Dr. Öğr. Üyesi Yalçın KARACA Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, ykaraca@yyu.edu.tr VAN GEVAŞ ALTINSAÇ (GANJAK) KÖYÜ KİLİSELERİ Özet Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Van ın kadim değerleri saymakla bitmez. Dini değerlerin inanç merkezi haline gelen Van ın yüzlerce tarihi ve turistik değeri bulunmaktadır. Van; Urartu kale ve kaya mezarlarıyla, camileriyle, medreseleriyle, manastırlarıyla, kiliseleriyle, ekolojik ve kültürel mirasıyla adeta bir açık hava müzesidir. Urartu, Asur, Pers, Roma, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safevi, Selçuklu ve Osmanlı idarelerinde yapılan gerek arkeolojik gerekse Müslüman ve Ermenilere ait mimari eserler ile tarihe beşiklik etmiştir. Yukarıda bahsettiğimiz kültürel değerlerimizden biride Gevaş İlçesi nde bulunmaktadır. Uzun yıllardan beri farklı zaman dilimlerinde Gevaş ta yapmış olduğumuz saha çalışmalarımızda dikkatimizi çekmiş ve incelenmiştir. Detaylı bir şekilde ele alınıp yayınlanmayan Van ın Gevaş ilçesine bağlı Altınsaç Köyü (Ganjak) içindeki iki kilisenin tanımlanması geçmiş ve bugüne ait veriler ışığında yapılacaktır. Bu doğrultuda yapılar; plan tipi ve mekan anlayışı, süsleme, malzeme ve teknik bakımından tanıtılarak bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Bu kiliselerin çoğunluğu Müslüman Devletlerin idaresi zamanında bölgede sağlanan siyasi istikrar ve hoşgörü ortamında inşa edilmiştir. Bu alanda ülkemizde oldukça az sayıda araştırma bulunmaktadır. Yapıların çalışılarak tanıtılması, bölgenin kendi içinde oluşturduğu kültürel gelişimi ve kültürler arasındaki etkileşimin aydınlatılması açısından önem taşımaktadır. Ayrıca bölge turizmine de büyük ölçüde katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Van, Gevaş, Ermeni Mimarisi, Manastır, Kilise, Bazilika
ALTINSAÇ (GANJAK) COUNTRY CHURHES IN GEVAŞ, VAN Abstract The ancient values of Van which dates back to thousands of years ago are endless. There are hundreds of historical and touristic values of Van which has became the center tenet of religious. Van is almost an open air museum with Urartu castles and rock tombs, mosques, madrasahs, monasteries, churches, ecological and cultural heritage. It has been the cradle of history with archaeological and architectural works belonging to Muslims and Armenians which made rule of the Urartu, Assyrian, Persian, Roman, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safavid, Seljuk and Ottoman. One of our cultural values as mentioned above is situated in Gevaş district. We have done our field work in Gevaş, in different time frames for many years ıt has attracted our attention and examined. The identification of two churches in the Altınsaç village (Ganjak) of Gevaş district of Van, which isn t detailed handled in a way unadversited, will be made in the light of past and today. İn this line, buildings; plan type and understanding of space, decoration, material and technique will be introduced as a subject to evaluation. The majority of these churches are built provided at the time of administration of the Muslim States, political satbilty and tolerance in the region. There are quite a few research in this field in our country. Proceeding introduction of the structure is important in terms of the clarification of the interaction between cultural development and culture that creates in itself. İt is also grealtly contribute to tourism in the region. 127 Keywords: Van, Gevaş, Armenian Architecture, Monasteries, Churches, Basilicas. GİRİŞ Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Van ın kadim değerleri saymakla bitmez. Dini değerlerin inanç merkezi haline gelen Van ın çok sayıde tarihi ve turistik değeri bulunmaktadır. Van; Urartu kale ve kaya mezarları, camileri, medreseleri, manastırları, kiliseleri, ekolojik ve kültürel mirasıyla adeta bir açık hava müzesidir. Urartu, Asur, Pers, Roma, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safeviler, Selçuklu ve Osmanlı idarelerinde yapılan gerek arkeolojik gerekse Müslüman ve Ermenilere ait mimari eserler ile tarihe beşiklik etmiştir. Bu çerçeveden bakılınca güne meşhur Van kahvaltısıyla başlayıp, ister tarihi ister doğal güzellikleri bakımından size sayısız imkan sunan yerler gezilmelidir. Bu ziyaretler sonrası günü bitirmenin en güzel şekli, Van Kalesi nden Süphan Dağı na karşı göl üzerindeki gün batımını seyretmenin verdiği o unutulmaz hazzı tatmaktır. Yukarıda bahsettiğimiz kültürel değerlerimizden biride Gevaş İlçesi nde bulunmaktadır. Uzun yıllardan beri farklı zaman dilimlerinde Gevaş ta yapmış olduğumuz saha çalışmalarımızda incelediğimiz ancak detaylı bir şekilde ele alınıp yayınlanmayan Van ın Gevaş ilçesine bağlı
Altınsaç Köyü (Ganjak) içindeki iki kilisenin tanımlanması bugüne ait veriler ışığında yapılacaktır. Bu doğrultuda yapılar; plan tipi ve mekan anlayışı, süsleme, malzeme ve teknik bakımından tanıtılarak bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Ancak asıl konunun daha iyi anlaşılabilmesi için Van ın kısaca cografi konumu ve tarihçesine değinmek faydalı olacaktır. Ortaçağda önemli ticari kentlerin bulunduğu ve çeşitli yolların kesişerek kavşak noktasına dönüştüğü bir konum arz eden Doğu Anadolu Bölgesi nin Yukarı Murat-Van Bölümü' ndeki Van Gölü kapalı havzasında yer alan Van, ilk çağlardan beri farklı medeniyetlere sahne olmuştur. Ayrıca jeopolitik ve jeostratejik yapısı bakımından ülkemizin en önemli illerinden biridir 1. Van büyüklük bakımından 19.069 km² lik dağlık yüzölçümüyle Türkiye' nin en büyük illerinden biridir. Kuzeyden başlayarak Ağrı, Bitlis, Siirt, Şırnak ve Hakkari illerimizin yanı sıra doğuda İran sınırı ile çevrilidir. Büyük bölümü volkanik yapıda olan dağlar Van ilinin sınırını oluşturur 2 (Harita: 1). Van Gölü nün güneyinde yer alan ve Van İl merkezinin 40 km. güneybatısında bulunan Gevaş İlçesi nin yüzölçümü 727.5 km. kare olup, deniz seviyesinden yüksekliği 1.750 metredir. İlçe Güney Doğu Torosların bir uzantısı olan Kavuşahap dağlarının en yükseği olan Çadır (Artos) Dağı nın (3650 m.) eteğinde kurulmuştur. Doğusunda Gürpınar, batısında Hizan ve Tatvan (Bitlis) İlçeleri, kuzeyinde Van Gölü, kuzeydoğusunda Edremit, güneyinde Çatak, güneybatısında da Bahçesaray ilçeleri bulunur. Urartuların Vostan, Selçukluların Vestan dedikleri Gevaş yerleşim itibariyle Çadır (Artos) Dağı nın eteğinde geniş bir araziye yayılmıştır. Köyleri ise özellikle Daldere bölgesi dağlık bir arazi üzerine kurulmuştur. Yeşil görünümüyle ve zengin bitki örtüsüyle şirin bir yapıya sahip ilçede 31 köy ve 17 mezra yer almaktadır 3 (Harita:2 - Foto:1). 128 Tarihi açıdan bakıldığında Van Gölü Havzası nın en güçlü krallığı olarak M.Ö. IX. yy. da tarih sahnesine çıkan Urartu Devleti, Ön Asya nın siyasi ve kültürel tarihinin şekillenmesinde önemli paya sahiptir. M.Ö. VI. yy. da yıkılışı ile bölgede büyük bir boşluk oluşmuş ve uzun süren siyasi istikrarsızlık başlamıştır 4. Urartu sonrası bölgeye Med, Pers ve Makedonya İmpara- 1 Ahmet Aksın, Doğu Anadolu nun Jeopolitik ve Jeostratejik Yapısı, Doğu Anadolu da Huzur ve Güvenlik Sempozyumu, İzmir, 1999, 329-334; İbrahim Atalay, Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği, İzmir, 2000, 425-459. 2 Sırrı Erinç, Doğu Anadolu Coğrafyası, Ankara, 1953, s.67; Hüseyin Saraçoğlu, Doğu Anadolu Bölgesi, İstanbul, 1988, s.435 v.d.; Yalçın Karaca, Doğu Anadolu Bölgesi Hıristiyan Dini Mimarisinde Jamatun Yapıları, (Y.Y.Ü. Sosyal Bil. Enst. Yayınlanmamış Dr. Tezi), Van, 2004, 15-16; S. Kıliç- M.Saruhan-S.Tatlı; Van İli Üzerine Genel Bilgiler, Van 2006 Kültür Ve Turizm Envanteri -I- Tarihsel Değerler, (Edt.: Sinan Kılıç), İstanbul, 2006, s. 13,37. 3 Abdüsselam Uluçam, Ortaçağ ve Sonrasında Van Gölü Çevresi Mimarlığı - I, Van, Ankara, 2000, s. 200; Kılıç - Saruhan - Tatlı; a.g.e., s.37-38; Yalçın Karaca; Van Gevaş'taki Saint Etienne Manastırı (Nakaravank-Ağın) ve Gevaş Kıyı Şeridindeki Tek Nefli Kiliseler Üzerine Bir Ön Değerlendirme", Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (SBED), cilt.1, no.31, Van, 2016, s.151-193; (http://www.gevas.bel.tr), Erişim Tarihi: 10.05.2018; 4 Altan Çilingiroğlu, Urartu Tarihi, Bornova, 1994, 23, 112-113; Veli Sevin, Eski Anadolu ve Trakya, İstanbul, 2003, 194-197, 208-209.
torluğu hakim olmuştur. M.Ö. 301 deki İpsos Savaşı sonrası ortaya çıkan Selevkoslar ve sırasıyla Roma, Part, Sasani ve Bizans İmparatorluğu nun idaresinde kalmıştır. Bölge adı geçen büyük devletler arasında el değiştirmiş, Ermeniler ise vasal veya yarı bağımsız olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu coğrafyada yaşayan Ermeniler 301 tarihinde Hıristiyanlığı kabul etmişler ve 640 yılına kadar Sasaniler in atadığı genel valiler (marzpan) tarafından idare edilmişlerdir. Ermeniler bir yandan kendilerine ateşperestliği kabul ettirmeye çalışan Sasaniler ile din savaşları yapmışlar, diğer yandan ise Kadıköy Konsili nde (451) alınan kararları kabul etmeyerek Monofizit mezhepte kalmaları nedeniyle Ortodoks Bizans İmparatorluğu tarafından uygulanan baskılara karşı koymaya çalışmışlardır 5. Doğu Anadolu Bölgesi ne karşı 640 yılından itibaren başlayan İslam ordularının seferleri, VII. yy. sonlarında bölgenin tamamen Emeviler in hâkimiyetine girmesi ile sonuçlanmış ve bu bölge bir eyalet haline getirilmiştir. Arap hâkimiyeti 750 de kurulan Abbasi Devleti zamanında da devam etmiş ve Ermeniye Eyaleti 640-885 tarihleri arasında Ostikan adı verilen merkeze bağlı genel valiler tarafından idare edilmiştir. Abbasi Halifesi Muktedir zamanında Van Gölü çevresinde yaşayan Ardzruni Sülalesi nden Gagik e 908 tarihinde krallık unvanı verilerek vasal Vaspurakan Krallığı kurulmuştur. Dönemin karışık siyasi şartları gereği kurulan bu krallık, 1021 tarihinde Bizans İmparatorluğu tarafından ortadan kaldırılmıştır. Abbasi Devleti nin elindeki Doğu Anadolu Bölgesi XI. yy. başlarında Bizans ın hâkimiyetine girmiştir. Bizans ın varlığı 1064 tarihinde Selçuklu Sultanı Alp Arslan ın başlattığı Anadolu seferi ile son bulmuştur. Bu tarihten itibaren bölgede yaşayan Ermeniler, XX. yy. başına kadar çeşitli Türk ve Müslüman devletlerin idaresinde kalmıştır. Bu süre içerisinde Müslümanlar ile Hıristiyanlar bir arada hoşgörü içerisinde yaşamışlardır. Özellikle Osmanlı Devleti nin XVI. yy. da Doğu Anadolu Bölgesi ne tamamen hakim olmasıyla üst seviyelere taşınan bu hoşgörü ve siyasi istikrar ortamı, başta Van olmak üzere bütün bölgede kültürel ortamın canlanmasına neden olmuş ve bunun sonucunda çok sayıda mimari eser inşa edilmiştir 6. 129 Eşsiz doğal güzelliklerin yanı sıra binlerce yıllık geçmişi bünyesinde barındıran serhat şehrimiz Van ve çevresi de bu hoşgörü ve siyasi istikrar ortamından nasibini almış, bu süreçte çok sayıda kültürel ve tarihi eserin yapıldığı bir ilimiz olmuştur. Ortaçağ ve sonrası Van Gölü çevresinde inşa edilen mimari eserlerin başında dini yapılar yer almaktadır. Farklı Türk ve İslam 5 Abdurrahman Küçük, Ermeni Kilisesi ve Türkler, Ankara, 1997, 4-10; Bilge Umar, Türkiye Halkının Ortaçağ Tarihi, İstanbul, 1998, 76-78; Karaca, a.g.t., 10-45. 6 Bölgenin tarihi ve Ermeniler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz.; Rene Grousset, Histoire de L Armenie Des Origines a 1071, Payot-Paris, 1947, 65-78, 399-462 ; Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Ankara, 1950, 22-42, 74-78 ; Ernst Honigman, Bizans Devletinin Doğu Sınırı, (Çev.; Fikret Işıltan), İstanbul, 1970, 1-35 ; Rafet Yinanç, Sulçuklular ve Osmanlıların İlk Dönemlerinde Ermeniler, Türk Tarihinde Ermeniler Sempozyumu, Manisa, 1983, 67-68 ; Hakkı Dursun Yıldız, 10. Yüzyılda Türk-Ermeni Münasebetleri, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu ile İlişkileri Sempozyumu, Ankara, 1985, 38-51 ; Urfalı Mateos, Vekayi-Namesi ve Papaz Grigor un Zeyli, (Çev.; Hrant D. Andreasyan), Ankara, 1987, 100-102 ; Tuncer Baykara, Anadolu nun Tarihi Coğrafyasına Giriş I Anadolu nun İdari Taksimatı, Ankara, 1988, 24-25 ; Gülay Öğün, Ortaçağ Boyunca Van Bölgesi Tarihi, SBED, I-1, Van, 1990, 102-104; Georg Ostrogorsky, Bizans Devleti Tarihi, (Çev.; Fikret Işıltan), Ankara, 1991, 39-102; Osman Turan, Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti, İstanbul, 1993, 103-111, 129-131 ; Erdoğan Merçil, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, Ankara, 1993, 46-51 ; Mehmet Altan Köymen, Selçuklu Devri Türk Tarihi, Ankara, 1993, 255-280.
devletlerinin havzada oluşturmuş oldukları tarihi miras, bölgede kültürel canlılığın oldukça üst seviyede olduğunun bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hıristiyan Ermenilerin yaptığı dini yapılar arasında ise daha çok manastır kuruluşları hem mimari hem de plastik süslemeleri ile ön plandadır. Ancak incelediğimiz her iki yapıda köy kilisesi niteliğindedir ve bu açıdan bakıldığında manastırlardan farklılaşmaktadır. 1.ALTINSAÇ (GANJAK) KÖYÜ KİLİSELERİ Yapıların Konumu Ve Genel Özellikleri Yapılar Van Gölü nün güneyindeki Varis Körfezi ne bakan ve çok güzel bir manzarası bulunan Altınsaç Köyü içinde inşa edilmiştir Köyün konumu ise 38 24' 24.4764'' Kuzey ve 42 53' 30.1236'' Doğu gps koordinatlarıdır ve bağlı olduğu Gevaş ilçe merkezine 40 kilometre mesafe uzaklıktadır. Köyün içinden geçen yolun hemen kenarındaki kiliselere Gevaş ilçe merkezinden yaklaşık bir saatte ulaşılabilmektedir (Foto:2-3). Günümüzde birbirine bitişik olarak inşa edilmiş iki kilisede ayaktadır. Yapıların dıştan sadece doğu cepheleri tamamen açıkken, diğer cepheler son dönemde köylüler tarafından eklenen sivil mimari yapılarla ya tamamen yada kısmen kapanmış durumdadır. Bugün bu sivil mimari yapılarda kullanılmamaktadır (Foto:4). Her iki kilisenin batı girişleri örülerek kapatılmıştır. İç mekanlara doğu cephelerdeki apsislerde sonradan açılan girişlerden geçilmektedir. Kuzey kilisenin üst örtüdeki kubbesi yıkılmışken, güneydeki kilisenin üst örtüsü sağlamdır (Foto:5). XX. yy. başında işlevini yitirerek terk edilen yapılardan güneydeki kilise bir süre ot deposu olarak kullanılmıştır. 130 Kiliselerin Tarihçesi Bu yapıların mimari tanıtımını kısmen veren ulaşabildiğimiz yayın, J. M. Thierry nin 1968 yılında Fransızca yayınladığı bir makalesidir. İnceleme konumuz olan kiliselere kısmen değinilmiştir ve tarihçesi hakkında elde ettiğimiz bilgilerden yararlanılmıştır. Thierry makalesinde tarihi verileri de dikkate alarak bu yapılarla ilgili tutarlı bilgilerin bulunmadığını belirtmekte ve mimari karşılaştırma yaparak XV. yy. başı veya XVII. yy. ortalarına tarihlendirmektedir 7. Kiliselerin ilk inşa tarihini aydınlatacak herhangi bir kitabe veya tarihi veri bulunmamaktadır. Buna karşın her iki yapının plan tipleri ile kullanılan malzeme ve teknikte bir bütünlük olmayışı farklı zamanlarda inşa edildiklerini göstermektedir. Kuzey Kilise (Tanrı Anası Meryem?) Güney Kilise den daha erken tarihli olmalıdır. Kuzey Kilise nin güney duvarında bulunan giriş, Güney Kilise nin eklenmesiyle kapanmıştır. Yine ilk kilisenin tuğla malzemeden yapılmış kubbeli üst örtüsüne karşın, Güney kilisenin beşik tonozla kapatılmış üst örtüsünde moloz taş malzeme kullanılmıştır. Ayrıca sadece Güney Kilise de apsisin güneyinde dinsel liturjik eşyaların saklandığı diakonikon odası bulunurken, apsisin kuzeyinde olması gereken prothesis odası yer almamaktadır. 7 J. M. Thierry, Monosteres Armeniens du Vaspurakan -II, REA, Tome V, Paris, 1968, s.79-83.
Bütün bu verilerden ışığında; plan tipi ve mimari özellikleri ile kullanılan malzeme ve teknik dikkate alındığında günümüze gelebilen her iki yapıdan Kuzey Kilise XVII. yy. ikinci yarısına, Güney Kilise ise XVII. yy. sonu veya XVIII. yy. da yapılmış olmalıdır. Bu tarihlendirmemizi destekleyecek en önemli tarihi olaylardan biri 1648 tarihinde Van da meydana gelen büyük depremdir. Bu depremle Van Gölü çevresinde birçok yapı ya yıkılmış yada büyük ölçüde tahrip olmuştur. 1648 sonrası pek çok tarihi yapı ya yeni baştan inşa edilmiş, yada kapsamlı onarımlar geçirmiştir. İnşa ve tamir kitabelerinden yola çıkarak (XVII. yy. ikinci yarısı) Van merkezdeki Varagavank (Yedikilise Manastırı) ile Albayrak Saint Bartholomeus Manastırı bu tamir ve yeniden inşalara verilecek iki güzel örnektir. 8 1.1.KUZEY KİLİSE (TANRI ANASI MERYEM ) Plan Tipi ve Mimari Özellikleri Yöre insanını Deir (Kilise-Manastır) olarak adlandırdığı her iki kilise, Varis Koyu nun batısında yer alan köyün içinde, batı-doğu doğrultusunda hafif bir eğimle göle doğru uzanan bir düzlük üzerinde inşa edilmiştir (Foto:6). Saha çalışmalarımızda kiliselerin yanısıra günümüzde eklenen etraflarındaki yapılarla birlikte vaziyet planını çıkarmamız mümkün olmuştur (Çiz.1). Yapı doğu- batı doğrultusunda uzanan, dıştan 5.00 x 9.30 m. ölçülerinde dikdörtgen bir alana oturan, kubbeli tek nefli kilise plan tipinde inşa edilmiştir. Büyük kiliseden çok bir şapeli andırmaktadır. 131 Kilisenin batı cephesi 4.95 m. uzunluğundadır. Günümüzde yapıların batısına eklenen bir ağıl iki kiliseninde batı cephelerini mazgal pencere hizasına kadar dıştan kapatmaktadır (Foto:7). Ağılın dışında ve üst kısımda kalan batı mazgal pencere tahrip olmuş ve orijinal formunu dıştan kaybetmiştir. Ağılın içinde kalan bu cephenin dıştan 5.00 x 9.30 m. ölçülerinde dikdörtgen bir alana oturan, kubbeli tek nefli kilise plan tipinde inşa edilmiştir. orta eksenine denk gelmeyecek şekilde güneye doğru kaydırılmış dikdörtgen formlu, üst kısmı düz söveli bir kapı açıklığı bulunmaktadır. Giriş 0.90 m. eninde ve 1.10 m. derinliğindedir. Moloz taşlarla örülerek kapatılmış durumdadır. Zemin yükselmiş ve kapının yükseklik ölçüsü alınamamıştır Cepheden günümüze ulaşan herhangi bir süsleme unsuru bulunmamaktadır (Foto:8). 9.30 m. uzunluğundaki güney cephenin tamamı Güney Kilise nin bu cepheye bitişik inşa edilmesi nedeniyle üst örtü seviyesine kadar kapanmıştır. Doğu cephenin uzunluğu 5.00 m. dir. Apsisin orta kısmı yıkılmış olup, iç mekana geçiş buradaki açıklıktan sağlanmaktadır. Bu cephede de hareketliliği sağlayan tek unsur cephenin tam ortasında açılan ve apsis kısmını aydınlatan mazgal penceredir. Bu pencerenin tuğladan 8 Karaca, a.g.t., s. 144-146, 193-197, ; S.Kılıç - M.Top - Y. Karaca, Van da Ortaçağ ve Sonrası Yapılar, Van 2006 Kültür Ve Turizm Envanteri -I- Tarihsel Değerler, İstanbul, 2006, s.238, 252; Y. Karaca, Albayrak Köyü Saint Bartholomeus Manastırı, III. Uluslararası Van Gölü Havzası Sempozyumu, (Ed.;Oktay Belli), Ankara, 2008, s. 271-274.
yapılmış yuvarlak kemerli üst kısmı korunmuşken alt kısmı yıkılmıştır. Beden duvarının yarı hizasına denk gelecek şekilde üç sıra halinde yatay örülmüş tuğla duvar, moloz taş malzemeden oluşturulmuş cephede dikkat çekmektedir. Herhangi bir süsleme unsuru bulunmamaktadır. Cephenin zemini yıkıntılar nedeniyle kısmen yükselmiştir (Foto:9). 9.30 m. uzunluğundaki kuzey cephe günümüze sağlam bir şekilde gelebilmiştir. Son zamanda eklenen ahşap bir sundurma bulunmaktadır. Süsleme unsuru bulunmayan cephede hareketliliği sağlayan tek unsur, tam ortada ve üst örtü seviyesinin yaklaşık 1.00 m. altında açılmış olan dikdörtgen formlu mazgal penceredir (Foto:10 ). Yapının dıştan üst örtüsünün kubbeli kısmı yıkılmıştır. Batıdaki tonoz örtünün ise güneybatı köşesi çökmüştür. Kalan kısımlar düz dam görünümündedir (Foto:11). İç mekan doğu-batı doğrultusunda uzanan apsis yarım yuvarlağı dahil 7.30 x 2.90 m. ölçülerinde dikdörtgen bir plan göstermektedir. Tek nefli olan kilisenin içi batı girişten itibaren apsis kemerine kadar 5.00 m. uzunluğundadır. Apsis yarım yuvarlağının derinliği 2.30 m. olup, kuzey-güney doğrultusunda ise 2.35 m. enindedir. Apsis naostan daha yüksektedir. Burada dikkati çeken önemli unsur, yapının beden duvarlarında moloz taş malzeme kullanılmışken apsis yarım kubbesinin tuğla malzeme ile örülmüş olmasıdır. Apsisin kuzey ve güney duvarında 0.35 m. eninde ve 0.50 m. derinliğinde sivri kemerli iki duvar nişi yer almaktadır (Foto:12). 132 İç mekanda üst örtü iki farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır. Batıda üst örtüyü desteklemek amacıyla kuzey ve güney duvarların üst kısmındaki iki konsol üzerine oturan 0.40 m. enindeki kemer, iç mekan örtüsünü ikiye ayırmaktadır. Bu kemerin batısında kalan kısım 2.70 m. eninde beşik tonozla, doğusunda kalan kısım ise 2.90 m. çapında kubbeyle kapatılmıştır. Kubbe kuzey-güneyde beden duvarlarına, doğuda apsis kemerine, batıda ise destek kemeri üzerine oturmaktadır. Kubbeye geçişlerde tromp veya pandantif kullanılmaması dikkat çekicidir. Alışılmışın dışında Türk üçgenini andıran dışbükey üçgenler şeklindeki köşe geçişleri ilgi çekicidir. Apsis yarım kubbesi, kubbe ve batı tonozu ile kemerlerde tuğla malzeme kullanılmıştır (Foto:13-14). Kemerlerin zeminden yüksekliği 4.50 m., kubbenin kalan kısmının yüksekliği ise 6.80 m. olarak ölçülmüştür. Ancak kilisenin orijinal döşemesi ve zemininin bozulmuş olduğunu da burada belirmek gerekmektedir. Thierry nin çiziminde gösterdiği duvar payeleri ile kuzey duvarında gösterdiği kapı açıklığı bulunmamaktadır. Buna karşın güney duvarının güneydoğu-güneybatı köşelerinde kapı formu veren nişler bulunmaktadır. Bu nişler Güney Kilise nin kuzey duvarı tarafından kapanmıştır (Foto:15). Kilisenin içi doğu, batı ve kuzey cephelerde açılan dikdörtgen formlu üç adet mazgal pencereyle aydınlatılmıştır. Doğuda apsisi aydınlatan mazgal pencere kısmen, batı duvarının ortasındaki mazgal pencere tamamen tahrip olmuşken kuzey mazgal pencere sağlam durumdadır.
Süsleme Kuzey Kilise nin iç mekanında veya cephelerinde günümüze gelebilen herhangi bir süsleme unsuru bulunmamaktadır. Malzeme ve Teknik Kilisenin beden duvarları 1.10 m. kalınlığa sahip olup, dolgu duvar tekniğiyle örülmüştür. İç ve dış yüzeylerinde kullanılan genelde kayaç taş (şişt) bloklarından elde edilmiş moloz taş ve yer yer kabaca yontulmuş daha büyük moloz taşlar ile örülmüş duvarların ortası, kireç harcıyla tutturulmuş daha küçük moloz taşlarla doldurulmuştur. Yapıda tuğla malzeme üst örtüde ve kemerlerde kullanılmıştır. İç mekandaki kemerler ile duvar yüzeylerindeki sıva büyük ölçüde korunmuştur. 1.2.GÜNEY KİLİSE Plan Tipi ve Mimari Özellikleri Yapı doğu- batı doğrultusunda uzanan, dıştan 5.90 x 9.50 m. ölçülerinde dikdörtgen bir alana oturmaktadır. Beşik tonozlu tek nefli kilise plan tipinde inşa edilmiştir. Kuzeydeki şapeli andıran kiliseden daha büyük boyutludur. 133 Kilisenin batı cephesi 5.90 m. uzunluğundadır. Günümüzde yapıların batısına eklenen bir ağıl iki kiliseninde batı cephelerini mazgal pencere hizasına kadar dıştan kapatmıştır. Ağılın dışında ve üst kısımda kalan batı mazgal pencere tahrip olmuş ve orijinal formunu dıştan kaybetmiştir (Foto:16). Ağılın içinde kalan bu cephenin orta eksenine denk gelecek şekilde yapılmış 1.10 x 1.80 m. ölçülerinde dikdörtgen formlu, üst kısmı yuvarlak kemerle sonlanan bir kapı açıklığı bulunmaktadır. Giriş 0.90 m. eninde ve 1.10 m. derinliğindedir. Moloz taşlarla örülerek kapatılmış durumdadır. Zemin kısmen yükselmiştir. Kapı alınlığındaki tek parça blok taşın yüzeyinde basit tarzda işlenmiş haç işaretleri vardır (Foto:17). 9.50 m. uzunluğundaki güney cephenin tamamı günümüzde eklenen iki bölümlü sivil mimari yapının bu cepheye bitişik yapılması sonucu kapanmıştır. Ancak çatı başlangıç hizasının altında kalan ve cephenin üst kısmındaki üç sıra taş duvar örgü dıştan görülebilmektedir. Cephenin sivil mimarinin içinde kalan kısmında yaptığımız incelemede her hangi bir açıklık ve pencere tespit edilememiştir. Bu yapı ayrı bir duvarla cepheye bitiştirilmemiş olup, üst kısımda ahşap kirişlerle duvara tutturulmuştur (Foto:18). Doğu cephenin uzunluğu 5.90 m. dir. Apsisin orta kısmı büyük ölçüde yıkılmış olup, iç mekana geçiş buradaki açıklıktan sağlanmaktadır. Bu cephede hareketliliği sağlayan unsurlar, apsisin tam ortasında açılan ve apsis kısmını aydınlatan dikdörtgen formlu mazgal pencere ile apsisin güneyinde yer alan köşe odasını (diakonikon) aydınlatan yuvarlak kemerli dikdörtgen mazgal pencerelerdir. Apsis penceresinin alt kısmı yıkılmışken, güneydeki pencere sağlamdır. Üst kısım üçgen alınlık şeklinde sonlanmaktadır. Duvar yüzeyinde sıva izleri kısmen korunmuş-
tur. Herhangi bir süsleme unsuru bulunmamaktadır. Cephenin zemini yıkıntılar nedeniyle iç mekana oranla 1.00 m. kadar yükselmiştir (Foto:19). Güney cephenin simetrisi olan 9.50 m. uzunluğundaki kuzey cephenin tamamı, Kuzey Kilise nin bu cepheye bitişik inşa edilen güney duvarı nedeniyle üst örtü seviyesine kadar kapanmıştır. Yapının dıştan üst örtüsünün kuzey-güney yöne eğim yapan beşik çatı şeklinde kapatıldığını düşünmekteyiz. Kaplama taşlar dökülmüş ve büyük ölçüde toprakla kapanmıştır. Ancak doğu cephenin üçgen alınlıkla sonlanması ve güney kısımdaki eğim bizim bu görüşümüzü destekleyen önemli verilerdir. İç mekan doğu-batı doğrultusunda uzanan apsis yarım yuvarlağı dahil 7.60 x 4.30 m. ölçülerinde dikdörtgen bir plan göstermektedir. Tek nefli olan kilisenin içi batı girişten itibaren apsis kemerine kadar 5.20 m. uzunluğundadır. Apsis yarım yuvarlağının derinliği 2.40 m. olup, kuzey-güney doğrultusunda ise 2.20 m. enindedir. Apsis naostan (ibadet mekanı) yaklaşık 1.00 m. daha yüksektedir. Apsis yarım kubbesi moloz taşla örülmüştür ve sağlamdır. Apsise üç basamakla çıkılmaktadır. Batı girişi örülerek kapatılan yapının içine bugün apsisdeki açıklıktan girilmektedir. Apsisin güney ve kuzey duvarlarında simetrik olarak yapılmış iki duvar nişi vardır. Bu nişler 0.40 m. en, 0.60 m. derinlik ve 0.70 m. yüksekliğe sahip olup, dikdörtgen formda yapılmışlardır (Foto:20). 134 İç mekanda ibadet mekanının üzerini örten beşik tonoz, ortada iki duvar payesi ile köşelerde yer alan ikişerden dört adet köşe duvar payesi üzerine atılan üç adet kemer tarafından taşınmaktadır. Bu kemer ve payeler beden duvarları ile birlikte üst örtünün itki gücünü karşılamaktadır (Foto:21). Kuzey-güney duvarlarının ortasındaki iki duvar payesi 0.50 m. eninde olup, duvar yüzeylerinden içe doğru 0.30 m. taşıntı yapmaktadır. Payelerin üst kısımları kemer başlangıçları noktasında dışa taşıntı yapan ve silme görünümü veren taş tablalar atılarak sonlandırılmıştır. Bu tablalar üzerine kuzey ve güney duvarları boyunca uzanan kemerler oturmaktadır (Foto:22). Tonozun zeminden yüksekliği ise 6.75 m. olarak ölçülmüştür. Ancak kilisenin orijinal döşemesi ve zemininin bozulmuş olduğunu da burada belirmek gerekmektedir. Yapının içinde dikkati çeken en önemli unsur, apsisin güneyinde yer alan diakonikon odasıdır. Tek olarak yapılmıştır. Apsisin kuzeyinde simetrik olarak yapılması gereken prothesis odası bulunmamaktadır. Liturjik eşyaların korunduğu bu odalara pastoforium odaları denir. Genelde çift oda şeklinde yapılırken, burada tek bir odanın olması farklı bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır (Foto:23). İki katlı olarak yapılmıştır. Alt kısma 0.70 m. eninde, 0.50 m. derinliğindeki açıklıktan girilmektedir. Odanın içi 1.10 x 1.70 m. ölçülerinde dikdörtgendir. Doğu duvarı hafif yarım yuvarlak şeklindedir. Güney duvarında dikdörtgen duvar nişi yer alır. Üst örtüsü basık beşik tonozdur. Bu kısım doğu duvarında açılan dikdörtgen formlu mazgal pencere ile aydınlatılmıştır (Foto:24). Kilisenin içi doğu ve batı cephelerde açılan dikdörtgen formlu iki adet mazgal pencereyle aydınlatılmıştır. Doğuda apsisi aydınlatan mazgal pencere büyük ölçüde tahrip olmuşken, batı duvarının ortasındaki mazgal pencere içten kısmen sağlam durumdadır.
Süsleme Güney Kilise nin batı kapı alınlığındaki tek parça blok taşın yüzeyinde basit tarzda işlenmiş haç işaretleri vardır (Foto:25). Güney cephede ise haç işaretleri ile süslenmiş üç adet düzgün olmayan ve duvar yüzeyinde örgü malzemesi olarak kullanılan taş bloğu tespit edilmiştir. Bu haç işaretleri taşların yüzeyine girift olmayan basit tarzda kazınmış süslemelerdir (Foto:26-30). Bu süslemeli taşlar yapının inşa edildiği malzemeden farklıdır. Bu durum bize haç işlemeli taşların devşirme malzeme olarak kullanılmış olabileceğini göstermektedir. Bunların dışında yapının iç mekanı veya diğer cephelerinden günümüze gelebilen herhangi bir süsleme unsuru bulunmamaktadır. Malzeme ve Teknik Kilisenin beden duvarları 1.00 m. kalınlığa sahip olup, dolgu duvar tekniğiyle örülmüştür. Duvarların iç ve dış yüzeylerinde kullanılan genelde şişt (kayaç taş) bloklarından elde edilmiş moloz taş ve yer yer kabaca yontulmuş büyük moloz taşların ortası, kireç harcıyla tutturulmuş daha küçük moloz taşlarla doldurulmuştur. Yapıda tuğla malzemeye yer verilmemiştir. İç mekandaki kemerler ile duvar yüzeylerindeki sıva kısmen korunmuştur. 2. DEĞERLENDİRME VE KARŞILAŞTIRMA 135 Birbirine bitişik inşa edilmiş tek nefli iki kilisenin değerlendirme ve karşılaştırmasını yaparken bu yapıları iki ayrı grupta ele almak daha mantıklı olacaktır. Bunun nedeni; Kuzey Kilise nin üst örtüsünde kubbe kullanılması, Güney Kilise de ise beşik tonoz kullanılmasıyla birlikte diakonikon odasının olmasıdır. Yapılar tek nefli kilise plan tipinde inşa edilmiştir. Bu plan tipi Ermeni Sanatı nda yüzyıllar boyunca ve çok geniş bir coğrafyada farklı versiyonları ile pek çok sayıda yapılmıştır. Biz bu makalemizde konuyu dağıtmadan Van ve çevresinden ele alacağımız örneklerle bir değerlendirme ve karşılaştırma yapmaya çalışacağız. Daha erken tarihli olduğunu düşündüğümüz Kuzey Kilise dıştan 5.00 x 9.30 m. ölçülerinde dikdörtgen bir alana oturan, kubbeli tek nefli kilise plan tipinde inşa edilmiştir. Bu tarzda yapılmış üç yapı örneği Van ın Gevaş, Gürpınar ve Muradiye ilçelerinde karşımıza çıkmaktadır. Tek nefli kiliseleri barındıran ilk örneğimiz Gevaş ın Göründü (Mihrapit) Köyü nün 5 km. kuzeyindeki Saint Astuacacın Manastırı dır (Karmrakvank - Kırmızı Kilise). Manastırın kuruluşu, mimari üslubundan ve ana yapıyla ilgili rivayetlerden yola çıkarak X. yy. a tarihlendirilmektedir. Ana kilise XIII. yy. ın ikinci yarısında tamir edilmiş ve kilisenin kuzey cephesine bitişik inşa edilen şapel ise bu dönemde eklenmiş olmalıdır. 9 Dıştan 12.15 x 5.80 m. ölçülerine sahip olan ana kilise, tek nefli üç bölümlü bir özellik göstermektedir. Apsis kısmından yuvarlak kemerle ayrılan orta mekan dört köşede yaratılan kademelenme ve yuvarlak kemerlerle genişle- 9 J. M. Thierry, Monasteres Armeniens du Vaspurakan - I, REA, Tome IV, Paris,1967, sf.179; Uluçam, a.g.e., s. 210-211.
tilmiştir. Oluşan kare mekanın üzeri içten pandantif geçişli kubbe, dıştan sekizgen tuğla kasnak üzerine oturan pramidal külahla kapatılmıştır (Foto:31). Saint Astuacacın Kilisesi iç mekandaki paye ve kemer kullanımları, pramidal külahlı kubbesi ve tuğla malzeme kullanımı ile Altınsaç Köyü Kuzey Kilisesi ne benzemektedir. Apsisin kuzey ve güney duvarına açılmış nişler bulunmaktadır. Bu nişlerden güneydeki doğuya doğru daha derin tutulmuş ve burada diakonikonu çağrıştıran bir köşe odası oluşturulmuştur. Bu yönüyle de Güney Kilise deki uygulamayı çağrıştırmaktadır Ana kilisenin kuzeybatı köşesindeki şapel; plan uygulaması, duvar nişleri ve payelerin kullanımı ve bu payelerin beşik tonozu desteklemesi, üst örtüde beşik tonoz uygulaması, duvarlarda kullanılan moloz taş malzeme bakımından Altınsaç Güney Kilisesi ne daha çok benzemektedir (Çiz: 2 Foto:32). Üst örtüde kubbe kullanılan ikinci örneğimiz Gürpınar İlçesi nin Kırkgeçit (Kasrik) Köyü yakınlarındaki Hogeacvank (Der Meryem) adını alan manastırdır. IX. yy. dan önce kurulduğu kabul edilen manastır birçok yapıdan oluşmaktadır (Çiz: 3). Manastırın çekirdeğini oluşturan Surp Asdvadzadzin (Vierge Maria-Tanrı Anası Meryem) Kilisesi, XVIII. yy. başında manastırda oluşan ve sebebini bilmediğimiz büyük tahribat sonrası 1765 tarihinde temel seviyesinden itibaren yeniden yapılmıştır. 10 Yapı doğu- batı doğrultusunda uzanan, dıştan 5.00 x 10.80 m. ölçülerinde dikdörtgen bir alana oturan, kubbeli tek nefli kilise plan tipinde inşa edilmiştir. İç mekanda üst örtü iki farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır. Yapı ortada kemer atılımıyla ikiye bölünmüş ve bu kemerin batısında kalan kısım beşik tonozla, doğusunda oluşan kare mekanın üzeri ise içten pandantif geçişli kubbe, dıştan tuğla kasnak üzerine oturan pramidal külahla kapatılmıştır. Surp Asdvadzadzin (Vierge Maria-Tanrı Anası Meryem) Kilisesi, iç mekandaki paye ve kemer kullanımları, pramidal külahlı kubbesi, ve tuğla malzeme kullanımı ile Altınsaç Köyü Kuzey Kilisesi ne birebir benzemektedir (Çiz: 4 -Foto: 33-34). 136 Diğer örnek, Muradiye İlçesi nin batısında Aksürek Dağı nın Bendimahi Çayı na bakan yamacında yapılmış olan Saint Etienne Kilisesi dir. XV. y.y. başlarında yapıldığı kabül edilmektedir. Ancak XVII y.y da yapıda tahribat oluşmuş ve günümüze gelebilen yapı bu yüzyılda yeniden inşa edilmiştir 11. Yapı plan, içte pandantif geçişli kubbe ve dışta sekizgen kasnaklı pramidal külahlı üst örtüsüyle Altınsaç Köyü Kuzey Kilisesi ne benzemesine karşın, burada tuğla malzeme yerine kesme taş kullanımı farklılık oluşturmaktadır (Çiz: 5 Foto:35). Altınsaç Köyü Güney Kilisesi için Van Gölü çevresinde karşılaştırma ve değerlendirme açısından verebileceğimiz pek çok sayıda örnek bulunmaktadır. Bu örnekler tek nefli beşik tonozlu kilisenin plan tipini ya birebir tekrarlamakta veya kemer atılımlarıyla ya biraz daha uzun yada geniş planlanmışlardır. Burada farklılaşan nokta, genelde kiliselerde apsisin iki yanında bulunan pastaforium odalarından sadece güneydeki diakonikon odasının olmasıdır. Ayrıca bu yapıda tuğla malzeme kullanılmamıştır. Bu bakış açısıyla kilise değerlendirmeye tabi tutulacaktır. 10 Thierry, Monasteres I, s.172-173, 177-178; Karaca, a.g.t., s. 237-239; Kılıç-Top-Karaca, Van da Ortaçağ, s. 292-293; 11 J.M. Thierry- P.Donabedian, Armenian Art, New York, 1989, s. 188; Yalçın Karaca, Van ve Çevresindeki Manastır Kiliseleri, (Y.Y.Ü. Sosyal Bil. Enst. Yayınlanmamış Y.L. Tezi), Van, 1996, s. 79-83; Uluçam, a.g.e., s. 246-248; Kılıç-Top-Karaca, Van da Ortaçağ, s. 308
Bunlardan ilki Gevaş Deveboynu Yarımadası ndaki Saint Resurrection Manastırı dır (Divaboynuvank). İki tane birbirine bitişik tek nefli kilise, kuzey duvarına bitişik şapel ve bir jamatundan oluşmaktadır (Foto:36). Kilisesi nin plan tipinden yola çıkılarak X. yy. a tarihlemek mümkündür. Kaynaklarda kilisenin batı cephesinde bulunduğu bildirilen iki onarım kitabesi kilise ile ilgili veriler sunmaktadır. Bunlardan birincisinde 1447 tarihinde Baş patrik Zacharia tarafından Saint Resurrection Kilisesi nde restorasyon yapıldığını bildirilmektedir. İkinci kitabede ise 1597 tarihiyle birlikte Piskopos Etienne ve Katogikos Gregoire isimleri geçmektedir. 12 Günümüze gelebilen kilise XV-XVI. yy., kuzey şapel ve jamatun ise 1597 onarım sırasında eklenmiş olmalıdır. Tek nefli ana kilise yapısı dıştan dışa 10.65 x 5.70 m. ölçülerindedir (Çiz: 6). Doğuda apsis ve pastaforium hücreleri yer alır. Deveboynu manastırında dikkati çeken bir özellik apsisin önündeki mekanın, batı cepheye kadar tamamen tonoz örtülü olmasıdır. İçten tonoz olan bu örtü sisteminin aksine dıştan beşik çatı uygulamasını görmekteyiz (Foto:37). Ana kilise pastaforium hücrelerinin olması, beşik çatı, kemerlerin kuzey-güney doğrultusunda tonozu desteklemesi ve tuğla malzeme kullanımı açısından Altınsaç Köyü Güney Kilisesi benzemesine karşın tuğla malzeme kullanımı açısından ayrışmaktadır. Kuzey Şapel ise tek nefli ve basit bir plan şemasındadır. Yapı apsis kısmı ve direk duvarlara oturan beşik tonoz örtülü tek neften oluşan naos kısmı ile iki bölümden oluşmuştur. Duvar payelerinin olmamasına rağmen uygulama ve moloz taş malzeme kullanımı bakımından Güney Kilisesi ne daha çok benzer Diğer tek nefli kilise Gevaş ın Göründü (Mihrapit) Köyü nün içinde tespit edilmiştir. Plan tipi ve mimari özelliklerinden yola çıkarak yapıyı XV. XVIII. yy. lar arasına tarihlemek mümkündür. Göründü (Mihrapit) Köyü Kilisesi dıştan 5.00 x 7.00 m. ölçülerinde tek nefli kilise plan tipinde inşa edilmiştir (Çiz: 7). Batı cephenin ortasındaki dikdörtgen formlu kapıdan beşik tonozlu nefe geçilir. Tonoz ortada iki duvar payesi üzerine atılan kemerle desteklenmiştir. Doğuda atnalı formunda apsis yer alır. Apsiste iki duvar nişi ve bir mazgal pencere yer almaktadır. Malzeme moloz taştır (Foto:38). 137 Van Gölü adalarından Akdamar Adası yakınlarındaki Kuzu (Kuş) Adası nda inşa edilen Arter Manastırı Kilisesi de tek nefli ve beşik tonozludur.. Tarrihi ve yazılı kaynaklar günümüze gelen yapıların Batakanlı Vardapet James tarafından 1766 yılında yeniden yapıldığını bildirmektedir. 13 Kilise 4.50 x 8.00 m. ölçülerinde dikdörtgen bir alana otumaktadır. İç mekan tek nefli kilise plan tipindedir (Çiz: 8). Doğuda atnalı formundaki apsiste iki duvar nişi ve bir mazgal pencere yer alır. Naosun batısında iki duvar payesi üzerine atılan kaburgalı kemer beşik tonozu desteklemektedir. Kullanılan malzeme moloz taştır (Foto:39). Diakonikon odası olmamasına rağmen bütün bu yönleriyle Güney Kilise ye benzemektedir. 12 Thierry - Donabedian, a.g.e., s. 171; J. M. Thierry, Monasteres Armeniens du Vaspurakan - VI, REA, Tome IX, Paris, 1972, 167-168; Abdüsselam Uluçam, Ortaçağ ve Sonrasında Van Gölü Çevresi Mimarlığı -II, Bitlis, Ankara, 2002, s.306-310; Yalçın Karaca, Doğu Anadolu, Van, 2004, s. 229-230. 13 J. M. Thierry, Monasteres Armeniens du Vaspurakan - IX, REA, Tome XII, Paris,1977, sf. 198-200; virtualani.org/arter/index.htm (Erişim:10.05.2018).
Karşılaştırmada kullanacağımız son yapımız Bitlis in Tatvan İlçesi nin güney kısmında yer alan Tuğ Mahallesi ndeki Surp Asdvadzadzin (Tanrı Anası Meryem) Kilisesi dir. Ermeni rivayetlerine göre 7. y.y. da yapıldığı kabül edilen kilisenin geç dönemde elden geçirilmiş olma ihtimali yüksektir. Yapı dıştan 14.70 x 9.00 m. ölçülerinde olup, tek nefli, beşik tonozlu kilise plan tipinde inşa edilmiştir (Çiz: 9-10). Altınsaç Güney Kilises ile en çok apsisin güneyinde bulunan tek diakonikon odasının bulunması bakımından örtüşmektedir. Bu uygulama her iki yapınında simetrisini bozmuş ve yapılar güneye doğru genişlemişlerdir. Ancak bu yapıda kesme taş malzeme kullanılmıştır ve işçilik daha itinalıdır (Foto:40). 3. SONUÇ ve ÖNERİLER Yukarıda verilen bilgiler doğrultusunda tek nefli iki köy kilisesi hakkında aşağıdaki sonuçları çıkarmak uygun olacaktır. Karşılaştırmada kullandığımız örneklerden yola çıkarak öncelikle bu plan tipinde inşa edilen kiliselerin sadece köy yerleşimlerinde değil, aynı zamanda manastırlarda da yaygın olarak yapıldığı görülmüştür. Altınsaç Köyü Güney Kilisesi nin beşik tonozlu tek nefli kilise plan tipi, Ermenilerin yaşadığı ve mimari eser bıraktığı hemen her coğrafya ve zaman diliminde yaygın olarak kullanılmıştır. Ancak bu plan tipinde genel olarak liturjik eşyaların korunduğu ve apsisin her iki yanında bulunan pastoforium odaları ya çift olarak yapılmış yada hiç yapılmamıştır. Burada nadir olarak sadece güneydeki diakonikon odasının olması dikkat çekmektedir. 138 Daha erken tarihli olan Altınsaç Köyü Kuzey Kilisesi üst örtüsünün tuğla malzeme kullanılarak kubbe ile kapatılması açısından dikkat çeker. Ermeni mimarisinde tek nefli kiliselerin kubbe ile kapatılması, farklı bölgelerden örneklerinin olmasına rağmen çok yaygın kullanılan bir uygulama değildir. Yine manastır yapıları ve kiliselerde ağırlıklı olarak kesme taş veya daha kırsalda şist veya moloz taş malzeme kullanılmıştır. Kuzey Kilise nin duvarlarında ve üst örtüsünde tuğla kullanılması yönüyle yaygın uygulamadan ayrışmaktadır. Her iki yapıda da moloz taş malzeme kullanımı oldukça itinasızdır. Bu tarz malzeme ve teknik kullanımının Van Gölü çevresinde ikinci derece yapılarda uygulandığı bilinmektedir. XVII. yy. ve sonrasında imkanları daha sınırlı olan ve ağırlıklı olarak kırsaldaki yapılarda karşılaşılmaktadır. Süsleme açısından her iki yapıda oldukça sadedir. Var olan basit tarzda haç işlemeli taşlar da devşirmedir. Dikkat çeken bir başka nokta ise inşa tarihlerini aydınlatacak kitabelerin ve yazıtların bulunmaması veya bu konuda oldukça yetersiz oluşlarıdır. İncelenen bütün yapılarda orijinal zeminin bozulduğu ve kısmi tahribatlar oluştuğu gözlenmiştir. Kiliselerin etrafındaki günümüzde kullanılmayan sivil yapıların kaldırılması ve temiz-
lenerek bir çevre düzenlemesinin yapılması, ülke olarak ayrım yapmadan kültürel mirasa sahip çıktığımızın güzel göstergelerinden biri olacaktır. Bu gözlemlerimiz ışığında ağırlıklı olarak X. yy. dan başlayarak Müslüman ve Türk idarelerinin hakimiyeti altında yüzyıllar boyu hoşgörü ortamında İslam toplumu ile birlikte yaşayan Ermenilerin inşa ettikleri bu mimari eserler, Türkiye nin kültürel mirası içinde yer almaktadır. Günümüzde Anadolu topraklarında yaşamış medeniyetlerin kültürel değerleri yerli ve yabancı bilim adamları tarafından ayrım gözetmeksizin detaylı bir şekilde araştırılmakta ve bilimsel yayınlarla tanıtımı yapılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Doğu Anadolu Bölgesi ndeki kilise ve manastırların objektif ve bilimsel metotlarla incelenip araştırılması, yüzyıllar boyu içiçe yaşamış farklı inanca sahip toplumlar arasındaki kültürel etkileşimi ortaya koyması açısından da ayrıca önem taşımaktadır. KAYNAKLAR Aksın, Ahmet; Doğu Anadolu nun Jeopolitik ve Jeostratejik Yapısı, Doğu Anadolu da Huzur ve Güvenlik Sempozyumu, İzmir, 1999, 329-334. Atalay, İbrahim; Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği, İzmir, 2000. Baykara, Tuncer; Anadolu nun Tarihi Coğrafyasına Giriş I - Anadolu nun İdari Taksimatı, Ankara, 1988. 139 Çilingiroğlu, Altan; Urartu Tarihi, Bornova, 1994. Erinç, Sırrı; Doğu Anadolu Coğrafyası, Ankara, 1953. Grousset, Rene; Histoire de L Armenie Des Origines a 1071, Payot-Paris, 1947. Hasol, Doğan; Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü, İstanbul, 1998. Honigman, Ernst; Bizans Devletinin Doğu Sınırı (Çev.; Fikret Işıltan), İstanbul, 1970. Karaca, Yalçın; Van ve Çevresindeki Manastır Kiliseleri, (Y.Y.Ü. Sosyal Bil. Enst. Yayınlanmamış Y.L. Tezi), Van, 1996. Doğu Anadolu Bölgesi Hıristiyan Dini Mimarisinde Jamatun Yapıları, (Y.Y.Ü. Sosyal Bilimler Enst. Yayınlanmamış Dr. Tezi), Van, 2004 Albayrak Köyü Saint Bartholomeus Manastırı, III. Uluslararası Van Gölü Havzası Sempozyumu, (Ed.;Oktay Belli), Ankara, 2008, 271; Van Gevaş'taki Saint Etienne Manastırı (Nakaravank-Ağın) ve Gevaş Kıyı Şeridindeki Tek Nefli Kiliseler Üzerine Bir Ön Değerlendirme", Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (SBED), cilt.1, no.31, Van, 2016, s.151-193. Kılıç, S. Saruhan, M.- Tatlı, S.; Van İli Üzerine Genel Bilgiler, Van 2006 Kültür Ve Turizm Envanteri -I- Tarihsel Değerler, (Edt.: Sinan Kılıç), İstanbul, 2006, s. 13, 37. Kılıç, S. Top, M. - Karaca, Y.; Van da Ortaçağ ve Sonrası Yapılar, Van 2006 Kültür Ve Turizm Envanteri -I- Tarihsel Değerler, (Edt.: Sinan Kılıç), İstanbul, 2006, s.281. Köymen, Mehmet Altan; Selçuklu Devri Türk Tarihi, Ankara, 1993.
Küçük, Abdurrahman; Ermeni Kilisesi ve Türkler, Ankara, 1997. Merçil, Erdoğan, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, Ankara, 1993. Ostrogorsky, Georg; Bizans Devleti Tarihi, (Çev.; Fikret Işıltan), Ankara, 1991. Öğün, Gülay; Ortaçağ Boyunca Van Bölgesi Tarihi, SBED, I-1, Van, 1990, 102-104. Saraçoğlu, Hüseyin; Doğu Anadolu Bölgesi, İstanbul, 1988. Sevin, Veli; Eski Anadolu ve Trakya, İstanbul, 2003. Sözen, Metin - Tanyeli, Uğur; Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul, 1994. Thierry, Jean-Michel Donabedıan, Patrick; Armenian Art, New York, 1989. Thierry, Jean-Michel; Monasteres Armeniens du Vaspurakan - I, REA, Tome IV, Paris,1967, s. 178-186. Monosteres Armeniens du Vaspurakan-II, REA, Tome V, Paris, 1968, s. 79-82. Monasteres Armeniens du Vaspurakan-VI, REA, Tome IX, Paris, 1972, sf. 167-168. Monasteres Armeniens du Vaspurakan - IX, REA, Tome XII, Paris,1977, sf. 198-200. Turan, Osman; Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti, İstanbul, 1993. Uras, Esat; Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Ankara, 1950. Anka- Uluçam, Abdüsselam; Ortaçağ ve Sonrasında Van Gölü Çevresi Mimarlığı - I, Van, ra, 2000. Ortaçağ ve Sonrasında Van Gölü Çevresi Mimarlığı -II, Bitlis, Ankara, 2002. Urfalı Mateos, Vekayi - Namesi ve Papaz Grigor un Zeyli, (Çev.; Hrant D. Andreasyan), Ankara, 1987. Yıldız, Hakkı Dursun; 10. Yüzyılda Türk - Ermeni Münasebetleri, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu ile İlişkileri Sempozyumu, Ankara, 1985, 38-51 ; Yinanç, Rafet; Sulçuklular ve Osmanlıların İlk Dönemlerinde Ermeniler, Türk Tarihinde Ermeniler Sempozyumu, Manisa, 1983, 67-68. (http://www.gevas.bel.tr), Erişim Tarihi: 10.05.2018 (virtualani.org/arter/index.htm) Erişim Tarihi: 10.05.2018. 140
HARİTALAR 141 Harita 1: Van Gölü Havzası Haritası.
142 Harita 2: Van Gevaş İlçesi Haritası (Yerel İsimler ile Birlikte)
ÇİZİMLER 143 Çizim-1: Van - Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kiliseleri Mevcut Planı.
Çizim-2: Van - Gevaş Göründü (Mihrapit) Köyü nün kuzeyindeki Saint Astuacacın Manastırı (Karmrakvank - Kırmızı Kilise) Planı. 144 Çizim-3: Van - Gürpınar İlçesi Kırkgeçit (Kasrik) Köyü Hogeacvank (Der Meryem) Manastırı Planı (Thierry-1989).
Çizim-4: Van - Gürpınar İlçesi Kırkgeçit (Kasrik) Köyü Hogeacvank (Der Meryem) Manastırı Surp Asdvadzadzin (Vierge Maria Kutsal Bakire) Kilisesi Planı (Karaca-2004). 145 Çizim-5: Van - Muradiye Saint Etienne Manastır Kilisesi Planı (Karaca-1996)
Çizim-6: Van - Gevaş Deveboynu Yarımadası ndaki Saint Resurrection Manastırı (Divaboynuvank) Mevcut Planı (Karaca-2004) 146 Çizim-7: Van - Gevaş Göründü (Mihrapit) Köyü Kilisesi Planı
Çizim-8: Van - Gevaş Kuzu (Kuş) Adası Arter Manastırı Tanrı Annesi Meryem (Mere de Dieu) Kilisesi Planı (http://virtualani.org/arter/index.htm) 147 Çizim-9: Bitlis Tatvan Tuğ Mahallesi Surb Asvadzadzin (Tanrı Anası Meryem) Kilisesi Planı (P. Cuneo-1973)
Çizim-10: Bitlis Tatvan Tuğ Mahallesi Surb Asvadzadzin (Tanrı Anası Meryem) Kilisesi Batı Cephe ve İç Mekan Doğu Kesitleri (P. Cuneo-1973) FOTOĞRAFLAR 148 Foto.1: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü ve Varis Koyu nu güneydoğudan genel görünüşü.
149 Foto.2: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü nün doğudan görünüşü. Foto.3: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kiliseleri nin güneydoğudan genel görünüşü.
150 Foto.4: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kiliseleri nin güneybatıdan genel görünüşü. Foto.5: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kiliseleri nin kuzeydoğudan genel görünüşü.
151 Foto.6: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kiliseleri nin kuzeybatıdan genel görünüşü. Foto.7: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kiliseleri batı cephe üst kısım görünüşü.
152 Foto.8: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kuzey Kilise batı cephe alt kısım görünüşü. Foto.9: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kuzey Kilise doğu cephe görünüşü.
153 Foto.10: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kuzey Kilise kuzey cephe görünüşü. Foto.11: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Kuzey Kilise si yıkılan üst örtünün görünüşü.
154 Foto.12: Kuzey Kilise iç mekan doğudaki apsisin görünüşü.
Foto.13: Kuzey Kilise iç mekan batıya bakış. 155 Foto.14: Altınsaç Kuzey Kilise iç mekan üst örtü. Kemer, kubbe ve tonozun görünüşü. Foto.15: Kuzey Kilise iç mekan güney duvar nişi.
156 Foto.16: Gevaş Altınsaç (Ganjak) Köyü Güney Kilise batı cephe üst kısım görünüşü. Foto.17: Güney Kilise batı cephe alt kısım görünüşü.
157 Foto.18: Güney Kilise nin kapanan güney cephesinin güneydoğudan görünüşü. Foto.19: Güney Kilise doğu cephe görünüşü.
158 Foto.20: Güney Kilise iç mekan ve doğudaki apsisin görünüşü
159 Foto.21: Güney Kilise iç mekan üst örtü ve batı duvarının görünüşü. Foto.22: Güney Kilise iç mekan üst örtüyü taşıyan paye ve kemerlerin görünüşü
160 Foto.23: Güney Kilise iç mekan güneydoğu köşedeki iki katlı diakonikon odasının görünüşü Foto.24: Güney Kilise iç mekan güneydoğu köşedeki diakonikon odasının girişi
161 Foto.25: Güney Kilise batı cephe alt kısım kapı alınlığındaki haç işlemeli taşların görünüşü. Foto.26: Güney Kilise güney cephe alt kısım duvarı ve haç işlemeli taşların genel görünüşü.
162 Foto.27: Güney Kilise güney cephe alt kısım duvarı haç işlemeli taşlar. Foto.28: Güney Kilise güney cephe alt kısım duvarı 1 numaralı haç işlemeli taş
163 Foto.29: Güney Kilise güney cephe alt kısım duvarı 2 numaralı haç işlemeli taş Foto.30: Güney Kilise güney cephe alt kısım duvarı 3 numaralı haç işlemeli taş
164 Foto.31:Gevaş Göründü Köyü Surb Astuacacın Manastırı (Karmrakvank - Kırmızı Kilise) Foto.32:Gevaş Göründü Köyü Surb Astuacacın Manastırı (Karmrakvank - Kırmızı Kilise)
165 Foto.33: Van - Gürpınar İlçesi Kırkgeçit (Kasrik) Köyü Hogeacvank (Der Meryem) Manastırı Foto.34:Hogeacvank Surp Asdvadzadzin (Vierge Maria Kutsal Bakire) Kilisesi (Karaca-2004).
166 Foto.35: Van - Muradiye Saint Etienne Manastır Kilisesi güneybatıdan görünüşü Foto.36: Van - Gevaş Deveboynu Yarımadası ndaki Saint Resurrection Manastırı genel
167 Foto.37: Van - Gevaş Deveboynu Yarımadası ndaki Saint Resurrection Manastırı iç mekan Foto.38: Van - Gevaş Göründü (Mihrapit) Köyü Kilisesi iç mekan ve apsise bakış
168 Foto.39: Van - Gevaş Kuzu (Kuş) Adası Arter Manastırı Tanrı Annesi Meryem Kilisesi Foto.40: Bitlis Tatvan Tuğ Mahallesi Surb Asvadzadzin (Tanrı Anası Meryem) Kilisesi
169 Saha çalışmalarımızda anlık yakaladığımız doğal çekimlerden birkaç kare