SAYI:4 KASIM 2018 K İ M L İ K

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SAYI:4 KASIM 2018 K İ M L İ K"

Transkript

1 D A İ M O N D E R G İ SAYI:4 KASIM 2018 K İ M L İ K

2 DAİMON DERGİ AYLIK BİLİM,FELSEFE,PSİKOLOJİ,KÜLTÜR VE SANAT DERGİSİ SAYI 4 KASIM 2018 İLETİŞİM instagram/dergidaimon twitter/dergidaimon daimondergi.wordpress.com DÜZENLEME KURULU Ahmet Burak ÇÜRÜK Burcu YAPAR Harun Remzi ÜNDAR Uğur Yiğit KARATAŞ TASARIM Beyzanur KÖKCÜ Canberk GÜNERİ YAZARLAR Ahmet Burak ÇÜRÜK Ayşe GÖRGÜLÜ Aytekin YILDIZ Berkem TOPARLAK Beyzanur KÖKCÜ Burcu ŞAHİNER Burcu YAPAR Büşra İLCAY Canberk GÜNERİ Çağlanur BOSTANCI Elif SAN Hatice Vildan YILDIZ Harun Remzi ÜNDAR İsa YAPAR Merve Çavuş Merve Döne YILDIRIM Mustafa ATAŞ Nermin KILIÇ Özge OZANSOY Özlem ERİKLİ Serap ILGIN Şahsenem PETEK Şeyma YİĞİT Tansu AY Uğur Yiğit KARATAŞ İLETİŞİM SORUMLUSU Merve Döne YILDIRIM

3 D A İ M O N D E R G İ D E B U S A Y I D A N E L E R V A R? İ Ç İ N D E K İ L E R NEDİR BU AYNA NÖRON?: ÇAĞLA NUR BOSTANCI KİBELE NİN MANİFESTOSU: DOĞA KİMLİĞİ: ISA YAPAR 16 FARKLI HAYATLA YAŞAMAK: SYBİL (SHİRLEY ADELL MASON): ÖZGE OZANSOY BİR RÜYA GÖRDÜM, KİMLİĞİMİ KAYBETMİŞTİM: SENEM PETEK SAHİ BEN, BEN MİYİM?: ŞEYMA YIĞIT İLK DOĞA FİLOZOFU: THALES: UĞUR YIĞIT KARATAŞ

4 NEDİR BU AYNA NÖRON? çağla nur bostancı Maymunlarda herhangi bir cisim ile etki içinde olmayan eylemler ayna nöron aktivitesine yol açmazken insanlarda cisim ile etki içinde bulunmayan durumlarda da ayna nöron aktivitesine rastlanabilmektedir Günlük yaşamda daha önce görmediğimiz davranışları ve bu davranışların anlamlarını toplumdaki diğer bireyleri gözlemleyerek öğreniriz. Eylemin gözlemlenmesi ve gerçekleştirilmesi arasındaki ilişki magnetoensefalografi (MEG) ve fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fmri) çalışmaları ile de desteklenmektedir (10, 2, 7). Hareketin algılanması ve anlaşılması sadece görsel temsillere dayanan aşamaların sonucu değildir, motor sistem de bu sürece aktif olarak katılır (3). Ayna nöronların bir kısmı iletişim ve beslenme gibi orofasiyal hareketlere yanıt verirken bir kısmı araç ve gereç kullanılarak gerçekleştirilen hareketlere yanıt verir (9). Maymunlarda herhangi bir cisim ile etki içinde olmayan eylemler ayna nöron aktivitesine yol açmazken insanlarda cisim ile etki içinde bulunmayan durumlarda da ayna nöron aktivitesine rastlanabilmektedir (14). Ayna nöronlar, gerçekleşen eylem görülmese bile eylem hakkında yeterli işitsel bilginin olduğu durumlarda (örneğin; fıstığın kırılma sesi) ve eylemi tarif eden sözel kelimeler duyulduğunda deşarj olurlar (12). Ayna nöronların yaklaşık yarısı eylem gözle görüldüğünde, işitsel olara duyulduğunda veya her iki durumun birlikteliğinde yanıt verir. Bu yanıt eylemin görmeden veya işitmeden bağımsız şekilde işlendiğini göstermektedir; yani fıstığın kırıldığını gördüm cümlesinin ayna nöronlardaki karşılığı ceviz kırıldı cümlesidir (8).

5 Kendiliğin Oluşumunda Ayna Nöronlar Nörobilim alanında yapılan çalışmalara göre ayna nöronlar, kendiliğin yapılanmasında ve işleyişinde rol alan beyin yapıları arasında oldukça önemli bir konuma sahiptir. Ayna nöronların yaklaşık üçte biri, aşağıdan yukarıya doğru olarak gerçekleştirilen dizgede otomatik ve somatik tepkilerle gördüğünü yapma ve taklit etmenin gerçekleştirilmesini sağlar. Ayna nöronların kalan kısmı ise yukarıdan aşağıya doğru olarak gerçekleştirilen dizgede oluşan zihin kuramı (Theory of Mind) aracılığı ile gözlemlenen bir davranışın ayrıntılarına girer ve o işin nasıl yapıldığını, o sırada ne hissedildiğini, ardındaki niyeti anlamaya çalışır. Medial prefrontal korteks algı ve belleği birbirine bağlayarak bütün bir kendilik duygusu sağlamakla yükümlüdür. Gelen yeni bilgiyi anlamlandırır, varolan kalıba adapte etmeye çalışarak beynin sosyal işlevlerini sağlar. Orbital medial prefrontal korteks (OMPFK), limbik hipotalamik bölgelerle bağlantıları ile duyguların kontrolünde etkindir. Amigdalaya uzanan dallarıyla stres sırasında amigdalanın ateşlenmesini engeller. Dorsolateral prefrontal korteks diğer insanların zihinlerinden geçenleri anlamayı sağlayan zihin kuramını, içgörüyü, kendine farkındalığı, bilişsel kontrolü, moral yargıları ve yaratıcılığı gerçekleştirir. Ayna nöronlarının yaklaşık üçte biri, aşağıdan yukarıya doğru olarak gerçekleştirilen dizgede otomatik ve somatik tepkilerle gördüğünü yapma ve taklit etmenin gerçekleştirilmesini sağlar.

6 Ventromedial prefrontal korteks ise iç ve dış dünyadan gelen bilgilere göre davranışın düzenlenmesini, dikkatin odaklanmasını, uygun olmayan tepkilerin baskılanmasını sağlar, duygularla ilgili süreçleri düzenler (17). Sağ posterior somatosensoriyel korteksin temporal limbik yapılarla bağlantıları yaşamın ilk dönemlerindeki anne-bebek ilişkisi aracılığı ile kişilerarası nörobiyolojiye temel olur. Vagus siniri ve bağlantıları aracılığı ile bedenimizi, fiziksel duyumlarımızı algılamamızı sağlar. Singulat korteksin hem bağlanmanın gelişmesinde hem de ben ve öteki ayırımının sağlanmasında önemli bir rolü vardır (4). Ayna Nöronların Keşfi İtalya Parma Üniversitesi nden bir grup araştırmacı makak maymunlarıyla yaptıkları bir çalışmada; el ve ağız hareketlerinin beyinde karşılık geldiği bölgelerin haritalanması sırasında, deneklerin bir cismi kavramadıkları halde (6), cismi kavrayan birini izledikleri sırada da, bir cismi kavradıkları zamana benzer düzeyde beynin aynı bölgesinde bir elektriksel aktivite artışı olduğunu gözlemlemişlerdir. Bu bölge inferior parietal lobun rostralinde yerleşmiş olan F5 bölgesidir (13). Rizolatti ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada makak maymunlarının ötekinin niyetini anlayabildikleri ortaya çıkmıştır. Araştırmada, opak bir ekran arkasındaki cismi kavrayan el gözlenirken önceki çalışmalarda çıkan sonuca benzer olarak aynı elektriksel aktivitenin ortaya çıktığı, fakat ekranın arkasında cisim olmadığı halde kavrama hareketi taklit edildiğinde aynı aktivitenin ortaya çıkmadığı saptanmıştır (15). Bu araştırma diğer araştırmalardan farklı olarak, makak maymunlarının ekranın arkasını görmediği halde görüyormuş gibi niyeti anlayabildiklerini düşündürmektedir. Sonraki yıllarda birçok araştırmacı hayvan çalışmalarındaki benzer kurgu ile ayna nöronlarla ilgili araştırmaları, insanların dahil edildiği çalışmalarla sürdürerek başkasını anlamanın biyolojik kanıtlarını artırmışlardır. Birçok araştırmacı hayvan çalışmalarındaki benzer kurgu ile ayna nöronlarla ilgili araştırmaları, insanların dahil edildiği çalışmalarla sürdürerek başkasını anlamanın biyolojik kanıtlarını artırmışlardır.

7 Ayna Nöron Sistemi Patolojileri ve Empatinin Kaybı Uzun yıllardır prefrontal korteks hasarlarından sonra empatik anlamanın bozulabildiği iyi bilinmektedir (5). Seger ve arkadaşlarının yaptıkları bir fmri çalışmasında (16), katılımcılara kendilerinin ve iyi tanıdıkları birisinin yemek tercihlerine ilişkin bir yargılama yapmaları istenmiştir. Kendini yargılama medial prefrontal korteks, insular bölgenin ön bölümü ve ikincil somatosensoryal bölgede; diğerlerinin tercihlerini yargılama esnasında ise medial prefrontal korteks, frontopolar korteks ve singulat korteksin arka bölümünde aktivasyon artışı görülmüştür. Bu araştırma serisinin en can alıcı sonuçlarından bir tanesi, kendi-öteki değerlendirmesinde, diğer kişinin yaklaşımı değerlendirildiğinde frontopolar korteks, medial prefrontal korteks ve posterior singulat korteksin sistemli olarak aktivasyon döngüsüne katılmasıdır (5). Nöropsikoloji ve sinirbilimden gelen kanıtlar frontopolar korteksin regülatör ve inhibitör işlem süreçlerinde yönetici rolünü işaret etmektedir. Frontal hasar empati becerisinde azalma ve bilişsel esneklikte azalmaya neden olabilmektedir (11). İlginç olarak Anderson ve arkadaşları, anterior prefrontal korteks (frontopolar korteksi kapsayarak fakat girus rektusu kapsamadan) hasarı olan iki vakada ahlaki ikilemleri test ettiklerinde, bu vakaların fazlasıyla ben merkezci bir yaklaşım sergilediklerini bulmuşlardır (1). Frontal hasar empati becerisinde azalma ve bilişsel esneklikte azalmaya neden olabilmektedir.

8 KAYNAKÇA 1-Anderson, S. W., Bechara, A., Damasio, H., Tranel, D., & Damasio, A. R. (1999). Impairment of social and moral behavior related to early damage in human prefrontal cortex.nature neuroscience, 2(11), Buccino, G., Binkofski, F., & Riggio, L. (2004). The mirror neuron system and action recognition. Brain and language, 89(2), Casile, A., Caggiano, V., & Ferrari, P. F. (2011). The mirror neuron system: a fresh view. The neuroscientist, 17(5), Fabrega Jr, H. (2000). The feeling of what happens: Body and emotion in the making of consciousness. Psychiatric Services, 51(12), Eslinger, P. J. (1998). Neurological and neuropsychological bases of empathy. European neurology, 39(4), Gallese, V., Fadiga, L., Fogassi, L., & Rizzolatti, G. (1996). Action recognition in the premotor cortex. Brain, 119(2), Hari, R., Forss, N., Avikainen, S., Kirveskari, E., Salenius, S., & Rizzolatti, G. (1998). Activation of human primary motor cortex during action observation: a neuromagnetic study. Proceedings of the National Academy of Sciences, 95(25), Keysers, C., Kohler, E., Umiltà, M. A., Nanetti, L., Fogassi, L., & Gallese, V. (2003). Audiovisual mirror neurons and action recognition. Experimental brain research, 153(4), Kraskov, A., Dancause, N., Quallo, M. M., Shepherd, S., & Lemon, R. N. (2009). Corticospinal neurons in macaque ventral premotor cortex with mirror properties: a potential mechanism for action suppression?. Neuron, 64(6), Molenberghs, P., Brander, C., Mattingley, J. B., & Cunnington, R. (2010). The role of the superior temporal sulcus and the mirror neuron system in imitation. Human brain mapping, 31(9), Price, B. H., Daffner, K. R., Stowe, R. M., & Mesulam, M. M. (1990). The comportmental learning disabilities of early frontal lobe damage. Brain, 113(5), Ricciardi, E., Bonino, D., Sani, L., Vecchi, T., Guazzelli, M., Haxby, J. V.,... & Pietrini, P. (2009). Do we really need vision? How blind people see the actions of others. Journal of Neuroscience, 29(31), Rizzolatti, G., Fadiga, L., Gallese, V., & Fogassi, L. (1996). Premotor cortex and the recognition of motor actions. Cognitive brain research, 3(2), Rizzolatti, G., Fogassi, L., & Gallese, V. (2001). Neurophysiological mechanisms underlying the understanding and imitation of action. Nature reviews neuroscience, 2(9), Rizzolatti, G., Fogassi, L., & Gallese, V. (2006). Mirrors in the mind. Scientific American, 295(5), Seger, C. A., Stone, M., & Keenan, J. P. (2004). Cortical activations during judgments about the self and an other person. Neuropsychologia, 42(9), Siegel, D. J. (1999).The developing mind (Vol. 296). New York: Guilford Press.

9 KİBELE NİN MANİFESTOSU: DOĞA KİMLİĞİ İSA YAPAR İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır. (Harper Lee- Bülbülü Öldürmek) Kanlı savaşların doğayı yok edemeyeceğini söyleyen, doğanın savaşlardan daha güçlü olduğunu insanoğlunun benliğine zorla da olsa zerk ettiren/çalışan hatta ve hatta biraz da bireylerin saygısızlığından doğan kaosun nelere mal olacağını açıklayan filmlerden birkaçı idi Jarista Mama, Corn Island ve Mandariinid. Martılara simit fırlatır gibi üzerlerine insanlık fırlatılmış filmler idi bunlar ancak insanlığın ağzından bazı insanlık nimetlerini almaya çalışan ideoloji güruhu da hâlihazırda beklemekteydi çoğu zaman. Bu sorunların başında kimlik sorunu mu vardır? Kimlik sorunu beraberinde bireyler arasında iletişimsizliği mi getirir? Kendi albenisi altında eriyen enteresan kavramlardan biri kimlik. Geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısında popülerleşen, literatürde yerini alan kimlik, analiz aracı olarak da kullanılıyor. ABD nin sosyo-kültürel potası içerisinde eriyen kimlik kavramı medyadan siyasete, iletişimden adalete ve sosyal sözlüğe entegre olabiliyor (Bilgin,2007,18).

10 Mitolojiye göre, Babil asma bahçelerinin farklı katlarında çalışanlar, uzun seneler süren inşa çalışmaları sırasında birbirlerinden kopmuşlar, dillerini unutmuş ve birbirlerinin dilini anlamamaya başlamışlardır. Babillileşme de denilen bu durum özetle insanların birbirleriyle anlaşamamaları durumudur. İletişimsizlik salt insanların anlaşamamaları değildir elbet. Bunu tarih boyunca vakanüvistler, seyyahlar, liderler yazıp çizdiler. Aşık Paşa nin Garipname adlı eserinde çıkar karşımıza bu serencam. 13. Yüzyıl Anadolu coğrafyasında geçen öyküye göre Türkçe, Arapça, Farsça, Ermenice konuşan ve yerde bir akçe bulan bu insanlar bir anda hararetli bir kavgaya tutuşurlar. Nedeni ise bu buldukları bir akçe ile ne istedikleri. Hepsi üzüm ister fakat kendi dillerinde! Birçok dil bilen bilge adam yanlarına yaklaşır ve hepsinin de muradının aynı olduğunu söylediğinde kavga da son bulmuş olur. İnsan bir kimlik inşa sürecinden geçemediği vakit sadece kendi aralarında doğmaz iletişimsizlik. Doğa ve insan arasında da vuku bulur çokça. İnsan ve ideoloji arasında da, eşya ile münasebetinde de. Bunların her birinin geçtiği, birkaç film var elimizde. Hepsini üst başlıkta Kimlik üzerinden ele alınıp değerlendirme yapıldı. Zira buradaki Kimlik kavramı sanat ile birlikte harmanlanıp Jeopolitik Kimlik i de ortaya çıkarıyor. İnsan bir kimlik inşa sürecinden geçemediği vakit sadece kendi aralarında doğmaz iletişimsizlik. Doğa ve insan arasında da vuku bulur çokça.

11 Corn Island : Filmin yönetmenlerinden birisi değildi Roger Garaudy, fakat 1933 yılında Fransız Komünist Partisi ne üye olduğunda Corn Island daki başrol oyuncusu İlyas Salman gibiydi. O tarla mutlaka ekilecek. O ada tarafsızlığın adı olmaya devam edecekti. Elbet bir gün o ekinler nam salacaktı toprağa. Toprak yeşerip, ürün alınca birçok haneye yeni imkanlar doğacaktı. Roger Garaudy dedik. Onun bu filmlerle uzaktan yakından alakası yok. Rus Komunistlerine şöyle haykırıyordu oradan hatırlıyoruz. "Fransa'da kurmak istediğimiz sosyalizm, sizin Çekoslovakya'da zorla kabul ettirmek istediğiniz sosyalizm değildir." Aynı ideoloji farklı kimlikler. Aynı çatışmalar sürüp gitmekte. Film Abhaz-Gürcü savaşının ortasında bir adada başlıyor. Neredeyse hiç diyalog yok. İlk diyaloglar doğanın eşsiz güzelliği karşısında alnının teriyle toprakla ilgilenen Dede ve onun torunu ile arz-ı endam ediyor. Dede bu topraklar Gürcistan a mı ait? Burası kendi Yaradan ına ait. Ve adeta şöyle haykırıyor: Burada savaşmanız ideoloji değildir. Burada bir maşa olduğunuz gerçeğinin zavallılığı hakim. İnsan ve ideoloji arasındaki kimlik sorunsalı pek çok yerde karşımıza çıkmakta. Bazen bir tiyatro metninde bazen edebi bir eserde. Elbet bir gün o ekinler nam salacaktı toprağa. Toprak yeşerip, ürün alınca birçok haneye yeni imkanlar doğacaktı. Hiç kitap okumayan bir adam niçin merak eder seneye yazılacak kitapları? Bu dünyada bile yaşamayı beceremeyen niçin merak eder diğer gezegenlerdeki hayatı? Geçmiş ve bugün ne zaman bitirildi de gelecek sorgulanıyor? İşler hala kalleşçe hallediliyor ikili ve uluslararası ilişkilerde Her ülkenin sınır komşuları dost ve kardeş düşman ülkeler Doğru düzgün top bile oynayamıyorlar kavgasız! Oyunları savaş gibi görenler savaşı da oyun gibi görüyor elbet Aynı kadına sevdalananlar birbirini vuruyor, aynı şeyden nefret edenler can ciğer arkadaş Bir şeyi, bir kadını, bir erkeği ya da bir ülkeyi sevmenin cezası ölüm bile olabiliyor bazı ( Erdoğan, Bana Bir Şeyhler Oluyor, 2003).

12 Üretim toplumundaki insanların olağanüstü hallerde dahi doğaya ve bu etkileşime sahip çıkması her daim etkileyicidir. Arkadaşımın anlattığı bir anı uç bir örnek olsa da düşün dünyalarını empresyonizm edasıyla süslemek isteyenler için kılavuzdur bir bakıma. Eski, kalender Komünistlerden olan yaşlı bir amca ile pikniğe giderler. Öğrenimini Lenin Enstitüsü nde tamamlamıştır. Doğayla uzun uzun vakit geçirirken gözü biri uzun biri kısa iki ağaca takılır. Birdenbire yanındaki arkadaşına döner ve der ki: Bak görüyor musun? Uzun ağaç Burjuva, arkasındaki proleter ağacın güneş hakkını gasp ediyor. Filmdeki natüralist portreler, sekanslar, bakışlar, diyaloglara yer verilmesini zaten gereksiz buluyor adeta. Tehlikeli iştir toprak ekip biçmek o coğrafyalarda. Kanlara bulanırsa topraklarınız, Zeus sinirlenip lanetleyebilir çiftçileri. Fakat oralarda Tanrı da gözyaşı da hayaller de emektir. Emekler Jeopolitik kimlikleri olmuştur. Emeğe sığar, emekten verir. Bazen istediğiniz, çabaladığınız şeyler olmaz. Bir sonraki seneye büyük umutlarla tekrar çabalarsınız. Filmde de ana motif bu şekilde ilerlemekte. Son sahne de bunu iliklerimize kadar işleyen yönetmenin elinden çıkma bir şaheser. Sahi emeklerimiz bizim olur mu hep? Doğa, insan çabaladıkça doğadır. Kimlik, insanın varoluşuyla kaimdir. Filmdeki natüralist portreler, sekanslar, bakışlar, diyaloglara yer verilmesini zaten gereksiz buluyor adeta. Tehlikeli iştir toprak ekip biçmek o coğrafyalarda.

13 Corn Island Anektodlar : Film için yüzen bir ada aranmış, bulunamayınca yapay bir ada yapılmıştır. Torun rolündeki kız kişi arasından seçilmiştir. Yabancı Dilde En İyi Film Oscar ını alan Corn Island, Kibele nin manifestolarından yalnızca biri. Yine aynı konuda, Gürcü-Abhaz savaşını anlatan Mandariinid tam da bu filmin arkadaşı olarak görünüyor ufukta. Yanlarına birisi daha geliyor. Dersu Uzula filmi. Hem de Kurusowa dan. Mandariinid de mandalina bahçeleri savaşa isyan ederken bütün renk cümbüşü kimliği ile, Dersu Uzula da Kurusowa nın Uzakdoğu su göz kırpıyor. Jarista Mama, Mandariinid,Corn Island : :Bu filmlerin ortak noktaları, ideolojisi ne olursa olsun, doğa ve insan odaklı bakabilmeyi sağlıyor izleyiciye. Georgy Makharashvili isimli bir Gürcü köylüsünün, savaşta olan oğlunun, köylerine yakın sayılan bir hastanede yaralı olarak bulunduğunun haberini alması sonrası, oğluna ulaşabilmek amacıyla yaptığı yolculuk sırasında başından geçen olayların anlatıldığı bir Sovyet filmi olan Jariskatsis Mama örneğin. Gulliver in Gezileri misali serüvenden serüvene atlıyor kahramanımız. Tek fark ise bu olayların tamamen gerçek dünyaya ait olması. Birdenbire savaşın içinde kendini buluveren Georgy, aynı zamanda bu toprakların, Kafkasların, Anadolu nun Mezopotomya nın insanını portreliyor. Emek gücüyle varını yoğunu veren Georgy Rus nardonizmine de selam gönderiyor bu haliyle. Zira yine vurguladığımız belki de sadece bu topraklarda görülebilecek toprağa, Kibele ye, ağaçlara ve bilumum doğaya vefa olgusu filmde de baskın oluyor. Bu duygu toprağa, doğaya duyulan eşsiz saygı. Öyle ki çiçekleri ezen bir tankın önünde cansiperane durabiliyor Georgy. Bunda Georgy karakterini canlandıran Gürcü sinemasının en başarılı aktörlerinden Sergio Zakariadzade nin de payı oldukça yüksek. Keza öyle bir karakter ki belki de tamamen Rus propagandasına kaim olan filmde yüzümüzü güldüren ve düşündüren tek karakter o.

14 Bazı filmlerin son bölümünde çıkan diyaloglar içinde binbir duyguyu barındıran, film bittikten sonra uzun uzun tefekküre dalmanıza sebep olan detayları barındırır. Bir babanın oğluna söylediği sözler, Dünya Savaşları, 19. Yüzyılın savaşlardan kırılan coğrafyaları ve insanların savrulan kaderlerini yansıtır ve Tolstoy dan Dostoyevski ye Stendhal dan Turgenyev e selamını aynı Georgy gibi askerce vermekten kaçınmaz. Yukarıda bahsedilen Jeopolitik Kimlik meselesi de bu durumu açıklar mahiyettedir. Dağlık alanlarda yaşayanlar için Dağ bir kimlik arz ederken (Köroğlu, Dede Korkut Destanı, Yaşar Kemal romanları, Kurt Motifi, Oğuz Kağan Destanı, Ergenekon Destanı vs) Avrupa destanlarında, öykülerinde, halk edebiyatında geçen motif Orman dır.ormanlar bir buluşma yeri, kollektif bir kimlik de oluşturma yeridir bu yüzden. Bu nedenle bahsi geçen filmler bu bakımdan önemlidir. Zira hepsinin ortak özelliği Kafkasya menşei filmler olmasıdır. SONUÇ : İnsanoğlu eski çağlardan bu yana soyut olan kavramları somutlaştırmış ya da somutlaştırmak zorunda kalmıştır. Kompleks, ad hominem, çetrefilli olabilecek kavramlar sık sık edebiyatta, sinemada, tiyatroda kullanılmıştır. Ele alınan filmlerde, yönetmenlerin, senaristlerin birincil amaçları kimlik sorunsalını ele almak değildir mutlaka. Fakat metasemantik açıdan bakılacak olursa birçok kavramı içlerinden çıkarmak mümkün. Kimlik, salt insana entegre olabilecek bir kavram olmadığı gibi doğaya, ekonomiye, politikaya ve daha birçok alana kendisinden bahsettirebilir. Sinema Yedinci Sanat ise, aynı zamanda bir mesaj, bir eleştiri ve bir kimlik de geliştirebilir. Bugün ünlü sanat yönetmenlerin filmleri, filmlerinin analizleri ile ilgili birçok eser vardır. Bu da sanatın disiplinlerarası özelliğinin bir sonucu olmasından dolayıdır. Popüler kültüre direnen sanat kendini en yalın haliyle bu alanlarda göstermektedir. Savaşın tarumarlığını anlatırken, mandalina bahçesinin güzelliğini gözler önüne sermek bir kimlik sorunsalıdır insana ve doğaya dair. Bunu da en güzel sinema yapabilir. Mısır Tarlasında emeklerin yok olması o sene bazı ihtiyaçlardan mahrum olunacağını, bir babanın oğlunu savaştan çekip çıkarmak için savaşa ve doğaya direnmesi yine sinema sayesindedir. Esen kalın Kimlik, salt insana entegre olabilecek bir kavram olmadığı gibi doğaya, ekonomiye, politikaya ve daha birçok alana kendisinden bahsettirebilir.

15 16 FARKLI HAYATLA YAŞAMAK: SYBİL (SHİRLEY ADELL MASON) özge ozansoy Sybil vakası ilk 1973 yılında Flora Rheta Schreiber tarafından, Doktor Cornelia B. Wilbur ve hastası olan Shirley Ardell Mason ın terapi seanslarını referans alarak yazılan bir roman olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra birçok kez beyaz perdeye uyarlanmıştır. 1976'da ortaya 3 saat soluksuz izlenen ve ruh sağlığı alanında bir kült sayılabilecek bir film ortaya çıkmıştır. ( de erişildi) Film hakkında konuşmadan önce filmin ana teması olan çoğul kişilik bozukluğundan bahsetmek istiyorum. Çoğul kişilik hastası, içinde kendinden başka biri ya da birileri olduğunu hisseder. Bu varlığın yaşı, cinsiyeti, özellikleri, tutumları, geçmişi ve bir ismi olabilir. Bu varlık bir kişiliğin uzantısı olabilirken tamamen bağımsız da olabilir. Bir başka deyişle burada bir yabancılaşma (depersonalizasyon) olgusu ile karşı karşıya bulunulmaktadır. Bu varlıkla karşı karşıya konuşma, sesini duyma durumları yaşanabileceği gibi tamamen kişinin içinde bulunma ve onu yönetme durumu da yaşanabilir.

16 Çoğul kişilik hastalarının %90'ı çocukluk çağında ihmal ya da istismar yaşadığını bildirmektedir. Bu bildirimlerin önemli bir bölümü doğrulanabilmektedir. Çocuklarda dissosiyasyona yatkınlık daha fazla görülmektedir. Bu nedenle çocukluk çağında yaşanan travmatik yaşantılar erişkinlikte çoklu kişilik bozukluğuna kapı açmaktadır. Bu durum aslında bir üstesinden gelme çabası dır. Yaşantının vereceği acıdan kaçmak için kişilik, bölünmeye gitmektedir. Bu noktada alter kişilik kavramına odaklanmak gerekmektedir. Çünkü çoğul kişilik hastalarının tedavisi sırasında, istismarcı ile özdeş olan alter kişiliklere rastlanmaktadır. Bu fazlasıyla dehşete düşüren bir durumdur. Tedavinin bitirilmesi ancak alter kişiliklerin bütüne entegrasyonuyla olasıdır. ( Şar, V., 2000) Filme bakıldığında da hastadan alınan anamnezler sonucunda Sybil'in cinsel taciz ve her türlü istismarı yaşadığı görülmektedir. Sybil'i diğer çoklu kişilik bozukluğu hastalarından ayıran en önemli detay tam 16 farklı kişiliğinin olması ve bu kişiliklerin 2 tanesinin erkek, 14 tanesinin kadın olmasıdır. Hatta bu kadınların içerisinde inatçı ve huysuz bir bebek bile vardır. Sybil için bize çok normal gelen hayatın olağan akışı, her an bir tehdittir. Çünkü hastalığı dolayısıyla travmalarını çağrıştıran bir ses, bir görüntü, bir diyalog, bir koku yeni bölünmelere yol açmaktadır. Yani aslında Sybil'in 16 kaçış planı, 16 farklı kapısı vardır. Çocuklarda dissosiyasyona yatkınlık daha fazla görülmektedir. Bu nedenle çocukluk çağında yaşanan travmatik yaşantılar erişkinlikte çoklu kişilik bozukluğuna kapı açmaktadır.

17 Filmde Dr. Wilbur'un birbirinden oldukça farklı özelliklere, alışkanlıklara, takıntılara, görgülere ve yaşantılara sahip bu 16 altı kişiliğe ulaşmak için psikanaliz temelli terapötik bir yaklaşım kullandığını görülmektedir. Daha çok hipnoz tekniğini kullanan Dr. Wilbur, kimi çevrelerce yaraları daha çok açtığı ve danışanını manipüle ettiği gerekçesiyle eleştirilmektedir. Hatta 1998 yılında bu alanda Amerikan Psikoloji Birliği adına çalışmalar yürüten bir psikolog Dr. Wilbur'un kitabın yazarı Flora Rheta Schreiber ile konuşmaların ses kayıtlarına ulaşmıştır ve bu ses kayıtlarından yola çıkarak Dr. Wilbur'un danışanını farklı kişilikler oluşturması konusunda teşvik ettiğini iddia etmiştir. Dr. Wilbur tatildeyken Sybil ile çalışan başka bir doktor ise Sybil'de çoklu kişilik bozukluğuna rastlamadığını sadece yoğun histerilere sahip olduğunu dile getirmiştir. ( de erişildi) Tüm bu çelişkilere ve soru işaretlerine rağmen Dr. Wilbur psikoloji tarihine "Wilbur Paradigması" olarak adını yazdırmıştır yapımı filme baktığımızda, filmin sonu filmin küçük bir özeti niteliğindedir. Buradan yola çıkarak, basit bir dille tedavi sürecini özetleyecek olursak Dr. Wilbur'un asıl hedefinin alter kişilikleri yok etmek değil tüm kişilikleri birbiriyle daha uyumlu ve barışık bir hale getirmek olduğunu söyleyebilmekteyiz. Son sahnede ise buna ulaşıldığı ve tüm kişiliklerin birbirine entegre olduğu görülmektedir.

18 Son bir not olarak filmin kitabında Sybil'in, gerçek adıyla Shirley Adell Mason'un, gögüs kanserinden ölene kadar bir daha çoklu kişilik bozukluğundan muzdarip olmadığı dile getirilmektedir. ( 20, de erişildi.) Düşünmek ve irdelemek adına filmden bir replikle bu yazıyı sonlandırmak istiyorum. "Her pencere hayat dediğimiz saçmalığın tiyatrosunda bir sahnedir." İzleyenler için umarım keyifli ve toparlayıcı nitelikte bir yazı olmuştur. İzlemeyenlere ise iyi seyirler dilerim! KAYNAKÇA Erişim Tarihi: Erişim Tarihi: Şar, V Kişilik Kavramı ve Dissosiyatif Bozukluklar (Multiple personality concept and the dissociative disorders)

19 BİR RÜYA GÖRDÜM, KİMLİĞİMİ KAYBETMİŞTİM SENEM PETEK Kimlik kavramıyla karşı karşıya kaldığımızda birçok kişi bu kavramın belirli çerçevelerde daraltılmış birkaç niteliği taşıdığını düşünmektedir. Oysa bir bireye ait birden fazla kimlik yöneliminden bahsetmek mümkündür. Kendimize ait kişisel bir kimlik oluşumumuz olabileceği gibi örneğin daha kapsamlı bir alanı içerisine alabilen ulusal kimliği de sahibizdir. Kendinize özgü ve benzersiz olduğunu düşündüğünüz bir tarzınız varsa ve bu tarz süreklilik gösterme eğilimindeyse işte kimlik kavramı bununla ilgilidir. Meşhur Ben kimim? sorusunu yanıtlarken; var oluşunuzu, bir başkasından koparıp eşsiz bir şekilde rolünüzü ortaya koyan işte bu açıklamalar, kimliğinizin yansımalarıdır. Bütünlükten ve süreklilikten pay alamamış bir bireyin benliğinden söz edebiliriz; ancak bu kişinin kimlik gelişiminde problemler boy gösterebilir (Oral,2012). İnsan karmaşık bir varlıktır ve birçoğumuz bu karmaşanın içerisinde doyumlu bir yaşam sürebilmek için değişen durumlarla başa çıkmaya çalışırız. Aksi takdirde, gerilen bir ipin zaman içerisinde gücünü kaybedip kopması gibi zorlu bir süreç içerisine girmeye başlarız. Bu nedenle aslında kimlik, bir var olma meselesidir (Karaca,2015). Merak edilen bir başka konu ise; Kimlik oluşumumuz nasıl şekillenmeye başlar; her bir birey de kimlik bakımından neden farklılıklar söz konusudur. şeklindedir. Bunun için zihinlerdeki karmaşayı çözebilecek bir kavram özdeşlemedir.

20 Çevrenizde olan bir kişinin hatta herhangi bir nesnenin özellikleri sizin bünyenize bir şeyler katabilir mi? Bu sorunun cevabı bizi özdeşlemeye götürmektedir. Çocukluk çağını yaşamış birçok birey bazen farkında olmasa da, özdeşleşme aşamasındaki en büyük rol modeli ebeveynleri olmaktadır. Özdeşleşme çeşitli şekillere ayrılır. Bunlardan birisi narsisistik özdeşlemedir. Bu özdeşleşme şeklini kullananlar genellikle kendisine benzeyen kişilerle özdeşleşir. Amaca yönelik özdeşleşme yapan bireyler ise beğenilen bireylerle özdeşleme eğilimindedir. Nesnenin kaybolduğu özdeşleme, bireyin bir nesne ya da kişiyi elde etmek ya da takdir etmek için onun gibi olmasıdır. Saldırgan ile özdeşleşme şeklinde, otoritelerin ortaya koyduğu yasaklarla özdeşleşerek cezalardan kaçmak şeklindedir. 2. Dünya Savaşı döneminde Yahudi esirlerine kötü muamele yapan Nazi gardiyanlarının davranışlarını benimseyen tutsakların, aynı muameleleri kendi arkadaşlarına yapması buna örnek gösterilebilir. Bu özdeşleşme biçimleri bizim kimlik oluşumumuzda oldukça etkili bir konumdadır (Karaca,2015). Kimlik oluşumu sanıldığı gibi kısa dönemli bir süreç değil; yaşam boyu devam edebilen bir durumdur. Erikson un Psikososyal Gelişim Dönemleri nden birisi olan Kimlik Kazanmaya Karşı Kimlik Bunalımı sağlıklı bir kimlik edinmenin önemine değinmektedir. Ergenlik dönemini içerisine alan bu dönemde uygun kimliksel gelişmeleri yaşayamayan birey, kimlik bunalımı yaşamaktadır. Bütün hayatı etkileyebilecek düzeyde olan bu tehlikeli durumun sonucunda birey, kendisini yetersiz ve herhangi bir rol sahibi olamamış biri olarak görür. Genç, bu karmaşa içinde çabalarken aşırı uç noktalara kaçar ve bir belirsizlik dünyasına düşer (Senemoğlu,2018).

21 Aşağıda zaman zaman kimlik karmaşası yaşadığını düşünen bir bireyin basit gibi duran ancak içerisinde derin anlamlar barındıran bir rüyası yer almaktadır: Rüyamda kendi mahallemde garip bir çatışmanın içerisindeydim. Yanımda sadece iki arkadaşım vardı. Sonra bir kendimi bir evde buldum; sanırım bir suç işlemiştim, bilmiyorum... Sonra kapı çaldı, evde annem de vardı, gelen polismiş. Önce suçla alakalı olabileceğini düşündüm ancak sonra polis, Kimliğinizi kaybetmiş olabilir misiniz? diye sordu. Düşünmeden hayır dedim, polis gittiğinde ise cüzdanımda kimliğim yoktu. Yani ben bir rüya görmüştüm, kimliğimi kaybetmiştim... Rüyayı gören kişi, dönem dönem kimlik karmaşası yaşadığını düşünmektedir. Bu durumda bilinçdışında bir rüya ile kendisini göstermektedir. Kişinin rüyası şu temaları içermektedir: Suç, anne figürü, polis, kimlik kartı ve kendi yaşadığı mahalle. Suç, rüyayı gören kişinin devlet ve toplum ekseninde bazı içsel çatışmalar yaşadığını göstermektedir. Rüyadaki suç, hem devlete hem de topluma karşı işlenmiştir. İşlenen suç, bu kişi için bir arzu olmanın yanında çatışma nesnesidir. Anne figürünün rüyada yer alması, rüyayı gören kişinin erkek olması göz önünde tutularak; ödipal dönemle ilgili bazı sorunları çağrıştırmaktadır. Suç sonrası devletin otorite kurumu kapıya dayanmıştır ancak evde anne de vardır ve rüya sahibi bu iki nesne arasında kalıp gerginlik yaşamaktadır. Burada Socius un (toplumsal makine) rüya sahibi ile annesinin aynı ortamda bulunmasını kontrol etme çabası göze çarpmaktadır. Deleuze ve Guattari nin Anti Ödipus (2017) eserinde de oğlu ödipalleştiren kişinin paranoyak baba olduğundan bahsedilir. Fikir, baba tarafından çocuğa yansıtılmıştır. Ödipal çatışmadaki anne-baba-çocuk üçgeninde, babanın yerini otorite figürü olarak devletin otorite kurumu almıştır. Aynı zamanda eve gelen polisler bize bir Socius u yani toplumsal makineyi çağrıştırmaktadır, ödipal çatışma ahlaki bir ikilem yarattığı için Socius da sürece dahil olmuştur. Sonra kapı çaldı, evde annem de vardı, gelen polismiş. Önce suçla alakalı olabileceğini düşündüm ancak sonra polis, Kimliğinizi kaybetmiş olabilir misiniz? diye sordu. Düşünmeden hayır dedim, polis gittiğinde ise cüzdanımda kimliğim yoktu. Yani ben bir rüya görmüştüm, kimliğimi kaybetmiştim...

22 Rüyada kapıya gelen polislerin kayıp bir kimlik kartından bahsetmesi ise devletin ya da iktidarın kontrol istencinde bireylerde bir kimliksizleşme süreci yaratma çabası olarak görülebilir. Kimlik kartlarından bir numara bulunur; tıpkı askeri sistemde bulunan numaralar olduğu gibi. Kişiler oluşturdukları ya da içine düştükleri sistemden çok iktidar öznesinde sayılardan ibaret bir nesne olarak görülmektedirler. Kimlik kartı aynı zamanda bir kimliksizleştirme analojisidir. Rüyayı gören kişide ödipal dönemden çatışma sahneleri ve kimlik karmaşasından doğan gerilim göze çarpmaktadır. Sonuç olarak kimlik, bireysel bir varoluş mücadelesi olduğu gibi toplumsal boyutta da birey-toplum-devlet üçgeninde bir kontrol mekanizması olarak ortaya çıkmaktadır. Kimlik numarası ise, tıpkı Zimbardo nun hapishane deneyinde de olduğu gibi bireyin kimliksizleştirilmesi ile onu kontrol altına almayı kolaylaştırılmak istenir. Devlet ideolojik bir güç aygıtı olduğu için Socius (toplumsal makine) ile birlikte bireyi kontrol etmek ister; bu, birey-devlet-toplum üçgeninde tek yönlü bir mekanizmadır. K A Y N A K Ç A D E L E U Z E, G., G U A T T A R I, F. ( ) A N T I - Ö D I P U S K A P I T A L I Z M V E Ş I Z O F R E N I 1. F A H R E T T I N E G E, H A K A N E R D O Ğ A N, M U S T A F A Y I Ğ I T A L P ( Ç E V. ) A N K A R A : B I L I M V E S O S Y A L I Z M. K A R A C A, R. ( ). K I Ş I L I Ğ I M V E B E N. A N K A R A : N O B E L. O R A L, T. ( ). E R G E N L E R D E K I M L I K S T A T Ü L E R I N I N B A Ş A R I A M A Ç Y Ö N E L I M L E R I N I Y O R D A M A D A K I R O L Ü. ( Y A Y I N L A N M A M I Ş D O K T O R A T E Z I ). P A M U K K A L E Ü N I V E R S I T E S I, S O S Y A L B I L I M L E R E N S T I T Ü S Ü, D E N I Z L I. S E N E M O Ğ L U, N. ( ). G E L I Ş I M Ö Ğ R E N M E V E Ö Ğ R E T I M K U R A M D A N U Y G U L A M A Y A. A N K A R A : A N I.

23 SAHİ BEN, BEN MİYİM? ŞEYMA YİĞİT Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim. Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan. Cahit Sıtkı TARANCI nın dizeleri ile değerli okuyucularımıza merhabalar.dergimizin 4.sayısında Kimlik teması ile karşınızdayız. Bu yazımızda ise kimliğin farklı ve patolojik bir boyutu olan Depersonalizasyon bozukluğundan söz edeceğiz. Şimdiden keyifli okumalar Hepimiz ara ara Kimim ben, nereden geliyorum, nereye gidiyorum, neler yapıyorum? şeklinde özümüzü sorgulayan sorularla karşı karşıya kalırız. Peki bu soruların sebebi nedir, yani sahiden kendimizi tanımıyor muyuz? Bir kişinin kendi hayatına hâkim olamadığı anlar var mıdır? Cevabımız kısmen evet olacaktır. Çünkü bu soruları sormasalar da kendi hayatına hâkim olamayan kendi hayatını başrolde değil de yardımcı rollerde oynayan kişiler bulunmaktadır. Bunun sebebini patolojik olgularla açıklamak mümkündür. Bu kimselerin karşı karşıya kaldığı durum DSM-V e göre Kendine Yabancılaşma bir diğer ifade ile Depersonalizasyondur.

24 Basit bir tanımını yapmak gerekirse Depersonalizasyon, kişinin kendisini bedeninden ve düşüncelerinden kopuk hissettiği zamanları ifade etmektedir. Kişi kendi benliğini, bedeninin tümünü ya da parçalarını, hareketlerini, duygularını değişmiş; kendisini eskisinden farklı, yabancı biri olarak görmeye başlar. Depersonalizasyon bozukluğu yaşayan bireyler kendi hayatını üçüncü bir kişi gözünden izliyormuşçasına bir yaşam sürmektedir. Sözü edilen bireyler diğer bir ifade ile dünyayı sanki bir sis ya da duman perdesinin ardından izliyormuş gibidir. Örnek vermek gerekirse zaman ve uzay algısında bozulmalar, kol ve bacakların olduğundan çok uzun yada kısa görünmesi, bireyin kendini robot hissetmesi gibi durumlar yaşanmaktadır (Soner ve Aykut, 2017). Peki bizlerde zaman zaman bu anları, kopuklukları yaşamıyor muyuz? O halde her birimiz birer depersonalizasyon hastası mıyız? Bu sorunun cevabı elbette hayır olacaktır. Depersonalizasyon bozukluğu kimilerine göre akut kaygı ya da travma dönemlerinde nükseden bir savunma mekanizması gibi aktarılsa da kolayca tanısı konulabilen bir bozukluk değildir. Depersonalizasyon bozukluğu yaşayan bireyler kendi hayatını üçüncü bir kişi gözünden izliyormuşçasına bir yaşam sürmektedir. Sözü edilen bireyler diğer bir ifade ile dünyayı sanki bir sis ya da duman perdesinin ardından izliyormuş gibidir.

25 Söz konusu bozukluğun temel özelliklerini dikkate alacak olursak bir kimsenin depersonalizasyon bozukluğuna sahip olduğunu söyleyebilmek için; - Kişinin kendi zihinsel süreçlerinden ya da bedeninden kopma hissini sürekli ya da tekrarlanan bir biçimde yaşaması. - Bu deneyim sırasında gerçeklik testinin sağlam kalması. - Kayda değer rahatsızlık ya da işleyişte bozulmaya yol açması. gerekmektedir. Depersonalizasyon bozukluğunu daha detaylı ele almak gerekirse bu hastalık DSM-V te Dissosiyatif Bozukluklar başlığı altında yer almaktadır. Dissosiyatif adı verilen kavram kişinin kimlik, algı bellek ve çevre duyumlarının bütünlüğünün bozulması anlamına gelmektedir. Ayrıca bu başlık altında Depersonalizasyon a Derealizasyon (Gerçekdışılık) da eşlik etmektedir (Aslan ve Evlice, 1996). Depersonalizasyon bozukluğu tüm insanların ¾ ünde, en çok stresli oldukları dönemlerde -geçici olmakla birliktegörülmektedir. Kendine yabancılaşma diye adlandırdığımız bu his çoğu zaman bir dakikadan daha kısa bir sürede ve insan ömrünün toplamında en çok bir iki kez görülmektedir. Sözünü ettiğimiz oranlar sağlıklı bireyler için geçerlidir. Depersonalizasyon bozukluğuna sahip olanlar için ise tüm oranlar süreklilik göstermektedir. Depersonalizasyon hastalığı yaşayan bireyler büyük oranda şu hislere sahiptir; - Bedenimin bulunduğu yerde değilim. - Kendimi artık "ben" gibi hissetmiyorum. - Dünyayla olan ilişkim koptu ve bunların hiçbiri gerçek değil. - Bir rüyada yaşıyor olmalıyım. - Dünyadan tamamen izole olmuş, yalnız bir hâldeyim. Kendine yabancılaşma diye adlandırdığımız bu his çoğu zaman bir dakikadan daha kısa bir sürede ve insan ömrünün toplamında en çok bir iki kez görülmektedir.

26 Söz konusu hisler aniden gelir ve depersonalizasyon bozukluğuna sahip bireyleri hiç terk etmez. Bu sebeple bu kişilerde yarı uyuşuk yarı kaygılı ruh hali baskındır. Depersonalizasyon bozukluğu başlı başına bir kargaşa halidir. Kişinin kendi hayatını sinema salonunda film gibi izler gibi izlemesi bozukluğu özetleyen en iyi cümledir. Kişi tüm bunları yaşarken neden böyle oluyor bunları neden yaşıyorum diye düşünmez ve sorgulamaz. Sadece hisseder ve ara sıra aklını kaçırdığını düşünebilir. Tüm bunları tek başına yaşıyordur çünkü dışarıdaki insanlar olan bitenden habersizdir. Peki insanlar bu bozukluğu neden yaşarlar? Yapılan araştırmalara bakıldığında bozukluğun temelinde nörotik ve psikotik bir bulguya rastlanılmamıştır. Sebebi kesin bir şekilde bulunamamış olsa da panik atak, depresyon ve yüksek anksiyete bozukluğu en sık eşlik eden sorunlardır. Aynı zamanda yakın zamanda geçirilmiş bir trafik kazası ya da yas/kayıp durumu da bozukluğu tetiklemektedir. Yazımızın sonuna gelirken aklımıza gelen sorulardan biri İnsanlar bu bozukluktan nasıl kurtulabilir olabilir. Depersonalizasyonda tedavinin amacı farklı kişilikleri işleyen kimlikleri tek bir kimliğe indirgeyebilmektir. Gerçeklikle bağlantının koptuğu düşünülse de aslında çoğu hastada bağlantı tamamen kopmamıştır ve bu sayede zaman bozukluğa ilaç olabilmektedir. Yani çoğu insan zamanla kendi kendine düzelir. Kendi kendine düzelmenin olabilmesinin baş koşul kişinin gerçekle bağının tam kopmamış olmasında saklıdır. Depersonalizasyonu olan her birey bu kadar şanslı olamayabilir yani kendi kendine düzelme sağlanamayabilir. Bu durumda da psikoterapi yararlı olacaktır. Kendi hayatınızın her an başrolünde olabilmeniz dileğiyle Hoşça kalın :)

27 İLK DOĞA FİLOZOFU: THALES UĞUR YİĞİT KARATAŞ Bilim ve felsefenin ilk kıvılcımlarının ateşlendiği yer olarak bilinen Miletos bugün Söke ye bağlı Balat ta yer alır ve bir zamanlar önemli bir kıyı kenti ve ticaret alanıdır. Bu yazımızda Milet Okulu nun bilinen ilk temsilcisi Thales i inceleyeceğiz. Thales M.Ö. 625 ya da 624 yıllarında doğduğu 546 ya da 545 yıllarında da öldüğü tahmin edilmektedir (Arslan,2017). Milet Okulu ile ilgili günümüze hiçbir yazılı metin kalmamış Thales le ilgili bilgilere de Aristoteles in metinlerinden ulaşılmaktadır. Milet Okulu ndan günümüze yazılı bir metin kalmadığı için Thales in hayatı hakkında kısıtlı bazı bilgiler vardır. Thales yaşadığı dönemde sonrasında pek çok filozofun başına gelen bir durumla karşılaşmıştı. Çevresi tarafından Thales gerçekçi olmamakla ve düşünsel uğraşlarla (felsefi konular) çok fazla zaman kaybetmekle itham ediliyordu, insanlar onu para kazanmadığı için eleştiriyorlardı. Thales zamanında Miletos da zeytin geçim kaynaklarından biriydi Thales de bir sonraki yılın zeytin hasadının verimli olacağını önceden tahmin edip piyasadaki tüm pres makinalarını satın almış ve bir sonraki yıl hasattan sonra bunları fahiş fiyata kiraya verip zengin olmuştur (Ronan,2003). Tabi Thales i bugün biliyor olmamızın sebebi bu hasat zenginliği değildir.

28 Antik Yunan da filozoflar evrenin özünde bir değişmeyen bir şeylerin olup olmadığı sorusunu tartışmışlardır. Bu sorun bizi Arkhe dediğimiz ilk neden problemine götürür. Thales de bu problemi ele almıştı (Arslan,1994). Thales e göre su, her şeyin arkhesiydi. Thales in doğa felsefesine dair 3 temel görüşü vardır birisi bu arkhe problemini su olarak ele almasıdır (Saltoğlu,2018). Thales in yaşadığı yerin bir liman kenti olmasının bu görüşünü etkilediğini düşünebiliriz. Thales arkhe olarak suyu kabul etmekle birlikte yerin su üzerinde yüzdüğünü (ki bu bir diğer temel görüşüdür) ve Dünyanın düz olduğunu varsayıyordu. Depremler de yerkürenin üzerinde yüzdüğü suyun üzerindeki titreşimlerden meydana geliyordu (Şengör,2017). Bu düşünce günümüz bilimi ile değerlendirildiğinde gülünç gelebilir ancak Thales in yaşadığı dönemde insanlar doğa olaylarını Tanrılarla açıklıyorlardı. Thales ise bu açıklamaların yetersiz olduğunu daha iyi sebepler bulunabileceğine inanıyordu. Her şey Tanrılarla doludur. Bu cümle Thales in bir diğer temel görüşünü anlatır. Bu düşünce bağlamında Thales in hilozoist (maddeyi canlı olarak kabul eden görüş) bir düşünür olduğunu söyleyebiliriz. Buradan yola çıkarak Thales in cansız madde kavramını tanımadığı düşünülebilir (Saltoğlu,2018).

29 Thales bugün kendi adıyla anılan bir teoreme sahiptir. Bu teoremi geliştirmesinde bir Mısır gezisinden söz edilmektedir. Thales Mısır a bir gezi düzenler ve orada Nil Nehri nin taşmasından sonra kadastrocuların (arazi tespiti yapan kişi) tarlaların sınırlarını tekrar belirlerken bazı hesaplamalar kullandıklarını görür. Miletos a geri döndüğünde ise bu hesaplamaların dünyanın her yerinde geçerli ispatlar olduğunu fark ederek teoremini ortaya atar (Şengör,2017). Thales aynı gezide Menfis Tapınak Ehramlarının gölgelerinden yüksekliklerini hesaplama usulünü bularak hükümdar Amasis in takdirini kazanmıştır (Saraç,1983). Bunların yanında Thales in kehribar çubuklarını kedi kürküne sürterek elektriklendirmiş ve tüy gibi hafif cisimleri bu çubuklarla çekebildiğini görmüştür (Arı,2015). Bu pek çoğumuzun ilkokulda yaptığı saçımıza sürterek yaptığımız elektriklenme deneyinin Miletos da yapılmış bir halidir. Thales ile birlikte efsaneden felsefeye ve bilime geçiş görülmüştür (Arslan, 2017). Bu açıdan Thales insanlık adına yeni bir paradigma yaratılması açısından önemli bir doğa filozofudur. KAYNAKÇA Arı, V. (2015) Rölativite den Kuantum a Evrenin Gerçekliği. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Arslan, A. (1994) Felsefeye Giriş. Ankara : Vadi Arslan, A. (2017) İlkçağ Felsefe Tarihi. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Ronan, C.A. (2003) Bilim tarihi. Ekmeleddin İhsanoğlu, Feza Günergün (Çev.) Ankara: TÜBİTAK Saltoğlu, R. (2018) Bilim ve felsefenin öncüleri Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes. Bilim ve Gelecek Dergisi, 167, Saraç, C. (1983) Bilim Tarihi. Ankara: MEB Şengör, C. (2017) Bilgiyle sohbet popüler bilim yazıları. İstanbul: Türkiye İş Bankası

30 A R A L I K S A Y I M I Z D A G Ö R Ü Ş M E K Ü Z E R E. daimon dergi ailesi B İ Z İ S O S Y A L M E D Y A BİZİ SOSYAL MEDYADAN H E S A P L A R I M I Z D A N T A K İ P E T M E Y İ TAKİP ETMEYİ UNUTMAYIN U N U T M A Y I N /dergidaimon /dergidaimon /daimondergi.wordpress.com

Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim

Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim İçerik Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim Dr. Muzaffer Kaşar Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Deneysel ve Evrimsel Psikiyatri Grubu Evrim sürecinde insan beyni Ayna nöronlar, dil ve

Detaylı

Anahtar kelimeler: ayna nöronları, mu supresyonu, empati, mu dalgaları

Anahtar kelimeler: ayna nöronları, mu supresyonu, empati, mu dalgaları EMPATİDE AYNA NÖRONLARININ ETKİSİ Ecem Güçlü,Büşra Kartal, Kemal Küçük,Muratberk Ada Danışman: Doç. Dr. Mehmet Tuğrul Cabıoğlu Özet Bu çalışmada insan ayna nöronlarınının aktivitesinin EEG gösterilmesi

Detaylı

Sellinj. FF Seminerleri Ocak, 2013

Sellinj. FF Seminerleri Ocak, 2013 Sellinj FF Seminerleri Ocak, 2013 Nedir bu ayna nöron? Rizzolatti ve Makak maymunları Beyindeki yeri ve nasıl araştırıldığı Peki bize ne bundan? Taklit Niyet Empati Dil Otizm Sinir hücresi her nöron bir

Detaylı

Tepki Örüntüleri Olarak Duygular Duyguların İletişimi Duyguların Hissedilmesi

Tepki Örüntüleri Olarak Duygular Duyguların İletişimi Duyguların Hissedilmesi Duygular Tepki Örüntüleri Olarak Duygular Duyguların İletişimi Duyguların Hissedilmesi Tepki Örüntüleri Olarak Duygular Duygusal bir tepki üç tip bileşen içerir: Davranışsal Otonomik Hormonal Tepki Örüntüleri

Detaylı

BEYİN ANATOMİSİ TEMPORAL VE FRONTAL LOB

BEYİN ANATOMİSİ TEMPORAL VE FRONTAL LOB BEYİN ANATOMİSİ TEMPORAL VE FRONTAL LOB TEMPORAL LOB Üst temporal gyrus Orta temporal gyrus Alt temporal gyrus Temporal loblar; duyusal girdilerin organize edilmesinde, işitsel algılamada, dil ve konuşma

Detaylı

Kendilik Serüveni. Süheyla ÜNAL. Kendiliğin Beyindeki Korelatları

Kendilik Serüveni. Süheyla ÜNAL. Kendiliğin Beyindeki Korelatları Kendilik Serüveni Süheyla ÜNAL Prof. Dr., nönü Üniversitesi, T p Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dal [email protected] nâgihân ol şâra vardım ol şârı yapılır gördüm ben dahi bile yapıldım taş u toprak

Detaylı

Asistanlıkta Psikoterapi Eğitimi Neden Önemlidir? Doğan Şahin İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Sosyal Psikiyatri Servisi

Asistanlıkta Psikoterapi Eğitimi Neden Önemlidir? Doğan Şahin İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Sosyal Psikiyatri Servisi Asistanlıkta Psikoterapi Eğitimi Neden Önemlidir? Doğan Şahin İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Sosyal Psikiyatri Servisi Başta ABD olmak üzere birçok ülkede tıp ve uzmanlık eğitiminde (psikiyatri dışı)temel

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

YAŞAM BOYU GELİŞİM Ergenlik-Yetişkinlik

YAŞAM BOYU GELİŞİM Ergenlik-Yetişkinlik YAŞAM BOYU GELİŞİM Ergenlik-Yetişkinlik ERGENLİK ERGENLİK Çocukluk ile yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir. Bu geçiş dönemi cinsel olgunlaşmaya yönelik fiziksel değişimlerle başlar, bağımsız yetişkin

Detaylı

1. ÜNİTE İÇİNDEKİLER EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1

1. ÜNİTE İÇİNDEKİLER EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... iii YAZARLAR HAKKINDA... iv 1. ÜNİTE EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1 Giriş... 2 Eğitim Psikolojisi ve Öğretmen... 3 Eğitim Psikolojisi... 3 Bilim... 6 Psikoloji... 8 Davranış... 9 Eğitim...

Detaylı

EMDR GÖZ HAREKETLERİ İLE SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME. (Eye Movement Desensitization and Reprossesing)

EMDR GÖZ HAREKETLERİ İLE SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME. (Eye Movement Desensitization and Reprossesing) EMDR GÖZ HAREKETLERİ İLE SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME (Eye Movement Desensitization and Reprossesing) Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Panik Atak ve Sınav Kaygısı ndan Kısa Sürede Kurtulmanın

Detaylı

Albert Long Hall, Boğazi 4-55 Nisan 2008

Albert Long Hall, Boğazi 4-55 Nisan 2008 Ayna Nöronlarının İnsan Gelişimi ve İletişimindeki Önemi Cem Keskin Boğ Bilgisayar Mühendisliği Ayna Nöronlarının Keşfi Rizolatti ve ekibi tarafından 1996 senesinde makak maymunları üzerinde yapılan bir

Detaylı

Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)

Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) Huriye Tak Uzman Klinik Psikolog Türk Kızılayı Bağcılar Toplum Merkezi Sağlık ve Psikososyal Destek Programı Asistanı İÇERİK

Detaylı

PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ

PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ DERS PROGRAMI VE BEKLENTİLER PROF. DR. NESRİN HİSLİ ŞAHİN PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ PROF.

Detaylı

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ ------------------------------------------------------------------------------------------------- 1 KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ ------------------------------------------

Detaylı

Ayna Nöron Sistemine Genel Bakış

Ayna Nöron Sistemine Genel Bakış Review / Derleme Ayna Nöron Sistemine Genel Bakış Enver Ahmet Demir, H.Serdar Gergerlioğlu Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı, Konya Eur J Basic Med Sci 2012;2(4): 122-126 Received:

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

BİLİŞSEL NÖROBİLİM BİLGİ İŞLEME SÜREÇ VE YAKLAŞIMLARI

BİLİŞSEL NÖROBİLİM BİLGİ İŞLEME SÜREÇ VE YAKLAŞIMLARI BİLİŞSEL NÖROBİLİM BİLGİ İŞLEME SÜREÇ VE YAKLAŞIMLARI Beyni Keşfetme Dünya üzerinde keşifler genelde coğrafi keşiflerle başlamıştır. Ortalama 1120 gr ağırlığındaki jelatinimsi yapısıyla beyni keşfetme

Detaylı

Web adresi. Psikolojiye Giriş. Bu Senin Beynin! Ders 2. Değerlendirme. Diğer şeyler. Bağlantıya geçme. Nasıl iyi yapılır. Arasınav (%30) Final (%35)

Web adresi. Psikolojiye Giriş. Bu Senin Beynin! Ders 2. Değerlendirme. Diğer şeyler. Bağlantıya geçme. Nasıl iyi yapılır. Arasınav (%30) Final (%35) Psikolojiye Giriş Web adresi Bu Senin Beynin! Ders 2 2 Değerlendirme Arasınav (%30) Diğer şeyler Bağlantıya geçme Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Nasıl iyi yapılır Kitap inceleme (%20) Deneye

Detaylı

DANIŞMANLIK TEDBİRİ UYGULAMALARI ÇOCUK TANIMA FORMU

DANIŞMANLIK TEDBİRİ UYGULAMALARI ÇOCUK TANIMA FORMU DANIŞMANLIK TEDBİRİ UYGULAMALARI ÇOCUK TANIMA FORMU ADI- SOYADI T.C. KİMLİK NUMARASI DOSYA NUMARASI İLK GÖRÜŞME TARİHİ Çocukla İlgili Genel Bilgiler Hukuki statüsü Suça Sürüklenen Mağdur Tanık Korunmaya

Detaylı

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir?

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir? Tanrı Tasavvuru Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir? Peker e göre: Kişinin bebekliğinden itibaren, zeka gelişimine, edinmiş olduğu bilgi ve yaşantısına göre, Tanrı yı zihninde canlandırması, biçimlendirmesi

Detaylı

VERITAS FOCUS. İş Yerinde Ruh Sağlığı Programları 2013-2014

VERITAS FOCUS. İş Yerinde Ruh Sağlığı Programları 2013-2014 VERITAS FOCUS İş Yerinde Ruh Sağlığı Programları 2013-2014 İş Yerinde Psikolojik Sağlık ve Etkin Çalışma Çalıştay Çalışanların çoğu kez fark edilmeyen psikolojik sorunları verimlilik ve iş tatmininin önündeki

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Dr. Halise Kader ZENGİN

Dr. Halise Kader ZENGİN Bilişsel ve duygusal zekanın farklı işlevlerinin olduğu ve birbirlerinden ayrı çalışmadıkları son yıllarda yapılan psiko-fizyoloji ve beyin MR çalışmalarıyla açıklık kazandı. Bilişsel ve duygusal zekası

Detaylı

HİKÂYE ETME BİLİMİ 1 :

HİKÂYE ETME BİLİMİ 1 : HİKÂYE ETME BİLİMİ 1 : Temel Bilgiler Hazırlayan : Prof. Dr. Rıza FİLİZOK Bir anlatıyı (récit ), hikâyeyi yazan kişidir. YAZAR = Yazar, yaşayan yahut yaşamış olan gerçek bir şahıstır! Yazarın hitap ettiği

Detaylı

SANAT ATÖLYEMİZ ATÖLYEDE NELER OLUYOR? Renk çalışmaları, Üç Boyutlu Çalışmalar ve Otoportre Çalışmaları

SANAT ATÖLYEMİZ ATÖLYEDE NELER OLUYOR? Renk çalışmaları, Üç Boyutlu Çalışmalar ve Otoportre Çalışmaları SANAT ATÖLYEMİZ ATÖLYEDE NELER OLUYOR? Renk çalışmaları, Üç Boyutlu Çalışmalar ve Otoportre Çalışmaları Yapıldı. Renk çalışmalarında; çocukların renk algısını geliştirmek amacıyla üç ana renk vererek ara

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (13 Şubat- 24 Mart 2017)

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (13 Şubat- 24 Mart 2017) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (13 Şubat- 24 Mart 2017) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her 6 haftada

Detaylı

Sorgulama Hatları: Değerli Velilerimiz,

Sorgulama Hatları: Değerli Velilerimiz, Değerli Velilerimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her altı haftada bir iletilecektir. 10 Aralık - 18

Detaylı

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ 1- Beni çok iyi tanımlıyor 2- Beni iyi tanımlıyor 3- Beni az çok iyi tanımlıyor 4- Beni pek tanımlamıyor 5- Beni zaman zaman hiç tanımlamıyor 6- Beni hiç tanımlamıyor

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

BAĞLANMA ve TERAPİ DE BAĞLANMA YRD.DOÇ.DR.ESRA PORGALI ZAYMAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ AD

BAĞLANMA ve TERAPİ DE BAĞLANMA YRD.DOÇ.DR.ESRA PORGALI ZAYMAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ AD BAĞLANMA ve TERAPİ DE BAĞLANMA YRD.DOÇ.DR.ESRA PORGALI ZAYMAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ AD BAĞLANMA NEDİR? Çocuk ile bakım veren kişi arasında gelişen ilişkide, çocuğun bakım veren kişiyle

Detaylı

Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS Ön Koşul Dersler

Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS Ön Koşul Dersler Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 2+0 2 3 Ön Koşul Dersler Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Koordinatörleri Dersi Veren Dersin Yardımcıları Dersin

Detaylı

ÇOCUĞUNUZLA BİRLİKTE OYNAMANIN YARARLARI

ÇOCUĞUNUZLA BİRLİKTE OYNAMANIN YARARLARI ÇOCUĞUNUZLA BİRLİKTE OYNAMANIN YARARLARI Çocuğunuzla oyun oynamak anne babalara neler kazandırır? Ondaki değişimleri ve gelişimleri gözlemleyebilir, Oyun yoluyla çocuğundaki sınır ve kuralların oluşmasına

Detaylı

Toplumsal cinsiyet, davranışalar, tutumlar, ilgiler, amaçlar, değerler vb. düzleminde kadınsı (dişil) ve erkeksi (eril) olarak ayrılan

Toplumsal cinsiyet, davranışalar, tutumlar, ilgiler, amaçlar, değerler vb. düzleminde kadınsı (dişil) ve erkeksi (eril) olarak ayrılan Toplumsal cinsiyet, davranışalar, tutumlar, ilgiler, amaçlar, değerler vb. düzleminde kadınsı (dişil) ve erkeksi (eril) olarak ayrılan sınıflandırılan her şeydir(esen, 2015, s.16). Ayrancı, Köşgeroğlu

Detaylı

Bölüm 1. İletişimin ve Psikolojinin Gelişimi... 19

Bölüm 1. İletişimin ve Psikolojinin Gelişimi... 19 5 İÇİNDEKİLER Önsöz... 13 Giriş... 17 Bölüm 1. İletişimin ve Psikolojinin Gelişimi... 19 İletişimin gelişimi... 21 Psikolojinin Gelişimi... 23 Yapısalcılık ve işlevselcilik... 25 Psikodinamik bakış açısı...

Detaylı

Gelişim Psikolojisi Ders Notları

Gelişim Psikolojisi Ders Notları Gelişim Psikolojisi Ders Notları Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL www.gunescocuk.com Tanımlar Büyüme: Organizmada meydana gelen sayısal (hacimsel) değişiklikler Olgunlaşma: Potansiyel olarak var olan işlevin

Detaylı

SİNİR SİSTEMİ VE BEYİN ANATOMİSİ 2

SİNİR SİSTEMİ VE BEYİN ANATOMİSİ 2 SİNİR SİSTEMİ VE BEYİN ANATOMİSİ 2 Bilgiyi işlemede büyük rol oynar HİPOKAMPUS Hafıza, öğrenme, bilişsel haritalama ve dikkat ile yakından ilişkilendirilmiştir Bu bölgeye zarar gelmesi öğrenme ve hatırlamada

Detaylı

içindekiler BÖLÜM 1 GİRİŞ 1 B Ö L Ü M 2 PUBERTE, SAĞLIK VE BİYOLOJİK TEMELLER 49 B Ö L Ü M 3 BEYİN VE BİLİŞSEL GELİŞİM 86

içindekiler BÖLÜM 1 GİRİŞ 1 B Ö L Ü M 2 PUBERTE, SAĞLIK VE BİYOLOJİK TEMELLER 49 B Ö L Ü M 3 BEYİN VE BİLİŞSEL GELİŞİM 86 içindekiler BÖLÜM 1 GİRİŞ 1 Tarihsel Bakış Açısı 3 Erken Tarih 3 Yirminci ve Yirmi Birinci Yüzyıllar 3 Ergenliğe İlişkin Kalıpyargılar 6 Ergenliğe Pozitif Bir Bakış Açısı 7 Amerika Birleşik Devletleri

Detaylı

Okul fobisi nasıl gelişir?

Okul fobisi nasıl gelişir? Eğer bir kelimenin sonuna "fobi" eklenmişse, hemen bir şeylerden korkulduğunu düşünürüz. Ancak okul fobisi gelişen çocukların okula gitmek istememelerinin tek nedeni okuldan korkmaları değil. Çocuğa bu

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

Ergenlikte Kimlik Gelişimi. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Hasan Kalyoncu Üniversitesi

Ergenlikte Kimlik Gelişimi. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Hasan Kalyoncu Üniversitesi Ergenlikte Kimlik Gelişimi Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Hasan Kalyoncu Üniversitesi Ergenlik ruhsal bir süreç olmasına karşın, bu süreci başlatan olgu bedensel, başka bir deyişle fizikseldir. Hipotalamustan

Detaylı

Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV Ön Koşul Dersler

Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV Ön Koşul Dersler Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV 2+0 2 3 Ön Koşul Dersler Yok Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Koordinatörleri Dersi Veren Dersin Yardımcıları

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

ERGENDE AİLE KRİZLERİNE MÜDAHALE. Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç

ERGENDE AİLE KRİZLERİNE MÜDAHALE. Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç ERGENDE AİLE KRİZLERİNE MÜDAHALE Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç Aile Krizleri 1. Normal gelişimsel krizler (Yaşam döngüsü aşamaları) 2. Aileye özgü krizler (Ailede hastalıklar, ölümler, boşanmalar, göç,

Detaylı

PDR de Üç Gelişim Alanı (Kişisel-sosyal gelişim) Prof. Dr. Serap NAZLI

PDR de Üç Gelişim Alanı (Kişisel-sosyal gelişim) Prof. Dr. Serap NAZLI PDR de Üç Gelişim Alanı (Kişisel-sosyal gelişim) Prof. Dr. Serap NAZLI Üç Gelişim Alanı Gelişimsel rehberlik modelinin nihai amacı yaşam kariyeri gelişimini desteklemektir. Gelişimsel PDR nin ilkesi: Rehberlik

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

SİNİR SİSTEMİ. Duyusal olarak elde edilen bilgiler beyne (yada tam tersi) nasıl gider?

SİNİR SİSTEMİ. Duyusal olarak elde edilen bilgiler beyne (yada tam tersi) nasıl gider? SİNİR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ Descartes- İnsan vücudu bilimsel olarak (doğal yasalarla) açıklanabilecek bir hayvan makinesidir Bu makineyi araştıran, beyin ve davranış arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji www.gunescocuk.com Çocuk ve ergen psikiyatrisinde

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Beynin Temelleri BEYNİN TEMELLERİ 1: BEYNİN İÇİNDE NE VAR?

Beynin Temelleri BEYNİN TEMELLERİ 1: BEYNİN İÇİNDE NE VAR? Beynin Temelleri Kitabın geri kalanının bir anlam ifade etmesi için beyinle ve beynin nasıl işlediğiyle ilgili bazı temel bilgilere ihtiyacınız var. Böylece, ileriki sayfalarda nöron gibi bir sözcük kullandığımda

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Mücadeleye İlİşkİn. Sözleşmesi. İstanbul. Sözleşmesİ. Korkudan uzak Şİddetten uzak

Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Mücadeleye İlİşkİn. Sözleşmesi. İstanbul. Sözleşmesİ. Korkudan uzak Şİddetten uzak Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Önlenmesİ ve Bunlarla Mücadeleye İlİşkİn Avrupa Konseyİ Sözleşmesİ İstanbul Sözleşmesi Korkudan uzak Şİddetten uzak BU SÖZLEŞMENİN AMACI Avrupa Konseyi nin, kadınlara

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (07 Eylül-16 Ekim 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (07 Eylül-16 Ekim 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (07 Eylül-16 Ekim 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her 6

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI 3-4 Aile bireyleri birbirlerine yardımcı olurlar. Anahtar kavramlar: şekil, işlev, roller, haklar, Aileyi aile yapan unsurlar Aileler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar Aile üyelerinin farklı rolleri

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

Aşık olduğumuz kişiyi neden unutamayız?

Aşık olduğumuz kişiyi neden unutamayız? sağlık (/saglik) Aşık olduğumuz kişiyi neden unutamayız? 04.10.2016 Salı 13:11 3 0 Uzman Psikolog Özge Genlik aşık olduğumuz kişiyi neden unutamadığımızı anlattı Aşık olduğumuz kişiyi unutmak yerine anlamlandırmamız

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda

Detaylı

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi İlke Beyanı: 3M çalışma ortamındaki herkes, kendisine saygıyla davranılmasını hak eder. Saygı göstermek, her bir kişiye eşsiz yetenekleri, geçmişi ve bakış

Detaylı

KİŞİLİK GELİŞİMİ. Carl Rogers & Abraham Maslow

KİŞİLİK GELİŞİMİ. Carl Rogers & Abraham Maslow KİŞİLİK GELİŞİMİ Carl Rogers & Abraham Maslow 1 CARL R. ROGERS(1902 1987) 2 CARL ROGERS IN YAŞAMI Illinois de 8 Ocak 1902 de katı dini görüşleri olan çiftçi bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya geldi.

Detaylı

4. SINIF - 2. SORGULAMA ÜNİTESİ VELİ BİLGİLENDİRME BÜLTENİ Öğretim Yılı

4. SINIF - 2. SORGULAMA ÜNİTESİ VELİ BİLGİLENDİRME BÜLTENİ Öğretim Yılı 4. SINIF - 2. SORGULAMA ÜNİTESİ VELİ BİLGİLENDİRME BÜLTENİ 2017-2018 Öğretim Yılı DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA Bulunduğumuz Yer ve Zaman Mekân ve zaman içerisindeki yerimize yönelik sorgulamalar; kişisel geçmişler;

Detaylı

OKAN EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ

OKAN EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ OKAN EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ AKRAN İLİŞKİLERİ VE AKRAN ZORBALIĞI AKRAN İLİŞKİLERİ Akran etkileşimi doğum itibariyle başlamaktadır. Ancak yaş ilerledikçe akranlarla geçirilen

Detaylı

DEĞERLER EĞİTİMİ FARKLILIKLARA SAYGI

DEĞERLER EĞİTİMİ FARKLILIKLARA SAYGI VELİ BÜLTENİ DEĞERLER EĞİTİMİ FARKLILIKLARA SAYGI Günümüzde ulaşım ve iletişim teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, Dünya giderek çeşitli kültürlerin, ırk ve etnik kökenden insanların, farklı diller konuşarak

Detaylı

Havacılıkta İnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta İnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta İnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 2 Düşünen ve Hisseden Varlık İnsan İkinci Kısım: Sosyal İnsan Geçen Hafta GEÇEN HAFTA Yanlılık BU HAFTA Sosyal Etki Tartışma Issız bir adada

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (19 Ekim - 04 Aralık 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

YÖNETİCİ DURUMUNDA OLANLARIN

YÖNETİCİ DURUMUNDA OLANLARIN EĞİTİM PSİKOLOJİSİ GİRİŞ En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün işyerleri belirli bir örgütlenme ile meydana gelip çalışmaktadır. bu örgütlenmenin temel unsuru olan insan o işyerinde yönetici, iş gören,

Detaylı

BABA NERDESİN KAYBOLDUM

BABA NERDESİN KAYBOLDUM BABA NERDESİN KAYBOLDUM YÖNETMEN GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ SENARYO KURGU MÜZİK SANAT YÖNETMENİ SES SES TASARIM YAPIMCI OYUNCULAR TÜR SÜRE ÇEKİM FORMATI GÖSTERİM AHMET KARAMAN CEM CENEŞKE AHMET KARAMAN AZİZ İMAMOĞLU

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (19 Ekim- 04 Aralık 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (07 Aralık 2015-15 Ocak 2016) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..

Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!.. BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL.. Çanakkale destanının 99. yıl dönümünü yaşadığımız günlere saatler kala yine bir Çanakkale k ahramanının hikayesiyle karşınızdayım.. Değerli okuyucular; Hak için, Hakikat

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (18 Ocak Mart 2016)

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (18 Ocak Mart 2016) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (18 Ocak 2016-11 Mart 2016) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her 6

Detaylı

ÖZEL SEYMEN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL SEYMEN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL SEYMEN EĞİTİM KURUMLARI İZMİT RAHMİ SEYMEN YERLEŞKESİ 2017-18 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI STRES YÖNETİMİ VELİ BÜLTENİ Sayın Velimiz; Stres ile mücadele her gelişim dönemi için önemlidir. Fakat özellikle ergenlik

Detaylı

İçindekiler. Şekiller Listesi Tablolar Listesi Yazarlar Hakkında Başlangıç

İçindekiler. Şekiller Listesi Tablolar Listesi Yazarlar Hakkında Başlangıç İçindekiler Şekiller Listesi Tablolar Listesi Yazarlar Hakkında Başlangıç Ön Söz Teşekkür xi xii xiii xiv xvii xviii Giriş 1 Sistemik ve Aile Terapisi Deneyimleri 1 Bir Ailenin Görüşü 1 İki Terapistin

Detaylı

Cesaretin Var Mı Adalete? Çocuklar günümüz haberleriyle, gündemle ne kadar iç içe?

Cesaretin Var Mı Adalete? Çocuklar günümüz haberleriyle, gündemle ne kadar iç içe? Ekşi, 1 Buse Ekşi 21502152 TURK 101-74 Ali Turan Görgü Final Cesaretin Var Mı Adalete? Çocuklar günümüz haberleriyle, gündemle ne kadar iç içe? Yaşadıkları çevrenin sorunları ile ne kadar ilgili hiç düşündünüz

Detaylı

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU İletişim Nedir? Değişen İletişim Kavramı Yalnızlaşma ve Yabancılaşma Yüzeysel Etkileşim İlgi Eksik Etkileşim Otomatik Etkileşim İletişim Herşeydir! Değişen

Detaylı

Doç. Dr. Tülin ŞENER

Doç. Dr. Tülin ŞENER Doç. Dr. Tülin ŞENER AHLAK GELİŞİMİ Bireyde var olan değerler sistemi, gelişimsel bir süreç içinde ortaya çıkmaktadır. Bu sürece AHLAK GELİŞİMİ denir. Toplumun kendinden beklenen fonksiyonları yerine getirebilmesi

Detaylı

AŞKIN BULMACA BAROK KENT

AŞKIN BULMACA BAROK KENT AŞKIN BULMACA 18.yy'da Aydınlanma filozoflarıyla tariflenen modernlik, nesnel bilimi, evrensel ahlak ve yasayı, oluşturduğu strüktür çerçevesinde geliştirme sürecinden oluşur. Bu adım aynı zamanda, tüm

Detaylı

Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı. Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri

Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı. Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri Doğum Öncesi Faktörler Nöral gelişimdeki anomalilere ilişkin biyomarker

Detaylı

Yapılandırmacı anlayışta bilgi, sadece dış dünyanın bir kopyası ya da bir kişiden diğerine geçen edilgen bir emilim değildir.

Yapılandırmacı anlayışta bilgi, sadece dış dünyanın bir kopyası ya da bir kişiden diğerine geçen edilgen bir emilim değildir. Yapılandırmacılık, pozitivist geleneği reddetmekte; bilgi ve öğrenmeyi Kant ve Wittgeinstein'nın savunduğu tezlerde olduğu gibi özneler arası kabul etmektedir. Bu bakış açısından yapılandırıcı öğrenme,

Detaylı

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş gazileri ziyaret etti

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş gazileri ziyaret etti Diyanet İşleri Başkanı Erbaş gazileri ziyaret etti Erbaş, "Bizim bu mücadele ruhumuz böyle sürdüğü müddetçe hiçbir güç bu milleti mağlup edemeyecektir. Her zaman biz galip olacağız. Yeter ki bu inanç,

Detaylı

Nöropsikofizyoloji. Psikolojik olan herşey aynı zamanda biyolojiktir. Doç. Dr. E. Timuçin Oral. İstanbul Ticaret Üniversitesi

Nöropsikofizyoloji. Psikolojik olan herşey aynı zamanda biyolojiktir. Doç. Dr. E. Timuçin Oral. İstanbul Ticaret Üniversitesi Nöropsikofizyoloji Psikolojik olan herşey aynı zamanda biyolojiktir Doç. Dr. E. Timuçin Oral İstanbul Ticaret Üniversitesi 13 Ekim 2009 Nöral ve Hormonal Sistemler Neden Böyle Hissettiğimizi Açıklar Kuvvetli

Detaylı

CİNSEL KİMLİK GELİŞİMİ

CİNSEL KİMLİK GELİŞİMİ CİNSEL KİMLİK GELİŞİMİ Yaşamımızın her alanında sürekli olarak gelişim ve değişim yaşarız. Yaşanan gelişim, biyolojik kültürel ve bireysel faktörlerin ortak ürünüdür. Gelişimsel değişimin bir parçası olarak

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

BİLİŞSEL AÇIDAN ÇOCUK GELİŞİMİNİN BASAMAKLARI

BİLİŞSEL AÇIDAN ÇOCUK GELİŞİMİNİN BASAMAKLARI BİLİŞSEL AÇIDAN ÇOCUK GELİŞİMİNİN BASAMAKLARI REYHAN SAĞLAM ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ BILIŞ NE DEMEKTIR? Biliş; düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçlerine denir. Bilişsel gelişim neleri kapsar?

Detaylı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı Nöron: Bu sinir hücrelerinden beynimizde milyarlarca sayıda var. Ne İşe Yarar? Öğrendikçe beyindeki nöronlar arası binlerce bağlantı

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABALAR ve ERGENLER

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABALAR ve ERGENLER rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABALAR ve ERGENLER PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Babalar ve Ergenler Evet, yanlış duymadınız! Bu ayki bültenimizde ergenlerin gizli kahramanlarından

Detaylı

ÇALIŞKANLIK NİSAN 2017

ÇALIŞKANLIK NİSAN 2017 ÇALIŞKANLIK NİSAN 2017 Ağustos Böceği ile Karınca Hafta Sınıf Düzeyi ve 4. Sınıf Süre Yöntem ve Teknik 40 Dakika drama, beyin fırtınası KAZANIM SÜREÇ Araç - Gereç Çizgi film CD si veya Masal kitabı Karınca

Detaylı

OYUNLARLA EBEVEYİNLİK

OYUNLARLA EBEVEYİNLİK OYUNLARLA EBEVEYİNLİK Oyun, çocuğun zihinsel, bedensel ve sosyal gelişimini hızlandıran en önemli faaliyetlerden bir tanesidir. Oyun hem eğlenceli hem de eğitseldir. Çocuk, oyun aracılığıyla duygularını

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken Engin Deniz İpek 21301292 Üniversite Üzerine Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken formüllerden ya da analitik zekayı çalıştırma bahanesiyle öğrencilerin önüne

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı