaan bize kendi ülkesinden ve İstanbul hakkındaki izlenimlerinden bahsetti. 1 Kendini tanıtır mısın? Merhaba, adım Irfaan Mohammed Nahoor ve 21 yaşındayım. Çoğunuzun bilmediği bir yer olan Mauritius Adası ndan geldim. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü nde ilk yılım. 2 Ülken Mauritius hakkında bilgi verir misin? Cennet Adası olarak anılan, Hint Okyanusu nun ortasındaki Mauritius, lakabından da anlaşılabileceği gibi Dünya nın en güzel ve en egzotik yerlerinden biri. Hindistan ın güneyinde, Afrika kıtasının ise doğusunda kalan Mauritius un yüz ölçümü 2040 km2. Yaz ve kış olarak iki mevsim yaşanıyor ve sıcaklıklar uç noktalarda seyrediyor. Orta gelirli bir ülke olan Mauritius Afrika daki en iyi yönetilen ve tek tam demokratik ülke olma özelliğini taşıyor. Yerel dilimiz Kreol fakat resmi dilimiz İngilizce ve Fransızca. Bunların yanında pek çok Asya dili de konuşuluyor. Mauritius da pek çok ulus ve dolayısıyla Hinduizm, Budizm, İslamiyet ve Hristiyanlık gibi çeşitli dinler bir arada yaşıyor. Nüfus yaklaşık 1,2 milyon. Yemek kültürümüz genel anlamda tropikal meyveler ve dünya mutfağından oluşuyor, özellikle Hint, Çin ve Avrupa mutfağının hakimiyeti görülüyor. Bu anlamda meşhur Türk kebabını da unutmamak lazım! Mauritius, Dünya Sağlık Örgütü tarafından en temiz havaya sahip ikinci ülke olarak seçildi. Ayrıca bu yıl Dünya daki en iyi kumsal seçildi. Bunlara ek olarak dalmak, sörf yapmak, paraşütle atlamak, dağa tırmanmak gibi aktiviteler turistleri ülkemize çekiyor. 3 Türkiye ye gelme sebebin neydi? Aslında Türkiye ye gelme sebebim üniversite eğitimiydi ama aynı zamanda yeni bir kültür ve yeni insanlar tanımak ve kendi ayaklarımın üstünde durmak istiyordum. Şu an burada olmam, liseden beri kurduğum yurt dışında okuma hayalimin gerçekleşmesi anlamına da geliyor. 4 Türkiye hakkında herhangi bir önbilgin veya önyargın var mıydı? Kesinlikle bilgim vardı. Türkiye hakkında okuduğum her yazı tarihinizden ve misafirperver insanlarınızdan bahsediyordu. Ayrıca iki kıtanın kültürlerinin bir arada yaşandığını ve yemeklerinin çok güzel olduğunu biliyordum. Gelince de anlatılanlardan farklı bir şey görmedim. Ayrıca, kestane şekeri benim için dünyanın 8. harikası! 5 İstanbul a ve Boğaziçi ne alışmak zor oldu mu? Türkiye ve ülken hakkında bir karşılaştırma yapar mısın? İstanbul a alışmam çok zor olmadı, fakat Bursa da hazırlık eğitimi aldığım ilk yılımda yeni bir dil öğrenmek, ailemden ve arkadaşlarımdan uzak kalmanın sıkıntısını yaşadım. Bana her zaman yardım eden arkadaşlarım(özellikle Nur, Oya ve Hasan) sayesinde Boğaziçi ne alışmak da hiç zor değildi. Cana yakınlık ve yardımseverlik Boğaziçi öğrencilerinin ve genel olarak Türk insanının en güzel özelliği. Ülkem ve Türkiye arasında bir karşılaştırma yapmak çok zor, çünkü kültürlerimiz birbirinden tamamen farklı. 6 Peki arkadaş edinmen kolay oldu mu? Arkadaşların çoğunlukla Türklerden mi yoksa yabancılardan mı oluşuyor? Boğaziçili öğrencilerin sıcak ve misafirperver oluşu arkadaş edinmemi kolaylaştırdı. Buna rağmen dil sorunu buradaki sosyal hayata ve okula alışmamı kısmen engelliyor. Arkadaşlarımın çoğu Türk olmasına rağmen, üniversite dışında başka yabancı arkadaşlarım da var. İrfan ve Ailesi 7 Boğaziçi Üniversitesi nin eğitim kalitesi ve olanakları hakkında ne düşünüyorsun? Okulun sağladığı imkanlar; spor, kütüphane, genel altyapı ve diğer olanaklar fazlasıyla yeterli ve güzel. Bu mükemmel Boğaz manzarasıyla konumu da bundan daha iyi seçilemezdi herhalde. Ayrıca dersleri çok iyi ve ilgi çekici buluyorum. Ama maalesef çok zor olduklarını söylemeliyim. 8 İstan-bul da nereleri görme şansın oldu? En çok beğendiğin yer neresiydi? Birçok yeri gezdim İstanbul da: Fatih Camii, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Atatürk Olimpiyat Stadı, MiniaTürk, birçok alışveriş merkezi ve tabii ki Taksim Boğaziçi ne gelmeden önce İTÜ ve Marmara Üniversitesi ni görme şansı da bulmuştum. Ama en sevdiğim yer Güney Kampüs ün Boğaz manzarası, gerçekten olağanüstü. 9 Mezun olduktan sonra İstanbul da yaşamayı düşünüyor musun, planların neler? Evet dersem annem beni öldürür! Ülkemdeki sevdiğim birçok insanı üzmüş olurum. Hayır, geri döneceğim dersem de babam tekrar ona yük olacağım için şikâyet eder. Şaka bir yana, dürüst olmak gerekirse bu konuyu henüz düşünmedim. İstanbul yaşamak için çok güzel ve cazip bir şehir. Şimdilik sadece Boğaziçi nde geçirdiğim günlerin keyfini sürmek istiyorum. Denildiği gibi: Üniversite yaşamı insan hayatının altın dönemidir.

18 18 sosyal AVM ve Gökdelenler, Bu Şehrin Mezar Taşlarıdır ALPER SEZER Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, dokusunda birçok milletin tarihinden izler taşıyan şehir, nam-ı diğer Şehr-i İstanbul, modernleşen dünyaya ayak uydurmak için gün geçtikçe siluetini garabet yapılara terk ediyor. Kentleşme dürtüsüyle bir şantiyeye dönüşen şehir, son yıllarda gelişen acımasız inşaat sektörüne kurban gidiyor. Her geçen gün yükselen gökdelenler ve yeni yapılar; dokuyu, tarihi hiçe sayarak sadece şehrin merkezine değil, kültürümüzün ve hayatlarımızın da merkezine yerleşti. Artık o mükemmel Boğaz manzaraları, etraftan yükselen gökdelenlerle bölünürken; Boğaz dan baktığımızda tarihi yapılar, camiiler, saraylar, eski Rum evleri veya yalılar değil; hemen arkalarındaki iş kuleleri ve AVM ler dikkatimizi çeker oldu. Yaşamlarımız sokaktan AVM hayatına kayarken; sanatımız, kültürümüz, mimarimiz de modernleşti. Parklar, bahçeler, yeşil alanlar bir bir betonlar arasında boğulmuş, yapay yeşilliklerle çevrili site-kentlere, AVM lere veya iş kulelerine dönüşür; şehrin üstü betonla kaplanır oldu. Bu kıyıma hizmet edenler arasına bir de kentsel dönüşüm projesi eklendi. Sosyo-ekonomik statüsü yüksek olan kesimin, şehir dışındaki modern sitelerden sıkılıp şehrin merkezinde yaşama isteğini gerçekleştiren bu projede; özellikle Fatih te daha fazla metrekare kazanmak adına birçok tarihi yapının aslına uygun olmadan, sadece ön cephelerinin korunarak zenginlerimiz için restore edildiği bilinen bir gerçek. *** Bir tüketim toplumu olarak eğlence anlayışımız da kentleşmenin bir ürünü olan AVM lere hapsedilmiş durumda. Küstahça alışverişin yanına yaşam merkezi ibaresi de ekleyen AVM ler, sosyal hayatımızı güdükleştiren yapay ortamlar yaratıyor. Avrupa nın en büyüklerine sahip olmakla övündüğümüz AVM ler açıldıkça, alternatif mekanların ve açık alanların sayısı da gün geçtikçe azalıyor. Hiçbir gelişmiş ülkede benzerine rastlanmayan bu AVM çılgınlığı, gelişmekte olan ve her geçen gün daha çok tüketmesi gereken toplumumuza dayatılan bir sosyal yaşam zorunluluğu olmaya başladı. Sinema ve tiyatro salonlarımız dahi bu AVM lere hapsedildi; açık hava sinemaları ve tarihi sinemalarla gelişen koca bir kültür, AVM çılgınlığıyla yok edildi. Her fırsatta, 20 yıl öncesine kadar özgürlüğün yeterli olmadığından dem vurduğumuz doğu bloğu ülkeleri, o dönemki şehirleşmeleri sayesinde büyük şehirlerinin en merkezi yerlerinde bile devasa parklara sahip ve insanlar vakitlerini daha doğal-sağlıklı bir ortamda geçirebiliyorlar. Bizdeyse, gelişimini AVM betonlarında emekleyerek tamamlayan yeni nesiller tüketim özgürlüklerinin tadını çıkartıyor. *** Başlıkta gördüğünüz, senarist Burak Aksak a ait olan Avm ve gökdelenler, bu şehrin mezar taşlarıdır ifadesi, yaşadığımız durumun ve şehrin en kısa haliyle özeti. Yükselen mezar taşları, bir bir şehri ve şehrin kültürünü, mimarisini yıkıma uğratırken, bizlerse bu değişimin ne kadar da çağdaş olduğu yanılgısıyla avunuyoruz. Ödüllü Twitter yarışmamızı Furkan Demirdöven in GETEM Telefon Kütüphanesi projesinin fotoğrafıyla attığı Görenle görmeyenin aynı şeyi görebileceğini #bogazicindegordum tweet i kazandı!

19 sosyal 19 Sosyal Medyada Değişim Rüzgarları İçinde bulunduğumuz bilişim çağının iletişim ağını oluşturan sosyal medya dur durak bilmeksizin kendini yeniliyor. Sosyal medya araçlarının bu yenileme karşısında uzun süre ayakta kalması ise oldukça güç görünüyor. HASAN AYDIN Son zamanlarda adını çokça andığımız ve hayatımızın büyük bir kısmında karşımıza çıkan büyülü tabir : Sosyal medya. Sosyal medyayı, kişilerin bilgi paylaşımını çevrimiçi olarak yaptığı sanal platform olarak tanımlayabiliriz. Bu platformun gelişip tüm dünyayı etkisi altına alması ise on yıl gibi kısa bir sürede yaşanan değişimlere dayanıyor. Bu değişimi anlayabilmek için, kimi popüler programların değerini yitirdiği kimisinin de tarih olduğu bu sürece göz atmakta fayda var yılında tanımadığımız insanlarla takma isimler kullanarak iletişim kurmamızı sağlayan mirc ortaya çıktı. Bu ortam sayesinde kimisi tanışma ihtimali bile olmayan insanlara sırlarını açıp dertleşti, kimisi ise popüler kız isimlerini takma ad olarak kullanıp eğlenceli vakit geçirdi. O dönemlerde revaçta olan başka bir program ise ICQ idi. İngilizce I seek you ( seni arıyorum) şeklinde okunan ICQ da Foursquare Mayor lar Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü Bilgin A. Güney Çimler - Uğur D. Manzara - Uğur D. Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsü - Pelin Ö. Boğaziçi Üniversitesi Hisar Kampüsü Çağrı A. Güney Yadyok Tules O. Kuzey Yadyok Orkun T. ANKET SONUÇLARI Sizce Facebook popülaritesini yaklaşık kaç yıl içerisinde kaybedecek? % yıl % Yıl % % , uzunca bir süre kaybetmeyecek kullanıcılar kendilerine verilen numaraları kimlik edinerek iletişim kurdular. Yine aynı dönemlerde, belirlenen bir başlık altında geçen diyalogları barındıran ve insanları bilgilendirme amacı güden forum siteleri hayatımıza dahil oldu yılı sosyal medya açısından bir hayli hareketliydi. Microsoft Messenger, insanların gerçek kimliklerini kullanarak tanıdığı kişilerle sanal ortamda iletişimini sağladı. Messenger ın sahip olduğu bu özellik bir bakıma kendini yeterince yenileyemeyen mirc ve ICQ için sonun başlangıcı anlamına geliyordu. Böylece sosyal medyada değişim rüzgârları hissedilir biçimde esmeye başladı. Aynı sene kurulan Blogger da profesyonel olmayan yazarlar kendilerine ait köşelerinde büyük kitlelere seslenme imkanı buldu. Blogger ın bir süre sonra ücretsiz olması ve sonraki dönemlerde Google tarafından satın alınmasıyla blog yazarlığı oldukça yaygınlaştı yılında Harvard da üniversite içi sosyal ağ olarak kurulan Facebook, ilk önce diğer üniversitelere daha sonra tüm dünyaya yayıldı. Facebook sayesinde insanlar çevresindeki herkesi tek bir ağ altında toplayabildi. Kullanıcılara sunulan yazılı ve görsel paylaşım imkanı ve arkadaşlarını anında takip edebilme olanağı Facebook u sosyal medyada zirveye taşıdı. Bütün bu gelişmelere cevap veremeyen Messenger ise sosyal medya mezarlığındaki yerini almak zorunda kaldı. İki yıl sonra sosyal medyanın video kolunu oluşturan Youtube ve mikroblog özelliği taşıyan Twitter bireylerin hizmetine sunuldu. Son on beş yıldır güçlü bir şekilde hissedilen bu dönüşüm günümüzde hızlanarak devam ediyor. Yaşanan değişimlerin altında ise insanların beklentilerinin zamanla farklılaşması ve kullanıcılara yeni kolaylıklar sağlayan yeni oluşumların ortaya çıkması yatıyor. Şu anda Twitter ın 500 milyon, Facebook un ise bir milyar kullanıcıyı bünyesinde bulundurması bile bu sitelerin geleceği hakkında garanti vermiyor. Değişen dünyaya ve gelişen teknolojiye ayak uydurmaları bu sitelerin de popülerliklerini koruyabilmeleri için oldukça önemli. Aksi takdirde önümüzdeki dönemlerde bu sitelerin de kaderi kurbanlarınınki gibi olabilir. Boğaziçi Üniversitesi Steps Berkay A. Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi Betül A. Orta Kantin Berrak K. 1.Erkek Sesli Study Elif B. Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Yemekhane Selahattin Ö. Boğaziçi Üniversitesi Güney Yemekhane S.O.S. Garanti Kültür Merkezi Burcu E. Boğaziçi Tuvaletlerde klasik müzik çalınmasını #bogazicindegordum Çok modern bir ortam gerçekten,herkes bale yapıyor üniversiteli köpekleri ve selam verip geçen kedileri #bogazicindegordum köpek resmen ingilizce Bölümdeki herkesin öğrenci numarasını ezberleyip, insanlara notlarını onlar bile daha bakamadan önce söyleyen tipleri#bogazicinde Study de oksijensiz solunum yapabilen insanları#bogazici Sınavda çıkmayacak konuları, soruları derste anlatan hocaları ve bunları da not olarak deftere yazıp çalışan öğrencileri#bogazici Acı gerçek: Kate Moss da durduğu gibi durmuyor. Kandırdın bizi -Aaa, dışarda yağmur mu yağıyor? + Yok canım ben kışın her haftasonu hobi olarak kıyafetlerle baraj gölüne her boğaziçilinin hayatında olan tkdaki gerizekalı study lere eşyalarını bırakıp yerleşen insanlar gecekondu efekti lan ben mühendis mi olcam pimapenci mi kardeşim? projeye pencere çizmek ne demek ya? Bizi takip

20 C M Y CM MY CY CMY K

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel

Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel Eğitim Konuları: Önyargıdan Ayrımcılığa, Ayrımcılık ve Uluslararası Hukuk, Ayrımcılık

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

GÜRCİSTANDA NEDEN OKUMALISINIZ?

GÜRCİSTANDA NEDEN OKUMALISINIZ? GÜRCİSTANDA NEDEN OKUMALISINIZ? 78 bin kilometrelik yüz ölçümüne sahip Gürcistan, bir Güney Kafkasya ülkesi. Güney batısında Türkiye ile sınır komşusu olan Gürcistan, okuma yazma oranının yüksek olması

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

Baykal'ın. Tekne'de siyaset!..

Baykal'ın. Tekne'de siyaset!.. 8 TEMMUZ 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Tekne'de siyaset!.. CHP NİN eski genel başkanı Deniz Baykal, Kadıköy, Beşiktaş ve Bakırköy'ün CHP'li belediye başkanları ile 'tekne

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU

OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU APHB AFETLERDE PSİKOSOSYAL HİZMETLER BİRLİĞİ SOMADA PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ PROJESİ OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU YÖNETİCİ ÖZETİ SOMADA projesi

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 10,02% 9,07% 5,25% 3,10% Enerji sanayi. Oto sanayi. Gıda sanayi. Ağaç sanayi. İnformasyon teknolojisi

Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 10,02% 9,07% 5,25% 3,10% Enerji sanayi. Oto sanayi. Gıda sanayi. Ağaç sanayi. İnformasyon teknolojisi Metodoloji Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 25,0% 2 17,42% Birden fazla cevap 22,20% 15,0% 1 5,0% 12,89% 10,02% 9,07% 7,88% 8,11% 6,21% 5,97% 5,25% 5,49% 5,25% 3,10% 12,17% 10,26% 2,86% 3,58%

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

IRMAK HANDAN iarslanoglu@boomads.com. : @irmakhandan

IRMAK HANDAN iarslanoglu@boomads.com. : @irmakhandan IRMAK HANDAN iarslanoglu@boomads.com : @irmakhandan What s yours? Bulunduğumuz çağın ekosisteminin özünde «paylaşmak» ve «konuşmak» yer alıyor. TÜKETİCİ HİKAYELERİ HİKAYELERİN GÜCÜ NEREDEN GELİYOR? EĞLENCELİ

Detaylı

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun.

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Nasıl Çalışır? Herhangi bir yere giderken yolda acıktınız ve yemek yemeniz gerekiyor. Yemek bütçenizi 20 TL olarak belirlediniz ancak

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU Sevgili U.Ü.Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Programı Öğrencileri, Aralık,2013 Uludağ Üniversitesi

Detaylı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

''Yanlış anlaşılıyorum''

''Yanlış anlaşılıyorum'' ''Yanlış anlaşılıyorum'' Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, BDP li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezleke hazırlanmasıyla ilgili soruya ''Benim sözlerimden farklı anlam çıkarılıyor.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 10 Ιουνίου 2013 ΩΡΑ: 11.00 14.15 ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ

Detaylı

Đsmail Hilmi Adıgüzel

Đsmail Hilmi Adıgüzel Đsmail Hilmi Adıgüzel Gençlik Platformu / Kurcu Başkan Marka Yönetimi Derneği / Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye Fotoğraf Gönüllüleri / Genel Koordinatör Đnternet Medya ve Bilişim Federasyonu / Yönetici Gravga

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

ÖĞRENCİLERİMİZİN DİKKATİNE:

ÖĞRENCİLERİMİZİN DİKKATİNE: DUYURU Tarih: (01.12.2015) ÖĞRENCİLERİMİZİN DİKKATİNE: 1. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN (DİKEY VE YATAY GEÇİŞ ÖĞRENCİLERİ DAHİL) YENİ ÖĞRENCİ ANKET FORMU, BİLGİ TOPLAMA ANKETİ VE ÖĞRENCİ TANITIM-İLETİŞİM FORMLARINI

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri

Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri Tonguç Çoban 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Seçmenler kimleri seçiyor? Muhtar Belediye Meclis Üyeleri Belde veya İlçe Belediye Başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ Değerli Velimiz, Bir haftayı daha geride bıraktık. Öğrencilerimiz hafta boyunca sınıf çalışmalarının

Detaylı

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU Bu yıl birincisi düzenlenen Üniversite Tanıtım Fuarı ve Kariyer Günleri organizasyonunun katılımcılar ve ziyaretçiler gözünden etkililiğin

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

Türkiye nin İlk Usta Kulübü

Türkiye nin İlk Usta Kulübü Türkiye nin İlk Usta Kulübü Kalekim Ustalarının Ayrıcalıkları 1 Her Üyemiz Kalekim Ferdi Kaza Sigortası ile Daima Koruma Altında Sosyal güvenceden yoksun olarak çalışan ustalarımız her yıl ücretsiz olarak

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Biz kimiz Neden platform? Üniversitelerde; İSG farkındalığını nasıl arttırabiliriz? İSG kültürünü nasıl geliştirebiliriz?

Detaylı

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru 17 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Bayram teklifi MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru ile Beşiktaş tan Samsun hareket etti. Bu Beşiktaş

Detaylı

ANAFİKİR: Demokratik anlayış toplumdaki insanları ve bakış

ANAFİKİR: Demokratik anlayış toplumdaki insanları ve bakış 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (25.04.2013 10. 05.2013) Sayın Velimiz, 25.04.2013-10.05. 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ

ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ ATRAXION MAGAZINE GENEL İÇERİK Dünyadan ve ülkemizden eğlence, park, aktivite endüstrisine yönelik sektör haberleri, pazarı etkileyen gündem başlıkları, etkinlikler, yenilikler,

Detaylı

UGLA nın AÇILIŞI Türkiye den, İstanbul dan ve 14 ülkeden gençler

UGLA nın AÇILIŞI Türkiye den, İstanbul dan ve 14 ülkeden gençler UGLA nın AÇILIŞI UGLA nın yeni dönemine Türkiye den, İstanbul dan ve 14 ülkeden gençler ile başladık. Açılışa Türkiye den ve Hollanda dan ortaklarımız ve paydaşlarımız katıldı. Corio nun CEO su Gerard

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU 7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU Alt Komisyon Raporu, 14 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy birliği ile kabul edilmiştir.

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ E -DİLEK ÖNERİ SİSTEMİ (WEB)

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ E -DİLEK ÖNERİ SİSTEMİ (WEB) T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ E -DİLEK ÖNERİ SİSTEMİ (WEB) 8/02/205 30/04/205 DÖNEMİ ANALİZ RAPORU Üniversitemiz ana sayfasına 5.02.205 tarihinden itibaren e dilek öneri linki eklenmiştir. 8/02/205

Detaylı

İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI

İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI 1 Birlikte Daha Güçlüyüz! İAFL ortak paydasında bir araya gelerek dayanışma ve yardımlaşma kültürümüzü geliştirmek önceliğimizdir. İş

Detaylı

2013-2014 DÖNEMİ ETKİNLİKLERİ

2013-2014 DÖNEMİ ETKİNLİKLERİ 2013-2014 DÖNEMİ ETKİNLİKLERİ Farkındalık Kampı 3 Mayıs 2014 Kuşadası Arora Otel de ikincisini organize ettiğimiz bu etkinliğimizde her şeyin bir arada olduğu bir etkinlikti. Alanında uzman bir eğitmen

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

GEMLİK TİCARET ve SANAYİ ODASI

GEMLİK TİCARET ve SANAYİ ODASI GEMLİK TİCARET ve SANAYİ ODASI EKONOMİK SOSYAL DURUM ARAŞTIRMASI Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası na bağlı üyelerin Türkiye ve Gemlik Ekonomisi ve Sosyal durumu hakkındaki yorumlarının istatistiki yöntemler

Detaylı

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ SAHA ÇALIŞMASI ÖRNEKLEM SAYISI CSG STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18

Detaylı

Değerli Meslektaşlarım;

Değerli Meslektaşlarım; KAPAK Değerli Meslektaşlarım; Türkiye nin en önemli hammadde kaynaklarından biri olan orman ve orman ürünlerini hayatımıza kazandıran Orman Endüstri Mühendisleri bu projede bölümünü, mesleğini ve derneğini

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı Panelistler: Erdoğan Güneş (Ankara Üniversitesi), Abdullah Kutlu

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S KİM BU PEPEE? YIL 2007, Bir düşümüz var: Türk çizgi filmi yapmak Bu da düşümüzün rakamsal temeli: Türkiye de milyonlarca çocuk var. Binlerce yıllık anlatı kültürü

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın?

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Çözüm Analizi Araştırma Hakkında 2 Kadın ve Erkeğin Eşit Olduğu Bir Toplum Dünyada ve ülkemizde hemen hemen tüm kurumsal

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

Online Kriz Yönetimi. Samet Ensar SARI 03/03/12. Sunum notları

Online Kriz Yönetimi. Samet Ensar SARI 03/03/12. Sunum notları Online Kriz Yönetimi Sunum notları Samet Ensar SARI 03/03/12 Şirketler için en önemli değer KURUMSAL İTİBAR Gerçekler ve algılar var Sosyal paydaşlarla oluşturulan rasyonel ve duygusal bağlar bulunuyor

Detaylı

Ana Sponsor. Altın Sponsorlar. www.ayd.org.tr www.soysal.com.tr

Ana Sponsor. Altın Sponsorlar. www.ayd.org.tr www.soysal.com.tr Ana Sponsor Öğle Yemeği Sponsoru Güvenlik Sponsoru Altın Sponsorlar Sponsor Hulusi Belgü AYD Başkanı VIII. AVM Yatırımları Konferansı yla yeni bir heyecanı birlikte yaşıyoruz. Alışveriş merkezleri, perakende

Detaylı

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com Örme, boyama, ev tekstili ve hazır giyim konularında üretim yapmaktadır. Birlikte çalıştığı fason firmalarla birlikte yaklaşık 10.000 kişiye istihdam imkanı yaratan Yeşim Tekstil, kendi alanında dünyanın

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Beşiktaş'taki. tedbir alındı. İSMAİL Tarman İlköğretim Okulu'nda matematik öğretmeni olan B.T. hakkında. tarafından tedbir alındı.

Beşiktaş'taki. tedbir alındı. İSMAİL Tarman İlköğretim Okulu'nda matematik öğretmeni olan B.T. hakkında. tarafından tedbir alındı. 11 TEMMUZ 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Tedbir alındı İSMAİL Tarman İlköğretim Okulu'nda matematik öğretmeni olan B.T. hakkında öğrencilerine elle tacizde bulunduğu iddiasıyla

Detaylı

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık?

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Bu pazarlamacılar, sosyal medya 'uzmanları' ve PR uzmanlarının her gün konuştuğu konu; Sosyal medyanın geleceği nasıl gözüküyor? 1. Geleneksel medya,

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi başlatılan Dost Eller Mutfak yemek dağıtım hizmetinin

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi başlatılan Dost Eller Mutfak yemek dağıtım hizmetinin 2 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Dost eller 'mutfakta' KENDİ öz bakım ve günlük gereksinimlerini tam olarak yerine getiremeyen, dengeli ve düzenli beslenemeyen kentlilerin

Detaylı

Ürün Tasarımının yapılıp yapılmadığı hakkında anket Tarih: Kime: Ekler: Tuğba ÇETİN Tel: Fax: Adres:

Ürün Tasarımının yapılıp yapılmadığı hakkında anket Tarih: Kime: Ekler: Tuğba ÇETİN Tel: Fax: Adres: Ürün Tasarımının yapılıp yapılmadığı hakkında anket odalar-bounces@tobb.org.tr [odalar-bounces@tobb.org.tr], TUĞBA ÇETİN [tugba.cetin@tobb.org.tr] adına Tarih: 18 Ağustos 2010 Çarşamba 14:54 Kime: odalar

Detaylı

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır KSS Söyleşileri Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş ile Vakfın faaliyetleri, kurumsal sosyal sorumluluk

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2009 TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 Türk Tıp Dizini Kurulu ulusal dergilerin yöneticilerinin yayın etiği ile

Detaylı

LOGO. Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r

LOGO. Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r LOGO Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r EĞİTMEN İSMAİL YETİMOĞLU Özel Dedektifler Derneği Başkanı Uluslararası Özel Dedektifler

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ GEMS ETKİNLİĞİMİZ: KUTUP HAYVANLARI DEĞERLER EĞİTİMİ ETKİNLİĞİMİZ: PAYLAŞMA KİTAP ATÖLYESİ: YAZAR ETKİNLİĞİMİZ GEZİLERİMİZ SİNEMA GÜNÜMÜZ

Detaylı

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 21 Ekim 2005 A company of ( Kadınlar dan hatırlatma) Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ?

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? Aralık 2011 de kurulan Türk Psikologlar Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi (TPD-KTCÇB),TPD bünyesinde düzenlenecek toplumsal

Detaylı

Tanımlar: MADDE: 4 Bu protokolde geçen; a. T.C. Devlet Bakanlığı : T.C. Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı'nı;

Tanımlar: MADDE: 4 Bu protokolde geçen; a. T.C. Devlet Bakanlığı : T.C. Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı'nı; T.C. DEVLET BAKANLIĞI, T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI, HÜRRİYET GAZETECİLİK VE MATBAACILIK A.Ş. VE BİLİNÇLİ GENÇLER DERNEĞİ TÜRKİYE BİLİNÇLİ GENÇLİK PROJESİ İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

Rapor. Toyzeria 2014. Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı. www.toyzeria.com

Rapor. Toyzeria 2014. Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı. www.toyzeria.com Rapor Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı www.toyzeria.com Rapor Oyuncak sektörünün Orta Doğu daki merkezi Toyzeria büyüyor Toplam 117 ulusal ve uluslararası katılımcı (2013 de 105) Toyzeria yı 30 Ekim

Detaylı