HÜCRE MEMBRANLARINDAN TAŞINMA

Benzer belgeler
HÜCRE ZARINDA TAŞINIM

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var.

HÜCRE MEMBRANINDAN MADDELERİN TAŞINMASI. Dr. Vedat Evren

FİZYOLOJİ LABORATUVAR BİLGİSİ VEYSEL TAHİROĞLU

ÜNİTE 5:HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞMESİ

madde2 Transport protein Transport protein

HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücrenin fiziksel yapısı. Hücre membranı proteinleri. Hücre membranı

HÜCRE ZARINDA MADDE İLETİMİ PROF.DR.MİTAT KOZ

Fizyoloji. Vücut Sıvı Bölmeleri ve Özellikleri. Dr. Deniz Balcı.

HÜCRE ZARINDAN MADDE TAŞINMASI

MEMBRANLARDAN MADDE GEÇİŞİ. Prof. Dr. Taner Dağcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ab. D.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Bölüm 04 Ders Sunusu. Hücre Zarlarından Geçiş

BİY 315 BİYOLOJİK ZARLAR VE TAŞINMA. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

MİNERALLER. Dr. Diyetisyen Hülya YARDIMCI

Metabolizma. Metabolizmaya giriş. Metabolizmaya giriş. Metabolizmayı tanımlayacak olursak

ADIM ADIM YGS-LYS 27. ADIM HÜCRE 4- HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞLERİ

HÜCRE ZARLARINDA ETKİLEŞMELER ve ENZİMATİK TEPKİMELER

ZAR YAPISI VE İŞLEVİ

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

YAZILIYA HAZIRLIK TEST SORULARI. 11. Sınıf

BİY 315 BİYOKİMYA GİRİŞ. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

VÜCUT SIVILARI. Yrd.Doç.Dr. Önder AYTEKİN. Copyright 2004 Pearson Education, Inc., publishing as Benjamin Cummings

OKSİJENLİ SOLUNUM

Membran Organizasyonu

BİYOLOJİK MEMBRANLAR. Prof.Dr. Kadir TURAN V 1

HÜCRE. Dicle Aras. Hücre bölünmesi, madde alışverişi ve metabolizması

HÜCRE ZARINDA TAŞIMA PROF. DR. SERKAN YILMAZ

TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi

Referans:e-TUS İpucu Serisi Biyokimya Ders Notları Sayfa:368

Sitoplazmik membran periferal integral

Aktif ve pasif iyon alımı

Beslenmeden hemen sonra, artan kan glikoz seviyesi ile birlikte insülin hormon seviyesi de artar. Buna zıt olarak glukagon hormon düzeyi azalır.

BMM307-H02. Yrd.Doç.Dr. Ziynet PAMUK

Farmasötik Toksikoloji

Solunumda organik bileşikler karbondioksite yükseltgenir ve absorbe edilen oksijen ise suya indirgenir.

11. SINIF KONU ANLATIMI 40 HUXLEY KAYAN İPLİKLER MODELİ KAS KASILMASI VE GEVŞEMESİ

BİTKİ BESLEME DERS NOTLARI

ADIM ADIM YGS-LYS 29. ADIM HÜCRE 6- HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞLERİ 3

BİYOFİZİKSEL KİMYA 1

MEMBRAN POTANSİYELLERİ HÜCRELERİN ELEKTRİKSEL AKTİVİTESİ

Solunum. Solunum ve odunsu bitkilerin büyümesi arasında yüksek bir korelasyon bulunmaktadır (Kozlowski ve Pallardy, 1997).

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18

GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ FİZİK ÖĞRETMENLİĞİ

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

YGS ANAHTAR SORULAR #1

ayxmaz/biyoloji 7-Hücreye antijen özellik kazandırır.kalıtımın kontrolü altındadır Örn: Kan grupları 8- Oluşumunda golgi etkendir Hücre zarı

Aşağıdaki ifadelerden hangisi canlı bir hücrenin zarında gerçekleşen difüzyon olayı ile ilgili yanlış bir açıklamadır?

Atomlar ve Moleküller

6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA

Hücre Solunumu: Kimyasal Enerji Eldesi

İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİ MEKANİZMALARI. Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞENLER

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya

BELKİDE BİYOLOJİNİN EN TEMEL KONUSU EN ZEVKLİ KONUSUNA BAŞLAYALIM ARKADAŞLAR!!!

GLİKOLİZİN KONTROLU Prof. Dr. İzzet Hamdi Öğüş

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6

HÜCRE ZARINDAN MADDE TAŞINMASI

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur.

11. SINIF KONU ANLATIMI 2 ATP-2

Biyolojik zarların genel yapısı sıvı mozaik modelle açıklanır.

DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİN OLUŞMASI TRİGLİSERİTLERİN SENTEZİ

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e.

Hücre membranının biyolojik özellikleri. Doç. Dr. Çiğdem KEKİK ÇINAR

RENAL TÜBÜLER TRANSPORT MEKANİZMALARI RÜMEYZA KAZANCIOĞLU BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ NEFROLOJİ BİLİM DALI

ZAR YAPISI ve FONKSİYONLARI

Böceklerde Boşaltım Yapıları

HÜCRE FİZYOLOJİSİ PROF.DR.MİTAT KOZ

ADIM ADIM YGS LYS Adım BOŞALTIM SİSTEMİ 3

HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi

ENDÜSTRIDE VE CANLILARDA ENERJI. Canlılarda Enerji

MOTOR PROTEİNLER. Doç. Dr. Çiğdem KEKİK ÇINAR

GLİKOJEN METABOLİZMASI

Başlıca organizma sıvılarının ve salgılarının ortalama ph değerleri.

LİPOPROTEİN METABOLİZMASI. Prof.Dr. Yeşim ÖZKAN Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı

9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU

HORMONLAR VE ETKİ MEKANİZMALARI

İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD Prof. Dr. Filiz Aydın

ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University

BİYOKİMYAYA GİRİŞ: ATOM, MOLEKÜL, ORGANİK BİLEŞİKLER

Hücre zarında madde taşınım yolları Sitoplazma ve organeller

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

LİZOZOMLAR Doç. Dr. Mehmet Güven

Hücrenin Membrane Potansiyeli. Aslı AYKAÇ, PhD

Adı ve Soyadı : Sınıfı ve Numarası : 1- DNA molekülünün görevlerini yazınız? * * 2- ATP molekülünün görevini açıklayınız?

o Serin o Triyonin o Sistein o Metiyonin o Arjinin o Histidin

13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU

ASİT- BAZ DENGESİ VE DENGESİZLİKLERİ. Prof. Dr. Tülin BEDÜK 2016

Doğadaki Enerji Akışı

Akıllı Defter. 9.Sınıf Biyoloji. vitaminler,hormonlar,nükleik asitler. sembole tıklayınca etkinlik açılır. sembole tıklayınca ppt sunumu açılır

7) I. C0 2 ve 0 2 II. Amino asitler III.Madensel tuzlar IV.Glikoz

HÜCRE SOLUNUMU: KİMYASAL ENERJİ ELDESİ

Kloroform, eter ve benzen gibi organik çözücülerde çözünen bunun yanı sıra suda çözünmeyen veya çok az çözünen organik molekül grubudur.

MBG 112 GENEL BİYOLOJİ II BİTKİLERDE TAŞIMA SİSTEMİ. Doç. Dr. Yelda ÖZDEN ÇİFTÇİ BİTKİLERDE TAŞINIM MEKANİZMALARI

FTR 231 Fonksiyonel Nöroanatomi. Sinapslar. yrd.doç.dr. emin ulaş erdem

DOZ hastada belli bir zamanda, beklenen biyolojik yanıtı oluşturabilmek için gerekli olan ilaç miktarıdır.

Transkript:

2. Hafta : HücreYapısı ve Hücre Zarından Madde Taşınması Prof. Dr. Şule Pekyardımcı Organizmanın en önemli özellikleri (hareket, büyüme, üreme ve metabolizma) membranlarla ilişkilidir. Tüm hücre ve organellerde bulunan hücre membranın en önemli görevi hücreye giren ve çıkan maddeleri kontrol ederek hücrenin iç dengesini korumaktır (hemostazis). Membran proteinleri periferal ve integral proteinler olmak üzere iki kısımda toplanır. Periferal proteinler membran yüzeyine zayıf bağlarla bağlıdır. Bunlar belirleyici marker lar olarak görev yapar (antijenler gibi). İntegral proteinler ise lipit tabakasında bulunur ve kataliz ve taşıma işlemini yaparlar (kanallar, permeazlar, pompalar gibi). HÜCRE MEMBRANLARINDAN TAŞINMA Hücre membranlarında bulunan taşıyıcı sistemler hücre için gerekli besinleri (yakıt moleküllerini) taşırlar ve Ca +2, K +1, PO3-3, Cl -1 gibi inorganik iyonların da hücre içi ve hücre dışı derişimlerini ayarlayarak belirli bir konsantrasyonda tutarlar. Ayrıca hücre içi ve dışı osmotik basınç da ayarlanarak hücre hacminin sabit kalması sağlanır. Hücre membranlarından yapılan taşımayı aktif ve pasif taşıma olarak ikiye ayırabiliriz. Pasif taşımada enerji gerekmez, ancak aktif taşımanın yapılabilmesi için enerjiye gerek vardır. Pasif Taşınma 1. Basit diffüzyon 2. Kolaylaştırılmış diffüzyon 3. Osmoz olmak üzere üç kısımda incelenir. Aktif Taşınma 1. Protein Pompaları 2. Endositoz 3. Ekzositoz olmak üzere sınıflandırılır. 1

1. Basit diffüzyon: Apolar ve hidrofobik moleküller ve lipitler yüksek konsantrasyondan düşük konsantrasyona taşınır. 2. Kolaylaştırılmış Diffüzyon: Hidofilik ve yüklü moleküllerin protein kanalları yoluyla yüksek konsantrasyondan düşük konsantrasyona taşınmasıdır. Taşınma basit diffüzyondaki gibi konsantrasyon gradyanına uygun olarak yürür. Ancak işlem bazı taşıma proteinleriyle yürütülür. 3. Osmoz: Suyun yüksek konsantrasyondan düşük konsantrasyona taşınmasıdır. KOLAYLAŞTIRILMIŞ DİFFÜZYON Kolaylaştırılmış diffüzyonda küçük polar moleküller ve iyonların hücre membranından giriş ve çıkışları membran proteinleri tarafından yapılır. Örneğin glikoz ve amino asitler gibi polar bileşikler membrandan geçemeyecekleri için bunların hücrelere giriş çıkışı kolaylaştırılmış diffüzyonla olur. Kolaylaştırılmış diffüzyona örnek olarak eritrositlerdeki anyon taşıyıcılar verilebilir. Solunum sonucu dokularda oluşan CO2 kendiliğinden eritrosit hücrelerine diffüzlenir. Burada karbonik anhidrazla HCO -3 oluşur. Bu iyonun bir kısmı eritrositlerdeki hemoglobin tarafından bağlanır ama büyük bir kısmı anyon taşıyıcılarla kan plazmasına geri döner. Bu işlem kan akciğerlere ulaştığında tersine döner ve CO2 solunumla dışarı atılır. Eritrosit membranlarında yürüyen bu işlemde Cl - iyonları da ters yönde hareket eder. Bu ters yönde taşınma antiport bir taşınmadır. İYONOFORLAR VE PORİNLER İyonların zardan geçişi iyonofor adı verilen ve zarların belirli iyonlara karşı geçirgenliğini arttıran meddelerin incelenmesi sonucu aydınlatılmıştır. Bunlar kolaylaştırılmış diffüzyonla membrandan bazı moleküllerin geçisini sağlar. Bu tip taşımada iyonlar kanallar içine alınarak küçük moleküllerin lipit tabakadan kolayca geçmeleri sağlanır. Bunlar taşınacak maddenin por büyüklüğü ile ilgili olarak oldukça spesifiktir. Bu şekilde en fazla taşınan iyonlar Na +, K +, Cl - ve Ca +2 dur. Valinomisin, K + iyonlarını çevreleyen ve onun + yükünü nötralize eden ufak siklik peptit yapıda bir antibiyotiktir. Yapısında D- and L-valin, D-hidroksivalerik asit ve L-laktik asit bulunur. Bu yapı amit ve ester bağlarıyla bir arada tutulur. K + iyonları valinomisin halkasının içine yerleşerek 2

halkadaki 6 adet valin amino asidinin karboksil grubuyla koordinasyon yapar. Halkanın hidrofobik kısımları dışa dönüktür ve membran lipitleri ile etkileşir. Halkanın iç kısmına yerleşen K + iyonları lipit kısımdan saklanarak zardan kolayca geçebilir. Valinomisin K + iyonunu zar boyunca konsantrasyon gradiyentine uygun olarak taşır. Gramisidin A ise heliks şeklinde kanallar oluşturan antibiyotik yapıdaki bir peptittir. İki molekül uç uca gelerek zar boyunca uzanan heliks şeklinde bir yapı oluşturur. Buradan H + iyonları veya alkali katyonlar gibi kanala uygun iyonlar geçebilir. Kolaylaştırılmış taşınma üç kısımda incelenir. Uniport taşınma: Tek bir yönde taşınma vardır. Örnek olarak eritrosit ve farklı hücre membranlarındaki glikoz taşıyıcısı olan GLUT-1 verilebilir. Büyük integral bir proteindir. Bir iyonofor olan valinomisin de uniport taşıma yapar. Simport taşınma: Taşıyıcı aynı anda iki maddeyi aynı yönde taşır. Bazen sekonder aktif taşınma olarak da belirtilir. Bazı epitel hücreler ve plazma membranlarındaki glikoz-na + simport sistemi, bakteriyal laktoz permeaz, H + simport taşıyıcılar gibi. Antiport taşınma: Bağlanan bir substrat bir yöne taşınırken, diğer substrat ters yöne taşınır. 3

AKTİF TAŞINMA Bu tür taşınmada, taşınmalar konsantrasyon gradiyentine karşı yani düşük konsantrasyondan yüksek konsantrasyona karşı yapılır. Aktif taşıma sistemleri sinir sisteminden gelen bilgilerin iletiminde, barsak epitelinden besin moleküllerinin absorbsiyonunda ve böbreklerin süzme fonksiyonlarını yapmasında, adale ve dokuların uyarılmasında etkin olarak çalışır. Taşıyıcı proteinler şekil değişikliği yaparak taşımayı sağlar. Protein pompaları devreye girerek ATP harcanır. Aktif transportta birçok model ve mekanizma vardır. Aktif taşınma iki kısımda incelenir. 1. Primer aktif taşınma Bu taşınmada taşıyıcı proteinin kendisi (ATP az) ATP in hidrolizini yaparak kendisini fosforiller. Böylece proteinin konformasyonu değişir. Burada ATP nin ADP ye dönüşümü gibi ekzotermik bir tepkimeyle eşlenme vardır, direkt bir enerji kaynağı kullanılır (ışık, ATP, elektron transportu gibi). 2. Sekonder aktif taşınma Enerji kaynağı olarak membrandaki konsantrasyon gradiyenti kullanılır. İyonların akışı ters yöndeki taşınma için enerji sağlar. Gradiyent doğrultusunda taşıma yapan başka bir olayla eşlenme yapılır. Taşınma direkt ATP enerjisiyle eşleşmez, taşımanın yürütücü kuvveti elektrokimyasal gradiyenttir. Na + -K + ve Ca +2 pompası primer aktif taşınmaya, bazı dokulardaki glukoz ve amino asit taşınması sekonder aktif taşımaya örnek verilebilir. HÜCRE ZARLARINDA NA + -K + ATP AZ SİSTEMİ Sodyum ve potasyum iyonlarının hücre içinde ve dışında belirli bir konsantrasyonda tutulması gerekir. Bu hücrenin osmotik basıncını düzenleyerek hücre hacmının sabit kalmasını sağlar. Sinir ve kas hücrelerini elektriksel uyarılmaya hazır hale getirir. Çeşitli biyolojik fonksiyonların gerçekleşebilmesi için (protein sentezi, pirüvat kinaz gibi enzimlerin maksimum aktivite göstermesi) hücre içi K+ düzeyinin yüksek olması gerekir. Na+ iyonlarının dışa ayni anda K+ iyonlarının hücre içine pompalanması Na+-K+ pompası yardımıyla yürütülür (Na + - K + ATP az). Bu iyonların konsantrasyon gradiyentine karşı yaptıkları hareket ATP hidrolizinden sağlanır. Bu protein ilk kez 1957 yılında beyin, sinir ve kas hücre zarlarından izole 4

edilmiştir. Bu proteinin maksimum aktivite gösterebilmesi için Mg +2, Na + ve K + iyonları gerekir. Bu protein hem ATP yi hidrolizleyen enzim görevi yapar hem de taşıma yapar. ATP + H2O ADP +Pİ + H + Birkaç çeşit ATP az vardır. CA +2 ATPAZ SİSTEMİ (CA +2 POMPASI) Hayvansal organizmada sitoplazmik kalsiyumun ayarlanması oldukça karmaşık bir olaydır. Ca +2 iyonları hücrede camp ye benzer şekilde ikincil haberci gibi davranır. Kasların kasılması, nörotransmitterlerin salgılanması ve glikojen yıkımının uyarılması Ca +2 iyonlarının görevleri arasındadır. Ayrıca Ca ++ iyonları oksidasyon metabolizmaları için de aktivatör görevi yapar. Ca ++ - ATPaz lar endoplazmik retikumda ve plazma membranlarında bulunur. SEKONDER AKTİF TAŞINMA Bu taşınmada taşınma direkt olarak ATP enerjisiyle eşleşmemiştir. ATP enerjisi kullanılarak meydana gelmiş bir elektrokimyasal gradiyent (iki taraf arasındaki yük veya konsantrasyon farkı) taşımanın yürütücü kuvvetidir. 5

NA + - GLUKOZ SİMPORT SİSTEMİ İnce barsağın iç yüzünü kaplayan epitel hücrelerinin lümen tarafında çok ince vili adı verilen girinti ve çıkıntılar bulunur. Böylece barsak epitelinin yüzeyi genişlediğinden daha fazla besin absorbsiyonu olur. Karbohidratların sindiriminden oluşan glukoz barsak epitel hücre zarında bulunan Na+-glukoz simport sistemi ile hücre içine alınır. Lümen kısmında bulunan taşıyıcı protein, hem sodyum hem de glukozu bağlar. Sodyum konsantrasyonu hücre dışında daha fazla olduğu için içe doğru bir konsantrasyon gradiyenti oluşur. Sodyum bağlanması glukoz bağlanmasını arttırır. Taşıyıcı proteinde bir konformasyon değişimi olur ve protein içe doğru dönerek glukoz ve sodyumun hücre içine taşınması sağlanır. KİMYASAL DEĞİŞİMLE TAŞINMA (GRUP TRANSLOKASYONU) Yüksek enerjili bileşiklerin hidrolizi ile meydana gelen diğer bir taşınma şekli grup translokasyonudur. Bu olay bakterilerde bazı şekerlerin taşınmasında kullanılır. E.coli de bulunan ve glukoz taşıyan sistem 1964 yılında Roseman tarafından aydınlatılmıştır. Fosfoenolpirüvata bağlı olan bu sisteme kısaca PTS (fosfoenolpirüvata bağlı fosfotransferaz sistemi) denir. Bu sistemle 10 farklı şeker taşınabilir. E2 diğerlerinden farklı olarak zara bağlı bir proteindir. Fosforilasyon ve defosforilasyon sırasında konformasyon değişimine uğrayarak glukozu glukoz-6-fosfat şeklinde membrandan geçirir. Bir tane glukozun zardan geçmesi için bir tane fosfoenolpirüvatın bağ enerjisi kullanılır. Ancak glukozun metabolize olması için zaten fosfatlanması gerektiğinden bu durum enerji açısından bir kayıp değildir. E1 ve HPr spesifik olmayan farklı şekerler için görev yapan sitoplazmik proteinlerdir. E2 zara bağlıdır ve taşınacak şeker için spesifiktir. E3 bazı şekerler için zara bağlı, bazıları için sitoplazmik bir proteindir ve membranın sitoplazma tarafında bulunur. Bazı şekerlerin taşınmasında E3 hiç görev almayabilir. 6