BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU"

Transkript

1

2

3 BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (Ocak 2011) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi E-posta: Tel: (212) Faks: (212)

4 BU BÜLTEN KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME AMACIYLA HAZIRLANMIŞTIR. BÜLTENDE YER ALAN BİLGİLERE DAYANARAK ALINACAK KARARLARIN SONUÇLARINDAN BDDK SORUMLU TUTULAMAZ. BÜLTENDEN KAYNAK GÖSTERİLMEK SURETİYLE ALINTI YAPILABİLİR. BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU ATATÜRK BULVARI NO: KAVAKLIDERE ANKARA-TÜRKİYE İLETİŞİM BİLGİLERİ: RİSK YÖNETİMİ DAİRESİ TEL: (212) , FAKS: (212) E-posta: BU YAYIN TÜM İÇERİĞİ İLE BDDK İNTERNET SAYFASINDA YER ALMAKTADIR. BDDK AROKS DOKÜMAN MERKEZİNDE 110 ADET BASILMIŞTIR. BASIM TARİHİ:

5 İÇİNDEKİLER I. DENETİM OTORİTELERİ VE DÜZENLEMELER... 1 A. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi: CRD Değişiklikleri... 1 B. CEBS: Piyasayla İlgili Faaliyetlerin Operasyonel Riskinin Yönetimine İlişkin Rehber... 2 C. CEBS: Sınır Ötesi Grupların Sermaye Yeterliliğine Yönelik Ortak Değerlendirme ve Karar Sürecine İlişkin Rehber... 4 D. CEBS: Ücretlendirme Politika ve Uygulamalarına İlişkin Rehber... 4 E. FED: Piyasa Riski İleri Yöntem Uygulayan Bankalarda Asgari Sermaye İçin Kural Değişikliği Önerisi... 5 F. FSA: Ücretlendirme Yönetmeliğinde Güncelleme... 6 G. CESR: CRD nin 3üncü Madde Güncellemesine İlişkin Rehber... 7 H. CEBS: Likidite Fayda Maliyet Tahsisatına İlişkin Rehber... 7 I. CEBS: Denetim Otoritesi Heyetlerinin İşleyişine İlişkin Gözden Geçirme Raporu... 8 J. CEBS: CRD nin 122a Maddesinin Uygulanmasına Yönelik Rehber... 8 K. CEBS: KDK ların Tanınmasına Yönelik Rehberin Güncellenmesi... 9 L. CEBS: Yalnızca KDK ların Tanınması Kapsamında Kredi Skorlaması Üreten Kuruluşların Uygunluğuna İlişkin CEBS Tavsiyesi M. CEBS: AMA Değişikliklerine Yönelik Rehber Taslak (CP 45) N. CEBS: İç Yönetim Rehberi-İstişare Metni II. ULUSLARARASI KURULUŞLARIN ÇALIŞMALARI A. BIS Basel II Düzenleme Değişiklikleri (Basel III) G-20 ye Rapor Daha Güçlü Sermaye ve Likidite Gerekliliklerine Geçişin Makroekonomik Etkilerinin Değerlendirilmesine İlişkin Nihai Rapor Kurumsal Yönetim İlkeleri Denetim Otoritesi Heyetlerine İlişkin İlkeler Risk Toplulaştırma Modellerinde Gelişmeler Operasyonel Risk Modellemesinde Sigortanın Kredi Riski Azaltım Aracı Olarak Etkisi Yasal Asgari Sermaye Gereklilikleri ve Sermaye Tamponlarının Kalibrasyonu (Ekim 2010) Etkin Mevduat Sigorta Sistemleri İçin Temel İlkeler - Uyum Değerlendirmesi İçin Metodoloji Önerisi Karşıtaraf Kredi Riski Modellerinin Geriye Dönük Testi İçin Etkin Uygulamalar Operasyonel Risk-İleri Ölçüm Yaklaşımları İçin Denetim Rehberleri-Taslak Ücretlendirme Kamuya Açıklama İlkeleri-Taslak Risk-Performansa Göre Ücretlendirme Metodolojileri Bankaların Merkezi Karşı Taraflarla İşlemleri İçin Sermaye Gereği-Taslak B. IASB Hedge Muhasebesi Muhasebe Standartları Uyum Çalışmaları... 20

6 C. FSB Tezgahüstü (OTC) Türev Piyasalar Reformuna İlişkin Rapor Kredi Derecelendirme Kuruluşlarına Olan Bağımlılığın Azaltılmasına İlişkin Prensipler Bölgesel İstişari Gruplar G-20 ye Önerilerinin Uygulanmasına İlişkin Bilgi D. SENIOR SUPERVISORS GROUP E. IFSB C) ANKET/DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI BIS: Basel III- Sayısal Etki Analizi Sonuçları CEBS: Basel III- Sayısal Etki Analizi Sonuçları D) DİĞER A. MAKALE/RAPOR IMF Dünya Bankası BIS B. HABERLER EK1: FSB, Kredi Derecelendirme Kuruluşlarına Bağımlılığı Azaltma Prensipleri... 31

7 KISALTMALAR BCBS BIS CEBS CEIOPS CESR CRA CRD EEA EIOPA IAS IASB ICAAP IMF IFRS FSB FSI IOSCO IADI IAIS SIFIs SREP : Basel Bankacılık Denetim Komitesi - Basel Committee on Banking Supervision : Uluslararası Ödemeler Bankası - Bank for International Settlements : Avrupa Bankacılık Denetim Otoriteleri Komitesi Committee of European Banking Supervisors : Avrupa Sigorta ve Mesleki Emeklilik Denetçileri Komitesi Committee of European Insurance and Occupational Pensions Supervisors : Avrupa Sermaye Piyasaları Düzenleyicileri Komitesi Committee of European Securities Regulators : Kredi Derecelendirme Kuruluşu-Credit Rating Agency : Sermaye Yeterliliği Direktifi (2006/48-49) - Capital Requirements Directive : Avrupa Ekonomik Alanı-European Economic Area : Avrupa Sigorta ve Mesleki Emeklilik Otoritesi European Insurance and Occupational Pensions Authority : Uluslararası Muhasebe Standardı -International Accounting Standart : Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu-International Accounting Standards Board : İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Internal Capital Adequacy Assesment Process : Uluslararası Para Fonu - International Monetary Fund : Uluslararası Finansal Raporlama Standartları International Financial Reporting Standarts : Finansal İstikrar Kurulu-Financial Stability Board (Eski adıyla FSF) : Finansal İstikrar Kuruluşu - Financial Stability Institute : Uluslararası Sermaye Piyasası Kurumları Teşkilatı International Organization of Securities Commissions : Uluslararası Mevduat Sigortası Kuruluşları Birliği International Association of Deposit Insurers : Uluslararası Sigorta Denetçileri Birliği International Associatıon of Insurance Supervisors : Sistemik Öneme Sahip Finansal Kuruluşlar Systemically Important Financial Institutions : Denetimsel Değerlendirme Süreci- Supervisory Review Process

8 FSDFHKSHF I. DENETİM OTORİTELERİ VE DÜZENLEMELER A. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi: CRD Değişiklikleri Avrupa Parlamentosu ve Konseyi nin 24 Kasım 2010 tarihli 2010/76/EU Direktifi ile CRD-48 ve CRD-49 a alım satım portföyü, yeniden menkul kıymetleştirme ve ücret politikalarının denetim otoritesince gözden geçirilmesine ilişkin değişiklik ve ilaveler getirilmiştir. Alım satım portföyüne ilişkin değişiklik ve ilaveler: 1- Bankaların rayiç değerle ölçülen tüm varlıklarına CRD-49 un 7 nci Eki nin B Bölümü nde yer alan ihtiyatlı değerleme yöntemlerinin uygulanması ve değer ayarlaması gerektiği takdirde söz konusu ayarlamadan kaynaklı tutarın sermayeden düşülmesi hükme bağlanmıştır. 2- Alım satım portföyü veya bankacılık portföyü içerisinde yer alıp almamasına bakılmaksızın %1250 risk ağırlığı uygulanan menkul kıymetleştirme pozisyonlarının sermaye yükümlülüğüne tabi tutulması ya da özkaynaklardan düşülmesinin bankaların seçimine bırakılması hükme bağlanmıştır. 3- CRD-48 de alım satım portföyüne ilaveten bankacılık hesapları için de takas riski hesaplanması hükme bağlanmıştır. Yeniden menkul kıymetleştirmeye ilişkin ilaveler: 4- CRD metnine yeniden menkul kıymetleştirme (re-securitisation) tanımı eklenmiştir. Buna göre dilimli (tranche) bir yapıda olan ve dilimlerden en az birinde bir menkul kıymetleştirme pozisyonu bulunan menkul kıymetleştirme işlemleri yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonu olarak tanımlanmıştır. 5- Yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonları için menkul kıymetleştirme pozisyonlarından farklı ve daha yüksek risk ağırlıkları belirlenmiştir. Ücret politikalarının gözden geçirilmesine ilişkin ilaveler: 6- Zayıf dizayn edilmiş ücretlendirme yapılarının kişilerin risk yönetimi ve kontrol fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yürütmesine zarar veren etkisini gidermek amacıyla, bankaların, faaliyetleri bankanın risk profili üzerinde önemli ölçüde etkisi olan personeli için etkin risk yönetimi ile tutarlı, ücretlendirme politikaları ve uygulamaları kurmaları ve sürdürmeleri zorunlu hale getirilmiştir. Bu personel en az üst yönetim, risk alıcıları, kontrol fonksiyonundan sorumlu personel ile toplam ücretleri (isteğe bağlı emeklilik hükümlerinden sağlanan faydalar dâhil) üst yönetim ve risk alıcıları ile aynı kategoriye düşen diğer personeli içermelidir. 7- Bankanın, faaliyetlerinden dolayı bankanın risk profili üzerinde önemli etkisi olan personeline ilişkin ücretlendirme politika ve uygulamaları kapsamında bir kısım bilgileri en az yılda bir kere olmak üzere periyodik olarak kamuya açıklaması zorunlu hale getirilmiştir. 8- CRD 48 in Organizasyon ve Risk Uygulamalarına İlişkin Teknik Kriterler başlıklı Ek- 5 ine ücretlendirme politikalarına ilişkin uyulması gereken prensipler ilave edilmiştir. Ayrıca, büyüklük ve karmaşıklık yönüyle önemli büyüklükte olan bankaların bir ücretlendirme komitesi kurmaları şart koşulmuştur. Risk Yönetimi Dairesi 1

9 FSDFHKSHF 9- CRD-48 e ilişkin yükümlülüklerini yerine getiremeyen bankalara denetim otoritelerinin uygulayabileceği önlemlerin kapsamı genişletilmiştir. Bu kapsamda, denetim otoriteleri tarafından ücret politikalarının sermayenin devamlılığı ile tutarlı olmaması durumunda, değişken ücretler/toplam net gelir oranının sınırlandırılması istenebilecektir. Ayrıca, net karın sermayeyi kuvvetlendirmek amacıyla kullanılmasının da istenebilmesi alınabilecek önlemler arasında sayılmıştır. Diğer ilaveler: 10- Bankalar için uygun tutarda özkaynak miktarının belirlenmesi için, denetim otoritesince gerçekleştirilecek olan inceleme ve değerlendirme süreci kapsamında denetim otoritelerinin belirli hususları değerlendirerek bankanın asgari sermaye yükümlülüğüne ilaveten sermaye tutması gerekip gerekmediğine karar vereceğine ilişkin bir hüküm CRD mevzuatına ilave edilmiştir. Bu kapsamda değerlendirilecek hususlar aşağıda verilmiştir; a. Bankanın içsel değerlendirme sürecinin nicel ve nitel yönleri, b. Bankanın iç düzenleme, strateji, süreç ve mekanizmaları, c. Denetim otoritesinin inceleme ve değerlendirme sürecinin sonuçları. 11- CRD-48 de açıkça belirtilmiş olan kamuya açıklama yükümlülüklerine ilaveten, bankanın risk profilini doğru ve kapsamlı bir şekilde piyasa katılımcılarına sunmayı sağlayacak ilave bilgiler de sunması gerektiği hükme bağlanmıştır. 12- Menkul kıymetleştirme pozisyonuna kredi koruması sağlayan bankanın söz konusu pozisyona sahip olması durumunda, bu bankanın, kredi korumasının etkisinden dolayı düşük risk ağırlığı kullanılmasına sebebiyet veren dışsal derecelendirme notunu kullanamayacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, yatırımcı bankanın, kendisinin sağlamış olduğu kredi koruması olmaksızın pozisyonun riskine uygun bir risk ağırlığı belirleyebildiği takdirde, anılan pozisyon özkaynaklardan düşülmeyebilecektir. Kaynak: DIRECTIVE 2010/76/EU OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL Link: B. CEBS: Piyasayla İlgili Faaliyetlerin Operasyonel Riskinin Yönetimine İlişkin Rehber Avrupa Bankacılık Denetim Otoriteleri Komitesi (CEBS), 12 Ekim 2010 da Piyasayla İlintili Faaliyetlerin Operasyonel Riskinin Yönetimine İlişkin Rehber(Rehber) yayımlamıştır. Rehberin amacı, alım satım işlemlerinde operasyonel risk olaylarını azaltmaya veya önlemeye yönelik olarak spesifik sistem, mekanizma, süreç ve ayarlamalarla ilgili denetimsel beklentileri ortaya koymaktır. CRD nin 22inci maddesi uyarınca hazırlanan Rehberde; i) yönetişim mekanizmaları, ii) iç kontrol ve iii) içsel raporlama sistemleri başlıklarında tüm kuruluşlarca uygulanması beklenen toplam 17 ilke yer almaktadır. Söz konusu ilkelerin uygulanmasında orantılılık ilkesinin dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Rehberde yer alan ilkelerin özeti aşağıda verilmektedir: Yönetişim Mekanizmaları İlke 1: Banka Yönetim Organı, piyasayla ilintili faaliyetlerini etkileyen mevcut ve potansiyel tüm operasyonel risklerin farkında olmalı ve söz konusu risklerin etkin olarak yönetilmesini sağlamak Risk Yönetimi Dairesi 2

10 FSDFHKSHF üzere gerekli organizasyon yapısı, iç kontrol ve raporlama sistemlerini geliştirmeli ve/veya temin etmelidir. İlke 2: Banka Yönetim Organı, piyasayla ilintili faaliyetlerin operasyonel riskini azaltmaya yönelik, özellikle ön ofiste, bir risk kültürü geliştirilmesini sağlamalıdır. İlke 3: Üst yönetim, kendilerinin ve kontrol ve destek fonksiyonlarındaki ilgili personelin alım satım faaliyetleri hakkında yeterli bilgi birikimi, beceri, yetki ve teşviği sağlayabilecek kapasiteye sahip olmasını temin etmelidir. İlke 4: Bireylerin ve işkollarının piyasayla ilintili faaliyetlerine ilişkin performansının değerlendirilmesi ve ana hedeflerinin belirlenmesinde operasyonel risk dikkate alınmalıdır. İlke 5: Proaktif davranış, piyasayla ilintili faaliyetler içinde dolandırıcılık veya şüpheli faaliyetler olarak kabul edilen eylemlere karşı iç kontrol ve raporlama sistemlerinin önemli bir unsuru olmalıdır. İç Kontrol İlke 6: Traderlar yalnızca kendi yetki alanına giren işlemleri gerçekleştirmelidir. İşlemlerin başlatılması ve sonuçlandırılması için asgari şartlar yerine getirilmelidir. İlke7: Alım satım faaliyetleri için dokümantasyon şartları doğru tanımlanmalıdır. Sözleşmelerin hukuki olarak bağlayıcılığını temin etmek üzere yasal belirsizlikler mümkün olduğunca en aza indirilmelidir. İlke 8: Genel kural olarak, işlemler piyasaların çalışma saatleri içerisinde ve hazine birimlerince başlatılmalı ve sonuçlandırılmalıdır. İlke 9: Bir işlemle ilgili tüm pozisyonlar, nakit akışı ve ilgili hesaplamalar konfirmasyon belgesiyle birlikte kurumun IT sistemlerinde açık bir şekilde kayıt altına alınmalıdır. İlke 10: Kuruluşlar, traderler ve karşı taraflar arasında irtibatın uygun bir kontrol altyapısıyla kontrol altında tutulduğundan emin olmalıdır. İlke 11: Konfirmasyon, ödemelerin gerçekleştirilmesi ve mutabakat süreçlerinin uygun bir şekilde dizayn edilmesi ve gerçekleştirilmesi gereklidir. İlke 12: Kuruluşlar, kendi margining süreçlerinin düzgün çalışmasını ve herhangi bir değişiklik olması halinde ilgili pozisyonların muhasebesinin mutabakatının doğru yapıldığından emin olmalıdır. İlke 13: Piyasayla ilintili faaliyetlerin operasyonel risk kaynakları doğru tespit edilmeli ve incelenme düzeyi, yoğunluğu ve zamanında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği takip edilmelidir. İlke 14: İşlemler/pozisyonların nominal değeri, operasyonel ve karşı taraf risklerinin takibi bakımından sıkı kontrol altında tutulmalıdır. Bu amaçla, uygun limitler ve/veya sözleşme yenileme şartları tanımlanmalıdır. İlke 15: Alım satım faaliyetlerinde kullanılan bilgi sistemleri, piyasa ile ilgili faaliyetler içinde yüksek bir koruma düzeyi sağlayacak uygunlukta dizayn edilmelidir. İçsel Raporlama Sistemi İlke 16: Piyasayla ilintili faaliyetler için oluşturulan operasyonel risk raporlama sistemi, gerekli uyarılar oluşturacak ve şüpheli işlemler veya maddi olaylar tespit edildiğinde yönetimi uyaracak şekilde tasarlanmış olmalıdır. İlke 17: Kuruluşlar, içsel raporlamaların kalite ve tutarlılığını sağlamalıdır. Ayrıca, kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun olduğundan emin olmalıdır. Rehberin 30 Haziran 2011 e kadar uygulamaya konması istenmektedir. Risk Yönetimi Dairesi 3

11 FSDFHKSHF Kaynak: CEBS has Published Today its Guidelines on the Management of Operational Risk in Market-Related Activities Link: C. CEBS: Sınır Ötesi Grupların Sermaye Yeterliliğine Yönelik Ortak Değerlendirme ve Karar Sürecine İlişkin Rehber CEBS, 22 Aralık 2010 da Sınır Ötesi Grupların Sermaye Yeterliliğine Yönelik Ortak Değerlendirme ve Karar Sürecine İlişkin Rehber (GL 40) in nihai halini yayımlamıştır. CRD nin 129(3) maddesince; sınır ötesi Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) bankacılık gruplarının denetimini gerçekleştiren ana banka ve bağlı ortaklık denetçilerinin ikinci yapısal blokta yer alan Internal Capital Adequacy Assessment Process (ICAAP) ve Supervisory Review and Evaluation Process (SREP) süreçlerinin uygulanmasına yönelik olarak ortak karar (joint decision) a ulaşabilmek için sahip oldukları tüm yetkileri kullanmaları beklenmektedir. Söz konusu ortak kararın, her bir kuruluşun asgari yasal özkaynak gereksiniminin üzerinde bir özkaynak düzeyine sahip olmasına ek olarak, finansal grubun mali bünyesi ve risk profiliyle uyumlu konsolide bazda özkaynakların yeterliliğini de kapsaması beklenmektedir. Gerekli faaliyetlerin CRD ye uygun olarak oluşturulan her bir denetim otoritesi heyeti nce (college of supervisors) gerçekleştirilmesi gereklidir. CEBS in ortak karar alma sürecini kolaylaştırmak ve farklı denetçilerce uygulanabilecek yaklaşımlar arası tutarsızlıkları engellemek üzere yayımladığı Rehberde; 129(3)üncü maddedeki gereksinimlerin detaylandırılması, üncü maddede yer alan risk değerlendirme sürecinin ve ICAAP sürecinin uygulanmasına yönelik rehberlik edilmesi, 124üncü maddede yer alan SREP sürecinin açıklanması ve 136(2)inci maddedeki ortak karar sürecine ilişkin alınacak ihtiyatlı yaptırımlara yönelik olarak rehberlik edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, söz konusu Rehberde, CEBS in 34 numaralı rehberi (GL34) ile birlikte değerlendirilmek üzere, ortak değerlendirme ve karar sürecine ilişkin ortak süreç tanımlanmaktadır. Rehberle birlikte CP39 istişare metnine ilişkin gönderilen yorumların analizinin de yer aldığı ilave bir geribildirim dokümanı da eş zamanlı olarak yayımlanmıştır. Kaynak: Guidelines for the Joint Assessment and Joint Decision Regarding the Capital Adequacy of Cross-border Groups Link: D. CEBS: Ücretlendirme Politika ve Uygulamalarına İlişkin Rehber CRD III ün V numaralı eki gereği Avrupa Bankacılık Denetim Otoriteleri Komitesince (CEBS) ücretlendirme ilkelerine uyum bakımından finansal sektördeki ücretlendirme politikalarının sağlamlaştırılmasına yönelik detaylı rehberler yayımlanması gerekmektedir. Risk Yönetimi Dairesi 4

12 FSDFHKSHF Bilindiği üzere, Nisan 2009 da Ücretlendirme Politikaları için Üst Düzey İlkeler yayımlanmıştı. 8 Ekim 2010 da Ücretlendirme Politika ve Uygulamalarına İlişkin Rehber Taslağı ardından da taslağa ilişkin gelen görüşler de dikkate alınarak 10 Aralık 2010 da nihai Ücretlendirme Politika ve Uygulamalarına İlişkin Rehber yayımlanmıştır. Söz konusu Rehber, Avrupa Parlamentosu nun 2010/76/EU sayı ve 24 Kasım 2010 tarihli ücretlendirme politikalarını de içeren değişikliklerinin uygulanmasına yönelik detaylı açıklamaları içermektedir. Güncellenen CRD nin 22inci maddesi uyarınca, kuruluşların ücretlendirme politika ve uygulamaları organizasyon yapıları ile uyumlu ve etkin ve sağlam risk yönetimini destekler nitelikte olmalıdır. CRD nin 22inci maddesine ilave olarak, Annex V ve Annex XII CRD de yer alan ücretlendirme gereksinimleri; i) Yönetişim, ii) Risk düzenleme ve iii) Şeffaflık olmak üzere 3 ana blokta ele alınmaktadır. Orantılılık ilkesi her üç blok için de kuruluşlarda aranacak hem genel hem de spesifik şartlar için geçerli olacaktır. Rehberde; ücretlendirme kapsamı tanımlanmakta, hangi kuruluşlara uygulanması gerektiği, hangi personeli kapsadığı, orantılılık ilkesinin kuruluş ve çalışan kategorilerine uyarlanması, grup bağlamında uygulanması, olası tedbir ve yaptırımlar, ücretlendirme komitesinin oluşumu, rolü, vb. konular hakkında hem kredi kuruluşlarına hem de denetçilere yönelik bilgilere yer verilmektedir. Kaynak: Guidelines on Remuneration Policies and Practices Link: muneration/guidelines.pdf Kaynak: CEBS Has Published Today for Consultation its draft Guidelines on Remuneration Policies and Practicies (CP42) Link: E. FED: Piyasa Riski İleri Yöntem Uygulayan Bankalarda Asgari Sermaye İçin Kural Değişikliği Önerisi ABD Bankacılık Denetim Otoriteleri FED, OCC ve FDIC 15 Aralık 2010 da Piyasa Riski ve Basel II ileri yöntemlere ilişkin olarak sermaye gereksinimi kurallarında yapacağı değişiklik önerileri için görüş talep etmiştir. Değişiklik önerilerinin Basel II nin ileri yöntemlere ilişkin kuralları ile Dodd-Frank yasasının uyumlu hale getirilmesi ve riske daha duyarlı sermaye hesaplanması amacıyla yapıldığı belirtilmiştir. Görüş talep edilen öneriler Piyasa Riski hesaplamasında ileri yöntemler kullanan bankaların hesaplayacağı sermaye ve Basel II kapsamında ileri yöntemleri uygulayan bankaların sermaye tabanlarına ilişkin olarak iki farklı dokümanda yayınlanmıştır. Piyasa riski kapsamında yapılan değişiklik önerileri şu başlıklar altında sıralanabilir; Otoritenin Tahsisi: Otorite hesaplanan sermayeyi risklerle orantılı görmezse ilave sermaye ayrılmasını talep edebilir. Risk Yönetimi Dairesi 5

13 FSDFHKSHF Hesaplanan Portföy Tanımında Değişiklik: Alım satım yapılan varlıkların ve yükümlülüklerin Amerikan Genel Kabul Görmüş Muhasebe Standartlarının (GAAP) alım satım sınıflandırması yerine bunların amaçlarına göre alım satım olarak sınıflandırılması esastır. Yeni tanıma göre bu portföyde yer alan alım satım amaçlı varlık ve yükümlülükleri hedge etmeyi amaçlayan varlık ve yükümlülükler de portföy tanımına dahil edilmiştir. Portföyün Belirlenmesi ve Yönetimi için İlave Standartlar İçsel Ölçüm Modelleri için Genel Kurallar: Yeni kurallar bankaların içsel model ile hesaplayamadıkları zor durumlarda oluşacak konsantrasyon ve likidite riskleri için değerlendirmeleri sermaye yeterliliğinde dikkate almaları gerektiğini söylemektedir. Piyasa Riski için Sermaye gereksinimi: Bankaların hesaplayacağı piyasa riski için asgari sermaye gereksinimi (RMD bazlı sermaye+strese tabi RMD bazlı sermaye+spesifik Risk Eklemesi+İlave Risk Sermayesi+ Kapsamlı Risk Sermayesi+Küçük Pozisyonların Riskleri) şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım portföydeki genel piyasa ve spesifik riske ilaveten bazı kredi risklerini de ihtiva etmektedir. Spesifik Risk Hesaplaması için İlave Koşullar Kamuya Açıklamaya ilişkin Koşullar Sermaye hesaplamasında Basel II ileri yöntemlerini kullanan bankalara ilişkin olarak geçiş sürecinde uygulanan sermaye tabanına ilişkin olarak ise yayımlanan diğer dokümanda geçiş süreci sermaye tabanı hesabında kullanılan %95, %90 ve %85 oranlarının kullanılmayacağı bunun yerine ileri yöntem ve taban sermaye hesabında kullanılan yönteme göre hesaplanan sermaye rasyolarının doğrudan kıyaslanacağı ve bunlardan daha düşük olanının %8 sınırına uyumlu olması gerektiği şeklinde bir kural önerisi getirilmektedir. Kaynak: Agencies Seek Comment on Market Risk and Basel II Advanced Approaches Link: F. FSA: Ücretlendirme Yönetmeliğinde Güncelleme İngiliz Denetim Otoritesi (FSA), CRD3 ün gerektirdiği değişikliklerin dikkate alınması amacıyla Ücretlendirme Yönetmeliği nin güncellenmiş halini tarihi itibarıyla yayımlamıştır. Güncelleme kapsamında yapılan temel değişiklikler aşağıdaki gibidir: Hisse senetlerindeki oran (proportion in shares): CEBS rehberleri değişken ücretlendirmenin en az %50 sinin hisse senetleri (veya benzer yapıdaki diğer finansal araçlar) ile yapılmasını ve bu uygulamanın değişken ücretlendirmenin ertelenmiş ve ertelenmiş olmayan her iki kısmına da eşit bir şekilde uygulanması gerektiği ifade etmektedir. Alı koyma dönemi (retention period): CEBS rehberleri hisse senetleri (veya benzer yapıdaki diğer finansal araçlar) ile yapılan değişken ücretlendirmenin uygun bir alıkoyma dönemine tabi olması gerektiğini belirtmektedir. Garanti edilmiş primler (guaranteed bonuses): Garanti edilmiş primlere ilişkin hükümler sadece iş kanununa yönelik olarak değil aynı zamanda firma geneline yaygın bir şekilde CEBS rehberleri ve FSB standartları ile uyum içinde uygulanmalıdır. Risk Yönetimi Dairesi 6

14 FSDFHKSHF FSA in daha önceki Ücretlendirme Yönetmeliği kapsamında olan kuruluşların güncellenmiş Yönetmeliğe tam uyumu 1 Ocak 2011 itibarıyla sağlamış olması gerekmektedir. Yeni Yönetmelik ile kapsam içine alınan diğer kuruluşlar için ise geçiş periyodu hükümleri tahsis edilmiştir. Bu kuruluşların da mümkün olduğunca kısa sürede ve her halükarda 31 Temmuz 2011 itibarıyla yeni Ücretlendirme Yönetmeliği hükümlerine uyumu sağlamış olması gerekmektedir. Kaynak: FSA Publishes Revised Remuneration Code Link: G. CESR: CRD nin 3üncü Madde Güncellemesine İlişkin Rehber CEBS, CRD(2008/48/EC sayılı) nin 3üncü maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin 18 Kasım 2010 da bir rehber yayımlamıştır. Daha önce yayımlanan istişare metnine gönderilen yorumlardan ve banka birlikleri tarafından iletilen teknik bilgilerden de faydalanılarak oluşturulan Rehberin temel amacı, 3üncü maddenin uygulamasında karşılaşılabilecek denetimsel uygulama farklılıklarının ortadan kaldırılmasıdır. 3üncü madde kapsamındaki tüm kuruluşlara eşit muamele edilmesi hedeflenmektedir. 3üncü maddeye göre özel ihtiyati rejim uygulanmasına izin verecek üye ülkelerin söz konusu maddede yer alan hükümleri kendi ulusal kanunlarına taşımaları, CEBS in rehberindeki uygulamaları ise kendi düzenleme çerçevelerine uyarlamaları gerekmektedir. Rehberde; bir grubun Sürekli olarak merkezi bir kuruluşa bağlı olma, merkezi kuruluş ve bağlı kuruluşların taahhütleri veya merkezi kuruluş garantörlüğündeki bağlı kuruluşların taahhütleri kapsamında garantörlük uygulamaları, istisnai durumlar, konsolide mali tablolarla konsolide ihtiyatlı raporlamaların karşılaştırılması ve merkezi kuruluşun yönetimince yapılacak kılavuzluk hususlarında açıklamalar yer almaktadır. Kaynak: CEBS s Guidelines Regarding Revised Article 3 of Directive 2006/48/EC Link: evised%20article%203/guidelines.pdf H. CEBS: Likidite Fayda Maliyet Tahsisatına İlişkin Rehber CEBS, 27 Ekim 2010 da Likidite Fayda Maliyet Tahsisatına İlişkin Rehber yayımlamıştır. Haziran 2010 da görüş alma süresi sona eren istişare metnine (CP36) gelen görüşler ve gerçekleştirilen açık oturum sonrasında oluşturulan geri bildirim metni de rehberle birlikte yayımlanmıştır. CEBS, Eylül 2008 de yayımladığı likidite risk yönetimine ilişkin tavsiye ve Eylül 2009 da önerdiği CRD değişikliklerine ilave olarak likidite fayda maliyet tahsisatına yönelik olarak bir çalışma Risk Yönetimi Dairesi 7

15 FSDFHKSHF yapmıştır. Hazırlanan Rehberinin temel amacı, kuruluşlara, likidite maliyet, yarar ve riskleri de dikkate alan yeterli fon tahsis mekanizmaları oluştururken dikkate alınacak hususlara yönelik üst düzey rehberlik sağlamaktır. Böylece, sadece doğrudan fonlama maliyetleri değil, aynı zamanda acil destek likiditesine ilişkin dolaylı maliyetleri de kapsayan bir likidite maliyet kavramı önerilmektedir. Rehber, kuruluşların likidite yönetimi çerçevesi için önemli bir katkı olarak likidite fayda maliyet tahsis mekanizmaları üzerine odaklanmaktadır. Rehber ayrıca, kuruluşların stratejik hedeflerini likidite kaynak tahsisiyle uyumlu oluşturmalarına yardımcı olabilecektir. Orantılılık ilkesini de dikkate alan Rehber ile farklı büyüklük ve iş modellerine uygun geniş bir gruba rehberlik edilmesi amaçlanmaktadır. Kaynak: Guidelines on Liquidity Cost Benefit Allocation Link: Liquidity%20cost%20benefit%20allocation/Guidelines.pdf I. CEBS: Denetim Otoritesi Heyetlerinin İşleyişine İlişkin Gözden Geçirme Raporu CEBS, AB mevzuatı, CEBS rehberleri ve diğer CEBS dokümanlarında belirtilen denetim hükümlerinin uygulanmasının değerlendirilmesi yoluyla farklı denetim otoritelerindeki uygulamaları yakınsatmaya yönelik Denetim Otoritesi Heyetleri nin (supervisory colleges) işleyişi üzerindeki ikinci gözden geçirme raporunu 18 Ekim 2010 da yayımlamıştır. Mart 2010 itibariyle kayıtlı 17 heyeti temel alan Raporda; 26 Nisan ve 8 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen gözden geçirme paneli sonuçları ve grupların işleyişinin geliştirilmesi için bir dizi iyi örnek sunulmaktadır. Rapor üç temel konu üzerindeki faaliyetlere odaklanmıştır: Bilgi Paylaşımı, Risk değerlendirmesi ile Planlama ve Koordinasyon. Kaynak: Report of the Peer Review on the Functioning of Supervisory Colleges Link: uidity%20cost%20benefit%20allocation/guidelines.pdf J. CEBS: CRD nin 122a Maddesinin Uygulanmasına Yönelik Rehber CEBS, 31 Aralık 2010 da CRD nin 122a maddesinin uygulanmasına ilişkin rehberin nihai halini yayımlamıştır. 17/11/2009 tarihinde CRD de menkul kıymetleştirmeye ilişkin yapılan değişiklikleri (2009/111/EC, CRD 2) takiben, CEBS in 122a maddesine ilişkin olarak denetimsel uygulamaların yeknesaklığının sağlanmasına yönelik olarak kılavuzluk etmesi istenmiştir. Risk Yönetimi Dairesi 8

16 FSDFHKSHF Bilindiği üzere, CRD nin 122a maddesi ile kredi kuruluşlarının transfer edilen kredi riski pozisyonlarına yönelik ilave gereksinimler getirilmektedir. CRD, kredi kuruluşlarının, menkul kıymetleştirme işlemlerinde sponsor, işlemi başlatan taraf veya yatırımcı olduğu durumlarda söz konusu kuruluşun, kredi kuruluşların %5 ten daha az olmamak kaydıyla önemli bir net ekonomik faiz (net economic interest) bulundurması gibi bazı koşulları yerine getirmesini zorunlu tutmaktadır. Rehberde, CRD nin122a maddesinde yer alan her bir paragrafın uygulanmasına yönelik olarak ilave açıklama ve dikkate alınacak hususlara yer verilmiştir. Temmuz 2010 da yayımlanan istişare metnine (CP40) gönderilen görüşler de dikkate alınarak oluşturulan Rehberin, yerel denetim otoritelerince 1 Ocak 2011 den geçerli olacak ve CRD 2 ile birlikte uygulamaya geçirilecek şekilde uyarlanması beklenmektedir. Rehberle birlikte CP40 istişare metnine ilişkin gönderilen yorumların analizinin de yer aldığı ilave bir geribildirim dokümanı 1 da eş zamanlı olarak yayımlanmıştır. Kaynak: Guidelines to Article 122a of the Capital Requirements Directive Link: tion%20of%20art.%20122a%20of%20the%20crd/guidelines.pdf K. CEBS: KDK ların Tanınmasına Yönelik Rehberin Güncellenmesi CEBS, /EC sayılı sermaye gereksinimi direktifi (CRD) ile 2009/1060 sayılı Kredi Derecelendirme Kuruluşlarına İlişkin Yönetmelik arasında tutarlılık sağlamak üzere KDK ların tanınmasına yönelik rehberi 30 Kasım 2010 da güncellemiştir. Buna göre, KDKların tanınma sürecinde ve sürekli gözden geçirirken dikkat edilecek teknik kriterler; kredi değerliliği ve piyasada kabul görme ile şeffaflık ve kamuya açıklama olarak değerlendirilecektir. Geri kalan kriterler Yönetmelik uyarınca kayıtlı kabul edilme sürecinde değerlendirilmiş olacaktır, dolayısıyla KDK tanınma süreci için Yönetmelik kapsamında kayıtlı olunması bu kriterleri sağlamaktadır. Bilindiği üzere CRD nin 81(2) ve 97(2) maddeleri tanınma sürecindeki gereksiz iş yükünü azaltmak üzere değiştirilmiş olup, 31 Aralık 2010 dan başlamak üzere uygulamaya geçirilecektir. Bu kapsamda CEBS de yayımladığı güncellemelerin buna paralel olarak uygulamaya geçirilmesini beklemektedir. Yalnızca sermaye gereksinimi hesabında kullanılmak üzere KDK tanınmasının derecelendirme kuruluşlarına lisans verilmesi süreciyle karıştırılmaması gerektiği vurgulanan Rehberde; tanınma süreci, CRD tanınma kriterlerinin uygulanması ve CRD risk ağırlıkları ile KDKların derecelerinin eşleştirilmesine yönelik kriterler yer almaktadır. 1 CEBS, Feedback to the public consultation on Guidelines to Article 122a of the Capital Requirements Directive, Risk Yönetimi Dairesi 9

17 FSDFHKSHF Kaynak: Revised Guidelines on the Recognition of External Credit Assessment Institutions Link: ecognition%20of%20ecai/revised-guidelines.pdf L. CEBS: Yalnızca KDK ların Tanınması Kapsamında Kredi Skorlaması Üreten Kuruluşların Uygunluğuna İlişkin CEBS Tavsiyesi CEBS, 17 Aralık 2010 da Yalnızca KDK ların Tanınması Kapsamında Kredi Skorlaması Üreten Kuruluşların Uygunluğuna İlişkin AB ye tavsiye niteliğinde bir doküman yayımlamıştır. AB nin Kredi Derecelendirme Kuruluşlarına İlişkin 16 Eylül 2009 tarih ve 2009/1060 sayılı Yönetmeliği nin 4üncü maddesine göre, kredi kuruluşları, yatırım kuruluşları ve yasal amaçlarla kredi derecelendirmeleri kullanan diğer kuruluşlar, söz konusu Yönetmelik uyarınca kayıtlı ve AB de kurulu kredi derecelendirme kuruluşlarınca verilen notları kullanabilmektedir. Bilindiği üzere, CEBS in 13 Ekim 2010 da yayımladığı 43 sayılı istişare metninde (CP43) 2006/48/EC Direktifinde değişiklik yapılması tavsiye edilmişti. Yapılan değişiklik ile sermaye yeterliliğinde dikkate alınabilmesi için uygun bulunan bir KDK nın tanınabilmesi için Yönetmelik kapsamında kayıtlı olmasını bir önkoşul olarak getirmektedir. Dolayısıyla Yönetmelik uyarınca kayıtlı olmayan kuruluşlar CRD kapsamında uygunluk başvurusunda bulunamayacaklardır. Bu duruma yalnızca Merkez Bankaları istisna olarak kabul edilebilecektir. Kaynak: CEBS s Advice to the European Commission on the Noneligibility of Entities Only Producing Credit Scores for ECAI Recognition Link: M. CEBS: AMA Değişikliklerine Yönelik Rehber Taslak (CP 45) CEBS, 15 Aralık 2010 da AMA Değişikliklerine Yönelik Rehber İstişare Metni (CP 45) yayımlamıştır. 2006/48/EC sayılı Direktifin 105inci ve 206/49/EC sayılı Direktifin 20inci maddeleri uyarınca kuruluşların ve yatırım firmalarının denetim otoritelerince onaylanan içsel operasyonel risk modellerini (AMA) kullanabilmesi mümkündür. AMA modellerinin kuruluşa özgü ve güncel risk profiliyle uyumlu olması gerektiğinden düzenli olarak gözden geçirilmeleri gerekmektedir. AMA da yapılacak ilaveler ve değişikliklerin denetim otoritelerine ne şekilde iletileceği ve iç politikalarda nasıl tanımlanacağına ilişkin bilgilerin yer aldığı Rehbere ilişkin görüşlerin 15 Mart 2011 tarihine kadar CEBS e iletilmesi beklenmektedir. Risk Yönetimi Dairesi 10

18 FSDFHKSHF Kaynak: Consultation Paper on Guidelines on AMA Changes (CP 45) Link: N. CEBS: İç Yönetim Rehberi-İstişare Metni CEBS, 13 Ekim 2010 da İç Yönetim Rehber Kitabı Taslak İstişare Metni (CP44) yayımlamıştır. Rehberin amacı, denetim otoritesinin söz konusu alandaki beklentilerinin konsolide edilerek genişletilmesi suretiyle iç yönetimin daha sağlıklı uygulanmasının sağlanmasıdır yılsonunda denetim otoritelerinin CEBS in İç Yönetim Rehberleri ne yönelik uygulamaları hakkında bir anket düzenlenmiştir. Ankete göre, söz konusu rehberlerde denetim/gözetim fonksiyonu, risk yönetimi ve iç kontrol sistemlerine yönelik olarak bazı zayıflıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca kuruluşların karmaşıklık düzeyi, ürünlerin riskliliği ve ürün çeşitliliğinin iç yönetim düzenlemeleriyle orantılı olmadığı da görülmüştür. Söz konusu anket sonuçları ve AB ile uluslararası platformlarca (Basel Komitesi gibi) ortaya koyulan kurumsal yönetim ilkeleri dikkate alınarak mevcut ilkelerin güncellenerek konsolide edilmesi ihtiyacı üzerine söz konusu Rehber Kitap hazırlanmıştır. Yine CRD nin 22 inci maddesi uyarınca hazırlanan taslakta; kurumsal yapı ve organizasyon, yönetim organı, risk yönetimi, iç kontrol, sistemler ve iş sürekliliği ve şeffaflık başlıkları altında toplam 30 ilke ile kuruluşların (bankaların) iç yönetim yapılarında bulunması gereken asgari özellikler anlatılmaktadır. İkinci yapısal blok kapsamında kuruluşların ICAAP sürecinde denetim otoritelerinin ise denetimsel gözden geçirme ve değerlendirme sürecinde bu ilkeleri dikkate almaları gerekmektedir. Ayrıca, kuruluşların doğası, ölçeği ve karmaşıklık düzeyine göre orantılılık ilkesinin gözetilmesi beklenmektedir. Kaynak: Consultation Paper on the Guidebook on Internal Governance Link: Risk Yönetimi Dairesi 11

19 FSDFHKSHF II. ULUSLARARASI KURULUŞLARIN ÇALIŞMALARI A. BIS 1. Basel II Düzenleme Değişiklikleri (Basel III) Basel Komitesi, sermaye yeterliliği ve likiditeye ilişkin uluslararası standartların detaylarını belirleyen ve Merkez Bankası ile Denetim Otoritesi Başkanları tarafından daha evvel kabul edilmiş olan Basel III kurallar metnini yayımlamıştır. Komite ayrıca geniş kapsamlı sayısal etki çalışması sonuçlarını da yayımlamıştır (Bknz Bölüm III). Kurallar metni Basel III Yapısının detaylarını ortaya koymaktadır: Daha yüksek seviyede ve daha nitelikli sermaye, Risklerin daha iyi kapsanması, Yeni tanımlanan kaldıraç rasyosu, Sıkıntılı zamanlarda kullanılmak üzere sermaye yedekleri/tamponları ayrılmasını sağlayacak tedbirler ve İki yeni global likidite standardı. Standartların, ekonomiye kredi akışını engellemeden kademeli olarak devreye girmesi planlanmıştır. Kaldıraç rasyosuna ilişkin olarak; Komite geçiş dönemini, önerilen yapının bir kredi çevrim döneminin tamamını ve tüm farklı iş model türlerini içerip içermediğini değerlendirmek üzere kullanacaktır. Paralel uygulama dönemi sonuçlarına göre, gerekli gözden geçirme ve kalibrasyon sonrası olası değişiklikler, Birinci Yapısal Bloğa dahil edilmek ve 1 Ocak 2018 den itibaren geçerli olmak üzere, 2017 nin ilk yarısında gerçekleştirilecektir. Likidite karşılama oranı (Liquidity Coverage Ratio) ve Net İstikrarlı Fonlama Oranı (Net Stable Funding Ratio) uygulamaları belli bir gözlem dönemi sonrasında başlangıçta amaçlanmayan sonuçlarını değerlendirmek üzere bir gözden geçirmeye konu olacaktır. Komite ayrıca Basel III kurallar metnine ek olarak Denetim Otoriteleri Ters-Döngüsel Sermaye Tamponları Rehberi yayımlamıştır. Ters-Döngüsel Sermaye Tamponları uygulaması genelde sisteme yaygın risk artışlarının eşlik ettiği aşırı kredi büyümesi dönemlerinde, bankacılık sektörüne ek bir makroihtiyati koruma sağlanmasını amaçlamaktadır. Rehber bankaların da, kredi kullandırdıkları farklı bölgelerdeki tampon kararlarını anlamalarına ve öngörmelerine yardımcı olacaktır. Önümüzdeki günlerde Komitenin Makroekonomik Değerlendirme Grubu da Basel III reformlarının geçiş dönemindeki ekonomik etkilerini değerlendiren bir rapor yayımlayacaktır. Risk Yönetimi Dairesi 12

20 FSDFHKSHF Kaynak: Basel III: A Global Regulatory Framework for More Resilient Banks and Banking Systems Link: Kaynak: Basel III: International Framework for Liquidity Risk Measurement Standards and Monitoring Link: Kaynak: Guidance for National Authorities Operating the Countercyclical Capital Buffer Link: 2. G-20 ye Rapor Basel Komitesi nin Finansal Krize Tepkisi: G20 ye rapor isimli doküman Basel Komitesi tarafından yayımlanmıştır (19 Ekim 2010). Raporda bankaların ve global bankacılık sisteminin gücünün artırılmasına yönelik olarak Basel Komitesi ve onun karar verici organı olan Merkez Bankası ve Denetim Otoritesi Başkanlarından oluşan grup tarafından alınan tedbirler özetlenmektedir. Komite reformları, G20 nin Pitsburg zirvesinde kendisine verilen görevi yerine getirmek üzere bankacılık sektörünün kriz öncesindeki eksikliklerini ele almaktadır. Hem banka bazında hem de daha geniş kapsamlı olarak sistemik riskleri ele alan ve Basel III olarak adlandırılan yeni standartlar Temmuz 2009-Eylül 2010 döneminde Komite tarafından üzerinde anlaşılarak yayımlanmıştır: Kriz döneminde kayıpları karşılayabilecek daha yüksek nitelikli sermaye. Sermaye piyasası faaliyetleri başta olmak üzere risklerin daha iyi ele alınması. Aşırı risk alınmasının önüne geçmek ve risk odaklı sermaye ölçütü için kullanılmak üzere, yapısı üzerinde uluslararası olarak anlaşmaya varılmış bir kaldıraç rasyosu. İyi dönemlerde, sıkıntılı dönemlerde kullanılmak üzere sermaye tamponlarının oluşturulması. Kısa vadeli yoğun sıkıntılara karşı direncin artırılması ve uzun dönem fonlamanın iyileştirilmesi için global asgari likidite standardı. Denetim, kamuya açıklama ve risk yönetimi için daha güçlü standartlar. Basel Komitesi ayrıca FSB nin global sistemik bankacılık kuruluşlarının risklerini ele alma konusundaki girişimlerine de bu risklerin tanımlanması ve kayıp karşılayıcı kapasitelerinin artırılması yönündeki çalışmalarıyla katkıda bulunmakta olduğunu duyurmuştur. Kaynak: The Basel Committee s Response to the Financial Crisis: Report to the G20 Link: Risk Yönetimi Dairesi 13

21 FSDFHKSHF 3. Daha Güçlü Sermaye ve Likidite Gerekliliklerine Geçişin Makroekonomik Etkilerinin Değerlendirilmesine İlişkin Nihai Rapor Basel Komitesi ve Finansal İstikrar Kurulu başkanlığında Basel Komitesi nin sermaye reformlarının makroekonomik etkisini değerlendirmek üzere Şubat 2010 da kurulan Makroekonomik Değerlendirme Grubu (MAG- Macroeconomic Assessment Group) 15 ülkenin merkez bankaları yada düzenleyici otoritelerinde çalışmakta olan modelleme uzmanlarından oluşmuştur. Grubun hazırladığı nihai rapor 12 Eylül 2010 tarihinde Merkez Bankası ve Denetim Otoritesi Başkanlarınca (GHOS) yapılan açıklamadaki daha yüksek sermaye gereklerinin kademeli uygulamasının etkilerini değerlendirmektedir. Raporda, global ana sermaye miktarı, üzerinde anlaşılan yasal minimum sermaye miktarı ve tamponunu karşılayacak seviyeye gelecek şekilde, daha yüksek sermaye gerekliliklerine 8 yıl içinde geçildiği takdirde, gayrisafi yurtiçi milli hasılanın %0,22 düzeyinde azalacağı tahmin edilmektedir. Bu etkinin 35 çeyrek dönem içinde ortaya çıkması, aynı dönemde büyüme oranının %0,03 (3 baz puan) düşmesi beklenmektedir. Kaynak: Final Report on the Assessment of the Macroeconomic Impact of the Transition to Stronger Capital and Liquidity Requirements Link: 4. Kurumsal Yönetim İlkeleri Banka kurumsal yönetimi alanında kriz döneminde ortaya çıkan temel eksiklikleri gidermek üzere Basel Komitesi daha evvel Mart 2010 da taslağını görüşe açmış olduğu Kurumsal Yönetim İlkeleri nin nihai halini yayımlamıştır (Ekim 2010). İlkeler aşağıdaki bölümlerden oluşmaktadır: 1-Yönetim Kurulu nun görev ve yetkileri. 2-Yönetim Kurulu nun oluşumu ve nitelikleri. 3-Bağımsız bir risk yönetim fonksiyonunun önemi. 4-Risklerin banka bazında ve bankaya yaygın bir şekilde izlenmesinin önemi. 5-Ücretlendirme sistemlerinin Yönetim Kurulu tarafından izlenmesi. 6-Yönetim Kurulu ve üst yönetimin bankanın operasyonel yapısı ve risklerini anlaması. İlkelerde ayrıca denetim otoritelerinin, bankaların kurumsal yönetim politika ve uygulamalarını ve Basel Komitesi ilkelerini ne düzeyde uyguladıklarının düzenli olarak değerlendirmelerinin önemi de vurgulanmaktadır. Kaynak: Principles for Enhancing Corporate Governance Link: Risk Yönetimi Dairesi 14

22 FSDFHKSHF 5. Denetim Otoritesi Heyetlerine İlişkin İlkeler Basel Komitesi, uluslararası bankacılık gruplarının denetiminde etkin izleme yapılabilmesi için büyük önem taşıyan, denetim otoritesi heyetleri nin işleyişini geliştirmek ve güçlendirmek üzere ilkeler yayımlamıştır (Good Practice Principles on Supervisory Colleges) (Ekim 2010). İlkelerin etkili bir ulusal denetimi ikame etmesi söz konusu olmayıp, denetim otoritesi heyetlerinin işleyişinde iyi uygulama örneklerinin kabulünü artırmak yoluyla uluslararası faaliyet gösteren bankaların denetiminde uluslararası işbirliğini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. 8 ilke ile: Ana ülke (home) ve faaliyet gösterilen ülke(host) denetim otoritelerinin ihtiyaçları ve bankacılık gruplarının niteliklerine göre, bir denetim otoritesi heyetinin çoklu yada değişken alt yapıları olabileceği bilgisi verilmekte, Heyetlerin oluşturulması ve koordinasyonunda ana ülke denetim otoritesinin liderlik ve idaresinin önemi vurgulanmakta, Üzerlerinde yasalar, gizlilik ve piyasa hassasiyetine ilişkin kaygıların olduğu bilgilerin paylaşımı ve etkin bilgi paylaşımı için iletişim kanalları konusunda rehberlik edilmekte, Konsolide denetim sağlamak üzere, heyetlerde muhtelif seviyelerde denetim otoritelerinin ortak çalışma alanları geliştirilmekte, Finansal krize cevaben ortaya çıkan politika oluşturma süreci ve son gelişmeler dikkate alınmaktadır. Kaynak: Good Practice Principles on Supervisory Colleges Link: 6. Risk Toplulaştırma Modellerinde Gelişmeler BIS-IOSCO-IAIS in oluşturduğu Ortak Forum Risk Toplulaştırma Modellerinde Gelişmeler isimli raporunu yayımlamıştır. Rapor büyük firmalarca (bankalar, sigorta ve menkul kıymet şirketleri) riskleri toplulaştırmak üzere halen kullanılmakta olan modelleme tekniklerinde iyileştirmeler önermekte, ayrıca global finansal kriz sonrasında bu konuya ilişkin denetim yaklaşımlarını incelemektedir. Temel Bulgular: Son gelişmelere rağmen mevcut modeller şu an oluşturulmaları için kullanıldıkları tüm karar ve fonksiyonları destekleyecek şekilde adapte edilmemiştir. Firmalar risk toplulaştırmasını modellerken muhtelif sorunlarla karşılaşmaktadır (verinin miktar ve niteliğinin yönetimi, sonuçların anlamlı bir şekilde değerlendirilmesi). Ortak Forumun tespiti, firmaların bu süreci gözden geçirme yada yeniden değerlendirme konusunda pek istekli olmadıkları yönündedir. Risk Yönetimi Dairesi 15

23 FSDFHKSHF Denetim otoriteleri ise sorumluluklarını yerine getirirken, bu modellere genel olarak güvenmemektedirler zira bu konuyu henüz en iyi uygulamaları tespit edilmemiş, üzerinde çalışmanın devam ettiği bir alan olarak değerlendirmektedirler. Temel Öneriler: Modelleri riskleri tanımlama ve izleme amaçlı olarak kullanan firmalar bu modellerin yeterince hassas ölçüm yapabilir, şeffaf, esnek ve açık olduğundan emin olmalıdırlar. Sermaye yeterliliği ve ödeme kapasitesi değerlendirme amaçlı olarak kullanılan modeller düşük frekanslı yüksek kayıplı olayları daha iyi yansıtacak şekilde iyileştirilmelidir. Denetim otoriteleri mevcut modellerin kullanılmaya devam edilmesinin yaratacağı risklerin farkında olmalı ve ilgili firmalarla konunun önemini gündeme getirerek, iyileştirmeleri beraberce sağlamak üzere iletişime geçmelidir. Kaynak: Developments in Modelling Risk Aggregation Link: 7. Operasyonel Risk Modellemesinde Sigortanın Kredi Riski Azaltım Aracı Olarak Etkisi Basel Komitesi operasyonel risk modellemesinde sigortanın kredi riski azaltım aracı olarak etkisini tartışan bir rapor yayımlamıştır (Ekim 2010). Yasal düzenlemeler operasyonel riskin ileri ölçüm yaklaşımı-ama(advanced Measurement Approach) kapsamında ölçümünde, belli kural ve sınırlar dahilinde sigortanın bir kredi riski azaltım aracı olarak kullanılmasına izin vermektedir. Bu olanağın kullanımı bazı teknik sorular ve tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Rapor, sektörün AMA kullanım ölçeğinde, bahsi geçen sorulara denetim bakış açısından cevaplar sunmakta ve operasyonel riskin yönetiminde yakınsama sağlamaya çalışmaktadır. Kaynak: Recognising The Risk-Mitigating Impact of Insurance in Operational Risk Modelling Link: 8. Yasal Asgari Sermaye Gereklilikleri ve Sermaye Tamponlarının Kalibrasyonu (Ekim 2010) Basel Komitesi Global sermaye gerekliliklerini artırma çalışmalarının bir parçası olarak, bankacılık sisteminde tutulması gereken toplam sermaye düzeyinin tepeden-aşağıya bir değerlendirmesini yapmak üzere bir çalışma grubu kurmuştur. Gruba ana sermaye ve risk bazlı Tier1 rasyoları ile Tier 1 kaldıraç rasyosu yanı sıra ana sermaye ve Tier1 risk bazlı rasyoları üzerinde kalacak yasal tamponların ampirik değerlendirmesini yapma görevi verilmiştir. Çalışma Komite nin yeni sermaye yapısı çalışmasına girdi oluşturmakta, Uzun Dönem Etki Grubu tarafından yapılan faydamaliyet analizini tamamlamakta ve Komite tarafından önerilen sermaye düzenlemelerinin bankalar üzerinde etkilerini aşağıdan yukarı tespit eden sayısal etki çalışmalarını detaylandırmaktadır. Risk Yönetimi Dairesi 16

24 FSDFHKSHF Açıklanan çalışma notunda tepeden aşağı kalibrasyon çalışmasının sonuçları özetlenmektedir. Kaynak: Calibrating Regulatory Minimum Capital Requirements and Capital Buffers: A Top-Down Approach Link: 9. Etkin Mevduat Sigorta Sistemleri İçin Temel İlkeler - Uyum Değerlendirmesi İçin Metodoloji Önerisi Haziran 2009 da Basel Komitesi ve Uluslararası Mevduat Sigortası Kuruluşları Birliği (IADI- International Association of Deposit Insurers) tarafından Etkin Mevduat Sigorta Sistemleri İçin Temel İlkeler isimli doküman yayımlanmıştır. IADI Aralık 2009 dan beri devam eden Uluslararası Para Fonu, Avrupa Mevduat Sigorta Kuruluşları Forumu (European Forum of Deposit Insurers -EFDI), Dünya Bankası ve Avrupa Birliği ile ortak çalışmalarının ardından bu ilkelerle uyumu değerlendirmek üzere taslak bir metodoloji geliştirmiş ve yayımlamıştır (Kasım 2010). Kaynak: Core Principles for Effective Deposit Insurance Systems Link: Karşıtaraf Kredi Riski Modellerinin Geriye Dönük Testi İçin Etkin Uygulamalar Basel Komitesi Karşıtaraf Kredi Riski Modellerinin Geriye Dönük Testi İçin Etkin Uygulamalar metnini yayımlamıştır (Aralık 2010). Metin, denetim beklentilerine ilişkin ek bilgiler sunmanın yanı sıra, karşıtaraf kredi riskinin içsel değerlendirmesinin geriye dönük testinin güçlendirilmesine ilişkin tavsiyeler içermektedir. Yasal sermaye hesaplamasında içsel model kullanımı için onay almış bankaların modellerini düzenli bir şekilde valide ettirmeleri gerekmektedir. Geriye dönük test bu sürecin önemli bir parçasını oluşturmaktadır ve finansal kriz bu alanda ek rehberliğe ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştur. Komite bu ilkelerin uygulanmasının banka modellerinin geriye dönük test edilme uygulamalarını güçlendireceğini ve dolayısıyla bankaların ve sistemin gücünü artıracağını düşünmektedir. Kaynak: Sound Practices for Backtesting Counterparty Credit Risk Models Link: Risk Yönetimi Dairesi 17

25 FSDFHKSHF 11. Operasyonel Risk-İleri Ölçüm Yaklaşımları İçin Denetim Rehberleri- Taslak Basel Komitesi Aralık 2010 da operasyonel riske ilişkin olarak 2 dokümanı görüşe açmıştır: Operasyonel Riskin Ölçümü ve Denetimi İçin Etkin Uygulamalar (Sound Practices for the Management and Supervision of Operational Risk): Komite nin konuya ilişkin 2003 tarihli çalışmasını revize etmektedir. Yeni çalışma operasyonel riskin 2003 ten itibaren gelişimine yer vermekte, sektördeki iyi uygulama örneklerine ve denetim deneyimine dayanmaktadır. Raporda yer alan prensipler birbirini destekleyen üç konu kapsamında (yönetişim, risk yönetimi ve kamuya açıklama) tartışılmıştır. Operasyonel Risk-İleri Ölçüm Yaklaşımları İçin Denetim Rehberi (Operational Risk - Supervisory Guidelines for the Advanced Measurement Approaches): Yasal sermaye yeterliliği yapısı oparasyonel risk disiplininin zaman içinde olgunlaşmaya devam ederek, etkin risk yönetimi ve ölçümü uygulamalarında daha dar bir band içinde yakınsamaların olacağını öngörmektedir. Çalışmada bunun sağlanması için yönetişim, veri ve modellemeye ilişkin denetim rehberleri ortaya konmaktadır. Çalışmalar 25 Şubat 2011 tarihine kadar görüşe açık kalacaktır. Kaynak: Sound Practices for the Management and Supervision of Operational Risk Link: Kaynak: Operational Risk - Supervisory Guidelines for the Advanced Measurement Approaches - Consultative Document Link: Ücretlendirme Kamuya Açıklama İlkeleri-Taslak Basel Komitesi, Üçüncü Blok kapsamında, ücretlendirme uygulamalarının kamuya açıklanma prensiplerine ilişkin taslak bir doküman yayımlamıştır (27 Aralık 2010). Komite, piyasa disiplinine ve piyasa katılımcılarının ücretlendirme uygulamalarının niteliğinin değerlendirilmesine katkıda bulunmasını amaçladığı ilkeleri, Finansal İstikrar Kurulu ile beraberce hazırlamıştır. İlkelerin ücretlendirmeye ilişkin kamuya yapılan açıklamalarda tutarlılık ve yakınsama sağlanmasına da katkıda bulunması beklenmektedir. Taslak, Finansal İstikrar Kurulu tarafından açıklanmış olan Etkin Ücretlendirme Uygulamaları İçin İlkeler (Principles for Sound Compensation Practices) ve bunların Uygulama Standartları (Implementation Standards) metinlerinin de tamamını dikkate almaktadır. Risk Yönetimi Dairesi 18

26 FSDFHKSHF Kaynak: Pillar 3 Disclosure Requirements for Remuneration - Consultative Document Link: Risk-Performansa Göre Ücretlendirme Metodolojileri Basel Komitesi, risk ve ücretlendirme yaklaşımlarına ilişkin istişari bir rapor yayımlamıştır (Range of Methodologies for Risk and Performance Alignment of Remuneration). Rapor, Finansal İstikrar Kurulu nun Nisan 2009 da yayımlamış olduğu ücretlendirmeye ilişkin ilkelerin uygulamasını değerlendirdiği Mart 2010 tarihli raporda (Thematic Review on Compensation Peer Review Report ) Basel Komitesi nden istenen inceleme üzerine hazırlanmıştır. Rapor, bankaların risklerle, bonus havuzları ve bireysel ikramiyeleri eşleştirdikleri farklı metodları incelemektedir. Bankalar ücretlendirmenin risklere ve performansa göre olmasını sağlamak üzere muhtelif metodlar kullanmakta ve bu yapıların etkinliğine göre risk üstlenilmesi konusundaki teşvikler farklılık göstermektedir. Raporda bu metodların etkinliğini azaltabilecek pratik ve teknik konular ele alınmakta ayrıca bu kuralların uygulanması sırasında ortaya çıkan orantılılık da dahil olmak üzere bazı daha genel sorunlara değinilmektedir. Komite raporun, bankacılık sektöründe etkin ücretlendirme uygulamalarının daha yaygın olarak uygulanmasına katkıda bulunmasını beklemektedir. Kaynak: Range of Methodologies for Risk and Performance Alignment of Remuneration Link: Bankaların Merkezi Karşı Taraflarla İşlemleri İçin Sermaye Gereği-Taslak Basel Komitesi bankaların merkezi karşı taraflarla (CCP-Central counterparty) işlemlerine ilişkin olarak taslak bir raporu görüşe açmıştır. Rapor temel olarak bankaların merkezi karşı taraflarla işlemlerinin sermaye yükümlülüğüne tabi tutulması ve batık fonlarına ilişkindir. Komite, nitelikleri sağlayan bir CCP ile yapılan işlemlerin %2 risk ağırlığına tabi tutulmasını önermektedir. Ayrıca, CCP ler nezdinde oluşturulan batık fonlarından kaynaklanan risklerin ne şekilde sermaye gereğine tabi tutulacağına ilişkin bir metod önerilmektedir. Komite CCP önerilerini nihai hale getirmek ve kalibre etmek üzere bir de etki çalışması yapacağını duyurmuştur. Öneriler 4 Şubat 2011 tarihine kadar görüşe açıktır. Risk Yönetimi Dairesi 19

27 FSDFHKSHF Kaynak: Capitalisation of Bank Exposures to Central Counterparties Link: B. IASB 1. Hedge Muhasebesi Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB) Hedge Muhasebesinin geliştirilmesiyle ilgili bir teklifi kamuoyunun görüşüne açmıştır (Aralık 2010). Taslak dokümanla; hedge uygulamalarını gerçekleştiren şirketlere, risk yönetimi uygulamalarının etkilerini finansal tablolarına daha iyi yansıtmaları ve yatırımcıların söz konusu uygulamaların gelecekteki nakit akımları üzerindeki etkilerini daha iyi anlamaları için bir takım yükümlülükler getirilmektedir. Teklif edilen model prensip bazlı olup, şirketlerin finansal olan ve finansal olmayan risklerini hedge ettiklerinde, risk yönetimi faaliyetleri ile hedge muhasebesi arasında daha yakın bir bağlantı kurmaktadır. Teklif aynı zamanda yeni açıklama gerekliliklerini de beraberinde getirmektedir. Doküman 9Mart 2011 tarihine kadar görüşe açıktır. Kaynak: Hedge Accounting Link: 714FEA872CAD/0/EDFIHedgeAcctDec10.pdf 2. Muhasebe Standartları Uyum Çalışmaları Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu ve Finansal Muhasebe Standartları Kurulu, Uluslararası Muhasebe Standartları ile Amerikan Genel Kabul Görmüş Muhasebe Standartları arasındaki uyum çalışmalarının ilerleyişine dair bir rapor yayımlamıştır (Kasım 2010). Son ilerleme raporunun yayımlandığı Temmuz 2010 dan bu yana devam eden uyum çalışmalarında kurul tartışma konusu olarak; kiralamaya ve gelirin tanınmasına ilişkin başlıca riskler taslağını, yakınsamayla alakalı olarak tamamlanan birinci faz çalışmalarının çerçevesini ve diğer finansal araçlara ilişkin muhasebeleştirme tekliflerini uyumlulaştırma amacını taşıyan tartışmaları ele almıştır. Kaynak: Progress Report on Commitment to Convergence of Accounting Standards and a Single Set of High Quality Global Accounting Standards Link: AA60F40B647E/0/MoUStatusUpdateNov2010.pdf Risk Yönetimi Dairesi 20

28 FSDFHKSHF C. FSB 1. Tezgahüstü (OTC) Türev Piyasalar Reformuna İlişkin Rapor FSB (Finansal İstikrar Kurulu) 25 Ekim 2010 tarihinde Tezgahüstü (OTC) Türev Piyasalar Reformuna ilişkin rapor yayımlamıştır. Rapor, tezgahüstü türev piyasalara ilişkin reformların uluslararası alanda tutarlı ve istisnasız şekilde uygulanmasına ilişkin genel yaklaşımı ortaya koymaktadır. Söz konusu rapor, G-20 taahhütlerini standartlara ve uygulamaya ilişkin düzenlemelere işlemekle görevli uluslar arası standart koyucular ve otoritelerin yetkililerinden oluşan bir ekip tarafından ortaya konulmuştur. Bu rapor, G-20 taahhütlerinin uygulanmasına ilişkin; standardizasyon, merkezi kayıt kuruluşu, organize piyasalarda ticaret ve piyasa işlemlerinin raporlanması gibi konuları içeren 21 tavsiyeyi içermektedir. Kaynak: Implementing OTC Derivatives Market Reforms Link: 2. Kredi Derecelendirme Kuruluşlarına Olan Bağımlılığın Azaltılmasına İlişkin Prensipler FSB, 27 Ekim 2010 tarihinde, kredi derecelendirme kuruluşlarına olan bağımlılığın azaltılmasına ilişkin prensipler yayımlamıştır. Prensiplerin amacı; derecelendirmeye olan mekanik bağımlılığın azaltılması ve bağımsız kredi derecelendirmesinin ve değerleme çalışması kapasitesinin gelişiminin teşvik edilmesidir. Bankalar, piyasa katılımcıları ve kurumsal yatırımcılardan kendi kredi değerlendirmelerini yapmaları, sadece mekanik olarak derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerine bağımlı kalmamaları beklenmektedir. Prensiplerin amacı mevcut uygulamada önemli değişiklikler yapmaktır. Bu prensipler gelecek beş yıl içerisinde uygulanacak geniş tabanlı değişiklikleri kapsamaktadır. FSB, standart koyuculardan ve düzenleyici otoritelerden gelecek adımlarında bu prensipleri daha spesifik politika oluşturma faaliyetlerine dönüştürmelerini ve kanunlar ile düzenlemelerde derecelendirme kuruluşlarına olan bağımlılığın azaltılmasını beklemektedir. Prensiplerin Türkçe metnine EK-1 de yer verilmiştir. Kaynak: Principles for Reducing Reliance on CRA Ratings Link: Risk Yönetimi Dairesi 21

29 FSDFHKSHF 3. Bölgesel İstişari Gruplar FSB, 3 Kasım 2010 tarihinde Bölgesel İstişari Gruplar Kurulmasını teklif etmiştir. FSB, düzenlemelerini üyelik ötesine geçirerek genişletmek ve biçimlendirmek istediğini duyurmuştur. Bölgesel istişari gruplar, FSB üyeleri ve üye olmayan ülkelerin finansal otoritelerinin bir araya gelmesi ile kurulacaktır. Bu gruplarda, finansal sistemi etkileyen kırılganlıklar ve finansal istikrarın teşvik edilmesi girişimleri konularında fikir alışverişinde bulunulacaktır. Bölgesel gruplarda temsil edilen ülkelerden finansal istikrarın sürdürülmesinin ve finansal sektörün şeffaflığının ve açıklığının korunması beklenmektedir. Bu ülkelerden ayrıca uluslararası finansal standartların uygulanması ve IMF ile Dünya Bankasının sektörel değerlendirme programlarını da içeren periyodik uluslararası değerlendirmelere tabi olması beklenmektedir. Bölgesel grupların sayıları ve üye yapıları FSB üyeleri ve üye olmayan ülkeler ile yapılacak istişari görüşmelerden sonra sonuçlandırılacak olup bu süreçte ilk toplantı 2011 yılında yapılacaktır. Kaynak: Financial Stability Board Proposes to Establish Regional Consultative Groups Link: 4. G-20 ye Önerilerinin Uygulanmasına İlişkin Bilgi FSB Başkanı, 12 Kasım 2010 da Seul Zirvesinde G-20 liderlerini, finansal istikrarın güçlendirilmesine yönelik G-20 önerilerinin uygulanmasındaki ilerleme ve sonraki adımlar konusunda bilgilendirmiştir. G-20 liderleri Seul Zirvesinde, Basel Komitesinin bankalara yönelik yeni sermaye ve likidite çerçevesi ile kararlaştırılan zaman dilimi içerisinde bütün çerçevenin uygulanmasını onaylamıştır. Liderler ayrıca FSB nin sunduğu sistemik öneme sahip finansal kuruluşların (SIFIs) getirdiği ahlaki tehlikeyi azaltmak amaçlı politika çerçevesini de kabul etmiş olup, geri kalan çalışmaların onaylanan iş süreçleri ve zaman çizelgeleri ile uyumlu olarak 2011 ve 2012 yıllarında tamamlanmasını talep etmiştir. G-20 liderleri ayrıca FSB nin; - Denetimin yoğunluğunun ve etkinliğinin artırılmasına yönelik, IMF ile istişare edilerek hazırlanan politika tavsiyelerini, - Tezgah üstü (OTC) piyasalar reformlarının uygulanmasına yönelik tavsiyelerini, - Kredi derecelendirme kuruluşlarına olan bağımlılığın azaltılmasına yönelik prensiplerini onaylamışlardır. G-20 Liderleri FSB den, sağlam ücretlendirmeye ilişkin FSB standartlarının uygulanmasındaki ilerlemeleri de izlemesini talep etmiştir. Bu hususlara ilave olarak, G-20 Liderleri FSB den ilave çalışma olarak diğer uluslararası kurumlar ile birlikte; makroihtiyati politikaların çerçevesini (IMF ve BIS ile ortaklaşa), gölge bankacılığa ilişkin düzenleme ve gözetimin artırılmasını (Uluslararası standart koyucularla ortaklaşa), gelişmekte olan ülke ve piyasalara yönelik finansal istikrarın tanımlanmasını (IMF ve Dünya Bankası ile), pazar bütünlüğü ve etkinliği de dikkate alınarak emtia türevleri piyasasının düzenlenmesi ve denetimine ilişkin ilave adımlar atılmasını (IOSCO dan Risk Yönetimi Dairesi 22

30 FSDFHKSHF gelen raporlardan hareketle); ve müşteri korumasına yönelik opsiyonların geliştirilmesini (OECD ile ortaklaşa) talep etmiştir. G-20 liderleri ayrıca FSB nin çalışmalarına, 2011 de ülkelerin daha geniş bir yelpazede katılacağı bölgesel danışmanlık grupları kurulması planını onaylamıştır. Artan talebe ayak uyduracak şekilde, G-20 liderleri FSB den 2011 zirvesinden önce Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları tarafından incelenmek üzere FSB nin kapasite, kaynak ve yönetiminin güçlendirilmesine yönelik teklifleri ortaya koymasını talep etmiştir. Kasım 2008 deki Washington Zirvesinden bu yana, FSB ve üyeleri ekonomilere daha iyi hizmet edecek, daha esnek ve dönemsel devinimlerden daha az etkilenecek finansal sistemler inşa edilmesine yönelik önemli bir finansal reform programına sahiptir. Bu finansal reformlar aşağıdaki hususları içermektedir: Yeni banka sermayesi ve likidite standartları (Basel III), (SIFIs) lerin getirdiği ahlaki tehlikeyi azaltmak amaçlı politika çerçevesi, Ulusal, bölgesel ve uluslararası seviyedeki gözetim düzenlemeleri, Çekirdek pazar altyapılarının geliştirilmesine yönelik tedbirler, Tezgahüstü türev piyasalar, hedge fonlar ve kredi derecelendirme kuruluşlarını içeren düzenleyici çerçevenin genişletilmesi, Finansal kuruluşlarda yönetişim, risk yönetimi ve sermaye muhafazasına yönelik standartları yükseltecek denetim araçlarının geliştirilmesi. Kaynak: Progress of Financial Regulatory Reforms Link: Kaynak: Reducing the Moral Hazard Posed by Systemically Important Financial Institutions Link: Kaynak: Progress since the Washington Summit in the Implementation of the G20 Recommendations for Strengthening Financial Stability Link: D. SENIOR SUPERVISORS GROUP Yedi ülkeden ilgili denetim otoritelerinin oluşturduğu Üst Düzey Denetçiler Grubu (Senior Supervisors Group) 23 Aralık 2010 tarihinde Risk İştahı Çerçeveleri ve Bilişim Altyapılarına İlişkin Gözlemlenen Gelişmeler başlıklı raporu yayımlamıştır. Söz konusu rapor risk iştahı çerçevesi ile daha güvenilir bilgi teknolojileri altyapılarının inşa edilmesi üzerinde yoğunlaşan iki grubun çalışmalarından oluşmaktadır. Kaynak: Observations on Developments in Risk Appetite Frameworks and IT Infrastructure Link: Risk Yönetimi Dairesi 23

31 FSDFHKSHF E. IFSB İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB) 7 Ekim 2010 tarihinde İslami Likidite Yönetim Şirketi nin (IILM-International Islamic Liquidity Management Corporation) kurulması amacıyla Katılım Anlaşması nın imzalandığını açıklamıştır. IILM nin temel amacının İslami finansal hizmetler sunan kuruluşlar için daha etkin ve etkili likidite yönetim çözümleri üretmek amacıyla şer i kurallarla uyumlu finansal enstrümanların ihraç edilmesi ve şer i kurallarla uyumlu finansal enstrümanlara daha çok yatırım yapılmasının sağlanması olduğu belirtilmiştir. IILM nin kurulması faaliyeti IFSB nin, a) Etkin operasyonlar ve risk yönetimi faaliyetleri gerçekleştirmek için prosedür ve enstrümanlar geliştirmeyi teşvik ve koordine etmek, b) İslami finansal hizmetler sektörünün gelişmesi amacıyla üye ülkeler arasındaki işbirliğini desteklemek şeklindeki kurallarıyla uyum içerisindedir. IILM nin kuruluşu ABD nin Washington DC şehrinde IMF-Dünya Bankası yıllık toplantısında, IFSB ye üye merkez bankaları ve uluslararası kuruluşların başkan ve temsilcilerinin katıldığı törende Katılım Anlaşması nın imzalanmasıyla hayata geçirilmiştir. IILM nin kurulması, İslami finansal hizmetler sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların rekabetçi gücünün geliştirilmesinde ve dayanıklılıklarının artırılmasında ilave faydalar sağlayan ve şer i kurallara uyumlu kısa vadeli likit enstrümanları ihraç edecek olması sebebiyle söz konusu sektörün gelişmesinde önemli bir aşama olarak kabul edilmektedir. Kaynak: The IFSB announces the establishment of an International Islamic Liquidity Management Corporation Link: c) ANKET/DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI BIS: Basel III- Sayısal Etki Analizi Sonuçları Çalışma 23 üye ülkeden 263 bankanın katılımı ile yapılmıştır. Bunların 94 adeti 1.Grup banka (Tier1>3 milyar Euro, uluslararası faaliyet gösteren ve iyi çeşitlendirilmiş) ve 169 adeti de diğer bankalar olmak üzere gruplara ayrılmıştır. Çalışmada Basel III kuralları 2009 yılsonu itibariyle uygulanmış olsaydı, etkisinin ne olacağı ölçülmeye çalışılmış, geçiş düzenlemeleri dikkate alınmamıştır. Çalışmada bankaların davranışsal tepkileri veya karlılık veya bilanço yapılarına ilişkin varsayım yapılmamış olup, dolayısıyla sektör tarafından yapılan tahminlerle karşılaştırılabilir nitelikte değildir. Çalışma sonuçlarına göre, 31 Aralık 2009 da uygulama başlamış olsa idi, sermaye ve risk ağırlıklı varlıklara ilişkin tüm değişikliklerin etkisi de dahil edildikten sonra Tier 1 Sermaye Rasyosu, 1.Grup bankalar için %5.7 olarak (yeni asgari gereklilik: %4,5) hesaplanmaktadır. Diğer bankalar için rasyo %7,8 olarak hesaplanmıştır. Risk Yönetimi Dairesi 24

32 FSDFHKSHF 1.Grup bankaların tamamının %4,5 lik sınırın üzerinde olabilmesi gerekli ek sermaye gereksinimi 165milyar Euro iken, diğer grup için bu tutar 8 milyar Euro olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlara %7 lik (%4,5 asgari gereklilik+%2,5 sermaye koruma tamponu) Tier 1 Sermaye Rasyosu düzeyi ile karşılaştırmalı bakıldığında, 1.Grup bankaların 2009 yılsonu itibariyle toplamda 577 milyar Euro açıkları olacağı tahmin edilmektedir (Bu bankaların 2009 yılı vergi ve temettü öncesi karları toplamı 209 milyar Euro dur). Diğer bankalar grubunda %7 lik sınırın altında kalan bankalar için 25 milyar Euro luk ek bir sermaye ihtiyacı ortaya çıkmaktadır (Bu bankaların 2009 yılı vergi ve temettü öncesi karları toplamı 20 milyar Euro dur). Komite ayrıca likidite standartlarının etkilerini de değerlendirmiştir. Bankaların likidite risk profilleri ve fonlamalarında hiçbir değişiklik yapmadıkları varsayımı altında: Likidite karşılama oranı (Liquidity Coverage Ratio): 1.Grup bankalar için %83, ikinci grup için %98 dir. Net İstikrarlı Fonlama Oranı (Net Stable Funding Ratio): 1.Grup bankalar için %93, ikinci grup için %103 tür. Bankaların Likidite karşılama oranı gereği için 2015 yılına kadar, Net İstikrarlı Fonlama Oranı gereğini karşılamak için ise 2018 yılına kadar vakti vardır. %100 lük sınırın altında kalan bankalar, sıkıntılı dönemlerde likiditede en fazla kırılganlığa yol açan fonlama vadesini uzatmak yada iş modellerini değiştirmek gibi yollarla standartları tutturmalıdır. Likidite standartları da gözlem süresi boyunca beklenmeyen sonuçlara yol açmamaları için, yapıları ve kalibrasyonlarının doğruluğu açısından değerlendirilecektir. Kaynak: Results of the Comprehensive Quantitative Impact Study Link: CEBS: Basel III- Sayısal Etki Analizi Sonuçları CEBS, 16 Aralık 2010 da Basel III ün AB Bankacılık Sektörüne Etkisinin Ölçüldüğü Kapsamlı Sayısal Etki Analizi Sonuçları(EU-QIS) nı yayımlamıştır. Sermaye tabanının kalitesinin ve düzeyinin artırılmasının, risk kapsamının geliştirilmesinin, kaldıraç oranının ve yeni likidite standartlarının etkisinin analiz edildiği çalışma, CRD IV düzenleme tekliflerinin Avrupa Komisyonu nda değerlendirmesinde dikkate alınacaktır. CEBS üyesi ülkelerden toplam 246 bankanın katıldığı çalışmada 31 Aralık 2009 tarihli konsolide veriler dikkate alınarak gerçekleştirilen değerlendirmelerde, Basel III ün tamamen uygulamaya geçirileceği ve kademeli geçiş olmayacağı varsayılmıştır. Bankaların gelecekteki kârlılık düzeyi veya davranışsal değişikliklere ilişkin varsayımlarda bulunulmadığından sektör tarafından gerçekleştirilen tahminlerle kıyaslanmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Etki analizi sonuçlarına göre, birinci kuşak sermayesi 3 milyon EUR nun üstündeki 1.Grup bankaları için hesaplanan ortak sermaye (common equity) birinci kuşak rasyosu %4,9, 2.Grup bankaları için ise %7,1 olarak gerçekleşmiştir. 1.Grup bankaları için ortalama birinci kuşak sermaye rasyosunun (Tier-1 ratio) %10,3 ten %5,6 ya, toplam sermaye yeterliliği rasyosunun ise %14 ten %8,1 e gerileyeceği görülmüştür. Risk Yönetimi Dairesi 25

33 FSDFHKSHF Basel III e tam geçiş sonrasında %7 düzeyinde olması hedeflenen ortak sermaye birinci kuşak rasyosuna (CET1) erişim için hesaplanan tahmini sermaye açığı 1.Grup bankaları için 263 milyon EUR ve 2.Grup bankaları için 28 milyon EUR düzeyindedir. Ağırlıklı ortalama kaldıraç oranının 1.Grup bankaları için %2,5, 2.Grup bankaları için %3,5 düzeyinde olduğu görülürken, yeni likidite standartlarına göre ortalama likidite karşılama oranı (average liquidity coverage ratio) sırasıyla %67 ve %87 olarak görülmektedir. Ortalama net istikrarlı fonlama oranı (net stable funding ratio) ise sırasıyla %91 ve %94 düzeyinde gerçekleşmiştir. Kaynak: Results of the comprehensive quantitative impact study Link: d) DİĞER A. MAKALE/RAPOR IMF Bank Capital: Lessons from the Financial Crisis, Asli Demirguc-Kunt, Enrica Detragiache, and Ouarda Merrouche, Aralık 2010 IMF tarafından yayımlanmış olan Bank Capital: Lessons from the financial crisis başlıklı makalede 12 ülkeden 350 yi aşkın bankanın verileri üzerinden yapılan inceleme ile banka sermayesi ve krizin ilişkisi araştırılmaktadır. Söz konusu ülkeler: ABD, İngiltere, Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, Yunanistan, Hong Kong, İtalya, Japonya, Norveç ve Tayvan dır. Bahsedilen süre içerisinde bankaların sermaye miktarları ile banka hisse senetlerinin değişimi incelenmiştir. Ulaşılan sonuçlar: 1. Banka sermayeleri, kriz öncesinde bankaların hisse senedi fiyatlarındaki değişimlere etki etmemektedir. 2. Kriz zamanlarında özellikle sistemik öneme sahip büyük bankalar için yüksek sermaye miktarı, banka hisselerindeki değer kaybını önlemektedir. 3. Risk odaklı sermaye ölçümü yerine kaldıraç oranının kullanılması durumunda hisse senedi fiyatlarındaki hareketler daha iyi açıklanabilmektedir. 4. Kaliteli sermaye ölçüm metotları ile (Çekirdek sermaye veya 1. Kuşak sermaye) hisse senedi fiyatlarındaki hareketler daha kolay açıklanabilmektedir. Basel III prensipleri ile getirilen değişikliklerin makalede ulaşılan sonuçlarla paralellik arz ettiği görülmektedir. Kaynak: Bank Capital: Lessons from the Financial Crisis Link: Risk Yönetimi Dairesi 26

34 FSDFHKSHF Dünya Bankası Islamic vs. Conventional Banking, Business Model, Efficiency and Stability, Thorsten Beck, Asli Demirgüç-Kunt, Ouarda Merrouche, WPS5446 Bu çalışmada İslami bankacılık ürünleri anlatılmakta ve söz konusu ürünler finansal aracılık teorisi açısından yorumlanmaktadır. Birçok geleneksel bankacılık ürününün İslami bankacılık usullerine uygun olarak sunulabilmesinden dolayı farklı görünen alanlar beklenenden daha küçük olmaktadır. İslami bankacılık ve geleneksel bankacılık kıyaslandığında çalışmanın yazarları tarafından; faaliyet yapısı, etkinlik, aktif kalitesi ve/veya istikrarlılık açısından önemli görünen birkaç farklılık tespit edilmiştir. İslamik bankacılıkta maliyet etkinliği geleneksel bankacılığa göre daha yüksek görünmesine karşın, hem İslami hem de geleneksel bankacılık yapılan bazı ülkelerde durumun tersine döndüğü örnekler vardır. Bununla birlikte İslami bankacılığın daha yoğun olduğu ülkelerde faaliyet gösteren geleneksel bankaların etkin maliyet olmasına karşın daha istikrarsız oldukları göze çarpmaktadır. İslami bankalar daha yüksek sermayeye ve yüksek likit rezervlere sahip olmaları sebebiyle son dönemde yaşanan krizde geleneksel bankalara göre daha iyi performans sergilemişlerdir. Kaynak: Islamic vs. Conventional Banking Link: BIS Regulatory Use of System-wide Estimations of PD, LGD and EAD, Jesus Alan Elizondo Flores, Tania Lemus Basualdo, Ana Regina Quintana Sordo, FSI 2010 Ödüllü Çalışma Raporu, Eylül 2010 Çalışmada, bireysel bankalar için kullanılan ihtiyati bir aracın sistemik riskin ölçümü için genişletilmesi amaçlamaktadır. Çalışmada; i) Hem mikro hem de makro ihtiyati denetim kaygılarını içeren, ii) Bankaların bireysel rezervlerinin yeterliliğine ve sistemik beklenen kayıpları karşılama gücüne ışık tutan, ihtiyati bir araç geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda, sistemi temsil eden bir perakende portföy için hem ekonomik döngünün belli bir noktasından hem de kesitsel olarak alınan veri ile PD, LGD ve EAD verileri tahmin edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada BIS in Aralık 2009 tarihli finansal sistemin sağlamlığının artırılmasına yönelik tavsiyelerinden de önemli ölçüde yararlanılmıştır. Kaynak: Regulatory Use of System-wide Estimations of PD, LGD and EAD Link: Risk Yönetimi Dairesi 27

35 FSDFHKSHF The Impact of CDS Trading on the Bond Market: Evidence from Asia, Ilhyock Shim ve Haibin Zhu, BIS Çalışma Raporu No: 332, Kasım 2010 Makale, Asya daki bono piyasası gelişiminde CDS alım-satımlarının etkisini incelemektedir. Genel olarak CDS alım-satımı piyasadaki likidite miktarını artırmış, bono çıkarmanın maliyetini düşürmüştür. Pozitif etki, küçük firmalar, finansal olmayan firmalar ve CDS piyasasında yüksek likiditeye sahip firmalar için daha yüksek olmuştur. Bu ampirik bulgular literatürdeki çeşitlendirme ve bilgi hipotezlerini desteklemektedir. Ayrıca bulgular, krizin tepe noktasında CDS endekslerine dahil olan şirketlerin, olmayanlara göre daha yüksek bono getiri spredleri ile karşı karşıya kaldığını kuvvetle desteklemektedir. Kaynak: The Impact of CDS Trading on the Bond market: Evidence from Asia Link: Banking Crises and the International Monetary System in the Great Depression and Now, Richhild Moessner and William A. Allen, BIS Çalışma Raporu, No 333, Aralık 2010 Makalede ve Büyük Buhran sırasındaki bankacılık krizleri karşılaştırılarak mevcut uluslararası parasal sistemler kapsamında iki kriz döneminde verilen politika tepkileri arasındaki farklılıklar incelenmektedir. Uluslararası kısa dönem borçluluk ve toplam mevduatlardaki azalışlar açısından bakıldığında bankacılık krizinin ölçeği 1931 krizine kıyasla daha düşüktür. Ancak daki merkez bankası likidite desteği, birçok ülkede altın standardı uygulanması nedeniyle belli kısıtlamalara tabi olan 1931 dönemine göre daha yüksektir krizinde likidite eksiklikleri uluslararası para sistemine büyük hasar vermiştir. Daha esnek bir kur sistemine sahip olunan döneminde ise tam tersine likidite daha serbestçe temin edilebilmiştir. Geçmiş deneyimlerden de yararlanarak merkez bankaları (Federal Reserve önderliğinde), bazı durumlarda bir üst sınır bile olmaksızın esnek ve hızlı swap olanakları ile uluslararası likidite sağlamışlardır. Kaynak: Banking Crises and the International Monetary System in the Great Depression and Now Link: Quarterly Review Bültende piyasa katılımcılarının kaygılarının, Amerika Birleşik Devletleri nin yeni genişlemeci para politikası uygulamalarının etkilerinden, Avro alanı ekonomilerinin ülke risklerine kayışı tartışılmaktadır. Ayrıca uluslararası bankacılığa ve finansal faaliyetlere ilişkin son dönem BIS verilerinden başlıklar sunulmaktadır. Bunlara ek olarak Bültende dört makaleye yer verilmiştir: Risk Yönetimi Dairesi 28

36 FSDFHKSHF 1-4Trilyon Dolar Sorusu: 2007 anketinden beri döviz miktarındaki artışın nedeni nedir? Döviz piyasalarındaki işlem hacmi 2007 anketinden beri 4 trilyon dolar artmıştır. Artış çoğunlukla, sık işlem yapanların artan miktardaki işlemlerinden, büyük aracılar yoluyla işlem yapan bankalardan ve bireysel işlem yapanların online alım-satımlarından kaynaklanmıştır. 2-Gelişen piyasalarda türev işlemler: Gelişen ekonomilerdeki türev işlem el değiştirme hızı gelişmiş ülkelerdekinden daha fazla yükselmiştir. FX türevler bunlar arasında en fazla alım-satımı yapılan ürünlerdir. 3-Karşı taraf riski ve CDS piyasalarında daralan hacim: 2007 sonundan beri CDS piyasalarındaki hacim, piyasa katılımcılarının karşı taraf riskini azaltma çabaları nedeniyle yaklaşık olarak yarısına gerilemiştir. 4-Merkez Bankalarının üç yılda bir yapılan FX piyasası anketine ilişkin rehber: Veri setinin önemli kısımlarını ve veriyi doğru yorumlama için metodolojiye ilişkin bazı hususları öne çıkarmaktadır. Kaynak: BIS Quarterly Review Link: B. HABERLER 1. EBA Avrupa Bankacılık Otoritesi (EBA), Avrupa Parlamentosu nun (EC) 1093/2010 sayı ve 24 Kasım 2010 tarihli Yönetmeliği ile kurulmuştur. EBA, 1 Ocak 2011 itibariyle resmiyet kazanmış, tüm mevcut ve sürekli görev ve sorumluluklarını Avrupa Bankacılık Denetim Otoriteleri Komitesi (CEBS) nden devralmıştır. EBA, mali sistemin istikrarı, piyasaların şeffaflığı ve finansal ürün ve mevduat sahipleri ile yatırımcıların korunması gibi kamu değerlerini korumak üzere AB ile ulusal otoriteler arasında bir bağlantı ağı olarak davranacaktır. 2. ESMA ESMA (European Securities and Markets Authority) daha önce CESR olarak bilinen ve Avrupa Birliğindeki Sermaye Piyasası otoritelerinden oluşan danışma kurulunun yerini alarak Avrupa Birliği nin 1095/2010 sayılı düzenlemesi ile 1 Ocak 2011 den itibaren Avrupa Birliği Sermaye Piyasaları Otoritesi haline gelmiştir. ESMA ile birlikte sigortacılık alanında CEIOPS(Committee of European Insurance and Occupational Pensions Supervisors) ise EIOPA(European Insurance and Occupational Pensions Authority) adını alarak Avrupa Birliği Otoritesi olmuştur. Risk Yönetimi Dairesi 29

37 FSDFHKSHF 3. BDDK: Kredi Teminat Oranları BDDK, internet sitesi aracılığıyla 16/12/2010 tarih ve 3980 sayılı Kurul Kararında yer alan Kredi Teminat Oranına (KTO) ilişkin bir basın açıklaması yapmıştır (17 Aralık 2010). Söz konusu açıklamada, kredi ve teminat düzeyi arasındaki ilişkinin uluslararası finans literatüründe Loan to Value (LTV) olarak bilindiğinden ve ülkemizde de kredinin teminata oranı (KTO) olarak adlandırılan oran aracılığıyla kurulmakta olduğundan bahisle ilgili Kurul Kararında 01/01/ 2011 tarihinden itibaren, bankalar tarafından; a) konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kullandırılacak krediler ile konut teminatı altında kullandırılacak tüketici kredilerinde, kredi tutarının teminata konu olan gayrimenkulün değerinin % 75 i, b) ticari gayrimenkul alımı amaçlı kullandırılacak ticari kredilerde ise kredi tutarının teminata konu olacak gayrimenkulün değerinin % 50 si ile sınırlandırılmasına ve teminata konu olan bu gayrimenkullerin değerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş değerleme şirketlerince tespit edilmesinin ve sınırlamada bu değerlerin kullanılmasına karar verildiği belirtilmektedir. BDDK tarafından 31 Aralık 2010 tarihinde KTO ya ilişkin ikinci bir açıklama daha yapılarak, KTO nun uygulanmasına ilişkin muhtelif hususların açıklığa kavuşturulmasını teminen 30/12/2010 tarihli ve 4005 sayılı Kurul Kararı na yer verilmiştir. Açıklamada, söz konusu Kurul Kararı ile; 1) Tamamlanmamış projeler kapsamındaki konutların teminat olarak alınması suretiyle kullandırılan krediler ile gerçek kişi tüketicilerin mesleki ya da ticari amaç dışında yatırım amacıyla konut satın alımları için kullandırılan ve satın alınan konutun teminat olarak alındığı kredilerin ve fabrika binası ve/veya arsası, dükkan, alışveriş merkezi, otel tarla, arsa, arazi gibi gayrimenkullerin teminat olarak alındığı ticari kullanım amaçlı gayrimenkul satın alımları için kullandırılacak tüm kredilerin tarihli ve 3980 sayılı Kurul Kararı kapsamında bulunduğuna, 2) 1 Ocak 2011 tarihinden önce tahsis edilen veya kullandırılan konut teminatlı kredilerin; söz konusu kredinin kullandırıldığı bankaca yeniden finanse edilmesi durumunda bu tür kredilerin tarihli ve 3980 sayılı Kurul Kararı kapsamında değerlendirilmemesine, 3) tarihli ve 3980 sayılı Kurul Kararı kapsamında, birden fazla gayrimenkulün teminat olarak alındığı durumlarda kredi tutarının teminat olarak alınan gayrimenkulün değerine oranının hesaplanmasında, toplam teminat değerinin dikkate alınmasına, 4) tarihli ve 3980 sayılı Kurul Kararı uyarınca değerleme işlemleri yapacak şirketlerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 36 ncı maddesi uyarınca mesleki sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu tutulmasına, 5) tarihli ve 3980 sayılı Kurul Kararı kapsamında proje aşamasında bulunan konutların teminat olarak alınması (doğrudan ipotek tesisi, irtifak hakkı üzerinde rehin tesisi veya gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesi şeklinde) suretiyle gerçekleştirilecek kredi kullandırımlarında, kredi tutarının teminat olarak alınan gayrimenkulün değerine oranının hesaplanmasında gayrimenkulün değeri olarak satış fiyatının esas alınmasına 6) tarihli ve 3980 sayılı Kurul Kararının uygulanmasına ilişkin olarak ek süre verilmeyeceğine karar verildiği belirtilmiştir. Risk Yönetimi Dairesi 30

38 FSDFHKSHF EK1: FSB, Kredi Derecelendirme Kuruluşlarına Bağımlılığı Azaltma Prensipleri Financial Stability Board (FSB), kanun ve düzenlemelerde Kredi Derecelendirme Kuruluşlarına (KDK) olan bağımlılığı azaltmak amacıyla aşağıda yer alan prensipleri ortaya koymuştur. Bağımlılığın bu şekilde azaltılmasıyla; piyasa uygulamaları ve düzenlemelerde vazgeçilmez bir parça haline gelen ve uçurum etkisine (örneğin yatırım yapılabilir nota sahip olmakla bu notun bir derece altında yer almak arasında sonuçlar açısından çok büyük fark olması) yol açabilen kredi derecelendirme notlarının finansal istikrarı tehdit etmesinin önü kesilecektir. Bu prensiplerin amacı piyasa uygulaması haline dönüşmüş olan kredi derecelendirmelerine olan bağımlılığı azaltmak ve bunların yerini daha sağlam içsel kredi riski yönetimi süreçlerinin almasını sağlamaktır. Bu kapsamda yasa koyuculara ve denetim otoritelerine yol göstermek amacıyla hem genel hem de spesifik öneriler ortaya konmuştur. Prensip 1. Düzenleme ve standartlarda, KDK lara olan bağımlılığı azaltmak: Yasa koyucular ve denetim otoriteleri, düzenleme ve standartlarda KDK notlarına atıf yapan ifadeleri gözden geçirerek mümkünse bu ifadeleri metinden çıkarmalı ve bu notların yerine kredi değerliliğini ölçmek amacıyla alternatif yöntemlere yer vermelidirler. Düzenlemelerde KDK notlarına yapılan atıflar, bu notların yerine alternatif yöntemler belirlendikten sonra bu metinlerden çıkarılmalıdır. Bu ifadelerin piyasada KDK notlarının kullanımını zorunlu hale getirdiği yerlerin ivedilikle değiştirilmesi gerekmektedir. Yasa koyucular ve denetim otoriteleri KDK notlarına alternatif kredi değerliliği ölçütleri geliştirmeli ve piyasa oyuncuları da risk yönetimi kapasitelerini bu alternatif ölçütleri dikkate alabilecek şekilde geliştirmelidirler. Yasa koyucular ve denetim otoriteleri, düzenlemelerde KDK notlarına yapılan atıfların değiştirilmesi ve piyasa oyuncularının risk yönetimi kapasitelerini arttırmaları için geçiş planları ve takvimleri hazırlamalıdırlar. KDK lar tarafından verilen notların düzenlemelerde vazgeçilmez bir parça haline gelmesi piyasada bu notlara olan güvenin artmasına sebep olmaktadır. Ancak yakın zamanda yaşanan küresel krizde bu notların aslında tam olarak gerçek risk düzeyini göstermediği görülmüş ve notların düşürülmesi neticesinde piyasa bir açmaz içine girmiş ve sistemik sorunlar ortaya çıkmıştır. Ayrıca düzenlemelerin KDK notlarını teşvik edercesine ön plana çıkarması, piyasa oyuncularının sürü halinde hareket etmesinden dolayı KDK lara toplu şekilde güvenilmesi sonucunu ortaya çıkarmıştır. Ancak daha kötüsü, resmi kurumların bu notlara bu kadar önem atfetmesi piyasa oyuncularının kendi risk yönetimi sistemlerinde istenen kapasitenin oluşmamasına neden olmuştur. Bazı ülkeler KDK larla ilgili hükümleri düzenlemelerinden çıkarmış durumdadır ve yine bazı ülkelerde bunu yakın zamanda yapmayı planlamaktadır. Diğer ülkelerdeki piyasa katılımcılarının risk yönetimi sistemlerini KDK notlarından bağımsız halde çalışabilecek düzeye getirmeleri için birkaç yıla ihtiyaçları olacaktır. Denetim otoriteleri bu kapsamda değişikliklerin yapılması için teşvik edici adımlar atmalıdır. Risk Yönetimi Dairesi 31

39 FSDFHKSHF Prensip 2. Piyasanın KDK notlarına olan bağımlılığını azaltmak: Bankalar, kurumsal yatırımcılar ve diğer piyasa oyuncuları, kendi içsel kredi riski yönetimi sistemlerini kurmaya zorlanmalıdır ve bunların KDK notlarına olan bağımlılıkları azaltılmalıdır. Bu prensip kapsamında düzenlemelere gidilmelidir. Firmalar maruz kaldıklarını kredi riskini yönetebilecek kaynaklara ve deneyime sahip olmalıdır. Firmalar bu kapsamda KDK notlarını risk yönetimi süreçlerinde birer girdi olarak kullanabilirler ancak direkt olarak bu notlara bağlı kalmamalıdırlar. Firmalar, KDK notlarına olan bağımlılık düzeylerini de gösterecek şekilde, kredi riski yönetim süreçlerini herkese açık hale getirmelidirler. Denetim otoriteleri firmaların risk yönetimi sistemlerinin etkinliğini düzenli olarak değerlendirmeli ve bu sistemlerin özellikle ihtiyatlı olmasına dikkat etmelidirler. KDK ların vermiş olduğu notlar firmaların risk yönetimi süreçlerinde birer girdi olarak kullanılabilir. Küçük yatırımcılar için, ölçek ekonomisi açısından faydalı olabilecek olan KDK notları; tüm yatırımcılar için ise kendi risk yönetimi değerlendirmeleriyle bir karşılaştırma aracı olarak kullanılabilir. Dolayısıyla KDK notlarının kullanımı hakkında izin kararı verecek denetim otoriteleri firmanın büyüklüğüne, verilen notun hangi varlık sınıfında yer alan bir varlığa verilmiş olduğuna ve maruz kalınan riskin önemlilik derecesine dikkat etmelidir. Ayrıca düzenlemeler, KDK notlarının kullanılmasının firmanın riski sağlam prensipler çerçevesinde değerlendirme sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını açıkça ifade etmelidir. Riskin büyüklüğüne göre içsel olarak risk değerlendirmesi yapılıp yapılmaması hakkında kesin limitler koymak kısa vadede çok mümkün gözükmese de zaman içerisinde bu uygulamaya geçilebilecektir. Denetim otoritelerinin KDK notlarına olan yaklaşımının değişmesi ve firmalara risk yönetimi süreçleriyle ilgili açıklama yükümlülüğü getirilmesi kısa vadede gerçekleştirilebilecek şeylerdir. Temel prensiplerin piyasa faaliyetlerine uygulanması Buradan sonra yer alan prensipler piyasa faaliyetlerine özel olarak uygulanacak prensiplerdir. Prensip 3.1. Merkez bankası operasyonları: Merkez bankaları teminat olarak aldıkları veya direkt satın aldıkları finansal araçların kredi değerliliği ile ilgili görüşlerini kendileri oluşturmalıdır. Merkez bankalarının bu kapsamda belirleyecekleri politikalar, finansal araçların kabul edilebilirliği ile ilgili büyük değişiklikler getirmemelidir. Merkez bankaları aşağıda yer alan faaliyetleri gerçekleştirerek KDK lara olan bağımlılığı azaltmalıdır: Bir finansal aracın kabul edilebilir olup olmadığıyla ilgili kararını verebilmek amacıyla kendi değerlendirme kriterlerini (gerekirse KDK notuna rağmen bir finansal aracı teminat olarak kabul etmemek veya satın almamak da dahil) ortaya koymak. İçsel kredi riski değerlendirme süreçlerine dayanarak ilave teminat gereksinimi gibi uygulamaları finansal araç bazında uygulamak. Risk Yönetimi Dairesi 32

40 FSDFHKSHF Bu sayede merkez bankalarının kabul edeceği teminatlarda KDK ların verdiği notlara olan bağımlılık azalmış olacaktır. Ancak merkez bankaları bu konuda oluşabilecek belirsizlikleri (kabul edilebilir teminatları kendi risk değerlendirme süreçleri neticesinde belirlemekten kaynaklanabilecek) gidermek amacıyla gerekli duyuruları yapmalı ve piyasa aksiyonlarını almalıdır. Prensip 3.2. Bankaların etkin denetim ve gözetimi: Bankalar, varlıkların kredi değerliliğini belirlerken direkt olarak KDK notlarına bağımlı kalmamalıdırlar. Dolayısıyla bankalar kredi riskini ve ilişkili diğer riskleri değerlendirebilecek etkin bir sistem kurmalı ve denetim otoritelerini bu konuda ikna edebilmelidirler. Piyasa disiplininin oluşması açısından, bankalar kredi değerlendirme yaklaşımlarını ve portföylerinin ne kadarını kendilerinin değerlendirmediğini kamuya açıklamalıdır. Bu gereksinim Basel II 3. Yapısal Blok kapsamında da istenebilir. Basel II standart yaklaşımı kullanan bankalar KDK notlarına fazlasıyla bağımlı durumdadır. Bankalar sermaye gereksinimini KDK notlarına göre hesaplamaya devam ettiği sürece denetim otoriteleri bu bankaların yöneticilerinin KDK notlarına bağımlı olmanın zararlarının farkında olması için süreçler tesis etmelidir. 3.2.a. Büyük bankalar portföylerinde yer alan ve ister yatırım ister alım-satım amaçlı tutsunlar tüm varlıkların kredi risklerini değerlendirebilecek kapasiteye sahip olmalıdırlar. Kredi riskinin etkin bir şekilde yönetilmesini sağlamak amacıyla bankalar içsel süreçlerini geliştirmelidir. Denetim otoriteleri bankaları, içsel kredi riski değerlendirme süreçlerini geliştirmeleri konusunda teşvik etmeli ve Basel II kapsamında IRB yaklaşımının kullanımını arttırmayı amaçlamalıdır. Bu kapsamda denetim otoriteleri de söz konusu sistemleri değerlendirebilme noktasında kendi kapasitelerini de arttırmalıdırlar. Bu durumda bankaların risk yönetimi departmanlarında ve denetim otoritelerinin de risk yönetimi denetiminde insan kaynağı ihtiyacı artış gösterecektir. Bankaların içsel kredi riski yönetimi süreçlerini geliştirmeleri, KDK notlarına bağımlı varlık kategorilerini sınırlandırarak teşvik edilebilir. Bu kapsamda; büyük tüm risklerin bankaların içsel süreçleri tarafından değerlendirilmesi, sadece KDK notlarıyla değerlendirilebilecek portföy miktarına limitler koyulması, içsel olarak değerlendirilmemiş varlıklara ilişkin sermaye gereksiniminin arttırılması düşünülebilir. Yine bu kapsamda bazı varlık sınıflarına bir takım sınırlamalar getirilebilir: büyük bankalar portföylerindeki tüm kurumsal kredileri ve ülke hazinelerine verilen kredileri içsel olarak değerlendirmeye zorlanabilir, KDK notlandırma metodolojisinde hükümet desteğini notu arttırıcı bir husus olarak dikkate alan notların kullanımı yasaklanabilir, 2011 yılının sonunda uygulamaya girecek olan yeni Basel II prensipleri, menkul kıymetleştirmeye konu varlıklarla ilgili bir içsel değerlendirme yapmayan bankaların bu Risk Yönetimi Dairesi 33

41 FSDFHKSHF pozisyonları sermayeden indirmesi zorunluluğunu getirmektedir. Menkul kıymetleştirme pozisyonlarında KDK notlarına olan bağımlılığın azaltılması için başka adımlar da atılabilir, kredi riskini içsel olarak değerlendirmesini engelleyecek kadar karmaşık olan yapılandırılmış ürünlerin bankalarca kullanımına sınırlama getirilebilir, piyasa yapıcılığı kapsamında tutulan kısa süreli bazı pozisyonlar bu uygulamalardan muaf tutulabilir. Bu bağlamda bankaları teşvik etmek amacıyla daha farklı uygulamaların ortaya çıkması gerekmektedir. Örneğin içsel değerlendirme süreçlerinin KDK notlarından daha yüksek notlar ortaya çıkarması denetim otoritelerince engellenmeli ve içsel değerlendirme süreçleri detaylı olarak incelenmelidir. 3.2.b. Küçük bankalar portföylerindeki tüm varlıklar için içsel kredi riski değerlendirme süreçlerini oluşturacak kaynaklara sahip olamayabilirler ancak bu durum bankaların KDK notlarına bağımlı hale gelmesine sebep olmamalıdır ve küçük bankalar da içsel kredi riski değerlendirme süreçlerini kamuya açıklamalıdır. Küçük bankalar portföylerinde kredi riski oluşturan varlıklar hakkında genel bir değerlendirme yapabilmelidirler ve bankanın performansını etkileyebilecek büyüklükteki tüm varlıklar için varlığın büyüklüğü ve karakteristiklerine uygun olacak şekilde kredi riski değerlendirme yaklaşımlarına sahip olmalıdırlar. Prensip 3.3. Kurumsal yatırımcılar ve yatırım danışmanlarının yatırım politikaları ve iç limitleri: Kurumsal yatırımcılar ve yatırım danışmanları varlıkların kredi değerliliğini ölçerken KDK lara bağımlı kalmamalıdırlar. Bu prensip; yatırım fonları, emeklilik fonları, yatırım şirketleri, sigorta şirketleri ve menkul kıymet şirketleri için fon veya şirketin büyüklüğünden bağımsız olarak geçerli olmalıdır. KDK ların vermiş olduğu notlar, kurumsal yatırımcılar ve yatırım danışmanlarının yapacağı risk inceleme çalışmalarına alternatif oluşturmamalıdır. Kimi zaman limitlerde ve kredi politikalarında KDK notlarına yapılan atıflar faydalı olsa da bu notlar yatırım kararlarını alan kişilerin kamuya açık olması gereken risk değerlendirmelerine bir alternatif teşkil etmemelidir. 3.3.a. Yatırım danışmanları yatırım yaptıkları varlıklar hakkında risk değerlendirmesi yapabilmeli veya bu varlıklara yatırım yapmamalıdırlar. Bu kapsamda yapılan risk değerlendirme yaklaşımları kamuya açıklanmalıdır. Yatırım danışmanları genelde yatırım kararlarını yönettikleri kişilerin menfaatlerini ön planda tutmakla yükümlüdürler. Bunun için, kredi risklerini yönetmek amacıyla uygun içsel prosedür ve süreçler tesis edilmelidir. KDK notlarının bir girdi olarak kullanıldığı durumlarda yatırım danışmanları bu notun oluşturulmasına esas teşkil eden yaklaşımı anlamalıdır. Yapılandırılmış ürünler için IOSCO tarafından yatırım danışmanlarının uyması gereken inceleme kuralları ortaya konmuştur. Buna göre yatırım danışmanları kararlarını alırken KDK notlarına gereğinden fazla önem atfetmemelidir. 3.3.b. Kurumsal yatırımcıların üst yönetimi, yatırım kararlarında kullanılan kredi riski değerlendirme süreçlerinden sorumludurlar ve yatırımlar için birlikte çalışılan yatırım danışmanlarının risk yönetimi kapsamında yetkin olduklarından ve KDK notlarını çok Risk Yönetimi Dairesi 34

42 FSDFHKSHF fazla dikkate almadığından emin olmak durumundadırlar. Üst yönetim, KDK notlarının risk değerlendirmelerinde nasıl dikkate alındığını kamuya açıklamalıdır. Küçük kurumsal yatırımcılar açısından bu sorumlulukların tamamen yerine getirilmesi kaynaksal açıdan zorluk oluştursa da; yönetim, yatırım stratejisini belirleyen kişilerin KDK notlarının kullanılmasının sakıncalarından haberdar olduğundan emin olmalıdır. 3.3.c. Düzenlemeler, kurumsal yatırımcılar ve yatırım danışmanlarının KDK notlarını kullanmamasını teşvik etmelidir. Denetim otoriteleri kurumsal yatırımcılar ve yatırım danışmanlarının risk değerlendirme süreçlerini denetlemelidir. Bu kapsamda şu teşvikler sağlanabilir: Sadece KDK notlarını dikkate alan portföylerin oranı kısıtlanabilir. Kurumsal yatırımcılar ve yatırım danışmanlarının yöneticileri yatırım kararlarında ve risk değerlendirme süreçlerinde KDK notlarının kullanımını izlemekle sorumlu kılınabilir. İçsel risk değerlendirme süreçlerinin ve bu süreçlerin KDK notlarını dikkate almadan nasıl işlediğinin kamuya açıklanması istenebilir. Kamuya açıklanması istenen risk değerlendirme süreçlerinin varlık bazında olması istenebilir. Prensip 3.4. Özel sektördeki teminat anlaşmaları: Merkezi takas kuruluşları ve piyasa katılımcıları türev ve menkul kıymet piyasalarındaki teminat uygulamalarında KDK notlarına bağımlılığın önüne geçmelidir. KDK notlarının kullanılması teminat uygulamalarında bağımsız bir üçüncü tarafın değerlendirmesinin kullanılmasını sağlarken: Piyasa katılımcıları iki taraflı türev işlemlerde, ekonomik döngüleri dikkate alan ve sık aralıklara piyasa fiyatlarına göre değerlenen teminat uygulamalarını tercih etmelidirler. Standart hale gelmiş türev işlemlerin merkezi takas kuruluşlarınca netleştirilmesi ve ekonomik döngüleri dikkate alan teminat uygulamalarının kullanılması iki taraflı teminat işlemlerine olan ihtiyacı ortadan kaldıracaktır. 3.4.a Denetim otoriteleri piyasa katılımcılarının ve merkezi takas kuruluşlarının teminat uygulamalarını incelemeli ve KDK notlarına olan bağımlılığı azaltmayı amaçlamalıdır. Denetim otoriteleri KDK notlarındaki değişime göre sermaye gereksinimini değiştiren uygulamalardan vazgeçmelidir. Prensip 3.5. Menkul kıymet ihraççılarınca yapılması gereken açıklamalar: Menkul kıymet ihraç eden kuruluşlar, bu menkul kıymetleri satın alan yatırımcıların menkul kıymet hakkında kendi kredi riski değerlendirmelerini yapabilmeleri amacıyla gereken bilgileri zamanında açıklamalıdır. Bu menkul kıymetlerin halka arz edilmiş olması durumunda açıklamalar kamuya yapılmalıdır. Bazı durumlarda yatırımcılar ihraççı hakkındaki bilgilere KDK lardan daha zor ulaşabilmektedir ve bu durum KDK lara olan bağımlılığı arttırmaktadır. Yapılması gereken açıklamaların kapsamının genişlemesi, piyasa oyuncularının içsel risk değerlendirmelerini yapmalarına olanak sağlayacak ve KDK lara olan bağımlılığı azaltacaktır. Risk Yönetimi Dairesi 35

43 FSDFHKSHF 3.5.a. Kanun koyucular ve denetim otoriteleri düzenlemelerde yatırımcıların KDK lara olan bağımlılığını istenmeyen şekilde arttıran ifadeleri bulmalı ve bu ifadeleri değiştirmelidir. İleriki adımlar FSB, kanun koyuculardan ve denetim otoritelerinden KDK lara olan bağımlılığı azaltacak daha ileri adımlar atmalarını ve bu prensiplerin hayata geçirilmesini talep edecektir. Ancak bunlar yapılırken diğer taraftan uluslararası tutarlılığın korunmasına ve arbitrajın önlenmesine de dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda denetim otoriteleri deneyimlerini birbirleriyle paylaşmalıdırlar. Kanun koyucular ve denetim otoriteleri KDK lara olan bağımlılığın azaltılması için teşvik çalışmalarını zamana yaymalı ve piyasa oyuncularının kendilerini bu duruma ve KDK notlarını kullanmamaya hazırlamalarına fırsat tanımalıdır. Risk Yönetimi Dairesi 36

44

45

46

RİSK BÜLTENİ. (Ağustos 2012) BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU. Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi

RİSK BÜLTENİ. (Ağustos 2012) BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU. Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (Ağustos 2012) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi E-posta: [email protected] Tel: (212) 337 73 10 Faks: (212) 337 71 66 BU BÜLTEN KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME

Detaylı

KAMU BORÇ İDARESİNDE OPERASYONEL RİSK VE İŞ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİMİ

KAMU BORÇ İDARESİNDE OPERASYONEL RİSK VE İŞ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİMİ KAMU BORÇ İDARESİNDE OPERASYONEL RİSK VE İŞ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİMİ Dr. Emre BALIBEK Genel Müdür Yardımcısı Hazine Müsteşarlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü E-posta: [email protected] İÇERİK Hazinede

Detaylı

28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri

28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri 28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri Yönetici Özeti: 28.06.2012 tarihinde yayımlanan Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik ile

Detaylı

Finansal Risk Yönetimi Mevzuat Bilgilendirmesi

Finansal Risk Yönetimi Mevzuat Bilgilendirmesi www.pwc.cm.tr Finansal Risk Yönetimi Mevzuat Bilgilendirmesi Ocak 2016 Basel Standartlarına Uyum Kapsamında Yayımlanan Risk Yönetimi Düzenlemeleri İçerik Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından

Detaylı

Basel II ve III nedir Basel II ve Türk Eximbank Semineri 2013

Basel II ve III nedir Basel II ve Türk Eximbank Semineri 2013 Basel II ve III nedir Basel II ve Türk Eximbank Semineri 2013 Basel II ve Türk Eximbank Semineri 2013 İçerik 1. Basel uzlaşısı Basel ve tarihçesi Basel II kapsamı Basel III ün getirdiği yenilikler 2. Basel

Detaylı

RİSK BÜLTENİ. (Temmuz 2011) BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU. Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi

RİSK BÜLTENİ. (Temmuz 2011) BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU. Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (Temmuz 2011) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi E-posta: [email protected] Tel: (212) 337 72 72 Faks: (212) 337 71 66 BU BÜLTEN KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME

Detaylı

İstanbul, 23 Şubat 2010 2010/202. Konu: Aracı Kurumların Ücretlendirme Esaslarına İlişkin Tebliğ Taslağı hk.

İstanbul, 23 Şubat 2010 2010/202. Konu: Aracı Kurumların Ücretlendirme Esaslarına İlişkin Tebliğ Taslağı hk. TSPAKB TÜRKİYE SERMAYE PİYASASI ARACI KURULUŞLARI BİRLİĞİ Büyükdere Cad. No:173 1. Levent Plaza A-Blok Kat:4 34394 1. Levent - İstanbul Tel : (212) 280 85 67 Faks : (212) 280 85 89 www.tspakb.org.tr İstanbul,

Detaylı

KÜRESEL FİNANSAL SİSTEMİN YENİDEN İMARI. Eurobank Tekfen Genel Müdür Yardımcısı

KÜRESEL FİNANSAL SİSTEMİN YENİDEN İMARI. Eurobank Tekfen Genel Müdür Yardımcısı KÜRESEL FİNANSAL SİSTEMİN YENİDEN İMARI Fedon Hacaki Eurobank Tekfen Genel Müdür Yardımcısı Uçak kazalarında olduğu gibi genellikle birçok şeyin aynı anda ters gittiğini ancak kaza gerçekleştikten sonra

Detaylı

Solvency II nin Şirketler Üzerindeki Etkileri ve Kritik Başarı Faktörleri. Talar Gül, PwC Şirket Ortağı. İstanbul, 13 Nisan 2011

Solvency II nin Şirketler Üzerindeki Etkileri ve Kritik Başarı Faktörleri. Talar Gül, PwC Şirket Ortağı. İstanbul, 13 Nisan 2011 Solvency II nin Şirketler Üzerindeki Etkileri ve Kritik Başarı Faktörleri Talar Gül, Şirket Ortağı İstanbul, 13 Nisan 2011 Solvency II. Solvency II Avrupa daki sigorta şirketlerini etkileyen gelmiş geçmiş

Detaylı

İÇİNDEKİLER. B. Basel-II ye Geçişe İlişkin Yol Haritası Konu Bazında. D. Basel-II ye Geçişe İlişkin Yol Haritası Kapsamında Üretilecek Ürünler

İÇİNDEKİLER. B. Basel-II ye Geçişe İlişkin Yol Haritası Konu Bazında. D. Basel-II ye Geçişe İlişkin Yol Haritası Kapsamında Üretilecek Ürünler BASEL-II YE GEÇİŞE İLİŞKİN YOL HARİTASI (TASLAK) (30/05/2005) İÇİNDEKİLER A. ye Geçişe İlişkin Yol Haritası B. ye Geçişe İlişkin Yol Haritası Konu Bazında C. Açıklayıcı Dokümanlar 1. Yol Haritaları 2.

Detaylı

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU SAYI: BDDK.RGTAD.-II.1-8111 03.10.2001 T.BANKALAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİNE Bilindiği üzere, Bankaların İç Denetim ve Risk Yönetimi Sistemleri Hakkında Yönetmelik

Detaylı

SEKİZİNCİ YÖNERGE ÇERÇEVESİNDE AVRUPA BİRLİĞİNDE BAĞIMSIZ DENETİM

SEKİZİNCİ YÖNERGE ÇERÇEVESİNDE AVRUPA BİRLİĞİNDE BAĞIMSIZ DENETİM SEKİZİNCİ YÖNERGE ÇERÇEVESİNDE AVRUPA BİRLİĞİNDE BAĞIMSIZ DENETİM GİRİŞ Ali ÇALIŞKAN Avrupa Birliği, 1932 yılında BENELÜKS ve 1952 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunun kurulmasının ardından Avrupa

Detaylı

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU RİSK BÜLTENİ. (Temmuz 2009) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU RİSK BÜLTENİ. (Temmuz 2009) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (Temmuz 2009) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi E-posta: [email protected] Tel: (212) 337 72 72 Faks: (212) 337 71 66 BU BÜLTEN KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME

Detaylı

Basel II: Bankacılık sektöründe değişim rüzgarları. 4 Mayıs 2006

Basel II: Bankacılık sektöründe değişim rüzgarları. 4 Mayıs 2006 Basel II: Bankacılık sektöründe değişim rüzgarları 4 Mayıs 2006 Basel II: Bankacılık sektöründe değişim rüzgarları Basel II: Bankacılık sektöründe değişim rüzgarları Gündem 1. Basel II uygulama takvimi

Detaylı

RİSK BÜLTENİ. (Ekim 2011) BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU. Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi

RİSK BÜLTENİ. (Ekim 2011) BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU. Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (Ekim 2011) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi E-posta: [email protected] Tel: (212) 337 73 10 Faks: (212) 337 71 66 BU BÜLTEN KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME

Detaylı

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU 21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 21.1 Topluluk standartlarına uygun hukuki ve idari çerçeve ile bölgesel politikaların programlanması, yürütülmesi,

Detaylı

İSEDES ve İÇ DENETİME ETKİSİ. Fatih ÖZTÜRK Başkan Yardımcısı BDDK

İSEDES ve İÇ DENETİME ETKİSİ. Fatih ÖZTÜRK Başkan Yardımcısı BDDK İSEDES ve İÇ DENETİME ETKİSİ Fatih ÖZTÜRK Başkan Yardımcısı BDDK Ekim 2014 SUNUM İÇERİĞİ I. İç Denetime İlişkin Mevcut Düzenlemelere Genel Bakış II. Basel II - 2. Yapısal Blok Kapsamındaki Çalışmalar İç

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

Solvency II, Sayısal Etki Çalışmaları ve Edinilen Deneyimler

Solvency II, Sayısal Etki Çalışmaları ve Edinilen Deneyimler Solvency II, Sayısal Etki Çalışmaları ve Edinilen Deneyimler M. Serhat Yücel, FRM Solvency II Teknik İhtisas Komitesi Yerel bilgi. Küresel Güç. 1 Gündem o o o o Solvency II ve Tarihçesi Sayısal Etki Çalışmaları

Detaylı

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU RİSK BÜLTENİ. (Nisan 2009) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU RİSK BÜLTENİ. (Nisan 2009) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (Nisan 2009) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi E-posta: [email protected] Tel: (212) 337 72 72 Faks: (212) 337 71 66 BU BÜLTEN KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME

Detaylı

İSTANBUL ULUSLARARASI FİNANS MERKEZİ PROJESİ DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ ÇERÇEVE ALT ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTI NOTU

İSTANBUL ULUSLARARASI FİNANS MERKEZİ PROJESİ DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ ÇERÇEVE ALT ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTI NOTU İSTANBUL ULUSLARARASI FİNANS MERKEZİ PROJESİ DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ ÇERÇEVE ALT ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTI NOTU Toplantı No: 1 Toplantı Tarihi: 6 Şubat 2009 Toplantı Yeri: BDDK Ankara Binası Katılımcılar:

Detaylı

Bilgi Sistemleri Risk Yönetim Politikası

Bilgi Sistemleri Risk Yönetim Politikası POLİTİKASI Sayfa :1/7 Bilgi Sistemleri Risk Yönetim Politikası Doküman Bilgileri Adı: Bilgi Sistemleri Risk Yönetim Politikası Doküman No: 01 Revizyon No: İlk yayındır Doküman Tarihi: 01.10.2014 Referans

Detaylı

1.BAĞIMSIZ DENETİM YÖNETMELİĞİNDE DENETİM KALİTESİ GENEL ÇERÇEVESİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

1.BAĞIMSIZ DENETİM YÖNETMELİĞİNDE DENETİM KALİTESİ GENEL ÇERÇEVESİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER İÇİNDEKİLER 1.BAĞIMSIZ DENETİM YÖNETMELİĞİNDE DENETİM KALİTESİ GENEL ÇERÇEVESİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER 1.1. Tanımlar 1.2. Bağımsız Denetimin Amacı ve Kapsamı 1.3. Denetim Çıktıları 1.4. Kalite Kontrol Sistemi

Detaylı

BANKALARDA OPERASYONEL RİSK DENETİMİ

BANKALARDA OPERASYONEL RİSK DENETİMİ BANKALARDA OPERASYONEL RİSK DENETİMİ Dr. Korcan Demircioğlu T. Garanti Bankası A.Ş. Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Operasyonel Risk Yönetiminin Önemi Amaçları ve Hedefleri Nelerdir? Hedefler Amaçlar Daha

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2013 30.06.2013 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SN. ABDULLATİF ŞENER İN BASEL-II YE GEÇİŞE İLİŞKİN KONUŞMA METNİ. Değerli Basın Mensupları ve Konuklar;

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SN. ABDULLATİF ŞENER İN BASEL-II YE GEÇİŞE İLİŞKİN KONUŞMA METNİ. Değerli Basın Mensupları ve Konuklar; DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SN. ABDULLATİF ŞENER İN BASEL-II YE GEÇİŞE İLİŞKİN KONUŞMA METNİ Değerli Basın Mensupları ve Konuklar; Teknolojik gelişmeler ve liberalleşmelerin etkisiyle, mali kurumlar

Detaylı

ÖN SÖZ... v GİRİŞ... 1

ÖN SÖZ... v GİRİŞ... 1 İçindekiler ÖN SÖZ... v GİRİŞ... 1 1. BÖLÜM: TFRS/UFRS VE FİNANSAL RAPORLAMA... 5 I. FİNANSAL RAPORLAMA İHTİYACI... 5 II. FİNANSAL RAPORLAMA ARACI OLARAK FİNANSAL TABLOLAR...10 III. TFRS/UFRS YE UYUMLU

Detaylı

KIRSAL KALKINMA PROGRAMI YÖNETİM OTORİTESİNİN GÖREVLERİ VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

KIRSAL KALKINMA PROGRAMI YÖNETİM OTORİTESİNİN GÖREVLERİ VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarihi: 22.06.2012 Resmi Gazete Sayısı: 28331 KIRSAL KALKINMA PROGRAMI YÖNETİM OTORİTESİNİN GÖREVLERİ VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

Temel İlkeler: Genel Organizasyon İlke 1: Kanuni Temel İlke 2: Yönetim İlke 3: Kapsamlı Risk Yönetimi için Altyapı

Temel İlkeler: Genel Organizasyon İlke 1: Kanuni Temel İlke 2: Yönetim İlke 3: Kapsamlı Risk Yönetimi için Altyapı Temel İlkeler: Genel Organizasyon İlke 1: Kanuni Temel Finansal Piyasa Altyapıları (FPA) tarafından gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin iyi tesis edilmiş, açık, şeffaf ve zorlayıcı bir kanuni temele sahip

Detaylı

19 Ağustos 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı: YÖNETMELİK

19 Ağustos 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı: YÖNETMELİK 19 Ağustos 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı: 29450 YÖNETMELİK Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: BANKALARCA KAMUYA AÇIKLANACAK FİNANSAL TABLOLAR İLE BUNLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA VE DİPNOTLAR HAKKINDA

Detaylı

01/01/2013 31/12/2013 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 12 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN

Detaylı

KURUMSAL YÖNETĐM KOMĐTESĐ ÇALIŞMA ESASLARI

KURUMSAL YÖNETĐM KOMĐTESĐ ÇALIŞMA ESASLARI KURUMSAL YÖNETĐM KOMĐTESĐ ÇALIŞMA ESASLARI 1. KURULUŞ Şirketimizin 26.04.2012 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında, Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim Đlkeleri nde yer alan hükümler kapsamında, Şirketimizin

Detaylı

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (Ekim 2010) Bilgi ve Önerileriniz İçin: Risk Yönetimi Dairesi E-posta: [email protected] Tel: (212) 337 72 72 Faks: (212) 337 71 66 BU BÜLTEN KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME

Detaylı

MAYIS 2012 FON BÜLTENİ

MAYIS 2012 FON BÜLTENİ MAYIS 2012 FON BÜLTENİ PİYASALARDAKİ GELİŞMELER Zayıf Halka: Avrupa Ocak ayında yaşadığımız ralli dönemi sonrası son üç aydır, tüm Global piyasalar tam anlamıyla yatay bir bant içerisinde hareket etmektedir.

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

23 Ekim 2015 CUMA Resmî Gazete Sayı : YÖNETMELİK Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: BANKALARIN ÖZKAYNAKLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİKTE

23 Ekim 2015 CUMA Resmî Gazete Sayı : YÖNETMELİK Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: BANKALARIN ÖZKAYNAKLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİKTE 23 Ekim 2015 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29511 YÖNETMELİK Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: BANKALARIN ÖZKAYNAKLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 5/9/2013

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

Basel Bankacılık Denetim Komitesi. Yeni Uzlaşının Sınır Ötesi Uygulanmasına İlişkin Üst Düzey Prensipler

Basel Bankacılık Denetim Komitesi. Yeni Uzlaşının Sınır Ötesi Uygulanmasına İlişkin Üst Düzey Prensipler Basel Bankacılık Denetim Komitesi Yeni Uzlaşının Sınır Ötesi Uygulanmasına İlişkin Üst Düzey Prensipler Ağustos 2003 Bu çeviri aslına uygun olarak BDDK Araştırma Dairesi tarafından yapılmış olup, hukuki

Detaylı

NUROL GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.

NUROL GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. NUROL GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. Kabul Tarihi: 26.03.2014 Yürürlük Tarihi: 26.03.2014 Nurol Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. Yönetim Kurulu Denetim Komitesi YÖNETMELİĞİ Hazırlayan: Kurumsal Yönetim

Detaylı

BANKACILIK DÜZEN LEME VE DENETLEME KUR UMU 10 SORUDA YENİ BASEL SERMAYE UZLAŞISI (BASEL-II)

BANKACILIK DÜZEN LEME VE DENETLEME KUR UMU 10 SORUDA YENİ BASEL SERMAYE UZLAŞISI (BASEL-II) BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU 10 SORUDA YENİ BASEL SERMAYE UZLAŞISI (BASEL-II) Ocak 2005 10 SORUDA YENİ BASEL SERMAYE UZLAŞISI (BASEL-II) Basel-II Nedir? - Yeni Basel Sermaye Uzlaşısı (Basel-II),

Detaylı

Bilgi Teknolojileri Yönetişim ve Denetim Konferansı BTYD 2010

Bilgi Teknolojileri Yönetişim ve Denetim Konferansı BTYD 2010 Bilgi Teknolojileri Yönetişim ve Denetim Konferansı BANKACILIKTA BİLGİ SİSTEMLERİ MEVZUATI VE DENETİMİ Mustafa Turan BANKACILIK UZMANI UYARI Bu sunumda ifade bulan görüşler, Kurum dahilinde Bilgi Sistemleri

Detaylı

ING EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A. TANITICI BİLGİLER

ING EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A. TANITICI BİLGİLER ING EMEKLİLİK A.Ş. A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 27 Ekim 2003 31 Aralık 2012 tarihi itibariyle Fonun Yatırım Amacı Portföy Yöneticileri Fon

Detaylı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 19 Aralık 2013 30

Detaylı

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler ECA Bölge Perspektifi Marius Koen TÜRKİYE: Uygulama Destek Çalıştayı 6-10 Şubat 2012 Ankara, Türkiye 2 Kapsam ve Amaçlar

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2015 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2015 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2015 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.

Detaylı

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BİLGİ YÖNETİMİ DAİRESİ EKİM 2011 25 Görüş ve Önerileriniz İçin: E-posta: [email protected] Tel: (312)

Detaylı

Sigorta Sözleşmeleri. Sunum / Açıklama Gereklilikleri. Standarda Referans

Sigorta Sözleşmeleri. Sunum / Açıklama Gereklilikleri. Standarda Referans UFRS 4 Standarda (standardın ilgili paragraflarına referans verilmiştir) Sigorta Sözleşmeleri Kontrol listesinin bu kısmı sigorta sözleşmesini düzenleyen (sigortacı olarak tanımlanan) herhangi bir işletmenin

Detaylı

Odak Noktası: Türk Tahvil Piyasasında Fiyat Kazancı Devam Eder Mi?

Odak Noktası: Türk Tahvil Piyasasında Fiyat Kazancı Devam Eder Mi? Odak Noktası: Türk Tahvil Piyasasında Fiyat Kazancı Devam Eder Mi? Türk tahvil piyasasına yönelik algı son dönem içerisinde yeniden pozitife dönüyor. Şubat 16 döneminden bu yana küresel risk algılamasının

Detaylı

İTİBAR RİSKİNİN YÖNETİMİNE İLİŞKİN REHBER BİRİNCİ KISIM. Amaç ve Kapsam

İTİBAR RİSKİNİN YÖNETİMİNE İLİŞKİN REHBER BİRİNCİ KISIM. Amaç ve Kapsam 31 Mart 2016 Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Sayı: 6827 İYİ UYGULAMA REHBERİ Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: İTİBAR RİSKİNİN YÖNETİMİNE İLİŞKİN REHBER BİRİNCİ KISIM Amaç ve Kapsam

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

YAPISAL POZİSYON UYGULAMASINA İLİŞKİN GENELGE (02.05.2002 tarih ve 698 sayılı Kurul Kararı ile kabul edilmiştir.)

YAPISAL POZİSYON UYGULAMASINA İLİŞKİN GENELGE (02.05.2002 tarih ve 698 sayılı Kurul Kararı ile kabul edilmiştir.) YAPISAL POZİSYON UYGULAMASINA İLİŞKİN GENELGE (02.05.2002 tarih ve 698 sayılı Kurul Kararı ile kabul edilmiştir.) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (Kurum) tarafından 31.01.2002 tarih ve 24657 sayılı

Detaylı

MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI

MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI Bağımsız Denetim Standartları 1. Kilit Terimlerin Belirlenmesi 2. Metnin Çevrilmesi 3. İlk Uzman Kontrolü 4. Çapraz Kontrol İkinci Uzman Kontrolü 5. Metnin

Detaylı

Basel Sermaye ve Risk Düzenlemelerinde Son Gelişmeler

Basel Sermaye ve Risk Düzenlemelerinde Son Gelişmeler Basel Sermaye ve Risk Düzenlemelerinde Son Gelişmeler C. Coşkun Küçüközmen 3 ARALIK 2013 1 İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci (İSEDES) nedir? Basel II Sermaye Uzlaşısı 2. Yapısal Blok kapsamında

Detaylı

Finansal Risk Yönetimi Mevzuat Bilgilendirmesi

Finansal Risk Yönetimi Mevzuat Bilgilendirmesi www.pwc.cm.tr Finansal Risk Yönetimi Mevzuat Bilgilendirmesi Kasım 2015 Basel Standartlarına Uyum Kapsamında Yayımlanan Risk Yönetimi Düzenlemeleri İçerik Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından

Detaylı

Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler *

Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler * Bankacılar Dergisi, Sayı 56, 2006 Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler * (Ocak-Mart 2006) 1. Bankacılık Kanununa İlişkin Düzenlemeler 31 Ocak 2006 tarih ve 26066 sayılı Resmi Gazete de; Maden

Detaylı

MERRILL LYNCH MENKUL DEĞERLER A.Ş. YÖNETİM KURULU MART 2009 FAALİYET RAPORU

MERRILL LYNCH MENKUL DEĞERLER A.Ş. YÖNETİM KURULU MART 2009 FAALİYET RAPORU MERRILL LYNCH MENKUL DEĞERLER A.Ş. YÖNETİM KURULU MART 2009 FAALİYET RAPORU I. SUNUŞ 1. Tarihsel Gelişim, Ortaklık Yapısı ve Sermaye ve Ortaklık Yapısı Değişimleri Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş. (

Detaylı

FASIL 9: MALİ HİZMETLER

FASIL 9: MALİ HİZMETLER AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI FASIL 9: MALİ HİZMETLER Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı Ekim 2011 1 SUNUM PLANI FASLIN KAPSAMI MÜKTESEBAT YAPISI KOMİSYON DEĞERLENDİRMELERİ GELİNEN AŞAMA YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR

Detaylı

SİSTEMİK ÖNEMLİ BANKALAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SİSTEMİK ÖNEMLİ BANKALAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan (Taslak): SİSTEMİK ÖNEMLİ BANKALAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde

İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının

Detaylı

Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması

Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması UFRS 1 Standarda (standardın ilgili paragraflarına referans verilmiştir) UFRS 1.20A UFRS 1.25B Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması Kontrol listesinin bu kısmı, bir işletmenin

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

Konuşmamda sizlere birkaç gün önce açıklanan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı hakkında bilgi vereceğim.

Konuşmamda sizlere birkaç gün önce açıklanan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı hakkında bilgi vereceğim. 4 Ekim 2009 Tarihinde, DPT Müsteşar Yardımcısı Erhan USTA nın Euro50 Group Seminerinde İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planına İlişkin Konuşma Metni Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Detaylı

Finansal Ekonometri. Ders 3 Risk ve Risk Ölçüleri

Finansal Ekonometri. Ders 3 Risk ve Risk Ölçüleri Finansal Ekonometri Ders 3 Risk ve Risk Ölçüleri RİSK Tanım (Oxford English Dictionary): Risk bir tehlike, kötü sonuçların oluşma şansı, kayıp yada şansızlığın ortaya çıkmasıdır. Burada bizim üzerinde

Detaylı

ADABANK A.Ş. EYLÜL - 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

ADABANK A.Ş. EYLÜL - 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU v ADABANK A.Ş. EYLÜL - 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1. İletişim bilgileri Bankanın Yönetim Merkezinin Adresi : Büyükdere Caddesi Rumelihan No:40, Kat: 2 34394 Mecidiyeköy-İstanbul Bankanın Telefon ve

Detaylı

TÜRK BANKACILIK SİSTEMİ BASEL-II 1. ANKET ÇALIŞMASI SONUÇLARI

TÜRK BANKACILIK SİSTEMİ BASEL-II 1. ANKET ÇALIŞMASI SONUÇLARI BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU TÜRK BANKACILIK SİSTEMİ BASEL-II 1. ANKET ÇALIŞMASI SONUÇLARI Araştırma Dairesi Temmuz 2005 1 Bu çalışma Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Araştırma Dairesi

Detaylı

ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. KATILIM STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. KATILIM STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. KATILIM STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. Katılım Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2013-31.12.2013 dönemine ilişkin

Detaylı

ING EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A. TANITICI BİLGİLER

ING EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A. TANITICI BİLGİLER ING EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 2 Haziran 2008 31

Detaylı

KOBİRATE ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME VE KURUMSAL YÖNETİM HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ 2013 YILI FAALİYET RAPORU

KOBİRATE ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME VE KURUMSAL YÖNETİM HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ 2013 YILI FAALİYET RAPORU KOBİRATE ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME VE KURUMSAL YÖNETİM HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ 2013 YILI FAALİYET RAPORU İÇİNDEKİLER Genel Bilgiler Yönetim Kurulu Üyeleri ve Üst Düzey Yönetici Mali Hakları Şirketin

Detaylı

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE SUNUM PLANI 1. RİSK VE RİSK YÖNETİMİ: TANIMLAR 2. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ 3. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Detaylı

Bankacılık ve Finans Eğitimleri

Bankacılık ve Finans Eğitimleri Bankacılık ve Finans Eğitimleri Aralık 2007 Programı Perpa Ticaret Merkezi B Blok K.12 No.2095 Şişli/İst. Tel: 0212 221 28 35 Fax: 0212 221 28 84 06 ARALIK 2007 1 GÜN FİNANSÇILAR İÇİN VERGİ Finansal Ürünlerden

Detaylı

BÖLÜM BANKALARIN FAALİYET ALANLARININ GELİŞİMİ

BÖLÜM BANKALARIN FAALİYET ALANLARININ GELİŞİMİ İÇİNDEKİLER SUNUŞ...xiii ÖN SÖZ... xv TABLOLAR LİSTESİ... xvii ŞEKİLLER VE GRAFİKLER LİSTESİ... xix BİRİNCİ BÖLÜM BANKALARIN FAALİYET ALANLARININ GELİŞİMİ 1. Bankacılık Faaliyet Alanları... 1 1.1. Mevduat

Detaylı

Takasbank- MKT Stres Testi Uygulamaları

Takasbank- MKT Stres Testi Uygulamaları İçerik Giriş Takasbank- MKT Stres Testi Uygulamaları Temerrüt Halinde Kullanılacak Kaynaklar Stres Testleri ne İlişkin Mevzuat Yerel Mevzuat Uluslararası Prensipler CPMI-IOSCO Takasbank Stres Testi Modeli

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

Hızlı Ve Doğru Kararlar Alabilmek İçin Etkin Bir Risk Raporlaması

Hızlı Ve Doğru Kararlar Alabilmek İçin Etkin Bir Risk Raporlaması www.pwc.com.tr Hızlı Ve Doğru Kararlar Alabilmek İçin Etkin Bir Risk Raporlaması 4 Risk Raporlaması Hızlı Ve Doğru Kararlar Alabilmek İçin Etkin Bir Risk Raporlaması 2007 yılında başlayan finansal kriz;

Detaylı

...Türev Piyasalarda Yılların Deneyimi......Etkin Kurumsal Risk Yönetimi Çözümleri......Sermaye Piyasalarında Stratejik Danışmanlık...

...Türev Piyasalarda Yılların Deneyimi......Etkin Kurumsal Risk Yönetimi Çözümleri......Sermaye Piyasalarında Stratejik Danışmanlık... ...Türev Piyasalarda Yılların Deneyimi......Etkin Kurumsal Risk Yönetimi Çözümleri......Sermaye Piyasalarında Stratejik Danışmanlık... Deriva İle Tanışın Deriva Danışmanlık ve Eğitim reel ve mali sektör

Detaylı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı 3i Programme Taahhütname ARKA PLAN BİLGİSİ Temel denetim alanları olan mali denetim, uygunluk denetimi ve performans denetimini kapsayan kapsamlı bir standart seti (Uluslararası

Detaylı

FİNANSAL KURUMLAR PARA PİYASASI KURUMLARI

FİNANSAL KURUMLAR PARA PİYASASI KURUMLARI FİNANSAL KURUMLAR PARA PİYASASI KURUMLARI Bankalar Merkez Bankaları Ticaret Bankaları Yatırım Bankaları Kalkınma Bankaları Katılım Bankaları Eximbank BDDK Uluslararası Bankacılık BANKALAR Finansal Aracılık

Detaylı

YENİ SERMAYE YETERLİLİĞİ UZLAŞISI NA (BASEL II) GEÇİŞE İLİŞKİN YOL HARİTASI1

YENİ SERMAYE YETERLİLİĞİ UZLAŞISI NA (BASEL II) GEÇİŞE İLİŞKİN YOL HARİTASI1 YENİ SERMAYE YETERLİLİĞİ UZLAŞISI NA (BASEL II) GEÇİŞE İLİŞKİN YOL HARİTASI 1 1 Bu Yol Haritası T.Bankalar Birliği bünyesinde oluşturulan Basel II Yönlendirme Komitesi nce 26 Eylül 2003 tarihinde oybirliği

Detaylı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: 18 Temmuz 2017 SALI Resmî Gazete Sayı : 30127 TEBLİĞ Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: BANKALARCA KAMUYA AÇIKLANACAK FİNANSAL TABLOLAR İLE BUNLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA VE DİPNOTLAR HAKKINDA TEBLİĞDE

Detaylı

KURUL KARARI ORTA VADELİ MALİ PLAN (2010-2012)

KURUL KARARI ORTA VADELİ MALİ PLAN (2010-2012) 18 Eylül 2009 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27353 KURUL KARARI Yüksek Planlama Kurulundan: Tarih : 17/9/2009 Karar No : 2009/29 Konu : Orta Vadeli Mali Plan. Yüksek Planlama Kurulunca; Maliye Bakanlığının 14/9/2009

Detaylı

Ulaştırma Sektöründe Riskten Korunma Stratejileri Küresel Gelişmeler ve Yeni Trendler. 2015 SMM Bilişim. Tüm Hakları Saklıdır.

Ulaştırma Sektöründe Riskten Korunma Stratejileri Küresel Gelişmeler ve Yeni Trendler. 2015 SMM Bilişim. Tüm Hakları Saklıdır. Ulaştırma Sektöründe Riskten Korunma Stratejileri Küresel Gelişmeler ve Yeni Trendler 1 İçerik Ulaşım Sektörünün Yapısı Ulaşım Sektöründe Yeni Risk Algısı Ulaşım Sektörüne Özgü Kurumsal Risk Yönetimi Türkiye

Detaylı

FEF LİSANS PROGRAMLARI DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTLERİ

FEF LİSANS PROGRAMLARI DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTLERİ FEN, EDEBİYAT, FEN - EDEBİYAT, DİL VE TARİH - COĞRAFYA FAKÜLTELERİ ÖĞRETİM PROGRAMLARI DEĞERLENDİRME VE AKREDİTASYON DERNEĞİ FEF LİSANS PROGRAMLARI DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTLERİ FEDEK FEN, EDEBİYAT, FEN-EDEBİYAT,

Detaylı

İHLAS YAYIN HOLDİNG A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI. Halka Arz işlemleri ile birlikte, Şirket bilgilendirme politikası aşağıdaki gibi oluşturulmuştur.

İHLAS YAYIN HOLDİNG A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI. Halka Arz işlemleri ile birlikte, Şirket bilgilendirme politikası aşağıdaki gibi oluşturulmuştur. İHLAS YAYIN HOLDİNG A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI Halka Arz işlemleri ile birlikte, Şirket bilgilendirme politikası aşağıdaki gibi oluşturulmuştur. Amaç Şirketimiz bilgilendirme politikasının ana prensibi;

Detaylı

Bankaların Raporlama Teblİğİndekİ

Bankaların Raporlama Teblİğİndekİ KPMG TÜRKİYE Bankaların Raporlama Teblİğİndekİ Değİşİklİkler Set - II: Sermaye Yeterliliği Standart Oranı Hesaplaması ve Açıklamalarına İlişkin Değişiklikler kpmg.com.tr Yayın Hakkında Bankaların Raporlama

Detaylı

BASEL II BANKACILIK DÜZENLEMELERİ VE İÇ DENETİM Prof. Dr. Güler ARAS, Yıldız Teknik Üniversitesi [email protected]

BASEL II BANKACILIK DÜZENLEMELERİ VE İÇ DENETİM Prof. Dr. Güler ARAS, Yıldız Teknik Üniversitesi aras@yildiz.edu.tr BASEL II BANKACILIK DÜZENLEMELERİ VE İÇ DENETİM Prof. Dr. Güler ARAS, Yıldız Teknik Üniversitesi [email protected] İç denetim kredibilite kazandırır. Basel II Bankacılık Düzenlemeleri Son yıllarda globalleşme

Detaylı

SPK Bilgi Sistemleri Tebliğleri

SPK Bilgi Sistemleri Tebliğleri www..pwc.com.tr SPK Bilgi Sistemleri Tebliğleri SPK Bilgi Sistemleri Tebliğleri Bilgi Sistemleri Yönetimi Tebliği ve Bilgi Sistemleri Bağımsız Denetim Tebliği 05.01.2018 tarih 30292 sayılı Resmi Gazete

Detaylı

EĞİTİM İHTİYAÇ ANALİZİ ve SONUÇ RAPORU

EĞİTİM İHTİYAÇ ANALİZİ ve SONUÇ RAPORU EĞİTİM İHTİYAÇ ANALİZİ ve SONUÇ RAPORU GİRİŞ Takım Çalışmanın kapsamı İş planı Yöntem İş Takvimi Çıktılar TAKIM EĞİTİM İHTİYAÇ ANALİZİ TAKIMI İnsan Kaynaklar Uzmanı: Zeynep Kırhan Yasatekin Eğitim İhtiyaç

Detaylı

ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU

ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU Ortaklığın Ünvanı/ Ortakların Adı : TÜRK TUBORG BİRA VE MALT SANAYİİ A.Ş. Adresi : Kemalpaşa Caddesi No:52 Işıkkent/İZMİR Telefon ve Fax No : Tel : 0232-399 20 00 Fax : 0232-436

Detaylı

Kredi Değerlendirmenin Geleceği - Basel II Yaklaşımı

Kredi Değerlendirmenin Geleceği - Basel II Yaklaşımı 22 Aralık 2004 Kredi Değerlendirmenin Geleceği - Basel II Yaklaşımı Haluk Yalçın Alper Önder Kaan Aksel [email protected] [email protected] [email protected] *connectedthinking Gündem 1.

Detaylı