İktisat Tarihi II 2. Hafta
İKİNCİ DEVRİMİN BAŞLANGICI İkinci bir devrim kendine yeterli küçücük köyleri kalabalık kentler durumuna getirmiştir. Bu dönemde halk yerleşiktir. Köyün kendisi toprak elverdikçe kentleşinceye dek büyümüştür. Tevrat tan Sümer in o çağdaki durumunu öğrenebiliyoruz. Bir toplumun çalışan nüfusu hırslandıkça besin üretim artığına gereksinme de artacaktı.
Yakındoğu da insanları yerleşikliğe yönelten bir başka unsur da çiftçinin yiyecek çeşidinin artması olmuştur. Yerleşik yaşam barınakların geliştirilmesine etken olmuş ve mimariye yol açmıştır. Yakındoğu da ırmak vadileri ve vahalarda yerleşen varlıklı çiftçiler kendi kendilerine yeterli ekonomik düzenlerinden ayrılmaya daha yatkındı. Sümer ve Mısır a ithal edilen sakız ve değerli taşlar önceleri gereksiz süs eşyası sanılmıştır.
Değerli taşlar ararken insanlar kendiliklerinden maden bulunan alanlara gitmişlerdir. Madenin gerçek üstünlüğü eritilebilmesi ve dökümünün yapılabilmesidir. Döküm işleminin yürütülmesi için çeşitli buluşlar gerekliydi. Ocak Körük Kalıp
Demircinin çok geniş ve ayrıntılı endüstri törelerine sahip olması gerekir. İnsan hangi çeşit taşın karbonla ısıtıldığı vakit bakır sağladığını bilecek kadar pratik kimya öğrenmiştir. Madenin taşın yerini alması uzun sürmüştür Madenin ithal edilmesi için daha gelişkin taşıt yöntemleri bulunmalıydı.
Açık çöllerde ve steplerde ilkel avcı kabilelerinin eşyalarını kamptan kampa taşımak için kullandıkları kızaklar öküzlere çektirilmekteydi. Öküz ya da başka hayvanlarla çekilen arabaların kullanılmasıyla haberleşme hızlanmış ve mal taşımı büyük çapta kolaylaşmıştır. Karayolu ulaşımındaki gelişmelere paralel olarak deniz ulaşımında da gelişmeler kaydedilmiştir
Adı geçen sanat, yöntem ve süreçler deney birikimlerinden doğan bilgi ve uygulamaların dışa dönük anlatımlarıdır. Doğaya teknik açıdan başat olunmuş olsa da insanlar geçim için doğaya bağımlı kalmayı sürdürmüştür. Doğunun arkeoloji kayıtlarına yansıyan nesnel kültür, sanat ve din alanındaki değişiklikler göçler ve istilalar sonucu olmalıdır.
Göçle gelenler kendi örgütlerini ve kendi ideolojilerini de birlikte getirirler. Yerleşiklerin bulunduğu alanda daha öncekinden çok farklı bir düzen, mimari ve eşya kalıntıları bulunabilir. Savaşın ekonomik etki ve sonuçları da vardı. Tahta varan tek yol ülkeyi ele geçirmek değildi
MÖ 4000 yıllarında Doğu Akdeniz çevresinde ve daha da doğuda Hindistan a doğru tüm kıraç topraklarda çeşitli toplumlar yaşamaktaydı. Kendine yeterli toplumların ekonomik bağımsızlıklarını yitirme yolunda önemli bir gelişme Nil vadisinde, Dicle ve Fırat arasında ve İndus ırmağı kıyılarında olmuştur MÖ 3000 yıllarına gelindiğinde arkeologların Mısır, Mezopotamya ve İndus vadisi için çizdikleri resim çeşitli meslek ve sınıfları içeren devletlerdir.
Ekonomik alanda ikinci devrimin sonuçları Mısır, Mezopotamya ve Hindistan da aynıydı. Misal Mezopotamya ya bakıldığında Mimarideki değişimin temeli bu dönemde dinsel öğelerden yoğun bir şekilde etkilenmiştir.
Böylesine anıtların yapımı işçi ve besinden başka şeyler de gerektirir. Ziggurat tapınağında bir yazıt bulunmuştur. MÖ 3000 yıllarından çok sonraları Ur daki kral mezarları tapınakların yönetimini çok güzel örnekler. İkinci devrim Mısır ve Hindistan da yürümekteydi
Kervanlarla taşınan yalnızca yeni buluşların ürünü olan mallar değil insanlardı da. İkinci devrimin aşamalarına ilişkin bu süreklilik, kültürel alanda geçerli olsa da etnolojik ve politik alanlarda geçerli değildi.
MÖ 3000 yıllarından hemen sonra yazılı metinler Sümer ve Akad daki sosyal ve ekonomik örgütler konusunda açık bilgiler verir. Her tanrının yeryüzünde bir evi vardır. Bu ev de kent tapınağıdır. MÖ 3000 yıllarında her kentte tanrının yanı sıra bir de geçici başbuğ ortaya çıkmıştır. Aşağı Mezopotamya, yaşamı için ikiz ırmaklarının suyuna muhtaçtır.
Mısırda politik birleşme, ikinci ekonomik devrimle aynı zamana rastlar. Mısır endüstrisi için kullanılan hammaddelerin parasal kaynağı firavunun gelirleriydi. Kral Mısır halkına Sümerlilerin hala yoksun bulunduğu gerçek yararlar sağlardı. MÖ 2000 yıllarına dek Mısır konusundaki kayıtlar, tümüyle mezarlar ve içindeki eşyalara dayanır.
Mısır ın birleşmesi tıpkı Sümer deki kentsel devrimde olduğu gibi aynı yeni sınıfları ve yeni meslekleri yaratmıştır.
Mısır işçiliğinde titizlik ve kesinlik bitmek tükenmek bilmeyen bir sabra ve üst üste yinelenen deney yanılgı deney döngüsüne dayanır. Mısırlıların ölüler konusundaki garip inançları da yararlı işlere uygulanabilen bilimsel buluşları esinlemiştir. Ölünün içi rahatlasın diye ayrılan bu varlık ve kaynakların resimleri mezarın duvarlarına çizilirdi.
Mısır ile Mezopotamya arasındaki başkalık yalnızca çeşitli uğraşıların ürünlerinde değildir. İndüs Vadisi nde de yazılı belgeler arkeologların bulgularını destekleyebilseydi aynı farklılıklar ortaya çok belirgin biçimde çıkardı. İndus uygarlığının tarih öncesi çağları bilinmez. Sözü edilen devrimler Mısır ve Sümer de aşağı yukarı aynı yıllarda oluşmuştur.
Her bir bölgedeki somut farklılıklar tek yanlı bir bağımlılık kuramıyla izah edilemez. Devrimden önce Mısır, Sümer ve Hindistan birbirinden tümden ayrı ve bağlantısız değildi.