BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU"

Transkript

1

2 BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU FİNANSAL PİYASALAR RAPORU / ARALIK 2007 SAYI: 8 Bilgi ve Önerileriniz İçin: Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı E posta: [email protected] Tel: (312) Faks: (312)

3 Bu rapor kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Raporda yer alan bilgilere dayanarak alınacak kararların sonuçlarından bddk sorumlu tutulamaz. Rapordan kaynak gösterilmek suretiyle kısmen alıntı yapılabilir. BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU ADINA SAHİBİ: TEVFİK BİLGİN SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ: FARUK DEMİR BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU ATATÜRK BULVARI NO: KAVAKLIDERE ANKARA TÜRKİYE İLETİŞİM BİLGİLERİ: STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI TEL: (312) , FAKS: (312) INTERNET SİTESİ: E POSTA: [email protected] BU YAYIN TÜM İÇERİĞİ İLE BDDK İNTERNET SAYFASINDA YER ALMAKTADIR. BDDK OFİSTEKNİK DOKÜMAN MERKEZİNDE 700 ADET BASILMIŞTIR. BASIM TARİHİ: 20 Mayıs 2008 ISSN (Basılı) : ISSN (Online) :

4 AÇIKLAMA Temel amaçlarından biri finansal piyasalarda güven ve istikrarı sağlamak olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, finansal sektörde yaşanan önemli gelişmelere, bankalar ve finansal holding şirketleri ile finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin performanslarına dair değerlendirmeleri içeren bu süreli Raporu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu nun 97 nci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre; yayımlamaktadır. Finansal Piyasalar Raporunun bu sayısı, uluslararası ve ulusal ekonomik gelişmeler, bankalar ile finansal kiralama, faktoring ve tüketici finansman kuruluşlarının fonksiyonel grup ve sektör bazında performans analizi ile risklilik düzeyine, sermaye yeterliliğine ve karlılık analizine dair değerlendirmeler olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Finansal Piyasalar Raporunda yer alan bankalara ilişkin veriler aksi belirtilmedikçe, bankaların yurt içi şubelerinin yanı sıra yurt dışı şubelerini de kapsamakta olup toplulaştırılarak sunulmaktadır. BDDK, Finansal Piyasalar Raporunda yayımlanan tablo ve grafiklerden dolayı hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir. Finansal Piyasalar Raporunun herhangi bir sayısında yer alan dönemsel bir bilgi, takip eden sayılarda çeşitli sebeplerle meydana gelecek güncellemeler sonucunda değişikliğe uğrayabilir. Raporun bu sayısında katılım bankalarına ilişkin bilgi ve değerlendirmeler aksi belirtilmedikçe bankacılık sektörüne ilişkin bölümlerde yer almaktadır. Rapor, BDDK Veritabanından 15 Mart 2008 tarihi itibarıyla alınmış olan verilere dayalı olarak hazırlanmıştır. Bu tarihten sonraki güncellemeler raporun kapsamı dışındadır. BDDK iii Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

5 BDDK iv Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

6 GENEL DEĞERLENDİRME Başta ABD konut piyasasındaki sıkıntılar olmak üzere, tüm finansal piyasalarda yaşanan olumsuz gelişmeler, küresel düzeyde büyümenin göreli olarak azalmasına neden olmuştur. Uluslararası kuruluşlar, küresel ekonomik aktiviteye ilişkin 2007 yılı gerçekleşme ile 2008 öngörülerini aşağıya doğru güncelleştirmişlerdir. Nitekim IMF, küresel büyüme oranında 2007 yılı için gerçekleşme tahminini %5,2 den %4,9 a, 2008 yılı öngörüsünü ise %4,9 dan önce %4,1 e, daha sonra Nisan 2008 itibarıyla %3,7 ye çekmiştir. Bölgeler itibarıyla ekonomik gelişmeler incelendiğinde, ABD ekonomisinin 2007 yılının son çeyreğinde sadece %0,6 düzeyinde büyümesi ve diğer ekonomik verilerin olumsuz bir görüntü arz etmesi, resesyon olarak algılanmaktadır. ABD de Büyük Buhran dan sonrası yaşanan en derin finansal kriz olarak nitelendirilen bu gelişmeler sonucunda, ekonominin tüm para ve maliye politikası tedbirlerine rağmen hafif bir resesyona girmiş olduğu tüm iktisadi kuruluşlarca kabul edilmektedir. Türkiye ekonomisi açısından önem arz eden Euro Alanında ekonomik aktivitedeki yavaşlama, ABD deki kadar derin ve keskin gözükmemektedir. Ancak yine de uluslararası kuruluşlar, 2008 yılında Euro Alanı büyümesinin uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceği yönünde tahminde bulunmaktadır. Gelişmekte olan ülkelere bakıldığında ise, hız kaybına rağmen 2007 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomik büyümenin güçlü bir şekilde gerçekleştiği görülmektedir. Çin, Hindistan ve Rusya nın etkisiyle 2007 yılının ilk yarısında gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızı ortalama %7,5 olarak gerçekleşmiştir. Üretim artışının ardında, temel olarak sanayi üretimindeki %10 a ulaşan büyüme yer almaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin yaşanan sub prime mortgage (eşik altı konut kredisi) krizinden gelişmiş ekonomiler kadar etkilenmedikleri görülmektedir. Nitekim 2008 yılında gelişmekte olan ekonomilerde yavaşlamanın daha ılımlı olması öngörülmektedir. Türkiye nin de dahil olduğu gelişmekte olan Avrupa ve Orta Asya ekonomileri için 2008 yılında beklenen yavaşlamanın özellikle yatırım talebindeki gerileme ve ihracat talebindeki azalma kanalıyla olacağı öngörülmektedir. Ayrıca, 2007 yılının ikinci yarısından itibaren finansal piyasalarda giderek artan oynaklık, uluslararası sermaye hareketlerinin sınırlanmasına neden olabilecektir. Nitekim, 2002 yılından itibaren belirgin artış gösteren yükselen piyasa ekonomilerine yönelik net özel sermaye girişinin 2008 yılında bir miktar azalacağını öngörülmektedir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde, yaşanan göreli yavaşlama eğiliminin daha da derinleşme riskinin gerçekleşmeye başladığı düşünülmektedir. Bu çerçevede, finansal piyasalarda devam etmekte olan dalgalanmanın gelişmiş ülkelerde yarattığı talep daralmasının gelişmekte olan ekonomilere de sıçrama olasılığı en belirgin risk unsuru olarak değerlendirilmektedir. Bu risklerin ortadan kalkması için, temel finansal kuruluşların mali yapılarının yeniden güçlendirebilmeleri ve buna bağlı olarak tüketici ve yatırımcı güveninin yeniden tesisi gerekli görülmektedir. Nitekim gelişmiş ülke merkez bankalarının finansal kuruluşlara likidite desteği sağlama girişimleri piyasalarda tekrar güven tesis edilmesine yöneliktir. Öte yandan, küresel büyüme oranlarındaki göreli yavaşlamayla birlikte azalması beklenen enflasyonist eğilimler, yaşanan dalgalanmalar neticesinde yerini artan enflasyonist bir ortama bırakmıştır. Başta enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın devam BDDK v Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

7 etmesi, gelecekte talep baskısındaki azalmaya rağmen enflasyonun artma riski taşıdığına işaret etmektedir. Yükselen enerji ve gıda fiyatlarının aynı zamanda hanehalkı geliri üzerinde baskı yaratacağına dair işaretler bulunmaktadır. Küresel finansal piyasalar Şubat ayı haricinde 2007 yılının ilk yarısında sakin bir dönem geçirirken, yılın ikinci yarısından itibaren yoğun bir dalgalanma dönemine girmiştir. Gelişmiş ülke piyasalarında yatırımcı güveninde gözlenen gerileme, oynaklıkları artırmış ve tüm temel borsalarda düşüşler gerçekleşmiştir. Gelişmekte olan ekonomilerin borsalarına bakıldığında ise bu borsaların küresel piyasalardaki dalgalanmadan daha az düzeyde etkilendikleri görülmektedir. Ancak yaşanan finansal dalgalanmaların, dış kaynak girişine ihtiyaç duyan bazı ekonomilerde daha fazla oynaklık yarattığı görülmektedir. Küresel ölçekte temel döviz kurlarının gelişimine bakıldığında ise 2007 yılının ikinci yarısından itibaren doların euro ve yen karşısında sürekli olarak değer kaybettiği görülmektedir. Bu eğilim 2008 yılının ilk aylarında hızlanırken, Türk Lirası çapraz kurlardaki bu gelişmeye rağmen, ABD doları karşısında nominal olarak değer kaybetmiştir. Borsalar ve kurlardaki bu gelişmelerin yanı sıra gelişmiş ülkelerin devlet tahvili getirilerinde, 2007 yılının ilk yarısındaki yükselişine rağmen, diğer finansal göstergelerdeki bozulma ile birlikte bir azalma görülmüştür yılının ikinci yarısından itibaren küresel ekonomik görünümdeki bozulma tüm ülkelerin borçlanma maliyetlerinde göreli artışlara yol açmıştır. Gelişmiş ekonomilerin, enflasyon riskinin arttığı bir dönemde, özellikle durgunluk veya potansiyel büyüme hızının altında bir büyümeye yönelik olarak aldıkları para politikası tedbirlerine ek olarak maliye politikası araçlarını da kullanmaya başladıkları görülmektedir. Bu kapsamda belirsizliklerin arttığı bu yeni ekonomik konjonktürde, tüm ülkelerde gözetim ve denetim otoritelerinin, finansal kurumları özellikle ek sermaye ve likidite tutmalarını teşvik edecek politikalar izlemeleri önerilmektedir. Küresel gelişmelerden kısmen farklı olarak, 2007 yılında Türkiye ekonomisindeki büyüme eğilimi önceki yıllara göre yavaşlayarak da olsa sürmüş ve sanayi üretimindeki yüksek seyir ile yüksek kapasite kullanımı devam etmiştir. Ancak, iç talep unsurlarında nispi bir daralma gözlenmektedir. Ekonomik faaliyette önce tüketim kalemlerinde azalma ile ortaya çıkan yavaşlama; takip eden süreçte sanayi üretimine özellikle de imalat sektörüne yansıyabilecektir. Global ekonomik konjonktürdeki yavaşlama da yurtiçi daralma sürecini besler yöndedir. Talep göstergelerindeki daralma ve 2008 yılında sanayi üretimindeki muhtemel bir yavaşlama, önümüzdeki dönemlerde işsizlik verilerinden artış olarak izlenebilecektir. Nitekim 2007 yılsonu itibariyle işsizlik oranı %10,1 e yükselmiş, hizmet sektörü dışında sanayi, inşaat, tarımda istihdam edilen kişi sayısı mutlak olarak azalmıştır. Yurtiçi iktisadi faaliyette gevşeme eğilimine paralel olarak enflasyonun temel eğilimini gösteren H kodlu TÜFE göstergesindeki zayıf seyir, fiyat artışının da yavaşlama eğiliminde olabileceğini göstermektedir. Ancak yurtiçindeki olumlu gelişmelere rağmen dünyada yüksek seyreden enerji (özellikle petrol), emtia, gıda fiyatları halihazırda enflasyon hedefi üzerinde risk oluşturmayı sürdürmektedir. Enflasyon üzerinde bir diğer risk faktörü de dünya finansal piyasalarındaki olumsuz gelişmelerin ani duraklama ile borçlanma maliyeti ve döviz kurları üzerinde geçişlilik etkisi ile yukarı yönlü baskı yaratmasıdır. BDDK vi Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

8 Yeni ekonomik konjonktürde finansal ve reel sektörün dış kaynak imkanı daralabilecek, risk primleri yükselebilecektir. Ayrıca, yurtiçine yapılacak doğrudan yabancı yatırımlarının azalması ihtimali ulusal ekonomi açısından risk arzetmektedir. Önümüzdeki dönemde global piyasalardaki gelişmelerin yönü Türkiye nin dış açık finansmanı açısından büyük önem taşımaktadır. Diğer taraftan Aralık 2007 itibarıyla, TCMB dâhil Türk finans sektörünün aktif büyüklüğü 2006 yılsonuna göre %15 artarak 768,6 milyar YTL seviyesine ulaşmıştır. Aynı dönemde, milli gelire oran itibarıyla bakıldığında Türk finans sektörünün toplam varlıklarının Gayri Safi Yurtiçi Hâsılaya (GSYH) oranının %89,7, bankaların aktiflerinin söz konusu büyüklüğe oranının ise %67,9 düzeyinde olduğu gözlenmektedir. Finans sektöründe bankacılık kesiminin göreli yapısal ağırlığı devam etmekte olup, Aralık 2007 itibarıyla finans sektörünün toplam aktiflerinin %75,7 sini bankacılık sektörü varlıkları oluşturmaktadır. Buna ilaveten; banka dışı mali kesimin başlıca kuruluşları olan finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve tüketici finansman şirketlerinin payı ise söz konusu dönemde %3,3 düzeyinde gerçekleşmiştir. Aktif büyüklüğü açısından bakıldığında, finansal sektörün %78,9 u BDDK nın denetimi ve gözetimi altındadır. Aralık 2007 itibarıyla yurt içi yerleşiklere ait toplam portföy büyüklüğü 458,4 milyar YTL ye (393,6 milyar dolar) yükselmiştir. Söz konusu portföyde mevduat, ağırlıklı payını (%72,5) sürdürektedir. Bu dönemde yurt dışı yerleşiklerin portföyleri ise 105,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi ve DİBS yatırımları payı sırasıyla %66,2 ve %28,8 düzeyindedir. Mevduat bankacılığı ağırlıklı bir yapının mevcut olduğu bankacılık sektörü, 2007 yılında gelişmeye devam etmiş, sektörde toplam şube sayısı ye; personel sayısı a ve ATM sayısı e ulaşmıştır. Özellikle personel sayısındaki artışla daha fazla müşteriye erişim bankaların temel stratejilerinden birisi olmuş ve 2007 yılında bankacılık sektörünün istihdam artışı sağlamış olması, finansal sektörün ekonomiye olan göreli katkısını artırmıştır. Diğer taraftan, bankacılık sektörüne ilişkin finansal sağlamlık göstergeleri, sektörün yasal limitlerin oldukça üzerinde sermaye yeterliliği rasyosuyla çalışmaya devam ettiğini ve bir önceki yıla göre serbest sermayesini artırdığını göstermektedir. Kârlılık göstergelerindeki olumlu seyir Aralık 2007 de de sürmüş, kâr eden 46 bankanın toplam aktifler içindeki payı %99,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Toplam işletme giderlerinin toplam gelirlere oranı ve personel giderlerinin işletme giderleri içerisindeki payı, Aralık 2006 ya göre sektör genelinde yükselmiştır yılında, komisyon gelirlerinin işletme giderlerine oranı ve net faiz gelirlerinin toplam gelirler içerisindeki payının artması sürdürülebilir bir kârlılığa katkıda bulunmuştur. Bankacılık sektörü kapasite göstergelerinden olan banka başına aktif tutarı 11,6 milyar YTL ye yükselmiştir. Aralık 2007 itibarıyla banka başına düşen şube sayısı artmaya devam etmiş ve 162 olarak gerçekleşmiştir. 2004, 2005 ve 2006 yıllarını, baz dönemi olan 2003 yılı Aralık ayının üzerinde tamamlayan BDDK Performans Endeksi, 2007 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla en yüksek değerine ulaşmıştır yılında bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü bir önceki yıla göre %16,4 oranında artarak 581,6 milyar YTL olarak gerçekleşmiş, 285,6 milyar YTL ye ulaşan toplam kredi hacminin bilânço içindeki payı ise %49,1 e yükselmiştir. Buna karşın, menkul değerler portföyünün toplam aktifler içindeki payında düşüş devam etmiş ve bu pay %28,3 düzeyinde gerçekleşmiştir. Toplam kaynaklar içerisinde %61,4 paya sahip olan toplam BDDK vii Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

9 mevduat hacmi, Aralık 2007 itibarıyla 356,9 milyar YTL ye ulaşmıştır. Ayrıca, bankacılık sektörünün, aracılık fonksiyonunu yerine getirmede olumlu eğilimini sürdürdüğü görülmektedir. Bu çerçevede, mevduatın krediye dönüşüm oranı artmaya devam ederek %80 düzeyine ulaşmıştır. Bilânço dışı işlemlerin hacmi Aralık 2007 dönemi itibarıyla toplam 404,9 milyar YTL düzeyine yükselmiş, toplam bilânço büyüklüğüne oranı ise %69,6 olarak gerçekleşmiştir. Türev işlemler toplamı da bu dönem itibarıyla 163 milyar YTL düzeyinde gerçekleşmiştir. Söz konusu dönemde de türev işlemlerden en yüksek payı %48,3 ile swap işlemleri almaktadır. Kredi riskine karşı yurt dışında yaygın olarak kullanılan kredi temerrüt swaplarının (credit default sawps) ise, toplam swap hacmi içerisindeki payının %3,4 ile sınırlı olduğu görülmektedir. Bankalarca, türev işlemlerden kaynaklanan ya da kaynaklanabilecek olumsuzlukların özenle analiz edilmesi, muhasebeleştirme, raporlama ve kamunun aydınlatılması konularında yüksek hassasiyet gösterilmesi gereklidir. Aralık 2007 de Türk bankacılık sektörünün dönem net kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre nominal bazda %30,7 artarak 14,8 milyar YTL ye erişmiştir temelli ÜFE endeksine göre söz konusu artış reel olarak %23,4 düzeyindedir. Aralık 2007 de bir önceki dönemle kıyaslandığında oluşan yüksek kârlılık, büyük ölçüde kredilerden alınan faizlerin ve menkul değerler portföyünden elde edilen faiz gelirlerindeki bir önceki döneme göre hızlı artıştan kaynaklanmıştır. Faiz gelirlerinin önemli bir kısımını oluşturan kredi kartları konusunda ise, bankaların esas itibaryıla bir ödeme aracı olan kredi kartlarının kullanımı hakkında müşterilerin bilinçlendirilmesine ve şeffaflığa ağırlık vermesi beklenmektedir. Banka dışı mali kurumlar, Aralık 2007 döneminde, global kriz söylemleri ortamında fazla etkilenmeden büyümelerini sürdürmüşlerdir. Ancak, faktoring ve leasing şirketlerinin bankalarda tutulan nakitlerindeki artış ve alacakların bilanço payındaki hafif düşüş bu sektörlerde sıkışıklığın göstergeleri olarak görülebilir. Diğer taraftan, finansman şirketleri kredilerini aktiflerinin büyüme oranının üzerinde büyütmüşlerdir. Leasing işlemlerinde inşaat sektörünün payı, faktoring işlemlerindeyse ulaşım araçlarının payı yükselirken, finansman şirketlerinin işlemlerinin sektörel dağılımında belirgin bir değişiklik görülmemektedir. Finansal sektördeki temel büyüklüklerdeki gelişmeler sektörün maruz kaldığı risk pozisyonlarını ve tutarlarını değişik açılardan etkilemiştir. Bankacılık sektörü açısından değerlendirildiğinde 2007 yılı sonu itibariyle, kredilerin miktarı ve toplam aktifler içerisindeki payı tüm banka gruplarında artmıştır. Aynı dönemde, sektör genelinde brüt tahsili gecikmiş alacaklar tutarının arttığı görülmektedir yılı boyunca devam eden yüksek karşılık ayırma politikası 2007 yılının ilk yarısında da devam etmiştir. Türk parası kredilerin toplam krediler içerisindeki payı %74,6 düzeyinde gerçekleşmiştir yılı boyunca azalma eğiliminde olan takibe dönüşüm oranı, 2007 yılında daha durağan bir seyir izlemiştir. Ortalama takibe dönüşüm oranı Aralık 2007 itibarıyla %3,42 olarak gerçekleşmiştir. Ticari portföy ve türev işlemlerden kaynaklanan faiz oranı riski incelendiğinde ise, 2007 Eylül Aralık döneminde riske maruz pozisyonun değişmemesi neticesinde (ticari portföy tutarının yaklaşık aynı seviyede kalması), söz konusu riske duyarlılığın değişmediği görülmektedir. Aralık 2007 itibarıyla uzun pozisyonlar, kısa pozisyonlara göre daha BDDK viii Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

10 yüksek seviyede gerçekleşmiş ve net uzun pozisyondaki artış, sektörün faiz oranlarındaki ani olumsuz değişime görece daha duyarlı olmasına neden olmuştur. Kur riski açısından bankacılık sektörüne bakıldığında, yabancı para net genel pozisyonunun, 28 Aralık 2007 itibarıyla 217 milyon dolar açık verdiği görülmektedir. Söz konusu dönemde bilanço içi açık pozisyonu ise sektör genelinde 8 10 milyar ABD doları aralığında seyretmektedir. Yabancı para net genel pozisyonu tutarlarının özkaynaklara oranının %3 düzeyinde ve yönetilebilir olduğu görülmektedir. Yapısal faiz oranı riskine tabi tutar konumundaki 1 aylık TP cinsi faiz açığında 2007 yılı son çeyreğinde artış gözlemlenmiştir. Ayrıca aktif içerisinde sabit faizli kıymetlerin payı azalırken, pasif içerisinde ise sabit faizli kıymetlerin payının arttığı görülmektedir. Yeniden fiyatlama tarihine göre sektör genelinde TP cinsi varlık ve yükümlülükler arasındaki farkın özkaynaklara oranının YP cinsi varlık ve yükümlülükler arasındaki farkın özkaynaklara oranına göre daha yüksek çıkması, sektörün kısa vadede TP faizlerindeki değişime YP faizlerindeki değişime göre daha hassas olduklarını göstermekte, dolayısıyla bu durum yapısal faiz oranı riskini arttırıcı bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca gerçekleştirilen senaryo analizleri, sektörün faiz oranına duyarlılığının az miktarda azaldığını göstermektedir. Tüm banka gruplarında günlük yabancı para likidite yeterlilik oranları ve toplam likidite yeterlilik oranları Likidite Yönetmeliği nde belirtilen alt sınırların üzerinde gerçekleşmiştir. Her bir banka grubu için ikinci vade dilimine ilişkin yabancı para likidite yeterlilik oranları ve toplam likidite yeterlilik oranlarının paralel hareket ettiği görülmektedir. Mevduat bankalarında yabancı para ve toplam likidite yeterlilik oranları düşerken, Kalkınma ve yatırım ile katılım bankalarında yabancı para ve toplam likidite yeterlilik oranları yükselmiştir. Ayrıca, operasyonel riske ilişkin sermeye yükümlüğünde önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. Eylül 2007 döneminde %19,4 olarak gerçekleşen sermaye yeterlilik rasyosu, Aralık 2007 dönemi itibariyle %18,9 olarak gerçekleşmiştir. Bankacılık sektörü toplam özkaynakları, Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde 5,1 milyar YTL artarak 77,4 milyar YTL olmuş, buna karşın risk ağırlıklı varlıklar 399,3 milyar YTL ye yükselmiştir. Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde kalkınma ve yatırım bankaları grubunda bireysel sermaye yeterliliği rasyosunun azalmasına rağmen sektör genelinde bireysel sermaye yeterliliği rasyosunun yükseldiği görülmektedir. Ayrıca sermaye yeterlilik rasyosunun yükselmesine paralel olarak artık sermaye oranının da yükseldiği görülmektedir. Sektör genelinde, maruz kalınan risklere ilişkin bulundurulması gereken asgari sermayenin toplam sermaye yükümlülüğü içerisindeki payları; kredi riskine ilişkin sermaye yükümlülüğü %34,4, operasyonel riske ilişkin sermaye yükümlüğü %5,8 ve piyasa riskine ilişkin sermaye yükümlülüğü %1,5 olarak gerçekleşmiştir. Bununla beraber, sektör %57,7 gibi önemli oranda serbest sermeye ile çalışmaktadır. Bu raporda ele alınmamakla birlikte Bankacılık Kanununun ilgili hükümlerinde zikredilen, finansal istikrarı yakından ilgilendiren ve bugün de iç ve dış gelişmeler dolayısıyla oldukça önemli hale gelen itibar riskinin yönetilebilmesi finansal piyasalarımız, bankalarımız ve finansal kuruluşlarımız açısından fevkalade önem arz etmektedir. ABD ve İngiltere de yaşanan finansal dalgalanmanın boyutu, etkileri neredeyse veri haline gelmişken, ilgili tarafların gösterdiği hassasiyet herkesin malumudur. Bu itibarla, finansal istikrarın BDDK ix Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

11 korunabilmesi için, itibar riskinin yönetilmesinde ilgili tarafların ortak çabasına ihtiyaç duyulmaktadır. Genel olarak bakıldığında Türk bankacılık sektörüne tüm risklerin yönetilebilir olduğu görülmektedir. Yakın dönemde küresel finansal piyasalardaki güçlükler, kurumsal yönetim ile iç sistemlerin önemini bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. Bankalarımızın iç ve dış kaynaklı tüm risk türlerinin yönetilmesinde kabiliyetlerini artırmaları; yapılarını güçlendirmeleri, başta senaryo analizleri ve stres testlerinin sıklaştırmaları da dahil olmak üzere gerekli tüm tedbirleri aldıklarından emin olmaları finansal istikrar açısından önemlidir. Bankacılık sektörü kârlılığı, Aralık 2007 döneminde Aralık 2006 dönemine göre %30 oranında artmış ve sektörün 2007 yılı sonu itibariyle dönem kârı 14,8 milyar YTL seviyesinde gerçekleşmiştir. Kârlılıktaki önemli düzeydeki artışın kaynağını; kredi faiz geliri ve menkul değer portföyü faiz gelirindeki artış oluşturmaya devam etmiştir. Risk değerlendirme çerçevesinde banka dışı finansal kuruluşlara bakıldığında Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde, finansal kiralama sektörü genel işlem sınırı rasyosunda yatay seyrin devam ettiği görülmektedir. Genel olarak işlem sınırı rasyosu incelendiğinde, en riskli grup, orta ölçekli şirketlerken, büyük ölçekli şirketlerin ise sektörün genel gidişatına uyumlu bir işlem sınırıyla çalışmakta oldukları tespit edilmektedir. Sektörün ortalama takibe dönüşüm oranı Aralık 2007 döneminde %3,42 olarak gerçekleşmiştir. Sektör genelinde Haziran 2006 da %73 olan karşılıklandırma oranı Aralık 2007 döneminde %53 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum takipteki alacaklardan kaynaklanabilecek zarar olasılığını artırıcı, dolayısıyla kredi riskini olumsuz yönde etkileyici bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Borç ve alacakların vadelerindeki uyumsuzluk faiz oranlarındaki olası değişikliklere karşı sektörün risklilik düzeyini arttırıcı bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Finansal kiralama şirketleri için Aralık 2007 dönemine ait ortalama aktif kârlılığının %2,9, ortalama özkaynak kârlılığının ise %15,8 seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. Faktoring şirketleri için genel olarak işlem sınırı rasyosu incelendiğinde, en riskli grubun büyük ölçekli şirketler olduğu ve riskliliğin şirket ölçeğiyle orantılı olduğu gözlenmektedir. Faktoring sektörü takibe intikal etmiş alacakları için karşılık ayırma konusunda oldukça ihtiyatlı bir yaklaşım sergilemektedir. Faktoring şirketleri için önemli ölçüde bir vade uyumsuzluğu bulunmamaktadır. Tüketici finansman şirketlerinin işlem rasyosunun gelişimi sektör genelinde Aralık 2007 dönemi için incelendiğinde değerlerin %11 15 aralığında gerçekleştiği görülmektedir. Büyük ölçekli firmaların sektörde önemli ölçüde aktif büyüklüğünü oluşturduğu tüketici finansman sektöründe bu oran artmakla beraber, orta ölçekli firmaların işlem sınırlarının yılın son çeyreğinde fazla değişmediği gözlenmiştir. Tüketici finansman şirketlerinde takipteki alacakların karşılıklandırma oranı incelendiğinde, Aralık 2006 döneminden itibaren çok önemli bir artış görülmektedir. Söz konusu orandaki bu artış, riskliliği azaltıcı bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Vade uyumsuzluğu ise Mart 2007 de en düşük seviyeye ulaşırken bu tarihten sonra göreli bir artış yaşanmıştır. Bu durum sektör için risk teşkil etmekle beraber seyrin istikrarlı olması, bu riskin yönetilmesini kolaylaştırmaktadır. BDDK x Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

12 İÇİNDEKİLER 1. EKONOMİK ÇERÇEVE ve GELİŞMELER Küresel Görünüm Makroekonomik Gelişmeler Finansal Piyasalardaki Gelişmeler Ulusal Görünüm Büyüme, Üretim ve İstihdam Enflasyon Ödemeler Dengesi Kamu Maliyesi Para ve Sermaye Piyasaları Yurtiçi Ekonomik Beklentiler ve Risk Unsurları FİNANSAL SEKTÖR GÖRÜNÜMÜ Finansal Sektörün Genel Görünümü Finansal Sektörün Aktif Büyüklüğü Finansal Sektörün Yapısal Görünümü Finansal Sektörün Performans Göstergeleri Yurt İçi ve Yurt Dışı Yerleşiklerin Yatırım Tercihleri Bankacılık Sektörü Piyasa Yapısı Görünümü Performans Göstergeleri Finansal Tablolar Analizi Küçük Ödemeler Sistemi Bankacılık Sektörü Dışındaki Finansal Sektörler Finansal Kiralama Sektörü Faaliyetleri Faktoring Sektörü Faaliyetleri Tüketici Finansman Sektörü Faaliyetleri RİSK, SERMAYE ve KÂRLILIK DEĞERLENDİRMESİ BDDK xi Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

13 3.1. Bankacılık Sektörü Risk, Sermaye ve Kârlılık Değerlendirmesi Kredi Riski Piyasa Riski Yapısal Faiz Oranı Riski Likidite Riski Operasyonel Risk Sermaye Yeterliliği Kârlılık Analizi Bankacılık Dışı Finansal Sektörde Risk, Sermaye ve Kârlılık Finansal Kiralama Sektörü Faktoring Sektörü Tüketici Finansman Sektörü BDDK xii Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

14 KUTULAR Kutu 1: Resesyon ve ABD Ekonomisi... 3 Kutu 2: Yükselen Ekonomiler ve ABD Ekonomisi Arasındaki Ayrışma Tartışması Kutu 3: Türk Bankacılık Sektöründe Sermaye Yapısının Analizi Kutu 4: Türkiye Ekonomisinde Kredi Genişlemesi Kutu 5: Bankacılık Sektöründe Türev İşlemler TABLOLAR Tablo : Dünya Ekonomisi Temel Ekonomik Göstergeleri... 2 Tablo : ABD Merkez Bankası Faiz Oranı Tahmin Anketi... 5 Tablo : ABD TÜFE Artış Oranı Tahmin Anketi... 5 Tablo : Euro Alanı GSYİH Büyüme Oranı Tahminleri Anketi... 5 Tablo : Euro Alanı Uyumlaştırılmış TÜFE Enflasyonu Tahmin Anketi... 6 Tablo : Avrupa Merkez Bankası Faiz Oranı Tahmin Anketi... 6 Tablo : Yükselen Piyasa Ekonomileri Dış Finansmanı... 8 Tablo : Büyüme ve Büyümeye Katkılar Tablo : Yurtiçi Talep Göstergeleri Tablo : Geniş Ekonomik Gruplara Göre İthalat Tablo : Sermaye Hareketleri Tablo : Dış Borç Stoku Tablo : Merkezi Yönetim Bütçe Büyüklükleri Tablo : Merkez Bankası Analitik Bilançosu Tablo : Finans Sektörünün Aktif Büyüklüğü Tablo : Finans Sektörünün Kuruluş Şube Personel Yapısı Tablo : Finans Sektöründe Yoğunlaşma Göstergeleri Tablo : Finansal Sektördeki Kuruluşların Dönem Kârı ve Aktif Kârlılığı Tablo : Yurt İçi Yerleşiklerin Yatırım Tercihleri Tablo : Yurtdışı Yerleşiklerin Yatırım Tercihleri Tablo : Bankacılığın Yapısal Göstergeleri Tablo : Bankacılık Sektöründe Yoğunlaşma Göstergeleri Tablo : Bankacılık Sektörünün Finansal Sağlamlık Göstergeleri Tablo : Mevduat Bankalarının Finansal Sağlamlık Göstergeleri BDDK xiii Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

15 Tablo : Katılım Bankalarının Finansal Sağlamlık Göstergeleri Tablo : Kalkınma ve Yatırım Bankalarının Finansal Sağlamlık Göstergeleri Tablo : Bankacılık Sektörü Verimlilik Göstergeleri Tablo : Mevduat Bankaları Verimlilik Göstergeleri Tablo : Katılım Bankaları Verimlilik Göstergeleri Tablo : Kalkınma ve Yatırım Bankaları Verimlilik Göstergeleri Tablo : Kapasite Göstergeleri Tablo : Bankacılık Sektörü Perferformans. Endeksi Tablo : Derecelendirme Notu Olan Bankalar Tablo : Rakamsal Notlarına Göre Banka Sayıları Tablo : Ortalama Rakamsal Notlar Tablo : Aracılık Maliyetlerindeki Gelişmeler Tablo : Bankacılık Sektörü Temel Bilânço Büyüklükleri Tablo : Gruplar İtibarıyla Bilânço Büyüklüğü Tablo : Gruplar İtibarıyla Menkul Değerler Portföy Toplamı Tablo : Banka Grupları Bazında Bireysel Krediler Dağılımı Tablo : Banka Grupları Bazında Bireysel Krediler Takibe Dönüşüm Oranları Tablo : Bireysel Krediler Müşteri Sayıları Tablo : Konut Kredilerinin Gelişimi Tablo : KOBİ Kredilerinin Gelişimi Tablo : Gruplar İtibarıyla Pasif Yapısı Tablo : Mevduatın TP YP Ayrımı Tablo : Mevduatın Büyüklük ve Mudi Sayısına Göre Dağılımı Tablo : Özkaynaklar Tablo : Bilânço Dışı İşlemler Tablo : Seçilmiş Gelir Tablosu Kalemleri Tablo : Karşılıksız Çek Tutarları Tablo :İnternet Bankacılığı Kullanan Müşteri Sayısı Tablo : İnternet Bankacılığında Finansal İşlemler Tablo : İnternet Bankacılığı Vasıtasıyla Yapılan Yatırım İşlemleri Tablo : Sanal Kart ile Yapılan E Ticaret İşlemleri Tablo : Finansal Kiralama Sektörüne Dair Başlıca Yapısal Büyüklükler Tablo : Finansal Kiralama Sektörü Performansına Dair Başlıca Büyüklükler BDDK xiv Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

16 Tablo : Finansal Kiralama Sektörü Gelişme Eğilimine Dair Başlıca Büyüklükler Tablo : Finansal Kiralama Şirketlerinin Özkaynak Yapısı Tablo : Finansal Kiralama Şirketlerinin Kredilerinin Büyüklüğüne Göre Dağılımı.. 73 Tablo : Finansal Kiralama Şirketleri Bilânçosu TP YP Kompozisyonu Tablo : Finansal Kiralama İşlemleri Aralık 2006 Aralık Tablo :Finansal Kiralama Konusu Mallarda İlk 5 Malın Dağılımı Tablo : Faktoring Sektörüne Dair Başlıca Yapısal Büyüklükler Tablo : Faktoring Sektörü Performansına Dair Başlıca Büyüklükler Tablo : Faktoring Sektörü Gelişme Eğilimine Dair Başlıca Büyüklükler Tablo : Faktoring Şirketlerinin Özkaynak Yapısı Tablo : Faktoring Sözleşme Göstergeleri Tablo : Faktoring Şirketlerinin Alacaklarının Büyüklüğüne Göre Dağılımı Tablo : Faktoring Şirketlerinin Bilânçosunun TP YP Kompozisyonu Tablo : Faktoring Şirketleri Gelir ve Giderlerinin Dağılımı Tablo : Faktoring İşlemlerinin Sektörel Dağılımı Tablo : Faktoring İşlemlerinin Dağılımı Tablo : Tüketici Finansman Sektörüne Dair Başlıca Yapısal Büyüklükler Tablo : Tüketici Finansman Sektörü Performansına Dair Başlıca Büyüklükler Tablo : Tüketici Finansman Sektörü Gelişimine Dair Başlıca Büyüklükler Tablo : Finansman Şirketleri Bilânçosunun TP YP Kompozisyonu Tablo :Finansman Şirketlerinin Kredilerinin Büyüklüğüne Göre Dağılımı Tablo :Finansman Şirketlerinin Gelir ve Giderlerinin Dağılımı Tablo : Banka Grupları Bazında Nakdi ve Gayrinakdi Krediler Tablo : Gayrinakdi Kredi Bileşenleri Tablo : Krediler ile Brüt TGA nın Toplam Aktifler İçerisindeki Payı Tablo : Tahsili Gecikmiş Alacakların Gelişimi Tablo : Krediler ve Kredi Kartlarında Vade ve Para Cinsi Dağılımı Tablo : Kredilerin Büyüklük ve Müşteri Sayısı Açısından Dağılımı Tablo : Kredi Türlerinin Oransal Payları (Mevduat B. ile KYB) Tablo : Kurumsal ve Ticari Kredilerin Sektörel Dağılımı Tablo : TGA İçerisinde En Yüksek Paya Sahip Alt Sektörler Tablo : TGA lar Teminat ve Garanti Bilgileri Tablo : Sektörel Bazda Takibe Dönüşüm Oranları BDDK xv Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

17 Tablo : Kredi Riski Senaryo Analizleri Sonuçları Tablo : Faiz Oranı Genel Piyasa Riskine Tabi Pozisyonlar Tablo : Yeniden Fiyatlama Tarihine Kalan Süre İtibarıyla Net Pozisyonlar Tablo : Ticari Portföyün Menkul Kıymet Türleri İtibarıyla Dağılımı Tablo : Spesifik Riske Tabi Kalemlerin Oransal Dağılımı Tablo : İkinci El DİBS Fiyatlarındaki Olası Değişimlerin Etkileri Tablo : Eurobond Fiyatlarındaki Olası Değişimlerin Etkileri Tablo : Hisse Senetlerinin Ülke Piyasaları İtibarıyla Dağılımı Tablo : Endekslere Göre Hisse Senetlerinin Dağılımı Tablo : Hisse Senedi ve Yatırım Fonu Fiyatlarındaki Olası Değişimlerin Etkisi Tablo : Yabancı Para Pozisyonların Para Cinsleri Bazında Dağılımı Tablo : Kurlardaki Olası Değişimlerin Etkileri Tablo : Faiz Açıklarının Gelişimi Tablo : Varlık ve Yükümlülüklerin Faiz Yapısı Tablo : Yeniden Fiyatlama Tarihine Göre Varlık Yükümlülük Arasındaki Fark Tablo : Yapısal Faiz Oranı Riskine İlişkin Senaryolar Tablo : Yapısal Faiz Oranı Riskine İlişkin Senaryo Sonuçları Tablo : İkinci Vade Dilimine İlişkin Yabancı Para Likidite Yeterlilik Bileşenleri Tablo : İkinci Vade Dilimine İlişkin Toplam Likidite Yeterlilik Oranları Tablo : Operasyonel Riske Esas Tutar Bileşenleri Tablo : Brüt gelir kalemlerinin oransal payları Tablo : Özkaynak, Risk Ağırlıklı Varlıklar ve Sermaye Yeterlilik Rasyosu Tablo : Özkaynak Bileşenleri Tablo : Ana Sermaye ve Özkaynak Bazında Farklılaştırılmış SYR Tablo : Banka Grupları Bazında Solo ve Konsolide SYR Tablo : Yasal Sermaye Yükümlülüğünün Dağılımı Tablo : Piyasa Riski Sermaye Yükümlülüğü Bileşenleri Tablo : Kredi Riskine Tabi Kalemlerin Dağılımı Tablo : Kredi Riskine Tabi Kalemlerin Risk Ağırlıklı Aktifler İçerisindeki Payları Tablo : Seçilmiş Gelir Tablosu Kalemlerinin Toplam Gelir İçindeki Payları Tablo : Seçilmiş Gelir Tablosu Kalemlerinin Toplam Gider İçindeki Payları Tablo : Fonksiyon Grubuna Göre ROA ve ROE Oranları Tablo : Ölçeğe Göre ROA ve ROE Oranları BDDK xvi Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

18 Tablo : Kârlılığa İlişkin Göstergeler Tablo : Finansal Kiralama Sektörü İşlem Sınırı Rasyosu Tablo : Finansal Kiralama Şirketlerinin Ortalama Aktif ve Özkaynak Kârlılığı Tablo : Faktoring Sektörü İşlem Sınırı Rasyosu Tablo : Faktoring Sektörü Ortalama Aktif ve Özkaynak Kârlılığı Tablo : Tüketici Finansman Sektörü İşlem Sınırı Rasyosu Tablo : Tüketici Finansman Sektörünün Ortalama Aktif ve Özkaynak Kârlılığı BDDK xvii Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

19 BDDK xviii Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

20 GRAFİKLER Grafik : Yükselen Piyasa Ekonomilerinde Büyüme ve Fiyat Gelişmeleri... 7 Grafik : Yükselen Piyasa Ekonomilerinde Özel Sermaye Girişi ve Bileşimi... 9 Grafik : Gelişmekte olan ve Gelişmiş Ülkelerde Borsa Endeksleri... 9 Grafik : Kur Gelişmeleri Grafik : Seçilmiş Ülkeler Tahvil Endeksleri Grafik : Petrol ve Altın Fiyatları Grafik : Goldman Sachs Emtia Fiyat Endeksleri Grafik : Seçilmiş Ülkelerde Tüketici Güven Endeksleri Grafik : Üretim Endeksi ve İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı Grafik : TÜFE ve ÜFE Oranları, TÜFE Beklenti ve Hedefi Grafik : İthalatın Mal Gruplarına Göre Dağılımı ve İhrcatın Sektörel Artışı Grafik : Cari İşlemler Dengesi ve Seçilmiş Sermaye Hareketleri ve Rezervler Grafik : Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri,Tahmini ve Borç Stoku Grafik : İç Borçlanma Grafik : Faiz Oranları Grafik : İMKB ve Reel Kur Endeksi Grafik : Finansal Derinleşme Grafik : TP YP Varlıklar ve Yükümlülükler Grafik : Menkul Değerler Portföyünün Faiz Dağılımı ve Aktifler İçindeki Payı Grafik : Kredilerin Gruplar İtibarıyla Toplam Aktif ve Mevduat İçindeki Payı Grafik : Kredilerin Türler İtibarıyla Dağılımı Grafik : Bireysel Kredi Hacminin Gelişimi (Aralık 2002=100) Grafik : Bireysel Krediler ve Tüketici Kredisi Faiz Yükünün Seyri Grafik : Kredi Kartları Borç Bakiyesinin Gelişimi ve Kredi K. Faiz Oranının Seyri Grafik : Konut Kred. Toplam ve Bireysel Krediler İçindeki Payı ile Faiz Oranları Grafik : KOBİ Kredilerine Ayrılan Karşılıklar ve Tahsili Gecikmiş Alacaklar Grafik : Pasif Yapısı Grafik : Dış Piyasalardan Sağlanan Kaynaklar Grafik : Bilânço Dışı Yükümlülükler Grafik : Türev İşlemlerin Gelişimi ve Dağılımı Grafik : Türev İşlemler Bazında Kârlılık BDDK xix Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

21 Grafik : Banka ve Kredi Kartları İşlem Hacmi Grafik : Kredi Kartı ile Banka Kartı Sayıları ve Yüzde Değişimleri Grafik : Taksitli ve Taksitsiz Kredi Kartı Alacakları Grafik : Kredi Kartı Limitleri Grafik : POS ve ATM Sayıları Değişimi Grafik : Çek Takası Sisteminde İşlem Gören Çek Adet ve Tutarı Grafik :Finansal Kiralama Performans Endeksi* Grafik : Finansal Kiralama Aktif ve Pasif Kompozisyonu Grafik :Faktoring Performans Endeksi Grafik : Faktoring Şirketlerinin Bilançosunun Aktif ve Pasif Kompozisyonu Grafik : Tüketici Finansman Performans Endeksi Grafik : Finansman Şirketlerinin Bilânçosunun Aktif Kompozisyonu Grafik : TP ve YP Nakdi Kredi Hacminin Gelişimi Grafik : Gayrinakdi Krediler Grafik : Brüt ve Net TGA Tutarlarının Gelişimi Grafik : İkinci El DİBS Piyasasında Ortalama Bileşik Faiz ve Volatilitesi Grafik : Hisse Senetleri ve Yatırım Fonlarının Ticari Portföy İçerisindeki Payı Grafik : İMKB 100 Endeksinin ve Günlük Getirilerinin Gelişimi Grafik : İMKB 100 Endeksi Günlük Getiri Volatilitesi Grafik : Bilânço İçi Pozisyon ve Yabancı Para Net Genel Pozisyonu Grafik : YP Kurlar ile EUR/USD Çapraz Kurunun Gelişimi Grafik : USD Getiri Oynaklığının Gelişimi Grafik : Faiz Oranlarının Gelişimi Grafik : Faiz Marjı ve Bileşenlerinin Gelişimi Grafik : Günlük Yabancı Para Likidite Yeterlilik Oranlarının Gelişimi Grafik : Günlük Toplam Likidite Yeterlilik Oranlarının Gelişimi Grafik : İkinci Vade Dilimine İlişkin Yabancı Para Likidite Yeterlilik Oranları Grafik : İkinci Vade Dilimine İlişkin Toplam Likidite Yeterlilik Oranları Grafik : Finansal Kiralama Sektörü Takipteki Alacaklar / Brüt Alacaklar ve Karşılıklar / Takipteki Alacaklar Grafik : Finansal Kiralama Sektörü Menkul Kıymetler / Toplam Aktifler Grafik : Finansal Kiralama Sektörü YP Net Pozisyon/Özkaynaklar Grafik : Faktoring Sektörü Takipteki Alacaklar/Brüt Alacaklar BDDK xx Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

22 Grafik : Faktoring Sektörü Karşılıklar / Takipteki Alacaklar Grafik : Faktoring Sektörü Menkul Kıymetler / Toplam Aktifler Grafik : Faktoring Sektörü YP Net Pozisyon/Özkaynaklar Grafik : Faktoring Sektörü Alacak Borç Ağırlıklı Vadesi Grafik : Tüketici Finansman Sektörü Takipteki Alacaklar/Brüt Alacaklar Grafik : Tüketici Finansman Sektörü Karşılıklar / Takipteki Alacaklar Grafik : Tüketici Finansman Sektörü YP Net Pozisyonu/Özkaynaklar Grafik : Tüketici Finansman Sektörü Alacak Borç Ağırlıklı Vadesi BDDK xxi Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

23 KISALTMALAR AB BİP BKM BÖMB BRS BTOM BVSP DB DİBS DPT DTH ECB EMBI EUR FPR FRB GS GSMH GSYİH HH HM IFS IMF İMKB IPE İSO KOBİ KÖMB KYB LİBOR MB MDP MKK MSCI MXX OECD OÖMB OSD PE POS RAV ROA ROE S&P SPK SYR TCMB TGA TMSF TP TSPAKB TSRŞB TÜFE TÜİK USD ÜFE VKET VOB YP YPNGP YTL Avrupa Birliği Bilânço İçi Açık Pozisyon Bankalararası Kart Merkezi Büyük Ölçekli Mevduat Bankaları Bankalar Raporlama Sistemi Bankalararası Takas Odaları Merkezi Ibovespa Bovespa Endeksi Dünya Bankası Devlet İç Borçlanma Senetleri Devlet Planlama Teşkilatı Döviz Tevdiat Hesabı Avrupa Merkez Bankası Gelişmekte Olan Ülkeler Tahvil Endeksi Euro Finansal Piyasalar Raporu Federal Merkez Bankası Goldman Sachs Gayri Safi Milli Hasıla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla Herfindahl Hirschman Hazine Müsteşarlığı Uluslararası Finansal İstatistikler Uluslararası Para Fonu İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Uluslararası Petrol Borsası İstanbul Sanayi Odası Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Küçük Ölçekli Mevduat Bankaları Kalkınma ve Yatırım Bankası Londra Bankalararası Faiz Oranı Maliye Bakanlığı Menkul Değerler Portföyü Merkezi Kayıt Kuruluşu Morgan Stanley Sermaye Endeksi MXSE IPC Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Orta Ölçekli Mevduat Bankaları Otomotiv Sanayi Derneği Performans Endeksi Point of Sale Risk Ağırlıklı Varlıklar Aktif Karlılığı Özkaynak Karlılığı Standard and Poors Sermaye Piyasası Kurulu Sermaye Yeterliliği Rasyosu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tahsili Gecikmiş Alacaklar Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu Türk Parası Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Tüketici Fiyatları Endeksi Türkiye İstatistik Kurumu Amerikan Doları Üretici Fiyatları Endeksi Vadeye Kadar Elde Tutulacak Menkul Değerler Vadeli İşlemler Borsası Yabancı Para Yabancı Para Net Genel Pozisyonu Yeni Türk Lirası BDDK xxii Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

24 1. EKONOMİK ÇERÇEVE ve GELİŞMELER 1.1. Küresel Görünüm Makroekonomik Gelişmeler Başta ABD konut piyasasındaki sıkıntılar olmak üzere, tüm finansal piyasalarda yaşanan olumsuz gelişmeler, küresel düzeyde büyümenin göreli olarak azalmasına neden olmuştur. Nitekim 2007 yılının ikinci yarısından itibaren finansal piyasalarda daha sık bir biçimde tekrarlanan dalgalanmalar sonucunda, uluslararası kuruluşlar, küresel ekonomik aktiviteye ilişkin olarak 2007 yılı gerçekleşme tahminleri ile 2008 öngörülerini aşağıya doğru revize etmişlerdir. IMF, küresel büyüme oranında 2007 yılı için gerçekleşme tahminini %5,2 den %4,9 a, 2008 yılı öngörüsünü ise %4,9 dan önce %4,1 e, daha sonra Nisan 2008 itibarıyla %3,7 ye çekmiştir. Bu güncellemenin temel gerekçesi olarak ise başta ABD olmak üzere gelişmiş ekonomilerde gözlenen duraklama ifade edilmektedir. Ayrıca 2008 yılı başında Dünya Bankası tarafından sunulan öngörüler de benzer bir eğilimi yansıtmaktadır. Dünya Bankasına göre, finansal piyasalarda yaşanan türbülans kur, varlık fiyatları gibi değişkenlerde oynaklığın artmasına neden olmuştur. Mevcut zararlar yönetilebilir düzeyde olmakla birlikte küresel ekonomik aktivitenin yavaşlamasına yol açmıştır. Nitekim 2006 yılında %3,9 düzeyinde gerçekleşmesi beklenen büyüme oranının 2007 yılında %3,6 ya gerilemesi beklenmektedir. Aynı şekilde bu eğilimin 2008 yılında da sürerek büyümenin %3,3 düzeyine gerilemesi ve 2009 yılında büyüme oranının yeniden artışa geçmesi beklenmektedir. IMF nin Nisan 2008 tahmininde ise dünya hasıla artış oranları 2008 ve 2009 yılları için sırasıyla %3,7 ve %3,8 olarak sunulurken, büyümeye esas katkının yükselen piyasa ekonomileri ile gelişmekte olan ülke ekonomilerinden gelmesi beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde, yaşanan göreli yavaşlama eğiliminin daha da derinleşme olasılığının artmaya başladığı ifade edilmektedir. Özellikle finansal piyasalarda devam etmekte olan dalgalanmanın gelişmiş ülkelerde yarattığı talep daralmasının gelişmekte olan ekonomilere de sıçrama olasılığı en belirgin risk unsuru olarak değerlendirilmektedir. Bu risklerin ortadan kalkması için temel koşulların özellikle finansal piyasalar şartlarında görülen bozulmanın boyutlarının tam olarak anlaşılabilmesi, temel finansal kuruluşların mali yapılarının yeniden güçlendirebilmeleri ve buna bağlı olarak tüketici ve yatırımcı güveninin yeniden tesisi olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca, finansal dalgalanmaların sıklığında ve şiddetinde 2007 yılının son çeyreği ile 2008 yılının ilk çeyreğinde gözlenen artış, söz konusu durumun artık bir türbülanstan ziyade özellikle ABD ekonomisi için finansal bir kriz olarak nitelendirilmesine yol açmaktadır. Bu gelişmeler esnasında, gelişmiş ülke merkez bankalarının birkaç kez gerçekleştirdikleri ortak açıklamalarda, para politikasının etkin ve aktif bir biçimde kullanılmasına yönelik mutabakat açıkça ifade edilmiştir. Gelişmiş ülke merkez bankalarının finansal dalgalanmalara yönelik tedbirleri konusundaki ortak açıklamalarına ek olarak, konut kredisi piyasasından en derin biçimde etkilenen ABD de merkez bankası (FED), finansal kuruluşlara likidite desteği sağlamaya başlamıştır. BDDK 1 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

25 Tablo : Dünya Ekonomisi Temel Ekonomik Göstergeleri Tah. 2009Tah. Dünya Hasılası 5,0 4,9 3,7 3,8 Gelişmiş Ekonomiler 3,0 2,7 1,3 1,3 ABD 2,9 2,2 0,5 0,6 Euro Alanı 2,8 2,6 1,4 1,2 Avrupa birliği 3,3 3,1 1,8 1,7 Japonya 2,4 2,1 1,4 1,5 Yeni Sanayileşmiş Asya Ekonomileri 5,6 5,6 4,0 4,4 Yükselen ve Gelişmekte olan Ekonomiler 7,8 7,9 6,7 6,6 Gelişen Asya 9,6 9,7 8,2 8,4 Çin 11,1 11,4 9,3 9,5 Dünya Ticaret Hacmi 9,2 6,8 5,6 5,8 TÜFE Gelişmiş Ekonomiler 2,4 2,2 2,6 2,0 TÜFE Yükselen ve Gelişmekte olan Ekonomiler 5,4 6,4 7,4 5,7 LIBOR ABD Doları Mevduat 5,3 5,3 3,1 3,4 LIBOR Euro Mevduat 3,1 4,3 4,0 3,6 LIBOR Yen Mevduat 0,4 0,9 1,0 0,8 Kaynak: Dünya Bankası Global Economic Prospects Öte yandan, özellikle 2008 yılı itibarıyla küresel büyüme oranlarındaki göreli yavaşlamayla birlikte azalması beklenen enflasyonist eğilimler, yaşanan dalgalanmalar neticesinde yerini artan enflasyonist bir ortama bırakmıştır. Bu dönemde başta enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın devam etmesi, gelecekte talep baskısındaki azalmaya rağmen enflasyonun artma riski taşıdığına işaret etmektedir. Bunlara ek olarak, OECD, yükselen enerji ve gıda fiyatlarının aynı zamanda hanehalkı geliri üzerinde baskı yaratacağına da işaret etmektedir. Temel bölgeler itibarıyla ekonomik gelişmeler incelendiğinde ABD ekonomisinin 2007 yılının üçüncü çeyreğindeki %4,9 oranındaki büyümesinin ardından yılın son çeyreğinde keskin bir şekilde yavaşlayarak %0,6 düzeyinde büyüdüğü görülmektedir. Böylece ABD de yıllık büyüme oranı %2 ye kadar gerilemiştir. ABD ekonomisinde yılın son çeyreğinde büyüme hızının keskin bir şekilde azalarak %0,6 düzeyine inmesi ve ekonomik faaliyete ilişkin diğer göstergelerin (tarım dışı istihdamın 2008 yılı Şubat ayında azalmaya devam etmesi, sanayi üretim endeksinin gerilemesi, yurt içi satışların düşmesi, tüketici güveninin Mart ayında da gerilemesi gibi) olumsuz bir görüntü arz etmesi, resesyon olasılığının yükselmesi olarak algılanmaktadır. Nitekim 2008 yılı için ABD ekonomisi büyüme beklentileri sürekli olarak aşağı çekilmiş ve yaklaşık %0,5 seviyesine gerilemiştir. ABD de Büyük Buhran dan sonrası yaşanan en derin finansal kriz olarak nitelendirilen bu gelişmeler sonucunda, ekonominin tüm para ve maliye politikası tedbirlerine rağmen hafif bir resesyona girmiş olduğu tüm kuruluşlarca açıkça ifade edilmektedir. BDDK 2 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

26 Kutu 1: Resesyon ve ABD Ekonomisi National Bureau of Economic Research (NBER), ABD ekonomisinin devrevi hareketlerinin kronolojisini tutan ve belirleyen temel araştırma kuruluşu olarak 1920 den bu yana özellikle büyüme, ekonomik konjonktür hareketleri, para politikası ve uygulaması konularında faaliyet göstermektedir. Ayrıca NBER, bünyesindeki bir komite aracılığı ile ABD nin devrevi hareketlerine ilişkin tarihleri (temel olarak üçaylık dönemleri) belirlemektedir. Bu komite ekonomik aktivitenin tepe ve dip noktalarının belirlenmesi ile daralma ve genişleme dönemlerini işaret etmektedir. NBER ın en son açıklamasına göre (Ekim 2003) en son tepe noktası Mart 2001 de gerçekleşmiş ve bu dönem 1991 yılından itibaren devam eden uzun soluklu bir genişleme döneminin sonu olarak ifade edilmiştir. Ayrıca, en son dip noktasının ise Kasım 2001 de olduğu ve bu dönemden itibaren bir genişlemenin gerçekleşmekte olduğu belirtilmiştir. NBER a göre resesyon, ekonominin tamamına yaygın, birkaç aydan daha uzun süre devam eden ve başta reel milli hasıla, reel gelir, istihdam, sanayi üretimi ile toptan ve perakende satışlar gibi değişkenlerde gözlenen ekonomik aktivedeki yavaşlamayı ifade etmektedir. Genel makroekonomik tanım olarak resesyon bir ülkenin GSMH sının iki ya da daha fazla ardışık çeyrekler süresince gerilemesi olarak tanımlanmaktadır. Ancak resesyonun etkilerinin hissedilmesi ekonomideki genel yavaşlama ile daha önceden başlamakta ve ekonomik devre dip noktasına ulaşıncaya kadar bu etkiler devam etmektedir. Nitekim sadece GSMH büyümesi üzerinden yapılan resesyon tanımı yeterli bulunmamakta olup, bu tanımın diğer göstergelerde veya değişkenlerdeki değişiklikleri göz ardı ediyor olması eleştirilmektedir. Ayrıca, milli gelir hesaplarının üç aylık dönemlerde tahmin ediliyor olmasının, durgunluğun daha dar bir zaman aralığı içerisinde ne zaman başladığı ve ne kadar sürdüğü konusunda tespitleri zorlaştırmakta olduğu ifade edilmektedir. Daralmanın bir özel durumu olarak görebileceğimiz durgunluk, ekonomi tepe noktasına ulaştığında başlar ve dip noktasına indiğinde de sona erer. Buna karşın dip ve tepe nokta arasında ekonomi genişleme evresindedir. Tanım gereği benzer şekilde tepe ve dip nokta arası da daralama evresi olarak ifade edilmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta genişleme evreleri ile daralama evrelerinin sıklık ve uzunluk olarak birbirilerinden farklı olmalarıdır. Bu çerçevede normal seyrindeki bir ekonominin temel olarak genişleme evresinde yer alması beklenmektedir. Aynı şekilde daralma dönemlerinin daha kısa süreli olması beklenmektedir. NBER ın da kurucuları olan Burns ve Mitchell (1946) ekonomideki bu devrevi hareketleri dört aşamada ele almaktadır. Bunlar yukarıda değinilen genişleme aşaması, onu izleyen duraklama aşaması, duraklamanın derinleştiği bunalım (buhran/kriz) aşaması ve yeniden canlanma aşaması olmak üzere dört aşama olarak ifade edilmiştir. Ekonominin normal seyrini temsil ettiği genişleme döneminde toplam üretim artarken, talep de yükselmektedir. Bu dönemde fiyatlar artar, kârlılık söz konusudur. İstihdamda ve kredilerde ve yatırımda artış vardır. Duraklama dönemine geçiş ise farklı kuramsal nedenlerden kaynaklanabilmekle birlikte sonuç olarak kredi arzının kesilmesi ile başlar. Yatırım durur, talep düşer ve üretim azalır. Bu dönemden sonra şirket iflaslarının artmasıyla birlikte daralma, daha da yaygınlaşır, sosyal alanda da etkilerini hissettirdiği zaman daralma bunalıma dönüşür. Bu aşamadan sonra ise ekonomik faaliyette yeniden bir canlanma dönemi gelir. Tüm bu aşamalarda fiyat hareketleri üzerine de değerlendirmelerde bulunmakla birlikte özellikle ekonomik göstergelerdeki gelişimi izleyen ve yorumlayan NBER, zaman içerisinde fiyatları daha farklı gelişimler izlemesi ve farklı etkileşim mekanizmalarıyla ekonomik devrelerden de bağımsız hareket edebilmeleri çerçevesinde devresel hareketler analizinin kısmen dışında tutmuşlardır. Ekonomik aktivitenin temel devrelerine ek olarak yukarıda da belirtildiği gibi derinlik, süre ve yayılım unsurları büyük önem taşımaktadır. Kısaca bir devrenin örneğin resesyonun derinliği, süresi ve ekonomik ve sosyal etkileri açısından yaygınlığı da ayrı bir gözlem ve analiz alanıdır. BDDK 3 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

27 Yukarıda ifade edilen unsurlarıyla incelendiğinde, küresel ölçekte yaşanan finansal türbülansın 2007 yılı sonlarına doğru derinleşmesi ve ABD nin finansal sistemini kapsayan bir krize dönüşmesi, ABD ekonomisinin bir resesyon durumu ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Sadece NBER nin ekonomik devre tespiti için kullandığı değişkenlere (bunlar: GSYİH, tarım dışı istihdam, sanayi üretim endeksi, satışlar, gelir) bakıldığında da tüm değişkenlere yaygın bir kötüleşme olduğu görülmektedir. Ayrıca, ekonomik aktiviteye ve bekleyişlere ilişkin diğer göstergelerde de bozulma tespit edilmektedir (bkz. Bölüm 1). Hangi nedenden olursa olsun (kâr hadlerindeki gerileme, yeni teknolojik ilerleme veya buluş vb.) kapitalist ekonomilerde en azından gözlemsel olarak devrevi hareketlerin varlığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda da ABD ekonomisine ilişkin olarak son dönemde yaşanan gelişmelerin sadece belirli piyasalarda gözlenen bir düzeltme hareketi olarak ele alınmadığı görülmektedir. Özellikle konut sektörünün ABD ekonomisinde hanehalkı servet stoku içerisindeki ağırlığı ve küresel ölçekte ABD nin tüketim talebinin önemi dikkate alındığında resesyon olasılığının gerçekleşmekte olduğu ifade edilmektedir. Tablo: İkinci Dünya Savaşı Sonrası ABD de Ekonomik Devrelerin Referans Tarihleri Tepe Dip Çeyrekler parantez içinde verilmiştir. Geçen Süre (Ay) Daralma Genişleme Devre Bir önceki Bir önceki dipten dipten cari son dip tepeye noktasına Tepe noktasından Dip noktasına Bir önceki tepeden son tepe noktasına Şubat 1945(I) Ekim 1945 (IV) Kasım 1948(IV) Ekim 1949 (IV) Temmuz 1953(II) Mayıs 1954 (II) Ağustos 1957(III) Nisan 1958 (II) Nisan 1960(II) Şubat 1961 (I) Aralık 1969(IV) Kasım 1970 (IV) Kasım 1973(IV) Mart 1975 (I) Ocak 1980(I) Temmuz 1980 (III) Temmuz 1981(III) Kasım 1982 (IV) Temmuz 1990(III) Mart 1991(I) Mart 2001(I) Kasım 2001 (IV) Ortalama, Tüm Devreler: (32 devre) * (16 devre) ** (6 devre) (10 devre) Kaynak: NBER, * 31 devre, ** 15 devre Grafik: İkinci Dünya Savaşı Sonrası ABD de GSYİH nın Devresel Hareketi ve Büyüme Oranı 0,1 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,1 0, Devresel 10 1 Büyüme (Sağ Eksen) I 1951 IV 1955 III 1959 II 1963 I 1966 IV 1970 III 1974 II 1978 I 1981 IV 1985 III 1989 II 1993 I 1996 IV 2000 III 2004 II Büyüme 2001 I 2001 III 2002 I 2002 III 2003 I 2003 III 2004 I 2004 III 2005 I 2005 III 2006 I 2006 III 2007 I 2007 III BDDK 4 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

28 ABD de ekonomideki yavaşlama ilk başta resesyon olarak nitelendirilmese de potansiyel büyüme oranının belirgin bir şekilde altına inmesine ve yavaşlamanın yaygınlaşmasına bağlı olarak Fed in sert müdahalesi devam etmektedir. Nitekim Fed faiz oranlarını 18 Mart 2008 tarihinde %2,25 düzeyine çekerek piyasa beklentilerinin de altına inmiştir. Ek olarak ABD hükümeti Ocak ayı içerisinde ekonomide bir canlanma yaratmak amacıyla 145 milyar dolarlık bir vergi indirimi paketi açıklamıştır. Tablo : ABD Merkez Bankası Faiz Oranı Tahmin Anketi Tahmin Dönemi 2008Ç1 2008Ç2 2008Ç3 2008Ç4 2009Ç1 2009Ç2 Ortalama 2,6 2,4 2,3 2,4 2,6 2,8 En Yüksek Tah. 3,0 3,0 3,3 3,8 4,3 4,8 En Düşük Tah. 2,3 1,5 1,0 1,0 1,0 1,0 Kaynak: Reuters ABD de 2007 yılının son çeyreğinden itibaren yaşanan gelişmeler, ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın ötesine de geçerek, yaşanan finansal türbülansın bir finansal krize dönüşmesi biçiminde de değerlendirilmektedir. Bu ortamda, ABD de merkez bankasının büyüme odaklı olarak kısa vadeli faiz oranlarını programlı bir şekilde azaltmasının yanı sıra, bir likidite sorunu haline dönüşmüş olan finansal sistemdeki sıkıntıların doğrudan alım ve repo yoluyla giderilmesine çalışılması kısa ve orta vadede enflasyon baskısını artırmaktadır. Nitekim 2008 yılı için enflasyon beklentilerindeki gerileme ekonomik faaliyetteki gerileme ile paralellik arz etmemektedir. Tablo : ABD TÜFE Artış Oranı Tahmin Anketi Tahmin Dönemi 2008Ç1 2008Ç2 2008Ç3 2008Ç4 2009Ç1 2009Ç Ortalama 3,6 2,7 2,7 2,3 2,1 2,2 3,0 2,9 2,2 En Yüksek Tah. 4,2 3,8 3,7 3,3 3,2 3,2 4,1 3,6 3,0 En Düşük Tah. 2,0 1,0 0,6 1,1 0,8 0,8 2,5 2,0 1,0 Kaynak: Reuters Euro Alanına ilişkin ekonomik gelişmeler ve göstergeler incelendiğinde ilk göze çarpan husus, ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın ABD deki kadar derin ve keskin olmadığıdır. Ancak yine de uluslararası kuruluşlar 2008 yılında Euro Alanı büyümesinin uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceği yönünde tahminde bulunmaktadır (IMF WEO da %1,4) yılı son çeyreğinde büyüme oranının %0,4 e gerilediği ve bu gerilemenin Fransa ve Almanya ekonomilerinde daha derin olduğu görülmektedir. Öte yandan Euro Alanına ilişkin en son Ocak 2008 dönemine ait sanayi üretim endeksindeki %0,9 oranındaki artış oldukça olumlu değerlendirilmektedir. Euro Alanında ekonomik aktivitedeki canlılığın küresel ekonomideki eğilimlerle göreli olarak yavaşlasa da, devam etmesi beklenmektedir. Özellikle yüksek kapasite kullanım oranı ve kârlılık ortamında yatırım talebinin gücünü koruması öngörülmektedir. Aynı zamanda ekonomik koşullardaki iyileşme ve ücretler genel seviyesindeki gelişmeler istihdamı ve işgücü katılım oranlarını artırmış ve işsizlik oranlarının son 25 yılın en düşük seviyelerine inmesine yardımcı olmuştur (Ocak 2008 itibarıyla %7,1). Tablo : Euro Alanı GSYİH Büyüme Oranı Tahminleri Anketi Tahmin Dönemi 2007 Ç4 2008Ç1 2008Ç2 2008Ç3 2008Ç4 2009Ç1 2009Ç Ortalama 0,4 0,3 0,3 0,4 0,5 0,5 0,5 2,7 1,7 1,9 En Yüksek Tah. 0,6 0,6 0,6 0,6 0,8 0,7 0,7 3,1 2,4 2,6 En Düşük Tah. 0,2 0,1 0,0 0,1 0,2 0,3 0,3 2,6 1,2 1,1 Kaynak: Reuters BDDK 5 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

29 Şubat 2008 itibarıyla %3,3 olarak gerçekleşen Euro Alanı tüketici fiyatları artış hızı, söz konusu ekonomik alanda enflasyon riskinin göreli olarak düşük olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca son dönemde kurlardaki gelişmelerin bölge enflasyonunun düşük seyretmesine yardımcı olması beklenmektedir. Ancak yine de küresel ölçekte enerji ve gıda fiyatlarında gözlenen artış kısa dönemde Euro Alanı fiyat gelişmeleri üzerinde baskı yaratacaktır. Nitekim ECB, 2008 yılının ilk aylarında HICP (uyumlaştırılmış tüketici fiyat endeksi) yıllık artış oranının %2 nin üzerine çıkmasını ve ancak yılın son aylarına doğru bir azalma göstermesini öngörmektedir. Tablo : Euro Alanı Uyumlaştırılmış TÜFE Enflasyonu Tahmin Anketi Tahmin Dönemi 2008Ç1 2008Ç2 2008Ç3 2008Ç4 2009Ç1 2009Ç Ortalama 3,0 2,6 2,6 2,0 1,9 1,9 2,5 1,9 En Yüksek Tah. 3,3 3,5 3,3 3,0 2,2 2,2 3,3 2,2 En Düşük Tah. 2,5 2,1 2,0 1,2 1,3 1,3 2,0 1,4 Kaynak: Reuters OECD nin en son değerlendirmelerine göre Euro Alanında açıklanan veriler, büyüme ve enflasyon alanlarında ABD de olduğu gibi ek destek paketlerine ihtiyaç duyulmadığını göstermektedir. Nitekim ECB, Ağustos 2007 den bu yana Fed in altı adet değişimle toplamda 300 baz puanlık indirimine karşılık faiz oranını sabit tutmayı tercih etmiştir. Tablo : Avrupa Merkez Bankası Faiz Oranı Tahmin Anketi Tahmin Dönemi 2008Ç1 2008Ç2 2008Ç3 2008Ç4 2009Ç1 2009Ç2 Ortalama 4,0 3,8 3,6 3,6 3,5 3,5 En Yüksek Tah. 4,0 4,0 4,0 4,0 4,3 4,5 En Düşük Tah. 3,8 3,5 3,3 3,0 3,0 3,0 Kaynak: Reuters Japonya da ise ekonomik aktivite son aylarda bir yavaşlama eğilimine girmiştir. Özellikle ulusal gelir hesaplarındaki güncelleştirmeler sonucu büyüme rakamlarında sapmalar olmasına rağmen, aylık sanayi üretim endeksindeki gelişmeler ve tüketici güvenindeki eğilimler göreli bir yavaşlamaya işaret etmektedir. Japonya da 2007 yılında %2 civarında gerçekleşen büyüme özellikle yatırım harcamaları ve güçlü ihracat artışı ile desteklenmiştir. Japonya da 2008 yılı büyüme tahminleri %1,5 2 aralığında yer alırken, IMF nin tahmini %1,4 düzeyindedir. Tüketici fiyatlarındaki gelişmelere bakıldığında, enflasyonun özellikle ücretlerin baskı altında olmasına bağlı olarak düşük seyrettiği görülmektedir. Ancak son aylarda özellikle ithal hammadde fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan bir fiyat baskısından da söz edilmektedir yılı itibarıyla TÜFE yıllık artış oranı %0,7 olarak gerçekleşmiştir. Japonya Merkez Bankası 15 Şubat 2008 tarihinde gerçekleştirdiği en son toplantıda faiz oranlarında bir değişikliğe gidilmemesi kararını almış ve kısa vadeli faiz oranları %0,50 seviyesinde tutmuştur. Japonya da aylık tüketici güven endeksinin 36,4 gibi tarihinin en düşük seviyesine gerilemesi 2008 yılı için belirsizliklerin arttığına işaret etmektedir. Özellikle küresel talep koşullarındaki bozulmaya ek olarak hammadde fiyatlarındaki yukarı doğru hareket 2008 yılında gerek özel tüketim gerekse ihracat performansı açısından olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. BDDK 6 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

30 Gelişmekte olan ülkelere bakıldığında ise gelişmiş ülkelerden farklı olarak 2007 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomik büyümenin hız kaybına rağmen güçlü bir şekilde gerçekleştiği görülmektedir. Özellikle Çin, Hindistan ve Rusya nın etkisiyle 2007 yılının ilk yarısında gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızı %7,5 olarak gerçekleşmiştir. Hatta Çin de yılın ikinci yarısında ekonomiyi belirli ölçüde soğutabilmek için hükümet mevduat munzam karşılık oranlarını ve bankacılık sistemi borç verme faiz oranını yükseltmiştir. Yine de gelişmekte olan ekonomilerin yakaladıkları bu büyüme oranı Dünya Bankasına göre 2006 yılında yaşanan rekor seviyeye ulaşmıştır. Üretim artışının ardında ise temel olarak sanayi üretiminde gerçekleşen %10 a ulaşan büyüme yer almaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin, 2007 ikinci yarısında daha yaygın bir biçimde yaşanan sub prime mortgage (eşik altı konut kredisi) krizinden gelişmiş ekonomiler kadar etkilenmedikleri görülmektedir. Nitekim 2008 yılında gelişmekte olan ekonomilerde yavaşlamanın daha mutedil olması öngörülmektedir. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki yükselmeye bağlı olarak petrol ihraççısı bazı gelişmekte olan ülkelerin bu süreçten daha az etkilenmesi söz konusudur. Türkiye nin de dahil olduğu gelişmekte olan Avrupa ve Orta Asya ekonomileri için 2008 yılında yavaşlamanın özellikle yatırım talebindeki gerileme ve ihracat talebindeki azalma kanalıyla olacağı öngörülmektedir. Asya ekonomilerinde yılın ikinci yarısında görülen yavaşlama temel olarak ihraç pazarı olan ülkelerdeki daralmadan kaynaklanmıştır. Grafik : Yükselen Piyasa Ekonomilerinde Büyüme ve Fiyat Gelişmeleri T. 2008T. % GSYİH Büyümesi Yurtiçi Talep Büy % Reel Kur TÜFE % 8,0 7,5 7,0 6,5 6,0 5,5 5,0 4,5 90 4, T. 2008T. Küresel ekonominin diğer alanlarında olduğu gibi gelişmekte olan ekonomilerde de yükselen gıda ve enerji fiyatları tüketici fiyatları enflasyonunun artmasına neden olmaktadır. Çin de yıllık enflasyonun %7 ye yükselmesi, Arjantin, Meksika, Şili ve Venezuela da yılın ikinci yarısından itibaren fiyat artışlarının hızlanması 2007 yılında yükselen piyasa ekonomilerinde yıllık enflasyon oranının %6,5 civarında gerçekleşmesine yol açmıştır yılında ise gıda ve enerji fiyatlarının yukarı yöndeki baskısına rağmen yıllık enflasyonun azalması öngörülmektedir. BDDK 7 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

31 Tablo : Yükselen Piyasa Ekonomileri Dış Finansmanı Milyar Dolar T 2008T Cari İşlemler Dengesi 74,2 126,4 160,5 273,0 374,6 436,0 345,1 (% GSYİH) 1,3 1,9 2,0 2,9 3,4 3,3 2,1 Özel Sermaye Girişi, Net 113,1 227,5 340,5 521,0 568,2 782,4 730,8 Varlık Piy. Yatırımları, Net 130,3 138,1 194,3 252,3 220,6 299,1 325,4 Doğrudan Varlık Yatrırımı, Net 129,5 102,9 154,5 198,6 167,4 255,6 286,2 Portföy Yatırımları, Net 0,8 35,2 39,8 53,6 53,3 43,5 39,2 Özel Krediler, Net 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 Ticari Bankalar, Net 24,3 34,9 63,0 146,5 211,7 266,4 201,7 Diğer Özel Kredi, Net 7,1 54,6 83,2 122,3 136,0 216,9 203,7 Resmi Sermaye Girişi, Net 5,5 19,9 18,3 64,7 64,0 0,9 3,8 Uluslar arası Finansal Kuruluşlar, Net 5,5 5,6 14,5 38,6 32,2 2,5 7,3 Resmi İki Taraflı Kredi, Net 11,0 14,3 3,8 26,1 31,8 3,4 3,5 Yurt içi Yerleşikler Kredilendirme ve Diğer 30,8 64,0 84,0 287,2 328,9 266,4 298,0 Rezervler ( artış, + azalış) 956,5 1266,1 1689,1 2076,5 2667,1 3706,0 4466,0 Rezervlerin Aylık İthalatı Karşılama Oranı (%) 6,3 7,0 7,3 7,6 8,1 9,4 9,6 Kaynak: IIF Küresel ekonominin başta ABD ve diğer gelişmiş ülkeler olmak üzere, 2008 yılında bir yavaşlama içerisine girmesinin yükselen piyasa ekonomilerin üzerindeki etkileri belirsizliğini korumaktadır. Özellikle ABD ekonomisi ile diğer bölge ekonomilerinin veya blokların ayrışması olasılığı veya ayrışmanın derecesi tartışma konusu olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Ancak, 2007 yılının ikinci yarısından itibaren finansal piyasalarda giderek artan oynaklık, uluslararası sermaye hareketlerinin sınırlanmasına neden olabilecektir. Nitekim IIF (Uluslararası Finans Enstitüsü) 2002 yılından itibaren belirgin artış gösteren yükselen piyasa ekonomilerine yönelik net özel sermaye girişinin 2008 yılında bir miktar azalacağını öngörmektedir. IIF in, sermaye girişlerindeki azalma öngörüsünü iyileştirmesinde, yükselen piyasa ekonomilerinin ekonomik performansları sonucu halâ varlık yatırımları açısından çekici olmaları, ABD de faiz oranlarının hızlı düşüşü ve aynı zamanda bir çok yükselen piyasa ekonomisinde artan enflasyonist baskılar sonucu faizlerin göreli yüksek seviyesini koruması ile küresel kredi piyasasındaki dalgalanamaya rağmen bu ekonomilere banka kredilerinin düzenli bir şekilde yönelmesi etkili olmuştur. IIF, Yükselen Avrupa Ekonomi leri grubuna (Türkiye de bu gruba dahil) yönelik olarak 2008 yılında da yüksek bir özel sermaye girişi olacağını öngörmekle beraber, 2007 yılına göre yaklaşık 33 milyar dolar tutarında bir azalma tahmin etmektedir. Bu çerçevede, faiz oranlarındaki gerilemeye bağlı olarak Türkiye ye yönelik kısa vadeli sermaye girişinde bir azalma beklenmektedir. BDDK 8 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

32 Grafik : Yükselen Piyasa Ekonomilerinde Özel Sermaye Girişi ve Bileşimi 900,0 Milyar Dolar 100% 800,0 700,0 600,0 500,0 400,0 300,0 200,0 100,0 0,0 Özel Serm. Girişi 80% 60% 40% 20% 0% 20% 40% Varlık Yat., Net Ticari Bankalar, Net Diğer Özel Serm. Girişi, Net T. 2008T T. 2008T. Kaynak: IIF Finansal Piyasalardaki Gelişmeler Küresel finansal piyasalar Şubat ayı haricinde 2007 yılının ilk yarısında sakin bir dönem geçirirken, yılın ikinci yarısından itibaren yoğun bir dalgalanma dönemine girmiştir. Özellikle gelişmiş ülke piyasalarında yatırımcı güveninde gözlenen gerileme, oynaklıkları artırmış ve tüm temel borsalarda düşüşler gerçekleşmiştir. Japonya dışında gelişmiş ülke borsalarının büyük kısmı 2007 yılını nette kazançlı kapatırken, ekonomik durgunluğa yönelik endişelerin artması 2008 yılının ilk aylarında gerilemeye neden olmuştur. Grafik : Gelişmekte olan ve Gelişmiş Ülkelerde Borsa Endeksleri Aralık 1999=100 IMKB 100 Türkiye MXX Meksika SSEC Çin KOSPI Kore Merval Arjantin BVSP Brezilya Aralık 1999=100 Kanada DJ FTSE 350 UK FTSE Euro Alanı Nikkei Kaynak: Reuters Gelişmekte olan ekonomilerin borsalarına bakıldığında ise bu borsaların küresel piyasalardaki dalgalanmadan daha az düzeyde etkilendikleri görülmektedir. Özellikle 2007 yılı için değerlendirildiğinde bu grup ülkelere yönelik küresel sermaye girişi ile borsaların genel olarak güçlü bir dönem geçirdikleri ifade edilebilir. Ancak yaşanan finansal dalgalanmaların Türkiye gibi bazı ekonomilerde daha fazla oynaklık yarattığı görülmektedir. Bu ülkeler esas olarak dış kaynak girişine ihtiyaç duyan ülkeler olmakla birlikte aynı zamanda son yıllarda yüksek sermaye girişlerinin de etkisiyle yurt içi faiz ve kur arbitrajı üzerinden carry trade yapılan ülkelerdir. BDDK 9 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

33 Kutu 2: Yükselen Ekonomiler ve ABD Ekonomisi Arasındaki Ayrışma Tartışması Ayrışma tartışmalarının temelinde büyük veya gelişmiş ekonomilerin, diğer küçük ve dışa açık ekonomilerle veya gelişmekte olan ekonomilerle olan ekonomik ve finansal ilişkileri çerçevesinde ekonomik aktivitelerinin ortak bir eğilim içerisinde olup olmadıkları hususu yer almaktadır. Bu çerçevede bir ayrışmadan söz edebilmek için ayrışmayı oluşturması beklenen ekonomik blokların belirlenmesi önem taşımaktadır. Günümüzdeki tartışmada da bu blok tek başına ABD ekonomisidir. Ek olarak, ayrışmanın olacağı ekonomik blokların birbirilerine ticari ve finansal kanallarla doğrudan ve dolaylı olarak bağlı olması gerekmektedir. Bu çerçevede, ilk bakışta küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak ekonomiler arasında dolayı ve doğrudan bağlantıların artmış olduğu ve ayrışma nın pek olası olmadığı görülmektedir. Bu açıdan ilk etapta dış ticaret yapılarına bakıldığında (IMF, 2007) ABD nin dış ticaret ortaklık yapısının 2000 yılı sonrasında gelişmekte olan ülkeleri de kapsayan diğer ülkeler grubu ve kendi ticaret bölgesi olan NAFTA lehine geliştiği görülmektedir. Euro Alanı için ticaret yapılarına bakıldığında da benzer bir eğilim görülmektedir li yıllarda dikkat çeken husus ticaret ortağı olarak Japonya nın payındaki azalmadır. Grafik: ABD ve Euro Alanı Ticaret Ortakları Euro Alanı Japonya Bölge içi Diğer San. Diğer ABD Japonya Bölge içi Diğer San. Diğer Ticaret kanalı yanında özellikle gelişmekte olan ülkeler için önem taşıyan finansal akımlar kanalı incelendiğinde ayrışma tezinin güç yitirdiği görülmektedir. Parasal büyüklükler ve rezervler üzerinden tanımlanan küresel likidite ile yükselen piyasa ekonomilerine yönelik net özel sermaye girişine bakıldığında, özellikle 2002 yılından itibaren artan küresel likiditeden en olumlu etkilenen ekonomilerin yükselen piyasa ekonomileri olduğu açıkça görülmektedir. Grafik: Küresel Likidite ve Yükselen Piyasa Ekonomilerine Özel Sermaye Girişleri 10 Trilyon Dolar Küresel likidite Net Özel Serm. BDDK 10 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

34 Nitekim tartışma da bu noktadan itibaren başlamaktadır sonrası oluşan bu ortamdan en çok yararlanan ve ekonomik görünümlerini güçlendiren blok yükselen piyasa ekonomiler bloku olmuştur. Aşağıdaki grafiklerden de görüldüğü üzeree küresel likidite ve özel sermaye akımları ile büyüme oranları arasındaki ilişki oldukça güçlüdür. Bu kapsamda yükselen piyasa ekonomilerinin küresel finansal akımlardaki bir yavaşlamadan olumsuz etkilenmeleri beklenmektedir. Bu durum ise temel bir yapısal dönüşüme işaret etmemektedir. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta, gelişmiş ülkelerde yaşanan finansal krizin bu ülkelerde daha belirgin parasal genişleme ile sonuçlanmasıdır. Bu, para arzı tanımlı küresel likiditenin tanımı da genişlemesi sonucunu doğurmakta ve yükselen piyasa ekonomilerine net özel sermaye akımı olasılığının sürdüğünü ifade etmektedir. Nitekim söz konusu ekonomiler açısından ayrışma ancak bu kanalla mümkün gözükmektedir. Grafik: Küresel Likidite ve Özel Sermayee Girişleri Küresel Likdite Net Özel Serm. Grişi/GSYİH 6,0 5,0 4,0 3,0 2,0 1,0 0, ,0 2,0 4,0 6,0 8,0 Yük. Piy. Ekon. Net Özel Sermaye Girişi Yük. Piy. Ekon. Büyüme Oranı Yukarıda da belirtildiği gibi değişen küresel finansal koşullar gelişmekte olan ekonomiler ile gelişmiş ekonomiler arasındaki büyüme hızı farklılaşmasını artırırken, başta ABD ekonomisi olmak üzere gelişmiş ekonomilerin cari işlemler açığı vermesine neden olmuş ve bu küresel makro dengesizlikler 2000 sonrası dönemin temel olgularından biri olarak tartışılır, incelenir hale gelmiştir. Yaşanan finansal dalgalanmaların krize dönüşmesi ve ABD gibi makro dengesizlik olgusunun en belirleyici ülkesinin durgunluk eğilimine girmesi, makro dengesizliklere düzeltici bir etki yaratabilecek bir unsur olarak görülmektedir. Grafik: Küresel Makro Dengesizlikler ve Eğilim % GSYİH Büyümesi Gelişmekte Olan Ülkeler Dünya Hasılası Gelişmiş Ekonomiler Cari İşlemler Dengesi Milyar Dolar Gelişmekte Olan Ülkeler Gelişmiş Ekonomiler BDDK 11 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

35 Türkiye ekonomisi açısından ayrışma tartışmaları incelendiğinde ilk bakışta Türkiye ekonomisinin büyüme performansı ile ABD ekonomisi ve Euro Alanı büyüme performansının beklenen düzeyde bir paralellik içerisinde olmadığı görülmektedir. Kısaca, Türkiye ekonomisinin büyüme performansında son yıllık dönemde temel olarak kendi piyasasındaki dengesizlikler, aksaklıklar ve bunlara bağlı dış alem gelişmelerinin etkili olduğu ifade edilebilir. Bu dönemde Türkiye ekonomisinin küresel piyasalar ile ticaret ve sermaye akımları aracılığı ile bütünleşmesi giderek artmıştır. Bu çerçevede, Türkiye nin değişen yapısı ile gelişmiş ekonomilerdeki durgunluktan, dolaylı ve doğrudan kanallar yoluyla olumsuz etkilenmesi beklenmelidir. Ancak bu olasılığın yanı sıra, Türkiye ekonomisinin kendine has özellikleri çerçevesinde, küresel likidite koşullarında bir bozulma olmaması ve yabancı sermayeyi çekebilen görünümünü sürdürmesi durumunda bu etkiler sınırlı kalacaktır. Grafik: Küresel Büyüme Eğilimleri 12 % Türkiye Euro Alanı ABD Euro ALanı Büyüme Türkiye Büyüme ABD Büyüme ABD Büyüme Türkiye Büyüme Euro Alanı Büyüme Kaynakça: IMF World Economic Outlook Ekim 2007 Bölüm 4 Kose, A. (2007) Spilovers across NAFTA Economic and Financial Linkages in WH. Kose, A (2007) Decoupling the Train Spillovers and Cycles in the Global Economy IMF World Economic Outlook Database Reuters, EcoWin BDDK 12 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

36 Küresel ölçekte temel döviz kurlarının gelişimine bakıldığında ise 2007 yılının ikinci yarısından itibaren doların euro ve yen karşısında sürekli olarak değer kaybettiği görülmektedir. Bu eğilim 2008 yılının ilk aylarında hızlanırken, Türk Lirası çapraz kurlardaki bu gelişmeye rağmen, yılın ilk aylarında ABD doları karşısında nominal olarak değer kaybetmiştir. Grafik : Kur Gelişmeleri TRY/USD MXN/USD IDR/USD PLN/USD BRL/USD 2007 H H H H H H H H H H H H H H H9 1,6 1,5 1,4 1,3 1,2 1,1 1,0 USD/TRY EUR/USD USD/JPY (Sağ Eksen) 2007 H H H H H H H H H H H H H H H H Kaynak: Reuters Borsalar ve kurlardaki bu gelişmelerin yanı sıra gelişmiş ülkelerin devlet tahvili getirilerinin 2007 yılının ilk yarısındaki yükselişine rağmen, diğer finansal göstergelerdeki bozulma ile birlikte bir azalma görülmüştür yılının ikinci yarısından itibaren küresel ekonomik görünümdeki bozulma, tüm ülkelerin borçlanma maliyetlerinde artışlara yol açmıştır. Grafik : Seçilmiş Ülkeler Tahvil Endeksleri EMBI+ Genel EMBI+ Avrupa EMBI+ Polonya EMBI+ Arjantin EMBI+ Brezilya EMBI+ Rusya EMBI+ G.Afrika EMBI+ Türkiye Kaynak: Reuters Uzunca bir süredir artmakta olan enerji fiyatlarına ek olarak finansal piyasalardaki belirsizlikler başta altın olmak üzere kıymetli maden fiyatlarının da yükselmesine yol açmıştır. Önümüzdeki dönemde küresel büyüme hızındaki yavaşlamayla birlikte petrol fiyatı üzerindeki baskının hafiflemesi öngörülürmesine karşın artış sürmektedir. Ayrıca, son bir yılda tarım/gıda fiyatlarında görülen yükselme dikkat çekicidir. BDDK 13 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

37 Grafik : Petrol ve Altın Fiyatları Varil/Dolar BRENT Petrol Ons/Dolar Altın Kaynak: Reuters Grafik : Goldman Sachs Emtia Fiyat Endeksleri GS Enerji GS Petrol GS Kıymetli Maden GS Endüstriyel Metal GS Tarım Kaynak: Reuters 2008 yılının ilk çeyreği itibarıyla küresel ekonomik konjonktür sıkıntılı bir döneme işaret etmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde yaşanan finansal türbülansların finansal krize dönüşmesi ve bunun da devamında yatırımcı ve tüketici güvenindeki bozulmayla birlikte ekonomik durgunluğun derinleşme olasılığı en temel risk olarak gözükmektedir. Başta ABD olmak üzere konut kredisi piyasası ve dolayısıyla konut piyasası sıkıntıda olan ekonomilerde gözlenen konut fiyatlarındaki hızlı gerileme hanehalkı servet stoku üzerinde ve hanehalkının kredi olanakları üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır. Nitekim bu durum tüketici güveninin daha da zayıflamasına yol açarken durgunluğun derinliğini ve süresini de artırabilecektir. IMF Dünya Ekonomik Görünümü Raporunun (World Economic Outlook) Nisan 2008 sayısında dünya ekonomisi için oluşturulan temel senaryo, finansal piyasaların 2008 ve 2009 yıllarında ancak yavaş bir şekilde yeniden toparlanması üzerine kurulmuştur. Bu çerçevede spreadlerin görece yüksek seviyesini koruması bu ana senaryoda yer almaktadır. Bir diğer önemli husus ise ürün fiyatlarının da yüksek düzeylerde devam edeceğidir. Gelişmekte olan ekonomiler için en temel risk ise dış talep koşullarındaki bozulma olarak görülmektedir. Gelişmiş ülke merkez bankaları mevcut konjonktürde aktif konumlarını BDDK 14 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

38 korumaktadırlar. Ek olarak finansal türbülansın giderilmesi çerçevesinde ortak açıklamalarda da bulunmuşlardır. Ancak finansal piyasalarda konut kredisi piyasasındaki sıkışmayla birlikte ortaya çıkan likidite daralmasının üstesinden gelebilmek için merkez bankalarının aşırıya kaçma ve oluşan ek likiditenin özellikle yükselen piyasa ekonomileri gibi diğer ekonomik alanlarda aşırı yatırım talebine dönüşme riski de bulunmaktadır. Ancak finansal piyasalarda yaşanan krizin daha yaygın bir ekonomik krize dönüşmesinin, yurt içi talep koşulları itibarıyla gelişmiş ülkelerden farklılaşmış olan bu ekonomilere yönelik sermaye hareketlerinin durması riskini içerdiği de ifade edilmektedir. Grafik : Seçilmiş Ülkelerde Tüketici Güven Endeksleri Kaynak: Reuters ABD Euro Alanı İngiltere Japonya (Sağ Eksen) Gelişmiş ekonomilerin, enflasyon riskinin arttığı bir dönemde, özellikle durgunluk veya potansiyel büyüme hızının altında bir büyümeye yönelik olarak aldıkları para politikası tedbirlerine ek olarak maliye politikası araçlarını da kullanmaya başladıkları görülmektedir. Gelişmiş ülke ekonomilerinde finansal piyasalarda yaşanan krizin kredi daralmasından ziyade bir kredi sıkışması olarak tanımlanması, krizin belirli bir süre zarfında kademeli olarak, reel ekonomiye etkilerinin en azda tutularak atlatılabileceği düşüncesini içermektedir. Ancak hala finansal piyasalarda oluşmuş olan zararın tam olarak bilinememesi, kesin öngörü yapılmasını zorlaştırmaktadır. Bu kapsamda yeni konjonktürde tüm ülkelerde gözetim ve denetim otoritelerinin finansal kurumların özellikle ilave sermaye ve likidite tutmalarını teşvik edecek politikalar izlemeleri küresel boyutta önerilmektedir. Gözetim ve denetim otoritelerinin mevcut işbirliği alanlarının genişletilmesi de önemli bir husus olarak ifade edilmektedir. Piyasalardaki bu dalgalanmanın bir diğer yansıması ise küresel dengesizlikler üzerindedir. Enflasyon riskinin arttığı bir ortamda küresel dengesizlikler en başta kurlar üzerinde ek bir belirsizlik yaratmaktadır. ABD dolarının diğer para birimleri karşısındaki değer kaybı devam etmektedir. Bölgeler itibarıyla ekonomik eğilimler dikkate alındığında bu kaybın 2008 yılında devam etmesi öngörülmektedir. Ancak sonuç olarak bu alanda da belirsizliklerin yükseldiği görülmektedir Türkiye Kore Arjantin (Sağ Eksen) BDDK 15 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

39 1.2. Ulusal Görünüm Büyüme, Üretim ve İstihdam TÜİK 2007 yılının son çeyreğinde 1998 bazlı yeni seri milli gelir heaplarına geçmiştir. Bu yeni seriye göre büyüme hızı 2007 yılının dördüncü çeyreğinde %3,4 e gerilemiş ve yılın tamamında %4,5 olarak gerçekleşmiştir dönemi arasında ortalama %7,2 oranında gerçekleşen yurtiçi hasıla büyümesinin 2007 de göreli bir yavaşlama içerisine girdiği görülmektedir. Harcama kalemleri itibarıyla incelendiğinde yatırımlarda 2007 yılı içerisinde bir önceki yıla göre önemli yavaşlama göze çarpmaktadır yılının son çeyreğinde canlanmakla birlikte, 2006 yılında %13,3 büyüyen yatırım harcamaları, 2007 yılında yalnızca %3,3 artış göstermiştir yılı içerisinde devlet harcamalarında da önemli ölçüde azalma eğilimi izlenmektedir. Bu dönemde kamu harcaması ve yatırım kalemlerinden büyümeye sırasıyla 0,27 puan ve 0,85 puan katkı gelirken net dış talebin katkısı negatif ( 1,5) puan olmuştur. İktisadi sektörler itibariyle incelendiğinde tarımsal katma değerin kuraklığın etkisiyle, yılın bütününde %7,3 azaldığı görülmektedir. İmalat sanayiinde %5,4 üretim artışı ile 2006 yılında %8,6 oranında artan üretim hızı gevşemiştir. Yine sanayide enerji üretim hızında benzer bir eğilim vardır. İnşaat sanayinde yılın ilk çeyreğinde canlı çeyreden katma değer artışı sonraki dönemde azalmış ve sektör yıllık olarak %5 oranında büyümüştür. Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetlerinde önemli bir farklılık izlenmezken, konut sahipliği son çeyrekte %0,7 azalma ile %2 oranında büyüme göstermiştir. Tablo : Büyüme ve Büyümeye Katkılar I II III IV I II III IV I II III IV Tüketim 4,0 3,8 6,3 9,1 6,1 7,9 2,7 0,9 4,8 1,1 4,8 1,6 Yatırım 2,6 3,5 4,0 5,1 4,5 3,7 2,8 2,1 0,7 0,3 0,5 1,9 Stok Değişimi 1,6 1,4 0,4 2,0 2,5 0,2 0,5 1,4 1,9 1,8 0,0 3,2 Net İhracat 0,0 1,1 1,8 2,3 1,7 1,6 0,2 1,5 0,4 0,5 2,6 3,7 GSYİH 8,5 7,7 7,6 9,8 5,9 9,7 6,3 5,7 7,6 4,0 3,4 3,4 Kaynak: TUİK, BDDK 2007 yılı başlarında yüksek seyreden sanayi üretim endeksi artışı, sonraki dönemlerde göreli olarak azalmakla beraber devam etmiştir. Aralık 2007 de aylık verilerle sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %1,4 oranında gerilemiştir. Sözkonusu azalmada imalat sanayi, madencilik sektörlerinde %1,6 ve %8,4 lük düşüşler etkili olurken; enerji sektöründe de üretim artışının göreli olarak yavaşladığı görülmektedir de yıllık olarak sanayi üretiminin %5,3 yükseldiği, artışın %4,8 oranında imalat sanayinde, %8,7 oranında enerji sektöründe ortaya çıktığı izlenmektedir. Mevsimsel düzeltilmiş toplam sanayi üretim endeksine göre Aralık ayında üretim endeksi 150,8 e gerilemiş olmakla birlikte 2007 yılının genelinde endeks değerleri 140 üzerinde yüksek düzeylerde seyrederek Kasım ayından sonra 150 nin de üzerinde kalmıştır. BDDK 16 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

40 Grafik : Üretim Endeksi ve İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı % Toplam Sanayi Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Tramo Seats ile mevsimsel düzeltilmiş seri Kaynak: TÜİK, BDDK İmalat sanayiinde kapasite kullanım oranları yüksek olmakla birlikte Eylül, Ekim seviyelerinin altına inmiştir. Kapasite kullanım oranı Kasım ayında %82,6, Aralık sonu itibariyle %81,1 olarak gerçekleşmiştir (mevsimsel düzeltilmiş seride sırasıyla %81,7 ve %81,2). Kapasite kullanım oranının 2006 Aralık ayına göre de 0,6 puan azalma gösterdiği dikkat çekmektedir. Kamu sektöründe %90 lar ile daha yüksek seyreden oran, özel sektörde %70 dolayındadır. Özel imalat sanayiinde taşıt aracı, ana metal, giyim ve tekstil sektörleri yüksek kapasite kullanımı ile öne çıkmaktadır. Ancak Kasım ve Aralık 2007 de belirli sektörlerdeki talep göstergeleri incelendiğinde dayanıklı tüketim malı üretim ve satışlarında bir önceki yılın aynı dönemine göre düşüşün devam ettiği izlenmektedir. Buna karşın yurtiçi beyaz eşya satışlarında Kasım ayında görülen gerileme yerini %7,3 artışa bırakmıştır. Otomobil üretim ve satışlarında 2007 Ekim ayından beri devam eden yüksek seyir devam etmekte, bu seyrin ithal otomobil satışlarına da yansıdığı görülmektedir. Tablo : Yurtiçi Talep Göstergeleri Bir Önceki Yılın Aynı Dönemine Göre % Değişim Dayanıklı Tüketim Malları Üretimi 6,2 9,9 14,0 19,6 Dayanıklı Tüketim Malları Satışı* 4,9 8,7 8,9 12,8 Beyaz Eşya Yurtiçi Satışları** 5,1 5,5 11,2 7,3 Toplam Otomobil Satışları 14,9 4,2 0,5 33,2 İthal Otomobil Satışları 15,4 7,3 1,3 32,9 Çimento Üretimi 15,0 3,5 0,5 19,2 Kredi Hacmi*** 40,4 26,5 23,0 26,5 Kaynak: DPT, OSD, BDDK Haftalık Bülteni *Satışlar, ihracatı kapsamaktadır. ** Dört ana beyaz eşya ürününü kapsamaktadır. ***Kredi serisi ayın son günü itibarıyla BDDK Haftalık Bülteni Mevduat ve KY Bankalarını verilerini içermektedir yılı sonunda %9,6 olan işsizlik oranı; 2007 yılı üçüncü çeyreğinde %9,2 den yıl sonunda %10,1 e yükselmiştir. İkinci çeyrekte işgücündeki artışa rağmen işsizlik oranı azalırken, yılsonu itibariyle toplam işgücü azalmasına karşın istihdam edilen kişi sayısında BDDK 17 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007 Eylül 2007 Aralık

41 mutlak azalma gözlenmektedir yılı ilk çeyreğinden sonra %11 12 dolayında seyreden tarım dışı işsizlik oranının yıl sonunda %12,6 ya yükselmesi dikkat çekmektedir. İktisadi faaliyette göreli yavaşlama ve satışlardaki düşüş eğiliminin ileriki dönemlerde istihdam üzerinde etkileri belirginleşebilecektir. Son dönemde azalma eğilimine giren kapasite kullanım oranları istihdama yansıyabilir. Dünya ekonomisinin içine girdiği yavaşlama eğilimi de dış talebin büyüme ve istihdam üzerinde genişletici etkisini azaltabilir. Ancak özellikle geçici ihracat verileri, dış talebin gücünü koruduğuna ve ihracat artışının devam ettiğine işaret etmektedir Enflasyon yılları arasında ortalama %6,1 büyüyen Türkiye ekonomisi hızlı büyümeye paralel olarak enflasyonist baskı ile karşı karşıya kalmış, enflasyon hedeflemesi doğrultusunda %4 olan hedef enflasyon oranı gerçekleştirilememiştir yılı başından beri göreli olarak yavaşlayan yurt içi talebin yılın son üç aylık döneminde yeniden güç kazanması ile bu dönemdeki enflasyon oranı beklenenin üzerinde bir seyir izlemiştir. Yılın son çeyreğinde enflasyondaki artışta işlenmiş gıda ürünleri, petrol ve enerji fiyatlarının yüksek seyri etkili olmuştur. Aralık ayında TÜFE bir önceki aya göre %0,22 artış gösterirken, 2007 yılı için yıllık enflasyon %8,39 olarak gerçekleşmiştir yılında gerçekleşen enflasyon oranı hedefle uyumlu patika etrafında oluşturulan üst eşiğin dışında kalmaktadır. Yıl içerisinde emtia fiyatları yüksek seyrini korurken, hizmet fiyatlarının ılımlı yavaşlama göstermesi önemli bir gelişmedir. Gıda fiyatları (işlenmiş ve işlenmemiş) kuraklığa bağlı olarak önemli artış gösterirken, tütün fiyatlarında yapılan vergi ayarlamaları da enflasyon baskısını arttırmıştır. Diğer önemli unsur, dünyada enerji fiyatlarının yüksek düzeyde seyretmesidir. Bu üç faktör 2007 yılı ikinci yarısında enflasyonun artmasında önemli rol oynamıştır. Nitekim bu üç grup dışında kalan tüketici fiyat enflasyonunda önemli düşüş sözkonusudur. Özel kapsamlı fiyat göstergelerinden enflasyon seyrini gösteren en önemli gösterge olan H kodlu TÜFE göstergesinin Ekim ve Kasım aylarındaki yüksek seyri Aralık ta yerini %0,3 lük artışa bırakmış olup enflasyon seyrinde göreli yavaşlamaya işaret etmektedir. Grafik : TÜFE ve ÜFE Oranları, TÜFE Beklenti ve Hedefi % TÜFE (Yıllık Değ.) ÜFE (Yıllık Değ.) % TÜFE (Yıllık Değ.) TÜFE (Bekleyiş) Hedef Oca.04 May.04 Eyl.04 Oca.05 May.05 Eyl.05 Oca.06 May.06 Eyl.06 Oca.07 May.07 Eyl.07 Oca.08 Oca.04 Haz.04 Kas.04 Nis.05 Eyl.05 Şub.06 Tem.06 Ara.06 May.07 Eki.07 Mar.08 Ağu.08 Oca.09 Haz.09 Kas.09 Kaynak: TÜİK, TCMB BDDK 18 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

42 Nisan 2008 de TÜFE aylık olarak %1,68 oranında artmış ve yıllık enflasyon %9,66 ya yükselmistir. Ay içerisinde hem TÜFE hem de ÜFE beklentilerin üstünde gerçekleşerek yıllık enflasyon artış hızında artış görülmektedir. Bu yükselişte gıda ve petrol fiyatlarındaki artıslar ve döviz kuru gelişmeleri etkli olmuştur. TCMB ye göre enflasyonun kısa vadede yüksek seyrini koruması, ancak yılın son çeyreğinden itibaren kademeli olarak düsüş egilimine girmesi beklenmektedir. TCMB tarafından Aralık 2007 de yayınlanan Para ve Kur Politikası Raporu nda 2006 dan bu yana sürdürülmekte olan enflasyon hedeflemesi rejiminin 2008 yılında da devam edeceği açıklanmıştır. Rapora göre yılları için yılsonu yıllık enflasyon hedefi %4 olarak belirlenmiştir. Ancak Nisan 2008 tarihli Para ve Kur Politikası Raporu nda TCMB, petrol ve gıda fiyatlarındaki artışların sürekli hale gelmesinin enflasyon beklentilerinin katılaşmasına yol açtığını ve hedeflerin belirgin olarak aşılmasına neden olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca bu dönemde yurt içinde özel tüketim ve yatırım talebinin yavaşladığına dair göstergeler bulunduğuna ve uluslararası kredi piyasalarındaki sorunların yansımalarının iç talebi yavaşlatmaya devam ettiğine işaret etmektedir. En son Aralık 2007 de gecelik borçlanma faizlerini 0,50 puan aşağıya çekerek %15,75 olarak belirleyen Para Kurulu; 2008 yılında da iki kez faizi 0,25 puan azaltarak %15,25 e düşürmüştür. TCMB, küresel yavaşlama etkilerinin dış piyasalarda talep azalmasına yol açtığı, global kredi daralmasının iç talebi de yavaşlatmakta olduğu, ancak ılımlı büyümenin sürdüğü tespitlerinde bulunmaktadır. Daralan talep, anti enflasyonist politikaları destekler yapıdadır. TCMB dünyada ve Türkiye de yüksek seyreden gıda ve enerji fiyatlarının enflasyon hedefi üzerinde risk yarattığını da ifade ederek, küresel piyasalarda devam eden belirsizliklerin, gelirler politikasındaki gelişmelerin ve genel fiyatlama davranışında ortaya çıkabilecek değişmelerin izlenmeye devam edileceğini açıklamıştır Ödemeler Dengesi 2007 yılsonunda 107,2 milyar dolar ihracat, 170,0 milyar dolar ithalat ile dış ticaret açığı 62,8 milyar dolar ile bir önceki yılsonuna göre yüzde 16,3 artmıştır. Yılın ikinci yarısında hızlanan ithalat artışı yılın ilk aylarında %70 dolaylarında seyreden ihracatın ithalatı karşılama oranını 2007 yılı için %63 e çekmiştir yılına göre tüm sektörlerde iktisadi faaliyette yavaşlama gerçekleşmekle birlikte, ithalattaki artış hızının sürmekte olduğu dikkat çekmektedir. İthalat artışını kısmen yükselen emtia ve enerji fiyatlarına bağlamak mümkündür, ancak bunun yanında, halen sanayide canlı seyreden üretim ve yüksek kapasite kullanım oranları ile değerli YTL etkisi bulunmaktadır. Sanayi üretimindeki canlı seyir toplam 123,6 milyar dolara ulaşan ara malı ithalatından da izlenebilmektedir. Yüksek hacimdeki ara malı ithalatı, aynı zamanda sanayide son dönemde artan oranda ithalata dayalı üretim yapısını ortaya koymaktadır. Turizm gelirleri 2007 yılı için bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,1 milyar dolar artarak 15,2 milyar dolar olmuştur. İnşaat sektörü 2006 yılına göre yavaşlama içerisindedir. Buna karşın aynı dönemde hizmetler dengesi toplamı 14,1 milyar dolar fazla ile bir yıl önceki düzeyinin üzerinde BDDK 19 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

43 kalmıştır. Cari işlemler açığı ise yaklaşık 38 milyar dolar civarında oluşarak bir yıl önceki düzeyinin üzerinde gerçekleşmiştir. Grafik : İthalatın Mal Gruplarına Göre Dağılımı ve İhrcatın Sektörel Artışı 40 % Kaynak: TÜİK Sermaye Malları Tuketim Malları Ara Malları(Sağ Eksen) Yıllıklandırılmış veriler Ocak Aralık döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre %25 dolayında artarak 2006 yılındaki %16 lık artışın üzerinde güçlü bir performans göstermiştir. Dönem içerisinde karaa taşıtları, kazan makine mekanik cihaz, demir çelik yakıt, mineral yağlar, kazan makine mekanik cihaz ve kara taşıtlarında yaşanmıştır. İhracat yapılan bölgelerdee AB, 60 milyar dolar toplam ve %56,4 payla önde gelmektedir. öne çıkan fasıllardır. Yine en yüksek oranlı ihracat artışları da mineral Tablo : Geniş Ekonomik Gruplara Göre İthalat % % ,8 İmalat 45,1 Madencilik ve Taşocakçılığı 2007 Yılı 7,0 Tarım ve Ormancılık 25,3 Toplam Milyon Dolar Enerji İthalatı Enerji Dışı İthalat Yıllık % Değişim / , ,9 % Değişim 2007/ ,4 22,9 Kaynak: TÜİK Toplam ithalat bir önceki yıla göre yaklaşık %222 oranında artarak bir önceki %20 lik artışın üzerinee çıkmıştır. Enerji ithalatının toplam içerisindeki payı petrol fiyatlarındaki artışın da etkisiyle %20 ye ulaşarak toplam 33,9 milyar dolar olmuştur yılından itibaren hızlı artış eğilimine girerek 50 dolardan 100 dolar seviyelerine çıkan petrol fiyatları, son iki yılda toplam içerisinde enerji ithalatı payında yükselmeye neden olmuştur. Dönemler itibariyle sermaye ve ara malı ithalatı toplam içerisinde %90 lara yakın paya ulaşmakta olup, sermayee malı ithalatında artış da sürmektedir. İhracatta olduğu gibi ithalatta da %40,4 ile AB ülkelerinin payı öne çıkmaktadır; bunu Asya ülkelerinden yapılan 46 milyar dolarlık ithalat izlemektedir yılında net olarak yaklaşık 19 milyar dolar düzeyinde oluşan doğrudan yatırımların yüksek seyri 2007 yılında da devam etmiş, yıl içerisinde 21,9 milyar dolarlık giriş ile Türkiye ye net olarak 19,8 milyar dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirilmiştir Sözkonusu sermaye girişii yıl sonunda 38 milyar dolar dolayında oluşan cari işlemler açığının kapatılmasında önemli rol oynamış, Türkiye nin dış finansman sorununu büyük ölçüde hafifletmiştir. Yıl içerisinde yapılan yabancı yatırımlarda 11,4 milyar dolar ile mali aracı kuruluş faaliyetleri ve 4,2 milyar dolar ile imalat sanayi önemli paya sahiptir. BDDK 20 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

44 Doğrudan sermaye girişlerindeki artışta yurt içinde siyasal istikrar ile uygulanan ekonomik program; yurt dışı piyasalarda ise likidite bolluğu ve canlı ekonomik faaliyet etkili olmuştur. Ancak 2008 ve izleyen yıllarda dünyanın önde gelen ekonomilerinde ortaya çıkan ekonomik yavaşlamanın ve kredi daralmasının beklenenden sert olması, Türkiye ekonomisinin dış talep koşullarındaki değişimin yanı sıra, daralan kredi imkanları yoluyla da etkilemesi riskini arttırmaktadır Ocak Aralık dönemindeki dış finansman akımları incelendiğinde yılsonu itibariyle net portföy yatırımlarının 717 milyon dolar ile önemli bir büyüklük göstermediği dikkat çekmektedir yılının Ağustos Kasım döneminde borçlanma kağıtlarından çıkışlar hızlanarak 9,1 milyar dolara ulaşmıştır. Ocak Aralık 2007 dönemi bütününde borçlanma kağıtlarından toplam çıkışlar 2,4 milyar dolara ulaşırken, hisse senetlerinde ise 5,1 milyar dolar tutarında giriş olduğu görülmektedir. Buna karşın banka dışı kesimin yurtdışından kullandığı krediler bir önceki yıla göre dolar bazında %41 artarak 27,4 milyar dolara yükselmiştir. Bankacılık sektörünün kullanmış olduğu yurtdışı krediler ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 474 milyon dolar azalarak 5,3 milyar dolarda kalmıştır. TCMB brüt rezervleri de yükseliş eğilimini sürdürmektedir. Rezervler 2006 yılı sonundaki 60,8 milyar dolar düzeyinden 2007 yılsonunda 71,3 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır. Tablo : Sermaye Hareketleri Milyon Dolar Ocak Aralık Değişim /06 Sermaye ve Finansman Hesapları ,8 Doğrudan Yatırımlar (net) ,1 Yurtdışında ,6 Yurtiçinde ,8 Portföy Yatırımları (net) ,3 Hisse Senetleri ,0 Borç Senetleri Diğer Yatırımlar (net) ,6 Ticari Krediler (Yük.) ,2 Krediler (Yükümlülükler) ,4 Genel Hükümet ,3 Bankalar ,2 Diğer Sektörler ,4 Rezerv Varlıklar ,4 Net Hata Noksan ,5 Kaynak. TCMB Ödemeler dengesinin sermaye ve finans hesaplarında belirgin bir hareketlilik gözlenmiştir. Özellikle Ağustos Kasım döneminde kamu borç senetlerinden önemli boyutlara varan fon çıkışı gerçekleşmiştir. Dış açığın finansmanında önem taşıyan yabancıların Türkiye de İMKB, DİBS, mevduata yaptıkları toplam yatırımlar 2006 yılı sonundaki 65,4 milyar dolar düzeyinden 2007 yılı sonunda 107 milyar dolar yükselmiştir. Ancak 2008 in ilk iki ayında bu yatırımların 15 milyar dolar dolayında azalarak 92,6 milyar dolara gerilediği görülmektedir. Azalmanın tamamen 14 milyar dolar ile hisse senedi portföyünden kaynaklanması, borsa endeksindeki düşüşe bağlı olarak ortaya çıktığını göstermektedir. BDDK 21 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

45 Grafik : Cari İşlemler Dengesi ve Seçilmiş Sermaye Hareketleri ve Rezervler Milyar Dolar Cari İşlemler Deng. 40 Doğrudan Yatırım Portföy Kısa Vad Milyar Dolar Yıllıklandırılmış veriler Kaynak: TCMB arasında güçlü seyreden küresel ekonomik büyüme ve likidite bolluğu, Türkiye ekonomisinde dış açığın finansmanında sıkıntı yaşanmamasının nedenlerinden biri olmuştur. Ancak yıllarında küresel finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler, bundan böyle dünyada hem reel iktisadi faaliyet hem de finansal akımlarında daralma yaşanacağına işaret etmektedir. Halihazırda bu durum daralan kredi piyasası ve artan risk primi ile kendisini göstermekte, volatilitede ve sermaye çıkışlarında yükselme izlenmektedir. Küresel finansal piyasalardaki gelişmeler, borçlanma olanaklarının göreli olarak daralması, önümüzdeki dönemde yurt içi talep gelişmelerine de bağlı olarak YTL üzerinde bir baskı oluşturabilecektir. Tablo : Dış Borç Stoku Milyon Dolar 2002 TOPLAM DIŞ BORÇ STOKU 129,7 Kamu+TCMB 85,6 Özel 44,1 Finansal Kuruluşlar 11,1 Diğer Sektörler 33,0 KISA VADELİ DIŞ BORÇLAR 16,4 Kamu+TCMB 1,7 Özel 14,8 Ticari Bankalar 6,3 Diğer Sektörler 8,4 ORTA UZUN VADELİ DIŞ BORÇLARR 113,3 Kamu+TCMB 84,0 Finansal Kuruluşlar 1,0 Özel 29,3 Finansal Kuruluşlar 4,7 Ticari Bankalar 3,0 Diğer Sektörler 24,6 Kaynak: TCMB ,3 160,8 168,8 93,9 95,2 83,6 50,4 65,6 85,2 14,9 23,0 33,7 35,6 42,6 51,5 23,0 31,9 37,1 2,9 3,3 2,8 20,2 28,6 34,3 9,7 14,5 17,7 10,5 14,1 16,6 121,3 129,0 131,7 91,0 91,9 80,9 0,8 0,7 0,3 30,3 37,0 50,9 5,2 8,5 16,0 3,1 5,8 12,2 25,1 28,6 34, Eyl Ara ,4 237,3 247,22 85,5 89,7 89,2 122,0 147,6 158,0 48,6 50,9 57,6 73,3 96,7 100,4 42,0 38,3 41,8 2,6 4,0 4,5 39,5 34,2 37,4 19,8 12,0 14,7 19,7 22,2 22,7 165,4 196,4 205,4 82,9 85,7 84,7 0,5 0,5 0,5 82,5 110,7 120,7 28,8 40,5 43,0 22,1 29,7 30,7 53,7 70,2 77,8 BDDK 22 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

46 2005 yılsonunda 168,8 milyar dolar olan dış borç stoku 2007 sonunda %47 dolayında artarak 247,2 milyar dolara yükselmiştir. Özellikle 2005 sonrasında özel sektör tarafından yoğun olarak dış borç kaynağına başvurulması toplam borç stokunda önemli ölçüde artışa yol açmıştır. Yılsonunda kamu sektörünün toplam borçlanma içerisindeki payı %36 dolayına kadar inmiştir. Özel sektöre ait toplam 158 milyar dolar borcun 58 milyar doları bankalara, kalan 100 milyar doları ise reel sektöre aittir. Reel kesimin artan borç stoku kredi ve kur riski açısından izlenmelidir Kamu Maliyesi 2007 Ocak Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe gelirleri 189,6 milyar YTL, giderleri de 203,5 milyar YTL olarak gerçekleşmiş ve bütçe dengesi 13,9 milyar YTL açık vermiştir. Harcamaların yaklaşık %26 sı faiz kalemlerinden oluşmaktadır. Merkezi bütçe gelirlerinden kurumlar vergisi tahsilatı ile gelir vergisi artış oranı sırasıyla %23 ve %19 ile önemli oranda artış göstermiş, buna karşın KDV ile ÖTV tahsilatı ise hedef altında kalmıştır. Önceki dönemlerde öngörüldüğü şekilde dahilde alınan mal ve hizmet vergi gelirlerinin düşük seyri bütçe gelir hedefinin altında kalınmasına neden olduysa da, bütçeye giren bir defalık gelir kalemleri olan özelleştirme, varlık satışı vb. kalemlerdeki artış ile yılsonu hedefin tutturulmasını sağlamıştır. Tablo : Merkezi Yönetim Bütçe Büyüklükleri Ocak Artış 2008 Bütçe Gerç. Oranı Milyon YTL (%) Tah./Baş Ödeneği (%) Gelirler , ,7 Genel Bütçe Gelirleri , ,8 Vergi Gelirleri , ,3 Özel Bütçe Gelirleri , ,2 Düz. ve Denet. Kurul. Gel , ,3 Harcamalar , ,3 Faiz Dışı Harcamalar , ,2 Faiz Harcamaları , ,6 Bütçe Dengesi , ,9 Faiz Dışı Denge , ,9 Kaynak: MB Merkezi bütçe giderleri tarafında personel giderleri önceki yıla göre %15,2, sosyal güvenlik kurumlarına cari transferler %27 artış göstermiştir. Cari transferler içerisinde %40 ile sosyal güvenlik kuruluşları ve %17 yıllık artışla tarımsal destekleme öne çıkmaktadır. İçborç faiz ödemeleri ise yıllık %8,5 artmıştır. Yılın ikinci yarısından itibaren genel seçimlerin de etkisiyle güçlü seyreden harcama artışları yıl sonuna ilişkin hedeflerin tutturulmasında tereddüt doğurmuş olmakla birlikte bütçeye gelir oluşturan yüksek tutarlı bir defalık kalemler, dengenin tutturulmasını sağlamıştır. BDDK 23 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

47 Grafik : Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri,Tahmini ve Borç Stoku Milyar YTL Harcamalar Gelirler Bütçe Bütçe Dengesi Faiz Dışı DengeTahmini Kaynak: MB 2006 yılında ortalama 28 ay olan iç borçlanma ortalama vadesi, 2007 yılı Ocak Aralık dönemi içerisinde uzayarak 34 ay olmuştur. YTL cinsi iç borçlanma ağırlıklı ortalama faiz oranları, 2007 yılı ilk yarısında %17,6 20,4 aralığında kalmış, Ekim ayından itibaren TCMB nin düşen enflasyon oranına paralel faiz indirme politikalarına paralel olarak 2 puan azalarak %16 lar dolayında seyretmiştir. Küresel piyasalardaki olumsuz gelişmeler faiz oranında kısa dönemli yükselişler yaratmakta, oynaklığın arttığı gözlenmektedir yılında ortalama olarak % 18,1 olan ortalama maliyet, 2007 yılı sonunda % 18,4 e yükselmiştir. Borçlanma stratejisine uygun olarak borçlanmanın ağırlığı % 93 dolayında YTL cinsinden olup, % 81 i ise sabit faizli araçlardan oluşmaktadır yılı Aralık sonu itibariyle 286 milyar dolar olan merkezi yönetim brüt borç stokunun 219 milyar doları iç borç, 67 milyar doları dış borç stokundan oluşmaktadır. İç borç stoku %90 dolaylarında YTL kağıtlardan oluşmaktaa olup, sabit faizli kâğıtların payı yılsonu itibariyle artarak %50 nin üzerine çıkmıştır. İç borçlanmanın 2007 Temmuz ayı sonunda 27 ay olan vadesi yılın ikinci yarısındaa düşerek Aralık sonunda 25,7 ay olmuştur. Ancak küresel mali piyasalardaki gelişmeler ve önümüzdeki dönemde ortaya çıkması beklenen kredi ve fon daralması ile borçlanma maliyetinde yükselişler temel risk alanlarıdır yılı içerisinde Türkiye de özellikle bonoo piyasalarından önemli oranda çıkış gerçekleşmesi (buna bağlı olarak yılsonunda 1 milyar dolar ın altına inen net portföy yatırımları) önümüzdeki dönemde bono piyasalarındaki faizler üzerinde yukarı yönde baskı gerçekleşebileceğinin işareti olarak değerlendirilebilecektir yılının ilk ayında borçlanma kağıtlarına yeniden 1,3 milyar dolar dolayında giriş gerçekleşmiş ise de ekonomik konjonktüre bağlı olarak oynaklığın artması olumsuz bir gelişmedir. Hazine Müsteşarlığı nın yayınlamış olduğu 2008 yılı Hazine finansman programına göre, bu yıl içerisinde 130,8 milyar YTL iç ve 18,9 milyar YTL dış borç olmak üzere 149,7 milyar YTL borç servisi yapılacaktır. İç borç servisinin 111,5 milyar YTL tutarındaki kısmını piyasaya yapılacak ödemeler oluşturmaktadır. Yıl içerisinde özelleştirme, TMSF tahsilatı, borç geri dönüşlerinden toplam 44,7 milyar YTL gelir elde edilmesi beklendiğinden, hazine rezervi ayrıldıktan sonra kalan 106,9 milyar YTL için; 91,,6 milyar YTL iç borçlanma, 15,3 YTL tutatındaki dış borçlanma gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. 130,8 milyar YTL iç borç servisine karşılık 91,6 YTL tutarında iç borçlanma yapılması ile iç borç çevirme oranının %70 olacağı öngörülmektedir. İç borç stratejisi olarak önceki dönemlerdeki borç Milyar Dolar İç Borç Dış Borç Toplam BDDK 24 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

48 vaadesinin 12 ay a üzerine çıkılarak likidite riskinin düşürülmesi, d, sabit faizli enstrümanlaara ağğırlık verilmeesi, döviz kağıtlarının ağğırlığının azaltılması eğiliminin sürdü ürülmesi, güççlü Haazine rezervllerinin sağlan nmasına devvam edilecekktir. Grrafik : İç Borçlanm ma 25 YTL Cinsi İskontolu İç Borçlaanmanın Ağırrlıklı Ortalama Maliyyeti % İç Borçlanm manın Ağırlıklı Ortalaama Vadesi 60 Ayy Aralık Kasım Eylül Ekim Ağ t Ağustos Haziran Temmuz Mayıs Mart Nisan Şubat Ocak Aralık Kasım Ekim Eylül Ağustos Temmuz Haziran Mayıs Nisan Mart Şubat Ocak 10 Kayynak: HM Para ve v Sermaye Piyasaları P 007 yılı içerissinde TCMB açık enflasyo on hedeflem mesi kapsamıında %4 olarrak hedeflen nen 20 yıllık enflasyon oranı üst belirsizlik arralığı olan % 6 yı aşarak % 8,4 olmu uştur yılı o sıkı parra politikalarrının, enflasyyonu sınırlam ma ikiinci yarısından beri uygulanmakta olan yö önünde önem mli etkisi bu ulunmaktadır. Sıkı para politika uyggulaması darralan iç tale ebe yaansırken, enflasyonun teemel eğilimini gösteren n TÜFE gösteergesi de düşüş eğilimiine girmiştir. Hizm met fiyatların ndaki katılıkk gevşemekle e birlikte yıll içerisinde eenerji, gıda ve mtia fiyatlarıının yüksek seyrinin s fiyattlarda oluştu urduğu yukarrı yönlü baskkı sürmekted dir. em Gııda fiyatların nda kuraklığın etkisiyle azalan üretim m ile dünyada yüksek seyyreden gıda ve tarımsal emtiaa enflasyonu u yüzünden tarım sektö öründeki fiyaat artışları yyıllık enflasyyon i puan getirirken; enerji e fiyatlarının katkısı 1,6 puan ndır. Enflasyyon orranına 3,4 ilave heedeflemesinee ilişkin bir diğer d olumsuzluk da, bekllentilerdeki katılığın k sürm mesidir. Yıl içerisindekki değerlendirmeler çerççevesinde PP PK Eylül de gerçekkleştirdiği 0,,25 uanlık faiz in ndiriminin errtesinde Kasıım, Aralık to oplantılarındaa toplam 1 p puanlık indirrim pu kaararı daha alarak politika faiz oranını %1 15,75 e çekkmiştir. TCM MB 2008 yılı deeğerlendirmeelerine dış taalepten geleecek daralmaa unsuru dah hil edilmekteedir. Banka, yıl içeerisinde gellişmelerin titizlikle değğerlendirilece eğini ve daaha temkinlii faiz indiriimi po olitikaları izleneceğini açıklamıştır. a Bu çerçeve ede yeni yıılın ilk iki aayında gece elik bo orçlanma oranı 0,25 er puanlık indirimlerle %15,25 e çekilm miştir. Ancak 2008 yılın nda TC CMB göstergge faiz oran nı ile bono piyasasındaki faiz oran nlarının farkllılaşması ve iç bo orçlanma faizlerindeki yü ükselme dikkkati çekmektedir. Sözkon nusu ayrışmaa ileri dönem mde BD DDK 25 Finansal Piyyasalar Rapo oru/aralık

49 borçlanma maliyetinde artış ve makroekonomik program hedeflerinden sapma doğurabilecektir. Grafik : Faiz Oranları % Reel Faiz % DİBS Aynı Gün Bileşik Faiz TRLibor TP Mevduat TCMB Gecelik Kaynak: BDDK, TÜİK, TCMB TCMB analitik bilânçosunda net iç varlıklar 2007 yılsonunda bir önceki yıla göre 3,3 milyar YTL artış göstermiş olup, bunun 2,4 milyar YTL si toplam iç kredilerden oluşmaktadır yılında uygulanann sıkı para politikaları sonucu 2005 e göre nominal olarak azalmış olan her iki büyüklük de 2007 yılında ılımlı artış trendindedir. Bilançonun pasif tarafındaa ise rezerv para 2006 yılsonuna göre 3,5 milyar YTL artmış, bu artışın 2,3 milyar YTL lik bölümü bankalar serbest mevduatından gelmiştir. Yılın önceki dönemlerinde, emisyondaki göreli düşüş ve buna bağlı olarak rezerv parada göreli yavaşlama ile yüksek tutarlı APİ alımları sonucu, parasal taban genişlemesi eğilimi değişmektedir. Özellikle Ekim ayından sonra APİ den borçlarr kalemi azalarak emisyon hacmi yükselişe geçmiştir. Önümüzdeki dönem emisyondaki gelişmeler enflasyon eğilimi açısından izlenmelidir. TCMB nın net döviz pozisyonu 2006 yılsonuna göre 12,4 milyar dolar artış göstermiş, bu artışın önemli bölümü net rezervlerdeki 10,8 milyar dolarlık artıştan kaynaklanmıştır. İç döviz yükümlülükleri, döviz mevduatının azalmasına bağlı olarak aynı dönemde 1,3 milyar dolar azalma göstermiştir. Bankanın döviz alım ihalelerii yıl içerisinde devam etmiş, Temmuz ve Ağustos ta 1 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir Temmuz seçimlerindenn sonra yurtiçi piyasalarda istikrar sağlanmış; küresel piyasalarda koordineli para politikası uygulamaları ile alınan önlemler, gelişmektee olan piyasalara sermaye girişlerinin yeniden güçlenmesini sağlamıştır. Bu dönemde TCMB günlük döviz alım ihale tutarı 30 milyon doları, opsiyon tutarı 60 milyon dolar olmak üzere 90 milyon dolara yükseltilmiştir. Ağustos ayı içerisindee 614 milyon dolar a düşen toplam döviz alımları Ekim ve Kasım da 1 milyar dolar ın üzerinde gerçekleşmiş, Aralık ayında yapılan 17 ihale ile piyasadan toplam 928 milyon dolar alım gerçekleşmiştir. Ancak Ocak ayı içerisinde küresel piyasalardaki olumsuz gelişmeler sonucu TCMB Mart 2008 başında günlük alım ihalelerini 15 milyon dolar ve 30 milyon dolar opsiyon tutarı olmak üzere 45 milyon dolara indirmiştir. BDDK 26 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

50 Tablo : Merkez Bankası Analitik Bilançosu Milyon YTL Aralık Aralık Ekim Kasım Aralık Ocak Net Döviz Pozisyonu + NİV= MBP , , , , , ,6 Net Döviz Pozisyonu (NDP) , , , , , ,5 Net Dış Varlıklar , , , , , ,3 İç Döviz Yükümlülükleri , , , , , ,9 Net İç Varlıklar (NİV) (I + II) , , , , , ,1 Top. İç Kred. ( ) , , , , , ,8 Hazinenin Borçları , , , , , ,1 DİBS , , , , , ,2 Dövize Endeksli DİBS 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 Diğer 40,9 37,0 25,9 36,1 29,9 23,1 Değerleme Hesabı 2.009,6 645, , , , ,3 IMF Acil Yardımı 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 Bankalara Açılan Krd. 1,4 0,8 0,2 0,3 0,4 0,5 TMSF' ye Kullan. Krd. 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 Diğer 3.707, , , , , ,8 REZERV PARA , , , , , ,0 Emisyon , , , , , ,8 Bankalar Zor. Karş. 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 Bankalar Serbest Mevduat , , , , , ,6 Diğer 185,5 163,4 130,8 148,9 158,7 233,6 PARASAL TABAN , , , , , ,9 APİ' den Borçlar 4.983, , , , , ,9 MERKEZ BANKASI PARASI , , , , , ,6 Kamu Mevduatı 868, , , , , ,7 Kaynak: TCMB Uygulanan ekonomik istikrar programı kapsamında dalgalı kur rejimi uygulaması da devam etmekte, kurlar piyasa şartları içerisinde belirlenmektedir krizi esnasında düşüş gösteren reel efektif döviz kuru, 2003 den beri yüksek seyretmekte olup, hemen hemen sürekli bir artış eğilimi içerisindedir yılında YTL nin değerlenme süreci hızlanmış, reel kur endeksi yılsonunda 190 dolayında oluşmuştur. Dünyada 2002 den beri süren genişleme ve küresel likidite bolluğu sermaye girişlerini besleyerek gelişmekte olan ülkelerde büyüme ve parasal değerlenmeyi desteklenmektedir. Bu durum döviz kurunun yüksek seyreden cari açığa rağmen reel piyasalardan görece bağımsız olarak belirlenmesi sonucunu doğurmuştur. Sermaye piyasalarındaki likidite bolluğu ve gelişmekte olan ülke piyasalarına yoğun girişler, 2007 yılı boyunca İMKB 100 endeksinin de yüksek seyretmesine neden olmuştur. Endeks küresel mali piyasalarda sorun yaşanan Ağustos ve Kasım ayları dışında yükseliş trendini sürdürerek bir önceki yıla göre %43 dolayında yükselmiştir. Ekim ayı içerisinde 58,000 değerinin de üzerine çıkan endekste, 2008 başında Amerikan ekonomisinden kaynaklanan olumsuzlukların global piyasalara yayılması sonucu 2008 yılının ilk iki ayında göreli bir düşüş gerçekleşmiştir. BDDK 27 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

51 Grafik : İMKB ve Reel Kur Endeksi IMKB U100 Hizmet Mali Sınai Teknoloji TÜFE Bazlı Reel Efektif Kur Endeksi (1995=100) Kaynak: İMKB, TCMB Yurtiçi Ekonomik Beklentiler ve Risk Unsurları Yurtiçi ekonomide büyüme eğilimi önceki yıllara göre azalarak da olsa sürmekte, sanayi üretimindeki hızlı artış ve yüksek kapasite kullanımı devam etmektedir. Ancak TCMB nin uygulamakta olduğu sıkı para politikalarına bağlı olarak bazı iç talep unsurlarında daralma ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede 2006 yılının son aylarından başlayarak 2007 yılı içerisinde dayanıklı tüketim malları üretimi ve satışları, beyaz eşya yurtiçi satışları, toplam otomobil (ithal dahil) satışlarında azalma görülmektedir. Toplam talep daralması 2007 de yıllık olarak sözkonusu kalemlerde gerilemeye neden olmuştur. Ekonomik faaliyette önce tüketim kalemlerinde azalma ile ortaya çıkan yavaşlama; takip eden süreçte sanayi üretimine, özellikle de imalat sektörüne yansıyabilecektir. Küresel ekonomik konjonktürdeki yavaşlama da yurtiçi daralma sürecini besler yöndedir. Halihazırda sanayi üretim endeksinde dalgalanma artmış olmakla beraber, endeksin yüksek seyri sürmektedir. İmalat sanayiinde mevsimsel düzeltilmiş serilerle Nisan ayından sonra kapasite kullanım oranının %82 dolayından %81 düzeyine gerilemesi yılın ilk aylarına göre yılsonunda üretimde hafif yavaşlamaya işaret etmektedir. Talep göstergelerindeki daralma ve sanayi üretimindeki yavaşlama, önümüzdeki dönemde işgücü piyasasında baskı yaratabilecektir. Nitekim 2007 yılsonu itibariyle işsizlik oranı %10,1 e yükselmiş, hizmet sektörü dışında sanayi, inşaat, tarımda istihdam edilen kişi sayısı mutlak olarak azalmıştır. İktisadi faaliyette gevşeme eğilimine (yavaşlayan iç talep ve göreli gevşeyen sanayi üretimi) paralel olarak enflasyonun temel eğilimini gösteren H kodlu TÜFE göstergesindeki zayıf seyir, fiyat artışının da yavaşlama eğiliminde olduğunu göstermektedir. Türkiye için önemli olan hizmet fiyatlarındaki katılığın da gevşemesi BDDK 28 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

52 Merkez Bankası nın 2007 Eylül 2008 Şubat arasında yaptığı indirimlerle gösterge faiz oranlarını %17 den 15,25 e çekmesine zemin teşkil etmiştir. Ancak yurtiçindeki olumlu gelişmelere rağmen dünyada yüksek seyreden enerji (özellikle petrol), emtia, gıda fiyatları halihazırda enflasyon hedefi üzerinde risk oluşturmayı sürdürmektedir. Nitekim 2007 yılı enflasyon hedefinin sapmasında da sözkonusu kalemlerdeki yüksek fiyat seyri etkili olmuştur. Son olarak TCMB Mart ayı toplantısında kısa vadeli borçlanma faizini değiştirmeme yönünde karar almıştır. Enflasyon üzerinde bir diğer risk faktörü de dünya mali piyasalarındaki olumsuz gelişmelerin ani duraklama ile borçlanma maliyeti ve döviz kurları üzerinde geçiş etkisi ile yukarı yönlü baskı yaratmasıdır. Sözkonusu durum kamu finansman yükümlülüğünü ağırlaştıracak ve politika hedeflerinden sapma getirecektir. Makroekonomik hedefler açısından önemli bir gösterge de orta vadede para politikasının kısa vadeli politika faiz oranları ile iç borçlanma faizinin ayrışmasıdır. Borçlanma faizi piyasalardaki risk algılaması ile likidite şartlarını yansıtmakta, özellikle dalgalanma dönemlerinde gösterge faizlerin üzerinde seyretmektedir. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle enflasyon baskının arttığı ve gelişmiş dünya ekonomilerinin yavaşlama sürecine girdiği yeni küresel ekonomik konjonktüre ek olarak olarak dünyanın büyük mali kuruluşlarında yaşanan iflas ve gerçekleşen zararlar, küresel ölçekte bir kredi daralmasına neden olmuştur. Bu yeni koşullarda finansal ve reel sektörün dış kaynak imkanı daralabilecek, risk primleri yükselebilecektir. Ayrıca yurt içine yapılacak doğrudan yabancı yatırımlarının azalması ve finansal varlıklara yönelik fon akımlarının duraklaması sorunu da potansiyel olumsuz senaryo olarak risk arzetmektedir. Önümüzdeki dönemde yurt içi ekonomik gelişmelerin yanı sıra küresel piyasalardaki gelişmelerin yönü Türkiye nin dış açık finansmanı açısından büyük önem taşımaktadır. BDDK 29 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

53 2. FİNANSAL SEKTÖR GÖRÜNÜMÜ 2.1. Finansal Sektörün Genel Görünümü Finansal Sektörün Aktif Büyüklüğü Aralık 2007 itibarıyla, TCMB dâhil Türk finans sektörünün aktif büyüklüğü 2006 yılsonuna göre %15 artarak 768,6 milyar YTL seviyesine ulaşmıştır yılında tüm finansal kesimde genel ekonomik faaliyetlerle uyumlu bir büyüme eğilimi gözlenmiştir. Aynı dönemde, milli gelire oran itibarıyla bakıldığında Türk finans sektörünün toplam varlıklarının Gayri Safi Yurtiçi Hâsılaya (GSYH) oranının %89,7, bankaların aktiflerinin söz konusu büyüklüğe oranının ise %67,9 düzeyinde olduğu gözlenmektedir. Söz konusu oranlar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yeni açıklanan 1998 bazlı milli gelir rakamları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya dayanmaktadır. Dolayısıyla 1987 bazlı milli gelir serisine göre finansal sektörün GSYH ya oranı Eylül 2007 de %116,3 iken, bu oran yeni milli gelir ile Aralık 2007 itibarıyla %89,7 ye inmiştir. Söz konusu durum, düzey etkisi nedeniyle Türkiye nin finansal derinleşme göstergesini aşağıya çekerek muadil ekonomilere kıyasla daha az derinleşmiş bir finansal sistem görüntüsünün oluşmasına yol açmakta ve aynı zamanda sektörün potansiyel büyümesinin oldukça fazla olduğunu göstermektedir. Öte yandan, finans sektöründe bankacılık kesiminin göreli yapısal ağırlığı devam etmekte olup, Aralık 2007 itibarıyla finans sektörünün toplam aktiflerinin %75,7 sini bankacılık sektörü varlıkları oluşturmaktadır. Buna ilaveten; banka dışı mali kesimin başlıca kuruluşları olan finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve tüketici finansman şirketlerinin payı ise söz konusu dönemde %3,3 düzeyinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla aktif büyüklüğü açısından bakıldığında, finansal sektörün %78,9 u BDDK nın denetimi ve gözetimi altındadır. Tablo : Finans Sektörünün Aktif Büyüklüğü Aktif/ GSYİH (Milyar YTL) Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara Büyüme (%) (2007) TCMB 74,1 76,5 74,7 90,1 104,4 112,6 109,2 108,2 106,6 2,2 12,4 Bankalar 216, ,8 406,9 499,5 515,3 533,7 543,5 581,6 16,4 67,9 Finan. Kiralama Şirketleri 3,8 5,0 6,7 6,1 10,0 10,5 11,4 12,2 13,7 37,4 1,6 Faktoring Şirketleri 2,1 2,9 4,1 5,3 6,3 5,9 6,6 6,8 7,4 16,9 0,9 Tüketici Fin. Şirketleri 0,5 0,8 1,5 2,5 3,4 3,3 3,4 3,6 3,9 15,4 0,5 Sigorta Şirketleri (1) 5,4 7,6 9,8 14,4 17,4 18,5 18,5 19,6 20,5 17,8 2,4 Emeklilik Şirketleri 0,0 3,3 4,2 5,7 7,2 7,2 7,2 9,2 9,9 37,5 1,2 Menk. Kıym. Aracı Kur. (2) 1,0 1,3 1,0 2,6 2,7 3,4 3,4 3,5 3,9 44,4 0,5 Menk. Kıy. Yat. Ortaklıkl. 0,1 0,2 0,3 0,5 0,5 0,6 0,5 0,6 0,7 40,0 0,1 Menk. Kıym. Yat. Fonları 9,3 19,9 24,4 29,4 22,0 25,3 24,6 24,9 26,4 20,0 3,1 Gayrmnk. Yat. Ortaklıkları 1,1 1,2 1,4 2,2 2,5 2,6 2,7 3,9 3,9 56,0 0,5 Toplam 314,1 370,4 437,7 560,0 668,6 698,0 713,9 726,8 768,6 15,0 89,7 Kaynak: BDDK, TCMB, HM, SPK, TSRSB, TSPAKB, TÜİK (1) Eylül verisidir. (2) TSPAKB üyesi kuruluşları kapsamaktadır ve Eylül verisidir. TCMB verileri, TCMB analitik bilânçosundan elde edilmiştir. BDDK 30 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

54 Finansal Sektörün Yapısal Görünümü Türk finansal sektöründe Aralık 2007 itibarıyla yaklaşık kişi istihdam edilmektedir. Söz konusu büyüklüğün artıyor olması, ekonomi genelinde artan işsizliğin aksine finans sektörünün işgücü piyasasına olan olumlu katkısına işaret etmektedir. İstihdamın dağılımı da aktif büyüklüğüne benzer bir yapı arz etmekte, bankacılık kesiminin finansal sektör istihdamının %86,7 sini yarattığı görülmektedir. Ekonomik büyümeye ve finansal kesimin aktif hacmindeki artışa bağlı olarak, finans sektörünün istihdam kapasitesinin istikrarlı bir biçimde arttığı ve bu artış eğiliminin 2007 yılı boyunca da devam ettiği gözlenmektedir. Tablo : Finans Sektörünün Kuruluş Şube Personel Yapısı (Adet) Kuruluş Sayısı Personel Sayısı (1) Şube Sayısı Bankalar Fin.Kiralama Şirketleri Faktoring Şirketleri Tüketici Fin. Şirketleri * Sigorta Şirketleri * Menk. Kıym. Yat. Ort Menk. Kıym. Ar. Kur. (2) * G. Menkul Yat. Ort Toplam Kaynak: BDDK, HM, SPK, TSRSB, TSPAKB (1)Sigorta (ve emeklilik) şirketlerinde personel sayısı eksperler, brokerler ve acenteler nezdinde çalışan toplam kişi sayısını ifade eder. (2) Kuruluş sayısı (bankalar hariç) TSPAKB üyelerini göstermektedir. * Eylül verisidir. Finans sektöründeki yoğunlaşmalara bakıldığında, bankacılık sektörünün 2007 yılında da göreli olarak rekabetçi bir piyasa yapısına sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. BDDK 31 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

55 Tablo : Finans Sektöründe Yoğunlaşma Göstergeleri İlk 5 İlk 10 İlk 5 (% İlk 10 (% İlk 5 (% İlk 10 (% Aktif Büyüklüğüne Göre (% Pay) (% Pay) HHI(*) Pay) Pay) HHI(*) Pay) Pay) HHI(*) Bankalar 61,4 82,9 934,7 60,9 83,5 911,1 59,8 82,5 879,2 Finansal Kiralama Şirketleri 49,0 72,0 688,0 53,8 77,7 812,0 58,4 80,1 904,0 Faktoring Şirketleri 35,0 55,0 419,2 43,5 59,8 521,3 40,3 57,3 461,0 Tüketici Fin. Şirketleri 95,4 99, ,3 95, ,5 92, ,0 Sigorta Şirketleri (1) 57,5 78,3 972,1 41,9 61,3 882,0 41,9 61,3 882,0 Bireysel Emeklilik Şirketleri 80,6 99, ,7 77,1 98, ,7 77,1 98, ,7 Menk. Kıym. Aracı Kur. 36,9 49,3 443,8 43,8 57,2 596,7 53,0 63, ,0 Menk. Kıym. Yat. Ortaklıkları 62,0 81, ,2 62,0 80, ,5 58,1 75, ,4 Gayrimenkul Yat. Ortaklıkları 89,1 100, ,1 89, ,5 86,2 98, ,8 (1)Şirket bazında veri olmadığı için Aralık 2006 verileri verilmiştir yılı itibarıyla Herfindahl endeksi açısından değerlendirildiğinde, faktoring sektöründen sonra en az yoğunlaşma değeri 879,2 puanla bankacılık sektörüne aittir. Benzer şekilde finansal kiralama sektöründe söz konusu endeks ılımlı derecede bir yoğunlaşmaya işaret etmektedir. Buna mukabil, söz konusu endekse göre tüketici finansman şirketlerinde, gayrimenkul yatırım ortaklıklarında ve bireysel emeklilik şirketlerinde görece yüksek piyasa yoğunlaşması tespit edilmektedir. Benzer şekilde, bankacılık sektöründe ilk 5 bankanın payı %59,8 iken, bankacılık dışı kesimde ilk 5 şirketin en yüksek paya sahip olduğu sektör %92,7 ile tüketici finansman sektörüdür. Dolayısıyla, finansal sistemde baskın bir role sahip bankacılık sektörü az yoğunlaşmış yapısıyla rekabetçi bir piyasa görünümü arz etmektedir Finansal Sektörün Performans Göstergeleri Aralık 2007 itibarıyla finans sektörünün toplam kârı 16,3 milyar YTL düzeyinde olup bu miktarın %91 i bankacılık sektörü kaynaklıdır. Türk finans sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar, yapısal reformların katkısıyla 2002 yılından itibaren belirgin düzeyde iyileşen makroekonomik ortam ve finansal istikrar sayesinde büyüme eğilimi göstermiştir. Yurtiçi talep artışının da etkisiyle toplam aktif büyüklüğündeki artışın yanı sıra, finansal kuruluşların kârlılıklarında da olumlu bir seyir yaşanmaktadır. Tablo : Finansal Sektördeki Kuruluşların Dönem Kârı ve Aktif Kârlılığı (Milyar YTL) ROA Bankalar 2,90 5,61 6,45 5,96 11,50 14,9 2,8 Fin. Kiralama Şirketleri 0,07 0,58 0,12 0,26 0,38 0,39 2,8 Faktoring Şirketleri 0,06 0,16 0,13 0,23 0,49 0,41 5,5 Tüketici Fin. Şirketleri 0,02 0,06 0,04 0,05 0,05 0,05 1,3 Sigorta Şirketleri 0,28 0,27 0,38 0,35 0,24 0,36 1,8 Menk.Kıym.Aracı Kur. (1) 0,10 0,14 0,12 0,27 0,19 0,25 2,5 Toplam 3,41 6,82 7,24 7,12 12,80 16,30 2,6 Kaynak: BDDK, HM, SPK, TSRSB, TSPAKB (1)TSPAKB üyesi kuruluşları kapsamaktadır. BDDK 32 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

56 Yurt İçi ve Yurt Dışı Yerleşiklerin Yatırım Tercihleri Aralık 2007 itibarıyla yurt içi yerleşiklere ait toplam portföy büyüklüğü 458,4 milyar YTL ye yükselmiştir. Portföyün dağılımına bakıldığında mevduatın, toplam portföyün %72,5 ini oluşturduğu görülmektedir. Aynı dönemde, yurtiçi yerleşiklerce elde tutulan kamu borçlanma senetlerinin toplam portföy içindeki payı %13,3 iken hisse senedi yatırımları ve yatırım fonlarının payları sırasıyla %6,8 ve %5,8 dir. Aralık 2006 dönemi ile kıyaslandığında, repo ve emeklilik yatırım fonları tercihinde belirgin bir nominal artış gerçekleşmiştir (sırasıyla %61,6 ve %24,1). Aralık 2007 itibarıyla, 2006 yılında yaşanan finansal dalgalanmanın yurtiçi yerleşiklerin tasarruf davranışı üzerinde yabancı para mevduat (DTH) lehine yarattığı etki azalmıştır. Söz konusu mevduat, bahsedilen dönemde sadece %2,6 artarken, TP (YTL) mevduat %22 büyümüştür. Dolayısıyla 2007 yılı, tasarruf sahibi açısından Türk parasına olan güvenin arttığı bir yıl olmuştur. Tablo : Yurt İçi Yerleşiklerin Yatırım Tercihleri 07/12 % 06/12 07/12 % (Milyon YTL) / / / /12 Dağılım Değ. YTL Mevduat ,0 22,0 DTH ,4 2,6 Kıym. Mad. Hesap ,0 39,2 Kat. Bnk. Top. Fonlar ,2 35,6 DİBS ,4 1,9 Eurobond ,9 20,4 Yatırım Fonları ,8 19,9 Repo ,6 24,1 Emek. Yat.Fonları ,0 61,6 Hisse Senedi ,8 18,3 Toplam ,0 13,7 Kaynak: BDDK, SPK, İMKB, TCMB, MKK Aralık 2007 itibarıyla, yurtdışı yerleşiklerin portföy yatırımları, geçen yılsonuna göre 41,2 milyar dolar artarak 105,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu artışta, 2006 yılı Mayıs ve Haziran aylarında yaşanan dalgalanmanın etkilerinin azalmasıyla, yabancıların Türkiye ekonomisine güven duymaya devam ederek DİBS ve hisse senedi yatırımlarını yükseltmeleri etkili olmuştur. Nitekim yurt dışı yerleşiklerin toplam yatırım tercihleri arasında en yüksek paylar %66,2 ile İMKB deki plasmanlar ve %28,8 ile DİBS lerdir. Tablo : Yurtdışı Yerleşiklerin Yatırım Tercihleri 07/12 (Milyon Dolar) / / / /12 % Dağılım. 06/12 % Değ Hisse Senedi ,2 99,2 DİBS ,8 23,9 Eurobond ,4 32,3 Mevduat ,7 18,2 TOPLAM ,0 64,1 Kaynak: BDDK, SPK, İMKB, MKK BDDK 33 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

57 2.2. Bankacılık Sektörü Bu bölümde yer alan veriler, bankalara ait bireysel verilerin toplulaştırılmasıyla oluşturulmuştur Piyasa Yapısı Görünümü Genel Görünüm Bankacılık sektörü, ekonomik ortamdaki olumlu gelişmelere paralel olarak 2007 yılının dördüncü çeyreğinde ılımlı da olsa büyümeye devam etmiş, sektörde toplam şube sayısı ye; personel sayısı a ve ATM sayısı e ulaşmıştır. Her üç göstergede de, mevduat bankalarının sektör içindeki göreli ağırlığı devam etmekte olup, (%90 lar seviyesinde) sektörde mevduat bankacılığı ağırlıklı bir yapı mevcuttur yılının ekonomik büyüme açısından önceki birkaç yıla göre daha zayıf olmakla birlikte olumlu olması, bankaların organik büyüme hedeflerini değiştirmemiştir. Özellikle personel sayısındaki artışla daha fazla müşteriye erişim, bankaların temel stratejilerinden birisi olmuştur yılında genel işsizlik rakamlarında görülen bozulmaya karşın bankacılık sektörünün istihdam artışı sağlamış olması, finansal sektörün ekonomiye olan göreli katkısını artırmış gözükmektedir. Tablo : Bankacılığın Yapısal Göstergeleri Banka Sayısı Kamu Mevduat Bankaları Özel Mevduat Bankaları TMSF Yabancı Mevduat Bankaları Kalkınma ve Yatırım Bankaları Katılım Bankaları Mevduat Hesabı Sayısı (Bin Adet) Katılma Hesabı Sayısı (Bin Adet) Kredi Müşteri Sayısı (Bin Adet) Kredi Kartı Müşteri Sayısı (Bin Adet) Şube Sayısı Mevduat Bankaları Kalkınma ve Yatırım Bankaları Katılım Bankaları Personel Sayısı Mevduat Bankaları Kalkınma ve Yatırım Bankaları Katılım Bankaları ATM Sayısı POS Sayısı (Bin Adet) Kaynak: BDDK, BKM dönemi topluca analiz edildiğinde, toplam banka sayısı azalırken, yabancı mevduat banka sayısında artış gözlenmiştir. Bankacılık sektörüne olan erişimdeki iyileşme mevduat hesabı, kredi müşterisi ve kredi kartı müşteri sayısındaki hızlı artıştan da anlaşılmaktadır. Nitekim 2002 yılında 15,7 milyon olan kredi müşteri sayısı 2007 yılı itibarıyla 35,4 milyon adete yükselmiştir. BDDK 34 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

58 Bankacılık Sektöründe Yoğunlaşma Bankacılık sektöründeki yoğunlaşma göstergeleri piyasa yapısının analizine olanak veren ve uluslararası alanda ilgili düzenleyici otoritelerin takip ettiği ölçütlerdir. ABD ve Avrupa Birliği nde resmi otoritelerce kullanılan ölçüt olan Herfindahl Hirschman endeksi (HHI), seçilmiş bilânço büyüklükleri bazında düşüş eğilimi göstermektedir. Aktifler açısından HH endeksi, Aralık 2007 de 879,2 puan düzeyinde gerçekleşmiştir. Söz konusu HH endeksinin puanın altında yer alması sebebiyle, sektör, toplam aktifler açısından yoğunlaşma gözlemlenmeyen bir piyasa yapısı arz etmektedir. Benzer şekilde, HHI nın 784,1 puan olduğu krediler açısından da oldukça rekabetçi bir piyasa yapısının olduğu gözlenmektedir. Diğer taraftan, son birkaç yıldır ılımlı yoğunlaşmanın (HH endeksinin puanın üzerinde) olduğu mevduat piyasasında yoğunlaşma olmayan bir yapıya doğru yönelim gözlenmektedir. Nitekim Aralık 2007 de mevduat HH endeksi 1.003,3 puana kadar gerilemiştir. Bu nedenle, krediler piyasasında olduğu gibi mevduatta da artan bir rekabet eğilimi olduğu düşünülmektedir. Tablo : Bankacılık Sektöründe Yoğunlaşma Göstergeleri Toplam Aktifler Krediler Mevduat Toplam Özkaynaklar Türev Finansal Araçlar % İlk 5 Bankanın Payı 57,4 59,0 58,1 61,4 60,9 59,8 İlk 10 Bankanın Payı 79,3 80,6 82,0 82,9 83,5 82,5 HH Endeksi 851,7 904,6 905,9 934,7 911,0 879,2 İlk 5 Bankanın Payı 54,0 52,2 51,6 53,0 55,9 54,7 İlk 10 Bankanın Payı 73,8 73,4 75,3 76,3 80,4 79,9 HH Endeksi 732,0 710,2 712,6 751,0 805,3 784,1 İlk 5 Bankanın Payı 60,8 61,4 62,9 63,9 63,2 62,2 İlk 10 Bankanın Payı 84,5 85,3 86,8 86,9 87,3 86,3 HH Endeksi 969,8 1027,0 1090,3 1056,7 1034,1 1003,3 İlk 5 Bankanın Payı 62,2 62,3 57,0 54,8 54,1 53,4 İlk 10 Bankanın Payı 82,5 83,4 78,6 77,3 79,3 78,2 HH Endeksi 973,3 987,8 829,1 813,2 788,6 769,7 İlk 5 Bankanın Payı 63,9 63,3 59,3 55,3 52,5 53,2 İlk 10 Bankanın Payı 81,9 81,5 79,1 79,4 78,1 76,5 HH Endeksi 1052,0 1044,1 869,4 801,4 835,0 804,3 BDDK 35 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

59 Kutu 3: Türk Bankacılık Sektöründe Sermaye Yapısının Analizi ARALIK 2007 Banka Adı Toplam Aktifler İçindeki Pay (% ) Kamu Payı (%) Hissedarların Kamu, Özel ve Yabancı Dağılımı (%) Yabancı Pay (%) Özel Oransal Pay (%) Pay(*) Borsa Payı Toplam (**) ABN AMRO BANK 0,2 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 ADABANK 0,0 100,0 0,0 0,0 0,0 0,0 AKBANK T.A.Ş. 11,7 0,0 51,1 21,0 27,9 48,9 ALTERNATİFBANK 0,4 0,0 98,9 0,0 1,1 1,1 ANADOLUBANK A.Ş. 0,5 0,0 100,0 0,0 0,0 0,0 ARAP TÜRK B. 0,1 15,0 20,0 65,0 0,0 65,0 BANCA DI ROMA 0,0 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 BANK MELLAT 0,0 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI A.Ş. 0,2 0,0 42,5 57,6 0,0 57,6 BİRLEŞİK FON BANKASI A.Ş. 0,1 100,0 0,0 0,0 0,0 0,0 CALYON BANK T.A.Ş. 0,0 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 CITIBANK 0,7 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 ÇALIK YATIRIM 0,0 0,0 100,0 0,0 0,0 0,0 DENİZBANK 2,6 0,0 0,0 99,8 0,2 100,0 DEUTSCHE BANK A.Ş. 0,1 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 DİLER YATIRIM 0,0 0,0 100,0 0,0 0,0 0,0 FİNANSBANK A.Ş. 3,6 0,0 9,7 89,9 0,4 90,3 FORTIS BANK A.Ş. 1,7 0,0 2,1 94,1 3,8 97,9 GSD YATIRIM B. 0,0 0,0 100,0 0,0 0,0 0,0 HABİB BANK 0,0 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 HSBC BANK 2,3 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 İLLER B. 1,0 100,0 0,0 0,0 0,0 0,0 JP MORGAN CHASE BANK 0,0 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 MERRILL LYNCH 0,0 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 MILLENIUM BANK 0,2 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 NUROL YATIRIM B. 0,0 0,0 100,0 0,0 0,0 0,0 OYAKBANK 2,2 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 SOCIETE GENERALE 0,1 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 ŞEKERBANK 1,0 0,0 52,4 34,0 13,7 47,6 T.C.ZİRAAT B. 13,9 100,0 0,0 0,0 0,0 0,0 T.EKONOMİ B. 2,0 0,0 84,4 0,0 15,6 15,6 T.GARANTİ B. 11,6 0,0 32,8 20,9 46,3 67,2 T.HALK B. 7,0 75,0 2,4 0,0 22,6 22,6 T.İŞ BANKASI 13,8 0,0 78,8 0,0 21,2 21,2 T.KALKINMA B. 0,1 99,1 0,9 0,0 0,0 0,0 T.SINAİ KALKINMA B. 0,8 8,4 59,0 5,1 27,5 32,7 T.VAKIFLAR B. 7,3 58,6 18,5 0,0 22,8 22,8 TAIB YATIRIM BANK 0,0 0,0 1,0 99,0 0,0 99,0 TAKASBANK IMKB 0,2 0,0 90,1 9,9 0,0 9,9 EUROBANK TEKFEN A.Ş. 0,5 0,0 6,8 93,2 0,0 93,2 TEKSTİL BANKASI A.Ş. 0,5 0,0 89,4 0,0 10,6 10,6 TURKISH BANK 0,1 0,0 60,0 40,0 0,0 40,0 TURKLAND BANK A.Ş. 0,1 0,0 9,0 91,0 0,0 91,0 TÜRK EXIMBANK 0,7 100,0 0,0 0,0 0,0 0,0 WESTLB AG 0,2 0,0 0,0 100,0 0,0 100,0 YAPI VE KREDİ B. 8,7 0,0 47,9 40,1 12,0 52,1 ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş. 0,6 0,0 26,2 61,9 11,9 73,8 ASYA KATILIM BANKASI A.Ş. 1,1 0,0 68,2 0,0 31,8 31,8 KUVEYT TÜRK EVKAF FİNANS KURUMU A.Ş. 0,7 0,0 19,8 80,2 0,0 80,2 TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş. 1,0 0,0 100,0 0,0 0,0 0,0 Toplam (%) 100,0 25,5 33,4 24,0 17,1 41,1 Yabancı (oransal ve borsa) ve kamunun (Türkiye) payları dışında kalan ve gerçek kişileri, vakıf, munzam sandık, yurt dışı yerleşiklerce tutulmayan borsa paylarını ve benzeri hissedarları da kapsayan paydır. (*) Oransal hesaplama = (bankadaki yabancı hisse oranı * bankanın aktifi) / sektörün toplam aktifi (**) Toplam = Oransal hesaplama + borsa payları. Not: Borsa payları dağılımı Haziran 2007 itibarıyladır. BDDK'da devir hususunda izin süreci biten bankalar, oransal payların bulunmasında kullanılmıştır. Kaynak: BDDK, MKK, Bankalardan Alınan Veriler. Aylık veriler geçici olup, yuvarlamadan ve bilgi kaynakları arası farklılıklardan oluşan ufak hatalar bulunabilir. Bu çerçevede yapılan analize göre Aralık 2007 itibarıyla aktif büyüklüklerine göre, Türk bankacılık sektöründe kamu sermayesinin payı %25,5, özel sermayenin payı %33,4 düzeyindedir. Diğer taraftan, aynı dönemde hisse devir süreci biten bankalar göz önünde tutularak ve değişen oranlarda yapılan yeni yabancı sermaye yatırımları da dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre, Türk bankacılık sistemindeki yabancı sermayenin oransal payı %24,0 seviyesindedir. Bu paya, yurt dışı yerleşik yatırımcılar tarafından elde tutulan hisseler (%17,1 oranında borsa payları) eklendiğinde, toplam yabancı sermaye payı %41,1 olmaktadır yılsonu ile karşılaştırıldığında toplam yabancı sermaye payında 5,2 puanlık bir artış görülmektedir (%35,9 dan %41,1 e yükselmiştir). BDDK 36 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

60 Performans Göstergeleri Finansal Derinleşme Finansal derinleşme göstergelerinden toplam aktifler/gsyih oranı 2007 yılı içinde bir önceki yılsonuna göre yaklaşık 2 puan artarak %67,9 a ulaşırken toplam kredilerdeki belirgin artışa bağlı olarak toplam krediler/gsyih oranı ise söz konusu dönemde yaklaşık 4,5 puan artarak %33,4 olarak gerçekleşmiştir. Finansal sektörün aracılık fonksiyonunu etkili olarak yerine getirerek ekonomik büyümeyi destekleyebilmesi finansal derinleşmenin sürdürülmesinde önem taşımaktadır. Grafik : Finansal Derinleşme % (%) Aktifler/GSYİH 60,7 54,9 54,8 62,7 65,9 67,9 Kredi/GSYİH 14,0 14,6 17,8 24,1 28,9 33,4 Mevduat/GSYİH 39,4 34,2 34,2 38,8 40,6 41,7 Aktifler/GSYİH Kredi/GSYİH Mevduat/GSYİH Finansal Sağlamlık Bankacılık sektörünün makro gözetimine katkıda bulunmak ve sektörün muhtemel kırılganlıklarını ve güçlü yanlarını takip etmek üzere oluşturulan finansal sağlamlık göstergelerinin gelişimine bakıldığında, bankacılık sektörünün yüksek seviyede sermaye oranına sahip olduğu, yasal limitlerin oldukça üzerinde bir SYR ile çalıştığı görülmektedir. Sektörün SYR sinde operasyonel riskler için Haziran 2007 den itibaren sermaye ayrılmaya başlanması yılın ikinci yarısı için SYR de 3 puanlık bir azalmaya neden olmakla birlikte Aralık 2007 itibarıyla %18,9 olan SYR yasal limit olan %8 oranının üzerinde gerçekleşmiştir. Aktif kalitesinin ve bankaların risk yönetimine ilişkin performanslarının önemli bir göstergesi olarak değerlendirilebilecek tahsili gecikmiş alacakların brüt kredilere oranında 2007 yılı içinde sınırlı da olsa sağlanan düşme olumlu bulunmaktadır. Kârlılık göstergelerinin gelişimi finansal piyasalarda yaz aylarında yaşanan dalgalanmaların sektör üzerindeki etkilerinin sınırlı olduğuna işaret etmektedir. BDDK 37 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

61 Tablo : Bankacılık Sektörünün Finansal Sağlamlık Göstergeleri (%) 2005 Haz Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Sermaye Yeterliliği Standart Rasyosu 23,7 18,4 22,3 22,2 18,7 19,4 18,9 Serbest Sermaye/Toplam Özkaynaklar 65,7 63,4 72,6 73,5 73,6 75,4 75,3 Yab. Para Net Genel Poz. /Özkaynaklar 0,2 1,2 0,5 1,3 1,2 0,1 0,3 Takipteki Alacaklar/Brüt Krediler 4,8 3,8 3,8 3,9 3,9 3,6 3,5 Bireysel Krediler/Toplam Krediler 31,1 31,6 32,3 31,4 31,2 32,9 33,2 Kâr Eden Banka Sayısı/Toplam Banka Sayısı 45/51 35/51 41/50 44/50 45/50 45/50 46/50 Kâr Eden Bankaların Aktifleri/Toplam Aktifler 93,9 92,2 99,4 99,3 99,6 99,6 99,3 Vergi Sonrası Aktif Kârlılığı (ROA) 1,7 1,7 2,5 2,5 2,9 2,5 2,8 Vergi Sonrası Özkaynak Kârlılığı (ROE) 10,9 13,1 19,2 20,6 23,5 20,5 21,8 Proviz. Son. Net Faiz Gel./Toplam Brüt Gel.(1) 30,8 26,0 26,9 26,7 26,2 26,8 26,7 Faiz Dışı Gelirler/Faiz Dışı Giderler 52,0 101,8 79,3 71,1 80,9 75,2 72,3 (1) Toplam Brüt Gelirler= Faiz Gelirleri+Faiz Dışı Gelirler Bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların fonksiyon grupları itibarıyla finansal sağlamlık göstergelerinin gelişimi karşılaştırmalı analizlerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Mevduat bankalarının sermaye yeterlilik göstergelerinin sektör genelinin az da olsa altında kalması özellikle bireysel kredi portföyündeki genişlemeye bağlı olarak risk ağırlıklı varlıkların artmasından kaynaklanmaktadır. Mevduat bankalarının kârlılık performansı açısından 2007 nin iyi bir yıl olduğu düşünülmektedir. Tablo : Mevduat Bankalarının Finansal Sağlamlık Göstergeleri % 2005 Haz Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Sermaye Yeterliliği Standart Rasyosu 21,6 16,3 20,0 20,3 17,1 17,8 17,4 Serbest Sermaye/Toplam Özkaynaklar 62,1 58,5 69,1 70,2 70,8 72,5 72,5 Yab. Para Net Genel Poz. /Özkaynaklar 0,5 1,6 0,5 1,6 1,4 0,1 0,5 Takipteki Alacaklar/Brüt Krediler 4,9 3,8 3,8 3,9 3,9 3,7 3,5 Bireysel Krediler/Toplam Krediler 31,8 32,7 33,4 33,1 34,0 35,0 35,3 Kâr Eden Banka Sayısı/Toplam Banka Sayısı 30/34 23/34 28/33 29/33 31/33 31/33 31/33 Kâr Eden Bankaların Aktifleri/Toplam Aktifler 93,6 92,0 99,5 99,3 99,7 99,7 99,3 Vergi Sonrası Aktif Kârlılığı (ROA) 1,5 1,5 2,4 2,4 2,8 2,5 2,7 Vergi Sonrası Özkaynak Kârlılığı (ROE) 10,6 12,9 20,4 22,0 25,3 22,0 23,2 Proviz. Sonrası Net Faiz Gel./Top.Brüt Gel.(1) 30,1 25,9 26,3 25,9 25,4 25,9 25,9 Faiz Dışı Gelirler/Faiz Dışı Giderler 51,1 94,2 77,3 71,5 80,1 75,8 72,2 (1) Toplam Brüt Gelirler= Faiz Gelirleri+Faiz Dışı Gelirler Katılım bankalarının sermaye yeterlilik göstergeleri 2007 yılında da olumlu bir seyir izlemiştir. Katılım bankaları 2007 yılının tamamında yabancı para pozisyon fazlası vermiştir. Katılım bankalarınca kullandırılan bireysel kredilerin bu bankaların kullandırdığı toplam kredilere oranı 2006 yılsonuna göre artmış olmakla beraber, 2007 yılının son çeyreğinde 0,4 puan düşüşle 15,6 ya gerilemiştir. Takipteki alacakların brüt kredilere oranı ise sektör geneli ve mevduat bankaları grubu oranlarına yakındır. Öte yandan, bu grupta yer alan 4 bankanın tamamı son dönemde kâr etmiş, kârlılık oranlarında önemli bir değişiklik yaşanmamıştır. BDDK 38 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

62 Tablo : Katılım Bankalarının Finansal Sağlamlık Göstergeleri % 2005 Haz Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Sermaye Yeterliliği Standart Rasyosu 12,5 14,1 16,5 16,6 16,1 16,2 15,9 Serbest Sermaye/Toplam Özkaynaklar 69,6 78,2 79,6 80,0 82,6 82,0 81,6 Yab. Para Net Genel Poz. /Özkaynaklar 4,8 0,7 4,1 1,4 0,1 2,2 4,1 Takipteki Alacaklar/Brüt Krediler 4,6 4,2 3,8 4,2 4,0 3,5 3,5 Bireysel Krediler/Toplam Krediler 13,6 14,7 12,3 19,1 16,7 16,0 15,6 Kâr Eden Banka Sayısı/Toplam Banka Sayısı 4/4 4/4 4/4 4/4 4/4 4/4 4/4 Kâr Eden Bankaların Aktifleri/Toplam Aktifler Vergi Sonrası Aktif Kârlılığı (ROA) 3,0 3,2 2,9 3,3 3,2 3,0 3,2 Vergi Sonrası Özkaynak Kârlılığı (ROE) 26,3 23,9 25,3 30,1 28,4 26,2 27,3 Proviz. Sonrası NetFaiz Gel./Top.Brüt Gel.(1) 29,2 15,9 24,4 28,4 28,4 29,1 28,1 Kâr Payı Dış. Gel./Kâr Payı Dış. Giderler 57,0 254,0 112,7 71,4 73,8 74,9 79,0 (1) Toplam Brüt Gelirler= Faiz Gelirleri+Faiz Dışı Gelirler Kalkınma ve yatırım bankalarının finansal sağlamlık göstergeleri 2007 yılında genel olarak olumlu bir yapıda seyretmiştir. Tablo : Kalkınma ve Yatırım Bankalarının Finansal Sağlamlık Göstergeleri % 2005 Haz.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Sermaye Yeterliliği Standart Rasyosu 104,3 97,4 86,2 84,2 68,0 66,4 64,7 Serbest Sermaye/Toplam Özkaynaklar 92,5 93,4 94,2 94,4 94,3 94,6 93,8 Yab. Para Net Gen. Poz. /Özkaynaklar 2,1 1,1 1,6 0,4 0,1 0,1 0,02 Takipteki Alacaklar/Brüt Krediler 2,6 2,3 2,5 2,3 2,3 2,2 1,8 Bireysel Krediler/Toplam Krediler 0,4 0,5 0,8 1,2 1,6 1,8 2,3 Kâr Eden Banka Sayısı/Toplam Banka Sayısı 11/13 8/13 9/13 11/13 10/13 10/13 11/13 Kâr Eden Bankaların Aktifleri/Toplam Aktifler 99,0 92,4 95,7 97,4 98,3 97,7 99,0 Vergi Sonrası Aktif Kârlılığı (ROA) 5,8 6,1 5,2 4,8 4,7 4,7 5,0 Vergi Sonrası Özkaynak Kârlılığı (ROE) 10,9 12,0 9,7 9,4 9,8 9,8 10,5 Prov. Sonrası Net Faiz Gel./Top.Brüt Gel.(1) 59,0 44,5 52,4 62,9 62,7 62,8 61,1 Faiz Dışı Gelirler/Faiz Dışı Giderler 89,6 168,1 99,0 52,3 55,3 50,8 62,4 (1) Toplam Brüt Gelirler= Faiz Gelirleri+Faiz Dışı Gelirler Verimlilik Göstergeleri Son yıllarda bankacılık sektöründe rekabette kârlılığın yanı sıra verimliliğin artırılması önemli bir unsur haline gelmiştir. Bu bağlamda verimlilik göstergelerinde 2007 yılının genelindeki gelişim değerlendirildiğinde sektördeki organik büyümeye rağmen işletme giderlerinin kontrol altında tutulduğu dikkat çekmektedir. Sektörün kredilerindeki artış ve finansal ürün ve gelir çeşitlendirmeye dönük politikaları komisyon gelirlerinin artırılmasında etkili olmuştur. Tablo : Bankacılık Sektörü Verimlilik Göstergeleri % 2005 Haz.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Toplam İşletme Giderleri/Toplam Gelirler(1) 65,5 45,8 50,4 48,7 47,3 48,6 50,9 Personel Giderleri/Toplam İşletme Giderleri 28,9 35,4 36,0 38,4 39,5 39,3 37,3 Komisyon Gelirleri/Toplam İşletme Giderleri(2) 35,5 45,6 46,0 50,0 51,2 50,7 48,3 Net Faiz Gelirleri/Toplam Gelirler 64,8 51,5 58,7 64,0 60,8 62,3 61,9 (1)Toplam İşletme Giderleri = Faiz Dışı Giderler Genel Karşılık Provizyonu; Toplam Gelirler= Net Faiz Gelirleri+Faiz Dışı Gelirler (2)Komisyon Gelirleri = Kredilerden Alınan Komisyonlar + Bankacılık Hizmetleri Gelirleri BDDK 39 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

63 Mevduat bankalarının verimlilik göstergeleri sektördeki ağırlıkları nedeniyle genel eğilimleri de belirlemektedir. Mevduat bankalarının 2007 yılı içerisinde şube ağlarındaki genişleme politikalarına rağmen (755 yeni şube) yılın genelinde işletme giderlerinin toplam gelirlere oranının kontrol altında tutulduğu görülmektedir. Benzer şekilde sektörde çalışan personel sayısındaki civarındaki artışa rağmen personel giderlerinin toplam işletme giderleri içindeki payındaki artış sınırlı kalmıştır. Komisyon gelirlerinin toplam işletme giderlerini karşılama oranının artmaya devam etmesi verimlilik açısından olumlu bulunmaktadır. Tablo : Mevduat Bankaları Verimlilik Göstergeleri % 2005 Haz.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Toplam İşletme Giderleri/Toplam Gelirler 66,7 47,9 51,2 49,0 47,5 48,9 51,6 Personel Giderleri/Toplam İşletme Giderleri 28,3 35,1 35,8 37,7 39,0 38,9 36,7 Komisyon Gelirleri/Toplam İşletme Giderleri 35,4 46,0 46,6 50,3 51,3 50,8 48,1 Net Faiz Gelirleri/Toplam Gelirler 64,7 53,1 59,1 63,7 60,3 61,8 61,6 (1)Toplam İşletme Giderleri = Faiz Dışı Giderler Genel Karşılık Provizyonu; Toplam Gelirler= Net Faiz Gelirleri+Faiz Dışı Gelirler (2)Komisyon Gelirleri = Kredilerden Alınan Komisyonlar + Bankacılık Hizmetleri Gelirleri Katılım bankalarının 2007 yılı boyunca şube ağlarını genişletmeleri sonucunda toplam şube sayıları bir önceki yılsonuna göre yaklaşık %20 artmış ve toplam işletme giderlerinin toplam gelirlere oranı yükselmiştir. Katılım bankalarının, mevduat bankalarına benzer şekilde kredilerdeki genişlemeye bağlı gelirlerinin artması ve yeni gelir kaynakları/ürün yaratma yönündeki politikaları komisyon gelirlerini artırırken kârlılığın sürdürülmesine de katkıda bulunmuştur. Katılım bankalarında net kâr payı gelirlerinin toplam gelirler içindeki ağırlığı geçen yılsonuna göre artmıştır. Tablo : Katılım Bankaları Verimlilik Göstergeleri % 2005 Mar.06 Haz.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Toplam İşletme Giderleri/Toplam Gelirler 76,8 57,4 28,5 49,3 56,3 55,9 54,9 54,7 Personel Giderleri/Toplam İşletme Giderleri 30,9 34,3 37,3 34,5 44,3 41,6 40,6 39,4 Komisyon Gelirleri/Toplam İşletme Giderleri 46,9 46,8 57,8 52,4 59,5 64,1 64,1 64,1 Net Kâr Payı Gelirleri/Toplam Gelirler 55,1 43,4 25,3 43,0 57,4 56,0 56,5 54,8 (1)Toplam İşletme Giderleri = Kar Payı Dışındaki Giderler Genel Karşılık Provizyonu; Toplam Gelirler= Net Kar Payı Gelirleri+Kar Payı Dışındaki Gelirler (2)Komisyon Gelirleri = Kredilerden Alınan Komisyonlar + Bankacılık Hizmetleri Gelirleri Kalkınma ve yatırım bankalarında diğer banka gruplarından farklı olarak 2007 yılında organik büyüme yönünde bir politika belirgin değildir. Söz konusu grupta komisyon gelirlerinin işletme giderlerini karşılama oranındaki artış verimlilik açısından olumlu bulunmuştur. Kalkınma ve yatırım bankalarında faiz gelirleri toplam gelirler içindeki ağırlığını 2007 yılında artırarak devam ettirmiştir. BDDK 40 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

64 Tablo : Kalkınma ve Yatırım Bankaları Verimlilik Göstergeleri % 2005 Mar.06 Haz.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Toplam İşletme Giderleri/Toplam Gelirler 31,0 23,5 26,7 32,6 33,4 31,8 32,6 31,1 Personel Giderleri/Toplam İşletme Giderleri 52,7 45,3 44,4 44,0 54,5 54,9 53,9 54,1 Komisyon Gelirleri/Toplam İşletme Giderleri 20,7 15,5 14,5 14,6 19,2 21,7 20,2 18,3 Net Faiz Gelirleri/Toplam Gelirler 71,9 48,6 53,7 67,0 81,8 81,9 83,0 80,1 Bankacılık Sektörü Kapasite Göstergeleri Bankacılık sektörünün 2007 yılında gerçekleştirdiği büyüme performansı ve şube ağını artırmaya dönük politikaların uygulanması sonucu kapasite göstergelerinin genelinde artış kaydedilmiştir. Tablo : Kapasite Göstergeleri 2005 Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Banka Başına Aktif (Milyon YTL) Banka Başına Şube Banka Başına Çalışan Sayısı Banka Başına ATM Bir Şubeye Düşen Aktif (Milyon YTL) 62,0 63,1 66,9 66,6 68,5 69,6 68,0 69,2 71,7 Bir Şubeye Düşen Çalışan Sayısı Bankacılık Sektörü Performans Endeksi Bankacılık sektörünün performansını izlemek amacıyla oluşturulan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Performans Endeksi nin (BDDK PE) 2007 yılı sonu itibarıyla gelişimi aşağıda değerlendirilmektedir. BDDK PE 2007 yılını geçen yılsonunun ve baz döneminin üzerinde tamamlamıştır. Performans endeksinin bileşenleri incelendiğinde kur riski dışında diğer bileşenlerin yılı 2006 yılsonu değerinin üzerinde tamamladıkları görülmektedir. Sektörün 2007 yılında önceki yıllara göre likit kalma tercihinde artış olmuştur. Sektörde bankaların sahiplik yapısındaki değişmelere ve kârlılıktaki olumlu gelişmelere bağlı olarak özkaynak bileşeninde geçen yılsonuna göre artış yaşanmıştır. Kur riskinin yönetimini değerlendirmek üzere oluşturulan bileşen, sektörün söz konusu riskin yönetiminde geçen yılsonuna göre bir kötüleşmeye işaret etmektedir. Sektörün gerek aracılık faaliyetlerindeki artışa gerekse gelirleri artırmaya dönük ürün ve hizmet çeşitliliği sağlama yönündeki politikaları kârlılık performansını olumlu etkilemiş ve kârlılık bileşeni geçen yılsonunun üzerinde gerçekleşmiştir. Aktif kalitesinde endeksin baz yılından itibaren yaşanmakta olan olumlu seyir 2007 yılında da devam etmiştir. Sektörün, kredi portföyündeki kaliteyi devam ettirmesi, BDDK 41 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

65 aracılık fonksiyonu güçlendirmeyi sürdürmesi ve duran varlıkları azaltması aktif kalitesindeki olumlu seyirde etkili olmuştur. Tablo : Bankacılık Sektörü Perferformans. Endeksi Aralık PE Likidite Özkaynak Kur Riski Kârlılık Aktif Kalitesi ,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100, ,2 100,2 99,5 100,1 99,8 101, ,1 100,7 99,3 99,8 98,6 102, ,7 100,5 99,4 100,1 100,4 102, ,8 101,8 99,6 99,0 100,9 103,3 Bankaların Derecelendirme Notlarının Gelişimi Türkiye de faaliyet gösteren 50 bankadan 35 inin uluslararası derecelendirme kuruluşlarından kredi notunun bulunduğu görülmektedir. Derecelendirme notu bulunmayan bankaların çoğunluğu kalkınma ve yatırım bankası olup, bunların toplam aktifler içindeki payı %3,7 dir. Tablo : Derecelendirme Notu Olan Bankalar S&P Fitch Moody s Derecelendirme Notu Olmayan Bankalar Mevduat Kalkınma ve Yatırım Katılım Toplam Not: Derecelendirme notları 27 Mart 2008 itibarıyla olup, derecelendirme kuruluşlarının internet sayfalarından alınmıştır. Farklı derecelendirme şirketlerinin notlarını karşılaştırılabilir hale getirmek için en yüksek nottan aşağıya doğru rakamsal bir dönüşüme göre Türkiye de faaliyet gösteren bankaların notları aşağıda sunulmuştur. Aşağıdaki tablodan görülebileceği üzere genelde bankaların derecelendirme notları ülke notuna yakın seviyededir (ülke notunun üzerinde not alan bankalar yabancı sermayeli bankalar olup derecelendirme kuruluşlarının söz konusu bankaların merkez için yaptığı değerlendirme dikkate alınmıştır). Tablo : Rakamsal Notlarına Göre Banka Sayıları Rakamsal Notlar S&P Fitch Moody s Kaynak: S&P, Fitch Ratings, Moody s Not: Derecelendirme şirketlerinden S&P tarafından verilen notlar uzun dönem derece notu (long term rating), Moody s tarafından verilen notlar uzun dönem banka mevduatı notu (long term bank deposits), Fitch tarafından verilen not ise uzun dönem notu (long term rating) olarak verilmektedir. Türkiye nin ülke kredi notunun rakamsal karşılığı S&P, Moody s için 9, Fitch için ise 10 olmaktadır. Bankaların derecelendirme notları ülke kredi notlarına karşılık gelen rakamlardan yüksek olamaz (Yabancı sermayeli bankaların bir kısmı, bu bankaların merkezlerine verilen derecelendirme notları dikkate alındığı için istisna teşkil etmektedir) Ara.03 Ara.04 Ara.05 Ara.06 Ara.07 Genel Kamu Özel BDDK 42 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

66 Bankalar, fonksiyon grupları itibarıyla incelendiğinde, kalkınma ve yatırım bankalarının ortalama notunun görece yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca yabancı sermayeli bankaların kredi notlarının yatırım yapılabilir seviyenin üzerinde olması sektör ortalamalarının yükselmesinde etkili olmaktadır. Tablo : Ortalama Rakamsal Notlar S&P Fitch Moody s Mevduat Kalkınma ve Yatırım Katılım Ortalama Türkiye nin Notu Kaynak: S&P, Ficth Ratings, Moody s Aracılık Maliyetlerindeki Gelişmeler 2006 yılının ikinci çeyreğinde yaşanan dalgalanma sonucunda yükselen faiz oranlarının 2007 yılı itibarıyla girdiği düşüş trendini sürdürmesiyle mudinin net getirisi ve mudi tarafından ödenen vergide yaşanan düşüş devam etmiştir. Faiz giderlerinde meydana gelen azalış müşteri üzerindeki toplam kredi maliyetinde benzer bir etkiye sebep olmuştur. Müşteri üzerindeki toplam kredi maliyetindeki azalışın faiz marjındaki azalıştan yüksek olması nedeniyle kamusal yükümlülüklerin kredi maliyeti içindeki payı önceki döneme göre yükselmiş ve %22,5 olarak gerçekleşmiştir. Tablo : Aracılık Maliyetlerindeki Gelişmeler (%) Ara.05 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 (a) Mudiye ödenen net faiz (c b) 16,6 19,7 19,7 19,0 19,1 18,3 (b) Mudi tarafından ödenen vergi (puan) 3,6 3,5 3,5 3,4 3,4 3,2 (c) Bankaca ödenen faiz 20,2 23,2 23,1 22,4 22,4 21,5 (d) Mevduat üzerindeki kamusal yük (puan) 1,2 1,2 1,2 1,2 1,2 1,2 (e) Kredi faiz oranı (c+d) 21,4 24,4 24,3 23,6 23,6 22,7 (f) Kredi müşterisince ödenen vergiler (puan) 0,7 1,0 1,0 0,9 0,9 0,9 (g) Müşteri üzerindeki top. kredi maliyeti (e+f) 22,1 25,4 25,3 24,5 24,5 23,6 (h) Faiz marjı (puan) (g a) 5,5 5,7 5,7 5,5 5,5 5,3 (i) Top. kredi maliyeti içeri. kam. yük. payı (h/g) 25,0 22,4 22,3 22,3 22,3 22,5 (a) Söz konusu dönemlerdeki kamusal yükümlülükler düşüldükten sonra mudinin eline geçen net faiz oranıdır. (b) Tasarruf sahipleri üzerindeki gelir vergisi stopajı gibi alınan kamusal yükümlülüklerdir. (c) Banka tarafından mudiye verilen 1 ay vadeli yıllık YTL mevduat faiz oranıdır. (d) Banka tarafından mudiden toplanan fonlar üzerindeki TMSF primi, BDDK giderlerine katılma payı, ve zorunlu karşılık yükümlülüklerinden oluşan kamusal nitelikli ödemelerdir. (e) Banka tarafından kâr ve operasyonel gider marjları sıfır varsayılarak hesaplanan başabaş kredi faiz oranıdır. (f) Kurumsal kredi müşterisi üzerindeki BSMV ile gider kabul edilen vergilerin vergi matrahından düşülmesinin maliyet azaltıcı etkisi dikkate alınmıştır. BDDK 43 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

67 Finansal Tablolar Analizi 1 Bilânço Bankacılık sektörünün bilanço büyüklüğü 2007 yılında 581,6 milyar YTL olarak gerçekleşmiştir. 2003=100 temel yıllı ÜFE kullanılarak yapılan reel hesaplamaya göre yılın son çeyreğinde toplam aktif büyüklüğünün üçüncü çeyreğe göre %6 oranında arttığı görülmektedir yılında Türkiye nin ekonomik performansında gözlemlenen göreli yavaşlamanın aksine bankacılık kesimi nominal ve reel bazda büyümeye devam etmiştir. Ayrıca küresel finansal piyasalarda gözlemlenen dalgalanmaların yurtiçi finansal piyasalara olan yansımaları 2007 yılında sınırlı kalmış ve toplamda sektörün bilançosunun büyüme eğilimi etkilenmeden devam etmiştir. Aralık 2007 itibarıyla bankacılık sektörüne ait temel bilânço büyüklükleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Buna göre, bankacılık sektörü 2007 de bir önceki yıla göre %16,4 oranında büyümüştür. Söz konusu büyümenin en belirgin sebebi sektörün kredilerinin artmaya devam etmesidir. Reel kesime ve hanehalklarına açılan kredilerin artmaya devam etmesiyle, bankacılık sektörünün makroekonomik ortamdaki istikrara ve diğer ekonomik göstergelerdeki olumlu gelişmelere paralel olarak, kamu kesimini finanse eden bir aktif yapısından, şirketler ve hanehalkını finanse eden bir plasman yapısına doğru yöneldiği görülmektedir. Nitekim son yıllarda, sektörün aktif yapısında menkul kıymetlerin payındaki düşüşün yanı sıra toplam kredilerin payında genel bir artış eğilimi söz konusudur. Tablo : Bankacılık Sektörü Temel Bilânço Büyüklükleri Milyar YTL Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Bilanço Payı Ara.07 Aktif Nakit Değerler 3,1 4,5 3,3 3,3 3,5 5,0 0,9 Bankalar, TCMB ve Para Piyasası Alacakları 33,1 40,3 54,2 57,3 53,3 55,2 9,5 Menkul Kıymetler 143,0 158,9 165,6 166,8 166,5 164,7 28,3 Net TGA 0,9 0,9 1,0 1,2 1,2 1,4 0,2 Krediler 156,4 219,0 230,3 247,5 261,4 285,6 49,1 İşt, Bağlı ve Birl. KontrolEdilen Ortaklıklar 11,1 9,2 9,6 9,8 10,1 10,8 1,9 Diğer 59,3 66,9 51,3 48,0 47,5 58,9 10,1 Toplam 406,9 499,7 515,3 533,7 543,5 581,6 100,0 Pasif Mevduat (Toplanan Fonlar) 251,5 307,6 319,5 331,9 336,3 356,9 61,4 Bankalara (Para piyasaları, Merk. Bank. dahil) Borçlar 54,8 70,9 67,3 67,9 66,1 71,6 12,3 Özkaynaklar 54,7 59,5 64,2 66,4 71,6 75,9 13,1 Diğer 45,9 61,6 64,2 67,6 69,5 77,2 13,3 Toplam 406,9 499,7 515,3 533,7 543,5 581,6 100, yılında kredilerin bilanço içindeki payı %43,8 iken bankaların ekonomiyi daha fazla fonlamaları sayesinde bu oran 2007 de %49,1 e kadar yükselmiştir. Aynı dönemde, 1 Bu bölümde yer alan bilgiler genel bilânço yapısındaki gelişmeleri özetlemek amacıyla sunulmaktadır. Belirli kalemlere ilişkin daha ayrıntılı bilgiler ve değerlendirmelere Raporun Bankacılık Sektörü Risk Değerlendirmesi başlıklı bölümünde yer verilmektedir. BDDK 44 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

68 menkul değerler portföyünün (MDP) bilânço içindeki payı %31,8 den %28,3 e kadar gerileyerek son yılların en düşük seviyesine inmiştir. Kaynakların kamu finansmanından reel ekonomiye doğru yönelmesi Türkiye ekonomisinin canlı kalmasına katkı yapmakta ve uzun dönemli etkisi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, sektör bilançosunun pasif tarafındaa mevduat en önemli fon kaynağı olup mevduatın bilanço içindeki payı 2007 yılında 2006 yılına göre 0,2 puan azalarak %61,4 e inmiştir. Buna ilaveten, aynı dönemdee para piyasalarına ve bankalara olan borçların payı 1, 9 puan azalışla %12,3 e gerilemiş, özkaynakların payı ise 1,2 puan artarak %13,1 e yükselmiştir. Özkaynakların bilanço içindeki payının artması, sektörün olası dalgalanmalara karşı olan direncini artırıcı bir faktör olarak görülmektedir yılında küresel piyasalardaki dalgalanmalarınn Türkiye ekonomisine olan etkisi sınırlı kalmıştır. Türk parasına olan güvenin devam etmesiyle, gerek şirketlerin gerekse hanehalklarının YTL yi tercih etmeleri ters para ikamesinee yol açmakta ve bunun neticesinde bilânçolar dolarizasyondann uzaklaşarak YTL ağırlıklı bir yapıya kavuşmaktadır. Bankacılık sektöründe bu eğilim 2007 yılında da devam etmiş olup, varlıkların %68,2 si TP, %28,3 ü yabancı para ve %3,5 i dövize endekslidir. Yükümlülüklerde de benzer bir dağılım mevcuttur yılında TP yükümlülüklerin bilânço içindeki payı %66,5 ile bir önceki yıla göre 4,3 puan daha yüksektir. Grafik : TP YP Varlıklar ve Yükümlülükler ,2 3,4 3,9 3,1 31,8 32, 8 27, , 8 68,8 66,9 2,3 2,3 2,4 3, ,8 29, 4 28,3 65,7 66,8 68,,2 68, % ,2 47,1 49,8 52,9 35,9 37, ,1 62, ,1 34,6 33,,5 63,9 65,4 66,, Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara..07 TP Varlıklar YP Varlıklar Dövize Endeksli Varlıklar TP Yükümlülükler YP Yükümlülükler Gruplar itibarıyla bilânço büyüklüğüne bakıldığında, sektörde, katılım ile kalkınma ve yatırım bankalarının payında 2007 yılında bir önceki döneme göre ılımlı da olsa bir yükseliş görülmektedir. Tablo : Gruplar İtibarıyla Bilânço Büyüklüğü 2005 Mevd. B. 384,1 KYB 12,9 Katılım B. 9,9 TOPLAM 406,9 Milyar YTL 2006 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara ,6 484,1 499,6 508,3 543,2 15,3 16,3 17,3 17,8 18,9 13,7 14,9 16,8 17,5 19,5 499,7 515,3 533,7 543,6 581, ,4 94,2 3,2 3,1 2,4 2,7 100,0 100,0 %Pay Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 94,0 93,6 93,5 93,4 3,2 3,2 3,3 3,2 2,9 3,1 3,2 3,4 100,0 100, 0 100,0 100, itibarıyla, bankacılık sektörü MDP kompozisyonunda var olan istikrarlı seyir devam etmektedir. Yapısal olarak, MDP nin çok büyük bir kısmı mevduat bankalarına ait olup, BDDK 45 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

69 bunu kalkınmaa ve yatırım bankaları izlemektedir. Bununla birlikte, söz konusu dönemde sektör genelindeki paylarını etkilememesine rağmen; katılım bankalarının tuttuğu menkul değerlerin tutarında hızlı bir artış yaşanmıştır. Tablo : Gruplar İtibarıyla Menkul Değerler Portföy Toplamı Mevduat Katılım KYB Sektör ,,9 157,2 0,00 0,2 2,22 1,7 143,,0 159,1 Mar ,9 0,1 1,9 166,8 Haz.07 Eyl. 07 Ara ,5 164,4 162,2 0,3 0, 2 0,1 2,0 2, 1 2,5 165,6 166,5 164,7 %Pay Ara.07 98,5 0,1 1,5 100 Grafik : Menkul Değerler Portföyünün Faiz Dağılımı ve Aktifler İçindeki Payı MDP Faize Göre Dağılım % (Ara.07) 0,3 43,8 55,9 % Sabit Faizli Menkul Kıymetler Değişken Faizli Menkul Kıymetler Getirisi Faiz Oranına Bağlı Olmayan Menkul Kıymetler KYB Mevduat Sektör 2007 yılı itibarıyla bankacılık sektörünün MDP sinde kamu borçlanma senetlerinin oluşturduğu ağırlıklı yapı devam etmektedir. MDP nin %85,1 i devlet tahvillerinden oluşmaktadır. Öte yandan, Menkul değerler portföyü faiz açısından incelendiğinde göze çarpan en dikkat çekici husus sabit faizli menkul değerlerde meydana gelen yaklaşık 4,8 milyar YTL lik azalmadır. Aralık 2007 de bankacılıkk sektörünün toplam kredi hacmi önceki yıla göre %30,4 oranında artarak 285,6 milyar YTL ye ulaşmıştır. Reel kesim ve hanehalklarının finansman ihtiyacının artmasına paralel olarak kredilerin toplam aktif içerisindeki payındaki artışta hızlanma görülmektedir. Nitekim 2005 ve 2006 da söz konusu pay sırasıyla %38,4 ile %43,8 iken; 2007 itibarıyla %49,1 e yükselmiştir. Tüm banka gruplarında söz konusu oranda artış gözlenmiştir. Özelliklee mevduat bankalarınca açılan kredilerin aktif içerisindeki payında gözlenen 5,3 puanlık artış ve buna ilaveten katılım bankalarında söz konusu oranınn yaklaşık 4,5 puan yükselmesi, bu sürece katkıdaa bulunmuştur. Dolayısıyla, bu gelişmeler sektörün aracılık fonksiyonunu daha etkin şekilde yerine getirme yönündeki eğilimini sürdürdüğünü ima etmektedir. Bu kapsamda sektör genelinde mevduatın krediye dönüşüm oranı 2007 yılında artmaya devam etmiş ve yaklaşık %80 seviyesine gelmiştir. Öte yandan, 2006 yılında %74,5 olan TP kredilerin toplam krediler içindeki payı 2007 yılında %76 ya yükselmiştir. BDDK 46 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

70 Grafik : Kredilerin Gruplar İtibarıyla Toplam Aktif ve Mevduat İçindeki Payı % % Krediler/Mev. Sektör Krediler/Mev. Mevduat B. Krediler/Mev. Katılım B. Krediler/Aktif Sektör Krediler/Aktif KYB Krediler/Aktif Mev. B. Krediler/Aktif Katılım B. Kredi hacmi, türleri itibarıyla incelendiğinde 2007 de bir önceki yıla göre göze çarpan en önemli husus, işletme ve tüketici kredilerinde gözlemlenen artıştır. Ayrıca söz konusu dönemde kredi kartı alacakları asgari bir düşüş göstermiş ve toplam krediler içindeki payı %9,7 ye gerilemiştir. Benzer şekilde ihracat kredilerinde 1 puanlık düşüş görülmektedir. Grafik : Kredilerin Türler İtibarıyla Dağılımı % 11,4 10,7 9,8 10,0 10,0 10,1 10,3 9,8 9,7 19,1 20,7 21,2 21,3 21,6 22,2 22,8 23,2 23,6 16,0 16,0 16,5 16,3 15,1 20,1 19,9 19,9 20,3 10,1 9,9 10,2 9,4 8,7 8,8 8,6 8,6 7,6 43,4 42,7 42,3 43,0 44,6 38,9 38,4 38,5 38,8 12/ / / / / / / / /2007 Diğer İhracat Kredileri İşletme Kredileri Tüketici Kredileri Kredi Kartları Aralık 2007 de bireysel krediler türlerine göre incelendiğinde, bir önceki yıla göre konut, ihtiyaç ve kredi kartlarında önemli düzeyde artışlar meydana geldiği görülmektedir yılında, konut kredileri, toplam bireysel krediler içinde %34,2 ile en büyük payı almaya devam etmiş; konut kredilerini sırasıyla %28,5 ile bireysel kredi kartları, %27,2 ile ihtiyaç kredileri ve %6,5 ile taşıt kredileri izlemiştir. Bu kalemler arasında toplam bireysel krediler içerisinde önceki yılsonuna göre en hızlı büyüyen kalem %64,5 lik nominal büyüme oranı ile ihtiyaç kredileri olmuştur. İhtiyaç kredilerini %38,8 ile konut kredileri, %25,9 ile bireysel kredi kartları izlemiştir. Buna mukabil, taşıt kredileri ise %7,6 oranında düşmüştür yılında bireysel kredi hacminin büyümesinde, azalma eğiliminde olmasına rağmen ekonomik canlılığın devam etmesinin yanı sıra faiz oranlarında önemli bir volatilitenin görülmemesinin etkili olmuştur. BDDK 47 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

71 Bankacılık sektörü tarafından kullandırılan toplam ve bireysel kredilere ilişkin değişim endeksleri incelendiği zaman 2002 yılından 2007 yılı Aralık ayına kadar geçen zaman diliminde büyüyen ekonomi paralelinde hem bireysel hem de ticari ve kurumsal kredilerde hızlı bir artış olduğu görülmektedir. Özellikle bireysel krediler, 2002 yılından itibaren yüksek bir büyüme hızı sergilemiştir. Bireysel kredilerin türleri itibarıyla artış hızlarına bakıldığında en hızlı artışın konut kredilerinde yaşandığı görülmektedir. Kredi kartları istikrarlı bir seyir izlerken, taşıt kredilerinde 2005 ten itibaren hafif bir düşüş eğilimi yaşanmıştır. Grafik : Bireysel Kredi Hacminin Gelişimi (Aralık 2002=100) Endeks Puanı Endeks Puanı Ticari ve Kurumsal Krediler Bireysel Krediler Konut Taşıt İhtiyaç Diğer Kredi Kartı Banka grupları bazında bireysel kredilerin dağılımı incelendiğinde, mevduat bankalarının kullandırmış olduğu 92,6 milyar YTL lik bireysel kredinin %22,2 sinin kamu sermayeli bankalarca; %20,1 inin yabancı sermayeli bankalarca ve %57,7 sinin özel sermayeli bankalarca kullandırıldığı görülmektedir. Bireysel kredilerde en yüksek takibe dönüşme oranı %3,5 ile yabancı sermayeli mevduat bankalarında görülmektedir. Kamu sermayeli mevduat bankalarında ise, bireysel kredilerin yönetiminde daha ihtiyatlı bir yaklaşım gözlenmektedir. Tablo : Banka Grupları Bazında Bireysel Krediler Dağılımı Milyar YTL / / / /12 Mevduat 26,4 45,5 67,2 70,4 77,2 83,7 92,6 Kamu 5,4 8,7 14,2 15,4 16,8 18,1 20,6 Yabancı 2,7 5,6 12,8 13,7 15,1 16,5 18,6 Özel 18,3 31,2 40,1 41,3 45,4 49,1 53,4 Katılım 1,2 1,9 2,0 2,1 2,2 2,2 KYB 0,0 0,0 0,1 0,1 0,1 0,2 0,2 Toplam 26,5 46,7 69,1 72,4 79,4 86,0 95,0 Tablo : Banka Grupları Bazında Bireysel Krediler Takibe Dönüşüm Oranları % / / / /12 Mevduat 2,7 3,2 3,0 3,1 3,0 3,0 2,9 Kamu 1,4 1,2 1,1 1,2 1,2 1,2 1,1 Yabancı 2,4 5,2 3,7 3,7 3,4 3,4 3,5 Özel 3,1 3,4 3,4 3,6 3,6 3,6 3,4 Katılım 2,7 3,4 3,8 3,6 3,0 3,1 KYB 1,4 0,9 0,4 0,7 0,9 BDDK 48 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

72 Bireysel krediler müşteri sayılarının 2004 yılından beri gözlenen sayısal değerlerinin verildiği aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi, tüketici kredisi ve kredi kartı kullanan müşteri sayısı yıllık bazda artış eğilimini korumuştur. Bununla birlikte, tabloda özellikle dikkat çeken husus, son çeyrekte takibe düşen müşteri sayılarında her bir kredi kalemi bazında meydana gelen artıştır. Özellikle tüketici kredi ve kredi kartı kullanan müşterilerin takibe düşenlerinin sayısındaki keskin artış 2007 yılsonu itibarıyla belirginleşmiştir. Söz konusu durum kredi riski açısından takip edilmesi gereken bir husustur. Tablo : Bireysel Krediler Müşteri Sayıları Bin Kişi / / /12 Takibe Düşen Müşteri Sayısı 2007/ / /12 Tüketici K ,1 25,1 50,8 Konut ,2 0,5 0,7 Taşıt ,7 1,9 2,4 İhtiyaç ,0 13,8 23,2 Diğer ,0 9,6 25,5 Kredi Kartları ,2 59,9 146,2 Grafik : Bireysel Krediler ve Tüketici Kredisi Faiz Yükünün Seyri 100 Milyar YTL ,1 72,4 95,0 79,4 86,0 % % ,6 60, ,6 12, ,4 46, ,2 26,2 19,0 18,2 18,2 18,1 20,2 16,8 17,1 17, / / / / Bireysel Krediler Önceki yıl aynı döneme göre reel artış (Sağ Eksen) Tüketici Kredisi Faiz Tutarı/Tüketici Kredileri Ortalama Borç Bakiyesi Bireysel kredilerin hacminde gözlemlenen büyüme eğilimi devam etmekte olup, Aralık 2007 itibarıyla söz konusu kredilerin hacmi 95 milyar YTL ye ulaşmıştır. Aynı dönemde bireysel kredilerin yıllık reel artış hızı %27 dir. Öte yandan, Hanehalkı finansman dengesi açısından önem taşıyan tüketici kredisi faiz yükü, 2007 son çeyrekte tekrar yükselişe geçmiş ve %17,9 olarak gerçekleşmiştir. BDDK 49 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

73 Grafik : Kredi Kartları Borç Bakiyesinin Gelişimi ve Kredi K. Faiz Oranının Seyri Milyar YTL 29,0 27,0 25,0 23,0 21,0 19,0 17,6 18,1 17,0 20,1 20,9 22,0 22,5 24,5 22,5 27,8 8,0 7,0 6,0 5,0 4,0 3,0 2,0 1,0 0,0 % Kredi Kartı Faiz Oranları Aritmetik Ortalama En Yüksek En Düşük 2005/ / / / / / / / /12 06/ / / / / / / / / / / / / / / /2007 Kredi kartı faiz oranlarında devam eden yatay seyir, 2007 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yerini düşüşe bırakmıştır yılı ilk çeyreği itibarıyla aylık %4,94 olarak gerçekleşen kredi kartı faiz oranı aritmetik ortalaması ikinci çeyrekte düşen faiz oranlarına paralel olarak yaklaşık 1,5 puan azalmıştır. Konut kredileri ortalama aylık faiz oranı son çeyrekte düşme eğilimini sürdürmüş ve %1,38 seviyesine gerilemiştir. Grafik : Konut Kred. Toplam ve Bireysel Krediler İçindeki Payı ile Faiz Oranları 40,0 35,0 30,0 25,0 20,0 15,0 10,0 5,0 0,0 2,5 2,0 1,5 1,0 0,5 % Nakdi Krediler İçindeki Pay 0, Konut Kredileri Faiz Oranları Makroekonomik göstergelerin iyileşmesinin katkısıyla konut kredileri 2005 yılında hızlı bir artış göstermiş, 2006 yılının ikinci yarısından itibaren ise artış hızında azalma gözlenmiştir. Bununla birlikte, 2007 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla, konut kredilerinin toplam nakdi krediler ve bireysel krediler içindeki payındaki istikrarlı seyir devam etmiş ve sırasıyla bu rakamlar %34,2 ve %11,4 olarak gerçekleşmiştir. BDDK 50 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

74 Tablo : Konut Kredilerinin Gelişimi Dönem Konut Kredileri Mio. YTL Yıl Sonuna Göre Artış % T.Aktifler İçin. Pay % Top. Krediler İçinde Pay % Takipteki Konut Kredileri Mio. YTL Takibe Dön. Oranı * % Konut Kred. Ayrılan Karş. Mio.YTL Ara ,2 0,9 11 2,3 4 Ara ,9 0,3 1,2 10 1,2 5 Ara ,8 0,9 2,7 14 0,5 11 Ara ,5 3,1 8,4 16 0,1 13 Mar ,3 4,3 11,4 20 0,1 13 Haz ,7 4,6 12,6 26 0,1 19 Eyl ,8 4,7 12,5 37 0,2 29 Ara ,4 4,7 10,7 56 0,2 42 Mar ,9 4,8 10,7 86 0,3 59 Haz ,3 5,0 10, ,4 79 Eyl ,2 5,5 11, ,5 109 Ara ,8 5,6 11, ,7 139 * Brüt TGA / (Canlı Krediler + Brüt TGA)*100 Küresel ekonomide görülen gelişmelerin aksine yurtiçindeki istikrarlı ekonomik ortam ve düşen faiz oranları neticesinde, 2007 yılının dördüncü çeyreğinde konut kredilerindeki artış hızlanmıştır. Bu dönemde konut kredilerinin toplam aktif içerisindeki payı %5,6 seviyesine yükselmiştir. Faiz oranlarının düşmeye devam etmesi halinde konut kredisinde artışın devam etmesi muhtemeldir. Tablo : KOBİ Kredilerinin Gelişimi Milyar YTL Müşteri Sayısı (Bin adet) Toplam Krediler İçindeki Pay % 2006 Haz.07 Eyl.07 Ara Haz.07 Eyl.07 Ara Haz.07 Eyl.07 Ara.07 KOBİ Kredileri 58,1 68,8 74,2 80, ,5 27,8 28,4 28,3 Mikro İşletmelere 23,5 26,0 27,3 27, ,7 10,5 10,4 9,6 Küçük İşletmelere 16,8 22,9 25,1 26, ,7 9,3 9,6 9,2 Orta Büyüklükteki İşletmelere 17,8 19,9 21,8 26, ,1 8,0 8,3 9, yılı itibarıyla KOBİ lere kullandırılan krediler incelendiğinde verilen kredi tutarındaki artışın istikrarlı seyrine devam ettiği görülmektedir. Mart 2007 Aralık 2007 döneminde özellikle mikro büyüklükte olmayan işletmelere kullandırılan kredi tutarındaki büyüme, KOBİ lere kullandırılan kredilerdeki artışı sürüklemektedir. Aralık 2007 itibarıyla söz konusu artış paralelinde KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payı %28,3 e ulaşmıştır. Türkiye de işletmelerin çok büyük bir çoğunluğunun KOBİ niteliğinde olması, Türkiye nin KOBİ lere kullandırılan krediler konusunda gelişmekte olan bir pazar olması ve kurumsal kredi kartı kullanımının görece az olması sebebiyle büyük bir potansiyel içermesi KOBİ lere kullandırılan kredilerdeki artışın ilerideki dönemlerde de devam edebileceğine ilişkin güçlü sinyaller vermektedir. BDDK 51 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

75 Grafik : KOBİ Kredilerine Ayrılan Karşılıklar ve Tahsili Gecikmiş Alacaklar Milyon YTL % 4,0 4,2 4,2 4,3 3, ,5 477,4 1117, , , , , ,7 12/ / / / /2007 Karşılıklar Net TGA Takibe Dönüşme Oranı (Sağ eksen) 4,5 4,0 3,5 3,0 2,5 2,0 1,5 1,0 0,5 0,0 Aralık 2006 da %4, Eylül 2007 de ise %4,3 olarak gerçekleşen KOBİ kredileri takibe dönüşüm oranı Aralık 2007 itibarıyla azalarak %3,8 e inmiştir. BDDK 52 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

76 Kutu 4: Türkiye Ekonomisinde Kredi Genişlemesi I. Kredi Genişlemesinin Kuramsal Çerçevesi Kuramsal yaklaşımlara göre kredi genişlemesi genellikle üç bileşene ayrılmaktadır; (i) finansal derinleşmeyi yansıtan trend, (ii) devresel ve (iii) aşırı artış kısmı olan patlama (boom veya bust). Trend bileşeninin açıklanması tasarruflar, finansal sektör ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere bakılarak yapılmaktadır. Bu çerçevede, etkin ve verimli aracılık faaliyetlerinin yatırıma yönelmeyen tasarruflardan oluşan kaybı asgariye indirdiği için ekonomik büyümeye katkısı olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle finansal derinleşme kaynaklı bir kredi büyümesinin varlığı trend bileşen olarak değerlendirilmektedir. Nitekim büyüme modelleri açısından bakıldığında, ekonomik büyüme ile finansal aracılık arasında pozitif bir ilişki birçok çalışmada tespit edilmiştir. Ekonominin gelişmekte olduğu aşamada, ekonomik çıktıdan daha hızlı bir kredi büyümesi normal karşılanmakta ve GSYH reel büyüme hızından iki misli hızdaki bir reel kredi artışı beklenen bir olgu olarak kabul edilmektedir. Devresel bileşeni açıklayan yaklaşım ise, geleneksel hızlandıran modelleri ne dayanmaktadır. Bu yaklaşıma göre devresel bir hareketin tepe noktasının oluşmasından önce, firmaların yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarının artması nedeniyle krediler ekonomik çıktıdan daha fazla artmaktadır. Üçüncü bileşeni açıklayan finansal hızlandırıcı modelleri, iktisadi devrelerle bağlantılı risk değişimine finansal piyasalardaki ajanların tepkisini analiz etmektedir. Örneğin, bankacılık sektörünün iktisadi devrelerle yöndeş (pro cyclical) olması gibi. Finansal aktörlerin risk değişimine uygunsuz tepki vermesi aşırı kredi büyümesine yol açabilmektedir. Bu modellere göre, ekonomik genişleme dönemlerinde risklerin doğru ölçülememesi kredi arzını artırmakta, borçlanma spread lerini düşürmekte ve finansal kuruluşların göreli olarak düşük sermaye ve karşılık ayırmalarına neden olmaktadır. Durgunluk dönemlerinde ise risk ve kredi kayıpları yüksek değerlendirilip ilk durumun aksine yüksek sermaye ve karşılık ayırma eğilimi olmaktadır. Kuramsal çerçeveye göre, bu bileşenin sürdürülebilir olamayan aşırı kredi artışı (boom) olduğu düşünülmektedir. Genişleme dönemlerinde gelecekteki gelir akımının iyileşeceğine yönelik oluşan aşırı iyimserlik varlık değerini artırmakta, sermaye akımının kabarmasına yol açmakta, teminat değerlerini yükseltmekte (ticarete konu olmayan malların göreli fiyatı yükselmekte) ve bunun neticesinde şirketler ve hanehalkı kesimi daha fazla borçlanmakta ve harcama yapmaktadır. Bu üç bileşen ya da etkenin birbirinden ampirik olarak ayrıştırılması güçtür. Genellikle bir uzun dönem kredi dengesi (normal veya tarafsız büyüme) olduğu varsayılmakta ve bu denge noktası tahmin edilmeye çalışılarak dengeden sapmalar tespit edilmeye uğraşılmaktadır 2. Böylece aşırı kredi artışı (boom) safhası tespit edilmeye çalışılmaktadır. Ancak bu tür yaklaşımların dezavantajı, Türkiye gibi gelişmekte olan veya Avrupa Birliğine yakınsamaya çalışan geçiş ekonomileri için söz konusu denge hesabının karmaşıklaşabilmesidir. Dolayısıyla kredi genişlemesinin ne kadarının trend (finansal derinleşme) sürecinden, ne kadarının aşırı kredi genişlemesinden kaynaklandığı belirsizleşebilmektedir. Diğer taraftan yine kuramsal çerçeve açısından bakıldığında, aşırı kredi genişlemesinin makroekonomik ve finansal istikrar açısından birçok yansıması bulunmaktadır. Birbirleriyle bağlantılı olan makro ve mikro sonuçların iyi analiz edilmesi önem taşımaktadır. Bu alandaki kuramsal bilgilere göre, özellikle sermaye açısından önemli büyüklükte dış dengesizlik yaşayan ekonomilerin, kredi patlamasından dolayı ciddi zarar görebildikleri yaygın olarak kabul 2 Kredi patlamasında da, kredi piyasası dengededir (talep arza eşittir). Ancak bu durumun sürdürülemez olduğu kabul edilmekte ve bu denge normal kabul edilmemektedir. BDDK 53 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

77 edilmektedir. Bu bağlamda, mevcut kredi artışının altında yatan sebeplerin iyi anlaşılması ve ekonomik gelişmeye paralel olan dengeli bir kredi artış eğilimi ile riskli bir kredi genişlemesinin ayrıştırılması, söz konusu ayrıştırmanın teorik ve ampirik zorluklarına rağmen, finansal istikrardan sorumlu politika yapıcıları açısından gündemdeki yerini korumaktadır. Politika yapıcılarıı ve resmi otoriteler açısından bakıldığında, aşırı hızlı artan bir kredi hacminin, ya da diğer bir ifadeyle kredi patlamasının (credit boom), ciddi makroekonomik sonuçları olabilmektedir. II. Türkiye de Kredi Genişlemesi Son yıllarda gelişmekte olan ülkelerde keskin bir kredi artışı gözlenmektedir. Söz konusu artışlar kısmen gelişmiş ekonomilere olan yakınsama süreciyle açıklanmaktadır. Benzer bir şekilde ülkemizde son birkaç yıldır toplam kredi hacminde görülen artış beraberinde bu olgunun sürdürülebilir olup olmadığı konusunu gündeme getirmektedir. Tablo: GSYH, Aktif ve Kredilere İlişkin Göstergeler Milyar ABD Doları GSYH 230,5 304,9 390,4 481,5 526,4 658,8 Toplam Aktifler 132,2 183,0 234,8 303,2 355,5 501,7 Toplam Krediler 29,9 47,5 74,4 116,6 155,9 246,4 Ticari ve Kurumsal Krediler 25,9 38,3 54,4 80,1 103,3 164,4 Bireysel Krediler 4,0 9,2 20,0 36,5 52,6 81,9 Kaynak: TCMB,TUİK,BDDK. (*) GSYH serisi revize edilen 1998 bazlı yeni seridir. Türkiye deki kredi büyümesinin arkasında bazı yapısal nedenlerin yattığı ve bu bağlamda diğer gelişmekte olan ekonomilerden kısmen ayrıştığı görülmektedir yılında yaşanan büyük çaplı finansal krizle birlikte tüm sektörlerde sorunlar oluşmuş, ekonomide ciddi bir talep daralması yaşanmış ve bankacılık kriziyle krediye olan erişim güçleşmiş ve bunun neticesinde ekonomi keskin bir daralmayla karşı karşıya kalmıştır. Kriz sonrasında uygulanan yapısal reformlara eşlik eden sıkı para ve maliye politikasının etkisiyle ekonomide güven artmıştır. Bu dönemde, enflasyon ve reel faiz oranlarının göreli olarak düşmesiyle şirketler ve hanehalkı kesimlerinde ileriye yönelik bir iyimserlik oluşmuştur. Ekonomik istikrarla birlikte milli gelir (GSYİH) 2002 yılı değeri olan 230,5 milyar dolardan 2007 yılı itibarıyla 658,8 milyar dolara yükselmiş, bankaların toplam aktifleri ise 132,2 milyar dolardan 501,7 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde, toplam kredi hacmi 29,9 milyar dolardan 246,4 milyar dolara kadar çıkmıştır. Kriz döneminde tüketim taleplerini erteleyen hanehalkı kesiminin borçlanma yoluyla daha fazla harcama yapma eğiliminde olduğu artan bireysel krediler hacminden de anlaşılmaktadır yılında sadece 4 milyar dolar olan bireysel krediler 81,9 milyar dolara ulaşırken, toplam krediler içindeki payı da artmıştır. Şirketler kesimi ise uluslar arası alanda görülen likidite bolluğu ortamında, yurtdışı ve yurtiçi piyasalardan borçlanmak suretiyle artan kredi talebini karşılama yoluna gitmiş ve 2007 de ticari ve kurumsal krediler 164,4 milyar dolara erişmiştir. Netice itibarıyla toplam kredilerin banka aktifleri ve GSYH daki payı trend olarak artmıştır. Tablo: Finansal Derinleşme ve Hızlanma Göstergeleri Finansal Derinleşme (%) Topl. Krediler/Toplam Aktifler 22,6 26,0 31,7 38,5 43,8 49,1 Topl. Krediler/GSYH 13,0 15,6 19,1 24,2 29,6 37,4 Toplam Krediler % Değişim Nominal 35,1 50,2 57,4 39,9 30,4 Dolar 59,0 56,6 56,8 33,6 58,1 Reel (TÜFE 2003=100) 14,1 37,3 46,2 27,6 20,3 GSYH % Değişim Nominal 29,8 22,9 16,1 16,9 10,4 Dolar 32,3 28,0 23,3 9,3 25,1 Sabit Fiyatlarla (1998 temel fiyatlarıyla) 5,3 9,4 8,4 6,9 3,7 Krediler % Değişim / GSYH % Değişim (Hız Katsayısı) Nominal 1,2 2,2 3,6 2,4 2,9 Dolar 1,8 2,0 2,4 3,6 2,3 Reel 2,7 4,0 5,5 4,0 5,4 Kaynak: TCMB, TUİK, BDDK. BDDK 54 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

78 Ayrıca, AB üyelik perspektifi bankacılık kesimine olan ilgiyi artırmış, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarında finans sektörü önemli bir pay almıştır. Sonuç itibarıyla, son beş yıldır Türkiye ekonomisi sürekli büyümüş, yüksek düzeyde cari açık vermiş ve söz konusu açığın finansmanında doğrudan yatırımların payı artmıştır. Bankacılık kesimi ise fon talep eden kesimlerin finansmanını sağlamak suretiyle genel ekonomik büyümeden daha hızlı büyümüştür. Söz konusu performansta artan kredi hacminin önemli bir rolü mevcuttur. Dolayısıyla, kredi genişlemesinin temelinde bu tür yapısal gelişmeler de bulunmaktadır. Bu çerçevede, artan istikrar ortamında kredilerin genişlemesinin temel tetikleyicisinin yapısal reformlarla desteklenen finansal derinleşmenin iyileşmesi olduğu düşünülmektedir. Türkiye nin finansal derinleşme göstergeleri (örneğin, krediler/gsyh) birçok AB ülkesinden daha düşüktür. Bu nedenle, Türkiye nin AB ekonomilerine yakınsaması sürecinde kredi genişlemesinin GSYH büyümesinden daha hızlı olması beklenen bir olgudur yılında krediler/gsyh oranı sadece %13 iken, sürekli bir artış eğilimi göstermek suretiyle 2007 yılında ancak %37,4 e kadar yükselmiştir. Yeni milli gelir serisiyle yapılan bu hesaplama, Türkiye nin finansal derinleşmede gelişmiş ekonomilere göre zayıf olduğuna ve bu nedenle büyük bir gelişme potansiyeli bulunduğuna işaret etmektedir. Kuramsal çerçevede önerildiği üzere, gelişmekte olan ülkelerde kredilerin artış hızının milli gelir artış hızından daha fazla olması beklenen bir olgudur. Bu açıdan yaklaşıldığında ve hız katsayısına (kredilerin değişim hızı/ milli gelir değişim hızı) bakıldığında, dolar bazında kredilerin milli gelire göre 2007 yılında 2,3 misli fazla arttığı görülmektedir 3. Söz konusu artışı hızı, tek başına bir kredi patlaması anlamına gelmese bile finansal istikrar açısından ihtiyatla yaklaşılması gereken bir durumdur. Grafik: Finansal Derinleşme ve Kredi Değişim Hızı % Topl. Krediler/Toplam Aktifler Topl. Krediler/GSYH % Krediler % Değişim GSYH % Değişim Hız Katsayısı (Dolar) sağ eksen 4,0 3,5 3,0 2,5 2,0 1,5 1,0 0,5 0, dönemi topluca incelendiğinde bir kredi genişlemesinin varlığı tespit edilmektedir. Bu genişlemenin büyük ölçüde 2001 krizi sonrası ivmelenen finansal derinleşmeden kaynaklandığı görülmektedir. Milli geliri büyümesi, istikrar ortamı, dezenflasyon, reel faizlerin düşmesi, artan yabancı sermaye girişi, borçlanma vadesinin uzaması, uluslararası borçlanma olanaklarının iyileşmesi ve varlık değerlerinin yükselmesi gibi faktörler şirketler ve hanehalkı kesiminde borçlanma eğilimini artırmıştır. Ekonomi 5 yıl boyunca kesintisiz büyüdüğünden, devresel olarak da bakıldığında, bankaların kredi taleplerini karşılamaları neticesinde trend faktörüne konjonktürel bir ivmenin de eklenmiş olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, kredi genişlemesinin gözlemlendiği dönem boyunca bankacılık sektörünün Sermaye Yeterlilik Rasyosunun (SYR) keskin 3 Reel bazda ise söz konusu rakam 5,4 tür. Yeni milli gelir (GSYH) serisi 1998 yılı temel fiyatlarıyla, krediler serisi ise 2003 = 100 TÜFE ile reel hesaba dönüştürüldüğünden ortaya çıkan reel hız hesabı ihtiyatlı yorumlanmalıdır. Dolar bazındaki hızın daha gerçekçi bir yaklaşım olduğu düşünülmektedir. BDDK 55 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

79 düzeyde düşmemesi (asgari düzeyin oldukça üzerinde olması) ve takibe dönüşüm oranının ılımlı düzeyde azalması, üçüncü bileşen olarak bilinen aşırı kredi artışının beklenen belirtilerine uygun düşmemektedir. Aşağıdaki tablo ve grafiğe bakıldığında, takibe dönüşüm oranlarındaki ılımlı düşüşün genel anlamda devam ettiği görülmektedir. Tablo: Sektör Bazında Takibe Dönüşüm Oranı % Ara.05 Ara.06 Ara.07 Bireysel 3,23 2,98 2,88 Tarım 2,28 6,78 4,61 Sanayi 7,76 4,57 4,80 Hizmetler 4,12 2,80 2,49 Diğer 3,44 5,98 4,62 Toplam 4,65 3,71 3,42 Takibe Dönüşüm Oranı = TGA/Brüt Krediler 10 Öte yandan, kredilerin ve GSYH nın nominal ve reel artış hızında bir yavaşlama gözükmektedir 4. Yavaşlama eğiliminin devam etmesi halinde söz konusu kredi genişlemesinin daha durağan bir sürece girme ihtimali mevcuttur. Her ne kadar aşırı bir kredi genişlemesi çok belirgin değilse bile, ekonomik yavaşlamanın belirdiği bir ortamda, bankacılık sektörünün sağlam risk yönetim prensiplerini uygulaması ve geliştirmesi finansal istikrar açısından zorunlu gözükmektedir. Kaynakça: Sirtaine, S. ve Skamnelos, I. (2007) Credit Growth in Emerging Europe, A Cause For Stability Concerns?, Policy Research Working Paper 4281, The World Bank July Hilbers, P., Otker Robe I., Pazarbasioglu C., ve Johnsen G. (2005) Assessing and Managing Rapid Credit Growth and the Role of Supervisory and Prudential Policies, IMF WP/05/151. Kiss, G., Nagy, M. ve Vonnak, B. (2006) Credit Growth in Central and Eastern Europe: Trend, Cycle or Boom?, Finance and Consumption Workshop, Florence June Haz.05 Ağu.05 Eki.05 Ara.05 Şub.06 Nis.06 Haz.06 Ağu.06 Eki.06 Ara.06 Şub.07 Nis.07 Haz.07 Ağu.07 Eki.07 Ara.07 Bireysel Sanayi Diğer Tarım Hizmetler Toplam 4 Dolar bazında her iki büyüklükte 2006 yılındaki kur dalgalanmasının yaşandığı yıl hariç artmaktadır. BDDK 56 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

80 Bankacılık sektörünün toplam pasiflerinde mevduat bankalarının %94 civarındaki payı 2007 yılında da devam etmiştir. Pasif yapısında TP kaynakların payında söz konusu yılda kaydedilen 4,3 puanlık artış YTL ye güvenin artarak sürmesi olarak değerlendirilmektedir. Tablo : Gruplar İtibarıyla Pasif Yapısı Milyar YTL Ara.05 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Ara.05 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Mev. B. 384,1 470,6 484,1 499,6 508,3 543,3 94,4 94,2 94,0 93,6 93,5 93,4 TP 246,6 293,3 305,8 320,6 333,5 362,0 64,2 62,3 63,2 64,2 65,6 66,6 YP 137,5 177,3 178,3 179,0 174,7 181,2 35,8 37,7 36,8 35,8 34,4 33,4 KYB 12,8 15,3 16,3 17,3 17,8 18,9 3,2 3,1 3,2 3,2 3,3 3,2 TP 8,5 10,2 11,1 11,7 12,3 13,3 66,5 66,7 68,3 67,4 69,1 70,2 YP 4,3 5,1 5,2 5,6 5,5 5,6 33,5 33,3 31,7 32,6 30,9 29,8 Katılım B. 9,9 13,7 14,9 16,8 17,5 19,5 2,4 2,7 2,9 3,1 3,2 3,3 TP 5,7 7,3 7,6 8,7 9,6 11,4 57, ,2 51,6 55,1 58,7 YP 4,2 6,4 7,3 8,1 7,8 8,0 42, ,8 48,4 44,9 41,3 TOPLAM 406,9 499,7 515,3 533,7 543,5 581, ,0 100,0 100,0 TP 260,9 310,8 324,6 340,9 355,4 386,7 64,1 62,2 63,0 63,9 65,4 66,5 YP ,9 190,7 192,8 188,1 194,9 35,9 37,8 37,0 36,1 34,6 33,5 %Pay Bankaların en önemli fon kaynağı olan mevduat istikrarlı seyrini 2007 yılında da sürdürmüştür. Bankalar ve para piyasalarından sağlanan kaynak kalemlerindeki küçük oranlı azalma özkaynakların payındaki artışla telafi edilmiştir. Grafik : Pasif Yapısı % 11,3 10,3 11,3 12,3 12,5 12,6 12,8 13,3 13,4 13,4 11,1 11,9 12,5 12,4 13,2 13,0 13,5 14,0 15,2 14,2 13,1 12,7 12,2 12,3 61,8 62,3 62,4 61,6 62,0 62,2 61,9 61,4 0 12/ / / / / / / /2007 Mevduat Bankalara ve Para Piy. Borç. Özkaynak Diğer Genel ekonomik büyüme, finansal istikrar ve bankacılık sistemine olan güvenin sürmesiyle sektör genelinde toplam mevduat 2007 yılında %16 artarken katılım bankalarının fonlarında %33,3 lük önemli bir artış yaşanmıştır. Finansal piyasalarda zaman zaman yaşanan dalgalanmaların yarattığı geçici olumsuzluklara rağmen, Türk parasının değerlenmesi ile birlikte yaşanan ters para ikamesine bağlı olarak Türk parası mevduatın toplam mevduat içindeki payı daha yüksektir. Toplam mevduatın BDDK 57 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

81 kompozisyonunda TP kaynakların payı sektör genelinde artmaya devam etmektedir yılında katılım bankalarının TP fonlarının payında 6,4 puanlık artış gerçekleşmiştir. Tablo : Mevduatın TP YP Ayrımı Milyar YTL Ara.05 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Ara.05 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Mev. B. 243,1 296,5 308,0 319,0 323,0 342,0 96,7 96,4 96,4 96,1 96,0 95,8 TP 154,6 181,1 189,3 200,6 207,1 222,6 63,6 61,1 61,5 62,9 64,1 65,1 YP 88,5 115,4 118,6 118,4 115,9 119,4 36,4 38,9 38,5 37,1 35,9 34,9 Kat.B. 8,3 11,1 11,6 12,8 13,4 14,8 3,3 3,6 3,6 3,9 4,0 4,2 TP 4,4 5,2 5,3 6,0 6,7 7,9 53,1 46,6 45,6 46,5 50,1 53,0 YP 3,9 5,9 6,3 6,9 6,7 7,0 46,9 53,4 54,4 53,5 49,9 47,0 TOPLAM 251,5 307,6 319,5 331,9 336,3 356,9 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 TP ,3 194,6 212,3 213,8 230,5 63,2 60,6 60,9 64,0 63,6 64,6 YP 92,5 121,3 124,9 124,1 122,5 126,4 36,8 39,4 39,1 36,0 36,4 35,4 %Pay Mevduatın büyüklük itibarıyla dağılımında son yıllarda büyük montanlı hesaplar lehine bir artış gözlenmektedir. 50 bin YTL üzeri tüm mevduat dilimlerinin payı artarken bu tutardan düşük mevduat dilimlerinin payı azalmaktadır. Tablo : Mevduatın Büyüklük ve Mudi Sayısına Göre Dağılımı Mevduat Toplamı (%) Mudi Sayısı (%) Mudi Başına Mev. (BinYTL) Ara.05 Ara.06 Ara.07 Ara.05 Ara.06 Ara.07 Ara.05 Ara.06 Ara.07 1 milyon YTL'den büyük 38,3 39,1 39,7 0,02 0,02 0, bin YTL 1 milyon YTL 12,9 13,6 13,8 0,09 0,13 0, bin YTL 250 bin YTL 20,2 21,2 21,7 0,67 0,99 0, bin YTL 50 bin YTL 18,5 17,4 16,7 2,74 3,26 3, bin YTL'den az 10,1 8,7 8,0 96,48 95,59 95, Toplam 100,0 100,0 100,0 100,00 100,00 100, ABD ve Japonya daki faizlerin düşmesiyle nispeten artan uluslararası fonlara erişim imkânı neticesinde, Türk bankacılık sisteminin kullandığı sendikasyon ve seküritizasyon kredileri 2007 yılsonu itibarıyla 26,4 milyar ABD Dolarına ulaşmıştır ve bu kredilerin ağırlıklı ortalama vadesi 4,7 yıldır. Sektörün dış piyasalardan sağladığı fonlarda seküritizasyonun payı artış eğilimindedir. Grafik : Dış Piyasalardan Sağlanan Kaynaklar % 57,6 65,0 53,6 57,5 50,2 42,4 35,0 46,4 42,5 49, Seküritizasyon Kredileri Sendikasyon Kredileri Milyar Dolar Sendikasyon Kredileri Seküritizasyon Kredileri Ağırlıklı Ort. Vade ,8 6,5 8,1 12,5 13,2 1,6 2,8 3,5 7,0 9,2 13,1 7,5 Toplam 6,6 10,0 15,1 21,7 26,4 4,7 BDDK 58 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

82 Özkaynakların gelişimi bankacılık sektörünün sağlamlığı açısından önem arz etmektedir. Sektörün toplam özkaynakları 2007 yılında bir önceki yıla göre %27,6 artarak 75,9 milyar YTL ye ulaşmıştır. Banka hissedarlarının sağladığı yeni sermaye girişi yanında dönem kârındaki artış da özkaynakların olumlu seyrinde etkili olmuştur. Tablo : Özkaynaklar Milyar YTL Ara.05 Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Ödenmiş Sermaye 20,9 22,2 23,6 24,6 26,2 27,6 29,1 30,2 31,6 Yedek Akçeler 42,6 41,1 41,4 40,7 38,6 43,1 44,5 44,2 44,2 Dönem Kârı (Zararı) 6,0 2,8 5,2 8,7 11,5 3,4 8,1 11,8 14,9 Diğer 14,7 9,4 18,1 16,4 16,8 9,9 15,2 14,6 14,8 Toplam Özkaynaklar 54,7 56,7 52,2 57,6 59,5 64,2 66,4 71,6 75,9 Bilânço Dışı İşlemler Analizi Bilânço dışı işlemlerin hacmi Aralık 2007 dönemi itibarıyla toplam 405 milyar YTL düzeyine yükselmiştir. Toplam aktifler 2007 yılında %16,4 artarken, bilânço dışı işlemlerin hacmindeki artış %46 olarak gerçekleşmiştir. Bilânço dışı işlemlerin toplam aktif büyüklüğüne oranı söz konusu yılda 14,1 puanlık belirgin bir artışla %65,1 e yükselmiştir. Mevduat bankalarının bilânço dışı işlemler içindeki ağırlığı 2007 yılı boyunca sürmüş, kalkınma ve yatırım bankaları için ise bilanço dışı işlemlerin hacminde ve toplam aktiflere oranında önemli artış gözlenmiştir. Tablo : Bilânço Dışı İşlemler Ara. 05 Ara. 06 Milyar YTL Bilançoya oran (%) Toplam İçinde Haz. Ara. Ara. Haz. Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Pay Ara.07 Mevduat B. 191,3 257,6 317,6 343,5 371,5 49,8 54,7 63,6 67,6 68,4 91,8 Gynkd. Kredi ve Yük 63, ,7 78,6 80,9 16,4 15,9 15,3 15,5 14,9 83,7 Taahhütler 128,2 182,6 241,0 264,9 290,6 33,4 38,8 48,2 52,1 53,5 94,3 Kalkın. ve Yat. B. 7,6 7,3 12,1 17,0 15,7 59,1 47,3 70,1 95,9 83,3 3,9 Gynkd. Kredi ve Yük 1,7 2 2,3 2,5 3,0 13,2 13,2 13,4 14,1 16,0 3,1 Taahhütler 5,9 5,2 9,8 14,5 12,7 45,9 34,1 56,7 81,7 67,2 4,1 Katılım B. 7,1 12,5 14,7 16,3 17,7 71,4 91,2 95,8 93,3 90,7 4,4 Gynkd. Kredi ve Yük 5,7 9,7 11,6 11,9 12,8 57,3 70,5 69,1 68,3 65,6 13,2 Taahhütler 1,4 2,8 3,1 4,4 4,9 14,1 20,7 26,6 25,0 25,1 1,6 Toplam 206,0 277,4 344,5 376,8 404,9 50,6 55,5 64,5 69,3 69,6 100,0 Gynkd. Kredi ve Yük 70,6 86,7 90,6 93,0 96,7 17,4 17,4 17,0 17,1 16,6 100,0 Taahhütler 135,4 190,7 253,9 283,8 308,2 33,3 38,2 47,6 52,2 53,0 100,0 Bilânço dışı işlemlerin %76 sını oluşturan taahhütlerin %37 sini kredi kartı harcama limiti taahhütleri, %17 sini cayılabilir kredi tahsis taahhütleri, %14 ünü kullandırma garantili kredi tahsis taahhütleri ve %13 ünü diğer cayılamaz taahhütler oluşturmaktadır. BDDK 59 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

83 Grafik : Bilânço Dışı Yükümlülükler % 3,7 3,7 2,4 2,2 2,8 2,5 2,2 2,3 1,9 13,2 26, ,7 24,6 29,3 17,6 13, ,7 28, ,9 30,4 32,8 31,8 10,3 10,1 10,1 10 9,8 8,4 8,1 7,6 51,7 37,3 34,3 37,2 37,4 35,3 31,6 32,1 29,3 12/ / / / / / / / /2007 Teminat Mektupları Akreditifler Türev Finansal Araçlar Diğer Taahhütler Diğer Türev işlemler 2007 yılsonunda bir önceki yılsonuna göre %47,9 artarak 163 milyar YTL düzeyine ulaşmıştır. Türev işlemler içinde swap işlemler %48,3 ile en fazla payı alırken, opsiyon işlemlerinin %26 ile ikinci sırada yer aldığı görülmektedir. Grafik : Türev İşlemlerin Gelişimi ve Dağılımı Milyar YTL Opsiyon Futures Swap Forward Diğer % Mar.05 Haz.05 Eyl.05 Ara.05 Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara Opsiyon Futures Swap Forward Diğer Bankacılık sektörü, 2007 yılında türev işlemlerden kaynaklanan 1,5 Milyar YTL lik zarar yazmıştır. Türev işlemlerinde en büyük paya sahip swap işlemlerinden 17,4 milyar YTL zarar edilmesi forward işlemlerinden elde edilen 15,7 milyar YTL lik kâra rağmen toplam türev işlemlerinden zarar edilmesine neden olmuştur. Swap işlemlerinden yazılan zararda toplam swap işlemleri içinde 2007 yıl sonu itibarıyla %47 paya sahip yabancı bankalar grubunun 16,4 milyar YTL zarar yazması belirleyici gözükmektedir. Forward işlemlerde de %43 paya sahip yabancı bankalar grubu 15,3 milyar YTL kâr yazmıştır. Sonuç itibarıyla, türev işlemlerden yazılan zararın %65 i yabancı bankalar grubunda, %21 i özel bankalar grubundadır. Bankalarca türev işlemlerden kaynaklanan ya da kaynaklabilecek olumsuzlukların özenle analiz edilmesi, muhasebeleştirme, raporlama ve kamunun aydınlatılması konularında yüksek hassasiyet gösterilmesi gereklidir. BDDK 60 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

84 Grafik : Türev İşlemler Bazında Kârlılık 100% 80% 60% 40% 20% 0% 20% 40% 60% 80% 100% 01/05 02/05 03/05 04/05 05/05 06/05 07/05 08/05 09/05 10/05 11/05 12/05 01/06 02/06 03/06 04/06 05/06 06/06 07/06 08/06 09/06 10/06 11/06 12/06 01/07 02/07 03/07 04/07 05/07 06/07 07/07 08/07 09/07 10/07 11/07 12/07 Forward Net Kar/ (Zarar) Swap Net Kar/ (Zarar) Futures Net Kar/ (Zarar) Opsiyon Net Kar/ (Zarar) BDDK 61 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

85 Kutu 5: Bankacılık Sektöründe Türev İşlemler Bankacılık sektöründe risk yönetiminin önem kazanması, alternatif gelir kaynağı arayışları ve makroekonomik istikrarın yarattığı olumlu çerçevenin de etkisiyle türev işlemlerde önemli artış yaşanmıştır. Son iki yılda toplam türev işlemler yaklaşık 2,5 kat artarken, bilanço dışı işlemler içindeki payları da 7,1 puanlık bir atışla %31,8 e ulaşmıştır. Türev işlemler forwards, swaps, futures, opsiyonlar ve diğer türev işlemleri olmak üzere 5 farklı ürün kategorisinde incelenmektedir. Swap işlemleri trend olarak istikrarlı bir şekilde türev işlemlerin yaklaşık %50 sini oluştururken opsiyonlar %25 30, forward işlemler ise %20 civarında bir paya sahiptir. Futures işlemlerinin %2 civarında sınırlı bir paya sahip olduğu diğer türev işlemlerinin ise %5 etrafında dalgalandığı görülmektedir. 5 Swap Sözleşmeleri: İki taraf arasında yapılan sözleşmeye bağlı olarak gelecekte belirlenen bir tarihte swapa konu olan varlığın (faiz, anapara veya faiz+anapara gibi) iki taraf arasında el değiştirmesidir. Swapta temel amaç döviz kuru, faiz ve diğer fiyat değişmelerinden kaynaklan risklere karşı koruma sağlamaktır. Aralık 2007 itibarıyla 78,6 milyar YTL lik hacme ulaşan swap işlemlerinin ¾ ü para alım veya satım işlemlerinden kalanı ise faiz alım veya satım işlemlerinden oluşmaktadır. Kredi riskine karşı yurt dışında yaygın olarak kullanılan kredi temerrüt swaplarının (credit default sawps), toplam swap hacmi içerisindeki payının %3,4 ile sınırlı olduğu görülmektedir yılsonu itibarıyla swap işlemlerinin %47 si yabancı sermayeli, %45 i ise özel sermayeli mevduat bankaları tarafından yapılmaktadır. Swap işlemlerinde en çok tercih edilen para birimleri ABD Doları ve YTL dir. Swap işlemlerinin kısa vadelerde yoğunlaştığı ve %63 ünün 1 yıla kadar vadeli olduğu görülmektedir. Opsiyon Sözleşmeleri: Herhangi bir ürünün fiyatını bugünden sabitlemek koşuluyla gelecekte satma/satın alma hakkı veren sözleşmelerdir yılsonu itibarıyla 42,2 milyar YTL ye ulaşan opsiyonların yaklaşık yarısı özel sermayeli mevduat bankaları tarafından yapılırken yabancı sermayeli mevduat bankalarının da önemli payı (%38) bulunmaktadır. Opsiyon sözleşmelerinin %94 ünü para opsiyonları oluşturmaktadır. Toplam imzalanan opsiyon sözleşmelerinin %45 i YTL, %43 ü ise ABD Dolarıdır. Opsiyon sözleşmelerinin %63 ü bir yıla kadar vadeliyken 5 yıl üzeri sözleşmelerin payı %5 dir. Forward Sözleşmeleri: Taraflardan birine sözleşmeye konu varlığı belirlenen gelecek bir tarihte ve belirlenen fiyattan satın alma veya satma zorunluluğu getiren işlemlerdir. Aralık 2007 itibarıyla imzalanan 32,5 milyar YTL forward sözleşmesinin %48 i özel, %43 ü yabancı bankalara aittir. Söz konusu tarih itibarıyla sözleşmelerin %93 ünü döviz alım ve satım işlemleri oluşturmaktadır. Forward işlemlerinin kısa vadede yoğunlaştığı ve sözleşmelerin %96 sının vadesi 1 yıla kadar olduğu görülmektedir. Akdedilen forward sözleşmelerin %42 si ABD Doları, %34 ü YTL bazındadır. Futures Sözleşmeleri: Standart miktar ve kalitedeki malın veya mali aracın önceden belirlenmiş bir fiyat üzerinden gelecekteki bir tarihte tesliminin yapılması olarak tanımlanabilir. Bankacılık sektörü tarafından yapılan futures sözleşmeleri toplam türev işlemler içinde %3 civarında sınırlı bir paya sahiptir yıl sonu itibarıyla, futures sözleşmelerinin %42 si yabancı sermayeli, %33 ü özel sermayeli ve %25 i kalkınma ve yatırım bankaları tarafından yapılmıştır. Söz konusu sözleşmelerin %72 si para alım satım işlemlerinden %21 i kıymetli maden satım işlemlerinden oluşmaktadır. Futures sözleşmeleri ağırlıklı olarak (%63) ABD Doları üzerinden yapılmış, Euro nun payı %24 olmuştur. 5 Katılım bankalarının toplam türev işlemler içindeki payı 2007 yıl sonu itibarıyla %1,4 gibi sınırlı bir oran olduğundan analize dâhil edilmemiştir. BDDK 62 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

86 Gelir Tablosu Analizi Aralık 2007 de Türk bankacılık sektörünün dönem net kârı bir önceki döneme (Aralık 2006) göre nominal bazda %30,7 artarak 14,8 milyar YTL ye erişmiştir temelli ÜFE endeksine göre değerlendirildiğinde söz konusu artış %23,4 düzeyindedir. Aynı dönemde ABD doları bazında ise, dolar kurunun bir önceki yıla göre düşük kalmasının etkisiyle sektörün net dönem kârında %58,4 lük bir artış oluşmuştur 6. Tablo : Seçilmiş Gelir Tablosu Kalemleri Milyon YTL Yüzde Dağılım Yüzde Değişim Ara.06 Ara.07 Ara.06 Ara.07 Nominal Reel Kredilerden Alınan Faizler ,7 55,8 36,2 28,6 Menkul Değerler Portföyünden Alınan Faizler ,7 34,7 13,3 7,0 Diğer ,5 9,5 25,6 18,5 Faiz Gelirleri ,3 19,2 Mevduata Verilen Faizler ,0 79,6 26,5 19,4 Bankalara Verilen Faizler ,4 11,8 22,4 15,5 Diğer ,6 8,5 66,0 56,7 Faiz Giderleri ,6 21,4 Net Faiz Geliri (Gideri) ,7 15,8 Kredilerden Alınan Ücret ve Komisyonlar ,8 12,8 18,8 12,1 Bankacılık Hizmetleri Gelirleri ,0 51,7 25,4 18,3 Diğer ,2 35,5 10,3 15,3 Toplam Faiz Dışı Gelirler ,2 3,1 Personel Giderleri ,8 35,9 22,1 15,2 Provizyonlar ,9 13,6 25,3 18,3 Diğer ,3 50,5 14,5 8,1 Toplam Faiz Dışı Giderler ,5 11,9 Net Faiz Dışı Gelir (Gider) Sermaye Piyasası İşlemleri Kârları (Zararları) (Net) ,8 61, Kambiyo Kârları (Zararları) (Net) ,9 126, Diğer ,8 35, Toplam Diğer Faiz Dışı Gelirler (Giderler) ,9 317,0 Vergi Provizyonu ,1 1,1 Net Kâr (Zarar) ,7 23,4 Aralık 2007 de bir önceki dönemle kıyaslandığında oluşan yüksek kârlılık, büyük ölçüde kredilerden alınan faizlerin (%36,2) ve menkul değerler portföyünden (MDP) elde edilen faizlerin (%13,3) bir önceki döneme göre hızlı büyümesiyle elde edilmiştir. Alım satım amaçlı ve VKET menkul değerlerden alınan faizler bir önceki yıla göre azalmasına rağmen, özellikle satılmaya hazır menkul kıymetlerden alınan faizler, MDP içindeki yüksek payı sebebiyle MDP den elde edilen faiz gelirinin en önemli bileşenidir. Ayrıca, aynı dönemde, toplam faiz giderleri %28,6 oranında artmasına rağmen net faiz gelirleri %22,7 oranında yükselmiştir. 6 Katılım bankaları dâhil rakamlardır. BDDK 63 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

87 Buna ilaveten, toplam faiz dışı gelirlerin ılımlı (%9,2) bir şekilde artmasına rağmen toplam faiz dışı giderler daha hızlı (%18,2) artmış, bu husus ise net faiz dışı gider oluşmasına sebep olarak sektörün kârlılığını azaltıcı bir etki yaratmıştır. Fakat bu gelişmeye paralel olarak, 2006 da finansal piyasalarda görülen dalgalanmaya bağlı olarak oluşan kambiyo zararları kalemi, 2007 de finansal piyasaların tekrar normalleşmesiyle kâra dönüşmüştür. Dolayısıyla, bu açıdan sektörün kârlılığı olumlu etkilenmiştir. Öte yandan fonksiyon grupları itibarıyla, Aralık 2007 de mevduat bankalarının dönem net kârı 13,4 milyar YTL ile sektörün toplam dönem net kâr tutarında en büyük paya sahiptir. Aynı dönemde, katılım ile kalkınma ve yatırım bankaları sırasıyla 527,3 milyon YTL ve 863,5 milyon YTL net dönem kârı elde etmişlerdir Küçük Ödemeler Sistemi Kredi ve Banka Kartları Bankalararası Kart Merkezinden alınan verilere göre Aralık 2007 de banka kartı sayısı 55,5 milyona, kredi kartı sayısı ise 37,3 milyona ulaşmıştır. TUİK tarafından açıklanan 2007 Aralık GSYH verilerine göre kredi kartı ve banka kartı işlem hacimlerinin GSYH ya oranı, 2007 yılsonu itibarıyla sırasıyla %11,9 ve %11,1 seviyesindedir. Grafik : Banka ve Kredi Kartları İşlem Hacmi Kredi Kartı İşlem Hacmi Milyar YTL % ,3 16, ,1 14,0 11,6 11, ,0 141, ,7 108,4 10,0 80 7,0 85,3 8, ,6 6, ,4 4, ,5 2,0 0 0, İşlem Hacmi İşlem Hacmi/GSYH(sağ eksen) Kaynak: BKM Milyar YTL 140,0 Kredi kartı ve banka kartı sayılarının gelişimine bakıldığında, 2007 Aralık itibariyla 55,5 milyon olan banka kartlarının sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,8 artarken, 37,3 milyon olan kredi kartlarının sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre %15,1 oranında artış gösterdiği görülmektedir. 120,0 100,0 80,0 60,0 40,0 20,0 0,0 9,2 32,4 10,2 46,5 12,2 68,0 13,7 88,7 14,4 108,8 11,1 129, İşlem Hacmi Banka Kartı İşlem Hacmi % 16,0 14,0 12,0 10,0 8,0 6,0 4,0 2,0 0,0 İşlem Hacmi/GSYH (sağ eksen) BDDK 64 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

88 Grafik : Kredi Kartı ile Banka Kartı Sayıları ve Yüzde Değişimleri Milyon Adet 92,8 78,2 85,9 59,5 69,8 50,8 26,7 30,0 32,4 37,3 15,7 19,9 35,1 39,6 43,1 48,2 53,5 55, % Kredi Kartı Toplam Kart Sayısı Banka Kartı Kaynak: BKM Kredi Kartı Banka Kartı yıl sonunda 21,1 milyar YTL olan bireysel kredi kartları alacaklarının toplamı, %22,7 artarak 2007 yıl sonu itibariyle 25,9 milyar YTL ye ulaşmıştır yılı bireysel kredi kartları alacaklarının %42,5 lik kısmı taksitli kredi kartı alacağından oluşurken bu oran 2007 yılında bireysel kredi kartları için %40,7 ye düşmüştür. Kredi kartının esas işlevi itibariyla bir ödeme aracı olduğu ve kullanımının özen gerektirdiği gibi hususlar da dahil olmak üzere bankaların müşterilerin bilinçlendirilmesine ve şeffaflığa ağırlık vermesi beklenmektedir. Grafik : Taksitli ve Taksitsiz Kredi Kartı Alacakları Milyon YTL Taksitsiz Taksitli % Taksitli/Bireysel Kredi Kartı Alacakları Bireysel kredi kartı alacakları içinde taksitli kredi alacaklarının oranı 2006 yılında düşme eğilimine girmiş ve 2007 sonu itibarıyla%39,7 olarak gerçekleşmiştir. BDDK 65 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

89 Grafik : Kredi Kartı Limitleri 90 Milyar YTL ,4 42,9 43,1 44,0 46,9 49,0 51,0 54, ,6 18,1 20,1 22,0 22,5 25,6 25,6 27,8 2005/ / / / / / / /12 Yıllar itibariyle kredi kartı limitlerine bakıldığında, kullanılan kredi kartı limitleri 2007 Aralık ayında, bir önceki yıla göre %26,4 oranında artış gösterirken, kullanılmayan kredi kartı limitleri de aynı dönemde bir önceki yıla göre %23,2 oranında artış göstermiştir. Kullanılmayan kredi kartı limitlerinin SYR ye negatif etkisi bulunması sebebiyle, söz konusu limitlerin asgari düzeyde tutulması sektör açısından gerekli görülmektedir. Buna paralel olarak BKM verileri, 2006 Aralık ayında bin olan üye işyerlerine ait POS makinesi sayısının 2007 Aralık itibarıyla bine ulaştığına işaret etmektedir yılı sonunda olan ATM sayısı 2007 yıl sonu itibarıyla seviyesine yükselmiştir. Bununla birlikte bu verileri sağlayan bankaların 2006 Aralık itibariyla şube sayıları iken 2007 Aralık ayında e yükselmiştir. Grafik : POS ve ATM Sayıları Değişimi Bin Adet Kaynak: BKM 495,7 12,1 Kullanılan kredi kartı limiti 662,4 12,9 13,5 912,1 Ticari faaliyetlerin yürütülmesinde kredi ve banka kartı kullanımı yaygınlık kazanmaktadır. Bu ödeme aracını kullanan işyeri sayısı Aralık 2006 da iken Aralık 2007 itibarıyla düzeyindedir. 14, ,0 16, ,7 Bin Adet 18, , POS Sayısı Kullanılmayan kredi kartı limiti ATM Sayısı BDDK 66 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

90 Çek Sistemi Çek takası sisteminde 2006 yılında 23,6 milyon adet çek işlem görmüş olup, bu rakam 2007 yılında 24,9 milyon adede yükselmiştir. Söz konusu dönemde işlem gören çek hacmi ise %17,1 oranında artarak 220,5 milyar YTL düzeyine gelmiştir. Grafik : Çek Takası Sisteminde İşlem Gören Çek Adet ve Tutarı Bin Adet Milyar YTL ,7 109, ,8 156, , , Adet Tutar 0 Kaynak: BTOM 2006 yılında bankalar tarafından yapılan bildirimlere göre Merkez Bankası tarafından duyurusu yapılan karşılıksız çek sayısı 1,1 milyon adet iken 2007 yılında %15,7 artarak 1,3 milyona ulaşmıştır. Tablo : Karşılıksız Çek Tutarları Yıl Banka Bildirimleri Mahkeme Kararları Banka Ödeme Bildirimleri Tedavüldeki Çek Adedi Banka Bildirimleri/ Toplam Çek Mahkeme Kararları/Banka Bildirimleri % Banka Ödeme Bildirimleri/ Toplam Çek % ,94% 0, ,17% 2,21 0, ,53% 7,34 2, ,28% 9,54 2, ,86% 5,93 3, ,32% 5,47 3,33% Kaynak: TCMB, BTOM Tedavüldeki toplam çek adedinin %5,32 si bankalar tarafından karşılıksız çek olarak beyan edilmiştir yılında mahkemeler tarafından TCMB ye yapılan bildirimlere göre TCMB tarafından duyurulan yasaklama kararı adedi 72 bin adet iken, mahkeme kararlarının banka bildirimleri içindeki payı %5,47 olarak gerçekleşmiştir yılında bankalarca TCMB ye yapılan bildirimlere göre, TCMB tarafından duyurusu yapılan karşılıksız kaldıktan sonra ödenmiş çeklerin adedi 829 bin adet iken toplam çek adedi içindeki payı %3,33 tür. BDDK 67 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

91 İnternet Bankacılığı Tablo :İnternet Bankacılığı Kullanan Müşteri Sayısı Bireysel müşteri sayısı (Bin Kişi) 2005 Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Aktif Kayıtlı Aktif/kayıtlı müşteri (%) Kaynak: TBB TBB üyesi 26 banka verilerine göre internet bankacılığı hizmetleri kullanılarak yapılan ödemeler incelendiğinde, kayıtlı bireysel müşteri sayısının Aralık 2007 itibarıyla 14 milyon düzeyinde olduğu görülmektedir. Bu dönemde yaklaşık 8,9 milyon bireysel müşteri tarafından en az bir kez internet bankacılığı işlemi yapılırken, yaklaşık 5,4 milyon bireysel müşteride son 1 yıl içinde en az bir kez sisteme giriş yapmıştır. Kayıtlı müşteri sayısının %27 si aktif olarak internet bankacılığı hizmetlerinden faydalanmaktadır. Internet bankacılığının yaygınlaşması banka maliyetlerini düşürücü bir etki yapmakta, müşterilerin finansal hizmetlere erişimini kolaylaştırmaktadır. Ancak, bu hizmetlerin kullanımında güvenlik önlemlerinin artırılması ve kullanıcıların özenli olması internet bankacılığının daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasına yardımcı olacaktır. Tablo : İnternet Bankacılığında Finansal İşlemler İşlem Adedi 2005 Haz.06 Eyl.06 Ara Haz.07 Eyl.07 Ara Para tranferleri Ödemeler Yatırım işlemleri Kredi kartı işlemleri Diğer finansal işlem Toplam İşlem Hacmi (Milyon) Para tranferleri Ödemeler Yatırım işlemleri Kredi kartı işlemleri Diğer finansal işlem Toplam Kaynak: TBB Ocak Aralık 2007 dönemi itibarıyla, internet bankacılığı hizmeti kullanılarak yapılan yatırım işlemleri dışındaki finansal işlemlerin toplam adedi 191,8 milyona ulaşmıştır. Söz konusu işlemlerin tutarı ise 505,7 milyar YTL olmuştur. EFT, havale ve döviz transferi işlemlerini kapsayan para transferleri işlemleri, yatırım işlemleri dışındaki finansal işlem hacminin %87,9 unu oluşturmaktadır. BDDK 68 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

92 Tablo : İnternet Bankacılığı Vasıtasıyla Yapılan Yatırım İşlemleri Milyon YTL Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara Yatırım İşlemleri Yatırım Fonları Fon Alış Fon Satış Döviz İşlemleri Döviz Alış Döviz Satış Arbitraj Vadeli Hesaplar Açılış Kapanış Hisse Senedi İşlemleri Repo İşlemleri Tahvil ve Bono İşlemleri Alış Satış Altın İşlemleri Kaynak: TBB İnternet bankacılığı aracılığıyla yapılan ve 2006 yılına göre 2007 yılında daha az tercih edilen yatırım işlemleri arasında, işlem hacmi 60 milyar YTL den 57,2 milyar YTL ye düşen yatırım fonları, 35,9 milyar YTL den 27,3 milyar YTL ye düşen hisse senedi işlemleri, 18,2 milyar YTL den 17,9 milyar YTL ye düşen repo işlemleri ile 161 milyon YTL den 97 milyon YTL ye düşen altın işlemleri yer almaktadır. Global finansal piyasalardaki gelişmelere paralel olarak, yabancı para birimlerine yatırım yapılması nedeniyle, Aralık 2007 de bir önceki yıla göre döviz alış işlemlerinde %20,4 ve döviz satış işlemlerinde ise %12,9 oranında artış gözlenmektedir. Nitekim 2007 Eylül ayından itibaren arbitraj amaçlı döviz işlemleri yapılmaya başlanılmış ve 2006 yılında 27,6 milyar YTL olan toplam döviz işlemleri hacmi 2007 yılında 36,3 milyar YTL ye ulaşmıştır. Öte yandan, 2006 yılında 11.6 milyar YTL olan YTL vadeli hesaplar işlem hacmi %33,3 oranında artarak 2007 itibarıyla 15.4 milyar YTL ye yükselmiştir. Tablo : Sanal Kart ile Yapılan E Ticaret İşlemleri Yıl İşlem Adedi İşlem Tutarı (Milyon YTL) Yurtiçi Yurtdışı Toplam Yurtiçi Yurtdışı Toplam ,74 8,79 34, ,59 15,18 54, ,33 25,7 86,03 Kaynak: BKM 2007 yılında sanal kart ile yapılan e ticaret işlemleri, bir önceki yıla göre yurtiçi kullanımda işlem adedi olarak %66,3, yurtdışı kullanımda işlem adedi olarak %73,5 oranında artış kaydederken, işlem tutarı açısından bakıldığında yurtiçi kullanımda %52,4 lük artışla 60,33 milyon YTL, yurtdışı kullanımda %40,9 luk artışla 25,7 milyon YTL olmak üzere toplamda 86,03 milyon YTL işlem hacmi yaratmıştır. BDDK 69 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

93 2.3. Bankacılık Sektörü Dışındaki Finansal Sektörler 7 Bu bölümde, finansal kiralama, faktoring ve tüketici finansman şirketleri, sektörlerindeki toplam aktif paylarına göre gruplandırılarak analiz edilmiştir. Toplam aktiflerde %1 e kadar pay sahibi olan şirketler küçük ölçekli şirketler; %1 ile %5 arasında pay sahibi olan şirketler orta ölçekli şirketler ve %5 in üzerinde pay sahibi olan şirketler büyük ölçekli şirketler olarak gruplandırılmıştır Finansal Kiralama Sektörü Faaliyetleri Aralık 2007 döneminde faaliyet gösteren şirket sayısı azalırken şube sayısında ise önemli bir artış olmuştur. Faaliyet gösteren şirket sayısının azalmasına rağmen artan şubelerin etkisiyle istihdamda artış trendi devam etmektedir. İlk 5 şirketin payındaki artışa rağmen HH endeksinde azalma görülmüştür. Müşteri sayısındaki artış trendi bu dönemde de devam etmiş ve müşteri sayısı e ulaşmıştır. Tablo : Finansal Kiralama Sektörüne Dair Başlıca Yapısal Büyüklükler Yapısal Göstergeler Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Şirket Sayısı Şube Sayısı Çalışan Sayısı HH Endeksi Aktif Yoğunlaşma (İlk 5 Şirket Payı %) 52,0 50,9 48,3 53,8 54,1 56,4 57,8 58,4 Müşteri Sayısı Aralık 2007 döneminde takibe düşen alacakların toplam alacaklar içindeki payı bir önceki döneme göre ve Aralık 2006 dönemine göre artış göstermiştir. Zarar eden şirket sayısı azalmaya devam etmektedir. Aralık 2007 döneminde özkaynak ve aktif kârlılığı Eylül 2007 dönemine göre artarken Aralık 2006 dönemine göre ise azalma göstermiştir. Sektörün bilanço içi açık pozisyonu önceki döneme ve bir önceki yılın aynı dönemine göre artış göstermiştir. Şirket başına düşen çalışan sayısı ve aktif miktarında artış trendi devam etmektedir. Diğer taraftan maliyetleri gelirlerine oldukça yaklaşan şirket sayısı hala yüksek seyretmektedir. Tablo : Finansal Kiralama Sektörü Performansına Dair Başlıca Büyüklükler Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Takipteki Alacaklar/Brüt Alacaklar % 3,3 2,9 2,9 3,1 3,4 3,5 3,5 3,7 Zarar eden Şirket Sayısı Dönem Kârı/Özkaynak Toplamı (ROE)% 5,3 9,0 14,6 19,1 5,5 9,1 12,8 14,1 Dönem Kârı/ Aktif Toplamı (ROA)% 1,3 1,9 3,0 3,8 1,0 1,7 2,3 2,5 Bilanço içi YP net Pozisyon/ Özkaynaklar % 13,0 11,0 9,0 5,5 12,9 9,2 2,2 9,4 Şirket Başına Aktif (milyon YTL)** Şirket Başına Çalışan (kişi)** İşlem Sınırı Rasyosu ( < 30 ) 3,3 4,0 4,0 4,7 4,9 5,5 5,5 5,9 Maliyetler/Gelirler >0,8 Olan Şirket Sayısı* Nazım Hesaplar/ Aktif Toplamı 1,0 0,8 0,6 0,6 0,7 0,7 0,6 0,6 *Maliyetler faiz hariç hesaplanmıştır. ** Raporlamada bulunan şirket sayısı dikkate alınarak hesaplanmıştır. 7 Banka dışı mali kuruluşlar ile ilgili veriler kurumumuz veri tabanına raporlama yapan şirketlere aittir. BDDK 70 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

94 Aşağıda yer alan performans endeksinde görüldüğü üzere, finansal kiralama şirketlerinin performansının 2007 yılının ikinci çeyreğinden sonra artışa geçtiği ve bu artışı azalarak da olsa son iki çeyrekte sürdürdüğü görülmektedir. Global anlamda yaşanan belirsizlik ortamının henüz bu şirketlere yansımadığı görülmektedir. Grafik :Finansal Kiralama Performans Endeksi* 101,5 101,0 100,5 100,0 99,5 99,0 98, /3 2006/6 2006/ /3 2007/6 2007/ *Performans endeksinin bileşenleri ek tabloda verilmiştir. Aralık 2007 döneminde finansal kiralama sektörünün toplam aktifleri milyon YTL, dönem kârı 348 milyon YTL olurken, alacakların toplam aktiflerdeki payı %85,1, özkaynakların toplam pasiflerdeki payı %18 olmuştur. Toplam aktiflerin artmasına rağmen alacakların aktiflerdeki payının azalma göstermesi sektörde sıkışmaya işaret etmektedir. Tablo : Finansal Kiralama Sektörü Gelişme Eğilimine Dair Başlıca Büyüklükler Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Toplam Aktifler (milyon YTL) Dönem Kârı Alacak veya Krediler/Toplam Aktifler% 82,0 82,0 83,0 85,0 85,2 85,4 86,6 85,1 Özkaynaklar/ Toplam Pasifler % 24,0 21,0 21,0 20,0 19,4 18,4 18,2 18, Bilânço Analizi Finansal kiralama sektöründe Aralık 2007 tarihi itibariyle Eylül 2007 dönemine göre nominal olarak %12,4 ve reel olarak %11,4 oranında aktif büyümesi gerçekleşmiştir. Aralık 2007 döneminde aktif kalemlerinde bankalar ve finansal kiralama alacakları dışında pay dağılımında değişiklik olmamıştır. Bankalarda tutulan aktifler %96,3 lük büyümeyle toplam aktiflerdeki payında 2,5 puanlık bir artış kaydetmiştir. Finansal kiralama alacakları %10,5 lik bir büyüme göstermiş, toplam aktiflerdeki payı 1,5 puanlık azalma göstermiştir. Bununla birlikte, daha önceki dönemlere paralel olarak takipteki alacakların büyüme hızının alacakların büyüme hızını aşması dikkat çekmektedir. Alacakların payındaki düşüş ile bankalarda tutulan nakdin artması sektörde işlemlerin daralabileceğini göstermektedir. Maddi olmayan duran varlıkların toplam aktiflerdeki payı küçük olmasına rağmen %289 luk büyüme dikkat çekmektedir. Diğer aktifler kaleminde ise hem pay değişimi hem de büyüme itibarıyla daralma olmuştur. Sektörde BDDK 71 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

95 2007 sonu itibarıyla 7 büyük, 10 orta ve 35 küçük ölçekli şirket bulunmaktadır. Büyük ölçekli şirketlerin toplam aktiflerdeki payı %69,7, orta ölçekli şirketlerin payı %22,5 ve küçük ölçekli şirketlerin payı %7,8 olarak gerçekleşmiştir. Bir önceki döneme kıyasla küçük ölçekli şirketlerin payında 1,1 puanlık artış görülürken, orta ölçekli şirketlerin payında 1,3 puanlık bir azalma söz konusudur. Bankalarda tutulan likit varlıkların toplam aktiflerdeki payı şirket büyüdükçe azalmaktadır. Finansal kiralama alacaklarının toplam aktiflerdeki payı şirket büyüklüğüne paralel olarak büyümektedir. Grafik : Finansal Kiralama Aktif ve Pasif Kompozisyonu 100% 90% 80% 70% 60% 50% 40% 30% 20% 10% 0% 2,1 2,3 1,9 2,3 7,4 7,3 12,8 11,2 10,8 9,6 2 1,7 76,9 80,4 83,3 82,4 85,1 85,1 6,7 5,6 3,8 5,1 5,2 5,8 100% 90% 80% 70% 60% 50% 40% 30% 20% 10% 11,1 8,5 4,2 2,6 3,5 3,3 20,0 18,0 29,4 23,1 34,3 36,3 76,6 78,7 65, ,5 55, % Likit Varlık Menkul Kıym. Alacaklar Duran Varlıklar Diğer Aktifler Borçlar Özkaynaklar Diğer Aralık 2007 döneminde finansal kiralama şirketlerinin pasif kalemlerine bakıldığında özkaynak kalemlerinden yedek akçelerde ve geçmiş yıllar kârı(zararı)nda oransal pay değişimleri ve büyüme oranları dikkat çekmektedir. Yedek akçelerin toplam pasiflerdeki payı %13,5 iken Eylül 2007 dönemine göre %366 oranında büyüme göstermiştir. Geçmiş yıllar zararının toplam pasiflerdeki payı % 10,4 ve bir önceki döneme göre %1330 luk artış göstermiştir. Bu iki kalemin birbirini dengelemesi ve bunların dışındaki özkaynak kalemlerinin artmasıyla özkaynaklar bir önceki döneme göre %11 oranında büyümüştür. Pasiflerin en büyük kalemini oluşturan mali borçlardaki pay azalmasına rağmen %12 oranında bir büyüme göstermiştir. Pasif yapısı grup bazında incelendiğinde yedek akçe ve geçmiş yıllar zararındaki oynaklıkların küçük ölçekli şirketlerden kaynaklandığı görülmektedir. Finansal kiralama şirketlerinin özkaynak yapısı incelendiğinde toplam özkaynak miktarı artarken geçmiş yıllar kârlarının azaldığı ve yedek akçelerin arttığı gözlenmektedir. Tablo : Finansal Kiralama Şirketlerinin Özkaynak Yapısı % 2006/3 2006/6 2006/9 2006/ /3 2007/6 2007/9 2007/12 Ödenmiş Sermaye 54,5 56,2 57,0 64,6 63,3 66,2 65,2 66,1 Yedek Akçeler 37,5 32,9 30,5 26,7 24,1 87,5 83,6 75,3 Yeniden Değerleme Fonu 9,4 4,8 6,1 2,4 2,5 2,7 2,5 2,3 Dönem Karı (Zararı) 5,3 9,0 14,7 19,2 5,5 8,6 11,9 14,1 Geçmiş Yıllar Karı (Zararı) 6,6 2,9 8,3 12,9 4,6 64,9 63,2 57,8 Toplam Özkaynaklar (Milyon YTL) BDDK 72 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

96 Finansal kiralama sektörüne milyon YTL fon girişi sağlandığı görülmektedir. Mali ve ticari borçların sağlanan fonların %76,2 si oranında, özkaynakların ise %15,6 sı oranında özkaynakların yükseldiği görülmektedir. Diğer taraftan, finansal kiralama alacakları ve bankalardaki likit varlıklar sırasıyla sağlanan fonların %69,8 i ve %24,7 si oranında artış göstermiştir. Finansal kiralama alacaklarının sektörel dağılımlarında pek bir değişiklik söz konusu değildir. Sanayi sektörünün toplam alacaklar içindeki payı 1,7 puan azalırken, hizmetler sektörünün toplam alacaklar içindeki payı 1,8 puan artmıştır. Toplam alacaklar içinde %20,2 ile en büyük paya sahip olan inşaat sektörü %12,2 lik büyüme göstermiştir. Alacaklar içinde en yüksek artış %34,3 ile finansal kuruluşlardan olan alacaklarda olmuştur. Alacakların grup bazında dağılımı incelendiğinde, büyük ölçekli şirketlerin %71, orta ölçekli şirketlerin ise %22 oranında ve küçük ölçekli şirketlerin %7 oranında paya sahip olduğu görülmektedir. Finansal kiralama alacaklarının %96,5 si uzun vadelidir. Finansal kiralama şirketlerinin alacaklarının ağırlıklı ortalama vadesi gün, borçlarının ağırlıklı ortalama vadesi ise 518 gündür. Borçların ve alacakların vadesinde 26 günlük bir artış olmuştur. Alacakların takibe alınma oranında 0,13 puanlık bir düşüş söz konusudur. Bu dönemde takibe alınma oranının en yüksek olduğu ana sektör %48,7 lik oran ile sanayi sektörüdür. Alt sektörlerde ise takibe alınma oranının en yüksek olduğu sektör %22,6 lık oran ile inşaat sektörüdür. Finansal kiralama şirketlerinin yaptıkları sözleşmeler büyüklük olarak sınıflandırıldığında her grupta yapılan sözleşme sayısında sürekli artış söz konusudur. 200 BİN YTL ve üzeri büyüklükteki sözleşme grubu dışındaki diğer gruplarda ortalama alacak büyüklüğünde küçülme söz konusudur. Sektörün toplamında ise sözleşme sayısında oldukça artmasına rağmen ortalama alacak büyüklüğünde küçülme söz konusudur. Tablo : Finansal Kiralama Şirketlerinin Kredilerinin Büyüklüğüne Göre Dağılımı BİN YTL Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara Toplam Alacak Tutarı Sözleşme sayısı Ortalama Alacak Büyüklüğü Alacak Tutarı Sözleşme sayısı Ortalama Alacak Büyüklüğü Alacak Tutarı Sözleşme sayısı Ortalama Alacak Büyüklüğü Alacak Tutarı Sözleşme sayısı Ortalama Alacak Büyüklüğü Alacaklar müşterilerin türlerine göre, ticari işletmelerde %34,8, bireysel işletmelerde ise %7,3, KOBİ lerde %53,7 ve diğer sektörler %4,2 oranında dağılım göstermektedir. Alacaklar içinde KOBİ lerin payında azalma olurken ticari işletmelerin payında artma olmuştur. BDDK 73 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

97 Finansal kiralama şirketlerinin dönem bilânçosunun TP YP kompozisyonu incelendiğinde; bu şirketlerin sektör olarak çok düşük bir bilânço içi açık pozisyon riski taşıdıkları, büyük ölçekli şirketlerin YP yükümlülüklerden %4 daha fazla oranda YP varlıklara sahipken, küçük ve orta ölçekli şirketlerin kapalı pozisyon taşıdıkları görülmektedir. Tablo : Finansal Kiralama Şirketleri Bilânçosu TP YP Kompozisyonu (% Pay) Sektör Grup Bazında Dağılım (Ara.07) Aktif Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Büyük Orta Küçük Pasif TP YP TP YP Gelir Tablosu Analizi Finansal kiralama şirketlerinin finansal kiralama gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %34,8 büyürken toplam gelirler içindeki payında 8,7 puanlık bir artış olmuştur. Toplam gelirler (kambiyo gelirleri net alınmak üzere) %7,4 oranında büyümüştür. Faiz giderlerinde %41,6 artış olmuştur.karşılıklarda %253,4 lük artış dikkat çekmektedir. Karşılık giderlerinin en büyük kısmını oluşturan takipteki alacaklar için olan karşılık giderleri %321,7 oranında artış göstermiştir. Kambiyo kârında %8,1 lik, kambiyo zararında da %7,7 lik oranda düşüş olmuştur. Kambiyo kârlarının ve kambiyo zararlarının toplam gelirlere oranı birbirine oldukça yakın olduğundan, kambiyo kar ve zararlarının toplam gelirlere etkisi oldukça sınırlı kalmaktadır. Gelir tablosu, şirket grupları açısından irdelendiğinde; faiz giderlerinin toplam gelirlere oranının orta ölçekli şirketlerde diğer gruplara göre daha yüksek olduğu görülürken bu oran büyük ve küçük ölçekli şirketlerde aynı büyüklükte gerçekleşmiştir. Orta ölçekli şirketler hem kısa vadeli hem de uzun vadeli faiz giderlerinin toplam gelirlerdeki payı daha yüksektir. Karşılık giderlerinin toplam gelirlere oranına bakıldığında küçük ölçekli şirketlerde bu oranın diğer ölçekteki şirketlere göre oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, şirket grubu küçüldükçe faaliyet (personel, komisyon, amortisman ve diğer) giderlerinin finansal kiralama gelirlerine oranı yükselmektedir. Toplam finansal kiralama gelirlerinin %73 ünü sağlayan büyük ölçekli şirketler toplam dönem kârının %94 ünü, finansal kiralama gelirlerinin %20 sini sağlayan orta ölçekli şirketler toplam dönem kârının %6 sını sağlarken, finansal kiralama gelirlerinin %7 sini sağlayan küçük ölçekli şirketler ise toplam dönem kârının %10 u oranında zarar etmişlerdir. Sektörde toplam giderlerin gelirlere oranı Aralık 2007 döneminde %88 ile oldukça yüksek bir seviyede bulunmaktadır. Toplam faaliyet gelirlerinin toplam faaliyet giderlerini karşılaması açısından değerlendirildiğinde şirket ölçeği küçüldükçe karşılama kabiliyeti azalmaktadır. Küçük ölçekli şirketlerde ise faaliyet giderleri faaliyet gelirlerini aşmaktadır. BDDK 74 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

98 Tablo : Finansal Kiralama Gelir ve Giderleri 2006/6 2006/9 2006/ /6 2007/9 2007/12 Faaliyet Gelirleri 49,4 55,3 54,5 53,2 55,6 54,6 Faaliyet Giderleri 33,7 42,4 35,1 30,5 33,9 35,4 Faiz Geliri 2,3 3 2,6 0,7 1,5 1,6 Kambiyo Kar/Zararı 10,4 6,6 1,1 0,5 1,2 1,1 Diğer Gelirler 3 4,6 5,1 2,6 4,4 4,5 Diğer Giderler 1,2 1,3 1,6 12,5 3,4 2,8 Toplam , Finansal kiralama şirketlerince Aralık 2007 döneminde yapılan işlem miktarı milyon YTL olup, Aralık 2006 dönemine göre %27,5 oranında büyüme göstermiştir. Genel büyümeye paralel olarak alt sektörlerde de bir büyüme gözlemlenmektedir. İşlemlerde en yüksek paya sahip inşaat sektörü işlemleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %57,1 oranında büyürken, toplam işlemlerdeki payında da 4,2 puan artış olmuştur. İşlemlerde %6,4 lük paya sahip olan tarım, hayvancılık ve ormancılık faaliyetlerinin %86,6 lık büyümesi dikkat çekmektedir. Tekstil ve tekstil ürünleri sanayisindeki büyüme %37,8dir. İşlemlerdeki payı yaklaşık olarak %12 olan taşımacılık, depolama ve haberleşme faaliyetleri ise genel büyümeye paralel olarak %28,8 oranında büyümüştür. Ekonomik konjoktörde yaşanan hareketlenmeler, Aralık 2007 dönemi itibariyle finansal kiralama işlemlerine etki etmemiş görülmektedir. Bankalarda tutulan likit değerlerin artması, ekonomide yaşanan dalgalanmanın finansal kiralama sektörüne etkisinin daha sonraki dönemlerde hissedilebileceğini göstermektedir Finansal Kiralama İşlemleri Tablo : Finansal Kiralama İşlemleri Aralık 2006 Aralık 2007 Ara.06 Ara.07 Büyüme Pay Milyon YTL Miktar % Pay Miktar % pay % Değişimi Tarım, Hayvancılık, Ormancılık 100,5 4,4 187,4 6,4 86,6 2,0 Madenlerin Çıkarılması 41,1 1,8 59,4 2,0 44,4 0,2 Gıda, Meşrubat ve Tütün Sanayi 113,3 5,0 135,7 4,7 19,7 0,3 Tekstil ve Tekstil Ürünleri Sanayi 182,4 8,0 251,4 8,6 37,8 0,6 Kağıt Ham. ve Kağıt Ürünleri Basım Sanayi 87,5 3,8 85,6 2,9 2,1 0,9 Kauçuk ve Plastik Ürünleri Sanayi 54,7 2,4 57,9 2,0 5,9 0,4 Metal Ana Sanayii ve İşlenmiş Madde Üretimi 106,5 4,7 106,5 3,7 0,0 1,0 Makine ve Techizat Sanayi 65,7 2,9 95,1 3,3 44,7 0,4 Ulaşım Araçları Sanayi 32,8 1,4 52,4 1,8 59,8 0,4 Başka Yerlerde Sınıflandırılmamış İmalat Sanayi 138,2 6,1 78,8 2,7 43,0 3,3 İnşaat 409,7 17,9 643,4 22,1 57,1 4,2 Toptan ve Perakende Ticaret Mot. Ar. Servis Hiz. 87,9 3,8 108,6 3,7 23,6 0,1 Otel ve Restorantlar (Turizm) 45,3 2,0 56,5 1,9 24,7 0,0 Taşımacılık, Depolama ve Haberleşme 269,9 11,8 347,6 11,9 28,8 0,1 Finansal Aracılık 127,5 5,6 189,4 6,5 48,6 0,9 Emlak Komisyon, Kiralama ve İşletmecilik Faal. 22,8 1,0 35,9 1,2 57,3 0,2 Sağlık ve Sosyal Hizmetler 136,2 6,0 138,4 4,8 1,6 1,2 Diğer Toplumsal Sosyal ve Kişisel Hizmetler 28,0 1,2 33,4 1,1 19,1 0,1 Diğer 67,9 3,0 46,4 1,6 31,7 1,4 GENEL TOPLAM 2.283,9 100, ,1 100,0 27,5 0,0 BDDK 75 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

99 Aralık 2007 de, Eylül 2007 dönemine göre yapılan sözleşmelerde dönemsel büyüme %9,5 tir. Ana ve alt kalemlerdeki büyüme genel büyümeye bağlı bir paralellik göstermektedir. Mal gruplarından makine ve ekipmanların payı %24,7 olup, bu grup bir önceki döneme göre %11,3 oranında büyüme göstermiştir. İnşaat sektöründeki genel büyümenin finansal kiralama varlıkları arasındaki iş ve inşaat makinaları payına etkisi görülmeye devam etmektedir.işlemlerde %23,1 paya sahip olan iş ve inşaat makineleri kalemi %11,6 büyüme göstermiştir. Toplam varlıklar arasında %8,7 paya sahip olan gayrimenkul kalemi %16,8 oranında bir büyüme göstermiştir. Dönemsel olarak en yüksek artış %64,7 ile hava ulaşım araçlarında görülmüştür. Mal grupları arasında ilk 5 te yer alan mal gruplarının pay dağılımında önemli bir değişiklik görülmemektedir. Tablo :Finansal Kiralama Konusu Mallarda İlk 5 Malın Dağılımı % 2006/ /3 2007/6 2007/9 2007/12 Makina ve Ekipmanlar 25,5 24,4 24,6 24,3 24,7 İş ve İnşaat Makinaları 21,5 20,0 22,4 22,7 23,1 Kara Ulaşım Araçları 12,4 16,9 11,7 11,5 11,3 Tekstil Makinaları 9,7 9,5 9,9 9,5 8,9 Gayri Menkullar 7,7 7,2 7,9 8,2 8, Faktoring Sektörü Faaliyetleri Piyasa Yapısı Görünümü Eylül 2007 dönemine kıyasla, Aralık 2007 döneminde faktoring sektöründe ilk 5 şirketin aktif yoğunlaşması ve HH endeksi artış eğilimi sergilemitir. Bu dönemde sektördeki şirket sayısı 86 ya, çalışan sayısı e düşmüştür. Müşteri sayısında ise önemli bir artış gerçekleşmemiştir. Tablo : Faktoring Sektörüne Dair Başlıca Yapısal Büyüklükler Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Şirket Sayısı Şube Sayısı Çalışan Sayısı HH Endeksi Aktif Yoğunlaşması (İlk 5 şrt.skt payı) 37,7 37,3 37,8 43,5 37,6 34,4 38,2 40,3 Müşteri Sayısı Performans Göstergeleri Aralık 2007 döneminde takipteki alacakların toplam alacaklar içindeki payı Eylül 2007 dönemine göre 0,3 puanlık bir artış olmuştur. Faktoring şirketlerinin hem aktif kârlılığında hem de özkaynak kârlılığında bir önceki döneme göre önemli artışlar kaydedilmesine karşılık bir önceki yılın aynı dönemine göre düşüş görülmektedir. Şirket başına düşen aktif miktarı ile çalışan sayısında artış trendi devam etmektedir. Alacakların özkaynaklara oranında (işlem sınırı rasyosu) 0,1 puanlık yükselme gözlenmektedir. Nazım hesapların toplam aktiflerdeki payında 0,3 puanlık azalma görülmektedir. BDDK 76 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

100 Tablo : Faktoring Sektörü Performansına Dair Başlıca Büyüklükler Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Takipteki Alacaklar/Brüt Alacaklar % 2,5 2,0 2,1 2,3 2,5 2,7 2,9 3,2 Zarar eden Şirket Sayısı Dönem Kârı/Özkaynak Toplamı (ROE)% 4,4 3,4 25,1 27,9 7,2 6,2 11,0 21,0 Dönem Kârı/ Aktif Toplamı(ROA) % 1,3 0,8 7,4 7,8 2,2 1,4 0,6 5,6 Bianço içi YP net Pozisyon/ Özkaynaklar % ,1 43, Şirket Başına Aktif (milyon YTL)** Şirket Başına Çalışan (kişi)** İşlem Sınırı Rasyosu ( < 30) 2,8 3,3 2,8 3,0 3,0 3,2 3,4 3,3 Maliyetler / Gelir oranı > 0,80 Şir Sayısı* Nazım Hesaplar/ Aktif Toplamı 2,2 3,1 3,0 2,9 3,1 3,1 3,4 3,1 Maliyetler Faiz hariç alınmıştır. ** Raporlamada bulunan şirket sayısı dikkate alınarak hesaplanmıştır. Aşağıda yer alan performans endeksi grafiğinde görüldüğü üzere, global belirsizlik ortamında faktoring sektörü yılın üçüncü çeyreğinden sonra performansını yükseltmeye başlamıştır. Grafik :Faktoring Performans Endeksi 101,0 100,8 100,6 100,4 100,2 100,0 99,8 99,6 99,4 99,2 99,0 98,8 2005/ /3 2006/6 2006/9 2006/ /3 2007/6 2007/9 2007/12 Faktoring şirketleri Aralık 2007 itibarıyla toplam aktiflerinde ve dönem kârında büyüme gösterirken, alacakların toplam aktifler içindeki payında ve özkaynakların toplam pasifler içindeki payında 2 şer puanlık düşüşler görülmektedir. Toplam aktiflerin artmasına rağmen alacakların aktiflerdeki payında azalma göstermesi sektörde sıkışmaya işaret etmektedir. Tablo : Faktoring Sektörü Gelişme Eğilimine Dair Başlıca Büyüklükler Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Toplam aktifler (Milyon YTL) Dönem Kârı (Milyon YTL) Alacak veya Krediler / Toplam Aktifler % Özkaynaklar/ Toplam Pasifler % BDDK 77 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

101 Bilanço Analizi Aralık 2007 döneminde faktoring sektörü Eylül 2007 dönemine göre nominal olarak %8,6 ve reel olarak %7,6 büyümüştür. Ekte yer alan faktoring şirketlerinin Aralık 2007 bilânçosundaki kalemlerin kendi içinde oransal dağılımına bakıldığında, bankalar, alacaklar ve borçlar dışında belirgin bir değişiklik görülmemektedir. Bankaların toplam aktifler içindeki payında 2,1 puanlık artışın yanında %68,5 lik bir büyüme ile toplam aktiflerin büyümesinin oldukça üzerinde bir büyüme görülmektedir. Diğer taraftan aktiflerin en büyük kalemi olan alacakların payında ise 2,3 puanlık azalış olurken, bir önceki döneme göre %5,7 lik büyüme gerçekleşmiştir. Alacakların payındaki düşüş ve toplam aktiflerden daha az büyümesi ile bankaların artması sektörde işlemlerin daralabileceğini göstermektedir. Takipteki alacakların %10,7 oranında büyümesi, bunların bilançodaki payının oldukça küçük olması dolayısıyla önemli bir risk oluşturmamaktadır. İştiraklerin ve birlikte kontrol edilen ortaklıkların aktifteki payı 0,5 puanlık artış göstermiş ve bir önceki döneme göre %17,3 oranında büyümüştür. Grup bazında aktif kalemlerine bakıldığında alacakların bilançodaki payı ölçek büyüklüğüne paralel olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca takipteki alacakların toplam aktifler içindeki payı ölçek büyüklüğü artıkça azalmıştır. Sektör aktiflerinin şirket gruplarına göre dağılımı büyük ölçekli şirketlerde %35, orta ölçekli şirketlerde %45 ve küçük ölçekli şirketlerde %20 olarak gerçekleşmiştir. Grafik : Faktoring Şirketlerinin Bilançosunun Aktif ve Pasif Kompozisyonu 100% 90% 80% 70% 60% 50% 40% 30% 20% 10% 0% 2,1 2,3 1,9 2,3 2,3 2,7 12,8 11,2 10,8 9,6 7,7 8,3 76,9 80,4 83,3 82,4 80,6 82,5 1,5 6,7 5,6 0,5 0,1 3,8 0,2 0,6 5,1 9,3 0, % 90% 80% 70% 60% 50% 40% 30% 20% 10% 0% 12,3 11,8 9 4,9 9,5 6,7 20,9 22,8 23,3 23,5 27,9 26,1 66,8 65,4 67,6 71,6 62,6 67,2 Likit varlık Menkul Kıym. Alacaklar Duran Varlıklar Diğer aktifler Borçlar Özkaynaklar Diğer Aralık 2007 döneminde faktoring şirketlerinin pasif kalemlerine bakıldığında mali borçların pasiflerdeki payı artarken öz kaynakların payının azaldığı gözlenmektedir. Mali borçlar %12,8 lik büyümeyle pasiflerin üzerinde büyürken özkaynaklar %0,9 ile oldukça düşük bir büyüme göstermiştir. Ticari borçların pasiflerdeki payı küçük olmasına rağmen %70,8 lik büyüme göstermiştir. Dönem kârının pasiflerdeki %5,6 payı ve %99 büyümesi ile geçmiş yıllar zararının %1,7 payı ve %397,5 lik küçülmesi birbirini dengelemektedirler. Grup bazında bakıldığında mali borçların toplam pasiflerdeki payı ölçek büyüklüğüyle orantılı olarak dağılmıştır. Özkaynakların pasiflerdeki payı ise orta ölçekli ve küçük ölçeklilerde büyük ölçeklilere göre daha yüksek oranda dağılmıştır. Dönem kârı orta ölçekli şirketlerde büyük ölçekli ve küçük ölçekli şirketlere nazaran pasiflerde daha fazla paya sahiptir. Ana pasif kalemlerden olan borçlar ve özkaynakların dağılımı önceki dönemlere paralel olarak gerçekleşmiştir. BDDK 78 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

102 Aralık 2007 döneminde faktoring şirketlerinin özkaynak yapısı incelendiğinde toplam özkaynak miktarının arttığı ve yedek akçe ile dönem karı(zararı) arasındaki ters orantının devam ettiği gözlenmektedir. Ödenmiş sermayede önemli bir değişiklik olmazken, geçmiş yıllar zararında artış olmuştur. Tablo : Faktoring Şirketlerinin Özkaynak Yapısı % 2006/3 2006/6 2006/9 2006/ /3 2007/6 2007/9 2007/12 Ödenmiş Sermaye 51,7 53,4 43,6 42,6 41,5 45,9 44,5 43,9 Yedek Akçeler 36,4 39,7 30,1 28,8 39,6 41,1 41,6 39,8 Yeniden Değerleme Fonu 3,5 2,8 2,0 1,7 1,6 1,5 0,9 0,9 Dönem Karı (Zararı) 4,4 3,6 25,2 27,9 7,2 6,2 10,8 21,3 Geçmiş Yıllar Karı (Zararı) 4,0 0,4 1,0 1,0 10,1 5,3 2,2 5,8 Toplam Özkaynaklar (Milyon YTL) Faktoring şirketleri Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde 644,4 milyon YTL yeni kaynak girişi sağlamıştır. Sağlanan kaynağın %85,7 si kadar mali borçlarda ve %8,3 ü kadar ticari borçlarda ve %2,7 si kadar özkaynaklarda artış görülmüştür. Sağlanan bu kaynağın %51,4 ü kadar faktoring alacaklarında %27,4 ü kadar da bankalardaki nakitlerde artış olmuştur. Faktoring alacaklarının dağılımı incelendiğinde, toplam alacaklarda bir önceki döneme göre %6,5 büyüme gözlenmektedir. Alacakların %68,6 sının sanayide, %28,9 unun ise hizmetlerde yoğunlaştığı gözlenmektedir. Sanayi sektörünün Eylül 2007 dönemine göre toplam alacaklardaki payında 0,2 puanlık artış görülürken %6,8 lik büyümeyle toplam alacakların büyüme oranına paralel bir büyüme göstermiştir. Sanayi sektörünün alt sektörü olan tekstil deri giyimi hem sanayi sektörünün alt sektörleri içinde hem de tüm sektörün alt sektörleri içinde %16,4 ile en yüksek paya sahiptir. Sanayi sektörü içinde en büyük artış %29,8 ile ulaşım araçları sanayinde gerçekleşmiştir. Sanayi sektörü içinde en büyük azalış %9,3 lük paya sahip metal ana sanayinde olmuştur. Bir önceki döneme göre, metal ana sanayinin payında 1,1 puanlık, gıda meşrubat tütün sanayinin payında 0,7 puanlık düşüş söz konusudur. Hizmet sektöründe inşaat sektörü liderliğini sürdürürken toplam alacaklar içindeki payında bir değişiklik olmamıştır. İnşaat sektörü %6,6 lık büyümeyle toplam alacakların büyümesine paralel bir büyüme göstermiştir. Hizmetler sektöründe en büyük artış %54,4 ile toplam alacaklarda %3,4 lük paya sahip kültür eğlence ve diğer hizmetlerde görülmektedir. Faktoring alacakları içindeki emlak komisyonluk danışmanlık reklam sektöründe Eylül 2007 dönemine göre %3,6 küçüldüğü gözlenmektedir. Alacaklar ölçek bazında irdelendiğinde toplam alacakların %44,5 i orta ölçeklilere, %35,4 ü büyük ölçeklilere ve %20 si ise küçük ölçeklilere aittir. Gruplar bazında ana sektörler itibariyle dağılımlar sektörün tümündeki dağılımlara paralellik göstermektedir. Faktoring alacaklarının %96,5 i kısa vadelidir. Faktoring alacaklarının ağırlıklı ortalama vadesi 137 gün, borçların ağırlıklı ortalama vadesi 116 gündür. Alacakların %96,5 i kısa vadeli olması ve bilânçodaki payının %82,5 olması, borçların (mali ve ticari) bilançodaki payının %67,2 olması, faktoring şirketlerinin borç ve alacakları arasındaki vade uyumuna katkı sağlamaktadır. Alacakların takibe alınma oranı %3 tür. Takibe alınmadaki ana sektörler itibariyle dağılım alacakların dağılımına paralellik göstermektedir. Alt sektörler BDDK 79 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

103 itibarıyla en yüksek oran daha önceki dönemlerde olduğu gibi tekstil deri giyim ve kimya plastik ve petrol ürünleri sektöründedir. Aralık 2007 döneminde, faktoring sektörü faiz oranları Eylül 2007 dönemine göre YTL ve EURO da düşerken USD ve DİĞER para birimlerinde artmıştır. Aralık 2007 döneminde vade Eylül 2007 dönemine göre YTL ve DİĞER para birimlerinde azalırken, EURO ve USD de artmıştır. Komisyon oranında ise önemli bir değişiklik söz konusu değildir. Tablo : Faktoring Sözleşme Göstergeleri Para Birimi Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 YTL EURO USD DİĞER Faiz Oranı (%) 29,4 28,7 27,9 26,8 Vade(Gün) 69,4 73,1 78,1 75,8 Komisyon Oranı(%) 0,8 0,8 0,7 0,7 Faiz Oranı (%) 5,8 5,9 6,6 6,2 Vade(Gün) 71,1 75,2 64,6 70,8 Komisyon Oranı(%) 0,3 0,3 0,3 0,3 Faiz Oranı (%) 7,0 7,1 6,2 6,9 Vade(Gün) 78,0 94,8 85,8 91,9 Komisyon Oranı(%) 0,2 0,3 0,2 0,2 Faiz Oranı (%) 5,9 5,8 6,7 7,2 Vade(Gün) 63,6 64,7 58,3 50,1 Komisyon Oranı(%) 0,3 0,4 0,4 0,4 Faktoring şirketlerinin yaptıkları sözleşmeler büyüklüklerine göre sınıflandırıldığında Aralık 2007 döneminde Eylül 2007 dönemine göre 5 Bin YTL kadar olan sözleşme grubunda ve 5 Bin YTL ile 20 Bin YTL arasında olan sözleşme grubunda sözleşme sayısı artarken, ortalama alacak büyüklüğü değişmemiştir. 20 Bin YTL ve üzeri büyüklüğündeki sözleşme grubunda ise Eylül 2007 dönemine göre hem sözleşme sayısı hem de ortalama alacak büyüklüğü yükselmiştir. Sektörün toplamında ise Eylül 2007 dönemine göre sözleşme sayısında artma olmasına rağmen ortalama alacak büyüklüğünde düşüş görülmektedir. Tablo : Faktoring Şirketlerinin Alacaklarının Büyüklüğüne Göre Dağılımı BİN YTL Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara Toplam Alacak Tutarı Sözleşme Sayısı Ortalama Alacak Büyüklüğü Alacak Tutarı Sözleşme Sayısı Ortalama Alacak Büyüklüğü Alacak Tutarı Sözleşme Sayısı Ortalama Alacak Büyüklüğü Alacak Tutarı Sözleşme Sayısı Ortalama Alacak Büyüklüğü BDDK 80 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

104 Alacaklara müşteri grubu açısından bakıldığında daha önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de, faktoring alacaklarının %82,1 inin ticari (mali olmayan) şirketlerde yoğunlaştığı görülmektedir. Bu dönem alacakların KOBİ lerdeki alacağın toplam alacakların % 14,6 sı kadar olduğu görülmektedir. Bilançonun TP YP kompozisyonuna bakıldığında; bu dönemde de sektör genelinde aktif toplamının %12 si kadar bilanço içi açık pozisyon söz konusuyken, büyük ölçekli şirketlerin açık pozisyonunun aktiflerinin %24 ü büyüklüğünde olduğu görülmektedir. Büyük ölçekli şirketlerdeki bilanço içi açık pozisyonun bu kadar yüksek olmasının nedeni yükümlülüklerin önemli bir kalemi olan borçların yabancı parayla yapılmasıdır. Bu oran orta ve küçük ölçekli şirketlerde sırasıyla %7 ve %4 kadardır. Tablo : Faktoring Şirketlerinin Bilânçosunun TP YP Kompozisyonu (% Pay) Sektör Grup Bazında Dağılım Aktif Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Büyük Orta Küçük TP YP Pasif TP YP Gelir Tablosu Analizi Faktoring şirketlerinin gelir tablosu analiz edildiğinde, faktoring şirketlerinin toplam gelirlerinin bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %72 oranında büyürken, dönem kârının ise %15,7 oranında azaldığı gözlenmektedir. Faktoring şirketlerinin toplam gelirleri, Aralık 2006 döneminde milyon YTL iken Aralık 2007 döneminde milyon YTL ye yükselmiştir. Toplam gelirlere en önemli katkıyı yapan gelir kalemi faaliyet gelirleri olup, bu gelirler bir önceki yılın aynı dönemine göre %32 büyümüştür. Faaliyet gelirlerinin alt kalemlerine bakıldığında yurt içi faktoring işlemlerinden elde edilen gelir en büyük paya sahiptir. Yurt dışı faktoring gelirleri oldukça düşük kalmaktadır. Borçlanma vadesine göre kısa vadeli borçlanma giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %7,2 küçülme göstermiştir. Dönem itibarıyla kambiyo kârlarında %24,6, kambiyo zararlarında da %21,2 oranında bir artış söz konusudur. Takipteki alacakların artışına bağlı olarak takipteki alacaklar için karşılık gideri %63,3, toplam karşılık giderleri %80,4 artış göstermiştir. Olağandışı gider ve zararlar kalemindeki %508,6 lık artış gelir tablosundaki en dikkat çekici artıştır. Sektörün tümünde toplam giderlerin toplam gelirlere oranı Aralık 2006 döneminde %74 iken Aralık 2007 döneminde bu oran %87 ye çıkmıştır. Şirketlerin Aralık 2007 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre gelirleri %72, giderleri de % 101 artmıştır. Bu durum gelirlerin giderleri karşılamasına olumsuz etki yapmaktadır. Aralık 2007 döneminde faktoring şirketlerinin toplam gelirlerinin %59 u büyük ölçekli şirketlerce, %29 u orta ölçekli şirketlerce ve %12 ü küçük ölçekli şirketlerce sağlanmıştır. Ölçek bazında toplam giderlerin toplam gelirlere oranı büyük ölçekli şirketlerde %95, BDDK 81 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

105 orta ölçekli şirketlerde %71 ve küçük ölçekli şirketlerde %85 olarak gerçekleşmiştir. Faktoring şirketlerinin faaliyet gelirlerinin toplam gelirler içindeki oransal payının büyük ölçekli şirketlerde, orta ve küçük ölçekli şirketlerin gerisinde bulunduğu görülmektedir. Şirket ölçeği küçüldükçe faaliyet giderlerinin toplam gelirlere oranı büyümektedir. Faaliyet giderlerinin faaliyet gelirlerine oranı büyük, orta ve küçük ölçeklilerde sırasıyla % 51, %57 ve %65 oranında gerçekleşmiştir. Büyük, orta ve küçük ölçekli şirketlerin diğer faaliyetlerden sağladıkları gelirlerin bu faaliyetlere ilişkin giderlerin üzerinde ve sırasıyla %11, %12 ve %24 oranında gerçekleştiği görülmektedir. Büyük ve orta ölçekli şirketler toplamda kâr ederken, küçük ölçekli şirketlerin bu dönemde toplamda zarar ettikleri görülmektedir. Büyük, orta ve küçük ölçekli şirketlerin dönem kârının (zarar) toplam gelirlere oranı sırasıyla %21,3, %31 ve %44,7 oranında gerçekleşmiştir. Faktoring şirketlerinin kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre %15,7 azalmıştır. Tablo : Faktoring Şirketleri Gelir ve Giderlerinin Dağılımı 2006/6 2006/9 2006/ /6 2007/9 2007/12 Faaliyet Gelirleri 49,4 54,7 55,3 53,2 54,7 58,9 Faaliyet Giderleri 33,7 34,6 34,9 30,5 32,5 34 Faiz Geliri 2,3 2,1 1,9 0,7 0,7 1,1 Kambiyo Kar/Zararı 10,4 4,7 3,4 0,5 0,6 0,2 Diğer Gelirler 3,0 2,6 3,2 2,6 3,0 2,9 Diğer Giderler 1,2 1,3 1,3 12,5 8,5 2,9 Toplam , ,8 99,6 Faktoring şirketlerinin Eylül Aralık 2007 döneminde gerçekleştirdikleri işlem miktarı Milyon YTL dir. Bütün olarak 2007 yılında toplam faktoring işlemleri yaklaşık olarak 34 Milyar YTL olarak gerçekleşmiştir. Gerçekleştirilen işlemlerin %88,4 ü yurt içi işlemlerden oluşmaktadır. Yurtdışı işlemlerin payı %11,6 dir. Önceki dönemlerdeki dağılıma paralel olarak işlemlerin %71,5 i imalat sanayi sektöründe, %24,4 ü hizmetler sektöründe, %4,1 i diğer sektörlerde gerçekleştirilmiştir. Sanayi sektörü toplam işlem hacmindeki büyümeye yakın bir büyüme performansı göstermiştir. Sanayi sektöründe %15,2 ile en yüksek paya sahip alt sektör olan tekstil ve tekstil ürünleri, Aralık 2006 dönemine göre %3,9 büyüme ile genel toplamın oldukça altında bir büyüme göstermiştir. Toplam sektörde %11,6 lık paya sahip olan ulaşım araçları sanayi Aralık 2006 dönemine göre %124,5 büyüme ile en dikkat çekici sektör olmuştur. Hizmetlerde %9,4 ile en yüksek paya sahip olan inşaat sektörü % 35,5 büyümüştür. %6,3 paya sahip olan toptancılık ve parekende ticaret, motorlu araçlar, servis hizmetleri %37 oranında büyümüştür. Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere, faktoring işlemlerinde yıllar itibarıyla tekstil sektörü başat konumunu sürdürmeye devam ederken, Aralık 2007 döneminde ulaşım araçları sanayindeki önemli artışın dışında diğer sektörlerde önemli bir değişiklik söz konusu değildir. Kümülatif olarak değerlendirildiğinde ise elektrikli ve optik aletler sanayi sektörü dışında diğer sektörlerin payında artış söz konusudur. BDDK 82 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

106 Tablo : Faktoring İşlemlerinin Sektörel Dağılımı Milyon YTL Mar.07 Haz.07 Ey.07 Ara Tekstil ve Tekstil Ürünleri Sanayi İnşaat Ulaşım Araçları Sanayi Toptan ve Perakende Ticaret Mot. Ar. Servis Hizmetleri Metal Ana Sanayii ve İşlenmiş Madde Üretimi Gıda, Meşrubat ve Tütün Sanayi Kağıt Ham. ve Kağıt Ürünleri Basım Sanayi Kimya ve Kimya Ürünleri ile Sentetik Lif. San Makine ve Techizat Sanayi Elektrikli ve Optik Aletler Sanayi Diğer Toplam Faktoring şirketlerince 2007 yılında gerçekleştirilen işlemlerin ekonomik sektörlere göre dağılımı aşağıda yer alan grafikte verilmiştir. Faktoring işlemlerinde sanayi sektörü 23,8 Milyar YTL, hizmetler sektörü 8,9 Milyar YTL, tarım ve diğer sektörler ise 1,5 Milyar YTL tutarında paya sahiptir. İşlemlerin 30,2 Milyar YTL lik kısmı yurtiçinde gerçekleştirilmiştir. Aynı dönemde, işlemlerin 27,2 Milyar YTL lik kısmı teminata alınmış işlemlerdir. Teminat alınan işlemlerin oranının yüksek olması sektörde daha sağlam bir yapının oluşmasına önemli katkı sağlamaktadır. Tablo : Faktoring İşlemlerinin Dağılımı (%) 35,0 30,0 25,0 20,0 15,0 10,0 5,0 0,0 8,9 0,8 6,3 0,1 0,1 3,8 0,0 2,5 23,8 0,0 1,7 18,9 14,9 1,1 11,3 8,1 5,1 0,0 0,0 0,1 0,1 0,3 0, Tarım Sanayi Hizmetler Diğer 1,2 Milyar YTL , , , ,7 10,8 5 7,8 4,9 8,6 1,3 2,1 3,2 3, Teminatlı Teminatsız Tüketici Finansman Sektörü Faaliyetleri Piyasa Yapısı Görünümü Aralık 2007 döneminde tüketici finansman şirketlerinin şirket sayısında ve şube sayısında pek bir değişiklik olmamakla birlikte HH Endeksindeki azalış trendi devam etmektedir. Buradan aktiflerin dağılımının genele yayılma sürecinin devam ettiği görülmektedir. Tüketici finansman şirketlerinin çalışan sayısındaki artış Aralık 2007 döneminde devam etmiştir. Aralık 2007 itibarıyla müşteri sayısı dir. BDDK 83 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

107 Tablo : Tüketici Finansman Sektörüne Dair Başlıca Yapısal Büyüklükler Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Şirket Sayısı Şube Sayısı Çalışan Sayısı HH Endeksi Aktif Yoğunlaşması (İlk 5 şirket sektör payı) Müşteri Sayısı Performans Göstergeleri Aralık 2007 dönemi itibarıyla tüketici finansman şirketlerinin başlıca performans göstergeleri olan özkaynak kârlılığı ile aktif kârlılığında olumlu görünüm sürmekle beraber bir önceki yılın aynı dönemine göre kârlılıkta bir azalma söz konusudur. Ayrıca zarar eden ve maliyetleri gelirlerine oldukça yaklaşan birer adet şirket vardır. Tablo : Tüketici Finansman Sektörü Performansına Dair Başlıca Büyüklükler Mar.0 Haz.0 Eyl.0 Ara.0 Mar.0 Haz.0 Eyl.0 Ara.0 Takipteki Alacaklar/Brüt Alacaklar % 6 1,4 6 1,6 6 1,7 6 2,4 2,0 1,7 2,0 2,2 Zarar eden Şirket Sayısı Dönem Kârı/ Özkaynak Toplamı(ROE) % Dönem Kârı/ Aktif Toplamı(ROA) % 0,3 0,7 1,2 1,4 0,4 0,9 1,1 1,3 Bilanço içi YP net Pozisyon/ Özkaynaklar % Şirket Başına Aktif (milyon YTL)** Şirket Başına Çalışan (kişi)** İşlem Sınırı Rasyosu (< 30) 13,1 14,2 13,3 13,6 13,0 11,9 11,3 12,2 Maliyetler / Gelir oranı > 0,80 Şirk. S * Nazım Hesaplar / Toplam Aktifler 0,6 0,6 0,6 0,7 0,6 0,7 0,8 0,9 *Maliyetler faiz hariç alınmıştır. ** Raporlamadaki şirket sayısı dikkate alınarak hesaplanmıştır. Performans endeksi çerçevesinde, tüketici finansman şirketlerinin performansının küresel belirsizliklerle birlikte yılın ikinci yarısından sonra düşüş göstermiştir. Grafik : Tüketici Finansman Performans Endeksi 100,4 100,2 100,0 99,8 99,6 99,4 99,2 99, /3 2006/6 2006/9 2006/ /3 2007/6 2007/9 2007/12 Tüketici finansman şirketlerinin kredilerinin bilançodaki payında bir önceki döneme kıyasla 3 puanlık düşüş görülürken özkaynakların bilançodaki payında ise önemli bir BDDK 84 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

108 değişiklik olmadığı gözlenmektedir. Dönem kârında, bir önceki dönem ile bir önceki yılın aynı dönemine göre artış görülmüştür. Tablo : Tüketici Finansman Sektörü Gelişimine Dair Başlıca Büyüklükler Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Dönem Kârı (Milyon YTL) Toplam Aktifler (Milyon YTL) Krediler / Toplam Aktifler % Özkaynaklar/ Toplam Pasifler % Finansal Tablolar Analizi Tüketici finansman şirketlerinin aktifleri Aralık 2007 döneminde, Eylül 2007 dönemine göre nominal olarak %8,1 ve reel olarak %7,1 artmıştır. Aktiflerin en büyük kalemi olan krediler %94 paya sahip olarak bir önceki döneme göre %11,6 oranında büyümüştür. Kredilerin aktifteki payında yaklaşık olarak 3 puanlık bir büyüme meydana gelmiştir. Bankalardaki aktifler bir önceki döneme göre %70 oranında azalmıştır. Net takipteki alacaklar % 22,8 lik artışla toplam aktiflerin oldukça üzerinde bir artış göstermiştir. Finansman şirketleri Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde 466,5 milyon YTL fon girişi sağlamıştır. Sağlanan fonların %70,4 ü kadar mali borçlarda artış kaydedilirken, bankadaki likit değerlerde fonların %24,1 i kadar azalış görülmüştür. Verilen kredilerde sağlanan fonların %82,2 si kadar artış, fonların %12,5 i kadar faiz ve gider reeskontlarının tahakkukunda ve % 3,4 ü kadar da takipteki alacaklarda azalış izlenmiştir. Genel olarak aktiflerin büyük bir kısmını ellerinde bulunduran büyük ölçekli şirketlerin bilançodaki kalemlerinin dağılımı sektörün bilançodaki kalemlerinin dağılımına paralel bir dağılım göstermektedir. Tüketici finansman şirketleri aktif büyüklüklerine göre sınıflandırıldığında, büyük ölçekli olarak sınıflandırılan şirketler sektörün aktif büyüklüğünün %92,7 sine ve verilen kredilerin %87,5 ine sahip oldukları görülmektedir. Orta ölçekte sınıflandırılan 2 şirketin aktiflerdeki payı %7, kredilerdeki payı %6,5 düzeyindedir. BDDK 85 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

109 Grafik : Finansman Şirketlerinin Bilânçosunun Aktif Kompozisyonu 100% 0,3 0,4 1,2 2,1 90% 2,1 2,1 80% 70% 60% 50% 78,3 78,3 91,6 95,8 94,9 94,1 40% 30% 20% 10% 0% 8,8 8,8 5,3 2,6 2,1 1, Likit Varlıklar Krediler Takipteki Alacaklar Diğer 100% 90% 80% 70% 60% 50% 40% 30% 20% 10% 0% 7 7,7 16,3 8,2 8,5 2,3 7,6 8,2 0,7 11,1 7,3 2,2 81,7 85,4 72,6 73,5 84,8 83, Alınan Krediler Diğer Borçlar Özkaynaklar Diğer Pasifler Finansman şirketlerinin pasifinde, bir önceki döneme göre mali borçlar %11,4 ticari borçlar %16,9 oranında artarken, bunların oransal paylarında da %10 un üzerinde büyüme olmuştur. Dönem itibarıyla, mali borçların toplam pasif içindeki payının değişimi 2,4 puan, faiz ve gider reeskontların pay değişimi 2,1 puan ve özkaynakların pay değişimi 0,4 puandır. Diğer kalemlerin oransal payında 1 puanı aşmayan pay değişimleri görülmektedir. Geçmiş yılların zararına göre dönem kârı artışı bu dönemde de daha fazladır. Tüketici finansman şirketleri bilançosunun TP YP kompozisyonuna ilişkin Tablo incelendiğinde; toplam aktiflerde, %18 oranındaki YP varlıklara karşılık, %30 oranında YP yükümlülüğün bulunduğu görülmektedir. Sektördeki kur riski varlığını devam ettirmektedir. Büyük ve orta ölçekli şirketler açık pozisyonda, küçük ölçekli şirketler ise kapalı pozisyonda çalışmaktadırlar. Tablo : Finansman Şirketleri Bilânçosunun TP YP Kompozisyonu (% Pay) Sektör Grup Bazında Dağılım (Ara.07) Aktif Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Büyük Orta Küçük Pasif TP YP TP YP Tüketici finansman şirketlerinin mevcut kredileri Aralık 2007 sonu itibarıyla milyon YTL olup bir önceki dönem sonuna göre %10,9 oranında büyüme göstermiştir. Mevcut kredilerin dağılımı bir önceki dönemle benzerlik göstermekte olup, kredilerin, %65,2 si ulaşım araçlarında ve %11,2 si taşımacılık ve haberleşmede yoğunlaşmıştır. Kredilerin %93 ü büyük ölçekli şirketlerce %7 si de orta ölçekli şirketlerce verilmiştir. Bu dağılım bilançodaki kredilerin büyük ve orta ölçekli şirketlerdeki dağılımına paralel olarak gerçekleşmiştir. Eylül 2007 dönemine benzer olarak kredilerin %69 u uzun vadeli, %10 u kısa vadeli olup, %21 inin vadesi belirtilmemiştir. Kredilerin takibe alınma oranı da bir BDDK 86 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

110 önceki döneme paralel olarak %1,7 düzeyindedir. Mevcut krediler müşteri grupları açısından sınıflandırıldığında bir önceki dönemdeki dağılıma benzer bir dağılım sergilemektedir. Kredilerin %33,6 sının hane halkı, %23,1 inin mali olmayan ticari işletmeler, %12,9 unun KOBİ ler ve %30,4 ünün diğer kişiler tarafından kullanıldığı görülmektedir. Eylül 2007 dönemine kıyasla, hane halkı ve ticari işletmelerin kredi kullanım paylarında 1 er puanlık artışlar görülürken KOBİ lerin payında 1,2 puanlık bir daralma olmuştur. Ana sektörler itibarıyla, tarım sektöründe daralma görülürken sanayi ve hizmetler sektörlerinde büyüme gerçekleşmiştir. Toplam kredilerde hizmetler sektörünün payı azalırken sanayi sektörünün payı artmıştır. Tüketici finansman şirketlerinin kredilerinin ağırlıklı ortalama vadesi Eylül 2007 dönemine kıyasla 15 gün artarak 848 gün olmuştur. Borçların ağırlıklı ortalama vadesi bir önceki döneme göre 64 gün azalarak 354 gün olmuştur. Borçların ağırlıklı ortalama vadesindeki azalış, miktarları yüksek olan kısa vadeli alınan borç adedinin artmasından kaynaklanmaktadır. Alacakların bilânçodaki payının (%94), borçların payından (%84) yüksek olması ve alacakların vadesinin borçların vadesinden oldukça fazla olması dikkat çekmektedir. Diğer taraftan verilen kredilerin tamamına yakını için teminat alınması verilen kredilerin kalitesine önemli katkı sağlamaktadır. Kullandırılan kredilerin önemli bir kısmı ticari araç ve binek oto kredilerinden oluşmaktadır. Krediler konusuna göre; milyon YTL ticari araç, milyon YTL binek oto, 94 milyon YTL dayanıklı tüketi ve 330 milyon YTL diğer mallara dağılım göstermektedir. Kredilerin %97 si teminatlıdır. Tüketici finansman şirketlerinin verdikleri krediler büyüklük olarak sınıflandırıldığında kredilerin Aralık 2007 döneminde Eylül 2007 dönemine göre tüm kredi grupları için sözleşme sayısında önemli artışlar olmuştur. Aralık 2007 döneminde hem bir önceki döneme hem de bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam sözleşme sayısında önemli bir artış olmasına rağmen ortalama kredi büyüklüğünde önemli bir büyüme olmamıştır. Tüm gruplar için sözleşme sayısındaki artışa rağmen ortalama kredi büyüklüklerindeki önemli artışlar olmaması ve 25 bin YTL ve üzeri büyüklükteki kredi grubunda ortalama kredi büyüklüğündeki küçülmenin kredilere olan talebin ekonomik hareketlenmeden etkilenmeye başladığını göstermektedir. Tablo :Finansman Şirketlerinin Kredilerinin Büyüklüğüne Göre Dağılımı BİN YTL Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara Toplam Kredi Tutarı Sözleşme sayısı Ortalama Kredi Büyüklüğü Kredi Tutarı Sözleşme sayısı Ortalama Kredi Büyüklüğü Kredi Tutarı Sözleşme sayısı Ortalama Kredi Büyüklüğü Kredi Tutarı Sözleşme sayısı Ortalama Kredi Büyüklüğü BDDK 87 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

111 Gelir Tablosu Analizi Finansman şirketlerinin gelir tablosu incelendiğinde, temel gelir kaynaklarını teşkil eden faiz gelirlerinin bir önceki yılın aynı dönemine (Aralık 2006) göre %23 artış gösterdiği görülmektedir. Ayrıca faiz gelirlerinin toplam gelirler içindeki oransal payında da bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,5 puanlık bir artış söz konusudur. Toplam gelirler bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %18,3 oranında artış göstermiştir. Kambiyo kârlarında ve zararlarında sırasıysa %4,1 lik ve %4,7 lik düşüşler olmasına karşın, bunların birbirilerini dengeledikleri görülmektedir. Aralık 2007 döneminde finansman şirketlerinin gelirlerinin %64 ü finansman faiz gelirleri, %36 sı ise diğer gelirlerden oluşmuştur. Faiz ve karşılık giderlerinde sırasıyla %27 lik ve %111 lik artışlar görülmektedir. Gelir ve gider kalemlerinin oransal payında bir önceki yılın aynı dönemine göre önemli bir değişiklik görülmemektedir. Tablo :Finansman Şirketlerinin Gelir ve Giderlerinin Dağılımı 2006/6 2006/9 2006/ /6 2007/9 2007/12 Faiz gelirleri 31,7 25, ,7 27,7 28,1 Faiz giderleri 24 19,8 19, ,7 21,5 Faiz dışı gelirler 17,2 19,9 19,1 17,2 19,6 18,5 Faiz dışı giderler 25,5 33,9 33,1 25,5 30,2 30,7 Vergi karşılığı 1,6 0,7 1 1,6 1,8 1,2 Toplam , Finansman şirketlerinden küçük ölçekli olan şirketlerin gelir tablosundaki payları oldukça düşük seyretmeye devam etmektedir. Büyük ölçekli şirketlerin faaliyet gelirlerinin sektörün toplam gelirlerindeki payı %92,9 iken bu oran orta ölçekli şirketlerde %6,9 dur. Önceki dönemlerde olduğu gibi büyük ölçekli şirketlerin kısa vadeli borçlanma giderlerinin toplam gelirlere oranı daha yüksek iken, orta ölçekli şirketlerin orta ve uzun vadeli borçlanma giderlerinin toplam gelirlere oranı daha yüksektir. Büyük ölçekli şirketlerde, personel giderlerinin toplam gelirlere oranı orta ölçekli şirketlere göre daha düşük kalmaya devam etmektedir. Fakat takipteki alacaklar karşılık giderlerinin toplam gelirlere oranına bakıldığında orta ölçekli şirketler %13 lük oran ile dikkat çekmektedir. Finansman şirketlerinin Aralık 2007 tarihli gelir tablolarının incelenmesi sonucunda; faaliyet gelirlerinin toplam gelirlere oranının %66,3 ve faiz gideri dahil toplam faaliyet giderlerinin oranının ise %61,1 olduğu görülmektedir. Finansman şirketlerinin dönem kârının toplam gelirlere oranı %5,8 seviyesindedir. BDDK 88 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

112 3. RİSK, SERMAYE ve KÂRLILIK DEĞERLENDİRMESİ 3.1. Bankacılık Sektörü Risk, Sermaye ve Kârlılık Değerlendirmesi Kredi Riski Kredi riski, banka müşterilerinin kredi sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmemesinden kaynaklanan, bankaların sermayeleri ile gelirlerinin olumsuz yönde etkilenmesine yol açabilecek zarar riskini ifade etmektedir. Kredi riskine yönelik değerlendirmede sektörün kredi riskine maruz pozisyon tutarı ve pozisyonların çeşitli açılardan kredi riski faktörlerine olan duyarlılığı analiz edilmektedir. Ayrıca, risk faktörlerinin gelişimi ile kredilerin çeşitli oranlarda takibe dönüşmesi durumunda ortaya çıkacak zarar miktarına yönelik senaryo analizlerine yer verilmektedir Riske Maruz Pozisyon Tutarı Bankaların maruz kaldığı kredi riskinin başlıca kaynağı kullandırılan kredilerdir. Bu bölümde sektörde riske maruz pozisyon tutarının belirlenmesi amacıyla canlı krediler portföyü ile tahsili gecikmiş alacaklar portföyü incelenmektedir. Krediler Toplam krediler, kredi riskine maruz pozisyonları oluşturan kalemlerin başında gelmektedir. Krediler 2006 dan itibaren son bir yıllık süreçte artış eğilimini sürdürmüştür yılının sonunda 219 milyar YTL olan toplam nakdi kredi hacmi, %30,4 artış kaydederek, 2007 yılının sonu itibariyle 285,6 milyar YTL olmuştur. Krediler, Haziran 2007 Aralık 2007 döneminde Aralık 2006 Haziran 2007 dönemine göre daha yüksek bir oranda artış sergilemiştir. YP kredi hacmi ise Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde %9,8 artış kaydederek 68,6 milyar YTL düzeyine ulaşmıştır. Ağustos 2007 ye kadar sürekli bir artış eğilimi gösteren dövize endeksli krediler, bu tarihten itibaren nispeten yatay bir seyir izlemektedir. Aralık 2007 itibariyle, dövize endeksli kredi hacmi 18,5 milyar YTL seviyesindedir (Grafik ). Grafik : TP ve YP Nakdi Kredi Hacminin Gelişimi 250 Milyar YTL Milyar YTL l l /06 01/07 02/07 03/07 04/07 05/07 06/07 07/07 08/07 09/07 10/07 11/07 12/07 12/0601/0702/0703/0704/0705/0706/0707/0708/0709/0710/07 11/07 12/07 TP YP Toplam Krediler Dövize Endeksli Krediler (Sağ Eksen) BDDK 89 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

113 Tablo : Banka Grupları Bazında Nakdi ve Gayrinakdi Krediler Milyar YTL Ara. 06 Gayrinakdi Kredi ve Yükümlülükler Mart 07 Haz. 07 Eyl. 07 Ara. 07 Ara. 06 Mart 07 Krediler Haz. 07 Eyl. 07 Ara. 07 Mevduat ,7 78,6 80,9 202,5 212,5 226,8 239,4 262,6 Kalkın ve Yatırım 2 2,1 2,3 2,5 3 7,2 7,5 8,1 8,5 9 Katılım 9,7 10,1 11,6 11,9 12,8 9,3 10,4 12,6 13,6 14,1 Gayrinakdi krediler incelendiğinde Aralık 2006 Aralık 2007 döneminde gayrinakdi kredi tutarlarının tüm banka gruplarında artış gösterdiği görülmektedir. Yine aynı dönemde kredi tutarları; miktar olarak en fazla mevduat bankaları grubunda artmış, oransal olarak ise en fazla katılım bankaları grubunda artış göstermiştir (Grafik ). Aralık 2007 itibarıyla gayrinakdi krediler içinde diğer taahhütler %38 ile en yüksek paya sahipken, teminat mektupları %29 luk pay ile ikinci sırayı almış, bunları %22,3 ile kredi kartı harcama limiti taahhütleri izlemiştir (Tablo ). Tablo : Gayrinakdi Kredi Bileşenleri % Aralık 06 Eylül 07 Aralık 07 TP YP TP YP TP YP Teminat Mektupları 18,3 18,6 17,1 14,7 16,1 12,9 Kabul Kredileri 0,0 1,6 0,0 1,3 0,0 1,1 Akreditif Kredileri 0,0 9,9 0,0 8,1 0,0 7,6 Prefinansman Kredileri 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 Kredi Kartı Harcama Limiti Taahhütleri 25,6 0,4 23,7 0,2 22,2 0,1 Diğer Taahhütler 19,1 3,7 27,6 5,1 31,0 7,0 Diğer Garanti ve Kefaletler 0,9 1,9 0,8 1,5 0,6 1,3 Toplam 100,0 100,0 100,0 Gayrinakdi kredilerin para birimi itibarıyla dağılımı incelendiğinde; ağırlığı YP kredilerin oluşturmasının yanında Aralık 2006 Aralık 2007 döneminde TP kredilerin sürekli bir artış eğilimi gösterdiği gözlenmektedir. YP gayrinakdi kredilerde meydana gelen artışın payı daha düşük olması neticesinde, YP gayrinakdi kredilerin toplam gayri nakdi krediler içerisindeki ağırlığı aynı dönemde %62 den %58 e düşmüştür. YP gayrinakdi kredi tutarı 2007 yılının son çeyreğinde 1,4 milyar YTL artışla 56 milyar YTL olarak gerçekleşirken, aynı dönemde TP gayrinakdi krediler tutarı 2,3 milyar YTL artışla 40,7 milyar YTL olarak gerçekleşmiştir (Grafik ). BDDK 90 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

114 Grafik : Gayrinakdi Krediler Milyar YTL % 12/06 01/07 02/07 03/07 04/07 05/07 06/07 07/07 08/07 09/07 10/07 11/07 12/07 TP YP Toplam (Sağ Eksen) Tahsili Gecikmiş Alacaklar Kredilerin toplam aktifler içerisindeki payının 2007 yılı son çeyreğinde artarak Aralık 2007 itibarıyla %49,1 e yükseldiği görülmektedir. Bu durum, aynı dönemde kredilerin artış hızının toplam aktiflerin artış hızından daha yüksek olduğunu göstermektedir. Brüt TGA tutarının toplam aktiflere oranı incelendiğinde, söz konusu oranın 1,8 puan seviyesinde olduğu görülmektedir. Toplam aktiflerine oranla en fazla kredi kullandıran banka grubunun katılım bankaları grubu olduğu görülmektedir. Söz konusu oran, Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde mevduat bankaları grubunda 1,2 puan artarken, Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubunda 0,1 puan, katılım bankaları grubunda ise 5,3 puan azalmıştır. Sektör genelinde kredilerin toplam aktifler içerisindeki payının yükselmeye devam etmesinin, diğer risklere kıyasla göreli önemi halihazırda yüksek olan kredi riskini artırıcı etkide bulunduğu değerlendirilmektedir (Tablo ). Tablo : Krediler ile Brüt TGA nın Toplam Aktifler İçerisindeki Payı % Ara. 06 Mart 07 Krediler Haz. 07 Eyl. 07 Ara. 07 Ara. 06 Mart 07 Brüt TGA Haz. 07 Eyl. 07 Ara. 07 Mevduat 43 43,9 45,4 47,1 48,3 1,7 1,7 1,8 1,8 1,8 Kalkın ve Yatırım 46,9 45,8 46,6 47,6 47,5 1,2 1 1,1 1,1 0,9 Katılım 67, ,2 77,6 72,3 2, ,9 2,7 Toplam 43,8 44,7 46,4 48,1 49,1 1,7 1,7 1,8 1,8 1,8 Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde; brüt TGA tutarının %5,4 artışla 10,3 milyar YTL ye, özel karşılık tutarının ise %4,4 artışla 9 milyar YTL ye yükseldiği görülmektedir. Söz konusu artışlar büyük ölçüde mevduat bankalarından kaynaklanmaktadır. İlgili dönemde mevduat ve katılım bankalarında brüt TGA tutarının arttığı görülmektedir. Aralık 2006 dönemiyle karşılaştırıldığında, sektör genelinde, Aralık 2007 itibariyle karşılıkların brüt TGA ya oranının 2,9 puan düşmüş olduğu görülmektedir. Bu durum kredi riski açısından olumsuz olarak değerlendirilmektedir (Tablo ). BDDK 91 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

115 Tablo : Tahsili Gecikmiş Alacakların Gelişimi Milyon YTL Takipteki Alacaklar (Brüt) Takipteki Alacaklar Karşılığı Karşılıklar / Brüt TGA (%) Ara.06 Eyl.07 Ara.07 Ara.06 Eyl.07 Ara.07 Ara.06 Eyl.07 Ara.07 Mevduat ,7 89,1 88,3 KYB ,0 89,2 93,4 Katılım ,9 59,6 55,5 TOPLAM ,7 87,6 86,8 Grafik : Brüt ve Net TGA Tutarlarının Gelişimi Milyon YTL 12/06 01/07 02/07 03/07 04/07 05/07 06/07 07/07 08/07 09/07 10/07 11/07 12/07 Takipteki Alacaklar (Brüt) Karşılık TGA (Net) (Sağ Eksen) Brüt ve net TGA tutarları, 2007 yılı boyunca düzenli bir artış eğilimi içerisinde bulunmuştur. İncelenen dönem içerisinde brüt TGA ve net TGA nın en yüksek değerlerine Aralık 2007 de ulaşılmıştır (Grafik ). Eylül 2007 döneminde 1,2 milyar YTL olan net TGA tutarı, Aralık 2007 itibariyle 1,4 milyar YTL düzeyinde bulunmaktadır Risk Faktörlerine Duyarlılık Bu bölümde, kredi riskine maruz pozisyonlar içerisinde en büyük paya sahip olan kredilerin vade ve para cinsi dağılımı, portföydeki çeşitli açılardan görülen yoğunlaşmaların seviyesi, temerrüt olasılıklarının belirleyicisi olan takibe dönüşüm oranları ve teminatlandırma seviyeleri incelenmektedir. Vade ve Para Cinsi Dağılımı Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde, kredilerin ortalama vadesinin az da olsa uzadığı görülmektedir. Kısa vadeli toplam kredilerin payı 0,5 puan azalarak %45,9 a düşerken, orta ve uzun vadeli kredilerin toplam krediler içindeki payı %54,1 düzeyine yükselmiştir (Tablo ). İncelenen dönemde kısa vadeli YP kredilerin payı 0,6 puan düşerken orta ve uzun vadeli YP kredilerin payı 0,7 puan yükselmiştir. Toplam krediler içinde de YP kredilerin payı Eylül 2007 dönemine göre yükselerek %24 düzeyine erişmiştir. BDDK 92 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

116 Tablo : Krediler ve Kredi Kartlarında Vade ve Para Cinsi Dağılımı % Aralık 06 Krediler Kredi Kartları Tüketici Kredileri Eylül 07 Aralık 07 Aralık 06 Eylül 07 Aralık 07 Aralık 06 Eylül 07 Aralık 07 Kısa Vadeli Toplam 46,8 46,4 45,9 94,6 97,7 98,8 9,8 9,4 9,8 TP 37,7 38,3 38,3 94,7 97,5 98,6 9,8 9,4 9,8 YP 9,1 8,2 7,6 0,2 0,2 0,2 0 0,0 0,0 Uzun Vadeli Toplam 53,2 53,6 54,1 5,1 2,3 1,2 90,2 90,6 90,2 TP 36,8 37,9 37,8 5,1 2,3 1,2 90,2 90,6 90,2 YP 16,4 15,7 16,3 0 0,0 0,0 0 0,0 0,0 Toplam 100,0 100,0 100, TP 74,6 76,2 76,0 99,8 99,8 99, YP 25,4 23,8 24,0 0,2 0,2 0, Kredi kartları ve tüketici kredilerinin vadelerine ilişkin bilgiler incelendiğinde, tüketimin finansmanında kredi kartlarının kısa vadede, tüketici kredilerinin ise (otomobil kredileri gibi) uzun vadede yoğunlaştığı dikkat çekmektedir. Her iki kredi türü de ağırlıklı olarak TP cinsinden kullandırılmaktadır. Bu kapsamda, Aralık 2007 itibarıyla kredi kartlarının %98,8 i kısa vadede ve %99,8 i TP cinsinden kullandırılırken, tüketici kredilerinin %90,2 si uzun vadede ve tamamına yakın kısmı TP cinsinden kullandırılmıştır. Kredi Büyüklüğü Dağılımı Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde, müşteri sayısının dağılımı incelendiğinde, 51 bin YTL'den az kredi açılan müşteri oranının azalma eğilimini sürdürdüğü görülmektedir. Müşteri sayısı artışına oransal olarak bakıldığında en yüksek artış %13 ile 51 bin YTL ile 100 bin YTL arasında kullanılan kredilerde olmuştur. Tutar olarak bakıldığında ise tüm kredi ölçeklerinde %5 ilâ %11 arasında değişen artış oranları görülmekte olup genel toplam tutar da %9,3 oranında artmıştır. Kredi tutarlarındaki en az artış %5,2 ile 500 bin YTL 1 milyon YTL arası kredilerde gerçekleşmiştir. Yine 2007 yılının son çeyreğine bakıldığında; müşteri başına kredi tutarı, dolayısıyla maruz kalınan kredi riski matrahı tüm kredi ölçeklerinde azalmış, genel toplamda ise YTL den YTL ye düşmüştür. Bu durum, kredi riski çeşitlendirmesi açısından olumlu bir durum olarak değerlendirilmektedir (Tablo ). Tablo : Kredilerin Büyüklük ve Müşteri Sayısı Açısından Dağılımı Kredi Tutarı Kredi Toplamı (%) Müşteri Sayısı (%) Müşteri Başına Kredi Tutarı (bin YTL) Ara.06 Eyl.07 Ara.07 Ara.06 Eyl.07 Ara.07 Ara.06 Eyl.07 Ara.07 1 milyon YTL'den büyük 42,36 40,22 40,55 0,05 0,06 0, bin YTL 1 milyon YTL 4,87 5,21 5,02 0,05 0,06 0, bin YTL 500 bin YTL 12,48 13,81 13,58 0,46 0,56 0, bin YTL 100 bin YTL 6,75 7,62 7,76 0,71 0,86 0, bin YTL'den az 33,55 33,14 33,09 98,72 98,46 98, Genel Toplam 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100, Kredi Türlerine Göre Portföyün Yapısı Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde mevduat ile kalkınma ve yatırım bankaları grubunda kredi türlerinin oransal paylarında en önemli artış 0,4 puanla tüketici kredilerinde meydana gelirken, ihracat kredilerinde 1 puanlık bir azalma görülmüştür. İncelenen BDDK 93 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

117 dönemde, tüketici kredilerinin toplam krediler içindeki payının %23,9 dan %24,3 e yükseldiği ve bu artışın tamamının ihtiyaç kredilerinden kaynaklandığı görülmektedir. İncelen dönemde dikkat çeken diğer bir husus ise konut kredilerinin oransal payının değişmeyerek %11,4 seviyesinde kalmasıdır (Tablo ). Tablo : Kredi Türlerinin Oransal Payları (Mevduat B. ile KYB) Kredi Türleri (%) Ara.06 Eyl.07 Ara.07 İşletme Kredileri 14,2 19,1 19,4 İhracat Kredileri 9,0 8,3 7,3 Tüketici Kredileri 21,9 23,9 24,3 Konut 10,6 11,4 11,4 Taşıt 3,1 2,3 2,2 İhtiyaç 7,5 9,1 9,5 Diğer 0,8 1,1 1,2 Kredi Kartları 10,4 10,2 10,1 Fon Kaynaklı Krediler 2,2 1,7 1,6 Diğer Yatırım Kredileri 4,9 4,8 5,0 İhtisas Kredileri 5,5 5,6 5,4 İhracat Garantili Yatırım Kredileri 0,9 0,6 0,5 İskonto ve İştira Senetleri 0,4 0,4 0,4 Kıymetli Maden Kredileri 0,2 0,2 0,2 Faktoring İşlemlerinden Alacaklar 0,0 0,0 0,1 Müşteri Adına Menkul Değer Alım Kredileri 0,1 0,1 0,0 İthalat Kredileri 0,1 0,0 0,0 Diğer Krediler 30,3 25,2 25,7 Toplam Krediler Sektörel Bazda Kredilerin Dağılımı Kurumsal ve ticari kredilerin sektörel dağılımı incelendiğinde hizmetler sektörünün hem kısa vadeli hem de orta ve uzun vadeli krediler içinde ilk sırayı aldığı görülmektedir. Hizmetler sektörüne kullandırılan kısa vadeli krediler %47,7 ile ilk sıradayken, bu kredileri %47,4 ile sanayi sektörünün takip ettiği görülmektedir. Orta ve uzun vadeli kredilerde ise %63,5 ile hizmetler sektörünün yine en yüksek oranda kredi kullandığı, sanayi sektörünün orta ve uzun vadeli kredilerden %34 lük pay aldığı görülmektedir. Toplamda sanayi sektörüne sağlanan kredilerin yaklaşık %90,01 lık bölümü ise imalat sanayine kullandırılmıştır. Tarım sektörüne kullandırılan kredilerin toplam kredilerdeki payı ise %3,8 seviyesinde bulunmaktadır (Tablo ). Sektörel bazda takibe dönüşüm oranları incelendiğinde, Aralık 2007 döneminde sanayi sektörüne kullandırılan kredilerin takibe dönüşüm oranının %4,8 olarak gerçekleştiği görülmektedir. Sanayi sektörünün alt sektörlerinden imalat sanayi sektörüne kullandırılan kredilerin TGA oranı %5,2 olarak gerçekleşmiştir. Ortalama takibe dönüşüm oranı Aralık 2007 de %3,6 olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler sektörünün takibe dönüşüm oranı %2,5 ile ortalamanın altında kalmıştır. Toplam kurumsal ve ticari kredilerin hizmetler sektörüne kıyasla daha az bir bölümünün tarım ve sanayi sektörlerine kullandırılmış olmasına rağmen, söz konusu sektörlere ait takibe dönüşüm oranlarının hizmetler sektörünün takibe dönüşüm oranının üzerinde yer aldığı görülmektedir. Gayrinakdi kredilerde ise, toplam nakdi kredilerde de olduğu gibi hizmetler sektörü en yüksek paya sahipken, sanayi sektörü ikinci sırada yer almaktadır (Tablo ). BDDK 94 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

118 Tablo : Kurumsal ve Ticari Kredilerin Sektörel Dağılımı Aralık 07 (%) Nakdi Kredilerin Sektörel Dağılımı Kısa Vadeli Orta Uzun V. Toplam (Brüt) Takibe Dön. Oranı Gayrinakdi Krediler Tarım 4,89 2,50 3,79 4,61 1,02 Sanayi 47,40 34,01 41,55 4,80 43,34 Madencilik 2,50 1,96 2,19 1,13 2,51 İmalat Sanayi 44,04 29,54 37,78 5,21 37,89 Elektrik Gaz Su 0,86 2,50 1,59 0,22 2,95 Hizmetler 47,71 63,50 54,66 2,49 55,64 Toplam 100,00 100,00 100,00 3,68 100,00 Top. Kur.ve Tic. Kred. (Milyar YTL) 101,65 94,74 203,88 96,76 Kur. ve Tic. Kred./Topl. Kredi (%) 75,25 60,62 67,58 64,08 Sektörel Bazda Tahsili Gecikmiş Alacakların Dağılımı Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde alt sektörler itibarıyla tahsili gecikmiş alacaklar incelendiğinde toptan ticaret ve komisyonculuk, gıda, meşrubat ve tütün sanayi, perakende ticaret ve kişisel ürünler, tarım, ferdi otomobil kredileri ve diğer ferdi krediler alt sektörlerinin TGA paylarında artış gerçekleştiği görülmektedir (Tablo ). Tablo : TGA İçerisinde En Yüksek Paya Sahip Alt Sektörler Eyl.07 TGA İçindeki Payı (%) TGA/Toplam Krediler (%) Nakit Krediler İçindeki Payı (%) ve Sıralaması Ara.07 TGA İçindeki Payı (%) TGA/Toplam Krediler (%) Nakit Krediler İçindeki Payı (%) ve Sıralaması Kredi Kartları 19,25 7,06 9,39 (3) 17,76 6,34 9,3 (3) Tekstil ve Tekstil Ürünleri San. 17,02 13,84 3,93 (7) 15,45 13,09 3,63 (8) Diğer 12,38 5,20 8,36 (4) 12,39 4,64 9,03 (4) Toptan Ticaret ve Komisyonculuk 4,95 3,21 5,54 (5) 6,05 4,00 5,14 (5) Gıda, Meşrubat ve Tütün San. 4,97 5,06 3,46 (9) 5,17 5,28 3,29 (10) Ferdi Kredi Diğer 4,21 1,60 9,61 (2) 5,06 1,75 10,05 (2) İnşaat 4,21 3,27 4,62 (6) 3,90 2,86 4,7 (6) Perakende Ticaret ve Kişisel Ürünler 2,54 4,69 1,92 (14) 2,74 4,27 2,18 (13) Tarım 2,40 4,45 1,91 (15) 2,67 4,86 1,85 (15) Ferdi Kredi Otomobil 2,18 3,45 2,26 (12) 2,40 3,87 2,11 (14) Tekstil ve tekstil ürünleri sanayine kullandırılan krediler ve kredi kartlarının TGA içindeki paylarının ilk iki sırada yer aldığı görülmektedir. Tekstil ve tekstil ürünleri sanayine ve inşaat sektörlerine kullandırılan kredilerin ve kredi kartlarının TGA oranlarında ve toplam TGA içindeki paylarında bir azalma olduğu görülmektedir. Ayrıca; kredi kartları, tekstil ve tekstil ürünleri, tarım, toptan ticaret ve komisyonculuk, gıda, meşrubat ve tütün sanayi ile ferdi otomobil kredilerinin toplam nakdi krediler içindeki payları Eylül 2007 ye göre azalış göstermiştir. BDDK 95 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

119 Tahsili Gecikmiş Alacaklarda Teminatların Dağılımı Aralık 2006 Aralık 2007 döneminde toplam donuk alacaklar %21 oranında bir artışla 10,3 milyar YTL düzeyine yükselmiştir (Tablo ). İncelenen dönemde teminatsız donuk alacakların oranlarında 2007 yılı boyunca genel itibarıyla artış görülmesi, kredi riski açısından olumsuz bir durum olarak değerlendirilebilir. Tablo : TGA lar Teminat ve Garanti Bilgileri Brüt Bakiye (milyon YTL) Ara Eyl Ara 07 Teminata Göre Oransal Dağılım (%) Ara Eyl Ara Toplam Teminat/Kredi (%) Ara Eyl Toplam Donuk Alacaklar ,3 a) I. Grup Teminata Sahip Olanlar ,2 0,2 0,5 52,6 70,8 85 b) II. Grup Teminata Sahip Olanlar ,6 37,5 37, ,2 64,1 c) III. Grup Teminata Sahip Olanlar ,1 17,2 16,8 51,1 61,9 62,5 d) IV. Grup Teminata Sahip Olanlar ,6 2,4 2,4 61,4 63,0 50,7 e)teminatsız Olanlar ,5 42,6 42,7 Yeniden Yapılandırılan Alacaklar Yeni İtfa Planına Bağlı Alacaklar Risk Faktörlerinin Gelişimi Bu bölümde, kredi riski açısından temel risk faktörü olan temerrüt olasılıklarının birer tahmin edicisi olarak sektörel takibe dönüşüm oranları analiz edilmektedir. Takibe Dönüşüm Oranları Son yıllarda ekonomide yaşanan olumlu gelişmeler ve istikrarlı büyüme neticesinde, takibe dönüşüm oranlarında sektörler genelinde görülen azalış trendi incelenen dönemde de sürmüştür. Küresel piyasalarda ortaya çıkan sorunlar ülkemiz finansal piyasalarında da dalgalanmalara neden olmuş, ancak bu durum 2007 yılı içerisinde temel makro değişkenlerde önemli bir soruna neden olmamıştır. Bu çerçevede, incelenen dönemde firmaların ve hanehalkının aldıkları banka kredilerinde önemli bir geri ödeme probleminin ortaya çıkmadığı görülmektedir. Aralık 2006 da %3,7 olan takibe dönüşüm oranı Aralık 2007 itibarıyla %3,4 e düşmüştür. Hizmetler sektörü ve bireysel kredilerde takibe dönüşüm oranlarının diğer sektörlere göre daha düşük olduğu ve Ekim 2007 döneminden itibaren %3 ün altında seyrettikleri görülmektedir. Tarım sektörünün ve diğer sektörlerin takibe dönüşüm oranlarının göreli olarak daha oynak oldukları görülmektedir (Grafik ). Tablo : Sektörel Bazda Takibe Dönüşüm Oranları % Aralık 06 Mart 07 Haziran 07 Eylül 07 Aralık 07 Bireysel 2,98 3,12 3,07 3,02 2,88 Tarım 6,78 4,05 2,99 4,27 4,61 Sanayi 4,57 5,17 5,24 4,97 4,80 Hizmetler 2,80 2,66 2,47 2,51 2,49 Diğer 5,98 4,54 5,80 5,18 4,62 Toplam 3,71 3,65 3,64 3,58 3,42 Ara 07 BDDK 96 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

120 Risklilik Düzeyi Bu bölümde bankacılık sektörünün risklilik düzeyi çeşitli senaryolar kullanılarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu senaryolar çerçevesinde, nakdi ve gayri nakdi kredilerin %1 ve %5 zarara uğraması halinde, sektör sermaye yeterlilik rasyosu ve zarar tutarları hesaplanmıştır. Senaryo analizleri incelendiğinde; Eylül 2007 ve Aralık 2007 dönemi sonuçlarının birbirine oldukça yakın olduğu görülmektedir. Bununla beraber kredilerdeki büyüme hızının özkaynaklara göre daha yüksek olması kredi riskinden kaynaklanabilecek muhtemel zararların özkaynakları, dolayısıyla sermaye yeterliliğini daha fazla etkilemesi sonucunu doğurmaktadır. Aralık 2007 itibarıyla nakdi kredilerin %1 inin zarara dönüşmesi halinde SYR 0,52 puan azalırken %5 zarar halinde SYR azalışı 2,65 puan olmaktadır. Gayri nakdi kredilerin %1 ve % 5 zarara dönüşmesi halinde ise SYR sırasıyla 0,15 ve 0,75 puan düşmektedir. Kredilerden kaynaklanabilecek zararların bankaya etkilerini anlamaya yardımcı olabilecek diğer bir değişken olan zararın özkaynaklara oranının da incelen senaryolarda Aralık 2007 dönemi için daha yüksek gerçekleşmesi, kredi riskinin bankacılık sektöründe önemini arttırdığını göstermektedir (Tablo ). Tablo : Kredi Riski Senaryo Analizleri Sonuçları Eyl.07 Zarar (milyon YTL) SYR (%) SYR Değişimi (Puan) * Zarar/ Özkaynak (%) Ara.07 Zarar (milyon YTL) SYR (%) SYR Değişimi (Puan) ** Zarar/ Özkaynak (%) Senaryo Nakdi Kredilerin %1 inin Zarara Dönüşmesi ,11 0,52 3, ,62 0,52 3,18 Nakdi Kredilerin %5 inin Zarara Dönüşmesi ,99 2,64 15, ,49 2,65 15,92 Gayri Nakdi Kredilerin %1 inin Zarara Dönüşmesi ,49 0,14 0, ,99 0,15 0,92 Gayri Nakdi Kredilerin %5 inin Zarara Dönüşmesi ,92 0,71 4, ,39 0,75 4,60 Not: İller Bankası verileri hariç tutulmuştur. * Eylül 2007 dönemi ortalama SYR %18,63'tür. ** Aralık 2007 dönemi ortalama SYR %18,14 tür Piyasa Riski Piyasa riski, finansal piyasalardaki dalgalanma ve şoklardan kaynaklanan faiz, kur ve hisse senedi fiyat değişmelerine bağlı olarak bankaların bilânço içi ve bilânço dışı hesaplarda tutmuş oldukları pozisyonlarda ortaya çıkan zarar etme ihtimali olarak tanımlanmaktadır. Piyasa riski, özellikle yüksek değişkenlik gözlemlenen gelişmekte olan ülke finansal piyasaları için büyük öneme sahiptir. Raporun bu bölümünde; faiz oranı riski, hisse senedi fiyat riski ve kur riski bileşenleri kapsamında piyasa riskine maruz pozisyon tutarlarında, pozisyonların risk faktörlerine karşı duyarlılıklarında ve risk faktörlerindeki gelişmeler incelenecektir. Bu bölümde faiz oranı riskine ilişkin değerlendirmelerde sadece ticari portföy dikkate alınmış olup, raporun ilerleyen bölümlerinde incelenecek olan yapısal faiz oranı riski, tüm bilânço içi ve bilânço dışı pozisyonları kapsamaktadır. BDDK 97 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

121 Piyasa Faiz Oranı Riski Piyasa faiz oranı riski; bankaların ticari hesaplarında izlenen, getirisi faiz oranları ile ilişkilendirilmiş finansal araçlarla, bu araçlara dayalı türev enstrümanlara ilişkin pozisyonların ve hisse senedine dayalı türevlere ilişkin nakdi pozisyonların değerinde faiz oranlarındaki değişimler nedeniyle ortaya çıkabilecek zarar olasılığını ifade etmektedir. Piyasa faiz oranı riski; riske maruz pozisyonlar, söz konusu pozisyonların risk faktörlerine duyarlılıkları ve risk faktörlerinin gelişimi çerçevesinde analiz edilmektedir. Riske Maruz Pozisyon Tutarı Piyasa riski kapsamında değerlendirilen faiz oranı riski, ticari portföy içinde yer alan ve değeri/nakit akışları piyasa faizleri ile ilişkili finansal araçlara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Piyasa faiz oranı riskine tabi pozisyonlardan ticari portföy ve türev finansal araçların tutarlarında Aralık 2006 Aralık 2007 döneminde gerçekleşen değişim Grafik de yer almaktadır. Aralık 2006 da 110 milyar YTL seviyesinde gerçekleşen ticari portföy tutarının özellikle yılın ilk yarısında ılımlı bir artış trendi izlediği ve Haziran ayı itibarıyla 120 milyar YTL seviyesine yükseldiği görülmektedir. Bu artış trendi Ağustos ayına kadar devam etmiş, portföy tutarı yıl sonu düzeyi olan 124 milyar YTL ye ulaşmıştır. Aralık 2007 de itibaren Türev finansal araçlar ise nispeten durağan bir seyir izlemiştir. Yıl başında ticari portföy ile yaklaşık aynı seviyede (107 milyar YTL) olan türev finansal araçların artış hızı dikkat çekicidir. Haziran ayında 134 milyar dolar olan türev finansal araçlar portföyü Kasım ayı sonunda 176 Milyar YTL ye ulaşmış olup, sonra bir miktar düşerek yıl sonunda 160 milyar YTL dolayında gerçekleşmiştir. Bu çerçevede, piyasa faiz oranı riskine maruz pozisyon tutarının artmış olduğu değerlendirilmektedir. Ancak, riske maruz pozisyon tutarındaki artış tek başına risklilik düzeyinin artması sonucuna yol açmamaktadır. Risklilik düzeyindeki değişimin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için, risk faktörlerinin gelişiminin ve bu faktörlere karşı duyarlılıkların analizi gerekmektedir. Risk Faktörlerine Duyarlılık Piyasa faiz oranı riski açısından risk faktörlerine duyarlılığın değerlendirilmesinde, pozisyonların yeniden fiyatlama tarihlerine kalan süreler ve menkul kıymetlerin türler itibarıyla dağılımları dikkate alınmaktadır. Tablo de yer alan veriler incelendiğinde Eylül Aralık döneminde sektör genelinde, uzun pozisyonları oluşturan kalemlerin dağılımında önemli bir değişiklik olmadığı kısa pozisyonların dağılımında meydana gelen değişikliğin göreli öneminin daha yüksek olduğu görülmektedir. Gerek fon toplama gerekse de fon kullandırma yöntemleri açısından mevduat ve kalkınma yatırım bankalarından önemli farklılıkları bulunan ve faaliyetlerini faizsiz bankacılık temelinde yürüten katılım bankalarının faiz oranına duyarlık açısından sektör içindeki yeri ve sektör üzerindeki etkilerinin ihmal edilebilir nitelikte olduğu görülmektedir. Sektör genelinde uzun pozisyonlar içerisinde menkul kıymetlerin ve türev işlemlerin payı 2 şer puan artmış, bu artışlar büyük ölçüde diğer pozisyonlar kaleminde meydana gelen ters yönlü değişimle dengelenmiştir. BDDK 98 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

122 Sektör genelinde kısa pozisyonlar içerisinde ise reponun payı değişmezken türev işlemlerin payı 6 puan artmış ve değişim yine diğer pozisyonlar kaleminde meydana gelen azalışla dengelenmiştir. Türev işlemlerin payındaki artış büyük ölçüde mevduat bankalarından kaynaklanmıştır. Tablo : Faiz Oranı Genel Piyasa Riskine Tabi Pozisyonlar % Mevduat KYB Katılım Toplam Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Uzun Pozisyonlar MDP Repo Türev İşlemler Diğer Kısa Pozisyonlar Repo Türev İşlemler Diğer Aralık 2007 itibarıyla, 1 aya kadar ve 3 5 yıl vade dilimleri haricinde daha önceki dönemlerde olduğu gibi bankalar için bir alacak hakkını temsil eden uzun pozisyonlar, bir yükümlülük niteliğinde olan kısa pozisyonlardan yüksek seviyelerde gerçekleşmiştir. Sektörel dağılım üzerinde mevduat bankalarının etkisinin belirleyici olduğu görülmektedir. Bankacılık sektörünün net uzun pozisyona sahip olması, faiz oranı genel piyasa riskine tabi pozisyonlar açısından bankacılık sisteminin olası faiz artışlarından olumsuz etkilenmesine neden olabilecektir. Tablo incelendiğinde, sektör genelinde net pozisyonların %68 inin 6 aydan daha kısa vadelerde toplandığı görülmektedir. Bu durum faiz oranında olası artışların etkisinin çok kısa bir zaman dilimiyle sınırlı kalmasına olanak sağlayabilecektir. Tablo : Yeniden Fiyatlama Tarihine Kalan Süre İtibarıyla Net Pozisyonlar Aralık 2007 (%) Mevduat Bankaları KYB Katılım Bankaları Toplam 1 Ay 2,8 39,1 100,5 1,4 1 3 Ay 47,7 29,8 0,6 47,0 3 6 Ay 22,6 28,1 0,2 22, Ay 17,8 28,7 0,0 17,8 1 2 Yıl 11,6 25,9 0,0 11,0 2 3 Yıl 2,3 3,5 0,0 2,3 3 4 Yıl 4,7 5,0 0,0 4,6 4 5 Yıl 1,7 5,1 0,0 1,7 5 7 Yıl 2,6 0,6 0,0 2, Yıl 0,4 3,7 0,0 0, Yıl 2,6 1,1 0,0 2, Yıl 0,6 0,0 0,0 0,6 20+ Yıl 1,1 1,2 0,0 1,1 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 Finansal araçlar, bu araçları ihraç edenlerin kredi kalitesine, ihraç edilen para birimine ve finansal araca ilişkin piyasa likiditesine bağlı olarak farklı özellikler gösterebilir. Bu nedenle, finansal araçlar vadeye kalan süreleri veya nitelikleri açısından tamamen aynı BDDK 99 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

123 olsalar bile, faiz oranlarında meydana gelen değişikliklerden her zaman aynı hız ve oranda etkilenmemektedirler. Bu itibarla, aynı koşul/vadeye sahip ve aynı para birimi cinsinden olsalar dahi devlet tahvilleri ile özel sektör tahvilleri ve Hazine tarafından ihraç edilen TP ve YP cinsinden DİBS ler, faiz oranı riskinin incelenmesinde ayrı ayrı dikkate alınmalıdır. Tablo : Ticari Portföyün Menkul Kıymet Türleri İtibarıyla Dağılımı Eyl.07 Ara.07 % TP YP Toplam TP YP Toplam DİBS 67,67 17,71 85,38 73,39 12,33 85,72 Değişken Faizli 39,09 11,60 50,69 40,54 6,03 46,57 Sabit Faizli 28,58 6,10 34,69 32,85 6,31 39,15 Eurobond 0,00 11,39 11,39 0,00 10,95 10,95 Değişken Faizli 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 Sabit Faizli 0,00 11,39 11,39 0,00 10,94 10,94 Hisse Senedi ve Yatırım Fonu 0,41 0,05 0,46 0,37 0,06 0,43 Diğer 0,08 2,69 2,77 0,15 2,75 2,90 Değişken Faizli 0,02 2,41 2,44 0,03 2,44 2,46 Sabit Faizli 0,05 0,28 0,33 0,13 0,31 0,43 TOPLAM 68,16 31,84 100,00 73,91 26,09 100,00 Değişken Faizli 39,12 14,02 53,14 40,57 8,47 49,04 Sabit Faizli 28,63 17,77 46,41 32,97 17,56 50,53 Diğer 0,41 0,05 0,46 0,37 0,06 0,43 Tablo incelendiğinde, Eylül Aralık 2007 döneminde TP kıymetlerin payında artış, YP kıymetlerin payında ise azalış ortaya çıktığı görülmektedir. Bu durumun, incelenen dönemde kurlarda önemli bir değişim görülmemesi sebebiyle kur etkisinden bağımsız gerçekleştiği düşünülmektedir. Kamu menkul kıymetlerinin toplam menkul kıymetler içerisindeki payı fazla değişmemiştir. Ayrıca portföy içerisinde değişken faizli menkul kıymetlerin payı azalırken, sabit faizli menkul kıymetlerin payında artış gerçekleşmiştir. Yukarıda ele alınan risk faktörlerinin yanında, riske maruz pozisyonları oluşturan finansal araçları ihraç veya garanti eden ya da ödeme yükümlülüğünü üstlenen kuruluşların kredibilitesindeki değişmeler nedeniyle meydana gelebilecek zarar riski olarak tanımlanan spesifik riskin de incelenmesi gerekmektedir. Tablo incelendiğinde, bu alanda yoğunlaşmaların devam ettiği ve spesifik riske maruz pozisyonların büyük ölçüde kamu menkul kıymetlerinden oluştuğu görülmektedir. Bu husus yoğunlaşmayı artırması sebebiyle genel piyasa riskini artırıcı bir unsur olmakla birlikte, kamu kurumlarının kredi kalitesinin yüksek olması nedeniyle spesifik risk açısından olumlu değerlendirilmektedir. Tablo : Spesifik Riske Tabi Kalemlerin Oransal Dağılımı Aralık 07 (%) Spesifik Risk Yükümlülüğü Mevduat B. KYB Katılım B. Sektör Kamu Menkul Kıymetleri 0 99,7 100,0 0,0 99,7 Nitelikli Menkul Kıymetler 0,0025 0,0 0,016* 0,2 0,0 100,0 0,2 Diğer 0,08 0,1 0,0 0,0 0,1 * Söz konusu katsayılar menkul kıymetin vadeye kalan gün sayısı dikkate alınarak belirlenmektedir. Kamu menkul kıymetleri ve diğer menkul kıymetler kaleminde ise vadeye kalan süreler dikkate alınmamaktadır. BDDK 100 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

124 Risk Faktörlerinin Gelişimi DİBS faiz oranları, gerek piyasa faiz oranlarındaki genel eğilimlerin öncüsü ve belirleyicisi olması nedeniyle dolaylı olarak, gerekse de ülkemiz bankalarının yatırımlarının önemli bir bölümünü teşkil etmeleri nedeniyle doğrudan doğruya faiz oranı riskine maruz kalemlerin değerini etkileyen en önemli risk faktörü durumundadır. Grafik incelendiğinde, DİBS için ikincil piyasada gerçekleşen ortalama bileşik faizlerin Mayıs Haziran 2006 döneminde %20 seviyelerine çıkmasının ardından son aylarda yatay bir seyir izlediği ve Aralık 2006 Haziran 2007 döneminde %20 nin altında gerçekleştiği görülmektedir. Fakat, Temmuz 2007 Ekim 2007 döneminde dalgalanmanın yaşanması sektörün maruz kaldığı piyasa riskinin artmasına neden olmuştur. Bununla 2007 yılının son döneminde faiz oranları önemli ölçüde düşerek % 10 seviyesinin altına inmiştir. Ayrıca Haziran 2006 Haziran 2007 döneminde faiz oranındaki oynaklık, Mayıs 2006 Haziran 2006 dönemine kıyasla önemli ölçüde azalmakla beraber Temmuz 2007 Eylül 2007 döneminde yaşanan dalgalanma neticesinde tekrar artmıştır yılının son döneminde faiz oranındaki oynaklığın tekrar azalması neticesinde, sektörün maruz kaldığı piyasa faiz oranı riskinde dalgalanma dönemlerine kıyasla bir azalma meydana gelmiştir. Grafik : İkinci El DİBS Piyasasında Ortalama Bileşik Faiz ve Volatilitesi 25 % % 0,010 0, ,008 0, ,006 0, ,004 0, ,002 0, /06 05/06 07/06 08/06 09/06 11/06 12/06 02/07 03/07 05/07 06/07 07/07 09/07 10/07 12/07 01/08 DİBS Ort. Bil. Faiz Faiz Oynaklığı (Sağ eksen) 0,000 Risklilik Düzeyi Bu alt bölümde, tahvil ve bono fiyatlarında meydana gelmesi olası değişimlere ilişkin senaryolar aracılığı ile sermayede meydana gelebilecek değişikliklerin tahmin edilmesi amaçlanmaktadır. Tablo incelendiğinde, DİBS fiyatlarındaki değişimlerden en çok, portföylerinde bulundurdukları sabit faizli DİBS toplamının sermayelerine oranı yüksek olan mevduat bankalarının etkileneceği görülmektedir. Diğer taraftan Eylül Aralık 2007 döneminde ticari portföyde yer alan sabit faizli DİBS tutarı artış oranı özkaynakların artış oranından daha yüksek olarak gerçekleşmiştir. Bu durum uygulanan senaryoların göreli etkisinin daha belirgin olması sonucunu doğurmuştur. BDDK 101 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

125 Tablo : İkinci El DİBS Fiyatlarındaki Olası Değişimlerin Etkileri Aralık 2007 (Milyon YTL) Ticari Porftöy Sabit Faizli DİBS Özk. İkinci El DİBS Fiyatlarındaki Değişim Fiyatlardaki Değişimin Sermayeye Etkisi (%) Mevduat ,5 0,7 0,7 3,5 KYB ,6 0,1 0,1 0,6 Toplam ,1 0,6 0,6 3,1 Eylül 2007 (Milyon YTL) Ticari Porftöy Sabit Faizli DİBS Özk. İkinci El DİBS Fiyatlarındaki Değişim Fiyatlardaki Değişimin Sermayeye Etkisi (%) Mevduat ,4 0,7 0,7 3,4 KYB ,4 0,1 0,1 0,4 Toplam ,0 0,6 0,6 3,0 Tablo incelendiğinde, Eurobond tutarının mevduat bankalarında düştüğü dikkati çekmektedir. Diğer taraftan, söz konusu düşüşe rağmen geçen dönemde olduğu gibi bu dönemde de, Eurobond fiyatlarında meydana gelebilecek değişimlere en duyarlı grubun mevduat bankaları olduğu görülmektedir. Özkaynaklar artarken Eurobond tutarının azalması, Aralık 2007 tarihli veriler üzerinden yapılan senaryo analizlerinin Eylül ayına göre bankalar açısından daha olumlu sonuçlar üretmesine olanak sağlamıştır. Tablo : Eurobond Fiyatlarındaki Olası Değişimlerin Etkileri Aralık 2007 (Milyon YTL) Eurobond Fiyatlarındaki Değişim Ticari Porftöy Sabit Faizli Eurobond Özk. Fiyatlardaki Değişimin Sermayeye Etkisi (%) Mev. Bank ,0 1,0 0,2 0,2 1,0 2,0 KYB ,2 0,1 0,0 0,0 0,1 0,2 Toplam ,8 0,9 0,2 0,2 0,9 1,8 Eylül 2007 itibarıyla (Milyon YTL) Eurobond Fiyatlarındaki Değişim Ticari Porftöy Sabit Faizli Eurobond Özk. Fiyatlardaki Değişimin Sermayeye Etkisi (%) Mev. Bank ,2 1,1 0,2 0,2 1,1 2,2 KYB ,2 0,1 0,0 0,0 0,1 0,2 Toplam ,0 1,0 0,2 0,2 1,0 2, Hisse Senedi Fiyat Riski Hisse senedi fiyat riski, bankaların ticari portföyde izlemiş oldukları hisse senetlerinin ve hisse senedine dayalı türev işlemlerin piyasa fiyatlarındaki beklenmedik değişmeler nedeniyle karşı karşıya kalabilecekleri zarar olasılığını ifade etmektedir. Bu bölümde hisse senedi fiyat riski; riske maruz pozisyonlar, söz konusu pozisyonların risk faktörlerine duyarlılıkları ve risk faktörlerinin gelişimi çerçevesinde analiz edilmektedir. Riske Maruz Pozisyon Tutarı Hisse senetleri ve yatırım fonlarının ticari portföy içerisindeki payı, Eylül Aralık 2007 döneminde önemli bir düşüş göstererek % 0,95 den % 0,47 e gerilemiştir. Söz konusu BDDK 102 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

126 düşüş, hisse senedi fiyatlarındaki değişikliklerin banka bilançoları ve sermaye yeterliliği üzerindeki etkisini azaltan bir olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Diğer yandan geleneksel olarak banka plasmanları içindeki payı oldukça düşük olan hisse senetlerinin bankalar açısından önemli bir risk kaynağı olmadığı düşünülmektedir. Grafik : Hisse Senetleri ve Yatırım Fonlarının Ticari Portföy İçerisindeki Payı 2,0 % 1,5 1,0 0,5 0,0 01/07 02/07 03/07 04/07 05/07 06/07 07/07 08/07 09/07 10/07 11/07 12/07 Risk Faktörlerine Duyarlılık Hisse senetlerinde risklilik, hisse senedi fiyatları genel seviyesindeki değişimlerden kaynaklanan sistematik risk ve münferit bir firmanın kendi tipik özelliklerine bağlı olarak hisse senedi fiyatlarında ortaya çıkan dalgalanmalardan kaynaklanan sistematik olmayan risk olmak üzere iki temel bileşenden oluşmaktadır. Bu hususlar dikkate alındığında, hisse senedi pozisyonlarının risk faktörlerine duyarlılıklarının, bu kıymetlerin borsalar bazında yoğunlaşmaları ve bu senetlerin temel bir endekse dahil olup olmadıkları dikkate alınarak analiz edilmesi gerekmektedir. Tablo incelendiğinde, Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde bankacılık sektörü genelinde İMKB de işlem gören hisse senetleri ile diğer ülke piyasalarında işlem gören hisse senetlerinin toplam hisse senedi portföyü içerisindeki dağılımında önemli bir değişiklik olmadığı görülmektedir. Diğer taraftan Türkiye de işlem gören menkul kıymetlerinin payının mevduat bankalarında diğer banka gruplarına göre önemli ölçüde düşük olduğu görülmektedir. Bu durum, mevduat bankaları açısında yoğunlaşma riskini azaltan olumlu bir etken olarak değerlendirilmektedir. Tablo : Hisse Senetlerinin Ülke Piyasaları İtibarıyla Dağılımı (%) Mevduat B KYB Katılım Toplam Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Türkiye 70,6 43,4 97,9 100,0 100,0 100,0 84,9 85,0 Diğer 29,4 56,6 2,1 0,0 0,0 0,0 15,1 15,0 Temel bir endekse dâhil olan hisse senetlerinin likiditesinin daha yüksek ve piyasa fiyatlarının daha istikrarlı olduğu kabul edilmekte ve özellikle spesifik risk açısından bu senetler düşük riskli varlıklar olarak değerlendirilmektedir. Sektör genelinde temel bir endekse dahil olan hisse senetlerinin toplam hisse senetleri portföyü içindeki payına ilişkin veriler Tablo da yer almaktadır. Bankacılık sektörü genelinde temel bir endekse dahil hisse senetlerinin payının önemli ölçüde arttığı dikkati çekmektedir. Temel olarak kalkınma ve yatırım bankalarından kaynaklanan bu durum BDDK 103 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

127 hisse senedi pozisyon riskini belirgin bir biçimde azaltan olumlu bir gelişmedir. Mevduat bankalarında da endekse dahil hisse senetlerinin payı artmış olmakla birlikte bu durum, hisse senedi yatırımlarını mutlak değer olan düşüren söz konusu bankaların endekse dahil olmayan hisse senetlerinin daha büyük bir kısmını elden çıkarmış olmalarından kaynaklanmaktadır. Tablo : Endekslere Göre Hisse Senetlerininn Dağılımı (%) Mevduat KYB Katılım Sektör Toplamı Endekse Dahil Hisse Senetleri Eyl.07 Ara.07 58,0 60,6 97,9 100,0 100,0 100,0 78,9 89,5 Endekse Dahil Olmayan Hisse Senetleri Eyl.07 Ara.07 42,0 39,4 2,1 0,0 0,0 0,0 21,1 10,5 Risk Faktörlerinin Gelişimi Bankaların hisse senedi portföyünde yer alan yatırımların önemli bir bölümünün işlem gördüğü İMKB fiyat hareketleri, hisse senedi fiyatlarının ve bu senetlerden oluşan pozisyonların değerini belirleyen en önemli risk faktörü konumunda bulunmaktadır. Bu nedenle İMKB 100 endeks getiri oranları ve bu oranlarda gözlemlenen oynaklığın da hisse senedi riskine ilişkin analizlerde dikkate alınması gerekmektedir. Grafik incelendiğinde, endeksin Mayıs Haziran 2006 dönemindeki önemli düşüşün ardından, Haziran 2006 Ağustos 2007 döneminde yatay, 2007 nin ikinci yarısından itibarense inişlii çıkışlı bir seyir izlediği görülmekted ir. Endeks getiri volatilitesi de Ağustos ayında kısa süreli bir sıçrama yaşanmıştır. Ağustoss ayını müteakiben normal seyrine dönenn volatilitede 2008 yılı başında gözlemlenen yükselişin, devam etmesi halinde, önümüzdeki dönemde risk düzeyini arttırıcı bir faktör olabileceği değerlendirilmektedir. Grafik : İMKB 100 Endeksinin ve Günlük Getirilerinin Gelişimi % 0,2 0,15 0,1 0,05 0 0,05 0,1 0,15 0,2 0,25 30/06/06 30/07/06 30/08/06 30/09/06 30/10/06 30/11/06 30/12/06 30/01/07 02/03/07 02/04/07 02/05/07 02/06/07 02/07/07 02/08/07 02/09/07 02/10/07 02/11/07 02/12/07 02/01/08 02/02/08 02/03/08 02/04/08 İMKB 100 (Sol Eksen) İMKB 100 Logaritmik Getiri (Sağ Eksen) BDDK 104 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

128 Grafik : İMKB 100 Endeksi Günlük Getiri Volatilitesi 14 % /07/06 28/07/06 11/08/06 25/08/06 08/09/06 22/09/06 06/10/06 20/10/06 03/11/06 17/11/06 01/12/06 15/12/06 29/12/06 12/01/07 26/01/07 09/02/07 23/02/07 09/03/07 23/03/07 06/04/07 20/04/07 04/05/07 18/05/07 01/06/07 15/06/07 29/06/07 13/07/07 27/07/07 10/08/07 24/08/07 07/09/07 21/09/07 05/10/07 19/10/07 02/11/07 16/11/07 30/11/07 14/12/07 28/12/07 11/01/08 25/01/08 08/02/08 22/02/08 07/03/08 21/03/08 04/04/08 18/04/08 Risklilik Düzeyi Bu kısımda, hisse senedi ve yatırım fonlarının fiyatlarında meydana gelmesi olası değişimlere ilişkin senaryolar aracılığı ile sermayede meydana gelebilecek değişikliklerin hesaplanması amaçlanmaktadır. Tablo incelendiğinde, hisse senedi ve yatırım fonu fiyat değişimlerinin sektörün kârlılığı üzerinde etkilerinin DİBS ve Eurobond fiyatlarına göre oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, ticari portföy ve hisse senedi yatırımlarındaki düşüşe karşın özkaynakların artmış olması nedeniyle Aralık 2007 tarihli veriler üzerinden düzenlenen senaryo sonuçlarının bankalar açısından Eylül 2007 ye göre daha olumlu sonuçlar ürettiği görülmektedir. Tablo : Hisse Senedi ve Yatırım Fonu Fiyatlarındaki Olası Değişimlerin Etkisi Aralık 2007 (Milyon YTL) HS+YF Fiyatlarındaki Değişim (%) Ticari Porftöy Hisse Senedi ve Yatırım Fonu Özk. Fiyatlardaki Değişimin Sermayeye Etkisi (%) Mevduat ,07 0,04 0,01 0,01 0,04 0,07 KYB ,05 0,02 0,00 0,00 0,02 0,05 Toplam ,07 0,03 0,01 0,01 0,03 0,07 Eylül 2007 (Milyon YTL) HS+YF Fiyatlarındaki Değişim (%) Ticari Porftöy Hisse Senedi ve Yatırım Fonu Özk. Fiyatlardaki Değişimin Sermayeye Etkisi (%) Mevduat ,08 0,04 0,01 0,01 0,04 0,08 KYB ,08 0,04 0,01 0,01 0,04 0,08 Toplam ,08 0,04 0,01 0,01 0,04 0, Kur Riski Bankalar, döviz kurlarında meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle maruz kalabilecekleri zarar olasılığını ifade eden kur riski için tüm döviz varlıkları ve yükümlülükleri, vadeli döviz işlemleri, swaplar gibi kur riski içeren türev sözleşmeleri BDDK 105 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

129 üzerinden hesaplayacakları miktarda sermaye bulundurmak zorundadırlar. Bu çerçevede kur riski için riske maruz pozisyon tutarı bilânço içi ve dışı YP açık pozisyonlardır. Riske Maruz Pozisyon Tutarı Bilanço içi ve genel YP açık pozisyonun gelişimi incelendiğinde (Grafik ), bilânço içi açık pozisyon (BİP) Temmuz 2007 de dış piyasalarda meydana delen dalgalanmanın da etkisiyle önemli ölçüde artarak 9 milyar dolara yükseldiği gözlenmiştir. Bu tarihten itibaren YP açık pozisyonunda belirli bir azalma görülse de, açık Eylül 2007 de tekrar önemli bir artış göstererek 9,6 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir yılı son döneminde yatay seyrine devam eden BİP Aralık 2007 sonu itibariyle 10 milyar dolar ile en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Yabancı para net genel pozisyonu ise, yıl boyunca yatay seyrine devam etmiştir. Grafik : Bilânço İçi Pozisyon ve Yabancı Para Net Genel Pozisyonu Milyon Dolar 0,50 0, ,50 1,00 1,50 2, ,50 3,00 29/12/ /01/ /01/ /02/ /02/ /03/ /03/ /04/ /04/ /05/ /05/ /06/ /06/ /06/ /07/ /07/ /08/ /08/ /09/ /09/ /10/ /10/ /11/ /11/ /11/ /12/ /12/2007 Bilanço İçi Pozisyon Yabancı Para Net Genel Pozisyonu YPNG/Özkaynaklar (sağ eksen) Grafik incelendiğinde, Mart 2007 Haziran 2007 döneminde ± %3 bandında dalgalanan YPNGP/Özkaynak oranının Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde ± %0,5 bandında dalgalandığı görülmektedir. Risk Faktörlerine Duyarlılık Sektörün yabancı para pozisyonunun çeşitli döviz cinsleri itibarıyla dağılımı incelendiğinde, Haziran 2007 itibarıyla uzun ve kısa pozisyonların yaklaşık %65 inin USD ve yaklaşık %31 inin EUR cinsinden oluştuğu, Mart 2007 Haziran 2007 döneminde USD nin ve EUR un paylarında göreli bir değişim olmadığı görülmektedir. Bu durum, yoğunlaşmadan kaynaklanan riskleri etkilememekle birlikte, halen maruz kalınan kur riski büyük ölçüde USD ve EUR kurlarında meydana gelebilecek değişmeler ile açıklanabilmektedir. Yabancı para pozisyonların para cinsleri bazında dağılımı Tablo da yer almaktadır. BDDK 106 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

130 Tablo : Yabancı Para Pozisyonların Para Cinsleri Bazında Dağılımı % Döviz Kodu Uzun Pozisyonlar Kısa Pozisyonlar Net Pozisyon (Toplam Uzun Pozisyona Göre Dağılım) (Toplam Kısa Pozisyona Göre Dağılım) (Toplam Net Pozisyona Bilanço Dışı Toplam Bilanço Dışı Bilanço İçi Gayri nakdi Bilanço İçi Gayri nakdi Toplam Kısa Göre Vadeli Uzun Vadeli Pozisyon Krediler Pozisyon Krediler Pozisyon Dağılım) İşlemler Pozisyon İşlemler Eyl 07 Ara 07 EUR 24,4 24,22 2,1 2,8 6,4 6,4 32,9 Diğer 1,4 1,3 Toplam 64,7 64,0 15,0 15,2 19,6 20,3 100,0 100,0 67,6 66,7 11,1 11,6 20,4 21,2 100,0 100,0 100,0 100,0 Risk Faktörlerinin Gelişimi Banka bilançolarının kompozisyonu dikkate alındığında sektörün maruz kaldığı kur riski için temel risk faktörlerininn USD ve EUR kurları olduğu görülmektedir. Grafik incelendiğinde, Ağustoss ayı itibariyle ile USD ve EUR kurlarında kısa süreli ani bir sıçramaa yaşandığı dikkati çekmektedir. Artışlar büyük ölçüde uluslararası finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmaların yansıması niteliğindedi r. Diğer taraftan, Ağustos ayından itibaren EUR kuru normal trendine geri dönmüş, ancak USD de düşüş devam etmiştir. Ağustos ayından itibaren çapraz kurun artmasına neden olan bu gelişmelerin, pasifinde EUR un, aktifinde USD nin göreli payı yüksek olan bankalar açısından maruz kalınan kur riskini arttırabileceği değerlendirilmektedir. Grafik : YP Kurlar ile EUR/USD Çapraz Kurunun Gelişimi 2,20 Eyl 07 Ara 07 Eyl 07 Ara 07 Eyl 07 USD 39,0 38,4 11,7 11,4 12,6 13,2 63,8 63,4 42,9 41,8 7,1 7,8 13,0 13,7 63,7 1,2 1,0 0,,6 0,7 3,3 Ara 07 Eyl 07 Ara 07 33,5 23,2 23,5 3,0 3,0 6,8 6,7 33,1 3,1 1,5 1,4 Eyl 07 Ara 07 Eyl 07 Ara 07 Eyl 07 1,0 0,7 0,7 0,8 3,2 Ara 07Eyl 07 Ara 07 63,7 51,9 116,1 33,4 59,6 16,1 2,9 11,5 32,2 2,00 1,80 1,60 1,40 1,20 1,00 26/12/06 10/01/07 25/01/07 09/02/07 24/02/07 11/03/07 26/03/07 10/04/07 25/04/07 10/05/07 25/05/07 09/06/07 24/06/07 09/07/07 24/07/07 08/08/07 23/08/07 07/09/07 22/09/07 07/10/07 22/10/07 06/11/07 21/11/07 06/12/07 / 21/12/07 05/01/08 20/01/08 04/02/08 19/02/08 05/03/08 20/03/08 04/04/08 19/04/08 USD EUR Çapraz Kur Ağustos ayında yaşanan dalgalanmalar nedeniyle ilgili dönemde yaşanan sıçrama haricinde, USD getiri volatilitesinin 2007 yılı genelinde 0,005 ile 0,015 bandı içinde hareket ettiği görülmektedir (Grafik ). Volatilitenin yüksek olmaması, hem döviz fazlası hem döviz açığı olan bankalar açısından olumlu bir faktördür. BDDK 107 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

131 Grafik : USD Getiri Oynaklığının Gelişimi 2,5 2 1,5 1 0,5 0 12/01/07 27/01/07 11/02/07 26/02/07 13/03/07 28/03/07 12/04/07 27/04/07 12/05/07 27/05/07 11/06/07 26/06/07 11/07/07 26/07/07 10/08/07 25/08/07 09/09/07 24/09/07 09/10/07 24/10/07 08/11/07 23/11/07 08/12/07 23/12/07 07/01/08 22/01/08 06/02/08 21/02/08 07/03/08 22/03/08 06/04/08 21/04/08 Risklilik Düzeyi Bu kısımda, döviz kurlarındaki değişimlerin sermaye üzerindeki etkileri, senaryolar aracılığı ile değerlendirilmektedir. Bir önceki döneme göre Aralık 2007 de bilânço içi pozisyon tutarlarının özkaynaklarına oranı yüksek olan mevduat bankalarının olası kur değişimlerine karşı duyarlılığının artmış olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, katılım bankalarının sermayesinin kur artışlarından olumlu, düşüşlerinden olumsuz yönde etkilenecek olması dikkat çekicidir. Bu durum, söz konusu bankaların bilanço içi ve yabancı para net genel pozisyonu pozitif olmasından kaynaklanmaktadır. Sektör genelinde kur değişimlerine karşı duyarlılık artarken, YPNG/Özkaynak oranı mutlak değer olarak küçülen kalkınma ve yatırım bankalarının Aralık 2007 verileri üzerinden uygulanan senaryo sonuçlarının önceki döneme kıyasen daha olumlu sonuçlar ürettiği görülmektedir. Tablo : Kurlardaki Olası Değişimlerin Etkileri Aralık 2007 (Milyon USD) Bilanço İçi Pozisyon (BİP) Özk. BİP/Özk. (%) YPNGP YPNGP/Özk. (%) Kurlardaki Değişim Oranı (%) Kurlardaki Değişimin Sermayeye Etkisi (%) Mevduat , ,5 3,33 1,67 0,17 0,83 4,17 8,33 Kalkınma ,5 1 0,0 0,51 0,25 0,03 0,13 0,63 1,27 Katılım ,7 79 4,1 5,14 2,57 0,26 1,29 6,43 12,86 Toplam , ,3 2,82 1,41 0,14 0,71 3,53 7, Yapısal Faiz Oranı Riski Yapısal faiz oranı riski, piyasa riski kapsamında dikkate alınan faiz oranı riskinden farklı olarak, bankanın tüm aktif ve pasif kalemleri arasındaki yeniden fiyatlama sürelerindeki uyumsuzluktan kaynaklanan bir risktir. Aktif ve pasif kalemleri arasında yeniden fiyatlama sürelerinde uyumsuzluk bulunması durumunda, faiz oranlarında meydana gelen değişmeler faiz gelir ve giderlerine eşanlı olarak yansımamakta, bu durum kâr veya zarara sebep olmaktadır. Örneğin aktif kalemlerin yeniden fiyatlandırma süresi, pasif BDDK 108 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

132 kalemlerin yeniden fiyatlandırma süresinden daha uzun ise, faizlerin düşmesi durumunda kâr ortaya çıkarken, faizlerin arttığı bir durumda ise zarar ortaya çıkmaktadır. Yapısal faiz oranı riskinin analizinde iki temel yaklaşım kullanılmaktadır. Birinci yaklaşımda, faiz oranlarındaki muhtemel artış veya azalışların, aktif ve pasifin bugünkü değerini değiştirmek suretiyle özkaynakların bugünkü değerinde ortaya çıkardığı değişimler analiz edilmektedir. İkinci yaklaşımda ise faiz oranı değişimlerinin faiz gelir ve gideri üzerine etkileri incelenmektedir. Raporda verilere ilişkin kısıtlar dikkate alınarak, ikinci yaklaşımın kullanılması esası benimsenmiştir Riske Maruz Pozisyon Tutarı Yapısal faiz oranı riski için riske maruz pozisyon, ilgili vade diliminde yeniden fiyatlanacak varlıklar ile yükümlülükler arasındaki fark olarak tanımlanan faiz açıklarıdır Eylül 2007 Aralık döneminde 1 aylık TP açık 4 milyar YTL azalışla 67 milyar YTL olarak gerçekleşirken, 1 3 aylık TP açık Eylül 2007 döneminde 59,6 milyar YTL seviyesinde iken Aralık 2007 döneminde 24 milyar YTL olarak gerçekleşmiştir. 1 3 aylık TP açık ise TP fazlası konumuna gelmiştir. İlgili dönemde 1 aylık YP açık 1,3 milyar YTL artarak 34,2 milyar YTL düzeyine çıkarken, 1 3 aylık YP açık 2,3 milyar YTL artışla 9,7 milyar YTL düzeyinde gerçekleşmiştir. (Grafik ). Dönem içindeki değişime bakıldığında, 1 aylık açık 2007 yılının üçüncü çeyreğinde TP de mutlak değer olarak artmış ancak söz konusu açıkta 2007 yılının son çeyreğinde önemli bir azalma meydana gelmiştir. 1 aylık ve 1 3 aylık YP açık düzeylerinde ise, 2007 yılının son iki çeyreğinde önemli bir değişim görülmemektedir. 1 3 aylık TP açık 2007 yılının son iki çeyreğinde önemli oranda azalarak 1 3 aylık TP fazlası konumuna gelmiştir. TP açıklarda son çeyrekte görülen azalma yapısal faiz oranı riski açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Tablo : Faiz Açıklarının Gelişimi Milyar YTL Aralık 06 Mart 07 Haziran 07 Eylül 07 Aralık 07 1 Ay TP Açık 63,09 53,34 83,66 71,07 67,08 1 Ay YP Açık 39,46 30,17 37,91 32,94 34, Ay TP Açık 24,79 8,84 14,68 11,62 24, Ay YP Açık 7,70 11,24 13,17 7,34 9, Risk Faktörlerine Duyarlılık Varlık ve Yükümlülüklerin Faiz Yapısı 2007 Eylül 2007 Aralık döneminde, sabit faizli YP aktiflerin payı 0,9 puan azalarak %62,3 seviyesine inmiş, değişken faizli pozisyonların payı ise 0,5 puan artarak %35,4 seviyesine ulaşmıştır. Aynı dönemde YP yükümlülükler içerisinde sabit faizli pozisyonların payı 1,9 puan artarak %84,1 olarak gerçekleşirken, değişken faizli pozisyonların payı 1,8 puan azalarak %14,8 e inmiştir. Ayrıca, değişken faizli YP varlıklar sabit faizli YP yükümlülükler ile, sabit faizli YP varlıklar ise değişken faizli YP yükümlülükler ile aynı yönde değişime uğramıştır. Sözkonusu döneme ilişkin TP varlıklar ve yükümlülükler incelendiğinde, sabit faizli varlıkların 1,5 puan artarak %55,7 ye yükseldiği, değişken faizli pozisyonların ise 1,6 puan BDDK 109 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

133 azalarak %37,4 e indiği, ayrıca sabit faizli yükümlülüklerin 1,1 puan azalarak %91,7 ye ulaştığı, değişken faizli pozisyonlarda ise önemli bir değişikliğin olmadığı görülmektedir yılının ilk iki çeyreğinde TP ve YP varlıklardaki gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, varlıklar içinde sabit faizli pozisyonların payı artarken, değişken faizli pozisyonların payının azaldığı, yükümlülüklerde de değişken faizli pozisyonlarda azalma yönünde bir gelişme yaşandığı gözlemlenmiştir. Fakat değişken faizli varlıkların oranının toplam aktife oranı değişken faizli yükümlülüklerin toplam pasife oranından büyük olduğu için, gelecek dönemde, faiz artışları olması cari değerle değerlenen varlıkların fiyat değişimleri hariç olmak üzere banka kârlılığını arttırıcı, faiz düşüşleri olması ise banka kârlılıklarını azaltıcı bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Tablo : Varlık ve Yükümlülüklerin Faiz Yapısı Ara.06 (%) Mevduat KYB Sektör Eylül.07 (%) Mevduat KYB Sektör Ara.07 (%) Mevduat KYB Sektör Aktif Pasif Sabit Faizli Değişken Faizli Diğer Sabit Faizli Değişken Faizli Diğer TP 56,7 36,2 7,1 95,0 0,5 4,4 YP 65,1 33,1 1,8 87,5 11,9 0,7 TP 88,3 5,1 6,6 42,5 0,0 57,5 YP 35,6 63,9 0,5 32,9 63,6 3,5 TP 57,8 35,2 7,1 94,4 0,5 5,1 YP 64,1 34,1 1,8 85,8 13,5 0,7 Aktif Pasif Sabit Faizli Değişken Faizli Diğer Sabit Faizli Değişken Faizli Diğer TP 52,8 40,3 6,9 93,3 0,2 6,5 YP 63,3 34,7 2,0 83,6 15,3 1,1 TP 88,9 6,5 4,6 69,0 0,0 31,0 YP 60,8 38,7 0,5 49,6 47,7 2,7 TP 54,2 39,0 6,8 92,8 0,2 7,0 YP 63,2 34,9 1,9 82,2 16,6 1,2 Aktif Pasif Sabit Faizli Değişken Faizli Diğer Sabit Faizli Değişken Faizli Diğer TP 54,4 38,6 7,0 92,1 0,5 7,5 YP 62,4 35,3 2,3 85,6 13,3 1,1 TP 89,0 6,6 4,5 70,2 0,0 29,8 YP 60,0 38,6 1,4 46,6 50,3 3,1 TP 55,7 37,4 6,9 91,7 0,4 7,9 YP 62,3 35,4 2,3 84,1 14,8 1,1 Yeniden Fiyatlama Tarihine Göre Varlık ve Yükümlülük Farkı Aralık 2007 döneminde yeniden fiyatlama tarihine göre varlık ve yükümlülükler arasındaki farkın özkaynaklara oranlarının mevduat bankalarında 1 aya kadar vadelerde negatif olduğu kalkınma ve yatırım bankalarında ise söz konusu oranın tüm vadelerde genellikle pozitif olduğu dikkat çekmektedir. Sektör geneli değerlendirildiğinde, 3 aya kadar vadelerde TP ve YP cinsi kalemlerde varlıklar ve yükümlülükler arasındaki farkın özkaynaklara oranının arttığı görülmektedir. Aralık 2007 itibarıyla sektör genelinde 1 aya kadar vadelerde TP cinsi varlık ve yükümlülükler arasındaki farkın özkaynaklara oranının, YP cinsi varlık ve yükümlülükler arasındaki farkın özkaynaklara oranına göre daha yüksek olması, bankaların kısa vadede BDDK 110 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

134 TP faizlerdeki değişime YP faizlerdeki değişime göre daha hassas olduklarının bir göstergesidir. Tablo : Yeniden Fiyatlama Tarihine Göre Varlık Yükümlülük Arasındaki Fark Özkaynaklara Oran (%) Mevduat KYB Sektör Para Eylül 07 Aralık.07 Cinsi 1 Ay 1 3 Ay 3 6 Ay 6 12 Ay 12+ Ay 1 Ay 1 3 Ay 3 6 Ay 6 12 Ay 12+ Ay TP 168,7 24,1 101,3 48,5 147,2 154,6 41,6 25,4 47,1 147,2 YP 90,9 9,7 32,7 2,0 60,4 83,7 17,0 32,6 2,7 65,3 TP 27,7 4,4 11,1 11,6 4,2 78,8 11,3 9,7 8,9 15,2 YP 21,4 23,6 36,8 20,7 13,0 6,0 2,7 3,1 4,8 2,9 TP 136,5 19,8 89,9 43,9 129,3 125,2 37,8 23,4 42,3 130,6 YP 78,4 8,0 28,0 1,7 52,2 72,4 15,2 28,2 1,7 57,4 Yeniden fiyatlama tarihine göre YP cinsi varlık ve yükümlülükler arasındaki farkın özkaynaklara oranında gözlemlenen azalış, sektörün faiz değişimlerine karşı duyarlılığını ve dolayısıyla yapısal faiz oranı riskini azaltıcı bir gelişme olarak değerlendirilmektedir Risk Faktörlerinin Gelişimi Bu bölümde, yapısal faiz oranı riski için temel risk faktörleri olarak kabul edilen TP ve YP faiz oranları ele alınmaktadır. Faiz Oranlarının Gelişimi 2007 yılı boyunca azalma eğilimi gösteren Takasbank basit faizi yılın son çeyreğinde %16 18 bandında seyretmeye devam etmiş, DİBS aynı gün valörlü bileşik faizi de 2007 yılının son çeyreğinde %17 seviyesinden %16,5 seviyesine düşmüştür. TCMB Para Politikası Kurulu 2007 yılının ilk üç çeyreğinde kısa vadeli faiz oranlarında herhangi bir değişiklik yapmamış, fakat son çeyreğinde faiz indirimleri yapmıştır. TCMB Para Politikası Kurulu faiz indirimlerine 14 Eylül 2007 tarihinde 25 baz puanlık indirimle başlamış bunu 16 Ekim 2007 de 50 baz puanlık, 14 Kasım baz puanlık ve son olarak 13 Aralık baz puanlık indirimler izlemiştir. Aralık 2007 sonu itibarıyla TCMB interbank faiz oranı % 15,75 olarak gerçekleşmiştir. Grafik : Faiz Oranlarının Gelişimi /12/06 12/01/07 26/01/07 09/02/07 23/02/07 09/03/07 23/03/07 06/04/07 20/04/07 04/05/07 18/05/07 01/06/07 15/06/07 29/06/07 13/07/07 27/07/07 10/08/07 24/08/07 07/09/07 21/09/07 05/10/07 19/10/07 02/11/07 16/11/07 30/11/07 14/12/07 28/12/07 Takasbank Basit Faiz TCMB İnterbank Faizi DİBS Aynı Gün Valörlü Bileşik Faiz BDDK 111 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

135 Faiz Marjı ve Bileşenlerinin Gelişimi Faiz oranlarındaki değişimler, varlık ve yükümlülüklerin yeniden fiyatlanma tarihlerine bağlı olarak, faiz gelir ve giderlerine farklı zamanlarda yansıyabilmektedir. Bu çerçevede yapısal faiz oranı riski analizlerinde faiz oranlarındaki gelişmelerin yanı sıra faiz marjı ve bileşenlerindeki gelişmeler de incelenmelidir yılının son çeyreğinde ortalama plasman faizinin yaklaşık 0,6 puan azalışla %11,5 e, ortalama faiz maliyetinin ise 0,4 puan azalışla %7, ye indiği görülmektedir. Eylül 2007 itibariyle % 3,8 olarak gerçekleşen faiz marjının Aralık 2007 itibariyle %3,6 düzeyine indiği gözlemlenmiştir. Grafik : Faiz Marjı ve Bileşenlerinin Gelişimi % % 12/06 01/07 02/07 03/07 04/07 05/07 06/07 07/07 08/07 09/07 10/07 11/07 12/07 Plasman Faizi Faiz Maliyeti Faiz Marjı (Sağ Eksen) 5,0 4,5 4,0 3,5 3,0 2,5 2,0 1,5 1,0 0,5 0, Risklilik Düzeyi Bu bölümde, sektörün maruz kaldığı yapısal faiz oranı riski seviyesinin belirlenmesi amacıyla yapılan çeşitli senaryo analizlerine ve sonuçlarına yer verilmektedir. Analizlerde, bankanın varlık ve yükümlülüklerinin yeniden fiyatlama tarihlerine kalan süreler ve ortalama plasman faizi ile kaynak maliyeti veri iken, faiz değişimlerinin banka kârlılığı üzerindeki etkisi hesaplanmaktadır. Hesaplamalarda, bankanın varlık ve yükümlülüklerinin faize duyarlılığının analiz dönemi boyunca değişmediği varsayılmaktadır. Ayrıca analizlerde yeni kaynak girişinin olmadığı varsayılmış ve paranın zaman değeri ihmal edilmiştir. Tablo de dönemlere ilişkin uygulanan faiz değişimlerine yer verilmektedir. Örneğin, 3 numaralı senaryoda YTL faizler 1 ay sonra 1 puan, 1 3 ay arasındaki dönemde 2 puan, 3 6 ay arasındaki dönemde 3 puan ve 6 12 ay arasındaki dönemde 6 puan artmaktadır. Tablo : Yapısal Faiz Oranı Riskine İlişkin Senaryolar Senaryolar TP Faizlerdeki Değişim (puan) YP Faizlerdeki Değişim (puan) 1 ay 1 3 ay 3 6 ay 6 12 ay 1 ay 1 3 ay 3 6 ay 6 12 ay Senaryo 1 1,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 Senaryo 2 0,00 0,00 0,00 0,00 1,00 0,00 0,00 0,00 Senaryo 3 1,00 2,00 3,00 6,00 0,00 0,00 0,00 0,00 Senaryo 4 0,00 0,00 0,00 0,00 0,25 0,50 0,75 1,50 Senaryo 5 1,00 1,00 1,00 1,00 0,50 0,50 0,50 0,50 Senaryo 6 10,00 0,00 0,00 0,00 5,00 0,00 0,00 0,00 Senaryo 7 0,00 0,00 10,00 0,00 0,00 0,00 5,00 0,00 Senaryo 8 1,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 Senaryo 9 0,00 0,00 0,00 0,00 1,00 0,00 0,00 0,00 Senaryo 10 1,00 2,00 3,00 6,00 0,25 0,50 0,75 1,50 BDDK 112 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

136 Uygulanan senaryolar sonucunda, TP ve YP kalemlerde ortaya çıkan alternatif kazanç ve kayıplar incelendiğinde, tüm senaryolarda toplam kazanç ve kayıp değerlerinin Aralık 2007 döneminde Eylül 2007 dönemine kıyasla mutlak değer olarak daha düşük olduğu görülmektedir. Tablo : Yapısal Faiz Oranı Riskine İlişkin Senaryo Sonuçları Kazanç/Kayıp Haziran 07 Eylül 07 Aralık 07 (Milyon YTL) TP YP Toplam TP YP Toplam TP YP Toplam Senaryo Senaryo Senaryo Senaryo Senaryo Senaryo Senaryo Senaryo Senaryo Senaryo Faizlerdeki birim artışları ifade eden senaryolar incelendiğinde, 1 aylık dönemde 1 puanlık YTL faiz oranı artışını temsil eden Senaryo 1 de ortaya çıkan kayıp tutarı, Eylül 2007 dönemi için 1,203 milyon YTL iken Aralık 2007 dönemi için 1,194 milyon YTL olarak hesaplanmıştır. Benzer şekilde 1 aylık dönemde 1 puanlık USD faiz oranı artışını temsil eden Senaryo 2 de ortaya çıkan kayıp tutarları, Eylül 2007 dönemi için 691 milyon YTL iken, Aralık 2007 dönemi için 690 milyon YTL olarak hesaplanmıştır Likidite Riski Likidite riski, bir bankanın nakit akışındaki dengesizlik sonucunda nakit çıkışlarını tam olarak ve zamanında karşılayacak düzeyde ve nitelikte nakit mevcuduna veya nakit girişine sahip bulunmaması olarak tanımlanabilir. Bu bölümde, Türk bankacılık sisteminin maruz kaldığı likidite riskinin 1 Kasım 2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Bankaların Likidite Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik (Likidite Yönetmeliği) hükümleri çerçevesinde analiz edilmesi amaçlanmıştır. Banka grupları bazında günlük yabancı para likidite yeterlilik oranlarının gelişimine Grafik de ve günlük toplam likidite yeterlilik oranlarının gelişimine Grafik de yer verilmiştir. Likidite Yönetmeliğinde birinci vade dilimine (0 ila 7 gün) ilişkin olarak yabancı para likidite yeterlilik oranlarının haftalık basit ortalamasının %80 den; toplam likidite yeterlilik oranlarının haftalık basit ortalamasının ise %100 den az olamayacağı belirtilmiştir. Bu husus dikkate alındığında, tüm banka gruplarında günlük yabancı para likidite yeterlilik oranlarının ve toplam likidite yeterlilik oranlarının belirtilen alt sınırların üstünde gerçekleştiği görülmektedir. BDDK 113 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

137 Grafik : Günlük Yabancı Para Likidite Yeterlilik Oranlarının Gelişimi 600 % /01/07 18/01/07 01/02/07 15/02/07 01/03/07 15/03/07 29/03/07 12/04/07 26/04/07 10/05/07 24/05/07 07/06/07 21/06/07 05/07/07 19/07/07 02/08/07 16/08/07 30/08/07 13/09/07 27/09/07 11/10/07 25/10/07 08/11/07 22/11/07 06/12/07 20/12/07 Mevduat KYB Katılım Asgari Oran Grafik : Günlük Toplam Likidite Yeterlilik Oranlarının Gelişimi % 04/01/07 18/01/07 01/02/07 15/02/07 01/03/07 15/03/07 29/03/07 12/04/07 26/04/07 10/05/07 24/05/07 07/06/07 21/06/07 05/07/07 19/07/07 02/08/07 16/08/07 30/08/07 13/09/07 27/09/07 11/10/07 25/10/07 08/11/07 22/11/07 06/12/07 20/12/07 Mevduat KYB Katılım Asgari Oran Banka grupları bazında Aralık 2007 dönemi itibariyle ikinci vade dilimine ilişkin yabancı para likidite yeterlilik oranlarına Tablo de, toplam likidite yeterlilik oranlarına Tablo de yer verilmiştir. Likidite Yönetmeliğinde ikinci vade dilimine (0 ila 31 gün) ilişkin olarak, bankaların yabancı para likidite yeterlilik oranlarının %80 den, toplam likidite yeterlilik oranlarının ise %100 den az olamayacağı belirtilmiştir. Tüm banka grupları bazında ikinci vade dilimine ilişkin likidite yeterlilik oranlarının Aralık 2007 dönemi itibariyle belirtilen alt sınırların hep üstünde gerçekleştiği görülmektedir. Bu tablolarda yer alan veriler söz konusu Yönetmelik hükümlerine paralel olarak ağırlıklandırılmıştır. BDDK 114 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

138 Tablo : İkinci Vade Dilimine İlişkin Yabancı Para Likidite Yeterlilik Bileşenleri Aralık 07 (Milyon YTL) Mevduat KYB Katılım Nakit Değerler ve T.C. Merkez Bankası 6.001,2 6,0 168,5 Gerçeğe Uygun Değer Farkı K/Z Yans. ve Satılmaya Hazır Menkul Değerler (Net) 298,4 0,0 0,0 Bankalar, Yurtdışı Merkez ve Şubeler ,9 283,1 696,2 Alacaklar 3.648,1 36,4 239,0 Krediler ,2 163,8 591,5 Vadeye Kadar Elde Tutulacak Menkul Değerler (Net) 3.478,1 39,6 2,9 Yatırım Amaçlı Değerler (Net) 0,0 4,3 0,0 Türev İşlemler , ,2 260,5 TOPLAM VARLIKLAR , , ,6 Mevduat ,8 0, ,6 TCMB, Bankalar, Yurtdışı Merkez ve Şubeler Hesapları 1.226,7 220,9 0,0 Diğer Krediler 2.023,7 124,4 62,6 Diğer Kaynaklar 2.458,6 84,1 42,0 Bilanço Dışı İşlemler 1.058,5 36,3 64,8 Türev İşlemler , ,2 504,1 TOPLAM YÜKÜMLÜLÜKLER , , ,0 İkinci Vade Dilimine İlişkin YP Likidite Yeterlilik Oranı (%) 165,2 143,7 87,7 Tablo : İkinci Vade Dilimine İlişkin Toplam Likidite Yeterlilik Oranları Aralık 07 (Milyon YTL) Mevduat KYB Katılım Nakit Değerler ve T.C. Merkez Bankası ,9 97,1 595,2 Gerçeğe Uygun Değer Farkı K/Z Yans. ve Satılmaya Hazır Menkul Değerler (Net) 2.096,9 0,0 0,0 Bankalar, Yurtdışı Merkez ve Şubeler , , ,5 Alacaklar 7.145, ,4 245,8 Krediler , , ,5 Vadeye Kadar Elde Tutulacak Menkul Değerler (Net) ,4 140,6 2,9 Yatırım Amaçlı Değerler (Net) 0,0 4,4 48,9 Türev İşlemler , ,8 519,1 TOPLAM VARLIKLAR , , ,8 Mevduat ,9 0, ,1 TCMB, Bankalar, Yurtdışı Merkez ve Şubeler Hesapları 2.876,4 422,3 0,0 Diğer Krediler 3.147,9 208,4 62,6 Diğer Kaynaklar , ,0 383,2 Bilanço Dışı İşlemler ,3 66,1 307,3 Türev İşlemler , ,9 518,2 TOPLAM YÜKÜMLÜLÜKLER , , ,4 İkinci Vade Dilimine İlişkin Toplam Likidite Yeterlilik Oranı (%) 154,8 201,6 121,6 Banka grupları bazında ikinci vade dilimine ilişkin yabancı para likidite yeterlilik oranlarının gelişimine Grafik te ve toplam likidite yeterlilik oranlarının gelişimine Grafik te yer verilmiştir. Her bir banka grubu için ikinci vade dilimine ilişkin yabancı para likidite yeterlilik oranları ve toplam likidite yeterlilik oranlarının paralel BDDK 115 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

139 hareket ettiği görülmektedir yılının son çeyreğinde Kalkınma ve Yatırım bankaları ve katılım bankalarında yabancı para ve toplam likidite yeterlilik oranları yükselirken, mevduat bankalarında yabancı para ve toplam likidite yeterlilik oranları düşmüştür. Ayrıca 2007 yılının üçüncü çeyreğinde asgari oranın altına düşen Katılım bankalarının yabancı para ve toplam likidite yeterlilik oranları 2007 yılının son çeyreğinde asgari oranın üzerine çıkmıştır. Grafik : İkinci Vade Dilimine İlişkin Yabancı Para Likidite Yeterlilik Oranları % 01/01/07 01/02/07 01/03/07 01/04/07 01/05/07 01/06/07 01/07/07 01/08/07 01/09/07 01/10/07 01/11/07 01/12/07 Mevduat KYB Katılım Asgari Oran Grafik : İkinci Vade Dilimine İlişkin Toplam Likidite Yeterlilik Oranları 250 % /01/07 01/02/07 01/03/07 01/04/07 01/05/07 01/06/07 01/07/07 01/08/07 01/09/07 01/10/07 01/11/07 01/12/07 Mevduat KYB Katılım Asgari Oran Operasyonel Risk Operasyonel risk, banka içi kontrollerdeki aksamalar sonucu hata ve usulsüzlüklerin gözden kaçmasından, banka yönetimi ve personeli tarafından zaman ve koşullara uygun hareket edilememesinden, banka yönetimindeki hatalardan, bilgi teknolojisi sistemlerindeki hata ve aksamalar ile deprem, yangın ve sel gibi felaketlerden veya terör saldırılarından kaynaklanabilecek zarar olasılığını ifade etmektedir. Operasyonel riske yönelik analizde, brüt gelirin bileşenleri, operasyonel riske maruz tutarın belirlenmesi, operasyonel riske esas tutarın diğer riskler ile karşılaştırılması ve son olarak operasyonel riskin sermaye yeterlilik rasyosuna etkisi yer alacaktır. BDDK 116 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

140 Riske Maruz Pozisyon Tutarı Operasyonel riske esas tutar, sermaye yeterliliği standart oranının hesabında operasyonel risk nedeniyle maruz kalınabilecek zararlara karşı bulundurulması gereken özkaynak miktarının tespitinde dikkate alınacak tutarı ifade etmektedir. Hâlihazırda operasyonel riske esas tutarın hesaplanmasında tüm bankalar temel gösterge yöntemini kullanmaktadır. Bu yöntemde bankanın son üç yıl itibarıyla gerçekleşen yılsonu brüt gelir tutarlarının yüzde onbeşinin ortalamasının 12,5 ile çarpılması suretiyle bulunacak değer, operasyonel riske esas tutar olarak dikkate alınmaktadır. Yıllık brüt gelir, net faiz gelirlerine, net ücret ve komisyon gelirlerinin, temettü gelirlerinin, ticari kâr/zararın (net) ve diğer faaliyet gelirlerinin eklenmesi, satılmaya hazır ve vadeye kadar elde tutulacak menkul kıymetler hesaplarında izlenen menkul kıymetlerin satışından kaynaklanan kâr/zarar ile olağanüstü gelirler (İştirak ve bağlı ortaklık hisseleri ile gayrimenkul satış kazançları dahil) ve sigortadan tazmin edilen tutarların düşülmesi suretiyle hesaplanır. Ayrıca, hesaplanacak yıllık brüt gelir tutarının negatif ya da sıfır olduğu yıla ilişkin brüt gelir tutarı hesaplamaya dahil edilmeksizin ortalama hesaplanmaktadır. Son üç yıl boyunca yıllık brüt gelir tutarının negatif ya da sıfır olması halinde operasyonel riske esas tutar hesaplanmamaktadır. Tablo : Operasyonel Riske Esas Tutar Bileşenleri Operasyonel riske esas tutar bileşenleri (Milyon YTL) Net Faiz Gelirleri Net Ücret ve Komisyon Gelirleri Temettü Gelirleri Ticari Kar/Zarar (Net) Diğer Faaliyet Gelirleri SHMD ve VKET Satış Kârı / Zararı Olağanüstü Gelirler (İşt. ve B.O. Hisseleri ile G.Menkul Satış Kazançları Dahil) Sigortadan Tazmin Edilen Tutarlar 1,3 5,5 0,9 Brüt Gelir Sermaye Yükümlülüğü Op.Risk Sermaye Yük. Ortalaması Operasyonel Riske Esas Tutar Brüt gelir ve diğer kalemler, 10 Ekim 2007 Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte yapılan değişiklikler esas alınarak yeniden hesaplanmıştır. Operasyonel riske esas tutar ve bileşenleri incelendiğinde; sektör genelinde net faiz gelirlerinde 2005 den bu yana istikrarlı bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Aynı zamanda brüt gelir yılları arasında yaklaşık %40 oranında artarak milyon YTL olarak gerçekleşmiştir. Sermaye yükümlülüğü de brüt gelire paralel olarak arasında milyon YTL den milyon YTL ye yükselmiştir. Operasyonel riske esas tutar ise 2006 yılında milyon YTL olarak hesaplanmış 2007 yılında ise milyon YTL olarak belirlenmiştir Brüt Gelir Bileşenleri Brüt geliri oluşturan kalemlerin oransal yapısı incelendiğinde, 2007 yılında sektör genelinde net faiz geliri %70,5 ile ilk sırada yer alırken bunu %20,2 ile net ücret ve komisyon gelirleri ve %14,5 ile diğer faaliyet gelirleri takip etmektedir. Brüt gelirin elde BDDK 117 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

141 edilmesinde çıkarılacak kalemlerden olan olağanüstü gelirler ise brüt gelirin %8,7 si olarak gerçekleşmiştir. Tablo : Brüt gelir kalemlerinin oransal payları Brüt gelir kalemlerinin oransal payları (%) Net Faiz Gelirleri 68,1 69,6 70,5 Net Ücret ve Komisyon Gelirleri 18,5 20,8 20,2 Temettü Gelirleri 1,3 1,6 2,1 Ticari Kâr/Zarar (Net) 8,5 0,6 2,3 Diğer Faaliyet Gelirleri 11,5 16,5 14,5 SHMD ve VKET Satış Karı / Zararı 3 2,2 0,8 Olağanüstü Gelirler (İşt. ve B.O. His. ile G.Menkul Satış Kazançları Dahil) 4,9 6,9 8,7 Sigortadan Tazmin Edilen Tutarlar 0,0 0,0 0,0 Brüt Gelir 100,0 100,0 100,0 Brüt gelir ve diğer kalemler, 10 Ekim 2007 Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte yapılan değişiklikler esas alınarak yeniden hesaplanmıştır Riske Esas Tutarların Gelişimi Bankacılık sektörü genelinde riske esas tutarlar incelendiğinde, 2007 Aralık ayı itibariyle kredi riskine esas tutar milyon YTL, piyasa riskine esas tutar ise milyon YTL, operasyonel riske esas tutar ise milyon YTL olarak belirlenmiştir. Operasyonel riskin piyasa riskine esas tutarı geçerek kredi riskine esas tutardan sonra en yüksek sermaye gerekliliği getiren risk türü olduğu görülmektedir Operasyonel Riskin Sermaye Yeterliliği Rasyosuna Etkisi Operasyonel riskin sermaye yeterliliği rasyosu üzerindeki etkisi incelendiğinde, 2007 Aralık dönemi itibariyle operasyonel riske esas tutarın hesaplanması ve bu riske karşılık temel gösterge yöntemi kullanarak sermaye ayrılmasıyla sermaye yeterliliği rasyosunun yaklaşık 2,7 puan düştüğü görülmektedir. Ayrıca, bu durum,banka yönetimleri tarafından var olan operasyonel risklerin belirlenmesi, yapılarının anlaşılması, ölçülerek kontrol edilmesi ve sürekli izlenilmesi gerektiğinin altını çizmektedir Sermaye Yeterliliği Sermaye, bankanın mali durumunun kötüleşmesi halinde mevduat sahipleri ve diğer fon sağlayıcılar için bir nevi güvenlik unsurudur. Bu nedenle temel fonksiyonu tasarrufların yatırıma dönüştürülmesi olan bankaların yeterli sermaye bulundurmaları gerek mevduat sahipleri gerekse de finansal sektörün istikrarı açısından büyük önem taşımaktadır. Eylül 2007 döneminde %19,4 olarak gerçekleşen sermaye yeterlilik rasyosu (SYR), Aralık 2007 dönemi itibariyle %18,9 olarak gerçekleşmiştir. Bankacılık sektörü toplam özkaynakları, Aralık 2007 döneminde Eylül 2007 dönemine göre 5,1 milyar YTL artarak 77,4 milyar YTL olmuş, buna karşın risk ağırlıklı varlıklar 35,4 milyar YTL artışla 409,2 milyar YTL ye yükselmiştir (Grafik ). BDDK 118 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

142 Banka grupları bazında sermaye yeterlilik rasyosu incelendiğinde, bütün banka gruplarında sermaye yeterlilik rasyosunun ılımlı bir şekilde düştüğü görülmektedir. Bu gelişme özellikle artan kredi portföyü ve operasyonel riskin sermaye hesaplanmasına dahil edilmesinden kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan sektörün sermayesinin asgari oran olan %8 in oldukça üzerinde olması yakın zamanda küresel piyasalarda görülen olumsuz gelişmelere karşı bankacılık sektörünün daha dirençli olmasını sağlayacak bir unsur olarak değerlendirilmektedir (Tablo ). Tablo : Özkaynak, Risk Ağırlıklı Varlıklar ve Sermaye Yeterlilik Rasyosu Özkaynak (Milyar YTL) Risk Ağırlıklı Varlıklar (Milyar YTL) SYR (%) Ara. 06 Eyl.07 Ara.07 Ara. 06 BDDK 119 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007 Eyl.07 Ara.07 Ara. 06 Mevduat 51,2 57,6 66,1 258,4 337,0 380,8 19,8 17,1 17,4 KYB 7,6 8,0 9,0 5,3 11,7 13,9 142,8 68,0 64,8 Katılım 1,5 2,0 2,3 9,4 12,7 14,5 16,5 16,1 16,0 Toplam 60,3 67,6 77,4 272,1 361,4 409,2 22,2 18,7 18,9 Tablo : Özkaynak Bileşenleri % Eylül 07 Aralık 07 Ana Sermaye Toplamı 96,1 96,4 Ödenmiş Sermaye 41,7 40,8 Ödenmiş Sermayeye İlişkin Enflasyona Göre Düzeltme Farkı 10,2 9,2 Hisse Senedi İhraç Primleri ve İptal Kârları 4,1 4,4 Yedek Akçeler 46,7 43,5 Yedek Akçelere İlişkin Enflasyona Göre Düzeltme Farkı 0,0 0,0 Muhtemel Riskler İçin Ayrılan Serbest Karş. Ana Serm. Yüzde 25 ine Kadar Olan Kısmı 1,2 1,9 Sermayeye Eklenecek İştirak ve Bağlı Ortaklık Hisseleri ile Gayrimenkul Satış Kazançları 0,6 0,5 Net Dönem Kârı ve Geçmiş Yıllar Kârı Toplamı 17,0 19,9 Birincil Sermaye Benzeri Borçların Ana Sermayenin Yüzde 15 ine Kadar Olan Kısmı 0,2 0,2 Dönem Zararı ve Geçmiş Yıllar Zararı Toplamı 25,5 24,0 Kanunun 56 ncı Maddesinin Üçüncü Fıkrasında Belirtilen Aşım Tutarı 0,0 0,0 Katkı Sermaye Toplamı 9,8 9,2 Genel Kredi Karşılığı Tutarı 3,1 3,3 Yeniden Değerleme Fonu/Karşılığı ile Menkul Değer Artış Fonu 1,8 1,5 İştirakler, Bağlı Ortaklıklar ve Birlikte Kontrol Edilen Ortaklıklar Bedelsiz Hisseleri 0,1 0,1 Birincil Sermaye Bnz. Borçların Ana Sermaye Hesaplamasında Dikkate Alınmayan Kısmı 0,0 0,0 İkincil Sermaye Benzeri Borçlar 4,8 4,3 Sermaye Yedek., Kâr Yedek. ve Geçmiş Yıllar Kâr ve Zararının Enf. Göre Düzeltme Farkları 0,0 0,0 Üçüncü Kuşak Sermaye 0,0 0,0 Sermayeden İndirilen Değerler 5,9 5,6 Özkaynaklar 100,0 100,0 Özkaynağı oluşturan kalemlerin oransal payları incelendiğinde, sektör genelinde katkı sermayenin sermayeden indirilen değerlerden fazla olması nedeniyle, özkaynakların ana sermayeden daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu durum ana sermayenin risk ağırlıklı varlıklara oranının, özkaynaklar esas alınarak hesaplanan SYR den daha düşük olması sonucunu doğurmuştur. Tablo : Ana Sermaye ve Özkaynak Bazında Farklılaştırılmış SYR Eyl.07 Haziran 07 Aralık 07 AS/RAV ÖK/RAV AS/RAV ÖK/RAV AS/RAV ÖK/RAV Mevduat 19,2 19,9 16,3 17,1 16,6 17,4 KYB 85,4 86,2 67,6 68,0 64,3 64,7 Katılım 16,6 16,5 16,2 16,1 16,3 16,3 Toplam 21,3 21,9 17,9 18,7 18,2 18,9 Ara.07

143 Tablo : Banka Grupları Bazında Solo ve Konsolide SYR Aralık 06 Haziran 07 Aralık 07 Solo Konsolide Solo Konsolide Solo Konsolide Mevduat 19,9 19,5 17,1 15,8 17,4 15,8 KYB 86,2 82,2 68,0 34,3 64,7 34,5 Katılım 16,5 16,5 16,1 14,3 16,3 14,9 Toplam 21,9 20,5 18,7 16,0 18,9 16,0 * Konsolide veriler, sadece konsolide sermaye yükümlülüğü hesaplayan bankalar içindir. Banka grupları bazında bireysel ve konsolide SYR oranları Tablo te yer almaktadır. İlgili tablo incelendiğinde, Haziran 2007 Aralık 2007 döneminde sektör genelinde bireysel ve konsolide SYR de az da olsa artış olduğu gözlemlenmektedir. Maruz kalınan risklere ilişkin bulundurulması gereken asgari sermayenin toplam sermaye yükümlülüğü içerisindeki payına ilişkin veriler incelendiğinde, sektör genelinde en yüksek payın kredi riskine ilişkin sermaye yükümlülüğü olduğu görülmektedir. (Tablo ). Tablo : Yasal Sermaye Yükümlülüğünün Dağılımı Mevduat KYB Katılım Toplam % Haz. 07 Ara. 07 Haz. 07 Ara. 07 Haz. 07 Ara. 07 Haz. 07 Ara. 07 Kredi Riski Sermaye Yük. 38,4 38,7 9,3 9,8 44,1 43,7 35,2 35,4 Piyasa Riski Sermaye Yük. 2,1 1,7 0,7 0,6 0,3 0,5 1,8 1,5 Operasyonel Risk Sermaye Yük. 6,3 5,7 1,8 2,0 5,3 5,4 5,8 5,3 Serbest Sermaye 53,2 53,9 88,2 87,6 50,2 50,4 57,2 57, Piyasa Riski Sermaye Yükümlülüğü Piyasa riski sermaye yükümlülüğünün bileşenleri incelendiğinde, faiz oranı riski sermaye yükümlülüğünün %63,3 ile en önemli kalem olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, hisse senedi pozisyon riskine ilişkin sermaye yükümlülüğünün %1,9 dan %1,3 e düştüğü, kur riski sermaye yükümlülüğünün ise %34 den %35,4 e yükseldiği görülmektedir. Piyasa riski sermaye yükümlülüğü bileşenleri Tablo da yer almaktadır. Tablo : Piyasa Riski Sermaye Yükümlülüğü Bileşenleri % Mevduat KYB Katılım TOPLAM Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Eyl.07 Ara.07 Faiz Oranı Riski 66,4 65,0 28,8 36,9 1,6 7,7 64,0 63,3 Genel Piyasa Riski 65,4 62,1 27,8 36,7 1,5 7,7 63,0 60,5 Spesifik Risk 0,8 2,8 0,0 0,0 0,0 0,1 0,8 2,7 Opsiyon Riski 0,2 0,1 1,0 0,2 0,0 0,0 0,3 0,1 Hisse Senedi Pozisyon Riski 1,6 0,9 6,6 8,0 11,4 9,7 1,9 1,3 Genel Piyasa Riski 0,9 0,5 0,5 0,0 5,7 4,8 0,9 0,5 Spesifik Risk 0,7 0,4 6,1 8,0 5,7 4,8 1,0 0,7 Opsiyon Riski 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 Kur Riski 32,0 34,0 64,6 55,1 87,0 82,6 34,0 35,4 Genel Piyasa Riski 31,1 32,7 64,6 55,0 87,0 82,6 33,2 34,1 Opsiyon Riski 0,9 1,3 0,0 0,1 0,0 0,0 0,8 1,3 Takas Riski 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 Emtia Riski 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 TOPLAM 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 BDDK 120 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

144 Kredi Riski Yükümlülüğü Risk ağırlıklı varlıklar kalemleri içerisinde yer alan kredi riskine ilişkin sermaye yükümlülüğü incelendiğinde, Aralık 2007 döneminde pozisyonların %34,6 sının %0 risk ağırlığına tabi kalemlerden, %11,9 unun %50 risk ağırlığına tabi kalemlerden ve %9,6 sının ise %100 risk ağırlığına tabi kalemlerden oluştuğu görülmektedir. Çeşitli kalemlerin risk ağırlıklı varlıklar içerisindeki payları incelendiğinde en yüksek payların sırasıyla nakdi kredilere, menkul kıymetlere ve gayri nakdi kredilere ait olduğu görülmektedir. İlgili veriler Tablo ve Tablo de yer almaktadır. Tablo : Kredi Riskine Tabi Kalemlerin Dağılımı Pozisyonlar İçerisindeki Payı (%) Kalemler Ara.06 Haz.07 Ara.07 Risk Ağırlığı % 0 Olanlar 39,5 36,2 34,6 Risk Ağırlığı % 20 Olanlar 0,0 0,0 0,0 Risk Ağırlığı % 50 Olanlar 11,4 10,9 11,9 Risk Ağırlığı %100 Olanlar 10,4 11,2 9,6 TOPLAM 38,7 41,7 43,9 Tablo : Kredi Riskine Tabi Kalemlerin Risk Ağırlıklı Aktifler İçerisindeki Payları Risk Ağırlıklı Varlıklardaki Payı(%) Kalemler Ara.06 Haz.07 Ara.07 Nakit Kıymetler 0,8 0,6 0,8 Piyasalardan Alacaklar* 12,5 11,8 10,9 Nakdi Krediler 38,2 41,6 43,3 Menkul Kıymetler 25,0 21,6 20,2 İştirakler 1,5 1,5 1,5 Finansal Kiralama Alacakları 0,0 0,0 0,0 Muhtelif Alacaklar 0,2 0,3 0,3 Gayri Nakdi Krediler 16,1 17,4 17,5 Türev işlemler 0,2 0,3 0,4 Diğer 5,4 4,9 5,0 Toplam 100,0 100,0 100,0 * Piyasalardan alacaklar kavramı; Merkez Bankasından alacaklar, para piyasasından alacaklar, ters repo alacakları, bankalardan alacaklar, menkul kıymet ödünç piyasasından alacaklar kalemlerini içermektedir. Yakın dönemde küresel finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, kurumsal yönetişim ile iç sistemlerin önemini bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. Bankalarımızın iç ve dış kaynaklı bütün risk türlerinin yönetilmesinde kabiliyetlerini artırdıkları; yapılarını güçlendirdikleri, başta senaryo analizleri ve stres testlerinin yapılması da dahil olmak gerekli üzere gerekli tedbirleri aldıkları hususunda bir tereddüdümüz yoktur Kârlılık Analizi Bu bölümde bankacılık sektörünün kârlılığı; gelir gider kalemlerinin kâra etkisi, aktif ve özkaynak kârlılık oranları, net faiz marjı ve bazı seçilmiş göstergeler yardımıyla analiz edilecektir. Bankacılık sektörünün kârı, Aralık 2007 döneminde Aralık 2006 dönemine göre %30,6 oranında artmış ve sektörün 2007 yılı sonu itibariyle kârı 14,8 milyar YTL seviyesinde gerçekleşmiştir. Kârdaki artışın kaynağını; kredi faiz geliri ve menkul değer portföyü faiz gelirindeki artış oluşturmaya devam etmiştir. Söz konusu kalemlerdeki artış sırasıyla %36,4 ve %13,4 düzeyinde olmuştur. Aralık 2007 döneminde sektörün toplam gelir gider yapısı incelendiğinde; sektörün toplam geliri Aralık 2006 dönemine göre %24,6 oranında, toplam gideri ise %24,4 oranında artmıştır. Toplam gider içinde BDDK 121 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

145 mevduat faiz giderlerinin ve sermaye piyasası işlem zararlarının payında artış olduğu, mali yükümlülüklerin payında ise azalma olduğu gözlemlenmiştir. Tablo : Seçilmiş Gelir Tablosu Kalemlerinin Toplam Gelir İçindeki Payları % Ara.04 Ara.05 Ara.06 Ara.07 Kredi faiz gelirleri 20,0 23,2 18,9 20,2 MDP faiz gelirleri 23,7 20,1 13,8 15,1 Sermaye piyasası işlem geliri 2,6 7,3 18,2 22,6 Bankacılık hizmet gelirleri 4,9 5,5 4,2 4,2 Tablo : Seçilmiş Gelir Tablosu Kalemlerinin Toplam Gider İçindeki Payları % Ara.04 Ara.05 Ara.06 Ara.07 Mevduat faiz giderleri 22,8 22,4 18,7 19,7 Mali piyasalara ödenen faizler 4,2 4,5 4,4 5,0 Karşılık giderleri 4,6 7,2 3,0 3,2 Operasyonel giderler 10,4 12,0 8,3 8,2 Mali yükümlülükler 3,8 4,2 2,5 0,3 Diğer faiz dışı giderler 1,5 3,0 1,2 1,0 Sermaye piyasası işlem zararı 0,9 6,2 16,0 22,3 MDP Faiz Gelirleri: Alım Satım Amaçlı Menkul Değer + Satılmaya Hazır Menkul Değer + VKET Sermaye Piyasası İşlem Geliri: Menkul Değer Alım/Satım Kârı + Türev Finansal Araçlardan Gelir Sermaye Piyasası İşlem Zararı: Menkul Değerler Alım/Satım Zararı + Türev Finansal Araçlardan Zarar Bankacılık Hizmet Geliri: Havale Komisyonları + Tahsil ve Tediye Komisyonları +Kredi Kartı Ücret ve Komisyonları + Diğer Operasyon Giderleri: Personel Giderleri + Kıdem Tazminatı Karşılık Gideri + Diğer İşletme Giderleri + Amortisman Giderleri Mali Piyasalara Ödenen Faizler: Repo Faiz Giderleri + Bankalara Ödenen Faiz Giderleri + Para Piyasası İşlemleri Faiz Gideri Net faiz gelirinin ortalama aktiflere oranlanmasıyla elde edilen net faiz marjı geçmiş döneme göre artarak 2007 yılında %4,9 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu oran, küçük ve orta ölçekli bankalar için %5,5 seviyesindeyken; büyük ölçekli bankalar için %4,2 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu çerçevede küçük ve orta ölçekli bankaların kaynak toplama ve bu fonları kullandırma faaliyetinden oransal olarak daha fazla kâr ettikleri görülmektedir. Bunun sonucu olarak küçük ve orta ölçekli bankaların kârlılığının faiz değişimlerinden daha az etkileneceği değerlendirilmektedir. Grafik : Net Faiz Marjı, Aktif ve Özkaynak Karlılığı % Net Faiz Marjı % ROA ROE BDDK 122 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

146 Bankacılık sektörü Aralık 2007 döneminde kârlılık performansındaki artışı sürdürmüştür. Sektörün ortalama özkaynak kârlılığı (ROE) %21,7, ortalama aktif kârlılığı (ROA) ise %2,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bankacılık sektörünün kârlılık performansı fonksiyon bazında incelendiğinde mevduat bankalarında artış eğiliminin devam ettiği, kalkınma ve yatırım bankaları ve katılım bankalarında ise düşüş yaşandığı görülmektedir. Bunun sebebi, kalkınma ve yatırım bankaları ve katılım bankalarında aktif ve özkaynakların, kârlılığa göre görece daha hızlı artması ve söz konusu rasyoların bu durumdan olumsuz etkilenmesidir. Kârlılık performansı ölçek bazında incelendiğinde ise büyük ve küçük ölçekli bankaların aktif ve özkaynak getiri oranlarının artış eğilimine devam ettiği, orta ölçekli bankalarda ise düşüş yaşandığı gözlemlenmektedir. Orta ölçekli bankalardaki düşüşün sebebini kârlılık artış hızındaki yavaşlama oluşturmaktadır. Aralık 2006 döneminde geçmiş döneme göre %20 artış gösteren dönem net kârı Aralık 2007 döneminde ise %4 düzeyinde artış göstermiştir. Tablo : Fonksiyon Grubuna Göre ROA ve ROE Oranları ROA % Ara.03 Ara.04 Ara.05 Ara.06 Ara.07 Mevduat 2,4 2,3 1,5 2,4 2,7 Katılım 3,0 3,3 3,2 Kyb 4,6 2,9 5,8 5,2 5,0 ROE % Ara.03 Ara.04 Ara.05 Ara.06 Ara.07 Mevduat 18,9 17,7 11,7 21,1 23,1 Katılım 33,5 30,8 27,3 Kyb 12,0 6,7 12,1 10,8 10,5 Tablo : Ölçeğe Göre ROA ve ROE Oranları ROA % Ara.03 Ara.04 Ara.05 Ara.06 Ara.07 Büyük Ölçekli 2,4 2,3 1,2 2,3 2,8 Orta Ölçekli 2,8 2,1 3 2,6 2,2 Küçük Ölçekli 2,8 2,8 3,5 2,5 3,5 ROE % Ara.03 Ara.04 Ara.05 Ara.06 Ara.07 Büyük Ölçekli 17,7 16,7 9,1 20,9 24,9 Orta Ölçekli 18,3 15,0 22,7 23,1 18,1 Küçük Ölçekli 19,9 16,0 13,9 9,6 11,8 Kârlılığa ilişkin göstergeler analiz edildiğinde içsel kaynak üretme durumlarını gösteren ve dağıtılmamış kârların toplam özkaynaklara oranı olan iç sermaye devinim hızı her iki banka grubu için düşmekle beraber, büyük ölçekli bankalarda daha fazla oranda düşmüştür. Aralık 2006 ve Aralık 2007 döneminde küçük ve orta ölçekli bankalarda finansal kaldıraç oranı sırasıyla %20,4 ve %21,9 iken, büyük ölçekli bankalarda söz konusu oran, %11,7 ve %13,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bunun sonucu olarak küçük ve BDDK 123 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

147 orta ölçekli bankaların büyük ölçekli bankalara kıyasla fonlama işlevini büyük oranda içsel kaynaklar ile yaptıkları anlaşılmaktadır. Tablo : Kârlılığa İlişkin Göstergeler % Sermaye Büyük Ölçekli Orta ve Küçük Ölçekli 2006/ / / /12 Özkaynak/Toplam Varlıklar 10,5 11,6 17,0 18,0 Özkaynak/Krediler 26,1 25,6 31,6 30,9 Özkaynak/Mevduat ve Kısa Vadeli Borçlanmalar 12,6 14,3 22,8 25,4 Özkaynak/Pasifler 11,7 13,1 20,4 21,9 İçsel Sermaye Devinim Hızı [ROE*(1 Kar Dağıtım Rasyosu) ] 3,1 1,0 2,3 2, Bankacılık Dışı Finansal Sektörde Risk, Sermaye ve Kârlılık Bu bölümde finansal kiralama, faktoring ve tüketici finansman şirketlerinin risk değerlendirilmesine yer verilecektir. Söz konusu şirketlerin mali yapıları ile fon kaynak ve kullanımlarının bankalara göre bazı farklılıklar arz etmesi, analizin yapısını bankalara göre farklılaştırmaktadır. Şirketler tarafından raporlanan verilerin kapsamı ve sıklığı bankalara kıyasla daha sınırlı olduğu için bu şirketler için yapılan analizler, bankaların için yapılanlara göre daha dar kapsamlı olmaktadır Finansal Kiralama Sektörü Kredi Riski Finansal kiralama sektöründe kredi riskine maruz pozisyonların büyüklüğünün en temel göstergesi, alacakların özkaynaklara oranı olarak tanımlanan işlem sınırı rasyosudur. Resmi Gazetenin 10 Ekim 2006 tarih ve sayılı nüshasında yayımlanarak yürürülğe giren Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23 üncü maddesine göre finansal kiralama şirketlerinin net finansal kiralama alacakları ve kiracılardan diğer alacakları toplamı tutarı, özkaynaklarının 30 katını geçemez. Finansal kiralama sektörü için işlem sınırı rasyosunun Mart 2006 Aralık 2007 döneminde değişimi incelendiğinde (Grafik ), bu rasyoda istikrarlı bir artış görülmektedir. Alacaklardaki artışın özkaynaklardaki artıştan fazla olduğunu gösteren bu durum sektörün kredi riskine maruz pozisyonunu ve dolayısıyla kredi riskini artırıcı bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Genel olarak işlem sınırı rasyosu incelendiğinde, en yüksek riskli grup, orta ölçekli şirketler iken, büyük ölçekli şirketler sektörün genel gidişatına uyumlu bir işlem sınırıyla çalışmaktadırlar. Tablo : Finansal Kiralama Sektörü İşlem Sınırı Rasyosu Mart 06 Haziran 06 Eylül 06 Aralık 06 Mart 07 Haziran 07 Eylül 07 Aralık 07 Büyük Ölçekli 4,7 5,1 5,1 5,0 5,4 5,4 5,7 6,0 Orta Ölçekli 4,3 6,0 5,9 6,1 6,0 7,0 7,1 6,5 Küçük Ölçekli 0,9 1,1 1,6 1,9 1,8 2,6 4,0 3,9 Sektör 4,0 4,7 4,8 4,7 4,9 5,4 5,5 5,9 BDDK 124 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

148 Finansal kiralama sektöründe geçmiş dönemlerde verilen kredilerin kredi kalitesini yansıtması açısından önemli bir diğer gösterge de Grafik de yer alan, takipteki alacakların brüt alacaklara oranıdır. Bu oran küçük ölçekli firmalarda yüksek düzeyde gerçekleşirken, diğer firmalar için sektörün geneline uygun seyretmekte ve firmaların ölçeği büyüdükçe risklilik azalmaktadır. Sektörün ortalama takibe dönüşüm oranı Aralık 2007 döneminde %3,7 olarak gerçekleşmiştir. Grafik : Finansal Kiralama Sektörü Takipteki Alacaklar / Brüt Alacaklar ve Karşılıklar / Takipteki Alacaklar 10 % % 80,0 8 75,0 6 70,0 4 65, /06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Büyük Orta Küçük Sektör 60,0 55,0 50,0 03/06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Finansal kiralama sektörünün takipteki alacaklar için ayırdıkları karşılıkların oranı incelendiğinde (Grafik ) söz konusu oranın azalan bir trend izlediği görülmektedir. Sektör genelinde Haziran 2006 da %73 olan karşılıklandırma oranı Aralık 2007 döneminde %53 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum takipteki alacaklardan kaynaklanabilecek zarar olasılığını artırıcı, dolayısıyla kredi riskini olumsuz yönde etkileyici bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Diğer taraftan ilgili mevzuat ile şirketlere bankalara benzer nitelikte karşılık standardı getirilmiştir. Bu çerçevede intibak sonrası takibe düşen alacaklara ayrılan karşılıkların yükselebileceği, bu durumun ise kredi riskini azaltıcı etkisi olacağı değerlendirilmektedir Piyasa Riski Menkul kıymetlerin finansal kiralama sektörü bilânçolarındaki payının oldukça sınırlı olması (Grafik ), bu kıymetler dolayısıyla maruz kalınan faiz oranı ve hisse senedi pozisyon riskinin oldukça sınırlı olduğunu göstermektedir. Grafik : Finansal Kiralama Sektörü Menkul Kıymetler / Toplam Aktifler 1,2 % 1,0 0,8 0,6 0,4 0,2 03/06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Diğer taraftan, finansal kiralama sektörü bilânço içi açık pozisyonu dolayısıyla önemli miktarda kur riskine maruz kalmaktadır. Grafik te yer alan bilânço içi YPNGP/Özkaynak oranı incelendiğinde, büyük ölçekli firmaların genelde açık pozisyonda, BDDK 125 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

149 orta ve küçük ölçekli firmalar ise Aralık 2007 döneminde fazla pozisyonda çalıştıkları gözlenmiştir. Grafik : Finansal Kiralama Sektörü YP Net Pozisyon/Özkaynaklar % 03/06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Büyük Orta Küçük Sektör Yapısal Faiz Oranı Riski Finansal kiralama sektörünün maruz kaldığı yapısal faiz oranı riskinin analiz edilmesinde alacak ve borçların ağırlıklı vadeleri ve ağırlıklı faiz oranları kullanılacaktır. Finansal kiralama sektörü için ağırlıklandırılmış alacak vadesi (Grafik ) Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde yaklaşık 1200 gün seviyesinde kalmıştır. Sektör için borçların ağırlıklı vadesi ise, Eylül 2007 Aralık 2007 döneminde 500 gün sınırında kalmıştır. Borç ve alacakların vadelerindeki uyumsuzluk faiz oranlarındaki olası değişikliklere karşı sektörün risklilik düzeyini arttırıcı bir faktör olarak değerlendirilmektedir Finansal Kiralama Sektörü Kârlılık Analizi Finansal kiralama şirketleri için Aralık 2007 dönemine ait ortalama aktif kârlılığı (ROA) ve ortalama özkaynak kârlılığı (ROE) incelendiğinde (Tablo ), aktif kârlılığının %2,9, özkaynak kârlılığının ise %15,8 seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. Bir önceki yıla göre kârlılık rakamlarında görülen düşüşün ana nedeni toplam aktif ve özkaynaklarda yaşanan büyümenin kârlılığa yansımamasıdır. Tablo : Finansal Kiralama Şirketlerinin Ortalama Aktif ve Özkaynak Kârlılığı % Ara.06 Mar.07 Haz.07 Ara.07 ROA 4,3 4,4 4,2 2,9 ROE 20,3 21,1 20,6 15,8 Özellikle Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanun Taslağında yer alan yeni finansman tekniklerinin Kanun Taslağının yasalaşmasına müteakip uygulama alanı bulmasıyla, sektörün ürün çeşitliliğinin ve kârlılığının artışına katkıda bulunacağı değerlendirilmektedir Faktoring Sektörü Kredi Riski Resmi Gazetenin 10 Ekim 2006 tarih ve sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe giren Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları BDDK 126 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

150 Hakkında Yönetmeliğin 23 üncü maddesine göre faktoring şirketlerinin fon kullandırımından kaynaklanan alacaklarının toplam tutarı, özkaynaklarının otuz katını geçemez. Sözkonusu rasyonun Aralık 2006 Aralık2007 döneminde değişimi incelendiğinde (Grafik ), sektör geneline ilişkin rasyonun durağan bir seyir izlediği görülmektedir. Büyük ölçekli faktoring şirketlerinde, Eylül 2007 döneminde, büyük ölçekli faktoring şirketlerinin özkaynaklarındaki önemli ölçüde düşüş, bu grubun işlem sınırı dalgalanmasına neden olmuştur. Genel olarak işlem sınırı rasyosu incelendiğinde, en yüksek riskli grubun, büyük ölçekli şirketler olduğu ve riskliliğin şirket ölçeğiyle orantılı olduğu gözlenmektedir. Tablo : Faktoring Sektörü İşlem Sınırı Rasyosu Mart 06 Haziran 06 Eylül 06 Aralık 06 Mart 07 Haziran 07 Eylül 07 Aralık 07 Büyük Ölçekli 5,4 8,0 3,6 3,9 4,3 5,3 3,9 5,1 Orta Ölçekli 2,5 2,9 2,8 3,0 2,8 2,7 2,9 2,5 Küçük Ölçekli 1,7 1,7 1,7 1,8 2,4 2,7 2,2 2,5 Sektör 2,8 3,3 2,8 2,9 3,3 2,8 3,0 3,1 Faktoring sektörü için takibe dönüşüm oranları incelendiğinde (Grafik ), özellikle küçük ölçekli şirketlerin kredi riski açısından daha riskli olduğu gözlenmektedir. Aralık 2007 itibarıyla orta ve büyük ölçekli şirketlerin alacaklarının takibe dönüşme oranı sektör ortalamasının altında gerçekleşmiştir. İnceleme döneminde sektör geneline ilişkin oran ise genelde %2 3,5 aralığında gerçekleşmiş olup, 2007 yılı içerisinde az da olsa artış göstermiştir. Grafik : Faktoring Sektörü Takipteki Alacaklar/Brüt Alacaklar % 03/06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Büyük Ölç. Orta Ölç. Küçük Ölç. Sektör Faktoring sektörü takibe intikal etmiş alacakları için karşılık ayırma konusunda oldukça ihtiyatlı bir yaklaşım sergilemektedir (Grafik ). Bu çerçevede sektörde karşılıklandırma oranları %87 düzeyinde gerçekleşmiştir. BDDK 127 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

151 Grafik : Faktoring Sektörü Karşılıklar / Takipteki Alacaklar 94 % /06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/ Piyasa Riski Faktoring sektöründe menkul kıymetlerin toplam aktiflere oranı, finansal kiralama şirketlerine benzer şekilde ihmal edilebilecek düzeydedir (Grafik ). Bu sebeple faktoring şirketleri için piyasa riski kapsamında faiz oranı ve hisse senedi pozisyon riskinin diğer risklere oranla daha düşük olduğu düşünülmektedir. Bunun yanında söz konusu oranın 2007 yılı içerisinde artışa geçtiği ve Aralık 2007 itibariyle % 0,5 seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. Grafik : Faktoring Sektörü Menkul Kıymetler / Toplam Aktifler 0,6 0,5 0,4 0,3 0,2 0,1 % 03/06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Grafik te yer alan bilânço içi YPNGP/Özkaynak oranı incelendiğinde, sektör geneline ilişkin açık pozisyon oranının %50 seviyelerinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu durum sektörün kur artışlarına karşı önemli ölçüde kırılgan olduğunu göstermektedir. Sektörde kur riski, ölçek bazında önemli ölçüde farklılaşmakta ve küçük ve orta ölçekli firmalarda açık oranı %20 ve altında gerçekleşirken, büyük ölçekli firmalarda oran bazı dönemlerde %300 ü bile aşmaktadır. Büyük ölçekli firmalarda, Haziran 2006 döneminde finansal piyasalarda ve kurlarda yaşanan dalgalanma sonrası açık pozisyon oranlarında önemli gerileme yaşanmış, ancak sonrasında artışa geçen oran, Aralık 2007 itibarıyla %158 olarak gerçekleşmiştir. Grafik : Faktoring Sektörü YP Net Pozisyon/Özkaynaklar % 03/06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/ Büyük Ölç. Orta Ölç. Küçük Ölç. Sektör 350 BDDK 128 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

152 Yapısal Faiz Oranı Riski Grafik da yer alan faktoring sektörü ağırlıklandırılmış alacak vadesi, Haziran 2006 Aralık 2007 döneminde gün arasında seyrettiği, ağırlıklandırılmış borç vadesinin ise aynı dönemde gün gibi geniş bir aralıkta dalgalandığı gözlemlenmiştir. Özellikle Eylül 2007 döneminde oluşan vade uyumsuzluğunun yıl sonuna doğru kapanması risklilik düzeyi açısında olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Aralık 2007 itibarıyla alacakların ortalama vadesi 137 gün iken borçların ortalama vadesi 114 gündür. Grafik : Faktoring Sektörü Alacak Borç Ağırlıklı Vadesi Gün 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Alacakların Ağırlıklı Ortalaması Borçların Ağırlıklı Ortalaması Faktoring Sektörü Kârlılık Analizi Faktoring sektörü için Aralık 2007 dönemine ait ortalama aktif kârlılığı (ROA) ve ortalama özkaynak kârlılığı (ROE) sırasıyla %6,3 ve %22,8 düzeyinde gerçekleşmiştir. Özellikle 2007 yılının üçüncü çeyreğinde oluşan kâr düşüşü yıl sonuna doğru tekrar artış eğilimine girmiştir.(tablo ) Tablo : Faktoring Sektörü Ortalama Aktif ve Özkaynak Kârlılığı % Ara.06 Haz.07 Eyl.07 Ara. 07 ROA 9,1 9,7 4,4 6,3 ROE 32,9 34,9 15,5 22, Tüketici Finansman Sektörü Kredi Riski İlgili Yönetmeliğin 23 üncü maddesine göre finansman şirketlerinin kullandırdıkları kredilerin toplam tutarı, özkaynaklarının otuz katını geçemez. Sektör geneli için hesaplanan rasyonun gelişimi incelendiğinde değerlerin aralığında gerçekleştiği görülmektedir (Grafik ). Büyük ölçekli firmaların sektörde önemli ölçüde aktif büyüklüğünü oluşturduğu tüketici finansman sektöründe, işlem sınırı rasyosu Haziran 2006 Eylül 2007 döneminde azalış trendine girmiş ancak bu tarihten sonra büyük ölçekli firmaların işlemleriyle sektör ortalaması artışa geçmiştir. Küçük ölçekli firmalarda ise işlem sınırı rasyosu çok düşük olduğu için riske maruz kalmamaktadırlar. BDDK 129 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

153 Tablo : Tüketici Finansman Sektörü İşlem Sınırı Rasyosu Mart 06 Haziran 06 Eylül 06 Aralık 06 Mart 07 Haziran 07 Eylül 07 Aralık 07 Büyük Ölçekli 16,7 17,3 15,8 16,7 15,1 12,9 11,9 12,9 Orta Ölçekli 8,8 12,5 6,6 7,8 7,9 9,4 9,3 9,5 Küçük Ölçekli 1,0 0,7 0,0 0,0 0,1 0,1 0,1 0,1 Sektör 13,2 14,2 13,3 13,6 13,0 11,9 11,3 12,2 Tüketici Finansman sektörünün riskliliği açısından en önemli göstergelerden biri de Grafik de yer alan takibe dönüşüm oranıdır. Küçük ölçekli şirketlerde düşük işlem yüksek takibe dönüşüm seviyesi Aralık 2006 dan bu yana azalmasına rağmen önemli bir risk olarak görülmektedir. Diğer ölçeklerde ise bu oran sektör geneline yakın gerçekleşmektedir. Ayrıca firmaların ölçeği büyüdükçe riskliliğin azaldığı görülmektedir. Grafik : Tüketici Finansman Sektörü Takipteki Alacaklar/Brüt Alacaklar 190,0 140,0 90,0 40,0 10,0 03/06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Büyük Ölç. Orta Ölç. Küçük Ölç. Sektör Tüketici finansman sektöründe takipteki alacakların karşılıklandırma oranı incelendiğinde (Grafik ), Aralık 2006 Aralık 2007 aralığında bu oranın %51 e kadar yükseldiği, Aralık 2007 itibarıyla ise %45,5 değerini aldığı gözlenmektedir. Özellikle Eylül 2006 dan başlayarak karşılıklandırma oranında görülen artış riskliliği azaltıcı bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Grafik : Tüketici Finansman Sektörü Karşılıklar / Takipteki Alacaklar 60 % /06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 BDDK 130 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

154 Piyasa Riski Tüketici finansman sektörü aktifleri içerisinde menkul kıymetlerin payı sıfıra yakındır (Grafik ). Bu nedenle söz konusu şirketlerin piyasa riski kapsamında faiz oranı ve hisse senedi pozisyon riski bulunmamaktadır. Grafik te yer alan bilânço içi YPNGP/Özkaynak oranı incelendiğinde, sektör genelinde, büyük ölçekli firmalardan kaynaklanan önemli açık pozisyonlar bulunduğu görülmektedir. Sektör geneli için açık pozisyon oranı %160 seviyesindedir. Sektörde büyük ve orta ölçekli şirketler yüksek açık pozisyonlara sahip iken küçük ölçekli şirketler Aralık 2007 de kapalı pozisyondadır. Şirketlerin maruz kaldıkları kur riskinin firma ölçeği ile doğru orantılı olduğu görülmektedir. Grafik : Tüketici Finansman Sektörü YP Net Pozisyonu/Özkaynaklar 50,0 0,0 50,0 100,0 150,0 200,0 250,0 300,0 03/06 06/06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Büyük Ölç. Orta Ölç. Küçük Ölç. Sektör Yapısal Faiz Oranı Riski Haziran 2006 Aralık 2007 döneminde tüketici finansman sektörü için ortalama vadeler, alacaklar için gün, borçlar için ise gün arasında gerçekleşmiştir (Grafik ). Vade uyumsuzluğu ise Mart 2007 de en düşük seviyeye ulaşırken bu tarihten sonra artış eğilimine girmiştir. Söz konusu durum sektör için risk teşkil etmekle beraber seyrin istikrarlı olması, bu riski, şirketlerin kontrol etmesini kolaylaştırmaktadır. Grafik : Tüketici Finansman Sektörü Alacak Borç Ağırlıklı Vadesi 900 Gün /06 09/06 12/06 03/07 06/07 09/07 12/07 Alacakların Ağırlıklı Ortalaması Borçların Ağırlıklı Ortalaması BDDK 131 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

155 Tüketici Finansman Sektörü Kârlılık Analizi Tüketici finansmanı sektörü için Aralık 2007 dönemine ait ortalama aktif kârlılığı (ROA) ve ortalama özkaynak kârlılığı (ROE) incelendiğinde aktif kârlılığının % 1,4, özkaynak kârlılığının ise %17,6 düzeyinde gerçekleştiği görülmektedir. Tablo : Tüketici Finansman Sektörünün Ortalama Aktif ve Özkaynak Kârlılığı % Ara.06 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 ROA 1,5 1,8 1,5 1,4 ROE 21,5 24,3 19,0 17,6 BDDK 132 Finansal Piyasalar Raporu/Aralık 2007

156

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... i İÇİNDEKİLER... iii TABLO LİSTESİ... v GRAFİK LİSTESİ... vii KUTU LİSTESİ... xiv KISALTMA LİSTESİ.... xvi GENEL DEĞERLENDİRME... xvii I. Finansal İstikrarın Makroekonomik Unsurları...

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ TABLO LİSTESİ Tablo I.1. Ödemeler Dengesi (Milyar ABD doları) 6 Tablo I.2. Cari İşlemler Açığını Finanse Eden Taraflar (Milyar ABD doları) 7 Tablo I.3. Seçilmiş Ekonomilerde Cari İşlemler Dengesinin GSYİH

Detaylı

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7.

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7. GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4. Seçilmiş Bazı Ülkelerde Büyüme Oranları 2 Grafik I.5. Seçilmiş

Detaylı

Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2

Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4 Seçilmiş Gelişmekte Olan Ülkeler

Detaylı

Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi 2

Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi 2 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. Seçilmiş Ülkelerde Yıllık Büyüme Oranları 1 Grafik I.2. 2012 Yılı için Yapılan Büyüme Tahminleri 1 Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Döviz Kurları 2 Grafik I.4. ABD 10 Yıllık Devlet Tahvili Getirisi 2 Grafik I.5. Gelişmiş

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gruplara Yönelik Esnek Emeklilik

Detaylı

Türkiye Bankacılık Sistemi 1, 2 Eylül 2007

Türkiye Bankacılık Sistemi 1, 2 Eylül 2007 Türkiye Bankacılık Sistemi 1, 2 Eylül 27 Eylül 27 İtibariyle Bankacılık Sistemindeki Gelişmeler 1. Genel Değerlendirme Bankacılık sistemi, Temmuz 27 de gerçekleşmiş olan genel seçimler öncesi, likit varlıklarını

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 Sayı: 2015-34 BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

5.21% -11.0% 25.2% 10.8% % Eylül 18 Ağustos 18 Eylül 18 Ekim 18 AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ ÖZET GÖSTERGELER. Piyasalar

5.21% -11.0% 25.2% 10.8% % Eylül 18 Ağustos 18 Eylül 18 Ekim 18 AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ ÖZET GÖSTERGELER. Piyasalar ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 5.50 Altın (USD) 1,225 Ekim 18 EUR/TRY 6.24 Petrol (Brent) 76.2 BİST - 100 90,201 Gösterge Faiz 24.4 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik 5.21% -11.0% 25.2% 10.8%

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

Banka, Şube ve Personel Sayıları

Banka, Şube ve Personel Sayıları İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

Banka, Şube ve Personel Sayıları

Banka, Şube ve Personel Sayıları İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BİLGİ YÖNETİMİ DAİRESİ EKİM 2011 25 Görüş ve Önerileriniz İçin: E-posta: [email protected] Tel: (312)

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Amerikan Merkez Bankası FED, tahvil alım programını 10 milyar

Detaylı

TABLO LİSTESİ. Sayfa No

TABLO LİSTESİ. Sayfa No TABLO LİSTESİ Sayfa No Tablo I.2.1 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri... 1 Tablo I.2.2 Konsolide Kamu Sektörü Faiz Dışı Fazla Hedefleri ve Gerçekleşmeleri... 2 Tablo I.2.3 Kamu Kesimi Borçlanma Gereği

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim. 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim. 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim. 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim. 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim. 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Günlük Bülten 12 Eylül 2014

Günlük Bülten 12 Eylül 2014 Bülten 12 Eylül 21 PİYASALAR Döviz Piyasası Sabah saatlerinde 2,2 seviyesini aşan USD/TL kuru temmuz ayı cari açık verisinin beklentilere paralel açıklanmasıyla gerileyerek 2,192 seviyesine kadar geldi.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler.. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim... 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

-2.98% -7.3% 19.7% 13.5% % Şubat 19 Ocak 19 Şubat 19 Mart 19

-2.98% -7.3% 19.7% 13.5% % Şubat 19 Ocak 19 Şubat 19 Mart 19 ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 5.63 Altın (USD) 1,295 Mart 19 EUR/TRY 6.32 Petrol (Brent) 68.4 BİST - 100 93,784 Gösterge Faiz 22.8 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik -2.98% -7.3% 19.7% 13.5%

Detaylı

Günlük Bülten 13 Nisan 2012

Günlük Bülten 13 Nisan 2012 Bülten 13 an 2 Hazine Yönetimi /Aktif Pasif Yönetimi ve Ekonomik ştırmalar PİYASALAR Döviz Piyasası USD/TL kuru Perşembe gününe 1,835 seviyesinden başladı. TCMB nin dünü de Çarşamba günü olduğu gibi istisnai

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim. 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 30 EYLÜL 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Eylül 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim. 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100, Aralık ta %10,5 değer kaybederek 67.801 den kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %12,4,

Detaylı

Grafik I.1.1 Küresel ve Gelişmiş Ülkelerde Büyüme Oranları... 5. Grafik I.1.2 İmalat Sanayi PMI Endeksleri... 6

Grafik I.1.1 Küresel ve Gelişmiş Ülkelerde Büyüme Oranları... 5. Grafik I.1.2 İmalat Sanayi PMI Endeksleri... 6 Grafikler I. Finansal İstikrarı Etkileyen Uluslararası ve Ulusal Gelişmeler I.1. Uluslararası Gelişmeler Grafik I.1.1 Küresel ve Gelişmiş Ülkelerde Büyüme Oranları... 5 Grafik I.1.2 İmalat Sanayi PMI Endeksleri...

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD de başlayan ve ardından tüm gelişmiş ülke piyasalarına

Detaylı

BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ

BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ OCAK - MART 216 8 NİSAN 216 İstatistik Genel Müdürlüğü Reel Sektör Verileri Müdürlüğü İÇİNDEKİLER Sayfa ANKET SONUÇLARININ GENEL DEĞERLENDİRMESİ i TABLOLAR Tablo 1 İşletmelere

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler.. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim... 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

AKBANK Ekonomi Sunumu. Ocak 2016

AKBANK Ekonomi Sunumu. Ocak 2016 AKBANK Ekonomi Sunumu Ocak 2016 2016 görünüm Gelişmekte olan ülkelerde yavaşlama Zayıf küresel ticaret hacmi Çin belirsizliği Uzun süreli düşük emtia fiyat seyri ve emtia ihraç eden ülkelerdeki düşük talebin

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim. 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler.. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim... 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU A

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU A CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka Arz Tarihi : 26/03/2012

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2

İÇİNDEKİLER. BDDK, Veri ve Sistem Yönetimi Daire Başkanlığı 2 İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler.. 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim... 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji - Döviz girişi gerilemeye devam eder mi? Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BİLGİ YÖNETİMİ DAİRESİ OCAK 2011 22 Görüş ve Önerileriniz İçin: E-posta: [email protected] Tel: (312)

Detaylı

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU FİNANSAL PİYASALAR RAPORU / MART- HAZİRAN 2006 SAYI: 1-2 Bilgi ve Önerileriniz İçin: Strateji Geliştirme Dairesi E-posta / E-mail: [email protected] Tel: (312) 455

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Sayı: 2016-25 BASIN DUYURUSU 31 Mayıs 2016 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 0,78 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BİLGİ YÖNETİMİ DAİRESİ TEMMUZ 2010 20 Görüş ve Önerileriniz İçin: E-posta: [email protected] Tel: (312)

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 2015

HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 2015 23Q4 24Q2 24Q4 2Q2 2Q4 26Q2 26Q4 27Q2 27Q4 28Q2 28Q4 29Q2 29Q4 21Q2 21Q4 211Q2 211Q4 212Q2 212Q4 213Q2 213Q4 214Q2 214Q4 HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 21 Makro ekonomik değişkenlerin takipteki alacaklar üzerindeki

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 31.03.2015 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

Grafik I.1. Seçilmiş Gelişmiş Ekonomilerde Yıllık Büyüme Oranları 1. Grafik I.2. Seçilmiş Gelişmekte Olan Ekonomilerde Yıllık Büyüme Oranları 1

Grafik I.1. Seçilmiş Gelişmiş Ekonomilerde Yıllık Büyüme Oranları 1. Grafik I.2. Seçilmiş Gelişmekte Olan Ekonomilerde Yıllık Büyüme Oranları 1 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. Seçilmiş Gelişmiş Ekonomilerde Yıllık Büyüme Oranları 1 Grafik I.2. Seçilmiş Gelişmekte Olan Ekonomilerde Yıllık Büyüme Oranları 1 Grafik I.3. ABD de Mali Uçurumdan Kaçınılmasının

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 30 HAZİRAN 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Haziran 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-76. 29 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-76. 29 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015 Sayı: 2015-76 BASIN DUYURUSU 29 Aralık 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 0,67 oranında artmış ve

Detaylı

ÜÇ AYLIK EKONOMİK RAPOR

ÜÇ AYLIK EKONOMİK RAPOR ÜÇ AYLIK EKONOMİK RAPOR Temmuz-Eylül 2006 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomik Araştırmalar ve İstatistik Müdürlüğü ÜÇ AYLIK EKONOMİK RAPOR TOBB Yayın No. 2007 / 36 ISBN: 9944-60 027-X Sayfa Düzeni

Detaylı

GÜNE BAŞLARKEN 1 Haziran 2009

GÜNE BAŞLARKEN 1 Haziran 2009 GÜNE BAŞLARKEN 1 Haziran [email protected]... YURTİÇİ GELİŞMELER Yurtiçi Piyasalar-Döviz Bankalararası döviz piyasasında dolar kuru bugün açılışta, küresel piyasalardaki olumlu havaya

Detaylı

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 24 Şubat 2016 Ankara

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 24 Şubat 2016 Ankara İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI 24 Şubat 2016 Ankara Özet: Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi

Detaylı

Groupama Emeklilik Fonları

Groupama Emeklilik Fonları Groupama Emeklilik Fonları BEK - Groupama Emeklilik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu Şubat ayında, Ocak ayında küresel piyasalarda görülen yukarı yönlü güçlü hareketin devam

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM 1 13 1. EKONOMİK SİSTEM 2 2. FİNANSAL SİSTEM 5 3. FİNANSAL SİSTEMİN UNSURLARI 8 4. FİNANSAL PİYASALARIN YAPISI 9 4.1. Borç ve Öz Sermaye Yapısı 9 4.2.

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara 2015 Yılında Para ve Kur Politikası Erdem BAŞÇI Başkan 10 Aralık 2014 Ankara Temel Amaç: Fiyat İstikrarı 2017 yılı enflasyon hedefi Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 seviyesinde belirlenmiştir.

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka Arz Tarihi : 07/11/2008 31/12/2015 tarihi itibarıyla

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-65. 28 Ekim 2015. Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-65. 28 Ekim 2015. Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015 Sayı: 2015-65 BASIN DUYURUSU 28 Ekim 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 0,89 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 23 Aralık 2015 Ankara

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 23 Aralık 2015 Ankara İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI 23 Aralık 2015 Ankara Özet: Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle yıllık kredi büyüme

Detaylı

Finansal Hesaplar İstatistik Genel Müdürlüğü

Finansal Hesaplar İstatistik Genel Müdürlüğü Finansal Hesaplar İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I-Giriş... 2 II- Mali Kuruluşlar... 3 III. Genel Yönetim... 6 1 I-Giriş Son yıllarda uluslararası kuruluşlar

Detaylı

Uluslararası gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve Bankacılık sektörü. Ocak 2013

Uluslararası gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve Bankacılık sektörü. Ocak 2013 Uluslararası gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve Bankacılık sektörü Ocak 2013 Sunum Uluslararası piyasalardaki gelişmeler Türkiye ekonomisinin temel göstergeleri Bankacılık sektöründe gelişmeler Gündemdeki

Detaylı

30 Eylül 2015 BDDK Solo Finansal Sonuçları

30 Eylül 2015 BDDK Solo Finansal Sonuçları 30 Eylül 2015 BDDK Solo Finansal Sonuçları 5 Kasım 2015 VakıfBank IR App. Available at 3Ç15 Makro Ekonomik Görünüm Küresel Ekonomi Fed küresel ekonomik riskler ve enflasyonun düşük seviyelerde seyredeceği

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Temmuz 2015) İstihdam (Mart 2015) Sigortalı ücretli sayısı Mart 2015 de geçen yılın aynı dönemine göre %4,9 artarak; 13 milyon 328 bin olmuştur. Yaz mevsiminin

Detaylı

Her. Pazar BRUNCH. #OlmasadaOlur. Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz.

Her. Pazar BRUNCH. #OlmasadaOlur. Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz. Her Pazar BRUNCH #OlmasadaOlur Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz. www.darussafaka.org GÖSTERGELER Alaattin AKTAŞ l [email protected] PROJEKSİYON CARİ DENGE: Cari işlemler

Detaylı

İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI

İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI 1 İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI 4 EKİM 2013 2004-1 2004-4 2005-3 2006-2 2007-1 2007-4 2008-3 2009-2 2010-1 2010-4 2011-3 2012-2 2013-1 TÜRKİYE DE GSYH İTHALAT İLİŞKİSİ

Detaylı

ŞEKERBANK T.A.Ş. KONSOLİDE OLMAYAN BİLANÇO

ŞEKERBANK T.A.Ş. KONSOLİDE OLMAYAN BİLANÇO ŞEKERBANK T.A.Ş. KONSOLİDE OLMAYAN BİLANÇO AKTİF KALEMLER Dipnot 31.03.2008 31.12.2007 TP YP Toplam TP YP Toplam I. NAKİT DEĞERLER VE MERKEZ BANKASI (1) 312.796 243.170 555.966 209.602 217.950 427.552

Detaylı

Grafik I.1. Seçilmiş Euro Bölgesi Ülkelerinde Faiz dışı Fazla ve Tahvil Getirisi Farkı 1

Grafik I.1. Seçilmiş Euro Bölgesi Ülkelerinde Faiz dışı Fazla ve Tahvil Getirisi Farkı 1 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. Seçilmiş Euro Bölgesi Ülkelerinde Faiz dışı Fazla ve Tahvil Getirisi Farkı 1 Grafik I.2. Seçilmiş Ülkelerin 2010 Yılı Borç Stoku ve Bütçe Dengesi 1 Grafik I.3. Seçilmiş AB Ülkelerinin

Detaylı

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 25 Mayıs 2016 Ankara

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 25 Mayıs 2016 Ankara İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI 25 Mayıs 2016 Ankara Özet: Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi

Detaylı

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BİLGİ YÖNETİMİ DAİRESİ NİSAN 2011 23 Görüş ve Önerileriniz İçin: E-posta: [email protected] Tel: (312)

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI Türkiye Ekonomisi ve Para Politikası Uygulamaları Durmuş YILMAZ Başkan 12 Ocak 2011 1 Sunum Planı I. Küresel Görünüm II. Türkiye Ekonomisi III. Para Politikası Gelişmeleri

Detaylı

Küresel Kriz ve Yükselen Piyasa Ekonomileri

Küresel Kriz ve Yükselen Piyasa Ekonomileri Küresel Kriz ve Yükselen Piyasa Ekonomileri Erdem Başçı Başkan Yardımcısı, TCMB 17 Aralık 2008, İstanbul, EAF 1 Sunuş Planı 1. Küresel Likidite Sorunu 2. Küresel Kriz, Küresel Çözüm Arayışları 3. Yükselen

Detaylı

Seçilmiş Haftalık Veriler* 20 Temmuz 2015

Seçilmiş Haftalık Veriler* 20 Temmuz 2015 Seçilmiş Haftalık Veriler* 2 Temmuz 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 1 Temmuz 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Nov-9 Apr-1 Sep-1

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015

Detaylı

Türkiye'de Bankacılık Sistemi Üç Aylık Dönemler İtibariyle Banka ve Grup Bilgileri Haziran 2012 (Son Dönem Karşılaştırmalı)

Türkiye'de Bankacılık Sistemi Üç Aylık Dönemler İtibariyle Banka ve Grup Bilgileri Haziran 2012 (Son Dönem Karşılaştırmalı) Türkiye'de Bankacılık Sistemi Üç Aylık Dönemler İtibariyle Banka ve Grup Bilgileri Haziran 2012 (Son Dönem Karşılaştırmalı) Rapor Kodu : DT08 Ağustos 2012 İçindekiler Türkiye'de Bankacılık Sistemi Üç Aylık

Detaylı

Değerli Okuyucularımız,

Değerli Okuyucularımız, 1 / 19 15 Nisan 2016 Değerli Okuyucularımız, Borsa Trendleri Raporu nun Ocak-Mart 2016 dönemini kapsayan 16. sayısı ile karşınızdayız. Raporumuz halka arzlar, endeks bazında piyasa değerleri, halka açıklık

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı