Innovation transfer network in Mediterranean Mariculture Industry Training Courses Genomics Vaccination strategies Predictability in hatcheries Processing Feeding strategies Health & Safety
Innovation transfer network in Mediterranean Mariculture Industry Training Courses Vaccination strategies Processing Predictability in hatcheries Genomics Health & Safety Feeding strategies
Innovation transfer network in Mediterranean Mariculture Industry Training Courses Vaccination strategies Processing Predictability in hatcheries Genomics Health & Safety Feeding strategies
Akdeniz Deniz Ürünlerinde Yenilik Transferi Ağı Endüstriyel Eğitim Kursları Levrek Balığı ve Mercan Balığı Besleme Yönetiminde Yenilikçi Çözümler Bodrum, Türkiye, 12 Eylül 2012 Valensiya, İspanya, 20 Eylül 2012 Levrek Balığı ve Mercan Balığı Üretim Çiftliklerinde Öngörülebilirliğin Arttırılmasında Y enilikçi Çözümler Atina, Yunanistan, 17 Eylül 2012 Levrek Balığı ve Mercan Balığı için Yenilikçi Aşılama Stratejileri Bodrum, Türkiye, 12Eylül 2012 Valensiya, İspanya, 20Eylül 2012 Levrek Balığı ve Mercan Balığı açısından Katma Değerli Ürün ve Hizmet Yaratımı ve İşleme Teknolojisinde Yenilikçi Çözümler Atina, Yunanistan, 17 Ekim 2012 Bodrum, Türkiye, 19Ekim 2012 Levrek Balığı ve Mercan Balığı Genom Uygulamasında Yenilikçi Çözümler Atina, Yunanistan, 11Ekim 2012 Akdeniz Su Ürünleri 2020 Vizyonu (CEO Etkinliği) Yunanistan, 15Kasım 2012
Innovation transfer network in Mediterranean Mariculture Industry Training Course Levrek Balığı ve Mercan Balığı Besleme Yönetiminde Yenilikçi Çözümler Bodrum, Türkiye, 12Eylül 2012 Valensiya, İspanya, 20 Eylül 2012 Besleme Yönetimi alanındaki engellerin ve balık beslenmesindeki bilincin arttırılmasını amaçlayan gelişmelerin tanımlanması, besleme stratejileri ve balık besleme yönetimi ekonomisi ile ilgili sözkonusu sanatın mevcut konumuyla ilgili vaka çalışmalarını da içeren eğitim kursu. Uzmanlar Dr. YiannisNengas Araştırma Müdürü- Helenik Deniz Araştırması Merkezi, GR Mr. EloyMeseguerHernandez Deniz Biyoloğu, DIBAQ-DIPROTEG, S.A, ES Mr. GiorgosPetropoulos ARGE ve Proje Geliştirme Perseus Özel Gıda Ürünleri S.A., GR Dr. NikosPapandroulakis Araştırma Müdürü - Helenik Deniz Araştırması Merkezi, GR
Su ürünleri beslenmesinde çeşitlendirme ve sürdürülebilirlik EloyMeseguer DIBAQ DIPROTEG
Su ürünleri beslenmesinde çeşitlendirme ve sürdürülebilirlik 1. Ham maddelerle ilgili mevcut problem 2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri 2.1. Protein 2.2. Lipitler 2.3. Karbonhidratlar 2.4. Enerji 2.5. Vitaminler ve mineraller 3. Öneriler 4.Yem formülasyonu ve üretimi 5. Yem Ekstrüzyonu 6. Formülasyonu ve kullanımıyla ilgili sonuçlar 7. Gökkuşağı alabalığı enteritisinin önlenmesi için prebiyotik besinlerin kullanılm 7. Prebiyotik besinlerin kullanılması
1. Ham maddelerle ilgili mevcut problem Su ürünlerinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, bu konuyu etkileyen temel faktörler arasında bir denge oluşturabilmek bağlamında ele alınmalıdır. Bu temel faktörler çoğalma, yeni türler, çevre, patolojiler, genetik, bakım... ve tabi ki beslenmedir.
1. Ham maddelerle ilgili mevcut problem Bir su ürünleri yetiştirme tesisinin kar getirebilmesi için, bir beslenme programı ve bu programı uygulama kılavuzlarının bulunması şarttır (Zamora, 2006). Besleme stratejileriyle ilgili olarak 1970lerden bu yana özellikle de son on yıl içerisinde çok fazla çalışma yapılmıştır, ancak kaydedilen ilerleme yetiştirilecek balık türlerine göre değişim göstermektedir.
1. Ham maddelerle ilgili mevcut problem Yüksek kaliteli balık unları yüksek oranda sindirilebilir olmaları ve birçok türdeki ihtiyaçlar profiline çok yakın olan amino asit birleşenleriyle yetiştirilen balıklar için şüphesiz en iyi protein kaynağıdır (Cowey, 1994). Bu durum yoğun balık yetiştiriciliğinin gelişmesiyle eş zamanlı olarak bazı durumlarda tüm balık yemi formülasyonlarının %60 ını oluşturan balık unu talebinin hızla arttığını ortaya koymuştur. Bunun sonucunda, uluslararası boyutta balık unu tedarikinin, çiftlik hayvanlarının beslenmesinde ve özellikle balık yetiştiriciliğinde artan talep nedeniyle, artan beklenti hızına yetişememesi ihtimali söz konusudur, bu nedenle tedarik garantisi risk altındadır (Pike, 1998).
1. Ham maddelerle ilgili mevcut problem Soya ununda, bezelyede, acı baklada, kolza tohumunda, çeltikte, fasulyede, küçük deniz alglerinde, ya da ay çiçeğinde bulunan bitki proteinlerinin kullanımı balık unu, mısır ya da buğday glütenine alternatifler olarak test edilmektedir (de la Gándara, 2006). Bu ham maddeler çok miktarda bulunmalarından dolayı fiyatları çok yüksek değildir, ancak anti-besinsel faktörler içerebilirler ve yetiştirilen balık türlerinin doğru beslenmesinin sağlanması için gerekli olan mineralleri, enerjiyi ve amino asitleri yeterli miktarda içermeyebilirler.
1. Ham maddelerle ilgili mevcut problem Bu ham maddelerin balıkların sindirim sistemi açısından sindirilebilirliği genellikle yetersizdir, ve yemlere ilave edilme oranlarının sınırlandırılması ya da asit veya enzimatik hidroliz prosesleri ile sindirilebilirliklerinin arttırılması gerekir. Diğer bir taraftan, et unu, kan türevleri ve hidrolize proteinler gibi hayvan kökenli diğer proteinlerin kullanımı da incelenmiştir. Bitki temelli materyallerin aksine, bu ham maddeler enerji, vitamin, mineraller ve gerekli amino asitler açısından mükemmel kaynaklardır ve anti-besinsel faktörler içermezler. Ancak, et unları açısından, Avrupa daki sığır sponjiform ensefalopatisi (deli dana hastalığı) vakalarının ardından, bu tür maddelerin, özellikle de tüm kompozit yemlerin üretilmesi sağlık sorunlarının ve risklerinin önlenmesi amacıyla yasaklandı (Avrupa Konseyi Yönetmeliği 1774/2002).
1. Ham maddelerle ilgili mevcut problem Son olarak, yukarıdaki alternatif ve ihtimaller çerçevesinde, ham madde fiyatlarının oldukça dengesizlik gösterdiği (özellikle un, tahıl ve yağ) bir sektörde faaliyet gösterdiğimizi ve bu durumun özellikle yem üreticileri ve yetiştiriciler için sektörde istikrar sağlanmasını çok zorlaştırdığını unutmamalıyız. Piyasadaki ve fiyatlardaki bu dengesizliğe doğrudan etki eden dört faktör spekülasyon, piyasada olması, sıkı kalite kontrolleri ve sınırlayıcı yönetmelikler olarak sıralanabilir.
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri Tüm hayvan türlerinin beslenmelerinde bulunan proteinler, enerji (lipitler, karbonhidratlar), vitaminler ve mineraller açısından kendilerine has gereksinimleri vardır. Bu besinlerin tür ve miktarı sadece türler arasında değil, yaşa, üreme fonksiyonuna ve çevresel şartlara göre de değişkenlik göstermekte ve bu tür gereksinimler özel bir müdahaleyi zorunlu kılmaktadır.
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri Bir gıdanın besinsel değeri sadece kimyasal birleşimine değil, ayrıca balığın söz konusu gıdayı sindirme ve emme gücüne de bağlıdır. Bunun sonucunda, başarılı beslenme programları oluşturulurken, besinlerin sindirilebilirliğinin bilinmesi oldukça önemlidir.
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri 2.1. Protein Organik yapıların kuru bileşeninin yaklaşık %70 ini oluşturan Protein ihtiyaçları, balığın büyümesi için oldukça önemlidir ve balığın büyüklüğü, fizyolojik fonksiyon, kültür yoğunluğu, yem türü gibi biyolojik faktörler ile kalite ve sindirilebilirlik, beslenmedeki enerji seviyesi ve verilen yem miktarı gibi besleme faktörleri bu konu üzerinde etkilidir.
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri 2.1. Protein Genel olarak düşünüldüğünde, balık yavruyken ya da ilk dönemlerinde verilen yemlerde protein yüzdesi daha yüksektir, bu yemler aynı zamanda daha yüksek kaliteli ve daha fazla sindirilebilirdir. Her türün amino asit profilinin bilinmesi, üretilen balıkların beslenmesindeki en büyük zorluklardan biridir. Bugüne dek yürütülen çalışmaların büyük çoğunluğu, bütünde ihtiyaçların tüm türler için oldukça benzer olduğunu, ancak tek tek ele alındığında türler (özellikle tatlı su ve tuzlu su türlerinde) arasında önemli farklılıklar bulunduğunu göstermiştir (Luquet, 1989).
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri Trout Tilapia
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri 2.2. Lipitler Lipitler tüm besinlerdeki en konsantre ve en kolay elde edilen enerji kaynaklarıdır. Balık yemlerinde lipitler bu besinlerin lezzetliliklerini, kıvamlarını ve dayanıklılıklarını artırmaktadır. Ayrıca, balıkların normal büyümesi ve hayatta kalabilmesi ile hayati fonksiyonlarının normal gelişimi için gerekli olan yağ asitlerini sağlamaları açısından da oldukça önemlidirler.
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri 2.3. Karbonhidratlar Karbonhidratlar, herhangi bir beslenme düzenindeki en ucuz enerji biçimi olarak düşünülmektedirler. Fakat, karbonhidratlar balıkların beslenme düzenine dahil olmazsa balıkların yetmezlik semptomu göstermedikleri düşünüldüğünde balık beslenmesindeki en tartışmalı besin grubudur. Bu durum, yetiştirilen balıklardaki karbonhidratlara ilişkin gerekliliklerin neredeyse sıfır olduğunun kabul edilmesini mümkün kılmaktadır.
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri 2.4. Enerji Balık yeminin oluşumu, her türün enerji talebine, özellikle de enerji/protein oranına dayanarak belirlenmektedir. Her tür gibi balıklar da büyümek, gelişmek ve çoğalmak için enerjiye gerek duymaktadırlar. Genel olarak 9 kcal / g protein oranı, fonksiyonlarının geliştirilmesi ve optimum büyümenin sağlanması için yeterlidir. Enerjinin kullanıldığı hız; ısı, türler, yaş, boyut, aktivite, psikolojik şartlar, vücut fonksiyonları ve sudaki oksijen, ph, ısı ve tuzluluk gibi kimyasal değişiklikler gibi faktörlerden etkilenmektedir.
2. Balık yetiştiriciliği dahilinde üretilen balıkların besinsel gereksinimleri 2.5. Vitaminler ve mineraller Üretilen balık türleri arasındaki vitamin ihtiyacı aralıkları, önemleri dolayısıyla üzerlerinde daha fazla çalışma yürütülen C ve E vitaminleri dışında, birçoğu hakkındaki bilgi eksikliği bulunması dolayısıyla, oldukça değişkendir. Vitaminlerde olduğu gibi mineraller de, organizma tarafından sentezlenmediklerinden küçük miktarlarda günlük olarak verilmeleri gerekir. Mineraller yumuşak dokular ve kemikler açısından oldukça gereklidir. Ayrıca balıklar tarafından ozmotik dengelerinin düzenlenmesi için de kullanılırlar ve sinirsel sinyallerin iletimi ve organizmanın asit-baz dengesi açısından oldukça gereklidirler.
3. Öneriler Su ürünlerinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, bu konudaki etkili temel faktörler arasında bir denge oluşturulabilmesi olarak düşünülebilir, bu temel faktörler ise üreme, yeni türler, çevre, patolojiler, genetik, bakım ve tabi ki beslenmedir. Agro-gıda endüstrisinin yan ürünlerinin avantajlarından yararlanılması konusuna, besinsel değerleri ve bulunurlukların nedeniyle geleneksel ham maddelere alternatif olarak kullanılabilecekleri için, özel önem verilmelidir.
3. Öneriler Protein açısından da, her bir türün amino asit profili bilinmelidir, ve bu balık üreticiliğinde balıkların beslenmesindeki en büyük zorluklardan biridir. Tüm üretim evrelerinde su ürünleri türleri üzerinde en çok etkisi bulunan yağ asitlerine, özellikle de besinsel ve fonksiyonel özellikleri balık kalitesini belirleyen ana unsur olan omega 3 ya da linoleik asit serileri ve omega 6 ya da linolenik asit türlerine özel önem gösterilmesi tavsiye edilebilir.
3. Öneriler Balık besinleri ve formülasyonları her bir türün enerji ihtiyacı ve özellikle enerji/protein oranları temel alınarak belirlenmektedir; bir besin proteine bağlı enerji konusunda yetersizse, orantılı bir protein miktarı, dokuların gelişimi için kullanılmak yerine, enerji olarak kullanılacaktır. Mineraller ise, vitaminler gibi organizma tarafından sentezlenmedikleri için, küçük miktarlarda günlük olarak verilmelidir. Mineraller geniş biçimde araştırılmamıştır ve bu konuda araştırmalar yapılması gereklidir.
3. Öneriler Balıkların kontrollü biçimde beslenmesine dayanan su ürünlerinin yoğun olarak sürdürülebilir biçimde geliştirilmesi, yetiştirilen türlerin besinleri en yüksek seviyede kullanması ve su kalitesinin korunmasına bağlıdır. Balık beslenmesinde ana unsur farklı türleri ve farklı yetiştirme türlerini hesaba katacak şekilde nasıl, ne zaman, ne miktarda ve hangi besinin verildiğidir. (Lázaro, 2001). Beslenme dengesinin kontrolü; uygun besleme ve başarılı üretimin garanti edilmesi için, ham madde ve gerekli besinlerin ulaşılabilirliği; lezzetlilik; sindirilebilirlik; ve balık yeminin uygun fiziksel özellikleri gereklidir (MauraandRayó, 1990). Bu bağlamda, yem formülasyonu ve üretim teknolojisi birlikte daha düşük üretim maliyetlerinin elde edilmesini (toplamda %50-70 lik bir miktar) ve balık üretiminin doğa üzerindeki çeşitli etkilerinin azaltılmasını sağlayabilir.
4.Yem formülasyonu ve üretimi Hayvan yemlerinde kullanılan malzemeler ya doğal ürünler ya da endüstriyel proseslerin yan ürünleridir. Besin düzenindeki oranları türlere, değişik besin tasarımlarına, piyasa fiyatına, piyasadaki bulunma durumuna ve içeriğe göre farklılık gösterir. Balık yemi üreticiliği, temel olarak su ürünleri peletlerinin ihtiyaç duyduğu özellikleri taşıyan yemlerin üretilmesi için gereken ekstrüzyon süreci nedeniyle, karada gerçekleştirilen hayvancılık süreçleriyle karşılaştırıldığında çok daha gelişmiş bir teknoloji gerektirir.
5. Yem Ekstrüzyonu Bu teknik granüler yeme karşı önemli avantajlar sağlar. Bir taraftan, belirli besinlerin sindirilebilirliğini ve mikrobiyolojik güvenliğini arttırır. Diğer bir taraftan da, yem ekstrüzyonu yemin suda daha stabil olmasını ve böylece yağ ilavelerinin her bir balık türünün ihtiyacına göre daha iyi kontrol edilmesini sağlar. (Rokey, 1995). Ayrıca bazı tesislerde, tüm balıkların kontrollü ve çeşitli biçimde beslenmesini sağlar ve deniz dibinde peletlerin oluşmasını engellediği gibi su kalitesinin kaybedilmesini, yoğun miktarda oksijen tüketimini ve ikincil hastalıkların oluşmasını da engeller.
5. Yem Ekstrüzyonu Bir peletin tatlı ve tuzlu sudaki yüzme yeteneği farklı olduğu gibi, üretim çiftliklerinde yetiştirilen türlerin tüketim şekillerinde de farklılıklar bulunur. Her bir balık yetiştiricisinin gereksinimleri ve beğenileriyle ilgili bu ve diğer sebeplerden ötürü, üretilen (yetiştirilen) balıklar için yem üretimi her bir durum için çözüm sunabilmelidir ve sunmalıdır (Vargas, 2003). Ekstrüzyon süreci üretilen peletlerin fiziksel, kimyasal ve organoleptik özelliklerinin belirlenmesinde her bir tesisin yönetimsel taleplerine olduğu kadar balık türleri ve su türlerine de uyum gösteren bir çok yönlülüğe imkan tanır. Ekstrüzyon öncesinde önceden hazırlanmış karışımın değişen miktarlarda su buharına maruz bırakılmasıyla yayılımın kontrol edilmesi, aynı zamanda ısı ve basınç kullanımı, sudaki yüzme yeteneğiyle yakından ilişkili bir yem yoğunluğu elde edilmesini sağlar. in water.
5. Yem Ekstrüzyonu Örneğin, bazı düşük yoğunlukta ve derinlikteki IAF lerde (denizden uzak balık üretim tesisleri) için oldukça faydalı olan ve suda dakikalarca stabil kalabilen yüzen yemin üretimi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, sarıağız balığı gibi daha yavaş hareket eden türlerin yem yemesini teşvik etmek için yavaş batan besinler, artan tüketim dönemleri için hızlı biçimde batan besinler, hatta kafes ya da tankın ortasından hava ya da su basıncı ile tesisteki tüm türlerin tüketimini kolaylaştırmak amacıyla salınan yukarı doğru yükselebilen besinler de üretilmiştir.
5. Yem Ekstrüzyonu
6. Formülasyonu ve kullanımıyla ilgili sonuçlar Yemlerin sindirilebilirliği ile ilgili daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir. Bu özellikle son zamanlarda, balık yiyeceklerinin alternatif protein kaynaklarıyla (temelde bitkiler) değiştirilmesi ihtiyacıyla bağlantılı temel zorluklardan birinin sindirilebilirlik olduğu düşünüldüğünde, oldukça büyük önem arz etmektedir. Bu yöntem, balık tarafından beslenmek için etkin biçimde kullanılan sindirim sistemindeki besin miktarının ölçülmesinin bir yoludur. Sindirilebilirlik ham maddelerin kalitesiyle yakından ilişkilidir. Aynı kimyasal ve besinsel profilleri ve aynı enerji seviyeleri bulunan ürünlerin sindirilebilirlikleri farklı olabilir.
6. Formülasyonu ve kullanımıyla ilgili sonuçlar Yemlerin ekstrüzyon yoluyla üretilmesi sindirilebilirliklerini arttırır ve ayrıca diğer yem türlerine kıyasla oldukça büyük yönetim avantajları sağlar (ör: tahıl). Balıkların proteini büyümek yerine enerji üretmek için kullanması, protein kaynakları (ve amino asitler) pahalı olduğu ve yemin son üretim maliyeti üzerinde önemli bir etkisi bulunduğu için, önlenmelidir. Beslemede lipit ve proteinler konusunda denge sağlanması, her besinin mümkün olan en etkili biçimde kullanılmasını sağlamak için gereklidir. Balıkların protein ihtiyacı diğer omurgalılara göre daha yüksektir, ancak bu yüksek protein içerikli yemlerin dengeli formülasyonu olan yemlere kıyasla balıkların gelişimi için daha yararlı olduğu anlamına gelmez.
6. Formülasyonu ve kullanımıyla ilgili sonuçlar Gerekli yağ asitlerindeki besinsel eksiklik, deri değişikliklerine, büyümenin yavaşlamasına, az üremeye, karma yem etkinliğinde düşüşe, ve ani ölüm artışlarına neden olabilir. Lipitler balık beslenmesinde, enerji kaynağı olarak ve gerekli yağ asitleri açısından oldukça önemlidir. Aynı zamanda lezzetlilik sağlarlar ve yağda çözünen vitaminlerin emiliminde, çeşitli hücresel bileşimin sentezinde ve enerji üretme katabolizmalarında rol oynarlar.
6. Formülasyonu ve kullanımıyla ilgili sonuçlar Karbonhidratlar enerji depolanması ve tüketiminde başta gelen biyolojik araçlardır. Spesifik balık yemi konusunda ise, kesin bir gereklilik olarak tanımlanmış olmasalar da, ürünlerin iyi fiziksel özellikleri olmasını sağlamak için, yemlere karbonhidratların eklenmesi önerilmektedir. Balıkların vitamin gereksinimi yoktur. Mineraller vücutta gerekli metabolik dengeyi sağlar. Su ürünlerinin beslenmesinde şuan kullanılmakta olan katlı maddeleri gelişim için atılmış belirgin bir adımdır ve bu sayede geleneksel yemlere karşı hem öncesinde hem sonrasında gözle görülür bir gelişim sağlamışlardır.
ÇEVRE Innovative solutions in Feeding Management for sea bass and sea bream
7. Gökkuşağı alabalığı enteritisinin önlenmesi için prebiyotik besinlerin kullanılması Gökkuşağı alabalığı enteritisi henüz sebebi açıklanamamış ve etkili bir tedavisi bulunmayan bir sendromdur. Ancak, ölümcül bir hastalık olduğu için önemli miktarda kayıplara neden olur ve ortaya çıktığı yerde üretimde düşüşlere neden olur. Aniden ve bazen kanamayla birlikte, genelde distal kısımlarda ortaya çıkar. Ancak bazen proksimal ve gastrik bağırsak muköz zarını da etkiler. Basınç, sıcaklık, sudaki yetersiz oksijen seviyesi, yem verme oranı vb. nedenlerle bağırsak florasındaki dengenin bozulması dolayısıyla ortaya çıkar.
7. Gökkuşağı alabalığı enteritisinin önlenmesi için prebiyotik besinlerin kullanılması Gökkuşağı alabalığı hastalığının bu oluşum süreçlerini önlemede etkili katkı maddelerinin balık beslenmesine dahil edilmesi, en etkili alternatiflerden biri olarak gösterilmektedir. Yemlerde prebiyotik maddelerin kullanılmasının hastalığın oluşumunu engellediği, bağırsak mikrovilüs ününluminal yapısını geliştirdiği ve artan üretim oranları elde edilmesine katkı sağladığı görülmüştür. Tüm bu nedenlerden ötürü, mükemmel bir tamamlayıcı yem olarak görülmektedir.
7. Prebiyotik besinlerin kullanılması Buna ek olarak, önceden öğütülmüş bitkisel protein kaynaklarının eklendiği ham maddelerin seçilmesi sonucunda, geleneksel olarak balık yemlerine eklenen protein katkısının azaltılması sağlanmıştır. Yemdeki daha yüksek orandaki protein sindirilebilirliği, balıkların çevredeki amonyak eliminasyonunu azaltacağı için su kalitesinin yükselmesini sağlayacaktır. Bu araştırmanın sonuçları düzenli kullanım için yem tasarlanması amacıyla kullanılmaktadır. Bu tür yemlerin kullanımı özellikle en yoğun yemleme dönemler için yemleme stresinin azaltılması ve en zorlayıcı yemleme düzeylerine dayanabilecek bir sindirim sistemi ile balıkların sağlığının korunması ve yemin maksimum ölçüde dönüştürülmesi amaçlarıyla önerilmektedir.
Dinlediğiniz için teşekkürler
Sayın Eloy Meseguer Hernandez Deniz Biyologu, DIBAQ-DIPROTEG, S.A, ES Ctra Navalmanzano a Fuentepelayo KM 4,3, 40260-Fuentepelayo (Segovia) España telefon: 34 921 57 85 15 faks: 34 921 57 85 16 cep: 34 600 99 28 71 eloy.meseguer@dibaq.com www.dibaq.com Sayın Hernández, fen fakültesi lisans derecesini Alicante Üniversitesi Deniz Biyolojisi/Su Ürünleri'nden 1998 yılında bitirmiştir ve doktora tezini Politécnica de Valencia Üniversitesi'nde balık çiftlikleri biyolojik kirlilik üzerine tamamlamaktadır. Yılda 3000tm levrek, mercan balığı ve sarıağız balığı üreten bir açık deniz çiftlik üreticisi olarak profesyonel deneyimi vardır. İspanya, İtalya, Yunanistan, Meksika, Küba, Portekiz, Sudan, Tunus, Mısır ve Dubai'de çeşitli su ürünleri projelerinde üretim ve kurulum danışmanı olarak görev almıştır. 2006'dan beri Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da Dibaq Diproteg Grubu için ticaret müdürü olarak çalışmaktadır. Doğrudan pazarlama kursları, Ekip yönetimi ve liderlik teknikleri, Satış yönetimi, Ticaret stratejisi, Geminin Kıç Tarafı eğitmenlik yönetimi, balık patolojisi kursuları ve besleme ve üretim kursları gibi çeşitli kurslara katılmış ve çeşitli teknik sektör yayınları yazmıştır. Veterinerlik, Biyoloji ve Su Kültürü İspanyol Kongresi'nde çeşitli dersler vermiştir.
Innovation transfer network in Mediterranean Mariculture Industry Training Courses