Rozaseada etyopatogenez, tanı ve tedavi-arıcan
|
|
|
- Engin Taşkıran
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Rozaseada etyopatogenez, tanı ve tedavi Özer Arıcan Kahramanmaraş Sütçüimam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı, Kahramanmaraş Amaç: Bu makalede rozaseanın etyopatogenezi, klinik tipleri, tanı, ayırıcı tanı ve tedavisi üzerinde durularak güncel bilgiler derlenmiştir. Ana bulgular: Rozasea, sık görülen inflamatuvar deri hastalıklarından biridir ve hastalığın semptomları en sık yaşları arasında başlamaktadır. Kronik, alevlenme ve iyilik halleri ile sürmekte ve daha çok kadınları etkilemektedir. Altıncı dekatla beraber % oranında görüldüğü bildirilmektedir. Kliniğinde flaşing, eritem, ödem, telenjiektazi, papül, püstül ve rinofima gibi kutanöz bulguların yanı sıra çeşitli oküler bulgular farklı oran ve şiddetlerde gözlenmektedir. Hastalığın tedavisinde topikal olarak en çok azelaik asit ve metronidazol kullanılmaktadır. Sistemik olarak başta tetrasiklinler olmak üzere çeşitli antibiyotikler ve isotretinoin tercih edilmektedir. Telenjiektazi, eritem ve rinofima tedavisinde ise çeşitli lazerler kullanılabilmektedir. Sonuç: Rozaseanın ayırıcı tanısına pek çok hastalık girmekte ve tanıda güçlüğe neden olabilmektedir. Aynı zorluk tedavide de sürmekte, multidisipliner ve kombine tedavi yaklaşımlarını gerektirmektedir. Anahtar kelimeler: Rozasea, etyopatogenez, tanı, tedavi Etiopathogenesis, diagnosis and management in rosacea Objective: In this review, clinic types of rosasea, etiopathogenesis, diagnosis, differential diagnosis and treatment methods have been mentioned and updated information on this disease has been compiled. Main findings: One of the most inflammatory skin diseases is rosacea and most of the symptoms of disease begin between the ages of It is a chronic disease, characterized by exacerbations and remissions and affects mostly women. With sixth decades, it has been observed in % of the population. In clinic presentations, together with cutaneous symptoms like flushing, erythema, edema, telangiectasia, papules, pustules and rhinophyma, various ocular symptoms can be found in different ratios. For the topical treatment, mostly azelaic acid and metronidazole are used. Systematically, at the beginning, tetracyclines and then some various antibiotics and isotretinoin are preferred. For the treatment of telangiectasia, erythema and rhinophyma, some lasers can be used. Conclusion: Since many other diseases have similar symptoms to rosasea, it becomes hard to diagnose for the disease. Same difficulty lasts during the treatment and because of this, treatment requires multidisciplinary and combined approaches. Key words: Rosacea, etiopathogenesis, diagnosis, treatment :35-41 Rozasea, dermatolojide erişkinlerde sık görülen kronik hastalıklardan biridir (1). Eskiden akne rozasea olarak adlandırılmaktayken akne vulgaris ile bir ilişkisi olmamasından dolayı günümüzde sadece Yazışma adresi: Yrd.Doç.Dr.Özer Arıcan, Alparslan Türkeş Bulv Gülsaray Apt B Blok K:3 D: , Kahramanmaraş. e-posta: [email protected] rozasea terimi tercih edilmektedir (2). Rozasea semptomları her yaşta görülebilse de, en sık yaşları arasında başlamaktadır (3). Alevlenme ve iyilik halleri ile süren bu kronik hastalık daha çok kadınları tutmakla birlikte, erkeklerde daha ciddi seyretmekte ve ırk ayrımı yapmamaktadır (4). Gerçek sıklığı bilinmemekle birlikte, 50 yaş üzerinde % oranında görüldüğü bildirilmektedir (5). İsveç te yapılan epidemiyolojik bir çalışmada (6) hastalığın 35
2 toplumda görülme sıklığı % 10 olarak rapor edilmiştir. Hastaların % 57 si bu durumun sosyal yaşamlarını olumsuz etkilediğine inanmaktadır (3). Aslında bir sendrom olabileceği de düşünülen ve lezyonların daha çok yüz ortasına yerleştiği rozaseada, flaşing, eritem, ödem, telenjiektazi, papül, püstül ve rinofima gibi kutanöz bulguların yanı sıra bazı oküler bulgular da çeşitli oran ve şiddetlerde gözlenmektedir (7). Etyopatogenez Rozaseanın ilk tıbbî tanımlaması 14. yüzyılda Dr. Guy de Chauliac tarafından yapılmış olmasına rağmen 2000 li yıllarda hastalığın hem etyolojisi hem de patogenezi hâlâ tam açıklanamamıştır (8). Genetik eğilim, endokrin faktörler, psikolojik durum, farmakolojik etkiler, immünolojik yapı, infeksiyöz etkenler ve beslenme alışkanlıkları etyolojide suçlanmaktadır (2,3). Bunlar da hastalığın oluşumunda birden çok etyolojik faktörün bir arada rol alabileceğini düşündürmektedir (1). Herşeyden önce rozasea, bir akne olmadığı gibi primer etkilenen alan foliküller değildir. Her iki hastalığın da yaygın olması ve bazen de birlikte gözlenmesi nedeniyle rozaseanın ileri yaşlarda aknenin yerini aldığı düşünülmüştür (9). Rozaseadaki eritem, yüzdeki sürperfisyal damarların genişlemesinden kaynaklanmaktadır (10). Ayrıca kapiller damarlarda düzensizlik ve damar duvarının dışındaki elastotik plağın hasar gördüğü tespit edilerek bunu konnektif doku hasarının takip ettiği ileri sürülmüştür (11). Öte yandan, yüzdeki damarların adrenalin, histamin ve asetilkoline cevabının normal olması ve bu damarlarda anormal bir frajilitenin gözlenmemesinden dolayı rozasea tam bir vasküler bozukluk da sayılmamaktadır (12). Termal uyarılarla birlikte bazı yiyecek ve ilaçların yüzde vazodilatasyonu artırarak gelişimine katkıda bulunduğu bilinen rozasealı hastalarda, sağlıklı insanlara göre bu vazodilatasyon daha şiddetli ve daha kalıcı olmaktadır (1). Bu hastalarda vazoaktif intestinal polipeptidin arttığı gösterilmiş olup, gerek direkt gerekse de sayıca artan mast hücrelerinden heparin, histamin, tümör nekrozis faktör-α gibi anjiogenetik faktörlerin salınımına yol açarak patogenezde rolü olabileceği de düşünülmektedir (13). Ödem, yüzeysel damarlarda artan kan akımı sonucu gelişebilmekte, belki de bu geç dönem fibroplazi ve rinofimanın sebebi olmaktadır (10). Son yıllarda Helikobakter pylori ile rozasea arasındaki ilişkileri inceleyen yayınlar dikkat çekmektedir. Bazı çalışmalarda bunların birlikte olma oranları % lere (14-16) kadar çıkabilmekte iken genel toplumla aynı bulan (17,18) çalışmalar da mevcuttur. Bununla birlikte Helikobakter pylori eradikasyon tedavisinden hastaların yarar görebileceği de rapor edilmiştir (19). Yapılan bir çalışmada (20) da Helikobakter pylorinin varlığından çok oluşturduğu infeksiyonun şiddetinin, rozaseanın kliniğini daha çok etkilediği gösterilmiştir. Rozaseada derideki lezyonların bir mite olan Demodeks folliküloruma karşı hücresel immünite cevabına bağlı oluşan inflamatuvar infiltrasyon sonucu oluştuğu da ileri sürülmüştür (21). Rozasealı hastaların yüzlerindeki sebase foliküllerin lümenlerinde sağlıklı bireylere göre daha yoğun Demodeks miteları gözlenmiştir (22,23). Aynı bulguyu bulmakla birlikte, rozaseanın başlangıç döneminde bu miteların rolü olduğu düşünülse bile, mite yoğunluğunun aynı şiddette hastalığın kliniğine yansımamasından dolayı Demodekslerin patogenezde önemli rol oynamadığı da iddia edilmiştir (24). Bununla birlikte, hastaların bu akarları elimine etmek amacıyla % 5 permetrin krem tedavisinden yarar görmeleri de dikkate değerdir (25,26). Bu yüzden, bu etkenin hastalığın sebebinden çok artıran faktörlerden biri olabileceğini kabul etmek daha doğru olacaktır (1). Hastalığın özellikle menapozal kadınlarda gözlenmesinden dolayı aralarında diyabetin de bulunduğu bazı endokrin faktörler de etyolojide suçlanmaktadır (27). Yer yer migren, mastositoz, nöroendokrin tümörler, parkinson gibi bazı hastalıklarla eş zamanlı gözlenmesi bunların ortak yönleri üzerinde durulmasına da neden olmuştur (1). Bazı yazarlar rozaseayı seboreik hastalıklardan biri olarak kabul etse de aşırı artmış bir seboreik aktivite bu hastalıkta gözlenmemektedir (2). Hastalarda, bazı gıdalara ve ev akarlarına karşı bir duyarlıktan da bahsedilmektedir (28). Bazı otoimmün hastalıklarla birlikteliği de gösterilmiştir (3). Ayrıca antioksidan sistemde de defekt saptanmıştır (5). 36
3 Klinik ve tanı Rozaseanın kliniğinde lezyonlar primer ve sekonder olarak ikiye ayrılarak incelenmektedir (Tablo 1). Primer belirtiler birbirlerinden bağımsızdırlar, çoğu geçicicidir ve birçok hastada genelde birden fazla bulgu bir arada gözlenir (7). Bu lezyonlar genellikle simetrik ve belirgin olacak şekilde, burun, yanaklar, alın, çene ve glabellada dağılırlar. Bazen lezyonlar retroauriküler bölgeler, göğüs V bölgesi, boyun, sırt, saçlı deri ve ekstremiteleri de tutabilir (12). Son yapılan ve kabul gören sınıflamaya göre rozaseanın 4 alt tipi, bir tane de varyantı vardır (1,7). 1. Vasküler (eritematotelenjiektatik) rozasea: Vasküler rozaseanın en erken bulgusu yüzde tekrarlayan kızarıklıklardır. Zamanla kalıcı karakter kazanır (1). Bu geçici eritemi, sıcak çay, kahve, alkol, çikolata, baharatlar, domates, biber gibi yiyecekler, öfke ve kaygılar, sauna, hamam gibi sıcak ortamlar, nem, ateş, güneş, rüzgar, soğuk gibi faktörler artırabilir. Deri; güneş koruyucu, sabun, parfüm gibi maddelere karşı da oldukça duyarlıdır (12,29). Yüz ortasında ödem, yanma batma hisleri ve hafif skuamlar gözlenebilir (7). Telenjiektaziler tanı için önemli olmasa da sıklıkla gözlenebilirler (1). 2. Papülopüstüler (inflamatuvar) rozasea: Bu tablo, akne vulgarisi andıran küçük papül ve püstüllerle bazen de kalıcı derin nodüllerle karakterizedir (1). Komedon gözlenmez (9). Lezyonlar daha çok ağız, burun ve göz çevresine yerleşmektedir. Telenjiektaziler, yanma ve batmalar bu grupta da vardır (7). 3. Fimatöz rozasea (sebaseöz hiperplazi): Sebaseöz bezlerde aşırı büyüme bazı rozasealı hastalarda göze çarpan belirgin bulgulardan biridir. Rinofima, burun üzerindeki sebaseöz hiperplazi olup hastalıkla ilişkisi açıkça bilinmektedir (1). Deri kalın nodülarite gösteren düzensiz yüzey ve büyümeyle karakterizedir ve telenjiektaziler bulunabilir (7). Diğer lokalizasyonlar arasında alın (mentofima), çene (ginatofima), kulaklar (otofima) ve göz kapakları (blefarofima) da yer alır. Rinofima çoğu zaman erkeklere özgü bir bulgudur (9). 4. Oküler rozasea: Rozaseada göz tutulumu çok yaygın olup olguların % kadarında gözlenmektedir. En sık gözlenen bulgular, göz kuruluğu, kaşınma, yabancı cisim hissi, konjunktival Tablo 1. Rozasea tanısı koyarken kullanılacak klinik belirti ve bulgular (7) Bir ya da daha fazla primer belirtinin varlığı Flaşing (Geçici eritem) Kalıcı eritem Papül ve püstüller Telenjiektazi Bazı uyaranlarla oluşan yüz kızarmaları hastaların öykülerinde yaygın bir bulgudur. Kalıcı eritem rozaseanın en yaygın bulgusudur. Kubbe şeklinde papüller ve/veya beraberinde püstüller tipiktir. Rozaseada sık gözlenmekle beraber tanı için gerekli değildir. Bir ya da daha fazla sekonder belirti eşlik edebilir Yanma-batma Plak Kuru görünüm Ödem Oküler bulgular Periferal lokalizasyon Fimatöz değişiklikler Sıklıkla yanaklarda gözlenir. Epidermal değişiklikler göstermeyen, deriden hafif kabarık plak gözlenebilir. Yüz orta bölgesinde, daha çok kuruluğu andıran, egzamatöz dermatitlere benzeyen, sıklıkla da seboreik dermatiti düşündüren kaba ve pullanan deri. Sıklıkla uzayan eritem ve flaşinge eşlik eder. Yüzde solid ödem sıklıkla papülopüstüler tiple birliktedir. Yaygın bulgulardır ve gözde yanma, kaşıntı, konjunktival hiperemi, göz kapağında inflamasyon, arpacık ve korneal hasar şeklinde gözlenebilir. Yüz dışı tutulum ve yayılım. Patulöz foliküller, deride kalınlaşma ya da fibröz ve bulböz görünüm. En yaygın formu rinofimadır. hiperemi, irit, iridosiklit, blefarit, yüzeyel noktasal keratit, korneal infiltrat ya da ülserler, ışık duyarlılığı, bulanık görme, konjunktivada telenjiektaziler, şalazyon, meibomianitis ve mikropannustur (1,7,9,12,30-32). Oküler rozasea sıklıkla deri bulguları ile birliktedir ama bazen deri bulgularından da önce başlayabilir (33). Göz tutulumu kadın ve erkekleri eşit oranda etkilerken ileri yaşlarda oküler tutulumun görülme sıklığı daha fazladır (31). Göz tutulumunun, hastalığın derideki şiddeti ile de ilgisi yoktur (1). Deri bulgularının tedavisi yapılırken, göz bulgularının tedavisi de 37
4 ihmal edilmemeli ve bir oftalmolog tarafından takip edilmelidir (7,12). Göz muayenesi yapılmayan bir rozasea hastasının muayenesi eksik kalmış demektir (1). 5. Granülomatöz (lupoid) rozasea: Sarı, kahverengi veya kırmızı sert, uniform, kutanöz papül ya da nodüllerle karakterize olup, skara doğru gidebilen rozasea varyantıdır. İnflamatuvar belirtiler daha azdır (7). Seyri kronik olan bu tabloda tipik tutulum alanları göz kapakları ve ağız çevresidir (9). Histopatolojik incelemeler, perifoliküler ve perivasküler granülomların varlığını göstermektedir (12). 6. Diğerleri: Burada bahsi geçecek olan hastalıkların rozasea ile ilişkileri henüz netlik kazanmamıştır. Rozasea fulminans (pyoderma fasiyale), aniden başlayan, papül, püstül ve fluktuasyon veren ve drene olan nodüllerle karakterizedir. Özellikle genç yaştaki kadınları etkilemekte, yüzde kırmızılık ve ödem de tabloya eşlik etmektedir. Bu hastaların çoğunda daha sonra rozasea geliştiği gözlenmektedir. Tedavisinde kısa süreli sistemik steroid ve retinoik asitler kullanılabilir (7,9). Steroidlerin indüklediği akneiform erüpsiyonlar, bir rozasea formu olmamakla birlikte herhangi bir sebeple kronik kortikosteroid kullanımı ile oluşmaktadır (7). Rozasea hastalarının uzun süreli orta-yüksek potensli topikal kortikosteroidlerle tedavi edilmesi de hastalığı olumsuz etkilemektedir (9). Yine bu hastalarda, steroidlerin ani kesilmesinden de aynı sebeplerle kaçınılmalıdır (1,2). Perioral dermatitis, diğer rozasea bulguları olmasa da ağız çevresine yerleşen papül ve püstüllerle karakterize olan, daha çok yaşlar arasındaki kadınları etkileyen, etyolojisi bilinmeyen ve kronik seyreden bir hastalık olup eskiden rozasea varyantı olarak alınmıştır. Oysa perioral dermatit, mikroveziküller, skuam ve soyulma ile karakterizedir. Bazı olgularda topikal steroid uygulamaları etken olabilir (7,9,12,34,35). Gram negatif rozasea, yeni bildirilen gram negatif infeksiyonlardandır. Çok sayıda küçük, sarı püstüller ya da derin yerleşimli nodüllerle seyreder. Oral antibiyotikler ve metronidazol hastalığı kontrol altına alamamaktadır. Kültürde etkenin gösterilmesi ile tanı koymak mümkündür (2,12). Rozasea konglobata, nadir görülen, ciddi seyreden, akne konglobataya benzeyen, yüzde, hemorajik nodüler abseler ve indüre plaklarla seyreden kronik bir tablodur. Sıklıkla kadınlarda görülür ve halojenli ürünlerin kullanımı ile ilgili olabilir (2,9,12). Ayırıcı tanı Akne vulgaris, daha genç yaşları tutan bir hastalık olup hastalarda eritem ve telenjiektazi gibi vasküler komponentler yoktur. Rozaseada da açık ya da kapalı komedon, fibrotik nodül ve skarların olmaması tanıyı kolaylaştırabilir (1,12). Seboreik dermatit, sıklıkla rozaseaya eşlik edebilir. Saçlı deri, kaşlar, dış kulak yolu ile retroauriküler bölgelerde eritem ve skuam gözlenmesi önemli ipuçları olabilir (1). Sistemik lupus eritematozusta yüzde gözlenen eritem, rozasea ile karıştırılabilirse de rozaseanın diğer lezyonları yoktur. Kronik diskoid lupusta ise pigmentasyon değişiklikleri, atrofi ve skarlar izlenir (1,12). Polimorf ışık erüpsiyonu, özellikle yaz başlarında eritematöz papüller ve egzamatize plaklarla seyreden bir fotodermatozdur (12). Ani ve ciddi gelişen flaşing atakları nedeniyle karsinoid sendrom da, idrarda bakılacak olan 5-hidroksiindolasetik asit düzeyi ile ekarte edilmelidir (2). Haber sendromu, nadir, ailesel, rozasea benzeri bir genodermatoz olup, kalıcı fasiyal eritem, telenjiektazi, foliküler ve verrüköz papüller ve atrofik noktasal skarlarla karakterizedir (12). Bunların dışında da lupus miliyaris disseminatus fasiei, dermatomyozit, erizipel, folikülit, dermatofit enfeksiyonları, sarkoidoz, lenfoma ve lupus vulgaris gibi pek çok dermatolojik hastalık da ayırıcı tanıda akla getirilmeli ve cevap alınamayan olgularda direkt nativ ve biyopsi gibi spesifik tanı yöntemleri ile araştırılmalıdır (29). Tedavi Tedavisi zor bir hastalık olsa da, tedavi ile kontrol altında tutulması mümkündür (36). Kişiden kişiye değiştiğinden öncelikle, hastalığı artırdığını bildikleri faktörlerden uzak durmaları hastalara başta öğretilmelidir (Tablo 2) (3,10,37). Cilt temizliğinde sabun yerine nötr sindetlerin kullanılması hastalardaki yanma, kaşıntı ve kuruluk gibi şikayetlerin azalmasını sağlayabilmektedir (38). Flaşingin tedavisinde profilaktik olarak β-blokerler (Atenolol 12.5 mg/gün) kullanılabilir. Bunların Raynoud fenomeni, lupus sendromu, depresyon ve impotans gibi yan etkilere yol açabilecekleri akılda tutulmalıdır. Atakların tedavisinde en etkili ilaç bir 38
5 Tablo 2. Rozasealı hastaya önerilecek genel önlemler (3) Hava (güneş ışığı, sıcak hava, soğuk hava, nem, rüzgâr) Güneş koruyucu kullanmak. Sıcak ve nemli günlerde air-conditionlı ortamda kalmak. Soğuk kış günlerinde yüzü bir eşarp/atkı ya da nemlendirici ile korumak. Stres ve egzersiz Stres azaltıcı teknikler ve egzersizler kullanmak. Yoğun egzersizlerden kaçınmak. Kısa ve sık aralıklarla egzersiz yapmak. Sıcak havalarda egzersizleri mümkün olduğunca erken veya geç yapmak. Yiyecek ve içecekler (sıcak çorba, sıcak kahve, baharatlı gıdalar, alkol) Alkollü içkilerden kaçınmak. Karabiber ve kırmızıbiber gibi baharatlı gıdalardan uzak durmak. Sıcak kahve ve sıcak çikolata gibi gıdaları tüketmemek. Şikayetlerini artırdığını bildiği tüm gıdalardan uzak durmak. Banyo, temizlik ve kişisel bakım ürünleri Sıcak banyo ve küvetlerden uzak kalmak. Yüzü tahriş edici yöntemler kullanmamak. Erkek hastalar elektrikli traş makinlerinden yarar görebilirler. Yüzde yanma, batma ve kızarıklık yaptığını gördükleri ürünleri kullanmamak. Makyaj yaparken dikkatli olmak. İlaçlar Yüze uzun süreli topikal kortikosteroid uygulamalarından kaçınmak. α-agonist ve antihipertansif ilaç olan klonidindir. Bu amaçla önerilen hidroksizin, simetidin gibi antihistaminikler, siproheptadin, sistemik steroidler, kalsiyum kanal blokerleri, metiserjid, haloperidol, indometazin ve aspirin gibi ilaçlar genellikle etkisiz kalmaktadır (39,40). Topikal % metronidazol krem ile % lik azelaik asitin eritem ve inflamatuvar lezyonları azalttıkları bildirilmektedir (41-43). Topikal olarak uygulanan tretinoin, benzoil peroksit, eritromisin, klindamisin, sodyum sülfosetamid ve tetrasiklin gibi ürünler de, etkileri az olmakla birlikte, rozaseada alternatif olarak tercih edilebilirler (1). Lokal % 0.1 lik takrolimus kremin eritemi azaltmakla birlikte papülopüstüler lezyonları etkilemediği rapor edilmiştir (44). Topikal % 5 permetrin krem de bu hastalarda başarıyla kullanılmıştır (25,26). Topikal kortikosteroid uygulamalarından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır (2). Rozaseada tetrasiklin, doksisiklin, minosiklin gibi sistemik antibiyotik tedavileri de başarılı olup çoğu zaman lokal tedavilerle birlikte uygulanırlar (1,2). Klaritromisin, azitromisin, metronidazol, trimetoprim/sülfametoksazol ve siprofloksasin de kullanılabilecek diğer ajanlardır (1,40,45,46). Genellikle üçlü uygulanan çeşitli kombine anti- Helikobakter pylori tedavilerinden hastaların yararlandığı da gözlemlenmektedir (39,40). Daha çok gençlerde kullanılan oral isotretinoin tedavisinin mg/kg/gün dozlarında rozasealı yaşlılarda da güvenle kullanılabileceği bildirilmektedir (47). Persistan ödem durumunda mg/kg/günlük düşük doz retinoik asit tedavisi önerilmektedir (2). Sistemik doksisiklinin bazı göz bulgularını düzelttiği gösterilmiştir (48). Ancak bu etkiler henüz tam kanıtlanmamıştır (49). Eritem ve telenjiektazinin yok edilmesinde elektrokoterin yanısıra günümüzde lazerler de kullanılabilmektedir (1,50). Rinofimada da dekortikasyon, elektrokoterizasyon ile CO 2, Nd:YAG ve argon lazerleri gibi cerrahi yöntemler gündeme gelmektedir (39,50). Ayrıca hastalara alın, yanak ve buruna uygulayacakları birkaç dakikalık çeşitli masajlar da tavsiye edilebilir. Kadınlar makyaj ile eritem ve telenjiektazileri kolaylıkla saklayabilmektedirler (2). Rozasea, hâlâ karanlık pek çok yönü olan ve sınıflamasının bile henüz günümüzde oturmadığı, yaşla birlikte sıklığı artan kronik bir tablodur. Kliniğinde gözlenen farklı lezyonlar nedeniyle ayırıcı tanısına pek çok hastalık girmekte ve tanıda güçlüğe neden olmaktadır. Aynı zorluk tedavide de sürmekte, multidisipliner ve kombine tedavi yaklaşımlarını gerektirmektedir. Hastaların yarıdan fazlasının sosyal yaşamları olumsuz etkilenmektedir. Ayrıca hastaların yaşam tarzlarını da hastalığa göre ayarlamaları gerekmekte, bu bile hekimle hastayı sık sık karşı karşıya getirebilmektedir. Erken tedaviye alma ile hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabildiğinden, hastanın görüldüğünde bir dermatoloğa yönlendirilmesinde yarar vardır. Kaynaklar 1. Webster GF. Rosacea and related disorders. İçinde: Bolognia JL, Jorizzo JL, Rapini RP, et al (editörler), Dermatology, Vol:I, 1 st ed. Mosby, USA, 2003, p:
6 2. Plewing G, Jansen T. Rosacea. İçinde: Freedberg IM, Eisen AZ, Wolff K, Austen KF, Goldsmith LA, Katz SI (editörler). Fitzpatrick s Dermatology in General Medicine, Vol: I, 6 th ed. McGraw-Hill Inc, USA, 2003, p: Zuber TJ. Rosacea. Dermatology 2000;27: Litt JZ. Rosacea: How to recognize and treat an age-related skin disease. Geriatrics 1997;52: Öztaş MO, Balk M, Öğüş E, Bozkurt M, Öğüş IH, Özer N. The role of free oxygen radicals in the aetiopathogenesis of rosacea. Clin Exp Dermatol 2003;28: Berg M, Liden S. An epidemiological study of rosacea. Acta Derm Venereol 1989;69: Wilkin J, Dahl M, Detmar M, Drake L, Feinstein A, Odom R, Powel F. Standart classification of rosacea: Report of the National Rosacea Society Expert Committee on the Classification and Staging of rosacea. J Am Acad Dermatol 2002;46: Hirsch RJ, Weinberg JM. Rosacea Cutis 2000;66: Braun-Falco O, Plewing G, Wolff HH, Burgdorf WHC. Diseases of sebaceous glands. İçinde: Dermatology, 2 nd ed. Springer-Verlag, Berlin, 2000, p: Cohen A, Tiemstra J. Diagnosis and treatment of rosacea. J Am Board Fam Pract 2002;15: Neumann E, Frithz A. Capillaropathy and capillaroneogenesis in the pathogenesis of rosacea. Int J Dermatol 1998;37: Thomas J, Plewig G. Rosacea: classification and treatment. J Royal Soc Med 1997;90: Şahin S, Özdamar Ş, Seçkin D, Ekşioğlu M, Yavuz İ, Turanlı AY, ve ark. Rozaseada vazoaktif intestinal polipeptid immünreaktivitesi ve mast hücreleri. Turk J Dermatopathol 1995;1-2: Rebora A, Drago F, Parodi A. May Helicobacter pylori be important for dermatologist? Dermatology 1995;191: Abrahamovyhch LI. The clinical and morphofunctional status of the esophagogastroduodenal system in patients with acne rosacea: etiological, pathogenic, and therapeutic aspects. Lik Sprava 1996;10-12: Gürer MA, Erel A, Erbaş D, Çağlar K, Atahan Ç. The seroprevalence of Helicobacter pylori and nitric oxide in acne rosacea. Int J Dermatol 2002;41: Şavk E, Karaoğlu AÖ, Karaman G, Şendur N. Rozasea- Helikobakter pylori-üst GİS patolojisi; endoskopik değerlendirme. T Klin Dermatol 2001;11: Sharma VK, Lynn A, Kaminski M, Vasudeva R, Howden CW. A study of the prevalence of Helicobacter pylori infection and other markers of upper gastrointestinal disease in patient with rosacea. Am J Gastroenterol 198;93: Utaş S, Özbakır O, Turasan A, Utaş C. Helicobacter pylori eradication treatment reduces the severity of rosacea. J Am Acad Dermatol 1999;40: Bozkurt M, Oruk Ş, Öztaş MO, Subaşı M. Akne rozasea, göz tutulumu ve antihelikobakter pylori antikoru ilişkisi. Türkderm 2000;34: Rufli T, Büchner SA. T cell subsets in acne rosacea lesions and the possible role of Demodex folliculorum. Dermatologica 1984;169: Erbağcı Z, Özgöztaşı O. The significance of Demodex folliculorum density in rosacea. Int J Dermatol 1998;37: Bonnar E, Eustace P, Powell FC. The Demodex mite population in rosacea. J Am Acad Dermatol 1994;28: Georgala S, Katoulis AC, Kylafis GD, Koumantaki- Mathioudaki E, Georgala C, Aroni K. Increased density of Demodex folliculorum and evidence of delayed hypersensitivity reaction in subjects with papulopustular rosacea. J Eur Acad Dermatol Venereol 2001;15: Aydoğan K, Başkan EB, Tunali Ş. Rozasea tedavisinde %5 permetrin kremin etkisi: çift kör, plasebo kontrollü klinik deneme. T Klin Dermatol 2001;11: Aydoğan K, Başkan EB, Tunali Ş. Rozasea tedavisinde %5 permetrin krem ile %0.75 metronidazol jelin etkinliğinin karşılaştırılması. T Klin Dermatol 2001;11: Arıcan Ö, Hayırlıoğlu H. Rozaseada açlık kan şekeri ve tiroid hormonları. Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Derg 2002;2: Su Ö, Onsun N, Aygın S, Atılganoğlu U, Uras AR. Rozasealı hastalarda gıda ve ev tozu akarı antikorlarının araştırılması. Türkderm 2000;34: Landow K. Unraveling the mystery of rosacea: Keys to getting the red out. Postgrad Med 2002;112:51-8, Oğuz H, Karaçorlu M, İskeleli G, Özyazgan Y, Erçıkan C, Aydemir A. Akne rozaseada oküler tutulum sıklığı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Derg 1994;25: Tanzi EL, Weinberg JM. The ocular manifestations of rosacea. Cutis 2001;68: Allı N, Güngör E, Gürbüz Ö, Artüz F, Kural G. Akne rozasea hastalarında kuru göz insidansının Schirmer testi ile tayini. T Klin Dermatol 1998;8: Şanlı B, Aktan Ş, Yıldırım C, Özyurt C. Rozasealı hastalarda deri ve oküler bulgular arasındaki ilişkiler. Türkderm 1999;33: Mengesha YM, Bennett ML. Pustular skin disorders. Diagnosis and treatment. Am J Clin Dermatol 2002;3: Hafeez AH. Perioral dermatitis: an update. Int J Dermatol 2003;42: Savaşkan H, Acar MA, Memişoğlu HR. Yağ bezi hastalıkları. İçinde: Tüzün Y, Kotoğyan A, Aydemir EH, Baransü O (editörler). Dermatoloji, 2. baskı. Nobel Tıp Kitabevi, İstanbul, 1994; p: Köse O. Akne vulgaris ve rozaseada tedavi (Dirençli olgularda tedavi).t Klin Dermatol 2002; 12 Eki: Subramanyan K. Role of mild cleasing in the management of patient skin. Dermatol Ther 2004; 17: Rebora A. The management of rosacea. Am J Clin Dermatol 2002;3: Katsambas AD, Nicolaidou A. Acne, perioral dermatitis, flushing, and rosacea: Unapproved treatments or indications. Clin Dermatol 2000;18: Tan JKL, Girard C, Krol A, Murray HE, Pap KA, Poulin Y, Chin DA, Jeandupeux D. Randomized placebo-controlled trial of metronidazole 1% cream with sunscreen SPF 15 in the treatment of rosacea. J Cutan Med Surg 2002;6:
7 42. Elewski BE, Fleischer AB, Pariser DM. A comparison of 15% azelaic acid gel and 0.75% metronidazole gel in the topical treatment of papulopustular rosacea: Results of a randomized trial. Arch Dermatol 2003;139: Frampton JE, Wagstaff AJ. Azelaic acid 15% gel in the treatment of papulopustular rosacea. Am J Clin Dermatol 2004;5: Bamford JTM, Elliott BA; Haller IV. Tacrolimus effect on rosacea. J Am Acad Dermatol 2004;50: Torresani C, Pasevi A; Manara GC. Clarithromycin versus doxycycline in the treatment of rosacea. Int J Dermatol 1997;36: Bakar Ö, Demirçay Z, Gürbüz O. Therapeutic potential of azitromycin in rosacea. Int J Dermatol 2004;43: Ramos-E-Silva M, Jacques CMC, Pereira ALC. Dermatoses of the facial skin: Unapproved treatments. Clin Dermatol 2002;20: Yaylalı V, Özyurt C. Oküler rozaseada antibiyotik tedavisinin gözyaşı fonksiyon testleri ve impresyon sitolojisine etkisi. Oftalmoloji Derg 2000;7: Stone DU, Chodosh J. Oral tetracyclines for ocular rosacea: An evidence-based review of the literature. Cornea 2004;23: Laube S, Lanigan SW. Laser treatment of rosacea. J Cosmet Dermatol 2002;1:
Rinofima Olgu Sunumu Rhinophyma Case Report
Smyrna Tıp Dergisi 45 Smyrna Tıp Dergisi Olgu Sunumu Rinofima Olgu Sunumu Rhinophyma Case Report Önder Sezer 1, Selen Soyluol 2, Binnur Tağtekin Sezer 3 1 Uzm.Dr., Abana İlçe Devlet Hastanesi, Aile Hekimliği
Tıp Fakültesi. Tıp Fakültesi. Olgu Sunumu Çocuk Allerji İmmünoloji Bilim Dalı. İnt. Dr. Yağmur ÇAKIR 25 Aralık 2018 Salı Dr.
Tıp Fakültesi Kocaeli Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dalı Çocuk Hematoloji BilimAnabilim Dalı Olgu Sunumu Çocuk Allerji İmmünoloji
Rozasea. Prof. Dr. M. Teoman ERDEM*, Dr. Nurcan METİN*
Rozasea Prof. Dr. M. Teoman ERDEM*, Dr. Nurcan METİN* *Sakarya Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi, Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Sakarya, Türkiye ÖZET ABSTRACT Rozasea Rozasea yüzün kronik
Romatizma BR.HLİ.066
Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre
Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen
Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen hemen tüm insanlar değişik nedenlerle baş ağrısından
%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı
%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı kaşıntılar (kc, bb, troid) Pemfigoid gestasyones Gebeliğin
Prof. Dr. Cengizhan Erdem Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı
Prof. Dr. Cengizhan Erdem Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı LĐKEN PLANUSTA TEDAVĐ KUTANÖZ LİKEN PLANUSTA TEDAVİ Az sayıda kutanöz asemptomatik LP papülühasta ısrar etmedikçe tedaviyi
HĐPERPĐGMENTASYONLA SEYREDEN HASTALIKLAR
HĐPERPĐGMENTASYONLA SEYREDEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Seher Bostancı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Hiperpigmentasyon; güneş ışığına maruziyet, çeşitli ilaç veya kimyasal maddelerle
Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011
Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını
KULLANMA TALİMATI. ADVANTAN S %0.1 Çözelti Cilt üzerine haricen uygulanır.
ADVANTAN S %0.1 Çözelti Cilt üzerine haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 1 ml ADVANTAN S Çözelti, 1.0 mg metilprednisolon aseponat (%0.1 (a/h) lik metilprednisolon aseponat çözeltisine eşdeğer
mm3, periferik yaymasında lenfosit hakimiyeti vardı. GİRİŞ hastalığın farklı şekillerde isimlendirilmesine neden Olgu 2 Olgu 3
24 P. I. AĞRAS ve Ark. GİRİŞ Ürtikeryal vaskülit histolojik olarak vaskülit bulgularını gösteren, klinikte persistan ürtikeryal döküntülerle karakterize olan bir klinikopatolojik durumdur (1). Klinikte
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi
Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;
Epilepsi bir kişinin tekrar tekrar epileptik nöbetler geçirmesi ile niteli bir klinik durum yada sendromdur. Epileptik nöbet beyinde zaman zaman ortaya çıkan anormal elektriksel boşalımların sonucu olarak
YENİ AJANLARLA YAN ETKİ YÖNETİMİ NASIL OLMALIDIR?
YENİ AJANLARLA YAN ETKİ YÖNETİMİ NASIL OLMALIDIR? Doç. Dr. Saadettin KILIÇKAP 23.02.2013 Adana İPİLİMUMAB İPİLİMUMAB Anti- CTLA4 Tamamen insan kaynaklı Rekombinant IgG1 antikorudur İPİLİMUMAB Klinik çalışmalarda
KULLANMA TALİMATI. ACNEDUR Merhem. Haricen uygulanır.
KULLANMA TALİMATI ACNEDUR Merhem Haricen uygulanır. Etkin madde: 100 g merhem 3 g Tetrasiklin hidroklorür içerir. Yardımcı maddeler: Beyaz vazelin, orta zincirli trigliserid, titanyum (IV) oksit (E 171),
LENFOSİTİK VASKÜLİT PATERNİ LUPUS ERİTEMATOSUS İÇİN UYARICI MI?
LENFOSİTİK VASKÜLİT PATERNİ LUPUS ERİTEMATOSUS İÇİN UYARICI MI? Sümeyye Ekmekci, Özge Çokbankir, Banu Lebe Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 1 GİRİŞ 1 Lupus eritematosus etyolojisi
Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm
BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
MOMECON %0.1 losyon Deriye damlatılarak kullanılır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her bir gram losyon, 1 mg mometazon furoat içerir. Yardımcı maddeler: İzopropil alkol, propilen glikol, hidroksipropil
Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı
Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi
KULLANMA TALİMATI. FUCİCORT krem Cilt üzerine haricen uygulanır.
FUCİCORT krem Cilt üzerine haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 1 gram FUCİCORT etkin madde olarak 20 mg fusidik asit ve 1 mg betametazon valerat içermektedir. Yardımcı maddeler: Klorokrezol
Erkek hormonları ( androjen ) seviyesi, Sebum yapımının artması, Kıl follikülünde değişiklikler, Bakteriler.
AKNE Sivilce; Acne; Acne Vulgaris; Pimples; Sivilce kıl köklerinin tıkanması ve iltihaplanmasıdır. Tıkalı kıl kökleri kara noktalar, ak noktalar veya sivilceler olarak ortaya çıkabilirler. Tüm bu görünümler
Psoriazis vulgarisli hastalarda kişilik özellikleri ve yaygın psikiyatrik tablolar
Psoriazis vulgarisli hastalarda kişilik özellikleri ve yaygın psikiyatrik tablolar Emine Çölgeçen 1, Ali İrfan Gül 2, Kemal Özyurt 3, Murat Borlu 4 1 Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dermatoloji Ana Bilim
PSODERM %0.05 SAÇ LOSYONU
PSODERM %0.05 SAÇ LOSYONU FORMÜLÜ: 1 şişe içeriği; Klobetazol-17-propionat 0.0125 g (% 0.05 a/h) Yardımcı maddeler: İzopropil Alkol FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ: Farmakodinamik özellikler: Kortikosteroid ilaçlar,
5 Pratik Dermatoloji Notları
AİLE HEKİMLERİ İÇİN 5 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Vitiligo Eritema Multiforme Ürtiker Uyuz Tahta Kurusu / Pire Isırığı Kaposi Sarkomu 2 Vitiligo 3 Vitiligo
DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler
DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;7 (3): 241-245
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;7 (3): 241-245 Olgu Sunumu Gümüşay ve ark. HIV Negatif Olguda Skrotal Kaposi Sarkomu Kaposi Sarcoma in HIV Negative Patient Özge Gümüşay 1, Tuğba Arslan
LENFÖDEM ERKEN TANI VE ERKEN TEDAVİ GEREKTİREN BİR HASTALIKTIR!
LENFÖDEM ERKEN TANI VE ERKEN TEDAVİ GEREKTİREN BİR HASTALIKTIR! Lenfödem, lenf sıvısının dolaşımındaki yetersizlik yüzünden dokular arasında proteinden zengin sıvı birikimine bağlı olarak şişlik ve ilerleyen
DERMATOLOJİK ENFEKSİYONLAR VE DERMATOLOJİDE ANTİBİYOTİK KULLANIMI
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 165 TOPLUMDAN EDİNİLMİŞ ENFEKSİYONLARA PRATİK YAKLAŞIMLAR Sempozyum Dizisi No:61 Şubat 2008; s. 165-170 DERMATOLOJİK ENFEKSİYONLAR VE DERMATOLOJİDE
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı. Dönem 5 DERMATOLOJİ STAJ TANITIM REHBERİ
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Dönem 5 DERMATOLOJİ STAJ TANITIM REHBERİ Hazırlayan: Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı 1 DERMATOLOJİ STAJI TANITIM REHBERİ
MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi
MEMENİN PAGET HASTALIĞI Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi Meme başındaki eritamatöz ve ekzamatöz değişiklikler ilk kez 1856 da Velpeau tarafından tariflenmiştir. 1874 de ilk kez Sir James
Dermatolojik Enfeksiyonlar ve Dermatolojide Antibiyotik Kullan m
.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Ak lc Antibiyotik Kullan m ve Eriflkinde Toplumdan Edinilmifl Enfeksiyonlar Sempozyum Dizisi No: 31 Kas m 2002; s. 243-247 Dermatolojik Enfeksiyonlar
KULLANMA TALİMATI FUCİDİN H
KULLANMA TALİMATI FUCİDİN H krem Cilt üzerine uygulanır. Etkin Madde: 1 g krem 20 mg fusidik asit ve 10 mg hidrokortizon asetat içerir. Yardımcı Maddeler: Butil hidroksianisol (E320), setil alkol, gliserol
DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL
Periodontoloji nedir?
Periodontoloji 1 2 Periodontoloji Periodontoloji nedir? Periodontoloji, dişleri ve implantları çevreleyen yumuşak ve sert dokuların iltihabi hastalıkları ve bunların tedavisi ile ilgilenen bir dişhekimliği
1g losyon, 1.0 mg Metilprednisolon aseponat içerir (% 0.1).
1 ADVANTAN M Losyon Formülü 1g losyon, 1.0 mg Metilprednisolon aseponat içerir (% 0.1). Yardımcı maddeler Benzil alkol Polioksietilen-2-stearil alkol Polioksietilen-21-stearil alkol Disodyum edetat Farmakolojik
KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır.
KULLANMA TALİMATI SİSTRAL Krem Cilt üzerine, haricen uygulanır. Etkin madde: 1 gram kremde 15 mg klorfenoksamin hidroklorür bulunur. Yardımcı maddeler: İsopropil miristat, stearik asit, setostearil alkol,
Demans ve Alzheimer Nedir?
DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun
TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI. Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı
TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı Tiroidit terimi tiroidde inflamasyon ile karakterize olan farklı hastalıkları kapsamaktadır
GENEL İŞLEMLER Deri ve mukoza smear`leri, direkt Deri ph ölçülmesi, deri tipi tayini Wood ışığı muayenesi Deri ve mukoza smear`leri (giemsa, wright,
GENEL İŞLEMLER Deri ve mukoza smear`leri, direkt Deri ph ölçülmesi, deri tipi tayini Wood ışığı muayenesi Deri ve mukoza smear`leri (giemsa, wright, gram vb) Mantar aranması Mantar kültürü yapılması, her
Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065
Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları
Yeliz Çağan Appak¹, Hörü Gazi², Semin Ayhan³, Beyhan Cengiz Özyurt⁴, Semra Kurutepe², Erhun Kasırga ⁵
Helicobacter pylori enfeksiyonlu çocuklarda klaritromisin direncinin ve 23s rrna gen nokta mutasyonlarının parafin bloklarda polimeraz zincir reaksiyonu yöntemi ile belirlenmesi Yeliz Çağan Appak¹, Hörü
Otakoidler ve ergot alkaloidleri
Otakoidler ve ergot alkaloidleri Prof. Dr. Öner Süzer www.onersuzer.com 1 Antihistaminikler 2 2 1 Serotonin agonistleri, antagonistleri, ergot alkaloidleri 3 3 Otakaidler Latince "autos" kendi, "akos"
MENOPOZ. Menopoz nedir?
MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona
ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği
ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği SUNU PLANI Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi Etiyoloji Tanı Klinik Tedavi TANIM-EPİDEMİYOLOJİ Adrenal
Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık olduğu bilinmektedir. Ayrıca:
EGZAMA Atopik Dermatit; Egzema; Egzama derinin dış tabakasının kronik iltihabıdır. Hastalık bebekler ve çocuklarda sık görülür, yaşla azalır, nadiren erişkinlerde de görülür. Atopik dermatit de denir,
Deri Layşmanyazisi. Prof. Dr. Mehmet HARMAN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı
Deri Layşmanyazisi Prof. Dr. Mehmet HARMAN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Amaç Hastalığın tanısını koyabilmek Uygun tedaviyi yapabilmek Koruyucu yöntemleri sayabilmek İçerik
TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI
TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların
DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR STAJI
DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR STAJI STAJIN TANITIMI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE : Dönem V : 10 iş günü : İbni Sina Hastanesi : Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Kliniği,
LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ
LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ Prof.Dr.Ayşe Kılıç [email protected] AMAÇ Lokomotor sistemin temel yapılarını ve çocuklarda görülen yakınmalarını, öykü, fizik muayene ve basit tanı yöntemlerini öğrenmek
Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM
Gastrointestinal Sistem Hastalıkları Dr. Nazan ÇALBAYRAM ÇÖLYAK HASTALIĞI Çölyak hastalığı bir malabsorbsiyon sendromudur. Hastalık; gluten içeren unlu gıdalara karşı genetik bazda immünojik bir intolerans
ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tıp Hacettepe 1990 Y. Lisans Dermatoloji Ankara Üniv. 1995 Doktora Yar.
resim ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: F.Gülru Erdoğan 2. Doğum Tarihi: 21.2.1967 3. Unvanı: Yar. Doç 4. Öğrenim Durumu: Yüksek Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tıp Hacettepe 1990 Y. Lisans Dermatoloji Ankara
RAYNAUD HASTALIĞI. Yrd.Doç. Dr. Celal YAVUZ
RAYNAUD HASTALIĞI Yrd.Doç. Dr. Celal YAVUZ RAYNAUD HASTALIĞI Ekstremite arterinin lümeninde tıkanma yapmadan, değişik etkenlerin başlattığı fonksiyonel tipte fasılalı ve simetrik olarak parmaklarda görülen
Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi
Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Akciğer karsinomlarının gelişiminde preinvaziv epitelyal lezyonlar; Akciğer karsinomlarının gelişiminde
Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu
Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu antalya EAH Çalışmaya Katılan
KULLANMA TALİMATI. SİCORTEN krem Haricen kullanılır.
KULLANMA TALİMATI SİCORTEN krem Haricen kullanılır. Etkin madde: 1 gram krem 0.5 miligram halometazon monohidrat içerir. Yardımcı madde(ler): Askorbil palmitat, setil alkol, setil palmitat, sodyum lauril
KULLANMA TALİMATI. PRECORT 30 g lık aluminyum tüp halinde kullanıma sunulmaktadır.
KULLANMA TALİMATI PRECORT % 0.125 Krem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her bir tüp (30 g), 0.0375 g prednasinolon içerir. Yardımcı maddeler: PEG 300 Stearat, potasyum sorbat, metil parahidroksi benzoat,
KAWASAKİ HASTALIĞI Kawasaki Sendromu; Mukokütanöz Lenf Nodu Sendromu;
KAWASAKİ HASTALIĞI Kawasaki Sendromu; Mukokütanöz Lenf Nodu Sendromu; Kawasaki hastalığı sebebi bilinmeyen ateşli çocukluk çağı hastalığıdır. Nadiren ölümcül olur. Hastalık yüksek ateş, boğazda ve dudaklarda
Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D.
Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D. Sunu Planı Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi ve fizyolojisi Etiyoloji Klinik Tanı Tedavi Tanım ve Epidemiyoloji
Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353
23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI NİMEKSİL %1 jel Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her bir gram jel 0.01 gram nimesulid içerir. Yardımcı maddeler: Makrogol 400, propilen glikol, sepineo 600, etanol, saf su. Bu ilacı
Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012
Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve
KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir.
KULLANMA TALİMATI ANTISTAX 180 mg Sert Jelatin Kapsül Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. Yardımcı maddeler: Susuz kolloidal silisyum
Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü
Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI BELOGENT merhem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde dipropiyonat formunda 0,5 mg a eşdeğer betametazon ve sülfat formunda 1,0 mg a eşdeğer gentamisin bulunmaktadır.
Diabetik hastalarda deri bulguları ve yara iyileşmesi. İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği A.Esra Koku Aksu
Diabetik hastalarda deri bulguları ve yara iyileşmesi İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği A.Esra Koku Aksu Diabetik hastalarda görülen deri bulguları ü Deri infeksiyonları ü Deri kuruluğu
KULLANMA TALİMATI. SALSİL -2 Jel Cilt üzerine uygulanır.
KULLANMA TALİMATI SALSİL -2 Jel Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 g jel, 10 mg salisilik asit, 40 mg mikrosünger içinde salisilik asit (%27,5) içerir. Yardımcı maddeler: Deionize su, allantoin,
3 Pratik Dermatoloji Notları
AİLE HEKİMLERİ İÇİN 3 Pratik Dermatoloji Notları Tablolarla Cilt Lezyonlarının Tanımlamaları İçindekiler Tanımlayıcı Dermotolojik Testler Lezyon Dizilişini Tanımlayan Terimler Sık Görülen 6 Cilt Hastalığında
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
DERMATOP 2.5 mg/g topikal solüsyon Deri yüzeyine sürülerek kullanılır KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Prednikarbat 2.5 mg/g Yardımcı maddeler: Etanol, edetin asidi, sitrik asit, polioksietilen-7-gliserolmonoalkanoat,
Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi. Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014
Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014 Hipersensitivite Fizyopatolojisi İmmün sistem kemoterapötik ya da biyoterapötik
KULLANMA TALİMATI. PHOS-NO 1000 mg tablet Oral yoldan uygulanır.
KULLANMA TALİMATI PHOS-NO 1000 mg tablet Oral yoldan uygulanır. Etkin Madde : Her bir tablet 250 mg kalsiyuma eşdeğer 1000 mg kalsiyum asetat içerir. Yardımcı Maddeler : Sodyum nişasta glikolat, Poliletilen
Ders Yılı Dönem-V Deri ve Zührevi Hastalıkları Staj Programı
2018 2019 Ders Yılı Dönem-V Deri ve Zührevi Hastalıkları Staj Programı DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM 5 DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR STAJI EĞİTİM PROGRAMI Stajın adı: DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR
EXELDERM KREM KULLANMA TALİMATI
KULLANMA TALİMATI EXELDERM krem Deri üzerine uygulanır. Etkin Madde: % 1 Sulkonazol Nitrat Yardımcı Maddeler: Propilen glikol, stearil alkol, setil alkol, askorbil palmitat. Bu ilacı kullanmaya başlamadan
FULYA DÖKMECİ. Ankara Üniversitesi Tıp Faültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A. D.
FULYA DÖKMECİ Ankara Üniversitesi Tıp Faültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A. D. AÜTF BEHÇET GÜNLERİ Hasan Ali Yücel Konferans Salonu 19.03.2013 Türk dermatolog Hulusi Behçet Tanımı* AĞIZDA ÜLSERLER GENİTAL
Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke
Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere
STAFİNE CORT Krem Cilt üzerine haricen uygulanır.
KULLANMA TALİMATI STAFİNE CORT Krem Cilt üzerine haricen uygulanır. Etkin madde: Her bir tüpte (30 g), 0.6 g Fusidik asite eşdeğer miktarda, 0.6338 g Fusidik asit hemihidrat ve 0.03 g Betametazon valerate.
Tedaviyi İzleyen Değişiklikler ve Değerlendirme Zorlukları. Prof. Dr. Duygu Düşmez Apa Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD
Tedaviyi İzleyen Değişiklikler ve Değerlendirme Zorlukları Prof. Dr. Duygu Düşmez Apa Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD Sunum planı Giriş: Mikozis fungoides tanısındaki yöntem ve zorluklar
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI MYCOSPOR Krem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: 100 g kremde 1 g bifonazol bulunur. Yardımcı maddeler: Benzil alkol, setil palmitat, ketostearil alkol, oktildodekanol, polisorbat 60,
Periodontoloji nedir?
Periodontoloji Periodontoloji nedir? Periodontoloji, dişleri ve implantları çevreleyen yumuşak ve sert dokuların iltihabi hastalıkları ve bunların tedavisi ile ilgilenen bir dişhekimliği dalıdır. Periodontoloji,
AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM
AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik
FORMÜLÜ 1 gram Locasalene Merhem; 0.2 mg flumetazon pivalat, 30 mg salisilik asit ve diğer yardımcı maddeler yanında propilen glikol içermektedir.
Locasalene Merhem FORMÜLÜ 1 gram Locasalene Merhem; 0.2 mg flumetazon pivalat, 30 mg salisilik asit ve diğer yardımcı maddeler yanında propilen glikol içermektedir. FARMAKOLOJĐK ÖZELLĐKLERĐ Farmakodinamik
AKNE (Ergenlik sivilcesi)
AKNE (Ergenlik sivilcesi) 26 Mart 2019 Ulusal Akne Günü Türk Dermatoloji Derneği Akne Çalışma Grubu Akne nedir? Genç nüfusun %85 ini etkiler Yüz, sırt ve gövdede Yağ bezlerinin aşırı aktivitesi Ergenlik
VULVADA SIK GÖRÜLEN İNFLAMATUAR LEZYONLARIN AYIRICI TANI ÖZELLİKLERİ 21.ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ İZMİR
VULVADA SIK GÖRÜLEN İNFLAMATUAR LEZYONLARIN AYIRICI TANI ÖZELLİKLERİ 21.ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ İZMİR Dr. Özlem Erdem Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD VULVAR İNFLAMATUAR DERMATOZLAR Terminoloji
KULLANMA TALİMATI. Bu Kullanma Talimatında:
KULLANMA TALİMATI TEMETEX %0.1 krem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde : 1 gramında 1 mg diflukortolon valerat içerir. Yardımcı maddeler: Polioksietilen stearat, sıvı parafin, beyaz vazelin, disodyum
Klinik ve Dermatoskopik Özellikleriyle Kutanöz Sarkoidoz: On Dört Hastanın Retrospektif Analizi
Okmeydanı Tıp Dergisi 32(1):28-35, 2016 doi:10.5222/otd.2016.1030 Araştırma Klinik ve Dermatoskopik Özellikleriyle Kutanöz Sarkoidoz: On Dört Hastanın Retrospektif Analizi Şule Güngör, Bachar Memet, Ralfi
Netilmisin sülfat. Her tek dozluk kap (0.3 ml) mg netilmisin sülfat (0.900 mg Netilmisin e eşdeğer) içerir.
KULLANMA TALİMATI NETİRA tek doz göz damlası Göze uygulanır. Etkin madde : Netilmisin sülfat. Her tek dozluk kap (0.3 ml) 1.365 mg netilmisin sülfat (0.900 mg Netilmisin e eşdeğer) içerir. Yardımcı Maddeler
KULLANMA TALİMATI. BETNOVATE TM merhem Haricen kullanılır.
KULLANMA TALİMATI BETNOVATE TM merhem Haricen kullanılır. Etkin madde: % 0.1 a/a oranında betametazon (valerat esteri halinde) içerir. Yardımcı maddeler: Beyaz yumuşak parafin, sıvı parafin Bu ilacı kullanmaya
Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER
Yazar Ad 139 Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yaşın ilerlemesine bağlı olarak göz sağlığında değişiklikler veya bozulmalar olabilir. Bu değişikliklerin tümü hastalık anlamına gelmemektedir. Ancak diğer
KULLANMA TALİMATI. FINACEA jel % 15, 30g Haricen uygulanır.
KULLANMA TALİMATI FINACEA jel % 15, 30g Haricen uygulanır. Etkin maddeler: 1 g FINACEA, 150 mg (%15) azelaik asit içerir. Yardımcı maddeler: Lesitin, propilen glikol, polisorbat 80, carbomer 980, trigliseritler
1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI FUCİBEST % 2 krem 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Bir gram krem 20 mg Fusidik asit içerir. Yardımcı maddeler: Bir gram krem 150 mg Propilen
Epidermal Büyüme Faktörü Türkiye'de Uygulama Yapılan İlk Üç Hasta
Epidermal Büyüme Faktörü Türkiye'de Uygulama Yapılan İlk Üç Hasta M. Bülent ERTUĞRUL, M. Özlem SAYLAK-ERSOY, Çetin TURAN, Barçın ÖZTÜRK, Serhan SAKARYA Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon
MULTİPL SKLEROZ (MS)
MULTİPL SKLEROZ (MS) Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları
BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK
1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel
KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır.
KULLANMA TALİMATI CASODEX 50 mg film tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde : 50 mg bikalutamid Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, magnezyum stearat, polividon, sodyum nişasta glikolat, metil hidroksi
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI MOMECON % 0.1 krem Deriye sürülerek kullanılır. Etkin madde: Her bir gram krem, 1 mg mometazon furoat içerir. Yardımcı maddeler: Hekzilen glikol, beyaz balmumu, beyaz vazelin, propilen
Fatma Burcu BELEN BEYANI
10.Pediatrik Hematoloji Kongresi Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı Çalıştığı Firma (lar) Danışman Olduğu Firma (lar) Hisse Senedi Ortaklığı Fatma Burcu BELEN BEYANI Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam
LEPROMATÖZ LEPRA (Olgu Sunumu)
LEPROMATÖZ LEPRA (Olgu Sunumu) Işıl İnanır 1, Nuri Özkütük 2, Ayça Tan 3, Mehmet Ateş 1, Kamer Gündüz 1 Deri ve Zührevi Hastalıklar 1, Tıbbi Mikrobiyoloji 2 Patoloji 3 Anabilim Dalları Celal Bayar Üniversitesi
Serap Kayhan, İlham Sabuncu, Zeynep Nurhan Saraçoğlu, Ayşe Esra Koku Aksu, Mustafa Tozun* Ori ji nal Arafl t r ma Ori gi nal In ves ti ga ti on.
Ori ji nal Arafl t r ma Ori gi nal In ves ti ga ti on 151 DOI: 10.4274/turkderm.70456 Akne Vulgaris Tedavisinde Oral Azitromisin ile Topikal Adapalen ve Oral Doksisiklin ile Topikal Adapalen Etkinliğinin
Gerekçe. Birim. Genel İşlemler
İŞLEM ADI Genel İşlemler BD/İE Birim Önerilen Birim Deri ve mukoza smearleri, direkt 10 10 Deri ph ölçülmesi, deri tipi tayini 15 15 Wood ışığı muayenesi 15 15 Deri ve mukoza smearleri (giemsa, wright,
Dr. Birgül Kaçmaz Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD
Dr. Birgül Kaçmaz Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD İnhaler uygulama İntraventriküler/intratekal uygulama Antibiyotik kilit tedavisi Antibiyotik içerikli
