Nazal Polipozis. Nasal Polyposis. Derleme Review. Tayfun Apuhan AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ CİLT: 5 SAYI: / 2010.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Nazal Polipozis. Nasal Polyposis. Derleme Review. Tayfun Apuhan AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ CİLT: 5 SAYI: 1-2-3 / 2010."

Transkript

1 Derleme Review Nazal Polipozis Nasal Polyposis Özet Tayfun Apuhan AİBÜ Tıp Fak. KBB AD. BOLU İletişim Bilgisi/Correspondence Dr. Tayfun Apuhan AİBÜ Tıp Fakültesi KBB Hastalıkları A.D., Bolu Telefon: Faks: Nazal polipozis tekrarlama oranı yüksek olan ve medikal tedavinin yetersiz kaldığı, yaygın bir Kulak Burun Boğaz hastalığıdır. Nazal polipozis oluşumunun nedenleri hala bilinmemekle birlikte enfeksiyöz, nonenfeksiyöz, inflamatuar, anatomik ve genetik bozuklukların sebep olduğu multifaktöryel bir hastalıktır. Kronik inflamasyon ana sebep gibi görünmektedir. Nazal polipler sıklıkla astımla ilişkilidirler. Günümüzde nazal ve oral kortikosteroidler nazal polipozisin tedavisinde kullanılan standart tedavilerdir. Endoskopik sinüs cerrahiside son yıllarda en etkili ve sık uygulanan cerrahi tekniktir. Postoperatif medikal tedaviye yeterli süre devam edilmelidir çünkü nazal polipoziste rekürrens sıktır. Anahtar Kelimeler: Nazal polipozis, Kronik sinüzit, Endoskopik sinüs cerrahisi Summary Nasal polyposis is a common Ear Nose and Throat disease with high medical failure and recurrence rate. The cause of nasal polyp formation is still unknown but it is a multifactorial disease, with infectious, noninfectious, inflammation, anatomic and genetic abnormalities. Chronic inflammation remains the central major factor in nasal polyps. Nasal polyps often are associated with asthma. Nasal and oral corticosteroids are currently the standard treatment for nasal polyps. Endoscopic sinus surgery is most common and effective surgical technique in recent years. Postoperative medical treatment must be continued adequate time because recurrences of nasal polyps are common. Key Words: Nasal polyposis, Chronic sinusitis, Endoscopic sinus surgery 1

2 Giriş Nazal polipler, benign, mukozal inflamasyon ile karakterize, nazal kaviteden lümene doğru genişleyen, soluk gri renkli, multifaktöriyel nedenli protrüzyonlardır. Polip (Polypous) Yunanca dan köken alan bir kelime olup, çok ayaklı (Polo=çok, opus=ayak) anlamına gelir Nazal kavitenin en yaygın tümörleridir. Son yıllarda yapılan çok sayıda histopatolojik, immünolojik çalışmaya rağmen, nazal polipozis klinik rinolojide çözülemeyen en önemli problemlerden biri olmayı sürdürmektedir (1). Tarihçe Nazal poliplerin kayıtlı tarihi günümüzden 4000 yıl önceki antik Mısıra kadar uzanmaktadır. Poliplerle ilgilendiği bilinen ilk en hekim Ni-Ankh Sekhmet tir ve muhtemelen Kral Sahura nın nazal polip ini tedavi etmeye çalışmıştır. İlk olarak Hipokrat, polip kelimesini, etmoid sinüslerdeki patolojiyi tanımlamak amacıyla kullanmıştır. Histolojik tanımı ilk kez Billroth tarafından yapılmış ve 19. yüzyıla kadar tümöral bir lezyon olarak kabul edilmiştir (1). Zuckerkandl 1882 de, poliplerin enflamatuar yapıda olduğunu ileri sürmüş ve sinüslerdeki histolojik değişikliklerin poliplerde de olduğunu göstermiştir (2). Tedavideki önemli gelişmeler, eski Yunan medeniyetinde ve Avrupa da Rönesans döneminde meydana gelmiştir. Ondördüncü yüzyılda Amasya da yaşamış olan Şerafettin Sabuncuoğlu, ilk olarak güneş ışığı ile nazal endoskopi ve burun eti cerrahisini tarif etmiş, bunu cerrahi atlasında çizerek anlatmıştır (3). İbn-i Sina, bugün kullandığımız sinerlere çok benzer aletler ile polipleri eksize etmiş ve kızgın demirler ile dağlamıştır (koterizasyon) (4). Burun polipleri konusunda bilgilerimiz 20. yüzyıla değin çok değişmeden gelmiştir. Son yüzyıldaki teknolojik gelişmeler, özellikle nazal endoskopların kullanılmaya başlanmasıyla, erken teşhis ve etkili cerrahi tedavi imkanı sağlanmıştır. İnsidans Nazal poliplerin gerçek insidansını tesbit etmek güçtür. Epidemiyolojik çalışmaların büyük çoğunluğu astımlılar, alerjik rinitliler gibi spesifik gruplar üzerinde yürütülmüştür. Nazal poliplere Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları kliniklerine refere edilen her 20 hastadan 1 inde (%5), alerji kliniklerine refere edilen hastaların ise %4 ünde rastlanılmaktadır (5). Birkaç çalışmada nazal poliplerin prevalansının %1,3 ile %5,6 arasında olduğu gösterilmiştir (6,7). Yirmi ile 60 yaşları arasında her dekatta aynı sıklıkta görülür. Altmış yaşından sonra görülme sıklığı azalmaktadır (8). Nazal polipler 2 yaşından sonra her yaşta görülebilirlerse de, 10 yaşından önce nadir görülürler (%0,1). Bu yaşta hastaların kistik fibrozis açısından araştırılması gerekir (9). Etiyopatogenez Nazal polipozis (NP) eski çağlardan beri bilinmesine ve tedavi edilmesine rağmen etiyopatogenezi henüz tam anlaşılabilmiş değildir. Çoğunlukla orta meatus ve etmoid bölgedeki paranazal sinüsleri döşeyen mukoza tabakasından köken alır ve nazal kaviteye doğru sarkarak burun boşluğunu tıkayabilir. Son yıllarda kronik rinosinüzitin bir alt grubu olarak ele alınmaktadır. Sıklıkla bildirilen nazal polip sebepleri enfeksiyon, alerji, immünolojik faktörler, metabolik ve herediter hastalıklar, otonomik disfonksiyon olarak sıralanabilmektedir (10). Mukoza ödemi polip oluşumuna yol açan temel patolojik durumdur. Polip patogenezini açıklamaya çalışan tüm teoriler, ödemin nedenini anlamaya yöneliktir. Eksudasyon sonucu oluşan ödemin mukozayı aşağıya doğru ittiği, yerçekimi ile bu durumun arttığı ve polip oluştuğu öne sü- 2

3 rülmektedir. Medikal ya da cerrahi tedavi ne olursa olsun rekürrensler oldukça sıktır ve tekrarlayan cerrahi müdahalelerin yapılmasını gerektirir. Kronik mukozal enflamasyonun bir sonucu olarak ortaya çıkan polipler, pedinküllü, düzgün yüzeyli, jelatinöz bir yapıya sahiptirler (6,11). Kistik fibrozis, Kartagener sendromu ve Young Sendromu (Hipervisköz mukus sendromu) gibi hastalıklarla birlikte görüldüğünden dolayı nazal polipler için genetik predispozisyondan söz edilmektedir. Son zamanlarda nazal polipozisin patofizyolojisini anlamak için DNA microarray teknikleri kullanılarak analizler yapılmaktadır (11). Nazal polipozisli hastalarda HLA (Human leukocyte antigen)-a1/b8 doku antijeni normal popülasyondan daha yüksek bulunmuştur (6). Ancak, bir ailenin birden fazla ferdinde polip görülebildiği, yaygın bir kanaat olmasına rağmen, hastalığın genetik temeli tam olarak gösterilememiştir. Bu konuda çalışmalar çok az sayıda olup kesin sonuç vermekten uzaktır. Ostiomeatal kompleks bölgesi hastalıklarının, anatomik ve nörovasküler değişikliklerin polip oluşumuna yol açabileceği vurgulanmıştır (31). Genellikle nazal polipozisli hastaların büyük bir kısmında alerjik rinit belirtileri mevcuttur. Alerji öyküsü ve nazal polip bulgusu olan hastaların mukozalarında, %90 dan fazla eozinofil içeren inflamatuar infiltrat bulunmaktadır. Sıklıkla astımla birliktelik görülmektedir. Ancak alerjik riniti olmayan hastalarda da görülmesi, poliplerin oluşumunda alerjinin rolünün kesin olmadığını göstermektedir (12). Bernouilli fenomeni bir darlığın arkasında hava akımı basıncının düşmesi prensibine dayanır. Poliplerin özellikle ostiomeatal kompleks çevresinden ve etmoidden kaynaklanması, ekspiryum ve inspiriyumla değişen burun boşluğu basıncının, en fazla bu anatomik bölgeleri etkilediğini gösterir (1,12). Etmoid sinüsler gibi temas yüzeyine yakın bölgelerdeki mukozada herhangi bir nedenle gelişen ödem, karşı mukozayla temasa neden olarak 3 polip gelişimine zemin oluşturmaktadır (12). Poliplerin enfeksiyon ile ilişkisi konusu tartışmalı olup henüz yeterince açıklayıcı, tatmin edici kanıtlar bulunamamıştır. Ancak poliplerin enfeksiyon ile ilişkisini gösteren birçok gözlem mevcuttur (sinüs lavajı ve antrostomi çalışmaları gibi). Nazal polipli hastalarda, burun ve paranazal sinüslerin kronik enfeksiyonuna sık rastlanmaktadır. En sık görülen patojenler β- Hemolitik streptokoklar, Staphylococcus aureus, Streptococcus pneumonia ve Haemophylus influenza dır (11, 13, 28). Deneysel olarak sinüzit oluşturulan tavşanların burun ve sinüslerinde polip geliştiği gözlenmiştir (14). Nazal poliplerin gelişiminde, genetik etiyolojiden şüphe edilmelidir (15). Atopi nazal polpozisin direkt bir nedeni olmasa da, rekürren nazal poliplerde alerjinin ilişkili olduğu bilinmektedir. Özellikle son zamanlarda nazal polipozislerde yapılan çalışmalarda fungal etiyoloji üzerinde durulmaktadır. Polipli hastalarda Aspergillus fumigatus, Candida albicans ve Aspergillus flavus varlığı tespit edilmiştir (16). Histolojik Yapı Burun ve sinüslerden köken alan polipler histolojik yapılarına göre aşağıdaki gibi ayrılırlar: a. Eozinofilik Polip: En yaygın polip türüdür (%86). Bu poliplerin histolojik incelemesinde ödematöz stroma, Goblet hücrelerinin hiperplazisi, stromada eozinofiller ve mast hücreleri ve epitelin arasında, kalınlaşmış, yer yer hiyalinize bazal membran özellikleri saptanmıştır. Stromada çok az sayıda inflamatuar hücre mevcut olmasına rağmen, çok az sayıda fibroblast bulunur. Ödematöz polipler sıklıkla bilateraldirler (17). b. İnflamatuar Polip (Kronik İnflamatuvar, Fibroinflamatuvar Polip): Bu polipi eozinofilik polipten ayıran en önemli özellik stromada ödem ve Goblet hücre hiperplazisinin olmaması ve esas AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ CİLT: 5 SAYI: 1 / 2010

4 hücrelerin eozinofilden ziyade lenfositlerden oluşmasıdır. Sıklığı %8 10 arasındadır (17). c. Seromüsinöz Gland Hiperplazili Polip: %5 oranında görülür. Daha çok eozinofilik polipe benzer. Gevşek ve ödemli stroma içinde çok sayıda seromüsinöz glandlar ile karakterizedir. Glandular elementlerin hiperplazisi benign glandular neoplazmayı andırabilir. Bazı vakalar otörler tarafından tubulokistik adenoma olarak tanımlanır. Glandların hücreleri silindiriktir ve nükleusları hücrenin alt kısmına yakın yerleşmiştir (17,18). d. Stromal Atipili Polip: Çok nadir görülür ve kolaylıkla neoplazm ile karıştırılabilir. Makroskopik olarak diğer poliplere benzer. Stromal hücrelerde atipi görülür. Bu polipleri bir neoplazmdan ayıran en önemli özellik mitozun olmamasıdır (18). Özellikle tek taraflı poliplerin histolojik olarak incelenmesi şarttır. Bu maligniteyi dışlamak ve poliplerin içinde olabilecek inverted papillom gibi patolojileri saptamak açısından önemlidir. Nazal Poliplerde Kimyasal Mediyatörler İmmünglobülin E (Ig E) aracılı aktivasyon sonucunda histamin mast hücreleri ve bazofillerden salgılanır. Histamin, mast hücrelerinde poliplerin apeks kısmında bulunur. Yapılan ultrastrüktürel analizlerde polip sıvılarındaki yüksek histamin seviyelerinden sorumlu olan mast hücre degranülasyonunun, nazal poliplerin oluşumuna katkıda bulunduğu gösterilmiştir (19). Nazal polipli dokularda, topikal steroid tedavisinin, lenfosit, total T hücre (CD3+), T helper hücre (CD4+) ve T efektör hücre (CD8+) sayısını azalttığı gösterilmiştir (20). Nazal polipoziste peroksidasyon ürünü olan MDA (Malondialdehyde-thiobarbituric acid) artarken doku ve kandaki antioksidan maddeler azalmaktadır (21,22). Eikazonoidler nazal mukozada inflamasyonu arttırarak polip patogenezinde rol almaktadır. Araşidonik asit metabolizmasının aktivitesinin 4 arttığını gösteren çalışmalarda özellikle epitel hücrelerinde siklooksijenaz (COX)-2 mrna sının üretiminin arttığı tespit edilmiştir (23). Sinüs mukozasındaki epitelyum hücreleri çevresel uyaranlar ile aktive olan ve polip oluşumuna yol açan inflamatuar olayları başlatan primer hücreler olarak düşünülmektedir. Nazal polip epitelyum hücreleri çeşitli inflamatuar sitokinler ve büyüme faktörleri oluşturur ki bunlar IL 8, GM-CS, IL 6, IL-β, TNF-α ve vasküler endotel büyüme fakörüdür. Bu sitokinler eozinofil ve lenfositleri perifer dolaşımdan o bölgeye toplayabilirler (24). Eşlik Eden Hastalıklar a. Astım, aspirin intoleransı ve nasal polipozis (Samter Triadı): Nazal polipli hastaları içeren geniş serilerde hastaların %20-70 inde astım tespit edilmiştir. Burununda polip olan hastaların %30 kadarında astım, aspirin intoleransı ve astımı olan hastaların %36 sında burunda polip saptanmıştır. Astımı ve polipi olan hastaların yaklaşık olarak %10 kadarında aspirin intoleransı ortaya çıkmaktadır. Aspirin intoleransı oranı yalnız polipi olan hastalarda %2 dir. Polipi olmayan hastalarda da astım ve aspirin intoleransı görülebilir. Buradaki mekanizma tam olarak anlaşılmamıştır. Araşidonik asit metabolizması ile ilgisi olduğu, aspirinin siklooksijenaz metabolizmasını inhibe ettiği, araşidonik asit metabolizmasının tek yönlü lipoksijenaz yolundan çalışarak ortama çok fazla lökotrien çıktığı ve bunların da astım ve poliplerin oluşumunda rol oynadığı düşünülmektedir (31). b. Kistik Fibrozis: Kistik fibrozis ekzokrin bezleri etkileyen, 2000 canlı doğumda bir görülen, 7. kromozomun uzun kolunda lokalize CFTR (cystic fibrosis transmembrane conductance regulator) geninde meydana gelen mutasyonlardan kaynaklanan, otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. Ekzokrin bezler teri dilüe etmekte zorluk çekerler. AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ CİLT: 5 SAYI: 1 / 2010

5 Mukozal yüzeyde kuruluk olur ve mukus viskositesi artar. Kronik hiperplastik mukozal değişiklikler olur, bu da polip formasyonuna sebep olur. Burunda polipi olan 16 yaşından küçüklerde kistik fibrozis mutlaka ekarte edilmelidir çünkü bu hastaların %20 sinde polip mevcuttur. Mutasyon analizi veya ter testi ile tanı konur. Nasal polipozis bazen bu hastalığın belirtisi olabilir (31,36). c. Siliyer Diskinezi: Primer siliyer diskinezi esas olarak Kartegener Sendromu nda görülür. Bu hastalık otozomal resesif olarak geçiş gösterir. Tüm vücuttaki siliyer sistem etkilendiği için sinüzit yanında bronşiyektazi ve infertilite de mevcuttur. d. Young Sendromu: Mukus viskozitesinin artması sonucu belirtiler ortaya çıkar. Sinüzit ve nasal polip yanında bronşiektazi ve infertilite de görülür. Silyer yapılar normaldir (3). e. Nazal Mastoidoz: Mast hücrelerinin burun mukozasını infiltre ettiği bir durumdur (3). f. Churg Straus Sendromu: Alerjik vaskulittir. Hastaların %50 sinde polip vardır. Perennial rinit benzeri bulgulara neden olur (3). Tanı Tanı hikâye, fizik muayene, laboratuvar, radyolojik değerlendirme (BT, MRG), alerji testleri ve histopatolojik değerlendirme ile konur. Burun tıkanıklığı, nazal polipli hastalarının en belirgin şikâyetidir. Bu hastalar burun akıntısı, koku duyusunun azalması, hiponazal konuşma, alın ve yanaklarda hissedilen dolgunluk, yüz ve baş ağrıları, geniz akıntısı, horlama gibi şikâyetlerle başvururlar. Hastaların yarısı hem rinore hem hapşırma ataklarından yakınırlar. Anosmi, şiddetli bir mukozal hastalığın göstergesidir. Şiddetli burun temizliğini takiben epistaksis 5 olabilir. Burunda tam oklüzyon oluşana kadar asemptomatik kalabilirler. Sigara kullanan polipli hastalarda daha çok burun tıkanıklığı yakınması görülmektedir. Bununla birlikte rekürrens eğilimi gösteren nazal poliplerin klinik tablosu kişiler arasında varyasyon gösterebilir (25,27). Tanı sıklıkla arterior rinoskopi ile ve nazal kavitenin rijit yada fiber endoskopla incelenmesiyle konulur. İnceleme öncesi dekonjesyon yapılması polipin daha net görülmesine yardımcı olur. Muayenede nazal kavitede, sıklıkla orta meada, etmoid sinüslerin dış duvarında görünen, soluk gri renkte, düzgün yüzeyli, palpasyonla yumuşak, ağrısız ve mobil kitleler şeklinde görünürler. Çoğu hastada seröz ve muköz postnazal akıntı mevcuttur. İleri dercede eozinofili mukusun rengini sarı-beyaza döndürebilir (31). Alerjik hastaların radyolojik incelenmelerinde nazal poliplerin patognomonik bulgusu yoktur. Düz filmlerde bilateral antral mukozal kalınlaşma, etmoid bölgede opasite polipi düşündürür (6). Paranazal sinüs tomografisinde nazal kavitede radyolusensin azalması, ostiumda polip varsa ostium genişlemesi, kemiklerde incelme, nazal pasajda kitleler şeklinde görülebilir. Kafa tabanında kemik erozyonu saptanması ya da kribriform plate in normalden daha aşağı seviyede olması, cerrahi komplikasyon riskini artırmaktadır. Bilgisayalı Tomografi (BT) her cerrahi öncesi mutlaka koronal ve aksiyal planda istenmelidir (26). Aksiyal planda çekilen tomografi ile internal karotid arterlerin ve optik sinirlerin posterior etmoid ve sfenoid sinüslerle olan ilişkilerini detaylı bir şekilde incelemek mümkündür (11). Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) radyasyon riskinin olmaması, mukus ve polip ayırıcı tanısının yapılabilmesi, yumuşak dokuların oldukça iyi değerlendirilebilmesine imkan vermesi nedeniyle tanıda kullanılabilir. Ancak sinüslerdeki sekresyon ve mukozal kalınlaşmayı nazal polipten ayırmak zor olduğundan rutin olarak kullanılmamaktadır (6).

6 Ayırıcı tanıda inverted papillom, lenfoma, karsinom ve sarkomlar, ensefalosel ve anjiofibrom düşünülmelidir. Evreleme Nazal poliplerin henüz tüm dünyada kabul edilen bir sınıflaması mevcut değildir. Genel kabul gören nazal poliplerin Endoskopik görünüme göre evrelendirilme sidir (6). Buna göre: Evre 0: Polip yok, Evre I: Orta konkanın altında, endoskop kullanınca görülebilen polip, Evre II: Orta konkanın altına protrude olan, endoskop kullanmadan da görülebilen polip, Evre III: Masif polipozis. Stammberger in(1) nazal poliplerin klinik özelliklerine göre yaptığı sınıflandırma: 1. Antrokoanal polip, 2. Koanal veya izole büyük polipler, 3. Kronik sinüzitle birlikte görülen eozinofil dominansı olmayan polipler, 4. Kronik sinüzitle birlikte görülen eozinofil dominansı olan polipler, 5. Spesifik hastalıklarla birlikte görülen polipler. Çocuklarda Nazal Polipozis Çocuklarda nasal polipozis insidansı düşüktür. Genelde semptomatik polipler bilateraldir ve sistemik bir hastalıkla beraber görülürler. Bila-teral nasal polipozisi olan çocuklarda kistik fibrozis ekarte edilmelidir (33). Bilateral diffüz nazal polipozisi olan çocuklarda %20-25 kistik fibrozis, %10 nonsteroid antiinflamatuar ilaç intoleransı, %5 ise primer siliyer diskinezi olduğu saptanmıştır (34). Çocuklarda polip cerrahisi ancak polipler çocuklarda tam burun tıkanıklığına veya burun kökünün genişlemesi, damak arkının yükselmesi gibi yüz iskelet deformitesine neden oluyor ve çocuğun hayat kalitesini ve gelişimini olumsuz 6 etkiliyorsa yapılmalıdır. Yalnızca polip olduğu için veya çok az semptomları olan çocuklarda cerrahi yapılmamalıdır (35). Semptomların düzelmesi poliplerin tamamen yok olması anlamına gelmez. Semptomların düzelmesi veya topikal ilaçlar ile semptomların kontrol altına alınması da düzelme olarak kabul edilebilir. Burun mukozası mümkün olduğunca korunmalıdır. Ancak çok fazla nüks etmiş hastalarda daha ileri cerrahi gerekebilir. Tedavi Nazal poliplerin tedavisi uzun süreli olup hastanın yakın takip edilmesi gerekir. Medikal ya da cerrahi tedavi ne olursa olsun rekürrensler oldukça sıktır. Nazal poliplerde multifaktöriyel etiyoloji söz konusudur. Bu yüzden tek başına efektif geçerli bir tedavi yoktur. Nazal polip medikal tedavisinin amacı polipleri ve rinit bulgularını yok etmek, burun solunumunu ve koku duyusunu yeniden sağlamak ve rekürrensleri engellemektir. Medikal Tedavi Nazal polip tedavisinde steroidler, antibiyotikler, sodyum kromoglikat, salin nazal sprey, mukolitikler, topikal/sistemik dekonjestanlar, topikal antikolinerjikler, antilökotrienler veya reseptör blokörleri, antihistaminikler kullanılmaktadır (25). Steroidler nazal polipler için bilinen en etkili ilaçlardır. Topikal steroidler vazoaktif mediatörler ile ortaya çıkan yerel inflamatuar cevabı engelleyerek etki gösterirler. Hafif ve orta şiddetli olguların uzun süreli tedavinde kullanılırlar. Antiinflamatuarların sitokin sentez inhibisyonu, eozinofil sayısının ve aktive olmuş eozinofillerin sayısının azaltılması, antiödem etkisi, transudasyonun azaltılması gibi etkileri vardır. Topikal nazal steroidlerin burunda kuruma, burun kanaması ve septum perforasyonu gibi lokal yan etk-

7 ileri mevcuttur (1). Daha ağır seyreden vakalarda ya da cerrahi sonrası, sistemik steroidlere ek olarak verilebilirler. Poliplerin küçültülmesi, koku alma duyusunu ve paranazal sinüsleri olumlu etkiler, ameliyatı kolaylaştırıcı etki ve nazal mukozadaki reaksiyonu azaltıcı etkileri vardır. Başlangıçta en az 4-6 hafta kullanılmalı, hasta fayda görüyorsa devam edilmelidir. Bu süre sonunda bir yanıt alınamamışsa 10 gün kadar sistemik kortikosteroid tedavisi verilebilir. Oral olarak gün, 60 mg/gün prednizolon başlanır ve giderek azaltılır. Yine yanıt yoksa BT çekilip cerrahi endikasyon yönünden değerlendirilir (6,11). Enfeksiyon mevcutsa antibiyotik başlanmalıdır. Bu tedaviler sürerken hastanın saptanmış altta yatan bir etiyolojik nedeni varsa tedavi edilmelidir. Antihistaminikler sadece alerji varlığında verilmelidir. Astımlı hastalarda tedavi, cerrahi öncesi ve preoperatif son ana kadar sürdürülmelidir. Cerrahi Tedavi Etiyolojik olarak altta yatan neden ne olursa olsun polipozis semptomatikse ve cerrahi dışı tedavilerden fayda görmemişse cerrahi endikasyon vardır. Nazal polip cerrahisi sner ile yapılan basit polipektomiden endoskopik cerrahiye kadar geniş bir yelpaze içinde incelenebilir. Hiçbirisi fonksiyonel bir cerrahi değildir. İyi ve güvenli cerrahinin anahtarları iyi aydınlanma ve minimum kanamadır. Mümkün olduğunca polipleri temizlemek, marsupiyalize etmek ve medikal tedavi desteğiyle nüksleri önlemeye çalışmak gerekir (31). Uzun süreli kortikosteroid tedavisi ile düzelmeyen, kortikosteroid tedavisi alamayan, sinüslerde obstrüksiyon ve mukoseli olan, persistan enfeksiyon ve total nazal obstrüksiyonu olan olgulara cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisi (ESC) kronik sinonazal patolojilerin tedavisinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. 7 ESC de amaç mukus akımını engelleyen, sinüs ostiumlarını tıkayan ve hastalık oluşumuna neden olan ostiomeatal kompleksteki primer patolojinin temizlenmesi ve etmoid hücrelerin, maksiller, frontal, sfenoid sinüslerin normal ventilasyon ve drenajının sağlanmasıdır (3). ESC total sfenoetmoidektomi posterior anterior yaklaşım (Wigand Tekniği) ve anteroposterior yaklaşım (Messerklinger Tekniği) olmak üzere iki şekilde yapılabilir (38). Major sinüslerde en önemli nokta, yeterli ostium açıklığının olmasıdır. Sinüslerin yeterli miktarda havalanmasına ve drene edilmesine özen gösterilmelidir. Soliter ve eozinofilik olmayan poliplerin tedavisi daha kolay ve nüks daha azdır. Ancak eozinofilden yoğun diffüz nasal polipozis hekim için ciddi sorun oluşturur. Sınırlı polip hastalarında polipleri almak, dar anatomik pasajları açmak, sinüslerin drenaj ve ventilasyonunu sağlamak yeterli olabilse de, tüm sinüs mukozasını etkileyen eozinofilik diffüz nasal polipozis ameliyatlarında bu ameliyat yöntemiyle sonuçlar yüz güldürücü değildir. Ameliyat başarı oranları farklılık göstermektedir (30). Diffüz nazal polipozis cerrahisinde başarı-sızlık nedenleri: a. Yetersiz Etmoidektomi, Septaların yetersiz alınması, Septaların arkasında polipoid mukoza kalması Yetersiz açılmış etmoid hücrelerde mukus, birikmesi, Topikal ilaçların gerekli bölgelere ulaşamaması. b. Frontal sinüsün yetersiz cerrahisi, Frontal reses ve ostium bölgesinde poliplerin kalması, Frontal sinüs içinde polip ve mukus kalması, Frontal ostium tıkanıklığı. c. Maksiller sinüsün yetersiz cerrahisi, Maksiller sinüs ostiumu darlığı, Ostiumun stenozu ve kapanması, Yetersiz ventilasyon ve drenaj, Kıvamlı sekresyon nedeniyle yetersiz drenaj, Maksiler sinüsün yeterince temizlenememesi.

8 d. Sfenoid sinüs ön duvarının yetersiz açılması, Yetersiz ventilasyon ve drenaj, Sfenoid sinüsün yeterince temizlenememesi, Sfenoid sinüs içinde topikal ilaçların yeterince ulaşamaması. e. Ameliyat sahasında sebest kemik parçalarının kalması. f. Burun boşluğunda arkadaki sinüslerin görülmesini engelleyen kemik çıkıntıların kalması (31) Tos M, Larsen PL. Nasal Polyps: Origin, Etiology, Pathogenesis, and Structure. Kennedy DW, Bolger WE, Zinreich SJ. Diseases of the Sinuses, Diagnosesand Management. Hamilton: B.C. Decker, 2001; Önerci M. Yaygın Nazal Polipozis. Endoskopik Sinüs Cerrahisi, İkinci Baskı. Ankara: Kutsan Ofset, 1999; Vancil ME. A Historical Survey of Treatments for Nasal Polyposis. Laryngoscope. 2004; Maran GD, Lund VJ. Clinical Rhinology. Stuttgart. New York: Thieme Koç C. Nazal Polip. In: Koç C (Ed.). Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi. Ankara, Güneş Kitabevi, 2004; Postoperatif Bakım 7. Hedmann J, Kaprio J, Poussa T. Prevalance of asthma,aspirin intolarence, nasal poliposis and chronic obstructive pulmonary disease in a population- based study. Int. Epi- Uzun süreli takip çok önemlidir. Burun kavitesindeki debris irrigasyon ile temizlenmelidir. Antibiyotik ve topikal steroidler yeterli sürede kullanılmalıdır. Erken dönemdeki içinde sıvı içeren polipoid dokular drene edilmeli veya alınmalıdır. Gereksiz instrümentasyon ve kaviteye travmadan kaçınılmalıdır. Ameliyat sonrası düzelme göstermeyen patolojiler polip haline gelmeden tedavi edilmelidir. Gereksiz travmanın granülasyon dokusunu aktive edeceği unutulmamalıdır (32) demiol 1999;28: Larsen PL, Tos M. Anatomic site of origin of nasal polyps. Endoscopic nasal and paranasal sinüs surgery as a screening method for nasal polyps in an authopsy material. Am J Rhinol. 1996;10: Settipane GA. Epidemiology of nasal polyps. Allergy Asthma Proc. 1996;17: Sabirov A, Hamilton RG, Jacobs JB, Hillman DE, Lebowitz RA, Watts JD. Role of local immunoglobulin E specific for Alternaria alternata in the pathogenesis of nasal polyposis. Laryngoscope. 2008;118: 4 9. Kitapçı F, Muluk NB, Atasoy P, Koç C. Nazal Polipler. Van Tıp Dergisi. 2005;12: Komplikasyonlar 12. Kaytaz A. Nazal Polip. Çelik O. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi. İstanbul: Turgut Yayıncılık. 2002; Cerrahi sırasında kanama, görme kaybı, karotid arter zedelenmesi, beyin travması, BOS fistülü gibi ortaya çıkabilecek komplikasyonların yanı sıra, postoperatif erken dönemde göz kapağı ödemi, proptozis, ekimoz, diplopi, subkutan orbital amfizem görülebilir. Geç dönemde ise maksiller sinüs doğal ostiumunun kapanması, nazolakrimal kese travması, sineşi gibi problemler görülebilir (31). Nazal polipoziste tüm patolojinin temizlenmesi, nükslerin gelişmeyeceğini hiçbir zaman garanti etmemektedir Drake-Lee AB. Nasal Polyps. Kerr AG, Stephens D. Scott- Brown s Otolaryngology. Sixth ed. Great Britain: Butterworth&Co. Ltd, 1997;3:1 16. Deane PMG, Schwartzt RH:Nasal polyps in Cystic Fibrosis in Nasal Polyposis. Ocean Side Publication, Rode Island. 1997; Keles B, Cora T, Acar H, Arbag H, Inan Z, Ozturk K, Ozer B. Evaluation of HLA-A, -B, -Cw, and -DRB1 alleles frequency in Turkish patients with nasal polyposis. Otolaryngol Head Neck Surg. 2008;139: Weschta M, Rimek D, Formanek M, Polzehl D, Podbielski A, Riechelmann H. Topical antifungal treatment of chronic rhinosinusitis with nasal polyps: a randomized, doubleblind clinical trial. J Allergy Clin Immunol. 2004;113: Helmquist HB: Histopatology. In:Nazal polyps:epidemio- Kaynaklar 1. Stammberger H. Rhinoscopic Surgery. Settipane GA, Lund VJ, Bernstein JM, Tos M. Nasal Polyps: Epidemiology, Pathogenesis and Treatment. Rhode Island: Ocean Side Pub,1997; logy,pathogenesisi and Treatment; Ocean Side Publication. 1997; Davidson Hellquist HB:The so-called allergicnasal polyp. ORL J Relat Spec.1993; 55: Saseki Y. Distribution of the Degranulated and Nonde-

9 granulated Mast Cells in Nasal Polyps. Acta Otolaryngol. 1986;430: Benson M. Pathophysiological effects of glucocorticoids on nasal polyps: an update. Cur Opin Allergy Clin Immunol. 2005;5: Daglı M, Eryılmaz A, Besler T, Akmansu H, Acar A, Korkmaz H. Role of free radicals and antioxidants in nasal polyps. Laryngoscope.2004;114: J Cekin E, Ipcioglu OM, Erkul BE, Kapucu B, Ozcan O, Cincik H, Gungor A. The association of oxidative stress and nasal polyposis. Int Med Res. 2009;37: Gosepath J, Brieger J, Gletsou E, Mann WJ. Expression and localization of COX 1 and COX 2 innasal respiratory mucosa. Does COX 2 play a key role in the immunology of nasal polyps? J Investig Allergy Clin Immunol. 2004: 14: Wittenkind C. at al. Immunohistochemical expression of VEGF and VEGF receptors in nasal polyps as compared to normal tirbinate mucosa. Eur Arch Otorhinolaryngol 2002;259: Sarıoğlu T, Bayar N, Kanbur B, Gündüz M. Rekürren nazal poliplerde tedavi yöntemleri. İlaç ve Tedavi Dergisi; 1993:6:12 14 Zheng Y, Zhao Y, Lv D, Liu Y, Qiao X, An P, Wang D. Correlation between computed tomography staging and quality of life instruments in patients with chronic rhinosinusitis. Am J Rhinol Allergy. 2010;24: Erbek SS, Erbek S, Budakoğlu I, Cakmak O. The relationship between smoking and nasal polyposis.kulak Burun Bogaz Ihtis Derg. 2008;18: Sachse F, Becker K, Rudack C. Incidence of staphylococcal colonization and of the 753Q Toll-like receptor 2 variant in nasal polyposis. Am J Rhinol Allergy. 2010;24: Koç C: Medikal tedavi. Nazal Polipler İçinde, Çizgi Tıp Yayınevi. 2002; Salman SD,Gonik L: Another look at functional endoscopic sinus surgery. Curr Opinion Otolaryngol Head Neck Surgery. 1999;7: 2 6. Önerci M. Nazal polipozis. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. 2006; Tong YF, Sun XZ, Li DW. Observation of maxillary mucosa restoration after the endoscopic sinus surgery operation of chronic sinusitis and nasal polyps. Zhonghua Er Bi Yan Hou Ke Za Zhi.; 2004;39:402-6 Settipane GA Nasal Polyps in Settipane GA. The New England and Regional Allergy Proceedings 1984; Kenna M, Nasal polyps. In Behrmann RE, Kliegman R. Nelson textbook of pediatrics. 16th edition. Pheladelphia:W.B saunders. 2000; Bastaic L. et al. Consensus Conference on Nasal polyposis. Acta Otorhino-laryngologica Italica. 2004; Marshak T, Rivlin Y, Bentur L, Ronen O, Uri N. Prevalence of rhinosinusitis among atypical cystic fibrosis patients. Eur Arch Otorhinolaryngol Sep Bateman ND, Fahy C, Woolford TJ. Nasal polyps: still more questions than answers. J Laryngol Otol. 2003;117: Pata YS, Bicik E, Aygenç E, Koç C, Özdem C. Endoskopik sinüs cerrahisinin geç dönem sonuçları. Türkiye Klinikleri KBB Dergisi. 2003;3:

KANITLARIN KATEGORİSİ

KANITLARIN KATEGORİSİ EPOS 2007 AMAÇLAR VE HEDEFLER Rinosinüzit, topluma büyük bir mali yük oluşturan, önemli ve gittikçe artan bir sağlık sorunudur. Bu el kitabı, rinosinüzitin tanısı ve tedavisi hakkında kanıta dayalı öneriler

Detaylı

Rinosinüzit burun boþluðu ve sinüsleri döþeyen müköz

Rinosinüzit burun boþluðu ve sinüsleri döþeyen müköz Klinik Pediatri, 2003;2(2):64-68. Çocuklarda Rinosinüzitlerin Tedavisi Prof. Dr. Sadýk DEMÝRSOY* Rinosinüzit burun boþluðu ve sinüsleri döþeyen müköz membranlarýn (nöroepitel dahil), bu kavitelerdeki sývýlarýn,

Detaylı

Fatma Kitapçı*, Nuray Bayar Muluk**, Pınar Atasoy***, Can Koç****

Fatma Kitapçı*, Nuray Bayar Muluk**, Pınar Atasoy***, Can Koç**** Van Tıp Dergisi: 12 (3):212-222, 2005 Nazal Polipler Fatma Kitapçı*, Nuray Bayar Muluk**, Pınar Atasoy***, Can Koç**** Özet: Nazal polipozis, burun tıkanıklığı durumunda ayırıcı tanısı yapılması gereken

Detaylı

T AD. Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi sonuçlarımız ARAŞTIRMA. Mehmet Fatih Garça 1, Öner Çelik 2, Erdoğan Gültekin 3, Mehmet Külekçi 4

T AD. Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi sonuçlarımız ARAŞTIRMA. Mehmet Fatih Garça 1, Öner Çelik 2, Erdoğan Gültekin 3, Mehmet Külekçi 4 Tıp Araştırmaları Dergisi: 00 : () :9-9 T AD ARAŞTIRMA Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi sonuçlarımız Mehmet Fatih Garça, Öner Çelik, Erdoğan Gültekin, Mehmet Külekçi 4 Van İpekyolu Devlet Hastanesi,

Detaylı

Paranazal Sinüs Anatomik Varyasyonlarının Bilgisayarlı Tomografi ile Analizi

Paranazal Sinüs Anatomik Varyasyonlarının Bilgisayarlı Tomografi ile Analizi doi: 10.5505/abantmedj.2014.84803 Abant MedicalJournal Orijinal Makale / OriginalArticle Volume Cilt 3 Issue Sayı 2 Year Yıl 2014 Paranazal Sinüs Anatomik Varyasyonlarının Bilgisayarlı Tomografi ile Analizi

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

KRONİK SİNÜZİTLİ HASTALARDA RADYOLOJİK ve CERRAHİ BULGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI

KRONİK SİNÜZİTLİ HASTALARDA RADYOLOJİK ve CERRAHİ BULGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI KB.B. ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi, 3:12-16, 1995 KRONİK SİNÜZİTLİ HASTALARDA RADYOLOJİK ve CERRAHİ BULGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI COMPARASION OF THE RADIOLOGIC AND SURGICAL FINDINGS IN PATIENTS WITH CHRONIC

Detaylı

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ Dr. Fulya YAYLACIOĞLU TUNCAY Doç. Dr. Onur KONUK GÜTF GÖZ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI İÇERİK NAZOLAKRİMAL SİSTEM -ANATOMİSİ -EMBRİYOLOJİSİ

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

AKUT RİNOSİNÜZİT. Rinosinüzit gelişimine zemin hazırlayan faktörler; 1. İnflamatuvar nedenler

AKUT RİNOSİNÜZİT. Rinosinüzit gelişimine zemin hazırlayan faktörler; 1. İnflamatuvar nedenler AKUT RİNOSİNÜZİT Tanım: Burun ve paranazal sinüs mukozası bir devamlılık içinde bulunmaktadır. Bu anatomik devamlılık, aynı zamanda mukozada gelişen inflamasyon sürecinin aynı şekilde burundan başlayarak

Detaylı

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA 1. vaka S.P ERKEK 1982 DOĞUMLU YUTMA GÜÇLÜĞÜ ŞİKAYETİ MEVCUT DIŞ MERKEZDE YAPILAN ÖGD SONUCU SQUAMOZ HÜCRELİ CA TANISI ALMIŞ TEKRARLANAN

Detaylı

Unilateral konka büllozanin alt konka üzerine etkisi: CT değerlendirmesi

Unilateral konka büllozanin alt konka üzerine etkisi: CT değerlendirmesi TKBB & BBCD 2011 doi: 10.5152/tao.2011.07 RESEARCH ARTICLE / ARAfiTIRMA Unilateral konka büllozanin alt konka üzerine etkisi: CT değerlendirmesi T. Apuhan, F. Aksoy, Y. S. Yıldırım, B. Veyseller, O. Özturan

Detaylı

NAZAL POLİPOZİS VE ASPİRİN İNTOLERANSI

NAZAL POLİPOZİS VE ASPİRİN İNTOLERANSI KLİNİK ÇALIŞMA NAZAL POLİPOZİS VE ASPİRİN İNTOLERANSI Dr. Selim Sermed ERBEK, Dr. ÖzgüL TOPAL, Dr. Bilge ÇELİK, Dr. Seyra ERBEK Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, KBB Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye ÖZET

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Otolarengoloji. Endoskopik Sinüs Cerrahisi Sonuçlar m z. Girifl. Türk. Arflivi. S. Ceylan, U. Köro lu, M.F. Yaz c, G. Güvener, B. Serin, F.

Otolarengoloji. Endoskopik Sinüs Cerrahisi Sonuçlar m z. Girifl. Türk. Arflivi. S. Ceylan, U. Köro lu, M.F. Yaz c, G. Güvener, B. Serin, F. TKBBV 2004 Düzelti sonras kabul tarihi / Accepted after revision: fiubat / February 25, 2004 Türk Otolarengoloji Turkish Archives of Otolaryngology Arflivi Endoskopik Sinüs Cerrahisi Sonuçlar m z S. Ceylan,

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Nazal Polipler Editör / Prof. Dr. Fikret leri 23 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, X+142 Sayfa 54 Resim, 9 fiekil, 1 Tablo ISBN 978-975-8882-23-6

Nazal Polipler Editör / Prof. Dr. Fikret leri 23 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, X+142 Sayfa 54 Resim, 9 fiekil, 1 Tablo ISBN 978-975-8882-23-6 Deomed Medikal Yay nc l k Nazal Polipler Editör / Prof. Dr. Fikret leri 23 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, X+142 Sayfa 54 Resim, 9 fiekil, 1 Tablo ISBN 978-975-8882-23-6 Türk Kulak Burun Bo az ve Bafl

Detaylı

Sinonazal Anatomik Varyasyonların Paranazal Sinüs Enfeksiyonlarına Etkisi*

Sinonazal Anatomik Varyasyonların Paranazal Sinüs Enfeksiyonlarına Etkisi* Kocatepe Tıp Dergisi The Medical Journal of Kocatepe 5: 43-47 Ocak 2004 Afyon Kocatepe Üniversitesi Sinonazal Anatomik Varyasyonların Paranazal Sinüs Enfeksiyonlarına Etkisi* Effects of Sinonasal Anatomical

Detaylı

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir!

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! On5yirmi5.com Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! Mevsim değişimlerinde geniz akıntısı, burnunuzda tıkanıklılık ve bağ ağrılarınızdan şikayetiniz varsa, üst solunum yolu enfeksiyonlarınız 10

Detaylı

Sinonazal Varyasyonların BT Analizi ve Sinüzit İle İlişkisi

Sinonazal Varyasyonların BT Analizi ve Sinüzit İle İlişkisi Sinonazal Varyasyonların BT Analizi ve Sinüzit İle İlişkisi Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Tomographic Analysis of Sinonasal Variations and Relationship with Sinusitis Yüksel KAPLAN *, Suphi MÜDERRİS**,

Detaylı

Burun ve Paranazal Sinüs Patolojilerinin Timpanik Membran Retraksiyonları Üzerinde Etkisi Var mıdır?

Burun ve Paranazal Sinüs Patolojilerinin Timpanik Membran Retraksiyonları Üzerinde Etkisi Var mıdır? OTOSCOPE 2004; 1:34-38 PROSPEKTİF KLİNİK ÇALIŞMA Burun ve Paranazal Sinüs Patolojilerinin Timpanik Membran Retraksiyonları Üzerinde Etkisi Var mıdır? Op.Dr. Hakan GÖÇMEN, Op.Dr. Kürşat CEYLAN, Op.Dr. İlker

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

FONKSİYONEL ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ UYGULANAN HASTALARDA KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR

FONKSİYONEL ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ UYGULANAN HASTALARDA KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR FONKSİYONEL ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ UYGULANAN HASTALARDA KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR COMPLICATIONS OF FUNCTIONAL ENDOSCOPIC SINUS SURGERY Dr. N. Tan ERGİN (*), Dr. Teoman DAL (*), Dr. Levent N. ÖZLÜOĞLU

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Rinosinüzitler Editör / Prof. Dr. Atilla Tekat 30 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, X+182 Sayfa 163 Resim, 9 fiekil, 16 Tablo ISBN 978-975-8882-29-8

Rinosinüzitler Editör / Prof. Dr. Atilla Tekat 30 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, X+182 Sayfa 163 Resim, 9 fiekil, 16 Tablo ISBN 978-975-8882-29-8 Deomed Medikal Yay nc l k Rinosinüzitler Editör / Prof. Dr. Atilla Tekat 30 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, X+182 Sayfa 163 Resim, 9 fiekil, 16 Tablo ISBN 978-975-8882-29-8 Türk Kulak Burun Bo az ve

Detaylı

ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR

ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR Dr. İpek Türktaş Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara Çocuklarda: %8.6-15.4 Erişkinde: %20 AKINTI KAŞINTI Allerjik Selam Allerjik Rinit Bulguları AKSIRMA ATAKLARI

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

TUNCER Ç.Ü. BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJE NO: TF03LTP14

TUNCER Ç.Ü. BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJE NO: TF03LTP14 T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI SİNONAZAL POLİPOZİSİN ETYOPATOGENEZİNİN ARAŞTIRILMASINDA SİKLOOKSİJENAZ 2, VASKÜLER ENDOTELYAL BÜYÜME FAKTÖRÜ, İNDÜKLENEBİLİR NİTRİK

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

NAZAL HAMARTOM i OLGU SUNUMU NASAL HAMARTOMA. İbrahim ÇUKUROVA Aytekin YAZ Murat GÜMÜŞSOY Gül Caner MERCAN Ümit BAYOL Orhan Gazi YİĞİTBAŞI

NAZAL HAMARTOM i OLGU SUNUMU NASAL HAMARTOMA. İbrahim ÇUKUROVA Aytekin YAZ Murat GÜMÜŞSOY Gül Caner MERCAN Ümit BAYOL Orhan Gazi YİĞİTBAŞI Tepecik Eğit Hast Derg 2011; 21 (1): 43-47 43 OLGU SUNUMU NAZAL HAMARTOM i NASAL HAMARTOMA İbrahim ÇUKUROVA Aytekin YAZ Murat GÜMÜŞSOY Gül Caner MERCAN Ümit BAYOL Orhan Gazi YİĞİTBAŞI ÖZET Hamartom ya

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

EPİSTAKSİS DR.NERMİN ERDAŞ KARAKAYA 1. KBB KLİNİĞİ DR.NERMİN ERDAŞ KARAKAYA 04.10.2011 ACİL TIP KLİNİĞİ ROTASYON SUNUMU

EPİSTAKSİS DR.NERMİN ERDAŞ KARAKAYA 1. KBB KLİNİĞİ DR.NERMİN ERDAŞ KARAKAYA 04.10.2011 ACİL TIP KLİNİĞİ ROTASYON SUNUMU EPİSTAKSİS 1. KBB KLİNİĞİ hekiminin sık karşılaştığı durumlardan Epistaksis kulak-burun-boğaz ve acil biridir. Olguların %10 undan azı bu sorun için hekime gelmekte ve bunlarında sadece onda biri hastaneye

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

Çocukluk ça sinüzitleri

Çocukluk ça sinüzitleri DERLEME Hacettepe T p Dergisi 2005; 36:157-162 Çocukluk ça sinüzitleri Ö. Taflk n Yücel 1 1 Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı, Ankara PARANAZAL S NÜSLER N GEL

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu Bölüm 21 Astımla Karışan Hastalıklar Dr. Alpaslan TANOĞLU ve Dr. Mustafa DİNÇ Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu hastalığıdır. Hastalığın en

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353 23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit

Detaylı

İZOLE SFENOİD SİNÜS ASPERGİLLOZİSİ ISOLATED SPHENOID SINUS ASPERGILLOSIS Rinoloji

İZOLE SFENOİD SİNÜS ASPERGİLLOZİSİ ISOLATED SPHENOID SINUS ASPERGILLOSIS Rinoloji İZOLE SFENOİD SİNÜS ASPERGİLLOZİSİ ISOLATED SPHENOID SINUS ASPERGILLOSIS Rinoloji Başvuru: 01.09.2015 Kabul: 15.09.2015 Yayın: 15.09.2015 Seda Türkoğlu Babakurban 1, Hakan Akkaş 1, Evren Hızal 1, Mehmet

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Kronik Sinüzit ve Tedavisi

Kronik Sinüzit ve Tedavisi Kronik Sinüzit ve Tedavisi Dr. Serdar ÖZER*, Dr. Ö. Faruk ÜNAL** * Dr. Lütfi K rdar Kartal Eğitim ve Araşt rma Hastanesi, İnfeksiyon Hastal klar ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, İSTANBUL ** Hacettepe Üniversitesi

Detaylı

Tek taraflı endoskopik sinüs cerrahisinde klinikopatolojik analiz

Tek taraflı endoskopik sinüs cerrahisinde klinikopatolojik analiz KBB Uygulamaları 2015;3(1):13-19 doi: 10.5606/kbbu.2015.29200 Özgün Makale / Original Article Tek taraflı endoskopik sinüs cerrahisinde klinikopatolojik analiz Clinicopathological analysis in unilateral

Detaylı

Araştırma/ Research Article ALT KONKA HİPERTROFİSİ, NAZAL SEPTUM DEVİASYONU VE ANTRAL RETANSİYON KİSTİ ARASINDAKİ İLİŞKİ Makale Kodu/Article code: 332 Makale Gönderilme tarihi: 26.05.2010 Kabul Tarihi:

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ÜLS ERA Tİ FKOLİ T TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİSİ DERNEĞİ ÜLSERATİF KOLİT NEDİR? Ülseratif kolit, kalın bağırsağın içini örten tabakanın iltihabıdır. Rektal kanama,

Detaylı

H 1 KBB 7002 KULAK BURUN BOĞAZ ONKOLOJİ KONSEYİ

H 1 KBB 7002 KULAK BURUN BOĞAZ ONKOLOJİ KONSEYİ KBB 21 KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ BOYUN CERRAHİSİ Dr. Mustafa KAZKAYASI / 1 Dr. Nuray Bayar MULUK / 2 Dr. Rahmi KILIÇ / 3 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS KBB 7001 MAKALE VE SEMİNER SAATİ K.B.B. A.D. de tıpta

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI. Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi

HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI. Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi TANIM Horlama ve buna eşlik eden solunum düzensizlikleri ile karakterize klinik tablolardır.

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

ALLERJİ AŞILARI. Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi

ALLERJİ AŞILARI. Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi ALLERJİ AŞILARI Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi Allerji aşıları Allerjen immunoterapi Allerjik bir hastaya giderek artan miktarlarda allerjen

Detaylı

Dev konka bülloza piyoseli

Dev konka bülloza piyoseli Olgu sunumu-case report Dev konka bülloza piyoseli http://dx.doi.org/10.7197/1305-0028.2331 Giant concha bullosa pyocele Cüneyt Kucur, Onur Erdoğan*, Sermin Tok, Bekir Şanal, Mustafa Özkan, Nadir Yıldırım

Detaylı

Tek taraflı endoskopik sinüs cerrahisi yapılan hastaların değerlendirilmesi

Tek taraflı endoskopik sinüs cerrahisi yapılan hastaların değerlendirilmesi TKBB & BBCD 2012 doi: 10.5152/tao.2012.13 ARAfiTIRMA / RESEARCH ARTICLE Tek taraflı endoskopik sinüs cerrahisi yapılan hastaların değerlendirilmesi E. Erkul, İ. E. Çekin, O. Kurt, A. Güngör, M. A. Babayiğit

Detaylı

EPİSTAKSİS. Dr. Selçuk SEVİNÇ

EPİSTAKSİS. Dr. Selçuk SEVİNÇ EPİSTAKSİS Dr. Selçuk SEVİNÇ 1 Epistaksis ( burun kanaması ) genellikle kendiliğinden veya müdahale ile duran bir kanama olmasına rağmen bazen de hayatı tehdit edici boyutlara erişebilir. 2 Hayat boyu

Detaylı

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI)

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) Dr.Gülbin Bingöl Karakoç Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi K.İnci 1: Bebek K, 2 günlük kız hasta Meme emememe, morarma yakınması

Detaylı

Antrokoanal polipli 14 olgunun incelenmesi

Antrokoanal polipli 14 olgunun incelenmesi KBB htisas Dergisi 2002;9(3):188-192 KL N K ÇALIfiMA Antrokoanal polipli 14 olgunun incelenmesi A review of antrochoanal polyps in 14 cases Cengiz ÖZCAN, Murat ÜNAL, Kemal GÖRÜR, Yavuz Selim PATA Ama ç

Detaylı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı %20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı kaşıntılar (kc, bb, troid) Pemfigoid gestasyones Gebeliğin

Detaylı

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet Sunum planı Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet En sık hekime başvuru nedeni Okul çağındaki çocuklarda %35-40 viral enfeksiyonlar sonrası 10 gün %10 çocukta 25 günü geçer. Neye öksürük

Detaylı

Sinüzit Radyolojisi. Dr. Erdinç AYDIN

Sinüzit Radyolojisi. Dr. Erdinç AYDIN Sinüzit Radyolojisi Dr. Erdinç AYDIN Başkent Üniversitesi T p Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Anabilim Dal, ANKARA Sinüslerin görüntülenmesi için transillüminasyon, ultrasonografi (USG), düz grafiler, bilgisayarl

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

NAZAL KİTLELER SALİH BAKIR KBB NOTLARI

NAZAL KİTLELER SALİH BAKIR KBB NOTLARI NAZAL KİTLELER 298 299 KONJENİTAL BURUN KİTLELERİ Bu grupta en sık rastlanan patolojiler; dermoid, gliom ve ensefaloseldir. NAZAL GLİOM Gerçek bir tümör olmayıp ekstradural bölgede glial doku birikimidir.

Detaylı

MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI ÖZET

MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI ÖZET G.U. Dişhek. Fak. Der. Cilt VIII, Sayı 1, Sayfa 173-179 1991 MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI Yrd. Doç. Dr. Selçuk BASA* Dt. Mehmet KÜRKÇÜ** ÖZET Maksiller sinüste yabancı maddelere

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı-MANİSA Bazal Hücreli Kanser (BCC) 1827 - Arthur Jacob En sık rastlanan deri kanseri (%70-80) Açık

Detaylı

Alerjik rinit ve nonalerjik rinit eozinofilik sendromlu hastalarda bilgisayarlı tomografi evresi

Alerjik rinit ve nonalerjik rinit eozinofilik sendromlu hastalarda bilgisayarlı tomografi evresi Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2004;12(1-2):1-5 KL N K ARAfiTIRMA Alerjik rinit ve nonalerjik rinit eozinofilik sendromlu hastalarda bilgisayarlı tomografi evresi Computed tomography stage in patients with

Detaylı

SUBMANDİBULER TÜKRÜK BEZİ BÜYÜMELERİNDE BENİGN MİXED TÜMÖR ORANI

SUBMANDİBULER TÜKRÜK BEZİ BÜYÜMELERİNDE BENİGN MİXED TÜMÖR ORANI G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt IV, Sayı 2, Sayfa 1-9, 1987 SUBMANDİBULER TÜKRÜK BEZİ BÜYÜMELERİNDE BENİGN MİXED TÜMÖR ORANI The incidence of the Benign Mixed tumor, in the hypertrophies of Submandibular salivary

Detaylı

Dev Konka Bülloza İçinde Fungus Topu: Olgu Sunumu FUNGUS BALL IN A GIANT CONCHA BULLOSA: A CASE REPORT

Dev Konka Bülloza İçinde Fungus Topu: Olgu Sunumu FUNGUS BALL IN A GIANT CONCHA BULLOSA: A CASE REPORT 49 Olgu Sunumu Dev Konka Bülloza İçinde Fungus Topu: Olgu Sunumu FUNGUS BALL IN A GIANT CONCHA BULLOSA: A CASE REPORT Aydın ACAR, Melek UYAR, Ali AÇIKALIN, Engin DURSUN, Selma KURUKAHVECİOĞLU, Adil ERYILMAZ

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5 Sorular Soru 1 T1 ve T2 ağırlıklı spin eko sekanslarda hiperintens görülen hematom kavitesinin evresini belirtiniz? a) Akut dönem b) Hiperakut dönem c) Subakut erken dönem d)

Detaylı

ENDOSKOPİK SEPTOPLASTİ

ENDOSKOPİK SEPTOPLASTİ ARAŞTIRMA ENDOSKOPİK SEPTOPLASTİ Dr. Mustafa AKARÇAY, Dr. Murat Cem MİMAN, Dr. Orhan ÖZTURAN, Dr. Ahmet KIZILAY, Dr. Ahmet ÇAĞLAR İnönü Üniversitesi, Kulak Burun Boğaz, Malatya, Türkiye ÖZET Amaç: Septoplastide

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

ATS 16-20 mayıs 2015-Denver. Dr. Zühal Karakurt

ATS 16-20 mayıs 2015-Denver. Dr. Zühal Karakurt ATS 16-20 mayıs 2015-Denver Dr. Zühal Karakurt 1 17 mayıs 2015-Denver Oturum: Pulmonary critical care and sleep medicine: finding value in medicine in the era of modern medicine Bu oturumda hasta bakımı,

Detaylı

Nazal Septumda Dev Pleomorfik Adenom: Bir Vaka Sunumu Huge Pleomorphic Adenoma in the Nasal Septum ; A Case Report Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları

Nazal Septumda Dev Pleomorfik Adenom: Bir Vaka Sunumu Huge Pleomorphic Adenoma in the Nasal Septum ; A Case Report Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Nazal Septumda Dev Pleomorfik Adenom: Bir Vaka Sunumu Huge Pleomorphic Adenoma in the Nasal Septum ; A Case Report Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Başvuru: 02.08.2013 Kabul: 29.11.2013 Yayın: 23.01.2014

Detaylı

ASTIM EPİDEMİYOLOJİ PATOFİZYOLOJİ 31.01.2012 HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI

ASTIM EPİDEMİYOLOJİ PATOFİZYOLOJİ 31.01.2012 HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI ASTIM Dr. Bengü MUTLU Bir çok uyarıya karşı artan havayolu cevabı ile karakterize kronik inflamatuar bir hastalıktır İnflamatuar süreçte mast hücreleri, eozinofiller, T lenfositler, makrofajlar, nötrofiller,

Detaylı

ALLERJİK RİNİT. Doç Dr Dane Ediger Uludağ Ün.Tıp Fakültesi Alerjik Göğüs Hastalıkları

ALLERJİK RİNİT. Doç Dr Dane Ediger Uludağ Ün.Tıp Fakültesi Alerjik Göğüs Hastalıkları ALLERJİK RİNİT Doç Dr Dane Ediger Uludağ Ün.Tıp Fakültesi Alerjik Göğüs Hastalıkları Kursun amaçları Bu derste bir Göğüs Hastalıkları uzmanının alerjik rinit hakkında bilmesi gerektiğini düşündüğümüz klinik

Detaylı

MARTIN Y. DESROSIERS, MD, ve MILAGR OS SALAS-PRATO, PHD, Montreal, Quebec, Kanada

MARTIN Y. DESROSIERS, MD, ve MILAGR OS SALAS-PRATO, PHD, Montreal, Quebec, Kanada Topikal antibiyotik ile yapılan diğer tedavilere karşı, büyük parçacıklı nebulizör yoluyla yapılan kronik refrakter rinosinüzit tedavisi: Kontrollü çalışma sonuçları MARTIN Y. DESROSIERS, MD, ve MILAGR

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Yüksek Lisans Tıp Doktoru

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Yüksek Lisans Tıp Doktoru 1. Adı Soyadı : Ahmet Hamdi Kepekçi ÖZGEÇMİŞ İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail : Haznedar Mahallesi Ergene Sokağı No:52 (Bağcılar Caddesi Üzeri) 34160 Güngören / İSTANBUL : (212)-644-2200 : dr.kepekci@gmail.com

Detaylı

ÜSYE Güncel Tanı ve Tedavi

ÜSYE Güncel Tanı ve Tedavi ÜSYE Güncel Tanı ve Tedavi Dr. Özlem YİĞİT Akdeniz Acil Tıp 29.11.2011 Giriş Ayaktan tedavi edilenlerdeki en sık akut hastalık En sık etken virüsler İnsandan insana damlacık yoluyla y yayılım y Tüm yaş

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ 24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ 23 Eylül - 27 Eylül 1997 Antalya TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ DERNEĞİ Editör Prof. Dr. Asım KAYTAZ 24. ULUSAL OTORİNOLARENGOLOJİ

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE CERRAHİ YAKLAŞIM DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM M DALI İnsidans Otopsi serilerinde: asemptomatik selim adrenal neoplazi %2-20 20 İnsidental

Detaylı

Genel Önlemler. Dr. Bülent Çiftçi Sanatoryum Hastanesi Keçiören-Ankara

Genel Önlemler. Dr. Bülent Çiftçi Sanatoryum Hastanesi Keçiören-Ankara Genel Önlemler Dr. Bülent Çiftçi Sanatoryum Hastanesi Keçiören-Ankara OSAS tedavisinde altın standart tedavi yöntemi PAP tedavisidir. Yaşam tarzı değişikliği Obezite Alkol Sigara Egzersiz(aşırı yorgunluk!!!)

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

NADİR BİR KRONİK RİNOSİNÜZİT NEDENİ: EKTOPİK 3. MOLAR DİŞ VE DENTİGERÖZ KİST

NADİR BİR KRONİK RİNOSİNÜZİT NEDENİ: EKTOPİK 3. MOLAR DİŞ VE DENTİGERÖZ KİST NADİR BİR KRONİK RİNOSİNÜZİT NEDENİ: EKTOPİK 3. MOLAR DİŞ VE DENTİGERÖZ KİST A RARE CAUSE OF CHRONIC RHINOSINUSITIS: ECTOPIC THIRD MOLAR TOOTH AND DENTIGEROUS CYST Rinoloji Başvuru: 07.06.2015 Kabul: 24.08.2015

Detaylı