01 Ýskemik Ýnmeli Hastalarda Ýnkontinans, Ýhmal Sendromu ve Emosyonel Durumun Lateralizasyon ve Fonksiyonel Baðýmsýzlýk Düzeyi ile Ýliþkisi Incontinence, Neglect Syndrome And Emotional Status In Ischemic Stroke Patients And Relation With Lateralization And Functional Independency 1 Yrd.Doç.Aylin AKÇALI Yrd.Doç.Dr.Özlem ALTINDAÐ Yrd.Doç.Dr.Ali AYDENÝZ Arþ.Gör.Dr.Ýrfan KOCA Prof.Dr.Savaþ GÜRSOY KLÝNÝK ARAÞTIRMA 1 Gaziantep Üniversitesi Týp Fakültesi, Nöroloji AD Gaziantep Üniversitesi Týp Fakültesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD Gaziantep Týp Dergisi 010;16(1):01-05. Özet Ýnme, beyin kan akýmýnýn ani bozulmasýna baðlý geliþen bir hastalýktýr. Farklý çalýþmalarda yaþ, cinsiyet, inmenin þiddeti, üriner inkontinans, kognitif fonksiyonlarda bozulma, tek taraflý ihmal sendromu, hastalýðýn prognozu üzerinde en fazla etkili olan faktörler olarak ileri sürülmüþtür. Çalýþmamýz, inme sonrasý üriner ve fekal inkontinans, ihmal sendromu sýklýðýný, anksiyete, depresyon durumunu ve bunlarýn fonksiyonel baðýmsýzlýk düzeyi ve lateralizasyonla iliþkisinin araþtýrýlmasý amacýyla planlandý. Çalýþmada, nöroloji kliniðinde yatan 44 inme hastasý test edildi. Fonksiyonel baðýmsýzlýk düzeyi Barthel, National Institute of Health Stroke Scale (NIHSS), ve Rankin ölçekleriyle, anksiyete düzeyi Durumluk ve Sürekli Anksiyete Envanteri 1 ve (DSAE 1 ve ) ile, depresif belirti þiddeti Beck Depresyon Ölçeðiyle (BDÖ) ile ölçüldü. Ýhmal sendromu varlýðý, NIHSS in ilgili alt baþlýðýna göre deðerlendirildi. Ýdrar ve fekal inkontinans varlýðýna hastalarýn klinik takibi ve yakýnlarýndan alýnan bilgiye göre karar verildi. Üriner ve fekal inkontinans, ihmal sendromu sýklýðý ve BDÖ sonuçlarý, sol hemiparezisi olan hastalarda, sað hemiparezi olan hastalara göre anlamlý ölçüde daha fazlaydý (p=0.004, p=0.0, p=0.0, p<0.001, sýrasýyla). Anksiyete skalasý DSAE sonucu ile Barthel Ýndeksi skorlarý arasýnda negatif, Rankin ve NIHSS skorlarý arasýnda pozitif iliþki vardý (r=-0.663, p<0.001; r=0.664, p<0.001; r=05.8, p=0.008; sýrasýyla). Sonuç: Sonuçlarýmýz sol hemiparezilerde sað hemiparezilere göre ihmal sendromu, üriner ve fekal inkontinans sýklýðýnýn ve depresyon düzeyinin daha yüksek, inkontinansý olan ve anksiyete düzeyi yüksek olan hastalarda fonksiyonel aktivitenin daha düþük olduðunu gösterdi. Anahtar Kelimeler: Ýnme, Ýnkontinans, Depresyon, Anksiyete, Fonksiyonel baðýmsýzlýk Abstract Stroke is characterized by the sudden loss of blood circulation of the brain. Various studies suggested that age, gender, severity of the stroke, urinary incontinence, impairment in cognitive function, unilateral neglect syndrome are the most determining factors effecting the outcomes of stroke. The aim of the study was to evaluate the incidence of urinary and fecal incontinence and neglect syndrome, anxiety, depression status level and also the relation of them with lateralization and functional independency. In this study 44 stroke patients in neurology in-patient clinic were examined for motor limitation, anxiety and depression levels, neglect syndrome, urinary and fecal incontinence. Functional independency level was measured with Barthel Index, National Institute of Health Stroke Scale (NIHSS) and Rankin scales, anxiety level was evaluated with State-Trait Anxiety Inventory (STAI) 1 and and depressive symptom severity was assessed with Beck Depression Inventory (BDI). Neglect syndrome was evaluated by subscale of NIHSS, urinary incontinence was assessed by clinical observations and the information from the relatives. Frequency of fecal and urinary incontinence, neglect syndrome and BDI scores were higher in left hemiparesia than in right hemiparesia (p =0.004, p =0.0, p=0.0, p<0.001, respectively). STAI was negatively correlated with Barthel Index and positively correlated with Rankin and NIHSS scores (r=-0.663, p<0.001; r=0.664, p<0.001; r=05.8, p=0.008; respectively). Our findings indicated that the incidence of urinary and fecal incontinence were higher in left hemiparesia than in right hemiparesia. Our findings shows that neglect syndrome, frequency of incontinence, and depression level were higher in right hemiparesia than in left hemiparesia. Functional independency level was lower in patients having incontinence and anxiety. Key Words: Stroke, Incontinence, Depression, Anxiety, Functional Independency Giriþ Ýnme, vasküler patolojilere baðlý fokal nörolojik defisit olarak tanýmlanan, ölüm nedenleri arasýnda ilk sýralarda yer alan, uzun süreli özürlülüðe yol açan bir hastalýktýr (1). Ýnme sonrasý iyi bir prognoz tahmini ve doðru tedavi adýmlarý ile hem hastanede kalma süresinin kýsaltýlmasý ve tedavi maliyetinin düþürülmesi hem de fiziksel ve ruhsal yeti yitimine neden olabilecek kalýcý sekellerin en aza indirilmesi mümkündür (). Ýnme sonrasý erken dönemde ölüm genellikle lezyonun þiddetine baðlýdýr. Ýnfarktlý hastalarda ilk 30 gün içinde hayatta kalma oraný %85 iken kanamalarda bu oran %0-5 arasýnda deðiþmektedir (3,4). Prognoz tahmininde risk faktörleri, muayene bulgularý, klinik ölçekler, laboratuar testleri ve görüntüleme bulgularý bilgi vericidir. Prognozu etkileyen faktörler arasýnda lezyon þiddeti dýþýnda yeri, hastanýn yaþý, eþlik eden diðer sistemik hastalýklar, baþlangýçta koma olmasý, idrar inkontinansý, ihmal sendromu, kognitif bozukluklar, depresyon ve sosyoekonomik koþullar sayýlabilir (5). Çalýþmamýzda erken dönem inmeli hastalarda eþlik eden inkontinans, ihmal sendromu, anksiyete, depresyon gibi klinik problemlerin lateralizasyon ve fonksiyonel aktivite düzeyi ile iliþkisinin araþtýrýlmasý amaçlanmýþtýr. Hastalar ve Yöntem Çalýþmaya, Þubat 008 ile Aralýk 008 tarihleri arasýnda inme tanýsýyla nöroloji kliniðinde yatan 7 erkek, 17 kadýn, toplam 44 hasta dahil edilme kriterlerine göre sýrasýyla dahil edildi. Bilincin açýk olmasý ve akut iskemik süreçte olmasý dahil edilme kriterleri olarak alýndý. Demans veya delirium tablosunda olmasý, klinik ölçeklerin uygulanmasýna engel teþkil edecek düzeyde afazi varlýðý, koopere olunamamasý, fiziksel kayba baðlý ambulasyonun kýsýtlanmasý sonucu ortaya çýkan veya aralýklý olarak ortaya çýkan inkontinans ya da farklý nedenlerle inmeden önce inkontinansý olmasý dýþlama kriterleri olarak belirlendi. Hastalarýn tamamýnda rutin kan testleri, tam idrar tetkiki ve idrar kültürü yapýldý. Yrd.Doç.Dr. Aylin AKÇALI, Gaziantep Üniversitesi Týp Fakültesi, Nöroloji AD Adres: Gaziantep Üniversitesi Týp Fakültesi, Nöroloji AD. Þehitkamil/GAZÝANTEP Tel: 034 360 60 60 Dahili: 7638 E-mail: akcali@gantep.edu.tr Geliþ Tarihi: 09.10.009 Kabul Tarihi: 8.1.009 Gaziantep Týp Dergisi /Yýl 010 / Cilt 16 / Sayý 1
0 Buna göre; aðýr kardiyovasküler hastalýðý olanlar, daha önce inme geçirmiþ olanlar, sistemik metabolik hastalýk, inflamatuar hastalýk, malignite, idrar yolu infeksiyonu, psikiyatrik hastalýk öyküsü olanlar, intrakraniyal hemorajiye baðlý inme tanýsý almýþ olanlar çalýþma dýþý býrakýldý. Ayrýca hastalarýn, okuma yazma biliyor olmasýna, entelektüel kapasitelerinin klinik görüþmeler ve rehabilitasyona katýlýma uygun olmasýna dikkat edildi. Hastanemizde teknik koþullarýn yetersizliði nedeniyle her hastaya ürodinami tetkiki yapýlamadý. Ýdrar hissi olmayan ve sürekli inkontinansý olan hastalar dahil edildi. Lezyonun lokalizasyonu ve þiddeti manyetik rezonans görüntüleme sonuçlarýna göre belirlendi. Nörolojik açýdan stabil hale geldikten sonra her hastada ayný fiziksel týp ve rehabilitasyon hekimi tarafýndan gerekli klinik deðerlendirme ölçekleri uygulandý ve rehabilitasyon programý belirlendi. Çalýþmada kullanýlan ölçekler: 1.National Institutes of Health Stroke Scale (NIHSS): Hastalarýmýz inme geçirdikten sonraki günler içerisinde deðerlendirildiði için lezyonun þiddetini ve prognozunun belirlenmesinde NIHSS ölçeði kullanýldý. NIHSS erken dönemde lezyon þiddetini belirlemek için en sýk kullanýlan inmeli hastalarda geçerlik ve güvenilirliði yapýlmýþ olan bir ölçektir. Bu ölçekte hasta 11 kategoride (bilinç, dil, dizartri, göz hareketleri, görme alaný, ihmal, fasiyal parezi, proksimal kol ve bacak kuvveti, ekstremite ataksisi ve duyu) deðerlendirilir. Her bir kategori 0- veya 0-4 þeklinde puanlanýr. Toplam puan 0-4 arasýndadýr. 0-6 puan hafif, 7-15 orta, ³16 þiddetli lezyon olarak kabul edilir. Deðerlendirme ortalama 6.6±3 dakika sürer, pratik uygulanabilen bir ölçektir (7). Bilinç, göz hareketleri, görme, yüz felci, motor kol, motor bacak, ekstremite ataksisi, duyu bozukluðu, dizartri ve ihmal yönlerini deðerlendirir. Tedavi kararý için önemli bir ölçektir. Elde edilen skor >16 ise ciddi özürlülük, skor <6 ise iyi prognozu gösterir..rankin skalasý ve Barthel Ýndeksi: Fonksiyonel kapasitenin deðerlendirilmesinde Rankin skalasý ve Barthel Ýndeksi kullanýldý. Rankin skalasý 6 kategoriyi içerir ve bu kategoriler ortaya çýkan özürlülüðün, günlük aktiviteyi ne derecede etkilediðini ve ne düzeyde yardým gerektirdiðini gösterir (8). Barthel indeksi, hastalarýn kendilerine bakým görevlerindeki baðýmsýzlýklarý deðerlendirmek amacýyla geliþtirilmiþtir; barsak, mesane kontrolü, kiþisel bakým, tuvalet kullanýmý, beslenme, yer deðiþtirme, mobilite, giyinme, banyo yapma gibi kriterleri esas alýr (9). 3.Durumluk ve Sürekli Anksiyete Envanteri 1 ve (DSAE 1 ve ): Anksiyete düzeyini belirlemede kullandýðýmýz STAI 1 ve, Spielberger ve ark. tarafýndan geliþtirilen, durumluk ve sürekli kaygý düzeylerini ölçen bir testtir (10,11). 4.Beck Depresyon Ölçeði (BDÖ): BDÖ depresyondaki vejetatif, emosyonel, biliþsel ve motivasyonel alanlarda ortaya çýkan belirtileri ölçmeye yarayan 1 maddeden oluþmuþ bir kendini deðerlendirme türü ölçektir. Bu çalýþmada 1978 yýlýnda geliþtirilen geçerlik ve güvenilirliði daha çok çalýþýlmýþ ikinci formu kullanýlmýþtýr (1). 5.Üriner ve Fekal Ýnkontinans Varlýðý: Hastalarýn klinik takibi ve yakýnlarýndan alýnan bilgiye göre deðerlendirildi. 6.Ýhmal Fenomeni Varlýðý: NIHSS ölçeðinde yer alan ihmal sendromu varlýðýnýn deðerlendirmesine göre araþtýrýldý. Özel testler uygulanmadý. 7.Ýstatistik Analizi Çalýþmada elde edilen bulgular deðerlendirilirken SPSS 13.0 paket programý, sürekli sayýsal deðiþkenleri deðerlendirmede t-testi, kategorik deðiþkenlerin deðerlendirilmesinde ki-kare testi kullanýldý. Anlamlýlýk düzeyi p<0.05 kabul edildi. Bulgular Tablo 1 de çalýþmaya alýnan inme hastalarýnýn demografik özellikleri görülmektedir. Yaþ ortalamalarý 63.4±15.0 yýl olarak hesaplandý. Tüm hastalarda iskemik inme mevcuttu. Risk faktörleri sorgulandýðýnda 44 hastanýn 30 unda hipertansiyon, 9 unda hipertansiyon ve diyabet, 5 hastada kalp hastalýðý öyküsü olduðu öðrenildi ancak incelemeler sonucunda kalp yetmezliði yoktu. 5 hasta sað hemiparezi, 19 hasta sol hemiparezi idi. Fonksiyonel baðýmsýzlýk düzeyi ölçeklerine bakýldýðýnda NIHSS skoru ortalamasý 5.1±4.0, Barthel Ýndeksi total skoru ortalamasý 40.4±1.8, Rankin skalasý ortalamasý.8±1.7 olarak hesaplandý. Barthel Ýndeksi alt baþlýk skorlarýnýn ortalamasý sýrasýyla; beslenme 4.1±3.4, banyo yapma 0.6±1.7, kiþisel bakým 1.0±.5, giyinme 4.±3.6, barsak kontrolü 4.4±4.1, mesane kontrolü 3.8±1., tuvalet kullanýmý 4.1±3., transfer 7.4±4.9, ambulasyon 4.6±5.8, merdiven çýkma.4±3.6 olarak hesaplandý. Psikiyatrik belirti þiddeti sonuçlarýnda DSAE 1 ve DSAE skorlarýnýn sonuçlarý sýrasýyla 35.4±6.5 ve 36.5±5.3 olarak bulundu. BDÖ skorlarýnýn ortalamasý ise 8.6±4.1 idi (Tablo ). Ýhmal fenomeni sað hemiparezilerde %0, sol hemiparezilerde %44 oranýndaydý ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlýydý (c =5.1, p=0.0). Tablo 1. Ýnme hastalarýnda klinik deðerlendirme sonuçlarý Tablo 3 de görüldüðü gibi idrar inkontinansý sað hemiparezisi olan 5 hastanýn 5 inde (%0), sol hemiparezisi olan 19 hastanýn 1 sinde (%60) mevcut idi ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlýydý (c =8.4, p=0.004).
03 Tablo. Ýnmeli Hastalarda Fonksiyonel Baðýmsýzlýk Düzeyleri ve Psikiyatrik Deðerlendirme Sonuçlarý NIHSS: National Institute of Health Stroke Scale DSAE 1-: Durumluk ve Sürekli Anksiyete Envanteri 1 ve BDÖ: Beck Depresyon Ölçeði Fekal inkontinans sað hemiparezisi olan 5 hastanýn 3 ünde (%1), sol hemiparezisi olan 19 hastanýn 8 inde (%40) mevcut idi ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlýydý (c =5., p=0.0). Sað hemiparezilerde BDÖ skoru ortalamasý 6.7±4.; sol hemiparezilerde 11.0±4.0 olarak hesaplandý (p<0.001). Tablo 4 te görüldüðü gibi DSAE skoru ile Barthel, Rankin ve NIHSS skorlarý arasýnda anlamlý iliþki vardý (r=0.663, p<0.001; r=0.664, p<0.001; r=05.8, p=0.008; sýrasýyla). Ýnkontinans olan ve olmayan hastalarda yaþ, NIHSS, BDÖ ve anksiyete (DSAE 1 ve ) skorlarý deðerlendirildiðinde anlamlý fark tespit edilmedi (p=0.5, p=0.8, p=0.3, p=0.8, p=0.6, sýrasýyla). Tablo 3. Sað ve sol hemiplejiklerde komplikasyonlarýn sýklýðý BDÖ: Beck Depresyon Ölçeði Tablo 4. Anksiyete düzeyleriyle fonksiyonel kapasite iliþkisi DSAE : D Tartýþma Ýnme sonrasý hayatta kalan hastalarda ambulasyonun saðlanmasý ve hastanýn günlük yaþam aktivitelerini baðýmsýz olarak sürdürebilmesi en önemli amaçtýr. Hastada nörolojik olarak stabilite saðlandýktan sonra rehabilitasyon programýnýn baþarýyla sürdürülmesi için rehabilitasyona engel olabilecek ve prognozu olumsuz yönde etkileyebilecek problemlerin deðerlendirilip tedavi edilmesi önemlidir. Ýnme sonrasý prognoz tahmini konusunda yeterli araþtýrma ve bilgi mevcut deðildir. Hastalýðýn prognozunu etkileyen en önemli demografik özellikler yaþ, cinsiyet ve etnik faktörlerdir. Ýleri yaþ, kadýn cinsiyet, siyah ýrk ve Latin kökenli olmanýn kötü prognoz göstergesi olduðu bildirilmiþtir (13,14). Eþlik eden medikal durumlardan ise kan basýncý yüksekliði, kalp ve damar hastalýklarý ve diyabet varlýðý olanlarda prognozun daha kötü olduðu bilinmektedir (15). Bir diðer önemli faktör ise lezyonun büyüklüðü ve anatomik lokalizasyonudur (13). Ýnme sonrasý rehabilitasyona geç baþlanmasý, idrar inkontinansý, depresyon, ihmal sendromu, kognitif bozukluklar diðer kötü prognostik belirteçlerdendir. Bizim çalýþmamýzda inme sonrasý hemiparezi geliþen hastalarda fonksiyonel aktivite düzeyi, idrar ve gaita inkontinansý, ihmal sendromu, depresif belirtiler ve anksiyete düzeyi deðerlendirildi. Kuptniratsaikul ve ark. mesane fonksiyon bozukluklarýnýn inmeli hastalarda hastanede kalma süresini uzattýðýný ve anksiyete düzeyini arttýrdýðýný ileri sürmüþlerdir (16). Metaanaliz çalýþmalarýnda inmeli hastalarda erken dönemde üriner inkontinansýn yüksek olduðu, hastaneden taburcu olurken yaklaþýk yarýsýnda düzelme olsa da bu komplikasyonun yaygýn olduðu ve hastalýk seyrini olumsuz etkileyen bir faktör olarak gözlendiði bildirilmiþtir. Farklý araþtýrma sonuçlarýnda bu oranýn %16-96 arasýnda verildiði görülmektedir (17). Bizim hastalarýmýz inme tanýsý sonrasýnda hastane yatýþýnýn ilk 5-10 günlerinde deðerlendirildi ve üriner inkontinans sýklýðý %0-60 arasýndaydý. Çalýþmamýzda idrar inkontinansýnýn, sol hemiparezi sekeli olan hastalarda anlamlý oranda daha sýk olduðu görüldü. Sað hemiparezide fonksiyonel iyileþmenin ve günlük yaþam aktivitelerinin daha iyi olduðu bilinmektedir (18). Sað ve sol hemiparezide prognozun araþtýrýldýðý çalýþmalar daha çok ihmal sendromu üzerinde yoðunlaþmýþtýr, idrar inkontinansýnýn etkisi konusunda pek fazla bilgi yoktur. Peterson ve ark. (19) çalýþmalarýnda mesane fonksiyon bozukluðunun ilk 1 yýl içerisinde mortalite ve prognoz ile ilgili önemli bir belirteç olduðunu ileri sürmüþlerdir. Barsak fonksiyon bozukluklarý Baztan ve ark. nýn çalýþmasýnda fonksiyonel iyileþme üzerine negatif etkisi olan önemli bir komplikasyon olarak ele alýnmýþtýr (0). Çalýþmalarda inmeli hastalarda barsak fonksiyon bozukluðunun patofizyolojisi hakkýnda çok az bilgi olduðu, ancak fekal inkontinansýn rehabilitasyon ve iyileþme sürecini olumsuz etkilediði bildirilmektedir (1,). Bizim hastalarýmýzda fekal inkontinans sýklýðý %1-40 arasýnda deðiþmekteydi ve sol hemiparezilerde daha fazlaydý. Ancak belirtilen ölçeklerle yapýlan deðerlendirmede fekal inkontinansýn olumsuz bir etkisi gözlenmemiþtir. Ýnmeli hastalarda depresyon sýklýðý %0-80 arasýnda deðiþen oranlarda verilmiþtir (3). Depresif belirtilerin motor iyileþme ve rehabilitasyonu önemli ölçüde etkilediði bilinmesine karþýn çoðu zaman gözden kaçmaktadýr (4). Hemiplejide görülen depresyonun psikolojik faktörler dýþýnda nörokimyasal olaylarla da iliþkili olduðu bilinmektedir. Hatta bazý araþtýrmacýlar inmeye eþlik eden depresyonu da bir çeþit yeti yitimi olarak deðerlendirmiþlerdir (5). Bu çalýþmada depresyon varlýðý ile olumsuz bir iliþki saptanmamýþtýr. Ýhmal varlýðý inmeli hastalarda fonksiyonel geliþimi ve rehabilitasyon sonuçlarýný olumsuz etkileyen bir baþka faktördür (6).
04 Özelleþmiþ tedavi yaklaþýmlarý ile ihmalin azalmasý ya da ortadan kalkmasýnýn yaný sýra günlük yaþam aktiviteleri ve fonksiyonel baðýmsýzlýk da olumlu etkilenmektedir. Bu nedenle ihmalin saptanmasý ve ihmale yönelik yaklaþýmlarýn uygulanmasý hastanýn prognozu açýsýndan önemlidir. Bizim hastalarýmýzda sol hemiparezilerde daha fazla olmak üzere ihmal sendromu varlýðý tespit edildi. Ýnme sonrasý erken dönemde yapýlan araþtýrmalarda ihmal sendromu sýklýðýnýn %4-46 arasýnda deðiþtiði bildirilmiþtir (7). Ancak akut dönem sonrasý yaklaþýk 3 aylýk periyotta nörolojik iyileþmeye paralel olarak ihmal sýklýðýnda da azalma izlenir (8). Normal koþullarda ihmali düzelmiþ gibi gözüken bir kiþinin, günlük alýþtýðý ortamdan farklý koþullarla karþýlaþtýðýnda (stres altýnda iken veya heyecanlandýðýnda) tekrar hemiparezi tarafýný ihmal etmeye baþladýðý görülebilir. Bu sebeple hastalarda daha fazla fonksiyonel kazanç elde edilebilmesi için ihmale yönelik özel tedavi yaklaþýmlarý uygulanmalýdýr. Çalýþma sonuçlarýmýz fonksiyonel aktiviteler ile anksiyete düzeyi arasýnda direkt iliþki olduðunu; fonksiyonel baðýmsýzlýk düzeyi daha düþük olan hastalarda anksiyetenin daha fazla olduðunu göstermiþtir. Bu sonuç baðýmsýz günlük yaþam aktivitelerini yerine getiremeyen hastalarda hastalýðý ile ilgili kaygýlarýn daha fazla olduðu þeklinde yorumlanabilir. Bununla birlikte; hastalýða eþlik eden anksiyetenin rehabilitasyona katýlýmý ve motor aktivite becerilerini olumsuz etkileyebileceði de akla gelmektedir. Masskulpan ve ark. (9) inme tanýsý almýþ olan 50 hastada %5 oranýnda anksiyete, %37.8 oranýnda depresyon mevcut olduðunu, anksiyete ve depresyonu olmayan hastalarla karþýlaþtýrýldýðýnda bu hastalarýn yaþam kalitesi ve fonksiyonel aktivitelerinin daha düþük olduðunu savunmuþlardýr. Hasta sayýmýzýn az olmasý, uzun süreli izlem yapýlmamýþ olmasý, çalýþmaya dahil ettiðimiz hastalarýn lezyonun anatomik lokalizasyonu ve motor aktivite düzeylerine göre standardize edilmemiþ olmasý, mesane ve barsak fonksiyonlarýnýn deðerlendirilmesinde laboratuar ve radyolojik görüntüleme yöntemlerinin kullanýlmamasý ve emosyonel durumun belirlenmesinde detaylý psikiyatrik inceleme yapýlmamýþ olmasý, ihmal sendromunun deðerlendirilmesi için özel testler kullanýlmamýþ olmasý çalýþmamýzýn kýsýtlýlýklarý olarak kabul edilebilir. Ýnme sonrasý hayatta kalan hastalarda motor ve fonksiyonel kayýplar ve ortaya çýkan emosyonel bozukluklar nedeniyle yaþam kalitesi olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu nedenle baþvuran hastanýn detaylý olarak deðerlendirilmesi, eþlik eden fonksiyonel kayýplarýn belirlenmesi ve gerekli durumlarda tedavi edilmesinin hastanýn iyileþme sürecinde etkili olacaðý sonucuna varýlmýþtýr. Çalýþmamýzýn kýsýtlýlýklarý dikkate alýndýðýnda daha geniþ hasta ve ayrýntýlý deðerlendirme yöntemlerinin kullanýlacaðý yeni çalýþmalara ihtiyaç duyulduðu ve çalýþmamýzýn bu amaçla yapýlacak yeni çalýþmalara yol gösterici olacaðý inancýný taþýyoruz. Kaynaklar 1.Jaracz K, Kozubski W. Quality of life in stroke patients. Acta Neurol Scand. 003;107:34-9..Duncan PW, Sullivan KJ, Behrman AL, Azen SP, Wu SS, Nadeau SE, et al. Investigative Team Protocol for the Locomotor Experience Applied Post-stroke (LEAPS) trial: a randomized controlled trial. BMC Neurol. 007;8:39-44. 3.Han DS, Pan SL, Chen SY, Lie SK, Lien IN, Wang TG. Predictors of long-term survival after stroke in Taiwan. J Rehabil Med. 008;40:844-9. 4.Rundek T, Sacco RL. Outcome following stroke. In: Mohr JP, Choi DW, Grotta Jc, Weir B, Wolf PA (eds). Stroke pathophysiology, diagnosis and management. 4th ed. Edinburgh: Churchill Livingstone; 004:35-57. 5.Weimar C, Ziegler A, Konig IR, Diener HC. Predicting functional outcome and survival after acute ischemic stroke. J Neurol. 00;49:888-95. 6.Stroke-1989. Recommendations on stroke prevention, diagnosis, and therapy. Report of the WHO Task Force on Stroke and Other Cerebrovascular Disorders. Stroke. 1989;0:1407 1431. 7.Eyigör S. Ýnmeli hastalarda genel rehabilitasyon prensipleri, yaþam kalitesi ve son durum deðer lendirmesi. Turk J Phys Med Rehab. 007;53(1):19-5. 8.Hamidon BB, Raymond AA. Risk factors and complications of acute ischaemic stroke patients at Hospital University Kebangsaan Malaysia. Med J Malaysia. 003;58:499-505. 9.Wade DT, Collin C. The Barthel ADL Index: a standard measure of physical disability? Int Disabil Stud. 1988;10:64-7. 10.Starchina YA, Parfenov VA, Chazova IE, Sinitsyn VE, Pustovitova TS, Kolos IP, et al. Cognitive function and the emotional state of stroke patients on antihypertensive therapy. Neurosci Behav Physiol. 007;37:13-7. 11.Öner N, Le Compte. Durumluluk Sürekli Kaygý Envanterinin Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalýþmasý, Boðaziçi üniversitesi Matbaasý, Birinci baský, Ýstanbul, 1983. 1.Hisli N. Beck Depresyon Envanteri nin geçerliði üzerine bir çalýþma. Psikoloji Dergisi. 1988:6:118-1. 13.Gündüz B. Ýnme ve Prognozu Etkileyen Faktörler - Eðitim Türk Fiziksel Týp Rehabilitasyon Dergisi. 006;5(Özel Ek B):30-33. 14.Stineman MG, Ross R, Mailsin G, Fiedler RC, Granger CV. Risks of acute hospital transfer and mortality during stroke rehabilitation. Arch Phys Med Rehabil. 003;84:71-8.
05 15.Brandstater ME. Stroke rehabilitation. In: DeLisa JA, Gans BM, Walsh NE, editors. Physical medicine and rehabilitation principles and practice. 4th ed. Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins; 005;1655-76. 16.Kuptniratsaikul V, Kovindha A, Suethanapornkul S, Manimmanakorn N, Archongka Y. Complications during the rehabilitation period in Thai patients with stroke: a multicenter prospective study. Am J Phys Med Rehabil. 009;88:9-9. 8.Stone SP, Halligan PW, Greenwood RJ. The incidence of neglect phenomena and related disorders in patients with an acute right or left hemisphere stroke. Age Ageing. 1993;:46-5. 9.Masskulpan P, Riewthong K, Dajpratham P, Kuptniratsaikul V. Anxiety and depressive symptoms after stroke in 9 rehabilitation centers. J Med Assoc Thai. 008;91:1595-60. 17.Wilson D, Lowe D, Hoffman A, Rudd A, Wagg A. Urinary incontinence in stroke: results from the UK National Sentinel Audits of Stroke 1998-004. Age Ageing. 008;37:54-6. 18.Goto A, Okuda S, Ito S, Matsuoka Y, Ito E, Takahashi A, et al. Locomotion outcome in hemiplegic patients with middle cerebral artery infarction: the difference between right- and left-sided lesions. J Stroke Cerebrovasc Dis. 009;18:60-7. 19.Pettersen R, Saxby BK, Wyller TB. Poststroke urinary incontinence: one-year outcome and relationships with measures of attentiveness. J Am Geriatr Soc. 007;55:1571-7. 0.Baztán JJ, Domenech JR, González M. New-onset fecal incontinence after stroke: risk factor or consequence of poor outcomes after rehabilitation? Stroke. 003;34:101-. 1.Pettersen R. Incontinence after stroke. Tidsskr Nor Laegeforen. 007;17:1383-6..Brittain K, Perry S, Shaw C, Matthews R, Jagger C, Potter J. Isolated urinary, fecal, and double incontinence: Prevalence and degree of soiling in stroke survivors. J Am Geriatr Soc. 006;54:1915-9. 3.Dilek A, Karataþ M, Erkan H, Çetin N, Akman MN. Ýnme Sonrasý Geliþen Depresyonun Fonksiyonel Bozukluk ve Rehabilitasyon Sonuçlarýna Etkileri. Türk Fiziksel Týp Rehabilitasyon Dergisi. 005;5:10-1. 4.Tharwani HM, Yerramsetty P, Mannelli P, Patkar A, Masand P. Recent advances in poststroke depression. Curr Psychiatry Rep. 007;9:5-31. 5.Sinyor D, Amato MA, Kaloupek DG, Becker R, Goldenberg M, Coopersmith H. Post-stroke depression: Relationships to functional impairment, coping strategies, and rehabilitation outcome. Stroke. 1986;17:110-7. 6.Wee JY, Hopman WM. Comparing consequences of right and left unilateral neglect in a stroke rehabilitation population. Am J Phys Med Rehabil. 008;87:910-0. 7.Karataþ M, Daðdelen M, Yavuz N, Sözay S, Leblebici B, Akman N. Ýnmeli hastalarda vizüospatial hemineglect sýklýðý ve rehabilitasyon sonuçlarýna etkisi. Romatoloji Týbbi Rehabilitasyon. 000;11:48-53.