KUTADGU BİLİG DE DİLE GELEN İKTİDAR

Benzer belgeler
KUTADGU BİLİG DE DİLE GELEN İKTİDAR

AVRASYA Uluslararası Araştırmalar Dergisi Cilt:5 Sayı:12 Özel Sayı 2017 Türkiye KUTADGU BİLİG DE BİYOİKTİDAR

İnci. Hoca GEÇİŞ DÖNEMİ ESERLERİ (İLK İSLAMİ ESERLER)

philia (sevgi) + sophia (bilgelik) Philosophia, bilgelik sevgisi Felsefe, bilgiyi ve hakikati arama işi

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF FELSEFE DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

FELSEFİ PROBLEMLERE GENEL BAKIŞ

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

KUTADGU BİLİGDE ḳıl- YARDIMCI FİİLİNİN FİİL+FİİL ŞEKLİNDE KURULAN BİRLEŞİK FİİL YAPILARINDAKİ KULLANIMI ÜZERİNE

DERGÂH YAYINLARI 786 Felsefe 53 İslâm Felsefesi Dizisi 3 Sertifika No ISBN Baskı Mayıs Dizi Editörü Cahid Şenel

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Felsefe Nedir OKG 1201 EĞİTİM FELSEFESİ. Felsefe: Bilgelik sevgisi Filozof: Bilgelik, hikmet yolunu arayan kişi

T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ İSLAMİ İLİMLER BÖLÜMÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI

12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017)

Ahlâk ve Etikle İlgili Temel Kavramlar

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İSLÂMÎ İLİMLER FAKÜLTESİ LİSANS PROGRAMI 1. Yıl / I. Dönem Ders. Kur'an Okuma ve Tecvid I

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2.SINIF (2013 Müfredatlar) 3. YARIYIL 4. YARIYIL

İSMAİL TAŞ, MEHMET HARMANCI, TAHİR ULUÇ,

İSLAMİYETİN KABÜLÜNDEN SONRAKİ EĞİTİMİN TEMEL ÖZELLİKLERİ İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ / FIRAT ÜNİVERSİTESİ / ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ SEFA SEZER / İNGİLİZCE

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ Eğitim Öğretim Yılı 1.ve 2.Öğretim (2010 ve Sonrası) Eğitim Planları HAZIRLIK SINIFI (YILLIK)

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FELSEFEYE GİRİŞ DKB

Sempozyum Programı. 18 Kasım 2016 Cuma

Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi / Journal o f Turkish World Studies, Cilt: VI, Sayı 2, Sayfa: , İZMİR 2006.

İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler

TÜRK KÜLTÜRÜNDE BİLGELİK VASFININ TEZAHÜRÜ VE TOPLUM HAYATINA YANSIMALARI T

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

İSLÂMİYET ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI İSLÂMİ İLK ESERLER SORU PROĞRAMI AHMET ARSLAN

Azrail in Bir Adama Bakması

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 10. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

Öğretmenlik Meslek Etiği. Sunu-2

BİLGİ KÜLTÜR MERKEZİ Güz Programı

ÖZGEÇMİŞ. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara Üniversitesi 2015


Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

İSLAM AHLAK ESASLARI VE FELSEFESİ

Hak ihlalinin sosyal boyutları Prof. Dr. Ejder Okumuş Eskişehir Osmangazi Üniv. İlahiyat Fak. Hak-fedakârlık dengesi

AKADEMİK YILI

KUTADGU BİLİG DE DİLİN FELSEFESİNE DAİR UNSURLAR

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 12. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı. REKTÖRLÜK MAKAMINA (Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı)

İÇİNDEKİLER. Yedinci Baskıya Önsöz 15 İkinci Baskıya Önsöz 16 Önsöz 17 GİRİŞ 19 I. BÖLÜM FELSEFE ÖĞRETİMİ 23

İLAHİYAT 3. SINIF - 1. ÖĞRETİM DERS ADI ÖĞRETİM ELEMANI BÖLÜM SINIF ÖĞRETİM GRUP FARSÇA I DOÇ. DR. DOĞAN KAPLAN İLAHİYAT HADİS TENKİDİ PROF.

MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK İLKOKULU ETİK KOMİSYONU FAALİYET PROGRAMI

ÖNCESİNDE BİZ SORDUK Editör Yayınevi LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yeni Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul.

4.HAFTA/KONU: IMMANUEL KANT IN ETİK GÖRÜŞÜ: İNSANIN DEĞERİ. Temel Kavramlar: Ahlak yasası, isteme, ödev, pratik akıl, maksim.

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ Eğitim-Öğretim Yılı 1.ve 2. Öğretim Eğitim Planları

Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Doç. Dr. S. EKER

Yrd.Doç.Dr. TUNCAY SAYGIN

KUTADGU BİLİG DEKİ HÜKÜMDAR KÜNTOGDI TİPİNE GÖSTERGEBİLİMSEL AÇIDAN BİR YAKLAŞIM DENEMESİ

CEVAP ANAHTARI. Meleklerin Özellikleri ve Görevleri - Meleklere İman, Davranışların Güzelleşmesine Katkıda Bulunur

Gençler, "İrade, Erdem ve Hürriyet" Temasıyla Buluştu

Eğitim Programları ANA HATLARIYLA İSLAM DİNİ

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DERSLER KATALOĞU. Dersin Optik. Kredi AKTS. Ulus.

ORTAÇAĞ FELSEFESİ MS

Editörler Prof.Dr. Ahmet Onay / Prof.Dr. Nazmi Avcı DİN SOSYOLOJİSİ

TÜRK KÜLTÜRÜNDE BİLGELİK VASFININ TEZAHÜRÜ VE TOPLUM HAYATINA YANSIMALARI T

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

ÖZGEÇMİŞ. Yasemin ERTEK MORKOÇ

Dersin Optik Kodu. Ders Dur. (Z/S) Kredi AKTS. Ulus. Kredi. Dersin Optik Kodu. Kredi AKTS. Ulus. Kredi. Ders Dur. (Z/S) Dersin Adı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ

TOPLUMSAL DAVRANIŞ KURALLARI VE HUKUK. Dr.Öğr. Üyesi Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi

EN ESKİ İNANÇLARDAN BİRİ OLAN ZERDÜŞTLÜK VE ZERDÜŞT HAKKINDA 9 BİLGİ

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ PLANI

KİTAP VE OKUMA SEVGİSİ ÜZERİNE HAZIRLAYAN: FERİDUN ESER GEYVE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ FELSEFE ÖĞRETMENİ

Doç.Dr. Musa Kazım Arıcan, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilimdalı, Öğretim Üyesi

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

YÖNETMELİK ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TÜRK DÜNYASI FELSEFE ARAŞTIRMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

KUTADGU BİLİG'DE"KÜ" "Kü" in "Kutadgu-Bilig"

TÜRKİSTANLI BİR BİLGE: YUSUF HAS HACİP

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ

SORUNLARINA ÖRNEKLERLE BĐR B R BAKIŞ

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

ÖZGEÇMİŞ /1322;

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

İMAMİYYE NİN İMAMET NAZARİYESİNİN TEŞEKKÜL SÜRECİ Metin BOZAN İSAM Yayınları, İstanbul 2009, 272 s. Harun TÜRKOĞLU

EĞİTİM DURUMU. Derece Üniversite Mezuniyet Yılı

Sayın Velimiz, Ocak ayında sizlere ulaştırdığımız Veli Bilgilendirme Bülteni nde belirtildiği gibi,

1. İnsan Hakları Kuramının Temel Kavramları. 2. İnsan Haklarının Düşünsel Kökenleri. 3. İnsan Haklarının Uygulamaya Geçişi: İlk Hukuksal Belgeler

Ve Brahman bir felsefedir ve o çeşit anlamlarıyla felsefi ve edebi yazılarda kullanılır.

ÖZGEÇMİŞ. Yüksek Lisans Tezi: Çin in Ming Döneminde Yapılmış olan Türkçe-Uygurca Sözlük: Ġdikut Mahkemesi Sözlüğü (1997 Ankara)

ÖZGEÇMİŞ. : Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. : :

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ İLAHİYAT BÖLÜMÜ (HAZIRLIKSIZ) BAHAR YARIYILI I. SINIFLAR FİNAL SINAVI PROGRAMI

insan toplum Değerlendirmeler

Transkript:

Özgür Kasım AYDEMİR * AYDEMİR, Özgür Kasım (2014). Kutadgu Bilig de Dile Gelen İktidar. Türk Dünyası Bilgeler Zirvesi: Gönül Sultanları Buluşması. 26-28 Mayıs 2014. 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı (TDKB). Eskişehir (http://bilgelerzirvesi.org/bildiri/pdf/doc-drozgur-kasim-aydemir.pdf), ss.31-39 KUTADGU BİLİG DE DİLE GELEN İKTİDAR Bak doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır; sözünü iyi söylersen ölümsüz olursun. Yusuf Has Hacib Ölümlüler, dilin konuşması içinde yaşarlar. Dil konuşur. Martin Heidegger I. Giriş D ilin yaşam evrenini dilbilgisi değil, dilin beslenmekte olduğu kültür atmosferi sağlamaktadır. Bu bağlamda başta dil yadigârlarımız olmak üzere her türlü dilsel veri üzerinde kültürel bağlamı içerisinde öncelikle metnin içeriğe yönelik gerçekleştirilecek olan çalışmalar, kültür evrenin özelliklerini ve işlevsel dil birimlerini ortaya koyabilcektir. Aksi takdirde dil yadigârlarımız ancak dilbilgisel mekânik sistemler evreni olarak algılanabilecektir ki bu durumun, ilgili eserlerin niteliğinin ortaya konulabilmesi ve toplumun kültürel devamlılığının sağlanabilmesi adına engel oluşturabileceği belirtilebilir. Bu bağlamda dilsel üretimler; özelde üretimin gerçekleştirildiği toplumun, genelde ise insanlığın düşünsel gelişimi ve evren algısı için temel veri tabanı özelliği taşımaktadır. Metinlerin içeriklerine yönelik çözümlemelerde sığlıktan ve tekrar girdabından kurtulabilmenin yolunun ise çağdaş felsefi disiplinleri kullanmaktan geçmektedir. Bu disiplinler içerisinde Kültür felsefesi, insani insan toplumu ve insanlık ile ilgili herşeyi konu edinmesiyle konuları sınırlanmış diğer felsefe disiplinlerinden hem ayrılan hem de bu disiplinlerin tümünü kucaklayan bir özel * Doç. Dr., Pamukkale Üniversitesi. 31

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı konuma sahiptir. Çünkü onun konusu olan kültür, özel felsefe disiplinlerinin konuları olan dil, din, bilim, teknik, sanat, ahlak, devlet, siyaset, estetik vd. bir dizi fenomenden oluşur (Özlem 2008: 152). 29 Çalışmada, belirtilen gerekçelerden hareketle kültür tarihiminizin önemli bir metni olan Kutadgu Bilig in dilinden hareketle eserin içeriği felsefi bağlamda iktidar kavramına yönelik incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Karahanlılar adı ile araştırmalara konu olan ve hafızalarda bu isimle yer edinen Türk Hakanlığı, İslam ı kabul eden ilk Türk devleti olmakla, her alanda büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemi yansıtmaktadır (Hunkan 2011: 57). Gerek böylesi bir geçiş dönemi özelliğini barındırması, gerekse hükümdara önerilerde bulunmak amacıyla yazılmış siyasetname edebi türünün ilk örneği olması, Kutadgu Bilig in önemini ve değerini güçlendirmektedir. Eserde Birbirleriyle çok sıkı bağlı olan birey, toplum ve devlet hayatının ideal bir şekilde düzenlenmesi için gereken anlayış, bilgi ve erdemlerin ne olduğu; bunların ne şekilde elde edileceği ve nasıl kullanılacağı üzerine duran şair-düşünür, bununla kendi devrinde gündelik hayatın üstüne yükselenlerin düşüncelerine tercüman olmuştur. O, birçoklarının ısrarla iddia ettiği gibi, iyi olmaları için mevki sahiplerine tatsız mecazlarla ahlak dersi veren kuru bir öğütçü değildir. Yusuf bu eseriyle insan hayatının anlamını çözümleyen ve onun toplumun, dolayısıyla da devletin içindeki görevini saptayan bir felsefe, bir hayat felsefesi sistemi kurmuştur (Arat 2006: 29-30). Kutadgu Bilig, belirtilmiş olan özelliklerinden dolayı Türkiye deki ve yurt dışındaki pek çok bilim insanının üzerinde çalıştığı değerli, özgün bir veri tabanı niteliğindedir. Eserin dilbilgisel özelliklerinin yanında içeriğine yönelik de önemli çalışmalar yapılmıştır. Felsefe, sosyoloji, ilahiyat, tarih, dilbilim alanlarında gerçekleştirilmiş olan bu çalışmalar, Türk kültür varlığının bu güzide eserinin ayrı bir yönünün ortaya çıkarılmasına yardımcı olmuştur. Eserde, hükümdara yönelik öneriler, salt devlet yönetimi ile sınırlı değildir. Toplumsal yaşamın her alanına ilişkin olan öneriler, bir anlamda toplumun genelinde belirli düzenlemeler gerçekleştirilmeden devlet yapısında düzenlemelere gidilmesinin uygun olmayacağını, dolayısıyla iktidarın salt devlet ile sınırlı olmadığını ifade etmektedir. Bu nedenle, eser üzerine gerçekleştireceğimiz inceleme ve değerlendirmede, toplumun kültür evreni içerisinde söylemle şekillenen iktidar ilişkileri, iktidarın hayatın her alanında hüküm sürdüğünü öne süren Fransız düşünür 32

Michel Foucault nun görüşlerinden yararlanılarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Böylelikle bir dil metni, dilbilimin ve felsefenin kesişim evrenindeki, disiplinlerarası bilimsel yöntemlerle çözümlemeye çalışılmıştır. Çözümlemelerde yüzeysel bir ifadeyle güç mücadelesi olarak tanımlanabilcek iktidar kavramı aracılığıyla, Kutadgu Bilig in anlam evreninde güce sahip unsurlar ile bunların sınırları (çatışma ve çakışma alanları vs.) değerlendirilmiş olmaktadır. Belirlenen özellikler ve değerlendirmeleri ise Kutadgu Bilig in oluşumundaki özgün tarihsel ve kültürel bağlamına dayalı olarak işletilmiştir. Böylelikle dilsel üretimlerin içeriğine yönelik olarak felsefî dayanalar aracılığıyla barındırlıkları özgün değeri, Kutadgu Bilig özelinde örneklendirilmeye çalışılmıştır. II. Bulgu ve Değerlendirme: İlk kez vasiyette bulunan ve ilk kez öğüt veren şair (Yavuz 2000: 358). olan Yusuf Has Hacib, belirtilen öğretici özelliği dolayısıyla eserinde anlaşılır, duru bir Türkçe bırakarak eserinin zamana hükmetmesine ve mutluluk veren bilginin bengü iktidarına diliyle zemin hazırlamıştır. Yusuf 3190 kelime içinde 420 Arapça, 86 da farsça kelimeye yer vermiştir (Yavuz 2009: 145). Bu durumda, Selçuklu ve Gazne Devletlerinin aksine Türk Hakanlığı (Karahanlılar) döneminde Türkçe nin resmî dil olmasının da payı vardır. Eserin dilinin, bilginin aktarımına ve yaygınlaşmasına hizmet etmesi yönüyle iktidar kavramı ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Anlaşılırlık, bir dil üzerine biyoiktidar niteliği taşıyan sığ özellikteki unsurlara eğilim gösteren halkı da yönlendirilebilecektir. Nitekim, Batı siyasetinde önemli bir stratejik değer taşıyan biyoiktidar, siyasallaşan tıbbî söylemden de yararlanarak beden üzerinden insanın temel yaşam olanaklarını bilgiye dayalı olarak düzenlemektedir. Kutadgu Bilig in, adında da yer alan ve mutluluğa ulaşmanın aracı niteliğindeki bilgi kavramına ilişkin kelimeler (bil-, bilmek, bildeçi, bildi, bildim, bilding, bile, bileyi, bileyin, bilgey, bilgil, bilgü, bilgüçi, bilgüçiler, bilgüke, bilgüsi, biligli, biliglike, biliglisi, biling, bilip, bilir, bilirde, bilirin, biliring, bilirke, bilirler, bilirmü, bilmedi, bilmedim, bilmeding, bilmedükin, bilmegey, bilmegil, bilmegüçi, bilmek, bilmese, bilmesü, bilmesünler, bilmeyü, bilmez, bilmiş, bilmişe, bilmişi, bilmişig, bilmişim, bilmişmni, bilmişin, bilmişing, bilse, bilsü, bilü, bilür, bilürmü, bilümese, bilümez, bildür-, bilge, bilgedin, bilgeke, bilgeler, bilgeleri, bilgem, bilgesi, bilig, bilgi, biligde, bligdin, biligi, biligig, biligin, bilging, bilgin, biligni, biligke, biligler, biligleri, 33

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı biliglerin, biligli, biliglig, biligligke, biligligni, biligsiz, biligsizke, bilin-, biliş) toplam 1071 kez kullanılmıştır. Foucault nun iktidar felsefesini, özgür özneye dayandırmasının paralelinde, Kutadgu Bilig de de özgür öznenin kendi rızasıyla, bilgi aracılığıyla iktidara tabi olabileceğini belirtebiliriz. Ancak Yusuf Has Hacib in söyleminde iktidarın özgür özne üzerindeki hâkimiyetini sağlayan bilgi, biyoiktidar kurgusuna dayalı olarak insanı, beden başta olmak üzere maddi temellere değil, biyoiktidarın hâkimiyet alanı dışına taşımaya yönlendirmektedir. Bu yönüyle, Foucault un iktidar felsefesinin temel belirleyicisi olan bilgi kavramı, biyoiktidar kavramını da şekillendirirken; bilgi, Kutadgu Bilig de, biyoiktidarı geçersiz kılma aracı olarak konumlandırılmıştır ki bu durum, batı felsefesi ile Türk felsefesi arasındaki önemli bir ontolojik farklılık belirtisidir. Öyle ki, Kutadgu Bilig de bedenle imlenen maddî algı önceliğinin ve bedensel hazlara eğilimli kişilerin iktidar tarafından olumlulanması söz konusu değildir. Hatta eserde, Ögdülmiş in Odgurmuş a avam ile nasıl ilişki kurulması gerektiğini anlattığı bölümde bir anlamda toplumsal sınıf ayrımının maddî değil manevî unsurlara dayandığı belirtilmektedir. Bu toplumsal algı İslamiyet in kabulu ile birlikte Türk toplumunda daha da kuvvetlenmiştir. Daha hayatta iken, heyecanlı peygamber, yerini siyasetçi ve azimle savaşan dini cemaatin başkanına bırakmasına rağmen Hz. Muhammed için melik veya emir gibi dünyevi ünvanların kullanılmasını ona karşı bir küfür olarak nitelendirmek mümkündür. (Barthold 2006: 41). Dünyevî unsurlar gelip geçici ve aldatıcı nitelikte değerlendirilirken, iktidar tarafından bu unsurlara düşkünlük, kaçınılması gereken bir özellik olarak sunulmuştur. Eserde yer alan, kılıksız bolurlar kara Ǿam budun/törü yok toku yok katılmış ödün(4321) 30 ve kara kadgusı barça karnı üçün/budun tevşigi barça bogzı üçün (4327) 31 ifadeleri bir anlamda iktidar sahibi erdemli bireyin temel özelliği; madde öncelikli algısı değil de manevi unsurlara odaklı töre sözcüğü ile karşılanan geleneksel dünya nizamnamesine öncelik ve önem vermesi olarak değerlendirilebilir. Bu ifadelerin içeriğine koşut olarak zenginlik de, bedene değil ruha yönelik metafizik kurgu içerisinde konumlanmış ve tükel bay bolayın tise belgülüg/köngül baylıkı kol ay ersig külüg(2618) 32 ifadesiyle de açıkça belirtilmiştir. 30 Avam halk görgüsüz olur; ilişkilerinde de ne töre ne de usul vardır (Arat 2006:744). 31 Kara halkın kaygısı hep karnı içindir; onun çalışıp didinmesi hep boğazı içindir (Arat 2006:744). 32 Tam anlamıyla zengin olmak istersen, hiç şüphesiz, gönül zenginliği dile, ey şanlı yiğit (Arat 2006:495). 34

Dünyevî unsurlardan birine duyulacak olan bağ(ım)lılık, bir başkasına bağımlılığı koşullayacak ve böylelikle kişinin yönetiminde biyolojik yapısının hâkim olduğu bir yaşam alanı oluşacaktır. Bu yaşam alanından kaçınılmasına, biyoiktidarın reddiyesine yönelik telkin, Yusuf Has Hacib in dilinde hem bu dünya hem de karşı cins imgeleri ile ifade bulmuştur. Adaletin temsilcisi hükümdar Kün Togdı hakkında, bu dünyanın özellikleri anlatılırken bir anlamda dünyevî, maddî unsurların özellikleri de ifade edilmekte ve biyoiktidar kurgusunun üzerine inşa edilebildiği maddî/geçici dünya bu irsel yayıg kılkı kurtga ajun/kılınçı ol kız körse yaşı uzun/ ara kılkı kız teg kılınçı silig/sevitür sunup tutsa birmez elig/seviglini sevmez keyik teg kaçar/kaçaglıka yapçur adakın kuçar/ara körse yegrür bezenip udu/ara körmedük teg kılur yir kodu/ara körse evrer yana terk yüzin/avaglar neçe tutsa birmez özin/öküş beg karıttı karımaz özi/telim beg keçürdi kesilmez sözi 33 ( 399-404) söylemi belirtmiş olduğumuz kurguyu örneklendirmektedir. Kutadgu Bilig in felsefi bağlamda iktidar kavramı içerisinde değerlendirilebilcek temel anlam odağı olan bilgi, felsefe tarihinde olduğu üzere eserde de teferruatlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Bu yönüyle öncelikle evreni algılama aracı olarak görülen bilgi, yorumlacılıktan uzaktır. Bir teşbih ile idi yakşı aymış biliglig sözi/bu bilge sözi ol biligsiz közi 34 (1048)., belirtilen farklılığa vurgu yapan bu ifadenin aynı zamanda doğru bilgiye ulaşabilmenin erdemine gönderme yaptığı belirtilebilir. Nitekim doğru bilginin etkinliği, eserin genel niteliğine bağlı olarak salt bu dünya ile sınırlı değildir. Mutluluk veren doğru/hakiki bilgi zamana hükme etmeli, iki dünya için geçerli olmalı ve hatta geçerliliğin önceliği de baki âleme dayalı olmalıdır. İslamî yaklaşıma uygun olan bu âlimlamaya göre, bu dünya, üzerindeki maddî unsurla birlikte, bireyi ve toplumu iktidarca olumlulanan asıl hakikatten koparabilecek çeldiricilerdir ve bu doğrultudaki eylemler Tevfik-i İlahi den yoksun görülmektedir. Eserde, Odgurmış ın hükümdara öğüt verişinin anlatıldığı Yanut birdi ođġurmış aydı ilig/bayat birsü barça tilekke elig/bu ķıvçaķ ķovı 33 Bu kocakarı dünya vefasız ve dönet huyludur; edası kız gibidir, ama bakarsan yaşı büyüktür. Bazen edası kız gibidir, tavırları güzeldir, kendini sevdirir; fakat tutmak istedin mi elini vermez.seveni sevmez ondan geyik gibi kaçar; kaçana yapışır, onun ayağına sarılır. Bir bakarsın, süslenip süslenip konuşarak arkandan koşar; bir bakarsın, görmezlikten gelir önüne bakar. Bir bakarsın yine yüzünü çabucak çevirir, nazlanır; ne kadar yakalamak istersen, kendine el sürdürmez. O çok beyleri yaşlandırdı, kendisi hiç yaşlanmaz; çok beyleri göçürttü, hiç susmak bilmez (Arat 2006: 151-153). 34 Bilgili çok iyi bir söz söylemiş, bilgenin sözü bilgisiz için göz olur (Arat 2006: 261). 35

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı dünya kikçi ajun/neçe beg ķarıttı ķarımaz özün/sini teg telim beg keçürdi sevip/sanga ma anundı keçürgey ivip 35 (5132-5134). beyitleri, bilgi kavramının şekillendirdiği, belirlenen hükümlerin dayanağı niteliğindedir. Kutadgu Bilig de geçen; sevinçin süzülmiş bu đünya bütün/munı ķođ taķ bir ajunķa köre 36 (6642)., ögüm yetmişi söz bitidim tükel/oķıġlı uķuġlı özüng ülgi al/ķayu türlüg erse yorıķıng yolung/ayu birdim azraķ bekütgil ulung/bu yol dil yolı hem bu dünya yolı/bu yolça yorı yolda azma ulı 37 (6496-6498). ve tünek ol bu đünya ay đünya begi/tünek içre bolmaz saķınçta öngi 38 (5185). ifadelerinden de dayanak alarak bu dünyaya yönelik sunulan bilgilerin dahi, aslında, baki âlemdeki mutluluğun aracı olması noktasında bir işleve sahip olduğunu belirtebiliriz. Çünkü geçici olana ilişkin bilgi aldatıcı, doğru olmayan bilgidir. Bu noktada madde ile ilgili tüm kazanımlara yol gösteren bilgi evreni de geçici ve yanıltıcı olmakla nitelenmiştir. Zira eserde, sonluluğa vurgu yapılan bağlamda kullanılan ne kim işler erse tükelin küder/tükegli tükese inişke yanar 39 (1050); ve ölümke usanma köngül tut tirig/neçe kiç tirilse töşengü yirig 40 (1383) ifadeleri, maddi evrenin geçiciliği ve aldatıcılığı yönünde yalın bir uyarı özelliği taşımaktadır. Türklerin İslam medeniyetine dâhil olduktan sonraki algı dünyasının belirginlik kazandığı Kutadgu Bilig in bu kurgusunu mensup olunan dinî değerlerle ilişkilendirmek gerekmektedir. Zira dinî değerler, eser içerisinde içselleştirilmiş kültür evrenin temel unsuru olarak konumlandırılmıştır. İslam düşüncesinde bilginin önemsenmesinin en önemli nedeni, bilgi ile iman arasındaki doğrudan bağlantıdır. İnsan hakikate bilgi aracılığıyla yaklaştığından, bilgisi derinleşen kişilerin imanlarının güçlü olacağı ve diğer insanlardan daha fazla Tanrı ya yaklaşacaklarına inanılmıştır (Bıçak 2009: 139). Bu doğrultuda 35 Odgurmış cevap verdi, dedi ki; Ey hükümdar, Tanrı her işte sana tevfikini refik etsin. Bu kof ve boş dünya çok eski bir alemdir; o nice beyleri yaşlandırdı, kendisi yaşlanmaz. Senin gibi birçok beyi sevdi ve sonunda onlardan yüz çevirdi; şimdi senin için hazırlandı, fakat seni de çabuk bırakacak (Arat 2006: 867). 36 Bu dünyanın her yanı zevkle doludur; onu bırak, öteki dünyaya bak (Arat 2006: 1089). 37 Aklımın erdiği sözlerin hepsini yazdım, ey okuyan ve anlayan insan bunlardan hisse al. Nasıl hareket edeceğini; hangi yola gireceğini biraz izah ettim; sen buna göre hareket ederek hayatına esaslı bir temel kur. Bunlardan bir din yolu, biri de dünya yoludur; bu esaslı yoldan şaşma (Arat 2006: 1069). 38 Ey dünya beyi, bu dünya bir zindandır; zindanda endişeden başka bir şey bulunmaz (Arat 2006: 875). 39 Her şey kendi olgunluğunu bekler, tam olgunluğa erişince tekrar inişe başlar (Arat 2006: 261). 40 Ölüme gafil avlanma gönlünü diri tut; ne kadar yaşarsan yaşa bir gün toprağa gireceksin (Arat 2006: 313). 36

Kutadgu Bilig de, öncelikle bilgi sahibi (gören göze sahip) olarak bir aşama ilerleyen kişi(ler) ardından doğru bilgiye ulaşmaları ve onu tatbik etmeleri ölüsünde erdemli birer mümin olarak iktidar sahibi olabilmektedir. Felsefî bir imge olarak da kullanıldığı üzere, günlük hayattaki pastoral kurguya ilişkin iktidar alanının önemli uygulayıcılarından biri çobanlardır. Firavun Mısırlı bir çobandı. Aslında taç giyme töreninde ritüel olarak çobanın değneğini alırdı Bu pastoral temayı geliştirip genişletenler İbranilerdi. Gene onların inanışlarında oldukça özel bir nitelik vardı: Halkının çobanı Tanrı ve yalnızca Tanrı dır. Bunun tek bir olumlu istisnası vardı: Monarşinin kurucusu olan Davud, çoban olarak gönderme yapılan tek kişidir. Çoban sürüyü derleyip toplaması gereken, sürüsünün selametini sağlaması gereken onları bir amaç doğrultusunda, elçi konumundaki kendisinin uygun gördüğü yolda yürüten, yol aldıran kişidir. Çoban, iktidarın uygulayıcısı, sürüsünü götürdüğü yol(lar) ise iktidarın amacına yönelik stratejinin somutlanmasıdır ( ) Ancak bu metafor kimi düşünürlerce Grek kültürüne, Hristiyanlık a ya da Yahudilik e dayandırılsa da biz; bu metaforun, İslamiyet e ya da İslamiyet öncesi Türk kültürüne dayandığını da değil, insanlık tarihi içerisinde evrensel bir özellik taşıdığını düşünmekteyiz. Nitekim İslam dini peygamberi Hz. Muhammed de bir çoban idi. (Aydemir 2008: 553). Dinler tarihindeki peygamberlerin asıl mesleklerinin tüccarlık değil de çobanlık oluşu, iktidarın kavram alanı ile büyük oranda çakışmaktadır. Emanetçi olan, koyunların asıl sahibi ile koyunlar arasında aracı olan ve emanet addettiği koyunların birini diğerinden ayrı tutmayan çoban, sürüyü korumakla yükümlüdür. Çobanlık, Kutadgu Bilig de geçen ay ilig ķatıġlan özüng eđgü bol/begi eđgü bolsa buđun eđgü ol/buđun ķoy sanı ol begi ķoyçısı/baġırsaķ kerek ķoyķa ķoy kütçisi 41 (1411-1412). ifadesinde, belirtilen bağlamda kullanılmıştır. Ancak Yusuf Has Hacib, eserinde, pastoral iktidara dayalı bir metafor daha eklenmiştir: koyun sürüsünün koçu. Bir anlamda çobana tâbi olmakla beraber, çobandan sonra sürüyü yönlendirmekle yetkili olan, adaletli davranma yükümlülüğü bulunmadan sürüyü arkasından sürükleyebilecek yetide olan bu metaforu da bilgi kavramı kurgulamakta ve oluşturmaktadır. Bir anlamda -devlet yönetimine yönelik- hükümdarın ardından iktidar sahibi olan veziri de karşılayan bu kişi, Kutadgu Bilig de bilgiye sahip olan, bilgiyi özümsemiş olan 41 Ey hükümdar, gayret et, kendin iyi ol; beyi iyi olursa halk da iyi olur. Halk koyun gibidir, bey de onun çobanıdır; çoban koyunlara karşı merhametli olmalıdır (Arat 2006: 317). 37

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı bilge/âlim kişi, çoban ile temsil edilen hükümdardan sonraki ikinci derecedeki erk sahibi olarak değerlendirilmiştir. Eserde, bilgeler/âlimler ile ilişkinin anlatıldığı bular ol sürüg ķoyķa erkeç sanı/ķoyuġ başlasa sürse yolça köni 42 (4353). beyitinde ifadesini bulan bu söylemle, belirtilen kurgu açıkça vurgulanmaktadır. III. Sonuç: Günümüzde özellikle yaygın (popüler) kültür tasarımı içerisinde maddî temeller üzerine inşa edilen ideal evren kurgusunun aksine İslamî Dönem Türk Edebiyatı nın ilk siyasetnamesinde maddi evrenin tüm unsurları geçici ve aldatıcı özellikleri ile sunulmuştur. Maddenin kullanım ölçüsünün manevî ölçütlere dayandırılması gerektiği belirtilen Kutadgu Bilig de nerek neng kişike kerek edgü yang/kerek bolsa bolgay çıray birle teng 43 (1307). beyiti, bu bağlamda özellikle iyilik kavramına işaret eder. İyiliğin yanı sıra, adeletli davranma, aşırılıklardan kaçınma, doğruluk, bilgiye ve bilgiliye değer verme, takva sahibi olmanın gerekliliği gibi manevi donanımlarla gerçek mutluluğa ulaşılabilceğinin yine temel araç ile; dil ile bildirildiği Kutadgu Bilig de ancak bu yolla, baki âlemde muktedir olunabilceği belirtilmiştir. Ulaşılan çözümlemelerin Batı felsefesindeki metafizik unsurlar ve post-yapısalcı iktidar kurgusu karşısındaki farklılıkları Kutadgu Bilig i oluşturan özgün Türk kültür evreninin özelliklerinden kaynaklanmakla birlikte eser, evresel kapsamlı nihaî yargıları da barındırmaktadır. Mutlak iktidar yolundaki erkin korunabilmesinin koşulları yine fȃni dünyadaki iktidar ile ilişkilendirildiğinde Yusuf Has Hacib; yerel unsurlarla beslemekle beraber iktidar elinde bulunduranın sahip olması gerektiği evrensel nitelikleri Ay ilig bu beglik uzun kolsa sen/kaç iş kıl kaç iş kod kılur erse sen/törü kıl katıglan bolup kılma küç/tapug kıl bayatka anıng kapgı kuç/ikinci usal bolma sak tur odug/sanga tegmesün bir müfaca yodug/iki ödte kılma kayu erse iş/hava övke kelse serip kısgu tiş/bu kaç neng küdezgil küdezildi il/uzun turga beglik sanga bilge il 44 (1450-1454). ifadeleri ile dile getirmiştir. Böylelikle Türk kültür evreninin bu bilge şahsiyeti, bir anlamda, makalenin yapısal sınırları içerisinde temel özellikleri 42 Bunları koyun sürüsünün koçu say; onlar başa geçip doğru yola götürsünler (Arat 2006: 749). 43 İnsana mal niye gerek, gereken iyi huydur; böyle olan insan gerekirse büyün şeyleri bulur (Arat 2006: 301). 44 Ey hükümdar bu saltanatın uzun sürmesini istersen, şu birkaç işi yap şu birkaç işi de bırak. Adaletle iş gör, buna gayret et, asla zulm etme; Tanrı ya kulluk et ve O nun kapısına yüz sür. İkincisi gafil olma, dikkatli ol, uyanık dur; sana başkası yüzünden ansızın bir suç yüklenmesin. Heves ve öfke anında hiçbir iş yapma; her iki halde de dişini sık, sabret. Bu birkaç şeye dikkat edersen, memleket gözetilmiş olur; saltanat uzun sürer, sana sulh ve sükun sağlanır (Arat 2006: 321-323). 38

değerlendirilen ülküsel nitelikteki kişiyi maddî ve manevî evrenin erkine ulaştıracak yönetimsel değerlerin özünü vermiş, muktedirlik kapısının anahtarını sunmuştur. Daimi mutluluğa açıkan bu kapıdan geçenlerin, iktidar sahibi kişiler olacağı göz önünde bulundurulduğunda, Yusuf Has Hacib in günümüzün dil felsefesine dayalı kuramları bağlamında değerlendirilmesi yoluyla bilgeliği, mütefekkirliği makalede bildirilen somut dayanaklarıyla ve temel özellikleriyle birlikte vurgulanmıştır. IV. Kaynaklar: Arat R. R. (çev.), 2006. Kutadgu Bilig, Kabalcı Yayınevi, İstanbul. Aydemir Ö. K., 2008. Hatai nin Şiirlerinden Hareketle İktidar Çözümlemesi, 2. Uluslararası Türk Kültür Evreninde Alevilik ve Bektaşilik Bilgi Şöleni Bildiri Kitabı, Gazi Üniversitesi, Grafiker Yayınları, Ankara, s. 549-559. Aydemir Ö. K., 2013. Kutadgu Bilig in Dilinde Bilgi Kavramı ve İşlevi, Turkish Studies International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, Prof. Dr. Ȃmil Çelebioğlu Armağanı, ISSN: 1308-2140, Volume:8/1, Winter, Türkiye, s.803-810. Bıçak A. 2009. Türk Düşüncesi I Kökenler, Dergâh Yayınları: İstanbul. Esin E. 2001, Türk Kozmolojisine Giriş, Kabalcı Yayınları, İstanbul. Foucault M., 1999. Bilginin Arkeolojisi, Çeviren: Veli Urhan, Birey Yayınları, İstanbul. Hunkan Ö. S., 2011. Türk Hakanlığı (Karahanlılar), IQ Yayınevi, İstanbul. Özlem D., 2008. Kültür Bilimleri ve Kültür Felsefesi, Doğu Batı Yayınları, Ankara. Türk H. B., 2012. Çoban ve Kral: Siyasetnamelerde İdeal Yönetici İmgesi, İletişim Yayınları, İstanbul. Yavuz K., 2009, Yusuf Has Hacib ve Kutadgu Bilig, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt: XXXVII, s. 137-180, İstanbul. 39