BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

Benzer belgeler
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ

GELİŞİMSEL NÖROBİYOLOJİ VE BAĞLANMA KURAMI. Dr. Allan N. SCHORE

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

BİRLEŞTİRİLMİŞ PSİKOTERAPİ. Jeffrey J. MAGNAVITA, PhD, ABPP

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi (TLDP) Eğitimi Modül-I Ağustos 2016 İbrahim Sarı MD, MSc

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

KERNBERG GÜNLERİ-I. John F. CLARKIN. Borderline Kişilik Bozukluğunda Aktarım Odaklı Psikoterapi. Atölye Çalışması Metinleri. Psikoterapi Enstitüsü

KARŞI AKTARIM VE PSİKOTERAPÖTİK TEKNİK

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI ÇİFT VE AİLE TERAPİSİ

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

29-30 Eylül 1 Ekim 2017 SPONSORLUK DOSYASI

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM

Ruhsal Savunmalarımız Bölme, Bastırma ve Donup Kalma

SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

Dinamik Formülasyon Üzerine Bir Olgu Sunumu. Dr. Abdullah AKGÜN Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

K İ Ş İ L İ K. Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi. Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

YURTDIŞI ÇALIŞMALARI

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğuyla (DEHB) Nasıl Başa Çıkabilirim?

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

CİNSEL TERAPİ EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI

Asistanlıkta Psikoterapi Eğitimi Neden Önemlidir? Doğan Şahin İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Sosyal Psikiyatri Servisi

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

MASTERSON YAKLAŞIMINA GENEL BAKIŞ. Tahir ÖZAKKAŞ M.D., Ph.D.

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

Rölatif Bütüncül Psikoterapiye Giriş

Editörler Doç.Dr. Ahmet Akın & Yrd.Doç.Dr. Rukiye Şahin Psikolojik Danışma Kuramları ISBN:

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM

Üçüncü baskıya ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür. 1 Giriş 1

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

Bağlanma Nedir? Bağlanma, kişinin kendisi için önemli gördüğü bir başkasına (bağlanma figürü) karşı geliştirdiği güçlü duygusal bağlardır.

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Herkese Bangkok tan merhabalar,

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Zor Bee Özgürlüğe Mahkum

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

İçindekiler Ön Söz XİX Giriş 1 Kuram Psikoterapi ve Psikolojik Danışma Psikoterapi ve Psikolojik Danışma Kuramları 5 Konuların Düzenlenmesi

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

ERGENDE AİLE KRİZLERİNE MÜDAHALE. Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

ÇOCUK ve ERGEN BDT EĞİTİMİ. 4 Modül - 64 Akademik Saat. Çocuk ve Ergen Odaklı. Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi Bilgilendirme Klavuzu EĞİTİMCİ

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Tanşıl Kılıç. Roman ŞEKERLİ SİNEK. 12. basım. Resimleyen: Vaqar Aqaei

Aç l fl Vural Öger Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son senesinde bizim de k

:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

Bilişsel ve Davranışçı Terapiler Eğitimi (teorik temel) Eğitmen: Prof. Dr. M. Z. Sungur/ İstanbul

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir?

Derdin Ne? Hele Bir Anlayalım.. Sonra Halledelim

SORU-- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu Hafta/ 73 saat

Kendilik Psikolojisi Öedipus dan Odisseus a

Soyut Örüntüden Somut Varoluşa Ego Analizi

Yaşamın ilk 6 ayı çok önemli

AİLE DANIŞMANLIĞINDA UYGULAMALI BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ. Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ

Temeller, Bölüm I: Freud. Psikolojiye Giriş. Değerlendirme. Temeller, Bölüm I: Freud Ders 3. Arasınav (%30) Final (%35)

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

I. Hafta 1. Gün / Cumartesi. Prof. Dr. İrfan Erdoğan 1. PSİKOLOJİK DANIŞMADA KURAMSAL YAKLAŞIMLAR. Doç. Dr. İlkay Demir. Doç. Dr.

TRSM de Rehabilitasyonun

Psikanaliz Sigmund Freud

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü

Toplumsal Cinsiyetle İlgili Kuramlar

GELİŞİMSEL NÖROBİYOLOJİ ve BAĞLANMA KURAMI

Bilinen hikayedir. Adamın biri, akıl hastanesinin parmaklıklarına yaklaşmış. İçeride gördüğü deliye:

Transkript:

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM EKİM DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i

Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 127 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 10. Dönem Ekim 2011 Ders Notları ISBN 978-605-5241-82-7 Copyright Psikoterapi Enstitüsü Tüm hakları saklıdır. Yayıncının izni olmaksızın tümüyle veya kısmen yayımlanamaz, kısmen de olsa çoğaltılamaz ve elektronik ortamlarda yayımlanamaz. Birinci baskı: Haziran 2013 Editör: Tahir Özakkaş Yayıma hazırlayan: Sevgi Çorabatur, Menekşe Arık Katkıda Bulunanlar: Merve Öz, Sibel Kaytaz Baskı: İklim Ofset Nişanca Mah. Arpacı Hayrettin Sok. No:21 Eyüp/İstanbul Tel: 0212 577 77 45 www.iklimmatbaa.com PSİKOTERAPİ ENSTİTÜSÜ EĞİTİM ARAŞTIRMA SAĞLIK ORGANİZASYON VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Eğitim ve Kongre Merkezi: Fatih Sultan Mehmet Caddesi No285 Darıca-İZMİT Tel : 0262 653 6699 Fax : 0262 653 6698 Merkez: Bağdat Caddesi No: 540/8 Bostancı-İSTANBUL / TÜRKİYE Tel : 0216 464 3119 Fax : 0216 464 3102 www.psikoterapi.com - www.psikoterapi.org - www.hipnoz.com ii

SUNUŞ nsanlık tarihi boyunca, her toplumda psikolojik rahatsızlıkları İtedavi etmeye yönelik girişimler olmuştur. Bu alanda yapılan girişimler sonucu ortaya çıkan pek çok farklı ekolün savunucuları, kendi ekollerini yüceltme ve diğer ekolleri küçümseyerek ötekileştirme yoluna gitmiştir. Ancak buna rağmen farklı yaklaşımlardan bilgiler edinerek kuramını zenginleştirmeye ve bu alanda çalışmalar yapmaya başlayan öncü terapistler, psikoterapide bütünleşmeyi sağlayarak alandaki bölünmeleri büyük oranda azaltmıştır. Bütüncül psikoterapi, hastanın bilişlerinin, davranışlarının, kişiliğinin ve duygusal süreçlerinin yeniden düzenlemesine yardımcı olmak için pek çok farklı ekolden faydalanarak daha gerçekçi, uyumlu ve esnek bir çalışma alanı sunar. Eğitimini verdiğimiz bütüncül psikoterapi, zamanzaman eklektik ve asimilatif, genellikle de entegratif ve ortak faktörler üzerine kurulmuş bütüncül bir yaklaşımı içerir. Bireye, teori odaklı değil danışan odaklı bakmaya çalışan bütüncül psikoterapiler, farklı yaklaşımların bileşenlerini bir araya getirerek terapisti geniş bir vizyona ulaştırır. Bu amaçtan yola çıkarak, çeşitli bilimsel etkinlik, araştırma, eğitim ve yayın çalışmalarıyla, ülkemizde bütüncül psikoterapi uygulamalarının gelişimine öncülük etmekten gurur duyuyoruz. Elinizdeki bu ders notları, ruhsal bozuklukların tedavisinde tek bir psikoterapi yaklaşımına bağlı kalmaktansa elindeki veriyi kullanarak uygulanabilecek en iyi tekniği ve teoriyi arayan bütüncül yaklaşımlı terapistler yetiştirme adına verilen Bütüncül Psikoterapi Teorik iii

Eğitimi 7. Grubunun ekim ayı deşifrelerini sunmaktadır. Bu ders notları, eğitim deşifresinin derlemesi olma özelliğiyle dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yayın niteliği de taşımaktadır. Bu ders notlarında Davranışçı Kuram ve Bilişsel Psikoterapi konuları ele alınmaktadır. Bütüncül psikoterapiler de insanın ruhsal yapısının gelişiminde olduğu gibi zamanla özerkleşecek, bireyselleşecek ve ayrışarak psikoterapi ruhunu ayakta tutacaktır. Psikoterapi uygulayıcıları için önemli olduğunu düşündüğümüz bu eğitim ders notlarını, sizlerin ilgisine sunmaktan kıvanç duymaktayız. Keyifli okumalar dileriz Tahir ÖZAKKAŞ Psikoterapi Enstitüsü Başkanı iv

İ Ç İ N D E K İ L E R EKİM 2011 1. GÜN 1 DAVRANIŞÇI KURAM...3 2 DAVRANIŞÇI KURAMDA ÖĞRENME İLKELERİ...42 3 DAVRANIŞÇI TEDAVİ TEKNİĞİNDE RELAKSASYON... 135 4 BİLİŞSEL TERAPİ İLE İLGİLİ FİLMİN İZLETİLMESİ... 165 EKİM 2011 2. GÜN 5 BİLİŞSEL PSİKOTERAPİ... 183 6 BİLİŞSEL TERAPİDE ŞEMALAR... 215 7 BİLİŞSEL TERAPİ TEKNİKLERİ... 329 8 VAKA GÖRÜŞMESİNİN İZLETİLMESİ... 342 EKİM 2011 3. GÜN 9 BİLİŞSEL TERAPİDE TEDAVİ STRATEJİLERİ... 377 10 BİLİŞSEL TERAPİDE TEDAVİ STRATEJİLERİ (DEVAM)... 431 11 ENSTİTÜNÜN TEMEL KABULLER LİSTESİ... 477 11 ENSTİTÜNÜN TEMEL KABULLER LİSTESİ (Devam)... 517

Ekim 2011 1. GÜN 2

1 DAVRANIŞÇI KURAM Tahir Özakkaş: Arkadaşlar hoş geldiniz, bir yoklamamızı yapalım. Yoklama sırasında: Tahir Özakkaş: Kursiyer M? Bizim M gelmedi mi? Kime takıldı? Annesi göndermemiştir [Gülüşmeler]. Ağabeyleri satmıştır. Kursiyer M hakkında dedikodu edelim mi? Kursiyer: Evet Kursiyer: Hayır Kursiyer: Biz ettik zaten Tahir Özakkaş: Karar verin. Şimdi bizim hanım Veysel Karani ye çok hürmet eder. Gelmedi değil mi o? [Gülüşmeler]. İşte Veysel Karani mübarek insandır falan, kandillerde falan onu anar. Televizyonlarda onun bayağı bir belgeselleri yayınlanıyor. Bende bireyselleşme ve ayrışma anlatıyorum, size önümüzdeki ay anlatacağım. 18-24 ay arasında bebek anneden ayrışır, özerkleşir, bireyleşir. Bu, annenin libidinal enerjisini kesmemesi ve çocuğu desteklemesiyle iniltilidir. Ama anne çocuğun ayrılma döneminde, 18 aylıktan 2

yaşına kadar geçen süre içerisinde, içindeki ayrılık anksiyetesini bastırır da çocuğun önünü açarsa ne ala. Açmazsa, eğer anne libidinal enerjisini keserse, kestiği andan itibaren çocuk dımdızlak ortada kalır ve geri dönmek zorundadır. Dedim ki, ya Veysel Karani Hazretleri bir gün peygamber efendimizi, zat-ı muhteremi ziyarete gidiyor. Yürüyerek yüzlerce kilometre yol kat ediyor. Annesi diyor ki; Filan gün evde olacaksın. Oraya varıyor, peygamber evinde yok. Zamanında geldi. Orada peygamberi görüp, öbür dünyada sahabe olmak gibi bir şerefe nail olmak varken, annem izin vermedi, geri döneceğim ben dedi geri geldi. Yani bağımlı bir kişilik özelliği olduğu ortaya çıkınca bizim hanımın gözünden düştü Veysel Karani. [Gülüşmeler]. Şimdi, olayları böyle yüceleştirerek baktığınız zaman çok mübarek bir davranış gibi gözüküyor ama bilimsel perspektiften baktığınız zaman anne bağımlısı olan, ayrışamamış ve özerkleşememiş bir yapının varlığını görebiliyorsunuz. Kursiyer: Kursiyer M niye bunu hatırlattı? Tahir Özakkaş: Nasıl? Kursiyer: Yani kursiyer M den sonra geçtik ya bu konuya. Tahir Özakkaş: Annesi göndermedi ya. Oğlum hakkımı helal etmem dedi. Kursiyer M dedi ki vatana millete çok hayırlı işler yapıyorum anneciğim lütfen izin ver. Bak kardeşlerimin hiç birisi seni takmıyor, bir takan benim. Ayda üç gün gideceğim, orada kötü bir şey yapmıyorum vallahi. Vatan için, millet için, kendim için bir şeyler öğrenmeye gidiyorum. Ama annesi dedi: Nein. Kursiyer: Bu hafta içi bir şirkette eğitim verdi. Konu da stres yönetimiydi. Kişilik tipleri var orada, ayrışma bireyselleşmeyle anlatıyorum süreci 4 10. BPT EKİM DERS NOTLARI

Tahir Özakkaş: Bireyleşme. Kursiyer: Bireyleşmeyle anlatıyorum süreci. Ben orada kopma dedim, daha çarpıcı olsun diye. Bazı anneler çocuklarının kopmasına müsaade etmezler, bunlar da çocuklarını ileride yoğun stresli, kaygılı bir kişiliğe doğru yöneltirler dedim. Olur mu hiç! Ne demek! Anneden kopulur mu! falan filan yarım saat onla uğraştım. [Gülüşmeler]. Tahir Özakkaş: Tamam, tamam haklısın diyeceksin. Kursiyer: Ama diyemedik işte. Öyle bir gücüne gitti ki birkaç kişinin. Yani iyi gelmiyor insanlara, bu yapışanlara. Tahir Özakkaş: Kopma terimi yanlış bir terim. Kopmada zorla iki ipi bir taraftan çekerek bir koparma vardır. Sündürme. Çikleti alırsın mesela çocukluğumuzda alırdık, ağzımızdan çekerdik çekerdik süner, süner, süner nazik bir yerden kopardı. Bu sağlıklı bir kopma. Ama sünmeyen bir yapı içerisinde ipi kopardığın zaman da tamamen bağlantılar kopmuş oluyor. Kursiyer: Onun için ben koparma demedim kopma dedim ama o koparma anladı. Tahir Özakkaş: Adam manyak ne yapacaksın. [Gülüşmeler]. Hiçbir zaman karşınızdaki adam manyak değildir, onu siz gerektiği gibi anlatamamışsınızdır. Terapist olmanın birinci şartı budur. Ona uygun anlatım, ona uygun uzlaşı zemini. Ona birtakım gerçekleri fark ettirecek süreçleri yaşatamadığınızdan dolayı problem vardır. Danışan insan size zaten danışmak için gelmiş, sizi otorite yerine koymuş ve karşıdaki danışan koltuğuna oturmuştur. Ben burada mazurum, ben burada hatalıyım diye ilk defa fiili olarak beden duruşuyla teslim olmuş size. Sözlerine bakmayın sizi aşağılar, bağırır, çağırır. Sizin göreviniz; ben ne yapacağım da kendisine zarar Davranışçı Kuram 5

veren bu insanın kendisine zarar vermesinin önüne geçeceğim olmalıdır. Bunlara da tedavi teknikleri denir. Biz de bunun için, bunu öğrenmek için buradayız. Müşteri her zaman haklıdır. Kursiyer: Şununla bir ilgisi var mı hocam, biz nesneyi araya perde koyarak algılıyoruz. O zaman onu olduğu gibi değil, onun şartlarında kendi kalıplarımızı kendi anlatmak istediğimiz gibi anlamış ve dolayısıyla da benden görüşüyle bakmış oluyoruz. Tahir Özakkaş: Öldün öldün, eğer öyle baktıysan öldün. Kursiyer: İşte öyle baktıysan sohbet gibi olur. Tahir Özakkaş: Yüzde yüz katılıyorum efendim size. Terapist olmanın birinci şartı empatik olarak öbürünün iç dünyasına girip, oradan dünya nasıl gözüküyor ona bakmaktır. O şekilde gördüğünüz zaman çok farklı görürsünüz. Kursiyer: Peki hocam tek ekolden gidildiğinde otomatik olarak Tahir Özakkaş: Şimdi terapiye mi giriyoruz, başka bir şeye mi giriyoruz? Kursiyer: Hayır terapi, yani sohbetten bahsetmiyorum. Sohbet de olabilir, istediğiniz gibi olabilir? Tahir Özakkaş: Sen şimdi çaktırmadan yavaş yavaş problemleri sayacak mısın? Kursiyer: Hayır saymayacağım, bütüncülün avantajı dezavantajıyla ilgili bir takım düşüncelerime onay almak istiyorum. Şimdi, tek ekolden gittiği zaman insan Tahir Özakkaş: Süpervizyon aşaması, iki yıl sonra konuşacağımız konuyu bugün konuşuyoruz. 6 10. BPT EKİM DERS NOTLARI

Kursiyer: Ben bilişsel bir terapistim ve hasta geliyor. Tek ekolden olduğum için zaten hastayla arama bir nesne, bir perde koymuş oluyorum. Çünkü onu olduğu gibi anlama şansım yok, filin kulağı açısından anlıyorum sadece. Yani tek ekolden gitmenin en büyük dezavantajı bu galiba. Tahir Özakkaş: Samimi bir bilişselciden mi bahsediyorsun yoksa Kursiyer: Samimi bir bilişselci, adına bir bilişselci diyebilir ama farklı ekolleri ister istemez kullanmak durumundadır. Tahir Özakkaş: Peki bu ay bunu anlatacağım. Şöyle anlatacağım; maymunlarla insanlar arasındaki kromozomsal farklılıklar % 0,5 gibi, % 99,5 i aynı. Ama 0,5 farklılık birisini maymun yapıyor, birisini insan yapıyor. Gerçi % 100 insan geninde olup maymunlaşan çok var da. [Gülüşmeler]. Aslında samimi bilişselcilik derken özellikle vurgu yapmak istedim. Gerçek bir bilim adamıysa bilir ki insanın var olan özünü kimse değiştiremez ve dönüştüremez, ancak mevcut yapıyı kendi terminolojisiyle izah eder. Dolayısıyla aynı yapıyı herkes izah ediyor. Bilişselcilikte de bu böyle. Karşınıza gelen yapıya, kuramı ortaya koyan insanların bakış tarzlarına, kuramcıya bakarsanız; bu insan dinamikçiliği, psikanalizi, geştaltı, insan ilişkilerini, ilişkisel analizi hepsini yutmuş, onun gerçekliğinin farkına varmış, onu daha kullanılabilir halde, daha standardize edilip algoritmik hale nasıl getirir diye bazı yerlerini kısmış, bazı yerlerini açmış bir çalışma yapmıştır. Aslında herkesin kuramcı olarak önerdiği şeyler, bir diğerinden çok az farklıdır. Vurgu yaptıkları alan farklıdır aslında. Bilişselciler zannediyor musunuz ki sadece bilişselcilikle uğraşıyorlar? Savunma düzenekleri derler. Dediği andan itibaren dinamiğin göbeğine düştü. Senin terimin değil bu. Ama savunma düzeneklerini söylemeden onu izah edemez. Şemalar der. Şema, içselleştirilmiş Davranışçı Kuram 7

nesne ilişkilerinin aktifleştiği hale verilen isim. Birisi şema der, birisi içselleştirilmiş nesne ilişkileri der, birisi ilişkisel döngü der. Neyi tanımlıyorsun derseniz Ayşe nin gelip de konuştuğu konuyu tanımlıyor. Aynı şey. Sen ne diyorsun; içselleştirilmiş nesne ilişkileri, ilişkisel döngü ortaya çıktı, şeması var efendim. Neyi? Ayşe nin o olayı. Ne derse desin, ben Ayşe nin o olayına bakıyorum. Siz nasıl çözüyorsunuz, A) buradan girerek, B) buradan girerek, C) buradan. Efendim orada bir tepe var, tepeye her yönden çıkabilirsin. Yeter ki tepeye çık. Ha, benim tepeye çıkış yolum senin tepeye çıkış yolunu döver dersen o bilimsellik olmuyor, o artık Fenerbahçe, Beşiktaş dogmatizmi oluyor. Değil mi? Neyse, teşekkürler. Katılıyorum. Yoklamanın devamı Tahir Özakkaş: Geçen ay ne konuşmuştuk, bir özet verecek çalışkan bir öğrencimiz var mı? Tembel de olsa olur. Evet. Aman tanrım! Bütün sınıf çalışkan. Evet. Kursiyer S ye verelim mikrofonu. Kursiyer S: Geçen ay tüm savunma düzeneklerinin tekrar bir özetini yaptık. Çünkü bir önceki ay onları ayrıntılı incelemiştik. Onları ayrı ayrı anlatmayacağım ama introjeksiyon benim için çok önemli bir yerleşiklik sağladı. Ardından ruhsal aygıtın dönemlerini, insanın psikoseksüel dönemlerini inceledik. Bunları, özet yapılan savunma düzenekleri açısından yeniden karşılaştırılarak işledik. Ödipal dönemde hangi savunma düzenekleri var, oral dönemde hangi savunma düzenekleri var, hangi savunma düzeneklerinin gelişimin bir parçası olduğu, hangi savunma düzeneklerinin kendi doğal sürecini 8 10. BPT EKİM DERS NOTLARI

artık tamamladığını gördük. Gelişimin bir parçası olan savunma düzeneği eğer hala kullanılmaya devam ediyorsa bir savunma düzeneği olduğu aklımda en çok kalan, beni aydınlatan buydu. Özellikle bölmede, bölme zaten artık hani benimsediğimiz bir şey ama introjeksiyonda birtakım sıkıntılar vardı. Bir noktada dissosiasyona benziyor, bir noktada gelişimin bir parçası. Dönemleri de şu şekilde gördük, Freud u esas aldık, libidinal hazzın gelişimi açısından ele aldık. Önce nesne ilişkileri açısından baktığımızda oral dönemde ben memeyim diyor, bir özdeşim, ilkel bir özdeşim var. Sonra haz oradan anal bölgeye geçiyor, anal bölgeye geçtiğinde Tahir Özakkaş: Ben ağızım, dünya meme.. Kursiyer S: Evet, ben ağızım dünya meme. Sonra bu haz artık sadece kendi işlevine dönüşüp git gide haz anal bölgeye dönmeye başlıyor. Burada çok tereddütümüz olmuştu; nasıl yani ağzımızla yediğimiz bir şeyden haz almayacak mıyız? diye. Evet, alıyor ama psikoseksüel haz anal bölgeye dönüyor. Orada da kişi kendi kontrolünde olan bir şeyle, dışarı verebileceği bir ürünle karşı karşıya kalıyor. Onun kontrolünde, isterse verir istemezse vermez. Bu durum ego gücünü ve kapasitesini çok arttırıcı bir süreç. Benim çok dikkatimi çeken bir bölümdü. Bölmeyle ilgili önemli bir unsur, iki yaşından sonra üç yaşına doğru bölmenin bitmesi. Ego kapasitesini arttıracak oral dönemde bir de önemli bulduğum şey, benim yıllardır bastırma zannettiğim şey aslında dürtünün ihtiyacının giderilmesi için gecikmenin, ego kapasitesinin arttırılmasının bastırma savunma düzeneği olmadığı, fakat ilerideki bastırmaya bir prototip oluşturması açısından önemli olduğu. Sonra bölme bitiyor, ödipal döneme geliyor. Freud açısından incelediğimiz için aslında en çok ödipal dönem üzerinde durduk. Çünkü Freud da ödipal dönemden önceki birtakım problemlerin giderilemeyeceği gibi bir kanaat içeri- Davranışçı Kuram 9

sinde. O dönemdeki triangular ilişki üzerinde durduk. Triangular ilişkinin, iki yaşında bir çocuk üçüncü insanı fark eder, evet fark eder ama direk annesini ondan ayırmak için müdahalede bulunur. Ama ödipal döneme giren kişi strateji geliştirmeye başlar; onu annemden nasıl ayırabilirim, nasıl uzaklaştırabilirim diye bir örnek benim hoşuma gitmişti. Daha sonra ödipal dönemin tekrar olan şekilde yaşanması sonucu çocuk kendi cinsindeki ebeveyniyle özdeşleşerek bir sonraki devreye. Her devre kümülatif gidiyor. Her devredeki çarpıklık bir sonraki devrenin sağlıklı olmadan, hatta bazen tüm olarak yaşanmadan geçilmesine neden oluyor. Şöyle bir soru işareti vardı, preödipal dönemde birtakım takıntılar yaşayan, sorunlar yaşayan biri ödipal dönem yaşar mı? Evet, bir nevi yaşar ama ödipal değildir. Çünkü entegrasyon tamamlanmamıştır diye. Özet olarak bunlar. Latent devrede de rolleri görür. Çünkü şimdiye kadar hazzı dolaştırdı, cinsel oyunlar oynadı, sosyal rolleri latant de edindi. Artık ergenlikte de bunu uygulama ve deneyimleme şansı ediniyor diye bir özet verebildim. Tahir Özakkaş: Eksiği olan var mı? Eksikliğini söyleyecek. Hangi konuyu anlatmadı? Kursiyer: Anksiyeteler. Tahir Özakkaş: Anksiyetelerden bahsetmemişsin, bahset. Kursiyer S: Beş çeşit anksiyete var. Tahir Özakkaş: Bravo! Soru bu, sınav sorusu Kursiyer S: İmpulsif anksiyete, oral dönemle ilgili. Örnek olarak da şeyi söyleyebiliriz, kişi dürtü geldiğinde onu tutamayacağından korkuyor. İkincisi seperasyon anksiyetesi anal döneme denk geliyor. Üçüncüsü kastrasyon aksiyetesi. Bu Mahler de de ayrışma bireyleşme döneminin bitişine, bitişine değil de önemli bir devresine 10 10. BPT EKİM DERS NOTLARI

denk düşüyor, yani ayrıldığı için suçluluk var orada. Öyle bir şey kalmış aklımda. Dördüncüsü süperego anksiyetesi, beşincisi fragmantasyon anksiyetesi. Tahir Özakkaş: Okey! Thank you very much. Başka bir eksiklik? Katkısı olan? Kursiyer: Nörobiyolojik temellere girmiştik. Tahir Özakkaş: Nörobiyolojik temellere girmişiz. Kursiyer S: Aslında biz eğitimdeki üç ay içerisinde bebeğin doğduğu andan itibaren bir nörobiyolojik gelişime baktık, yani sempatik ve parasempatik sistem, sonra bunun entegrasyonu falan. Sonra seksüel anlamda baktık, libidinal haz, o zaman Freud a geçtik. Çünkü ilk onu o söyledi. Ve ikisi birbiriyle aslında entegre olacak, yani dönemlerin birbirine benzediği, o yüzden Mahler in dönemi, Erikson ın dönemi, Freud un dönemleri farklı açılardan zaten birbirlerini tamamlayıcı bir şey. Bu anlamda zaten önceki aylarda da beynin işleyişi; sağ lob latarizasyon, sol lob bunlar malzemelerinin farklı oluşu bunu dönemlerle zaten hep bütünleştirdik. Bu üç ayın temel bir şeyiydi diye düşünüyorum. Tahir Özakkaş: Okey, başka? Kursiyer: Nörolojik yapıyla ilgili bir metafor var da benim. Tahir Özakkaş: Birkaç cümle sarf edecek hocamız. Kursiyer: Hocam bu nörobiyolojik temelleriyle ilgili düşünürken bir metafor geldi benim aklıma, hatta oyun oynarken, bowling oynuyordum. Bowling topu. Tahir Özakkaş: Aristokratlar bowling oynar. [Gülüşmeler]. Kursiyer: Siz öyle algılıyorsunuz, ben eğlenmek için oynuyorum. Davranışçı Kuram 11