PazaR TAFSÝLAT. Neriman Cahit: farsça. yok. Eylemci. hatasý KAKA YAPAN BEBEK. Evimizde son yemek... YIL. n 2 ve 3. sayfalarda.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PazaR TAFSÝLAT. Neriman Cahit: farsça. yok. Eylemci. hatasý KAKA YAPAN BEBEK. Evimizde son yemek... YIL. n 2 ve 3. sayfalarda."

Transkript

1 PazaR Tarih: 9 Ocak 2011 YIL: (5) SAYI: (300) AFRÝKA NIN ÜCRETSÝZ HAFTALIK EKÝ Eylemci öðrencilerin en büyük hatasý n Emre Zeytinoðlu Evimizde son yemek... n Fatma Ergün farsça öpüþmek yok n Aziz Þah YENÝ(K) YIL n Zeki Ali KAKA YAPAN BEBEK TAFSÝLAT n Ali Doðanbay n Halil Aða Neriman Cahit: Vicdan öldü, merhamet öldü, Lefkoþa öldü!.. n 2 ve 3. sayfalarda

2 2 Pazar 9 Ocak 2011 Pazar Neriman Cahit: Vicdan öldü, merhamet öldü, Lefkoþa öldü!.. Senelerdir, ha bugün ha yarýn derken, nice kitaplar ekledi Neriman Cahit kadýnýn þeceresine, nice kitaplar aktý su gibi aktý zamanýn yataðýndan. Denk mi getiremedik; yoksa bile isteye, geç olsun ve fakat manada güzel olsun ruhta güzel kalsýn diye mi uzattýk... Birbirimizin kapýsýna ne zaman dayandýysak, ya aðrý nedeniyle kapalýydýk; ya da o sýralarda þefkat göstermek zorundaydýk gözlerimize... Gerçek þu ki; biz her koþulda sitem yerine çiçek býrakmasýný bildik aðrý nedeniyle sevdiklerine bile açýlamayan kapýlarýn önüne. Biz, postacýlarla iyi anlaþan kadýnlar neslinden geliyorduk zira. Sevgili Neriman Cahit le söyleþi yapmak Araplara Satýlan Kýzlarýmýz kitabýna denk düþtü bu yüzden; o vicdan yara sýna, o merhamet yama sýna... Ki, ne zaman konusu açýlsa, herkesin Araplara satýlan bir tanýdýðý çýkardý mutlaka; Falancanýn kýzkardeþi de satýldý derdi biri, filancanýn kýzý da diye devam ederdi diðeri, annemin de teyzesi satýldý galiba derdi bir baþkasý, amcan engel olmasaydý deden da satacaydý halaný derdi babam, sonra da Skarino Haný nda yanýnda annesi ile yeni sahibi varken aðlayan o kýzý anlatýrdý; arkadaþýyla kýzýn yanýna yaklaþýp istersen sana yardým edelim gibisinden bir þeyler söylediklerini, kýzýn annesinin gýzýmý gandýrmaya utanmaz mýsýnýz diye veryansýn ettiðini, sen gýzýný satmaya utanman da biz mi utanacayýg dediklerini... Araplara Satýlan Kýzlarýmýz kitabýnýn kapaðýndaki kýz Skarino Haný nda aðlayan o kýz da olabilir mi acaba? doðumlu Þaziye... Kapaðý tasarlayan Kadir Kaba nýn düþtüðü nottan anlýyoruz, gittikten sonra kendisinden haber alýnamamýþ bir daha... Þaziye nin gözlerindeki derin kederden baþlamalý, o gözlere mümkünse uzun bakmalý ve sonra yüzleþmeli Neriman Cahit in tarihçesinden baþlayarak Ürdün deki gözlem ve tanýklýklarýyla aktardýðý trajediyle yüzleþmeye... Nereden baþlayalým diye sorduðumda 8 yaþýnda Kýrný dan Lefkoþa ya gelen o kýzçocuðuna uzandý Neriman Cahit. Çocukluk esas yurdumuzdu nasýlsa. Orada baþlardý pek çok þey veya orada baþlamazdý. Neriman Cahit in mahzuniyeti nasýl oradan geliyor idiyse, ulaþtýðý iç huzur da, enerjisi de o dört numara lambanýn ýþýðý altýnda herkes uyuduktan sonra okumaya baþlayan çocuðun kalbinden geliyordu büyük olasýlýkla... Oradan baþladý konuþmaya: Lefkoþa ya geldiðimde kendimi eksik görmedim, Beþparmaklar yabani keçiler benimdi, geldim Lefkoþaya týkýldým, kimse bana nereden geldiðimi sormadý, galiba o zaman baþladým isyan etmeye. Yaþa Kraliçemiz yerine yaþa Kemalimiz dedim bir 29 Ekim de. 29 Ekim ve 23 Nisan kutlanmazdý o zaman ama bilirdik. 29 Ekim de sir dedim bugün bizim bayramýmýzdýr, olmaz dedi, söylemeyecek olan dýþarý çýksýn. Ben çýktým, sonra iki kiþi daha çýktý, disiplin kuruluna verdiler beni. Biz sömürge çocuklarýyýz atam diye þiir de yazmýþtým, onu da sordular ama beni okuldan atmadýlar. Hatta Ýngiltere ye de gittim. Her sene bir grup öðrenciyi götürürler, misafir ederlerdi. Bir Lordun evinde kaldýk hiç unutmam. Biz burada ekmek bulamazdýk, üniformalý garsonlar gelir yemek getirir. Yarý aç yarý tok kalktým o masadan. Biz köyde bilmezdik öyle þeyleri. Orda yumurta bile merasimle yenirdi. Mesela bir Papazýn evinde kaldýk. Bana sen Müslümansýn istemezsen gitme dediler. Baþka bir dünya keþfettim orada. Hep baþka bir dünya istedim hayatým boyunca... Peki sonra... Sonrasý da o baþka dünya nýn hayaliyle geçmiþ, ütopyalarýn hakkýný hep saklý tutarak. Ana baba evinde, koca evinde ve meslek hayatýnda hep muhaliftim diyor Neriman Cahit. Bense, bir yandan Onun ulaþtýðý bu huzurlu bahçeyi hak etmek için ödemiþ olabileceði bedelleri kestirmeye çalýþýyor, bir yandan da yürüdüðü uzun yolu düþünüyorum. Sapmadan yürünen yollarý pek severim, o yollarda sapmadan yürüyenlere pek saygý duyarým, uzun ve engebeli yollarýn, çetin yolculuklarýn tavizsiz yolcularý hüzünlendirir beni ayrýca. Tamý tamýna böyle bir yolcuydu aramýzdan yeni ayrýlan þairim Fikret Demirað da. 60 lý yýllarda þiire baþlayan ve herkes millet bayrak yazarken barýþýn kardeþliðin þiirini yazmayý baþaran bu büyük Þair e bir dönem saygýda kusur edildiðini, 74 öncesinde yazýlan þiirin külliyen hamasetçi sayýldýðýný hatýrladýkça tarifsiz bir keder sarýyor beni. Peki Neriman Cahit ne düþünüyordu bu konuda: Maalesef ben de hissediyorum ayný duygularý. Gençler her þeyi kendilerinden baþlatýyorlar.. Oysa bizim varlýðýmýz onlarýn zenginliðidir. Pembe Marmara ile Urkiye Mine Balman benim baþýmýn tacýdýrlar. Biz 74 ten sonra var olmadýk. Öyle dersek karnelerimiz bozuktur derim ben. Fikret Hoca hep deðerli bir þey yaptýðýný anlatmaya çalýþtý... Konuþtukça Neriman Cahit in bir yandan öðretmen yanýyla, bir yandan kadýn yanýyla, bir yandan þair yazar gazeteci yanýyla mütemadiyen acý çektiðini görüyordum. Sýfatýn zamir zamirin sýfat zannedildiði bu garip yerde siyasilerin siyasetin ilkelliði de cabasý: Öðretmen olarak eðitimci olarak bu manzara acý veriyor bana. Tutucu deðilim ama eskiden bir disiplin vardý okullarýmýzda. Öðretmen kolejine Pazar Sahibi: AFRÝKA Yayýncýlýk Limited Editör: Faize ÖZDEMÝRCÝLER Dizilip Basýldýðý Yer: AFRÝKA Yayýncýlýk Limited Tesisleri Matbaa Teknikeri: Bünyamin NAZÝK Görsel Tasarým: Ýlter YÜKSEL & Erdem YORGUNOÐLU Web sayfasý:

3 9 Ocak 2011 Pazar Pazar 3 girdiðimizde Ýngiliz müdür geldi ve dedi ki, sýnavý geçtiniz ama ekmek parasý olarak görüyorsanýz eðer size baþka yerde iþ verelim, eðitimci olmak baþka bir þeydir. Misyoner olmak gibi bakýyorlardý öðretmene. Müdür öyle deyince gerçekten gidenler oldu. Bu acý veren manzaranýn neresindeydi kadýnlar? Modern giyinmek araba kullanmak deðildir kadýn olmak. Karar mekanizmalarýnda kaç kadýnýmýz var? Kadýnlarýmýz seçilince ya babalarýna teþekkür ediyorlar kendilerini seçtirdikleri için, ya da eþlerine. Meclise giden kadýnlarsa hep erkek deðer yargýlarýyla hareket ediyorlar. Mecliste bir buçuk kadýnýmýz var demiþtim de bazýlarý çok kýzmýþtý. Bir kadýn erkeklerin yardýmýyla bir yere gelince öbür kadýnlara kapýyý kapatýyor. Toplum ne ise neredeyse kadýn da odur oradadýr aslýnda. Dýþardan gelen bir kültür var, her gün biraz daha eriyoruz. Sen kültüründen bahsedince, yüz bin kiþilik toplumun kültürü mü olur diyorlar. Biz ise hâlâ birbirimizle çatýþýyoruz. Gerçek þudur ki, 1982den baþlayarak Kýbrýs Türkü üretimden koparýldý, üretmeyen toplum bir þey yapamaz. Tuzaða düþüldü bir kere. Þimdi bakýyoruz, güneye gitme ordan alýþveriþ yapma diyorlar, þu zeytini ye, bu zeytini ye diyorlar. Kýbrýs ýn zeytini nasýl kaybolduysa, insanlarý da öyle kayboldu oysa... Bu tükenmiþliðin, bu vicdansýzlýðýn içinden çýkýp Ürdün e gitti, bir zamanlar Araplara satýlan kýzlarýn kapýlarýný zorladý. Hepsi de yaþlanmýþtý, hepsi de kýrgýndý, kýrýktý, paramparçaydý... Artýk onlar deðil, çocuklarý, torunlarý konuþuyordu. Yoksulluk muydu Kýbrýslýlarýn kýzlarýný bu þekilde satmalarýnýn sebebi? Kýzlarýný satarken daha iyi yaþayacaklarýný mý düþünmüþlerdi? Bu gaflet baþka bir þey olmalýydý. Nasýl açýklayacaðýz tarihimizin bu vicdansýz sayfasýný: Ürdün de gördüklerim beni çok sarstý kamp var. Küçücük odalarda kalýyorlar. Kötü durumdadýrlar ama çocuklarýný herþeye raðmen okutuyorlar. Ýki defa göçmen oldular, kocasýný kaybeden var, çocuðunu kaybeden var. Bizi önce hiç görmek istemediler. Burda herkes onlarý unuttu ama onlar unutmadýlar. Bu kadar sene nerdeydiniz diye sordu 97 yaþýndaki kadýn. Tepkiliydi. Konuþmak istemedi. Sonra bir baktýk, sandýktan mor yemenisini çýkardý, dantellerini. Beni unutaný ben de unuturum diyordu. Türkçe yi unutmuþtu, kocalarý Türkçe yi de yasaklamýþtý zamanýnda, nasýl unutmasýndý. Tercüman aracýlýðýyla konuþuyorduk. Eralp (Adanýr) türkü söylemeye baþlayýnca kulaklarýný dikti. Çanakkale içinde vurdular beni der demez, beni vurdular beni vurdular demeye baþladý... Halit Arap destanýný ezbere okudu sonra. Ne zaman bir uçak geçse, bu uçak alsýn beni memleketime götürsün diye geçirirmiþ içinden... Torunlarýna benim doðduðum topraklarý bir görseniz cennettir, yemyeþildir diyormuþ. Kýbrýs a gelip giden torun ise þaþkýn, hiç de nenemin anlattýðý gibi cennet deðil diyor... Peki nasýl karþýlandý kitap? Gazetede yayýnlanýnca, inanýlmaz bir þey ama çok arayan oldu. Bazýsý babasýnýn aðlayarak öldüðünü söylüyor. Erkek kardeþlerin çok acý çektiklerini söylüyor. Bazýlarý da rahatsýz oldu. Zamaný mýydý diye. Öfkelenenler oldu. Karýþma, aile meselesi diyenler oldu. Acýdýr, Kýbrýs a gelip de kabul edilmeyenler, sokakta kalanlar oldu. Merhametimizi de kaybettik herþeyimizle birlikte. Bu arada vicdan azabý çektiðinden gizli gizli kýzlarýna para yollayan babalar da varmýþ. Arayanlar anlatýyor. Kardeþlerin kimisi oradaki akrabalarýný bulmaya hevesli, kimisi miras derdinde. Mesela kýz çýkýp geliyor Kýbrýs a, annesi sen benim kýzým deðilsin diyor kýyafetine bakarak. Böyle þeyler de yaþandý. Kýyafetlerini küçümsediler, hastalýk yayacaksýn dediler, düþünebiliyor musun... Utanç verici. Þuramda durur bunun acýsý... Seneler sonraki vicdansýzlýk hiçbir þeyle açýklanamaz diye düþünüyorum. Mirasýn üçe deðil ikiye bölünmesi bütün mesele bu... Ýnsanlýk öldü merhamet öldü vicdan öldü... Zamanýnda sattýlar þimdi de kucak açan yok. Toplumdan, insanlardan þöyle ya da böyle ilgilenenler varmýþ demek ki... Peki ya kadýn örgütleri? Þu ana dek ilgilenen kadýn örgütü olmadý. Kýbrýslý türk kadýný o bilince eriþmedi daha. Sahip çýkýlmýyor. Bizde seviye o deðil... Hiçbir örgüt ilgilenmedi aslýnda.. Ýki farklý kuþaktýk ama ayný yerde buluþtuk, ayný mecrada aktýk, Filistine satýlan kýzlarla birlikte kederlendik, düþündük... Ne olabilirdi bundan sonra? Düþman ya da dost Ürdün kalesinin içinde geçmiþlerini bir müzede sergiliyorlar. Müzede dost düþman yok. Oysa bir çatýþma var Ürdünlülerle Filistinliler arasýnda. Mesela Filistinliler Ürdünlülere kýz vermezler hala. Biz hiçbirþeyi tarihe kaydetmedik. Bu ülke bizim ülkemiz ama bir müzemiz yok bu bizim en büyük ayýbýmýz. Biz burada Pembe Marmara nýn Haþmet Gürkan ýn adýný bir sokaða verdirtmek için bile ne çok uðraþtýk zamanýnda. Kitap yazmakla olmuyor nümayiþle olmuyor. Peki somut olarak neler yapýlabilir? 4 bine yakýn kýz sattýk. Onlarýn çocuklarý torunlarý var. Belki büro açýlabilir. Senin AB pasaportun var, benim niçin yok diye soruyor mesela. Haklý. Hepsinin nikahý evkafta kýyýldý ama bir tek evrak yok ama Kýbrýs Cumhuriyeti nde doðum kayýtlarý var. Vatandaþlýk haklarý var. Mesele pasaport meselesi de deðil. Ailelerini istiyorlar, sýcaklýk istiyorlar. Bunca zaman geçmiþ bir köþeye itilmiþler, kimse kimseyi aramamýþ, þimdiden sonra genç nesilleri buluþturabiliriz, bunu bir örgüt üstlenebilir, kadýn örgütleri böyle bir buluþmaya öncülük edebilir. Sadece Ürdün de deðil, Kuveyt te Mýsýr da yaþayanlar var. Hem Güneyde hem kuzeyde varlýklarýný kanýtlamak için mücadele etmeleri gerekecek. Uzun bir yol anlayacaðýn. Bize gelince... bu halimizle çaðýn daha da gerisine gidiyoruz ileriye gideceðimize. Lefkoþa yla aranýz nasýl diyecek oluyorum. Bir dokunuyorum bin ah iþitiyorum: Lefkoþa hem cennetim hem cehennemim, 8 yaþýmdan beri Lefkoþadayým. Son dönemlerde dayanamýyorum. Lefkoþa öldü. Bugün Sarayönüne kadar yürüdüm bir tek selam verecek insan göremedim. Kapaktaki kýzýn gözlerine bakýyoruz, bir nar çatlayýp daðýlýyor oracýkta. Sonra birbirimize bakýyoruz, çatlayýp daðýlan narýn tanecikleri biraraya geliyor adeta... Caným Neriman Cahit, usulca yerinden kalkýyor, hafifçe sallanýyor deniz kabuklarýndan yapýlmýþ rüzgâr gülü O giderken...

4 4 Pazar 9 Ocak 2011 Pazar Eylemci öðrencilerin en büyük hatasý Türkiye'de yaþanan iki öðrenci olayý, geçtiðimiz senenin son haftalarýna gündemin baþ sýrasýna oturmuþtu. Bunlardan ilki, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'ýn rektörlere verdiði davet sýrasýnda protestoya kalkýþan öðrencilerin polis tarafýndan feci halde dövülmesiydi. Ýkincisi de, TBMM Anayasa Komisyonu Baþkaný Burhan Kuzu'ya, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'ndeki konuþmasý sýrasýnda öðrencilerin attýðý yumurtalardý. Þimdi (her olayda olduðu gibi) bunlar gündemin çok gerilerine düþtü, neredeyse unutulup gitti. Ýki olayda da öðrencilerin yaptýklarý eylemler, kimileri tarafýndan haklý bulundu ve benimsendi; kimileri tarafýndan da lânetlendi. Bu benimseyenler ile lânetleyenler, medyada çok fazla karþý karþýya geldiler, sýký bir çatýþma içine girdiler. Ne var ki, sözkonusu öðrenci olaylarýnýn ortaya çýkardýðý bir durum vardý ki, bu hiç kimse tarafýndan ya fark edilmedi ya da özellikle üzeri örtüldü ve tartýþmaya açýlmadý. Ortaya çýkan durum þuydu: Ýki öðrenci olayý da, mevcut düzenin empoze ettiði "yarar", "hukuk" ve "ahlâk" anlayýþý çerçevesinde ele alýndý. Böylece bu olaylarý lânetleyen mevcut düzen yandaþlarý ile öðrencileri haklý bulanlar, ayný safta yer almýþ oldular. Karþý safta ise, eylemci öðrenciler yalnýz baþlarýna elbette... Bu konuyu biraz açmalý: Mevcut düzen yandaþlarýnýn iki olaya da yaklaþýmlarý, bu öðrenci gruplarýnýn yarattýðý ortamýn ülkeyi istikrarsýzlýða sürükleme tehlikesine yol açacaðý konusuna odaklanýyordu. Onlara göre ülke, refaha ve özgürlüðe giden yolda güçlü bir ivme yakalamýþtý, ama iþte o öðrenci gruplarýnýn eylemleri yakalanmýþ istikrar bakýmýndan hiç de "yararlý" deðildi. Üstelik madem ki polise karþý konulmuþtu, kaldýrýmlar ve yollar iþgal edilmiþti, sloganlar atýlmýþ, pankartlar açýlmýþtý ve hükümete muhalefet edilmiþti; bu davranýþlar "hukuki" olamazdý. Ayrýca toplumsal "ahlâk", hiçbir yurttaþýn bir devlet büyüðüne ya da bir devlet memuruna direnmesini hoþ görmezdi; bu yüzdendir ki eylemler düpedüz "ahlâk"a aykýrýydý. Öðrencileri destekleyenler de, medya tartýþmalarý boyunca kendi gerekçelerini yine bu kriterler içinde öne sürdüler: Eylemler "yarar", "hukuk" ve "ahlâk" açýsýndan bazý sorunlar meydana getirmiþ olsa da, öðrenciler "gençlik haklarýný" kullanmýþ ve "delikanlýca" bir harekete imza atmýþlardý; bu da hoþgörüyle deðerlendirilmeliydi. Sonuçta öðrencilerin eylemleri, tartýþmaya dahil olanlar tarafýndan "yararsýz", "hukuksuz" ve "ahlâksýzca" bulundu. Fakat kimileri "delikanlýlýðýn" anlayýþla karþýlanmasý yönünde görüþ ortaya koyarken, kimileri de bu anlayýþý reddetti; hepsi buydu. Ýki taraf da, ülkenin mevcut düzeninin içinden konuþmayý yeðlemiþti. Eylemci gençler, kendilerini haklý görenlerin bile desteklerini alamamýþ ve yalnýz kalmýþ oldular. Bir tek, Ankara Üniversitesi'nin öðretim üyeleri ve idari personeli yayýmladýklarý bildiride, bu eylemleri kayýtsýz þartsýz desteklediklerini belirttiler ve görüþlerini bu dar çerçevenin dýþýna taþýmayý baþardýlar. Öðrencilerin böyle eylemlerin ardýndan yalnýz kalmasý çok da olaðandýþý bir durum Emre Zeytinoðlu sayýlmamalý. Atina'daki eylemlerde de ayný þey yaþanmýþtý. Mevcut düzenin dýþýna taþamayan yaklaþýmlar, oradaki gençleri de ayný duruma mahkûm kýlmýþtý. Yunanistan'ýn sað ve sol kesimleri, olaylarý kendi siyasi alýþkanlýklarý ve yöntemleri çerçevesinde görmüþ ve hiçbiri benimseyememiþti. Belli ki, o ünlü saptama bir kez daha doðruluðunu kanýtlamýþtý: Egemen sistemin içinden konuþup ona "evet" ya da "hayýr" demenin asla bir anlamý yoktur. Atinalý gençler de, eylemleri boyunca yalnýz kalmýþlardý. Çünkü onlar "baþka" bir dil kullanýyorlar ve eylemlerini hiçbir kritere baðlanamayacak bir dil ile gerçekleþtiriyorlardý. Onlarý tek güçlü kýlabilecek þey, mevcut düzenin kullandýðý dilin dýþýndan konuþmalarý olabilirdi (ya da onu farklý yerlere çekebilmeleri). Jean Genet her hýrsýzlýk vukuatýndan sonra hakim karþýsýna çýktýðýnda gülerdi. Hem suçlu olarak kendisinin, hem hukukçu olarak hakimin ortak bir dilde (Fransýzca) konuþmalarý onun çok tuhafýna giderdi çünkü. Genet þöyle düþünürdü: Egemenler ötekileri, ancak onlarýn anlayacaðý ve kullanabileceði ortak iþaretler kullanarak mahkûm edebilirler. Nitekim Genet, kendisi hakkýnda mahkemelerce verilen bütün hükümlerin Fransýz dilinde okunmuþ olmasýný çok önemserdi. O halde bu ortak iþaret sistemi egemenlere güç verdiði gibi, ayný zamanda onlarýn zayýf noktasýdýr da; onlara saldýrmak için maddi bir zemin saðlar. Ancak, bu sistemin nasýl kullanýlacaðý çok önemlidir. Bütün sorun, birtakým kliþeleri kullanýrken, onlarýn anlamlarýný ustaca deðiþtirmek ve egemenleri tereddütte býrakmaktýr. Konuyu bir kez daha Türkiye'deki öðrenci olaylarýna getirirsek, burada eylemci öðrencilerin büyük bir bölümünün, geri dönülmez bir hatanýn içine yuvarlandýðýný söylemek zorunda kalacaðýz. Çünkü medyanýn da gayreti ile bu olaylarýn deðerlendirmeleri hep "yarar", "hukuk", "ahlâk" sorgulamalarý içinde geçmiþ ve bu kavramlar hep egemenlerin yakýþtýrdýðý anlamlarla anýlmýþtý. Bu yüzden de eylemci öðrencilerin suçlanmalarý kadar, onlarý aklama çabalarý da, hep mevcut düzenin dilinden ortaya konulmuþtu. Demek ki suçlayanlar da, aklayanlar da, egemenlerin diline sadýk kalmýþlardý. Bir süre sonra (suçlayanlarýn ve aklayanlarýn tartýþmalarý, medyada bir uzlaþmaya yüz tuttuðu sýrada) yazýk ki, öðrenciler de ayný medyada boy göstermiþlerdi. Onlar da mevcut tartýþmalara eklenmek gafletine düþmüþler ve ayný kriterlerle kendilerini savunmaya, haklýlýklarýný anlatmaya soyunmuþlardý. Kliþeleþmiþ "yarar", "hukuk" ve "ahlâk" söylemlerinin arasýnda eriyip gitmiþler, hain ilân edilmiþlerdi. Malum ki, hain yaratma kültürü Türkiye'de çok yaygýndýr. Bu kültür ülkedeki siyasetin de temel ilkesini oluþturur. Her zaman böyle olmuþtur: Eðer bir görüþün karþýsýna muhalif bir görüþ çýkmýþsa, onun tanýmý hazýrdýr: Hain Türkiye'deki her karþýt görüþ, hainlikle eþdeðerdir; mevcut düzenin dili buna çok elveriþlidir. Bu anlamda, baþta baþbakan olmak üzere, eylemci öðrencilerin birileri tarafýndan hain ilan edilmelerine hiç þaþmamalý. Asýl düþündürücü olan, o öðrencileri destekleyenlerin tavrýdýr: Onlar da egemenlerin dilinden uzaklaþamadýklarý için, yalnýzca bir sempati duygusu ile yetinmiþler ve o öðrencilere "yaramaz çocuklar" gibi bakmýþlardýr: Hoþgörülmesi gereken "yaramaz çocuklar" Unutmamalý ki, hoþgörmek, ancak egemenlerin ortaya koyabileceði bir davranýþtýr; güçlü olan hoþgörebilir. O halde eylemci öðrencilere destek verenler de (hoþgörmekle) egemenlere ortak olmuþlardýr. Ama en vahimi, öðrencilerin hoþgörülmek için medyada arka arkaya yaptýklarý açýklamalar olmuþtur. Onlar da kendilerine hoþgörü saðlayabilmek adýna egemen dile sarýlmýþlar ve böylece düzene ortak olmuþlardýr. Yazýk ki eylemci öðrencilerin çoðu bu duruma düþmüþtür ama, sözkonusu durumun ayýrdýnda olup da bu hoþgörüyü reddedenlere daha da yazýk olmuþtur. Artýk þüphe yoktur: Türkiye'de egemen dile ve o dilin sahibi mevcut düzene uymayanlara, daha uzun yýllar yazýk olacaktýr.

5 9 Ocak 2011 Pazar Pazar 5 Evimizde son yemek... Fatma Ergün Aplanda'dan gidiþimizin üzerinden on gün, onbeþ gün, yoksa yirmi gün mü geçmiþti bilemiyorum. Bilemiyorum, çünkü günler gün olmaktan çýkmýþ, uzadýkça uzamýþ bambaþka bir zaman birimi olmuþtu. Halbuki en kýsa günü geride býrakalý þunun þurasýnda ne olmuþtu ki? Normalde günlerin yeni uzamaya baþlamasý gerekirken, bu bitmek tükenmek bilmeyen zaman da neydi? Hele geceler... Ah! Geceler... Tamam! Gecelerin uzun olduðu zamanlardý, ama yok da bu kadar. Havanýn karardýðýndan, aydýnlanýncaya kadar geçen zaman inanýlmaz uzundu. Sanki birkaç gece birbirine eklenmiþ tek bir gece olmuþtu. Ne uyumakla bitiyordu, ne de uyanmakla... Bu uzayan günlere gecelere bir türlü akýl sýr erdiremiyordum. Yoksa bu köyde günler, geceler hep böyle miydi? Biz gelmezden önce de böyle miydi? Anneme sorduðumda; "Normal hayatýmýzý yaþamýyoruz, ondan öyle" demiþti. Bu da ne demekti? -Anne! Normal hayatýmýzý yaþamýyoruz ne demek? -Buraya gelmeden önceki gibi, kendi köyümüzdeki gibi, Ablanda'da kendi evimizdeki gibi. Hani; sen, kardeþin diðer çocuklar, okula gidiyor musunuz? Baban akþamlarý eve geliyor mu? Ýyice aklým karýþmýþtý. Bu savaþ ne kötü bir þeydi. Artýk, köyümüzde evimizde deðildik. Evimizde olmadýðýmýz zaman da normal hayatýmýzý yaþayamýyorduk. Okula gidemiyorduk, Babamý çok az görebiliyordum. Savaþ, bize neler yaptýðýný biliyor muydu acaba? Bir an önce bitse de, köyümüze dönsek diye her gün dua ediyordum. Annem; "Çocuklarýn duasý kabul olur" diyordu. Ben çocuk deðil miydim? On yaþýnda büyük olur mu? Ya tanrý dualarýmý hiç kabul etmezse? Ya bu savaþ hiç bitmezse? Biz hep burada kalýrsak, ben bir daha okula gidemezsem? Babam gelmezse? Ne zaman anneme babamý sorsam "Erkekler mevzilerde kalýyorlar" diyordu. Bu arada mevzinin ne olduðunu da öðrenmiþtim. Mevzilerde nöbet tutulurmuþ. Düþman gelirse görüp ateþ edeceklermiþ. Onlarýn bu köye gelip, burada yaþayanlarý öldürmelerine engel olacaklarmýþ. Mademki mevzide beklenince düþmanlar gelmiyordu o zaman bizim köyün mevzilerinde bekleselerdi. Babam, dedem, dayým, eniþtem, köyün diðer erkekleri, Anafodiya'dan gelenler de bizim köyde, mevzide kalsalardý. Biz hiç buraya gelmeseydik. Normal hayatýmýzý yaþasaydýk... Anneme sorduðumda, Anafodiya'lýlar da bizimle kalsa yine de çok olmuyormuþuz diyordu. Meðer bu geldiðimiz köye, bizden ve Anafodiya'lýlardan baþka üç köyün insanlarý daha gelmiþ... Onun için mi yengemlerin evinde o kadar kalabalýktýk? Yengemlerde, ev halký ve bizden baþka, nenemler, diðer dayýmýn hanýmý çocuðu, teyzem üç çocuðu, bizim köyden bir akraba ve baþka köyden iki aile kalýyorduk. Her ailenin payýna bir karyola düþmüþtü. Bizim aile, annem, ablam henüz iki aylýk bile olmamýþ bebeði, ben ve benden küçük iki kardeþimle altý kiþi en kalabalýk aile olduðumuz için evin büyük karyolasý bize verilmiþti. Biz ve diðer aileler payýmýza düþen yataklarda, boyumuza göre, enine boyuna verevine yatýyorduk. Gecelerin uzunluðu biraz da bu uyku düzeninden kaynaklanýyordu galiba... Baþka bir odada da mevzide nöbeti biten erkekler gelip uyuyorlarmýþ. Babam da gelip orada uyuyor muydu acaba? Gece uyumasam da kalkýp evde Köyümüze geldiðimizden beri, normal hayatýmýza dönmüþtük. Zaman da eski hýzýna dönmüþ, hatta daha da hýzlanmýþtý. Soframýzý topladýk. Bulaþýklarý yýkadýk. Evimize döndüðümüzde, her þey yerli yerinde olmalýydý. Yerleþtirdik. Hayvanlarýmýza bol yem verdik. Su kaplarýný doldurduk. Yanýmýza alacaklarýmýzý hazýrlayýp aldýk... Kapýmýzý kapattýk... En erken zamanda dönmek ümidiyle köyden ayrýldýk... Savaþ hiç bitmedi... Biz bir daha köyümüze dönemedik... Bu evimizde yediðimiz son yemekmiþ... Yerken bilemedik... dolaþamadýðým için gelip gelmediðini bilemiyordum. Bu köye geldiðimizden beri annem artýk eskisi gibi deðildi. Çoðu sorularýma cevap vermiyor, duymamýþ gibi yapýyor, çoðu zaman da; "Git kardeþlerine bak diyordu. Þu Rumlara da çok kýzýyordum. Neden düþman olmuþlardý? Ne olmuþtu da düþman olmuþlardý? Bizi neden öldüreceklerdi? Daha, savaþ baþlamazdan, biz bu köye gelmezden birkaç gün önce, okul komþumuz Maria ekmek yoðurduðunda bizi telin yanýna çaðýrýp sýcak ekmek vermemiþ miydi? Biz çocuklar Maria'nýn kocasýna Abdurrahman Dayý demiyor muyduk? Ýsmi bir Rum ismi olduðu halde bize gülümseyerek cevap vermiyor muydu? Onlar da mý düþmandý? Abdurrahman Dayý da mý bizi öldürmeye gelecekti? Biz çocuklara sürekli uslu olmamýz söyleniyordu. Oysa biz bu köye geldiðimizden beri zaten uslu olmuþtuk. El bebek, gül bebek günlerimizin kendi köyümüzde kaldýðýnýn farkýndaydýk. Sanki artýk çocuk deðil de birer büyüktük. Ben, gün boyunca hem ablamýn bebeðine hem de benden küçük iki kardeþime bakýyordum. Anneler genelde ya yemek yapýyor ya da bulaþýk veya çamaþýr yýkýyorlardý. Bütün bunlarýn çeþmeden taþýnan su ile yapýlýyor olmasý, iþleri iyice zorlaþtýrýyordu. Su taþýmak çocuklarýn göreviydi. Yengemin annesi evinde kalanlarýn ihtiyaçlarýna yetiþebilmek için çýrpýnýp duruyordu. Biz gelmezden önce bu evde yengem, annesi ve babasý üç kiþi yaþýyorlardý. Þimdi bu kadar insaný barýndýrmak, doyurmak hiç kolay deðildi. Gerçi erkekler zaman zaman Aplanda'ya gidip, oradaki evlerimizden yiyecek getiriyordý getirmesine de; getirilen tavuklarýn ve diðer hayvanlarýn temizlenmesi, hazýrlanmasý, piþirilmesi büyük bir iþti. Yengemin annesi Ayþaba ve diðer anneler sadece yemek deðil, o yýlbaþý gecesi bize bol narlý golifa bile yapmýþlardý. Çok sevdiðim dayýmý, bu köyde oturan yengem ile niþanlý olduðu için, þimdi daha çok seviyordum. Bu kadar çok insaný baþka kim evine alýrdý ki? Normal hayatýmýzý yaþayamasak da en azýndan akrabalarýmýzla birlikteydik. Aplanda'dan ayrýlýrken yanýmýza hiçbir þey almadýðýmýz için, önceleri erkekler gidip hem yiyecek, giysi, battaniye ve diðer ihtiyaçlarýmýzý alýyorlar; hem de orada hayvanlarýmýza yem ve su veriyorlardý. Döndüklerinde, herkes baþlarýna toplanýp köyde neler olduðunu soruyordu. Onlar da herþeyin býraktýðýmýz gibi olduðunu söylüyorlardý. Evlerimize kolayca girilebildiði halde kimse girmemiþti. Bütün bunlarý duyduðumda; "yakýnda savaþ biter, biz de köyümüze döneriz" diye ümit ediyordum. Bir gün teyzem anneme; "Aba! Biz köye gideceðiz. Köyden size lâzým olan bir þey var mý?" diye sordu. Annem de, "Buraya geldiðimizden beri çocuklarý doðru dürüst yýkayamadým. Biz de sizinle gelelim" dedi. Eniþtemin arabasýna bindik. Köyümüze gittik. Köyün sokaklarýnda hayvanlar dolaþýyordu. Kediler, köpekler, tavuklar ve diðerleri... 'Bizi býrakýp nereye gittiniz' der gibi bakýyorlardý. Kedim miyavlayýp duruyordu. Sevmek istedim, benden kaçtý. Belli ki, bana küsmüþtü. Köyün insansýz hali, sahipsiz kalan hayvanlarýmýz beni çok üzdü. Annem kapýyý açtý, eve girdik. Herþey býraktýðýmýz gibiydi. Sadece, giderken söndürdüðümüz islimin üzerinde duran sacýn içindeki mantarlar küflenmiþti. Annem beni ve benden küçük iki kýzkardeþimi yýkadý. Temiz elbiseler giydirdi. Saçlarýmýzý taradý, ördü. Yaz sonunda, hanaydaki odalardan birinin bir köþesinde yere yayýlmýþ gazetenin üzerine yeþil domatesler dizmiþtik. Kýzaranlarý alýp kullanýyorduk. Annem bize, alelacele domatesli, þehirgeli pirinç pilavý piþirdi. Önce bir tabak, hâlâ köyde kalan Sefer Dede'ye götürdüm. Eve döndüðümde annem sofrayý hazýrlamýþtý. Pilavýn yanýna bir de soðan kestik. Afiyetle yedik. Köyümüze geldiðimizden beri, normal hayatýmýza dönmüþtük. Zaman da eski hýzýna dönmüþ, hatta daha da hýzlanmýþtý. Soframýzý topladýk. Bulaþýklarý yýkadýk. Evimize döndüðümüzde, her þey yerli yerinde olmalýydý. Yerleþtirdik. Hayvanlarýmýza bol yem verdik. Su kaplarýný doldurduk. Yanýmýza alacaklarýmýzý hazýrlayýp aldýk... Kapýmýzý kapattýk... En erken zamanda dönmek ümidiyle köyden ayrýldýk... Savaþ hiç bitmedi... Biz bir daha köyümüze dönemedik... Bu evimizde yediðimiz son yemekmiþ... Yerken bilemedik...

6 6 Pazar Piotr ZALEWSKI: 9 Ocak 2011 Pazar "TSK'nýn eþcinsel askere muamelesi korkunç" ABD eþcinsellere orduda hizmet yasaðýný kaldýrýp kaldýrmamak üzerinde kafa yorarken, Afganistan ve Irak'ta birlikte çalýþtýðý NATO müttefiklerine danýþabilir. Ýttifakýn 28 üyesinin çoðu eþcinsellerin kimliklerini açýk ederek hizmet etmesine izin veriyor. Fakat Türkiye aþýrý uçta bir tezat. ABD'nin 'sorma, söyleme' politikasý 20 yýl önce yürürlüðe konulduðundan beri ateþli siyasi tartýþmalarýn konusu olurken, Türkiye'deki yasak pek az meydan okumayla karþýlaþtý. Kadýn ve Aileden Sorumlu Devlet Bakaný Selma Aliye Kavaf eþcinselliðin 'tedavi edilmesi gereken bir hastalýk' olduðunu ilan ettiðinde, yaygýn inancý beslemekle kalmýyor, Türk Silahlý Kuvvetleri'nin resmi tutumunu da tekrarlýyordu. Gerçekten de Türkiye'nin eþcinsel askerleri rutin bir biçimde, askeri yetkililerin aþaðýlamasýna katlanmak zorunda býrakýlýyor. Hizmete uygun olmadýklarýný kanýtlama yükü de onlarýn omuzlarýnda. Muafiyet sadece iki þartta mümkün: Zihinsel veya fiziksel engel ve eþcinsellik. Türkiye vicdani ret hakkýný tanýmýyor. Akrabalarý tarafýndan reddedilmekten ve iþverenlerin ayrýmcýlýðýndan korkan birçok eþcinsel, cinsel yönelimleri konusunda yalan söylemeyi tercih ediyor. 20'lerinin ortasýndaki eþcinsel bir asker olan S., þöyle diyor: "Her iþ görüþmesinde askerliðinizi yapýp yapmadýðýnýzýn sorulmasý ve niçin yapmadýðýnýzý açýklamanýz istendiði için, askerlikten muaf olma kararý sizi hayatýnýz boyunca damgalýyor. Bazýlarý bunun yerine eþcinselliðini reddedip askere gitmeye karar veriyor." Birçok eþcinselin cinsel yönelimlerini saklamasýnýn bir diðer nedeni, kanýtlama zorunluluðunun yol açtýðý aþaðýlamadan kaçýnmak. Ordunun düzenlemesine göre, bir eþcinselin hizmetten muaf tutulmasý için 'cinsel davranýþ bozukluklarýnýn aþikâr olduðunun ve askeri bir baðlamda ortaya çýktýðýnda sorun yaratacaðýnýn kanýtlanmasý gerekiyor'. Askeri saðlýk kurullarýnda deneyimi olan psikiyatrist L.'ye göre "Bir erkeðin eþçinsel olmasý, o þekilde davranmadýðý sürece sorun deðil." S. þöyle diyor: "Eþcinsel olmanýzýn asker olmanýzý engellediðini, sizi kadýnsý hale getirdiðini, güvenliðinizi etkileyebileceðini, sizi hassaslaþtýrdýðýný ve ordunun birliðini tehlikeye atabileceðini kanýtlamanýz gerekiyor." Dolayýsýyla, askerlikten muaf olabilmek için birçok eþcinsel asker, hem eþcinselliklerini hem de bunun onlarý ne kadar 'hizmet göremez' kýlacaðýný belirlemek için tasarlanmýþ sözümona bilimsel testlere katlanmak zorunda kalýyor. S., "Bazý testlerde aðaç, ev ve insan çizmem gerekti. Sonra niçin öyle çizdiðinize dair sorularý yanýtlamanýz gerekiyor" diyor. Diðer eþcinseller, çocukken oyuncak bebekle oynamayý sevip sevmediklerinin veya kadýn kýyafeti giymekten zevk alýp almadýklarýnýn sorulduðunu anlatýyor. Bazýlarý iliþki sýrasýnda çekilmiþ fotoðraflarýnýn istendiðini söylüyor. Orduya ve Türk toplumunun büyük kýsmýna göre, bir baþka erkekle iliþkiye girmek illa ki eþcinsel olduðunuz anlamýna gelmiyor; pasif konumda bulunmanýz gerekiyor. 20'li yaþlardakii K., bu yýl askere çaðrýldý. K, "Saðlýk kontrolüne ilk kez gittiðimde psikiyatriste eþcinsel olduðumu söyledim ama numara yaptýðýmý iddia etti" diyor. K. askeri bir hastanede bir gece geçirmek zorunda býrakýlmýþ, bir diðer doktor ise eþcinselliðini belgeleyen fotoðraflar istemiþ. K. bir arkadaþýndan, erkek arkadaþýyla iliþkiye girdiði sýrada fotoðraf çekmesini istemiþ. Askeri doktorlarla bir sonraki görüþmesinde fotoðraflarýný vermiþ. K.'nýn eþcinsel olduðu ve böylece askerlik yapamayacaðýna karar verilmiþ. K., "Bu münferit bir vaka deðil, fotoðraf istenen birçok eþcinsel tanýyorum" diyor. Ordu bu iddialarý kesinlikle reddediyor. Kýsa süre önce Gazeteport'a yapýlan bir açýklamada, Genelkurmay, ordunun 'eþcinsel olduðunu söyleyenlerden kesinlikle fotoðraf istemediðini' belirtti. Ordunun saðlýk düzenlemesi fotograf gerektiðine deðinmiyor. L.'ye göre sorun, ordu psikiyatristlerinin eþcinsel numarasýna yatan erkekler konusunda tetikte olmasýndan kaynaklanýyor. (Ordunun vicdani ret hakkýný reddetmesi göz önünde bulundurulduðunda, heteroseksüel erkeklerin askerlik yapmaktan genellikle kaçýþ yolu bu.) L., "Doktorlar, askerlikten kaçýnmak isteyen bazý insanlarýn yalan söylemesinden korkuyor. Eðer bir adama psikoseksüel bir rahatsýzlýðý bulunduðunu belirten bir rapor verirseniz ve o adam sonra gidip evlenirse, baþýnýz belaya girecektir" diyor. Yetkililer fotoðraf istemese bile süreç asap bozucu olabiliyor. V., askerlikten muaf tutulabilmek için, üç yýl boyunca dört askeri psikiyatri hastanesinde haftalar geçirmek zorunda kalmýþ. Bana þunlarý anlatýyor: "Ýlk hastanede, eþcinsel olduðumu söylemiþ olmama raðmen, askerlik yapabileceðimi ilan ettiler. Ýkincisinde askerlik yapamayacaðým söylendi. Üçüncüsünde psikiyatrist eþcinsel olduðumu kabul etti fakat muafiyet raporu alacak kadar 'efemine olmadýðýmý' söyledi. Yine de nevrotik olduðuma dair bir rapor verdi." En kötüsü dördüncü hastaneymiþ. Bir cerrah V.'yi rektal muayeneye tabi tutmaya karar vermiþ. V., "Adam parmaðýný deformasyon kontrolü yapmak için makatýma soktu. 'Ooo, çok sýký. Çok iyi bir asker olacaksýn' diye espiri yaptý. Parmaðý hâlâ içerideydi." V. ancak askeri doktorlarýn bir aile üyesinin tanýklýðýný dinlemesinin ardýndan hizmet göremez raporunu alabilmiþ. AKP bu yasaðý kaldýrmak yönünde hiçbir adým atmadý. Ordunun siyasi nüfuzunu önemli ölçüde kýrsa da, Ýslamcý bir partinin küllerinden doðan AKP'nin bu konuda orduyla karþý karþýya gelmesi muhtemel deðil. Hükümet ilk seçim zaferinden beri cinsel azýnlýklarý korumak için hiçbir yasa geçirmedi. Ülkenin LGBT toplumunun, anayasanýn cinsel yönelime bakýlmaksýzýn eþitlik saðlayacak þekilde deðiþtirilmesi çaðrýsýna da kulak asmadý. Türkiye'de eþcinsellik yasak olmasa da, ülke 2008'de, eþcinselliðin dünya çapýnda suç olmaktan çýkarýlmasý yönündeki AB destekli metni imzalamayý reddetti. Halkýn yaklaþýmý da sorunlu. Yasalarýn ve siyasetin muazzam bir dönüþüm geçirdiði bir ülkede, bu konudaki tabular yerli yerinde duruyor tarihli bir çalýþmaya göre, kentli eþcinsel veya biseksüellerin yüzde 23'ü tacize maruz kalmýþ. Ordunun eþcinsellere ayrýmcýlýðý muvazzaf askerleri de kapsýyor. Ne kadar sadýk veya cesur olurlarsa olsunlar, L.'ye göre eþcinsel askerler, 'psikoseksüel bir hastalýklarýnýn bulunduðu gerekçesiyle ordudan atýlacaklarý' konusunda endiþe içinde yaþýyor. Dolayýsýyla Türk Silahlý Kuvvetleri cesareti onurlandýrmak yerine korku salmak yönünde bir politika benimsemiþ durumunda. (Foreign Policy/ 24 Aralýk 2010)

7 9 Ocak 2011 Pazar Pazar 7 Johann Hari / The Independent 'Gerçekten fark yaratan insanlar Lady Gaga'nýn elbisesinin gölgesinde býrakýldý' 2010'da kimin deðerini yeterince bilemedik? Haber furyasýnýn ortasýnda, gerçekten fark yaratan insanlar Lady Gaga'nýn elbisesinin gölgesinde býrakýldý. Þimdi daha fazla dikkat hak eden birkaç insana göz atalým: 1) Bradley Manning: Hepimiz Julian Assange'a odaklandýk, fakat gizli belgeleri asýl sýzdýran kiþi olan bu genç Amerikalý askere kimse dönüp bakmadý. Zaten adý geçtiðinde de belgeleri CD'yle indiren ve bir 'garezin' sonucunda sýzdýran kýzgýn bir çocuk olarak nitelendi. Manning sadece 18 yaþýnda, ülkesini ve özgürlük davasýný savunacaðý inancýyla orduya yazýldý. Kýsa süre sonra Irak'a gönderildi; kendisine Iraklý sivilleri ABD'nin yeni Iraklý müttefiklerine teslim etmesi emredildi. Teslim ettiði insanlarýn iþkencelerden geçirildiðine tanýk oldu. Bu insanlarýn birçoðuna isnat edilen tek 'suç', iþgale veya iktidardaki yeni insanlara dair 'akademik eleþtiriler' yazmaktý. Ýþkencenin suç olduðunu biliyordu ve ordudaki üstüne gidip neler olduðunu anlattý. Çenesini kapatýp Iraklýlarý toplamaya devam etmesi söylendi. Manning, 21 yaþýnda bu zalimliðe suç ortaðý olmamak için, cesur bir tercihte bulundu: Ýnsan haklarýný kendi çýkarlarýnýn önüne koymak. ABD'nin 15 bin Iraklýnýn ölümünü örtbas ettiðini ve iktidara yerleþtirdiði Iraklýlarýn iþkenceyi sürdürmesine fiilen izin veren bir politikasý olduðunu açýða vuran belgeleri buldu ve Amerikan halkýnýn bunlarý görmesini saðlamanýn ahlâki yükümlülüðü olduðuna karar verdi. Masumlarýn iþkenceden geçirilmesi ve öldürülmesi gibi büyük suçlarý önlemek için kanýtlarý sýzdýrmak gibi küçük bir suç iþledi. Yedi aydýr tek baþýna bir hücrede tutuluyor; birçok tutuklunun aklýný kaçýrmasýna yol açan ve ABD Ulusal Cezaevleri Komisyonu'nun 'iþkenceden farksýz' diye nitelediði bir cezalandýrma bu. En az 80 yýl hapse çarptýrýlmasý bekleniyor. Ýþkenceye izin verenlerse en ufak bir ceza almýyor. Manning'in kararý 'öfke nöbeti' deðil; adalet ve özgürlüðü savunmak konusunda 2010'un en hayranlýk verici tavýrlarýndan biriydi. 2) Ellen Johnson-Sirleaf: Ekranlarda sýklýkla arz-ý endam eden tek Afrikalý lider, hýrýldayan psikopat, Zimbabve Cumhurbaþkaný Robert Mugabe çaresizlik mesajlarý veriyor. Tam zýt kutbunda yer alan þahsýysa nadiren duyuyoruz. 2005'te Liberyalý kadýnlar, kitleler halinde Afrika tarihinin ilk kadýn devlet baþkanýný seçmek için sandýklara gitmiþti. Bugünün Liberya Cumhurbaþkaný Ellen Johnson-Sirleaf, o dönemde diktatörler tarafýndan sýrf demokrasi talep ettiði için hapse atýlan 62 yaþýnda bir büyükanneydi. 14 yýllýk iç savaþla daðýlan ülkede güneþ gibi doðdu; Liberya devletinin nihayet halkýn iradesine biat etmesini saðlayacaðýný söyledi ve dediðini yaptý. 1992'den bu yana elektriði tekrar tesis etti. Okula giden çocuklarýn sayýsýný yüzde 40 arttýrdý. Tecavüzcülere ilk kez hapis cezasý getirdi. Þimdi özgür ve adil bir seçimde tekrar seçilmek için yarýþýyor. Ona baktýkça, Afrika'nýn yol kenarlarýnda sýrtlarýnda aðýr yüklerle yürüyen kadýnlarý düþünüyorum ve kendilerine izin verildiðinde neler baþaracaklarýný biliyorum. 3) Senatör Bernie Sanders: 2010'da Amerikan demokrasisinin þirketler ve süper-zenginler tarafýndan rehin alýnmasý süreci neredeyse tamamlandý. ABD'de zenginlerden muazzam kampanya fonlarý kapmaksýzýn seçim yarýþýna giren hiçbir siyasetçi göremiyoruz. Bu nedenle seçildiklerinde sýradan Amerikalýlar yerine zenginlerin çýkarlarýna hizmet etmek zorunda hissediyorlar. Bunun sonuçlarýný her yerde görebiliyoruz. Süper-zenginler için vergi kesintileri yapýlýrken, en yoksul Amerikalýlardan alýnan vergiler arttýrýldý. Zira Obama da bu konuda Cumhuriyetçilerle anlaþtý. Fakat bir Amerikalý siyasetçi var ki, diðerlerinin yapamadýðýný yaptý ve Amerika'da demokratik bir siyaset tarzýnýn hâlâ mümkün olduðunu gösterdi. Bernie Sanders 2006'da Vermont'ta baðýmsýz sosyalist aday sýfatýyla katýldýðý seçimi, oylarýn yüzde 65'ini toplayarak kazandý. Büyük paralarý reddedip sýradan vatandaþlarla örgütlenerek, hýrsýzlara karþý insanlarýn çýkarlarýný savunmaya söz vererek kazandý. Sosyalist programýyla en muhafazakâr kesimlerden bile birinci çýktý ve seçilince sözünü tuttu. Sanders, gerçek bir saðlýk güvencesi yasasý talep etti, cihatçý üreten feci savaþlarýn sona ermesi için büyük gayret gösterdi, Obama'nýn ilkelerini ve halkýný satmasýný tek baþýna engelleme çabasýyla Senato'da dokuz saat boyu ayakta durmasýyla Amerika'nýn imgeleminde yer etti. Demokrasi iþte bunun gibi bir þey. 4) Baskýya karþý direnen Suudi Arabistanlý kadýnlar. Suudi kadýn haklarý savunucusu Vecihe Huvaydar gibi mücadeleci kadýnlar, kendilerine araba kullanmayý, yüzlerini kamusal alanda göstermeyi ve hatta erkek 'koruyucusunun' izni olmaksýzýn tedavi edilmeyi yasaklayan baskýcý yönetime karþý ellerinden geldiðince direnmeye çalýþýyor. Sokaklarda özgür iradesini ifade eden kadýnlarý kýrbaçlayan adamlar dolaþýyor. Suudi kadýnlar en az Ýranlý kadýnlar kadar korkunç muamele görüyor ama onlarý ezenler hükümetlerimizin müttefiki olduðu için, onlar hakkýnda hiçbir þey duymuyorsunuz. Huvaydar, kýz kardeþlerinin mücadele ederken kýrbaçlandýklarýný anlatýrken soruyor: "Milyonlarca kadýnýn çýðlýðý niye duyulmuyor ve niye dünyanýn hiçbir yerinden tek bir kiþi bile karþýlýk vermiyor?" 5) Hindistan: Kalahandi bölgesindeki insanlar, 'Avatar' filminde kendi hikâyelerini gördü. Binlerce yýldýr barýþ içinde yaþadýklarý topraklarý, Vedanta adlý Batýlý bir maden þirketi tarafýndan gözlerinin önünde imha ve talan ediliyordu. Yerel protestocular, uluslararasý dayanýþma çaðrýlarý yaptýlar. Vedanta'nýn Londra'daki toplantýlarý, N'avi gibi giyinmiþ insanlar tarafýndan kuþatýldý. Hint hükümeti sonunda þirketin 'yasayý tümüyle çiðnediðini' kabul etti. Gerçek N'avi kazandý. Topraklarýný kurtardýlar. 2011'de bütün o pespaye, berbat haberleri kapatýp buna benzer insanlara dair daha fazla gerçek haber duymaktan hepimiz faydalanabiliriz. Böylece biraz olsun onlara benzemek konusunda kararlýlýk gösterebiliriz. (28 Aralýk 2010/ The Ýndependent)

8 8 Pazar 9 Ocak 2011 Pazar TAFSÝLAT Ali Doðanbay Hayýr, sana yazmýyordum ki. Çok üþüyordum o sýra ve elim üþüyünce kalem tutuyordu. Hayýr, senin sýcaklýðýný aradýðýmdan deðil, kendimin kendim bilmezliði, zira sevmelerimde kaybediyorum en çok kendimi. Belki senin dolaylarýnda ya da hepinizin, sevgiliye býraktýðým kendimi, evet kendimi arýyordum. Kimbilir, belki durmadan kendimi yazýyordum. Senin üstünden, hepinizin kisvesinden arta kalan bir yalnýzdým, insan severken de yalnýzdýr, insan hep ve çok yalnýzdýr ve bundandýr sevmek istemesi. Ýnsan telaþlýdýr, yazýlarým argüman sevmez, dolaylýdýr, aynaya diyemediklerimi yazýyorum, sevmelerim korkuludur Hayýr ama, sana yazmýyordum ki Hayýr, sana yazmýyordum ki Yalnýzca aþkýn tantanasýydý, bilirsin her tantana gürültü sever, sesi biraz çok ve sert gelmiþ kulaklarýna ötesi yok hâlbuki bazen en gürültülü anlardadýr en büyük sessizlik ki týpký en sessizlikte olduðu gibi gürültünün. Gýcýrdadýðý oluyordu muhakkak kalbimin çünkü sen üstüne bastýðýndan beri gýcýrdýyordu ve ne zaman bir seviþme aklýma gelse koyu bir Temmuz sýcaðýndan gýcýrdýyordu iþte. Ama telaþa gerek yoktu ve korkmana çünkü ne zaman hatýrlamamayý mesken dilese kalbine insan, aklýna gelmiyordu. Unutuyordu iþte açýkçasý. Hayýr, sana yazmýyordum, çünkü bazý aþklarda iki kiþiden biri herhangi birinin kalbinin kapýsýný kapamayý unutup gidebiliyordu ve o kapýnýn açýk kalmasý baya üþütüyordu insaný açýkçasý. Ve bir kapýyý kapamanýn yazýsýydý izah edemediðim, hep sana geliyordu ve biliyorum çalýyordu gönlünün kapýsýný ve Türkçe'min bütün harflerini. Sen duyduðun bu seslerin hepsini kendine sanýyordun. Sanýyorum ki sen artýk hiçbir rüyayý sanamýyordun. Hatýrlarsýn diye, düþünden çürük bir düþ düþüp de aklýndan çýkar diye yazýyordum, hepsi bu. Bilhassa, sana yazmýyordum ama Sana yazamadýklarýmý yazsam yüzüne bakamazdým yazdýklarýmýn. Yazdýklarýmýn yüzü hürmetine yazýyordum, senin yüzüne deðil. Eþkâlini kaybetmiþtim yüzümün ve çoðu zaman kendimin þekil þ ini arýyordum. Baþka þeklim ve þ im yoktu yüzüne gelip bakmam gerekiyordu her defasýnda. Her sabah yüzümü yýkamadan ayýlamayacaðým gibi. Bütün tarihlerini unutuyordum savaþlarýmýn, misal neresinde galip geldiðimi zaferlerimin ve neresinde maðlup olduðumu hezimetlerimin. Hepsinde sana gelmeliydim, þöyle yüzün etrafýnda tavaf etmeliydim, inan bana yedi kere hiç yetmiyordu hiçbir keresinde, yedi kere yetmiyordu inan bana. Ve böyleydi iþte, anlatamadýðým, þimdi de anlatamýyordum, ne zaman anlatamýyordum bir bakýlýyordu ki sen oluyordu, hâlbuki sen hiçbir zaman olmuyordun, olmuyordun ne sen ne yazý Sen bir kere olsan ve bir kere yazý olsa yazdýklarým, hayýr sana yazmýyordum, sana yazsam bu kadar çok yazý olmazdý. Çünkü gerçeðin bir tek yazýsý olur. Beyaz kirlenmediði müddetçe beyazdýr çünkü. Ama beyaz çok kirlenmiþse ve çok renge bulaþmýþsa durmadan beyazý anlatmak gerekir. Hiç olmazsa, ilk bildiðin, o saf beyaz halini. Hayýr, sana yazmýyordum. Ýçimdeki beyazý arýyordum içim ki bok gibi kopkoyu bir renkteyken Hayýr, sana yazmýyordum. Kendimi bir köþede öldürüyordum Çünkü sen karþýlaþtýðýn ilk grinin tonuna verdin beyazlýðýný. Devrilmeseydi bile kýrýldý bir kere. Ki devrilmese kýrýlmayacaktý, biliyorsun. Hep dik ve saðlam tutmaya çalýþýyorum harflerimi. Ondan fiyaka ve racon veriyorum onlara. Öyle görünmesinler diye. Çünkü sana benzemesinler istiyorum. Çünkü sana benzemelerinden korkuyorum. Ya sana benzerlerse bir gün? Bir gün kapýnýn ihtiþamýyla elime bir mektup korkuluðu býrakýrlarsa? Yüzlerinde hiçbir þey olmamýþ gibi bir sýfatla gülümserlerse bana? Çünkü bazý sýfatlar ismin hangi yanýna gelirlerse gelsinler çirkin ve yalan oluyorlar. Hiç beklememiþtin ya demek, pek durup düþünmedin ve hatýrlamadýn da ya, hangi resmine baksam çið bir tadý oluyor baktýðým. Evet, hiçbirinde bana bakmýyordun çünkü sen, hiçbirinde bana bakmadýðýný bildiðimden þimdi bütün yazýlarýmý gözlerinden kaçýrýyorum. O çok sevdiðim gözlerinden Çünkü hep çok sevdiðim çok öldürmüþtür beni. Hayýr, sana yazmýyordum, beni senden yazdýklarýmý gözlerinden kaçýrýyordum Engebesi gözlerindir hayatýmýn, acýmýn tafsilatýna makbuz gerekmez Hayýr, sana yazmýyordum. Sigaralarýma mazeret arýyordum. Ve cehalet eden aþklarýmýn kör gözümü parmakla kanatmalarýna sebep Seni iyi gösterecek bir þiir arýyordum. Bazen bir türkü. Bazýsý yalan anlarýnýn aklanmasý için aný. Bütün Perþembelere kýzýyordum ve seni çok özledim diyen Çarþambalarla. Hafta içi bir hüzün çekiyordum yazýlarýmda aðlamayý hep hafta sonlarýna býrakýyordum. Lakin sana yazmýyordum, hayýr Evet, sana yazmýyordum. Biriniz biricik olduðunuzdan deðil zaten, hepiniz için hepinizde býrakýlmýþ bir kendim vardý onu arýyordum. Belki de kaybetmek istiyordum. Çünkü herhangi birinizden yangýn ve yaralý olarak kurtarabildiðimde kendimi hemencecik orada -hani bazý atlarýn ayaklarý kýrýldýðýnda öldürülmesi gerekliliði gibiöldürüyordum. Çünkü bir baþkasýna bu kadar yalnýz gidemezdim. Ürkümden ürküyordum, hepinizin adýnýn geçtiði baþka adlardan bile kaçýyordum, adlarýnýzý da öldürüyordum zira adlarý da vururlar, adlarý da! Hepinizde benden kalan ne varsa kendimden kaçýrýyordum. Ýnsan kendi kendinden ne kadar kaçabilir ki? Bir kadýn bir adamýn her þeyinden hemencecik kaçar da bir adam bir kadýnýn yalnýzca saçýný elleriyle düzeltmesinden kalan aný için sonsuza dek kendinden kaçar. Hayýr, sana deðil, hepinize, yazýyordum ben. Hepinizden kaçarken, yazýyordum Ve sebepsiz örtüyorum üstümü ve daha hiç uykum yokken yatýrýyorum kendimi rüyaya Rüyada gördüklerimse, hiçbirinizindir, kendimindir Kendimse hepinizin aynasýdýr Ben neye benziyorsam sizler de o kadarsýnýz. Ne kadar zavallý ya da ihtiþamýyla duruyorsa harflerim o'sunuz. Ben ne kadar kaçabiliyorsam kaçamadýðýmdan siz de o kadar. Ne kadar yalan ediyorsa yalanlarýnýz yazdýklarým da o kadar! Korkmayýn. Korkmayýn caným o kadar! Yalnýz sana deðil, hayýr, hiçbirinize yazmýyorum

9 9 Ocak 2011 Pazar Pazar 9 YENÝ(K) YIL Bilmeliydik eski gölgelerle geleceðini ýþýklarla karþýladýðýmýz bu yeni(k) yýlýn. Görünmez imparatorun kýzýl alarmlý sarayýna herkes kendi-kurban'ýný taþýyýp býraktý kanla yýkanmýþ basamaklara. Acý kimisinde yüreðin dibine çöken kül kimisinde silaha sürülen mermi. Ýyi niyetlerin ardýna saklandý düþmanlýk. Bilmeliydik baþkasýndan çalýnamaz mutluluk taþlý ve kurak topraklara ekin gibi ekilir. Taþýdýk yanlýþ olan ne varsa her yanlýþý baþkasýnýn bilerek. Bilemedik sýfýr noktasýna nasýl dönülür. Bilmeliydik dönerken sonsuz çark eski yenilgiler eklenecek üstüne yeni(k) yýlýn. Zeki Ali

10 9 Ocak 2011 Pazar 10 Pazar KAKA YAPAN BEBEK Halil Aða Bugünlerde o kadar baþým aðrýyor ki... Hem 'piisiikolojiktir' diyenler, hem sorunun sebebini tam olarak bulamamak moral bozuyor. Ýþte böyle durumlarda benim Kürþat olasým var. Kürþat bir popçu, adýný daha önce hiç duymadýðýmýz bir plak þirketinden albümünü çýkarmýþ. Müzik bakkal müziði. Arkada tek ritm, sözler elimi sallasam ellisi... Kürþat kadife bir koltukta oturmuþ etrafýnda bir sürü kadýn dans ediyor. Kimisi yarý çýplak, kimisi yarýdan öte çýplak. Kürþat þarkýsýný söylüyor. Kamera Kürþat'ýn yüzünü kesintisiz 3 saniye bile gösteremiyor. Çünkü kamera, Kürþat'ýn önünden geçen popo'ya odaklanýyor. Biraz Kürþat, biraz þatafatlý avize, biraz popo. Kürþat belki çok anlamsýz bir þey yaptýðýnýn farkýnda, belki deðil. Kürþat tam benim durumumda. Ben sorunu bilmiyorum, Kürþat cevabý bulmuþ sorunu unutmuþ. Elvada Kürþat, 3 saniyeyi yine bulamayacaksýn. Ve siz, çevremdekiler psikolojik deðil! Psikoloji ile ilgilenmeye baþlayalý yýl olmasý lazým. Peki, daha önce ne kullanýyorduk? Düþündüm, sordum. Bulamadým. Baþým aðrýr: Psikolojiktir!.. Elim uyuþur:-psikolojiktir!.. Kulaðým duymaz: Psikolojiktir!.. Nefesim týkanýr: Psikolojiktir!.. Kendinizden geçip aldýðýnýz tüm ývýr zývýrlara ve yýlbaþý süslerine verdiðiniz parayla alabileceðiniz ayakkabýyý düþünme zamanýdýr ey dostlar. Hediye çýlgýnlýðýna kapýlýp nefes alan ve yürüyebilen her canlýya hediye almaya çalýþanlar, sizin zararýnýz ne düþünmeyle biter, ne hesap kitapla... Eski nesil-yeni nesil muhabbetinden deðil de, biz eskiler genellikle sokakta oynardýk. Öðle sýcaðýnda, geceyarýsýndan sonra yasaklanan sokak oyunlarýndan sonra da evde oyuncaklarla oynardýk. Solo test, lego, plastik hayvanlar falan. "Atari" isterdik hepimiz. Veya akülü araba. Ama hiçbirimiz alamamýþtýk. Çikolatanýn zararýndan çok parasýnýn düþünüldüðü günlerdeydik. Çocuk oyuncak ister. Bu gayet normal. Ama gazetede gördüðüm bir oyuncakçý reklamý beni düþüncelere gark eyledi. Bisiklet, akülü araba, barbie, spiderman, monopoly, kaka yapan bebek. Pardon!.. Evet... 'KAKA YAPAN BEBEK... Babasýndan 'kaka yapan bebek' isteyen bir çocuk hayal ettim. Eve resmen pislik getirmek istiyor. Bebek neden kaka yapsýn, sen onu neden isteyesin. Böylesi evlat olsa sevilmez. Yani þimdiden buna alýþan ilerde internet pornosu deryasýnda neler araþtýrýr neler. Lütfen, çocuðunuzu seviniz. Onlarý yanlýþ yönlendirmeyiniz. Gaz çýkaraný da varmýþ bu bebeklerin. Parayla baþa bela almak bu olsa gerek. Erol Büyükburç abimizin 'Kölen Olayým Ben' þarkýsýný severim. Fakat geçenlerde þarkýyý detaylý bir analiz edesim geldi. Durduk yerde analizim gelmedi tabii... Tuvalete dergi götürmeyi unuttuðumdan imdadýma radyo yetiþti. Þarký tatlý tatlý ilerliyor. Erol "köpeðin olurum" ayaklarýnda. Sürekli karþý tarafa yalvarýyor. Þarký bol nakaratlý. Son 40 saniyeye doðru müzik biraz hýzlanýyor ve Erol nakaratý býkkýn bir haykýrýþla söylüyor. Bol nakaratlý þarkýlarýn bu son 40 saniye çilesini ben taa 70'lerden geldiðini bilmiyordum. Ferhat Göçer'i olsun, Kýraç'ý olsun, Yusuf Güney'i olsun bol bol kullanýyorlar bu son 40 saniyede müzik deðiþtirip nakarat hýzlandýrma þeysini. Erol Büyükburç'a da yakýþtýramamýþtým ama þarkýnýn son 10 saniyesinde aðlayarak 'kölen olayým ben, kulun olayým ben' dediði için kendimce affettim. Saygýlar sayýn Büyükburç. Kürþat'ý rahat býrakmaya niyetim yok. Bu müzik türü ne olabilir sizce? Pop, Rock, Arabesk? Hiçbiri. Bu müzik türüne 'Çýplak kadýnlý müzik' diyelim. Bunu duyan anlasýn ki, o þarkýnýn ne düzenlemesinde hayýr var, ne müziðinde. Klibinde Popo var, Popo'ya zum var. Bu anlaþýlsýn. Herkes netleþssin. Pop olmasýn Kürþat'ýn müziði. Pop dediðin Aþkýn Nur Yengi'dir. 6 Ocak'ta çýkacak yeni albümünün çýkýþ þarkýsý 'Öpeyim Geçsin' dir POP. Kürþat ve arkadaþlarý konusunda destek bekliyorum sevgili müzikseverler. itunes'unuzda yepyeni bir Genre'ye yer açýn. Çýplak Kadýnlý Müzik. Kendi halinde bir hayatý olan arkadaþýmýn hayatý 1 gecede deðiþti. O, yorgun bir iþ günü sonunda evine gelmiþ ve dört ayaðýný uzatarak dinlenmek isteyen bir insan evladýydý. Fakat olmadý. Misafir geldi. Misafir "Yaprak Dökümü"nün finalini izlemek istedi. Zavallý adam mecbur kaldý. Ertesi gün gerginlikten yanýna yanaþamadýk. Sorduðumuzda sadece þöyle dedi: Kalp Krizi geçiriyordum... Dertsiz baþa dert aldý adam. O akþam kapýyý açmasa þu an daha saðlam bir kalbi olacaktý. Sonra yalan kötüdür derler. Bazý yalanlar iyidir caným kardeþim. Uygulayacaksýn. Giderayak yaþam enerjinizi emsem hiç de fena olmaz deðil mi? 'Memleketin durumu: Karla karýþýk yaðmur, Mutsuzlukla karýþýk paronaya... Kýç çatalý görünüyor diye adamý þikayet edip iþinden edenler var. Ey be kadýnlar ne istediniz elin garibanýndan. Atletinin boyu uzun deðilse o ne yapsýn. Peki onun yerinde Behlül olsaydý þikayet eder miydiniz? Cevap bekliyorum.

11 9 Ocak 2011 Pazar Pazar (Ç)alýntý... Ulucanlar cezaevi müzeye dönüþtürüldü Ulucanlar Cezaevi, 81 yýllýk faaliyet süresi içinde Deniz Gezmiþ, Necdet Adalý, Yusuf Aslan, Hüseyin Ýnan ve Mehmet Pehlivanoðlu'nun da bulunduðu 19 kiþinin idam edilmesiyle hafýzalardaki yerini aldý. Ankara Altýndað Belediyesi, bu mekaný, aslýna uygun olarak dizayn ederek "hoparlörlerinden çýðlýk seslerinin" duyulduðu bir müzeye dönüþtürdü. Cezaevi koðuþlarýna ve tecrit odalarýna balmumundan yapýlan 22 mahkum heykeli yerleþtirilirken, müzenin koridorlardaki hoparlörlerinden tecrit odalarýndaki iþkenceleri yansýtan çýðlýk sesleri yankýlanýyor. Cezaevi avlusundaki mahkumlarýn dilek aðacýnýn dallarýna bir dönem Ulucanlar'da tutuklu kalan Necip Fazýl Kýsakürek, Nazým Hikmet, Muhsin Yazýcýoðlu, Bülent Ecevit, Fakir Baykurt, Deniz Gezmiþ, Yusuf Aslan, Hüseyin Ýnan, Mustafa Pehlivanoðlu, Cevat Þakir Kabaðaçlý, Yýlmaz Güney, Necdet Adalý, Erdal Eren'e kadar bir çok ismin fotoðraflarý asýldý. Ankara'nýn Altýndað ilçesinin Ulucanlar semtinde bulunan, Ulucanlar Cezaevi, kurulduðu 1925 yýlýndan kapatýldýðý 2006'ya kadar pek çok önemli döneme þahit oldu. MAHKUMLARIN KÝÞÝSEL EÞYALARI 5. koðuþta Ulucanlar'da kalan tanýnmýþ isimlerin ranzalara asýlan biyografileri var. 6. koðuþta yine biyografiler ile Yýlmaz Güney'in kravatý, Bülent Ecevit'in þapkasý, idam edilen Fikri Arýkan'ýn elbisesi, Mehmet Pehlivanoðlu'nun kardeþine yazdýðý mektup, ayakkabýsý takým elbisesi, Deniz Gezmiþ'in el yazýsýyla Roma hukuku ders notlarý, sigarasý, Yusuf Aslan'ýn kaþkolu, Hüseyin Ýnan'ýn idamýn ardýndan üzerinden kesilerek çýkarýlan fanilasý, Muhsin Yazýcýoðlu'nun seccadesi gibi kiþisel eþyalarý yer alýyor. Müzenin çýkýþýnda 19 kiþinin idam edildiði "Daraðacý" var. DUVARLARDAKÝ YAZILAR BÝLE DURUYOR Ulucanlar Cezaevi Müzesi Proje Koordinatörü Deniz Yavuz þöyle konuþtu: "Ulucanlar'da kalmýþ mahkumlarýn yazdýklarý kitaplar ve mahkeme tutanaklarýnýn bulunduðu kütüphanesi, balmumu heykellerin sergilendiði koðuþlar, türkü ve þiir sistemi, tecritlerde yankýlanan mahkum-gardiyan konuþmalarý ses ve efekt sistemleri, orijinal daraðacý ve orijinal yaðlý urgan, mahkumlarýn yazdýklarý orijinal duvar yazýlarý, yaðlý boya tablolarý özenle muhafaza ediliyor. Duvarlardaki yazýlar bile duruyor. 1925'ten kapandýðý güne kadar düþünceleri, yaptýklarý ve söyledikleri için hüküm giymiþ, idam edilmiþ ne kadar insan varsa hepsine yer verdik."... (Ç)alýntý...

12 farsça öpüþmek yok elhamdüllillah kafam karýþýk. bu þiir sahibesine gitsin... lirik bir bayrak gibiydi gözleri ellerim kaba kalýn bir sosyoloji kitabýnda iþçillerin elleri altýndan alt yazý geçiyor benim içimde geçit var geçit töreni yok lirik bir bayrak gibiydi kadýn içimde sonbahar var eylül yok lirik bir gitmekti kadýn erkek roman gibi kalmak yüzüm bir yýlmaz güney sinemasý elleri havada yüzlerce insan geldi polis kamerasýnýn önünden bir bir geçtiler hep beraber teslim olmanýn huzuruyla hain yoktu içlerinde çünkü hepsi haindi bayraklarý direklerden sökün dedi polis söktüler bayraðý direðinden ayýrdýlar bayraklarý dürdüler bayrak töreni bitti ceket çýktý ayaktaki çizme çýktý postal kokusunu çýkarýp militarizmin önüne koydu þapka çýktý kitap çýktý kesici alet bulamadýlar ellerini havaya kaldýr ellerini havaya kaldýrýp oku afrika'yý avrupa'nýn üstüne kaldýrýp oku güneyi kuzeyin üstüne çýkarýp oku ters çevir. çevirdin þimdi nakliye arabasýnýn içindesin içerde üç bölme var. narkoz yok. ayýksýn. yoldaþlardan biri hücresinin duvarýna vurarak ton steine scherben þarkýsý çalýyor üç þiir bir buse üç yanlýþ bir farsça ediyor cemil beyefendi mi yoksa sör cemil mi uzak ciðer park yeri bulamaz suriçinde ekþi üzüm bir tek arýlar için vardý düz saçý arada bir kullanan bir kadýnýn lirik bayrak gibidir gözleri sloganlar muðlak gözlerim katarak gibi metalar barikat metaforlar barikatýn þarkýsý sývasý dökülen bir deri ivan'ý ölen bir film gibi buse'si düþen bir farsça: artýk farsça öpüþmek yok taþlanan bir kadýn gibi kara çarþafýn altýnda dürülmüþ bir kýzýl bayrak baþtan açýlacaðý günü bekliyor saçýnýnýn örgüsü bana göstermediler polis kamerasý gördü ama ellerini arkanda birleþtir ve kelepçeyi bekle uzaktaki ciðer yeryüzünün lanetlilerinindir tokunma tok bütün midelerin hazým sorunlarý proleterya'nýn hayati müttefikleridir hasbelkader sus kelepçeyle münakaþa etme aziz þah

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not 1. Anne Özlemi Ýlkbaharýn tatlý güneþi, Yeþilbað köyünde bütün çatýlarý, avlularý, tarlalarý, dað yollarýndaki keçileri ýsýtmaya baþlamýþtý yine. Tuna bu köyde yaþayan çocuklardan biriydi. Ablasý Suna

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp.

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp. Sezen Aksu 2 Onaylayan Administrator Pazar, 20 Mayýs 2007 Son Güncelleme Perþembe, 14 Haziran 2007 Besteciler.org Çok Ayýp Söz - Müzik: Sezen Aksu Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ.

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Her yeri altýn kaplý olan bu sarayda onlarca oda, odalarda pek çok

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Ayakkabýlarýný çýkardýktan sonra sevindirici bir yüz anlatýmýyla bir elindeki pakete baktý, bir içeriye. Sonra oðluna seslendi: Murat, Murat!..

Ayakkabýlarýný çýkardýktan sonra sevindirici bir yüz anlatýmýyla bir elindeki pakete baktý, bir içeriye. Sonra oðluna seslendi: Murat, Murat!.. BEKLEYÝÞ Murat okuldan dönmüþ, odasýna çekilmiþti. Derin düþünceler içinde kitaplarýný, defterlerini karýþtýrýyordu. Bir gün önce üzdüðü annesinin aðlamaklý yüzü gözünün önünden gitmiyordu. Þunu da isterim,

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Yýldýz Tilbe 1 ADAM OLSAYDIN. Söz-Müzik: Yýldýz Tilbe. Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar. Kendini arattý, beni bulmadý yar

Yýldýz Tilbe 1 ADAM OLSAYDIN. Söz-Müzik: Yýldýz Tilbe. Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar. Kendini arattý, beni bulmadý yar Yýldýz Tilbe 1 Onaylayan Administrator Pazar, 06 Mayýs 2007 Son Güncelleme Perþembe, 14 Haziran 2007 Besteciler.org ADAM OLSAYDIN Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar Kendini arattý, beni bulmadý yar Düþtüm

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan,

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan, Yücel Terkanlýoðlu Onaylayan Administrator Cumartesi, 23 Þubat 2008 Son Güncelleme Pazartesi, 27 Ekim 2008 Besteciler.org HTML clipboard Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 1. Ünite İletişim ve İnsan İlişkileri İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 9 Ýletiþim Benimle Baþlar a. Bugüne kadar baþardýðým en zor iþ nedir? b. En çok gurur duyduðum

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR FÝYATI: Okuyana Beleþ OFSAYT 2 Þinasi ile HAYATIN ÖTE YANI HAFTANIN SORUSU Devane den MURTAZA Yav Þinasi Aðabey, bu CHP de Saim Topgül

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

Son Tren Dershaneden çýkmýþlardý. Akþam oluyordu. Önce her gün geçtikleri sokaklardan geçtiler. Sonra üç ana caddenin birleþtiði o kocaman kavþaktan En zoru bu kavþaktan geçmekti. Her yanda trafik lambalarý

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz.

Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz. Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz. 1- Ahmet, bana Mehmet sana yard m etsin. dedi. 2- Ben, banka memuruna Paralar bozuk olsun. dedim. 3- E im Yemek fazla ya l olmas n. dedi. 4- Ö retmen,

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

Gelin Bir Yolculuða Çýkalým Birlikte

Gelin Bir Yolculuða Çýkalým Birlikte Gelin Bir Yolculuða Çýkalým Birlikte Bir trenin düdük çala çala geçtiðini duyunca ne yaparsýnýz? Tekerlerin demiryoluna çarpa çarpa çýkardýðý sesi dinlemek için, elinizdeki iþi býrakýp kulak kesilmez misiniz?

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim Matematik 1. Fasikül ÜNÝTE 1 Geometriye Yolculuk ... ÜNÝTE 1 Geometriye Y olculuk Çevremizdeki Geometri E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim E E E E E Üçgenler

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 Düzenleyen Administrator Salý, 15 Haziran 2010 Mersin Gazetesi KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 YAZIK Abidin GÜNEYLÝ-Mersin Küfürün adýný günah koymuþlar Etsem bana yazýk etmesem

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

Çevreyi Benim Ýçin. Güvenli Hale Getirebilir misin? MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ

Çevreyi Benim Ýçin. Güvenli Hale Getirebilir misin? MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ Çevreyi Benim Ýçin Güvenli Hale Getirebilir misin? MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ Mebusevleri Mah. Þerefli Sok. 27/3 Tandoðan/ANKARA Tel : 0 312 222 03 55 Fax: 0 312 222 03 09 MUTLU ÇOCUKLAR

Detaylı

Bir an hangisini giyeceðinin kararsýzlýðý içinde kaldýktan sonra miki fare desenli pembe tiþörtüyle mavi kot pantolonunu çýkardý. Çabucak giyindi.

Bir an hangisini giyeceðinin kararsýzlýðý içinde kaldýktan sonra miki fare desenli pembe tiþörtüyle mavi kot pantolonunu çýkardý. Çabucak giyindi. GÜNE BAÞLARKEN Uyandý. Gözlerini ovarak doðruldu, iki yanýna bakýndý. Alacalý aydýnlýkta içeriyi sisli sisli gördü. Zamanýn neresinde olduðunu bilemedi. Saatine baktý, onu geçiyordu. Bir yanlýþlýk olduðunu

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN YAZ OKULU Çocuklarýnýza YAZ KEYFiNi GYM PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN ONLINE KAYIT facebook.com/gympark instagram.com/gym_park twitter.com/gym park info@gympark.com.tr www.gympark.com.tr 0 236 233 00 55 0

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ Vantaan kaupunki Sosiaali- ja terveysvirasto / Puheterapia Monikielisen lapsen puheen ja kielen kehityksen tukeminen ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ turkki ÇOK DÝLLÝ

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Aşşk Kahve ve Laduree

Aşşk Kahve ve Laduree Aşşk Kahve ve Laduree Daha önce adını çok duyduğum; ama bir türlü gidemediğim Aşşk Kahve ye nihayet gitmeyi kafaya koydum. Hafta sonları sahil yolu çok kalabalık olduğundan eşimi ikna edip o yola sokamıyordum.

Detaylı

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz

Detaylı

EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR...

EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR... EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR... Bütün insanlığı sevgiyle kucaklayabilecek hoşgörüye sahip, geleceğin dünyasına şekil verecek, çalışkan, ufku geniş, sahip olduğu değerleri paylaşabilen, huzurun ve güvenin teminatı

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1

Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1 Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1 2008 Nokia. Tüm haklarý saklýdýr. Nokia, Nokia Connecting People, Navi ve Nokia Original Accessories logosu Nokia Corporation ýn tescilli ticari markalarýdýr. Burada adý

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 1. Fasikül TEMA 5 Hayal Gücü TEMA 6 Eðitsel ve Sosyal Etkinlikler r, ýt lý z. Sa ma k l ra atý a S l O ek t Se ek T T ... Ýçindekiler 5. TEMA: HAYAL GÜCÜ Açelyanýn Bir Günü Harf Hece Test 1 Kelime Test

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 KENDÝMÝ TANIYORUM... 9

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 KENDÝMÝ TANIYORUM... 9 ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE KENDÝMÝ TANIYORUM... 9 BÝREYSEL FARKLILIKLARIMIZ... 10 Ölçme ve Deðerlendirme... 13 Kazaným Deðerlendirme Testi - 1... 15 DUYGULARIMIZ ve DÜÞÜNCELERÝMÝZ... 16 Ölçme ve Deðerlendirme...

Detaylı

Fatih Baþtürk DÖNEMEM SANA. sevdim yürekten anlamadýn sen. dur gitme dedim dinlemedin sen. yalvara yalvara geriye dönsen

Fatih Baþtürk DÖNEMEM SANA. sevdim yürekten anlamadýn sen. dur gitme dedim dinlemedin sen. yalvara yalvara geriye dönsen Fatih Baþtürk Onaylayan Administrator Çarþamba, 20 Haziran 2007 Son Güncelleme Salý, 03 Haziran 2008 Besteciler.org DÖNEMEM SANA sevdim yürekten anlamadýn sen dur gitme dedim dinlemedin sen yalvara yalvara

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

A D H I G B C E F 75 lik servis arabasý 100 lük servis arabasý 120 lik servis arabasý 140 lýk servis arabasý 210 luk servis arabasý Çocuk arabasý 25 lik A B C D E F 730 840 780 900 990 560 640 730 690

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

AYLİN BALBOA Belki Bir Gün Uçarız

AYLİN BALBOA Belki Bir Gün Uçarız AYLİN BALBOA Belki Bir Gün Uçarız AYLİN BALBOA 1980 yılında İzmit te doğdu. Öğrencilik yıllarını Ankara da geçirdi. Çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. Halen İstanbul da yaşıyor. Balık adında bir köpeği

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

Nokia Holder Easy Mount HH-12 9249387/2

Nokia Holder Easy Mount HH-12 9249387/2 Nokia Holder Easy Mount HH-12 1 4 2 3 9249387/2 5 7 6 TÜRKÇE 2006 Nokia. Tüm haklarý mahfuzdur. Nokia i Nokia Connecting People su ¾igovi ili za¹tiæeni ¾igovi firme Nokia Corporation. Giriþ Bu montaj cihazý,

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

TÜRKİYE DE DEMOKRASİ...

TÜRKİYE DE DEMOKRASİ... Sayı:20 Ocak 2005 ISSN 1304-9836 www. cankaya. edu. tr TÜRKİYE DE DEMOKRASİ... AB İLE 17 ARALIK SONRASI 1 İçindekiler Türkiye de Demokrasi 3 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 3 Eski Başbakan Bülent Ecevit

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı