Toplumsal cinsiyet, kad n ve sa l k
|
|
|
- Bora Günaydın
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 DERLEME Hacettepe T p Dergisi 2008; 39: Toplumsal cinsiyet, kad n ve sa l k fievkat Bahar Özvar fl 1 1 Prof. Dr., Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Hacettepe Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (HÜKSAM), Ankara ÖZET Kadın ve erkeğin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak toplumda kadın ve erkeğe verilmiş roller bütünü olan, sosyalleşme süreci içerisinde oluşan, bu nedenle de toplumdan topluma, kültürden kültüre değişebilen ve değiştirilebilen toplumsal cinsiyet, hem kadınların hem de erkeklerin yaşamını şekillendirmekte ve sonuçta bu çeşitlilik iki cinsiyetin sadece farklı olmasından öte, kaynaklara ulaşma ve elde etmede cinsiyetler arasında eşitsizliklere de neden olmaktadır. Cinsiyeti nedeniyle toplumun kadına biçtiği rol ve beklentiler, kadınların insan hakları kapsamındaki bazı haklarını elde edememesine, kullanamamasına yol açmaktadır. Bu durum, toplumlarda kadın sağlığı için bir kısır döngü oluşturmaktadır. Bu makalede toplumsal cinsiyet ayırımcılığının dünyada ve Türkiye de kadın sağlığını nasıl etkilediği ortaya konmakta ve sağlık hizmeti sunumunda politika, strateji ve uygulamalara toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir bakış açısının getirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, cinsiyet ayırımcılığı, haklar, kadın, sağlık. ABSTRACT Gender, woman and health Gender, all roles that society determines for women and men apart from their biological sexes, being formed during socialization process, for that reason can change or can be changed from society to society, from culture to culture, shapes both women s and men s lifes and in the end, this difference, beyond being only the difference, leads to inequality between sexes about their access to and obtaining services. Roles and expectations that are socially constructed due to one s biological sex, causes women not to achieve and take advantage of some of their rights within the context of their human rights. This brings together a vicious circle for women s health in the society. Within this article, how gender discrimination influences women s health in the world and in Turkey is presented and mainstreaming a gender sensitive perspective into policies, strategies and practices in the field of health care service provision is suggested. Key Words: Gender, gender discrimination, rights, woman, health. 168 H ACETTEPE T IP D ERG S
2 Toplumsal cinsiyet, kad n ve sa l k Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından sağlık, yalnızca hastalık ya da sakatlığın olmaması değil, kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali olarak tanımlanmıştır [1]. Bu tanıma göre, dil, din, etnik köken, cinsiyet vb. ayırımı olmadan her bireyin eşit olarak sağlıklı olma hakkı vardır. Günümüzde 6.5 milyarı aşan dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların sağlık durumunu incelerken, hastalık ve sakatlık yönünden olduğu kadar, ruhsal ve sosyal yönden de tam bir iyilik halinin olup olmaması ve kadınların tam iyilik durumlarını etkileyen faktörler yönünden de sorunu irdelemek ve tanımlamak gerekmektedir. Bu nedenle kadınların sağlık hizmetlerinden yararlanmasını etkileyen eğitim düzeyi veya sosyal olanakların kullanılmasında belirleyici olan toplumsal cinsiyet ayırımcılığı da sağlık kavramı içerisinde incelenmesi gereken konulardır. Bilindiği gibi, bireyin kadın ya da erkek olarak gösterdiği genetik, fizyolojik ve biyolojik özelliklere cinsiyet (sex) denir. Toplumsal cinsiyet (gender) ise, kadın ve erkeğin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak toplumda kadın ve erkeğe verilmiş roller bütünü olarak ifade edilmektedir [2,3]. Toplumsal cinsiyet; kadın ve erkek olarak toplumun bireyleri nasıl gördüğü, nasıl algıladığı, nasıl düşündüğü ve nasıl davranması gerektiği ile ilgili bir kavramdır. Bunun yanı sıra iki ayrı kavramın daha bilinmesinde yarar vardır. Bunlar; toplumsal cinsiyette eşitlik (gender equality) ; fırsatları kullanma, kaynakların ayrılması ve kullanımında, hizmetleri elde etmede bireyin cinsiyeti nedeniyle herhangi bir ayırımcılığa uğramaması demektir. Toplumsal cinsiyette hakkaniyet (gender equity) ise; kadın ve erkeğin farklı gereksinimi ve güçlerinin olduğu, bu farklılıkların belirlenerek iki cinsiyet arasındaki dengeyi düzeltecek şekilde gerekenlerin yapılması anlamına gelmektedir [2,3]. Biyolojik cinsiyetin aksine, toplumsal cinsiyet farklılığı sosyalleşme süreci içerisinde oluşmaktadır; bu nedenle de toplumdan topluma, kültürden kültüre değişebilir ve değiştirilebilir. Pek çok toplumda kadın ve erkek farklı bireyler olarak görülmektedir ve her birinin kendine ait rolleri, olanakları ve sorumlulukları vardır. Toplumsal cinsiyet hem kadınların, hem de erkeklerin yaşamını şekillendirir ve sonuçta bu çeşitlilik sadece farklı olmaktan öte, kaynaklara ulaşma ve elde etmede cinsiyetler arasında eşitsizlikleri de belirleyen bir anlam taşır. Bu eşitsizlikler en belirgin olarak gelir dağılımında kendini gösterir. Bugün dünyadaki yoksulların %70 ini kadınlar oluşturmaktadır. Bu durum, hem zengin, hem de yoksul ülkelerde mevcuttur ve çalışma yaşamında kadınların eşit olmayan durumunu ve ev içindeki düşük statülerini yansıtan bir göstergedir [3,4]. Cilt 39 Say Bu tür ayırımcılığın yanı sıra, toplumsal cinsiyet ile ilgili olarak, kadın olmaya kültürel yönden daha az değer verilmesi söz konusu olabilir ki, bu kadının yaşamını ve sağlığını olumsuz etkiler. Kadın ve kız çocuklarına aile ve toplum tarafından verilen düşük değer, dünya istatistiklerinde okur-yazarlık durumunda belirgin olarak kendini göstermektedir. Dünyada bugün hala ilkokula başlamayan 130 milyon çocuğun 2/3 ünü kızlar oluşturmaktadır. Ayrıca, hala 1 erkeğe karşı, 2 kadın okuma-yazma bilmemektedir. Yine kadınlar kullanılan oyların yarısına sahip oldukları halde, tüm dünyada parlamentoda %14.2, kabinede bakan olarak sadece %6 koltuğa sahiplerdir [3,4] verilerine göre, parlamentoda kadın sayısı en yüksek olan ülkeler İskandinav ülkeleridir. Örneğin; İsveç parlamentosunun %47 sini kadınlar oluşturmaktadır. Dünyada 137 ülkenin sonuçlarının değerlendirildiği bu çalışmaya göre Türkiye 107. sırada yer almaktadır [5]. TOPLUMSAL C NS YET ve HAKLAR Cinsiyeti nedeniyle toplumun kadına biçtiği rol ve beklentileri, sonuçta kadınların insan hakları kapsamındaki bazı haklarını elde edememesine, kullanamamasına yol açmaktadır. Bu durum, toplumlarda kadın sağlığı için adeta kısır bir döngü oluşturmaktadır [3]. Hakların kullanımında, kadın ve erkek arasında çok büyük farklılıklar mevcuttur. Örneğin; Türkiye de her bir öğrenim düzeyinde okullaşma oranı kadınların aleyhine olacak şekilde oldukça farklıdır. Ülkemizde 1930 lu yıllarda çok düşük olan toplumun okur-yazarlık oranı yıllar itibariyle giderek artmıştır ve bu artış eğrisi her iki cinsiyet için de benzerdir. Ancak son 70 yılda kadın ve erkek okur-yazarlığındaki fark hiçbir zaman kapanmamış, aynen devam etmiştir. Bu bulgu, Türkiye de toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir eğitim politikasının uygulanmadığının bir göstergesidir. Halen Türkiye de erkeklerin okur-yazarlık oranı %89, kadınların %72 dir. Okuma-yazma bilen nüfus içindeki kadın oranı %44.2 dir. Aradaki farkın çok yüksek olduğu bölge ve illerimiz mevcuttur [3,6]. İlkokul sonrası eğitime devam oranlarında kızlar, erkek öğrencilerin gerisinde kalmaktadır ve bu fark orta öğretim ve yüksek öğretimde giderek büyümektedir [3,6]. Türkiye de 2001 yılında Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, 6-14 yaş grubundaki kız çocuklarının %12.9 u, erkek çocuklarının %7.6 sı okula devam etmemektedir. Okula devam etmeme nedenleri incelendiğinde; toplumsal cinsiyet ayırımcılığının belirleyici olduğu görülebilir [3,6]. Türkiye de kamu kesiminde üst ve orta düzey yöneticilerin ve parlamentodaki üyelerin cinsiyete göre dağılımları incelendiğinde, fırsatların kullanımında cinsi- 169
3 Bahar Özvar fl yetler arasında var olan eşitsizlik açıkça görülebilir. Kamusal kesimde üst düzey yöneticiliği yapan kadınların sayısı çok az iken, daha alt düzeylere inildikçe (özellikle yardımcılık düzeyinde) yöneticilik yapan kadınların sayısı artmaktadır [6]. Türkiye de parlamentodaki milletvekilleri içerisinde kadınların yüzdesi 2007 seçimlerinde ancak %9 olmuştur. Sosyal yaşamda yer almada, fırsatların kullanımındaki cinsiyetler arası eşitsizlik durumu, sadece Türkiye için değil, bütün gelişmekte olan ülkeler için söz konusudur. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını, ayırımcılığın olmamasını sağlayan politikalar, bu ülkelerin ana plan ve programlarına ve uygulamalara yeterince entegre edilememiştir. TOPLUMSAL C NS YET ve SA LIK Kadın ve erkeklerdeki sağlık ve hastalık örüntüleri belirgin farklılıklar gösterir. Bilindiği gibi, kadınların doğumda beklenen yaşam süresi daha uzundur. Ancak pek çok toplumda, kadınların erkeklere göre daha fazla hastalık ve stres yaşadıkları bilinmektedir. Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşadıkça, daha uzun olan bu yaşamın niteliği önem kazanmaktadır. Daha zayıf cinsiyet olarak değerlendirilen kadınların aslında bütün yaşlarda biyolojik olarak erkeklerden daha güçlü olduğu görülür. Tüm toplumlarda, erkek fetus daha fazla spontan düşük ve ölü doğumla karşılaşır. Bu mortalite modeli yaşamın ilk 6 ayında da belirgin şekilde devam eder. Erişkin dönemde ise yine kadınlar menopoz dönemine kadar biyolojik bir avantaja sahiptir. Çünkü cinsiyet hormonları kadınları iskemik kalp hastalıklarından korumaktadır [3,7]. Toplumsal cinsiyet rolündeki değişimler erkekler için ise; ekmek parası kazanmak amacıyla daha fazla risk almalarına ve mesleki nedenlere bağlı ölümlerden daha fazla etkilenmelerine neden olmuştur. Aynı zamanda erkeklerin kaynaklara ulaşma olanaklarının daha fazla olması, tehlikeli maddelerle karşılaşmaları/kullanmaları riskini artırmıştır. Bu alışkanlıklar erkeksi alışkanlıklar olarak tanımlanmıştır. Dünyanın pek çok ülkesinde genç erkekler genç kadınlardan daha fazla trafik kazası (alkol bağlantılı) ve şiddetten dolayı ölüm riskiyle karşılaşmaktadır. Yaşamın ilerleyen evrelerinde erkekler arasında görülen erken ölümler in (premature death) büyük bir kısmı kalp hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Bu yalnızca biyolojik duyarlılıktan değil, aynı zamanda erkeklerin risk alma davranışlarının farklı olmasından da kaynaklanmaktadır. Örneğin; erkekler sigara içme ile birlikte, mesleki karsinojenlere daha fazla maruz kaldıkları için akciğer kanserinden ölme riskleri de artmaktadır [3,7]. Türkiye de, kadınların beklenen yaşam süresi erkeklerden daha uzun olduğundan yaşlı kuşaktaki kadın sayısı daha fazladır yılında beklenen yaşam süresi erkeklerde 66.9 yıl, kadınlarda 71.5 yıl iken, nüfus projeksiyonunda 2006 yılı için beklenen yaşam süresi erkeklerde 69.1, kadınlarda 74.0 yıl olarak belirtilmektedir [8]. Yaşam süreci boyunca hem kadınlar, hem de erkekler cinsiyete özel hastalıklar açısından riskler taşmaktadır. Kadın ve erkeğin üreme ile ilgili hastalık yükleri (burden of disease) incelendiğinde; kadınların üreme sağlığı ile ilgili sorunları erkeklerden çok daha fazla yaşadıkları ve bu duyarlılığın üreme çağında (15-49 yaş) daha da arttığı bilinmektedir. Cinsiyete göre üremeye ilişkin hastalık yükü incelendiğinde, kadınların hastalık yükünün (%36.6), erkeklerin hastalık yükünün (%12.3) 3 katı olduğu görülür [2,3]. Kadın ve erkeğin biyolojik cinsiyeti ve üremeye ilişkin fizyolojik fonksiyonlarının farklılığı ve getirdiği yüklerin yanı sıra, toplumun kendilerine biçtiği toplumsal cinsiyet rolünden kaynaklanan ve sağlıklarını olumsuz etkileyen faktörler de mevcuttur. Bu olumsuzlukların boyutu toplumdan topluma değişmekle birlikte, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadın yönünden olumsuzluklar daha fazladır [3,7]. Örneğin; anne ölümlerini azaltmak ve önlemek artık günümüzde bir sosyal adalet ve insan hakları konusu olarak kabul edilmektedir. DSÖ ve UNICEF in 1990 yılı tahminlerine göre, gebelik, doğum ya da lohusalık döneminde yaşanan komplikasyonlara bağlı olarak her yıl 585,000 anne ölümü meydana gelmektedir. Bu ölümlerin %99 u gelişmekte olan ülkelerdedir. Ayrıca, dünyada her yıl 15 milyondan fazla kadın da yaşamlarının geri kalan kısmında doğum ve gebeliğe bağlı hastalık, yaralanma ve sakatlık sorunlarıyla karşılaşmaktadır. Bir kadın, her gebelikte ölüm riski ile karşı karşıya gelmektedir. Gelişmiş ülkelerde anne ölüm oranları, 100,000 canlı doğumda ortalama olarak 50 nin çok altındadır (Doğu Avrupa için 8-50 ve Batı Avrupa ülkeleri için 8 in altında). Anne ölümü gelişmekte olan ülkelerde ise, 100,000 canlı doğum için olarak rapor edilmektedir [4]. Türkiye de 1998 yılındaki hastane verilerine dayalı (53 ilin, 615 hastanesinde) yapılan bir çalışmaya göre Anne Ölüm Hızı 100,000 canlı doğumda 49 olarak bulunmuştur. Bu araştırmada dikkat çekici nokta, her 5 anne ölümünden 4 ü önlenebilir ölüm olarak değerlendirilmiştir [9]. Anne ölümleriyle ilgili daha sonra yapılan ulusal araştırmada ise, anne ölüm oranı 100,000 canlı doğumda 28.5 olarak bulunmuştur [10]. Bu araştırmada da ölümlerin önlenebilirliği yüksek olup kanama, toksemi ve annenin sistemik hastalıkları en sık görülen anne ölüm nedenleri arasındadır. 170 H ACETTEPE T IP D ERG S
4 Toplumsal cinsiyet, kad n ve sa l k Kadınları yaş dönemlerine göre incelediğimizde, kadın sağlığını etkileyen olumsuzluklar aşağıda örneklendirilmiştir (3). Çocukluk dönemi Cinsiyeti nedeni ile kız çocuğunun yaşadığı ve sağlığını etkileyen olumsuzluklar şunlardır: cinsiyet seçimi, gebeliğin istenmemesi, isteyerek düşükler, female genital mutilasyon (kadın sünneti), malnütrisyon, infeksiyonlar, ihmal ve hizmetten yararlanamama, morbidite ve mortalite hızlarının artması (özellikle 2-5 yaşta). Ergenlik (adölesan) dönemi (10-19 yaş) Bu dönemde kız adölesanlar için daha fazla riskler söz konusudur; önemli sorunlar şunlardır: menarş, toplumsal baskı, cinsel taciz/istismar, istenmeyen gebelikler, isteyerek düşükler, cinsel yolla bulaşan infeksiyonlar, anemi/malnütrisyon, madde bağımlılığı (alkol, sigara, uyuşturucu), paralı seks, şiddet. Erişkinlik dönemi (15-49 yaş) Üreme fonksiyonlarının en yoğun olarak yaşandığı bu dönemde kadınların karşılaştığı en önemli sağlık sorunları şunlardır: gebelik, doğum, doğum sonu komplikasyonlar, istenmeyen gebelikler/isteyerek düşükler, cinsel yolla bulaşan infeksiyonlar, anemi/malnütrisyon, paralı seks, cinsel taciz-istismar, şiddet, anne ölümleri. Menopoz ve post-menopozal dönem (50+ yaş) Kadının sağlık sorunlarının en ihmal edildiği dönemdir. Bu dönemde karşılaşılan sorunlar çoğu kez kadının cinsiyeti ya da üreme fonksiyonları ile ilişkilendirilmez bile. Kadınların bu dönemde yaşadığı üreme sağlığı ile bağlantılı sorunlar şunlardır: menopozal semptomlar, malignansiler, kardiyovasküler hastalıklar, osteoporoz, desensüs-prolapsus, şiddet. Toplumsal cinsiyet ayırımcılığının en çarpıcı olumsuz sonucu, sağlık hizmetlerinden yararlanmada ortaya çıkmaktadır. Toplumsal cinsiyet ayırımcılığı sonucu özellikle kadınların düşük statüde olması en fazla kadınların doğurganlık davranışını etkilemektedir. Dünyada, gelişmekte olan 99 ülkede yapılan bir araştırmaya göre; kadının toplumsal statüsü ve doğurganlığı arasında doğrudan bir ilişki vardır ve kadının statüsü iyileştikçe sahip olduğu çocuk sayısı azalmaktadır. Aynı şekilde, kadının statüsü iyileştikçe obstetrik hizmetlerden yararlanma yüzdesi de artmaktadır yılında Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması ileri analiz sonuçlarına göre, kadının öğrenim düzeyi yükseldikçe doğum öncesi bakım alma ve sağlıklı koşullarda doğum yapma yüzdelerinin arttığı görülmektedir (Tablo 1). Eğitim düzeyi çok düşük olanlar arasında doğum öncesi bakım alma %37.6, sağlıklı doğum %54.8 iken, ortaokul ve üzerinde öğrenim görmüş olanlarda bu yüzdeler sırasıyla %96 ve %99.7 dir [11]. Kadının öğrenim düzeyi aile planlaması hizmetlerine ulaşmasında da etkili olmaktadır. Örneğin; eğitimsiz grupta kontraseptif yöntem kullanma oranı %51 iken, ilkokul mezunu olanlarda bu oran %67.7 ye, ortaokul ve üzerinde %75.3 e yükselmektedir. Modern yöntem kullanma yüzdesi de buna benzer olup aynı öğrenim düzeyi sırasıyla, %28.1, %38.6 ve %52.8 dir [11]. Tablo 2 de 2003 yılı Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması verilerine göre bazı kadın sağlığı göstergeleri verilmiştir [12]. Burada ayrıntıları gösterilememiş olsa da, bu değerler kent-kır ve batı-doğu bölgeleri arasında çok belirgin farklılıklar göstermektedir. TOPLUMSAL C NS YETE DAYALI fi DDET Kadınlara yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet ayırımcılığı birbirleriyle çok yakından bağlantılıdır. Nitekim Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Ayırımcılığın Önlenmesi Komitesi toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin, kadınların insan haklarından yararlanmasını ağır şekilde etkileyen bir ayırımcılık biçimi olduğunu belirtmekte ve kadına yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti ; bir kadına sırf kadın olduğu için yöneltilen ya da oransız bir şekilde kadınları etkileyen şiddet olarak tanımlamaktadır [13]. Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi, 1993 yılında kadınlara yönelik şiddeti; ister kamusal, isterse özel ya- Tablo 1. Kadınların öğrenim düzeyine göre obstetrik hizmetlerden yararlanma durumu (Türkiye, 1998)* Doğum öncesi bakım Sağlıklı doğum oranı Kadının öğrenim düzeyi alanların oranı (%) (%) Yok/İlkokulu bitirmemiş İlkokul mezunu/ortaokulu bitirmemiş Ortaokul ve üzeri * 11 no lu kaynaktan alınmıştır. Cilt 39 Say
5 Bahar Özvar fl Tablo 2. Türkiye de seçilmiş bazı kadın sağlığı göstergeleri (Türkiye, 2003)* Toplam doğurganlık hızı 2.2 AP yöntemi kullanma (%) 71.0 Modern yöntem 42.5 Geleneksel yöntem 28.5 AP de karşılanmayan gereksinim (%) 6.0 Doğum öncesi bakım alma (%) 80.9 Sağlıklı doğum (%) 83.0 * 12 no lu kaynaktan alınmıştır. şamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma şeklinde tanımlamaktadır [14]. Bu tanıma son zamanlarda kadını ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakmak da dahil edilmiştir [15]. DSÖ de 2002 yılında, konuyu özel ikili ilişkiler bağlamında ele alarak eşler arası şiddet tanımını geliştirmiştir. Buna göre; özel bir ilişkide fiziksel saldırganlık, cinsel zorlama, psikolojik istismar ve kontrol etme davranışı şeklindeki eylemlere bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel, cinsel ve psikolojik zarara neden olan davranış şiddet olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım halen birliktelikleri süren ya da ayrılmış bütün çiftleri kapsamaktadır [16]. Şiddet olarak tanımlanan davranışların içinde şunlar yer almaktadır: Tokat atma, vurma, tekmeleme ve dövme gibi fiziksel saldırı fiilleri, sindirme, sürekli küçük düşürme ve aşağılama gibi psikolojik taciz, cinsel ilişkiye zorlama ve diğer cinsel zor kullanma biçimleri, bir kimseyi ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaştırma, hareketlerini gözleme ve bilgi ya da yardıma ulaşmasını kısıtlama gibi çeşitli kontrol edici davranışlar. Bir ilişkide kadının erkeğe, erkeğin kadına şiddet uygulaması olasıdır. Ancak, araştırma sonuçlarına göre eşler arası şiddet sorununun büyük bir bölümünü erkeğin kadına uyguladığı şiddet olguları oluşturmaktadır [17]. Kadına yönelik şiddet konusunda 1990 lı yıllardan itibaren artmaya başlayan araştırmalar göstermiştir ki, hemen her ülkede, her yaştaki, her gelir ve öğrenim düzeyindeki, evli, bekar ya da boşanmış kadınlar şiddet ile karşılaşabilmektedir. Kadına yönelik şiddet çok yaygındır. DSÖ tarafından, Brezilya, Etiyopya, Bangladeş, Japonya, Sırbistan gibi 11 ülkede 24,000 kadınla görüşülerek yapılan araştırmaya göre, Japonya ve Sırbistan da kadınların %13 ünün, Peru da %61 inin fiziksel şiddette, Japon kadınların %6 sı ile Etiyopyalı kadınların %59 u cinsel şiddete, Japon kadınların %15 i ile Etiyopyalı kadınların %71 i fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalmaktadır [18]. Ülke rakamlarından görüleceği gibi; kadınlar arasında yaşam boyu fiziksel şiddet görme sıklığı %13 ile %61 arasında, cinsel şiddet sıklığı ise %6 ile %59 arasında değişmektedir [18]. Son 5 yılda dünyanın pek çok yerinden elde edilen kadına yönelik şiddet araştırmalarında, özellikle yakın partner (eş, erkek arkadaş) şiddetinin görülme sıklığının arttığı yönündedir. Tüm dünyada, kadınların %10-50 den fazlası yaşamlarında yakın partnerleri tarafından fiziksel istismara maruz kaldıklarını bildirmişlerdir [7]. Türkiye de kadına yönelik şiddet ile ilgili sınırlı sayıda araştırma mevcuttur. Bu araştırmalardan en sonuncusu olan TÜBİTAK desteğinde 2007 yılında yapılan araştırmaya göre, ülke genelinde her 3 kadından biri (%35 i) hayatı boyunca en az bir kez eşinden fiziksel şiddet görmektedir. Bu sıklık doğuda %40 olmaktadır [17]. Türkiye de aile bireylerinin kadınlara uyguladığı şiddet, sözlü ve psikolojik şiddet yoluyla kadınları ekonomik ihtiyaçlarından yoksun bırakmaktan dayağa, cinsel şiddete ve cinayetlere kadar geniş bir yelpaze içinde yer almaktadır. Birçok şiddet eylemi, töre cinayetleri, küçük yaşta evlilik, berdel ve beşik kertmesi de dahil zorla evlendirme gibi geleneksel uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Kadının toplumsal cinsiyet bağlamında yaşadığı eşitsizlikler ve ayırımcı uygulamalar, onun yaşama hakkını bile kullanamamasına neden olmaktadır. Bu açıdan ülkemizde, kadına yönelik şiddetin en uç örneği olan namus adına işlenen cinayetler dikkat çekici düzeydedir. Türkiye de, yılları arasında resmi kayıtlara göre namus cinayeti nedeniyle öldürülen yaklaşık 500 kadın olduğu bildirilmektedir [19]. Bununla birlikte, bu suçu tanımlamak çok kolay olmadığından gerçek rakamın bundan daha fazla olduğu söylenebilir. Namus cinayetleri, Türkiye dışında Pakistan, Ürdün, Mısır ve Amman gibi ülkelerde de görülmektedir [7]. 172 H ACETTEPE T IP D ERG S
6 Toplumsal cinsiyet, kad n ve sa l k SONUÇ Sağlık hizmeti sunanların ve karar vericilerin, politika, strateji ve uygulamalara toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden bakabilmesi gerekmektedir. Çoğu kez bu bakış açısının gelişmemiş olması toplumsal olaylarda tanıyı ve korunma önlemlerini, çözümleri geciktirmektedir. Geleneksel olarak kadın sağlığı hizmetleri, özellikle kadınların üreme çağında kontrasepsiyon ve güvenlisağlıklı doğuma odaklanmıştır. Bu yaklaşım ana-çocuk sağlığı sorunlarının yoğun yaşandığı ve anne ve bebek ölümlerinin yüksek olduğu bölgelere uygun bir yaklaşımdır. Ancak geleneksel bakışın tersine, kadın sağlığının yalnızca üremeye/doğurganlığa ilişkin sağlık olmayıp, bundan çok daha fazla olduğunun kavranması önemlidir. Aynı zamanda cinsel ve üremeye ilişkin alanlar belki toplumsal cinsiyet ayırımcılığının en fazla yapıldığı yerdir ve kadın-erkek ilişkisindeki eşitsizlik, kadının cinsel ve üreme sağlığı üzerinde en fazla etkiye sahiptir. Ekonomik, sosyal ve kültürel nedenler sıklıkla kadınları erkeklerle olan ilişkilerinde daha güçsüz yapmaktadır. Bu güçsüzlük, kadınları istenmeyen cinsel ilişki, istenmeyen gebelik, cinsel yolla bulaşan infeksiyonlar ve şiddete karşı kendilerini koruyamamalarına neden olmaktadır. Kadın sağlığındaki çağdaş yaklaşım, yaşam boyu, bütün yaş gruplarını ve sağlığı etkileyen tüm faktörleri göz önüne alan kapsamlı bir yaklaşımdır. Türkiye de kadın sağlığı sorunları incelendiğinde; daha doğumda erkek çocuğun tercih edilmesinin yaygınlığından başlayan, ergenlik döneminde, özellikle kırsal alanda ve doğuda erken evlilik ve ergen gebeliği ve bunun yarattığı sorunlarla karşılaşılmaktadır. Doğurganlık döneminde kadınlar arasında riskli gebeliklerin yaygın olmasından, aşırı doğurganlık ve bunun yarattığı sağlık sorunlarına, menopoz-menopoz sonrası dönemde ve yaşlılık döneminde ise kadınların neredeyse yok sayıldığı bir sorunlar yumağı ile karşılaşılmaktadır. Kadın sağlığı/üreme sağlığı konusunda hizmet sunumunda ilkesel olarak kabul edilmiş olsa bile, ülke düzeyinde bütüncül bir yaklaşım yerine, doğurganlık dönemine odaklanmış geleneksel yaklaşım hakimiyetini sürdürmektedir. Bu konuda adölesanlar, menopozmenopoz sonrası dönemdeki kadınlar ve yaşlı kadınlar en ihmal edilen grupları oluşturmaktadır. Aile planlaması ile ilgili bilgilendirme-eğitim-iletişim ve klinik hizmetlerde erkekler hedef grup olarak ele alınmamaktadır. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde sağlanan tüm iyileşmelere rağmen, kadının toplumsal statüsü, sağlığını ve sağlık hizmetlerinden yararlanmasını önemli öl- Cilt 39 Say çüde etkileyecek kadar düşüktür. Eğitim, hukuk, sosyal ve siyasal alanda cinsiyetler arasındaki eşitsizlikler kadının toplumda, özel olarak da aile içinde sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Aile içinde bireyler arasındaki iletişim eksikliği, başlık parası ve zorla evlendirme konularındaki geleneksel uygulamalar ve kadına yönelik şiddet sorunları hala varlığını sürdürmektedir. Medyada kadının cinsel bir meta olarak ele alınması da kadının toplumsal statüsünü olumsuz olarak etkilemektedir. Ülkemizde, kentsel alanda yaşayanlara göre kırsal alanda yaşayan, batı bölgesinde yaşayanlara göre doğu bölgesinde yaşayan kadınların daha olumsuz sosyal ve ekonomik statüsü, bu kadınların sağlığını daha da fazla olumsuz yönde etkilemektedir. Yıllar içinde önemli gelişmeler kaydedilmesine rağmen, doğum öncesi bakım ve sağlıklı koşullarda doğum ve aile planlaması konularında; kentte ve batıda yaşayan kadınlara göre kırsal alanda ve doğuda yaşayan kadınların, eğitim düzeyi yüksek olan kadınlara göre eğitimsiz kadınların temel sağlık hizmetlerine bile erişebilirliğinde ciddi sorunlar mevcuttur. Topluma en yakın mesafede ve sürekli olarak verilmesi gereken birinci basamak sağlık hizmeti (sağlık ocağı-sağlık evi kompleksi) ünitelerinin sayısal yetersizliği, personel dağılımındaki dengesizlik ve var olan personelin de mesleki bilgi-beceri eksikliği, doğuda yaşayan eğitimsiz kadınlar için dil sorunu gibi faktörler hizmetlerden yararlanmayı olumsuz yönde etkilemektedir. Daha önceki bölümde ayrıntılı rakamlarla ortaya konduğu gibi; doğurganlık davranışları, sağlık hizmetlerinden yararlanma, özellikle doğum öncesi bakım alma ve doğumların sağlıklı koşullarda yapılması konularında, kadının eğitim durumu ve yerleşim yeri özelliği (kent-kır, batı-doğu) belirleyici faktörler olmaktadır. Ülkemizde sağlık hizmetlerinde, bölgeler arası ve cinsiyetler arası farklılığı giderici yaklaşımların uygulanması ve bu amaçla sağlık hizmet yatırımlarının yapılması gerekmektedir Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansında da önerildiği gibi; kadın sağlığına bütüncül yaklaşım ve üreme sağlığı hizmetlerinin temel sağlık hizmetleri içerisine entegrasyonu gerekmektedir. Bunun için kadın sağlığında, kadın hayatının evreleri dikkate alınarak, intrauterin dönemden başlayıp, çocukluk, doğurganlık dönemi, menopoz-menopoz sonrası dönem ve yaşlılık dönemine kadar uzanan bir bütünlük içerisinde, mevcut ve potansiyel sağlık sorunlarının ele alınması ve verilecek hizmetlerin de bu açıdan süreklilik göstermesi gerekir. Türkiye de son yıllarda uygulanan aile hekimliği pilot uygulaması ile bu bütüncül yaklaşımdan uzak ve sağlığın özelleştirilmesine giden yolda, kadın sağlığının 173
7 Bahar Özvar fl durumunun daha da kötüleşeceği açık bir şekilde ortadadır. Bunun yerine; bir an önce, herkese eşit, ücretsiz, ulaşılabilir, kabul edilebilir, entegre, yaygın sağlık hizmeti verilmelidir. Aile hekimliği pilot uygulaması daha fazla yaygınlaştırılmadan, kişinin yaşamını bir bütün olarak gören, sağlıklı kişiye hizmet götürmeyi (koruyucu sağlık hizmetleri vermeyi) önceleyen, kişiyi çevresiyle bir bütün olarak değerlendiren ve sektörler arası işbirliğinin gerekliliğini vurgulayan, hala yürürlükte olan 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun aksayan yanları düzeltilerek işler hale getirilmelidir. Kaynaklar 1. Fişek NH. Halk Sağlığına Giriş, Ankara, Gender and Health, Technical Paper, World Health Organization Publication-Geneva, Switzerland, Akın A, Özvarış ŞB. Dünyada ve Türkiyede kadın sağlığının durumu. Güler Ç, Akın L (editörler). Halk Sağlığı Temel Bilgiler. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Yayınları, United Nations, The World s Women 2000 Trends and Statistics, Social Statistics and Indicators Series K 16, Inter-Parliamentary Union database. Women in National Parliaments < classif.htm> 6. Türkiye de Kadın Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, Ankara, Şubat Türmen T. Toplumsal cinsiyet ve kadın sağlığı. Akın A (editör). Toplumsal Cinsiyet, Sağlık ve Kadın, Hacettepe Üniv. Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (HÜK- SAM). HÜ Yayınları, TÜİK, Türkiye İstatistik Yıllığı 2006, Türkiye İstatistik Kurumu, Ankara, Akın A, Doğan B, Mıhçıokur S. Türkiye de Hastane Kayıtlarından Anne Ölümleri ve Nedenleri Araştırması Raporu, Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü, Ankara, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, ICON-Institute Public Sector GmbH ve BNB Danışmanlık (2006) Ulusal Anne Ölümleri Çalışması, 2005, SB- AÇSAP Genel Md. ve Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu, Ankara. 11. Özvarış ŞB, Akın A. Türkiye de doğum öncesi bakım. Akın A, editör. Türkiye de Ana Sağlığı, Aile Planlaması Hizmetleri ve İsteyerek Düşükler: Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 1998 İleri Analiz Sonuçları. Ankara: Hacettepe Üniversitesi, TAP Vakfı ve UNFPA, Hacettepe Üniv. Nüfus Etütleri Enstitüsü, Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA), Hacettepe Nüfus Etütleri Enstitüsü, Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü, Devlet Planlama Teşkilatı ve Avrupa Birliği, Ankara, United Nations, Kadınlara Yönelik Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, 19 sayılı Genel Tavsiye, Kadınlara yönelik şiddet (On birinci Oturum, 1992), Compilation of General Comments and General Recommendations Adopted by Human Rights Treaty Bodies, U.N. Doc. HRIGEN1 Rev.1 at 84 (1994), para United Nations, The UN General Assembly Declaration on the Elimination of Violence against Women, General Assembly resolution 48/104, Supp. (No. 49) at 217, U.N. Doc. A/48/49 (1993). 15. Radhika Coomaraswamy, Kadınlara Yönelik Şiddet Özel Raportörü, İnsan Hakları Komisyonu na Rapor, UN Doc. E/CN.4/2003/75, 6 Ocak 2003, para World Health Organization, World Report on Violence and Health, Cenevre, < violence_injury_prevention/violence/world_report/wrvh1/ en/> 17. Altınay AG, Arat Y. Türkiye de Kadına Yönelik Şiddet, İstanbul, World Health Organization, Multi-country Study on Women s Health and Domestic Violence against Women, Initial results on prevalence, health outcomes and women s responses, Meclis Araştırması Komisyonu, Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Meclis Araştırması Komisyonu Raporu. develop/owa/arastirma_onergesi 174 H ACETTEPE T IP D ERG S
Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi
Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına
ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA KADıN SAĞLıĞı. Araş. Gör. Kevser Özdemir
1 ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA KADıN SAĞLıĞı Araş. Gör. Kevser Özdemir Kadın Sağlığı 2/30 Kadın sağlığı, kadının doğumdan ölümüne kadar olan süredeki tüm sağlık durumunu kapsar. Kadın sağlığı hizmetlerindeki çağdaş
KADINLAR AÇISINDAN SAVUNMASIZLIK/ÖRSELENEBİLİRLİK. Prof. Dr. Şevkat BAHAR ÖZVARIŞ
KADINLAR AÇISINDAN SAVUNMASIZLIK/ÖRSELENEBİLİRLİK Prof. Dr. Şevkat BAHAR ÖZVARIŞ HÜKSAM Hacettepe Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Cinsiyetle ilgili savunmasızlık UNESCO Uluslar
BASIN AÄIKLAMASI TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ KADIN SAĞLIĞINA ZARARLI
Cuma, 07 Mart 2008 12:11 BugÄn, altı buçuk milyarı aşan dänya näfusunun yarısı kadındır. Kadınlar, ne yazık ki sadece "kadın" olmaktan kaynaklı, sosyal, siyasal ve ekonomik olarak, her dñnem ve pek Çok
M2 S1. Üreme Sağlığı. Tanım, Üreme Hakları, Bütüncül Yaklaşım. Doç. Dr. Günay SAKA 12 Mayıs 2011
M2 S1 Üreme Sağlığı Tanım, Üreme Hakları, Bütüncül Yaklaşım Doç. Dr. Günay SAKA 12 Mayıs 2011 M2 S6 Üreme Sağlığına Yönelme Bükreş konferansı (1974) II. Nüfus Konferansı (1984 Meksika) Kadın ve çocuklara
KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ
KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ CİNSİYET TEMELLİ AYRIMCILIK VE TOPLUMDA KADININ YERİ ONLİNE KİTAPÇIĞI Akdeniz Üniversitesi Uluslararası Gençlik Topluluğu 2015-2016 İÇİNDEKİLER 1. Giriş 2. Kadın Dostu Akdeniz
Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu
Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN
TOPLUMSAL CĠNSĠYET GEBELĠK DOĞUM SÜRECĠ
TOPLUMSAL CĠNSĠYET GEBELĠK DOĞUM SÜRECĠ Ö Ğ R. G Ö R. D R. A S Ġ Y E U Ğ R A ġ D Ġ K M E N G Ü T F H A L K S A Ğ L I Ğ I A D. 0 3. 1 2. 2 0 1 7 a s i y e u d @ g m a i l. c o m Toplumsal Cinsiyet Cinsiyet:
SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Dersin adı Üreme Sağlığı Anabilim dalı Sorumlu öğretim üyesi E-posta adresi Halk Sağlığı Prof.Dr.Haldun SÜMER
TOPLUMSAL CİNSİYET KAVRAMI VE SAĞLIĞA ETKİLERİ
C. Ü. Tıp Fakültesi Dergisi 25 (4), 2003 Özel Eki TOPLUMSAL CİNSİYET KAVRAMI VE SAĞLIĞA ETKİLERİ Prof.Dr Ayşe Akın *, Simge Demirel ** * Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi,Halk Sağlığı Anabilim Dalı,
TOPLUMSAL CİNSİYET VE SAĞLIĞA ETKİLERİ YRD. DOÇ. DR. HANDAN SEZGİN
TOPLUMSAL CİNSİYET VE SAĞLIĞA ETKİLERİ YRD. DOÇ. DR. HANDAN SEZGİN 29.10.2017 Yrd. Doç. Dr. Handan SEZGİN 2 AMAÇ Toplumsal cinsiyet ve sağlığa etkileri konusunda bilgi kazanmak 29.10.2017 Yrd. Doç. Dr.
YAŞAM BOYU DÖNEMLERİNE GÖRE KADIN CİNSİYETİNİN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR / OLAYLAR
Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet gelir, eğitim düzeyi fark etmeksizin farklı toplum ve kültürlerin yaşadığı ortak bir sorundur ve dünyadaki bütün kadınlar kocaları, babaları, kardeşleri
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÇALIŞMA KONULARI (BÖLÜM ADI ALFABETİK) (2-27 NİSAN 2018)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÇALIŞMA KONULARI (BÖLÜM ADI ALFABETİK) (2-27 NİSAN 2018) Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Çocuk ve Adolesan Sağlığı Kadın Sağlığı/Üreme Sağlığı Okul Sağlığı Toplum Beslenmesi Yaşlı Sağlığı ve
DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7
DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7 Banu Akadlı Ergöçmen ve Mehmet Ali Eryurt Bu bölümde gebeliği önleyici yöntem kullanımı dışında kadının gebe kalma riskini etkileyen temel faktörler incelenmektedir.
DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ANNE ÖLÜMLERİ
DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ANNE ÖLÜMLERİ Dr. İbrahim PADIR İstanbul, 2015 Kavramlar ve Tanımlar Gebeliğe bağlı ölüm, bir kadının gebelik süresince, doğumda ya da gebeliğin sonlanmasından sonraki 42 gün içinde
07.11.2014. Ana Sağlığını Etkileyen Faktörler ve Alınacak Önlemler
10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 2. Hafta ( 22 26 / 09 / 2014 ) 1.) KADIN ve ANASAĞLIĞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ve ALINACAK ÖNLEMLER 2.) KADIN ve ANA SAĞLIĞI İLE İLGİLİ ÖLÇÜTLER Slayt No: 2
DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KADIN SAĞLIĞININ DURUMU. Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mayıs 2011
DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KADIN SAĞLIĞININ DURUMU Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mayıs 2011 1 Amaç: Bu dersin sonunda öğrenciler dünyada ve Türkiye de kadın sağlığının durumu konusunda bilgi kazanacaklardır.
Aşırı doğurganlığın anne ve çocuk sağlığına etkileri İstenmeyen gebelikler ve isteyerek düşükler
Aşırı doğurganlığın anne ve çocuk sağlığına etkileri İstenmeyen gebelikler ve isteyerek düşükler Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD 10.05.2010 1 Amaç : Tıp Fakültesi Dönem III öğrencileri, aşırı doğurganlık,
KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ
KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ KADINLARA DESTEK MEKANİZMALARI ONLİNE KİTAPÇIĞI Akdeniz Üniversitesi Uluslararası Gençlik Topluluğu 2015-2016 İÇİNDEKİLER 1. Giriş 2. Kadın Dostu Akdeniz Projesi 3. Projenin
Dr. Bekir KESKİNKILIÇ
Dr. Bekir KESKİNKILIÇ 1 SAĞLIK Yalnızca hastalık veya sakatlığın olmaması değil, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Irk, din, siyasi görüş, ekonomik veya sosyal durum ayrımı yapılmaksızın
TABLOLAR VE ŞEKİLLER LİSTESİ
TABLOLAR VE ŞEKİLLER LİSTESİ BÖLÜM 1 GİRİŞ Tablo 1.1 Hanehalkı ve kişi görüşmelerinin sonuçları...15 BÖLÜM 2 HANEHALKI NÜFUSU VE KONUT ÖZELLİKLERİ Tablo 2.1 Yaş, yerleşim yeri ve cinsiyete göre hanehalkı
Türkiye Nüfusunun Yapısal Özellikleri Nüfus; 1- Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı Genç (Çocuk) Nüfus ( 0-14 yaş )
Türkiye Nüfusunun Yapısal Özellikleri Nüfus; ülkelerin kalkınmasında, ülkenin dünyadaki etki alanını genişletmesinde potansiyel bir güç olarak önemli bir faktördür. Nüfusun potansiyel gücü, nüfus miktarı
Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde.
Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Yaşadıkları toplumlardaki birbirinden çok farklı politik, ekonomik,
Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Mücadeleye İlİşkİn. Sözleşmesi. İstanbul. Sözleşmesİ. Korkudan uzak Şİddetten uzak
Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Önlenmesİ ve Bunlarla Mücadeleye İlİşkİn Avrupa Konseyİ Sözleşmesİ İstanbul Sözleşmesi Korkudan uzak Şİddetten uzak BU SÖZLEŞMENİN AMACI Avrupa Konseyi nin, kadınlara
Türkiye nin Çocuk İhmali: Son 5 Yıldaki Bebek Ölümleri ve Koruyucu Hizmetlerden Yararlanmamada Eşitsizlikler
Türkiye nin Çocuk İhmali: Son 5 Yıldaki Ölümleri ve Koruyucu Hizmetlerden Yararlanmamada Eşitsizlikler Prof.Dr.Muzaffer Eskiocak Trakya Üni.Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Bu yazı Türkiye de son 5
14 Kasım Dünya Diyabet Günü. Kadınlar ve Diyabet: Sağlıklı bir gelecek hakkımız
14 Kasım Dünya Diyabet Günü Kadınlar ve Diyabet: Sağlıklı bir gelecek hakkımız 14 Kasım Dünya Diyabet Gününe ilişkin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalımızın bilgilendirme metni:
Türkiye de Kadınların Sağlığı
+ Pratisyen Hekimlik Kongresi 16-18 Mayıs 2015 İstanbul Türkiye de Kadınların Sağlığı Prof. Dr. Nilay Etiler Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi + Zaman: 2015
CİNSİYET TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMSAL CİNSİYET(GENDER) ERKEK
TOPLUMSAL CİNSİYET Uzm. Hem. DİLEK SARPKAYA Cinsiyet CİNSİYET Kişinin kadın ya da erkek olarak gösterdiği genetik,fizyolojik ve biyolojik özelliklerdir. TOPLUMSAL CİNSİYET(GENDER) Farklı kültürde, tarihin
Proje. Yardım Operasyonları Proje Ortakları: Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Fonu (UNFPA), Ankara İl Halk Sağlığı Müdürlüğü
Proje «Kadın ve Kız Çocukları İçin Güvenli Alanlar ve Kadın Sağlığı Danışma Merkezleri Oluşturmak Suretiyle Suriyeli ve Diğer Göçmen Kadınların Üreme Sağlığı ve Cinsiyete Dayalı Şiddet Hizmetlerine Erişimlerini
TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ
445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir
Çalışma Ortamında Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi
Çalışma Ortamında Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü 10 Ekim 2014 [email protected] Sunum Planı Sağlık Hizmetlerinin Gelişmesi
T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG
T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI
Dünyada ve Türkiye de çocuk sağlığının durumu ( ) Prof. Dr. Betül Ulukol Sosyal Pediatri Bilim Dalı
Dünyada ve Türkiye de çocuk sağlığının durumu (2017-2018) Prof. Dr. Betül Ulukol Sosyal Pediatri Bilim Dalı Sağlık Yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı değil fiziksel, bilişsel, psikososyal tam bir
PERİNATOLOJİ ve ÖNLENEBİLİR ANNE ÖLÜMLERİ. Dr. Şevki ÇELEN ZTB Kadın Sağlığı EAH Perinatoloji Kliniği
PERİNATOLOJİ ve ÖNLENEBİLİR ANNE ÖLÜMLERİ Dr. Şevki ÇELEN ZTB Kadın Sağlığı EAH Perinatoloji Kliniği Perinatoloji Yüksek riskli gebelik Maternal ve fetal sağlığı tehdit eden, mortalite ve morbidite olasılığını
Kadın Olmak? Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN
Kadın Olmak? Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN Sadece kadın olmak konusunu anlatmak eksik kalır Erkek ve kadın olarak anlatmak gerekir. Üreme ve neslin devamı erkek ve dişi ile gerçekleşir. Kadının Toplumdaki
Dünya Nüfus Günü, 2013
Sayı: 13663 Dünya Nüfus Günü, 2013 11 Temmuz 2013 Saat: 10:00 Dünya Nüfus Günü nün bu yılki teması Ergen Gebeliği olarak belirlendi Türkiye İstatistik Kurumu, 2012 yılından itibaren özel günlerde (8 Mart
2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bilecik Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 09.05.2013 Bilecik İl Genel Meclis Toplantı Salonu
2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bilecik Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 09.05.2013 Bilecik İl Genel Meclis Toplantı Salonu Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik
ÜREME SAĞLIĞINA GİRİŞ
CİNSEL SAĞLIK / ÜREME SAĞLIĞI NO: 1-B ÜREME SAĞLIĞINA GİRİŞ KATILIMCI REHBERİ T.C. Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü Ankara, 2009 i Cinsel Sağlık / Üreme Sağlığı Üreme
Erken Yaşlardaki Evlilikler ve Gebelikler
Erken Yaşlardaki Evlilikler ve Gebelikler Banu Akadlı Ergöçmen, Prof.Dr. İlknur Yüksel Kaptanoğlu, Doç.Dr. 20 Mart 2015 Erken Evlilik/Çocuk Yaşta Evlilik Çocuk yaşta evlilik, fiziksel, fizyolojik ve psikolojik
Tütün Kullanımı Hastalık Yükü ve Epidemiyolojisi
Tütün Kullanımı Hastalık Yükü ve Epidemiyolojisi Doç.Dr.Mustafa N.İLHAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı [email protected] Sağlık Tanımı (DSÖ) Yalnızca sakatlık ve hastalık
TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER
g TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER TABLOLAR Tablo 1. TR63 Bölgesi Doğum Sayısının Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)... 1 Tablo 2. Ölümlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)...
Diyaliz ve Kadın Hastalar
Diyaliz ve Kadın Hastalar 31.Ulusal Nefroloji, Hipertansiyon, Diyaliz ve Transplantasyon Kongresi Antalya 22-26 Ekim 2014 Sevgi Hatipoğlu Prof.Dr.(E) Diyaliz ve Kadın Hastalar Sunu Planı Ülkemizde Diyaliz
Halk Sağlığı-Ders 8 Sağlık Düzeyinin Ölçülmesi ve Epidemiyoloji
Halk Sağlığı-Ders 8 Sağlık Düzeyinin Ölçülmesi ve Epidemiyoloji Öğr. Gör. Hüseyin ARI 1 İstanbul Arel Üniversitesi M.Y.O Sağlık Kurumları İşletmeciliği Epidemiyoloji; hastalık ve sağlıkla ilgili olayların
TNSA-2003 Bölge Toplantısı-VII DOĞURGANLIK AİLE PLANLAMASI DOĞURGANLIK TERCİHLERİ
TNSA-2003 Bölge Toplantısı-VII DOĞURGANLIK AİLE PLANLAMASI DOĞURGANLIK TERCİHLERİ Doç. Dr. Banu AKADLI ERGÖÇMEN 01 Temmuz 2005 - TRABZON DOĞURGANLIK Toplam Doğurganlık Hızları 1978-2003 5 4 4,3 4,0 3 2
Türkiye 2,920,000 6,422,000
Meltem TÜRKER Türk Eczacıları Birliği Araştırma Uzmanı [email protected] 1982 yılında Berlin de doğdu. 2001 yılında Çanakkale Süper Lisesi ni, 2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji
TNSA-2003 ÖNEMLİ SONUÇLARI HİZMET ALANLARI
TNSA-2003 ÖNEMLİ SONUÇLARI HİZMET ALANLARI Prof. Dr. Sabahat Tezcan Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü 8 Ekim 2004 - Ankara HANEHALKI ÖZELLİKLERİ Nüfus halen genç yapıda (%29, 15 )
Cinsiyet Eşitliği ~ Türkiye de Kadın ~
Benim için İnsan Hakları Cinsiyet Eşitliği ~ Türkiye de Kadın ~ 1 AKIŞ Genel Durum Neredeyiz? Siyasi Hayat Çalışma Hayatı Kadına Yönelik Şiddet Eğitimde Kadınlar 3 GENEL DURUM Neredeyiz? İnsani Gelişme
TOPLUMU TANIMA VE EKİP ÇALIŞMASI YARD. DOÇ. DR. NALAN AKIŞ
TOPLUMU TANIMA VE EKİP ÇALIŞMASI YARD. DOÇ. DR. NALAN AKIŞ Amaç Bu dersin sonunda öğrenciler, sağlık hizmeti verecekleri toplumu tanımanın önemi konusunda bilgi sahibi olacaklardır. ÖĞRENİM HEDEFLERİ Bu
DÜŞÜKLER VE ÖLÜ DOĞUMLAR 6
DÜŞÜKLER VE ÖLÜ DOĞUMLAR 6 Sabahat Tezcan ve Alanur Çavlin Bozbeyoğlu Bu bölümde isteyerek düşükler, kendiliğinden düşükler ve ölü doğumlara ilişkin bulgular sunulmaktadır. Ölü doğumlar ve kendiliğinden
AÜTF HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI /
AÜTF HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI / 2017-18 TARİH/MODÜL BAŞLIKLAR (Konular) ÖĞRETİM ÜYESİ MODÜL 1 9 Ekim 2017 Halk Sağlığı tanımı, kavramı ve yaklaşımı Geleneksel ve Çağdaş
Halk Sağlığı-Ders 6 Aşırı Doğurganlığın Kontrolü ve İlaçla Koruma
Halk Sağlığı-Ders 6 Aşırı Doğurganlığın Kontrolü ve İlaçla Koruma Öğr. Gör. Hüseyin ARI 1 Aşırı Doğurganlık Sosyoekonomik koşullar, beslenme ve çevre sağlığı uygun olmayan toplumlarda aşırı doğurganlık
DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KADIN SAĞLIĞININ DURUMU
DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KADIN SAĞLIĞININ DURUMU Prof. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mayıs 2013 1 Amaç: Bu dersin sonunda öğrenciler dünyada ve Türkiye de kadın sağlığının durumu konusunda bilgi kazanacaklardır.
Şiddet. Tanımı. İstanbul Sözleşmesi
Şiddet Tanımı Kadınlara yönelik şiddet; bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır ve ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel,
Dünya'da Ve Türkiye'de Kadın Sağlığının Durumu
Sağlık ve Toplum Yıl:22, Sayı: 2 Mayıs-Ağustos 2012 MAKALELER / Articles Woman's Health In The World And In Turkey 1 2 3 Ahmet S. KILINÇ, Binali ÇATAK, Sevinç SÜTLÜ, Ayşe AKIN 4 ÖZET SUMMARY Türkiye, bölgesel
Manisa İl merkezinde Yaşayan Kadınların Aile İçi Şiddete İlişkin Görüşleri, Deneyimleri ve Etkileyen Faktörler
Manisa İl merkezinde Yaşayan Kadınların Aile İçi Şiddete İlişkin Görüşleri, Deneyimleri ve Etkileyen Faktörler Celal Bayar Üniversitesi kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (CBÜKAM) Araştırmanın
T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG
T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 KADINA YÖNELİK ŞİDDET 2 Şiddet Nedir? Sahip olunan güç veya kudretin, yaralanma ve
TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü
Cinsiyete göre çocuk nüfusu, 214 9.. Türkiye nüfusunun %29,4 ünü çocuk nüfusu oluşturmaktadır. 8.. 77 695 94 7.. 6.. 5.. 4.. 3.. 2.. 1.. 22 838 482 (%29,4) 11 725 257 (%15,1) 11 113 225 (%14,3) Türkiye
LALAPAŞA MERKEZ İLÇE DE YAŞAYAN 15-49 YAŞ GRUBU KADINLARIN ÜREME SAĞLIĞI DURUMLARI
T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Tez Yöneticisi Doç. Dr. Galip EKUKLU LALAPAŞA MERKEZ İLÇE DE YAŞAYAN 15-49 YAŞ GRUBU KADINLARIN ÜREME
TÜRKİYE DE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ İşletme Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü SAĞLIK POLİTİKASI VE PLANLAMASI TÜRKİYE DE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Bölüm Hedefi *Bu derste; Türkiye de genel
Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA
Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 211 Harran Üniversitesi-UNFPA Hizmet için kanıt oluşturan sonuçlar açısından Hizmetleri planlama ve uygulama açısından
TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ
TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMİ Uygulama Milli Eğitim Bakanlığı (Örgün /Yaygın eğitim) Pilot Uygulamalar (ERDEP) Sivil toplum kuruluşları (Akran eğitim
81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek
81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek TEPAV, 2014 2 Neden bu çalışmaya ihtiyaç duyduk? Kadınların durumunu il düzeyinde ortaya koyacak cinsiyete duyarlı verinin
NEE Nüfus Etütleri Enstitüsü Ağustos-Eylül 2012
NEE Nüfus Etütleri Enstitüsü Ağustos-Eylül 2012 1/13 Proje 1: TNSA-2013 Türkiye de son 5 yıldaki nüfus ve sağlık göstergelerindeki değişimi ve bu değişimin nedenlerini saptamak Türkiye; 15,000 hanehalkı
İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ
İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ Dr. Sema ÖZBAŞ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanı Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk
Yrd. Doç. Dr. Şenay Topuz
Yrd. Doç. Dr. Şenay Topuz Sağlık ve Kadın Sağlığı, Sağlık (DSÖ 1948); "Yalnızca hastalık ya da sakatlığın olmaması değil kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hâlidir." Bu tanıma göre
2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması
213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması Ulusal Toplantı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. A. Sinan Türkyılmaz Doç. Dr. Alanur Çavlin 2 Aralık 214, Rixos Grand Ankara Oteli, Ankara Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun
KADIN DOSTU KENTLER - 2
KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde
Sağlık Nedir? Sağlık Tanımı Sağlık Hizmetleri Türk Sağlık Sistemi. Sağlık tipleri. Sağlık Nedir? Tıbbi Model. Sağlık Modelleri 19/11/2015
Sağlık Tanımı Türk Sağlık Sistemi Yük.Hem.Müge Bulakbaşı Sağlık Nedir? Sağlık negatif yönden hastalığın yokluğu şeklinde tanımlanmaktadır. Pozitif yönden sağlık; bireylerin hayata katılabilme yetenekleri,
25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ
25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ BODRUM KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ 25 KASIM KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN BÜLTENİ: Mirabel kız kardeşler,
Türkiye Ulusal Anne Ölümleri Çalışması. Ulusal Toplantısı. 8 Aralık 2006 Ankara
Türkiye Ulusal Anne Ölümleri Çalışması Ulusal Toplantısı 8 Aralık 2006 Ankara Türkiye Ulusal Anne Ölümleri Çalışması Ulusal Toplantısı 8 Aralık 2006 Ankara Araştırma Sonuçları Doç Dr. İsmet Koç Kavramlar
TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR
TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...
Kadınlar kimsenin namusu değildir
Kadınlar kimsenin namusu değildir Son dönemlerde medyada namus cinayetlerine sıkça rastlanmaya başlandı. Kadınlarımız vahşice öldürüldü. Bu tür insan hakları ihlallerinin yapıldığı olaylar karşısında sessiz
2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması
213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2. Bölge Toplantısı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. Alanur Çavlin Dr. Pelin Seçkiner 5 Şubat 215 Swiss Otel Büyük Efes, İzmir Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun ve kadınların
İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU
İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU Kültegin Ögel Ceyda Y. Eke Nazlı Erdoğan Sevil Taner Bilge Erol İstanbul 2005 Kaynak gösterme Ögel K, Eke C, Erdoğan N, Taner S, Erol B. İstanbul
Temel Sosyo-Ekonomik Göstergeler
STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI Temel Sosyo-Ekonomik Göstergeler Güncelleme: Ocak 2013, ANKARA I. Sosyo Demografik Göstergeler 1.1. Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı 1.2. Nüfusun Cinsiyete Göre Dağılımı
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ
Sayfa 1 Gözden Geçirme Notları 2010 Yılı Gençlerin İşsizlik ve İstihdam İstatistikleri İstatistik Kurumu (TÜİK) Hanehalkı İşgücü İstatistikleri veri tabanı 2010 yılı sonuçlarına göre ülkemizde gençlerin
İsyanım. Suskunluğumda. Şiddetin. Başucumda ŞİDDET VERİLERİ
İsyanım Suskunluğumda Şiddetin Başucumda... 2014-2015 ŞİDDET VERİLERİ "Erkek şiddeti çetelesi"nden ne murat ettiğimize gelince: umarız çetelemiz kadın katline, fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete karşı
2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bursa Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 28.05.2013 Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi
2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 28.05.2013 Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik
EFA 2009 Küresel İzleme Raporu. Eşitsizliklerin Üstesinden Gelmek: Yönetişim. EFA Hedeflerindeki İlerleme ve Önemli Noktalar
EFA 2009 Küresel İzleme Raporu Eşitsizliklerin Üstesinden Gelmek: Yönetişim EFA Hedeflerindeki İlerleme ve Önemli Noktalar EFA 2009 Raporu na göre; iyi bir yönetişim ile okula kayıt oranları artabilir,
TNSA-2003 BÖLGE TOPLANTISI-IV KUZEYDOĞU ANADOLU DA ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞI
TNSA-2003 BÖLGE TOPLANTISI-IV KUZEYDOĞU ANADOLU DA ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞI Prof. Dr. Sabahat Tezcan H.Ü. Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü 16 Haziran 2005 - KARS Bebek ve Çocuk Ölümlülüğü 0-4 Yaş Dönemindeki
2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Eskişehir Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 14.05.2013 Anadolu Üniversitesi
2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 14.05.2013 Anadolu Üniversitesi Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik krizler Kaynak
ADOLESAN VE PERİMENOPOZDA İNFERTİLİTE TEDAVİSİ YAPILMALI MIDIR? Prof. Dr. Yusuf ÜSTÜN
ADOLESAN VE PERİMENOPOZDA İNFERTİLİTE TEDAVİSİ YAPILMALI MIDIR? Prof. Dr. Yusuf ÜSTÜN ADOLESAN Çocukluktan erişkinliğe geçiş süreci DSÖ 10-19 yaş arasını kapsar Menarş sonrası ilk 2 yıl anovulatuar siklustan
DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış
DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış Ders 8 : Doğumlar Doç. Dr. Didem Danış Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü [email protected] Ders 8 : Doğumlar Bu derste ele alınacak konular -
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE TARİHÇESİ ULUSLARARASI GELİŞMELER. Madde 1: Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE TARİHÇESİ ULUSLARARASI GELİŞMELER 1949 yılında, İnsan haklarına ilişkin en temel belge olan BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yürürlüğe girmiştir. Beyannamede doğrudan
Türkiye, OECD üyesi ülkeler arasında çalışanların en az boş zamana sahip olduğu ülke!
Türkiye de İnsanlar Zaman Yoksulu, Kadınlar Daha da Yoksul 1 KEİG Platformu 3 Ocak 2019 Zaman kullanımı ile ilgili karşılaştırmalı istatistiklere bakıldığında, Türkiye özel bir konuma sahip. İstihdamda
HIV/AIDS E İLİŞKİN BİLGİ 13
HIV/AIDS E İLİŞKİN BİLGİ 13 A. Sinan Türkyılmaz, Turgay Ünalan ve H. Yaprak Civelek TNSA-2003 de cinsel yolla bulaşan hastalıklara (CYBH), özellikle AIDS e ilişkin bilgi düzeyini belirlemek üzere sorular
Tema: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Tema: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mesele 4 : Kadınların bedensel, sosyal ve ruhsal anlamda sağlıklı ve iyi olmalarını sağlayan araçları, modelleri ve yöntemleri nasıl geliştirebiliriz? Giriş: Kadınların
VERİLERLE TÜRKİYE ve DÜNYADA DİYABET. YARD.DOÇ.DR. GÜLHAN COŞANSU İstanbul Üniversitesi Diyabet Hemşireliği Derneği
VERİLERLE TÜRKİYE ve DÜNYADA DİYABET YARD.DOÇ.DR. GÜLHAN COŞANSU İstanbul Üniversitesi Diyabet Hemşireliği Derneği 21.Yüzyılın sağlık krizi: DİYABET Diyabet yaşadığımız yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından
[Tıp Eğitiminde HIV/AIDS Üzerine Savunuculuk Projesi]
[TıpEğitimindeHIV/AIDSÜzerineSavunuculuk Projesi] [HIV/AIDSkonusundaTıpEğitimiiçerisindeMüfredatÖnerileri] [AuthorName] ÖZET [TıpMüfredatıiçerisindeHIV/AIDS intıbbi,sosyal,etiketkileşimlerivebunun yanındahastahaklarıvehastayayaklaşımkonularındasadecebilgianlamında
BEBEK ve ÇOCUK ÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: TÜRKİYE NÜFUS ve SAĞLIK ARAŞTIRMASI, 1993 ve 1998
ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MECMUASI Cilt 57, Sayı 1, 2004 1-12 BEBEK ve ÇOCUK ÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: TÜRKİYE NÜFUS ve SAĞLIK ARAŞTIRMASI, 1993 ve 1998 Şepnem Taşkın* Nazlı Atak** ÖZET Bu
Türkiye de Erken Çocukluk Gelişimi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri Yolunda Gelişmeler. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yıldız YAPAR.
Türkiye de Erken Çocukluk Gelişimi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri Yolunda Gelişmeler Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yıldız YAPAR 12 Ekim 2010 Sunuş Planı Erken Çocukluk Gelişimi (EÇG) Nedir? Binyıl
MANİSA KENT MERKEZİNDE YAŞAYAN YAŞ GRUBU KADINLAR VE EŞLERİ ARASINDA SİGARA İÇME BOYUTU VE BUNU ETKİLEYEN SOSYOEKONOMİK FAKTÖRLER
MANİSA KENT MERKEZİNDE YAŞAYAN 15-49 YAŞ GRUBU KADINLAR VE EŞLERİ ARASINDA SİGARA İÇME BOYUTU VE BUNU ETKİLEYEN SOSYOEKONOMİK FAKTÖRLER Dr. Ümit ATMAN CİHAN Dr. Gönül DİNÇ Yük. Hemş. Safiye ÖZVURMAZ Dr.
Kadın işçiler. Dr. Nilay ETİLER Kocaeli Üniversitesi
Kadın işçiler Dr. Nilay ETİLER Kocaeli Üniversitesi Toplumsal cinsiyete dayalı işbölümü İkincil konum Hizmet ve bakım ağırlıklı işler Doğurganlık özelliği Küresel Cinsiyet Eşitsizliği raporu 124. sırada
Ülkemizde Anne Sağlığı Hizmetleri
Ülkemizde Anne Sağlığı Hizmetleri TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU Kadın ve Üreme Sağlığı Daire Başkanlığı Uzm. Dr. Sema Sanisoğlu 20 Mart 2017, Ankara 1994 Kahire Uluslararası Nüfus ve Kalkınma toplantısında
SURİYELİ KADIN ve KIZ ÇOCUKLARI İÇİN GÜVENLİ ALANLAR PROJESİ Merkezlerimize ve etkinliklerimize ilişkin bazı fotoğraflar
SURİYELİ KADIN ve KIZ ÇOCUKLARI İÇİN GÜVENLİ ALANLAR PROJESİ Merkezlerimize ve etkinliklerimize ilişkin bazı fotoğraflar 1 2 3 4 5 PROJE KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTIRILEN ETKINLIKLER ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLER PANELİ
Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi
Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için Bangkok Yasaları El Rehberi Dünya çapında hapishanelerde mahkûmiyeti takiben veya suçsuzluğunun ispatı için duruşma bekleyen bir buçuk milyondan fazla kadın bulunmaktadır.
İYOT EKSİKLİĞİ NEDİR?
İYOT EKSİKLİĞİ NEDİR? NEDEN İYOTLU TUZ KULLANILMALI? KIWANIS INTERNATIONAL TÜRKİYE KİWANİS KULÜPLERİ İYOT NEDİR? İyot, insan ve hayvanlarda tiroid hormonlarının oluşumu için gerekli olan ve çok küçük miktarlarda
GÜÇ KOŞULLAR ALTINDAKİ ÇOCUKLAR. Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mart 2009
GÜÇ KOŞULLAR ALTINDAKİ ÇOCUKLAR Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mart 2009 1 Amaç: Bu dersi sonunda dönem III öğrencileri güç koşullar altındaki çocukların korunmasına yönelik müdahaleler konusunda bilgi
TABLOLAR ŞEKİLLER KISALTMALAR ÖN SÖZ SUNUŞ BÖLGELER VE İLLER HARİTASI 27
İÇİNDEKİLER TABLOLAR... 10 ŞEKİLLER... 14 KISALTMALAR... 16 ÖN SÖZ... 19 SUNUŞ... 23 BÖLGELER VE İLLER HARİTASI 27 Bölüm 1. Giriş İlknur Yüksel-Kaptanoğlu ve Ş. Arm ağan Tarım 31 1.1. Kadına yönelik şiddetle
