www.teknolojikarastirmalar.com ISSN: 1306-7648 Gıda Teknolojileri Elektronik Dergisi 2007(3) 51-61 TEKNOLOJĐK ARAŞTIRMALAR Makale Hayvansal Üretimde Hormon Kullanımı Ve Tüketici Sağlığı Üzerine Etkileri Đsmail Yılmaz, 1 Emir Olcay Sayın, 2 Yasin Özdemir 2 1, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, 59030-Tekirdağ 2, Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gıda Mühendisliği Anabilim Dalı, 59030-Tekirdağ ÖZET Besicilikte hormon kullanımı yeni bir yaklaşım değildir. 1930 lu yıllarda yapılan araştırmalarda östrojen hormonunun sığır ve tavuklarda büyüme hızını arttırdığı görülmüştür. 1950 li yıllarda sentetik östrojen olan dietilstilbestrol büyük baş hayvanlarda kullanılmaya başlanmıştır. Ancak dietilstilbestrolun kanserojen etki gösterdiğinin anlaşılması ile birlikte Avrupa ülkelerinde sığır ve tavuklarda kullanılmasına son verilmiştir. Steroid hormonu gibi büyüme ilerletici maddelerin hayvan üretiminde kullanılması ve bu hayvanlardan elde edilen ürünlerin tüketilmesinin oluşturabileceği sağlık riski hala tartışılan bir konudur. Hormonlar vücudun normal yaşamını sürdürebilmesi için son derece önemli bir role sahiptir. Olgunlaşma, cinsel gelişim, yenilenme ve birçok vücut fonksiyonunun yerine gelmesi bu hormon dengesi sayesinde olmaktadır. Hormon dengesinin bozulması ise bazı organlarda rahatsızlıklar oluşturabileceği gibi, tüm vücudu da etkilemektedir. Çocuklarda hiç bulunmaması ve ergin bireylerde doğal seviyelerde bulunması gereken hormonlar, hormonlu et tüketimi sonucunda yüksek seviyelere çıkabilmektedir. Bu denli önemli etkileri olan cinsiyet hormonlarının, hayvan kaynaklı gıdaların içerisinde kalıntı miktarda dahi olsa tüketilmesi sağlık riskleri doğurabileceği düşüncesini akla getirmektedir. Bu makalede; hormon kullanımının besiciler açısından sağladığı karlılık, yapılan yaygın yanlışlar, gıdalarda oluşturduğu kalıntı ve bu kalıntıların oluşturduğu sağlık riskleri üzerinde durulmuştur. Anahtar kelimeler: Anabolizan maddeler, Hormon kullanımı, Hormon kalıntısı GĐRĐŞ Hormonlar ve hormon gibi etki gösteren büyüme düzenleyici maddeler hayvansal üretimde anabolizan olarak adlandırılmaktadır. Anabolizan ajanların çoğu kullanımı yasak veya kısıtlanmış maddelerdir. Dana besisinde genellikle östrojen bazlı ajanlar kullanılmaktadır. Kulak deri altına implante edilen preparat, uygulama bölgesinde uzun süre etkili kalmakta, kalıntıları farklı bileşikler oluşturabilmektedir [1]. Sullivan [2], besicilikte hormon kullanımının yeni bir yaklaşım olmadığını, 1930 lu yıllarda yapılan araştırmalarda östrojen hormonunun sığır ve tavuklarda büyüme hızını arttırdığının tespit edildiğini, 1950 li yıllarda sentetik östrojen olan dietilstilbestrolün büyük baş hayvanlarda kullanılmaya başlandığını bildirmektedir. Ancak dietilstilbestrolun kanserojen etki gösterdiğinin anlaşılması ile birlikte Avrupa ülkelerinde sığır ve tavuklarda kullanımına son verilmiştir [3].
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 Hayvansal Üretimde Hormon Kullanımı Ve Tüketici Sağlığı Üzerine Etkileri Günümüzde en yaygın kullanılan hormon, kanser oluşturma potansiyeline sahip ve genlere zarar verdiği ileri sürülen östradioldür. Diğer hormonlar progesteron, testosteron ve onların sentetik varyasyonlarını içermektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Đlaç Yönetimi (FDA) ve ABD Tarım Bakanlığı (USDA) bu hormon kalıntılarının izin verilen seviyede olduklarında, zararlı bir etki göstermeyeceklerini iddia etmektedir [4]. Ancak Avrupa ülkelerinde 1989 yılından itibaren her türlü hormon kalıntısı içeren etin, yurt içinde satışı ve yurt içine ithalatı yasaklanmıştır. Avrupa birliği bu konunun aydınlatılması için bir bilimsel komitenin oluşturulmasını sağlamış ve 9 bağımsız uzmandan oluşan komisyon, büyüme ilerletici hormonların tamamının taşıdıkları sağlık riskleri üzerine ayrıntılı ve geniş kapsamlı bir inceleme yapmışlardır. 1999 yılında sonlandırılan araştırmada komite, tüketicilerin risk altında olduklarını ve şu anki metotlar kullanılarak tespit edilebilecek olan minimum hormon kalıntı seviyesinin dahi güvenli seviyeden yüksek olduğunu bildirmiştir [5]. ÜRETĐMDE HORMON KULLANIMI VE KARLILIK ÜZERĐNE ETKĐSĐ Üreticiler daha kısa sürede daha yüksek kilolara sahip hayvan üretmek amacıyla büyüme ilerletici hormonlar kullanmaktadırlar. Hormon kullanımı sayesinde, 36 kg ağırlığındaki bir buzağı, yaklaşık 14 ay gibi kısa bir sürede 520 kg lık kesim büyüklüğüne ulaşabilmektedir. Ayrıca hayvan vücudunda yağ oranı az, et oranı ise daha fazla olmaktadır. Bunlara ilaveten daha yüksek kalite özelliklerine sahip et üretebilmenin mümkün olduğu ileri sürülmektedir [2]. Hormon, yem ile karıştırmak veya kulaktan enjekte etmek yoluyla hayvan bünyesine verilmektedir. Hormon kullanımı, hayvan üreticilerine büyük karlar sağlamaktadır. Bir büyük baş hayvanın üreticiye günlük maliyeti $1 ile $3 arası değişmektedir. Florida üniversitesinde yapılan bir çalışmada, hormon kullanımı sayesinde ortalama bir sığırda yaklaşık %20 kilo artışı sağlandığı görülmüştür. Bu durum sığırın beslenme süresinde her gün ortalama 1,5 kg almasını gerektirmektedir. Hormonsuz beslenen hayvanlardan ise yaklaşık %15 daha az yem tüketimi gözlenmiştir. Besleme verimliliği yönünden bakıldığında ise hayvan $40 tasarruf sağlamaktadır. Dolayısıyla daha ucuza daha fazla protein elde edilmiş olmaktadır [6]. Fiedrich [4] in yaptığı bir çalışmada ise; hormonun besi hayvanlarında fazla kilo artışı sağlaması nedeniyle hayvan başına yaklaşık olarak 80 kar sağladığı tespit edilmiştir. Şener [7] ise, kesimden üç ay kadar önce 50-60mg dozunda, implant tarzında uygulanan dietilstilbestrolun genç tosun ve sığırlarda %25 e varan canlı ağırlık artışı sağladığını bildirmektedir. 52
Yılmaz, Đ, Oktay, E.O., Özdemir, Y. Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 Wiggins ve ark. [8], zeranol implante edilmiş koyunlarda ağırlık artışının istatistiki açıdan önemli olduğunu belirtmiştir. Tavuk ve hindi gibi kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde hormon kullanımı kiloyu arttırmada büyük baş hayvanlara kıyasla daha az bir etki göstermektedir. Bu nedenle hormon kullanımı büyük baş hayvanlar için daha çok tercih edilmektedir. Zeranol, steroid yapıda olmayan ve ticari olarak besi sığırları ve koyunlarda yemden yararlanmayı ve canlı ağırlık kazancını arttırmak amacıyla kullanılan anabolik bir maddedir Zeranol implante edilen kuzuların 40 günlük bir dönem sonunda insan tüketimi için kullanılan pişirilmemiş dokularında sağlığa zararlı olabilecek düzeyde bir kalıntıya rastlanılmadığı bildirilmiştir [9]. HATALI HORMON UYGULAMALARI Ozan ve Ünsal [10], et ve et ürünlerinde hormon kalıntısının hiç olmaması yada hiç değilse en alt seviyede olması ve böylelikle halk sağlığını tehdit edecek bir durumun oluşmaması için, hormon enjeksiyonunun kulak tabanından başka bir yere uygulanmaması ve kesim anında kulağın ayrılarak imha edilmesinin gerektiğini bildirmektedirler. ABD Tarım Bakanlığı nın bir araştırmasında; 32 büyük ölçekli besi çiftliğindeki hayvanların yarısına yakınında hatalı hormon enjeksiyonu yapıldığı görülmüştür. Yapılan hatalı hormon uygulamalarından en önde gelenleri, yanlış dozaj ve özellikle aşırı dozaj kullanımı ve hayvan vücudunun uygun olmayan yerlerinden hormon enjeksiyonu yapılmasıdır. Bu durum, hormonun hem enjeksiyon yapılan yerde aşırı kalıntı olarak lokal bir bölge oluşturmasına, hem de tüm vücuda dağılmış olarak yüksek hormon kalıntısı bulunmasına sebep olacaktır. Ayrıca kulak altına yapmak yerine, yasa dışı olarak boyundan enjeksiyon da azımsanmayacak yaygınlıktadır [4]. Yasa dışı kullanımının olup olmadığını tespit etmek için, hormonun uygulandığı bölgeden ve bu bölgenin yakınındaki yenebilir dokulardan örnek alınmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca hormonun hayvana ne şekilde uygulanmış olduğu da kalıntı riski yönünden önemlidir, çünkü kristal süspansiyonlar veya yağlı emülsiyonlar haftalar sonra parçalanmakta ve uygulama bölgesinde yüksek dozda kalıntı bırakabilmektedir. 53
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 Hayvansal Üretimde Hormon Kullanımı Ve Tüketici Sağlığı Üzerine Etkileri Gelişmeyi hızlandırmak ve verimi arttırmak amacıyla kullanılan anabolizan hormonların, kasaplık hayvanlara uygulanmalarında yapılan başlıca şu hatalı uygulamalar sonucu hayvan et, süt ve yumurtalarında yüksek kalıntı riski bulunmaktadır; *Hormon uygulandıktan sonra hormonun vücuttan atılması için gerekli olan süreyi beklemeden kesim yapmak *Aşırı dozda hormon kullanmak *Gereğinden uzun süre hormon kullanımına devam etmek *Yasadışı olarak yanlış yerlerden hormon uygulaması yapmak *Hayvanın cinsine uygun olmayan hormon veya hormon karışımları kullanmak Foutz ve ark. [11], danalara 140 mg trenbolon asetat uygulanmasını takiben 70 gün sonra kasta 0.09 ppb, karaciğerde 0.38 ppb, böbrekte 0.28 ppb ve yağ dokuda 0.48 ppb düzeyinde kalıntı saptamışlardır. Zeranol ise koyunlarda 12 mg, danalarda 12, 24, 36 ve 48 mg dozlarında, sığırlarda ise genellikle 36 mg dozunda kulak derisi altına uygulanarak kullanılmaktadır. Uygulamayı takip eden 5 15. günlerde zeranolün en üst değere ulaştığını bildirmektedirler. Sığırlarda implatasyondan 65 gün sonra %96.3 oranında emilerek vücuttan atılmakta [12] ve tüm dokular ile organlardaki düzeyi 2 ppb nin altına inmektedir [13]. Dietilstilbestrolün karsinojenik etkisi olması nedeniyle hayvansal dokularda mevcudiyetine izin verilmemektedir [14]. Avrupa Birliği Ülkeleri ve ABD de sağlık açısından sakıncaları nedeniyle hayvan yetiştiriciliğinde klenbuterol kullanımına izin verilmemektedir [15]. Türk gıda Kodeksinde de β agonist etkili maddelerin anabolik amaçla kullanımı yasaklanmıştır [16]. Bazı Avrupa ülkelerinde β agonist ilaçlar, hayvanlarda bazı hastalıklarda terapötik amaç yanında, gelişmeyi hızlandırmak amacıyla da yasa dışı olarak kullanılmaktadır ve bu kullanımlar önemli sağlık sorunlarına sebebiyet vermektedir [17]. Cinsiyet hormonları erkekte testosteron, kadında östrojen ve progesterondur. Cinsiyet hormonu erkeklerde testislerden kadında ise yumurtalıklardan salgılanır. Cinsiyet hormonlarının salgılanması hipofiz bezi ve hipotalamus bölgesi tarafından kontrol edilir. Cinsiyet hormonlarının harekete geçirilmesi için doğumdan itibaren uzun yıllar beklenir. Çocuklarda hiç bulunmaması ve ergin bireylerde doğal seviyelerde bulunması gereken bu hormonlar, hormonlu etin tüketimi sonucunda yüksek seviyelere 54
Yılmaz, Đ, Oktay, E.O., Özdemir, Y. Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 çıkabilmektedir. Vücuda önemli etkileri olan cinsiyet hormonlarının, hayvan kaynaklı gıdaların içinde kalıntı miktarda dahi olsa tüketilmesi önemli sağlık risklerini doğurabileceğini akla getirmektedir. Çocuklarda erken erginliğe girme ve vücudun bazı bölümlerinin aşırı kıllanması en basit örneklerdendir. HORMON KALINTISI BULUNAN ET VE ET ÜRÜNLERĐNĐN TÜKETĐLMESĐNĐN NEDEN OLABĐLECEĞĐ SAĞLIK RĐSKLERĐ Hormon kullanılmış besi hayvanlarından elde edilen et ve et ürünlerinin yenilmesi, tüketicilerin değişik seviyelerdeki hormon kalıntılarına maruz kalmalarına sebep olabilmektedir. Hormon kalıntısına maruz kalma miktarı ise bireysel olarak tüketicilerin beslenme alışkanlığına, hayvan etindeki hormon kalıntısı miktarına ve ürün çeşidine bağlı olarak değişiklik göstermektedir [18]. 17β-östradiolün, mutagenik ve genetoksik etkileri, zeranol ve trenbolonun ise vücut içinde çok yönlü olumsuz etkileri olduğu yapılan birçok araştırma ile belirlenmiştir [19]. Progesteron ve testesteronun genetoksik etkileri gösterebileceğine dair kanıt verilere rastlanmamıştır. Đnvitro testlerde zeranol (α zeranol), 17 β trenbolon ve melengesterol asetatın genetik zararlar oluşturduğu görülmüştür. Melengesterol asetatın ise yapılan çalışmalarda sanıldığından daha çok kompleks fonksiyonlara sahip olduğu anlaşılmıştır [5]. FDA nın endüstri raporlarında verilen bilgilere göre et içinde yüksek hormon kalıntılarına rastlanmıştır. Synovex-S hormon karışımı ve östradiol kombinasyonu veya progesteron- östradiol kombinasyonu kullanılarak yapılan enjeksiyonlar üzerinde ayrı ayrı yapılan inceleme sonucunda farklı et ürünleri içerisinde normalden 20 kat daha fazla hormon seviyesi tespit edilmiştir. Östradiol kalıntısı içeren etten yapılmış hamburgerden iki tane tüketen sekiz yaşındaki bir çocuğun o gün için %10 luk bir hormon artışının meydana geldiği görülmüştür [4]. Aksoy ve Dağoğlu [12], steroid hormonu gibi büyüme ilerletici maddelerin hayvan üretiminde kullanılması, bu hayvanlardan elde edilen üretilen ürünlerin tüketilmesinin oluşturabileceği sağlık riskinin tartışılan bir konu olduğunu bildirmektedirler. Hormonlar vücudun normal yaşamını sürdürebilmesi için son derece önemli rollere sahiptir. Olgunlaşma, cinsel gelişim, yenilenme ve birçok vücut fonksiyonunun yerine gelmesi bu hormon dengesi sayesinde olmaktadır. Hormon dengesinin bozulması ise bazı organlarda rahatsızlıklar oluşturabileceği gibi tüm vücudu da etkileyebilmektedir. Son yıllarda genç kızların erken ergenlik dönemine girmesi hormonlu et tüketimi ile ilişkilendirilmektedir [2]. 55
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 Hayvansal Üretimde Hormon Kullanımı Ve Tüketici Sağlığı Üzerine Etkileri Đngiltere Veteriner Ürünleri Komitesi (UK Veterinary Product Committe), Veteriner Medikal Ürünleri Komitesi (Committe on Veterinary Medicinal Products) ve daha önceki bilimsel çalışmalar; Veteriner Halk Sağlığı Alt Komisyonunun (Sub Committe on Veterinary Public Health, SCVPH) 1999 yılındaki araştırması ile paralel sonuçlara ulaşmıştır. Bu sonuç, hormon kalıntısı içeren et ve et ürünlerinin tüketilmesinin insan sağlığı açısından risk oluşturduğudur ve komisyon özellikle 6 adet büyüme sağlayıcı hormonu insan sağlığı açısından riskli olarak belirtmiştir. Bunlar; 17β-östradiol, testesteron, zeranol, progesteron, trenbolon asetat ve melengesterol asetattır [5]. Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerinde kas kitlesini arttırıcı amaçla β agonistlerin kullanımının yasak olmasına rağmen, sığırlarda bu bileşiklerin yasal olmayan kullanımı ile kontamine olmuş karaciğer tüketimi sonucunda insanlarda intoksikasyon olayları bildirilmiştir. Klenbuterole bağlı olan bu intoksikasyon en çok Đspanya da (484 vaka), Fransa da (22 vaka) ve Đtalya da (16 vaka) görülmüştür [17]. Tekirdağ da tüketime sunulan 155 adet sığır etini inceleyen Yılmaz ve ark. [20], örneklerden 18 adedinde zeranol, 1 adedinde dietilstilbestrol, 6 adedinde testesteron, 7 adedinde trenbolon ve 22 adedinde 17 β- östradiol tespit ettiklerini bildirmişlerdir. Nazlı ve ark. [21], Đstanbul da satışa sunulan 30 adet et ve 30 adet et ürününü incelemişler ve örneklerin hepsinde 1 veya daha fazla hormon kalıntısı bulunduğunu ve özellikle zeranol ve dietilstilbestrolun kalıntı düzeyinin limit değerlerin üzerinde olduğunu bildirmişlerdir. Bu tespitlerden yola çıkarak et ve et ürünlerindeki hormon kalıntılarının insan sağlığı açısından risk oluşturabileceğini ve buna karşılık kontrol mekanizmasının çok iyi çalışması gerektiğini önermektedirler. Rose ve ark. [22], insan gıdası olarak tüketilen kas dokuda maksimum klenbuterol miktarını 0.5 ppb olarak bildirmişler ve bu miktardan yüksek orandaki miktarın insan sağlığını olumsuz etkileyeceğini belirtmişlerdir. Hormon kalıntılarının tüketici yönünden herhangi bir sakınca taşımayacak düzeye inmesi ve hormon kalıntısı içeren gıdaların insan tüketimine sunulmaması için gerekli olan süre, uygulama yolu, uygulama miktarı, hayvan vücudundan atılma hızı ve hormon formülasyonuna göre değişmektedir. En düşük konsantrasyonlar kas ve yağ dokusunda, daha yüksek konsantrasyonlar karaciğer ve böbrekte, en yüksek konsantrasyonlar ise safrada bulunmaktadır [23]. 56
Yılmaz, Đ, Oktay, E.O., Özdemir, Y. Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü nün 1987 yılında aldığı karara göre, hayvanların yenilebilir dokularında kabul edilebilir zeranol miktarı 2 ppb, karaciğerde ise 10 ppb olarak açıklanmıştır. Kalıntıların bu düzeye inmesi için zeranol implantasyonunu takiben kuzularda 40 gün, sığırlarda 65 gün bekleme süresinin gerekli olduğu belirlenmiştir [24]. Brambilla ve ark. [25], yetiştiricilikte canlı ağırlık artışı sağlamak başta olmak üzere, çeşitli nedenlerle kullanılan anabolizan kalıntılarının sağlık açısından birçok riski beraberinde getirdiğini ve çok az miktarlarda bile olsa, bu kalıntıları içeren gıda maddelerini tüketen insanlarda zaman içerisinde ciddi sağlık problemlerinin oluştuğunu bildirmektedirler. Şanlı [14], yaptığı bir çalışmada, kasaplık hayvan etlerinde kalıntı problemi olmaması için kesimden 14 gün önce hormon verilmesinin durdurulması gerektiğini bildirmektedir. Nazlı ve ark. [26] 30 adet sakatat numunesi üzerinde yaptığı çalışmada, incelenen numunelerin tümünde zeranol, 19 adedinde trenbolon tespit ederlerken, numunelerin hiçbirinde dietilstilbestrol ve klenbuterol bulunmadığını belirtmişlerdir. Avrupa komisyonunun [5], et ve et ürünlerindeki büyüme sağlayıcı hormon kalıntılarının sebep olabileceği sağlık riskleri ile ilgili yaptığı çalışma sonuçlarına göre; *17β -östradiol kesinlikle kanserojen etkiye sahiptir. Özellikle tümör oluşumu ve ilerlemesine sebep olmaktadır. Ayrıca sayısal olarak risk tahmini henüz mümkün değildir. *Veriler diğer 5 büyüme sağlayıcı hormon (progesteron, testesteron, zeranol, trenbolon asetat ve melengesterol asetat) için sayısal bir risk yaklaşımı yapmayı yeterli kılmamaktadır. *Potansiyel olarak bağışıklıkta zayıflatma, sinirsel, immunotoksik, genetoksik ve karsinojenik etkiler tüm 6 hormon için göz önüne alınmıştır. Özellikle ergenlik dönemi altındaki yaşlardaki çocuklar, büyük risk grubunu oluşturmaktadır. Bu risk ile ilgili sayısal veriler yine mevcut değildir. Hormon özellikleri ile hastalıklar arasında ilişki göz önüne alındığında, kabul edilebilir bir seviyeden veya kabul edilebilir günlük alım miktarından 6 hormon için de söz edilemez [18]. Bu yaklaşımdan, şu anki metotlar ile tespit edilebilecek olan en düşük hormon kalıntı seviyesinin dahi kanserojen etki göstereceği anlaşılmaktadır. Besi piliçlerine de verilmekte olan östrojen beyaz et ürünleri için tehlike arz etmektedir. Çoğu kez enseye veya boyunda deri altına implante edildiğinden, bütün karkas veya parça tavuk olarak doğrudan 57
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 Hayvansal Üretimde Hormon Kullanımı Ve Tüketici Sağlığı Üzerine Etkileri tüketimde büyük bir tehlike oluşturmasa da, mekanik sıyrılmış ette boyun sıyırması ve deri birlikte bulunduğundan, bu etin kullanılması ile yapılan et ürünlerinin de tehlikeli olabileceği ifade edilmektedir [1]. TÜRKĐYE DEKĐ YASAL DURUM Hormon yada hormon benzeri etkiye sahip maddelerin hayvanlar üzerinde kullanımı yurdumuzda 2003/18 tebliğ nolu Gıda değeri olan hayvanlara uygulanması yasaklanan ve belli şartlara bağlanan hormon ve benzeri maddeler hakkında tebliğ ile düzenlenmiştir. Bu tebliğe göre aşağıda belirtilen hormon yada hormon benzeri etkiye sahip maddelerin, gıda değeri olan hayvanlara; vücut hücrelerinin sentez metabolizmasını arttırarak kilo veya büyüme artışının sağlanması amacıyla uygulanması yasaktır. Bu maddeler şunlardır: *Stilbenler, stilben türevleri, tuzları ve esterleri *Antitiroidal etkili maddeler *Anabolizan amaçla kullanıma uygun steroidler, *Zeranolde dahil olmak üzere rezorsilik asit laktonlar *β agonist etkili maddeler Adı geçen maddeleri içeren hayvansal kökenli gıdaların insan tüketimine sunulması da yasaktır. Ayrıca bu maddelerin gıda değeri olan hayvanlara yemden yararlanmanın artırılması veya kilo artışının sağlanması amacıyla yada buna sebep olacak olan, hayvanların yağlanma dönemi içinde veya üreme dönemi dışında uygulanması yasaktır. Stilbenlerin, antitiroidallerin ve rezorsilik asit laktonların imali, ithali, piyasaya ve kullanıma arz edilmeleri, bulundurulmaları ve tüm hayvan türlerine uygulanmaları ilgili tebliğ gereği yasaklanmıştır. Steroidler; östrojenik, androjenik, gestajenik etkili maddeler veteriner hekim tarafından gıda değeri olan hayvanlara sadece tedavi ve zooteknikal amaçla kullanılmasına izin verilmiştir. 17 β -östradiol, testesteron ve progesteron sadece veteriner hekim tarafından olmak kaydıyla gıda değeri olan hayvanlara uygulanabilir ancak implant şeklinde uygulanması yasaklanmıştır. Đlgili tebliğde; enjeksiyona uygun farmasötik şekildeki β agonistler (β adreno reseptör agonistleri) sadece veteriner hekim tarafından olmak kaydıyla, sadece ineklere tokoliz (erken doğum eylemini durdurma) amacıyla uygulanabilir, fakat tokoliz amacı dışında başka bir amaçla kullanılamaz. Bu maddelerin uygulandığı hayvanlar ancak ilaç kalıntı arama süreleriyle ilgili tahditlere uyulduktan sonra kesime sevk 58
Yılmaz, Đ, Oktay, E.O., Özdemir, Y. Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 edilebilirler. Çiftçiler ve hayvan sahipleri tesislerinde β agonistleri hiçbir amaç için bulunduramaz ve uygulayamaz denilmektedir [16]. SONUÇ Kasaplık hayvan yetiştiriciliğinde çeşitli amaçlar için kullanılan anabolizan maddelerin kalıntı bırakma özelliği sağlık açısından birçok sakıncalar oluşturmaktadır [21]. Besicilikte hormon kullanımı verimliliğe katkıda bulunmasına rağmen Avrupa Ülkeleri ve ABD arasında bir görüş ayrılığı mevcuttur. Avrupa Birliği, anabolik hormonların kasaplık hayvan yetiştiriciliğinde büyüme hızlandırıcı olarak kullanımını yasaklamıştır. FDA ise doğal kökenli bazı hormonların (östradiol ve testesteron) hayvan yetiştiriciliğinde kullanımına izin vermiştir [27]. Ülkemizde Türk Gıda Kodeksi, gıda değeri olan hayvanlara uygulanması yasaklanan ve belli şartlara bağlanan hormon ve benzeri maddeler hakkında tebliğ e göre; stilbenler, stilben türevleri, antitiroidal etkili maddeler, anabolizan amaçla kullanıma uygun steroidler, zeranol de dahil olmak üzere rezorsilik asit laktonlar ile β agonist maddelerin anabolik etki amacıyla uygulanması yasaklanmıştır [16]. Hormon kalıntısı çalışmalarında karşılaşılan temel problemler arasında; hayvanın doğal olarak kendi ürettiği hormonları ve seviyelerini ayırt etmek ve her hayvan cinsinin farklı hormon seviyesine sahip olması gibi hususlar başta gelmektedir. Hormonun insana ulaşma yolu hep etteki kalıntı miktarı olarak düşünülmekte ve diğer yollar unutulmaktadır. Oysaki gözden kaçan başka bir bulaşma yolu da mevcuttur. Gözden kaçan bu yol, önemli miktarda hormonun dışkı yoluyla hayvandan atılmasıdır. Hormon kalıntısı içeren hayvan dışkısının çevreye, bitkilere, toprağa ve suya bulaşması muhtemeldir. Hormonlar, buralardan direk yada dolaylı olarak gıdalara bulaşarak insan tüketimine tekrar ulaşabilmektedir [7]. Büyüme hızlandırıcı maddelerin sahada kullanımına genel olarak üç yönden bakmak gerekir: üretici, hayvan ve tüketici. Đşletme yönünden ekonomik, hayvan yönünden onun biyolojik fonksiyonlarını bozmayan, tüketici yönünden insan sağlığına olumsuz etkide bulunmayan bir maddenin büyüme hızlandırıcı olarak kullanılması idealdir. Bu üç şarttan birisini karşılamayan maddenin kullanılması ise söz konusu değildir [28]. Ülkemizde anabolik maddelerin kullanımı yasaklanmış olmasına rağmen, yapılan araştırmalara göre et ve et ürünlerinde kullanımı yasak olan bu hormonların kalıntılarına rastlanmıştır. Hatta bazılarının çok 59
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 Hayvansal Üretimde Hormon Kullanımı Ve Tüketici Sağlığı Üzerine Etkileri yüksek düzeylerde olduğu belirtilmiştir. Tüketici sağlığı açısından güvenli bir gıda tüketimi için hayvansal ürünlerde hormon analizlerinin daha sıklıkla yapılması, kontrollerin arttırılması ve bunları kullananlar hakkında yasal işlemlerin yapılması gerekmektedir. KAYNAKLAR 1. Öztan, A., 2003. Et bilimi ve teknolojisi, Gıda Mühendisleri Odası Yayınları. Ankara, 116-117 2. Sullivan, M. 2006. Harmful chemicals in the meat you eat? http://searchwarp.com/swa51791.htm 3. Heitzman, R. J. (1993). Coordination of information on residues of veterinary drugs in the European Community. Analytica Chimica Acta 275, 17-22. 4. Friedrich, B. 2003. Hormones in meat. Cancer prevention Coalition. http://lists.envirolink.org/pipermail/ar-news/week-of-mon-20030630/003016.html 5. Anonim, 1999. European Commission, unitb3-management of scientific committees II: Opinion of the scientific commitee on veterinary measures relating to public health: Assessment of potential risks to human health from hormon residues in bovine meat and meat products. 30 April 1999. http://www.europa.eu.int 6. Fields M. J., R. Sand, J. V. Yelich. 2002. Factors Affecting Calf Crops. Biotechnology of Reproduction. CRC Press, Inc., Boca Raton, FL p. 1-301. 7. Şener, S.,1994. Anabolik ajanlar- hayvansal ürünlerde kalıntı- TÜBĐTAK, VHAG özel ihtisas komisyonu Raporu. Ankara, 114-137. 8. Wiggins, J. P. Wilson, L. L., Rotenbcher, H and Davis, S. L., 1976. Effects of diethylstilbestrol, zeranol and sex on live, blood metabolite, carcass and endocrine characteristics of lambs. Journal of Animal Science, 43 (2) 518-526 9. Kocabağlı, N. Alp, M., Şenel, H.S., 1992. Kıl keçilerinde Zeranol implamantasyonunun bazı kan parametreleri üzerine etkileri. Pendik veteriner mikrobiyoloji dergisi, 23 (2) 201-206 10. Ozan, K., Ünsal, A.1998. Veteriner Farmakoloji Hormonlar ve Vitaminler. Đstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Masaüstü Yayımcılık Ünitesi. 39-43. 11. Foutz, C.P., Dolezal, H.G., Gardner, T.L., Gill, D.R., Hensley, J.L., Morgan, J.B. 1997. Anabolic implant effect on steer performance, carcass traits, subprimal yields and longissimus muscle properties. Journal of Animal Science; 75 : 1256-1265. 12. Aksoy, A., Dağoğlu, G., 1998. Zeranol ve nandrolon'un (19-nortestosteron hekzafenilpropiyonat) Akkaraman ırkı erkek kuzularda, canlı ağırlık artısı, FSH, LH, total testesteron ve bazı biyokimyasal parametreler üzerine etkisi. Y.Y.Ü. Vet. Fak. Derg. 9 (1 2):17 28. 13. Durmaz, F.,1997. Veteriner Uygulamalı Farmakoloji. Medisan yayın serisi No: 28 Ankara Cilt 2 (I. Baskı) : 266 269. 14. Şanlı, Y.,1999. Veteriner Klinik Farmakoloji ve ilaçla Sağaltım ilkeleri. Özkan matbaacılık Ankara 3. Baskı: 578 585. 60
Yılmaz, Đ, Oktay, E.O., Özdemir, Y. Teknolojik Araştırmalar: GTED 2007 (3) 51-61 15. Wilson, R. T., Groneck, J. M., Holland, K. T., Henry, A. C. 1994. Determination of clenbuterol in cattle, sheep and swine tissues by electron ionization gas chromatography/ mass spectrometry. Journal of AOAC International.77 (4):917-924. 16. Anonim, 2003. Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Gıda Değeri Olan Hayvanlara Uygulanması Yasaklanan ve Belli Şartlara Bağlanan Hormon ve Benzeri Maddeler Hakkında Tebliğ. Tebliğ No: 2003/18, 19.06.2003. 17. Yıldırım, M., 1997. Veteriner hekimlikte β agonistler. Đstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi, 23(2) 225-229 18. Anonim, 2000. Food Series 43, FAO Food and Nutrition 41/12. http://www.who.int/ipcs/food/jecfa/summaries/en/summary_52.pdf 19. Mueller, S.O., 2002. Overview of in vitro tools to assess the estrogenic and antiestrogenic activity of phytoestrogens. J. Chromatogr., B 777, 155-165. 20. Yılmaz,Đ., Durmaz, G., Öz, B. 2007. The presence of some anabolic residues in beef meats. 5th International Congress on Food Technology Greece Consumer protection trough Food Process Improvement & Innovation in The World Proceedings Volume 1, 502-505 21. Nazlı, B., Colak, H., Aydin, A., Hampikyan, H. (2005a). The Presence of Some Anabolic Residues in Meat and Meat Products Sold in Đstanbul. Turkish Journal of Veterinery and Animal Sciences, 29, 691-699 22. Rose, M.D., Shearer, G., Farrington W.H.H., 1995. The effect of cooking on veterinary drug residues in food: clenbuterol. Food Addit Contain, 12, 67-76 23. Anonim, 2007. Evaluation of Certain Veterinary Drug Residues in Food. WHO Technical report series; 925. http://whqlibdoc.who.int/trs/who_trs_925.pdf 24. Anonim, 1997. Food and Agriculture Organization of The United Nations: European ban on hormone treated cattle rejected by WTO. http://www.fao.org/news/1997/970601-e.htm 25. Brambilla, G., Cenci, T., Franconi, F., Galarini, R., Macri, A., Rondoni, F., Strozzi, M., Loizzo, A.,2000. Clinical and pharmacological profile in a clenbuterol epidemic poisoning of contaminated beef meat in Italy. Toxicology Letters. 114 : 47-53. 26. Nazlı, B. Çolak, H., Hampikyan, H., 2005b. Đstanbul Piyasasında Satışa Sunulan Sakatatlarda Bazı Anabolizan Kalıntılarının Mevcudiyeti Üzerine Bir Çalışma. Đstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi 31(1) 83-92 27. Sawaya, W., Lone, K.P., Hasain, A., Dashti, B., Al-Zenki, S.,1998. Screening for estrogenic steroids in sheep and chicken by the application of enzyme-linked immunosorbant assay and a comparsion with analysis by gas chromatography-mass spectrometry. Food Chemistry. 63 (4) : 563-569. 28. Alpan, O.,1989. Büyüme hızlandırıcı maddelerin hayvancılıkta kullanımı ve ekonomik değeri. TUBĐTAK-VHAG, Đhtisas Komisyonu Toplantısı-X, Ankara, 25-30. 61