SESĠN KARAKTERĠNĠ VE KALĠTESĠNĠ BELĠRLEYEN ETMENLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SESĠN KARAKTERĠNĠ VE KALĠTESĠNĠ BELĠRLEYEN ETMENLER"

Transkript

1 Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dergisi Sayı 32, Sayfa , 2011 SESĠN KARAKTERĠNĠ VE KALĠTESĠNĠ BELĠRLEYEN ETMENLER Aycan Özçimen 1, GülĢen Yaldız 2 1 Yrd. Doç. Dr., S.Ü. Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı, 2 S.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Müzik Yüksek Lisans, ÖZET Parmak izlerinin ayırt edici özelliğe sahip olması gibi insan sesinin de kişiye özgü, benzeri olmayan, karakteristik bir özelliği vardır. Bu ayırımı oluşturan faktör ise anatomik ve fizyolojik farklılıklardır. Sesin kalitesini ve karakterini belirleyen özellikler; fonasyon tipleri, ses atakları, ses gürlüğü, vibrato, rezonansın tını üzerindeki etkisi, ses registeri, ses genişliği ve ses türleridir. Vibrato, rezonansı ve tınıyı destekler rezonatörlerin kullanılmasını yardımcı olur. Dengeli kullanılan ataklarla, müzikal duyarlılık arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur. Register kavramını sadece ses perdesi ile değil, şiddet ve rezonansı ile düşünmek ayrıca bu kavram üzerinde de önemle durulması gerekir. Ses türlerini ve genişliklerini etkileyen en önemli anatomik özelliklerin başında vokal foldların boyutları gelmektedir. İnsan sesinin oluşumunda, bireyler arasında anatomik ve fizyolojik yapı farklılıkları olmasaydı; insan seslerinin birbirinden ayırt edilmesi mümkün olmazdı. Bu nedenle insan sesinin profesyonel kullanımını gerektiren mesleklerde; sesin karakteristik özellik taşıması, sesin kalitesi ve çeşitliliği büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Ses Kalitesi, Ses Türleri, Fonasyon.

2 Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dergisi Sayı 32, Sayfa , 2011 THE FACTORS THAT IN FLUENCE THE QUALITY AND THE CHARACTER OF THE VOICE Aycan Özçimen 1, GülĢen Yaldız 2 1 Yrd. Doç. Dr S.Ü. Ahmet Keleşoğlu Education Faculty Fine Arts Education Department Music Teaching Main Department 2 S.Ü. Institute Of Social Sciences, Master Of Music Department ABSTRACT Like fingerprints which has distinctive feature, human voice has private, unique, characteristic feature. Main factor, which shows distinction, is anatomic and physiological diversity. Sort of phonation, voice attack, voice vibrant, vibrato, effect of resonance on timbre, voice register, voice amplitude and sort of voice are the main factors that determine the features of quality and characteristic of voice. Vibrato supports the resonance and timbre,and helps to use resonator. There is a direct relationship between musical sensitivity and balanced attack. Conception of register is not only consider with tone but also volume and resonance and it should be paid attention. Size of vocal folds is the most important anatomic feature which effects sort of voice and voice amplitude. If there weren't any differences on the formation of human voice with the differences between individuals without the anatomical and physiological structure, it wouldn't be possible to distinguish between human voices. Because of this reason, should have characteristic features, quality and variety of voice have a great importance in jobs that need professional human voices. Key words: Voice Quality, Voice Types, Phonation

3 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 151 GĠRĠġ Ses, farklı perdelerde, farklı tınılarda, kişiden kişiye değişen, kendine özgü bir biçimde oluşur. İnsanlar ses özellikleriyle tanınır ve çoğu kez farkına varılmasa da ses, insanın varlığını ve kişiliğini belirler (Gerçeker, Yorulmaz, Ural, 2000). Ses, konuşmanın temel öğesi olup larinks, toraks ve akciğerler, kas-iskelet sistemi ve psiko-nörolojik sistemlerin birbirleriyle koordineli olarak çalışması sonucu oluşmaktadır (Berdan, 2007). SESĠ MEYDANA GETĠREN SĠSTEMLER Sesin oluşumunda; akciğerler (jeneratör sistem) enerjiyi, larinks (vibratör sistem) primer ham sesi, rezonans boşlukları (rezonatör sistem) ise sesin kalitesini oluşturmaktadır. Jeneratör sistem: Akciğerler, burun yolu, ağız yolu, soluk borusu ve diyafram kaburgaları, karnı ve diyaframı hareket ettiren kaslardır. Bu sistem sesin elde edilmesi için gerekli olan enerji ve yaşamak için gerekli hava alış verişini sağlar (Göğüş, 1995). Vibratör sistem (Larinks): Sesin üretildiği merkez olup, vokal foldların da içinde yer aldığı kas, kıkırdak ve sinirlerden oluşan organlar bütünüdür. Rezonatör sistem: Larinkste oluşan primer sesi büyüten ve parlatan organlardır. Larinks altı, torakal kavite, oral kavite, farinks bölgesi, maksiller, frontal, sifenoid sinüsler ve nazal kavitedir. FONASYON TĠPLERĠ Konuşma ve şarkı söylemenin temelini oluşturan fonasyon, kısaca ses üretme, seslemedir. Ekspirasyon esnasında merkezi sinir sistemi denetimiyle vokal foldların birbirleriyle birleşerek ayrılması ve hava ile titreşimin oluşması sonucunda primer ses meydana gelir. Bu ses kuru, niteliksiz ve çok düşük frekanstadır. Rezonans boşluklarına yayılan ses büyür, algıladığımız ve duyabildiğimiz hale dönüşür. Soluk verme sırasında trakea yoluyla akciğerlerden gelen havanın (ekspirasyon) ses tellerini titreştirmesiyle, ses üretilir. Buna fonasyon denir. O halde ses bir üründür. Ses üretme olgusu, ses tellerinin fonasyon sırasında santral sinir sistemi tarafından değişik frekanslara göre ayarlanması (mioelastik) ve belli kuvvetteki soluk basıncının etkisiyle bu tellerin pasif hareketleri (aerodinamik) sonucunda meydana gelir (Cevanşir ve Gürel, 1982, s. 42). Uygun fonasyon için beş şartın sağlanması gerekir. Bunlar; yeterli hava desteği, vokal foldların yakınlaşması (tam glottal kapanma), yeterli vibratuar kapasite,

4 152 A. Özçimen, G. Yaldız yeterli vokal fold şekli, uzunluğu ve gerginliğin kontrol edilebilmesidir (Özdoğanoğlu, 2006) Basut a (2003, s. 8) göre fonasyon için; vokal foldlar gergin olmalıdır. Bu işlevi krikotiroid ve vokal kaslar yerine getirir. Bunların kontraksiyonu ile vokal foldlar gerilir ve kalınlaşır. Kıkırdakların uygun duruma geçmesi, vokal foldların gerilmesi ve rimanın kapanması ile foldlar fonasyon durumuna geçer. Akciğerlerden gelen ekspirasyon havası rimayı kapatan vokal foldlara alttan basınç yapar. Hava basıncı belirli bir düzeye ulaşınca foldları gergin tutan kasların kuvvetini yener. Foldları yanlara doğru iterek rimayı açar. Sesin oluşması için 50 mmh2o basıncı gerekir. Orta perdeli seslerin çıkması için mmh2o, en ince sesler için 945 mmh2o basıncı gerekir. Doğru ve temiz bir ses üretimi için her şeyden önce gerilimden uzak, çözülmüş rahatlamış bir bedene ihtiyaç vardır. Zihinsel gevşeme ile birlikte, uyanık bir dikkat ve psikolojik olarak şarkı söylemeye hazır olma durumu, doğru ses üretmenin ön koşuludur. Bu koşul ise doğru bir soluk denetimiyle hazırlanabilir. Şarkı söyleme sırasında karın ve larinks kaslarında meydana gelen sertlikler istenmeyen koşulları yaratır. Vokal foldlarda serbestliği sağlayabilmek için, soluğun içeri alınması ve verilmesi sırasındaki bilinçli denetim ve bunun yanında işitme yetisinin katkısıyla gerçekleştirilen doğru, temiz ses üretme, ses kalitesini etkileyen en önemli faktördür (Çevik, 1997). Fonasyona başlamadan hemen önce vokal foldların birbirlerine yaklaşmasına vokal atak adı verilir ve üç farklı şekilde görülebilir. Bunlar havalı, sert ve yumuşak ataklardır. SES ATAKLARI (VOKAL ATAK) Doğru konuşma ve güzel şarkı söyleme için nefes tek başına yeterli bir etmen değildir. Temiz ve doğru fonasyon üretimi için nefes kaslarının yardımıyla, nefes kontrolünü sağlayarak nefes-ses bağlantısının iyi dengelenmesi yani vokal foldlar arasından fonasyon esnasında yeterli sürede, yeterli miktarda havanın düzenli olarak geçmesini sağlamak gerekir. İyi bir vokal tını ve atak için zihinsel olarak hazırlanırken şu unsurlar dikkate alınmalıdır. Bunlar: Her türlü gerilimden uzak bir vücut, doğru bir duruş İyi bir nefes ve nefes desteği Gerilimsiz bir larinks, doğru pozisyon Doğru artikülâsyon Estetik ton duygusu Sesin kalitesi, yüksekliği, rezonansı, müzikal cümlenin dinamik, canlı, esnek olması ve yapılan bu işin çok rahat ve kolay oluyormuş hissini yaratabilmesi,

5 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 153 büyük oranda ses atağının doğru pozisyonda alınıp, müzik cümlesinin aynı çizgide, kaliteden ödün vermeden devam ettirilmesine bağlıdır (Sabar, 2008) Vennard a (1967, s. 352) göre; şarkıcının ilk hedefi, nefes kaslarının edimi ile kapakçık kaslarındaki gerilim arasında bir denge oluşturmaktır. Bu sorunu çözmüş olan bir şarkıcının iyi bir atağa sahip olduğu söylenir. Kapakçık çok gevşek olduğunda, nefesin boşa harcanmasına ve ses üretimi sırasında sesin parlaklık ve yoğunluğunu yitirmesine yol açtığını belirtilmiştir. Bunun sonucunda vibrasyon çok zayıf oluşur ve kullanılan nefesin sebep olduğu bir hırıltı duyulur. Eğer bu hırıltı başlangıçta ortaya çıkıyorsa h harfi gibi duyulur. Şarkı söyleme esnasında ses aygıtının kaslarını, işlevlerini düşünerek sesin tınlatılmaya çalışılması, zihinde bir kargaşa yaratır ve atağı bozar. Güzel şarkı söylemede amaç her zaman sıcak, kaliteli tını olmalıdır. Gerilimden uzak bir vücut ve doğru duruş, ses aygıtındaki kasların rahat çalışmasına olanak sağlar. Abartılmadan rahatça alınan ve kullanılan nefes, sesin desteğini, açık ve gerilimden uzak bir larinks ise, sesin engelsiz olarak akabildiği kanalı oluşturur. Doğru artiküle edilen sözler ve estetik ton duygusu sesin mükemmel üretilmesinde önemli bir rol oynar (Sabar, 2008) Vokal ataklar; havalı, sert ve yumuşak atak şeklinde sıralanabilir. Havalı Atak Vokal foldların addüksiyonundan önce ekspiratuvar hava akımı başlar, yani addüksiyon hava akımı başladıktan sonra olur. Bunu sonucunda fonasyon başlamadan hemen önce (h) sesine benzeyen kısa bir solukluluk sesi duyulur. Ekspirasyon esnasında (h) sesi oluştuğu için bu atak şekline hayali (H) atağı da denilebilir (Kılıç, 2002). Tiz seslere çıkarken hayali h atağının uygulanması, sesin rahat ve yumuşak bir şekilde üretilmesini sağlar. Sert Atak Fonasyona başlamadan önce vokal foldlar orta hatta gerilir ve glottis kapanır. Daha sonra subglottik basınç yükselir ve fonasyon başlar. Bu esnada glottal stop adı verilen bir patlama sesi duyulur. Laringeal hiper fonksiyon durumlarında görülür (Kılıç, 2002). Bazı vokallerin ifadesinde bu atak şekli gerekli olabilirken dikkatsiz kullanımı ise ses kalitesini bozar. YumuĢak Atak Vokal foldlar birbirlerine temas etmeden hemen önce ekspiratuvar hava akımı başlar, vokal foldların yavaşça oluşan addüksiyonu sonucu, önce glottisde elips şeklinde ince bir yarık meydana gelir, hava basıncının giderek artması ile periyodik olarak artan ses titreşimleri oluşur. Fonasyon, glottal stop olmaksızın düzgün bir şekilde oluşur (Kılıç, 2002; Cevanşir ve Gürel, 1982). Ses için en

6 154 A. Özçimen, G. Yaldız sağlıklı atak şekli olmasına rağmen üretilen seslerde düşme eğilime görülebileceği göz ardı edilmemelidir. SES GÜRLÜĞÜ (SES ġġddetġ) Sesin şiddeti, ses dalgasının yayılma doğrultusundaki dik bir düzlem içinde 1cm² lik yüzeye 1sn de verdiği ses enerjisidir. Birimi desibel (Db) dir. Ses şiddeti, subglottik basıncın ve glottik direncin artması ile artar (Göksel, 2007, s. 18). Şiddetin algısal karşılığı gürlük, pratikte perde teriminde olduğu gibi sıkça kullanılmamaktadır. Ses gürlüğü; solunumun basıncına, vokal foldların uzunluğuna kısalığına ve rezonans bölgelerinin genişliğine, darlığına göre değişiklik gösterir. Kuvvetli ses veriliriken vokal fold gerilimi artar ve titreşim büyür. Böylece vokal fold hacmi büyür ve kalınlaşır. Piyano ses verilirken görülmeyen yeni kısmi tonlar ortaya çıkar (Cevanşir ve Gürel, 1982). Yapılan araştırmalar düşük basınç ve süratli hava akımı ile çıkarılan belirli şiddetteki bir sesin aynısının, yüksek basınç ve düşük hava akımı ile de çıkartılabildiğini göstermiştir. Ses eğitimi almış kişiler daha az basınç kullanarak daha kuvvetli ses oluşturabilirler. Çünkü fonasyon esnasında uygulanan teknikler, havanın rezonans uyumunu arttırmaktadır (Ömür, 2001, s. 43). Eğitilmiş artistik seslerin ulaşabildikleri şiddet (gürlük) derecelendirilmesi ise şöyledir : Büyük opera sesi: 120 db Opera sesi: db Opera komik sesi: db Operet sesi: db Konser sesi: db (Cura, 1990, s. 78). Sesin şiddeti; insanın o anki ruh haline, duygusal enerjisine göre de değişiklik göstermektedir. Etkili ve vurgulu kelimeler, daima uzun ve şiddetli şekilde tonlama ile ifade edilir. Yüksek şiddette söylenen bir cümlede bile fark edilen vurgulu kelimeler vardır. Bu vurgulu kullanım ile cümlenin bazı kısımlarının daha etkili olduğu belirtilmek istenir. Fısıltılı halinde söylenen bir cümlede yumuşak, fakat üzerine basılarak söylenen kelimeler vardır. Bu kelimeler, bazen yüksek şiddette söylenen kelimelerden daha etkili olur. Kelimelerin ilk ve son hecelerine normal şiddette vurgulama yapılırken, ortasındaki fısıltı çok önemli bir anlam taşır. Sesin şiddeti psişik enerjinin manifestasyonudur. Sesteki şiddet; artmış hayati heyecanı, yaratıcılığı, inadı belirtirken, bunun tam tersi kabalığı, artmış hissiyat belirtir (Şenocak, 1990). Sesin şiddeti; seslerini artistik olarak kullanan kişilerde sesin karakterini belirleyen en önemli özelliklerden biridir. Şiddetin az olması seste açık ve hafif bir ifade verirken, çok olması ise hacimli, koyu bir ifade oluşturur. Bu durum dramatik soprano, soylu bas vb gibi seslerin sınıflandırılmasına neden olur.

7 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 155 VĠBRATO Vibrato, şarkı sesine özgü niteliklerden biri olan temel frekansın ritmik modülasyonudur. Vibrato, perdede bir artış olarak algılanır ve genellikle ses şiddeti ve tınısının eş zamanlı atışlarıyla birlikte ortaya çıkarak tona güzellik verir (Mendes, 2003, s. 530). Vibratonun geçmişte kaynağının solunum kasları olduğu bilinse de, larinksle ilgili olduğu artık kabuledilmektedir. Vibrato, beyin sapında ya da beyin sapı üzerindeki diğer merkezlerde fizyolojik bir tremorun (titreşimin) sonucu olabilir (Ömür, 2001). Vibrato, şan sesinin doğal, sağlıklı ve önemli bir parçasıdır. Tona hayat, titreşim ve neş e katar, şarkının legato bölümlerde notadan notaya yumuşak bir biçimde geçmesine yardımcı olur. Vibrato çalışılacak bir özellik değildir. Notanın asıl perdesinin hızlı ve düzenli olarak aşağı ve yukarı kaymasıyla oluşur. Bir ton çıkartılırken vokal foldlarda oluşan titreşim sırasında, iç kenarların yukarı ve dışarıya doğru hareket ettikleri gözlenmiştir. Bu, perdenin biraz yükselmesine sebep olur ve vokal foldlar normal yerine döndüğünde perde biraz düşer. Bu durumda ses uzatıldığında asıl perdenin iki tarafına kayan düzenli ve hızlı dalgalanma sağlanır. Fakat nefes desteksiz, kendi halinde, öylesine oluşturulan bir seste vibrato oluşmaz. Şarkı sesinin bir özelliği olan vibrato, sesin saniyede 5 8 kez ton (perde) ve şiddet yüksekliğinin bir değişimidir. Normal bir vibratonun genişliği ¼ ton kadardır. Ancak bu genişlik, şarkıcının solunumuna, salonun akustik yapısına, yorgunluk derecesine, eserin özelliğine ve yorumlama anlayışına göre değişmektedir. Vibrato sayısı saniyede 5 ten az olursa ses düzleşmekte, ondülasyon halini almaktadır. Vibrato sayısı saniyede 9 dan fazla olursa ses titremeye başlamakta ve bu duruma da tremolo adı verilmektedir (Cura, Karcı, Apaydın, Kanoğlu, 1990, s. 76). Ayrıca vibrato. 2-3 db ile 8-10 db aralığında gerçekleşmektedir. Sundberg, neredeyse tüm profesyonel opera şarkıcılarının ses eğitimi sırasında farkında olmaksızın vibrato gerçekleştirdiklerini ifade etmiş ve ses çalışmalarının ilerlemesi, gelişmesi ile vibratonun da kendiliğinden geliştiğini belirtmiştir (Aktaran: Mendes ve arkadaşları,2003, s. 530). REZONANSIN TINI ÜZERĠNDEKĠ ETKĠLERĠ Fiziksel anlamda rezonans, ilk titreşimin kendisiyle uyumlu ikinci bir titreşimi başlatması olayıdır. Çalgı ve insan sesindeki ilk titreşimler genellikle müziksel bir ses oluşturacak niteliğe sahip değildirler. Bu seslerin müziksel bir nitelik kazanması, dışarıya verilmeden önce titreşimlerin zenginleştirilmesi, düzenli ve uyumlu hale getirilmesiyle mümkündür (Helvacı, 2003). Gırtlakta oluşan ilk ses, kendi başına ince ve zayıftır; bir seri titreştirici (tınılatıcı) ile ses büyük oranda, olumlu yönde değişir. Sesin kaliteli ve tınılı olması, bu titreştiricilerin şarkıcı tarafından iyi kullanılması halinde olur. Bu

8 156 A. Özçimen, G. Yaldız nedenle rezonans boşlukları sesin büyüyüp olgunlaştığı yerlerdir. Rezonasyondan yoksun bir ses cılız, cansız, volümsüz, karakteristik olmayan bir özellik taşır. Rezonans bölgeleri; nefes borusu, göğüs kafesi, gırtlak bölgesi, yutak, ağız boşluğu, yumuşak damak, alt çene, burun ve sinüs boşluklarıdır. ġekil 1. Rezonans bölgelerinin yandan görünümü (http://bufk.boun.edu.tr/dosyalar/vokalteknik.pdf) Glottis düzeyinde oluşan ses, farinks ağız burun gibi boşluklarda, bu boşlukların hacmine ve duvarların gerginliğine göre değişime uğrar. İki boyutlu olan bu değişimin birinci boyutunda (ki bu boyut konuşma ile ilgilidir) rezonatör organların şekline göre bazı frekans bölgelerinde ses şiddeti artar, vokallerin akustik karakteristiği olan formantlar oluşur. İkinci boyutta ise sesin kime ait olduğu ve kişiliği belirlenir (Kılıç, 2002). Formant, bir rezonatörün belirli bir frekans aralığındaki titreşimleri kuvvetlendiren rezonans bölgesidir. İnsanlarda 4 5 formant bulunur. Formantlar düşükten yüksek frekansa doğru F1, F2, F3, F4, F5 şeklinde sembollenir. Formant frekansı, rezonatörün volümü tarafından belirlenir. Rezonatörün volümü küçük olursa, rezonans frekansı da yükselir. Şarkıcılar 3. formantı kullanırlar ( Hz singers formant) (Göksel, 2007, s. 16). Ayrıca bu formanta şan formantı da denilmektedir. Bu şarkıcı formantını geliştiren bir şarkıcı ise orkestra eşliğinde şarkı söylese bile sesini rahatça duyurabilir.

9 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 157 ġekil 2. Ses yolunun şekli ve buna bağlı olarak oluşan formantlar (Ömür M. 2001). Şarkıcı formantı konser veren şarkıcılarda ve özellikle profesyonel erkek şarkıcılarda gözlemlenmektedir. Bu formant eğitilmiş tenorlarda, basbaritonlarda açıkça görülebilirken, eğitilmiş mezzolarda daha seyrektir, sopranolarda ise diğer ahenk kümelerinden çok zor ayırt edilir. W.S. Brown bu formantın gelişmesinin ses eğitimine bağlı olduğunu düşünmektedir (Mendes ve arkadaşları, 2003). Rezonans bölgeleri ana tınlatıcılar ve yardımcı tınlatıcılar olarak iki gruba ayrılır. Ana tınlatıcılar, larinks, orafarinks ve nazofarinksdir. Yardımcı tınlatıcılar toraks (göğüs boşluğu), dorsal (sırt) ve (kafatası) craniumdur. Aslında içinde hava bulunan her gövde boşluğu rezonans oluşturur, insan vücudunda bu işlevi adı geçen bölgelerle sınırlamamak gerekmektedir, tüm gövde rezonansın taşıyıcısıdır (Vernnard, 1992). Belgin e (1996) göre büyük ve geniş rezonans bölgeleri; güzel, volümlü ve tınılı bir sesin üretilmesinde önemli bir etkendir. Bu anlamda geniş, yumuşak ve esnek bir damak, küçük ve sağlıklı bademcikler, düzgün çıkışlı sesler için uygun bir dil-diş yapısı, rezonans olayının gerçekleşmesi ve sesin tınısını olumlu yönde etkilemesi bakımından önemli anatomik yapılardır. Yapılan bir çalışmada standart bir cümle farklı duygusal ifadelerle okutulmuş ve konuyla ilgisi olmayan deneklere dinletilmiştir. Bu denekler ifade edilen duyguyu %85 oranında doğru anlamışlardır. Bu ses filtre edilerek yalnızca larinkste oluşan saf sesle dinletildiğinde, deneklerin ifade edilen duyguyu tanıma oranı %44 e düşmüştür. Bu yapılan bu çalışma sonucunda duygu ile ilgili parametrelerin daha çok vokal foldların üst kısmındaki rezonans boşluklarında oluştuğu bir kanıt olarak görülmektedir (Ömür, 2001).

10 158 A. Özçimen, G. Yaldız VOKAL REGISTER Sabar a (2008, s. 94) göre register; larinks, dil ve damağın belirli bir pozisyon alarak ürettiği benzer sesler ve bu seslerin oluşturduğu ses serisidir. Vokal foldlar, farklı frekanslarda farklı titreşim örneği gösterir. Ses aralığı içerisinde aynı titreşim örneği, aynı kalitede çıkarılan seslerin oluşturduğu gruba register denir. Herkes tarafından kabul edilen bir register sınıflaması yoktur. Dahası, bir sınıflandırmada belirli bir registeri ifade etmek amacıyla kullanılan bir terim, diğer bir sınıflandırmada başka bir register için kullanılabilmekte, bu durum karışıklığı daha da arttırmaktadır. Vokal foldların fonasyon sırasında hareket şekline göre genel olarak üç farklı registerden söz edilir. Registerlerin sınırlarında üst üste binmeler olsa da her registerin kendine has frekans bölgesi vardır. Registerler kalın sesden ince sese doğru cızırtı (nabız registeri), modal (normal register) ve falsetto registeridir. Cızırtı (nabız registeri): Frekans aralığı, yaklaşık olarak Hz arasında olup frekansı en düşük olan ses regtisteridir. Bu register vokal foldların hava kabarcıklarının geçmesine izin verecek ölçüde gevşek olması sonucunda elde edilir. Modal (normal register): Frekans aralığı yaklaşık olarak, erkeklerde Hz, kadınlarda Hz arasında olup, şarkı ve konuşma seslerinin bulunduğu normal registerdir. Sesin frekansı, vokal foldların uzunluğu, kalınlığı ve gerginliği ile belirlenir. Vokal foldlar bütün uzunluğu ile titreşime katılır. Falsetto register: Frekans aralığı yaklaşık olarak, erkeklerde Hz, kadınlarda Hz arasında olup modal registerin aksine, vokal foldların tamamı değil sadece incelen kenar kısmı titreşim yapar. Vokal foldlar ileri derecede gergin olup buna bağlı olarak titreşen kenarının dikey kalınlığı son derece azdır (Kılıç, 2002). İnsan sesi üç registerden oluşur bunlar; Erkeklerde: Göğüs, kafa, falsetto Kadınlarda: Göğüs, orta (karışık), kafa Bu registerlerin kaynaştırılıp harmanlanması, geçiş tonlarında köprülerin kurulabilmesi sonucunda ses, tek bir register olarak duyulur. Geçişlerde bu düzenlemelerin olmadığı seslerde, ayrı renkte üretilen sesler hemen fark edilmektedir (Helvacı, 2003). Göğüs registerinde; düşük frekanslı (pest) sesler farinksin altında göğüste oluşur. Ses, alt tonlar bakımından zengin bir derinlik kazanırken, glottis her titreşim fazında kısa sürelerle açılır, vokal foldlar bütün boy uzunluğunca tamamı titreşir (Göğüş, 1994). A ve o vokalleriyle daha rahat üretilen göğüs

11 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 159 sesi, aşağı tonlarda iyice koyu ve karanlık tınılıdır. Tınının vibrasyonu göğüste hissedilir (Sabar, 2008, s. 97). Orta registerde; göğüs ve kafa registerinin karışımı olan bu registerde orta sesler daha çok baştaki titreşim boşluklarında oluşur, vokal foldlarda uzama ve incelme görülür. Orta register içerisinde göğüs registeri bir oktav üste kaydırılabilir ya da kafa registerini orta register içerisinde bir oktav aşağı almak mümkünken, orta sesler genellikle kafa sesi ile karışınca olması gereken yuvarlak ve esnek yapısına kavuşur. Oluştuğu yer maske diye adlandırdığımız ön tını odalarıdır, sese kişiliğini kazandırır (Göğüş, 1994; Sabar, 2008). Kafa registeri; en yüksek frekanslı (tiz) sesler kafa boşluklarında oluşur. Vokal foldların yalnızca serbest kenarları titreşmektedir. İnce, gergin ve hafif yükselmiştir (Göğüş, 1994). Kafa sesini en pest tonlardan en tiz tonlara kadar, bütün registerlerde belirli bir oranda karıştırılması, üretilen seslerin sağlığı ve kalitesi açısından gereklidir (Sabar, 2008). Soprano ve tenorlar genellikle kafa sesi, alto ve baslar ise göğüs sesi kullanırlar. Her iki grup orta registeri kullanıp seslerini daha da geliştirebilirler. İyi eğitilmiş seslerde register geçişleri duyulmamaktadır. Erkek seslerinde kafa registerinin hafif gürlükte kullanılmasıyla elde edilen bir register daha vardır ki, buna yalancı ses (kadın sesi karakterinde) anlamında falset (falsetto) denir. Aşırı incelikteki kadın seslerinde genellikle do4 sesi) sesler mevcuttur (Belgin, 1996,s. 6). ten sonra duyulan flageolet (ıslık Değişik ses türlerine göre register geçişleri: Soprano Göğüs registerden orta registere geçiş: mi1 - sol1 Orta registerden kafa registerine geçiş: re2 - fa2 - sol2 Kafa sesinden ıslık registerine geçiş: do3 - re3 Alto Göğüs registerinden orta registere geçiş: sib1 - do#2 - fa1 Orta registerden kafa registerine geçiş: sib1 - do#2 - re2 Tenor Göğüs registerinden orta registere geçiş: mi1 - sol1 Orta registerden kafa registerine geçiş: re1 - sol1 Bas Göğüs registerinden orta registere geçiş: sib - re Orta registerden kafa registerine geçiş: si - re1 (Cevanşir ve Gürel, 1982, s. 48). Ses eğitiminde register konusu çok önemlidir. Ses eğitimi sırasında register geçişleri arasında genellikle sorunlar yaşanmaktadır. Amatör şarkıcıların kendilerine özgü ses registerleri vardır. Belirli ton derecelerinde eğitilmiş şarkıcılarda da geçiş farklılıkları görülmektedir. Bu geçişler dikkate alınmazsa,

12 160 A. Özçimen, G. Yaldız sesteki farklılık çok belirgin bir şekilde duyulur. Bu farklılık da şarkı söylemede estetik olmayan, olumsuz bir karakter oluşturur. Sesler yalnızca taradıkları alanlara göre sınıflandırılmalıdır. Sesin en iyi kullanılabildiği alanların dikkate alınması gerekir. Baslar ve kontraltolar genellikle göğüs sesinde şarkı söylerler. Buna karşılık tenor ve sopranolar göğüs registeri ile birlikte kafa registerini de kullanırlar. Hafif (kafa) mekanizmayı tercih edenler lirik olarak adlandırılırlar ve üst seslerde başarılıdırlar. Bütün genç sesler lirik olarak sınıflandırılmalıdırlar. Olgunlaştıkça bazıları, vokal kaslarını üst sınırlarda daha aktif olarak kullanmayı öğreneceklerdir (Vennard, 1967, s. 370). SES GENĠġLĠĞĠ Bir kişinin çıkarabildiği en kalın ses ile en ince ses arasında kalan aralığa ses ranjı adı verilir. Ses genişliğine ambitus da denilmektedir. Müzikte kullanılabilecek kalitedeki seslerden oluşan müziksel ses aralığı, kişinin çıkarabildiği her kalitedeki seslerden oluşan fiziksel ses aralığından biraz daha dardır. Ses genişliği; genel olarak 1,5 2,5 oktav arasındır. Ses eğitimi görmüş kişilerde bu sınır 3 oktava kadar genişlemekte, genellikle 2 2,5 oktavlık bir ses oktavını yeterli olduğu kabul edilmektedir (Cura, 1990, s. 79). Vokal foldların boyutu; ses genişliği ve sesin sınıflandırılmasında önemli bir etkendir. Sesin sınıflandırılmasına göre vokal foldların boyutları aşağıda sıralanmıştır: Soprano 14 mm - 17 mm Mezzosoprano 18 mm - 27 mm Kontralto 18 mm - 19 mm Tenor 18 mm - 20 mm Bariton 21 mm - 27 mm Vokal foldların ve rezonans boşluklarının boyutlarıyla, sesin tonu arasında sıkı bir ilişki vardır. Rezonans boşlukları pest seslerde daha büyük ve geniş, tiz seslerde ise daha dar ve küçüktür. Tiz sese sahip kişilerde vokal fold daha kısa, pest sese sahip kişilerde ise daha uzundur. SES TÜRLERĠ Ses türlerinin sınıflandırılması sesin şiddetine, optimal ses kapasitesine (ses genişliğine) ve sesin tınısına göre yapılmaktadır. Seslerin genel sınıflandırılması; Kadınlarda: Soprano, Mezzosoprano, Alto (yüksek frekanstan düşük frekansa doğru) Erkeklerde: Tenor, Bariton, Bas (yüksek frekanstan düşük frekansa doğru)

13 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 161 SOPRANO: En tiz ve çok fazla bulunan kadın sesidir. Kendi içinde gruplara ayrılır. Dramatik soprano: Koyu renkli dramatik bir ifadesi vardır. Fakat mezzosoprano ile karıştırılmamalıdır. Kahraman kadın rollerinde oynar. Dramatik sopranoda; soprano olmanın verdiği bir parlaklık, tiyatral ifadeyi larinkste verebilmesinin özelliğini taşıyan bir esneklik mevcuttur. Verdi nin Aida operasında Aida karakteri, Bellini Norma operasında Norma karakteri. Ses aralığı: Sib-Do3 Lirik soprano: Temiz, yumuşak ve parlak olan tiz tonları ile geniş bir ses aralığına sahip olan lirik soprano çok rastlanan bir ses rengidir. Çoğunlukla İtalyan operalarında rol alır. Mozart Sihirli Flüt operasında Pamina karakteri, Bellini Uyurgezer Kız operasında Amina karakteri. Ses aralığı: Do-Mib3 Leger koloratur soprano: Komik operalarda ve operetlerde de aranılan bir sestir. Çok kıvrak, hareketli, tiz tonları oldukça güçlü olan bir sestir. Nadir bulunan bu ses grubu lirik, dramatik her türlü ses karakterini oynayabilir. Ayrıca olağanüstü larinks hareketlerini kolaylıkla yapabildiğinden, ses cambazı deyimi de bu ses grubu için kullanılabilir. Mozart Sihirli Flüt operasında Gece Kraliçesi, Delibes Lakme operasında Lakme karakteri. Ses aralığı: Do-Fa3

14 162 A. Özçimen, G. Yaldız MEZZOSOPRANO: Nadir rastlanılan orta kalınlıkta kadın ses grubudur. Kendi arasında sınıflara ayrılır. Dramatik mezzosoprano: Ses rengi koyudur ancak sesteki bu koyuluk parlak tınılara sahip değildir. Bizet in Carmen operasında Carmen, Donizetti Lammermoor Alisa karakteri. Ses aralığı: Sol-La2 Ajiliteli mezzosoprano: Ajiliteye yatkın bir sestir. Gerektiğinde ses rengine koyu ya da açık, parlak bir ifade verebilir. Fakat ses volümü açısından dramatik mezzosoprano kadar güçlü bir ses değildir. Mozart ve Rossini operalarında aranılan hareketliliği verebilir. Rossini nin Sevil Berberi operasındaki Rosina, Mozart Figaronun Düğünü operasında Cherubino karakteri(turan, 2004). Ses aralığı: Sol-Si2 ALTO: Nadir rastlanılan en kalın kadın ses grubudur. Ses rengi çok koyu olup, pest tonları erkek sesini andırır. Kendi içinde sınıflara ayrılır. Oratoryo kontraltosu (Dramatik alto): Ses rengi koyu ve mattır. Kuvvetli ve ağır bir sestir. Eski eserlerin söylenmesinde tercih edilir. Gluck Orfeo ve Euridice operasında Orfeo, Bellini Norma operasında Adalgisa karakteri. Ses aralığı: Fa-Sol2

15 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 163 Ajiliteli alto: Komik operalarda rol alan bu ses grubunun koyu, rahat ve hareketli bir ses rengi vardır. Ayrıca ajiliteli mezzosoprano eserlerini de söyleyebilir. Handel Serse operası Amastris karakteri. Ses genişliği: Fa-La2 TENOR: Tiz tonları parlak ve rahat çıkartabilen nadir görülen bir ses grubudur. Özelliklerine göre sınıflara ayrılmıştır. Bunlar; Dramatik tenor: Kuvvetli ve koyu bir ses rengi vardır. Dramatik fakat sert ifade gerektirmeyen rollerde oynar. Verdi ve Wagner operalarında önemli tenor partileri için tercih edilen bir sestir. Leon Cavallo nun Palyaço operasında Canio, Verdi Aida operasında Radames karakteri. Ses aralığı: Si-Do3 Lirik tenor: Ses renginde parlak ve keskin bir ifade vardır. Güçlü bir sese ve geniş bir ses aralığına sahiptir. Âşık ya da hüsrana uğramış erkek rolleriyle seslendirmedeki ifade çok etkili ve uyumludur. İtalyan operalarında baş erkek rollerini oynar. Bizzet Carmen operasında Don Jose, Puccini La Bohem2 operasında Rodolfo karakteri. Ses aralığı: Si-Re3

16 164 A. Özçimen, G. Yaldız Leje tenor: Geniş ses aralığı ve kuvvetli tizleriyle dikkat çeker. İtalyan operalarının hareketli(ajiliteli) canlı, bazen neşeli karakterlerini canlandırır. Mozart operalarının ideal âşık tenor rolüdür. Seste hiçbir isyan ya da hüsran ifadesi yoktur. Mozart Sihirli Flüt operasında Tamino, Donizetti Aşk İksiri operasındaki Belmonte gibi karakterleri çok iyi yorumlar (Turan, 2004, s. 40). Ses aralığı: Do-Mi3 Buffo tenor: Falsettoyu en iyi kullanan ses grubudur. Opera komik ya da komik karakterlerde rol alır. Mozart Sihirli Flütte Monastatos, Leon Cavallo Palyaço operasında Beppe ve Arlecchio karakteri. Ses aralığı: Si-Re3 BARĠTON: Orta kalınlıkta, volümlü, parlak ve berrak tınılı erkek ses grubudur. Aralarında üç gruba ayrılır. Dramatik bariton(bas bariton): Ses rengi kuvvetli ve dramatik bir etkiye sahiptir. Bas hissi verir. Tizleri vardır fakat pestleri daha renklidir. Ciddi operalarda ciddi karakterli kahramanlık rollerinde oynar. Mozart Don Giovanni operasında Don Giovanni, Puccini Tosca operasında Scarpia karakteri. Ses genişliği: Sib-Lab2

17 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 165 Lirik bariton: Dramatik baritondan daha hareketli, tizleri yumuşak ve parlak olan bir ses rengi vardır. Verdi Rigoletto operasında Rigoletto, Verdi La Traviata operasında Germont karakteri. Ses genişliği: Sib-La2 Leje bariton (Yüksek bariton): Tenor sese doğru giden tiz tonları, basa yakın alt tonları vardır. Lirik baritondan daha hareketli, ajilitelere yatkındır. Müzikallerde ve operetlerde aranılan bir sestir. Strauss Şen Dul operasında Kont Danilo, Rossini Sevil Berberi operasında Figaro karakteri. Ses genişliği: Sib-La2 BAS: En kalın, koyu renkli, volümlü erkek sesidir. Nadir bulunurlar. Kendi arasında sınıflara ayrılır. Basprofond: Pest tonları çok güçlü ve koyudur. Rahip, büyücü gibi asil rollerde oynarlar. Mozart Sihirli Flüt operasında rahip Sarastro, Gounod Faust operasında Mephisto karakteri. Ses genişliği: Re-Fa2

18 166 A. Özçimen, G. Yaldız Basbuffo: Koyu renkli fakat hareketli bir ses rengi vardır. Tiz tonları basprofonddan daha rahattır. Sesin derinliği dikkat çeker. Komik rollerde oynar. Mozart Saraydan Kız Kaçırma operasında Osmin, Donizetti Don Pasquale de Don Pasquale karakteri. Ses genişliği: Fa-Fa#2 SONUÇ Uygun fonasyonun oluşabilmesi için yeterli ve denetimli hava desteği, vokal foldların yakınlaşması, şekli ve gerginliği, zihinsel gevşeme ile birlikte; uyanık bir dikkat ve psikolojik olarak şarkı söylemeye hazır olma durumu ön koşuldur. Dengeli kullanılan ses ataklarıyla, ses üretme (fonasyon), rezonatörlerin kullanımı, entonasyonun denetimi, ses gürlüğünün dengelenmesi, cümleleme bilinci ve müzikal duyarlılık arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur (Çevik, 1999). Solunum organlarının fiziksel yapısı, vokal foldların yapısı, rezonatör sistemin yapısı ve hepsinin dengeli bir biçimde kullanılması, ses gürlüğünü etkileyen en önemli faktörlerdir. Sesin vibratolu oluşu, ses sağlığının bir göstergesidir, bu nedenle vibrato estetik açıdan hoş bir duygu yaratır. Vibratosuz bir ses çok sert, kuru ve renksiz niteliktedir. Rezonatör organların iyi kullanılması; sesin büyüyüp olgunlaşmasını, sesin kaliteli ve tınılı olmasını sağlar. Rezonasyondan yoksun bir ses ise cılız, cansız, volümsüz, karakteristik olmayan bir özellik taşır. Registerlerin kaynaştırılıp harmanlanması ve geçiş tonlarında köprülerin kurulabilmesi ile ses; tek bir register olarak duyulur. Geçiş tonlarında bu düzenlemelerin yapılmaması, üretilen seslerin farklı renkte ve tınıda oluşmasına neden olur.

19 Sesin Karakterini Ve Kalitesini Belirleyen Etmenler 167 Vokal foldların ve rezonans boşluklarının boyutlarıyla sesin tonu arasında sıkı bir ilişki vardır. Rezonans boşlukları pest seslerde daha büyük ve geniş tiz seslerde ise daha dar ve küçüktür. Tiz sese sahip kişilerde vokal foldlar daha kısa, pest sese sahip kişilerde ise daha uzundur. ÖNERĠLER Register geçişlerinde doğru ve uygun pozisyon hazırlanmalı, kafa registerindeki seslerin göğüs registerideki pozisyonda ya da tam tersi pozisyonda söylenmemesi gerekir. Sesin volümünü ve ses sınırlarını zorlayarak ses kullanılmamalıdır. Sesi gereğinde fazla yorma ses sınırlarını zorlama, nodül ve polip gibi ses rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır (Göğüş, 2000). Ses türlerinin sınıflandırılması sesin şiddetine, optimal ses kapasitesine (ses genişliğine) ve sesin tınısına göre yapılmalıdır. KAYNAKÇA Basut, O. (2003). Larenks ve Hastalıları, Ders Notları, K.B.B. Anabilim Dalı, Uludağ Üniversitesi, Bursa, s. 8. Belgin, E. (1996). Ses Anatomisi, Doktora Programı Ders notları, G. Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü, Ankara, s. 6. Berdan, M. (2007). Söyleyen Sesin Objektif Analizi, Yüksek Lisans Tezi, Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Adana, s. 1. Cevanşir, B., Gürel, G. (1982). Foniatri. İstanbul: Sanal Yayıncılık, s Cura, O. (1990). Ses Türleri. Otolarengolojide ve Sanat Dallarında Disfoniler İnternasyonal Sempozyumu Bildirileri. İstanbul: İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s Cura, O, Karcı, B, Apaydın, F, Kanoğlu, T (1990). Şarkı Ses Tınısında Vibrato ve Araştırılması. Otolarengolojide ve Sanat Dallarında Disfoniler. Uluslararası Sempozyum. İstanbul: İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s. 78. Çevik, S. (1997). Koro Eğitimi ve Yönetim Teknikleri, Ankara: Doruk Yayımcılık, s Gerçeker, M., Yorulmaz, İ. ve Ural, A. (2000). Ses ve Konuşma. K.B.B. ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi, 8 (1), s

20 168 A. Özçimen, G. Yaldız Göksel, A. O. (2007). Endolarengeal Mikro Cerrahi Uygulanan Hastalarda Ses Kalitesinin Akustik ve Spektrografig Analiz İle Değerlendirilmesi, Uzmanlık Tezi, T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği, İstanbul, s Göğüş İ. M. (1995). Ses Eğitiminde Yapılan Yanlışlıklar, Orkestra Aylık Müzik Dergisi, Yıl: 34, Sayı: 256, İstanbul: Yenilik Basımevi, s. 39. Göğüş İ. M. (2000). İnsan Sesinin Bakımı Korunması Ve Eğitimi, s Helvacı, A. (30 31 Ekim 2003). Ses Eğitiminde Register ve Rezonans. Cumhuriyetimizin 80. Yılında Müzik Sempozyumu, İnönü Üniversitesi, Malatya, Erişim Tarihi: Kılıç, M. A. (2002). Larenksin Fonksiyonel Anatomisi Ve Ses Fizyolojisi, Türkiye Klinkleri JENT, Sayı: 2, s Mendes, Ana P., Howard B. Rothman, Christine Sapienza and W.S. Brown, Jr.(2003). Effects of Vocal Training on the Acoustic Parameters of the Singing Voice, Journal of Voice, Vol: 17, No: 4, s Ömür, Mehmet. (2001). Sesin Peşinde. İstanbul: Pan Yayıncılık, s Özdoğanoğlu, T. (2006). Mimar Sinan Üniversitesi Opera Şan ve Şan Bölümündeki Öğrencilerin Akustik Analizi Ve Laringofaringeal Reflü Bulgularının Normal Popülâsyon ile Karşılaştırılması, Uzmanlık Tezi, TC. Sağlık Bakanlığı Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB, Baş ve Boyun Cerrahisi Kliniği, İstanbul, s. 22. Sabar, G. (2008). Sesimiz Eğitimi ve Korunması. İstanbul: Pan Yayıncılık, s Şenocak, F. (1990). Fonasyonun Anatomik ve Fizyolojik Özellikleri. Otolarengolojide ve Sanat Dallarında Disfoniler. Uluslararası Sempozyum. İstanbul: İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s. 64.

Öğr. Gör. Dr. Aykut Önder Sarıçiftçi* KORODA (TOPLU) SES EĞİTİMİ

Öğr. Gör. Dr. Aykut Önder Sarıçiftçi* KORODA (TOPLU) SES EĞİTİMİ Öğr. Gör. Dr. Aykut Önder Sarıçiftçi* KORODA (TOPLU) SES EĞİTİMİ Giriş Ses, kulağın itilmesiyle beyne uyarıcı sağlayan fiziksel bir olaydır. Sesin var olabilmesi için bu etkiyi yaratan kaynak uyarıcı,

Detaylı

TME-110 3. HAFTA DERS NOTLARI

TME-110 3. HAFTA DERS NOTLARI TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ TME-110 3. HAFTA DERS NOTLARI İnsan sesi Tanrı nın müzik sanatına ve bizlere sunduğu en muhteşem hediyelerden biridir. Eski zamanlarda sadece ayinlerde ve bu gibi dinsel temalarda kullanılan

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

PROFESYONEL SES EĞİTİMİ ALAN BİREYLERİN SES ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ 1 Nalân YİĞİT * Özet

PROFESYONEL SES EĞİTİMİ ALAN BİREYLERİN SES ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ 1 Nalân YİĞİT * Özet Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Yayın Geliş Tarihi: 06.12.2010 Cilt: 12, Sayı: 4, Yıl: 2010, Sayfa: 75-93 Yayına Kabul Tarihi: 03.01.2011 ISSN: 1302-3284 PROFESYONEL SES EĞİTİMİ

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

8. Sınıf. ozan deniz ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVI SES. 4. Sesleri birbirinden ayırmaya yarayan özelliğidir. K L M

8. Sınıf. ozan deniz ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVI SES. 4. Sesleri birbirinden ayırmaya yarayan özelliğidir. K L M 1. 3... Ḳ M Şekildeki çalar saatten etrafa yayılan ses dalgalarının K,, M noktalarındaki şiddetleri ve frekansları arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir? Şiddetleri Frekansları

Detaylı

MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ

MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ Dr. Serdar YILMAZ MEÜ Fizik Bölümü Ses dalgalarının özellikleri 2 MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ Matematik, yaşamı anlatmakta kullanılır. Matematik yoluyla anlatma, yanlış anlama ve algılamayı engeller. Yaşamda

Detaylı

Kulağın anatomik yapısı ÇEVRE FAKTÖRLERĐNĐN. iş yerinde çevre faktörleri. klima aydınlatma gürültü mekanik titreşimler ve zararlı maddeler

Kulağın anatomik yapısı ÇEVRE FAKTÖRLERĐNĐN. iş yerinde çevre faktörleri. klima aydınlatma gürültü mekanik titreşimler ve zararlı maddeler ÇEVRE FAKTÖRLERĐNĐN ĐŞ YAŞAMINA ETKĐSĐ iş yerinde çevre faktörleri klima aydınlatma gürültü mekanik titreşimler ve zararlı maddeler MAK4091 Ergonomi 1 Ses; SES elastik bir ortam olan havada, mekanik titreşimlerden

Detaylı

MÜZİK ÖĞRETMENİ ADAYLARININ SES ÖZELLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ *

MÜZİK ÖĞRETMENİ ADAYLARININ SES ÖZELLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ * MÜZİK ÖĞRETMENİ ADAYLARININ SES ÖZELLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ * Doç. Dr. Nalân YİĞİT ** Doç. Dr. Kayhan ÖZTÜRK *** Öz Bu çalışmada, müzik öğretmeni olacak bireylerin ses özelliklerini incelemek amacıyla

Detaylı

Vokal tekniğine dair temel bilgileri içeren bu yazı aşağıda belirtilen temel kaynaklardan derlenmiştir:

Vokal tekniğine dair temel bilgileri içeren bu yazı aşağıda belirtilen temel kaynaklardan derlenmiştir: VOKAL TEKNĐĞĐNE DAĐR TEMEL BĐLGĐLER Burcu Yıldız, Deniz Demirtaş, Feride Özdemir Vokal tekniğine dair temel bilgileri içeren bu yazı aşağıda belirtilen temel kaynaklardan derlenmiştir: Cavit Mürtezaoğlu

Detaylı

SANAYİDE GÜRÜLTÜ DENETİMİ. Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ

SANAYİDE GÜRÜLTÜ DENETİMİ. Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ SANAYİDE GÜRÜLTÜ DENETİMİ Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ GÜRÜLTÜ DENETİMİNDE SES YUTUCU GEREÇLER Hava içinde yayılan ses enerjisi, duvar, döşeme, kapı, perde, camlı bölme ve benzeri bir engele rastladığı

Detaylı

Anatomik Yapıların Sesin Harmonik Yapısı ve Tını Değişiklikleri Üzerindeki Etkileri

Anatomik Yapıların Sesin Harmonik Yapısı ve Tını Değişiklikleri Üzerindeki Etkileri Eğitim Fakültesi Dergisi http://kutuphane. uludag. edu. tr/univder/uufader. htm Anatomik Yapıların Sesin Harmonik Yapısı ve Tını Değişiklikleri Üzerindeki Etkileri Ayhan Helvacı Uludağ Üniversitesi Eğitim

Detaylı

Ses dalgaları. Dış kulağın işitme kanalından geçer. Kulak zarına çarparak titreşir.

Ses dalgaları. Dış kulağın işitme kanalından geçer. Kulak zarına çarparak titreşir. İşitme engelliler İşitme duyusu İşitme duyusu, ses olarak adlandırdığımız mekanik titreşimleri ortaya çıkarabilme yeteneğidir. İşitmenin gerçekleşebilmesinde etkili ve önemli rolü olan organımız kulaktır.

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİNDE SES KUSURLARININ TANIMLANMASI VE DÜZELTİLMESİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİNDE SES KUSURLARININ TANIMLANMASI VE DÜZELTİLMESİ Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 4, Sayı: 26, Mart 2016, s. 327-343 BİREYSEL SES EĞİTİMİNDE Tülay EKİCİ 1 SES KUSURLARININ TANIMLANMASI VE DÜZELTİLMESİ Özet Bu çalışmanın amacı, Bireysel Ses

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Çevre Koşullarının İnsan Üzerindeki Etkileri Çevre: Bir elemanın dışında çeşitli olayların geçtiği

Detaylı

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE 1 TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE GİRİŞ : Bir yaralı, hasta ya da kazazedeye ilk yardım yapabilmek ya da herhangi bir yardımda bulunabilmek için, öncelikle gerekenlerin doğru yapılabilmesi için, insan

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İŞ HİJYENİ-3 PROF. DR. SARPER ERDOĞAN İş Hijyeni-3 Tozlar Toz ölçümü Gürültü 1 Tozlar Tozlar ve duman sisle birlikte aerosolleri

Detaylı

Ruhumdaki. Müzigin Ezgileri. Stj. Av. İrem TÜFEKCİ. 2013/2 Hukuk Gündemi 101

Ruhumdaki. Müzigin Ezgileri. Stj. Av. İrem TÜFEKCİ. 2013/2 Hukuk Gündemi 101 Ruhumdaki Müzigin Ezgileri Stj. Av. İrem TÜFEKCİ 2013/2 Hukuk Gündemi 101 Ruh halinize göre mi müzik dinlersiniz, müzik mi ruh halinizi değiştirir? Hangi tür olursa olsun o anki duygusal duruma eşlik etmekte

Detaylı

4. ÜNĠTE : SES. Ses, bir noktadan baģka bir noktaya doğru dalgalar halinde yayılır. Bu dalgalar titreģimler sonucunda meydana gelir.

4. ÜNĠTE : SES. Ses, bir noktadan baģka bir noktaya doğru dalgalar halinde yayılır. Bu dalgalar titreģimler sonucunda meydana gelir. 4. ÜNĠTE : SES 1 SES; madde moleküllerinin titreģimiyle oluģan bir dalga hareketidir(titreģim hareketidir). Ses; katı, sıvı veya gaz gibi maddesel bir ortamda yayılır. BoĢlukta ses yayılmaz. *Havası boģaltılmıģ

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Sensörler. Yrd.Doç.Dr. İlker ÜNAL

Sensörler. Yrd.Doç.Dr. İlker ÜNAL Sensörler Yrd.Doç.Dr. İlker ÜNAL Ses Sensörleri (Ultrasonik) Ultrasonik sensörler genellikle robotlarda engellerden kaçmak, navigasyon ve bulunan yerin haritasını çıkarmak amacıyla kullanılmaktadır.bu

Detaylı

SES YALITIMI UYGULAMALARI

SES YALITIMI UYGULAMALARI TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yalıtım Kongresi 23-24-25 Mart 2001 Eskişehir - Türkiye SES YALITIMI UYGULAMALARI Sadık ÖZKAN/Mimar 2D Yapı Danışmanlık Uygulama Ltd. Şti. Salih Omurtak Cd. No: 7/1 Koşuyolu/İstanbul/TÜRKİYE

Detaylı

GAZĠ ÜNĠVERSĠTESĠ GAZĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ GÜZEL SANATLAR EĞĠTĠMĠ BÖLÜMÜ MÜZĠK ÖĞRETMENLĠĞĠ LĠSANS PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ

GAZĠ ÜNĠVERSĠTESĠ GAZĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ GÜZEL SANATLAR EĞĠTĠMĠ BÖLÜMÜ MÜZĠK ÖĞRETMENLĠĞĠ LĠSANS PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ GAZĠ ÜNĠVERSĠTESĠ GAZĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ GÜZEL SANATLAR EĞĠTĠMĠ BÖLÜMÜ MÜZĠK ÖĞRETMENLĠĞĠ LĠSANS PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ 1. SINIF II. YARIYIL MZ102A - Müziksel Ġşitme Okuma Yazma II (2-2-3) Akts Kredisi:

Detaylı

SİNAN VE AKUSTİK TEKNOLOJİSİ. Ferhat ERÖZ 09/03/2014

SİNAN VE AKUSTİK TEKNOLOJİSİ. Ferhat ERÖZ 09/03/2014 SİNAN VE AKUSTİK TEKNOLOJİSİ Ferhat ERÖZ 09/03/2014 1 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ 2. 2013 YILINDA YAPILAN AKUSTİK ÖLÇÜMLER 2.1. Süleymaniye Cami Oda ölçümleri 2.2. Edirnekapı Mihrimah Sultan Cami Oda ölçümleri

Detaylı

ADI SOYADI : OKUL NO : SINIFI : 4/ NOTU : FEVZİ ÖZBEY İLKOKULU FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ 1. DÖNEM 1. YAZILISI

ADI SOYADI : OKUL NO : SINIFI : 4/ NOTU : FEVZİ ÖZBEY İLKOKULU FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ 1. DÖNEM 1. YAZILISI FEVZİ ÖZBEY İLKOKULU FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ 1. DÖNEM 1. YAZILISI 1. Aşağıdaki iskeletin temel bölümlerinin isimlerini yazınız. İskeletin temel bölümlerinin görevlerini belirtiniz. ( 10 puan) Bölümleri

Detaylı

ŞAN EĞİTİMİNİN BARİTON SESE ETKİSİNİN AKUSTİK VE LARENGOSTROBOSKOPİK OLARAK İNCELENMESİ, DOĞRU SES ELDE EDEBİLMEK İÇİN EGZERSİZ ÖNERİLERİ

ŞAN EĞİTİMİNİN BARİTON SESE ETKİSİNİN AKUSTİK VE LARENGOSTROBOSKOPİK OLARAK İNCELENMESİ, DOĞRU SES ELDE EDEBİLMEK İÇİN EGZERSİZ ÖNERİLERİ T.C DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR ENSTİTÜSÜ OPERA ANASANAT DALI SANATTA YETERLİK TEZİ ŞAN EĞİTİMİNİN BARİTON SESE ETKİSİNİN AKUSTİK VE LARENGOSTROBOSKOPİK OLARAK İNCELENMESİ, DOĞRU SES ELDE EDEBİLMEK

Detaylı

ÖĞRENCİ ETKİNLİKLERİ

ÖĞRENCİ ETKİNLİKLERİ ÖĞRENCİ ETKİNLİKLERİ Ses kirliliğinin insan üzerindeki etkisi nedir? YILIN DÜĞÜNÜ! Düğün dernek kurulur çok güzel şeylerdir bunlar fakat herkes herşeyi normal olarak yapsa birbirlerine saygı gösterse daha

Detaylı

Aralık Gün ANKARA İSTANBUL İZMİR MERSİN ANTALYA SAMSUN Gün

Aralık Gün ANKARA İSTANBUL İZMİR MERSİN ANTALYA SAMSUN Gün 0 T.C. Aralık BREMEN MIZIKACILARI KİTAP NA! ARȘIN MAL ALAN (*) TOSCA ATATÜRK EVİ KONSERİ HAYDİ ÇOCUKLAR OPERAYA IV. MURAT TANZİMAT TAN GÜNÜMÜZE OPERA SERÜVENİ (*) DANS GÖSTERİSİ (Dünya Engelliler Günü)

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI 1.SINIF ÖĞRENCİLERİNİN BİREYSEL SES EĞİTİMİ DERSİNDEKİ BAŞARILARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI 1.SINIF ÖĞRENCİLERİNİN BİREYSEL SES EĞİTİMİ DERSİNDEKİ BAŞARILARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER www.muzikegitimcileri.net Ulusal Müzik Eğitimi Sempozyumu Bildirisi, 26-28 Nisan 2006, Pamukkale Ünv. Eğt. Fak. Denizli İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI 1.SINIF ÖĞRENCİLERİNİN BİREYSEL SES

Detaylı

SES Ses Dalgaları : [Anahtar kelimeler : genlik, frekans]

SES Ses Dalgaları : [Anahtar kelimeler : genlik, frekans] SES Ses Dalgaları : [Anahtar kelimeler : genlik, frekans] Sesin oluşumu : Titreşen cisimler ses üretir. Kaynaktan çıkan bir ses, tıpkı bir taşın durgun suya atıldığında oluşturduğu dalgalar gibi her yönde

Detaylı

Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği

Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Ergenlik Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Nelerden konuşacağız? Ergenlik nedir? Ergenlik sürecinde vücutta nasıl değişiklikler olur? Üreme organları nelerdir ve nasıl

Detaylı

YAPILARDA HASAR. V.Bölüm BETONARME YAPILARDA. Prefabrik Yapılar-I Ögr. Grv. Mustafa KAVAL AKÜ.Afyon MYO.Đnşaat Prog.

YAPILARDA HASAR. V.Bölüm BETONARME YAPILARDA. Prefabrik Yapılar-I Ögr. Grv. Mustafa KAVAL AKÜ.Afyon MYO.Đnşaat Prog. YAPILARDA HASAR TESPĐTĐ-II V.Bölüm BETONARME YAPILARDA Konular 51.ÇATLAKLARIN GENEL ÖZELLĐKLERĐ 5.2. DEPREM ve HASARI 5.1.BETONARME YAPILARDA ÇATLAKLARIN GENEL ÖZELLĐKLERĐ o Hasarlar, betonarme yapı elemanlarında

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

TİTREŞİM. Mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir.

TİTREŞİM. Mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir. TİTREŞİM Mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir. TİTREŞİMİN ÖZELLİĞİNİ 1 Frekansı ve 2 Şiddeti belirler. Titreşimin Frekansı: Birim zamandaki titreşim sayısına titreşimin

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Yarışma Sınavı. 5 Aşağıdakilerden hangisi bir opera eseri değildir? A ) Figaro'nun Düğünü. C ) Fındıkkıran D ) Carmen E ) Idomeneo

Yarışma Sınavı. 5 Aşağıdakilerden hangisi bir opera eseri değildir? A ) Figaro'nun Düğünü. C ) Fındıkkıran D ) Carmen E ) Idomeneo MÜZİK (SHNE SNTLRI) ÖĞRETMENİ 1 "Manon Lescavt" operasının bestecisi aşağıdakilerden hangisidir? G.Bizot G.Verdi W: Mozart G.Puccini Lv.Beethoven 5 şağıdakilerden hangisi bir opera eseri değildir? Figaro'nun

Detaylı

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ DİLEK SABANCI DEVLET KONSERVATUVARI SAHNE SANATLARI BÖLÜMÜ OPERA ANASANAT DALI ŞAN SANAT DALI DERS İÇERİKLERİ

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ DİLEK SABANCI DEVLET KONSERVATUVARI SAHNE SANATLARI BÖLÜMÜ OPERA ANASANAT DALI ŞAN SANAT DALI DERS İÇERİKLERİ T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ DİLEK SABANCI DEVLET KONSERVATUVARI SAHNE SANATLARI BÖLÜMÜ OPERA ANASANAT DALI ŞAN SANAT DALI DERS İÇERİKLERİ LİSANS I.YARIYIL/GÜZ DÖNEMİ 1803151 Şan I (2+0) AKTS: 4 1803152 Kulak

Detaylı

FEN VE TEKNOLOJİ. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları 4. SINIF. Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir?

FEN VE TEKNOLOJİ. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları 4. SINIF. Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir? 4. SINIF 1. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir? 3. Soru 2: Uzunlukları ve şekilleri farklı kemiklerin bir araya gelmesi ile

Detaylı

SİSMİK PROSPEKSİYON DERS-2 DOÇ.DR.HÜSEYİN TUR

SİSMİK PROSPEKSİYON DERS-2 DOÇ.DR.HÜSEYİN TUR SİSMİK PROSPEKSİYON DERS-2 DOÇ.DR.HÜSEYİN TUR SİSMİK DALGA NEDİR? Bir deprem veya patlama sonucunda meydana gelen enerjinin yerkabuğu içerisinde farklı nitelik ve hızlarda yayılmasını ifade eder. Çok yüksek

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

PROFESYONEL SES 1 PROFESSIONAL VOICE

PROFESYONEL SES 1 PROFESSIONAL VOICE Eylül 2012 Cilt:20 No:3 Kastamonu Eğitim Dergisi 955-964 PROFESYONEL SES 1 Nalân YİĞİT Necmettin Erbakan Üniversitesi, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Konya İlk Kayıt Tarihi:

Detaylı

TEKNOLOJİNİN BİLİMSEL İLKELERİ

TEKNOLOJİNİN BİLİMSEL İLKELERİ 9 Mekanik ve Elektromanyetik Dalga Hareketi TEKNOLOJİNİN BİLİMSEL İLKELERİ Adem ÇALIŞKAN Mekanik dalgalar Temelde taneciklerin boyuna titreşimlerinden kaynaklanırlar. Yayılmaları için mutlaka bir ortama

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KANAMALARDA İLKYARDIM BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Kanama

Detaylı

Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Kalp Durması: Temel YaĢam Desteği Nedir? ilaçsız 112 112 Hayat Kurtarma Zinciri Nedir?

Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Kalp Durması: Temel YaĢam Desteği Nedir? ilaçsız 112 112 Hayat Kurtarma Zinciri Nedir? Temel Yaşam Desteği Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun, yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz

Detaylı

BATI MÜZİK ÇALGILARI ÜFLEMELİ ÇALGILAR

BATI MÜZİK ÇALGILARI ÜFLEMELİ ÇALGILAR BATI MÜZİK ÇALGILARI ÜFLEMELİ ÇALGILAR FAGOT Fagot, ahşap nefesli çalgıdır. Fagot, çift kamışlı ve tek parçalı bir enstrüman olan Curtal'dan, 16. yüzyıl'da Avrupa'da türemiştir. Ses aralığı 3,5 oktav olan

Detaylı

ED12-REGÜLATÖRLER 2013

ED12-REGÜLATÖRLER 2013 ED12-REGÜLATÖRLER 2013 Regülatörler Şebeke gerilimindeki yükselme düşme gibi dengesizlikleri önleyip gerilim regülasyonu yapan elektriksel cihazlara regülatör denir. Regülatörler elektrik enerjisini içerisindeki

Detaylı

Müziğin Alfabesi Notalardır. =

Müziğin Alfabesi Notalardır. = TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ Müziğin Alfabesi Notalardır. = Nota: Seslerin yüksekliklerini (incelik/kalınlık) ve sürelerini göstermeye yarayan işaretlerdir. Müziğin alfabesini, yani notaları öğrenmek için çeşitli

Detaylı

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması OPTİK Işık Nedir? Işığı yaptığı davranışlarla tanırız. Işık saydam ortamlarda yayılır. Işık foton denilen taneciklerden oluşur. Fotonların belirli bir dalga boyu vardır. Bazı fiziksel olaylarda tanecik,

Detaylı

DÜZENLEME Ders Notu - 1

DÜZENLEME Ders Notu - 1 DÜZENLEME Ders Notu - 1 Doç. Server ACİM Aralık 2011 - MALATYA İçindekiler 1 Giriş 2 2 Gerekli Temel Bilgiler 2 3 Yaylı Çalgılar Ailesi 2 3.1 Keman........................................ 2 3.1.1 Viyola.....................................

Detaylı

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN Heyelan ya da toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yerçekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru

Detaylı

Sesiniz Kı. sılırsa Bunları Yapın!

Sesiniz Kı. sılırsa Bunları Yapın! Sesiniz Kı sılırsa Bunları Yapın! Ses bozukluklarının sadece sesin azalması ya da hiç çıkmaması anlamına gelmiyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Eltaf Ayça Özbal Koç, şu bilgileri verdi

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU Ocak 2014 SOLUNUM ve KALP DURMASI NEDİR? BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Solunum durması: Solunum hareketleri durunca, vücuda yaşamak için

Detaylı

E-posta: sucevik@gazi.edu.tr

E-posta: sucevik@gazi.edu.tr Prof. Suna ÇEVİK Doğum Yeri ve Tarihi: Çanakkale, 1944 E-posta: sucevik@gazi.edu.tr ÇKÜ Güzel Sanatlar Fakültesi DEKANI Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim

Detaylı

FİZİKSEL UYGUNLUK VE ESNEKLİK

FİZİKSEL UYGUNLUK VE ESNEKLİK FİZİKSEL UYGUNLUK VE ESNEKLİK ESNEKLİK Bir hareketi eklemlerin müsaade ettiği en geniş açıda yapabilme yeteneğidir Esnekliği Etkileyen Faktörler Eklem Yapısı Merkezi sinir sistemi Kas lifi ve derinin gerilme

Detaylı

GÜRÜLTÜ VE TİTREŞİMİN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

GÜRÜLTÜ VE TİTREŞİMİN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ GÜRÜLTÜ VE TİTREŞİMİN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Doç.Dr. Tülin Gündüz Cengiz Uludağ Üniv. Endüstri Müh. Böl. tg@uludag.edu.tr İNSANLIK YAKIN ZAMANA KADAR VEBA VE KOLERA İLE NASIL YOĞUN MÜCADELE ETTİYSE, GÜNÜN

Detaylı

Ses ÜNİTE 12. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra,

Ses ÜNİTE 12. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra, ÜNİTE 12 Ses Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar sıkıştırılmış dalgaları, ses ve sesin hızını, sesin özelliklerini, girişim olayını, Doppler olayını, akustik kavramlarını, gürültüyü öğreneceksiniz. İçindekiler

Detaylı

PANEL YAPI PANEL YAPI

PANEL YAPI PANEL YAPI PANEL YAPI İNŞAAT VE TAAHHÜT VE TİCARET PANEL YAPI İNŞAAT VE TAAHHÜT VE TİCARET Panel Yapı İnşaat ve Taahhüt ve Ticaret Genel Müdürlük / Head Office: Eski Edirne Asfaltı 71. Sok. No:24 K:1 D:2 Sultançiftliği,

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

.xxx. Eğitim ve Araştırma Hastanesi

.xxx. Eğitim ve Araştırma Hastanesi .xxx. Eğitim ve Araştırma Hastanesi AKUSTİK SES & GÜRÜLTÜ İZOLASYONU ÖN İNCELEMESİ MAK. MÜH... Saha Ziyareti: 26 06 2014 Rapor Tarihi : 30 06 2014 SAHA NOTLARI SOĞUTMA GRUPLARI SES İZOLASYON ÇÖZÜMLERİ

Detaylı

DENEY 3. MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri

DENEY 3. MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri DENEY 3 MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri AMAÇ: Maddelerin üç halinin nitel ve nicel gözlemlerle incelenerek maddenin sıcaklık ile davranımını incelemek. TEORİ Hal değişimi,

Detaylı

AKUSTİK TASARIM İLE ENERJİ TASARRUFU VE İLKYATIRIM İLİŞKİSİ ORHAN GÜRSON

AKUSTİK TASARIM İLE ENERJİ TASARRUFU VE İLKYATIRIM İLİŞKİSİ ORHAN GÜRSON AKUSTİK TASARIM İLE ENERJİ TASARRUFU VE İLKYATIRIM İLİŞKİSİ ORHAN GÜRSON 21.05.2011 HAVALANDIRMA DEVRESİ İÇERİK Havalandırma Sistemi Kritik Devresi Gürültü Üretim ve Ses Yutum Hesap Yöntemleri ve Örnek

Detaylı

KAZANIMLAR ETKİNLİKLER AÇIKLAMALAR ÖLÇME VE AÇILIMLARI

KAZANIMLAR ETKİNLİKLER AÇIKLAMALAR ÖLÇME VE AÇILIMLARI AY 0-05 Eğitim-Öğretim Yılı Konya Çimento Güzel Sanatlar Lisesi ÖĞRENME ALANI : Piyano Çalma Teknikleri ÜNİTE :.Basamak. Konumda Temel Davranışlar EYLÜL 5-9 EYLÜL -6 EYLÜL. Oturuş ve Duruş Kuralları. Parmak

Detaylı

STAJIN ADI: KULAK BURUN BOĞAZ. Tanım ve Amaç

STAJIN ADI: KULAK BURUN BOĞAZ. Tanım ve Amaç Staj süresi: 3 hafta Dönem V Staj sorumlusu: Doç. Dr. Selim S. Erbek STAJIN ADI: KULAK BURUN BOĞAZ Tanım ve Amaç Kulak, burun, nazal geçiş, sinüsler, larinks, ağız boşluğu ile yüz ve boyunda yer alan yapıların

Detaylı

KAN BASINCI (TANSĐYON) Prof. Dr. Erdal ZORBA

KAN BASINCI (TANSĐYON) Prof. Dr. Erdal ZORBA KAN BASINCI (TANSĐYON) VE SAĞLIK Prof. Dr. Erdal ZORBA KAN BASINCI (TANSĐYON) VE SAĞLIK Kalbimiz günde 24 saat hiç durmamaksızın kan pompalama görevini yerine getirir. Kan basıncı, kalbin kanı vücudun

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ G Ü R Ü L T Ü

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ G Ü R Ü L T Ü İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ G Ü R Ü L T Ü GÜRÜLTÜ, GENEL OLARAK İSTENMEYEN VE RAHATSIZ EDEN SES OLARAK TANIMLANIR. Ses; Hava basıncındaki dalgalanmaların kulaktaki etkisinden ileri gelen fiziksel bir

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI VE FİZYOLOJİSİ FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Canlılığın sürdürülebilmesi için vücuda oksijen alınması gerekir. Solunumla alınan oksijen, kullanılarak metabolizma sonucunda karbondioksit açığa

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ EGE MYO MEKATRONİK PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ EGE MYO MEKATRONİK PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ EGE MYO MEKATRONİK PROGRAMI SENSÖRLER VE DÖNÜŞTÜRÜCÜLER SEVİYENİN ÖLÇÜLMESİ Seviye Algılayıcılar Şamandıra Seviye Anahtarları Şamandıralar sıvı seviyesi ile yukarı ve aşağı doğru hareket

Detaylı

TÜRK MÜZİĞİ KORO EĞİTİMİ

TÜRK MÜZİĞİ KORO EĞİTİMİ Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri TÜRK MÜZİĞİ KORO EĞİTİMİ 10 DERS KİTABI Yazarlar Hüseyin KAPLAN Nursel MUCU DEVLET KİTAPLARI BİRİNCİ BASKI..., 2012 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YAYINLARI... :5791 DERS KİTAPLARI

Detaylı

YAPI FİZİĞİ 2 HACİM AKUSTİĞİ Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı

YAPI FİZİĞİ 2 HACİM AKUSTİĞİ Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı YAPI FİZİĞİ 2 HACİM AKUSTİĞİ 1. Bölüm Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı Yapı Fiziği II-Hacim Akustiği 1 MİMARİ AKUSTİK YAPI AKUSTİĞİ/NOISE CONTROL (-Gürültü

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İŞ HİJYENİ-2 PROF. DR. SARPER ERDOĞAN Fiziksel riskler Görme ve aydınlanma 1 Görme ve aydınlanma-1 Çevreden gelen bilgiler

Detaylı

TOKLUK VE KIRILMA. Doç.Dr.Salim ŞAHĠN

TOKLUK VE KIRILMA. Doç.Dr.Salim ŞAHĠN TOKLUK VE KIRILMA Doç.Dr.Salim ŞAHĠN TOKLUK Tokluk bir malzemenin kırılmadan önce sönümlediği enerjinin bir ölçüsüdür. Bir malzemenin kırılmadan bir darbeye dayanması yeteneği söz konusu olduğunda önem

Detaylı

Doç. Dr. Orhan YILMAZ

Doç. Dr. Orhan YILMAZ Yazar Ad 145 Doç. Dr. Orhan YILMAZ İnsanda yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma işitme organında da görülür ve bu arada işitme duyusu da gün geçtikçe zayıflar. Yaşlılığa bağlı olarak gelişen

Detaylı

Universal Tip Susturucu Yuvarlak Şekil

Universal Tip Susturucu Yuvarlak Şekil Universal Tip Susturucu Yuvarlak Şekil ÖZET ÜRÜN BİLGİSİ EGSAN ürünü Üniversal Tip Susturucu: olumsuz iç ve dış etkenlere ve korozif koşullara dayanıklı, tamamen alüminyum kaplı sac gövde ve borudan oluşur.

Detaylı

Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Ve Cerrahisi. Eğitim Ve Araştırma Hastanesi. Eğitim Koordinatörlüğü

Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Ve Cerrahisi. Eğitim Ve Araştırma Hastanesi. Eğitim Koordinatörlüğü Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Eğitim Koordinatörlüğü Solunum yoluyla ilaç kullanımına inhalasyon tedavisi denir. İnhalasyon ilaçları çeşitli özellikte olup

Detaylı

İNSAN VÜCUDU Hücre: İnsan vücudunun en küçük yapı taşına hücre denir. Hücrenin beslenmesinde hücre zarı yardımcı olur. İnsan Yapısı: Hücreler birleşerek dokuları,dokular birleşerek organları, organlar

Detaylı

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması Amaç ve İçerik Projenin temel amacı şehrin farklı bölgelerinde İl Çevre ve Orman Müdürlüğü nün yönlendirmesi ile gürültü

Detaylı

Kütlesel çekim kuvveti nedeniyle cisimler bir araya gelme eğilimi gösterirler, birbirlerine

Kütlesel çekim kuvveti nedeniyle cisimler bir araya gelme eğilimi gösterirler, birbirlerine Türkçe Özet Doğayı araştırmamız çevremizde gördüklerimizle başlar. Onların yapı taşlarını merak ederiz ve biyoloji ile kimyada olduğu gibi mümkün olduğunca küçük ölçeklere inmeye çalışırız. Ancak bu araştırmanın

Detaylı

6.2. GÜRÜLTÜNÜN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

6.2. GÜRÜLTÜNÜN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ GÜRÜLTÜ 6.1 Giriş İnsan çevresini ciddi bir şekilde tehdit eden önemli bir problem de "gürültü" dür. Gürültüyü arzu edilmeyen seslerin atmosfere yayılması şeklinde ele almak uygundur. Son zamanlarda iş

Detaylı

YAĞMUR İNDİRME ÇÖZÜMLERİ. Modüler, uzun ömürlü yağmur indirme çözümleri.

YAĞMUR İNDİRME ÇÖZÜMLERİ. Modüler, uzun ömürlü yağmur indirme çözümleri. YAĞMUR İNDİRME ÇÖZÜMLERİ Modüler, uzun ömürlü yağmur indirme çözümleri. Çatıda yağmur indirme sistemi ayrı bir önem taşır. Çünkü; kırılan, çatlayan, yağmur suyunun düzenli akışını engelleyen, yapının estetiğini

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

Ekran, görüntü sergilemek için kullanılan elektronik araçların genel adıdır.

Ekran, görüntü sergilemek için kullanılan elektronik araçların genel adıdır. Ekran Ekran, görüntü sergilemek için kullanılan elektronik araçların genel adıdır. Ekrandaki tüm görüntüler noktalardan olusur. Ekrandaki en küçük noktaya pixel adı verilir. Pixel sayısı ne kadar fazlaysa

Detaylı

reward fonksiyonellik

reward fonksiyonellik evo Evo banyo dolabı, banyonuzun ihtiyaçları düşünülerek sizin için özel olarak tasarlandı. Birbirinden farklı ve fonksiyona sahip modüler bir sistemden oluşan Evo sizlere geniş bir alternatif sunuyor.

Detaylı

Solunum ve Kalp Durması Nedir?

Solunum ve Kalp Durması Nedir? TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunum ile hasta

Detaylı

MMT310 Malzemelerin Mekanik Davranışı 1 Deformasyon ve kırılma mekanizmalarına giriş

MMT310 Malzemelerin Mekanik Davranışı 1 Deformasyon ve kırılma mekanizmalarına giriş MMT310 Malzemelerin Mekanik Davranışı 1 Deformasyon ve kırılma mekanizmalarına giriş Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2012-2013 Bahar Yarıyılı 1. Deformasyon ve kırılma mekanizmalarına giriş 1.1. Deformasyon

Detaylı

ARCH 262 ENVIRONMENTAL CONTROL SYSTEMS ACOUSTICS NOISE CONTROL. Prof. Dr. Demet IRKLI ERYILDIZ

ARCH 262 ENVIRONMENTAL CONTROL SYSTEMS ACOUSTICS NOISE CONTROL. Prof. Dr. Demet IRKLI ERYILDIZ ARCH 262 ENVIRONMENTAL CONTROL SYSTEMS ACOUSTICS NOISE CONTROL Prof. Dr. Demet IRKLI ERYILDIZ İSTANBUL-2014 ŞIRILDAYAN AKARSULAR, CIVILDAYAN KUŞ SESLERİ, KUMSALDA KIRILAN DALGA HIŞIRTILARI, FISILDAYAN

Detaylı

Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok

Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok parçaya ayırmasına "kırılma" adı verilir. KIRILMA ÇEŞİTLERİ

Detaylı

T.C. MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI

T.C. MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI T.C. MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI 2013-2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÖĞRETİM PROGRAMINA ÖN KAYITLA ALINACAK ÖĞRENCİLERİN ÖZEL YETENEK

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Ergonomi Uygulamaları ile Kâr Etmenin Yolları

Ergonomi Uygulamaları ile Kâr Etmenin Yolları Ergonomi ile Verimlilik Paneli Ergonomi Uygulamaları ile Kâr Etmenin Yolları Uludağ Üniversitesi Endüstri Müh. Böl. 13.05.2010 BURSA ERGONOMİ Çalışan ile teknik sistem arasındaki ilişkiyi inceleyen; bilimsel

Detaylı

Bırakın doğa evinize gelsin!

Bırakın doğa evinize gelsin! Unica Class Bırakın doğa evinize gelsin! Gerçek malzemeler ile doğal tasarım 444 30 30 www.schneider-electric.com.tr Doğal bir özlem Modern hayat genellikle varlığımızın orijinal, gerçek ve saf yapıtaşlarını

Detaylı

1.ÜNİTE: VÜCUDUMUZ BİLMECESİNİ ÇÖZELİM. Fen ve Teknoloji-4.sınıf

1.ÜNİTE: VÜCUDUMUZ BİLMECESİNİ ÇÖZELİM. Fen ve Teknoloji-4.sınıf 1.ÜNİTE: VÜCUDUMUZ BİLMECESİNİ ÇÖZELİM Fen ve Teknoloji-4.sınıf A. DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ İSKELET Kemiklerden oluşan ve eklemlerle bağlanan, vücudumuzun dik durmasını ve hareket etmesini sağlayan yapıya

Detaylı

YAPI FİZİĞİ 1. YAPI AKUSTİĞİ 5. Bölüm. Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ. Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı

YAPI FİZİĞİ 1. YAPI AKUSTİĞİ 5. Bölüm. Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ. Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı YAPI FİZİĞİ 1 YAPI AKUSTİĞİ 5. Bölüm Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı Sesin Kırınması Ses dalgalarının bir engelden ötürü doğrultu değiştirmesi olayına kırınma

Detaylı