Tiyatroları para babalan kurtardı
|
|
|
- Zeki Onarıcı
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 t Tiyatroları para babalan kurtardı B ATI modeli ilk konservatuvarın nasıl açıldığına geçmeden önce, oraya nasıl ve nerelerden gelindiğini kısaca gözden geçirelim. Tiyatronun belediye ya da devlet eliyle desteklenmesi ihtiyacı 1870 den bu yana sık sık duyulmuştu. Âli Paşa nın, sadrazamlığı zamanında, devrin en göz dolduran tiyatrosu Güllü Agop Topluiuğu na bazı imtiyazlar sağladığı malumdur. Yine 1870 yılında Beyoğ- lu nda bir Tiyatro-yu Sultani tesisi düşünülmüş, bunun İçin bir dernek bile kurulmuş, bir şirket gibi aksiyonlar çıkarılarak para toplanması ve hü- ' kümetten bir arsa İstenmesi I tasarlanmış, ama bu hevesin f arkası getirilememişti.»yolu AÇANLAR İstanbul un Şehreminleri içinde Mazhar Paşa nın zamanında yine tiyatroculara bazı yardımlar yapılmış, mesela, o tarihte Leblebici Horhor Opereti'ni sahneye koyan Dikran Çuhacıyan Topluluğu belediye rüsumundan muaf tutulmuştu. Yine Mazhar Paşa ve onun 6. Daire Belediye Başkanı f Blaque Bey, şehre Tepebaşı r.daki Dram Tiyatrosu'nu kazandırmışlardı. Tiyatroyu kanadının altına atan devlet adamları içinde Ahmet Vefik Paşa nın elbette en başta bir yeri vardır. Paşa, Hüdavendigâr Valiliği'ne sürüldüğü zaman oraya turneye gelen Tomas Fasulyeciyan Kumpanyası nı Bursa da tutmuş, onlara bir bina yaptırmış, hepsini maaşa geçirmiş, düzenli temsiller verdirmiş, seyirciye tiyatroyu sevdirmek için büyük çaba sarfetmiştj. Orada kurduğu (Tiyatro Muhipleri Cemiyeti)'nin üyelerine sanatçılara ders vermek, tiyatronun yönetimine katılmak gibi ödevler yüklemişti. Kendi de Moliâre den adapte ettiği komedileri bizzat sahneye koymak hususunda Fasulyeciyan a yardımcı olur; he îyrıntı ile uğraşır, tiyatronun nasıl seyredilmesi gereğini broşürlerle seyirciye öğretirdi. Paşanın, memurları tiyatroya gidenler, gitmeyenler diye ayırıp değer- : lendirdiği bile rivayet edilir. Mollöre in Tartuff ünü Riyanın Encamı diye çeviren şair Ziya Paşa da Adana Valisi iken vilayet konağı yanında güzel bir tiyatro binası yaptırtmış, buraya İstanbul dan topluluklar getirtmişti. BAŞIBOŞLUĞA SON VERMEK İÇİN ikinci Meşrutiyet in ilanından sonraki hürriyet havası her alanda olduğu gibi tiyatro alanında da bir rahatlama, bir coşku yaratmış ise de bu coşku bir saman alevi gibi parlayıp sönmüştü. İrili ufaklı birçok tiyatro, çoğu hayır kurumlan yararına olmak üzere, temsiller veriyor, bir - iki temsilden sonra da dağılıyordu. Bu batıp çıkan trupların çoğu amatör truplardı. Biraz tutunabilenleri de Temaşa Vergisi ve benzeri vergilerle bellerini doğrultamıyorlardı da bu başıboşluğa bir son vermek ihtiyacı kendini duyurdu. Comedie Francaise gibi, Burg Tiyatrosu gibi merkezi ve milli bir tiyatro kurmak için bazı teşebbüsler görüldü. Recalzade Ekrem Bey le Müze-yi Hümayun Müdürü Hamdi Bey başta olmak üzere, Burhanettin Bey ln de büyük katkısı ile harekete geçildi. Bir yönetim kurulu, birde edebi heyet saptandı. Edebi heyette Ahmet Hikmet, İsmail Müştak, Hüseyin Suat, Ali Kemal, izzet Melih, Hüseyin Cahit, Mehmet Rauf, Cenap Şahabettin, hasılı tiyatronun önemini bilen o devrin ünlü yazar ve gazetecileri bulunuyordu. Aaı bile hazırdı. Sahne- I Osmanî. Ne yazık ki, 31 Mart Vakası yüzünden gerçekleşemedi. Bunun üzerine İzzet Mefih Bey le Eddy Clliclan B e /in başı çektiği bir başka kurul Maarif Nezareti ni hare- Başlarken Darüibedayi-i Osmani adlı tiyatro ve Musiki Mektebi nin kuruluş tarihi 24 Ekim günden bugüne 71 yıl geçmiş. Darülbedayi adı, daha sonra o okul öğrencilerinin kurduğu batıp çıkan tiyatroların da adı oldu. Şehir Tiyatroları bu çekirdekten oluştu. Ankara Devlet Konservatuvarı, Tatbikat Sahnesi ve Devlet Tiyatroları da bu örnekten gelişti. Darülbedayi-i Osmani Tiyatrosu ve Musiki Mektebi nin kültür tarihimizde önemli bir yeri var. M eşhur fıkradır: Ünlü Fransız Rejisörü André Antoine Istan- " bul a çağrılıp da bu okul ilk açıldığı zam an komik-i şehir Kel Haşan Efendi ye sormuşlar: Haşan Efendi, bak artık oyuncular mektepten yetişecekmiş, buna ne dersin? Haşan Efendi: Hiç fiitur getirmem, demiş. Asıl seyirciler mektepten yetişirse halimiz o zaman duman olur. Darülbedayi sade oyuncular için değil, seyirciler için de bir çeşit okul oldu. Batılı tiyatronun ülkemizde yerleşmesine, sevilmesine büyük katkıda bulundu. / s, r Kel Hasan BİR ANEKDOT Otello Kâmil in azizliği Tiyatro tarihi biraz da anekdotlardan oluşur diyenler ne kadar haklı. 0 dönemin alaydan yetişme yetenekli sanatçılarından olan Otello Kâmil de bir ara Burhanettin Trubu nda roller almıştı. Yeteneği ile olduğu kadar, şakacılığı ile de meşhur olan Kâmil in ustasıyla oynadığı zamana ait şöyle bir anekdotu vardır: Burhanet'in Bey, Napoleon rolünü oynuyor. Çok tutunduğu kanısında olduğu için rolünü baştan sona kadar ezberlemek gereğini duymamış, bazen elindeki dosyalara, kâğıtlara bakar gibi yap'p bazı pasajlan okuyarak oynamakta. Oyunun bir yerinde çavuş rolünü yapan Kâmil, Napoleon a bir generalinden yazılmış bir mektup getirecek, Burhanettin Bey bu mektubu iri harflerle güzelce yazdırmış. Mektup nasılsa elime veriliyor, oradan okurum diye güveniyor. Nitekim bir kere, iki kere, beş kere her şey aksamadan gitmiş. Ama yazılı kâğıt getirmekten usanan ve belli ki, biraz da patronuna kızan Kâmil, ona bir oyun oynamış. Bir keresinde boş bir kâğıt getirmiş. Burhanettin Bey tam yüksek sesle okumaya hazırlanırken birden sararmış. Kâğıt bomboş-her gün okumasına karşın o sırada içeriği de aklından uçup gitmiş. Ne yapsın? Al çavuş, oku şunu bakalım demiş, Generalimiz ne yazmış? Tersoya düşen Kâmil bunun da hazırlığını tasarlamış bulunduğu için kâğıdı saygıyla tekrar imparatora uzatmış. İmparator hazretleri şaka ediyorlar herhalde. Çok iyi bilirsiniz ki. benim okumam yazmam yoktur haşmetmaab demiş. Andre Antoine Darülbedayi'den önce, piyasanın en ciddi tiyatrosu olan Mınakyan Efendi nin, "Osmanlı Dram Kumpanyası", çoğu zaman yukarda, "Slmone ve Marie de olduğu gibi, Fransız melodramları ve bazen de telif oyunlar sahneye koyardı. kete geçirmeyi başardı. Maliye Vekili Cahit Bey den lira bağış da kopardı. Ama gereken sermaye toplanamadı. Girişim yarıda kaldı. DARÜLBEDAYİ'DEN ÖNCE "MANZARA-I UMUMİYE Tiyatroların finansmanı tüm girişimlerin belini büken husus oluyordu. Ayakta duran Binemeciyan Topluluğu, Yeni Sahne gibi tiyatroların arkasında Banker Küpeliyan gibi, İsmail Faik Bey gibi para babaları olmasa onların da batması işten değildi. Bu dönemde gişe hasılatı jle aktörlerine maaş verebilen, hatta kâr da eden İki sürekli tiyatro vardı: Mardlros Mınakyan ın Osmanlı Dram Kumpanyası ve Kel Hasan ın Eğlencehane-l Osmani Kumpanyası. Mınakyan Efendl nin saygın imajı ve vakur oyun üslubuyla ağırbaşlı rolleri seçip bunları kendine özgü deklamasyonu ile oynayışı o zamanın seyircilerini çok duygulandırıcı. Daha çok melodramlar oynardı. La Dame aux Camélia, Ekmekçi Kadın, Demirhane Müdürü. Arada bir - iki telif piyese de yer verdiği olurdu. Celal Esad ve Salah Clmcoz Bey lerin yazdığı Sellm-I Salis bütün bir ramazan boyu kapalı gişe oynayarak rekor kırmıştı. YARIN:- "OYUNCU OLMUŞ, TÜKÜRÜN SURATINA' \ Ahmet Vefik Paşa, tiyatroyu seyirciye sevdirmek için büyük çaba harcamıştı. Memurları tiyatroya gidenler - gitmeyenler* diye ayırıp değerlendirdiği bile söylenir tiyatroların finansmanı tüm girişimlerin belini büküyordu. Binemeciyan Topluluğu ve Yeni Sahne gibi tiyatroların arkasında Banker Küpeliyan ve İsmail Faik Bey gibi para babaları olmasa onların da batması işten değildi İzzet Melih, Darülbedayi den önce, resmi ve merkezi bir tiyatro kurulması İçin, önayak olmuş ama, bu girişimlerin sonunu getirememişti. İzzet Melih o dönemdeki bir fotoğrafta. (Haldun Taner'in özel arşivindenl İttihat ve Terakki 'nln Unlll Maliye Nazın Cavlt Bey, İzzet Melih Bey'İn tiyatro girişimleri İçin 2 bin 500 liralık bir tahsisat çıkarmıştı. İlk edebi heyetlerin, değişmez başkanı olan Recalzada Ekrem Bey, Türkiye de ciddi tiyatro kurulması çalışmalarının da, başında yer aldı. Recalzade Ekrem Bey in hoca ve piyes yazarı olarak, tiyatroya pek çok yararları oldu. Burhanettln Bey, Sylvain in Şakird i Marifeti olarak bilinirdi. Fransa da da kalan Burhanettin Bey, ciddi ve ağır piyesleri tercih eder, gençlere hocalık yapmaktan da memnunluk duyardı. Vasfl Rıza Zobu televizyondaki bir söyleşimizde şöyle demişti: "Burhanettin Bey in büyükler nezdlnde İtibarı büyüktü. İstese daha o günden Devlet Tiyatrosu nu kurdurur başına da geçerdi. Ama azimkâr ve sebatkâr değildi."
2 10M illiyet Darülbedayi den Şehir Tiyatro ] ARULBEDAYI-İ Osmani'nin Kuruluşunu baş- -* * lıca üç Kişiye borçluyuz. Bunlardan biri zamanın Şehremini Cemil Paşa, öbürü eski Şehreminilerinden Rıdvan Paşa'nın tiyatro meraklısı oğlu Reşat Rıdvan Bey ve bu iş için Paris ten çağrılan ünlü rejisör Andre Antoine dır. KöKlü ve varlıklı bir ailenin yetenekli oğlu olarak dünyaya gelen Cemil Topuzlu, Askeri Tıbbiye den yüzbaşı rütbesiyle mezun olduktan sonra Paris e Prof. Pöan ın yanına giderek hariciye ihtisası yapmış, yurda döndüğünde döneminin en gözde operatörlerinden biri olmuştur. MeKteb-i Tıbbiye de hocadır. Başta bizzat II. Abdülhamit olmak üzere ekâbirin özel doktorudur. Rütbeleri hızla atlayarak hanedan mensuplarına yaptığı her ameliyattan sonra bir yıldız daha takarak otuz beşinde müşir olmuştur. Ünlüdür, saygındır, zengindir. Zamanın Şeyhülislamı Cemalettin Efendi nin damadıdır. Mesleği dışında İstanbul Şehreminliği ne atanışı Kendisi için de sürpriz olmuştur. Paşa, Tıp Fakültesi mimarı Valaury ye Çiftehavuzlar da bahçe içinde Art nouveau üslubunun İstanbul a uyarlanmış bir örneği olan bir köşk yaptırmıştır. Sadrazam Gazi Ahmet Muhtar Paşa bu binayı ve bahçeyi görür; evin içinde ve dışında küçük bir Avrupa yaratan adamı Şehremini yaparsam İstanbul'u imar eder diye düşünür. Paşa'nın Şehremini atanışı böyle bir emrivaki ile başlar ( * ). TAM AVRUPALI TİYATRO ADAMI Reşat Rıdvan a gelince o da devrin okumuş yazmış, dil bilen bir paşa çocuğudur. Tiyatro bir insanın kanına girmeye görsün. Babası ve evi ile bu yüzden bozuşmuştur. Dersaadet e turneye gelen Fransız ve İtalyan truplarının oyunlarını kaçırmaz. Sanatçılarla dostluk kurar. Kendini Silvain in şakird-i marifeti (çırağı) olarak tanıtan Burhanettin Bey Paris ten gelip temsiller vermeye başlayınca Reşat Rıdvan Bey onunla birleşir. Hem aktör hem rejisör olarak çalışır. Ertuğrul Muhsin ( * * ) ilk olarak bu trupun Odeon da verdiği temsillere, evinden kaçmış on yedi yaşında bir hevesli olarak küçük rollerde sahneye çıkmıştı. Bu iki ilk ustası hakkında şöyle diyor: Burhanettin Bey, aydın insandı. Çok şey öğrendik ondan. Reşat Rıdvan Bey den de çok istifade ettik. Tam Avrupai) bir tiyatro adamı idi. Batılı rejisör denince akla ne gelirse odur Reşat Rıdvan Bey. Andre Antoine ise Paris teki Odeon Tiyatrosu nun rejisörüdür. Birkaç kere turneye İstanbul'a gelmiş, alkış toplamış, şehri de sevmiştir. O sıralarda İstanbul Belediyesi için Paris ten itfaiye ve şehircilik uzmanları getirten Cemil Paşa, Antoine ı da bir tiyatro okulu kurdurmak için davet etmeyi düşünmektedir. Bu projesini en çok destekleyenler de Burhanettin Bey le Reşat Rıdvan Bey olurlar. Paris Büyükelçisi Rıfat Paşa vasıtasıyla temasa geçilir ve Andre Antoine üç ay için Dersaadet e çağrıhr. LETAFET APARTMANI NDAKİ İLK KONSERVATUVAR Antoine geldi. Şehzadebaşı nda Letafet Apartmanı nın birinci katında hem tiyatro hem musiki mektebi, yani konservatuvar olacak bir yer tutulur. Güzellikler Evi anlamına gelen Darülbedayl kelim esi de işte o sırada bulunu;. Bu isim babasının Recaizade Ekrem Bey olduğu söylenir. Gazetelere hemen ilanlar verilir. Şehremaneti tarafından açılan, hocası da Fransız olan bu okula birçok hevesli genç müracaat eder. Bunların içinde iyi kötü arkalarında bir- Halit Fahri, sokakta uğradığı hakaret üzerine tiyatroyu bıraktı Oyuncu olmuş, tükürün suratına! Antoine'ı Türkiye'ye çağıran, DarUlbedayi'yi kurduran Cemil Paşa nın (Topuzlu)Şehremaneti ne getirilişi Çiftehavuzlar daki köşkü ve bahçesi yüzünden olmuştu. Bu köşk, daha sonra Banker Kastelli nin oldu. ilk sınav, kazananlardandı. "Mehmet Fahri Paşa'nın oğlu oyuncu olmuş. Tükürün suratına" diyen komşulardan ürküp oyunculuktan vazgeçti, ama tiyatrodan vazgeçmedi. Darülbedayi nin oynadığı ilk telif piyes olan Baykuş'u yazdı. kaç yıllık yarı amatör tiyatro deneyimi bulunan Ertuğrul Muhsin, Behzat Haki, İsmail Galip in yanı sıra Peyami Safa, Faik Sabri, Elif Naci, Ali Naci (Karacan), Halit Fahri gibi gençler de vardır. Açılan giriş sınavında Ertuğrul Muhsin Hamlet ten oynadığı bir sahne ile ilgi çeker. Behzat Haki ile İsmail Galip de kazananlar arasındadırlar. Adı onlar kadar Darülbedayi'nin çağrışımı olan Raşit. Rıza başlarda bu okula rağbet etmemiştir. Kazananlardan biri de Halit Fahri (Ozansoy) dur. Sonradan aktörlükten niye vazgeçtiğini bir konuşmamızda bize şöyle anlatmıştır: Koşup ilk kaydolanlar arasında idim. Ama bir gün Beşiktaş ta yokuştan iniyorum. Kafesler açıldı ve ihtiyar bir kadın,"paşa nın oğlu babam doktor Mehmet Fahri Paşa yı kastediyor oyuncu olmuş.tükürün suratına! diye suratıma tükürdü. Bu kadar geri bir muhitte o gün cesaretim kırıldı. Aktörlükten vazgeçtim. Toplumun oyuncu makulesi diye hor gördüğü aktörlüğü göğüsleyecek kadar cesur olamadım. Muhsin ve arkadaşları bunu göze almışlardı. Ben alamadım. Ama çok sevdiğim tiyatrodan uzak kalmamak için tiyatro yazarı olmaya karar verdim ' *). Reşat Rıdvan Bey, Antonie in çağrılması ve Darülbedayi Tiyatro ve Musiki Okulu nun kurulması için Cemil Paşa ya yardımcı olmuştu. Antonie, gittikten sonra, mektebi derleyip topladı. Darülbedayi adı Güzellikler Evi anlam..ıa geliyor. Bu adı Letafet Apartmanı nın bi rinci katında kurulan bu kon servatuvara kim koymuştu? En çok duyulan söylenti bu nun Recaizade Ekrem Bey ta rafından konulmuş olmasıdır Recaizade Ekrem Bey Da rülbedayi nin ilk edebi heye ti için seçilen insanlardan biridir. Edebiyat hocasıdır. Ti yatronun meselelerine büyül ilgisi vardır. Daha önce kurul muş olan çeşitli edebi heyet lerde Müze-i Hümayun Müdü rü Osman Hamdi Bey le bir likte giriştikleri yine Darülbe dayi ye benzer bir hükümet ten destekli tiyatro teşebbü sünde de adı geçer. Diğer ze vatla birlikte bu heyet içinde düşünülenlerden biridir. Recaizade Ekrem Bey le birlikte edebi heyete düşünülen diğer kimseler Yahya Kemal Bey, Halit Ziya Bey, Abcîülhak Hamit Bey, Tahsin Nahit Bey, Hüseyin Suat Bey, Hüseyin Rahmi Bey, Müfit Ratip Bey, Rıza Tevfik Bey, Cenap Şahabettin Bey gibi devrin tanınmış yazarlarıdır. Cemil Paşa, Belediye Encûmeni nden 3 bin Türk liralık bir tahsisat çıkartmıştır. Konservatuvar faaliyete geçer. Bu tedrisat programında bulunan dersler şunlardır Telaffuz, tecvit, inşâd, takrir, aruz, edebiyat tarihi, tarih-i haile, dram.mudhikeyani komedi, raks, adab-ı muaşeret, eskrim, mimik, işmizaç yani yüz mimiği. Dram kısmının müdürü Reşat Rıdvan Bey dir. Bu kısımda ders veren hocalar: Madros Mınakyan Bey, edebiyat hocası Yahya Kemal Bey, yine edebiyat hocası Filozof Rıza Tevfik, işmizaç hocası ve komedi bölümünün hocası Ahmet Fehim Efendi, edebiyat tarihi hocası Hüseyin Suat Bey vs.den oluşur. DarCİİbedayi-i Osmaui Tiyatro ve Musiki Okulu bir müddet devam eder. Üç ay İçin Türkiye ye getirilmiş olan Antoine o sırada 1. Dünya Savaşı'nın patlaması yüzünden derhal ülkesine dönmek zorunda kalır. Bir ay sonra okulu Reşat Rıdvan Bey e Bu şekilde devam edin direktifi ile bırakarak memleketine döner. Kendisi yine Sirkeci garından geçirilir. Okul bir süre devam eder, daha sonra Madros Mınakyan Efendi nin yönetiminde tatbikat sahnesi olarak küçük temsillere başlar. Daha sonra bu temsiller de,okul da duralar, fakat okullu oyuncular Darülbedayi adı IŞehir Tiyatrosu nun kuruluşunu 3 kişiye borçluyuz. Şehremini (Belediye Başkanı) Cemil Topuzlu Paşa, Rejisör Reşat Rıdvan Bey ve Fransız tiyatro adamı Antoine i Şehremini Cemil Paşa, Paris \ten şehircilik ve itfaiye uzmanları getirirken bir tiyatro okulu kurmak için de ünlü Rejisör Andre Antoine ı davet etti *Ertuğrul Muhsin, ustası Reşat Rıdvan için şöyle der: Tam Avrupalı bir tiyatro adamı idi. Batılı rejisör denilince akla ne gelirse odur Reşat Rıdvan Bey "RaşidRıza ve Arkadaşları" adıyla ayrı gruplar kuran Raştd Rıza, daha sonra barışıp eski yuvası Darüibedayi ye kısa süre için dönmüştü. Raşid Rıza bu fotoğrafta, Halide Pişkin ile birlikte "Seni Tanımıyorum" adlı oyunda görülüyor. (Haldun Taner in koleksiyonundan). Darülbedayi nin açtığı aktör olma imtihanına o zamanın birçok genci gibi Vefa idadisi talebelerinden Elif Naci de katılmıştı. Antoine ın önünde Tevfik Fikret in "Ferda" şiirini coşkulu bir şekilde okuduysa da, yeterli not alamadı. Resim dünyamızın değerli üstadı, bu konuda şöyle diyor: "Gerçi imtihanı kazanamadım ama, bütün yaşamım boyunca hayat sahnesinde bir vodvil artisti gibi rol kesip durdum." Fotoğrafta, 1914 teki ve bugünkü Elif Naci... nı kullanarak yine bir trup teşkil etmeye başlarlar. Bundan sonra bu okuldan geçmiş tiyatrocular hep Darülbedayi sanatçıları diye anılacaktır ve Darülbedayi sanatçıları sıfatı bir nevi edebi, nezih, Batılı tiyatronun etiketi olacaktır. Darülbedayi sanatçılarının ilk resmi oyunu 20 Ocak 1916 da sergilenen Çürük Temel adlı oyundur. Hüseyin Suaf Bey in Emile Fabre dan çevirdiği La Maison d ArglI adlı oyunun Türkçe adı, Çürük Temel olarak sunulur. Burada Ertuğrul Muhsin başrolü oynamaktadır. ( ) Cemil Topuzlu: 80 Yıllık Hatıralarım. Sayfa: 86 ( ) Gerek Ertuğrul Muhsin in gerek diğer sanatçıların isimleri, o tarihte Soyadı Kanunu henüz çıkmadığı için o zamanki şekliyle bırakılmıştır. Beşinci, altıncı ve yedinci dizilerde bugün bilinen adlarıyla anılacaktır. (* ) Haldun Taner'in ses arşivinden. YARIN: ERTUĞRUL MUHSİN ADINDA BİR GENÇ
3 8 Milliyet Darülbedayi9den ilil IImı Şehir Tiyatrosu na ili mı 7 o >,/ işte, Ertuğrul Muhsin adında bir genç j= r ] RTUĞRUL Muhsin JO^ soylu ve varlıklı bir ai lenln çocuğudur. Tiyatro uğruna ailesi onu en gözde okullarda okutmuştur. Hariciyeci olması istenir. O tutar, on yedi yaşında tiyatrocu olmaya karar verir. Ya biz, ya tiyatro ültimatomuna karşı Kuru bir ekmeği nerde olsa bulurum der, kapıyı çeker, gider. Burhanettin Bey in tiyatrosunda küçük roller alır. Oda arkadaşı Vahram Papazyan ın Tiyatroyu Fransa da öğrenmelisin öğüdüne uyarak Paris e gider. Tiyatrolarda en mütevazı işçiliklere razı olur. Mounet Soully nin, Comédie Française Mn ve Paris e gelen yabancı trupların oyunlarını kaçırmayarak görgü ve bilgisini artırmaya çalışır. Özellikle Mounet Soully nin oynadığı Hamlet in çok etkisinde kalır de İstanbul a gelince Hamlet i sahneye kor ve başrolü oynar. Yine Burhanettin ln trupuna geçer te Kemal Emin(Baran), İsmail Galip (Arcan), Behzat (Butak)ve Celal Tahsin le Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları Topluluğu nu kurar. Tekrar Paris'e gider, Lugne Poe nin yönetiminde Suzanne Despere nin oynadığı Kadın Hamlet i, Jeaques Copeau nun Vieux Colombier ve Antoine ın Odeon tiyatrolarında çalışmalarını yakından izler. 1915'te İstanbul a dönünce yine arkadaşları ile temsiller verir. işte Darülbedayl-I Osmani'nin kurulması için getirtilecek olan Antoine ) uzaktan da olsa Paris te izlemiştir. Bu tiyatro hazırlık çalışmalarına katılan Reşat Rıdvan Bey i Burhanettin Trupu nda çalıştığı günlerden tanıyordur. Antoine m İstanbul'a getirilmesi için çok çaba gösteren Reşat Rıdvan, Burhanettin beyler ve aktris Sara Mannik Hanım'la birlikte Fransız rejisörü Sirkeci Garı nda karşılamaya giden heyetin içinde o da vardır. Açılan sınavı, Hamlet ten bir pasaj oynayarak kazanır. Antoine daha ilk günden bu yetenekli genci hem öğrenci hem de asistan olarak Darülbedayi ye sekiz lira maaşla atar. Bir süre hem öğrenci, hem asistan gibi çalışır. Antoine gittikten sonra arkadaşlarının elebaşısı haline gelir. Ertuğrul Muhsin, bu tarihten sonra artık Oarülbedayi nin çağrışımı haline gelecektir. ELİZA BİNEMECİYAN ilk Darülbedayi temsillerinin en gözde kadın sanatçısı hiç şüphesiz Eliza Binemeciyan Hanım dır. Türkçe yi hiçbir lehçeye kaçmayan mükemmel bir İstanbul şivesi ile konuşan ve aileden gelme köklü sanat gücü yanında zarafeti ile de seyirciyi etkileyen bu seçkin sanatçının partnerleri çoğu zaman Raşit Rıza, bazen de Muvahhit olur. RAŞİT RIZA Darülbedayi denince akla ilk gelen isimler ilk Darülbedayi temsillerinin sanatçılarıdır. Bunlar başta Ertuğrul Muhsin olmak üzere İsmail Galip, Eliza Binemeciyan, Muvahhit, Raşit Rıza, Şadi Fikret ve genç oldukları İçin ekibe daha sonra katılan Hazım, Hüseyin Kemal, Küçük Kemal, Vasfi Rıza, Bedia Muvahhit ve Şaziye Moral gelir. Raşit Rıza okul ilk açıldığı zaman pek ilgi göstermemişti. Ama, o da Ertuğrul Muhsin gibi daha Darülbedayi kurulmadan çeşitli gruplarda başroller oynamış bir sanatçıydı. O zamanın unutulmaz jönlerinin başında muhakkak ki, Raşit Rıza geliyordu. Bu büyük sanatçı Darülbedayi de olduğu gibi Darülbedayi dışında da birçok piyeslerde oynadı. Arkadaşlarıyla bozuşup ayrıldı; tekrar barıştı. Darülbedayi' den çıktı. Kendi başına Raşit Rıza ve Arkadaşları diye gruplar kurdu, turnelere gitti. Ankara'da bir süre oynadı. Reşat Nuri nin Taş Parçası adındaki uyarlamasındaoynadığı başrol, o zamanın seyircilerinin hatırından çıkmaz. Bir aktör olarak doğmuş gibiydi. Yapısı, kişiliği, hal ve tavrı, erkek sesi ve underplay oyunu ile her girdiği rolü asilleştiren bir sanatçıydı. Eski Darülbedayi kadrosu içinde oynadığı unutulmaz rollerden bir başkası da Sekizinci adlı oyundaki Habip Neccar rolüydü. Bu rolü hiç abartıya kaçmadan çok ölçülü bir Arap taklidi ile oynayışı ibnürrefik Ahmet Nuri nin bu eserine, Şadi Fikret kadar yararlı olmuştu. Yıllar sonra. Şehir Tiyatroları Rejisörü Max Meinecke nin sahneye koy Şadi Fikret'in Milli Sahnesi nde bir oyun. Soldan: Nurettin Şefkati, ortada elleri beline dayalı Şadi Fikret, en sağda Kınar Hanım. Kınar ve Aznif hanımlar, o dönemdeki komposizyon rollerinin unutulmaz sanatçılarıydılar. ikisi de Mınakyan Tiyatrosu ndan yetişmeydi. (Haldun Taner in özel arşivinden) Darülbedayi sanatçıları bir turne sırasında. Soldan sağa: 1. Ahmet Muvahhit Bey, 2. Bedia Muvahhit Hanım, 3. Muammer Ruşen (daha sonraki Karaca), 4. Behzat Haki (Haldun Taner'in özel arşivinden) Bedia Muvahhit eşi Ahmet Muvahhit ile. duğu Jean Anouilh un Beyaz Güvercinindeki yaşlı aktör rolü ise belki sanattaki olgunluğunun doruğu sayılabilirdi. Çok kısa olan bu rolü, o kadar yoğun ve derinlemesine bir gerçekçilikle oynamış, o rolle öylesine canıgönülden özdeşleşmişti ki, adeta gerçekle oyun sınırını ortadan kaldırmıştı. İLK HANIM SANATÇILAR Türk ve Müslüman hanımların sahneye çıkması uzun zaman dini nedenlerle yasaktı. Antoine, ilk geldiği zaman kadın oyuncu eksikliğinden yakınır. Gayrimüslim vatandaşlarımız dışında Türk kadınlarının sahneye çıkamaması bu konuda onun hayli canını sıkmıştı. Sahneye çıkan ilk Türk kadını, Hüseyin Suat Bey ln bir uyarlamasında kendisine rol verilen Afife Hanım dır. Ama bir ihbar üzerine zaptiyeler tiyatroyu basmış ve Afife Hanım kapıdan kaçırılmıştır. Esasen sinir sistemi zayıf olan Afife Hanım, tiyatroya arka kapıdan gelip gitmek ve her dakika tutuklanmak korkusu içinde oynamak yüzünden bir müddet sonra sahneyi terk etmek zorunda kalmıştır. Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir hanımların sahneye çıkışı ise şöyle olm uştur: Halide Edib in Muhsin Ertuğrul tarafından çevrilen Ateşten Gömlek filmini seyreden Mustafa Kemal Paşa, Darülbedayi sanatçılarından Muvahhit Bey e, Eşinizi niçin kendiniz gibi sahneye çıkarmıyorsunuz? diye bir öneride bulunmuştur. Türk kadınına her alanda eşit haklar tanıyan, uygar düşüncenin simgesi olan Mustafa Kemal Paşa, böylece Türk kadınlarının sahneye çıkışını destekleyen en büyük güç olmuştur. Şaziye Moral da bu şekilde sahneye çıkmıştır. Bedia Muvahhit Hanım ilk Otello temsilinde Raşit Rıza ve Muhsin Ertuğrul ile beraber Dezdamona rolünü oynayarak halkın takdirlerini kazandı. Ondan sonra birçok rollerdfe Türk tiyatrosunun çok başarılı, cazip bir hanımefendisi oldu. Bugün de İng'ılizlerin tabiri ile tiyatromuzun "First lady sidir. BABA BEHZAT Behzat Butak a gelince... O zamanki adıyla Behzat Haki ve kendisinden çok genç olan Ercüment Behzat tan ayrılmak için Büyük Behzat diye anılan bu gerçekten büyük sanatçı Ertuğrul Muhsin in yakın arkadaşıydı. İlk adımını Burhanettin Bey in tiyatrosunda atmıştı. Ertuğrul Muhsin, hatıralarında şöyle diyor: Behzat la Mercan idadisi nden arkadaştık. Behzat gitti, Burhanettin Bey le görüştü. Kumpanyasına girdi. Ben de isterdim ama gidip Burhanettin Bey e beni al diyemezdim. Mesire yerlerinde oynarlardı. Uzaktan onları seyrederdim. Daha sonra onun sayesinde ben de Burhanettin Bey Trupu na girdim. Behzat Butak, lokomotif rollerde olduğu kadar küçük kompozisyonlarda da aynı şevkle oynar, hatta bu İkincileri erişilmez bir ustalıkla ebedileştirirdi. Taklit ve mimik kabiliyetinin yanı sıra role girmekteki psikolojik özdeşleşmesi İnsanı şaşırtacak kertede idi. Büyük bir de makyaj ustasıydı. Yaşlı rolüne çıkacaksa elinin üstündeki damarları bile boyardı. Elbiselerine havı gitmiş bir hal vermek gereğini duyunca üşenmez saatlerce külle ovardı. ilk başarısı Kayseri Gülleri ndeki rolü ile olmuştu. Diyalekt konuşan bu başrolü üstlenecek babayiğit çıkmayınca Borazan Tevfik, Paskal Genç Ertuğrul Muhsin, (1912) ilk rollerinden birinde P.H. Loyson un M ıictehid" adlı oyununda. 0 Soylu ve varlıklı bir ailenin çocuğu Ertuğrul Muhsin *den hariciyeci olması istenince, Kuru bir ekmeği nerde olsa bulurum dedi ve evinin kapısını çekerek tiyatro dünyasına girdi 0 Sahneye çıkan ilk Türk kadını, Hüseyin Suat Bey'in bir uyarlamasında kendisine rol verilen Afife Hanım'dır. Ancak o zamanlar Türk ve Müslüman hanımların sahneye çıkması yasak olduğu için zaptiyelerin sık sık tiyatroyu basmasından sinirleri bozuldu ve sahneyi terketmek zorunda kaldı Q Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir hanımların sahneye çıkışları ise, Atatürk'ün önerisi üzerine gerçekleşti. Bedia Muvahhit ilk kez Otello temsilindeki 'Dezdamona * rolüyle halkın büyük beğenisini kazandı İSMAİL GALİP 0 zamanki adıyla İsmail Galip. Daha sonraki kuşaklar onu i. Galip Arcan olarak tanıyacaklardır. Ertuğrul Muhsin Avrupa'ya gittiği zaman elebaşılığı o alırdı. Fransızca bilirdi. Sahnemize başardı adaptasyonlar ve çeviriler kazandırmıştı. Sami gibi tiyatro dışındaki komikler aranmış ama, denemeler doyurucu olmamıştı. O sırada Edirne de askerliğini yapan Behzat, tesadüfen İstanbul a gelince onda karar kılınmıştı. Behzat Butak, Darülbedayi Tiyatrosu nun duayeni idi. Ertuğrul Muhsin den bir baş büyüktü. Bundan ötürü de haklı olarak tiyatronun Baba sı idi. İSMAİL CALİP İsmail Galip e gelince; İ. Galip (Arcan) da tıpkı Behzat Butak) gibi, Emin (Baran) gibi ve arkadaşları Doktor Celal Tahsin gibi Muhsin Ertuğrul ve Arkadaşları truüunda çalışan bir sanatçıydı. Darülbedayi nin kurulacağını duydukları zaman hep birlikte oraya aday olmuşlardı. İsmail Galip bariton sesi ile dram rollerinde olduğu kadar komedi rollerinde de başarılıydı. Ahmet Fehim E fendi nin talebesi olmakla övünürdü. Paris e gitmiş, oradaki tiyatroları yakından izlemiş ve tiyatro görgüsünü artırmış bir sanatçıydı. Sahne edebiyatımıza çeş itli çeviriler, uyarlamalar yaptı. Bu arada Marcel Pagnel den çevirdiği Topaz en akılda kalanıdır. ŞADİ FİKRET Şadi Fikret Bey tiyatrocu olmak için tıpkı Ertuğrul Muhsin gibi, Burhanettin gibi, Reşat Rıdvan gibi eviyle bozuşmayı, arkasındaki köprüleri yakmayı göze alrmş bir sanatçıdır.şadi Fikret,Beylerbeyimin tanınmış ailelerinden Şeyh Hacı Zihni Efendi nin torunu oluyordu. Ayrıca sonra Meclis Başkanlığı yapacak olan Ali Rana Tarhan Bey in de yeğeniydi. Galatasaray Lisesi'ni bitirmiş, zamanın yüksek bürokrasisine aday olabilecek bir eğitimden geçmişti. Dil biliyordu. Buna karşın bütün bu güvenceli ve rahat Eliza Binemeciyan: Darülbedayi nin ünlü kadın sanatçısı. Bedia Muvahhit ve Neyire Neyir'den önce tüm oyunların başoyuncusu. Türkçe'yi mükemmel İstanbul şivesi ile konuşması ve zarafeti ile meşhurdu. (Haldun Taner in özel arşivinden) hayatı tepmiş, tiyatrocu olacağında tutturmuştu. Doğuştan sevim li b ir İnsandı. Komedilerde kendini daha iyi gösterebiliyordu. Bir süre Darülbedayi sanatçılarıyla oynadı. Eşi (zabel Hanım da çok sevimli bir komedi yıldızıydı. Daha sonra Şadi Bey kendi adına Milli Sahne adını verdiği bir kumpanya kurdu. En beğenilen rolleri olan ibnürrefik Ahmet Nuri nin Sekizinci sini bu tiyatroda oynadı. Yine ibnürrefik Ahmet Nuri Bey in Fransızcadan dilimize ustalıkla uyarladığı Hisse-i Şayia daki Bican Efendi rolü ile meşhur oldu. Vasfı Rıza Bey, Darülbedayi ekibine Ferah Tiyatrosu döneminde katıldı ve daha ilk günden sahne sempatisiyle seyircileri kendine bağladı. Hazım Körmükçü yle beraber Türk komedyalarının aranılan oyuncusu oldu. Uzun yıllar komedi tiyatrosunun başında özellikle Musahipzade Celal komedyalarında ve her çeşit yerli, bizden olan oyunlarda hem rejisör, hem aktör olarak büyük başarı gösterdi. Onu daha büyük kitlelerin alkışına mazhar eden kompozisyonlardan biri de Paydos taki rolüdür. HAZIM Hazım a gelince... Sahne sempatisi denen şeyin en belirgin örneği olan bu sanatçı, hiçbir rol yapmasa, vapurtarifesinl okusa bile, seyirciyi güldürebilen eşsiz bir komedi ustası idi. Bugün, ellisinin üstünde bulunanların çoğu, onu aşan böyle bir yeteneği, bir daha görmediklerini söyleseler yeridir. Hazım, Musahipzade piyeslerinin ekseni olurdu. Operetlerdeki büyük başarıları da kolay unutulamaz. YARİN:.... FERAH DÖNEMİ
4 8 Milliyet O Darülbedayi'den Şehir Tiyatrosu'na m Ferah Dönemi olarak adlandırılan dönem, Türk tiyatrosunun en canlı, en devrimci yıllarından biridir. Topluluk halka çok geniş bir repertuar sunmaktadır. Ramazan ayı için özel program hazırlar, yerli yazarlara önem verir. Düzenli bir iş bölümü içerisinde amatörce, hevesle çalışan gençler bir ekip havası yaratırlar. Metinleri en ince ayrıntılarına kadar inceleyip ekip oyunu üzerinde dururlar. Perdesini tam zamanında açan ilk tiyatro burasıdır. Yarının seyircilerini yetiştirmek üzere ilk kez öğrencilere indirimli matineler düzenlerler. Salona eğitici pankartlar asar, tiyatro bilgisi veren bedava broşürler dağıtırlar. i. Galip, Behzat Haki, Mim Kemal, Vasfi Rıza, Neyire Neyir, Kınar, Emin Beliğ, Prenses Mevhibe, Necla, heykeltıraş Zühtü Mürütoğlu, Ercüment Behzat, Muammer Ruşen ve Celal de bu ekipte çalışmaktadırlar. Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları topluluğunun Ferah ta oynadıkları oyunlar şunlardır: L. Andreyef ten İhtilal, Strinberg'den Baba, H. Ibsen'den Bir Halk Düşmanı, Tolstoy dan Kreutzer Sonat, Charles Mere'den Hümma, Shakespeare den Othello, Lenkiyel den Tayfun, Ahmet Vefik Paşa nın Mollere den bir Cimri uyarlaması olan Azarya, yine Ahmet Vefik Paşa nın Moliere den George Dandin uyarlaması Yorgaki D andini, Vedat Örfi den Vefaen Fera Vedat Nedim Tör den İşsizler, Birabeau-Dolley den Sırat Köprüsü, Eckerman'dan Bekâr Ali Bey uyarlaması, Sermet Muhtar dan Duvar Aslanı, Mahmut Yesari den bir G. Feydeau uyarlaması Bir Artı Bir, Müsavi Bir, Osman Cemal Kaygusuz dan İstanbul Revüsü, Münire Eyüp ten Kâşif Efendi, Aleksandra Dumas tan Kamelyalı Kadın. Ferah Dönemi nden sonra Darülbedayi, Tepebaşı'ndaki Dram Tiyatrosu'na taşındı. Vali ye Belediye Reisi Muhittin Üstündağ, tiyatroyu kısmen belediyenin kanadının altına almıştı te de Darülbedayi yi İstanbul Şehir Tiyatrosu adıyla belediyeye tamemen bağlayacaktı. ATATÜRK, TİYATROYA SAYGINLIK GETİRDİ T iyatroculuğu halkın önünde saygınlaştıran insanların başında Mustafa Kemal Paşa nın geldiğini söylemiştik. Ankara'ya geldiklerinde Cehenneme gidiyorum, geç kalırsam yer bulam am. içtihad dergisini çıkaran Abdullah Cevdet dinsizdi. Bundan ötürü yakındığı da yoktu. Bir ramazan gecesi Darülbedayi Tiyatrosu, Muhsin Ertuğrul un çevirip yönettiği Cehennem piyesini oynamaktadır. Dr. Abdullah Cevdet de Hamlet'in ilk çevirisini yapmış bir tiyatrosever olduğu için bu piyesi görmek ister. Vezneciler den Şehzadebaşı na doğru giderken yolda Süleyman Nazif e rastlar. Süleyman Nazif onun acelesini görüp, sorar. Üstat bu ne acele? der. Nereye gidiyorsun böyle pürtelaş? Dr. Abdullah Cevdet, piyesi ima ederek: Cehennem e gidiyorum. Geç kalırsam yer bulamam diye acele ediyorum, der. Süleyman Nazif, doktorun dinsizliğini telmihen: Acele etme üstadım, der. Cehennemdeki yerin her zaman hazırdır. Turk tiyatrosunda devrim: Ferah Dönemi 1 Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları topluluğu, yılları içinde tam bir ekip havası yaratarak, halka çok geniş bir repertuar sundular Şehir Tiyatrosu sanatçıları Dram Tiyatrosu'nun holünde. Soldan sağa: Şaziye Moral, Vasfi Rıza Zobu, Hüseyin Kemal GUrmen, Bedia Muvahhit, İsmail Galip. Ferah Dönemi nde öğrenci temsilleri E RTUĞRUL Muhsin, öğrenci temsilleri üzerine şöyle diyordu: O zamanlar, hafta tatili cumaydı. Okullara başvurduk. Cuma sabahlan saat onda, bir öğrenci matinesi vereceğimizi, biletlerin de biteviye yirmi kuruş olduğunu bildirdik. İlk günden başlayan hücumla, Ferah Tiyatrosu aşağıdan yukanya kadar koltuklanyla localanyla tıklım tıklım, balkonuyla, paradisiyle salkım salkım doldu, taştı. Biz, bu cuma günleri, bu erken öğrenci matinesinden başka, biri üçte, biri dokuzda olmak üzere halka iki temsil daha veriyorduk. Böylelikle o piyes, bir günde üç defa oynanıyordu. Bu ilk öğrenci temsillerinin topladığı ilgi, bütün tahminlerimizi aştı. Sabah temsillerimizi seyreden bin öğrencinin bir tek insan duygusuyla, nefes bile almadığını söylersem, inanın övmekte gerçeği aşmış olmam. Büyük bir tapınakta toplanmış, sanat ve güzellik tanrısına yönelmiş, kendinden geçmiş bir gençlik kitlesinin sahneye bakışını, piyes dinleyişini görmek. Almanya dan gayri, herhangi bir medeni memlekette eşine az rastlanır, iç açıcı bir müjdeydi. (*) Türk Tiyatrosu Dergisi. sanatçıları çoğu zaman Çankaya daki evine davet eder, yemeğe alıkoyardı. Başka kimselerin de davetli olduğu böyle bir toplantıda herkesin önünde söylediği şu söz tarihe geçmiştir: Efendiler hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, ama sanatkâr olamazsınız. Bu çocukları sevelim, sayalım. O devirden sonra hiç? değilse görünüşte aktöre, sanatçıya bir saygı ister istemez başladı. Yine Atatürk tür ki, ilk defa Türk kadınına sahnelerin kapısını açtı. O zamana kadar hep Ermeni hanım vatandaşlarımız tarafından üstlenilen kadın rollerini önce Afife, daha sonra başkaları ve Ateşten Gömlek filmindeki başarısından sonra Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir hanımlar almaya başlamışlardı. D r a m T İ y U t r O S U : Mazhar Paşa nın şehreminliği zamanında 6. Daire Belediye Başkanı Blaque Bey'in kurnaz bir taktiği ile inşa ettirilmişti. 0 dönemde eski bir mezarlık arsası olan Tepebaşı Bahçesl ne çingenelerin çergi kurmasına müsaade eden Blaque Bey, karşı taraftaki varlıklı aileler bu gürültü ve pislikten rahatsız olup yakınmaya başlayınca, Bana, bu arsaya bir tiyatro kurmak için yeterince para hibe edin. Bunları ancak o zaman çıkarabilirim demişti te yeni açılan Tünel in topraklarını taşıma ücreti olarak da belediyeye bir miktar para girmişti, işte Dram Tiyatrosu bu iki kaynaktan gelen paralarla yapıldı. Dram Tiyatrosu'nun İçi : Dram Tiyatrosu nun içi muhakkak ki İstanbul un en zarif, en güzel tiyatro salonu idi. Jean Cocteau.1954 (e İstanbul'a geldiğinde tiyatrolarımızı görmek istemiş, kendisini oraya götürdüğümüzde bu salonun yapısına büyük hayranlık göstermişti. ) Halkın tiyatro eğitimini de üstlenen topluluk, bu dönemde ilk kez öğrencilere indirimli matineler düzenledi ı Mustafa Kemal Paşa, iki kez Dram Tiyatrosu'na giderek Akın ve Yalova Türküsü adlı oyunları izledi >Hamdullah Suphi Tanrıöver; bir gün Dram Tiyatrosu'na telefonla, Gazi Paşa nın dakikalık gecikmeyle oyunu izleyeceğini bildirir. Ertuğrul Muhsin, Behzat Hakinin telaşlandığını görünce, tepkisini belli ederek, Biz, perdeyi her gece saat 9'da açarız. Bu gece de 9 da açılacaktır. Benim bildiğim Gazi Paşa, temsile zamamnda gelecektir der. Dediği çıkar. Tam 9 da gong çalar, perde açılır ve o sırada Atatürk locaya girer Gazi Paşa, iki defa bizzat Dram Tiyatrosu na gelerek iki oyunu izledi. Bunlardan biri Yalova Türküsü idi. Öbürü ise Akın adlı manzum tarihi piyesti. Yıllar 1931 i gösteriyordu. Gazi Paşa, o sıralarda Yalova yı uygar bir kaplıca şehri haline getirmek İçin imar faaliyetlerini bizzat yakından izliyordu. Bir Avusturya oyunundan çevrilip, oradaki kaplıca şehrini sözüm ona Yalova ya yerleştiren müzikli oyunu bunun için merak etmiş olsa gerekti. Gerçekten de, oyunun içinde Gazi nin hoşuna gitsin diye, Yalova suyuna girenin ateşler tutuşur kanında diye bir parça da vardı. Müzikleri Ferit Alnar bestelemişti. Renklerin Rüyasıdır Tango adlı şansonun söz yazarı da Nâzım Hikmet ti. Bu oyunda Vasfi Rıza Zobu büyük alkış topluyordu. Bir ara rahatsızlanınca onun yerini alan sanatçı da büyük alkış almıştı. Çoğu kimse, Muammer Ruşen adındaki bu genç sanatçıyı henüz tanımıyordu. Ama o genç, Ferah Dönemi nde Ertuğrul Muhsin in yanına sokulmuş, tiyatroya katılmış, Ferah Dönemi nin en zor işlerini üstlenmiş bir sanat âşığı idi.daha sonraki dönemdekiler, onu ünlü komik Muammer Karaca olarak tanıyacaklardır. "PERDE HER GECE SAATİNDE AÇILIR..." Bir gün Hamdullah Suphi Tanrıöver acele telefon ederek Gazi Paşa nın temsilin başlangıcından dakika sonraya gecikebileceğini bildirir, perdenin açılmamasını ister. Bunu duyan Ertuğrul Muhsin in reaksiyonu şu olur: Biz, her gece perdeyi saat 9 da açarız. Bu gece de 9 da açılacaktır ve benim bildiğim Gazi Paşa temsile zamanında gelecektir der. Tiyatroda Behzat Haki, son derece telaşlıdır. Muhsin e Çocuk olma, on dakika beklemekten bir şey çıkmaz der. Karşılayıcılar kapıdadırlar. Behzat Haki de oradadır. Dış kapıda antrede beklemektedirler. Saat 9 olur, gong çalar ve perde yavaş yavaş açılır. Tam perdenin açıldığı sırada da Atatürk ün locaya girmesi bir olur. Gazi Paşa nın Darülbedayi ile olan ilgisi Faruk Nafiz Çamlıbel in, Türklerin Orta Asya'dan göç etmelerini konu edinen manzum piyesiyle daha da artar. Mustafa Kemal Paşa, bu piyesin yazılışıyla yakından ilgilidir. Temsil sırasında da tekrar Şehir Tiyatrolarına gelerek oyunu İzler. Muhsin Ertuğrul u oyundan sonra locasına davet ederek tebrik eder, mennunluk izhar eder. M l l, YARIN: Bir Shakespeare tutkunu Muammer Ruşen 0 zamanki adıyla Muammer Ruşen, daha sonraların ünlü komedi sanatçısı Muammer Karaca. Güldürü tiyatromuzun unutulmaz komiği. Vali ve Belediye Reisi M uhittin ( tündağ, Darülbedayi'yl belediyeı kanatları altına almış, 1935 te! bir Tiyatrosu na dönüşmesini sı lamıştı. Artık tiyatronun bir tüzüi resmi kadrosu vardı. Sanatçı muntazam maaşa ve güvenceye I vuşmuşlardı. H a m d u lla h S u p h i T a n rıö v e r Atatürk ün yanına ilk koşan aydınlardandı. Daha önce Türkocaklarını yöneten Tanrıöver, hatipliği ile ünlüydü. Cumhuriyet döneminde bir ara Maarif Vekilliği de yapmıştı. Sonra büyükelçi olarak vazife gördü. Sanatçıları iyi tanırdı. Yazıda sözü geçen dönemde sanat çevreleri ile Gazi Paşa'nın ilintisini kuran başlıca kişi idi.
5 O Darülbedayi Şehir Tiyatrosu na UHSİN Ertuğrul da Hamlet tutkusu on sekiz yaşında Paris te Mounnet Soully yi bu rolde görmesiyle başlar. İstanbul'a geldiğinde birtrup kurup Abdullah Cevdet in çevirisi ile H am lef i bir hayır cemiyeti yararına ilk defa oynar. 60. sanat yılında kendisiyle yaptığım bir röportajda, Başucu kitaplarınız nelerdir? soruma, Epiktetos un Düşünce ve Sohbetler i, Hamlet ve Kuran cevabını vermişti. Hamlet, Darülbedayi de ikinci oynanışında iki hafta, Talat Artemel e oynattığı oyun da bir ay sürmüştü da Amerika'dan dönen genç oyuncu Engin Cezzar ın başrolünü üstlendiği Hamlet ise arka arkaya 150 kere oynamak suretiyle büyük bir rekor kırıyordu. Bu, ilk başlarda Türk seyircisi tarafından yadırganan Shakespeare i Türkiye de iyice yerleştirmiş ve sevdirmiş olmanın zaferiydi. Muhsin Ertuğrul, Türk Tiyatrosu Dergisi nde 150. Hamlet adlı bir başyazısında sevincini şöyle dile getiriyordu: Şimdi bunun hesabını görelim. Sahnemizde Shakespeare oynanmasına sataşanlar, o zamanın aydın geçinen yazarlarıydı. Bu arkadaşlar yanılıyorlardı. Ama, o günlerde bunu anlatmanın imkânı yoktu. Çünkü giriştiğimiz iş uzun süreli bir kültür savaşıydı. Bu savaşı hangi tarafın kazanacağını ancak (zaman) damgalayacaktı. Dünyanın ve hayatın en önemli yargıcı olan zaman! Tanrı mn dünyayı yaratışından, insanı üretişinden tutun da bir buğdayın başak, bir kurdun ipek oluşuna kadar her şeyde son ve kesin hükmü veren işte bu zaman! Biz o günlerde inancımızı savunmadık, yırtınmadık, yaygara koparmadık, çünkü almayı tasarladığımız tohumun yeşermesi, gelişmesi için (zaman) gerekiyordu. O tohumun meyvesi (zaman)la olacaktı. Çok değil bir kuşaklık zaman. Kim derdi ki, aradan otuz yıl geçtikten sonra, Shakespeare bu memlekette, yeni yazarların bile üstünde, en çok oynanan, beğenilen bir dram yazarı olacak!... Shakespeare, tiyatronun muhakkak ki, kralıdır. Piyeslerindeki aksiyonla, seyircileri ve felsefi içeriği ile de en güçbeğenir aydınları aynı anda kavrar. Birer özdeyiş yalınlığı ve yoğunluğuyla çoğu replikleri zihinleri teshir eder, belleklere yapışıp kalır. Muhsin Ertuğrul, Darülbedayi nin daha erken dönemlerinden itibaren Shakespeare i İstanbul halkına tanıtma çabası içindedir. Onca, Shakespeare, hem oyuncular, hem seyirciler için en yüce okuldur. Kendi oynadığı Hamlet ten sonra el attığı ikinci Shakespeare oyunu Othello dur. Raşit Rıza nın Othello, Neyyire Neyir ve Bedia Muvahhit in münavebeli olarak Dezdemona yı temsil ettikleri bu oyunda kendisi de lago yu üstlenir sezonunda Hırçın Kız ı sahneye koymuştur te Hamlet, da Ölçüye Ölçü yü, ertesi sezon Macbeth i, da Yanlışlıklar Komedyası nı, de Othello yu, sezonunda yine Hamlet i, sezonunda Kış Masalı nı, sonraki yıllar Nasıl Hoşunuza Giderse yi, Atinalı Timon u, Coriolanus u, Jül Sezar ı sahneye koyar da yukarda sözü geçen 150 tem sillik Hamlet te Shakespeare in 400. doğum yıldönümünü kutlamak için beş tiyatroda beş ayrı Shakespeare oyunu sergilenir. Romeo Juliet, Venedik Taciri, Bir Yaz Gecesi Rüyası, On İkinci Gece, Kuru Gürültü. Muhsin Ertuğrul, Shakespear i O ve Ben adlı yazısında bakınız nasıl değerlendiriyor: Nasıl olur da Shakespeare, 37 büyük eserinde yüzlerce insan yaratır, kralından esirine kadar hepsine can ve ruh verir, kemiklerini kenetler, şekillerini işler, sinirlerini örer ve dünyanın ayrı ayrı bölgelerinde, doğumlarından ölümlerine kadar, hiç birbirine benzemeyen kaderleriyle onları karşı karşıya bırakır. (...) DanimarkalI Hamlet, Afrikalı Othello, Italyalı Romeo, Atinalı Timon bugün de doğru yollarında dümdüz ve sekmeden gidiyorlar. Halbuki ben, bocalayıp duruyorum, tâ toprağa girinceye kadar... Peki Shakespeare insansa ben neyim? Ben insansam Shakespeare ne? YERLİ OYUNLARA ÖNEM Darülbedayi nin ilk repertuarını Fransızca dan uyarlanan 2., 3. sınıf bulvar komedileri oluşturmuştu. Gerçek Türk Tiyatrosu nun, Türk sorunlarını, Türk insanlarını yansıtan Türk oyun yazarları olmaksızın yaratılamayacağı ise ortadaydı. Önce ilk edebi heyet, sonra bu tiyatronun beyni olan E. Muhsin, bu gerçeği gözönünde tutarak imkân buldukça telif oyunları yüreklendirmişlerdir. Darülbedayi de ilk temsil edilen telif eser, Baykuş un yazarı Halit Fahri den sonra ibnürreflk Ahmet Nuri yi de bir uyarlayıcı olmasına rağmen anmak zorundayız. Ibnürreflk Ahmet Nuri, Ahmet Yabancı uzman getirme geleneği Türk Tiyatrosu'nda zaman zaman uygulandı Altın Devri ENCIN CEZZAR a fe ti.' Robert Kolej de tiyatro hocası Hilary Boyd un yonetımınoeki tiyatro grubunda çeşitli dönemlerde, Nur Yalman, Tunç Yalman, Engin Cezzar, Genco Erkal, Çiğdem Selışık gibi profesyonellere parmak ısırtan cevherli gençler yetişmişti. Engin Cezzar da bunlardan biriydi. Amerika ya giderek tiyatro tahsil etmiş, Actor Studio da Paul Newman la birlikte öğretmenlik yapmış genç bir sanatçıydı. Yurda dönüşünde, Muhsin Ertuğrul, tereddüt etmeden Hamlet rolünü kendisine verdi. Bu rol, Engin Cezzar için unutulmaz bir başarı oldu. Aynı oyunda, Hüseyin Kemal Gürmen, Gülistan Güzey ve Sami Ayanoğlu da çok büyük alkış toplamışlardı. >Muhsin Ertuğrul Tiyatronun Kralı " Shakespeare'in tutkunudur. O ha göre Shakespeare hem oyuncular, hem seyirciler için en yüce okuldur arası genel sanat yönetmenliğine, AvusturyalI Meinecke getirilmişti. Mesleğini çok seven bir rejisör olarak, Liliom ve Colombe gibi unutulmaz rejiler yaptı. Konservatuvarda birçok öğrenci yetiştirdi. Sahneye koyduğu oyunların dekorlarını da kendisi yapardı. -Ä. r r i A SABRI ESAT SIVAVUŞGIL Edmond Rostand dan çevirdiği 'Cyrano de Bergerac, oyunla özdeşleşmenin ve Türkçe'ye tasarrufun bir şaheseri olarak sahne tarihine geçti. Siyavuşgil in Karagöz üzerine de değerli araştırmaları olmuştu. Siyavuşgil eleştirmen olarak da Türk tiyatrosuna hizmet etti. Veflk Paşa gibi çok büyük ustalıkla yurdumuza yerleştirdiği Fransız komedilerini Darülbedayi de oynatarak büyük seyirci kalabalığını yabancı değil de bizden insanların sıcak muhitine çekmiş oldu. Hisse-i Şayia, Sekizinci Ve Ceza Kanunu bunlardan sadece birkaçıdır. Musahipzade Celâl de telif alanında bize yerli konulan başarıyla sundu. Ferah döneminde telif eser düzeni kendini daha da gösterir. Vedat Nedim in İşsizler!, Vedat Örfi nin Vefaen Ferağ adlı eseri, Sermet Muhtar ın Duvar Aslanı, Mahmut Yesari nin Bir Zait Bir Müsavi Bk i, Osman Cemal in İstanbul Revüsü, Münire Eyüp ün Kâşif Efend i si bu arada sayılabilir. Daha sonraki dönemlerde yine Vedat Nedim in Kör adlı piyesi, Üç Kişi Arasında adlı piyesi, Abdülhak Hamit in Tezer i sahneye kondu sezonunda o zaman henüz çok genç bir şair olan Cevdet Kudret in Rüya içinde Rüya sı, Nâzım Hikmet in Kafatası adlı piyesi, Faruk Nafiz in Akın ı, ertesi yıl.yine Nâzım Hikmet in Bir Ölü Evi, Yusuf Ziya Ortaç ve Muhlis Sabahattin in Aşk Mektebi, Necip FazıPın Bir Adam Yaratmak adlı eseri, Musahipzade Celâl in Aynaroz Kadısı, Sedat Simavi nin Ceza adlı oyunu, Cemal Nadir in Yüz Karası, Musahipzade Celâl in Bir Kavuk Devrildi si, Cevat Fehmi nin Büyük Şehir i, Küçük Şehir i, Paydos u, halkın büyük rağbetini gördü. Bunlar dışında daha genç kuşaktan Sabahattin Kudret Aksal, Melih Cevdet, Turgut Özakman, Necati Cumalı, Aziz Nesin, Recep Bilginer, Turan Öflazoğlu, Oktay Rifat, Orhan Asena, Oktay Arayıcı, Bilgesu Erenus ve daha nicelerinin eserlerini de oynamaya önem verdi. DARÜLBEDAYİ VE YABANCI UZMANLAR André Antoine la açılan yabancı uzman getirme geleneği Şehir Tiyatroları nda daha sonraki dönemlerde de zaman zaman uygulandı. 1930' da Joseph Max, tiyatro öğretmeni olarak Konservatuvar a çağrıldı da açılan Tiyatro Okulu nda Muhsin Ertuğrul dan başka eskrim hocası Grotovski ve Selim Sırrı Tarcan ın kızları Azade ve Selma hanımlar da beden eğitimi hocası olarak yer alıyorlardı. >Darülbedayi de Türk yazarların oyunlarına ağırlık veren Muhsin Ertuğrul, Türk Tiyatrosu'nun yerli yazarlarla oluşacağına inanırdı. X W ß 'c r t r r m EFSANE KJİDİN CAHİDE SONKU Neyyire Neyir, ne kadar kültürlü ve bilinçli bir sanatçı ise, Cahide Sonku da o kadar pratik bir oyuncu idi. Kültürsüzlüğüne karşın, anlatılanı çok iyi kavrar, pratik zekâsı ile en karmaşık rollerin üstesinden gelirdi. Bu şaşılacak özdeşleşme yeteneği sayesinde klasik oyunlarda bile başarıya ulaşırdı. En çok alkış topladığı oyunlar, Cyrano de Bergerac", LAiglon ve Sukuşu idi. Fotoğraf onu, Avni DilligilTe beraber, başarıyla oynadığı Emilia Galotti oyununun bir sahnesinde gösteriyor. Prof. Fahrettin Kerim Gökay ın valilik ve belediye reisliği zamanında da Şehir Tiyatrolarımın başrejisörlüğüne yabancı bir uzman getirilmesi düşünüldü. İstanbul da çıkan Türkische Post gazetesinin sahip ve başyazarı Türkolog Prof. Duda nın tavsiyesine uyularak Viyana'da dekoratör olarak ün yapmış olan Max Meinecke, İstanbul a çağrıldı. Dinamik ve coşkulu bir tiyatro adamı olan Max Meinecke, Şehir Tiyatrosu na yeni bir hava getirdi. Emektar dekoratör beyaz Rus Perof un da Avrupa düzeyindeki dekorlarından sonra İstanbul seyircileri. Meinecke nin de nefis dekorlarını alkışladılar. Meinecke, yönetmen olarak da başarılı mizansenler yaptı. Özellikle Franz Molnar dan Liliom, Jean Anouilly dan Beyaz Güvercin mizansenleri unutulmaz izlenimler bıraktı. Meinecke nin bir büyük hizmeti de genç sanatçılara çalışma disiplini ve coşkusu aşılaması oldu. Provalar bittikten sonra bile çoğu oyuncunun gönüllü olarak hocaları ile çalışmalarını sürdürdükleri görülüyordu. Bu yabancı uzman geleneği daha sonra Ankara Devlet Konservatuvarı ve Devlet Tiyatro ve Operası nın açıldığı zaman da devam etti. Kari Ebert başta olmak üzere Remato Mordo gibi hocalar Türk Tiyatrosu na Batılı çalışma metotları getirdiler.. YENİ REJİSÖRLER Şehir Tiyatrosu yeni rejisörler yetiştirmek konusunda da büyük gayretler sarfetti. Muhsin Ertuğrul ve Vasfı Rıza, Max Meinecke gibi tanınmış rejisörler dışında genç kuşaktan başarılı rejisörlere imkânlar verdi. Bir süre için Şehir Tiyatroları nda vazife gören Ulvi Uraz ın başarılı re- ULVİ URAZ. FAZİLET ECZANESİ NDE Ulvi Uraz, coşkulu, şevkli, klavyesi çok zengin bir tiyatro ustası idi Sahneye eloktrik katar, yönettiği sanatçılar zorluk çektiği zaman, rollerini onlar kadar özdeşleşip oynayarak yol gösterirdi jieri halkı çok etkiledi. Ulvi Uraz, hem usta bir oyuncu hem de titiz bir rejisör olarak Fazilet Eczanesi ni, Mine yi ve diğer oyunları sahneye koyarak Türk yazarlarını Türk seyircilerine sevdirdi. Amerika dan dönen Beklan Algan, eşi Ayla Algan la birlikte Tarla Kuşu adlı reji ile Şehir Tiyatrosu nda ilk vazifelerini üstlenmişlerdi. Daha sonra Sinekler adlı rejide de başarılı bir örnek sundular. Başar Sabuncu, tiyatro oyuncusu, tiyatro yazarı niteliklerine bir de yönetmenlik ekledi. Şehzadebaşı Tiyatrosu - nun yönetimini bir süre o üstlendi; daha sonra da Tepebaşı ndaki Deneme Sahnesi nde Shakespeare in Yaz Gecesi RüyasT nı çok başarılı ve modern birşekilde sahneledi. UNUTULMAYAN OYUNLAR Şehir Tiyatrosu nun hafızalarda iz bırakmış bazı oyunları vardı ki, bunların başında Reşat Nuri Güntekin in Yaprak Dökümü gelir. Bu eser oynandığında çok büyük rağbet görmüştü. Paydos yine çok büyük alaka toplayan Vasfi Rıza Zobu nun sondaki tiradıyla seyircileri duygulandıran bir oyun olarak hafızalarda kaldı. Engin Cezzar ın oynadığı Hamlet, Muhsin Ertuğrul un sahneye koyduğu Hamlet, arka arkaya 150 kez oynayarak bir rekor kırmıştı. ilk oynandığı zaman daha Darülbedayi açılmadan evvel Muhsin Ertuğrul un bizzat, oynadığı Hamlet ancak birkaç gün oynayabiliyordu.. Daha sonraki devirlerde de çeşitli zamanlarda oynandı. Max Meinecke nin sahneye koyduğu Liliom da çok büyük bir ilgi topladı. Sabri Esat Siyavuşgil in Edmond Rostand dan manzum olarak çevirdiği Cyrano de Bergerac önce nefis Türkçesı, sonra da Hüseyin Kemal Gürmen in oyunu ile olağanüstü başarı kazandı. Eksik olsun istem em tiradı dillerden düşmedi. YARIN: AKTÖR YETİŞTİRME KURSLARI
6 8 Milliyet O Darülbedayi9d Şehir Tiyatrosuna 7 ü İstanbul'un göbeğinde traji-komik olaylar p i r - ] STANBUL Konservatuvarı açılıncaya kadar LJLJ Şehir Tiyatroları na sanatçılar sınavla alınırdı. Belli bir diploma sorulmazdı. Bugün de yine belli bir konservatuvar diploması sorulmadan alınan yetenekler az değildir. Daha konservatuvarlar yokken Darülbedayi nin son dönemlerinde yeni elemanları bir - iki yıllık kurslarla yetiştirmek için bir tiyatro meslek okulu açılması ihtiyacı duyulmuştu da böyle bir kurs başlatıldı. Tiyatroya teşvik amacı ile öğretmenler yerine öğrencilere yol masrafları ödenen bu okulda Muhsin Ertuğrul (sahne), Gorodovsky (eskrim), Selim Sırrı Tarcan ın kızı Selma Tarcan (jimnastik ve ritmik egzersizler) dersleri veriyorlardı. Bu dönem öğrencileri içinde Hadi Hün, Avni Dilligil, Lütfü Ay, Zihni Rona, Sami Ayanoğlu Türk sahnesine kazanılmış oldular. Başka bir dönemde yine tiyatroda eksikliği duyulan hanım sanatçı gediğini doldurmak üzere bir hazırlık ve sınavdan sonra, Gül Gülgun, Melahat Hasanoğiu, Gönül Ülkü ve Neşe Yulaç kadroya alındılar yılında 147 üniversite hocasının kürsülerinden ayrılmak zorunda bırakıldığı dönemde Muhsin Ertuğrui, bana tiyatronun dramaturgluğunu teklif etti. Nezaketle reddettim. Ama bilâ ücret çalışmak şartıyla başka bir öneride bulundum. Üniversitede sürdüremediğim hocalığımı tiyatroda bir aktör yetiştirme okulu kurarak sürdürmek isteğinde bulundum. Sevinçle kabul etti. Programını, kadrosunu bana bıraktı. Şehir Tiyatrosu kadrosunda dış ülkelerde tiyatro tahsil etmiş değerli elemanlar vardı. Olgun sanatçılardan da zaman zaman yararlanılabilirdi. I. Galip Arcan (mimik), Vasfi Rıza Zobu (tiyatro ahlakı), Nüvit Özdoğru (Türkçe ve diksiyon), bendeniz (tiyatro tarihi, piyes tahlilleri ve rol psikolojisi), Tunç Yalman, Şirin Devrim (reji ve sahne çalışmaları) derslerini üstlendiler. Ayrıca eskrim, jimnastik tiyatro hukuku gibi dersler de vardı. Okul iki yıl ve bir tek dönem çalışacaktı. Sanatçı öğretmenler de bilâ bedel çalışmayı istediler. Tiyatro aşkına, hep birlikte hevesle girişilen bir hareket oldu. Gazetelerdeki ilana 180 kişi geldi. Behzat Butak ın da katıldığı yukardaki hocalardan oluşan heyet, bunların yarısını eledi. Muhsin Ertuğrul, Bu kadar kişiden sonunda altı kişi kazansak kârdır dedi. Bunu eski tecrübesine dayanıp söylüyordu. O zaman da yüzlerce kişi katılmış ama, son elekten beş kişi geçebilmişti. Bu sefer de iki yıllık kurstan sonra dediği çıktı. Son sınavı başaran Engin Uludağ, Kayhan Yıldızoğlu, Argun Kınal, Volkan Kayhan ve Yıldız Kafkas Şehir Tiyatrolarına kazanılmış oldular. "DEYYUS" PİYESİ OYNANIRKEN Şehir Tiyatroları nın maruz kaldığı acayip olaylar az değildir. Bunlardan biri sezonunda Darülbedayi de oynanan Deyyus piyesinde cereyan etmişti. Crommelingin bütün Avrupa sah- N.Fazıl Kısakürek Şair Necip Fazıl Kısakürek'in ilk piyesi Tohum Şehir Tiyatrosu nda tutunamamıştı. Yine Muhsin Ertuğrul uri basrolünil üstlendiği Bir Aoam Yaratmakta tabaşarılı oldu 15 Şubat 1930 dan başlayarak, Ertuğrul Muhsin. Darülbedayi Dergisi'ni çıkarmaya başlar. Bu dergide seyirciye tiyatro terbiyesi vermek, oynanan oyunların daha iyi anlaşılmasını sağlayacak bilgiler iletmek amacındadır. Başyazılarını Perdec i" adıyla kendisi yazar. basıyor Hazım Körmükçü Özellikle Musahipzade komedileri onsuz düşünülemezdi.rey Kardeşler'ln operetlerinde halkı kırar geçirirdi. Semiha Berksoy ilk Türk opera sanatçılarından dramatik soprano Semiha Berksoy, Darülbedayi de Ibsen in Peer Gyntpiyesinde ve daha sonra kalabalıkarı çeksin diye repertuvara alınan Rey Kardeşlerin operetlerinde bazı roller aldı. nelerinde alkış toplayan Le Cocu Magnifique adlı eserinde karısının güzelliğini herkesin önünde öven piyes kahramanının bir tiradı sırasında seyircilerden biri hışımla ayağa fırlamış, yanındaki karısını da kolundan çekip sürüklerken: Yeter diye bağırmıştı. Burada p...liğin methiyesi yapılıyor. Bunu oynayanlar da, seyredenler de deyyustur. Hışımlı seyirci salondan çıkarken oyunu bir an kesen Hüseyin Kemal Gürmen, sahneden: Tiyatro mektebi edeptir. Kendinize gelin, ağzınızı toplayın diye haykırmış ve seyircilerin alkışları arasında oyunu kaldığı yerden sürdürmüştü. ELİ SOPALI ZORBALAR Seyircinin hamlığına bir başka örnek olarak da Berthald Brecht in eseri Sezua nın iyi İnsanı adlı oyununun Beklan Algan rejisi ile yine tarihi Dram Tiyatrosu nda oyanınışı sırasındaki baskın gösterilebilir. Oyun sırasında tiyatroyu basan eli sopalı bir grup sahneye çıkmış, perdeyi kapattırmış, sanatçıları sahneden uzaklaştırmış, seyircileri de tiyatroyu terke zorlamışlardı. Bu zorbaların eseri görmedikleri, okumadıkları hallerinden anlaşılıyordu. Nitekim polis karakolundaki İlk adelerinde gerekçelerini şöyle dile getirmişlerdi: Biz MUslümanız, Müslümanlar tek Tanrı ya İnanırlar. Bize bu oyunda üç Tanrı varmış dediler. Tiyatroyu onun için bastık. BİR NANKÖRLÜK ÖRNEĞİ Rastgele verdiğimiz bu iki örnek Cumhuriyet dönemi İstanbul un göbeği Beyoğlu nda cereyan ediyordu. Darülbedayl nin ve Şehir Tiyatroları nın yaptığı yurt turnelerinde başına gelen traji-komik olayları ise varın siz kıyas edin... Darûlbedayi nin ilk gününden başlayarak ondan hiç ayrı düşünülemeyecek bir isim varsa o da Muhsin Ertuğrul dur. Okulun dağıldığı zaman arkadaşlarının başına geçerek teşebbüsü kâh Darülbedayi sanatçıları, kâh Muhsin Ertuğrui ve Arkadaşları isimleri İle sürdüren odur. Daha Darülbedayi kurulmadan bir kere gittiği Paris e ikide bir kaçamak yapan, orada bilgi ve görgüsünü elden geldiğince artırıp tekrar İstanbul a dönünce kolları sıvayarak eski arkadaşlarını derleyip toplayan, orada gördüğü oyunları burada sahneyekoyarak onlara yeni güç ve şevk getiren odur. Uzun söze ne hacet, tiyatroya bir ömür vermiş adamdır. Ben hayatımı, ruhumu, sağlığımı, sevgimi, kısacası her şeyimi seve seve bu tiyatro denen İdeale harcadım ve bu savurganlığımdan mutluluk duydum diyen adamdır. # Tarihi Dram Tiyatrosu'nda Brecht in bir oyununu protesto etmek için tiyatroyu basan topluluk sahneye kadar çıkmıştı % Darülbedayi'de sezonunda Deyyus piyesi oynanırken, bir seyirci, 'Bunu oynayanlar da, seyredenler de deyyustur diye bağırarak karısıyla birlikte salonu terketmişti Adı Ferah Döneminin repertuvarında ve daha sonraki repertuvarlarda sık sık geçen Vedat Nedim (Tör) de Darülbedayi'ye çok eser vermiş Öyle olduğu halde yapılan işin azametine akıl erdirebilmekten aciz ruh cüceleri zaman zaman onu çelmelemeye çalışmışlardır. Ödün tanımayan dürüstlüğü, bazı kişileri rahatsız etmiştir. Zaman zaman vazifesinden uzaklaştırılmıştır. Yurdumuzda tepeden İnme, hiçbir mantık ve insafa sığmayan karakuşi kararlar eksik olmaz Şubat ında Muhsin Ertuğrul u tiyatrodan uzaklaştırmak isteyenler parlak (!) bir fikir buldular. Genel sanat yönetmenliği kadrosunu yeni tüzükte hepten kaldırdılar. Bu çarıklı kurmay hilesi, tiyatro çevrelerinde büyük tepki yarattı. Türk oyun yazarları sırf bu hareketi protesto için ilk defa bir araya geldiler. Türk Oyun Yazarları Birliği böyle kuruldu. Kurucuları, Ahmet Kutsi Tecer, Cevat Fehmi Başkut, bu satırların yazarı, Recep Bllginer, Çetin Cevat Fehmi Başkut Cevat Fehmi Başkut, Cumhuriyet Gazetesi Yazı işleri Müdürü olarak tanınırdı. Küçük Şehir, Paydos, Buzlar Eriyince gibi büyük seyirci kitlelerinin kolaylıkla ve severek izleyebilecekleri oyunlar yazmıştı. Altan, Melih Cevdet Anday, Refik Erduran ve Sadık Şendll di. Türk Oyun Yazarları Birliği, derhal geniş çaplı, sürekli bir kampanyaya girişti. Gazetelerde, dergilerde bu çirkin hareket ayıplandı. Tepebaşı' ndan Taksim'e kadar yapılan protesto yürüyüşüne tüm yazarlar, başta Muammer Karaca olmak üzere, özel tiyatro sahip ve aktörleri, Muhsin Ertuğrul un yetiştirdiği tüm sanatçılar katıldılar. Türk Oyun Yazarları bir iki çıkarcı hariç Şehir Tiyatrolarına eser vermeme boykotunu başlattılar. Bu Türk tiyatro tarihinde ilk defa görülen bir boykottu. Özel tiyatrolar yine bir ikisi hariç bir ay boyu perdelerini açmadan önce bu hamlığı seyirci önünde yeren bir bildiriyi okudular. Böylelikle tiyatronun büyük hadiminin maruz kaldığı çirkin nankörlük tüm tiyatrocularca protesto edildi. Bu protesto, zorba hoyratlığa karşı candan bir vefa gösterisi idi. Yıllar sonra yeni seçilmiş Başkan Yardımcısı Dr. Nihat Türel, aynı Belediye Meclisi nin kürsüsüne çıkarak, Türk tiyatrosunun bir numaralı İnsanına resmen tarziye vermek kadirşinaslığını göstermişti. Muhsin Ertuğrul'a bir ikinci nankörlük de Şakir Eczacıbaşı, Mengü Ertel, Beklan Algan ve bu satırların yazarının düzenlemek istedikleri 60 Yıla Saygı Töreni için AKM nin kapılarını kapamak şeklinde tezahür etti. Tören bir başka tiyatroda yapıldı. Bir gece oynanmak üzere bu satırların yazarının kaleme aldığı epik gösteriye tüm sanatçılar katıldı. Salon, Muhsin Ertuğrul u ayakta dakikalarca alkışladı. TÜRK OYUN YAZARLARI BİRLİĞİ - ŞEHİR TİYATROSU İLİŞKİLERİ Türk Oyun Yazarları Birliği, gerek yeni tüzükler hazırlanmasında, gerek yanlış icraatı eleştirip uyarma yolunda her zaman Şehir Tiyatroları na yararlı oldu. Edebi heyetleri oluşturan kişilerin aynı zamanda tiyatroya eser vermesi aslında hiç de estetik olmayan bir cihetti. Bu tutarsızlıkların önlenmesi için dramaturji büroları kurulmasını ilk olarak Türk Oyun Yazarları Birliği önerdi ve konu üzerinde çok çalıştı. Böylece meslekten yetişmiş genç uzmanlar zaman zaman bu bürolarda verimli çalışmalar yaptılar. Aynı birlik bazı yönetim ler sırasında, gönderilen eserlere olumlu ya da olumsuz, muhakkak gerekçeli, bir cevap verilmesinin hem dürüstlük hem de nezaket borcu olduğunu hatırlatm ak zorunda kaldı. Bu çabalara karşın tiyatro ne yazık ki bunu bugüne kadar bir alışkanlık haline getiremedi. YARIN: DAHA ÇOK KİŞİYE TİYATRO
7 10 Milliyet 7*3 - H % * 0 Darülbedayi den IHIN Şehir Tiyatrosu na I» fiili İli 7 mı İlil 0 t i İ Îİstanbul un her yerinde bir tiyatro açma çabasına girişildi, matinelerine yeniden başlandı i Her kuruluşun korunması gereken hastalığı yaşlanmak ve kalıplaşmaktır. Ertuğrul Muhsin bunu bildiği için gençlere geniş imkânlar sağladı RTUĞRUL Muhsin in repertuar stra te jisi hakkında da iki, üç laf etmeden geçmeyelim. Darülbedayi nin ilk repertuarı, bilindiği gibi, Fransız eserlerinden Hüseyin Suat ın, Mehmet Rauf un, İbnürrefik Ahmet Nuri nin (*), Münir Nicar ın, Reşat Nuri nin, i. Galip in, Ahmet Muvahhit in, Mahmut Yesari nin yaptıkları adaptasyonlardan oluşuyordu. Arada Halit Fahri nin Baykuş, Reşat Nuri nin Hançer, Yusuf Ziya nın Binnaz gibi telif piyesleri de oynanıyordu. Bir süre bu çeşnide giden repertuara 1925 lerden sonra Ertuğrul Muhsin in çevirileri de katıldı. Bunlar, bir derece daha ciddi dramlardır de Vedat Nedim, iki telif eseri Üç K işi A rasında ve Çarliston ile repertuarda yerli yazar olarak görünür, ilk Strindberg Baba ve ilk Shakespeare Hamlet de aynı yıl boy gösterir repertuarında Musahipzade nin Fermanlı Deli Hazretlerine, Pirandello nun Altı Kişi Muharririni Arıyori una, Molnar ın Şatoda Oyun una, Ibsen in Hortlaklari ına rastlarız. Yavaş yavaş Karel Çapek, Henri Bataille ve başka eserleri ile yine Shakespeare, Şehitler, Strindberg, H. Bemstein, Tolstoy, Verneuill seyirciye tanıtılırlar sezonu repertuarı üç yerli yazarın eseri ile renk kazanır: Nazım Hikmet ten Kafataşı, Faruk Nafiz den Akın, Musahipzade Celâl den Aynaroz Kadısı. Aynı yıl Goethe nin Stella sı Türk sahnesinde ilk defa yer alır. Çevirmeni Seniha Bedri Göknil dir ve tiyatromuza o tarihten sonra değerli klasik çeviriler kazandıracaktır. G örülüyor ki, Ertuğrul Muhsin yavaş yavaş kaliteyi artırmakta, ağırlıklı klasik oyunlara da yer vermenin zamanı geldiğine inanmaktadır. Bu ara, Cevdet Kudret in Tersine Akan Nehir ve Rüya içinde Rüya sını da sahneye koymuştur. Ertesi yıl, Nec ip Fazıl Kısakürek Bir Adam Yaratmak la sesini sahneden duyurur. Ertuğrul Muhsin telifsiz tiyatro kalkınması olmayacağını bilir. Bu listeleri uzatmaya gerek yok. Ama ana fikri dikkatli bakışlardan kaçmaz. Kolaydan güce, eğlenceliden içe rikli piyeslere basamak basamak gidişte, Ertuğrul Muhsin sanki seyircisinin koluna girmiş, onu irkiltmeden yukarı çıkarıyor gibidir. Batı da görmüştür, çok iyi. bilir ki, ödenekli - % «asıp' Ertuğrul Muhsin'in çabaları bitip tükenmiyor resmi tiyatrolar seyircilerine 4 belli başlı kültür işlevini götürmekle yükümlüdürler: 1. Kendi eski yazarlarını tanıtmak, 2. Dünya klasiklerini tanıtmak, 3. Günün Türk yazarlarını oynamak, 4. Yeni yetişecekleri desteklemek. Repertuarda her bir kategoriye belli bir yer ayırır, deneme sahnelerinde yeni, en ileri teknikleri seçkin seviyede seyirciye, adeta TRT nin bir zamanlarki 3. kanalı gibi sunardı. Ne derler? Yöneticilerin basit gustosuna uyar mı? düşünceleri onu ırgalamaz, bu programı tavizsiz uygulardı. Göze girmek, basını kazanmak, birinci planda olmak gibi âlayişe tenezzül etmez, sessiz ve derinden gitmeyi yeğlerdi. Onun Devlet Tiyatroları na atanıp Şehir Tiyatları ndan uzaklaştığı dönemde ve ölümünden sonra yönetime geçenlerin aynı stratejiyi aynı bilinç ve tutarlılıkla sürdürdükleri iddia edilemez. Oysa aklın tariki birdir. Güç de olsa o yolu tutmak gerekir. GENÇLERE İMKÂNLAR AÇMAK Her kuruluşun kendini koruması gereken bir hastalık vardır: Yaşlanmak, kireçlenmek, kalıplaşmak. Dinamik bir tiyatro zaman zaman taze kanla beslenmeli, tepkili füzeler gibi hep yeni, yürekli hamleler yapmalıdır. Idare-i maslahatçılık çağla beraber yürüyen tiyatroya yakışmaz. Çünkü o zaman çağını yansıtamaz olur. Ertuğrul Muhsin bunu bildiği için genç elemanlara olanca imkânlar sağladı. Tunç Yalman, Şirin Devrim, Engin Cezzar, Genco Erkal, Zihni Küçümen, Ergun Köknar, Hamlt Akınlı, Çetin ipekkaya, Başar Sabuncu, Doğan Bitirirken ARÜLBEDAYİ NİN ve Şehir Tiyatroları'nın yetmiş bir yıllık geçmişini yedi yazdık bir diziye sığdırmak elbet imkânsız. Biz sadece özel hatırlatm alarla yetindik. Görüldüğü gibi Darülbedayi ilkin aktörler için bir okul olarak işe başlamıştı. Am a, zam anla seyirciyi de seviyeli tiyatroya doğru eğiten bir okul oldu. Tiyatronun sade eğlence değil, insanlara ayna tutan bir uyarı hizmeti olduğunu, insanları birbirine yaklaştıran, kaynaştıran bir uygarlık aracı olduğunu oradan öğrendik. Sahnede yaşayan insanlar kendi bilmediğimiz yanlarımıza, başka insanlarla dünyanın her yanındaki insanlarla ortak mayamıza da ışık tutm uş oldular. Tiyatroya girdiğimizden daha zeki, daha artmış, daha bilinçli olarak çıkmayı ilkin Darülbedayi den öğrendik. Her günün hay huyu içinde düşünemediğimiz esaslı insancıl sorunları o iki saat içinde akıcı bir konuşmaya, hareketli bir kurguya (akılıp yazarla, aktörlerle beraber biz de düşündük. Her gece saat dokuzda açılan o kırmızı perde arkasında kendi insanlarımızın sorunlarına yöneldik, yavan ve cimri bencilliğimize ara verip iki saat boyu olsun daha bir İN SA N Taştık. Sophokles, Shakespeare. Moliere, Göthe, Schiller, Goldoni, Ibsen, Çehov, Strindberg, Pirandello ve daha niceleri bize ilkin Darülbedayi sahnesinden seslendiler. Toplumumuzun bir zam anlar hor görüp dışladığı tiyatro sanatçısının aslında ne eli öpülesi bir kültür savaşçısı olduğunu öğrendik. Tiyatronun devletçe korunması, yüreklendirilmesi gereğini yine oradan bu sayede farkettik. Biraz hareketlendik. Evet, Kel Hasan Efendi nin korktuğu oldu. Millet, tiyatronun soylu kültür işlevini farketti. Bazıları hâlâ farkedememekte dirense de... Darülbedayi nin ellisini aşmış kuşakta tatlı anıları var. Onun uzantısı olan Şehir T iyatrolan mn ilk zam anlarına yetişenler elbet daha çok. Bugünkü kuşaklar ise onu ancak son ve pek parlak sayılmayan zam anlarından biraz tanıyabilirler. En eski bilinçli, edebli, Batılı tiyatromuza eski uzantısında ismine layık saygın bir yola girmesini, orada nice yıllar verimli olmasını diler, başta Atatürk olmak üzere oralardan bugüne gelmemize omuz vermiş olan Cemil Paşa ya, Reşad Rıdvan Bey e, tiyatrom uzun tüm cefakâr öncülerine, şehitlerine ve bu tiyaroya kişiliğinin damgasını vurmuş M uhsin E rtuğrul a buradan yürekten saygı ve minnetlerimizi sunarız Aksel, Duygu Sağıroğlu, Mengü Ertel gibi genç oyuncu, yönetmen, dekoratör ve grafikçilere imkânlar sağladı, ibnürrefik Ahmet Nuri, Musahipzade Celâl, Mahmut Yesari, Reşat Nuri Güntekin, Ahmet Kutsi Tecer, Celalettin Ezine, Muhip Dranas, Cevat Fehmi Başkut, Galip Güran gibi yazarlardan sonraki kuşağa da tiyatronun kapılarını açtı. Bunlar arasında Vasıf Öngören, Orhan Asena, Ok Tarihi Dram Tiyatrosu nun yanıp kül oluşu; Şehir Tiyatrosu'nun Harbiye deki binaya taşındığı zamana denk geliyor Şehrin manevi harikasında onurlu bir yeri olan bu binanın yerinde şimdi bir işhanı yükselmek üzere... Muhsin Ertuğrul yaratılışı bakımından çok çekingen bir insandı. Alayişten, gösterişten kaçardı. Salona, seyirci içine çıkmazdı. Her zaman kuliste idi. Oyunu izler, yanlışları not eder, her ayrıntıyı dekoratör ile, sahne âmiri ile. kostümcü ile, aksesuarcı ve butaforcu ile görüşür, direktif verir, hep daha iyiyi elde etmek İçin sessiz ve derinden çalışmayı yeğlerdi. Altmışıncı yıla saygı Sanatının altmışıncı yılı kutlanırken ne acı tecellidir ki, modern Türk tiyatrosunun kurucusu yine devrin yöneticileri tarafından tiyatrodan uzaklaştırılmış bulunuyordu. O kutlama gecesi bu nankörlüğe bir tepki gecesi olmuş, salon onu dakikalarca ayakta alkışlamıştı. Arka planda, yetiştirdiği ve gurur duyduğu sanatçı ordusu. tay Rifat, Melih Cevdet, Orhan Kemal, Çetin Altan, Veyis Örnek, Necati Cumalı, Recep Bilginer, Refik Erduran, Güngör Dilmen, Turan Oflazoğlu, Dinçer Sümer, Refik Kordağ, Sevgi Sanlı, Aziz Nesin, Cahit Atay, N. Kurşunlu, Hayati Çorbacıoğlu, Vedat Türkali, Oktay Arayıcı, Adalet Ağaoğlu, Melih Vassaf, Adnan Giz, Bekir Büyükarkın, Bilgesu Erenus, rasgele akla gelenlerdir. SON DÖNEMLER Ertuğrul Muhsin, daha çok kişinin oyun seyredebilmesi için matinelerini yeniden başlattı. Açıkhava ve Anadoluhisarı tiyatrolarından sonra İstanbul un her yerinde bir tiyatro açma çabasına girişildi. Bunlardan ilki Kadıköy de o yıl açıldı. Daha sonra Şehzadebaşı, Üsküdar ve nihayet Zeytinburnu tiyatroları da bu dönemde açıldı. Böylece, tiyatro şehrin her tarafındaki seyircinin ayağına kadar götürülmüş oldu. 1974'te, Vasfl Rıza Zobu nun baş rejisörlük ettiği kısa dönemden sonra Ahmet isvan ın ısrarı ile Ertuğrul Muhsin tekrar kısa süre Genel Sanat Yönetmenliği yaptı. Daha sonraki yıllarda (yerinden yönetim) denilen bir uygulama yapıldı. Beş tiyatronun başına genç rejisörlerden oluşan beş sorumlu yönetmen, Hamlt Akınlı, Başar Sabuncu, Z ihni Küçümen, Burçin Oraloğlu ve Erol Keskin geçtiler. Tepebaşı'nda kurulan yeni Deneme Sahnesi'nde başarılı oyunlar oynandı. Bu arada Başar Sabuncu nun sahneye koyduğu, Shakespeare in Can Yücel çevirisi Bir Yaz Gecesi Rüyası tiyatroya yeni bir soluk getirdi. Bu son dönemde Genel Sanat Yönetmenliği'ne Aytekin Kotil, Hayati Asılyazıcı yı getirmişti yıllarında Genel Sanat Yönetmeni yine Vasfl Rıza Zobu oldu. Yönetim, otuz beş kadar genç sanatçıyı bu dönemde işten uzaklaştırdı. Bunların çoğu, müessesenin en çalışkan ve verimli rejisörleri, yetenekli sanatçıları idiler. Vasfl Rıza Zobu nun 1984 yılında istifa etmesi üzerine Belediye Başkanı Bedrettin Dalan, Şehir Tiyatroları na Devlet Tiyatroları Genel Sekreteri Gencay Gürün ü atadı. (*) Ib n ü rrefik A h m e t N u ri'n in adaptasyonlarını yerli eser sayanlar fazla yanılmış olm azlar. Ç ünkü, hiç çeviri kokm ayan usta u y a rla m a la r d ır b u n la r. NOT 70 yılı 7 yazıya sığdırm a zorunluluğu bizi is le r istem ez kısıtladı. Bazı bahisleri ve isim leri anm adan geçtik. M esela operet bahsinde dostum Reşit Gürzap. M usahipzade konusunda okuldaşım Reşit Baran, kurslar bahsinde hocalardan A hm et K utsi Tecer dostum ve oradan mezun talebem Ersan Markın. Zuhulen anlam ayanlardandır. Özür dilerim. BİTTİ Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi
OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK
OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK 2009 8.SINIF SBS SINAV SORUSU 6. Yukarıdaki tablo 1906 yılında Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Tablonun adı Kaplumbağa Terbiyecisi dir. Bu tabloyla ilgili aşağıdaki
Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı
Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;
Bu doğrultuda ve 2104 sayılı Tebliğler dergisine göre Türkçe dersinde şu işlemlerin yapılması öğretmenden beklenir.
Kök Kavramı Örneklerle Konu Anlatımı 1 TÜRKÇE DERSİNDE ATATÜRKÇÜLÜK 2104 sayılı Tebliğler dergisinde yayımlanan Temel Eğitim ve Orta Öğretim Kurumlarında Atatürk İlke ve İnkılaplarının Öğretim Esasları
Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.
BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu
ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ
SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer
Anaokulu /aile yuvası anketi 2015
Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak
Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.
Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin
1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ
1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına
Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı
Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon : Artık hep beraber diyoruz ki Muğla aşkıyla yanıp tutuşalım Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle
3. İnşaat Mühendisliği eğitimi : İnşaat mühendisliği veya genelde mühendislik eğitimi için başlangıç noktası olarak 1747 yılı kabul edilmektedir.
3. İnşaat Mühendisliği eğitimi : İnşaat mühendisliği veya genelde mühendislik eğitimi için başlangıç noktası olarak 1747 yılı kabul edilmektedir. Bu tarihte Fransa da mühendis Jean Rodolphe Perronet e
Beşiktaş Belediyesi. 1 milyar kadın...
29 OCAK 2013 Tasarım: Onur Baştuğ - Muzaffer Topal - Haber: Didem Tutal - Ufuk Çoban IPHONE ve IPad uygulama: Uğur Baştuğ 1 milyar kadın... BEŞİKTAŞ Belediyesi kadına şiddeti engellemek adına '1 Milyar
İşletme Gelişimi Atölye Soruları
İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,
BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;
1 BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; O gece en güzel yıldızlar kaydı, Nereden geliyordu bu aydınlık? Neydi insanları bu denli mutlu
VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM
1 2 VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM 3 VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Yayın No.10 ISBN 975 94473 6 3 Kapak tasarım: Şule İLGÜĞ - [email protected] Baskı Yeri:
DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog
DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,
Danışma Kurulu Tüzüğü
Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Otel Yöneticiliği Bölümü Danışma Kurulu Tüzüğü MADDE I Bölüm 1.1. GİRİŞ 1.1.1. AD Danışma Kurulu nun adı, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu ve Otel
Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,
Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,
İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ
İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ Hazırlayanlar: Gündem Kont, Mine Güneş, Ahmet Toprak Dış İlişkiler
KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI ŞEHİR TİYATROLARI VE SİNEMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ 2014 2015 SANAT SEZONU FAALİYET RAPORU
KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI ŞEHİR TİYATROLARI VE SİNEMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ 2014 2015 SANAT SEZONU FAALİYET RAPORU A. ŞEHİR TİYATROLARI ve SİNEMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ HAKKINDA GENEL BİLGİ Bağlı Olduğu
Toktamış Ateş'i kaybettik
Toktamış Ateş'i kaybettik Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ve Atatürk üzerine çalışmaları olan Prof. Dr. Toktamış Ateş yaşamını yitirdi. Ateş, İstanbul Üniversitesi ve değişik kurumlarda ders
Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı
Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA
1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler
1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler
Atatürk Anadolu Lisesinde Tablet Bilgisayar Dağıtımı Yapıldı
Atatürk Anadolu Lisesinde Tablet Bilgisayar Dağıtımı Yapıldı Fatih Projesi kapsamında Atatürk Anadolu Lisesi 9.Sınıf öğretmen ve öğrencilerine Tablet Bilgisayarları, binasında yapılan törenle dağıtıldı.
Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi
Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Atatürk ü Anma Haftası nda Atatürk ten Anılar Tarih : 10.11.2011 Çankaya Köşkü nün Kütüphane Memuru Nuri Ulusu anlatıyor: Atatürk dil konusuna çok önem veriyordu. Aritmetik, geometri terimleri üzerinde
2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :
2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,
MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen
KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ
KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın
Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler
Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle
BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR
BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün
İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ
İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ KURULUŞ: Madde 1 İstanbul Kültür Üniversitesi, Anayasa, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ile Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği
Autobiographie - Istanbul - Orhan Pamuk
Languages Fetullah Icyer Autobiographie - Istanbul - Orhan Pamuk Otobiografik metinler ve bir ders modeli Seminar paper İÇİNDEKİLER Sayfa İçindekiler 1 Giriş 2 1. Kitap Üzerine İncelemeler 3 1.1. İlk
Sayın Valim, Sayın Rektörlerimiz, Değerli Hocalarımız ve Öğrencilerimiz Ardahan Üniversitesi Değerli öğrenciler, YÖK Kültür Sanat Söyleşileri
Sayın Valim, Sayın Rektörlerimiz, Değerli Hocalarımız ve Öğrencilerimiz Ardahan da, Ardahan Üniversitesi nde sizlerle birlikte olmaktan memnuniyetimi bildirerek sözlerime başlamak isterim. Hepinizi sevgi
YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin
alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.
HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir
İ.Caner GENÇ İLYAS AĞAOĞLU S.T.C. İ.G HACI HALİL PAŞA
Buradaki bilgilerde eksiklikler vardır. Yardımseverlerimiz tarih sırasında yazılmaya çalışılmıştır. Sökeli ha İ.Caner GENÇ İLYAS AĞAOĞLU 1808 1839 yıllan arasında, otuzbiryıl saltanatta kalan otuzuncu
Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama
DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?
M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları
M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları S1: Erasmus kapsamında yapılan projelerle yarışamaya katılınabilir mi? C1: Erasmus kapsamında gidilen yurtdışı üniversitelerdeki
Bir Fidandan Bir Çınara: Düzce Üniversitesi.
Bir Fidandan Bir Çınara: Düzce Üniversitesi. Üniversitemizin 10. Yıl Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Düzce Üniversitesi 10 Yaşında başlıklı söyleşi, Cumhuriyet Konferans Salonu nda gerçekleştirildi.
TEKNOLOJİ VE TASARIM
TEKNOLOJİ VE TASARIM YAPIM KUŞAĞI SINIFLAR ODAK NOKTALARI 7. SINIF Üretiyoruz 8. SINIF Üretelim Tanıtalım Öğrencinin: Adı Soyadı: Aslı KARTAL Sınıf, No: 7/C, 2729 Yahya KARAKURT Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni
Araştırma Notu 15/177
Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon
BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu
BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına
19 ARALIK 2011 PAZARTESİ
DUYGU UYSAL 0852051 19 ARALIK 2011 PAZARTESİ Bugün sabah 9 dan akşam 10 a kadar dışarıda kalacaktım. Bu yüzden evden çıkmadan çok fazla parfüm sıkmıştım. Evden çıkarken ablam bütün evin benim parfümüm
Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı
Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına
T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu
Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine
MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir.
İZMİR ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönerge; İzmir Üniversitesi nin Fakülteleri, Meslek Yüksekokulu ve bölümlerinde ÖSYM ve Üniversite tarafından
KİM OLDUĞUMUZ. Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal sağlık, aileleri,
3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (09 Eylül 2013 25 Ekim 2013 ) Sayın Velimiz, Sizlerle daha önce paylaştığımız gibi okulumuzda PYP çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda; PYP disiplinler üstü temaları ile
VERGİ DENETMENİ TANIM
TANIM Vergi vermekle yükümlü şahıs ve tüzel kişilerin (vergi mükelleflerinin) vergilerini yasalara uygun olarak verip vermediklerini denetleyen kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Vergi
MART AYLIK EĞİTİM PLANI
Okul dı : arih : M Yaş Grubu (y) : Öğretmen dı M YLIK EĞİİM PLNI KZNIML VE GÖSEGELEİ M BİLİŞSEL GELİŞİM Kazanım 1: Nesne/durum/olaya dikkatini verir. Göstergeleri: Dikkat edilmesi gereken nesne/durum/olaya
OKUL ÖNCESİ KİTAPLARI - 7. PARMAKKIZ Andersen ISBN 978-975-07-0762-9
OKUL ÖNCESİ KİTAPLARI - 7 PARMAKKIZ Andersen ISBN 978-975-07-0762-9 Tasarım: Erkal Yavi Tasarım Uygulama: Gelengül Çakır Baskı ve Cilt: Türkmenler Matbaası 1. Basım: 2007 3. Basım: Eylül 2011 Can Sanat
MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ
MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde TED Okulları nda görev yapan müdür yardımcılarına yönelik olarak Antalya da bir hizmet içi eğitim gerçekleştirilmiştir. 25 TED Okulu ndan
Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014
MART 2014 Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2014 31.03.2014 Bankanın Ticaret Ünvanı : TAIB YatırımBank A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Yüzbaşı Kaya Aldoğan Sokak Aksoy İş Merkezi No. 7 Kat 3 Zincirlikuyu,
T.C. NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİ YAZILIM KULÜBÜ TÜZÜĞÜ. BİRİNCİ BÖLÜM Kuruluş Gerekçesi, Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
T.C. NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİ YAZILIM KULÜBÜ TÜZÜĞÜ BİRİNCİ BÖLÜM Kuruluş Gerekçesi, Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Kuruluş Gerekçesi Kulüp, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, Yazılım Kulübü ismi ile
Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası
2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde
Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.
Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu [email protected] http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol
Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu.
Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu. Önündeki deftere, son yazdıklarına baktı ve sayfayı delmeye kararlıymış gibi, bastıra bastıra sildi. Az ötede duran kitabı önüne çekti ve elindeki kurşunkalemi
İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı
İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele
HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK
ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK DİNLEYELİM
Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı
Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı Antalya Toros Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (TODOSK) tarafından düzenlenen 22. Kızlarsivrisi Yaz Dağcılık Şenliği ne katılmak
Cümlede Anlam İlişkileri
Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,
ŞİRKET VE ŞİRKETİN İLİŞKİLİ TARAFLARI İLE İLİŞKİSİNİN NİTELİĞİ VE ÖNEMLİLİK DÜZEYİ
: ERGÜN KAĞITÇIBAŞI : BURSA DOĞUM TARİHİ : 01 / 01 / 1934 ÖĞRENİM DURUMU : İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK İşletmeleri A.Ş., Ares Çimento A.Ş., Tunçkül A.Ş. ve Bursa Beton A.Ş. nde Yönetim Kurulu Başkanı olarak
HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir.
YGS / LYS SÖZLÜĞÜ OBP (ORTA ÖĞRETİM BAŞARI PUANI): Öğrencinin diploma notunun diğer öğrencilerin diploma notlarına oranıdır. En az 100 en çok 500 puan arasında değişen bu değer, öğrencinin başarısı okulun
MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ MUSTAFA YAZICI DEVLET KONSERVATUVARI MÜZĠK BÖLÜMÜ ĠLKÖĞRETĠM VE LĠSE DÜZEYĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ MUSTAFA YAZICI DEVLET KONSERVATUVARI MÜZĠK BÖLÜMÜ ĠLKÖĞRETĠM VE LĠSE DÜZEYĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1. (1) Bu
BINGOL VALILIGI ii Milli Eğitim Müdürlüğü ...,... "". 2015-2016 EGITIM-OGRETIM YILI ÇALIŞMA TAKVIMI. BiNGÖL
T.C.........,. BINGOL VALILIGI ii Milli Eğitim Müdürlüğü...,.... "". 2015-2016 EGITIM-OGRETIM YILI ÇALIŞMA TAKVIMI BiNGÖL ÖNSÖZ 2015-2016 Eğitim ve öğretim yılı örgün ve yaygın eğitim kurumları "Çalışma
SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç
SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama
25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.
Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun
Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,
Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular
İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ. ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ
İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı, anadal lisans programlarını üstün başarıyla yürüten öğrencilerin, aynı zamanda ikinci
Hakan Yusuf GÜNER Afyonkarahisar Valisi
Hakan Yusuf GÜNER Afyonkarahisar Valisi EYLÜL 2014 Çevresi hakkında duyarlı, Ortak değerlere katkı sağlayan, Kirliliğin kaderimiz olmadığının farkında olan bedenen sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum
T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU
T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU 2015-2016 EĞİTİM ve ÖĞRETİM YILI MERKEZİ YERLEŞTİRME PUANIYLA YATAY GEÇİŞ İŞLEMLERİ (EK MADDE-1 E GÖRE) ve BAŞVURULARI Yükseköğretim Kurumlarında Ön lisans ve Lisans
13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. [email protected]
13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN [email protected] Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE
T.C. ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI. TÜRKİYE NİN EN TEMİZ KENTİ PROJESİ İLE İLGİLİ USUL ve ESASLAR
T.C. ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TÜRKİYE NİN EN TEMİZ KENTİ PROJESİ İLE İLGİLİ USUL ve ESASLAR PROJENİN ADI : Temiz Kentim YarıĢması PROJENİN HEDEFİ : Ġçinde bulunduğumuz yüzyıl; hızlı nüfus artıģı,
YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü
YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın
HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ
HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ GİRİŞ Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yeni yapısıyla göreve başladığı günden bugüne yargının daha etkin ve verimli bir
Nejat Yalkı'yı kaybettik. Acı haberin kısa zamanda duyulması tüm meslektaşlarda ve kendisini tanıyanlarda derin, unutulması güç acılar yarattı.
BÜYÜK KAYBIMIZ Prof. Dr. SeLihattin Nejat Yalkı 22 şubat i 974 günü hocamız, değerli insan Prof. Dr. Selahattin Nejat Yalkı'yı kaybettik. Acı haberin kısa zamanda duyulması tüm meslektaşlarda ve kendisini
BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR
BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR 1 Aralık 2008 de hilal şeklini almış ay ile Venüs yıldızı birbirlerine o kadar yaklaştılar ki, tam bir Türk Bayrağı görüntüsü oluştu. Ay ve Venüs ün bu hali bana hemen Üsküp
KASIM AYI VELİ BÜLTENİ
2010-2011 KASIM AYI VELİ BÜLTENİ Kasım Ayı ndan herkese Merhaba Sonbahar Mevsimi nin kendisini iyice hissettirmeye başladığı dopdolu bir Ekim Ayı nı geride bıraktık. Kasım Ayı nda yepyeni öğrenmelerin,
2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU
2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun
141 Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (Resmî Gazele ile yayımı : 6.4.1990 Sayı : 20484) Kanun No. Kabul Tarihi Dış ilişkiler - MADDE 1. Türkiye Büyük Millet
ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu nun 39. maddesi uyarınca, yüksek lisans tezleri ile
\ jy,1' y f ^. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI B.30.0.PER.0.00.00.01/01- Yüksek Lisans Tezi İle İlgili Araştırma İnceleme Hk. 1 8.08.2009*026044 ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE 2547 sayılı Yükseköğretim
Kuruluşumuz. Ocak 2011
Kuruluşumuz Ocak 2011 Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı nın çağrısıyla bir araya geldik. Kısa bir süre sonra, toplam üye sayılarıyla 100.000 e yakın kadını temsil eden 40 tan fazla sivil
Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri
Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü
SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.
SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması
YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ
YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar [email protected], Tel: 262
Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması
Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde
SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN
SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN Århus Kommune Børn og Unge Århus Belediyesinde Yaşayan 3 Yaşındaki çocuklar için Dil Durum Değerlendirmesi/Dil Tarama Testi Önsöz Sevgili ebeveynler İyi
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ
ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 16 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri
Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal
YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ
HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?
HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken
İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü
www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan
11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.
YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM
YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM Enerjinin Önemi Enerji, Dünyamızın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Türkiye nin son otuz yılda enerji talebi yıllık ortalama %8 artış göstermiştir.ülkemiz elektrik enerjisinin
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1
Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık
Faliyet Raporları. Toplu İş Sözleşmesi Çalışanlarımızın özlük haklarını düzenleyen Toplu İş Sözleşmesinin geliştirilerek uygulanmasına devam edilecek.
2010 Mali Yılı Çalışma Programı Faliyet Raporları Personel Çalışanların daha verimli olabilmesi için özellikle halkla ilişkiler konusunda hizmetiçi eğitim çalışması programlanacaktır. Toplu İş Sözleşmesi
ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ
ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL
Konforun Tanımı Değişti...
2 Konforun Tanımı Değişti... Beyterrace özgün mimarisi ve merkezi lokasyonu ile alışıla gelmiş yapılardan farklı olarak doğayla iç içe, güvenli ve huzurlu bir yaşamın sunduğu ayrıcalıklı olanaklarla ev
TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ
Ray KLINGINSMITH U.R. Başkanı 2010 11 Kemalettin ERBİLGİN U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2010 11 Ertuğrul KAYA 14. Grup Guvernör Yardımcısı Tuban GÜÇLÜ (Başkan) Mustafa CİVELEK (Asbaşkan) Melisa KARA (Kulüp
KAHRAMAN KART BASINA TANITILDI
KAHRAMAN KART BASINA TANITILDI Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi özellikle toplu taşıma araçlarında kullanılacak olan Kahraman Kart ın basına tanıtımı yapıldı. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye binası
