Fotoğraf: Ercan Arslan

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Fotoğraf: Ercan Arslan"

Transkript

1 D O S Y A Fotoğraf: Ercan Arslan

2 KAYITDIŞI İSTİHDAM

3 DOSYA (makale) ENFORMEL SEKTÖR, ENFORMEL İSTİHDAM: ORTAYA ÇIKIŞ ve YAYGINLAŞMA NEDENLERİ * GÜLAY TOKSÖZ Prof. Dr. Ankara Üniversitesi SBF, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü İkinci Dünya Savaşı ertesinde bağımsızlıklarını kazanan az gelişmiş ülkelerde kapitalist ekonomik işleyişin modern sanayilerin kurulmasında ve bu ülkelerin kalkınmasında etkili olacağı varsayılmıştır. Savaşın getirdiği yıkımı çok çabuk telâfi eden Avrupa ülkeleri ve Japonya nın izlediği kalkınma sürecini az gelişmiş ülkelerin de izleyebileceği yönünde iyimser bir yaklaşım bu dönemde kalkınma iktisadına egemendir. Tarımda makineleşme sonucu kırda atıl hâle gelerek kentlere göç eden işgücü fazlası modern sanayinin işgücü arzını oluşturacaktır. Kentlerde bulunan zanaat temelli küçük üretim birimleri ise son derece geri teknolojiler kullandıkları ve üretim kapasiteleri çok sınırlı olduğu için giderek yok olacaktır. Ancak çeşitli ülkelerde yatırım ve üretkenlik artışı konusundaki iyimser * Bu yazı, Şerife Türcan Özşuca ve Gülay Toksöz tarafından yazılan Sosyal Koruma Yoksunluğu, Enformel Sektör ve Küçük İşletmeler başlıklı kitaptan (Ankara Üniversitesi Yayınları, 2003) yararlanarak hazırlanmıştır. tahminler tutmamış, yaratılan modern işlerin sayısı bu tip işlere olan talebin gerisinde kalmıştır. Kırdan kente göçle birlikte işgücü piyasası üzerinde oluşan baskı 1960 ların ortalarından itibaren işsizliğin ve bunun yanı sıra küçük üretici faaliyetlerin artmasına yol açmıştır. Yasal ve kurumsal düzenlemelerin tümüyle ya da kısmen dışında kalan, istihdam ve gelir yaratma amacını güden bu küçük üretici faaliyetleri tanımlamak için enformel sektör kavramı kullanılmıştır. Bu kavram, kırsal nüfusun azalması ve kentsel nüfusun büyümesiyle çok büyük işsizlik sorununun ortaya çıkmaması olgusunu açıklamak için kırdan kente göç eden ve kentte modern işletmelerde istihdam imkânı bulamayanların küçük işletmelerin varlığı sayesinde yaşamlarını sürdürecek bir gelir elde etmesine dikkat çekmektedir. Böylece enformel sektördeki bir kişi formel sektörde iyi bir iş sahibiyle, kentte iş bekleyerek boş duran arasında çoğunlukla kendi hesabına ekonomik faaliyette bulunarak yer almaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde 1980 lerden bu yana istihdam büyük ölçüde enformel sektörde yaratılmaktadır. Enformel sektör hane temelli küçük üretim birimlerine dayanmakta olup, ticaret, hizmet ve imalât sanayi sektörlerinde faaliyette bulunan ve işgücünü geçici temelde istihdam eden kendi hesabına işletmeler ile işgücünü süreklilik temelinde istihdam eden küçük işverenlerin işletmelerinden oluşmaktadır. Kendileri veya çalışanları kayıtsız olan bu işletmelerin esas amacı, üretimde bulunan kişilere iş ve gelir sağlamaktır. Kayıtsızlık işverenin vergi ve sosyal güvenlik katkısını yerine getirmemesi veya istihdam ilişkilerinin standart iş yasalarına tâbi olmaması anlamına gelir. Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde insanlara çalışarak yaşamlarını sürdürecek bir gelir elde etme imkânını sunan bu girişimlerin desteklenmesi ve enformel sektör çalışanlarının haklar ve sosyal koruma açısından güvence altına alınması görüşü, günümüzde genel kabul görmektedir. 42

4 ILO, enformel sektörü destekleme görüşünü taşıyan kurumların başında gelmekte, ancak enformel sektörün varlığı ILO önünde bir ikilem oluşturmaktadır: Gelişmekte olan üye ülkeler için bu sektör mümkün tek istihdam kaynağıdır; bu nedenle üye ülkelere bu sektörün istihdam kapasitesini artırmak için destek verilmesi gerekir. Öte yandan ILO nun varlık nedeni olan çalışanı koruyucu standartlar ve ilkeler bu sektörde geçerli değildir; bu nedenle sektörün istihdam kapasitesini azaltmadan bu ilkeleri uygulama yollarını bulmaya çalışılmalıdır. Enformel sektör için öncelikle ILO nun temel insan haklarına ilişkin standartlarının; örgütlenme özgürlüğü, zoraki emekten kurtulma özgürlüğü ve muamele ve fırsat eşitliğinin uygulanması gerekir. Bunlar, çocuk emeğinin sömürüsünün önlenmesini ve enformel sektör işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğine Fotoğraf: Ercan Arslan 43

5 ilişkin önlemleri içermelidir. Enformel sektörde istihdam günümüz Türkiye sinin en önemli sorunlarından biri olarak karşımızdadır. Kayıtdışı veya kaçak istihdam kavramlarıyla da karşımıza gelen bu olgu, geniş çalışan kitlelerin sosyal korumadan yoksun olarak, güvencesiz, geçici nitelikli işlerde istihdamı anlamına gelmekte, toplumun geniş bir kesimi yaşamlarını sürdürmek için ne pahasına olursa olsun çalışmaya razı olmaktadır. Özellikle ekonomik krizinden sonra durum daha da ağırlaşmış, yoksulluk artmış, işsiz kalan kitleler geçimlerini sağlayabilmek için enformel ekonomik faaliyetlere yönelmiştir. Enformel Ekonomik Faaliyetlerin Ortaya Çıkma ve Yaygınlaşma Nedenleri Enformel sektörün ortaya çıkmasında etkili belli başlı faktörlerden ilki, az gelişmiş ülkelerin demografik ve sosyo-ekonomik özelliklerine bağlı olup, yapısal niteliktedir. Özellikle kırdan kente göç sonucu büyük bir kentsel işgücü fazlasına sahip olan ülkelerde, formel sektörün yeterli istihdam imkânı yaratamaması sonucunda kendi hesabına çalışma ve çok küçük işletmeler önemli bir ekonomik faaliyet ve istihdam kaynağı olmuştur. Yine bu ülkelerde yasal düzenlemelerin katılığı ve küçük işletmelerin bunlara uymada karşılaştığı güçlükler, ekonomik faaliyetlerin enformel olarak yürütülmesinde etkili olan ikinci faktördür. Enformel ekonominin yaygınlaşmasında etkili olan faktör ise, küreselleşmeyle bağlantılı yapısal uyum politikaları ve ihracata dayalı sanayileşme modelidir. Bu modeli benimseyen gelişmekte olan ülkeler, uluslararası pazarlarda satış yapabilmek ve rekabete ayak uydurabilmek için işgücü maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla fason/taşeron üretim ilişkilerine yönelmişlerdir. Üretim sürecinin parçalara ayrılarak, işgücünün enformel istihdam ilişkileri içinde korumasız olarak çalıştığı küçük işletmelere yaptırılması, büyük işletmelere işgücü maliyetlerini dolaylı yoldan düşürme imkânı vermektedir. Bu çerçevede sosyal refah devleti politikalarının emeği koruyan düzenlemelerinin maliyeti artıran unsurlar olarak görülmesi, istihdam güvencesi, gelir güvencesi, sosyal güvenlik, örgütlenme ve toplu pazarlık haklarına bağlı olarak işgücü piyasasını düzenleyen yasa, kurallar ve politikalarda köklü değişikliklere ve kuralsızlaştırmaya yol açmıştır. Bu süreçte sendikalar ciddî güç kaybına uğramıştır. Bütün bu gelişmelerle bağlantılı olarak günümüzde gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda sosyal güvenlik sistemleri önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Sistemin yüksek maliyetle çalışmasının ekonomik kalkınma ve büyüme süreçlerini olumsuz etkilediği iddiasından, koruma düzeyinin ve kapsamının yetersizliğine kadar uzanan geniş bir yelpazede sorunlar tartışılmaktadır. Ülkelerin farklı düzeylerdeki sorunlarına karşılık, bugün sosyal güvenlik sistemlerinin önündeki küresel düzeydeki temel sorun dünya nüfusunun yarıdan fazlasının herhangi bir biçimde sosyal güvenceye sahip olmamasıdır. Sosyal güvenlikçe kapsananların önemli bir bölümü, sınırlı sayıda riske karşı korunmakta ya da sorunlarını çözmeye yetmeyecek kadar düşük düzeyde güvenceye sahip bulunmaktadırlar. Örneğin pek çok Asya ve Afrika ülkesinde kapsam yüzde 10 unun altına inebilmektedir. ILO 1952 de 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgarî Standartları Sözleşmesini kabul ettiğinde sosyal güvenliğin tüm dünyada ülkelerin gelişmişlik düzeylerinden bağımsız olarak yaygınlaşması hedeflenmiştir. Ancak bulunulan nokta bu hedefin çok uzağında kalındığını ortaya koymaktadır. Sosyal güvenlik programları temel olarak, formel sektörde düzenli istihdamda bulunanların koşullarına uygun gelecek bir biçimde oluşturulmuştur. Bireyin çalışma yaşamı, çalışma süresinin uzunluğu, gelir düzeyi gibi etkenlere bağlı olarak sosyal güvenlik hakları elde edilebilmektedir. Özel sektörde çalışan ücretlilere sosyal güvenlik sağlayan programlar oluşturulurken, genellikle daha önce kamu kesiminde çalışanlar için oluşturulmuş programlar referans alınmakta, bu yapı özel kesim çalışanlarının ulaşmak istediği hedefler setine örnek teşkil etmektedir. Ancak formel sektör dışında çalışan düşük kazançlı kendi hesabına çalışanlar, geçici işçiler, tarım işçileri, ev hizmetlileri sosyal güvenlik kapsamına girmeye yasal düzenlemelerle mecbur edilmiş olsalar dahi gelirlerinin düzensizliği, çalışma koşullarının belirsizliği ve özellikle yüksek sosyal güvenlik katkı payının istendiği durumlarda sosyal güvenlik programlarına katılmakta zorlanmaktadırlar. Geçici ve kesintili istihdamda çalışanlar, emeklilik hakkını kazanabilecek koşulları yerine getirememektedir. Sosyal güvenlik sistemlerinde dışarıda kalan grupların kapsanmasını sağlayacak, onların koşullarını göz önünde tutacak değişiklikler yapılması gerekmektedir. Türkiye de Enformel Sektör ve Enformel İstihdam Ülkemizde hanenin tüm üyelerini yetersiz koşullarda, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkından yoksun olarak çalışmak zorunda bırakan ekonomik ve sosyal koşullar çok boyutludur ve tek bir nedene dayanarak açıklanması ve çözüm önerileri geliştirilmesi mümkün değildir. Türkiye geleneksel olarak küçük üretim birimlerinin çok yaygın olduğu bir ülkedir. Enformel sektörün temel üretim birimleri olarak ele alabileceğimiz esnaf, sanatkâr işyerleri ve çok küçük işletmelerin kayıtdışılığında yasal ve kurumsal düzenlemelerin bu tür işletmeler açısından elverişsiz yapılarının ve bürokratik süreçlerin önemli 44

6 payı vardır sonrası uygulanan ihracata dayalı sanayileşme modeli ve yapısal uyum politikaları ise özellikle fason ve taşeron üretim ilişkileri aracılığıyla enformel istihdamın yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Türkiye de bu olgunun incelenmesi, bize, formel ve enformel sektörlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğunu, formel sektörde enformelliğe geçme yönünde güçlü bir eğilim bulunduğunu ve enformel istihdamın büyüdüğünü göstermektedir. Türkiye de yakın zamana kadar çalışanları kapsamına alan başlıca üç büyük sosyal güvenlik kuruluşu Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu dur. Türkiye de enformel sektör çalışanları büyük ölçüde yasal sosyal güvenlik kapsamı içindedir. Ayrıca ülkemizde uluslararası normlara uygun olmasa ve çok yetersiz düzeylerde de olsa, yoksul kişilere yönelik sosyal yardım mekanizması bulunmaktadır. Türkiye de yasal sosyal güvenliğin zorunlu veya isteğe bağlı kapsam aracılığıyla neredeyse tüm işgücünü kapsayacak bir biçimde düzenlenmiş olmasına karşın gerçek sosyal güvenlik kapsamı yasal kapsamın ciddî bir biçimde altında kalmaktadır. TÜİK verilerine göre, 2005 yılında istihdam edilenlerin, Türkiye genelinde yüzde 50.1 i, kentsel yerlerde yüzde 35.9 u, kırsal yerlerde ise yüzde 68.9 u herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışmaktadır. Enformel istihdam esas olarak yasaların kapsamaması nedeniyle değil, kapsama girenlerin mevcut kurumsal yapıya dahil olmaması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Özellikle küçük üreticiliğin yaygın olduğu kırsal kesimde, çiftçilerin önemli bir kısmı kendi hesabına çalışan olarak BAĞ-KUR a üye olmamaktadır. Aynı durum kentlerde kendi hesabına çalışanlar açısından da geçerlidir. Kentlerde tarım dışı faaliyetlerde kendi hesabına çalışanların %53 ü BAĞ-KUR a üye değildir. Kentlerde ücretli olarak çalışanların %22 sinin de sigortasız çalıştığı görülmektedir. Türkiye de işgücünün yarısının herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmamasının yanısıra, bir diğer önemli sorun da, sosyal güvenliğe riayet oranının düşük olması, prime esas gün sayısının ve prime esas kazancın düşük gösterilmesidir. Yine BAĞ-KUR üyeleri arasında hiç prim borcu olmayanlar toplam sigortalıların ancak %10 unu oluşturmaktadır. Ülkemizde yasal kapsamın geniş olmasına karşılık gerçek sosyal güvenlik kapsamının düşük olmasının gerisinde yatan nedenler arasında; çalışanlar açısından gelir düzeyinin yetersizliğini, ücret üzerinden yapılan gelir vergisi ve sigorta prim kesintilerin yüksekliğini, buna bağlı olarak işverenlerin işgücü maliyetlerini düşürme gayretlerini, işgücü arz fazlası nedeniyle sigortasız çalışmanın açık işsizliğe tercih edilmesini, idarî alt yapının denetim eksikliğini ve sosyal güvenlik kurumlarınca sunulan karşılıkların yetersizliğini sayabiliriz. Ücretli çalışanların SSK kapsamı dışında kalmasının veya primlerinin ödenmemesinin öncelikli nedeni, işgücü maliyeti ile çalışanın eline geçen net ücret arasındaki farkın büyük olması, asgarî ücret üzerindeki vergi ve sosyal güvenlik yükünün %40 ları bulması olarak gözükmektedir. Gelir elde edenler, vergilerin adaletli şekilde toplandığı ve harcandığına dair inançlarının sarsılmasıyla birlikte, bu gelirlerin önemli bir kısmını devlete vergi veya diğer yasal kesintiler olarak ödemek istememekte, özel anlaşmalarla net ve brüt ücret arasındaki farkın işçi ve işveren arasında pay edildiği genel kabul görmektedir. İşçinin sigortalı olarak çalışmak istemesi durumunda ise yaygın işsizlikten ötürü işveren karşısında pazarlık gücü yoktur. Denetim etkinliğinin zayıf olması, bu gelişmeyi daha da kolaylaştırmaktadır. BAĞ-KUR üyesi olan küçük esnaf ve sanatkârlar açısından da ekonomik duruma bağlı olarak gelirlerinin düzensizliği, sunulan sağlık hizmetlerinin ve emeklilik ödeneklerinin yetersizliği primlerin ödenmemesinde veya düzensiz ödenmesinde etkili olmaktadır. Küçük işletmelerin sahipleri, sosyal güvenlik kuruluşlarınca sunulan karşılık ya da faydalardan genel olarak memnun değildir. BAĞ-KUR ve SSK nın sunduğu sağlık hizmetlerine ulaşmanın önemli zaman maliyetlerine neden olduğunu, sunulan hizmetlerin yeterli olmadığını, emekli aylıklarının düzeyinin çok düşük olduğunu belirtmektedirler. İşletme sahipleri, sosyal güvenlik sisteminden genel olarak memnun olmamakla birlikte, sosyal güvenliğin finansmanına ilişkin yükümlülüklerini asgarî düzeyde gerçekleştirme, imkân bulabildikleri ölçüde de kaçınma yolunu seçmiş gözükmektedir. Sosyal güvenlik sistemine duyulan güvenin zayıflamış ve kurumların iyi yönetilmediğine inanılmış olması, sistemin meşruiyetini kısmen kaybettiğine işaret etmektedir. Sosyal güvenlik sisteminin sunduğu hizmetlere erişebilirliği ve şeffaflığı artırmak öncelikli bir hedef olarak gözükmektedir. Sorunun çözümü sadece prim oranlarını düşürülmesiyle sınırlı değildir; küçük işletmelerin gelir olanaklarını artırıcı destekler, çalışanların sosyal güvenlik primlerini finanse edebilirliklerine katkı sağlayacaktır. Türkiye de var olan sosyal güvenlik sisteminin sorunları ve artan kayıtdışı istihdamı çözmeye yönelik politikalar, kapsamlı makroekonomik reformların bir parçası olmak zorundadır. Bunların başında istihdamı artıracak büyüme politikalarının benimsenmesi gelmektedir. Ayrıca sosyal güvenlik kurumlarında iyi yönetim, işletme ve riayeti geliştirecek politikaları devreye sokmak, sistemin etkin faaliyet göstermesini sağlamak için, sosyal taraflarla işbirliğine yönelmek gerekmektedir. Devletin, sosyal güvenlik sisteminin finansmanına işçi ve işverenin yanısıra üçüncü taraf olarak katılması, sosyal devletin bir gereği ve sistemin sürdürülebilirliği açısından zorunludur. 45

7 DOSYA (makale) GELİŞMİŞ ÜLKELERDE ENFORMEL İSTİHDAMIN BOYUTLARI RECEP KAPAR Yrd. Doç. Dr. Muğla Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Giriş Dünyada enformel ekonomi ve istihdamın yaygınlaştığı bir dönemden geçilmektedir. Enformelleşmenin nedeni ne olursa olsun, çalışanlar bakımından anlamı güvencesizlik, kötü çalışma ve yaşam koşullarına sahip olmak, ekonomik, sosyal, siyasal hak ve özgürlükleri tam olarak kullanamamak ile eşdeğerdir. İlk başlarda yalnızca bir ekonomik gelişmemişlik sorunu olarak ele alınan enformel ekonomik yapının, ekonomik gelişme ile birlikte gerileyeceği ve önemli ölçüde ortadan kalkacağı beklenmiştir. Ancak gelişmeler beklenen yönde ortaya çıkmamış, aksine enformelleşme yoksul, az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde yapısal bir unsur haline gelmiştir. Geçmişte, kurumsal (formel) ekonomi tarafından enformel ekonominin önemli ölçüde geriletildiği gelişmiş ülkelerde, özellikle 1980 li yıllar sonrasında izlenen ekonomik ve sosyal politikaların sonucunda enformel ilişkilerin ve istihdamın varlığında artma eğilimi de gözlenmektedir. Bu yazıda hâlihazırda yüksek gelirli OECD ülkelerini kapsayan gelişmiş ülkeler bağlamında, özellikle Avrupa ülkelerindeki bildirilmemiş istihdama ilişkin yapılan çalışmaların genel sonuçları özetlenecektir. Gerçekte çok sayıda etmen tarafından belirlenen enformel istihdamın işgücü piyasasındaki esneklik ile ilişkisi açıklanmaya çalışılacaktır. Kavramsal Sorun Enformel istihdamın tanımlanmasına ilişkin bir karmaşa vardır. Yeraltı sektörü, kara ekonomi, gizli ekonomi, enformel istihdam, nakit çalışma, el altından ödeme, kayıt dışı veya gölge ekonomi gibi çok sayıda farklı niteleme bu konu çerçevesinde kullanılabilmektedir. Genel olarak enformel ekonomik ilişkileri ve istihdamı nitelemede 35 e yakın farklı sıfatın ve 6 değişik ismin kullanıldığı belirtilmektedir. 1 1 Collin C. Williams, Tackling Undeclared Work in Advanced Economies, Policy Studies, Vol. 25, No , s Kavramların tanımlanmasında farklılıklar bulunmakla birlikte benzerliklerin de olduğu açıktır. Bu kısa yazıda kavramsal tanımlamalara ve kavramların kapsamına ilişkin herhangi bir ayrıntılı tartışma ve açıklama yapılmayacaktır. Genel bir çerçeve içerisinde söz konusu kavramların içerdikleri birbirine yakın ve benzer unsurlar göz önünde bulundurulacaktır. Avrupa Birliği (AB) içerisinde enformel istihdam bildirilmemiş istihdam kavramı ile ifade edilmekte ve tanımlanmaktadır. Buna göre, yasal nitelikte olan, ancak ulusal gereklere uygun olarak kayıt altına alınmayan, resmî makamlara bildirilmeyen her türlü ücretli faaliyet bildirilmemiş veya enformel istihdam olarak kabul görmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde konusu, doğası veya niteliği yasal olan faaliyetler dikkate alınmaktadır. Ancak, suç oluşturan faaliyetler bildirilmemiş istihdamın dışındadır. Benzer biçimde bildirilmesi ulusal hukuk tarafından gerekli görülmeyen faaliyetler de kapsam dışında bırakıl- 46

8 mıştır. 2 OECD ise genellikle saklanmış istihdam kavramını kullanmaktadır. AB yaklaşımına oldukça benzeyen saklanmış istihdam yasal nitelikte olan ancak bir veya daha fazla kamu otoritesine bildirilmeyen istihdam olarak görülmektedir. 3 Enformel istihdamı yalnızca yetkili makama bildirilmeme olarak ele almak, gerçekte, sorunun büyüklüğünü gizlemeye yaramaktadır. Bir işyerinde tüm çalışanlar ulusal yasal gereklere uygun olarak yetkililere bildirilmiş olsa bile, bu işyerinde sağlık, yangın, iş, vergi hukuku ve diğer benzer zorunlu yasal düzenlemelerin gerektirdiği kurallara tümüyle ya da kısmen uyulmuyorsa, bu işyerinde bildirilmiş çalışanlar enformel ekonominin ve is- 2 OECD, Informal Employment and Promoting the Transition to a Salaried Economy, OECD Employment Outlook 2004, s ; Isabella Biletta-Marie Meixner, EIRO thematic feature: Industrial relations and undeclared work, European Foundation for the Improvement of Living and Working Conditions, 2005, s Biletta Meixner, s. 1. tihdamın bir parçasıdır. 4 Bu nedenle, enformel istihdam gerçekte Avrupa Komisyonunun bildirilmemiş istihdam yaklaşımının kapsadığından daha büyük bir sorun olarak kabul edilmelidir. Özellikleri Enformel ekonomi kavramı; vasıfsız işgücünü, istikrarsız ve az gelir sağlayan işleri, sosyal koruma ile birlikte diğer koruyucu düzenlemelerden yararlanamayan işsizleri, iş arayanları, bağımlı ve/veya bağımsız çalışanları kapsayan ve çok küçük üretim birimlerinin yaygın olarak bulunduğu, kötü çalışma koşullarının baskın olduğu, yasal düzenlemelerin uygulanmadığı, resmî denetimin bulunmadığı işgücü piyasası bölümünü ifade etmede kullanılmaktadır. 5 4 Saskia Sassen, Informalization in Advanced Market Economies, International Labour Office, Issues in Development Discussion Paper 20, Geneva, 1997, s.3. 5 ILO, Employment and Social Protection in the Informal Sector-Employment in the informal sector: Challenges and Future Agenda, Governing Body- Enformel ekonomide yer alan grupların ortak özelliği, yasal ve düzenleyici bir çerçeve içinde tanınmamış ve korunmamış olmalarıdır. Enformel ekonomide bulunanlar ileri derecede güvencesiz, belirsiz ve korumasız ortamda çalışmak ve yaşamak zorundadır. Çalışanlar, yasalar ve sosyal koruma düzenlemeleri tarafından ya hiç korunmaz ya da pek az korunur. Örgütlenme ve sendikal temsil haklarını kullanmaları da oldukça güçtür. 6 Boyutları ABD ve Batı Avrupa ülkelerinde belirli kentsel alanlarda enformel ekonominin genişlediğine yönelik bulgular vardır. Sanayi sonrası topluma dayanan ekonomik gelişmeyi açıklama amacındaki temel kuramsal yaklaşımlar gelişmiş ülkelerdeki Committee on Employment and Social Policy (GB 277/ ESP/1/2), Geneva, 2000, s ILO, Decent Work and the Informal Economy, Report VI, International Labour Conference, 90th Session 2002, International Labour Office, Geneva, 2002, s. 3. Fotoğraf: ILO 47

9 Ülke bu enformelleşmeyi öngörmemiştir. 7 OECD bir grup üye ülkede enformel istihdamın düşük düzeyde olduğunu, ancak bu düzeyde tutmanın önemli bir politik konu hâline geldiğini belirtmektedir. Diğer üye ülkelerde ise enformel istihdamın oldukça yüksek olduğu ve geriletilmesi için çok geniş bir alanda eylemlerin gerektiği yine OECD tarafından dillendirilmektedir. 8 7 Sassen, s.1. 8 OECD, s TABLO 1 AVRUPA BİRLİĞI ÜLKELERİNE BİLDİRİLMEMIŞ İSTİHDAM GSMH ya Oranı (yüzde) Avusturya 4-7 Belçika 2-21 Danimarka 3-7 Finlandiya 2-4 Fransa 4-14 Almanya 4-14 Yunanistan İrlanda 5-10 İtalya Bildirilmemiş Çalışmanın Temel özellikleri Çalışma çağındaki her on kişiden biri bildirilmemiş olarak çalışmaktadır. İnşaat sektöründe çalışanların yüzde 40 ı, sanayi ve diğer ticaret işletmelerinde çalışanların yüzde 16 sı, hizmetlerde çalışanların yüzde 16 sı, eğlence sektöründe çalışanların yüzde 13 ü ve diğer ticaret ve hizmetlerde çalışanların yüzde 15 i bildirilmemiş olarak çalışmaktadır. Temelde orta veya düşük vasıflı genç erkekler arasında belirmektedir. Genelde gıda hazırlanması ve sunumu, perakendecilik, inşaat, tekstil, taşıma, hanehalkı hizmetleri ve tarım alanında görülmektedir. Öğrenciler gibi vasıflı veya vasıfsız çalışanlar tarafından gerçekleşmektedir. Özel hizmet sektöründe (bebek bakıcılığı, temizlikçilik gibi) ve inşaat sektöründe görülmektedir. Genelde gayrimenkul komisyonculuğu, perakendecilik, otel, gıda hazırlanması ve sunumu ve inşaat sektörlerinde çalışan genç vasıflı erkek işgücü bildirilmemiş olarak çalışabilmektedir. Özellikle yasal veya yasadışı yollardan gelen göçmen işgücü arasında enformel istihdam belirgindir. Bu istihdamın otel ve gıda hazırlanması ve sunumu sektöründe yüzde 60, inşaat sektöründe ise yüzde 27 dolayında olduğu belirtilmektedir. Yasadışı göçmenler ile daha önce bildirilmiş işlerde çalışanlar tarafından yapılan işlerdir. Ana sektörler inşaat, otel ve gıda hazırlanması ve sunumu, taşıma, yol ulaştırma, temizlik ve kültür aktiviteleridir.. Yasal ve yasadışı göçmenler öne çıkmaktadır. Ancak, emekliler, öğrenciler, ev ekseninde çalışan kadınlar da bildirilmemiş istihdam içindedir. Temel sektörler ise, tekstil, turizm, taşıma ve ev hizmetleridir. Öğrenciler ve daha önce kurumsal ekonomide çalışanlar belirgin bir gruptur. İnşaat ve dağıtım işlerinde görülür. Bildirilmemiş istihdam tekstilde, özel hizmetlerde, inşaatta ve tarım sektöründe emekliler, kadın ve gençler arasında yaygındır. Luksemburg vy. İnşaat sektöründe bildirilmemiş çalışmanın belirli biçimleri vardır. Hollanda 5-14 Genellikle hazır giyim, metal sanayi, rehberlik hizmetleri, taksi şoförlüğü, gıda hazırlanması ve sunumu ve otellerde iki işli vasıflı çalışanlar arasında bildirilmemiş istihdamın varlığı bilinmektedir. Portekiz vy. Tekstil, perakendecilik ve inşaatlardaki yasadışı göçmenler ve kadınlar İspanya İsveç 4-7 İngiltere 7-13 Tarımda, özel hizmetleri de içeren hizmet sektöründe genç çalışanlar, kadınlar ve belirli vasıflı çalışanlar arasında bildirilmemiş istihdam bulunmaktadır. Çoğunlukla temizleme, gıda hazırlanması ve sunumu, özel hizmetlerde vasıflı ya da kendi hesabına çalışanlar, vasıflı erkekler Gıda hazırlanması ve sunumu, otel, pazarlarda ve inşaatlarda vasıflı çalışanlar ve erkekler ILO, Decent Work and the Informal Economy, Report VI, International Labour Conference, 90th Session 2002, International Labour Office, Geneva, 2002, s. 24. Avrupa Komisyonu 1990 lı yılların sonunda Birliğin toplam GSMH nın yüzde 7 si ile yüzde 16 sı arasında bir oranda enformel ekonomik uğraşının olduğunu tahmin etmiştir. Aynı zamanda, Komisyon toplam kurumsal [bildirilmiş (declared)] istihdamın yüzde 7 si ile 19 unun, yani sayıları 10 ile 28 milyon arasında değişen işin, enformel olduğunu öngörmüştür. 9 9 ILO, Decent, s Tablo 1 ve Tablo 2 de seçilmiş Avrupa ve OECD ülkelerindeki enformel ekonomik faaliyete ilişkin tahminler özetlenmektedir. Gelişmekte olan veya yoksul ülkelerde olduğu gibi, gelişmiş ülkelerde de enformel ekonomik uğraşının boyutunu belirlemede enformel ekonominin unsurlarından kaynaklanan güçlükler bulunmaktadır. 10 Japonya da enformel ekonominin çok küçük bir alanı oluşturduğu düşünülebilir. Ancak, diğer OECD ülkelerinin bir çoğunda olduğu gibi, bu ülkede enformel ekonominin sanılandan daha büyük boyutlara ulaştığına ilişkin işaretler bulunmaktadır. 11 Kuzey Amerika Enformel istihdam sadece sosyal politikaların ve çalışanları koruyucu önlemlerin yaygın ve güçlü olduğu Avrupa veya AB ülkelerinde ortaya çıkmamaktadır. Aynı zamanda, Kuzey Amerika da, özellikle sosyal politikaların tam olarak kurumsallaşmadığı ABD de enformel ekonomi ve istihdam yaygınlaşma eğilimi taşımaktadır. Bu ülkede enformel istihdam biçimlerinin çok sayıda sektörde, özellikle giyim eşyası ve elektronik sektöründe artmakta olduğu gözlenmektedir. ABD de belirli sektörlerde ve belirli çalışan grupları arasında enformel istihdamın arttığı açıktır. Lâtin Amerika dan ve Asya dan gelen göçmenler, özelikle de kadınlar çok kötü koşullarda çalıştırılmaktadır. Diğer yandan, işgücü piyasasının önemli bir kısmını oluşturan esnek/eğreti işlerin 12 varlığı öteki OECD ülkelerinde olduğu gibi, ABD de ve Kanada da da işgücü piyasasının işleyişini, yapısını 10 Enformel istihdamın unsurları hakkında ayrıntılı bir çalışma için bkz.: Zeki Erdut, Enformel İstihdamın Ekonomik, Sosyal ve Siyasal Etkileri, Enformel İstihdam ve Önleme Stratejileri Paneli-16 Aralık 2005, Muğla Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, (Yayınlanmak üzeredir), Muğla. 11 ILO, Decent, s Eğreti istihdam hakkında bkz.: Hasan Ejder Temiz, Eğreti İstihdam: İşgücü Piyasasında Güvencesizliğin ve İstikrarsızlığın Yeni Yapılanması, Çalışma ve Toplum Dergisi, S. 2 (2004), s

10 bozarken, çalışanların çalışma ve yaşam koşullarını geriletmektedir. 13 Enformel istihdamın yaygınlaşması yalnızca yeni işlerin enformel ekonomide ortaya çıkmasıyla olmamaktadır. Birçok durumda kurumsal ekonomideki işler de enformel ekonomiye kaydırılmaktadır. New York ta inşaat, giyim, elektronik, mobilya gibi bir dizi sektörde işlerin kurumsal ekonomideki işletmeler tarafından enformel ekonomiye kaydırıldığına ilişkin bulgular vardır. 14 Örneğin Kaliforniya, giyim sektörünün ABD deki en önemli merkezidir. Çoğu göçmen kadın olmak üzere 160 bin kişi çalışmaktadır. Çalışanların yaklaşık yüzde 61 i en az ücret ve fazla çalışma kurallarına aykırı çalıştırılmaktadır. Bu ülkede enformelleşmenin nedenleri taşeronlaşma, perakendecilerin güç kazanması, küreselleşme süreci ve iş hukukunun uygulanma gücünün ve iradesinin zayıf olması olarak gösterilmektedir. 15 ABD de enformelleşmenin bir başka çarpıcı örneği evsizlere ilişkindir. Bu ülkede 3 milyon evsiz bulunmaktadır. Bu evsizlerin yüzde 25 i günlük işçi olarak çalıştırılmaktadır. Evsiz çalışanlar özellikle işveren hâline gelmiş özel istihdam büroları tarafından çalıştırılmaktadır. Derin bir yoksulluk içinde ve çok kötü yaşam koşullarına sahip bu evsiz günlük işçiler, tüm sosyal politika, iş hukuku ve sosyal güvenlik korumasının dışında çalışmaktadır. Hatta hâlihazırda var olan sosyal güvenlik sisteminin bu tür çalışanları korumaktan çok, karşılaştıkları sorunları ağırlaştırdığı da belirtilmektedir. 16 Avrupa Enformel ekonomi, gelişmiş ülkelerin de ciddî bir sorunudur. Ancak gelişmiş ülkelerdeki boyutları kendi 13 ILO, Decent, s ILO, Employment, s WIEGO, Labour Law and the Informal Economy, Working Group Meeting, Geneva, Switzerland, 15th and 16th June 2002, Meeting Report, Final draft, s WIEGO, s. 8. içerisinde farklılıklar taşımaktadır. Özellikle sosyal refah devletinin ve çalışanların kazanımlarının güçlü olduğu Kuzey Avrupa ülkelerinde enformel ekonominin boyutları daha düşük görünmektedir. Buna karşılık Güney Avrupa ülkelerinde enformel ekonomi daha yüksek düzeyde ortaya çıkmaktadır. 17 Almanya da hükûmet bildirilmemiş istihdamın yılda 370 milyar EUR değerinde bir hacme ulaştığını tahmin etmektedir. Bu miktar, ülkenin GSMH nın yaklaşık olarak yüzde 14 üne denk gelmektedir. Bildirilmemiş istihdamın inşaat sektöründe 140 milyar, ev hizmetlerinde 55 milyar EUR düzeyinde olduğu hesaplanmaktadır. Bunlar dışında karayolu taşımacılığı, temizlik, taşıma, otel ve gıda hazırlanması ve sunumu (catering) 17 Gülay Toksöz, Düzensiz Göç ve Enformel İstihdam, Enformel İstihdam ve Önleme Stratejileri Paneli-16 Aralık 2005, Muğla Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, (Yayınlanmak üzeredir), Muğla. hizmetlerinde bildirilmemiş istihdam kayda değer düzeydedir. İnşaat sektöründe erkekler, geleneksel olarak kadın işgücünün kullanıldığı otel, gıda hazırlanması ve sunumu, temizleme ve ev hizmetleri gibi sektörlerde kadınların bildirilmemiş istihdamı yoğundur. Almanya da yasal olan ve yasal olmayan yollardan gelen göçmenler kadar, ülke yurttaşlarının da enformel çalıştıkları tahmin edilmektedir. 18 Danimarka da 1903 yılında yürürlüğe giren gelir vergisi yasasının bazı özellikleri nedeniyle bildirilmemiş istihdamın öteden beri belirli bir büyüklükte bulunduğu söylenmektedir. Ancak, büyüklüğüne ilişkin kesin veriler yoktur. Ailelere, arkadaşlara veya öğrencilere yönelik kişisel hizmetlerin sağlanmasında, restoran, perakende, temizleme, inşaat, tarım, bahçıvanlık 18 EUROFOUND, Country: Germany, Thematic feature-industrial relations and undeclared work, (http://www.eiro.eurofound.eu.int/2004/06/tfeature/ DE T.html) TABLO 2: GELİŞMİŞ ÜLKELERDE ENFORMEL EKONOMİNİN HACMİ (YÜZDE) GSMH Ülke En Düşük Tahmin Ortalama Tahmin En Yüksek Tahmin İrlanda 0,5 3,9 7,2 Avusturya 2,1 5,2 6,2 Norveç 1,3 5,5 9,0 İngiltere 1,0 6,8 34,3 Avustralya 3,5 8,4 13,4 Almanya 3,4 8,7 15,0 Hollanda 9,6 9,6 9,6 Danimarka 6,0 10,1 12,4 İsveç 4,5 10,1 14,1 Kanada 1,2 10,7 29,4 Belçika 2,1 10,9 20,8 İspanya 1,0 11,1 22,9 ABD 5,0 11,3 28,0 Fransa 6,0 11,4 23,2 Portekiz 11,2 15,6 20,0 İtalya 7,5 17,4 30,1 Yunanistan 28,6 29,4 30,2 Kaynak: Collin C. Williams, Small Businesses in the Informal Economy: Making the Transition to the Formal Economy, Small Business Council, London, 2005, s. 15. (www.smallbusinesscouncil.org) 49

11 Avusturya Danimarka Fransa Almanya İtalya İspanya İsveç AB OECD (Avrupa) TABLO 3 ÇEŞİTLİ YILLARA GÖRE AVRUPA ÜLKELERİNDE ENFORMEL İSTİHDAM gibi işlerde yaygın olarak enformel çalışma ilişkilerinin olduğu bilinmektedir. Öğrenciler yanında, Türkiye, Ortadoğu, Pakistan ve Somali gibi ülkelerden gelenler ile, yeni AB üyelerinden ve diğer Doğu Avrupa ülkelerinden gelen göçmenler de bildirilmemiş istihdamda öne çıkmaktadır. Bu ülkede bildirilmemiş istihdama karşı yürütülen girişimler göç ve göçmenlik bağlamında ele alınmaktadır. 19 Fransa da mühendislik ve inşaat sektörlerinde bildirilmemiş istihdam yaygın olmasına rağmen, zaman içinde rapor edilmiş yasa ihlallerinin sa- 19 EUROFOUND, Country: Denmark, Thematic feature-industrial relations and undeclared work, (http://www.eiro.eurofound.eu.int/2004/06/tfeature/ dk t.html) Yıl Enformel İstihdam (kişi) (000) Enformel İstihdamın Kurumsal İstihdama Oranı (yüzde) , , , , , , ,0-6, ,0-12, ,0-12, , ,0-35, ,0-48, ,6-26, ,5-32, ,0-14, , , Kaynak: Friedrich Schneider, The Value Added of Underground Activities: Size and Measurement of The Shadow Economies and Shadow Economy Labor Force All Over The World, 2000, s. 21. (www.economics.uni-linz.ac.at/schneider/shadecworldbank.pdf) yısında bir azalma olduğu ifade edilmektedir. Ancak otel, kafe, restoran gibi hizmet alanlarında ihlallerin arttığı rapor edilmektedir. Diğer yandan, yılları arasında dağıtım, tarım, taşıma, giyim sanayinde ihlâllerin sayısında istikrar olduğu söylenmektedir. Bildirilmemiş istihdam Fransa da coğrafî olarak rastlantısal dağılmamakta, belirli bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Bu ülkede bildirilmemiş istihdamın GSMH nın yüzde 10 ile 20 si arasında bir değerde olduğu tahmin edilmektedir. Hükûmetler enformel istihdamın yaygınlaştığını kabul etmektedir. Aynı zamanda, günümüze kadar kayıtlarında bildirilmemiş istihdama ilişkin kusurları bulunmayan işletmelerin de enformelleşme sürecine dahil olmaya başlamalarından şikâyet edilmektedir. 20 İtalya da ekonomik yapıdaki ve işgücü piyasasındaki düzenlemeler, vergi ödemelerinden ve sosyal güvenlik katkılarından yasalara dolanarak kurtulmaya olanak vermektedir. Her şeyden önce ülkede çok sayıda küçük ve orta boy işletme bulunmaktadır. Bu işletmelerin büyük bir kısmı çalışanlarını yasal koşulları dikkate almaksızın istihdam etmektedir. İtalya da enformel ekonomiyi ve istihdamı belirlemeye yönelmiş çalışmalar, bildirilmemiş istihdamın yavaş ancak düzenli bir biçimde arttığını göstermektedir. Enformel ekonomi ülke yurttaşları yanında, yasal ya da yasal olmayan yollardan ülkeye gelen göçmenleri de içermektedir. Özellikle ülkeye yasadışı yollardan gelmiş göçmen çocukların çalıştırıldıkları da görülmektedir yılında 3,5 ile 5,5 milyon arasında işin düzensiz olduğu tahmin edilmiştir. Enformel ekonominin yüzde 15,2 ile 16,9 arasında değiştiği söylenmektedir. Bu boyut 177 ile 197 milyar EUR miktarında bir değere karşılık gelmektedir lı yılların ilk yarısından itibaren İtalya da enformel ekonomi büyümektedir. 21 Hollanda da AB verilerine göre enformel ekonomi GSMH nın yüzde 14 üne ulaşmaktadır. 112 bin ile 300 bin arasında çalışanın istihdamı ilgili yasal yetkililere bildirilmemiştir. Bu ülkede Avrupa ülkelerinin genelinde enformel istihdamın yaygın olduğu sektörler yanında, balık ve et işleme sektörlerinde de enformel istihdam bulunmaktadır. Ülkedeki enformel istihdamın dikkate değer bir kısmını, özel geçici çalışma bürolarının aracılık ettiğinden kuşku duyulmaktadır. Ülkedeki toplam istihdamın yüzde 20 EUROFOUND, Country: France, Thematic feature-industrial relations and undeclared work, (http://www.eiro.eurofound.eu.int/2004/06/tfeature/ fr t.html) 21 EUROFOUND, Country: Italy, Thematic featureindustrial relations and undeclared work, (http://www. eiro.eurofound.eu.int/2004/06/tfeature/it t. html) 50

12 10 nun bu bürolar aracılığıyla gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Enformel ekonomiye karşı girişimler sıklıkla göç politikasının daraltılması ve yasadışı göçmenlere uygulanan kuralların sertleşmesiyle sonuçlanmaktadır. 22 Belçika da enformel ekonominin boyutları küçük oranlarda belirlenmesine rağmen, gerçekte ulaşılan düzeyin Güney Avrupa ülkelerine yakın olduğuna yönelik kuşkular yükselmektedir. İş denetim raporlarına göre ülkedeki işletmelerin yüzde 42 sinin bildirilmemiş istihdama sahip oldukları görülmektedir. Bildirilmemiş istihdamın ülkedeki işsizler ve yasadışı yollardan gelen göçmenler arasında arttığı belirtilmektedir. 23 Yunanistan da enformel ekonomi ve istihdam, ekonominin ve işgücü piyasasının yapısal bir unsurudur. Genel olarak farklı nüfus gruplarında yer alan ülke yurttaşları arasında enformel istihdamın azaldığını iş müfettişleri belirlerken, göçmenlerin özellikle yasadışı yollardan gelen göçmenlerin enformel istihdamında artış olduğu açıktır. 24 İrlanda ekonomisinin yaşadığı büyüme sürecine koşut olarak enformel ekonomi ve istihdam büyümektedir. Özellikle büyüme sürecinde önemli işlevler üstelenen küçük ve orta boy işletmeler ile işgücü yoğun sektörler bildirilmemiş istihdamın gerçekleştiği en büyük alanlardır. 25 AB yeni üye ve aday ülkelere bakıldığında enformel istihdamın çeşitli boyutlarda olduğu görülür. Enformel 22 EUROFOUND, Country: Netherlands, Thematic feature-industrial relations and undeclared work, (http://www.eiro.eurofound.eu.int/2004/06/tfeature/ nl t.html) 23 EUROFOUND, Country: Belgium, Thematic feature-industrial relations and undeclared work, (http://www.eiro.eurofound.eu.int/2004/06/tfeature/ be t.html) 24 EUROFOUND, Country: Greece, Thematic feature-industrial relations and undeclared work, (http://www.eiro.eurofound.eu.int/2004/06/tfeature/ gr t.html) 25 EUROFOUND, Country: Ireland, Thematic feature-industrial relations and undeclared work, (http://www.eiro.eurofound.eu.int/2004/06/tfeature/ ir t.html) ekonomi Çek Cumhuriyeti, Estonya ve Slovakya da GSMH nın yüzde 8 ile 13 ü arasında değişmektedir. Bu ülke grubunda enformel istihdam azalma eğilimindedir. Azalma eğiliminin görüldüğü, ancak GSMH nın yüzde ü arasında bir enformel ekonomiye sahip ülkeler ise, Polonya, Slovenya, Macaristan, Litvanya ve Latvia olarak belirtilmektedir. Diğer yandan, Bulgaristan ve Romanya ise GSMH yüzde arasında bir enformel ekonomiye sahiptir. Ancak bu ülkelerde diğer ülkelerin aksine artma eğilimi bulunmaktadır. 26 Türkiye de ise enformel ekonominin ve istihdamın boyutları buraya kadar belirtilen ülkelerle kıyaslanmayacak ölçüde büyüktür. Hanehalkı işgücü anketlerine göre Türkiye deki istihdamın yarıdan fazlası bildirilmemiş istihdamdır, bir başka deyişle enformel ekonomide gerçekleşmektedir. 27 Çalışanlar Enformel istihdam edilenler gerçekte toplumun ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan en zayıf kesimlerinde yer alanlardan oluşmaktadır. Bu kimseler işsizler, kendi hesabına çalışanlar, öğrenciler, mevsimlik çalışanlar, çocuklar ve göçmenlerdir. Göçmenler, gelişmiş ülkelerde geleneksel olarak bildirilmemiş çalışanların en önemli grubunu oluşturmaktadır. 28 Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre göçmen çalışanların yaklaşık 48 milyonu Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde yaşamaktadır. Bu göçmenlerin büyük bir kesimi çalışma koşulları, iş sözleşmesi, sosyal güvenlik ve ücret gibi temel konularda ayrımcılığa maruz kalırlar ve çoğu durumda güvencesizlikler karşısında korumasızdırlar. 29 Diğer yandan, göçmenlik yasadışı yollardan gerçekle- 26 Biletta Meixner, s Erdut, Enformel. 28 Toksöz. 29 ICFTU, Migrants in European agriculture: open season for exploitation, Trade Union World Briefing, S. 7 (December 2003), s. 2. mişse, çalışma ve yaşam koşulları daha da ağırlaşmakta, enformel istihdam bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak göçmenlik ile yurttaşlık statüleri arasında enformelleşme bakımından kesin ayrımların her zaman geçerli olduğunu söylemek güçtür. Bir başka deyişle, enformelleşme yalnızca göçmenlere özgü bir süreç değildir. Gerçekte, bir göçmen bütünüyle kurumsal ekonomide yer almış düzenlemelerle korunmuş bir işte çalışabilirken, yurttaşlık statüsü taşıyan bir çalışan enformel olarak istihdam edilmiş olabilir. ABD de belgesiz göçmenler enformel ekonomide istihdam edilmektedir. Öte yandan Hollanda da ev hizmetlerindeki işleri yapan bildirilmemiş çalışanların büyük bir kısmı Hollanda yurttaşıdır. İtalya da da bildirilmemiş çalışanlar arasında İtalyan yurttaşlarının da bulunduğu açıktır. İlkesel olarak gelişmiş ülkelerde enformelleşmenin yapısallaşması ve büyümesinin doğrudan göçmen işgücünün varlığıyla bağlantılı olmadığı söylenmektedir. 30 Enformel ekonomide öne çıkan bir başka durum, yetişkin olmayanların istihdamıdır. İngiltere ve İtalya gibi ülkelerde bildirilmemiş istihdam içinde çocuk çalışmasının da olduğu belirlenmiştir. İngiltere örneğinde ne kadar çocuğun yasal veya yasal olmayan biçimlerde çalıştırıldığına ilişkin resmî veri bulunmamaktadır. Bir araştırmaya göre boş zamanlarında 1 milyon 400 bin okul yaşındaki çocuğunun çalıştığı tahmin edilmektedir. İngiltere de 2001 yılında sayıları yarım milyona (480 bin) yakın okul çocuğunun yasal olmayan yollardan çalıştırıldığı TUC tarafından rapor edilmiştir. İtalya da da enformel ekonomide çocuk çalışmasının varlığı bilinmekte, ancak sayısal boyutu üzerinde bir belirsizlik bulunmaktadır. Bir çalışma İtalya da çalışan çocuk sayısının 144 bin, bir başka önemli çalışma ise 400 bin dolayında 30 Sassen, s.3. 51

13 Fotoğraf: ILO olduğunu belirtmektedir. 31 Gelişmekte olan veya yoksul ülkelerde, enformel istihdamda kadınların ağırlıklı olduğu belirlenmiştir. 32 AB içerisinde enformel kadın istihdamının enformel erkek istihdamı karşısında ne kadar ağırlık kazandığına ilişkin kesin verilerin bulunmadığı ifade edilmektedir. Ancak AB üye ülkelerinde sektörler bağlamında enformel istihdam kadın ve erkek arasında önemli ayrımlar göstermektedir. Erkekler taşıma ve inşaat sektörlerinde, kadınlar ise sağlık hizmetleri, temizlik ve aile işleri gibi hizmet sektörleri ile deri ve giyim gibi sanayi sektörlerinde daha fazla yoğunlaşmaktadır. 33 Diğer yandan istihdamı bildiril- 31 Biletta Meixner, s Tijen Erdut, İşgücü Piyasasında Enformelleşme ve Kadın İşgücü, Çalışma ve Toplum Dergisi, S. 6 (2005/3), s Biletta Meixner, s. 6. memiş kadınların bildirilmemiş erkek çalışanlara göre çalışma koşullarının daha kötü olduğu görülmektedir. Enformel ekonomide kadınlar daha az özerklik gerektiren ve daha az gelir elde edilen işlerde istihdam edilirken, erkekler ek bazı ödemeleri kadınlara göre daha fazla alabilmektedir. Bildirilmemiş kadın çalışanların yaptıkları işler erkeklerin yaptıklarına göre enformel ekonomide daha kalıcı ve sürekli bir nitelik taşımaktadır. 34 Esneklik/Eğretileşme: Enformelleşme Enformel istihdamın küreselleşme sürecinde yapılmış sermaye birikim tercihine bağlı olarak ortaya çıktığı ve yaygınlaştığı belirtilmek- 34 Piet Renoy vd., Undeclared Work in an Enlarged Union an Analysis of Undeclared Work: An in-depth Study of Specific Items, Employment & European Social Fund, European Commission, 2004, s. 10. tedir. Bu yönüyle sermaye birikim sürecinde enformel istihdam önemli bir unsur hâline gelmiştir. 35 Bilgi, iletişim teknolojileri ve küresel rekabet bağlamında üretim sürecinde ve istihdam ilişkisinde, esneklik ve enformelleşme artmaktadır. Her geçen gün daha fazla işletme resmî olarak bildirilmiş büyük bir işyerinde düzenli ve tam zamanlı istihdamı azaltma yöntemlerini yaşama geçirmektedir. Üretim sürecini parçalara ayırmakta ve daha fazla esneklik ve uzmanlık gerektiren üretim birimlerini baştan tasarlayarak çalışmayı yeniden örgütlemektedir. Bu süreçte birçok iş yasal ve toplu sözleşme sisteminin dışına çıkartılarak, enformel ekonomik yapı içinde gerçekleştirilir hâle getirilmektedir. 36 Yoksul veya gelişmekte olan ülkeler çerçevesinde enformel ekonomi tartışmalarının geçmişi 1960 lı yıllara kadar uzanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise bu tartışmalar üretimin esneklik, uzmanlık ve küçük ölçekte yeniden örgütlendiği 1980 li yıllarda belirginlik kazanmıştır. 37 Geçmişte, standartlaştırılmış kitlesel üretimin büyük işletmeler içerisinde gerçekleştirilmesi ve kurumsallaşmasına bağlı olarak, bu işletmelerde çalışanlar düzenli istihdam temelinde sosyal koruma, işletme yardımları ve iş hukukunun koruyucu çerçevesi içinde yer bulabiliyordu. Ancak, standart istihdam ilişkisinin zayıflaması karşılığında standart dışı esnek ve eğreti işlerin yaygınlaşması, bu işlerde çalışanların nasıl korunacağı sorusunu gündeme getirmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde enformelleşmeye koşut olarak, gelişmiş ülkelerde de eğreti ve çalışana yeterli veya hiç koruma sağlamayan işlerin yapısallaşmaya başladığı görülmektedir. 35 Erdut, Enformel. 36 ILO, Decent, s ILO, Women and Men in the Informal Economy: A Statistical Picture, International Labour Office, Employment Sector, Geneva, 2002, s

14 DOSYA (rapor) KAYITDIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELE İÇİN ULUSAL EYLEM PLÂNI * TÜRK-İŞ RAPORU 8 Mayıs 2006 da TÜRK-İŞ Başkanlar Kuruluna Sunulan Rapor Amaç Türkiye de kayıtdışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede 2004 yılı itibariyle istihdam edilenlerin yüzde 53,0 ünün herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kaydı bulunmamaktadır. Kayıtdışı istihdam özellikle ücretsiz aile işçiliği ve kendi hesabına çalışanlar ile yevmiyeli olanlarda yüksektir. Kayıtdışı istihdamın yaygınlığı sosyal hukuk devleti uygulamalarının, sendikal örgütlenmenin önündeki en önemli engellerden biridir. Kayıtdışı istihdamla mücadele başta sendikalar olmak üzere, tüm sosyal taraflar ile kamu kurum ve kuruluşlarının, sendikaların başta gelen görev ve sorumluluğu olmalıdır. Durum Tespiti * Bu çalışma Enis Bağdadioğlu tarafından yapılmıştır. Son bölümdeki yol haritası TÜRK-İŞ danışman ve uzmanlarının katkısıyla hazırlanmıştır. Kayıtdışı çalıştırmanın ortaya çıkmasında ve yaygınlaşmasında ülkede uygulanan ekonomik, malî ve sosyal politikaların etkisi bulunmaktadır. Türkiye de kurallara dayalı ekonomik yapının egemen kılınması ve geliştirilmiş olan kuralların kurumlar tarafından özenle uygulanması yerine kayıtdışı istihdam yaygınlaştırılmakta ve bu durum kurallara uygun davrananlar aleyhine haksız rekabete yol açmaktadır. Kayıtdışılığa yol açan sebepler; daha çok faaliyetlerin belge düzenine dayandırılmaması ve beyan edilmemesi, vergi ve sosyal güvenlik payları gibi malî yükümlülüklere ve diğer düzenlemelere uyulmaması biçiminde ortaya çıkmaktadır. Kayıtdışılığa yol açan sebeplerden biri ekonomiktir. İzleme ve denetlemenin güç olduğu tarım ve hizmet sektörlerinin ekonomi içindeki ağırlığı, küçük işletmeler tarafından yürütülen ekonomik faaliyetlerin yaygınlığı önemli unsurlardır. İşletmeler küçüldükçe kayıt dışı işçi çalıştırma artmaktadır. Çalıştırılan işçi sayısına bağlı olarak getirilen bazı yükümlülükler de işletmelerin daha da küçülmesine neden olmaktadır. İşsizliğin yaygınlaştığı, yeni istihdam alanlarının yeterli olmadığı durumlarda işsizler, kayıtlı ekonomide bulamadığı istihdam imkânlarını kayıt dışı faaliyetlerde arayacaklardır. İşverenler ise işçi maliyetlerini düşürmek ve istihdam-üretim açısından esnek davranabilmek için kayıt dışına yönelmektedir. Kamu maliyesinden kaynaklanan sebepler, kayıt dışının bir diğer nedenidir ve kısaca vergi vermeme olgusuyla açıklanmaktadır. Gerçekte Türkiye, ücretliler hariç tüm mükellefler için bir vergi cennetidir. Vergi düzenlemeleri ve vergi idaresi, vergi vermemeyi teşvik eder niteliktedir. Toplumun kültür yapısı, moral ve ahlakî değerleri ile eğitim düzeyi ve özellikle kırdan kente göç olgusu gibi sosyal faktörle kayıt dışılığın gelişmesine ve yaygınlaşmasına yol açan 53

15 Dosya (rapor) unsurlar olmaktadır. Hukuk ve adalet sisteminin ihtiyaçlara cevap verecek etkinlikte olamayışı yanı sıra politik kadroların geniş seçmen potansiyeli olduğu varsayımıyla bazı uygulamalara göz yummasını da (gecekondu da olduğu gibi, kaçak elektrik ve su kullanımında olduğu gibi, otopark mafyası, çek-senet mafyası gibi örgütlenmelerde olduğu gibi...) bu çerçevede görmek gerekmektedir. Teknolojik gelişmelerden kaynaklanan bazı sebepler de kayıt dışılığa yol açmaktadır. Gelişen teknolojilerle bazı sermaye malları (çeşitli makine, alet, tezgâh, bilgisayar vb. üretim araçları) evde üretimi daha kolay hâle getir- Fotoğraf: Mesude Bülbül 54

16 Dosya (rapor) mekte, insanlar geçim kaygısıyla kayıt dışı faaliyetlere yönelmektedir. Çalışanların büyük bir bölümü iş tercih edecek konumda değildir. Yoğun işsizlik ortamında, çalışma koşulları ne denli kötü de olsa, bulabileceği bir işte çalışmak zorundadır. Sosyal güvenlik sisteminin etkin çalışmayışı, sisteme kayıtlı olmakla olmamak arasında fayda-maliyet kıyaslamasına yol açmakta ve tercihi belirlemektedir. Etkin ve verimli bir sosyal güvenlik sistemi olmadığı, cezaî yaptırımların caydırıcı olmadığı veya denetimin yetersiz olduğu, sosyal güvenlik primleri gibi istihdamla ilgili kesintilerin yüksek bulunduğu, kısacası kayıtlı sektörde bulunmaya göre alternatif maliyetin düşük olduğu bir yapıda kişiler kayıt dışında kalmayı tercih etmektedir. Kayıtdışı İstihdamın Sonuçları Kayıtdışı ekonominin olumsuz sonuçları öncelikle çalışma hayatında ortaya çıkmaktadır ve bu durum kayıtdışı istihdamdan kaynaklanmaktadır. Kayıt dışı istihdam, her şeyden önce sosyal güvenlik sisteminin etkinliğini bozmaktadır. Kayıtdışı istihdam; çalışanların gerekli vasıflara sahip olmaması ve asgarî yaş haddi (çocuk çalıştırma), asgarî ücret, fazla mesai, işyeri standartları, işçi sağlığı ve güvenliği gibi konulardaki düzenlemelere uyulmaması anlamına gelmektedir. Gerekli sosyal güvenlik, vergi ve diğer fonların eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi durumunda, çalışan nüfus sosyal güvenlik şemsiyesi altında kapsanmamakta, yeterli prim toplanamamakta, sosyal güvenlik kuruluşları da başta finansman zorlukları olmak üzere çeşitli sıkıntılarla karşılaşmakta ve kendilerinden beklenen hizmeti yerine getirememektedir. Kayıtdışı istihdamın bir diğer yönü de, kayıtdışı çalışanların sendikal haklardan yoksun olmasıdır. Çeşitli gerekçelerle kayıt dışı çalışmak zorunda kalanlar, sendikasız olma ve sosyal güvenlik kapsamı dışında olma, sağlıksız ortamlarda, işyeri ve iş güvenliği olmadan, pazarlık gücünden yoksun ve korumasız, istismara açık olarak çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Türkiye de kayıt dışı istihdamın ülke ekonomisine maliyeti fazladır. Asgarî ücret temel alınarak yapılacak bir hesaplama, kayıtdışı istihdam nedeniyle alınamayan sosyal sigorta ve vergi kaybının boyutunu ortaya koymaktadır. Kayıt dışı çalışan potansiyel ücretli yaklaşık 5,7 milyon kişi temel alınarak hâlen geçerli brüt YTL/Ay tutarındaki asgarî ücret üzerinden kayıtlı duruma getirilmesi sağlanırsa, devletin gerek sosyal sigorta primi (işsizlik sigortası primi dahil) ve gerek gelir vergisi açısından önemli geliri söz konusu olacaktır. Kayıtdışı istihdamdan dolayı devletin yıllık kaybı toplam 18,0 milyar YTL (18,0 katrilyon lira) olarak hesaplanmaktadır. Neler Yapılabilir? Kayıtdışı istihdamın önlenebilmesi için atılması gereken bazı adımlar vardır. Özellikle maliyetleri istihdam vergileri yönünden azaltıcı adımlar, işverenlerin kayıtdışı istihdama yönelik eğilimini bir ölçüde azaltacaktır. Bu amaçla, işçi ücretlerinden yapılan gelir vergisi ve sosyal sigorta prim kesinti oranlarının çeşitli biçimlerde azaltılması, kayıtdışı istihdamı, bir ölçüde de olsa, zayıflatacaktır. Kayıtdışı istihdama yönelik yaptı- 55

17 Dosya (rapor) rımının artırılması da önemlidir. Yaptırımın uygulanabilmesi ise, devletin bu alandaki denetiminin artırılmasına bağlıdır. Mevzuatın basitleştirilmesi, en azından bazı işverenlerin kayıtdışı çalıştırma eğilimini zayıflatacaktır. Hükûmet, kayıtdışı istihdamla mücadelede sendikalarla yakın bir işbirliği gerçekleştirmelidir. Özellikle kayıtdışı istihdam edilen işçilerin belirlenmesinde ve devletin yetkili birimlerinin bu konuda bilgilendirilmesinde, sendikalar ile yapılacak işbirliğinin büyük katkısı olacaktır. Genel olarak kayıt-dışı sektör kayıt altına alınmadan kayıtdışı istihdamın önlenmesi mümkün değildir. Kayıt-dışılığı önleyici düzenlemeler yapılmalıdır. Bu konularda kamuoyunun bilgilendirilmesi ve duyarlı hâle getirilmesi de, gösterilen çabalardan sonuç alınmasını sağlayacaktır. Kayıtdışı istihdamın karmaşıklığı, bu sorunun çözümü doğrultusunda yapılacak girişimlerin çoklu katılım yoluyla ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. TÜRK-İŞ in Yaklaşımı TÜRK-İŞ, çalışma hayatının temel sorunları konusunda, Anatüzüğü, Genel Kurul Kararları, Başkanlar Kurulu Kararları ve Yönetim Kurulu Kararları temelinde görüşler geliştirmektedir. Bu kapsamda TÜRK-İŞ, kaçak işçilikle mücadeleye büyük önem vermekte kaçak işçilik ve kaçak işçilikle mücadele konusunda tüm sosyal tarafların katılımıyla bir ulusal eylem plânı hazırlanmasını ve kayıtdışı istihdama yönelik mücadelenin çok yönlü bir bütünsellik içinde sürekli olması gereğine işaret etmektedir. Kayıtdışı istihdamla mücadele için hükûmetle birlikte tüm sosyal tarafların katılacağı bir ulusal komite oluşturulması bu açıdan önem taşımaktadır. Oluşturulacak Ulusal Komite de; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı DPT Müsteşarlığı SSK Genel Müdürlüğü Sosyal Taraflar (TÜRK-İŞ, TİSK, vb) İlgili Kuruluşlar (TOBB, TESK, TZOB, TÜRMOB, T. Müteahhitler Birliği, vb) ILO gibi kurum ve kuruluşlar yer almalıdır. Yol Haritası Oluşturulacak komitenin kayıtdışı istihdamla ilgili mücadele çalışmalarında temel alması gereken hedefler şunlar olmalıdır: 1- Amaç, kayıt dışı istihdamı (yabancı kaçak işçiler dahil) 3 yıl sonunda kabul edilebilir bir seviyeye (% 5-10) indirmektir. 2- Bu üç yıllık süre mücadele süresi olarak tanımlanacaktır. 3- Bu mücadele; a) Siyasî kararlılık, yani mücadeleye samimiyetle karar vermek, b) İşçi ve işveren sendikaları başta olmak üzere sosyal bileşenler ile işbirliği yapmak yani onların yardımını istemek, c) Tam istihdamı amaç edinmek ve buna uygun politikalar üretmek, ilkelerine dayalı olmalıdır. 4- Mücadele süresi içinde denetim birim ve elemanları kayıt dışı işyeri/ işletmeleri belirlemeye ve kayıt altına almaya yönelecektir. 5- Mücadele süresi içinde tüm denetim birim ve elemanları bir merkez tarafından yönetilecektir. 6- Mücadele süresinde resmî denetim elemanlarına ilâve olarak (trafik denetimlerinde olduğu gibi) gönüllü müfettişler oluşturulacaktır. 7- Mücadele süresi içinde kendi başvurusu ile kayıt altına giren işyeri/işletmeler bu tarihten itibaren 3 yıl süre ile gözetim altında tutulacaklar ve bu süre içinde yanıltıcı ve kayıt dışı bir eylemde bulunmamak koşulu ile kayıt altına girdikleri tarihten öncesi eylemleri nedeniyle cezalandırılmayacaklardır. 8- Kendi başvurusu ile kayıt altına giren işyeri/işletmeler gözetim süresi içinde belirlenecek bazı muafiyet ve istisnalardan yararlanacaklardır. 9- Kayıt altına alma oranına ve kayıtlı istihdam artışına bağlı olarak (kayıt altına alınan çalışanlardan sağlanacak yeni prim gelirleri de dikkate alınarak) vergi ve sosyal güvenlik prim oranlarında indirime gidilecektir. Bu indirimlerden yalnızca çalışanları örgütlü ve toplu iş sözleşmesi olan işyeri/işletmeler yararlanabilecektir sayılı Sendikalar Kanunu nda yapılacak değişiklikler ile; a) İşsizlerin bir süreyle ile sınırlı olmadan sendika üyesi olmaları sağlanacaktır, b) İşçi emeklilerinin sendika üyesi olabilmeleri veya derneklerinin sendika hâline gelmesi ve konfederasyonlara üyeliği sağlanacaktır, c) Mücadele süresince sendika üyeliği zorunlu olacak ve sendika üyesi olmayanlar işe giremeyecektir. 11- Mücadele süresi içinde kayıt altına kendi başvurusu ile giren işyeri/ işletmelerde sendikalar verimliliğin ve kârlılığın sağlanması için özverili bir destek vereceklerdir. 12- Mücadele süresi içinde öğrenciler dışında kalan nüfus herhâlde bir örgüte kayıtlı olacaktır. 13- Bu esaslar içerisinde kayıt dışı istihdamla mücadele için Ulusal Eylem Plânı oluşturulacak Ulusal Komite tarafından süratle hazırlanacaktır. 56

18 DOSYA (makale) ELMANIN ÖTEKİ YARISI: ENFORMEL SEKTÖR İŞÇİLERİ CEM ÖZATALAY Ar. Gör. Galatasaray Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü Uzun yıllar boyunca yalnızca malî disipline ilişkin bir sapma olarak gündeme gelen ve bu çerçevede inceleme nesnesi yapılan enformel ekonomi, son yıllarda çalışma sosyolojisi, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri gibi akademik disiplinlerin de ilgilendiği bir başlık hâline dönüştü. Üretimin parçalanması, esnek istihdam, sigortasız çalıştırılma gibi başlıklar, emek eksenli çalışmalar yürüten akademik çevrelerde olduğu kadar sendikal çevrelerde de yaygın bir biçimde tartışılmaya başlandı. Kuşkusuz bu yaklaşım değişiminde, enformel sektör kapsamında çalışanların toplam işgücü içindeki oranının istikrarlı bir biçimde yüzde 50 ler düzeyinde seyretmesinin belirleyici olduğu söylenebilir. Yine de enformel sektör kapsamındaki çalışanların oranındaki yüksekliğe ve son yıllarda bu alana dönük ilgideki artışa rağmen, ampirik nitelikteki araştırmaların sayısının hâlen bir elin parmaklarını geçmediğini belirtmek gerekiyor. Kuşkusuz bu durum, Türkiye de çalışma yaşamı üzerine ampirik araştırma yapma geleneğinin zayıflığının bir yansıması olarak da görülebilir. 1 Bu zayıflığın yarattığı handikaplarla, yılları arasında İkitelli deki enformel sektör çalışanları üzerine yürüttüğümüz araştırma sırasında fazlasıyla karşılaştık. 2 Bilgi üretimi sürecinde temel yasa niteliğinde olan tez-antitez-sentez diyalektiğinden neredeyse hiç yararlanamadık. Öyle ki, araştırmaya başlarken üzerinden hareket edebileceğimiz bir tez mevcut değildi. Başvuruda bulunma şansına sahip olabildiğimiz yegâne ampirik araştırma, yer yer 1 Sosyolojinin bir disiplin olarak doğuşuna büyük ölçüde kaynaklık etmiş olan çalışma sosyolojsi veya endüstri sosyolojisi alanlarında Türkiyeli bir sosyoloğun kaleme almış olduğu her hangi bir temel kitabın olmaması bu bahisteki kısırlığın önemli göstergelerinden birisidir. 2 K. Cem Özatalay, La Situation de classe des travailleurs du secteur informel en Turquie : Le cas d Ikitelli (Türkiye de Enformel Sektör İşçilerinin Sınıfsal Durumu : İkitelli Örneği), Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (Danışman : Doç. Dr. Ayşegül Yaraman), Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, marjinal sektöre dair çıkarımlarda bulunmasından ötürü Korkut Boratav ın İstanbul ve Anadolu dan Sınıf Profilleri başlıklı çalışması oldu. 3 Çöldeki vaha misali yararlandığımız bu çalışmayı bir kenara bırakacak olursak, araştırmamız büyük oranda el yordamıyla ve yabancı referanslara atıfta bulunmak yoluyla ilerlemek zorunda kaldı. Bu durum, aşağıda kimi sonuçlarını paylaşacağımız araştırmanın zayıflıklarının, tek gerekçesi olmasa da, en azından hafifletici sebebi olarak değerlendirilmelidir. Enformel sektör çalışanlarının sınıfsal durumunu sorgulamayı hedefleyen İkitelli araştırması, enformel sektör çalışmanın nasıl konumlandırılacağı ve bir çalışan kesiminin sınıfsal durumunun sorgulanmasının nasıl mümkün olacağı üzerine kimi netliklere ulaşmayı gerektirmekteydi. Dolayısıyla, söz konusu iki sorunun yanıtları üzerinde bu yazı çerçevesinde de 3 Korkut Boratav, İstanbul ve Anadolu dan Sınıf Profilleri, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul,

19 kısaca durmak gereklidir. Yazının devam eden bölümünde ise, söz konusu araştırmanın sonuçlarından hareketle, esnek çalışma tarzının ortaya çıkardığı kimi toplumsallaşma formları ve bu formların söz konusu çalışanlardaki kolektif eylem kapasitesi üzerindeki etkileri tartışılacaktır. Sonuç bölümünde ise, sendikal hareketin içinde bulunduğu krizden çıkışıyla, enformel sektör işçilerinin mevcut dezavantajlı durumlarından kurtuluşu arasında bir paralellik kurmanın mümkün olup olmadığı konusunda kimi saptamalar yapılacaktır. Araştırmanın Teorik Öncülleri Toplumsal incelemelerde enformel ekonomi kavramının kendisine yer bulmasının 1970 li yıllara dayandığı bilinmektedir. Keith Hart, daha önceki dönemde yaygın biçimde kullanılan marjinal sektör terimi yerine enformel ekonomi terimini ilk kez kullanan araştırmacı olmuştur. 4 İzleyen yıllarda, özellikle ILO tarafından yürütülen araştırmalarda az gelişmiş ülkelerdeki işgücünün enformel faaliyetleri üzerinde durmaya önem verildiği gözlemlenmektedir. Tüm bu çalışmalarda, enformel ekonominin az gelişmişlikle ilişkili olarak ortaya çıktığı tespiti ve ülkenin ekonomik gelişmesinin bir sonucu olarak da ortadan kalkacağı beklentisi hemen hemen ortak bir biçimde benimsenmiştir. Aslında dönemin hâkim paradigması olan ilerlemeci kavrayış enformel faaliyetlere dair geliştirilen yaklaşımlara da damgasını vurmuştur. Söz konusu yaklaşımın sahiplerine göre, formel ekonomi alanı sermaye yoğun teknolojiyle faaliyette bulunan ve modern örgüt yapısına sahip kurallı işletmeler- 4 Keith Hart, Gana üzerine 1971 yılında yayınladığı Urban unemployment in Africa isimli araştırmasında ilk kez enformel ekonomi terimini kullanmıştır. den oluşurken, enformel ekonomi alanı küçük ticaret, zanaatsal üretim ve geleneksel dayanışma biçimlerinin hâkimiyeti gibi temalarla tanımlanmıştır. Bu kavrayışa göre, nasıl ki, cemaatten topluma, geleneksel olandan modern olana geçiş kaçınılmazsa; aynı biçimde enformel ekonominin yerini formel ekonomiye bırakması da kaçınılmazdır. Doğrusal ve tek boyutlu gelişmeye dayalı modernist paradigma enformel ekonomi üzerine çalışmalara da damgasını vurmuştur. Gerçekten de, 1980 lere gelene kadar enformel ekonominin seyri yukarıda anılan ilerlemeci yaklaşımın sahiplerini doğrularcasına küçülme trendi izlemiştir. Ne var ki, bu küçülme eğilimi dünya kapitalizminin yeniden yapılanma sürecine girmesine bağlı olarak 1980 lerden itibaren anîden tersine dönmüş ve böyle olunca da ilerlemeci ve formel/enformel ikiliğine 58 Fotoğraf: Ercan Arslan

20 Dosya (makale) dayanan yaklaşım, enformel ekonominin nesnel gelişme seyri karşısında açıklayıcılık gücünü büyük oranda yitirmiştir. Öyle ki, 1980 lerde başlayan büyüme eğilimi günümüze dek devam etmiş ve bugüne gelindiğinde küresel ölçekte tarım dışı aktif işgücünün yaklaşık dörtte biri geçimini enformel nitelikteki ekonomik faaliyetlerden sağlar duruma gelmiştir. İlerlemeci ve ikici yaklaşıma bir itiraz olarak gelişen Bağımlılık Teorisi Okulu, enformel ekonomik faaliyetleri formel faaliyetlerle bir karşıtlık içinde değil, tam tersine bir eklemlenme ve bağımlılık ilişkisi içinde tanımlama yoluna gitmiştir. Bu okul mensuplarından olan Alejandro Portes ve Manuel Castells, enformel ekonomik faaliyetlerin toplumun marjında yaşayan yoksulların geçinmek için yöneldikleri geleneksel işlere indirgenemeyeceğinin altını çizerek, enformel ekonomiyi kapitalist üretim ilişkilerinin özgül bir formu olarak tanımlamışlardır. 5 Aynı perspektifi izleyen Faruk Tabak da enformel ekonominin, sürekli değişim ve yeniden yapılanma dinamiğini içinde barındıran kapitalizminin yapısal dönüşümüyle güçlü bir biçimde ilişkili olarak yeniden şekillendiğine vurgu yapmaktadır. 6 Özetle Bağımlılık Okulu, enformel ekonomiyi, az gelişmişlikten kaynaklanan geçici bir bozukluk ve bir sapma olarak tanımlamak yerine, dünya kapitalizminin yeniden yapılanmasının doğurduğu özgül bir üretim ilişkileri biçimi olarak tanımlamıştır. Bu yaklaşımın sahipleri, formel ekono- 5 Alejandro Portes - Manuel Castells, World Underneath: The Origins, Dynamics, and Effects of the Informal Economy, The Informal Economy Studies in Advanced and Less Developed Countries içinde, The John Hopkins University Press, Londra, 1991, sf Faruk Tabak, Dünya Ekonomisi ve İnformelleşme Süreci, Defter, No: 35, Kış miyle enformel ekonomiyi birbiriyle karşıtlık içinde ele almak yerine, birbirini tamamlayarak ve besleyerek paralel gelişim seyri izleyen bir bütünlük çerçevesinde incelemişlerdir. İkitelli çalışmasının araştırma evreni belirlenirken Bağımlılık Okulu nun yaklaşımları hareket noktası olarak benimsenmiştir. Öyle ki, enformel ekonomi içinde yer alan geleneksel sayılabilecek faaliyet alanlarında (pazarcılık, seyyar satıcılık vb.) çalışanlara ağırlık vermek yerine, yalnızca iç pazara dönük değil aynı zamanda ihracata dönük üretimde bulunan tekstil ve konfeksiyon gibi sektörlerle bağlantılı olarak istihdam edilen enformel sektör çalışanlarının çoğunluğunu temsil ettiği bir örneklem kümesi oluşturulmuştur. Örneklem kümesi belirlenirken sosyal güvenlikten yoksun olarak istihdam edilmek yegâne kriter olarak kabul edilmiştir. Yaklaşık 150 bin kişi- 59 Fotoğraf: Ercan Arslan

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE ENFORMEL İSTİHDAMIN BOYUTLARI

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE ENFORMEL İSTİHDAMIN BOYUTLARI DOSYA (makale) GELİŞMİŞ ÜLKELERDE ENFORMEL İSTİHDAMIN BOYUTLARI RECEP KAPAR Yrd. Doç. Dr. Muğla Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Giriş Dünyada enformel ekonomi ve istihdamın

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi SOSYAL GÜVENLİK REFORMU A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İşgücünün Durumu TÜRKİYE KENT KIR 2005 2006 2005 2006 2005 2006 Kurumsal olmayan sivil nüfus (000) 71 915 72 879 44 631 45

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ Komşular SUNAR T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ Asgari Ücretin Tanımı Çalışan bir kişinin en azından temel ihtiyaçlarını

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 KAMU İSTİHDAM RAPORU (Aralık, 2015) Ø KAMU SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİ SAYISI YÜZDE 3,4! GERİLEDİ. KADROLU İŞÇİ SAYISI İSE YÜZDE 4,6 DÜŞTÜ! Ø BELEDİYELERDE KADROLU İŞÇİ SAYISI

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) I. SON BİR YILDA İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER (OCAK 2013 İTİBARİYLE) a. İŞGÜCÜ KOMPOZİSYONU:

TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) I. SON BİR YILDA İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER (OCAK 2013 İTİBARİYLE) a. İŞGÜCÜ KOMPOZİSYONU: TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) (Ocak 2013 TÜİK HİA Verilerinin Değerlendirilmesi) Türkiye İstatistik Kurumu nun (TÜİK) Ocak 2013 Hanehalkı İşgücü İstatistikleri, 14 Nisan 2013 tarihli

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ESNEK GÜVENCE BAĞLAMINDA TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENCE Yasemin KARA Ağustos 2009 İÇERİK GİRİŞ TÜRKİYE HOLLANDA SONUÇ ve DEĞERLENDİRME 2 GİRİŞ 3 Matra Projesinin Temelleri Bu çalışma

Detaylı

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Lütfi ĠNCĠROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı GiriĢ Nüfusunun yarısı kadın olan ülkemizde, kadınların işgücü piyasasına

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN CALISMALARI ANABİLİM DALI Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği Yüksek Lisans Bitirme Projesi Derya Demirdizen Proje Danışmanı Prof.

Detaylı

Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış

Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış 2050'ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış Prof. Dr. Yusuf Alper (Uludağ Üniversitesi) Yard. Doç. Dr. Çağaçan Değer (Ege Üniversitesi) Prof. Dr. Serdar Sayan (TOBB

Detaylı

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi Büyükdere Cad. No. 106 34394 Esentepe - İstanbul AçıkDeniz Telefon Bankacılığı: 444 0 800 www.denizbank.com Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi 2013 Mali Verileri DenizBank bir Sberbank

Detaylı

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr İKT442 Gelir Dağılımı Türkiye de Gelir Dağılımı Ve Yoksulluk Bir ekonomide belli bir dönemde yaradlan gelirin kişiler, hane halkları, sınıflar ve ürejm faktörleri arasında bölüşülmesini ifade etmektedir.

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

Esnek Güvence Kavramı ve Türk Sosyal Güvenlik Mevzuatındaki Yeri. Sosyal Güvenlik Uzmanı Varol DUR

Esnek Güvence Kavramı ve Türk Sosyal Güvenlik Mevzuatındaki Yeri. Sosyal Güvenlik Uzmanı Varol DUR Esnek Güvence Kavramı ve Türk Sosyal Güvenlik Mevzuatındaki Yeri Sosyal Güvenlik Uzmanı Varol DUR 1 İçerik o Esneklik ve Güvenlik Kavramları o Esnek Güvence Kavramı o Avrupa Birliği nde Esnek Güvence o

Detaylı

Başarılı Mesleki Beceri ve İstihdam Politikaları

Başarılı Mesleki Beceri ve İstihdam Politikaları Başarılı Mesleki Beceri ve İstihdam Politikaları Gösterge 2004 2008 2012 Nüfus (Bin Kişi) 66.379 69.724 73.604 15+ Nüfus (Bin Kişi) 47.544 50.772 54.724 Genç Nüfus (15-24 yaş) (Bin Kişi) 11.840 11.490

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA GÜNDEM Türkiye - Genel Bilgiler Orijinal - Jenerik İlaç Türkiye İlaç Sektörü Diğer Ülkeler ile Karşılaştırma Değerlendirme ve

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

OECD Gelir ve Kazançlar Üzerinden Alınan Vergiler/GSYH (2011) (Mahalli İdare Vergi Gelirleri Dahil)

OECD Gelir ve Kazançlar Üzerinden Alınan Vergiler/GSYH (2011) (Mahalli İdare Vergi Gelirleri Dahil) Danimarka Norveç Yeni Zelanda İzlanda İsveç Finlandiya Belçika Avustralya Kanada İtalya Lüksemburg İsviçre İngiltere Avusturya ABD OECD İrlanda Almanya Hollanda AB 27 Fransa İsrail İspanya Şili Japonya

Detaylı

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular PLATFORM NOTU'15 / P-3 Yayınlanma Tarihi: 05.02.2015 * Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular Cem Başlevent 1 YÖNETİCİ ÖZETİ Son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen, kayıtdışı

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB ÜLKELERĠNDE YATIRIM ORTAMININ ÇEKĠCĠLĠK SIRALAMASI, 2005 Yeni Zelanda ABD Kanada Norveç Avusturalya Danimarka İngiltere

Detaylı

Hayata Destek Derneği 27 Haziran 2014 Gezici ve Geçici Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliği Toplantısı Politika Önerileri

Hayata Destek Derneği 27 Haziran 2014 Gezici ve Geçici Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliği Toplantısı Politika Önerileri Hayata Destek Derneği 27 Haziran 2014 Gezici ve Geçici Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliği Toplantısı Politika Önerileri 1. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından izleme ve önleme mekanizmalarının

Detaylı

EURO BÖLGESİ NDE İŞSİZLİK

EURO BÖLGESİ NDE İŞSİZLİK EURO BÖLGESİ NDE İŞSİZLİK MAYIS 2012 ANKARA EURO BÖLGESİNDE İŞSİZLİK 2 Mayıs 2012 tarihinde Eurostat tarafından açıklanan verilere göre Euro bölgesinde işsizlik oranı, Mart sonu itibariyle 1999 yılında

Detaylı

TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK

TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK Yrd. Doç. Dr. S. Alp LİMONCUOĞLU İzmir 2010 TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK BİRİNCİ BÖLÜM İŞGÜCÜ PİYASASINDA

Detaylı

Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı

Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı Prof. Dr. Serdar SAYAN TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi 4. Türkiye Nüfusbilim Kongresi Ankara 6 Kasım 2015 Yaşlılık (Emeklilik) Sigortası Türkiye de çalışanların

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar TARIM SEKTÖRÜ 1. Tarım sektöründe istihdam şartları iyileştirilecektir. 1.1 Tarıma yönelik destekler ihtisaslaşmayı ve istihdamı korumayı teşvik edecek biçimde tasarlanacaktır. Hayvancılık (Tarım Reformu

Detaylı

Türkiye de Çevre Yönetimi için Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi Projesi

Türkiye de Çevre Yönetimi için Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi Projesi Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir. Türkiye de Çevre Yönetimi için Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi Projesi Ambalaj Atıkları Direktifi DEA TOBB Danışma Toplantısı 26 Şubat 2015,

Detaylı

AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma

AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB Eşleştirme Projesi, Ankara Kursun 6. Haftası Carin Lindqvist-Virtanen Genel Müdür Yardımcısı Sigorta Bölümü AB Sosyal Politikası Sınırlı Yetkinlik Serbest

Detaylı

Avrupa: bir ve bölünmemiş? Avrupa da Ekonomik Modeller

Avrupa: bir ve bölünmemiş? Avrupa da Ekonomik Modeller Avrupa: bir ve bölünmemiş? Avrupa da Ekonomik Modeller Konular Avrupa daki sosyoekonomik modeller: Rhineland Anglo-Saxon Akdeniz İskandinav Uygulama Modellerin performansı Türkiye nerede duruyor? 2 Avrupa

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında

Detaylı

www.ankaraisguvenligi.com

www.ankaraisguvenligi.com İş sağlığı ve güvenliği temel prensiplerini ve güvenlik kültürünün önemini kavramak. Güvenlik kültürünün işletmeye faydalarını öğrenmek, Güvenlik kültürünün oluşturulmasını ve sürdürülmesi sağlamak. ILO

Detaylı

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar

Detaylı

KAYIT DIŞI İSTİHDAM VE SOSYAL GÜVENLİK

KAYIT DIŞI İSTİHDAM VE SOSYAL GÜVENLİK KAYIT DIŞI İSTİHDAM VE SOSYAL GÜVENLİK M. Kemal OKTAR * Sosyal Güvenlik Hukuku bakımından kayıt dışı istihdam olgusu; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu ve 2821 sayılı Sendikalar

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ

AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ NİSAN 2016 ANKARA İçindekiler GİRİŞ... 2 AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ... 2 I. AB BÜTÇESİNİN GELİRLERİ... 2 II. AB BÜTÇESİNİN HARCAMALARI... 4 1. Akıllı ve Kapsayıcı Büyüme... 4 2. Sürdürülebilir

Detaylı

tepav OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Aralık2011 N201161 POLİTİKANOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Aralık2011 N201161 POLİTİKANOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Aralık2011 N201161 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Dinççağ 1 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Başta ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri

Detaylı

KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELEDE SOSYAL DİYALOG GAZİANTEP HAK-İŞ,DİSK,TÜRK-İŞ,TİSK ve SOSYAL ORTAKLAR

KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELEDE SOSYAL DİYALOG GAZİANTEP HAK-İŞ,DİSK,TÜRK-İŞ,TİSK ve SOSYAL ORTAKLAR KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELEDE SOSYAL DİYALOG GAZİANTEP HAK-İŞ,DİSK,TÜRK-İŞ,TİSK ve SOSYAL ORTAKLAR KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELEDE SOSYAL DİYALOG BUGÜN 1,5 MİLYON NÜFUSA YAKLAŞAN GAZİANTEP, 2.3 MİLYAR

Detaylı

EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI

EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI D EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI Devlet Planlama Örgütü İstatistik ve Araştırma Dairesi tarafından Ekim 2011 tarihinde uygulanan Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre,

Detaylı

YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER

YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER Son dönemdeki uluslararası tartışmalar, giderek artan eşitsizliklere ve bu durumun toplumsal

Detaylı

sosyal politikalar;vatandaşların asgari gelirlerini,sağlık,barınma ve eğitimi haklarını koruma altına alır. Refah devletinin 2.Dünya Savaşı ve 1970

sosyal politikalar;vatandaşların asgari gelirlerini,sağlık,barınma ve eğitimi haklarını koruma altına alır. Refah devletinin 2.Dünya Savaşı ve 1970 SOSYAL POLİTİKALAR REFAH DEVLETİN TARİHSEL DEĞİŞİMİ sosyal politikalar;vatandaşların asgari gelirlerini,sağlık,barınma ve eğitimi haklarını koruma altına alır. Refah devletinin 2.Dünya Savaşı ve 1970 ler

Detaylı

2008 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU NUN İSTİHDAM VE SOSYAL POLİTİKA BAŞLIKLI 19

2008 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU NUN İSTİHDAM VE SOSYAL POLİTİKA BAŞLIKLI 19 5 Kasım 2008 2008 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU NUN İSTİHDAM VE SOSYAL POLİTİKA BAŞLIKLI 19. FASLI İLE EKONOMİK VE SOSYAL HAKLAR BÖLÜMÜNÜN İLGİLİ KISIMLARININ MESS UZMANLARINCA YAPILAN GAYRIRESMİ TERCÜMESİDİR

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... TABLOLAR LİSTESİ... BİRİNCİ BÖLÜM AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELİŞİM SÜRECİ VE TÜRKİYE

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... TABLOLAR LİSTESİ... BİRİNCİ BÖLÜM AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELİŞİM SÜRECİ VE TÜRKİYE İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... TABLOLAR LİSTESİ... iii x BİRİNCİ BÖLÜM AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELİŞİM SÜRECİ VE TÜRKİYE DÜNYADAKİ BAŞLICA BÜTÜNLEŞME SÜREÇLERİ... 1 AVRUPA BİRLİĞİNİN TARİHİ GELİŞİMİ VE AMAÇLARI... 2

Detaylı

SAĞLıK KURUMLARıNDA İŞÇİ SAĞLıĞı HİZMETLERİ: BAZı AVRUPA ÜLKELERİNDEN ÖRNEKLER

SAĞLıK KURUMLARıNDA İŞÇİ SAĞLıĞı HİZMETLERİ: BAZı AVRUPA ÜLKELERİNDEN ÖRNEKLER SAĞLıK KURUMLARıNDA İŞÇİ SAĞLıĞı HİZMETLERİ: BAZı AVRUPA ÜLKELERİNDEN ÖRNEKLER Dr André Burgmeier, IUSTE (Institut Universitaire Santé Travail Environnement), Service de Médecine du Travail du Personnel

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa 1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa 1 27-11-2008 Küresel Kriz Çalışma Grubu Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ekonomik krizi fırsata dönüştürmenin yollarından biri: Kitlesel ölçekte işgücüne yeniden beceri kazandırma programları

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ Dilara SÜLÜN DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AB MASASI ŞEFİ (TD) Mayıs 2006 AB OTOMOTİV SEKTÖRÜ AB, dünya otomotiv pazarının %35'ine sahiptir. Otomobil

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

26 milyar YTL'den işsize düşen 1.2 milyar YTL

26 milyar YTL'den işsize düşen 1.2 milyar YTL İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 07/06/2007 26 milyar YTL'den işsize düşen 1.2 milyar YTL İşsizlik Sigortası'nın uygulamaya başladığı Mart 2002 tarihinden 31 Mart 2007 tarihine kadar geçen

Detaylı

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ 167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ Yrd. Doç. Dr. Barış ÖZTUNA Çankırı Karatekin Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri

Detaylı

Üçünc. önündeki ndeki meydan okumalar Önlemler. Bilgi paylaşma ve iyi pratikler sunma.

Üçünc. önündeki ndeki meydan okumalar Önlemler. Bilgi paylaşma ve iyi pratikler sunma. Üçünc ncü Çalışma GörüşmesiG mesi, Bükreş 10-11 11 Temmuz 2009 yılıy Yeni ekonomik şartlarda sosyal diyalogun gelişmesi için i in sendikalar ve işverenler i önündeki ndeki meydan okumalar Milli ve Sektör

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE GETİRİLEN YENİ İŞLEMLERİNE ETKİ EDECEK BAZI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE GETİRİLEN YENİ İŞLEMLERİNE ETKİ EDECEK BAZI 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE GETİRİLEN YENİ DÜZENLEMELERDEN ÜCRET HESAPLARINA VE MUHASEBE İŞLEMLERİNE ETKİ EDECEK BAZI KONULARIN AÇIKLANMASI 15 5510 SAYILI SOSYAL

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

15.660 Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi. Profesör M. Diane Burton MIT Sloan School of Management

15.660 Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi. Profesör M. Diane Burton MIT Sloan School of Management 15.660 Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi Profesör M. Diane Burton MIT Sloan School of Management Çalışanlara İş Hayatlarıyla İlgili Ne Kadar Söz Hakkı Verilmelidir? İşle ilgili konularda çalışanlara

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

MESLEKİ EĞİTİM VE İSTİHDAM KONUSUNDA 6111 SAYILI KANUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

MESLEKİ EĞİTİM VE İSTİHDAM KONUSUNDA 6111 SAYILI KANUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER MESLEKİ EĞİTİM VE İSTİHDAM KONUSUNDA 6111 SAYILI KANUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

Detaylı

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası OTP harcamalarının AB bütçesinin önemli bölümünü kapsaması, bu politikayı bütçe tartışmalarının da odak noktası yaparken, 2014-2020 Mali Çerçeve içinde tarım, kırsal

Detaylı

Sosyal İşler Ve Sağlık Bakanlığı nın Yapısı Ve Sorumlulukları

Sosyal İşler Ve Sağlık Bakanlığı nın Yapısı Ve Sorumlulukları Sosyal İşler Ve Sağlık Bakanlığı nın Yapısı Ve Sorumlulukları AB Eşleştirme Projesi, Ankara 5. Eğitim Haftası 21. Gün, 11 Nisan 2011 Klaus Halla Geliştirme Müdürü Sosyal İşler Ve Sağlık Bakanlığı nın Sorumlulukları:

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim)

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim) Rapor No: 212/23 Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (211/212 Ekim) Kasım 212 OSD OICA Üyesidir OSD is a Member of OICA 1. Otomobil Pazarı AB (27) ve EFTA Ülkeleri nde otomobil pazarı 211 yılı

Detaylı

28 Kasım 2007 tarihinde Hilton Otel Ankara da gerçekleştirilen Türkiye İş Kurumu IV. Genel kurulunda aşağıda belirtilen kararlar alınmıştır.

28 Kasım 2007 tarihinde Hilton Otel Ankara da gerçekleştirilen Türkiye İş Kurumu IV. Genel kurulunda aşağıda belirtilen kararlar alınmıştır. 28 Kasım 2007 tarihinde Hilton Otel Ankara da gerçekleştirilen Türkiye İş Kurumu IV. Genel kurulunda aşağıda belirtilen kararlar alınmıştır. İSTİHDAM POLİTİKASI ÖNERİLERİ Ülkemizin en önemli sosyal sorunu

Detaylı

TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ EKİM 2014 (SAYI: 30)

TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ EKİM 2014 (SAYI: 30) TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ 2014 (SAYI: 30) (Ekim 2014 TÜİK HİA Verilerinin Değerlendirilmesi) AÇIKLAMA TÜİK, Şubat 2014 döneminden itibaren Hanehalkı İşgücü İstatistikleri nde yeni zaman serisi başlatmış,

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

TÜRKIYE NIN EN BÜYÜK KULLANıLMAYAN

TÜRKIYE NIN EN BÜYÜK KULLANıLMAYAN TÜRKIYE NIN EN BÜYÜK KULLANıLMAYAN POTANSIYELI : KADıNLAR T.C. Devlet Planlama Teşkilatı Dünya Bankası TEMEL BULGULAR Türkiye deki birçok kadın çalışmak istiyor ancak çalışmalarını engelleyen bazı zorluklarla

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar TARIM SEKTÖRÜ 1. Tarım sektöründe istihdam şartları iyileştirilecektir. 1.1 Tarıma yönelik destekler ihtisaslaşmayı ve istihdamı korumayı teşvik edecek biçimde tasarlanacaktır. Hayvancılık Hazine Müstaşarlığı

Detaylı

MUKAYESELİ HUKUK VE TÜRK HUKUKUNDA İŞSİZLİK SİGORTASI İÇİNDEKİLER ÖZET KISALTMALAR TABLO LİSTESİ ŞEKİL LİSTESİ BÖLÜM I İŞSİZLİK

MUKAYESELİ HUKUK VE TÜRK HUKUKUNDA İŞSİZLİK SİGORTASI İÇİNDEKİLER ÖZET KISALTMALAR TABLO LİSTESİ ŞEKİL LİSTESİ BÖLÜM I İŞSİZLİK MUKAYESELİ HUKUK VE TÜRK HUKUKUNDA İŞSİZLİK SİGORTASI İÇİNDEKİLER ÖZET ABSTRACT İÇİNDEKİLER KISALTMALAR TABLO LİSTESİ ŞEKİL LİSTESİ GİRİŞ v vii ix xvii xviii xx xxi BÖLÜM I İŞSİZLİK A. İŞSİZLİĞİN TANIMI

Detaylı

Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 10,02% 9,07% 5,25% 3,10% Enerji sanayi. Oto sanayi. Gıda sanayi. Ağaç sanayi. İnformasyon teknolojisi

Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 10,02% 9,07% 5,25% 3,10% Enerji sanayi. Oto sanayi. Gıda sanayi. Ağaç sanayi. İnformasyon teknolojisi Metodoloji Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 25,0% 2 17,42% Birden fazla cevap 22,20% 15,0% 1 5,0% 12,89% 10,02% 9,07% 7,88% 8,11% 6,21% 5,97% 5,25% 5,49% 5,25% 3,10% 12,17% 10,26% 2,86% 3,58%

Detaylı

Araştırma. DİSK-Birleşik Metal İş. v 8 Mart gelirken kadın çalışanların durumu. No: 2 6.3.2003

Araştırma. DİSK-Birleşik Metal İş. v 8 Mart gelirken kadın çalışanların durumu. No: 2 6.3.2003 DİSK-Birleşik Metal İş v 8 Mart gelirken kadın çalışanların durumu Araştırma No: 2 6.3.2003 Türkiye de kadınlar 2000 li yıllarda hala birçok yasal ve geleneksel ayrımcılıkla karşı karşıya bulunuyor. 1980

Detaylı

Asgari Ücret Artırımın Etkileri Nelerdir?

Asgari Ücret Artırımın Etkileri Nelerdir? Asgari Ücret Artırımın Etkileri Nelerdir? Erhan Tarhan, SMMM Deloitte Vergi Müdür Yardımcısı Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2016 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Aralık ayında toplanacak.

Detaylı

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Prof. Dr. Serdar ÖZKAN İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir Ticaret Odası Meclis

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

Ülkemizdeki İşsizlik Sorununun Kısa Bir Değerlendirmesi ve Çözüm Önerileri. Erdem ALPTEKİN

Ülkemizdeki İşsizlik Sorununun Kısa Bir Değerlendirmesi ve Çözüm Önerileri. Erdem ALPTEKİN İşsizlik sorunu, dünyanın olduğu gibi ülkemizin de en önemli sosyal sorunudur. Son zamanlarda hızla artan işsizlik oranında ya da işsiz sayısında yaşadığımız son krizlerin payının çok büyük olduğu da unutulmamalıdır.

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE MESLEK HASTALIKLARI

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE MESLEK HASTALIKLARI 1 DÜNYADA VE TÜRKİYEDE MESLEK HASTALIKLARI Meslek hastalıkları, işyeri ortamında bulunan faktörlerin etkisi ile meydana gelen hastalıkların ortak adıdır. Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Çalışma Örgütü

Detaylı

1 - ALMANYA. 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi;

1 - ALMANYA. 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi; 1 - ALMANYA 4 tip ek emeklilik uygulaması vardır: 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi; Bu uygulamada bağımsız ek emekli kuruluşu oluşturulmaz veya ayrı bir fon kurulmaz,

Detaylı

Türkiye: Verimlilik ve Büyüme Atılımının Gerçekleştirilmesi

Türkiye: Verimlilik ve Büyüme Atılımının Gerçekleştirilmesi : Verimlilik ve Büyüme Atılımının Gerçekleştirilmesi 1 ANA BULGULAR Ekonomik atılım ile Kişi başına düşen GSYİH 2015 e kadar iki katına çıkarılabilecektir 6 milyon yeni istihdam olanağı yaratılabilecektir

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ NİN TÜRKİYE DE DESTEKLEDİĞİ BAZI HİBE PROGRAMLARI

AVRUPA BİRLİĞİ NİN TÜRKİYE DE DESTEKLEDİĞİ BAZI HİBE PROGRAMLARI AVRUPA BİRLİĞİ NİN TÜRKİYE DE DESTEKLEDİĞİ BAZI HİBE PROGRAMLARI Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 07-08 Temmuz 2006 Halil Serkan KÖREZLİOĞLU Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Yayın Desteği Hibe Programı

Detaylı

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında

Detaylı

TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI

TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI 1 AB de Özel Sağlık Sigortası Uygulamaları Geçtiğimiz dönemlerde sağlık harcamalarında kaydedilen artış, kamu sağlık sistemlerinin sürdürülmesinde sorun yaşanmasına

Detaylı

Sosyal Devlet Sosyal Belediyecilik İlkeler Uygulamalar

Sosyal Devlet Sosyal Belediyecilik İlkeler Uygulamalar Sosyal Devlet Sosyal Belediyecilik İlkeler Uygulamalar Sosyal Devlet Bir Sonuç Olarak Sosyal Devlet: Emek mücadelelerinin sonucu Demokrasinin Sonucu Tarihsel, toplumsal, coğrafik gelişmelerin sonucu Buradaki

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Maliye Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı SGK KOSGEB. Maliye Bakanlığı SGK KOSGEB İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Maliye Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı SGK KOSGEB. Maliye Bakanlığı SGK KOSGEB İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ 1. Sektörde mevcut istihdam imkanları geliştirilecektir. 1.1 Kadın istihdamı ÇSGB () Kadın istihdamını geliştirmeye yönelik aktif işgücü politikaları uygulanacaktır. İlk

Detaylı