ÇOCUK HAKLARI VE SOSYAL HİZMET MESLEĞİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇOCUK HAKLARI VE SOSYAL HİZMET MESLEĞİ"

Transkript

1 ÇOCUK HAKLARI VE SOSYAL HİZMET MESLEĞİ "İnsanlık çocuklara elindeki en iyi şeyi borçludur" Çocuk Hakları Bildirgesi İlkesi Fatma SAVAŞ SANDALCI * m. Mustafa bayraktar 1-GİRİŞ Çağdaş toplumların çocuk paradigması, üç temel ilkeyi benimser: Birincisi; her doğan çocuğun hayata iyi bir başlangıç yapması.ikincisi; nitelikli eğitim alması. Üçüncüsü ise; her çocuğun yeteneği doğrultusunda potansiyellerinin geliştirilmesi, sosyalleştirilmesidir. Ne yazık ki, dünya ülkelerinin çoğu "Çocuklarına" bu ilkelerin belirlediği standartları sunamamaktadır. ÜNİCEF'in "Dünya Çocuklarının Durumu 2002 raporunda" yer alan 2000 yılını esas alan verilere göre; 10 milyonu aşkın çocuk çoğunluğu önlenebilir hastalıklar yüzünden ölmektedir, Her 1000 bebek veya 5 yaşın altındaki çocuktan 81'inin ölmekte, Gebelik ve doğum yüzünden her yıl 515 bin kadın, her canlı doğumda 400 anne ölmekte, Yeryüzündeki 100 milyonu aşkın çocuk yoksulluk ayırımcılık yada kaynak yetersizliği yüzünden temel eğitim olanaklarından yararlanamamaktadır. Bunların 60 milyonu kız çocuğudur. Bu çocuklar arasında ağırlığı, çalışan çocuklar, özürlüler, HIV/AIDS yada çatışmalardan etkilenen, yoksul ailelerin çocukları, etnik azınlıklara mensup olanlar, kırsal kesimlerde, varoşlarda ve ücra yörelerde yaşayanlar ve mülteci çocuklar oluşturmaktadır. Tüm dünyada, 15 yaş altında tahminen 1.4 milyon çocuk HIV mikrobu taşımakta, kimi yörelerde, kızlar arasındaki HIV enfeksiyon oranları erkeklere oranla 5 beş kat fazladır, Salgının başlamasından bu yana, 15 yaşın altında 4.3 milyon çocuk AIDS yüzünden ölmüştür, Tüm dünyadaki 35 milyon mülteci yerinden edilmiş, mültecilerin %80'ini kadınlar ve çocuklar oluşturmaktadır, 1990 ile 2000 yılları arasında çatışmalar yüzünden 2 milyon çocuk öldürülmüş, 6 milyon çocuk yaralanmış ya da kalıcı bir biçimde sakat kalmış, 12 milyon çocuk da evinden yurdundan olmuştur, Çatışmalar, 20. yüzyılın son on yılında 1 milyon çocuğu öksüz bırakmış yada ailelerinden koparmıştır, * Sosyal Hizmet Uzmanı 600 milyon çocuk yoksulluk içindedir, Bugün yarım milyonu aşkın sayıda çocuk günde 1 dolardan az bir para ile geçinmektedir (NICEF 2002 : 7-98 ) Yukarıda da görüldüğü gibi Dünyamızdaki çocukların çoğunluğu olumsuz koşullarda yaşamaktadır. Öte yandan; fiziksel, duygusal, zihinsel ve cinsel yönden gelişimlerini tamamlayamadığı için her türlü ihmal ve istismara açık olan çocukların "kötü muameleden" korunması asırlardır toplumların ilgi alanına girmiş, tüm çocuklar ve özellikle güç koşullarda yaşayan çocukları korumak ve desteklemek çağdaş toplumların "ideali" haline gelmiştir. Bu nedenledir ki, her toplum çocukları korumak, çocuk ihmal ve istismarının önüne geçmek için yasalar oluşturmuştur. 2-TARİHSEL SÜREÇ a-çocukların Korunmasına Yönelik Dünyadaki Gelişmeler Dünyada Çocuk haklarının gelişimi için önemli olan bazı olaylar; 26 Eylül Birleşmiş Milletler Cemiyeti Genel Kurulunca Cenevre'de kabul edilen 5 maddelik Çocuk Hakları Bildirgesinde; çocukların fiziksel ve ruhsal olarak gelişebilecekleri ortamlarda bulundurulmaları, beslenme, sağlık hizmetlerinden yararlandırılmaları, himaye edilmeleri, felaket zamanında en önce çocuklara yardım edilmesi, her türlü istismardan korunmaları benimsenmiştir Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kurulması, 1948-İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde çocuklara özel önem verilmesi, 20 Kasım Çocuk Hakları Bildirgesinin Birleşmiş Milletlerce kabul edilmesi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, çocuk haklarına yasal zorunluluk kazandırmak amacıyla Uluslararası Çocuk Yılı hazırlık çalışmaları sırasında başkanlığını Polonya'dan Profesör Adam Lopatha tarafından yürütülen Çocuk Hakları Sözleşmesinin taslağının hazırlanmaya başlanması, çocuk hakları için önemli mihenk taşlarını oluşturmuştur. 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi, 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme hakkında bir sonraki bölümde ayrıntılı olarak bilgi verilecektir. Hodgkin ve Newell (1998: ) tarafından UNICEF için hazırlanan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme Uygulama Elkitabında yer alan Çocuklara ilişkin Birleşmiş Milletlerce oluşturulan diğer temel uluslar arası belgeler; İstihdamda Asgari Yaşla İlgili 138 Sayılı ILO Sözleşmesi; Uluslar Arası Çalışma Örgütünün 26 Haziran 1973 tarihli Genel Konferansında kabul edilmiştir. Asgari yaş, zorunlu okul eğitiminin tamamlandığı yaştan aşağı ve her koşulda 15 yaştan aşağı olamayacaktı. Birleşmiş Milletler Çocuk Ceza Adaleti Sisteminin Uygulanması Hakkında Asgari Standart Kurallar (Beijing Kuralları ); Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 29 Kasım 1985 tarih ve 40/ 33 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. Çocuk Suçluluğunun Önlenmesine İlişkin Birleşmiş Milletler Yönlendirici İlkeleri ( Riyad İlkeleri ); Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 14 Aralık 1990 tarih ve 45 / 112 sayılı kararı ile kabul ve ilan edilmiştir. Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlat Edinmeye İlişkin İşbirliği Hakkındaki Lahey Sözleşmesi; 29 Mayıs 1993'te Lahey Uluslar arası Özel Hukuk Konferansında Kabul edilmiştir. Bu Sözleşmenin temel amacı; çocukların fuhşa zorlanmalarının, satılmalarının önlenmesini sağlayacak işbirliği sisteminin oluşturulması, Ülkelerarası evlat edinmeye İlişkin koşulların ve kuralların belirlenmesidir. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Çocukların Silahlı Çatışmalarda Yer Almaları Konusundaki İsteğe Bağlı Protokol; Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 25 Mayıs 2000 tarih ve 54 / 263 sayılı kararı ile kabul ve edilmiştir. Bu protokolü onaylayan taraf devletler 18 yaşında küçükleri silah altına alamayacaklardır. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Çocukların Satılması, Çocuk Fuhşu ve Pornografisi Konusundaki İsteğe Bağlı Protokol; Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 25 Mayıs 2000 tarih ve 54 / 263 sayılı kararı ile kabul ve edilmiştir.

2 "1990 yılı Eylül ayıydı ve dünyada pek çok alışılmadık iyimserlik rüzgarları esiyordu. Soğuk savaş artık bitmişti. Daha önce silahlanmaya harcanan paranın, bir "barış getirisi" olarak insani kalkınma amaçlarına ayrılabileceği yönünde yaygın beklentiler ortaya çıkmıştı. Dünya çocuklarına daha iyi bir yaşamın nasıl sağlanabileceği düşünülürken, daha önce rastlanmadık sayıda Cumhurbaşkanı ve ulusal lider Çocuklar İçin Dünya Zirvesi vesilesi ile bir araya geliyordu" ( UNICEF 2002:1 ). New York'ta, 130'u aşkın ülkenin başkanlarının ve ulusal liderlerinin katılımı ile gerçekleştirilen Dünya Zirvesi, dünyanın çocuklara ilişkin umutlarını yansıttı. Liderler Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun bir yıl kadar önce oybirliği ile kabul ettiği Sözleşmeyi onaylama sözü verdiler. Çocuk ölümlerinin azaltılması, bağışıklama kapsamının genişletilmesi, herkese temel eğitim sağlanması ve daha bir dizi iddialı hedefin 2000 yılına dek gerçekleştirilmesi yönündeki sözün altına imza attılar. ( UNICEF: 2002:1 ) Geçen 11 yıl içinde yukarıda ifade edilen sayılara bakıldığında çocuklar lehine bazı gelişmeler yaşanmışsa da - Örneğin; yine UNICEF verilerine göre beş yaşına gelmeden ölen çocuk sayısının 3 milyon azalması gibi - bu gelişmeler yeryüzündeki çocukların barış, sağlık ve saygınlık içinde yaşamasını sağlamak için yeterli değildir. b- Çocukların Korunmasına Yönelik Türkiye'deki Gelişmeler Türkiye'de çocuk hukuku ile ilgili gelişmelerin başlangıcı 19 yüzyıldır. O dönemlerde çocuklara ilişkin nizamnameler yayınlanmış, özellikle güç koşullardaki çocuklara "vakıflar" aracılığı ile hizmet verilmiştir. Bu alandaki önemli gelişmeler gerçek anlamda Cumhuriyet döneminde gerçekleşmiştir. Diğer hukuk sistemlerinin aksine Türk Hukuk Sisteminde çocukların korunmasına ait kurallar, esasları bakımından, doğrudan doğruya kanunlarla desteklenmiştir. 23 Nisanı çok sevdiği çocuklara "Bayram" olarak armağan eden, gençlerine de "Cumhuriyeti" emanet eden Mustafa Kemal Atatürk, tarihinde imzaladığı Cenevre Beyannamesi ile hem ülkesinin, hem de dünyanın "yarınının gençleri ve yetişkinleri" olacak çocuklarına özel bir önem verdiğini göstermiştir. Yine 30 Haziran 1921'de Atatürk'ün öncülüğünde Himaye- I Etfal Cemiyeti diğer adıyla Çocuk Esirgeme Kurumu kuruldu. Kurum, savaş yüzünden kimsesiz kalan çocukların bakımını ve eğitimini üstlendi. Türkiye'de bütün illerde ve çok sayıda ilçe merkezinde şubeleri vardı. 1924, 1961, 1982 Anayasalarına bakıldığında; 1961 Anayasasının iki dünya savaşı sonrasında, kimsesiz, yetim çocukların ve parçalanmış ailelerin artışı nedeni ile uluslararası bildirgelerinde etkisi ile aile ve çocuk politikalarının temellerini oluşturan hükümler konulan en ileri Anayasal düzenlemedir Anayasası, 35. maddesi devleti, ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli tedbirleri almak ve bunun için kurumlar kurmakla sorumlu kılmıştır. Çocuğun çalışma yaşamında korunması, ilköğretimin kız ve erkek tüm çocuklara zorunlu olması, eğitimin parasız olması, yoksul öğrencilere burslar verilerek okutulmalarının sağlanması gibi "sosyal adalet" ve "sosyal devlet" kavramlarını yaşama geçiren hükümleri içermiştir ( Akyüz 1999 : 497 ) yılında 5387 Sayılı 1. Korunmaya Muhtaç Çocuklar Hakkındaki Kanun, 1957 yılında 6972 Sayılı Korunmaya Muhtaç Çocuklar Hakkındaki 2. Kanunla yürürlükten kaldırılmış ve yerel yönetimleri, koruma birliklerini kurmak ve korunmaya muhtaç çocuklara bakmakla yükümlü kılmıştır. Yoksul ve korunmaya muhtaç çocuklara Milli Eğitim, Koruma Birlikleri ve Çocuk Esirgeme Kurumu olmak üzere üç ayrı kurum tarafından götürülen hizmetlerde bütünlüğün sağlanması amacıyla 24 Mayıs 1983 tarihinde 2828 Sayılı yasayla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Bu kurumsal yapılanmalar, diğerlerine göre daha dezavantajlı olan yoğun olarak ihmal ve istismar edilen veya yüksek riskler taşıyan çocuklar için gerçekleştirilirken yeryüzünde yaşayan tüm çocukların sahip olması istenilen, arzu edilen çocuk hakları ideali "Çocuk Hakları Sözleşmesinde" kendini bulmaktadır. 3-ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi, 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, taraf devletleri kendi hukuksal düzenlemelerini Çocuk Hakları Sözleşmesinde yer alan konulara uygun düzenlemeye ve uygulamaya şekil vermekle sorumlu tutmuştur. Sözleşmeye göre; hükümet dışı kuruluşlar ve konu hakkında uzmanlaşmış örgütler ( UNICEF, İlo, Who vb.), devlet tarafından raporlar düzenlenerek, ülke genelinde tartışılarak hazırlanan sonuç raporlar Bileşmiş Milletler Genel Sekreterliğine sunulacaktır. Birleşmiş Milletler şemsiyesinin altında barındırdığı ülkelerin kültürel, toplumsal ve ekonomik çeşitliliğe rağmen Çocuk Hakları Sözleşmesinde ortak bakış açısı yakalamaları bu sözleşmenin evrensel yönünü ortaya çıkartmaktadır. Bu belge tarih boyunca en hızlı ve yaygın onaylanmış olan Uluslararası İnsan Hakları belgesidir. Halen 181 devletin taraf olduğu sözleşmeyi Türkiye 14 Eylül 1990 tarihinde imzalamış, ancak dört yıl sonra 9 Aralık 1994 tarihinde 17.,29. ve 30. maddelerine Lozan antlaşması ve Anayasa kapsamında çekinceler konularak T.B.M.M'de kabul edilmiştir. 27 Ocak 1995 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 4058 sayılı kanunla iç hukuk kurallarına dönüşen Çocuk Hakları Sözleşmesinin Türkiye'deki uygulamalarını izleme ve koordine etme görevi, Devlet Bakanlığının tarih ve B / sayılı yazıları ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna (SHÇEK) verilmiştir.a- Koordinatör Kurumun Görevleri; Çocuk Hakları Sözleşmesine ilişkin koordinatör kurumun görevleri ; Sektörler arası koordinasyon ve işbirliğini sağlamak, Ülke raporlarını hazırlamak, Konu ile ilgili ulusal ve uluslar arası toplantılara katılmaktır. b-çocuk Hakları Kavramı Akyüz ( 1999 : 492 )' e göre; Çocuk hakları kavramı: "Çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal, ahlaki ve ekonomik bakımdan özgürlük ve haysiyet içinde, sağlıklı ve normal biçimde yetişebilmesi için ona hukuk kuralları ile tanınan ve yetkiler ve menfaatlerdir." Kanımca bu tanımdaki eksik hukuk kurallarının hayata geçirilmedikçe çocukların yaşamlarını çok da değiştirmeyeceğidir.

3 c-çocuk Hakları Sözleşmesinin Amacı Çocuk Hakları Sözleşmesinde gözetilen amaç, çocukların ihmal, istismar ve kötü muameleye karşı korunmaları için evrensel standartların yerleştirilmesidir. Sözleşme, çocukların açlık ve yoksulluktan, ihmalden ve sömürüden ve diğer kötü davranışlardan uzakta kendi potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirebilecek şekilde yetiştirilmelerini öngörmektedir. Sözleşmenin kendi başına gerçekleştirdiği şey ulusal ve uluslararası gündemlerde çocukların sorunlarına üst düzeyde sahip çıkmak olmuştur. Bunun ötesinde çocukların gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik sorumluluklar sıra ile aileye, ülke yönetimlerine ve en genel anlamda topluma verilmiştir. Sözleşmeyi onaylayan taraf devletler, çocukların korunmasıyla ilgili temel kavramların çok ötesinde gereksinimlere ve haklara sahip olduklarını kabul etmişlerdir. Bu sözleşmeyle dünya ülkeleri, çocukların ekonomik, medeni, siyasal ve toplumsal haklarının var olduğunu kabul edip, gereklerini ulusal düzeyde yerine getirmeye söz veriyorlardı.çocukların insan hakları olarak da adlandırılabilecek olan Çocuk Hakları Sözleşmesi, diğer bir niteleme ile çocukların "Magna Garta"sı dır. d-çocuk Hakları Sözleşmesinin Temel İlkeleri; Çocuklar arasında hangi nedenle olursa olsun hiç bir ayrımcılığın yapılmamasını içeren "Eşitlik hakkı", Yeterli yaşam standartları ve sağlık hizmetlerinden yararlanmalarına ilişkin "yaşama hakkı", Eğitim, bilgilenme, oyun, boş zaman ve kültürel etkinliklere katılma, düşünce din ve vicdan özgürlüklerini içeren "gelişme hakkı", Sömürü ve zulmün bütün biçimlerini, çocuğun ailesinden keyfi bir şekilde ayrılmasını ve ceza sistemindeki sorunların giderilmesini içeren "korunma hakkı", Düşüncelerini serbestçe ifade etme,kendisini ilgilendiren konularda söz ve karar sahibi olma, toplumda aktif rol almayı içeren "katılma hakkı", Ayrıca sözleşme "çocuğun yüksek yararını" her zaman,her konumda özen gösterilecek ilke olarak ele alınmıştır. e-sözleşme Metni ve Bölümleri Sözleşme metni; önsözü izleyen üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; 1'den 41'e kadar olan maddeler yer almakta, çocuğa sağlanması gereken haklardan oluşmaktadır. İkinci bölüm; 42'den 45'e kadar olan maddeler yer almakta, uygulama ve yürürlüğe girişe ilişkin esasları içermektedir. Üçüncü bölümde, sözleşmenin kabul edilişi, çekinceleri, değişiklikleri, feshedilmesini, özgün metnin dili ile ilgili düzenlemeleri kapsamaktadır.sözleşme,toplam 54 maddeden oluşmaktadır. Aşağıda Sözleşmenin çocuklara tanıdığı haklara ilişkin birinci bölümümde yeralan maddeler sınıflandırılarak italik olarak ve metnin özeti halinde verilmiş, konuya ilişkin hukuksal düzenlemeler ve mevcut durum üzerinde durulmuştur. 1- Çocuğun Tanımı Ulusal yasalarca daha erken yaşta reşit sayılma hariç, 18 yaşın altındaki her insan çocuk sayılır. Rüşt yaşı kavramı, hem ülkeler arasında hem de belirli bir ülkedeki medeni hukuk, ceza hukuku, siyasal ve diğer kurallara göre değişiklik göstermektedir. Örneğin; Küba'da reşit olma yaşı 18, Bolivya'da 21'dır, Nikaragua'da 15 yaşından büyük erkek, 14 yaşından büyük kız çocukları anne babalarının izni olmadan evlenebilirler (UNICEF 1998 : 5-11 ). Ülkemizde reşit olma, evlenme, çalışma, ceza-i ehliyet gibi alanlardaki yaşa ilişkin düzenlemeler şu şekildedir: tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanununun 11. maddesinde medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olma anlamına gelen erginliğin (reşit olma) 18 yaşı tamamlanması ile başladığını, 12.maddesinde ise 15 yaşını dolduran küçük kendi isteği ve velisinin rızası ile ergin kılınabileceğini hükme bağlamıştır. Yine yeni Medeni Kanunumuza göre evlilik kişiyi ergin kılmaktadır. Medeni Kanununun 124. maddesi, "Erkek ve kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş kadın veya erkeğin elenmesine izin verebilir"(resmi Gazete:17). Çocuk Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 11. ve 12. maddelerinde ve Türk Ceza Kanununun maddelerinde 11 yaşın altındakilerin işledikleri suçlar için kovuşturma yapılamayacağı ve ceza verilemeyeceği, yaş arasında işlediği fiilin suç olduğunun farkında olmaması (farik ve mümeyyiz olmadıkları) durumunda ceza verilemeyeceğini, farkında olmaları durumunda ise indirimli ceza verileceği, 18 yaşın altında olanlara ölüm cezasının verilemeyeceğini hükme bağlamıştır. İş Kanununun 67. maddesinde; 15 yaşın altındaki çocukların çalıştırılamayacakları, ancak mesleki eğitim kapsamında, ağır koşullarda çalıştırılmamaları şartıyla 13 yaşını tamamlayanların çalıştırılabileceği belirtilmektedir. Yukarıda da görüldüğü gibi bazı istisnai düzenlemeler olmakla birlikte erginliğin, "18 yaşın tamamlanmış olmasını" ifade etmesi nedeni ile Çocuk Hakları Sözleşmesinin "çocuk" tanımına uygunluk gösterdiğini söylemek olanaklıdır. 2- Ayırım Gözetmeme / Eşitlik Hakkı, Hakların hepsi, istisnasız tüm çocuklar için geçerlidir. Çocuğun hangi biçimde olursa olsun ayırımcılıktan korunması ve haklarının savunulması için yapıcı girişimlerde bulunmak, Devlettin yükümlülüğüdür. Sözleşmenin bütün uygulamaları açısından temel önem taşıyan genel bir ilke olarak tanımlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10.maddesi, herkesin devletin tüm iş ve işlemlerinde ve yasalar önünde eşit olduklarını, 61.maddesinde ise dezavantajlı kişi, aile ve gruplara hizmet götürmenin Devletin görevi olduğunu kabul etmiştir tarih ve 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 4.maddesinde; dil, ırk, renk, cinsiyet ve din ayırımı gözetmeksizin eğitim kurumlarının herkese açık olduğu, hiçbir kişiye, aileye ve zümreye imtiyaz tanınamayacağı, 8.maddesinde; kadın, erkek herkese fırsat ve imkan eşitliği sağlanacağı, yoksul ve başarılı öğrencilerin yüksek eğitim kademelerine kadar yatılı okul, burs ve diğer olanaklarla destekleneceği, özel eğitime ve korunmaya muhtaç çocukların yetiştirmek için özel tedbirler alınacağını belirtir. SHÇEK Kanununun 4/d maddesinde, hizmetlerinden yararlanma için ayırım gözetmeme ilkesi getirilmiş olup, talebin fazla olması halinde muhtaç olma derecesini ön plana çıkmaktadır.

4 Türk Hukuk Sisteminde çocukların her ne nedenle olursa olsun ayırım görmemesi benimsemiş ise de gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan ülkemizde yaşamın her alanında çocukların değişik yoğunlukta eşitsizliklere karşı karşıya olduklarını söylemek olanaklıdır. 3-Çocuğun Yüksek Yararı Çocukla ilgili bütün girişimlerde, çocuğun yüksek yararı tam olarak gözetilecektir. Ana-babalar ya da sorumluluk taşıyan diğer kişiler bu sorumluluğu yerine getirmedikleri takdirde, Devlet, çocuğa yeterli dikkati, desteği gösterecektir. Çocuğun yüksek yararı, tıpkı ayırım gözetmeme gibi Sözleşmenin genel bakış açısını belirleyen, uygulama için yol gösteren temel bir ilkedir. Anayasamızın, 41., 42., 50., 61. maddelerinde çocuğun ailesi içinde desteklenmesi gerektiği, yoksul öğrencilerin okutulması, çocukların iş yaşamında korunmaları ve korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılmalarının Devletin görevleri arasında kabul etmiştir. Türk Medeni Kanunun maddeleri anne babanın velayet haklarını, 340. maddesi eğitimine, 342.maddesi ise çocuğun temsil edilmesini, 348.maddesi de velayetin kaldırılmasını esasa bağlamıştır. Medeni Kanununun 305. maddesi evlat edinmeyi düzenler ki " evlat edinmenin her halde küçüğün yararına bulunması ve evlat edinmenin diğer çocukların yararının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi gerekir" (resmi Gazete : 42 ). 4-Yaşama ve Gelişme Hakkı, Her çocuk temel yaşama hakkına sahiptir. Devlet, çocuğun yaşamını ve gelişmesini güvence altına almakla yükümlüdür. Çocuk, mümkün olan en üst düzeyde sağlık ve tıbbi bakım standardına ulaşma hakkına sahiptir. Devletler, temel ve koruyucu sağlık bakımı, halk sağlığı eğitimi ve bebek ölümlerinin azaltılması konularına önem verecek, bu amaca yönelik uluslararası işbirliğini teşvik edecek ve etkin sağlık hizmetlerinden yoksun tek bir çocuk kalmaması için çaba göstereceklerdir. Çocuk, sosyal sigorta dahil, sosyal güvenlik olanaklarından yararlanma hakkına sahiptir. Yaşama hakkı; çocukların yeterli yaşam standartlarına sahip olmaları ve sağlık hizmetlerinden yararlanmalarıyla, gelişme hakkı; eğitim, bilgilenme, oyun, boş zaman ve kültürel etkinliklere katılma, düşünce din ve vicdan özgürlükleri ile yakından ilgilidir. Yaşama hakkı; çocuğun gerek bedensel, gerekse zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması nedeniyle doğum sonrasında olduğu kadar doğum öncesinde de uygun yasal korumayı içeren özel güvence ve koruma gereksinimi olduğunu vurgular (UNICEF 1998 : 88 ). Anayasamızın 5., 17., 19. ve 56. maddeleri yaşama, kişisel güvenlik ve gelişme ile ilgilidir. Özellikle 17. maddesinde "herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir" denilmektedir. Öte yandan; Türk Ceza Kanununun 453, 468, 469. maddeleri; hamileyken bebeğini düşüren ve yeni doğan bebeğini öldüren anneye verilecek cezalara ilişkindir. Yine Nüfus Planlaması Hakkındaki Kanunun 5. ve 6. maddeleri, kürtaj ve kürtaj iznine ilişkindir. Bu anlamda Türk Hukukunda doğum öncesine ilişkin esasları bulmak olanaklıdır. Ülkemizdeki çocukların yaşatılması ve geliştirilmesine ilişkin gelişmelere bakacak olursak: 1960'lı yıllarda binde 208 olan bebek ölüm hızı bağışıklama çalışmalarının yaygınlaştırılması, ishal ve ateşli hastalıklar nedeni ile ölümlerin önlenmesine yönelik çalışmalar sonucu önemli oranda bir düşüş sağlanmıştır. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 1998 yılında yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA ) sonuçlarına göre; bir yaş altı bebek ölüm hızı binde 42.7, beş yaş altı çocuk ölüm hızı ise binde 52.1'dir. Kırsal kesimlerle kentsel yerleşim alanları arasında ise % 50'den fazla fark bulunmaktadır. Ülkemizde gebe kadınların % 32.5'i doğum öncesi bakım almamakta, % 26.7'si evde hijyen olmayan koşullarda ve doğumların %19.4'ü sağlık personeli olmadan gerçekleştirilmektedir. Doğum öncesi, doğum ve sonrası bakım hizmetlerinin sınırlılığı, ücretsiz sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılamamış olması yetersiz ve dengesiz beslenme, hizmet talebinin düşüklüğü ve hizmet sunumundaki yetersizlikler, salıksız çevre şartları ile ailenin eğitim düzeylerinin düşüklüğü bebek ve çocuk ölümlerinin başlıca nedenleridir (UNICEF 2000 : 4 ). Hemem hemen her gün medyada hastanelerde rehin kalan çocuklar veya zamanında müdahalede bulunulmaması nedeni ile ölen çocuklara rastlamak olanaklıdır. Bu anlamda; önemli gelişmeler sağlanmasına rağmen çocukların yaşatılmasına yönelik önemli eksikliklerin bulunduğu söylenilebilir. Çocuk, eğitim hakkına sahiptir. Devletin görevi, ilköğretimin zorunlu ve parasız olmasını sağlamak, her çocuğun yararlanabileceği değişik ortaöğretim kanallarını teşvik etmek ve yeteneklerine göre herkesi yüksek öğrenim imkanlarına kavuşturmaktır. Okul disiplini, çocuğun haklarına ve saygınlığına uyumlu olmalıdır. Eğitim; çocuğun kişiliğinin, becerilerinin zihinsel ve fiziksel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesini hedefleyecektir. Eğitim, çocuğu, özgür bir toplumda faal bir yetişkin yaşam için hazırlayacak; anne-babasına, kültürel kimliğine, kendi dili ve değerleriyle başkalarının kültürel kimliklerine ve değerlerine saygıyı geliştirecektir Özürlü çocuk, saygınlık içinde eksiksiz ve onurlu bir yaşantı sürdürmek için özel bakım, eğitim ve kurs görme, mümkün olan en üst düzeyde özgüvene ve sosyal bütünleşmeye kavuşma hakkına sahiptir. İlköğretim ve Eğitim Kanununun 2. maddesinde; "ilköğretim, öğrenim çağında bulunan kız ve erkek çocuklar için mecburi, Devlet okullarında parasızdır" denilmektedir. Gelişme hakkına ilişkin olarak temel gösterge eğitim olanaklarıdır öğretim yılında okul öncesi eğitimde okullaşma oranı % 10.2, ilköğretimde okullaşma oranı % olarak gerçekleşmiştir. Okul öncesi eğitim ve ilköğretimin ikinci basamağında özellikle kız çocukları için okullaşma açısından istenilen düzeye ulaşılamamıştır. Kız çocuklardan yarısı, erkek çocukların dörtte biri ilköğretim birinci basamağından sonra öğrenime devam edememektedir. Kesin olarak bilinmemekle birlikte ülkemizde 7.5 milyon özürlü birey vardır ve bunların da 3 milyonunun çocuk olduğu tahmin dilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığınca Özel Eğitime gereksinimi olan, görme işitme, ortopedik ve zihinsel engelli çocukların bir bölümüne genellikle kaynaştırma sınıflarında hizmet verilmekte, normal eğitimden yararlanma olanağı olmayan çocuklardan ancak %2'si özel eğitim öğretim olanaklarından yararlanmaktadır. Öte yandan, üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar da özel eğitim hizmetlerinden yararlanamamaktadır. Yukarıda da görüldüğü gibi ülkemizde çocukların geliştirilmesi yönünde de hizmetlerde önemli eksiklikler vardır. 5- İsim, Vatandaşlık ve Kimliğin Korunması Hakkı

5 Çocuk, doğuştan itibaren bir isim alma hakkına sahiptir. Ayrıca, çocuk, vatandaşlık edinme, ana-babasını mümkün olduğu ölçüde tanıyıp bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahiptir.devlet, çocuğun kimliğini korumakla, eğer gerekiyorsa bu kimliğin temel öğelerini yeniden oluşturmakla yükümlüdür. Anayasamız, Türk Ceza Kanunun, Nüfus Kanunu, Medeni Kanun, Türk Vatandaşlığı Kanununda konu hakkında düzenlemeler yer almaktadır. Ülkemizde çocukların; doğumdan en geç bir ay sonra bir isim verilerek nüfus kütüğüne kayıt ettirilmesi, böylelikle vatandaş olması sağlanmakta, evlilik birliği içinde doğan çocuk babanın, evlilik dışında doğan çocuk annesinin soy adını alır, çocuklar öncelikle anne babası tarafından yetiştirilme hakkına sahiptirler ve bu anne ve babaya görev olarak verilmiştir. 6- Çocuğun Anne Babası Yanında Yaşama Hakkı ve Evlat Edinme Ana-baba, çocuğun yetişmesinde ortak ve birinci elden sorumluluk taşımaktadır. Devlet, çocuk yetiştirme alanında gerekli desteği ana-babaya sağlayacaktır. Çocuğun yüksek yararına aykırılığı belirlenmediği sürece, çocuk, kendi ana-babası ile birlikte yaşama hakkına sahiptir. Ayrıca, çocuk anasından ve babasından veya bunların herhangi birinden ayrılmışsa, ayrıldığı kişilerle temas, çocuğun hakkıdır. Her çocuk; fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişmesi açısından yeterli yaşam standardına ulaşma hakkına sahiptir. Çocuğun yeterli bir yaşam standardına sahip olmasını sağlamak, en başta ana-babanın sorumluluğudur. Devletin görevi bu sorumluluğun yerine getirilmesine olanak tanıyacak koşulları yaratmaktır. Devletin sorumluluk alanı, ana-babalara ve çocuklarına maddi yardım yapılmasını da kapsayabilir. Devlet, çocuğu, ana-babanın ya da çocuğun bakımından sorumlu başka kişilerin her türlü kötü muamelesinden koruyacak, çocuk suistimalini önleyecek ve bu tür davranışlara maruz kalan çocukların tedavisini amaçlayan sosyal programlar hazırlayacaktır. Devlet, aile ortamından yoksun çocuğu özel olarak korumak, bu tür durumlarda uygun alternatif aile bulmak ya da kurumlar aracılığı ile çocuğun bakımını sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesi doğrultusundaki çabalarda, çocuğun kültürel kimliğine gerekli dikkat gösterilecektir. Çocuk, evlat edinmenin tanındığı ve/veya serbest bırakıldığı ülkelerde, bu uygulama yalnızca çocuğun yüksek yararına olacak şekilde, konunun uzmanı yetkililerin izniyle ve çocuk için gerekli güvenceler sağladıktan sonra gerçekleştirilebilecektir. Anayasamızın 41. maddesinde ailenin Türk toplumunun temeli olduğu, Devlet, ailenin özellikle çocuğun ve annenin korunması için gerekli önlemleri alır ve teşkilati kurulacağını belirtmektedir. Medeni Kanunun 335. maddesinde "ergin olmayan çocuk anne babasını velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana babadan alınmaz" denilmektedir maddesinde velayet haklarını evlilik içinde birlikte kullanacakları, boşanmaları durumunda hakimin kararına, ölüm durumunda sağ kalan eşe ait olacağını belirlemiştir maddesinde ana babanı çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda onun menfaatlerini göz önünde tutarak kararlar alabileceğini ve uygulayacağını, anne babanın çocuğun düşüncesini alacaklarını, çocuğun anne babasının sözünü dinlemekle yükümlü olduğunu, ve çocuğun ana babasını rızası dışında evi terk edemeyeceğine ilişkin esasları içermektedir. Yine Medeni Kanunun 346. maddesi çocuğun yararı ve gelişmesi tehlikeye düştüğü taktirde anne babanın buna çözüm bulamaması yada çocuğun manen terk edilmiş olması durumunda hakimin çocuğun korunması için uygun önlemleri alacağı, 347. maddesinde bu durumdaki çocuğun bir kuruma veya aile yanına yerleştirilebileceği yer almaktadır. Medeni Kanunun 348. maddesi yukarıda sayılan önlemlerden sonuç alınamaması veya yeterli ilgi göstermeyerek ileri derecede ihmal etmesi veya ana babanın deneyimsiz, hasta, özürlü olması gibi nedenlerle velayet görevini gereğince yerine getirememesi durumunda hakim velayetin kaldırılması kararını verebilir. Velayet ana babanın her ikisinden alınmışsa çocuğa bir vasi tayin edilir. Kararda aksi belirtilmedikçe velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar maddede ise velayet kaldırılmış olsa bile ana babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder maddesi ise velayetin kaldırılmasını gerektiren koşullar ortadan kalkmış ise hakim resen yada ana babanın istemi üzerine geri verir (Resmi Gazete : ). Evlat Edinme Medeni Kanun yer alan hükümler doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Medeni Kanunun maddeler arasında evlat edinmeye ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Genel olarak; çocuğun evlat edinilebilmesi için evlat edinen tarafından bir yıl bakılmış olması, evlat edinenin 30 yaşını bitirmiş, evli olmayanların da tek başına evlat edinilebileceği, evli olanların en az beş yıldır evli olmaları, evlat edinilenle edinecek arasında en az 18 yaş fark olması, evlat edinilenin ve varsa velisinin iznin alınması, bebeklerin doğumdan altı haftalık oluncaya kadar evlat edinilemeyeceği, çocuğun evlat edinenin mirasçısı olduğuna ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Ağırlıklı olarak, yoksulluk ve aile içi yoğun ihmal ve istismarları yaşayan çocuklara hizmet götürmekle sorumlu olan SHÇEK'in çocuğa yönelik temel politikası; öncelikle ailenin desteklenerek çocukların aile içinde bakılmasının sağlanması yönündedir. SHÇEK'in çocuklara yönelik hizmetleri tedavi edici boyutta yoğunlaşmıştır. Kurum, 2001 verilerine göre; toplam çocuğu ayni nakdi yardımlardan yararlandırmakta yine 2001 yılında 380, günümüze kadar çocuk SHÇEK tarafından evlat edindirilmiş, 80 çocuk koruyucu aile yanına yerleştirilmiştir. 385'i gönüllü, 195'i ücretli olmak üzere toplam 580 çocuk koruyucu aile hizmetinden yararlandırılmaktadır. SHÇEK 2001 verilerine göre; Kuruma bağlı 82 Çocuk yuvasında 8.688, 103 yetiştirme yurdunda 9.857, toplam korunmaya muhtaç çocuğa kurum bakımı hizmeti verilmektedir. Bu çocukların korunma altına alınış nedenlerine bakıldığında; %47'si sosyo-ekonomik nedenler, % 20'si ihmal ve istismar, %10.3 ensest, % 10 terk, % 7 cinsel istismar, % 2'si anne ve babasının ölümü, % 3.7 diğer nedenlerle korunma altına alınmıştır. SHÇEK'in görev alanlarından biri de sokakta yaşayan ve çalışan çocuklara hizmet götürmektir. Ülke genelinde 24 sokak çocukları rehabilitasyon merkezi oluşturulmuş olup, sokakta çalışan ve yaşayan çocuklara genel olarak, barınma, beslenme, giyim, meslek edindirme, serbest zaman etkinlikleri, ailelerine sosyal yardım hizmetleri vermektedir. Günümüze kadar yaklaşık sokak çocuğuna hizmet verilmiştir. SHÇEK dışında bazı sivil toplum örgütleri ve belediyeler de merkezler oluşturmuşlardır. Ancak istenilen oranda bu çocuklara ulaşılamamıştır. DPT Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Öncesinde Sosyal Sektörlerde gelişmelere ( 2000 : 34) ilişkin yayınında; "Sayıları 500 binin üzerinde olduğu tahmin edilen bakım ve korunmaya muhtaç çocukların bakım ve korunma ihtiyaçlarının karşılanması konusunda istenilen ölçekte bir gelişme sağlanamamıştır"denilmektedir. Gerçekten de Güç Koşullardaki Çocuklara hizmet vermekle sorumlu olan SHÇEK yukarıda Kurum kayıtlarından alınan verilere göre

6 yaklaşık çocuğa hizmet götürdüğü gerçeğinden hareketle, her on korunmaya muhtaç çocuktan sadece birine ulaşılabilmektedir. 7-Korunma Hakkı Çocuk, sağlığı, eğitimi ve gelişmesi açısından tehlike teşkil eden işlere karşı korunma hakkına sahiptir. Devlet, işe kabul için asgari bir yaş sınırını belirlemek ve çalışma koşullarını düzenlemek zorundadır. Sözleşmede çocuğun ekonomik sömürüden ve tehlikeli işlerden, eğitimine zarar verecek işlerden, çocuğun sağlığı yada bedensel, zihinsel, ruhsal,ahlaksal ve toplumsal gelişmesi için zararlı olan işlerde çalıştırılmasının engellenmesini, işe başlama için asgari yaşın zorunlu eğitimin bittiği yaştan düşük olmaması her durumda 15 yaştan yukarı olmasını öngörmektedir (UNICEF 1998:427). Çalışan çocuklara ilişkin hukuksal düzenlemelerden "Çocuğun Tanımı" bölümünde ele alınanlara ek olarak; Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanununun 9. ve 10. maddelerinde çırak olabilmek için çocuğun 14 yaşını bitirmiş olması, durumuna uygun ve tehlikeli işlerde çalıştırılamayacakları, Umumi Hıfsısıha Kanununun 173., 174.,176.,179.maddelerinde,12 yaşından küçük çocukların fabrika ve benzeri yerlerde, 16 yaşından küçüklerin saat 20.00'den sonra,18 yaşından küçüklerin bar, pavyon gibi yerlerde çalıştırılmaları yasaklanmıştır. Bunun yanısıra pek çok kanun ve uluslar arası sözleşmede çalışan çocuklara ilişkin düzenlemeler vardır (SHÇEK-UNICEF : 2000 : 25 ). Yukarıda yer alan düzenlemeler Ülkemizde kırdan kente göç, gelir dağılımındaki dengesizlikler, zorunlu eğitim olanaklarından yararlanamama, mesleki eğitim hizmetlerinin yetersizliği, asgari çalışma yaşındaki yasal farklılıklar, aile destek sistemlerinin geliştirilmemiş olması gibi nedenlerle, çocuk işçiliği, sokakta çalışan çocuklar ve sokak çocuklar sorunu artan bir şekilde önemini korumaktadır yaş grubunda çalışan erkek çocukların oranı % 31'e, kız çocukların oranı %33'e yaklaşırken, bu oran yaş grubu erkek çocuklarda % 56.8'e, kız çocuklarda ise %45.1'e ulaşmaktadır ( UNICEF 2000:7 ). Çocukların çoğunluğu, sağlıksız ortamlarda, ağır işlerde, düşük ücretle, uzun sürelerde ve sosyal güvenlik olanaklarından yararlanmadan çalışmaktadırlar. Sokakta çalışan çocuklar sokakta yaşamaya başlama riski taşıdığından çalışan çocuklar arasında en fazla risk altındaki grubu oluşturmaktadır. Mülteci durumunda olan ya da mülteci statüsüne alınmak isteyen çocuklara özel koruma sağlanacaktır. Devlet, çocuklara bu anlamda koruma ve yardım sağlayan yetkili kuruluşlarla işbirliği yapmakla yükümlüdür. Mülteci çocuklara ilişkin özel hukuksal bir düzenleme olmamakla birlikte, Anayasanın eşitlikçi ilkelerinin mülteciler için de geçerli olduğunu söylemek olanaklıdır. Ayrıca tarih ve 359 sayılı yasa ile onaylanmış Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin 1951 Cenevre Sözleşmesi ve 1967 Protokolünün 3.,4.,7.,ve 22.maddelerinde mültecilerin bulundukları ülkelerin kendi vatandaşlarına tanıdığı haklardan yararlanmalarına ilişkin esasları içermektedir. Çocukların uyuşturucu ve psikotrop madde kullanımından; bu tür maddelerin üretimine ve kaçakçılığına alet olmaktan korunma hakları vardır. Anayasamızın 58. maddesi çocuk ve gençlerin alkol, kumar, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan korunması için gerekli önlemlerin alınmasına ilişkindir. Türk Ceza Kanununun 403. maddesi uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak üretenlere 574. maddesi ise 18 yaşın altındakilere bu maddeyi sağlayanlara verilecek ceza ile ilgilidir. Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanununun 12. maddesi, 18 yaşından küçüklerin bar, meyhane gibi yerlere girmeleri yanlarında veli veya vasileri olsa bile yasaklanmıştır. Umumi Hıfzısıhha Kanununun 166.maddesi, 18 yaşından küçük çocuklara içki, tütün mamullerinin satılması veya verilmesi yasaklanmıştır. Kanunlarla yasaklanmış olsa bile uyuşturucu maddelerin özellikle ÜST TED deki ailelerin çocuklarında, tiner ve baly gibi uçucu madde bağımlılığının sokakta yaşayan çocuklar arasında kullanıldığı ve etkili önlemler alınmaz ise gelecekte önemli oranlara ulaşabileceğini tahmin etmek olanaklıdır. Devlet, fuhuş ve pornografi dahil, çocuğu cinsel sömürü ve suiistimalden koruyacaktır.çocukların, satışa kaçırmaya ve fuhşa konu olmalarını önlemek üzere her tür çabayı göstermek Devletin görevidir. Türk Ceza Kanununun 414 ile 418. maddeleri arasında, 15 yaşını bitirmemiş çocuğa tecavüzde bulunan saldırgana verilecek cezalara ilişkin esaslar yer almaktadır maddesi kadınları sözle rahatsız edenlere (laf atanlara ), 423.,, 430.,431,435., 436. maddelerinde 15 yaşından küçük bir kızın evlenme vaadiyle kaçırılması, reşit olmayan kız çocuğunun evlenme amacı ile kaçırılması, çocuğun 12 yaşından küçük olması, 15 yaşından küçük bir kız çocuğunun fuhuşa teşvik edilmesi, failin veli veya vasi olması, 21 yaşını bitirmeyenlerin fuhuşa zorlanmaları durumunda verilecek cezalar yer almaktadır.445. maddesi çocuğun gizlenmesi ve başka bir çocuğun onun haklarından yararlanmasının sağlanması, 446.maddesi veli veya vasisi tarafından çocuğun terk edilmesine ilişkin cezalar üzerinde durulmuştur. Genel Kadınlar ve Genelevlere İlişkin Tüzüğün 18.maddesinde fuhuşa sürüklenen veya bu tehlikeye maruz bırakılanların korunma altına alınması yönünde gerekli tedbirlerin alınmasını,62.maddesinde 21 yaşından küçük kadınların genelevlere kabullünün yasak olduğu, 18 yaşından küçük ve resmi elbise taşıyan küçüklerin genelevlere alınmayacağı yer almaktadır. Hiçbir çocuk, işkenceye, zalimce davranışlara ya da cezaya, yasa dışı tutuklamaya tabi tutulmayacak ve keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır. 18 yaşından küçük olanlara, idam cezası verilmeyeceği gibi salıverilme koşulu bulunmayan ömür boyu hapis cezası da verilmeyecektir. Özgürlüğünden yoksun bırakılan herhangi bir çocuk, kendi yüksek yararı aksine gerektirmedikçe yetişkinlerden ayrı tutulacaktır. Gözetim altında tutulan çocuğa hukuki ve diğer gerekli yardımlar sağlanacak, çocuk ailesi ile temas edebilecektir. Ceza-i ehliyete ilişkin hukuksal düzenlemeler "Çocuğun Tanımı" bölümünde verilmiştir. Anayasamızın 17/3 maddesinde, "Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimseye haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya ve muameleye tabii tutulamaz" denmektedir. Çocuk Mahkemeleri Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 6/1 maddesinde, "15 yaşını bitirmeyen küçükler tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davalara çocuk mahkemelerinde bakılır" denilmektedir. Kanunun 10. maddesi hakimin alabileceği tedbir kararlarıyla, 15.maddesi tedbir kararlarının 18 yaşında son bulacağına, 36.maddesi çocukların cezalarını çocuk ıslahevinde veya çocuk ceza evinde çektirileceği, küçük tutuklu ve hükümlülerin yetişkinlerden ayrı tutulacaklarına ve 40.maddesi çocukların işledikleri suçlar hakkında yayın yapılamayacağına ilişkindir. Bunların yanısıra Ceza Muhakemeleri Kanununda, Türk Ceza Kanununda, 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun ve değişik tüzük ve yönetmeliklerde çocukların yargılanmasına, cezalandırılmasına, tutukluluk ve hükümlülüklerine ilişkin düzenlemeler vardır.çoğu da Çocuk Hakları Sözleşmesi ile paralel haklar getirmektedir. Çocuklar, ceza-i ehliyet 12 yaşında sahip olmakta, yaş arası çocuk mahkemelerince, yaş arası yetişkinlere ait mahkemelerce yargılanacağı ifade edilmiştir. Ancak ülke genelinde; Ankara'da 2, İstanbul'da 2, İzmir ve Trabzon'da birer toplam 6 çocuk mahkemesi vardır.

7 Ceza Mahkemelerinde, 1998 yılı itibari ile yaş grubunda toplam çocuk, yaş grubunda çocuk toplam çocuk yargılanmıştır.çocukların en çok işledikleri suç % 60.8'i hırsızlıktır.çocuk mahkemelerinde verilen kararların %50.9'nu mahkumiyet, %24.3'de birleştirme, %13.7'de beraat, %7'de ortadan kaldırma, %3.6'da görevsizlik, % 0.5 'i dava düşme kararı verilmiştir yılında hakkında dava açılan 6054 çocuktan 4101'i (11-17 yaş grubu) çocuk hürriyeti bağlayıcı ceza almıştır ( T.C. Hükümeti- UNICEF İşbirliği Programı 2000 : ). Çocuklar ıslahevleri,tutukevleri ve yetişkinlere ait cezaevlerinin sübyan koğuşlarında kalmaktadır. En dezavantajlı grup sübyan koğuşlarında kalan çocuklardır. Hükümlülükleri süresince tretman programları uygulanmaktadır. Ancak, "kurumlarda görevli personelin büyük bir kısmı çocukların yeniden eğitilerek toplumla bütünleşmesini sağlayacak çalışmaları gerçekleştirebilecek nicelik ve niteliğe sahip değildir" ( T.C. Hükümeti- UNICEF İşbirliği Programı 2000 : 288 ). Hukuksal bağlamda, yasalara aykırı iş yapan çocuk, saygınlık ve değer anlayışını geliştiren, yaş durumunu gözeten ve toplumla yeniden bütünleşmesini hedefleyen tarzda muamele görme hakkına sahip olduğu kabul edilmekle birlikte uygulamada sorunlar yaşanmakta olduğunu söylemek olanaklıdır.. Çocuğa, savunması için hukuki yardım sağlanmakta ancak kurum bakımı ortamında zarar görmesi engellenememektedir. Taraf Devletler, 15 yaşından küçük çocukların çatışmalara katılmamalarını sağlamak için mümkün olan her türlü önlemi alacaklardır. 15 yaşından küçük hiç bir çocuk askere alınmayacaktır. Devletler, ayrıca silahlı çatışmaların etkilediği çocuklara, ilgili uluslararası yasada belirtilen şekillerde koruma ve bakım sağlayacaklardır. Devlet, silahlı çatışma, işkence, ihmal, kötü muamele ve sömürü mağduru çocukların sağlıklarına kavuşturulmaları ve toplumla bütünleşmelerini sağlama amacıyla uygun önlemleri almakla yükümlüdür. Askerlik Kanununun askerlik çağının başlangıcını 21 yaş olarak kabul edilmiş, 18 yaşında gönüllü olarak asker olunabileceği yer almıştır. 8-Katılma Hakkı Çocuk, görüşlerini serbestçe ifade etme, kendisini ilgilendiren herhangi bir konu ya da işlem sırasında görüşlerinin dikkate alınmasını isteme hakkına sahiptir. Çocuklar, başkalarıyla bir araya gelme, dernek kurma ve kurulu derneklere katılma hakkına sahiptir. Anayasanın 24., 25., 26.,ve 27. maddeleri düşünce, vicdan, din ve ifade özgürlüğüne ilişkindir. Milli Eğitim Temel Kanununun 12. maddesinde, "Türk milli eğitiminde laiklik esastır. Din kültürü ve ahlak öğretimi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır" denilerek kendi içinde çelişkiler yaşanmaktadır. Dernek kurma konusuna gelince; Anayasanın 33. ve 34. maddesinde izin almaksızın herkesin dernek kurabileceği ve silahsız toplantı ve gösteriler yapabileceği yer almaktadır. Dernekler Kanununun 4., 16., 57.maddelerine göre; dernek kurabilmek veya derneğe üye olabilmek için 18 yaşını tamamlamak gerektiği, çocukların klüplerdeki etkinliklere katılabilmeleri için bile veli veya vasilerinin izin almaları gerektiği belirtilmektedir. Gerek hukuksal düzenlemelerde gerekse uygulamada çocukların kendileri ile ilgili konularda görüşlerinin alınmadığı, daha çok veli ve vasilerinin görüşlerinin önemsendiği bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır. 4-SONUÇ VE ÖNERİLER 1. Ülkemizde, 1997 Yılı Nüfus Tespiti sonuçlarına göre yapılan geçici projeksiyonlara göre 2000 yılında çocuk yaş grubu olarak belirlenen 0-18 yaş arası nüfusun 25.1 milyona ulaştığı, bu yaş grubunun toplam nüfusa oranının ise % 38.4 olduğu tahmin edilmektedir. 2. Farklı kuruluşlar tarafından çocuklara hizmetler götürülmektedir. Yerel yönetimler bu hizmetlere yeteri kadar katılmamakta ve bu kuruluşlar arasında yeterli işbirliği bulunmamaktadır. Çocuk haklarının, Sözleşmede ön görülen ilke ve standartlarda sağlanabilmesi için Türk Hukukundaki çocuğa ilişkin hukuki düzenlemelerin Sözleşmeye uyumunun sağlanmasına, uygulaması, izlenmesi ve koordinasyonu sağlamaya yönelik sektörler arası işbirliğinin artırılmasına ve çocuk konusundaki tüm verilerin toplandığı bir bilgi ağına gereksimin duyulmaktadır ( UNICEF 2000: 4 ). 3. Yukarı da ayrıntılı olarak ele alınan Türk Hukuk Sisteminde, çocuk haklarına bakıldığında; bazı eksik ve çelişkiler yaşanmakla birlikte asıl sorunun uygulamada yaşandığı ortadadır. Uygulamaya yön verecek etkili önlemlerin alınmalıdır. 4. Toplumsal sorunların sonucu ortaya çıkan güç koşullardaki çocuklar veya korunmaya muhtaç çocuklar sorunun; önemli bir boyutu SHÇEK'i ilgilendirmekte ancak diğer sektörlerle etkili işbirliğini gerektirmektedir. 5. DPT Sekizinci beş Yıllık Kalkınma Planı Çocuk Özel İhtisas Komisyonu Raporunda ( 2001: 41), "korunmaya muhtaç çocuklara götürülecek hizmetlerin yerine getirilmesi geniş bir kamusal iş bölümü ve dayanışma ile mümkündür. Korunmaya muhtaçlık olgusu içinde ekonomik nedenler daha ağırlıklı olduğundan, gelir bölüşümünün bozulduğu dönemlerde, bu sorun daha da ağırlaşmaktadır. Sosyal güvenlik programlarının tüm nüfusu kapsamaması, işsizliğin yaygın olması, kadının eğitimi ve toplumsal statüsünün yeterince gelişmemiş olması bu sorunu daha da büyütmektedir. Bir başka deyişle, ülkede yaşam kalitesinin geliştirilmesi ile yakından ilgilidir"denilmektedir. 6. Yoksulluk çocuğun ailesinden koparılmasına gerekçe olmamalıdır. 7. Eğitim yoksulluğun sona erdirilmesi, için bir anahtardır. Özellikle, risk grubunda yer alan çocuklara ve ailelerine yönelik koruyucu-önleyici-geliştirici-eğitici programların oluşturulması gerekmektedir. 8. Ülkemizde sosyal güvenlik ağı mutlaka genişletilmelidir. 9. Güç koşullardaki çocuklar verilecek hizmetler, bilimsel bilgi ile desteklenmeli, personelin eğitimine özel önem verilmeli, hataların yapılmaması için süpervizyon sistemi oluşturulmalıdır. 10. Çocuk Hakları Sözleşmesi öncelikle çocukla doğrudan ilgili sektörlere giderek toplumun tüm kesimlerine anlatılmalı, öğretilmeli ve uygulamaya geçirilmesi yönünde duyarlılık yaratılarak süreç içinde tam anlamıyla uygulamaya dönüştürülmesi sağlanmalıdır. 11. Sosyal Hizmet Uzmanları çocukla doğrudan ilgili alanlarda görev almaları nedeni ile mutlaka çocuk hakları ve Sözleşme hakkında bilgi sahibi olmalı, uygulamaya aktarılmasına aktif roller üstlenmelidirler. Sonuç olarak; Çocuk Hakları Sözleşmesinin ruhuna uygun olanakların çocuklara sunulması, tüm insanlığın özellikle çocukla ilgili mesleklerin "ideali" olmalıdır. KAYNAKÇA AKYÜZ, Emine." Cumhuriyet Döneminde Çocuk Hukukundaki Gelişmeler." B. ONUR (Yayına Hazırlayan). "Cumhuriyet Ve Çocuk 2. Ulusal Çocuk Kültürü Kongresi, ( Yayına Hazırlayan), Ankara: A.Ü. Çocuk Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Yayınları No : : CILGA, İbrahim. "Türkiye'de Çocuk Hakları Çalışmaları. B. ONUR (Yayına Hazırlayan ). "Cumhuriyet Ve Çocuk 2. Ulusal

8 Çocuk Kültürü Kongresi, Ankara: A.Ü. Çocuk Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Yayınları No : : "Çocuk Hakları Sözleşmesi Türkiye Cumhuriyetinin İlgili Yasaları Ve Mevzuatı (İkinci Taslak ) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu-UNICEF, Ankara :2000 "Dünya Çocuklarının Durumu 2002", UNICEF, 2002

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - ARALIK 2015 ÇOCUK HAKLARI 10 Aralık 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin kabulüyle birlikte 10

Detaylı

http://www.fisek.org ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Faks. 0312.395 22 71

http://www.fisek.org ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Faks. 0312.395 22 71 ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Prof. Dr. A. Gürhan Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı http://www.fisek.org Faks. 0312.395 22 71 İnsana verilen değerin bileşik göstergesi Güvence Sağlık Hak arama

Detaylı

Çocuk Hukuku. Çocuk Hukukunun Özellikleri. Çocuk Hukukunun Özellikleri 16.05.2014. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN. 16 Mayıs 2014 2.

Çocuk Hukuku. Çocuk Hukukunun Özellikleri. Çocuk Hukukunun Özellikleri 16.05.2014. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN. 16 Mayıs 2014 2. Ulusal Düzeyde Çocuk Hukuku Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN Çocuk Hukuku Hukukun çocuklara özgü, çocuk haklarını düzenleyen dalıdır. Çocuk hukuku, özel hukuk, kamu hukuku, sosyal hukuk ve uluslararası hukukta

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır.

Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır. halk için Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır. Bu haklar varolusumuzdan, ileri gelir. Tüm cinsel haklar / üreme hakları yasalarla koruma altına alınmıstır., Hazırlayan : Eylem Karakaya. Illüstrasyonlar

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

Sevgi USTA. ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET

Sevgi USTA. ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET Sevgi USTA ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX KISALTMALAR... XVII KAYNAKÇA... XIX GİRİŞ I. KONUNUN TANITIMI... 1 II. KAVR AMLARDA BİRLİK SORUNU... 5 III. İNCELEME PLANI...

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara ÇHS 1. maddesi Erken yaşta reşit olma durumu hariç TCK 6. maddesi Erken yaşta reşit olma durumu dahil ÇKK 3. maddesi 18 yaşından küçüklere

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

DANIÞMANLIK TEDBÝRÝ KARARLARININ UYGULAMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLÝÐ Perþembe, 30 Ekim 2008

DANIÞMANLIK TEDBÝRÝ KARARLARININ UYGULAMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLÝÐ Perþembe, 30 Ekim 2008 DANIÞMANLIK TEDBÝRÝ KARARLARININ UYGULAMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLÝÐ Perþembe, 30 Ekim 2008 25 Ekim 2008 CUMARTESÝ Resmî Gazete Sayý : 27035 TEBLÝÐ Taþpýnar Muhasebe Devlet Bakanlýðý, Milli Eðitim

Detaylı

ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE YÖNELİK HİZMETLER ÜLKEMİZDEKİ AİLE VE YASAL DÜZENLEMELER 08.01.2009

ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE YÖNELİK HİZMETLER ÜLKEMİZDEKİ AİLE VE YASAL DÜZENLEMELER 08.01.2009 ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE YÖNELİK HİZMETLER ÜLKEMİZDEKİ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMLARI VE YASAL DÜZENLEMELER ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN AİLELERİYLE YAPILAN ÇALIŞMALAR Psikolojik danışma çalışmaları Aile eğitimi çalışmaları

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Türkiye de Erken Çocukluk Gelişimi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri Yolunda Gelişmeler. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yıldız YAPAR.

Türkiye de Erken Çocukluk Gelişimi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri Yolunda Gelişmeler. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yıldız YAPAR. Türkiye de Erken Çocukluk Gelişimi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri Yolunda Gelişmeler Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yıldız YAPAR 12 Ekim 2010 Sunuş Planı Erken Çocukluk Gelişimi (EÇG) Nedir? Binyıl

Detaylı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI Hanife TİRYAKİ ŞEN İstanbul Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü Personel Eğitim Birimi 19/11/2012 Aday Memur Eğitimleri-2012 1 ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ Ders Sorumlusu: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ SHO 339 SEÇMELİ II: ÇOCUK KORUMA VE BAKIM SİSTEMLERİ DERSİ ANAHATTI VE HAFTALIK PLANI 2011-2012 GÜZ Prof. Dr. Kasım Karataş Dersin

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Sayın Veliler, Şartlı Nakit Transferi(ŞNT), yani halk arasında bilinen ismiyle Öğrenci Parası ya da Çocuk Parası ekonomik güçlükler nedeniyle temel sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanamayan; herhangi

Detaylı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI. Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI. Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI 1948 yılında yayımlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi,

Detaylı

UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesi nin Kısaltılarak Alınan ve Çocukların Diliyle İfade Edilen Özeti sizlerle paylaşıyoruz.

UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesi nin Kısaltılarak Alınan ve Çocukların Diliyle İfade Edilen Özeti sizlerle paylaşıyoruz. UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesi nin Kısaltılarak Alınan ve Çocukların Diliyle İfade Edilen Özeti sizlerle paylaşıyoruz. Madde 1: Ben çocuğum. On sekiz yaşına kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

Madde 3, Çocuğun öncelikli yararı: Çocukları etkileyen bütün eylemler ve kararlarda çocuk için en iyi olan temel alınmalıdır.

Madde 3, Çocuğun öncelikli yararı: Çocukları etkileyen bütün eylemler ve kararlarda çocuk için en iyi olan temel alınmalıdır. Çocuk Haklarına dair Sözleşme (Çocuk Dostu Versiyon) Madde 1, Çocuğun tanımı: Sözleşmeye göre on sekiz yaşına kadar çocuksun. Madde 2, Ayrımcılık: Irk, renk, cinsiyet, din, görüş, köken veya ekonomik durum,

Detaylı

BATMAN BAROSU ÇOÇUK HAKLARI KOMİSYONU

BATMAN BAROSU ÇOÇUK HAKLARI KOMİSYONU BATMAN BAROSU ÇOÇUK HAKLARI KOMİSYONU BATMAN ÇOCUK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDEN ALINAN VERİLERE GÖRE; 2008-2012 Yılları arasında meydana gelen adli olay sayısının yıllara göre dağılımı: 1000 900 800 700 600 500

Detaylı

-Türkiye ve Avrupa Sosyal Şartı-

-Türkiye ve Avrupa Sosyal Şartı- -Türkiye ve Avrupa Sosyal Şartı- Onaylama Türkiye, Yenilenmiş Avrupa Sosyal Şartını 27/06/2007 tarihinde onaylamış ve yenilenmiş Şart ta yer alan 98 paragraftan 91 ini kabul etmiştir (Türkiye daha önce

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Çocuk; Kanuna göre reşit olma durumları hariç 18 yaş altı herkese çocuk denir. Çocuk bütün canlılar içinde en uzun süre bakımı, korunmayı ve sevgiyi gerektiren varlıktır. Bir toplumun ilerleyebilmesi ve

Detaylı

Haklarım var, Hakların var, Hakları var...

Haklarım var, Hakların var, Hakları var... Haklarım var, Hakların var, Hakları var... Çocuk haklarına giriş Herkesin hakları vardır. Ayrıca, 18 yaşından küçük bir erkek veya kız çocuğu olarak sizin özel bazı haklarınız vardır. Bu hakların bir listesi

Detaylı

Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek

Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek Bir ülkenin geleceği çocuklarıdır. Siz onları ne kadar üretken, donanımlı ve yurtsever yetiştirirseniz; devlet o denli vatandaşına adil, güçlü ve kalıcı olacaktır. Türkiye

Detaylı

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma Elli-dokuzuncu Oturum Üçüncü Komite Gündem maddesi 98 Kadınların Konumunun Geliştirilmesi Almanya, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı,

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ Sayı: 2015-93 Tarih: 30/01/2015 Konu:Fiili hizmet süresi zammı kanun teklifi hk. Sayın: Nurettin DEMİR CHP İzmir Milletvekili Sağlık hizmeti sunumunda görev alan sağlık çalışanları 5510 Sayılı Kanun da

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı SAVUNMASIZ VE ÖRSELENEBİLİR GRUPLARDA SAĞLIK HİZMETİ SUNUM PLANI Temel Hasta Hakları Hasta

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

Köy nüfusu genel olarak azalmaktadır Kamu hizmetleri kırsal alanda yetersiz. Tarım ve hayvancılıkta elde edilen gelir düşük

Köy nüfusu genel olarak azalmaktadır Kamu hizmetleri kırsal alanda yetersiz. Tarım ve hayvancılıkta elde edilen gelir düşük Çorum 3. grup (Kırılgan Gruplar) Moderatör: Yrd. Doç. Dr. Metin UÇAR Raportör: Sümer ÇAKIR I.Bölüm Kırsalda yaşayanlar Sorunlar Gelir kaynakları yetersiz Köy nüfusu genel olarak azalmaktadır Kamu hizmetleri

Detaylı

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA - YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR- DAVACI VEKİLİ DAVALI : Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği : Av Ayşegül Banker Etker Necatibey Cad. No: 19/20 Kızılay/ANKARA : Milli

Detaylı

GÖNÜL ELÇİLERİ İÇİN KORUYUCU AİLE

GÖNÜL ELÇİLERİ İÇİN KORUYUCU AİLE GÖNÜL ELÇİLERİ İÇİN KORUYUCU AİLE GÖNÜL ELÇİLERİ İÇİN KORUYUCU AİLE Bu kitap, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Aile Yanında Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından kurulan Kitap Hazırlama Komisyonunca

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

ÖZEL EĞİTİM HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

ÖZEL EĞİTİM HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME 857 ÖZEL EĞİTİM HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hükmünde Kar.nin Tarihi : 30/5/1997, No: 573 Yetki Kanununun Tarihi : 3/12/1996, No: 4216 Yayımlandığı R.G.Tarihi : 6/6/1997, No: 23011 (Mük.) V.Tertip

Detaylı

(Türkiye Sözleşmeyi 18 Ekim 1961 tarihinde imzalamış ve 16 Haziran 1989 tarihinde onaylamıştır.)

(Türkiye Sözleşmeyi 18 Ekim 1961 tarihinde imzalamış ve 16 Haziran 1989 tarihinde onaylamıştır.) TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI A. ÇALIŞMA HAKKI VE ÖDEVİ MADDE 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik 2. fıkra: 4709-3.10.2001 / m.19) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma

Detaylı

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.]

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] [Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] Giriş Hekimler, hastaları ve geniş toplum kesimleri arasındaki ilişkilerde son yıllarda önemli değişikler

Detaylı

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 TÜRKİYE HAYAT BOYU ÖĞRENME STRATEJİ BELGESİ YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 Dr. Mustafa AKSOY Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi Operasyon Koordinatörü mustafaaksoy@meb.gov.tr

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE 2 KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ 11 Mayıs 2011 tarihinde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa

Detaylı

18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı.

18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. YETİM RAPORU 18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. Bakanlar Kurulu nun 6 Şubat 2007 tarihli

Detaylı

Engelleri Kaldıralım. Sağlık Kurumlarının Engelli Hastaların Bakımındaki Rol ve Sorumlulukları

Engelleri Kaldıralım. Sağlık Kurumlarının Engelli Hastaların Bakımındaki Rol ve Sorumlulukları Engelleri Kaldıralım Ülkemizde kentsel yaşam çevreleri fiziksel yaşam düzenlemelerin yetersizliği ve çeşitli engeller nedeniyle engelliler tarafından yeterince kullanılamamaktadır. Engellilerin toplum

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

Araştırma Geliştirme ve Proje Dairesi Başkanlığı

Araştırma Geliştirme ve Proje Dairesi Başkanlığı VERİ TÜRÜ VERİ KAYNAĞI İSTİHDAM Devlet Personel Başkanlığı Türkiye İş Kurumu EĞİTİM Milli Eğitim Bakanlığı SOSYAL YARDIMLAR Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü BAKIM Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Detaylı

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; Düzce Üniversitesi nde öğrenim gören engelli öğrencilerin öğrenim

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK AMAÇ MADDE 1- Bu yönergenin amacı; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi nde öğrenim gören

Detaylı

KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ VE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ HAZIRLAYAN MELEK YAĞCI EĞİTİM HEMŞİRESİ

KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ VE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ HAZIRLAYAN MELEK YAĞCI EĞİTİM HEMŞİRESİ KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ VE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ HAZIRLAYAN MELEK YAĞCI EĞİTİM HEMŞİRESİ 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da gerçekleri

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ TEPEBAŞI BELEDİYE MECLİSİNİN 06.09.2012 TARİH VE 179 SAYILI MECLİS KARARI İLE KABUL EDİLMİŞTİR. T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ AMAÇ

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

R İSK ALTINDA VE KORUNMASI GEREKEN ÇOCUKLAR ÇALIŞTAYI Ç ALIŞTAY SONUÇ BİLDİRGESİ

R İSK ALTINDA VE KORUNMASI GEREKEN ÇOCUKLAR ÇALIŞTAYI Ç ALIŞTAY SONUÇ BİLDİRGESİ 2 ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRGESİ Aralık 2013 İstanbul GİRİŞ Ülkemizde hızlı toplumsal değişim yaşanmaktadır. Her değişim, beraberinde kimlik ve kişilik çatışmasını getirir. Ülkemizde, kentleşme, sanayileşme,

Detaylı

Komisyon 7 Özel Eğitim Komisyonu Kararları

Komisyon 7 Özel Eğitim Komisyonu Kararları Komisyon 7 Özel Eğitim Komisyonu Kararları 1. Özel eğitim ile ilgili yasa ve tüzük çalışmalarında ve özel eğitimin yeniden yapılandırılmasında, özel gereksinimli bireylerin kaynaştırılmaları ve uzun vadede

Detaylı

Geçici Koruma Uluslararası Standartlar. BMMYK Kasım 2014

Geçici Koruma Uluslararası Standartlar. BMMYK Kasım 2014 Geçici Koruma Uluslararası Standartlar BMMYK Kasım 2014 Amaç ve Kapsam Amaç: Geçici koruma ve kitlesel akın kavramları ile geçici koruma ile ilgili uluslararası standartları anlamak Sunumda yer verilecek

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için Bangkok Yasaları El Rehberi Dünya çapında hapishanelerde mahkûmiyeti takiben veya suçsuzluğunun ispatı için duruşma bekleyen bir buçuk milyondan fazla kadın bulunmaktadır.

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK MEVZUATI

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK MEVZUATI Doç. Dr. Mustafa ERKAN Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Sibel ÖZEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Hatice Selin PÜRSELİM Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi MİLLETLERARASI

Detaylı

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN Branş Analizi anayasa Bu yılın vatandaşlık soruları ÖSYM standardının dışına çok da çıkmayan, beklenen aralıkta sorular olmuştur. Soru dağılımları da ÖSYM nin özellikle son yıllarda belirlediği biçime

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENELGE 2004/11

T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENELGE 2004/11 T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :B.02.1.SÇE.0.11.00.01/M-5-4-2004/ KONU : Korunma Kararının Alınması, Kaldırılması, Tertip ve Nakil İşlemleri. A N K A R

Detaylı

KADIN VE AİLE BİREYLERİNİN ŞİDDETTEN KORUNMASINA DAİR KANUN TASARISI. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar

KADIN VE AİLE BİREYLERİNİN ŞİDDETTEN KORUNMASINA DAİR KANUN TASARISI. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar KADIN VE AİLE BİREYLERİNİN ŞİDDETTEN KORUNMASINA DAİR KANUN TASARISI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan;

Detaylı

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK MEVZUATI

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK MEVZUATI Yrd. Doç. Dr. Hatice Selin PÜRSELİM DOĞAN Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Sibel ÖZEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa ERKAN Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Detaylı

AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1)

AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1) AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1) Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 3/6/2011, No : 633 Yetki Kanununun Tarihi : 6/4/2011, No : 6223 Yayımlandığı

Detaylı

Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde.

Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Yaşadıkları toplumlardaki birbirinden çok farklı politik, ekonomik,

Detaylı

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK MEVZUATI

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK MEVZUATI Yrd. Doç. Dr. Hatice Selin PÜRSELİM Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Sibel ÖZEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa ERKAN Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi MİLLETLERARASI

Detaylı

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE MUAMELE EŞİTLİĞİ CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE Ayşegül Yeşildağlar Ankara, 08.10.2010 HUKUKİ KAYNAKLAR Md. 2 EC : temel prensip -kadın erkek eşitliğini sağlamak, Topluluğun özel bir yükümlülüğüdür,

Detaylı

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi AVRUPA BİRLİĞİ MÜKTESEBATINDA VE ULUSLARARASI HUKUKÎ METİNLERDE MÜLTECİLERİN ÇALIŞMA

Detaylı

1. HAFTA KIG126. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı. Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK. ekmelsulak@karabuk.edu.tr

1. HAFTA KIG126. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı. Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK. ekmelsulak@karabuk.edu.tr 1. HAFTA KIG126 Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK ekmelsulak@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 GİRİŞ Bilindiği üzere çalışanlar açısından 2 temel risk söz konusudur;

Detaylı

Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi

Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Okuryazarlık ve Cinsiyet Eşitliği Konusunda Türkiye'nin Gerçekleri Okuryazarlık ve eğitimin ülkelerin ekonomik

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayı Konu : 56020453/2013-610.01-1084/1884/3417 : Yazılı soru önergesi TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İlgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 13/12/2013 tarihli ve 43452547-120.00-7/35141-261866

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi

Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi EĞİTİM ORTAMLARINDA ŞİDDETİN ÖNLENMESİ AMACINA YÖNELİK BAKANLIKLAR

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

10 ARALIK İNSAN HAKLARI HAFTASI

10 ARALIK İNSAN HAKLARI HAFTASI FATMA ÇAVUŞ MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ 10 ARALIK İNSAN HAKLARI HAFTASI HER İNSAN EŞİT HAKLARLA YAŞAMAYI HAKEDER İnsan Hakları. Uzun yıllar önce yürüdüğümüz yollar Öğretti bize insan olmanın ne kadar

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ. 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında KHK

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ. 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında KHK T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında KHK Amaç Madde 1-Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; özel eğitim gerektiren bireylerin, Türk Millî Eğitiminin

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

3413 SAYILI SHÇEK KANUNU

3413 SAYILI SHÇEK KANUNU 3413 SAYILI SHÇEK KANUNU BİRİNCİ BÖLÜM : AMAÇ VE KAPSAM, TANIMLAR VE YARARLANACAKLAR AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Tüzük, korunmaya muhtaç çocukların, korunmaları sona erdikten sonra işe yerleştirilmelerinin

Detaylı

Sosyal Hizmetin Yasal Çerçevesi ve Politika Bağlamı. Sosyal Hizmete Giriş-8

Sosyal Hizmetin Yasal Çerçevesi ve Politika Bağlamı. Sosyal Hizmete Giriş-8 Sosyal Hizmetin Yasal Çerçevesi ve Politika Bağlamı Sosyal Hizmete Giriş-8 Yasal çerçeve ve politika bağlamı Sosyal çalışmacıların sosyal hizmet uygulamalarındaki tüm yasal mevzuatı en ince detayına kadar

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ İstanbul, 25 Kasım 2004 SİRKÜLER NO : 2004/ 117 KONU : Eğitim ve Öğretim İşletmelerinde

Detaylı

İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI

İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI 1 GİRİŞ TÜRKİYE DE ULUSLARARASI KORUMA MEVZUATI GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL İLKELER-TANIMLAR Göç İdaresi Genel Müdürlüğü,

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 28350 YÖNETMELİK GENEL SAĞLIK SİGORTASI VERİLERİNİN GÜVENLİĞİ VE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN BİRİNCİ BÖLÜM

Resmî Gazete Sayı : 28350 YÖNETMELİK GENEL SAĞLIK SİGORTASI VERİLERİNİN GÜVENLİĞİ VE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN BİRİNCİ BÖLÜM 11 Temmuz 2012 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28350 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: GENEL SAĞLIK SİGORTASI VERİLERİNİN GÜVENLİĞİ VE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

HİBE VEREN KURUMLAR TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ

HİBE VEREN KURUMLAR TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ HİBE VEREN KURUMLAR TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ Gaziantep ve AB Projeleri SIRASI KURULUŞ SÖZLEŞME ADEDİ YÜZDESİ HİBE TUTARI ( ) YÜZDESİ 1 Ankara 206 6,39 23.461.895,52 5,83 2 İstanbul 203 6,29 25.963.219,98

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı