ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
|
|
|
- Bercu Doğan
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ SEVİNÇLER (DEMİRCİ-MANİSA) CİVARINDA İZLENEN HİDROTERMAL ALTERASYONUN İNCELENMESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI ADANA, 2011
2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SEVİNÇLER (DEMİRCİ-MANİSA) CİVARINDA İZLENEN HİDROTERMAL ALTERASYONUNUN İNCELENMESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Bu Tez 05/01/2011 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir Yrd.Doç. Dr.Mustafa AKYILDIZ Prof. Dr. Fikret İŞLER Prof.Dr. Mesut ANIL DANIŞMAN ÜYE ÜYE Bu tez Enstitümüz Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Enstitü Müdürü Bu Çalışma Ç. Ü. Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: MMF2009YL21 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.
3 ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ SEVİNÇLER (DEMİRCİ-MANİSA) CİVARINDA İZLENEN HİDROTERMAL ALTERASYONUNUN İNCELENMESİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman :Yrd. Doç.Dr. Mustafa AKYILDIZ Yıl: 2011, Sayfa: 137 Juri :Yrd.Doç.Dr. Mustafa AKYILDIZ :Prof. Dr. Fikret İŞLER :Prof. Dr. Mesut ANIL Bu çalışma; Sevinçler-Demirci (Manisa) cıvarında MTA tarafından 2007 yılında Batı Anadolu Polimetal Maden Aramaları Projesi kapsamında etütlerine başlanan çalışmalarda gözlenen hidrotermal alterasyonunun jeolojik ve jeokimyasal çalışmalarını kapsamaktadır. İnceleme alanı, Menderes Masifinin kuzeyinde Kütahya J21 d3 paftasında yer almaktadır. Çalışma alanında yaşlıdan gence doğru, Paleozoyik yaşlı Kalkan Formasyonu, uyumsuzlukla üzerine gelen Triyas-Jura yaşlı Budağan Kireçtaşı, Miyosen yaşlı Kızılbük Formasyonu ile Civanadağ Tüfleri ve bunların üzerinde ise eş yaşlı Akdağ volkanitleri gelmektedir. Çalışma sahasında bu volkanitlerin diğer birimlerle olası keser ilişkisi gözlemlenememiştir. Sahadaki en genç birimler ise Kuvaterner yaşlı alüvyonlardır. Sahada tektonik kontrollu silisleşme ve killeşme gözlenmektedir. Saha çalışmalarında alınan toprak ve kayaç numunelerinde yüksek As ve Sb değerleri elde edilmiştir. Bu elementlere yer yer Au ve Ag değerleri eşlik eder. Silisleşme kireçtaşlarında belirgin ornatım dokusu ortaya çıkarmıştır. Sahada yollu dokular, yer yer ağsal olarak gözlenen kuvars, kalsit damar/damarcıkları, breşik yapılar, Pirit-kalkopirit türü cevher minerallerinin varlığı ve aynı zamanda hidrotermal alterasyon özellikleri Epitermal tip yataklarda gelişen alterasyon türleri ile benzerlik sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sevinçler, Demirci, hidrotermal, jeokimya, epitermal, Sb-As- Ag-Au I
4 ABSTRACT MSc. THESIS THE INVESTIGATION OF HYDROTERMAL ALTERATION OBSERVED NEAR SEVINÇLER (DEMIRCI-MANISA) ÇUKUROVA UNIVERSITY INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF GEOLOGICAL ENGINEERING Supervisor :Yrd. Doç.Dr. Mustafa AKYILDIZ Year: 2011, Pages: 137 Jury :Yrd.Doç.Dr. Mustafa AKYILDIZ :Prof. Dr. Fikret İŞLER :Prof. Dr. Mesut ANIL This study comprises geological and geochemical studies of hydrothermal alteration observed near Manisa-Demirci-Sevinçler village in which MTA has been conducting a project since from 2007 in the context of Polymetallic ore deposit researches of Western Anatolia around Sevinçler-Demirci (Manisa). The study area, located on the northern part of Menderes Massive, is within the Kütahya J21-d3 map sheet. In the study area, from oldest to youngest, pre-paleozoic aged Kalkan Formation, uncomformably overlying Triassic-Jurassic aged Budağan limestones, Miocene aged sedimentary units and overlying the same aged Akdağ volcanics. Cross-cutting relations can not be observed between these volcanics and adjacent rock units. Youngest units in the field is Quaternary aged alluvium. Hydrothermal alteration is restricted to tectonic zones contacts and is represented by silification and argillization. As a result of geochemical prospecting carried out by collecting systematically soil samples, elevated As and Sb contents were detected. In some samples Au and Ag values accompany with these elements. Silification has led to distinctive replacement texture of the limestones. Crustiform textures, quartz-calcite vein/veinlets in the form of network, brecciated structures the presence of pyritechalcopyrite minerals and also hydrothermal alteration patterns may indicate epitermal type mineralization in the sevinçler field. Key Words: Sevinçler, Demirci, hydrothermal, geochemistry, epithermal, Sb-As- Ag-Au II
5 TEŞEKKÜR Bu çalışma Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalında Yüksek Lisans çalışması olarak yapılmıştır. Çalışmanın her aşamasında yardımlarını esirgemeyen ve çalışmanın tamamlanmasında büyük pay sahibi olan hocam Yrd.Doç. Dr. Mustafa AKYILDIZ a teşekkürü bir borç bilirim. Tez çalışmasına başlamamda öncülük eden, her aşamasında maddi, manevi ve yaşamsal destek sunan değerli insan Jeo. Yük. Müh. Serkan ÖZKÜMÜŞ e Her an fikir danıştığım ve değerli katkılarını gördüğüm Dr. Ercan Kuşçu ve Dr. Yavuz HAKYEMEZ e, Tezin çeşitli kısımlarında desteklerini gördüğüm MTA Maden Etüt ve Arama Dairesinde görevli Jeo. Yük. Müh. Halil TÜRKMEN, Jeo. Yük. Müh. Deniz TRİNGA, Jeo.Yük.Müh. Işın ÇOLAK, Dr. Okan DELİBAŞ ve Dr. M.Kemal REVAN a, MTA Genel Müdürlüğü Maden Etüt ve Arama Dairesi Başkanlığı na, Arazi çalışmalarını yönlendiren Kamp Şefi Jeo. Yük. Müh. Mehmet AVŞAR ve arazideki ekipte bulunan bütün arkadaşlarıma, Ayrıca çalışmaların yürütülmesi sırasında literatür taranması, kaynaklara ulaşılması konusunda desteğini ve yardımını esirgemeyen arkadaşlarım Serdar KILINÇ ve Hüseyin GENCER e, sosyal hayatlarından çaldığım tüm dostlarıma ve moral desteğini eksik etmeyen biricik eşime teşekkürlerimi sunarım. III
6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ...I ABSTRACT... II TEŞEKKÜR... III İÇİNDEKİLER... V ÇİZELGELER DİZİNİ... VI ŞEKİLLER DİZİNİ.....VIII 1. GİRİŞ ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR MATERYAL VE METOD Materyal Metod Arazi Çalışmaları Laboratuar Çalışmaları Büro Çalışmaları ARAŞTIRMA BULGULARI Bölgesel Jeoloji Çalışma Sahasının Jeolojisi Stratigrafisi Kalkan Formasyonu Budağan Kireçtaşı Kızılbük Formasyonu Civanadağ Tüfleri Akdağ Volkanitleri Alüvyon Yapısal Jeoloji Maden Jeolojisi Alterasyon ve Doku Silisleşme / Kalsitleşme Killeşme IV
7 Limonitleşme / Hematitleşme / Kloritleşme / Epidotlaşma Madencilik Tarihçesi Cevherleşme Cevherleşme Mineralleri Jeokimya Çalışmaları Kayaç Jeokimyası Bakır Kurşun Çinko Arsenik Antimuan Molibden Gümüş Altın Civa Toprak Jeokimyası Bakır Kurşun Çinko Arsenik Antimuan Molibden Gümüş Altın Korelasyon Cevher Oluşumu SONUÇLAR VE ÖNERİLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ EKLER V
8 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 4.1. Ağır mineral numunelerin bate yöntemi ile değerlendirilmesi Çizelge 4 2. Sahada yüksek Cu değeri veren kaya örneklerine ait özellikler Çizelge 4.3. Sahada yüksek Pb değeri veren kaya örneklerine ait özellikler Çizelge 4.4. Sahada yüksek Zn değeri veren kaya örneklerine ait özellikler Çizelge 4.5. Sahada yüksek As değeri veren kaya örneklerine ait özellikler Çizelge 4.6. Sahada yüksek Sb değeri veren kaya örneklerine ait özellikler Çizelge 4.7. Sahada yüksek Mo değeri veren kaya örneklerine ait özellikler Çizelge 4.8. Sahada yüksek Ag değeri veren kaya örneklerine ait özellikler Çizelge 4.9. Sahada yüksek Au değeri veren kaya örneklerine ait özellikler Çizelge Sahada alınan Hg örneklerine ait özellikler Çizelge Sahada alınan örneklerin tanımlayıcı istatistiki özellikleri Çizelge4.12. Bazı elementlerin yerkabuğunda ve toprakta ortalama bulunabilirlikler Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Cu istatistiksel parametreleri Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Pb istatistiksel parametreleri Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Zn istatistiksel parametreleri Çizelge Sahadaki toprak örneklerin As istatistiksel parametreleri Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Sb istatistiksel parametreleri Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Mo istatistiksel parametreleri Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Ag istatistiksel parametreleri Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Au istatistiksel parametreleri Çizelge Sahadaki kaya örneklerin element-element korelasyonu Çizelge Sahadaki toprak örneklerin element-element korelasyonu VI
9 VII
10 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 1.1. Türkiye Metalojeni Haritası... 2 Şekil 1.2. Çalışma alanına ait yerbulduru haritası... 3 Şekil 4.1. Türkiye nin tektonik birlikleri (Okay ve Tüysüz, 1999) Şekil 4.2. Sakarya, Afyon ve Tavşanlı Zonun jeoloji haritası (Okay 2001) Şekil 4.3. Menderes Masifinin basitleştirilmiş jeoloji haritası (Candan ve diğ. (2001) dan değiştirilerek alınmıştır) Şekil 4.4. Kalkan Formasyonu içerisinde görülen gözlü gnays Şekil 4.5. Budağan Kireçtaşlarından bir görünüm Şekil 4.6. İnceleme alanın 1/10000 ölçekli maden jeoloji haritası Şekil 4.7. Kızılbük formasyonuna bir görünüm bakış yönü KB Şekil 4.8. Civanadağ tüflerinden bir görünüm bakış yönü K Şekil 4.9. Akdağ volkanitleri içerisindeki yüzeysel limonitleşme, hematitleşme Şekil Sahanın G inde Kireçtaşların silisleşmelerinden bir görünüm Şekil Çalça Tepenin güneyindeki Kalsedonik döküntüler Şekil Çakmakkaya Sırtındaki silisleşmeler Bakış Yönü GB Şekil Kireçtaşlarında gelişen ornatım dokuları, limonitleşme, hemetitleşme.. 33 Şekil Kireçtaşlarında gelişen ornatım dokuları Şekil Kireçtaşlarında gelişen kafes yapılar Şekil Karaçam mevkiinde gelişen breşik yapılar Şekil Koca Dere tabanında gözlenen breşik yapılar Şekil Metamorfikler içerisinde gelişen killeşmeden bir görünüm Şekil Çalışma sahası Cu dağılım haritası Şekil Çalışma sahası Cu anomali haritası Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Cu elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Cu elementine ait olasılık eğrisi Şekil Çalışma sahası Pb dağılım haritası Şekil Çalışma sahası Pb anomali haritası VIII
11 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Pb elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Pb elementine ait olasılık eğrisi Şekil Çalışma sahası Zn dağılım haritası Şekil Çalışma sahası Zn anomali haritası Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Zn elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Zn elementine ait olasılık eğrisi Şekil Çalışma sahası As dağılım haritası Şekil Çalışma sahası As anomali haritası Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden As elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden As elementine ait olasılık eğrisi Şekil Çalışma sahası Sb dağılım haritası Şekil Çalışma sahası Sb anomali haritası Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Sb elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Sb elementine ait olasılık eğrisi Şekil Çalışma sahası Mo dağılım haritası Şekil Çalışma sahası Mo anomali haritası Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Mo elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi Şekil Çalışma sahası Ag dağılım haritası Şekil Çalışma sahası Ag anomali haritası Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Ag elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi IX
12 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Ag elementine ait olasılık eğrisi Şekil Çalışma sahası Au dağılım haritası Şekil Çalışma sahası Au anomali haritası Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Au elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Au elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi X
13 XI
14 1.GİRİŞ 1. GİRİŞ İnceleme alanı, Anadolu yu oluşturan başlıca tektonik birimler içerisinden Anatolid-Torid tektonik kuşağında Anatolid bölgesinde yer almaktadır. Anatolidler çalışma alanında kendi içerisinde ayrı ayrı tanımlanan birimlerden Afyon Zonu ve Menderes Masifi ile temsil edilirler (Şekil 4.1). Çalışma alanını, Engin ve diğ. (2000), Türkiye metalojenik haritasında KB- GD konumlu Pb-Zn-Sb metalojenik provensi olarak tanımlamışlardır (Şekil 1.1). Bu provensin içersinde, Ahmetli Sb-Pb-Zn-Cu, Değirmenciler Sb, Minnetler Pb, Mumcu Hg-Au-Alunit-Kaolen, Karacalar Pb-Zn-Cu, Pınarbaşı Pb-Zn-Cu-Mo, Kestel Kaolen, Şaphane Alunit, Rahmanlar Cu-Pb-Zn, Karakuyu Sb-Hg, Aktaş Hg- Kaolen, Eğlence-Karaçayır Hg hidrotermal cevher yatak ve zuhurları bulunmaktadır. Sevinçler Köyü Hidrotermal alterasyon sahası coğrafik olarak Manisa İli, Demirci İlçesinin 5 km doğusunda yer almakta olup, 1/ ölçekli Kütahya J21 d3 paftasında, Sevinçler, Hoşçalar ve Küçükoba köylerini içine alan, 18 km² lik bir alanı kapsamaktadır (Şekil 1.2). Sevinçler Köyünde izlenen Hidrotermal alterasyonlara yönelik ilk çalışma, Öygür ve dig. (2002), Kütahya J21, J22 ve Uşak K22 1/ paftalarında MTA tarafında yürütülen Kuzeybatı Anadolu Maden Aramaları Projesi çalışmalarında alınan numelerin analiz sonuçlarına göre çalışma bölgesi içerisinde kalan Çakmakkkaya Sb-As ve Karaçam Zn-Sb anomali sahalarını tespit etmişlerdir. Ayrıca sahadaki silisleşme ve killeşmeye dikkat çekmişlerdir. Bununla birlikte 2005 yılında MTA tarafında bölgede 1/ ölçekli Genel Jeokimyasal Prospeksiyon (dere sedimanı) çalışmaları sonucunda, Sevinçler köyü sahasında As, Sb, Au, Ag ve Cu anomalileri saptanmıştır. Elde edilen analiz sonuçlarından sonra 2007 yılında sahada detay maden Jeolojisi çalışmalarına başlanmıştır. Detay çalışmada sahada 1/ ölçekli maden jeolojisi haritası ve 50x100 m karalej yöntemiyle sistematik olarak toprak örneklemesi ve sahada uygun görülen yerlerde kayaç örneklemesi yapılmıştır 1
15 1.GİRİŞ Sahanın ekonomik potansiyelini belirlemek amacıyla, 2007 yılından itibaren MTA tarafından detay maden jeolojisine yönelik arama çalışmalarına başlanmış olup çalışmalar halen devam etmektedir. MTA nın yürüttüğü bu çalışmalara ilave olarak tez konusu bu çalışmayla hidrotermal alterasyonun karekteri ve buna bağlı olarak olası cevherleşme tipinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Şekil 1.1. Türkiye Metalojeni Haritası ( Engin ve diğ., 2000) 2
16 1.GİRİŞ Şekil 1.2. Çalışma alanına ait yerbulduru haritası 3
17 1.GİRİŞ 4
18 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Proje sahamızda jeoloji ve ekonomik jeoloji çalışmaları uzun yıllardan beri süregelmektedir. Simav grabeni ve çevresinin jeolojisi ile ilgili ilk çalışma Zeschke (1954), tarafından yapılmıştır. Grabenin ekay fay sisteminden oluştuğu ve bu kırıklardan yükselen mağmanın ( riyodasitleri ve bazaltları oluşturduğu ) ürünlerini bıraktığını ileri sürmüştür. Holzer (1954), Simav ve çevresinin jeolojisinin 1/ ölçekli olarak haritalamış ve bölgenin en belirgin magmatik kütlesi olan Eğrigöz granitik intruzyonunun yaşını Paleosen olarak vermektedir. Gawlik (1960), ve Gümüş (1964), Simav Grabeni kuzey bloğunda yer alan Karakoca kurşun-çinko yatağını incelemişlerdir. Gümüş (1964), e göre hidrotermal damar, tektonik bir hat boyunca bir breş zonunu doldurmuştur. Dora (1965, 1969), Karakoca granit masifi ve Karakoca yatağı üzerinde petrolojik ve metalojenik çalışmalar yapmıştır. Granitin, Eğrigöz masifi ile uyumlu bir yaş (Erken Alpin) olarak önerdiği ve anateksitik kökenli olduğuna değinmiştir. Karakoca yatağındaki Pb-Zn damarlarının ise bu süreçle ilişkili çözeltilerden meydana geldiğini ileri sürmüştür. Beer (1964) ve Ergün (1965), Şaphane alunit yatağının etüdünü yapmışlar ve cevherleşmenin hidrotermal kökenli olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ercan ve diğ. (1977), Uşak ili çevresinde sürdürdükleri çalışmalarında, bölgedeki karasal Neojenin ayrıntılı stratigrafisini çıkartarak, Tersiyer süresince beş ayrı volkanik evre saptamışlardır. Orta Miyosende başlayıp Üst Pliyosene değin etkinliklerini sürdürmüş olan bu Volkanitler kalkalkali niteliktedirler. Ercan ve diğ. (1978), Selendi ve Uşak bölgesinde Neojen yaşlı karasal birimlerin, temel kayaçları oluşturan Menderes Masifi metamorfik kayaçları üzerine Alt Miyosen yaşlı ve alüvyon yelpazesi ortamında oluşan konglomeralarla başladığını, Pliyosen yaşlı çökellerinde bu birimler üzerinde uyumsuz olarak yer aldığını ileri sürmüşlerdir. 5
19 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Taşkın (1978), Ahmetli köyü güneyinde ve Simav graben fayı üzerindeki antimuan zuhurunu incelemiştir. Köksoy ve İleri (1979), Simav grabenin doğu ucundaki Gediz Ilıcalar kaplıcalarını incelemiş, Alanyalı (Murat Dağı) antimuan yatağı ile kaplıca arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. Akdeniz ve Konak (1979a), Simav-Emet-Tavşanlı-Dursunbey-Demirci yörelerinde; yapmış oldukları çalışmada, Menderes Masifinin çekirdeğini oluşturan migmatitlerin; Prekambriyen de çökelmiş killi, pelitik sediman ve grovaklardan türediğini ve bu çekirdek kayaların üzerinde Hersiniyen yaşlı yeşil şişt fasiyesindeki örtü şiştlerin yer aldığını belirterek, Tersiyer başlarında bölgede granit yükselimlerinin başladığını ve güneyde yer alan Menderes Masifinin yükselmesi ile Simav Grabeninin oluşumunun Miyosen öncesi gerçekleştiğini ileri sürmüşlerdir. Ayrıca, araştırıcılar çeşitli yersel küçük havzalarda da karasal Neojen çökellerinin depolanmaya başladığını ve bu esnada Üst Miyosenden itibaren bölgede volkanizmanın etkin olduğunu belirtmişlerdir. Akdeniz ve Konak (1979b), Simav çevresindeki Menderes Masifi metamorfik kayaları üzerine yapmış oldukları çalışmada, Menderes Masifi metamorfik kayaçlarını çekirdek ve örtü olmak üzere ikiye ayırmışlar ve çekirdek kayaçlarının Hersiniyen öncesi yaşta almandin-amfibolit fasiyesinde metamorfizma geçirerek migmatitleşmiş pelitik sedimanlar ve şeyllerden oluştuğunu, Hersiniyen yaşlı yeşil şişt fasiyesinde metamorfizma geçiren örtü şiştlerinin ise diskordansla çekirdek kayaları üzerine geldiğini belirtmişlerdir. Soykal ve diğ. (1980), Simav graben fayının kuzeyinde yer alan Dağardı melanjının Budağan kireçtaşıyla olan tektonik dokanakları boyunca çok sayıda antimuan yataklarının depolandığını belirtmişlerdir. Kireçtaşları, bindirme faylarının yakınında hidrotermal çözeltilerin etkisiyle silisleşmişlerdir. Cevherleşmeler, bu zonlardaki tansiyon açılmalarında yer almaktadır. Ercan ve diğ. (1981/1982), Batı Anadolu daki volkanizma kapsamında Simav bölgesindeki Senozoyik yaşlı volkanik kayaçların kimyasal bileşimini yorumlamışlardır. Volkanitleri, alkalin ve subalkalin olmak üzere iki gruba ayırmışlardır. 6
20 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ercan (1983a), Batı Anadoludaki Senozoyik yaşlı volkanik kayaçlar üzerinde yapmış olduğu çalışmada, Demirci-Selendi (Manisa) yöresindeki volkanizmayı 5 evreye ayırmış ve ilk ürünlerin riyolit-riyodasit, sonraki ürünlerin ise sırasıyla andezit-dasit-riyodasit, andezit-ender olarak dasitik ve bazaltlardan oluştuğunu söylemiştir. Araştırıcı, volkanizmanın ilk ürünü olan Orta Miyosen yaşlı asitik ürünlerin kıta kabuğu kökenli olduğunu ve bu birimin kalın Menderes Masifinin anatektik olaylar sonucu derinlerde erimesiyle oluştuğunu ve graben sistemini kullanarak yeryüzüne ulaştığını ve zamanla andezitik bileşime dönüştüğünü ileri sürmüştür. Yücel ve diğ. (1983), Eynal ılıcalarını ve bölgenin jeotermal potansiyelini araştırmışlardır. Jeotermal etkinliğin, graben tektoniğine ve bununla ilişkili alkalen volkanizmaya bağlı olduğunu belirtmişlerdir Candan ve Dora (1984), Demirci İlçesinin (Manisa) güneyinde yer alan Ahmetler-Üşümüş bölgesinde, temeli gnays, şişt, mermer, metabazit ve pegmatoidlerden oluşan metamorfik kayaçların oluşturduğunu, bu temel üzerine ise neojen yaşlı sedimentler, volkanosedimentler ve volkanitlerin geldiğini belirterek, metamorfik kayaçlarda gözlenen pegmatoidleri disten-andaluzi, pegmatoid ve muskovit pegmatoid olmak üzere iki grup altında tanımlamışlardır. Araştırıcılar pegmatoidlerdeki distenlerin metamorfizma esnasında alüminyumca zengin yan kayaçlardan uygun yerlere alüminyum göçü ile gerçekleştiğini ve metamorfizma koşullarının orta dereceden yüksek dereceye kadar ulaştığını ileri sürmüşlerdir. Ercan ve Türkecan (1984), Batı Anadoluda yer alan Paleozoyik, Mesozoyik ve Senozoyik zamanlarında farklı evrelerde yerleşmiş granitoidlerin, kuzeyden güneye doğru gençleştiğini ve bu granitoidlerin yer yer I tipi yer yer ise S tipi granit özellikleri taşıdıklarını ileri sürmüşlerdir. Şener ve Gevrek (1986), jeotermal etkinlik sonucu bölgede oluşan hidrotermal alterasyon zonlarını incelemişlerdir. Altere kayaçların kil mineralojisine göre, Eynal ve Ilıcalar kaplıcaları çevresindeki alterasyon zonlarını klorit-illit, montmorillonit, kalk-alüminyum silikat ve silisleşme olarak tanımlamışlardır. Okut (1986), Simav graben fayın KB sında yer alan Düvertepe kaolen yataklarını çalışmıştır. Kaolen yataklarının bir göl tabanında volkano-sedimanter 7
21 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR olarak oluştuğunu ileri sürmüştür. Kaolenin tabanında, bentonitik killeşme ve yer yer piritleşme gösteren taban tüfü ve taban opali mevcuttur. Kaolenin üzerinde taban opali, volkanik kayalar ve Pliyosen çökelleri görülür. Elmacı ve Sevgil (1988), Simav graben fayın KB sında yer alan Mumcu köyündeki kaolen yatağını incelemişlerdir. Bu yatağın da, Düvertepedeki kaolenler gibi bir göl tabanında çökelmiş olan bir volkano-sedimanter cevherleşme olduğu ileri sürülmüştür. Candan ve diğ. (1990), Demirci-Borlu kasabaları arasında yer alan bölgede (Gördes Asmasifi/Menderes Masifi) yer alan metamorfik temele ait birimlerin alttan üste doğru sillimanit-granat, gnays, sillimanit-granat-disten şişt, sillimanit-stavrolitgranat-disten şişt, stavrolit-granat şişt ve granat mika şiştlerden oluştuğunu ve distenli şiştler arasında gözlenen disten-andalusit pegmatoidlerin Menderes Masifine bugünkü durumunu kazandıran son ana metamorfizmanın ürünü olduğunu ileri sürmüşlerdir. Araştırıcalar, pegmatoidlerden toplanan apatit kristallerinin soğuma yaşlarının Erken Oligosen/Erken Miyosen arasında değiştiğini belirlemişlerdir. Larson ve Erler (1992, 1993), Batı Anadolu'daki antimuan-civa cevherleşmeleri ve altın potansiyeli bağlamında Gediz Ilıcalar'ını araştırmışlar. Seyitoğlu (1997), Simav Grabeni üzerine yaptığı çalışmada, grabenin Pliyosen (?)-Kuvaterner yapılı olup, KD-GB gidişli Demirci, Selendi ve Akdere havzalarını keser durumda olduğunu belirmemiş ve grabenin güney kenarının kuzeye eğimli Simav fayı ile sınırlandığını ileri sürmüştür. Araştırıcı, grabenin En Geç Oligosen-Erken Miyosen de Ege bölgesini etkilemeye başlayan K-G genleşmeli tektoniğin en son ürünlerinden biri olduğunu söylemiştir. Temiz ve Işık (2002), Simav güneyindeki metamorfik kayalar üzerinde yapmış oldukları çalışmada yüksek derereceli metamorfitlerin düşük dereceli metamorfik kayalardan gerilme tektoniğine bağlı olarak gelişen ayrılma fayı ile ayrıldığını ileri sürmüşler ve migmatit ile granat mika gnays türü kayaçların yüksek dereceli metamorfik kayaçları oluştururken, şist, mermer ve amfibolit türü kayaçların ise düşük dereceli metamorfitleri oluşturduğunu belirlemişlerdir. Işık ve diğ. (2004a), Batı Anadolu daki Eğrigöz ve Koyunoba granitoyidlerinin tektonikle eş zamanlı intrüzifler olduğunu ve Simav sıyrılma 8
22 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR fayının taban bloğu kayaçlarını oluşturduğunu belirlemişlerdir. Araştırıcılar, granitoyidlerin jeokimyasal özelliklerinin subalkali ve peralüminyum I-tipi intrüzif özellikleri gösterdiğini ve Ege bölgesindeki eş yaşlı Oligo-Miyosen yaşlı granitoyidlere benzer olarak, kıtasal genleşme tektoniğinin erken evrelerinde yerleştiğini ileri sürmüşlerdir. 9
23 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 10
24 3.MATERYAL VE METOD... 3.MATERYAL VE METOD 3.1. Materyal Çalışma alanı Ege Bölgesinde Kütahya J21-d3 1/ ölçekli paftasında, Manisa ili Demirci ilçesi sınırları içerisinde Sevinçler, Hoşçalar ve Küçükoba köylerini içine alan 18 Km² lik alanı kapsamaktadır Metod 2007 yılında başlayan tez çalışması arazi, laboratuvar ve büro çalışmaları olmak üzere birbirini takip eden üç aşamada gerçekleştirilmiştir Arazi Çalışmaları Arazi çalışmaları 2007, 2008 ve 2009 yılları arasında altı aylık bir sürede gerçekleştirilmiştir. MTA adına ruhsatlandırılmış çalışma sahasında sistematik olarak toprak örneklemeleri alınmış ve sahanın 1/ ölçekli jeoloji ve jeokimya dağılım haritaları yapılmıştır. 18 km 2 lik bir alanı kapsayan çalışmalarda, inceleme alanında gözlenen kayaçlar tanımlanmış ve bu kayaçlarda gözlenen alterasyonlar haritalanmıştır. Jeoloji ve jeokimyasal çalışmalar için öncelikle, 2007 yılında, Oygür ve diğ. (2002), tarafından belirtilen anomali sahaların tahkik jeokimya çalışması yapılarak alınan kayaç numunelerin analizinde 493 ppm Sb ve 1993 ppm As değerleri elde edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre sahanın detay çalışılmasına başlanmıştır. Sahada toprak jeokimyasına yönelik profil hatları ve numune yerleri, (50x100 m lik karelaj sistemi) topoğraf yardımıyla işaretlenmiştir. Toprak örneklemelerinde cm çaplı çukurlar açılarak, üstteki humuslu A zonu atılıp 2-20 cm derinlikte B+C zonundan örnekler alınmıştır. Bu çalışma sırasında alterasyon ve cevherleşme açısından ilginç görülen kesimlerden kayaç jeokimyası, minerolojipetrografi ve XRD örnekleri de derlenmiştir. 11
25 3.MATERYAL VE METOD... Toprak örnekleri kampta kurutularak elenmiş, elek altında (-80 mesh) kalan kısmı numune kavanozlarına konularak analize hazır edilmiştir. Kayaç örnekleri ise doğrudan laboratuara gönderilmiş, orada kırıcılarda öğütülüp torbalanmış ve analize gönderilmiştir. Harita alımı sırasında jeokimya, petrografik ve parlatma amaçlı kayaç numuneleri derlenerek litolojik ve cevher mineralleri tanımlamaları yapılmıştır. Alterasyonun yoğun olduğu kesimlerden XRD örnekleri alınarak alterasyon mineralleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanından petrografi amaçlı 12 adet, XRD amaçlı 12 adet, parlatma amaçlı 4 adet, jeokimya amaçlı 1148 adet toprak, 208 adet kayaç, ağır mineraller için 16 adet dere sedimanı ve civa analizleri için 25 adet örnek alınmıştır Laboratuar Çalışmaları Saha çalışmaları sırasında alınan jeokimya amaçlı örneklerin analizleri MTA laboratuarında yapılmıştır. Cu (bakır), Pb (kurşun), Zn (çinko), Mo (molibden), As (arsenik), Sb (antimuan) ve Ag (gümüş) elementlerinin analizi için örnekler nitrik asitte çözdürülüp sıvı haline getirilmiş ve alevli AAS (atomik absorbsiyon spektrometresi) ile sonuçlar tayin edilmiştir. Au (altın) elementi analizi için örnekler HBr (hidrojen bromür) içinde çözdürülüp, çözünen kısım metil iso butil keton fazına alınmış ve alevli AAS ile sonuçlar tayin edilmiştir. Hg (civa) analizi için öğütülen numuneler yüksek sıcaklıkta parçalanırlar. Isıtılan numuneler gaz halinde atomik soğuk gaz soğurma spektrometresi verilir (CVAAS). Yüksek ve düşük duyarlılıklı bir çift dedektörle kesik sinyaller, seriler halinde ölçülür ve denetlenir. İki farklı dedektörle ölçülen iki nokta bütünleştirilmiş ve doğrusallığı daha geniş değer aralığı Hydra-C Civa Analizöründe US EPA metod 7473 kullanılarak ölçüm yapılmıştır. Jeokimya laboratuarında yapılan analizlerde herbir element için ayrı ayrı belirlenmiş olan dedeksiyon limitlerinin üzerindeki değerler okunmuştur. Dedeksiyon limitleri Au: 40 ppb, As: 20 ppm, Sb: 10 ppm, Ag: 1 ppm, Cu: 5 ppm, Pb: 10 ppm, Zn: 5 ppm, Mo: 5 ppm olarak alınmıştır. Petrografi amaçlı alınan örnekelerin incekesit ve parlatmaları MTA laboratuarında hazırlanmıştır. Hazırlanan 12
26 3.MATERYAL VE METOD... örnekler Zeiss marka alttan aydınlatmalı mikroskop ve Leitz marka üstten aydınlatmalı mikroskop ile incelenerek çalışma alanındaki birimler minerolojik ve petrografik olarak tanımlanmış, cevher, gang mineralleri ve alterasyonlar belirlenmiştir Büro Çalışmaları Arazi çalışmaları öncesinde literatür derlemesi yapılmıştır. Büroda yapılan çalışmalarda ise arazi incelemeleri, mineralojik-petrografik incelemeler ve jeokimyasal incelemeler sonucunda elde edilen veriler değerlendirilerek kesit, harita çizimi ve analizlere ait yorumların yapılması, gerekli kaynakların araştırılması ve tezin yazımı gerçekleştirilmiştir. 13
27 3.MATERYAL VE METOD... 14
28 4.ARAŞTIRMA BULGULARI 4.1. Bölgesel Jeoloji Türkiye Alpin-Himalaya orojenik kuşağının doğu-batı uzanımlı bir parçasıdır ve Gondvana ile Lavrasya arasındaki sınırda yer almaktadır. Bu kuşak içinde Paleozoyik ve Mesozoyik yaşlı okyanusların açılıp-kapanması ile ilişkili farklı kıtasal ve okyanusal topluluklar vardır. Paleozoyik ve Mesozoyik yaşlı bu havzalar genel olarak Tetis okyanusu olarak isimlendirilir (Göncüoğlu ve diğ., 2000). Paleozoyik ve Mesozoyik sırasında, bugünkü Türkiyeyi oluşturan çeşitli kıtasal bloklar, Tetis okyanusunun kenarlarında yer almışlardır (Okay, 2000). Türkiye altı ana tektonik bölümden oluşmaktadır. Bunlar, kuzeyden güneye doğru; Istranca, İstanbul ve Sakarya Zonları ile Anatolit-Torid Bloğu, Kırşehir Masifi ve Arap Platformudur (Şengör ve Yılmaz, 1981; Okay, 1989). Tektonik birimler, sütur zonları (İç Pontid Süturu, İzmir-Ankara-Erzincan Sütur, İç Torid Sütur, Asayriyan Süturu, Zagros Süturu) ile birbirlerinden ayrılmaktadır (Şekil 4.1). Bu kıtasal parçaların, tek bir kıta olarak bir araya gelmesi, Arap ve Anadolu plakalarının Geç Tersiyerde çarpışması sonucu gerçekleşmiştir (Okay ve Tüysüz, 1999). Anatolit-Torid Bloğu ve Kırşehir Masifi, tektonik ve stratigrafik olarak Gondvana ile ilişkili iken, Istranca, İstanbul ve Sakarya Zonlarını kapsayan Pontidler Lavrasya ya benzer stratigrafi gösterirler (Şengör ve Yılmaz, 1981; Okay ve diğ., 1996; Okay ve Tüysüz, 1999; Okay, 2000). Sakarya Zonu, Kırşehir Masifi ve Anatolit-Torid Platformunun kenarını temsil eden Anatolitlerden hem Paleo-hem de Neo-tetis okyanusunu temsil eden İzmir-Ankara-Erzincan Süturuyla ayrılır (Okay ve Tüysüz, 1999; Okay, 2000), (Şekil 4.1). Tektonik birimler, sütur zonları (İç Pontid Süturu, İzmir-Ankara-Erzincan Sütur, İç Torid Sütur, Zagros Süturu) ile birbirlerinden ayrılmaktadır (Şekil 4.1). Bu 15
29 kıtasal parçaların, tek bir kıta olarak bir araya gelmesi, Arap ve Anadolu plakalarının Geç Tersiyerde çarpışması sonucu gerçekleşmiştir (Okan ve Tüysüz, 1999). Çalışma alanının da içinde yer aldığı Batı Anadolu bölgesinde Sakarya Zonu ve Anatolit-Torid Bloğuna ait kayaçlar bulunmaktadır (Şekil 4.2). Sakarya Zonu ve Anatolit-Torid Bloğu farklı Paleozoyik ve Mesozoyik stratigrafi sergiler. Bu iki kıta en geç Kretase-Paleosen kıtasal çarpışma sırasında tek bir kıtasal birim olarak birleşmişlerdir (Şengör ve Yılmaz, 1981; Okay ve Tüysüz, 1999). Batı Anadolu da İzmir-Ankara Sütur Zonunun güneyinde yer alan Anatolit- Torid birimleri Neotetisin kuzey kolu İzmir-Ankara-Erzincan okyanusu ile Neotetisin güney kolu arasında kalan Gondvana kıtasal platformunu temsil eder (Göncüoğlu ve diğ., 2000) (Şekil 4.1). Anatolit-Torid Bloğu çeşitli tektonik birimlerden oluşmaktadır. Kuzeyden güneye doğru bu birimler; Tavşanlı Zonu, Afyon Zonu, Bornova Fliş Zonu, Menderes Masifi ve Likya Naplarıdır. Anatolit-Torid Platformunun en kuzey kenarını oluşturan ve Afyon Zonu metamorfikleri üzerinde tektonik olarak, İzmir-Ankara kenedinin güneyinde ofiyolit kütleleri altında, YB/DS metamorfizması geçirmiş volkano-sedimanter bir istif ve mavişistlerden oluşan Tavşanlı Zonu yer alır. (Okay, 1984b) (Şekil 4.2). İki bölüme ayrılan Tavşanlı Zonunun en alt birimini mavişiştlerden oluşan Orhaneli Birliği oluşturur. Orhaneli Birliği üzerinde ise tektonik dokanaklarla genelde ofiyolitli melanj olarak bilinen Ovacık Kompleksi yer alır. ( Okay, 1984a, b, 1986, 2007; Okay ve Satır, 2006). 16
30 Şekil 4.1. Türkiye nin tektonik birlikleri ( Okay ve Tüysüz, 1999) 17
31 Tavşanlı Zonun güneyinde, düşük dereceli yeşilşişt fasiyesinde metamorfizma geçiren Paleozoyik-Mesozik yaşlı sedimanter bir istiften oluşan Afyon Zonu bulunur. (Akdeniz ve Konak, 1979b; Okay, 1984b, Özcan ve diğ., 1989) (Şekil 4.2). Ofiyolitler ve Ovacık Birliği tektonik olarak Afyon Zonu üzerinde yer alır. Permo-Karbonifer yaşlı klastik kayaçlar, kireçtaşı ve az miktardaki tüf, Afyon Zonunun en alt kısımlarını oluşturur (Okay ve diğ., 1996). Deforme ve metamorfizmaya uğramış istif, Üst Paleosen-Alt Eosen yaşlı kumtaşı-denizel kireçtaşları ile uyumsuz olarak üzerlenir. Şekil 4.2. Sakarya, Afyon ve Tavşanlı Zonun jeoloji haritası (Okay 2001) Bornova Fliş Zonu km genişliğinde, Üst Maastrihtiyen-Paleosen yaşlı yoğun deformasyon geçirmiş kırıntılı (grovak ve şeyl) bir hamur içinde yer alan değişik kaya (Mesozoyik neritik kireçtaşı ve mafik kayaç) blok ve dilimlerinden oluşur (Şekil 4.3). Bu blok ve dilimler Bornova Fliş Zonu nun batı kesimlerinde daha 18
32 çok tektonize Mesozoyik kireçtaşı olistolitlerinden, doğu kesiminde ise ofiyolitli melanj (bazalt, radyolaryalı çört ve seyrek serpantinit) litolojilerinden meydana gelmektedir (Erdoğan, 1990; Erdoğan ve diğ., 1990; Okay ve Siyako, 1993; Okay ve Tüysüz, 1999). Bornova Fliş Zonu, Eosen sonrası gelişen normal faylar boyunca Menderes Masifi ile dokanak halindedir (Okay ve diğ., 1996). Anatolit-Torid Boluğunun en güneyinde yer alan Likya Napları birbirinden farklı ortam koşullarında gelişmiş ve birbiri üzerinde binik yapılar oluşturan allokton konumlu Geç Paleozoyik-Erken Tersiyer yaşlı sedimanter istifler ve ofiyolit dilimleri ile temsil edilmektedir (Collins ve Robertson, 1997; Okay, 1989; Şenel, 2007). Menderes Masifini tektonik olarak üzerleyen Likya Napları, Geç Kretase-Miyosen sırasında Anatolit-Torid Platformunun kuzey kenarından güneye yerleşmişlerdir (Collins ve Robertson, 1997; Şenel, 2007) (Şekil 4.3). Batı Anadolu da geniş alanlarda yüzlek veren Menderes Masifi KD-GB uzanımlı, elips görünümde olup, kuzeybatı da Bornova Fliş Zonu, kuzeyde Afyon Zonu ve güneyde ise Likya Napları tarafından tektonik olarak üzerlenir (Şekil 4.2,4.3). Yaklaşık D-B uzanımlı yapısal grabenler (Büyük Menderes ve Gediz Grabenleri vb.) masifi kuzey (Gördes Asmasifi), merkez (Ödemiş-Kiraz Asmasifi) ve güney (Çine Asmasifi) olmak üzere üç asmasife ayırır (Candan ve diğ., 2001; Dora ve diğ., 2001; Koralay ve diğ., 2001, 2004) (Şekil 4.3). Masif Prekambriyen yaşlı bir çekirdek ile çekirdeği yapısal olarak üzerleyen Paleozoyik-Senozoyik yaşlı örtü birimlerinden oluşur (Dora ve diğ., 1995; Bozkurt ve Park, 1994; Bozkurt ve Oberhänsli, 2001; Erdoğan ve Güngör, 2004). Çekirdek istif, metamorfizma yaşı 50 m.y. dan daha yaşlı olan gözlü gnays, metagranit, yüksek dereceli şişt ve eklojitik metagabroları kapsar (Bozkurt ve Oberhänsli, 2001; Candan ve diğ., 2001). Masifin temel kayaçları granülit-, eklojit- ve amfibolit fasiyesi koşullarında polimetamorfizmaya uğramışlardır (Dora ve diğ., 1995; Candan ve Dora, 1998; Candan ve diğ., 2001). Menderes masifinin örtü birimleri ise amfibolit- ve yeşilşişt fasiyesinde metamorfizmaya uğrayan Paleozoyik ve Mesozoyik-erken Eosen olmak üzere iki kısma ayrılmıştır (Bozkurt ve Oberhänsli, 2001; Okay, 2001; Rimmelé ve diğ., 2003; Erdoğan ve Güngör, 2004). Paleozoyik yaşlı birimler; kuvarsit, fillit ve mermerden oluşurken, Mesozoyik-erken Eosen yaşlı birimler ise metakonglomera, 19
33 şişt, dolomit ve platform tipi metakarbonat kayaçlardan ibarettir. Menderes Masifinin çekirdek ve örtü istifleri, geç. Mesozoyik-erken Senozoyik zamanları arasında bölgede etkili olan kıtasal çarpışma olayları sırasında biraraya toplamış birkaç nap sistemini kapsamaktadır (Gessner ve diğ., 2001). Menderes Masifinin ana metamorfizma evresi Likya Napları ve ofiyolit dilimlerinin yerleşimi ile eş zamanlı gömülme rejimi sonucunda oluştuğu düşünülmektedir (Dilek ve Whitney, 2000). Menderes Masifinin yüzeylemesinin, metamorfik kayaçları kesen tektonikle eş zamanlı granitoyid intrüzyonlarının soğuma yaşları esas alındığında en geç Oligosen-erken Miyosen (25-21m.y.) kadar erken bir zamanda başlamıştır (Işık ve diğ., 2003; Bozkurt ve Satır, 2000). Batı ve kuzeybatı Anadolu da değişik yaş ve bileşimdeki magmatik kayaçlar yaygın olarak izlenmektedir. (Delaloye ve Bingöl, 2000) bu bölgedeki granitoid bileşimli kayaçları yaşlarına göre 2 gruba ayırmışlardır. Batıda Ege Denizi, kuzeyde Marmara Denizi-İzmit-Ankara hattı ile sınırlanan ve yarı derinlik asidik-ortaç bileşimli Kretase-Geç Miyosen yaşlı genç granitoidler kuzeyden güneye doğru gençleşen altı kuşak halinde izlenmektedir (Ercan ve Türkecan, 1984; Delaloye ve Bingöl, 2000). Kalk-alkalen volkanik yay veya çarpışma sonrası (post-collision) ortamda oluşmuş olan genç granitoidler Karakaya Kompleksi, İzmir-Ankara Zonu ve Menderes Masifini kesmektedir Çalışma alanınıda kapsayan Batı Anadolu da, Tersiyer başlarında (olasılıkla Paleosende) Menderes masifinin yükselmesi ile Simav Grabeninin kırık sistemleri gelişmeye başlarken, granit intruzyonları da yerleşimlerini sürdürmüştür. Bunu, çeşitli yersel küçük havzalarda karasal Neojen çökellerin depolanması izlemiştir. Miyosenden başlayarak gelişen volkanizmanın etkinliği bölgede geniş alanlarda yayılım gösterir ve çökel birimlerle yanal geçişlidir. Miyosenden Alt Kuvaternere dek süren volkanizma birkaç aşamalıdır (Ercan 1983a) 20
34 Şekil 4.3. Menderes Masifinin basitleştirilmiş jeoloji haritası (Candan ve diğ. (2001) dan değiştirilerek alınmıştır) 21
35 Bölgede; Tersiyer, geniş bir alanı kapsayan granitik intruzyonlar ile başlar. Simav yöresinde Eğrigöz ve Akdağ plütonları metamorfıtleri belirgin olarak etkilemişler ve dokanaklarında, kısmen skarn zonları oluşmuştur. Graben boyunca Öreğler, Gediz Ilıcaları ve Pınarbaşı plütonitleri yer alır (Ercan ve diğ., 1982). Kuvaternerde Menderes masifinin yükselimi devam etmiş, yer değiştiren akarsu yataklarında alüvyonlar birikmiştir. Graben fayları boyunca yükselen bazaltik lavlar eski alüvyonlar üzerine akmıştır (Ercan 1983a). Yukarıda kısaca bölgesel jeolojisi anlatılan batı ve kuzeybatı Anadolu da magmatik ve metamorfik kayaçlarla ilişkili çok sayıda cevherleşme/zuhur bilinmektedir Çalışma Sahasının Jeolojisi Stratigrafisi Yapılan bu çalışmada, Simav, Emet, Tavşanlı, Dursunbey, Demirci yöresinin jeolojisi ile ilgili Akdeniz ve Konak (1979a) tarafından ortaya konan litolojik adlamalara bağlı kalınmıştır. Buna göre, çalışma alanında yüzeylenen birimler yaşlıdan gence doğru; temeli oluşturan Paleozoyik yaşlı Ayrılmamış Metamorfikler, Triyas-jura yaşlı Budağan Kireçtaşı (Jkb) ve bunların üzerine diskordansla gelen Miyosen yaşlı Çakıltaşı, Kumtaşı, Silttaşı, Marn ve yer yer İgnimbirit ara katkılı Kızılbük Formasyonu (Tmk), bunlarla uyumlu olarak İgnimbiritlerden oluşan Civanadağ Tüfler (Tmc) ve en üstte Riyolit-Riyodasit birimlerden oluşan Akdağ Volkanitleri (Tma) gözlenmektedir. Sahadaki en genç birimler ise kuvaterner yaşlı aluvyonlardır. Sahada ayrılmamış metamorfikler olarak tanımlanan ve temeli oluşturan Şist- Gnays-Gözlü Ganays ve miğmatitlerden oluşan birim, Koca derenin olduğu kısımda belirgin bir şekilde kendi içerisinde şist ve gnayslar dokanak oluşturmuşlardır. 22
36 Kalkan Formasyonu Bölgesel ölçekte geniş yayılım gösteren ayılmamış metamorfikler çalışma sahası içersinde Kalkan Formasyonu (PЄK) olarak gösterilmektedir Akdeniz ve Konak (1979a). Formasyon koyu ve açık renkli minerallerin ayrışması sonucu oluşmuş bantlı, damarlı, kıvrımcıklı görünümdeki migmatitler ve bunlarla geçişli biyotit gnays seviyesi şeklinde incelenmektedir. Çalışma sahasında Koca dere tabanında ve yamaçlarında belirgin mostralar vermektedirler. Kalkan Formasyonu tabandan tavana kadar minerolojik açıdan bir örneklilik, yapısal ve dokusal açıdan farklılıklar gösterir. Formasyonun tüm olarak içerdiği mineral fasiyesindeki çok az olan değişimler dikkate alınmaksızın, yapısal ve dokusal farklılıklarla formasyon alttan üste doğru birbirleriyle geçişli ve aralarında sınır çizilemeyen seviyelerle ayrılabilir Heterojen bir yapıya sahip olan Kalkan Formasyonu ilksel kaya türüne, kimyasal bileşimine ve geçirdiği metamorfizmanın niteliğine bağlı olarak, alt düzeylerden üst düzeylere doğru yapısal, dokusal ve minerolojik bileşim bakımından değişimler sunmaktadır. Kesin sınırlar oluşturmayan bu değişimler, gerek saha gözlemleriyle ve gerek mikroskopik incelemelerle izlenmektedir (Şekil 4.4). Bu Formasyon kapsamında 1-Migmatit 2-Gnays 3- Şist 4- Amfibolit mercekleri 5- Mermer bant ve mercekleri 6- Aplitoyid ve pegmatoyid damarları mevcuttur. 23
37 Şekil 4.4. Kalkan Formasyonu içerisinde görülen gözlü gnays Budağan Kireçtaşı Akdeniz ve Konak (1979a), İnceleme alanında kıt fosil bulunduran Triyas ve Jura benzer litolojide olduklarından ayırtlanamamış ve tek bir formasyon içerisinde incelenmiştir. Budağan Kireçtaşı, (Konak 1979a) Kırkbudak detritikleriyle yanal ve düşey geçişli, üstten tektonik dokanakla sınırlandırılan kireçtaşı birimi Budağan Kireçtaşı adı altında incelenmektedir. Formasyona bu ad Kaya (1972) tarafından verilmiştir. Budağan Kireçtaşı alttan silttaşı-şeyl-kireçtaşı ardalanması ile başlar, dolomitize kireçtaşı ve kireçtaşı seviyesini kapsar. Kirli beyaz, açık gri, bejimsi, koyu gri ve siyaha yakın renkler sunan karbonatlar, yersel oolitik ve sakkaroyid dokuludurlar. Genellikle tabakalanmaları belirgin değildir. Düzensiz kırılmalı olup aşınma yüzeyleri pürtüklü ve toprağımsı görünümlüdür. Kırıldıklarında kötü kokuludurlar. Mikroskopik incelemelerde, 24
38 korunmuş kesimlerinin biyopelsparitik, pseudo-oolitik ve intrasparitik dokulu olduğu izlenmektedir. Şekil 4.5. Budağan Kireçtaşlarından bir görünüm Kızılbük Formasyonu Çalışma alanında geniş alanlarda yüzlekler veren Kızılbük formasyonu, Konak (1982), açısal bir uyumsuzlukla Neojen öncesi taraçaları örter. Birbirleri ile ardalanmalı ve geçişli çakıltaşı, kumtaşı, silttaşı ve marndan oluşan formasyon, merceksel olarak kömür ve ignimbirit katkıları da bulundurmaktadırlar. Kızılbük Formasyonun daha ziyade alt düzeylerinde gözlenen çakıltaşları kızılımsı, kahverengimsi ve sarımsı renklerde olup kalın tabakalıdır. Yörede yaygın olan çeşitli kayaçların çakıllarını, değişen oranlarda bulundururlar. Çakıllar genelde orta ve iyi derecede yuvarlanmalıdır. 25
39 Şekil 4.6. İnceleme alanın 1/10000 ölçekli maden jeoloji haritası (Avşar ve Yıldırım, 2009) 26
40 Kahverengimsi, kirli sarımsı ve grimsi renkler sunan kumtaşları; Kuvars, feldispat, mika ve opak mineral parçacıklarından oluşmuştur. Yer-görsel iyi boylanma ve derecelenme gösterirler. Silttaşı ve marnlar ise çoğun grimsi, yeşilimsi ve sarımsı renkleriyle kartonsu tabakalanmaları ile dikkati çekerler. Kızılbük formasyonu arasında yer alan merceksel ignimbirit katkıları, genelde çok az renkli kalın katmanlanmalı olup plajiyoklas, kuvars, biyotit parçaları ve opak mineralleri içerirler. Mineralojik bileşimleri riyodasit-dasit arasında değişmektedir. Kızılbük formasyonun sedimanter özellikleri akarsu çökel ortamını yansıtmaktadır. Bölgede incelemeler yapan araştırıcıların bulgularına göre, birimin yaşı Orta-Üst Miyosendir. Şekil 4.7. Kızılbük formasyonuna bir görünüm bakış yönü KB Civanadağ Tüfleri Çalışma alanının kuzeyinde yüzeylenen ve (Konak 1982) e göre Alttan Kızılbük Formasyonuyla, üstten ise Akdağ volkanitleriyle geçiş sunan tüfler, beyaz, bej, pembe ve açık grimsi renkler sunarlar. Çoğun silisifiye olmuş tüfler değişik ölçeklerde detritik mercekleri, aglomera ve lav katkıları bulundururlar. Neojen öncesi kayalar üzerine arada bir detritik seviyesi olmaksızın geldiklerinde temeldeki kayaların çakıl ve bloklarını içerirler. 27
41 Mineral bileşenlerine göre riyodasit ve dasit arasında değişim göstermektedirler. Genellikle vitrofirik dokulu olup volkanik camdan meydana gelmiş hamur içinde yüzen kuvars, plajiyoklas, sanidin, volkanik kaya parçası, az miktarda muskovit, biyotit ve opak minerallerden oluşmuşlardır (EK-3). Fosil bulundurmayan civanadağ tüfleri Kızılbük formasyonu ile yanal geçişli olduğundan Orta-Üst Miyosen yaşında kabul edilmiştir. Şekil 4.8. Civanadağ tüflerinden bir görünüm bakış yönü K Akdağ Volkanitleri (Konak 1982) Dar bir alanda yayılım gösteren, açık gri, pembemsi ve kırmızımsı olup tüflere oranla daha sert olan litolojik birim Akdağ volkanitleri olarak adlandırılmıştır. Sahada yaygın olarak KD ve D da yüzeylenmektedirler. Yer yer yüzeysel limonitleşme, hematitleşme çok az killeşme, serizitleşme ve silisleşme görülmekle beraber makroskopik olarak herhangi bir cevher minerali tespit edilmemiştir. Mikroskopik incelemelere göre riyolit, riyodasit ve altere özelliğinde olan volkanitler porfirik, hipidiyoporfirik ve vitrofirik dokuludurlar. Camsı hamur çok küçük plajiyoklas ve mika mikrolitlerinden oluşmuştur (EK-3). Kızılbük formasyonu 28
42 ve civanadağ tüfleri ile yanal geçişli volkanik kayalar onlarla aynı yaşta olup, çalışma alanında pliyosen ve kuvaterner çökelleri tarafından üstlenirler. Şekil 4.9. Akdağ volkanitleri içerisindeki yüzeysel limonitleşme ve -hematitleşme Alüvyon Kendinden önceki litolojik birimlerin malzemelerinide depolayan kil, silt, kum, çakıl, blok boyutunda iyi tutturulmamış çökellerdir. İnceleme alanında Koca dere ve Dağanoluk derede görülmektedir Yapısal Jeoloji Çalışma sahası Türkiye yi oluşturan altı tektonik bölümden biri olan Anatolid-Torid boluğu içersinde Menderes masifinin K-KD sunda yer almaktadır. Bölgede, genel olarak D-B dogrultulu normal faylar ile sınırlandırılmıs birçok blok ve bu bloklar arasında, D-B uzanımlı grabenler yer almaktadır. Bölge, genel olarak KKD-GGB yönlü bir çekme rejiminin etkisi altında bulunmaktadır. 29
43 Paleo-tektonik dönemde egemen olan sıkışma rejiminin etkisiyle BKB-DGD uzanımlı sağ yanal atımlı Simav Fayı oluşmuştur. Pliyosen başlarında sıkışmalı tektonik rejimin genişlemeli rejime dönmesiyle bölgede Neo-tektonik dönem başlamıştır. K-G yönlü genişlemenin etkisiyle Simav Fayının yatay bileşeni etkinleşerek Simav Grabeni oluşmuştur. Graben gelişiminin daha sonraki evrelerinde, K-G yönlü transfer fayları ana graben fayını kesmiştir. Konak (1982), Simav Fayı'nın kuzey bloğundaki metamorfık zonların güney bloğa nazaran doğuya doğru kaydığını göstermiştir. Şu halde, çökmenin riftleşmeyi başlatmasından önce sağ yanal atımlı bir doğrultu fay söz konusudur. Bu veriler, Şengör ve diğ. (1984) tarafından belirtildiği gibi Geç Miyosen'e kadar Batı Anadolu'da hüküm sürmüş olan D-B sıkışma rejimiyle uyumludur. Daha sonraki bir dönemde tektonik rejimin K-G genişleme rejimine değişmesi, Simav Fayı yatay bileşeninin baskın olmasına neden olmuştur. Simav Fayı'nın doğrultu atımındaki genişlemenin sonucu olarak Simav Grabeni oluşmuştur. Çalışma sahası, Simav graben fayın güneyinde yer almaktadır. Tersiyer başlarında (olasılıkla Paleosende) Menderes masifinin yükselmesi ile Simav grabeninin kırık sistemleri gelişmeye başlarken, sahada bu kırık sistemlerine bağlı olarak gelişen tektonik hatlar gözlenmektedir. Bu tektonik hatlar bir bütün olarak belli bir doğrultu vermemektedir. Çalışma sahasının doğu kısmında, Sevinçler köyü güneyi, Çalça Tepe ve Mudullu kayası civarıdaki tektonik hatlar, yoğunluklu olarak litolojik kontrollu gelişmişlerdir. Bu lokasyonlarda herhangi bir alterasyon görülmemektedir. İnceleme alanında K-G, KB-GD ve KD-GB yönlü tektonik hatlar görülmektedirler. Silisleşme ve killeşme alterasyonları K-G ve KD-GB tektonik hatlarda görülmektedir. Silisleşme birçok lokasyonda görülürken killeşme ise İkizce Derede ve Koca Deredeki olası tektonik hatta görülmektedir. Karşıbağ Tepe de silisleşme görülmekle beraber, bu tektonik hatta bağlı olarak heyelan oluşmuştur. Buna bağlı olarak sahada Tmk içinde heyelan gölü oluşmuştur. Yağgüneyi Sırtı civarında da heyelanlar görülmektedir. Sahada gelişen alterasyonlar, dokanaklarda görülen küçük ölçekte 3-4 lokasyon dışında, yoğun bir şekilde K-G, KD-GB doğrultular boyunca gelişen 30
44 tektonik hatlarda görülmektedirler. KB-GD ve D-B yönlü gelişen tektonik hatlar boyunca alterasyonlar görülmemektedir Maden Jeolojisi Alterasyon ve Doku Çalışma sahasında en yaygın gelişen silisleşme ve yer yer killeşme alterasyonu ayırtlanan litolojik birimleri, renk, doku ve minerolojik bileşim olarak değişikliğe uğratmamıştır. Sadece sahanın G inde Karaçam mevkiinde tektonik hat boyunca gelişen silisleşmenin içinde bulunduğu Budağan kireçtaşını yer yer silisleştirmiş ve ornatım dokuları gelişmiştir (Şekil 4.10). Hidrotermal alterasyonlar, genellikle fay zonları boyunca gelişen kırıkçatlaklar ve yer yer dokanaklar boyunca gelişmiştir. Alterasyona maruz kalan kayaçların yer yer ilksel özelliklerini yitirdikleri gözlenmektedir. 1/ ölçekli jeoloji ve jeokimyasal çalışmada gözlenen altersayonlar makroskopik olarak tanımlanarak haritalanmaya çalışılmıştır. Sahada tanımlanan farklı alterasyonlar, egemen alterasyondan daha az gözlenene doğru tanımlanmış ve mümkün olduğunca farklı zonlardan örneklemeler yapılmıştır. Şekil Sahanın G inde Kireçtaşların silisleşmelerinden bir görünüm 31
45 Silisleşme / Kalsitleşme Çalışma sahası içerisinde en yaygın olarak gözlenen alterasyon türüdür. Alterasyon, sahada gözlenen litolojik birimler içerisinde yalnızca, riyolit ve riyodasit oluşan Akdağ volkanitleri (Tma) dışında tüm litolojik birimler içerisinde tektonik hatlar boyunca ve yer yerde dokanaklarda gelişmektedir. Silisleşmelerde makro olarak epitermal sistemlerde görülen doku özellikleri görülmektedir. Sahanın Kuzeyinde Çalca Tepe, Çakmakkaya Sırtı ve Anılgan Sırtında Jasperoid, kalsedonik silika ve silisleşmeler K-G, KD-GB tektonik hatlar boyunca gözlenmektedir (Şekil 4.11 ve 4.12). Şekil Çalça Tepenin güneyindeki Kalsedonik döküntüler 32
46 Şekil Çakmakkaya Sırtındaki silisleşmeler Bakış Yönü GB Şekil Kireçtaşlarında gelişen ornatım dokuları, limonitleşme ve hemetit leşmeler Sahanın Güney kısmında bulunan Sivri Tepe, Yağgüney Sırtı, Koca Dere, Karşıbağ Tepe, Karaçam Sırtı ile sırtın G/GD sunda yaygın olarak görülen silisleşmelerde aynı şekilde K-G ve KD-GB tektonik hatlarda gelişmişlerdir. Bu silisleşmelerde kalsedonik yapılarla beraber, açık boşluk dokularından tarak, bantlı 33
47 yapılardan yollu ve kolloform, binek dokulardan ornatım, yer yer kafes ve breşik dokular görülmektedir (Şekil 4.13, 4.14, 4.15, 4.16). Silisleşmelerin görüldüğü lokasyonlarda yer yer yoğun limonit ve hematitleşme gözenmekle beraber, saçınım halde ve sıvama şeklinde yer yer okside olmuş piritler gözlenmektedir. Piritler silis zonları içerisinde gelişen Q damar/damarcıklarında da görülmektedirler. Sahanın güneyinde yer yer kafes yapısı oluşturan, silisleşmelerlede görülen damar ve damarcık halinde kalsit gelinimleri gözlenmiştir. Silisleşmelerin içerisinde yoğun olmamakla beraber dentritik yapılar ve sıvama şeklinde mangan boyamları görülmektedir. Koca Derede gelişen silis zonu içerisindeki breşik kısımda ikincil olarak gelişen Azurit ve Malahit (Şekil 4.17), kalsedonik silikanın olduğu kısımlarda ise eser halde zinober, sahanın genelinde tek bir lokasyonda barit örneği görülmüştür. Şekil Kireçtaşlarında gelişen ornatım dokuları 34
48 Şekil Kireçtaşlarında gelişen kafes yapılar Şekil Karaçam mevkiinde gelişen breşik yapılar 35
49 Şekil Koca Dere tabanında gözlenen breşik yapılar Sahada Metamorfikller içerisinde (PЄK) Şistlerin hakim olduğu kısımlarda özellikte Koca derenin tabanına yakın yerlerde yaklaşık 30 cm kalınlıklarda yüzeysel limonitleşmiş ve okside olmuş pirit taneli segregasyon kuvars damarları şistozite düzlemleri parelel bir şekilde görülmektedirler Killeşme Sahada silisleşme ile beraber zon oluşturan ikinci bir alterasyon tipidir. Özellikle sahanın güney kısmında toprak gelişimi ve bitki örtüsü yoğun olduğu için gözlenememiştir. Killeşmenin yoğun olduğu kısımlar İkizce Dere ve Yaran Tepenin KB sında Koca Dere yamacındadır (Şekil 4.17). Alterasyon sahada beyaz-krem renkte görülmekte olup, makro olarak alunit ve kaolen olarak tanımlanmıştır Sahada alınan 12 adet numunede yapılan XRD analiz sonuçlarına göre kuvars, kaolinit, feldspat, alunit, mika ve karışık tabakalı kil grubu mineralleri olarak tanımlanmışlardır. (EK.4) 36
50 Şekil Metamorfikler içerisinde gelişen killeşme Limonitleşme / Hematitleşme / Kloritleşme / Epidotlaşma Bu alterasyonlar, saha çalışmalarında yapılan incelemer sonuçunda haritalanabilecek büyüklükte bir zon teşkil etmemektedirler. Limonitleşme hematitleşme sahada sarımsı, kahverengimsi renkte gözlenmektedir. Yüzeysel ve kırık-çatlak sistemlerinde dolgu şeklinde görülmektedir. Limonitleşme ve hematitleşmenin yoğun olduğu kısımlarda ornatım dokuları, yer yer mangan sıvamaları görülmektedir (Şekil 4.9 ve 4.13). Kloritleşme ve epidotlaşma ise yer yer killeşmenin yoğun olduğu kısımlarda görülmekle olup, sahadaki metamorfikler içerisindeki mafik minerallerin alterasyonu sonuçu gelişmişlerdir Madencilik Tarihçesi Çalışma sahasında geçmişte madencilik yapıldığını gösteren herhangi bir iz bulunmamaktadır. 37
51 Cevherleşme İnceleme alanında metamorfikler, kireçtaşı, kumtaşı, kiltaşı, silttaşı ve ignimbiritler içerisinde gözlenen hidrotermal alterasyon ürünü olan silisleşme ve killeşmenin karekteri ve olası bir cevherleşme hidrotermal aktivitenin düşük sıcaklık ( c) kısmını teşkil eden epitermal tip cevherleşmelerle benzerlik göstermektedir Epitermal sistemler; -Yüzeye yakın sığ derinliklerde ve düşük sıcaklıklarda (<300 ºC) oluşmuş hidrotermal oluşumlar epitermal olarak tanımlanır. -Epitermal sistemlerin üst zonlarında değerli metaller (Au-Ag), alt zonlarında Cu-Pb-Zn cevherleşmeleri ekonomik önem taşır. - Epitermal cevherleşmeler kırıntılı yada karbonat kayaçlarda, çoğunluklada volkanik kayaçlarda (riyolit, dasit, andezit) yer alır. -Günümüzde, epitermal cevherleşmelerin oluşumunu sağlayan akışkanların, daha çok meteorik kökenli olduğu hakkındaki görüşler ağırlık kazanmaktadır. -Cevherleşmenin yerleşimini tektonik zonlar kontrol eder. Ayrıca, yan kayaçların gözeneklilik ve geçirgenliği de akışkanların hareketinde önemli rol oynar -Epitermal sistemlerde kıymetli metallerin (Au) taşınmasının, bünyesinde önemli miktarlarda çözünmüş gazlar bulunduran çözeltiler içinde, bisülfitli bileşikler yada klorürlü bileşikler şeklinde olduğu düşünülmektedir. Çökelimi ise, çözeltinin buhar basıncının, toplam basıncı aştığı noktada kaynamanın başlaması ile gerçekleşir. -Araştırmalar sonucunda epitermal kıymetli metal yatakların oluşmasında ph ı nötre yakın, düşük tuzluluk oranına sahip çözeltilerin rol oynadığı saptanmıştır. Bazı iz elementlerin (W, Mo gibi) varlığı ya da yokluğu kaynak kayacın özelliklerine bağlıdır. Elementler derinlik ve alterasyon tipiyle konumsal ilişki içindedirler. (Şekil.4.50) 38
52 Cevherleşme Mineralleri Çalışma sahasında cevher mineralleri makroskopik olarak yaygın bir şekilde gözlenememektedir. Alınan parlatma numunelerinde yapılan analizlerde bu gözlemi desteklemektedir ( EK.5). Sahanın güneyinde Karaçam sırtında Silisleşmenin bantlı dokular yaptığı yerlerde sıvama ve tanesel olarak pirit taneleri, hematitleşmenin yoğun olduğu yerlerde mangan dentritik yapıları gözlenmektedir. Opal ve kalsedonik yapıların olduğu yerlerde pirit ile beraber yer yer eser halde zinober eşlik etmektedir. Fay zonlarında ve ornatım dokuların olduğu yerlerde ikincil olarak geliştiği gözlenen malahit ve azurit sıvamaları gözlenmektedir Sahada yapılan çalışmaları desteklemek amaçıyla dere sedimanlarından 16 adet ağır mineral numunesi alınmıştır. Ağır mineraller, yoğunluğu yüksek olan, yoğunlukta baz olarak kuvarsın yoğunluğu (D:2.67 gr/cm³) alınmakta olup bunun üzerinde olanlar ağır mineraller sınıfına dahil edilmektedirler. Alınan numuneler sedimanların nereden kaynaklandığını bulmamıza yardımcı olurlar. 5 kğ ağırlığındaki numuneler bateleme yöntemiyle, hafif minerallerin atılması ve ağır minerallerin bate tabanında konsantre edilmesi ile numune ağır mineralce zenginleştirilir. Konsantre numuneler binoküler altında kontrol edilerek değerlendirilmiştir (Çizelge 4.1). Bu bate numunelerinde elde edilen sonuçlardan 2 adet numuneden Altın tanelerin yakalanması olası bir cevherleşmeye bağlı olarak Altının taşınıp sedimanlar içerisinde zenginlşetiğini göstermektedir. 39
53 Çizelge 4.1. Ağır mineral numunelerin bate yöntemi ile değerlendirilmesi Num. No Pafta No Açıklama J21-d J21-d J21-d J21-d J21-d J21-d J21-d J21-d J21-d J21-d J21-d J21-d3 Bol limonit-hematit-manyetit, zinober, galenit, rutil, çok az zirkon Bol limonit-hematit, zinober, 2 Au tanesi (1/40 mm), 1-2 galenit, bolca zirkon ve rutil, az pirit, Bol limonit-hematit, zirkon, manyetit, çok az pirit, bol zinober, eser kalkopirit Bol limonit-hematit, zirkon, 1 adet elektrum, çok az antimonit ve zinober, az miktarda galenit Bol limonit-hematit, eser zinober, birkaç tane antimonit, Az manyetit, bolca zirkon, çok az sfen, çok çok az zinober Çok bol limonit-hematit, eser miktarda zinober, çok az pirit ve arsenopirit Çok bol zirkon ve limonit, az manyetit, 2 adet 1/40 mm büyüklüğünde antimonit 2 adet 1/40 mm Au tanesi, bol miktarda zirkon, az miktarda limonit-götit Bol olarak zirkon, manyetit, oksitlenmiş pirit, 2 adet 1/20 mm büyüklüğünde antimonit, çok az anglezit 4 adet 1/40 mm zinober, az anglezit, manyetit, bol zirkon Bolca zirkon, manyetit, limonit, 2 adet küçük pirit, 4 adet zinober J21-d3 Bolca manyetit ve zirkon J21-d J21-d J21-d3 4 adet galenit, 1 adet antimonit, çok az oksitlenmiş pirit, bol zirkon ve manyetit 1adet 1/30 mm pirit, 3 adet 1/40 mm antimonit, 1 adet 1/40 mm galenit, bol zirkon ve manyetit 1 adet 1/60 mm antimonit, 6 adet zinober, bolca manyetit-limonit, 5 adet pirit ve zirkon 40
54 4.5. Jeokimya Çalışmaları Kayaç Jeokimyası Çalışma sahasında,1/ lik maden jeolojisi harita yapımı ve sistematik şekilde 50x100 profillerde toprak numunesi alımı esnasında ve sahanın değişik kesimlerinden mostra, yol yarması gibi uygun görülen yerlerden kayaç örnekleri alınmıştır. Alınan kayaç örnekleri için istatiksel bir değerlendirmeye gidilmemiştir. Saha gözlemlerinde doku ve alterasyon olarak devamlılık gösteren Sarıçukur Derenin güneyindeki silis zonunda 5 adet profil hatta 2 m aralıklarla oluk numune alındı. Hatlar boyunca yer yer kayaç mostrası olmadığı için numune alınmamıştır. Sahanın genelinde, değişik kaya türünü, damar-damarcıkları, alterasyon ve dokuyu temsil edecek şekilde alınan toplam 208 adet jeokimyasal kayaç örneği alındı. Alınan numuneler sahadaki alterasyon ve cevherleşmenin yorumlanmasında önemli rol oynamıştır. Örnekler her zaman mostradan alınmıştır. Bu örneklere ait analiz değerleri Ek:1 de verilmiştir. Sahada makroskopik olarak yapılan gözlem sonuçlarına göre 25 adet kayaç numunesinden sadece Hg (civa) analizi istenmiştir (Çizelge 4.9) Bakır Çalışma sahasında alınan kayaç analiz sonuçları, toprak örnekleri için saptanan 100 ppm değeri baz alınarak 100 ppm ve üzeri bakır değerleri yorumlanmaya çalışılmıştır. Bakır için 208 örnekten 100 ppm den yüksek 7 değer değer saptanmıştır. En yüksek değeri D nolu örnek vermiştir. Bu örnek silisli, malahit, azurit ve mangan sıvamanların olduğu fay breşinden alındı (Çizelge 4.2) Kurşun Çalışma sahasında alınan kayaç analiz sonuçları, toprak örnekleri için saptanan 60 ppm değeri baz alınarak 60 ppm ve üzeri kurşun değerleri 41
55 yorumlanmaya çalışılmıştır. Kurşun için 208 örnekten 60 ppm den yüksek 24 değer saptanmıştır. En yüksek değeri D nolu örnek vermiştir. Bu örnek silisli, malahit, azurit ve mangan sıvamanların olduğu fay breşinden alındı (Çizelge 4.3). Çizelge 4.2. Sahada yüksek Cu değeri veren kaya örneklerine ait özellikler. Örnek No Y koordinat X koordinat Özellikler Cu (ppm) D sil-mlht-azrt-man D lim-hem-man-py-sil-azurit 1600 D lim-hem-mlh-sil-breşik 1300 D sil-man-hem-dmr sil-lim-hem 358 D lim-py-sil-hem-dmr-breşik 190 DS sil-lim-hem 175 Çizelge 4.3. Sahada yüksek Pb değeri veren kaya örneklerine ait özellikler. Örnek No Y koordinat X koordinat Özellikler Pb (ppm) D sil-mlht-azrt-man-breş 800 DS sil 380 DS sil-lim-hem-py 320 D lim-hem-py-sil-cal-dmr 280 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 200 DS lim-hem- breşik-q-dmr 173 DS sil-lim-hem-kalsedon 126 DS sil-lim-hem-kalsedon 125 DS sil-lim-hem sil-lim-hem 123 DS sil-lim-hem- breşik 113 D lim-hem-sil-breşik-kalsedonik 96 DS sil-lim-hem- breşik-py sil-lim-hem 92 DS sil-lim-hem- breşik 90 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 88 DS sil-lim-hem- breşik 82 D lim-hem-sil-breşik 80 DS sil-breşik-py-q-dmr 78 42
56 DS sil-lim-hem- breşik 74 DS sil-lim-hem-py-breşik-q-dmr 70 D sil-lim-hem-klorit-breşik 70 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 70 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 67 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr Çinko Çalışma sahasında alınan kayaç analiz sonuçları, toprak örnekleri için saptanan 60 ppm değeri baz alınarak 100 ppm ve üzeri çinko değerleri yorumlanmaya çalışılmıştır. Çinko için 208 örnekten 100 ppm den yüksek 38 değer saptanmıştır. En yüksek değeri DS5-23 nolu örnek vermiştir. Bu örnek limonitli, hematitli, piritli kireçtaşlarında ornatım dokuların görüldüğü silisli zondan alındı (Çizelge 4.4) Arsenik Çalışma sahasında alınan kayaç analiz sonuçları, toprak örnekleri için saptanan 500 ppm değeri baz alınarak 500 ppm ve üzeri arsenik değerleri yorumlanmaya çalışılmıştır. Arsenik için 208 örnekten 500 ppm den yüksek 42 değer saptanmıştır. En yüksek değeri D nolu örnek vermiştir. Bu örnek, yoğun piritli, kırık-çatlakları limonitli, hematitli, Jkb-Tmk tektonik dokanakta gelişen az silis zonundan alındı (Çizelge 4.5) Antimuan Çalışma sahasında alınan kayaç analiz sonuçları, toprak örnekleri için saptanan 60 ppm değeri baz alınarak 60 ppm ve üzeri arsenik değerleri yorumlanmaya çalışılmıştır. Arsenik için 208 örnekten 60 ppm den yüksek 69 değer saptanmıştır. En yüksek değeri DS5-23 nolu örnek vermiştir. Bu örnek limonitli, 43
57 hematitli, piritli kireçtaşlarında ornatım dokuların görüldüğü silisli zondan alındı (Çizelge 4.6) Çizelge 4.4. Sahada yüksek Zn değeri veren kaya örneklerine ait özellikler. Örnek No X koordinat Y koordinat Özellikler Zn (ppm) DS sil-lim-hem-py 1200 DS sil-lim-hem 1110 DS sil-lim-hem-breşik-py-q-dmr 550 DS sil-lim-hem 444 DS sil-lim-hem- breşik-py 400 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 395 D sil-lim-hem-breşik 374 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 335 DS sil-lim-hem- breşik 326 DS sil-lim-hem- breşik 242 DS sil-lim-hem- breşik 218 DS sil-lim-hem-kalsedon 214 DS sil-breşik-py-q-dmr 202 DS lim-hem- breşik-q-dmr 200 DS sil-lim-hem- breşik 197 DS sil-lim-hem-kalsedon 197 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 193 DS sil-lim-breşik 190 DS lim-hem-kil 184 DS lim-hem 173 D lim-hem-sil-breşik-kalsedonik 160 DS5-37A sil-lim-hem-breşik 143 DS lim-hem 134 DS sil-lim-hem 132 DS sil-lim-hem- breşik-py-q-dmr 126 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr sil 118 D lim-hem-sil-breşik 118 DS sil-lim-hem- breşik 112 D lim-hem-sil-breşik 107 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr
58 DS sil-lim-hem- breşik 107 D kil-lim-hem-sil-breş 102 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 102 DS sil 102 DS sil-lim-hem-breşik 102 DS sil-breşik-py-q-dmr 102 DS sil-lim-hem- breşik 100 Çizelge 4.5. Sahada yüksek As değeri veren kaya örneklerine ait özellikler. Örnek No Y koordinat X koordinat Özellikler As (ppm) D sil-py-lim-hem kil-lim-sil sil-kalsedonik sil-breşik kalsedonik 1162 DS sil-lim-hem- breşik-py-q-dmr 1230 D sil-man-hem-dmr kil-lim 1150 DS sil-lim-hem- breşik 1130 D sil-lim-py-hem-breşik 1060 DS sil-lim-hem-py 1060 DS sil-lim-hem- breşik 1000 D sil-q-kil 990 DS sil-breşik-py-q-dmr sil-py-breşik 900 D lim-py-sil-hem sil-py-kalsedonik 825 D lim-hem-sil-breşik sil-breşik-py 777 DS sil-lim-hem- breşik-py 750 DS sil-lim-hem- breşik 730 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 730 D sil-lim-hem-klorit-breşik 720 DS5-37A sil-lim-hem-breşik kil-breşik-py sil-breşik-hem
59 sil-lim-hem sil-py-kalsedonik 654 D lim-hem-mlht-sil-breşik 650 D sil-py-klrt-kalsednk 616 D lim-hem-sil-breşik-kalsedonik 590 D sil-lim-hem-kil-klrt 585 D sil-mlht-azrt-man-breş 580 D sil-lim-hem- breşik 577 DS sil-lim-hem- breşik 550 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 540 D sil-lim-hem-klrt-py-q-dmr 535 DS sil-lim-hem- breşik 530 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr sil-py-kalsedonik 514 D kil-lim-hem-sil-breşik 505 DS sil-lim-hem- breşik 500 Çizelge 4.6. Sahada yüksek Sb değeri veren kaya örneklerine ait özellikler. Örnek No Y koordinat X koordinat Özellikler Sb (ppm) DS sil-lim-hem-py 3300 D sil-mlht-azrt-man-breş 1800 DS lim-hem- breşik-q-dmr 780 D lim-hem-mlh-sil-breşik 610 D lim-hem-sil-breşik-kalsedonik 600 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 596 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 594 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 575 DS sil-breşik-py-q-dmr kalsedonik 493 DS sil-lim-hem- breşik 456 D lim-hem-sil-breşik 430 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 360 DS sil-breşik-py-q-dmr 320 DS sil-lim-hem- breşik-py-q-dmr 310 DS sil-lim-hem- breşik-py 278 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr
60 DS5-37A sil-lim-hem-breşik 266 DS lim-hem- breşik-q-dmr 265 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr 265 DS sil-lim-hem- breşik 256 D sil-lim-hem- breşik 254 DS sil-lim-hem- breşik 238 DS sil-lim-hem-breşik-py-q-dmr 226 DS sil-lim-hem- breşik-q-dmr Molibden Çalışma sahasında alınan kayaç analiz sonuçları, toprak örnekleri için saptanan 5 ppm değeri baz alınarak 5 ppm ve üzeri molibden değerleri yorumlanmaya çalışılmıştır. Molibden için 208 örnekten 5 ppm den yüksek 7 değer saptanmıştır. En yüksek değeri D nolu örnek vermiştir. Bu örnek limonitli, hematitli, piritli, boşluk ve bantlı dokulu, yer yer breşik görünümlü, az killi silis zonundan alındı (Çizelge 4.7). Çizelge Sahada yüksek Mo değeri veren kaya örneklerine ait özellikler. Örnek No Y koordinat X koordinat Özellikler Mo (ppm) D sil-lim-hem-py-breşik-kil 10 D sil-lim-hem-py-breşik-kalsedon kil-lim-sil kalsedonik 6 D sil-lim-hem- py sil-lim-hem 5 D kil-lim-hem-sil-breşik Gümüş Çalışma sahasında alınan kayaç analiz sonuçları, toprak örnekleri için saptanan 1 ppm değeri baz alınarak 1 ppm ve üzeri gümüş değerleri yorumlanmaya 47
61 çalışılmıştır. Gümüş için 208 örnekten 1 ppm den yüksek 18 değer saptanmıştır. En yüksek değeri D nolu örnek vermiştir. Bu örnek kılcal kuvars damarcıkların gözlendiği silis damarından alındı (Çizelge 4.8) Altın Çalışma sahasında alınan kayaç analiz sonuçları, toprak örnekleri için saptanan 40 ppb değeri baz alınarak 40 ppb ve üzeri molibden değerleri yorumlanmaya çalışılmıştır. Molibden için 208 örnekten 40 ppb den yüksek 7 değer saptanmıştır. En yüksek değeri D nolu örnek vermiştir. Bu örnek limonitli, hemetatli, piritli, az kloritli yer yer breşik, kalsedonik yapıdaki silis zonundan alındı (Çizelge 4.10.). Çizelge 4.8. Sahada yüksek Ag değeri veren kaya örneklerine ait özellikler. Örnek No Y koordinat X koordinat Özellikler Ag ppm D sil-q-dmr 40 D sil-q-dmr sil-breşik sil-kalsedonik 6.3 D sil-lim-hem-klorit-breşik 5.7 D sil-lim-hem-py-q-dmr 5 D sil-mlht-azrt-man-breş sil-breşik-py sil-py-breşik 2.5 D lim-hem-mlht-sil-breşik 2.2 D sil-lim-py-q-dmr sil-lim-hem sil-py-breşik-kalsedonik kalsedonik 1.5 D lim-py-sil-hem-breşik sil-py-breşik-kalsedonik sil-breşik-py 1.1 D sil-lim-hem-py-man-klrt-q-dmr
62 Çizelge 4.9. Sahada yüksek Au değeri veren kaya örneklerine ait özellikler. Örnek No Y koordinat X koordinat Özellikler Au (ppb) D lim-hem-sil-py-klort-brşk-kalsd 2150 D lim-hem-mlh-sil-breşik 2100 D sil-lim-hem-py-q 710 DS sil-lim-hem 200 D sil-kalsedonik 100 D lim-py-sil-hem-breşik 60 D sil Civa Çalışma sahasında alınan toprak ve kayaç numuneleri sırasında makroskopik olarak yapılan gözlemler sonuçunda 16 adet numuneden Hg analizi yapılmıştır (Çizelge 4.10). Yapılan değerlendirmelerde, Hg değerleri As ve Sb değerleri ile yer yer ise kıymetli metallerle (Ag,Au) birliktelik gösterdiği görülmüştür. En yüksek değeri D nolu örnek vermiştir. Bu örnek Metamorfik ile neojen dokunağında gelişen limonitli, hematitli, piritli ve yer yer breşik özellikteki silis zonundan alındı. Çizelge Çalışma sahasından alınan Hg örneklerine ait özellikler. Örnek No Y koordinat X koordinat Özellikler Hg (ppb) D sil-lim-hem- py 3395 D sil-lim-hem-breşik 2565 G sil-lim-kalsedonik 1950 D sil-kalsedonik 1920 H sil-lim 1661 H sil-lim 1275 D sil-lim-hem- breşik 1110 G sil-lim-hem 1049 D sil-lim-hem- breşik 810 E sil-lim-hem 715 E sil-lim-hem-kalsednik 698 D sil-kalsedonik 630 C sil-lim-hem 376 F sil-lim-hem-py-kalsednik
63 F sil-lim-hem 286 D sil-q-dmr 167 D sil-lim-hem-py 155 D sil-lim-hem-py 147 E lim-hem 115 C lim-hem 114 G sil-lim-hem 96 H sil-lim-hem 88 F sil-lim-hem 76 D sil-kalsedonik - D sil-kalsedonik Toprak Jeokimyası Jeokimyasal toprak örnekleri için sahanın genelinde bağ-bahçe ve tarlanın olmadığı, toprağın geliştiği yerlerden 50x100 m. aralıklı profil hatlarından toproğraf yardımıyla belirlenen noktalarda, toplam 1148 noktandan örnek alındı. Toprak örnekleri belirlenen standartlarda bitki kökleri ve kalıntılarının en az olduğu B zonundan, 2-20 cm lik derinliklerden alındı. Alınan numuneler, uygun koşullarda içerisindeki ıslaklık ve nem alındıktan sonra 80 mesh lik eleklerden elendikten sonra 200 gr lık numune kavanozlarında muhafaza edilerek analiz hazır hale getirilmişlerdir. Analiz sonuçlarına göre elementlerin istatiksel olarak değerlendirilmesinde ve anomali dağılım haritalarının hazırlanmasında dedeksiyon limitinin altında kalan değerlerde Cu<5 için 3, Pb<10 için 5, Zn<10 için 5, As<20 için 10, Sb<10 için 5, Mo<5 için 3, Ag<1 için 0.5, Au<40 için 20 değerleri esas alınmıştır. Analiz sonuçlarında dedeksiyon limitinin üzerinde Cu<5 için 1085, Pb<10 için 1056, Zn<10 için 1145, As<20 için 1075, Sb<10 için 656, Mo<5 için 27, Ag<1 için 72, Au<40 için 36 adet analiz değeri elde edilmiştir. Elde edilen aniliz sonuçlarına göre (EK.2), sahanın anomali dağılım haritası çizilirken eşik değerlerde göz önünde bulundurularak Cu için 100 ppm, Pb için 60 ppm, Zn için 100 ppm, As 50
64 için 500 ppm, Sb için 60 ppm, Mo için 5 ppm, Ag için 1 ppm ve Au içinde 40 ppb baz alınarak çizilmiştir. Analiz edilen elementler histoğram eğrileri, kümülatif frekans eğrileri, olasılık eğrileri ve frekans dağılım tabloları kullanılarak irdelenmiş ve saha gözlemleri dikkate alınarak yorumlanmıştır. Toprak jeokimya örneklerinin istatiksel değerlendirmeleri değişik litolojilere göre değil genel olarak yapılmıştır adet noktadan alınan örneklerden oluşan veri setinde, Cu-Pb-Zn-As-Sb- Mo-Ag-Au elementlerinin ortalama değer ve ortalamanın standart hatası, standart sapma değeri tanımlayıcı bilgi olarak Çizelge de sunulmaktadır. Çizelge Sahasından alınan örneklerin tanımlayıcı istatistiki özellikleri Ortalama Değişkenler Değer Std. Standart Hata Sapma Varyans Çarpıklık Basıklık Cu Pb Zn As Sb Mo Ag Au Çalışma sahası toprak örneklerinin element dağılımı ile karşılaştırma yapabilmek amacı ile aynı elementlerin yer kabuğu ortalamaları Çizelge 4.12 de verimiştir. 51
65 Çizelge Bazı elementlerin yerkabuğunda ve toprakta ortalama bulunabilirlikleri Elementler Kabuk (ppm) Ultramafik (ppm) Bazalt (ppm) Granodiyorit (ppm) Granit (ppm) Şeyl (ppm) Kçt. (ppm) Toprak (ppm) Cu Pb Zn As Sb Mo Ag Au Dağılımların logaritmik olması nedeniyle istatistiksel değerlendirmelerde en büyük ve en küçük değerlerin logaritmaları alınmış ve logaritmalar arası fark 14 e bölünerek logaritmik sınıf aralığı bulunmuş, en büyük değerli logaritmasını ulaşılıncaya kadar en küçük değerin logaritması üzerine logaritmik sınıf aralığı değerleri ilave edilerek eşit logaritmik aralıklı sınıflar oluşturulmuş daha sonra anti logaritmaları alınarak doğal sayılı sınıf sınır değerleri bulunmuştur. Toprak jeokimya örnekleri için, istatistiksel parametreler hesaplanarak (Çizelge 4.11) değerlendirme yapılmıştır. Bakır, kurşun, çinko, arsenik, antimuan molibden, gümüş ve altın için eşik değer saptanmış ve bu değer baz alınarak her element için farklı değer aralıklarından oluşan gruplamalar yapılmıştır. Bu gruplamalar, eşik değer den küçükler, ve eşik değere eklenen standart sapmalar olarak ayırtlanmıştır.. Örneğin 1.grup < ortalama+1standart sapma (eşik değer) den küçük değerler, 2.grup, ED+1 sp olup zayıf anomali, 3.grup, ED+2sp anomali, 4.grup ED+3sp yüksek anomali olarak Bu gruplara ayrı ayrı simgeler verilmiş ve kayaç örnekleriyle birlikte dağılım haritalarına işlenmiştir. Dedeksiyon limiti altında kalan analiz değerlerin hepsi dedeksiyon limitine eşitlenmiştir Bakır Analiz edilen 1148 adet toprak örneğinde en küçük bakır değeri, 5 ppm, en yüksek değer ise 910 ppm dir. Sahada 5 ppm ile 910 ppm arasında değişen değerlere 52
66 sahiptir. Dağılım haritasında orta-yüksek anomali veren 400 ppm ve yukarısında toplam 20 adet numune analiz sonuçu mevcuttur. Cu için standart sapma ppm, ortalama değer ppm ve eşik değer ppm olarak bulunmuştur (Şekil 4.22, Çizelge 4.13). Bu değer, dağılım haritası ve anomali gruplarında 100 ppm olarak kabul edilerek değerlendirilmiştir. Bakır için hazırlanan dağılım haritasında 3 farklı grup oluşturulmuştur. Bakır için oluşturulan gruplar aşağıdaki gibidir. Cu: ppm zayıf anomali Cu: ppm orta anomali Cu: 700 ppm yüksek anomali Dağılım haritası incelendiğinde, profillerdeki yüksek değerlerin, Sevinçler köyün kuzeyindeki Çalça tepesinde Jka iletmk dokanağında ve tmk içerisnde gelişen opal, kalsedonik silika ve silisleşmenin olduğu, bunun yanında piritin olduğu alterasyon zonu ile çakıştığı görülür. (Şekil 4.23) Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Cu istatistiksel parametreleri İSTATİSTİKSEL PARAMETRELER KÜMÜLATİF FREKANS TABLOSU Sınıf aralığı (ppm) Frekans Kümülatif % Ortalama % Standart Hata % Ortanca % Kip % Standart Sapma % Örnek Varyans % Basıklık % Çarpıklık % Aralık % En Büyük % En Küçük % Toplam % Say % Diğer % 53
67 Şekil Çalışma sahası Cu dağılım haritası 54
68 Şekil Çalışma sahası Cu anomali haritası 55
69 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Cu elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi 99,9 Olasilik Egrisi (Cu) Kümülatif % ppm Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Cu elementine ait olasılık eğris 56
70 Kurşun Analiz edilen 1148 toprak örneğinde en küçük kurşun değeri, 10 ppm dir. En yüksek değer ise, 645 ppm dir. Pb için standart sapma ppm, ortalama değer ppm ve eşik değer ppm olarak bulunmuştur. (Şekil 4.26, Çizelge 4.14). Bu değer, dağılım haritası ve anomali gruplarında 60 ppm olarak kabul edilerek değerlendirilmiştir. Kurşun için hazırlanan dağılım haritasında 3 farklı grup oluşturulmuştur. Kurşun için oluşturulan gruplar aşağıdaki gibidir. Pb: ppm zayıf anomali Pb: ppm yüksek anomali Pb > 450 ppm yüksek anomali Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Pb istatistiksel parametreleri İSTATİSTİKSEL PARAMETRELER KÜMÜLATİF FREKANS TABLOSU Sınıf aralığı (ppm) Frekans Kümülatif % Ortalama % Standart Hata % Ortanca % Kip % Standart Sapma % Örnek Varyans % Basıklık % Çarpıklık % Aralık % En Büyük % En Küçük % Toplam % Say % % % Diğer % 57
71 Şekil Çalışma sahası Pb dağılım haritası 58
72 Şekil Çalışma sahası Pb anomali haritası 59
73 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Pb elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi 99,9 Olasilik Egrisi (Pb) Kümülatif % ppm Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Pb elementine ait olasılık eğrisi 60
74 Çinko Analiz edilen 1148 toprak örneğinde en küçük kurşun değeri, 7 ppm dir. En yüksek değer ise, 611 ppm dir. Zn için standart sapma ppm, ortalama değer ppm ve eşik değer ppm olarak bulunmuştur. (Şekil 4.30, Çizelge 4.15). Bu değer, dağılım haritası ve anomali gruplarında 100 ppm olarak kabul edilerek değerlendirilmiştir. Çinko için hazırlanan dağılım haritasında 3 farklı grup oluşturulmuştur. Çinko için oluşturulan gruplar aşağıdaki gibidir. Zn: ppm zayıf anomali Zn: ppm yüksek anomali Zn > 500 ppm yüksek anomali Çizelge Çalışma sahası toprak örnekleri Zn istatistiksel parametreleri İSTATİSTİKSEL PARAMETRELER KÜMÜLATİF FREKANS TABLOSU Sınıf aralığı (ppm) Frekans Kümülatif % Ortalama % Standart Hata % Ortanca % Kip % Standart Sapma % Örnek Varyans % Basıklık % Çarpıklık % Aralık % En Büyük % En Küçük % Toplam % Say % % % Diğer % 61
75 Şekil Çalışma sahası Zn dağılım haritası 62
76 Şekil Çalışma sahası Zn anomali haritası 63
77 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Zn elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi 99,9 Olasilik Egrisi (Zn) Kümülatif % ppm Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Zn elementine ait olasılık eğrisi 64
78 Arsenik Analiz edilen 1148 toprak örneğinde en küçük Arsenik değeri, 20 ppm, En yüksek değer ise,3750 ppm dir. As için standart sapma ppm, ortalama değer ppm ve eşik değer ppm olarak bulunmuştur. (Şekil 4.34, Çizelge 4.16). Bu değer, dağılım haritası ve anomali gruplarında 500 ppm olarak kabul edilerek değerlendirilmiştir. Arsenik için hazırlanan dağılım haritasında 3 farklı grup oluşturulmuştur. Arsenik için oluşturulan gruplar aşağıdaki gibidir. As: ppm zayıf anomali As: ppm yüksek anomali As > 2700 ppm yüksek anomali Çizelge Sahadaki toprak örneklerin As istatistiksel parametreleri İSTATİSTİKSEL PARAMETRELER KÜMÜLATİF FREKANS TABLOSU Sınıf aralığı (ppm) Frekans Kümülatif % Ortalama % Standart Hata % Ortanca % Kip % Standart Sapma % Örnek Varyans % Basıklık % Çarpıklık % Aralık % En Büyük % En Küçük % Toplam % Say % % % Diğer % 65
79 Şekil Çalışma sahası As dağılım haritası 66
80 Şekil Çalışma sahası As anomali haritası 67
81 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden As elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi 99,9 Olasilik Egrisi (As) Kümülatif % (X 1000,0) ppm Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden As elementine ait olasılık eğrisi 68
82 Antimuan Analiz edilen 1148 toprak örneğinde en küçük Antimuan değeri, 10 ppm dir. En yüksek değer ise, 639 ppm dir. Sb için standart sapma ppm, ortalama değer ppm ve eşik değer ppm olarak bulunmuştur. (Şekil 4.38, Çizelge 4.17). Bu değer, dağılım haritası ve anomali gruplarında 60 ppm olarak kabul edilerek değerlendirilmiştir. Antimuan için hazırlanan dağılım haritasında 3 farklı grup oluşturulmuştur. Antimuan için oluşturulan gruplar aşağıdaki gibidir. Sb: ppm zayıf anomali Sb: ppm yüksek anomali Sb > 450 ppm yüksek anomali Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Sb istatistiksel parametreleri İSTATİSTİKSEL PARAMETRELER KÜMÜLATİF FREKANS TABLOSU Sınıf aralığı (ppm) Frekans Kümülatif % Ortalama % Standart Hata % Ortanca % Kip % Standart Sapma % Örnek Varyans % Basıklık % Çarpıklık % Aralık % En Büyük % En Küçük % Toplam % Say % % Diğer % 69
83 Şekil Çalışma sahası Sb dağılım haritası 70
84 Şekil Çalışma sahası Sb anomali haritası 71
85 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Sb elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi 99,9 Olasilik Egrisi (Sb) Kümülatif % ppm Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Sb elementine ait olasılık eğrisi 72
86 Molibden Analiz edilen 1148 toprak örneğinde en küçük kurşun değeri, 5 ppm dir. En yüksek değer ise, 10 ppm dir. Pb için standart sapma 0.59 ppm, ortalama değer 3.09 ppm ve eşik değer 3.68 ppm olarak bulunmuştur. (Şekil 4.42, Çizelge 4.18). Sınırlı sayıda anomali veren Mo değerleri sahanın kuzeyinde Dibekalan sırtında yoğunlaşmaktadır. Bu değer, dağılım haritası ve anomali gruplarında 3 ppm olarak kabul edilerek değerlendirilmiştir. Molibden için hazırlanan dağılım haritasında 2 farklı grup oluşturulmuştur. Molibden için oluşturulan gruplar aşağıdaki gibidir. Mo: 3-7 ppm zayıf anomali Mo > 7 ppm yüksek anomali Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Mo istatistiksel parametreleri İSTATİSTİKSEL PARAMETRELER KÜMÜLATİF FREKANS TABLOSU Sınıf aralığı (ppm) Frekans Kümülatif % Ortalama % Standart Hata % Ortanca % Kip % Standart Sapma % Örnek Varyans % Basıklık % Çarpıklık % Aralık % En Büyük % En Küçük % Toplam % Say % Diğer % 73
87 Şekil Çalışma sahası Mo dağılım haritası 74
88 Şekil Çalışma sahası Mo anomali haritası 75
89 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Mo elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi Gümüş Analiz edilen 1148 toprak örneğinde en küçük gümüş değeri, 1 ppm, En yüksek değer ise, 12 ppm dir. Gümüş için standart sapma 0.92 ppm, ortalama değer 0.62 ppm ve eşik değer 1.6 ppm olarak bulunmuştur. (Şekil 4.45, Çizelge 4.19). Bu değer, dağılım haritası ve anomali gruplarında 1 ppm olarak kabul edilerek değerlendirilmiştir. Gümüş için hazırlanan dağılım haritasında 3 farklı grup oluşturulmuştur. Gümüş için oluşturulan gruplar aşağıdaki gibidir. Ag: 1-5 ppm zayıf anomali Ag: 6-9 ppm orta anomali Ag > 9 ppm yüksek anomali 76
90 Şekil Çalışma sahası Ag dağılım haritası 77
91 Şekil Çalışma sahası Ag anomali haritası 78
92 Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Ag istatistiksel parametreleri İSTATİSTİKSEL PARAMETRELER KÜMÜLATİF FREKANS TABLOSU Sınıf aralığı (ppm) Frekans Kümülatif % Ortalama % Standart Hata % Ortanca % Kip % Standart Sapma % Örnek Varyans % Basıklık % Çarpıklık % Aralık % En Büyük % En Küçük % Toplam % Say Diğer % Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Ag elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi 79
93 99,9 Olasilik Egrisi (Ag) Kümülatif % ppm Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Ag elementine ait olasılık eğrisi Altın Analiz edilen 1148 toprak örneğinde en küçük altın değeri, 40 ppb, en yüksek değer ise, 330 ppb dir. Au için standart sapma ppb, ortalama değer ppb ve eşik değer ppb olarak bulunmuştur. (Şekil 4.49, Çizelge 4.20). Bu değer, dağılım haritası ve anomali gruplarında, dedeksiyon limitinin altında kalmayacak şekilde 40 ppb kabul edilerek değerlendirilmiştir. Altın için hazırlanan dağılım haritasında 3 farklı grup oluşturulmuştur. Altın için oluşturulan gruplar aşağıdaki gibidir. Au: ppb zayıf anomali Au: ppb orta anomali Au > 240 ppb yüksek anomali 80
94 Çizelge Sahadaki toprak örneklerin Au istatistiksel parametreleri İSTATİSTİKSEL PARAMETRELER KÜMÜLATİF FREKANS TABLOSU Sınıf aralığı (ppm) Frekans Kümülatif % Ortalama % Standart Hata % Ortanca % Kip % Standart Sapma % Örnek Varyans % Basıklık % Çarpıklık % Aralık % En Büyük % En Küçük % Toplam % Say % % Diğer % 81
95 Şekil Çalışma sahası Au dağılım haritası 82
96 Şekil Çalışma sahası Au anomali haritası 83
97 Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Au elementine ait histogram ve kümülatif eğrisi 99,9 Olasilik Egrisi (Au) Kümülatif % ppb Şekil Çalışma alanından alınan toprak örneklerinden Au elementine ait olasılık eğrisi 84
98 Korelasyon Çalışma sahasından alınan toprak ve kaya numunlerin analiz sonuçlarına göre element-element korelasyon değerleri elde edilmiştir (Çizelge 4.21 ve 4.22). Element korelasyonlarında 0 değeri ilişkisizliği, +1 değeri pozitif ilişkiyi ve -1 değeri negatif ilişkiyi tanımlamaktadır. Pozitif ilişki iki farklı element değerinin birlikte artma veya birlikte eksilmesini, negatif ilişki ise bir element değeri artarken diğer element değerinin düşmesini gösterir. Jeokimyasal kaya örneklerine ait korelasyon çizelgesi incelendiğinde elementler arasında sınırlı sayıda pozitif bir ilişki kurulduğu, daha çok ilişkisizliği ve zayıf negatif ilişki olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, Cu-Pb (0.73) ve Pb-Zn (0.52) pozitif ilişkinin olduğu yerlerde az sayıda örnekle elde edildiği görülmüştür. Çizelge Sahadaki kaya örneklerin element-element korelasyonu Cu Pb Zn As Sb Mo Ag Au Cu 1.00 Pb Zn As Sb Mo Ag Au Toprak örneklerine ait korelasyon çizelgesi incelendiğinde ise Mo dışındaki tüm elementler arası pozitif bir ilişki kurulduğu görülmektedir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre element-element korelasyonu yapılmış olup, 0.5 olanlar pozitif korelasyon olarak ele alınmıştır. Fakat yorumlanırken özellikle Au ve Ag kıymetli elementlerin yakın değerlere sahip olmaları dikkate alınmıştır. 85
99 Çizelge Sahadaki toprak örneklerin element-element korelasyonu Cu Pb Zn As Sb Mo Ag Au Cu 1.00 Pb Zn As Sb Mo Ag Au Cevher Oluşumu Çalışma sahası çeşitli cevherleşmelerin yer aldığı önemli bir metalojenik provenste yer almaktadır. Yörede değişik türde cevherleşmelerin olduğu bilinmektedir. Cevherleşmelerin büyük bir kısmı kuzeyde yer alan Eğrigöz granitik intrüzyonu ile onun dokanaklarında oluşan skarn, porfiri ve hidrotermal damar tipi cevherleşmeler şeklindedir. Ayrıca, bölgede görülen graben oluşumuna neden olan açılma rejimiyle ilgili tektonik zonlara yerleşen genç mağmatik sokulumlara bağlı damar tipi cevherleşmelerde yaygındır. Çalışma sahasında daha önceden işletilmiş olan Rahmanlar Cu-Pb-Zn cevherleşme sahasında rezerv çalışmaları, As anomali değerlerin elde edildiği yumuklar mevkinde jeotermal çıkışlar görülmekte olup, kıymetli metallere yönelik özel sektör tarafından sondaj çalışmaları yürütülmektedir. Ayrıca bölgede, Ahmetli Sb-Pb-Zn-Cu, Değirmenciler Sb, Minnetler Pb, Mumcu Hg-Au-Alunit-Kaolen, Karacalar Pb-Zn-Cu, Pınarbaşı Pb-Zn-Cu-Mo, Kestel Kaolen, Şaphane Alunit, Karakuyu Sb-Hg, Aktaş Hg-Kaolen, Eğlence-Karaçayır Hg hidrotermal cevher yatak ve zuhurları bulunmaktadır. Çalışma sahasındaki alterasyonun karekteri, dokusal özellikleri, toprak ve kayaçlardan alınan numunlerin jeokimyasal analiz sonuçları, ağır mineral çalışmaları ile yanı sıra bölgede yaygın olarak görülen ve sahanın 2 Km GB sındaki jeotermal 86
100 çıkışları hidrotermal aktivitenin düşük sıcaklık kısmını temsil eden epitermal tip oluşumlarla benzerlik göstermektedir. Epitermal sistemde element, alterasyon ve doku dağılımında düşey bir zonlanma vardır (Şekil 4.50). -en üstte As, Hg, Sb -ortada (Bonanza Zonu): Au, Ag, As az Cu, Pb, Zn -derinde (Baz Metal Zonu): Cu, Pb, Zn, ±Ag bulunur. Epitermal yatakların aranması özellikle arama sırasında göz önünde bulundurulması gereken en önemli özelliği alterasyondur. Alterasyon killi ve silisli zonlar şeklinde kendini belli eder (Şekil.4.50). Öygür (2001), Batı Anadolu daki epitermal kuvars damarlarındaki örneklerde görülen dokuları ortaya koyarak aramacılıktaki önemine dikkat çekmiştir. Epitermal yataklarda görülen dokular, sistemin düşey zonlanma seviyesi hakkında bilgi verir. Dokular açık boşluk dokuları ve gelişen olaylar sonucu oluşan binik dokular olarak gruplanır (Şekil.4.50). A-Açık boşluk dokuları; -Som kuvars (beyaz kristal kuvars) -Tarak dokusu -Bantlı dokular (yollu doku, kolloform doku, kokart doku) B-Binik dokular; -Ornatım dokusu (kuvars psödomorfları, kafes dokusu) -Breş dokuları Bazen bu doku tiplerinde birbirlerine geçişler gözlenebilir. Damarın kaynama seviyesi altındaki derin kısmında, tarak dokulu kuvars egemendir (Şekil.4.50). Kaynama seviyesinde veya hemen üzerinde, mikrokristalin kuvarslı bantlı dokular gelişir. Sığ derinliklerde hafifçe bantlı kalsedon görülebilir. Yine sığ derinliklerde karbonatlar, kalsedon veya mikrokristalin kuvars ile ornatılır (jasperoid oluşur). Epitermal damarların kıymetli metal bakımından zengin kesimleri, genelde bantlı dokuların geliştiği yerlerdir. Buralarda breşleşmelerde görülebilir. Bu zonun altında tarak dokuların geliştiği, baz metal zonu vardır (Şekil 4. 19). 87
101 Epitermal cevherleşme tipleri: A-Volkanik Yan Kayaçlı Tipler: A-1-Düşük Sülfürlü Tip A-2-Yüksek Sülfürlü Tip A-3-Alkali (Au-Tellürit) Tip A-4-Ilıca Tipi (Volkanik olmayan kayaçlardada görülebilir.) B-Karbonat (Sedimenter) Yan Kayaçlı Tip B-1-Carlin Tip C-Ultramafik Yan Kayaçlı Tip C-1-Lisvenitlerle İlişkili Tüm bu veriler ışığında sahadaki çalışmalar devam edilirken, alterasyonlar değerlendirilirken hidrotermal aktivitenin sonuçlarından biri olan epitermal sistemlerdeki yatak modellemelerine öncelik verilmesi sahadaki çalışmaların verimliliğini artıracağı gibi, Hidrotermal alterasyonun karekterini tam anlamıyla belirleyebilmek için çalışmaların daha kapsamlı bir şekilde ve derinleştirilmesi gerekmektedir. 88
102 Şekil Epitermal damar sisteminde (Buchanan, 1981) kuvars dokularının genelleştirilmiş düşey zonlanma al: alünit, kaol: kaolinit, pyr: pirit, ili: illit, ser: serisit, ad: adülarya, prop: propilit, sil: silika 89
103 90
104 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Çalışma alanıyla ilgili olarak yapılan jeolojik, petrografik ve jeokimyasal çalışmalardan elde edilen sonuçlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir. 1- Simav grabeninin yerleşimi Miyosenin hemen öncesi olup, Miyosen boyunca bölgede etkin olan kalkalkali volkanizma ve volkanizmaya bağlı hidrotermal akışkanlar graben boyunca gelişen kırık sistemlerini kullanarak Pb-Zn-Sb-Au cevherleşmelerini oluşturmuşlardır. Bunlardan baz metal cevherleşmeleri graben fayına yarı paralel kırık sistemleri içerisinde depolanmışlardır. 2- Jeokimyasal analiz için alınan 1148 adet toprak örneğinden Cu:910 ppm, Pb:645 ppm, Zn:611 ppm, As:3750 ppm, Sb:639 ppm, Mo:10 ppm, Ag:12 ppm, Au:330 ppb ve 208 adet kayaç örneğinden Cu:10500 ppm, Pb:800 ppm, Zn:1200 ppm, As:2170 ppm, Sb:3300 ppm, Mo:12 ppm, Ag:40 ppm, Au:2150 ppb en yüksek analiz değerleri elde edilmiştir. 3- Toprak numuneleri analiz sonuçları, istatistiksel olarak değerlendirilmiş, dağılım ve anomali haritları hazırlanmıştır. Anomali haritalarında Arsenik ve Antimuanın KD yönlü bir hat boyunca yoğunlaştığı görülmüştür. Ayrıca analiz sonuçlarına göre Toprak ve kaya örneklerin element-element korelasyonu yapılmıştır. Korelasyonda 0.5 ve üzerindekiler pozitif korelasyon olarak değrerlendirilmiş olup bu değerlere yakın kıymetli metal değerleride yorumlanmıştır. Kayaçta en yüksek korelasyonu veren Cu-Pb (0.73) az sayıdaki örnekten elde edildiği içn değerlendirilmemiştir. Toprakta ise Mo den dışındaki diğer tüm elementler arasınada pozitif korelasyon elde edilmiştir. 4- Çalışma alanında ana cevher mineralleri makroskopik olarak yoğun olmamakla beraber pirit ve kalkopirittir. Alınan parlatma örenklerinde benzer sonuçlar elde edilmiştir. Bu ana bileşenlerin yanı sıra, tali olarak malahit ve azurit saptanmıştır. 5- Çalışma sahasında, hidrotermal alterasyonların düşük sıcaklık yapı özelliklerini taşıyan ornatım, yollu, breşik ve ağsal damar-damarcıklı dokular gözlenmektedir. 6- Sahada Kaolen, alunit, montmorillonit, Serizit, klorit, epidot gibi hidrotermal alterasyon mineralleri belirlenmiştir. Çalışma sahasında gözlenen hidrotermal alterasyon özellikleri Epitermal tip yataklar ile benzerlik sunmaktadır. 91
105 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER 7- Araştırmada elde edilen analiz sonuçları, alterasyon, doku ve element dağılımları değerlendirilirken hidrotermal aktivitenin sonuçlarından biri olan epitermal sistemlerdeki yatak modellemelerine öncelik verilmesi bunda sonraki saha çalışmaların verimliliğini artıracaktır. 92
106 KAYNAKLAR AKDENİZ, N. VE KONAK, N., 1979a, Simav-Emet-Tavşanlı-Dursunbey-Demirci yöresinin jeolojisi: MTA Rap. Der. No AKDENİZ, N. VE KONAK, N., 1979b, Menderes Masifinin Simav Dolayındaki Kaya Birimleri ve Metabazik, Metaultramafik Kayaların Konumu, Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, c. 22, s. BEER, H., 1964, Şaphane (Kütahya) alunit yataklarının etüdühakkında ön rapor, MTA Gen. Müd.. Rapor No KHM-61, Ankara (yayımlanmamış). BOZKURT, E. AND PARK, R. G., 1994, Southern Menderes Massif: an incipient metamorphic core complex in western Anatolia, Turkey, Journal of the Geological Society, London, 151, BOZKURT E, SATIR M The southern Menderes Massif (western Turkey): geochronology and exhumation history. Geological Journal 35: BOZKURT, E. AND OBERHÄNSLİ, R., 2001, Menderes Masif (Western Turkey): structural, metamorphic and magmatic evolution a synthesis, International Journal of Earth Sciences, 89, BUCHANAN, L. J., Precious metal deposits associated with volcanic environments in the southwest. Geol. Soc. Arizona Digest, 14, CANDAN, O., 1995, Menderes Masifindeki kalıntı granulit fasiyesi metamorfizması (Relict granulite-facies metamorphism in the Menderes Massif), Turkish Journal of Earth Sciences 4, 35-55s. CANDAN,O., 1996, Çine asmasifindeki (Menderes Masifi) gabroların metamorfizması ve diğer asmasiflerle karşılaştırılması (Metamorphism of gabbros in the.ine submassif (Menderes Massif) and it comparison with other submassifs), Turkish Journal of Earth Sciences 5, s. CANDAN, O., DORA O.Ö., OBERHÄNSLİ, R., ÇETİNKAPLAN, M., PARTZSCH, J.H., WARKUS, F.C. AND DÜRR, S., 2001, Pan-African highpressure metamorphism in the Precambrian basement of the Menderes Massif, western Anatolia, Turkey, International Journal of Earth Sciences, 89, p. 93
107 CANDAN, O., HELVACI, C., BÖHLER, G., WALDER, G. VE MARK, T.D., 1990, Menderes Masifi Gördes Asmasifi, Demirci-Borlu Çevresinin Metamorfizması ve Apatit Kristallerinin Fission Track Yaş Tayinleri, MTA Dergisi, 111, s., Ankara CANDAN, O. VE DORA, Ö., 1984, Ahmetler-Üşümüş (Manisa) Dolayında Menderes Masifi Metamorfitlerinin Jeolojik ve Petrografik İncelenmesi ve Distenli Pegmatoidlerin Oluşumu, Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, c.27, 45-56s. CANDAN, O. VE DORA, Ö., 1998, Menderes Masifi nde granülit, eklojit ve mavi şişt kalıntıları: Pan-Afrikan ve Tersiyer metamorfik evrimine bir yaklaşım, Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, c.41/1, 1-35s. CATLOS, E. J., BAKER, C., SORENSEN, S. S., ÇEMEN, İ. AND HANÇER, M., 2009, Geochemistry, geochronology and cathodoluminescence imagery of the Salihli and Turgutlu granites (central Menderes Massif, western Turkey): Implications for Aegean tectonics, Tectonophysics (in press) COLLİNS, A. S. AND ROBERTSON, A. H. F., 1997, Lycian mélange, southwest Turkey: an emplaced Cretaceous accretionary complex, Geology, 25, DELALOYE, M. AND BİNGÖL, E., 2000, Granitoids from Western and Northwestern Anatolia: Geochemistry and modelling of geodynamic evolution. International Geological Review, 42, p. DİLEK, Y., WHİTNEY, D.L., Cenozoic crustal evolution in Central Anatolia: extension, magmatism and landscape development. In: Panayides, I., Xenophontos, C., Malpas, J. (Eds.), Proceedings of the Third International Conference on the Geology of the Eastern Mediterranean, September 1998, pp DORA, O. Ö., 1965, Karakoca kurşun madeni ve civarının jeolojik etüdü, MTA Gen.Müd., Rapor No 3855, Ankara (Yayımlanmamış). DORA, O. Ö., 1969, Karakoca granit masifinde petrolojik ve metalojenik etütler: MTA Dergisi, v. 73, s
108 DORA, O.Ö., CANDAN, O., KAYA, O., Koralay, E. and Dürr, S., 2001, Revision of Leptitegneisses in the Menderes Massif: a supracrustal metasedimentary origin, International Journal of Earth Sciences, 89, DORA, O. Ö., CANDAN, O., OBERHÄNSLI, R. AND DÜRR, ST., 1995, New evidence on the geotectonic evolution of the Menderes Massif. In: Pişkin, O., Ergün, M., Savaçın, M. Y. and Tarcan, G. (eds), Proceedings of International Earth Sciences Colloquium on the Aegean Region, Üzmir 1, 53-72p. ERCAN, T., 1982, Batı Anadolu nun genç tektoniği ve volkanizması: TJK Yay. ERCAN, T., 1983a, Batı Anadolu daki Senezoyik yaşlı volkanik kayaçlar ve plaka tektoniği açısından kökensel yorumları, MTA Derleme No: 7294, 135s., Ankara (yayınlanmamış) ERCAN, T., DİNÇEL, A., METİN, S., TÜRKECAN, A., VE GÜNAY, E., 1978, Uşak Yöresindeki Neojen Havzalarınınin Jeolojisi, Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, c. 21, ERCAN, T., DİNÇEL, A., TÜRKECAN, A. VE GÜNAY, E., 1977, Uşak Yöresinin Jeolojisi ve Volkanitlerinin Petrolojisi, MTA Derleme No: 6354, Ankara (yayınlanmamış) ERCAN, T., GÜNAY, E. VE SAVAŞCIN, M. Y., 1981/1982, Simav ve Çevresindeki Senozoyik Yaşlı Volkanizmanın Bölgesel Yorumu, MTA Dergisi, 97-98, s ERCAN, T., SAVAŞÇIN, Y. VE GÜNAY, E., 1983, Gediz-Simav-Emet çevresindeki Tersiyer volkanizmanın bölgesel yorumlanması: MTA Derg. 97/98 ERCAN, T. VE TÜRKECAN, A., 1984, Batı Anadolu-Ege Adaları-Yunanistan ve Bulgaristan daki plütonların gözden geçirilişi: Ketin Simpozyumu, , TJK yayını ERDOĞAN; B., 1990, İzmir-Seferihisar arasındaki İzmir-Ankara Zonun stratgrafisi ve tektonik gelişimi, Türkiye Petrol Jeologları Derneği Bülteni, 2:1-20s., Ankara ERDOĞAN; B., ALTINER, D., GÜNGÖR, T. VE ÖZER, S., 1990, Karaburun Yarımadasının Stratigrafisi, MTA Dergisi 111, 1-23s., Ankara 95
109 ERDOĞAN; B. AND GÜNGÖR, T. 2004, The Problem of the Core-Cover Boundary of the Menderes Massif and Emplacement Mechanism for Regionally Extensive Gneissic Granites, Western Anatolia (Turkey), Turkish Journal of Earth Sciences, 13, 15-36p. ERGÜN, A., 1965, Kütahya ili, Gediz ilçesi, Şaphane bucağı alunit sahası raporu, MTA Gen. Müd., Rapor No EHM-37, Ankara (yayımlanmamış). ELMACI, M. AND SEVGİL, B., 1988, Balıkesir-Sındırgı-Mumcu kaolen yatağı maden jeolojisi raporu, MTA Gen.Müd., Rapor No 8326, Ankara (yayımlanmamış). ENGİN, T., ÖZKAN. Y.Z., ŞENER F., TOPRAK F., 2000, Türkiye metalojeni haritası. GAWLİK, J., 1960, Karakoca-Simav kurşun ocağının etüdü hakkında rapor, MTA Gen.Müd., GESSNER K, RİNG U, JOHNSON C, HETZEL R, PASSCHİER C, GÜNGÖR T An active bivergent rolling-hinge detachment system: the central Menderes metamorphic core complex in western Turkey. Geology 29: GÖNCÜOĞLU, M. C., TURHAN, N., ŞENTÜRK, K., ÖZCAN, A., UYSAL, Ş. AND YALINIZ M. K, 2000, A geotraverse across northwestern Turkey: tectonic units of the Central Sakarya region and their tectonic evolution: Bozkurt, E., Wınchester, J. A. and Piper, J. D. A.(eds), Tectonics and Magmatism in Turkey and Surrounding Area. Geological Society, London, Special Publications, v. 173, pp. GÜMÜŞ, A., 1964, Important lead-zinc deposits of Turkey: Symposiumon Mining Geology and the Base Metals, CENTO, Ankara, HOLZER, H., 1954, Beyce 54/4 ve Simav 71/1 paftalarının jeolojik löveleri raporu, MTA Gen. Müd., Rapor No 2366, Ankara (yayımlanmamış). IŞIK, V., GÜRSU, S., GÖNCÜOĞLU, C. AND SEYİTOĞLU, G., 2004a, Deformational and geochemical features of syn-tectonic Koyunoba and Eğrigöz granitoids, western Turkey, 5th International Symposium on Eastern Mediterranean Geology, Thessaloniki, Greece, p. 96
110 IŞIK, V., TEKELİ O, SEYİTOGLU G Ductile-brittle transition along the Alaşehir detachment fault and its structural relationship with the Simav detachment fault, Menderes Massif, western Turkey. Tectonophysics 374: KAYA, O., 1972, Tavşanlı yöresi ofıyolit sorununun ana çizgileri: Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, v. 15, s KONAK, N., 1982, Simav dolayının jeolojisi ve metamorf kayaçlarının evrimi, İstanbul Yerbilimleri, v. 3, s KORALAY, E., DORA, O.Ö., CHEN, F., SATIR, M. AND CANDAN, O., 2004, Geochemistry and Geochronology of Orthogneisses in the Derbent (Alaşehir) Area, Eastern Part of the Ödemiş-Kiraz Submassif, Menderes Massif: Pan- African Magmatic Activity, Turkish Journal of Earth Sciences, 13, KORALAY, R., SATIR, M. AND DORA, O.Ö., 2001, Geochemical and geochronological evidence for Early Triassic calc-alkaline magmatism in the Menderes Massif, western Turkey, International Journal of Earth Sciences, 89, KÖKSOY, M. VE İLERİ, S., 1979, Batı Anadolu'daki sıcaksu çökelleri ile antimuan yatakları arasındaki jenetik ilişkiler, TÜBİTAK VI. Bilim Kongresi, Yerbilimleri seksiyonu, s LARSON, L.T. VE ERLER, A., 1992, Geologic settings and geochemical signatures of twenty-two precious metal prospects in Turkey, Yerbilimleri/Geosound, v.20. s LARSON, L.T. VE ERLER, A., 1993, Geology, geochemistry and fine-grained gold potential of western Turkey. NATO Project RG 0700 / 88, Finl Rep., 39 s (yayımlanmamış) OKAY, A. İ., 1984, Kuzeybatı Anadolu'da yer alan metamorfik kuşaklar: Türkiye Jeol. Kur.,Ketin Simpozyumu, OKAY, A. İ., 1984a, Distribution and characteristics of the northwest Turkish blueschist: Geol. Soc. London, Spec. Publ., 17, OKAY, A. İ., 1984b, Kuzeybatı Anadolu da yer alan metamorfik kuşaklar: Ketin Simpozyumu, 83-92, TJK yayını 97
111 OKAY, A. İ., 1986, High-pressure/low temperature metamorphic rocks of Turkey: Geol. Soc. Am. Memoir, no:164, OKAY, A. İ, 1989, Tectonic units and sutures in the Pontides, northern Turkey. In: Şengör, A. M. C. (eds) Tectonic Evolution of the Tethyan Region, Kluwer Academic Publications, OKAY, A.İ., 2000, Was the Late Triassic orogeny in Turkey caused by the collosion of oceanic plateau?: Bozkurt, E., Wınchester, J. A. and Piper, J. D. A.(eds), Tectonics and Magmatism in Turkey and Surrounding Area. Geological Society, London, Special Publications, v. 173, 25-41pp. OKAY, A. İ Stratigraphic and metamorphic inversions in the central Menderes Massif: a new structural model, International Journal of Earth Sciences, 89, p. OKAY, A. İ., 2007, Tavşanlı-Zonu-Torosların Dalma-Batmaya Uğramış Kuzey Kenarı, Menderes Masifi Kolokyumu, 34-38s., İzmir OKAY, A. İ. and Satır, M., 2006, Geochronology of Eocene plutonism and metamorphism in northest Turkey: evidence for a possible magmatic arc, Geodinamica Acta, 19/5, p. OKAY, A. İ. AND TÜYSÜZ, O., 1999, Tethyan sutures of northern Turkey. In: Durand, B., Jolivet, L., Horvath, F. and Seranne, M. (eds). The Mediterranean Basin: Tertiary Extension with the Alpine Orogen, Geological Society, London, Special Publications, 156, p. OKAY, A. İ., SATIR, M., MALUSKİ, H., SİYAKO, M., MONİE, P., METZGER, R. AND AKYÜZ, S., 1996, Paleo- and Neotethyan events in northwest Turkey: geological and geochronological constraints. In: Yin, A. and Harrison, M. (eds) Tectonics of Asia, Cambridge University Press, p. OKAY, A.İ., SİYAKO, M., 1993, The new position of the İzmir-Ankara Neo- Tethyan suture between İzmir and Balıkesir. In: Turgut, S. (ed), Tectonics and Hydrocarbon Potential of Anatolia and Surrounding Regions, Proceedings Ozan Sungurlu Symposium, OKUT, M., 1986, Balıkesir-Sındırgı-Düvertepe kaolen yatağı maden jeolojisi raporu, MTA Rap. Der. No: 7930,(Yayımlanmamış) 98
112 ÖYGÜR, V. 2001, Batı Anadolu dan örneklerle epitermal kuvars damarlarında görülen dokuların maden aramacılığındaki önemi, Türkiye Jeoloji Bülteni, cilt 44, sayı 2. ÖYGÜR, V., DEMİRBAŞ, M.VE BAYBURTOĞLU, B., 2002, Simav (Kütahya) yöresi tahkik jeokimya raporu: (J21, J22, K22 paftaları) MTA Derleme No: 10518, 19-21s. (Yayımlanmamış) ÖZCAN, A., GÖNCÜOĞLU, M. C. VE TURHAN, N., 1989, Kütahya-Çifteler- Bayat-İhsaniye Yöresinin Temel Jeolojisi, MTA Derleme No: 8974, 139s., Ankara (Yayımlanmamış) RİMMELÉ., G., JOLİVET, L., OBERHÄNSLI, R. AND GOFF., B., 2003, Deformation history of the high-pressure Lycian Nappes and implications for tectonic evolution of SW Turkey, Tectonoics 22, p. SEYİTOĞLU, G. 1997, The Simav Graben: An Example of Young E-W Trending Structures in the Late Cenozoic Extensional System of Western Turkey, Turkish Journal of Earth Sciences, v. 6/3, p. SOYKAL, T., TUNA, E., DEMİRAY, B., DİKMEN, H. VE ÇİL, A., 1980,Kütahya Simav-Dağardı civarı antimuan cevherleşmesi, MTA Rap. Der. No ŞENEL, M., 2007, Likya Naplarının Özellikleri ve Evrimi, Menderes Masifi Kolokyumu, 51-55s., İzmir ŞENER, M. VE GEVREK, A.İ., 1986, Simav-Emet-Tavşanlı yörelerinin hidrotermal alterasyon zonları, Jeoloji Mühendisliği, v.28, s ŞENGÖR, A. M. C. AND YILMAZ, Y., 1981, Tethyan evolution of Turkey: a plate tectonic approach.: Tectonophysics, 75, ŞENGÖR, A. M. C., YILMAZ, Y. AND SUNGURLU, O., 1984, Tectonics of the Mediterranean Cimmerides: nature and evolution of the western termination of Paleo-Tethys. In: Dıxon, J. E. and Robertson, A. H. F. (eds), The Geological Evolution of the Eastern Mediterranean. Geological Society, London, Special Publications, 17, TAŞKIN, İ., 1978, Kütahya ili, Simav ilçesi, Ahmetli köyü antimuan zuhurları: MTA Gen. Müd.. Rapor No Ankara (yayımlanmamış). 99
113 TEMİZ, U. VE IŞIK, V., 2002, Simav (Kütahya-Batı Anadolu) Güneyinde Metamorfik Kayaların Petrografik ve Yapısal Özellikleri, Cumhuriyet Üniversitesi, Mühendislik Fak. Degisi, Seri A-Yerbilimleri, c.19, s.1, 21-34s. YÜCEL, B., COŞKUN, B., DEMİRCİ, S. VE YILDIRIM, N., 1983, Simav (Kütahya) yöresinin jeolojisi ve jeotermal. Enerji olanakları, MTA Gen.Müd., Rapor No 8219, Ankara (yayımlanmamış). ZESCHKE, G., 1954, Der Simav-Graben und seine Gesteine:Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, v. 5. s
114 ÖZGEÇMİŞ 1976 yılında Ş.urfa İli, Suruç İlçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mardin de tamamladı yılında Kilis Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi den mezun oldu yılında başladığı Kocaeli Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü nü 1999 yılında bitirdi. Mezun olduğu tarihten 2004 Aralık ayına kadar özel sektörde çeşitli dönemlerde çalıştı yılında MTA Genel Müdürlüğüne Jeoloji Mühendisi olarak atandı öğretim yılı Güz döneminde Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalında Yüksek Lisans eğitimime başladı. Halen MTA Genel Müdürlüğü Maden Etüt ve Arama Dairesi, Metalik Madenler biriminde jeoloji mühendisi olarak çalışmakta. Evlidir 101
115 EKLER EK 1 Numune No: Y Koor. X Koor. Cu (ppm) Pb (ppm) Zn (ppm) As (ppm) Sb (ppm) Mo (ppm) Ag (ppm) Au (ppm) D K.5 K.10 K K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.10 K.5 40 K.10 K.5 K.1 K.40 D K.10 K K D K.5 K K.10 K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K.10 K K.5 K.1 K.40 D K K.1 K.40 D K.5 K K.5 K.1 K.40 D K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.5 K D K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 71 K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K.5 K.10 K K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K
116 D K.5 K.10 K.5 K K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K.5 K.10 K K.10 5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K D K.10 5 K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K.5 K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K.5 40 K.40 D K.5 18 K K.5 K.1 K.40 D K.5 35 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K.10 K K.5 K.1 40 D K K.5 K D K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K.5 5 K.40 D K.5 K.10 K K K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K.10 K K.40 D K.5 K.10 K K.10 K.5 K.1 K.40 D K.5 20 K K.5 2 K.40 D K.5 K.1 K
117 D K.5 K K.10 K.5 K.1 K.40 D K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.40 D K K.40 D K.5 K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.10 K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 DS K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.10 K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K
118 DS K.5 K K.10 K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 DS K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.10 6 K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.5 K.1 K.40 DS K.5 K K.10 K.5 K.1 K.40 DS K.5 K DS K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K
119 DS K K.5 K.1 K.40 DS5-37A K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.5 K.1 K.40 DS K.10 K.5 K.1 K K K.5 K.1 K K K.5 K.1 K K.5 K.10 5 K K.5 K.1 K K.5 K K.10 K.5 K.1 K K.5 K.10 K.5 29 K.10 K.5 K.1 K K K.5 K.1 K K.5 2,5 K K K.10 K.5 K.1 K K K.5 1,1 K K.5 K.1 K K.5 52 K K.5 2,5 K K K.5 K.1 K K.5 K.1 K K.5 K.1 K K.5 K.1 K K.5 K.1 K K.5 K.10 K.5 20 K.10 K.5 K.1 K K K.5 K.1 K K K.5 K.1 K K.5 13 K K.5 K.1 K K.5 6,3 K K.5 22 K K.5 K.1 K K.5 K.1 K ,5 K K K.1 K K K.5 K.1 K K.5 22 K K.5 K.1 K K K.5 K.1 K K K.5 K.1 K K.5 K.1 K K K.10 K.5 K.1 K K.5 29 K.5 19 K.10 K.5 K.1 K
120 K.5 21 K K.5 K.1 K K.5 13 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K K K.5 5 K K.5 K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K K ,6 K K.5 K.10 K.5 K.20 K.10 K.5 K.1 K K.5 31 K.5 66 K.10 K.5 K.1 K K.5 K.1 K K K.10 K.5 K.1 K K.5 K.1 K K K.5 K.1 K K.5 K.1 K K.5 K.10 K.5 26 K.10 K.5 K.1 K K.5 K.1 K K K.5 1,6 K K.5 23 K K.5 1,1 K K.5 17,2 K
121 EK 2 Nokta Cu Pb Zn As Sb Mo Ag Au Y Koor. X Koor. No (ppm) (ppm) (ppm) (ppm) (ppm) (ppm) (ppm) (ppm) C K.10 K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K K.40 D K K.40 D K K.40 D K.5 K.1 K.40 D K K.10 K.5 K.1 K.40 D K K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 E K K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.10 K.5 K.1 K.40 E K.10 K.5 K.1 K.40 E K.10 K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.10 K.5 K.1 K
122 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 K.1 K.40 E K.5 1 K.40 E K.5 2 K.40 E K E K E K.5 K.1 K.40 E K.5 K F K.5 K.1 K.40 F K.5 K.1 K.40 F K.10 K.5 K.1 K.40 F K.10 K.5 K.1 K.40 F K.10 K.5 K.1 K.40 F K.10 K.5 K.1 K.40 F K.10 K.5 K.1 K.40 F K.5 K.1 K.40 F K.5 K.1 K.40 F K K.40 F K.5 K.1 K.40 F K.5 K.1 K.40 F K.5 K.1 K.40 F K.5 K.1 K.40 F K.5 1 K.40 F K.5 K.1 K.40 F K K.40 F K.5 4 K.40 F K K.40 F K K.40 F K K.40 F K F K F K F K F K.5 K.1 40 F K.5 K.1 60 F G K.5 K.1 K.40 G K.5 K.1 K.40 G K.5 K.1 K.40 G K.10 K.5 K.1 K
123 G K.10 K.5 K.1 K.40 G K.10 K.5 K.1 K.40 G K.10 K.5 K.1 K.40 G K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 G K.5 K.1 K.40 G K.5 K.1 K.40 G K.1 K.40 G K.5 K.1 K.40 G K.5 K.1 K.40 G K.5 K.1 K.40 G K K.40 G K K.40 G K K.40 G K K.40 G G K G K G K G G K G K G K G K G G G K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.10 K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.10 K.5 K.1 K.40 H K.10 K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K.5 K.1 K.40 H K K.40 H K H H K.40 H K K.40 H K.5 K.1 K.40 H K
124 H K K.40 H K H K H K H K I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.5 K.1 K.40 I K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.5 K.1 K.40 I K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.10 K.5 K.1 K.40 I K.5 K.1 K.40 I K.5 K.1 K.40 I K K.40 I K.40 I K K.40 I I K I K.5 K.1 K.40 I K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.5 K.1 K.40 J K.5 K.1 K.40 J K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.5 K.1 K
125 J K.10 K.5 K.1 K.40 J K.5 K.1 K.40 J K K.40 J K.5 1 K.40 J K.5 1 K.40 J K.5 K.1 K.40 J K K.40 J K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K K.40 K K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K.5 K.1 K.40 K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 K K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K
126 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.10 K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 L K K.40 L K K.40 L K.5 K.1 K.40 L K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K K.10 K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.10 K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 M K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K K.10 K.5 K.1 K
127 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.10 K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 O K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K K.10 K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.10 K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 R K.5 K.1 K.40 S K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 S K K.10 K.5 K.1 K.40 S K K.10 K.5 K.1 K.40 S K K.10 K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K K.10 K.5 K.1 K.40 S K.10 K.5 K.1 K
128 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K K.5 K.1 K.40 S K K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.10 K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K K.5 K.1 K.40 S K K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 S K.5 K.1 K.40 T K K.5 K.1 K.40 T K K.5 K.1 K.40 T K K.5 K.1 K.40 T K K.5 K.1 K.40 T K K.10 K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.10 K.5 K.1 K.40 T K.10 K.5 K.1 K.40 T K.10 K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 T K.5 K.1 K.40 U K K.5 K.1 K.40 U K.10 K.5 K.1 K.40 U K K.10 K.5 K.1 K.40 U K K.5 K.1 K
129 U K K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 U K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.10 K.5 K.1 K.40 V K K.5 K.1 K.40 V K K.1 K.40 V K.5 K.1 K.40 V K.5 K.1 K.40 V K K.5 K.1 K.40 V K.5 K.1 K.40 V K.5 K.1 K.40 V K K.5 K.1 K.40 V K K.5 K.1 K.40 V K.5 K.1 K.40 V K.1 K.40 V K.5 K.1 K.40 V K.1 K.40 V K.5 K.1 K.40 V K.5 K.1 K.40 Y K.10 K.5 K.1 K.40 Y K.10 K.5 K.1 K
130 Y K K.10 K.5 K.1 K.40 Y K K.10 K.5 K.1 K.40 Y K.10 K.5 K.1 K.40 Y K K.10 K.5 K.1 K.40 Y K K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K K.5 K.1 K.40 Y K K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.1 K.40 Y K.1 K.40 Y K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Y K.5 K.1 K.40 Z K K.10 K.5 K.1 K.40 Z K K.10 K.5 K.1 K.40 Z K K.10 K.5 K.1 K.40 Z K.10 K.5 K.1 K.40 Z K.10 K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.1 K.40 Z K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 Z K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K.40 X K K.10 K.5 K.1 K.40 X K.10 K.5 K.1 K.40 X K.10 K.5 K.1 K.40 X K.10 K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K
131 X K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K.40 X K K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K.40 X K K.5 K.1 K.40 X K K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K.40 X K.5 K.1 K.40 W K.10 K.5 K.1 K.40 W K.10 K.5 K.1 K.40 W K K.5 K.1 K.40 W K.5 K.1 K.40 W K K.5 K.1 K.40 W K.5 K.1 K.40 W K.5 K.1 K.40 W K.5 K.1 K.40 W K.10 K.5 K.1 K.40 W K.5 K.1 K.40 W K K.5 K.1 K.40 W K.5 K.1 K.40 W K.5 K.1 K.40 Q K K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K K.5 K.1 K.40 Q K K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 Q K.5 K.1 K.40 A K.5 K.1 K.40 A K K.10 K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.5 K.1 K.40 A K.5 K.1 K.40 A K.5 K.1 K.40 A K.5 K.1 K
132 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.10 K.5 K.1 K.40 A K.5 K.1 K.40 A K.5 K.1 K.40 A K K.40 A K.5 K.1 K.40 AB K.5 K.1 K.40 AB K.5 K.1 K.40 AB K.5 K.1 K.40 AB K.5 K.1 K.40 AB K.5 K.1 K.40 AB K.5 K.1 K.40 AB K.5 K.1 K.40 AB K.10 K.5 K.1 K.40 AB K.10 K.5 K.1 K.40 AB K.10 K.5 K.1 K.40 AB K.5 K.1 K.40 AB K.10 K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.5 K.1 K.40 AC K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AC K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AD K.10 K.5 K.1 K.40 AD K K.10 K.5 K.1 K.40 AD K.10 K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K K.10 K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K K.1 K.40 AD K K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K.10 K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K.10 K.5 K.1 K
133 AD K.10 K.5 K.1 K.40 AD K.10 K.5 K.1 K.40 AD K.5 K.1 K.40 AD K.10 K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 50 AE K K.10 K.5 K.1 K.40 AE K.10 K.5 K.1 K.40 AE K.10 K.5 K.1 K.40 AE K.10 K.5 K.1 K.40 AE K.10 K.5 K.1 K.40 AE K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AE K.10 K.5 K.1 K.40 AE K.5 K.1 K.40 AF K.10 K.5 K.1 90 AF K.5 K.1 K.40 AF K K.5 K.1 K.40 AF K.5 K.1 K.40 AF K.5 K.1 K.40 AF K.5 K.1 K.40 AF K.5 K.1 K.40 AF K.5 K.1 K.40 AF K.5 K.1 K.40 AF K.10 K.5 K.1 K.40 AF K K.10 K.5 K.1 K.40 AF K.5 K.1 K.40 AF K.10 K.5 K.1 K.40 AF K.10 K.5 K.1 K.40 AF K K.10 K.5 K.1 K.40 AF K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AF K.10 K.5 K.1 K.40 AF K K.10 K.5 K.1 K.40 AF K K.5 K.1 K.40 AF K.5 K.1 K.40 AF K.10 K.5 K.1 K.40 AF K.10 K.5 K.1 K.40 AF K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.5 K AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K
134 AG K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K K.5 K.1 K.40 AG K K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.5 12 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AG K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AG K K.10 K.5 K.1 K.40 AG K K.10 K.5 K.1 K.40 AG K.5 K.1 K.40 AG K.5 K.1 K.40 AG K.5 K.1 K.40 AG K.5 K.1 K.40 AG K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AH K K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AH K K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AH K K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AH K K.10 K.5 K.1 K.40 AH K.5 K.1 K.40 AH K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K
135 AJ K.5 K.1 K.40 AJ K K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K.40 AJ K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K.40 AJ K K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.10 K.5 K.1 K.40 AJ K.5 K.1 K.40 AK K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AK K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.5 K.1 K.40 AK K.10 K.5 K.1 K.40 AK K K.5 K.1 K.40 AK K.5 K.1 K.40 AK K K.5 K.1 K.40 AK K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AK K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AK K K K.5 K.1 K.40 AK K.10 K.5 K.1 K.40 AK K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.10 K.5 K.1 K.40 AK K K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.10 K.5 K.1 K.40 AK K.5 K.1 K.40 AL K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AL K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AL K.5 K.1 K.40 AL K.10 K.5 K.1 K
136 AL K K.10 K.5 K.1 K.40 AL K.10 K K.40 AL K K.10 K.5 K.1 K.40 AL K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AL K.10 K.5 K.1 K.40 AL K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AL K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AL K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AL K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AL K K.5 K.1 K.40 AL K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AL K.5 K.1 K.40 AL K K.10 K.5 K.1 K.40 AL K.5 K.1 K.40 AL K.10 K.5 K.1 K.40 AL K.5 K.1 K.40 AL K.5 K.1 K.40 AL K.5 K.1 K.40 AL K.5 K.1 K.40 AN K K.10 K.5 K.1 K.40 AN K K.10 K.5 K.1 K.40 AN K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K.10 K.5 K.1 K.40 AN K K.10 K.5 K.1 K.40 AN K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AN K K.10 K.5 K.1 K.40 AN K.5 K.1 K.40 AN K K.5 K.1 K.40 AN K K.10 K.5 K.1 K.40 AN K.5 K.1 K.40 AN K.5 K.1 K.40 AN K.5 K.1 K.40 AN K.5 K.1 K.40 AN K.5 K.1 K.40 AN K.5 K AN K.5 K.1 K.40 AP K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AP K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AP K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AP K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AP K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AP K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AP K K.20 K.10 K.5 K.1 K
137 AP K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AP K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AP K.10 K.5 K.1 K.40 AP K K.10 K.5 K.1 K.40 AP K.5 K.1 K.40 AP K K.10 K.5 K.1 K.40 AP K.5 K.1 K.40 AP K K.1 K.40 AP K K.5 K.1 K.40 AP K K.5 K.1 K.40 AP K.5 K.1 K.40 AP K.5 K.1 K.40 AP K.5 K.1 K.40 AP K.5 K.1 K.40 AP K.5 K.1 K.40 AR K.10 K.5 K.1 K.40 AR K.10 K.5 K.1 K.40 AR K K.10 K.5 K.1 K.40 AR K K K.5 K.1 K.40 AR K.5 K.1 K.40 AR K.5 K.1 K.40 AR K.5 K.1 K.40 AR K.5 K.1 K.40 AR K.5 K.1 K.40 AR K.1 K.40 AR K.10 K.5 K.1 K.40 AR K.5 K.1 K.40 AR K.5 K.1 K.40 AR K.5 K.1 K.40 AS K.10 K.5 K.1 K.40 AS K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AS K K.5 K.1 K.40 AS K.5 K.1 40 AS K.5 K.1 K.40 AS K.5 K.1 K.40 AS K.5 K.1 K.40 AS K.5 K.1 K.40 AS K.10 K.5 K.1 K.40 AS K.5 K.1 60 AS K.10 K.5 K.1 K.40 AS K.5 K.1 K.40 AS K.10 K.5 K.1 K.40 AS K.10 K.5 K.1 K.40 AS K.10 K.5 K.1 K.40 AT K.10 K.5 K.1 K.40 AT K.10 K.5 K.1 K.40 AT K.10 K.5 K.1 K.40 AT K K.10 K.5 K.1 K.40 AT K.5 K.1 K.40 AT K K.10 K.5 K.1 K
138 AT K K.5 K.1 K.40 AT K K.5 K.1 K.40 AT K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AT K.5 K.1 K.40 AT K.5 K.1 K.40 AT K.5 K.1 K.40 AT K.5 K.1 K.40 AT K.5 K.1 K.40 AT K.10 K.5 K.1 K.40 AT K.5 K.1 K.40 AT K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.5 K.1 K.40 AV K K.5 K.1 K.40 AV K K.5 K.1 K.40 AV K.5 K.1 K.40 AV K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.5 K.1 K.40 AV K.5 K.1 K.40 AV K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AV K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K.40 AW K K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K
139 AW K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K.40 AW K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AW K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AX K.10 K.5 K.1 K.40 AY K.10 K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.10 K.5 K.1 K.40 AY K.10 K.5 K.1 K.40 AY K.10 K.5 K.1 K.40 AY K.10 5 K.1 K.40 AY K.10 K.5 K.1 K
140 AY K.5 K.1 K.40 AY K.5 K.1 K.40 AY K.10 K.5 K.1 K.40 AY K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.5 K.1 K.40 AZ K.5 K.1 K.40 AZ K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K.10 K.5 K.1 K.40 AZ K K.40 AZ K.5 K.1 K.40 AZ K.5 K.1 K.40 AZ K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K K.10 K.5 K.1 K.40 B K K.10 K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K K.5 K.1 K.40 B K.5 K.1 K.40 B K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.5 K.1 K.40 B K.5 1 K.40 B K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 B K.10 K.5 K.1 K.40 C K.10 6 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K
141 C K.5 K.1 K.40 C K.5 K.1 K.40 CA K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CA K K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.5 K.1 K.40 CA K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.10 K.5 K.1 K.40 CA K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CB K K.10 K.5 K.1 K.40 CB K K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CB K K.40 CB K K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.5 K.1 K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CB K.10 K.5 K.1 K.40 CC K.10 K.5 K.1 K.40 CC K.10 K.5 K.1 K.40 CC K.10 K.5 K.1 K.40 CC K.10 K.5 K.1 K.40 CC K.10 K.5 K.1 K.40 CC K.5 K.1 K.40 CC K.5 K.1 K.40 CC K.10 K.5 K.1 K.40 CC K.5 K.1 K.40 CC K.5 K.1 K.40 CC K.5 K.1 K.40 CC K.5 K.1 K.40 CC K.10 K.5 K.1 K.40 CD K.5 K.1 K
142 CD K.5 K.1 K.40 CD K.10 K.5 K.1 K.40 CD K.10 K.5 K.1 K.40 CD K.10 K.5 K.1 K.40 CD K.10 K.5 K.1 K.40 CD K.10 K.5 K.1 K.40 CD K.5 K.1 K.40 CD K.5 K.1 K.40 CD K.5 K.1 K.40 CD K.5 K.1 K.40 CD K.5 K.1 K.40 CD K.10 K.5 K.1 K.40 CD K.10 K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K.10 K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K.10 K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K K.5 K.1 K.40 CE K.10 K.5 K.1 K.40 CE K.10 K.5 K.1 K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K K.40 CE K.5 K.1 K.40 CE K.10 K.5 K.1 K.40 CE K.10 K.5 K.1 K.40 CE K.10 K.5 K.1 K.40 CE K.10 K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.10 K.5 K.1 K.40 CF K.10 K.5 K.1 K.40 CF K.10 K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.5 K.1 K.40 CF K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CF K.10 K.5 K.1 K.40 CF K.10 K.5 K.1 K.40 CF K.10 K.5 K.1 K
143 CG K.5 K.1 K.40 CG K.5 K.1 K.40 CG K.5 K.1 K.40 CG K K.10 K.5 K.1 K.40 CG K.10 K.5 K.1 K.40 CG K.10 K.5 K.1 K.40 CG K.10 K.5 K.1 K.40 CG K.5 K.1 K.40 CG K.1 K.40 CG K.5 K.1 K.40 CG K.5 K.1 K.40 CG K.5 K.1 K.40 CG K.5 K.1 K.40 CG K.5 K.1 K.40 CG K.10 K.5 K.1 K.40 CG K.10 K.5 K.1 K.40 CG K.10 K.5 K.1 K.40 CG K.10 K.5 K.1 K.40 CH K.10 7 K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CH K.10 K.5 K.1 K.40 CH K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CH K.10 K.5 K.1 K.40 CH K.10 K.5 K.1 K.40 CH K.10 K.5 K.1 K.40 CH K.5 K.1 K.40 CH K.5 K.1 K.40 CH K.5 K.1 K.40 CH K.5 K.1 K.40 CH K.5 K.1 K.40 CH K.5 K.1 K.40 CH K.10 K.5 K.1 K.40 CJ K.10 K.5 K.1 K.40 CJ K.5 K.1 K.40 CJ K.5 K.1 K.40 CJ K.5 K.1 K.40 CJ K.10 K.5 K.1 K.40 CJ K K.10 K.5 K.1 K.40 CJ K.10 K.5 K.1 K.40 CJ K.10 K.5 K.1 K.40 CJ K.5 K.1 K.40 CK K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CK K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CK K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CK K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CK K K.10 K.5 K.1 K.40 CL K K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CL K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 CL K.20 K.10 K.5 K.1 K.40 D K.5 K.1 K.40 D K K
144 EK 3 İşaretleri aşağıda yazılı 9 adet numunenin petrografik analiz sonucu: D D90078P (2009-C 14816) Altere Asidik Volkanik Kayaç Kayaç çoğunlukla altere olmuş, porfirik doku izleri izlenmektedir. Fenokristal olarak korrode olmuş, 0,48mm ortalama tane boyunda kuvars izlenmiştir. Feldispat mineralleri, (plajıyoklaz ve/veya alkali feldispat olduğu düşünülen) silisleşmiş, killeşmiş olarak izlenmiştir. Mafik mineral pseudomorfları (amfibol?) opaklaşmış, çoğunlukla iz olarak kalmıştır. Hamur çoğunlukla veya tamamen silisleşmiş, killeşmiştir. D D90098P (2009-C 14817) Altere Volkanik Kayaç Kayaç altere olmuş, kuvars fenokristalleri, mineral pseudomorfları ve hamurdan oluşmuştur. Kuvarslar korrode olmuş, temiz yüzeyli, ortalama 0,4mm tane boyundadır. Mineral pseudomorfları tamamen altere olmuştur( killeşmiş, silisleşmiş, az serisitleşmiş). Hamurda yer yer volkancamı? olduğu düşünülen, çoğunlukla killeşmiş, silisleşmiştir. D D90117P (2009-C 14819) Riyolit Örnek, porfirik dokulu olup, kuvars ve alkali feldispat fenokristalleri ve hamurdan oluşmuştur. Kuvarslar, ortalama 0,48mm tane boyunda, korrode olmuş taneler halindedir. Alkali feldispatlar, ortalama 0,4mm tane boyunda, yine korrode olmuş taneler halindedir. Hamur, çok ince taneli olup, tamamen silisleşmiş, killeşmiş, yer yer volkancamı? izleri izlenmiştir. 131
145 D D90118P (2009-C 14820) Riyolit Sferülitik dokulu örnek, kuvars, feldispat (plajıyoklaz, alkali feldispat) fenokristalleri, mafik mineral pseudomorfları (amfibol?) ve hamurdan oluşmuştur. Kuvarslar, ortalama 1,36mm tane boyunda, korrode taneler halinedeir. Feldispatlar, yer serisitleşmiş, killeşmiş olarak izlenmiştir. Ortalama tane boyu 1,6mm dir. Bazı kristallerinde hamur kapanımları izlenmiştir (elek dokusu). Mineral pseudomorfları (amfibol?, biyotit?) tamamen opaklaşmış, çoğunlukla iz olarak kalmıştır. Hamur çok ince taneli olup, sferülitler izlenmiştir (feldispat, silis mikrolitlerinin oluşturduğu). Hamurdaki volkancamı yer yer silisleşmiş, killeşmiştir. D D90121P (2009-C 14821) Riyodasit Örnek porfirik dokulu olup, kuvars, plajıyoklaz, alkali feldispat fenokristalleri, tamamen opaklaşmış mafik mineral pseudomorfları (amfibol?) ve hamurdan oluşmuştur. Kuvarslar, ortalama 0,88 mm tane boyunda, korrode taneler halindedir. Bazı tanelerinde dalgalı sönme (deformasyon etkisi ile) göstermektedir. Feldispat mineralleri 0,8mm ortalama tane boyunda (plajıyoklaz ve alkali feldispat), yarıözşekilli taneler halindedir. Çoğu kristallerinde; killeşme, opaklaşma, kloritleşme? izlenmiştir. Mafik mineral pseudomorfları, tamamen altere olmuş, bazen iz olarak kalmıştır. Hamur çok ince taneli olup, (yer yer volkancamı), silisleşmiş, killeşmiştir. Hamurda ayrıca, 1,6mm tane boyunda, silisleşmiş, opaklaşmışp, kloritleşmiş? kayaç parçası (volkanik) saptanmıştır. D D90123P (2009-C 14822) Altere Volkanik Kayaç Örnek yoğun olarak altere olmuş, yer yer porfirik dokulu olup, alterasyon nedeni ile kendi içinde breşik bir yapı sunmaktadır. Korrode olmuş kuvars, altere olmuş feldispat lataları (plajıyoklaz?), biyotit kristalleri, kayaç parçaları, yer yer temiz kalmış volkancamı parçaları ve hamurdan oluşmuştur. Hamur yoğun olarak silisifiye olmuştur. Kuvarslar ortalama 1,2mm tane boyunda, çoğunlukla temiz 132
146 kalmıştır. Kayaç parçaları ortalama 2mm-5mm ye tane boyunda porfirik dokulu volkanik kayaç parçalarıdır. Parçalar çoğunlukla opaklaşmış, epidotlaşmış, silisifiye olmuştur. Biyotitler, yarıözşekilli, ortalama 0,4mm tane boyundadır. Feldispat lataları, çoğunlukla altere olmuş, yer yer mineral izi olarak kalmıştır. D D90126P (2009-C 14823) Altere Piroklastik Kayaç Örnek parçalı bir yapıda olup, kuvars, altere olmuş feldispat kristalleri, kayaç parçaları ve hamurdan oluşmuştur. Kuvarslar, temiz yüzeyli, korrode olmuş taneler halindedir. Kayaç parçaları, metamorfik ve volkanik kökenli veya tamamen silisleşmiş kayaç parçalarıdır. Metamorfik kökenli kayaç parçaları, yönlenmiş kuvars ve/veya muskovit tanelerinden (şist?, kuvarsit?) oluşmuştur. Volkanik kayaç parçaları, porfirik dokulu izlenmiştir. Kayaç parçaları, yer yer epidotlaşmış, karbonatlaşmış ve/vaya silisleşmiştir. Hamurda yer yer devitrifiye olmuş volkancamı içinde, Y şekilli cam şekilleri izlenmiştir. Hamurda yer yer epidotlaşma izlenmiştir. D D91032P (2009-C 14824) Altere Piroklastik Kayaç Örnek parçalı yapıda olup, genel olarak karbonatlaşmış ve silisleşmiştir. Kuvars, biyotit, muskovit, opak mineral kristalleri, kayaç parçaları ve hamurdan oluşmuştur. Kayaç parçaları, çoğunlukla tamamen ve/veya kısmen silisleşmiştir. Daha az altere olmuş metamorfik kökenli (kuvarsit?) veya volkanik kökenli (porfirik dokulu) kayaç parçaları da izlenmiştir. Hamurda, yer yer devitrifiye olmuş volkancamı ve cam şekilleri izlenmiştir. Hamurda genel olarak karbonatlaşma yoğun izlenmiştir. D D91038P (2009-C 14825) Tüf Kayaç parçalı yapıda olup, feldispat kristalleri, kayaç parçalrı ve hamurdan oluşmuştur. Kuvarslar korrode olmuş taneler halindedir. Kayaç parçaları, metamorfik ve volkanik kökenlidir. Hamurda volkancamı devitrifikasyonu ve cam şekilleri izlenmiştir. 133
147 EK 4 İşaretleri aşağıda yazılı 12 adet numunenin XRD analiz sonucu: D D90102X (2009 C 14802) 1. Kuvars (ASTM No: ), 2. Alunit (ASTM No: ), 3. Çok az mika grubu mineral, 4. Çok çok az kaolinit grubu mineral. D D90108X (2009 C 14803) 1. Kuvars (ASTM No: ), 2. Mika grubu mineral, 3. Kaolinit grubu mineral, 4. Opal-CT. D D90109X (2009 C 14804) 1. Karışık tabakalı kil mineralleri, 2. Mika grubu mineral (Celadonite ASTM No: ), 3. Kuvars (ASTM No: ), 4.Az feldispat grubu mineral, 5.Çok az zeolit grubu mineral (Heulandite, clinoptilolite, analcime), 6.Çok az klorit grubu mineral, 7.Çok az amorf malzeme. D D90111X (2009 C 14805) 1. Alunit (ASTM No: ), 2. Kuvars (ASTM No: ), 3. Mika grubu mineral, 4. Kaolinit grubu mineral, 5. Çok az feldispat grubu mineral, 6.Çok az Opal-CT. 134
148 D D90115X (2009 C 14806) 1. Jarosit (ASTM No: ), 2. Feldispat grubu mineral, 3. Kaolinit grubu mineral, 4. Kuvars (ASTM No: ), 5. Az karışık tabakalı kil mineralleri, 6.Az Opal-CT, 7. Çok az zeolit grubu mineral (Heulandite, clinoptilolite). D D90116X (2009 C 14807) 1. Mika grubu mineral, 2. Kuvars (ASTM No: ), 3. Feldispat grubu mineral, 4. Çok az alunit (ASTM No: ). D D91023X (2009 C 14808) 1. Feldispat grubu mineral, 2. Kuvars (ASTM No: ), 3. Feldispat grubu mineral, 4. Çok çok az kaolinit grubu mineral. D D91026X (2009 C 14809) 1. Feldispat grubu mineral, 2. Kaolinit grubu mineral, 3. Çok az kuvars (ASTM No: ), 4. Çok az alunit (ASTM No: ), 135
149 D D91028X (2009 C 14810) 1. Kuvars (ASTM No: ), 2. Jarosit (ASTM No: ), 3. Alunit (ASTM No: ), 4. Feldispat grubu mineral, 5. Mika grubu mineral, 6. Az zeolit grubu mineral (Heulandite, clinoptilolite). D D91034X (2009 C 14811) 1. Kaolinit grubu mineral, 2. Alunit (ASTM No: ). D D91035X (2009 C 14812) 1. Kuvars (ASTM No: ), 2. Alunit (ASTM No: ), 3. Opal-CT, 4. Kaolinit grubu mineral, 5. Feldispat grubu mineral. D D91037X (2009 C 14813) 1. Kuvars (ASTM No: ), 2. Kaolinit grubu mineral. (ASTM No: ASTM Kart Numarasıdır. Grup Minerallerinde ASTM kart numarası verilmemektedir). 136
150 EK 5 İşaretleri aşağıda yazılı 4 adet numunenin Parlatma analiz sonucu: 10-D 5401 D01003C (2010 C 22821) Parlatma örneğinde az miktarda pirit ile eser miktarda manyetit ve rutil tespit edilmiştir. Piritler ince taneli, yarı özşekilli-özşekilsiz saçınımlı taneler halinde olup (en büyük tane boyu 128 mikrondur) piritlerde eser oranda markazite dönüşüm belirlenmiştir. Manyetitler yarı özşekilli-özşekilsiz olup en büyük tane boyu 53 mikrondur. 10-D 5402 D01031C (2010 C 22822) Parlatma örneğinde az miktarda limonit ile eser miktarda rutil, pirit, ilmenit saptanmıştır. Limonitler (primeri pirit olabilir) genellikle çatlak-boşluk dolgusu ve boyamalar halindedir. Piritler özşekilsiz ve ince tanelidir. İlmenit kayaç parçası? veya gang minerali? İçerisindedir. 10-D 5403 D01014C (2010 C 22823) Örnekte eser miktarda pirit (23 mikronu geçmeyen yarı özşekilli-özşekilsiz taneler halindedir ve yer yer limonitleşmişlerdir), manyetit (tek bir tane olup çubuk şekillidir) ve çatlak dolgusu limonit tespit edilmiştir. 10-D 5404 D01024C (2010 C 22824) Örnekte eser miktarda, saçınımlı, ince taneli ve genellikle bakteri formunda izlenen pirit (en büyük olanın çapı 38 mikrondur ve bazılarıda tamamen limonitleşmiştir) ve ayrıca birkaç tane kömürümsü materyal? belirlenmiştir. 137
Temel Kayaçları ESKİŞEHİR-ALPU KÖMÜR HAVZASININ JEOLOJİSİ VE STRATİGRAFİSİ GİRİŞ ÇALIŞMA ALANININ JEOLOJİSİ VE STRATİGRAFİSİ
ESKİŞEHİR-ALPU KÖMÜR HAVZASININ JEOLOJİSİ VE STRATİGRAFİSİ İlker ŞENGÜLER* GİRİŞ Çalışma alanı Eskişehir grabeni içinde Eskişehir ilinin doğusunda, Sevinç ve Çavlum mahallesi ile Ağapınar köyünün kuzeyinde
Masifler. Jeo 454 Türkiye Jeoloji dersi kapsamında hazırlanmıştır. Araş. Gör. Alaettin TUNCER
Masifler Jeo 454 Türkiye Jeoloji dersi kapsamında hazırlanmıştır. Araş. Gör. Alaettin TUNCER 07.07.2015 MASİF NEDİR? Yüksek basınç ve sıcaklık şartlarından geçmiş, kökeni sedimanter kayaçlara dayanan,
AFYONKARAHİSAR DİNAR DOMBAYOVA LİNYİT SAHASI
AFYONKARAHİSAR DİNAR DOMBAYOVA LİNYİT SAHASI Yılmaz BULUT* ve Ediz KIRMAN** 1. GİRİŞ MTA Genel Müdürlüğü tarafından ülkemizde kömür arama çalışmalarına 1938 yılında başlanılmış ve günümüzde de bu çalışmalar
JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Serkan ÖZKÜMÜŞ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI ADANA, 2009 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KURTYUVASI (OLTU-ERZURUM) BAKIR-ALTIN
BİGA YARIMADASINDA PELAJİK BiR PALEOSEN İSTİFİ
MTA Dergisi 123 124. 21-26, 2002 BİGA YARIMADASINDA PELAJİK BiR PALEOSEN İSTİFİ M. Burak YIKILMAZ*, Aral I. OKAY 1 ' ve Izver ÖZKAR" ÖZ.- Kuzeybatı Anadolu'da Biga kasabasının batısında, pelajik kireçtaşı,
Bursa arazi gezisi. Aral Okay İTÜ Maden Fakültesi
1 Bursa arazi gezisi Aral Okay İTÜ Maden Fakültesi 25-26 Nisan 2009 tarihlerinde Structural Geology dersini alan jeoloji mühendisliği öğrencileri için Bursa'ya bir jeoloji teknik gezisi düzenlenmiştir.
KIRKLARELİ İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI
KIRKLARELİ İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI Kırklareli ili Marmara Bölgesinin kuzeybatısında yer almakta olup, Dereköy sınır kapısıyla Türkiye yi Bulgaristan a bağlayan geçiş yollarından birine sahiptir.
MADEN SAHALARI TANITIM BÜLTENİ
Ocak 2015 Sayı: 15 Satış Rödovans ve Ortaklıklar İçin MADEN SAHALARI TANITIM BÜLTENİ Bültenimizde yer almak için bize ulaşınız. E-Posta: [email protected] Tel: +90 (312) 482 18 60 MİGEM 119.
TAHTALI BARAJI HAVZASI ALT YÖRESİ
TAHTALI BARAJI HAVZASI ALT YÖRESİ 5.6. TAHTALI BARAJI HAVZASI ALT YÖRESİ (THAY) İzmir kentinin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması amacıyla gerçekleştirilen Tahtalı Barajı nın evsel, endüstriyel,
JEM 404 Ders Konusu. Türkiye Jeolojisi. Türkiye deki. Veysel Işık. Masifler. Ankara Üviversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Tektonik Araştırma Grubu
JEM 404 Ders Konusu Türkiye Jeolojisi Türkiye deki Masifler Ankara Üviversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Tektonik Araştırma Grubu 2012 Giriş Günümüzde bölgesel yapısal sınıflamalar levha tektoniği teorisi
AYAŞ İLÇESİ BAŞAYAŞ KÖYÜ ARAZİ İNCELEME GEZİSİ GÖREV RAPORU
AYAŞ İLÇESİ BAŞAYAŞ KÖYÜ ARAZİ İNCELEME GEZİSİ GÖREV RAPORU Konu : Hümik asit ve Leonarditin fidan üretiminde kullanılması deneme çalıģmaları ve AyaĢ Ġlçesi BaĢayaĢ köyündeki erozyon sahasının teknik yönden
Potansiyel. Alan Verileri ile. Maden aramacılığı; bölgesel ön arama ile başlayan, Metalik Maden Arama. Makale www.madencilik-turkiye.
Makale www.madencilik-turkiye.com Seyfullah Tufan Adil Özdemir Mühendislik ve Sondaj Jeofizik Yüksek Mühendisi [email protected] Adil Özdemir Adil Özdemir Mühendislik ve Sondaj Jeoloji Yüksek Mühendisi
KAYAÇLARIN DİLİ. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü
KAYAÇLARIN DİLİ http://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/12/kaya.jpg Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü Metamorfizma Metamorfizma (başkalaşım) olayı; sıcaklık ve basınç etkisiyle
FAALİYETTE BULUNDUĞU İŞLETMELER
FAALİYETTE BULUNDUĞU İŞLETMELER - GÜMÜŞHANE HAZİNE MAĞARA ÇİNKO, KURŞU, BAKIR YERALTI İŞLETMESİ - GÜMÜŞHANE ÇİNKO, KURŞUN, BAKIR FLOTASYON TESİS İŞLETMESİ - NİĞDE BOLKARDAĞ MADENKÖY ALTIN, GÜMÜŞ, KURŞUN,
Veysel Işık Türkiye deki Tektonik Birlikler
JEM 404 Ders Konusu Türkiye Jeolojisi Orojenez ve Türkiye deki Tektonik Birlikler Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Tektonik Araştırma Grubu 2012 Dağ Oluşumu / Orojenez Orojenez genel anlamda
Potansiyel. Alan Verileri İle. Hammadde Arama. Endüstriyel. Makale www.madencilik-turkiye.com
Makale www.madencilik-turkiye.com Seyfullah Tufan Jeofizik Yüksek Mühendisi Maden Etüt ve Arama AŞ [email protected] Adil Özdemir Jeoloji Yüksek Mühendisi Maden Etüt ve Arama AŞ [email protected]
AKSARAY YÖRESĠNĠN JEOLOJĠK ĠNCELEMESĠ
T.C. AKSARAY ÜNĠVERSĠTESĠ MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ JEOLOJĠ MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ AKSARAY YÖRESĠNĠN JEOLOJĠK ĠNCELEMESĠ HARĠTA ALIMI DERSĠ RAPORU 3. GRUP AKSARAY 2015 T.C. AKSARAY ÜNĠVERSĠTESĠ MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ
ESKİKÖY (TORUL, GÜMÜŞHANE) DAMAR TİP Cu-Pb-Zn YATAĞI
SAHA BİLGİSİ II DERSİ 28 NİSAN 2016 TARİHLİ GEZİ FÖYÜ ESKİKÖY (TORUL, GÜMÜŞHANE) DAMAR TİP Cu-Pb-Zn YATAĞI Miraç AKÇAY, Ali VAN, Mithat VICIL 1. Giriş Eskiköy Cu-Pb-Zn cevherleşmesi Zigana tünelinin Gümüşhane
Yapısal jeoloji. 3. Bölüm: Normal faylar ve genişlemeli tektonik. Güz 2005
MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu 12.113 Yapısal jeoloji 3. Bölüm: Normal faylar ve genişlemeli tektonik Güz 2005 Bu materyallerden alıntı yapmak veya Kullanım Şartları hakkında bilgi almak
KARBONATLI KAYAÇLAR İÇERİSİNDEKİ Pb-Zn YATAKLARI
KARBONATLI KAYAÇLAR İÇERİSİNDEKİ Pb-Zn YATAKLARI Katman (tabaka) uyumlu Pb-Zn yatakları Cevher, çok kalın karbonatlı istifler içerisinde bulunur. Katman, mercek, damar, karstik boşluk dolgusu şekillidir.
3. 3. SENOZOYİK (65. 5 my - Günümüz) (Cenozoic = yakın yaşam) 2004 kadar kullanılagelen Jeolojik Zaman Çizelgesi nde Senozoyik zamanı iki devire ayrılmaktaydı: Tersiyer ve Kuvaterner. Bazı alanlarda ise
MENDERES MASİFİ GÖRDES ASMASİFİ, DEMİRCİ-BORLU ÇEVRESİNİN METAMORFİZMASI VE APA- TİT KRİSTALLERİNİN FISSION TRACK YAŞ TAYİNLERİ
MTA Dergisi 111, 153-164, 1990 MENDERES MASİFİ GÖRDES ASMASİFİ, DEMİRCİ-BORLU ÇEVRESİNİN METAMORFİZMASI VE APA- TİT KRİSTALLERİNİN FISSION TRACK YAŞ TAYİNLERİ Osman CANDAN*; Cahit HELVACI*;G.BÖHLER** ;G.WALDER**
Karasu Nehri Vadisinin Morfotektonik Gelişiminde Tiltlenme Etkisi
Karasu Nehri Vadisinin Morfotektonik Gelişiminde Tiltlenme Etkisi Tilting effect on the morpho-tectonic evolution of Karasu River valley Nurcan AVŞİN 1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Coğrafya Bölümü Öz: Karasu
GÖKÇEADA NIN (ÇANAKALE) Au, As, Cu, Pb, Zn ve Mo JEOKİMYASI
GÖKÇEADA NIN (ÇANAKALE) Au, As, Cu, Pb, Zn ve Mo JEOKİMYASI Ramazan SARI*, Şahset KÜÇÜKEFE*, Mehmet AVŞAR**, Mehmet EYÜPOĞLU*** ve Sabriye METİN**** ÖZ- Gökçeada, (İmbroz) Gelibolu yarımadasının 18 km
GİRİŞ. Faylar ve Kıvrımlar. Volkanlar
JEOLOJİK YAPILAR GİRİŞ Dünyamızın üzerinde yaşadığımız kesiminden çekirdeğine kadar olan kısmında çeşitli olaylar cereyan etmektedir. İnsan ömrüne oranla son derece yavaş olan bu hareketlerin çoğu gözle
NEOTEKTONİK 6.2.3. EGE GRABEN SİSTEMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN
6.2.3. EGE GRABEN SİSTEMİ Ege bölgesinin en büyük karakteristiği genel olarak doğu-batı gidişli pek çok graben yapısı içermesidir. Grabenlerle ilgili fay düzlemi çözümleri genellikle kuzeygüney yönlü
KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1177 KAHRAMANMARAŞ DOLAYINDAKİ OFİYOLİTİK KAYAÇLARIN JEOLOJİK AÇIDAN ÖNEMİ VE KROM İÇERİKLERİ
KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1177 KAHRAMANMARAŞ DOLAYINDAKİ OFİYOLİTİK KAYAÇLARIN JEOLOJİK AÇIDAN ÖNEMİ VE KROM İÇERİKLERİ Ender Sarrfakıoğlu* Özet Kahramanmaraş'ın kuzeybatısındaki Göksun ve güneyindeki Ferhuş-Şerefoğlu
JEM 419 / JEM 459 MAGMATİK PETROGRAFİ DERSİ
JEM 419 / JEM 459 MAGMATİK PETROGRAFİ DERSİ 2. HAFTA Arş. Gör. Dr. Kıymet DENİZ GENEL BİLGİLER Petrografi Ve Petroloji Nedir? Latince Petr- taş kelimesinden türetilmiş petrografi ve petroloji birbirini
NEOTEKTONİK ORTA ANADOLU OVA REJİMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN
6.2.4. ORTA ANADOLU OVA REJİMİ Karlıova ekleminin doğusunda kalan sıkışma Doç.Dr. Yaşar bölgesi EREN NEOTEKTONİK ile batısında kalan genleşme bölgesi arasında bulunan geçiş kesimidir. KAFZ ile Toroslar
MAHMUTÇAVUŞ (OLTU/ERZURUM) DAMAR TİPİ Cu- Pb-Zn CEVHERLEŞMESİNİN PETROGRAFİK VE JEOKİMYASAL İNCELEMESİ
MAHMUTÇAVUŞ (OLTU/ERZURUM) DAMAR TİPİ Cu- Pb-Zn CEVHERLEŞMESİNİN PETROGRAFİK VE JEOKİMYASAL İNCELEMESİ Mahmutçavuş (Oltu/Erzurum) Damar Tipi Cu- Pb-Zn Cevherleşmesinin Petrografik Ve Jeokimyasal İncelemesi
Menderes Masifi ve Gediz Grabeni Civarında Paleotektonik ve Neotektonik Yapıların Landsat TM Görüntülenmesi İncelenmesi
Menderes Masifi ve Gediz Grabeni Civarında Paleotektonik ve Neotektonik Yapıların Landsat TM Görüntülenmesi İncelenmesi Kaan Şevki Kavak Cumhuriyet Üniversitesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü ÖZ Batı Türkiye,
HAZIRLAYANLAR. Doç. Dr. M. Serkan AKKİRAZ ve Arş. Gör. S. Duygu ÜÇBAŞ
1 HAZIRLAYANLAR Doç. Dr. M. Serkan AKKİRAZ ve Arş. Gör. S. Duygu ÜÇBAŞ Şekil 1. Arazi çalışması kapsamındaki ziyaret edilecek güzergahlar. 2 3 TEKNİK GEZİ DURAKLARI Durak 1: Tunçbilek havzasındaki, linyitli
SENOZOYİK TEKTONİK.
SENOZOYİK TEKTONİK http://www.cografyamiz.com/900/depremler/ DOĞU AFRİKA RİFTİ Üçlü Sistem Doğu Afrika Rift Sistemi Aden Körfezi Kızıl Deniz Okyanusal kabuğun şekillenmesi Aden Körfezinde yaklaşık olarak
VIII. FAYLAR (FAULTS)
VIII.1. Tanım ve genel bilgiler VIII. FAYLAR (FAULTS) Kayaçların bir düzlem boyunca gözle görülecek miktarda kayma göstermesi olayına faylanma (faulting), bu olay sonucu meydana gelen yapıya da fay (fault)
JEO156 JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ
JEO156 JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ Genel Jeoloji Prof. Dr. Kadir DİRİK Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü 2015 JEOLOJİ (Yunanca Yerbilimi ) Yerküreyi inceleyen bir bilim dalı olup başlıca;
YAPRAKLANMALI METAMORFİK KAYAÇALAR. YAPRAKLANMASIZ Metamorfik Kayaçlar
YAPRAKLANMALI METAMORFİK KAYAÇALAR YAPRAKLANMASIZ Metamorfik Kayaçlar Dokanak başkalaşım kayaçlarında gözlenen ince taneli, yönlenmesiz ve yaklaşık eş boyutlu taneli doku gösteren kayaçlara hornfels denir.
ESKİŞEHİR CİVARININ JEOLOJİSİ VE SICAK SU KAYNAKLARI
ESKİŞEHİR CİVARININ JEOLOJİSİ VE SICAK SU KAYNAKLARI M. Ziya GÖZLER*; Fahrettin CEVHER** ve Arif KÜÇÜKAYMAN** ÖZ. Çalışma alanı Eskişehir ili ve çevresi ile Eskişehir kuzeyinde yer alan Sakarılıca kaplıcasını
BULDAN YÖRESİ METAMORFİK KAYAÇLARININ JEOLOJİK, PETROGRAFİK VE TEKTONİK AÇIDAN İNCELENMESİ
BULDAN YÖRESİ METAMORFİK KAYAÇLARININ JEOLOJİK, PETROGRAFİK VE TEKTONİK AÇIDAN İNCELENMESİ Araş. Gör. Fatma GÖKGÖZ, Yard. Doç. Dr. Halis MANAV, Prof. Dr. Yahya ÖZPINAR Pamukkale Üniversitesi, Mühendislik
AR201201213 KUVARS KUMU KUMTARLA - ZONGULDAK SAHASININ MADEN JEOLOJİSİ RAPORU
AR201201213 KUVARS KUMU KUMTARLA - ZONGULDAK SAHASININ MADEN JEOLOJİSİ RAPORU EKİM 2012 1 İÇİNDEKİLER Sayfa No İÇİNDEKİLER...2 ÖZET...4 1. GİRİŞ...5 2. ÖNCEL ÇALIŞMALAR...6 3. RUHSAT SAHASININ JEOLOJİSİ...
TÜRKİYE JEOLOJİSİNDE PALEOZOYİK OLUŞUKLAR. Doç. Dr. Sabah YILMAZ ŞAHİN
TÜRKİYE JEOLOJİSİNDE PALEOZOYİK OLUŞUKLAR Doç. Dr. Sabah YILMAZ ŞAHİN Paleozoyik Serileri Türkiye deki başlıca Paleozoyik oluşuklar; 1. Kuzeybatı Anadolu daki seriler Karaburun yarımadasında Balıkesir-Bursa
1. JEOLOJİ. Şekil 1: Çukuralan Altın Madeni Lokasyonunu gösterir harita 1.1. LOKASYON
1. JEOLOJİ 1.1. LOKASYON Çukuralan Altın Madeni Türkiye nin batısında, İzmir in 135 km. kuzeyinde, Ovacık Altın Madeni nin 17 km. kuzeybatısında, İzmir ili, Dikili ilçesine bağlı Çukuralan köyünün kuzeyindedir.
ÇAL, BEKİLLİ, SÜLLER (DENİZLİ) VE YAKIN ÇEVRESİNDE ÇEVRESEL SAĞLIK SORUNLARI MEYDANA GETİREN MİNERAL OLUŞUMLARINA İLİŞKİN ÖN İNCELEME
1 ÇAL, BEKİLLİ, SÜLLER (DENİZLİ) VE YAKIN ÇEVRESİNDE ÇEVRESEL SAĞLIK SORUNLARI MEYDANA GETİREN MİNERAL OLUŞUMLARINA İLİŞKİN ÖN İNCELEME Prof. Dr. Yahya Özpınar, Araş. Gör. Barış Semiz ve Araş. Gör. Fatma
TUZGÖLÜ HAYMANA HAVZASININ YAPISAL EVRİMİ VE STRATİRAFİSİ
TUZGÖLÜ HAYMANA HAVZASININ YAPISAL EVRİMİ VE STRATİRAFİSİ Tuz Gölü Havzası'nda bu güne kadar çok fazla sayıda yüzey ve yer altı çalışması olmasına rağmen havza oluşumu üzerine tartışmalar sürmektedir.
Yozgat-Akdağmadeni Pb-Zn Madeni Arazi Gezisi
Yozgat-Akdağmadeni Pb-Zn Madeni Arazi Gezisi Yozgat-Akdağmadeni Akdağmadeni Yozgat'ın doğusunda bir ilçedir. Doğuda Sivas'ın Şarkışla İlçesi, güneyde Çayıralan, batıda Sarıkaya ve Saraykent, kuzeyde ise
METAMORFİK KAYAÇLAR. 8/Metamorphics.html. Prof.Dr. Atike NAZİK, Çukurova Üniversitesi J 103 Genel Jeoloji I
METAMORFİK KAYAÇLAR http://www.earth.lsa.umich.edu/earth11 8/Metamorphics.html Prof.Dr. Atike NAZİK, Çukurova Üniversitesi J 103 Genel Jeoloji I METAMORFİZMA METAMORFİMA ETKENLERİ Ana kayaç bileşimi, Sıcaklık,
BULDAN PEGMATOİDLERİNİN MİNERALOJİK VE JEOKİMYASAL İNCELENMESİ
BULDAN PEGMATOİDLERİNİN MİNERALOJİK VE JEOKİMYASAL İNCELENMESİ Araş. Gör. Fatma GÖKGÖZ Pamukkale Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Müh. Bölümü [email protected] ÖZET İnceleme alanı Denizli
TOKAT İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI
TOKAT İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI Tokat ili, Karadeniz Bölgesinde Orta Karadeniz bölümünün iç kısımlarında yer alır. Tokat ili Devecidağ ile Köroğlu Dağı arasında uzanan tektonik hattın kuzey ve güneyinde
KAYAÇLARDA GÖRÜLEN YAPILAR
KAYAÇLARDA GÖRÜLEN YAPILAR Kayaçların belirli bir yapısı vardır. Bu yapı kayaç oluşurken ve kayaç oluştuktan sonra kazanılmış olabilir. Kayaçların oluşum sırasında ve oluşum koşullarına bağlı olarak kazandıkları
ÇAMLIDERE (ANKARA) NEOJEN SİLİSLEŞMİŞ AĞAÇLARI PALEOEKOLOJİ-PALEOKLİMATOLOJİ
ÇAMLIDERE (ANKARA) NEOJEN SİLİSLEŞMİŞ AĞAÇLARI PALEOEKOLOJİ-PALEOKLİMATOLOJİ Mehmet Sakınç*, Aliye Aras**, Cenk Yaltırak*** *İTÜ, Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü, Maslak/İstanbul **İ.Ü. Fen Fakültesi, Biyoloji
BİR EPİTERMAL CEVHERLEŞMENİN ANATOMİSİ: MUMCU (BALIKESİR-SINDIRGI), İÇ-BATI ANADOLU* GİRİŞ
MTA Dergisi 119, 63-72, 1997 BİR EPİTERMAL CEVHERLEŞMENİN ANATOMİSİ: MUMCU (BALIKESİR-SINDIRGI), İÇ-BATI ANADOLU* Vedat OYGÜR" Öz.- Mumcu'daki epitermal cevherleşme, Simav grabenini dik olarak enine kesen
MADEN TETKĐK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
MADEN TETKĐK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 10 OCAK 2016 ÇĐÇEKDAĞI (KIRŞEHĐR) DEPREMĐ (Mw 5,0) BĐLGĐ NOTU JEOLOJĐ ETÜTLERĐ DAĐRESĐ Yer Dinamikleri Araştırma ve Değerlendirme Koordinatörlüğü Aktif Tektonik Araştırmaları
SEDİMANTER KAYAÇLAR (1) Prof.Dr. Atike NAZİK, Çukurova Üniversitesi J 103 Genel Jeoloji I
SEDİMANTER KAYAÇLAR (1) Prof.Dr. Atike NAZİK, Çukurova Üniversitesi J 103 Genel Jeoloji I KAYAÇ ÇEŞİTLERİ VE OLUŞUMLARI soğuma ergime Mağmatik Kayaç Aşınma ve erosyon ergime Sıcaklık ve basınç sediment
ÖZET Yüksek Lisans Tezi GÜNEŞLİ GRANİTOYİDİNİN (GÖRDES/MANİSA) JEOLOJİ VE PETROLOJİSİ Rabia KUŞCU Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ GÜNEŞLİ GRANİTOYİDİNİN (GÖRDES/MANİSA) JEOLOJİ VE PETROLOJİSİ Rabia KUŞCU JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI ANKARA 2010 Her hakkı saklıdır
VOLKANOKLASTİKLER (PİROKLASTİKLER)
VOLKANOKLASTİKLER (PİROKLASTİKLER) 1) Tanımı: Volkanik faaliyetler esnasında volkandan çıkan her çeşit parçalı-kırıntılı malzemenin depolanma süreçleri sonucu bir depolanma alanında birikmesiyle oluşan
Türkiye Jeolojisi GENEL HATLAR
1 Türkiye Jeolojisi GENEL HATLAR Türkiye iki duraylı, eski kıta arasında yer alır: kuzeyde Avrasya (Doğu Avrupa Platformu -Ukrayna Kalkanı ve örtüsü), güneyde Afrika-Arabistan ile temsil edilen eski Gondwana.
BURDUR İLİNİN YERALTI KAYNAKLARI
902 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNİN YERALTI KAYNAKLARI Mustafa KARAKAŞ * Özet Burdur İli, Batı Toroslarda Isparta Büklümünün batı kanadında yer almaktadır. Bölge, genelde KD-GB doğrultulu tektonik yapılarla
Science/Rocks/Rocks and the Rock Cycle.ppt
http://www.mryorke.com/agriscience/earth Science/Rocks/Rocks and the Rock Cycle.ppt Granit Riyolit 14. Bu iki kayaç hangi yönüyle benzer? Her ikisi de ergimiş kayadan yapılmıştır. Bunların bileşimi aynıdır.
BBP JEOLOJİ. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü
BBP JEOLOJİ http://i44.tinypic.com/9rlwea.jpg Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü I.HAFTA Jeoloji hakkında temel bilgiler, dalları, tarihçe, jeoloji mühendisinin uğraş alanları, jeoloji
SEVİNÇLER (DEMİRCİ-MANİSA) CİVARINDA İZLENEN HİDROTERMAL ALTERASYONUNUN İNCELENMESİ
Ç.Ü Fen ve Mühendislik Bilimleri Dergisi Yıl:2013 Cilt:29-4 SEVİNÇLER (DEMİRCİ-MANİSA) CİVARINDA İZLENEN HİDROTERMAL ALTERASYONUNUN İNCELENMESİ The Investigation Of Hydrotermal Alteration Observed Near
Önsöz. Bu konu notu bir Tektonik Araştırma Grubu (TAG) ürünüdür
Önsöz Bu konu notu Ankara Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümünde okutulan JEM 306 Jeoloji Harita Alımı dersi kapsamında verilen ders konusunun kolayca takip edilmesini sağlamak
JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI BAHAR YARIYILI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ
Dersin Kodu 1905500 1905504 Dersin Adı Jeoloji Mühendisliğinde Özel Konular (Tez Çalışması) Yer Bilimlerinde Uygulanan Fiz. Kim. Lab. Yöntemleri 1905506 Sedimanter Jeodinamik 1905508 Jeokimyasal Verilerin
KÜTAHYA İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI
KÜTAHYA İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI Kuzeybatı Anadolu da yer alan Kütahya ili yer altı kaynakları bakımından zengin illerimizden biridir. Genel Müdürlüğümüzün il ve yakın çevresinde yaptığı çalışmalar
TABAKALI SİLİKATLAR (Fillosilikatlar)
TABAKALI SİLİKATLAR (Fillosilikatlar) Kaolinit Al 4 Si 4 O 10 (OH) 8 Serpantin Mg 6 Si 4 O 10 (OH) 8 Pirofillit Al 2 Si 4 O 10 (OH) 8 Talk Mg 3 Si 4 O 10 (OH) 8 Muskovit KAl 2 (AlSi 3 O 10 )(OH) 2 Flogopit
MENDERES MASÝFÝNDEKÝ JEOLOJÝK ARAÞTIRMALARIN TARÝHSEL GELÝÞÝMÝ
MTA Dergisi, 142, 1-23, 2011 MENDERES MASÝFÝNDEKÝ JEOLOJÝK ARAÞTIRMALARIN TARÝHSEL GELÝÞÝMÝ O. Özcan DORA* ÖZ.- Menderes Masifinin Pan-Afrikan temeli, paragnays ve onu üzerleyen þist birimlerinden yapýlý
KONYA ĐLĐ JEOTERMAL ENERJĐ POTANSĐYELĐ
Konya İl Koordinasyon Kurulu 26-27 Kasım 2011 KONYA ĐLĐ JEOTERMAL ENERJĐ POTANSĐYELĐ Yrd.Doç.Dr.Güler GÖÇMEZ. Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi. [email protected] 1.GĐRĐŞ Jeotermal
DENiZLi JEOTERMAL ALANLARINDA JEOFİZİK ÇALIŞMALAR
DENiZLi JEOTERMAL ALANLARINDA JEOFİZİK ÇALIŞMALAR M.E. ÖZGÜLER*; M.I. TURGAY* ve H. ŞAHİN* ÖZ. MTA tarafından yürütülen Jeotermal Enerji Arama Projesi kapsamında, Denizli yöresinde özdirenç ve gravite
SENOZOYİK TEKTONİK.
SENOZOYİK TEKTONİK http://www.cografyamiz.com/900/depremler/ SENOZOYİK TERSİYER ERA PERYOD EPOK ZAMAN ÖLÇEĞİ KUVATERNER NEOJEN PALEOJEN Holosen Pleyistosen Pliyosen Miyosen Oligosen Eosen Paleosen Günümüz
NEOTEKTONİK. Doç.Dr. Yaşar EREN DOĞU ANADOLU SIKIŞMA BÖLGESİ
6.2.1. DOĞU ANADOLU SIKIŞMA BÖLGESİ Karlıova üçlü kavşağının NEOTEKTONİK doğusunda kalan bölge Doç.Dr. kuzey-güney Yaşar EREN yönlü sıkışmalı tektonik rejimin etkisi altında olduğu için bu bölge Doğu Anadolu
Nail YILDIRIM* ve Mahmut EROĞLU* I. JEOLOJİ
MADEN KARMAŞIĞINA AİT DASİTİK KAYAÇLARLA İLİŞKİLİ HİDROTERMAL TİP BAKIR CEVHERLEŞMELERİNE GÜ- NEYDOĞU ANADOLUDAN BİR ÖRNEK (YUKARI ŞEYHLER, DİYARBAKIR) Nail YILDIRIM* ve Mahmut EROĞLU* Öz: Bu çalışma,
MAĞMATİK-HİDROTERMAL MADEN YATAKLARI
MAĞMATİK-HİDROTERMAL MADEN YATAKLARI A) Porfiri Yataklar 1) Porfiri Cu 2) Porfiri Mo 3) Porfiri Sn B) Skarn Yatakları C) Volkanojenik Masif Sülfit Yatakları D) Kordilleran Damar Tip Yataklar Porfiri Maden
Kapaklıkuyu, Zopzop ve Sarıçiçek Yaylası Özdirenç-Yapay Uçlaşma Etüdü Raporu
Çifteharman, Karakuyu, h. Kapaklıkuyu, Zopzop ve Sarıçiçek Yaylası Özdirenç-Yapay Uçlaşma Etüdü Raporu Bu raporda Nevma Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. ye ait Kömür Sahalarında, Haziran Ağustos 2011 tarihlerinde
Normal Faylar. Genişlemeli tektonik rejimlerde (extensional tectonic regime) oluşan önemli yapılar olup bu rejimlerin genel bir göstergesi sayılırlar.
Normal Faylar Genişlemeli tektonik rejimlerde (extensional tectonic regime) oluşan önemli yapılar olup bu rejimlerin genel bir göstergesi sayılırlar. 1 2 Bir tabakanın normal faylanma ile esnemesi (stretching).
Prof.Dr. Atike NAZİK, Çukurova Üniversitesi J 103 Genel Jeoloji I
Prof.Dr. Atike NAZİK, Çukurova Üniversitesi J 103 Genel Jeoloji I Mağmatik Kayaç Dokuları Coarse-grained Fine-grained Porphyritic Glassy Vesicular Pyroclastic GRANİT GRANODİYORİT SİYENİT DİYORİT GABRO
Prof. Dr. Ceyhun GÖL. Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Yönetimi Anabilim Dalı
Jeoloji Prof. Dr. Ceyhun GÖL Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Yönetimi Anabilim Dalı Ders Konuları Jeolojinin tanımı ve tarihçesi Mineraller Güneş sistemi Kayaçlar Dünyanın şekli ve
MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DOĞU AKDENİZ BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ GAZİANTEP İLİ JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ
MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DOĞU AKDENİZ BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ GAZİANTEP İLİ JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ 1 öz Bölgede yüzeylenen allokton kaya birimleri, bölgeye Maastrihtiyen de yerleşmiş olan ve karmaşık
MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MANİSA SOMA EYNEZ KÖMÜR İŞLETMESİ SAHASI JEOFİZİK JEOELEKTRİK ETÜT RAPORU Altan M.İÇERLER Jeofizik Yük. Müh. JEOFİZİK ETÜTLERİ DAİRESİ MART 2009-ANKARA İÇİNDEKİLER
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 01330 ADANA
Sayı:B30.2.ÇKO.0.47.00.05/ 488 Tarih:19.06.2009 EMRE TAŞ ve MADENCİLİK A.Ş. TARAFINDAN GETİRİLEN 3114780 ERİŞİM NOLU VE 20068722 RUHSAT NOLU SAHADAN ALINAN BAZALT LEVHALARININ VE KÜP ÖRNEKLERİNİN MİNEROLOJİK,
ABANT GÖLÜ CİVARININ TEKTONİK VE YAPISAL JEOLOJİSİNİN HAVA FOTOĞRAFLARI İLE KIYMETLENDİRİLMESİ GİRİŞ
ABANT GÖLÜ CİVARININ TEKTONİK VE YAPISAL JEOLOJİSİNİN HAVA FOTOĞRAFLARI İLE KIYMETLENDİRİLMESİ Sunay AKDERE Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü, Ankara GİRİŞ Hava fotoğraflarından yararlanarak fotojeolojik
SARAFTEPE SİLİNİN JEOLOJİSİ, PETROGRAFİSİ, YAŞI VE YERLEŞİMİ
SARAFTEPE SİLİNİN JEOLOJİSİ, PETROGRAFİSİ, YAŞI VE YERLEŞİMİ Prof. Dr. Cüneyt ŞEN - Prof. Dr. Faruk AYDIN HATIRLATMA: Yerleşim şekillerine göre magmatik kayaçların sınıflandırılmasını tekrar gözden geçirelim
MENDERES GRABENİNDE JEOFİZİK REZİSTİVİTE YÖNTEMİYLE JEOTERMAL ENERJİ ARAMALARI
MENDERES GRABENİNDE JEOFİZİK REZİSTİVİTE YÖNTEMİYLE JEOTERMAL ENERJİ ARAMALARI Altan İÇERLER 1, Remzi BİLGİN 1, Belgin ÇİRKİN 1, Hamza KARAMAN 1, Alper KIYAK 1, Çetin KARAHAN 2 1 MTA Genel Müdürlüğü Jeofizik
JEOLOJĠ TOPOĞRAFYA VE KAYAÇLAR
JEOLOJĠ TOPOĞRAFYA VE KAYAÇLAR Bir nehir kenarında gezerken çakılların renk ve biçim bakımından birbirlerinden farklı olduğunu görürüz. Bu durum bize, kayaçların farklı ortamlarda oluştuğunu gösterir.
KAYSERİ İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI
KAYSERİ İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI Kayseri ili, Orta Anadolu Bölgesinde gelişmiş sanayisi ile önemli bir yöremizdir. Genel Müdürlüğümüzün il ve yakın çevresinde yaptığı çalışmalar sonucunda çok sayıda
TOPRAK ANA MADDESİ Top T rak Bilgisi Ders Bilgisi i Peyzaj Mimarlığı aj Prof. Dr Prof.. Dr Günay Erpul kar.edu.
TOPRAK ANA MADDESİ Toprak Bilgisi Dersi 2011 2012 Peyzaj Mimarlığı Prof. Dr. Günay Erpul [email protected] Toprak Ana Maddesi Topraklar, arz kabuğunu oluşturan kayalar, mineraller ve organik maddelerin
MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MTA DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ BÜLTENİ YIL : 2012 SAYI : 14
MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MTA DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ BÜLTENİ YIL : 2012 SAYI : 14 HAVZA-KUŞAK MADENCİLİĞİ KAPSAMINDA KEŞFEDİLEN GD ANADOLU KIBRIS TİPİ VMS METALOJENİK KUŞAĞI : KOÇALİ KARMAŞIĞI,
ERGENE (TRAKYA) HAVZASININ JEOLOJİSİ ve KÖMÜR POTANSİYELİ. bulunmaktadır. Trakya Alt Bölgesi, Marmara Bölgesi nden Avrupa ya geçiş alanında, doğuda
ERGENE (TRAKYA) HAVZASININ JEOLOJİSİ ve KÖMÜR POTANSİYELİ *İlker ŞENGÜLER *Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Enerji Hammadde Etüt ve Arama Dairesi Başkanlığı Ankara ERGENE (TRAKYA) HAVZASININ Bölgesi
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Abdurrahman TABLACI BİZMİŞEN-ÇALTI (KEMALİYE-ERZİNCAN) YÖRESİNDEKİ Fe LERE BAĞLI Cu-Au-Ag ve Ni CEVHERLEŞMELERİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM
DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE Cu-Pb-Zn CEVHERLEŞMELERİNİN UZAY GÖRÜNTÜLERİNDEN SAPTANAN ÇEŞİTLİ YAPILAR İLE İLİŞKİSİ
DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE Cu-Pb-Zn CEVHERLEŞMELERİNİN UZAY GÖRÜNTÜLERİNDEN SAPTANAN ÇEŞİTLİ YAPILAR İLE İLİŞKİSİ Bahri YILDIZ* ÖZ. Uzay görüntüleri üzerinde yapılan çalışmalarda, Cu-Pb-Zn cevherleşmeleriyle
TOKAT (DUMANLIDAĞI) İLE SİVAS (ÇELTEKDAĞI) DOLAYLARININ TEMEL JEOLOJİ ÖZELLİKLERİ VE OFİYOLİTLİ KARIŞIĞIN KONUMU*
TOKAT (DUMANLIDAĞI) İLE SİVAS (ÇELTEKDAĞI) DOLAYLARININ TEMEL JEOLOJİ ÖZELLİKLERİ VE OFİYOLİTLİ KARIŞIĞIN KONUMU* Ali YILMAZ** ÖZ. Tokat (Dumanlıdağı) ile Sivas (Çeltekdağı) dolayında Eosen öncesi üç tektonik
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Hakan ÜSTÜN HİSARCIK - EMET (KÜTAHYA) GÜNEYİNİN NEOJEN STRATİGRAFİSİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI ADANA, 2008 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
DOĞRULTU-ATIMLI FAYLAR
DOĞRULTU-ATIMLI FAYLAR Hareket vektörü fayın doğrultusuna paralel, eğim yönüne dik olan faylardır. Sapma Açısı: 00 o 1 http://www2.nature.nps.gov/geology/usgsnps/jotr/pic00015sm.jpg 2 3 http://www.geo.umn.edu/courses/1001/summer_session/crops_offset.jpg
KOCAELİ İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI
KOCAELİ İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI Ülkemizin önemli kuruluşlarının bulunduğu Kocaeli ilinin yüzölçümü oldukça küçüktür. Bu nedenle nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu illerin başında gelir. Sanayi kuruluşlarının
NOHA İNŞAAT TURİZM MADENCİLİK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. KEMALPAŞA (RUHSAT NO 201500198 ve 201500131) SAHALARININ ONİKS REZERV TESPİT RAPORU
NOHA İNŞAAT TURİZM MADENCİLİK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. KEMALPAŞA (RUHSAT NO 201500198 ve 201500131) SAHALARININ ONİKS REZERV TESPİT RAPORU Mart 2016 İZMİR NOHA İNŞ. TUR. MADENCİLİK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. KEMALPAŞA
ÇAMYURDU (MUDURNU-BOLU), ÖRENCİK, KİRPİYEN (GEYVE- SAKARYA) RUHSAT SAHALARI MADEN JEOLOJİSİ VE PROSPEKSİYON ÇALIŞMALARI
ÇAMYURDU (MUDURNU-BOLU), ÖRENCİK, KİRPİYEN (GEYVE- SAKARYA) RUHSAT SAHALARI MADEN JEOLOJİSİ VE PROSPEKSİYON ÇALIŞMALARI Cihangir ÖZER*, Ali ÇEVİKBAŞ** ve Mehmet EYÜPOĞLU* ÖZ Batı-Orta Anadolu Polimetal
Avustralya nın Antartika dan ayrılması
SENOZOYİK OLAYLARI Avustralya nın Antartika dan ayrılması Avustralya ile Antartika Paleosen sonu ile Geç Eosen arasında ayrılmaya baslamıslardır. Bu sonuca aşağıdaki verilerden ulaşılmıştır. 1. Avustralya
TUFA ve TRAVERTEN-III
TUFA ve TRAVERTEN-III Dr.Esref ATABEY Jeoloji Yüksek Mühendisi TRAVERTEN LİTOFASİYESLERİ Sıcak su travertenlerindeki çökeller farklı fasiyes tiplerinde olabilmektedir. Her traverten çökelinde tüm fasiyesler
BİLLURİK DERE (ELAZIĞ) CEVHERLEŞMELERİNİN ÖZELLİKLERİ VE KÖKENİ GİRİŞ
MTA Dergisi 110, 45-54, 1990 BİLLURİK DERE (ELAZIĞ) CEVHERLEŞMELERİNİN ÖZELLİKLERİ VE KÖKENİ Ahmet ŞAŞMAZ* ve Ahmet SAĞIROĞLU* ÖZ. Billurik dere cevherleşmeleri Yüksekova karmaşığına ait granit ve diyoritik
METAMORFİK KAYAÇLAR ve Saha özellikleri. Yrd.Doç.Dr.Yaşar EREN. Metamorfik
Metamorfik kayaçlar Tortul ve magmatik kayaçların sıcaklık ve basınç etkisiyle değişmeleri,-başkalaşmaları sonucu oluşan kayaçlara metamorfik (başkalaşım) kayaçlar denir Genellikle kristallerden oluşmuşlardır
DERS 6. Yerkabuğunu Oluşturan Maddeler: Mineraller ve Kayaçlar
DERS 6 Yerkabuğunu Oluşturan Maddeler: Mineraller ve Kayaçlar Yerkabuğunu Oluşturan Maddeler: Mineraller ve Kayaçlar Mineraller Mineraller doğada bulunan, belirli kimyasal bileşimi ve muntazam atomik düzeni
Jeoloji Dr. Eşref ATABEY Jeoloji Yüksek Mühendisi
Jeoloji Dr. Eşref ATABEY Jeoloji Yüksek Mühendisi [email protected] www.esrefatabey.com.tr Geos=geo YER Logos=loji BİLİM YERBİLİMİ JEOLOJİ Yerin Yapılışını ve bileşimini, oluşumundan bugüne kadar geçirdiği
TOPOÐRAFYA ve KAYAÇLAR
Magmatik (Püskürük) Kayaçlar Ýç püskürük Yer kabuðunu oluþturan kayaçlarýn tümünün kökeni magmatikdir. Magma kökenli kayaçlar dýþ kuvvetlerinin etkisiyle parçalara ayrýlýp, yeryüzünün çukur yerlerinde
